1 kısa haberler - Vizyon Anadolu

Yorumlar

Transkript

1 kısa haberler - Vizyon Anadolu
KISA HABERLER
1
KISA HABERLER
2
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
3
KISA HABERLER
4
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
5
KISA HABERLER
6
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
7
KISA HABERLER
8
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
9
KISA HABERLER
10
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
11
KISA HABERLER
12
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
13
KISA HABERLER
14
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
15
EDİTÖR'DEN
EDİTÖR'DEN
[email protected]
EROL SUNAT
SAYI: 35 • MAYIS / HAZİRAN 2014
Beyazıt Mah. Sultan Cem Cad. A Plaza
A-Blok No:35 Kat:4/403 | KONYA/TÜRKİYE
TEL: +90 332 320 25 62 - 63
FAX: +90 332 320 25 64
www.konyavizyon.org • www.medyafgroup.org • www.vizyonkonya.com
Süreli Yayın / Kültür, Sanat ve Yaşam Dergisi / Yerel / KONYA
İki ayda bir yayınlanır
MEDYA F GROUP YÖNETİM KURULU BAŞKANI
Volkan ÇAKIR
MEDYA F GROUP ADINA İMTİYAZ SAHİBİ
Funda ÇAKIR
YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ
Funda ÇAKIR
GÖRSEL YÖNETMEN
Vahdet KARAKAYA
REKLAM VE YAYIN KOORDİNATÖRÜ
Emine HARMANKAYA
CREATİVE DOODLES
Vahdet KARAKAYA
FOTOĞRAF
Volkan ÇAKIR
OFİS SORUMLUSU
Günay SATILMIŞ
KATKIDA BULUNANLAR
ÜÇ AYDA, ÜÇ AYRI
ORGANİZASYON!
Sevgili Konya Vizyon Dergisi Okurları; 2014 yılının ilk yarısında, üç ayda, üç ayrı organizasyon
gerçekleştirerek, 35. sayımızda sizlerle birlikteyiz.
Dilerseniz bu üç organizasyondan bilgiler sunalım sizlere;
4. Hoşgörü ve Barış Vizyon ödüllerimiz 1 Mart 2014 gecesinde Rixos Otel'de sahiplerini bulurken, Vizyon gecemiz, tam anlamıyla bir yıldızlar geçidine sahne oldu.
Vizyon gecesine gelenler, unutulmayacak bir gece yaşadılar. Her sene iple çekilen, özlenen,
merakla beklenen gece, sanıyorum sunucusundan sanatçılarına ve geceye katılan misafirlerimizle bambaşka bir gece olarak, hafızalardaki yerini aldı.
Vizyon gecesinden bir buçuk ay sonra, Anadolu'nun ilk ve tek Düğün Hazırlıkları ve Evlilik
Festivali olma özelliğini taşıyan DÜĞÜNFEST'in üçüncüsü bir çok firmanın katılımı ile Dedeman Otel'de 23-24-25-26 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirildi.
DÜĞÜNFEST'ten bir ay sonra Mayıs ayı içerisinde ise Konya'da yine bir ilki gerçekleştirdik.
25-26-27 Mayıs 2014 tarihleri arasında özel ve devlet kurumları ile birlikte Kreşlerden Anaokullarına, İlkokullardan Liselerimize ve Üniversitelerimize kadar uzanan geniş bir yelpaze
içerisinde Dedeman Otel'de "Anne, Çocuk ve Eğitim Günleri" düzenledik.
Bu birbirinden güzel ve renkli üç etkinlik sonrasında, yepyeni ve Konya Vizyon anlayışına ve
tarzına uygun yeni dergi kapağımız ve içeriğimizle sizlerin karşısındayız.
Konya Vizyon Dergisini yeni haliyle de çok beğeneceğinizi umuyoruz.
Konya'nın en büyük Sivil Toplum Kuruluşlarının başında gelen Konya Esnaf ve Sanatkarlar
Odaları Birliği Başkanlığını kazanan Lokantacılar Odası Başkanı Ali Osman Karamercan'ı artık Konya'da bir fenomen olan Kırmızı Koltuk'ta misafir ettik.
Erol SUNAT
HUKUK DANIŞMANI
Av. Faik BİRİŞİK
YAYIN KURULU
Prof. Dr. Yusuf KÜÇÜKDAĞ, Prof. Dr. Hakkı GÖKBEL,
Doç. Dr. Caner ARABACI, Erol SUNAT, Uzman Ahmet
AYTAÇ, Bekir ŞAHİN, Mehmet Ali UZ, Funda ÇAKIR,
Volkan ÇAKIR, Sefa MUNGAN, Kazım ÖZTOKLU,
Yaşar TOY, Muhammed IŞIK,
BASKI
Ölçü Ofset | Büsan Özel Organize Sanayi Bölgesi
Demir Cad. 10675. Sk. No:45 Karatay / KONYA
Tel: 0 332 345 42 36 | Fax: 0 332 345 27 94
HAZİRAN / 2014
DAĞITIM
EKİN Kurye Aracılık Hizmetleri
0 332 236 36 12
MAYIS / HAZİRAN 2014
Bu sayımızda, Konya Valisi Sayın Muammer Erol'la yapmış olduğumuz röportajla birlikte bir
başka yenilik olarak Vizyondakiler adı altında yeni bir sayfayı sizlerle buluşturuyoruz. Bundan
böyle her sayımızda Konya Vizyonuna çıkan dört ismi bu sayfamızda sizlerle buluşturacağız.
Sevgili Okurlar, bir önceki sayımız 30 Mart 2014 Mahalli İdareler seçimleri öncesinde sizlere sunulmuştu. Bu sayımız ise seçim sonrasında sizlerle buluşuyor. Büyükşehir Belediye
Başkanlığına üçüncü kez seçilen Sayın Tahir Akyürek'i, Karatay Belediye Başkanlığına 3.kez
seçilen Sayın Mehmet Hançerli'yi, Selçuklu Belediye Başkanlığına 2. kez seçilen Sayın Uğur
İbrahim Altay'ı ve Meram Belediye Başkanlığına seçilen Sayın Fatma Toru Hanımefendiyi
kutluyor ve kendilerine başarılar diliyoruz..
Süper Ligde kalma başarısı gösteren ve gelecek sezonlar için bizlere umut veren Konyasporumuzla Süper Ligde yolumuza devam etmek, inanın bambaşka bir duygu.
Konya Vizyon Dergisi olarak, her sayımızda dergi dünyasının keşfedilmek için bekleyen yeni
konularına ve alanlarına sizleri götürme arzusundayız. Konya'nın vizyonuna, kültürüne ve
şehrimize katkı adına pişirilen çorbada bir fiske tuz olabilirsek, ne mutlu bize diyoruz!...
36. sayımızda buluşmak dileğiyle...
Bu Şehirle Yaşayın!..
16
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
17
KISA HABERLER
18
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
19
KISA HABERLER
İÇİNDEKİLER
32
Sayı: 35/2014
HER AY
20 KISA HABERLER
Mayıs ve Haziran ayındaki gelişmeler
116 TEKNOLOJİ
HTC One Max
119 UÇAK/TREN SEFERLERİ
Konya/Ankara/İstanbul
120 SİNEMA/DVD
Su ve Ateş
YAZAR
56 EMİNE HARMANKAYA
Herşeye ‘’Hayır’’ Diyen Çocuklar
58 PROF. DR. YUSUF KÜÇÜKDAĞ
Türkiye Selçukluları Konyası’nda
Tasavvufî Hayata Yön Veren Bazı Akımlar
64 BEKİR ŞAHİN
Mevleviliği Kurumlaştıran Alim;
Sultan Veled ve Divanı
72 EMİRHAN DOĞAN
Hayatı Tasavvuf Müziği İle Yaşamak
96 MEHMET ALİ UZ
Yok Olan Tarihi Bir Mahalle II
100 SEYİT KÜÇÜKBEZİRCİ
Tahir Sakman Diyor ki;
" -Tahir olmak da ayıp değil,
Zühre olmak da"
110 KAZIM ÖZTOKLU
Turizm ve Sosyal Medya
112 MUHAMMED IŞIK
Konyaspor yolgeçen hanı olmasın…
20
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KIRMIZI
KOLTUK
ALİ OSMAN KARAMERCAN
KISA HABERLER
KONYA'NIN PERA PALASI
GÜNCEL
28 BUNLARI
BİLİYORMUYDUNUZ?
50 VİZYONDAKİLER
74
66 HAYVANAT BAHÇESİ
70 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ
78 KARA TREN GECİKİR
BELKİ HİÇ GELMEZ
86 PET SHOP
90 AYNALI KÖRÜK
92 İLK ECZANE
Firdevs Eczanesi
98 BİN ÇEŞMELİ ŞEHİR
104 1S5C
108 TUZ GÖLÜ
38
82
YILDIZLAR GEÇİDİ
102
CANER ÇELİK
Cennete uçtu gitti...
MUAMMER
EROL
Konya Valisi
KOLEKSİYONER
60
21
KISA HABERLER
ANADOLU KARTALI EĞİTİM TATBİKATI
KOMEK “ALTIN DOKUNUŞLAR – SELÇUKLU’DAN
GÜNÜMÜZE” SERGİSİ AÇILDI
KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ MESLEK EDİNDİRME KURSLARI’NIN “ALTIN
DOKUNUŞLAR-SELÇUKLU’DAN GÜNÜMÜZE” İSİMLİ SERGİSİ 104 BRANŞTA
2014 ESERLE AÇILDI.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, Konya’nın her
alanda geliştiğini, güçlendiğini ve
yeryüzünün en önemli şehirleri
arasında yeniden kendine yer bulduğunu belirterek, Konya gelişiminin bir göstergesini de KOMEK’in ortaya koyduğunu söyledi. Konya Büyükşehir
Belediyesi Meslek Edindirme Kursları’nın “Altın Dokunuşlar – Selçuklu’dan Günümüze” isimli sergisi açıldı. Büyükşehir Belediyesi Mevlana Kültür Merkezi’nde
düzenlenen program, KOMEK İşaret Dili Kursu öğrencilerinin eşliğinde hep birlikte İstiklal Marşı’nın söylenmesiyle başladı.
BAŞKAN AKYÜREK, ÖĞRENCİLERİN KARNE
SEVİNCİNE ORTAK OLDU
KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI TAHİR AKYÜREK, YUNUS EMRE İLKÖĞRETİM
OKULU’NDA DÜZENLENEN KARNE GÜNÜNDE ÖĞRENCİLERE KARNELERİNİ DAĞITTI.
Başkan Akyürek, gençlerin yaz tatillerini iyi değerlendirmelerini tavsiye etti ve belediyenin düzenlediği yaz okuluna beklediklerini söyledi. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, 2013-2014 eğitim öğretim yılının sona ermesi nedeniyle Yunus Emre İlköğretim Okulu’nda düzenlenen törene katıldı. Burada
öğrencilerin yaz aylarını iyi değerlendirmesini isteyen Başkan Akyürek, öğrencileri, belediyenin yaz okullarına davet etti. Öğrencilerle tek tek ilgilenerek karnelerini
ve gelecek hedeflerini dinleyen Başkan Akyürek, “2013-2014 eğitim yılını bugün
kapatıyoruz. Çocuklarımızın karne heyecanına katılıyor, hayırlı olmasını diliyoruz.
Çocuklarımız karne tatiline gidiyor. Tatili iyi değerlendirmelerini umuyoruz. Yaz
tatili döneminde belediyelerimizin yaz okulları var. Yaz okullarına kayıtlarımız şu
günlerde devam ediyor. Gençlik merkezlerimiz, kadınlar lokallerimiz, mesleki eğitim merkezlerimizin yanı sıra çocuklarımızın da yaz okullarına kayıt yaptırmalarını
diliyoruz. Yaz aylarında da hem eğlensinler hem öğrenerek geçirsinler” dedi.
22
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
ANADOLU KARTALI EĞİTİM TATBİKATI TÜRKİYE’NİN EV SAHİPLİĞİNDE İNGİLTERE, İSPANYA, KATAR,
ÜRDÜN VE NATO UNSURLARININ
KATILIMIYLA SÜRÜYOR.
Konya’da 3. Ana Jet Üs Komutanlığında 9 Haziran’da başlayan ve bu
yıl ikincisi düzenlenen Anadolu Kartalı Eğitim Tatbikatı basın ve seçkin gözlemci
günü, Hava Kuvvetleri Komutanı Hava Orgeneral Akın Öztürk, Katar Hava Kuvvetleri Komutanı Muhammed Al-Kemit Alkhayarein ile yabancı misyon temsilcilerinin
katılımıyla yapıldı. Basın brifinginde konuşan Anadolu Kartalı Eğitim Merkezi
(AKEM) Filo Komutanı Hava Pilot Binbaşı Hasan Saffet Çelikel, 2001 yılında kurulan AKEM’in dünyanın 3 eğitim merkezinden birisi olduğunu söyledi. Kırmızı ve Mavi
Kuvvetler olarak ikiye ayrılan grupların basitten zora doğru bir senaryo dahilinde
tatbikatta görev aldığını ifade eden Binbaşı Çelikel, “Komuta kontrol merkezi, radar
operasyon odası, NATO Awacs ve tatbikata ilk kez katılan milli Havadan İhbar ve
Kontrol Uçağı’ndan (HİK) alınan görüntüler ekrana yansıtılıyor. Burada uçakların
bütün hareketlerini görebiliyor ve yönlendirme yapabiliyoruz” dedi. Tatbikata,
Ürdün'e ait 3 adet F-16, Katar'a ait 4 adet Mirage 2000-5, İspanya'ya ait 6 adet F-18
ve 6 adet EF-2000, İngiltere'ye ait 6 adet EF-2000, Türk Hava Kuvvetlerine ait 11
adet F-4E 2020, 40 adet F-16, bir adet KC-135R Tanker, bir adet EW-7T Milli HİK,
bir adet CN-235 ve bir adet C-160 ile NATO'ya ait AWACS uçağı katılıyor.
BERA OTEL 4. ŞUBESİNİ ANKARA'DA AÇTI
OTELİN AÇILIŞ PROGRAMINA ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI LÜTFİ ELVAN, AK PARTİ KONYA MİLLETVEKİLLERİ MUSTAFA KABAKCI VE
MUSTAFA AKIŞ, İZMİR MİLLETVEKİLİ HAMZA DAĞ, KEÇİÖREN BELEDİYE BAŞKANI MUSTAFA AK, KOMBASSAN HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI HAŞİM ŞAHİN, HOLDİNG YÖNETİCİLERİ VE DAVETLİLER KATILDI.
Törende konuşan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, "Bizler
oldukça misafirperveriz ülke olarak, vatandaş olarak. Gelen konuğa gereken her
türlü yardımı desteği veren bir toplumuz. Bu açıdan da baktığımızda, bizim açımızdan önemli olan gerçekten nitelikli iş gücü. Ben bugün burada Kombassan Holding
yöneticilerine çok teşekkür etmek istiyorum. Türkiye’nin dört bir yanında onlarca işletmeleri var. Çok sayıda kardeşimize vatandaşımıza istihdam sağlıyorlar, başta
Konya ve Karaman’da olmak üzere. İnşallah bu otelle birlikte yine hizmet zincirine
devam edecek diye düşünüyorum. Ben Bera Otellerinin Ankara şubesi için hayırlı
uğurlu olsun diyorum. İnşallah daha fazla istihdam daha fazla yatırım olur. Holding
yöneticilerimizi kutluyorum. Türkiye’nin üretebildiği nitelikli iş gücü daha çok yatırım,
daha çok üretim, daha çok istihdam diyorum” ifadelerini kullandı.
KISA HABERLER
KONYA’DA “YAŞASIN İKİ TEKER” PROJESİ BAŞLADI
KONYA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN BAŞLATILAN SAĞLIK İÇİN “YAŞASIN İKİ TEKER” PROJESİ BİSİKLET TURUYLA BAŞLADI.
KONESOB YÖNETİMİNDEN VALİ EROL’A ZİYARET
KONYA ESNAF VE SANATKARLAR ODALARI BİRLİĞİ (KONESOB) YÖNETİM KURULU
BAŞKANI ALİ OSMAN KARAMERCAN, KONYA VALİSİ MUAMMER EROL’U ZİYARET ETTİ.
Yapılan genel kurulun ardından kısa bir süre önce KONESOB başkanlığına seçilen
Ali Osman Karamercan, yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Konya Valisi Muammer
Erol’u ziyaret etti. Valilik makamında gerçekleşen ziyarette konuşan Ali Osman Karamercan, 3 listenin yarıştığı seçimlerde genel kurul üyelerinin kendisi üzerinde
karar kıldığını anımsattı. Karamercan, “Esnaf ve sanatkarımız için elimizden gelen
çabayı göstereceğiz. Konya esnafımızın kalkınması adına birlik ve beraberlik içinde
çalışacağız” dedi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Konya Valisi Muammer Erol, KONESOB yönetim kuruluna görevinde başarılar dileyerek, “Konya’ya
gelen turistin konaklamasını sağlamız gerekli. Turistin, Mevlana Müzesi ziyaretinin
yanı sıra şehirdeki diğer müze ve tarihi mekanları da görmesini sağlamalıyız. Bu
konuda tur operatörlerine büyük görev düşüyor. Şehirde konaklayan ziyaretçi sayısı
arttıkça Konya esnafının da kazancı elbette artacak” diye konuştu.
İl Sağlık Müdürlüğü bahçesindeki etkinliğe, İl Sağlık Müdürü Yrd. Doç. Dr. Hasan
Küçükkendirci, sağlık müdürlüğü yöneticileri ile personelleri ve çok sayıda vatandaş
bisikletleriyle katıldı. Proje hakkında bilgi veren İl Sağlık Müdürü Yrd. Doç. Dr. Hasan Küçükkendirci, “Yaşasın iki teker” kampanyası projesiyle amaçlarının başta
obeziteyle mücadele, kişilerin sağlıklı yaşama ulaşabilmesi için fiziksel aktivitelerini
artırmak, bisiklete binme alışkanlığını tekrar kazanabilmek olduğunu söyledi.
Türkiye’de birçok ilde olmayan bisiklet yollarının aktif olarak kullanılabilmesini sağlamak amacıyla “Yaşasın iki teker” kampanyasını başlattıklarını kaydeden Yrd. Doç.
Dr. Küçükkendirci, “Sağlık Bakanlığımızın ve Halk Sağlığı Kurumumuzun yapmış
olduğu çalışmalarda sağlıklı bir bireyin günde en az 10 bin adım atması talep ediliyor. Biz bisiklete binmeye daha aktif hale getirebilirsek, belki bu 10 bin adım kampanyasına daha büyük bir destek vermiş olabiliriz diye düşünüyoruz.” diye konuştu.
Konuşmaların ardından etkinlik, bisikletleriyle Alaaddin Bulvarı, Mevlana Caddesi
istikametinden Mevlana Türbesi’ni motorize 112 Acil ekiplerinin eşliğinde dolaşan
katılımcıların, tekrar İl Sağlık Müdürlüğü bahçesine gelmesiyle sona erdi.
ENGELLERİ KALDIRAN MAÇ
MEDİCANA KONYA HASTANESİ PERSONELİ İLE AMPUTE FUTBOL TAKIMI
DOSTLUK MAÇINDA KARŞILAŞTI. KAZANANI OLMAYAN MAÇTA HER İKİ TAKIM OYUNCULARINA DA MADALYA VERİLDİ.
KONYA KÜLTÜRÜ GELECEK KUŞAKLARA AKTARILIYOR
KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KOYUNOĞLU ŞEHİR MÜZE VE KÜTÜPHANESİ BÜNYESİNDE AÇILAN “KONYA YAŞAM KÜLTÜRÜ MÜZESİ”NDE GELENEKSEL BİR AİLE YAŞAMI ANLATILARAK KONYA’NIN KÜLTÜREL DEĞERLERİ
GELECEK KUŞAKLARA AKTARILIYOR.
Konya Büyükşehir Belediyesi Koyunoğlu Şehir Müze ve Kütüphanesi bünyesinde bulunan ve “Konya Yaşam Kültürü Müzesi” olarak
düzenlenen İzzet Rasih Koyunoğlu'nun tarihi
aile evi büyük ilgi görüyor. Konya’nın Selçuklulardan günümüze köklü kültür birikiminin
gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanan
Konya Yaşam Kültürü Müzesi’nde, 100 yıl öncesinin Konya evinde bir ailenin geleneksel
yaşamı anlatılıyor. Ziyarete gelenleri evin oğlu ve kızı geleneksel kıyafetlerle kapıda karşılarken Konya yaşam kültürü hakkında bilgi vererek geleneksel ikramlarda bulunuyor.
Konyalılardan ve Konya dışından gelen gruplardan büyük ilgi gören müzede her Cumartesi İkindi Sohbetleri düzenleniyor. Konya Fikir, Sanat, Kültür Adamları Derneği ile ortaklaşa düzenlenen sohbetlerin ilkinde dernek başkanı Seyit Küçükbezirci, “Birinci Şehir
Konya’nın Muhteşem Kültür Birikiminden Satırbaşları” konulu konuşma yaptı.
Engelli dernekleriyle görüşerek talepleri doğrultusunda hareket eden hastane yönetimi,
sosyal sorumluluk anlamında da çeşitli etkinlikler gerçekleştiriyor. Medicana Konya Hastanesi personeli ile Türk Telekom Konya Ampute
Futbol takımı dostluk maçında karşılaştı. Bir
halı sahada düzenlenen karma maçta engelliler ile sağlık personeli aradaki engelleri kaldırarak mücadele etti. Kazananı olmayan maçta futbolcular birbirini tebrik etti. Maç sonrası düzenlenen törenle Türkiye
Sakatlar Derneği Konya Şube Başkanı Ahmet Mıhçı ile Medicana Konya Hastanesi Genel Müdürü Belgin Danış oyunculara madalya taktı.
23
KISA HABERLER
TÜRKMENLER MOBİLYA YENİ MAĞAZASINI TANITTI
Türkmenler Mobilya, Konya yolu üzerine
açtığı yeni mağazasını basına tanıttı. Türkmenler markası ile yarım asrı yüzlkıyla geride bıraktıklarını söyleyen,Türkmenler Mobilya sahibi Mustafa Türkmen, yeni
mağazalarının sadece Karaman'a değil,
bölgeye hitap edeceğini söyledi. Yeni mağazalarının resmi açılışını Ramazan Bayramından sonra yapacaklarını belirten, 30
metrekare ile başladıkları iş hayatında beş
tanesi Karaman'da, üç tanesi Konya'da olmak üzere sekiz mağazaları ile Karaman'a
ve bölgeye hizmet ettiklerini söyleyen Mustafa Türkmen, " 2013 yılın son çeyreğinde
doğduğumuz ve doyduğumuz güzel memleketimiz Karaman’ın kent olma yolunda bizimde bir katkımız
olması amacıyla şu anda sizleri de misafir ettiğimiz yeni mağazamızı kurmaya karar verdik. Bu yeni mağaza ile müşteriden öte hepsi birer dostumuz olan Karamanlı hemşehrilerimize Türkiye’nin en iyi markalarını, en seçkin modellerini tek çatı altında toplayarak sunmayı hedefliyoruz. 3 kattan oluşan mağazamızda her kat 900 metrekereden oluşmakta ve toplamda 2700 metrekare ile hizmet vermekteyiz. " dedi.
SELÇUK OTEL ŞEMS-İ TEBRİZİ AÇILDI
Konyanın ilk Turizm belgeli Otellerinden biri olan Selçuk Otel'in,
ikinci şubesi olan Selçuk Otel Şems-i Tebrizi, düzenlenen törenle
hizmete girdi. Konya Valisi Muammer Erol, Selçuk Üniversitesi
Rektörü Prof. Dr. Hakkı Gökbel ve çok sayıda davetlinin haızr bulunduğu törende, bir konuşma yapan Selçuk Otel Yönetim Kurulu
Başkan Yardımcısı Ali Rıza Dolapoğlu, " “Ailemizden aldığımız
lekesiz ve temiz ismimizi iş hayatımızda da bundan önce olduğu
gibi bundan sonra da kalite ve prensipten taviz vermeden daha
ileriye taşımaya gayret edeceğiz” dedi. Kaliteden taviz vermeden
45 yıldır hizmet eden Selçuk Otel'in yeni şubesi olan Selçuk Otel
Şems-i Tebrizi'de 88 oda ve 171 yatak, 1 adet restoran 3 adet
üzeri kapanıp açılabilen teraslı çok amaçlı salon, 1 adet sinema
salonu, Türk hamamı, sauna, buhar odası, fitness center, business center ve 60 araçlık otopark bulunuyor.
MEVLANA SANAT MERKEZİ’NDE DÖNEM SONU SERGİSİ
KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İLE KARATAY HALK EĞİTİM MERKEZİ İŞBİRLİĞİNDE YENİ
MAHALLE’DE HİZMET VEREN MEVLANA SANAT MERKEZİ’NDE DÖNEM SONU SERGİSİ AÇILDI.
Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Karatay Halk
Eğitim Merkezi ile Yeni Mahalle’de hizmete sunduğu Mevlana Sanat Merkezi’nde dönem sonu
sergisi açıldı. Dezavantajlı vatandaşlara meslek
edindirmek ve topluma kazandırmak amacıyla
hizmet veren Mevlana Sanat Merkezi’ndeki sergide konuşan Karatay Halk Eğitim Merkezi Müdürü
Osman Öz, kurslarla birlikte sosyal ve kültürel faaliyetlerin de yapıldığını söyledi. Konya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ercan
Uslu, Mevlana Sanat Merkezi’ndeki kurslara gösterilen ilginin memnuniyet verici olduğunu belirterek,
mahalle halkıyla uyum içinde güzel çalışmalar yapıldığını, hayırlı gelişmeler olduğunu dile getirdi.
KONYA’NIN GÖLLERİNE BİLİMSEL ARAŞTIRMA TEKNESİ
GÖLLERDEKİ BİLİMSEL ARAŞTIRMALARA YENİ BİR İVME KAZANDIRACAK ARAŞTIRMA TEKNESİ,
İLÇE PROTOKOLÜ VE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN DE KATILDIĞI PROGRAMLA GÜLDİBİ MEVKİSİNDEN BEYŞEHİR GÖLÜNE İNDİRİLDİ.
TÜRKİYE'NİN KÖKLÜ MOBİLYA MARKASI
KELEBEK KONYA'DA HİZMETE AÇILDI
1965 yılında Mobilya sektörüne giren Dolapoğlu ailesi, Cumhuriyet tarihinin en eski kuruluşlarından olan Kelebek Mobilya ile
anlaşarak, Kelebek Mobilya'nın Konya, Karaman, Aksaray Bölge Bayiliklerini alarak hizmet vermeye başladı. Düzenlenen
açılış töreninde Konya valisi Muammer Erol, Konya Sanayi
Odası Başkanı Memiş Kütükçü, İl Emniyet Müdürü Hüseyin Namal ve davetliler katıldılar. Törende bir açıklama yapan, Kelebek
Mobilya Konya, Karaman, Aksaray Bölge Bayii İbrahim Dolapoğlu, Kelebek Mobilya, yıllardır ürettiği oturma grupları, yemek
odaları, yatak odaları, genç odaları ile yaşam alanlarında estetik
çözümler sunuyor, Kelebek Mobilya ile Konyalı hemşerilerimize
hizmet sunmaktan mutluluk duyuyoruz dedi.
24
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
Tekne deneme ve araştırma sürüşlerinin ardından
Beyşehir Jandarma Asayiş Botu’nun da konuşlu
olduğu limana bağlandı. Selçuk Üniversitesi (SÜ)
Fen Fakültesi Genel Biyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve SÜ Beyşehir Ali Akkanat Uygulamalı
Bilimler Yüksekokulu Müdürü Doç.Dr.Cengiz Akköz, bilimsel araştırma teknesinin SÜ Su Ürünleri
Araştırma Uygulama Merkezi tarafından hayata
geçirilen bir proje kapsamında alınarak üniversite
bünyesine kazandırıldığını söyledi. Konya’nın ‘Göller Bölgesi’nde olması münasebetiyle böyle bir tekneye ihtiyaç duyulduğunu anlatan Doç. Dr. Akköz, “Göllerdeki biyo çeşitliliği, ekolojik sorunları, su rezervi ve
kalitesini belirleyebilmek ve Fen Fakültesi Su Biyolojisi Bölümü öğrencilerinin yanı sıra, Su Ürünleri Araştırma Uygulama Merkezi’nin ortak yapacağı bütün çalışmalarda kullanabileceği bir ekipman olarak teknemizi aldık. Teknenin donanımında arazi uygulamasında kullanabileceğimiz analiz ekipmanlarımız var.
Buna göre tasarlandı. Sığ sularda çalışabilmesi ve mobil olması dolayısıyla Konya’da irili ufaklı göllerde
de pratik olarak tasarlandığından şu anda işimizi görecek kapasitede. Bu tekneyle biz sadece Beyşehir’de
değil, Konya’da 15 civarında doğal gölde de çalışmalarımız var. Bu çalışmalarda teknemiz mobil ve taşınabilir olduğu için o göllerde de değerlendirebileceğiz” diye konuştu.
KISA HABERLER
25
KISA HABERLER
YARIŞMADA KAZANDIKLARI ALTINLARI
SOMA'YA BAĞIŞLADILAR
KONYA'NIN AHIRLI İLÇESİNDE OKUYAN 44 ÖĞRENCİ AKKİSELİLER DERNEĞİ'NİN
DÜZENLEDİĞİ YARIŞMADA ÖDÜL OLARAK KAZANDIKLARI 44 ALTINI SOMA'DA HAYATINI KAYBEDEN MADENCİLERİN AİLELERİNE BAĞIŞLADI.
KONYA'DA MAKİNE SEKTÖR ZİRVESİ
MÜSTAKİL SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ (MÜSİAD) TARAFINDAN ‘ÜRETİM
ODAKLI EĞİTİM’ ANA TEMALI İLE DÜZENLENEN MAKİNE SEKTÖR ZİRVESİ YAPILDI.
MÜSİAD Konya Şubesinde gerçekleştirilen Makine Sektör Zirvesine Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Salih Çelik, Konya Valisi
Muammer Erol, AK Parti Konya Milletvekili Cem
Zorlu, MÜSİAD Makine Sektör Kurulu Başkanı
Kamil Levent Kaya, MÜSİAD Konya Şube Başkanı Lütfi Şimşek, Konya Sanayi Odası Başkanı
Memiş Kütükcü ve işadamları katıldı. MÜSİAD
Konya Şube Başkanı Lütfi Şimşek, 80 değişik
alanda üretim yapan Konya sanayisinin bu özelliği ile tam bir sektörel mozaik
oluşturduğunu söyledi. Şimşek, "Sektörel yelpazesi sayesinde sahip olduğu bu
avantajını en iyi şekilde değerlendiren Konya sanayisi hızla gelişmekte ve küresel
rekabet şartlarına artan oranda entegre olmaktadır.” diye konuştu.
Akkiseliler Derneği’nin düzenlediği 14. Geleneksel Bahar Şenliği Soma’da meydana gelen maden faciasında 301 işçinin hayatını
kaybetmesi sebebiyle eğlence programı yerine, dua temalı gerçekleştirildi. Etkinlikte düzenlenen öğrenciler arasındaki yarışmalarda
altın kazanan 44 öğrenci, bu ödülleri Soma’da
hayatını kaybeden işçilerin yakınlarına bağışlamak için Konya Valisi Muammer
Erol’u ziyaret etti. 44 öğrenciyi temsilen ziyarete gelen Şerife Acar, Hasret Akgül ve
Mustafa Gültekin’den altınları teslim alan Konya Valisi Muammer Erol, “44 çocuk
böyle çalışarak, başararak yarışmada elde ettikleri altın ödülünü Soma’daki 301
şehidimizin yakınlarına katkı olması için Valiliğimize teslim ettiler. Biz alıyoruz, inşallah Konya’mızda Başbakanlığımızın talimatıyla açılan yardım hesaplarına ilave
edilmek üzere bunu da biz alacağız ve inşallah oradaki 301 şehidin yakınlarına
ulaştıracağız. İnşallah bunların hepsini olduğu gibi bağışlayacağız. Bu Konya’nın
hayır hattı çıtasının ne kadar yüksek olduğunu ve Konya’nın ne kadar hamiyet perver ve güzel bir insan olduğunu ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.
KONYALILAR TRAMVAYLARININ RENGİNİ SEÇİYOR
KONYA’DA YAPIMI SÜREN ALAADDİN-ADLİYE HATTI’NDA KULLANILACAK
OLAN TRAMVAYLARIN RENGİNİ İNTERNET ÜZERİNDEN YAPILAN OYLAMAYLA
KONYA HALKI BELİRLİYOR.
Son model 60 tramvayın ardından yapımı süren Alaaddin-Adliye Hattı’nda kullanılacak dünyadaki en ileri teknoloji,
katanersiz 12 yeni tramvayın rengini de
Konya halkı belirliyor. Tarihi dokuya uygun renklerin olacağı tramvaylar için
www.tramvayinisensec.com adresinden oy kullanılabiliyor. KONYARAY
Projesi kapsamında 60 son model
tramvayı şehre kazandırdıklarını söyleyen Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, her ay 4 yeni taşıtın filoya dahil olduğunu belirtti. Hizmete
giren yeni tramvay sayısının 18’e ulaştığını kaydeden Başkan Akyürek, Alaaddin-Adliye arasındaki yeni hatta dünyadaki en ileri teknolojinin uygulanacağını,
tarihi dokuya uygun, katanersiz 12 raylı
sistem aracının alımını yaptıklarını ve
imalatın başladığını kaydetti. Başkan
Akyürek, yeni tramvayların renklerini de
öncekilerde olduğu gibi Konya halkının
belirleyeceğini ifade etti.
26
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KONYA’YI GÜLLER SÜSLÜYOR
SON YILLARDA LALE VE GÜL İLE ANILMAYA BAŞLANAN KONYA’DA HAZİRAN
AYI İLE BİRLİKTE AÇAN 1 MİLYONDAN FAZLA GÜL ŞEHRİ SÜSLÜYOR.
Konya Büyükşehir Belediyesi’nin kendi yetiştirdiği ve şehir geneline diktiği rengarenk güller insanlara huzur veriyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, son yıllarda özellikle lale ile anılmaya başlanan Konya’nın yaz aylarının gelmesiyle birlikte adeta bir gül şehri haline geldiğini belirterek, şehrin farklı noktalarına
dikilen güllerin yeşil dokuya ve şehir estetiğine katkı yaptığını söyledi. Her mevsim
açan çiçeklerle Konya’nın adeta bir çiçek şehri olduğunu belirten Başkan Akyürek,
bahar aylarında yaklaşık 5 milyon lale ve soğanlı bitkinin şehri süslediğini, Haziran
ayı ile birlikte ise şehir genelindeki park, refüj ve yeşil alanlardaki güllerin açtığını
vurguladı. Her yıl Büyükşehir Belediyesi fidanlıklarında yetiştirilen 150 bin gül fidesinin dikiminin yapıldığını, son 10 yılda 1 milyondan fazla gülün şehre kazandırıldığını kaydeden Başkan Akyürek, böylelikle hem şehrin yeşil dokusuna katkıda bulunduklarını, hem de tasarruf sağladıklarını ifade etti.
KISA HABERLER
KONYA TARIM FUARI AÇILDI
KONYA TARIM FUARI, GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHDİ EKER İLE ENDONEZYALI MEVKİDAŞININ KATILDIĞI TÖRENLE AÇILDI.
12. Uluslararası Tarım, Tarımsal Mekanizasyon ve Tarla Teknolojileri Fuarı (Konya
Tarım 2014), Konya Ticaret Odası (KTO)
Uluslararası Fuar Merkezinde törenle açıldı. 20 ülkeden 978 markanın 358 firma ve
temsilcisinin katılımıyla düzenlenen
Anadolu’nun en büyük fuar merkezindeki
açılışa Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile Endonezya Tarım Bakanı Dr.
Ir. Suswono Mma, Konya protokolü, sektör ve çiftçi temsilcileri katıldı. Törende konuşan KTO Başkanı Selçuk Öztürk, 6 hole çıkardıkları fuar merkezinde düzenlenen ilk
fuara katılanlara teşekkür etti. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek,
bugün ülke ve bölgenin en önemli Tarım Fuarı’nın yanı sıra, Türkiye’nin en önemli fuar
merkezlerinden birisinin de açılışını yapmanın mutluluğu içinde olduklarını söyledi.
Konya’da son 50 yılda yapılan en önemli yatırımlardan birinin bu fuar alanı olduğunu
anlatarak, şehrin ihtiyaçlarının giderilmesi için ellerinden gelen gayreti göstereceklerini
kaydetti. Endonezyalı mevkidaşının İngilizce yaptığı konuşmanın ardından kürsüye
gelen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, bugün Türkiye tarımının en
büyük merkezlerinden Konya’da, giderek daha büyüyen uluslar arası bilinilirliği artan,
Konya Tarım Fuarında bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.
DEDEMAN KONYA OTELİ’NDE ATAMA
DEDEMAN KONYA’NIN YENİ SATIŞ VE PAZARLAMA MÜDÜRÜ FATİH KOCAGÜZEL OLDU
Üstün hizmet anlayışı ve merkezi konumuyla Konya’nın 2006’dan beri yükselen
yıldızı Dedeman Konya Hotel & Convention Center’ın Satış ve Pazarlama Müdürlüğü görevine Fatih Kocagüzel getirildi. Dedeman Hotels & Resorts International bünyesinde faaliyet gösteren Dedeman Konya Oteli’nin yeni Pazarlama
Satış Müdür Fatih Kocagüzel 2008 yılından bu yana Dedeman Konya otelinde
çeşitli pozisyonlarda görev yaptı. Mersin Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Fakültesi mezunu Fatih Kocagüzel; 2006-2007 yıllarında Amerika Birleşik Devletlerinde görev yaptığı yıllar süresince sırasıyla Yiyecek-İçecek Servis Elemanı, Ön
Büro Memuru ve Housekeeping Supervizörü olarak çalıştı. Son olarak 2011
yılında Dedeman Konya’da Ziyafet ve Grup Satış Müdürü görevinde bulunan
Fatih Kocagüzel, 01 Mayıs 2014 tarihi itibariyle Dedeman Konya Otelinde Satış
ve Pazarlama Müdürü olarak göreve başladı.
KONYA'DA "YILIN BABASI" GÖRME VE YÜRÜME
ENGELLİ BABA SEÇİLDİ
GÖRMEYENLERİ KORUMA DERNEĞİ KONYA ŞUBESİ BAŞKANI VELİ ÖZAĞAN, BABALAR GÜNÜ DOLAYISIYLA DERNEK ÜYELERİYLE BİR ARAYA GELDİ.
Dernek binasındaki buluşmada, Veli Özağan, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Bakanlığı tarafından dağıtılan az gören veya göremeyen kullanıcılar için geliştirilmiş
mobil bir uygulama olan "Gören Göz" cihazını tanıttı. Tanıtımın ardından tüm babaların babalar gününü kutlayan Özağan, “Engelliler arasında yuva kurmak sıkıntılı
olabiliyor. Yuva kurulsa iş bulmak sıkıntılı yani adı üstünde imtihan dünyası diye
boşuna denmemiş. Vatandaşlarımız çeşitli şekillerde imtihandan geçiyor. Biz bugüne kadar hiçbir zaman engelimizden dolayı utanmadık, utanmayacağız da. Ama
toplum içindeki bize karşı ön yargılı davranan kişilere de mutlaka yeri geldiği zaman
Görmeyenleri Koruma Derneği Konya Şubesi olarak cevap veriyoruz” dedi.
MİRAÇ KANDİLİ’NDE HALK MEVLANA'YA AKIN ETTİ
MİRAÇ KANDİLİ MÜNASEBETİYLE MEVLANA MÜZESİ ZİYARETÇİ AKININA UĞRADI.
Miraç Kandili münasebetiyle Mevlana Müzesi ziyaretçi akınına uğradı. Müzeyi
ziyaret eden yüzlerce vatandaş, Hazreti Mevlana’nın sandukası önünde dua etti.
Mübarek gecede, Mevlana Müzesi’nin hemen yanında bulunan Sultan Selim Camii de dolup taştı. Camiye sığmayan vatandaşlar, cami avlusunda ve müze bahçesinde seccadelerini açarak namazlarını kıldı. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar ziyarete açık olan Mevlana Müzesi’ne gelen vatandaşlar, Müslüman aleminin
mübarek Miraç Kandili’ni kutladıklarına ve Soma’da yaşanan maden faciasında
hayatını kaybeden işçilere dua ettiklerini söylediler.
27
KISA HABERLER
ANAMAS’TA DAĞCILIK ŞENLİĞİ
KONYA’NIN BEYŞEHİR İLÇESİNİN SİMGESİ OLAN ANAMAS DAĞI’NIN ETEKLERİNDEKİ MELİKLER YAYLASI’NDA GELENEKSEL DAĞCILIK ŞENLİĞİ YAPILDI.
DÜNYA LANSMANINI KONYA TARIM FUARINDA YAPTI
KONYA TARIM FUARI, YÜZDE YÜZ YERLİ OLARAK TÜRKİYE’DE ÜRETİLEN YENİ BİR
TRAKTÖRÜN DÜNYA LANSMANINA EV SAHİPLİĞİ YAPTI.
12. Uluslararası Tarım, Tarımsal Mekanizasyon ve Tarla Teknolojileri Fuarına katılan Same Deutz-Fahr, Bandırma’da
Fabrikası’nda yerli olarak üretilerek piyasaya sunulacak olan "Frutteto3 Natura"l
model bahçe traktörünün dünya lansmanını törenle yaptı. Konya Valisi Muammer
Erol, Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, Konya Sanayi Odası Başkanı
Memiş Kütükcü, Konya Ticaret Borsası Başkanı Uğur Kaleli ve firma yöneticileri
hep birlikte alkışlar arasında üzerindeki örtüyü açarak yeni traktörü tanıttı. Konya
Valisi Muammer Erol, ürünün ilk tanıtımının Konya’da yapılmasının Konya Tarım
Fuarına verilen önemi gösterdiğini söyledi. Bu nedenle firmaya teşekkür eden Vali
Erol, yeni traktörden Türk çiftçisinin istifade etmesini umduğunu bildirdi.
Eğirdir Turizm Tanıtma ve Doğa Sporları
Derneği (ETUDOSD) tarafından bu yıl
18’incisi gerçekleştirilen dağcılık şenliğinde, Türkiye’nin birçok il ve ilçelerinden
gelen değişik dağcılık kulüpleri bünyesinde faaliyet gösteren dağcılar ve ferdi
sporcular ile doğa yürüyüş grupları biraraya geldi. Dağcılar ve doğaseverler 2 gün devam eden etkinlik kapsamında Anamas Dağı’nın 2 bin 998 metre yüksekliğe sahip Dedegöl Zirvesi’ne tırmanarak
Türk bayrakları dikti. Melikler Yaylası, Türkiye’nin birçok yöresinden gelen yaklaşık 2 bine yakın dağcıyı ve doğaseveri buluşturdu. Geleneksel Anamas Dağı zirvesi tırmanışına Beyşehir ilçesinden giden Beyşehir Kültür ve Turizm Derneği
Beyşehir Doğa Yürüyüş Topluluğu’na mensup 65 doğasever de katıldı. Beyşehir
Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Mustafa Büyükkafalı ise, Melikler Yaylası’nda
düzenlenen etkinliğin Türkiye genelinden yaklaşık 3 bin kişinin katılabildiği büyük
bir organizasyon olduğunu dile getirerek, kendilerinin de her yıl olduğu gibi bu yıl
da bu aktivitenin içerisinde yer aldıklarını söyledi.
61 YIL SONRA GELEN MADALYA SEVİNCİ
GENÇLİK KOMEK YAZ OKULU’NDA BULUŞACAK
KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ YAZ OKULU PROJESİNİ HAYATA GEÇİRİYOR.
Konya Büyükşehir Belediyesi, meslek
edindirmede marka haline gelen KOMEK
ile bir yeniliğe daha imza atıyor. KOMEK,
meslek kurslarının yanı sıra bu yaz ilk
kez “Yaz Okulu” açacak. “Bu yaz gençlik
KOMEK’te buluşuyor” sloganıyla 11 merkezde açılacak kurslar hakkında Konya Büyükşehir Belediyesi Basın ve Halkla
İlişkiler Daire Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, 11 - 16 yaş arası bütün öğrencilerin kayıt yaptırabileceği Büyükşehir Yaz Okulu’nda yüzme, masa tenisi, salon
sporları, müzik, Kur’an-ı Kerim ve dini bilgiler ile görgü kuralları, el sanatları, İngilizce, bilgisayar, resim, tiyatro eğitimlerinin yanı sıra doğa yürüyüşleri, gezi ve
yarışmalar gibi etkinlikler de yapılacak. www.komek.org.tr adresinden yapılacak
olan kayıtların ücreti ise 100 TL olarak açıklandı.
28
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KONYA’NIN HÜYÜK İLÇESİNDE YAŞAYAN 83 YAŞINDAKİ KORE GAZİSİ MEHMET KÜÇÜKSAYAR, 61 YIL SONRA MADALYASINA KAVUŞTU.
Küçüksayar'a gazilik madalyası sevincini tedavi gördüğü hastanede kendisini ziyarete gelen komutanlar yaşattı. Hüyük ilçesinde yaşayan ve rahatsızlığı nedeniyle Beyşehir Devlet Hastanesi'nde tedavi gören Kore gazisi Mehmet
Küçüksayar’ı, Konya Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Güray Alpar, Konya
Jandarma İl Komutanı Albay Emin Dursun, Beyşehir Kaymakamı Muzaffer Başıbüyük, Beyşehir Garnizon ve Jandarma Komutanı Binbaşı Mustafa Özdemir,
Beyşehir Belediye Başkanı Murat Özaltun ve Beyşehirli gaziler hastanede ziyaret
etti. Ziyarette Kore gazisine acil şifa dileğinde bulunan Jandarma Bölge Komutanı
Tuğgeneral Alpar, yapılan müracaat üzerine Kore Cumhuriyeti tarafından gönderilen resmi bildiriyi okuduktan sonra madalyasını Küçüksayar'a taktı. Küçüksayar’a
gazilik rozetleri de takıldı. Rahatsızlığı nedeniyle konuşamayan Kore gazisi
Küçüksayar’ın 61 yıl sonra gazilik madalyasına kavuşma sevinci gözlerine yansıdı. Ailesinin yardımıyla asker selamı verip, madalyası ile objektiflere poz veren
Küçüksayar, 83 yaşında büyük bir gurur yaşadı.
KISA HABERLER
29
KISA HABERLER
30
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
31
KISA HABERLER
32
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
33
KISA HABERLER
ALİ OSMAN KARAMERCAN TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK ESNAF VE SANATKARLAR ODALARI BİRLİĞİNDEN BİRİ OLAN
KONYA ESNAF VE SANATKARLAR ODALARI BİRLİĞİNİN YENİ
BAŞKANI. LOKANTACILIK MESLEĞİNİN HER KADEMESİNDE
BİLFİİL ÇALIŞARAK KAZANDIĞI DENEYİMLE KONYA'NIN EN
ÖNEMLİ LEZZET USTALARINDAN BİRİ AYNI ZAMANDA. DURUŞUYLA, AĞIRLIĞIYLA, EFENDİLİĞİ VE DÜRÜSTLÜĞÜ İLE
DİKKAT ÇEKEREK ALMIŞ OLDUĞU TEKLİFLER ONU ÖNCE
LOKANTACILAR ODASI BAŞKANLIĞINA SONRA DA ESNAF
VE SANATKARLAR ODALARI BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA TAŞIDI. BİR ÖNCEKİ BİRLİK BAŞKANI, BİRLİĞİN ONURSAL BAŞKANLIĞINA GETİRİLEN BEKİR DUVARCI'NIN VE ODALARIN
DESTEĞİNİ VE GÜVENİNİ YANINA ALARAK ÇIKTIĞI YOLDA,
AĞABEYİ MUSTAFA KARAMERCAN'IN VE AİLESİNİN BÜYÜK
DESTEĞİ VE DUALARININ HEP YANINDA OLDUĞUNU UNUTMAYANLARDAN VE UNUTMAYACAK OLANLARDAN.
34
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KIRMIZI KOLTUK
EROL SUNAT
VOLKAN ÇAKIR
Başkan Karamercan oldukça samimi, içten, duygusal, kucaklayıcı, esnaf arkadaşlarına sevgi ve muhabbetle bakmasını bilen bir yönetici. Halkın içinden ve içimizden biri tanımına tam anlamıyla uyan
bir ruh haline sahip. Konya adına gerçekten bir kazanç. Adam gibi bir adam seçen ve aday gösteren yılların Birlik Başkanı Bekir Duvarcı'nın, insan sarrafı olduğunun bir göstergesi aynı zamanda. Konya
Vizyon Dergisi olarak, Kırmızı Koltuk' da misafir ettiğimiz Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği
Başkanı Ali Osman Karamercan'la yapmış olduğumuz röportajı sizlerle paylaşıyoruz.
ADAM
GİBİ ADAM
Sayın Ali Osman Karamercan
kısaca sizi tanıyabilir miyiz?
1962 Parsana doğumluyum. Çalışma
hayatına 1974 yılında başladım. Mesleğimin her kademesinde çalıştım.
1974 yılından askere gidinceye kadar
çalıştım. Askerden geldikten sonra
Çocuk Esirgeme Yurdunda üç yıl Başaşcılık yaptım. 1986 yılında CEMO
adıyla bir dükkan açtık. Çok sevdiğimiz Antepli Cumali diye bir ağabeyimiz vardı. Dükkanın sahibi oydu. Ben
burayı satıyorum dedi. Orayı almaya
talip olduğumuzda, bir şartım var,
beni hatırlamanız için adı CEMO olarak kalacak. CEMO dört harfli güzel,
akılda kalan bir isimdi. Allah nasip
etti Ağabeyimle birlikte orayı aldık.
Konya'yı etliekmekle ve kebaplarla
tanıştırdık. 2005 yılında Meram şubemizi, 2008'de CEMO Toplantı ve
Düğün salonumuzu, 2011 yılında da
Otogar karşısı Real civarında üçüncü
lokantamızı açtık.
Esnaf olarak Lokantacılar Odasına ilk kaydınızı yaptırdığınızda,
Oda Başkanı, Oda Başkanı olduğunuzda ise gün gelip Esnaf ve
Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı olacağınızı hayal ettiniz mi?
Lokantacı esnafı olarak 1987 yılının
Ocak ayında, Lokantacılar Odasına
üye oldum. Yıl 1999, dükkan için alışveriş yaptığım yerde, oradan alışveriş
yapan Lokantacılar Odası Başkanı İsmail Sezer'le karşılaştık. İsmail Ağabey, "Ya güzel kardeşim dedi ben seni
Lokantacılar Odası yönetimine almak
istiyorum" bende, "bundan saygı duyarım" dedim.
35
KISA HABERLER
YAPTIĞIM BÜTÜN GÖREVLERDE BANA
TEKLİF GELDİ, HİÇBİR ZAMAN GÖREV
İSTEMİŞ DEĞİLİM
Seçim sonrasında Yönetime girdik mazbatamı
aldıktan sonra beni otomatikman Başkan vekili
yaptı. Bu benim için onur verici bir şeydi. Seçildiğiniz ilk dönem Başkan vekili olmak kolay değildir. 2005 yılında İsmail Ağabey Konfederasyona
gidiyorum, bu göreve seni layık görüyorum dedi.
Aday oldum 2005 yılında Başkan oldum. Böyle bir hayalim kesinlikle yoktu. Yaptığım bütün
görevlerde bana teklif geldi, hiç bir zaman görev
istemiş değilim. Görev istemezde, teklif gelirse
güzel oluyor. Birlik Başkanlığı aklımın ucundan
geçmedi. 2006-2007 döneminde Bekir Duvarcı
Ağabey beni merak etmiş.. Bu çocukla bir tanışalım demiş. 2006 yılında tanıştık. 2010 yılında
seni yönetime alıyorum dedi. Göreceksin senin
geleceğin çok parlak olacak dedi. Kendisine teşekkür ettim. Bekir Duvarcı yeri doldurulamayan bir
Ağabeyimdir. Masasındayken Başkanımızdı. Masadan kalktığında ağabeyim gibiydi. 2010 yılında
Birlik Yönetimine girdim. İşler farklı, toplantılar
Konya dışında ve oldukça yoğundu. Gerek dışarda gerekse de Konya'ya gelen misafirlerimizi ağırlama konusunda elimden geleni yaptım. Herkes
beni sevmeye ve bana ısınmaya başladı. Ardımdan geleceğin Birlik Başkanı demişler.
Birlik Başkanlığı için aday olma süreciniz
nasıl gelişti? Aday olduktan sonra ne yaptınız? Başkanlığa giden seçim öncesinde ve
seçim sonrasında neler yaşadınız?
Bekir Duvarcı Ağabey yaşım 75'e geldi Ben Başkan
olmayacağım dedi. 53 Oda Başkanını bir Otelde toplamış ben artık yaşlandım aday olmayacağım. Benim
desteklediğim adayı destekler misiniz? Evet demiş
başkanlar. Buraya çağırsam beni mahcup eder misiniz? Etmeyiz demişler. Bir telefon geldi. Soluk soluğa
gittim Otele. Benim Adayım Ali Osman Karamercan
dedi. Başkanlar ayağa kalktılar alkışladılar. Bekir Başkanın elini öptüm. İki gün sonra da 31 Oda Başkanının
huzurunda beni takdim etti. İnsanın yüreği kalkıyor.
Sesim düğümlendi, boğumlandı. Duygulandım ve
ağladım. Aklımın ucundan geçmiyordu. Anlatılmaz
bir duygu yaşadım. İnsanın gözünden yaş geliyor
mu, geliyor. Gerçekten insanın ilk çocuğu olur da
mutluluktan uçar ya. Bence öyle bir duygu seçim kazanmak. Seçim Cumartesi günüydü. Uyuyamadım
Cuma'yı Cumartesi'ye bağlayan gece 03.00'da kalktım. Traş oldum. Abdest aldım. Sabah namazını kılıp,
Mevlana'ya gidip orada dua ettim. Annem ve babam
Musalla mezarlığında yatıyorlar. Onların başında birer fatiha okuduktan sonra seçimin yapılacağı Esnaf
Odalarına geldim. Heyecandan yemek yiyemedim o
gün . Sabah ayak üstü bir kaç lokma bir şeyler yemiştim, hepsi o.. Kazandığım belli olupda açıkladığında
da o duyguları çok daha fazla yaşadım. Güzel bir görev. 50 bin esnafı temsil edeceksiniz.
Sizi ilk arayan, ilk tebrik eden kim oldu?
Beni telefonla ilk tebrik eden Konfederasyon
Başkanımız Bendevi Palandöken oldu. Salonda
üçyüzden fazla insan vardı. İnanın salondaki arkadaşlardan beni ilk defa kim tebrik etti, kimler
tebrik etti, o atmosfer içesinde bilemiyorum. Biz
Konya'da tanınmış bir esnafız.
36
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KIRMIZI KOLTUK
Ben halkın içinden geliyorum. Onlardan birisiyim. Bir çok insan Esnaf ve Sanatkarlar
Odaları Birliğine "Adam gibi adam geldi" dediler. Telefonumu sessize almıştım. Eve geldiğimde 300 arama vardı. Ağabeyim Mustafa
Karamercan'a minnettarım. En büyük destekçim oydu. Eşim, çocuklarım ve yeğenlerim benim için çok dua ettiler. Her zaman yanımdaydılar. O gün dükkanı tezgahı terketti,
benim yanımda sonuna kadar durdu. Sonuca
inanamamış gibiydi. Kazandık mı diye tekrar sordu. Konya Esnaf ve Sanatkarlar Birliği,
Konya'nın en büyük Odası. İnşallah bu göreve layık olacağız.
AĞABEYİM MUSTAFA KARAMERCAN'A
MİNNETTARIM. EN BÜYÜK DESTEKÇİM OYDU.
EŞİM, ÇOCUKLARIM VE YEĞENLERİM
HERZAMAN YANIMDAYDILAR.
Her esnafı yetiştiren bir usta vardır.
Sizin kendi mesleğinizdeki ustanız ve
Oda başkanlığındaki ustanız kimlerdi,
onlarla ilgili duygu ve düşüncelerinizi
alabilir miyiz?
İlk ustam Konyalı Muammer Usta. Türbeönülü Muammer Usta. Kabri cennet olsun.
Merkez Lokantasının Başustasıydı. Konya'da
onun gibi bir usta yoktu. Ustalarım olan
Kabakçı İsmail Işık ve Halepli Arap Hasan
meşhur ustalardı. Onların yanında ve terbiyesinde yetiştim. Bizi sevgi ve saygı ile yetiştirdiler. Sabah 5'ten akşam 11'e kadar çalışrdık. Merkez Lokantasında yevmiye 2.5 lira
ve aylıklı çalışıyorum. Aylığımı bir zarfa koymuşlar. Ustam bana zarfı uzattığında, Sağol
ustam demişim. Lafımı tam bitirmiştim ki,
bir tokat patladı yüzümde. Sağol değil, "Allah bereket versin" diyeceksin, ondan sonra
da teşekkür ederim ustam diyeceksin.
Lokantacılar Odasındaki ustam İsmail
Sezer'dir. Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinde ise Bekir Duvarcı ustam oldu. Bu
insanlar sözlerinin arkasındaydılar. Oturuşları, kalkışları, konuşmaları, hal ve hareketleriyle kendilerini kabul ettirmiş insanlardı.
İnsan konuşurken belli olur. Koltuğa oturan
Oda Başkanı o koltuğu dolduracak. Koltuğu
dolduramayan Başkan o koltuğa oturmasın. Ben koltuğunu dolduran insanlardan
ders aldım. Onları kendime örnek aldım.
Benim rehberim onlar oldular.
Ali Osman Karamercan, asabi midir,
esprili midir, en çok neye kızar, mesela
sizi en çok ne sinirlendirir, alıngan mısınız? Neye tavır koyar, nelere gülersiniz?
Hayatta hiç sevmediğim şey yalan. Ciddi olmayanı sevmem. Ağzımdan çıkan sözün arkasında olurum. Ne isem oyum. Çabuk kızarım, çabuk geçerim. Asla kinci değilim. Birde
burcum Yengeç. Çok duygusalım. Dinlemeyi ve yardım etmeyi çok severim. Samimi ve
ciddi olanları daha çok severim.
37
KIRMIZI KOLTUK
Sizi etkileyen ve unutamadığınız birkaç
hatıranızı anlatır mısınız?
Sene 2009 'du sanırım Sanatçı Metin
Akpınar'ı Meram'daki lokantamızda ağırladık. Önce bir bamya çorbası ikram ettik.
Ardından etli ekmek. Onun ardından da
yüz gram tandır kebap. Yüz gram daha
tandır kebap istedi. Bir yüz gram daha
Tandır kebap yedi. 300 gram oldu. Tatlı
olarak sacarası, höşmerim ve baklavadan
oluşan büyükçe bir tabak getirdik. Metin
Akpınar, onları da afiyetle yedi. Nalçacı
daki dükkandayım. 16-17 yaşlarında çelimsiz bir çocuk geldi. Abi dedi beş tane
etli ekmek. Paket mi yapayım deyince,
yok dedi burada yiyeceğim. Üç tane yaptım. Abi dedi parça parça kesme, ortadan
ikiye böl, yemesi daha kolay oluyor. Gözüm çocukta, üç taneyi yedi. Sonra bana
döndü, abi iki tane daha yap dedi. Onlarıda yedi. Ayağa kalk bakayım dedim. Ayağa kalkınca, nerene yedin oğlum bunları
deyince, abi dedi at iki tane daha onları
da yiyeyim. O zaman tatlın benden diyerek çelimsiz delikanlıya tatlı ikram ettim.
Tatlıyı yedi, üzerine çayını içti kalktı gitti.
Türkiye'nin önemli birliklerinden biri
olan Konya Esnaf ve Sanatkarlar Birliğini Başkanı olarak hedefleriniz neler?
Konya nüfus olarak 6. büyük İl. Ancak Esnaf ve Sanatkarlar Birliği olarak, İstanbul,
Ankara ve İzmir'den sonra 4. Birlik. Biz ilk
dördün içerisinde olan bir birliğiz. Esnafımızı dinleyeceğim. Esnafımızın sorunu
belli. Seyyar, kayıt dışı çalışanlar ve merdiven altı iş yapanlar. Bunlarla kararlı bir
biçimde mücadele edeceğiz. Ve bunların
önüne geçeceğiz.
Konya Ahiliğin, usta, kalfa, çırak birlik
ve beraberliğinin en eski merkezi, esnaflarımız vereceğiniz bir mesajınızı
alabilir miyiz?
Bizler Ahilikten gelmeyiz. Ahiliğin merkezi
Kırşehir, yayıldığı ve etkili olduğu alanlar
Konya ve Kayseri dense de, Ahiliğin asıl
Merkezi Konya'dır. Ahilik kültüründe çalma, çırpma, yalan söyleme ve hile yapmak
yoktur. Esnaf kardeşlerime şu tavsiyelerde bulunmak istiyorum; Müşterilerine,
Konya'ya gelen ziyaretçilere Ahiliğe uygun davranışlarda bulunsunlar. Buradan
hem kendileri, hem Konya kazançlı çıkacak. Konya'ya gelenler mutlu ayrılacaklar,
Konya'nın reklamını güzel yapacaklar,
gelirken dostlarını da getirecekler. Esnaf
kardeşlerimden ricamdır, gelenlere güzel
davranalım, hoş tutalım, insanlar Konya'ya
yine gelsinler, yine gelsinler, yine gelsinler...
38
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
39
KISA HABERLER
4. VİZYON HOŞGÖRÜ VE
BARIŞ ÖDÜLLERİ
HOŞGÖRÜ VE BARIŞ'IN
DAMGASINI VURDUĞU GECE
4.Vizyon Hoşgörü ve Barış Ödülleri gecesi 1 Mart 2014 Cumartesi günü Rixos
Otel'de gerçekleştirildi. Konya Rixos Otel'de
19.30'da verilen kokteylle başlayan gece,
daha sonra yemek ve Ödül töreni ile devam
etti. Geceye iş ve sanat dünyasının önemli
isimleri ile çok sayıda davetli katıldı.
40
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
4. Vizyon Hoşgörü ve Başarı Ödülleri gecesi sanat dünyası ile iş dünyasını buluşturan bir gece oldu. 177 bin oyun kullanıldığı süreç sonunda 1 Mart 2014 gecesi
ödüller sahiplerini bulurken, renkli, hareketli ve coşku dolu bir gece yaşandı.
İş dünyasından, sanat dünyasına, ödüle
layık olan bir çok isim bu gecede ödüllerini aldılar. Üstün Hizmet ve Başarı Ödülüne layık görülen oldukça seçkin isimler
geceye damgasını vurdu.
KONTV’nin canlı olarak yayınladığı ödül
gecesinin sunuculuğunu, Konya’nın ya-
kından tanıdığı, sempatik sunucu İkbal
Gürpınar yaparken, geçtiğimiz ay “4. Yılın
en iyileri” ödül törenine ev sahipliği yapan Engelsiz Yaşam Vakfı Başkanı Atila
Kaplakarslan’ın “Yılın Vakfı” ödülünü almak üzere ödül gecesine gelmesi oldukça
anlamlıydı. 2010 yılından bu yana Konya
vizyonunda öne çıkan, Konya'nın enlerini
seçerek ödül veren Konya Vizyon Dergisi,
bu konuda gerek süreklilik olarak, gerekse de her yıl daha da değişik ödül geceleri
ile Konya'da öncülük görevini üstlenmeye devam ediyor.
KISA HABERLER
Konya bu ödül gecelerinde iş ve sanat
dünyasının yanı sıra, siyasileri, kurumları ve yerel medyayıda Konya ile buluşturuyor. Vizyon geceleri bütün bir yıl
boyunca konuşulan ve bir sonraki ödül
gecesi iple çekilir hale dönüşen geceler
arasında ön sıralarda.
Vizyon gecelerinin mimarı, Konya'yı böyle müstesna gecelerde buluşturan, biraraya getiren, Konya Vizyonuna renk katan,
Konya'nın değerlerini ortaya çıkaran isim
ise Konya Vizyon Dergisi Yönetim Kurulu
Başkanı Volkan Çakır.
Konya Vizyon Dergisi, Konya vizyonunda
ses getiren bir geceye daha imzasını atarken, gecenin açılış konuşmasını yapan,
Konya Vizyon Dergisi Yönetim Kurulu
Başkanı Volkan Çakır, "Bu yıl dördüncüsü
gerçekleştirilen ödül gecesinin en önemli özelliğinin bu yıldan itibaren "Hoşgörü
ve Barış" ödülleri gecesi olması ve bundan
böyle de bu isimle anılacak olmasıdır" dedi.
Konya demek sevgi demekti. Konya demek
hoşgörü demekti. Hz. Mevlana'nın bütün bir
dünyayı sevgi ve hoşgörü ikliminde buluşturduğu Konya'da verilebilecek en anlamlı
ödül "Hoşgörü ve Barış " ödülüydü. Volkan
Çakır'ın Hoşgörü ve Barış üzerine yapmış
olduğu vurgunun bundan sonraki ödül gecelerine yansıyacak olması, geniş bir kabul
gördü. Mevlana Diyarının hoşgörü ikliminde takdim edilen ödüller kadar, geceye renk
katan sanatçılar, sahne performansları ile
geceye katılan misafirleri hem coşturdular
hemde onlara unutulmaz bir gece yaşattılar.
Gecenin sunuculuğunu, Konya'nında yakından tanıdığı İkbal Gürpınar yaptı. İkbal Gürpınar, sempatikliği ve güleryüzlüğü ile bir
kez daha Konya'lıların gönüllerini fethetti.
41
KISA HABERLER
HOŞGÖRÜ VE BARIŞ GECESİNDE KELİMENİN TAM ANLAMIYLA BİR ÖDÜL
YAĞMURU VARDI. KONYALI İZLEYİCİLERİN BÜYÜK ALKIŞLARIYLA ÖDÜL KAZANANLAR ÖDÜLLERİNİ ALDILAR. "BEN KONYA'NIN EKMEĞİ İLE ÇOCUKLARIMI BÜYÜTTÜM" DİYEN TÜRK HALK MÜZİĞİNİN EŞSİZ SESLERİNDEN BEDİA
AKARTÜRK, GECENİN EN İLGİ ÇEKEN SANATÇISI OLDU.
BEDİA AKARTÜRK SÖYLEDİĞİ TÜRKÜ İLE SALONU COŞTURMAKLA KALMADI,
AYNI ZAMANDA ÖDÜL TAKDİMİNDE DE SAHNEDE YERİNİ ALDI. YİNE TÜRK
HALK MÜZİĞİNİN UNUTULMAZ SANATÇILARINDAN BİRİ OLAN NURAY HAFİFTAŞ GECEYE DAMGA VURAN SANATÇILARDAN BİRİSİYDİ. YEŞİLÇAM'IN ÜNLÜ
JÖNLERİNDEN SALİH GÜNEY, GECENİN EN İLGİ VE DİKKAT ÇEKEN SANATÇILARINDAN BİRİ OLARAK, İLGİ ODAĞI OLMAYI BAŞARDI.
42
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
MERYEM FİLMİNDEKİ BAŞARISI İLE TÜRK SİNEMASININ ÖNEMLİ VE YETENEKLİ AKTÖRLERİ ARASINDA GÖSTERİLEN İSMAİL HACIOĞLU
SEMPATİK TAVIRLARIYLA KONYALILARIN GÖNLÜNDE TAHT KURDU. TÜRK SANAT MÜZİĞİNİN
GENÇ SESLERİNDEN ASLI HÜNEL, SESİ VE
ZERAFETİYLE İZLEYİCİLERDEN OLUMLU NOT
ALDI. İLK DEFA KONYA'YA GELEN VE GECENİN
ÖDÜL ALAN SANATÇILARINDAN BİRİ OLAN
HÜNEL DUYGULARINI SEVENLERİYLE PAYLAŞIRKEN ÇOK HEYECANLIYDI. KONYALILARIN
YAKINDAN TANIDIĞI, KONYALI SANATÇI EKİN
DURUŞU İLE, MÜTEVAZİ KİŞİLİĞİ VE GÜÇLÜ YORUMU GECEYE RENK KATTI. GECENİN TARTIŞMASIZ EN İLGİ ÇEKEN, EN FAZLA İLGİ VE ALAKA
GÖREN SANATÇISI İZZET YILDIZHAN OLDU. YILDIZHAN GÜÇLÜ SESİ, SEMPATİK TAVIRLARI VE
İÇTENLİĞİ İLE ALKIŞLANIRKEN, ÖDÜL GECESİ
SONUNDA DAVETLİLERİN EN FAZLA FOTOĞRAF
ÇEKTİRDİKLERİ SANATÇI OLDU.
43
KISA HABERLER
44
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
45
KISA HABERLER
46
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
47
VİZYON ÖDÜL
ONUR ÖDÜLÜ
ABH YÖNETİM KURULU BAŞKANI / RECEP KONUK
ÜSTÜN HİZMET VE BAŞARI / KONYA BÜYÜKŞEHİR
BELEDİYE BAŞKANI / TAHİR AKYÜREK
ÜSTÜN HİZMET VE BAŞARI / MERAM BELEDİYE
BAŞKANI / SERDAR KALAYCI
ÜSTÜN HİZMET VE BAŞARI
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ / HAKKI GÖKBEL
ÜSTÜN HİZMET VE BAŞARI
KONYASPOR BAŞKANI / AHMET ŞAN
ÜSTÜN HİZMET VE BAŞARI
MÜSİAD KONYA ŞUBE BAŞKANI / LÜTFİ ŞİMŞEK
ÜSTÜN HİZMET VE BAŞARI
KTO YÖNETİM KURULU BŞK. / SELÇUK ÖZTÜRK
ÜSTÜN HİZMET VE BAŞARI
KTB YÖN. KUR. BŞK. / MUHAMMET UĞUR KALELİ
ÜSTÜN HİZMET VE BAŞARI
KSO YÖNETİM KURULU BŞK. / MEMİŞ KÜTÜKÇÜ
ÜSTÜN HİZMET VE BAŞARI / İTTİFAK HOLDİNG
YÖNETİM KURULU BŞK. / MEHMET ALİ KORKMAZ
ÜSTÜN HİZMET VE BAŞARI / KOMBASSAN YÖNETİM
KURULU BAŞKANI / HAŞİM ŞAHİN
ÜSTÜN HİZMET VE BAŞARI TORKU KONYA S.Ü.
KLÜP BAŞKANI / YUNUS DEREBAĞ
YAŞAM BOYU MESLEK VE ONUR
BEDİA AKARTÜRK
YILIN EN BAŞARILI BAYAN SUNUCUSU
İKBAL GÜRPINAR
YILIN EN BAŞARILI TÜRK SANAT MÜZİĞİ
BAYAN YORUMCUSU / ASLI HÜNEL
48
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
KONYA VİZYON DERGİSİ EKİBİ
49
VİZYON ÖDÜL
50
YILIN EN BAŞARILI FANTAZİ MÜZİK
ERKEK YORUMCUSU / İZZET YILDIZHAN
YILIN EN BAŞARILI TÜRK HALK MÜZİĞİ
BAYAN SANATÇISI / NURAY HAFİFTAŞ
YILIN EN BAŞARILI ÖZGÜN MÜZİK
ERKEK YORUMCUSU / EKİN
YILIN EN İYİ SİNEMA FİLMİ
MERYEM
YILIN EN İYİ ERKEK SİNEMA OYUNCUSU
İSMAİL HACIOĞLU
YEŞİLÇAM ONUR ÖDÜLÜ
SALİH GÜNEY
YILIN EN BAŞARILI MAGAZİN GAZETECİSİ
NURETTİN SOYDAN
YILIN FOTOĞRAF SANATÇISI
SEFA MUNGAN
YILIN GENÇ İŞ ADAMI
MUSA DİKKAYA
YILIN KÖŞE YAZARI
EROL SUNAT
YILIN HASTANESİ
BAŞKENT HASTANESİ
YILIN EN BAŞARILI GÖZ HASTANESİ
AVRUPA GÖZ
YILIN DİL OKULU
DEULCOM
YILIN GİRİŞİMİ
KONET / ANAMERA
YILIN GAYRİMENKUL DANIŞMANI
TUZER GAYRİMENKUL İNŞAAT / BAHA TUZER
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
VİZYON ÖDÜL
YILIN MEKANI
CLUB İNFERNO
YILIN EN BAŞARILI VAKFI / ENGELSİZ YAŞAM VAKFI
ATİLLA KAPLAKARSLAN / VAKIF BŞK.
YILIN DÜĞÜN VE TOPLANTI SALONU
TAYAT
YILIN SİGORTA ACENTASI KALİTE
SİGORTA CENTER
YILIN SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ
PERFORMANS / İDOLWİN
YILIN ÖĞRENCİ YURDU
KIVILCIM YURTLARI
YILIN YAPI KALİTE FİRMASI
BARBAROS YAPI
YILIN ORGANİZASYON FİRMASI
NET MÜZİK
SPONSOR ÖDÜLLERİ - SPORSORLARIMIZA TEŞEKKÜR EDİYORUZ
51
KISA HABERLER
BU SAYIMIZDAN İTİBAREN, KONYA KAMUOYUNDA EN ÇOK KONUŞULAN, EN ÇOK SES GETİREN, EN ÇOK İLGİ ODAĞI
OLAN, EN ÇOK MERAK EDİLEN VE GÜNDEME OTURAN İSİMLERİ SİZLER İÇİN "VİZYONDAKİLER"DE BULUŞTURUYORUZ.
"VİZYONDAKİLER" KONYA VİZYONUNA ÇIKAN, BAŞARILARI İLE GÖĞSÜMÜZÜ KABARTAN, HAYRANLIK UYANDIRAN
BAŞARILARA İMZA ATAN, ADINDAN ÜLKE VE DÜNYA ÇAPINDA BAHSETTİREN İSİMLERE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK BİR KÖŞE.
SİYASETTEN TİCARETE, İŞ DÜNYASINDAN KÜLTÜR ADAMLARINA, BÜROKRASİYE KADAR UZANAN GENİŞ BİR YELPAZE
İÇERİSİNDE DİKKAT ÇEKEN İSİMLER HER SAYIMIZDA DÖRT KİŞİ OLARAK BU KÖŞEMİZDE SİZLERLE OLACAKLAR.
Memiş
KÜTÜKÇÜ
Fatma
TORU
Konya Sanayi
Odası Başkanı
Meram Belediye
Başkanı
KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN
YARDIMCISIYKEN, GEÇTİĞİMİZ YIL
ADAY OLDUĞU KONYA SANAYİ ODASI
BAŞKANLIĞINA SEÇİLEN MEMİŞ KÜTÜKÇÜ,
DAHA SONRA TÜRKİYE ODALAR VE
BORSALAR BİRLİĞİ (TOBB)'UN YÖNETİM
KURULU ÜYELİĞİNE SEÇİLDİ. BU BAŞARISI
İLE "VİZYONDAKİLER"DE YER ALDI.
Ahmet Hakan
BAHÇIVAN
Konya Basın
Konseyi Başkanı
KURULUŞ TARİHİ İTİBARIYLA KONYA'NIN
YARIM ASRI GEÇEN, EN ÇOK TANINAN VE
BİLİNEN GAZETELERİNDEN BİRİ OLAN YENİ
MERAM'IN BAŞINDA OLAN AHMET HAKAN
BAHÇIVAN, GEÇTİĞİMİZ AY KONYA BASIN
KONSEYİNİN BAŞKANLIĞINA SEÇİLDİ.
BU BAŞARISI VE PERFORMANSI İLE
"VİZYONDAKİLER"DE YER ALDI.
52
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
30 MART 2014 MAHALLİ SEÇİMLERİNDE,
KONYA MERKEZ İLÇELERİNDEN MERAM'DA
İLK KEZ, BİR HANIM SİYASETÇİ OLARAK
PARTİSİ TARAFINDAN ADAY GÖSTERİLEN
FATMA TORU, YÜZDE 70.7 İLE 136.160 OY
OLARAK MERAM BELEDİYE BAŞKANI SEÇİLDİ.
BU BAŞARISI İLE "VİZYONDAKİLER"DE YER ALDI.
Ali Osman
KARAMERCAN
Konya Esnaf
ve Sanatkarlar
Odaları Birliği Başkanı
LOKANTACILAR ODASI BAŞKANLIĞINDAN,
KONYA'NIN EN BÜYÜK SİVİL TOPLUM
KURULUŞLARINDAN BİRİ OLAN KONYA
ESNAF VE SANATKARLAR BİRLİĞİ
BAŞKANLIĞINA SEÇİLEN ALİ OSMAN
KARAMERCAN, BU BAŞARISI İLE
"VİZYONDAKİLER"DE YER ALDI.
KISA HABERLER
53
KISA HABERLER
ANADOLUNUN İLK VE TEK DÜĞÜN FUARI 3. YILINDA
2012 yılından bu yana düzenlenen ve dört gün süren, Anadolu'nun ilk ve tek düğün fuarı olma özelliği
taşıyan Düğün ve Alışveriş Fuarı ( DÜĞÜNFEST) bu yıl üçüncüsünü sergilediği fuarı yine Dedeman
Otel'de ziyeretçilerin beğenisine sundu.
Fuarı organize eden Medya F Group Sahibi Volkan Çakır, “Bu yıl üçüncüsünü düzenliyoruz Düğün
Fest’in. Ciddi anlamda şehrin ekonomisine katkı veren bir organizasyon. Yaklaşık 50 adet firma gelinlikten abiyeye, mobilyadan beyaz eşyaya birçok ürün içeriyor. Hatta kuyumcularımız altından bir
elbise yaptılar bu fuar için. Şehirde müthiş bir atmosfer oluşturduğunu düşünüyoruz, inanıyoruz.
Buraya herkesi bekliyoruz. Çünkü ciddi indirimler var, evlenecek çiftlere bir kılavuz niteliğinde. Yeni
evlenecek çiftlerin bu kılavuzdan yararlanmasını istiyoruz. Bu sefer geçtiğimiz seneye göre daha çok
firma katıldı. Katılan firmalarımız da bizle beraber daha çok tecrübe kazanıyor. Eşyalarını daha geniş
kapsamlı ve daha güzel sergiliyorlar. Ziyaretçi anlamında da ciddi bir artış var” ifadelerini kullandı.
54
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
Fuarda, gelinlik giyip podyuma çıkan
ünlü manken Tuğba Özay da, çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve
Çocuk Bayramı’nı kutlayarak şarkı söyledi. Gelinlik, mobilya, araba, çeyizlik
ürünler, beyaz eşya, cilt bakım hizmetleri, ziynet eşyaları ve daha birçok ürünün sergilendiği fuar 26 Nisan Cumartesi Günü Saat 23.00’e kadar açık kaldı.
Dört gün boyunca defilelerin, konserlerin düzenlendiği fuara ziyaretçiler tarafından gösterilen ilgi her zaman olduğu
gibi büyüktü. Mobilyadan çeyize, kuyumculuktan düğün salonlarına, abiye
giyime, düğün organizasyon firmalarından, güzellik salonlarına,, alternatif
düğün salonlarına, nikah şekerlerine
kadar kendi alanında isim yapmış sektörlerden 50 firma Düğün, Alışveriş ve
Evlilik Hazırlıkları fuarına katıldı. 23 Nisan 2014 tarihinde açılan fuar 26 Nisan
tarihine kadar Dedeman otelde ziyareçilerin ilgisi ve beğenisine sunuldu. Evlilik
planı yapan çiftler için hemen herşeyin
düşünüldüğü ve yer aldığı fuar ziyaret-
çiler tarafından ilgi ile gezilirken gece ve
düğün kıyafetlerinin tanıtıldığı defileler,
ilgi ve alaka ile izlendi. Fuarda sergilenen
etkinlikler ve defilelere basın çok daha
geniş yer verdi. Ziyaretçiler, Konya'nın
tanınmış etkin ve sevilen markalarının
yer aldığı fuarın her geçen yıl etkinliğini
daha da artırdığı görüşünde birleştiler.
3. Düğün, Alışveriş ve Evlilik Hazırlıkları
fuarında ; Altınkaynak, Arçelik, Argeontur, Atikerdeluxe, Aura, Azzora, Başkent
Hastanesi, Beğen İnşaat, Beyaz Güzellik,
Cemo, Foto Göksel, Gold Grden, Hazbahçe, İtez, Kamay, Koçak Medya, KOMEK,
Lagün, Lika, Loranikah, Lotus, Mavi Işık,
MEHİR vakfı, Melekler, Model Çiçek,
Nostalji Çeyiz, Nurhan Moda, Rendi, Siemens Başak, Türkmenler, Uyararslan ve
Vienna firmaları stant açtılar.
Göstermiş oldukları özveri ve hizmetlerden dolayı öncelikle Dedeman Oteli
ailesine, emeklerinden ve fuarımıza
yapmış oldukları katkılardan dolayı
katılımcı firmalara Medya F Group ailesi olarak teşekkür ederiz.
55
KISA HABERLER
KONYA'NIN İLK ANNE, ÇOCUK VE EĞİTİM GÜNLERİ ETKİNLİĞİ
KONYA KAMUOYUNDA DAİMA İLKLERE İMZA ATMASI İLE TANINAN BÜNYESİNDE KONYA VİZYON VE KONYA DÜĞÜN DERGİLERİ BULUNAN MEDYA F GROUP, 2014 YILININ İLK YARISINDA ÜÇÜNCÜ ETKİNLİĞİNEDE İMZA ATTI. BİLİNDİĞİ GİBİ MEDYA F
GROUP 1 MART 2014 TARİHİNDE DÖRDÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRDİĞİ VİZYON ÖDÜLLERİ GECESİNDEN SONRA, 23-24-25-26
NİSAN TARİHİNDE ÜÇÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRDİĞİ DÜĞÜN HAZIRLIKLARI VE EVLİLİK FESTİVALİ ( DÜĞÜNFEST) SONRASINDA ÜÇÜNCÜ ETKİNLİĞİNDE DE BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİREREK ANNE-ÇOCUK VE EĞİTİM GÜNLERİ ETKİNLİĞİNİ KONYA
DEDEMAN OTEL’DE ZİYARETÇİLERİN BEĞENİSİNE SUNDU. MEDYA F GROUP YÖNETİM KURULU BAŞKANI VOLKAN ÇAKIR'IN
ANNE, ÇOCUK VE EĞİTİM GÜNLERİ ETKİNLİĞİ HAKKINDA YAPMIŞ OLDUĞU AÇIKLAMALARIN ARDINDAN ZİYARETÇİLER
STANTLARIN BULUNDUĞU ALANI GEZMEYE VE STANT GÖREVLİLERİNDEN BİLGİ ALMAYA BAŞLADILAR.
56
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
Konya’da ilk olan ve 25-26-27 Mayıs 2014 tarihlerinde 3 gün boyunca ziyaretçilere açık kalan Eğitim Günleri etkinliğinde, üniversiteler, dil okulları, liseler ve
kreşler stant açtı. Etkinlikte ayrıca öğrenciler için seminerler verildi.. Etkinliğin
ilk gününde Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Yılmaz, üniversiteye hazırlanan
öğrencilere, “Başarı ve Mutluluk” konulu bir seminer verdi.
Etkinliğin son günü olan 27 Mayıs 2014 tarihinde Ahmet Oğur tarafından
'Uzaktan Eğitim', Lokman Hekim Sağlık Meslek Lisesi Öğretmenlerince 'Sağlık',
Sınav Koleji öğetmenlerinden Umut Çetin tarafından 'Sınav Süreci ve Sağlık' ve
'Çocuk Gelişimi' konularında verilen seminerler ziyaretçiler ve öğrenciler tarafından ilgiyle izlendi.
Küçük çocuklarıyla birlikte, çocuk arabalarıyla özellikle kreşleri gezen çalışan
çiftlerin anne, çocuk ve eğitim günlerine ilgisi görülmeye değerdi.
Etkinliğin son gününde ziyaretçi akınına uğrayan stantlar hoş ve eğlenceli görüntülere sahne oldu.
Konya açısından alanında ilk olan Anne, Çocuk ve Eğitim Günleri etkinliğinde;
Melekler Kreşi, Sistem Koleji, English Time, Sınav Koleji, Okyanus Sürücü Kursu, Dolapoğlu Kreş ve Anaokulu, Düşler Bahçesi Kreş ve Gündüz Bakımevi, Özel
Konya Lokman Hekim Anadolu Sağlık Meslek Lisesi, Matsi, Moza, Sedomed,
KTO-Karatay Üniversitesi, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi, Artiz Çocuk, Hayy
Hayat, Zinde Dershaneleri, Selçuk Üniversitesi, Deulcom, Necmettin Erbakan
Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Bilge Çocuk Kreşi, Kanz, İstanbul Aydın Üniversitesi, Başkent Hastanesi ve
Özel Esentepe İlköğretim Okulu standlarıyla yer aldılar.
57
VİZYON KÖŞE
EMİNE HARMANKAYA
HERŞEYE "HAYIR"
DİYEN ÇOCUKLAR
ÖYLE BİR AN GELİR Kİ ÇOCUĞUNUZUN NE İSTEDİĞİNİ ANLAYAMAZSINIZ, ADETA ÇILDIRACAK GİBİ OLURSUNUZ AMA ÇOCUĞUNUZUN NEDEN "HAYIR" DEDİĞİNİ BİR TÜRLÜ
ÇÖZEMEZSİNİZ.AMA ÜZÜLMEYİN, HER ŞEYE "HAYIR" DİYEN SADECE SİZİN ÇOCUĞUNUZ DEĞİL. BİRÇOK ANNE VE BABA BU DURUMLA KARŞILAŞABİLİYOR. NEDEN Mİ?
Araştırmalara göre verilen en önemli cevap çocuğunuz bağımsız olmak istiyor!
Evet doğru duydunuz, çocukların bir çoğu
kendi gelişimlerini gerek etraflarındaki
insanlara gerek kendilerine ispatlamak
için "hayır" demeyi bir yol olarak seçebiliyor ve uzun bir süre her teklifinize "hayır"
cevabı verebiliyor. Peki ne yapmak gerekiyor? Bu durumla başa çıkabilmenin en
önemli anahtarı onu anladığınızı ve onun
görüşlerine önem verdiğinizi çocuğunuza göstermek. İşte bazı öneriler...
Olumlu Adımlar...
• Çocuğunuza kendisini ifade edebilmesi
için fırsatlar tanıyın. Onun çocuk olması
kendini ifade etmesini engellemez, bunu
unutmayın, çocuğunuza kendini bir birey gibi hissetmesi için olanak sunun.
• Çocuğunuzun yorgun olmasını önlemek için düzenli yemek ve uyku saatleri
düzenleyin, çocuğunuz fiziksel ihtiyaçlarını karşılamayınca size karşı negatif davranmaya başlayacaktır, unutmayın.
• Olabildiğince az "hayır" kelimesini kullanın.
• Çocuğunuza karşı olabildiğince sakin
ve anlayışlı olun, onu anlamaya çalışın ve
ona hayır demeniz gerektiği durumlarda
mutlaka nedenini açıklayın.
• Çocuğunuz üzerinde aşırı kontrolcü olduğunuz izlenimi yaratmayın, çocuğunuza hareket edebileceği alanlar bırakın, kendisi ile ilgili
karalar alabilmesi için ona fırsatlar sunun.
• Özellikle güvenlik konularında sınırlarınızın neler olduğunu çocuğunuza açık bir
şekilde anlatın ve bunu onu korumak için
yaptığınızı ona anlatın.
• Akılcı taktikler kullanın, örneğin çocuğunuza odasını toplamasını emretmek yerine
ona "hadi yarışalım, hangimiz daha önce
odasını toplayacak! gibi cümleler önerin.
• Çocuğunuza geniş seçenekler sunmak yerine sınırlamalara gidin, örneğin "tostunun
58
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
içinde peynir mi istersin yoksa sucuk mu?"
• Çocuğunuz iyi bir şey yaptığında mutlaka motive edin ve onu bir daha aynı şekilde davranması için teşvik edin.
• Çocuğunuz "hayır" dediğinde ona gülmeyin ve onunla alay etmeyin. Neden hayır
dediğini sorun ve nedenini anlamaya çalışın.
Siz de "hayır" kelimesini kullanmaktan
kaçının. Bunun için...
• Çocuğunuza "hayır" demek yerine onu
bambaşka şeylere yöneltebilirsiniz, özellikle iki-üç yaş aralığındaki çocuklar için
geçerli olan bir yöntemdir bu.
• Pozitif tutum göstermeye çalışın ve çocuğunuza kızarak ya da sinirlenerek bir
şeyler söylemekten kaçının.
• Erteleme sözcükleri kullanabilirsiniz,
örneğin "hayır yapamazsın" yerine "öğlen
yemeğini yedikten sonra yapabilirsin" ya
da "belki akşam yapabiliriz".
• Çocuğunuza izin vermediğiniz durumlar için lütfen açıklama yapın.
• Şakalaşın çocuğunuza "hayır" demeği düşündüğünüz durumlarda ona şaka yapabilir, onun üzülmesini engelleyebilirsiniz.
KISA HABERLER
59
TARİH
PROF. DR. YUSUF KÜÇÜKDAĞ
TÜRKİYE SELÇUKLULARI
KONYASI’NDA TASAVVUFÎ
HAYATA YÖN VEREN
BAZI AKIMLAR
Konya’da tarikatların ortaya çıkmaya başlaması, XII-XIII. yüzyıllardadır. Şimdiye
kadar hep söylenegeldiği gibi, Anadolu’daki tasavvufi yapılanmalar, yalnız Ahmed Yesevî’ye dayanmaz. Onun dışında,
birçok mutasavvıf kendi görüşleri doğrultusunda tarikat kurmuştur.
Türkiye Selçuklu Devleti’nin başkenti
Konya, XIII. yüzyılda, birçok mutasavvıfın fikirlerini ortaya koyduğu ve yaydığı
yer olmuştur. Bunlar, genel çizgileriyle
şöyle gruplandırılabilir:
a. Şeyh Necmü’d-Din-i Kübrâ (ö. 1221)’nın
kurduğu Horosan orjinli Kübreviyye’nin
etkisi ile meydana gelen tasavvufi ortam;
b. Sülemî’nin X. yüzyıl sonlarında genel
prensiplerini eserlerinde koyduğu ve
Abbasi Halifesi Nasır li-Dinillâh ile XIII.
yüzyıl başlarında Bağdat’ta güçlü bir ekol
60
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
haline gelen Fütüvvet’i esas alarak ortaya
çıkan örgütlenme;
c. Endülüs’ten Konya’ya gelip “Vahdet-i
Vücûd” felsefesini ortaya koyan Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin kurduğu kabul edilen
Ekberiyye hareketi.
d. Kalenderilik.
Bu gruplamadan sonra yukarıdakilerden
Konya’da o devirde rekabet içinde olan ve
uzantıları günümüze kadar gelen ilk ikisinin dayandığı tasavvufî akımlar üzerinde
kısaca durulacaktır.
1) Kübreviyye Tarikatı
Kübreviyye’nin kurucusu Şeyh Necmü’dDin-i Kübra’nın tasavvufa dair birçok
eseri bulunmaktadır. Mustafa Kara,
Tasavvufî Hayat adını verdiği eserde
bunlardan “Usûlü Aşere”, “Risâle ile’lHâim” ve “Fevâihu’l-Cemâl”i yayımlamıştır. Necmü’d-Din-i Kübra, eserlerinde
mutasavvıfların daha çok dünya nimetlerinden uzak kalmasını öğütlemiş; “Usûlu
Aşere” adlı eserinde “zühd” ve “uzlet” üzerinde ayrıntılı olarak durmuştur. Buna karşılık çalışmanın insan için önemi hakkında
herhangi bir fikir beyan etmemiştir. Kendisi
de tam bir züht hayatı yaşamıştır. Şu halde
Kübreviyye Tarikatı’nın temelinde dünyadan el etek çekme düşüncesi yatmaktadır.
2) Fütüvvet
Fütüvvet, İslam âleminde ikinci bir tasavvuf yolu olarak ortaya çıkmış; IX. yüzyıldan
sonra bu konuda eserler yazılmıştır. Ebû
Abdurrahman es-Sülemî (ö. 1021) bunların
öncüsü olup, onun Kitâbü’l-Fütüvve adlı
eseri, Süleyman Ateş tarafından Türkçeye
“Tasavvufta Fütüvvet” adı ile tercüme edilmiştir. Sülemî, bu eserinde Fütüvvet ehlinin
yapması gereken şeyleri sıralamıştır.
TARİH
İslamiyet’in farklı yorumları kabul edilebilecek bu iki anlayış, dönemin Selçuklu
devlet damları tarafından destek görmüş
ve resmî birer kuram olarak Konya’da örgütlenmeleri sağlanmıştır.
O, Kübreviyye Tarikatı’nın kurucusu
Necmü’d-Din-i Kübrâ’dan farklı görüşler
ortaya koymuş; Fütüvvet ehlinin dünyayı ihmal etmemesi, dünya nimetlerinden
meşru ölçüler dâhilinde yararlanması gerektiğini örneklerle vurgulamıştır.
Sülemî’nin eserleriyle şekillendirmeye çalıştığı Fütüvvet, hayatla iç içe olmayı, bunun
için çalışmayı esas almayı hedefleyen bir
tasavvufî akım olarak XII. yüzyılın son çeyreğinde Konya’da da yayılmaya başlamıştır.
Konya’da Kübreviyye ve Fütüvvet’ten
Doğan Yeni Ekoller
Yukarıda kısaca tanıtılan Kübreviyye ve
Fütüvvet’ten etkilenen mutasavvıfların
Konya’ya gelip fikirlerini yaymaya başlamaları, aynı dönem rastlamaktadır. Aslında
temelleri Konya dışında atılan bu iki akımın
farklı isimler altında yapılanmasını sağlayan öncüleri, bağlı bulundukları tasavvuf
ilkelerine farklı yorumlar getirerek Anadolu’daki Türk toplumuna has bir şekil vermişlerdir. Bunlar, Mevlevilik ve Ahilik’tir.
2) Ahilik
Yüksek erdemlere sahip, yiğitlikte ileri giden ehl-i Fütüvvet’e “Fityan” deniyordu.
XIII. yüzyıl kaynaklarında bunların geçmişleri, İslamiyet’in ilk dönemlerine kadar
götürülmektedir. Daha XIII. yüzyıl ortalarında, Türkiye Selçukluları’nda bunlar
esnaf teşkilatı müntesipleri olarak algılanmaya başlanmıştır. XII. yüzyıl sonlarında
Anadolu’da adları çok sık geçen fityanlar,
bir başkana bağlı olarak hareket ediyorlardı. Daha sonra bunların Ahi başkanlarının
emrine girdikleri görülmektedir. Öyle ise
başlangıçta ayrı bir ekol görünümündeki
ehl-i Fütüvvet, daha sonra Ahiler’le birlik
oluşturmuşlardır. Bundan sonra Fityanlar,
Ahiler’in yanında devlet protokolünde yer
almaya, kentlerde düşman saldırısı söz konusu olunca, savunmada Ahiler’le birlikte
hareket etmeye başlamışlardır.
Sultanı İzzeddin Keykâvus (1210-1219)’un
Halife Nasır li-Dinillah tarafından düzenlenmiş biçimiyle Fütüvvet’i Ahilik adı
altında uygulamaya özen göstermiş ve
bunun ilk etkileri başkent Konya’da görülmüştür. Ahiliği Konya’da Ahiler’in hâmisi
olan Alâeddin Keykubad (1220-1237) döneminde Ahi Evran örgütlemiştir.
Mevlevilik, XIII. yüzyıldan sonra geniş
alanlara yayılmış; Mevlevihane adı verilen tekkeler özellikle büyük kent merkezlerinde birer kültür merkezi olmuştur.
Ahilik, Türkiye Selçuklu Devleti’nin kalkınmasına alt yapı oluşturmuş; yıkılma
aşamasında Osmanlı Beyliği’nde etkin
rol oynamıştır. Bunlar sayesinde Osmanlı
Devleti güçlü bir biçimde kurulmuştur.
1) Mevlevilik
Konya’nın XIII. yüzyılda en etkin tasavvuf
grubunu 1221’de vefat eden Şeyh Necmü’dDin-i Kübra’nın müntesipleri oluşturmaktadır. Bunlar, Sültanü’l-Ulemâ Bahâeddin Veled ve oğlu Mevlâna Celâleddin-i Rumî’dir.
Bu iki isim göz önüne alındığında denilebilir ki, fikrî temelleri Konya’da XIII. yüzyılda
atılan Mevlevilik, esasta Necmü’d-Din-i
Kübra’nın ortaya koyduğu kurallardan
etkilenmiş; Mevlâna, bu kurallar çerçevesinde yapılanmaya gitmiş ve bunun sonucunda yepyeni bir ekol, Mevlevilik ortaya
çıkmıştır. Tefekkür, şiir, edebiyat ve semaa
önem veren Mevlevilik, Mevlâna’dan sonra geniş alanlara yayılmıştır;
61
VİZYON KÖŞE
KONYA VALİSİ MUAMMER EROL, ALIŞILMIŞ VALİ PROFİLLERİNİN DIŞINDA BİR İNTİBA BIRAKIYOR. GÜLER YÜZLÜ, SAMİMİ VE İÇTEN YAKLAŞIMI İLE DİKKAT
TOPLARKEN, HALKIN ARASINDA OLMAYI SEVEN, BİREBİR İNSANLARLA KONUŞMAKTAN KEYİF ALAN BİR VALİMİZ VAR. MÜTEVAZİ HALİ, OLAYLARA YAKLAŞIMI, DİNLEMEYİ SEVEN YAPISI, DİNLEDİKLERİNİ HAYATA GEÇİRME KONUSUNDAKİ KARARLI TUTUMU, KONYA VALİSİNİ BULDU DEDİRTİYOR. KONYA VİZYON
DERGİSİ OLARAK, KONYA VALİSİ SAYIN MUAMMER EROL'LA YAPMIŞ OLDUĞUMUZ RÖPORTAJI SİZLERLE PAYLAŞIYORUZ.
Konya Valisi Muammer Erol, 03.10.1962 Kayseri Bünyan doğumlu. İlk-orta ve Lise tahsilini Bünyan'da tamamladı. 1980 yılında İstanbul Hukuk Fakültesine giren ve 1984'de mezun olan Muammer Erol, Avukatlık stajını tamamladıktan sonra, Kaymakam Adaylığı
imtihanını kazanarak İçişleri Bakanlığına geçti. 1985-88 arası Kaymakamlık adaylığı sürecinden sonra, 1988 yılında Burdur-Kemer'e
Kaymakam olarak atandı. 2 yıl sonra Muş-Bulanık Kaymakamlığı yaptı. Daha sonra Muş Vali Yardımcısı oldu. Muş'tan sonra BoluGöynük Kaymakamlığına atandı. Bir yıl kadar burada çalıştıktan sonra, Mülkiye Müfettişi oldu. 1995-2004 yılları arasında bu görevi
yürüttü. 2004 yılında kadrosu İçişleri Bakanlığında kalmak üzere İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığına
getirildi. 4.5 yıl kadar bu görevde çalıştıktan sonra da, 2009 yılında Elazığ Valisi oldu. On aydır 'da Konya Valisi. Evli, üç çocuğu var.
62
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
RÖPORTAJ
VOLKAN ÇAKIR
TAHİR CEYLAN
Sayın Valim, sizce Mevlana Diyarında, Selçuklu Başkentinde Valilik yapmak nasıl bir duygu?
Bir defa Konya imkanları olan bir şehir. Alışması ve yaşaması kolay olan bir şehir. Bu
kolaylıkları sağlayan alt yapılar 30 yıl önce
başlayan gelişmeler biraz daha kontrollü gidiyor. Bugün Büyükşehir olan iller arasında
ilk onda olan bir şehir. Kentsel dönüşümlerin
yenilenmesi konusundaki genel alanların
oranı en düşük bir kaç vilayetten biri. Yaklaşık 30 yıldır sürdürülen alt yapı hizmetleri
düzenli ve olumlu. Kolay alışılan, kolay yaşanılan bir şehir olmanın dayanağı burada.
Konya'da ki hizmetlerden eğitim, sağlık,
ulaşım ve iletişime kolay ve daha ucuz maliyetlerle erişilmesi mümkün. Coğrafya olarak
yurt içi yurt dışı bağlantıları şehri kolay ulaşılabilir, kolay yaşanır bir hale getirmiş.
girmiş olayım. Elazığ'da esnaftan genç bir
arkadaşım vardı. Dedi ki, sayın Valim, "Oh
ne güzel, halkın içine giriyorsun."
Vicdansızlık etme dedim. Sen içeriye giriyorsun derken, beni dışarıda bir yerde konumlandırıyorsun. Oradan içeriye girmemizi de bayağı bir işmiş gibi söylüyorsun!
Ben dışarıda değilim, zaten içerideyim.
Hiç dışarı çıkmadım!
Konya denince akla Etli Ekmek ve
Konya Pilavı gelir. Etli Ekmek ve Düğün Pilavı ile aranız nasıl? İlk Düğün
Pilavına kime davetliydiniz?
İlk geldiğim günlerde gemi maketi gibi bir
yerin karşısında bir Konya Pilavına davetliydik. Konya Pilavıyla orada tanıştım. Kazan
kapaklarının açılması seremonisi gibi güzel
şeyler var. Tabi ki sunum çok önemli. Konya
Pilavını kökleri derinde. Tam olarak yaşatılması çok önemli. Konyalılar bu geleneği yaşatıyorlar. gelen ziyaretçilere de sunuyorlar.
Alaaddin ve çevresinde Etliekmekçi, Tandır
kebapçı var, ancak Konya Pilavı yapan bir
yer yok. Kazan kapaklarının açılması gibi
seremonilerinde yapıldığı Konya pilavcıları olması ve bulunması lazım. Etli ekmek'i
biliyorum. Mülkiye Müfettişliğim zamanında Konya'ya geldiğimde tatmıştım.
Görev icabı gittiğimiz bir çok yerde değişik
pide çeşitleriyle karşılaştım. Ancak fark
sunumda. Sevgi, muhabbet ve müşteriye
olan saygı sunum farkıdır. Sunum daha iyi
olmalı diye düşünüyorum. Eskiden bir çok
dükkanda "Müşteri Velinimetimizdir"
diye bir levha vardı. Velinimetin hakkına
saygı gösterme niyetinde olan bir işletme
size sirke çorbası bile sunsa güzeldir.
Konya meselelerine yakinen vakıf olmanız dışında halkın arasında dolaşan
bir Vali imajı çiziyorsunuz. Konyalıların özlediği bu tavrı bize açar mısınız?
Bir işçi emeklisinin üç çocuğundan biriyim. Valilik görevi ayrı amma, bende
herkes gibi Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşı Muammer Erol'um. Herkes gibi,
çocuklarımızın ihtiyaçlarını temin adına, sağlık problemlerimizi çözme adına,
şehirde gezme-dolaşma adına mümkün
olduğu kadar bu görevleri vatandaş Muammer Erol'a yaptırıyorum. Valilik görevini de Valilik sıfatı olan Muammer Erol'a.
Halkın dışında değilim ki, halkın içine
63
RÖPORTAJ
Bu şehrin duyarlı, hassas ve bu şehri seven bir yöneticisi olarak, Konya sorunları çözümlenemeyecek sorunlar mı?
Konya'da bazı hizmetler için bir asırdan
fazla beklenildiği doğrudur. Şundan emin
olun ki, son on yılda kaydedilen gelişmeler bazı kalemlerde 70-75 yıla denk gelen
gelişmelerdir. Bunun hakkını teslim etmek gerekir. Bu gelişmelere baktığımızda
şöyle bir güvenimiz var. Bunları biz yaptık,
daha büyüklerini de yapabiliriz. Hadim
ve Taşkent'in bugün 20 trilyonluk ihracat
geliri var. Gördüklerimizi, bildiklerimizi ve
üzerine birikimlerimizi de ekleyip, inşallah
bir araya da gelebilirsek çok daha ilerilere
ulaşacağız. Konya bir manada dışarıdaki
yabancı sermayenin de dikkati çeken bir sanayi şehri haline geldi. İlk sırayı işgal eden
bir çok kalem var. KTO' nun 6 hollü fuarını
önemsiyorum. Niye? Çünkü Anadolu'da
tek. Anadolu'nun en büyük fuarı.
Hz. Mevlana'nın tanıtımı ve yapılacak
çalışmalar noktasında ilk defa geniş
kapsamlı ve her kesimden insana söz
hakkı veren toplantılar yaparak farklı
bir Mülki İdare Amiri portresi çizerken takdir topluyorsunuz, bu çalışmalarınızı okurlarımıza anlatır mısınız?
Biz yerel paydaşlarla, Mahalli İdarelerle, Sivil Toplum Kuruluşlarıyla mümkün olduğu kadar hep birlikte götürmek istiyoruz.
Hz. Mevlana’yı anmak ve anlamak tek başına sadece bir Valinin, Kültür Müdürlüğünün
işi değil. Bilgi, birikim, deneyim, iyi niyet bile
olsa bunu tek başına yapmaya hakkımız
64
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
olmadığı düşüncesindeyim. Hz. Mevlana
hepimizin Mevlana’sı. Ona sahip çıkmayı,
kendi imanımıza, inancımıza ve geçmişten
gelen, süzülen değerlerimize sahip çıkmayı
anlıyorum. geçtiğimiz yıl düzenlenen programda sadece seyirciydim. Eleştirileri ve
önerileri topluyorum. benim yaptığım arayış toplantılarıdır. 17 Aralık biter bitmez, bir
sonraki yılın hazırlıklarını yapmanız gerekiyor. Bu iş için öncelikle, Tanıtım Fonundan
para alacaksınız. Bunun içinde Mayıs ayına
kadar en ince detayına inilmiş bir projeyi
vermeniz gerekiyor. değilse Ekim-Kasım
ayında konuşulan bir proje nafile bir konuşmadır. Onu tanırken ve anlatırken ucunda,
kenarında Diyanet İşler Başkanlığı olmalıdır. Hz. Mevlana bir İslam Alimi ise Diyanet
bu işin ucundan tutmalıdır.
Sayın Muammer Erol'un Konya için
hayallerini öğrenebilir miyiz?
Mavi Tünel bitiyor, ova sulanıyor, İstanbul
-Konya Yüksek Hızlı Tren önümüzdeki
günlerde hayata geçiyor, Çevre yolu başladı.
İhale olmuştu. İhaleyi alan firma şantiyesini kurma çalışmalarına başladı. Bir yıldır
konuşulan Bölge Hastanesinin Bahri Dağdaş Enstitüsünün 965 bin metrekarelik alanında yapım kararı 13 Haziran tarihli olarak
onaylandı. şehre kazandıracağı bin yatakla,
Konya'nın sağlık sunumu değişecek. Yüksek
Hızlı Tren İstanbul-Konya hattı dışında Konya- Karaman arasında hızlandırılmış Tren,
Ulukışla Karaman arasında Sayın Bakan tarafından ihale talimatının verilmiş olması,
Lojistik Merkezden Akdeniz’e limana ulaşıl-
ması beş yıl içerisinde gerçekleşecek. Yeni
açılan 5. Organizeye bir hayli rağbet var.
Röportajımız sona ererken, dergimiz
Konya Vizyon’ u nasıl buluyorsunuz?
Konya Vizyon Dergisinde , kültür sanat
ağırlıklı ve eksenli, popüler hayata dönük
bir ayna tutuş var. Ancak bu kadar olurdu.
Bence işinizi samimiyetle yapıyorsunuz.
Sayın Valim, okurlarımız için bir mesajınızı alabilir miyiz?
Konya ile ilgili yapılan değerlendirmelerde
insanlar hep yaşanacak bir şehir olduğunun altını çiziyorlar. Neden Konya yaşanacak bir şehirdir? Burada insanların tutum,
tavır ve davranışları, bir çok artıları olan
karelerle ifade edilebilir. Konya hayırhah
çıtaları yüksek olan bir şehir. Çokça güzel
insan, çokta güzel işler yapıyorlar. Ramazanda yapılan güzel işler tavan yaptığı gibi
gönülden yapılıyor, samimiyetle yapılıyor.
Sadece ve sadece Cenab-ı Hakkın rızasını
kazanma gayreti içinde yapıldığı için güzeller. Bugüne kadar böyle olmuş,, dilerim,
hayır çıtaları yine böyle maksimum çıtaları zorlar. Konya için dışarıdan gelen birisi, "
Bana Medine havasını en çok hatırlatan şehir " diyordu. Bu çok önemli. Her şehir için
söylenmez. Hz. Mevlana'nın varlığı Selçuklu ve Osmanlı eserlerinin bu şehirdeki
varlığı, insanların tutum, tavır ve davranışları bu havanın oluşmasına etken. Dileriz
Konya bu karakterini, güzelliğini geliştirir
ve gelecek nesillere aktarır. Önemli olan
şehirlerin yaşanabilir olmasıdır.
KISA HABERLER
65
VİZYON KÖŞE
BEKİR ŞAHİN
MEVLEVİLİĞİ
KURUMLAŞTIRAN ALİM;
SULTAN VELED
VE DİVANI
(623/1226 -712/1312)
TÜRKİYE SELÇUKLULARI DÖNEMİNDE KONYA’DA YAŞAYAN, MEVLEVİLİĞİ KURUMLAŞTIRAN ALİM; SULTAN VELED,
LÂRENDE/KARAMAN’DA DÜNYAYA GELDİ. BABASI, MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN-İ RÛMÎ, ANNESİ ŞERAFEDDİN LALA’NIN
KIZI GEVHER HATUN’DUR. GELENEK OLARAK İLK ERKEK TORUNLARINA DEDELERİN İSİMLERİNİ AYNEN VERDİKLERİ
İÇİN, MEVLÂNÂ’DA ONA BABASININ ADINI VERMİŞTİR.MEVLÂNÂ VE YAKINLARI TARAFINDAN BAHAEDDİN DİYE
ÇAĞIRIRDI. ANCAK DAHA ÇOK SULTAN VELED OLARAK BİLİNMEKTEDİR.MEVLÂNÂ VE YAKINLARI TARAFINDAN BAHAEDDİN DİYE ÇAĞIRIRDI. ANCAK DAHA ÇOK SULTAN VELED OLARAK BİLİNMEKTEDİR.
Çocukluğunun ilk yıllarını dedesi Bahâeddîn Veled ile
birlikte geçiren Sultan Veled, ilk eğitimini babasından
almıştır. Konya'da ve Şam'da çeşitli âlimlerden, özellikle babasından medrese ilimlerini öğrenmiştir. Seyyid
Burhâneddin Tirmizî, Şems-i Tebrizî, Hüsâmeddin
Çelebi'ye kadar birçok büyük sûfîyle ve zamanın
âlimleri ve şairleriyle sürekli münasebetlerde bulunarak ilim ve sülûk yönünden yükselmiştir. Onun yetişmesinde, inanış ve duyuş tarzı ile düşüncelerinin şekillenmesinde babasının büyük bir etkisi vardır.
Sultan Veled gençliğinde Konya Akören Medres
Mevlânâ, oğlunu Şems’e murîd yapmıştır;(Manâkıb
al-’ârifın s.333) Sultan Veled ise, babasının ölümünden sonra, içten gelme bir kadirbilirlikle, kendiliğinden, Hüsameddin Çelebi’nin müridi olmuştur.
Şeyh Salâhaddin Zerkûb’un ölümünden (1261) sonra
Mevlânâ, mürîdlerinden Hüsameddin Çelebi’yi halife
seçmiştir. Mevlânâ’dan gerekli dinî ve tasavvufi bilgileri elde eden Sultan Veled, bunları yalnız öğretmekle
yetinmemiş bilgilerini başkaları için faydalı bir hale
getirmeğe ve öğretmeğe de çalışmıştır. Selahaddin
Zerkubi’nin kızı Fatma Hatun’la evlenmiştir.
Şam’da tahsilinden sonra Haleb’e gelmiş ve orada bulunan Alimlerle münazaralarda bulunmuştur. Hanefilere dair tabakat kitaplarında Sultan Veled fakihlerin en
meşhurları arasında yer almaktadır. eserlerini Farsça
yazmakla birlikte epeyce Türkçe şiirleri de bulunmaktadır. Bu açıdan O, Ahmed Fakîh ile birlikte, Anadolu
Türk edebiyatında bir öncü durumundadır.
Sultan Veled Mevlevîliği sistemli bir tarikat haline getirilmesi Mevlevîliğin âdâb ve erkânı Sultan Veled döneminde teşekkül etmeye başlamıştır. Nitekim Mevlevî mukabelesinde semâhânenin üç defa devredilmesinden ibaret
“devr-i veledî” zikrinin yapılması ona izâfe edilmektedir.
66
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
VİZYON KÖŞE
Mevlevî dergâhları bir okul gibi halkın aydınlatılmasında büyük hizmetler görmüştür. Tarikatın ilk şeyhi de
Hüsâmeddin Çelebi olmuş, 1284 yılında
vefat etmesi ile yerine Sultan Veled geçmiştir. Mevlevilik zamanla yayılmış, Bursa ve Edirne başta olmak üzere, Osmanlı
devleti içinde itibar görerek gelişmiş, hatta padişahların da ilgisini, yardımını ve
desteğini görmüştür. 1312 tarihinde vefat
eden Sultan Veled, az da olsa, gerçek manada Türkçe gazel yazan ilk şairdir. İlk olması bakımından bazı aksaklıklar bulunsa da bu şiirler edebî yönden önemlidir. O
gazellerinde daha ziyade babasının etkisi
altında, topluma hitap eder.
Eserleri:
Sultan Veledin eserleri Mevlânâ’nınkiler
gibi manzum ve mensur olmak üzere
ikiye ayrılır. Babası gibi bir divan üç mesnevi ve bir de mensur Maârifi yazmıştır.
Ancak Sultan Veled devrinde Türkçe’nin
Anadolu’da varlığını kabul ettirecek bir
hâle gelmesinden dolayı,eserlerinde
Türkçe’ye daha fazla yer vermesiyle
Mevlânâ’nın eserlerinden ayrılmaktadır.
Manzum eserlerinin toplam beyit sayısı
30.000'e ulaşan Sultan Veled'in devrinde
velûd (çok eser veren) bir şair olduğu görülür. Sultan Veled’in Mevlânâ'nadan ilham
alarak tahminen 660/1267-69/1291 tarihleri arasında tanzim ettiği Divan'ında aruzun muhtelif kalıplarıyla yazdığı 925 gazel
ve 455 rubai mevcuttur. Hepsi, 12719 beyittir. Bunun 129 beyti Türkçe'dir. Kılıç Arslan, Taceddin Hüseyin, Emin Alâmeddin
Kayser, Muinûddin Pervane, Sahip Atâ
Fahreddin Âli, Güneş Hatun, Selçuk Hatun
ve Tabib Ekmelüddin gibi önemli şahsiyetler için yazılmış övgüler ve mersiyeler
müstesna, bütün gazeller tasavvufi ve didaktik bir mahiyettedir. Bu gazellerin ve
rubailerin hepsinde açık ve sâde oluşu Divanın önemli, özelliklerinden birisidir.
Ayrıca Divan; Selçuklu tarihi ve Türk dili bakımından önemidir. Sultan veled Divanında Selçukî Ahîleri”ne de değinmekte ve Ahi
Muhammed Seyid Averî, Bayburdlu Ahi
Emir Ahmed, Ahî Saadeddin isimli ahileri
tanıtmaktadır. Bu arada Ahi Muhammed ile
birlikte Ahi Yusuf’dan da söz etmektedir.
Sultan Veled’in Divân’ında hem dönemin
Selçuklu tarihi hem de Konya tarihi ile ilgili bilgiler verilmekte ve bazı şahsiyetleri
tanıtmaktadır. Nitekim eserde bahsi geçen devrin ahîlerinin özellikleri ile onların kendilerine yakınlığı hususuna da yer
verilmektedir. Sultan Veled Divânı’nda
sözü edilen dönemin ahilerinden bir kaçını tanıdığımız gibi, aynı zamanda onların kimlikleri, kişilikleri ve özelliklerini de
Sultan Veled’in gözüyle görme ve tanıma
imkânı bulmaktayız.
“Ahî Sa‘deddin şehrimizin (Konya) ahîleri
ve asrının fityânının başıdır.” Demek suretiyle Ahilikle ilgili bilgi de vermektedir;
“Böyle güzel hâl ve tavra sâhib olan
Sa‘deddin’i nazm ve nesir ile iki yüz defa
övsen yeridir, yakışır; Ey Veled, ona benzer bir ahî gördün mü, onun gibisini işittin mi? Zira, Sa‘deddin, zenginlik içinde,
hakiki “fakr”a mâliktir.”
Sultan Veled, Dîvân’ında Ahî Muhammed’in
ölümünün ardından, hem Ahî Muhammed, hem de Ahî Yusuf hakkında bir mersiye yazmaktan kendini alamamış, buna
karşılık hayatta olan diğer ahîlerin de onlar
gibi meziyet sahibi olduklarını da vurgulamış ve böylece döneminin şahsiyetlerine
dair bilgiler de vermesi yönüyle eser önem
arz etmektedir
BİBLİYOGRAFYA:
Sultan Veled, Maârif, Çev: Meliha Ambarcıoğlu, MEB,
İstanbul 1991, s.V; M. Fuad Köprülü, Türk Edebiyatında ilk MutasavvıflarAnkara 1991, s. 216, 235-239;
Abdülbâki Gölpınarlı, Mevlânâ Celâleddin, İstanbul 1952, Abdülbâki Gölpınarlı,Mevlana’dan Sonra
Mevlevîlik, İstanbul 1953, Reşat Öngören, “Mevlânâ
Celâled- dîn-i Rûmî”, DİA, XXIX, 444; Nuri Özcan,
“Mevlevî Âyini”, a.e., XXIX, 464; Barihüda Tanrıkorur, “Mevleviyye”, a.e., XXIX, 468;
Veyis Değirmençay “Sultan Veled”, DİA, XXIX, C 37,
s. 521-522.; Divan-ı Sultan Veled, nşr. Feridun Nafız
Uzluk, Ankara 1941 s,78-82; Sultan Veled, Maârif, Çev.
Meliha Anbarcıoğlu, Konya ve Mülhakatı Eski Eserleri Sevenler Derneği Yayını, Konya: 2002, s.18; Hülya
Küçük, Sultan Veled ve Maarif'i,Konya 2005.s.54;
Sultan Veled, Maârif, Çev: Meliha Ambarcıoğlu, MEB,
İstanbul 1991, s.XXIII; Ahmed Eflâkî, Menâkıbu’lÂrifîn (Çeviren: Tahsin Yazıcı), İstanbul 1973, II, s.397;
Mehmet Şeker, Türk-İslam Medeniyetinde Ahîlik
ve Fütüvvet-nâmelerin Yeri, İstanbul 2011 s,47-67
Divan-ı Sultan Veled, nşr. Feridun Nafız Uzluk, Ankara 1941 s,78-82; Komisyon, Sırrın Sırrı Sultan Veled,
İstanbul 2011, s.77. Sultan Veled, İbtidâ-nâme, Çev.
Abdülbaki Gölpınarlı, Ankara 1976, s.80-82
Düşüncelerini babası Mevlânâ ile özdeşleştirmiştir. Doğrudan kendisi de gazel ve rubâilerinde ilhamını babasının
Mesnevîsinden aldığını belirtmektedir.
Bu eserde, hem dönemin Selçuklu Tarihi
hem de Konya Tarihi ile ilgili bilgiler ve
şahsiyetleri tanıma imkânı bulunmaktadır. Sultan Veled Dîvân’ında sözü edilen
Ahî Sa‘deddin’in Konya Ahîleri’nin başı
olduğunu şu ifâdelerle dile getirmiştir:
67
KISA HABERLER
2005 YILINDA HİZMETE AÇILAN VE HER GÜN
YÜZLERCE KİŞİNİN ZİYARET ETTİĞİ
HAYVANAT BAHÇESİ, ÇOCUKLARA HAYVAN
SEVGİSİNİ AŞILAYARAK, HAYVANLARI
YAKINDAN TANIMALARINA OLANAK SAĞLIYOR.
68
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
YAŞAM
Konya’da ilgi odağı haline gelen hayvanat bahçesindeki
hayvan tür ve sayıları artırılıyor. Hayvan tür ve sayılarının
artırıldığı hayvanat bahçesinde 83 türde toplam 520 hayvan barınıyor. Hayvanların barınma koşullarının daha da
iyileştirildiği hayvanat bahçesine vahşi hayvanlarda katıldı. Hayvanat Bahçesinde en fazla ilgiyi ise Aslan, Kaplan,
Puma, Ayı, Lama ve Piton yılanı görüyor. Bengal kaplanı
ikinci kez bir batında dördüz doğururken, maymun sayısı
15’e yükseldi. Kaplan, aslan, puma, ayı, timsah, maymun,
köpek, lama, kanguru gibi 83 türde 520 hayvanı bünyesinde bulunduran Hayvanat Bahçesinde gösteri yapan bir vatandaş tarafından bağışlanan Piton Yılanıda var. 7 yaşında
hayvanat bahçesine bağışlanan ve şimdi on yaşında olan,
3,5 metre uzunluğunda zehirsiz olan sıcak iklim şartlarında yaşama özelliğine sahip sürüngen olan Piton yılanı canlı doğal ortamında tavşan, tavuk, fare, bıldırcın gibi hayvanları avlayıp bir bütün olarak yutarak besleniyor.
ÇOCUKLARIN HAYVANLARI YAKINDAN GÖRMELERİ VE
TANIMALARI ADINA ÖNEMLİ BİR FIRSAT OLAN KARATAY BELEDİYESİ HAYVANAT BAHÇESİ KÜÇÜK BÜYÜK
HERKESİN İLGİ ODAĞI HALİNE GELMİŞ DURUMDA.
Her gün yüzlerce kişinin ziyaret ettiği Karatay Belediyesi
hayvanat bahçesi bir yandan çocuklara hayvan sevgisini
aşılıyor, diğer yandan çocukların, hayvanları yakından
tanımalarına olanak sağlıyor. Çocukların yanı sıra büyüklerinde ilgisini çeken Hayvanat Bahçesi ve piknik alanı
özellikle hafta sonları yoğun ilgi görüyor.
69
KISA HABERLER
Hobi Bahçeleri içerisinde ilk olarak 2 Bin
m2 lik bir alana kurulan Karatay Hayvanat Bahçesi 2005 yılında Serbest Piknik Alanı içerisinde 15 Bin m2 lik daha
büyük bir alana taşındı. Yapılan yeni
düzenleme ile birlikte 4 Bin 500 m2 lik
ilave yeni bir alanın daha kazandırılırak,
20 Bin m2 lik büyük bir alana ulaştı.
Özellikle yıl içerisinde binlerce kişinin
ziyaret ettiği Karatay Hayvanat Bahçesi
ile ilgili bir dizi iyileştirme çalışmalarının
yürütülerek hayvanların daha rahat bir
ortamda kalmalarını sağlamak maksadıyla dev bir kuş kafesinin yapıldı.
Bunun neticesinde Kartal, Şahin gibi
yırtıcı kuşların daha rahat uçabilecekleri bir ortam sağlandı. Diğer yandan
Kurt, Puma, Babun ve Aslan için ayrı
kabinlerin yapıldığı ek alan ile Hayvanat Bahçesi daha geniş mekanıyla
ziyaretçilerin beğenisine sunulmuş
durumda. Konya'da 31 ilçenin ilgi odağı
olduğu Hayvanat Bahçesine ziyaretçi
sayısı hergeçen gün daha da artıyor.
2010 yılı itibarıyla ülke genelinde en
fazla ilgi gören 3. Hayvanat Bahçesi olan,
70
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
Karatay Hayvanat Bahçesi okulların sömestr tatili ve yaz tatillerinde öğrencilerin ilgi odağı olmaya devam ediyor.
Hem yer olarak, hem de hayvan türü
ve sayısı olarak büyümeye devam eden
Hayvanat Bahçesi’nde sürekli olarak
hem alan genişliyor, hemde hayvan
sayısı fazlalaştırılıyor. Soğuklara karşı
önlemimizi aldık diyen yetkililer, Her
hayvanın barınağında ısıtıcılar ve kaloriferler var. Hayvanların yaşam şartlarına göre kaldıkları barınakların ısı seviyesini ayarlıyoruz” diyorlar.
Hayvanat Bahçesi bir rehabilitasyon
merkezi gibi buraya ilk defa gelen çocuklar hayvanat bahçesinden ayrılmak
istemiyorlar. Hayvanat Bahçesinde her
hayvan kendi özelliklerine göre besleniyor. Örneğin bir Kaplana günde 8 kilo
et verildiğini biliyor muydunuz?
KARATAY HAYVANAT BAHÇESİ
TÜRKİYE'NİN EN FAZLA İLGİ
ÇEKEN, TANINAN, BİLİNEN BİR
HAYVANAT BAHÇESİ OLARAK
ZİYARETÇİLERİNİ BEKLİYOR.
KISA HABERLER
71
KISA HABERLER
İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ KISACA TANIMLAYACAK
OLURSAK; İŞ KAZALARI VE MESLEK
HASTALIKLARINI ENGELLEMEK AMACI İLE
ALINAN ÖNLEMLERİN TAMAMIDIR.
BU ÖNLEMLER İŞ KAZASINA SEBEP
OLACAK RİSKLERİN TESPİT EDİLMESİ,
ACİL EYLEM PLANLARININ
HAZIRLANMASI, ÇALIŞANLARIN
PERİYODİK EĞİTİMLERİ, İŞ YERİ
HEKİMLİĞİ HİZMETİ, PORTÖR
MUAYENELERİ, İŞ GÜVENLİĞİ
UZMANI HİZMETİ, İŞ YERLERİNİN
FAALİYET GÖSTERDİĞİ ALANLAR DA KULLANILAN
ASANSÖR, KOMPRESÖR GİBİ EKİPMANLARIN
PERİYODİK KONTROLLERİ VE TEKNİK ANALİZLERİ,
ELEKTRİK VE TOPRAKLAMA GİBİ UZMAN VE
MÜHENDİSLİK HİZMETLERİNİ KAPSAMAKTADIR.
HASAN ÖZEL
OBJEKTİF OSGB GENEL MÜDÜRÜ
Bu önlemlerin alınması amacı ile 6331sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği kanunu iş kazaları ve meslek hastalıklarının önüne
geçilmesi amacı ile yapılan işin niteliğine
ve çalışan sayısına bakılmaksızın personel çalıştıran her iş yerine çeşitli yükümlülükler getirmiştir. Bu yükümlülükler
kısaca iş yeri sahasında ki risklerin değerlendirilmesi ve personelin periyodik
sağlık kontrollerini içermektedir.
İŞVERENİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ
NELERDİR?
Yapılan işin niteliği ve çalışan sayısına
göre işverenlerin farklı yükümlülükleri
bulunmaktadır. İşin niteliğine ve faaliyet
alanına göre az tehlikeli, tehlikeli ve çok
tehlikeli olmak üzere üç sınıfa ayrılmıştır.
İşveren hangi sınıfta faaliyet gösteriyor
ise kanun çerçevesinde gerekli önlemleri almak veya Çalışma ve Sosyal Güvenli
Bakanlığınca yetkilendirilmiş firmalardan bu hizmetleri almakla yükümlüdürler. İşverenlerin ürettikleri hizmetlerin
sınıfına göre yapması gerekenleri kısaca
özetlemek gerekirse;
72
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
Az tehlikeli iş yerlerinde; çalışan sayısı
50 kişini altında ise çalışma alanlarının
risk analizi ve acil eylem planını yaptırma zorunluluğu ile personele temel
yangın eğitimi ve iş güvenliği eğitimi
verilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
Çalışan sayısı 50‘nin üzerinde ise mutlak suretle her çalışan için aylık 4 dakika
işyeri hekimi ve 6 dakika iş güvenliği uzmanı işyerinde bulunmalıdır.
Tehlikeli iş yerlerinde; risk analizi ve
acil eylem planı yaptırma zorunluluğu ile
personele temel yangın eğitimi ve iş güvenliği eğitimi verilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Ayrıca çalışan sayısına bakılmaksızın mutlak suretle her çalışan için
aylık 6 dakika işyeri hekimi ve 8 dakika iş
güvenliği uzmanı işyerinde bulunmalıdır.
Çok tehlikeli iş yerlerinde; risk analizi ve
acil eylem planı yatırma zorunluluğu ile
personele temel yangın eğitimi ve iş güvenliği eğitimi verilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Ayrıca çalışan sayısına bakılmaksızın mutlak suretle her çalışan için
aylık 8 dakika işyeri hekimi ve 12 dakika iş
güvenliği uzmanı işyerinde bulunmalıdır.
ADVERTORIAL
konuda çıkarması gereken dersler olduğu
açıkça ortadadır. Ancak 740 işletme de ortalama 50.000 kişinin çalıştığı, 1941 yılından beri iş kazalarından dolayı 3.500 civarında maden işçisinin öldüğü, 100.000
civarında kişinin yaralandığı, meslek hastalığına yakalanarak hepimizden daha
az yaşama ihtimali olan sayısız maden
işçisinin çalıştığı bu sektörde, iş güvenliğinin gözden geçirilmesi, denetlemelerin
sıklaştırılması ve takipçisi olunması gerektiği aşikârdır.
Yapılan risk analizi ve acil eylem planı; iş
yerini farklı bir adrese taşımadığı herhangi bir iş kazası olmadığı sürece, az tehlikeli iş yerlerinde 6 yıl, tehlikeli iş yerlerinde
4 yıl, çok tehlikeli iş yerlerinde 2 yıl boyunca geçerlidir.
İşveren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği kanununda belirtilen yükümlülükleri
yerine getirmediğinin tespit edilmesi halinde çalışan kişi başına 1120 TL ile 5601
TL arasında para cezası uygulanmaktadır.
Bu eksikliklerden dolayı iş kazası gerçekleşmesi durumunda ise işveren daha ağır
para cezaları ve hatta yargılanma riski ile
karşı karşıya kalacaktır.
bunu lüzumsuz bir maliyet olarak görecek
olursa sağlıklı bir iş birliği olmayacaktır.
En nihayetinde eksikliklerin giderilmesi
durumunda hem işveren kanunun getirdiği yükümlülüklerden kurtulmuş olacak hem de iş kazası yaşanma ihtimali en
aza inmiş olacaktır. Unutulmamalıdır ki,
OSGB işverenin çözüm ortağıdır.
SOMA
Soma’da yaşanan maden kazası hepimiz
derinden yaralamıştır. Şuan da devam
eden adli bir süreç var. Bu nedenle ihmal
var mıdır yok mudur, sorumluları kimlerdir gibi konularda yorum yapmak doğru
olmayacaktır. Eminim ki hepimizin bu
Soma maden kazasından sonra iş güvenliği bir anda ülke gündemine oturdu. Öyle
ki çevremizde ki insanlara iş güvenliğinin
ne olduğunu anlatmaya zorlanırken bir
anda herkesin hakkında yorum yapabildiği, bilgi sahibi olduğu ve ilgilendiği bir
konu haline gelmiştir.
İş güvenliği açısından Soma hepimizin
için bir miat olmalıdır. Bundan sonra iş kazalarında yaşanan ölüm ve yaralanmaların
en aza indirgenmesi için neler yapabiliriz,
bunları konuşuyor olmalıyız. Umut ediyoruz ki bir daha iş kazası yaşanmaması için
herkes gerekli dersleri almıştır. Alınacak
ufacık bir önlemin bile insan hayatına mal
olacak iş kazalarının önüne geçebileceğini
hepimize tekrar hatırlatmıştır.
ÇÖZÜM ORTAĞI ORTAK SAĞLIK
GÜVENLİK BİRİMİ (OSGB)
OSGB, İş Sağlığı ve İş Güvenliği konularında şirketlerin yükümlülüklerini yerine getirmelerinde yardımcı olmak üzere
Çalışma ve Güvenlik Bakanlığı tarafından
yetkilendirilmiş uzman
kuruluştur. OSGB ile yapılan sözleşme
neticesinde işveren 6331 sayılı kanun ile
üzerine düşen yükümlülüklerin büyük
bir kısmından kurtulmuş olacaktır. OSGB
iş yerinde gerekli denetlemeleri yaparak iş kazalarına sebebiyet verebilecek
riskleri tespit eder ve rapor haline getirerek işverene sunar, gerekli tedbirlerin
alınmasını sağlar. İş sağlığı ve güvenliği
mevzuatına göre gerekli düzenlemelerin
yapılmasını sağlar, dökümanları hazırlar,
iş yerinde çalışan personele mevzuatta
geçen tüm eğitimleri verir ve personeli
sertifikalandırır. İş yerindeki elektrik tesisatı, makine ve ekipmanların ölçümlerini
bünyesinde görevli mühendislere yaptırarak kayıt altına alır.
Tabi ki OSGB ve işveren tam bir iş birliği
içerisinde çalışmalıdır. OSGB’nin tespit
etmiş olduğu iş kazasına sebebiyet verebilecek eksikliklerin giderilmesi işverene
ekstra maliyet çıkaracaktır. İşveren ise
73
VİZYON KÖŞE
EMİRHAN DOĞAN
HAYATI
TASAVVUF MÜZİĞİ
İLE YAŞAMAK
TASAVVUF MÜZİĞİ, İSLAMDAKİ TASAVVUF FELSEFESİNE UYGUN OLARAK, EĞLENDİRMEK İÇİN DEĞİL, İNSANIN ALLAH'A OLAN KULLUĞUNUN FARKINA VARMASINI SAĞLAMAK İÇİN YAPILAN BİR MÜZİK TÜRÜDÜR.
DİNİ DUYGULARIN SESLENDİRİLMESİDİR. MÜZİĞİN KÖPRÜ OLDUĞU MANEVİ BİR YOLDUR. TASAVVUF MÜZİĞİ VÜCUDUN BİRLİĞİ ANLAYIŞIYLA BESTELENMİŞ DİNİ YAPITLARDAN OLUŞUR. MEVLEVİ BEKTAŞİ CELVETİ
GÜLŞENİ HALVETİ KADİRİ NAKŞİ V.B. TARİKATLARDA TASAVVUF MÜZİĞİ VARSA DA BUNLARIN İÇİNDE SANAT
DEĞERİ TAŞIYAN VE GELİŞMİŞ MÜZİK MEVLEVİ MÜZİĞİDİR. ITRİ DEDE EFENDİ OSMAN DEDE AHMET AĞA
GİBİ BESTECİLER TARAFINDAN BESTELENEN MEVLEVİ AYİNLERİ TÜRK TASAVVUF MÜZİĞİNİN BAŞYAPITLARIDIR TASAVVUF MÜZİĞİNİN ÖNEMLİ FORMLARI MEVLEVİ AYİNLERİ DİNİ PEŞREVLER İLAHİLER, NAATLAR,
KASİDELER, MERSİYELER BEKTAŞİ NEFESLERİ DURAKLAR VE TEVŞİHLERDİR.
Güzel sesi dinlemekte kalp huzuru ve Tanrıyla birleşme zevki vardır. Hz.Mevlana
Tasavvuf Müziğinin Günümüzdeki Hali
Tasavvuf veya tekke musikisinin müzik dalları içinde hatırı sayılır bir yeri vardır. Geçmişte, başta Mevlânâ dergâhları olmak üzere,
çeşitli tasavvuf kurumları bu tür müziğin
eğitiminin ve icrasının yapıldığı yerlerdi. Günümüzde ise, muhtelif kesimlerde tasavvuf
müziğine ilginin arttığı görülüyor. Bunun sebepleri çeşitlidir. Mesela tasavvuf müziği bizatihi güzel ve etkileyicidir. Arayış içinde olan
sanatkarlar için farklı bir tat sunabilmektedir.
Tasavvuf Müziği Her Zaman Hayat
Görüşümüzü Değiştirmiştir
Tasavvuf müziği dinleyen insanların düşünce yapıları hep farklı olmuştur. Olgun bir kişilik kazanmanın yolu tasavvuftan geçiyor.
Ölümü hatırlamak bir çoğumuzun işine gelmez hayatı hep neşeli ve toz pembe buluruz
ama aslında hayat öyle değildir. Tasavvuf ta
hep gerçekler ve doğrular vardır. Tasavvuf
insanı olgunlaştırır ve huzura erdirir.
74
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
Tasavvuf müziğini yorumlayan bir çok sanatçı vardır. Bunların başında Ahmet ÖZHAN, Sami ÖZER, Halil NECİPOĞLU gibi
isimler kalite ve tarzlarıyla günümüzdeki
ünlü isimlerdir. Günümüzde tasavvuf müziğine ilave edilen bir çok enstrümanlar
olmuştur. Sami ÖZER tasavvuf müziğini
batı formatında işleyen değerli sanatçılarımızdandır. Çeşitli müzik türleri içinde,
melodi ve enstrüman olarak tekke müziğini bir çeşni veya yardımcı unsur şeklinde
kullanan sanatkarlarımız olduğu gibi, bu
alanda müstakil beste çalışmaları yapanlar da vardır. Bunların değerlendirmesi
elbette ehline düşer. Bu alana aşina olanlardan dinlediğime göre, yeni yapılan bestelerden “tekke tarzı” veya “tekke üslubu”
denen türe en yakın olanlar, TRT Ankara
Radyosu Türk Tasavvuf Müziği Korosu
Şefi sayın Ahmet Hatiboğlunun yaptığı tasavvuf müziği beste çalışmaları ve düzenlemeleridir.Ben bir tasavvuf müziği solisti
olarak musikimizin osmanlı dönemindeki
popülaritesini kazanması için elimden geleni acizhane yapacağım.
KISA HABERLER
75
KISA HABERLER
EROL SUNAT
SELÇUK OTEL, ADININ SELÇUK PALAS OLDUĞU GÜNLERDE KONYA'NIN
PERA PALAS'I OLAN BİR OTELDİ. ÖYLE Kİ, ŞEHRİN MERKEZİNDE TURİZM KÖKENLİ ONDAN BAŞKA OTEL YOKTU. NEREDEYSE DEMEYELİM
AMMA, KONYA'NIN PERA PALAS'I NERESİYDİ DİYE SORULSA, O DEVİRLERİ YAŞAYANLAR SELÇUK OTEL'Dİ DİYECEKLERDİR.
76
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
Konya'ya dışarıdan gelen misafirlerin en
sıcak bir şekilde karşılandığı, alışkanlık
yapan, insanların kendi evlerine gelir gibi
gönül rahatlığı ile geldikleri bir Otel. Konya merkezinde Konya'nın kalbinin attığı
bir yerdi Selçuk Palas. Konya'nın en yüksek apartmanı olarak, şehrin simgesi olan
Hayat Apatmanının hemen arka tarafında yer alıyordu. Mevlana ile gönül dostu
olan Şems'in buluştuğu yerde oraya belki
de bir kaç adım mesafe de olunca, Selçuk
Palas'ın sahipleri, Selçuk Palas sonrası ilk
otelllerine Selçuk Mevlana, Eylül 2013'te
hizmete giren yeni otellerine de, Selçuk
Şems-i Tebrizi Otel dediler, iki gönül dostuna ayrı ayrı cephelerden bakan iki kardeş otel fikri böylece doğdu.
Selçuk Otel, misafirleri devamlı olan, verilen dostlukların, arkadaşlıkların, yolda
kaldıklarında mesafe tanımadan onları
alıp otele getirişin samimi bir mekanı.
Alışkanlık yapan bir otel. Dışarıdan gelenlerin yalnızlıklarını alan, evlerine geliyormuş gibi geldikleri bir otel, Selçuk Otel.
Selçuk Otel'de1970'li yıllarda Vehbi Koç,
Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Aydın
Menderes, Dr. Sadık Ahmet, Necmettin
Erbakan, Tarkan, Hülya Koçyiğit, Dallas
Belediye Başkanı, bir çok ülkenin Milletvekilini misafir edilmiş. Selçuk Otel yaşayan
bir tarih. Selçuk Mevlana ve Selçuk Şems-i
Tebrizi Otellerinde 400'e yakın yatak bulunuyor. Bu rakam şehir merkezinde bulunan oteller içerisnde en yüksek rakam.
Bu söyleşimizde Selçuk Palas'tan, Selçuk
Mevlana'ya ve Selçuk Şems-i Tebrizi'ye
kadar gelen ve yarım asrı aşıp giden bir
otelcilik hikayesini sizlerle birinci ellerden paylaşacağız.
Şapka düşüren Apartmandan
Selçuk Palas'a
Dördüncü nesil olan ve en büyük dede
olan Rıza Dolapoğlu'nun adını taşıyan Ali
Rıza Dolapoğlu ile başlıyoruz sohbetimize
; Biz aslen Nevşehirliyiz. Rıza dedem, önce
Şereflikoçhisar'a, 1930'lı yılların başında
Konya'ya geliyor diye başlıyor Rıza bey,
ve devam ediyor anlatımına; O zamanlar "Şapka düşüren apartman" denilen
Hayat Apartmanı ile birlikte Selçuk Otel
Mevlana'nın bulunduğu yeri satın alıyor
Rıza dedem. Bugünkü Selçuk Mevlana
Otelimizin bulunduğu yerde 3 katlı Selçuk
Palas Oteli vardı. Butik bir Oteldi. Rıza dedemden, İbrahim dedeme geçen bir Otel.
1970'li yıllarda yıkıp, Selçuk Otel'i yapıyorlar. Yeni Otel'de üç katlı. Konya'nın ilk lüks
ve yıldızlı oteli. Turizm alanında yapılan
ilk otel olma özelliğini taşıyor. 1970 yılından 1990'a kadar Turizm ve inşaat işiyle
uğraştık. 1990 yılında hayvancılık üzerine
bir yatırım yaptık. 1990 sonrasında Otelimizde alkol satışlarını kaldırdık. Konya'da
otellerde ilk alkolü kaldıran tesis biziz.
Bunun üzerine Turizm Bakanlığı tarafından yıldızlarımız kaldırıldı. Yaklaşık 1.5 yıl
kadar Belediye Oteli muamelesi gördük.
Daha sonra hakkımız geri verildi. Dedem
İbrahim Dolapoğlu vefat ettikten sonra
hayvancılığa yöneldik ve bu sektöre 2000
yılına kadar ağırlık verdik. Sonrasında Organize sanayiinde geri dönüşüm üzerine
bir yatırım yaptık. Biliyorsunuz aynı zamanda Kelebek Mobilyanında Bölge Bayisiyiz. Mevcut Otelimizin hemen yakınında
Otopark olarak kullandığımız arsamız üzerine 1.5 yıl kadar bir süre sonunda 1 Eylül
2013 itibarıyla Selçuk Şems-i Tebrizi Oteli
olarak misafirlerimizi ağırlamaya başladık.
Eski Otelimizin bulunduğu yer Hz. Mevlana ile Şems-i Tebrizinin ilk karşılaştığı
yer olarak geçiyor. Bu olay bize yeni Otelimize isim koyma konusunda ilham verdi.
Çünkü Otelimizin biri Mevlana'ya, diğeri
Şems'in türbesine bakıyor. Biz gerçekten
bir markayız. Taklitlerimiz çıktı.
77
RÖPORTAJ
Tamamen Selçuk ismini koyarak bölgedeki
konumumuzu kuvvetlendirmek istedik.
yeni Otelimiz beş yıldız konseptinde dört
yıldızlı bir otel. Biz otelciliği butik olarak
yapmak istiyoruz. Bizim bir anayasamız
olmazsa olmazımız var. Hizmet sektöründe uzun yıllardan beri oturmuş bir ekiple
çalışıyoruz. işimiz biraz daha büyüdü. Biraz
daha kurumsal bir yapı olduk. Konya'da yapılmamış olduğunu düşündüğümüz uzun
vadede şöyle bir projemiz var; Turizm Bakanlığı onaylı Butik otel projesi. Beş yıldız
üzerinde bir seviyede düşünüyoruz. Önümüzdeki beş yıl içerisinde böyle bir yatırımı
tekrar düşünebiliriz.
78
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
Ercan Dolapoğlu
Ercan Dolapoğlu, ailenin üçüncü nesli, Rıza
Dolapoğlu'nun babası. Güngörmüş, hayat
tecrübesiyle yuğurulmuş, esprili, geçmiş
yıllara ait hatıraları hala taptaze. Konya 1953
doğumluyum. Mimarlık son sınıftan terkim.
Okulu bitiremedim. Kayıdımı dondurdum.
Bir dahada devam edemedim diyerek başladı anlatmaya, devamında ise; Babamla
beraber, ticaretle uğraştım. hayat mücadelesi devam etti. O günden bugüne çok şey
değişti. O yıllarda bizimle birlikte Saray Oteli
vardı, Başak Oteli ve Şehir Oteli vardı. Selçuk
Palas yapıldığında otel çoktu Konya'da. Selçuk Palas her odasında soba olan, salonunda
büyük bir sobası olan mütevazi bir oteldi.
20 tane falan odası vardı. Müşteri parasını
verirse odun sobası yakılırdı, yani ekstradan
soba yakma parası vermeleri gerekirdi. Salonda odalara doğru açılan üç tarafta penceler
vardı. Salonun sobası yandığında o pencereler açılır, salonun sıcaklığı odalara giderdi.
Yumurta bütün otellerde ekstraydı. Artı para
alnırdı. Şimdi müşteri yesin diye aklımız gidiyor. Selçuk Palas'ta pazarlamacılar 3-5 gün
kalırlardı. Memurlardan, resmi dairelerde çalışanlardan, yeni tayin olmuş ev buluncaya,
tutuncaya kadar memurlar kalırlardı.
Seksenli yılların başında odada çalışan
işçilerden biri yastığın içinde bir para buldu.17 bin mark'tı. Ben o güne kadar bir
mark hiç görmemiştim. O yıllarda döviz
taşımak suçtu. Benim taşıma iznim vardı.
Bu parayı Emniyet Müdürüne teslim ettim. O paranın sahibi çıkmadı. Bir kaç gün
sonra İstanbul gazetelerinden Tercüman
ve Hürriyet'te teslim ettiğim paranın haberleri yayınlandı. Selçuk Palas iki katlı bir
binaydı, biri zemin diğeri birinci kat. Hayat
Apartmanını Rıza dedem aldı. Konya'nın
ilk üç katlı apartmanıydı. İnsanlara o kadar
yüksek gelirdi ki, fotörüyle yukarı doğru
bakanların fotr şapkaları başlarından düşerdi ondan sonra binanın adı "Şapka düşüren" kaldı. Binanın temelini atanlardan
biri, beyim dedi biz buraya öyle bir temel
attık ki, herhalde 40 kat çıkabilirsiniz.
RÖPORTAJ
Bayramlarda bayram törenlerini izlemek
için herkes bize gelirdi. Konya'nın en yüksek binası Hayat Apartmanıydı.
Geçmiş zaman olur ki!
Ercan Dolapoğlu, birbirinden güzel hikayeler anlatınca, o yılların Konya'sına Otelcilik
penceresinden anlamlı ve tarihi notlar düştü hatıralarından...
Üçüncü katın üzerindeki inek
Konya'da herkes kurban kestiği için kasaplarda et zor bulunurdu. Kurbanlık bir inek
aldım. Yanında birde yavrusu vardı. Kurbanı kestik, yavruyu ne yapalım, nerede besleyelim? Selçuk Otelinin 3. katına çıkardık.
Kavun-karpuz kabuğu filan, lokantadan
da yiyecek verdik. Hayvan ejderha gibi
oldu. Hiç unutmam 301 nolu odada kalan
müşteri içkili geliyor otele. Kafası dumanlı, tam da onun odasının üstünde ki, inek
başlıyor bağırmaya. Bana herhalde bir şey
oluyor diye düşünmüş, otelin üçüncü katında inek mi olur, herhalde içkiyi fazla kaçırdım diye vurmuş kafayı yatmış.
Sabah olduğunda, ben dedi sabaha karşı
yukarıda inek sesi duydum.
Odanın üzerinde inek var diyemedim.
Akşam içkili miydin?
Evet dedi, Senin içkiyi bırakma zamanın
geldi. Adam haklısın dedi gitti.
Bu arada ineği kesmek hiç aklıma gelmiyor. Arkadaşın biri bu dedi buradan kaçar,
aşağıya atlarsa, başın belaya girer, birinin
üzerine düşse insan ölür dedi. İyi bir kasap
bulduk kestirdik. Kasap Süleyman diye bir
arkadaş. Hala da benim kasabım olur.
Yılbaşı
Yılbaşı günü kardeşimle bir program
yaptık. Tam oturduk, abi gel, otelde bir
müşteri vefat etti dediler. Kimene Halil'in
meyhanesi vardı. Adamın çocukları da
orada demleniyorlardı. Nasıl diyeyim babanız öldü diye?
Yanlarına oturdum, çerezlerden, yemişlerden yedikten sonra, metanetli olun dedim,
babanız rahatsızlandı, doktor falan getirdik amma vefat etti.
Savcılığa haber verdim. Nöbetçi Savcı geldi. Pazarlamacı arabaları vardı. Cenazeyi
paketledik, arabanın ruhsatını, yol belgesini aldım, yolculadım. Eve geldik sabah olmuş. Bütün gece ölüyle uğraştık. Otelcilik
böyle zorlu bir iş işte.
Biz içki içene karışanlardan değiliz. İnsanlara oda satıyoruz. Adam içkisini dışarıdan alır, getirir, odasında içer ona hiç
karışmadık. İçki parasını kazancımıza karıştırmayalım diye içkiden bir kazanç düşünmedik. Ne resteurantlarımızda ne de
büfemizde içki satışı yok, kaldırdık. Turistik Otel olmamıza rağmen içki satışı yapmıyoruz. Kardeşimle birlikte Allah rızası
için kesemize içki parası girmemesi için
otelin başına geçtiğimiz günden itibaren
böyle bir karar aldık.
Bizim çalışmalarımızda hizmet daima ön
planda oldu. Hayat Apartmanın altında,
Otelle birlikte hizmete başlayan Dolapoğlu Mobilya diye bir dükkanımız vardı.
1980'li yıllarda Selçuk Otel Mevlana'nın
mevcut 3 katının üzerine bir üç kat daha
çıkıldı altı katlı olduk. Üç yıldızlı bir oteldik, altı kat olunca dört yıldızlı olduk. Şehir
merkezinde şehir otelciliği yaparak 400'e
yakın yatak kapasitesi olan tek oteliz ve
yerel bir markayız.
16 Mart 1974 yılında Konya'da yaşanan
40'dan fazla insanın öldüğü tipi'de müşterilerimizden biri Karatay terminalinden
Otele kadar saçak altlarına sığına sığına
tam iki saatte otele gelmiş. Kapıdan içeri
nasıl girdiğimi bilmiyorum diyordu. O gün
yürürken donupta ölenler oldu.
79
KISA HABERLER
Kara tren, şimdi nostalji oldu. Hızlı Trenlerle uzakları yakınlaştıran Hızlı trenler, Git-gel Konya altı saat deyimini bile iki saate indirmiş
durumda. Kara Tren 1950-60 döneminin vazgeçilmeziydi. Hatta en geçerli vasıtasıydı. Her su gördüğü, her ışık gördüğü yerde, her
istasyonda mutlaka durur, nefeslenir, soluklanır, bir sonraki istasyona kadar, rayların üzerinde adeta dans ederek uçar giderdi. Bulunduğunuz yolcu vagonu penceresinden geçtiğiniz yolları, köyleri, size el sallayan insanları, gazete diye bağıran çocukları seyrederdiniz.
80
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
NOSTALJİ
Tren kompartumanlarında dostluklar
edinilir, erzaklar bölüşülür, dertler anlatılırdı. Nereli olduğunuzdan, nereye
gittiğinizden, ne iş yaptığınızdan, evli
iseniz kaç çocuğunuz olduğundan başlayan sorulardı bunlar. Yol olabildiğince
uzun, zaman aramadığınız kadar çoktu.
Yan kompartumanlardan bazen yanık ve
içli türkü sesleri gelirdi. Kara tren kimine
göre dertleri, kahırları, hasretleri, gurbetleri sırtlar götürürdü.
Tren gelir hoşgelir ley ley lüm lüm ley
diye başlayan türkülerle büyüdük biz.
Onu, "Kara tren gecikir belki hiç gelmez /
Dağlarda salınır da derdimi bilmez / Dumanım savurur halim hiç görmez / Gam
dolar yüreğim gözyaşım dinmez." dizelerini taşıyan 1915'li yıllara damgasını vuran
bir başka Kara Tren türküsü takip etmişti.
Kara tren yani " Marşandiz" lokomotifinin
ardına takılan yolcu vagonları ile günlerce yol giderdiniz. Kara Tren için istasyon
demek, durmak demekti, soluklanmak
demekti, dinlenmek demekti. Yolcuların
bir kısmını indirip, yeni yolcularla yoluna
devam etmek demekti.
Her istasyon ayrı bir hikayeye ev sahipliği
ederdi. Kavuşanlar, buluşanlar, sevdiklerini uğurlayanlar, sevdiklerinin cenazesi
için gelenler, sevinçlerin, hüzünlerin,
gözyaşlarının Kara Trenin isli dumanına,
ben geliyorum yada gidiyorum anlamına
gelen düdüğüne karıştığı anlar yaşanırdı.
Bazen umutsuz aşklara sahne olurdu İstasyonlar, bazen umutsuzlukların mutluluğa dönüşüverdiği anlara.
Mutlaka rötar yapan, rötarsız günü geçmeyen Kara Tren, ülkenin bir ucundan bir
ucuna sevgi taşırdı, umut taşırdı. İstasyonlarda sevdiklerini karşılayanlar ve uğurlayanlar arasında dostluklar oluşurdu.
Kara Trenin Kompartımanları üç ayrı mevki
olarak sınıflandırılırdı. 1. mevki hem pahalıydı, hemde herkes binemezdi. Lokantası
falan vardı. 1. mevkiyi gördüm diye anlatanları insanlar ağzı açık dinlerlerdi. 2. Mevki
orta halli insanların bindiği bir vagondu.
Memurlar, tüccarlar bu vagonda yer alırlardı. 1. mevkiye göre oldukça ucuzdu.
3. mevki ise en ucuz, en kalabalık hatta
iğne atsanız yere düşmeyecek dolulukta
olurdu. Kompartımanlar ve kompartıman
önleri tamamen dolu olur, bilet kontrolü için vagonları gezen kondüktörler insanlar arasından zor geçerlerdi. Biletsiz
binenleri ilk istasyonda aşağıya indirirdi
Kondüktörler. Kondüktörler vagonları
gezmeye başladığında, herkes biletlerini
çıkarır, ona uzatırdı. O da elindeki bilet
delen aletle biletleri iptal ederdi. Biletsiz
binenlere acıyanlar bazende aralarında
para toplar, sevaptır diye biletini alırlardı.
81
KISA HABERLER
82
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
83
KISA HABERLER
KOLEKSİYONER OLMAK BAMBAŞKA BİR ŞEY. KESİNLİKLE İLGİLENİLEN KONUYA SEVGİ DUYACAKSANIZ. BİRİKTİRDİĞİNİZ VE TOPLADIKLARINIZI GÖRMEDEN, ONLARLA KONUŞMADAN, ONLARA BİR MERHABA DEMEDEN NE UYUYACAKSINIZ, NEDE GÜNAYDIN DEMEDEN KALKIP İŞE GİDECEKSİNİZ. SELÇUKLU
ESKİ RAUF ORBAY MAHALLESİ MUHTARI MEHMET DOĞAN, 180 KADAR RADYO
İLE TAM BİR RADYO KOLEKSİYONERİ. 1919 YILINA AİT "EUMİG" MARKA RADYO KOLEKSİYONUN EN ESKİ PARÇASI. RADYONUN DIŞINDA BİRİKTİRDİĞİ NELERİN OLDUĞUNU DA ONUNLA YAPTIĞIMIZ SÖYLEŞİDE BULACAKSINIZ.
84
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KOLEKSİYONER
GEMİCİ FENERLERİ, GERÇEK
FENERLER, İDARE
LAMBALARI, LÜKSLER VAR.
LÜKSLER O GÜN İÇİN
GERÇEKTEN LÜKSTÜLER,
gibi geliyor bana. Lambalı bataryalı radyoları görerek bugünlere geldim.
Herşey o radyo ile başladı!
Güneysınırı meydana getiren Karasınır ve
Elmasun kasabalarından , Elmasun'lu Muhtar Doğan. Her şey bir akrabasında gördüğü
ve satın aldığı bir radyo ile başlamış, gelin
hikayenin devamını ondan dinleyelim;
Bizim bir akrabada bir radyo vardı. Alpullu
Şeker Fabrikası Müdüründen ona geçmiş.
Çok orijinal bir radyoydu. Bugünkü televizyonlardan daha büyüktü. Simca marka Alman malı üzeri pikaplı bir radyo idi. İstedikleri fiyatı verdim aldım. O radyo evde, çok
orijinal bir radyo. Daha sonra hurdacılarda
gördüğüm radyoları da almaya başladım.
Bu işin maddiyatla filan bir ilgisi yok. Mesela buraya bir çok insan yıllardan beri gelipgider, bir çoğunun ilgisini bile çekmez. Senin buradada bayağı eski bir şeyler varmış
diyenler olur bazen. Ben bu işe 15 yıl önce
başladım. Burada hemen hemen 150 kadar
radyo var. Hepsi burada değil. Bakımlı hale
getirilenler, tamir ettiklerim buradalar. Radyo tamir etmeyi kendi kendime öğrendim.
İnsanlar bu radyolara sevgilerini vermişler.
Onları almak, korumak kolay değil. Onları
çalışır hale getirince onları canlandırmışım
Muhtar ofisinde yok, yok.
1910 yılına ait Alman malı gramafon, sandıklı
gramafon, çantalı gramafonla birlikte 15 gramafon var. Gemici fenerleri, gerçek fenerler,
idare lambaları, lüksler var. Lüksler o gün için
gerçekten lükstüler, 14 numara idare lambası çok gaz yağı yaktığı için annem 7 numara
idare lambası yakardı diyor Mehmet Doğan.
Fotoğraf makineleri, ilk çıktığından bugüne
cep telefonları, bir devrin vazgeçilmezi çağrı cihazı, köstekli saatler, masa saatleri var.
Saltanat adını taşıyan köstekli saat devrin
Padişahı tarafından maiyetindekilere İsviçrede yaptırılmış ve hediye edilmiş, faal bir
şekilde çalışıyor. Arkadan kurmalı, gümüş
kaplama ve Konstinapol yazılı saatler. Daktilolar, gaz ocakları, pompalı ocakların sessiz
ve sesli kafa çeşitleri. Gramafonlara ait 60 taş
plak var. Kimlere ait olduklarına gelince, Şadan Adanalı, Aşık Veysel, Bay Ali, Müzeyyen
Senar, Safiye Ayla, Zeki Müren, Bayan L. taş
plaklar Almanya'da basılmış.
85
KISA HABERLER
Ağlatan radyo!
Ardından şöyle devam etti; İki sene kadar önce, Adana'dan bir iş için biri geldi.
Raflarda bulunan radyoları bakmaya başlamıştı ki, birden ağlamaya başladı. On
dakika kadar kendine gelemedi. Karşıda
ki radyolardan bir tanesinin aynısı vefat
eden babasında da varmış. O radyo beni
çok duygusallaştırdı dedi. Bana meramını ancak 10-15 dakika sonra anlatabildi.
Ben basit çapta bir şeyler biriktiriyordum.
Böyle bir ilgi olacağını düşünmemiştim.
Herkesin içinde varmış, göremiyormuş.
Gerçek koleksiyoncular tek kalem üzerine
yoğunlaşırlar. Amma bende öyle olmadı.
Kömürlü ütüden tut, ilk düdüklü tencereye kadar herşey var. Gözüm hep eskilerde.
Ben gençlerden de ilgi görüyorum. Üniversite öğrencileri gelip bayağı ilgileniyorlar,
bu nesil bayağı ilgili. Çocuklarımın arasında da meraklı ve ilgili olanlar var. Sekiz
yaşındaki torunum geliyor, pikabı çalıştırıp, burada eski plakları dinliyor. Yakın bir
tarihte elime 8 mm'lik bir sinema makinesi
86
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
geçti. 1950 öncesine ait bir makine. LorelHardy'nin sessiz sinema dönemine ait.
"Diş Çekimi" filminden bir bölümü bize
izletti Muhtar.
'Aman dünya ne darımış!'
Sıra 45'lik plaklara geldiğinde, tam bir müzik ziyafeti vardı. Şükran Ay'dan" Kahverengi gözlerin", Zeki Müren'den "Dün gece
mehtaba dalıp hep seni andım", Adanalı bir
sanatçı olan Halit Arapoğlu'ndan "Sevda
yüklü kervanlar", Neşet Ertaş'tan" Güzelsin geçemiyom, sana yandım, ben senden
geçemiyom", Zekeriya Bozdağ'dan "Nar
ağacı", Yıldıray Çınar'dan, " Aman dünya ne
darımış", Ayşem'den " Ne senden geçerim,
ne meyhaneden", Müzeyyen Senar'dan"
Senin sesini gözlerinin rengini unutabilsem", Behiye Aksoy'dan " Hani o saçlarına
taç yaptığım çiçekler", Ali Ercan'dan " Adaletin bu mu dünya", Yüksel Özkasap'tan
"Beyaz atlı geçti gitti buradan", Hakkı
Bulut'tan " Dünya benim değilsin" ve Ferdi
Tayfur'dan " Sevdalılar beni anlar"
KISA HABERLER
Ömür uzatan koleksiyon
Bu aletler dinlendiğinde ömrün uzuyor,
Muhtarlığın haricinden müzecilik gibi bir
iş yapıyorum diyor Muhtar Doğan. başka neler mi vardı. Bastonlar, çanlar, deve
boduğu(yavrusu) çanı, demir işlemeli katlanabilir kahve tavası, asma kilitler, 1970'li
yıllara ait, ceketlerin iç cebinde taşınan
yassı pille çalışan el fenerleri, Müslüm
Gürses ve Yıldız Tezcan'a ait kağıttan 45'lik
plak kılıfı, telefonlu servis siye meşhur
olan devirlerin otobüslerine ait araç telefonu,, üç memur maaşı eden kasetli pikaplar,
1965 yılına ait hesap makineleri,, neredeyse bir asırlık düdüklü tencerenin ilklerinden bir düdüklü tencere, ceylan yavrusu
ayağından yapılma muhtarın tabiriyle evlere sığamayan hurdacılara satılan bir ağa
kamçısı, gazlı ve benzinli pürmüzler, fuarlarda atış için kullanılan havalı tüfekler, fasulye-nohut gözeri, muhtar ofisine geldiği
2006 yılından beri hiç bir örümceği içeriye
sokmayan devekuşu yumurtası, hala faal
olan çakmaklı tüfek, özellikle uzun bir dönem çocukların korkulu rüyası olan şırınga
ve kutusu, kapıları makineleri yağlamakta
kullanılan şık şık yağdanlık, bir zamanlar
içip götürdüğünüzde iade parası alınan
pepsi cola cam şişe, Gora adı verilen kapı
kilitleri, hamur kesmek için kullanılan "hamur ısranası"
Binden fazla malzemenin tıkış tıkış sığıştırılmaya çalışıldığı Muhtar Ofisinde, Muhtar'ımızın en büyük şikayeti yer darlığı.
Yerim az daha olsa böyle üst üste olmazdı
diye konuşuyor Muhtar Mehmet Doğan.
87
KISA HABERLER
PET SHOP DENDİĞİNDE, İNSANLARIN YÜZÜNDE HEMEN BİR TEBESSÜM OLUŞUYOR. YAKIN BİR ZAMANA KADAR
KEDİ-KÖPEK SATIŞLARIDA YAPILAN PET-SHOPLARDA YAYGIN OLARAK BALIK VE KUŞ TÜRLERİ VAR. AKVARYUMLAR,
KAFESLER, PET SHOPLARA GEREK OLMADAN EŞTEN-DOSTTAN BULUNABİLEN KEDİ VE KÖPEKLER İÇİN MAMALAR
DİKKATİ ÇEKİYOR. KONUŞAN PAPAĞANLARDAN ZİYADE, KONUŞAN, KONUŞTURULAN MUHABBET KUŞLARI KONYA
İÇİN ÇOK DAHA FAZLA REVAÇTA. ANNE VE BABALARIYLA BİRLİKTE GELEN ÇOCUKLARIN GÖZLERİ MUHABBET KUŞLARINDA VE AZ DA OLSA AKVARYUMLARDA. ÇOCUKLARDA YOĞUN BİR ŞEKİLDE VAR OLAN HAYVAN SEVGİSİ ANNE
VE BABALARIDA SEVİNDİRMİŞ VE ETKİLEMİŞ DURUMDA. BU ARADA CÜMLE KURMAKTA ZORLANMAYAN JAKO CİNSİ
PAPAĞANLAR PET SHOPLARIN VE MÜŞTERİLERİN GÖZDESİ.
SİZLER İÇİN DİNLEDİĞİMİZ PET SHOP İŞLETMECİLERİ BAKIN NELER DİYORLAR;
88
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
HOBİ
OSMAN TÜRK/NİL AKVARYUM;
MEHMET TABAK/SAFARİ AKVARYUM;
Çocukluktan beri hayvanlara karşı bir merakım vardı. Eskiden
akvaryumlar, kasap dükkanlarında, otellerde ve lokantalarda
bulunurdu. Evlerde olmazdı. Dükkan açma merakım yoktu,
açmak istemiyordum. Gerçekten çok zor iş. Meslek halinde
getirmek istemiyordum, nasıl olduğunu anlamadan bu dükkanı beş yıl önce devraldım. Konya bu işe meraklı olmasına
meraklı da, pazarlığı çok seviyor, ucuza almak istiyor. Parayı
da ne kadar az verirse onu kâr diye düşünüyor. Kriz bizi etkiledi. Burada 4 kişiyle birlikte çalışıyorduk. Şu an tek başımayım. Ben bile fazla geliyorum. Bizim iş tamamen ekonomi ile
ilgili. Amatör olarak kalmak istedim. O ruh bir başka, bana bu
hayvanların bakımı ızdırap veriyor. Hele elli yaşından sonra
daha da zor. Günlük bakımları, beslenmeleri beni yıpratıyor.
kedi-köpek satışımız yok. Ancak onların ürünlerini satıyoruz.
Tarım Bakanlığının istediği şartlarda açabilirsiniz, kedi-köpek
satarsınız. İnsanlar bir şekilde kediyi de köpeği de buluyorlar.
Büyük şehirlerde bizim yaptığımız işi yapanlar, kedi-köpek
satışından iyi para kazanıyorlar. Ben kırk yıldır bu işin içindeyim. 26 yıl Zafer'de bu işi yaptım maalesef piyasa bozuk.
15 yıldan beri bu işi yapıyorum. 30 yıllık bir hobim. çocuklukta başladı bu sevgi. Şimdi ticareti ile uğraşıyoruz. Tarım Bakanlığı kedi-köpek satışına kısıtlamalar getirdi. Bizde burada
balık-kuş ve papağan satıyoruz. Jako türü papağan en konuşkan tür. Yinede Ankara-İstanbul-İzmir gibi şehirlere göre bir
hayli gerideyiz. Onların bir ayda sattığını biz üç ayda satıyoruz. Papağan daha ziyade İl dışına satılıyor. Konyalı Muhabbet
kuşlarını seviyor. Küçük papağanlarımız var. Ancak müşterilerimiz fiyatı ve kendi küçük kuşları tercih ediyor. 10-12 yıldır
papağan satıyorum. Alım gücü dışında hobisi yüksek olan
insanlar alıyorlar papağanları. Bende bu iş tamaman bir hobi
ile başladı. inan sevgi olsa dayanamazsınız. Değilse bu sesler,
kafanızı ütüler. Oğlum beş yaşındayken papağan istedi. Ben
ona bir başka ilden bir dostumdan bir Jako papağan aldım. Papağan beni hiç sevmedi. Karnı ne kadar tok olursa olsun, beş
yaşındaki çocuğun uzattığı yiyeceği alıp yiyordu. O çocuğun
bileğini parçalayabilecek bir şekilde güçlü bir gagaya sahip
olan papağan o çocuğun kendisine olan ilgisini ve sevgisini
yani sevgi gördüğü yeri biliyordu. Muhabbet kuşunun cümle
kuranı var." Seni seviyorum tamam mı" diyor. Pet shopların
birde ilginç bir özelliği var. Yanıbaşınızda dükkan, lokanta
benzeri bir şey olsa ruhsat alamazsınız. Çiğ köfte satan bir yer
bile olsa, ruhsat alamazsınız. Belli bir mesafeye kadar civarınızda gıda ile ilgili hiç bir yer olmayacak. Ben bu dükkanı üç
yıldır işletiyorum. Konya'da en az yüz esnaf bu işi yapıyor. Bunun kayda değer olanları az. Herkes ruhsat alamıyor.
89
HOBİ
BARBAROS KEÇECİOĞLU/BARBAROS PET SHOP;
OSMAN YAĞCI/CAN AKVARYUM;
Yaklaşık 16 yıldır bu sektörün içindeyiz. Ağırlığımız muhabbet kuşları. Papağan olarak cennet papağanları ve jako
cinsi konuşan, cümle kuran papağanlarlar satıyoruz. En
fazla talep Muhabbet kuşlarına. Jako cinsi bir papağanım
vardı. Omzumda gezerdi. Evin içinde kafese hiç girmeden
rahatça dolaşır gezerdi. Bakımını üstlenmekte çok zorluk
çektim. Papağan özel ilgi ve alaka istiyor.
10 yıldır bu işi yapıyorum. Benim bu işi yapmama ağabeyim vesile oldu. Küçük bir balık akvaryumu ile başladık.
Kısa bir süre sonra, evimizin bir odası tamamen akvaryum
oldu. Ondan sonra da bu işi bırakamadık.
90
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
91
KISA HABERLER
92
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
NOSTALJİ
Tek körüklü, dört tekerlekli, genellikle
çift atlı binek arabasıdır fayton. Çocukken faytoncunun yanına binmek harika
bir duyguydu.
Türkülere bile konu olmuştu.
Nasıl mı?
"Aynalı körük" türküsünü bilirsiniz.
"Aynalı körük olmazsa ben gelin gitmem
/Ud, kemani çalmazsa aynalı körüğede
binmem"
O meşhur, hareketli türkünün nakaratı
böyleydi.
Son zamanlarda talika, kinto, kâtip odası,
lando denilen çeşitli tipte arabalar yapıldı. Bütün bunlarla sadece insan taşınırdı.
Otomobilden sonra fayton yavaş yavaş
bırakıldı, büyük şehirlerde tamamen ortadan kalktı, Anadolu kasabalarında ise
sayısı azaldı. Son yıllarda tekrar canlanan
fayton kültürü bir çok şehirde çoğaldı bu
yüzdende Manisa akhisarda fayton fabrikası kuruldu bu fabrika dünyanın bütün
ülkelerine fayton gönderiyor.
Lando ile kupaların oturma yerleri tamamen kapalıdır. Tek veya çift atla çekilen faytonların körükleri yarı yarıya ve öne doğru
kapanacak şekildedir, sürücü için ön kısımda yüksek bir yer vardır. İstanbul adalarında
motorlu taşıt kullanma yasağı olduğu için
faytonlar bu adaların özelliğini teşkil eder.
Konya'nın faytonlu günlerini gelin üç
ayrı isimden dinleyelim:
At arabası anlamına gelen fayton kelimesi
Fransızcadan geliyor. M.Ö. 2800’lü yıllarda
Mısır dolaylarında ilk olarak ortaya çıktığı
söyleniyor. Nostaljik bir havası olan fayton
insanı geçmişe doğru huzur dolu yolculuğa
çıkartırken yaşattığı keyif ise eşsiz oluyor.
Faytona kısacası at arabası diyebiliriz ancak daha detaylı bir tanım vermek gerekirse körüklü, dört tekerleği olan bir atlı
binek arabasıdır.
Fayton günümüzde pek tercih edilen bir ulaşım aracı değildir. Faytonu sadece eski dokuyu yaşatmaya çalışan nadir yerlerde bulabilirsiniz. Bu yerlere örnek verecek olursan
İstanbul’da Adalar diyebiliriz. Osmanlı zamanında çok yaygın olan Fayton günümüzde
yerini motorlu taşıtlara bırakmış durumda…
Osmanlılar zamanında arabalara genellikle kupa adı verilirdi.
M. SABRİ DOĞAN
Eski dönemin tek binek arabası olan
fayton arabası bakımlı ve görkemli vasıtalardı. Bir çift süslü kuşamlı küheylan
gibi atların çektikleri bu gıcır, gıcır arabalara binmek bir zevkti. Faytonlar iki çeşit olurlardı. Birisi körük arabaları diğeri
kupa arabalarıydı ki bunlar kapalı olurlardı. İçleri kadife döşemeli kapılarıyla
birlikte, basamakları da açılıp kapanan
kupalar zamanın en lüks ve en pahalı vasıtalarıydı. Genellikle baba evinden koca
evine giden gelinler bu kupa arabalarına
bindirilirdi. Yabancı gözlerden uzak tutulurdu. Gençliğin tatil günlerinde en belli
başlı eğlencesini sinemaya gitmek veya
özellikle yaz mevsimlerinde bir arabaya binip şehir etrafında tur atmak teşkil
ederdi. Bir kaç arkadaş bir körük arabası
kiralar, hükümet alanından İstasyon, İsmail Paşa Değirmeni'ni takiben İhsaniye,
Devlet Hastanesi önünden yine Hükümet Alanı'na dönerdi ki bu geziler içinde
sadece 25 kuruş ödenirdi.
MUSTAFA ÇETİN
Taksi sayılacak kadar az, körük de (fayton) lüks araçlar arasındaydı. Zira o yıllar
da körük gelin arabası olarak kullanılırmış.
Annem rahmetlinin de gelin arabası körükmüş. Özene özene anlatırdı: Atları grafon
kağıtlarıyla süsler, körüğün kenarlarına balonlar bağlanır, arabacı da biraz düzenli giyinirmiş. “Gelin arabası bu ya” körükler daha
çok İstasyon da, Alaaddin de, Mevlana’nın
karşısında Kayıklı Kahve’nin önünde dururlardı. Konya’nın yerlisi zorunlu kalmadıkça bu arabalara binmezlerdi. Belediye
otobüsü sadece Meram’a çalışır ve saat başlarında giderdi. O yıllar da eski Meram Yolu
vardı, gidiş gelişler bu yoldan yapılırdı.
SEYİT KÜÇÜKBEZİRCİ
Türbeönü'nde, Sedirler’e gidilen yolun
başlangıcında, sol yanda bir “Arabacılar
Kahvesi” vardı. Onlarca ‘körük’, günün
her saatinde önünde birikir; atlar nefes
alır, arabacılar dinlenirdi. Bilirsiniz herhalde; Konyalı “fayton”a “körük” der.
93
KISA HABERLER
GÜLSEREN
BÜYÜKALTUNEL
EROL SUNAT
İSTANBUL'DA AÇILAN İLK TÜRK ECZANESİNE "NE ARARSAN BULUNUR, DERDE DEVADAN
GAYRI" DİYE BİR TABELA ASMIŞLAR. BİZDE, KONYA'NIN GARİPLER MAHALLESİNİN İLK ECZANESİNİN HİKAYESİNİ ANLATALIM BU SAYIMIZDA.
1977 yılı ortalarında eski adı Garipler Mahallesi olan İhsaniye'de, Palalı Cami karşısına açılan Firdevs Eczanesi müşterilerini kabul etmeye başladığında, Tıbba kadar başka bir eczane yoktu. Ne Vatan Caddesi açılmıştı, ne de Millet Caddesi. Eczane önüne çıktığınızda çıplak gözle Numune Hastanesini görebilirdiniz. 2-3 katlı yeni evler tek-tüktü. Genel olarak
tek katlı kerpiç evler vardı İhsaniye'de.
Üstelik Konya'da bir kaç tane olan hanım eczacılardan biriydi Firdevs Eczanesinin Eczacısı. Şu andaki Yapıcı, Demirci ve Uluşahin İş merkezlerinin bulunduğu yerler bahçeydi,
depoydu. Yine çıplak gözle İtfaiye binasını, Askeriyenin önünde ki Atatürk panosunu görebilirdiniz. Ne Belediye Sarayı vardı, Ne Defterdarlık binası, ne Ticaret Odası, ne de Hacıveyiszade Camii. Firdevs Eczanesi dünden bugüne bir çok olaya ve gelişmelere şahitlik
ede ede bugünlere geldi.
Gülseren Büyükaltunel o yılların ilk hanım Eczacılarından. Konyalı. Altınçeşme İlkokulundan mezun. Ortaokulu Kız Ortaokulun'da, Liseyi Atatürk Kız Lisesinde okumuş. 1966
Lise mezunu. 1968 yılında da Üniversiteye gitmiş.
En büyük hayalinin Amcası Ali Berkoğlu gibi eczacı olmak olduğunu söyleyen Gülseren
Hanım, daha 3-4 yaşlarındayken Eczacı olacağını söyleyenlerden.
Gülseren Büyükaltunel, amcasınında büyük desteği ile İstanbul Özel Nişantaşı Eczacılık ve Diş
Hekimliği Fakültesinin, Eczacılık bölümüne kaydolur. Ailede ikinci Eczacı kendisidir artık.
94
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
95
RÖPORTAJ
Üniversitedeki öğrencilik yılları sırasında
Yüksek Makine Mühendisi Mehmet Ali
Büyükaltunel ile evlenir.
MEHMET ALİ BÜYÜKALTUNEL
Gülseren Hanım, Eczane açma fikrini anlatırken, "Ben önce Eczane açmak istememiştim. Bir arkadaşım vardı, sigortada
eczacıydı. Onun kocasının Eczanesi vardı.
Bana onlardan çalışma teklifi gelince tamam dedim. Kısa bir süre sonra biz vazgeçtik, eczaneyi kapatacağız dediler. Bayağı bir
sükutu hayale uğradım. Şimdi düşünüyorumda iyi ki açmışım burasını." diyor.
Eczanenin adının neden Firdevs olduğu
da, oldukça hoş bir hikaye.
Gülseren Hanımın kayınvalidesinin adı
Firdevs, Osmanlı bir kayınvalide. Eczacı
Hanımın kızının adı da Firdevs. Eczanenin
açıldığı günden beri değişmeyen kalfası
Ali Bozdemir, bende buradan ekmek yiyorum, ekmek paramı buradan kazanıyorum
diye ikinci kızının adını Firdevs koymuş.
ALİ BOZDEMİR
96
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
Gülseren Hanım, oğlum olursa eşimin
babasının adını, kızım olursa kayınvalidemin adını koyacaktım diyor. Adı tek
isimdi, oldukça anlamlıydı. Kayınvalideme kız olursa, Eczacı senin adını koymaz
demişler. Eczacı benim adımı koyar mı,
diye anneme kadar sormaya gelmiş kadıncağız. Gerçekten çok iyi insandı, diye
anlatıyor rahmetli kayınvalidesini.
GÜLSEREN BÜYÜKALTUNEL
İlk siftahımız diş macunuydu
Konya merkez Dolav Mahallesinde (Eski
Aslanlıkışla) doğup büyüyen, Mehmet Ali
Büyükaltunel, Yıldız Teknik Üniversitesi
mezunu, Selçuk Üniversitesi Harita ve
Makina Mühendisliği Fakültesi kurucularından ve Öğretim üyelerinden, görevlerinden arta kalan zamanını eşine yardım
etmeye ayırmış. Mehmet Ali Bey, o günleri bakın nasıl anlatıyor;
"Sene 1977. Eczanenin yeri konusunda
araştırma yaptım. Şekere kadar, Tıbba kadar bir başka eczane yoktu. İhsaniye de o
zamanlar şimdi Ersin Düğün Salonu olan,
Büyük Sinema ve BP petrol vardı. Sinemanın girişinde bir bakkal dükkanı vardı. Önce
orasını Eczane olarak açalım dedik olmadı.
Şu andaki Eczanenin yeri inşaat halindeydi. Biz uygun bir yer bulamayınca sonunda
burası nasip oldu. 37 sene evvel, 1977 yılının
Ağustos ayında Eczaneyi açtık. Eczanenin
bulunduğu caddeye Hastane caddesi deniyordu. Ana caddeydi. Konya'nın 70. Eczanesi olarak açıldı. Ramazan mübarek bir
gündü. Hemen karşımızda ki Palalı Camiinde sabah namazını kıldık. Müezzin Mustafa Elmalı vardı. Dualarla açtık eczaneyi.
İlk siftahı da Mustafa Elmalı Hocaya bir diş
macunu satarak yaptık."
Yardım etmeye diye geldi
oradan emekli oldu!
Eczanenin kuruluşundan bugüne kadar
gelen Eczacı Kalfası Ali Bozdemir, yardım
etmeye diye geldiği Firdevs Eczanesinden emekli olmuş. Akpınar'lı. (Bulamas)
Onunda hikayesi kendi anlatımıyla şöyle;
"İlkokul 2. sınıftayken Eczacı Ali Berkoğlu
ve kalfası Haydar abi ve Naci Abi bizim
köye geldiler. Misafirlerin elini öptüm. Dedem, bu çocuk benim torun dedi. İlkokuldan sonra okur mu diye sordular. Dedem
ne okuması yav dedi, mümkün değil. O
zaman okul bittiğinde bu çocuğu al gel yanıma. Nereye? Eczaneye...
Okulu bitirdim. Babam kolumdan tuttuğu
gibi eczaneye getirdi. Ömür Eczanesine. Eti
senin kemiği benim dedi. Eczane eski Tellal
Pazarının tam karşısındaydı. Şimdi yerinde Derman Eczanesi var. Sene 1974 olabilir. 1977 yılında Firdevs Eczanesi açıldı. Osman Abi dükkanı yerleştirmeye gitti. Ben 3
aylığına diye geldim. 3 ay, 4 ay oldu. Gülseren Abla, aldığım maaşın iki katını verdi
ve bundan sonra buradan gitmek yok dedi.
Ne dediysem olmadı. Daha sonra işler açılmaya, eczane hareketlenmeye başladı.
O yıllarda Firdevs Eczanesinden hastane tarafına baktığınızda Numune hastanesi direkt
görünürdü. Demirci ve Yapıcı İş Merkezlerinin bulunduğu alanlar bahçeydi. Tek katlı
kerpiç evler vardı. Tıp istikametine baktığınızda Askeriyenin önündeki Atatürk resmi görünürdü. O kadar açık bir alandı. İhsaniye'nin
adı Garipler mahallesiydi. 1977-78 yıllarında
müşteriler eczaneye girerken, ayakkabılarını
dışarıda bırakır öyle girerlerdi içeriye. Şu hürmete, şu saygıya bakın. Eczaneler bakkal dükkanı gibi olduktan sonra, Eczacı Eczacılığını,
kalfa kalfalığını, çırak çıraklığını bilmiyor."
KISA HABERLER
97
KISA HABERLER
ALÂEDDİN KÖŞKÜ
Tepenin Sultan Kapısı’na yakın kuzey
eteklerinde Selçuklu Köşkü ve Alâeddin
Köşkü olarak anılan köşk, Sultan Kılıçarslan II.(1156-1192) döneminde 10x10
ebadında kare bir plan üzerine iki katlı
olarak inşa edilmiştir. Zamanla depremlerin de tesiriyle harap olan köşk, Konya
Surları inşa edilirken I.Alâeddin Keykubat tarafından onarılıp genişletilmiştir.
Köşk bundan sonra Alâeddin Köşkü
olarak anılmıştır. Köşk, Osmanlı’nın ilk
dönemlerinde vali konağı olarak kullanılmış, bilahare harap olmuştur. 20. yy.
başlarında resimde görüldüğü şekilde iki
katlı olan köşk, köşkün duvarları altında
yapılan kazılar yüzünden üst katı tamamen çökmüştür. Sade bir duvar parçasından ibaret saray kalıntısı halen bir beton
şemsiye ile korunmaktadır. 2012 yılında
köşkün yeniden yapılması düşüncesiyle
çevresinde geniş bir alanda kazı yapıldı.
SU DEPOSU
Tepede mevcut, fakat günümüzde kullanılmayan su deposu da, 1320 H. 1902
M. yılında Vali Ferit Paşa zamanında,
Konya’ya Çayırbağı Suyu getirildiğinde
yaptırıldı. Deponun kitabesi Abdülhamit
98
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
Han’ın adını taşır. Deponun alt tarafında
bulunan iki çeşmenin kitabesi, Latin harflerine geçildikten sonra, Konya’da pek
çok kitabe arasında, bu çeşmelerin kitabeleri de kazındı. (13)
Tespitlerimize göre, İç Kale Mahallesi içerisinde, özellikle tepenin güney taraflarına doğru, günümüze kadar gelemeyen
bazı kiliseler bulunmaktadır. Bunlardan
birisi, eski Ordu Evi binasının ( Eski Ordu
Kütüphanesi) yerinde bulunan Rum Kilisesidir. Ordu Kütüphanesi daha önce
yıkılan bu kilise arsası üzerine, iki parsel
birleştirilerek inşa edilmiştir.
Konyalı’nın bir yabancı yazardan yaptığı
nakle göre de, Selçuklu Köşkü’nün sol tarafında, Kayseri mimarı tarz-ı kadiminde
yapılmış mahrutî damlı bir küçük kilise
vardır. Tepenin güney sath-ı mailinde biri
birine bitişik birer Rum ve Ermeni kilisesi ile mezarlıkları bulunmaktadır. Yine İç
Kale Mahallesi içerisinde, diğer bir kilise
de Alâeddin Tepesi’nin tam karşısında, Mimar Muzaffer caddesi ile Alâeddin Bulvarı
arasındaki köşededir. (Terziler İş Hanı’nın
karşısı) Kilisenin arka ve batı tarafı tamamen kabristandır. Kilise, bulvar açılması sırasında tamamen Alâeddin Bulvarı altında
kalırken, kabristan üzerine de binalar inşa
edilmiştir. Kabristan ve kilise akarı olarak
yapılan dükkânlar, Tapu Kadastro kayıtlarında da görülmektedir. Yine Konyalı’nın
anlatımına göre, tepenin güneyindeki bu
Rum ve Ermeni kiliseleri Eflâtun Mescidi
(Saat Kulesi) yıkılırken yıkılmış, hatta bu
kiliseler yıkılırken bir belediye görevlisi
de hayatını kaybetmiştir. 141)
HALKEVİ VE BELEDİYE
SİNEMASI BİNALARI
1950’li yıllarda ayakta olan bu binalar,
Rumlardan intikal eden Rum Tatbikat
Mektebi ile tatbikat binası olarak kullanılan tiyatro binalarıdır. 20.yüzyıl başında
yapılan binalar eski Kilise Sokağı üzerinde, Orduevi binasının hemen güney
eteklerindedir. Sonradan Rum Mektebi
Halkevi, Tiyatro binası da uzun yıllar
Belediye Sineması olarak kullanılmıştır.
Bu binaları hâlâ hatırlayanlar vardır. Her
iki bina da belediyenin mülkiyetindedir. Rum Tatbikat Mektebi, 1933 yılında,
Cumhuriyet Fırkası Genel Merkezi’nin talebi üzerine, 500 lira bedelle Cumhuriyet
Fırkasına verilmiş ve bu bina sonradan,
Konya Halkevi kapanıncaya kadar Halkevi Binası olarak kullanılmış, daha sonra
yıkılmıştır. Rum Tiyatro Binası ise 1960
KISA HABERLER
yılında yanıncaya kadar, Belediye Sinema
binası olarak kullanılmıştır. Her iki binanın
da resimleri verilmiştir. (15)
Alâeddin Tepesi’nin, tamamen binalardan
arındırılıp, çıplak hale getirildiği bir dönemde tepeye, bir Rum mektebi ile bir tiyatro binasının yapılmasına müsaade edilmesi dikkat çekicidir. Binaların, İstanbul
Hükümetine yapılan bir baskı sonunda
inşa edildiği tahmin edilmektedir.
İlk Orduevi binası, 1927 yılında Maliye Hazinesine ait Kilise Sokağı üzerinde, eski
bir kilise arsası üzerine, 5. Kolordu adına
9 oda, 1 salon, 2. koridor, 1 bodrum ve avluyu havi olarak Fahrettin Paşa tarafından
Askeri Kütüphane olarak inşa edilmiştir.
Bina, 9. ve 10. parseller birleştirilerek 11
parsel numarasıyla 25.5.1932 tarihinde hazine adına kütüphane binası olarak kaydedilmiştir. Daha sonra yıkılıncaya kadar bu
bina, Orduevi olarak kullanılmıştır. (33)
Kütüphane olarak yapılan bina, 1960 yılında
Cemal Tural Paşa zamanında yıkılarak yerine bugünkü Orduevi binası inşa edilmiştir.
ALÂEDDİN KEYKUBAT DÜĞÜN SALONU
İlkin, 1954 yılında Belediye tarafından
Alâeddin Gazinosu olarak inşa edilen
bina, Sıtkı Bilgin’in belediye başkanlığı
döneminde (1958-1960), Amerika’nın
Kaliforniya eyaletinin Torrance şehri ile
Konya’nın kardeş şehir olmasının hatırasına ismi, Torrance Gazinosu olarak değiştirildi. (Konya Ansiklopedisi) Bina, yapılan
pek çok tadilatla günümüzde uzun yıllar
Alâeddin Keykubat Düğün ve Konferans
Salonu olarak kullanıldı. Bina günümüzde
sosyal faaliyetler için kullanılmaktadır.
Tepenin doğu yamacında, Alâeddin
Caddesi’nin tam karşısında Cumhuriyet
döneminde yaptırılan bir de Hava Şehitleri
Abidesi yer almaktadır. Netice olarak, pek
çok kadim medeniyeti bağrında barındıran tepe korunamadığı gibi, büyük boyutlarda tarihî doku da tahrip edildi. Yetmişseksen yıl içerisinde tepe şekilden şekle
sokuldu. Yapılan ihanetlerle dünyada bir
eşi daha bulunmayan Selçuklu Köşkü’nün
yıkılması hızlandırıldı. Bir tarafta tepeyi
meskenlerden kurtarırken, diğer tarafta
onların yerine beton binalar dikildi.
İÇ KALE MAHALLESİNİN
ORTADAN KALKMASI
Alâeddin Tepesi, 19. yüzyılın sonlarına
doğru süratle meskenlerden arındırılması sebebiyle 1926-1927 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tepede
Orduevi, Halkevi, tiyatro binası, bir fırın
ve tepenin kuzey batısında bir mesken
dışında başka bina tespiti yapılamadığı
görülmektedir. Resimlerde gözüken ve
1920 yılına doğru yapılan Elektrik fabrikası da, tepenin hemen kenarında yer almaktadır. 1313/1897 yılında Konya’ya gezmek için gelen ve Meram’da kardeşinin
yanında iki ay kalan tarihçi Ahmet Tevhit
Bey, arkadaşı Osman Ferit Sağlam’a gönderdiği mektuplarda o döneme ait çok
kıymetli bilgiler verir. Mektupların birisinde ifade ettiği gibi Alâeddin Tepesi’nde
köşk harabesi, Alâeddin Camii, Saat Kulesi ile biri birine muttasıl Ermeni ve Rum
kiliselerinden başka tepede bina yoktur.
Tepe, arsa-i haliyeden ibarettir. Demek
ki tepede evler 1897 yılından önce yıktırılmıştır. 1897 yılında Rum Mektebi ile
Tiyatro Tatbikat binası da henüz yapılmamıştır. Yine Ahmet Tevhit Bey’in anlattığına göre “… Tepenin etrafı vaktiyle surlar
ve hendekle muhattır (çevrilidir). Sur harap olmuş ve hendek hayli dolmuştur…
“Biraz ileriye doğru gittim kalenin bakiyesinden bir kapı yeri gördüm. Yıkıyorlardı.
İsmini sordum, Zindankale, dediler” Verilen bu bilgiler son derece önemlidir. (35)
Ahmet Tevhit Bey’in ifadesine göre, demek ki Zindankale 1897 yılı TemmuzAğustos aylarında yıktırılmaya başlanmıştır. Ondan sonraki elli yıl içerisinde de
kalenin içi, şehrin çöpleri ile doldurulmaya
çalışıldı. Zindankale’nin bir duvarı, 2009
yılında katlı otopark için yapılan hafriyat
sırasında ortaya çıkarıldı. İçkale mahallesinde son bir asır içerisinde büyük değişiklikler olmuş, tepe binalardan arındırıldıktan ve etrafındaki yollar genişletildikten
sonra mahalle tamamen tarihe karışmıştır.
____________________
1. Konyalı, Konya Tarihi, s. 123-125,
2. KŞS:10/13; 10/147-1; 10/15-; 45/33-2.
3. Konyalı, Konya Tarihi, s. 129.
4. Konyalı,1964, 836
5. KŞS. 10/176-1.
6. Baykara, 1998, 30-31, 33.
7. Konyalı, 1964, 353.
8. Atçeken, 2003, 4.
9. Konyalı, 1964 824,831
11.Önder, 95).
12. Uz, Baha Veled’den Günümüze Konya
Âlimleri ve Velileri, Konya 2004, s.
13. Konyalı, 1964, 991)
14. Konyalı,1964, s. 1078.
15. Tapu Kadostra kayıtları.
99
KISA HABERLER
2014 YILI İTİBARIYLA TATLISU ÇEŞMESİ BİNE ULAŞMIŞ BİR
ŞEHİRDE YAŞIYORUZ. TATLISU KONYA İÇİN BİR NİMET,
NEREDEYSE HİÇBİR ŞEHİRDE OLMAYAN APAYRI BİR GÜZELLİK
Konya bir su şehri. Roma döneminden kalan şehir içi su şebekesi, Selçuklu döneminde daha da geliştirilmiş, şehir Başkent olduktan sonra bu konuya ağırlık verilmiş. Özellikle Selçuklu vezirlerinden Sahip Ata Fahrettin Ali, şehir içi su yollarını düzenleyenlerin
en başında geliyor. Osmanlının meşhur seyyahı Evliya Çelebi, Konya içindeki göllerden billur gibi sular akan çeşmelerinden, 360
lülesi yani çeşmesi olan şehrin su zenginliğinden ve Meram deresinden bahsediyor. Adı gibi tatlı olan tatlısu, Konya'ya has bir su.
Bin çeşmeden akan, bin çeşme ile Konya'nın en ücra köşesine kadar ulaşan, yeterli çeşmesi olmayan mahallelerin çeşme talebinde
bulunarak, yetkililerin kapılarını aşındırdığı çeşmeler onlar. Konya hanelerinde iç huzuru ile içilen bir su, tatlısu. Her çeşmenin, her
çeşme başının kendine has olayları, hikayeleri var. Kimbilir neler yaşandı o çeşmelerin başında?
Çeşmeler buluşmaların, kavuşmaların, çeşme başı aşklarının, su doldururken kurulan dostlukların, dedikoduların ve adres tariflerinin de menbaı aynı zamanda. Tatlısu denildiğinde tatlısu kaynaklarını bilmemiz gerekiyor.
KONYA VALİSİ FERİT
PAŞA'NIN 1902 YILINDA
ŞEHRİN SU İHTİYACINI
KARŞILAMAK İÇİN ŞEHRE 20
KM. MESAFEDEKİ ÇAYIRBAĞ
KÖYÜNDEN PİK BORULARLA
ŞEHRE SU GETİRDİĞİ VE
ALAADDİN TEPESİNE SU
DEPOSU YAPTIRMASI İLE
ANILAN TATLISU BİR
ASIRDAN BERİ KONYALILARIN
EVLERİNDE İÇME SUYU
OLARAK KULLANILIYOR.
100
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
GÜNCEL
16. yüzyılda Yavuz Sultan Selim zamanına uzanan Dutlu kaynağından şehre getirilen su ise Dutlukırı mevkiinden gelen
bir tatlısu kaynak suyu.
Mukbil kaynağı Alaaddin Keykubat döneminde Beypınarı kaynağı ile birlikte şehre on
km. mesafeden getirilmiş bir kaynak suyu.
Beypınarı kaynağıda, Mukbil Pınarı ile
birlikte şehre Alaaddin Keykubad döneminde getirilmiş bir kaynak suyu.
Kırankaya kaynağı 1996 yılında KOSKİ
Genel Müdürlüğü, Kırankaya mevkiinden şehre kazandırılan bir tatlısu kaynağı.
Bu kaynaklardan getirilen sular yüzbinlerce metrelik şebeke ve bin çeşmeyle
Konya'ya veriliyor.
BİN ÇEŞMEDEN EVLERİNE
TATLISU ALIYOR KONYALI
*/*/*/*/*
Konya’da Selçuklu, Karamanoğlu ve Osmanlı döneminde yapılmış çeşmeler bulunmaktadır. Osmanlı döneminde şehrin
su ihtiyacının artması üzerine yeni su
kaynakları bulunmuştur. Yavuz Sultan
Selim zamanında şehre Dutlu Suyu getirilmiştir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde de su kaynakları daha da arttırılmıştır. XIX.yüzyılda Vali Ferit Paşa
Kızılviran Dağları’ndan Çayırbağ Suyunu
demir borularla şehre getirmiştir.
Konya ile ilgili kaynaklarda 1344 yılında
şehirde 404 çeşme, 3 havuz ve beş şadırvan olduğu yazılıdır. Ancak bunların çoğu
mimari değeri olmayan bezemesiz çeşmelerdir. Bazıları kitabeli olan bu çeşmeler köfeki taşından yapılmıştır. Onarımlar
sırasında ve yol yapımı nedeniyle birçoğu
ortadan kalkmış, kimileri de özgünlüğünü yitirmiştir. Bu çeşmeler arasında
en önemlileri; şehrin en eski çeşmesi
olan Yavuz Sultan Selim Çeşmesi (1519),
Uluırmak’ta Gevraki Çeşmesi (1537),
Kapu Çeşmesi (XIII.yüzyıl), Nakiboğlu
Çeşmesi (1444), Topraklık’taki Ak Çeşme
(1555), Fakih Dede Mahallesi’ndeki Ali
Paşa Çeşmesi (1555), Piri Mehmet Paşa
Cami yanındaki Mehmet Ağa Çeşmesi
(1589), Fakih Dede Çeşmesi (1555) ve Şemiş Çeşmesi’dir (1519).
Konya çeşmeleri değişik tiplerde yapılmıştır. Daha çok köşe başlarında, meydanlarda meydan çeşmeleri olarak ve iki cepheli
çeşmeler olarak yapılmışlardır. Düz cepheli olan çeşmeler de ayrı bir grup meydana
getirmiştir. Bu çeşmelerin çoğunun üzerinde ahşap sundurmalar vardır. Konya’da
kitabeli çeşme sayısı yüzün üzerindedir.
Konya’da çeşmelerin yanı sıra şadırvanlar da bulunmaktadır. Bunların başında;
Mevlana Dergâhı Şadırvanı (1512), Şerafeddin Cami Şadırvanı, Aziziye Camisi
Şadırvanı gelmektedir.
XIXyy. da Konya Valisi Kel Hasan Paşa nın
su mevzuundaki faaliyeti dikkati çeker.
1848 yılında Konya nın Zindankale semtinde yaptırdığı Sevk-abet adlı köşküne
havuzhan su deposundan hususi surette
su almış, çesme ve sebiller akıtmıştır. Bu
yüzyılın sonlarına doğru Konya da akan
çeşme adedi 81 olarak kaydedilmiştir. Bu
adet, şehir ihtiyacını karşılayamadığı için,
Meram çay suyu küplerde dinlendirilmek
suretiyle içilmiştir. Şiddetli yağmurlardan
sonra, içilemeyecek kadar bulanık akan
bu sular büyük toprak küplerde üç-beş
gün bekledikten sonra, ayrı bir küpte durulanarak içilmişti. Bu süzülen çay suyunun leziz ve berrrak olduğu Istanbul un
Karakulak suyuyla mukayese edilebileceği söylenmektedir. Bunun dışında bilhassa şehrin dış mahallelerinde oturan bir kısım halk da kuyu sularından faydalanmış,
7-8 metre derinlikte açılan bu kuyulardan
"Cıngırık" denilen ve iki yüksek agacın
arasına kurulan manivelalı kovalarla kuyudan su alınarak içilmiştir.
Konya'da bir çok hayır eseri ile ismini
ebedileştiren Konya Valisi Avlonyalı Ferid Paşa şehrin su ihtiyacını karşılamak
üzere Cambaz Deli Osman'ın da tavsiyeleri ile 1902 yılında Konya'nın 23 km
güneybatısında Loras dağlarının güney
eteklerindeki bir dere içinde bulunan Çayırbağı suyunu getirmeye karar vermiş ve
bu teşebbüsünü gerçekleştirmek için de
bir "Su Komisyonu" teşkil ederek halktan
tarik bedeli ve teberru olarak 16 bin lira ile
işe başlamıştır. Çayırbağı halkının karşı
çıkmasına rağmen mevcut suyun yarıdan
fazlası 160 mm lik demir borularla istasyona, buradan da Alaaddin tepesinde ve
inşaa edilen 500 tonluk Kargir depoya
aktarılmış, yine demir borular vasıtasıyla
elli kadar çeşmeye taksim edilmiştir.
Çayırbağı suyunun getirilmesinde büyük
emekler sarfedenlerin başında, Konya eşrafından Koyunuğlu Mustafa Efendi gelir,
Çayırbağı Konya şehrinden 250 metre
yüksek olduğu için depoya inen suyun
tazyiki kolayca temin edilmiştir. Avlonyalı Ferit Paşa'nın eseri olan Çayırbağı
suyu, 1905 yılında Konya Valisi Faik Bey
tarafından tekrar ele alınmış ve iki bin
lira masrafla tesisler yeniletilmiştir. 1907
yılında Vali Hüsnü Bey'in teşebbüsleri ile
Konya'nın batısında Loras dağları eteğindeki Mukbil ve Beypınarı kaynakları 175
mm. Çapında ve 12 Km uzunluğundaki
pik borularla, tekrar şehre isale edilmiştir.
1990'lı yıllardan itibaren her mahalleye bir
tatlı su çeşmesi yapmak için geceli-gündüzlü bir çalışma başladı. Bugün dört bir yanı
bin çeşme ile donatılmış bir Konya var.
101
VİZYON KÖŞE
SEYİT KÜÇÜKBEZİRCİ
KONYA'DAN ŞAİRLER, BESTEKÂRLAR, GÜFTEKÂRLAR
TAHİR SAKMAN
DİYOR Kİ;
" -Tahir olmak da ayıp değil,
Zühre olmak da"
TAHİR SAKMAN'IN KİTAPLARI İLE, "MÜŞERREF" OLMAMIŞSANIZ ; GEÇ KALMIŞ SAYILMAZSINIZ.
BİLEN OLUR, BİLMEYEN OLUR; GÜNLÜK HAY HUY İÇİNDE KAÇIRILMIŞ OLABİLİR... AMA, KONYA'YI, YÂNİ BU
TILSIMLI ŞEHRİ SEVENLER; YUNUS EMRE GİBİ " AŞKA SALÂ" DİYENLER, TAHİR SAKMAN'INŞİİRLERİNİ GÖRMELİ...
KİTAPLARINA NASIL ULAŞILIR, YAZIMIN SONUNDA SÖYLEYECEĞİM.
Tahir Sakman, şimdilerde "Elliyedi yaş suları"
nda dümen tutuyor...En güzel denizlerinde...
Benim "mihenk taşı"ma göre iyi bir şair, iyi
bir yazar; dikkatli bir halk bilim araştırmacısı...hani bir türkü var ; " - Haydan olur, huydan olur ; bu güzellik soydan olur" der...Tahir
Sakman'ın " sanatçı damarı" da soydan gelir.
Konya halk türküleri bâbında "Konya Klasiği"
rahmetli Mazhar Sakman'ın oğlu; ünlü Müzik
adamı, bestekâr Vedat Sakman'ın kardeşi...
*/*/*/*/*
"Bir hayat yetmez" şiir kitabının şairi " Derviş
Ozan" da Tahir Sakman... Kadim Türk vezni "
hece vezni" nden, "serbest nazım" da şiir söylemeye geçti, ama Tahir "hece" de soluklu bir şair.
"Hasret Sevgiden Öte"; "Söylesem Güç
yetmez, Sussam İşkence"; "Yasadışı Aşk";
"Soğuk Ülkenin Sıcak Kızı Maria"da Tahir
Sakman'ın şiir kitaplarının adları. Kitaplarını
Rampalı Çarşıda ki kitapçılardan; ya da, internetteki kitapçılarda bulmak mümkün.
"Dümbelek Dünya" da, insan kasırgalarla da,
girdaplarla da karşılaşabilir; labirentlerede düşebilir... İnsanın tutunacağı birşeyler olmalı.
Bence, "şiir" hem sığınılacak bir liman; hem
"tutunacak" bir dal... Biliyorum, Tahir Sakman
da şiire tutundu... "Tutunacak şiirler" söyledi.
" Yer demir, gök bakır" zamanlarda Sakman'ın
şiirlerine tutunabilir, ihtiyacı olan.
*/*/*/*/*
Şiirlerinin bir çoğu'da bestelendi Sakman'ın...
Hasip Celil Kolas'ın bestelediği " Hasret Sevgiden Öte" şiiri ile Doğan Zade'nin bestelediği " Hep Yarım " şiirlerini birlikte okuyalım:
102
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
HASRET SEVGİDEN ÖTE
Sevmek kolay
Zor olan hasret
Hasret sevgiden öte
Sevgiden öte yaşamak
Hasretle
Bıçak sırtında koşmak gibi
Bulutlardan düşmek gibi
Olsun
Düşlerim var benim
Düşüncelerim var ya
Kırarım kilitleri
Yeter ki acıtmayın yüreğimi
Bir ateş düşerse tene
Kanınıza girerse bir sevda
Bilin ki
Hasret sevgiden öte
Ve kaçınılmaz
Söz: Tahir Sakman
Beste: Hasip Celil Kolas
HEP YARIM
Sanma sakın unuttum
Kalbimde seni tuttum
Geleceksin diyerek
Hep kendimi avuttum
Uzun yıllardan sonra
Masal konmuş dudağa
İlkbaharda olmazsa
Sonbahara mutlaka
Sen olmayınca canım
Eksik kaldı bir yanım
Bir ömür hasretlerle
Yaşadık yarım yarım
Koştukça adım adım
Dile düştü feryadım
Yarım yarım olsada
Yine mutlu yaşadım
Hep yarım çok yarım
Eksik kalmış yıllarım
Sen üzülme canım
İnan mutlu yaşadım
Söz: Tahir Sakman
Beste: Doğan Zade
KISA HABERLER
Tahir Sakman; Şiiri yazan değil yaşayan adam
Tahir Sakman'ın şiiri "kurgusuz" bir şiirdir. "
Şiir yazayım" diye oturmaz; önce dolu dizgin
yaşar; sonra yaşadığını sanatçı genlerinden
gelen gizemle şiirleştirir.
"Tahir Sakman Şiiri" kendine özgü bir şiirdir;
" Tahir Sakman" cadır. Şiire şiir olarak bakarsanız, çok mısrada kendinizi bulabilirsiniz; "
Yunus'u sigaya çeken Molla Kasım" gibi bakarsanız, Sakman'ın şiiri yakılacak şiirdir.
*/*/*/*/*
- Çok yönlü bir edebiyat adamı olan Tahir
Sakman..." Deneme" ler yazmıştır; denemeleri " Aşk Yoksa Yaşam Yok" ; " Kırmızı Yazılar"
kitaplarında toplanmıştır.
- "Konya Halk Bilimi"ne de önemli katkılar
yapmıştır. Konya Halk Müziğinin büyük ustalarından Mazhar' Sakman'ın klasik olmuş
türkülerini "Konyalı Mazhar Sakman'dan
Türküler" kitabında toplamıştır. "Dünden
bugüne Konya Oturakları"nı hazırlayarak
uzun yıllar Konya'ya bu konuda negatif bakılmasının haksızlığını, bir halkbilimci etiği
ile ortaya koymuştur.
- Birde romanı vardır; Tahir Sakman'ın. Adı ;
" Leyla'dan Mevlâya / Cennete Yürüyüş" Oylumlu dörtyüz sayfayı aşkın bir roman. Roman Tahir Sakman'ın " Tasavvuf Denizleri"
nde pozitif istihaleler geçire geçire Leylâ' dan
Mevlâ' ya giden mecrada akışının romanı.
Bir Hayat Yetmez
Hasret Sevgiden Öte
Yayınlanan kitapları şöyle; arzu eden Rampalı Çarşı'daki kitapçılarda bulabilir.
Soğuk Ülkenin Sıcak Kızı Maria
Nüve Kültür Merkezi Yayınları
Konyalı Mazhar Sakmandan Türküler
Konya Valiliği İl Kültür Müdürlüğü
Leyla'dan Mevla'ya Cennete Yürüyüş
Tuna Yayınları
Aşk Gittiği Yere Kadar
Nüve Kültür Merkezi Yayınları
Aşk Yoksa Yaşam Yok
Nüve Kültür Merkezi Yayınları
Dünden Bugüne Konya Oturakları
Milenyum Yayınları
Kırmızı Yazılar
Nüve Kültür Merkezi Yayınları
Söylesem Güç Yetmez Sussam İşkence
Yasadışı Aşk
Ramazan Manileri
Karatay Belediyesi Kültür Yayınları
103
KISA HABERLER
EROL SUNAT
Şehit Teğmen Caner Çelik, 24 yaşındaydı.
Annesinin "Caner'im" diye dilinden düşürmediği, babasının iftihar ettiği, devlete hizmet bayrağını gururla teslim ettiği
evladıydı. Daha 4-5 yaşlarında Teğmen
olacağım diyen bir çocuktu. Futbolu çok
seviyordu, çocukluğundan beri Beşiktaşlıydı. Teğmen Caner Çelik, kalemi kuvvetli, oldukça duygusal yazılar kaleme
alan, bir çok yazısı yayınlanan, duygusal,
güzel şiirler yazmış şair ruhlu bir gençti.
Uçma tutkusu onu öylesine sarmıştı ki,
bu tutkusundan hiç vazgeçmedi. Hatta
hiç bir engel bu tutkusuna mani olamadı.
Sonunda helikopter pilotu oldu. 2002 yılından itibaren Skorsky'lerle uçmaya ve
2. pilot olarak görev yapmaya başlamıştı.
Ta ki 19 Şubat 2004 gününe kadar.
HABER AJANSLARI VE GAZETELER
HABERİ ŞÖYLE VERMİŞLERDİ;
HASTA OLAN 2 ERİ BİNGÖL'E GÖTÜRMEK ÜZERE HAVALANAN SKORSKY TİPİ
ASKERİ HELİKOPTER, ADAKLI İLÇESİ
YAKINLARINDA BELİRLENEMEYEN BİR
NEDENDEN DOLAYI DÜŞTÜ.
Tunceli Bölge Komutanlığına bağlı Skorsky
tipi askeri helikopter, Bingöl'ün Yedisu ilçesi
Kabayel Jandarma Karakolunda hasta erler
Edip Onay ile İrfan Yılmazı alarak Bingöl'e
götürmek üzere havalandı. Ancak helikopter,
Bingöl'ün Adaklı ilçesi Hasbağlar mevkiinde
belirlenemeyen bir nedenle düştü. Helikopterdeki kıdemli pilot yüzbaşı Hakan Tan, kıdemli
pilot teğmen Caner Çelik, teknisyen kıdemli
üstçavuş Ercan Demirel, jandarma er Edip
Onay ve İrfan Yılmaz şehit oldu. Tunceli Bölge
Komutanlığına ait başka bir helikopter, şehit
askerlerin cenazelerini Elazığ'a götürdü.
Şehit Teğmen Caner Çelik'in babası Cafer Çelik, şehit Cengiz Topel Karakolunda görevli
Polis memuruydu. O gün Nöbetten çıkmış evine gelmişti. İkindiye doğru kapı çalındı.
104
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
Babası- Cafer Çelik - Kapının gözetleme deliğinden baktım. Rütbeli askerler
vardı kapıda. O günlerde küçük oğlum'da
Manisa'da askerdi. Kapıyı açtım. Kapıda bir
Albay, bir Tabip Binbaşı, birde Yüzbaşı vardı. Hanım bir anda " Cafer yetiş! Canerime
bir şey olmuş! diye bağırmaya başlamıştı.
Gelenler hiç bir şey söyleyemiyorlardı.
Caner'in televizyonun üzerinde bir resmi
vardı sürekli ona bakıyorlardı. Konuya bir
türlü giremiyorlardı. Sonunda Albay, helikopter kazasında Teğmenimizi kaybet-
tik dedi. Üzerimize bir anda karabulutlar
çöktü. Televizyonda alt yazı ile oğlumun
adı geçmeye başlamıştı. Yüreğimize ateş
düştü. Bir müddet ne yapacağımız şaşırdık. Kara haberi televizyonlardan öğrenen
akrabalarımız ve arkadaşlar koşup geldiler.
Şehidimizi, törenle toprağa verdik. Garnizon şehitliğine defnettik. Evlat acısı acı bir
şey. 24 yaşında hayalleri olan bir gençti.
Ben memleketime hayırlı bir evlat yetiştirmiştim. Oğluma bayrağı teslim ettim. Oğlum bayrağı tekrar bana teslim etti.
RÖPORTAJ
az on kere ararım. Son gidişinde aramak
aklıma hiç gelmedi. O beni aradı, anne
ben Malatya'dayım diye. Yalnız bir şey
söyleyeyim, oğlumun yüzüne öyle bir
güzellik gelmişti ki, anlatamam.
Babası - Cafer Çelik- Oğlumla en son 18
Şubat gecesi telefonla konuştum. Polis
merkezinde görevdeydim. Her zaman
ki, mutad konuşmamızdı. Biraz da uzun
konuştuk. Olay günü uçma sırası bir başka ekipteymiş. Yüzbaşı Hakan Tan, hava
tam Skorsky havası, biz yaralıları alır geliriz demiş. Yaralı askeri ve refakatçisini
alıyorlar yarım saat sonra irtibat kesiliyor.
Üç-dört gün önce de Malatya'da teknik
bakımı yapılmış helikopterin.
2005-2014 yılları arasında Konya Şehit Aileleri Derneği Başkanlığı yaptım. Şehitlerimizin her işine koşturdum. O güzel insanlar için onurla ve gururla hizmet ettim. 8
Mart 2014 tarihinde kongremiz vardı bayrağı Recep Pekdemir kardeşime devrettim.
Harp Okulunu bitirdi. Kara Harp Okulunda
da pilot olmak istemiş, burnunda bir sorun
çıkınca yine olmaz demişler. Bir Hakem
Hastaneden rapor aldı. Bir yıl helikopter
pilotu olmak için eğitim gördü. 2002 yılında mezun olarak Helikopter Pilotu oldu.
Annesi - Ayşe Çelik- Caner'im, çok sevecen bir çocuktu. Büyükle büyük, küçükle
küçük olurdu. Şakacıydı. Güleryüzlü ve
pozitifti. Babasının görevi icabı İlkokulu
Ankara'da okudu. Ortaokulun birinci sınıfını Van'da diğer sınıflarını Gebze'de okudu. Oradan Kuleli Askeri Lisesine gitti.
Daha 4-5 yaşlarında Teğmen olacağım
diyordu. Gebze'de 76 kişilik bir sınıfta okuyordu. Gece-gündüz ders çalıştı. Biz onu
dershaneye filanda göndermedik. Hava
Kuvvetlerine katılıp pilot olmak istiyordu.
Muayenede belinde bir açıklık tespit edilince Hava Harp Okuluna gidemedi. Kara
Babası - Cafer Çelik- Evladımız şehit
olalı on yıl oldu. Her yıl dönümünde
derneğimizde mevlid okutuyoruz. Bu
görevi diğer şehit ailelerimiz için de yapıyoruz. Valilik ve Belediyemizden çok
destek ve yardım gördük.
Annesi - Ayşe Çelik- Caner'im, en son
Kurban Bayramında geldi. Kendi isteği
ile bütün akrabalarımızı tek tek gezdi.
Şimdiye kadar böyle bir davranışını görmemiştik. Giderken çok sevdiği Beşiktaş
atkısını unutmuştu. Ben çok evhamlıyım.
Her gidişinde yerine varıncaya kadar en
Annesi - Ayşe Çelik- Caner'imin şehit olmasından 3-4 ay önce, içime bir sıkıntı
çöktü. Bizim Emniyetin doktoruna gittim.
Bana sakinleştirici verdiler. Küçük oğlumda askere gidecek. Bizde komşularla birlikte birbirimize gelip gidiyor, Kur'an ve
Yasin okuyorduk. 15 gün sonra sıra bendeydi. Bilmediğim bir sebeple, bir hafta
sonra olmaz mı dedim. Eşim nöbetteydi.
Nöbetten geldi. Hiç konuşmuyor, susup
oturuyordu. Saat 4 civarı kapı çaldı. Kapıda
askerler. Yetiş dedim Caner'ime bir şeyler
oldu! Okuduğumuz Kur'anı çocuğum için
hazırlamışım. Üniversitede bir kız arkadaşı
vardı. Ciddiydiler. Kızın babasının adı da
Caner'miş. Kız duyduğu üzüntü nedeniyle
tedavi gördü. Her ikisinin de umutları ve
hayalleri vardı, yarım kaldı. Caner için hazırladığım başörtüsü, havlu gibi ne varsa,
bunlar senin deyip o kıza hediye ettim.
Babası - Cafer Çelik- Oğlumun şehadetinden sonra akrabalarımızın bize çok
yardımı oldu. Bizi gece-gündüz hiç yalnız
bırakmadılar. İyi ki Konya dışında değildik. Doktorlar, her zile basılışında rahatsız
olursunuz diye ev değiştirmemizi istediler. Tavsiyeye uyup evimizi değiştirdik.
Son geldiğinde Kurban Bayramı diye gelmişti. Allah öyle bir güzellik vermişti ki,
bir baba olarak Allah'ın verdiği bu güzellik
için şükrettim. Askeri Hastanede yüzünü
gösterdiler. Kaşının, gözünün, yüzünün
güzelliği yerli yerindeydi. Hala gözlerimin önünde, unutamıyorum. Yüzündeki
o nur gözlerimin önünden gitmiyor.
Annesi - Ayşe Çelik- Çok cesur, çok gözü
pek bir çocuktu. Okul yıllarında faaldi.
Her sınıfta müsamerelerde yer alırdı. Caner'imin oradan gelen eşyaları karşıki dolapta. Yarım şampuanı, şapkası, eşofmanları, radyosu, el feneri ve terliği.
105
KISA HABERLER
EROL SUNAT
MUSTAFA SAMANCI/TAHİR CEYLAN
KONYA VİZYON DERGİSİ OLARAK BU SAYIMIZDA DA SOKAĞIN NABZINI TUTMAYA DEVAM EDİYORUZ. BU SAYIMIZDA, ÜLKEMİZİN GÖRDÜĞÜ EN BÜYÜK MADEN
FACİALARINDAN BİRİNE SAHNE OLAN SOMA MADEN FACİASI İLE İLGİLİ OLARAK,
"SOMA'DA YAŞANAN MADEN FACİASI İLE İLGİLİ DUYGU DÜŞÜNCELERİNİZİ
ALABİLİR MİYİZ?" SORUSUNU YÖNELTTİK. SORUMUZ KARŞISINDA, BAZI İNSANLAR KONUŞURUZ AMMA, ADIMIZI YAZMAYIN, FOTOĞRAFIMIZI ÇEKMEYİN
DEDİLERSE DE, HER KİME SORUMUZU SORDUYSAK OLDUKÇA DUYGUSAL CEVAPLAR ALDIK. SOMA'DA YAŞANAN VE 301 MADENCİMİZİN HAYATINI KAYBETMESİ İLE SONUÇLANAN FACİA DA DUYGU VE DÜŞÜNCELERİNİ BİZLERLE PAYLAŞANLARLA HÜZÜNLÜ BİR SÖYLEŞİ GERÇEKLEŞTİRDİK.
106
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
SOKAĞIN NABZI
107
SOKAĞIN NABZI
"Soma'da yaşanan
Maden Faciası ile
ilgili duygu
düşüncelerinizi
alabilir miyiz?"
AHMET TAN
KONYALI
36 YAŞINDA
Soma gerçekten bütün ülkemizi derinden üzdü. Derinden yaraladı. Üzücü bir
olay. İnsanların mecburende olsa öyle bir ortamda
çalışmaması lazım. Devlet
olarak yapılabileceklerin
sanki sınırlıymış gibi yapılması, bazı şeylerin temize çıkarılmaya çalışılması
üzücü. Yapılabilecek ne var? Yapılabilecek çok şey var. Dünyada uygulanan Maden yasalarının uygulanmadığını gördük.
Bunların ülkemizde bir çok madende olmadığını gördük. Ve
ne yazıktır ki, o faciadan sağ olarak kurtulanlar ekmek parası
için benzer ocaklara çalışmaya gidiyorlar. Keşke imkan olsa
bazı şeyler değiştirilebilse.
ADNAN PARLAK
KONYALI
34 YAŞINDA
Somada yaşanan ve 301 madencimin ölümü ile sonuçlanan olaylarda millet olarak
büyük acı yaşadık. Üzüldük.
Kahrolduk. Onlar için dua
ediyoruz. Ben, büyük ihmal
olduğunu düşünüyorum.
Denetimlerin yapılmadığını düşünüyorum. Bundan sonrasında denetimleri kağıt üzerinde yapmayalım. Birebir denetimler yapılmalı.
Gerçek manada denetimler yapılmalı. Denetimi yapanlarında
denetlenmesi gerekiyor. Orada çalışanların insan olduğunun
düşünülmesi, şartlarında ona göre belirlenmesi lazım...
108
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
ABDULLAH YÜKSEL
KONYALI
52 YAŞINDA
Somalıları yaşadıkları sıkıntılar konusunda haklı görüyorum. Hükümetin yanlış
politikaları var. Somalılar
tazminat davaları açıyorlar,
haklılar. Parasal yönden
haklılar, kan davaları açıyorlar haklılar. On yıl önce de
Zonguldakta yine böyle bir kaza olmuştu. Milletimizin ve
hepimizin başı sağolsun. Devletimiz gereken ne ise onu yapmalı. Bir daha böyle ölümler ve acılar yaşanmasın, insanların
gözyaşları dinsin diyorum.
DEMET YILDIZ
KONYALI
26 YAŞINDA
Kelimeler hiç bir şekilde
üzüntümüzü anlatmaya yetmiyor. Gerekli tedbirler alınmıyor. O kadar can yandı. Yapılması gereken birçok şeyin
işletmelerde çalışanlar için
nedense yapılmadığı, işletmeciler tarafından gözardı
edilmesi sonucu, bedeli çok ağır ödendi. Somayı anlatmaya kelimeler yetmiyor. Onlarla birlikte bizde ağladık. Acılarını yaşadık. Ailelerin hayat hikayelerini bir bir okudum.
Aileler yanmış, babalar gitmiş, Evin direği gitmiş, ateş düştüğü
yeri yakıyor. bundan sonrası için, yetkililer üstüne düşeni yaparsa problem olmaz sanıyorum. Gerekli önlemler alınması gerekirken, çok ihmalle karşılaşılmış. Takdir Allah'ın amma ihmalleri
görünce insan daha fazla üzülüyor.
ALİ İHSAN ÖZGÜN
KONYALI
61 YAŞINDA
Yerin yüzlerce metre altında
kaldı çocuklar. Evlerine bir lokma ekmek götürmek için toprakla buluştular. İnsanımızın
iyi niyetine, çabasına rağmen
bu facia yaşandı. Burada siyasi, idari yada firma bazında
bazı eksikliklerin olduğu kabul edilmeli. Avrupa ülkelerindeki gibi şartlar bizde niye yok. İnsan hayatına biraz daha değer
verilseydi bu olaylar yaşanmazdı. Hayatını kaybedenlere Allah'tan
rahmet diliyorum, geride kalan ailelere sabır diliyorum. Devletimiz
bir şeyler yapmaya çalışıyor. Daha fazlası yapılmalı. Bundan sonrası için de gerekli tedbirlerin alınmasını ümit ediyorum.
KISA HABERLER
109
KISA HABERLER
1665 KİLOMETREKARELİK ALANIYLA ÜLKEMİZİN VAN GÖLÜNDEN SONRA
İKİNCİ BÜYÜK GÖLÜDÜR TUZ GÖLÜ. BÜTÜN YAĞIŞLARINI KIŞ MEVSİMİNDE
ALIR. GEÇTİĞİMİZ YILLARDA AŞIRI KURAKLIKLAR YÜZÜNDEN TÜRKİYE’NİN
İKİNCİ BÜYÜK GÖLÜ OLMA ÖZELLİĞİNİ KAYBETTİĞİ İLERİ SÜRÜLMÜŞTÜ. YAZIN GÖLE GİREN HERHANGİ BİR SU BULUNMAMAKTADIR. GÖL SUYU İÇİNDE
BULUNAN TUZ KONSANTRASYONU OLDUKÇA YÜKSEK OLDUĞU İÇİN GÖL
İÇİNDE YAŞAYAN HERHANGİ BİR BİTKİ YOKTUR.
Konya’nın etrafında bulunan dağlardan süzülen suyun Konya havzasında buluşmasıyla oluşmuştur
Tuz Gölü. Adından da anlaşılacağı gibi özü tuz olan bir göl. Yaz aylarında suyunun neredeyse tamamı
buharlaşır. Sular çekildiğinde geriye bembeyaz tuzdan başka bir şey kalmaz. Tuz Gölü, adeta tuz
çölüne dönüşür. Tuz kristallerinin beyaz rengi, tuz kristallerinin ışıltısı ve pırıltısı, göz yanılmalarına
sebep olurken, bir çok göz tuz yığınlarını kar ve buza benzetir.
Türkiye’nin tuz ihtiyacının yüzde yetmişine yakını buradan temin edilir. Ülkemizin en sığ göllerinden
biri olma özelliğini taşır Tuz Gölü. Gölün tamamını bile dolaşsanız derinliği 50 santimi bulmaz. Çünkü
Tuz Gölü Türkiye’nin en az yağış alan bölümünde yer almaktadır. Bu yüzden gölü besleyen akarsular
yönüyle de, oldukça fakir olduğunu söyleyebiliriz.
Tuz Gölü’nü besleyen suları sayacak olursak; Doğuda Şereflikoçhisar’dan geçen Peçenek Suyu, güneyde Eskil’den göle giren Bağlıca ve Kırkdelik suları ile Eşmekaya kaynakları, güneybatıda Tersakan
ayağı ile batıda Cihanbeyli’den gelen İnsuyu.
110
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
SU KUŞLARI İÇİN KIŞLAMA ALANI
Tuz gölü kış mevsiminde sahip olduğu geniş su alanı ile su kuşları
için önemli bir kışlama bölgesi olduğu gibi, Uluslararası kriterlere
göre A sınıfına giren bir sulak alandır. Kuş varlığı açısından bakıldığında Türkiye’nin en zengin göllerinden biridir. Kış aylarında çok
sayıda Sakarca Kazı gölde barınır ve çevredeki tahıl ekili alanlarda
beslenir. İlkbaharda göl içinde oluşan adacıklarda ve göl kıyısındaki
bataklıklarda Suna, Angıt, Çamurcun, Büyük Yağmurcun, Kocagöz,
İnce Gagalı Martı, Gümüşü Martı ve Bataklık Kırlangıcı kuluçkaya
yatmaktadır. Gölün ornitolojik (kuşları inceleyen zooloji alt dalı) önemi yurdumuzda en büyük flamingo kolonisinin kuluçka alanı olmasıdır. Tuz gölünün bir başka benzeri ABD’de bulunmaktadır.
TUZ GÖLÜNDE 22 MİNERAL VAR
Tuz gölü tam bir doğa harikası. Gölde güneşin doğuşu, güneşin
batışı bütün ziyaretçileri büyülüyor. Gelen ziyaretçilerin göl içerisinde yaptıkları yürüyüşler ilgi çekmeye devam ediyor.
Tuz Gölü’nün çekiciliğini artıran bir başka özelliği de kozmetik
etkisi. Bu etki, tuz gölünü gezen yerli ve yabancı ziyaretçiler için
olağanüstü olarak kabul görüyor. Tuz gölünün suyu, tuzu ve çamurunda 22 mineral var. Bu zengin mineral yapı şifa arayanları
Tuz gölüne yöneltiyor. Şifa arayanlar gölde yürüyüşler yapıyor,
gölün çamurunu ciltlerine sürüyorlar.
Tuz gölü ile ilgili çekmiş olduğu fotoğrafları bize gönderen
Tahir Ceylan’a Konya Vizyon Dergisi olarak teşekkür ediyoruz.
111
TURİZM
KAZIM ÖZTOKLU
kazimoztoklu
TURİZM VE
SOSYAL MEDYA
OTELLER SOSYAL MEDYA PAZARLAMALARI İÇİN YETERİNCE UYGUN VE
OLGUN BİR SEKTÖR. GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE, OTELLER KENDİLERİNİ DERGİLERDE, GAZETELER VE EKLERİNDE, AÇIK HAVALARDA, SEYAHAT ACENTELERİNDE VE İNSANLARIN ANLATTIKLARIYLA PAZARLAMAYA ÇALIŞTI.
Şimdi otellerin olumlu,olumsuz ve daha
önce bilinmeyen yönleri en ayrıntılı şekilde, sosyal medya platformlarında ve
seyahat yorum sitelerinde açıklanıyor.
Bunların başında da Tripadvisor geliyor.
Kullanıcıları otel deneyimlerini oldukça
özgün ve tarafsız bir şekilde paylaşıyorlar.
Bu siteler, otelin sunduklarını, diğer otellerin imkanlarıyla kıyaslamak ve size en
uygun misafirleri bulmak için tasarlanmış.
Sosyal medyaya giriş yapmadan önce, sunduklarınızı sosyal medya için önemli olan
4 temel öğeye ( fiyat,ürün,mekan ve kampanyalar ) göre değerlendirmeli ve nerede
112
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
güçlü nerede zayıf olduğunuzu görmelisiniz. Bu sizin üzerinde yoğunlaşacağınız
alanları belirlemenize yardımcı olacaktır.
Son birkaç yıldır, sosyal medyanın otel başarılarındaki rolü hep tartışılan bir konu olmuştur. Bu duruma hangi açıdan bakarsanız bakın, sosyal medyanın otel sektörünü
oldukça değiştirdiği gerçeğini göz ardı edemeyiz. Hala gelir dönüşünü ölçmenin net
bir yolu olmamasına rağmen, misafirlere
ulaşmanın en kolay yol olduğu bir gerçek.
Sosyal dünyayı anlamaya çalışırken, misafirlerle etkileşime girmek daha çok ön
plana çıktı. Bu etkileşim sosyal medyada
TURİZM
bir çok farklı şekilde olabilir. Facebook’ta
beğenme ve paylaşmayken Twitter’da retweet olarak karşımıza çıkıyor. Takipçilerin,
paylaştıklarınızı beğenmesi ve tekrar paylaşması ilk ölçü olarak görülebilir. Bu etkileşimleri dikkatlice takip edip misafirlerin
kişisel isteklerine özel seçenekler sunabiliriz. Misafir olmaktan öte uzun vadeli dostluklar bile kuruluyor bu şekilde.
Günümüzde teknolojinin en büyük güzelliği elimizin altında bir sürü kullanışlı araç
olması. Tabi nasıl faydalanılacağını bilmek
gerekir.Bu yöntem de bu günlerde oldukça kolaylaşan bir yöntem olmuştur. Oteller
artık sadece twitter’ı kullanarak bile yeni
misafirlere ulaşmaya başladılar. Bunun
onlarda uyandıracağı hissi bir düşünün.
Bunu daha nereye gideceğine karar vermeyen insanlar üzerinde de uygulayabilirsiniz. İşin sırrı doğru stratejiyi doğru insanlarda kullanmak.Etkileşimler, daha basit
ve muntazam şekillerde gerçekleşebilir.
Misafirlerinize kayıt anında ya da ayrılırlarken kendilerini sosyal medyada takip
edip edemeyeceğinizi sorabiliriz.Bazıları
pek olumlu bakmasa da, bir çoğu değer
verdikleri markalar tarafından bu tarz bir
ilgi görmekten memnun kalacaktır. Sadece facebook ve twitter’dan takipçilerinizle
etkileşime geçerek yapabilecekleriniz şaşırtıcı sonuçlar doğuracaktır.
İnternet ve Sosyal medya ile ağların güçlenmesinden önce bile misafirler gidip
gördükleri,konakladıkları yerleri ve bu
tesislerde yaşadıkları deneyimleri arkadaş gruplarıyla ve yakınlarıyla paylaşıyordu.Şimdi ise sosyal medyanın karşılıklı
etkileşime olanak veren iki yönlü bilgi
alışverişi sayesinde insanlar diğer insanların tatil daha çabuk ulaşıyorlar. Üstelik
milyonlarca kişinin yaptığı gibi konaklama deneyimlerini bloglarında yazıyor,
otel fotoğrafladıkları yüklüyor, çektikleri
videoları Youtube gibi önemli arama motoru olan video izleme ve paylaşma site-
sinde yayınlıyorlar ve Foursquare’da yer
bildirimi yapıp, yorum yapıyorlar.
Bu mecralar, bir topluluk oluşturmuş insanlardan ve onların yüzlerce,binlerce
arkadaşı, yakınından oluşuyor. Hem fotoğraf, hem video, hem yazı içeriği paylaşıp bu içeriklere bir çok yorum alıyorlar.
Konya Facebook, twitter,foursquare gibi
başlıca sosyal ağlarda son zamanlarda çok
aktif ve kullanıcıların yaş ortalaması da
gittikçe yükseliyor. Eskiden sadece gençlerin kullanıcısı gibi görünen bu mecralara artık yaş ortalaması daha da arttı ve en
aktif kullanıcılar artık bayanlar ve gençler.
Evet artık misafirlerin çoğu tripadvisor,
Booking.com,Expedia ve diğer sitelerde
yazılan yorumları okuyor ve otellerin
web sitelerine veya bloglarını inceliyorlar. Seyahat acentaları, havayolu şirketleri, restaurantlar, oteller, süpermarketler
ve bahsetmediğim diğer sektörler artık
misafirler konaklayacakları oteli sosyal
medyadan araştırıyor ve ona göre konaklama planını yapıyor.Bu araştırmayı yaparlarken online birçok araç kullanıyorlar
ama kararlarını etkileyen yine bu araçlar
değil daha önce buralara giden, gören,
tecrübe eden kişilerin oluşturdukları içerikler ve tavsiyeler… İşte tam da bu noktada oteller misafirlerinin güvendiği bu
mecralarda kaliteli içerik ve hizmetleriyle
yer almak durumunda kalıyorlar.
Artık günümüzde rezervasyonların çoğu
sosyal veya mobil ağlar kullanılarak yapılıyor. Bir firmanın Facebook ve twitter
hesabı üzerinden yapılan işlem ve trafik
çoğu zaman web sitesinin çok üzerinde
olabiliyor. Bu teknolojileri kullanarak konaklama yapmak ve yeni yerler görmek
istediğimizde o kadar çok kriteri gözden
geçiriyoruz ki bazen konaklama planı
yapmak uzun sürüyor.
Günümüzde insanların en az günde 1 saat
sosyal medya’ da zaman geçirdiği, tatil fotoğraflarını, videolarını yüklediği düşünüldüğünde; kişisel yaşanılan deneyimler ve
etkileyici görseller ile seyahat kararı alma
sürecinde etkili olacağı açıkça görülüyor.
İyi ve kaliteli hizmet sunulduğu zaman,
misafir memnuniyeti artar ve otelinizde
konaklama memnuniyetini yaşayan misafir konaklamalarında hep sizi tercih ederler ve çevrelerine de sizi önerirler.
Bunlar olurken sosyal ağlarda otelinizin
potansiyel kitlenizin bulunduğu mecralarda aynı kalite anlayışıyla içerik yayınlayarak sunacak olduğunuz hizmet ve yenilikleri yayınlayarak kitlenizi dolayısıyla
potansiyel misafirlerinizi artırabilir ve misafir memnuniyetinizin ölçülmesi için bu
kanalları kullanabilir, misafirlerinizi dinleyerek alınan geri dönüşlerle gereklilikleri ve hizmetlerinizi iyileştirebilir ya da
yenileyebilirsiniz. Marka bilinirliliğinizi
artırabilir sadık misafirlerinizin sizin için
marka gönüllü marka elçiliği yapmasını
sağlayabilirsiniz. Sosyal medya pazarlamasını stratejinize eklemlenmiş güçlü bir
partner olarak görebilirsiniz.
Kısacası internet,sosyal medya iletişimi
ve dijital pazarlama Turizm Sektörü için
artık bir zorunluluk gibi görünüyor.
113
VİZYON KÖŞE
MUHAMMED IŞIK
muhmed83
Konyaspor yolgeçen
hanı olmasın…
SÜPER LİGE GENÇ BİR KADRO İLE ÇIKMIŞTIK. TAKIM, MADDİ ANLAMDA YAŞAMIŞ
OLDUĞU SIKINTI VE TRANSFER YASAĞINDAN DOLAYI ALT YAPIDAN ÇIKAN GENÇ
OYUNCULARIN AĞIRLIKTA OLDUĞU BİR KADRO İLE SÜRPRİZ BİR ŞEKİLDE SÜPER
LİGE ÇIKMIŞTI. GEÇEN SENE BU KADRO GENEL OLARAK KORUNDU. BAZI OYUNCULAR İSE ANADOLU SELÇUKLU SPOR İLE TAKASTA KULLANILDI VE KİRALANDI.
Geçen sene takımın yaş ortalaması 27,8’di.
Bu yıl yeni alınan ve sözleşmesi yenilenen önemli oyuncularında yaş ortalamalarının yüksek olduğunun altını çizelim.
Süper ligde tecrübe kadar genç oyuncularında önemi var. Yeni transferlerden Barış
22, Benjamin Fuchs 30, Volkan 23, Torje
24, Uğur İnceman 32 yaşında. Sözleşmesi
yenilenen Hleb 33, Hasan Kabze 31, Mehmet Güven 26, Ali Çamdalı 30, Ali Turan
30 ve Kaya Tarakcı 33 yaşındalar.
Yaş ortalamasını biraz yüksek buldum.
Yeni gelen genç oyuncuların fazla forma
şansı bulabileceğini düşünmüyorum.
Takımın kilit oyuncularının yaşlı olması
ilerleyen haftalarda sıkıntı oluşturabilir.
30 yaş üstü oyuncuların sezon içerisinde
sık sakatlanmasını teknik heyet göz önüne alacaktır diye düşünüyorum. Ligden
düştüğümüz sezonlarda yaptığımız gereksiz transferler sezon içerisinde takımı
oldukça zora sokmuştu. Bu yılda yeni alınan oyuncular içerisinde gereksiz olduğunu düşündüklerim var. Umarım ben
yanılırım ama Benjamin Fuchs, Barış ve
Volkan’ın transferleri bana göre gereksiz
transferlerdir. Takımımızda zaten genç ve
yetenekli oyuncularımız var. Onları değerlendirip her mevkii için alternatifli bir
kadro kurulmalı. Özellikle çok iyi bir kaleci transfer edilmeli ki takımı olur olmaz
maçlardan etmesin.
114
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
Orta sahada birkaç kaliteli oyuncu takviyesi ile takımın iyi işler yapabileceğini
düşünüyorum. Hleb, Konyaspor için en
iyi transferdir. Uğur, Mehmet, Ali, Torje, Ömer Ali, Borek, Recep, Erdal, İshak,
Mbamba arasından tercih yapılarak bazı
oyuncularla yollar ayrılmalıdır. Kibong,
Borek ve Erdal ile yollar ayrılarak yabancı takımı ayakta tutabilecek oyuncular
transfer edilmelidir. Takımın çok iyi bir
golcüye de ihtiyacı var. Geçen sene Gekas
ve Hasan’ın sakatlandığı dönemde takım
çok zorlandı. Gekas ile dünya kupası maçları sonrası tekrar görüşülecekmiş. Ben
onun gibi bir oyuncunun takımda kalmasını isterim. Yaşı kaç olursa olsun çok
yararlı olur. Onun yanına genç ve hızlı bir
oyuncu daha alınırsa ve Hleb iyi bir performans gösterirse Konyaspor bu yıl üst
sıralara oynayabilir.
Yöneticilerimiz bu konuda seçici davranmalıdır. Takım ne zaman yolgeçen hanı
olduysa ligden düştük. İskeleti bozma-
dan nokta transferler yaparak yolumuza
devam etmeliyiz. Dünya Kupası maçları
sonrasında kupaya katılan ülkelerden bir
sürpriz transfer gelebilir. Taraftarlarımız
da yeni stadyumda bedava bilet isteyip
kapı önünde beklemek yerine kombine
alsın. Bu yıl kombine patlaması yapıp takımımıza destek olmalıyız.
Tüm İslam aleminin Ramazan ayını tebrik eder, sağlık, sıhhat ve afiyet dilerim.
KISA HABERLER
115
KISA HABERLER
MUHAMMET KALKAN USTA, MESLEĞİNİN BÜYÜK BİR BÖLÜMÜNÜ ANEMON
OTELLERİNDE GEÇİRMİŞ. BABASI VE ÖZELLİKLE AĞABEYİ TARAFINDAN YETİŞTİRİLMİŞ. ANEMON OTEL, ONUN VE DENEYİMLİ EKİBİNİN SUNDUĞU BİRBİRİNDEN
GÜZEL LEZZETLERLE MİSAFİRLERİNİ AĞIRLIYOR.
BU SAYIMIZIN CHEFF KONUĞU
ANEMON OTELİNİN BAŞAHÇISI
MUHAMMET KALKAN. KONYA
VİZYON DERGİSİ OLARAK ANEMON OTELİNİN MUTFAĞINDAYDIK. MUHAMMET USTA, ALAYLI,
MESLEĞİNE AŞIK, YEMEK PİŞİRMEYE ÇOK KÜÇÜK YAŞLARDA
BAŞLAMIŞ. BİZDE SİZLERİ İŞİNE
AŞIK BİR AŞÇIBAŞININ YEMEKLERİYLE BAŞBAŞA BIRAKIYORUZ.
Muhammet Kalkan 1978 Erzurum-Şenkaya doğumlu. Baba mesleğini sürdüren Kalkan usta,
mesleğe 1999 yılında İzmir Maksim Gazinosunda başladı. İlk ustası Ağabeyi Güven Kalkan.
Bir diğer ustasıda Ekrem Toksoy olmuş. 2006 yılında Anemon Grubunda çalışmaya başlayan
Muhammet Ustanın ilk görevi Anemon Ege Sağlık. Burada Su şefi-Ahçıbaşı Yardımcısı olarak
başlayan Muhammet Usta, Anemon Çiğli'de Mutfak şefi olmuş. Anemon Gurubunun kendisine duyduğu güvenle çalışmalarını sürdüren Muhammet Usta, 2013 yılının Mayıs ayından bugüne Anemon Otelin Başahçılığını yürütüyor. Muhammet Usta Konya Vizyon Dergisi okurları
için Anemon Otelinin adını taşıyan bir yemeğin ve bir tatlının tarifini verdi.
ANEMON KEBABI ( 1 KİŞİLİK)
MALZEMELER
150 GR DANA ANTRİKOT
150 GR SÜZME YOĞURT
50 GR TEREYAĞI - 5 GR KREMA
1 ÇAY KAŞIĞI TUZ
3)½ ÇAY KAŞIĞI KIRMIZI TOZ BİBER
150 GR PATATES - 1 GR TAZE KEKİK
50 GR AYÇİÇEK YAĞI
KÖFTE İÇİN;
120 GR DANA KIYMA - 5 GR KURU SOĞAN
½ ÇAY KAŞIĞI KİMYON
1/3 ÇAY KAŞIĞI KARABİBER
1/3 ÇAY KAŞIĞI TUZ - 1/3 YUMURTA
116
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
YAPILIŞI: öncelikle tavaya ayçiçek yağını koyduktan sonra ısınmaya bırakın. Patatesleri soyduktan sonra rendeleyin, sonra bol suyla yıkayın ve süzün. Yağ ısındıktan
sonra üzerine ilave edin ve kızartın. Ayrı bir tavada süzme yoğurdu ısınıncaya kadar
sürekli karıştırın. Köfte malzemelerinin hepsini bir kapta karıştırdıktan sonra ızgara ve
tavada kızartın. Dana antrikotu da ızgara veya tavada kızartın. Kızardıktan sonra ince
kesilmiş şekilde ayrı bir tavada kızarmış tereyağında karıştırın.
Sunum yapacağınız tabağa hazırmamış olduğunuz patatesi ,üzerine ısıtmış olduğunuz
yoğurdu ilave edin kenarlarına kızarttığınız köfteleri sıralayın. En üzerine ince kıyılmış
antrikotları ilave edin. Servise sunarken kızarmış domates ve biber ilave edebilirsiniz.
Tavada kalan tereyağını üzerine gezdirin, kekikle süsledikten sonra servise sunun.
LEZZET DURAKLARI
ANEMON KEBABI YAPILIŞI
MESİR MACUNLU
KAZAN DİBİ (5-6 KİŞİLİK)
MALZEMELER
1 LİTRE SÜT - 250 GR TOZ ŞEKER
5 GR NİŞASTA - 50 GR PİRİNÇ UNU
5 GR VANİLYA - 50 GR UN - 125 GR
100 GR MESİR MACUNU
ÜZERİ İÇİN;
15 GR ANTEP FISTIĞI - ÇİKOLATA SOS
YAPILIŞI: Bir tencerenin içine süt ve şekeri ilave edip kaynamaya bırakın. Ayrı bir kapta nişasta,
pirinç unu ve unu bir miktar su veya sütle sıvılaştırdıktan sonra süzerek kaynayan süt ve şekerin
üzerine ilave ediniz. Biraz kaynadıktan sonra mesir
macunu ve vanilya ilave ediniz.5 dk kadar kaynadıktan sonra ocağı söndürünüz. Kare tepsinin içine
kaynayan karışımdan bir miktar alıp ocağın üzerinde tepsinin tabanını yanana kadar karıştırın. Daha
sonra tencerede kalan karışımı 2 dk kadar kaynattıktan sonra tepsiye ilave edin ve soğumaya bırakın.
Soğuduktan sonra kesip rulo şeklinde çikolata sos
ve antep fıstığı ile servis ediniz.
117
KISA HABERLER
LENOVO
IDEACENTRE
HORİZON 27
HTC ONE MAX
HTC One Max 5.9-inç ekranıyla
Full HD çözünürlüğüyle dikkat
çekiyor. Super LCD3 ekranın yanı
sıra 1.7GHz dört çekirdekli Snapdragon 600 işlemcisi de HTC One
Max’ın performansını belirleyen
çip seti. HTC One modeli olan bir
önceki amiral gemisi modelinde de
olan Adreno 320 grafiklerine sahip.
HTC One Max değiştirilemeyen
bataryaya sahip olmasına rağmen
iyi bir batarya performansına sahip. 3300mAh bataryanın yanında
Mikro SD kart girişi ve mikro SIM
girişi bulunduruyor. Ses tuşları,
güç butonunun hemen üst kısmında bulunuyor. Yeni Sense 5.5 ara
yüzü, Android 4.3 işletim sistemi
ile Google’ın son işletim sistemiyle
çalışıyor ve diğer son model telefonlarda olduğu gibi güncellemeyi
beklemeden alabileceksiniz. Ayrıca
HTC kullanıcılarının %70’inin Flipboard Blink Feed kullanması nedeniyle uygulama ana ekrana
default olarak tutturulmuş.
118
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
Horizon, Intel Core i5/i7 işlemci, 1 TB, 5,400 rpm hard
disk, 8 GB RAM ve giriş seviye NVIDIA GeForce 620M
grafik kartlarıyla geliyor. 27
inç boyutundaki bir tablet,
bir ilk olma özelliği taşıyor.
Teknolojiseverleri heyecanlandıracak, sektördeki diğer
markaları da kıskandıracak
bu gelişme Lenovo'nın yeni
ürünüyle ortaya koyacağı
farklılıklardan yalnızca biri.
Elde taşınmaya imkan vermeyen 27 inçlik boyut ilk
başta kullanıcıya çekici gelmeyecek gibi olsa da masaüstü bilgisayarı tahtından edecek
yepyeni bir laternatif olarak karşısında duracak. Windows 8 işletim sistemine sahip olan
Lenovo IdeaCentre Horizon, on parmak çoklu dokunmatik ekranıyla gerçek ötesi bir kullanım deneyimi sunuyor. Lenovo IdeaCentre Horizon'un ekran çözünürlüğü 1080p değerinde. İşlemci ve grafik kartı olarak Intel ve Intel'in i7 işlemcisi kullanılıyor. 27 inç boyutu
sayesinde masa gibi düz bir zemin üzerine koyulduğunda Lenovo IdeaCentre Horizon,
çok etkileyici ve konforlu bir kullanım imkanı sunuyor. Öyle ki Lenova, bu yeni tablet modeline uygun özel masalar bile tasarladı. 27 inç ekran LCD’lere göre masaya daha yakın duruyor fakat görüş açısı daha çok genişliyor. Yine de ufak tefek kazalara karşı dikkatli olmak
gerekiyor. Bir LCD ekrandan farkı yok gibi düşünebilirsiniz. Ancak teknoloji isteklerimizin
sınırlarını zorlamaya büyük telefonlarla ya da hybrid laptoplarla başladı zaten. Örneğin
LCD ekranları ne için olursa olsun dizinize koyup kullanamazsınız öyle değil mi? Tablet
bilgisayar dünyasını bir adım öne taşıyan teknolojinin tasarımı Apple iMac’leri ve Dell XPS
One 27’yi andırıyor. Arka desteği ve klavyesinin mini ve kullanışlı olması Apple çizgisini
hatırlatıyor. 85 dereceye dik durabilen ekranın dokunmatik özelliğinden de bir şey kaybolmuyor. 85 derece açı payıyla nerede kullanacağınız tamamen hayal gücünüze kalmış
durumda. Lenova'nın tüm ezberleri bozacak
yeni tablet modeli Moon Dial arayüzüyle çalışıyor. Ayrıca Ubisoft ve Electronic Arts oyun
üreticileri, Lenovo IdeaCentre Horizon'a özel
oyunlar da ürettiler. Tablet, içinde bu oyunlar yüklü halde geliyor. Lenova'nın yeni nesil
tabletini heyecanlı kılan bir diğer özelliği de
27 inç ekranın bir anda air-hockey yüzeyine
dönüşebilmesi. Tabletle birlikte verilen 6
adet stick, kullanıcının bazı oyunlarda ekranı
oyunun içeriğine göre ayarlayabilmesini sağlayacak. Tablet üzerinden etrafında birden
fazla kişiyle Monopoly, poker gibi oyunları
oynamak da mümkün.
KISA HABERLER
APPLE IPAD AIR
Apple daha önce iPad 2, iPad 3.
nesil, iPad 4. nesil şeklinde devam
eden isimlendirme standardından
vazgeçerek yeni iPad’lerine “iPad
Air” ismini veriyor. “Air” yani
“Hava” kelimesini kullanmasın
bir nedeni de bu yeni iPad’in
şu ana kadar ki en ince ve hafif
iPad olması. Bir önceki Wi-Fi’lı
iPad modeli yani 4.nesil 652
gram iken, iPad Air ise sadece
469 gram. Yani iPad Air, iPad
4. nesile göre hem %28 daha
hafif, %20 daha ince hem de
toplam hacmi %24 daha az.
Bir de Apple iPad Air’da cihazın eninini de biraz daha
küçültmüş ekranın boyutunu ve çözünürlüğünü değiştirmeden. iPad 4′te 185.7 milimetre olan
en, iPad Air’de 169.5 milimetreye düşmüş. Elbette iPad Air’deki yenilikler sadece boyut veya
ağırlıkla ilgili değil. Apple’ın ilk olarak iPhone 5S‘te kullanmaya başladığı ve cihazın hızını ciddi
derecede arttıran A7 çip, iPad Air’da da kullanılıyor artık. Dolayısıyla iPad Air’i de muhtemelen
piyasadaki en hızlı tabletlerden biri yapıyor. Bu arada iPad Air’in arka renklerinin artık siyah ve
beyaz olarak değil Uzay Grisi ve Gümüş rengi olarak değiştiğini belirtmekte fayda var.
PANASONİC TX-P50ST60
ST60 panel tasarımı oldukça şık metal çerceve siyah parlak kasa üzerine yerleştirilmiş, led
panel inceliğindeki tasarımı ve alt ayağın dekortaif uyumu şıklıktan hoşlananlar için seçim
kolaylığı olacaktır. Dejudder özelliği 3 farklı otomatik hrtz aslında fps algılamasına sahip,
DEJUDDER+3:2 pulldown akıllı resim algılması ile gerçek sinema keyfini yaşayacaksınız,
görüntüdeki titremeler ve geçiş sorunları bu seride aşılmış özellikle Film fanatikleri için
elbetteki oyuncular içinde fazlası ile güzel bir avantaj olarak evlerinize gelecek. Gama değerleri düzeltilmiş + renk kalibrasyon eşleştirmesi+siyah kalibre oranı panel ile tamamen
uyumlu hale getirilmiş. Gama değeri fazla önemli gelmeyebilir aslında parlaklık üretimi panellerin en can alıcı özelliğidir, Gama değerinin mükemmelliği renklerinde kusursuz halde
gözlerinize yansıması demek, Siyah seviyesi ise üst kalitede gölgeler ve resim derinliğini
yaşıyorsunuz. 60 hz x 1080p/24 fps kalitesi Bluray filmlerdeki keskin ışık ve renk geçişleri
mükemmele yakın. İnternet uygulamaları smart tv özelliği yenilenmiş, kolay bağlantı ve
özel ekran ayarları yaratmak gibi bir çok farklı seçenek var, bağlantı kalitesi 20 mbit hız internet hızında gayet sorunsuz ve keyifli fakat düşük hızlarda malesef geçişlerde veya sayfa
yüklemelerinde sorunlar yaşayabilirsiniz. Fazlası ile zengin sayfa içeriği mevcut kendinize özel sayfa geçişleri yaratabiliyorsunuz, akıllı erişim harici cihazlar ile bağlantı sorunsuz.
Smart tv teknolojisine meraklı olanlar için keyif alacakları bir panel.
JAWBONE UP
Jawbone UP, içinde hareket sensörleri ve çipler bulunuyor. Bu sayede
de bilekliğimizi taktığımız sürece
ne kadar hareket ettiğimizi, ne kadar hareketsiz kaldığımızı ve hatta
UP sayesinde gece nasıl uyuduğumuzu bile sonradan görebiliyoruz.
UP’ın içindeki hareket sensörünün
kaydettiği bilgileri, App Store’dan
ücretsiz olarak indirdiğimiz bir uygulamaya aktararak tüm aktivitelerimizi görebiliyoruz. Hatta bilekliğimizi belli işler için programlaya
da biliyoruz bu uygulamayla. Fakat
UP’ın enteresan olan kısmı bileklikteki verileri uygulamaya aktarma
yöntemi. Çünkü UP’taki verileri, cihazımızın (iPhone, iPad veya iPod
touch) kulaklık/mikrofon çıkışına
takarak aktarıyoruz. UP’ın şarjı da
çok iyi gidiyor. 7-8 gün sonunda şarj
etmeniz gerekiyor. UP’ın diğer bir
donanımsal özelliği de esnek yapısı
ve suya karşı çok dayanıklı olması.
Havuza bile girseniz birşey olmaz
diyorlar ama yine de dikkat etmek
gerek. Bileklik tek başına bir işe yaramıyor, bileklik üzerinde sadece bir
düğme var ve ekran yok. Bu yüzden
bilekliğimizde toplanan verileri hep
uygulamadan gözatıyoruz. Uygulamayı ilk açtığımızda karşımıza adım
adım uygulamayı ve bilekliği nasıl
kullanacağımızı anlatan ekranlar çıkıyor. Ayrıca bir seferlik bilekliğimizi kendimize göre özelleştiriyoruz.
Örneğin cinsiyetimiz, yaşımız, boyumuz ve kilomuz gibi değerleri girip ayrıca bir de hesap açıyoruz. Bu
sayede bilgilerimiz kaybolmuyor.
Tüm bilgilerimizi girdikten sonra
da en son olarak kendimize bir hedef (goal) belirliyoruz. Bu hedefler
de Uyku (Sleep) ve Hareket (Move)
olmak üzere iki adet oluyor. Eğer
kolumuzda bileklik ile uyursak, uykumuzun ne kadarının hafif (light),
ne kadarının derin (deep) geçtiğini
görebiliyoruz. Hatta gece tuvelet
veya su içmek için kalkarsak onların sayıları da gözüküyor. Dolayısıyla acaba ben de uyurgezerlik var mı
diye merak edenler bu rapordan
faydalanabilir.
119
KISA HABERLER
ÇANAKKALE
MAHŞERİ
MEHMED NİYAZİ
Basım Tarihi: 2013
Türü: Roman
Sayfa Sayısı: 536
Ötüken Neşriyat
Etiket Fiyatı: 25,00 TL
SAVAŞLA İLGİLİ ROMANLAR YA STRATEJİK BİR
YERDEKİ DİRENİŞİ, YAHUT DA BİR ASKERİN YAŞADIKLARINI ANLATARAK SAVAŞIN TAMAMI
HAKKINDA FİKİR VERİRLER, DAHA ÇOK DA CEPHE
GERİSİNDEKİ ACILARI DİLE GETİRİRLER, MEHMED
NİYAZİ, BİR YERİN VEYA BİR KİŞİNİN DEĞİL, ÇANAKKALE SAVAŞI'NIN ROMANINI YAZMIŞTIR.
Türk milleti, beş kıtanın Çanakkale Boğazı'nın iki
yakasına sıkışan kaderini yorgun omuzlarından beklenmeyen bir metanetle taşıdı. Dünya tarihinin en
zorlu çarpışmaları, en kanlı boğuşmaları yaşandı.
Müttefikler Osmanlı'nın "boğaz"ına yapışarak savaşı
bir an önce bitiremeyeceklerini anladılar. Birinci Cihan Harbi'ne kadar girdiği topraklardan çıkarılması
mümkün olmayan Rus devleti, kâğıttan bir kaplan,
mukavvadan bir dev haline geldi. Üzerinde güneş
batmayan imparatorluğun ışıkları Çanakkale'nin boz
kayaları tarafından emildi. "Çanakkale Mahşeri", Çanakkale romanlarının atası ve Çanakkale davasının
günümüzdeki banisidir.
1
Mustafa Sandal • Tesir Altında
2
Kenan Doğulu ft Ozan Doğulu • Kız Sana Hayran
3
Ajda Pekkan ft Ozan Çolakoğlu • Ara Sıcak
4
Tarkan • Firuze
5
Toygar Işıklı • Hayat Gibi
6
Mabel Matiz • Aşk Yok Olmaktır
7
Gülşen • Irgalamaz Beni
8
Mustafa Ceceli • Söyle Canım
9
Gökhan Özen • İki Yeni Yabancı
10
Murat Dalkılıç • Neyleyim İstanbul'u
BUKRE
KAHRAMAN TAZEOĞLU
Türü: Roman
METRO
LAST LIGHT
SOĞUK KAHVE
AHMET BATMAN
Türü: Anlatı
SENDEN ÖNCE BEN
JOJO MOYES
Türü: Roman
VE DAĞLAR
YANKILANDI
KHALED HOSSEINI
Türü: Roman
120
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
GOD OF WAR
ASCENSION
CALL OF DUTY
GHOSTS
Ansızın gelen bir saldırıyla, herşeyini
kaybetmiş, itibarını yitirmiş, geleceğini
bilinmedik bir karanlığa gömmüş bir ülkenin hikayesi. Tek umut ise; Hayaletler!
Oyunun hikayesinde geçen bu yıkıcı saldırıların kaynağı belli değil. Fakat Amerika,
bu saldırılarla büyük zarar görmüş, dünya
üzerindeki süper güç özelliğini yitirmiş,
birçok askeri birimine de son vermiştir.
Oyunda bir üyesini kontrol edeceğimiz
Ghosts kuruluşu, Amerika’nın sahip olduğu tüm askeri birimlerden, arta kalan
kişilerle kurulmuş gizli bir askeri örgüttür.
KISA HABERLER
TÜRK HAVA YOLLARI
AYLIK UÇAK SEFERLERİ
KONYA - İSTANBUL
İSTANBUL - KONYA
10 MAYIS 2014 - 10 TEMMUZ 2014
10 MAYIS 2014 - 10 TEMMUZ 2014
KALKIŞ
VARIŞ
NEREDEN
NEREYE
KALKIŞ
VARIŞ
NEREDEN
NEREYE
05:40
07:00
Konya/Konya
İstanbul/Atatürk
06:15
07:25
İstanbul/Atatürk
Konya/Konya
08:10
09:25
Konya/Konya
İstanbul/Atatürk
11:40
12:55
İstanbul/Atatürk
Konya/Konya
13:40
15:00
Konya/Konya
İstanbul/Atatürk
21:20
22:40
İstanbul/Atatürk
Konya/Konya
23:25
00:45
Konya/Konya
İstanbul/Atatürk
23:30
00:40
İstanbul/Atatürk
Konya/Konya
KONYA - ANKARA
ANKARA - KONYA
10 MAYIS 2014 - 10 TEMMUZ 2014
10 MAYIS 2014 - 10 TEMMUZ 2014
KALKIŞ
VARIŞ
NEREDEN
NEREYE
KALKIŞ
VARIŞ
NEREDEN
NEREYE
07:00
08:50
Konya
Ankara
Sincan: 08:08
07:00
08:52
Ankara
Konya
Sincan: 07:24
08:30
10:21
Konya
Ankara
Polatlı: 09:36 - Sincan: 09:57
09:35
11:30
Ankara
Konya
Sincan: 09:59 - Polatlı: 10:19
10:30
12:15
Konya
Ankara
Duruş Yok
11:20
13:10
Ankara
Konya
Duruş Yok
12:15
14:02
Konya
Ankara
Sincan: 13:38
13:00
14:52
Ankara
Konya
Sincan: 13:24
14:30
16:21
Konya
Ankara
Polatlı: 15:34 - Sincan: 15:57
15:30
17:22
Ankara
Konya
Sincan: 15:39
16:00
17:45
Konya
Ankara
Duruş Yok
17:00
18:52
Ankara
Konya
Duruş Yok
18:15
20:06
Konya
Ankara
Polatlı: 19:06 - Sincan: 19:27
18:30
20:25
Ankara
Konya
Sincan: 18:54 - Polatlı: 19:14
20:30
22:21
Konya
Ankara
Polatlı: 21:34 - Sincan: 21:57
20:45
22:40
Ankara
Konya
Sincan: 21:09 - Polatlı: 21:29
YÜKSEK HIZLI TREN
AYLIK TREN SEFERLERİ
121
KISA HABERLER
YARININ SINIRINDA
EDGE OF TOMORROW
Yönetmen
Doug Liman
Senaryo
Christopher McQuarrie
Yapım Yılı: 2014
Tür: Bilimkurgu
Süre: 113 dk.
X MEN: GEÇMİŞ GÜNLER GELECEK
X MEN: DAYS OF FUTURE PAST
Yönetmen
Bryan Singer
Senaryo
John Byrne
Yapım Yılı: 2014
Tür: Bilimkurgu
Süre: 132 dk.
MALEFİZ
MALEFICENT
Tür: Fantastik
Yönetmen: Robert Stromberg
Senaryo: Linda Woolverton
Yapım: 2014, ABD
Oyuncular: Angelina Jolie, Elle Fanning,
Sharlto Copley, Sam Riley, Brenton
Thwaites, Juno Temple, Ella Purnell
Klasik Uyuyan Güzel masalına hiç kötünün tarafından bakmayı denediniz
mi? Barışçıl bir orman krallığında
büyüdüğü için huzurlu bir hayata
sahip olan Malefiz, görkemli siyah kanatlara sahip güzel, saf ve genç bir
kadındır, ta ki bir zamanlar inandığı
adam olan Stephan topraklarının
düzenini tehdit edinceye kadar… Malefiz, topraklarının koruyucusu olur
ama acımasız bir ihanete uğrayınca
o saf kalbi taşa dönüşür. Onun bu kadar kin ve öfke dolu olmasının nedeni
budur, Aurora'yı 100 yıllık bir ölüme
mahkum etmesi de tüm bu çektiği
acıların sonucudur... Bu lanetin hikayesini anlatan filmin yönetmenliğini
Robert Stromberg üstlenirken, başrol Malefiz'i Angelina Jolie canlandırıyor. Genç prenses ise Elle Fanning
oynarken kendisine kadroda Sharlto
Copley, Miranda Richardson, Sam
Riley, Kenneth Cranham gibi tecrübeli oyuncular eşlik ediyor.
122
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
MUPPETS ARANIYOR
MUPPETS MOST WANTED
Yönetmen
James Bobin
Senaryo
Jim Henson
Yapım Yılı: 2014
Tür: Animasyon
Süre: 108 dk.
KIŞ UYKUSU
WINTER SLEEP
Yönetmen
Nuri Bilge Ceylan
Senaryo
Nuri Bilge Ceylan
Yapım Yılı: 2014
Tür: Dram
Süre: 196 dk.
KARIŞIK AİLE
BLENDED
TRANSFORMERS: KAYIP ÇAĞ
AGE OF EXTINCTION
Yönetmen
Michael Bay
Senaryo
Ehren Kruger
Yapım Yılı: 2014
Tür: Bilimkurgu
Süre: 122 dk.
AYNI YILDIZIN ALTINDA
THE FAULT IN OUR STARS
Yönetmen
Josh Boone
Senaryo
John Green
Yapım Yılı: 2014
Tür: Romantik
Süre: 125 dk.
HERKÜL: ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI
HERCULES
Yönetmen
Brett Ratner
Senaryo
Evan Spiliotopoulos
Yapım Yılı: 2014
Tür: Aksiyon
Süre: 120 dk.
MAYMUNLAR CEHENNEMİ
ŞAFAK VAKTİ
Yönetmen
Matt Reeves
Senaryo
Scott Z. Burns
Yapım Yılı: 2014
Tür: Bilim Kurgu
Süre: 107 dk.
CEHENNEM MELEKLERİ 3
THE EXPENDABLES 3
Yönetmen
Frank Coraci
Senaryo
Ivan Menchell
Yapım Yılı: 2014
Tür: Komedi
Süre: 117 dk.
Yönetmen
Patrick Hughes (II)
Senaryo
Dave Callaham
Yapım Yılı: 2014
Tür: Aksiyon
Süre: 98 dk.
KISA HABERLER
EYYVAH EYVAH 3
EYYVAH EYVAH 3
SVENGALI
SVENGALİ
Yönetmen
Hakan Algül
Senaryo
Ata Demirer
Yapım Yılı: 2013
BKM
Etiket Fiyatı: 19,99 TL
BABAM VE OĞLUM
BABAM VE OĞLUM
Yönetmen
John Hardwick
Senaryo
Jonny Owen
Yapım Yılı: 2013
Bağımsız
Etiket Fiyatı: 24,99 TL
FREE BIRDS
KAHRAMAN İKİLİ
Yönetmen
Çağan Irmak
Senaryo
Çağan Irmak
Yapım Yılı: 2013
Horizon International
Etiket Fiyatı: 9,99 TL
PATRON MUTLU SON İSTİYOR
PATRON MUTLU SON İSTİYOR
Yönetmen
Jimmy Hayward
Senaryo
Jimmy Hayward
Yapım Yılı: 2013
Bağımsız
Etiket Fiyatı: 21,99 TL
DEVIL'S DUE
ŞEYTANIN GÜNÜ
Yönetmen
Kıvanç Baruönü
Senaryo
Yılmaz Erdoğan
Yapım Yılı: 2014
BKM
Etiket Fiyatı: 19,99 TL
BENİM DÜNYAM
BENİM DÜNYAM
Yönetmen
Matt Bettinelli-Olpin
Senaryo
Lindsay Devlin
Yapım Yılı: 2014
Fox
Etiket Fiyatı: 24,99 TL
LEGEND OF HERCULES
HERKÜL: EFSANE BAŞLIYOR
Yönetmen
Uğur Yücel
Senaryo
Can Yücel
Yapım Yılı: 2013
Bağımsız
Etiket Fiyatı: 24,99 TL
SUPERSTAR
SÜPERSTAR
Yönetmen
Renny Harlin
Senaryo
Renny Harlin
Yapım Yılı: 2013
D Yapım
Etiket Fiyatı: 21,99 TL
VHS 2
DEHŞET KASETİ
Yönetmen
Xavier Giannoli
Senaryo
Xavier Giannoli
Yapım Yılı: 2012
Bir Film
Etiket Fiyatı: 21,99 TL
Yönetmen
Gareth Evans
Senaryo
John Davies
Yapım Yılı: 2013
Bir Film
Etiket Fiyatı: 21,99 TL
SU VE ATEŞ
Tür: Dram, Romantik
Yönetmen: Özcan Deniz
Senaryo: Özcan Deniz
Yapım: 2013, TÜRKİYE
Oyuncular: Özcan Deniz, Yasemin
Allen, Kaan Çakır, Pelin Akil, Yusuf Akgün, Cem Uçan, İrem Candar, Burcu
Kıratlı, Burçin Birben, Şefika Tolun,
Barış Yalçın, Sera Tokdemir, Açelya
Elmas, Metin Coşkun, Muharrem Gülmez, Tamer Levent, Jazzie Zonzolo
Dil eğitimi için Londra'ya giden ve eğitimi bittikten sonra da orada yaşamaya devam eden Yağmur, Kemal'le
tesadüf eseri bir uçakta karşılaşır ve
tesadüfler peşlerini bırakmaz. Yağmur, çok az tanıdığı ve gizemli bir yönü
olduğuna inandığ Kemal'e aşık olmuştur ve aralarında bir ilişki başlar. Hayatına giren diğer adamlardan farklı olan
Kemal'in ise Yağmur'dan sakladığı çok
büyük sırlar vardır. Londra'da rüya gibi
günler geçiren çiftin, bugünleri kısa
sürede geride kalacaktır. Asıl adı Haşmet olan Kemal, büyük bir aşiret hesaplaşması ve kan davasının içerisindedir. İki aşiretin, kanı karşılıklı olarak
durdurması da tamemen Haşmet'e
bağlıdır. Yağmur'u da içine sürükleyecek karanlık olaylar ise kapıdadır...
Yapımı Avşar Film ve DNZ Film ortaklığında gerçekleştirilen projenin başrollerini Yasemin Allen ve Özcan Deniz
paylaşırken, yönetmen koltuğunda
yine Özcan Deniz oturuyor.
Bağımsız
Etiket Fiyatı: 24,99 TL
123
KISA HABERLER
Sezgileriniz oldukça yoğun. Bir çok konuya
adaptasyonda zorlanabilir; İç sesiniz sürekli bir
şeyler fısıldar, zarar gördüğünüz halde ısrarla devam ettirdiğiniz alışkanlıklarınız için bir uyarıdır
belki’de… Karar sizin ya sezgilerinize güvenecek
ya da iç sesinize direnmeye devam edeceksiniz.
İşle ilgili konularda ne kadar esnek ve işbirlikçi
olursanız o denli kazançlı çıkabilir ve saygınlığınızı arttırarak kendi şansınızı kendiniz yaratabilirsiniz. Özel yaşamınızda ise önyargılı olmamanız
gereken bir zamandasınız.
Disiplinli, kararlı ve riskleri hesaplayarak dikkatli hareket etmeniz için kritik bir dönemdesiniz.
Özellikle işinizle ilgili konularda kontrolü başkalarına bırakmadan her işinizle kendiniz ilgilenmeli ve rahatsızlık duyduğunuz, endişelendiğiniz,
ruhunuza sinmeyen işlerinizi sonlandırmalı ya da
iyileştirerek istediğiniz hale getirmeye çalışarak
devam etmelisiniz. Özel yaşamınızda ise eş ya
da sevgilinizden gelecek güzel bir haberle moral
bulabilirsiniz. Sağlık durumunuzda herhangi bir
aksaklık olmasa da dikkatli olun.
Daha önce maddi olarak zarara uğradığınız konularda hakkınız olanı alabilmenin huzurunu
yaşayabilirsiniz. Her konuda sabırlı davranmalı
ve ilk sözü, ilk kararı veren taraf olmamaya özen
göstermelisiniz. İş yaşamınızda da keza acelecilik olası başarılarınızı engelleyebilir. Sabretmeniz
yararınıza. Özel yaşamınızda eş ya da sevgilinizin
resmi kurumlarla yaşadığı problemleri aşmak
için kararlarının değerlendirmesini birlikte yapmalı ve paniğe kapılarak yanlış kararlar vermesinin önüne geçmelisiniz.
Olanca gücünüzle düşüncelerinizi pozitif yönde
tutmaya gayret göstermeli ve enerjinizi bu doğrultuda değerlendirmelisiniz. Aşırı duygusal olmanız
halinde beklemediğiniz karşı çıkışlarla karşılaşabilir ve kendinizi zor bir durumun içine sokabilirsiniz.
Aile bireylerini ilgilendiren konularda sorumluluk
almaktan çekinmemelisiniz. Özel yaşamınızda
uzun zaman sonra gelen huzurun keyfini çıkarmalısınız. İlişkisi olmayan Yengeç’ler size karşı ilgisini açıkça göstermekten çekinmeyen özel insana
duygularının karşılıksız olmadığını hissettirin.
Yaşamın her alanında daha gerçekçi ve cesaretli olmanız için destek beklemeyin. İlişkilerinizi yeniden
yapılandırabilir, geri çekildiğiniz her konuda cesaretle ön planda olmayı seçebilirsiniz. İş ilişkilerinizde
beklentilerinizi hayata geçirmek için gereken her
şeye sahipsiniz kimsenin etkisinde kalmadan iç
sesinize güvenmeniz yeterlidir. Özel yaşamınızda
ise bir dargın bir barışık süren bir ilişki içindeyseniz
ve duygularınız tüm tartışmalara rağmen yine ona
doğru akıp gidiyorsa işte size fırsat, ilişkinizi iyileştirebilmek için tüm güç sizin iradenizde…
İyi niyetli olmayan kişilerin sözlerine karşı dikkatli olmalısınız. İş ve özel yaşamınızda değer
verdiğiniz insanlarla aranızın açılmasını isteyenlere karşı gardınızı alın ve bu tarz insanların
konuşmasına dahi izin vermeyin. Ruhsal olarak
enerjiniz oldukça güçlü. Dua edin ve ağırlıklarınızdan uzaklaşın. Özel yaşamınızda eşinizin yapıcı davranışları kırgınlıklarınızı unutturabilir. Ona
bir şans verirken kendinize de şans verdiğinizi
unutmayın. Bekar Başak’lar aşk her an kapınızı
çalabilir. Kapıyı doğru kişiye açın.
Süslü püslü sözler büyük bir yanılgının içine girmenize sebep olabilir! Başkalarının etkisi altında
kalabileceğiniz bu süreçte eş ya da sevgilinizle
ilişkinizde de tutumunuz önem kazanmakta; yıkıcı değil yapıcı davranışlar içinde olmalısınız. Haksızlığa uğradığınızı düşünürken haksızlık edebilir,
ilerleyen zamanlarda bunun zararlarını ciddi bir
şekilde deneyimleyebilirsiniz. Sevdiğiniz insanları başkalarının sözlerinin etkisi altında kalarak
kırmanız büyük pişmanlıklar yaşamanıza sebep
olabilir! Doğru olan sizin içinizde.
Zincirlerinizden kurtulmuşçasına özgürsünüz. İş
hayatınızda hedeflerinizin üzerine kararlılıkla gidin. Ufak tefek aksilikleri büyütmeyin ve her şeyden önemlisi hiç vazgeçmeden olana kadar çaba
gösterin. Yaşamınızda yeni başlangıçlar sizleri karşılıyor. İhtiyacınız olan her şeye sahipsiniz, yeter ki
bunun farkına varın. Hiç kimsenin sizi yolunuzdan
vazgeçirmesine izin vermeden ilerleyin. Sorunlu,
sizi yoran, engelleyen eş ya da sevgilinizle yollarınız ayrılabilir. Bekar Akrep’ler yeni bir ilişkiye
başlamanız an meselesi.
Ailevi meseleler de insanların gerçekliği ve ummadıklarınız ile yüzleşeceksiniz. Bu deneyimi
sadece görmek olarak değerlendirmeden çok iyi
anlamalı iyi bir insanı kötü edemeyeceğiniz gibi
kötü birini de iyi edemeyeceğinizi bilmeli, bu kişilere karşı tavrınızı, duvarlarınızı örerek göstermelisiniz. Özel yaşamınızda ise Bekar ve ilişkisi
olmayanlar ilgi duyduğunuz insanın duygularını
açması ile kendinizi bir anda harika bir ilişkinin
içerisinde bulabilirsiniz. İlişkisi olanlar ise muhteşem bir sürprize hazırlıklı olsun.
Ruhsal ve kişisel gelişiminizde deneyimleyeceğiniz olumlu gelişmelerle sizi yaşamın her alanında
farklı noktalara taşıyacak enerjilere sahipsiniz.
Farkındalığınızın oldukça yüksek olduğu bir gündesiniz. Daha önce farkına varamadığınız bir çok
ayrıntıyı fark edebilir bunların üzerine düşünerek
bilinç düzeyinizi yükseltecek çalışmalara başlayabilirsiniz. Özel yaşamınızda ise birlikteliği
olmayan Oğlaklar uzun zamandır size ilgi duyan
birinin aşk dolu sözleri karşısında ne yapacağınızı belirlemekte zorlanabilirsiniz.
Bu aralar özel yaşamınızda sizin ve birlikte olduğunuz insanın dışında gelişecek olaylar sebebi ile
ikinizin birden üzülebileceğini bilmeniz gerekiyor.
Bu durum birlikte olduğunuz insanın geçmişte
beraber olduğu bir insan ya da kendi yakınları
tarafından bilinçli bir şekilde ilişkiniz hedef alınarak tasarlanmış olabilir. Dikkatli olun ve kimsenin
mutluluğunuz bozmasına izin vermeyin. Bilin ki
bu insanlar sizin mutluluğunuzla mutsuz olan,
mutsuzluğunuzdan zevk alan insanlar. Siz sadece yolunuza devam edin.
Beraberliği devam eden ve problemler yaşayan
Balık’lar evliliğinizi ilişkinizi kurtarabilmek var
olan sorunların üstesinden gelebilmek ve aşkınızı
kuvvetlendirebilmek için tüm gücünüzle gayret
edin. Ruhunuzdaki aşk, sözlerinize dökülsün ve
aşkınız hayat bulsun. Bu olumlu etkiler kariyer
hayatınızda da maddi şanslar ve statünüzün yükselmesi açısından oldukça önem taşımakta. Oturup kendinize yaşadığınız sorunlara isyan etmek
yerine kendinizi toparlayın ve bu güzel etkinin
gücünden olabildiğince faydalanın.
124
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
125
KISA HABERLER
RESMİ KURUMLAR
Valilik
Meram Kaymakamlığı
Selçuklu Kaymakamlığı
Karatay Kaymakamlığı
Büyük Şehir Belediyesi Santral
Meram Belediye Başkanlığı
Selçuklu Belediye Başkanlığı
Karatay Belediye Başkanlığı
Garnizon Komutanlığı
Merkez Komutanlığı
310
353
235
350
235
221
251
350
327
322
Yangın İhbar
Hızır Acil
Orman Yangını
Posta Kodu
Telefon Arıza
Ankesör Arıza
Data Arıza
Radyo Tv Arıza
20
31
50
13
46
14
02
13
02
87
11
68
50
13
00
00
50
13
52
76
Subay Orduevi
Askerlik Dairesi Başkanlığı
İl Jandarma Komutanlığı
Adliye Sarayı Santral
Emniyet Müdürlüğü
Cumhuriyet Başsavcısı
Milli Eğitim Müdürlüğü
Bağ-kur İl Müdürlüğü
SSK Müdürlüğü
Sağlık Müdürlüğü
351
322
235
221
237
221
353
236
322
351
74
45
90
31
64
32
30
07
27
18
45
21
10
00
00
00
50
90
60
32
Koski Genel Müdürlüğü
Halk Kütüphanesi
Devlet Su İşleri
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Meteoroloji Bölge Müdürlüğü
Müftülük
Medaş
Konya Ticaret Odası
Ticaret Borsası
Mimarlar Odası
221
351
321
353
322
350
255
221
342
353
61
34
70
40
74
61
00
52
14
47
00
25
19
21
30
58
60
52
44
17
Muhasebeciler Odası
Lokantacılar Odası
Türk Standartları Enstitüsü
Müzeler Müdürlüğü
Mevlana Müzesi
Karatay Müzesi
İnce Minare Müzesi
Arkeoloji Müzesi
Etnografya Müzesi
350
351
239
351
351
352
351
351
351
64
30
04
89
32
80
32
32
89
64
00
80
58
07
22
04
07
58
ÖNEMLİ TELEFONLAR
110
112
117
119
121
122
124
125
Çağrı
Uyandırma
Alo Zabıta
Alo Trafik
133
135
153
154
Polis İmdat
Jandarma İmdat
Telekom Borç Sorma
Alo Tüketici
155
156
163
175
Alo Rtük
Çevre Bilgi Sağlık Danışma
Su Arıza
178
181
184
185
Elektrik Arıza
Gaz Arıza
Cenaze Hizmetleri
Vergi Danışma
186
187
188
189
HASTANELER
Numune Hastanesi
Meram Araş. Hastanesi (SSK)
Dr. F.S. Doğum ve Çocuk Hast.
Beyhekim Ünitesi (TOKİ)
Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi
Beyhekim Ağız ve Diş Sağlığı
235
323
235
263
251
351
45
67
42
11
52
16
00
09
05
42
80
50
ULAŞIM
Otogar Santral
DDY
THY
Kontur Turizm
Konset Turizm
Metro Turizm
Özkaymak Turizm
Eventus Holiday
223
241
223
257
236
321
60
50
12
06
54
20
00
00
53
06
07
41
BASIN-MEDYA
265
322
351
265
265
265
265
0 242 324
02 45
36 80
20 00
00 80
18 61
00 40
01 60
8 324
KARGO
TNT
UPS
DHL
Express Kargo
Aras Kargo
MNG
Sürat Kargo
Aramex
FedEx
Özdes Lojistik
S.Ü. Meram Tıp Fakültesi
S.Ü. Selçuklu Tıp Fakültesi
S.Ü. Diş Fakültesi Eğt. Hast.
Başkent Üni. Araş. Hastanesi
Belediye Sağlık Hastanesi
Askeri Hava Hastanesi
246
444
444
352
345
236
345
238
235
342
55
00
00
15
10
79
34
10
56
69
70
33
40
16
86
33
38
48
42
03
324
325
325
325
321
324
324
323
324
238
76
06
17
26
47
60
01
03
44
69
76
01
48
26
66
50
06
02
01
06
261
324
323
235
244
325
18
34
67
25
90
15
18
10
86
20
93
06
Hakimiyet
Memleket Gazetesi
Yeni Meram
Konya Postası
Merhaba Gazetesi
Yeni Konya
ÜN TV
Sun TV
Kon TV
KTV
Konya TV
Anadolu Manşet
İHA
51 84
16 16
24 24
87 70
0 444
75 75
16 16
43 03
0 155
96 02
21 21
08 08
58 32
221
257
247
257
247
247
247
247
257
247
247
247
247
247
257
247
257
247
60
06
68
16
79
09
95
05
14
79
65
22
66
60
09
05
16
73
KİPA
ÖZEL OKUL
Bahçeşehir Koleji
Başak Koleji
Gündoğdu Koleji
İdeal Koleji
Ted Koleji
Özel Gençlik
126
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
Kipa Hipermarket
Vestel
Philips
Samsung
İmza
Batik
Damla Dantel
DGN
Ceyo
Fish House
Perlinda
Ruba
Roman
Fun Time
Kütahya Porselen
Deconum
Assortie
Willy Wonder's
444
353
353
235
351
350
42
72
88
50
41
37
00
00
03
42
00
77
KULE SİTE
353
352
345
321
350
350
241
233
444
236
236
323
238
KREŞ
Ayçiçeği Kreş
Deniz İncileri
Günışığı
Hepsi Papatyam
Kıvılcım
Minik Kalpler
Oyna Eğlen Öğren
Pınar Kreş
Şımarık Patikler
Düşler Bahçesi
Vakıf Hastanesi
Nakiboğlu Bilgi Hastanesi
Akademi Hospital
Özel Selçuklu Hastanesi
Kızılay Hastanesi
Konya Hospital
60
48
50
96
30
16
08
66
80
67
00
92
76
88
57
41
68
93
Adese
Adese Kömür
Arçelik
Armağan Oyuncak
Assortie
Avşar Sinemaları
Aylin Triko
Bisse
Boyner
D&R
Dagi
Daniel Hechter
Desa
Digitürk
Faik Sönmez
Hotiç
İttifak Altın
Journey
Kip
Koton
LCW
Levi's
Lostra Çilingir
LTB
Mc Donald's
Network
Nike
Özsüt
Pierre Cardin
Pizza Pizza
Perlina
Rodi
Sabri Özel
Sarar
Anıt Hastanesi
Aknet Göz Hastanesi
Mevlana Hastanesi
Derya Tıp Merkezi
Farabi Hastanesi
Fizikon
353
444
221
249
221
353
04
02
37
74
44
69
05
46
37
74
44
00
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
265
10
02
32
23
34
18
32
19
11
11
12
11
12
12
11
28
27
41
12
05
39
36
05
11
10
10
21
36
25
23
10
23
47
33
00
65
42
55
33
70
06
80
45
28
72
21
34
14
61
85
20
37
00
15
12
12
15
11
65
50
56
17
25
79
45
75
90
53
M1 REAL
237
237
233
238
235
233
234
236
236
238
238
233
233
237
233
238
233
235
236
233
236
235
238
237
237
238
236
233
237
236
237
237
236
237
93 94
93 94
60 20
36 73
08 84
28 72
32 34
17 47
62 62
60 30
41 61
80 00
16 61
71 22
24 25
43 05
69 01
30 01
43 20
26 00
88 77
69 99
96 19
74 73
51 20
9470
32 83
22 62
87 54
57 58
02 99
33 27
72 42
47 17
Real Hipermarket
Praktiker
Mavijeans
Seden Triko
Adidas
Süvari
U.S.Polo
Hatemoğlu
Kiğılı
Collezione
Tefal
Kafkas Şekerleme
Centone
Kitapsan
L.C.W.
Özsüt
Burger King
Mudo
Ayakkabı Dünyası
Nokia
Panço
Electro World
Turkcell
Avea
Dry Center
Belgin Triko
Philips
Karaca
Teknosa
Express Kundura
Künefecim
Harribo
Koton
Willy Wonder's
KISA HABERLER
RIXOS
221 50 00
www.rixos.com
SPOR SALONU
www.dedeman.com
www.rixos.com
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
DEDEMAN OTEL
RIXOS
221 66 00
221 50 00
OTEL
www.dedeman.com
www.bera.com.tr
www.pasapark.com.tr
DEDEMAN OTEL
OTEL BERA
PAŞAPARK OTEL
221 66 00
444 23 72
305 00 00
www.balikcilar.com
www.hilton.com.tr
wwwselcukotel.com.tr
BALIKÇILAR HOTEL
HILTON GARDEN INN
SELÇUK OTEL
350 94 70
221 60 00
353 25 25
AVM
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
KULESİTE
M1 REAL
KENT PLAZA
SELÇUKLU KİPA
323 10 17
323 10 17
323 10 17
323 10 17
127
128
KISA HABERLER
SİGORTA
www.2asigortacenter.com
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
SİGORTA CENTER
444 19 82
HALI-MOBİLYA-BEYAZ EŞYA
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
www.samancilar.com
www.turkmenler.com.tr
www.koprulu.com.tr
SAMANCILAR MOBİLYA
TÜRKMENLER MOBİLYA
KÖPRÜLÜ MOBİLYA
238 29 42
251 12 42
342 26 42
www.kenzelmobel.com
İstanbul Cad.
Melikşah Mah.
KENZEL
ARÇELİK KAMIŞÇIOĞLU
AZZORA
248 42 24
351 18 66
323 15 66
www.yuvakur.com.tr
www.konfull.com.tr
www.viskolove.com
YUVAKUR
KONFULL
VİSKO LOVE
265 12 87
248 37 00
234 31 11
www.ozaksularhali.com
www.ozemek-halimobilya.com.tr
www.baglars.com
ÖZAKSULAR HALI
ÖZEMEK HALI
BAGLAR'S
351 15 73
353 91 81
265 05 95
KISA HABERLER
ÇİÇEKÇİ
www.cicekciarzum.com
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
ÇİÇEKÇİ ARZUM
353 35 58
ALTIN - KUYUMCULUK
www.ozboyaci.com.tr
www.altinkaynak.com
ÖZBOYACI ALTIN
ALTINKAYNAK
SARRAF KÜÇÜKBALCI
444 0 626
350 30 31
350 11 16
Kule Site
www.karakaskuyumculuk.com
www.necati.com.tr
SARRAF KARACAOĞLU
KARAKAŞ ALTIN
NECATİ HEDİYELİK&ALTIN
241 49 26
354 00 00
353 18 60-61-62
AYDINLATMA
www.kandilavize.net
www.cobanoglu.com.tr
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
KANDİL AVİZE
ÇOBANOĞLU AVİZE
FAVORİ AVİZE & CAM
238 40 22
235 96 41
234 32 38
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
129
130
KISA HABERLER
ATATÜRK EVİ MÜZESİ
Atatürk Caddesi üzerinde 1912 yılında
inşa edilen iki katlı tarihi bina; 1923 yılında hazine adına tescil edilip Vali Konağı
olarak kullanılmış, Atatürk'ün Konya'ya
gelişlerinde kendisine tahsis edilmiştir.
1927 yılında hazineden Konya Belediyesi'nce satın alınan ev 19.7.1928 tarihinde Konyalıların Atatürk'e şükranlarının bir ifadesi olarak Atatürk adına tescil
edilmiş ve tapusuna "Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa'ya Konyalıların
hediyesidir." kaydı konulmuştur. 1963 yılında bina Milli Eğitim Bakanlığı'na
devredilerek onarılmış "Atatürk Evi-Kültür Müzesi" adıyla ziyarete açılmıştır.
GÜZELLİK
Kerkük Cad.
Kazım Karabekir Cad.
www.haberdiyet.com
ASMER
SUDERM GÜZELLİK
DİYAMER
236 36 31
322 34 51
323 44 10
Beyazıt Mah.
Zafer
Feritpaşa Mah.
BEYAZ GÜZELLİK
ELİF GÜZELLİK SALONU
SAUNA GÜMÜŞKAPI
350 22 32
353 21 57
233 94 46
Nalçacı Cad.
www.issilhamile.com
Kerkük Cad.
GİYİM
www.ozbagci.com.tr
Kerkük Cad.
ÖZBAĞCI SHOES
VENNA
GUESTO
IŞŞIL HAMİLE DÜNYASI
ESİLA
238 38 29
237 53 59
235 11 33
238 97 72
238 48 62
Piri Mehmet Paşa Çarşısı
Uzun Bedesten İçi
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
EMMİOĞLU TEKSTİL
BEYEFENDİ GİYİM
350 74 35
353 30 41
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
İTEZ
KUAFÖR
320 77 37
Şeyh Sadreddin Mah.
DİŞ HEKİMİ
Beyazıt Mh. A Plaza
Vatan Cad. Adalhan
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
CEM DEMİR
HİKMET DURMAZ
322 72 92
320 38 77
KUAFÖR
M1 Real
Feritpaşa Mah.
Millet Cad.
KUAFÖR ZAZA
CEREN SAÇ TASARIM
BAYRAM BAL
265 10 92
237 36 11
320 24 23
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
Beyazıt Mah.
İNTER KUAFÖR
321 40 91
FOTOĞRAF
www.sedeffotograf.com
www.fotocankaya.com.tr
Nalçacı Cad.
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
SEDEF FOTOĞRAF
ÇANKAYA FOTOĞRAFÇILIK
FOTO ÖZCAN
233 16 45
235 79 57
235 25 19
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
131
KISA HABERLER
İPLİKÇİ CAMİİ
Sultan II. Kılıçaslan döneminde Vezir
Şemsettin Altun-aba tarafından yaptırılmıştır. Caminin yapı üslubu ve ilgili vakfiyesine dayanılarak cami ve yanındaki
medresenin XII. yüzyılın sonlarında yapıldığı bilinmektedir. Cami ilk yapıldığı yıllarda ilk banisinden ötürü Ebülfazl Mescidi, daha sonra Ahmed Bey Camisi ismiyle anılmıştır. Bitişiğindeki
Altunaba Medresesi’nin vakfiyesinde belirtilen İplikçi Necibüddin Ayaz’ın
bu medresenin mütevellisi olması ve yakınında da İplikçiler Çarşısı’nın bulunması nedeniyle cami, İplikçiler Camisi ismini almıştır.
DÜĞÜN SALONU
www.cemosalon.com
Antalya Çevre Yolu
www.saltanatdugunsarayi.com
CEMO DÜĞÜN SALONU
ŞELALE DÜĞÜN SALONU
SALTANAT DÜĞÜN SARAYI
234 08 86
327 00 63
265 36 38
Meram
www.ciltas.com.tr
Ankara Yolu Üzeri
KONEVİ DÜĞÜN SALONU
ÇİLTAŞ
İPEKYOLU
323 1 222
342 60 80
346 45 33
RESTAURANT
Hatıp Yolu Üzeri
132
Beyazıt Mah.
İstanbul Cad.
www.mangalyum.com
www.guvenbalik.com
HAZBAHÇE
HACI ŞÜKRÜ
MİTHAT TİRİT SALONU
MANGALYUM
GÜVEN BALIK
327 34 34
352 76 23
350 72 98
265 09 79
324 45 46
Beyşehir Yolu Üzeri
www.konakkonyamutfagi.com
www.horantamangal.com
Ankara Cad.
Kule Plaza
ÖZ KONYA MUTFAĞI
KONAK KONYA MUTFAĞI
HORANTA MANGAL
TAKA RESTAURANT
KULE SİNİ
257 16 16
352 85 47
323 13 33
237 88 02
237 58 53
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
İSTANBUL
PASTANESİ
350 75 67
Zafer
PETROL
www.meramgaz.com.tr
www.nadiravcanpetrolleri.com.tr
www.starpet.com.tr
MERAM GAZ
NADİR AVCAN
STARPET
375 02 02
238 61 03
233 34 22
PASTANE
www.aciltatliservisi.com
www.pasampastanesi.com
Ferit Paşa Cad.
PETEK PASTANESİ
PAŞAM PASTANESİ
BADE'M
321 0 222
238 01 59
321 00 02
Meram
www.pasabag.com
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
MADO
PAŞABAĞ PASTANESİ
323 33 00
321 01 02
CAFE
Beyazıt Mah.
Meram Yeni Yol
Yazır Mah.
NEW GARDEN
CAFE'S
KARMAŞIK CAFE
CAFE İSTANBUL
KALDIRIM CAFE
321 01 02
321 20 30
325 17 77
261 00 97
352 53 51
133
KISA HABERLER
MEVLANA MÜZESİ
Konya'da bulunan, eskiden Mevlâna'nın
dergâhı olan yapı kompleksinde, 1926
yılından beri faaliyet gösteren müzedir.
"Mevlana Türbesi" olarak da anılır. (Yeşil
Kubbe) denilen Mevlana'nın türbesi dört
fil ayağı üzerine yapılmıştır. O günden sonra yapı faaliyetler hiç bitmemiş,
19. yüzyılın sonuna kadar yapılan eklemelerle devam etmiştir. Osmanlı sultanlarının bir kısmının Mevlevi tarikatından olması Türbe'ye özel bir önem
verilmesini sağlamıştır. Bağlı bulunduğu Kültür Bakanlığı'na en çok gelir
getiren ikinci müzedir. (Birinci Topkapı Sarayı müzesi.)
GELİNLİK
www.azragelinlik.com
www.naringelinlik.com
www.senaygelinlik.com
AZRA GELİNLİK
NARİN GELİNLİK
ŞENAY GELİNLİK
352 67 10
353 35 34
353 22 52
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
www.ulgenmoda.com
ÜLGEN MODA
220 00 06
OTOMOTİV
Ankara Yolu Üzeri
Ankara Yolu Üzeri
1. Organize Sanayi
İstanbul Yolu Üzeri
Yeni Otogar Karşısı
GÖKMEN OTOMOTİV
MERCEDES BAYRAKTARLAR
TOYOTA OTOJEN
ÖZKAYMAK CHEVROLET
UYARARSLAN PEUGEOT
342 55 55
248 23 81
248 0 248
248 24 75
255 33 99
Ankara Yolu Üzeri
www.onturplaza.com
Ankara Yolu Üzeri
www.avis.com.tr
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
134
CITROEN KONMOT
HYUNDAI ÖNTUR
FIAT KOYUNCU
345 38 00
236 66 66
345 26 26
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
237 37 50
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
KISA HABERLER
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
REKLAM
www.alinapromosyon.com
www.konyadijital.com
www.gulmenak.com.tr
ALİNA PROMOSYON
KONYA DİJİTAL
GÜLMENAK REKLAM
342 0 100
238 42 81
342 75 15
PERDE - TEKSTİL
Kerkük Cad.
www.cemile.com.tr
Nişantaşı Mah.
KONYA MEFRUŞAT
CEMİLE HOME STORE
GÜLER AKKAYA
351 35 98
233 57 75
236 66 77
Kerkük Cad.
Rauf Denktaş Cad.
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
ELİT PERDE
VİTRİN PERDE
237 09 09
235 77 27
OPTİK
www.dinselleroptik.com
Kule Site
www.asudeoptik.com.tr
www.onucyildizoptik.com
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
DİNSELLER OPTİK
ENES SAAT&OPTİK
ASUDE OPTİK
ONÜÇYILDIZ OPTİK
350 62 11
235 70 08
236 96 86
350 05 67
135
KISA HABERLER
SIRÇALI MEDRESE
Sultan II. Alaeddin Keykubat’ın lalası Bedreddin Müslih tarafından 1242-1243 yılında yaptırılmıştır. Medrese kesme taştan
iki katlı açık avlulu, eyvanlı, simetrik ve
dengeli planı ile Selçuklu medreselerinin
ilk örnekleri arasındadır. İsmini çini süslemelerinden almıştır. Günümüze
cümle kapısı ve arkasındaki kalıntıları iyi bir durumda gelebilmiştir. Medresenin doğu cephesindeki kesme taştan giriş kapısı dışa taşkın geometrik bordürler, kitabeler ve mukarnaslı şekillerle bezenmiştir. Giriş kapısının sağında
iki basamakla çıkılan türbesinde Bedreddin Müslih (ö.1258) gömülüdür.
DERSHANE - KURS
www.amerikankultur.org.tr
www.konyakekeme.com
www.diltas.com
AMERİKAN KÜLTÜR DERNEĞİ
KEKEMELODİ
DİLTAŞ
353 52 29
320 01 01
324 19 00
Beyazıt Mah.
www.sabahdershaneleri.com.tr
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
SİSTEM DERSHANELERİ
SABAH DERSHANELERİ
350 40 50
353 11 22
BÜSAN
www.akdenizcam.com
136
www.sumpas.com.tr
www.baranok.com.tr
AKDENİZ CAM
SUMPAŞ
BARANOK YUMURTA
POLİGON
AS CAKE
236 61 66
444 47 86
342 63 63
345 36 75
342 39 41
Toptancılar Çarşısı
www.hilalsan.com.tr
www.rotsan.com.tr
www.ozteknik.com.tr
www.konyaenerji.com.tr
CEYLİN
HİLALSAN MAKİNE
ROTSAN OTOMOTİV
ÖZTEKNİK RULMAN
KONYA ENERJİ
233 23 27
345 16 16
345 17 27
345 37 38
345 09 00
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
www.poligonkonya.com
www.ascake.com
KISA HABERLER
KONYA
ŞEKER
324 03 53
www.konyaseker.com.tr
TARIM
www.konyabiofer.com
www.bombus.com.tr
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
BİOFER
BOMBUS İLAÇLAMA
265 39 99
350 91 64
MİMARLIK - İNŞAAT
www.prestijresidences.com
www.okkalar.com
www.konev.com
PRESTİJ RESİDENCE
OKKALAR İNŞAAT
KONEV İNŞAAT
265 43 43
236 50 60
237 77 00
www.sehayapi.com
Beyşehir Çevre Yolu
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
SEHA YAPI
KONAL İNŞAAT
444 73 42
247 13 50
TEKNOLOJİ - GÜVENLİK
www.umutelektronik.com.tr
www.cincin.com.tr
www.pikselticaret.com
www.galeriguvenlik.com
BU ALAN SİZİN
İÇİN AYRILDI
UMUT ELEKTRONİK
CİN CİN ELEKTRONİK
PİXEL
GALERİ GÜVENLİK
251 26 55
322 11 11
235 15 43
351 51 54
137
KISA HABERLER
138
MAYIS / HAZİRAN 2014/35
KISA HABERLER
139
140
KISA HABERLER
MAYIS / HAZİRAN 2014/35