elmalı kentsel sit alanında bulunan tescilli

Yorumlar

Transkript

elmalı kentsel sit alanında bulunan tescilli
T.C.
SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ
FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
ELMALI KENTSEL SİT ALANINDA BULUNAN TESCİLLİ
KONUTLARIN GÜNÜMÜZDEKİ DURUMLARI KORUMA
SORUNLARI, DEĞERLENDİRME ÖNERİLERİ
Hacer SERBEST
Danışman: Yrd. Doç. Dr. Ali TÜRK
YÜKSEK LİSANS TEZİ
ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ANABİLİM DALI
ISPARTA 2008
Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğüne,
Bu çalışma jürimiz tarafından ŞEHİR ve BÖLGE PLANLAMA ANABİLİM DALI
KENTSEL TASARIM PROGRAMI’nda oybirliği/oyçokluğu ile YÜKSEK LİSANS TEZİ
olarak kabul edilmiştir.
Danışman: Yrd.Doç. Dr. Ali Türk
Kurum: S.D.Ü. Müh-Mim. Fak. Şehir Ve Bölge Planlama Bölümü, ISPARTA
Başkan: Prof.Dr. Ziya Gençel
Kurum: S.D.Ü. Müh-Mim. Fak. Şehir Ve Bölge Planlama Bölümü, ISPARTA
Üye: Yrd. Doç. Dr.A. Şevki Duymaz
Kurum: S.D.Ü. Fen Edebiyat Fak. Sanat Tarihi Bölümü, ISPARTA
ONAY
Bu tez 24/06/2008 tarihinde yapılan tez savunma sınavı sonucunda, yukarıdaki jüri üyeleri
tarafından kabul edilmiştir.
/
/2008
Prof. Dr. Fatma Koyuncu
Enstitü Müdürü
İÇİNDEKİLER
Sayfa
İÇİNDEKİLER:……………………………………………………………………….i
ÖZET…………………………………………………………………………………ii
ABSTRACT…………………………………………………………………………iii
TEŞEKKÜRLER………………………………………………………….……..…..iv
ŞEKİLLER DİZİNİ…………………………………………………………………..v
ÇİZELGELER DİZİNİ……………………………………………………….…..….vi
1.GİRİŞ……………………………………………………………………………….1
2.KURAMSAL TEMELLER…………………………………………………..….…4
2.1.Kent, Sit, Kentsel Sit Kavramları…………………………………………...……4
2.2. Koruma………………………………………………………………...………...5
3. METARYAL VE YÖNTEM…………………………………………..………….8
3.1.Elmalı Kentine Ait Araştırma Ve İncelemeler……………………………...........9
3.1.1.Coğrafi Konum…………………………………………………………...…….9
3.1.2. Ulaşım……………………………………………………………………...…11
3.1.3. İklim ve bitki örtüsü…………………………………………………………..14
3.1.4.Nüfusun Gelişimi…………………………………………………...…………15
3.1.5.Sosyo-Ekonomik Yapı………………………………………………….……..17
3.1.5.1.Eğitim Durumu……………………………………………………………...18
3.1.5.2.Kültürel Yapı……………………………………………………..…………19
3.1.6.Deprem Ve Jeolojik Durum………………………………………..………….21
3.1.7. Doğal, Tarihi. Kültürel Değerleri……………………………………………..24
3.1.7.1.Antik Kentler…………………………………………………………..……25
3.1.7.2.Höyükler…………………………………………………………………….26
3.1.7.3.Tümülüsler……………………………………………………………….….27
i
3.1.7.4.Anıt Mezarlar………………………………………………………………..27
3.1.7.5. Elmalı Definesi……………………………………………………………..28
3.1.7.6.Sivil Mimari Örnekler……………………………….…………….………...29
3.1.7.7.Şenlik Ve Festivaller……………………………………………….…….….31
.3.1.7.8. Doğal Güzellikler………………………………………………….....….…32
4. ARAŞTIRMA BULGULARI…………………………………..………….….….36
4.1. Kentin Tarihsel Gelişimi ve Mekansal Oluşumu………………....……….…...36
4.1.1. Elmalı İlçesi Tarihsel Gelişimi……………………………………………….36
4.1.2. Elmalı Kenti Mekânsal Oluşumu…………………………………………..…37
4.1.3. Sit Alanı Mekânsal Oluşumu……………………………………………..…..40
4.1.4.Elmalı Kenti Sit Alanına İlişkin Genel Bilgiler…………………………....….42
4.2.Yerleşme Özellikleri………..……………………………………………..…….43
4.2.1.Geleneksel Doku………………………………………………………………43
4.2.2.Geleneksel Dokudaki Gelişmeler……………………………..……..………..50
4.3.Analiz Çalışmaları……….…………………………………………………..….52
4.3.1.Kat Adetleri……………………………………………………………….…..52
4.3.2.Yapı Kaliteleri…………………………………………………………..….….52
4.3.3.Mülkiyet Durumları……………………………………………………..…….53
4.3.4.Doku Analizleri………………………………………………………………..55
4.3.5.Ulaşım………………………………………………………………….……...57
4.3.6.Sosyal Ve Teknik Altyapı……………………………………………..……....59
4.3.7.Açık Ve Yeşil Alanlar…………………………………………………………59
4.4. Elmalı Kenti Sit Alanında Bulunan Sivil Mimarlık Örneklerinin Günümüzdeki
Durumları, Koruma Sorunları Ve Değerlendirme Önerileri………..…………….…60
ii
4.4.1.Plan Tipleri…………………………………………………………….….…...60
4.4.2.Dış Mekân Özellikleri………………………………………………………....65
4.4.2.1.Cephe Düzenleri……………………………………………………………..65
4.4.2.2.Pencere Sistemi………………………………………………………...……68
4.4.2.3.Saçaklar, Üst Örtü Çatı Sistemleri……………………………………..……69
4.4.2.4. Kapı Sistemleri………………………………………………………….…..70
4.4.3.Mimari Elemanlar……………………………………………………….…….71
4.4.4.Malzeme Ve Yapım Teknikleri………………………………………….……73
4.4.5.Günümüzdeki Durumları……………………………………………….……..74
4.4.6 Sit Alanında Ortaya Çıkan Sorunlar………………………………………….75
4.4.6.1.Fiziki Mekân, Çevre, Dokuya İlişkin Sorunlar……………………….….….75
4.4.6.2. Sosyo-Ekonomik Yapıya İlişkin Sorunlar………………………………….75
4.4.6.3.Yönetsel Yapıya İlişkin Sorunlar………………………………………..…..76
4.4.6.4. Korumaya İlişkin Sorunlar………………………………………………….76
4.4.7.Korumaya Yönelik Yapılan Çalışmalar ……………………………….….…..77
4.4.8.Anket Çalışmaları ve Değerlendirmeleri……………………………………...79
5. TARTIŞMA VE SONUÇ…………………………………….…………….…….88
5.1.Sonuç Ve Değerlendirmeler………………………………………………….…88
5.2.Öneriler……………………………………………………………………….…93
6. KAYNAKLAR:……………………………………………………………........103
EKLER……………………………………………………………………………..105
EK- 1 Kat Yüksekliği Analiz Paftası………………………………………………106
EK- 2 Yapı Kalitesi Analiz Paftası……………………………………………...…107
EK- 3 Mülkiyet Durumu Analiz Paftası……………………………………...……108
EK- 4 Doluluk Boşluk Oranı Analiz Paftası………………………….……...…….109
EK- 5 Ulaşım Ve Hareketlilik Analiz Paftası…………………………..……….…110
iii
EK- 6 Yapı Kullanım Durumu Analiz Paftası……………………………....….…111
EK- 7 Elmalı Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı…………………………....….…112
EK- 8 Hacı Haliller Ve Pınarbaşı Sokak Sağlıklaştırma Projesi………….....….…113
ÖZGEÇMİŞ………………………………………………………………..………114
iv
ÖZET
Yüksek Lisans Tezi
ELMALI KENTSEL SİT ALANINDA BULUNAN TESCİLLİ
KONUTLARIN GÜNÜMÜZDEKİ DURUMLARI KORUMA
SORUNLARI, DEĞERLENDİRME ÖNERİLERİ
Hacer SERBEST
Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
Şehir Ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
Jüri: Prof. Dr. Ziya Gençel
Yrd. Doç.Dr. Ali Türk (Danışman)
Yrd. Doç.Dr. A. Şevki. Duymaz
Koruma insanlık kadar eski bir kavramdır. Özelin, mahremin korunması ile başlayan
süreç 20.yy.dan itibaren ülkemizde de tarihin korunması, geçmişin yaşatılması
kaygılarıyla literatürdeki yerini almıştır.
Tez kapsamında; tarihi çevreyi, koruma olgusunu kentsel siti ve sit alanlarında
yaşanan zorlukları tanımlayarak, Elmalı Kentsel Sit alanında yaşanan tarihi inceleme
olanağı bulunmuştur. Kentsel sit alanının mekânsal ve çevresel analizleri yapılmış,
mevcut durum incelenmiş ve değerlendirmelerde bulunulmuştur. 20.yy da en çok ele
alınan konulardan sürdürülebilirlik olgusu içerisinde Elmalı Kentsel Sit alanında
bulunan tescilli konutların yenilenmesi ve sağlıklaştırılmasına ilişkin tartışmalarda
bulunulmuştur. Koruma amaçlı imar plan müdahale kararları ve sit alanında
yapılabilinen müdahale kararları ışığında sağlıklaştırma önerileri getirilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Kentsel Sit, Koruma, Sürdürülebilirlik, Sivil Mimarlık,
Sağlıklaştırma, Elmalı.
2008 114 sayfa
v
ABSTRACT
M.Sc. Thesis
PRESENT SITUATIONS, CONSERVATION ISSUES, EVALUATION
SUGGESTIONS OF LISTED HOUSES IN ELMALI URBAN SITE AREA
Hacer SERBEST
Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
Şehir Ve Bölge Planlama Ana Bilim Dali
Thesis Committee: Prof. Dr. Ziya Gençel
Yrd. Doç.Dr. Ali Türk (Supervisor)
Yrd. Doç.Dr. A. Şevki. Duymaz
Conservation is a concept as old as humanity. Period has started with conservation of
privacy and after 20th century it has appeared in literature worrying to conservation
of history and keeping alive of past in our country.
Include of this thesis, experienced history in Elmalı Urban Site Area has investigated
by defining of historical environment, conservation fact, urban site and experienced
difficulties in site areas. Location and environmental analyses of urban site areas has
done, present situation has investigated and evaluations have been made. Discussion
about renovating and strengthening of listed houses in Elmalı Site Area has been
done inside of sustainability fact which is one of the most popular subject in 20th
century. Strengthening suggestion has proposed by conservation aimed improvement
plan interference decisions and interference decisions which could be made in site
areas.
Key Words: Urban Site, Conservation, Sustainability, Civil Architecture,
Strengthening, Elmalı.
2008 114 sayfa
vi
ŞEKİLLER DİZİNİ
Şekil 3.1.Elmalı Kentinin Ülke Ve Bölgedeki Yeri…………………………………10
Şekil 3.2. Elmalı Kentinin Önemli Merkezlere Karayolu Uzaklıkları………………11
Şekil 3.3. . Elmalı Kentinin Bölgedeki Yeri……………………………………...…12
Şekil 3.4. . Elmalı Kenti Bölgesel Ulaşım Ağı…………………………………..….12
Şekil 3.5.Elmalı Kentinin Önemli Merkezlere Uzaklıkları…………………………13
Şekil 3.6. Elmalı Kentinin 1955-2000 Yılları Arası Nüfus Gelişimi………………..15
Şekil 3.7. Elmalı Kentinin 1955-2000 Yılları Arası Kent-Kır Nüfus Gelişimi……..15
Şekil 3.8. Elmalı Kentinin Yıllık Ortalama Nüfus Artışı (%)……………………….16
Şekil 3.9. Elmalı Kentinin 1955-2000 Yılları Arası Nüfus Artışı……………..……16
Şekil 3.10. Elmalı Kentinin 2000 Yılı Yaş Piramidi…..………………………........19
Şekil 3.11. Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası ………………………………….…22
Şekil 3.12. Antalya Bölgesi Deprem Haritası ……………………………………....23
Şekil 3.13. Elmalı Jeolojik Yapısından Bir Görünüş ……………………….………23
Şekil 3.14. Küp Mezar………………………………………………………………26
Şekil 3.15. Fildişi Çocuklu Kadın Heykeli …………………………………………27
Şekil 3.16. Elmalı Definesi……………… …………………………………………28
Şekil 3.17. Elmalı Definesi……………… …………………………………………28
Şekil 3.18. Çolpan Yıldızı ………………………………………………………….30
Şekil 3.19. Ömer Paşa Camii ……………………………………………………….33
Şekil 3.20. Lübnan Sedir Ağacı …………………………………………………….33
Şekil 3.21. Çığlıkara Ormanı………………………………………………………..34
Şekil 3.22. Yeşil Gölü……………………………………………………………….35
Şekil 3.23. Avlan Gölü………………………………………………………………35
Şekil 4.1. Geleneksel Elmalı Konutları……………………………………………...44
Şekil 4.2. Geleneksel Elmalı Konutları……………………………………………...44
Şekil 4.3. Yöresel Mimaride Kullanılan Çıkma Örnekleri………………………….44
Şekil 4.4. Geleneksel Dokuda Yer Alan Nitelikli 20.yy Yapılarına Ait Bir Örnek...45
Şekil 4.5. Geleneksel Dokuda Yer Alan Tahıl Ambarları…………………………..46
Şekil 4.6. Geleneksel Çarşı Dokusundan Bir Görünüm…………………….………47
Şekil 4.7. Hıdırlık Sokaktan Görünüm……………………………………..……….49
Şekil 4.8. Elmalı Yeni Kent Dokusundan Bir Örnek………………………….…….50
vii
Şekil 4.9. Yenilenen Sokak Dokusundan Bir Örnek……………………………..….51
Şekil 4.10. Yenilenen Sokak Dokusundan Bir Görünüm…………………….….….57
Şekil 4.11. Geleneksel Dokuda Yer Alan Yay Yollarından Bir Görünüm….………58
Şekil 4.12. Ömer Paşa Camii Ve Çevresinden Bir Görünüm……………….………58
Şekil 4.13. Kentsel Doku İçindeki Bahçeden Bir Görünüş…………………………60
Şekil 4.14. Orta Sofalı Plan Tipine Bir Örnek………………………………………62
Şekil 4.15. Orta Sofalı Plan Tipine Bir Örnek………………………………………63
Şekil 4.16. Yan Sofalı Plan Tipine Bir Örnek………………………………………64
Şekil 4.17. Yan Sofalı Plan Tipine Bir Örnek………………………………………64
Şekil 4.18. Tek Cumbalı Cephe Sistemleri………………………………………….66
Şekil 4.19. 47 Nolu Tescilli Ev Cephe Düzeni……………………………………...66
Şekil 4.20. 42 Nolu Tescili Ev Cephe Düzeni………………………………………67
Şekil 4.21. 8 Nolu Tescili Ev Cephe Düzeni………………………………………..67
Şekil 4.22. Elmalı Evleri Catı Sistemlerine Genel Bir Bakış……………...………..69
Şekil 4.23. 75 Nolu Tescilli Ev Pencere Sistemleri………………………................70
Şekil 4.24 Giriş Kapısı Örneği………………………………………………………70
Şekil 4.25. Söve-Köşebent Örneği……………………………………………….….71
Şekil 4.26. Tavan Detayı…………………………………………………………….72
Şekil 4.27. Tavan Detayı…………………………………………………………….72
Şekil 4.28. Strüktür Detayı……………………………………………………….….73
Şekil 4.29. Doğum Yeri Analizi………………………………………………….…80
Şekil 4.30. Mülkiyet Durumu Analizi…………………………………………….…81
Şekil 4.31. Konutlara yapımından sonra yapılan eklemeler...……...…………….…82
Şekil 4.32. Evin Yapılış Tarihi Analizi……………………………………………...83
Şekil 4.34. Bulunduğunuz Mahallenin En Büyük Eksiklikleri Analizi……………..85
Şekil 4.35. Oturduğunuz Ev Ve Bahçenizde Bulunmasını İstediğiniz Fakat
Yapamadığınız İhtiyacınız Olan Herhangi Bir Yapı Var Mı?...................................86
Şekil 4.36. Mimari Açıdan En Büyük Eksiklik…………………………………..…91
viii
ÇİZELGELER DİZİNİ
Çizelge 4.1 Elmalı kentsel sit alanı kat adetleri…………………………….…….…51
Çizelge 4.2 Elmalı kentsel sit alanı yapı kalitesi……………………………...…….53
Çizelge 4.3 Elmalı kentsel sit alanı mülkiyet durumu…………………………..…..56
Çizelge 4.4 Elmalı kentsel sit alanı içindeki belediye ve vakıf mülkiyetine ait
parseller…………………………………………………………………………..….59
Çizelge 4.5 Elmalı kentsel sit alanı doku analizi………...………………………….64
Çizelge 4.6 Elmalı kentsel sit alanı plan tipolojileri …………...………………..….67
Çizelge 4.7 Elmalı kentsel sit alanı cephe sistemleri………………..………….…...70
Çizelge 4.8 Elmalı kentsel sit alanı çatı sistemleri……………………………...…..74
Çizelge 4.9 Elmalı kentsel sit alanı doğum yeri çizelgesi………………...………...84
Çizelge 4.10 Elmalı kentsel sit alanı mülkiyet sahipliği çizelgesi…………………..85
Çizelge 4.11 Konutlara yapımından sonra yapılan eklemeler…..…………….….....86
Çizelge 4.12 Evlerin yapılış tarihi………...………………………………………...87
Çizelge 4.13 Bulunduğunuz Mahallenin En Büyük Eksiklikleri Analizi…………...89
Çizelge 4.14 Oturduğunuz Ev Ve Bahçenizde Bulunmasını İstediğiniz Fakat
Yapamadığınız İhtiyacınız Olan Herhangi Bir Yapı Var Mı?....................................90
Çizelge 4.15 Mimari Açıdan En Büyük Eksiklik…………………….…………..…91
ix
TEŞEKKÜRLER
Bu çalışma için beni bilgi ve birikimleriyle yönlendiren, çalışmanın her safhasında
yardımlarını esirgemeyen danışman hocam Yrd. Doç. Dr. Ali Türk’e teşekkürlerimi sunarım.
Çalışmalarımda yararlanılan kaynakları ulaşmamda kolaylık sağlayan Elmalı Belediyesi İmar
Müdürlüğü çalışanlarına ve Modül Planlama grubuna teşekkür ederim.
Manevi desteği ile yanımda olan çalışmalarımda bana destek olan Y.Mimar Erçin Tekin ‘e ve
bana her zaman güvenen attığım her adımda desteklerini arkamda hissettiğim aileme sonsuz
saygı ve teşekkürlerimi sunarım.
Hacer SERBEST
ISPARTA,2008
x
1.GİRİŞ
Kentsel tasarım, kent planlama alanında 1960’lardan beri kendinden söz ettiren,
kentin biçimi, düzeni, fiziksel yapılaşması ve estetiği ile uğraşan bölümüdür.
Sanayileşme ve teknolojinin insani boyutların üzerinde geliştiği yaşadığımız
dünyada, kentlerin gelişiminin içerisinde kaybolmaması ve ihtiyaçlara cevap
verebilmesi adına kentlerin sürdürülebilirliği kavramıyla tanışıyoruz.
Kentler; insanoğlunun başlangıcından bu yana yaşadıkları olaylara tanıklık etmiş ve
insanın gelişiminden etkilenmiştir. İnsan eliyle, insan gereksinimlerini karşılamak
için oluşturulan kentler geçmiş ile bugünü bir arada yaşayan canlı birer unsurdur.
Kenti oluşturan insanın ömrü yaşadıklarını gelecek kuşaklara yetersiz kalırken kent
eskinin tüm yaşamını günümüze getirebilmektedir. Geçmişe sahip çıkmak, saygı
duymak ve verdiği mesajları değerlendirebilmek adına koruma, çağdaş insan
yaşantısının doğal süreci haline gelmelidir.
Korunan ve korunacak olan değerler de ancak kültürel, ekonomik ve çevresel
sürdürülebilirliğinin sağlanması ile ayakta kalabilirler. Koruma altında olan yapılara
gerekli fiziksel müdahalenin yapılması ve günümüz koşullarına ayak uyduracak
şekilde fonksiyonlar yüklenmesi ile koruma işlerliğini sağlayabilecektir.
Ülkemiz binlerce yıllık geçmişe sahip olan, birçok uygarlığın yaşandığı, tarihi ve
kültürel mirası açısından çok zengin bir ülke olarak evrensel sorumluluğu yüksek
ülkelerin başında gelmektedir. İşte bu nedenle konumuz olan Antalya ‘nın Elmalı
ilçesi, tarihi M.Ö. 7 yy a dayanan ve birçok uygarlığa ev sahipliği yapan bir kent
olarak bu tarihi ve kültürel mirasta çok önemli bir yer tutmaktadır. Ancak geçmiş
dönemlere tanıklık etmiş tarihsel ve kültürel değerleri olan yapıların korunması ve
değerlendirilmesi olgusu günümüzde istenen ve beklenen düzeyde değildir. Elmalı
kent merkezinde bulunan sivil mimarlık örneklerinin de yeterince tanınmadığı,
korunmadığı ve değerlendirilmediği ortadadır.
1
Bu tez kapsamında koruma olgusu içerisinde Elmalı kenti incelenecek, doku ve
fonksiyon analizleri çıkarılacak değerlendirmeleri yapılarak sağlıklaştırma için
önerilerde bulunulacaktır.
1.1.Çalışmanın Amacı
Koruma olgusu insanlık tarihi ile ortaya çıkan ve gelişen bir olgudur. Bu olgu; tarihi
cevre ve yapıların yeniden fonksiyon kazandırılması ve bu sayede yeni işlerlik
kazanmasıyla yeni bir boyut kazanmıştır. Koruma konusu tarih boyunca diğer tüm
olgu ve oluşumlar gibi evrimler geçirmiştir. Yakın zamana kadar koruma anlayışı,
yapının eskiyen parçalarının onarımı ve yenilenmesinden ibaretti ve yapının günün
koşullarına göre fonksiyon kazandırılması söz konusu bile değildi. Artık günümüzde
bu düşünce yerini, tarihi yapıya gerekli fiziksel müdahaleler yapıldıktan sonra
günümüz koşullarına göre yeni bir fonksiyon verilmesi ve yeniden işlerlik
kazandırılması düşüncesine bırakmıştır. Bu sayede yapılar koruma adı altında kendi
kaderlerine
terk
edilmek
yerine,
toplum
için
yaşayan
mekânlar
haline
dönüşebilmektedir. Bunun sonucunda da, yapıların zaman içinde elde ettikleri
değerlerinin, eskimeden ve kullanılmaktan dolayı yok olma olasılığı ortadan
kaldırılmış olur. Bu çalışmayla birlikte, sivil mimarlık yapılarına sahip olan Elmalı
kentinde, bu yapılara ilişkin her türlü bilgilerin yer aldığı bir yazılı bir doküman
oluşturulmuş olacaktır.
Bunun yanında tescilli sivil mimarlık örneklerinin günümüzdeki durumları ve
sorunları saptanmış ve incelenen yapı stoklarının yoğun olarak bulunduğu sokaklar
ve çevre yapılara ilişkin günümüz koşullarına uygun öneriler geliştirilmiş olacaktır.
1.2.Çalışmanın Kapsamı
Tez çalışmasının başlangıcında konuyla ilgili kuramsal bilgiler verilmiştir. Kentsel
sit alanlarının özellikleri incelenilerek Elmalı kentinin literatürdeki yeri belirlenmeye
çalışılmıştır. Koruma ve onarım ele alınarak kentin tarihi gelişim süreci
incelenmiştir. Kentin günümüzdeki durumunu gösteren veriler, kentsel sit alanı
2
müdahale koşulları ve Elmalı koruma amaçlı imar planı müdahale koşulları ışığında
değerlendirmeler ve önerilerde bulunulmuştur.
Tez metni altı ana bölümden oluşmaktadır;
Birinci bölümde; çalışmanın konusu, amacı ve çalışma alanının Antalya’nın Elmalı
ilçesi olduğunu belirten giriş bölümü bulunmaktadır.
İkinci bölümde; araştırmanın dayandırıldığı kuramsal temeller, kent sit, kentsel sit,
koruma kavramları tanımlanmıştır.
Üçüncü bölümde; çalışmanın amacı doğrultusunda elde edilen materyaller ile
araştırmada izlenen yöntemlerden bahsedilmiştir. Koruma yaklaşımlarından, Elmalı
Kentsel Sit alanının özelliklerinden kente dair yapılan fiziksel ve sosyal
araştırmaların yöntemlerinden bahsedilmiştir.
Dördüncü bölümde; Elmalı kenti tarihi, fiziksel, sosyal, ekonomik yapısı ile ilgili
yapılan araştırmalar yer almaktadır. Araştırmalar sonucu elde edilen bulgulardan soz
edilmektedir. Kentin ülke coğrafyasındaki yerinden,iklim, nüfus ve sosyo-ekonomik
yapısından, doğal, tarihi ve kültürel değerlerinden bahsedilmektedir. Kentin tarihi
gelişimi ve mekansal oluşumu araştırılmış, kentsel sit alanına dair genel bilgiler
çıkarılmıştır. Kentsel sit alanının yerleşme özellikleri grafiklerle ortaya konmuştur.
Sit alanında bulunan tescilli konutların özellikleri, günümüzdeki durumları ve
koruma sorunları ele alınmıştır.
Sit alanında yapılan koruma çalışmalarından bahsedilmiş ve sit alanında ortaya çıkan
sorunlar belirlenmiştir.
Çalışmanın beşinci bölümü olan sonuç bölümünde; yapılan tüm araştırma ve
incelemeler sonucu gelinen nokta göz önüne koyularak elmalı kentsel sit alanına dair
yargılarda bulunulmuştur. Tescilli evlerin sağlıklaştırılması, onarılması konusunda
önerilerde bulunulmuştur.
Altıncı ve son bölümünde ise çalışma boyunca kullanılan kaynaklar sıralanmıştır.
3
2.KURAMSAL TEMELLER
2.1.Kent, Sit, Kentsel Sit
Kent; insanın hayatını düzenlemek üzere meydana getirdiği en önemli, en büyük
fiziki ürünü ve insan hayatını yöneten, çevreleyen yapıdır (Cansever,1996).
Kent; Türkiye’de çeşitli kentleşme araştırmalarında, nüfusu 10.000’iya da 20.000 ‘ i
aşmış bulunan yerleşme birimleri kent olarak benimsenmektedir. Bir yerleşme
birimine kent denebilmesi, o birimde tarım dışı üretimin ağırlık kazanması, üretim
araçlarının ve dolayısıyla nüfusun orada yoğunlaşmasına, birörnek olmama ve
bütünleşme derecesinin yükselmiş bulunmasına bağlıdır (Hasol,2002).
Sit; doğal ya da insan eliyle yapılmış taşınmaz kültür varlıklarını barındıran, kent
içinde bölünmez va ayrılmaz bir bütün oluşturan ve bütün bu özellikleriyle
korunması gereken çevre parçası. Önemli tarihsel olayların geçtiği yerler de bu
kapsamın içine girer. Sit yalnızca tarihi çevre için değil onun çevresi için de
geçerlidir (Hasol,2002).
Sit; tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup,
yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent
ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu
olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat
özellikleri ile korunması gerekli alanlardır ( Anonim).
Kentsel sit, mimari, mahalli, tarihsel, estetik ve sanat özelliği bulunan ve bir arada
bulunmaları sebebiyle teker teker taşıdıkları kıymetten daha fazla kıymeti olan
kültürel ve tabii çevre elemanlarının (yapılar, bahçeler, bitki örtüleri, yerleşim
dokuları, duvarlar) birlikte bulundukları alanlardır ( Anonim).
2.1.2.Koruma
Koruma konusu, tüm olgular ve oluşumlar gibi tarihsel bir evrim geçirerek 2000’li
yıllarda içeriğine kavuşmuştur. Koruma kavramının dünya toplumunda önem
kazanması çok eskiye uzanmaz. 15.yy ve 16.yy. papaların çıkardığı, genellikle
4
sanatsal değeri taşıyan eserleri ve Roma devri kalıntıları korumayı kapsayan
emirnameler bulunmaktadır. 17.yy. ise koruma alanında, İsveç ve Danimarka gibi
kuzey Avrupa ülkelerinde daha çok taşınır eserlere dayalı kral iradesi
görülmektedir.18.yy.a gelene kadar tarihe saygıdan ileri gelen bir koruma
kaygısından söz edilemez (Alsaç,1992).
19.yy. sonrasında ise, hukuksal önlemlerin de artmasıyla korumadaki temel ilkeler
saptanmıştır. 19.yy ‘ın ikinci yarısından sonra, geleneksel, tarihi ve estetik değerleri
olan çevrelerin koruma bilinci önem kazanmıştır. (Kuban,2002).
Günümüzde tarihi cevre korumanın evrensel bir statüsü vardır. Tarihi çevre ve tarihi
yapı koruma temelde çağdaş bir kültürel istektir ve toplum kültürünün
çağdaşlaşmasına paralel olarak gelişir. Dolayısıyla sorun para bulmak değil var olan
kaynakları bu alana kanalize edecek kültürel isteği taşımaktır. Tarihi çevreyi
korumanın karşısına çıkan en önemli engel sanayileşme ile birlikte gelen çağdaş
çevre, çağdaş konfor imgesidir. Tarihi çevreyi koruma isteği bu imgelere karşı çıktığı
savıyla, hem bir tutuculuk, hem de yenileşmeye engel olarak gösterilmeye çalışılır.
Oysa burada bir karşıtlık yoktur. Birçok alanda olduğu gibi karşı çıkılan şey sanayi
değil sanayinin insan çevresinin sağlıklı gelişmesini engelleyen tek boyutlu, çizgisel
yorumu, insani boyutları unutturan tüketim baskısı, kişisel yaşam ile organik ilişkisi
kesilmiş bir kör üretim düzenine köle olmak gibi olgulardır (Kuban,2002).
Kültür mirasını korumak sadece geçmiş değerlerin gelecek kuşaklara tanıtılmasını
amaçlamaz. Geçmişin birikimini geleceğin yaratılmasında en önemli kaynak olması
yaşamsal bir zorunluluktur. Kişilikli bir toplum olarak gelişebilmek için ulusların
kültürel kimliklerini yeni yaşam çevreleriyle entegre etmeleri gerekmektedir
(Tuncer,2004).
Ülkemizde koruma kavramı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu( 2863/
1983) ve ilgili yönetmeliklerin güvencesi altındadır. Koruma ve korunma kavramları,
taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları için ‘muhafaza, bakım, onarım, restorasyon ve
fonksiyon değiştirme işlemleri’ olarak tanımlanmıştır. Ayrıca, ülkemiz 1933 yılı UIA
5
anlaşması’nda başlayarak değişik koruma anlaşmalarına imza koymuştur (Suher,
2002).
1972’de Paris’te imzalanan dünya kültürel ve doğal mirasını korunmasına dair
sözleşmede ’’tarih, sanat veya bilim açısından istisnai ve evrensel değerlerin, mimari
eserlerin anır olarak kabul dilmesi ve korunması ’’; 1975 Amsterdam bildirgesi ile ’’
Avrupa mimarlığının ve Avrupa halkının ortak mirasının olduğunun kabul
edilmesi’’, 1976 Nairobi konferansı ile tarihi alan ve çevrenin yerine konulmaz
mimari mirası oluşturan değerler olarak kabul edilmesi ve korunması’’ örnekleri
verilebilir. 1992 yılında kabul edilen Avrupa kentsel şartı’nda yaşayanların hakları
aşağıda belirtildiği biçimde saptanmıştır.
•
Güvenlik
•
Kentsel işlevlerde uyum
•
Kirletilmemiş sağlıklı bir çevre
•
Katılım
•
İstihdam
•
Ekonomik kalkınma
•
Konut
•
Sürdürülebilir kalkınma
•
Dolaşım- ulaşım
•
Mal hizmetleri
•
Sağlık
•
Doğal zenginlikler ve kaynaklar
•
Spor ve dinlenme
•
Kişisel bütünleşme
•
Kültür
•
Belediyeler arası iş birliği
•
Kültürler arası kaynaşma
•
Finansal yapı
•
Kaliteli bir mimarı ve fiziksel çevre
•
Eşitlik
6
Kentsel haklar, doğal, beşeri, yapılaşmış çevrenin ayrı ayrı etkilerini ve
etkileşimlerini bir büyün içinde değerlendirmenin gerekliliğini ve sorunlara çözüm
getirebilmek için bu değerlendirme biçiminin zorunlu olduğunu gösterir. Ekonomik
kalkınma, toplumsal gelişim, çevre duyarlılığı ve koruyucu bir yanaşım ile
planlamada bir uzlaşmanın hedeflendiği anlaşılmaktadır (Suher,2002).
Kentsel haklara ulaşabilme temelde bir ayrıcalıktır. Bu durumda AB ‘ de kentlerde
yaşayan bireylerin bu hakları ve ayrıcalıklı durumları güvence altına alınmış
olmaktadır. Bu haklara kaliteli bir mimariye sahip olmak, uygun fiziksel çevreye
sahip olmak da dahildir. Bu genel çerçeve içinde tarihsel mirasın duyarlı bir biçimde
restorasyonu, nitelikli çağdaş mimarların uygulaması, uyumlu ve hoş kentsel
mekânların yaratılması gene birey için hak olarak belirlenmiştir (Suher, 2001).
Bu saptamalarda öncelikle, kent planlamasının vurgulandığı görülmektedir. Bu
durumda; zengin kültür ve tabiat varlıklarına sahip ülkemizde AB içindeki üye
ülkelerin kentlerine ve kentlilerine tanınmış olan hakların taşıyacak çerçeve içinde,
uyumlu bir mekansal planlama, özellikle koruyucu planlaması değerlendirmesinin
gerekliliği, açık bir gerçek olarak görülmektedir (Suher, 2002).
7
3.MATERYAL VE YÖNTEM
Tez çalışmasında materyal olarak incelenen obje elmalı kentsel sit alanında bulunan
tescilli konutlarıdır. Ancak araştırmalar tüm kentsel sit alanında yapılmıştır. Kentsel
sit alanına ait araştırmaların büyük bir bölümünü saha çalışmaları oluşturmaktadır.
Yerinde incelemeler ve yapılan anket çalışmaları ile sit alanına ait bulgular elde
edilmiştir. 2005 yılı içerinde elmalı belediyesi tarafından yaptırılmaya başlanan
koruma amaçlı imar planı çalışmaları ve çalışma ekibinin bire bir içinde yer alınarak
elde edilen bulgular, değerlendirmeler ve sonuçları tez çalışmasının içerinde yer
almaktadır.
Gerekli literatür taraması yapılarak birçok yazılı kaynaktan yararlanılmıştır. Elmalı
Belediyesi İmar Müdürlüğü, Antalya Valiliği, Antalya Kültür Ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Bölge Kurulundan elde edilen tescil fişleri, koruma amaçlı imar planları,
röleve ve restorasyon projeleri dokümanları oluşturmaktadır.
Saha üzerinde yapılan anket çalışmaları, kişisel görüşmeler ve gözlemlerden de
yaralanılmıştır.
Araştırmalar koruma anlayışı içerisinde Elmalı kentini inceleyerek başlamış
korunacak değerlerin literatürdeki yerleri tespit edilerek konut ölçeğine kadar
inilmiştir. Konut ölçeğinde yapılan incelemeler ve yapılan değerlendirmeler
sonucunda önce konutlar önerilerde bulunulmuş sonrasında da kentsel sit alanına dair
değerlendirmelerde bulunulmuştur.
8
3.1. Kente Ait Araştırma Ve İncelemeler
3.1.1.Coğrafi Konum
Elmalı, Akdeniz Bölgesi’nde, Antalya İli sınırları içerisinde 46° 46'' doğu
meridyenleri üzerinde yer almaktadır.
İlçe, Güney Anadolu boyunca uzanan Toros Dağları’nın Batı Akdeniz Bölgesi’nde
uzanan kıvrımları arasında sıkışmış, denizden 1050–1150 metre yükseklikteki bir
plato üzerine kurulmuştur. Dağlık ve engebeli bir arazi üzerinde, 2503 metre
yüksekliğine varan Elmalı Dağı’nın güney eteğinde yer alan yerleşimin doğusunda
Tilkicilik Tepesi, batısında Topdağı Tepesi, güneyinde de Elmalı ovası
bulunmaktadır. Ayrıca yerleşmede Semayük, Kaşçiftliği, Eskihisar, Düden ovaları
yer almaktadır. Güldürki, Karabayır Çayları, Düden’e dökülen Karagöl ile Avlan
gölü önemli su alanlarıdır.
Antalya İli, 20723 km² yüzölçümü ile Türkiye’nin yaklaşık % 2.7’sini
oluşturmaktadır. Elmalı ise 1594 km² ile ilin yüzölçümünün yaklaşık % 7.69’una
sahiptir.
Antalya İli’ne bağlı 14 ilçeden biri olan Elmalı, Antalya İli’nin 110 km. batısında
bulunmaktadır. İlçenin kuzeyinde Korkuteli, doğusunda Kumluca, güneydoğusunda
Finike, güneyinde Kaş, batısında ise Muğla ile çevrilidir. Antalya İli ve İlçeleri
aşağıdaki haritada gösterilmektedir.
9
Şekil 3.1. Elmalı kentinin ülke ve bölgedeki yeri ( Büyük Atlas,2001)
10
3.1.2. Ulaşım
Antalya, Akdeniz’in ticaret ve turizm merkezi olmasından dolayı oldukça geniş
ulaşım olanaklarına sahiptir. İlin, ülkenin tüm bölgeleri ile karayolu bağlantısı
bulunmaktadır. İstanbul ve Ankara gibi büyük merkezlerden karayolu ile ulaşım
ağırlıklı
olarak
Afyon-Burdur–Antalya
yolundan
sağlanmaktadır.
Havayolu
ulaşımında ise Antalya Havalimanı hizmet vermektedir. Ayrıca Antalya Limanı
Türkiye’nin önemli deniz kapısıdır. Elmalı’da ülke ve bölge ulaşımı ağırlıklı olarak
karayoluyla yapılmaktadır.
Elmalı’nın önemli merkezlere karayolu uzaklıkları aşağıdaki tabloda verilmektedir.
İLLER
MESAFE (km)
ANKARA
655
İSTANBUL
835
ANTALYA
127
MUĞLA
424
MERSİN
600
BURDUR
233
ISPARTA
241
AFYON
404
AYDIN
455
Şekil 3.2. Elmalı ilçesi önemli merkezlere karayolu uzaklıkları
11
Şekil 3.3. Elmalı kentinin bölgedeki yeri
Şekil 3.4. Elmalı kenti bölgesel ulaşım ağı (karayolları haritası)
12
Şekil 3.5. Elmalı kentinin önemli merkezlere uzaklığı
13
3.1.3. İklim Ve Bitki Örtüsü
Elmalı Akdeniz Bölgesi’nde yer almasına rağmen, sahil şeridi iklimini nispeten
engelleyen yüksek dağlarla denizden ayrılmış durumundadır. İlçe, karasal iklim
etkisindedir.
Meteoroloji istasyonu verileri incelendiğinde en sıcak ayın temmuz ayı, en soğuk
ayın ise şubat ayı olduğu göze çarpmaktadır. Yaz günleri olarak bilinen, yüksek
sıcaklığın 25 ºC ve daha yukarı olduğu günler genellikle tüm istasyonlarda nisan
ayında başlayıp kasım ayında sona ermektedir. Kış günleri olarak bilinen, düşük
sıcaklığın -10.2 ºC ve daha aşağı olduğu günler kasım ayında başlayıp nisan ayında
sona ermektedir.
Elmalı’nın 2005 yılı itibari ile aylık sıcaklık, yağış ve nem miktarları aşağıdaki tablo
ve grafiklerde ifade edilmektedir.
Elmalı bitki örtüsü açısından incelendiğinde, geniş tarım alanlarının yerleşmenin
büyük bir bölümünü kapladığı görülmektedir. Bağlık-bahçelik alanlar yerleşmenin
güneye doğru uzanan düzlük kesimlerinde yayılmış durumdadır. Batıda Yuva köyü
yolunun kuzeyi elma bahçeleri ile kaplıdır.
Elmalı ilçesi içerisindeki yaylalar ve ormanlar endemik bitki örtüsüne sahip ağaç ve
bitkilerle yoğun olarak örülüdür. Özellikle Sedir ağacı yerleşmenin ilk kurulduğu
günlerden beri İlçeye bir simge olma özelliği katmaktadır.
Yeşil ve mavi Lübnan sediri, bozardıç, katranardıç, kokulu ardıç, meşe, akçaağaç,
dişbudak ve kavak ağaçları gibi flora zenginliğine sahip ilçede yüksekliğe göre
değişim gösteren bitki örtüsü açısından da çok zengin olan ormanlar, tavşan, tilki,
keklik, yaban domuzu, kartal ve şahinleri de içinde beslemektedir. Bahar gelirken
titrek kavak, hüsnüyusuf, menekşe ve ballıbabalarla floral zenginlik artmaktadır.
14
Kentsel sit alanı organik sokak dokusu ile yoğun bir yapılaşma sergilemektedir. Bu
yoğun yapılaşma içerisinde geleneksel konut dokusu bahçeleriyle kent mekanında
peyzaj
ögelerini
oluşturmaktadır.
Bahçelerde
genellikle
meyve
ağaçları
görülmektedir.
3.1.4. Nüfusun Gelişimi
Elmalı’nın 2000 yılı D.İ.E verilerine göre toplam nüfusu 40.041 kişi, kent nüfusu
14.561 kişi, kır nüfusu ise 25.480 kişidir. Yerleşmenin 1955–2000 sayım yılı
nüfusları şekil 3.6 ‘te verilmiştir.
YILLAR
1955
1960
1965
1970
1975
1980
1985
1990
1997
2000
TOPLAM
26174
29734
31900
34106
35181
40586
40357
35324
35662
40041
KENT
5191
6743
8482
9014
10184
11816
12280
12348
13202
14561
KIR
20983
22991
23418
25092
24997
28770
28077
22940
22460
25480
Şekil 3.6. Elmalı 1955–200 yılları arası nüfus gelişimi (DİE)
Elmalı’nın nüfus yapısı, ilin genel nüfus karakteristiğine uygun olarak gelişme
göstermektedir. Bu kapsamda il bütünü toplam kırsal nüfus içinde, yerleşmenin
kırsal nüfus oranı % 3.25 iken kentsel nüfus oranı % 1.56’dır. Yerleşmenin 1990 ve
2000 yılları arasındaki kent ve kır nüfus oranları değişimi incelendiğinde de yine
kırsal nüfusun kentsel nüfusun üzerinde olduğu görülmektedir.
15
30000
25000
20000
15000
10000
5000
0
1955 1960 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1997 2000
KENT
KIR
Şekil 3.7. Elmalı 1955–200 yılları arası kent-kır nüfus gelişimi (DİE)
Şekil 3.6’de Elmalı yerleşmesi yıllık ortalama nüfus artış hızları verilmiştir. Elmalı
yerleşmesinde kentsel nüfus artışı hızı görüldüğü gibi 1955–1975 yıllarında bir düşüş
göstermektedir. 1975- 1980 dönemlerinde kentsel nüfus artmış, 1980–1985
dönemlerinde yine bir düşüş göstermiştir. 1985- 1990 döneminde kentsel nüfus artış
hızında bir değişiklik gözlemlenmemektedir. 1990 yılından sonra ise yerleşmede
yeni gelişme alanlarının oluşması ile kentsel nüfusta bir artış olmuş ve bugüne kadar
2000
1997–
1997
1990–
1990
1985–
1985
1980–
1980
1975–
1975
1970–
1970
1965
1965–
1960
1960–
YILLAR
1955–
devam etmiştir.
TOPLAM
4.88
1.41
1.34
0.62
2.86
-1.03
-2.66
0.136
1.253
KENT
5.23
4.59
1.22
0.02
2.97
0.07
0.01
0.955
1.619
KIR
1.83
3.68
0.09
-0.46
2.81
-0.48
-4.04
-0.302
1.05
Şekil 3.8. Elmalı yıllık ortalama nüfus artış hızı (%)(DİE)
Kırsal nüfus atışı da genel olarak kentsel nüfusa benzer değişkenlikler
göstermektedir. Kentsel nüfus artışından farklı olarak 1955-1965 yılında artış, 19851990 yıllarında ise düşüş göstermektedir.
16
6
4
2
0
1955-1960 1960-1965 1965-1970 1970-1975 1975-1980 1980-1985 1985-1990 1990-1997 1997-2000
-2
-4
-6
KENT
KIR
Şekil 3.9. Elmalı 1955–2000 yıllık nüfus artış hızı
Aile sayısı ve aile büyüklüklerine bakıldığında Elmalı kentsel yerleşme özelliği
göstermektedir. Yerleşme genelinde çekirdek aile varlığı tespit edilmiştir. Elmalı’da
ise ortalama hanehalkı büyüklüğü 3.8’dir. Yerleşmede 4 kişilik aileler en fazla orana
sahiptir. Toplam 3637 hanenin % 27’si (1027 hane) 4 kişiden oluşmaktadır.
3.1.5.Sosyo-Ekonomik Yapı
Gerek ilçe merkezinde ve gerekse köylerde; halk, genellikle ahşap ve kargir
binalarda oturmaktadır. İlçe merkezinde kısmen de olsa apartman yaşantısı başlamış
ise de konut sıkıntısını gidermesi mümkün olmamaktadır. İlçede kurulan Yeşilyayla,
Orhun ve Şirinevler Yapı Kooperatiflerine ait inşaatlar devam etmektedir.
İş ve çalışma hayatı kendi içinde kendine yeterli bir görünüm arz etmektedir. Büyük
sanayi kuruluşları olmadığından işçi sorunları bulunmamaktadır. Bazı kamu kurum
ve kuruluşları dışında sendikalı işçi çalıştıran iş yeri bulunmamaktadır.
17
1 adedi İlçe merkezinde, 4 adedi Akçay, Yuva, Eskihisar ve Gölova köylerinde
olmak üzere toplam 5 adet Tarım Kredi Kooperatifi ve İlçe merkezinde Ziraat
Bankası, Halk Bankası ve İş Bankası şubeleri mevcuttur.
İlçede belirli panayır, fuar, sergi açılmamakta olup, sadece her yıl Eylül ayının ilk
haftasında yapılan Tarihi Yeşilyayla yağlı pehlivan güreşleri nedeniyle 1 hafta
süreyle panayırı andıran bir canlılık göze çarpmaktadır. Her haftanın Pazartesi
günleri ilçe merkezinde halk pazarı kurulmakta ve halk ihtiyaçlarının tamamını
büyük ölçüde bu pazardan karşılamaktadır.
İlçe turizm potansiyeli yönü itibariyle pek canlılık göstermemektedir. Haftada 1 gün
100 kişilik yabancı turist kafilesi tur operatörlerince 1 günlüğüne ilçeyi ziyaret
etmektedir. Dışarıdan gelecek olan turistler için İlçe sadece bir geçiş yolu
durumundadır. Bu da ilçe için az da olsa ekonomik bir değer ifade etmektedir.
Eski evler ve el sanatları üzerinde mahalli olarak araştırma başlatılmıştır. İlçenin
yayla iklimi karakterinde olması, yaz aylarının serin geçmesi nedeniyle yaz aylarında
Finike, Kale ve Kumluca gibi yerleşim yerlerinden ilçeye yazlıkçı olarak
gelmektedirler. Bu durum ilçeye ekonomik katkı sağlamaktadır. İlçede son 10 yılda
yaşanan kuraklık nedeniyle tarım ve hayvancılığın ekonomik getirisi azalmıştır. Bu
nedenle, İlçe köylerinden sahil ilçelerine seracılık yapmak üzere çalışmaya giden
çiftçi aile sayısı artmıştır. Gerek ilçe merkezi ve gerekse köylerde aşiretler, şeyhler
ve toprak ağaları bulunmamaktadır.
İlçe ve köylerinde toplam 25 adet Telekom'a ait santral ile 13710 abonmanı vardır.
İşletme 20 personel ile hizmet vermektedir. Elmalı, Bayındır, Gökpınar, Kocapınar
ve Çobanisa köylerinde binalar temin edilemediği için santral kurma çalışmaları
yapılamamaktadır.
18
İlçenin ekonomik yapısı daha çok tarıma ve hayvancılığa dayalıdır. Özellikle kırsal
yörelerde küçük aile işletmeleri şeklinde tarım ürünleri ve hayvan besiciliği
yapılmaktadır.
3.1.5.1. Eğitim Durumu
Mazisi geçmiş yıllara dayanan Ömer paşa Medresesi sayesinde bu yörede tahsilli ve
kültürlü kişiler ve hatta alim dahi yetiştirmiştir. Halkın, okumaya yönelik istemi
fazladır. Okullaşma oranı % 99,5 olup, eski medresenin yerinde faaliyet gösteren
Elmalı Halk ve Çocuk Kütüphanelerinde 24833 adet, Yuva Halk Kütüphanesinde
2476 adet basma eserler bulunmaktadır.
Elmalı İlçesi’nde okuma yazma bilen oranı %91.22’dir. Ancak 2000 yılı itibari ile
erkek nüfus için %96.13, kadın nüfus için %86.16 olan bu oran cinsiyetler arasında il
geneli ile çok büyük farklılıklar arz etmemektedir. İlçede cinsiyetler arasındaki en
belirgin fark okuryazar olmayanlarda görülmektedir. Okuma yazma bilmeyenlerin
oranı toplamda %8.75’lik bir paya sahipken, erkek nüfusun %3.84’ü, kadın nüfusun
ise %13.83’ü okuma yazma bilmemektedir.
Yerleşmede okuma yazma bilen ve bir okul bitiren 6 yaş üzeri nüfusun eğitim
kurumları itibari ile dağılımında %48.85’lik oran ile ilkokul mezunu olanlar en
yüksek paya sahiptir. Lise mezunu olanlar %12.53 ile ikinci sırada yer almaktadır.
Okullaşma oranlarında ortaokul ve dengi meslek okullarından mezun olanlar ise en
düşük değere sahiptir.
Görüldüğü gibi ilçede bir okul bitirenler toplam nüfusun %25.25’ini oluşturmaktadır.
Özellikle ortaokul ve ortaokul sonrası eğitim düzeylerini tamamlayan kadın ve erkek
oranları arasında önemli farklılıklar vardır. 2000 yılında ortaokul mezunu olan
erkeklerin oranı, kadınların oranından yaklaşık 2 kat, lise mezunu ve lise dengi
meslek okulu mezunu erkeklerin oranı 1.5 kat daha fazladır. Cinsiyetler arası eğitim
düzeyindeki farklılık yükseköğretim mezunları için de geçerlidir.
19
3.1.5.2.Nüfusun Yaş Yapısı
Nüfusun cinsiyet yapısına bakıldığında Elmalı’da 2000 yılı erkek nüfusunun kadın
nüfusundan fazla olduğu görülmektedir. Yerleşme % 50.8 oranındaki erkek nüfusu
ile Türkiye ortalamasının üzerinde ancak il ortalamasının altındadır. Kadın nüfusu
oranı ise % 49.2 ile hem Türkiye hem de il ortalamasının altında bulunmakta olup,
nüfusun kadın-erkek oranları birbirine yakın değerlerde seyretmektedir.
Antalya il bütünü ve Elmalı’da nüfusun yaş gruplarına göre dağılımına bakıldığında
ise çocuk nüfusunun Türkiye ortalamasının altında olduğu görülmektedir. 0-15 yaş
grubu nüfus oranı Türkiye genelinde % 29.8 iken, Antalya İli’nde % 25.1, Elmalı’da
% 25.3’dür. Görüldüğü gibi il geneli ve Elmalı’da nüfusun % 25’i 0-15 yaş grubunda
bulunmaktadır.
ELMALI YAŞ PİRAMİDİ
60 – 64
50 – 54
40 – 44
KADIN
30 – 34
ERKEK
20 –24
10 – 14
0–4
-6
-4
-2
0
2
4
6
Şekil 3.10. Elmalı 2000 yılı yaş piramidi (DİE)
3.1.5.3.Kültürel Yapı
Gelişen teknoloji ve hızlı değişim sürecinin getirdiği yenilikler yanında gün geçtikçe
tükenmesi, hatta ortadan kalkması muhtemel olan alanlardan biri de el sanatlarıdır.
Her şeye rağmen bu yok oluşa karşı direnen birkaç usta Elmalı’da görülmektedir.
20
Elmalı, el sanatları açısından oldukça zengindir. Yerleşmede bakırcılık, demircilik,
kuyumculuk, halı-kilim dokumacılığı, ağaç işleri ve taş işlemeciliği yapılmaktadır.
Çul olarak da bilinen kilimler dayanıklılığından dolayı çoğunlukla çadır ve
kilimlerde kullanılan keçi kılından dokunur. Geometrik figürler ve kelebek
motifleriyle dokunan Çul modeli Selçuklulardan bir mirastır. Yüzyıllar boyunca
Yörükler desen ve renk zenginliğini bu bölgenin geleneklerine katmışlardır.
Bölgenin belli başlı el sanatları olarak kilim, çuval, heybe dokumacılığı, kahve
değirmeni ve tahta kaşık yapımı sayılabilir.
Ömer Paşa Camiinin arkasındaki Demircilik ve Helvacılık Caddelerinde halı ve diğer
bibloların bulunabileceği iyi dükkanlar vardır. Teke Yörükleri, yörük yaşamlarına
uyan taşınabilir alet ve gereçler yapmış ve yerleşim yerleri için şaheserler
dokumuşlardır. Süsleme sanatını çağlar boyunca sürdürmüş ve birçok eser ortaya
koymuşlardır.
Elmalı'da el sanatlarının yanı sıra şenlikler ve festivaller de vazgeçilmezler arasında
yer almaktadır. Bunlara örnek olarak; Tarihi Elmalı Yeşilyayla Güreşleri, Gömbe
Festivali, Elmalı-Tekke Köyü Abdal Musa Şenlikleri ve Hıdrellez Şenlikleri
gösterilebilir. Ancak Yeşilyayla Güreşleri'nin ayrı bir önemi vardır ki bu da Türklerin
ata sporu olarak anılan güreşin uzun yıllar öncesine, Orta Asya dönemlerine
tarihlenmesinden gelmektedir.
Her ne kadar tarihi Kırkpınar Güreşleri'nin bilinirliği halk arasında daha yüksekse de,
geleneksel kültürün devamı Elmalı Yeşil Yayla Yağlı Pehlivan Güreşleri 652 yıldır
gerçekleştirilmekte ve tarihçe olarak Türkiye’de birinci sırada yer almaktadır. 1975'li
yıllara kadar ilçe halkı ve komşu köylerden gelen misafirlerin özellikle "Mehter
Takımı"nı ve seyirlik oyun olan "Hart Hart Deve"yi izlemek için geldikleri
bilinmektedir. Günümüzde, güreşlerin başlangıcından iki gün öncesinde düzenlenen
21
sempozyumlar ve sergiler ile bu sporun daha çok kültürel ve geleneksel yönü
üzerinde durulmaktadır.
3.1.6. Deprem Ve Jeolojik Durumu
Bakanlar Kurulu’nun 18.04.1996 tarih ve 96/8109 sayılı kararı ile yürürlüğe giren ve
Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’nın (Afet İşleri Genel Müdürlüğü) 27.02.1998 tarih
ve 2133 sayılı izni ile hazırlanan Türkiye Deprem Bölgeleri Haritasında, Antalya
İli’nin güneybatı kıyı kesimi I.derece deprem kuşağı içerisinde bulunmaktadır.
Manavgat ve İbradi ilçelerinin bir bölümü III. derece; Gündoğmuş, Alanya ve
Gazipaşa ilçelerini kapsayan kısmı ise IV. derece deprem bölgesi sınırları
dâhilindedir. İlin önemli bir bölümü II. Derece deprem bölgesi içinde yer almaktadır.
Elmalı ise Türkiye Deprem Bölgeleri Haritasında II. derece deprem kuşağı
içerisindedir.
Şekil 3.11. Türkiye deprem bölgeleri haritası(deprem araştırma idaresi)
22
Şekil 3.12.Antalya deprem bölgesi haritası (Türkiye deprem haritası )
Jeolojik Durum
Alüvyon, Eosen, Fliş ve Pliosen şeklinde açıklanan zemin yapısına sahip ilçede
mühendislik tedbirleri alınması neticesinde yapılanma izni verilebilmektedir.
1990 yılında hazırlanan Elmalı (Antalya) İleve-Revizyon İmar planı Analitik Etütleri
raporuna göre Elmalı Kentsel sit alanı “C20 t.3 F VII es” şeklinde açıklanan jeolojik
formasyon sınırları içerisinde kalmaktadır. Alan zemin olarak yerleşme açısından
sakıncası bulunmayan alanlar kısmında gösterilmiştir.
Şekil 3.13. Elmalı jeolojik yapısından bir görünüm
23
3.1.7. Doğal, Tarihi, Kültürel Değerler
Elmalı İlçesi arkeolojik, doğal, tarihi, kültürel ve mimari ögelere sahiptir. Bölgede
yapılan arkeolojik kazılar sonucu tarihe ev sahipliği yapan birçok eser gün ışığına
çıkartılmıştır.
Bunlardan bazıları olan Kızılbeli Mezarları, Likya Yolu, Fildişi Çocuklu Kadın
Heykeli, Gümüş Kral Heykeli, Semahöyük Küp Mezarları, Yapraklı Köyü Yazılı
Kaya, Armutlu Köyü Kaya Mezarı, Söğle Yaylası Arı Serenleri tarihsel ve kültürel
zenginliğin göstergeleridir.
3.1.7.1 Antik Kentler
•
Balbura: Elmalı’nın kuzeybatısındaki Kocaçay’ın en yukarı kollarından biri
olan Katara Suyunun ayırdığı iki tepe üzerinde kurulmuş olan bu antik kentin
büyük bir kısmı Akropolis ile çayın kuzeyindeki tepe üstünde ve yamaçlarda
bulunmakta ve bu kısımda birçok sarnıçlarla Bizans Devrinden kalma
kalıntılara rastlanmaktadır. Akropolis’in güneye bakan yamacındaki tiyatro,
oldukça iyi korunmuştur. Resmi binalar, evler ve lahitler, batıya doğru
alçalan yamaçlarda sıralanmıştır. Kocaçay’ın güneyinde ise arena olarakta
kullanılan küçük stadyum vardır. Balbura, merkezi Gölhisar yakınındaki
Kibyra olan Kentler Birliği’nin azası iken M.S. 2. yy başlarında bu birliğin
dağılması üzerine Likya Birliğine katılmıştır.
•
Ayvasıl: Elmalı kentinin güneydoğu yakınında Kocapınar Köyü’nde Ayios
Basileos Ermiş Basileos adına bir kilise kalıntısı vardır.
•
Elbessos: Elmalının 8 km kadar batısında Elbis Dağı yakınında Likyalılar
zamanında kurulmuş küçük bir köy idi.
•
Arneai: Kentin yeri, Texier tarafından 1836 yılında yazıtlarının yardımı ile
kesin olarak saptanmıştır. Bu kentin kalıntıları Kohu Dağının güney
eteklerinde, Kaş ilçe merkezinden 35 km kadar kuzeydoğusunda, Ernez
Köyünün güneyindeki sarp kayalıklar tarafından korunan bir dağ burnu
üzerinde kurulmuştur. Kentin surları ile kuleleri iyi durumda olup, Likya
dilinde yazılmış kitabeleri mevcuttur. Arneai kenti, Koroe kentini de içine
alan bir siyasi birliğin merkezi olup, 3. yy’da II. Gordianus tarafından
24
basılmış sikkeleri mevcuttur. Bunun yakılarında bu kentin kurduğu Koroai
kenti bulunmaktadır.
•
Podalia: Elmalıdan 15 km güneyde Avlan Gölü ön yamaçlarında oldukça
alçak bir tepe üzerinde kurulan Podaila kentinden birçok kalıntı günümüze
kadar ulaşmıştır. Tarihte nadiren ismi geçen bu yerleşim yeri çok küçüktür.
Plinius, kenti Likya’nın en önemli kentlerinden biri olarak gösterir. Antik
Devirde Elmalı Ovası, Podalia Ovası olarak tanınmıştı.
•
Khoma: Kentin yeri ilk kez R.M. Harrison tarafından belirlenmiştir.
Kalıntılar alçak bir tepe ile onun çevresindeki bataklık bir düzlükte yer
almaktadır. Hacımusalar ve Sarılar Köyleri arasında yaklaşık 400 metre kadar
Elmalı karayolunun güneyindeki bu kentin Prehistorik Devirlere kadar
uzanan bir geçmişi vardır.
Bunlardan başka Kaş İlçesinin Gömbesinde Gomba, Armutlu Köyünün birkaç
kilometre batısında ovada kurulmuş Choma antik kentinin kalıntıları ve
Çobanisa-Gilevgi köyü arasındaki tarihi Helenistik devri Gilevgi kalesi
bulunmaktadır.
3.1.7.2. Höyükler
•
Müğren Höyüğü: EImalı’nın doğusunda Müğren köyündeki höyükte Roma
döneminden kalma küçük bir kale bulunmaktadır. Yapılan arkeolojik satıh
araştırmaları burada Bronz çağ, Helen ve Roma döneminde iskanın olduğunu
göstermektedir.
•
Semahöyük: Elmalı’nın doğusundaki Semahöyük Köyü içindeki bu höyükte
üzerinde Osmanlı ve Türk Mezarlığı bulunduğu için bugüne kadar herhangi
bir araştırma yapılmamıştır.
•
Karataş-Semahöyük:
Antalya İli’nin Karain ve Beldibi gibi Prehistorik merkezlerinden sonra gelen,
eski yerleşme merkezidir. Amerikan Bryn Mawr College tarafından yeri
belirlenen ve Prof. Machteld Mellik tarafından 1963 yılından bu yana sürdürülen
kazılarda, M.Ö. 3. bin ortalarından 2. bin yılın başlarına tarihlenen Erken Bronz
Çağı bir yerleşmenin varlığı belirlenmiştir.
25
Şekil 3.14.Küp mezar
Hendeklerle çevrili dörtgen şeklinde bir saray ile çevresinde ev kalıntıları ve bunların
batısında bugün Antalya Müzesi’nde sergilenen Küp Mezarlar (Pithos) ortaya
çıkarılmıştır. Kazılarda çıkarılan diğer arkeolojik buluntular pithoslar, seramikler,
bronz iğneler, aynalar, ağırşaklar, mühürler, genç kızlara ait bilezikler, gaga ağızlı
testiler, kolyeler, mızrak uçları bugün Antalya Müzesi’nin en ilgi çeken eserlerini
oluşturmaktadır.
•
Beyler Höyüğü: Elmalı - Kaş yolu üzerinde Beyler Köyü’ndeki bu höyükte
yapılan bilimsel araştırmalar Ankara Üniversitesi tarafından yürütülmekte ve
Sikke ve seramiklere dayanılarak höyükte Bronz çağdan (İÖ 3. bin) itibaren
Bizans Devri’ne kadar devamlı bir yerleşmenin izleri görülmektedir.
Bunlardan başka içinde çanak çömlek ve taş baltalar bulunan Elmalı’ya 3 km
mesafede Gilevgi, 9 km de Söğle Höyükleri ile 15km uzaklıkta Akçay, 10 km
mesafede Tekke Höyükleri vardır.
3.1.7.3. Elmalı İlçesindeki Tümülüsler
Bayındır Tümülüsü: Elmalı’ya 6 km uzaklıkta Bayındır köyü yakınlarındadır.
Burada yan yana duran birkaç tümülüsten birindeki Kral Mezarı’nda yapılan
kazılarda M.Ö. 7. yüzyıla ait Frig ve İyonya buluntuları ele geçmiştir.
Antalya müzesinde özel bir bölümde sergilenen gümüş kap-kaçak, gümüş tokalı
kemerler, gümüş zırh parçaları, bronz grifonlar, bereket sembolü olarak bronz
erkeklik organı fıgürleri, elektrondan kuş ve aslan başı, sam gümüşten bir rahibe
heykeli, 2 adet fildişinden Tanrıça/Rahibe heykeli (Son ikisi yan eseri) gibi
26
buluntular bölgenin bu dönemindeki yaşamından kesitler vermekte ve bulunan bu üç
fildişi ve bir sam gümüş heykelcik arkaik dönem Anadolu heykeltıraşlığının ulaştığı
mükemmelliği göstermektedir.
Şekil 3.15.Fildişi çocuklu kadın heykeli
Bölgede daha sonra yapılan kazılarda, daha birçok tümülüste tarihi eserler
bulunmuştur.
3.1.7.4. Elmalı İlçesindeki Anıt Mezarlar
Bilinen iki anıt mezar vardır. Bunlardan ilki Karaburun, diğeri ise Kızılbel’dedir.
Karataş kazısının hemen kuzeyinde Antalya- Elmalı yolu üzerindeki Karaburun Kral
Mezarı Prof. Machteld Mellink tarafından kazılmış ve İÖ. 5. yüzyıl ortalarına
tarihlendirilmiştir.
Mezar odasının duvarları av ve savaş sahnelerinden oluşan fresklerle süslüdür.
Korunma önlemlerinin tamamlanmasından sonra ziyarete açılması plânlanan mezar
odasının, bölgenin eski çağını yansıtan önemli bir ziyaret yeri olacağı kesindir.
Kızılbel mezar anıtı ise, kentin batısında Elmalı -Yuva köyü yolu üzerindedir. Kalker
bloklardan oluşmuş bir odadan ibarettir. Muhtemelen antik dönemde içi boşaltılmış
olan mezarda arkeolojik buluntuya rastlanılmamıştır.
27
3.1.7.5. Elmalı Definesi
M.Ö. V. yy.'da Persler'in Yunanistan'ı istila etmelerinden sonra Atina Şehir
Devleti'nin önderliğinde Akdeniz Çevresi şehirlerinden oluşan bir birlik (Ati-Delos
Deniz Birliği) kurulmuştu. Bu birliğin bir merkezi ve bütçesi vardı. Her ülke kendi
bastığı gümüş sikkeden kendi gücü oranında bu birliğe katkıda bulunuyordu.
Şekil 3.16.Elmalı definesi
İnce işçiliği ve dünyadaki azlığıyla değeri artan dekadrahmiler, Elmalı Definesi'nin
bulunmasıyla hem dünyada bilinen Dekadrahmi sayısı iki katına çıkmış hem de
insanlık tarihinin bilinmeyen önemli bir bölümü aydınlatılmıştır. Çünkü 1984 yılına
kadar tüm dünyada yalnızca 13 adet Dekadrahmi'nin varlığı bilinirken, Elmalı
Definesi'nde bunlardan 14 adet bulunmuştur.
Antalya'nın Elmalı ilçesinde kaçak kazılar sonucu bulunan yüzyılın definesi Elmalı
Sikkeleri, o bölgede bulunan bütün şehir devletlerinin paralarını içeriyordu. Söz
konusu sikkelere yüzyılın definesi denilmesinin en önemli nedeni de Yunanlıların
Persler'i yendikleri için bir anı parası çıkarma kararı almalı ve normal olarak o
zamanın para birimi için en fazla 4 drahmi değeri biçilirken; anma neeniyle 10
drahmililk paranın çıkarılmış olmasıydı.
28
Şekil 3.17. Elmalı sikkeleri
“Yüzyılın definesi” olarak nitelendirilen bu define 1984 yılında Antalya-Elmalı
yolunun hemen kuzeyinde, Karaburun Tümülüsü ile Gökpınar köyü arasında
bulunmuştur. 14 tanesi decadrachme, 1,100 adedi Likya Staterlnden oluşan toplam
1.900 adet gümüş antik sikkeden oluşan bu define, antika kaçakçıları tarafından
Amerika’ya kaçırılmıştır. Özel bir kişinin malı olarak Boston Museum Fine Art’da
bulunurken, Gazeteci Özgen Acar ve Kültür Bakanlığı’nın uzun ve inatçı girişimleri
sayesinde 1999 yılı başlarında bunlardan 1.676 adedi Türkiye’ye getirilmiştir.
Arkeologlar Jeffry Spier ve Jonathan H.Kagan tarafından 10470–450 yılları arasına
tarihlenen ve yeryüzünün en kıymetli antik sikkesi olarak nitelenen Atina
decadrachmeleri (14 adet, her biri 600.000.-$) bu büyük define içinde yer
almaktadır.
3.1.7.6. Sivil Mimari Örnekleri
Eski çarşıları, arastaları ve dar sokaklarıyla, her adımda tarihin derinliklerine
uzanarak Anadolu kültürünü yansıtan Elmalı, Elmalı Dağı yakınlarında kurulan
oldukça eski bir yerleşim yeridir. En iyi korunmuş tarihi yerleşkelerden biri olarak
kabul edilmektedir. 13 ve 14. yüzyıl Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerini
yaşayan Elmalı, zengin kültürel varlığa sahip ilçelerden biridir. Kentin merkezindeki
ilginç mimarisiyle ana mekândan yoksun Kesik Minare Cami, yol açımı sırasında
yolun ortasında kalan minaresiyle ilginç bir görüntü veren Kütük Minare Cami ve
Ömer Paşa Camii’nin kuzeydoğusunda cami ile aynı döneme tarihlenen Beyler
Hamamı ilçenin sahip olduğu önemli sivil mimari örnekleri arasında yer almaktadır.
29
Kentin kurulduğu yamaç boyu uzanan sokaklarda dizili evler, cumbaları, eski tip
pencereleri ve parlak renkleriyle 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başı Osmanlı mimari
geleneğinin en güzel örneklerini oluşturmaktadır. Sadece yaşama değil, seyirlik
zamanlara da ilham kaynağı olan çift cumbalı ahşap Elmalı Evleri, Safranbolu Evleri
kadar otantik bir yapıya sahiptir ve karakteristik özelliklerinin çoğunu bugüne kadar
korumayı başarmıştır.
Şekil 3.18.Çolpan yıldızı
En az 500 yıllık bu evlerin mimari bir öğesi olan ahşap dokusunda, yörenin
zenginliği olan sedir ağaçlarından bol miktarda kullanılmıştır. Süslemelerdeki stilize
ağaçları, çiçek motifleri ve altı köşeli yıldızlarıyla (Çolpan Yıldızı)1 da Anadolu
Kültürünü yansıtan eşsiz örneklerdendir.
Ömer Paşa Camii ve Medresesi: Mimar Sinan’ın kalfalarından birinin eseri olan
Ömer Paşa Camii, Cumhuriyet meydanındadır. Antalya İli içinde yüksek sanat değeri
taşıyan en güzel camilerinden birisidir. Çarşı Camisi ismi de verilen bu cami tek
kubbeli olup, 1599 yılında inşa edilmiş, 1938 ve 1968 yıllarında restore edilmiştir.
Kare planlı, tek kubbeli olan ibadet mekanını meydana getiren beden duvarları dört
kademe halinde yükselir. Kuzeybatı beden duvarlarına bitişik olarak yapılan
minaresinin tabanı beş kenarlıdır. Her kenarda süs niteliğinde taş kemerli nişler
vardır. Tek bir kubbenin örttüğü ibadet mekanında kubbe geçişi büyük köşe
30
trompları ile sağlanmıştır. Caminin son cemaat yeri ve ibadet mekanı kubbesi kalem
işleri ile süslenmiştir.
Caminin hemen önünde Osmanlı döneminde medrese olarak kullanılan üzerleri
kubbe ile örtülü bugün halk kütüphanesi olarak kullanılan 24 odalı bir külliyesi
vardır. 1872’de önemli bir para harcanarak önemine ve şöhretine uygun bir stilde
restore edilmiştir.
Şekil 3.19.Ömer Paşa Camii
3.1.7.7. Şenlik Ve Festivaller
•
Abdal Musa Şenlikleri
Elmalı da Abdal Musa Türbesi’nin bulunduğu Tekke Köyü’nde her yıl Haziran
ayının ilk haftasında Abdal Musa Şenlikleri düzenlenmektedir. Abdal Musa
Türbesi’nin ziyaret edildiği ve Semah gösterilerin yapıldığı şenlik çevreden gelen
halk ile Tekke Köyü o günlerde büyük bir canlılık yaşamaktadır. Yine Sinan Ümmi
ve Vahabı Ümmi, İslam tasavvufunun Elmalı’da yaşamış önemli isimleridir.
•
Elmalı Yeşilyayla Güreşleri
Elmalı’da her yıl geleneksel olarak Eylül ayının ilk haftalarında yapılmakta olan
Elmalı Yeşilyayla Yağlı Pehlivan Güreşleri, Kırkpınar’dan sonra Türkiye’nin en
31
önemli güreş karşılaşmasıdır. Bir hafta süre ile organize edilen ve 850 pehlivanın
katıldığı güreşler Türkiye’nin en eski yağlı güreş organizasyonuna sahip olup, yerli
ve yabancı turistler tarafından ilgi ile izlenmektedir.
3.1.7.8. Doğal Güzellikler
•
Yaylalar
Yaz aylarında, Elmalı Yaylaları, Antalya, Finike, Kumluca, Kaş ve Demre halkına
serin bir barınak sağlar. Baranda Yaylası, Dereköy, Söğle, Geçmen, Yuva, Yapraklı
yörükler ve çobanlar tarafından sık sık gidilen yerlerdir.
Taştan basit evlerin bulunduğu yaylalar ve çevresi ardıç, çam, köknar ve sedir
ağaçları, meyve bahçeleri ile kaplıdır. Yaban hayatı bakımından zengin olan yörede,
yaban keçisi, keklik, tilki, tavşan, yaban domuzu ve bol miktarda ardıç kuşu
bulunmaktadır.
Elmalı Yaylalarında kısa ya da uzun mesafeli yürüyüşler yapabilir, bu yürüyüşler
sırasında çevrede kamp kurma, doğayla vakit geçirme gibi imkanlar bulunmaktadır.
•
Ormanlar
•
Elmalı Sedir Araştırma Ormanı
Elmalı’nın dünyaca ünlü Sedir Ormanları, Beydağlarının en yüksek zirvesi olan
Kızlar Sivrisi’nin yamaçlarını kaplamaktadır. Sedir ağaçlarının tahtası ev ve gemi
yapımcılığı başladığından beri kullanılmaktadır.
•
Çığlıkara Ormanı
Bugün Tabiatı Koruma Alanı olan ve Elmalı-Finike sınırında yer alan Çığlıkara
Ormanı, Lübnan sedir ağaçlarının optimum yayılış alanıdır. Bin ve iki bin yaşını
deviren ağaçların boy gösterdiği orman, 15.889 hektarı kaplamaktadır.
Elmalı'ya 55 kilometre, Antalya'ya ise 165 kilometre uzaklıktaki Çığlıkara'yı
oluşturan Lübnan sedirini kıymetli kılansa kerestesinin yumuşaklığı, kokusu ve
dayanıklılığıdır.
32
Şekli 3.20.Lübnan sedir ağacı
Etrafı tepelerle çevrili iki büyük çukur ve bu çukurların içinde yer alan küçük
çukurlardan oluşan kapalı bir havza olan bölgede I. ve II. zamana ait muhtelif türde
fosillere de rastlanmıştır.
Yapısını oluşturan kalker ve üzerindeki toprağın geçirgenliği nedeniyle bu bölgenin
bir zamanlar denizle kaplı olduğu sanılmaktadır.
Çığlıkara'nın alt kesimlerinde yazlar kurak ve sıcak, kışlarsa soğuk ve yağışlı
geçmektedir. Ormanı oluşturan sedirler arasında ardıçlar da boy gösterir. Ancak
ardıçların hükümranlığı iki bin metreyi aşkın yükseklikte başlamaktadır. Bu
olağanüstü güzellikteki doğa parçasının sakinleri arasında yeşil ve mavi Lübnan
sedirinin dışında bozardıç, katranardıç, kokulu ardıç, meşe, akçaağaç, dişbudak ve
kavak ağaçları da bulunmaktadır. Yüksekliğe göre değişim gösteren bitki örtüsü
açısından da çok zengin olan orman, tavşan, tilki, keklik, yaban domuzu, kartal ve
şahinleri de bağrında beslemektedir. Bahar gelirken titrek kavak, hüsnüyusuf,
menekşe ve ballıbabalarla yeryüzünde bir cennete dönüşen Çığlıkara Ormanı'nın
bilinen en yaşlı sakinlerinden Baba Sedir 2.36 metrelik eni ve 28 metrelik boyuyla
göze çarpmaktadır. Yaşıysa tahminen bin civarındadır. Ancak ormanın en görmüş
geçirmişi Baba Sedir değil, Koca Katran adı verilen sedir ağacıdır ki bu ağaç tam iki
bin yaşındadır.
33
Şekil 3.21.Çığlıkara ormanı
Yangın kulesinin bulunduğu Çivkuş Tepesi'nin güney yamacı, iki bin metreyi aşan
yükseklikte, biri diğerinden ayrıksı duran ve tek başına yaşayan ardıçlarla bezelidir.
Bu dirençli ağaçlar rüzgâr, güneş ve soğuğun etkisiyle ilginç figürler oluşturuyor.
Çığlıkara anıt ağaçları, muhteşem yaban hayatı, endemik bitki örtüsü ve olağanüstü
güzelliğiyle sedirlerin doğal müzesi olarak kabul edilmektedir.
Burası 1967 yılında "tabiat ormanı" ilan edilmiş fakat bu sadece sözde kalmıştır.
Çünkü
tabiat
ormanına
uygulanması
gereken
kurallar
burada
yıllardır
uygulanmamaktadır. Yasalar gereği tabiat ormanları hiçbir müdahaleye maruz
kalmaz, bir tek dal bile kesilemez, kuruyan ağaçlar yerinden kaldırılmaz, doğanın
ellerine bırakılır. Böylece ileride doğa şartlarına göre alacağı durum incelenebilsin.
Ayrıca buradaki ağaçların kurumasına neden olan nem dengesi için gerekli olan
Avlan Gölü kurutulmuştur. Bunun sonucu olarak yörede kuraklık baş göstermiş ve
birçok sedir ağacı kurumuştur.
Yine Çığlıkara Akçam mevkii'ndeki Türkiye'nin en yaygın "mazı" topluluğu ağaç
bilimcilerce çok değerli bir yer olarak belirlenmiştir. Mazı(erica bocouetti) bitkisi
sadece Türkiye'de bulunan bir bitki örneğidir.
34
•
Göller
Uçarsuyun yakınında yer alan dağın tepesinde bir de “Yeşil Göl” vardır. Bu göl
kenarında her yıl Abdal Musa müritleri tarafından, dede önderliğinde cem yapılır,
semahlar dönülür, sofralar kurulur, lokmalar dökülür. Kutsal bir su olarak kabul
edilir.
Şekli 3.22.Yeşil göl
Ayrıca İlçede Karagöl ve Avlan gölleri bulunmaktadır. Akçay Ovasında 1960’lı
yıllarda kurutulan Karagöl ve Avlan göllerini, son yıllarda yeniden göl haline
getirme çabaları olumlu sonuç vermeye başlamıştır. Bu iki gölün yeniden
oluşturulması ile bölge, ekonomik ve görsel anlamda çeşitlilik kazanacaktır.
Şekil 3.23 Avlan gölü
35
4. ARAŞTIRMA BULGULARI
4.1.Kentin Tarihsel Gelişim Ve Mekânsal Oluşumu
4.1.1. Elmalı İlçesi Tarihsel Gelişimi
Antalya'nın eski yerleşim yerlerinden biri olan Elmalı, uzun ve zengin tarihi boyunca
birçok medeniyete tanıklık etmiştir. Elmalı, Korkuteli’nin güney batısında Efes,
Finike, Kaş, Kalkan, Fethiye ve Rodos’a ayrılan yolların kontrol noktasında yer
almaktadır. Doğu-batı doğrultusunda 60 km. boyunca birbirine eklenerek uzanan,
etrafı yüksek doruklu dağlarla çevrili Beğiş, Müğren ve Akçay düzlüklerindeki
höyükler, yörenin çok eski çağlardan beri kullanıldığının birer kanıtıdır. Bu
höyüklerin en önemlileri Semahöyük ve Hacımusalar Höyük’tür. Elmalı’ya doğudan
ulaşan antik yol üzerindeki Bayındır Köyü’nde 1986 yılında yapılan kazılarda ortaya
çıkartılan tümülüslerde, İ.Ö. 8. yüzyıla tarihlenen ve Frigler’e ait olduğu sanılan
buluntular, bölgenin iskân çeşitliliğinin önemli kanıtlarındandır.
Yörenin tarihi, M.Ö. 5. ve 4. yüzyıllarda yaşamış olan Likyalılar ile başlar. İlçenin
M.Ö. 2000-3000 yıllarına varan yaşantısı, hala tarihin karanlık örtüsü altındadır.
Ancak bu devirlere ait mezarlarda yapılan kazılar ve incelemeler, Likyalıların bir
Asya Kavimi olduğunu göstermiştir. Likya olarak anılan bölge, Roma ve Bizans
İmparatorluğu'nun,
Selçuklu
Devletini'nin,
Teke
Beyliği'nin
ve
Osmanlı
İmparatorluğu'nun yönetiminde kalmıştır. Elmalı özellikle Selçuklu ve Osmanlı
dönemlerinde bölgenin en gelişmiş yöresi olarak kültür, sanat ve ticaret alanlarında
çevresine örnek olmuş, Likya'nın kuzeyini temsil eden önemli şehirlerden biri olarak
kabul edilmiştir.
Elmalının bilinen tarihi Tekeoğulları beyliğinin kente yerleşmesi ile başlamaktadır.
Anadolu Selçukluları tarafından eski Likya topraklarına yerleştirilen ve bölgeye
kendi adlarını veren Tekeli Türk boyları Elmalı’nın sosyal gelişimine katkıda
bulunmuşlardır.
Antalya, Finike, Kaş, Kalkanlı, Milli, Gömbe, Korkuteli, Elmalı ile kıyıda Antalya
ve arasındaki bölgeye 14.yy’ın ikinci yarısında “Sultan-el Savahil”, Emir Mehmed
Bey Devrinde’de “Teke İli” adı verilmiştir. 15-16.yy’lara ilişkin Teke Livası tapu ve
yazım defterlerinde bu bölgenin sınırları kesin olarak belirtilmektedir.13.yy’dan
36
sonra bölgeye Türkmen oymaklarının yerleştiği bilinmektedir. Daha sonraki
dönemlerde, Teke Karahisarı’nda İsalu, Menteşe, Iğdır, Göğez, Bayındır,
Karakoyunlu, İmreoğulları’nın; Antalya’da ise Saruhanoğlu, Kızılca, Keçelü ve
Bayatlar’ın bulunduğu görülmektedir. Bunlar daha sonra bölgeye kendi adlarını
vermişlerdir.
Osmanlı Devrinin ilk yıllarında Elmalı, Antalya Eyaletine bağlı Teke Livasının
merkezi olmuş, idare merkezinin Antalya’ya alınmasına rağmen, Sancak beyleri bu
bölgeyi yaylak olarak kullanmaları ilçeyi sürekli canlı tutmuştur. Elmalı, askeri
yollardan uzak kalmış olmakla fazla gelişmemişse de, yine de kendine göre yöresel
bir ekonomik faaliyetin merkezi olmuştur.
Teke İli, II. Murad zamanında Osmanlıların eline geçmiş, vilayet yapılarak buraya
“Livai-Tekke” adı verilmiştir.
Teke Livası’nda yerleşen ve gelişen oymak ve sipahiler II.Beyazid’ın yaşlanmasını,
şehzadelerin birbirlerine düşmelerini fırsat sayarak, zaman zaman başkaldırmış,
Şiileri de etkileyip, Şahkulu Ayaklanması’nı başlatmışlardır. Ayaklanma sırasında
Teke Livası’nda pek çok yapı, cami ve mescit yıkılmıştır.
Elmalı'nın gelişimi, yörenin Yıldırım Beyazıt zamanında Osmanlı idaresine geçmesi,
Osmanlı Devleti'nin ilk zamanlarında Anadolu Eyaletine bağlı olan Teke Livası'nın
merkezi ve Teke Paşaları'nın ikametgâhı olmasının ardından idare merkezinin
Antalya'ya nakledilmesi üzerine yörenin kaza haline gelmesi şeklinde olmuştur.
İlçe sırasıyla "Kabalı, Amelas, Elmalı" isimlerini almış, ancak bu isimlerin nereden
kaynaklandığına dair bir şey bulunamamıştır.
Şemseddin Sami “Kamusu’l A’lam”da Elmalı için şunlar yazmıştır (1890,Cilt V):
“Konya Vilayeti’nin Teke Sancağı’nda kaza merkezi bir kasaba olup, liva
merkezi olan Antalya’nın 80 km güneybatısındadır. Nüfusu 7000 kadar olup,
200-300’ü Hıristiyan, kalanı tümüyle Müslüman’dır. Çevresinde bağ-bahçeleri
ve lezzetli meyveleri vardır. Ticaret oldukça gelişmiştir, ayrıca halkı bazı
sanayi kolları ile uğraşır. Bir rüşdiye okulu vardır.
Elmalı Kazası Teke Sancağı’nın batı tarafında olup, kuzeyi Antalya Kazası,
batısı Antalya Vilayeti’nin Menteşe Sancağı, güneybatısı Kaş Kazası ile
çevrilidir. 75 köyü vardır.
37
Kaza içinde 16 cami, 20 mescit, 1 rüşdiye, 8 ilkokul, 10 medrese, 1 Rum, 1 de
Ermeni Kilisesi vardır.”
Evliya Çelebi ise seyahatnamesinde Elmalı’yı şöyle anlatmaktadır(1667, Cilt IX,
s:275);
“…Elmalu sahrasının şark canibinden Elmalu nehri tulu edüp geçit vermez.
Saikasından ademi dehşet alır. Bir mağara kapusundan çıkup Elmalu şehri
altından cereyan edüp Könye gölüne karışıp gaip olur… bu nehrin kayalardan
çıktığı mahalde dağ eteklerinde sahib-ül hayrat Ömer Paşa kamil bir saat tuh
Seddi İskender-misal bir divar bina edüp üzerine kaldırım edüp ve nice yerler
köprüdür. Bu köprüden geçüp rubu saatte Elmaluya bağ ve bahçeleri içinden
güzer edüp vardı. Bu şehir Anadolu eyaletinde Teke Paşanın tahtıdır…
Bu Elmalu şehrinde kale yoktur. Şehir Elmalı cibali dameninde cihangir yokuş
misal evleri biri biri üzre dereli ve tepeli yerde vaki olmuş bir bağı meram
misal şehri kadimdir. Cümle 32 mahalle ve 8888 tahta örtülü evlerdir….
Alamescit Mahallesinde Karapınar ve Ulupınar başı ve Hacı Ahmet
pınarı bu cümle 60 pınar bir yere cem olup nehri azim Elmalu ye
mahlüt olup Könye kölüne gaip olur…”
Elmalı 19. yy’da çeşitli hayvan ürünlerinin toplandığı bir pazar yeri olmuş, ayrıca
pamuklu bez dokuması ve dericilik de oldukça gelişmişti. Elmalı’da krom madeni de
çıkarılmaktaydı. 19. yüzyıl sonunda ilçede 20 cami, 3 Rum,1 Ermeni kilisesi, 5
hamam, 3 han bulunuyordu. Dükkan sayısı 508 ve 1841 yılında kentin nüfusu 10 bin
civarında idi.
1868 yılında Belediye teşkilatı kurulan Elmalı’da, 1883’de Posta Telgraf İdarehanesi,
1876 yılında da Ziraat Bankası’nın çekirdeği olan Menafi Sandığı kurulmuştur.
Tanzimat’tan sonra Kaymakamlık ile idare edilen yerleşim 1904 yılında İlçe statüsü
kazanmıştır.
Antalya’nın en eski ilçesi olan Elmalı, Türkiye Cumhuriyeti
kurulduktan sonra da statüsünü korumuştur. 19. yüzyıl sonunda Konya vilayetinin,
Antalya Sancağına bağlı olan Elmalı, Cumhuriyetten sonra 1940 yılında çıkan bir
yangınla tamamen yanmış ve yeniden imar edilmiştir.
38
4.1.2. Elmalı Kenti Mekânsal Oluşumu
Elmalı’da ilk yerleşim Elmadağ eteklerine isabet eden Camiatik, Camicedit, Toklular
ve Tahtamescit mahallerinde oluşmuştur. İlk yerleşimin tarihi kesin olarak
bilinmemekle beraber bu tarihin M.Ö. 4. ve 5. yüzyıla rastladığı tahmin edilmektedir.
İlçe merkezi eskiden 23 mahalle iken 1943 yılında birbirine bağlanarak 7 mahalle
olmuş, daha sonra 1952 yılında yeni kurulan Gündoğan mahallesi ile 8 mahalle
olmuştur.
Bugün Yeni mahallenin de katılmasıyla Elmalı’da 9 mahalle
bulunmaktadır. Bunlar: Camiatik Mahallesi, Camicedit Mahallesi, Gündoğan
Mahallesi, Kapmescit Mahallesi, Karyağdı Mahallesi, Tahtamescit Mahallesi,
Toklular Mahallesi, Yeni Mahalle ve İplik Pazarı Mahallesi’dir.
Gelişme etaplarını 4 bölümde değerlendirmek mümkündür:
1. 1939
imar
planından
önceki
tarihlerdeki
yerleşimler
bu
etapta
değerlendirilebilir. Bu alanlar yukarıda belirtildiği gibi Elmadağ eteklerinde
oluşmuş ve Camiatik, Camicedit, Toklular ve Tahtamescit mahallerinin
bulunduğu kısımlarda yayılmıştır. Bunu bu mahalleler içinde inşa edilmiş
dini yapıların kuruluş tarihlerinden saptamak mümkündür.
2. 1939–1956 yılları arası plan içi gelişmeler 2. gelişme etabını oluşturmaktadır.
1939 yılında ilk imar planı uygulamaya konulmuştur. Bu gelişme etabında
yayılmalar Kapmescit ve İplikpazarı mahalleleri ile Karyağdı mahallesinin
bir kısmında gerçekleşmiştir.
3. 1956–1974 yılları arası Karyağdı Mahallesinin bir kısmı ile Gündoğan
mahallesinin geliştiği görülmektedir. Bu dönemde resmi yapıların çoğu bu
mahallelerde kurulmuştur. Ticaret yapılarının gelişimi de bu kısma doğru
gerçekleşmiştir.
4. 1974 sonrası gelişmeler kentin güneyine doğru olmuştur. Bugünkü Yeni
mahallenin gelişimi ve yerleşmenin giderek güneye yayılması 1974 yılından
sonraki döneme rastlamaktadır.
39
4.1.3.. Sit Alanı Mekânsal Oluşumu
Elmalı Kentsel sit alanı nüvesinin nerede geliştiğine dair kesin bilgiler olmasa da
Evliya Çelebinin anlatımlarından planlama alanının geometrik merkezinde yer alan
Ömer Paşa Camii ve çevresi olduğu söylenebilir. Elmalı kenti tarihçesinde de
belirtildiği gibi Roma ve Bizans İmparatorluğu’ndan sonra Selçuklu idaresine geçen
yerleşmenin Teke Beyliği’ne verildiği görülmektedir. Pek çok Anadolu eski
yerleşmesinde de olduğu gibi Bizanslılardan sonra kent eski zenginliğini ve nüfusunu
kaybederek köhneleşmiştir. Selçuklu ile Osmanlılar kent mekanını sosyal ve kültürel
olarak yeniden canlandırarak geliştirmişlerdir. Teke beyliklerinin izleri ise farklı
mahalle oluşumlarında kendini göstermiştir. Bu dönemde gelişme planlı değildir.
Mahalleri oluştururken genellikle dağlık bölgeleri seçmişlerdir. Bu da mekânın
kuzeyde, doğuda ve batıda dağ eteklerinde nasıl şekillendiğine dair ipuçları
vermektedir. Selçuklulara ilişkin ipuçları mekânda minarelerin taş süslemelerinde,
yapılardaki bazı tavan süslemelerinde kendini gösterse de kentsel sit alanının
bugünkü mekânsal oluşumu ağırlıklı olarak Osmanlı döneminin izlerini taşımaktadır.
Elmalı kentsel sit alanı olarak tanımlanan alan oldukça eğimli bir topografik yapıya
sahiptir. Ömer Paşa Camii ve çevresi bu eğimli yapı içerisinde düz bir alanda
konumlanmışlardır. Bu da alanın ilk nüvelerinin burada oluştuğuna dair başka bir
ipucu vermektedir. Kent merkezi olarak tanımlanabilecek bu alanda ticaret yapıları
yoğunlaşmıştır ve bugün güneye doğru iki aksla gelişmeye devam etmektedir.
Elmalı dağının eteğinde kıvrımlı ve eğimli sokaklardan oluşan organik dokuda
topografyanın etkisi hissedilmektedir. Bugünkü sokak dokusu evlerin çoğunlukla bir
vadide yer alıp yamaca yaslanmalarıyla oluşmuştur. Evler birbirinin manzarasını
örtmeyecek şekilde konumlanmıştır. Sokak dokusunda Ağalar Yokuşu, Hıdırlık
Sokak, Pınarbaşı, Uzunköprü, Arsevenler Sokaklar yerleşmenin belkemiğini
oluşturmakta diğer sokaklarda kıvrımlı olarak bu ağa bağlanmaktadır. Çıkmaz
sokaklar komşuları birbirine ilişkilendirmektedir. Alandaki sokaklar birbirlerini dik
olarak kesmemektedir. Sokaklar genellikle doğal taş ve beton kaplamadır. Yaya
kaldırımı yoktur. Sokaklar alanın merkezine doğru toplanmaktadırlar. Çok eğimli
40
sokaklar merdivenli yapılmıştır. Sokak genişlikleri hep aynı genişlikte devam
etmemekle beraber yaya yada at, eşek gibi yüklü bir hayvanın geçeceği genişliktedir.
Sokak başlarında duvar köşeleri pahlıdır.
Dokuda karşılama mekânı olarak tanımlanabilecek Ömer Paşa Camii ve çarşı
bölgesinden dağılan eğimli sokaklar yüksek istinat duvarları ile kademelendirilerek
düzenlenmiştir. Bu kademelendirmeler üzerine oturan geleneksel konutlar eğime
göre ön cepheden 1, 1.5, 2 katlı iken arka cephede iki veya üç kat yüksekliğinde
düzenlenmiştir. İstinat duvarları özellikle sokakları sınırlayan kentsel öğe olmakla
birlikte hem yatayda hem düşeyde eğimli, Ağalar ve Kütük Cami gibi sokaklarda
bahçe olarak kullanılan platformlarında oluşumuna katkı sağlamıştır.
Çeşmeler genellikle yolun genişlediği yerlerde veya köşe başlarında bulunmaktadır.
Merkezde düz alanlarda camiler, çeşmeler, hamamlar, medreseler yer seçmişlerdir.
Kubbeler, kiremit kaplı ev çatıları biçim, renk ve doku bakımından birbirinden
farklılaşmakta arka planda Elmalı dağı da bu görüntüye bir fon oluşturmaktadır.
Dokudaki en eski konut örnekleri Pınarbaşı, Kütük Cami, Eski Cami, Hacı Haliller
ve Ağalar Yokuşu mevkilerinde bulunmaktadır.
Geleneksel dokudaki iki veya üç katlı kerpiç konutların yaygın olarak yer aldığı
dokuda, 20. yüzyılın ortalarına doğru yapım sistemlerindeki değişimlere koşut kâgir
örnekler de dokuda görülmeye başlamıştır. 1980’lerde ve özellikle 1990’larda
betonarme yapım tekniğinin yaygınlaşmasıyla Elmalı tarihi kent dokusunu tehdit
eden betonarme yapılar özellikle topografik açıdan düz olan sit alanının güneyinde
çoğalmaya başlamıştır. 2 veya 3 katlı kâgir yapılar dokuyla uyumlu özellikler
sergilemesine karşın 4 veya 5 katlı betonarme yapılar dokuyu olumsuz olarak
etkilemektedir.
41
Yerleşmede kentsel sit alanı içerisindeki konutlar kadar sokaklar da değişim sürecine
girmiştir. Özellikle döşeme kaplamaları önemli ölçüde yenilenmiştir. Bunun
sonucunda yetersiz kalan drenaj sistemi yapılarda nemlenme yaratarak sıvalarının
dökülmesine yapıların sağlıksızlaşmasına neden olmuştur.
Elmalı tarihi kent dokusunda T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve
Müzeler Genel Müdürlüğü, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge
Kurulu’nun 11. 02. 2005 gün ve 276 sayılı kararı ile tescil edilen 127 adet sivil
mimarlık örneği yapı, 7 adet anıtsal yapı bulunmaktadır. Sivil mimarlık örneği olarak
nitelendirilen yapıların büyük bölümünü Elmalı’nın geleneksel kerpiç konutları
oluşturmaktadır. Ayrıca çarşı bölgesinde yüzyıl başında kullanılan dükkânlar da bu
grup içinde yer almaktadır.
4.1.4 Elmalı Kenti Sit Alanına İlişkin Genel Bilgiler
Elmalı’nın tarihi kent dokusu olarak tanımlanan Elmalı Dağı’nın güney eteklerinde
28 hektarı kentsel sit alanı olmak üzere etkileme geçiş alanı ile birlikte yaklaşık 95
hektarlık bir alanı kapsamaktadır. Elmalı kentsel sit alanı, 19. yüzyıl tipik Osmanlı
kentsel yerleşim özellikleri taşımaktadır.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü,
Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 11. 02. 2005 gün ve
276 sayılı kararı ile 127 adet sivil mimarlık örneği yapı, 7 adet anıtsal yapı tescil
edilmiştir.
Kentsel Sit alanına ilişkin sadece 2006 yılında T.C. Kültür ve Turizm
Bakanlığı tarafından yaptırılan ve ÇEKÜL Vakfı’nın maddi destek sağladığı
Pınarbaşı ve Hacı Haliller ve Helvacılar Sokaklarına ait sokak sağlıklaştırma
projeleri bulunmaktadır. Ancak yapılan projeler henüz hayata geçirilmemiştir.
42
4.2.Yerleşme Özellikleri
4.2.1. Geleneksel Doku
Döneminin tipik Osmanlı yerleşim özelliklerini gösteren Elmalı tarihi kent
dokusunda, geleneksel konut dokularından oluşan mahalleler camiler çevresinde
gelişmiştir. Elmalı dağının eteğinde kıvrımlı ve eğimli sokaklardan oluşan organik
dokuda topografyanın etkisi hissedilmektedir. Dokuda karşılama mekânı olarak
tanımlanabilecek Ömer Paşa Camii ve çarşı bölgesinden dağılan eğimli sokaklar
yüksek
istinat
duvarları
ile
kademelendirilerek
düzenlenmiştir.
Bu
kademelendirmeler üzerine oturan geleneksel konutlar eğime göre ön cepheden 1,
1.5, 2 katlı iken arka cephede iki veya üç kat yüksekliğinde düzenlenmiştir. İstinat
duvarları özellikle sokakları sınırlayan kentsel öğe olmakla birlikte hem yatayda hem
düşeyde eğimli, Ağalar ve Kütük Cami sokak gibi sokaklarda bahçe olarak kullanılan
platformlarında oluşumuna katkı sağlamıştır. Topografyanın olanaklarına göre
biçimlenen yerleşimde, konutlar mümkün olduğunca birbirini engellemeden ovaya
yönlenmiştir. Dokudaki en eski konut örneklerini Pınarbaşı, Kütük Cami, Eski Cami,
Hacı Haliller, Ağalar Yokuşu mevkilerinde bulmak mümkündür.
Elmalı tarihi kent dokusunda Antalya Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu
tarafından 2005 yılında yürütülen tespit çalışmalarında 134 yapı tescillenerek
envanterleri hazırlanmıştır. Yerleşimdeki yapılardan 7 adeti anıtsal yapı statüsünde
(I. Grup) diğer 127 adet sivil mimarlık örneği yapı ise II. Grup yapı olarak
tescillenmiştir. Sivil mimarlık örneği olarak nitelendirilen yapıların büyük bölümünü
Elmalı’nın geleneksel kerpiç konutları oluşturmaktadır. Ayrıca çarşı bölgesinde
yüzyıl başında kullanılan dükkânlar da bu grup içinde yer almaktadır. Bu kapsamda
kentsel sit alanı içinde bulunan yapılar “Kentsel Sit Alanı ve Tescilli Yapılar”
haritasında gösterilmektedir.
Elmalı’nın geleneksel dokusunda yer alan geleneksel konutlar genellikle iki katlıdır.
Üç katlı örneklere de rastlanmaktadır. Topoğrafik özellikler nedeniyle konutlar ön
cepheden 1.5 - 2.5 katlı olarak algılanabilmektedir. Yapılarda genellikle iklimsel
nedenlere bağlı olarak birer ara kat ve/veya ara oda bulunmaktadır.
43
Şekil 4.1. Geleneksel Elmalı konutları (Hacıhaliller sok. no:13)
Şekil 4.1. Geleneksel Elmalı konutları (Ağalar sok. no: 9)
44
Orta ve yan sofalı plan tipi yaygın olmakla birlikte orta sofanın T sofa olarak
düzenlendiği örnekler mevcuttur. Zemin katlarda depo, kiler, odunluk gibi servis
mekânları yer alırken yaşam katları en üst kattadır. Zemin katlar genellikle bahçe ile
ilişkilidir. Konutların bahçelerinde genellikle tek katlı müştemilatlar bulunmaktadır.
Çarşı bölgesine yakın konutların zemin katları ise bazı örneklerde dükkân olarak
düzenlenmiştir.
Konutların sokağa açılan ön cephesinin ortasına, giriş kapısının hemen üstüne
yerleştirilen ahşap cumbalar Elmalı’daki geleneksel konutların cephe mimarisinde
tipik öğelerdir. Cumbalar bazı yapılarda üçgen alınlıklarla sonlandırılmışlardır.
Ayrıca cepheye simetrik olarak yerleştirilen cumbalı örneklere de sıkça
rastlanmaktadır. Cumba eli böğründe gibi yapı elemanları ile taşınmaktadır. Cephe
boyunca devam eden çıkmalar da mevcuttur. Bazı örneklerde bu çıkmalar gönye
çıkma (testere çıkma) şeklindedir. Çıkma bulunmayan yapılara da rastlanmaktadır.
Şekli 4.3. Yöresel mimaride kullanılan çıkma örnekleri (Pınarbaşı sok.)
45
Elmalı’daki geleneksel konutlar çoğunlukla 19. yüzyıl sonu, 20. yüzyıl başında inşa
edilmiştir. Konutlar genellikle kerpiç olarak inşa edilmiştir. Ancak zemin katı kerpiç,
üst katı ahşap karkas örneklere de rastlanmaktadır. Ahşap karkas dolgusu olarak
kerpiç kullanılmıştır. Kerpiç duvar genellikle 70 - 80 cm. yüksekliğindeki moloz
taştan subasman üzerinden başlar. Zemin katta 60 – 75 cm. arasında değişen kerpiç
duvar kalınlığı, üst katlarda 30 - 40 cm.’e kadar düşmektedir. 20. yüzyılın ortalarına
doğru inşa edilen nitelikli konutlar ise kâgir örneklerdir.
Şekli 4.4. Geleneksel dokuda yer alan nitelikli 20.yüzyıl yapılarından bir örnek
Geleneksel konutlar genellikle kırma ahşap çatılı olmakla birlikte beşik çatılı
örneklerde mevcuttur.
Çatı örtüsü olarak kullanılan yaygın malzeme alaturka
kiremittir.
Zemin katlar genelde sağırdır. Sokak köşelerine köşe pahı yerleştirilen örneklere
rastlanmıştır. Zemin kattan yapıya açılan kapılar genellikle iki kanatlı ve ahşaptır.
Giriş kapısının üstünde tepe penceresi yer almaktadır. Ahşap üst kat pencereleri ise
genellikle dikdörtgen boyutludur. Üst katların köşe bitişlerine ahşap yivli sütunçeler
yerleştirilmiş örneklere rastlanmıştır. Odaların ahşap tavanları geometrik desenlidir.
Yaşam odalarında dolap, şerbetlik, ocak gibi yapı öğeleri bulunmaktadır.
46
Geleneksel konutların üçünde yöreye özgü ahşap tahıl ambarlarına rastlanmıştır.
Dikdörtgen planlı bu ambarlar Elmalı’nın tarımsal geçmişinin izi olarak özgün
mimari değere sahiptir.
(a)
(b)
Şekil 4.5 Geleneksel Dokuda Yer Alan Tahıl Ambarları
Çarşı bölgesinde tek katlı kerpiç dolgulu ahşap karkas dükkânlar yer almaktadır.
Dikdörtgen planlı bu üç dükkân bugün kullanılmamaktadır.
Ayrıca Elmalı’nın
bugün leblebicilik ve helvacılık yapılan merkez çarşısı da 20. yüzyıl başı ile erken
Cumhuriyet döneminin çarşı bölgelerinin gelişimi ile ilgili önemli izler taşımaktadır.
Tek ve iki katlı bitişik nizamdaki bu kâgir yapılar Elmalı’nın kentsel hayatına
sıhhileştirilerek katılması uygun bir bölgedir.
Şekil 4.6. Geleneksel çarşı dokusundan görünüm
47
•
Karakteristik Sokaklar
Elmalı’nın geleneksel kent dokusunda yer alan tescili konutların sokaklara göre
dağılımı aşağıdaki şekildedir:
Pınarbaşı Sokak
(11)
Tatlılar Sokak
(1)
Ağalar ve Kütük Sokak
(8)
İshakdede Sokak
(2)
Bağdat Sokak
(4)
Arseven Sokak
(11)
Aydınlar Sokak
(3)
Mescit Önü Sokak
(1)
Alamescit Geçidi Sokak
(2)
Abdullah Ekiz Sokak
(5)
Hacıhaliller Sokak
(9)
Değirmenönü Geçidi Sokak
(2)
Hıdırlık Sokak
(2)
Fahri İyicin Sokak
(4)
Hacı Şakirler Sokak
(7)
Baharlar Sokak
(5)
Baharlar Geçidi
(3)
Mehmet Bilgin Sokak
(3)
Süleyman Türkiş Sokak
(2)
Hanedanlar Sokak
(1)
Selahattin Topçu Sokak
(8)
Ünal Özgödük Sokak
(1)
Mezarlık Tepe Geçidi
(1)
Kızıltemeller Sokak
(3)
Rasık Yılmazlar Sokak
(1)
Veyseller Çıkmazı
(1)
Bülbüller Çıkmazı
(4)
Eğrekler Sokak
(6)
Öğretmen Rauf Bey Sokak
(3)
Uzun Köprü Sokak
(5)
48
Kusakçılar Sokak
(1)
Sınani Ummi Sokak
(1)
Yağcılar Sokak
(1)
Denizciler Sokak
(1)
olarak sıralanabilir.
Yukarıda yer alan sıralamada ve ayrıca yerinde yapılan incelemelerden Pınarbaşı
Sokak, Ağalar ve Kütük Sokak, Arseven Sokak, Hacıhalliler Sokak, Hacı Şakirler
Sokak ve Selahattin Topçu Sokaklar tescilli konutların yoğun olarak yer aldığı
sokaklar olarak belirlenmiştir. Ancak bu sokak dokularında özgün sokak kaplamaları
değiştirildiği de gözlemler arasındadır. Eğimin merdivenlerle çözümlenmeye
çalışıldığı Hıdırlık Sokak da doku içinde önem arz eden karakteristik sokak dokuları
arasında yer almaktadır.
Şekil 4.7. Hıdırlık sokak’tan görünüm
49
4.2.2. Geleneksel Dokudaki Değişimler
Geleneksel dokuda yapılan incelemelerde iki veya üç katlı kerpiç konutların yaygın
olarak yer aldığı dokuda, 20. yüzyılın ortalarına doğru yapım sistemlerindeki
değişimlere koşut kâgir örnekler de dokuda görülmeye başlamıştır. 1980’lerde ve
özellikle 1990’larda betonarme yapım tekniğinin yaygınlaşmasıyla Elmalı tarihi kent
dokusunda betonarme yapılar çoğalmaya başlamıştır. 2 veya 3 katlı kâgir yapılar
dokuyla uyumlu özellikler sergilemesine karşın 4 veya 5 katlı betonarme yapılar
dokuyu olumsuz olarak etkilemektedir.
Elmalı İlçe Merkezi, kent yaşantısının geleneksel karakterden uzaklaşarak büyük
kent yaşantısını simgeleyen apartmanların giderek daha fazla arttığı bir yerleşime
dönüşmektedir. Bu hızlı dönüşümde son yıllarda yaşanan konut sıkıntısı yanında
geleneksel yapı biçimi olan ahşap ve kâgir yapıların, güncel ihtiyaçların
karşılayamaması büyük rol oynamaktadır.
Geleneksel dokudaki konutlar, geniş aile yapısının çekirdek aile yapısına dönüşümü
ile, katların farklı aileler tarafından kullanılmasına olanak vermek amacıyla katlar
arası merdivenlerin kaldırılıp, yapının dış cephesine merdiven eklenmesi suretiyle bir
değişim yaşamaktadır. Odalarda gusülhanelerin yer aldığı dolaplar kaldırılarak
televizyon sehpaları yerleştirilmiştir. Mutfaklara ise tezgâhlar eklenmiştir.
Cumbaların kaldırıldığı örnekler mevcuttur.
Şekil 4.8. Elmalı yeni kent dokusundan bir örnek
50
Yerleşmede kentsel sit alanı içerisindeki konutlar kadar sokaklar da değişim sürecine
girmiştir. Özellikle döşeme kaplamaları önemli ölçüde yenilenmiştir.
Şekil 4.9. Yenilenen sokak dokusundan bir görünüm
51
4.3. Analiz Çalışmaları
4.3.1.Kat Adetleri
Alanda genellikle iki katlı yapılar bulunmaktadır. Bunun yanında tek katlı yapılara
da rastlanmaktadır. Özellikle sit alanı içinde tarihi kent dokusundan dışa doğru
açıldıkça 3 kat ve üzeri yapılaşmaların yoğunlaştığı görülmektedir. Kentsel sit alanı
içinde de çok katlı yapılaşma eğilimleri bulunmakta olup, bu yapılaşmalar geleneksel
tarihi dokuyu bozucu nitelikte değildir. Ancak kentsel sit alanı yakın çevresindeki
yoğun ve çok katlı yapılaşmalar, sit alanı üzerinde yüksek yapılaşma taleplerini
gündeme getirmektedir. 2 katlı yapılar % 69.80 ile en fazla orana sahipken, 1 katlı
yapılar toplam yapıların % 17.81’ini oluşturmaktadır. 3 kat ve üzeri yapılar ise %
12.39 ile en az orana sahiptir.
Çizelge 4.1. Sit alanı kat adetleri (Yerinde yapılan arazi çalışmaları)
KAT ADETLERİ
ALAN (m²)
%
1 KATLI YAPILAR
11925.95
17.81
2 KATLI YAPILAR
46730.69
69.80
3 KAT VE ÜZERİ YAPILAR
8296.78
12.39
TOPLAM
66953.42
100.00
Kat yükseklikleri ile ilgili yapılan saha çalışmasının grafik olarak alan üzerindeki
sunumu EK-1 de verilmiştir.
4.3.2.Yapı Kalitesi
Kentsel sit alanı içinde binaların yapı kaliteleri incelendiğinde; genel olarak yapı
kalitesi açıdan iyi olduğu görülmektedir. İyi ve orta kalitede yapılar biribirine yakın
oranlarda bulunmasına rağmen, iyi kalite yapılar % 49.78 ile ilk sırada, orta kalite
yapılar % 42.37 ile ikinci sırada yer almaktadır. Kötü nitelikteki yapılar ise ağırlıklı
olarak ticari alan kullanımlarının yer aldığı merkez ve çevresinde bulunmakta olup;
bu yapılar toplam yapı stokunun % 7.84’ünü oluşturmaktadır.
52
Çizelge 4.2 Sit alanı yapı kalitesi (Yerinde yapılan arazi çalışmaları)
YAPI KALİTESİ
ALAN (m²)
%
İYİ KALİTE YAPILAR
33332.64
49.78
ORTA KALİTE YAPILAR
28369.46
42.37
KÖTÜ KALİTE YAPILAR
5251.32
7.84
TOPLAM
66953.42
100.00
Yapı kalitesi ve sağlamlık durumu ile ilgili yapılan saha çalışmasının grafik olarak
alan üzerindeki sunumu EK-2 de verilmiştir.
4.3.3.Mülkiyet Durumu
Elmalı’da mülkiyet desenine bakıldığında, büyük oranda özel mülkiyete tabi
alanların bulunduğu görülmektedir. Bu oran kentsel sit alanı içinde % 96.04’tür.
Ancak Elmalı Dağı sırtları gibi topografyanın yerleşmeye müsait olmayan engebeli
ve kırıklı alanları belediye adına kayıtlıdır. Tarihi yapıların bulunduğu alanlar ise %
2.45 oranı ile vakıf mülkiyetindeki alanları oluşturmaktadır. Alan içerisinde büyük
alan kapsayan mülkiyetler bulunmamaktadır.
Yerinde yapılan araştırmalarda belediyesinden elde edilen veriler doğrultusunda
kentsel sit alanı içindeki mülkiyet durumu aşağıda gösterilen tablo ve grafikteki
gibidir.
Çizelge 4.3.: Elmalı kentsel sit alanı mülkiyet durumu (Elmalı Belediyesi)
MÜLKİYET DURUMU
ÖZEL MÜLKİYET ALANLARI
BELEDİYE MÜLKİYETİNDEKİ
ALANLAR
VAKIF MÜLKİYETİNDEKİ ALANLAR
TOPLAM
53
ALAN (m²)
%
220389.18
96.04
3463.32
1.51
5629.92
2.45
229482.42
100.00
Mülkiyet durumu ile ilgili yapılan saha çalışmasının grafik olarak alan üzerindeki
sunumu EK-3 verilmiştir.
Çizelge 4.4. Sit alanı içindeki belediye ve vakıf mülkiyetine ait parseller
(Elmalı Belediyesi)
MÜLKİYET
ADA
167
PARSEL
1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12-1314-15
206
2
7-8-9-10-11-12-13-14-15-16-1718-19-21-22-23-24-25-26-27-28-
BELEDİYE
MÜLKİYETİ
201
29-3031-32-33-34-35-36-37-38-39-404142-43
187
11-12-13-14-15-16-17-18-19-20
185
1 ve 23
184
1
197
1
147
1
182
VAKIF
189
2
MÜLKİYETİ
30
22
12
13
231
3
185
13
54
4.3.4. Doku Analizi
Kentsel sit alanında konutlar, genellikle eğimin göreceli olarak daha düz olduğu
alanlarda, yol kenarları ve merkez civarında yoğunlaşan bir yapı düzeni içerisindedir.
Buna bağlı olarak yapılar, imar adası içinde yol ve merkeze bakan parsel
cephelerinde ağırlıklı olarak konumlanmışlardır. Özellikle merkez çevresinde ticari
kullanımlara da koşut TAKS ve KAKS değerleri sit alanı genel ortalaması TAKS ve
KAKS değerlerinin üzerindedir. Merkezden dışa doğru açıldıkça söz konusu inşaat
alanı değerleri azalma eğilimi içerisindedir. İncelenen yapı adalarında TAKS
değerleri 0.13-1.00; KAKS değerleri ise 0.20-2.00 arasında değişmektedir.
Sit alanı yoğunluklar açısından incelendiğinde ise, ortalama net yoğunluğun
175 kişi/ha, ortalama brüt yoğunluğun 120 kişi/ha. olduğu görülmektedir. Bu alanda
boş parseller ve kamu kullanımına ayrılmış parseller hariç, yapılaşmış parsellerdeki
ortalama net yoğunluk ise 192 kişi/ha.’dır.
Çizelge 4.5. Kentsel sit alanı doku analizleri
ADA
NO
TAKS KAKS
BRÜT
NET
YAPILAŞMIŞ
YOĞUNLUK
YOĞUNLUK
PARSELLERDE
(kişi/ha)
(kişi/ha)
NET YOĞUNLUK
(kişi/ha)
12
0.24
0.42
85.20
95.88
103.90
30
0.19
0.40
72.51
83.21
91.75
117
0.23
0.50
63.39
71.59
74.34
118
0.60
1.21
84.88
109.33
128.03
141
0.32
0.65
85.73
104.62
116.15
145
0.24
0.44
83.18
94.71
99.07
147
0.52
1.19
145.10
196.12
207.83
161
0.53
0.95
203.38
315.45
315.45
162
0.14
0.26
82.10
94.91
115.06
163
0.29
0.49
115.46
135.86
149.63
164
0.55
0.82
272.98
424.58
547.55
55
165
0.73
1.50
231.00
322.34
322.34
166
0.68
1.66
231.58
373.97
373.97
168
0.40
0.76
109.32
130.07
142.72
169
0.16
0.35
77.60
84.07
151.42
173
0.21
0.29
88.88
107.73
107.73
174
0.91
1.83
210.40
472.63
514.90
175
0.30
0.46
93.13
151.51
151.51
177
0.39
0.68
133.05
156.86
158.33
178
0.34
0.68
126.29
143.23
153.35
179
0.54
1.08
164.63
230.69
283.95
180
0.28
0.56
90.41
102.52
102.52
181
1.00
2.00
-
-
-
183
0.81
1.36
265.36
410.36
410.36
185
0.26
0.31
102.40
117.63
129.47
186
0.43
0.55
119.40
134.90
134.90
187
0.16
0.37
52.41
59.28
61.60
188
0.20
0.44
29.00
51.18
54.75
189
0.13
0.27
36.10
52.28
54.34
192
0.30
0.71
99.05
118.65
121.77
197
0.26
0.31
26.38
207.39
347.43
198
1.00
1.63
-
-
-
199
1.00
2.00
-
-
-
200
1.00
1.95
-
-
-
201
0.20
0.20
-
-
-
202
0.73
1.46
108.48
236.55
236.55
204
0.44
1.05
142.50
172.41
174.87
205
0.54
1.03
131.86
166.97
170.81
206
1.00
1.00
-
-
-
207
1.00
1.73
-
-
-
208
1.00
1.70
-
-
-
209
1.00
2.00
-
-
-
229
0.13
0.22
65.91
69.56
94.97
230
0.60
1.15
159.02
306.60
306.60
231
0.41
1.02
109.09
173.81
173.81
56
4.3.5. Kent İçi Ulaşımı
Kentin sit alanının ulaşım yapısına bakıldığında Hükümet Caddesi’nin sit alanına
hizmet veren en önemli arter olduğu gözlemlenmektedir. Ancak sit alanının
geleneksel dokusu, günümüzde araç bağımlılığına göre düzenlenen “yol üstyapısı”na
imkân tanımamaktadır. Sokaklar dar ve çoğu yerde yaklaşık 3 metre genişliğindedir.
Eski dokudaki en geniş yollar ise 4–5 (insan ölçeğinde) metredir.
Ulaşım durumu ile ilgili yapılan saha çalışmasının grafik olarak alan üzerindeki
sunumu ekte verilmiştir.
Şekil 4.10. Elmalı’nın yenilenerek genişletilen sokak dokusu (417 sokak )
Elmalı Dağı’nın eteklerinden başlayan yerleşim kısmının en üst bölümü, Topoğrafik
açıdan önemli bir eşiktir. Bu anlamda söz konusu alan, ulaşım dokusunun hizmet
vermekte en çok zorlandığı alan özelliğini taşımaktadır. Yüksek kısımlardaki eğimin
elverdiği ölçüde taşıt trafiği yamaçlara doğru çıkabilmektedir. Ancak geleneksel
dokudaki yol şeması tüm yayalara kullanım imkânı tanımaktadır.
57
Şekil 4.11. Geleneksel dokuda yer alan yaya yolundan bir görünüm (Eski çarşı)
Kentsel Sit Alanı’nın güney alanlarına inildiğinde ise eğimin yumuşaması ile birlikte
yayaların ve araçların daha az zorlandığı sokak dokuları ortaya çıkmaktadır.
Özellikle ticaret bölgesine gelindiğinde, karşılaşılan taşıt yoğunluğu önemli bir sorun
teşkil etmektedir. Bu bölgede yükleme ve boşaltma alanları mevcut değildir. Ayrıca
alanda çok fazla otopark yeri de bulunmamaktadır. Pazartesi günleri kurulan pazarda
yaşanan otopark sorunu, bu konudaki ihtiyacı tekrar gündeme getirmektedir.
Şekil 4.12. Ömer Paşa Camii ve çevresindeki otopark
58
4.3.6.Sosyal Ve Teknik Altyapı Alanları
•
Sosyal Donatı Alanları
Kentsel Sit Alanı’nda 2 adet İlköğretim Okulu bulunmaktadır.
Kentsel Sit Alanı’nda yer alan Belediye Hizmet Binası ile birlikte, 4 adet Resmi
Kurum Binası vardır.
Ömer Paşa Camii, Şadırvanı ve Medresesi, Kentsel Sit Alanı’nın en önemli odağı
halindedir. Ayrıca Kentsel Sit Alanı’nda Vehab-ül, Sinan-ı Ummi türbeleri
bulunmaktadır.
•
Teknik Altyapı Alanları
Kentsel Sit Alanı içerisinde elektrik ve su kesintisi yaşanmamaktadır. Alanın en
önemli özelliği su açısından çok zengin olmasıdır. Özellikle eski dokuda birçok
sokak, çeşmelerle zenginleştirilmiştir.
Fiziki engeller nedeniyle şebekeye bağlanamamış parseller, toplamın %10’un altında
yer almaktadır. Ayrıca yüksek eğimle birlikte altyapı çalışmalarının teknolojik
açıdan gerektiği ölçüde desteklenememesi nedeniyle sokak dokusundan algılanabilen
dağınık bir yapı gözlemlenmektedir.
4.3.7. Açık Ve Yeşil Alanlar
Elmalı Kentsel Sit Alanı’ndaki sık dokuya rağmen, geleneksel dokunun en belirgin
özelliğinin kapalı (konut) ve açık (bahçe) yaşam mekânlarının bütünleşmesi olması,
alanın yeşil dokusunun aynen hissedilmesini sağlamaktadır. Nitekim geleneksel
kentsel doku, bahçelerin de yardımıyla yoğun bir açık ve yeşil alanla bezenmiştir.
Yeni gelişim alanlarında da yoğun yapılaşmanın bulunduğu yerlerde seyrekleşen
yeşil alanlar, kentin dış çeperlerine doğru yoğunlaşma eğilimi göstermektedir.
Özellikle eğimli bölgelere çıktıkça yapılaşmadan uzaklaşan alanlarda doğal bitki
örtülerinin geliştiği gözlenmektedir.
59
Şekil 4.13. Kentsel doku içindeki bahçelerden bir görünüm
4.4. Elmalı Kenti Sit Alanında Bulunan Sivil Mimarlık Örneklerinin
Günümüzdeki Durumları, Koruma Sorunları Ve Değerlendirme Önerileri
4.4.1.Plan Tipleri
Elmalı evlerinin plan tiplerini belirleyen unsurlar; topoğrafik şartlar, günlük hayatın
bir yansıması olan haremlik ve selamlık birimleri, iklim şartlarına bağlı güneşe
yönlenme eğilimi ve geçim kaynağını sağlayan hayvancılık ve tarımdır.
Haremlik, selamlıkla beraber aynı yapı içerisinde değilse avlu, iki birim arasında
geçiş alanıdır. Avlu kısmında kış hazırlıklarının yapılabilmesi için genelde bir ocak
bulunur. Haremlik ve selamlık bir evin bütününün içerisinde yer alıyor ise selamlık
kapısı ana caddeye, haremlik kapısı ara sokağa açılacak şekilde ev planlanır. Ancak
Elmalı evlerinde bu türde özgün örnekler, arazi şartlarından dolayı ve günümüzdeki
yapılan birçok tadilatla değişime uğramıştır.
Elmalı Evlerinin kat durumunun önemli belirleyicisi arazinin durumudur. Genellikle,
zemin kat+birinci kat, bodrum+zemin+birinci kat, zemin+birinci kat+ikinci kat
olarak yer almaktadır.
60
•
Bodrum Kat, en az birimin bulunduğu kattır. Bu bölüm, depo+ ahır olarak
işlev gösterir. Zemini taş-toprak olup, tavanlar alçaktır. Bu durum temel kat
olma özelliğini de taşır. Taş duvar örgüsü hâkimdir.
•
Zemin Kat, genelde giriş katı olarak yer alıp zemini taş döşemelidir. Bu kat
bir ölçüde kışlık kat olarak da kullanılır. Oda ve pencere sayısı üst kata göre
daha az olup basık bir biçimde yer alır. Bu durum daha çok iklim özelliğine
bağlanır. Odalarda genellikle, yüklük, dolap, sedir, duvar nişi yer almaktadır.
Ancak geçen zaman içerisinde yapılan bazı tadilatlardan dolayı bu birimler ya
yerleri değiştirilmiş ya da kaldırılarak özgün halleri yok olmuştur.
•
Birinci ya da üst kat olarak nitelendirilen bölüm, oturma mekânlarından
oluşur. Evin cadde ve sokağa bakan kısımlarıdır. Çıkmalar ve cumbalarla
mekânlar geniş tutulmuştur. Pencere sayıları aydınlık etkisinin artırılması için
fazladır. Baş Oda bu katta yer alıp işçilik daha özenlidir. Bu kattaki odalarda
duvar nişleri, lambalıklar ve bazen ocaklık yer almaktadır.
Geleneksel
konutların
sofaların
biçimlenmesi
yapıların
plan
şemasını
da
belirlemektedir. Elmalı’da yapıların büyük çoğunluğu orta ve yan sofalı plan
şemasına sahiptir.
Çizelge 4.6. Plan tipolojileri çizelgesi
•
Orta Sofalı Plan Şeması
Bu plan şemasında yapının orta aksında yer alan ana kapıdan sofaya girilmektedir.
Sofanın iki yanında genellikle karşılıklı ikişer oda, iki oda arasında merdiven yer
almaktadır. Sofa ya bir cumba ile ya da sofa açıklığındaki geniş pencere ile
sonlanmaktadır. Bahçe katında ise, sofa bahçeye açılmaktadır.
61
Orta sofalı yapıların kat yüksekliğini, bulunduğu sokağın, sokak-bahçe kotu
belirlemektedir. Eğer bahçe kotu, yol kotundan düşük, yapı yola göre 1 ve 1,5 katlı
iken, bahçede 2 ya da 3 katlıdır. Yol kotu ile parsel koyu arasında fazla eğim yoksa
giriş yine yol cephesinde olup, 2 veya ara kat varsa 3 katlı olmuştur. Bu tür yapıların,
üst kat sofa, sokak cephesinde, giriş kapısının üstünde sokağa cumba yapmaktadır.
Önde tek cumbanın yanında bazı yapılarda, sofa sokağa pencere ile açılmakta, sağ ve
solunda simetrik cumba yer almaktadır. Bu tür konutların açık alan ilişkisi sadece
bahçe kotundaki zemin kat sofanın açıldığı kapı iledir. Bu nedenle bahçe ile iç içe bir
düzenleme görülmez.
Ancak bazı konutlar, Hacı Haliller Sokak üzerindeki örnekler gibi orta avlulu olarak
düzenlenmiştir.
Orta akstaki giriş kapısı avluya açılır. Kapının her iki yanında da parselin eğimine
göre, farklı kotlarda odalar yer alır. Avlu bahçeye açılır. Avlu- bahçe ilişkisi
izlenebilmektedir.
Üst
kat
ise
tipik
orta
sofalı
plan
şeması
şeklinde
düzenlenmektedir. Az da olsa orta sofanın (T) sofa olarak düzenlendiği konutlara da
rastlanmaktadır.
Zemin Kat Planı
Şekil 4.14. Orta sofalı plan tiplerine bir örnek (Serbest H. Ölçek:1/100)
62
Üst kat planı
Şekil 4.15. Orta sofalı plan tiplerine bir örnek (Serbest H. Ölçek:1/100)
•
Yan Sofalı Plan Şeması
Geleneksel konutların özellikle açık alan (bahçe) ile birlikte çözümlendiği örnekler
genellikle yan sofalı plan şemasına sahiptir. Bu plan şemasında sofa açık veya kapalı
olarak düzenlenmiştir. Bazı örneklerde de zemin kat açık sofalı, üst kat kapalı
sofalıdır. Yan sofalı plan şemasına sahip konutlar genellikle parselin sokak cephesine
sıfır oturmaktadır. Giriş ana kütlenin sofa (avlu) bölümünden doğrudan avluya açılır
veya bina ile aynı düzeyde devam eden bahçe kapısından, bahçeye açılmaktadır.
63
Şekil 4.26. Yan sofalı plan tipi zemin kat planına bir örnek (Serbest H. Ölçek: 1/100)
Şekil 4.17. Yan sofalı plan tipi üst kat planına bir örnek (Serbest H. Ölçek:1/100)
64
4.4.2.Dış Mekân Özellikleri
4.4.2.1. Cephe Düzenlemesi
Elmalı Evleri cepheleri, genellikle ovaya yani güneye doğru yönelik olarak
yapılmıştır. Ancak arazi şartlarından dolayı cephe yönlenişleri değişebilmektedir. Bu
değişimin belirleyicisi de sokaklar olmuştur. Evin ana giriş cepheleri sokağa bakıp
arka cepheler özellikle başodanın bulunduğu kısımlar kente hâkim bir manzaraya
doğru dönüktür. Tüm cepheler işlenmiş vaziyette yer alır.
Evlerin alt katlarında dış cephe ile ilişkiler azaltılmıştır, buna karşılık üst katta ise
tam tersine bu ilişkiler olabildiğine güçlendirilmiştir.
İncelemekte olduğumuz Elmalı evlerini cephe düzenlerine göre iki gruba ayrılmıştır:
•
Düz Cepheler; geleneksel Elmalı evlerinin 50 tanesi düz cepheye sahiptir.
Mütevazı dış görünüşlere sahip yapılar, plan ve süslemeleriyle özellikli
yapılardır. Sokak cephelerinde çıkma gözlenmemekle birlikte, güneşe karşı
konumu ve topografik şartlar doğrultusunda başodalarının arka cephelerde
olduğu bilinmektedir.
•
Hareketli Cepheler; çıkmalar sokağa çıkma arzusu içinde tek cumba, testere
çıkma ve çift cumba olarak evlerde yerini almaktadır. Geleneksel elmalı
evlerinin 75 tanesi hareketli cepheye sahiptir. Çıkmalar giriş cephelerinde
giriş kapısının hemen üzerindeki başodada ya da giriş kapısının her iki
yanındaki odaların sokağa bakan cephelerinde yer almaktadır.
Çizelge 4.7. Cephe sistemleri çizelgesi
65
Şekil 4.18. Tek cumbalı cephe sistemi (Serbest H. Ölçek:1/100)
Şekil 4.19. 47 Nolu tescilli ev cephe düzeni (Pınarbaşı sok. no:10 )
66
Şekil 4.20. 42 Nolu tescilli ev cephe düzeni (Hacıhaliller Sok. no:10 )
Şekil 4.21. 8 Nolu tescilli ev cephe düzeni (Arseven Sok. No:6)
67
4.4.2.2.Pencere Sistemleri
Mekânların aydınlatılması, dış ortam ile ilişkisi ve hava sirkülâsyonunun sağlanması
için kullanılan pencereler ahşap malzemeden çift kanatlı ve giyotin şeklindedir.
Zemin kattaki pencereler odanın işlevine göre şekillenirken, üst cephelerde güneş
alma yönüne göre geniş ya da dar olukları görülmektedir. Alt katta depo, müştemilat,
ahır şeklinde kullanılan odalarda küçük tek kanatlı pencereler görülmektedir. Çıkma
olan evlerde ise çıkmanın bulunduğu duvarın tamamının pencere ile çevrili olduğu
örnekler görülmektedir. Alt kattaki pencerelerin dış cephelerinde dışarı ile irtibatı
kesecek şekilde demir korkuluklar, ahşap süsleme elemanları ve kepenkler
görülmektedir.
Elmalı evlerinin çok katlı örneklerinde alt katlarında genelde çift kanatlı pencereler
görülmektedir. Üst katlarında ise giyotin pencereler bulunmaktadır. Pencere kenarları
ahşap söveler, silmeler ve çatı hareketleriyle vurgulanmıştır.
Şekil 4.22. 75 Nolu tescilli ev pencere sistemleri (Ağalar Sok. No:6)
68
4.4.2.3.Saçaklar, Üst Örtü Çatı Sistemleri
Geleneksel Elmalı evlerinin çatı sistemlerinde kırma ve beşik çatı gözlenmektedir.
Marsilya tipi kiremit ile kapatılmış çatışlarda, kerpiç yada pişmiş tuğladan örülen
bacalar göze çarpmaktadır. Özellikle giriş cephesinde bulunan çıkmalar, kuvvetli
alınlar ile çatı formunda da görsel açıdan kuvvetlendirilmiştir.
Saçakların biçimlenmesinde ana cephe esas alınmıştır. Köşebentler ve ahşap silmeler
ile süslenen cephelerin saçakları da ahşap kaplanarak görsel açıdan bütünlük
sağlanmıştır.
Ancak
bazı
yapıların
saçak
altlarından
izlenilebilmektedir.
Çizelge 4.8.Çatı sistemleri çizelgesi
Şekil 4.23 Elmalı evleri çatı sistemlerine genel bir bakış
69
çatı
elemanları
4.4.2.4.Kapı Sistemleri
Elmalı evlerinde yol cephesinin özellikli elemanlarının giriş kapıları olduğu
görülmektedir. Bulunduğu iklimin özel bitkisi olan sedir ağaçlarında işlenerek
yapılan giriş kapıları, ince bir zevkin ve ustalığın ürünü olarak günümüze kadar
özelliklerini muhafaza ettikleri gözlenmiştir. Zengin işçiliği olan giriş kapıların da
pencereler de giriş holünü aydınlatmak amacı ile kapılarım üzerinde yerlerini
almaktadır. Bu pencerelerin güvenlik amacı ile metal parmaklıklarla süslendiği
görülmektedir. Bu kapıların üzerinde Osmanlıca ve Latince rakamlı tarihler ve
besmele sözcükleri gözlenebilmektedir. Kapıların bir diğer özellikli unsurları ise
tokmaklarıdır ki zevke-halka ve kadın elli tokmaklar sıkça görülen örneklerdendir.
Şekil 4.24. Giriş kapısı örneği (Baharlar Sok. No:5)
70
4.4.3. Mimari Elemanlar
•
Tavanlar; elmalı evlerinde tavan yükseklikleri bulundukları odanın işlevine
göre değiştiği gözlenmektedir. Bodrum ve zemin katlarda 2–3 m. olan tavan
yükseklileri, yaşam mekânı olan birinci katlarda 4 m. kadar ulaşmaktadır.
Ana girişin bulunduğu holün tavan yüksekliğinin ise 5 -6 m. ye kadar ulaştığı
görülmektedir.
Bodrum ve zemin katlarda tavan kaplaması oldukça mütevazi ve çoğu yerde
düz tavan olarak görülmektedir. Ancak yaşam mekânlarında ve başodalarda
ise tavan olabildiğine süslü ve hareketlidir.
•
Şerbetlik ve Lambalıklar; zengin evlerin yaşam odalarında işlevsel amaçlı
yapıldıkları gözlenmiştir. Duvara girinti olarak görülen şerbetlikler alçı ile
süslenmiş ve el boyaması ile zenginleştirilmiştir.
• Söveler ve Köşebentler; elmalı evlerinin dış cephe süslemelerinin
vazgeçilmez
elemanı
köşebentlerdir.
Genelde
ahşap
tercih
edilen
köşebentlerin bazı örneklerde taş da kullanıldığı görülmektedir.
Söveler ise genellikle zemin katlarda, depo penceresi gibi pencerelerde
görülmektedir. Sövelerde çoğunlukla taş malzeme seçildiği gözlenmiştir.
Şekil 4.25. Söve köşebent örneği (112 Nolu tescilli konut, Eğrekler Sok No:41)
71
Şekil 4.26. Tavan detayı (3 Nolu tescilli konut, Pınarbaşı Sok. No:34)
Şekil 4.27. Tavan detayı (3 Nolu tescilli konut, Pınarbaşı Sok. No:34)
72
4.4.4. Malzeme Ve Yapım Teknikleri
Elmalı evlerinde kullanılan yapı malzemeleri; ahşap, taş, topraktır. Zemin kat ve
bodrum katlar genellikle taş ve taş-kerpiç karışımı malzemeden inşa edilmiştir. Üst
katların duvarları hımış tekniği ile yapılmıştır. Ayırıcı duvarlarda bağdadi sıva
tekniği de görülmektedir. Bazı yapılar kerpiç sıvalı iken bazıları bazılarının sıvasız
olduğu görülmektedir bu tür yapıların ahşap dolgu malzemesi dışardan
izlenilebilmektedir.
Yapı malzemesi olarak kullanılan ahşap bölgenin zenginliği olan sedir ağacından
elde edilmektedir. Yumuşak ve dayanıklı olana sedir ağacı inşaat malzemesi olarak
oldukça elverişlidir.
Şekil 4.30.Strüktür detayı (42 Nolu tescilli konut, Hacıhaliller Sok. No:10)
73
4.4.5 Günümüzdeki Durumları
Elmalı kentsel sit alanı içerisinde bulunan tescilli evlerin birçoğu yıpranma tehlikesi
ve yok olma tehdidi ile yüz yüzedir. Her geçen gün sona bir adım daha yaklaşan ve
doğasına terk edilen evler sağlıklı yaşam koşullarının çok gerisindedir. Şu anda
yaşanamayacak durumda olan konutların sayısının hiç de küçümsenmeyecek sayılara
ulaştığı gözlenebilmektedir.
Elmalı siluetinin birer parçası olarak tarihte yerini alan birçok konut şu anda
oturulamayacak durumdadır. Oturulmayan konutlar yıkılma yok olma tehlikesi
altındadır. Doğal etmenlere karşı hiçbir korunağı olmayan bu evlere dışarıdan
yapılan olumsuz müdahaleler ise evlerin ömrünü daha da kısaltmaktadır.
Hala oturulmakta olana evlerde ise yapılan yanlış müdahaleler hem evlerin doğasına
aykırı olduğu için değerini düşürmekte hem de gerek strüktür ve konstüriksiyon
açısından, gerekse de işlevsellik açısından amaçlarının çok dışına çıkmaktadır. İşin
ehli, emin ellerden çıkmayan yenileme işlemleri yapıların dokusunda değişmelere
sebep olmaktadır. Günün şartlarına uymak için yapılan bazı fonksiyon değişiklikleri
ise gerek planlar gerekse dış cephelerin doğal güzelliklerini bozmakta hatta örtmekte
olduğu gözlenmektedir.
Oturulmakta olan konutların pek azında ev sahiplerinin kedilerinin oturduğu
görülmektedir. Daha ziyade kiracıların ve dışarıdan göç ederek kente gelen kişilerin
oturduğu görülmekte ve evlerin yenilenemediği ve yıllara karşı mücadele edemediği
görülmektedir.
Kent merkezine yakın olan konutlarda fonksiyon değişiklikleri gözlenmektedir.
Günün şartlarına cevap vermek için bazı evlerin zemin katlarının dükkân ya da
imalathane olarak kullanıldığı gözlenmektedir.
74
4.4.6. Sit Alanında Ortaya Çıkan Sorunlar
4.4.6.1.Fiziki Mekân, Çevre, Dokuya İlişkin Sorunlar
•
Arazinin eğimli oluşu yine altyapı sistemlerinin yenilenmesinde ve
geliştirilmesinde fiziki sorunlar.
•
Yapıların dış ve iç mekanında yapılan bilinçsiz değişiklikler, yenilemeler
tarihi-geleneksel dokunun özgün değer ve kimliklerinin yok olmasına neden
olan sorunlar.
• Türk-Osmanlı kent yerleşmesinin tipik özelliğini yansıtan dar sokak
mekânının günümüz artan taşıt trafiği ve araç sahipliliğine yönelik
çözümlerin üretilememesinden kaynaklı sorunlar.
•
Sahip olunan tarihi-doğal çevre bilincinin olmamasından kaynaklı tarihigeleneksel dokuya tümüyle aykırı gelişmelerden kaynaklı görsel, tarihsel
sorunlar.
•
Kentlinin değişen yaşam biçiminde farklı dinlenme, eğlenme bakış
açılarından dolayı bu ihtiyaçları karşılayacak park, oyun alanı, eğlenme ve
dinlemeye yönelik alan ve tesislerin olmamasından kaynaklı sorunlar.
•
Yapı ve sokak dokusuna ilişkin fiziksel, çevresel sorunlar.
4.4.6.2. Sosyo-Ekonomik Yapıya İlişkin Sorunlar
•
Ekonomik sektörlerde uzmanlaşmanın oluşmamasından kaynaklı sorunlar.
Geleneksel ekonomik yaşam biçimi olan çiftçilik ve esnaflığın devam ettiği
gözükse de oransal olarak bir düşüş yaşanmakta ve ekonomik hayatın
gelişmesinde engel oluşturmaktadır.
•
İkinci konut kullanımının yoğun olarak var olmasının ekonomik girdi
oluşturmaması/katkı sağlayamamasından kaynaklı sorunlar.
•
Ülke ve Bölgesel konumu ve sahip olduğu tarihi, doğal, kültürel ögelerle
önemli bir potansiyele sahip iken, bu potansiyelleri değerlendirmeye yönelik
politika, strateji ve uygulamaların olmamasının yeni ekonomik sektörlerin
oluşmasını engellemesine neden olan sorunlar.
75
•
Üretilen malın genellikle Elmalı içi ve yakın çevresine satışından kaynaklı
kendi içine dönük bir ekonominin varlığından kaynaklı sorunlar.
•
Yapı maliklerinin içinde yaşadıkları kültür varlığı niteliğindeki yapıda gerekli
onarım ve yenileme işlemlerini karşılayacak yeterli finansal güçlerinin
olmamasından kaynaklı sorunlar.
4.4.6.3.Yönetsel Yapıya İlişkin Sorunlar
•
Yerel yönetimin ve sivil toplum örgütlerinin birlikteliğinin geç oluşmasından
kaynaklı sorunlar.
•
Yerleşmeyi ekonomik yönden geliştirecek ve çeşitlendirecek uygulamalara
yönelik pazarlama, reklam ve tanıtımın yapılmamasından kaynaklı sorunlar.
•
Kentliye sahip olduğu tarihi ve doğal değerlere ilişkin aidiyet, farkındalık ve
koruma vb. bilincinin oluşturulmamasından kaynaklı sorunlar.
•
Alana ilişkin fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel projelerin üretilip
uygulamaya yönelik politika ve stratejilerinin oluşturulmamasından kaynaklı
sorunlar.
•
Yerel yönetimin korumaya ve geliştirmeye yönelik yeterli kaynak
ayıramamasından kaynaklı sorunlar.
4.4.6.4. Korumaya İlişkin Sorunlar
•
Bugüne kadar sağlıklı Koruma Amaçlı İmar Planın yapılmamasından
kaynaklı bilinçsiz koruma strateji ve politikalarından kaynaklı sorunlar.
•
Halkın
koruma
geliştirilmemesinden
ve
farkındalık
kaynaklı
bilincinin
sorunlar.
oluşturulmamasından/
Geleneksel
dokudaki
yanlış
uygulamalar, yapıların bakımsızlığı, aykırı yapılaşmaların oluşması vb. gibi.
•
Elektrik direği, drenaj, tv antenleri, çöp imha sistemi gibi görsel ve çevresel
kirlikleri önlemeye yönelik plan, proje, strateji ve politikaların olmayışından
kaynaklı tarihi çevreyi tehdit eden sorunlar.
76
4.4.7. Korumaya Yönelik Yapılan Çalışmalar
Kentsel Sit Alanlarına ilişkin 19.4.1996 gün ve 419 sayılı ilke kararı ve geleneksel
dokunun genel özellikleri değerlendirildiğinde, Geçiş Dönem Yapılanma Koşulları aşağıda
belirlenmiştir. Buna göre:
Elmalı Kentsel Sit Alanı Geçiş Dönemi Yapılanma Koşulları:
A) Taşınmaz Kültür Varlığı olarak tescilli taşınmazlarda
Koruma Yüksek Kurulunun 5.11.1999 gün ve 660 sayılı ilke kararı doğrultusunda;
-Tescilli yapılarda bakım kapsamındaki müdahalelerin (çatı aktarımı, oluk onarımı, boyabadana vb.) Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü izni doğrultusunda yapılabileceğine,
-Basit onarım kapsamındaki müdahalelerin Koruma Bölge Kurulu kararı doğrultusunda.
Belediye ve Koruına Bölge Kurulu Müdürlüğü denetiminde yapılmasına,
-Esaslı onarım yapılacak tescilli taşınmazların ise rölöve-restitüsyon ve restorasyon
projelerinin hazırlanarak Kurulumuzun onayından sonra uygulamaya geçilebileceğine,
B) Yeni yapılanmalarda
-Kentsel Sit Alanında yeni yapılanmalarda, bu alanlarda yeni imar parseli oluşturmak üzere
ifraz yapılamayacağına, ancak sınır düzenlemeleri, yol terkleri vb. için gerekli ifrazın ve her
türlü tevhidin Bölge Kurulumuzun izniyle yapılabileceğine,
-Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı parseline ilave yeni yapı yapılamayacağına.
-Tescil edilmeyen. ancak geleneksel yapı düzeninde oluşmuş yapıların yenilenmesinde
yapıların çevresel özellikleri ile parsel içinde biçimlenmesinin göz önünde
bulundurulmasına,
-Parsellerin doğal eğimini ve mevcut sokak-parsel ilişkisiııi değiştirecek hafriyat ve dolgu
yapılmamasına,
-Yol ile parsel arasında farklı kotların olduğu parseldeki düzenlemelerin geleneksel
dokudaki biçimlenrneye göre oluşmasına,
-Sokağın genel oluşumuna göre yapıların ayrık veya bitişik nizam
düzenlenebileceğine,
-Yapılara cephe aldığı sokaktan kot verilmesine, kotun binanın orta aksmdaıı
alınmasına,
-Su basman kotunun yolun eğimine göre +0.50 veya +1.00 metre olabileceğine,
-Geleneksel dokudaki parsel büyüklüğü-yapı oranı göz önüne alınarak, 250 m2 ve
daha küçük parsellerde TAKS: 0.40; 250 m2’den büyük parsellerde TAKS: 0.30
olabileceğine, ancak bina taban alanının 150 m2’yi geçemeyeceğine,
-Yapıların kot aldığı yoldan yüksekliğinin h6.50 metre (2 kat) olabileceğine, yapının
77
tescilli yapıya komşu olması halinde yüksekliğin belirlenmesinde tescilli yapı
yüksekliğinin göz önünde bulundurulmasına,
-Çatı kaplamasmın kiremit örtü olmasına, çatıların kırma veya beşik çatı olarak
düzenlenebileceğine, çatı eğiminin max %33 olabileceğine,
-Orner Paşa Camiinin bulunduğu imar adasında, koruma planı yapılıncaya kadar
basit onarım dışında herhangi bir yapılanmaya gidilemeyeceğine,
-Açık Pazar Alanı ile 1-lükümet Caddesi arasındaki geleneksel ticaret dokusunun
bulunduğu parsellerde yapı düzeninin bitişik nizam olmasına, yapının maksimum
mevcut yapının taban alanı büyüklüğünde ve yüksekliğinin h4.50 metre
olabileceğine,
-Bu koşullara göre hazırlanacak yeni yapılanma projesi ile birlikte parsel ve
çevresindeki yapılar ile dokuya ilişkin bir avan projenin ve fotoğrafların yer aldığı
bir etüdün Kurulumuza getirilmesine,
-Geçiş Dönemi Yapılanma koşulları doğrultusunda hazırlanacak projenin
Kurulumuzca onaylanmasına,
-Onaylı projelerin uygulamasında belediye ile birlikte fenni mesulün de sorumlu
olacağına.
-Kurulumuzca onaylı projesiyle yapılaşma izni olan ve inşaatı biten yapılara onaylı
projesine uygun olduğuna dair fenni mesul ve belediyesinin teknik raporu ile
uygulama sonrası fotoğraflannın Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünce incelenerek,
Müdürlüğün uygun girüş yazısı doğrultusunda iskan izni verilebileceğine,
-Kentsel Sit Alanındaki tescilsiz taşınmazların basit onarımının Koruma Yüksek
Kurulunun 5.11.1999 gün ve 661 sayılı ilke kararı doğrultusunda Belediyesi denetimi
ve sorumluluğunda yapılabileceğine, belirlenmiştir.
-
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü,
Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 11. 02. 2005 gün ve
276 sayılı kararı ile tescil edilen 127 adet sivil mimarlık örneği yapı, 7 adet anıtsal
yapı ve kentsel sit alanı ilişkin 2007 ye kadar herhangi bir Koruma Amaçlı İmar
Planı hazırlanmamıştır.
Kentsel Sit alanına ilişkin 2006 yılında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından
yaptırılan ve ÇEKÜL Vakfı’nın maddi destek sağladığı “Pınarbaşı ve Hacı Haliller”
78
ve “Helvacılar” Sokakları ile ve Antalya İl Özel İdaresi’nin maddi destek sağladığı
“Eğrekler Sokak-S.Topçu Caddesi- Hanönü Caddesi-Veyseller Çıkmazı- Bülbüller
Geçidi ve Ömer Ağalar Sokakları”na ait sokak sağlıklaştırma projeleri çalışmalarına
başlanmıştır.
4.4.8.Anket Çalışmaları Ve Değerlendirmeleri
Anket Antalya İli, Elmalı İlçesi kent merkezindeki Camiatik Mahallesi, Camicedit
Mahallesi, İplikpazarı Mahallesi, Karyağdı Mahallesi, Tahtamescit Mahallesi ve
Toklular Mahallelerinden oluşan Elmalı kentsel sit alanını kapsamaktadır. Bu anket
çalışmalarının değerlendirme ve sonuçlarında Elmalı olarak nitelendirilen alan bu
çalışma alanını kapsamaktadır.
•
Doğum Yeri-Göç İlişkisi
Sosyo-kültürel yaşama ilişkin kimlik ve aidiyet bilincinin varlığının saptanması için
sorgulanmıştır.
Antalya %4, Elmalı %63, Elmalı yakın çevresi %14, Güney Doğu Anadolu Bölgesi
%5, İç Anadolu Bölgesi %2, Karadeniz Bölgesi %1, diğer %6, soruyu yanıtsız
bırakanlar %4 tür. Yani ankete katılanların % 81’inin Elmalı, yakın çevresi ve
Antalya doğumlu olduğu görülmektedir.
YANITSIZ
DİĞER
KARADENIZ
İÇ
ANADOLU
G.D.ANADOL
U BÖLGESİ
ELMALI
YAKIN
ÇEVRESİ
ELMALI
ANTALYA
Çizelge 4.9. Doğum yeri çizelgesi
SAYI:
30
425
95
32
16
5
43
27
(%)
4
63
14
5
2
1
6
4
79
63
6
1
4
Y
AN
IT
S
IZ
2
D
İĞ
E
R
Ç
G
E
.D
VR
.A
ES
N
A
İ
D
O
LU
B
Ö
LG
E
S
İ
Y
AK
IN
E
LM
AL
I
E
LM
AL
I
AN
AD
O
LU
5
K
AR
AD
E
N
IZ
14
4
İÇ
70
60
50
40
30
20
10
0
A
N
TA
LY
A
(%)
DOĞUM YERİ
ANTALYA
ELMALI
ELMALI YAKIN ÇEVRESİ
G.D.ANADOLU BÖLGESİ
İÇ ANADOLU
KARADENIZ
DİĞER
YANITSIZ
Şekil 4.29. Doğum yeri
Yöreye eğitim, memuriyet vb. gibi sebeplerin dışında herhangi bir göç olgusu
görülmemektedir. Diğer bölgelerden gelenlerin oranı oldukça düşüktür. İlçeye kendi
yerel nüfusunun haricinde ticaret veya herhangi faaliyet için gelen bulunmamaktadır.
•
Aylık Gelir
Gelir seviyesini tespit edebilmek için sorgulanmıştır.
Soruya sadece 180 kişi cevap vermiştir. Cevap verenler arasında aylık gelir ortalama
661.86 YTL olarak saptanmıştır. Bu rakam gelir düzeyinin asgari ücretin üzerinde
olduğunu gösterse de soruya yanıt veren kişi oranı düşük olduğu için gelir düzeyine
ilişkin kesin bir saptama yapmak mümkün değildir.
•
Mülkiyet Durumu
Mülkiyet durumu ile alandaki ilk sahipliliği saptamak hedeflenmiştir.
Mülkiyet yapısı oransal olarak; miras %37, satın alma %40, kira %21, yanıtsız
%2’dir.
80
Çizelge 4.10. Mülkiyet sahipliliği çizelgesi
SATIN
SAYI
MİRAS ALMA
KİRA YANITSIZ TOPLAM
79
84
46
5
214
37
39
21
2
100
ORAN
(%)
MÜLKİYET DURUMU
90
84
79
80
70
(%)
60
46
50
40
30
20
5
10
0
MİRAS
SATIN ALMA
KİRA
YANITSIZ
Şekil 4.30. Mülkiyet durumu
•
Konutlara Yapımından Sonra Yapılan Eklemeler
Geleneksel yapıların ağırlıklı olduğu çalışma alanında yapıların ilk yapılışlarından
sonraki değişimler gözlenmeye çalışılmıştır.
Sonuçlar göstermektedir ki yapılara sonradan eklenen bölümler ve teknik altyapı
sistemleri arasında mutfak %13, banyo %16, tuvalet %15, su %13, elektrik %13 bir
orana sahiptir.
Çizelge 4.11: Konutlara yapımından sonra yapılan eklemeler
MUTFAK BANYO TUVALET SU ELEKTRIK
HANE
28
35
33
27
27
ORAN (%) 13
16
15
13
13
SAYI
81
DAHA SONRA YAPILANLAR
40
35
35
28
30
HANESAYISI
33
27
27
SU
ELEKTRIK
25
20
15
10
5
0
MUTFAK
BANYO
TUVALET
Şekil 4.31: Konutlara yapımından sonra yapılan eklemeler
Genellikle geleneksel mimari özellikleri yansıtan alan içerisindeki konutların banyo,
tuvalet gibi daha önce bahçe içinde veya odada dolap içinde olmalarından kaynaklı
nedenlerle yapının bu bölümleri günümüzde değiştirilerek yenilenmiş veya
eklemelerle yeni düzenlemeler yapılmıştır.
•
Evin Yapılış Tarihi
Evin yapılış tarihi ile alandaki evlerin tarihsel biçimlenme sürecine ilişkin sorgulama
yapılmıştır.
0-50 yıllık %24, 50-100 yıllık %47, 100 yıl üstü %14, yanıtsız %15’dır.
Çizelge 4.12.Evin yapılış tarihi
0-50
50-100
YILLIK
YILLIK
100 +
YILLIK
YANITSIZ TOPLAM
SAYI
52
98
31
33
214
%
24
46
14
15
100
82
EVİN YAPILIŞ TARIHI
120
98
100
(%)
80
60
52
40
31
33
100 + YILLIK
YANITSIZ
20
0
0-50 YILLIK
50-100 YILLIK
Şekil 4.32. Evin yapılış tarihi
Anket sonuçlarından da görüldüğü gibi çalışma alanı oldukça eski yapılardan
oluşmaktadır. Evlerin fiziksel durumunun birçoğu gerek bürokrasiden gerekse
kişilerin gelir azlığından dolayı kötü durumdadır. Ancak bu sonuçlar bire-bir yapılış
tarihi tespitlerini değil ankete katılanların verdiği cevaplardan oluştuğundan gerçek
oranları göstermeyebilir. Çünkü yerinde yapılan görüşmelerde halkın tarihi evlerin
bakım ve onarımına ilişkin maddi destek alacağı yönündeki duyumları kişilerin bu
soruya yanıltıcı yanıtlar verebileceğini göstermiştir.
•
Isınma Türü
Geleneksel konutların ağırlıklı olduğu yerleşmedeki soba ile ısınma yönteminin
değişip değişmediğini saptamak için sorulmuştur.
Sorulan hane sayısı 214’dür. 212 hane sobayla ısınırken, 1 hane güneş enerjisiyle, 1
hanede yorumsuz bırakmıştır.
Elmalı’nın sahip olduğu yayla iklimi özelliği yaz aylarında aşırı sıcaklardan dolayı
Akdeniz bölgesindeki insanların burayı ikinci konut olarak kullanmasında etken
olmaktadır. Bu düzen Teke Beyliklerinden, Osmanlılardan beri Elmalı’da
görülmektedir. Bu nedenle ısınma türünün fazla değişmediği ve halen sobayla
ısınarak ısınma ihtiyaçlarının karşılanabildiği söylenebilir.
83
•
Mevcut Yapıdan Memnun Musunuz?
Mevcut yapıların günün değişen şartlarına ve yaşam biçimlerine karşılık ihtiyaçları
karşılayıp karşılamadığını saptayabilmek amacıyla sorulmuştur.
Ankete yanıt verenlerin % 90’ının memnun, %10’unun memnun olmadığı
görülmüştür.
Alanda yaşayan kişilerle yapılan görüşmelerde mevcut yapıdan memnun olduklarını
vurgulasalar da evlerin belli bölgelerinden ve depo vb ek müştemilat alanlarının
bulunmamasından şikâyetçi olmuşlardır. Evlerin banyo, tuvalet vb. geleneksel konut
tipi biçimlenmelerinden kaynaklı bölümlerinin küçük olması veya gusülhane
biçiminde olmasından dolayı günümüz şartlarına ayak uyduramamaları ve daha
yaşanılır hale getirilmesi gerektiği söylenmiştir.
•
Bulunduğunuz Mahallenin En Büyük Eksikleri Nelerdir?
Ankete katılanlar arasında belirlenen mahallenin en büyük eksikliklerinin oranı;
otopark %33, çocuk parkı %48, eğlence-düğün salonu %20, spor alanı %28, parkbahçe %43, pazaryeri %17, diğer %22’dir.
Ankete katılanlar mahallenin en büyük eksiğinin çocuk parkı, park-bahçe, otopark,
spor alanı, eğlence ve düğün salonu ve pazaryeri olarak sıralamıştır.
SAYI
ORAN
TOPLAM
DİĞER
YERİ
PAZAR
BAHÇE
PARK+
SPOR ALANI
ĞÜN SALONU
EĞLENCE/DÜ
ÇOCUK PARKI
OTOPARK
Çizelge 4.13. Bulunduğunuz mahallenin en büyük eksiklikleri nelerdir?
71
103
42
59
93
37
48
214
33
48
20
28
43
17
22
100
84
BULUNDUĞUNUZ MAHALLENIN EN BUYUK EKSIKLERI
NELERDIR?
120
103
93
100
80
71
59
60
48
42
37
40
D
İĞ
ER
PA
ZA
R
YE
R
İ
PA
R
K+
B
AH
Ç
E
A
LA
N
I
SP
O
R
O
TO
PA
RK
0
Ç
O
CU
EĞ
K
PA
LE
R
N
K
C
I
E
/D
ÜĞ
Ü
N
SA
LO
N
20
Şekil 4.33. Bulunduğunuz mahallenin en büyük eksiklikleri nelerdir?
Mahallede sosyal donatı alanlarının bulunmadığı ve mahalleli tarafından
eksikliğinin hissedildiği görülmüştür.
Bu sonuç Elmalı’nın yüzyıllardır gelen geleneksel yaşam biçimi olan bahçeli
evlerinin yoğun olduğu bu bölgede modernleşme sürecindeki kentlinin yaşadığı yere
ilişkin kültür ve sosyal yapısının farkında olmamalarından kaynaklanmaktadır.
Değişen yaşam biçimi, modernleşme diye tanımlanan süreçte çocuk, genç ve
yaşlıların farklı gelişme eğilim ve taleplerini ortaya çıkarmaktadır. Oysaki daha
önceki dönemlerde çocuk parkı, park vb. çocuk oyun alanları evlerin bahçelerinden
ve sokaklardan oluşmaktaydı. Araç sahipliliğinin azlığı da yine kentte otopark
ihtiyacını gündeme getirmemekteydi. Eğlence-düğün salonu ihtiyaçları da yine
değişen evlenme ve eğlence biçimlerinin bir sonucu olarak ihtiyaç duyulan bir mekan
olarak görülmektedir.
•
Oturduğunuz
Ev
Ve
Bahçenizde
Bulunmasını
İstediğiniz
Fakat
Yapamadığınız İhtiyacınız Olan Herhangi Bir Yapı Var Mı?
Bu soruya katılanların %21’i otopark, %14’ü çocuk parkı, %12’si depo, %3’ü ahır,
%5’i de diğer olarak cevap vermiştir.
85
Çizelge 4.14. Oturduğunuz ev ve bahçenizde bulunmasını istediğiniz fakat
yapamadığınız ihtiyacınız olan herhangi bir yapı var mı?
SAYI
ORAN
(%)
OTOPARK Ç.PARKI DEPO
AHIR
DİĞER
TOPLAM
46
29
25
6
11
214
21
14
12
3
5
100
OTURDUĞUNUZ EV VE BAHÇENİZDE BULUNMASINI
İSTEDİĞİNİ,FAKAT YAPAMADIĞINIZ İHTİYACINIZ OLAN
HERHANGI BIR YAPI VAR MI?
50
46
45
40
35
29
(%)
30
25
25
20
15
11
10
6
5
0
OTOPARK
Ç.PARKI
DEPO
AHIR
DİĞER
Şekil 4.34. Oturduğunuz ev ve bahçenizde bulunmasını istediğiniz fakat
yapamadığınız ihtiyacınız olan herhangi bir yapı var mı?
İhtiyaçlar öncellikli olarak kamusal ihtiyaçlardan daha sonra da bireysel
ihtiyaçlardan oluşmaktadır. Otopark ihtiyacı mahallelinin burada en önemli ihtiyacı
olarak görülmektedir. İkinci kamusal ihtiyaç ise çocuk parkı olarak ortaya
çıkmaktadır. Evlerin en ciddi ihtiyacı depo ve ahırdır. Birebir yapılan görüşmelerde
özellikle depo ile ilgili çok fazla ihtiyaç olduğu saptanmıştır.
86
•
Mimari açıdan en büyük eksiklik nedir?
%33’ü alan dar, %25’i otopark yetersiz, %13’ü depo sıkıntısı, %10’u boşaltma yeri
sıkıntısı, %6’sı sergileme yeri olmamasını mimari açıdan büyük eksiklik olarak
göstermişlerdir.
Çizelge 4.15. Mimari açıdan en büyük eksiklik nedir?
BOŞALTMA
DEPO
SAYI
17
9
7
22
4
67
%
25
13
10
33
6
100
YERİ
ALAN DAR
SERGILEME
OTOPARK
YERI YOK
TOPLAM
MİMARİ AÇIDAN EKSİKLER
80
67
70
60
%
50
40
30
20
22
17
9
10
7
4
0
OTOPARK
DEPO
BOŞALTMA
YERİ
ALAN DAR
SERGILEME
YERI YOK
TOPLAM
Şekil 4.35. Mimari açıdan en büyük eksiklik nedir?
Yörenin mimari özelliklerinden ve sit kapsamında kalmasından dolayı en büyük
problem alan darlığı olarak gözükmektedir. Otopark eksiği yine karşımıza çıkmıştır.
87
5.TARTIŞMA VE SONUÇ
5.1.Sonuç Ve Değerlendirmeler
Her yerleşme kendine özgü bazı içsel niteliklere sahiptir. Bu nitelikler demeti bir
bütün olarak o yerleşme ile ilgili bir dışsal görünüm oluşturur. Elmalının kendine
özgü içsel niteliklerine bakıldığında bir tarih ve kültür kenti olduğu görülür. Eski
cami, türbe, ev çarşı, mahalle ve kıvrımlı dar sokakları ile tarihi Osmanlı kentinin
yansımalarına dair halen yaşayan veya yok olmaya yüz tutmuş pek çok yapılanma
mevcuttur. Eğitim, kültür, inanç, tarih ve sağlık turizmi yerel doğal kaynaklar,
yörenin kendine özgü yaşam biçiminden kaynaklanan el sanatları ve yöresel
zananatlere ve tarımsal faaliyetlere dayalı üretim ve ticaret özelliklerini bünyesinde
barındırıyor olması biçimsel ve sosyokültürel anlamda geçmişten gelen zengin bir
potansiyel kimliğin mevcudiyetini kanıtlar.
Bu anlamda “elmalı kültürel miras"ının temel unsurları olan "kentsel miras" ve "kent
kimliği"ni oluşturan kültür varlıklarını ve kültürel mirası korumak öncelikle bir kamu
görevi ve kamu yararı tasarrufudur.
Kent kimliğine yön veren ve kentsel mirasın göz ardı edilemeyecek bir bölümünü
oluşturan elmalı evleri bir bütünlük içerisinde belirli bir döneme ait özellikleri
taşımaktadır. Yapılan analiz ve anket çalışmalarından da anlaşılacağı gibi yıllardır
yaşayan kent artık yorgunluk ve yaşlılık belirtileri göstermektedir.
Bir kenti yeniden doğduğu yaşa geri götürüp aynı tazeliğine kavuşturmak imkansız
gibi görünse de, günümüze kadar getirebildiği değerlerine saygı duymak gelecek
yıllara daha sağlıklı ulaştırabilmek hiç de imkansız görülmemektedir.
Her alanda olduğu gibi koruma alanında da koruma kültürünün ve bilincinin yetersiz
olması ve maddi olanaksızlıklar kentte yaşayanların yanlış karar vermelerine en
büyük sebebidir.
88
Eskiyi yaşatmanın zorluğunun yenilebilmesi için önce kentin içinde yaşayan haklın
bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Bu bilincin sağlanması ancak halka koruma
anlayışının sağlanabildiği yerlerle ilgili bilgileri vermekle gerçekleşebilir. Halka
elinde bulundurduğu mirası koruduğu takdirde sonuçlarının ne olacağı anlatılmalıdır.
Elmalı coğrafi konumu ve sahip olduğu doğal güzellikleri itibariyle kültür ve turizm
merkezi olmaya aday bir kenttir. Bu kültürel güzellikleri sergileyebilmek için önce
bu güzellikleri canlandırmak, onarmak ve yaşatmak gerekmektedir.
2005 yılından beri yapılara müdahaleler çok kısıtlıdır. Daha önceki dönemlerde
yapılan müdahalelerin de bilinçsiz yapılması, yanlış malzeme ve tekniğin
kullanılması yapıların kalitelerini düşürmüştür. Doğal haline bırakılan yapılar da en
az yanlış müdahale görmüş yapılar kadar zarar görmüştür. Birçok konutta çok düşük
gelir seviyesine sahip yaşayanların olması ve birçoğunun da kendi mülklerinin
olmaması yapılara sağlıklı müdahale yapılamamasının en büyük sebeplerindendir.
Maddi imkânsızlıklar ve yasalar ile kısıtlanan müdahale kararları yapıları yok olma
riski ile karşı karşıya bırakmaktadır.
Koruma anlayışının gelişebilmesi için; korunacak kültürel mirasın tarih için ne kadar
önemli olduğunun anlaşılmasının yanında içinde yaşayan insanlar bölge ve ülke halkı
için nasıl bir yaşam merkezi olabileceği anlaşılmalıdır. Bu bilinç ile koruma amaçlı
imar
planı
hazırlıkları
tamamlanmalı
planlamaya
dair
getirilen
kararlar
doğrultusunda müdahalelerde bulunulmalıdır.
Yapılan tüm analiz ve anket çalışmaları doğrultusunda Elmalı Kentsel sit alanına ait
olanaklar şöyle sıralanabilir:
Yakın-Uzak Çevre, Fiziki Mekân, Dokuya İlişkin Olanaklar
•
Konumu itibariyle gelişmiş Akdeniz bölgesi ve Antalya İli’nde yer alması.
89
•
Antalya’ya ulaşım bağlantılarının güçlü ve yakın olmasından dolayı ülke
karayolu, havayolu ve denizyolu ulaşım bağlantılarından yararlanabilmesi. Mal
ve hizmet akımının bu potansiyellerle gelişime/geliştirilebilmeye açık olması.
•
Bulunduğu bölge ve il içerisindeki zengin tarihi, doğal, kültürel değerlerin
var olmasından kaynaklı ülke ve bölge turizm tur güzergâhların da yer alabilme
olanağı. Ayrıca bölgedeki turizme dayalı güzergâhların yöresel ticari ürünlerin
tanıtımını ve pazarlanabilmesini kolaylaştırma olanağı.
•
Doğal, kültürel ve tarihi kaynak potansiyelinin sosyo-ekonomik anlamda
değerlendirilmesinde turizmin bir araç olarak kullanılabilme olanakları.
¾ Kent merkezindeki sivil mimari örneği yapılar ve anıtlarla birlikte
çevresinde birçok antik kent, höyük, tümülüs, anıt mezar vb. kültür
turizmi açısından kaynak ve potansiyel teşkil eden değerlerin varlığı.
¾ Kent merkezinde ve merkezden etkilenen çevrede mevcut olan cami,
türbe, şifalı sular, efsanevi su kaynaklarının yerleşmenin sahip olduğu
kültürel ve tarihi kimliği oluşturan kaynak potansiyelinin geleneksel
şenlik ve festivallerle sağlık, inanç, kültür ve tarih turizmi yönünde
çeşitlendirilip geliştirilebilmesi ve tanıtımı olanakları.
¾ Antalya ve Akdeniz bölgesinden farklı olarak yayla iklimi özelliğine
ve yayalara sahip olunan doğal kaynak ve değer potansiyelinin
oluşturduğu yayla ve doğal turizmin geliştirilebilmesi olanakları.
¾ Yine sahip olunan yöre peyzajına ait birçok doğal kaynak ve
değerlerin –yaylalar, sedir ormanları, dağlar, mağaralar, şifalı su
kaynakları, göller vb.- yarattığı potansiyelle doğaya çıkış, doğayı
keşfetme -yayla turizmi, dağcılık, trekking, bisiklet, kayak, yaban
hayatı inceleme, bitki bilimciliği, kamping, konaklama vb.-olgusuyla
doğa turizminin bir araç olarak kullanımı sonucu doğanın korunarak
kullanımı tanıtımı ve geliştirilebilinmesi olanakları.
• Arazinin eğimli yapısının mekânda yarattığı hareketlilik ve zenginlik
ile sahip olunan vista-bakı noktalarının peyzaj değerlerinin sergilenmesine ilişkin
olanaklar.
90
Sosyo-Ekonomik Yapıya İlişkin Olanaklar
•
Zengin doğal, kültürel ve tarihi kaynak potansiyelinin değerlendirilmesin de
turizmin araç olarak kullanılarak ekonomik açıdan yatırım ve üretime dayalı
yeni sektörlerin hız kazanması ve alt sektörler bazında çeşitlenmesi olanakları
ile sosyal gelişimin sağlanabilmesi, hızlandırılabilmesi anlamında eğitimin
bir araç olarak kullanılması sonucu yörenin sosyo kültürel anlamda kimlik
bilincinin oluşturulması ve gelişimine dair olanaklar.
•
El sanatları ve yöre zanaatlerinin zengin olması, sürdürülebilirliğinin halen
devam etmesinin yörenin sosyo-ekonomik gelişimi açısından potansiyel bir
kaynak yaratmasından ötürü yatırım, üretim ve istihdam anlamında sektörel
olanaklar.
•
Yöreye
ait
ürünlerin
potansiyellerinin
var
(Leblebicilik,
olmasına
ve
helvacılık,
elma
çeşitlendirilerek
vb.)
üretim
değerlendirilip
sürdürülebilmesine ilişkin olanaklar.
Yasal-Yönetsel Yapıya İlişkin Olanaklar
•
Planlamaya konu alanın kentsel sit alanı ilan edilmesi ve sahip olduğu
kentsel yapı, çevre ve öğelere ilişkin tescil kararlarının bulunması.
•
Belediyenin korumaya ilişkin bilincinin olması ve bu konuda çeşitli eylemler
içinde yer alması yerel yönetim basamağında büyük olanaklar yaratmaktadır.
•
Belediyenin Tarihi Kentler Birliği’ne üye olması bu konuda bilgi ve finansal
desteklerden yararlanabilmesi olanakları.
•
Elmalı Belediyesinin “Koruma Amaçlı İmar Planı” hazırlanması girişiminde
olması
•
Elmalı Belediyesi’nin Kentsel Sit alanı içerisinde Sokak Sağlıklaştırma
Projeleri kapsamında alanda sağlıklaştırmaya yönelik girişimde bulunması
91
•
Belediye’nin “kamu-yerel-özel-sivil birlikteliği”ni oluşturmaya yönelik
Türkiye Tarihi Evleri Koruma Derneği’nin çalışmalarına ilişkin proje
üretiminde etkin rol alması.
•
İlçenin canlandırılması için Elmalı Kaymakamlığı tarafından başlatılan ve
Kültür Turizm Bakanlığı’nca desteklenen “Yaşayan Kentler” projesi,
kapsamında ilçenin tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerin birer turistlik ürüne
dönüştürülmesi, turizmin kıyıdan iç kesimlere girmesinin sağlanmasını
amaçlayan projenin üretiminin varlığı.
•
Antalya'nın Elmalı ilçesi Kaymakamlığının, Sosyal Yardımlaşma ve
Dayanışma Vakfı ve Tarım İlçe Müdürlüğü ile birlikte yürüttüğü örtü altı
seracılığını geliştirmeye yönelik proje çalışmalarının bulunması.
•
Elmalı Kültür-Turizm ve Dayanışma Derneği’nin korumaya ve korurken
kenti geliştirmeye, ekonomik canlılık katmaya yönelik yaptıkları çalışmaların
bir sivil toplum basmağı oluşumuna katkısı.
•
TOBB’un Kadın girişimciler için geliştirdiği destekleme ve finans
olanaklarından yararlanabilme fırsatı
2006 yılından beri elmalı belediyesi tarafından hazırlatılmakta olan koruma amaçlı
imar planının son hali ek de görülmektedir.
Hazırlanan imar planındaki hususlar doğrultusunda yapılara yapılacak olan
müdahaleler için bazı finansal olanaklar bulunmalıdır. Bunlar ;
1. Yenileme alanlarında uygulanacak projelerin kamulaştırma, plan, proje ve
yapım işlerinde kullanılmak üzere 2863 sayılı “Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Kanunu”nun 12. maddesine göre oluşturulan taşınmaz kültür
varlıklarının korunmasına katkı payı hesabından belediyelere yapılan
aktarmalar; Koruma Amaçlı İmar Planlarının yapımı, özel proje alanları,
sokak sağlıklaştırma projeleri, tek yapı projeleri için öngörülen ödenekler.
92
2. Özel ve tüzel kişilerin mülkiyetindeki kültür varlıkları için Kültür ve Turizm
Bakanlığı tarafından yapılan nakdi, teknik ve ayni yardımlar.
3. Tescilli taşınmaz kültür varlıklarının restorasyonu amacıyla verilen Toplu
Konut Kredileri.
4. Kültür Yatırımları ve Girişimi Teşvik Kanunu kapsamında verilen teşvikler.
5. Avrupa Birliğinin aday ülkeler için kültürel varlıkları korumaya ve
geliştirmeye yönelik sağladığı uluslararası fonlar.
6. Türkiye’de kültürel mirası korumaya ve geliştirmeye yönelik kurulan ve
önemli projelere imza atan çeşitli Sivil Toplum örgütlerinin sağladığı finansal
olanaklar.
5.2.Öneriler
Yapılan tüm analiz çalışmalarından sonuç ve değerlendirmeler bölümünde yer alan
Yasal ve yönetsel yapıya ait olanaklar finansal girdilerin de sağlanabilmesi ile elmalı
kentsel sit alanı bir kültür ve turizm merkezi olarak ülkedeki yerini alacaktır.
Öngörülen koşulların sağlandığını düşünerek kentsel sit alanının geleneksel konut
mimarisini en canlı tutan ve bozulmadan saklayabilen Hacıhaliller ve Pınarbaşı
Sokak için yapılaşma önerileri getirilmiştir.
Her iki sokakta yaşamlarını sürdürenlerin büyük çoğunluğunun alt gelir düzeyinde
olması koruma amaçlı bazı tedbirlerin alınmasına engel oluşturmaktadır. Özellikle
geleneksel evlerin uzun zaman bakımsız bırakılarak kendi haline terk edilmesi
nedeniyle günümüzde ya terk edilmişlerdir, kullanılamamaktadırlar ya da düşük
kiralarla talep görmektedirler. Bu nedenle geliştirilecek koruma önerilerinde, bu
bölgeyi içinde yaşayan insanlarla birlikte değerlendirmek bir ön koşuldur. Bu
kapsamda bölgeye yeniden hareket kazandıracak en önemli unsur, Elmalı dışında
yaşayan kent insanını bu bölgeye çekecek sosyal ve kültürel amaçlı bazı mekânlar
oluşturmak
ve
kent
dokusuna
bir
yenilenme
duygusu
aşılamaktır.
Seçilen iki sokak da Ömer Paşa Camii’nden kuzeye doğru giden işlek aksın ucunda
yer alır. Camiden sonra iki meydan geçilerek ulaşılır. Ulaşımı kolaydır. Birbirini
takip ederek yukarı doğru tırmanır. Özellikle Hacı Haliller Sokak tescilli yapıların
fazlaca olduğu bir sokaktır. Sokaklar boyunca cami, mescit, 3 ayrı çeşme ve bir genel
93
tuvaletin yer alması ve sokağın çıkmaz sokaklar ve rampalarla zenginleşmiş olması
da bu iki sokağın seçilmesinde etken olmuştur. Bu nedenle kentsel dokuyu yeniden
canlandırmayı amaçlayan girişimlerin bu bölgeden başlaması ve geleneksel kent
dokusunu ortaya çıkaran düzenlemelerin yapılması bir gereksinim olarak
gözükmektedir.
Elmalı Kentsel Siti’nde karşılaşılan temel sorunlardan biri de sosyo-ekonomik
koşullar nedeniyle konutların uğradığı mimari değişimlerdir. Cumhuriyet sonrası
yaşanana sosyal değişimler, büyük aile yapısına uygun olarak yapılan konutların
giderek küçülen çekirdek aile yapısına uydurulmak amacıyla kendi içinde katlarla
veya içeriden duvarlarla bölünerek değişime uğradığı gözlenmektedir. Bu değişimler,
yapının iç mekânının yanı sıra kısmen cepheye de yansımıştır. Buna bağlı olarak
özellikle zemin katların Pınarbaşı Sokakta küçük ticaret birimlerine dönüştürüldüğü
gözlenmektedir. Zaman içinde özellikle ev işlerine bağlı konfor koşullarının
sağlanması amacıyla ev sakinleri tarafından yapılan bazı müdahaleler iç mekanların
değişiminde rol oynayan önemli bir unsurdur.
Konutların mekansal değişimlerinin yanı sıra kullanılan evlerin büyük çoğunluğunda
çatı, iç ve dış sıva ile pencere onarımına gereksinim vardır. Ev sakinlerinin kendi
olanakları çerçevesinde yaptıkları geçici bazı onarımlar ise yapının ömrünü uzatmayı
amaçlamaz. Yapılan onarımlar özgün mimari ve malzemeyi dikkate almaksızın yeni
malzemeyle
gerçekleştirilmiştir
ve
bilinçli
bir
onarım
içermemektedir.
Elmalı’da anıt değeri olmamakla beraber biçim ve boyutlarıyla geleneksel mimariyi
yansıtan yapılar, büyük çoğunluğu oluşturmaktadır. Bunların yanı sıra zaman içinde
yer yer dokuyu ve ekolojik yapıyı bozmayacak şekilde yapılmış, yapı stoku da diğer
bir grubu oluşturur. Kentsel siluet açısından bakıldığında gerek kat yükseklikleri
gerekse boyutlarıyla rahatsızlık vermeyen bu tür yapıların, sokak bütününde ele
alındığında, çevresinde yer alan geleneksel konutlarla uyumlu hale getirilmesi bir
öneri olarak sunulmuştur.
Projelendirilen her iki sokağın temel niteliklerinden biri, geleneksel yerleşme
dokusunda, sokak ölçeğinde gözlenen, yapılarla ilgili karakter ve ölçek
bütünlüğüdür. Bu nedenle anıt değeri olmamakla beraber biçim ve boyutlarıyla
94
geleneksel mimariyi yansıtan yapılar ile günümüze yakın tarihte yapılmış, genel
silueti bozmayan basit evler sokak bütününde ele alınarak, ölçek, sıva, malzeme ve
renkleriyle geleneksel konutlara uyumlu hale getirilmesi düşüncesinden hareketle
Sağlıklaştırma Projesi’nin ana fikri oluşmuştur.
Şekil 5.1.Hacihaliller sokak
95
Şekil 5.2. 47 Nolu tescilli bina (Pınarbaşı sok. no:10)
96
Şekil 5.3. 123 Nolu tescilli bina (Pınarbaşı sok. no:12)
97
Şekil 5.4. 42 Nolu tescilli bina ( Hacıhaliller sok. no:10)
98
Şekil 5.5. 41 Nolu tescilli bina (Hacıhaliller sok. no:12 )
99
Şekil 5.6. 39 Nolu tescilli bina (Hacıhaliller sok. no:14)
100
Şekil 5.7. 38 Nolu tescilli bina (Hacıhaliller sok. no:18)
Şekil 5.8. Pınarbaşı sokak kuzey girişi
101
Şekil 5.9. 42 Nolu tescilli bina (Hacıhaliller sok. no:11)
102
6.KAYNAKLAR
Ahunbay, Z.. 1999. Tarihi Çevre Koruma ve
173.s.İstanbul
Restorasyon. Yem
Yayınları
Akıncıtürk, N. 2002. Trilye Belediyesindeki Tarihi Yapılar Ve Taş Mektep’in
Yapısal Bozukluklarının İncelenmesi.Uludağ Üniversitesi Mühendislik
Mimarlık Fakültesi Dergisi Cilt 7, 197-210.Bursa
Alioğlu, F,E., 2000. Mimarlık Öğreniminde Koruma Eğitiminin Yeri ve Önemi.
Doğan Kuban Semineri 2000. 64-70, TMMOB Mimarlar Odası Yayını,
İstanbul.
Alsaç, Ü., 1992. Türkiye’de Restorasyon. İletişim Yayınları, 118s. İstanbul.
Altınoluk, Ü., 1998. Binaların Yeniden Kullanımı. Yem Yayınları, 143s. İstanbul.
Arel ,A.,1982.Osmanlı Konut Geleneğinde Tarihsel Sorunlar, Ege Üniversitesi Güzel
Sanatlar Fakültesi, no:11, İzmir.
Arü K.A. 1998. Türk Kenti, İstanbul
Bektaş, C., 1992. Koruma Onarım. Literatür Yayıncılık, 319s. İstanbul.
Bektaş, C., 2001. Halk Yapı Sanatı. Literatür Yayıncılık, 157s. İstanbul.
Binan C., 1999. Mimari Koruma Alanında Venedik Tüzüğü’nden Günümüze
Düşünsel Gelişmenin Uluslar Arası Evrim Süreci,Yıldız Teknik
Üniversitesi,İstanbul
Çelebi E. Evliya Çelebi Seyahatnamesi, Kitap 1-5 Türkçeleştiren: Zuhuri
Danışmanlık,İstanbul,Zuhuri Danışman Yayınevi,1969-1971
Ekinci,O. Değişen Dünyada Mimarlık
‘’http:// www.arkitera.com/haberler/2002/10/17/mimarlik.htm’’şubat 2004
Ekinci,O. 2001. 20. Yüzyıl Mimarlık Mirası, Cumhuriyet Gazetesi, 11 Ocak 2001
103
Eldem S.H. 1960 Türk Evi Plan Tipleri, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık
Fakültesi,İstanbul
Erder, C., 1975. Tarihi Çevre Bilinci. ODTÜ Mimarlık Fakültesi Yayınları No:24,
315s. Ankara.
Elmalı Belediyesi ,2006,2007,2008-05-22
’http:// www.elmalibelediyesi.gov.tr.’’
Elmalı Koruma Amaçlı İmar Planı Açıklama Raporu 2006.Modül Planlama Harita
Bilgisayar
İnşaat Ve Ticaret Ltd.Şti.Ankara
Hasol ,D. Ansiklopedik Mimarlık Sözlüğü.Yem Yayınları, 2000.
Kuban, D.,2000 Tarihi Çevre Korumanın Mimarlık Boyutu. Yem Yayınları
Küçükerman Ö., Güner Ş. 1995. Anadolu Mirasında Türk Evleri, İstanbul
Küçükerman Ö., Güner Ş. 1973. Anadolu’da Geleneksel Türk Evinde Mekan
Organizasyonu Açısından Odalar,T.T.O.K.
Yayınları, İstanbul
Kültür Envanteri, 2005.Antalya Valiliği İl Kültür Müdürlüğü, Antalya
Kültür ve turizm bakanlığı,2005
’http:// www.kultur.gov.tr.’’
Modül Planlama Harita Bilgisayar İnşaat Ve Ticaret Ltd.Şti, Elmalı (Antalya)
Koruma Amaçlı İmar Planı Araştırma Ve Değerlendirme Raporu
Ocakçı, M. 1993, Şehir Kimliği Ve Çevre İlişkileri, Bursa Dünya Şehircilik
Kolokyumu, s. 163-170.
Ocakçı, M. 1994,Kimlik Elemanlarının Şehirsel Tasarımı Yönlendirici
Etkisi,Msü,6.Kentsel Tasarım Ve Uygulamalar Sempozyumu, İstanbul
104
Peker A,U.tarihsel mimarlık ve çevre
‘’http:// www.arkitera.com/haberler/2002/10/17/mimarlik.htm’’
Roy , A.,2002. Şu AB Neyin Nesi, AB Bilinci Serisi,İstanbul
Sami Ş. 1318 Kamus’i A’lam, İkdam Matbaası,1900
Sözen M.,Sönmez Z.,1976, Anadolu Türk Mimarisinde Yapı Alanının Örgütlenmesi,
İstanbul Teknik Üniversitesi,İstanbul
Suher ,H. İmar Planı Yerine Çevre Duyarlı Ve Koruma Amaçlı İmar Planı.mimar.ist
2002 güz 6. sayı
Suher ,H.2001. Mekansal Planlamaya Etkiler, Avrupa Birliğinde Mekan Planlama
Stratejileri-Ekonomik Ve Ekolojik Perspektifler Uluslar Arası
Sempozyumu, Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ,Alman
Kültürü Paneli, 11 Aralık 2001,İstanbul
Tarihi Kentler Birliği,2005/12/20
Http://www.tarihikentlerbirligi.Org/
Tarih Vakfı, 2005/11/30
Http://wwww.tarihvakfi.Org.Tr/
Taşınmaz Kültür Ve Tabiat Varlıkları Kurulu, Antalya ,2005
Tuncer, M. Türkiyede Tarihsel Ve Kültürel Çevreleri Koruma Olgusu
http://www.kentli.Org/ 2006/5/13
Türk ,A.,1995,Kentsel Koruma Yaklaşımlarında Kentsel Kimliğin Korunması,Isparta
Örneği.İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Şehir Ve
Planlama Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi.
Türkiye Çevre Vakfı, 2001, Avrupa Birliğinde Ve Türkiyede Çevre Mevzuatı, TÇV
Yayını, İstanbul
105
EKLER
106
ÖZGEÇMİŞ
Kişisel Bilgiler
Adı Soyadı
:Hacer Serbest
Doğum Yeri
:Antalya / Korkuteli
Doğum Yılı
:01.08.1983
Medeni Hali
:Bekar
Eğitim Durumu
Lise
:Korkuteli Süper Lisesi
Lisans
:Süleyman Demirel Üniversitesi Mimarlık Bölümü
Yüksek Lisans
: Süleyman Demirel Üniversitesi Şehir Ve Bölge Planlama
Bölümü
Yabancı Dil Ve Düzeyi
:İngilizce/ iyi
İş Deneyimi
:Serbest Mimarlık Bürosu,2005-2008

Benzer belgeler