Kapadokya`n›n Mistik Köflelerine Yolculuk

Yorumlar

Transkript

Kapadokya`n›n Mistik Köflelerine Yolculuk
3/17/09
12:05 PM
Page 2
DQ
DEDEMAN QUARTERLY
kapak
SAYI-ISSUE 02 ‹LKBAHAR-SPRING 2009
Kapadokya'n›n Mistik Köflelerine Yolculuk
Travels to Cappadocia's Mystic Corners
Dedeman Antakya'da Ziyafet
Banquet at the Dedeman Antakya
Milano'dan, Halep'e Al›flverifl Turu
Shopping Tour From Milan to Aleppo
icindekiler+edito
3/17/09
11:31 AM
Page B
DQ
ÖNSÖZ-FOREWORD
1
De¤erli Dedeman Dostlar›,
‹lk say›m›za gelen tebrik mesajlar› ve genel memnuniyetten ald›¤›m›z cesaretle ikinci say›m›z›
çok daha güçlü bir içerikle sunuyoruz sizlere. Yine zevkle okuyaca¤›n›z› tahmin etti¤imiz
bir DQ var elinizde.
DQ’nun bahar say›s› sizleri bol bol seyahat etmeye yönlendiriyor! Köklü tarihi çok eski ça¤lara
dayanan fianl›urfa’n›n cazibesine kap›lacak; Tokyo’dan Singapur’a, Halep’ten Amsterdam’a kadar
dünyan›n pek çok flehrinde al›flverifl turuna kat›lacak; klasik Do¤u Avrupa esteti¤i ile günümüz
modernizminin harman› olan Sofya’ya uzanacaks›n›z. Gitti¤iniz yurtd›fl› gezilerinizde, o flehrin ünlü
müzelerini gezdikten sonra içlerindeki flahane restoranlar hakk›nda ön bilgi alacak, yöresel
yemekleriyle a¤z›n›z› suland›racak Antakya mutfa¤›n› yak›ndan tan›yacaks›n›z...
Dedeman Otelleri hakk›ndaki yenilikleri ve gerçekleflen aktiviteleri takip edebilece¤iniz “Haberler”
sayfalar›m›zda detayl› olarak görebilece¤iniz Suriye’deki at›l›mlar›m›z heyecan verici. Suriye’de
iflletme hakk›n› üstlendi¤imiz 3 yeni otelimiz var art›k: fiam’da Dedeman Damascus, Palmira’da
Dedeman Palmyra ve Halep’de Dedeman Aleppo. Özenli hizmet anlay›fl›m›zla bundan sonra
ismimiz Ortado¤u’da da an›l›yor olacak.
Güzel bir ilkbahar ve keyifli okumalar dile¤iyle...
Dear Friends of Dedeman,
With the encouragement and support we've received in response to our first issue, we've set out
on our second one with an even bolder approach, and with strong content to match.
We're confident that you hold in your hands yet another DQ that you will read with relish.
In DQ's spring issue we've decided to help stir the travel bug in you! You'll be mesmerized by
the rich history and mystical allure of fianl›urfa; you'll be transported around the globe with
shopping tips from Tokyo to Singapore, and from Aleppo to Amsterdam; we'll also take you on
a little trip to Bulgaria's capital city, Sofia, which blends Eastern European aesthetics with
a contemporary sense of modernity. We'll guide you to the best sights and museums, give you
all the tips on the top eateries and restaurants, and introduce you to the most delicious local
cuisine in Antakya.
You can also follow all the latest developments in the Dedeman Hotels chain through our news
section, where you can read up on our latest Dedeman additions in Syria. We now run three
new hotels in Syria: the Dedeman Damascus, the Dedeman Palmyra, and the Dedeman Aleppo.
Our name, along with our famous quality of service and hospitality, will now spread out into
the Middle East.
We wish you a wonderful spring season and a pleasant read...
Tamer Yürüko¤lu
Genel Müdür / General Manager
Dedeman Hotels & Resorts International
icindekiler+edito
3/17/09
11:32 AM
Page 2
DQ ‹Ç‹NDEK‹LER-CONTENTS
ajanda-zoom
12
04
Türkiye’de ve dünyada olup bitenler
The news from Turkey and the world
kültür&sanat
art & culture
12
22
Müzeler ve fl›k restoranlar›
Museums and elegant restaurants
trend
36
Al›flveriflte gözde destinasyonlar
Trendy destinations for shopping
seyahat-travel
22
36
52
Görkemli tarihiyle Sofya
Sofia with a splendid history
Egzotik do¤ulu fianl›urfa
Exotic east Sanl›urfa
röportaj-interview
30
46
46
60
70
YÖNET‹M YER‹ - EXECUTIVE CONTACT
Dedeman Hotel&Resorts International
Y›ld›z Posta Caddesi No.52 34340
Esentepe- ‹stanbul
Tel: 0212 337 39 00
www.dedeman.com
YAPIM - PRODUCTION
AJANS MEDYA
GENEL YAYIN YÖNETMEN‹
EDITOR-IN-CHIEF
Arzu Karacada¤
YAZI ‹fiLER‹ MÜDÜRÜ (SORUMLU)
MANAGING EDITOR
Nevra Candaner
‹NG‹L‹ZCE BÖLÜM ED‹TÖRÜ
ENGLISH SECTION EDITOR
Attila Pelit
SANAT YÖNETMEN‹ - ART DIRECTOR
Belma Saraçç›
KATKIDA BULUNANLAR - CONTRIBUTORS
Ceyda Kurtifl, Esin Müftüo¤lu,
O¤uz Is›göllü, Melen Çeker, Elif Eren,
Murat Tekin, Birgül Giriflkin
REKLAM GRUP BAfiKANI
ADVERTISING GROUP CHAIRMAN
Gonca Alyanak Savc›
yemek-food
REKLAM MÜDÜRÜ
ADVERTISING MANAGER
Özgür Kurum
Dedeman Antakya’da ziyafet
Feast at Dedeman Antakya
Mistik Kapadokya
Mystical Cappadocia
Dedeman dünyas›n›n yenilikleri
The latest news from Dedeman
öykü-story
76
‹MT‹YAZ SAH‹B‹ - CHAIRMAN
Dedeman Hotel&Resorts International ad›na
Tamer Yürüko¤lu
REKLAM KOORD‹NATÖRÜ
ADVERTISING COORDINATOR
Tolgay Gülten
haberler-news
70
DEDEMAN QUARTERLY
Sanat Tarihi Profesörü Nurhan Atasoy
Professor of History of Art Nurhan Atasoy
moda-fashion
60
DQ
Ya¤mur T. Erdem’den flafl›rt›c› bir hikâye
Exciting story by Ya¤mur T. Erdem
MÜfiTER‹ TEMS‹LC‹LER‹
CUSTOMER DIRECTORS
Gözde Çevik, Özgür Çokgezen
AJANS MEDYA
Kuruçeflme Caddesi, No: 3
Kuruçeflme 34345 ‹stanbul
Tel: 0212 287 19 90
BASKI VE C‹LT / PRINTING PRESS
Apa Uniprint Bas›m San. ve Tic. A.fi.
Had›mköy ‹stanbul Asfalt›,
Ömerliköy Mevkii 34555 Had›mköy,
Çatalca- ‹stanbul
Tel: 0212 798 28 42
Yay›n Türü 3 ayl›k, süreli, yerel
Bas›m Yeri ve Tarihi ‹stanbul, Mart 2009
Dedeman Hotel&Resorts International’›n
ücretsiz yay›n›d›r.
Complimentary copy of Dedeman Hotels&Resorts
International.
Dergide yay›mlanan yaz›, foto¤raf ve illüstrasyonlar›n
her hakk› sakl›d›r. Kaynak gösterilmeden al›nt› yap›lamaz.
Yaz›lar›n sorumlulu¤u yazarlara, yay›nlanan ilanlar›n
sorumlulu¤u ise sahiplerine aittir.
All rights are reserved that pertain to the written materials,
photographs and illustrations published in the magazine.
Nothing in this magazine may be borrowed or reproduced
without full credit being given to the source.
4
3/17/09
AJANDA
ajanda
DQ
11:40 AM
Page 4
KITALARI
B‹RLEfiT‹REN
KÖPRÜ
THE BRIDGE
THAT UNITES
TWO CONTINENTS
‹ngiltere’nin en dikkat çekici oyunlar›n› yaratan ve sahnesinde a¤›rlayan Old Vic Tiyatrosu’nda 23 Mart - 15 A¤ustos
tarihleri aras›nda yepyeni bir proje sahne al›yor. New York ve Londra’n›n en yetenekli oyuncular› American Beauty
filmiyle Oscar ödüllü Sam Mendes yönetiminde The Bridge Project için bir araya geliyor. Aralar›nda 3 y›ll›k anlaflma
imzalayan Brooklyn Müzik Akademisi, Old Vic Tiyatrosu ve Neal Street Yap›m’›n iflbirli¤iyle 2 önemli oyun sergileniyor.
Farkl› k›talar›n flirketleri aras›ndaki dayan›flma sonucu oluflturulan proje, kültürleraras› bir ba¤ kurdu¤u ve farkl› iki ülke
oyuncular›n› ayn› çat› alt›nda toplad›¤› için The Bridge Project ad›yla an›l›yor. De¤iflen gösterim tarihleriyle Anton
Çehov’un Viflne Bahçesi ve Shakespeare’in Bir K›fl Masal› adl› oyunlar›n›n sahnelenece¤i Old Vic Theater’daki bu özel
projeyi kaç›rmay›n!
At the Old Vic Theater in the U.K. from March 23 to August 15 you can see two plays directed by the Oscar-winning
Sam Mendes. Entitled "The Bridge Project", the project includes two important plays put together in collusion with
the Brooklyn Music Academy, Old Vic Theater and Neal Street Production, namely Anton Chekhov's Cherry Orchard
and Shakespeare's A Winter's Tale. Don't miss it!
MAYIS’TA
fi‹LE’DEY‹Z!
Avrupa’n›n en önemli pilotlar›n›n birbirleriyle k›yas›ya
rekabetine tan›k olan en
önemli organizasyonlardan
biri olan Avrupa Ralli
fiampiyonas›, 9 ayr› ülkede
düzenleniyor. ‹stanbul’da
Türkiye Otomobil Sporlar›
Federasyonu taraf›ndan
organize edilen ve Avrupa
ülkeleri sporcular›n›n
kat›l›m›yla gerçekleflen
Avrupa Ralli fiampiyonas›’n›n bir aya¤› da 1-3 May›s
tarihleri aras›nda fiile’de
yap›l›yor. ‹stanbul,
Fenerbahçe’de start alacak
olan araçlar daha sonra
fiile’ye var›p oradaki asfalt
zeminli özel etaplarda as›l
yar›fla bafllayacak.
Baflar›l› Türk ve Avrupal›
ralli pilotlar›n› izleyerek
heyecan dolu bir haftasonu
geçirmek ve fiile’nin
ormanl›k alanlar›nda
do¤ayla baflbafla kalabilmek
istiyorsan›z program›n›z›
flimdiden yap›n.
RALLY RACING
IN MAY!
Head over to Sile in May
to check out the European
Rally Championships as
Europe's top rally drivers
from nine countries battle
it out for the coveted titled,
producing their heartstopping death-defying
skills for all to witness.
Organized by the Turkish
Autosports Federation, the
Istanbul leg of the tour
takes place between May
1- 3. The rally starts in
Fenerbahçe - Istanbul and
ends in Sile.
5
ORTAÇA⁄DAN SAFKAN H‹KÂYELER
PUREBREDS OF THE MIDDLE AGES
‹stanbul Modern Sanat Müzesi Foto¤raf Galerisi’nin son sergisi “Safkan Yans›malar”
26 Nisan’a kadar ziyaretçilerini bekliyor. Sergi, 12. Yüzy›l’dan bu yana Avrupa saraylar›nda
görülen Yeguada de la Cartuja atlar›n›n sanata yans›mas›n› göstermek amac›yla ortaya ç›km›fl.
Peter Müller Peter’in eserlerinden oluflan sergide sanatç›; ünlü Avrupal› ressamlar›n
tablolar›nda da resmedilen bu soylu at›n, yine ünlü tablolarla birlikte foto¤raflar›n› çekerek
çarp›c› öyküler yarat›yor. 40 foto¤raf›n yer ald›¤› ve dolay›s›yla 40 farkl› kurgunun yarat›ld›¤›
sergide portre çekimi ve atlar konusunda uzman olan foto¤rafç› Peter Müller Peter’in fark›
hissediliyor. Ayr›ca kullan›lan alanlar› yans›tan ve her biri kendi hikâyesini yaratan 6 foto¤raf
da ›fl›kl› kutularda Vincent Amigo’nun besteleriyle sergilenerek görenleri o dönemlere
götürüyor. Atlar›, görsel uyumu, hikâyeleri, yarat›c›l›¤› ve bütünselli¤iyle ziyaretçilerinde farkl›
hisler uyand›ran ve görülmesi gereken bir sergi “Safkan Yans›malar”…
The Istanbul Modern Art Museum Photography Gallery's latest exhibition is entitled "Purebred
Reflections" and catalogues the history of the Yeguada de la Cartuja breed of horses which
have had pride of place in European palaces since the 12th century. The exhibition, which will
last through April 26, includes over 40 photos depicting this breed of horse, based mainly on
the works of photographer Peter Müller Peter. The exhibition presents a mix of
audio-visual and narrative dimensions that aim to leave the observer spellbound by this
beautiful and majestic animal.
3/17/09
11:40 AM
Page 6
AJANDA
ajanda
6
DQ
28. Uluslararas› ‹stanbul Film Festivali
bu sene 4-19 Nisan tarihleri aras›nda
sinemaseverlerle bulufluyor. Festival
kapsam›nda gösterilecek filmler aras›nda
81. Oscar Ödülleri’ne aday olan
Avusturyal› yönetmen Götz Spielmann'›n
psikolojik dram› "Revanche" ve
Almanya'n›n Oscar aday› "The Baader
Meinhof Complex" ve belgesel olarak da
NTV Belgesel Kufla¤›’nda gösterilecek
olan Tia Lessin ve Carl Deal'in çarp›c›
belgeseli "Trouble The Water" ön plana
ç›k›yor. Yaklafl›k 20 kategoride 150’yi
aflk›n filmin gösterilece¤i etkinlikte en
çok merak uyand›ran filmlerden biri ise
“Newyork, I Love You”. 12 farkl› yönetmenin kendi perspektifinden anlatt›¤›
k›sa filmleri birlefltiren bu filmde Türk
yönetmen Fatih Ak›n ve oyuncu U¤ur
Yücel’i izlemek mümkün. Film
gösterimleri d›fl›nda düzenledi¤i
etkinliklerle de ‹stanbul’da gerçek
anlamda bir festival havas› estiren Film
Festivali’nin program›na www.iksv.org
adresinden göz atabilirsiniz.
The 28th International Istanbul Film
Festival takes place on April 4-19.
This year's festival includes the
Oscar-nominated Austrian director Götz
Spielmann's psychological drama
"Revanche" and Germany's controversial
Oscar-nominated film "The Baader
Meinhof Complex". Also showing is the
documentary by Tia Lessin and Carl Deal
called "Trouble The Water", along with
over 150 other films in 20 different
categories and genres, including
"Newyork, I Love You". This movie is a
compilation of 12 different perspectives of
foreign directors including Fatih Ak›n
where in this movie U¤ur Yücel is
starring.To check the film schedule,
go to www.iksv.org
‹STANBUL F‹LME
DOYACAK
ISTANBUL FILM FESTIVAL
ajanda
3/17/09
11:40 AM
Page 8
DENEYSEL KÜLTÜR
HARMANI
8
Londra’da 2008’in aral›k ay›nda aç›lan
ve 6 ay boyunca varolacak yeni bir
proje; The Duble Club. ‹çinde hem
restoran hem bar hem de bir disko
bar›nd›r›yor. Angel metro dura¤›n›n
hemen yan›nda Viktoria dönemine ait
bir ambarda Afrika ve Bat› dünyas›n›
ça¤dafl müzik, sanat ve tasar›m
alan›nda harmanlayan farkl› bir dünya
buras›. Sanatç› Carsten Höller bu iki
farkl› kültürün müzi¤ini, lezzetini ve
esteti¤ini bir araya getirerek deneysel
bir mekân yaratm›fl. Pek ço¤unun
yabanc›s› oldu¤u Kongo dünyas›n› da
tan›t›yor. Ülkedeki sanatsal çal›flmalara
bu özgün fikri sayesinde ›fl›k tutmufl
oluyor. Proje ile ilgili di¤er bir ayr›nt›
da elde edilen kâr›n %50’sinin
Unicef’e ba¤›fllanacak olmas›. Yolunuz
Londra’ya düflerse farkl› dünyalar›n
ça¤dafl izlenimlerini yans›tan bu mekâna u¤ramay› ihmal etmeyin.
www.thedoubleclub.co.uk
EXPERIMENTAL CULTURE BLEND
A new project in London called The Duble Club got going in
2008 and will be continuing for 6 months. Located in a
Victorian-era building next to the Angel tube station, it has
both a disco and a restaurant and brings together a mix of
African and Western modern music, art and design in
a single space. Created by artist Carsten Höller, the project
seeks to blend these two cultural worlds in a variety of ways,
with 50% of profits going to UNICEF. For more
information, go to www.thedoubleclub.co.uk
TÜRK‹YE’N‹N EN ‹Y‹LER‹ BEST OF TURKEY
Travel+Leisure dergisi taraf›ndan haz›rlanan seyahat kitab› “Best of Turkey”, Türkiye’yi birbirinden
çarp›c› foto¤raflar ve etkileyici metinlerle dünyaya tan›t›yor. ‹ngilizce ve Türkçe olmak üzere iki farkl›
dilde yay›mlanan Best of Turkey, Türkiye çap›nda seçkin kitapevlerinde okuyucular›n be¤enisine
sunuldu. Türkiye topraklar›nda okuyucuyu bir gezintiye ç›karan kitap, Gelibolu’da Anzak günü ve antik
ça¤›n en önemli heykel okulu Afrodisias gibi kültürel varl›klar›n yan› s›ra; Kapadokya ve Karadeniz gibi
do¤a harikalar›n›; Bozcaada, Ayval›k ve fiirince gibi k›rsal bölgelerin kentliler taraf›ndan yeniden keflfiyle
gelen canlanmay›; Güney’in en al›ml› tatil beldelerini ve Do¤u’nun gizemli kentlerini mercek alt›na
al›yor. Modern sanat müzeleri, yüksek tasar›m ürünü oteller ve resortlar, dünya çap›nda restoranlar ile
sanat, müzik ve moda dünyas›n›n en iyilerinin de yer ald›¤› kitapta, Türkiye’nin geçirmekte oldu¤u
heyecan verici de¤iflimi hissedeceksiniz...
Travel+Leisure magazine has prepared a new travel book entitled
"Best of Turkey" which includes all the most breathtaking sites worth
visiting in Turkey, accompanied by magnificent photos. It includes such
places as Gallipoli, Cappadocia, Aphrodisias, the Black Sea region,
Bozcaada, Ayval›k and fiirince, as well as the best of the south and east
of Turkey. Travel enthusiasts will love it.
3/17/09
11:40 AM
AJANDA
ajanda
DQ
SERKAN ÖZKAYA
NEWYORK’TA IN NEW YORK
10
Page 10
Sanatç› Serkan Özkaya, New York’ta ayn›
anda iki sergisiyle karfl›m›za ç›k›yor.
Chelsea Slag Gallery’de aç›lan ‘Sayg›de¤er
Bay veya Bayan’ ve Brooklyn’deki Cabinet
dergisinin sergi salonundaki ‘Ani Esinti’
sergileri Mart bafl› itibariyle sanatseverleri
bekliyor. Slag Gallery’deki sergide; daha
önce de çeflitli müzelerde sergilenen ve
yank› uyand›ran onbinlerce sünger adamc›ktan oluflan ‘Tüm Dünya ‹flçileri’ isimli
yap›t› görebilirsiniz. Bu sergide ayn›
zamanda 9. Uluslararas› ‹stanbul
Bienali’nde sergilenen ‘Davut
(Mikelanj’dan esinle)’ isimli videosu ve
5 adet heykeli de yer al›yor. 36 yafl›ndaki
sanatç› yap›tlar›ndaki elefltirmen Lilly Wei
taraf›ndan tarihin, yarat›c›l›¤›n ve
özgünlü¤ün anlam›n› zenginlefltiren bir
ütopyac›, Duchamp ve Dadac›lar›n izinde
nefleli bir provokatör olarak tan›mlan›yor.
‘Sayg›de¤er Bay veya Bayan’ sergisinin
yan› s›ra Newyork’ta ikinci kez sergilenme
flans› bulan ve yaratt›¤› etkiyle ziyaretçilerine esintiyi hissettiren Serkan Özkaya’n›n
‘Ani Esinti’ sergisini yolunuz Newyork’a
düflerse mutlaka ziyaret edin.
Turkish artist Serkan Özkaya will have his
works featured in two galleries in New
York simultaneously, with one exhibition
at the Chelsea Slag Gallery called
'Sayg›de¤er Bay veya Bayan' (Esteemed
Lady and Gentleman) and one at
Brooklyn's Cabinet magazine gallery
called 'Ani Esinti' (Instant Inspiration).
The exhibition at the Slag Gallery features
the work "All the World's Workers" ('Tüm
Dünya ‹flçileri') which is composed of
hundreds of sponge human figurines.
It also includes the artist's video work
entitled 'David (Inspired by
Michelangelo)' which also featured in
the 9th Istanbul Biennial. There are also
five sculptures by the artist, who is
described by art critic Lilly Wei as "a
utopian who has enriched the concepts of
creativity and uniqueness." If you happen
to be in New York at the time, make sure
to check these two exhibitions out.
SEYAHAT NOTLARI
TRAVEL NOTES
‹rlanda’da resmi tatil ilan edilen St. Patrick’s
Day her y›l 17 Mart’ta kutlan›yor. ‹rlanda’n›n
koruyucu azizlerinden Aziz Patrick ad›na
katoliklerin kutlad›¤› bu dini gün zamanla
de¤iflerek 5 günlük bir festival halini alm›fl.
Herkesin yeflil giydi¤i ve pub’lara ak›n etti¤i bu
festival süresince sokaklarda geçit törenleri ve
konserler düzenleniyor. St. Patrick’s Day festival
kutlamalar›na kat›lma amac›yla ‹rlanda’ya ak›n
eden turistlerin d›fl›nda Amerika, Avustralya,
Kanada gibi di¤er birçok ülkede de bu günün
an›s›na aktiviteler düzenleniyor.
Ireland's official holiday St. Patrick's Day is
celebrated on 17 March. Dedicated to Ireland's
patron saint Patrick, the festival lasts five days
and everybody wears green and heads to Irish
pubs and drinks lots of Guinness beer and
whiskey. There are also tons of concerts, parades
and street parties during this time. The best part
about it is that the festival has become not just
famous in Ireland but all over the world, in every
country with large Irish communities and
heritage, mainly the U.S., Australia and Canada.
Paris’in Eiffel Kulesi’ni en güzel gören
noktas›nda konufllanm›fl Musee de l’Homme’da
30 Mart 2009’a kadar Les Femmes du Monde
(Dünya’n›n Kad›nlar›) sergisi var. Eski denizci
Titouan Lamazou’nun seyahatleri s›ras›nda tan›k
oldu¤u farkl› kültürlerden ilham alarak ortaya
ç›kard›¤› bu sergide sanatç›n›n kad›nlar üzerine
çizimleri, foto¤raflar› ve tablolar› yer al›yor.
Situated in Paris's Eiffel Tower is the Musee de
l'Homme which until 30 March 2009 will be
featuring the exhibition entitled Les Femmes du
Monde (The Women of the World). The exhibition
brings together the photographic works of the
seafaring explorer Titouan Lamazou during his
journeys around the world while discovering
different countries and cultures. It features
drawings, photos and paintings by the artist.
Ah›rkap› H›drellez fienlikleri bu sene yine
5 May›s’ta Ah›rkap›’da Roman gelene¤ini tan›tan
e¤lenceli ruhuyla görülmeye de¤er!
The Ah›rkap› H›drellez Festivities are underway
on 5 May at Ah›rkap› where you can experience
the richness and madcap frivolity of local
Gypsy culture to the max.
muze 2
3/17/09
11:43 AM
Page 12
DQ
12
KÜLTÜR&SANAT-CULTURE&ART
Sanatsal
Lezzet
Duraklar›
Arty
Eateries
Koleksiyonlar› ve sergi içeriklerinin yan›
s›ra içinde bulunduklar› mimari yap›lar›yla
da gündem oluflturan müzeler bünyelerinde
bar›nd›rd›¤› gurme restoranlarla hayli ilgi
çekiyor. Dünyaca ünlü ödüllü fleflerin
haz›rlad›¤› menüleriyle göz dolduran
restoranlarda bak›n neler var...
Museums these days aren't just repositories
of art, but also feature excellent gourmet
restaurants and cafes. Here's a few of the
most impressive dishes featuring some of
the world's leading head chefs...
YAZI-BY MELEN ÇEKER
13
useum
M
io
r
ta
n
O
Royal
t
n
a
r
u
a
t
s
e
C5 R ge
&Loun
Evrensel kültür ve tarihi ele alan
birikimiyle dünyan›n önde gelen
müzeleri aras›nda yer alan Royal
Ontario Museum, 40 galerisi ve
6 milyondan fazla objesiyle
Kanada’n›n en zengin müzesi.
Dinazorlara ait en kapsaml›
koleksiyonu elinde bulundurman›n
yan› s›ra k›talara yay›lm›fl duvar
çizimlerinden tahta heykellere kadar
çok çeflitli kültür kal›nt›lar›n›, nesli
tükenmifl ya da hala devam eden
One of the world's foremost museums
in terms of universal culture and
history, the Royal Ontario Museum
features 40 galleries and over
6 million objects, making it Canada's
richest and biggest museum. It has an
excellent permanent exhibition
documenting the time of the
dinosaurs, as well as others dedicated
to endangered and extinct species,
human artifacts from statues to
wooden carvings, and also clothes and
textiles and other ethnographic items.
muze 2
3/17/09
11:43 AM
14
26 Nisan’a kadar
“A Fossil Paradise:
The Discovery of
the Burgess
Shale” isimli sergi
konuk ediliyor.
Charles
D. Walcott’›n
zengin fosil
koleksiyonu, ünlü
tafl bilimci Charles
D. Walcott’un
çal›flma foto¤raflar›
ve kiflisel eflyalar›
eflli¤inde
sunuluyor.
There are also
temporary exhibits,
namely the "A
Fossil Paradise:
The Discovery of
the Burgess Shale"
exhibition until
26 April, which
features the rich
fossil collection
of Charles
D.Walcott.
Page 14
hayvan örneklerini, eski ça¤larda yaflam›fl medeniyetlerin k›yafetleri gibi yaflam fleklini
yans›tan bulgular› bünyesinde sergiliyor. Bunun yan› s›ra dönemsel sergilerin de
sanatseverlerle buluflturuldu¤u müzede 26 Nisan’a kadar “A Fossil Paradise: The Discovery of
the Burgess Shale” isimli bir sergi konuk ediliyor. Charles D. Walcott’›n Kanada
kayal›klar›nda keflfetti¤i bu zengin fosil koleksiyonu, bulunuflunun 100. y›l› flerefine ünlü tafl
bilimci Charles D. Walcott’un çal›flma foto¤raflar› ve kiflisel eflyalar› eflli¤inde sunuluyor.
Royal Ontario Museum’da yer alan C5 Restaurant&Lounge, müzeye Daniel Libeskind
taraf›ndan yap›lan geniflletme çal›flmalar› s›ras›nda eklenen 5. kata konufllanm›fl. Mimar›n,
müzenin tafl ve mineral koleksiyonundan esinlenerek tasarlad›¤› kristal temal› mekân beyaz
a¤›rl›kl› dekorasyonu ve panoramik manzaras›yla oldukça iç aç›c›.
Ad›n› bulundu¤u kat ve kristal kelimesinin birlefliminden alan restoran›n flefi Ted Corrado da
bu restoran›n felsefesini bütünleyen bir menü yaratm›fl. Toronto’nun kültürel dokusunu
yans›tan, yerel malzemelerle haz›rlanan ve etnik mutfaklar›n baharatlar›yla harmanlanan
k›rm›z› et ve deniz mahsülleri a¤›rl›kl› yemeklerden tütsülenmifl ahtapot denemeye de¤er!
Sal› gününden cumartesi gününe kadar ö¤le yemekleri için, perflembe-cuma-cumartesi
günleri de akflam yemekleri için tercih edebilirsiniz.
Pazar ve pazartesi hariç her gün 15.00-22.00 aras›nda aç›k.
100 Queens Pk Toronto, ON , M5S2C6 Tel: + 1 (416) 586 79 28
Besides the permanent exhibition, there are also temporary exhibits, namely the "A Fossil
Paradise: The Discovery of the Burgess Shale" exhibition until 26 April, which features the rich
fossil collection of Charles D.Walcott.
The Royal Ontario Museum's C5 Restaurant&Lounge was added to the fifth floor after the
recent renovations under Daniel Libeskind. The restaurant's decor is inspired by the
architecture, stonework and mineral collections of the museum, and it also has a great
panoramic view of the scenery outside. The head chef is Ted Corrado, and his menu features
mostly red meat and seafood dishes, with delicacies as the smoked octopus. The restaurant is
open for lunch from tuesdays to saturday, and for dinner as well from thursdays to saturdays.
Open tuesdays to saturdays 3-10 pm. 100 Queens Pk Toronto, ON , M5S2C6 Tel: + 1 (416) 586 79 28
National Art C
enter
Le Musee
Japonya’n›n devlete ait
5 sanat merkezinden biri olan
Tokyo’daki National Art
Center, 14.000 metrekareye
yay›lm›fl sergi alan›yla ülkenin
en büyük sanat alanlar›ndan
biri. Devaml› bir koleksiyon
bar›nd›rmaktansa dönemsel
sergileri a¤›rlayan bir galeri
olmay› tercih ediyor. Ça¤dafl
sanat›n örneklerini sergilemek üzere dünyan›n en
önemli müzelerine ait
koleksiyonlar› Tokyo’ya
getirerek sanatseverlerle
buluflturan National Art
Center, ilgililere sundu¤u
sanatsal e¤itim programlar›
ve sanat kütüphanesiyle de
s›k s›k ziyaret edilen bir
merkez durumunda.
One of Japan's state owned
five art centers is the National
Art Center in Tokyo. Spread
out over 14,000 meterssquare, the center is one of the
biggest art exhibition venues
in the world. Rather than
featuring a permanent
collection, the art center
prefers to host seasonal
temporary exhibitions, mainly
to do with contemporary and
modern art. It also features a
remarkable and very popular
library. These days the
National Art Center hosts two
exhibitions: The NACT
Annual Show of Contemporary
Art exhibition from 4 March
to 6 May and the "L' Enfant
dans les collections du Musée
du Louvre" (Children from
Collections of the Louvre
Museum) exhibition from
25 March to 1 June.
muze 2
16
3/17/09
11:44 AM
Page 16
National Art Center flimdilerde
iki önemli sergiye ev sahipli¤i
yap›yor. 4 Mart- 6 May›s 2009
tarihlerinde Japonya’daki ulusal
sanat merkezlerinde be¤eni
toplayan ça¤dafl sanat
eserlerinden oluflan “The
NACT Annual Show of
Contemporary Art” isimli sergi
ve 25 Mart - 1 Haziran 2009
tarihleri aras›nda Louvre
Müzesi’ndeki çocuk
tablolar›ndan derlenen
“L’ Enfant dans les collections
du Musée du Louvre”
sergisi Tokyo’da sanatseverlerle buluflacak.
Tokyo’daki bu aktif sanat
merkezi içinde dünyaca ünlü
flef Paul Bocuse’un kendi ad›n›
tafl›yan restoran› Brasserie
Paul Bocuse Le Musée,
Japonlar›n Frans›z mutfa¤›n›
deneyimleyece¤i önemli bir
mekân olarak karfl›m›za
ç›k›yor. fiefin Japonya’da açt›¤›
ilk restoran Le Musée, kendinizi Fransa’da hissettirecek
kadar mutfa¤›na ba¤l› tatlardan
olufluyor. fiefin spesiyali
balkaba¤› çorbas› ve tartar
soslu bonfile flehirde
tadabilece¤iniz en lezzetli
seçimlerden. Müzenin içinde
külah fleklinde bir yap› olarak
karfl›n›za ç›kan bu restoran
mimarisiyle de oldukça dikkat
çekici. Siz külah›n üst
bölümünde yemeklerinizi
yerken, en alt kattaki mutfakta
flefler harikalar yarat›yor.
Mekânla ilgili tek elefltiri,
mutfaktan ç›kan yemeklerin
müzenin içinde ufak bir
gezintiye ç›kt›ktan sonra
masan›za gelmesi ve ola¤an ›s›
kayb›…
Sal› günleri hariç her gün
11.00 - 22.00 aras›nda aç›k.
3rd Fl., The National
Art Center Tokyo, 7-22-2,
Roppongi, Minato-ku, Tokyo
Tel: + 81 (03) 57 70 81 61
mme
o
H
l’
e
d
e
e
Mus
e
m
m
o
h
’
l
e
Cafe d
4 Mart- 6 May›s
2009 tarihlerinde
Japonya’daki
ulusal sanat
merkezlerinde
be¤eni toplayan
ça¤dafl sanat
eserlerinden
oluflan The NACT
Annual Show of
Contemporary Art
isimli sergiyi
izleyebilirsiniz.
1937 y›l›nda kurulan Musee de l’Homme; 7 ayr›
bölümüyle insano¤lunu tan›mlayan bütün objeleri bir
araya getirmeyi amaçl›yor. Antropolojik ve etnolojik
aç›dan dünyan›n en önemli müzelerinden biri olarak
gösterilen Musee de l’Homme Fransa’daki Kraliyet
Aileleri’nin 16 yy.dan kalan tarihi birikimleriye
kurulmufl. Tarihten önce 250.000 y›llar›na uzanan
arflivinde; arkeolojik kal›nt›lar, fosiller, foto¤raflar,
bilimsel incelemeler, eski tafllar, etnografik objeler,
heykel ve desenler k›talara göre konumland›r›larak
bize de¤iflimimizi anlat›yor. Daimi olan sergiler
d›fl›nda dönemsel etkinliklere de yer veren Musee de
l’Homme’da 30 Mart’a kadar Les Femmes du Monde
(Dünya’n›n Kad›nlar›) sergisi var. Eski denizci
Titouan Lamazou’nun seyahatleri s›ras›nda tan›k
oldu¤u farkl› kültürlerden ilham alarak ortaya
ç›kard›¤› bu sergide sanatç›n›n kad›nlar üzerine
çizimleri, foto¤raflar› ve tablolar› yer al›yor.
National Art
Center hosts two
exhibitions: the
NACT Annual
Show of
Contemporary Art
exhibition from
4 March to 6 May
and the "L' Enfant
dans les
collections du
Musée du Louvre"
(Children from
Collections of the
Louvre Museum)
exhibition from
25 March to
1 June.
This prime art venue in Tokyo
also features the exquisite
Brasserie Paul Bocuse Le
Musée under head chef Paul
Bocuse. The restaurant offers
French cuisine for Japanese,
including such delicious
classics as the pumpkin soup
and tartar sauce steak. The
restaurant is also noteworthy
for its conical architectural
structure and decor. The only
criticism might be that your
food arrives after you've taken
a tour of the museum.
Open daily (except Tuesdays),
11 am - 10 pm 3rd Floor,
The National Art Center Tokyo,
7-22-2, Roppongi, Minato-ku,
Tokyo Tel: + 81 (03) 57 70 81 61
Established in 1937, the Musee de l'Homme features
seven sections that include objects that seek to define
humanity. Considered one of the most important
museums in terms of anthropology and ethnology, the
museum was originally built to house the priceless
artifacts in the collections of royal families from the
16th century. The museum now has an archive that
goes back 250,000 years, including fossils, archeological
discoveries, photos, old stones, ethnographic objects and
more. Besides the permanent collection, the museum
also hosts many temporary exhibitions. Until 30
March 2009, the museum hosts the "Les Femmes du
Monde" (Women of the World) exhibition which is
centered around the travels of Titouan Lamazou.
The Café de l'Homme on the first floor of the museum has
one of the best vantage points from which to view the
Eiffel Tower. Head chef of the cafe Michaël Foubert has
prepared a very creative menu that is based mainly
around fish and meat, along with a very good wine list.
One of the delicacies in the cafe is the lamb chops in
Bordeaux sauce. The ceiling is high and the general
layout and decor is very spacious and uplifting, with
great lighting that instills a romantic ambience overall.
The cafe is located in the Trocodero square of the
historic Palaise de Chaillot.
Open daily (except Monday), until 2 am. 17 Place du
Trocadéro, Musée de l'Homme - Paris XVIe
Tel: + 33 (01) 44 05 30 15
17
muze 2
18
3/17/09
11:44 AM
Page 18
Müzenin birinci kat›nda yer alan Café de
l’Homme ise, Paris’in Eiffel Kulesi’ni en
güzel gören noktas›na kurulmufl.
fief Michaël Foubert’in tad› damakta kalan
et ve bal›k a¤›rl›kl› yarat›c› menüsüne çok
zengin bir flarap kav› efllik etmekte.
Bordeaux soslu pirzolas› ile ünlü mekânda
dünya mutfa¤›n›n bu gizemli ortama
uygun baharatlarla zenginlefltirilmifl
tatlar›, renkli ve flafl›rt›c› görünümleriyle
karfl›n›za ç›k›yor. Yüksek tavanlar› ve
masa düzeniyle ferah olman›n yan› s›ra,
›fl›kland›rma ve iç mekan tasar›m›yla da
romantik bir hava yarat›lan mekân, bahar
aylar› itibariyle bahçeye aç›l›yor.
Turistlerin nefes kesen manzaras›nda
foto¤raf çektirmek için ak›n etti¤i
Trocodero meydan›ndaki tarihi Palaise de
Chaillot içinde yer alan bu restoran
ayr›cal›kl› bir deneyim yaflat›yor.
Pazartesi hariç her gün 02.00’ye kadar aç›k.
17 Place du Trocadéro, Musée de l'Homme Paris XVIe Tel: + 33 (01) 44 05 30 15
Müze Musee de I’Homme’da 30 Mart 2009’a kadar Les Femmes du Monde (Dünya’n›n Kad›nlar›) sergisi
var. Eski denizci Titouan Lamazou’nun seyahatleri s›ras›nda tan›k oldu¤u farkl› kültürlerden ilham alarak
ortaya ç›kard›¤› bu sergide sanatç›n›n kad›nlar üzerine çizimleri, foto¤raflar› ve tablolar› yer al›yor.
Until 30 March 2009, Musee de I’Homme hosts the "Les Femmes du Monde" (Women of the World)
exhibition which is centered around the travels of Titouan Lamazou.
19
Sak›p Saban
c› Müzesi
Müzedechan
ga
Sabanc› ailesinin bir dönem konut olarak kulland›klar›
Emirgan’daki Atl› Köflk, Sak›p Sabanc› Müzesi’ne
dönüfltürüldü¤ü 2002 y›l›ndan beri aileye ait resim ve hat
koleksiyonunu sergilemenin d›fl›nda dönemsel olarak da
uluslararas› sergileri sanatseverlerin ziyaretine sunuyor.
Pablo Picasso ve Rodin’in akabinde en son Salvador Dali’yi
galerisine konuk eden müzenin bir sonraki sergisi merak
konusu. Dünya’n›n en ünlü sanatç›lar›n›n sergilerine ev
sahipli¤i yapman›n yan› s›ra Sak›p Sabanc› Müzesi, birçok
uluslararas› ödül sahibi Changa restoranlar›n›n bir flubesini
Müzedechanga olarak bünyesinde bar›nd›r›yor. fief Peter
Gordon’un dan›flmanl›¤›yla fark›n› hissettirdi¤i Modern Türk
ve Akdeniz mutfa¤›na özgü tatlardan oluflan menü di¤er
Changa’lardan daha farkl›. Bafllang›ç olarak asma yapra¤›nda
›zgara hellim peyniri ve tatl› biber sos ve ard›ndan al›nacak
kuru üzümlü kuskus eflli¤inde sunulan tabboulehli tavuk
lezzetli bir seçim oluflturuyor. Autoban Mimarl›k ekibinin
Müzedechanga’ya özel tasar›mlar›yla dekore ettikleri mekân
duvar boyu aynalar›, mefle masalar› ve Poulsen imzal› beyaz
metal ayd›nlatmalar›yla 2007 y›l›nda dünyaca ünlü Wallpaper
dergisi taraf›ndan da “En ‹yi Restoran” ödülüne lay›k görüldü.
Emirgan’dan bo¤az› seyrederken, manzara eflli¤inde
Müzedechanga’ya özel kokteylerden yudumlamay›
unutmay›n!
Pazartesi hariç her gün 10.30-01.00 aras›nda aç›k.
Sak›p Sabanc› Caddesi No: 22, Emirgan Tel: (0212) 323 09 01
Located in the splendid grounds of the Sabanc› family's
Atl› Köflk mansion in Emirgan (named after a recreation
of a famous horse statue from Venice), the Sak›p Sabanc›
Museum has been the brightest star in the Istanbul art
world since opening in 2002, drawing such exhibitions as
Pablo Picasso, Rodin, and most recently Salvador Dali.
Besides being an exceptional museum, the former mansion
also features on its grounds the internationally renowned
Müzedechanga (a branch of Changa restaurant in Taksim),
which has won many awards and was even chosen best
restaurant by Wallpaper magazine in 2007.
The restaurant's head chief is Peter Gordon, and his menu
is Turkish and Mediterranean based. Such delicacies
include grilled halloumi cheese with sweet pepper sauce
for starters, and chicken tabouli with cous cous and raisins
for mains. The decor and architecture of the restaurant is
the work of Turkey's world-famous design agency Autoban.
Needless to say, the restaurant has a magnificent view
of the Bosphorus, make it the perfect place to relax and
sample one of their excellent cocktails after a tour
of the museum.
Open daily (except Mondays) 10:30 am-1 am.
Sak›p Sabanc› Caddesi No:22, Emirgan Tel: +90 (212) 323 09 01
muze 2
3/17/09
11:44 AM
Page 20
üzesi
M
n
r
e
Mod
‹stanbul
dern
o .
M
l
u
b
n
‹sta and Rest
Cafe
20
‹stanbul Modern’de
6 May›s’a kadar
devam edecek
sergi gölge tiyatrosu
temas›yla “Gölgeye
Övgü” ad›n› tafl›yor.
Yedi ayr› ülkeden
ça¤dafl sanat
eserleriyle 8
sanatç›n›n kat›ld›¤›
sergi, gösterilecek
film ve belgesellerle
destekleniyor.
Küratörlü¤ünü
‹stanbul Modern
Dan›flman› Paolo
Colombo’nun
üstlendi¤i sergide
gölge tiyatrosunun
20. yüzy›lda Türk ve
Yunan kültüründe
genifl yer edinmesi
dolay›s›yla bu
iki ülkeye ait zengin
birikimler
sanatseverlerle
paylafl›l›yor.
"In Praise of
Shadow"
("Gölgeye Övgü")
exhibition until
6 May, which is
curated by Paolo
Colombo and
features the film
and documentary
works of eight
artists from seven
countries based
on the art of
shadow puppets
and its place in
Greek and Turkish
culture.
Türkiye’de modern ve ça¤dafl sanat kavram›n› kitlelere tan›tmak, ça¤dafl sanat› ve yarat›c›l›¤›
desteklemek amac›yla aç›lan ‹stanbul Modern Müzesi, 6 May›s’a kadar devam edecek gölge
tiyatrosu temas›yla “Gölgeye Övgü” adl› bir sergi düzenliyor. Yedi ayr› ülkeden ça¤dafl sanat
eserleriyle 8 sanatç›n›n kat›ld›¤› sergi, gösterilecek film ve belgesellerle destekleniyor.
Küratörlü¤ünü ‹stanbul Modern Dan›flman› Paolo Colombo’nun üstlendi¤i sergide gölge
tiyatrosunun 20. yüzy›lda Türk ve Yunan kültüründe genifl yer edinmesi dolay›s›yla bu iki ülkeye
ait zengin birikimler sanatseverlerle paylafl›l›yor.
‹stanbul Modern Müzesi sergilerin yan› s›ra sinema gösterimleri, e¤itici atölyeler gibi çeflitli
programlar düzenleyerek ziyaretçileri umduklar›ndan da çok doyuruyor. Sadece sanata de¤il,
birbirinden lezzetli yemeklere de doyabilirsiniz burada. ‹stanbul Modern’in içinde müzenin
felsefesini yans›tan dekorasyonuyla ve Haliç’e do¤ru uzanan bo¤az manzaras›yla ‹stanbul Modern
Cafe ve Restaurant yer al›yor. Türk ve Dünya mutfaklar›ndan seçenekleri misafirlerinin
be¤enisine sunan mekânda zeytinya¤l› paz› sarma, ahtapot salatas› ve jumbo karidesli fettucini’nin
tad›na bakmal›s›n›z.
Her gün 10.00-00.00 aras›nda aç›k. Meclisi Mebusan Caddesi, Liman ‹flletmeleri Sahas›, Antrepo 4, Karaköy
Tel: (0212) 292 26 12
Zamana yenik düflmeyen tatlar›n flerefine...
Turkey's first and only modern art museum features a permanent collection of modern and
contemporary Turkish art, as well as many temporary exhibitions, one of which is the "In Praise of
Shadow" ("Gölgeye Övgü") exhibition until 6 May, which is curated by Paolo Colombo and
features the film and documentary works of eight artists from seven countries based on the art
of shadow puppets and its place in Greek and Turkish culture.
Besides exhibitions, Istanbul Modern also has a small art cinema with regular weekly screenings,
art workshops and courses, and also, of course, the Istanbul Modern Cafe and Restaurant which
has a splendid view of the city right from the shores of the Golden Horn and looking out at the
historic peninsula. The restaurant has Turkish and international cuisine, with specialities like
olive-oil sarma, octopus salad and jumbo prawn fettuccine.
Open daily from 10 am-12 am midnight. Meclisi Mebusan Caddesi, Liman ‹flletmeleri Sahas›,
Antrepo 4, Karaköy Tel: +90 (212) 292 26 12
Bir flaraptan her zaman ayn› kaliteyi ve
güçlü tad› bekleyenler, 15 y›ld›r Kav içiyor.
sofya
3/17/09
11:45 AM
Page 22
Yedi biny›l› aflk›n görkemli tarihiyle Avrupa’n›n en görmüfl
geçirmifl flehirlerinden biri Sofya. Geçmiflin yükünü omzundan
atan flehir yeni yüzüyle daha çok ilgiyi hak ediyor.
DQ
22
Kozadan
ç›kan güzel
kelebek,
Like
a butterfly
out of a
chrysalis
KENT-CITY
sofya
sofia
Sofia is one of the oldest cities in Europe, with a history going
back to seven millennia. Today, Sofia has taken inspiration from
its past, but looks more than ever towards the future.
YAZI-BY EL‹F EREN
ulgaristan’›n baflkenti ve en büyük flehri Sofya, da¤lar›n ortas›nda, nehirlerin üzerinde
kurulu. Y›llar y›l› içe kapan›kl›¤›yla kendi kendini gölgede b›rakan Sofya, Do¤u blo¤u ülkesi
karakteristiklerinden s›yr›lm›fl, art›k kozmopolit bir metropol havas›nda. De¤iflim anahtar
kelime elbette, ama flehrin büyüleyici tarihi flehrin her köflesinde. Sofya yedi biny›l› aflk›n
süre önce bir Trakya kavmi olan Serdiler taraf›ndan kurulmufl. 19. yüzy›la kadar Serdica ad›yla
an›lan kente 11. yüzy›ldan itibaren Bulgarca Sredets ad› verilmifl. Uzun süre birden fazla adla an›lan
flehir günümüzdeki ad›n› ise flehrin merkezinde bulunan St. Sofia Kilisesi'nden alm›fl. Sofya, “Kutsal
Bilgelik” demek. fiehrin sükunetini ve bin y›llard›r yaflad›¤› onca fleyi olgunlukla tafl›y›fl›n› hissedince
anlayacaks›n›z, Sofya'ya bundan daha çok yak›flabilecek bir baflka isim düflünülemezdi... Roma
döneminden itibaren önemli bir yönetim merkezi say›lan Sofya, ‹mparator Konstantin hakimiyetinde H›ristiyanl›¤›n erken dönem merkezlerinden biri olarak alt›n devrini yaflam›fl. ‹kinci Dünya
Savafl› s›ras›nda a¤›r bombard›man alt›nda kalm›fl olsa da Roma döneminin ve 500 y›ll›k Osmanl›
hakimiyetinin izleri her köflede, her sokakta hissediliyor. Sveta Sofia Bazilikas›, Sveta Nedelya
Kilisesi, Alexandar Nevski Katedrali, Boyana Kilisesi, Osmanl› döneminden kalma Türk
hamamlar›, Ulusal Tarih Müzesi ve Rus Kilisesi flehrin en çok turist çeken noktalar›ndan.
Tiyatrosu, operas›, konserleri, müzeleriyle Sofya’n›n kültür ve sanat hayat› bekledi¤inizden daha
canl› olufluyla flafl›rtabilir. Bulgar sanatç›lar›n imzas›n› tafl›yan 3000’in üzerinde sanat eserini
bar›nd›ran Ulusal Sanat Galerisi, 100 y›ll›k geçmifliyle barok mimarinin köfle tafl› Ivan Vazov Ulusal
B
ulgaria's capital and biggest city Sofia is nestled amidst mountains and rivers. After decades of
insulation under communist rule, today Sofia has a cosmopolitan feel. Change is
everywhere, but so are traces of the city's history. Sofia's history goes back 7000 years, when
it was settled by the Thracian tribe of Serdians. The city was thus known as Serdica until the
19th century (Sredets in Bulgarian, since the 11th century). Today the city gets its name from
St. Sofia church in the city center. The word "Sofia" is from the Greek meaning "wisdom" and when
you see the city, you feel that it is an appropriate name, not least because of peace and maturity that
the city seems to inspire in visitors (although this might have more to do with the city's contrast with
big, bustling, crowded Istanbul). Sofia was an important administrative center in Roman times, and it
saw its golden era under the reign of emperor Constantine, making it one of the most important centers of Christianity in its time. During WWII it underwent heavy bombardment, but the wealth
of Roman and Ottoman history (the Ottomans having ruled Bulgaria for nearly half a millennia)
have for the most part survived intact and are visible everywhere. The most noteworthy historical
monuments are the Sveta Sofia Basilisk, Sveta Nedelia Church, Alexandar Nevski Cathedral, Boyana
Church, the Ottoman baths, the National History Museum and the Russian Church.
But beyond its historical riches, Sofia is a living breathing city of culture and the arts, with
a vibrant theater, opera, concert and music scene that would make it the envy of the Balkans. Among
the places worth visiting are the National Art Gallery - which houses over 3000 artworks by
B
sofya
3/17/09
11:45 AM
Page 24
Komünizm dönemine
ait neoklasik binalar
Sofya’n›n çehresinin
yap› tafllar›.
24
The neoclassic buildings
left from the communism
period are truly
characteristic of Sofia.
Tiyatrosu ziyaret edilecekler listesinde bafl›
çekiyor. Sofya Devlet Opera ve Balesi,
Bulgaristan Devlet Senfoni Orkestras›, Sofya
Yeni Senfoni Orkestras› dünya sanat›n›n en
sayg›n isimlerinden. 1989’a dek hüküm süren
komünist rejimin etkileri hâlâ flehri sar›yor.
Özellikle komünizm dönemine ait neoklasik
binalar Sofya’n›n çehresinin yap› tafllar›.
Geçmifle özgü rehaveti üstünden atan Sofya
caddeleri art›k çok daha renkli. Yeflilin
her tonunda as›rl›k a¤açlarla s›ral› genifl
cadddeleri, Arnavut kald›r›ml› bulvarlar›,
cezbedici butikleri, antikac›lar›, sahaflar›, fl›k
restoranlar› ve heyecanland›r›c› gece hayat›n›
saymamak olmaz Sofya’y› anlat›rken. fiehri
boydan boya kesen Vitosha, Sofya’n›n en canl›
ve kalabal›k caddesi. fiehrin yeni e¤lence ve
lüks anlay›fl›n›n en iyi gözlemlenece¤i yer ayn›
zamanda. Ünlü markalar›n flaflaal› ma¤azalar›na
rastlarsan›z flafl›rmay›n. Graf Ignatie, al›flveriflseverlerin ra¤bet etti¤i baflka bir cadde.
Alexander Nevsky Katedrali'nin yan› bafl›ndaki
antikac› tezgahlar› ve meydandaki aç›k hava
çarfl›s› mutlaka gezilmeli. Otantik bir al›flverifl
için vaktiniz varsa birkaç saatli¤ine de olsa
Sofya’daki merkez pazar› ziyaret etmelisiniz.
Burada sebze ve meyvenin yan› s›ra yerel
peynirler, zeytin ve zeytinya¤›, likörler,
ekmek çeflitleri, hamur iflleri ve ünlü Bulgar
flaraplar›n› bulabilirsiniz. Yol üstünde
karfl›laflt›¤›n›z yerel bir restoran› ziyaret
ederek, geleneksel Bulgar mutfa¤›yla Türk
Bulgarian artists - and the Ivan Vazov National
Theater, which is housed in a 100-year-old
baroque style building. Also, the Sofia State
Opera and Ballet, the Bulgarian National
Symphony Orchestra and the Sofia New
Symphony Orchestra are all internationally
prestigious companies of the highest caliber.
The effects of the communist regime, which
ended in 1989, are still to be seen in Sofia.
The neoclassic architecture of the communist
period are what make up the bulk of the city.
But the old grayness is now for the most part
gone, and the wide city streets of Sofia are
more colorful than ever. The avenues are lined
with tall trees, the cobblestone boulevards offer
a procession of stylish boutiques, antique stores,
chic restaurants and cafes, and a happening
nightlife.
Vitosha Avenue - which stretches through the
entire city, is the main thoroughfare, and it's
also the best place to get a feel for the life and
soul of the city. You'll see all the big brand
stores and luxury boutiques along the length
of the avenue. Another avenue worth visiting is
the Graf Ignatie, especially for shoppers. Also
essential is a visit to the antique stores and
outdoor market around the Alexander Nevsky
Cathedral. The central market is also
worthwhile if you have a little more time on
your hands. There you'll find excellent fruits
and vegetables, local cheeses, olive, olive oil,
liqueurs, bread varieties, and Bulgarian wines.
Getting around the city is a breeze thanks to
an excellent tram system. Renting a car is ill
advised, since you'll have a problem with
parking in the relatively congested city center.
25
sofya
26
3/17/09
11:45 AM
Page 26
mutfa¤› aras›ndaki benzerlikleri keflfe
ç›kabilirsiniz. fiehir içi ulafl›m için tatminkar
toplu tafl›ma seçenekleri var. Tramvay flehri
gezmenin en ideal ve en keyifli yolu. Araba
kiralamak makul bir tercih de¤il, çünkü flehir
merkezinde ciddi bir park sorunu var. K›fl
aylar›nda ellerinde kayak tak›mlar› ile
otobüslerde yolculuk edenler sizi flafl›rtmas›n,
Vitosha Da¤›'na gidiyorlar.
Sürekli büyüyen yeflil alanlar›yla gitgide
güzelleflen Sofya, Avrupa’n›n popüler kayak
merkezlerinden Vitosha Da¤›’n›n eteklerinde
kurulu. Heybetiyle Sofya’n›n güzelli¤ine
güzellik katan Vitosha Da¤›’na ç›kmak için
flehirden çok da uzaklaflman›z gerekmiyor.
2990 metre yüksekli¤inde olan da¤a flehirden
teleferikle ç›kabiliyorsunuz. Burada kayak ve
snowboard yapabilirsiniz. Borovets kayak
merkezi, 45 kilometrelik pistiyle uzun süredir
Avrupal› ve Türk kayakseverlerin de tercih
etti¤i bir mekan. Kayakla aran›z iyi de¤ilse
ormanlar›n aras›ndaki yürüyüfl parkurlar›nda
hiking turlar›na kat›labilirsiniz. fiehrin en
güzel manzaras› da Vitosha Da¤›'nda.
Bir zamanlar mütevaz› k›fl tatillerinin adresi
olan Vitosha Da¤›, Avrupa jet sosyetesinin
s›¤›naklar› aras›na çoktan girdi. Sakin ve sa¤l›k
dolu bir tatil geçirmek isteyenler yak›nlardaki
kasabalarda kapl›calar› günübirlik ziyaret
edebilir. Sofya'ya 20 kilometre uzakl›ktaki
Bantia kasabas› en ünlüsü.
Alexander Nevski Katedrali
Bulgaristan’›n Osmanl› ‹mparatorlu¤u’nun egemenli¤inden kurtulufluyla sonlanan Osmanl›-Rus
Savafl›’nda kaybedilen Rus askerleri an›s›na 1912’de
yap›lan katedral Balkan Yar›madas›’n›n en büyük
katedrali. Rus mimarlar taraf›ndan tam 42 y›lda
yap›lm›fl. Ad›n› da bir Rus azizinden alan katedral
45 metrelik alt›n sar›s› kubbeleriyle flehrin pek çok
noktas›ndan görünüyor. Yine de Ortodoks inanc›n›n
en büyük ibadethanelerinden biri olan muhteflem
yap›y› yak›ndan görmeli.
Rila Manast›r›
Tarihi 10. yüzy›la dayanan Rila Da¤›’ndaki tarihi
manast›r Kutsal Ivan’a adanm›fl. Sofya’n›n 117
kilometre güneyindeki manast›r son halini 1834-1837
y›llar› aras›nda alm›fl. Eflsiz güzellikteki fresklerle
süslü Rila Manast›r› Bulgaristan’›n en ünlü kültürel ve
mimari miraslar›ndan.
Don't be surprised by those with ski gear in the
winter, they're on their way to or from the
nearby Vitosha mountains.
Sofia is at the foothills of the Vitosha
mountains, which is fast becoming a popular
skiing destination in Europe. With an altitude
of 2990 meters, the mountain is accessible by
cable car from Sofia. The main resort if
Borovets, which has long been a draw for skiers
from Europe and Turkey. If you're not into
snowboarding or skiing, then you could also go
hiking along the many mountain trails. The
view from the Vitosha mountains are
breathtaking, and have long since taken pride
of place as one of the regular stops of the
European jet-set.
There are also natural springs in the villages
nearby that are worth a visit, the most famous
of which are in the town of Bantia, which is
20 kilometers from the city center.
Alexander Nevsky Cathedral
This church was built in honor of the Russian troops
who lost their lives fighting for Bulgarian independence
against the Ottomans. It was built in 1912 and is the
largest cathedral in the Balkans. It was built by
Russian architects and engineers, taking them no
less than 42 years to complete the edifice. The golden
45-meter-high dome can be seen from almost
anywhere in the city.
Rila Monastery
Built in the 10th century, Rila Monastery is dedicated
to Saint Ivan and is located 117 kilometers to the
south of Sofia. The monastery assumed its final form
between 1834-1837, and is noted for its
magnificent frescoes.
27
fiehrin en güzel manzaras› da
Vitosha Da¤›'nda. Bir zamanlar
mütevaz› k›fl tatillerinin adresi
olan Vitosha Da¤›, Avrupa
jet sosyetesinin s›¤›naklar›
aras›na çoktan girdi.
The view from the Vitosha
mountains are breathtaking,
and have long since taken
pride of place as one of
the regular stops of the
European jet-set.
sofya
3/17/09
11:46 AM
Page 28
28
Ulusal Tarih Müzesi
Ulusal Tarih Müzesi, 650'den fazla kültürel miras
eserinden oluflan koleksiyonuyla Balkanlar'›n hatta
Avrupa'n›n en büyük tarih müzeleri aras›nda.
National History Museum
This museum has over 650 pieces and is the
biggest museum in the Balkans, as well as
being one of the biggest in Europe.
Etnografya Müzesi
Bulgar halk›n›n gündelik yaflam›na ve geleneklerine tan›kl›k eden 50.000'i aflk›n eserin yer ald›¤›
müze görülmeye de¤er.
Ethnography Museum
This museum houses over 50,000 artifacts, and
presents a fascinating catalogue of Bulgarian
culture and history.
Sofya Arkeoloji Müzesi
fiehir merkezindeki müze, ülkenin en eski müzesi,
Avrupa’n›n ise en büyük müzelerinden. Uzun
seneler cami olarak kullan›lan yap› sonradan
müzeye çevrilmifl.
Sofia Archeology Museum
Located in the city center, this is the oldest
museum in the country and one of the
biggest in Europe. The building used to be
a mosque.
Ne Zaman Gidilir? Sofya'da s›cakl›k k›fl›n eksi befl ile art› befl derece
aras›nda de¤ifliyor. Yaz›n ise s›cakl›klar 26 ile 30 derece civar›nda. Ama
flehir kayak turizmi sayesinde dört mevsim ziyareti hak edecek cazibede.
Nas›l Gidilir? Bulgaristan Türk vatandafllar›ndan vize istiyor.
Türk Hava Yollar›'n›n ‹stanbul'dan Sofya'ya tarifeli seferlerle haftan›n her
günü uçuflu var. TCDD'nin ‹stanbul-Sofya seferleri havayoluna nazaran
uzun sürse de nostaljik bir yolculuk yapmak isteyenler için birebir.
Boyana Kilisesi
Vitosha Da¤›’n›n eteklerinde yer alan Do¤u Avrupa
ortaça¤ eserlerinin en iyi örneklerinden Boyana Kilisesi,
yaklafl›k 900 yafl›nda. Ortaça¤ Bulgar sanat›n›n örne¤i
240’tan fazla duvar resmiyle sayesinde, UNESCO
taraf›ndan 1979'da Dünya Kültür Miras› Listesi'ne al›nan
kilise Ulusal Müze’ye de ev sahipli¤i yap›yor.
Boyana Church
This is one of the best examples of medieval
architecture in eastern Europe. Situated on the
foothills of the Vitosha mountains, the church is
900 years old and features over 240 mural icons.
Boyana Church has been on UNESCO's World
Heritage list since 1979, and it also houses the
National Museum.
St. George Rotunda
Sofya’n›n UNESCO’nun Dünya Miras› listesine de
girmifl en eski yap›s›, flu anda müze olarak hizmet
veriyor. 4. yüzy›ldan, Serdika’dan kalma kilisenin daire
biçimindeki mimarisinin en dikkat çeken yan› kubbesi.
St. George Rotunda
This church is on UNESCO's World Heritage list.
It dates back to the 4th century, and is particularly
noteworthy for its dome.
St. Sofia Kilisesi
Sofya’ya ad›n› veren, flehrin en büyük kiliselerinden bir
tanesi St. Sofia. Balkanlar'daki erken Hristiyan
dönemin ilk örneklerinden, tarihi 4. yüzy›la dek uzanan
en eski Ortodoks kilisesi. Osmanl› hükümdarl›¤›
s›ras›nda camiye dönüfltürülen St. Sofia seneler sonra
yeniden Ortodoks kilisesi olarak ibadete aç›lm›fl.
St. Sofia Church
One of the city's biggest churches, the St. Sofia
was built all the way back in the 4th century,
making it one of the oldest orthodox churches in
the world. After a few centuries as an ottoman
mosque, the church reverted to its primary
function in the 19th century.
Nerede Kal›n›r? Dedeman Princess Sofia +359 2 933 88 88, 131
Maria Luisa Blvd. 1202. 13 süitli, bir kral daireli, toplam 601 odal›
otelde Life Style Sa¤l›k ve Güzellik Merkezi'nden kapal› yüzme havuzuna,
restorandan bara, solaryumdan cilt ve vücut bak›m›na yok yok. Üstelik
flehrin merkezindeki mutlaka görülesi tarihi eserlerin tam karfl›s›nda.
When to go? In winter Sofia gets quite cold, averaging between
about five degrees below and above zero. In summer the temperature is
around between 26 and 30 degrees celcius. The city has something
for every season.
How to get there? Turkish citizens need a visa to get to Bulgaria.
Turkish Airlines has daily flights from Istanbul to Sofia. Also Turkish
railways (TCDD) has a scenic train route between Istanbul and Sofia.
Where to stay? Dedeman Princess Sofia +359 2 933 88 88, 131
Maria Luisa Blvd. 1202. 13 suites, one of which is a royal suite, and
601 rooms in all. The hotel also features the Life Style Health and
Beauty Center, an indoor swimming pool, restaurants and bars, solarium
and massage facilities. Furthermore, the hotel is centrally located right
opposite the main historic buildings.
29
nurhan atasoy
3/17/09
11:48 AM
Page 30
RÖPORTAJ-INTERVIEW NEVRA CANDANER
DQ
30
RÖPORTAJ- INTERVIEW
FOTO⁄RAFLAR-PHOTOS MURAT TEK‹N
Bilim, Sanat, Tarih,
Müzeler...
Science, Art,
History, Museums...
Koca bir ömrü sanata ve bilime adayan, anlatt›kça ufkunuzu açan, güzel
gülüflüyle içinizi ›s›tan Sanat Tarihi Profesörü Nurhan Atasoy ile Türk Kültür
Vakf›’nda bulufltuk ve az sonra verece¤i konferans için son haz›rl›klar›n›
yapmas›na f›rsat vermeden sorular›m›z› s›ralad›k.
‹sterseniz tersten bafllayal›m. fiimdilerde neler yap›yorsunuz, hangi araflt›rman›n
peflindesiniz?
Türk Kültür Vakf› taraf›ndan desteklenen bir proje üzerinde çal›fl›yorum. Türk kültür
ve sanat›n›n Bat› Avrupa’ya etkisi... Bat› Avrupa diye üzerine basarak söylüyorum
çünkü Avrupa’da Türk mimarisi hakk›nda diye birçok de¤erli kitap var ama bunlar eski
Osmanl› topraklar› olan Avrupa ülkelerini kaps›yor. Ben Fransa, Hollanda, Belçika,
‹ngiltere, ‹sveç, ‹talya, Romanya, Polonya gibi ülkeler üzerinde çal›fl›yorum. Bu bir
kitap çal›flmas›. Sergi de yapacakt›m ama bütçe çok fazla tuttu¤u için iptal etmek
zorunda kald›k. 2010 senesine yetifltirmek istiyorum. Bu kitab›n bir amac› da flu: Benim
hiç bir politik angajman›m yoktur. Liberal kafal› bir insan›m. Fakat bu projede bir
parça milli duygular›m beni dürttü. Avrupa Birli¤i’ne giriflimizle ilgili bat›n›n tavr›
beni rahats›z ediyor. Sanki Türkiye onlara çok yabanc› olan bir kültür gibi
davran›l›yor. Bu davran›fla karfl›; “Türkler 14. yüzy›ldan itibaren sizin içinizdeydi, sizin
düflüncelerinizi, kültürünüzü bile etkiledi” tezini kan›tlamak istiyorum. Bilimadam›
oldu¤um için bunu bilimsel bir flekilde anlat›yorum.
Sizin çal›flmalar›n›z›n hepsinde ciddi bir araflt›rma ve uzun süreli bir çal›flma
sürecinden söz etmek mümkün. Buna finansman sa¤lamakla ilgili sorunlar›n›z
oluyor mu?
Hakl›s›n›z, benim çal›flmalar›m pahal›d›r. Ben mütevaz› yaflayan biriyim. Lüksü aramam.
Fakat projelerim pahal› çünkü orijinal çal›flmalara imza atmak istiyorum. Mesela
“Osmanl› Çad›rlar›”n› yapt›m biliyorsunuz. Fevkalade iddial› bir çal›flmayd›. Askeri
Müze ve Topkap› Saray› koleksiyonlar›n› çal›flt›m. Fakat onlar kadar önemli olan
Avrupa’daki çad›rlar var. Nerelere gitmedim bunun için: Krakow, Macaristan,
Almanya, Avusturya, ‹sveç, Ermitaj... Bu kitap için çok seyahat etmem gerekiyordu.
Benim sponsorum bu seyahatleri karfl›lad›. Bunlar projenin bütçesini art›r›yor tabii ki.
We caught up with professor of art history Nurhan Atasoy at the Turkish
Cultural Foundation and asked her a few questions.
Let's start in reverse. What are you doing these days, what are you researching?
I'm working on a project that's sponsored by the Turkish Cultural Foundation. The project is
on Turkish culture and its effects on Western Europe. I stress the fact that the project deals
with Western Europe, because most books on Turkish architecture and history in Europe deal
with former Ottoman lands in the Balkans. I'm focusing on the western half of Europe, dealing
with countries like France, the Netherlands, Belgium, the U.K., Sweden, Italy, and also
Romania and Poland. The project is a book. I was also going to do an exhibition, but we didn't
have the budget for that. I want the book to be out by 2010. Another aim of the book is this:
I have no political interests in researching this book. I'm generally of a liberal mindset. But on
this project I was to an extent influenced by a nationalist and patriotic urge. I felt bothered by
the attitude of Western Europe toward Turkey and its bid to enter the EU. They generally treat
Turkey like it's a very foreign culture to theirs. So to counter this attitude I want them to see
that Turks have been amongst them since the 14th century and have been influencing their
culture and ideas ever since then. Because I'm a scientist I approach this issue from a scientific
perspective and methodology.
31
nurhan atasoy
3/17/09
11:48 AM
Page 32
Kendi kültürümüzü daha iyi anlamak için
baflkalar›na da bakmak laz›m. Bütünü
bilmezseniz detay› ve iliflkileri anlayamazs›n›z.
Dolay›s›yla da kendinizi anlayamazs›n›z.
32
Bir de kitaplarda foto¤raf konusu var.
Örne¤in; “‹pek” kitab› için 20 ülke
gezdim. 70 müze, koleksiyon ve
manast›rda çal›flt›m. Bunu yapabilmek
için biraz kaç›k olmak laz›m! 2000’e
yak›n da foto¤raf çektim. Bu foto¤raflar
çal›flmalar›mda bana yard›m etmesi
içindi. Ondan sonra kitaba girecek
kareleri çekmesi için oralara profesyonel
foto¤rafç›lar yolluyoruz. Bu da bir
masraf. Ayr›ca, bu kadar çabadan sonra
kitab›n iyi bas›lmas›n› da istiyorum. ‹flte
bu yüzden masrafl›.
Kitaplar›n›z 盤›r açt› ama...
Öyle deniyor. fiimdilerde herkes kaliteli
kitap yapmak u¤rafl›nda... Bana da bunu
söyleyen ve üzerinde düflünmeye
sevkeden Bahattin Öztuncay oldu. “Siz
bir ekol bafllatt›n›z” dedi. Do¤ru
söylüyor: ‹znik kitab›m mesela; bütün
Kütahya çinicilerine yol açt›. O kitab›
referans olarak kullan›yorlar.
Çocuklu¤unuzdan beri tarihe ilginiz
oldu¤unu okudum. Küçük bir çocuk
resme, müzi¤e, dansa ilgili olur da
tarihe ilgi duyan pek yoktur. Neydi
merak uyand›ran?
Benim büyük babam t›p profesörüydü ama
tarihe inan›lmaz merak› vard›. Bizim
sülalede sadrazam var: Sultan Mahmut’un
sadrazamlar›ndan Hasan Pafla. Büyük
babam ona merak sarm›flt›. Hiç durmadan
arflive gider, araflt›r›rd›. Sonra gelir bize
anlat›rd›. O s›ralarda bende de bir ilgi
bafllad›. Asl›nda çok yaramazd›m. Lisenin
son senelerinde çok kültürlü bir
ö¤retmenim oldu. O beni sanat tarihine
itti. Kendi kendime desen çal›flmalar›
yapmaya bafllad›m ve üniversitede de
baflka hiçbir bölümü düflünmedim.
Sadece Türkiye de¤il, tüm dünya
sanat› ile yak›ndan ilgileniyordunuz,
de¤il mi?
Çok sa¤lam bir Avrupa sanat› kültürüm
vard›r. Bu konuda dersler de verdim.
Üniversitenin ilk y›llar›nda babama dedim
ki, benim gidip Avrupa müzelerini
görmem laz›m. 1,5 ay trenle dolaflt›m.
‹nan›lmaz bir deneyim oldu. Tek
bafl›mayd›m. O dönemde bir Türk k›z›n›n
tek bafl›na Avrupa’y› dolaflmas› fevkalade
ilgi uyand›r›yordu. Bütün müzeleri
gezece¤im diye öyle paralad›m ki kendimi
8 kilo vermifltim döndü¤ümde... Kendi
kendine ayakta durmay› da insan böyle ö¤reniyor. O seyahat bana çok fley katm›flt›r.
Türkiye’de sanat tarihi okuyanlar›n
ortak flikayeti, fazla ezbere dayal›
ve s›k›c› dersler olmas› müfredatta.
Kat›l›yor musunuz? Yurtd›fl›nda
durum nas›l?
Burada en önemli unsur yabanc› dil.
E¤er Avrupa sanat› üzerine çal›flacaksan›z
mutlaka yabanc› dil bilmek zorundas›n›z.
Çünkü size Avrupa sanat›n› ö¤retecek
yay›n Türkiye’de yok! O kitaplar› su gibi
bileceksiniz. Resimlerine bakacaks›n›z,
tan›yacaks›n›z. Ezber olmaz. Ben torunlar›m› Washington’da müzelere götürdüm.
Müzeleri ak›ll›ca gezmek laz›m. Herfleye
tek tek bak›p ç›karsan›z, serseme
dönersiniz ve akl›n›zda hiçbir fley kalmaz.
Your work necessitates much time and
resources. Do you have trouble obtaining
the necessary financial backing?
You're right, my work is expensive. I'm a
person who lives modestly. I don't go for
luxury. But my projects are more expensive
because I want to create original and
authentic work as a result of my labors. For
example, I did something on "Ottoman
Tents". It was a very ambitious project. I
used items from the collection of the Turkish
war museum, but then there were also
amazing examples from European collections,
from Krakow, Hungary, Germany, Austria,
Sweden, the Hermitage... I had to travel a
lot for the sake of this book. My sponsor
covered these travel costs. All of these of
course add to the budget of the project.
Then there's the issue of photos for the
book. For example, for the book "Silk"
I traveled to 20 countries. I went to 70
different museums, private collections and
monasteries. You have to be a little crazy to
do all this! I also took close to 2000 photos.
These photos were necessary to help me
out on my research. After that we send
professional photographers to go take the
images that would be used in the book. That's
another added expense. After all this effort I
hope the book print turns out well. That too is
an expense, but one that's well worth it.
Your books have been groundbreaking
they say...
So they say. These days everybody want to
make quality books... And the first person to
say this and encourage me to take this on has
been Bahattin Öztuncay. He said I started a
new movement, a whole new school of thought
regarding research. He's right: take for
instance my book on Nicaea and ceramics, it
suddenly caused all the ceramicists of Kütahya
to become famous and sought after overnight.
That book is used as the primary reference for
that kind of craft.
I heard that you've been into history
ever since you were little. It's normal for
a child to be interested in drawing,
music or dance at an early age, but
history seems a rare field for a child to
be interested in. What caused this?
My grandfather was a doctor but he was also
very passionate about history. We have Grand
Viziers in our family line, namely Hasan
Pasha, who was Grand Vizier to Sultan
Mahmut. My grandfather got interested in
that. He kept researching at the library and
the archives. Then he would come back and
explain everything he'd learnt to us. Those
days I started getting interested in this too.
I was generally very naughty as a kid, then in
my final years in senior high school I had
a very cultured and excellent teacher who got
me interested in art history. I started doing
my own design work and never thought of
studying anything else but that at university.
You're not just interested in Turkish art
history, but world art history, correct?
I have a very good grounding in European art
history. I've also given lectures and courses on
it. In my first years at university I told my dad
that I had to go and see the art museums of
Europe for myself. So I wandered around
Europe for a month and a half. it was an
incredible experience. I was all alone. In those
days it was un heard of for a Turkish girl to
travel around Europe all by herself. I was so
frantic and excited about seeing as many
museums as I could that I lost eight kilos over
the trip! You learn to stand on your own two
feet this way, and it's a great experience.
Most people complain that art history in
Turkey is all about learning by rote and
memorization. Do you agree that this is
the case? How is it in other countries?
Here the most important factor is knowing a
foreign language. if you're going to work on
European art then it's essential that you know
To understand our own culture we must also
study other cultures. If you don't understand the
whole picture it's impossible to understand the
details. Thus you cannot understand yourselves.
33
nurhan atasoy
34
3/17/09
11:48 AM
Page 34
Torunlar›ma belirli eserleri gösterdim.
Tek eser üzerinde Ortaça¤ resmini ya da
heykelini anlatt›m. Ben ö¤rencilerime de
bu yolla ö¤retmeye çal›flt›m. Her zaman
slaytlarla anlatt›klar›m› destekledim.
Tabii Bat›’daki e¤itimin bizden bir fark›;
onlar herfleyi ö¤retmiyor. Biz bütün
bilgileri y›¤›yoruz ö¤rencinin önüne.
Ö¤renci kendi okuyaca¤› kitaplar›n
listesini bile kendi araflt›r›p buluyor.
Bu bile büyük bir bilgi birikimi kazand›r›r
onlara. Bizim e¤itim sistemimizde kendi
kendine okuyup de¤erlendirmek yok.
Hep haz›r bilgiler sunuluyor. Aradaki
büyük fark bu.
Müzelerden bahsetmiflken, hemen
soray›m: Türkiye’deki modern
müzeler hakk›nda neler söylemek
istersiniz? Yurtd›fl›ndan gelen koleksiyonlar› yeterli buluyor musunuz?
Çok güzel. Burada Nazan Ölçer’in ad›n›
anmak istiyorum. Büyük ülkeler, büyük
kültürler baflka ülkeleri de merak eder.
Kendi kültürümüzü daha iyi anlamak için
baflkalar›na da bakmak laz›m.
Bütünü bilmezseniz detay› ve iliflkileri
anlayamazs›n›z. Dolay›s›yla da kendinizi
anlayamazs›n›z.
En çok hangi müzeden ve
koleksiyondan etkilendiniz?
Hepsinin de¤iflik etkileri oldu. British
Museum insan›n bafl›n› döndürür.
Metropolitan Musesum da ayn› flekilde.
Ermitaj Müzesi’ni onlarca kez gezdim,
her gidiflimde yeni fleyler keflfediyorum.
Topkap› Saray› da hala beni flafl›rtan bir
müzedir.
Diyelim akl›n›za bir fikir geldi. Bir
konu üzerinde çal›flmak, kitaplaflt›rmak istiyorsunuz. Hangi aflamalardan
geçiyor bu fikir ve sonuca nas›l
ulafl›yor?
Bir kere mevcut çal›flmalara bak›yorum.
Onlar› okudu¤um zaman akl›ma gelen
sorular oluyor. O sorular›n cevaplar›n›
bulmay› bekliyorum kendimden. Çal›flt›¤›m konuya destek verecek tarihi bilgileri
ar›yorum. Arfliv belgelerini topluyorum.
Minyatürlere bak›yorum. Bütün bu
bilgileri ortaya koydu¤un zaman, puzzle
gibi birbirine geçiyor ve oturuyor.
‹nternet kullan›yor musunuz?
Evet, kullan›yorum ama kitaplar›mda
dipnot olarak kullanmam. Ön bilgi
toplamak için kullan›yorum sadece.
Seyahat etmeyi seviyor musunuz?
Elbette severim ama flu s›ralar kendi
yata¤›mda yatmak istiyorum. Evdeki
koltu¤umu özlüyorum.
Bir sanat tarihçisi, bir profesör, bir
araflt›rmac› ilk kez gitti¤i bir kentte
ilk nelere dikkat eder? ‹lk nereyi
gezmek, görmek ister?
Gençli¤imde gitti¤im zaman, herfleyini
görmek isterdim. An›tlar›n›, müzelerini,
yaflam›n›... fiimdi ise, flehir gezmek
yerine belli fleyleri yapmak için
gidiyorum. Mesela, Dresten’e gittim.
Daha önce birkaç kere gitmifltim zaten.
Belli insanlarla randevular ayarl›yorum,
onlar› halledip dönüyorum.
Görmedi¤iniz ve görmek istedi¤iniz
yerler var m›?
Var tabii. Hindistan’a, Çin’e ve
Mo¤olistan’a gitmek isterim.
Emekliye ayr›lmay› düflünüyor musunuz?
Ben emekliyim zaten!
Yok yok öyle de¤il, herfleyi
b›rakay›m, sessiz sakin yaflayay›m
demiyor musunuz?
Hay›r. ‹stemiyorum. Ne zaman dinleneceksin dedikleri zaman, mezarda diyorum.
‹ste¤im o. Dinlenmeye gelmedik ki
dünyaya. Birfleyler yapmal›y›z!
some foreign languages. Because there aren't
any publications in Turkey that could teach
you European art! You have to read foreign
publications and learn them inside out. You
have to look at the pictures and recognize
them. You can't memorize. I used to take my
grandchildren to museums in the U.S. You
have to tour museums in a clever and knowing
way. If you try and see every single item, try
and read every single caption, you would go
crazy, and probably not end up learning much
either. Instead I showed my grandchildren
some selected works. I tried to explain and
summarize the art of the Middle Ages over a
single sculpture or painting, focusing on
certain characteristics and features that were
idiosyncratic of a particular period or
movement. That's also how I try to do it with
my students. I also use lots of slides. the
difference between Turkey and European
countries is that in the latter they don't try to
teach everything or cram as much as they can
into a course. In Europe, students are expected
to make their own list of books to read and
research. Even just this methodology teaches
students an invaluable skill. In our system,
unfortunately, there's no such flexibility or
creativity. The information is given to
students who are expected to just take it in.
35
Let's say you got an idea. You want to
work on a particular topic and create a
book on that topic. What is the process
by which this idea becomes reality?
First of all I look at all the extant works and
books on the topic at hand. Having read
them, I end up with a whole host of new
questions in my head. I then set about trying
to find the answers to those questions through
my research. I collect archival material.
I look at miniatures. Once you put all this
information together, your project comes to
together much like a jigsaw puzzle.
Do you use the internet?
Yes, but I don't use information of the internet
as footnotes in my books. I only use it to
collect preparatory information.
Do you like to travel?
Speaking of museums, what would you
like to say about modern museums in
Turkey? Do you find the temporary
exhibitions that come here from abroad
to be satisfactory?
They're very good. First of all I would like to
mention [Sabanci Museum Director] Nazan
Ölçer. Great countries and great cultures are
also naturaly interested in other cultures and
countries. To understand our own culture we
must also study other cultures. If you don't
understand the whole picture it's impossible
to understand the details. Thus you cannot
understand yourselves.
Yes, I love it, but these days I just want to lie
in my own bed. I miss my couch at home.
What does an art historian, a researcher,
a professor first do when arriving in a
new city? Where does one go and see?
When I was young I wanted to see everything:
monuments, museums, the daily life... These
days I go to cities to see and do certain things.
For example, when I went to Dresden I took
various appointments with certain people and
once I was done I left without doing much else.
What are some of the places you'd like to
see?
Which museum and collection has most
impressed you?
India, China and Mongolia.
They all have a different value and a
different effect. The British Museum, for
example, is simply dizzying in terms of how
rich and diverse its collection is. The
Metropolitan Museum in New York is the
same. I've also been to the Hermitage many
times and always find something new there.
Topkap› Museum is also one of those
museums that always astounds me.
Have you ever thought about retiring?
I'm already retired!
No not like that, I mean have you ever
wanted to just drop everything and do
nothing?
No. That seems like death to me. We didn't
come to the world to rest and be idle. We
have to do something while we're here!
alisveris2
3/17/09
11:49 AM
YAZI-BY EL‹F EREN
Page 36
Al›flveriflin ne yeri olur, ne de zaman›. Dünyay› avuçlar›nda
hisseden bir gezgin, ipek flal, seramik vazo ya da son moda bir
tasar›mc› k›yafeti için hangi kap›y› çalaca¤›n› iyi bilir.
There's no special time or place for shopping, because true
shoppoholics always know where to find the ceramic vase, or the
right silk shawl, or the best couture design that money can buy...
DQ
36
TREND
37
Milano caddeleri
haval› ma¤azalarla
dolu, Galleria
Vittorio Emanuele
ihtiflam›n› koruyor.
Besides the
showy and
stylish boutiques
surrounding the
Milano streets,
Gallera Vittorio
Emanuele rises
among them with
all its glamour.
Dünyan›n
al›flverifli
World
shopping
M‹LANO
MILAN
Tur flirketlerinin Milano'ya al›flverifl turlar› düzenlemesi bofluna de¤il. Al›flveriflin baflkenti
ünvan›n› tekeline alan Milano, lüks ma¤azalar›n çeflitlili¤iyle bafl döndürüyor. Duomo
içindeki Galleria Vittorio Emanuele, dünyan›n ilk al›flverifl merkezi. Via
Montenapoleone, Via della Spiga, Via Manzoni ve Via Sant’Andrea, ünlü
tasar›mc›lar›n ve markalar›n yan yana s›raland›¤› caddeler. Son y›llarda Milano'da outlet
furyas› var. Dmagazine Outlet (Via Montenapoleone 26) Prada'dan Miu Miu'ya
Gucci'den Dolce&Gabbana'ya ve Armani’ye kadar neredeyse tüm ‹talyan modaevlerinin
bir önceki sezon tasar›mlar›n› sunuyor. fiehrin ücra bir köflesindeki Marni (Via Tajani 1)
markan›n dünya üzerindeki iki outletinden biri. Milano'da al›flverifl için en do¤ru zaman
fiubat sonu-Mart bafl› ve Eylül sonu-Ekim bafl›. Çünkü bu tarihler senede iki kez
düzenlenen moda haftalar›na denk geliyor.
It's no wonder that so many tour companies organize regular trips to Milan.
Known as the shopping capital of the world, Milan is a true paradise for luxury
shopping. The Galleria Vittorio Emanuele in the Duomo is the world's first
shopping center. Via Montenapoleone, Via della Spiga, Via Manzoni
and Via Sant'Andrea are avenues on which you can find all the biggest luxury
boutiques with the top brand names. In recent years in Milan there's been a boom
of outlets. The Dmagazine Outlet (Via Montenapoleone 26) offers everything from
Prada to Miu Miu, from Gucci to Dolce&Gabbana, all of which offer the previous
years designs. In another corner of the city you'll find the Marni (Via Tajani 1)
outlet, one of the brand's two outlets in the world. The best time to go shopping
in Milan is from the end of February to the beginning of March, and from the
end of September to the beginning of October. Those are the dates on which
the two world famous fashion weeks take place.
3/17/09
11:50 AM
Page 38
HONG KONG
38
Neon ›fl›klar›yla 24 saat ›fl›l ›fl›l, gökdelenlerle çevrili Causeway Bay, dev ifl ve al›flverifl
merkezlerinin oda¤›. Aralar›nda Fashion Walk, Vivienne Westwood ve Agnès B'nin de bulundu¤u
kaliteli perakende merkezlerinin yan›nda ufak butikler de al›flveriflkoliklerin hedefinde. G.O.D.
(Leighton Center, Sharp St.) Hong Kong'un ikonlaflm›fl manzaralar›n› tafl›d›¤› mobilya ve ev
aksesuarlar›na s›ra d›fl› giyim koleksiyonunu ekledi. Genç Hong Konglu tasar›mc›lar›n marifetli
elleriyle renklendirdi¤i k›yafetlerle dolu butikler Island Beverley'nin (Great George St. 1)
dört kat›n› da iflgal ediyor.
This is a bustling city of skyscrapers and neon lights that is alive and kicking 24 hours
a day, seven days a week. Causeway Bay is the main business and shopping area in the
city, featuring such brands as Fashion Walk, Vivienne Westwood and Agnès B, as well
as smaller boutiques, all of which make this a must for international shoppoholics.
G.O.D. (Leighton Center, Sharp St.) offers iconic panoramic views of Hong Kong and
sells furniture as well as a clothes line. You can also find all the fresh new designs
of young Hong Kong designers in the boutiques of the four floors of the Island Beverley
(Great George St. 1).
BULGARI.COM
alisveris2
ISTANBUL • IZMIR • ANKARA, EXCLUSIVELY IN SPONZA STORES
alisveris2
3/17/09
11:50 AM
Page 40
AMSTERDAM
CAPE TOWN
40
Nelson Mandela'n›n devlet baflkanl›¤›n›
kazand›¤› 1994 senesinden sonra Güney
Afrika çömlekçili¤i hak etti¤i ünü kazand›.
Dünya çap›nda koleksiyonerlerin ve
küratörlerin yeni gözdesi Nesta Nala, Ian
Garrett, Majolandile Dyalvane gibi Afrikal›
sanatç›lar›n seramik eserleri. De Waterkant
bölgesindeki Africa Nova (Cape Quarter,
72 Waterkant St., Green Point) a¤z›na
kadar seramiklerle dolu. Clementina
Ceramics&A.R.T. Gallery (20 Main Rd.,
Kalk Bay) sade motifli çal›flmalar› ve
ifllevsel gereçleriyle Güney Afrika'n›n en
yarat›c› mutfak aksesuarlar›n› bar›nd›r›yor.
1986'da çömlek malzemeleri satarak ifle
bafllayan sonras›nda yeni yeteneklere
destek olarak ün kazanan Potter's
Shop'ta (6 Rouxville rd., Kalk Bay) en çok
elde boyanm›fl sofra tak›mlar› ra¤bet
görüyor. Burada forma oldu¤u kadar
fonksiyona da önem verildi¤inden
mikrodalgada kullan›labilen güvenli
tasar›mlar üretiliyor.
After Nelson Mandela became
president of South Africa in 1994,
South African ceramics finally
assumed its rightful place in the world
as locals like Nesta Nala, Ian Garrett
and Majolandile Dyalvane became
internationally recognized ceramics
artists whose work has been sought
after around the world. The best place
to go for ceramics shopping in Cape
Town is Africa Nova (Cape Quarter,
72 Waterkant St., Green Point) in the
De Waterkant area of the city. The
Clementina Ceramics & A.R.T. Gallery
(20 Main Rd., Kalk Bay) offers some of
the country's most creative ceramics
designs and kitchen accessories.
Another big draw is the Potter's Shop
(6 Rouxville rd., Kalk Bay) which has
been around since 1986 and offers
particularly good tableware, with
emphasis as much on form as on
function, including items that can be
used in microwave ovens.
fiANGAY
SHANGHAI
fiangay'›n unutulmufl Julu Road
bölgesinin ikinci bahar› eski bahçeli
binalar› mesken edinen muhteflem
restoranlar sayesinde bafllad›. fiehirde
etnik çeflitlili¤i yaflaman›n en iyi yolu di¤er
turistlerin pefline tak›l›p burada al›flverifle
ç›kmak. Minimalist sofralar›n aranan›
Japon esintili toprak kaplar Spin'de
(Julu Road 758). Japon esintili pek çok
dekoratif obje aras›ndan seçmek zor.
Brocade Country'de (Julu Road 616)
Çin'in otantik el sanatlar› sat›l›yor. En çok
ra¤bet görenler aras›nda Guizhou
eyaletindeki Miao'lar taraf›ndan üretilen
indigo tonlar›na boyanm›fl, basit grafik
desenli tekstil ürünleri bafl› çekiyor.
The once-forgotten Julu Road area
of Shanghai is experiencing a
renaissance as the old colonial style
buildings with big gardens have been
renovated and converted into stylish
new restaurants. The best way to
experience the ethnic variety of
Shanghai is to tag along with a troupe
of tourists. A great place to visit is
Spin (Julu Road 758) which offers
Japanese-influenced minimalist
earthenware and decorative objects.
Another great destination is Brocade
Country (Julu Road 616) which sells
authentic Chinese handicrafts.
It has the much sought-after
indigo-hued simple graphic designed
textiles that are unique to the Miao's
of Guizhou province.
Avrupa'n›n al›flverifle ça¤›ran flehirleri aras›nda Amsterdam farkl› bir yönüyle öne ç›k›yor.
Hollanda'n›n zeka küpü tasar›mc›lar› özgün bir tarz yaratt›¤›ndan beri Amsterdam
cazibesini birkaç kat art›rd›. Taze konseptler, yenilikçi malzemeler ve radikal detaylar
Hollanda tasar›m›n›n alfabesi. Droog Design'›n (Staalstraat 7b) günlük ihtiyaçlar›
karfl›layan ve içinde mutlaka bir tutam espri bar›nd›ran tasar›mlar› ba¤›ml›l›k yarat›yor.
Marka, Hollandal› tasar›mc›lar›n dünyaya aç›lmas›nda çok sa¤lam ad›mlar att›. Güzel
bir kanal evinde konufllanan The Frozen Fountain (Prinsengracht 629) modern
mobilya ve ev aksesuarlar› konusunda bir numara. Ma¤azada uluslararas› markalar da
bulunsa da a¤›rl›k genç Hollandal› tasar›mc›larda.
Shopping in Amsterdam is that much more special and unique due to this city
being the veritable design capital of Europe. The city if full of fresh new concepts,
dynamic styles, out of the ordinary cutting-edge materials, radical details and
space-age technologies. Droog Design (Staalstraat 7b) is a great location for
shopping for daily needs, with a whole assortment of designs that have a comic
and ironic twist to them. It's a brand name that has been very influential in
enabling many a Dutch designer to branch out and achieve international renown.
The Frozen Fountain (Prinsengracht 629) is situated in a beautiful canal house
and offers modern furniture and home accessories, with both international brands
and also the works of young Dutch designers.
41
alisveris2
3/17/09
11:50 AM
Page 42
Buras› al›flverifl dünyas›nda modernli¤in yeni kulvar›.
42
This is the new address for modern shopping.
TOKYO
Japonya'n›n müthifl tasar›mc›lar› -Issey Miyake ve Yohji Yamamoto- Tokyo'nun
Omotesando Bulvar›'nda bulufltu. Buras› al›flverifl dünyas›nda modernli¤in yeni kulvar›.
Dev markalar›n sadece koleksiyonlar›yla de¤il binalar›yla yar›flt›¤› bir moda arenas›.
‹sviçreli süperstar mimarlar Herzog&Meuron'un tasarlad›¤› cam Prada binas›, Tadao
Ando'nun Yves Saint Laurent, Dolce&Gabbana, Jimmy Choo gibi markalar› bar›nd›ran
tasar›m› minimalist kendisi devasa Omotesando Hills al›flverifl merkezi, Peter Marino' nun
siyah-beyaz bir kübe benzeyen Chanel binas›, Jun Aoki'nin istiflenmifl kutular› and›ran
Louis Vuitton'u, Toyo Ito'nun Tod's binas› modern mimarl›k Japonya'da ç›karma yap›yor.
Japan's most famous designers - Issey Miyake and Yohji Yamamoto- have come
together in Tokyo's Omotesando Boulevard. This is the new address for modern
shopping, where designers don't just compete with their collections but even with
the design and architecture and decor of their stores. The Swiss superstar
designers of Herzog&Meuron were behind the glass Prada building, and Tadao
Ando designed the enormous Omotesando Hills building which houses such brand
names as Yves Saint Laurent, Dolce&Gabbana and Jimmy Choo. Other great
examples include Peter Marino's black and white cube-like Chanel building, Jun
Aoki's steamed box-like Louis Vuitton store, and Toyo Ito's Tod's building.
alisveris2
3/17/09
11:50 AM
Page 44
SEUL
SEOUL
44
Tek bir butik koca bir semte can verebilir
mi? Bir flapka buti¤i olan Lui Elle'in
(Hwadong 100) Samcheong-dong'a
katt›klar›n› görünce bu soru cevap
buluyor. Lui Elle'de her boy, biçim ve
renkte silindir flapka var. Sanatç›lar›n
iflletti¤i Boinhang'tan (Samcheong-dong
63-47) ünlü seramikçi Yang Gu'nun
toprak vazolar›n›, tabaklar›n› ve ayakl›
kavanozlar›ndan almadan ç›kmak zor.
First Flag Shop'ta (Samcheong-dong
28) el ifli deri ayakkab›, bot ve spor
ayakkab›lar sat›l›yor. Seul'a gelmiflken
elektronik al›flverifline el atmamak olmaz.
Electroland olarak da bilinen Yongsan
Electronics Market (Hangangno 3-ga
15-2 Yongsan-gu) GPS cihazlar›, MP3
çalar ve cep telefonlar› aç›s›ndan çok
avantajl› fiyatlar sunuyor.
How could a single boutique store give
life to a whole area of a city? The hat
boutique that is Lui Elle (Hwadong
100) has breathed new life into
Seoul's Samcheong-dong district.
Lui Elle features every kind, size,
style and shape of hat. Another great
place is the artist-run Boinhang
(Samcheong-dong 63-47) where you'll
find the vases, plates and jars of the
famous ceramic artist Yang Gu. First
Flag Shop (Samcheong-dong 28) sells
handmade leather shoes, boots and
sneakers. Also a trip to Seoul
wouldn't be complete without some
electronics shopping.
The appropriately named Electroland
(technically the Yongsan Electronics
Market - Hangangno 3-ga 15-2
Yongsan-gu) has everything from GPS
to MP3 players to cellphones, all at
very reasonable prices.
DUBA‹
DUBAI
Dünyada afl›r›l›¤›n bir merkezi varsa oras›
Dubai olmal›. Mall of Emirates'deki yapay
kayak pisti bile yeter bunu ispatlamaya.
Devasa büyüklükte onlarca lüks al›flverifl
merkezi asla yetmiyor, yenileri her zaman
inflaat halinde. Zaten buraya turist s›fat›yla
gelenlerin genel amac› bu, al›flverifl.
Dubai'de herhangi bir vergi uygulamas›
olmay›fl› al›flverifli kaç›n›lmaz k›l›yor. Dubai
Mall, Wafi Shopping Mall, Deira City
Center gibi fiyakal› al›flverifl merkezleriyle
karfl›laflmak pek de zor olmuyor. Daha
kendi halinde al›flverifller için de birkaç
adres var elbette. Konsept ma¤aza-galeri
Five Green'de (Garden Home Bldg. Oud
Metha Rd.) sanat sergileri ve performanslar›
eksik olmuyor. Ayr›ca genç tasar›mc›lar›n
gündelik giysileri sat›l›yor. Sauce (Village
Mall, Jumeirah Beach) Ortado¤ulu
tasar›mc›lar›n giysilerini satan bir butik.
Perhaps the world capital of
ostentation and luxury, Dubai has it all.
The amazing Mall of Emirates even
has an indoor ski run. There are ever
more luxury apartments, shopping
malls and buildings going up all over
the city. Most tourists come here
purely for the shopping, which is
particularly attractive due to Dubai
being tax-free. The top locations are
Dubai Mall, Wafi Shopping Mall, Deira
City Center. For more specialized
shopping there's concept store/galleries like Five Green (Garden Home
Bldg. Oud Metha Rd.) which not only
features art exhibitions and
performances but also the clothes of
young designers. Another good place
to sample new designs from Middle
Eastern couturists is Sauce (Village
Mall, Jumeirah Beach).
HALEP
ALEPPO
Suriye'nin dost canl›s› flehri Halep'in en
renkli noktas› tarihi kapal›çarfl›s›. Dar ve
karmafl›k sokaklar›yla labirenti aratmayan
kapal›çarfl›, Ortado¤u'nun en uzun çarfl›s›.
Halep'ten al›nmas› icap eden her fley var
burada: fiallar, ipekli dokumalar, ifllemeler,
örtüler, bak›r eflyalar, baharatlar, sabunlar,
tesbihler... Kapal›çarfl›n›n bir kenar›ndaki
Sebastian'ta (Sharia al-Qala'a) çeflit az
olsa da tekstilin en kalitelisi sat›l›yor.
Dükkan›n uzmanl›k alan› ise köy kilimleri ve
ipek hal›lar. fiehrin bat›ya dönük yüzünü
genifl caddeleri ve modern ma¤azalar›yla
Aziziye Çarfl›s›'nda görmek mümkün.
The best part about this colorful city in
the north of Syria is the wonderful
covered bazaar with its tight and
narrow labyrinthine alleys and streets,
making it the longest bazaar in the
Middle East. You can get everything
worth buying in Aleppo at this bazaar,
namely shawls, silk textiles, spreads,
copperware, spices, soaps, rosary
beads, and a lot more. In one corner of
the bazaar is Sebastian (Sharia
al-Qala'a) which sells some of the
highest quality textiles available, even
though the selection is limited. They
specialize in kilims and silk rugs.
In the more westernized part of the
city on a wide avenue you'll find the
modern Aziziye Market, which is
also worth a visit.
yemek 2
3/17/09
11:53 AM
Page 46
YAZI-BY EK‹N EREKL‹ YEMEK FOTO⁄RAFLARI-FOOD PHOTOGRAPHY EN‹S BERKSOY
Antakya’dan evine, çantas›nda çeflit çeflit peynir, kahvalt›l›k zahter ve
ceviz reçeli ile dönen Ekin Erekli, Antakya’da kurulan sofralar›n hakk›n›
verebilmenin yolunu dinlenip dinlenip tekrardan yemekte buldu.
DQ
46
YEMEK-FOOD
Krallar›n Sofras›
ir yan›nda Akdeniz’in berrak sular›, di¤er yan›nda Suriye’nin s›cak topraklar›, Amanos, Kel (Cebel-i Akra) ve Habib-i Neccar
Da¤lar› ile çevrili olan Antakya, ad›m›n›z› att›¤›n›z anda bulundu¤u co¤rafyan›n tüm büyüsünü hissettiren bir flehir. Amik Ovas›’n›n uçsuz bucaks›z düz topraklar›ndan beslenen, Asi Nehri ile ikiye ayr›lan gizemli flehir Antakya ve yemek kültürü terimleri yanyana gelince karfl›n›za büyülü bir uyum ç›k›yor. Bu uyumu daha iyi anlayabilmek için, o co¤rafyadan gelip geçmifl uygarl›klar› bilmenin faydas› büyük; M›s›r, Hitit,
Asur, Urartu, Roma ve Sasani, Hun, Emevi, Bizans, Osmanl› uygarl›klar› bunlardan sadece birkaç›.
Antakya mutfa¤› denilince akl›n›za a¤›r ve ya¤l› yemekler geliyorsa bu
imgeyi zihninizden hemen silmenizde fayda var. Ama flu gerçe¤i de göz
ard› etmemek laz›m; Antakya’da bir sofraya oturdu¤unuzda doymadan
kalkmak hatta doyar doymaz kalkmak bile pek mümkün de¤il. Sofraya
oturup birkaç meze ile aç›l›fl› yapt›¤›n›z noktada asl›nda bir flölen sofras›na giriflmifl oldu¤unuzu hissediyorsunuz. Ve bu sofran›n hakk›n› verebilmenin s›rr› dinlenip dinlenip tekrardan yemekten ibaret.
‹stanbullular olarak biz, ‹stanbul’da her türlü mutfaktan iyi yemekler
yedi¤imizi san›yorduk. Siz de
öyle zannedebilirsiniz, bafltan
uyaral›m; bu konudaki ezberiniz
ntakya is surrounded by splendor, with
the clear blue waters of the Mediterranean
Antakya’da bozuluyor. Bizim ezon one side, the hot yellow soil of Syria on
berimiz, flehre ayak basar basthe other, and the Amanos, Kel (Cebel-i Akra) and
maz Dedeman Antakya’n›n aflç›Habib-i Neccar mountains on all sides. You can rebafl›s› Çetin Telli taraf›ndan boally feel the magic of this region's geography.
zuldu. Karfl›m›za yöresel lezzetAntakya is fed by the Asi river which runs through
lerle donat›lm›fl öyle bir sofra ç›the expansive Amik Valley. So many civilizations
kard› ki bu mutfa¤› tan›mak için
have come and gone through this strategic valley,
emin ellerde oldu¤umuzu heeach of them leaving their mark on the culture men anlad›k. Neler mi vard›?
B
A
The Table
of Kings
and cuisine - of Antakya. Egyptians, Hittites, Assyrians, Urartians, Romans, Persians, Huns, Arabs,
Byzantines, Turks are just a few of the peoples who
have been through here.
Although most Turks immediately think of oily heavy food when they think of Antakya cuisine, this
is a gross error, because Antakya isn't just about
meat but also about lots of herbs and vegetables
and mezes. However, one thing is for sure: when
you sit down to eat in Antakya, you don't get up
until after you're full - not just 'full', I mean really full. he trick, we found, is to rest in between
Antakya (ancient Antioch) has been home to many civilizations and
cultures, and this rich heritage is reflected in the exquisite cuisine of the
region. Ekin Erekli experienced all the tastiest that Antakya has to offer.
47
yemek 2
48
3/17/09
11:53 AM
Page 48
Zahter Salatas›, Tepsi Kebab›, Ka¤›t Kebab›, Tuzda Tavuk, Çetin Usta’n›n yerel lezzetlerden ilham alarak yaratt›¤›, otele özel Dedeman Kebap, Kabak Borani, Babaganufl, Humus, Kat›kl› Ekmek, Cevizli Biber, Sac Oru¤u, Kaytaz Böre¤i, Meyan Kökü fierbeti ve Ceviz Reçeli krallar›n
sofras›nda yerini alm›flt›. Sofraya al›c› gözle bakt›¤›n›zda Antakya mutfa¤›nda, bir çeflit da¤ keki¤i olan Zahter, nar ekflisi, çökelek peyniri, biber salças› ve kimyonun ayr› bir önemi oldu¤unu
hemen okuyabiliyorsunuz.
Mezelerden; Cevizli Biber, Babaganufl, Humus gibi ülke genelinde bilinen mezeler aras›ndan hemen s›yr›l›yor. K›rm›z› biber salças›, kimyon, kuru ekmek, tahin, ceviz ve fesle¤en ile yap›lan
bu meze için Çetin Telli, cevizleri tad›n› korumas› için merdane ile ezdiklerinden bahsediyor.
Bir di¤er dikkat çeken meze ise keskin lezzetiyle Zahter Salatas›. Görünüfl itibari ile biberiyeye
benzeyen Zahter bitkisinin ince k›y›lm›fl taze so¤an, maydanoz, domates, zeytinya¤› ve tabii ki
nar ekflisi ile servis edilen bu salata, zahterin keskin tad› do¤rultusunda öyle kafl›k kafl›k rahatça
yenebilecek bir salata de¤il. Antakya mutfa¤›nda içli köftenin, yöresel ad›yla Oruk’un yeri de bir
ayr›. Künefe’ye benzer bir formda sunulan, iki ince bulgur tabakas›n›n içine k›ymal› içi yayd›klar› Sac Oru¤u onlarca çeflit oruk içinde bafl› çekiyor.
Gelelim Antakya mutfa¤›n›n›n medar-› iftihar›, tatl›lar›n tatl›s› künefeye. Antakya’n›n merkezinde, büfe misali, hemen hemen her köflede sadece künefe satan küçük dükkanlara rastlamak
mümkün. Bu tür mekanlarda künefe su böre¤i tepsisi gibi büyük tepsilerde dilimlenerek sat›l›yor. Akflamüstü bir porsiyon künefeyi mideye indirmek, bu flehrin cezbedici aktivitelerinden biri. Künefenin püf noktas› ise taze ve tuzsuz peyniri ile Uzun Çarfl› içerisinde her dakika bir yenisi yap›lan taptaze tel kaday›f›.
DEDEMAN ANTAKYA’DAN
RECIPES FROM DEDEMAN ANTAKYA
49
Cevizli Biber / Peppers with Walnuts
6 Kiflilik / For 6 Persons
Malzemeler 400 gr ceviz, 1 paket etimek veya kuru ekmek,
200 gr biber salças›, 100 gr tahin, 20 gr reyhan, 20 gr kimyon
Yap›l›fl› Ceviz d›fl›ndaki tüm malzemeleri mikserden geçirin. Cevizleri
merdane ile ezip biber kar›fl›m›na ekleyin. Üzerine nar ekflisi dökerek servis
edebilirsiniz.
Ingredients 400 gr walnuts, 1 package of dry bread (Etimek will do),
200 gr pepper salsa, 100 gr taheen, 20 gr sweet basil, 20 gr cumin
Preparation Put all the ingredients through the mixer, except for the walnuts.
Crush the walnuts with a rolling pin and add to the mix. Pour pomegranate
syrup and serve.
TAR‹FLER-RECIPES ÇET‹N TELL‹/ DEDEMAN ANTAKYA
bouts of eating so you can continue on. In Istanbul we think we sample all the best food from all the most
important regions of Turkey.
But we don't know the half of it. In Antakya, you will not have even heard of the kinds of dishes they
have here. The first person who caused us to unlearn everything we'd thought we'd known about
Antakya was the head chef at the Dedeman Antakya, Çetin Telli. He prepared an extraordinary feast
that included such specialities as: Zahter Salatas› (Zahter Salad), Tepsi Kebab› (Tray Kebab), Ka¤›t
Kebab› (Paper Kebab), Tuzda Tavuk (Salted Chicken), Kabak Borani, Baba Ganush, Humus, Kat›kl›
Ekmek (layered bread), Cevizli Biber (peppers with walnut), Sac Oru¤u, Kaytaz Böre¤i, Meyan Kökü
fierbeti (sherbet) and Ceviz Reçeli (walnut marmalade).
It was a real feast for kings. You realize that there are certain ingredients in Antakya cuisine that are
particularly important, such as Zahter (a kind of wild mountain sage), nar ekflisi (pomegranate syrup),
çökelek peyniri (a kind of cheese), biber salças› (red pepper salsa) and cumin.
The main mezes (which can be described roughly as Turkish tapas) include Cevizli Biber, Baba Ganush,
and Humus. The peppers with walnuts (Cevizli Biber) is prepared with red pepper salsa, cumin, dry
bread, taheen, walnuts and basil. As for another specialty, the Zahter salad, you use onions, parsley,
tomatoes, olive oil and of course the ubiquitous pomegranate syrup. It's super tasty as well as being very
healthy. Another favorite in Antakya cuisine is the Oruk (like an "içli köfte" or a stuffed bulgur
meatball), which, when served laid out between two layers of bulgur, is called a Sac Oru¤u.
The most important part of Antakya cuisine is the dessert, and particularly the "künefe" which every
“Istanbullu” knows very well. Künefe is made from cheese-filled filo-pastry. You'll find it everywhere in
Antakya, served in enormous trays. The trick to a really good künefe is the fresh unsalted cheese and the
filopastry kadayif which is sold in Uzun Çarfl›.
TAR‹FLER
yemek 2
3/17/09
11:53 AM
Page 50
Sac Oru¤u / Sac Oru¤u
Malzemeler 500 gr dana k›yma, 2 kg kuru so¤an, 1 kg ince bulgur,
1 demet maydanoz, 100 gr çam f›st›¤›, 100 gr salça, 100 gr ceviz içi, tuz ve karabiber
Yap›l›fl› Islat›lm›fl bulgurun suyunu süzüp k›yma makinesinde salça ile birlikte 2 defa
çekin. Et, so¤an, maydanoz, çam f›st›¤›, ceviz içi, tuz ve karabiberi ayr› bir tencerede
piflirin. Bulgurdan portakal büyüklü¤ünde 2 top yap›p incecik aç›n. Bulgura haz›rlad›¤›n›z
içten serpip di¤er k›sm›yla yanlar›na bast›rarak kapat›n. Ya¤lanm›fl tava veya sac
üzerinde piflirebilirsiniz.
Tepsi Kebab› / Tray Kebab
Malzemeler 500 gr dana kaburga, 300 gr kuzu but, 200 gr kuyruk ya¤›,
200 gr kuru so¤an, 2 demet taze nane, 4 demet maydanoz, 200 gr k›rm›z› dolmal›k
biber, 200 gr taze sar›msak, 100 gr salça, karabiber ve tuz
Yap›l›fl› Dana kaburga, kuzu but ve kuyruk ya¤›n› birlikte çekin. Sebzeleri k›y›n
(Çetin Usta sebzeleri k›ymak için yöreye özgü ‘z›rh’ adl› özel bir b›çak kullan›yor). K›ymay›
sebzelerle birlikte yo¤urun ve küçük bir pizza yaparm›flcas›na tepsiye yay›n. Bak›r bir
tabak piflirmek için ideal olacakt›r. Salçaya su kar›flt›rarak kebab›n üzerine dökün.
190 dereceye ayarlanm›fl f›r›nda 20 dakika piflirmeniz yeterli.
Ingredients 500 gr beef ribs, 300 gr lamb leg, 200 gr tail fat, 200 gr dry onion,
2 sprigs fresh mint, 4 sprigs parsley, 200 gr red bell peppers, 200 gr fresh garlic,
100 gr salsa, salt and pepper
Preparation Pass ribs, lamb leg and tail fat through a mincer. Mince the vegetables.
Cook minced meat and vegetables together and then spread on a tray as if it were
a pizza. A copper plate is perfect for cooking. Add water to the salsa and serve on the
kebab. Place in 190 degree oven and cook for 20 minutes.
Kabak Borani / Kabak Borani
6 Kiflilik / For 6 Persons
Malzemeler 1,5 kg k›fl kaba¤›, 400 gr dana bonfile, 200 gr nohut, 2 kg tuzlu yo¤urt,
30 gr kuru biber, 20 gr sar›msak, 100 gr kuru so¤an, 10 gr tuz, 10 gr pul biber,
100 gr tereya¤, 20 gr kuru nane
Yap›l›fl› Nohutu bir gece önceden ›slat›n. Ertesi sabah hafllay›n ve suyunu süzün.
Eti hafllad›ktan sonra, so¤an ve sar›msakla birlikte tereya¤›nda piflirmeye bafllay›n.
Etin piflmesine yak›n nohut, kabak ve tuzlu yo¤urdu ekleyin. Kuru nanenin yan›s›ra bütün
kuru k›rm›z› biberle de servis edebilirsiniz. Dikkat edilmesi gereken nokta tuzlu yo¤urdu
ekledikten sonra tencerenin kapa¤›n› kapatmadan, a¤z› aç›k flekilde piflirmek...
Ingredients 1,5 kg squash, 400 gr beef, 200 gr chickpeas, 2 kg salted yoghurt,
30 gr dry pepper, 20 gr garlic, 100 gr dry onion, 10 gr salt,10 gr red pepper flakes,
100 gr butter, 20 gr dry mint
Preparation Soak the chickpeas in water overnight. Next morning boil the chickpeas
and drain. Sautee cooked meat in garlic and onions. When nearly ready, add
chickpeas, squash and yoghurt. Serve with dry mint and - if you like - red pepper flakes.
Make sure that after you add the salted yoghurt you let the food cook uncovered.
Ingredients 500 gr beef, 2 kg dry onion, 1 kg thin bulgur, 1 sprig parsley, 100 gr pine,
nuts, 100 gr salsa, 100 gr walnuts, salt and pepper
Preparation Drain the wet bulgur and pass through mincer with the salsa twice. Cook
the meat, onions, parsley, pine nuts, walnuts, salt and pepper in a separate pot.
Make two big balls (orange sized) of bulgur and open slightly. Place the filling inside
and close. Cook on a buttered pan or on a grill.
Künefe / Künefe
Malzemeler 500 gr tel kaday›f, 250 gr tuzsuz peynir, 200 gr tereya¤›, 1 kg fleker,
50 gr taze limon suyu
Yap›l›fl› ‹nce kenarl› ve tercihen bak›r bir tepsiye tel kaday›flar›n› koyun. Ortas›n› aç›n ve
tereya¤› koyup hafif ateflte ya¤› kaday›flara yedirin. Kaday›f› elinizle tiftikleyin. Ateflten
indirdi¤iniz kaday›f› ikiye bölün. Tepsiyi ya¤lad›ktan sonra kaday›f›n yar›s›n› yüksekli¤i yar›m
cm’i geçmeyecek flekilde yay›p s›k›ca bast›r›n. Ufalanm›fl tuzsuz peyniri kenarlara
taflmayacak flekilde yerlefltirin. Kalan tel kaday›f ile künefenin üzerini iyice örtün.
Kuvvetli ateflin üzerinde hafifçe döndürerek alt› pembeleflinceye dek k›zart›n. Alt› k›zaran
künefeyi ayr› bir tepsiye al›n, kulland›¤›n›z tepsiyi yeniden ya¤lay›p künefenin di¤er taraf›n›
k›zartmaya bafllay›n. ‹ki taraf› da pembeleflen künefeyi ateflten al›n ve üzerine s›cak
flekerli flurubu dökün.
Ingredients 500 gr tel kaday›f (made with filopastry), 250 gr unsalted cheese,
200 gr butter, 1 kg sugar, 50 gr fresh lemon juice
Preparation Place the kadayif in a tray with thin sides and preferably made of
copper. Open the middle and place butter while cooking slowly. Kneed the kadayif
gently with your fingers. Take the kadayif off the flame and divide into two. Butter the tray
and place half the kadayif on it. The kadayif layer should not be higher than half a
centimeter. Spread it out and press down. Place the unsalted cheese over the kadayif.
Place the remaining kadayif over the cheese and spread evenly. Cook on high flame
until pink on the bottom. Repeat with other side of künefe. Pour sugar syrup over
it and serve warm.
51
urfa
3/17/09
11:55 AM
DQ
52
SEYAHAT-TRAVEL
Page 52
T›ls›ml› Kent
Magic City
Medeniyetlerin, inançlar›n do¤du¤u ve tüm dünyaya yay›ld›¤›,
yeryüzünün en eski flehirlerinden biri fianl›urfa. fiehrin her yan› çok
eski ça¤lardan beri anlat›lan efsanelerle örülü.
fianl›urfa is one of the world's oldest city, and one from which many
a civilization and religion has been born and spread out into the
world.This city is filled with legends, history, and a sense of mystique.
Bir Tutam Tarih
Arkeolojik buluntular flehrin tarihinin 11 bin
y›l önceye, neolitik ça¤a dek uzand›¤›n›
gösteriyor. Biny›llar›n verdi¤i zenginlikle tam
anlam›yla bir “müzekent”. Darac›k sokaklar›,
tafl evleri, rengarenk pazarlar› ve efsaneleriyle
dört bir yandan gelen gezginlere kucak aç›yor.
Dünyan›n en eski tap›naklar› gösteriyor ki çok
tanr›l› inançlar›n en eski merkezi Urfa.
Paganizmin bafltanr›s› Sin'in mabedi Harran'da
bulunuyor. Tek tanr›l› dinlerin de çok önemli
flehirlerinden birisi. Musevi, H›ristiyan ve
‹slâm dinleri peygamberlerinin atas› olan
Hz. ‹brahim fianl›urfa'da do¤mufl, efsanelere
göre pek çok peygamberin yolu Urfa'dan
geçmifl. Bu yüzden Urfa'n›n bir ad› da
“Peygamberler fiehri”.
Rich History
Archeological research shows that Urfa has
a history stretching back 11,000 years, to
neolithic times. This is a veritable "museumcity" that has a historical accumulation rivaled
by few other cities in the world. The city
lives and breathes history in its narrow streets,
stone houses, colorful bazaars and markets, and
its legends, all of which beckon to explorers and
history buffs alike. Urfa started off as a very
important pagan center, having been home to
many temples prior to the Judeo-Christian
and later Islamic eras. In Harran is the temple
to the head pagan god Sin. But it's the
monotheistic history of Urfa that is the most
impressive, especially considering that this
YAZI-BY EL‹F EREN
53
urfa
54
3/17/09
11:55 AM
Page 54
Urfa, bugün dahi gizemli ve mistik
havas›n› her köflede hissettiriyor. Say›s›z medeniyet geçmifl Urfa’dan. Tarih öncesi
ça¤lardan bu yana Akkad, Babil, Hitit, Hurri,
Mitanni, Asur, Pers, Makedon, Roma gibi
birçok halk ve uygarl›k egemen olmufl. Sasani,
Got ve Mo¤ollar›n y›k›mlar›n› da gören Urfa
uzun bir süre Selçuklular, Haçl›lar ve
Müslüman devletler aras›nda el de¤ifltirmifl.
1516 y›l›nda ise Osmanl› ‹mparatorlu¤u kente
hâkim olmufl. Kurtulufl Savafl› y›llar›nda bir
süre önce ‹ngiliz, ard›ndan Frans›z iflgaline
u¤rayan kent, 1920’de ba¤›ms›zl›¤›na
kavuflmufl. Urfa halk›n›n savaflta gösterdi¤i
kahramanl›klar nedeniyle 1984 y›l›nda kent
fianl›urfa ad›n› alm›fl. fianl›urfa’n›n bilinen en
eski ismi Aramiler taraf›ndan verilen Urhay.
Makedonlar›n hakimiyetindeki kentin ismi
Edessa olmufl. Bugünkü Urfa ad›n›n
Süryanice Urhai sözcü¤ünden Urhai’nin ise
Arapça’da “suyu bol” anlam›na gelen Er-Ruha
sözcü¤ünden türedi¤i düflünülüyor.
Urfa Çarfl›s›
Zanaatkârlar›n al›n terlerini ak›tarak mesleklerini icra etti¤i küçük atölyeler, sokaklar› ve
geçitleriyle her biri labirenti and›ran tarihi
hanlar büyüleyici. Urfa Çarfl›s›'n›n sekiz kapal›
çarfl›s›, bir de yeralt› çarfl›s› var. 16. yüzy›lda
yap›lan Bedesten Çarfl›s› hepsinin kalbi.
Di¤er bir ad› da Kazzaz Pazar›. Buras›
Suriye'den, ‹ran'dan, Hindistan'dan gelen
ipekli dokumalar, ifllemeli kumafllar, flallar,
örtüler ve bindall›larla tam bir renk cümbüflü.
El dokumac›l›¤›ndan a¤aç oymac›l›¤›na,
bak›rc›l›ktan tafl süslemecili¤ine unutulup
giden pek çok el sanat› bu tarihi hanlarda güç
de olsa yafl›yor. Koltukçu Pazar›, Pamukçu
Pazar›, Çulcu Pazar›, Tenekeci Pazar›, Kasap
Pazar›, Tütün Pazar›, bak›r ustalar›n›n çal›flt›¤›
Hüsniye Çarfl›s›, ‹sotçu Çarfl›s›, Attar Pazar›,
Kazanc› Pazar›, Demirci Pazar›, Hal›c› Pazar›
gezilmesi gereken yerlerden. Bu listeye günün
ilk saatlerinde hararetli pazarl›klara sahne olan
Güvercin Pazar› da eklenmeli. Tüm bu
çarfl›lar Gümrük Han’›n etraf›nda toplanm›fl.
Gümrük Han yorucu bir gezi sonras›
soluklanmak için harika bir yer. Bir bardak
çay içmeden olmaz, yaklafl›k 500 y›ll›k bu
handa as›rl›k a¤açlar›n alt›nda minik tahta
taburelere oturmufl, dama ya da domino
oynayan Urfal›lar'a efllik ederek...
was the birthplace of Abraham, who is among
the most revered personages in both Judaism,
Christianity and Islam. But many other
prophets are believed also to have passed
through here, thus earning this city the
moniker "City of Prophets". Today you can feel
a sense of mystery and wonder in every corner
of the city. Countless civilizations have passed
through here: the Akkadian, Babylonians,
Hittites, Hurrians, Mitanni, Assyrians,
Persians, Macedonians, Romans... It underwent
some dark times and destruction also,
particularly under the onslaught of Sassanids,
Goths and Mongols. For centuries it swapped
hands between Seljuks, Turkmen princes,
Crusaders and other Muslim powers. By 1516
it was conquered by the Ottomans. After
a brief period of occupation by the victorious
Allied Powers - the British followed by the
French - after the First World War, the city
was liberated by the Turkish nationalists in
1920. The name of the city was officially
changed to "fianl›urfa" (Glorious Urfa) in
1984, as recognition for the victorious battle
for the city against the occupying French forces.
The oldest known name of the city is from the
Aramaic: "Urhay". Under the Macedonians the
name of the city became Edessa, while the
current name hails from the Assyrian word
Urhai, which is believed to come from the
Semitic root "Er-Ruha" meaning "rich
with water".
55
Urfa Market
The central market of Urfa is where craftsmen
have their little workshops and ateliers and
where they display and sell their works in the
colorful labyrinthine narrow streets. It's truly
a feast for the senses, full of color, sounds,
variety of people and products, all of which
offers a mesmerizing experience that is hard to
find anywhere else. The main Urfa Market
consists of eight covered bazaars and one
underground bazaar. The Bedesten Market
(a.k.a. Kazzaz Bazaar) built in the 16th
century is the heart of the market. This market
is a kaleidoscope of colors where you'll find all
sorts of fabrics and textiles and silk products
from Syria, Iran and India, including shawls,
table cloths, towels, and rolls and rolls
of textiles. The markets also feature a lot of
copper products and woodwork and other
handmade crafts that still survive in the
markets, although even here they're starting
to recede. Other markets that make up the Urfa
super bazaar are the Furniture market
(Koltukçu Pazar›), the cotton (Pamukçu
Pazar›), the sack (Çulcu Pazar›), the tin
(Tenekeci Pazar›), the meat (Kasap Pazar›),
tobacco (Tütün Pazar›), copper (at Hüsniye
Çarfl›s›), a special market for the local spice of
"isot" (‹sotçu Çarfl›s›), perfume (Attar Pazar›),
pots and pans (Kazanc› Pazar›), ironwork
(Demirci Pazar›), and the carpet and kilim
bazaars (Hal›c› Pazar›), all of which are worth
visiting. perhaps the most incredible bazaar is
the pigeon bazaar (Güvercin Pazar›) where
from the early hours of the day you'll see locals
excitedly buying and trading pigeons, which is
a popular local obsession. All of these bazaars
are located around the Gümrük Han, which
is a great little courtyard where you can relax
and take a break with a delicious reviving tea
after exploring the markets.
urfa
3/17/09
11:55 AM
Page 56
Halfeti
fianl›urfa'n›n en eski ilçelerinden biri olan Halfeti, Romal›lar taraf›ndan Ekamia ad›yla F›rat
Nehri kenar›nda kurulmufl. Urartu metinlerinde Halpa ismiyle geçen Halfeti ve çevresi
tarih öncesi dönemlere tan›kl›k etmifl ma¤aralarla dolu. Bölgenin en yeflil yerleflimi olan
Halfeti'nin büyük bir k›sm› F›rat'›n sular›na emanet art›k.
Bal›kl› Göl
fianl›urfa'ya dair efsanelerin bafl›n› çeken Hz. ‹brahim'in atefle at›l›fl› Bal›kl› Göl'de geçiyor.
Efsaneye göre Hz. ‹brahim devrin hükümdar› Nemrut ve halk›n›n tapt›¤› putlarla mücadele
etti¤i ve Nemrut'un k›z› Zeliha'ya gönlünü kapt›rd›¤› için yak›lacakt›r. Bal›kl› Göl'ün
bulundu¤u yerde dev bir atefl yak›l›r ve Hz. ‹brahim atefle at›l›r. Bir anda atefl göle,
odunlar da bal›¤a dönüflür. Bal›kl› Göl'ün hemen yan› bafl›nda Hz. ‹brahim'in arkas›ndan
a¤layan Zeliha'n›n gözyafllar›ndan bir göl daha oluflur. Bu gölün ad› da Ayn-› Zeliha olur.
O gün bugündür, bu iki göl kutsal say›l›yor. Gölde yaflayan aynal› sazanlar da tabii. Bugün
etkileyici su mimarisinin büyüsüne kap›lan turistlere yörenin çocuklar› rehberlik ediyor.
Gölün do¤u k›y›s›nda Meryem Ana Kilisesi’nin yerine Eyyübiler'in infla etti¤i Halil-ür
Rahman Camii yer al›yor.
56
Halfeti
Urfa Kalesi
Urfa Castle
Bal›kl› Göl'ün güneyindeki Damlac›k Da¤›
üzerinde yer alan Urfa Kalesi'nin 814 y›l›nda
Abbasiler taraf›ndan Seleukoslar dönemine
ait kal›nt›lar üzerine infla edildi¤i san›l›yor.
Kale üzerinde; Seleukoslar, Bizans ve ‹slam
devirlerine ait çok say›da yap› kal›nt›s› bulunuyor. Selçuklular, Eyyubiler, Memlükler,
Akkoyunlular ve Osmanl›lar dönemlerinde
çeflitli onar›mlar geçiren kalenin kuzey,
güney ve do¤u cephesindeki duvarlar›nda
toplam befl kitabe var.
Situated south of the local Fish lake (Bal›kl›
Göl) and located on top of Damlac›k Da¤›
mountain is Urfa Castle. It was built in 814 by
the Abbasid Dynasty that ruled the Arab Empire,
and was constructed mainly upon the ruins of the
previous construction that was built by the
Seleucid Persians. There are many remains from
the period of the Seleucids, as well as the
Byzantines and the Islamic period. The castle
underwent later renovation and reconstructive
work under the Ayyubids, Seljuks, Mamluks,
Akkoyun Turkmens and the Ottomans.
Harran
Urfa’ya elli kilometre mesafedeki Harran
Ovas›'nda yer alan Harran da en az flehrin
merkezi kadar tarihi zenginliklere sahip.
Külah biçimindeki konik kubbeli toprak
evler Harran'›n alamet-i fahrikas›. Urfa
evlerinin yap›m›nda kullan›lan sar› tafllar›n
ç›kar›ld›¤› Bazda Ma¤aralar›, Selçuklular'dan
kalma 1228 tarihli Han El-Barur Kervansaray›,
Asurlular döneminde paganizmin merkezi
olan Sogmatar harabeleri görülmesi gereken
di¤er yerler. Tarihi milattan önce 1000'li
y›llara dek uzanan Harran 11. yüzy›la
kadar büyük bir bilim merkeziymifl, Abbasi
hükümdar› Harun Reflid’in yapt›rd›¤› ilk
‹slam üniversitesine evsahipli¤i yapm›fl.
Devrin ünlü matematikçileri, astronomlar›,
fizikçileri burada yetiflmifl. Bu üniversiteden
günümüze yaln›zca gözetleme kulesi
kalm›fl.
Harran
Situated 50 kilometers from Urfa is the ancient
city of Harran in the valley of the same name.
This area has at least as much history as Urfa
itself, and is famous for the conical earthen
domed houses which are the city's trademark.
Other ancient buildings and ruins worth seeing
are the Bazda caves, the Han El-Barur
caravanserai built by the Seljuks in 1228, and
the Sogmatar ruins from the time of the Assyrians.
Harran has a history that goes back to 1000 B.C.
and was apparently a very important center of
learning until the 11th century A.D., having been
the location for the first Islamic University built
in the time of the Abbasid ruler Harun ur-Rashid.
Some of the greatest Islamic mathematicians,
astronomers and scientists lived here. The only
thing remaining from the university today is
the astronomical observation tower.
One of Urfa's oldest towns and regions, Halfeti was built by the Romans under the name
Ekamia, and is located on the banks of the Euphrates. Known as Halpa in Urartian texts, the area
is surrounded by many historical caves, and Halfeti is also the greenest part of Urfa province.
The Fish Lake
Perhaps Urfa's most distinctive landmark is the Fish Lake (Bal›kl› Göl) where it's believed in
religious legend that Abraham was to be burned to death for proselytizing against the
polytheistic pagan religion of the time. The ruler of the time - Nemrut - decides to punish
Abraham for this (and also for his having fallen in love with the ruler's daughter, princess
Zeliha), but just as they light the fire beneath him, the firewood beneath him turns into fish
and the fire turns into water, which eventually become a lake that is augmented by the tears
of Zeliha (hence the name of the lake: Ayn-i Zeliha). So the locals consider this lake sacred,
as they do the fish that live in it. On the eastern side of the pool is the Halil-ur Rahman
Mosque which was built atop the earlier structure of the Church of the Virgin Mary.
The Cave of Abraham According to legend, the ruler Nemrut saw a dream in which a child
would be born who would put an end to his reign, and so he ordered all the newborn male
children to be executed. And so Abraham's mother is believed to have given birth to Abraham
in this cave and to have raised him there until he was seven years old. Today you pass
through the Mevlid-i Halil mosque to get to the cave.
57
urfa
3/17/09
11:59 AM
Page 58
Ulu Camii
Urfa'n›n merkezindeki en eski camilerden biri olan Ulu Camii, k›rm›z›
sütunlar›ndan dolay› K›z›l Kilise olarak da adland›r›lan St. Stephen Kilisesi
üzerine 1170-1175 y›llar›nda Zengiler taraf›ndan yap›lm›fl. Milattan önce
457 tarihli kilisenin çan kulesi, bugün minare olarak kullan›l›yor.
fianl›urfa Sofras› ve S›ra Geceleri
58
Nas›l Gidilir? Türk Hava Yollar›,
‹stanbul'dan fianl›urfa'ya her gün
uçufl düzenliyor. Ankara'dan
fianl›urfa'ya Türk Hava Yollar› ve
Anadolu Jet haftan›n alt› günü
tarifeli seferler düzenliyor.
Nerede Kal›n›r? Dedeman
fianl›urfa Atatürk Mahallesi,
Hastane Caddesi (0414) 316 89 89
Bölgenin tek befl y›ld›zl› oteli olan
Dedeman fianl›urfa, yüksek
teknoloji donan›ml› 133 odas› ve
modern mimarisi ile konfordan
ötesini sunuyor. Odalardan alt›s›
süit, biri ise kral dairesi. Otel
içindeki üç restoran ve iki bar
özenli servisleriyle göz dolduruyor.
How to get there? Turkish
Airlines has daily flights from
Istanbul to fianl›urfa, and six days
a week from Ankara to fianl›urfa
with either Turkish Airlines or
Anadolu Jet.
Where to stay? Dedeman
fianl›urfa (0414) 316 89 89
This is the only five-star hotel in
fianl›urfa. It features 133 rooms
with state-of-the-art technical
capacity that provides optimum
modern comfort. Six off the rooms
are suites, one is a King's Suite.
The hotel also features three
restaurants and two bars.
Hiç flüphe yok ki Urfa'n›n ziyaretçilerini en çok cezbeden yan› zengin
mutfa¤›. Urfa mutfa¤› deyince akla çi¤köfte geliyor. Efsaneye göre devrin
kral› Nemrut, Hz. ‹brahim’i atefle at›p yakmak için kentteki tüm odunlar›
toplat›r. Bu yüzden eflinin avlad›¤› ceylan› piflirmek için ocak yakamayan bir
kad›n, çi¤ eti baharatlarla tafllar›n aras›nda döverek piflirir, böylece ilk
çi¤köfteyi yapm›fl olur. Patl›canl› kebap, borani, lebeni çorbas›, bulgur
köftesi, sar›msak afl›, isot çömle¤i, marul dolmas›, so¤an tavas› ve masluka
Urfa'n›n özgün lezzetlerinden sadece birkaç›. Yeme¤in üstüne bildi¤imiz
kahveden farkl› bir metodla haz›rlanan ve hayli sert bir içimi olan m›rray›
tatmak boyun borcu. M›rray› haz›rlamak için çekirdek kahve önce tavada
kavruluyor, sonra dibekte iyice dövülüyor. Güm güm ad› verilen devasa bir
cezvede bir kova suyla yar›m kilo kahve konuyor. Kaynay›p suyunu çektikçe
kahve süzülüp küçük bir cevzeye aktar›l›yor. Oldukça zahmetli bir süreç
sonunda haz›rlanan m›rra, mekkavi ad› verilen kulpsuz fincanlarda servis
ediliyor. Urfa’n›n yüzy›llard›r solmayan renklerinden s›ra geceleri, mutlaka
yaflanmas› gereken bir deneyim. Esas›nda s›ra gecelerinin müzikli
düzenlenmesi gibi bir kaide yok. S›ra geceleri 10-12 arkadafl›n her hafta
birinin evinde toplanmas› gelene¤inden do¤mufl, as›l amaç sohbet etmek.
Grupta enstrüman çalan varsa gece müzikle sonlan›rm›fl. fiimdi ise turistik
kayg›lardan olsa gerek müziksiz s›ra gecesi düflünülemiyor. Urfal›lar'›n
yan›k seslerini ve insan›n içine iflleyen türkülerini duymak için güzel bir
f›rsat. Çi¤köfte ikram› da cabas›.
Ulu Mosque
One of Urfa's biggest mosques is the Ulu Camii mosque which was built by
the Zangi dynasty in 1170-1175, constructed upon what used to be the
St. Stephen Church (or the "Red Church" due to its distinctive red columns),
whose bell tower dating back to 457 is now the minaret of the Ulu mosque.
Urfan Cuisine and S›ra Nights
Without a doubt the most inspiring part of Urfa is its cuisine, which is
famous throughout not just Turkey but the entire Middle East. The first thing
you think of when you think of Urfa is "çi¤köfte" (raw meat balls), the
eggplant (Patl›canl›) kebab, borani, lebeni soup, bulgur meatballs, sar›msak
afl› (garlic dish), isot çömle¤i (isot casserole), marul dolmas› (stuffed lettuce),
so¤an tavas› (onion dish) and masluka. They also have a distinctive local
coffee called "m›rra" which is served in special cups called mekkavi.
Urfa is also famous for "S›ra" nights where 10-12 people come together
and enjoy food and music.
moda 2.qxp
3/17/09
11:57 AM
Page 60
FOTO⁄RAF-PHOTOGRAPHY: ASLI G‹RG‹N STYLING: MEHL‹KA AYDO⁄AN SANAT YÖNETMEN‹-ART-DIRECTOR: MUSTAFA TUNÇ
SAÇ/MAKYAJ - HAIR/MAKE-UP: VERON‹KA HELVACIO⁄LU (www.ruj.com.tr) MODEL: IRINA NOVIKOVA / ERBERK AJANS.
A JOURNEY
TO THE
LAND OF
GÜZEL BEAUTIFUL
ATLAR HORSES
60
ÜLKES‹’NE
YOLCULUK
GÖKYÜZÜNDE RENGÂRENK
BALONLAR, ARDINDA
ALAB‹LD‹⁄‹NE UZANAN
VAD‹LER VE ETRAFI SARAN
PER‹BACALARI ‹LE
YERALTINA GÖMÜLÜ fiEH‹R
KAPADOKYA.
ELB‹SE-DRESS ÖZLEM SÜER.
COLORFUL HOT-AIR
BALLOONS ABOVE,
UNDERGROUND CITIES
BELLOW, DEEP MAGICAL
VALLEYS ALL AROUND,
AND THE FABLED FAIRY
CHIMNEYS IN EVERY
CORNER... WELCOME TO
THE MAGIC THAT IS
CAPPADOCIA.
61
moda 2.qxp
3/17/09
11:57 AM
Page 62
BLUZ-SHIRT
ÜM‹T ÜNAL,
ETEK-SKIRT
ÖZLEM SÜER.
62
ELB‹SE-DRESS
ÜM‹T ÜNAL.
63
D
o¤a ve tarihin bütünleflti¤i bir co¤rafya Kapadokya. Bundan 60 milyon y›l önce, Erciyes baflta olmak üzere
buradaki yanarda¤lar lavlar›n› püskürtüyor ve peribacalar›n› oluflturuyor. Hititler itibariyle yaz›l› bir tarihe
kavuflan bu yerleflim bölgesine flu an binlerce y›ll›k freskler, oyma ev ve kiliseler ›fl›k tutmakta. Ya¤mur ve
rüzgar›n afl›nd›rmas›yla oyularak yerleflim alan› halini alan do¤al yap›lar›n de¤iflimine ve birçok medeniyete ev
sahipli¤i yapm›fl bu yeralt› flehrinin kal›nt›lar›na tan›k olmak üzere yolumuz düflüyor Nevflehir vadilerine.
C
appadocia is a place where nature and history meet and blend. 60 million years ago this unique geography
was formed by active volcanoes spewing lava over the valleys, eventually forming the distinctive "Fairy
Chimneys" that dot the region. Human history in Cappadocia goes back to the Hittites, and today this historic region
in the valleys of Nevflehir offers priceless thousand-year old frescoes, rock-carved homes and churches, and even
underground cities, all of which stand as testaments to the region's having been a crossroads for dozens of civilizations, including the ancient Anatolians, Persians, Romans/Byzantines, and the Turks.
moda 2.qxp
3/17/09
11:57 AM
ELB‹SE-DRESS S‹MAY BÜLBÜL.
Page 64
V
adileri ve
kiliseleriyle
Kapadokya, ‹pek Yolu’nun
en önemli duraklar›ndan
biri olarak nam salm›fl bir
diyar. Etraf› tarihe ›fl›k
tutan vadilerle çevrili
bölgede Ihlara, Zelve ve
So¤anl› Vadileri ak›lda en
çok yer edenler. Do¤a
yürüyüflleri ya da bisiklet
turlar›na kat›larak bu
vadilerdeki kayalara
oyulmufl kiliseleri
görmeniz flart. Yörenin
en büyük kilisesi Üzümlü
Kilise ya da peribacas›ndan
dönüfltürülmüfl ve içeri
girince sesinizin hangi
yönden geldi¤ini
anlayamayaca¤›z akustik
yap›ya sahip Kubbeli Kilise
görenleri büyülüyor.
65
W
ith its valleys
and churches,
Cappadocia was a famous
stop along the Silk Road.
The most outstanding of the
many valleys are the Ihlara,
Zelve and So¤anl› valleys.
The best way to see these
gems and the rock-carved
towns and churches that are
to be found there, is by
trekking, or by taking a bike
tour. The biggest church in
the region is the Üzümlü
Kilise (Grape Church), or
the Kubbeli Kilise
(Domed Church) which
was carved into a Fairy
Chimney, and which
features extraordinary
acoustics so that you can't
tell where the voices are
coming from.
KARANLIK K‹L‹SE
Vadilere yay›lm›fl 600’ü aflk›n kiliseden hayatta kalan bir di¤eri ise Karanl›k Kilise.
Ad›n›, sadece kilisenin narteksindeki küçük bir penceresinden ayd›nlat›lmas› sonucu
al›yor. Az ›fl›k al›yor olmas› kilisedeki fresklerin parlak ve canl› renkleriyle kalmas›n›
sa¤l›yor. Karanl›k Kilise’ye ait önemli di¤er bir ayr›nt› ise; ‹ncil ve Hazreti ‹sa’yla ba¤lant›l›
süslemelere ek olarak Tevrat kaynakl› sahnelerin de duvarlarda resmedilmifl olmas›.
THE DARK CHURCH
Another surviving church from the 600 churches that were formerly to be found in the
region is the Karanl›k Kilise, or "the Dark Church". It gets its name from the fact that the
only light in the church comes from a small window in the nartex. The fact that it gets
such little light has helped preserve the vivid colored frescoes inside the church to this
day. Another interesting feature is that alongside Christian iconography you'll also find
Jewish religious representations in the church, which is something quite rare.
moda 2.qxp
3/17/09
11:57 AM
Page 66
MUTLAKA GÖRÜN,
MUTLAKA YAPIN
66
Derinkuyu Yeralt› fiehri
mükemmel bir deneyim!
Bu flehrin yer alt›na do¤ru
15-20 kat indi¤i tahmin
ediliyor, ancak 8 kata
kadar ziyarete aç›k. Burada,
eski dönemlerde yarat›lan
geliflmifl havaland›rma
sistemi, hava girifl ç›k›fllar›
ve hatta çöp toplama
mekanizmas› gibi günümüz
sistemlerine tan›k oluyorsunuz. Kapadokya’y› ziyaret
gününüz Cumartesi ise
sadece bugün kurulan Ürgüp
Pazar›’n› görmelisiniz.
Uçhisar Kalesi’nden tan›k
olaca¤›n›z muhteflem manzarada foto¤raf çekmelisiniz.
Balon turuyla Kapadokya
semalar›nda uçmal›s›n›z!
ELB‹SE-DRESS ÖZLEM SÜER.
ELB‹SE-DRESS
ARZU KAPROL,
AYAKKABI-SHOES
MANGO.
MUST-SEE, MUST-DO
The Derinkuyu underground city is a fantastic
experience! It's estimated
that this city goes down
15-20 levels, only the first
eight of which are open to
the public. It features an
ingenious primitive
ventilation system and
even a garbage collection
mechanism used back in
the doys when people
inhabited this underground
city. If you happen to be in
Cappadocia on a Saturday
then you should definitely
visit the market in Ürgüp
(Ürgüp Pazar›).
Be sure to take some
photos from Uçhisar Kalesi
castle, which offers
magnificent sweeping
panoramic views of the
valleys below. And you can
continue your sightseeing
with a fabulous hot-air
balloon ride high over
Cappadocia.
NASIL G‹D‹L‹R?
HOW TO GET THERE
Bahar aylar›nda mistik havas›yla ziyaretçilerini
ça¤›ran Kapadokya’ya ulafl›m oldukça kolay. THY,
Pegasus ve Onur Air’in Kayseri seferlerini ya da
THY’nin Nevflehir seferini takiben taksi, otobüs ya
da minibüslerle bölgeye çok rahat ulafl›l›yor.
Dedeman Cappadocia’n›n transfer imkanlar›n› da
kullanabilirsiniz. Kendi otomobilinizle gelmek
isterseniz; ‹stanbul - Nevflehir 730 km, AnkaraNevflehir 276 km ve ‹zmir- Nevflehir aras› 763 km.
It's pretty easy to get to Cappadocia, the time being
the spring. Turkish Airlines, Pegasus and Onur Air
have regular flights to Kayseri, and Turkish Airlines
also has a flight to Nevflehir. There are regular bus,
minibus and taxi rides from those airports to
Cappadocia. You can even take advantage of
Dedeman Cappadocia's shuttle service. If you want
to drive there yourself, Istanbul - Nevflehir is 730 km,
Ankara- Nevflehir 276 km and Izmir- Nevflehir 763 km.
moda 2.qxp
3/17/09
11:57 AM
Page 68
A NATURAL
MUSEUM
DO⁄AL EXCURSION
68
MÜZEDE
GEZ‹NT‹
NEREDE KALINIR?
Peri bacalar›, kayalardan oyma bar›nak ve kiliseleri, yeralt› kentleri, bahçeleri,
ba¤lar› ve yöresel flaraplar›yla her detay› unutulmaz k›lacak Dedeman Cappadocia
Hotel & Convention Center size en iyi hizmeti vermek için bekliyor. Bölgenin
do¤as›n› ve gizemli havas›n› kendi bünyesine tafl›yan otel, gezmekten yorgun
düfltü¤ünüz akflamlarda size en iyi dinlenme ortam›n› 5 y›ld›zl› otel konforuyla
sunuyor. Otelin, 750 kiflilik konaklama kapasitesi ve tam donan›ml› toplant›
salonlar› ile hizmet verdi¤ini de unutmadan söyleyelim.
Adres: Ürgüp Yolu 2. km 50200, Nevflehir. Tel: (0384) 213 99 00
WHERE TO STAY
Nestled amidst the fairy chimneys, the rock-carved villages, houses and churches,
the underground cities, gardens and vineyards is the immaculate Dedeman
Cappadocia Hotel & Convention Center. The hotel's architecture and design is
in unison with the natural and historical surroundings, offering five-star
comfort and luxury that makes it second-to-none in this region. The hotel
accommodates up to 750 guests and also includes state-of-the-art meeting
and conference facilities.
Address: Ürgüp Yolu 2. km 50200, Nevflehir. Tel: +90 (384) 213 99 00
ELB‹SE VE YELEKDRESS AND WAIST
S‹MAY BÜLBÜL,
BLUZ-SHIRT ÜM‹T ÜNAL.
haberler
3/17/09
12:01 PM
Page 70
NEWS
DQ HABERLER NEWS
70
DEDEMAN, ÜÇ
YEN‹ OTEL ‹LE
SUR‹YE’DE
SYRIA WELCOMES
DEDEMAN
WITH 3 BRAND
NEW HOTELS
Dedeman Hotels & Resorts International, Suriye’de iflletme hakk›n› üstlendi¤i 3 yeni otel ile
Dedeman ismini Ortado¤u’ya tafl›d›. Bu anlaflma çerçevesinde oteller Dedeman markas›
alt›nda hizmet verecek. Suriye’nin baflkenti fiam’da aç›lan Dedeman Damascus 372 odas› ile
hizmet vermeye bafllad›. Palmira flehrindeki Dedeman Palmyra ise 25 Ocak 2009 tarihinden
beri faaliyette. Tarihi özellikleri ile bilinen flehirde yer alan Dedeman Palmyra, 281 odas› ile
Dedeman misafirperverli¤ini, bu antik ça¤lardan günümüze kadar varl›¤›n› sürdüren flehre
tafl›yor. Pek çok tarihçinin "Do¤unun Kraliçesi olarak kabul etti¤i Halep’de yer alan Dedeman
Aleppo ise 244 odas› ile hizmete girdi. Yumuflak iklimiyle, kültür ve sanat çevresiyle,
e¤lence hayat›yla, zengin mutfa¤›yla insanlar› kendine çeken flehir, Dedeman kalitesiyle
hizmet verecek otele fiubat ay›nda kavufltu.
Dedeman Damascus
Dedeman Hotels&Resorts International have decided to take over the management
of 3 hotels in Syria. The hotels will be operating under Dedeman name &
standards. Starting with this attempt Dedeman reputation will begin to diverge
over the Middle East countries. One of these hotels Dedeman Damascus already
serves with its 372 rooms in Damascus the capital of Syria. The following one
Dedeman Palmyra has just opened on the January 25th in the city Palmyra which
has the fame with its cultural heritage. The Hotel Dedeman Palmyra
with its 281 rooms aims to bring Dedeman way of hospitality, comfort and luxury
to this captivating archaic city. Finally the third destination Aleppo which is named
as the “Queen of the East” by the historians have met with Dedeman Aleppo
on this February. The hotel awaits customers with its 244 rooms in this cosy,
entertaining city full of art and culture.
“MEHMET KEMAL
DEDEMAN
ARAfiTIRMA VE
GEL‹fiT‹RME
PROJE
YARIfiMASI”
THE MEHMET
KEMAL DEDEMAN
RESEARCH AND
DEVELOPMENT
PROJECT
COMPETITION
Dedeman Toplulu¤u’nun kurucusu Mehmet
Kemal Dedeman’›n an›s›n› yaflatmak, madencilik
ve turizm sektörlerinin geliflimine katk›da
bulunmak amac›yla bu y›l 5’incisi düzenlenen
“Mehmet Kemal Dedeman Araflt›rma ve
Gelifltirme Proje Yar›flmas›”nda ödüle lây›k
görülen projeler aç›kland›. Yar›flman›n ödül
töreni, 12 fiubat’ta Dedeman ‹stanbul’da gerçeklefltirildi. Yar›flman›n 2008 y›l› için madencilik
dal›ndaki konu bafll›¤› “Türk Madencili¤ini
Gelifltirmeye Yönelik Araflt›rma ve Projeler”,
turizm dal›ndaki konu bafll›¤› ise flehir turizminin
öneminin giderek artmas›na paralel olarak
“Türkiye’de fiehir Turizmi; Dünü, Bugünü ve
Yar›n›” olarak belirlenmiflti. Her iki dalda birinci
seçilen proje sahipleri Dedeman Holding Yönetim
Kurulu Baflkan Vekili Baflkan› Nazire Dedeman
taraf›ndan aç›klan›rken, gecede birincilere 20 bin
TL’lik ödülleri de verildi. Bu y›l, “Refrakter Alt›n
Cevherinde Metal Kazan›m Veriminin Artt›r›lmas›;
Biyooksidasyon ve Siyanür Liçi Uygulamas›”
projesiyle Doç. Dr. Ata Utku Akçil ve Arfl. Gör.
Hasan Çiftçi birincilik ödülünü almaya hak
kazand›lar. Turizm dal›nda ise “birincilik”
ödülünü “Türkiye’deki ‘ Kent Turizmi’ni’ ‹stanbul
Üzerinden Okumak" projesiyle Tunç Tayanç
kazand›. Ödül Töreni'nde ayr›ca, “madencilik” ve
"turizm" alanlar›nda 2009 y›l›n›n proje konular›
da aç›kland›. Madencilik dal›nda 2009 konusu
“Türk Madencili¤ini Gelifltirmeye Yönelik
Araflt›rma ve Projeler’’ olarak belirlendi. Turizm
alan›nda yar›flma konusu ise “Türkiye’deki
mevcut ikinci konutlar›n turizme kazand›r›lmas›”.
Dedicated to the founder of the
Dedeman Group - Mehmet Kemal
Dedeman – the fifth such competition
aims at helping in the development of
the mining and tourism sectors in
Turkey. The projects in the running for
first prize in two areas (“Projects and
Research for the Development of
Mining”, and “City Tourism in Turkey;
Yesterday, Today, and Tomorrow”)
were announced at the award
ceremony which was held at Dedeman
Istanbul on February 12. The winners
were announced by Dedeman Holding
Executive Committee Vice-President
Nazire Dedeman, who handed out the
20,000 TL prize money to Dr. Ata Utku
Akçil and Hasan Çiftçi for their project
“Increasing Metal Refining Efficiency
in Refractory Gold Ore; Biooxidation
and Cyanide Leaching Applications”,
and to Tunç Tayanç for his project
“Reading Turkish ‘Urban Tourism’
from an Istanbul Perspective”.
The topics for 2009 in the fields of
metallurgy and tourism were also
announced at the ceremony, with the
mining topic being once more
“Projects and Research for the
Development of Mining”, and the
tourism topic being “Integrating
Existing Second Houses to the
Tourism Sector in Turkey”.
haberler
3/17/09
12:01 PM
Page 72
DQ HABERLERNEWS
MASAL G‹B‹ DÜ⁄ÜNLER
JOURNEY TO THE DREAMLAND
Dü¤ün haz›rl›¤› yapan çiftler için efli benzeri bulunmaz bir
alternatif sunan Dedeman fiile do¤ayla iç içe olmak isteyenlere
uygun paketler sunuyor. Orkide, Ortanca ve fiile Kum Zamba¤›
isminde 3 farkl› içeri¤e sahip “Dü¤ün Paketi” haz›rlayan Dedeman
fiile, bu organizasyonlar› ister balo salonunda ister havuz
kenar›nda isterseniz de do¤ayla iç içe k›r dü¤ünü konseptinde
yapman›za olanak sa¤l›yor. 50 ile 2000 kifli aras›nda misafiri
a¤›rlayabilecek mekanlar›yla mutlulu¤a giden yolda çiftlere dü¤ün
planlama uzmanlar›yla destek vererek farkl› ihtiyaçlara farkl›
çözümler getirmeyi amaçl›yor.
72
D’PUB - DEDEMAN ANKARA
Dedeman Ankara’n›n içinde aç›lan D’pub, ‹ngiliz tarz› dekoru ve içten
servisiyle tüm Ankaral›lar›n yeni gözdesi oldu. D’pub’›n s›cak atmosferinde
içkinizi yudumlayabilir, menüdeki lezzetli at›flt›rmal›klar, doyurucu
salatalar ve s›ra d›fl› tatl›lar›n tad›na bakabilirsiniz. Mekân, ifl ç›k›fl› eve
dönmeden hemen önce minik bir mola vermek için son derece uygun.
Akay Caddesi, Büklüm Sokak 1, Ankara (0312) 416 88 00
Dedeman fiile offers a unique experience with alternative
packages for the young couples who plan their weddings
on a beautiful surrounding within the nature.
The wedding packages named “Orchid, Hydrangea & fiile
Sand Lily” prepared by Dedeman fiile are organized
either in the ballroom, by the pool or in the garden
depending on request. The hotel also has a wedding
planning team ready to provide any solutions for different
needs according to the capacity changing from
50 to 2000 guests.
Dedeman Ankara’s new D’pub bar offers an English pub feel in
the heart of the capital city. D’pub’s warm ambience is perfect
for having a drink with friends after work, enjoying some delicious apperetifs and snacks, as well as great salads and sweets.
Akay Caddesi, Büklüm Sokak 1, Ankara (0312) 416 88 00
DEDEMAN D‹YARBAKIR’DA P‹LATES
PILATES AT DEDEMAN DIYARBAKIR
Bu yaza zay›f ve zinde bir görünümle girmek isteyen Diyarbak›rl› misafirlerimize müjde!
Dedeman Diyarbak›r içerisinde bulunan Life Style spor merkezinde haftan›n belirli gün ve
saatlerinde, e¤itimli hocalar eflli¤inde uygulanan pilates ve oryantal aktiviteleri
kat›l›mc›lardan büyük ilgi görüyor. Yörede ilk kez yap›lan aktiviteler bir çok meslek
grubundan kifliyi, ayn› mekanda bir araya getiriyor. Uzun ve zahmetli bir günün
de¤erlendirmeleri, elefltirileri, espirileri ve hüzünleri Dedeman Life Style’da paylafl›l›yor.
If you want to start the summer season in great shape then our Diyarbak›r
guests are in for a treat: Pilates! Life Style sports center in Dedeman Diyarbak›r
offers special pilates classes taught by experts in the field. This is the perfect
way to relieve yourself of all the accumulated stress and worry of the week,
and also to meet other people from all different walks of life.
KAYSER‹L‹ USTADAN MEfiHUR
KAYSER‹ MANTISI
THE FAMED KAYSERI MANTI FROM A
NATIVE CHEF OF KAYSER‹
DEDEMAN
‹STANBUL’DA
KEY‹FL‹ B‹R
TOPLANTI
Birçok kültür ve dinin bir
arada var oldu¤u, tarih
boyunca tüm dünyan›n
gözünü kamaflt›ran efsane
kent ‹stanbul’da 27 senelik bir
geçmifle sahip olan Dedeman
‹stanbul, profesyonel
çal›flanlar› ve Dedeman'a
özgü benzersiz kalite
anlay›fl›yla kusursuz hizmet
vermeye devam ediyor.
Mart ay› boyunca en az
20 kiflilik gruplar için geçerli olan Konaklamal› Toplant›
Paketi kifli bafl› 69 € KDV dahil olarak hizmete sunuluyor.
‹ki kiflilik odada kifli bafl› konaklama, kahvalt›, bir adet
meflrubat›n dahil oldu¤u ö¤le ve akflam yemekleri ile
beraber toplant› salonu ve temel teknik ekipman›n
ücretsiz kullan›m›n›n dahil oldu¤u paket günboyu çay,
kahve ve meflrubat ve günde iki kez kurabiye ikram› ile
servis ediliyor. “Dedeman Misafirperverli¤i”ni keflfetmek
için, sizi Mart ay› boyunca tüm konaklamal› toplant›
organizasyonlar›n›z› Dedeman ‹stanbul’da
gerçeklefltirmeye davet ediyoruz.
A RELAXING
MEETING AT
DEDEMAN
ISTANBUL
Istanbul is a legendary city that has been a crossing
bridge and meeting point of countless cultures and
civilizations, religions and peoples. Dedeman
Istanbul has been here for 27 years offering a top
quality service and a wholly professional
approach which makes it the perfect place to host
business meetings and conferences. Dedeman
Istanbul offers an Accommodation and Meeting
Package for 69 Euros (+ VAT) for groups of 20 or
more through the month of March. The package
includes accommodation in a double room,
breakfast, lunch with a beverage, and dinner, as
well as full use of the meeting and conference
facilities. If you’d like to discover the famous
Dedeman hospitality for both business and pleasure,
check into Dedeman Istanbul in March for our
accommodation and business packages.
Dedeman Diyarbak›r’›n Kayserili Necdet ustas› yapt›¤› yemeklerde
misafirlerimizin damak tad›na en güzel flekilde hitap ediyor. Her
Perflembe düzenlenen mant› günlerinin hem fikir babas› hem de
uygula-y›c›s› olan Necdet usta hünerlerini Dedeman misafirlerine
sergiliyor. Kayseri mant›s›n›n bafll› bafl›na bir ustal›k gerektirdi¤ini
söyleyen Nevdet usta, bu konuda Dedeman Otellerinde bir ilki
bafllatman›n da gururunu yafl›yor. Kayseri mant›s› konusunda rakip
tan›mayan Nevdet ustan›n elinden bu leziz yeme¤i yemenizi
fliddetle öneriyoruz!
Dedeman Diyarbak›r’s chef Necdet from Kayseri knows
exactly how to please guests and appeal to their taste buds.
Every Thursday he hosts and prepares a “manti day” (manti is
a Turkish delicacy involving meat-filled pastry in a light soup
and served usually with yoghurt). Chef Necdet explains that
making Kayseri Manti is an art, and he holds his expertise in
this field as a deserved source of pride. We insist that you try
Kayseri Manti from the hands of a master like Chef Necdet –
because you don’t know what you’re missing!
73
haberler
3/17/09
12:01 PM
Page 74
DEDEMAN OTELLER‹ EMITT FUARI’NDAYDI
DEDEMAN HOTELS AT EMITT EXHIBITION
DQ HABERLERNEWS
Yurt içi ve yurt d›fl›nda faaliyet gösteren Dedeman Hotels &
Resorts International, TÜYAP Beylikdüzü’nde 13’üncü kez
düzenlenen EMITT’e (Do¤u Akdeniz Uluslararas› Turizm ve
Seyahat Fuar›) bu y›l da kat›ld›. Konuk ülkenin Suriye oldu¤u
fuarda Dedeman, son olarak Suriye’de iflletmesini üstlendi¤i
üç yeni otel - Dedeman Damascus, Dedeman Aleppo ve Dedeman
Palmyra’n›n da tan›t›m›n› gerçeklefltirdi.
74
KONYA’DA DÜ⁄ÜN
WEDDING CEREMONY AT KONYA
Menü seçiminden, salon haz›rl›¤› aflamas›na kadar her detay›n büyük bir titizlikle takip edildi¤i
ve hayata geçirildi¤i dü¤ün organizasyonlar›nda Dedeman Konya; profesyonel ekibi, teknik
imkanlar› ve birbirinden fl›k mekanlar› ile ön plana ç›k›yor. 2009 dü¤ünleri için yenilenen dü¤ün
menüleri ile, misafirlerin damaklar›nda eflsiz tatlar b›rakacak olan mutfak ekibi, tecrübeleriyle de
yemekleri görsel birer flölene çeviriyor. 1000 kiflilik balo salonu, 350 kiflilik Okyanus Salonu ya da
k›r dü¤ünleri için haz›rlanan Dedeman Bahçe, Konya’da dü¤ünler için özel alternatifler oluflturuyor.
Dedeman Konya’da gerçeklefltirmeyi düflündü¤ünüz “yeni bafllang›çlar” için
Ziyafet Ofisi’nden randevu alabilirsiniz. Tel: +90 (332) 221 6600
Dedeman Konya offers you an expert organization team for the technically
advanced and elegant alternative spaces. The hotel & the organization
team significantly rise along with their outstanding care shown for all the details
from menu choices to decoration of the ballroom through the wedding planning
process. Regarding his culinary experiences, the chef and his stuff recreated the
menu for the weddings of 2009 which will create a visual festival of meals in
addition to their delicious tastes. Dedeman Konya offers alternative packages for
the capacity of 1000 guests in the Ballroom, 350 in Ocean Room or a garden
wedding parties. You can always adress to the “Banquet Office” for your once in
a life time wedding at Dedeman Konya. Tel: +90 (332) 221 6600
GAZ‹ANTEP’‹N YEN‹S‹
NEW FROM GAZ‹ANTEP
UNUTULMAZ B‹R
BALAYI
AN UNFORGETTABLE
HONEYMOON
Bu say›m›z için moda çekimini
gerçeklefltidi¤imiz Dedeman
Cappadocia’da yeni evli çiftler için
son derece romantik bir balay›
paketi var. HB konaklama, suit oda
upgrade, erken check in, check out,
zengin aç›k büfe akflam yeme¤i ve
sabah kahvalt›s›, akflam yemeklerinde flarap ikram›, Türk kahvesi
ve nargile, odaya kahvalt› servisi,
Türk hamam› ve masaj gibi
imkanlarla balay›n›z› unutulmaz
bir tatile çeviriyor. Dedeman
Cappadocia balay› paketinin fiyat›
2 gece için 345 TL.
Tel: +90 (384) 213 9900
Dedeman Cappadocia where we
had our fashion shoots for this
issue offers you a very romantic
honeymoon package. Your dream
comes true with all the HB
accomodation, an upgrade for a
suite, early check-in, late
check-out, rich open buffet dinner
and breakfast, a beautiful wine by
dinner, Turkish coffee and water
pipe, room service for breakfast,
Turkish bath and massage
offerings. Dedeman Cappadocia
Honemoon package for 2 nights
cost 345 TL.
Güneydo¤u Anadolu Bölgesi’nin en büyük, Türkiye’nin ise 6.
büyük kenti olan Gaziantep’te befl y›ld›zl› Dedeman Gaziantep
Hotel & Convention Center, 1 Nisan’da hizmete aç›l›yor. Otel;
büyük ölçekli flirketleri ve organize sanayi bölgesiyle ifl
dünyas›n›n geliflen merkezine, kaliteli hizmeti, Life&Style
Welness-SPA Merkezi, gece kulübü, nezih ortam› ile fl›k bir
restaurant olan La Luna Restaurant’› kazand›r›yor. 27’si süit
olmak üzere toplam 186 oda bulunan otelde ayr›ca üstün mimari,
teknik altyap› ve donan›m› ile 1000 kiflilik balo salonu,
250 kiflilik toplant› salonu ve 8 adet workshop bulunuyor.
Dedeman Hotels&Resorts International operating in
Turkey and other foreign countries, attended to the 13th
EMITT (East Mediterrenean International Travel and
Tourism Exhibition) organized in Tüyap Beylikdüzü as of
the previous years. The guest country of the exhibition
was Syria and Dedeman who lately owned 3 hotels –
Dedeman Damascus, Dedeman Aleppo and Dedeman
Palmyra was very well promoted at the event.
Gaziantep, the largest city in the southeastern region of
Anatolia and the 6th biggest city in Turkey, will be, as of
April 1st opening the 5 star Dedeman Gaziantep Hotel &
Convention Center. The Dedeman boasts top service,
Life&Style Welness-SPA, night club, a decent crowd and
the fancy La Luna Restaurant, 27 suites and 186 rooms in
total, a 1000 person ballroom, 250 person conference
room and 8 workshop rooms. The Dedeman Gaziantep
Hotel & Convention Center is seen as an enhancer in the
business world, as it has all the necessary needs for
someone traveling on business, or simply for someone
who needs to relax.
ANTALYA’NIN T‹P‹K AKDEN‹ZL‹S‹ ANTALYA’S TYPICAL MEDITERRANEAN
Dedeman Antalya Hotel & Convention Center’›n Akdeniz mutfa¤›n›n farkl›
lezzetlerinden oluflan menü ile zengin flarap listesi Pazartesi hariç her gün
restorant bölümünde 19.30-24.00, bar bölümünde 17.00 – 01.00 saatleri aras›nda
canl› müzik performans› eflli¤inde sizlerle bulufluyor. Tel: +90 (242) 310 9999
The Menu which offers diverse tastes of the Mediterranean cuisine and
the rich wine list at Dedeman Antalya Hotel & Convention Center meet
you every day except Monday at the restaurant section at 07.30 pm-12.00
am, at the bar section at 05.00 pm-01.00 am accompanied by the live
performance. Tel: +90 (242) 310 9999
75
oyku+arka kap. ici+arka kapak
3/17/09
12:02 PM
Page 76
YAZI-WORDS: YA⁄MUR T. ERDEM
DQ
76 Ö Y K Ü - S T O R Y
Her bahar afl›k olurum
Her bahar afl›k olurum. Ama bu seferki baflka.
Mahallenin en yak›fl›kl›s›. Bir yürüyüflü var görseniz. Çal›m üstüne çal›m. Güya umrunda de¤ilim.
Yan binadaki Selmin’de gözü. Öyle san›yorum en az›ndan. Bizim mahalleye tafl›nd›¤›ndan beri
bana bir defa bakmad›. Me¤er kurmufl hepsi.
Ben kendine güvenen adamlar› severim. Biraz sertçe olsun, m›ym›nt› olmas›ndan iyidir. Hakk›n›
aras›n. Kendini ezdirmesin. Hani ekme¤ini tafltan ç›kar›r, derler ya, iflte öyle olsun. Ama hak da
yemesin. Zay›flar› korusun. Ama düflünceli de olsun. Yeri geldi¤inde bir tutam çiçek getirmeyi
bilsin. D›flar›ya sert olsun ama bana karfl› hep nazik olsun, sevgi dolu olsun. E biraz da kültürlü
olsun, oturup kalkmay› bilsin. Bofl konuflmas›n çok atmas›n. Güzel laflar etsin. Çok mu romanti¤im?
Bir de boy pos meselesi var tabii ki. Bir yak›fl›kl› bu, sormay›n gitsin! Basbaya¤›, siz deyin Brad
Pitt, ben diyeyim George Clooney. Benzemiyor ikisi birbirine elbette ama demek istedi¤im, iflte
artist gibi yani. Bir de bak›ml›. Sabah akflam temizlik. Kad›nlar erkeklerden daha bak›ml›d›r
derler, yalan. Benimkini görün de karar verin. Tüm gün nas›l göründü¤üne, nas›l durdu¤una,
nas›l koktu¤una bin bir dikkat eder. Çocuk meselesi daha erken dedim. Birbirimizi biraz daha
tan›yal›m dedim. Benim de akl›m sende, dedim, derken bahar geldi! Bizi baharda kimse tutamaz!
I fall in love every spring
I fall in love every spring. But this time it's different.
He's the most handsome one in the neighborhood. You should see how he walks. His strides. It seems
he doesn't even notice me. He seems to fancy Selmin from the building next door. He hasn't looked at
me since I moved here. But apparently, it's all just a front.
I like self-confident ones. I prefer them a little rough rather than a little passive. He should be firm
and outgoing. He should be able to stand up for himself. That he could even draw sustenance from a
rock, as they say. He should protect the weak. But he should also be thoughtful. He should know how
to be sensitive and romantic, when necessary. He should be hard on the outside, but soft and loving
when it comes to me. And he should have a little culture and education. He should be able to say
things that matter, that have substance. He should say beautiful things. Am I too much of a dreamer?
Of course, there's also the matter of his height and posture. This one is so handsome, you wouldn't
believe it! If you say Brad Pitt, I'll say George Clooney. Sure, those two don't look alike, but what
I'm trying to say is that this one is like a film artist. And he's also well groomed. Cleaning himself
day and night. He's very particular about how he looks and how he smells.
I thought it is childish and too early. I thought we should get to know one another more. When,
I told him I think about you, spring time arrived! Nobody can hold us back in spring!
77
oyku+arka kap. ici+arka kapak
3/17/09
12:02 PM
Page 78
Bizim mahallede bir kabaday› vard›. Nam› tüm ‹stanbul’a yay›lm›flt›r, belki siz bile duymuflsunuzdur... Özellikle küçüklerin yiyeceklerini ellerinden almaya bay›l›rd›. Kötü kalpli iflte ne olacak,
ne al›yorsun çocuklar›n yemeklerini ellerinden? Kavga gürültü devaml›... Hiç huzurumuz
kalmam›flt›. Vallahi baflka mahalleye tafl›nmay› düflünüyordum. Ama benimki gelince, kabaday› bir
gün day›land› olmad›, ikinci gün day›land› olmad›, bakt› durum ciddi, apar topar kaçt›, hem de
mahalle bile de¤il, semt de¤ifltirmeye! Biz Haliç’in oralarda tak›l›r›z; bizim kabaday›n›n taa
fiaflk›nbakkal’da haraç kesti¤ini duyduk.
78
Bu kadar çok çocuk beklemiyorduk aç›kças›! Ama ne tatl›lar bir görseniz! Kimi sar›fl›n, benim gibi,
kimi esmer, onun gibi. Arkadafllar›mdan, pek çok baban›n çocuklar›yla hiç ilgilenmedi¤ini duymufltum.
Çok korkuyordum Süleyman da böyle yapacak diye. Ama do¤ar do¤maz bebekleri bir öpmek, bir
sevmek... Çat›r çat›r çatlad› tüm mahalleli! Böyle baba görülmemifltir, dedi herkes birbirine. Ne flansl›
kad›nd›r bu, dediler. Gerçekten de flansl› do¤muflum san›r›m. Bebekler de hayran kald›
annelerine her gün her gün yemek getiren, akflamlar› onlar› s›cac›k tutan bu babaya.
Bir yandan, bahar için seyahat planlar›m da vard›... fiöyle diyordum, uzanabildi¤im kadar
uzan›r›m. Gündüz bol bol gezerim, gece de kendime rahat edip keyif yapabilece¤im bir
köfle bulur güzel güzel uyurum... Öyle ya, tatil demek biraz da uyumak demek. Zaten
bay›l›r›m uykuya. Ne bileyim, geçen y›llarda Edirne’ye gitmifltim, biraz uzun yol tabii ama
yavafl yavafl gitmifltim iflte. Bu y›l da diyordum ki flöyle daha s›cak bir yerlere mi gitsem?
Kuzey Ege’yi pek methediyorlar, da¤lar›n›, denizlerini... Pek sevmem deniz ben ama,
da¤a bay›l›r›m. Denizi görmezden gelir da¤a ç›kar›m. Diyordum ki bahar gelir, flöyle
yavafl yavafl... Ama nerede? Peflimde bir sürü ufakl›k, baflta bir koca...
Nas›l, nereye gideceksin? Ama söylendi¤ime bakmay›n siz, hepsi naz.
There was a bully in our neighborhood. He's known all over Istanbul, perhaps you've even heard of him...
He liked to take away the food from the young. Bad hearted! Why do you take the food away from
children? Always a fight and noise. We didn't get any peace. I even thought of moving to another
neighborhood. But then my guy and only came around... the bully tried his tricks on him, but it
didn't work. At the end the bully was the one who packed up and left! We hang out around the
shores of the Golden Horn, but we heard that our bully was now working at neighborhoods as
far away from us as fiaflk›nbakkal.
Even we didn't expect this many children! But you should see how sweet they are! Some are blonde,
like me, some are dark, like him. I've heard from my friends that many that a father never pays
attention to their kids. I was afraid about this, that Suleyman might do the same. But as soon as the
kids were born, he was loving and fawning all over them, kissing and cuddling and caressing them
whenever he could. He proved such a softie inside! Others would say that they'd never heard of
a father like him. They talked about how lucky I was. I think I really was born lucky.
I had some travel plans for spring... I thought I would go as far as I could go. I'd wander around
during the days, and then find a nice place to pass the time at night... It would be a holiday, a time
for some nice long rest and sleep. I love sleeping. Once I went to Edirne, a bit of a long trek, but
I went slowly. This year I was thinking of maybe going to a warmer place instead. Everyone
raves about the northern Aegean region, its mountains, the sea... I'm not so much into the sea, but
I love mountains. I thought spring would come around nice and slowly... but no. I have a bunch of
little toddlers hanging around me, not to mention my guy. Where are you going to go? What would
you do? But don't mind my complaining, it's all just me letting off steam.
oyku+arka kap. ici+arka kapak
3/17/09
12:02 PM
Page 80
Bunun güzelli¤i bambaflka; ilk defa anne olmuyorum elbette ama bu sefer iflin içinde fena halde aflk var.
Çocuklara isim konusu biraz zor... Benim akl›mdaki isimler Asl›, Zeynep, Ayfle, Zehra. O, do¤ay›
ça¤r›flt›ran isimlere merakl›: Bahar, Do¤a, Ya¤mur, Çiçek koyal›m diyor. Bak flimdi! Diyorum ki,
sonra arkadafllar› dalga geçer. Derler ki, a bak, gökten sen ya¤›yorsun! Derler ki a bak, ne güzel
açm›fls›n! Türlü türlü dalga geçerler.
O da diyor ki sen hangi yüzy›lda yafl›yorsun, bu isimler kaç›nc› yüzy›ldan kalma. Kendi ismini be¤enmiyor hiç, çocuklar›nki modern isimler olsun istiyor. Bir de erkeklere isim konusu var ama
onda afla¤› yukar› anlaflt›k. En az›ndan iki isimde... Hiç yoktan iyidir. Biri Hakan, biri Can.
80
Arkadafllar›m›z soruyorlar, gelece¤e dair planlar›n›z neler. Hep bu mahallede mi kalacaks›n›z.
Çocuklar ne olacak... E çocuklar›n ne olaca¤› belli. Biraz büyüdükleri zaman ayr›lacaklar bizden;
do¤an›n kural› bu. Kalaca¤›z iki kifli. Herhalde seyahat ederiz diye düflünüyorum,
ikimiz de bay›l›yoruz gezmeye, yeni yerler keflfetmeye.
Bak›n kocam›n flu boyuna posuna. Vallahi bir insan kocas›yla ancak bu kadar
gurur duyabilir. Böyle parlak tüyler kimde var! Böyle simsiyah! Böyle hep dik,
nefis bir kuyruk! Böyle inci gibi difller! Böyle genifl bir gö¤üs kafesi! Vallahi bravo.
Geçenlerde karfl›m›zdaki apartmanda yaflayan Selmin’i güzellik yar›flmas›na
götürmüfller de efendim, en güzel kedi seçilmifl! Ayol insanlara ne bizim güzelli¤imizden?
Süs kedisi miyiz biz? Üstüne bin kilo ci¤er verseler girmem!
Ci¤er dedik de... Biz acaba Kuzey Ege’yi boflverip bu sefer de Edirne’ye mi uzansak?
This time it's different. It's not the first time I'm going to be a mother, of course, but this time it's
different. This time there's even more love in it.
Finding a name for the children is difficult. The names I'm thinking are Asl›, Zeynep, Ayfle,
Zehra. He likes names that refer to nature, like Bahar (spring), Do¤a (nature), Çiçek (flower) or
Ya¤mur (rain). I tell him others might make fun of them, but he tells me I'm living in the past,
that the names I like are all too old fashioned. That's because he doesn't like his own name,
that's why he wants to give the kids modern sounding names. There's also the issue of naming the
males, but on that score we're more or less agreed. One would be Hakan, the other would be Can.
My friends ask me about our future plans. They ask me if we'll always live in this neighborhood.
They ask what will happen with the children. But it's obvious what will happen with them.
When they get a little older, they'll leave us, that's nature's law. We'll then be left the two of us.
I guess we'll travel a little, we both do love to travel after all, to explore new places and discover
new things.
Take a look at my guy's posture, his body. Nobody could be as proud of their husband as I am.
Who has such bright, dark, lustrous and shining hair! Who has such a strong, stiff tail! Such good
pearly white teeth!
Such a broad ribcage! Bravo!
Apparently they took Selmin from next door to a beauty pageant, and she was picked the most
beautiful cat there! But what do I care what humans think about our beauty? What are we,
decorative cats? I wouldn't enter a pageant if they were to give me a ton of liver to eat!
Speaking of liver... maybe we could forget the northern Aegean this time and head on over to Edirne
again?
oyku+arka kap. ici+arka kapak
3/17/09
12:02 PM
Page 82

Benzer belgeler