AFETLERE NİYE HEP HAZIRLIKSIZ YAKALANIYORUZ ? BİR

Yorumlar

Transkript

AFETLERE NİYE HEP HAZIRLIKSIZ YAKALANIYORUZ ? BİR
AFETLERE NİYE HEP HAZIRLIKSIZ YAKALANIYORUZ ? BİR ANTALYA ARAŞTIRMASI
2
Necati DEDEOĞLU1
[email protected]
Öz: Afetlere hazırlanmada afetin görülme olasılığı, ciddiyeti türü kadar çeşitli sosyal,
kültürel, psikolojik, ekonomik faktörler rol oynarlar. Ülkemizde gerek resmi kurumlar,
gerekse bireyler afetlere hep hazırlıksız yakalanmaktadır. II.derece deprem bölgesi olan
Antalya’da vatandaşın depreme hazırlık konusundaki bilgi, tutum ve davranışlarını
öğrenmek amacıyla fakülte hastanesine başvuran 198 kişi üzerinde bir araştırma
yürütülmüştür.
Anahtar Kelimeler: Afete Hazırlık, Antalya, Bilgi-Tutum-Davranış, Deprem
Giriş
Ülkemiz gerek deprem, sel ve toprak kayması gibi doğal afetlerin, gerekse bina yıkılması, fabrika patlaması, uçak
düşmesi gibi teknolojik afetlerin sık görüldüğü bir bölgedir. Buna karşın, hem resmi ve kamusal kurum ve kuruluşlar,
hem de vatandaşlarımız afetlere karşı önlem alma, afetin olası zararını azaltma ve afete hazır olmak için plan yapma
konularında yetersiz kalmaktadırlar. Son 60 yılın büyük depremlerinin incelendiği bir araştırmada hepsine hazırlıksız
yakalanıldığı saptanmıştır (Dedeoğlu, 2000). 17 Ağustos 1999 Marmara Depreminden sonra bile uygun olmayan
zemine, niteliksiz inşaatlar devam etmektedir. Adı zorunlu olmasına karşın deprem sigortası yaptıran konut oranı % 16
da kalmıştır (Netbul, 2005).
Antalya II.derece deprem riski altında olan bir bölgededir. Deprem nedeniyle yıkılmış antik kentlere sahip olduğu gibi
sıklıkla da sallanmaktadır. Antalya’da oturan bireylerin depreme hazırlıklı olmaları gerekmektedir. Bu araştırmada
Antalyalıların deprem hazırlığı konularındaki bilgi, tutum ve davranışlarının incelenmesi amaçlanmıştır.
Kullanılan Yöntem
2003 yılı Haziran ayında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinin çeşitli polikliniklerine başvuran 198 hasta veya hasta
yakınına iki son sınıf tıp fakültesi öğrencisi tarafından anket uygulanmıştır. Aynı aileden iki kişi alınmamış, sadece
erişkinler ve Antalya’da oturanlara anket uygulanmıştır. Ankette, yanıtlayan kişinin özellikleri dışında deprem
konusunda bilgisini, hazırlık konusundaki tutum ve davranışlarını ölçen sorular da bulunmakta idi. Veriler SPSS 10
bilgisayar programında değerlendirilmiş, istatistik analiz için X2 testi kullanılmıştır.
Bulgular
Araştırmada görüşülenlerin % 61.1 erkek, % 38.9’u kadındır. Yaş ortalaması 36.8 olarak bulunmuştur. Görüşülenlerin
% 80.3’ü 6 yıl veya daha fazla eğitim almışlardı. Daha önce deprem deneyimi yaşayanların oranı da % 48.0 olarak
bulunmuştur. Oturdukları evin depreme dayanıklılığı hakkında bilgi sahibi olanlar (% 34.8) bu bilgiyi en çok ev sahibi
ve müteahhitte sorarak elde ettiklerini bildirmişlerdir (Tablo I).
1
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Antalya
1503
Tablo 1. Araştırmaya katılanların deprem konusundaki bilgi, tutum ve davranışları (n = 198)
Sayı
Antalya ilinin hangi deprem kuşağında olduğunu bilen
55
Oturduğu evin depreme dayanıklı olup olmadığını bilen
69
Evin zemininin depreme dayanıklı olup olmadığını bilen
70
Evinde bir deprem çantası olan
1
Deprem anında doğru davranış içinde olan
43
“Kaderde ne varsa, o olur” diyen
116
“Binaların depremden yıkımı önlenemez” diyen
24
İlk yardım konusunda eğitimi olan
42
Marmara depreminin yılını doğru hatırlayan
94
Depremin oluş nedenini doğru bilen
81
Antalya’da deprem olasılığının “çok az” olmadığını düşünen
74
Zengin ülkelerin depremden daha az zarar gördüğünü düşünen
148
Türkiye’nin depremden gereken dersleri alamadığını düşünen
178
%
27.8
34.8
35.4
0.5
21.7
58.6
12.2
21.2
47.5
40.9
37.4
74.7
89.9
Deprem konusundaki bilgi, tutum ve davranışı bazı kişisel ve kültürel etmenlerin önemli derecede etkilediği
bilinmektedir. Bu nedenle biz de, daha önce bir deprem yaşayanlar ve yaşamayanların, eğitim süresi 5 yıldan az olan ve
olmayanların, erkek ve kadınların, 37 yaşın (ortalama yaş) altında ve üstünde olanların deprem konusundaki bilgi,
tutum ve davranışları karşılaştırdık, istatistik analiz uygulayarak gruplar arası fark olup olmadığını araştırdık. Bulgular
Tablo 2. de gösterilmiştir.
Tablo 2. Deprem deneyimi, eğitim, cinsiyet ve yaşın deprem bilgi, tutum ve davranışı üzerinde olumlu etki yaptığı
alanlar ( sadece x2 testinde istatistik olarak anlamlı fark çıkan alanlar alınmıştır )
Deprem deneyimi yaşamış olanlar
Eve sigorta yaptırma*
Marmara depreminin yılını doğru hatırlama***
6 yıl veya daha fazla eğitim almış olanlar
Antalya’nın deprem riskini doğru bilme***
Oturulan evin depreme dayanıklılığını bilme**
Evin zemininin depreme dayanıklılığını bilme**
Deprem anında doğru davranışı bilme*
Evi sigorta yaptırma***
İlk yardım konusunda eğitim alma**
Marmara depreminin yılını doğru hatırlama***
“Kaderde ne varsa o olur” dememe***
“Türkiye’nin depremlerden gereken dersi almadığı”nı düşünme***
Antalya’da deprem olasılığının az olmadığını düşünme**
Yaşı 37’den küçük olanlar
Antalya’nın deprem riskini doğru bilme*
Evi sigorta yaptırma*
“Kaderde ne varsa o olur” dememe*
Kadın olanlar
Evi sigorta yaptırma*
------------------------------------------*p<0.05
**p<0.01
***p<0.001
Tablodan da görülebileceği gibi afet konusundaki bilgi, tutum ve davranışı olumlu olarak etkileyen faktörlerin başında
eğitim düzeyi gelmektedir. 6 yıl veya daha fazla okula gitmiş olanlar daha az eğitim alanlara göre daha bilgilidirler,
olumlu tutumları vardır ve bazı olumlu davranışlarda bulunmuşlardır. Deprem deneyimi yaşamış olanlarda ve yaşı
37’den küçük olanlarda olmayanlara göre ufak farklılıklar vardır. Cinsiyet ise bilgi, tutum ve davranışı hemen hiç
1504
etkilememektedir (evini sigorta yaptırma kadınlarda daha çoksa da “binaların depremden yıkımı önlenemez” diyen
kadınlar erkeklerden daha fazladır).
Tartışma
Araştırmamızda çeşitli kısıtlılıklar bulunmaktadır. Çalışma fakülte hastanesi polikliniğine gelen 198 kişi üzerinden
yapıldığı için Antalya’yı temsil etmekten uzaktır. Bilgi, tutum ve davranışı etkileyebilecek diğer faktörler (ekonomik
düzey, evin niteliği vb.) doğru bilgi alınamayacağı kaygısı ile sorulamamıştır. Yine de sonuçların depreme hazırlık gibi
önemli bir konuda değer taşıyan ip uçları sağlayacağı düşünülmektedir.
İnsanların herhangi bir riske hazırlanmasını etkileyen faktörlerin başında, risk konusundaki bilgileri gelmektedir.
İnsanlar herhangi bir riskin sıklığı, şiddeti, hasar boyutunu bilmeden önlem alamazlar. Bilgilenmenin bir yolu da
eğitimli olmaktır. Araştırmamızda da eğitimli olanların bilgi ve tutumlarında olumlu bir durum içinde oldukları
görülmektedir. Genç olanların yaşlılara göre daha iyi durumda olmaları, yine büyük olasılıkla eğitim düzeylerinin daha
yüksek olmasına bağlı olabilir. Marmara Depremi bölgesinde yapılan bir araştırmada da deprem konusunda sorumlu
davranışı belirleyen en önemli öğenin eğitim olduğu bulunmuştur (Kasapoğlu, Ecevit, 2001). Ancak sadece bilgili
olmak da yetmemekte bu bilginin inanç ve tutuma dönüşmesi için bilgi kaynağının güvenirliği, riskin büyüklüğü,
kültürel yapı, önyargılar, algılayanın kapasitesi, kendine güveni, önem taşıyan diğerlerinin destek veya baskısı gibi
faktörlerin de olumluluğu gerekmektedir (Rohrman, 2000).
Bilgilenme inanç ve tutum şekline dönüşse bile yine de uygulamanın önünde çeşitli engeller bulunmaktadır. Örneğin
kişi afete karşı önlem almak veya hazırlıklı olmak istese de ekonomik durumu elvermediği için veya önlemlere ulaşmak
mümkün olmadığı için hazırlanamayabilir. Nitekim araştırmamızda da eğitimli olsalar ve tutumları olumlu bulunsa da
evi güçlendirmek, eşyaları sabitlemek gibi depreme karşı bazı hazırlıkların yerine getirilemediği görülmektedir. Fazla
bir ekonomik gideri olmasa bile 198 kişiden sadece birisi deprem çantası hazırlamıştır. Tutumun eyleme dönüşmesinde
çevredeki diğer risklerin sıklığı ve boyutunun da önemi vardır. Eğer kişi her gün trafik kazasından, serseri bir
kurşundan, bina çökmesinden ölme riski taşıyorsa uzak bir gelecekteki deprem riskini hafife alabilmekte, günlük
kaygılar öne geçebilmektedir (Paton, 2003).
Araştırmamızda deprem konusunda pek çok bilginin eksik veya yanlış olarak algılandığını saptadık. Daha önce bir
deprem yaşamış olmak bile davranışları değiştirmeye yetmemekte, gereken dersler alınamamaktadır.
İkinci derece deprem riski altında bulunan Antalya’da halkın güvenilir bir kaynaktan deprem riski, depreme hazırlık,
deprem anında yapılacaklar konusunda acilen bilgilendirmesi gerekmektedir. Alınacak önlemler konusunda da (evi
yıkıp yeniden yapma, evi güçlendirme, sigorta ettirme, eşyaları sabitleme) toplumsal desteğe ve güdülenmeye ihtiyaç
olduğu anlaşılmaktadır.
Teşekkür
Araştırmanın verilerini toplamada, bilgisayara girerek analiz yapmada bana destek olan Dr.Ekrem KORUCAK ve
Dr.Hakan TENEKECİOĞLU’na teşekkürü bir borç bilirim.
KAYNAKLAR
1. DEDEOĞLU, N., 2000. Afetlerle ilgili iki küçük inceleme, Toplum ve Hekim, 15, pp. 39-40.
2. KASAPOĞLU, A., ECEVİT, M., 2001. Depremin Sosyolojik Araştırması, Sosyoloji Derneği Yayınları No:8,
Ankara, pp. 91.
3. NETBUL,
2005,
Deprem
sigortasına
alışamadık,
(26.01.2005
tarihli
ziyarette)
www.netbul.com/sicakhaber/sicakhaberdisp.asp?id=233711
4. PATON, D., 2003. Disaster preparedness: a social-cognitive perspective, Disaster Prevention and Management,
12(3), pp. 210-216.
5. ROHRMAN, B., 2000. A socio-psychological model for analysing risk communication process, The Australian
Journal of Disaster and Trauma Studies, 2000(2), pp. 131-139.
1505

Benzer belgeler