Büro - 1 - Rapor Örneği - KTÜ-BMYO

Yorumlar

Transkript

Büro - 1 - Rapor Örneği - KTÜ-BMYO
T.C.
KARADENĠZ TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ
BEġĠKDÜZÜ MESLEK YÜKSEKOKULU
BÜRO HĠZMETLERĠ VE SEKRETERLĠK BÖLÜMÜ
BÜRO YÖNETĠMĠ VE YÖNETĠCĠ ASĠSTANLIĞI PROGRAMI
ĠġLETMELERDE VERĠMLĠLĠK
ARAġTIRMA YÖNTEM VE TEKNĠKLERĠ DERSĠ
Seda KARA, 256213
Esra ġĠġMAN, 252984
Sema DURSUNKAYA, 252978
Kübra ÖZDEMĠR, 252930
Gonca SĠVRĠ, 252966
DanıĢman: Öğr.Gör. C. Yunus ÖZKURT
HAZĠRAN – 2012
BEġĠKDÜZÜ
ÖNSÖZ
Bu çalışma, işletmelerde verimliliği etkileyen faktörler tespit etmek ve bunların
gerçekleşme derecesini belirlemek, üretim sonunda elde edilen çıktı ile o üretimde kullanılan
girdilerin üretimle ilişkilerini belirleyen kendi verimlilik oranlarının bilinmesi ve bunların
değişik koşullar altında eğilimlerinin izlenmesi, gerektiğinde niceliklerini değiştirip en iyi
girdi bileşimi ile en yüksek üretim düzeyine ulaşmasını yollarını öğrenmek amacıyla
yapılmıştır.
Çalışma iki bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde, verimlilik ile ilgili genel bilgiler
verilmiştir. İkinci bölümde ise, verimliliği geliştirme konusu hakkında bilgiler verilmiştir.
Çalışma yürütülürken yardımlarını gördüğümüz çalışma yöneticimiz Öğr. Gör. C.
Yunus ÖZKURT’a teşekkürlerimizi sunarız.
Haziran 2011, Beşikdüzü
Seda KARA
Esra ŞİŞMAN
Kübra ÖZDEMİR
Sema DURSUNKAYA
Gonca SİVRİ
ii İÇİNDEKİLER
Sayfa Nr.
ÖNSÖZ ............................................................................................................................................ ii TABLOLARIN DİZİNİ ......................................................................................................................... iv GİRİŞ ............................................................................................................................................... 1 BİRİNCİ BÖLÜM .............................................................................................................................. 2 1.1. VERİMLİLİK ............................................................................................................................... 2 1.1.1. Verimlilik Kavramı .......................................................................................................... 3 1.1.2. Verimliliğin Önemi .......................................................................................................... 9 1.1.3. Verimliliği Etkileyen Faktörler ........................................................................................ 9 1.2. VERİMLİLİK GELİŞTİRME ........................................................................................................ 11 1.2.1. İşletmelerde Verimliliği Sağlayacak Ortamlar .............................................................. 11 1.2.2. Verimli Olan Bir İşletmede Gerekli Olan Üç Öğe .......................................................... 11 1.2.3. Verimliliğin İnsani Koşulu ............................................................................................. 11 1.2.4. Değişen Koşullar ve Verimlilik ...................................................................................... 12 1.2.5. Verimliliğe Etkisi Olan Organizasyon Özellikleri ............................................................. 12 1.2.6. Verimlilik İçin Gereken İş Yapısı ..................................................................................... 13 1.2.7. Verimliliği Artırma Çabaları ve İnsan Unsurları .............................................................. 14 İKİNCİ BÖLÜM ................................................................................................................................. 16 2.1. VERİMLİLİĞİ ARTIRMA ÇABALARI ............................................................................................ 16 2.1.1. Yönetimin Rolü .............................................................................................................. 18 2.1.2. Örgüt Yapısı ve Kültürü ................................................................................................. 18 2.1.3. Yönetim Biçimleri .......................................................................................................... 18 2.1.4. İş Gücünün Güdülenmesi .............................................................................................. 19 2.1.5. İş Örgütleme .................................................................................................................. 19 2.1.6. Verimlilik Eğitimi ........................................................................................................... 19 2.1.7. Verimlilik ve İnsan ......................................................................................................... 20 SONUÇ VE ÖNERİLER ...................................................................................................................... 25 KAYNAKLAR .................................................................................................................................... 26 iii TABLOLAR DİZİNİ
Sayfa Nr.
Tablo 1. Verimliliği Etkileyen Faktörler. ............................................................................. 20
Tablo 2. İnsan Faktörü Betimleyici İstatistikleri .................................................................. 21
Tablo 3. İşletmelerde Verimlilik Faktörleri ......................................................................... 22
Tablo 4. İş Etüdü Şematik Şekli........................................................................................ .23
Tablo 5. Metot Etüdü Şematik Şekli .................................................................................... 25
iv GİRİŞ
Günümüzün rekabetçi piyasa koşullarında hiçbir şirket ya da örgüt, verimlilik konusunu
dikkate almadığı ve bu konuda belirli bir düzeye ulaşmadığı sürece varlığını sürdüremez. Bu
gerçeğin farkına varamayan ve konuda yeterli başarıya ulaşamayan şirketler ise önce
durgunluğa daha sonra da iflasa mahkûmdurlar. Verimlilik, sadece örgütlerin ve bireylerin
başarısı için değil, ulusal ekonomik ve toplumsal kalkınma için de uzun dönemde en önemli
kaynaktır. Önemi tüm çevrelerce kabul edilmiş olan bu kavram ele alınırken de artık sorulan
sorular “ verimlilik neden önemlidir” şeklinde değil de “verimliliğe nasıl ulaşılabilir” şeklinde
olmaktadır. Ayrıca verimlilik kavramı, oldukça geniş bir kapsama sahip olan ve bir işletmede
her türlü alanda karşımıza çıkan bir başarı ölçütüdür.
Öncelikle herhangi bir konunun anlaşılabilmesi için bu konunun tam olarak
tanımlanması gerektiği düşüncesinden hareketle birinci bölümde verimlilik kavramı
açıklanmaya çalışılmıştır. Çeşitli yönlerden ele alınan verimlilik kavramının tanımlanmasındaki
bir diğer amaç ise bu kavramı kendisine benzer diğer kavramlardan ayırt etmektir.
Verimliliğin önemini kavrayan ve artırılması ile ne gibi olumlu sonuçlar elde
edebileceklerinin farkına varan çevreler için artık önemli olan ona nasıl ulaşabileceğindir. Bu
nedenle birinci bölümün diğer bir alt başlığı verimliliği geliştirme konusuna değinilmiştir.
İşletmelerde
yöneticilerin
amacı,
üretim
kaynaklarından
en
iyi
şekilde
yararlanabilmektedir. Bu amacı gerçekleştirmeye çalışırken, işletmedeki bütün çalışanların
katkısı önemlidir ve üretim kaynaklarından tam anlamıyla yararlanabilmek için verimlilik
düzeyinin mümkün olan en üst düzeyde tutulması ve dolayısıyla tesisin her bölümünden bütün
yönleriyle verimli çalıştırılması gerekir. Bu nedenle ikinci bölümde verimliliği artırma çabaları
incelenmiştir.
1 BİRİNCİ BÖLÜM
1.1. VERİMLİLİK
İşletme içi verimlilik faktörleri, insan, makine ve ekipman açısından değerlendirilebilir.
Son yıllardaki gelişmeler dikkate alındığında insan faktörü eğitimli, becerili, işe uygunluğu,
mesleki bilgilere sahip ve deneyim sahibi olması açısından önem arz ederken, makine ve
ekipmanın ise bilişim teknolojileri açısından değerlendirildiği gözden kaçmamaktadır.
Özellikle firmalar son yirmi yılda bilişim teknolojilerine ve kalifiye elemanlarına çok
büyük miktarlarda yatırım yaptılar. Bu yatırımlar bir anlamda işletme içi verimliliği arttırmaya
yönelik iken diğer yandan da küresel dünyada rakiplerine karşı ayakta kalmaktadır.
Örneğin; 1991’de ABD’ de hizmet sektöründe faaliyet gösteren firmalar, bilgi işçileri
için kişi başına 12 bin dolar harcarken, donanın için 100 milyar doların üzerinde harcama
yapmıştır. Bunun sebeplerinden birisi kalifiye eleman hem kazandıracak hem de verimi
artıracaktır. ABD, toplam harcamalarının %40’ını, bilişim teknolojisi için harcamıştır. 1996’da,
ABD bankaları bilişim teknolojisi için tek başına 18 milyar dolar harcarken, bu rakam ABD ve
Avrupa finans kuruluşlarında 75 milyar dolardır. Bu yatırımların çoğu ofis ve işletme içi
çalışmaların verimliliğini yükseltmek amacıyla yapılmıştır.
Birleşik Amerikan şirketi son on yıl süresince yeni üretim, yeni icatlar, yeni bina,
taşımacılık otomatik veri tutma teknolojileri, depolama ve dağıtım birimleri gibi alanlara önemli
bir miktarda para yatırım yapmıştır. Hala birçok yazar bilişim teknolojisinin yararlarını yetersiz
bulmakta; verimlilik açısından, bilişim teknolojisi için yapılan harcamaların hedefine
ulaşamadığını iddia etmektedir. Bu değerlendirmeler, verimlilik paradoksu olarak ifade
edilmektedir. Diğer taraftan, bilişim teknolojisi için yapılan harcamaların, verimlilik artışında
etkili olduğu iddia edilmektedir. Verimlilik paradoksu açılırken iki temel nokta göz önünde
bulundurulmalıdır.
Birincisi: girdi ve çıktılarla ilgili önemli ölçme sorunları olabilmektedir. Örneğin; bazı
firmalar fiyat değişmelerindeki istikrarsızlık nedeniyle, bilgi teknolojisi stokunu makul
düzeyden fazla öngörmektedir. Yine, geçmiş yıllara oranla son yıllarda bilgisayar sayılarında,
yazılım satın alımlarında ve personel eğitimde yapay artışlar gözlemlenmektedir. Çıktı ölçümü
daima problemli olabilmektedir. Bu da farklı ürünler ve hizmetler arasında anlamlı kıyaslar
yapmayı sağlayacak çıktı biriminin eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Birçok araştırmacı,
verimlilik ile bilgi teknolojisi için yapılan yatırım arasındaki ilişkiyi incelemeksizin
değerlendirmenin yararlı olacağını ileri sürmektedir.
2 İkincisi: verimlilik ile bilgi teknolojisi arasındaki ilişkiyle ilgili benzer bulguların
eksikliği
çoğunlukla
işletme
içi
verimlilik
faktörlerinin
dikkate
alınmamasından
kaynaklanmaktadır. Oysa işletme içi verimlilik faktörleri, bilgi teknolojisi uygulamalarıyla
bağlantılı sonuçların gerçekte temel bir belirleyicisidir. Verimliliği artırmak, bilgi teknolojisi
yatırımı amaçlarının birçoğundan sadece bir tanesidir. Örneğin, bazı organizasyonlar üretim,
verimlilik ve aynı zamanda hizmet kalitesini ve esnekliği artırmak için bilişim teknolojisinden
yararlanırken; bazıları da etkinliği yükseltmek için işletme içi gelişmeyi belirleyen verimlilik
faktörlerinin etkin kılınması toplam kalite ruhuna uygun olarak ortaya konulmasından yanadır.
1.1.1. Verimlilik Kavramı
Verimliliğin kalkınma ve gelişme üzerindeki rolü bugün herkes tarafından kabul
edilmektedir. Bu nedenle gelişmiş yada gelişmekte olan ülkeler iki soruya yanıt bulmak
zorundadırlar. Hem insan hem de sermaye kaynaklarını daha etkili kullanmak. Her ülke için
önemli sorun, ekonomik gelişmenin yaygın ve yoğun yöntemleri arasında optimal bir denge
kurmaktır. Modern donanımın ve insan kaynaklarının gelişmesi birlikte yürümektedir.
Verimlilik, genel olarak, üretim süreci sonunda elde edilenlerle bu sonucu elde etmek
için üretim sürecine sokulanlar, bir başka deyişle çıktılarla girdiler arasındaki bir orandır.
Çıktılarla girdiler arasındaki ilişkinin fiziksel ya da parasal olarak tanımlanmasıdır.
Üretim tipi, politik ya da ekonomik sistem ne olursa olsun, verimlilik tanımı değişmez.
Bu nedenle, verimlilik farklı kişiler için farklı anlamlara gelse de temel kavram daima, üretilen
mal ve hizmetlerin miktar ve kalitesi ile bunlar üretmek için kullanılan kaynaklar arasındaki
ilişki olarak kalır.
Bu kaynaklar şunlar olabilir:
-
Toprak
-
Malzeme
-
Fabrika, makine ve araçlar
-
Emek
Ya da genellikle olduğu gibi bu dördünün bileşimidir.
Verimlilik, yöneticiler, endüstri mühendisleri, iktisatçı ve politikacılar için bir
karşılaştırma aracıdır. Ekonomik sistemin çeşitli düzeylerindeki(birey ve atölye, kurum, sektör
ve ulusal ekonomi) üretimi tüketilen kaynaklarla karşılaştırılır.
3 Dolayısıyla“ Verimlilik, esas olarak belli bir çıktının üretilmesi için üretim sürecine
sokulan girdilerin ne ölçüde akılcı(rasyonel) ve ne derece etkili kullanıldığını ortaya koyan bir
göstergedir.” denilebilir. Ancak bu gösterge, mutlak değil, göreli(nispi) olarak ele alındığında
daha çok anlam taşır. Çeşitli hesaplamalar sonunda bulunacak verimlilik oranları
ya da
katsayıları, tek başlarına bir anlam
ifade etmezler. Bu göstergeleri karşılaştırmalı olarak değerlendirmek gerekir.
Bu karşılaştırma ise bir işletmenin çeşitli bölümleri, değişik işletmeler, sektörler
ya da ekonomiler
arasında yapılabileceği gibi, tek bir ürün, işletme, sektör ya da
ekonomi bazında ve değişik zaman dilimleri arasında yapılabilir.
Bu nedenle, verimlilik tanımı karmaşıktır ve yalnızca bir teknik veya yönetsel sorun
değildir. Ancak, tüm sosyal grupların az ya da çok ortak amaçlar etrafında birleşmeleri
durumunda, ülke ve hatta ekonominin farklı sektörleri için yapılacak verimlilik tanımları daha
fazla ortak özellikler taşıyacaktır. Bir işçi için verimlilik, yapılan belli bir iş miktarı
ile, işçinin ( sayısal olarak, maliyetle ya da zamanla ifade edilen ) potansiyel kapasitesi
arasındaki ilişki olarak tanımlanırsa, işletme ya da sektör için de katma değerle tüm
girdi maliyetleri
milli gelirle
arasındaki
ilişki
olarak
ifade edilebilir. Ulusal düzeyde verimlilik,
toplam harcama ( yalnızca emek
verimliliği ile ilgileniyorsak, emek
maliyetleri ) arasındaki ilişkidir.
Genel anlatımla verimlilik, kuruluşun aşağıdaki ölçütlere ne kadar yaklaşabildiğinin bir
ölçüsüdür.
-
Amaçlar: Bunların gerçekleşme derecesi
-
Etkenlik: Yararlı çıktı sağlamak için kaynakların ne ölçüde etkili kullanıldığı
-
Etkililik: Gerçekleşmesi mümkün olana kıyasla gerçekleşen
-
Karşılaştırılabilirlik ; Verimlilik performansının
zaman
içinde
gerçekleşmesi
durumu
Verimlilik, üretim sonunda elde edilen çıktı(üretim) ile o üretimde kullanılan
girdi(üretim faktörlerinin) oranlanması olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla
ürettiklerimiz
ile
üretimde
kullandığımız
kaynaklar
arasındaki
ilişkinin
verimlilik
açıklığa
kavuşturulmasına yardımcı olmaktadır. Başka bir deyişle verimlilik, kaynakların ne
derecede başarılı ve tutumlu kullanıldığını ortaya koyan bir araçtır. Buna bir tür başarı
ölçme aracı da diyebiliriz. Çünkü verimlilik girdideki artışlarla açıklanamayan çıktı
artışlarını ortaya koymaktadır. Açıktır ki, kaynaklar ne derecede iyi kullanılırsa bu oran o
denli artış gösterecektir.
4 İşletme bakış açısı: Bir işletmenin verimliliği, mal ve hizmet üretimini en az kaynak
kullanımı ile giderek daha yüksek performans düzeyinde gerçekleştirme becerisi olarak
tanımlamaktadır.
Yönetimin bakış açısı: Yönetim, verimliliğin, doğru zaman diliminde ve önceden
tanımlanmış kalite standartlarına uygun olarak doğru miktarda mal ve hizmet üretimine, fizik
ve beyin gücünü en doğru bir biçimde kullanarak gerçekleştirme becerisine öncülük eden bir
kavram olarak yorumlamaktadır.
Verimlilik, yalnızca üretimin arttırılması demek değildir.
Çoğunlukla
bu
şekilde
algılandığı
gözlenmektedir,
ama,
eldeki
kaynakların
kullanımında verimlilik düzeyini yükseltmek her durumda üretimi arttırmayabilir. Örneğin,
üretim artışıyla birlikte aynı oranda veya daha bir yüksek oranda, o üretim (çıktı ) için
kullanılan kaynak (girdi ) sayısı da artıyorsa, bu durumda bir verimlilik artışından söz
edilemez. Öte yandan, üretimdeki artış oranı, kullanılan kaynaklardaki artış oranından daha
yüksek ise, bu durumda verimlilik düzeyinin yükseldiği söylenebilir.
-
Verimlilik daha çok çalışmak demek değildir.
Sanılmaktadır ki, verimlilik artışı için eskisine göre daha fazla çalışılması
gerekmektedir. Ama, verimlilik kavramının özü, bu yönde bir tanımlamayı içermemektedir.
Verimlilik, belirli bir işin, eldeki kaynakları en etken bir biçimde kullanarak, olası en kısa süre
içinde tamamlanması anlamına geldiği için, verimlilik daha çok çalışmak değil, daha akılcı
çalışmaktadır.
ILO yıllardır, emeğe ek olarak tüm kaynakların ; sermaye, arazi, malzeme, enerji ve
bilginin etkili ve verimli kullanımına dayanan bir verimlilik anlayışının benimsetilmesine
çalışmaktadır.
Verimlilik, verim, karlılık, ekonomiklik ve etkililik demek değildir.
5 Verimlilik kavramı ile ilişkili, ancak aynı anlama gelmeyen bu kavramların, çoğunlukla
verimlilik ile aynı anlamda kullanıldıkları gözlenmektedir. Bu nedenle, söz
konusu olan
kavramlara en genel tanımlarıyla açıklık getirmekte fayda vardır.
Verimlilik: Üretim süreci sonunda elde edilen çıktının bu süreç boyunca kullanılan girdiye
( ya da girdilere ) bölünmesi ile hesaplanabilen bir orandır. Ton / adam-saat, metre /adam- saat
vb. birimlerle tanımlanır.
Verim: Çoğu kez üretim süreci sonunda elde edilen çıktının büyüklüğü olarak
anlaşılmaktadır. Ton,Nmetre vb. fiziksel birimlerin yanı sıra, parasal birimlerle de tanımlanır.
Kârlılık: Belirli bir dönem sonunda elde edilebilen kârın bu dönem boyunca kullanılan
sermaye değeri toplamına bölünmesi ile hesaplanabilen bir orandır.
Kârlılık anlamına gelmek üzere İngilizce’de Earning Power ya da Profitability deyimi
kullanılır. Bu kavramla anlatılmak istenen kazanç gücü ya da kazançlılıktır. Bu gücü ifade eden
kârlılık, işletmenin bir hesap döneminde elde ettiği kârın aynı dönemde kullandığı sermaye
oranıdır.
Kâr, hasılat ile masraf arasındaki olumlu fark olduğuna göre, kârlılık bir hesap
dönemindeki hasılat ve masraf arasındaki olumlu farkın, o dönemde kullanılan sermayeye
oranı şeklinde de tanımlanabilir. Bu durumda kârlılık formül olarak aşağıdaki gibi de
gösterilebilir:
( Tüm dönem hasılatı - Tüm dönem masrafı ) × 100
Karlılık =
Sermaye
6 Ekonomiklik ( İktisadilik ): Belirli bir dönem sonunda elde edilen satış hasılatının bu
dönem boyunca yapılan harcamaların toplamına bölünmesiyle hesaplanabilen bir orandır.
İşletmelerdeki büyüme ve gelişmenin en önemli göstergelerinden biri olan
iktisadilik,tutumlu olma, iktisadi davranma gibi anlamlara gelir.
İngilizce de ekonomi yapmak, idareli kullanmak, masrafları kısmak gibi anlamları
bulunan “ to economize ” yüklemi bulunmasına karşılık, iktisadiliği tam olarak karşılayan bir
kavram yoktur. Efficiency, effectiveness gibi kavramlar da iktisadilikten çok etkinlik, yeterlik
gibi anlamlara gelmektedir. Ancak Türkçe’ de kullanılan üretkenlik yerine kimi İngilizce
yayınlarda “ Technical productivity ” kullanıldığına göre, İngilizce de belki
iktisadilik
anlamında “ Economical productivity ” kavramı kullanılabilir.
Genel açıdan iktisadilik, özellikle üretim ve bunun yanı sıra da hasılat yönünden
pazarlama ile ilişkilidir. Zaten iktisadiliğin üretim yönünün bulunması onun sık sık üretkenlik
ile karıştırılmasına neden olur. Ancak aralarında ki benzerliğe karşılık bu iki
kavramı
birbirinden ayıran en önemli özellik, iktisadiliğin üretimin tutar yönü ile ilgili olmasıdır.
Etkenlik: Üretim süreci sonunda elde edilen çıktının, elde edilmesi beklenen standart
çıktıya oranıdır.
“Yararlı çıktı sağlamak için kaynakların ne ölçüde etkili kullanıldığı” şeklinde de
tanımlanabilir.
Lawlorb’ a göre, etkenlik yararlı çıktıların üretilmesi için kullanılan işçilik, hammadde
ve malzeme, dışarıdan sağlanan fayda ve hizmetler gibi kaynakların ne denli etken ( efficiently
)kullanıldığını anlatan bir kavramdır.
Schermerhorn da, etkenliği kaynak maliyetine ilişkin hedefe yönelik başarının ölçüsü
olarak ele almaktadır. Yazara göre, üretim bölümünün çeşitli kısımları göz önüne alındığında,
üretim kotasını kaynak kullanımı açısından en az maliyetle gerçekleştiren kısım şefi en etken
şeftir.
7 Etkenlik ölçümü, işletmenin nerede olduğunu görmesine olanak sağlar. Eldeki girdilerin
ne denli iyi biçimde çıktı üretebileceğini göstermenin yanı sıra, mevcut kapasitenin kullanılma
düzeyine ilişkin bir gösterge sağlar.
Türkçe yayınlarda etkenlik için yeterlilik derecesi kavramı da kullanılabilmekte, hatta bazen
formül tersine çevrilerek ( fiili miktar / standart miktar ) bu gösterge “çalışma derecesi” olarak
da anılmaktadır.
Etkililik: Belirli bir dönem sonunda başlangıçta herhangi bir biçimde tanımlanmış
amaçlara ulaşabilme derecesi olarak belirlenmektedir. Sayısal olarak tanımlanabileceği gibi
çeşitli nitelemelerle de ortaya konulabilir.
“Gerçekleşmesi mümkün olana kıyasla gerçekleşen” şeklinde de tanımlanabilir:
Etkililik kavramı ulaşılacak bir çıktı hedefi, yeni bir performans standardının başarılması
ve ya bütün kısıtlamalar kaldırıldığında olanaklı olan ideal potansiyeli içermektedir.
Görüldüğü gibi, ele alınan kavramlar birbirinden oldukça farklı olguları açıklamaktadır.
Bu nedenle herhangi bir etkinlik için bu terimlerin biri ya da ikisine göre “ olumlu ”, öteki
terimlere göre “ olumsuz ” yargısı öne sürülebilir. Daha açık bir söyleyişle, bir işletmenin
verimlilik düzeyi son derece düşükken, kârlılık ya da ekonomiklik düzeyleri yüksek ya da
düşük bir durumda olabilir. Ne var ki, verimlilik kavramı öteki kavramlarla karşılaştırıldığında
hem işletmeler hem de ulusal ekonomiler yönünden daha büyük öneme sahiptir. Çünkü
verimlilik artırmaya yönelin önlemlerle daha kalıcı olumlu gelişmelere olanak sağlanabilecektir.
Özellikle her türden kaynağın giderek daha da kıtlaştığı göz önüne alınırsa, Türkiye gibi
ülkelerde gerek ulusal ekonomi gerekse işletmeler yönünden verimlilik artışı, gelişebilmenin,
hatta var olabilmenin önde gelen koşuludur.
Sonuç olarak verimlilik, verim, karlılık, ekonomiklik, etkenlik, etkililik kavramlarının
birbirinden farklı olgulara ilişkin olduğunu göz önünde bulundurmak bizleri önemli
yanılgılardan kurtaracaktır.
8 1.1. 2. Verimliliğin Önemi
Sosyal ve ekonomik gelişme sırasında, çok az şey verimliliğin artırılmasından daha
önemlidir. Çünkü verimlilik artışından yararlanmayan hiçbir insan etkinliği yoktur ve
işletmecilikte başarılı olmanın, başarı değerlemenin çeşitli kriterlerinden biride verimliliktir.
Verimlilik kazançlarının katkıları oranında dağıtılması, verimlilik artışı, yaşam
standartlarında doğrudan artış sağlar. Günümüzde verimliliğin, gerçek ekonomik kalkınmanın,
sosyal ilerlemenin ve hayat standardı artışının, tüm dünyadaki tek kaynağı olduğunu söylemek
yanlış olmayacaktır.
Verimlilik artışı, genel yaşama düzeyini artıracak olanaklar sağlar. Bu olanaklar şu
şekilde sıralanabilir:
-
Daha düşük maliyet ve fiyatta, sermaye ve tüketim mallarının sağlanması,
-
Daha yüksek gerçek kazanç,
-
Daha kısa çalışma saatleri ile birlikte, yaşama ve çalışma koşullarında gelişme,
-
Genel olarak, mutlu bir yaşam için ekonomik temelleri güçlendirme,
Artan ulusal verimlilik, yalnız kaynakların optimum kullanımına değil, aynı zamanda
toplumun ekonomik, sosyal ve politik yapısında daha iyi bir denge kurulmasına da yardımcı
olur. Sosyal amaçlar ve hükümet politikaları milli gelirin dağılımı ve kullanımını büyük ölçüde
belirler. Bu ise, sonuçta birey ve toplumun verimliliğini belirleyen siyasal, sosyal, kültürel,
eğitsel ve güdüsel çalışma ortamını etkiler.
1.1.3. Verimliliği Etkileyen Faktörler
Verimlilik, genel olarak bir üretim ya da hizmet sisteminin ürettiği çıktı ile bu çıktıyı
yaratmak için kullanılan girdi arasındaki ilişkidir. Bu nedenle verimlilik olgusunda, çeşitli mal
ve hizmetlerin, üretimdeki kaynakların emek, sermaye, malzeme, enerji, bilginin etkin
kullanımı söz konusudur.
9 Bütün ekonomik ve sosyal sistemlerde yaygın evrensel bir kavram olan verimlilik her
bir üretim unsurunun etkili kullanım derecesidir. Üretim unsurları hiç israf edilmeden ne derece
etkili kullanılırsa, verimlilik o derece yüksek olacaktır.
İşletmeler ve birey açısından verimlilik nasıl başarıya ulaşmanın bir aracıyla ülkeler
açısından da verimlilik siyasal ve sosyal yönden bir saygınlık ve prestij sayılmaktadır. Hatta
verimlilik yalnız ülkeler arasında değil aynı ülkedeki
İşletmeler arasında da bir yarışa sebeptir.
Verimlilik artışında üretime katılan ve üretim aşamasından sonra ortaya çıkan unsurlara
bağlı olarak şu unsurlar etkilidir.
-
Emek unsuru
-
Makine ve teçhizatın randımanı
-
Örgüt ve yönetim unsuru
-
İşletmenin büyüklüğü ve kuruluş yeri
-
İşletmenin çalışma kapasitesi
-
Pazarlama imkânları
-
Ekonomik şartlar ve enflasyon
Verimlilik artışı yalnızca işleri daha iyi yapmak değil, daha önemlisi, doğru işleri daha
iyi yapmaktır.
Üretim süreci, karmaşık, uyarlamacı ve süre giden bir sosyal sistemdir. Emek, sermeye
ve sos yo-örgütsel çevre arası ilişkiler dengelendiği ve bir bütünlük kazandığı zaman önemlidir.
Verimlilik artışı, sos yo-üretim sisteminin temel faktörlerini belirleme ve kullanmada
göstereceğimiz başarıya bağlıdır. Bu amaçla üç temel verimlilik faktörü grubunu ayırt etmek
gerekir.
-
İşle ilgili
-
Kaynakla ilgili
-
Çevre ile ilgili
10 1.2. VERİMLİLİK GELİŞTİRME
1.2.1. İşletmelerde Verimliliği Sağlayacak Ortamlar
W.R. Grace and Company adlı kimyasal maddeler, doğal kaynaklar ve diğer konularda
faaliyet gösteren uluslar arası bir holdingin yönetim kurulu başkanı Felix E. Larkin, yönetimin
verimlilik konusundaki rolü hakkında önemli çalışmalar yapmıştır. Ona göre verimliliği
sağlamak için kişilerin(yöneticileri) bu konuda kilit noktası olduğunu kabul etmek ve
verimlilikle ilgili sözde bir şeyler yapmak gerekir. Yöneticiliğin anlamı verimliliği artırmak için
uygun ortamı yaratmaktır.
1.2.2. Verimli Olan Bir İşletmede Gereken Üç Öğe
Her işletme ve yönetici, kendi alanında verimliliği nasıl artırabileceği konusunda bir karar
verebilmelidir. Bunu için gerekli olan atmosferi üst kademe yöneticileri yaratır. Bu noktada
Larkin, W.R. Grace Company’ nin üç ana fikre önem vererek bunu nasıl gerçekleştirdiğini
anlatmaktadır.
İyi elemanlar almak ve gelişme ortamı yaratmak: Larkin’e göre hiçbir kuruluş,
elemanlarında kendilerini geliştirme gayreti yoksa verimli biçimde çalışamaz demektir.
Verimliliği Ölçmek: Yönetim verimlilikle ilgili etkin ölçekler geliştirmekte yavaş
hareket eder. Çünkü bu konuda ölçüt bulmak güçtür. Yeni ölçeklerin etkinliği konusunda
yönetim
ve
yöneticilerin
sorumluluklarındandır.
Bu
da
ancak
insanların
eğitilmesiyle(geliştirilmesi) mümkündür.
Ücretlerin tatmin edici olması: Larkin, ücret konusunu tüm sistem için olmasa bile,
verimlilik için temel bir etken olarak görmektedir. Çalışanlar yeterli ücret almalıdır.
1.2.3. Verimliliğin İnsani Koşulu
Verimliliğin saat başına harcanan emek karşılığı elde edilen çıktı” şeklindeki yaygın
tanımı da dahil olmak üzere, her türlü tanım, insan etkeninin önemi vurgulanmaktadır. Buna
11 rağmen yöneticiler, bu konuda uzun süre insan potansiyelini yanlış veya yetersiz oranda
kullanmışlardır, verimlilik artışının en önemli kaynağı olan insanı arka planlara itmişlerdir.
İnsan davranışlarının kökenine indikçe, onu işe yöneltmeye, çalışmaya, özendirmeye ve
verimlilik sağlamaya olanak vardır. Bu açıdan bir değerlendirme yapıldığında yönetimde insan
ilişkilerine yönelik olma gereği ortaya çıkmıştır.
1.2.4. Değişen Koşullar ve Verimlilik
Endüstride gelişmiş uluslar verimliliği artırabilmenin giderek zor olduğunu kabul
etmektedir. Eski sistemler, bir zamanlar olduğu kadar iyi işleyememekte, yeni teknolojideki
büyük yatırımlar beklenilen karşılığı vermemekte, enerji ve hammaddeler giderek daha pahalıya
mal olmakta, teknolojik gelişim ile yakından ilgili olan kapital yatırımı, araştırma ve geliştirme
için gerekli parayı sağlamak giderek zorlaşmaktadır.
1.2.5. Verimliliğe Etkisi Olan Organizasyon Özellikleri
Organizasyonun verimliliğe katkısı genellikle şu yollarla sağlanmaya çalışılmaktadır.
Birleştirilmiş destekleme fonksiyonları ve bağımsız iş grupları: İş, bir operatör ve
grup liderinden oluşmuş gruplar tarafından yapılmaktadır. Büyüklüğü 7 ile 14 kişi arasında
değişen gruplar, değişik işleri yönetecek kadar büyük, yüz yüze çalışacak kadar küçüktürler.
Grup üyeleri, görev değiştirmeyi ve paylaşmayı kendi arasındaki bir anlaşmaya göre
istedikleri gibi yapmaktadırlar.
Teşvik edici iş dağılımı: Görevlerin çeşitliliği her çalışanın işini genişletir, hiçbir iş
gören belirli bir görevi sürekli yapmak veya sıradan görevler yapmak biçiminde
sınıflandırılmamıştır. Her işçi aynı zamanda planlama, kontrol ve üretim sırasında oluşan
sorunları çözümlemek gibi işin diğer yönleriyle de uğraşabilmektedir.
İş hareketliliği ve yönetim için ödüllendirme: Bütün işler(farklı beceriler gerektiği
halde) eşit biçimde teşvik edici olarak düzenlendiğinden, sadece tek bir iş sınıflandırması
vardır. Yeni becerileri edinilmesiyle ücretlerde artış yapılmaktadır. Daha fazla kazanmak
12 isteyen iş gören, önce kendi grubu için gerekli olan becerileri, ondan sonrada tüm işletmede
yararlı becerileri öğrenmeye yöneltilmektedir.
Yardımcı liderlik: Klasik anlamda şefler yoktur. Grup liderleri, üst düzeyde tecrübeli
kişiler arasından seçilmektedir. Bunlar, grubun kendi kendini geliştirmesi ve karar vermesi
konularında önderlik etmektedir.
Grupta karar verme bilgisi: Yönetim için gerekli olan genellikle sadece şeflere ve üst
düzey yöneticilere verilir. Bu yapıda ise bilgiler çalışanlara verilmektedir. Çalışanlar işlerin
yürütülmesiyle ilgili bilgiler almakta ve bu bilgilere dayanarak maliyeti etkileyici kararlar
verebilmektedir.
Kendi kendini yönetim: Bu, iş yerinde iş görenlerin yönetim kurallarını, yönetim
kademesinde yer alarak belirlemeleri sonucu oluşmakta ve belirlenmesine dayanmaktadır.
Böylece alınan kararlar çalışanları kendi kararlarını oluşturmaktadır. Böylece kendi kendini
yönetim ortaya çıkmaktadır.
Uygun fiziksel yerleşim: İşletmenin planında yöneticilere ayrılmış otopark, ayrı girişler
ve bürolar vb. gibi geleneksel mevki simgelerinden kaçınılmıştır. Merkezi kontrol odası olarak
adlandırılan bir bölüm, çalışanların bir başka yerde görevde olmadığı zaman bir araya
gelmelerini özendirmek için geniş ve rahat biçimde yapılmıştır. Bu düzenleme sosyal
tartışmalar için güzel bir ortamda yaratmaktadır.
Katılımın var olduğu bir yönetim: İşin kalitesi ve verimlilik konusundaki sosyoteknik
yaklaşım iş görenlerin işe ait sorunları çözümleme ve karar verme konularından katılımına
önem verir. Katılım, çalışmaların kişisel başarı ihtiyacına cevap verdiği için iş hayatının
kalitesini artırır. Ayrıca, çalışanların işini gidişatı hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlamak
suretiyle organizasyonunu randımanını artırır, çalışanlarda bağlılık duygusu yaratır.
1.2.6. Verimlilik İçin Gereken İş Yapısı
Çalışanların, sorun çözümleme ve karar verme konularına katılımları ve dolayısıyla
yönetimde yer almaları büyük ölçüde organizasyonun yapısına dayanır. Bir şirketin yapısı,
şirket içindeki birey ile iş, birey ile birey ast ile üst ve hepsinin tüm organizasyonla olan
13 ilişkileri gibi bir ilişkiler ağından oluşmaktadır. Bu yapı için, işin düzenleniş biçiminden daha
önemli bir etken yoktur.
İş zenginleşmesi, yöneticilerin randımanlarının iş görenlerin işlerinde duydukları tatmin
ile bağlantılı olduğu fikrine dayanmaktadır. Yani önemli olan işleri, çalışanların tatmin edici bir
şekilde düzenlemektir.
Yaşanmış psikolojik olgular: iş tatminine ve yöneticilerin randımanlarına yönelik
olgulardır. Çalışanlar işi anlamlı ve kendisini de bunun bir parçası olarak sorumlu hisseder,
sonuç hakkında bilgi sahibidir. Belli bir zamanda diliminde gerçekleşir.
Temel boyutlar: Çalışanların psikolojik olguları yaşamasına yol açacak özelliklerdir.
Tamamlayıcı kavramlar: İşin temel boyutları gerçekleştirebilmek için gereken hareket
basamaklarıdır.
1.2.7. Verimliliği Artırma Çabaları ve İnsan Unsurları
İnsan, verimliliği artırmanın en önemli aracıdır. Bu, onun, yeni fikirler ortaya atması ve
yaratıcı olabilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle insan faktörünü daha yakından
araştırmak ve onun verimliliğini artırmaktaki katkısını dikkate almak bir gereksinimdir. Çıktı,
girdi, emek, sermaye, teknoloji ve yönetsel girdi gibi temel verimlilik faktörlerinin biçimsel
analizi, bu faktörlerin yarısından fazlasını iş gücü kalitesi ile ilgili olduğunu hemen ortaya
koymaktadır.
Yüksek kaliteli insan gücünün özelliklerini tanımlamak için birçok girişimde
bulunulmuştur. En sık söz edilenler şunlardır: Kuruma bağlılık, kendini adama, sadakat
duygusu, başarının yönlendirilmesi, iyi iletişim kurma becerisi, katılım yeteneği, sosyal
sorumluluk, profesyonel becerileri ve değişime uyum sağlama olarak belirtilmektedir.
Yüksek kaliteli iş gücü de kendi kendini üretken davranışla gösterir ki bu üretken
davranış karmaşık fakat yeterince ayırt edilebilen aşağıdaki kişisel ve örgütsel özelliklerin
bileşimlerinin bir sonucudur.
-
İş tutumları
-
Bilgi ve beceriler
-
Fırsatlar
İşletmeler hayatta kalabilmenin yanı sıra ilerlemek, gelişmek ve dinamizmlerini
korumak için çeşitli faaliyetlerde bulunurlar. Bunlardan biride personelin değerlendirilmesidir.
İşletmeler personelinin çalışmasını ve başarısını genellikle şu amaçlar çerçevesinde
değerlendirmektedir:
14 -
Eğitim ihtiyaçlarının saptanması ve bu doğrultuda eğitim programlarının
uygulanması
-
Personele kendini geliştirme ve yetiştirme olanağı sağlama
-
Terfi ettirme
-
Her yardımcıya üstünün kendisi hakkında ne düşündüğünü öğrenmesini sağlar.
-
Üslerin yardımcılarını daha iyi tanımalarını ve iş ilişkilerini geliştirmelerini sağlar.
15 İKİNCİ BÖLÜM
2.1. VERİMLİLİĞİ ARTIRMA ÇABALARI
Genel verimliliği arttırmak için düşünülen çarelerin bir kısmı, yeni yatırımlar gerektirir
veya belirli masraf kapıları açar. Örneğin, birim zaman içindeki üretim miktarı çok daha fazla
olan yeni ve modern makine veya teçhizat alınarak prodüktiviteyi arttırmak her zaman
mümkündür. Diğer taraftan yeni bir yatırıma gitmeden mevcut kaynakları daha verimli
kullanmanın yollarını aramak, bulmak ve bunları uygulayarak prodüktiviteyi arttırmanın yolları
da vardır. Nitekim insan gücü etkinliğinin veya başka bir deyişle işçiden yararlanma yüzdesinin
yükseltilmesi, imalat planlama ve kontrol fonksiyonlarının geliştirilmesi ve yeni çalışma
metotları bulunarak işin daha kolay ve çabuk yapılmasının sağlanması yoluyla eldeki
kaynakların kullanılma verimi artırılabilir. Ancak akla gelen her çarenin ekonomik bir
süzgeçten geçirilmesi ve uzun dönemdeki muhtemel etkileri de göz önüne alınarak kârlı olanın
uygulanması gerekir. Prodüktiviteyi arttıran çareler genellikle altı ana grupta toplanır:
1- Araştırma ve geliştirme ile imalat proseslerinin geliştirilmesi ve uygulanması(yeni
teknoloji uygulanması)
2- Yeni makine, teçhizat, alet vs. ile üretim yollarının geliştirilmesi
3- Mamul basitleştirme ve mamul geliştirme,(çeşit azaltılması, değer analizi vb.
tekniklerin uygulanması)
4- Çalışma metotlarının geliştirilmesi
5- Her kademe insan gücünden yararlanma oranın yükseltilmesi
6- Organizasyon, planlama ve kontrol fonksiyonlarının geliştirilmesi.
Verimlilik artışı, genel yaşama düzeyini artıracak olanaklar sağlar. Bu olanaklar şu
şekilde sıralanabilir:
-
Daha düşük maliyet ve fiyatta, sermaye ve tüketim mallarının sağlanması,
-
Daha yüksek gerçek kazanç,
-
Daha kısa çalışma saatleri ile birlikte, yaşama ve çalışma koşullarında gelişme,
-
Genel olarak, mutlu bir yaşam için ekonomik temelleri güçlendirme,
Verimlilik artışları çok düşük seviyelerde dahi olsa da gerek mikro ve gerekse de makro
düzeylerde etkisini göstermektedir. Bu konuda elde edilebilecek en küçük faydalar bile
16 küçümsenmeyecek derecede önemlidir. Ancak bu faydalar elde edilmeye çalışılırken bir takım
faktörlerin etkisinde kalınmaktadır. Bu faktörler dikkate alınmadan yapılacak çalışmaların
sonuçları, ulaşılması gereken hedeflerden farklı bir seviyede ortaya çıkar.
Verimlilik artışı aynı zamanda gelişigüzel bir takım faaliyetlerle ulaşılan bir sonuç
değildir. Her işin bir metodolojisi olduğuna göre verimlilik artışının sağlanmasında da böyle bir
durumun varlığı dikkate alınmalıdır. Bu konuda eğer bir takım çalışmalara başlanmak
isteniyorsa ne gibi metotlardan faydalanıldığının da bilinmesi gereklidir.
Verimliliğin artırılmasında izlenebilecek yollar kısaca ele alındıktan sonra bu amacın
gerçekleştirmesinde araç olarak kullanılan verimlilik artırma tekniklerine de aynı şekilde kısaca
değinecek olursak;
uygulamada kullanılan teknikler çoğunlukla, bilgi toplama ve iş
etkinliklerini artırma amacına yöneliktir. Kullanılan yöntemler iki gruba ayrılır:

Teknik yaklaşım – mühendislik teknikleri ve ekonomik analiz

İnsan açısından yaklaşım – davranışsal yöntemler
Genel başlıklar halinde özetlene bu tekniklerin alt başlıklarını da şu şekilde belirtecek olursak;
Endüstri mühendisliği teknikleri ve ekonomik analizler:

İş etüdü
Metot etüdü
İş ölçümü

İş basitleştirme

Pareto analizi

Tam zamanında üretim yöntemi

Değer analizi yoluyla yönetim

Maliyet – fayda analizi

Sıfır bazlı bütçe

Maliyet – verimlilik tahsisi
Davranışsal teknikler:
-
Örgüt geliştirme
-
Beyin fırtınası
-
Güç alanı analizi
-
Nominal gruplama tekniği
17 2.1.1. Yönetimin Rolü
Örgütsel verimliliği arttırmak öncelikle yöneticilerin sorumluluğunda olduğundan bu
çalışma yönetim düzeyinde başlar. Yöneticilerin tutumlarına, stratejiye, politikaya ve en önemli
uygulamalı çalışmaya bağlı olarak verimlilik programları başarılı olur veya olmaz. Verimlilik
için iki ayrı strateji vardır. Birincisi, çok yüksek maliyet ve uzun zamanda sonuç veren emek
yatırımlarının arttırılmasına dayanır. Yönetim uygulamasının geliştirilmesi, genellikle ucuzdur
ve birçok durumda harcanandan çok fazla ekonomik fayda sağlar. Şirket planlama ve
amaçlarına göre yönetim gibi yönetim tekniklerinin uygulanmaya başlanması ve kompütürize
yönetim bilgi sistemlerine, yeni makine ve teknolojiye yatırım yapmak kuşkusuz çok önemlidir.
Bununla
beraber,
yöneticiler
astlarının
ne
ölçüde
iyi
yönetebildiklerine
göre
de
değerlendirilmelidir.
Yöneticinin rolü iki alanı içerir:
-
İş ve bu işin örgütleme ve uygulama biçimi
-
İşçiler ve çalıştıkları ortam ve diğer bir deyişle, üretken bir çalışma için fırsatların
sağlanması.
2.1.2 Örgüt Yapısı ve Kültürü
Bir örgütün yapısı onun performansına olumlu katkıda bulunur. Bu örgüt ve kültür
arasındaki karşılıklı bir bağlılıktan kaynaklanmaktadır. Çünkü, kültür örgüte toplumun üyesi
olan bireylerce tanışmak ve bireysel olarak örgüt üyelerinin hareket ve tutumlarının, mevcut
kültürü açıklamada söz sahibi olduğunu kabul etmektedir. Bu nedenle örgütte yer alan kişilerin
kendilerini rahat hissettikleri ortamlarda(fikirlerini açıklayabilme, yönetime katılma gibi.) Daha
etkin çalışma gayretini gösterdikleri ve böylece verimliliklerinin arttığı yapılan araştırmalarla
tespit edilmiştir.
2.1.3 Yöntem Biçimleri
Yönetim biçimleri üzerinde son yapılan çalışmaların çoğu katılımcı, çalışanlara odaklı
yöntemlerin verimliliği arttırmada etkili olduğunu ve bu demokratik yönetim biçiminin, otoriter
yönetim biçimine göre daha yüksek verimlilik sağladığını saptamıştır.
18 Çalışma koşulları ve ortamla beraber işçilerin güdülenmesini sağlayacak eğitim ve gelişme
yolu ile verimli işçi çabalarını maksimize etmek için yönetimin yeterli olanağı vardır ve aynı
zamanda bunlar yönetsel sorumluluklardır.
2.1.4. İş Gücünün Güdülenmesi
İşletme düzeyinde bir güdüleme sistemi genel olarak bazı önemli ilkelere
dayandırılmalıdır.
Bir güven ortamı yaratılmalı, yönetim ve çalışanlar arasında iki tarafında kaygı ve
düşüncelerini özgürce açıklayabileceği iki yönlü bir iletişimi sağlamalı, çalışanların önerilerine
ve sorunlarına olumlu yanıt vermelidir.
Verimliliği arttırma planları adı altında bütün işçilere güven vermelidir.
2.1.5. İş Örgütleme
İş örgütleme, işletme düzeyinde verimliliği artırmak için çok güçlü bir yöntemdir.
Hemen her türlü verimlilik arttırma programında her düzeyde, firma, bölüm, atölye ve işçi
düzeyinde kesinlikle kullanılmalıdır. Değişik türde iş örgütleme yöntemleri, Avrupa ülkelerinde
başarılı bir şekilde uygulanmıştır.
Genel olarak iş örgütleme yaklaşımlarının ve yöntemlerinin tümü iki ana grupta
sınıflandırılabilir
- Çalışma zamanının yeniden yapılandırılması
- İşin kendisinin yeniden yapılandırılması
2.1.6. Verimlilik Eğitimi
İnsan ancak yeterli bir eğitim, öğretim ve gelişmeden sonra değerli bir kaynak ve en
önemli verimlilik etmeni olur.
Verimliliği artırma programlarının tasarımı aşamasında göz önünde bulundurulması
gereken bazı kilit noktaları belirlemek yararlıdır.
Bu bağlamda üç önemli soru göz önünde bulundurulmalıdır:
• Hangi insanların geliştirileceği: Yöneticiler, teknik elemanlar, iş görenler
• Gelişimin ne biçimde olacağı: Eğitim ve öğretim
• Ne öğretileceği: Verimlilik bilinci, anlayışı ve becerileri
19 1.2.7. Verimlilik ve İnsan
İnsan unsuru öteki üretim faktörlerinden çok farklıdır. İnsanını psikolojik, sosyolojik
veya bir moral yapısının bulunması üretim faktörleri içindeki insan unsuruna ötekilerden farklı
bir yönetim yaklaşımını gerekli ve zorunlu kılar. İnsan bir örgütün esas girdisini, iş yapma gücü
ve yeteneğini oluşturur.
Tablo 1. Verimliliği Etkileyen Faktörler
Araştırma ve geliştirme ile imalat
usullerinin geliştirilmesi ve
yerleştirilmesi(Yeni teknoloji
uygulanması).
Mamul basitleştirme ve
geliştirme; çeşit azaltma; değer
analizi vs. gibi tekniklerin
uygulanması.
Yeni makine, teçhizat alet
vs. alınması
VERİMLİLİK ARTIŞI
İşlem metotlarının geliştirilmesi ve
yerleştirilmesi
Organizasyon planlama ve
kontrol fonksiyonlarının
geliştirilmesi.
Her kademede insan gücünden
yararlanma oranının yükseltilmesi.
Verimliliği arttırma yolları Tablo 1’de şematik olarak gösterilmektedir. Yukarıda üç yol
( 1-2-3- ) genellikle uzun dönemli çözümlerdir, büyük çapta masraf ve yatırım gerektirirler.
Oysa 4, 5, 6’ da belirtilen çareler hem kısa vade de gerçekleştirilecek çözümlerdir ve hem de
büyük harcamazlar gerektirmezler.
20 Tablo 2. İnsan Faktörü Betimleyici İstatistikleri
Üretim işletmelerinde
Ortalama
Std. Sapma
N
4,4198
,61069
343
2,4052
1,12737
343”
3,9854
,64192
343
4,8192
,44193
343
2,840
1,1163
343
2,2216
1,39460
343
4,3294
,67921
343
3,3848
1,21299
343
insanların sahip olduğu
özellikler işletme içi
verimliliği etkiler,
Çalışanların beceri düzeyleri
işletme içi verimliliği etkiler,
Çalışanların işe uygunluk
düzeyleri işletme içi
verimliliği etkiler,
Çalışanların mesleki bilgiye
sahiplik düzeyi işletme içi
verimliliği etkiler,
Çalışanların deneyim sahibi
olma düzeyleri işletme içi
verimliliği etkiler,
İşletme ve çalışanların
kendilerini yenileme
durumları işletme içi
verimliliği etkiler,
Çalışanların yönetime ve işe
bağlılık düzeyleri işletme içi
verimliliği etkiler,
Çalışanların birbirini
gözetmeleri işletme içi
verimliliği etkiler,
Tablo 2’ e bakıldığında insan faktörü betimleyici istatistikler“ çalışanların beceri
düzeyleri, kendilerini yenileme” konularında çalışanların işletme içi verimliliğe katkı
sağlamadıkları, deneyim sahibi konusunda ise, yöneticiler çalışanların işletme içi verimliliğe
katkı sağlama konusunda fikir sahibi olmadıklarını beyan etmişlerdir.
21 Tablo 3.’te verimlilik artışının temel kaynağı olan faktörlerin tümünü kapsayan bir şema
verilmiştir.
Tablo 3. İşletme Verimlilik Faktörlerinin Bütünleşmiş Modeli
İşletme Verimlilik İç Faktörler Dış Faktörler Katı Faktörler Yapısal Düzenlemeler Esnek Faktörler Ürün İnsan Doğal Kaynaklar Ekonomik İnsan gücü Kurumsal mekaniz. Fab. ve tec. Org. ve sis. Nüf. ve sosyal Arazi Teknoloji Çalış. met. Enerji Mal. ve en. Yön. biç. Hammaddeler Kamu işletmeleri 22 Hükümet ve Alt yapı Politika ve stratejiler Alt yapı Tablo 4. İş Etüdünün Şematik Şekli
İŞ ETÜDÜ
METOT ETÜDÜ
İŞ ÖLÇÜLMESİ
Üretim metotlarının geliştirilmesi Üretim zamanının ve insan gücü
verimliliğinin ölçülmesi
Sonuçta :
Sonuçta :
• Planlama ve Kontrol
• İnsan gücü Hesaplaması
• Sağlam Bir Ücret Teşvik
• Malzeme
• Makine ve Teçhizat
• İnsan gücü
Sistemi
için bazların geliştirilmesi
imkanı yaratır.
kaynaklarının daha verimli
kullanılması sağlanır.
VERİMLİLİK ARTIŞI
Tablo 4’te iş etüdünün basit şematik açıklaması görülmektedir.
23 METOT ETÜDÜ – ŞEMATİK
METOT ETÜDÜ Çalışma
metodunun geliştirilmesi
amacıyla
Etüt edilecek işin
SEÇİMİ MAKRO-HAREKET ETÜDÜ
•
•
•
•
•
•
•
•
Anahtar proses şeması
İş akış şeması
iş akış diyagramı
İp diyagramı
İnsan makine şeması
Çok yönlü faaliyet şeması
Gantt şeması
Tüm olay ve ilgili bilgilerin
KAYIT
edilmesi
Olayların KRITİK
yönden incelenmesi MİKRO- HAREKET ETÜDÜ
• Çift el şeması
• Önceden tespit edilmiş hareket ve
zaman sistemleri
• Therblig sistemleri
• Simo şemaları
• Film analiz şemaları
Evrak akış şeması ARAŞTIRMA-İNCELEME
-Amaç- Yer- Sıra- Kişi- YolSistematik sorular sorulur
Alternatif yollar araştırılır.
İmalat planlama
Bu çalışmaların sonunda
ve kontrol; Malzeme
ikmali; İşletme
faaliyetler
Elimine Birleştirilir Basitleştirilir
yerleştirme düzeni;
Edilir Yeniden Düzenlenir.
çalışma şartlarının
düzenlenmesi
Mekanik yardımcı
teçhizat; tertibat,
mengene ve sabit
tutucular; konveyör ve diğer taşıma
GELİŞTİRME
Tasarlanan metot yeniden gözden
geçirilir; ilgililerle konuşulur; mevcut
koşullarda en iyi metot tespit edilir.
vasıtıları; uygun
çalışma koşulları
Yer – Emek – Malzeme - Enerji Zaman faktörleri göz önünde
bulundurulur.
Geliştirilmiş çalışma metodunun
YERLEŞTİRİLMESİ ve SÜRDÜRÜLMESİ
için İş spesifikasyonu- Standart Zaman- Etkili
Bu çalışmaların sonunda PRODÜKTİVİTE artışı, MALİYET düşmesi, iş
24 yeri düzeni iyileştirmesi ve PSİKOLOJİK
tatmin sağlanır.
SONUÇ VE ÖNERİLER
İşletmenin en önemli sonuçlarından biri de verimliliği artırmaktır. Verimliliği artırıcı
tedbirlerin alınması ve uygulanması işletmelerin temel görevlerindendir. Verimliliği doğrudan
etkileyen üretim faktörlerinin yanında iş gücünün yeri de çok önemlidir.
İş görenin motivasyonu, ücretinin yeterli seviyede olması, iş yerinin fiziki ortamının iş
görenin çalışabileceği şekilde düzenlenmesi, verimliliğinde etkili olmaktadır. İş kazalarından
korunan, sağlıklı ortamlarda çalışan ücret bakımından tatmin edilmiş olan iş görenlerin daha
verimli oldukları görülmüştür.
Verimliliğe etki eden faktörlerin en başında gelen iş gücünün verimliliğin artırılması, işe
ve işletmeye motive edilebilmesi ve işteki şevkinin en üst seviyede olabilmesi için neler
yapılması gerektiği konusunda araştırma yapılmıştır.
İş görenin verimliliğini doğrudan etkileyen ve onun yaşam standardını belirleyen ücreti
ile ilgili çalışma yapılmış olup, ücret-verimlilik ilişkisine değinilmiştir.
25 KAYNAKLAR
Basılı – Yazılı Kaynaklar
Atasayar, Kubilay (1997), “Temel Dertlerimizden Biri: Düşük Verimlilik”, Anahtar
Dergisi, Sayı 103, İstanbul: ABC Yayınları.
Baş, İ. Melih ve Artar, Ayhan (1991), İşletmelerde Verimlilik Denetimi, Ankara: MPM
Yayınları.
Haftacı, Vasfi (1995), Verimlilik Çözümlemeleri, İzmit: KOÜ Yayınları.
Odabaşı, Mesut (1997), Verimlilik Diye Diye Söyleşiler, Ankara: MPM Yayınları.
Türkmen, İsmail ( 1996), Yönetimde Verimlilik, Ankara: MPM Yayınları.
Web Kaynakları
URL, “İşletmelerde Toplam Verimli Bakım Çalışmaları Kapsamında Yapılan Faaliyetler
ve Verimliliğe Katkıları”,
http://www.iticu.edu.tr/Kutuphane/dergi/f11/M00177.pdf (11.04.2011).
URL, “Karaman İli Kuzu Besi İşletmelerinde Kârlılık ve Verimlilik Analizleri”,
http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/11/560/6942.pdf (12.04.2011).
URL, “Örgütlerde Stresin Verimlilik ve Performansla Etkileşimi”,
http://sosyalbilimler.cukurova.edu.tr/dergi/dosyalar/2005.14.1.212.pdf
(10.04.2011).
26