zamanın sonuna gelmeden tövbe et

Yorumlar

Transkript

zamanın sonuna gelmeden tövbe et
ZAMANIN SONUNA GELMEDEN TÖVBE ET
Şeyh Bahauddin Efendi’nin 8 Kasım 2014 Sohbeti,
Ya selam! Selam aleykum. MaşaAllah Lefke'de olmak için harika bir gün. Herkesi Lefke'ye davet
ediyorum. Mevlana Şeyh'in hala canlı olduğunu anlamak için. O duyguyu hissetmek ve Mevlana Ş.'in sizi
kocaman kucaklaması için O Hak'tır. Hakkani! Hakkani! Hakkani Haktır! Mevlana Şeyh, o Haktır. Bunu
bilelim.
Mevlana Şeyh'in Hakkani olduğunu bilmeliyiz! Mevlana Şeyh'tir bu. Hakk iddia ettiğinde, Hakkani iddia
ettiğinde kendisi için de, "Evet! Bu sizin için Hak'tır. Gelin, alın" diyordu. Eğer sizin hakkınız olduğunu
bilirseniz Mevlana Şeyh kapısını kapatmamıştır. Mevlana Şeyh, kapısını açık tutuyor. Mevlana Ş. kalbini
açık tutuyor. Mevlana Şeyh, kendini açık tutar.
Mevlana Şeyh asla kendini duvarların arkasına saklamaz. Kelimelerin arkasına saklanmaz. Hiçbir şeyin
arkasına saklanmaz. Çok netti, çok açıktı. Herkes içindi. Fakir ve zengin arasında asla ayrım yapmadı. Eski
ve yeniler arasında asla ayrım yapmadı. O her zaman, herkes için açıktı. Mevlana Şeyh böyle davranırdı.
Hala da böyle, çünkü o kalbimizde canlı. Bu böyle bilinsin. Uzun bir seyahatten sonra Lefke'ye gelince,
onu gittikçe daha çok, daha çok kalbimde hissediyorum.
Elhamdulillah, bu mesaj Mevlana'dan Lefke'nin kapandığını zanneden insanlara bir mesaj olarak geliyor.
Onlar Lefke'nin artık geçerli olmadığını sanıyorlar. Onlar, sırrın artık burada olmadığını sanıyorlar. Sırrın
ana kaynağı buradadır. Bunu anlamazsanız, hiçbir şeyi anlayamazsınız. Hayatınız boşa geçer, yaptıklarınız
boşa gider hizmetiniz boşa gider. Yaptığınız her şey boşa gider, bu küçük noktayı anlamazsanız eğer. Belki
Rolls Royce'a binersiniz, ama anahtarı yoksa, Rolls Royce çalışmaz. Anahtarı arayın!
Mevlana Şeyh hep "Anahtarı arayın! derdi. Büyük meseleleri aramayın." Çok büyük yerler vardır,
anahtar olmadan giremezsiniz. Mevlana Ş. büyük anahtardı. Küçük anahtar değil. O büyük bir anahtardı.
Ve anahtar olarak bilinirdi. Eğer Mevlana Ş.'in bizim için nasıl anahtar görevi gördüğünü anlar ama hala
inkar ederseniz ve kendi başınıza bir şeyler yapmaya kalkarsanız hiç şansınız olmaz! Uzun zamandır bir
çok şey anlatmaya çalışıyoruz.
Elhamdulillah başardığımıza inanıyoruz pek çok insana derdimizi ve Mevlana Şeyh'in ne demek
istediğini anlatabildiğimize inanıyoruz. Mevlana Şeyh o, biz gidiyoruz, seyahate çıkıyoruz. Bir sorunla
karşılaştınız, check-in'de ve uçağa binemeyeceksiniz. Oradaki görevli size; "Ben size yardım edemem.
Süpervizöre gidin. Süpervizörü bulun. O yardım eder, eğer isterse yardım eder" der. Mevlana Şeyh
süpervizördür. Bana inanmıyorsanız gözetmene gidin. Size söyleyeceğim budur.
www.saltanat.org
Page 1
Eğer süpervizöre erişiminiz varsa o zaman doğrudan süpervizöre gidin, bana sormayın. Ama ben burada
resepsiyondayım; gelenlere hizmet etmeye çalışıyorum. Ve elimden geleni yapıyorum. Benim hiçbir
meselem yok. Hiçbir şeyim yok. Ben sadece yarı zamanlı bir adamım. Bence herkes de yarı zamanlı. Hatta
yarı zamanlı yaşıyoruz. Çünkü hayatımızın 3'te 1'i uyuyarak geçiyor. Bu demek oluyor ki; biz yaşamıyoruz.
Belki nefes alıyoruz ama diri değiliz.
Arızalıyız. "Neden arızalı?" diye sorarlar. Arızalı ne demektir? İçemez, yiyemez, konuşamaz, haraket
edemez- sadece... istirahat eder. Ama yarı ölüdür. Yani demek ki hayatlarımız bile yarı zamanlı.
Unutmayın bunu. Yarı zamanlı ne demektir, bunu anlamak mühim. Yani işe gidersiniz, ne iş yaparsınız?
Hayatınızın 3'te 1'i çalışarak geçer, yine yarı zamanlı.
Hayatınızın geriye kalan 3'te 1'inde ne yapacağınızı bilemezsiniz. Sıkılırsınız, öyle hissedersiniz, böyle
hissedersiniz. Yani eğer hayat tarzınıza bakarsanız, yarı zamanlı bir hayattır. Tam zamanlı Şeyh
olduğunuzu iddia ederseniz bu da yanlıştır. Tam zamanlı Şeyh olamazsınız çünkü "Yorgunum, sürekli
insanlarla birlikte olamam. İnsanlar elimi öpüyor, gidip ellerimi yıkamam lazım. İnsanlarda hastalık veya
virüs mü var bilmiyorum. Ne yapmalıyım?" dersiniz.
Kendinizi insanlardan korumaya çalışırsınız, yani bu da yarı zamanlı Şeyh'liğinizin bir parçasıdır. Eğer
insanlarla fazla vakit geçiriyorsanız; "Of insanlar bütün sorunlarını bana anlatıyor. Bana çok ağır geliyor,
taşıyamıyorum, benim kendi sorunlarım var." dersiniz. Böyle biri de tam zamanlı Şeyh olamaz. MaşaAllah
ben bir tek tam zamanlı Şeyh gördüm. Bir tek!
Uyumayan, insanlar arasında olmaktan korkmayan. O elini verdi, ayağını verdi, yüzünü uzattı ki
müridleri, tüm insanlar öpsün diye. Bulaşıcı hastalıklardan, virüslerden, hiçbir şeyden de korkmadı.
Mevlana Şeyh'tir bu. O, insanlarla birlikteydi. İnsanların arasındaydı, kalabalıkların arasında... "Bugün
yorgunum, kimseyi görmek istemiyorum" dediğini görmedim hiç.
Durumu en ağır olduğunda bile, hayır o bize bahşetti, bize bahşetti yıllar boyunca ve biz şikayet edip
durduk. "Şeyh insanlarla görüşmüyor, Şeyh insanları görmezden geliyor." Şeyh'in en güçsüz olduğu
günlerdi o zamanlar. Sadece ikindi vakti dışarı çıkıp, devriye yapıyordu. Sırf insanlar onu görebilsin diye.
O çok cömertti.
Genç bir adam değildi, 90 yaşındaydı. Yine de elinden geleni yapıyordu. 90 yaşında birini hiç kalabalık
içinde olabildiğini görmedim. Siz hiç gördünüz mü? 90 yaşında, kalabalığın içindeydi. Ve o kalabalığı
memnun etmeye gayret ediyordu. Kalabalığın onu memnun etmesini beklemezdi. Hayır? Kalabalığı
memnun etmeye gayret ediyordu.
www.saltanat.org
Page 2
Sonra siz kalkıp, diyorsunuz ki; "İnsanların Şeyh'i görmesine izin vermiyorsunuz. Onlar bunu yapıyorlar"
Aklınızı kullanmalısınız. Nereye adım attığınıza ve tavrınıza dikkat edin. Çok mühim, çünkü siz doğrudan
Yüce Allah ile muhatap oluyorsunuz. Bu çok zor bir yerdir. Belki benimle başa çıkabilirsiniz. Belki
diğerleriyle başa çıkabilirsiniz. Sorun değil biz kalender olabiliriz. Ama Allah ile muhatap olduğunuzda,
sert bir tokat yersiniz. Şeyh'inize edepsizlik ettiğiniz için.
Şeyh'iniz hakkında böyle konuşmaya cüret ettiğiniz için. O zaman asıl tokat gelir. Yüce Allah Şeyh'inize
yaptığınız edepsizliği asla affetmez. Asla affetmeyecektir, bunu unutmayın. O sizi asla affetmeyecek,
çünkü Yüce Allah O, hakikati bilir. O gerçeği bilir. Çünkü Yüce Allah, O uyumaz. Yüce Allah senin, benim
gibi mi düşünür? Yüce Allah'ın kendi nizamı var O haşmetli ve muhteşemdir. O bir kural koyduğu zaman,
O'na itaat etmek zorundasınız.
Onun sevdiği kimseyi incitiyorsan o zaman büyük, büyük şeylerle yüzleşirsin. "Allah Yumhil wa la
Yuh'mil." Yüce Allah size zaman tanır ama asla unutmaz yaptıklarınızı. Bu sebeple O her zaman şöyle
söyler; "Seni bekliyorum affetmek için, tövbe Ya Rabbi tövbe estağfirullah demen için" Neden sürekli
tövbe Ya Rabbi, Tövbe Estağfirullah dediğimi sanıyorsunuz? Belki kötü bir şey yaptım, belki iyi olmayan
bir şey yaptım. Belki Yüce Allah'ın hoşuna gitmeyen bir şey yaptım.
Bu yüzden ben tövbe edenlerden olmaya gayret ediyorum. "Ya Rabbi hatamı biliyorum ve tövbe
etmeye çalışıyorum" Ama size diyorum ki, eğer hatanızın farkına varmıyorsanız ve yolunuza devam
ediyorsanız, o zaman Yüce Allah'ın gerçek yargılamasıyla yüzleşirsiniz. Yüce Allah size tövbe etmeniz için
zaman tanır. Halinizi anlayıp, geri dönmeniz için. Yüce Allah, O zalim değildir. O size hala zaman tanıyor.
"Yumhil" manası nedir yumhil'in?
O size zaman verir. O size zaman verir. Ama dikkat! Belki zaman dolmuştur! Süre doldu derler. Süre
dolduysa, başınız dertte demektir. Süreniz dolduysa, başınız derttedir. Kimse sizi kurtaramaz, çünkü sen
diyorsun ki; "Tek kurtarıcı benim." Hayır, tek kurtarıcı sen değilsin. Sen hiçsin. Hiç olduğunu anlaman
lazım. Hiç olduğunu anlarsan, o zaman birşey olmaya başlarsın. Bir şey olursun demiyorum. Birşey
olmaya başlarsın diyorum.
Çünkü Yüce Allah kulunun "Ben bir şeyim" demesinden hoşlanmaz. O'nun hoşuna gitmez. Yüce Allah
der ki; "Benim tecellimde başka bir şey yok, hiçbir şey yok!" Yüce Allah, Kendi tecelli ettiğinde, herşey hiç
olur. O seviyede aptalı oynamaya çalışmayın. Bunun da anlaşılması lazım. Bu Mevlana Şeyh'ten gelir.
Mevlana Şeyh Makamı'nda uyumuyor. Makamında istirahat etmiyor. O hala aktif. Bu bizim temel
inancımızdır. Bu bir alt inanç değil. Bu bizim temel inancımız. Buna inanmazsak, Nakşibendi olmaya gerek
yok. Bu yolda olmaya gerek yok. Sufi olmaya gerek yok. Bu mekanda olmaya gerek yok. Gidin!
Dilediğinizi yapın. Ama bu bizim temel, temel inancımız.
www.saltanat.org
Page 3
Biz böyle yetiştirildik. Biz Nakşibendiliği böyle yayıyoruz. Tüm Nakşibendi Şeyhleri diridir. Onlar aktiftir.
Ve tüm sırları Halife'dedir. Bugün ise onların Halifesi Mevlana Ş. Muhammed (ks)'dir. Bütün bu gücü
içinde taşıyan odur. Belki çok sessiz ama onda var bu güç. Onunla seyahat edin ve görün nasıl bir güce
sahip olduğunu.
Elhamdulillah 15 gündür seyahat ediyoruz onunla ve Mevlana Ş. bana gösterdi; o bana hakikati
gösterdi. Bana her şeyi gösterdi. Elhamdulillah gördüm. Mevlana Şeyh'in ne verdiğini anladım Şeyh
Muhammed'e (ks). Gördüm Elhamdulillah. O gösterdi bana. Bunu bütün müridlere söylüyorum çünkü
bütün müridler bilmeli Şeyhlerinin kim olduğunu. Orada kaynak, burada kaynak var diye bir şey söz
konusu değil.
Bizim tek bir dev okyanusumuz var adı Şeyh Muhammed (ks). Bu böyle bilinsin. Bunu müridler anlasın
diye söylüyorum. Belki küçük bir su kaynağınız vardır. Mühim değil. Ama hangi aptal okyanusu bırakıp da
küçük bir su kaynağına gider? Hangi aptal? Bu zamanda birine mesela; 1 milyar verseniz ve onlar "hayır,
hayır bize 100'lük yeter" deseler, kimsenin bugünkü dünyada böyle bir şey söyleyeceğini sanmam.
Afrika'nın en ücra köşelerinde bile.
"Hayır biz milyarın ne anlama geldiğini biliyoruz" derler. Veya Amazon'da yaşayanlar "milyarın anlamını
biliyoruz" derler. 100'lüğü kim ne yapsın? Çocuk bile "ben milyarı tercih ederim" der. Yani benim
tavsiyem akıllı olanlar bu ikisinin arasındaki farkı anlasın. Anlamak çok önemli. Yüce Allah Sırrı'nı dilediği
kuluna verir. Size sormaz. O şöyle demez "1000 senedir Bana hizmet ediyorsun ama sana vermeyeceğim
ve sen bana itaat edeceksin."
Bu senin imtihanın. Neden bunu imtihan olarak almıyorsun? İmtihanın olarak al. İmtihanın olarak alırsan
yükseltilirsin. Ama bunu alır ve "Hayır! İtiraz ediyorum!" dersen, Aşağı, aşağı, aşağı gideceksin. Sonra
itibarını kaybedersin. Saçını kaybedersin. Sarığını kaybedersin. Servetini kaybedersin. Çocuklarını,
kaybeder, kaybedersin. Çünkü Yüce Allah O bütün güce sahiptir. Tak, tak, der. Bunu al, bunu al, bunu al...
Sağlığını kaybedersen, dünya senin olsa ne anlamı var? Hiç.
Tek bir şey, Yüce Allah sağlığını bozarsa görürüm ne yapacağını bütün o gücünle, bütün bağlantılarınla,
bütün servetinle, her şeyinle. Yatakta yatarsın, içinde makine bip, bip, bip, bip. O zaman en güçlü sen
olursun. Nas'alu Allah al lutf. "Ya Rabbi bizi o hale koyma." diyorum sadece. Biliyoruz ki senin tövbe
kapın hep açık ve Sen, tövbe etmemiz ve hatalarımızı anlamamız için zaman tanıyorsun.
Belki nefsani arzularımız tövbemizin önüne geçer ama Ya Rabbi biz nefsani arzularımıza engel olmaya
çalışıyoruz. Diyoruz ki "Tövbe Ya Rabbi. Tövbe estağfirullah." Allah bizi affetsin Allah sizi de affetsin ve
Allah bizi döndürsün, bizi Mevlana Şeyh ile olan yolumuza döndürsün. Ve nefsimizi Mevlana Şeyh'in
önüne geçirmesin.
www.saltanat.org
Page 4
"Mevlana Ş.'in böyle olmasını biz sağlıyoruz veya Mevlana Ş.'in şöyle olmasını biz sağlıyoruz. Mevlana
Ş.'in ünlü olmasını biz sağlıyoruz, ve biz..." demeyelim. Kimse Mevlana Şeyh'i meşhur etmiyor. Mevlana
Şeyh'e böyle şeyler giydirilmiştir. Mevlana Ş. Abdullah Dağıstani gizlenmişti ve Mevlana Ş. Nazım o gizli
hazineyi açtı tüm dünyaya.
Mevlana Şeyh Nazım onu tüm dünyaya açan kişidir. Mevlana Şeyh, Cebeli Kasiyun'da, kimsenin
bilmediği, çok mütevazı bir bölgede yaşardı. Bugün bile google'da bulamazsınız. Ama bu gizli bir hazine
olduğunu anlamak içindir. Bu gizli hazine tüm dünyaya gösterildi. Mevlana Şeyh Nazım (kas) al 'aliy
tarafından. Allah sizi korusun ve Allah bizi onların hizmetinde tutsun. Onları bize hizmette değil.
Ayaklarının altında eylesin, hizmetlerinde tutsun ve bizi Ya Rabbi nefsimize bırakmasın...
yaptıklarımızdan dolayı kibirlenmeyelim verdiğimiz hizmet yüzünden kibirlenmeyelim. Hayır biz onların
rızasını isteriz. Ya Rabbi bizi o makamda tut ki onların ayaklarının altında olalım Ya Rabbi. Bu bizim
dileğimiz ve duamız. Bunu kendini önemli zanneden herkes için diliyorum.
Kendilerini önemli zannetmesinler. Yüce Allah'a muhtaç olduklarını anlamalarını sağla, Peygamber'e ve
Büyük Şeyhlere muhtaç olduklarını anlasınlar. Yoksa öyle sert bir tokat yerler ki, neye uğradıklarını
şaşırırlar. Çünkü bunu söyleyecek zaman yok. Allah sizden razı olsun. Allah Mevlana Ş.'in hizmetinde
daim kılsın sizi. Ve lütfen, lütfen, lütfen... "Tövbe Ya Rabbi tövbe estağfirullah" deyin. Kendi iyiliğiniz ve
emniyetiniz için. Allah razı olsun. Ve min Allahi t-tevfik, bi hurmeti l-Habib bi hurmeti l-Fatiha.
Video Link: http://saltanat.org/videopage.php?id=12638&name=2014-1108_en_TawbaBeforeTimeUp_SB.mp4
www.saltanat.org
Page 5

Benzer belgeler