Bir Akademik Disiplin Olarak Uluslararası Politik Ekonominin Sınırları

Yorumlar

Transkript

Bir Akademik Disiplin Olarak Uluslararası Politik Ekonominin Sınırları
Bir Akademik Disiplin Olarak
Uluslararas Politik Ekonominin Snrlar
DOI NO: 10.5578/JSS.5336
Davut Ateş1
Gülizar Samur Gökmen2
Özet
Uluslararas İlişkiler disiplininin 1919 ylnda David Davies tarafndan
kurulan kürsüyle doğduğu kabul edilse de, genel olarak yirminci yüzyln ikinci
yarsnda olgunlaşmş bir bilim daldr. İkinci Dünya Savaş sonras, savaş, barş, güç,
güvenlik ve çkar eksenli analizleri temel alan disiplin uluslararas ilişkilerde ekonomi,
çoklu aktörler ve sosyo-kültürel konular ikincil olarak ele almştr. Onunla ilişki içinde
olan ‘‘Uluslararas Politik Ekonomi’’nin yeni bir disiplin dal olarak çok daha
yaknlarda, 1970’lerde ortaya çktğ söylenebilir. Modern dünyadaki ulusal ve
uluslararas siyaset ve ekonomi alanlarnn giderek artan ölçüdeki karşlkl
ilişkilerinden dolay ortaya çkan yap böyle bir bilimsel alana olan ihtiyac arttrmştr.
Bugünün dünyasnn sorunlarn anlayabilmek, ekonomi ve siyasetin hem ulusal hem
uluslararas düzeydeki karşlkl etkileşimini dikkate almay gerektirmektedir. Bu
etkileşimin temeli siyaset ve ekonomi biliminin geleneksel snrlarnn aşlmasyla
ksmen anlaşlabilecektir. Bu bağlamda Uluslararas Politik Ekonomi (UPE)
uluslararas politikayla ilgilenen disiplinler arasndaki kesişmenin keşfedilmesi yönünde
önemli bir potansiyel sunmaktadr. Bu çalşmada alternatif bir disiplinin snrlarnn
belirlenebilmesi amacyla; politik ekonomi, bir akademik disiplin olarak UPE’nin
oluşumu, disiplin özerkliği ve başlca araştrma başlklar tartşlmştr.
Anahtar Kelimeler: Uluslararas Politik Ekonomi, Akademik Disiplin,
Uluslararas İktisat, Uluslararas İlişkiler.
1
Doç.Dr., Selçuk Üniversitesi, İİBF, Uluslararas İlişkiler Bölümü. [email protected]
2
Okutman, Selçuk Üniversitesi, Yabanc Diller Yüksekokulu.
45
Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt: XV, Say 1, 2013
Boundaries of International Political Economy as An
Academic Discipline
Abstract
Although it is accepted that International Relations emerged as a discipline in
1919 when David Davies endowed the first chair, generally it can be stated that it is a
discipline which has become mature in the second half of the twentieth century. By the
end of Second World War the discipline focused on ‘‘high politics’’ such as war, peace,
power, security and interests and ‘‘low politics’’ such as economy, actors, socio-cultural
matters were handled as secondary issues. International Political Economy nested with
IR has recently been an autonomous discipline in 1970s. In the modern world the
national and international politics and economy that have increasingly been interrelated
due to the mutual relations created an urgent need for International Political Economy
as a discipline. In order to understand current problems of the world, it is necessary to
take into account the interactions between economy and politics both at national and
international levels. Basis of this interaction can be partially understood by exceeding
the traditional limits of politics and economics. In this context International Political
Economy (IPE) seems to promise to discover the intersections among some social
disciplines dealing with international politics. In this study political economy, formation
of IPE as an academic discipline, its disciplinary autonomy and its main research topics
are discussed so that the boundaries of an alternative discipline can be delimited.
Keywords: International Political Economy, Academic Discipline, International
Economy, International Relations.
1. Giriş
UPE sosyal bilimler ailesi içerisinde olukça ksa bir tarihi geçmişe
sahiptir. Artk batda birçok üniversitede UPE ayr bir akademik kürsü olarak
kabul görmüş olsa da, ülkemizde bu alanda yeterince çalşma yaplmadğ,
alann hala ya uluslararas iktisat veya uluslararas ilişkiler disiplini içinde bir alt
alan olarak ele alndğ görülmektedir. Ülkemizde son yllarda birçok
üniversitede lisansüstü düzeyde konuyla ilgili programlar açlmştr. Diğer
yandan akademik düzeyde ‘‘uluslararas politik ekonomi’’ kavram birçok
bağlamda sklkl kullanlsa da, münhasran bu alann ne olduğu konusunda ciddi
çalşmalar henüz mevcut değildir.3 Mevcut çalşmalarda ele alndğ gibi
3
46
Doğrudan konuyu ele alan iki önemli çalşma bulunmaktadr. Birincisi Muhittin Ataman’n
(2007b) alandaki teoriler ve ideolojiler bağlamnda uluslarars ticaret, mali sistem ve
çokuluslu şirketleri tartştğ makaledir. Diğeri ise M. Fatih Tayfur’un (2005) politik ekonomi
alanndaki iktisat okullarn (PIER, IPE ve GPE) ele aldğ makalesidir. Ayrca doğrudan
konuyu tartşmasa da çalşma içerisinde UPE disiplinine ilişkin geniş yer veren Türkçe
araştrmalardan birkaç için bkz. Duman, 2002; Karacasulu, 2009.
D. Ateş vd. / Bir Akademik Disiplin Olarak Uluslararas Politik Ekonominin
Snrlar
devletler arasndaki ilişkilerin siyasal düzeyde sadece uluslararas ilişkiler
disiplini veya üretim faktörleri itibariyle de sadece uluslararas iktisat
çerçevesinde ele alnamayacağ kabul edilmektedir.
Yaklaşk bir asrlk geçmişe sahip olan uluslararas ilişkiler disiplini öyle
veya böyle devletler arasndaki siyasal ilişkilere yoğunlaşmştr. Özellikle Soğuk
Savaş yllarndaki güvenlik kaygs nedeniyle realizmin revaçta olmas, bu
alanda çalşan akademisyenleri de ister istemez güvenlik, savaş, barş, ittifaklar,
caydrma gibi siyasal öncelikli olan konular üzerine düşünmeye sevk etmiştir.
Zaten uluslararas ilişkiler de kendisini özerk bir disiplin haline getirme uğraş
içinde tam olarak bu araştrma konularn siyasi tarih, uluslararas iktisat ve
uluslararas hukukun tekelinden kurtarma çabasna girmiş ve ayr bir akademik
disiplin haline gelmiştir (Ateş, 2009b). Böylece devletler arasndaki ilişkilerin
disiplinler aras bir çerçevede bu alana özgü konu başlklaryla araştrlmas
imkan elde edilmiştir.
Diğer taraftan, 1970’li yllardan itibaren benzer bir çabann UPE için de
var olduğu gözlenmektedir. Zira realizm ve onun yeni yorumlarnn siyasal
niteliği uluslararas ilişkiler araştrmalarn çok snrl bir bakş açsna
hapsetmiştir. Bu noktada UPE alternatif bir girişim olarak kendisini göstermiştir.
Devletlerin sadece içi boş bir güç ve güvenlik peşinde olamayacaklar, aslnda
siyasal çabalarn ekonomik gerekçelerinin bulunduğu, ayn şekilde ekonomik
girişimlerin de siyasal yansmalarnn olabileceği yolundaki düşünceler zamanla
devletlerin salt siyasal aktör olduğu yönündeki realist kabulü sarsmştr. Böylece
siyaset ile ekonomi arasnda birini diğerine öncelikli veya üstün gören anlayş
yerine, UPE araştrmaclar bu ikisinin birbirine bağmllğn ön plana çkararak
devletler aras ilişkilerin hem siyasal hem de ekonomik bakş açlarnn birlikte
dikkate alnmasyla daha iyi anlaşlabileceğini öne sürmüştür (Gilpin, 1987: 45).
Bu çalşmada genel olarak politik ekonomi kavram ksaca tartşlmş,
ardndan UPE’nin uluslararas iktisat ve uluslararas ilişkilerden ayrlş, buna
zemin hazrlayan tarihsel ortam, disiplin içindeki başlca kuramsal girişimler ve
özellikle alann ayr bir disiplin olarak ele alnmasn sağlayan belli başl
araştrma başlklar incelenmiştir. Böylece ülkemiz üniversitelerinde hala özerk
bir disiplin olarak yeterli ilgiyi görmeyen ve kendine yer edinemeyen alann
gelişimine katkda bulunulmas hedeflenmiştir.
2. Politik Ekonomi Kavram
Klasik ekonomistler ‘‘politik ekonomi’’ terimini başta bugünkü iktisat
bilimi anlamnda kullanmşlardr. Daha sonra politik ekonomi formel ekonomik
metodolojilerin uygulamas, yani tüm insan davranşlarn inceleyen aktör
modeli olarak tanmlanmştr. Daha modern araştrmaclar ise politik ekonomiyi,
47
Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt: XV, Say 1, 2013
ekonomik ve politik eylemlerin etkileşiminden doğan sorunlara işaret eden
yaklaşm biçiminde kavramlaştrmştr (Gilpin, 1987: 8). Politik ekonomi,
siyaset ve iktisat disiplinlerinin kesiştiği noktada yer alr ve her iki alana dahil
edilebilecek olgular incelemektedir. Siyasi gücün ekonomik sonuçlar nasl
şekillendirdiğini ve ekonomik gücün de siyasi eylemleri nasl etkilediğini
açklamaya çalşr. Ancak politik ekonomi sadece bu iki geleneksel bilim dalnn
karşm değil, ayn zamanda hem siyaset hem de ekonomi incelemelerindeki
yöntemlerin bir kritiğidir (Crane ve Amawi, 1997: 4).
Ekonomi ve politika kavramlar birlikte literatürde ilk kez ‘‘politik
ekonomi’’ ismiyle Aristo tarafndan, devlet giderlerinin karşlanmas için vergi
konulmas olarak ele alnmştr (Flynn, 1967: 5). Politik ekonomi Eski
Yunancadaki ‘‘polis’’ ve ‘‘oikonomike’’ kelimelerinden türetilmiştir.
Politikann orijini olan polis kelimesi bağmsz şehir devleti, ekonomi
sözcüğünün kaynağ olan oikonomike (oikos ve nomos) ise mal varlğnn
yönetimi anlamna gelmektir. Kelime anlam bakmndan politik ekonomi bir
ülke halknn veya devletin yönetimi demektir (Seyidoğlu, 2002: 509). Politik
ekonomi 17. yy.’n ikinci yarsnda merkantilistler tarafndan da kullanlmştr.
Merkantilistlere göre ekonomi ‘‘bir bireyi yönetme sanat’’, politik ekonomi ise
‘‘bir devleti yönetme sanat’’dr (Savaş, 1986: 7). Klasik ekonomistler de politik
ekonomi deyimini uzun süre kullanmşlardr. Smith ve Malthus ‘‘servetin
niteliğinin ve kaynağnn araştrlmas’’, Ricardo ise, ‘‘ürünün yaratlmasna
katlan snflar arasnda ürünün bölüşüm konularnn araştrlmas’’ olarak
tanmlamşlardr (Kazgan, 2000: 71).
1859’da Marks’n kitabna, ‘‘Ekonomi Politiğinin Eleştirisine Katk’’
(Marx, 2005) ismini vermesiyle Marksist ekonomistler ekonomi teriminin
politik ekonomiyle yer değiştirmesine öncülük etmiştir. 1890’da Marshall’n
kitabna ‘‘Ekonominin İlkeleri’’ (Marshall, 1890) ismini vermesiyle de liberal
ekonomistler politik ekonomi kavramn kullanmaya başlamştr. Kavramn bu
kullanmlarna rağmen 19. yüzyldan itibaren akademik alanda iktisatçlarn
çoğunun uluslararas iktisadi işleyiş ve politikalarda siyasal faktörlerin rolünü;
uluslararas siyaset araştrmaclarnn da devletler aras ilişkilerde iktisadi
faktörleri ihmal etme eğilimi, ekonomi ve siyaset biliminin ayr süreçlerde
yoğunlaşan bilimler olmalarna sebep olmuştur (Kuper, 1996: 627-8).
Devletin ekonomiye müdahalesinin snrlandrlmas ve kontrolsüz
serbest ticaret anlayşn modifiye eden Keynes ekonomide ortaya çkan baz
dengesizliklere çözüm bulmak için devletin piyasa ekonomisine müdahalesini
hakl gösteren müdahaleci liberalizmle uluslararas ekonomik kuruluşlarn
kurulmasnda ve devletlerin kriz öncesi veya kriz srasnda ekonomiye ‘‘olumlu
şekilde’’ müdahale etmesinde önemli bir rol oynamştr. Bu bağlamda politik
ekonomi üç açdan ele alnmştr. Birincisi, politik ekonomi pozitif bir bilimdir;
olgularda ne olup bittiği ile ilgilidir. İkincisi, politik ekonomi normatif bir
48
D. Ateş vd. / Bir Akademik Disiplin Olarak Uluslararas Politik Ekonominin
Snrlar
bilimdir; ne olmas gerektiği ile ilgilidir. Üçüncüsü ise, politik ekonomi bir
sanattr; belli amaçlara ulaşmak için sahiplenilmesi gereken kurallar sistemidir.
Keynes, snrlarnn belirlenmesinin çok zor olduğunu belirtmesi nedeniyle
politik ekonomiyi, ekonomi bilimi dşnda tutmuştur (Deane, 1984: 102-3).
Politik ekonomi ‘‘devletin ekonomideki rolünü belirlemek, açklamak ve
düzenlemek amacyla ekonomi ve siyaset bilimlerinin kurallarn bir araya
getiren bir kavram’’ olarak tanmlanmaktadr (Seyidoğlu, 2002: 509).
Diğer yandan yaklaşk son krk yl içinde iki önemli değişiklik meydana
gelmiştir. Birincisi, politikann ekonomiden ayrlamayacağ düşüncesinin
yaygnlaşmas, diğeri de politik ekonomi (political economy) olarak kullanlan
kavramn artk politik ekonomi bilimi (political economics) olarak kullanlmaya
başlanmasdr (Savaş, 1986: 9). Her ne kadar yakn zamana kadar neoliberalizm
tarafndan yüceltildiği biçimiyle ekonominin siyasetten ayr özerk bir alan haline
getirilebileceği, daha doğrusu getirilmesi gerektiği, böylece siyasal bir varlk
olan devletin ekonomi alanndan çkarlacağ ve kaynaklarn daha rasyonel
kullanlabileceği yolundaki varsaym büyük ölçüde genel kabul görmüş ise de;
özelleştirmelerin yarattğ ykc sonuçlar, ayrca kriz dönemlerinde devletlerin
hiç de liberal paradigmada öngörülmeyen biçimde ekonomiye girmesi (Ateş,
2010) siyaset ve ekonominin birbirinden ayrlabileceğine ilişkin kabulü derinden
sarsmştr. Her iki olgu (ekonomi, siyaset) arasndaki etkileşimin her iki olguyu
da ayr ayr inceleyen disiplinlerin tek yanl çabalar ile açğa çkarlamayacağ
görülmüştür. Böylece klasik düşünürlerce çok farkl anlamlarda kullanlmş olsa
da, yaklaşk son krk yldr ‘‘politik ekonomi’’ devlet/piyasa, siyaset/ekonomi,
bürokrasi/özel sektör gibi ikilemler arasndaki etkileşimin sağlkl biçimde
anlaşlabilmesi ve çözümlenmesi amacna yönelik bilimsel faaliyette bulunan
akademik bir girişim olarak kavramlaştrlmştr.
3. Uluslararas Politik Ekonominin (UPE) Bir Akademik Disiplin
Olarak Oluşumu
3.1. Tarihsel Çerçeve
UPE bir disiplin olarak ilk ortaya çktğ 1970’li yllardan itibaren
genelde ekonomi ve diğer sosyal bilimler, özelde ise ekonomi ile siyaset bilimi
arasnda köprü olmuştur. II. Dünya savaşn izleyen sosyo-ekonomik gelişmeler,
politika ve ekonomi arasndaki ayrm destekler niteliktedir. Bu gelişmelerden
biri savaş sonrasnda dünyann belirleyici güçlerinin uluslararas iktisadi
ilişkilerin nasl ve hangi kurumlar vastasyla işleyeceği konusunda anlaşmaya
varmalardr. Bunun sonucunda iktisadi konular üzerinde çatşmalar minimize
edilmiş ve uluslararas ilişkilerin iktisadi boyutu önemini büyük ölçüde
kaybetmiştir. Diğeri ise, soğuk savaş yllarnn uluslararas ilişkileri güvenlikle
ilgili konulara hapsetmesidir (Duman, 2002: 2). UPE’nin öncülerinden Polanyi
kitabna ‘‘ondokuzuncu yüzyl uygarlğ çöktü’’ ifadesiyle başlamştr (Polanyi,
49
Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt: XV, Say 1, 2013
1944: 201). Yüzyl süren kör bir ilerlemeden sonra insan yaşam alann yeniden
kurmaya çalşrken, bu çaba her şeyden önce devletin yaşamn ve geçim
biçimlerinin koşullarna etken bir şekilde müdahil olmasyla birlikte siyaset ile
ekonominin kurumsal olarak ayrlmasna son vermeyi gerektirdiğini ileri
sürmüştür (Polanyi, 1944: 249).
1944 sonras oluşturulan uluslararas ekonomik kurumlar halen
varlklarn sürdürse de dünya ekonomisindeki rolleri başta planlandğ gibi
kalmamştr. 1970’lerle birlikte Doğu ve Bat Bloklar arasnda güvenlik
konularnda anlaşma emarelerinin ortaya çkmas askeri tansiyonu düşürmüş
(detant), bununla eşzamanl olarak iktisadi kurallar üzerinde önceden sağlanmş
olan konsensüs çökmüştür. Buna neden olan gelişmeler Bat’da Bretton Woods
sisteminin çökmesi-Dünya Bankas gelişmekte olan ülkelere kalknma yardm
ve kredisi veren bir kurum haline gelmiş, GATT 1970’lerin yeni korumaclğ
karşsnda başarsz olmuş ve 1994’te Dünya Ticaret Örgütü olarak yeniden
kurumsallaştrlmştr; IMF ise 1980’lerin borç krizlerinin finansman rolünü
üstlenmeye girişmiştir (Baylis ve Smith, 2001: 282) -, Avrupa’da oluşturulan
entegrasyonun (AB) bir iktisadi güç olarak yükselmesi, Japonya’nn olağanüstü
iktisadi ve ticari performans göstermesi, yeni uluslararas üretim modellerinin
geleneksel iktisadi ve siyasi düzene çok yönlü meydan okumalar ve bu sayede
ABD uyruklu şirketlerin kendilerini ABD’ye yatrm yapma konusunda mecbur
hissetmemeleri; Doğu’da ise 1990’l yllarla SSCB’nin iktisadi ve siyasi olarak
dağlmas, 1980’lerin başndan itibaren Çin’in iktisadi rejimini yumuşatarak ülke
ekonomisini Batl yatrmclara açmas, Uzak Doğu ülkelerinin gelişme ve
sanayileşmede kat ettikleri önemli mesafeler sayesinde Bat’nn hassas
sanayilerine rakip olarak sahneye çkmalar şeklinde sralanabilir (Duman, 2002:
3).
Uluslararas iktisat ve uluslararas politika araştrmalar arasndaki
ayrm 1970’lerin getirdiği bu dramatik olaylarla ortadan kalkmaya başlamş ve
aslnda bu iki disiplinin ne kadar iç içe olduğunu göstermiştir. Alandaki bu
değişimler siyasi dönüşümlerle ve küreselleşmeyle birlikte özellikle Uluslararas
İlişkiler disiplininin içinden Uluslararas Politik Ekonomi disiplinini
doğurmuştur.
Böylece modern uluslararas ekonomide çokuluslu üretim, ülkeleraras
finansal akmlar ve uluslararas ticaret hacminin çok büyük boyutlara ulaşmas
gündeme oturmuştur. Uluslararas politikann devlet-merkezli bir bakş açs ile
analiz edilmesi ve politika yapclarn da bu eksende strateji geliştirmesinin
ksrlğ da eleştirilmeye başlanmş; uluslararas ilişkilerde başta şirketler olmak
üzere çok değişik aktörlerin oynadklar role yaplan vurgu artmştr (Nye ve
Keohane, 1971). Susan Strange, diplomatik ilişkilerin sadece devletler arasnda
yürütülüyormuş gibi ele alnmasna karş çkmş, böyle bir yaklaşmn ekonomik
ve politik alanda farkl düzeylerde ve çok sayda aktörün katlmyla yürüyen
50
D. Ateş vd. / Bir Akademik Disiplin Olarak Uluslararas Politik Ekonominin
Snrlar
ilişkilerin dinamik yapsnn analiz edilmesini durgunlaştrdğn iddia etmiştir
(Murphy ve Tooze, 1991: 12). Ayrca şirketlerin diplomasi sahnesinde öneminin
artmas, Sovyetler Birliği’nin dağlmas ve kapitalizmin eski Komünist Bloğu
ülkelerinde de zemin kazanmas, günümüzde ulusal snrlar aşan karmaşk bir
ekonomik yapnn ortaya çkmasna yol açmştr. Şirketlerin karşlkl ilişkileri
belirlemede, yasal düzenlemeleri yönlendirmede ve siyasetçilerin manevra
alanlarn kstlamadaki rolü yok farz edilemeyecek boyuta ulaşmştr. Strange’e
göre günümüzde devlet-devlet ilişkisine dayanan klasik anlayş şekil
değiştirmiş; devlet-şirket ve şirket-şirket olmak üzere yeni ilişki biçimleri
uluslararas politik ekonominin temelini oluşturmuştur (Murphy ve Tooze, 1991:
13-4). Yaklaşk son yirmi yldr yoğun olarak tartşlan küreselleşme de bu
sürecin hzlanmasna katkda bulunmuştur.
3.2. UPE’nin Akademik Özerkliği
Günümüzde gerçekleşen her türlü ekonomik eylemin itici gücü olarak
bireyler, snflar, diğer toplumsal gruplar, şirketler ve devletler arasnda
oluşabilecek görüş ve çkar ayrlklar modern uluslararas ekonomide siyasi
anlaşmazlklara zemin hazrlar niteliktedir. Küreselleşmeyle derinleşen
ekonomik bütünleşme sürecinde politik kontrolü elde tutma çabalar arasndaki
çatşma, siyaset ve ekonomi bilimlerinin ortak sorunsaln oluşturmaktadr. Oysa
‘‘uluslararas politik ekonomi’’ tartşmalar başlayana kadar ekonomistler devlet
çkarlarn değerlendirmeyi, politik analistler de ulus-devletin ötesini, devlet ve
piyasa ilişkisini ihmal etmişlerdir.
Akademik dünyadaki bu yeni girişim sayesinde siyaset bilimciler
analizlerini ekonomiyi şekillendiren ve yönlendiren devlet üzerinden yaparken,
ekonomistler ticaret akş ve ölçülebilir ekonomik değerler üzerinden
yapmaktadr (Gilpin, 2001: 31-2). Örneğin siyaset bilimcilere göre büyük Japon
şirketlerinin yatrmlar, ticareti veya diğer aktiviteleri Doğu Asya bölgesinde
ekonomik girdiler araclğyla siyasi bir etki alan oluşturmaktr. Böylece Pasifik
ekonomisi Japon hükümeti tarafndan şirketler araclğyla yürütülen hiyerarşik
bir yap olarak tanmlanmaktadr. Öte yandan ekonomistler piyasa analizleri
yaparak Pasifik ekonomisinin içerde artan etkileşimine rağmen, dünyann geri
kalanyla olan ekonomik akşnn daha az olmas nedeniyle bölgede böyle bir
siyasal etki alan olmadğ sonucunu çkarmaktadr. Ekonomik eylemlerle ilgili
varlan bu farkl sonuçlar uluslararas politik ekonomi dinamiğinin temelini
oluşturmaktadr. UPE düşünürleri analizlerini ekonomik, politik ve teknolojik
etmenlerin tamam üzerinden yapar. Diğer taraftan UPE disiplinler aras
olmaktan ziyade, disiplinlerin ortak snrlarndaki bir alan olarak ele alnr.
UPE’nin diğer disiplinlerle paylaşlan ortak varsaymlara değil, sadece
51
Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt: XV, Say 1, 2013
disiplinlerin iç içe geçtiği belirsiz alan kapsayan bir kimliğe sahip olduğu ileri
sürülür.4
Burada söz konusu olan disiplinler özellikle Uluslararas İlişkiler ve
Uluslararas İktisattr. Woods UPE’nin Uluslararas İlişkiler disiplininden
zamanla ayrştğn belirterek UPE’nin yükselişini şu tabloyla özetlemiştir
(Baylis ve Smith, 2001: 284).
1965
ABD hükümet harcamalarnn Vietnam müdahalesiyle artş ve
içerde ‘‘büyük toplum’’ programnn yürütülmesi için yaplan harcamalar
1968
Cooper’n ‘‘The Economics of Interdependence’’5 (Karşlkl
Bağmllğn Ekonomisi) kitabnn yaynlanmas
1969
ABD kökenli çokuluslu şirketlerin artan işlemleri, yaklaşk 140
milyar dolar değerinde mal üretimi (ABD ve SSCB dşnda herhangi bir
ülkenin tek başna ürettiği değerden fazla)
1971
-
5
6
52
Başkan Nixon’un ABD dolarnn altna konvertibilitesini askya
1972
Detant döneminin yaşanmas sebebiyle ABD-SSCB arasnda yaplan
yeni ekonomik frsatlar zirvesi, Başkan Nixon’un Çin ziyareti, İngiltere,
İrlanda ve Danimarka’nn katlmyla AET’nin güçlenmesi
1973
Petrol ambargosu (OPEC) ve tüm enerji ücretlerinin artmas
1973
(GATT) Tokyo Round’unda Japonya ve yeni endüstrileşen ülkelerin
ana rakipler olarak dünya ticaretinde yer almaya başlamas ve gelişmiş
ülkelerde yeni korumaclğn yükselişe geçmesi
1979
4
almas
1974
BM Genel Kurulu’nda gelişmekte olan ülkelerin yeni bir Uluslararas
Ekonomik Düzen tartşmalar (çokuluslu şirketlerin daha çok kontrol edilmesi,
küresel ekonomik kurumlarn reformu gibi)
1977
Keohane ve Nye’nin ‘‘Power and Interdependence: World Politics
in Transition’’6 (Güç ve Karşlkl bağmllk: Geçiş sürecinde dünya siyaseti)
kitabnn yaynlanmas
Kristof ‘‘bounded’’ ve ‘‘frontiered’’ ayrmn yapmştr (1969, s. 126-128). ‘‘Boundary’’
terimini çizgisel bir ayrm olarak, ‘‘frontier’’ terimini alansal bir ayrm olarak ifade etmiştir.
Palan da bu terminolojik ayrm kullanmştr (Palan, 2000: 2-3).
Bu eserinde Cooper özellikle düşük önemde tanmlanmş olan ekonomik konular dikkate alan
yeni bir dünya düzeninin gerektiğini belirtmiştir. Ülkeler, toplumun tamam için yürütülmesi
gereken politikalarda optimum düzeye ulaşmak amacyla ekonomi politikalarn daha dikkatli
koordine edebilirler. Bu yöntem ekonomi politikalar yapma sürecinde, yönetme
fonksiyonunun daha geniş tümleşik alanlara transferini de gerektiren kapsaml bir
‘‘uluslararaslaştrma’’ içermektedir (Cooper, 1968).
Ayn dönemlerde Harvard Uluslararas İlişkiler Merkezi’nde liberal düşünceler dile
getirilmeye başlanmş, Keohane ve Nye yüksek ve düşük politikalarn (high/low politics)
birbirleri ile yaknlaştğn vurguladklar ulusaşr ilişkiler ile ilgili bir kitap yaynlamş,
ardndan da karşlkl bağmllk tezini oluşturmuşlardr (Keohane ve Nye, 1972 ve 1977).
D. Ateş vd. / Bir Akademik Disiplin Olarak Uluslararas Politik Ekonominin
Snrlar
Walter ve Sen’e göre politik ekonomi, herhangi bir değişkene (politik
veya ekonomik) öncelik veren bir yaklaşm veya gelenek değil, ayr bir sosyal
bilimdir (Walter ve Sen, 2009: 3-4). Politik ekonomistler hangi faktörlerin
gerçek politik sonuçlar açklayabileceğini sorgulamaktadr ve ekonomistlerin
“ekonomik kalknma” analizlerini, sosyal sonuçlaryla açklamaya çalşmaktadr.
Bu bakmdan politik ekonomi analizleri sadece politik değişkenleri teorilere
dahil etme amacna değil, etik ve felsefe de olmak üzere tüm sosyal bilimler
arasnda orijinal bütünlük sağlama amacndadr. Dolaysyla UPE önemli bir
açğ doldurmak üzere işlevler üstlenmiştir.
Disiplinin sosyal bilimler içindeki yeriyle ve analizleriyle ilgili bu genel
tespitler farkl düşünürlerin, farkl konular oldukça çeşitli boyutlaryla ele
alabilmesine olanak sağlamştr. Bu çoğulculuk, snrlarn belirsizliği ve
disiplinler aras olma durumu UPE içinde vazgeçilmez bir odak noktas, konu
veya yaklaşm olmasn engellemiştir. Benzer bir şekilde alana spesifik bir
yaklaşm getirmek de oldukça zor olmuştur. Bunun sebebi ilk olarak UPE’nin
kurumsal yaplanmasnn zayflğdr. UPE üniversiteler bünyesinde akademik
boyutta yer alsa da, ayr bir bölüm olarak says oldukça azdr. Çoğunlukla diğer
bölümlerin içinde (Uluslararas İlişkiler, Siyaset Bilimi, Gelişme Çalşmalar,
İktisat ve Tarih gibi) yer bulmaktadr. İkinci neden de UPE’nin yapsal boyutta
uluslararas niteliğinin derin olmasdr. Bu da çok sayda ve dağnk saha
çalşmalarna ve akademisyenler topluluğunun bir arada bulunamamasna yol
açmaktadr (Leander, 2005: 4-6). UPE’nin beşeri hayatta kapsadğ alann
genişliği ve ilgilenmek durumunda kaldğ konularn çeşitliliği disiplin içinde
önemli saylabilecek ‘‘odak sorunu’’ yaratmştr. UPE ismiyle akademik alanda
ilk dersler 1980’lerde yer almaya başlamştr (Frieden ve Martin, 2001: 3).
Günümüzde halen disiplinin snrlar belirsizliğini korurken, politik ekonomi
çalşmalar siyaset bilimi ve iktisat çalşmalaryla iç içe geçmiş durumdadr.
UPE disiplini ile ilgili bu tespitlere rağmen, oluşumundan bugüne teoriler,
yaklaşmlar ve araştrma konular üzerinde baz ortak kanlar mevcuttur.
Uluslararas alanda tartşma konusu olan sorunlar karşlkl etki ve
sonuçlaryla analiz edebilme sahas olmas nedeniyle UPE’nin bahsedilen tüm
disiplinlerden özerk bir disiplin olduğu söylenebilir. UPE sonuçta beşeri hayatn
belirli bir alannda kendine has özerk bir alan yaratabilmiştir. Bu da bir
disiplinin sosyal bilimler ailesi içinde ayr bir kimliğe sahip olmas için yeterli
ölçüttür (Ateş, 2009b). Bu çerçevede sonraki bölümlerde UPE bünyesindeki
kuramsal girişimler ve belli başl araştrma konular gözden geçirilerek ‘‘odak
sorunu’’nun snrlar tespit edilmeye çalşlmştr.
53
Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt: XV, Say 1, 2013
4. Uluslararas Politik Ekonomide Başlca Kuramsal Yaklaşmlar
UPE’nin bir disiplin olarak özerkliğini sağlamas açsndan, kuramsal
boyutunun kurumsal oluşumundan daha sağlam temellere dayandğ
söylenebilir. UPE araştrmaclar ekonomi, özellikle uluslararas ekonomi
çalşmalarnn uluslararas sistemi açklamada başarsz olduğu konusunda
hemfikirdirler. Çünkü bu çalşmalar uluslararas politik sistemde güç dağlmn
göz ard etmişlerdir. UPE analizleri bu sistemdeki sorular yerel politik veya
ekonomik verilerle değil, uluslararas verilerle cevaplamaya çalşmştr.
UPE çalşmalarnn ilk başladğ ülkeler ABD ve İngiltere merkezli
çalşmalar daha eleştirel olmuştur (Murphy ve Nelson, 2001). Devlet merkezli
yaklaşm sorgulayan ve devlet/piyasa etkileşimini ortaya koyan yaklaşmlarda
analiz düzeyi sadece devlet değil, firmalar, snf ve cinsiyet ilişkileridir
(Denemark ve O’Brein, 1997). Wallerstein’n ‘‘dünya sistemi’’, Keohane ve
Nye’n ‘‘kompleks karşlkl bağmllk’’, Ruggie’nin sosyal inşaac, Gill ve
Cox’un yeni Gramscici, Strange’in devlet ve pazar ilişkileri ile güvenliği
ilişkilendirdiği ve firmalar ön plana çkardğ çalşmalar ve feministlerin
argümanlar, geleneksel yaklaşm sorgulayan, eleştirel uluslararas politik
ekonomi görüşlerine örnek olarak verilebilir.
Gilpin ve Strange tarafndan kategorize edilen UPE alanndaki ana
kuramlar özünde ‘‘devlet’’ ve ‘‘piyasa’’ etkileşimi analizlerine dayanmaktadr
(Walter ve Sen, 2009: 8). Bu teoriler piyasa ve ekonomik büyümenin politik
yansmalar, ulusal ve uluslararas toplumun değişimi, piyasann savaş ve barş
konularna etkisi gibi sorunlara farkl cevaplar veren perspektifler olmuşlardr.
Disiplinin entelektüel tarihini inceleyen Cohen de, pozitivizm ve deneyselcilikle
şekillenen Amerikan ekolü ve daha açk bir şekilde normatif, yorumsal ve iddial
gündemiyle İngiliz ekolü (Cohen, 2007) olmak üzere iki okulu temel almştr.
UPE’nin temelinin Amerikan okulu olduğunu öne süren Cohen’in çalşmasnda
Gilpin, Keohane ve Nye gibi düşünürler öne çkarken, İngiliz okulunda öne
çkan isim Susan Strange’dir (Cohen, 2008). Çalşmalarn yaynlandğ iki ana
dergi olan International Organisation7 realist bakş yanstan Amerikan
ekolünün, Review of International Political Economy8 ise radikal ve
kontstrüktivist bakş açlarn yanstan Avrupa ekolünü simgeler. Bu alanda fikir
birliğine varlan en temel konu ise hem ulusal hem de uluslararas ekonomi ve
politika analizlerinin ayrmna son verilmesi gerektiğidir. İlk gruptakilere göre
objektif bir gerçeklik mevcuttur. Diğer düşünürler içinse gerçeklik, bilinçli
varlklar arasnda varolandr. Dolaysyla daha rasyonel ve daha reflektivist
(veya konstrüktivist) bakş açlar oluşmuştur (Hollis ve Smith, 1991).
7
8
54
Bkz. http://journals.cambridge.org/action/displayJournal?jid=INO
Bkz. http://www.tandfonline.com/toc/rrip20/current
D. Ateş vd. / Bir Akademik Disiplin Olarak Uluslararas Politik Ekonominin
Snrlar
Ksaca PIER okulu (Politics of International Economic Relations)
Amerikal akademisyenlerin savaş sonras dönemdeki siyaset ile ekonomi
arasndaki ilişkiyi ve dinamiklerini açklamaya çalşan ilk uluslararas siyasi
iktisat okulu olmuştur. PIER okuluna göre devletler uluslararas sistemin birincil
aktörüydüler. Bundan sonra da piyasalarn daha iyi çalşabilmesi için bu rolünü
devam ettirmelidir, çünkü piyasalar ancak istikrarl ve iyi idare edilen bir siyasi
ortamda işleyebilirlerdi (Tayfur, 2005: 193). Cohen’e göre UPE’nin
öncülerinden Gilpin bu alan refah ve güç kullanmnn uluslararas ilişkilerdeki
karşlkl ve dinamik etkileşimi olarak tanmlamştr (Cohen, 2008: 16).
Ekonomik aktivitelerin ana yapsn politikann belirlediği fikrinden yola çkan
Gilpin’e göre, refah kullanmnda piyasann rolü, güç kullanmnda ise devlet ve
çatşma yönetiminin rolü ön plandadr. UPE ise bu ikisinin evliliği olarak
alglanmaldr (Gilpin, 1987).
Uluslararas Politik Ekonomi disiplininin oluşumunda Gilpin, Keohane
ve Nye Amerika’da nasl bir etki braktysa, ayn etki İngiltere’de Susan
Strange’e aittir. Otoritenin sorgulanmas gerektiğini vurgulayan Strange’in
(Cohen, 2008: 44) bu konudaki ilk ve en çok göze çarpan çalşmas 1970 ylnda
yaynladğ ‘‘International Economics and International Relations: A Case of
Mutual Neglect’’ (Strange, 1970) (Uluslararas Ekonomi ve Uluslararas
İlişkiler: Karşlkl Görmezden Gelme Durumu) manifestosu olmuştur. Ekonomi
mezunu bir gazeteci olan Strange’in bu manifestodan sonraki ilk girişimi bu yeni
yaklaşma destek olacak kurumsal bir araç (Review of International Political
Economy-RIPE) yaratmak olmuştur. RIPE’nin ilk says 1994’te yaynlanmş ve
İngiltere’de UPE’nin vazgeçilmezi haline gelmiştir. Ayrca 1971’de bir
Uluslararas Politik Ekonomi Grubu (IPEG) kurmuştur.9 Strange’e göre küresel
ekonominin karakter ve dinamiğinin açklanmasnda ‘‘güç’’ merkezde yer alr.
Geleneksel uluslararas politika çalşmalarn dar görüşlü ve eski moda olmakla
eleştiren Strange, gücü ekonomi, bölgeselcilik, nüfus, silahl kuvvetler, çevre
gibi farkl etkenlerle açklamaktadr (Cohen, 2008). Strange ‘‘States and
Markets: An Introduction to IPE’’ kitabnda, dünya sisteminde gücü ilişkisel ve
yapsal olmak üzere iki türe ayrmştr. Strange’e göre ilişkisel güç, A’nn B’ye
yapmayacağ birşeyi yaptrma gücüdür. Öte yandan yapsal güç ise A, B ve diğer
tüm güçlerin birarada hareket ettiği çerçeveyi oluşturur. Bu güç, uluslararas
ekonomik ilişkileri yöneten uluslararas rejimleri ve normlar tasarlama gücüdür
(Strange, 1988: 24-5). Yapsal güce sahip aktörler-devletler, bireyler veya
şirketler- ilişkisel gücü doğrudan kullanma ihtiyac duymadan etkin olabilirler.
Dolaysyla uluslararas politik ekonomide bu güç ilişkisel güçten daha önemli
kabul edilir. Strange devletler ve piyasalar arasndaki ilişkiyi açklarken bu
yapsal gücü ayr ancak birbiriyle bağlantl dört bölüme ayrmştr. Bunlar
9
Bkz. http://www.bisa-ipeg.org/
55
Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt: XV, Say 1, 2013
güvenlik, üretim, finans ve bilgidir. Politik ekonomide bu yaplardan hiçbiri
diğerine üstün değildir ve birbiriyle bağlantldr (Strange, 1988: 135).
Bu alandaki kuramsal analizlerde en yaygn olarak benimsenmiş ayrm
rasyonel epistemolojik metodolojiye dayanan, realist, liberal ve Marksist
görüşler baznda verilen gruplandrmadr. Realist, liberal ve Marksist
yaklaşmlar ayn bilimsel pozitivist ontolojiye sahip olsalar da, üç farkl analitik
görüş sunmuşlardr (Özdemir, 2007; Acar, 2007, Ataman, 2007a). Bunlar,
korumaclğ önceleyen, ekonomik olan siyasetin arac olarak gören, devlet
müdahalesini benimseyen ve devleti merkeze alan neo-realizm; piyasa merkezli
bakş açsn UPE’ye uygulayan, siyaseti ekonominin bir arac olarak gören ve
ekonominin bağmszlğn öne alan neo-liberalizm; siyaset ve ekonominin
birbirlerine bağml olduğundan hareket ederek yapsal analize girişen ve
ekonominin etkinliği üzerinde duran neo-Marksizmdir. Ancak günümüz
koşullar itibariyle kuramsal tartşmann ana ekseni neorealist ve neoliberal
yaklaşmlar arasndadr (Krasner, 1996).
Neo-realizmin birçok varsaym merkantilizm, ekonomik milliyetçilik ve
korumaclk yaklaşmlar ile ortaktr. Neo-realistler politikann ekonomiye
üstünlüğünü savunur. Buna göre, piyasa devlet çkarlarna hizmet etmeli ve
ekonomi devletin siyasal amaçlar doğrultusunda yönlendirilmelidir. Ulusal
ekonominin organizasyonu ulusal güvenlik konularyla tutarl ilerlemelidir ve
devlet ekonomiyi çkarlar doğrultusunda şekillendirmelidir. İç ekonomik
konular ve uluslararas ekonomik alan birbirinden ayr kabul edilirken
neorealizmin odak noktas devletin güvenliğidir. Ancak güvenlik algs sadece
askeri yönde değil, ayn zamanda ekonomik refahn elde edilmesi yönündedir
(Gilpin, 2001: 17-9). Hamilton’a göre devlet üretim ekonomisinde etkin bir rol
oynamaldr. Endüstrileşmeye engel olabilecek tecrübesizlik veya sermaye
yetersizlikleri gibi iç sorunlar ancak devlet müdahalesiyle aşlabilecektir. Ayrca
uluslararas rekabet ortamnda yerel ekonominin güçlü kalabilmesi için
korumac politikalar kullanlmaldr. List’e göre liberallerin siyasi istikrar ve
barş getireceğini inandklar ‘‘kozmopolitik’’ dünya görüşü, milliyetçi rekabet
noktasn gözden kaçrmaktadr. Çünkü her ulus devlet ekonomik gelişme için
kendi ulusal aracn bulacaktr (Crane ve Amawi, 1997: 36). Ekonomik
milliyetçilikte temel görüş ekonomik aktivitelerin devletin çkarlarna bağl
olmas ve bağl kalmasdr (Gilpin, 1987: 31-4). Buna göre ekonomideki
karşlkl bağmllk asla simetrik değildir ve sürekli çatşmann da kaynağdr.
Bu nedenle ‘‘ulusal kendine yeterlilik’’ daha önemlidir. Gücü elinde bulunduran
devlet ekonomik sonuçlar da elde eder.
Ancak Soğuk Savaş sonras dönemde ABD, AB ve Japon ekonomileri
arasndaki artan rekabet, realistlerin daha önce ‘‘low politics’’ olarak
gördüklerini gözden geçirmelerini sağlamştr. Böylece uluslararas politik
ekonomi disiplini içerisinde neorealistler küresel ekonominin yönetimi,
56
D. Ateş vd. / Bir Akademik Disiplin Olarak Uluslararas Politik Ekonominin
Snrlar
ekonomik kuruluşlar, dş borç krizleri ve bölgesel karşlkl bağmllk gibi
konularda düşünmeye başlamşlardr. Ancak yine de realistler devlet dş
aktörleri göz ard etme eğilimlerini korumuştur (Smith, El-Anis ve Farrands,
2011: 11).
Neoliberalizmin geleneksel varsaym olan, politika ve ekonominin
birbirinden ayr alanlar olduğu, yaklaşmn UPE’ye bakşnn temelini oluşturur.
Smith, bir toplumun refahnn sahip olunan altn rezerviyle değil üretim ve
ekonomik büyümeyle ölçülmesi gerektiğini savunmuştur. Ekonomik büyüme de
ancak minimum seviyede devlet müdahalesine maruz kalan serbest piyasayla
mümkün olacaktr. ‘‘Invisible hand’’ (görünmez el) kavramn literatüre
kazandran Smith, bir toplumun refah için dile getirdiği görüşlerin tüm devletler
için de uygulanabileceğini öne sürerek bu yaklaşm uluslararas düzeye
taşmştr (Crane ve Amawi, 1997: 55-6). Buna göre devletler arasnda ticaret
serbest olmal, böylece herkes zenginlikten payn almaldr. Uluslararas
ticaretin devletler tarafndan snrlandrlmas piyasann rasyonel işleyişine engel
teşkil edecektir. UPE’nin liberal gelenekteki yaklaşmnn diğer bir kaynağn ise
Ricardo’nun ‘‘karşlaştrmal üstünlük’’ tezi oluşturur. Buna göre her bir devlet
daha ucuza mal ettiği üründe uzmanlaşmal ve pahalya mal edeceği ürünü ise
daha ucuza ithal etme yolunu seçmelidir. Böylece ulusal ve uluslararas tüm
ekonomik ilişkileri fiyat mekanizmas düzenleyecek ve sonucunda maksimum
verimlilik, ekonomik büyüme ve bireysel refah sağlanacaktr (Gilpin, 1987: 2631). Piyasa kendiliğinden, içsel bir mantkla yolunu bulacaktr. Bu düzen de
devletin güç ve güvenlik endişelerini minimize edecektir. Liberal ekonomistler
savaş, emperyalizm gibi siyasi olgularla ekonomik büyüme süreci arasnda bağ
kurmazlar. Bu tür siyasi kötülükler ekonomiyi etkileyebilir veya ekonomik
girişimlerden etkilenebilir. Ancak bu tür çatşmalarn temeli siyasidir, ekonomik
değildir. Liberaller esasen ticaret ve ekonomik ilişkilerin karşlkl fayda
bağlamnda barşçl yöntemlere ve işbirliğine sebep olacağna inanmaktadrlar.
Siyaset insanlar bölerken, ekonomi birleştirecektir.
Ancak 1970’li yllara gelindiğinde uluslararas ekonomik düzende
yaşanan değişimler, çokuluslu şirketlerin artan rolü ve her geçen yl hzla
büyüyen dünya ticareti liberallerin konuya yaklaşmn etkilemiştir. Bu
bağlamda Keohane ve Nye literatüre ‘‘Power and Interdependence’’ (Güç ve
Karşlkl Bağmllk) kitabyla katkda bulunmuştur. Karşlkl bağmllk
çağnda yaşadğmz vurgulayan Keohane ve Nye (Cohen, 2008: 16) tarafndan
‘‘kompleks karşlkl bağmllk’’ üç temel özellikle tanmlanmştr; iletişimin
çoklu kanallar, hiyerarşi yokluğu ve askeri gücün azalan rolü. Bu görüş uzun
yllar uluslararas ilişkiler teorilerinde hakim olan klasik devlet-merkezli
paradigmalara bir meydan okuma olmuş; ekonomik ve politik eylemlerin
bağnn alt çizilmiştir. Böylece ekonomi mi politikay, politika m ekonomiyi
yönlendirir sorusu gündeme gelmiştir. Neo-realistlerin aksine Keohane ve Nye
57
Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt: XV, Say 1, 2013
politikann ekonomiyi domine etmediğini, hem bunlar arasnda hem de küresel
düzeyde devletler ve piyasalar arasnda ‘‘kompleks karşlkl bağmllk’’
bulunduğunu ileri sürmüştür (Cohen, 2008). Devletin sahip olduğu güç, belli
zaman ve konulara göre farkllk gösterebilir (Ac, 2005). Neoliberalizmle
özdeşleşen karşlkl bağmllğn iki yorumundan bahsetmek mümkündür.
Birincisi, asimetrik/adil olmayan bağmllk, ikincisi ise kompleks bağmllktr
(ideal dünya düzeni). Neoliberaller ikincisinin gerekli işbirliğine gidilerek barş
ve istikrar sağlayacağn öne sürer. Çünkü böyle bir uluslararas ekonomide
karşdakine zarar vermek kendine zarar vermek olacaktr. Küreselleşmeyle
birlikte bu yaklaşmlar akademik dünyada kendisine önemli bir alan bulmuştur
(Smith, El-Anis ve Farrands, 2011: 28-33). Diğer yandan liberalizme yöneltilen
eleştiriler yaklaşmn UPE’ye bakşna da genelleştirilmiştir. Devletler
arasndaki eşitsizlikler, piyasann doğal işleyişe sahip olmadğ gibi hususlar
bunlar arasndadr (Ayers, 2008: 109-111).
Klasik marksizm ve onun çağdaş yorumlar olan neomarksizm ve
neogramscici yaklaşmlar (yapsalclk) devletler aras ilişkileri ekonomik
etkenlerin belirleyici olduğu etkileşim alan olarak görme eğilimindedir.
Uluslararas güçlerin diyalektik etkileşimi ve kapitalizmin yaylmas ve bunun
sonucunda sermayenin uluslararaslaşmas temel sorunsallardan biridir (Crane
ve Amawi, 1997: 83). Marksist geleneğin UPE analizini dört farkl yaklaşm
altnda toplamak mümkündür. Birincisi, klasik marksizmin devlet ve ekonomiye
ilişkin yaklaşmdr. Buna göre devlet üretim araçlarna sahip olan snfn
çkarlarn korumak üzere oluşturulmuş olan bir yapdr (Crane ve Amawi, 1997:
84). Böyle bir yap içerisinde devletler arasndaki ilişkiler ulusal düzeyde üretim
araçlarna sahip olan snflarn snr ötesi rekabeti çerçevesinde kavramlaştrlr.
İkincisi, Lenin’nin emperyalizm yaklaşmdr. Klasik marksizmin
kapitalizmin işleyişinde ortaya çkacak ve sistemi işlemez hale getirecek
çelişkilere ilişkin beklentisi ve ardndan sanayileşmiş toplumlarda işçi
devrimlerinin olacağ umudu gerçeğe dönüşmemiştir. Sanayileşmiş toplumlarda
devrimin ortaya çkmamasnn nedenini Lenin ‘‘emperyalizm kuram’’ ile
açklamştr (McDonough, 1995). Buna göre, sanayileşmiş ülkeler hammadde
temini ve mamul ürünlerin pazarlanmas amacyla dünyann azgelişmiş
ülkelerini sömürgeleştirmişlerdir. Sömürge mantğ hammaddenin değerinden
düşük bedelle alnmas, ürünlerin ise değerinden çok faza karla satlmasna
dayanmaktadr. Bu yolla dünyann geri kalan bölgelerinden sanayileşmiş
ülkelere ciddi bir refah transferi sağlanmştr. Aktarlan bu refahn bir ksm
sanayileşmiş ülkelerdeki işçilerin sosyal ve ekonomik durumlarnn
iyileştirilmesinde kullanlmştr. Böylece sanayileşmiş ülkelerde ortaya çkacak
olan çelişki ötelenmiş ve devrimi gerçekleştirmesi beklenen işçiler de satn
alnmştr.
58
D. Ateş vd. / Bir Akademik Disiplin Olarak Uluslararas Politik Ekonominin
Snrlar
Üçüncüsü, neoMarksistler tarafndan geliştirilen dünya sistemi
yaklaşmdr. Özellikle II. Dünya Savaş sonrasnda yaşanan dekolonizasyon
süreciyle birlikte yeni bağmszlğn kazanan devletler arasnda ekonomik
‘‘azgelişmişlik’’ konusu gündeme gelmiştir. Azgelişmiş ülkelerin gelişmiş
ülkelere çeşitli biçimlerde bağmllğn incelemeye başlayan ‘‘bağmllk
teorisi’’nde fakir ülkelerin (çevre) zengin ülkeler (merkez) araclğyla küresel
bir ekonomiye şartlandrldğ düşüncesi genel olarak kabul görmüştür
(Wallerstein, 1974). Andre Gunder Frank gelişmişlik ve azgelişmişlik sürecinin
Avrupa uluslarnn merkantilist ve kapitalist gelişmesi ile başladğn ileri
sürmektedir. Bu tür bir ilişkinin çözülebilmesi için üçüncü dünya ülkelerinin
kapitalist sistem ile bağlarnn koparmasn zorunluluk olarak görmektedir.10 Dos
Santos da bağmllk kavram ile baz ülke ekonomilerinin diğerlerinin gelişimi
ve genişlemesi sonucu kstlandğ, bağml hale geldiği durumunu ifade
etmektedir. İki veya daha fazla ekonomi arasndaki bağmllk, ülkeleri baskn
olanlar ve bağml olanlar olarak ayrmaktadr.11 Bağmllk kuramn biraz daha
geliştiren Wallerstein ortaya koyduğu ‘‘dünya sistem teorisi’’ ile modern ulus
devletin oluşumundan bu yana tarihsel süreçteki değişimleri gösteren bir çerçeve
geliştirmiştir. Çağdaş dünya sistemi merkez, çevre ve yar çevre olmak üzere üç
ayr kategoriden oluşmaktadr (Wallerstein, 2004: 11-2). Bu kategoriler, her
bölgenin dünya ekonomisindeki konumunu ifade eder. Merkezde gelişmiş,
endüstriyel ekonomilere sahip kapitalist güçler yer almaktadr. Çevrede
azgelişmiş, ya da marjinalize olmuş bölgeler yer alr. Bu bölgedeki devletler
ham madde, düşük teknoloji ve tarmsal ürünlere sahip devletlerdir. Yabanc
yatrmlar, hammadde temini ve ticaret araclğyla çevreyle ilişki içinde olan
merkez kendi refahn garantiye almş olur. Çevrede bulunan ülkelerden biri,
merkezle ticari bir bağlant kurduğunda, artk güvenlik, teknoloji transferi ve
piyasa açsndan bağml hale geldiği için bundan kurtulmas ve ekonomik
özerkliğini kurmas güçleşmektedir. Bağmllk ilişkisi küresel düzeyde
eşitsizlikleri daha da attrr (Wallerstein, 2004: 13-4).
Dördüncüsü ise eleştirel Marksistler (neogramscici) tarafndan
geliştirilen hegemonya yaklaşmdr. Buna göre, uluslararas sistemde
oluşturulan düzen, tpk bir devlet içerisindeki düzen gibi, sadece ve sadece
baskn durumda olan devletlerin zorlayc gücüne dayanmaz. Baskn devlet
(hegemon) ile küçük devletler arasndaki ilişkinin istikrarl hale getirilmesinde
10
11
Latin Amerika ülkelerinin azgelişmişliği üzerinden yola çkarak oluşturulan bağmllk teorisi
için bkz. Andre Gunder Frank, 1967; James D. Cockcroft, Andre Gunder Frank ve Dale L.
Johnson, 1972.
Bağmllk ilişkisinde tarihi boyuta vurgu yapan Theotonio Dos Santos bağmllğ, dünya
ekonomisinde baz ülkelerin diğerlerine zarar verdiği ve alt ekonomilerin gelişme imkanlarn
kstladğ bir yapya şeklini veren tarihsel durum olarak tanmlamaktadr (Dos Stantos, 1971:
226).
59
Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt: XV, Say 1, 2013
‘‘rza’’nn yadsnamayacak bir pay vardr.12 Hegemonik düzen içerisinde
devletler arasndaki ilişkiler sanki sosyal snflardan bağmszmş gibi ele alnr.
Bu süreçte devletler içerisindeki baskn snflar ile hegemon gücün baskn
snflar arasnda çeşitli düzeylerde ortak çkarlar tanmlanarak, küçük
devletlerin hegemonik düzene katlmas ve uluslararasnda istikrara katk
sağlamas temin edilmiş olur. Devletler aras ilişkilerde en önemli vurguyu
ekonomik faktörlere bağlamalar genel olarak Marksist yaklaşmlarn en zayf
noktas olarak görülürken, stratejik ve politik konularn da uluslararas politik
ekonomide önemli olduğu vurgulanmştr (Smith, El-Anis ve Farrands, 2011:
21). Marksist gelenek, kapitalizmin ‘‘ekonomik’’ yaylmn ve ötekilerin
kalknma yoluna sokulmasn ksmen eksik yorumlamş ve faydalarn göz ad
etmişlerdir (Smith, El-Anis ve Farrands, 2011: 33-8).
UPE perspektifine sahip kuramsal girişimlerin ksaca incelenmesinden
görüleceği gibi dünya değiştikçe UPE analizleri de bu değişime ayak
uydurmuştur. Tarihsel süreçteki gelişmelere bağl olarak üretilen yeni
yaklaşmlar UPE’nin kuramsal altyapsn oluşturmaktadr. Yeni yorumlara,
teorilere ve yaklaşmlara açk bu içeriğiyle UPE, hem özerk bir disiplin olabilme
özelliği kazanmş, hem de sabit görüşlerden daha çok piyasa ve devletleraras
ilişkilerin sürekli değişen boyutuna ayak uydurabilme dinamizmi göstermiştir.
5. Uluslararas Politik Ekonominin Snrlar Sorunsal
UPE, günümüz dünyasnda devlet ve piyasa arasndaki dinamik
etkileşimi ve devletle piyasann bir arada olmasndan kaynaklanan problemlerin
uluslararas boyutunu inceleyen bir disiplin olarak tanmlanabilir.
Küreselleşmenin evrensel olarak ve bölgesel ekonomik entegrasyonlar şeklinde
hzla yaygnlaşmas ulus devletlerin sadece içerde uyguladklar ekonomi
politikalarn değil, politik ve hukuksal açdan yetki ve otoritelerinin boyutunu
da değiştirdiği aşikardr. Bu bağlamda ekonominin, küresel toplumu doğrudan
biçimlendirmede büyük ölçüde siyasetin önünde gittiği varsaym uluslararas
politik ekonominin liberal yorumunun temel çkş argümandr. Ancak siyaset ve
ekonominin ortasnda kalan bu disiplin, bazen uluslararas politika, bazen
uluslararas iktisat disiplinlerinin inceleme alanlarnn içinde kalmakla, bazen de
12
60
Cox’un Gramscici analizinde, en güçlü küresel ekonomik aktörler arasndaki işbirliği ve
konsensusun alt çizilmektedir. Gramsci’nin belli bir dönem ve zamanda, kapitalizmin objektif
(üretimsel güçler) ve sübjektif (fikirler ve kültür) ögelerinin kombinasyonu-tarihsel bloknosyonu Cox tarafndan II. Dünya Savaş sonras uluslararas politik ekonomiyi açklamak
için kullanlmştr. Daha az deterministik bir bakş açsyla Cox, daha spesifik sorun ve
kimlikler etrafnda oluşacak yeni sosyal hareketlerin yeni bir tarihsel blok oluşturma ve belli
bölgelerdeki sermaye gücüne meydan okuma potansiyeline sahip olduğunu öne sürmektedir
(Cox, 1981).
D. Ateş vd. / Bir Akademik Disiplin Olarak Uluslararas Politik Ekonominin
Snrlar
çok geniş bir inceleme alann kapsamas nedeniyle snrlarnn belirsiz olmas
yönünden eleştirilere maruz kalmaktadr. UPE’nin snrlar bugün disiplin
açsndan önemli bir belirsizlik kaynağdr, ancak snrlar belirlemeye dönük
yaklaşmlar da mevcuttur.
Keohane’e göre uluslararas ilişkilerde zenginlik ve güç devletler
araclğyla yürütülen eylemlerle birbirine bağlanmş konulardr. Dünya
siyasetinde belirsizlik yaygndr, anlaşmaya varmak güçtür ve hiçbir güvenlik
önlemi ekonomik ilişkilerden doğacak askeri ve güvenlik sorunlarn önleyemez.
Ayrca, karn dağlm konusundaki anlaşmazlklar aktörler arasndaki ilişkilerin
önüne geçebilir (Keohane, 1984: 18-25). Bu anlamda UPE, politikann
merkezindeki ‘‘güç’’ ile ekonominin merkezindeki ‘‘refah’’ konularnn
kesişimi olarak görülebilir. Ekonomik alanda bir aktör diğerine üstünlük
kurduğunda bu ekonomik güç siyasallaşr. Dolaysyla modern ekonomi
politiktir, çünkü şirketler ve diğer organizasyonlar aktörler üzerinde kontrol
kurma amacndadr. Smith, El-Anis ve Farrands’a göre, hükümet ve piyasa
ekonomisi arasndaki ilişkinin uluslararas boyutu UPE çalşmalarnn merkezini
oluşturmaktadr. Değişen bir dünya demek, bir yapbozun parçalarn bir araya
getirmeye çalşrken parçalarn üstündeki resimlerin değişmesi demektir.
Örneğin; Smith ve Marks benzer aktörler, benzer konular ve benzer süreçlerden
bahsederken farkl resimler yaratmşlardr. Bu durumda bu yapbozun
parçalarnn her iki tarafnda da farkl resimler görülebilir. UPE çok yüzlü
geometrik şekillerden oluşan bir yapboz olarak hayal edilirse her bir yüz farkl
bir dünya görüşünü yanstmaktadr (Smith, El-Anis ve Farrands, 2011: 1-4).
Crane ve Amawi’ye göre ise UPE öncelikli olarak, uluslararas aktörler
(devletler, küresel şirketler, uluslararas örgütler, sosyal hareketler gibi) arasnda
gerçekleşen eylemleri (ticaret, finans, yatrm, gelişme gibi) inceleyen bir
disiplindir (Crane ve Amawi, 1997: 4-5). Ancak disiplin içindeki teorik
altyapnn çeşitliliği çalşma alannn belirlenmesini güçleştirmektedir.
Leander’e göre ise UPE, kurumsalclardan yapsalclara, feministlerden
yaplandrmaclara kadar çok sayda teorinin ekonomi ve politika arasndaki
etkileşimi açklama çabasnda olduğu bir alandr. Bu yaklaşmlarn hepsi
UPE’nin parças olma iddiasn sürdürmektedir (Leander, 2005: 3-4). UPE’nin
kendi içindeki bu çeşitliliğin yan sra ilişkili olduğu siyasetten ekonomiye,
sosyolojiden kültüre kadar akademik disiplinlerin says da oldukça fazladr.
UPE’nin akademik anlamda snrlarnn ne olduğu konusundaki tartşmann
kolay sonlandrlmas olas değildir. Bu noktadan hareketle UPE’nin snrlarnn
belirlenmesinde yararlanlabilecek başka bir analiz ise alan içerisindeki başlca
araştrma konularnn gözden geçirilmesidir.
UPE disiplini çerçevesinde analiz yaptğn iddia eden araştrmaclarn
çalştklar başlca konular; uluslararas ticaret, uluslararas finans, hegemonya,
çokuluslu şirketler, küreselleşme, güvenlik, enerji, kalknma, teknoloji, çevre,
61
Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt: XV, Say 1, 2013
doğrudan yabanc yatrmlar ve dş yardmlardr. Elbette disiplinin gelişimine
bağl olarak başka konularn da inceleme alanna dahil edilmesi muhtemeldir.
Bu yönüyle UPE uluslararas ilişkiler disiplini ve devlet merkezli analizlerden
daha özerk bir çalşma sahasdr (Smith, El-Anis ve Farrands, 2011: 5-6).
Ticaret: Uluslararas ticaret devletler arasndaki en eski iletişim
kanallarndan biridir. Kapitalist üretim modelinin yaygnlaşmasna paralel olarak
da bütün dünyay kapsayc hale gelmiştir. Küreselleşmeyle genişleyen ticaret
sonunda ‘‘küresel ticaret sistemi’’ kavramnn oluşmasna yol açmş13 ve farkl
şekillerde de olsa birbiriyle ticari ilişkisi olan tüm dünya devletlerini kapsamştr
(Gilpin, 1987: 171-2).
Finans: Finansn uluslararas boyutu; döviz kurlarnn ekonomilere
etkisi, uluslararas sermaye hareketleri, sermaye ve borç akş, finansal krizlerin
uluslararas nitelik kazanmas gibi konular yoluyla UPE’nin önemli çalşma
alanlarndan birisidir. Zira finansal konular politik bir karakter kazanmştr
(Gilpin, 1987: 306).
Hegemonya: Hegemonya, Soğuk Savaş sonrasnn tek kutuplu
dünyasnda uluslararas ilişkiler teorilerinde yeniden tartşmaya açlan
konulardan biri olmuştur. Hegemon gücü elinde bulunduran devletin
davranşlar ve kararlarna yön veren motivasyonlarn en azndan bir ksm
ekonomik merkezlidir. Uluslararas ilişkilerde hegemonya ‘‘güvenlik’’
sorunlarn içeren devlet-merkezli bir kavramken, UPE’de ise büyük güçlerin
yükselişi ve düşüşüne uluslararas ticaret ve finans merkezli bakş açsyla ele
alnarak analiz edilmektedir (Gilpin, 1987: 72). Hegemonik İstikrar Teorisi
(HİT) uluslararas politik ekonomide temellerini Kindleberger (1973), Gilpin
(1987) ve Krasner’n (1976) yazlarndan almaktadr. Tek bir ülke tarafndan
domine edilen gücün hegemonik yaplarnn güçlü uluslararas rejimlerin
gelişmesine olanak sağlamasdr (Keohane, 1980). Keohane, politik ekonomiye
uygulandğ şekliyle hegemonik istikrar teorisinde hegemonyay askeri güç
üstünlüğü olarak değil, maddi kaynaklarn üstünlüğü olarak tanmlamaktadr
(Keohane, 1984: 34). Hegemonik güç hammaddeyi, sermaye kaynaklarn,
piyasalar ve üretimde mukayeseli üstünlüğü kontrol edebilmelidir. Yakn
gelecekte Amerika’nn hegemonik gücünü yeniden kazanamayacağna inanan
Keohane, devletleraras etkileşimi gerektiren işbirliklerinin de hegemonik
olmamas gerektiğini öne sürmüştür. Ancak, bağmsz devletlerin çkarlar
doğrultusunda hareket etme güdüsünden dolay hegemonun olmadğ bir
işbirliğinin zorluğunu belirten Keohane, çağdaş uluslararas politik ekonomiye
Amerikan hegemonyas sayesinde miras kalan uluslararas rejimler ağnn post-
13
62
Sistemin kurumsal ifadesi Dünya Ticaret Örgütü’nde vücut bulmuştur. Bkz. www.wto.org.
D. Ateş vd. / Bir Akademik Disiplin Olarak Uluslararas Politik Ekonominin
Snrlar
hegemonik işbirliği şekilleri oluşturmak için önemli bir temel oluşturduğunu öne
sürmektedir (Keohane, 1984: 244-5).
Çokuluslu şirketler: Çokuluslu şirketlerin (MNCs) bugünkü dünya
politikasnda merkezi bir yerinin olduğu artk kabul edilmektedir. Baz
düşünürler MNC’lerin ulusal ekonomiden tamamen özgür, hem uluslararas
ekonomik ilişkileri hem de siyasi ilişkileri yönlendirebilen bağmsz bir güç
haline geldiklerini savunurken, diğerleri bu pozisyonu reddederek MNC’lerin ev
sahibi ülke adna bir güç olduğunu savunmaktadr (Gilpin, 2001: 278). Büyük
firmalar ve stratejileri ticaret akşnn, sanayi yerleşimlerinin ve diğer ekonomik
aktivitelerin en büyük karar vericileri haline gelmiştir.
Küreselleşme: Günümüzde UPE disiplininin araştrma gündemi
‘‘küreselleşme’’ etiketi kullanlmadan yaplamaz hale gelmiştir. Üretim ve
finansn küresel yaylm küresel piyasay etkileyen faktörler (siyaset, iş dünyas,
kültür, teknoloji, çevre, küresel göç, cinsiyet çalşmalar ve turizm gibi) ve
bunlarn sonuçlaryla ilgili sorular beraberinde getirmiştir. Genellikle serbest
piyasa ile özdeşleştirilse de küreselleşmenin tek boyuta indirgenemeyeceği;
siyasal, ekonomik, toplumsal, kültürel birçok dönüşümü içinde barndran geniş
bir süreç olarak ele alnmas gerektiği ifade edilebilir (Ateş, 2006).
Güvenlik: Uluslararas ilişkilerin realist bakş açsnda analizler devlet
ve askeri merkezli güvenlik konular üzerinden yaplrken, UPE’nin daha
ayrmc yaklaşmyla güvenlik konularndaki analizler sadece devlet ve askeri
merkezli değildir. Devlet dş aktörlerin de kendi güvenlik endişeleri vardr.
UPE’de yeni güvenlik konular nükleer çağ, küresel çevre güvenliği, bir araya
gelen farkl sosyal gruplarn kimlik politikalar ve kültür, su, enerji ve gda
güvenliği, göç, finansal krizler ve sermaye hareketliliği ve uluslararas terörizm
gibi başlklarda tartşlmaya devam etmektedir (Smith, El-Anis ve Farrands,
2011). Küreselleşmeyle birlikte güvenlik konusunun çok boyutlu bir hale geldiği
ve sadece ulusal güvenlikle snrlandrlamayacağ, en genel tanmyla
güvenliğin ‘‘beşeri güvenlik’’ kavramyla ifade edildiği üzere insanlarn
hayatndaki her alanla ilgili hale geldiği görülmektedir (Ateş, 2009a).
Enerji: Enerji piyasalarn yönlendiren politikalarn üst düzeyde siyasi
olduğunu ve modern ekonomilerin organizasyonunun merkezinde yer alan
unsurlardan biri olduğu ifade edilebilir. Çünkü sadece ekonomik veya teknolojik
etkenler değil, siyasi güçler de petrol, doğal gaz ve elektrik piyasasndaki
sonuçlar belirleme eğilimindedir. Enerji kaynaklar ve enerji güvenliği sosyal,
kültürel, politik, ekonomik ve askeri gibi tüm güvenlik konularyla yakndan
ilişkilidir ve bu nedenle UPE’nin başlca araştrma konularndandr (Deese,
1979-1980: 40).
Kalknma: Uluslararas ekonomik işbirliği, kalknma ve gelişme
konular da UPE’nin inceleme alanlarndandr. Devletlerin çakşan ancak ayn
olmayan çkarlar ve önceliklerinin nasl ortak bir paydada buluşabileceği temel
63
Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt: XV, Say 1, 2013
uluslararas ilişkilerde temel sorunsallardan biridir. Realistler kamu mallarnn
izin
verilmesinde
veya
onlarn
sağlanmasnda,
‘‘free-rider’’lara14
cezalandrlmasnda dominant ülkelerin rolünü vurgulamaktadr. Liberaller ise
işbirliğini arttrma üzerinde dururken, yapsalclar normlar ve fikirler üzerinden
hareket ederler. Yakn zamana kadar ekonomik göstergeler ile özdeşleştirilen
‘‘kalknma’’, günümüzde artk sadece ekonomik büyümeyle ölçülmemektedir.
Eğitim, sağlk, çevre, yönetim kalitesi, insan haklar gibi alanlardaki göstergeler
bir ülkenin gelişmişlik düzeyinin tanmlanmasnda belirleyici olmaya başlamştr
(Joseph, Kinley ve Waincymer, 2009).
Teknoloji: Teknoloji devletler, piyasalar, eşitsizlik, değişen dünya
düzeni, güç kazanan yeni aktörler gibi UPE’nin klasik sorularnn hemen hemen
hepsine dahil edilebilecek bir konudur (Mokyr, 2011). Teknolojinin politik ve
ekonomik alandaki rolü konusunda ileri sürülen önemli bir argüman Rus
ekonomist Kondratieff’in döngüsüdür. Yaklaşk 25-30 yl kapsayan bu
döngüde, yeni bir ekonomi formunun temelini atan yeni bir teknolojik ürün
vardr. Yeni ürünün üretimi ve ticareti, bir yenisi çkana kadar, piyasalar,
ekonomiyi, sosyal ve kültürel değişiklikleri ve hatta egemen güçlerin yükselişini
ve düşüşünü şekillendirir (Aydoğmuş vd., 2009). Teknoloji özellikle fikri
mülkiyet ve telif haklar itibariyle ülkeler arasndaki ticaret ve yatrm
ilişkilerini, dolaysyla siyasal ilişkileri etkileme potansiyeli taşr.
Çevre: 1960 ve 1970’ler çevreyle ilgili konularn gündeme gelmeye
başladğ ve araştrmalara dahil olduğu dönemdir. Beşeri faaliyetler çevrenin
doğal akşna zarar vermektedir. Bu nedenle çevresel problemlerle ilgili politik
süreç hem ulusal hem de uluslararas düzeyde ele alnmak zorundadr. UPE’de
çevre, gerçek dünyadaki fiziksel değişiklikler ve bu değişikliklere yönelik
yürütülecek politik süreç boyutunda ele alnmaktadr (Oates ve Portney, 2001).
Doğrudan yabanc yatrmlar: Doğrudan yabanc yatrmlar, küresel
ekonominin en önemli parçalarndan biridir. İş sahalarnn, teknoloji ve üretimin
gelişmesinin ve nihai ekonomik büyümenin itici gücüdür. Doğrudan yabanc
yatrmlar özellikle azgelişmiş ülkelere teknoloji transferi ve yatrmn yapldğ
ülke piyasasnda sermaye ve iş gücü sağlamaktadr. Bu faydalarnn yan sra,
çokuluslu şirketlerin karnn, hükümetler ve vatandaşlara getirdiklerinden daha
ön planda olduğu konusunda eleştirilmiştir. Ayrca, yabanc yatrmlar
çekebilmek için hükümetler ekonomi politikalarn ve kurumsal yaplanmalarn
14
64
Ekonomide ve siyaset biliminde ‘‘free rider’’ bir kaynağ karşlğn ödemeden veya daha
düşük bedel ödeyerek tüketen kurum/devlet anlamnda kullanlmaktadr. ‘‘Free rider’’
(bedevac) sorunu, nasl engel olunabileceği veya negatif etkileri üzerinden tartşlmaktadr.
Bir maln yeterli miktarda veya hiç üretilmemesi; ya da ortak kullanma açksa bedel
ödenmeksizin aşr tüketimi ‘‘free rider’’ konusunu politik ekonomide tartşlan bir sorun
haline getirmiştir. Free rider, çok tarafl anlaşmalar ve sorumsuzluk için bkz. Keohane, 1984:
96.
D. Ateş vd. / Bir Akademik Disiplin Olarak Uluslararas Politik Ekonominin
Snrlar
değiştirmek zorunda kalmaktadr ki, bu ulus-devletin egemenliğinin
sorgulanmasna yol açar (Jensen, 2003). Dolaysyla bu tür yatrmlar kaçnlmaz
olarak hem ekonomik hem de politik sonuçlar doğurmas açsndan UPE’de
önemli bir analiz konusudur.
Dş yardmlar: Özellikle II. Dünya Savaş sonrasnda ABD’nin dş
yardmlar dş politikasn yönetme arac olarak kullanmasndan itibaren
uluslararas politikada önemli bir konu haline gelmiştir. Ekonomik, teknik,
insani, askeri ve başka alanlarda görülen dş yardmlar sayesinde, özellikle
azgelişmiş ülkeler ile gelişmiş ülkeler arasndaki politikann işleyişi büyük
ölçüde belirlenmektedir. Dş yardmlar konusundaki çalşmalar göstermektedir
ki, yardm yapan ülkenin politik gruplar ve ideolojileriyle dş politika ve
ekonomi çkarlar hangi miktarda yardmn nereye yaplacağ konusunda
belirleyici etkendir. Bu da UPE’de hem ekonomi hem de politika boyutuyla ele
alnmaktadr (Milner ve Tingley, 2010).
6. Sonuç
Sosyal Bilimler içerisinde özerk bir disiplin olup olmadğ konusunda
çok tartşlan Uluslararas Politik Ekonomi, ekonomi ve politikann birbirinden
ayr değerlendirilmesine tepki olarak doğan bir yaklaşm olarak
tanmlanmaktadr. Kuramsal temelini realizm, liberalizm ve Marksist
yaklaşmlardan almş olmas, ayr bir disiplin olarak değil de, uluslararas
ilişkiler içinde alt-disiplin olarak alglanmasna neden olmuştur. Buna rağmen
zaman içinde Strange, Cohen, Keohane, Nye, Gilpin, Cox, Wallerstein ve diğer
düşünürlerin ortaya attğ yaklaşmlar UPE’nin ayr bir akademik disiplin olma
yolunda ilerlemesine katk sağlamştr.
Uluslararas ilişkiler disiplininin realizmin hegemonyasnda ekonomi ve
politikaya yaklaşm devlet ve askeri güç merkezliyken, uluslararas iktisat
disiplininin yaklaşm ekonomik refah merkezli olmuştur. Ancak 1970 sonras
dünyann yaşadğ sosyal, ekonomik ve politik düzen değişiklikleri hem ABD’de
hem de Avrupa’da yeni bir disipline ve yeni analizlere olan ihtiyac beraberinde
getirmiştir. Günümüz politik ekonomi dünyas, halen en önemli aktör olmaya
devam eden ABD’ye rağmen, Bat Avrupa, Japonya, Çin ve Hindistan’n
etkileriyle yeni ve farkl sorunlarla yüzleşmektedir. 1970’li yllarn petrol
şokuyla ortaya çkmaya başlayan, 1980’lerin borç krizi, 1989 ylndan sonra
piyasa ekonomisine geçen ülkeler, ardndan yaşanan finansal krizlerle inceleme
alann genişleten Uluslararas Politik Ekonomi, devlet-merkezli analizlerin
yetersiz kaldğ bu ortamda yeni, dinamik ve güçlü argümanlaryla disiplinler
aras olmaktan çok, özerkliğini sağlamlaştrmaya devam eden bir disiplin
görünümündedir. Çünkü günümüz dünyasnn mevcut sorunlar ne ekonomi
disiplininde olduğu gibi salt ekonomik bağlamda, ne de politika da olduğu gibi
salt devlet merkezli ele alnabilir.
65
Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt: XV, Say 1, 2013
Uluslararas Politik Ekonomi’nin inceleme alanlarna ve ilgili olduğu
analitik sorunlara bakldğnda modern dünyadaki birçok problem ekonomi ve
siyasetin
mevcut
geleneksel
araştrma
konular
içinde
kolayca
anlaşlamamaktadr. Örneğin, uluslararas ticaret ve finans, gelişmişlik ve
bağmllk, hegemonya ve kuzey-güney ilişkileri, çokuluslu şirketler,
küreselleşme bağlamnda kültür, güvenlik ve çevre gibi çok boyutlu konulara
UPE çerçevesinde daha açklayc yaklaşmlar getirilmesi imkan bulunmaktadr.
Bugünkü dünyann sorunlar disiplin içinde çeşitli varsaymlara sahip
yaklaşmlar tarafndan farkl açlardan değerlendirilse de; küreselleşme,
ekonomik kalknma, aktör seviyesindeki değişimler, teknolojik ilerleme, çevre
gibi çözülmesi gereken önemli sorunlarn ortaklğ (Keohane, 2009), disiplinin
belirli bir olgunluğa ulaştğn göstermektedir. Türkiye gibi pek çok ülkede
disiplin kapsamndaki araştrmalarn yaygnlaştrlamamasnn en önemli
nedenlerinden biri elbette akademi dünyasnn UPE’yi ayr bir disiplin olarak
kabul etme, onun sorunsallarnn araştrlabileceği ayr akademik kürsüler teşkil
etme konusundaki yavaşlğ, zaman zaman da isteksizliğidir. Kuramsal
yaklaşmlar ve inceleme alanlaryla uluslararas ilişkiler, uluslararas politika ve
uluslararas iktisat disiplinlerinden ayrlmay başaran UPE, esasen henüz
kurumsal özerkliğini tamamlayamamas nedeniyle akademik bir ‘‘disiplin’’
olarak tannmakta güçlük çekmektedir. Ancak dünyadaki köklü siyasal,
toplumsal, ekonomik ve teknolojik gelişmeler neticesinde, ayr kurumsal
kimliğe sahip bir disiplin olarak UPE’ye olan akademik ihtiyacn kendini daha
fazla hissettirmesi kuvvetle muhtemeldir.
Kaynakça
ACAR, Mustafa. (2007), ‘‘Liberal Uluslararas Ekonomi Politik
Teorileri’’, (Ed.) Muhittin Ataman, Küresel Güç ve Refah, Ankara: Nobel
Yaynlar.
ACI, Esra Yüksel. (2005), ‘‘Neoliberal Yaklaşm ve Yönetişim
Kavram’’, Marmara Üniversitesi İ.İ.B.F. Dergisi, Cilt 20, Say 1.
ANDREAS, Peter. (2004), ‘‘Illicit International Political Economy: The
Clandestine Side of Globalization’’, Review of International Political Economy,
No:
11:3.
http://www.brown.edu/Departments/
Political_Science/documents/Illicit_International_Political_Economy.pdf,
(Erişim Tarihi: 12 Aralk 2011).
ATAMAN, Muhittin. (2007a), ‘‘Devlet Merkezli Uluslararas Ekonomi
Politik Teorileri’’, (Ed.) Muhittin Ataman, Küresel Güç ve Refah, Ankara: Nobel
Yaynlar.
66
D. Ateş vd. / Bir Akademik Disiplin Olarak Uluslararas Politik Ekonominin
Snrlar
ATAMAN, Muhittin. (2007b), ‘‘Uluslararas Ekonomi Politik: Güç
Siyasetinin Ötesi’’, Zeynep Dağ (Der.), Uluslararas Politikay Anlamak: UlusDevlet’ten Küreselleşmeye, İstanbul: Alfa Yaynlar, 2007.
ATEŞ, Davut. (2010), ‘‘Küresel Ekonomik Kriz, Devlet ve Dş
Politika’’, Uluslararas İnsan Bilimleri Dergisi, Cilt 7, Say 1.
ATEŞ, Davut. (2009a), ‘‘Küresel Şehirde Güvenlik Sorunu’’, ODTÜ
Gelişme Dergisi, Cilt 36, Say 1.
ATEŞ, Davut. (2006), ‘‘Küreselleşme: Ne Kadar Tek Boyutlu?’’, Doğuş
Üniversitesi Dergisi, Cilt 7, Say 1.
ATEŞ, Davut. (2009b), ‘‘Uluslararas İlişkiler Disiplininin Oluşumu:
İdealizm/Realizm Tartşmas ve Disiplinin Özerkliği’’, Doğuş Üniversitesi
Dergisi, Cilt 10, Say 19.
AYDOĞMUŞ, Osman vd. (2009), Kriz Teorileri: Kondratieff,
Schumpeter
ve
Wallerstein,
Working
Papers
in
Economics,
http://iibf.ege.edu.tr/economics/papers/wp09-01.pdf, (Erişim Tarihi: 29 Aralk
2011).
AYERS, Alison J. (2008), ‘‘Gramsci, Political Economy, And
International Relations Theory’’, (Eds.) Alfredo Saad-Filho ve Alison J. Ayers,
Production, Class, And Power In The Neoliberal Transition, New York:
Palgrave Macmillan.
BAYLIS, John and STEVE, Smith. (2001), ‘‘The Globalization of
World Politics’’, (Ed.) Ngaire Woods, International Political Economy In An
Age of Globalization, Oxford: Oxford University Press.
BERRY, Craig. (2007), ‘‘Rediscovering Robert Cox: Agency And The
Ideational In Critical IPE’’, Political Perspectives, Cilt 1, Say 1.
BOER-ASHWORTH, Elizabeth De. (2000), The Global Political
Economy And Post-1989 Change: The Place Of The Central European
Transition, New York: Palgrave Macmillian.
BUCRCH, Kurt and DENEMARK Robert A. (Eds.) (1997),
‘‘Constituting International Political Economy’’, International Political
Economy Yearbook, Vol.10, Kolorado: Lynne Rienner Publishers.
COCKCROFT, James D., FRANK, Andre Gunder and JOHNSON, Dale
L. (1972), Dependence and Underdevelopment: Latin America’s Political
Economy, New York: Anchor Books.
COHEN, Benjamin. (2008), International Political Economy: An
Intellectual History, New Jersey: Princeton University Press.
COHEN, Benjamin. (2007), ‘‘The Transatlantic Divide: Why are
American and British IPE so Different?’’, Review of International Political
Economy, Cilt 14, No 2.
67
Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt: XV, Say 1, 2013
COOPER, Richard N. (1968), The Economics of Interdependence:
Economic Policy In The Atlantic Community, New York: McGraw-Hill.
COX, Robert W. (1981), ‘‘Social Forces, States And World Orders:
Beyond International Relations Theory’’, Millennium: Journal of International
Studies, Cilt 10, Say 2.
CRANE, George T. and AMAWI, Abla. (1997), The Theoretical
Evolution of International Political Economy: A Reader Second Edition,
Oxford: Oxford University Press.
DEANE, Phyllis. (1984), The Evolution of Economic Ideas, Modern
Cambridge Economics Series, Cambridge: Cambridge University Press.
DEESE, David A. (1979-1980), ‘‘Energy: Economics, Politics, And
Security’’, International Security, Cilt 4, Say 3.
DENEMARK, Robert A. and O’BREIN, Robert. (1997), ‘‘Contesting
the Canon: International Political Economy at UK and US Universities’’, Review
of International Political Economy, Cilt 4, No 1.
DOS SANTOS, Theotonio. (1971), ‘‘The Structure of Dependence’’,
(Ed.) K.T. Fann ve Donald C. Hodges, Readings in U.S. Imperialis, Boston:
Porter Sargent.
DUMAN, Mehmet. (2002), ‘‘Hegemonya ve Güçler Dengesi
Bağlamnda Uluslararas Siyaset ve İktisat İlişkileri’’, Kocaeli Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt 4, Say 2.
FLYYN, James J. (1967), Çağdaş İktisatçlar, (Çev.) Ergün Tuncal,
İstanbul: Milliyet Yaynlar.
FRANK, Andre Gunder. (1967), Capitalism And Underdevelepment In
Latin America, New York, London: Monthly Review Press.
FRIEDEN, Jeffry and MARTIN, Lisa L. (2001), ‘‘International Political
Economy: The State of The Sub –discipline’’, http://www9.georgetown.edu/
faculty/jrv24/frieden%26martin 2002.pdf, (Erişim Tarihi: 21 Aralk 2011).
GILPIN, Robert. (2001), Global Political Economy: Understanding The
International Economic Order, New Jersey: Princeton University Press.
GILPIN, Robert. (1987), The Political Economy of International
Relations, New Jersey: Princeton University Press.
GOEDE, Marieke De. (Der.) (2006), International Political Economy
And Poststructural Politics, New York: Palgrave Macmillian.
HARRISON, Graham. (2005), Global Encounters International
Political Economy, Development And Globalization, New York: Palgrave
Macmillan.
68
D. Ateş vd. / Bir Akademik Disiplin Olarak Uluslararas Politik Ekonominin
Snrlar
HOLLIS, Martin and SMITH, Steve. (1991), Explaining and
Understanding International Relations, Oxford, New York: Oxford University
Press.
http://journals.cambridge.org/action/displayJournal?jid=INO
http://www.bisa-ipeg.org/
http://www.tandfonline.com/toc/rrip20/current
JENSEN, Nathan M. (2003), ‘‘Democratic Governance and
Multinational Corporations: Political Regimes and Inflows of Foreign Direct
Investment’’, International Organization, Cilt 57, Say 3.
JOSEPH, Sarah, KINLEY, David and WAINCYMER, Jeffrey. (2009),
‘‘World Trade Organization And Human Rights: Interdisciplinary
Perspectives’’, (Ed.) Kenneth C. Shadlen, Resources, Rules And International
Political Economy: The Politics of Development In The WTO, Cheltenham:
Edward Elgar Publishing.
KARACASULU, Nilüfer. (2009), ‘‘Hegemonik Düzen Tartşmalar ve
Eleştirel Görüşler’’, Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi,
Cilt 11, Say 4.
KAZGAN, Gülten. (2000), İktisadi Düşünce veya Politik İktisadn
Evrimi, İstanbul: Remzi Kitabevi.
KEOHANE, Robert O. and NYE, Joseph S. (1972), Transnational
Relations and World Politics, Cambridge: Harvard University Press.
KEOHANE, Robert O. and NYE, Joseph S. (1977) Power and
Interdependence: World Politics in Transition, Boston: Little Brown.
KEOHANE, Robert O. (1980), ‘‘Theory of Hegemonic Stability and
Changes In International Economic Regimes’’, (Eds.) Ole R. Holsti, Randolph
M. Siverson ve Alexander L. George, Change In The International System,
Boulder, Colo.: Westview Press.
KEOHANE, Robert O. (1984), After Hegemony: Cooperation And
Discord In The World Political Economy, New Jersey: Princeton University
Press.
KEOHANE, Robert O. (2009), ‘‘The Old IPE and The New’’, Review of
International Political Economy, Cilt 16, Say 1.
KINDLEBERGER, Charles. (1973), The World in Depression 1929-39,
Berkeley: University of California Press.
KRASNER, Stephen D. (1976), ‘‘State Power and the Structure of
International Trade’’, World Politics, Cilt 28, Say 3.
KRASNER, Stephen D. (1996), ‘‘The Accomplishments of International
Political Economy’’, (Eds.) Steve Smith, Ken Booth ve Marysia Zalewski,
69
Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt: XV, Say 1, 2013
International Theory: Positivism & Beyond, Cambridge: Cambridge University
Press.
KUPER, Adam and KUPER, Jessica. (Eds.) (1996), The Social Science
Encyclopedia, London: Routledge.
LEANDER, Anna. (2005), ‘‘A Minestrone of World Order
Constructions: Reflections On Disciplinary Change In IPE’’, Syddansk
Üniversitesi (Danimarka), Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Political
Science Publications, No:5, http://asrudiancenter.files.wordpress.com/2010/01/
ekonomi-politik-internasional2.pdf, (Erişim Tarihi 3 Aralk 2011).
MAISONVILLE, Derek. (2006), ‘‘Inter-Disciplined? Disciplinary IPE
And Its ‘Others’’, YCISS Working Paper, No: 38, http://www.yorku.ca/yciss/
publications/documents/WP38-Maisonville_000.pdf, (Erişim Tarihi: 11 Aralk
2011).
MARSHALL, Alfred. (1890), Principles of Economics, Londra:
Macmillan Co. Ltd.
MARX, Karl. (2005), Ekonomi Politiğinin Eleştirisine Katk, (Çev.)
Sevim Belli, Ankara: Sol Yaynlar.
MCDONOUGH, Terence. (1995), ‘‘Lenin, Imperialism, And The
Stages of Capitalist Development’’, Science&Society, Cilt 59, Say 3.
MILNER, Helen V. and TINGLEY, Dustin H. (2010), ‘‘The Political
Economy of U.S. Foreign Aid: American Legislators And The Domestic Politics
of Aid’’, Economics&Politics, Cilt. 22, Say 2.
MOKYR, Joel. (2011), The Political Economy of Technological
Change:
Resistance
and
Innovation
In
Economic
History,
http://www.fsalazar.bizland.com/PYMES/ Berg.pdf, (Erişim Tarihi: 29 Aralk
2011).
MURPHY, Craig N. and NELSON, Douglas R. (2001), ‘‘International
Political Economy: A Tale of Two Heterodoxies’’, British Journal of Politics
and International Relations, Cilt 3, No 3.
MURPHY, Craig and TOOZE, Roger. (1991), ‘‘The New International
Political Economy’’, Susan Strange (Der.) An Eclectic Approach, Kolorado:
Lynne Rienner Publishers.
NYE, Joseph S. and KEOHANE, Robert O. (1971), ‘‘Transnational
Relations and World Politics: An Introduction’’, International Organization,
Cilt 25, No 3.
OATES, Wallace E. and PORTNEY, Paul R. (2001), The Political
Economy
of
Environmental
Policy,
Discussion
Paper
01-55,
http://www.rff.org/documents/rff-dp-01-55.pdf, (Erişim Tarihi: 30 Aralk 2011).
70
D. Ateş vd. / Bir Akademik Disiplin Olarak Uluslararas Politik Ekonominin
Snrlar
ÖZDEMİR, Ali. (2007), ‘‘Uluslararas Ekonomi Politiğe Marksist
Yaklaşmlar’’, (Ed.) Muhittin Ataman, Küresel Güç ve Refah, Ankara: Nobel
Yaynlar.
PALAN, Ronen. (Ed.) (2000), Global Political Economy:
Contemporary Theories, Londra: Routledge.
POLANYI, Karl. (1944), The Great Transformation, Boston, MA:
Beacon Press.
SAVAŞ, Vural Fuat. (1986), Politik İktisat, İstanbul: Beta Basm Yaym
Dağtm.
SEYİDOĞLU, Halil. (2002), Ekonomik Terimler Ansiklopedik Sözlük,
İstanbul: Güzem Can Yaynlar.
SMITH, Roy, EL-ANIS, Imad and FARRANDS, Christopher (2011),
International Political Economy In The 21st Century: Contemporary Issues And
Analyses, Essex: Pearson Education Limited.
STRANGE, Susan. (1988), States and Markets: An Introduction to
International Political Economy, London: Pinter.
STRANGE, Susan. (1970), ‘‘International Economics And International
Relations: A Case of Mutual Neglect’’, International Affairs, Cilt 46, Say 2.
TAYFUR, M. Fatih. (2005), ‘‘Devletler ve Piyasalar’’, (Ed.) Atila
Eralp, Devlet ve Ötesi: Uluslararas İlişkilerde Temel Kavramlar, İstanbul:
İletişim Yaynlar.
THOMPSON, William R. (2000), The Emergence Of The Global
Political Economy, Londra: Routledge.
VESTERGAARD, Jakob. (2009), Discipline in the Global Economy?
International Finance And The End of Liberalism New Political Economy,
London: Routledge.
WALLERSTEIN, Immanuel. (1974), The Modern World System, New
York: Academic Press.
WALLERSTEIN, Immanuel. (2004), World-Systems Analysis: An
Introduction, London: Duke University Press.
WALTER, Andrew and SEN, Gautam. (2009), Analyzing The Global
Political Economy, New Jersey: Princeton University Press.
www.wto.org
71

Benzer belgeler