BEYSAD 1 BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ Siemens

Yorumlar

Transkript

BEYSAD 1 BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ Siemens
BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ
HABER BÜLTENİ/137 28 OCAK 2013
DAVETLİSİNİZ:
29.01.2013 Salı günü (yarın)
İstanbul Four Seasons Hotel’de, (Beşiktaş)
Elektrik ve Elektronik Sanayi Strateji Belgesi Tanıtım Toplantısı
yapılacaktır. Toplantıya
ilişkin elektronik davetiye aşağıda bilgilerinize sunulmuştur.
VAILLANT GROUP TÜRKİYE’DE YÖNETİM DEĞİŞİKLİĞİ
Vaillant Group Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü ve Türk Demir Döküm Fabrikaları A.Ş. (TDD)
Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu sözcüsü Sayın Christoph Michael Grosser, 31.12.2012 tarihi
itibari ile 20 yıldır başarı ile yürüttüğü görevinden kendi isteği ile ayrıldı. Christoph M. Grosser
bundan sonraki dönemde şirkete danışman olarak hizmet verecek. Vaillant Group CEO’su Dr
Carsten Voigtlander, beyanatında “Sayın Christoph Michael Grosser’in Vaillant Türkiye’nin
kurulması ve farklı stratejilerle bugünkü başarılı konuma gelmesine, bitmek bilmeyen özverili
katkısı ve çalışmaları belirleyici olmuştur” dedi.
GÜLER SABANCI, SIEMENS’İN YÖNETİM KURULU’NA SEÇİLDİ
Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Siemens AG’nin yönetim kuruluna
seçilmesine ilişkin, “Kurumsal yönetim açısından böylesine kuvvetli bir yapı içinde yer almanın,
şahsım ve Topluluğum adına kazanım olacağına inanıyorum” dedi. Sabancı Holding açıklamasına
göre, Almanya’da yapılan Siemens AG Genel Kurul Toplantısı’nda şirketin Yönetim Kurulu seçimi
yapıldı. Toplantı, Münih’in ünlü Olimpiyat Stadı’nda 8 bini aşkın hissedarın katılımıyla
gerçekleştirildi.
Gerhard Cromme’un yeniden başkan olduğu Genel Kurul Toplantısı’nda Sabancı Holding Yönetim
Kurulu Başkanı Güler Sabancı, yaklaşık yüzde 98 oranında oy alarak Siemens AG Yönetim Kurulu
üyesi olarak seçildi.
Konuya ilişkin açıklama yapan Sabancı, “Öncelikle Siemens AG gibi köklü bir kurumdan davet
almak ve seçilmek, gurur verici ve ilave bir sorumluluktur. Dünyada bu şekilde bir üst düzey
yöneticinin başka bir kurumun yönetiminde yer alması uygulamaları çok rastlanan bir durum.
Özellikle kurumsal yönetim açısından böylesine kuvvetli bir yapı içinde yer almanın, şahsım ve
Topluluğum adına kazanım olacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Siemens AG Yönetim Kurulu üyeleri
Josef Ackermann
Güler Sabancı
Gerd von Brandenstein
Dr Gerhard Cromme
Michael Diekmann
Dr Hans Michael Gaul
Dr Peter Gruss
Dr Nicola Leibinger-Kammüller
GErard Mestrallet
Wemer Wenning
Zürih Sigorta Grubu Yönetim Kurulu Başkanı
Hacı Ömer Sabancı Holding Yönetim Kurulu Baş.
Siemens AG ve Degewo AG Den. Kurulu Üyesi
Siemens AG ve ThyssenKrupp AG Den. Kur. Baş.
Allianz SE Yönetim Kurulu Başkanı
Siemens AG Denetim Komitesi Başkanı
Max-Planck-Gesellschaft Başkanı
TRUMPF GmbH Co KG Başkanı
GDF SUEZ SA Başkanı ve CEO’su
Bayer AG ve E.ON AG. Denetleme Kurulu Baş.
Siemens AG, Avrupa'nın en büyük teknoloji holdingidir. Şirketin yönetimi Almanya'nın Berlin ve
Münih kentlerindedir. Holding uluslararası alanda üç ana sektörde faaliyet göstermektedir:
endüstri, enerji, ve sağlık. Tüm dünya çapında, Siemens ve alt firmaları 190 ülkede tahmini olarak
480.000 kişi çalıştırmaktadır ve 2006 mali yılı satışları 87.325 Milyar €'yu bulmuştur. Siemens AG
BEYSAD
1
BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ
HABER BÜLTENİ/137 28 OCAK 2013
hisseleri Frankfurt ve 2001 yılından beri New York borsalarında işlem görmektedir. Türkiye'de
Siemens Türkiye tarafından temsil edilmektedir.
İSTANBUL TİCARET ODASI, PROJELERİ VE YENİ LOGOSUYLA 2023 VİZYONU İÇİN
GÜÇLÜ KAYNAK OLMAYI SÜRDÜRÜYOR
131 yıllık köklü tecrübesi ve tüm sektörlerden 320 bin kayıtlı üyesi ile dünyanın en büyük beş
odasından biri olan İstanbul Ticaret Odası, Türkiye’nin 2023 vizyonuna hizmet eden lider
kurumlarından biri olarak projelerini yeni dönemde de tüm hızıyla sürdürüyor.
İstanbul Ticaret Üniversitesi’nden Teknopark İstanbul’a, ÖZİMEK’ten İhracata İlk Adım’a hayata
geçirdiği çok sayıdaki öncü projelerle artık sadece tek şehrin değil tüm Türkiye’nin uluslararası
ticaretine yol gösteren bir kuruma dönüşen İstanbul Ticaret Odası, gelecek vizyonuna paralel son
yıllarda daha da gelişen ve güçlenen kurumsal kimliğini en iyi şekilde yansıtacak yeni logosuna da
kavuştu.
Türkiye’nin marka kimliği duayenlerinden Bülent Erkmen yönetimindeki BEK Tasarım tarafından
tasarlanan yeni logo, Türk ticaretinin uluslararası alanda güçlü simgelerinden biri olacağı için
ayrıca önem taşıyor. İstanbul Ticaret Odası’nın logosu 12 Temmuz 1974’ten bu yana
kullanılıyordu. Yeni logo 4 yıllık bir çalışma sonucu doğdu.
İstanbul Ticaret Odası’nın yeni logosu ve gelecek dönem hedefleri bir basın toplantısı ile
paylaşıldı. Toplantıya İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı İbrahim Çağlar, İstanbul Ticaret Odası
Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş ve İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan
Yardımcısı Şekib Avdagiç katıldı. Yeni logonun tanıtım filmi, 3 boyutlu hologram teknolojisi ile
sunuldu.
Logoda, farklı yönlere ancak aynı devinim içinde uzanan uçlar, Odanın farklı sektörleri,
düşünceleri ve talepleri aynı çatı altında toplaması gerçeğinin dışa vurumunu ifade ediyor. Gelişim
ve değişimin simgesi olan turkuaz renginden oluşan logonun ahenk içindeki hareketli yapısı ise
Oda bünyesindeki farklı talep ve görüşlerin Odayı sinerji ve dinamizme yönlendirmesini temsil
ediyor.
TERMİKEL, SON 5 YILDA İHRACATINI 10 KAT ARTIRARAK 5 MİLYON DOLARDAN 50
MİLYON DOLARA ÇIKARDI
BESİD / Bağlantı Elemanları Dergisi’nden alınmıştır.
66. Kuruluş yılında, yani 2023 yılında Bir Milyar Dolar İhracat hedeflediklerini belirten Termikel
Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kaya, bu hedef doğrultusunda ilerlediklerini belirtti.
Termikel hakkında kısaca bilgi verir misiniz?
Şirketlerimizin Kurucusu Mehmet Kaya “Ticarette başarının %50’si cesaret, %50’si nezaket”
prensibi ile 1957 yılında Termikel’in temellerini atmıştır. Bugün bizler için de başarının sırrı cesaret
ve nezakettir. Aynı zamanda inanarak çalışmak, sürekli öğrenmek ve geliştirmek de başarının
olmazsa olmazı, temel ilkesidir. 1950 yılında ticari faaliyetine başladıktan sonra, Türkiye’de
üretilen ilk cam kapaklı köşeli fırın, ilk mini otomatik sıkıcılı çamaşır makinesi, ilk eksantrik kayışlı
yayık gibi ilklere imza atan Termikel markası 2008 yılı itibariyle Türkiye’nin ve Avrupa’nın en
büyük ve en modern tesislerinden birinde üretimlerine devam etmektedir. 60.000m2 açık alan
üzerine inşa edilen 45.000m2 ‘lik yeni tesislerinde üretimini gerçekleştiren Termikel; solo ve
ankastre model elektrik, LPG ve doğalgaz ile çalışan her türlü fırın ve ocağı ve davlumbazı
tasarımdan satış sonrası hizmete kadar her aşamada uzman ekipler tarafından uluslararası
standartlarda ve Termikel güvencesiyle üretmektedir. Türkiye’de bulunan 2000’e yakın
BEYSAD
2
BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ
HABER BÜLTENİ/137 28 OCAK 2013
müşterisinin yanı sıra yurt dışında da Avustralya’dan Şili’ye, İngiltere’den Arjantin’e kadar uzanan
geniş bir coğrafya fırın, ocak ve davlumbaz üretmektedir.
Sektörünüzün değerlendirilmesini yapar mısınız?
1957 yılında ticaret ve sanayi hayatını başlatan Termikel, 66. Kuruluş yılında, yani 2023 yılında Bir
Milyar Dolar İhracat hedefliyor. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından “devlet projesi” olarak
kabul edilen 2023 Türkiye İhracat Stratejisi Projesi Türkiye’nin ihracatta 2023 yılında 500 milyar
dolar hedefini çok ayrıntılı bir çalışma sonucu ortaya koyuyor. Termikel, son 5 yılda ihracatını 10
kat artırarak 5 Milyon dolardan 50 Milyon dolar seviyesine çıkarmıştır. Önümüzdeki 10 yıllık
dönemde bu artış trendi devam edecek Ar-Ge, innovasyon, tasarım çalışmaları ve kapasite
arttırmaya yönelik yeni fabrikalarıyla 20 katlık bir artış ile 2023 yılında Bir Milyar Dolar ihracat
cirosuna ulaşılacaktır. Bu ciroya ulaşılması için satışı gerekli olan en az 4.000.000 ürününün
üretilmesi için yurt dışına ve yurt içine yapılması gereken tesisler için gerekli yatırımlar
planlanarak gerçekleştirilecektir.
Bu hedeflerin gerçekleşmesi için yapılması gerekenler 2010 yılında Yönetim Kurulumuzu
tarafından belirlenerek yayınlanmıştır. Aşağıdaki bölüm daha önce belirlediğimiz stratejileri ve
hedefleri karşılamaktadır. Bunlara baktığımızda gerçekleşme yolunda ilerlediğimiz görülmektedir.
Bu defa yapacağımız bu stratejilere ve hedeflere birimlerimizin daha fazla katılımcı olmalarını
sağlamaktır.
2009 yılından beri Avrupa’nın en modern ve en güncel teknolojisini kullanan üretim tesisimizde,
operasyonel verimliliği artırmayı amaçlayıp, esnek üretim yapımızla müşteri ihtiyaçlarını en iyi
şekilde, hızla karşılayabilecek yüksek kalitede ürünler üreterek 2023 yılında Türkiye ve Dünya
pazarlarında pişirici ürünler konusunda önde gelen şirketler arasında yer almak hedeflenmektedir.
Biz 2012’nin çok başarılı geçirdiğimize inanıyoruz. 2012 de 2011 ciromuzun iki katı ciro yapılmıştır.
Tespit etmiş olduğumuz hedefleri tutturuyoruz. O bakımdan 2013’den de çok umutluyuz.
Geçtiğimiz yılda bir iyileşme ivmesi yakalayan Dünya pazarlarının 2013 yılından daha da
toparlanmasına ve konut talebindeki canlanmaya bağlı olarak, satışlarda yüzde 10 civarında
büyüme bekliyoruz.
2013 yılında ürünlerin Enerji Verimliliği daha da ön plana çıkacaktır. Avrupa ülkeleri Enerji
Bakanlarının Brüksel’de yapmış oldukları toplantıda alınan kararda enerji verimliliği ile ilgili bazı
bağlayıcı kararlar alındı. Bunlardan birisi de 2020 yılına kadar enerji kullanımını %20 nispetinde
azaltma kararı. Dolayısıyla alınan kararlara göre bu yıl içerisinde karbon salınımını azaltmak için
Enerji Verimliliği ile ilgili ek tedbirler alınacak ve bu tedbirlerin uygulanmasına ilişkin meslek ve
sivil toplum kuruluşlarının harekete geçirilerek gerektiğinde mali teşvikler uygulanacak.
Son yıllarda üreticiler ürün tasarımlarını enerji verimliliğini dikkate alarak yapmışlardı. 2011
yılından sonra “ekotasarım” daha da ön plana çıkacak ve tüketicilerin daha çok bilgilendirilecek.
Bilinçli tüketicinin çoğalmasıyla birlikte enerji verimliliği standartlarına uymayan ürünler satılamaz
hale gelecektir.
2023 hedeflerimiz hakkındaki görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Türkiye pazarını incelediğimizde yıllık 500.000 yeni ev açıldığı ve 25 Milyon hane olduğu
görülmektedir. Her yıl eski beyaz eşyalarını yenileyen 2.500.000 ev sahibi ile birlikte, yıllık 3
Milyon takım beyaz eşyaya ihtiyaç olmaktadır. Diğer yandan halen 10.000 Dolar olan kişi başı
yıllık gelirin her yıl arttığı, bu rakamın 2023 yılında 25.000 Dolara yükseleceği tahmin edilmekte,
Türkiye’nin toplam ihracatının 500 Milyar dolar olması hedeflenmektedir. Bu rakamlar dış
piyasanın yanında iç piyasanın da hızlı bir şekilde büyüyeceğini göstermektedir. Önümüzdeki on
yıllık dönemde Beyaz Eşya sektöründe her yıl büyüme yaşanacaktır. Dünyadaki Beyaz Eşya
sektöründe her yıl büyüme yaşanacaktır. Dünyadaki Beyaz Eşya talebi 400 milyon adedi aşmıştır.
2015 yılına kadar yıllık en az %3 artış olacaktır. Çin ve Hindistan Beyaz Eşya sektöründe en hızlı
büyüyen pazar olacaktır.
BEYSAD
3
BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ
HABER BÜLTENİ/137 28 OCAK 2013
Bu ülkelerdeki hayat standartlarının yükselmesi ile birlikte artacak olan Beyaz Eşya ihtiyaçları
sektörün dinamiği olacaktır. Son on yılda sektördeki üretim üç kat artmıştır. Halen sektörün en
büyük üretici ülkesi Çin’dir.
Sektördeki uluslararası firmalar daha düşük maliyetler hedeflenmekte, bu hedefler doğrultusunda
üretim yaptıracak üreticiler hedeflemektedir. Önümüzdeki on yıllık süreçte Türkiye’deki
üreticilerimiz bu pazardan da pay alarak üretimlerini arttıracaklardır. Sektördeki gelişmelere
paralel olarak “teknoloji” sektörde önemli bir faktör olacaktır. Özellikle Batı Avrupa ve Kuzey
Amerika tüketicilerine hitap edecek akıllı ürünler, otomatik kontrol ve internet üzerinden kumanda
edilebilen ürünler geliştireceklerdir. Teknolojik özelliği ön plana çıkacak olan ürünlerin kar
marjlarının daha yüksek olması üreticileri bu tür ürünler üretmeye sevk edecektir. Fakat daha
düşük gelirli tüketicilerin daha fazla olması, üreticilerin daha az gelişmiş ürün üretmelerine devam
etmelerini gerektirecektir.
ELECTROLUX TÜRKİYE’DE ORGANİZASYON DEĞİŞİKLİĞİ
White Line Dergisi’nden alınmıştır.
Electrolux Türkiye pazarında daha aktif ve etkin bir rol oynayabilmek için kendini baştan aşağıya
yeniledi. Üst düzey yönetiminden, satış ekibine kadar yepyeni bir kadro kuran Electrolux ürün
gamını da yenileyerek yeni yıla iddialı bir giriş yapıyor. Tüm bu yenilenme sürecini hedefleri ve
yapılanları Electrolux Türkiye Beyaz Eşya Geleneksel Kanal Satış Müdürü Okan Gürkaner,
WhiteLine’a anlattı.
Öncelikle sizden başlayalım isterseniz. Daha önce neler yaptınız?
Sektöre Merloni Grup’un Türkiye’ye geldiği ilk yıllarda başladım ve tüm yapılanma süreçlerinin
içerisinde yer aldım. Yaklaşık 8 yıl bu grupta çalışmaya devam ettim. Yani 1995-96 yıllarından
bahsediyorum. 8 yılın sonunda Miele ile çalışmaya başladım ve yaklaşık 6 yıl kadar da Miele
markası için çalıştım. Daha sonrasında ise Electrolux ile el sıkıştık. Teklif geldiğinde açıkçası
heyecanlandım. Çünkü Electrolux Türkiye’de ciddi bir geleceğe sahip bir marka. Zaten dünyadaki
gücünü söylemeye bile gerek yok.
Peki projeleriniz neler yeni yıl ile ilgili?
Satış kanallarının farklı özellikler gösteriyor olması satış stratejisinin de ayrı oluşturulmasını gerekli
hale getirmektedir. Geleneksel kanaldaki varlığınız aslında diğer kanallardaki yol haritanızı da
belirlemiş oluyor. Bu sebeple bayi kanalımızı geliştirmeye yönelik bir çok proje geliştirdik. Örneğin
sadakat programı gibi ya da teknolojiden daha fazla yararlanmaya başlayacağız. Özellikle
bayilerimizi stok yönetimleri ve sell-out bilgileri bizim daha hızlı aktivasyonları yapmamıza
yardımcı olacaktır. Electrolux markası altında 350 adet aktif bayi sayısına 2014 yılı sonuna kadar
ulaşmaya yönelik planımız ve kaynaklarımız hazırdır.
Bu kanalda yapılanmanız nasıl olacak?
Electrolux markamızı münhasır bayi kanalımız ile müşterilerimizle buluşturmak istiyoruz. Diğer
hedefimiz marka değerleri çok yüksek olan AEG’miz ve Zannussi’mizi de toptancı ve
distribütörlerimiz kanalıyla yaygınlığını hızlı bir şekilde hedeflediğimiz orana getirmektir.
3 tane markaya sahipsiniz ve sanki konumlandırma ile ilgili bir karmaşa yaşandı
geçtiğimiz yıllarda…
Aslında bu anlamda dünya genelinde bir yeniden yapılanmadan bahsedebilir. Türkiye’de de bu
süreç devam ediyor. Aslına bakarsanız Electrolux bizim Premium markamız. AEG ise daha
ortalarda B grubu diyebileceğimiz bir segmentte yer alacakken, Zanussi ise daha giriş seviyesinde
olacak. Yani zincir marketlerde ve Anadolu’nun iç kesimlerde AEG ile varolacakken, Electrolux
daha seçkin bayilerimizde ve hatta zaman içerisinde sadece bizim markamızı taşıyan bayilerde yer
alacak.
BEYSAD
4
BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ
HABER BÜLTENİ/137 28 OCAK 2013
Aynı zamanda Electrolux markamızla mutfak kanalında da daha aktif bir şekilde yer alacağız.
Uluslararası mutfak markalarıyla da işbirliği anlaşmalarımızı yapmaya başladık.
Electrolux’te bir evin ihtiyacı olan tüm elektrikli ev aletli var diyebilirim. Yani ütüden, gıda
hazırlamaya aklınıza gelen tüm ürün çeşitleri artık Türkiye pazarına gelecek. Süpürgede zaten
dünyada da çok güçlü bir durumdayız.
İthal markalarla ilgili bayilerin yaşadığı sorunlardan birisi de ürün ya da serilerin
devamlılığı. Bu sorunu nasıl aşıyorsunuz?
Electrolux gelişmiş bir planlama sistemi kullanmaktadır. Sisteme girmiş olduğumuz siparişlerimiz
fabrikalarımıza direkt olarak üretim emri olarak gönderilmekte ve fabrikalarımızda bize tahmini
geliş tarihlerini paylaşmaktadır. Satış planlama ve lojistik ekibimizin çok deneyimli olması ve ayrıca
sürekli fabrikalarımızla iyi iletişim içinde olmamız; müşterilerimi de sipariş bazlı çalışmaya
yönlendirmemiz ile ithalat sebebiyle oluşacak sıkıntıları minimalize etmeye çalışıyoruz. Ancak,
yılda 40 milyon adetten fazla satan bir şirket olarak Electrolux’ün bunu çok iyi yönettiğini
söyleyebilirim.
Satış sonrası hizmetler de çok önemli. Genelde burada müşteri memnuniyetsizliği
direkt bayilere de yansıyor. Siz neler yapıyorsunuz ve ne durumdasınız?
Son kullanıcılarımızın isteklerini ya da herhangi bir sebeple oluşan kafalarındaki soru işaretlerini
süreci uzatmadan derhal çözüyoruz. Kanaatimce markamızın değerini göz önüne aldığımızda
zaruri olarak yapılması gerekiyor. Öncelikle şu anda bize bağlı çalışan 195 adet servise sahibiz. Biz
daha nitelikli ve daha iyi hizmet üreten bir sistem oluşturduk. Diğer taraftan birkaç pilot bölgede
ürünün taşıma ve teslimatını da biz yapmaya başladık ve açıkçası çok da iyi geri dönüşler alıyoruz.
Zaten Electrolux dünyada sadece Wolksvagen’in kullandığı bir yedek parça tedarik sistemi ile
çalışıyor. Yedek parça stok yönetimini uzun zamandır online olarak yönetilmekte. Buradan sipariş
geçildiğinde 3 gün içerisinde teslim ediliyor. Elbette buzdolabınız bozulduğunda eğer böyle bir
parça bekleme süreci içerisine girilecekse, mutlaka tüketiciye bir başka ürün bırakarak mağdur
olmamasını sağlıyoruz. Aynı uygulamayı çamaşır makineleri için de yapıyoruz. Yani 4 günü geçen
arızalarda mutlaka tüketiciye bu hizmeti veriyoruz. Ayrıca servislerimiz kendileri yurtdışına sipariş
verip ürünlerin adreslerine kadar teslimini sistem üzerinden takip edebiliyor. Sürecin böyle işliyor
olması inanılmaz bir zaman kaybını önlemiş oldu.
Müşteri tarafında neler yapıyorsunuz?
Merkezimizde kurulu olan bir çağrı merkezimiz var. Tüm bilgiler buraya akıyor ve takibi yapılıyor.
Her yapılan montaj sonrasında ürünlerimizi kullanmaya karar veren müşterimiz, memnuniyet
anketi sistemimize bağlı olarak aranılıyor ve müşterilerimizden geri bildirim alıyoruz. Electrolux
dünya çapında da bu noktada çok hassas davranan bir marka ve bu anlamda da ciddi bir kültüre
sahip. Yıl içerisinde her müşteri mutlaka 4 kez aranıp servis alsın ya da almasın ürün memnuniyeti
ile ilgili takip ediliyor. Globalde bu sene “müşteriyle temas” adı altında proje gerçekleştirilerek
Electrolux üst yönetimi, satış ekibi ve diğer departmanlar servislerimiz ile beraber müşteri
ziyaretleri yaptılar. Satış sonrası hizmetin sonrasından neler yapılması gerektiği çok faydalı geri
dönüşler alında ve uygulamaya derhal geçildi.
Sizin de içerisinde olduğunuz bu süreci nasıl tanımlarsınız?
Electrolux ve markaları nereden bakarsanız bakın en azından 90 küsur yıllık markalar ve var
olmaya da devam edecek. Hızlı karar alabilen, sistematik düşünen, müşteri odaklı çalışan bir
organizasyonun oluşturulması sürecine ben de dahil oldum. Gerçekten de herkes inanılmaz
motive olarak çalışıyor. Burada çok iyi bir ekibin oluşturulduğunu düşünüyorum. Tüm ekip
yenilendi ve büyütüldü. Türkiye genelinde mobil olarak çalışan 8 arkadaşımız mevcut ve bunlar
home ofis çalışıyorlar.
www.beysad.org.tr
BEYSAD
5
BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ
HABER BÜLTENİ/137 28 OCAK 2013
Biraz da ürünlerden bahsedelim isterseniz. Orada yeni neler var…
Özellikle yıkama grubunda yeni ürünlerimizde buhar teknolojisini yoğun bir şekilde tüm ürünlerde
kullanmaya başladık. Diğer taraftan hem çamaşır makineleri hem de kurutma makineleri
emsallerine göre çok ciddi enerji tasarrufu sağlayan ürünler.
Bu grupta örneğin kurutma makinemiz A-%60 enerji tasarrufuna sahip. Diğer taraftan kompakt
makinelerimiz de mevcut, yani hem yıkayan hem de kurutan makineler. Bu anlamda en geniş
ürün çeşidine sahip markalardan biriyiz diyebilirim. Ankastre fırınlarımızın teknolojisi endüstriyel
ürünlerimizle birebir aynı şekilde ocaklarımız da öyle. Lezzetli yemeklerin bizim ürünlerimizle
pişirileceği konusunda iddialıyız. Ürün gamı Electrolux’te çok geniş. Yatlar için dahi özel ürünler
üretebilen firma. Inspiration serimizin selloutlarından çok memnunuz. Her yerden övgüler
alıyoruz.
Peki hep kanala yönelik konuştuk. Tüketici tarafında neler yapacaksınız?
Biz öncelikle tüketici iletişiminde ürünlerimizin yenilikçi, çevreye duyarlı ve hayatı kolaylaştıran
özelliklerini öne çıkarıyoruz. Bu aslında Electrolux’ün karakteri diyebiliriz. Ağırlıklı olarak yazılı
basını kullanmaya devam ediyoruz. Diğer taraftan ulusal televizyonlar için 2013 yoğun bir yıl
olmayacak ama 2014’te bu kanalı da yoğun bir şekilde kullanmaya başlayacağız. Ama özellikle
showroom açtığımız bölgelerde yerel televizyonları kullanıyoruz ve bu anlamda bayilerimize de
destek oluyoruz.
İlk hedefimiz özellikle 5 büyük kentte, yani İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Adana. Hedef olarak
seçtiğimiz bu illerde kendimizi daha iyi ifade edebileceğimiz showroomlar oluşturmaya çalışıyoruz.
1 tanesi için düğmeye bastık. Bu projeye çok önem veriyoruz ve yatırım yapıyoruz. Diğer taraftan
karma bayilerde ise artık çok daha kurumsal yer almayı hedefliyoruz. Bize ayrılmış ve marka
kimliğimizi vurgulayabileceğimiz kornerlarla bu noktalarda yer almayı hedefliyoruz.
YORİM, 2014 YILINDA, KONUSUNDA AVRUPA’NIN EN İYİSİ OLACAK
Subcon Turkey Dergisi’nden alınmıştır.
Cam Merkezi/Yorim bir BEYSAD üyesidir.
Cam Merkezi Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin bir üyesi olarak Yorim, 2012 yılının Ekim ayında Bolu
O.S.B içindeki yeni işletmesini devreye aldı. Ticari dolaplar için cam kullanımı pazarında
Türkiye’deki pazar payının %38’ine sahip olduklarını söyleyen Cam Merkezi San. ve Tic. A.Ş.
Yönetim Kurulu Başkanı Semavi Yorgancılar, 2014 yılında Avrupa’nın servis ve ticari olarak en iyi
firması olma hedefleri olduğunu belirtti.
Cam Merkezi Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Gebze fabrikası hakkında bilgi verir misiniz?
Cam Merkezi Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin bir üyesi olarak Yorim, mimari cam pazarındaki talebi
karşılamak üzere 1992 yılında kurulmuştur. 2001 yılında başladığı ticari dolap, kahverengi ve
beyaz eşya sektörü için cam işlemeye başlayıp, o tarihten bugüne bu sektörlerde pazar liderliği
için rekabet etmektedir. 25.000 metrekaresi açık, 14.000 metrekaresi kapalı alanda 170 çalışanı
ile faaliyet göstermektedir.
Gebze fabrikasında ürettiğiniz ürünler nelerdir?
Gebze fabrikamızda ağırlıklı olarak ticari dolap sektörü için ikili ve üçlü temperli ısı yalıtım camları,
düz ve bombe tekli ve temperli enerji camı üretimi yapılmaktadır. Ürettiğimiz bu camlar ticari
dolap sektöründe, şişe soğutucu dolapları, dikey ve yatay dondurma ve dondurulmuş gıda
muhafaza dolapları, sütlük, kombine tip dikey soğutucular, servis reyonları ve yatay havuz tipi
derin dondurucularda kullanılmaktadır.
www.beysad.org.tr
BEYSAD
6
BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ
HABER BÜLTENİ/137 28 OCAK 2013
Ticari buzdolapları için olan üretiminizin pazar payı kaçtır? Üretiminizin ne kadarını
ihraç etmektesiniz? Yorim’ in kısa ve orta vadedeki hedefleri nelerdir?
Ticari dolaplar için cam kullanımı pazarında Türkiye’deki pazar payımız %38, Kıta Avrupa’sında
pazar payımız %15 civarındadır. Gebze işletmemizde üretilen ürünlerimizin %62’sini ihraç
etmekteyiz.
Yorim’in kısa vadeli hedefi varolduğu mevcut pazarlardaki payını arttırmaktır. Orta ve uzun vadeli
hedefi, müşteriye entegre, sürekli değer yaratan ve yenilikleriyle sektör lideri firma olma unvanını
korumaktır.
Gebze’de olmanızın sağladığı avantajlar nelerdir?
Deniz, hava ve kara yolu güçlü lojistik bağlantıları bulunan Gebze’de olmak firmamıza lojistik
anlamında büyük avantaj sağlamaktadır. Üretimimizin %62’sini ihraç ettiğimiz için limanların yakın
olması ayrıca ihracatımızın büyük bir kısmı olan Avrupa’ya yakın olduğumuz için Gebze’nin lojistik
avantajı yadsınamaz. Bununla beraber hammadde tedarikçileri de yakın illerde kurulmuş olması
Gebze’yi lojistik konusunda avantajlı kılmaktadır.
Beyaz eşya sektörünün 2012 yılı değerlendirmesini yapar mısınız?
Türkiye her geçen sene beyaz eşya ana sanayileri için daha da cazip hale gelmekte. Ana
sanayilerin Türkiye’ye yaptığı yatırım ve gösterdiği önem yardımcı sanayilerin de kendilerini
geliştirmesi için çok uygun bir ortam oluşturmakta. Yaklaşık bir veri vermek gerekirse Türkiye
beyaz eşya üretim kapasitesi 2012 yılında 25 milyon adet olup üretim adedi 21 milyon adettir ve
2023 hedef kapasitesi ise 50 milyon adet olarak öngörülmektedir. Sektör %70’e yakın oranını
ihraç etmektedir. Bu rakamlarla beraber Avrupa’nın en büyük üreticisi olmuş bulunmaktayız.
Dünya bazında bakıldığı zaman Çin, Almanya ve İtalya’dan sonra en çok ihracat yapan 4 ülke
konumuna gelmiştir. Dünya bazındaki başarımızı son 10 yılda her yıl yaklaşık %10’ar pazar
büyümesi ve ihracatının %10’ar artmasına borçlu olduğumuz kesindir.
Düzenli ve sağlıklı büyüme ülke ekonomisine yaklaşık 1 milyar dolarlık bir vergi getirisi sağlamış
olup, bunun yanında yapılan satın almaların %50’sinden fazlasının yerli tedarikçilerden olması milli
ekonomiye ek katkı ve istihdam sağlamıştır.
Altını çizmeye çalıştığımız konular dünya devleri arasında olan Arçelik, B/S/H/, Indesit, Candy,
Vestel gibi firmaların yatırımlarını Türkiye’ye yönlendirmesine ve mevcut yatırımlarını büyütmesine
sebebiyet vermiştir.
Buna paralel olarak 2012 yılı Yorim için nasıl geçti? Hedeflediğiniz rakamlara ulaştınız
mı?
Bu paralelde Yorim sektörün ihtiyaçlarını iyi belirleyerek, beyaz eşya ana sanayilerinin talepleri
doğrultusunda Bolu O.S.B içinde yeni işletmesini Ekim 2012’de devreye aldı. 20.000 metrekare
alan üzerinde 12.000 metrekare kapalı alana sahip olan işletmemiz hali hazırda yıllık 2.000.000
m2 cam işleyebilmekte olup 3 full otomatik hat ile üretim yapmaktadır.
Hatlarımız beyaz eşya ana sanayilerinin ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanıp, her biri kendi
alanında uzman makine üreticileri tarafından Yorim için özel üretilmiştir. Güncel üretimlerimiz
arasında fırın kapak camları, ocak ve kontrol panosu camları, buzdolabı raf camları gibi beyaz
eşya sanayinin temel ihtiyaçları bulunmaktadır.
Sektörün geleceği ve 2013 yılı için öngörülerinizi de paylaşır mısınız?
2013 yılı için Türkiye beyaz eşya sektörünün hem üretim kapasitesi hem de üretim adedi olarak
büyüyeceği yönündedir. Avrupa’nın yaşadığı finansal sıkıntılardan ötürü, işçilik ve yatırım
maliyetinin çok olması kaynaklı sektörün üretim kapasite ekseninin Avrupa’dan, Türkiye ve
Polonya olarak değişmesi netleşmiştir. Arçelik, Vestel ve B/S/H/’ın yatırımlarının devam edeceği,
BEYSAD
7
BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ
HABER BÜLTENİ/137 28 OCAK 2013
Candy Simeco gibi firmaların diğer ülkelerdeki üretim hatlarını Türkiye’ye taşıma süreçleri devam
edecektir.
Yorim olarak biz de kendimize 2014’te Avrupa’nın servis ve ticari olarak en iyi firması olma hedefi
koymuş bulunmaktayız
TUT KELEPÇE, ÜRETİMİNİN %80’İNİ İHRAÇ EDİYOR
Subcon Turkey Dergisi’nden alınmıştır.
Tut Kelepçe bir BEYSAD üyesidir.
Mekanik tesisatlarda kullanılan bağlantı elemanlarına yönelik 20 çeşit ürün devreye aldıklarını
söyleyen Tut Kelepçe yetkilisi Olcay Yalamacılar, 45 ülkeye ihracat yaptıklarının da bilgisini verdi.
Grup firmalarınız ve ortaklıklarınızdan bahsedebilir misiniz?
Tut Kelepçe bilindiği üzere yassı metal sektörünün lider firmalarından KMC Grup’un
ortaklıklarındandır. KMC Grup bünyesinde ise yaklaşık 40 şirket bulunmaktadır. Hammadde
tedariğini yapmış olduğumuz MGE Metal, otomotiv yan sanayisi için hizmet veren Meko Metal,
Saccı, Ekobant Metal, Adrese Metal grup şirketlerinden bir kaçıdır.
Bunların yanında know-how olarak İran ve Ukrayna’da çalıştığımız firmalar olup, Mısır’da da
sermayesi tamamen bize ait 6000 m2 kapalı alana sahip üretim tesisimiz bulunmaktadır.
Tut Kelepçe, TSE, TSEK, ISO 9001, ISO 14001, OHSAS 18001, ISO TS 16949 belgelerine sahip
kendi sektöründeki tek firmadır. Bu kalite belgelerine ek olarak FM ve VdS belgeleri için
çalışmalarımız devam etmektedir.
Ürünleriniz ve kullanıldığı sektörler hakkında bilgi verebilir misiniz?
Ana üretimimizi boru ve hortum kelepçeleri oluşturmaktadır. Bunların yanında beyaz eşya ve
otomotiv sektörüne yönelik katma değeri yüksek parçaların üretimini ve komplikesi yüksek montaj
ürünlerini de yapmaktayız.
Temsilciliğini üstlendiğimiz bazı firmaların ürünlerinin de satış pazarlama faaliyetlerini
yürütmekteyiz. Bütün bunlara ek olarak geçen seneden beri üzerinde çalıştığımız mekanik
tesisatlarda kullanılan bağlantı elemanlarına yönelik 20 çeşit ürün devreye girmiş bulunmaktadır.
Ürün çeşitliliğimizi her geçen gün daha da artırmak için durmadan çalışıyoruz.
Ürünlerimiz sadece beyaz eşya ve otomotiv sektöründe değil, tarım, lpg, jeneratör, sinyalizasyon,
otogaz, iş makinaları, endüstriyel ürünler, doğalgaz, inşaat ve güneş enerji sistemlerinde güvenle
kullanılmaktadır. Müşterilerimiz arasında ise Arçelik, Vestel, Robert Bosch, Ism, Demirdöküm,
Baymak, Ferroli, Türk Traktör, Würth, Anadolu Motor, Hema, Aygaz, Koçtaş, Assan Hanil, Anadolu
Isuzu ve Tofaş bulunmaktadır.
İhracat faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz?
45 ülkeye ihracatımız bulunmaktadır. Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu ülkelerine direkt olarak,
Amerika ve Uzak Doğu’ya ise endirekt olarak ihracat yapmaktayız. Mısır’daki fabrikamızdan ise
ihracat faaliyetlerimiz her geçen gün artmaktadır. Üretimimizin ise %80’lik kısmını ihraç
etmekteyiz.
Firmaların sizleri tercih etmelerinin sebebi nedir?
Bütün yönüyle müşteri ihtiyaç ve beklentilerini sağlayacak ürünlerin tasarlanması ve sunulması
sorumluluğu ile üretim kalitemiz girdilerden başlayarak üretimin her aşamasında güvence altına
alınmakta olup satış sonrası hizmet olarak da devam etmektedir.
www.beysad.org.tr
BEYSAD
8
BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ
HABER BÜLTENİ/137 28 OCAK 2013
Dünyadaki gelişimlerin gerisinde kalmamak adına teknolojik yeniliklere ve değişime açık olmaya
çalışıyoruz. Hem ulusal hem de uluslararasında yapmış olduğumuz işbirliklerimiz bizi bu sektörde
her zaman farklı kılıyor. Türk Traktör firmasının 2011 ve 2012 yıllarında kalite yönünden 1.
tedarikçisi olduk. Tepav tarafından 2012 yılında Türkiye’nin hızlı büyüyen firmaları arasında 30.
olduk. Müşterilerimizin memnuniyetinden de, övgüyü hak ettiğimizi düşünüyorum.
Gebze Bölgesinde yer almanızın firmanıza sağladığı avantajlar nelerdir?
KMC grupla olduğumuz düşünüldüğünde grup şirketlerimize olan yakınlıklarımız, organize
bölgelerine yakınlığımız, limanlara olan yakınlıklarımız, lojistik merkezlerinin ortasında yer
almamız, çalışan işgücü bulma kolaylıklarımız bizleri Gebze bölgesine çekmiştir. Son olarak bizlerin
her zaman yanında yer alan SUBCONTURKEY’e yeni yayın döneminde başarılar dileriz.
TEKNO KAUÇUK; OTOMOTİV, BEYAZ EŞYA VE SAVUNMA SANAYİNE ÇALIŞIYOR
Subcon Turkey Dergisi’nden alınmıştır.
Tekno Kauçuk bir BEYSAD üyesidir.
Tekno Kauçuk İcra Kurulu Üyesi Cihan Cengiz, kauçuk üreten bir firma olmaktan çok, teknoloji
üreten bir firma olmak için çalıştıklarını, bu bağlamda yatırımlarına hız kesmeden devam ettiklerini
belirterek ikinci fabrika binalarını 2013’ün Nisan ayında bitireceklerini söyledi.
Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?
Tekno Kauçuk’ta icra kurulu üyesiyim. Bu görev dahilinde geliştirme, kısmi üretim, bakım,
kalıphane, özel projeler, yatırımlar gibi bütün teknik faaliyetlerden sorumluyum. Makine yüksek
mühendisiyim. 1994 yılından beri kauçuk sektörünün içerisindeyim. Tekno Kauçuk’ta ise 9
seneden beri çalışmaktayım.
Tekno Kauçuk’un kurumsal kimliği hakkında bilgi verir misiniz?
Tekno Kauçuk’un temeli 1959 senesinde kurulan Doğan Lastik’e dayanmaktadır. 53 seneyi
Türkiye’de bir sanayi işletmesi için oldukça anlamlı buluyorum. Firmamız Türkiye’nin bu 53 yıllık
süre içerisinde yaşadığı inişleri, çıkışları, türbülansları yaşamış sanayi tecrübesi olan bir firmadır.
Kuruluş yeri bugün İstanbul’un göbeği olan 4. Levent’tir. Kuruluş amacı ise bisiklet ve motorsiklet
lastiklerini yapmaktır. Şirket zaman içerisinde teknik kauçuk işine kayarak üretimlerine devam
etmiştir. Teknik kauçuk tarifi çok geniş bir alanı kapsadığı için özellikle beyaz eşya ve otomotiv
sektörlerine yoğunlaşılmıştır. 2001 yılında şirket yapılan organizasyon değişikliği paralelinde ismini
Tekno Kauçuk olarak değiştirdi. Halen bazı ürünlerimizde Doğan Lastik markamızı kullanmaya da
devam ediyoruz.
Bu arada şirketimiz 1990’lı yılların ikinci yarısında 4. Levent’ten Gebze Organize Sanayi Bölgesine
taşındı. 2001 yılında alınan en büyük kararlardan bir tanesi sektörde belli bazı alanlar seçip
bunların üzerinde uzmanlaşmaktı. Uzmanlaşma da ilk önce seçilen alanlar otomotiv sanayinde
gromet diye tabir ettiğimiz kablo geçiş körükleri, diğer sıvı geçiş körükleri ve anti vibrasyon
parçaları. Beyaz eşyada ise kazan körüğü diye tabir ettiğimiz ürünler, giriş ve tahliye hortumları
yine uzmanlaşacağımız ürünler olarak seçilmiştir. Ayrıca yine otomotiv sanayi uygulaması olarak
fren körüklerinin membranı olarak tabir ettiğimiz frenlemeyi sağlayan fonksiyonel parça
uzmanlaşacağımız ürün olarak seçilmiştir.
2001 yılından bu yana geçen 11 sene zarfında aldığımız kararların doğru olduğunu şu anda iş
sonuçlarına bakarak görüyoruz. Şu an ise 2020’ler ve ötesine hazırlık aşamasındayız. Tekno
Kauçuk, sanayi kültürü yaygın, iştigal ettiği konuyla ilgili bilgi birikimi kuvvetli, tanınan, bilenen bir
firmadır. Bunlar firmamızın avantajlarıdır.
Şirketimiz şu an icra kurulu vasıtası ile yönetilmektedir. Bizden daha büyük firmalardan dahi daha
kurumsal bir yapıya sahiptir. Bütün temel kararlar yönetim kurulunun onayına müteakip bunların
BEYSAD
9
BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ
HABER BÜLTENİ/137 28 OCAK 2013
icrası, uygulaması, takibi gibi her türlü icra ile ilgili faaliyetler profesyoneller tarafından
yönetilmektedir. İcra kurulu şu an iki kişiden müteşekkildir. Biri ben diğeri de Albert Saydam’dır.
Albert Bey aynı zamanda şirketimizin CEO’sudur.
Bize bağlı özelleştiğimiz her sektöre göre organize edilmiş ürün gruplarımız var. Ana hatlarıyla
2001’deki organizasyon şemamızla bugünkü organizasyon şemamız aynı, ama tabii ki bazı yeni
ürün grupları eklendi. Savunma sanayinde faaliyetler göstermeye başladık, ona yönelik bir grup
ihtisas edildi. Son zamanlardaki organizel anlamındaki en büyük çalışmamız özel bir geliştirme
grubu oluşturulmasıdır. Bu grup müşterilerle beraber tasarım yapmaktadır. Dolayısıyla
organizasyon ana ilkesi ve yapısı aynı kaldı, günlük ihtiyaçlara bağlı olarak ekler yapıldı.
12.500 metrekarelik kapalı alanda faaliyet gösteriyoruz. Bugün itibari ile 261 çalışanımız var. 3
vardiya 6 gün olarak çalışmaktayız.
2012 yılına dair üretim rakamları hakkında bilgi verir misiniz?
Bizde ürünler çok çeşitli olduğu için adet bazında karşılaştırmak çok anlamlı olmayabiliyor. Ama
çok net bir gösterge var. İşlediğimiz karışım miktarı tonajı bize net fikir veriyor. Bu sene 5000
tonun üzerinde kauçuğu işleyerek mamul haline çevirdik. Yüksek kaliteli, yüksek fonksiyonel
özelliklere sahip kauçuk karışımlarını da sektöre satıyoruz. 5000 tonun çok ağırlıklı miktarı bizim
mamule çevirdiğimiz kauçuk miktarıdır. Bu rakam tonaj anlamında 2011 yılına göre yüzde 11-12
büyüme anlamına geliyor. 2013 yılında da aynı seviyelerde bir büyüme bekliyoruz.
2012 yılında 5000 ton kauçuk işlediniz. Bunun ne kadarını ihraç ettiniz?
2012 yılında ürünlerimizin %65’ini ihraç ettik. %35’ini ise iç pazara verdik. İhracat satışımızın
hepsi OEM müşterilerimizedir. 3 ürün grubunu düşündüğümüzde %60 otomotiv, %30 beyaz eşya
sektörlerine iş yapıyoruz. Savunma sanayine yönelik projeler üretimimizin %5’ini, geri kalan %5’i
ise hizmet satışlarımızı ve benzer satışlarımızı oluşturmaktadır.
Ağır ticari vasıtalarda; kamyonlar, çekiciler, tırlar ve dorselerde kullanılan fren körüklerinin
içerisindeki diyafram alanında Avrupa’nın en büyük üreticisiyiz. Bu çok kritik emniyet parçasıdır.
Dünya’da ise OEM tedarikçisi olarak Amerika’da bir firma var, son rakamlara bakmak gerekiyor,
dünyada da ya bir ya da ikinci büyük üreticiyiz.
Tüm ürün gruplarımızda müşterilerimize tasarımcı seviyesinde tedarikçiyiz. Hem müşteri
spektlerine göre tasarım hem de kendimize ait özgün tasarımları yapıyoruz. Son yıllardaki en
büyük başarılarımızdan biri de budur. Özellikle 3-4 senedir bu alanda faaliyetlerimiz artarak
devam ediyor ve önemli ölçüdeki kaynağı da buraya tahsis ediyoruz.
Tekno Kauçuk, Teknoloji Üretiyor
Kısa ve orta vadedeki planlarınız nelerdir?
Kauçuk parça üreten bir firma olmaktan çok biz, daha çok teknoloji üreten bir firma olacağız.
Önümüzdeki döneme baktığımızda şu anda iştigal alanımızın esas alanını temsil eden otomotiv
parçalarındaki geliştirme projelerimizi sürdürmek istiyoruz. Sağlıklı büyümenin anahtarını
teknolojide görüyoruz. Seçtiğimiz alanlarda müşterinin beklentilerine uygun olarak tasarımları
gerçekleştiriyoruz. Otomotivde OEM ve Tier 1’lere özellikle anti vibrasyon ürünleri alanında
geliştirme hizmeti veriyoruz. Bu hizmetin kapsamını genişletmek ve bu konuda kuvvetli hale
gelmek en önemli amaçlarımızdan biridir. 5 yıl içerisindeki hedefimiz aktif vibrasyon kontrollü anti
vibrasyon sistemlerini OEM’lere verebilmek. Bütün yatırımlarımızı buna göre planlıyoruz. Bu
bahsettiğimiz teknoloji bugün için Avrupa ve Amerika’da yeni sayılır. Dolayısıyla geç kalınmış bir
durum yok ve elimizi çabuk tutarak bunu yaparsak bize çok büyük avantajlar sağlayacak.
Fren körüklerinde malzeme çok önemlidir ve bunu yapan dünyada binlerce firma var. Yedek parça
olarak bunu biz OEM’lere veriyoruz. Performans olarak en iyi frenleme eğrilerini ve en iyi ömrü biz
veriyoruz. Bizim ürünümüz Membranla 5 milyon fren yapabilirken, bize en yakın rakibimiz 1
milyonu geçemiyor. Bu bizim ciddi ve önemli bir avantajımız. Performansı sağlayan malzeme ve
BEYSAD
10
BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ
HABER BÜLTENİ/137 28 OCAK 2013
üretim teknolojisidir. Bu konulardaki yeni yatırımlarımızı da önümüzdeki 5 sene içerisinde
gerçekleştireceğiz. Şu an biz dünyada ilk olan bir üretim teknolojisini geliştirdik ve şu an deneme
üretim aşamasında ve test ediliyor. Rakiplerimizle olan farkımızı önümüzdeki 5 yıl içerisinde 2-3
adım daha artırmak istiyoruz.
Tekno Kauçuk, ikinci fabrikasını Nisan ayında faaliyete açacak
Özellikle son yıllardaki büyümeye bağlı olarak imalat sahamız bize dar gelmeye başladı, bu
bakımdan TOSB’da 5500 metrekare kapalı alana sahip ikinci fabrikamızın inşaatına başladık. 2013
yılının Nisan ayı sonu gibi de bitirmeyi düşünüyoruz. Bu hem mevcut durumdaki sıkışıklığımızı,
hem de 5 yıl içerisindeki yapacağımız yatırımlar sonucu ürün gamımıza eklenecek yeni ürünler için
ihtiyaçlarımızı da karşılayacak diye düşünüyoruz. Ayrıca, Türkiye’de yatırımları lüks diye
nitelendirilen, sadece geliştirmeye yönelik şok ve test merkezi yaptık, onun da açılışını yakında
yapacağız.
Gebze OSB’de olmanız size hangi avantajları sağlıyor?
Lokasyon olarak ve güçlü alt yapısı ile burada önemli avantajlar sağlıyoruz. Avantajlar genellikle
bütün organize sanayi bölgeleri için aynı olmakla beraber OSB’leri bir adım ileriye nasıl götürürüz
bunu konuşmak gerekiyor. Nitelikli kalifiye iş gücünü organize sanayi bölgelerine cezbetmek
gerekiyor. GOSB ve benzeri organize sanayi bölgelerinde eğer şirketler katma değeri yüksek
ürünler yapacak ise bunun tek bir yolu var; nitelikli iş gücü ile yapmak. Dolayısıyla OSB’deki
firmalar iş gücünü istihdam etmek zorundalar. Özellikle ara elemanların GOSB ve benzeri organize
sanayi bölgelerine çekilmesi gerekiyor.
Yine kendi gözlemim olarak söylemek isterim ki özellikle ara elemanların son yıllarda kalitelerinde
düşüş var. Organize sanayi bölgelerinde kaliteli, dünyanın hızına ayak uydurabilecek, iyi yetişmiş
ara elemanları da yetiştirebilecek alt yapının olması gerekiyor. Bu konunun ciddi anlamda
gündeme gelmesi gerekiyor.
Firmalar dünyanın yatırımını yapıyor, önemli projeler yapıyor ama bunu asıl yapabilmesi için iyi
yetişmiş ara elamanlara ihtiyacı var. Yetişmiş teknik elemanların bir şekilde sanayi bölgesine
akması lazım. Organize sanayi bölgeleri bir takım yöntemler geliştirerek bunu yapmaları
gerekiyor. Ara elemanların yetiştirilmesi şart.
ASSAN ALÜMİNYUM, YETKİLİ SATICILARIYLA BULUŞTU
METALSAN Dergisi’nden alınmıştır.
Assan Alüminyum bir BEYSAD üyesidir.
Toplantı, Assan Alüminyum Kurumsal Strateji ve Pazarlama Direktörü Arbek Akay’ın 2012 yılının
genel bir değerlendirmesini yaptığı sunumla başladı.
Türk alüminyum sektörünün lider kuruluşu Assan Alüminyum, 13-14 Aralık’ta Crowne Plaza
Oteli’nde yetkili satıcı iş ortaklarına yönelik bir toplantı düzenledi. Assan Alüminyum Kurumsal
İletişim Müdürü Alper Us’un moderatörlüğünde gerçekleşen 360 Derece Yetkili Satıcı İş Ortakları
Toplantısı, Assan Alüminyum Kurumsal Strateji ve Pazarlama Direktörü Arbek Akay’ın 2012 yılının
genel bir değerlendirmesini yaptığı sunumla başladı.
Üretim hacminde artış
Akay, son bir yılda üretim hacminin yüzde 10 arttığını belirterek, 2012 için belirledikleri satış
hedefine yüzde 100 oranında ulaştıklarını kaydetti. Assan Alüminyum’un tabaka levhadaki pazar
payını yüzde 55’e, izolasyon rulosundaki pazar payını ise yüzde 50’ye çıkardıklarını söyleyen Akay,
bu sayede yetkili satıcılarla “2012’de daha fazla satış yapma” hedefinin de gerçekleştiğini
vurguladı. Akay, 2013 satış hedefinin yüzde 6 büyüdüğünü belirterek sözlerine son verdi.
BEYSAD
11
BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ
HABER BÜLTENİ/137 28 OCAK 2013
2013’te de daha fazla satış
Assan Alüminyum Satış Direktörü Göksal Güngör, 2013 yılına yönelik satış stratejilerini paylaştığı
sunumda, yetkili satıcıların, Assan Alüminyum ürünlerinin pazarda perakende dağıtımını
gerçekleştiren ve hizmet üreterek katma değer yaratan en önemli satış kanalı olduğunu ifade etti.
Bu kanal sayesinde 2013’te daha fazla satış yapmayı hedeflediklerini söyleyen Güngör, hem
tabaka levhada hem de izolasyonda pazar payını artırmak istediklerini açıkladı.
2013’te risk yönetiminin önemi artacak
Assan Alüminyum Mali İşler Direktörü İlhami Ok, Risk Yönetimi Uzmanı Alper Öksüz ve Müşteri
Hesapları Yöneticisi Fuat Bilgin, ortaklaşa yaptıkları sunumda, risk yönetim yaklaşımına ve genel
piyasa bilgilerine değindiler. İlhami Ok, riskleri finansal riskler, operasyonel riskler ve alacak
riskleri olmak üzere üç ana başlıkta yönetmeye çalıştıklarını; temel yaklaşımlarının, tüm bu riskleri
iş ortaklarıyla birlikte minimize ederek, işbirliği içinde sürdürülebilirliği ve büyümeyi sağlamak
olduğunu söyledi. Alper Öksüz, 2013 yılında ABD’deki mali uçurumun derinleşmesini, gelişmiş
ekonomilerde merkez bankalarının önemli adımlar atmasını, Çin Hükümeti’nin para politikalarında
değişiklikler görüleceğini, Almanya’daki seçimlerin etkili olmasını beklediklerini, ülkelerin 2013
büyüme oranlarına ise özellikle dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti. Öksüz, 2013 alüminyum
piyasasında, primlerin yüksek seviyelerde seyredeceğini ve global alüminyum talebinde artış
olacağını belirterek, Avrupa Bölgesi’nde alüminyum talebinin hareket yönünün, alüminyum
üretimindeki girdi maliyetlerinin ve yeni kapasite kullanım oranlarının dikkatle izleneceğini
kaydetti. Fuat Bilgin ise konuşmasında alacak risklerinin yönetimi, tercih edilen teminat türleri,
alacak sigorta limiti, referanslı havale sistemi gibi konulara değindi.
Hedeflerle yönetim
Toplantının son sunumunu ise Yönetim Danışmanı Mehmet Kocabaş yaptı. Kocabaş, performans
değerlendirmesi, hedef koyma, geliştirme, geribildirim gibi konulara değindiği sunumuyla, Assan
Alüminyum’un iş ortaklarıyla birlikte “Hedeflerle Yönetim” bakış açısıyla geleceği planlama
hedefine ışık tuttu. Performansların ölçülmesine ve gerçekleşmelerin birlikte takip edilmesine
dayanan bu hedef, dönem sonlarında başarı değerlendirmesi yapılmasını ve bu değerlendirme
sonucunda ödüllendirme mekanizmalarının ve temsil ve kurumsal kimlik kullanma haklarının
uygulanmaya devam edilmesini öngörüyor.
JOTUN: “2012 YILINI HEDEFLEDİĞİMİZ RAKAMLARIN ÜZERİNDE TAMAMLADIK”
METALSAN Dergisi’nden alınmıştır.
Jotun Toz Boya bir BEYSAD üyesidir.
Jotun Endüstri Boyaları Güney Doğu Avrupa Müdürü Serdar Puntar röportajıdır.
Alanında dünyanın lider firmaları arasında yer alan Jotun Boya, 71 şirketi ve 40 fabrikasıyla 5
kıtada faaliyet gösteriyor. Jotun ne üretiyor, kimlere üretiyor? Bu ve diğer soruları Jotun Endüstri
Boyaları Güney Avrupa Müdürü Serdar Puntar’a sorduk.
Firmanız ve ürünleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
Jotun Boya, dünyada 5 kıtada 71 şirket, 40 fabrikasıyla inşaat, deniz endüstri ve toz boyaları
pazarlarında lider üretici firmadır. Eyfel Kulesi, Atatürk Olimpiyat Stadyumu, Türkiye’nin en büyük
çelik yapısı olan Afşin-Elbistan Termik Santrali, Atatürk, Adnan Menderes ve Sabiha Gökçen
Havaalanları, Türkiye’nin en yüksek çelik binası Hilton Avcılar Jotun referans projelerinden sadece
birkaçını oluşturmaktadır. Endüstriyel ürün grubumuzda, epoksi, poliüretan, inorganik çinko
ürünlerinin yanı sıra, esnek uygulama şartları sağlayan tank boyalarımız, boru hatlarının
ihtiyaçlarına özel boyalarımız ile birlikte yangından koruyucu ürün ailesi ve izolasyon altı
korozyona karşı çok yüksek dayanım sunan özel ürünler bulunmaktadır. Enerji santralleri, petrol
ve gaz endüstrisi, havaalanları ve köprüler gibi alt yapı tesisleri, deniz üstü yapılar, ağır sanayi
tesisleri ve çelik konstrüksiyon imalatçılarına yönelik çalışmalar gerçekleştirmekteyiz. Bunun yanı
sıra sanayi tesisleri ve alt yapı projelerindeki epoksi ve poliüretan zemin kaplamalarında da
BEYSAD
12
BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ
HABER BÜLTENİ/137 28 OCAK 2013
çalışmaktayız. Deneyimli teknik servis, uzman satış kadrosu ve güçlü bayi kanalımız ile
müşterilerimizin ihtiyaçlarına yönelik özel çözümler sunmaktayız.
Yurtiçi-yurtdışı faaliyetleriniz konusunda bilgi verir misiniz?
Jotun Boya olarak, Romanya, Bulgaristan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan,
Kırgızistan ve Azerbaycan, Rusya pazarlarından sorumlu olarak çalışmaktayız. Türkiye’de olduğu
gibi sorumluluğumuzun bulunduğu yurtdışı pazarlarımızda bayi kanalımız güçlü ve giderek
gelişiyor. Bildiğiniz gibi Türkmenistan, Kazakistan ve Azerbaycan ülkeleri ise ağırlıklı petrol ve gaz
ülkeleri. Bu ülkelerde ağırlıklı petrol ve gaz projelerini takip ediyoruz.
2012 yılını firmanız açısından değerlendirir misiniz? 2013 ile ilgili projeleriniz ve
beklentileriniz nelerdir?
2012 yılını hedeflediğimiz rakamların üzerinde tamamlamış durumdayız. Kuşkusuz bu başarımızın
ardında büyüyen bayi ağımız ve Türkiye’de gerçekleşen önemli yatırım projelerinde anlaşma
sağlamamız bulunmakta. 2013 yılı için de yine aynı şekilde endüstri boyaları pazarındaki
liderliğimizi sürdürmeyi planlamaktayız. Ayrıca gündemde olan önemli projeleri yakinen takip
etmekteyiz.
Sektörünüzü arz-talep; ürün kalitesi, verimlilik bakımlarından değerlendirir misiniz?
Son dönemlerde projelerin artışına paralel olarak geçmiş dönemlere kıyasla ürün kalitesinin ön
planda tutulduğunu gözlemlemekteyiz. Bu pazarımızdaki ürün kalitesine ivme kazandıran ve
çalışma verimliliğini artıran bir durum. Bu gidişatın gelecek dönemler için de olumlu bir trendi
beraberinde getireceğini ön görüyoruz.
Sektörünüzde yerli üretim-ithalat dengesi nedir?
Uluslararası projelerde, müşterilerin yüksek beklentileri ve onay prosedürleri gereği yabancı boya
firmalarının ağırlıkla kullanıldığını görmekteyiz. Bu tercihin bir diğer nedeni ise müşterilerin servis
ve iş akışını hızlandıran yeni nesil boya sistemlerine olan ilgisi. Norveç menşeli lider bir firma olan
şirketimizin uzun senelerdir Türkiye’de üretim yapan tek yabancı firma olduğunu da gururla
belirtmek isterim.
www.beysad.org.tr
BEYSAD
13

Benzer belgeler

BEYSAD 1 BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ

BEYSAD 1 BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ Tespit etmiş olduğumuz hedefleri tutturuyoruz. O bakımdan 2013’den de çok umutluyuz. Geçtiğimiz yılda bir iyileşme ivmesi yakalayan Dünya pazarlarının 2013 yılından daha da toparlanmasına ve konut ...

Detaylı

Arçelik A.Ş.`den Türkiye ekonomisine

Arçelik A.Ş.`den Türkiye ekonomisine üretim yaptıracak üreticiler hedeflemektedir. Önümüzdeki on yıllık süreçte Türkiye’deki üreticilerimiz bu pazardan da pay alarak üretimlerini arttıracaklardır. Sektördeki gelişmelere paralel olarak...

Detaylı

İtalya`nın önde gelen gazetelerinden La Repubblica`nın

İtalya`nın önde gelen gazetelerinden La Repubblica`nın üretilen ilk cam kapaklı köşeli fırın, ilk mini otomatik sıkıcılı çamaşır makinesi, ilk eksantrik kayışlı yayık gibi ilklere imza atan Termikel markası 2008 yılı itibariyle Türkiye’nin ve Avrupa’nı...

Detaylı