Et - İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi

Yorumlar

Transkript

Et - İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi
CHRISTIAAN SNOUCK HURGRONJE
VE SLAM HUKUKU LE LG L GÖRÜ LER
Dr. Hasan Hacak
/
$&0 ) " ' & 2 >$ #2 "
- ($& # #
"
%$ &# $% $# & )
&
#
$& '
&# " :
%$ &
# $% " # ( + & "
+ (
+$ & & " % # $% '
(
5 ) '& ## $& $ " ( #
( ( .
"
$& $% "
%
& " +& " ? "
&# @ ($ $& +$ ( $& " ? "
&# @ '&
# !$#
" # (
$& $& "
% &# " + ( & " " $ $%
$ &
$$
+$ & " & " . ) $& $ &
!" + + %
)
.
"
% ) " % &( $ " $++$ &
$ ( !" & "
$% " )$
&+ (
)$
$& '
( )
) - +
& # A&
"
& . ) $& # %% &
-0 ( $% '
( )) - # (
#
B )$ # '
(5 ) *
/$ $&
'&#$&
&
/"
& &$ (
$&0
! "
Christiaan Snouck Hurgronje (1857-1936), Ignaz Goldziher ile birlikte
modern islamoloji-oryantalizm çal Rmalar n n kurucusu kabul edilir.1 Bat da
Hurgronje’nin makalelerinden derlenen Selected Works of Snouck Hurgronje adl eserdeki
baz Frans zca bölümleri sözlü olarak tercüme eden ArR. Gör. Dr. Msmail TaRp nar ve bu
yaz y yay n öncesinde okuyarak fikirleriyle ona katk da bulunan Yrd. Doç Dr. Said Polat’a
burada teRekkür ederim.
Marmara Üniversitesi Mlahiyat Fakültesi.
1
Bkz. Mark Batunsky, “Carl Heinrich Becker: From Old to Modern Islamology.
Commemorating the 70th Anniversary of ‘Der Islam als Problem’”, s. 295, International
Journal of Middle East Studies, Vol.13, No. 3 (Aug. 1981, s. 287-310); Schacht, onu Goldziher
ile birlikte teknik anlamda “Mslami ilimler”le ilgili çal Rmalar n n baRlat c s olarak görür. Bkz.
J. Schacht, “C. S. Hurgronje”, s. 192, Der Islam, 23. Band, 1936, Berlin und Leipzig; G.-H.
Bousquet and J. Schacht, Selected Works C. Snouck Hurgronje, s. VII, Leiden, E. J. Brill,
1957; A. de Groot da modern Mslam araRt rmalar n baRlatan oryantalistler olarak bu ikisi ile
&
/ B
Mslam hukuku çal Rmalar n baRlatan ana sima olmas n n yan nda siyaset adam
kimliUi ve özellikle Hollanda’n n Endonezya2 sömürge politikalar n n belirlenmesi üzerindeki büyük tesiri ile “sömürge oryantalizmi”nin3 de en tipik temsilcisi görünümündedir. Hurgronje’nin oryantalizm tarihindeki yeri ve hayat ile
ilgili olarak günümüzde yap lan tart Rma ve araRt rmalar, oryantalizm alan nda
ortaya koyduUu görüRlerinden daha fazla dikkat çekmektedir. Öyle ki bu konu
üzerindeki tart Rmalar oryantalizm tarihinin baz noktalarda yeniden deUerlendirilmesini gerektirecek boyutlarda görülmektedir.4
#
8 Oubat 1857 tarihinde, Hollanda’n n Brabant bölgesinde bulunan Breda
ilinin kuzey doUusundaki Oosterhout kasabas nda doUdu.5 Babas burada papaz
idi ve gençliUinde onun da papaz olmas kararlaRt r lm Rt 6. EUitimine doUduUu
kasabada baRlad , lise tahsilini ise Breda’da yapt . Üniversiteye girebilmek için
özel hocalardan Latince ve Yunanca dersi ald . 1874 y l nda üniversiteden kabul
alarak ayn y l Hollanda Leiden Üniversitesi’nde Teoloji eUitimine baRlad .7
Üniversitede Mbranicenin yan nda seçmeli ders olarak Arapça ve sâmi filolojisi
okudu. Son derece baRar l bir eUitim hayat geçirerek8 1878 y l nda ilahiyat/teoloji eUitimini tamamlad ve sonras nda çal Rmalar n tamamen oryantalizm ile s n rlad .9
“Het Mekkaanche Feest: Mekke’de Hac” ad yla haz rlad U doktora tezini
24 kas m 1880’de “üstün baRar ” ile savunarak doktor unvan kazand . Bu tezde
hacc n tarihini, Mslam’daki önemini, hacdaki tören ve adetleri inceleyip hacc n
Arap putperestliUinden kalma bir adet olduUu sonucuna varm Rt .
1880-81 eUitim y l nda Strasburg Üniversitesinde eUitimine devam ederek
burada özellikle Theodor Nöldeke’nin derslerine devam etti. 1881 y l nda
Strasburg’dan döndüUünde Hollanda’n n en büyük sömürgesi durumundaki,
halk n n büyük çoUunluUu Müslüman olan Endonezya için memur yetiRtirmek
birlikte Theodor Nöldeke ve Julius Wellhausen’i de sayar. Bkz. D-A, “Hollanda”, XVIII,
230.
2
Bu dönemde kaynaklarda “Endonezya” için, Hollanda Hindistan (Netherlands India),
Hollanda DoUu Hindistan (Dutch East Indies), DoUu Hint Adalar vb. isimler kullan lmaktad r.
3
Edward Said, Oryantalizm, s. 528 (trc. Selahattin Ayaz), P nar Yay nlar , Mst., 1989.
4
Bkz. P. SJ van Koningsveld, “C. Snouck Hurgronje ba’du’l-mulâhazât havle neRâtâtihî elilmiyye ve’s-siyâsiyye fî Hollanda”, s. 433 (trc. Kas m Sâmerraî, Alam el-Kütüb, VII/4, Riyâd
1986, s. 433-441).
5
Abdurrahman Bedevî, Mevsûatu’l-müste+rikîn, s. 245, Beyrut 1984.
6
Angelo Pesce, Mekke münzü mieti âmm ev mecmûati C. S. Hurgronje er-râi‘a, s. 9, London,
1986, Immel Publishing.
7
A. Bedevî, 245.
8
G.-H. Bousquet, J. Schacht, s. XI.
9
G.-H. Bousquet, J. Schacht, s. XI, M. Hakk Kad , “Holland’da Oarkiyat AraRt rmalar ”, s.
104. DoUu Bat , s. 20, Ankara, 2002, (s. 83-110).
/"
& &$ (
$&
.
>C D
=
üzere kurulan ve Leiden üniversitesine baUl bulunan bir enstitüde Mslam’la ilgili
dersler okutmak üzere hoca olarak tayin edildi.10 Burada Mslami ilimler ve Mslam
hukuku dersleri verdi.
1884 y l nda Arap yar madas na olan meRhur ziyaretini yapt . M s r’da k sa bir süre kald ktan sonra Cidde’ye geçti ve orada Hollanda konsolosluUunda
AUustos 1884’den, Oubat 1885’e kadar (alt ay) kald . Bu esnada bir yandan de
gezisinin esas amac olan Mekke’yi ziyarete haz rland .11 Müslüman olup “Abdulgaffâr” ad n alarak12 21 Oubat 1885 y l nda Mekke’ye ulaRt . Alt ay da burada kald . Burada ulemadan Mslam hukuku ve usul-i f k h vb. dersler ald . Ancak
AUustos ay nda hac günleri baRlamadan ad n n kar Rt U bir skandal sebebiyle
Osmanl yönetimi ondan Mekke’yi terk etmesini istedi.13 O da önce Cidde’ye
geldi ve sonras nda Arap yar madas n terk ederek Hollanda’ya döndü. Bu s rada hacc ibadetine sadece günler kalm Rt .
Hollanda’ya döndükten sonra Arap yar madas nda geçirdiUi dönem ve
haz rlad U malzemeyle ilgili “Mekka” kitab n yazarak bunu 1888 ve 1889 y llar nda yay nlad . Bu kitap en önemli eserlerinden biri olarak onu seçkin oryantalistler aras na yerleRtirdi.
Hollanda’ya gelince, 1886’y l nda Leiden de tedris hayat na baRlad ve ayr ca Delft Rehrinde Endonezya’da çal Ranlar n eUitiminin yap ld U özel bir enstitüde ders verdi. W.T. Juynboll’un vefat ndan sonra 1887 y l nda Delft’de onun
yerine geçmesi teklif edildi ancak o Leiden’de kalmay tercih etti ve orada Mslam
hukuku hocas olarak tayin edildi.
Snouck Hurgronje’nin Leiden’e profesör olarak tayin edilmesiyle birlikte
üniversitedeki Mslamoloji alan ndaki çal Rmalar n rengi deUiRerek bu çal Rmalar
modern oryantalizmin doUmas na zemin haz rlayacak bir Rekilde Mslam n sosyal
baUlam içerisinde araRt r lmas na yöneldi. Snouck Hurgronje’nin bu tarz çal Rmalar n n önemli örneklerinden biri “Mekka” baRl kl kitab yd .14
1889 y l nda, 1906 y l na kadar kalacaU Endonezya’ya gönderildi. Batavia
Rehrinde “DoUu Hindistan Adalar nda (Endonezya)” yeni aç lm R bir ofis olan
“Arap ve Yerel Halk MRlerini AraRt rma Bürosu”na dan Rman olarak atand .15
Görevi Endonezya’daki Müslümanlarla ilgili hassas problemlerin çözümünde
10
Angelo Pesce, s. 9.
G.-H. Bousquet, J. Schacht, s. XV.
12
Angelo Pesce, 11.
13
Angelo Pesce, 16.
14
Bkz. M. Hakk Kad ,104
15
Bkz. Harry Benda, “C.S. Hurgronje and the Foundation of Dutch Islamic Policy in Indonesia”, s. 340, The Journal of Modern History, Vol. 30, No: 4 (Dec., 1958, s.338-347),
11
&
/ B
Hollanda hükümetine dan Rmanl k yapmakt .16
Hurgronje Endonezyada’da iki ayr kimliUe sahipti: Bunlar n ilki bir bat l
olarak Hollanda sömürge idaresinde çal Ran bir yetkili, ikincisi ise halk aras nda
“sosyal anlamda Müslüman”17 olarak yaRayan bir mühtedi idi.
1891 y l nda Hollanda sömürge idaresinin “DoUu Dilleri ve Mslam Hukuku
Dan Rman ” oldu. Hollanda sömürge güçlerine karR direniRin en yoUun olduUu
ve Hollanda’n n tam hakimiyeti alt na girmemiR olan Açe’de 1891-1892 y llar
aras nda kald . Mkinci büyük kitab olan De Atjehers’i (Açe’liler) yazmak için
burada çok geniR malzeme toplad . Sonraki y llarda Endonezya’daki diller, etnik
yap ve Rehirler ile ilgili araRt rmalar yapt . Sumatra’ya seyahat etti. Bu bölgenin
dilini öUrendi ve kültürel ve etnografik özelliklerini inceledi.
Endonezya’da kald U y llar boyunca Hollanda’n n sömürge idaresinin Mslami politikalar n etkiledi ve hatta gerçek anlamda bu politikan n çoUu noktada
kurucusu oldu.18
1906 y l nda, 1889’dan beri, on alt y ld r yaRamakta olduUu Endonezya’dan Hollanda’ya geri döndü. Hollanda’ya döndüUünden itibaren Hollanda
hükümetinde ‘Araplarla ilgili ve Mslami MRler’ müsteRarl U görevini devam ettirdi. Böylece ölümüne kadar ki süre boyunca ilmi hayat n n yan nda siyasi hayat
kesintiye uUramad .19 Bu durum onu salt ilmi araRt rma yapmaktan al koyduUundan 1906 y l ndan 1936 y l na kadar ilmi aç dan önceki çal Rmalar kadar
önemli eserler vermediUi söylenebilir.
Leiden üniversitesinin en önemli Arap filologlar ndan olan De Goeje
1906 y l nda emekli olunca Hurgronje onun yerine “Arapça ve Mslam Profesörü”
olarak tayin edildi.20 Bu Rekilde Leiden’deki oryantalist araRt rmalarda merkezi
rolü De Goeje’den sonra Van Vollenhoven ile birlikte Snouck Hurgronje üstlendi. Leiden üniversitesinde say s kabar k olan öUrencilerine “Mslami ilimler”
ve Açe dili ile ilgili dersler vermekle birlikte ayr ca üniversite bünyesinde Hollanda sömürgelerinde görev almak üzere memur yetiRtirmek amac yla kurulan
“Hindoloji” bölümünde Mslam dini ile alakal giriR mahiyetinde dersler okuttu.
1914 y l nda seri konferanslar vermek üzere Amerika’ya davet edildi ve
burada verdiUi konferanslar kitap halinde neRredildi. Hurgronje, Mlki 1873 y l nda Paris’te yap lan Uluslararas Oryantalist Kongreleri’nin 1931’de Leiden’de
yap lan 18. toplant s na baRkanl k etmiRtir. Leiden üniversitesindeki kariyeri
16
Angelo Pesce, 10. Ayr ca bkz., Robert Van Niel, “Christiaan Snouck Hurgronje: In
Memory of The Centennial of His Birth”, s. 592, The Journal of Asian Studies, Vol. 16, No.4,
Aug., 1957, (s. 591-594).
17
G.-H. Bousquet, J. Schacht, s. XV.
18
Robert Van Niel, 592.
19
Robert Van Niel, 592; Koningsveld, 433; M. Hakk Kad , 104.
20
Jacques Waardenburg, “Islamic Studies in Dutch Scholarship” Mapping Islamic Studies, s.
73, Ed. Azim Nanji, 1997, New York, (s. 68-94)
/"
& &$ (
$&
.
>C D
esnas nda Berlin, Kahire ve Cambridge üniversitelerinden kendisine kürsü teklif edilmiRtir.
Hurgronje 1906 y l nda Leiden Üniversitesinde iRgal ettiUi kürsüdeki
“Arapça ve Mslam” profesörlüUünden 1927 y l nda emekli olarak ayr ld .21
Emekli olduktan sonra da derslere devam etti ve ölümüne bir ay kalana kadar
özellikle Açe dili dersi veriyordu.22 Hurgronje 1936 y l nda k sa bir rahats zl ktan sonra yetmiR dokuz yaR nda vefat etti ve Leiden kadim mezarl U nda topraUa
verildi.
Hurngronje birçok oryantaliste hocal k yapm Rt r. Bunlar n baz lar Arent
Jan Wensinck (1882-1939), J. Schacht, Theodorous W. Juynboll, Johannes
Heindrik Kramers’tir23
$
$
% &# ' "
(
"#
Yukar da k saca temas edildi%i gibi Hurgronje özellikle ülkesinin sömürge politikalar ndaki aktif konumuna kar n sömürge halk taraf ndan Müslüman
bir alim olarak alg lanmas , kendisinin de özel hayat ndan hiçbir ekilde bahsetmemesi ve hayat yla ilgili bilgilerin s n rl olmas sebebiyle hakk nda baz
tart malar yap lmakta olan bir oryantalisttir. Son y llarda özellikle ahsi evraklar n n ve baz resmi ar iv belgelerinin incelenmesiyle onun hayat ndaki karanl k noktalar daha fazla bilinir hale gelmeye ba lam t r.24 Burada oryantalizm
tarihi aç s ndan önem ta d % için onun hayat n n baz kapal yönlerine k saca
de%inilecektir.
)
*
&
"##
#
Onunla ilgili ilk gündeme gelen tart Rma Mekke’ gidiRi ve Mekke’den s n r d R edilmesidir. Hurgronje’nin Mekke’ye geliRi büyük ölçüde siyasi bir arka
plana sahip olup bu seyahatin Hollanda hükümeti taraf ndan finanse edildiUi ve
siyasi hedefleri olduUu konusunda onun hakk nda en iyimser düRünen yazarlar
dahi sessiz bir kabul tavr n tercih etmiRlerdir.25 Bu ziyaretin nedenlerinden biri
Mekke’ye gelen Endonezyal hac lar n, Osmanl PadiRah II. Abdülhamit’in
21
J.Waardenburg, 73.
G.-H. Bousquet, J. Schacht, s. XIX.
23
Wensinck Leiden’deki kürsüsünde onun halefi olmuRtur. DiUer öUrencisi olan Schacht’ n
ise, Gotthelf Bergsträsser ile birlikte baRl ca hocas Hurgronje’dir.
24
Özellikle Leiden Üniversitesi öUretim üyesi ve oryantalizm tarihçisi Van Koningsveld,
kendisinden önce konuyla ilgili yap lan tart Rmalar inceleyerek, Hurgronje üzerinde Rahsi
evraklar na ve yaz Rmalar na var ncaya kadar geniR çapl araRt rmalar yapm Rt r. Koningsveld,
1985 y l ndaki bir çal Rmas nda Hurgronje’nin kimliUi üzerinde yap lan tart Rmalarla ilgili
Hollandaca, Arapça ve Endonezya dilinde yaz lan makale say s n n yüzü aRt U n ve bu say n n
her geçen gün artt U n ifade eder. s. 433.
25
Bkz. G.-H. Bousquet, J. Schacht, s. XV.
22
&
/ B
Panislamizm propagandalar ndan ne kadar etkilendiUini incelemektir.
Koningsveld özellikle Lahey devlet arRivlerini inceleyerek bu seyahatin Cidde’de Hollanda aleyhine faaliyet gösteren Endonezyal hac lar n tespiti ve ilim
ad na yap lmas n n Hollanda hükümeti taraf ndan kararlaRt r ld U n tespit etmiRtir.26
Hurgronje’nin Mekke’den Osmanl makamlar taraf ndan ç kar lmas da
birden çok bat l n n ilgilendiUi, “Teyma taR ” diye bilinen, üzerinde Aramice
dini metin içeren ve yöredeki en eski tarihi kal nt olduUu söylenen bir tarihi
eserin kaç r lmas skandal na ad n n kar Rmas sebebiyledir.
Frans z gezgin Charles Huber, 1879 y l nda bu taR bulmuR ancak epigrafi
uzman olmad U için taR tan mlayamam Rt . Hüber, 1883 y l nda yan na Alman
epigrafi ve Sami dilleri uzman Julius Euting’u da alarak bölgeye döndü.
Hurgronje arkadaR olan Euting taR ile ilgili bilgileri ve yaz lar n kopyas n kaydetti. Bu iki araRt rmac Osmanl ’dan izin almaks z n yürüttükleri bu çal Rma
esnas nda taR sat n ald lar ve yükleriyle birlikte Hail’e gönderdiler. Buradan
Euting, Kudüs’e; Huber de Hail’e döndü. Ancak Huber yolda k lavuzlar taraf ndan öldürüldü. Dönemin oryantalistlerinin pek çoUunun ilgilendiUi taR ile
ilgili olarak Euting ulaRt U bilgileri Huber’den ayr ld ktan sonra Nöldeke’ye
ulaRt rd ve o Euting’a at fla taR ile ilgili neRriyat n yaparak onu ilim dünyas na
tan tt . Ernest Renan ise Frans z Huber’in gayretleriyle ortaya ç kar lan bu taR
ile ilgili neRriyat n bu Rekilde Almanlar taraf ndan yap lmas n ve Huber’in katk s na yer verilmemesini Riddetle eleRtirdi.27 Bu arada Frans z Temps gazetesi,
Cidde’deki Frans z konsolosu Lostalot’tan ald U bilgilerle, Huber’in baR na
gelenleri yazd ve Hurgronje’nin Almanlar ad na taR ele geçirmeye çal Rt U n
bildirdi. Söz konusu yaz Arapça ve Türkçeye de tercüme edildi. Hurgronje’nin
gerçekte Mslam’ benimsemediUini, kendisini Mslami ilimlere vakfeden bir
Müslümandan çok bütün amac eser kaçakç l U olan bir H ristiyan olduUu söylentisi yay ld . Hükümet yetkilileri bunlar üzerine Hurgronje’ye derhal Mekke’yi
terk etmesiyle ilgili emri okudular ve Cidde’ye kadar iki polis ona eRlik etti.
Hurgronje Mekke’yi ve Arap yar madas n terk ederek Hollanda’ya hareket
etti.28
% '
&
+,
Hollanda’n n askeri ve ekonomik aç dan Endonezya’da zirvede olduUu bir
dönemde Cava’n n bat s ndaki bölgede bir ayaklanma patlak vermiRti ve Hollanda güçleri Sumatra adas n n kuzeyindeki Açe idaresiyle Riddetli bir savaRa
girmiRti. Açe’lilerin Mslam ad na yapt U ve Mekke ulemas n n verdiUi fetvadan
26
Koningsveld, 434.
Angelo Pesce, 15.
28
Angelo Pesce, 15.
27
/"
& &$ (
$&
.
>C D
sonra Riddetlenen savaR Hollanda’n n Endonezya’da giriRtiUi en kanl çarp Rmalara sahne oldu. Snouck Hurgronje’nin Mekke’deki tecrübesinin ve iliRkilerinin
devreye sokulmas ve Endonezya’da Hollanda ad na çal Rmas bu esnada gündeme geldi. Zira o Açe’li baz liderleri Mslam ve din kardeRi olarak Mekke’de
tan m R onlar n inanç ve davalar n anlam Rt . MRte Hurgronje’nin Endonezya
seyahatinin ilk ve esas hedefi Açe bölgesi idi. Bir Mngiliz gemisiyle çok gizli bir
Rekilde, Müslüman Endonezyal tan d klar n n da yard m yla Açe sultan ile
görüRmek için yola ç karak Sumatra sahillerine gelmiR ve Açe s n r n n içine
s zmay planlam Rt . Hurgronje hiçbir yaz s nda bahsetmediUi bu giriRimle devletine bilgi aktarmay planlamaktayd . Ancak Açe’deki yerel Hollanda komutan
buna izin vermediUi için Açe seyahati yar m kalm R, Hurgronje, Açe’deki misyonunu birkaç sene sonra (1891-1892) gerçekleRtirebilmiRtir.29
)- -
# . )- -
/
Hurgronje’nin Müslümanl % seçi inin Mekke’ye ve Kâbe’ye girebilmek,
Mekke ulemas yla yak n ili ki kurmak ve bu bölgede ya ayan Endonezyal halk
tan mak gayesiyle oldu%u onun hakk nda en aç k bilgileri sunmaya çal an
Koningsveld d nda da ço%u yazar n kabul etti%i bir husustur. O Müslümanl %
seçmi ve bunu aç kça ifade etmi tir.30 Mekke ve Endonezya’da kald % sürelerde de sosyal olarak Müslümand r. Hurgronje’nin Hicaz Müslüman toplumuna
ve Endonezya halk na olan adaptasyonu incelenmesi gereken önemli bir fenomen olarak de%erlendirilir. G.-H. Bousquet’nin söyledi%i gibi, Hurgronje birinci
s n f bir oryantalist olmakla birlikte ara t rd % toplumda ya amak istemesi ve
bunu büyük bir ustal kla ba armas yla da Oryantalizm tarihinde biricik örnektir.
Onun d ndaki hiçbir oryantalist Kâbe’nin gölgesinde dini tahsil yapmam t r.
O bu bölgelerdeki hayat n n her a amas nda tam bir Müslüman gibi davranabilmi tir.31
Snouck Hurgronje Endonezya’da iken Müslümanlar aç s ndan Mekke’de
ders görüp oran n ulemas yla geniR iliRkileri olan bir Müslüman’d r ve Müslüman k yafeti giymektedir. Hatta ona hitaben yaz lan baz mektuplarda “Cava
29
Hurgronje Açe savaR nda özellikle yerel ulemaya karR ac mas z bir mücadele yürütülmesi
gerektiUini savunmuR ve savaR n geliRimi de onun ikna edici olduUunu göstermiRtir. Açe savaR
ve Hurgronje’nin bu savaRtaki rolü hakk ndaki kitab nda K. van der Maaten, Hurgronje’yi,
Açe savaR n yürüten General Van Heutsz’un k l c olarak niteler. Bkz. M. Hakk Kad , 106107.
30
Sî Azîz b. Haddad el-Cezâirî’nin yazd U bu mektupta Röyle bir ifade vard r: “Sen Müslüman olduUunu art k herkese duyurdun ve Mekke ulemas da senin Müslüman olduUuna
Rahitlik ediyor.” Hurgronje Goldziher’e yazd U bir mektupta ise Röyle der: “Müslüman olmayan n insan say lmad U bir toplumda bir kiRinin Müslümanlarla Müslüman olmas n engelleyecek bir Rey olmad U kanaatindeyim. KiRi bu Rekilde davranarak zorunlu olarak Rahsiyetini
kaybetmez. Bu benim Rahsi tecrübemle söylediUim bir Reydir.” Koningsveld, 435.
31
G.-H. Bousquet, J. Schacht, s. XIV, XVI.
&
/ B
diyar n n +eyhülislam ” ya da “Cava müftüsü eyh Allame Abdulgaffar”32 ifadeleriyle hitap edilmesi ve ondan fetva istenmesi insanlarda onun Müslümanl U ile
ilgili bir kuRku olmad U n ortaya koymaktad r. Koningsveld Endonezyal lar n
onun çifte kimliUini bildiklerini gösteren bir belgeye rastlamad U n belirtir.
Öyle ki Hurgronje misyonu doUrultusunda Endonezya’da Müslüman toplumun
33
içine iyice girerek iki kez evlilik yapm R ve bu evliliklerden çocuklar olmuRtur.
'
Kitaplar n n d nda iki yüz civar nda makalesi olan Hurgronje’nin bu
eserleri, idari ve siyasi ili kiler, etnografya ve do%rudan slami ilimler eklinde
üç alana ayr labilir. Ancak bu üç alanda da merkezi kavram slam ve slam halklar ve kültürleridir.
Hurgronje eserlerinin çok büyük bir k sm n Hollanda diliyle, baz eserleri
ise Almanca ve Frans zca yaz lm t r.
Hurgronje’nin temel eserlerini u ekilde sayabiliriz:
1. Het Mekkaansche Feest, Leiden,1880 (Hollandaca)
Yukar da k saca bahsedilen bu eser o dönemde halen hayatta olan
Dozy’nin slam öncesi Mekke’deki bayram ve panay rlarla ilgili kitab n n bir
devam niteli%indedir.34 Hurgronje, Dozy’nin tezine itiraz etmektedir. Buna
göre Dozy, Hac ibadeti ve içindeki ritüellerin Mekke’de bulunan bir Yahudi
kabilesinden kopyalanmak yoluyla slam’a girdi%ini ileri sürerken Hurgronje,
Hac ibadetinin kayna% n n Mekke’deki putperest yerli adetleri oldu%unu ve
bunun Peygamber taraf ndan brahim Peygamber arac yap larak slam’a mal
edildi%ini ileri sürer.35
2. Mekka, Mit Bilderatlas, Den Haag (Lahey), 1888-1889 (Almanca)
Bas ld U ndan itibaren bir klasik haline gelen bu eser iki ciltten oluRmaktad r: I. Cilt’in alt baRl U , “Oehir ve Halk ” (1888, 228 s.); II. cilt’in alt baRl U ise,
“ÇaUdaR YaRamdan”d r (1889, 397 s.) Bu ikinci cilt Mngiltere’nin Cidde eski
konsolosu J. H. Monahan, taraf ndan Mngilizceye tercüme edilmiRtir: Mekka, in
the Latter Part of the 19th Century: (Daily Life, Customs and Learning, The
Muslim of the East Indian-Archipelago), Leiden, (Late E.J. Brill Ltd), London
(Luzac&Co.) 1931.36
32
Koningsveld, 436.
Bu evliliklerden doUan çocuklar n n nesebi Hollanda hukukuna göre tan nm yordu.
Koningsveld 1982 y l nda Snouck Hurgronje’nin oUlu Yusuf ile Endonezya’da görüRtüUünü
bildirmektedir. Bkz. Koningsveld, 437.
34
M. Hakk Kad , 104.
35
G.-H. Bousquet, J. Schacht, s. XI- XII.
36
J. H. Monahan, Mngiltere’nin Cidde eski konsolosu olup, kitab n ikinci cildini yer yer k saltarak tercüme etmiR ve tercümeyi Snouck Hurgronje bizzat gözden geçirmiRtir. Tercümenin
33
/"
& &$ (
$&
.
>C D
<
“Oehir ve Halk ” baRl U n taR yan ilk cilt Mekke Rehrinin özet bir topografyas n ve Peygamber zaman ndan itibaren 1885’e kadar tam bir tarihini sunar. Snouck Hurgronje Hicaz tarihiyle ilgili çoUunluUu Alman olan bat l yazarlar n yazd klar üzerindeki geniR bilgisinin de katk s yla bu alanda zaman m za
kadar temel kaynak olma özelliUinin koruyan bir kitap oluRturmuRtur.
Bu ciltle birlikte bas lan resim albümü Rudur: “Bilder-Atlas zu Mekka, Haag, Martinus Nijhoff, 1888.”
“Günlük Hayattan” baRl U n taR yan Mkinci cilt ise ilk ciltten daha önemlidir. Bu cilt Mekke toplumunun hayat n n deUiRik yönlerini tasvir etmekte olup
etnografik ve sosyal antropolojik bir eserdir.37 Dört bölümden oluRur. 1- Günlük
Hayat, 2- Aile Hayat , 3- EUitim, 4- Javal lar. Kitap, dini sosyal baUlam içinde
ele alm R olmas n n da etkisiyle oryantalist çal Rmalar için yeni bir tarz ve metot
ortaya koyarak bir dönüm noktas oluRturuyordu.38
Kitap iki cilt halinde yay nland ktan sonra kitaba yeni bir resim albümü
eklenmiRtir:39 Bilder Aus mekka, Mit Kurzem Erlauterndem Texte, Leiden, E.J.
Brill, 1889.40
3. De Atjèhers, Batavia-Leiden, 1893-1894, c.I-II (Hollandaca)
Açe Halk ad n taR yan bu eser,41 Bousquet’nin tabiriyle42 meslekten etnograf edas yla yaz lm R olup genel olarak yöredeki Mslam müesseseleri ve Müslüman halk ile ilgili gözlem ve incelemeleri içerir. Ayr ca eser modern dilbilimi
aç s ndan da önemli görülmektedir.43 Snouck Hurgronje bu kitab n “Hollanda
Hindistan ” genel valisinin talebi üzerine Mslam n Açe’lilerin siyasal, sosyal ve
1970 ve 1997 (Leiden, Brill) y llar nda yeni bask lar yap lm Rt r. Eserin Arapça tercümesi de
mevcuttur: Birinci cilt: Safahât min târihi Mekketi’l-Mükerreme (trc., Ali Avde eR-Ouyuh,
Muhammed Mahmud Seryani, Ma’rac Nevvab Mirza) Mekke, Dâretü’l-Melik Abdülaziz,
1999/1419, (307 s.). Mkinci cilt: Mekketü'l-mükerreme: fi nihayeti'l-karni's-sâlis a+er el-hicri, (trc.
Mi'rac b. Nevvab Mirza, Muhammed b. Mahmu Süryani)[y.y.], Nadi Mekke es-Sekafi ElEdebi, 1990. (580 s.)
37
Koningsveld, bu kitab n Mekke’deki dini eUitim öUretim ve adetlerle ilgili olan önemli ve
uzun baz parçalar n n Radûn Ebu Bekir ad nda Mekke’deki Caval bir kiRi taraf ndan onun
için oluRturduUu raporlardan al nd U n öne sürmektedir. s. 435.
38
Bkz. M. Hakk Kad , s. 104.
39
Eser Angelo Pesce’nin sunuRuyla Arapça olarak da neRredilmiRtir: “Mekketü’l-mükerreme
münzü mieti âmm ev mecmûâtü Snouck Hurgronje, Angelo Pesce (ed.), Immel Publishing Ltd,
London, 1986.
40
Bu eserdeki resimler Hurgronje Mekke’den ayr ld ktan sonra fotoUraf çekmesini öUrettiUi
ve “Mekke tabibi” dediUi bir Rah s taraf ndan ona gönderilen fotoUraflardan oluRmaktad r.
Snouck söz konusu resimlerin bir baRkas taraf ndan çekilerek kendisine gönderildiUini söylemekle birlikte bu kiRinin ismini vermemektedir. Angelo Pesce, s. 19.
41
Eser, O’sullivan taraf ndan Mngilizceye tercüme edilmiRtir: The Achenese, Leiden, 1906 ve
AMS Press 1984.
42
G.-H. Bousquet, J. Schacht, s. XVIII.
43
J. Schacht, 193.
&
/ B
dini yaRamlar na etkisini ortaya koymak için haz rland U n belirtir.
5. Verspreide Geschriften Van C. Snouck Hurgronje44, A. J. Wensinck (yay na haz.)” Bonn-Leipzig, 1923-1927. (c.I-V., Bonn-Leipzig, 1923-25, c.VI.,
Leiden, 1927).
Bu eser onun en önemli makale ve diUer yaz lar n n, kendisi hayattayken
öUrencisi A.J. Wensinck taraf ndan alt cilt halinde bir araya getirilerek neRredilmesinden oluRur. Bunlar n dördüncü cildi iki cüz halinde neRredildiUi için
baz kaynaklarda toplam yedi cilt olduUu ifade edilir. Her bir cildin baRl U Röyledir: 1. Mslam ve tarihi ile ilgili yaz lar, 2. Mslam hukuku ile ilgili yaz lar , 3. Arap
yar madas ve Türkiye ile ilgili yaz lar, 4. Hollanda-Hint adalar nda (Endonezya) Mslam ile ilgili yaz lar, 5. Dil ve edebiyatla ilgili yaz lar, 6. Kitap tenkitleri,
deUiRik yaz lar fihristler ve Hurgronje’nin yaz lar n n bibliyografyas .
6- Selected Works Of c. Snouck Hurgronje, Edited -in English and Frenchby G.-H. Bousquet and J. Schacht, Leiden, E.J.Brill, 1957.
Hurgronje’nin doUumunun yüzüncü y l münasebetiyle haz rlanm R bir kitap olup Hurgronje’nin Mngilizce ve Frans zcaya tercüme edilmiR olan ve bir
k sm ise bu kitap için tercüme edilen baz makalelerinden derlenmiRtir. Eserin
editörleri, Hurgronje’nin eserlerinin çoUunun bask s n n tükenmiR olmas sebebiyle bu eseri onun baRka yerde kolayl kla bulunamayacak çal Rmalar na mütevaz bir giriR olarak nitelerler. Eserdeki baz makaleler Runlard r: “Islam”, “Le
Droit Musulman”, “On the Nature of Islamic Law”, “The Foundation of
Islamic Law”.
7- Nederland en de Islam, Brill, Leiden 1915 (138 sayfa).
“Hollanda ve Mslam” ad n taR yan ve konferans metinlerinden oluRan bu
eserinde döneminin Mslam ile baUlant l güncel meselelerini ele al r.45
8- Mohammedanism, Lectures on Its Origin, Its Religious and Political
Growth, and Its Present State, New York: G.P. Putnam's Sons, 1916, (184+12
sayfa). Kitap “Amerika, Dinler Tarihi Seminerleri” ad yla “Dinler Tarihi Seminerleri Amerikan Komitesi”nin desteUiyle Amerika ve Avrupa’n n en seçkin
bilim adamlar taraf ndan verilen bir konferans zincirinde 1914 y l nda
Hurgronje taraf ndan verilen dört konferans metninden oluRur.
Kitapta dört bölüm vard r ki bunlar dört ayr konferanst r: I- Some Points
Concerning The Origin of Islam. II- The Religious Development of Islam. III.
The Political Development of Islam. IV-Islam and Modern Thought. Buradaki
konferanslar, Columbia, Yale, Pennsylvania, ve diUer baz Üniversitelerde verilmiRtir. Kitab n e-book Reklinde bir versiyonu Gutenberg projesine dahil edilmiRtir.
44
45
“Christiaan Snouck Hurgronje’un Farkl Kitaplar ”.
M. Hakk , Kad , 107.
/"
& &$ (
$&
.
>C D
9- Ambtelijke Adviezen van C. Snouck Hurgronje, 1889-1936”. (Ed.) E.
Gobee - C. Adriaanse, (‘s- Gravenhage, 1957-1965), 3 cilt.
Hükümetine sunduUu Mslam’la ilgili resmi tavsiyelerini içerir.46
10- Het Gajo land en Zijne Bewoners, Batavia, 1903.
Gayo bölgesi ve halklar yla ilgili bir kitapt r.
$
$
$
0
1
Hurgronje Bat daki modern oryantalizm çal malar n n ve özellikle de %slam hukuku ara t rmalar n n öncülerindendir.47 Onun f kh n mahiyeti ve karakteristik özellikleri ile ilgili geli tirdi3i dü ünceler ve kulland 3 terminoloji
bat l lar n konuyu anlay üzerinde uzun süren tesirler b rakm t r.48 Ondan
sonra yap lan daha detayl çal malarla baz görü leri tabii olarak eski gücünü
ve geçerli3ini yitirmi olsa da bu etki kendini göstermeye devam etmektedir.
Hurgronje farkl yaz lar nda f kh n tarihi baUlam içindeki geliRimi, f kh n
tabiat , ana karakteristik özellikleri, hüküm kaynaklar ve f kh n hüküm kaynaklar n n temeli olarak gördüUü icma konusuyla yak ndan ilgilenmiRtir.
Hurgronje öncelikle %slam’ n kelimenin tam anlam yla bir hukuk dini oldu3u görü ündedir.49 Genel olarak %slam kültürü içinde f kh n yerini böyle
tespit etmesine ra3men f kh n karakteristik özellikleri ile ilgili genel yarg lar
nispeten olumsuzdur. Hurgronje’nin genel yarg lardan en etkili görüneni f kh n bir hukuk sistemi olmad 3 dü üncesidir. Ona göre f k h bir hukuk sistemi
olmay p “deontology”dir.50 Hurgronje’nin deontoloji teriminden kastetti3i ey
f kh n esas nda “dini görevler sistemi” ya da ba ka bir deyi le ferdin (sübjek46
Bu eser INIS (Hollanda-Endonezya Mslami AraRt rmalar MRbirliUi Enstitüsü) taraf ndan
Endonezya diline tercüme edilmiRtir: Nasihat-nasihat C. Snouck Hurgronje, Semasa
Kepegawaiannya Kepada Pemerintah Hindia Belanda, 1889-1936, Jakarta., 1990-1992, c. IVI.
47
Avrupa bilim dünyas n n f kha olan ilgisinin Hurgronje taraf ndan baRlat ld U genel kabul
görmektedir. Bu husus, söz konusu ilginin sömürgecilik pratik baUlam nda ortaya ç kt U
iddias üzerinde önemli bir etkendir. Bkz. Baber Johansen, Contingency in a Sacred Law,
Legal and Ethical Norms in the Muslim Fiqh, Brill, Leiden, 1999, (Studies in Islamic Law
and Society, Edited by Ruud Peters and Bernard Weiss, Volume: 7), s. 42-43; G.-H.
Bousquet ve J. Schacht da oryantalist çal Rmalarda Mslam hukukunun temellerini Hurgronje
ve Goldziher’in att U n belirtirler. Bkz. G.-H. Bousquet, J. Schacht, s. VIII.
48
Hurgronje’nin Mslam hukuku ile ilgili görüRlerine ulaR labilecek ve bizim de bu çal Rmada
yararland U m z temel kaynak yukar da bahsettiUimiz Selected Works of C.S. Hurgronje adl
eserdir. UlaR lmas daha kolay olsa da Mohammedanism kitab n n özellikle hukuk düRüncesi
aç s ndan pek fazla farkl bir özellik taR mad U söylenebilir. Bunun d R nda ikinci el kaynaklar
ve onun fikirlerini aktaran çaUdaR çal Rmalar da bu konuda faydal olmaktad r.
49
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 48.
50
Bkz. G.-H. Bousquet, J. Schacht, 256, 259, 262; Baber Johansen, 43. Ayr ca Bkz. Murtaza
Bedir, “Oryantalistlerin Mslam Hukukunun Mahiyetine Dair Tart Rmalar ”, s. 371-374, Oryantalizmi Yeniden Okumak: Bat da Mslam Çal Rmalar Sempozyumu, Ankara, 2003, (s. 371-389)
&
/ B
tif) haklar ndan ziyade “görevlerinin sistemi” oldu3udur. F k h din, etik, hukuk ve siyaseti ideal bir toplum imaj olu turma gayesiyle sistemsiz bir ekilde
bir ekilde birbirine kat p, birbiri içinde eritmi tir. Hurgronje, bu yarg s na
temel baz sonuçlar ba3lamaktad r. Kar m zda duran ey bir hukuk sistemi
olmad 3 için hukuki prensipler ve rasyonel bir teori üzerine kurulmam t r.
Dolay s yla onun rasyonel bir analizi ba ar s zl kla sonuçlanacakt r. Onun
temeli rasyonellik olmay p tanr n n esrarl ve kolay anla lmaz iradesidir.51
Ana maddesi “görev”lerden olu ur ve söz konusu görevlerin her biri içinde
dini, ahlaki ya da hukuki yönlerin ayr maz bir ekilde kar m söz konusu
oldu3u için ona hukuki terimler ve analiz yöntemleriyle yakla lamaz. F k h, bu
özelli3inden dolay Roma Hukuku ve Modern Hukuktan farkl d r.
Hurgronje yukar daki görü leriyle bir taraftan, Avrupal olmayan bir sisteme, hukuk normlar ta yan bir sistem olma rütbesinin verilmesiyle ilgili
Avrupa da yayg n olan tereddüdü dile getirmektedir.52 Di3er yandan ise f kh
mukayeseli hukuk çal mas yla anlaman n mümkün olmad 3 n , bunun için
“%slami Ara t rmalar” ya da Antropoloji alan yla ilgili, farkl boyutlar olan bir
bilimsel çal ma gerekti3ini belirlemi olmaktad r. O f kha “%slam hukuku/Islamic Law” demenin do3ru olmad 3 n ve Avrupal hukukçular n de3i ik
f k h doktrinlerinin sistematik ba3lam n ve tarihini ara t rmak için yeterli
donan ma sahip bulunmad 3 n belirtir.53
Hurgronje’nin slam hukukunun genel karakteristikleri ile ilgili di%er bir
temel iddias ise f kh n, ibadetler, evlilik, aile ili kileri ve sadaka konular d ndaki alanda pratikle uyum ve uygulanma kabiliyeti ta mad % d r.54 Ona göre
f k h sadece ideal normlar ta r55 ve hukuki pratik hayat ile ilgisi azd r. F k h,
kurallar n n formüle edildi%i zamandaki toplumunun ihtiyaçlar n ifade eden
te ri kurallar olmay p, etraflar ndaki toplumun bereketli ortam ndan kendilerini soyutlam bir grup bilginin çal mas n n ürünüdür.56
Hurgronje’nin f k h ile ilgili genel yarg lar ndan biri de hukuk ekolleri
aras ndaki fikir farkl l klar n n önemsiz oldu3u ve ihtilaflar n prensiplere ve
temel ilkelere ili kin olmad 3 d r.57 Dolay s yla f kh n de3i ik doktrinleri, her
51
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 256; Baber Johansen, 43.
Baber Johansen, 43.
53
Goldziher, Hurgronje’nin “Deontology” (Goldziher bunu Almancaya “Pflichtenlehre” Reklinde tercüme eder) olduUu tezini kabul etmekle beraber terminolojisinde daha rahat
davran r ve f kh “hukuki teoloji”, “dini hukuk”, ve bir “jurisprudence” olarak niteler. Ancak
Goldziher, Hurgronje’nin kulland U bu kavramdan ç kard U sonuçlarla kendini baUl görmese de bu alanda farkl bir metodolojik yaklaR m da getirmemiRtir. Böyle yeni bir konsept
ilk olarak sosyoloji alan nda geliRtirilmiR olup Max Weber’e aittir. O f kh bir “Kutsal Hukuk
(Sacred Law)” olarak niteler. Bkz. Baber Johansen, 46; Murtaza Bedir, 374-375.
54
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 260, 262; Baber Johansen, 43.
55
Baber Johansen, 43; G.-H. Bousquet, J. Schacht, 259, 263-265.
56
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 73-74.
57
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 279; Baber Johansen, 43, 53.
52
/"
& &$ (
$&
.
>C D
=
birinin ye erdi3i de3i ik ülkelerin de3i ik ihtiyaçlar olmas na, her doktrinin
e3itim tarz , eserleri, hocalar ve co3rafyalar farkl olmas na ra3men birlik ve
bütünlük sergilemeleridir. Farkl ekollerdeki ana prensipler hep ayn d r ve
fikir ayr l klar detaylardad r. Hurgronje bu sonucu f kh n sosyal hayattan
kopuk olmas yla ili kilendirir ve farkl co3rafyalarda ya ayan doktrinlerin
sosyal hayattaki farkl l klar bu hayattan kopukluklar nedeniyle doktrindeki
görü lerine yans tamad klar n ifade eder. Ona göre f k h mezheplerinin co3rafyalar ve kurucular farkl olmakla birlikte kendi ay r c karakterleri yoktur.58 Belirtilen olumsuz yarg lar n yan nda Hurgronje bir yandan da f kh n
gösterdi3i ortak özelliklerin abartmas z hiçbir modern ilim dal nda olmayan
bir birlik sergiledi3ini söyleyerek söz konusu yarg s n n baz aç lardan olumlu
taraflar oldu3unu da göstermektedir.59
Hurgronje %slam hukukundaki müesseselerin ve doktrinlerin kayna3 ile
ilgili olarak farkl tonlarda dü ünceler ileri sürmü tür. %badetler alan nda O
hac ibadetinin kökeninin cahiliye Araplar oldu3unu ve bunun hukukçular
taraf ndan %slam’a sokuldu3unu iddia etti3i gibi ibadetlerle ilgili kazuistik ve
detayl düzenlemelerin Yahudilik, H ristiyanl k ve Zerdü tlükten al nd 3 n
iddia eder.60 Önemli hukuk ilkelerinde zaman zaman Kilise Hukuku ve Roma
tesirli oldu3unu belirtse de61 %slam hukukundaki somut bir genel hukuk prensibinin veya hükmün Talmut ya da Roma tesirinde mi ortaya ç kt 3 n n yoksa
ayn kültürel durumun Müslümanlar öncekilerle benzer sonuçlara m ula t rd 3 n n her zaman belirlenebilecek bir durum olmad 3 n belirtir. O f kh n bu
özelli3ini bir ba ar olarak de3erlendirerek, onu Arap medeniyetinin fethedilen
bölgelere adaptasyon ba ar s sayesinde Arapçan n büyük bir medeniyet dili
olmay ba armas na benzetir ve “dönü türücü özümseme” olarak niteler.62
Ayn nokta ba3lam nda f kh Talmut ile mukayese etti3inde f kh n Talmut
ara t rmalar nda olmayan bir evrensellik ta d 3 n belirtir.63
Hurgronje’nin f k hta en çok ilgilendi%i alanlar n ba nda slam hukukunun hüküm kaynaklar ve özellikle icma‘ hakk ndaki dü ünceleri gelir.
Hurgronje’nin icma ile ilgili dü ünceleri sünnet hakk ndaki fikirleriyle irtibatl
yönler içerir.
Ona göre slam’ n getirdi%i hukukun ilk kayna% Kur’an iken peygamberin
otoritesi de Kur’an ile ayn seviyeye ula m t r. nsan otoritesinin vahiyle ayn
seviyeye konmas na kar yap lan ilk itirazlar peygamberin tasviri idealize edildikçe tedricen ortadan kakm ve Sünnet’in kanun koyucu gücü her aç dan
58
Baber Johansen, 65; G.-H. Bousquet, J. Schacht, 262.
Bkz. G.-H. Bousquet, J. Schacht, 279.
60
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 49.
61
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 49.
62
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 51.
63
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 74.
59
&
/ B
Kur’an ile ayn seviyeye gelmi tir.64 Kur’an sadece s n rl meselelere cevap verdi%i için tasavvur edilebilen her durum için peygamberin davran ile ilgili bilgiye ihtiyaç duyulmu ve peygamberden yakla k yüz elli y l sonra, tedavüle binlerce hadis ç kar lm t r. Bu ekilde hadise olan sürekli talep, uydurma hadis
arz yla kar lanm t r. Sonras nda olu turulan alt me hur hadis mecmuas özellikle kanun kitab seviyesinde otorite kazanm t r.
Fethedilen ülkelerdeki her türlü entelektüel birikim kutsal hadis üniformas yla peygamberin sünnetine dönü türülmü ve slam hukuku faaliyetinde
egemen olan cüzi olaylar üzerine yo%unla ma e%ilimi ve fikir ayr l klar nda peygamberin sözünden kan t bulma iste%i hadis malzemesinin sürekli artmas na yol
açm t r.65
Hurgronje’ye göre peygamberin yan labilirli%i yani hata yapabilece%i düüncesi ile ilgili sorular bir süre sonra zihinleri me gul etmeye ba lam t r. Yan labilir bir ki inin davran lar n n pratikte yan lmaz olarak de%erlendirilmesi, ilk
dönem toplumunda ba lang çta bir tutars zl k olarak de%erlendirilmemi tir. lk
y llarda iman ve dini gayretin yüksek olmas na ra%men mant ki tutarl l k ve
felsefi dü ünce olmad % ndan bu bir problem te kil etmiyordu. Ancak daha
sonralar vahyin de yan labilir bir ki i arac l % ile gelmi olmas slam’ n sa%lam
görünen temellerinin sars labilece%ini gündeme getirmi tir. Müslümanlar bunu
anlad klar nda peygamberin yan lmazl % bir iman esas seviyesine yükseltilmi tir. Ancak kelamî aç dan s n rs z bir yan lmazl k söz konusu de%ildi. slam’ n ana
dahili unsurlar n n yan labilir bir insan üzerinde kurulamayaca% dü üncesi ikinci bir deste%e ihtiyaç hissettirdi. Bu yüzden nispeten erken dönemde “ümmetin
yan lmazl ” dü üncesi formüle edildi ve de%i ik formlarda peygambere söyletildi. Böylece Kur’an ve Sünnet yorumu da dahil olmak üzere ümmetin bütün
uygulamas yine ümmetin yan lmazl % dü üncesi üzerine temellendirildi.66
Hurgronje’ye göre ümmetin yan lmazl % dü üncesinin ortaya ç kmas na
etki eden di%er faktörler ise Müslümanlar n metinleri yorumlamada ve sahih
nakillerle di%erlerini birbirinden ay rmada zorluk ya amalar d r. Ayr ca f k h
doktrinleri mezhepler eklinde te ekkül etti%i dönemde, yerle ik mezhep sistemine kar ve mezheplerde keyfi hükümler bulundu%u eklinde itirazlar yükseldikçe fakihler bu itirazlara kar icman n yan lmazl % doktrinine dayanm lard r. Sonuç olarak icma dü üncesi art k hiç de küçümsenemeyecek bir önem
kazanm t r.67
Hurgronje’ye göre icman n kaynak oldu%una dair deliller öncelikle
Kur’an ve Sünnet’te arand . Ancak burada fasit daire oldu%unu gizlemek imkans zd . Sadece yan lmaz bir toplum Kur’an’ ve Sünneti sa%lam temellere
64
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 48.
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 270.
66
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 276.
67
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 54-56.
65
/"
& &$ (
$&
.
>C D
oturtabilir ve güvenilir bir ekilde izah edebilirdi. O halde ümmetin yan lmazl %
dü üncesini de tekrar Kur’an ve Sünnetin otoritesi ile temellendirmek tümüyle
anlams z olmaktad r.68 Konuyla ilgili Hurgronje’nin vard % sonuç icman n sav n
kan t olarak kullan lmas (müsadere ale’l-matlûb) niteli%inde oldu%udur.69
Hurgronje slam toplumunun (ümmet) yan lmazl % ve icma dü üncesi ile
H ristiyan Kilise yap s aras nda ili ki kurmaktad r. Buna göre “Ümmetim hata
üzerinde birle mez” sözü peygambere söyletilerek toplumun tan nm bilginlerinden yan lmaz bir kilise olu turulmu gibi görünmektedir. Ancak ona göre
slam bir kilise ve ruhban s n f organizasyonundan tümüyle yoksundur. Zira
icma dü üncesi her yerde ve her zaman tek tip olarak bulunmam ve uygulanmam t r. Ayr ca icman n ekli, hangi dönemde gerçekle ece%i vb. sorulanlar
üzerinde bir uzla ma de olmam t r.70 Nitekim icma pratikte gölge gibi yakalanamaz ele geçirilemez bir ekilde kalm ve hakk nda geni tart malar yap lm t r. Hurgronje belirtilen sebeplerle icma dü üncesinin slam toplumunda kilise
gibi yan lmaz bir kurum ekline dönü memesinin sebeplerini izah etti%i gibi, o
ayr ca icma dü üncesinin de aç kça H ristiyanl ktaki kilise yap s n n etkisiyle
geli tirildi%ini söyleme noktas nda da temkinlidir.71
Hurgronje slam’ n demokratik e%ilimlerin taraf nda olmad % n ve slam
kültüründeki anayasa hukuku ile ilgili literatürün daha çok aristokratik ilkelere
ba%l kald % n belirtir. Fakihlerin ortaya ç k yla da yan lmazl k fakihler grubuna mal edilmi , icma Müslüman fakihlerin icmas olarak görülmü tür.72 En üst
tabakadaki müçtehitler bu ekilde inananlar için toplumun en seçkin sözcüleri
ve yan lmaz kararlar n olmad % durumda hükümlerine uyulmas gereken en iyi
otorite olmu lard r.73
Hurgronje’ye göre icma pratikte tüm hukuk için yeterli bir kaynak olmu
ve Kur’an ve Sünnet d ndaki di%er hüküm kaynaklar n gereksiz hale getirmi tir. Sadece Kuran ve Sünnetin eksik b rakt % konular tamamlamakla kalmayarak bu kaynaklardan ç kar lan her türlü prensip de ümmete cman n arac l % yla
sunulmu tur. Ona göre icma, Kur’an ve Sünnetin temellendirilmesi ve yorumlanmas hususunda nihai otorite sahibi oldu%u gibi, k yas re’y, örf-adet ve di%er
68
Wael B. Hallaq, “On the Authoritativeness of Sunni Consensus”, International Journal of
Middle East Studies, Vol. 18, No.4 (Nov., 1986, 427-454), s. 429.
69
Hallaq, 429; G.-H. Bousquet, J. Schacht, 226. Burada Hurgronje icma ile Kur’an ve Sünnet
aras ndaki iliRkinin bu Rekilde ortaya konulmas n n bir tür fasit daire oluRturacaU na dair
Gazzali’nin görüRlerini tekrarlar görünmektedir ki Gazzâli kendi görüRüne yönelik yap lan
farazi bir itiraz olarak bu hususu dile getirmekte ve sorunu baRka bir yolla çözüme kavuRturmaya çal Rmaktad r. Bkz. Ebû Hâmid Muhammed b. Muhammed el-Gazzalî. el-Mustasfâ min
ilmi’l-usûl, Bulak, el-Matbaatu’l-Emîriyye, 1322, I, 177.
70
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 56.
71
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 275.
72
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 281.
73
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 283.
&
/ B
deliller üzerine temellenen her önerme de, f kha icman n arac l % ile kabul
edilmektedir. Bu noktadan hareketle o icmân n, gerçekte “bütün hukukun temeli”74 ve “ slam hukukundaki “kaynaklar n kayna ”75 oldu%unu belirtmi tir. Ona
göre icma slam hukukundaki hareket kabiliyeti olan yegane parçad r.76
Hurgronje’ye göre insan dü üncesinin süreklili%i anlay n n uyumlu/tutarl bir
uygulamas ndan ba ka bir ey olmayan bu doktrin sadece hukuk alan yla s n rl
de%ildir. Dogmatik inançlarda ve belirli derecelerde bilginin di%er kaynaklar nda da icma dü üncesinden faydalan lm t r. 77
Baber Johansen, Hurgronje’nin slam hukukunun karakteristik özellikleri
ve icma ile ilgili genel yakla mlar n de%erlendirerek Hurgronje’nin f kh n ilk
ba ndan beri taraftarlar nca mükemmel ve bütün olarak ilahi bir doktrin olarak
de%erlendirildi%ini savundu%unu belirler. Müslümanlar, “ slam’ n dahili elemanlar n n yan labilir bir ki i üzerine temellendirilmesi” fikrini kabul etmediklerinden icma dü üncesine ula m lard r. Johansen’e göre Hurgronje basitçe
kafas nda kutsal bir hukukta, imkan/zorunsuzluk (contingency) bulunabilece%ini kabul etmemektedir. Johansen’e göre ise fukaha bilimsel ak l yürütmenin her
türlü sonucu üzerinde kesinli%in olmay n kabullenmektedir. nsan fiillerinin
tümüyle ilgili bu ‘zorunsuzluk (kesinli%in olmay ) dü üncesi’ f kh n bir disiplin
olarak temelidir.78
Hurgronje slam hukuku hakk ndaki bat da ilk olarak ortaya ç kan görü leriyle bu alandaki akademik tart malar belirlemi ve onun ortaya att % birçok
görü ve genel bak aç lar geni bir çerçevede oryantalizm çal malar üzerinde
etkili olmu tur. Onun slam hukukunu tan mlad % model ve vard % genel yarg lar bat l ara t rmalar n ortak mal haline gelmi tir ki, f kh n bir deontoloji, bir
görevler sistemi oldu%u slamî Ara t rmalarda genel olarak kabul edilmektedir.
Yine f k h doktrinleri aras ndaki ayr l % n çok ince detaylarda oldu%u fikri,
Goldziher bunun tam tersini söylese de bat l ara t rmalarda genel geçer bir
yere sahiptir. Ancak onunu modeli f kh n tek sunum tarz olmad % gibi tarihi
ara t rmalar n da etkisiyle yeni yorumlar onun görü lerinin yerini almaya ba lam t r.79
Hurgronje’nin slam hukuku ile ilgili etki alan oryantalistlerin d nda
Sosyoloji’nin kurucular ndan ve bat kurumlar yla mukayese ba%lam nda slam
hukuku ile de ilgilenen Max Weber’e kadar uzanm t r. Baber Johansen, izini
74
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 56. Hurgronje’nin bu görüRü Mcma hakk nda Gazzâlî’nin
düRüncesi ile büyük paralellik gösterir. Gazzâlî icman n “dini kaynaklar n en büyüWü
olduWunu” belirtmektedir. Bkz. Gazzâlî, I, 176.
75
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 289.
76
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 289.
77
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 56.
78
G.-H. Bousquet, J. Schacht, 65.
79
Baber Johansen, 46.
/"
& &$ (
$&
.
>C D
sürdü%ü birçok yerde bu etkinin a ikâr oldu%unu dü ünür.80 Hurgronje ayr ca
Goldziher, Schacht, Bousquet ba ta olmak üzere birçok müste riki belirgin bir
ekilde etkilemi tir.
80
Bu etkinin deUiRik örnekleri için bkz. Baber Johansen, 47-48, 53, 66.

Benzer belgeler