Fizik Tedavi Yöntemleri 5 - Afyon Kocatepe Üniversitesi

Yorumlar

Transkript

Fizik Tedavi Yöntemleri 5 - Afyon Kocatepe Üniversitesi
Fizik Tedavi Yöntemleri
Doç.Dr.Ümit Dündar
Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon AD
Fizik Tedavi Modaliteleri
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
Sıcak
Soğuk
Ultrason
Elektroterapi(Doğru akım, alçak frekanslı akımlar, orta frekanslı
akımlar, yüksek frekanslı akımlar)
İnfraruj
Ultraviole
Mekanik tedavi (masaj, traksiyon, manipulasyon, egzersiz)
TENS
Lazer
Akapunktur
• Fizik tedavi: Tedavi için
enerji türlerinin
uygulanmasıdır.
• Lokomotor sistem
hastalıklarında ; fonksiyon
ve metabolizmanın
düzenlenmesinde, tutukluk
ve ağrının azaltılmasında ve
özellikle fonksiyonel
bağımsızlığın
sürdürülmesinde uygulanır.
Sıcak Tedavisi
• Isı modaliteleri yüzeyel ve derin olmak üzere
ikiye ayrılır.
• Yüzeyel ısı uygulamaları:
1. sıcak paketler
2. parafin banyosu
3. hidroterapi
4. nemli hava
5. infraruj
6. Fluidoterapi
Isı ajanlarının fizyolojik etkileri
• Derin ısı uygulamaları:
1. Ultrason
2. Kısa Dalga
3. Mikrodalga
• 1. Metabolik reaksiyonlar üzerine etkisi:
• Isıdaki her 10 °C’lik yükselmede hücrelerin kimyasal
aktiviteleri ve metabolik hızları 2-3 kat artar.
• 2. Vazodilatasyon olur ve kan akımı artar
• 3. Ağrı üzerine etkisi: Ağrıyı azaltır. Primer olarak sıcağın
hem serbest sinir uçlarına hem de ağrıyı ileten sinir liflerine
direkt etkisi sonucunda ağrı eşiği yükselmekte ve bu yolla
analjezi sağlanabilmektedir(kapı kontrol teorisi). Ayrıca
endorfin salınımına yol açarakta analjezi sağlar.
• 4. Kas spazmı üzerine etkisi: Sıcak kas
spazmını çözer, kas liflerinin uyarılabilirliğini
ve istirahat halindeki kas tonusunu azaltır.
• 5. Viskoelastik fonksiyonlara etkisi: Dokular
ısıtıldıkça viskoelastik özellikleri artar. Ancak
ısı ortadan kalktığında önceki davranışına geri
döner. Sıcak uygulama ile birlikte egzersiz
yapılırsa kalıcı bir etki elde edilebilir.
• Yumuşak ve kolay
uygulanabilir olması
ve evlerde de
uygulanabilir olması
avantajlarıdır.
• Sıcak paketlerle
deriyi 42 °C ‘ye kas
içini 38 °C ‘ye
kadar ısıtmak
mümkün
olmaktadır.
• Parafin Banyosu
• Parafin erime noktası
51,7-54,5 °C arasında
olan bir maddedir.
Daha düşük ısılarda
parafini erir durumda
tutmak için 1/7
oranında likit formda
parafin veya değişik
yağlar karıştırılarak
inceltilir.
• Parafin elektrikle
ısıtılan metal
tanklarda veya sıcak
su ile doldurulmuş
kaplarda ısıtılır.
Yüzeyel Sıcak Tedavisinin Uygulama
Teknikleri
• Sıcak Paketler: Bu paketler değişik çaplarda elde
edilebilir ve tipik olarak içine silikat jeli
doldurulmuş plastik veya sızdırmaz kumaş
torbalardır.
• Uygulama anında pakette ısı 71-79 °C civarındadır
ve uygulama anında derinin tolere edebileceği ısı
derecesi olan 44 °C aşılmamalıdır. Bu amaçla
paketin üzeri bir kuru havluyla sarılır. Uygulama
süresi 20-30 dakikadır.
• Sıcak su torbası: Basit, ucuz, hazırlanması kolay, evde
hazırlanabilen bir yöntemdir. Bu uygulamada dokulara
ısının geçişi torbadaki suyun sıcaklığına bağlıdır ve bu
suyun sıcaklığı sıcak paketlerin aksine kontrol altında
değildir. 15-20 dakika sonra sıcak suyun değiştirilmesi
ve yeniden su doldurulması gerekir. Çünkü su silikat
jeli kadar ısıyı koruyucu değildir.
• Bu yöntemin olumsuz yanı ısı kaybının çabuk olması ve
sık sık değiştirilmesi gerekmesidir.
• Uygulamada batırma ve daldırma olmak üzere 2 metod
kullanılır:
• Batırma metodu: Hasta elini sıvı parafine batırır,
elinde ince bir parafin tabakası oluşunca çeker ve
elinde kalın bir parafin tabakası oluşuncaya kadar
bunu tekrarlar. Sonra ısıyı korumak için el bir havluyla
15-20 dakika sarılır.
• Daldırma metodu(İmmersiyon):
• Daha etkin bir ısı transferi sağlar. Bu yöntem en çok
eller ve ayaklara uygulanır. İlk daldırmalarda deri
hassaslaştığı için parmaklar kesinlikle hareket
ettirilmez. Parafin yeterli kalınlığa ulaştıktan sonra
naylon bir torba içine alınarak kuru bir havluya sarılır
ve 15-20 dakika bekletilir.
• Fluidoterapi:
• Fizyoterapide yeni
kullanılmaya başlanan bir
yüzeyel ısı modalitesidir.
• Termostat kontrollü özel
bir kap içine yaklaşık 0,5
mm çapında cam bilye
doldurularak içinden kuru
sıcak hava geçirilir.
• Özellikle el ve ayaklar
cihazın içine sokularak
bilyelerin ve havanın
ısısından yararlanılır.
• Hidroterapi
• Hidroterapi uygun bir
şekilde tecrübeli
personel tarafından
düzenlenen ve gözetim
altında tutulan
nöromüsküler iskelet
fonksiyonunu
iyileştirmek için
tasarlanmış bir havuz
tedavi programı olarak
tanımlanır.
• Parafin el ve ayak için daldırma yöntemiyle uygulanır.
Vücudun diğer kısımlarına (kalça, omuz ve sırt gibi)
parafine batırılmış havlularla veya fırça ile sürülerek
uygulanabilir.
• Bu metodlarla el ve ayaktaki eklemler gibi küçük
eklemlerde üzerlerini örten yumuşak doku tabakası
ince olması nedeniyle eklemde belirgin ısı artışı
sağlanır.
• Elde edilen doku ısısı üflenen hava sıcaklığına bağlıdır.
• Fluidoterapide sıcağın etkisi yanı sıra, bilyelerin
mekanik etkisi ile kapı kontrol mekanizması yoluyla da
ağrı azalır.
• Bu tedavi yöntemi ağrılı durumlarda, kan akımı
yetersizliklerinde, yaraların iyileştirilmesinde , ödemin
azaltılmasında olmak üzere geniş bir kullanım alanına
sahiptir.
• Hidroterapi uzun bir tarihi geçmişe sahiptir
ve en eskiolanlarından birisidir.
• Hidroterapi en iyi 34-35 °C ‘lik vücut ısısına
yakın ısılarda tolere edilir.
• Bu yöntemde su hareketli haldedir veya
girdaplar çizer. Böylece belli bir yüzeyde
deriye temas eden su kitlesi soğuduktan sonra
daha sıcak bir su tabakası ile yer
değiştirir.Dokuda ısınma etkisinin yanısıra,
yüzeye çarpan su dolaşımı uyarıcı etki yapar.
• Uygulama yöntemleri:
•
1. Girdaplı banyo: Vücudun belli bir kısmı
veya vücudun tümü suya daldırılır. Elektrik motoru ile
suya girdaplar çizecek şekilde hareket verilmiştir.
• Tüm vücut banyolarında su sıcaklığı 32-38 derece ve
uygulama süresi 10-30 dakikadır.
• Yerel uygulamada 44-45 derece olmalıdır.
• 3. Nemli Hava:
• Nemli hava hasta üzerine kabinlerde
üflenerek uygulanır.
• Bunlar saunaya benzer fakat burada
nemli bir sıcak vardır. Nem oranı
yaklaşık % 95 civarındadır.
• İnfraruj:
• Isıtılan bir madde belli bir
sıcaklıkta, belirli bir dalga
boyunda ışın yayar.
• Kızılötesi ışınlar(infraruj)
750-400000 nanometre
dalga boyuna sahip
elektromanyetik dalgalar
olarak kabul edilir.
• Tedavide kullanılan dalga
boyları 7600-150000
A°’dur.
• 2.Hubbard tankları(Kelebek Banyoları):
• Kelebek banyoları bütün vücudun içine grip kolaylıkla
hareket edebileceği büyüklük ve şekilde banyo
tanklarıdır.
• Vücutlarında geniş yanık yüzeyleri olan hastaların
tedavisinde kullanılır.
• Suyun kaldırma kuvveti kol ve bacaklarda egzersiz
yaptırılmasını sağlar
• 4. Kontrast Banyolar:
• Kontrast banyolarda ekstremite önce sıcak sonra
soğuk suya daldırılır. Sıcak suda 3-9 dakika tutulan
ekstremite aniden sıcak sudan çıkarılarak soğuk suya
daldırılır ve 1-3 dakika tutulur.
• Sıcak suda tutma süresinin soğuk suda tutma süresine
oranı 3/1’dir.
• Sıcak su ile başlandığı gibi yine en son olarak sıcak
suya daldırılır ve dört siklus devam eder.
• Bu tedavi ekstremitelerdeki incinme ve burkulmaya
bağlı ağrıları azaltır ve refleks sempatik distrofi
tedavisinde ödemi azaltmaya yardımcı olabilir.
• Infraruj ışınları absorbe edildikleri dokuda moleküler
ve atomik hareketlerin artışı ile ısı oluştururlar ve
yüzeyel sıcak uygulamalarda tedavi edici ajan olarak
kullanılırlar
• İnfraruj kaynakları:
• Doğal kaynak: Güneştir. Güneş ışığının ortalama
%59’unu İnfraruj ışınları oluşturur.
• Yapay kaynaklar: 1. Günışığı yayınlamayan alçak ısılı
lambalar(50-1500 watt) 2. Günışığı yayınlayan yüksek
ısılı, görünür ışınlı lambalar (500 W ve üzeri)
•
•
•
•
•
Uygulama tekniği:
Kızıl ötesi ışınlar daima çıplak
deri üzerine ve hastanın tatlı
bir sıcaklık duyacağı dozda
uygulanır.
Işınlar uygulama alanına dik
gelmelidir. Çünkü bu durumda
absorbsiyon maksimumdur ve
absorbsiyon bölgesine dik
gelmeyen ışınların büyük bir
kısmı geldikleri açı ile
yansırlar.
Isıtıcı lambalar olarak sıklıkla
250 watlık ampuller kullanılır
ve genellikle hastanın 40-50
cm uzağına yerleştirilir.
Uygulama süresi 15-30 dakika
arasındadır.
Soğuk Tedavisi(Kriyoterapi)
• Tedavi amaçlı olarak soğuğun herhangi bir kullanım
şekline kriyoterapi adı verilir.
• Tedavi amaçlı soğuk tatbiki tıpta: kanamayı
durdurmak veya yavaşlatmak, spastisiteyi
azaltmak, ağrıyı hafifletmek, inflamasyonu
durdurmak ve ödemin oluşumunu engellemek
amacıyla kullanılır.
Soğuk uygulama
yöntemleri
• 1. Soğuk torbalar
• 2. Kimyasal buz torbaları(su emdirilmiş slika jeli
plastik veya sızdırmaz torbalara konularak
uygulanır. Kullanım süresi 10-20 dakikadır.
• 3. Buz masajı
• 4. Soğuk suya daldırma
• 5. Soğuk havlular
• 6. Spreyler
Ultraviole
•
Ultraviole(UV)’nin fiziksel
tedavide majör kullanım
alanı deri ülserlerinin
tedavisindedir. UV ışınları
yara kenarında
vaskülarizasyonu artırır ve
yara iyileşmesini olumlu
yöne etkiler ve hızlandırır.
• UV ışın dozajı doku
hasarından ve yara
iyileşmesini yavaşlatmaktan
sakınmak için 1 veya 2
MED(minimal eritem dozu)
ile başlanır ve genellikle 5
MED’dan daha az olur.
• Uygulamada tedavi edilecek bölgeye buz veya
soğuk paket yerleştirilir. Ayrıca distal
ekstremitelerin soğuk suya daldırılması da
başka bir yöntemdir.
• Uygulamada buharlaşarak soğutan spreyler de
kullanılabilir. En sık kullanılan sprey
flurometan gazının basınç altında sıvı olarak
şişelenmiş formudur. Uygulama sırasında
şişeden çıkan sıvı buharlaşmaya başlar ve
buhar soğuyarak derinin ortaya çıkardığı ısı ile
temas eder. Bu uygulama ile deri sıcaklığı 15
°C’ye kadar düşürülebilmektedir.
Tedavide soğuk ve sıcak uygulama
seçimi
• Tedavide sıcak veya soğuğun hangisine
seçileceğine karar verirken;
• 1. Problem akut mu yoksa kronik mi?
• 2. Hastanın sıcağa veya soğuğa toleransı
nasıl?
• 3. Hastanın genel durumu(hipotermi,
hipertermi vb)
• 4. Hasta evde tedavi uygulaması yapacaksa
tedavinin etkili, pratik ve ekonomik
olmasına dikkat edilir.
• Soğuk genellikle inflamasyonun akut
devresinde, sıcak ise kronik devrede
tercih edilmektedir.
• Eğer artritin veya akut yaralanmanın
akut döneminde sıcak uygulamalar
yapılırsa ağrı, ödem ve kanamada artma
olabilir. Genellikle akut yaralanmalarda
ve artritte soğuk uygulama tercih edilir.
Elektroterapi
• Elektrik akımının fiziksel etkilerinden tedavi
amacıyla yararlanılması elektroterapi adını alır
• Sinir ve kas hücreleri uyarılabilir hücrelerdir ve
membranları istirahatte -60 mV civarında bir
potansiyele sahiptir.
• Elektroterapi amacıyla kullanılan akımlara
elektromedikal akımlar adı verilir. Elekromedikal
akımlar akım yönü, frekansı, voltaj veya kuvveti,
amperajı veya yoğunluğu açısından farklı fiziksel
özellikler gösterirler ve bu özelliklerine göre
sınıflandırılırlar;
Elektroterapide kullanılan akımlar ve frekansları
Akım
Frekans
Tedavide kullanılan
frekanslar
Doğru akım(Galvanik 0
akım)
0
Alçak frekanslı
akımlar
1-1000 Hz
1-100 Hz
Orta frekanslı
akımlar
(interferansiyel
akım)
1000-10000 Hz
3000-4000 Hz
Yüksek frekanslı
akımlar
1 MHz ve üzeri
27 MHz, 433 MHz
vb
Uygulama Şekilleri
• 1. Medikal Galvanizm: Galvani akımı tedavi edilecek bölgeye
uygun yüzey elektrodları ile uygulanır
• 2. İyontoforez: Galvani akımı kullanılarak organizmaya çeşitli
iyonların epidermis veya mukoza membranları aracılığıyla
sokulması olayına iyontoforez adı verilmektedir
•
3. Su içi uygulamalar: Galvani akımı tek bir küvet içinde veya küçük
küvetler (4 hücre banyosu) içine elektrodların yerleştirilmesiyle su
içine uygulanabilir. Hasta üst ve alt ekstremitelerini küvetler içine
sokar ve 20 dakika süreyle tedavi uygulanır. Özellikle diyabetik
polinöropatilerde kullanılır
•
4. Cerrahi galvanizm(elektroliz):
Doğru Akım (Galvani Akım)
• Aynı yönde ve aynı şiddette akan, frekansı sıfır
olan elektrik akımlarıdır.
• Kuru pil, akümülatörler ve motorlu üreteçlerden
elde edilir.
• İnsan vücudu iletken bir ortamdır. Doğru akımın
bu yapıya uygulanması sonucunda ortamda
iyonlarına ayrılma ve iyonlarında kendileriyle zıt
kutuplara doğru hareketi ortaya çıkar. Bu olay iyon
transferi adını alır.
• Galvanik akım dokuda iyon hareketine neden olarak
kimyasal olaylara yol açar.
Faradik akım
Alçak Frekanslı Akımlar
• Alçak frekanslı akımlar frekansları 1-1000 Hz
arasında değişen sürekli yön değiştiren akımlardır.
• Analjezi oluşturmak ve normal ya da denerve kasta
kontraksiyon sağlamak en önemli etkileridir ve
çeşitli tipleri vardır. Bu nedenle aynı akım türünün
farklı şekil ve frekanslarda kullanımı farklı
uyarılar oluşturacağından aynı akım hem
stimülasyon hemde analjezi için kullanılabilir.
Diadinamik Akımlar
•
•
•
•
•
•
•
Eşit şekilde yön değiştiren
sinüzoidal akımların(frekansı
50-100 Hz) bir kısmının yok
edilmesiyle elde edilir.
Diadinamik akımların 5 tipi
vardır:
1. Difaze Fiks(DF)
2. Monofaze Fiks(MF)
3. Kısa devreli modüle
akım(CP)
4.Uzun devreli modüle
akım(LP)
5. Ritm Senkop
• Frekansı 50-100 Hz arasındadır ve birbirine eşit olmayan iki
fazdan oluşur.
• Uyarıcı niteliktedir. Uygulama esnasında iğnelenme hissi
duyulur ve kas kontraksiyonuna neden olur. Uyarım süresi
kısa olduğundan denerve kası uyarmaz.
• Uzun süre çalışmayan ancak motor sinir bağlantısı normal
olan kasların atrofisini düzeltmek amacıyla kullanılır.
•
Kas kontraksiyonları venöz ve lenf dolaşımını kolaylaştırdığından
travmatik veya venöz yetmezliğe bağlı ödem tedavisinde de
kullanılabilir
• Diadinamik akımlar esas olarak analjezik etki
oluşturmak amacıyla kullanılmaktadırlar
• Herhangi bir yan etkileri yoktur.
• Dokuda iyon hareketine neden olmazlar ve galvanik
akımlar gibi yanık oluşturmazlar.
• Genel olarak karbon-silikon yüzey elektrodları
kullanılır.
• Elektrodlar cilde yerleştirilirken iletkenliği
sağlamak için ıslak pedler kullanılmalıdır ve sıkıca
temas etmeleri sağlanmalıdır.Elektrodlar
paravertebral bölgeye veya ağrılı noktalara
yerleştirilebilir.
Diadinamik akımlar ve kullanım alanları
Akım Tipi
Alışkanlık
Kullanım alanı
DF
Erken
Ağrılı durumlar (alışkanlığı
önlemek için daima LP veya
MF ile devam edilmelidir
MF
Çok geç
Ağrılı durumlar
•
CP
Çok geç
Tonusu artırmak için ve
ödem tedavisi
•
•
LP
Çok geç
Ağrılı kas spazmları, bel ve
boyun ağrıları
Ritm senkop
Çok geç
Kas kontraksiyonu, ödem ve
tanısal amaçlı
TENS
•
•
•
•
•
TENS: Transcutaneous
Electrical Nerve Stimulation
kelimelerinin baş harflerinden
oluşur.
Frekans ve akım süresinde
değişiklikler yapılarak çeşitli
biçimlerde uygulanmaktadır;
1. Konvansiyonel Yöntem
2.Güçlü düşük hız
yöntemi(akapunktur benzeri)
3. Kısa yoğun etki yöntemi
4. Patlayıcı uyarım yöntemi
5. Modüle yöntem
6.Hiperstimülasyon yöntemi
İnterferansiyel(orta frekanslı) akımlar
• TENS esas olarak analjezik etkisi için kullanılır. Genel olarak
ağrıya neden olan tüm romatizmal hastalıklarda kullanılır.
• TENS’in aynı amaçla kullanılmakta olan diadinamik akımlara
göre bazı üstünlükleri vardır. Bilindiği gibi diadinamik
akımların frekansı sabittir ve kolaylıkla alışma etkisi ortaya
çıkabilmektedir. Oysa TENS’in frekansında değişiklik
yapılabildiğinden alışkanlık olmaz ve ayrıca pille çalışan
tiplerininde olması, kullanım kolaylığı, hastanın cihazı
üzerinde uzun süre taşıyabilmesi diadinamik akımlara göre
avantaj sağlamaktadır
• Uygulama için karbon-silikon lastik elektrodlar kullanılır. Cilt
üzerine yerleştirilirken araya iletken bir madde sürülmelidir
•
•
•
•
•
Orta frekanslı akımlar frekansları 1000-10000 Hz arasında değişen
akımlardır.
İnterferansiyel akımlar iki orta frekanslı akımın girişiminden elde
edilir.
İnterferansiyel akım oluşturmak için frekansı 4000 Hz olan bir
akım ile frekansı 3900-4000 veya 4000-4100 Hz arasında değişen
iki akım kullanılır.
Böylece bu iki akımın doku içinde kesiştiği noktada aralarındaki
farka bağlı olarak frekansı 1-100 Hz arasında değişen yeni bir akım
meydana gelir.
Orta frekanslı akımlar alçak frekanslı akımlara göre çok daha kolay
ciltten geçerler ve daha derine iletilebilirler. Ancak bu
frekanslarda sinir ve kaslarda uyarı meydana getiremezler. Oysa bu
akımlara doku içinde girişim yaptırılır veya kesiştirilirse bu noktada
alçak frekanslı yeni bir akım meydana gelir ve Alçak frekanslı olan
bu yeni akım sinir ve kas liflerinde kolaylıkla uyarı oluşturacaktır.
Yüksek Frekanslı Akımlar
• Yüksek frekanslı akımlar 1 MHz ve üzerindeki
frekanslara sahip olan akımlardır.
• Alçak ve orta frekanslı akımlar gibi dokularda
uyarı meydana getirmezler.
• Elektrik akımı niteliğinden ziyade elektromanyetik
dalga karakterini almışlardır ve oluşturdukları
elektromanyetik alan içine giren dokularda derin
ısı meydana getirirler.
• Başlıca iki tiptir: 1. Kısa dalga 2. Mikrodalga
Kısa Dalga Diatermi
• Yüzeyel ısı uygulamaları ile cilt yüzeyi iyi bir
şekilde ısıtılabilirken, subkutan yağ dokusu ısının
derinlere iletilmesine engel olur. Bu nedenle derin
dokuları cilt aracılığı ile ısıtmak pek mümkün
değildir, çok yoğun ısı miktarına gereksinim vardır
ki bu da ciltte yanıklara neden olur.
• Oysa yüksek frekanslı akımlarla cilt bariyeri
kolayca geçilir ve dokuların özelliklerine göre
farklı oranlarda olmak üzere derin dokuda ısınma
meydana gelir.
• Kısa dalga diatermi 10-100
MHz arasında frekansa
sahip yüksek frekanslı
dalgaların derin dokuda ısı
meydana getirmek amacıyla
kullanılmasıdır.
• Genellikle tedavide
kullanılan frekanslar
27.12MHz ve 22 MHz’dir.
• Frekans çok yüksek
olduğundan bu cihazların
elektrodları cam, lastik,
mika gibi yalıtkan
maddelerle örtülüdür.
Uygulama şekli
• Hasta metal olmayan tamamen tahtadan yapılmış bir masaya
alınmalıdır. Tedavi edilecek alan kuru ve tamamen çıplak
olmalıdır. Bu şekilde terleme ile ortaya çıkabilecek yanıklar
önlenecektir. Hastanın üzerinde herhangi bir metal
bulunmamalıdır, aksi takdirde yanıklar meydana gelebilir
• Elektrodların karşılıklı yerleştirildiği ve tedavi edilecek
dokunun elektrodların arasında bulunduğu uygulama şekli
“kondansatör veya kapasitör” alan yöntemi olarak
adlandırılır. Kablo şeklinde elektrodların ekstremitelere
sarılması veya kendi etrafında sarmal şekle getirilerek
uygulanması ise “indüksiyon” yöntemi olarak
adlandırılmaktadır.
Mikrodalga Diatermi
• Mikrodalga frekansı 300 MHz-30 GHz arasında
değişen yüksek frekanslı radyo dalgalarıdır.
• Radar diye de bilinirler ve metaller tarafından
yansıtılır veya kırılırlar. Bu özellikleri nedeniyle
havacılıkta kullanılmaktadırlar.
• Radyo dalgaları ile girişim yapmamaları için tedavi
amacıyla kullanılan mikrodalgalar belirli
frekanslarda üretilirler.
• Dalga boyu 69 cm olan mikrodalgalar desimetrik
dalga olarak da adlandırılır.
Ultrason
• Mikrodalga elektrik enerjisini elektromanyetik enerjiye
çeviren ve çok yüksek frekanslı elektrik akımları üreten
magnetron ossilatöründen elde edilir.
• Mikrodalga diatermide şekil ve büyüklükleri farklı olan 4 tip
başlık kullanılmaktadır. En sık kullanılan başlıklar koni ve
dörtgen başlıklardır.
• Başlıklar cilt yüzeyinden en az 2,5 cm mesafede olmalıdır.
Koni başlıklar için 5 cm, dörtgen veya semer başlıklar için 15
cm uzaklık tercih edilir.
• Mikrodalga diatermi uygulamasında metal olmayan bir masa
kullanılmalıdır. Tedavi edilecek alan kuru ve tamamen çıplak
olmalıdır
• Ultrason üretimi amacıyla
kuvartz, baryum titnat ve
lityum sülfat kristalleri
kullanılır. Bu kristaller
yüksek frekanslı elektrik
enerjisine maruz
kaldıklarında periyodik
olarak biçim değişikliğine
uğrarlar ve yüksek
frekanslı ses dalgaları
üretirler.
• Ultrason süreki veya
kesikli olarak kullanılabilir.
Yoğunluk birimi watt’dır
ancak başlık yüzeyi göz
önüne alınarak watt/cm²
olarak belirtilir.
• Ses maddesel ortamlarda longitudinal yayılan basınç
dalgaları şeklinde mekanik titreşimlerdir.
• Ultrason ise insanın işitebileceği seslerden çok daha yüksek
frekansa sahip ses dalgalarıdır.
• Tedavi amacıyla kullanılan ultrason dalgalarının frekansı 0,53,5 MHz arasındadır.
• En sık kullanılan frekanslar 0,75 MHz, 0,87 MHz, 1 MHz, 1,5
Mhz ve 3 MHz’dir
• Ultrasonik dalgaların dokularda absorbsiyonu esnasında ve
kas kemik tendon gibi yapıların ara yüzeylerinde yansıma
esnasında ısı enerjisi ortaya çıkar. Ultrason uygulaması ile
kemik, eklem,kas, kapsül ve tendonları iyi bir şekilde ısıtmak
mümkündür
Ultrasonun etkileri
• 1.Termal etki: Ultrason dokular tarafından absorbe
edilirken ısı enerjisi ortaya çıkar. Ortaya çıkan ısı miktarı
dokunun absorbsiyon özelliğine, uygulama süresine, doza
uygulama şekline bağlı olarak değişir. Ultrason derin dokuları
çeşitli derecelerde ısıtan bir diatermi yöntemidir
• 2. Nontermal etki:İçinde erimiş gazlar bulunan sıvılarda
ses dalgalarının gevşeme fazında ortam basıncı düştüğü için
erimiş gaz parçacıkları baloncuklar oluşturabilir. Sıkışma
fazında ise ya bu baloncuklar sıvı içinde dağılır ya da
birleşerek büyür. Bu olaya kavitasyon denir. Kavitasyon iki
şekilde olur. Dengeli kavitasyon ve dengesiz kavitasyon
• Dengeli kavitasyon birkaç mikronluk küçük gaz
taneciklerinin ultrasonik basınç dalgalarının
etkisiyle ileri geri hareketidir ve ultrason tedavisi
esnasında ortaya çıkar.
• Dengesiz kavitasyon ise terapötik ultrason
dozlarından daha yüksek dozlarda ortaya çıkar ve
hızla büyüyen baloncuklar gelişerek hızlı hücre
harabiyeti meydana gelir. Bunun sonucunda
hemoliz nekroz ve kanama görülebilir. Bu etkiden
kaçınmak için uygun dozlar kullanılmalı ve sürekli
aynı noktaya tedavi uygulamamaya özen
gösterilmelidir.
Uygulama Tekniği
•
•
•
1.Doğrudan temas tekniği: Tedavi başlığı cilde tam temas edilerek
tedavi yapılır. Başlık ile cilt arasında hiç hava kalmayacak şekilde
vazelin gibi bir ara madde kullanılmalıdır.
Ultrasonik enerjinin herhangi bir noktada konsantre olmasını
önlemek amacıyla başlık hiç kaldırılmadan ya ileri geri, yada
dairesel veya sekiz çizecek şekilde birbiri üstüne binen
hareketlerle gezdirilmelidir. Başlık cilt yüzeyine tam dik
uygulanmalı ve hareketin hızı yavaş olmalıdır(saniyede 2,5 cm).
Başlık cilde yerleştirildikten sonra cihaz açılmalıdır.
2. Su içi uygulama tekniği: Aşırı duyarlı veya girintili-çıkıntılı
vücut yüzeylerinde tercih edilir. Tedavi edilecek kısım su dolu bir
kap içine yerleştirilir. Tercihen kaynamış su kullanılır. Aksi takdirde
başlık yüzeyi veya cilt üzerinde hava kabarcıkları birikecektir. Bu
durumda arada sırada bu kabarcıklar silinerek tedavinin yararlı
olması sağlanabilir. Topuk, el, dirsek gibi bölgelerin tedavisinde bu
yöntem tercih edilir.