zo cam `d an Türk iy e `n in ilk te sisa tyaz ılım ı

Yorumlar

Transkript

zo cam `d an Türk iy e `n in ilk te sisa tyaz ılım ı
Di­ya­log
iZOCAM
‹zocam'dan Türkiye'nin ilk tesisat yazılımı
Temmuz
Ağustos
Eylül 2012
Tesisat yalıtımıyla yüzde 30 tasarruf etmek mümkün, İzocam prefabrik borular TSE Belgesi aldı,
İzocam “Adım Adım Yalıtım”ı anlatıyor, İç Anadolu ve Orta Karadeniz’in üç tarihi şehrindeyiz, Kangal'ın kalbi İzocam Taşyünü ile yenileniyor
2
Temmuz - Ağustos - Eylül 2012
İZO­CAM Di­ya­log
İzoc­ am Ya­yın Or­ga­nı
için­de­ki­ler
Ya­yın tü­rü
Ye­rel, sü­re­li, üç ay­lık der­gi
İzo­cam Adı­na İm­ti­yaz Sa­hi­bi
A. Nur­i Bul­ut
Ya­yın So­rum­lu­su
İpek Seyh­ an
s. 04
Rö­por­taj
Tesisat yalıtımıyla yüzde 30 tasarruf etmek mümkün
s. 08
Rö­por­taj
Tesisat yalıtımı ve iklimlendirme bir bütündür
s. 12
İzocam’dan Haberler
İzocam “Adım Adım Yalıtım”ı anlatıyor
s. 14
Rö­por­taj
İzocam’dan Türkiye'nin ilk tesisat yazılımı
s. 20
Yol Hi­ka­ye­le­ri
İç Anadolu ve Orta Karadeniz’in üç tarihi şehrindeyiz
s. 26
Rö­por­taj
“Sivas’ın yalıtıma çok ihtiyacı var”
s. 30
İzo­cam Kul­la­nan­lar
Kangal’ın kalbi İzocam Taşyünü ile yenileniyor
s. 34
Ki­şi­sel Ge­li­şim
Vücudunuzu kışa hazırlayın
Ya­yın Ku­ru­lu
Fa­tih Ök­tem, İpek Sey­han, Vol­kan Bi­çer, Be­tül Kı­lıç
Da­nış­man
Dr. Ke­mal Gan­ i Bay­rak­tar
Edi­tör
De­met Şe­ker Ak­gü­neş
Gra­fik Ta­sa­rım
Kadir Kaymakçı
Ya­zış­ma Ad­re­si
İzocam Tic. ve San. A.Ş.
Dil­o­va­sı Organize Sanayi Bölgesi,
1. Kısım Dicle Caddesi No: 8 Dilovası/Ko­cae­li
Tel: (0 262) 754 63 90 Faks: (0 262) 754 61 62
[email protected]­ am.com.tr
Ya­pım
Konak Medya
Selahattin Pınar Cad. Cemal Sahir Sok.
Polat İş Merkezi No: 29 Kat: 4-5 D: 45
Mecidiyeköy / İstanbul
Tel: 0 212 216 97 00
www.konakmedya.com
Renk Ay­rı­mı ve Bas­kı
Scala Ba­sım Yay­ ım Ta­nı­tım San. ve Tic. Ltd. Şti.
Ye­şil­ce Mah. Girn­ e Cad. Dalg­ ıç Sok­ ak. No:3
4. Lev­ ent / İst­anb­ ul
Tel: (0212) 281 62 00
Faks: (0212) 269 07 34
04
08
20
30
Başlar­ken
Tesisat yazılımımızla bir ilke imza attık
Dergimizin Temmuz-Ağustos-Eylül
sayısında tesisat yalıtımı
konusuna değindik ve İzocam’ın
yeni tesisat yazılımına yer verdik.
Konuyla ilgili uzman kişilerin
değerli görüşlerini sizlerle
paylaştık.
2
012 yılının üçüncü Diyalog Dergisi ile
sizlerle birlikteyiz. Bu sayıda tesisat yalıtımı konusuna ve bu konuda hazırladığımız yazılıma yer verdik. Bir binanın
ısıtılması ve soğutulması için harcanan enerjinin
azaltılmasında tesisat yalıtımının önemi büyük…
Çünkü, binaların ısıtma ve soğutma tesisatlarının
yalıtılması ciddi oranda enerji tasarrufu sağlıyor.
Bu nedenle de mekanik tesisatı oluşturan boruların, vanaların, depoların, klima kanallarının ve
diğer ekipmanların uygun özellikler ve kalınlıklardaki yalıtım malzemeleriyle yalıtılması gerekiyor.
Tesisatta ısı yalıtımı genel olarak, sıcak hatlarda
ısı kaybını, soğuk hatlarda ise ısı kazancını önlemek için yapılır. Tesisat yalıtımıyla enerji kayıp ve
kazançları dışında, hattı oluşturan boruların yoğuşma nedeniyle korozyona uğraması da önlenir. Tesisat yalıtımında kullanılacak yalıtım malzemesinde aranması gereken özellikler; ısı iletim
katsayısı, buhar difüzyon direnç katsayısı, yangına dayanım, uygulama rahatlığı, korozyon riskinin az oluşu ve dayanım sıcaklığıdır.
Tesisat yalıtımında ülkemizde yaygın kullanılan
malzemeler; Taşyünü, Camyünü, Kauçuk Köpüğü, Polietilen Köpük olup, tesisat yalıtımı için
uygun malzeme seçiminin yanında uygun yalıtım
kalınlığı da, diğer bir deyişle, optimum yalıtım kalınlığının seçilmesi de önemlidir. Kullanılacak yalıtım malzemesi ve uygulama detayı tesisatın sıcak ya da soğuk olmasına göre değişir.
İzocam olarak, tesisat yalıtımı yazılımında bir ilke
imza attık ve enerji kayıplarını belirleyen, ihtiyaca
yönelik doğru yalıtımın uygulanmasını sağlayan
yeni bir yazılım geliştirdik. Bu yazılım, başta sanayide olmak üzere boru, kanal, depo gibi tesisat
elemanlarındaki enerji kayıplarını analiz ederek
en doğru yalıtım çözümünü sunuyor. Yazılımla,
yönetmelik ve tüzüklerle belirtilen sınırlarda tesisat elemanlarındaki kayıp ile kazancın ve yüzey
sıcaklıklarının değişimi tespit edilebiliyor ve tüm
bunların yanı sıra; CO2 salımındaki azalma,
boru içinde ya da dışında yoğuşma ve donma
kontrolü gibi işlevlerin ne ölçüde gerçekleştirilebileceği de hesaplanabiliyor.
Yeni tesisat yazılımımızla, sektör temsilcilerine,
mühendislere ve teknikerlere yol göstermeyi
amaçlıyoruz. Geliştirdiğimiz yazılımın en önemli
özelliği geniş kapsamlı ve analiz yapabilen bir
yazılım olması; yani yazılımın standartlarda istenen kalınlıklarda yapılan yalıtımda ve standart üstü yalıtımda kullanılabilecek alternatif
malzemelerle birlikte bir dizi çözüm içermesidir. Daha önce tesisat yalıtımıyla ilgili kullandığımız yazılım, kapsamlı ve esnek kullanımlı değildi ve bu durum bizi kısıtlıyordu.
Yeni bir yazılıma ihtiyacımız vardı. Bunun
için de konunun uzmanlarına başvurduk.
Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi
Makina Mühendisliği Termodinamik ve Isı
Tekniği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr.
İlhan Tekin Öztürk ve Doç. Dr. Hasan Karabay
ile Makina Mühendisi Bertan Kurtuluş değerli
çalışmaları ile yazılımı hazırladılar. Sektöre verdikleri bu büyük katkı için kendilerine teşekkürlerimi sunarım.
Dergide ele aldığımız konulardan birisi de geçtiğimiz günlerde yayına açtığımız www.adimadimyalitim.com adresli web sitemiz… Adım adım yalıtım projesiyle, insanların yalıtımla ilgili her türlü
bilgiye ulaşmalarını ve yalıtım bilincinin artmasını
amaçlıyoruz. Sitede, “Yalıtım nedir ve ne işe yarar?, En doğru nasıl ve ne zaman yalıtım yaptırılır?, Yalıtım yaptırmak istiyorum ama ustam yok,
nereden bulabilirim?, Yalıtım yaptırmadan önce
nasıl yapıldığını görmek istiyorum” gibi soruları
yanıtlıyoruz. Web sitesinin kısa sürede amacına
ulaşacağına inanıyoruz. Sizlerle paylaştığımız bir
diğer haberimiz de, İzocam’ın “Camyünü ve
Taşyünü Prefabrik Borular”ının uyumlaştırılmış
TS EN 14303 Standardı'na göre TSE Belgesi
alan “boru biçimli” ilk yalıtım ürünleri olması…
TSE Belgesi kapsamında yapılan deneyler ile
İzocam boru ürünlerinin “A1 yangına tepki
sınıfı”nı sağladıkları ve muadillerine göre önemli
ölçüde yüksek ısıl direnç sağlayan ürünler oldukları belgelendirilmiş oldu. İzocam ailesi olarak bu ayrıcalığın mutluluğunu yaşıyoruz.
Dergimizin bu sayısında tesisat yalıtımı konusuna yönelik olarak röportajlar yaptık. Bayındırlık
Bakanlığı Binalarda Enerji Verimliliği Dairesi
Müdürü Murat Bayram ile görüşerek yaptıkları
çalışmalarla ilgili bilgi aldık ve tesisat yalıtımıyla ilgili değerlendirmelerini öğrendik. TOBB İklimlendirme Meclisi Başkanı Zeki Poyraz ile Meclis’in çalışmaları ve iklimlendirme sistemiyle tesisat yalıtımının ilişkisi üzerine röportaj yaptık. Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan
Tekin Öztürk ile İzocam için hazırladıkları yazılımın detaylarını konuştuk. Ayrıca TTMD Başkanı
Gürkan Arı ile yaptığımız röportajda, TTMD’nin
tesisat yalıtımıyla ilgili yaptığı çalışmaları, malzeme seçiminin önemini ve tesisat yalıtımının
enerji verimliliğine katkılarını ele aldık. Tesisat yalıtımıyla ilgili verdikleri bilgiler için Sayın Bayram’a, Sayın Poyraz’a, Sayın Arı’ya ve Prof. Dr.
Öztürk’e teşekkürlerimizi iletiyoruz.
Bu sayıda Yol Hikayeleri bölümünde ise Sivas,
Amasya ve Çorum’daydık. Dergimizde dört iş
ortağımız ile gerçekleştirdiğimiz röportajları bulabilirsiniz. Ayrıca Sivas Belediyesi Yapı Denetim
Servisi Şefi Osman Yılmaz, Sivas İl Özel İdaresi
Plan Proje Yatırım ve İnşaat Müdürlüğü Makine
Teknikeri Birol Arslanhan ile Sivas’taki BEP
Yönetmeliği uygulamaları üzerine gerçekleştirdiğimiz röportajları da dergimizde bulabilirsiniz.
Sevgi ve Saygılarımla,
A. Nu­ri Bu­lut
Ge­nel Mü­dür
4
Röportaj
Tesisat yalıtımıyla yüzde 30 tasarruf
etmek mümkün
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Enerji Verimliliği Daire Başkanlığı Başkanı Murat Bayram, “binaların damarları”
olarak nitelendirdiği tesisat boru ve kanalların yalıtılması durumunda enerji kaybına neden olmadan binayla
birlikte uzun yıllar görevini yerine getireceğini söylüyor. Bayram, tesisat yalıtımının aynı zamanda tesisat
ömrünü de uzatacağını belirtiyor.
Ülkemizin enerji ithalatı 2011 yılında bir önceki yıla göre yüzde 40,56 oranında artarak
54 milyar 113 milyon 489 bin dolara ulaştı.
Enerji tüketiminde yüzde 40 oranında ticari
binaların ve konutların payı var. Bu nedenle
binalarda enerji verimliliğini sağlamak son derece önemli. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
Enerji Verimliliği Daire Başkanlığı, ülkemizde
enerji verimliliğini sağlamak ve bu konuda
halkı bilinçlendirmek için çeşitli çalışmalar
yapıyor. Daire Başkanı Murat Bayram, il
müdürlükleri bünyesinde Enerji Verimliliği
Komisyonları’nın kurulmasını hedeflediklerini,
Komisyonlar aracılığıyla halkın enerji verimliliğiyle ilgili sorularını yanıtlayacaklarını söylüyor.
Binalarda enerji verimliliği sağlamada tesisat
yalıtımının önemine değinen Bayram, Binalarda Enerji Performansı (BEP) Yönetmeliği’ne
uygun tesisat yalıtımı yapılmaması durumunda, yüzde 30 enerji kaybının oluşacağını belirtiyor. Bayram, tesisat yalıtımına tesisat mühendisleri tarafından yeterli derecede önem
verilmediğini, ancak BEP Yönetmeliği ile birlikte mühendislerin de bilinçlenmeye başladığını dile getiriyor.
Enerji Verimliliği Daire Başkanlığı olarak
yaptığınız çalışmalardan söz eder
misiniz?
Enerji Verimliliği Daire Başkanlığı, Avrupa
Birliği uyum süreciyle birlikte Avrupa Birliği
direktifleri ve 2007 yılında yayımlanan Enerji
Verimliliği Kanunu kapsamında Bakanlığımıza verilen yönetmeliklerin hazırlanarak yayımlanması, uygulama ve denetim süreçlerinin
oluşturulması, Ulusal Enerji Verimliliği Stratejisi kapsamında farkındalıkların oluşturulması ve kamu bilinçlendirilmesi alanlarında
çalışmaların yapılmasından sorumluyuz.
Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği, 5
Aralık 2009 tarihinde yürürlüğe girdi ve 1
Ocak 2012 tarihinden sonra yapı ruhsatı
alan binaların yapı kullanım izin belgesi aşamasında Enerji Kimlik Belgesi de alması uygulaması başlatıldı. Bizim bir diğer görevimiz,
5627 sayılı kanunun 7. maddesinin hükmü
olan ülkemizdeki merkezi ısıtma sistemli binalarda, ısı ve sıcaklık kontrol ekipmanlarının
kullanım zorunluluğunu yerine getiren, binalarda enerji tüketim miktarına göre gider paylaşımı yapmayı sağlayan yönetmeliğin hazırlanmasıdır.
Yönetmelik, ısı ve sıcaklık kontrol ekipmanlarının (halk arasında ısı pay ölçer, kalorimetre ve
termostatik vana olarak bilinir) kullanıldığı binalarda, bağımsız bölümlerin kullanım miktarlarına göre enerji giderlerinin paylaşımını nasıl
ve kimlerin yapması gerektiği gibi konuları ve
uygulamaları içeriyor. Bu kapsamda gider
paylaşımını bina yönetimleri hesaplayabilecekleri gibi Bakanlığımızdan yetki alan yetkilendirilmiş ölçüm şirketlerinden de bu hizmeti
alabilirler. Burada dikkat edilmesi gereken
nokta birinci olarak, bu sistemlerin kurulumunun 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu gereği olmasıdır. İkincisi ise Bakanlıktan yetki
alan firmaların sadece gider paylaşımını yapmak için bu yetkiyi almalarıdır. Ayrıca, sektörün ve vatandaşların bilinçlendirilmesi amacıyla, kurumsal bazda ve ülke olarak bu
alanda daha da gelişmek için ulusal ve uluslararası projeler üretmemiz gerekiyor.
Enerji verimliliğine yönelik olarak
önümüzdeki yıllarda neler yapmayı
planlıyorsunuz?
Enerji verimliliği gerçekten çok hassas bir
konu. 2011 yılında, enerji ithalatı bir önceki
yıla göre artarak 54 milyar 113 milyon 489
bin dolar oldu. Bu, aynı zamanda enerji arz
güvenliği açısından da çok önemli. Enerji tüketiminde yüzde 40 oranında ticari binaların
ve konutların payı var. Bu sektör, enerji ihtiyacımızı azaltabileceğimiz yaklaşık yüzde 50 potansiyeli olan bir sektör. Avrupa 2020 hedefleri arasında sıfır enerjili binalar yer alıyor.
Çalışmalarımız arasında binalarımızın depreme dayanıklı olması ve bilinçli bir şehirsel
büyümenin yanında, enerji etkin ve kendi
enerjisini üretebilen binalar üretmek de bulunuyor. Bilindiği üzere elektriğin dağıtım ve iletim kayıpları da çok fazla. Bu nedenle, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla birlikte enerjiyi
başta tasarruflu ve daha etkin nasıl kullanabileceğimizi ve tasarlayacağımızı düşünmemiz
gerekiyor.
Önümüzdeki süreçte; Enerji Kimlik Belgesi
uygulamasının yaygınlaşması ve 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu gereği 2 Mayıs
2017 tarihine kadar kapsamdaki tüm binaların Enerji Kimlik Belgeleri’ni almalarını sağlamak, sistemde bu bina bilgilerini kayıt altına almak, yıllara göre yeni hedefler geliştirmek ve Enerji Kimlik Belgesi’ne yönelik denetim mekanizmalarının kurulmasını sağlamak,
yine aynı kanun gereği mevcuttaki merkezi
ısıtma sistemli binalarında ısı ve sıcaklık kontrol ekipmanlarının kullanım zorunluluğuyla gider paylaşım uygulamasının sağlıklı yapılabilmesi için yetkilendirilen şirketlerin denetimlerini artırmak, özellikle eğitim öğretim çağından başlamak üzere çeşitli kademedeki eğitimler için projeler geliştirmek ve çevre bilincinin de artırılması için “ulusal çevre dostu
bina” kavramını geliştirmek gibi hedeflerimiz
var. Bu kapsamda da yakın bir zamanda il
müdürlüklerimiz bünyesinde Enerji Verimliliği
Komisyonları’nın kurulması için mevzuat çalışmalarımız devam ediyor. Artık bu komisyonlar
üzerinden, her vatandaşın binalarda enerji verimliliğiyle ilgili soruları yanıtlanacak, yetkilendirmeler ve denetlemeler yapılacak.
Binalarda Enerji Performansı
Yönetmeliği’nin bugün Türkiye’deki
uygulamasıyla ilgili neler
söyleyeceksiniz? Yönetmeliğin
uygulanmasında sorunlar yaşanıyor mu?
Ülkemiz için yeni konuları da kapsayan yönetmeliğimizin uygulamasında özellikle kavramlar açısından yaşanan sıkıntıları aşmak için ve
uygulama açısından yaşanan zorluklar göz
önüne alınarak 2009 yılında kapsamlı bir revizyon yapıldı. Uygulamaya yönelik olarak gelen her türlü görüş inceleniyor ve inceleme
sonucuna göre değişiklik gerekliliği olup olmadığı konusunda değerlendirmeler yapılıyor. Değerlendirmeler sonucunda mevzuat
geliştirilmesi işin doğası gereği olacaktır.
Yönetmeliğin teknik konularda kurallar belirlenmesinden dolayı özellikle yapı ruhsatı ve
yapı kullanım izin belgesi süreçlerinde ilgili
idarelerin teknik personel sıkıntılarından kaynaklanan sorunlar oluyor. Ayrıca, hiç kuşkusuz önemli bir konu olan enerjinin verimli kul-
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Enerji
Verimliliği Daire Başkanlığı Başkanı
Murat Bayram
lanımı noktasında proje üreten tasarımcılarımızdan uygulamayı gerçekleştiren müteahhide, yatırımcımızdan yapı denetim firmalarına
kadar tüm süreçlerdeki aktörlerin yeterli seviyede eğitim almaları, uygulamalarda karşılaşılan sorunların aşılması noktasında önemlidir.
Yalıtım sektörü açısından da özellikle vatandaşlarımızın yanlış yalıtım uygulamaları konusunda bilinçlenmesi ve yapılacak yatırımın
doğru olması adına sektörün kendi içinde disipline olması gerektiğini gözlemliyoruz.
Özellikle yalıtım yapılması zorunluluğu belirtilerek, bina yönetimleri korkutulmaya çalışılıyor, bunun yerine yapılacak yalıtımın faydalarının anlatılması hem toplum bilinci hem de
uygulamanın sağlığı açısından daha doğru
olacaktır.
BEP Yönetmeliği’nde 11. maddede
tesisat yalıtımından söz ediliyor. Sizce
bu madde tesisat yalıtımı için yeterli mi?
Uygulamada bu maddeyle ilgili sıkıntı
yaşanıyor mu?
Bu madde temel gereksinimleri belirtiyor.
Ülkemizde bu Yönetmelik öncesinde tesisat
yalıtımları sadece yatırımcı tarafından talep
edilmesi halinde belli bir kritere uymaksızın
yapılan bir uygulamayken, Yönetmelik sonrasında temel kritere uygun zorunlu yapılan bir
uygulama haline geldi. Tasarımcılar tarafından tesisat tasarımı ve yalıtımı; enerji tasarrufu, sağlık, hijyen ve konfor koşulları da göz
önüne alınarak yapılmak zorundadır. Bu da
hem tasarımcı hem de yatırımcı açısından konunun öneminin kavranmasını sağladı. Uygulama denetim kısmı yapı denetim firmaları ve
yerel yönetimlerin sorumluluğunda kalıyor.
Uygulama sıkıntıları, genellikle uygulamanın
doğru yapılmaması ve konu hakkında uygulayıcıların bilgili olmamasından kaynaklanıyor.
Projelendirme ve uygulama arasındaki uyumsuzluklar sorunlara neden oluyor. Bu nedenle
eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları çok
önemli. Eğer yeterli eğitim verilirse ve bilinç
oluşursa, uygulamalar da sorunsuz olur ve istenilen hedefe ulaşır.
Enerji verimliliğinde tesisat yalıtımının
önemi nedir? Tesisat yalıtımının Enerji
Kimlik Belgesi’ne etkisi nedir?
BEP-TR yazılımında hesaplama metodolojisinin de yer aldığı kanallar ve borulama sistemlerinin yalıtımıyla ilgili hesaplamalar bulunuyor.
İlgili uluslararası standartlarda da belirtildiği
gibi tesisat kayıpları önemlidir ve hesaplamalarda değerlendirilir. Bu kapsamda da Bina
Enerji Performansı Hesaplama Yöntemi’nde
de tesisat yalıtımlarıyla ilgili hesaplar yapılıyor.
Söz konusu bina enerji performansı olduğu
için tesisat yalıtımlarıyla ilgili her boru ve kanal için yalıtım malzemesi ve kalınlıklarıyla ilgili
sorular yer almıyor, standartlara uygun olarak
yalıtımla ilgili Yönetmeliğe uygun tesisat yalıtımının olup olmadığına bakılıyor. Dolayısıyla
özellikle enerji taşıyan boru ve kanal hatlarının uzun olduğu binalarda tesisat kayıplarının
önemi artıyor.
Tesisat yalıtımı Yönetmelikteki kurallar
göz önünde bulundurularak yapılan
binalarla, tesisat yalıtımı uygulamada
iyi yapılmamış binalar arasında gerek
enerji verimliliği, gerekse tesisatın ömrü
açısından ne gibi farklılıklar vardır?
Özellikle ısı ve sıcaklık kontrol ekipmanlarının
kullanımıyla gündeme gelen konulardan biri
de sistem enerji kayıplarıdır. Bu kayıplar yine,
6
Röportaj
gider paylaşımıyla ilgili yönetmelikte ve uluslararası ölçümleme yapılan uygulamalarda gözlemlenen sonuçlara göre bina enerji tüketiminin ortalama yüzde 30’luk dilimi içinde hesaplanıyor. Yani Binalarda Enerji Performansı
Yönetmeliği’ne uygun tesisat yalıtımı yapmazsak, enerjimizin yüzde 30’luk dilimini kayıp
enerji olarak değerlendirebiliriz. Tesisatta yapılacak yalıtımla bu oran ciddi anlamda düşürülecektir. Merkezi Gider Yönetmeliği sayesinde yenilenen tesisatlara uygulanan yalıtımlı
ve kurallarına uygun seçilmiş ekipmanlarla
enerji tasarrufu ve verimliliği sağlanıyor.
Tesisat yalıtımının bugün Türkiye’deki
durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yapılması gerekenler, eksikler neler?
Tesisat yalıtımının önemi maalesef ülkemizde sayısı çok az olan konunun uzmanı
mühendislerimiz dışında pek bilinmiyor. Bina
yalıtımı uygulaması aslında 1980’li yıllara dayanıyor olsa da, son 2, 3 yıldır toplumda bu
konuda bilinçlenme başladı. Tesisat yalıtımına henüz tesisat mühendislerimiz tarafından yeterli derecede önem verilmediği düşüncesindeyim. Ancak özellikle BEP Yönetmeliği ile birlikte mühendislerimizde de bilinçlenme başladı. Bu bilinçle, Yönetmeliğin
zorlayıcı hükmü bir araya geldiğinde yatırımcılarımız da bu uygulamanın önemli olduğu
gerçeğini görüyorlar. Bu uygulamaların sağlıklı yapılabilmesi için en önemli olan konu,
tesisat yalıtımının projelerde detaylı, uygulamacıya ve denetçiye kolaylık sağlayacak şekilde yer almasıdır. İkinci önemli konu ise,
yapı denetim firmalarının denetçilerinin konu
hakkında bilgiye ve deneyime sahip olmalarıdır. Bu konular aşıldığında, binalarımızın damarları olarak nitelendirebileceğimiz tesisat
boru ve kanalları, enerji kaybına neden olmaksızın binalarla birlikte uzun yıllar görevlerini yerine getireceklerdir. Yani yapılacak tesisat yalıtımı aynı zamanda tesisat ömrünü
de uzatacaktır.
Türk toplumunun enerji verimliliği ve
yalıtım konularına yaklaşımını nasıl
buluyorsunuz? Bu konularda bilinçlenme
söz konusu mu?
Toplum olarak, hayatımız için çok önemli olan
binalarımız konusunda yapılacak her türlü uygulama öncesinde çok ciddi araştırmalar yapıyoruz. Ancak insanlar uzmanlara başvurup
sordukları sorulara farklı yanıtlar alınca, söz konusu uygulamayı sorguluyor ve o uygulamadan uzak durmaya başlıyor. Bu durum, yalıtım
konusunda da bu şekilde oluyor. Yalıtımla ilgili
yanlış bilgi veren kişiler yüzünden bina yönetimleri uygulamadan kaçıyorlar. Bakanlık olarak bize ulaşan bina sahiplerine ve yöneticile-
rine, uygulama için TS 825 Standardı'nın dikkate alınması gerektiğini söylüyor, uygulama
yapacak firmalardan da özellikle yalıtım kalınlığı ve kullanılacak yalıtım malzemesiyle ilgili
standarda uygun yalıtım raporunun oluşturulmasını istemelerini tavsiye ediyoruz. Son dönemde bu uygulamanın da arttığını bize gelen
geri bildirimlerden gözlemliyoruz.
Bu konuda toplumda bir farkındalık oluştu,
bina sahipleri ya da yöneticileri bu konunun
önemine vakıf oldular. Ayrıca, Enerji Kimlik
Belgesi uygulaması da bu konunun anlaşılmasını sağladı. Son yayınlanan Yönetmelikler
ve katıldığımız seminerler, konferanslar ve
eğitimlerde halkın bilinçlenmesine katkıda
bulunmaya çalışıyoruz. Artık son tüketici, gerek bina yalıtımının, gerekse tesisat yalıtımının
faydalarını biliyor. Mevcut bina sahipleri ve
yeni ev alacaklar bu konuyu araştırıyorlar.
Enerji Kimlik Belgesi uygulaması sonrasında
bilindiği gibi mevcut binaların 2 Mayıs 2017
tarihine kadar Enerji Verimliliği Kanunu gereğince belgelerini almaları zorunluluğu söz konusu. Edindiğimiz bilgilere göre yaklaşık 2
bin 700 mevcut bina Enerji Kimlik Belgesi’ni
gönüllü olarak aldı. Bunlardan yaklaşık yüzde
88’i yalıtım yaptıktan sonra belgeyi almayı tercih etti. Bu da EKB uygulamasından kaynaklanan bilinçlenme olarak değerlendirilebilir.
İzocam'dan Haberler
İzocam Isı Yalıtım Zirvesi’ne katıldı
İZODER’in düzenlediği “Isı Yalıtımı Zirvesi”ne, konuşmacı olarak İzocam Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür
Yardımcısı Fatih Öktem katıldı. Enerji tasarrufu, doğru malzeme seçimi ve haksız rekabet konularına değinen
Öktem, ülkemizde yalıtımın önündeki en büyük engelin düşük yalıtım kalınlığı olduğunu söyledi.
Ülkemizde yalıtım bilincini geliştirmeye yönelik çalışmalar yapan İZODER, Cevahir Kongre
Merkezi’nde 27 Eylül tarihinde “Isı Yalıtımı
Zirvesi”ni düzenledi. T.C. Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün katkılarıyla yapılan zirvede,
İzocam da sponsor olarak yer aldı. Çevre ve
Şehircilik İl Müdürlüğü, Belediye çalışanları ve
sektör temsilcilerinin bulunduğu yaklaşık 400
kişinin katıldığı “Isı Yalıtımı Zirvesi”nde, sektörün en önemli başlıklarından olan doğru ve
kaliteli yalıtım, yalıtım uygulamalarında kullanılan kalınlıklar, enerji verimliliği için ısı yalıtımı,
haksız rekabet ve yalıtım sektöründe denetim
gibi konular ele alındı.
Zirvede açılış konuşması yapan İZODER
Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, ülkemizde ve dünyada giderek önem kazanan
kıt kaynakların verimli kullanımı sorununun,
enerji verimliliğinin önemini artırdığını söyledi
ve binalarda enerji verimliliği ve enerji tasarrufunun en önemli yapı taşının ısı yalıtımı olduğunu belirtti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
Müsteşar Yrd. İrfan Uzun zirvede yaptığı konuşmada, günümüzde yapıların sürdürülebilir
ve enerji verimli olması gerektiğini, sağlıklı yapılaşmanın temelinde kaliteli malzemenin yattığını ve bu yönde Bakanlık olarak gerekli yasal düzenlemelerin yanında denetim alanında
gerekli çalışmaları yaptıklarını dile getirdi.
Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Prof.
Dr. Kerem Alkin ise konuşmasında, küresel
ölçekte ekonomik ve sosyal gelişmelere değinerek, gelecekte enerji verimliliğinin öneminin daha da artacağını ve ülkelerin bu alanda
mutlaka önlem alması gerektiğini belirtti.
Öktem: “Yalıtımın önündeki en
büyük engel yalıtım kalınlığıdır”
İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin
Bilmaç'ın moderatörlüğünü yaptığı, “Isı Yalıtımında Doğru Malzeme Seçimi, Isı Yalıtımında
Yanlış Malzeme Algısı ve Bunun Sonucu
Oluşan Haksız Rekabet ve Çözüm Yolları” panelindeki konuşmasında Fatih Öktem, yalıtımın insanın örtünme ve korunma ihtiyacıyla
başlayan bir olgu olduğunu, insanın en temel
hakkı olan konfor şartlarını yakalamak için yalıtımı Batı’daki gibi uygulamak zorunda olduğumuzu söyledi. Ülkemizde 2000’li yılların
başlarında 2 milyon metreküp olan yalıtım pazarının bugün 12 milyon metreküp olduğunu
belirten Öktem, bu büyümenin iyi gibi göründüğünün, ancak ABD ve Avrupa’nın çok gerisinde olduğumuzun altını çizdi. Öktem, ülkemizde 2011 yılı enerji maliyetinin 55 milyar
dolar olduğunu söyledi ve ekledi: “Bütün binaların TS 825 kurallarına uygun yalıtılması
mın önündeki en büyük engelin yalıtım kalınlığı olduğunu belirten Öktem, çeşitli ticari kaygılarla hiçbir hesaba dayanmayan yalıtım kalınlıklarının kullanıldığının altını çizdi. Öktem
konuşmasının sonunda, “Daha fazla yalıtım
uygulamaları yapmamız, doğru malzemeyi
doğru hesap yöntemiyle kullanmamız, akustik
ve yangın kaygılarına da çözüm geliştirmemiz
gerekiyor. Yalıtımı baştan sağma yapmak ne
ülke ekonomisi, ne de tüketicinin ekonomisi
açısından doğru bir çözüm değil” dedi.
Fatih Öktem
durumunda yılda yaklaşık yüzde 50-60 oranında tasarruf etmek mümkün. Bu da yıllık
yaklaşık 15 milyar dolar tasarruf anlamına gelir.” Isı yalıtımı yaparken nelere dikkat edilmesi
gerektiğine değinen Öktem, bu konuda yapılan en büyük hatanın, Erzurum ve İzmir gibi
farklı iklim şartlarına sahip şehirlerde aynı kalınlıkta yalıtım ürünlerinin kullanılması olduğunu açıkladı. Öktem, doğru malzeme seçiminden de söz etti. Şu anda ülkemizde yalıtı-
Moderatörlüğünü İZODER Başkanlar Kurulu
Başkanı Sedat Arıman’ın yaptığı, “Isı Yalıtımı
Sektöründe Malzeme ve Uygulamada Denetim ve Gözetim” başlıklı ikinci panelde, Yapı
Denetim Kuruluşları Birliği Genel Başkanı
Hüseyin Kaya, Çevre ve Şehircilik İl Müdür
Yrd. Havva Deliismail, Mesleki Hizmetler
Genel Müdürlüğü Yapı Malz. Daire Bşk. Yusuf Dülber ve İstanbul Çevre Konseyi’nden
Zafer Murat Çetintaş konuşmacı olarak yer
aldı. Üçüncü ve son panelde ise, “Enerji Verimliliği İçin Isı Yalıtımı ve Enerji Kimlik Belgesinin Yaygınlaştırılması” konusu ele alındı.
Moderatörlüğünü YTÜ Makina Fakültesi
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Heperkan’ın
yaptığı panele konuşmacı olarak, İstanbul
Küçükçekmece Belediye Başkanı Dr. Aziz
Yeniay, Makine Mühendisleri Odası Başkanı
Ali Ekber Çakar, ÇŞB Mesleki Hizmetler
Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Murat
Bayram, TTMD Genel Koordinatörü Hakkı
Buyruk ve İZODER Yönetim Kurulu Başkan
Yardımcısı Ertuğrul Şen katıldı.
8
Röportaj
Tesisat yalıtımı ve iklimlendirme
bir bütündür
TOBB İklimlendirme Meclisi Başkanı Zeki Poyraz, ısıtma, soğutma, havalandırma, yangın gibi emniyet
gerektiren her türlü tesisatın yalıtılmasının gerekli olduğunu söylüyor. Doğru şekilde uygulanan tesisat
yalıtımının, ısı kayıp ve kazançlarının önlenmesini sağladığını belirten Poyraz, yalıtımın sistemin daha rahat
çalışmasını ve çevreye daha az salım olmasını sağladığını ifade ediyor.
TOBB İklimlendirme Meclisi, ısıtma, soğutma,
havalandırma, tesisat ve ekipmanlarıyla klima
sistem ve ekipmanları alanında faaliyet gösteriyor. Meclis, bu alanlarda raporlar ve yayınlar
hazırlıyor, çeşitli projeleri hayata geçiriyor. “Türkiye İklimlendirme Meclisi 2011 Sektör Raporu” ve “Dünya İklimlendirme Sektörü İthalatı
Raporu” bu raporlar arasında yer alıyor. Ayrıca
İklimlendirme Meclisi, üzerinde çalıştığı “İklimlendirme Meslek Standartları ve Mesleki Teknik Eğitim Çalışmaları”na yalıtım uygulamalarını
da dahil ederek, yalıtım uygulamalarını meslek
haline getirdi.
İklimlendirme Meclisi Başkanı Zeki Poyraz, yalıtımsız bir iklimlendirme sisteminin düşünülemeyeceğini söylüyor. Bina ve tesisat yalıtımını
sektörlerinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini belirten Poyraz, “Bir binaya ne kadar verimli tesisat koyarsanız koyun, yalıtım
yoksa verimlilik sağlayamazsınız” diyor. Poyraz, yalıtımsız tesisatın; o tesisatın bağlı olduğu enerji üretim cihazının daha fazla çalışması, daha
fazla enerji tüketmesi ve ömrünün
kısa olması anlamına geldiğinin altını çiziyor.
TOBB İklimlendirme Meclisi’nin
yapısından söz eder misiniz?
Bildiğiniz gibi İklimlendirme Meclisi,
kanunlarla kurulan ve TOBB bünyesinde faaliyetlerini sürdüren 59 sektör meclisinden biridir. Meclisimizin
temsil ettiği iklimlendirme sektörü
ürün ve hizmet yelpazesi açısından oldukça geniş bir sektördür.
Isıtma, soğutma, havalandırma, tesisat ve ekipmanlarıyla klima sistem ve ekipmanlarını kapsayan büyük bir aileyiz. Bu nedenle meclisimizin bünyesinde sektörümüzün
tüm organları temsil ediliyor. ISKAV
(Isıtma, Soğutma, Klima Araştırma ve
Eğitim Vakfı), İSKİD (İklimlendirme
Soğutma Klima İmalatçıları Derneği),
ESSİAD (Ege Soğutma Sanayicileri
ve İşadamları Derneği), DOSİDER
(Doğalgaz Sanayicileri ve İşadamları
Derneği), İZODER (Isı, Su, Ses
ve Yangın Yalıtımcıları Derneği),
SOSİAD (Soğutma Sanayi İşadamları
Derneği), TTMD (Türk Tesisat Mühendisleri
Derneği), MTMD (Mekanik Tesisat Müteahhitleri
Derneği), İSEDA (İklimlendirme ve Soğutma
Eğitim Danışma ve Araştırma Derneği) ve İSİB
(İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği) meclisimizin iskeletini oluşturan kuruluşlarımızdır.
Birlik ve beraberlik içinde sektörümüz mensuplarının talepleri, sorunları ve çözüm önerilerine
yönelik başarılı çalışmalar yapıyoruz. Başarımızı,
sektörümüzün örgütlerinden aldığımız güce,
desteğe borçluyuz.
Yaptığınız çalışmalarla ilgili bilgi verir
misiniz?
İklimlendirme Meclisimiz, bugüne kadar pek
çok başarılı çalışma yaptı, sektörün nabzını
doğru tuttu ve kamu nezdinde etkili istişarelerde bulundu. Meclisimizin yoğun bir çalışma
temposu var. Sektörümüzü 2023 yılına taşıya-
cak olan hedeflerimizi ve stratejilerimizi belirledik. Bu bilgileri tek bir çatı altında toplayarak
“İklimlendirme Sektörü Hedefler ve Stratejiler”
çalışmasını yayınladık. Ayrıca iklimlendirme sektörünü, sektör tanımından ürün gamına, istihdamdan dünya pazarlarındaki konumumuza
kadar anlatan “Türkiye İklimlendirme Meclisi
2011 Sektör Raporu”nu yayınladık. Çok geniş
kapsamlı hazırlanan raporumuzu tüm mensuplarımıza ulaştırdık.
Sektör ihracatımızı artırmak ve dünya pazarlarında etkinliğimizi artırmak amacıyla, dünya iklimlendirme ithalatlarını mercek altına alan bir
rapor hazırladık. “Dünya İklimlendirme Sektörü
İthalatı Raporu” ile mensuplarımızın ufkunu
genişletmeyi amaçladık. Bu yıl İklimlendirme
Sanayi İhracatçıları Birliği öncülüğünde 10 ülkeye ticari heyet gönderdik. Bundan sonra dünyanın dört bir yanındaki projelerde
daha fazla Türk iklimlendirme ürünleri göreceğiz.
Hem iklimlendirme hem de yalıtımı
çok yakından ilgilendiren “Binalarda
Enerji Performansı Yönetmeliği” kapsamında ilgili Bakanlıklarla verimli
görüşmeler yaptık. Yönetmelik kapsamında, binalara Enerji Kimlik
Belgesi verilmesi aşamasında kullanılan BEP.TR yazılımının eksik yönlerine dikkat çektik, bir takım önerilerde bulunduk. Görüşmelerimiz neticesinde BEP.TR yazılımının iskan
raporu aşamasında uygulanması kararının ertelenmesini sağlayarak, inşaat sektöründe yaşanması muhtemel bir kaosun önüne geçtik. Yönetmelikteki tüm eksikliklerin en kısa
sürede giderilip daha verimli ve donanımlı bir yazılım olarak hayata geçirileceğini düşünüyoruz.
TOBB İklimlendirme Meclisi Başkanı Zeki Poyraz
Ayrıca yine enerji verimliliğinin sağlanmasına dönük olarak hazırlanan
“Merkezi Isıtma ve Sıhhi Sıcak Su
Sistemlerinde Isınma ve Sıhhi Sıcak
Su Giderlerinin Paylaştırılmasına
İlişkin Yönetmelik” kapsamında da
yapılan bazı yanlışlıklara parmak bastık. Merkezi ısıtma sistemiyle ısıtılan,
binalarda zorunlu hale getirilen ısı
payölçer kullanımında, ısınma giderlerinin bina
malikleri arasında hakkaniyetli olarak paylaştırılması, uygulamada yaşanan sorunların ve eksikliklerin giderilmesi nedeniyle yönetmeliğin derhal revize edilmesi gerektiğini ifade ettik. Zira
payölçer sistemi binada gerekli yalıtım yapılmadığı sürece bir işe yaramaz. Bu sistemde amaçlanan verimi alabilmek için yalıtımı önceden
yapmak gerekiyor. Gerek BEP.TR, gerekse payölçerle ilgili Bakanlıklarımızın çalışmalarını takip ediyoruz.
İklimlendirme ve yalıtım ayrılmaz bir bütündür.
Bu nedenle, üzerinde titizlikle çalıştığımız ve
Resmi Gazete’de ilan edilmesini beklediğimiz,
“İklimlendirme Meslek Standartları ve Mesleki
Teknik Eğitim Çalışmaları”na yalıtım uygulamalarını da ekledik. Bugüne kadar kimsenin düşünmediğini düşündük ve yalıtım uygulamalarını bir
meslek haline getirdik. Çünkü biliyoruz ki, verimli bir yalıtımda uygulamanın büyük önemi var.
Yalıtım bir meslek olduğu zaman daha bilinçli
uygulanacak, daha yaygın bir hal alacak.
Meclisimizin hayata geçirdiği başarılı çalışmalarından biri ise İklimlendirme Sanayi İhracatçıları
Birliği’nin (İSİB) kurulmasıdır. İSİB’in kurulması
için çok çalıştık. Tüm engellere rağmen, sektörümüz ihracatını tek elden, bizi anlayan, tanıyan, sorunlarımızı ve isteklerimizi bilen bir birlikle yapmak isteğimizi gerçekleştirdik. Nihayet
geçtiğimiz yıl sonunda İSİB kanunen kuruldu
ve aktif bir şekilde çalışmalara başladı. Sektörümüz İSİB ile daha fazla ihracat yapma, dünya
pazarlarında daha etkili ve aktif olabilme, daha
geniş ihracat pazarlarına ulaşma imkanlarını
elde etti. Sektörümüzün, 2023 yılında 25 milyar dolar ihracat hedefine İSİB ile beraber yürüyeceğiz.
İklimlendirme sektörünün eksikleri neler?
TOBB İklimlendirme Meclisi olarak bu
konuda neler yapıyorsunuz?
Sektörümüzün eksiklerini ve taleplerini sırayla
hayata geçirmeye çalışmak bizim en önemli hedefimizdir. Bu kapsamda sektörümüzün ivedilikle gerçekleştirmek istediği bir konu daha
var ki, bu konu gerçekten geleceğimiz açısından önemli. İklimlendirmeyi 2023 yılına taşımak
adına bir İklimlendirme Mühendisliği bölümü kurulmasını istiyoruz. İklimlendirme teknolojileriyle
donatılmış, ürettiğimiz ürünlere yön verecek, onları daha da ileri seviyelere taşıyabilecek,
uluslararası arenada sektörümüze rekabet üstünlüğü sağlayacak beyin gücüne ihtiyacımız olduğu açıkça ortada. Sektörümüz artık sadece
klimacılardan ya da soğutmacılardan oluşmuyor. İklimlendirme deyince kapalı ortamların konfor şartlarını sağlayan tüm organlar akla geliyor.
Teknoloji bu konuda her gün gelişiyor. Bu nedenle müfredatı tamamen sektörel bilgilere dayalı bir İklimlendirme Mühendisliği bölümü kurulması için çalışıyoruz. YÖK’e gerekli başvurular yapıldı. Şimdilik İstanbul, Ankara ve İzmir’de
İklimlendirme Mühendisliği bölümünün kurulmasını talep ettik. En kısa sürede bölümümüz açılacak. Bu vesileyle sektörümüze, iklimlendirme
teknolojilerine hâkim, yetişmiş işgücü girecek.
Öte yandan uzun zamandır talep edilen ve üzerinde çalışmalar yapılan akredite test laboratuarı projesi hayata geçiyor. Meclisimizin desteğiyle üyemiz ESSİAD öncülüğünde çalışmaları
yürütülen ve İzmir’de kurulacak olan akredite
test laboratuarı için yer belirleme çalışmaları tamamlandı. En kısa zamanda inşaat çalışmaları
başlayacak. Sektörümüzün ürettiği ürünleri artık kendi ülkemizdeki akredite laboratuarımızda
test edebilme imkânı elde edeceğiz. Öte yandan bu laboratuarın kurulması, sektörümüze
yeni bir kapı açacak. Ülkemizin coğrafi avantajından yararlanarak bir test merkezi haline geleceğimize inanıyoruz.
Türkiye
İklimlendirme Meclisi
Meclisimizin diğer bir projesi de Ar-Ge ile ilgili.
Sektörümüzü Ar-Ge’ye daha fazla özendirmek
için bir Tasarım Yarışması organize ediyoruz.
2013’ün sonbahar aylarında yarışmayı düzenleyeceğiz. Tüm katılımcılardan özgün, yaratıcı tasarımlar bekliyoruz. Amacımız kendi Ar-Ge’miz
ve tasarımlarımızla, dünya pazarlarında fark yaratmak ve söz sahibi olabilmektir. Üniversitesanayi işbirliği çerçevesinde 2 gün sürecek
bir çalıştay hazırlığı içindeyiz. Çalıştayımız 30
Kasım-1 Aralık tarihlerinde Antalya’da yapılacak.
İklimlendirme sektörü tüm organlarıyla üniversite-sanayi işbirliğinin gelişmesi için aktif bir çalışma içine girecek. Kısaca söylemek gerekirse,
sektörümüz dünya iklimlendirme sektöründeki
gelişmelere paralel olarak örgütlenme yapısını
tamamlayan, meslek standartlarını oluşturan, iş
etiği ilkelerini imzalayan, Türkiye İklimlendirme
Sanayi Sektör Raporu’nu ve bizi 2023 yılına taşıyacak hedeflerini ve stratejilerini belirleyen ender sektörlerden biri oldu.
İklimlendirme sektörü ve yalıtımın
bugünkü durumunu nasıl
değerlendiriyorsunuz?
İklimlendirme ve yalıtım sektörü, tüm dünyada
olduğu gibi ülkemizde de hızla gelişiyor. İklimlendirme ve yalıtım ayrılmaz bir bütün haline
geldi. Yalıtım da tıpkı iklimlendirme ürünleri gibi
günümüzde olmazsa olmaz bir unsur olmaya
başladı. Yaşam alanlarında konfor sağlamak
ve enerji verimliliği elde edebilmek için yalıtımın
şart olduğu artık bir gerçek. Yalıtım konusunda
daha kat edilecek çok yol var. Öncelikle insanlarımızın yalıtım bilinci artırılmalıdır. Bu konuda
hepimize büyük görevler düşüyor. Özellikle
Meclis üyemiz İZODER bu konuda daha fazla
aktif olmalı. İnsanlarımıza yalıtımın gerekliliği, faydaları doğru bir şekilde aktarılmalı. Yalıtım firmaları da bu konuda üzerine düşeni yapmalı. Biz
de İklimlendirme Meclisi olarak bu bilincin art-
ması, insanların yalıtımı daha uygun şartlarla yapabilmesi için ilgili Bakanlıklarla bir takım görüşmeler içindeyiz. Enerji verimliliği kapsamında
yapılacak tüm yalıtım yatırımlarında, mülk sahiplerine ilave destekler sağlanırsa, yalıtım sektöründe hızlı bir değişim ve gelişim yaşanacaktır. Yalıtım sektörü, önü açık, geleceği parlak bir
sektördür.
Türkiye yalıtım konusunda gelişmiş ülkelere
nazaran geri kaldı. Cebimizde kalacak olan bir
yatırımı yapmakta bile halen tedirginlik yaşıyoruz. Türkiye’de yalıtımın gelişmiş ülke standardına yükselmesi için çabalamalıyız. Bildiğiniz
gibi ülkemizde özellikle yönetmelik ve standartların oluşturulmasında Avrupa’daki mevzuat takip ediliyor ve çoğunlukla ya tamamen
tercüme ediliyor ya da küçük düzenlemeler getirilerek Türk mevzuatına dahil ediliyor.
Ülkemizde uygulanabilir olan doğru tercihlerin yapılabilmesi için her türlü mevzuatın mutlaka özel sektör, odalar ve ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla beraber oluşturulması son derece
önemlidir. Aksi durumda günümüzde sıklıkla
karşılaşıldığı gibi mevzuat yayınlandığı andan
itibaren çoğu haklı eleştirilere maruz kalacak
ve uygulanabilirliği konusunda büyük sıkıntılarla karşılaşılacaktır. Tıpkı BEP.TR ve payölçer yönetmeliklerinde olduğu gibi… Dünyanın
gelişmiş ülkelerinde, mevzuatın hazırlanması
ve uygulanmasında ülkemize göre farklılıklar
bulunur. Bu ülkelerin büyük çoğunluğunda
mevzuat sektör tarafından hazırlanır, denetim ve kontrol mekanizmaları işletilir ve teşvikler uygulanır. Bunların tamamı maalesef ülkemizde ya hiç bulunmuyor ya da son derece
yetersiz kalıyor.
İklimlendirme sistemlerinde tesisat
yalıtımının önemi nedir?
Yalıtımsız bir iklimlendirme sistemi düşünülemez. Gerek bina, gerekse tesisat yalıtımını sektörümüzün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bir binaya ne kadar verimli tesisat koyarsanız koyun, yalıtım yoksa verimlilik sağlayamazsınız. Isıtma, soğutma, havalandırma, yangın gibi
içinden geçen akışkanın şartlandırıldığı tesisatların veya emniyet gerektiren her türlü tesisatın yalıtılması ve koruma altına alınması gerekir.
Doğru şekilde uygulanmış tesisat yalıtımı, ısı kayıp/kazançlarının önlenmesinin yanında, sistemin daha rahat çalışmasını ve çevreye daha az
salım olmasını sağlar.
Tesisat yalıtımının ülke ekonomisine ve
enerji verimliliğine ne gibi katkıları vardır?
Hep söyledik ve söylemeye de devam edeceğiz, yalıtımın ülke ekonomisine ve enerji verimliliğine katkısı su götürmez bir gerçektir. Yalıtımı
ehil ellerle, en doğru şekliyle yaptığınız sürece
maksimum enerji verimliliği sağlarsınız. Bu kapsamda günümüz şartlarını göz önüne aldığımızda yalıtımsız bina ve tesisat kullanımına kesinlikle müsaade edilmemesi gerekir. Yalıtımsız
tesisat demek, aynı zamanda o tesisatın bağlı
olduğu enerji üretim cihazının daha fazla çalışması, daha fazla enerji tüketmesi ve ömrünün
kısa olması anlamına gelir.
10 Röportaj
Enerji verimliliği için tesisat yalıtımı şart
TTMD Başkanı Gürkan Arı, ısıtma ve soğutma tesisatlarının yalıtımsız olmasının ısı kaybı ve kazancına neden
olacağını, bu nedenle sistemin aşırı yükte çalıştırıldığını söylüyor. Arı, “Bu da enerjinin verimli kullanımını olumsuz
yönde etkiliyor ve gereksiz enerji tüketimi nedeniyle çevreye olan salımın artmasına neden oluyor” diyor.
TTMD (Türk Tesisat
Mühendisleri Derneği),
tesisat mühendisliği alanında faaliyet gösteren,
bu alanda çeşitli yayınlar
hazırlayan, etkinlikler düzenleyen ve genç mühendisleri mesleğe kazandıran bir kuruluş.
Düzenli olarak ayda bir
kez üyelerine ve tesisat
sektöründe hizmet veren
mühendislere yönelik seminerler düzenleyen
TTMD, bu seminerler
aracılığıyla ulusal ve uluslararası düzeyde gerçekleşen teknolojik gelişmeler ve mevzuat konusunda meslektaşlarını
bilgilendiriyor.
Tesisat yalıtımıyla ilgili
görüşüne başvurduğumuz TTMD Başkanı
Gürkan Arı, enerji verimliliği ve diğer gereklilikler
nedeniyle yapıların ısıtma
ve soğutma tesisatının
mutlaka yalıtılması gerektiğini söylüyor. Tesisat
yalıtımında aranması gereken özelliklerin, ısı
köprüsü oluşumunu engellemek, yalıtım kalınlığını doğru seçmek, ortam şartlarına ve sıcaklıklara göre doğru yalıtım malzemesini
seçmek olduğunu belirten Arı, kullanılacak
yalıtım malzemesinin özelliklerini ve nerelerde
kullanılabileceğini çok iyi bilmek gerektiğinin
altını çiziyor. Arı, tesisat sektörünün bugünkü
durumunu “yetersiz” olarak değerlendiriyor ve
“Genellikle sıkıntımız, standart eksikliğinden
değil, yalıtım konusundaki bilinçsizlikten kaynaklanıyor” diyor.
TTMD olarak tesisat sektörü ve yalıtımıyla
ilgili ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
TTMD’nin kuruluş amacı; özellikle tesisat
alanında profesyonel hizmet veren makina
mühendisleri, yeni mezun mühendisler ve
bu meslekte yetişmek isteyen öğrencilerin;
uygulama alanındaki eğitimlerine, araştırmalarına, bilgi ve teknoloji transferlerine katkıda
bulunmak, gerekli iletişim ve tartışma ortamını sağlamak, sektörel yayınlar yapmak ve
mesleki eğitimler düzenlemek, üniversite-sanayi işbirliği çerçevesinde projeler geliştirmek, ilgili Bakanlıklar, meslek odaları ve di-
TTMD Başkanı Gürkan Arı
ğer ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliğinde mevzuat çalışmalarına katkıda bulunmak, ulusal ve uluslararası projeler yürüterek ülkemize ve topluma yararlı olmaktır.
Ayrıca genç mühendisleri tesisat mühendisliğine ve derneğe kazandırmak, gençlerle
tecrübeliler arasında ve üniversitelerle tesisat mühendisleri arasında dinamik bir yapı
oluşturmak da derneğimizin amaçları arasında yer alır.
TTMD merkezi Ankara’dadır, bunun dışında
Ankara, Adana, Antalya, Bursa, Denizli,
Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli,
Konya, Samsun, Zonguldak illerimizde 13
temsilciliğimiz var. Temsilcilikler eğitim seminerleri düzenliyor, Eğitim Komisyonu, Enerji
Komisyonu, Proje ve Fon Geliştirme Komisyonu, Üniversiteler ve Gençlik Komisyonu,
Üye İlişkileri ve Sosyal Organizasyonlar Komisyonu gibi çeşitli komisyonlar çalışmalarını
yürütüyor. 1997 yılında ASHRAE (American
Society of Heating and Refrigeration Engineers), 2000 yılında REHVA (Federation of
European Heating and Air Conditioning
Association) ve 2009 yılında ise CLIMAMED
(Joint Organization of
HVAC&R Associations of
France, Italy, Portugal,
Spain) üyesi olan TTMD,
bu ülkelerle geliştirdiği
uluslararası işbirliklerinde
etkin rol üstleniyor. Bu
kapsamda, yurtdışındaki
organizasyonlarda yer
alıyor ve bildiri sunulmasını sağlıyor. Söz konusu
ülkelerle işbirliğinde
Türkiye’de düzenlenen
benzer organizasyonlarda ise organizasyonun
yürütücülüğü TTMD tarafından yapılıyor.
TTMD, düzenli olarak
her 2 yılda bir “Uluslararası Yapıda Tesisat
Teknolojisi Sempozyumu”nu ve her yıl belirli
bir konuyu ayrıntılı biçimde tartışmak üzere
“Atölye Çalışması”nı düzenliyor. Yurtiçi ve yurtdışında sektörle ilgili düzenlenen fuar ve sempozyumlara katılıyor.
TTMD ayrıca, üyelerinin
ve sektördeki diğer aktörlerin mesleki gelişimini desteklemek üzere kitaplar yayınlıyor.
TTMD dergisi adı altında sektöre yönelik her
2 ayda bir Türkçe olarak ve sektörü yurtdışında tanıtmak üzere yılda 1 kez de İngilizce
dergi çıkarılıyor. Tesisat sektörü ile ilgili doğru
ve çağdaş bilgiler içeren “El Kitapları”nın yayınlanması ve “Uygulama Kuralları”nın konması da temel hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bunların daima güncel tutulması ise dinamik, ilgili ve sürekli işleyen Komite ve Komisyonlarca gerçekleştiriliyor. Mesleğimizi uygularken, ülkemizin gelişimine katkıda bulunuyor, bu bağlamda insanların zamanının yüzde
80-90’ını geçirdikleri değişik yapılarda sağlıklı,
güvenli, sıhhi, konforlu yani yaşanabilir ortamlar yaratıyor, doğanın imkânlarını da kullanarak enerji etkin ve çevreyi koruyan çözümler
üretiyor ve bu amaçlar doğrultusunda diğer
meslek ve uzmanlık gruplarıyla eşgüdüm
içinde çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızla ülkemizde teknolojik açıdan gelişmiş ülkeler standardında tasarım ve uygulama yaparak çevreye duyarlı, yüksek konfor şartlarında, ekonomik işletim sistemlerini hayata geçirmeyi
planlıyoruz.
Tesisat yalıtımı nedir? Tesisat yalıtımının
amacı nedir?
Isıtma, soğutma, havalandırma ve yangın tesisatlarındaki, istenmeyen ısı kayıp veya kazançlarının en aza indirilerek enerjinin verimli
kullanılmasının sağlanması, tesisatın titreşimi
nedeniyle meydana gelebilecek gürültünün
azaltılması ve tesisatla kullanıcının güvenliğinin sağlanması amacıyla yapılan kaplama işlemine “tesisat yalıtımı” diyoruz. Isıtma ve soğutma tesisatlarının, vana ve diğer bağlantılı
elemanlarla birlikte yalıtılmasıyla elde edilen
enerji tasarrufunun büyüklüğü, söz konusu
yalıtımın kendisini çok kısa sürede geri ödemesi, kolay uygulanabilir olması, sistemi rahatlatarak verimliliği artırması ve ilk yatırım
maliyetinin kabul edilebilir sınırlarda olması
gibi çok sayıdaki nedenden dolayı tasarımcı,
uygulayıcı ve kullanıcılar tarafından tesisat yalıtımı önemsenmeli ve üzerinde hassasiyetle
durulmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken
nokta, mekanik tesisatı oluşturan boruların,
tankların, depoların, klima kanallarının, vanaların ve armatürlerin, içinden geçen akışkanın
sıcak veya soğuk oluşuna göre uygun özelliklere sahip ve uygun kalınlıktaki yalıtım malzemeleriyle yalıtılmalarıdır.
ısıtma veya soğutma için belirli bir sıcaklıkta
şartlandırılan akışkanın kullanım noktasına
erişmeden ısısını kaybetmesine veya soğutmada ısı kazanmasına yol açacağından, kaybedilen bu enerji nedeniyle son kullanım noktasında istenilen konfor şartları çoğunlukla
sağlanamıyor ve ısıtma veya soğutma sistemi
aşırı yükte çalıştırılmak zorunda kalınıyor. Bu
da enerjinin verimli kullanımını olumsuz
yönde etkiliyor ve gereksiz enerji tüketimi nedeniyle çevreye olan salımın artmasına neden oluyor.
Tesisat yalıtımında kullanılan
malzemelerle ilgili bilgi verir misiniz?
Taşyünü, camyünü, poliüretan köpük, polietilen,
elastomerik kauçuk köpüğü gibi yalıtım malzemeleri mekanik tesisat sektöründe sıklıkla kullanılan malzemelerdendir. Bununla birlikte cam
köpüğünün yanı sıra 1000°C’nin üzerindeki
yüksek sıcaklıklarda seramik yünü ve melamin
yünü gibi malzemeler de kullanılabilir.
Tesisat yalıtımının bugünkü durumunu
nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sektörün durumunu maalesef yetersiz olarak
değerlendiriyoruz. Bu yetersizlik genellikle
projeciden, uygulayıcıdan veya üreticiden değil, yatırımcılardan veya işin ehli olmayan, mühendislik formasyonu bulunmayan uygulayıcılardan kaynaklanıyor.
Tesisat yalıtımında ürün seçiminden ve
malzemenin doğru yerde kullanımının
öneminden söz eder misiniz?
Bildiğiniz gibi her malzemenin kullanım alanı
farklı olabiliyor. Yalıtım malzemesinin seçimi, sıcak veya soğuk akışkanın sıcaklığı, yüzeyin
büyüklüğü, yalıtılacak olan yüzeyle ortam sıcaklıkları arasındaki fark gibi faktörler dikkate
alınarak yapılmalıdır. Bu nedenle kullanılacak
yalıtım malzemesinin özelliklerini ve nerelerde
kullanılabileceğini çok iyi bilmek gerekir.
Mekanik tesisatın yalıtımında, yalıtım malzemesinin ısı iletkenlik direnci, su buharı difüzyon
direnç katsayısı, yangına dayanıklılık, uygulama rahatlığı, ekonomiklik ve dayanım sıcaklığı gibi temel özelliklerin bilinmesi ve uygulamanın bu bilinçle yapılması son derece önemlidir. Örneğin, 250°C’ye kadar sıcaklıklarda
camyünü kullanılabilirken 650°C’ye çıkan sıcaklıklarda taşyünü kullanılması uygun bir seçim olacaktır. Diğer malzemelerin kullanımında
da aynı şekilde dayanım sıcaklığı ve yukarıda
sözünü ettiğimiz özellikler mutlaka göz önünde
bulundurularak seçim yapılmalıdır.
Tesisat yalıtımının enerji verimliliğine ve
yapıya ne gibi faydaları vardır?
Enerji verimliliği ve diğer gereklilikler nedeniyle yapıların ısıtma ve soğutma tesisatının
mutlaka yalıtılması gerekir. Yalıtımsız tesisat,
Tesisat yalıtımında aranması gereken
özellikler nelerdir?
Isı köprüsü oluşumunu engellemek, yalıtım
kalınlığını doğru seçmek, ortam şartlarına ve
sıcaklıklara göre doğru yalıtım malzemesini
seçmektir.
Proje aşamasında malzemeler ne kadar
tanımlanabiliyor?
Proje aşamasında malzemeler tam anlamıyla
tanımlanıyor. Zira seçilen malzemelerin yalıtım
değerleri ve teknik değerleri kullanılıyor. Projeyi yapan meslektaşlarımız kullanacağı yalıtım malzemesine kendisi karar veriyor.
Tesisat yalıtımına yönelik standartlarla
ilgili görüşleriniz neler? Standartlar
yeterli mi?
Genellikle sıkıntımız, standart eksikliğinden
değil, yalıtım konusundaki bilinçsizlikten kaynaklanıyor.
TTMD olarak mühendislerin eğitimiyle
ilgili neler yapıyorsunuz? Sektörde
eğitimli personel ihtiyacı var mı?
Dernek merkezimize bağlı 13 temsilciliğimiz
aracılığıyla düzenli olarak ayda bir kez üyelerimize ve tesisat sektöründe hizmet veren mühendislere yönelik seminerler düzenliyoruz. Bu
seminerler aracılığıyla ulusal ve uluslararası düzeyde teknolojik gelişmeler, mevzuat, sektörel
ve bireysel gelişim konularında meslektaşlarımız bilgilendiriliyor. Buna ilave olarak, üniversitelerin “Kariyer Günleri”nde ve “Mühendislik Haftaları”nda bu alanda eğitim alan gençlerin sektörü tanımalarını ve sevmelerini sağlamak amacıyla seminerler düzenliyor, meslekle ilgili bilgi
paylaşımında bulunarak mühendislik deneyimlerimizi de paylaşıyoruz.
Ayrıca, çok önemsediğimiz bu konuda ulusal
ve uluslararası projeler de yürütüyoruz. Bu
projelerden birisi, AB tarafından desteklenen
“Binalarda Enerji Verimliliği Konusunda
Gençlerin Eğitimi ve İstihdam Edilebilirliğinin
Sağlanması Projesi”dir. Proje, Avrupa Birliği’nin “Genç İstihdamın Desteklenmesi Hibe
Programı” kapsamında Türk Tesisat Mühendisleri Derneğimiz tarafından 01/12/201030/11/2011 tarihleri arasında yürütüldü ve
başarıyla tamamlandı. Özellikle ara eleman
eksikliğinin giderilmesine katkı sağlayacağına
inandığımız bu tür projelerin devam ettirilmesi
yönünde çalışmalarımızı genişleterek sürdüreceğimizi söyleyebilirim. Bina sektöründe enerji verimliliği alanında çalışmak üzere sertifikalandırılan mühendislerin teknik kapasitesini
geliştirmek üzere başlattığımız ve hali hazırda
yürüttüğümüz bir başka proje ise "Sertifikalı
Bina Enerji Yöneticileri Kapasite Geliştirme ile
Karbon Salımını Azaltma" (Decreasing carbon
emission by capacity building of Certified
Building Energy Managers) adlı projemizdir.
Bu projenin gerçekleştirilmesi sonucunda
“Sertifikalı Bina Enerji Yöneticileri”nin teknik
kapasitelerinin artırılması hedefleniyor.
Hali hazırdaki enerji yöneticisi eğitimi alarak
sertifikalandırılan teknik personelin sertifikalandırma sürecinde aldıkları eğitimlerin çok
kısa süreli olması ve çok sayıdaki eğitim konusunun bu süre içine sıkıştırılmış olması nedeniyle özellikle saha çalışmalarında inceleme, ölçme ve değerlendirme yapmada yeterli tecrübeye sahip olamadıklarının belirlenmesi üzerine bu projenin gerçekleştirilmesine
karar verildi. Isıtma, Soğutma, Havalandırma,
Elektrik (Aydınlatma ve Cihazlar) Sistemleri ve
Bina Zarfını içeren 5 ayrı uygulama ağırlıklı
eğitim modülünün geliştirileceği bu projede,
gerek yerli, gerekse yabancı uzmanların katkılarıyla ileri eğitim materyalleri ve kontrol listeleri hazırlanacak, enerji etüt ve inceleme çalışmaları yapılacak ve rapor hazırlanması tekniğini de içeren pilot eğitimler gerçekleştirilecek. Bu proje tamamlandıktan sonra da hazırlanan eğitim modülleri geliştirilerek TTMD
bünyesinde kullanılmaya devam edecek, söz
konusu eğitim modüllerinin her biri için ayrı
ayrı eğitim programları düzenlenerek bu projenin sürdürebilirliği sağlanmış olacak. Proje,
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çevre
ve Şehircilik Bakanlığı tarafından da destekleniyor. Sektörde eğitimli personel ihtiyacı her
zaman olduğu gibi günümüzde de vardır.
Elbette burada salt eğitim yeterli değildir, bilinçlendirme de şarttır.
12 İzocam'dan Haberler
İzocam “Adım Adım Yalıtım”ı anlatıyor
İzocam, Eylül ayında yayına başlayan www.adimadimyalitim.com internet sitesinde, yalıtımla ilgili merak edilen
soruları yanıtlıyor. Pratik bilgilerin, yalıtım çözümlerinin, video’ların ve oyunların yer aldığı web sitesinde yalıtıma
dair her bilgiyi bulmak mümkün.
Küresel ısınmayla mücadelede en ekonomik ve etkili çözüm olan yalıtım hakkında bilinçli bir toplum oluşturmayı kendine misyon
edinen İzocam, www.adimadimyalitim.com
web sitesiyle yalıtımla ilgili bilinmesi gerekenlere açıklık getiriyor.
Yalıtımın önemine vurgu yapmak ve marka
bilinirliğini sosyal ağlar aracılığıyla daha da
yaygınlaştırmak amacıyla kurulan www.adimadimyalitim.com, “Yalıtım nedir ve ne işe
yarar?, En doğru nasıl ve ne zaman yalıtım
yaptırılır?, Yalıtım yaptırmak istiyorum ama
ustam yok, nereden bulabilirim?, Yalıtım yaptırmadan önce nasıl yapıldığını görmek istiyorum” gibi soruları detaylı şekilde yanıtlıyor.
Yalıtımın önemini gerçekleştirdiği bilinçlendirme çalışmalarıyla vurgulayan İzocam’ın hazırladığı www.adimadimyalitim.com’da, yalıtım
hakkında her türlü bilgiye ulaşmak mümkün.
Web sitesindeki “Yalıtım Nasıl Yapılır” sihirbazıyla, müstakil evler ve apartmanlar için uygun
yalıtım çözümleri incelenebiliyor. Sitedeki “En
Yakın Usta” bölümünde, tüketici gerekli bilgileri site üzerinden doldurarak kendisine en
yakın çözüm noktasına ulaşabiliyor. Yalıtımla
ilgili merak edilen sorulara verilen yanıtlar
“Sıkça Sorulan Sorular” bölümünde tüketicilerle paylaşılıyor. “Isıtmaya çok fazla para harcıyorum, yalıtımla tasarruf sağlayabilir miyim?,
Bir binanın üst katında oturuyorum. Yazın çok
sıcak oluyor. Yapabileceğim bir şey var mı?,
Odamdan evin içine ve diğer katlara çok ses
gidiyor ne yapabilirim?” yanıt verilen sorular
arasında yer alıyor.
www.adimadimyalitim.com’da evde uygulanabilecek pratik yalıtım çözümleri de bulunuyor. Kışın radyatörlere uygulanabilecek
yalıtım çözümleri, pencere ve kapılardaki ısı
kayıpları, evde enerji tasarrufu gibi pek çok
işe yarar bilgi mevcut. Web sitesinde yalıtım malzemelerinin uygulama video’larını da
görmek mümkün. Öğretici video’lar aracılığıyla malzemelerin nasıl uygulandığı pratik
olarak görülebiliyor. Ayrıca web sitesindeki
oyunlar hem eğlenceli zaman geçirmeyi
hem de yalıtımı öğrenmeyi sağlıyor.
14 Röportaj
İzocam’dan Türkiye'nin ilk tesisat yazılımı
Kocaeli Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümü’nün katkılarıyla İzocam için hazırlanan tesisat yazılımı,
enerji kayıplarını belirliyor ve bu sayede ihtiyaca yönelik doğru yalıtımın uygulanmasını sağlıyor. Yazılımdan
sektör temsilcileri, yalıtım konusunda eğitim alan mühendisler ve teknisyenler yararlanıyorlar.
Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi
Makina Mühendisliği Bölümü, İzocam için
enerjinin taşınması ve depolanması konusunda verimli yalıtım yapılabilmesine olanak
sağlayan bir tesisat yazılımı geliştirdi. Yazılımla, başta sanayi yapıları olmak üzere çeşitli
yapılarda; boru, kanal ve depo gibi tesisat
elemanlarındaki ısı kayıpları ve kazançları
analiz edilerek en doğru yalıtım çözümüne
ulaşılabiliyor. Aynı zamanda yazılım, değişik
yalıtım uygulamaları için malzeme seçimine
çözüm önermekle beraber, uygulanacak yalıtım kalınlıklarının farklı durumlarını da analiz
eden bir yazılım.
Tesisat yazılımını makina mühendisi Bertan
Kurtuluş hazırladı, Kocaeli Üniversitesi
Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği
Termodinamik ve Isı Tekniği Anabilim Dalı
Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Tekin Öztürk ve
Doç. Dr. Hasan Karabay da çalışmaya destek
verdi. Prof. Dr. Öztürk, bugüne kadar sektörde bu kadar geniş kapsamlı bir yazılımın
yapılmadığını söylüyor. Yazılımın, tesisat yalıtımı konusunda kullanıcıya bir dizi alternatifi
ve çözüm önerilerini aynı anda sunabilen bir
yazılım olduğunu belirten Prof. Dr. Öztürk, yazılımı 2 yılda tamamladıklarını ifade ediyor.
Kocaeli Üniversitesi’nde ne tür çalışmalar
yapıyorsunuz? TTMD’de sorumlu
olduğunuz eğitim ve seminerlerden de
söz eder misiniz?
Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makina Mühendisliği Termodinamik ve Isı Tekniği
Anabilim Dalı’nda Öğretim Üyeliği yapıyorum.
Ayrıca ikinci dönem TTMD (Türk Tesisat Mühendisleri Derneği) Kocaeli Temsilcisiyim. Makina Mühendisliği bölümünde termodinamik,
ısıtma, soğutma, iklimlendirme ve enerji yönetimi konularında lisans ve lisansüstü dersleri
veriyorum ve bu konularda araştırmalar yapıyorum. Kocaeli TTMD temsilcisi olarak da,
TTMD’nin prensipleri dahilinde yılda ortalama
8 seminer düzenliyoruz. Yarım gün süren bu
seminerler, konusunda uzman kişiler tarafından veriliyor. Seminerlerde mekanik tesisat,
enerji verimliliği, enerji verimliliği mevzuatı, yalıtım ve yangın güvenliği gibi konular ele alınıyor. Seminerlerle bölgedeki tesisat mühendislerine ve makina mühendisliği son sınıf öğrencilerine son gelişmeler ve teknolojik yenilikler
aktarılıyor.
Ayrıca Kocaeli Üniversitesi, TTMD ve İYEM
(İzocam Yalıtım Eğitim Merkezi) işbirliğiyle,
yılda ortalama 3 kez ve bir hafta süreyle
Prof. Dr. İlhan Tekin Öztürk
“Uygulamalı Kalorifer Tesisatı ve Uygulamalı
Klima Tesisatı” eğitimi veriliyor. Bu eğitimlerde
de sektörde faaliyet gösteren veya çalışacak
makina mühendislerine teorik ve uygulamalı
eğitim vermek amaçlanıyor. Ayrıca eğitimlerde üniversite, TTMD ve sanayi işbirliğinin güzel bir örneği de sergileniyor. Tüm bu seminer ve eğitimlere katılanlardan herhangi bir
ücret talep edilmiyor.
Tesisat yalıtımı yazılımını geliştirmek için
İzocam ile nasıl bir araya geldiniz?
İzocam yetkilileriyle 1998 yılında tanıştım.
İYEM’de verilen eğitimlerde gördüğüm kadarıyla, İzocam’ın yalıtım konusuna çok farklı bir
bakış açısı var. İzocam, yalıtımı yaygınlaştırmanın yolunun yalıtım konusunda eğitilmiş uzman kişiler sayesinde olabileceğini düşünüyordu. 1998 yılından sonra çeşitli platformlarda İzocam’ın teknik personeliyle birlikte çalışma fırsatım oldu. İzocam teknik personelinin yalıtımla ilgili kullandığı programları da
görme imkanım oldu. Dolayısıyla İzocam’la
birlikte geçirdiğimiz bu süre zarfında birbirimizi yakından tanıma fırsatımız oldu, karşılıklı
olarak bir güven ortamı oluştu ve etkin işbirliği yapabilir duruma geldik.
İzocam’ın tesisat yazılımıyla ilgili daha önce
kullandığı program, basit ama çok detaylı değildi. Yabancı dilde hazırlanmıştı ve bazı özel
durumlar için programa ilaveler ya da prog-
ramdan çıkartmalar yapılması gerekiyordu.
Doğal olarak böyle bir programa müdahale
etme imkanı yoktu. Bu durum İzocam teknik
personelini kısıtlıyordu. Bu konuda yeni ve özgün bir yazılıma ihtiyaç duyduklarını bana aktardılar. Bunun üzerine ben de üniversitemizin Makina Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan ve öğrenciliği sırasında bu tür programlar yazmaya karşı yetenekli olan makina
mühendisi Bertan Kurtuluş ile görüştüm. Kendisiyle birlikte İzocam’ın tesisat yalıtımıyla ilgili
kullandığı programı inceledik ve yeni bir programın rahat bir şekilde hazırlanabileceğine
karar verdik. İzocam yetkilileriyle yaptığımız
toplantı sonunda da programın hazırlanmasına karar verildi. Programı Bertan Kurtuluş
hazırladı, ben ve meslektaşım Doç. Dr. Hasan
Karabay da programa gereken desteği vermeye çalıştık.
İzocam’ın tesisat yazılımını nasıl
hazırladınız? Ne gibi çalışmalar yaptınız?
Yazılımın hazırlanmasına karar verildikten
sonra, üç aşamalı bir yol haritası hazırlandı.
Birinci aşamada, bu konudaki yani tesisat yalıtımı konusundaki mevcut olan yalıtım yazılımlarını, tesisat yalıtımı konusundaki mevcut
ve yeni çıkan standartları, yönetmelikleri ve
ASHRAE’nin bu konudaki çalışmalarını inceledik. Bu aşama, literatür çalışmasının yapılmasını kapsayan aşama oldu. İkinci aşama,
yazılımın kapsamı ve bu kapsam dahilinde ya-
zılımda yer alacak hususların ortaya konduğu,
yazılımı besleyecek bilgilerin ve yazılımdan alınacak sonuçların belirlenmesi, yazılımın çözümlerini yaparken referans alacağı standart
ve hesaplama kurallarının belirlenmesi ve bu
işlemlerin görsel bir biçimde sunulması çalışmalarını içeren, kısacası programın hazırlanması aşamasıydı. Son aşama ise programın
test edilerek elde edilen sonuçların doğruluğunun kontrol edildiği test ve kontrol aşamasıydı. Bütün bu çalışmalar 2 yıl sürdü.
Tesisat yazılımına neden ihtiyaç duyuldu?
Yazılımın amacı nedir?
2007 yılında çıkan Enerji Verimliliği Yasası
ve devamındaki yönetmelikler çerçevesinde,
enerji verimliliğini artırma yöntemlerinden biri
olan yalıtım alanında, tesisat yalıtımı daha detaylı sorgulanmaya başlandı. Soğuk ve sıcak akışkan kullanmasıyla beraber, farklı çalışma şartlarını kapsadığı için tesisattan istenilen performansın elde edilebilmesi, ancak yapılacak yalıtımın doğru bir şekilde hesaplanarak uygulanması sonucunda mümkün olacaktır. Ayrıca değişik yalıtım durumlarının da
gözden geçirilerek karar verilmesi gerekir.
Böyle bir çalışma için uzman birisine, hesapların yapılması ve analiz edilmesi için de zamana ihtiyaç vardı. Ayrıca bu konuda Türkçe
bir yazılım yok ve yabancı dildeki yazılımların
kullanılması da sınırlı oluyor. Tüm bunlar göz
önünde bulundurulduğunda, tesisatta yalıtımı
daha doğru ve bilinçli yapmak için böyle bir
yazılım gerekliydi ve yazılımın hazırlanma zamanı da gelmişti.
Yazılımın kapsamından söz eder misiniz?
Hazırladığımız yazılım, enerji verimliliği için büyük öneme sahip olan, ısıl enerjinin taşınması
ve depolanması konusunda etkin yalıtım yapılabilmesine imkan tanıyan bir yazılım olarak
adlandırılabilir. Yalıtım yazılımıyla, başta sanayi
yapıları olmak üzere çeşitli yapılarda; boru,
kanal, depo vb. tesisat elemanlarındaki ısı kayıpları ve kazançları analiz edilerek en doğru
yalıtım çözümü tercih edilebiliyor. Yazılım, sıcak ve soğuk akışkan taşıyan borularda, kanallarda, sıcak ve soğuk akışkan depolayan
depolarda, yalıtımla birlikte akışkanın sıcaklığının düşmesini ya da yükselmesini, kaybettiği
ya da kazandığı ısı miktarını, yüzey sıcaklıklarının
değişimini, akışkan iki fazlı
ise çıkıştaki faz durumunu,
yoğuşma ve donma kontrölünü, değişik yalıtım kalınlıkları için aynı anda sorgulayarak yapabiliyor.
Ayrıca enerji tasarrufuna yönelik olarak atmosferde, değişik yakıtların kullanılması
durumunda karbondioksit
salımındaki azalmayı da hesaplayarak yalıtımın çevreye
olan etkisini de ortaya koyuyor. Tesisat borularının ve
hava kanallarının bina
içinde, dışında ve toprağa gömülü olması durumlarını da değerlendirebiliyor. Ayrıca fırınların
ve soğuk hava depolarının yüzeyine uygulanması gereken yalıtım kalınlıklarını ve sonucunda
yüzey sıcaklıklarını da hesaplayabiliyor. Bu yazılım, değişik yalıtım uygulamaları için malzeme
seçimine çözüm önermekle beraber, uygulanacak yalıtım kalınlıklarının farklı durumlarını da
analiz eden bir yazılımdır.
Yazılımı kimler, hangi amaçla kullanıyor?
Yazılımı, tesisat yalıtımı konusunda faaliyet gösteren sektör temsilcileri, yalıtım konusunda eğitim alan mühendisler ve teknisyenler kullanıyorlar. Kullanma amaçları ise; mevcut ve yeni
tasarlanacak tesisat yalıtımlarına uygulanacak
standartlara uygun yalıtım malzemesini seçmek ve yalıtım kalınlığını belirlemek, standardın
da üzerinde yapılacak yalıtım kalınlıklarında
elde edilecek kazançları belirleyebilmek ya da
müşterilerine çok hızlı şekilde hesap sonuçlarına dayalı doğru bilgileri sunmaktır.
Yazılım standartlara uygun mu? Bu konuda
hangi noktalara dikkat edildi?
Tesisatta yalıtım yazılımı geliştirilirken öne çıkan 3 önemli sandart, yönetmelik ve tüzük
kullanıldı. Bunlar: TS 12241 (2009) ve EN
ISO 12241 (2008) “Bina Donanımları ve
Endüstriyel Tesisatlar İçin Isıl Yalıtımı-Hesaplama Kurallar”, Enerji Verimliliği Yasası ve
ekiyle Enerji Verimliliği Yönetmeliği (yüzey ve
ortam arasındaki sıcaklık farkı 5oC ve daha
düşük olacak şekilde yalıtılmalı), İş Sağlığı ve
Güvenliği Tüzüğü (yüzey sıcaklığı 60oC’den
daha yüksek olmayacak şekilde yalıtılmalı).
Ayrıca 2001 AHSRAE’nin “Temel El Kitabı”
(Isı Geçişi, Endüstriyel ve Ticari Yalıtım Uygulamaları, Yüzey Yoğuşmalarının Önlenmesi ve
benzeri bölümler), İzocam’ın teknik yayınları
ve muhtelif ısı geçişi kitaplarından da kaynak
olarak yararlandık.
Sektörde bu kadar geniş kapsamlı
bir yazılım var mıydı? Bu yazılımın
diğerlerinden farkları neler?
Sektörde bu kadar geniş kapsamlı bir yazılım
maalesef yoktu. Bu yazılımın öne çıkan özellikleri; yazılımın analiz yapabilen bir yazılım olması, yani standartlarda istenen kalınlıklara
uyularak yapılan yalıtımda ve standart üstü
yalıtım yapıldığında kullanılabilecek alternatif
malzemelerle birlikte bir dizi çözümü aynı ekranda sonuçlar ve grafiklerle görsel olarak kullanıcıya sunmasıdır. Mevcut yazılımlarda genellikle yüzey sıcaklıkları istenir ve onun üzerine yapılacak yalıtım ön plana çıkar. Bu çözüm, yaklaşık çözümdür ayrıca herhangi bir
analiz yapılmaz. Kapsamlı bir değerlendirme
için her bir yalıtım durumuna yönelik çözümlerin ayrı ayrı elde edilerek sonradan birleştirilip yorumlanması gerekir. Hazırlanan bu yalıtım programında, iç taraftaki akışkanın sıcaklık
değişimini, su buharı ise faz değişimini, ayrıca
boru ya da kanalsa değişik yalıtım kalınlıklarında boru ya da kanal boyunca taşınan akışkanın sıcaklık değişimini de hesaplar. Sonuç
olarak bu program, tesisat yalıtımı konusunda
kullanıcıya bir dizi alternatifi ve çözüm önerilerini aynı anda sunabilen bir program.
İzocam gibi sektöründe öncü olan bir
şirketin tesisat yazılımı hazırlamasını nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Bence yalıtım malzemesi üreten tüm şirketler,
sadece standartlara uygun üretim yaparak ve
ürettikleri ürünleri pazarlayarak sorumluluklarını tam olarak yerine getiremezler. Aynı zamanda bu ürünleri tasarımlarında kullanan ya
da uygulayan mühendisleri ya da teknisyenleri, doğru uygulama konusunda bilgilendirmeli ve bu kapsamda seminer ve eğitimler
düzenlemeli, kitap ve yazılım hazırlayarak bilinçli bir yalıtım malzemesi tüketimini desteklemelidirler. İzocam, söz ettiğimiz bu sorumlulukları yalıtım sektöründe başarıyla yerine getiren öncü bir yalıtım şirketidir ve tesisat yalıtımı yazılımıyla ülkemizde bir ilke daha öncülük etmiştir. İzocam yetkililerini bu yaklaşım ve
tutumlarından dolayı tebrik ediyorum.
Ülkemizde üniversitelerde enerji
verimliliği ve tesisat yalıtımı konusuna ne
kadar önem veriliyor?
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 1996 yılında Yüksek Öğretim Kurulu’na, tüm üniversitelerimizin makina, elektrik, kimya, endüstri
ve çevre mühendisliği bölümlerinde enerji verimliliğiyle ilgili derslerin müfredata alınmasına
yönelik bir yazı iletti. Enerji verimliliğiyle ilgili
dersler, halen güncellenerek üniversitelerimizde
okutuluyor. Bizim bölümde
hem binalarda hem de tesisatta yalıtımı da kapsayan
“Enerji Ekonomisi” dersi
1975 yılından beri veriliyor.
Dersin adı 1996’da “Enerji
Yönetimi” (haftada üç saat)
olarak değiştirildi ve bu
ders “Isı ve Enerji” dalını
seçen öğrencilere zorunlu
ders olarak okutuluyor.
Bunun yanı sıra “Isı ve
Enerji” dalını seçen öğrenciler, bu konularda proje
ve bitirme ödevi yapma imkanına da sahipler.
16 İzocam’dan Haberler
Tesisat yazılımı nasıl hazırlandı?
İzocam’ın sektörde bir ilke imza atarak hazırlattığı tesisat yazılımının oluşum aşamaları, neden hazırlandığı,
hazırlanırken nelerden yararlanıldığı ve kapsamıyla ilgili notları, Prof. Dr. İlhan Tekin Öztürk ve İzocam Teknik
Pazarlama Sorumlusu ve Enerji Yöneticisi Tahsin Karasu’dan aldığımız bilgiler doğrultusunda derledik.
Tesisat sektörünün yalıtım hesaplarında kullanabileceği geniş kapsamlı bir programın
olmaması uzun zamandır sıkıntı yaratan bir
durumdu. Daha önce yalıtım malzemelerinin,
özelliklerine bağlı olarak yapılması gereken
hesaplamalar yapılmadan, kişiden kişiye değişen kabuller yoluyla kalınlıklar ve malzemeler belirleniyordu. Tesisat yazılımıyla ilgili sek-
törde bugüne kadar kullanılan programlar
genel olarak basit, ancak çok fazla detaylı
değildi. Ayrıca yazılımlar yabancı dildeydi ve
ülkemizde üretilen malzemelerin teknik özelliklerini tamamen karşılayan değerleri içermiyordu. Program yazılım kodları elimizde olmadığı için de yerli üretilen ürünlerin program dahilinde eklenememesine sebep olu-
yordu. Bu durum, program kullanıcılarını kısıtladığından, sektörde bu konuda yeni ve
özgün bir yazılıma ihtiyaç duyuluyordu.
Bugüne kadar özellikle HVAC sistemlerinde
yalıtım hesaplamalarını belirleyen bir yönetmeliğin olmaması, binalarda kullanılan enerjinin tam olarak belirlenmesine engel oldu.
Oysa Türkiye’de 2000 yılından beri zorunlu
olarak uygulanan TS 825 Standardı binalardaki enerji kayıplarını teorik olarak belirlemekte kullanılıyor. 2007 yılında çıkan Enerji
Verimliliği Yasası ve devamındaki Yönetmelikler çerçevesinde enerji verimliliğini artırma
yöntemlerinden biri olan yalıtım, tesisatta da
daha detaylı sorgulanmaya başlandı.
Sadece ısıtma tesisatlarında değil, diğer bütün HVAC tesisatlarını da kapsayacak şekilde çıkan BEP Yönetmeliği, yalıtım kalınlığının belirlenmesi için gerekli şartı ortaya
koydu. Farklı yalıtım durumlarının gözden geçirilerek karar verilmesi gerekiyordu. Böyle
bir çalışma için uzman birisiyle birlikte hesapların yapılması ve analiz edilmesi için de
fazla zamana ihtiyaç duyulacaktı. Bu konuda
geniş kapsamlı bir programın olmaması, yabancı programların da kendi malzeme özel-
liklerine göre hesaplama yapması, Türkiye’de
bütün bunları yapacak bir yazılımın eksikliğini
hissettirdi.
larıyla kullanılacak yakıta bağlı olarak çevreye verilen karbondioksit salımındaki azalmayı da hesaplıyor, yalıtımın çevreye olan etkisini de gösteriyor. Yazılım, tesisat borularının ve hava kanallarının bina içinde, bina dışında ve toprağa gömülü olması durumlarını
da değerlendiriyor. Ayrıca yazılım, farklı yalıtım uygulamaları için malzeme seçimiyle birlikte çözüm önermekle beraber, uygulanacak yalıtım kalınlıklarının farklı durumlarını da
analiz edebiliyor.
Yazılımın hazırlık aşamaları
Yazılımın hazırlanmasına karar verildikten
sonra 3 aşamalı bir yol haritası hazırlandı.
Birinci aşamada, bu konudaki yani tesisat yalıtımı konusundaki piyasada mevcut olan yalıtım yazılımlarının, tesisatta yalıtım konusunda
mevcut ve yeni çıkan standartları, yönetmelikleri ve ASHRAE’nin bu konudaki dokümanları ve çalışmaları temin edilip incelenerek değerlendirildi. Diğer bir deyişle birinci aşama,
literatür çalışmasının yapılmasını kapsayan
aşama oldu. İkinci aşama, yazılımın kapsamı
ve bu kapsam dahilinde yazılımda yer alacak
hususların ortaya konması, yazılımı besleye-
Ayrıca 2001 AHSRAE’nin Temel El Kitabı (Isı
Geçişi, Endüstriyel ve Ticari Yalıtım Uygulamaları, Yüzey Yoğuşmalarının Önlenmesi ve
benzeri bölümler), İzocam’ın teknik yayınları
ve muhtelif ısı geçişi kitaplarından da kaynak
olarak yararlanıldı.
Daha önce sektörde bu kadar geniş kapsamlı bir yazılım yoktu. Bu yazılımın öne çıkan
en önemli özelliği, yazılımın analiz yapabilen
bir yazılım olması. Mevcut yazılımlarda genellikle yüzey sıcaklıkları istenir ve onun üzerine
Yazılımın kullanım alanları
cek bilgiler ve yazılımdan alınacak sonuçların
belirlenmesi, yazılımın çözümlerini yaparken
referans alacağı standart ve hesaplama kurallarının belirlenmesi ve bu işlemlerin görsel bir
biçimde sunulması, kısacası programın hazırlanması aşamasıdır. Son aşama ise programın test edilerek elde edilen sonuçların doğruluğunun kontrol edilmesi veya test ve kontrol aşaması olarak açıklanabilir.
Tesisatta yalıtım yazılımı geliştirilirken 3 önemli
standart, yönetmelik ve tüzük kullanıldı:
1- TS 12241 (2009) ve EN ISO 12241
(2008) “Bina Donanımları ve Endüstriyel
Tesisatlar İçin Isıl Yalıtımı-Hesaplama
Kurallar”,
2- Enerji Verimliliği Yasası ve eki Enerji
Verimliliği Yönetmeliği (Yüzey ve ortam arasındaki sıcaklık farkı 5oC ve daha düşük
olacak şekilde yalıtılmalı)
3- İş Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğü (yüzey sıcaklığı 60oC’den daha yüksek olmayacak
şekilde yalıtılmalı).
Yazılım hazırlanırken sadece HVAC sistemleri değil, sanayide yalıtım ihtiyacı hissedilen her noktadaki hesaplamaları yapabilecek bir yazılım olmasına dikkat edildi.
Yazılım, enerji verimliliği için büyük öneme
sahip olan, ısıl enerjinin taşınması ve depolanması konusunda etkin yalıtım yapılabilmesine imkan tanıyan bir yazılım olarak adlandırılabilir. Tesisat yazılımıyla başta sanayi yapıları olmak üzere çeşitli yapılarda; boru, kanal, depo ve benzeri tesisat elemanlarındaki ısı kayıpları ve kazançları analiz edile-
rek en doğru yalıtım çözümü tercih edilebilir.
Her türlü sistemde ihtiyaç duyduğumuz, sıcak ve soğuk akışkan taşıyan borularda, sıcak ve soğuk akışkan depolayan depolarda,
kanallarda yalıtımla birlikte, akışkanın sıcaklık düşmesini veya yükselmesini, kaybettiği
veya kazandığı ısı miktarını, yüzey sıcaklıklarının değişimini, akışkan 2 fazlı ise çıkıştaki
faz durumunu, yoğuşma ve donma kontrölünü, değişik yalıtım kalınlıkları için aynı anda
sorgulayarak yapabilir. Bütün bunların yanında yazılım, yapılacak yalıtım uygulama-
yapılacak yalıtım ön plana çıkar. Bu çözüm,
yaklaşık bir çözümdür ayrıca herhangi bir
analiz yapılmaz. Kapsamlı bir değerlendirme
için her bir yalıtım durumunda çözümler ayrı
ayrı elde edilerek sonradan birleştirilip yorumlanmalıdır. Hazırlanan yalıtım programında ise,
iç taraftaki akışkanın sıcaklık değişimi, su buharı söz konusu ise faz değişimi, ayrıca boru
veya kanalsa değişik yalıtım kalınlıklarında
boru veya kanal boyunca taşınan akışkanın
sıcaklık değişimi de hesaplanıyor. Sonuç olarak program, tesisat yalıtımı konusunda kullanıcıya bir dizi alternatifi ve çözüm önerilerini
aynı anda sunabiliyor.
Kimler kullanacak?
İzocam’ın tesisat yazılımını, tesisat yalıtımı alanındaki sektör temsilcileri, yalıtım konusunda
eğitim alan mühendisler ve teknisyenler; mevcut ve yeni tasarlanacak tesisat yalıtımlarına
uygulanacak standartlara uygun yalıtım malzemesi seçimi ve yalıtım kalınlığının belirlenmesi veya standardın da üzerinde yapılacak
yalıtım kalınlıklarında elde edilecek kazançları
belirleyebilmek veya müşterilerine çok hızlı
şekilde hesap sonuçlarına dayalı doğru bilgileri sunmak için kullanabilecekler.
18 İzocam'dan Haberler
İzocam prefabrik borular TSE Belgesi aldı
İzocam Camyünü ve Taşyünü Prefabrik Borular, uyumlaştırılmış TS EN 14303 standardına göre TSE Belgesi alan
boru biçimli “ilk” yalıtım ürünleri oldu.
İzocam müşterilerinin talep ve beklentilerini, eksiksiz, zamanında, küreselleşen dünya
ve kalite standartlarına uygun şekilde karşı-
layarak çevrenin korunması ve iyileştirilmesini de gözeterek faaliyetlerini sürdürüyor.
Bu çerçevede bir başarıya daha imza atan
İzocam’ın “Camyünü ve Taşyünü Prefabrik
Borular”ı, uyumlaştırılmış TS EN 14303 standardına göre Türk Standartları Enstitüsü
(TSE) Belgesi alan “boru biçimli” ilk yalıtım
ürünleri oldu.
İzocam boru ürünleri TSE
Belgesi kapsamında yapılan
deneyler ile “A1 yangına tepki
sınıfı”nı sağladıklarını ve muadillerine
göre önemli ölçüde yüksek ısıl direnç
sağlayan ürünler olduklarını belgelendirmiş oldu. Ürünlerin kalitesi, TSE
belgesine sahip olmanın yanı sıra,
belgede beyan edilen performans değerlerinin üstünlüğüyle de dikkat çekti.
Türk Standartları, Türkiye’nin AB muktesebatına uyum programı çerçevesinde, AB
ülkelerinde de geçerli olan uyumlaştırılmış EN standartlarına muadil olmakla yükümlü. Mineral yün prefabrik boru ürünler geçmişte, Avrupa’da
muadili olmayan TS 7232 standardına
göre belgelendiriliyordu. Mineral yün borular için artık uyumlaştırılmış bir EN standardı bulunduğu için belgelendirme TS EN
14303 standardına göre yürütülüyor.
Sistemi’ni tesislerinde uygulayan
İzocam’ın, mineral yün ürünleri
EUCEB Belgesi’ne sahip olmasıyla
farkını ortaya koyuyor. İzocam mineral yün ürünlerinin; Taşyünü ve
Camyünü için sadece bio ürün kategorisine verilen EUCEB sertifikası bulunuyor. Binalarda kullanılan İzocam ürünleri,
uluslararası bir yönetmelik olan Yapı Malzeme
Yönetmeliği’nin 6. maddesine göre, “Ürünün
yönetmelikte belirtilen
temel gerekleri karşılamasına imkân veren malzeme” anlamına
gelen “CE” işaretiyle piyasaya arz ediliyor.
Tüm İzocam ürünleri TSE kriterlerine de uygun olarak üretiliyor.
İzocam’ın Kalite ve Yönetim
Sistemleri politikası
İzocam sıcağa, soğuğa, sese, yangına ve
suya karşı koruma sağlayan geniş ürün yelpazesi ve teknik danışmanlık hizmetleriyle
yalıtım sektöründe lider konumda yer
alıyor. ISO 9001 Kalite Güvence
Sistemi, ISO 14001 Çevre
Yönetim Sistemi ve OHSAS
18001 İş Sağlığı ve Güvenliği
İzocam ile sanata “Enerji’K Bakış” Bursa’da
İzocam ve İFSAK işbirliğinde gerçekleştirilen Enerji’k Bakış projesi,
5-26 Eylül 2012 tarihleri arasında Bursa Kent Meydanı AVM’de Bursalı
sanatseverlerle buluştu.
İzocam ve İFSAK, gelecek nesillere enerji
konusunda ışık tutmak, enerji verimliliğine
farklı bakış açıları geliştirmesini teşvik etmek
amacıyla hayata geçirdiği “Enerji’K Bakış”
projesi ile sanat ve enerjiyi bir araya getiriyor.
Proje kapsamında, aralarında birçok tanınmış ismin de yer aldığı, farklı meslek gruplarından birçok kişi “enerji”yi sanatsal yaklaşımla yorumluyor. Sergilenen eserlerin bir albüm haline getirilip gelecek nesillere ışık tu-
tacak bir sanat rehberine dönüştürüldüğü
“Enerji’K Bakış” sergisinde “Enerji Verimliliği”
temalı 120 fotoğraf ve o fotoğraflardan yola
çıkarak yazılmış 120 metin ve karikatürle birlikte projeye özel hazırlanmış iki beste, bir
kısa film ve bir animasyon film yer alıyor.
Sanat dünyasının önde gelen isimlerinin de
destek verdiği sergide, küresel gündem konuları arasında yer alan enerji verimliliği teması işleniyor.
“Enerji’K Bakış” sergisi, İstanbul Modern Sanatlar Galerisi, Ankara, Adana, Kıbrıs, İzmir
ve İstanbul Beyoğlu Cumhuriyet Sanat Galerisi’nin ardından, 5-26 Eylül tarihleri arasında
Bursa Kent Meydan AVM’de Bursalı sanatseverlerle buluştu.
05 - 26 Eylül 2012
Kent Meydanı AVM / Bursa
İzocam ve Weber’e teşekkür plaketi!
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı Denetleme
Serbest Müdürlüğü, eski hükümlülerin katılımlarıyla verilen “Isı ve Ses Yalıtımı” eğitimini tamamlayan 14 kursiyer sertifika almaya hak kazandı. Cumhuriyet Savcılığı,
Halk Eğitim Müdürlüğü, Ceza İnfaz Kurulu
ve çeşitli kurumların yetkililerinin katıldığı bir
törenle başarılı olan kursiyerlere sertifikaları teslim edildi. Türkiye’de yalıtım sektörünün lideri İzocam ve endüstriyel harç üretiminde dünya lideri Weber de projeye dahil olarak yalıtım malzemesi ve eğitim desteği verdi. Törende İzocam’ı temsilen Adana
Bölge Müdürü Mustafa Rüştü Uz ve Bölge
Sorumlusu Mehmet Ali Elbek’e birer teşekkür plaketi takdim edildi. Koruma Kurulu
Başkanlığı’nın Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü’nün hazırladığı proje kapsamında, 14 eski hükümlüye
meslek ve sanat edindirmek amacıyla ısı
ve ses yalıtımı kursu açılarak eğitim verildi.
Düzenlenen eğitimle Mersin’de bulunan
600 m2’lik bir okulun dış cephesine ısı ve
ses yalıtımı yapıldı. İzocam ve Weber, eğitim
sürecinde ihtiyaç duyulan terratherm-manto
paket sistem yalıtım malzemelerini karşıladı.
Kursta aynı zamanda Weber uygulama uzmanı tarafından eğitim desteği de verildi.
İzocam 330 kişiyle İtalya'da maç heyecanı yaşayacak!
İzocam her yıl olduğu gibi bu yıl da bayi ve
müşterilerini unutmadı. Dünyanın önde gelen
şehir ve ülkelerinin tarihi yerlerini, doğal güzelliklerini ve önde gelen turistik merkezlerini
görme imkanı tanıyan İzocam, bu yıl İtalya’da
maç izleme şansı sunacak.
ramına katılmaya hak kazanacak. Gösterdikleri
başarıyla bu eşsiz ödüle layık görülen 330
bayi ve müşteri, Roma şehrinin tarihi ve doğal
güzelliklerine tanık olurken, Şubat ayında gerçekleştirilecek Roma-Juventus maçı heyecanına da ortak olacaklar.
Camyünü ve XPS ürünlerinde, Eylül-EkimKasım döneminde belirlenen hedefe ulaşan
İzocam bayi ve müşterileri, Şubat ayında İtalya’ya yapılacak 3 gece 4 günlük seyahat prog-
İzocam daha önce de bayi ve müşterilerine
Barselona, Kişinev, Minsk, St. Petersburg,
Kiev ve Bangkok/Pataya gibi dünyanın büyülü şehirlerini görme fırsatı sundu.
20 Yol Hi­ka­ye­le­ri
Amasya
İç Anadolu ve Orta Karadeniz’in
üç tarihi şehrindeyiz
Dergimizin bu sayısında İzocam bayileriyle birlikte Amasya, Çorum ve Sivas’taydık. Yeşilırmak’ın kıyısındaki
güzel Karadeniz şehri Amasya, Anadolu’daki en eski yerleşim yerlerinden Çorum ve tarihi güzellikleriyle Sivas
şehirlerindeki dört bayimizi ziyaret ettik.
Karadeniz Bölgesi’nin Orta Karadeniz bölümünde yer alan Amasya, doğuda Tokat, güneyde Tokat ve Yozgat, batıda Çorum ve kuzeyde Samsun ile çevrilidir. Şehirde, Karadeniz
iklimi ve kara iklimi arasında bir geçiş iklimi görülür. Yeşilırmak vadisi Harşena Dağı eteklerine
kurulan Amasya, tarihi boyunca krallık başkentliği yaptığı için bilim adamları, sanatkârlar ve
şairler yetiştiren, ayrıca şehzadelerin eğitim gördüğü bir şehirdir. Kurtuluş savaşının başlangıç
temelleri de Amasya’da atılır. Amasya, tarihi ve
kültürel zenginliklerinin yanı sıra, özellikle Yeşilırmak kıyısına yapılan Yalıboyu Evleri ile ünlüdür. Dünyanın en güzel misket elması, kirazı,
şeftalisi ve bamyasının üretildiği Amasya, tarih
ve doğanın buluştuğu antik bir kenttir.
8 bin 500 Yıllık Tarih
Amasya, Anadolu’nun eski yerleşim alanların-
dan biridir. Eski kayıtlarda ve buluntularda şehrin adı Amesseia, Amacia ve Amaccia olarak
geçer. Yapılan arkeolojik araştırma ve bulgulara
göre Amasya’da ilk yerleşme 8 bin 500 yıl öncesine dayanır. Amasya sırasıyla, Hitit, Frig, Kimmer, İskit, Lidya, Pers, Hellenistik-Pontus, Roma,
Bizans, Danişment, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı
egemenliği altına girer. 700 yıl Bizans egemenliğinde kalan Amasya’yı, Alparslan’ın komutanlarından Melik Ahmet Danişment Gazi 1075 yılında fethederek burada ilk Türk egemenliğini
kurar. 1386’da Şehzade Yıldırım Bayezid Amasya’yı Osmanlı topraklarına katar. Amasya, “Şehzadeler Şehri” olarak anılır. Çünkü Osmanlı döneminde şehzadeler, sancak olan Amasya’da
eğitim görürler. 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’da başlayan Milli Mücadele’nin ilk adımı,
12 Haziran 1919 tarihinde Mustafa Kemal’in
Amasya’ya gelmesiyle atılır.
Ünlü Amasya Evleri
Amasya’da şehrin pek çok yerinde, özellikle
Yeşilırmak sahil şeridinde geleneksel Osmanlı
evleri yer alır. Amasya evleri, daha çok 19.
yüzyıla aittir ve 1992’de koruma altına alınır.
Genellikle yan yana, bitişik olarak düzenlenen
evlerin en güzel örnekleri Yalıboyu Evleri olan
konut dokusudur. Evler, bodrum üzerinde bir
ya da iki katlıdır ve bahçe ya da avluya sahiptir. Evlerde taş temeller üzerine kerpiç ve hımış yapı tekniklerin uygulanması söz konusudur. Amasya’daki evlerin plan ve cephe yapıları, Kastamonu, Safranbolu ve Bursa’daki evlerle benzerlik gösterir. 1915 yılında Amasya’da çıkan yangın evlerin bir kısmının yanmasına neden olur. Amasya evlerinden günümüze gelen ve en iyi korunan evler arasında
Hazeranlar Konağı, Hacı İlyas Evi ve Yalıboyu
Evleri bulunur.
Amasya Müzesi
Şehrin en zengin müzesi olan ve 1925’te hizmete açılan Amasya Müzesi'nde, 13 farklı medeniyete ait arkeolojik, etnografik, sikke, mühür,
el yazmaları ve mumyaların olduğu 24 bine yakın eser yer alıyor. 14. yüzyıl İlhanlı döneminden erkek, kadın ve çocuklara ait mumyaların
olduğu bölüm, müzenin en önemli ve en çok ziyaretçi çeken bölümüdür. 3 katlı olan müzenin;
ikinci katında sikke ve arkeolojik eserler salonu,
üçüncü katında ise Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserlerin teşhir edildiği etnografik
ve mumyalar salonu, konferans ve sergi salonu,
el sanatları reyonları bulunuyor. Müzenin bahçesindeyse lahitler, mezar stelleri, mil taşları, sütun ve sütun başlıkları, İslami dönem kitabe ve
sandukaları teşhir ediliyor. Ayrıca, bahçe içinde
Selçuklu Sultanı I. Mesud’a ait türbe ve Osmanlı Dönemine ait Narlıbahçe Çeşmesi de yer
alıyor.
hamam kalıntıları ve kayaya oyulmuş Pontus
Kral mezarları bulunur. Şehrin bir diğer tarihi kalıntıları, Amasya Kalesi’nin yamaçlarında yer
alan ve M.Ö Amasya’da hüküm süren Pers
Pontus krallarına ait mezarların yer aldığı Kral
Kaya Mezarlarıdır. Kral Kaya Mezarları’nın en
büyüğü, yüksekliği 15 m., genişliği 8 m. ve derinliği 6 m. olan “Büyük Kral Mezarı”dır. Kral
Kaya Mezarları, bazı dönemlerde hapishane ve
cezalandırma mekanı olarak da kullanılmış.
Borabay Gölü
Amasya’da görülmeye değer doğa harikasından birisi Borabay Gölü’dür. Göl, doğa yürüyüşü, piknik ve kamp için uygun bir yerdir.
Denizden 800 m. yükseklikteki göl, doğal bir
set gölüdür. Bakanlar Kurulu tarafından Turizm
Merkezi olarak ilan edilen Borabay Gölü’nde 9
vardır. Çorbalar arasında en çok yapılanları çatal çorba, toyga çorbası, kesme ibik çorbası ve
yarma çorbasıdır. Yörenin etli yemekleri, bakla
dolması, etli bamya, keşkek, ciğer sarması, madımak, mıhlama, mumbar, işkembe, pastırmalı
pancar, sirkeli ciğer ve sulu köftedir. Amasya
çöreği, yağlı ya da katmer, kabak kavuklu pilav,
akıtma, döndürme, ekmek aşı (papara), haşhaşlı cevizli çörek, kıymasız mantı yörenin hamur işlerindendir. Ayrıca kuymak, yuka tatlısı,
elma tatlısı, fırın sütlaç, gelin parmağı, gömlek
kadayıfı, kalbur tatlısı, höşmerim, şeker böreği
ve vişneli ekmek tatlılar arasında yer alır.
“İzocam’ın kurumsallığından ve
kalitesinden memnunuz”
bungalov ev, kamp ve piknik alanları, doğa yürüyüşü parkuru ve dinlenme alanları vardır. Bu
nedenle Borabay Gölü, yerli ve yabancı ziyaretçilerin çok sık uğradığı bir merkez durumundadır. Gölün etrafında kayın, sarıçam, sedir, kestane ağaçları yer alır ve göl zümrüt yeşilidir.
Ziyaretçiler göl etrafında temiz havada yürüyüş
yapmanın yanında, gölde kayıkla tur atabilirler.
Ayrıca Belediye tarafından işletilen orman içi
dinlenme tesisleri mevcuttur. Canlı türlerini korumak için gölde avlanmak yasaktır.
Yedikuğular Kuş Cenneti
(Yedikır Barajı)
Yedikır Barajı, Tersakan Çayı üzerinde, sulama
amacıyla 1982-1985 yılları arasında inşa edilmiş bir baraj. Kızılkanat, sazan ve turna balıklarıAmasya Kalesi ve Kral Mezarları
nın yaşadığı Yedikır Barajı, olta balıkçılığı için
Amasya Kalesi, Amasya’nın şehir merkezinin
Karadeniz’deki ender göllerden biridir. Yeşilkuzeyini kaplayan Harşena Dağı üzerinde yer
ırmak’ın bir kolu olan Tersakan Çayı ile beslealır. “Harşena Kalesi” adıyla da bilinir. Kalenin
nir. Baraj gölünün kuzeydoğusunda yer alan
Pontus Kralı Mithridates tarafından yaptırıldığı
araziler çam türleriyle ağaçlandırılır. Göl, çok sasöylenir. Bazı kaynaklara göre de Kale,
yıda su kuşuna da ev sahipliği yapar. Angıt, yeKumandan Harsana yaptırdığı için Harşena isşilbaş ve büyük karabaş martı bu kuşlar aramini alır. Persler, Romalılar, Pontus ve
sında yer alır. Baraj gölü 1989 yılında, “Yaban
Bizanslıların egemenlikleri döneminde saldırıya
Hayatı Koruma Sahası ve Doğal Sit Alanı” ilan
uğrayan Amasya Kalesi, yüzyıllar içinde yıkılır
edildi. Koruma sahası ilan edildikten
ve her seferinde yeniden inşa edilir.
İZOCAM PREFABRİK
sonra göle Amasya Valiliği taraRoma ve Pontuslular arasında
KLİMA KANALI
fından “Yedikuğular Kuş
geçen savaşlar sırasında
Havalandırma ve klima kanallarına
Cenneti” adı verildi.
önemli oranda tahrip olan
ihtiyaç duyulan tüm yapılarda ısı ve ses
Amasya Kalesi, 1075’te
yalıtımıyla yangın güvenliği için kullanılır.
Türklerin Amasya’yı fetAmasya Mutfağı
hetmesinden sonra onaAmasya, köklü bir tarih ve
rılır. 18. yüzyıla kadar kulkültür yaşamının yanında
lanılan Kale, bu yüzyıldan
ekolojik yapısı gereği
sonra askeri önemini kayzengin bitki örtüsüne ve
beder. Kalede sarnıçlar,
dolayısıyla zengin mutfak
su depoları, Kale eteklekültürüne sahiptir. Her yörerinde Osmanlı dönemine ait
nin kendine özgü yemekleri
Erdemler İnş. Tes. Malz. Proje Taah.
Tic. ve San. Ltd. Şti.
Sahibi Ahmet Gökhan Erdem:
“Makina mühendisiyim.
Şirketimizi 1972’de rahmetli
babam kurdu. 1984’te de
şirkete ben dahil oldum.
6 yıl önce babamın vefat
etmesine kadar babamla birlikte çalıştım. İlk
kurulduğumuz günden beri inşaat ve tesisat
malzemeleri üzerine faaliyet gösteriyoruz. Yıllar
içinde faaliyetlerimize seramik ve yalıtım ürünleri
satışıyla yeni bayilikleri ekledik. Çok yoğun olmamakla birlikte yalıtım uygulamaları da yapıyoruz.
Amasya’da sanayi olmadığı için ağırlıklı olarak
konutlara uygulama yapıyoruz. 1973’ten beri
İzocam bayisiyiz. İzocam bayisi olmaktan,
İzocam’ın kurumsallığından, kalitesinden, sektöre yön veren öncü bir firma olmasından ve eğitimlerinden çok memnunuz. Ben aynı zamanda
Amasya’da Makina Mühendisleri Odası Başkanlığı'nı yapıyorum. İzocam’ın meslek örgütümüze
verdiği destekten de çok memnunuz. İzocam,
‘sağolasın İzocam’ sloganlı reklamıyla bile halkı
yalıtım konusunda bilinçlendirmiş, yalıtımı halkın
beynine kazımıştır.
Tanıştığımız günden beri İzocam’ın bütün yöneticileri ve personelini, sevdiğim ve saydığım iyi
insanlar olarak değerlendiriyorum. Her konuda
desteklerini ve dostluklarını gördük. İzocam, her
zaman yenilikleri takip ederek sektörün ihtiyaçlarını yeni ürünlerle destekledi. Amasya’da İzocam
çatı şiltesi çok satan bir ürün. Dış cephe ısı yalıtım sistemleri çok kullanılıyor. Ayrıca İzopor levhalarla yalıtım yapılıyor. Amasya küçük bir şehir
olmasına rağmen yalıtım bilinci oturdu. Eski tarihlerde kişi başı camyünü tüketimi en fazla olan
şehirlerden birisi Amasya’ydı. Şehrimizde yalıtımsız bina yok denecek kadar azdır. Makina Mühendisleri Odası olarak şehrimizde meslektaşlarımızı eğitiyoruz. Ayrıca yapı denetimdeki mühendis arkadaşlarımıza işin doğruluğunu kontrol etmeleri için eğitim veriyoruz. Şu anda Amasya’da
yeni yapılan binalarda 8 cm yalıtım kalınlığı uygulanıyor. İş dışında kitap okumayı seviyorum. Haftanın bir günü spor yapıyorum.” 22 Yol Hi­ka­ye­le­ri
Çorum
Çorum, Karadeniz Bölgesi’nin Orta Karadeniz
bölümünde yer alır ve topraklarının bir kısmı
İç Anadolu Bölgesi’nde bulunur. Yeryüzü şekilleri ve iklimi, Karadeniz ve İç Anadolu Bölgesi arasında geçiş özellikleri gösterir. Coğrafi
konumu itibarıyla İç Anadolu’yu Karadeniz’e,
Doğu Anadolu’yu Batı’ya bağlayan işlek yol
güzergâhı üzerindedir. Şehir, doğuda Amasya,
güneyde Yozgat, batıda Çankırı, kuzeyde Sinop, kuzeydoğuda Samsun ve güneybatıda
Kırıkkale ile çevrilidir. 2011 sayımına göre nüfusu 261 bin 973 olan şehir, kültür turizmi açısından ülkemizin en önemli merkezlerinden
biridir.
Tarihi Kalkolitik Çağa Dayanır
Çorum’da en eski yerleşime ait kalıntılar Kalkolitik Çağa (yaklaşık M.Ö 6000-3000) aittir.
Eski Tunç Çağı’nda bölgeye Hattiler hakimdir. Bu dönemde Çorum, maden zenginliği
nedeniyle Anadolu’nun merkezlerinden biri
olur. Çorum’da bu döneme ait aralarında altın, gümüş ve tunç eserlerin de bulunduğu
önemli buluntular, Alacahöyük’teki mezarlarda ele geçer.
M.Ö. 18. ve 17. yüzyıllar, Hattiler ve Hititler
arasındaki mücadeleyi Hititler kazanır ve Hattuşa yeni kurulan Hitit devletinin başkenti
olur. M.Ö. 13. yüzyıl sonuna doğru Hitit İmparatorluğu’nda yaşanan taht kavgaları imparatorluğun sonunu getirir. Daha sonra Frigler
döneminde Boğazköy, Alacahöyük ve Pazarlı
merkez olarak gelişir. Keltler, Roma ve Bizans
İmparatorluğu egemenliği altına giren bölge,
1071’de kazanılan Malazgirt Savaşı’yla Anadolu Selçuklu hakimiyetine girer.
Şehrin Simgesi Saat Kulesi
Çorum’un simgesi olan Saat Kulesi, 1894 yılında 2. Abdülhamit döneminde padişahın
Beşiktaş Muhafızı olan Hasan Paşa’nın desteğiyle yaptırılır. Kulenin çanı Hasan Paşa tarafından seçilerek İstanbul’dan gönderilir. 27,5
metre yüksekliğinde olan Saat Kulesi’nin tabanı sekiz köşelidir. Kuleye 81 basamaklı döner
merdivenle çıkılır. Uzmanlar Saat Kulesi’ndeki
mimari yapının diğer kulelerden farklı olduğunu, kullanılan taşın dayanıklı olmamasına karşın, kolay işlenen bir malzeme olduğunu söylerler. Saatin çanının sesinin ilk yıllarda çok
güçlü olduğu ve merkeze bağlı köylerden bile
duyulduğu söylenir. Saat Kulesi’nin kapısı üzerinde eski yazıyla bir kitabe vardır ve Muhammet Nuri Bektaşi (Korman) tarafından yazılır.
Saat Kulesi’ne halk arasında “Çan Saati” de
denilir.
Hattuşa-Boğazkale
Çorum’un 80 kilometre güneybatısında, Boğazkale ilçesinde bulunan Hattuşa, Anadolu’nun büyük bir kısmına M.Ö. 12000 yıllarına
kadar hükmeden Hititlerin başkentidir. Bölge
1988 yılında Tarihi Milli Parklar statüsüne alınır. Hattuşa, 1834’te Fransız mimar Charles
Texier tarafından keşfedilir. 1893-94’te Ernest
Chantre’nin ilk çivi yazılı tabletleri bulunur. 2.
Dünya Savaşı nedeniyle verilen aradan sonra
1952’de yeniden başlatılan kazılar, Alman
Arkeoloji Enstitüsü tarafından sürdürülür. İlk
yerleşim izlerine Kalkolitik Çağ’da (M.Ö. 5000)
rastlanır. Bölgenin yerli halkı olan Hattiler, burada bir kent kurup Hattuş adını verirler. Hitit
İmparatorluğu döneminde şehir yaklaşık 6 kilometre uzunluğunda bir surla çevrilir. Daha
sonra bu surların önüne ikinci bir duvar daha
örülerek kent daha sıkı şekilde savunulur. Bu
yeni sur üzerinde bulunan, anıtsal şehir kapılarının çoğu günümüze kadar kalır. Aslanlı Kapı
ve Kral Kapı bunların en önemlileridir. Yapılan
kazılarda ortaya çıkan Hitit metinlerinde sık sık
“Hattuşa ülkesinin bin tanrısından” söz edilir.
Tanrıların çoğu Hattuşa’da kendilerine bir tapınak yeri yaptırırlar. Hattuşa’da bugüne kadar
31 tapınak bulunur.
Alacahöyük
Çorum’un tarihi yerlerinden birisi de Alacahöyük’tür. Şehrin 45 km güneybatısında bulunan Alacahöyük, Eski Tunç Çağı ve Hitit Çağı'nda çok önemli bir dini tören ve sanat merkezidir. Alacahöyük ile ilgili 4 uygarlık çağı ortaya çıkartılır. Bunlar; Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu-Osmanlı dönemleridir. Hitit
merkezlerinden biri olan höyük, 310 m. genişliğinde ve 20 m. yüksekliğindedir. 1835’ten
beri çeşitli araştırma ve kazılar yapılan höyükte, tam anlamıyla 1935’te başlayan kazılar sonunda 4 kültür çağı ve 14 yapı katı tespit edilir. Birinci kültür çağı denilen döneme ait hö-
yükte, kerpiç, kamış ve ince ağaç dallarından
yapılan evlerin kalıntıları, mezarlar, çanak ve
çömlekler bulunur. İkinci kültür çağında 14
kral mezarı ortaya çıkarken, üçüncü kültür çağında 4 yapı katı göze çarpar. Dördüncü kültür çağına ait ise çanak, çömlek, para gibi
eserler ortaya çıkarılır. Alacahöyük’te çıkarılan
eserler bugün orada yapılan müzede sergileniyor.
eserlerin çokluğu nedeniyle ihtiyaca cevap veremez duruma gelir. Bunun üzerine Çorum
Endüstri Meslek Lisesi’nin yanında bulunan
bina, 1986 yılında Yeni Çorum Müze binası
olarak restore edilmek üzere Milli Eğitim
Bakanlığı’ndan devralınır. 1989 yılında müze
hizmet binası olarak kullanılmak üzere restore
edilmeye başlanır. Restorasyon çalışmalarının
tamamlanmasının ardından yeni Çorum
Müzesi 2003’te hizmete açılır. Yeni müze binasında, arkeolojik ve etnografik teşhir salonları
vardır. 4 kattan oluşan arkeolojik salonda;
Alacahöyük, Kuşsaray ve Büyük Güllücek kazılarında bulunan eserler, Hitit dönemi eserleri,
müze koleksiyonunda özel bir yere sahip olan,
restoran olarak hizmete açılan Katipler Konağı
ve Alaybey Konağı gösterilebilir.
Çorum Leblebisi ve Mutfağı
Çorum hepimizin de bildiği gibi leblebisi ile
ünlüdür. Çorum’un sarı leblebisi kuru nohuttan yapılır ve nohut bir buçuk ay gibi uzun bir
sürede leblebiye dönüşür. Çorum, yöresel yemekler bakımından zengindir. Şehrin yemekleri arasında mayalı, yanıç, cızlak, kömbe, oğmaç, hingal, haşhaşlı çörek, borhani (hamurlu,
yumurtalı, mantarlı), helise, çullama, tirit, iskilip
dolması, keşkek, kara çuval helvası, hedik, has
baklava sayılabilir.
Çorum Kalesi
Şehrin güneyinde, alçak bir tepe üzerinde kurulan kalenin kesin yapım tarihi bilinmiyor.
Kale, Selçuklu Sultanı Kılıç Arslan tarafından
inşa edilir. Kare planlı olan kalede yapı malzemesi olarak düzgün kesme taş, moloz taş ve
Roma-Bizans dönemlerine ait devşirme taşlar
kullanılır. Kale içinde küçük bir camiyle konutlar yer alır.
Ulu Cami
üzeri çivi yazılı Hitit Kralı 2. Tuthaliya’ya ait ünik
bronz kılıç, Ortaköy-Şapinuva kazısı küçük buluntuları, Bizans ve İslami dönem sikkeleri sergilenir.
Çorum Evleri
Çorum’un mimari mirası içinde korunması gereken eski Çorum Evleri önemli bir yer tutar.
Ancak bu evlerin hepsinin özelliklerini günümüze kadar koruduklarını söyleyemeyiz. Bugün
Çorum’da geleneksel Türk evi niteliklerini taşıyan az ev vardır. Bu evlerin, 19. yüzyılın sonu ya
da 20. yüzyılın ilk yarısında yapıldığı bilinir. Çorum Evleri genellikle iki katlıdır. Evlerin yapımında ahşap ve kerpiç dolgu kullanılan “hımış” tekniği tercih edilir. Evlerin dışarıyla ilişkisi kesiktir.
Özellikle kadınların bahçe içinde rahatlıkla çalışabilmesi için bahçenin etrafı yüksek kerpiç duvarlarla çevrilir. Eski Çorum Evleri'nin birinci katı
Caminin Selçuklu Sultanı 3. Alaattin Keykubat
zamanında yaptırıldığı söylenir. Cami, bugüne
kadar pek çok kez onarılır. 1446 tarihinde 2.
Beyazıd zamanında meydana gelen büyük
depremde harap olan cami, Mimar Sinan tarafından onarılır. 4. Murat Erivan Seferi’ne giderken Çorum-Boğacık Köyünde konaklar, cami
bu dönemde tekrar tamir ettirilerek etrafına
medreseler ve akarat yaptırılır. 1790 yılındaki
depremde tekrar hasar gören cami, 1810 yılında ahşap, tek kubbeli olarak tamir ettirilir ve
bugünkü görünümünü alır. Caminin son
cemaat yeri ve üst katı 2.
(zemin kat) genellikle mutfak, kiler
Meşrutiyetin ilanından sonra
gibi kısımlardan oluşur. Ayrıca
İZOCAM VANA CEKETİ
yapılır ve doğu tarafına bir
Kapalı ya da açık ortamlardaki standartlara kışın çok soğuk geçen günminare ilave edilir.
ler için bir de kışlık oda buuygun üretilmiş tüm vana ve pislik
tutucuların ısı yalıtımında kullanılır.
lunur. Esas yaşamın geçtiği bölüm ikinci kattır. Bu
Çorum Müzesi
kata genellikle ahşap, dö1968 yılında kurulan
ner bir merdivenle çıkılaÇorum Müzesi,
rak sofaya açılır. ÇoÇorum’da son yıllarda
rum’daki tescilli evlere örhareketlilik kazanan arkenek olarak, restore edilip
olojik kazılar ve elde edilen
“İzocam’ın bayrağını gururla taşıyoruz”
Karaalemdar İnş. Malz. Tic. ve San. A.Ş.
Sahibi Enver Bayrak:
“1976 Çorum doğumluyum.
12 yıldır şirkette dördüncü
kuşak olarak görev yapıyorum. Şirketimizin temelleri
1901 yılına dayanıyor. Babamın dedesi İstanbul Kadıköy’de deri ticaretiyle faaliyete başlamış. 1960’da
Çorum’a taşınan şirketimiz, Komutan Ticaret
ismiyle faaliyetlerini sürdürmüş. Dedelerim komutanmış, seferlerde bayrak taşırlarmış. Biz de şirketimize Karaalemdar ismini verdik. Babamın
amcasının oğluyla iki yıl öncesinde vefatına kadar
birlikte çalıştık. Şu anda şirkette benden başka
aileden kimse yok. Ağırlıklı olarak inşaat sektöründe faaliyet gösteriyoruz. Isıtma ve soğutma ürünleriyle yalıtım üzerine bayiliklerimiz var. İzocam bayiliğini babam işin başındayken 1975 yılında aldık.
O yıllardan beri de gururla bayiliği sürdürüyor ve
İzocam’ın bayrağını taşımaya çalışıyoruz. Bizim
için kalite çok önemli. Başımızı ağrıtacak bir ürünü
şirkete sokmuyoruz. İzocam’ın ürünü söz konusu
olduğu zaman fiyat bile sorulmadan ürün istenebiliyor. Bunda İzocam’ın kalitesinin büyük etkisi
var. İzocam’ın uzun yıllar bayisi olmamızı karşılıklı
ahde vefa ve iyi niyete bağlıyorum.
Çorum’da daha çok Foamboard, Camyünü
ve Taşyünü satışı yapıyoruz. Ürünleri satarken
zorlanmıyoruz. Çünkü özellikle İzocam ürünlerini
isteyenler bize geliyorlar. Yıllardan beri kemikleşmiş bir müşteri portföyümüz de var. Yalıtım konusunda insanlar yavaş yavaş bilinçleniyor. İnsanlar
yalıtımı yaptırıp daha az fatura ödemeye başladıkça birbirilerini de bilinçlendiriyorlar. Uygulamaların
daha da yoğunlaşmasını bekliyoruz. Bu konuda
bizim de bir projemiz var. Şirketimizin bünyesinde mantolama üzerine bir departman kuracağız.
Mantolama konusunda tecrübeli olan bir arkadaşımız, mağazanın altında kuracağımız showroom’da sadece İzocam mantolama ürünlerinin
satışından sorumlu olacak. Bu konuda talebin artacağını düşünüyoruz. BEP Yönetmeliği’nin ardından yalıtım uygulamalarının hızlandırılması gerekiyor. Yalıtım sektörü önü çok açık bir sektör. Yıllardır motosiklet kullanıyorum. 6-7 yıldır motosikletle seyahatlere de katılıyorum.”
24 Yol Hi­ka­ye­le­ri
Sivas
Sivas, İç Anadolu Bölgesi’nin doğusunda,
Anadolu’daki tarihi İpek Yolu güzergâhlarının
kesiştiği noktada bulunur. Ünlü Kral Yolu da
Sivas’tan geçer. Şehrin topraklarının büyük bölümü Yukarı Kızılırmak, bir bölümü de Yeşilırmak ve Fırat havzalarında yer alır. Sivas, kuzeyde Giresun, Ordu ve Tokat, doğuda Erzincan, Güneyde Malatya, Kahramanmaraş ve
Kayseri, batıda ise Yozgat ile komşudur. İç
Anadolu Bölgesi’nin en soğuk ili olan Sivas’ta
karasal iklim görülür. Yazları oldukça kurak geçer. Şehrin nüfusu 310 binin üzerindedir.
Sivas Tarihi
Çifte Minareli Medrese, ne yazık ki büyük yıkıma uğradığı için bugün çok az bir kısmı ayaktadır. Yapı, harap olması nedeniyle 1882’de ilk
önce hastane, sonra okul haline getirilir. Ön
cephesi Halil Edhem Bey’in çabasıyla yıkılmaktan kurtarılır. 2 katlı, 4 eyvanlı bir yapıdır. Taç kapının üzerindeki tuğla minareler çini bezemelidir. Bitkisel ve geometrik motiflerle süslü taç
kapı, yapıya hareketli bir görüntü kazandırır.
Son yıllarda yapılan kazıların da ortaya koyduğu
gibi Çifte Minareli Medrese, yalnız medreseden
ibaret değildir, çevresinde diğer bazı yapıları da
içine alır.
Sivas’ta ilk yerleşim M.Ö. 7000-5000 yıllarına
uzanır. Hititlerin yerleşim alanı içinde bulunan
Sivas, Friglerin, Lidyalıların, Romalıların ve Bizanslıların egemenliğine girer. Romalıların döneminde “Sebasteia” adını alır. Şehrin ilk kuruluş
yeri, Topraktepe adı verilen yükseltinin üzerine
yaptırılan kaledir. 1071’de Danişment Beyliği,
Sivas’ı topraklarına katar. 1220 yılında Sultan
İzzettin Keykavus, Sivas’ı Selçuklu Devleti’nin
başkenti yapar. 1256-1343 yılları arasında şehir
İlhanlıların egemenliği altına girer. 1398’de
Osmanlı’nın egemenliği altına girer ve Eyalet-i
Rum adını taşıyan geniş bir bölgenin eyalet
merkezi konumuna girer. 4 Eylül 1919’da toplanan Sivas Kongresi ile Cumhuriyetin temellerinin atıldığı şehir olan Sivas, Atatürk ve kongre
üyelerini ağırlayarak Cumhuriyet tarihinin
önemli şehirlerinden birisi haline gelir.
Çifte Minareli Medrese
Sivas’taki Çifte Minareli Medrese, Anadolu’nun
en ünlü tarihi yapılarından birisidir. İlhanlıların
büyük veziri Sahip Şemseddin Mehmet Cüveyni tarafından 1271-1272 yılları arasında yaptırılır. Anadolu’da yapılmış en abidevi medreselerden biri olan ve “Darülhadis” adıyla da tanınan
lılar, İlhanlılar ve Osmanlılar zamanında kale
onarılır. Şehri tamamen kuşatan dış surların 5
ya da 7 kapısı vardır. Her onarımda yeni kapılar
açıldığı ve kapandığı için kapı sayısında değişimler söz konusudur. Kayseri Kapısı, Dolap
Kapısı, Şalpur Kapısı, Bağdat Kapısı, Tokat
Kapısı gibi kapı isimleri vardır.
Sivas Ulu Cami
Ulu Cami, şehrin en eski yapılarındandır. 119697 yılları arasında Anadolu Selçuklu Sultanı 2.
Kılıçarslan’ın oğlu Kutbettin Melikşah döneminde, Kızılarslan Bin İbrahim tarafından yaptırılır. Caminin 1. İzzeddin Keykavus tarafından
1212 yılında onarıldığı, 1213’te de minaresinin
yapıldığı bilinir. Cami 1955’te Sivas Valiliği tarafından onarılır. Onarım çalışmaları sırasında caminin hem yapım hem de onarım yazıtı bulunur.
Gök Medrese
Sivas Kalesi
Sivas şehir merkezinde, Topraktepe üzerinde
bulunan Sivas Kalesi’nin yapım tarihi kesin olarak bilinmez. Kalenin Roma İmparatorluğu döneminde ya da daha önce yapıldığı sanılır.
Bizanslılar, Danişmentliler, Selçuklular, Eretna-
Çok sayıda tarihi ve kültürel zenginliklere sahip
olan Sivas’taki en güzel Selçuklu eserlerinden
birisi Gök Medrese’dir. Tarihi yapı, 4. Kılıçarslan’ın oğlu 3. Gıyasettin Keyhüsrev döneminde
Vezir Sahip Ata Faahreddin Ali tarafından 1271
yılında yaptırılır. Türk mimarisinin ve süslemesinin bir arada olduğu önemli yapılardandır.
Medresenin giriş kapısının kemerinin iki yanında çeşitli hayvan figürleri vardır. Giriş kapısının
sağ üst köşesindeki yaprak kabartma üzerinde
ise Orta Asya burç figürleri, 12 hayvanlı Türk
takvimi sembolleri yer alır. Gök Medrese’nin
mermer taç kapısı zengin bir görünüme sahiptir. Kapının iki yanında simetrik olarak işlenen, vazoda yapraklar, çiçekler ve narlardan
oluşan bitkisel tablo figürleri vardır. 1926 yılında müze haline getirilen Gök Medrese,
2006 yılında başlayan restorasyon çalışmaları sonunda Selçuklu Müzesi olarak hizmete
açılacak.
Aşık Veysel Müzesi
Sivas Mutfağı
Sivas’ın en önemli değerlerinden birisi Sivrialan
Köyü’nde dünyaya gelen dünyaca ünlü halk
ozanımız Aşık Veysel Şatıroğlu’dur. Ozanın
Sivrialan Köyü’ndeki evi 1979 yılında Kültür ve
Turizm Bakanlığı tarafından kamulaştırıldı ve
1982’de de müze olarak ziyarete açıldı. Müzede Aşık Veysel’in kişisel eşyaları, fotoğrafları, şiirleri ve onunla ilgili yayınlanan eserler sergileniyor. Aşık Veysel’in anısını yaşatmak için her yıl
9-11 Temmuz tarihleri arasında Sivas’ta ve
Sivrialan Köyü’nde anma törenleri düzenleniyor.
Ayrıca “Aşık Veysel Aşıklar Bayramı” adı altında
bir festival gerçekleştiriliyor.
Sivas mutfağı, ülkemizde kendine özgü bir
yere sahiptir. Yöre yemekleri daha çok unlu
yemeklere dayanır. Keş, peskütan ve çökelek,
süt ürünlerinden hazırlanan yiyeceklerdendir.
Yazları ayranlı çorba, pancarlı çorba, evelik ve
düğücek aşı gibi yemekler yapılır. Kışları ise tırhıt, sübüra, kelecoş, tarhana, içli köfte, hingel
gibi hamurlu yemekler yenir. Şehirde genellikle
sebze yemekleri yapılmaz. Sivas kebabı ünlüdür. Tandırda kül çöreği, fotla, patates ya da
peynirle yapılan kömbe, kete, lavaş yörede
yaygın ekmek çeşitlerindendir. Ayrıca Sivas
köftesiyle de ünlüdür. Sığır etinden yapılan köftenin eti özel olarak bekletilir ve içine un ve kırmızı biber konularak hazırlanır.
Sızır Şelalesi, Şuğul Vadisi
Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınan Sızır
Şelalesi, Gemerek ilçesinin Sızır kasabasına 1
km uzaklıktadır. Şelale, Çat Ormanları içinde,
Göksu Çayı üzerinde bulunur. Yöre sakinlerinin
sık geldikleri dinlenme yeri olan Sızır Şelalesi,
doğa yürüyüşüne de elverişlidir. Sivas’ın bir diğer doğal güzelliği olan Tödürge Gölü de şehrin önemli mesire yerlerindendir. Kayıkla geziler
yapılan göl, dalış sporu için de uygundur.
Çoban Köpeği olarak da bilinen kangal köpeği, uzun çalışma saatlerine dayanabilen bir
türdür. Mükemmel bir içgüdüsü, sahiplenme
ve koruyucu duygusu nedeniyle bugün Anadolu’da besi hayvanlarını, kurt ve ayı gibi yırtıcı hayvanlarına karşı korumak amacıyla Sivas Kangal Köpeği kullanılır. Bu köpekler,
dünya köpek ırkları arasında kurtlara karşı koyabilen tek köpek ırkıdır. Kangal Köpekleri en
zor iklim ve çalışma şartlarında verilen görevi
canı pahasına yerine getirme özelliğine sahiplerdir.
“İzocam’ın tabelası bizim için itibardır”
Gölün deniz seviyesinden yüksekliği 1295 metredir. Tödürge Gölü, Sivas’ın en büyük gölüdür
ve içinde 2 tane ada vardır. Gölün derinliği 4-10
metre arasında değişir. Suyu kireçli ve tuzlu
olan gölde çok sayıda balık yaşar ve etrafında
da çeşitli kuş türleri vardır.
Kangal Balıklı Kaplıca
Kangal Balıklı Kaplıca, “doktor balıklar” diye anılan, dişi olmayan balıklarıyla ünlüdür. Kaplıcadaki balıklar, 36-37 derece sıcaklıktaki suyun
yumuşattığı yara kabuklarını deriden uzaklaştırarak kaplıca suyunun deriye ulaşmasını sağlar
ve deri pürüzsüz hale gelene kadar o bölgeyi
temizler. Balıklı Kaplıca, deri hastalıklarından
özellikle sedef hastalığının ve romatizmal hastalıkların (kırıklar, kas hastalığı) tedavisinde ün
yapmış bir kaplıcadır. Bu kaplıcanın önemi, suyun kimyasal özelliklerinden ve içinde yaşayan
balıklardan ileri gelir.
Kangal Köpeği
Sivas Kangal Köpeği’nin kökeninin Orta
Asya’ya dayandığı söylenir. Kanglı Türk boyunun Orta Asya’dan göçü sırasında hem insanları hem de koyunlarını korumak için kangal köpeklerini yanına aldığı söylenir. Orta
Asya’dan beri Türklerle birlikte olan ve onlarla
birlikte Anadolu’ya gelen Sivas Kangal Köpeği, soyunu günümüze kadar korur. Anadolu
Sivas Demir Çekme San. ve Tic. Ltd. Şti.
Genel Müdürü Turan Yıldız:
“Şirketimiz bir aile şirketi.
1963’te babam şirketi kurdu.
Daha sonra işi bize devretti.
Sivas Demir Çekme şirketini
iki kardeşimle birlikte 1985’te
kurduk, 1986’da şirketimiz
faaliyete geçti. İlk yıllarda ana faaliyet alanımız
inşaat demiriydi. 1990’lı yıllarda yalıtım ürünleri,
galveniz sac, gaz beton ve çatı kaplama ürünlerini
de satmaya başladık. Merkez ofisimizde alım, satım ve koordinasyon işlerini ben yürütüyorum. Ortanca kardeşim Ahmet ve küçük kardeşim Murat,
depoda görev yapıyorlar. Sivas’a doğalgazın gelmesiyle birlikte insanlar yüksek doğalgaz faturası
ödemeye başladılar, biz de herkese örnek olmak
için yalıtım uygulamaları yapmaya başladık. 6 yıl
uygulama yaptık. 2008’de amacımıza ulaşınca
uygulamayı bıraktık. Merkez satış ofisimizin dışında bir de 440 metrekarelik depomuz var. Şirket
olarak ticari prensibimiz gereği, ürünü satmadan
önce tanıyor, daha sonra müşteriye anlatıyoruz.
İzocam bayisi olmak için talepte bulunduk. O dönemde iki Sivas bayisi vardı. 1 yıl tali bayi olarak
çalıştık. 2000’de de İzocam bayisi olduk.
İzocam bayisi olmaktan çok memnunuz. Bugüne
kadar hiçbir sorun yaşamadık, ürünlerle ilgili şikayet gelmedi. İzocam bayisi olmak, şehrin iyi tüccarı olduğunuz anlamına geliyor. Bu nedenle
İzocam bayisi olmak bir seçkinliktir, İzocam’ın
tabelasına sahip olmak bizim için itibardır. Kaliteye
önem veriyoruz. Her sattığımız ürünün sonuna
kadar arkasındayız. İzocam ürünlerini satarken
de içimiz çok rahat. Sivas’ta İzocam’ın ağırlıklı
olarak Foamboard ürününü satıyoruz. Şehrimizde
sanayi olmadığı için Taşyünü satamıyoruz. Bu yıl
EPS satışına başladık. Bu ürünün satışları da iyi
gidiyor. Sivas’ta yalıtım malzemeleri konusunda
çok mücadele verdik. Yıllarca malzemeleri ve
kalınlıkları anlattık. Şu anda şehrimizde 7 cm yalıtım kalınlığı uygulanıyor. Yalıtım bilinci zamanla
oluştu. İlk önceleri 6 cm’lik çatı şiltesi satarken,
bugün 10-12 cm’lik şilteler satıyoruz. İzocam’a
bize destek verdiği için çok teşekkür ediyorum.
Onların verdiği destek ve kaliteli ürünle başarıyı
elde ediyoruz.”
“İzocam’ı emanet gibi görüyoruz”
Şardaşlar Yapı ve Isı Sistemleri Şirket
Ortağı Babur Şardaş:
“ODTÜ Makina Mühendisliği
bölümünden mezunum.
Üniversiteden mezun olduktan sonra üçüncü kuşak
olarak şirketimizde çalışmaya
başladım. Şirketimizin kurucusu dedem müteşebbis bir insanmış. 1940’lı yıllarda nalburluk alanında faaliyet gösteren şirketimizi
kurmuş. Ardından babamı yetiştirmiş. Kaba inşaat malzemeleri, seramik, vitrifiye, batarya satışı ve
yalıtım malzemelerinin satışını yapıyoruz. İnşaat
mühendisi ve makine mühendisi olan iki kardeşimin işe dahil olmasıyla birlikte faaliyetlerimize
tesisat, ısıtma ve soğutma ürünlerinin satışını da
ekledik. İki tane mağazamız var, bir tane daha
açmayı planlıyoruz. İzocam ile 40 yılı devirdik.
1968’den beri İzocam bayisiyiz. İzocam’ın en eski
bayilerinden biriyiz. İzocam kurulduktan sonra
ürünlerini satmaya başlamışız. O dönemde insanlar yalıtımı bilmiyorlarmış. Ürün satmak için önce
ürünün ne olduğunu anlatmak gerekiyormuş.
Aslında ben çok şanslıyım. Çünkü İzocam ile
çocukken tanıştım ve doğruyu bulmak için araştırma yapmadım.
Dedem ileriyi gören birisiymiş. Sivas’a pek çok
yenilik getirmiş. İzocam’ın ilk Genel Müdürü
Ferdi Vardarman Sivas’a gelmiş. İzocam ürünlerini Sivas’ta kimin satabileceğini araştırmış ve tavsiyeler üzerine Dedem Necmettin Şardaş’ı bulmuş. Böylece İzocam bayisi olmuşuz. İzocam
bayisi olmak bir prestijdir, bir ayrıcalıktır. İzocam,
olmazsa olmaz. İnsanlar bizim için, ‘İzocam
herkese bayilik vermez, İzocam bayilik verdiğine
göre iyi bir firmadır’ diye düşünüyorlar. Biz de
İzocam’ı emanet olarak görüyoruz. İzocam ailesi
de bizi eski bayi olduğumuz için böyle görüyor.
Sivas’ta yalıtım uygulamalarının el yordamıyla
yapıldığını söyleyebilirim. Mesleğim gereği insanlar boş yere para harcamasınlar, yalıtımda
optimumu bulsunlar diye çalışıyorum. Sivas’ta
Camyünü satışı giderek geriliyor. Daha çok
Foamboard tercih ediliyor. Yalıtım denince burada Foamboard anlaşılıyor. Türkiye’de yalıtımın
kredi ayağının eksik olduğunu düşünüyorum.
Ayrıca KDV’nin düşmesi gerekiyor.”
26 Röportaj
Sivas Belediyesi Yapı Denetim Servisi Şefi Osman Yılmaz:
“Sivas’ın yalıtıma çok ihtiyacı var”
“Sivas Belediyesi Yapı Denetim Servisi olarak, BEP Yönetmeliği kapsamında, yapı denetim firmalarının kontrolünden sonra inşaatların projedeki yalıtım hesapları ve kalınlıklarına bakarak gerekli kontrolleri yapıyoruz.
Sonrasında da Enerji Kimlik Belgesi’ni makina mühendisleri veriyor. Sivas genelinde
dış cephede 6 cm, çatılarda 12 cm ve bodrumlarda 6 cm yalıtım kalınlığı kullanılıyor.
Sivas’ta şu anda müteahhitler dışında kimse
Enerji Kimlik Belgesi ile ilgili bilgi sahibi değil. Bugüne kadar halktan kimse bize Enerji
Kimlik Belgesi’ni sormadı. Ama biz halkı bilinçlendirmek için elimizden geleni yapıyoruz.
Sivas’ta 2010’da üniversiteler ve Bakanlıkların
katılımıyla, 10 bin kişiye büyük bir seminer
verdik. Halka yalıtımın önemini anlatmaya çalıştık. Üniversitedeki termal kamera görüntülerini halka göstererek iyi yapılmayan yalıtımın
bir anlamı olmadığını anlattık. Sivas’taki okullara konuyla ilgili broşürler dağıttık.
Uygulamalardaki sıkıntılardan dolayı 20092010 yıllarında İZODER’den eğitmenler getirerek 200 ustaya kurs verdik. Kurs sonunda
belge verdik ve belgesi olmayan ustalara uygulama yaptırmadık. Daha önce yalıtım uygulamaları konusunda bilgi olmadığı için sıvacı ve boyacılar bile yalıtım ustalığı yapıyordu. 2012 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından
inşaat işçilerinin tamamına sertifika alma zorunluluğu getirilmişti. Ancak bu uygulama daha
sonra 2014 yılına ertelendi. Şu anda ustalara
geçici sertifika veriliyor. Bu nedenle yalıtım ve
ustalık anlamında uygulamada sıkıntı yaşıyoruz.
Malzeme ne kadar kaliteli olursa olsun, işçilik iyi olmazsa yapılan uygulamanın bir anlamı olmuyor. Sivas’ta yeni binaların tamamı
yalıtımlı. Eski binalarda da yalıtım uygulamaları arttı. Çünkü insanlar enerji tasarrufu sağladığını gördükçe yalıtıma yöneliyorlar. Soğuk
iklim kuşağında olduğu için Sivas’ın yalıtıma
çok ihtiyacı var.” Sivas Belediyesi ve İl Özel İdaresi’nden, Sivas’taki yalıtım ve BEP Yönetmeliği uygulamalarını öğrendik.
Sivas İl Özel İdaresi Plan Proje Yatırım ve İnşaat Müdürlüğü Makine Teknikeri Birol Arslanhan:
“Yalıtım farkındalığını artırdık”
“Yapı Denetim Kanunu 2011’de Sivas’ta uygulanmaya başlandı. Kanun kullanım alanı
200 metrekarenin üzerinde olan yapılar için
uygulanıyor ve biz İl Özel İdaresi olarak köylere bakıyoruz. Bugüne kadar Kanunun öngördüğü şekilde bir bina karşımıza çıkmadığı için henüz BEP Yönetmeliği ile ilgili
bir uygulama yapamadık. Daha önce BEP
Yönetmeliği hazırlık çalıştaylarına katıldım.
Yönetmeliğin uygulanabilirliğinde sıkıntılar olduğunu düşünüyorum. Yönetmeliklerin daha
çok sahada uygulanabilirliğinin araştırılıp ona
uygun çıkarılması gerektiği kanaatindeyim.
Ancak o zaman Türkiye’deki uygulamalar artacaktır.
Yönetmelik eksiksiz şekilde uygulanırsa,
Erzurum’da doğan ve Sivas’ta büyüyen soğuğa karşı, halkın ve ülkenin ekonomisine
katkı sağlayacağımıza, enerji kullanımını azaltacağımıza inanıyorum. 2017’de herkes
Enerji Kimlik Belgesi çıkartmaya yönelecektir. Benim tespitlerime göre Sivas’taki binaların yüzde 60’ı yalıtımlı. Bunun çok iyi bir oran
olduğunu düşünüyorum. İleride yalıtım uygulamalarının artacağı kanaatindeyim.
İzocam’ı yalıtımla ilgili çalışmaları nedeniyle
takdir ediyorum. Ne kadar kaliteli malzeme
üretirseniz üretin, kullanıcı ya da uygulayıcı konuyu bilmediği zaman ürünün kalitesinin önemi kalmıyor. Bu noktada diğer firmaların aksine İzocam, hem kullanıcı hem yönlendirici hem denetleyici hem de uygulayıcılarla ilgileniyor ve sektöre bütün olarak katkı
sağlıyor. Yalıtıma ilgim 7 yıl önce evime yalıtım yaptırmamla başladı. Sivas Belediyesi’nde
de 22 yıl inşaat kontrol amirliği yaptım ve o
dönemde yalıtım adına birçok faaliyette bulundum. Belediyede yalıtımı olmayan binalara iskân vermeyi engelleyen Dış Cephe
Mantolama Uygulama Yönetmeliği’ni hazırladık. Halkın yalıtımla ilgili sorularına yanıt vermek için “Yalıtım Hattı”nı kurduk. Türkiye’de
bir ilki gerçekleştirerek makina mühendislerine eğitimler verdik. Sivas’taki 3 bin konutu,
3 yıl içinde izlemeye aldık, yalıtımlı ve yalıtımsız konut farkını ortaya koyduk. Bugün bu konutlardan birisi satın alınmak istendiğinde, konutu alacak olanlara hemen konutun harcadığı enerji bilgisini verebiliyoruz. Uluslararası
Enerji Konferansı’na konuşmacı olarak katıldık. Sivas’ta yalıtım farkındalığını artırdık.”
Sokak Röportajı
Tesisat yalıtımı nedir?
Adı-Soyadı: Ali İhsan Mustanoğlu
Yaşı: 71
Mesleği: Mobilyacı
Adı-Soyadı: İbrahim Kolbaş
Yaşı: 46
Mesleği: Tekstilci
Adı-Soyadı: Yalçın İskender
Yaşı: 40
Mesleği: Kuyumcu
“Küflenmeyi önler”
“Mantolamanın bir türüdür”
“Isının dışarı kaçmasını engeller”
“Tesisat yalıtımı boruların sıcak kalması ve
evin içine su akmaması için yapılır. Binanın
içindeki boruların malzemelerle kaplanması şeklinde uygulanır. Kalorifer borusunu yalıtırsanız evinizi daha sıcak tutarsınız, boruların
küflenmesini ve paslanmasını önlersiniz.”
“Tesisat yalıtımı, binalara yapılan mantolamanın bir türüdür. Binanın tesisat sistemine uygulanır. Isı ve elektrik tasarrufu sağlar.
Enerjiden tasarruf ederek daha az doğalgaz
faturası ödenmesine yardımcı olur.”
“Tesisat yalıtımı, binanın tesisatındaki soğuğun ve sıcağın dışarı kaçmasını engeller.
Aslında mantolamayla aynı işlevi görür. Enerji tasarrufu sağlar. Tesisat malzemelerinin
uzun ömürlü olmasını sağlar.”
Sokak röportajı bölümü için sokağa çıktık ve “Tesisat yalıtımı nedir?” diye sorduk. Sorduğumuz kişilerin hepsi tesisat
yalıtımının enerji tasarrufu sağladığını söylüyor, bir kısmı da binanın tesisat sistemini koruduğunu dile getiriyor.
Adı-Soyadı: Leyla Pözüt
Yaşı: 39
Mesleği: Ev hanımı
Adı-Soyadı: Mahmut Sezgin
Yaşı: 24
Mesleği: Nalbur
Adı-Soyadı: Cihani Aydoğan
Yaşı: 35
Mesleği: İşletmeci
“Malzemeleri korur”
“Evin olmazsa olmazıdır”
“Boruların ısısını ayarlar”
“Tesisat deyince aklıma evin altyapısındaki malzemeler geliyor. Tesisat yalıtımı, malzemeleri ileriye yönelik korumak için ve enerji tasarrufu için yapılır. Aynı zamanda nemi
önler ve oksijenin evin içine girmesini sağlar. Yalıtım her şeyden önce temiz bir dünya
demektir.”
“Tesisat yalıtımı evin olmazsa olmazıdır. Binanın zeminine, su giderlerine, vanalarına,
sıcak ve soğuk su borularına yapılan yalıtım
uygulamalarıdır. Tesisat yalıtımı da bunların
yalıtılmasıdır. Yalıtım yapılmayan borular tıkanabilir.”
“Tesisatla ilgili her türlü iç ekipmanın yalıtımıdır. Bunların arasında su boruları da vardır.
Boruların ısısını ayarlar, eve suyun sıcak ya
da soğuk olarak verilmesini sağlar. Evin nem
oranını ayarlar. Türkiye’de yaşayıp da yalıtım
alanında İzocam’ı bilmeyen yoktur.”
28 Proje
Sivas Tugay Komutanlığı’nda
İzocam imzası
Sivas’taki 5. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı’nın 4 katlı 3 bloktan oluşan binasında
çatı ve dış cephe yalıtımı yapıldı. Çınar İnşaat tarafından yalıtım uygulamaları yapılan proje
İzocam ürünleriyle yalıtıldı. Binanın yalıtımında 6 cm, 5 bin 500 metrekare Manto Taşyünü
ile çatı yalıtımında 600 metrekare 12 cm kalınlığında TİP 300 Çatı Şiltesi kullanıldı.
Sivas Devlet Lojmanları’nda İzocam ürünleri tercih edildi
Sivas Kümbet Mahallesi’ndeki Devlet Lojmanları, 3 blok, 5 kattan oluşuyor. Mehmet Akif Aksoy şirketi tarafından Devlet Lojmanları’nın mantolaması gerçekleştirildi. İzocam ürünlerinin tercih edildiği projenin mantolamasında 2 bin 400 metrekare, 7 cm Foamboard, çatı yalıtımında ise 500
metrekare, 7 cm Foamboard kullanıldı. Projede mantolama ve çatı yalıtımı 2 ay içinde tamamlandı.
Amasya’daki Orkide Sitesi’nde İzocam ürünleri
kullanıldı
Amasya şehir merkezindeki Orkide Sitesi, 4
katlı, 32 daireli ve 4 bloktan oluşuyor. Evlerin
4+1 olarak tasarlandığı sitenin inşaatına
2011 yılında başlandı. 2013 yılının Haziran
ayında tamamlanması planlanıyor. Kent-Kur
İnşaat Ltd. Şti. tarafından inşa edilen sitede
İzocam’ın yalıtım ürünleri tercih edildi. Sitede,
3 bin metrekare, 80 mm Manto İzopor Plus'lı
terratherm-manto paket sistem kullanıldı.
Seda Apartmanı'nın mantolaması İzocam ile yapıldı
Sivas’taki Seda Apartmanı’nın 48 daireden oluşan A Bloğu mantolandı.
Müteahhit firma olarak Ev Tasarım Atölyesi’nin yer aldığı projede, İzocam’ın
mantolama ürünleri tercih edildi. Apartmanın mantolamasında 50 mm,
2 bin 600 metrekare Foamboard kullanıldı.
30 İzo­cam Kul­la­nan­lar
Kangal’ın kalbi İzocam Taşyünü ile
yenileniyor
Sivas’ta faaliyet gösteren
EÜAŞ (Elektrik Üretim A.Ş.)
Kangal Termik Santrali
İşletme Müdürlüğü’nde
revizyon çalışmaları yapılıyor.
Santral’deki 3 ünitenin dış
cephesine İzocam Taşyünü
Sanayi Levhası uygulanıyor.
Santral’de farklı özellik
ve kalınlıklarda 5 bin 500
metrekare Taşyünü kullanılıyor.
EÜAŞ (Elektrik Üretim A.Ş.) Kangal Termik
Santrali İşletme Müdürlüğü, 1989’da Sivas’ın
Kangal ilçesinde faaliyete geçti. 3 üniteye sahip olan Santralde, kömürden elektrik üretiliyor. Kangal Termik Santrali’nin yıllık elektrik
üretim kapasitesi 8 milyon megawatt. Santral,
Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yüzde 3’ünü karşılıyor. Termik Santralin zaman zaman revizyon
ve bakım çalışmalarına ihtiyacı oluyor. Santralde, EÜAŞ’ın alt yüklenici firmalarından Gizem Otomotiv
San. Tic. Ltd. Şirketi tarafından
bu yıl Ağustos ayında yeni bir
revizyon çalışmasına başlandı.
Çalışmalar kapsamında Santralin 3 ünitesinin dış cephesi
İzocam Taşyünü Sanayi Levhası
ile kaplanıyor. Şirketin Sahibi
Mustafa Budak, 7 yıldır gerçekleştirdikleri bütün santral revizyon projelerinde İzocam ürünlerini kullandıklarını ve İzocam’dan
çok memnun olduklarını söylüyor. İzocam’ın yıllardır kalitesinden ödün vermediğini belirten
Budak, “Her zaman ilk tercihimiz
İzocamdır” diyor.
Şirketinizin kuruluşu ve
faaliyetlerinden söz eder
misiniz?
Gizem Otomotiv San. Tic. Ltd.
Şirketi’ni 1998’de kurdum. İlk
olarak Kangal Termik Santrali’nde çalışarak bu işe başladım. Askerden geldikten sonra
kendi firmamı kurarak termik
santrallerin bakım işlerini üstlendim. Şirketimizin ana faaliyet
alanı, termik santrallerin mekanik işleri ve yalıtım
uygulamaları dahil olmak üzere, her türlü bakım
ve revizyon işlerini yapmaktır. İlk olarak Kangal
Termik Santrali’nin bakım işlerini yaptık. Daha
sonra Soma Termik Santrali ve Bursa Orhaneli
Termik Santrali’nde çalışmalar yürüttük. Şu
anda yine Kangal Termik Santrali’nde çalışıyoruz. Firmamızda 150 kişi teknik bakımcı, 30 kişi
de işçi olarak görev yapıyor.
EÜAŞ Kangal Termik Santrali İşletme
Müdürlüğü ne zaman kuruldu? Santralin
elektrik üretim kapasitesinden söz eder
misiniz?
Santral 1989’da 2 üniteyle faaliyete geçti. 3.
ünite 1999’da faaliyete geçti. Santralin yapımı
7 yıl kadar sürdü. Santral 3 üniteden oluşuyor.
Her bir ünite günde 7 bin ton kömür tüketiyor
ve 150 megawatt elektrik üretiyor. Yıllık elektrik üretim kapasitesi ise 8 milyon megawatt.
Santral, Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yüzde
3’ünü karşılıyor. Sivas’tan, Türkiye’de elektrik
ihtiyacı olan her yere elektrik dağıtımı yapılıyor.
Santral ne kadarlık bir alanı kaplıyor?
Termik Santral 1,5 milyon metrekarelik bir
alanı kaplıyor. Maden sahası 7,5 milyon metrekare, kül sahası ise 2 milyon metrekareden
Gizem Otomotiv Sahibi Mustafa Budak
oluşuyor. Maden sahası santralden 7 km ileride yer alıyor. Maden sahasındaki toprak kazılarak santral için kömür çıkartılıyor.
Termik Santralde kaç kişi görev yapıyor?
Kangal Termik Santrali, Elektrik Üretim A.Ş.’ye
(EÜAŞ) ait. Santralde, devlet personeli olarak
450 kişi, EÜAŞ’ın alt yüklenicisi olan firmalardan da 500’ün üzerinde kişi görev yapıyor. Alt
yüklenici firmalar, bizim gibi santralin bakım ve
revizyon işlerini yapıyor.
Termik Santralin çalışma sistemi ve
elektrik üretimiyle ilgili bilgi verir misiniz?
Termik santralde kömürle elektrik elde ediliyor. Santralde yakıcı madde olarak mazot, fuel
oil ve kömür kullanılıyor. Ancak asıl yakıcı
madde kömürdür. Santral'deki 3 ünite; kazan,
tribün ve şalttır (elektriğin toplandığı ve dağıtıldığı yer). Santralin temeli kazandır. Kazanda
kömürler kırıcı sistemden kırılır, daha sonra işlemden geçtikten sonra değirmene gelir ve
burada un haline getirilir. Daha sonra püskürtme yoluyla kazana üflenir ve burada yanmaya başlar. Kazanın içi borularla kaplıdır ve
kömür bunun içindeki suyu ısıtır. Daha sonra
tribüne geçer, tribündeki kazanın suyu buharlaşır, buradan da pervanelerle çevrilerek jeneratörleri çalıştırır ve elektrik üretilmiş olur.
Termik Santralin Sivas’a ne
gibi katkıları oldu?
Sivas’ın Kangal ilçesi, ekonomik
yönden geri kalmış, sanayinin
olmadığı bir ilçeydi. Kangal’da
işsizlik söz konusuydu. Termik
Santral, Kangal’ın tek sanayi yapısı ve santral olmasa Kangal
bir köy. Termik Santral, Kangal’ın kalbidir. Santralin faaliyete
başlamasından sonra işsizlik
azaldı. Çünkü burada Kangal’daki her evden, en az bir sigortalı işçi çalışıyor. Kangal Termik Santrali, Kangal için olmazsa olmazdır. Zaten genel
olarak baktığımızda termik santraller ülkemizin dışa bağımlılığını
azaltan değerlerdir. Santralin yakıtı olan kömür, bizim öz varlığımızdır. Özellikle kırsal bölgelerde termik santrallerin yöre insanına iş sağladığı için ciddi
katkıları vardır. Termik santraller,
orada çalışanlar için de birer
okuldur. Santrallerde çalışan kişiler yalıtımdan mekaniğe, kay-
naktan motora kadar her türlü bilgiyi edinebilirler. Termik santralde kendisini yetiştiren kişi
her yerde başarılı olur.
Termik Santralin çevreye olumsuz
etkilerini azaltmak için bir girişimde
bulunuldu mu?
Kangal Termik Santrali’nde, çevreye karşı duyarlı olmak ve çevreye verilen zararı azaltmak
adına 7 yıl önce çalışmalar başlatıldı. Bacalardan yoğun duman çıkıyordu. Bunun için filtre
sistemi uygulandı. Ayrıca santralden çıkan zehirli atıkların çevreyi kirletmemesi için arıtma
tesisi kuruldu ve atık havuzları yapıldı. Atık sular havuzda çökeltiliyor, daha sonra temizlenen su, doğaya bırakılıyor, doğada çökeltilen
atıklar da toprak altına gömülüyor. Bu şekilde
oluşan kül sahasında küller düzeltilerek üzerine toprak serildi ve bu bölge çimlendirildi.
Ayrıca bu yıl ihale açılarak 1. ve 3. üniteye de
arıtma sistemi kurulması planlanıyor. Santralde
dünya standartlarına ulaşılmaya çalışılıyor.
İzocam ürünlerini kullanmaya nasıl ve ne
zaman başladınız?
7 yıldır yalıtım uygulamaları yapıyoruz. İlk günden beri de İzocam ürünlerini tercih ediyoruz.
Diğer yalıtım markalarıyla yaptığımız karşılaştırmadan sonra, ustalarımızın da tavsiyelerini
göz önünde bulundurarak İzocam ürünlerini
kullanmaya başladık. Kangal Termik Santrali’nde revizyon yapılan her yerde sadece İzocam ürünlerini kullandık. İzocam ürünlerinden
çok memnun kaldık, bundan sonra da kullanmaya devam edeceğiz. Çünkü İzocam ürünleri çok kaliteli ve uygulama sonrasında hiçbir
sıkıntı yaşatmıyor. İzocam yıllardır kalitesinden
ödün vermiyor. Bu nedenle her zaman ilk tercihimiz İzocamdır. Kangal Termik Santraldeki
çalışmalarda bize destek olan İzocam’ın Sivas
bayisi Sivas Demir Çekme’ye çok teşekkür
ediyoruz.
Termik Santralde ne tür revizyon
çalışmaları yapıyorsunuz? Projede
İzocam’ın hangi ürünlerini
kullanıyorsunuz?
Santralin 1., 2. ve 3. ünitesindeki dış cephede
deforme olan yalıtım uygulamalarını yeniliyoruz. Şu anda 35 işçiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İzocam’ın Taşyünü Sanayi Levhası
ürününü kullanıyoruz. Bugüne kadar şirket
olarak yenileme çalışmaları yaptığımız termik
santrallerde toplam 50 bin metrekare İzocam
Taşyünü kullandık. Kangal Termik Santral’de
toplam 5 bin 500 metrekare İzocam Taşyünü
Sanayi Levhası kullanacağız. Taşyünü, santralin kazan, boru ve dış cephe gibi farklı bölüm-
lerinde, farklı kalınlıklarda kullanılabiliyor. Isı
değerlerinin yüksek olduğu yerlerde daha kalın Taşyünü Levha kullanmak gerekiyor. Bir
de bizim için lambda önemli. Isıyı geçirmemesi için en düşük lambdalı taşyününü kullanmak zorundayız. Santralde, 1998-2000 yılları arasında da büyük bir revizyon çalışması
yapıldı. O dönemde 25 bin metrekare
Taşyünü kullandık.
Termik Santralde yalıtım malzemelerinin
kullanılmasının ne gibi faydaları var?
Yalıtım malzemelerinin iki işlevi var: Sıcaktan
ve soğuktan koruyor. Sivas Kangal’da kışın sıcaklık -35, hatta -43 dereceye kadar düşüyor.
Kışın bir boru hattının donması, bütün sistemin
tıkanmasına neden olur. Kazanda lambdası
düşük olmayan, kalitesiz bir ürün kullanırsanız,
kazandaki ısı değerleri artar ve ünite devre dışı
kalır. Bu nedenle kullanılan yalıtım malzemesinin kalınlığı, lambdası ve kalitesi çok önemli.
20 cm malzeme kullanılacak yerde, 10 cm
kullanırsanız ısı değerini yakalayamazsınız, değer yükseldiği zaman da sistem devre dışı kalır. Özellikle yazın sıcaklık 35 dereceye yükseldiği zaman, santral içinin sıcaklığı 55-60 dereceye kadar çıkıyor. Bu yüksek sıcaklığı ancak
yalıtımla önleyebilirsiniz. Ayrıca yalıtım malzemeleri boru ve kazanların ömrünü de artırıyor.
32 İzo­cam Kul­la­nan­lar
Polis Lojmanları İzocam Foamboard ile
mantolanıyor
Sivas 180 Daire Polis
Lojmanları, İzocam ürünleriyle
mantolanıyor. 19 bloktan oluşan
lojmanların mantolamasında
ve çatı yalıtımında İzocam
Foamboard kullanılıyor. Yalıtım
çalışmalarını yürüten Nurel
İnşaat’ın Sahibi Hikmet Yurt,
“İzocam söz konusu olunca hiç
düşünmüyoruz, ürünlerini gönül
rahatlığıyla kullanıyoruz” diyor.
Nurel İnşaat Sahibi Hikmet Yurt
Sivas 180 Daire Polis Lojmanları, Sivas’ın
Karşıyaka Mahallesi’nde bulunuyor. 20 yıllık
lojman, 180 daire ve 18 bloktan oluşuyor.
Ayrıca Sivas’ın Aydoğan ilçesinde de 20 daireden ve 1 bloktan oluşan Polis Lojmanı mevcut. Toplam 200 daireden oluşan Polis Lojmanları’nda mantolama çalışmaları yapılıyor.
Nurel İnşaat tarafından yürütülen çalışmalar
kapsamında, Polis Lojmanları’ndaki bloklar
İzocam Foamboard ile mantolanıyor ve blok
çatıları Foamboard’la yalıtılıyor.
Nurel İnşaat’ın Sahibi Hikmet Yurt, yıllardır
Sivas’ta yer aldıkları projelerin çoğunda İzocam
ürünlerini kullandıklarını, Polis Lojmanları’nda
da İzocam ürünlerini tercih ettiklerini söylüyor.
Yurt, “Bugüne kadar İzocam ürünlerini kullandığımız hiçbir projeden şikayet almadık. Bu da
bizim için çok önemli” diyor. Sivas’ta 6 cm yalıtım kalınlığının tercih edildiğini, Polis Lojmanları’nda ise mantolamada 7 cm Foamboard,
çatıda 14 cm Foamboard kullandıklarını belirten Yurt, en az yüzde 50-60 oranında enerji tasarruf edeceklerini ifade ediyor.
Nurel İnşaat ile ilgili bilgi verir misiniz?
Nurel İnşaat 1990’da kuruldu. Ağırlıklı olarak
yap-sat işleri yapıyoruz. Bunun yanında taahhüt işlerini de yürütüyoruz. Bu kapsamda bugüne kadar Sivas’ta iki tane okul inşa ettik.
Daha çok konut işleriyle ilgileniyoruz. Ayrıca binalarda tadilat ve bakım işleri de yapıyoruz.
Şirketimizde çalışan sayısı işin potansiyeline
göre değişiyor. Şu anda 40’a yakın işçiyle çalışıyoruz.
Sivas 180 Daire Polis Lojmanları’yla ilgili
bilgi verir misiniz?
Sivas 180 Daire Polis Lojmanları, Emniyet
Müdürlüğü’ne ait. Lojmanlar 20 yıl önce inşa
edildi. Sivas’ta iki tane polis lojmanı var. Bu lojmanlardan birisi şu anda bizim çalışma yaptığımız, Sivas-Ankara yolu çıkışında, Karşıyaka
Mahallesi’nde bulunuyor. 180 daire ve 18
bloktan oluşuyor. Diğer lojman da Aydoğan’da
bulunuyor ve orada 20 daireden oluşan 1
blok var. Yani lojmanlar toplamda 200 daireden oluşuyor.
180 daireden oluşan polis lojmanlarıyla
ilgili bilgi verir misiniz?
Proje, çok geniş bir alana yayılmış durumda,
15 bin 400 metrekareden oluşuyor. Lojmanda
bir kültür merkezi ve İlköğretim Okulu bulunuyor. Lojmanın girişinde bir cami var. Her bloğun önünde oturulacak çardaklar var. Lojmanın yukarısında piknik alanları mevcut. Girişte
güvenlik var. Özellikle yabancıların girmeme-
sine çok dikkat ediliyor. Burası büyük, güzel
ve nezih bir lojman.
Lojman tamamen dolu mu?
Polislerin görev yeri değiştiği için lojmanlar
çok sık boşalıyor. Şu anda doluluk oranı
yüzde 95 oranında.
Nurel İnşaat olarak lojmanda çalışmaya
ne zaman başladınız? Lojmanda nasıl bir
uygulama yapıyorsunuz?
Bu yıl Temmuz ayında çalışmalara başladık.
Lojmandaki blokların mantolamasını ve çatı yalıtımını yapıyoruz. İşimizin yüzde 93’ünü yalıtım
uygulamaları oluşturuyor. Ayrıca dairelerin
pencere önü denizliklerini değiştiriyor, tavana
60 cm yüksekliğinde traverten kaplama yapıyoruz. Bir de binanın etrafındaki tretuvarlara
karo döşüyoruz.
je tamamlandığında yaklaşık 15 bin metrekare Foamboard kullanmış olacağız. Pencere
önünde içlik olarak Foamboard kullanıyoruz.
Ayrıca lojmandaki çatılara 14 cm kalınlığında
Foamboard döşeyeceğiz. Aydoğan’daki 1
bloklu lojmanda da aynı yalıtım uygulamalarını yapacağız. Şu anda 20 kişi ile işleri yürütüyoruz.
Size göre İzocam ürünlerinin
benzerlerinden farkları neler?
İzocam ürünleri her şeyden önce çok kaliteli.
Bugüne kadar İzocam ürünlerini kullandığımız
hiçbir projeden şikayet almadık. Bu da bizim
için çok önemli. Yalıtım uygulamalarının doğru
şekilde, doğru malzemelerle yapılması beraberinde iyi sonuçlar getiriyor. İzocam’ın yıllardır
yenilikleri takip etmesi ve ürün portföyünü sürekli yenilemesi de çok büyük bir avantaj.
Polis Lojmanları’nda İzocam’ı tercih
etme nedeniniz nedir? Daha önce
başka projelerinizde İzocam ürünlerini
kullandınız mı?
Uzun süredir projelerimizde İzocam ürünlerini
kullanıyoruz. İzocam’ın kalitesinden çok memnunuz. İzocam’ın bayisi Sivas Demir Çekme
Ltd. bizim her yönüyle geniş kapsamlı çalıştığımız bir firma. Bu projede de onlarla çalıştık.
Bugüne kadar Sivas’ta 700 daire inşa ettik.
Bunların yarısının mantolamasında, çatısında,
zemininde ve terasında İzocam ürünlerini kullandığımızı rahatlıkla söyleyebilirim. İzocam,
gerçekten bizim beğendiğimiz ve takdir ettiğimiz bir marka. İzocam söz konusu olunca hiç
düşünmüyoruz, ürünlerini gönül rahatlığıyla
kullanıyoruz.
Lojmanda hangi İzocam ürünlerini,
nerelerde kullandınız?
Ağırlıklı olarak İzocam’ın 7 cm kalınlığında,
Foamboard 3500 ürününü kullanıyoruz. Pro-
Sivas gibi soğuk iklim kuşağında yer alan
bir şehirde konutların yalıtımlı olmasının
ne gibi yararları var?
Sivas, kışın çok soğuk oluyor. Soğuk iklimde
yalıtımın önemi artıyor. Çünkü yakıt için ödenen fatura bedelleri çok yüksek oluyor ve ısınma sorunu yaşanıyor. Sivas’ta yalıtım uygulamalarında 6 cm kalınlıkta malzeme kullanmak
yeterli oluyor. Ancak biz lojmanda 7 cm kalınlık kullanmayı tercih ettik. İnanıyorum ki yaptığımız yalıtım uygulamaları en az yüzde 50-60
oranında enerji tasarrufu sağlayacaktır. Lojmanda merkezi sistem var. Bu kış sonunda
lojman yetkilileriyle görüşüp kullanılan kömür
miktarını öğreneceğim. Gerçekten ben de sonucu merak ediyorum.
İnşaat sektöründe yalıtımın öneminden
söz eder misiniz? Nurel İnşaat olarak
yalıtıma yaklaşımınızı öğrenebilir miyiz?
Yalıtımı çok önemsiyoruz. Her projede mutlaka en iyi ürünü kullanıp uygulamayı en iyi
şekilde yapmaya özen gösteriyoruz. Yalıtım
günümüzde gerçekten önemi giderek artan
ve büyüyen bir sektör. İnşaat sektöründe de
yalıtım olmazsa olmaz. Bugün yalıtımsız bir
proje düşünülemez. Aslında benim gönlümde
yatan aslan Taşyünü. Projelerimizde dış cephede Taşyününü kullanmayı çok istiyorum.
Taşyünü binanın ömrünü de uzatıyor. Ama ne
yazık ki maliyeti yüksek olduğu için kullanamıyoruz. Maliyetler düşürse seve seve Taşyünü
kullanacağımızı söylemek isterim. Polis Lojmanları’nda kullandığımız Foamboard da çok
güzel, orijinal bir ürün. Fire olan yalıtım malzemelerinin geri dönüşümü olsa ülke ekonomisine ciddi anlamda katkıda bulunmuş oluruz.
34 Kişisel Gelişim
Vücudunuzu kışa hazırlayın
Kışın vücudumuzu hastalıklardan
korumak ve hastalıklara karşı
bağışıklık sistemini güçlendirmek
için beslenmemize çok dikkat
etmemiz gerekiyor. Bu dönemde
antioksidan vitaminler olan A, C ve
E vitaminlerini besinlerle almak,
bol su tüketmek, omega 3 ve D
vitamini ihtiyacını karşılamakta
yarar var.
Sonbahar ve kış mevsimleriyle birlikte vücudun direncini kaybetmesi, bununla birlikte
halsizlik ve yorgunluk söz konusu oluyor. Bu
nedenle grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıklara daha kolay yakalanabiliyoruz. Havanın
soğumasıyla birlikte vücudumuzu kışa hazırlamamız gerekiyor. Birçok kişi sağlığını korumak için vitamin ve mineral tabletleri kullanıyor. Ancak uzmanlar tavsiye etmeden
rastgele vitamin takviyesi almak doğru değil. Çünkü bazı vitamin ve mineraller karaciğerde depo ediliyor ve bunun vücuda çeşitli etkileri olabiliyor. Doğal yollarla alınan vitamin ve minerallerin vücuda çok daha fazla
yararı var. Ayrıca doğal besinlerden vitaminin yanı sıra posa ve karbonhidrat gibi çeşitli besin grupları da bir arada alınabiliyor.
Brüksel lahanası ve yeşil yapraklı sebzeler
(maydanoz, tere, ıspanak) bol miktarda C
vitamini içerir. Tüm bunların yanında bağışıklık sistemini güçlendiren besinlerden birisi de sarımsaktır. Sarımsak, antimikrobiyel
özelliği sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir. Ayrıca kanın akışkanlığını sağlayarak kolesterolün düşmesini sağlar. Kışın vücut direncini artırmak ve bağışıklık sistemini
güçlendirmek için yemeklerin ve salataların
içine sarımsak eklemekte yarar var.
Antioksidan vitaminler
Bol su için
Bağışıklık sistemini güçlendiren antioksidan
vitaminler A, C ve E vitaminleridir. Bu vitaminler hücre ve doku hasarına yol açan serbest radikallerin vücuttan uzaklaştırmasında
önemli rol oynar. A vitaminini yumurta, süt,
balık, ıspanak, havuç, kayısı gibi sarı, turuncu, yeşil sebze ve meyvelerden alabiliriz.
A vitamini, vücutta savunma sisteminde görev alıyor, lenfosit yapımı ve antikor oluşumunu artırıyor. Böylece enfeksiyonlara karşı
vücudu koruyor. Bir diğer antioksidan olan
E vitamini, fındık, ceviz ve badem gibi yağlı
tohumlar, sıvı yağlar, kurubaklagiller ve tahin
gibi besinlerde bulunuyor. Yemeklere sıvı
yağ koyarak ve haftada iki kez kurubaklagil
tüketerek vücudumuzun ihtiyacı olan E vitaminini almış oluruz.
Su içmek, bağışıklık sistemini güçlendirir
ve yeni hücre üretimini hızlandırır. Her gün
2,5-3 litre sıvı tüketmek gerekir. Günde 8-10
bardak su içip, bol sebze meyve tüketerek sıvı ihtiyacı karşılanabilir. Kışın su kaybı
daha az olduğu için susama hissi azalır, ancak su ihtiyacını yine de karşılamak gerekir. Kışın daha çok sıcak içecekler tüketilir.
Sıcak içecekler arasında daha çok kafein
içeren kahve ile tenin içeren çay tercih edilir. Oysa kışın grip ve soğuk algınlığında etkili yöntemlerden birisi de bitkisel çaylar içmektir. C vitamini yönünden zengin olan
kuşburnu, bağışıklık sistemini güçlendiren
etkisi sayesinde özellikle gribe karşı etkilidir.
Yine soğuk havalarda adaçayı ve ıhlamur
da tercih edilebilir. Zencefil, rezene, anason
gibi bitkiler de soğuk algınlığı ve gribe karşı
çok yararlıdır. Ancak bu çayları yan etkilerine karşı günde 1-2 fincandan fazla tüketmemek gerekir.
Vücut direncini artırmak için C vitamini tüketmek de gerekiyor. C vitamini bakterilere
karşı savaşan savunma hücrelerine nüfuz
ediyor ve vücudu zararlı maddelere karşı
koruyor. Bu sayede enfeksiyonlara yakalanma riskini azaltıyor, enfeksiyon oluşmuşsa
hastalığın daha kısa sürede atlatılmasını
sağlıyor. Narenciye (portakal, mandalina,
greyfurt), kivi, karnabahar, lahana, brokoli,
Az yağ, bol protein
Uzmanlar aşırı yağ tüketiminin, vücuttaki bağışıklık sistemini olumsuz etkileyeceğini ve
hastalıklara yakalanma riskini artıracağını
söylüyor. Bu nedenle fazla yağ tüketmekten
kaçınmakta yarar var. Yemeklerden alacağınız yağ vücut için yeterlidir. Dolayısıyla ekmeğe yağ sürüp tüketmek, kırmızı etin yağlı
bölümlerini yemek ve yararlı diye zeytinyağına fazla ekmek bandırmak sakıncalı. Bir
diğer önemli nokta da beslenmede protein
tüketimini artırmak. Çünkü bağışıklık hücrelerinin neredeyse yüzde 90’ı kaynağını proteinden alıyor. Ayrıca demir içeriği yüksek
olan kuru meyveler ve pekmez gibi gıdaların tüketimi de kış boyunca vücut enerjisini artırır.
Omega 3 ve D vitamini
Kışın enfeksiyonlara karşı direnci artıran bir
diğer madde de omega 3 yağ asitleridir.
Balık ve balık yağında bol bulunan omega
3’ün kış aylarında bolca tüketilmesi bağışık-
lık sistemini güçlendirir. Kış aylarında yeterince güneş görmediğimiz için ciltte D vitamini sentezi yetersiz kalır. D vitamini eksikliğinde de enfeksiyonlar daha zor atlatılır. D
vitamini bağışıklık sistemi için mutlaka gereklidir. Bu nedenle havanın güneşli olduğu
günlerde yürüyüş yaparak 20-25 dakika kadar güneş ışığından direkt olarak yararlanmak ve haftada 2-3 kez balık yiyerek kemiklerin güneş ve D vitamini eksikliğini daha az
hissetmesini sağlayabiliriz.
36

Benzer belgeler

Enerji` Bakış

Enerji` Bakış Dil­o­va­sı Organize Sanayi Bölgesi, 1. Kısım Dicle Caddesi No: 8 Dilovası/Ko­cae­li Tel: (0 262) 754 63 90 Faks: (0 262) 754 61 62 [email protected]­ am.com.tr

Detaylı