Aralık 2015 - Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama

Yorumlar

Transkript

Aralık 2015 - Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama
BİZİM AMERİKAMIZ
Ankara Üniversitesi Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi
Aralık 2015
Bültende Öne Çıkan Başlıklar
Peru'da
Olağanüstü
Hal
Sayfa 2'de
Peru'nun
Utanç Duvarı
Sayfa 4'te
Venezuela'da
Parlamento
Seçimi
Sayfa 6'da
Brezilya'da
Okuma
Seferberliği
Sayfa 8'de
Şili'de Zafer
Öğrencilerin
Sayfa 9'da
ABD & Küba:
Adım Adım Normale
Sayfa 11'de
FARC - ELN ve
Kolombiya
Hükümeti
Üçgeni
Sayfa 14'te
Meksika
Kayıpları
İçin
BM Devrede
Sayfa 16'da
Ekvador'da
Gerginlik
Sayfa 17'de
2
Callao ve Ánchas’da Olağanüstü Hal
Peru için oldukça kritik kararların alındığı aralık ayında artan cinayet vakaları ve toplumsal
huzuru tehdit eden suçlar nedeniyle Lima Bölgesi’nin en önemli liman kenti olan Callao’da ve Ánchas’ın
Casma ve Santa bölgelerinde olağanüstü hal ilan edildi.
Callao sokaklarında asayişi sağlamak adına 4.500 polis görevlendirildi
4 Aralık günü Peru Devlet Başkanı Ollanta Humala Tasso ve Bakanlar Konseyi kararıyla ülkenin
en önemli liman kenti Callao’da 50 gün süreyle olağanüstü hal ilan edildi.
“Kentin içinde bulunduğu duruma bağlı olarak, en kısa sürede meydana gelen suçlarla yüzleşmek
ve olması gerektiği gibi kamu düzenini sağlamak adına olağanüstü hal ilan edilecektir.” şeklinde beyanda
bulunan Humala, alınacak önlemlerde Peru Silahlı Kuvvetleri’nin olağanüstü hal durumuna dâhil
edilmeyeceği de vurguladı.
Bilgilere göre Lima Uluslararası Havaalanı’nın bulunduğu, ülkenin ana ticaret merkezlerinde biri
olan Callao‘da her 48 saatte bir cinayet vakası yaşanıyor. 2015 Ocak ve Kasım verileri 154 cinayet vakası
yaşandığını işaret ediyor.
22 Aralık tarihli güncel bilgiler göre Peru polisince uyuşturucu, gasp, cinayet gibi vukuatlar
işleyen 51 ayrı çete çökertildi ve 561 şüpheli tutuklandı. Ayrıca 74 ateşli silaha, 13 adet el bombasına ve
çok sayıda mühimmata el konulurken 15.821 paket marihuana ve 301 kilo kokain ele geçirildi.
Bölgenin genelinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken, yeni yıl kutlamaları sırasında
vatandaşların güvenliğini sağlamak adına başkent Lima’nın önemli noktalarından olan Mesa Redonda ve
Mercado Central bölgelerine 20.000 polis görevlendirildi.
Polis tarafından el konulan ateşli silahlar
3
Yılının son günlerine tekabül eden bir diğer önemli gelişme ise Áncash’ın Casma ve Santa
bölgelerinde yaşandı.
24 Aralık sabahı Hükümet Sarayı’nda yapılan görüşmeler sonrasında, Peru Devlet Başkanı
Ollanta Humala Tasso Ánchas’ın Casma ve Santa bölgelerinde olağanüstü hal ilan edileceğini açıkladı.
Olağanüstü hal tedbirlerinin 25 Aralık saat 00.00 itibariyle bahsi geçen bu iki bölgede karmaşa ortamının
önüne geçmek adına başlayacağı ve 45 gün süresince devam edeceği açıklandı.
Humala, Callao’da meydana gelen olaylar için alınan tedbirler de olduğu gibi, Peru Ordusu’yla
değil, polis ile iş birliği içerisinde olunacağını söyledi.
“Yerel otoritelerle bağlantı kuralım, sonunda hep birlikte çalışabilir ve yüksek suç oranlarıyla
ancak birlikte savaşabiliriz” diye seslenen Humala olağanüstü hal hükümlerinin İçişleri Bakanı José Luis
Pérez Guadalupe tarafından detaylı açıklamasının yapılacağını da belirtti.
5 Yıldır Süren Bir Cinayet Dalgası
2010 yılından beri bölgede, işlenen cinayetlerin her seferinde uyuşturucu kaçakçılığı, gasp gibi
organize suçlarla bağlantılı olduğu ortaya çıkarılmıştır.
Verilere göre; 2012’de 48 cinayet, 2013 yılında 77 cinayet ve 2014-2015 yılları arası 80 cinayet
kaydedilmiş ayrıca bölge halkı için diğer bir tehdit olan gasp suçlarının sayısı 80’i aşmıştır.
Son yıllarda meydana gelen Huarmey Belediye Başkanı Pedro Tapia ne de Casma yargıcı Luis
Sánchez Colonia cinayeti açıklığa kavuşturulabilmiştir. Eski Bölge Meclis Üyesi Ezaquiel Nolasco, 14
Mart 2014 tarihinde açılan ateş sonucu başına isabet eden 3 mermiyle hayatını kaybetmiştir.
Belediye Başkanı Ariza ve hukuk danışmanının can verdiği otomobil
Son olarak 20 Ekimde Samanco Belediye Başkanı Francisco Ariza ve hukuk danışmanı Henri
Aldea, 18 yaşından küçük olduğu tespit edilen bir zanlının ateş edip belediye başkanı Ariza’nın aracını
ateşe vermesi onucu hayatını kaybetmişti.
Bölgeden alınan bilgilere göre şimdiye kadar 14 kişi tutuklanmış, 14 kadar suç örgütüne yönelik
operasyonlar düzenlenmiştir. Bölge huzuru tam olarak sağlanana kadar operasyonların süreceği
açıklanmıştır.
Ayşe KÖKEN
Kaynak: larepublica.pe
4
Lüks ve Sefaleti Birbirinden Ayıran Duvar: Peru’nun Utanç Duvarı
“Utanç Duvarı” ya da “Peru’nun Berlin Duvarı” olarak adlandırılan 10 km uzunluğundaki duvar
başkentin Santiago de Surco bölgesinde bulunan, en zengin muhitlerden biri Las Casuarinas ve yoksul
yerleşim bölgesi San Juan de Miraflores’i birbirinden ayırıyor.
Gelir dağılımındaki eşitsizlikler nedeniyle zengin ve yoksul arasında uçurumun olduğu Peru’da
San Juan de Miraflores ve Surco bölgelerini ayıran duvar Peru’nun farklı iki yüzünü gözler önüne seriyor.
Las Casuarinas bölgesi vatandaşlarının “yalnızca bir güvenlik önlemi” olarak adlandırdığı bu duvar
bölgede meydana gelebilecek hırsızlık ve diğer suçların önüne geçmek adına örülmüş.
Tedbirler o denli sıkı ki, 10 kilometre uzunluğunda ve 3 metre yüksekliğinde örülen duvarın üzeri
dikenli tellerle kaplı.
Duvarın inşası ilk olarak; ülkede terör olaylarının patlak verdiği ve akabinde başkent çevresine
doğru başlayan göç dalgası sırasında, 80’li yıllarda başlamış.
Evlerin 2,5-3 milyon dolar değerinde olduğu Las Casuarinas
5
SJM bölgesi sakinlerinin verdiği bilgilere göre, bölgenin nüfusu arttıkça uzayan duvar 3 yıl önce
hızlanan çalışmalarla Nadine Heredia, Defensores de la Rinconada, Nuevo Milenio, Trébol ve Vista
Hermosa olmak üzere 5 yerleşim alanını Surco bölgesinden ayırıyor.
Bir Drone Tarafından Kaydedilen Utanç Duvarı İşte Böyle Görünüyor
Duvar hakkında, uluslararası medyanın da dâhil olduğu tartışmalar sürerken Volante y Rasante
topluluğu San Juan de Miraflores ve Surco bölgelerini birbirinden ayıran “Utanç Duvarı”nın videosunu
yayınladı.
Kayıt, ayrımcılığa teşvik ettiği gerekçesiyle eleştirilen bu yapıyı daha önce görüntülenmemiş
açılardan gösteren bir drone (uzaktan kumandalı hava aracı) tarafından gerçekleştirildi.
EFE ajansın konuyla ilgili bir röportajında, “Mumlarla aydınlatılan ve çatıları akan tahtadan
evlerle karşı karşıya duran 2,5-3 milyon dolar değerindeki evlerin arasında sadece bir kaç kilometre
uzanıyor” sözleriyle yapılan tasvirin doğruluğu videoyla gözler önüne seriliyor.
Video Brigada Muralista, Espacio Abierto, ve Ambre kolektifleri tarafından gerçekleştirilen
aktiviteler esnasında kaydedildi. Bu kolektifler bölgedeki çocuklarla birlikte resimler çizerek, utanç
duvarını renklendirdiler.
Ayşe KÖKEN
Kaynak: larepublica.pe
6
VENEZUELA 6 ARALIK 2015 PARLAMENTO SEÇİMLERİ
Seçimin Ayrıntılı Sonuçları
•Venezuela'da dün düzenlenen milletvekilliği seçimlerinin resmi olmayan sonuçlarına göre, Sosyalistler
1998'de Chavez liderliğinde iktidara geldiklerinden bu yana ilk kez seçimden mağlup ayrıldı.
•Ulusal Seçim Konseyi Başkanı Tibisay Lucena, sandıkların kapanmasından 5 saat sonra yaptığı
açıklamada, ana muhalefetteki Demokratik Birlik Masası (MUD) koalisyonunun parlamentodaki 167
koltuğun en az 99'unu aldığını açıkladı.
•Hayatını kaybeden eski lideri Hugo Chavez'in kurucusu olduğu Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi
(PSUV) ise 167 koltuklu Ulusal Meclis’te 46 koltukta kaldı.
•Seçimlerde katılım oranı %74,17 oldu.
•2010 Parlamento seçimlerinde PSUV 98 sandalye kazanırken muhalefet 64 sandalye kazanmıştı.
Resmi olmayan sonuçlara göre hesapladığımız yüzdeler:
•MUD: %56.30 Sandalye Sayısı: 99
•PSUV: %27.50 Sandalye Sayısı: 46
•Diğer: %13.20 Sandalye Sayısı: 22
Partilerin 2010 seçimine göre gösterdikleri gelişim yüzdesi:
•MUD: %52.3 yükseliş
•PSUV: %53.1 düşüş
Seçim Sonrası Gelişmeler
•Merkez sağ ve muhafazakâr partilerden oluşan muhalefet bloğu, en az 112 sandalye çıkarmayı bekliyor.
•Seçime dair yapılan yorumlardan çıkarılan sonuçlar; muhalefetin siyasi tutukluların serbest
bırakılmasını sağlayacak yasaları geçirmesini ve şimdiki yönetim tarafından adli kadrolara yapılan
atamaları değiştirmesini mümkün kılacak.
•Ancak Venezuela’da başkanlık sistemi var ve gözlemcilere göre, birçok belediyeyi kontrolünde tutması
nedeniyle Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi ülkede hâlâ etkili bir güç olmaya devam edecek.
•Seçimler, 2013’te ölen eski lider Hugo Chavez tarafından seçilen Cumhurbaşkanı Maduro ve partisinin
politikaları için referandum olarak görülüyordu.
•Muhalefet iktidar partisini ekonomiyi yanlış yönetmek ve ülkenin petrol zenginliğini heba etmekle
suçluyor.
•Maduro ise partisinin sıradan Venezuela’nın çıkarlarını savunduğunu ve Chavez’in başlattığı “Bolivar
Devrimi”ni tamamlamak istediğini söylüyor.
•Ülkede süt, pirinç, kahve, şeker, yemeklik yağ ve mısır unu gibi erzak sıkıntısının yaşanması seçim
kampanyasında en çok tartışılan konu oldu.
•Devlet Başkanı Nicolas Maduro da seçimin “ters sonuçlarını” kabul etti ve demokrasinin kazandığına
vurgu yaptı. Ulusa yaptığı seslenişte yenilgiyi kabullenen Maduro, sonuçlardan hükümetine karşı
yürütülen “ekonomik savaşı” sorumlu tuttu.
•Muhalefet, Maduro’nun giderek otoriter bir yönetim kurmaya başladığını savunuyor.
•Venezuela’da başkanlık seçimlerinin 2018’de yapılması bekleniyor.
Seçim Öncesi Gelişmeler
•İktidardaki lider Maduro’nun eşi Cillia Flores’in yeğenleri iddialara göre kokain ticareti yapmak üzere
yolculuk ederken Tahiti havaalanında CIA tarafından gözaltına alındı. Bu haberlerde Maduro’nun
yakınları kokain ticareti yaparken yakalandı şeklinde geçti.
•ABD’nin Venezuela’daki diplomatlarının yardımıyla NSA (ABD Ulusal Güvenlik Kurumu) Venezuela
petrol şirketi PDVSA'nın internet ağına girerek ülkenin petrol faaliyetleri ile ilgili verileri ele geçirmeye
çalıştı. Sosyalist lider Maduro bunu Venezuela’nın içişlerine karışarak Bolivarcı Hükümeti devirme
girişimi olarak değerlendirdi.
•Bu yılın başlarında muhalefet lideri Leopoldo Lopez halkı şiddete kışkırtma suçlamasıyla 13 yıl hapis
cezasına çarptırıldı. Muhalefet bunun siyasi bir karar olduğunu söylüyor.
Beyza ALABAY / Aslı YILDIZCAN
Sanal Irkçılık Brezilya Billboardlarında
7
“Racismo Virtual, Consequencias Reais” (Sanal Irkçılık, Gerçek Sonuçlar) adlı proje kapsamında
Facebook ve Twitter üzerinden ırkçı yorum ve paylaşımda bulunan kişilerin gönderileri evlerinin
yakınındaki reklam panolarına asıldı.
Twitter üzerinden “Vtf nego sujo, eu tomo banho ja n sei tu” (Pis zenci, ben duş aldım fakat seni
bilmem) yazan bir kullanıcının paylaştığı mesaj evinin yakınındaki bir reklam panosuna asıldı.
Kampanyanın organizatörü Jurema Werneck, bu proje ile insanların sosyal medyada ırkçı
söylemlerde bulunurken daha dikkatli olmalarını hedeflediklerini söyledi.
Irkçı paylaşımlarda bulunan kullanıcıların ilk önce Facebook hesapları kontrol ediliyor ve daha
sonra fotoğrafları ve diğer sosyal medya hesaplarındaki paylaşımları inceleniyor.
Irkçı mesajlar paylaşan kişilerin evleri konum belirleme araçları tarafından tespit ediliyor ve
bunun sonucunda reklam panolarında kullanıcının fotoğrafı ve kişisel bilgileri yer almadan sadece
mesajları asılıyor. Brezilya’da siyahi vatandaşlara yönelik ırkçılık sıkça yaşanan bir sorun.
Onur Emre BAYAR
Kaynak: bbc.com
Brezilya’da Yeni Bilet Uygulaması
8
Brezilya’da kitap okuma alışkanlığını arttırmak için faydalı bir proje hayata geçirildi. Brezilya’da
yaşayan vatandaşların kitap okuma alışkanlıklarını belirlemeye yönelik yapılan bir ankette okuma
oranının yılda sadece iki kitap olduğu görüldü. Bu anket sonucunda Brezilyalı yetkililer okuma oranını
arttırmak amacıyla yaratıcı bir proje tasarladı.
Yetkililer vatandaşlara kitap okuma alışkanlığı kazandırmak amacıyla ülkenin önde gelen
yayınevlerinden biri ile bir anlaşma yaptı.
Artık Sao Paulo’da yolculara metro biletleri yerine kitap verilmeye başlandı. 10.000 adet kitap
dağılan bu projede, ilk etapta 10 kitaplık bir koleksiyon oluşturuldu ve bu koleksiyonda dünya klasikleri
ve çizgi romanlar yer aldı. Vatandaşların kitapları rahatça yanlarında taşıyabilmeleri açısından boyut
olarak ince ve küçük kitaplar tercih edildi.
Verilen bu kitaplara özel bir barkot yerleştirildi. Ayrıca her bir kitaba 10 adet ücretsiz geçiş
tanımlandı ve bu sayede yolcular bilet yerine kitaplarını okutarak metroya binebiliyor.
Bilet-kitap projesi kapsamında dağıtılan eserlerden bazıları ise şöyle: Hamlet, Sherlock Holmes,
Muhteşem Gatsby ve Savaş Sanatı.
Okuyuculardan gelen geri bildirimlere göre proje bir hayli faydalı olmuş ve yetkililer projenin
önümüzdeki günlerde diğer şehirlerde de hayata geçirilmesini hedeflediklerini söyledi.
Onur Emre BAYAR
Kaynak: bbc.com
Şili’de Zafer Öğrencilerin
9
Güney Amerika ülkelerinden Şili'de kongre, öğrencilere parasız üniversite imkânı sunan yasayı
onayladı. Yasa, ülke genelinde devlet üniversitelerinde öğrenim gören 200 bin öğrenciyi etkileyecek. Özel
üniversitelerde okuyan öğrenciler de yasadan kısmen yararlanabilecek.
Şili Anayasa Mahkemesi, geçen hafta sadece devlet üniversitelerini kapsayan yasanın öğrenciler
arasında ayrım yaptığına işaret etmiş, hükümet de 765 milyon dolarlık planda değişiklik yapmıştı.
Şili'de okul harçlarının, çoğu ailenin karşılayamayacağı kadar yüksek olduğunu ileri süren
üniversite ve lise öğrencileri, 2011'de aylarca süren gösteriler düzenlemişti. Öğrencilerin, eylemlerine
2012'de de devam etmesi üzerine dönemin Devlet Başkanı Sebestian Pinera, eğitim sistemine ek kaynak
sağlanması için vergi reformu yapmış ancak sorunlar yine de çözülememişti. Öğrenciler, daha sonra da sık
sık sokaklara dökülerek seslerini duyurmaya çalışmıştı.
Devlet Başkanı Bachelet Öğrencilere Söz Vermişti
Öğrenciler, dünyanın en büyük bakır üreticisi ve Latin Amerika'da kişi basına düşen milli gelir
seviyesi en yüksek ülkelerden Şili'de zengin kaynaklardan elde edilen gelirin eğitim başta olmak üzere
halkın temel ihtiyaçlarının karşılanması için kullanılması gerektiğini savunuyor.
Aralık 2013'teki devlet başkanlığı seçiminde oyların üçte ikisini alan Michelle Bachelet, devlet
okullarının kalitesini yükselterek, özel okullar ve üniversitelerin kâr amacı gütmesini önleyerek ve ihtiyaç
duyan herkese parasız eğitim sağlayarak eğitim sistemini değiştireceği sözünü vermişti.
Aslı YILDIZCAN
Kaynak: compartirpalabramaestra.org
Güney Şili’de 337 Balina Karaya Vurdu
10
Şili’nin Patagonya bölgesi açıklarında, nedeni hâlâ araştırılan bir toplu balina ölümü gerçekleşti.
Bilim insanlarına göre karaya vuran balinalar, soyu tükenmekte olan sei balinaları olabilir.
Şili’nin güney kesimi Patagonya’daki ücra bir fiyort üzerinde gözlem uçuşu yapan bilim insanları
şaşırtıcı bir keşif gerçekleştirerek 337 balina ölüsü buldu. Bu toplu ölüm, bilim insanlarının bilgisi
dâhilinde şimdiye kadar yaşanan en büyük karaya vurma olayıdır.
Bölgenin ücra ve denizin dalgalı olması nedeniyle bilim insanları balinalar üzerinde henüz
inceleme yapamadılar ama havadan ve uydudan çekilen fotoğraflar, kıtanın güney ucu civarındaki Penas
Körfezi ile Puerto Natales arasında 305 ceset ve 32 iskeletin varlığını gösteriyor.
Şili Üniversitesi ve Santiago’daki Ulusal Anıtlar Konseyi bilimcisi Carolina Simon Gutstein, çoğu
ceset ileri derecede çürüdüğü için balinaların türünün belli olmadığını söylüyor. Ancak boyutları ve
bulundukları yer göz önüne alındığında hayvanların muhtemelen sei balinası olduğunu belirtiyor.
Bilim insanları toplu ölüme yol açan şeyin ne olduğunu anlamaya çalışırken, Şili hükümeti de
balinaların koruma altında olması nedeniyle soruşturma başlattı. Gutstein ölümler konusunda
spekülasyon yapmak istemiyor ama geçmişte bölgede yaşanan balina ölümlerinden kızıl gelgit (toksik
mikroorganizmaların sayısındaki artış) sorumlu tutulmuştu. Kızıl gelgit, lağım suları ve suni gübrelerden
kaynaklanan besinler yüzünden meydana geliyor ya da artış gösteriyor. Ancak Gutstein “tek bir kişiyi
veya işletmeyi suçlu bulmak çok zor.” diye konuşuyor.
Aslı YILDIZCAN
Kaynak: bbc.com
ABD ve Küba Ticari Uçuşların Başlaması İçin Anlaştı
11
ABD ve Küba, ilişkilerin normalleştirilmesi kapsamında iki ülke arasındaki ticari uçuşların
yeniden başlamasında uzlaştı. Tarifeli uçuşların başlaması ile ticari ilişkilerin de hızlanması bekleniyor.
Tarifeli uçuş anlaşması, Amerika Birleşik Devleti Başkanı Barack Obama ve Küba Devlet Başkanı
Raúl Castro’nun, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden başlatılacağına dair yaptığı
açıklamanın 1. yıl dönümde yapıldı.
Anlaşmanın ardından ABD ve Küba arası seyahatlerde ciddi bir şekilde artış bekleniyor. Uçuşlar,
Birleşik Devletli havayolu şirketlerinin Küba hükümeti ile uçuş rotaları ve saatlerini belirlemesinden
sonra başlayacak. ABD'den Küba'ya ilk ticari uçağın ne zaman havalanacağı henüz bilinmiyor. Birleşik
Devletli yetkililer Küba'ya her gün ondan fazla uçuşun yapılmasını beklediklerini açıkladı.
Anlaşma öncesi sadece özel uçaklar ABD ve Küba arasında uçabiliyordu. Ancak ABD Dışişleri
Bakanlığı yetkilileri, Küba'ya turistik seyahatlerin halen yasa dışı olmasına rağmen, binlerce ABD
vatandaşının özel uçuşlarla ya da 3. ülkeler üzerinden yasağı aşarak Küba'yı ziyaret etmekte olduğunu
belirtiyor.
Küba, ABD'nin ülke üzerindeki ticaret ambargosunu da kaldırılmasını talep ediyor. Amerika
Birleşik Devleti Başkanı Obama, ABD Kongresi'nden yasağın kaldırılması için adım atılmasını istemişti,
ancak Cumhuriyetçiler buna karşı çıkıyor. ABD ile Küba arasındaki diplomatik ilişkiler 54 yılın ardından
bu yıl tekrar başlamış ve her iki ülke karşılıklı büyükelçilikler açmış, ilişkilerin normalleştirilmesi
kapsamında iki ülke arasındaki posta ve telefon servisleri yeniden başlatılmıştı.
Berkay KAHRAMAN
Kaynak: bbc.com
12
Kübalı Göçmenler, Meksika'ya Gönderilecekler
Kosta Rika'da mahsur kalan Kübalıların bir hafta içinde Meksika'ya transfer edileceği açıklandı.
Meksika hükümet yetkilileri, yasadışı olarak ülkeye giren Kübalı göçmenleri Kosta Rika'dan Meksika'ya
taşımak için yapılan plana son şeklinin verildiğini açıkladılar.
Yetkililer, bu hafta başlaması düşünülen uygulama kapsamında pilot uygulama olarak 250 Kübalı
göçmenin kara ve havayolu ile Meksika'ya gönderileceğini açıkladılar. Kübalıların, Kosta Rika'dan
havayoluyla El Salvador'a, oradan da otobüslerle Meksika'ya transfer edileceği söylendi.
Nikaragua'nın haftalar önce sınır kapılarını kapatmasının ardından yaklaşık olarak 8 bin Kübalı
Kosta Rika'da mahsur kalmıştı.
Berkay KAHRAMAN
Kaynak: crhoy.com
13
Mencosur Zirvesi’nde Delcy Rodriguez’den Mauricio Macri’ye…
Venezuela Dışişleri Bakanı Delcy Rodriguez
Yakın zamanda sağ kanattan seçilen Arjantin Devlet Başkanı’nın Güney Eyaletleri’nin ortak
pazarı olan Mercosur’un başkanlarının yaptığı zirve esnasında gözaltına alınan sözde siyasi suçluların
tahliye edilmesi talebinde bulununca, Venezuela Dışişleri Bakanı Delcy Rodriguez, Arjantin Devlet
Başkanı Mauricio Macri’nin bu müdahaleci ifadelerine karşı ülkesinin egemenliğini savundu.
“Siz Venezuela’nın meselelerine karışıyorsunuz.
Şiddet
gösterilerini
yöneten
Leopold
Lopez’i
savunuyorsunuz. Siz siyasal şiddeti savunuyorsunuz.” diyen
Rodriguez 2014’te 43 kişinin öldürüldüğü protestonun
fotoğraflı kanıtlarını sundu.
“Biz Venezuela’da uluslararası toplumlar tarafından saygı
duyulması gereken bağımsız ortak bir iradeye sahibiz.”
diyerek sözlerine devam etti.
Arjantin Devlet Başkanı Mauricio Macri
Rodriguez, “Başkan Macri’nin şiddet yanlısı insanlar için özgürlük talep etmesini ben anlıyorum
çünkü biliyorum ki onun başkan olarak ilk beyanlarından biri Arjantin’deki diktatörlük esnasında
sorumluları ortadan kaldırmak.” dedi.
Dışişleri Bakanı, Macri’yi çifte standartlarla
itham etti ve Arjantin Lideri’ni onun hükümetinin son
zamanlarda “kışkırtılmış kolektif şiddet” adı altında
Mother of Plaza de Mayo’nun kurucularından dünyaca
ünlü aktivist Hebe de Bonafini’yi suçladığını belirtti.
Mencosur zirvesi, alt bölgesel siyasi grupların
eylemlerine yol gösteren bir tasarının benimsenmesiyle
sonuçlandı.
Dünyaca ünlü aktivist: Hebe de Bonafini
Beyza ALABAY
Kaynak: venezuelanalysis.com
14
FARC ve ELN ile Kolombiya Hükümeti’nin Arası düzeliyor mu?
Barışı başlatmak için yapılacak antlaşma görüşmelerinin koşulları Kolombiya Hükümeti ile ABD
ve ABA tarafından terör örgütü kabul edilen Marksist devrimci grup Ulusal Kurtuluş Ordusu ELN
(Ejercito de Liberacion Nacional) arasındaki müzakerelerin başlaması ile oluşmaya başladı.
51 yıllık ELN ve Hükümet, Başkan Juan Manuel Santos’un yeniden aday olduğu seçimlerden 5
gün önce, geçen Haziran’da, resmi barış görüşmelerinin başladığını duyurdu. Yine de bu tarihten sonra
hiçbir şey tam olarak şekillenmedi.
ELN’nin en yüksek rütbeli komutanı Gabino takma adıyla bilinen Nicolas Rodriguez Bautista’ya
göre, ön görüşmeler sonlandı ve şu aşamada grup Santos İdaresi ile görüşmelerin resmileşmesini umut
ediyor.
Gabino, adını Baskça’dan alan ve “Biz” anlamına gelen İspanyol-Bask gazetesi “Gara”ya konuştu:
“Muhalif partiler görüşme gündemi üzerine anlaştılar.”
Eğer ELN barış görüşmelerine başlarsa, barış müzakereleri yapan ikinci sol görüşlü isyancı grup
olabilir; Kolombiya’nın en büyük isyancı grubu, Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri, FARC (Fuerzas
Armadas Revolucionarias de Colombia), 2012’de resmi görüşmeleri taahhüt etmişti.
Buna karşılık olarak, Kolombiya’daki Birleşmiş Milletler Yerleşik Koordinatörü Fabrizio
Hochschild, “Biz bunun başlamasını bekliyoruz.” dedi.
Hochschild, El Heraldo gazetesine “FARC’ı içeren fakat ELN’yi kapsamayan bir barış zayıf bir
barış olacaktır. ELN’nin katılımıyla gelişmeyi umut ediyoruz. Bu harika bir haber olur.” şeklinde
konuştu.
Beyza ALABAY
Kaynak: colombiareports.com
15
Meksika Eyaleti Guerrero’da Bir Uçurumda 19 Ceset Bulundu
Bölge daha önce Ayotzinapa’da 43 öğrencinin kaybolduğu bölgeyle aynı bölgedir. Meksika’nın
en çok şiddet yaşanan eyaletidir. Guerrero Eyaleti’nde (Meksika’nın güneyi) bir uçurumda en az 19 ceset
ortaya çıktığı biliniyor. 2014’te Ayotzinapalı 43 öğrencinin kaybolduğu bölgeyle aynı bölge olma
özelliğini taşımaktadır. Bununla birlikte bölge, tüm ülkenin en çok endişe veren suç mahalline döndü.
Cesetler, 10.000 nüfuslu Chichihualco dağlık bölgesi çevresinde 500 metrelik kayalığın dibinde,
taş ve ağaçlarla örtülü bir arazide bulundu. Net bir bilgi olmadığından dolayı cesetlerin gömülmüş mü
yoksa öylece atılmış mı olduğu bilinmiyor. Yetkililer geçen hafta bir ihbar üzerine cesetleri buldular.
Toplamda 17 ölünün 8'i kısmen yanmış halde, 2'si parçalara ayrılmış bir haldeydi.
Ölülerin Chicchiualco'nun kuzeyine 130 km uzaklıkta olan Iguala şehrinde kaybolan Ayotzinapa
Öğretim Okulu'ndaki 43 öğrenciyle ilişkisi olabileceğine hiç değinilmedi. Şu ana kadar, cesetlerin kimliği
henüz belirlenmedi. Kurbanların en az bir ay en çok 1,5 yıl önce ölmüş olabileceği düşünülüyor.
Kayıp olaylarına ilişkin toplum hassasiyetine karşılık ekim ayında yürütme organı tarafından
oluşturulan Kayıp Arama Başsavcılığı operasyon başlattı.
Meksika'da 2007'den bu yana 26.000'den fazla kayıp vakası kaydedildi. Yaklaşık 1.000'i Guerrero
Eyaleti'nden çıktı. Bunlar resmi rakamlardır. İnsanların polise olan güvensizliği ya da misillemeye
uğrama korkusundan dolayı Meksika'da pek çok olay ihbar edilmediği için asıl rakamın daha fazla
olması ihtimali yüksektir. Mesela 43 kişinin kayboluşunun “Guerreros Unidos” adında yerel bir kartelin
elinde olan belediye ajanları tarafından üstlenilmesi, bu durumun sebebini açıklamaktadır.
Guerrero, Oaxaca ve Chaipas ile birlikte Meksika'nın en fakir eyaletlerinden biri, hepsi de ülkenin
güneyinde bulunmaktadır. Amerika'daki uyuşturucu pazarında tekrar artışa geçen uyuşturucu madde
olan eroini üretmek amacıyla en fazla afyonun yetiştirildiği Meksika bölgesidir.
2009'a kadar Guerrero, Chapo'nun lideri olduğu Sinaloa Karteli'nin bir kolu olan Beltran Leyva
ailesinin egemenliği altındaydı. Fakat 2009'da ailenin başı Arturo Beltran, ordu tarafından düşürüldü.
Bunun sonucunda, her belediyenin savaştığı ve böylelikle yeni grupların çoğalmasına neden olan
kriminal güçler tarafından savaş başlatıldı. Bahsi geçen olay eyalette yaygınlaşan anayasal yolsuzluk ve
iktidarsızlıktan dolayı süregelmişti.
2015'in ilk 10 ayında Guerrero'da 1.651 kişi öldürüldü. 2014 yılındaki verilere göre 2015 yılında
ölü sayısı 137 kişi daha fazlaydı. Bu dönemde cinayetlerin 718'i eskiden Meksika'nın turistik ve
Hollywood yıldızlarının kaçamak yeri olan Acapulco'da gerçekleştirildi. 2014'te ülkenin cinayet oranı en
yüksek şehri haline gelmiştir.
Kaynak: elpais.com
Ezgi GÜLTEKİN
Birleşmiş Milletler, Kayıpların Ailelerini Korunması İçin
Meksika'ya Talepte Bulunuyor
16
10 Aralık'ta Meksika Başkanı Enrique Peña Nieto, İnsan Hakları Ulusal Ödülü törenini aynı gün
kongrede yürürlüğe sokulan zorla kaçırılmayla ilgili yasa tasarısının bilgilendirmesini yapmak
değerlendirdi, “Ülkedeki olaylarla yüzleşmemiz ve kararlılıkla problemlerin üstesinden gelmemiz
gerekiyor.” Bir gün önce Birleşmiş Milletler Zorla Kaçırılmalara Karşı Komitesi -ikinci defaGuerro'daki bu olaylardan dolayı baskı altında olan ve aylardır kendi kayıplarını arayan aileler için
koruma talebinde bulundu.
Meksika Hükümeti'ne gönderilen 9 Aralık tarihli bir mektupta, Komite, “Gereken korumanın ve
tedbirlerin uygulanması adına Meksika Devleti’ne -Meksika zorla kaçırılan kayıplara karşı tüm
insanların korunması için Uluslararası Kongresi'nin taraflarından biridir- kayıp insanların yerini tespit
etmek ve onları bulmak için eylemler geliştiren insanların güvenliğini garanti altına alınması için istekte
bulundu.''
21 Eylül’de Komite, Guerrero Eyaleti'ndeki kayıp insanların ailelerinden oluşan 13 kişilik grubu
koruma altına almak için Meksika Devleti'ne talepte bulunmuştu. Verilen emir Hükümet tarafından
halen yerine getirilmemesine rağmen, Komite listeyi 39 kişiye çıkardı ve bunun yerine getirilmesi için
28 Aralık’a kadar süre verdi.
IDHEAS İnsan Hakları Stratejik Davalar Örgütü, Guerrero'daki kayıpların ailelerini Meksika
İnsan Hakları ve Demokrasi Enstitüsü ve İnsan Hakları Merkezi ile birlikte koruma altına aldı. Geçen
yıl 20 Kasım’da bu örgütler Meksika İçişleri Bakanlığı İnsan Hakları’ndan Sorumlu Bakan Yardımcısı
Roberto Campa'ya korumayla alakalı önlem talebinde bulundukları bir mektup gönderdiler fakat cevap
alamadılar. Eğer bu problem çözülmezse Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından ele alınacak.
IDHEAS Koordinatörü Juan Carlos Gutierrez: “İnsan hakları evrensel mahkemeleri tarafından
alınan kararların yerine getirilmesinde engellerle karşılaşılmaması ve bu kararları yerine getirmekle
yükümlü olan yetkililerin buna karşı çıkmaması gerekmektedir. Milli hukukla alakalı tartışmalar
uygulamada gecikme için bir bahane olmamalıdır.” şeklinde bir açıklama yaptı.
Birleşmiş Milletler'in insan hakları ile ilgili konularda gerekli özeni göstermediğinden dolayı
Meksika Hükümeti ile zıtlaşması bir ilk değildir. Nisan ayında BM'nin işkence konusundaki özel
raportörü Juan Mendez, Meksika'daki durumla alakalı bir bilgilendirme raporu sundu. Bu raporda,
“Tutuklamalarda işkence ve kötü muameleler Meksika'da yaygınlaşmıştır ve cezasız kalmaktadır.” dedi.
Hükümet bu yoruma cevaben Mendez'in olayları biraz abarttığını söylemekle yetindi.
Kaynak: elpais.com
Ezgi GÜLTEKİN
17
Ekvador’da Sınırsız Başkanlık Dönemi Yasasını Protestolar Sürüyor
Ulusal Meclis’in Rafael Correa’nın süresiz başkanlık seçimini talep eden yasayı gündeme
almasıyla Ekvador sokaklarında protestolar başladı.
Ulusal Meclis’in oylamaya sunduğu yasa 2021 yılından itibaren başkanlık seçimlerinde
dönemsel sınırlamanın kaldırılmasını içeriyor. Protestolar sırasında polisle çatışmaya giren göstericiler,
bu yasayı Başkan Rafael Correa’nın iktidarını güçlendirme girişimi olarak görüyor.
2007 yılından günümüze başkanlık görevini sürdüren Correa, 2017’de başkanlık dönemi
bittiğinde bir dahaki seçimlere katılmayacağını açıklamıştı. Muhalif çevreler bu adımın atılma sebebini,
yeni vergilerin baskısının ve kamu harcamaların acımasızca harcanmasının yol açtığı ekonomik
çöküntüde, halkın hoşnutsuzluğunu daha da artırmamak olarak görmüştü.
Correa’nın Alianza País Partisi’nin üçte iki çoğunluğu oluşturduğu ulusal meclisteki oylamadan
sonra başkent Quito’da göstericiler polisle çatışmaya girerken, Guayaquil ve Cuenca kentlerinde de
protestolar devam etti.
Correa Twitter hesabından “Demokratik meşruiyetin bize vermiş olduğu yetkiyle ülkenin ortak
çıkarları için yönetimde olmaya devam edeceğiz. Muhalefet bizim eski baskıcı yönetimle yönetilen
Ekvador’a dönüşmemizi, hareketsiz kalmamızı ve engellenmemizi istiyor.” açıklamalarını yaparak
muhalif görüşlere karşılık vermiş oldu.
Muhalif milletvekillerinden Luis Fernando Torres oylamayı referanduma gidilmeden yapıldığı
için “anayasal hile” olarak değerlendirdi. Yapılan anketlerde Ekvatorluların %80’inin de referandum
istediği ortaya çıkarken, anayasa mahkemesi bunu gereksiz buldu.
Ayrıca değiştirilmiş anayasada bulunan ülkedeki iletişim ve haberleşmenin kamu hizmeti olarak
geçecek olması Correa’nın medya kuruluşları üzerinde orantısız kontrol sağlayabileceği kaygısını da
doğurdu.
Anayasadaki bir başka değişiklik, herhangi bir iç güvenlik hususunda ordunun, bazı hakların ve
özgürlüklerin askıya alınabileceği olağanüstü durum ilan edilmeden de müdahil olabilmesini içeriyor.
Yeni değişikliklerin vatandaşlık haklarını zayıflatmaya yönelik olduğu görüşünde olan İnsan
Hakları İzleme Örgütü, geçtiğimiz yıl Ekvador’un güvenlik güçlerinin hükümet karşıtı gösterileri
dağıtmak için orantısız güç kullandığını öne sürmüştü.
Ekvador, Venezuela ve Nikaragua’dan sonra süresiz başkanlık seçimini onaylayan üçüncü Latin
Amerika ülkesi oldu.
Ayşe Neva AKBEN
Kaynak: theguardian.com
Ekvador ELN ile Mücadelede Destek Onayı Verdi
18
Kolombiya ve Ekvador Başkanları sınır güvenliğini güçlendirme sürecinde işbirliği yapacaklarını
bildirdiler. Ekvador Başkanı Rafael Correa, iki ülkenin kabine toplantısının dördüncüsünün yapıldığı
Cali’de yaptığı açıklamada, FARC ile barış süreci konusundaki beklentileri ELN ile olan süreçte de
karşılayabileceklerini ve bu süreci kolaylaştırmak için kararlılıklarının sürdüğünü belirtti. Toplantıda
Santos mevkidaşına FARC ile barış süreci ve ELN ile çatışmanın bitirilmesine yönelik desteği için
teşekkür etti. Ayrıca iki lider sınırlardaki güvenliği güçlendirme konusunda anlaştılar.
Santos verdiği demeçte “Biz sadece komşu değil, ortak hedefleri olan iki kardeş ülkeyiz” ifadesini
kullanırken; iki ülkenin ortak amaçları arasında yasadışı madencilik, uyuşturucu ticareti, insan
kaçakçılığına karşı mücadelenin de olduğunu belirtti.
Buluşma sırasında Ekvador İçişleri Bakanı José Serrano, Ekvador’un sınırlarında gerçekleştirilen
insan kaçırılma olaylarının önüne geçmek için mücadeleye devam edileceğini bildirdi. Serrano ayrıca
Kolombiya’da yasadışı ekim yapılan tarım arazilerine bitki öldürücü madde sıkmaya devam
edilmemesinin, bu ekim alanlarının çoğalacağı konusundaki endişelerini dile getirdi.
İki ulusun katıldığı kabine toplantısı, sınırdaki gerilla faaliyetlerinin artması ön kabulü
çerçevesinde Santos ve Correa’nın bir sınır planı oluşturacağının bildirilmesiyle devam etti. Sınır planı
bölgedeki yoksulluk, temel ihtiyaçların değerlendirildiği bir sosyal kalkınmayı hedefliyor.
Toplantıda Kolombiya’daki Ipiales (Nariño) Havaalanı’nın Kolombiya Başkan yardımcısı
Germán Vargas’ın destekleriyle ve 26.123 milyon pesoluk bir yatırımla iki ülkenin entegrasyonuna katkı
sağlayacağı belirtildi.
Santos Ekvador’un Kolombiya petrol hattından yararlanmaya devam edeceğini dile getirirken,
Ekvador’un Avrupa Birliği pazarına girmesine de destek vereceği sözünü verdi.
Ayşe Neva AKBEN
Kaynak: eltiempo.com
19
2015 Yılında Ekvador’da En Çok Dinlenen Şarkılar
Dünya çapında Spotify, Billboard, Rolling Stones Dergisi gibi müzik endüstrisinde büyük payı
olan şirketlerin sıralamalarında zirvede yer alan şarkılar Ekvador’da da en sevilenler arasında oldu.
Nicky Jam’in Enrique Iglesias ile düeti “El Perdón” en çok dinlenen şarkı olurken, onu sırasıyla
Major Lazer - Lean On, Maroon 5 – Sugar, Mark Ronson – Uptown Funk ve OMI – Cheerleader takip
etti.
Radyo I99 Ekvador’un verilerine göre Adele, Justin Bieber, Taylor Swift ve Calvin Harris 2015’te
en çok dinlenen şarkıcılar arasına girdi.
2015’te en çok dinlenen Latin Amerikalı şarkıcılar ise Maluma, Ricky Martin, Romeo Santos,
Bomba Stéreo, Natalia Lafourcade, Fanny Lu, Estopa, Noel Schajris, Alejandro Sanz, Calle 13 ve Diego
Torres olarak açıklandı.
Yaşama sevinci yüklü ada ritimleri, tropikal ezgiler ve Latin etkisini içeren bölgeye has tropikal
müzik türüne ait en çok dinlenen şarkı ise 1970’lerde “Otro ocupo mi lugar” adıyla bilinen baladın bir
versiyonu olarak Oveja Negra - La mujer de esta era oldu.
Ayşe Neva AKBEN
Kaynak: eluniverso.com
BİZİM AMERİKAMIZ
GENEL YAYIN YÖNETMENİ
Prof. Dr. Mehmet Necati KUTLU
EDİTÖR
Prof. Dr. İsmail ÖZER
EDİTÖR YARDIMCISI VE TASARIM
Arş. Gör. İbrahim Özgür ÇİÇEK
YAYINA HAZIRLAYANLAR
Aslı YILDIZCAN
Ayşe KÖKEN
Ayşe Neva AKBEN
Berkay KAHRAMAN
Beyza ALABAY
Ezgi GÜLTEKİN
Onur Emre BAYAR
latinamerika.ankara.edu.tr
[email protected]

Benzer belgeler

Temmuz – Ağustos – Eylül 2015 - Latin Amerika Çalışmaları

Temmuz – Ağustos – Eylül 2015 - Latin Amerika Çalışmaları •Papa’nın Ekvador’u ziyaretinin bedeli, kaynağı bilinmeyen bağışlar yardımıyla 3 milyon Dolar olarak tahmin ediliyor. •Papa’nın gelişi Ekvador’da din turizmine 130 milyon Dolar civarında katkı sağl...

Detaylı

Ocak-Şubat-Mart - Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve

Ocak-Şubat-Mart - Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve BİZİM AMERİKAMIZ Ankara Üniversitesi Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi Ocak-Şubat-Mart 2014

Detaylı

Nisan 2011 - Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama

Nisan 2011 - Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Eski first lady Mirlande Manigat ise başkanlık hakkının gasp edildiğini öne sürdü. Birleşmiş Milletler, taraflara seçim sonuçlarına saygılı olmaları, bir usulsüzlük varsa itirazlarını Seçim Komisyo...

Detaylı

Ocak 2015 - Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama

Ocak 2015 - Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Meksika’daki uyuşturucu kartellerini ve süre gelen şiddet olaylarını ortadan kaldırma hedeflerini açıkladı. ABD’nin yanı sıra Arjantin, Şili ve pek çok ülkenin daha destekte bulunacağı bildirildi. ...

Detaylı

Türkçesini İndir - Democratic Progress Institute

Türkçesini İndir - Democratic Progress Institute yaşandığını işaret ediyor. 22 Aralık tarihli güncel bilgiler göre Peru polisince uyuşturucu, gasp, cinayet gibi vukuatlar işleyen 51 ayrı çete çökertildi ve 561 şüpheli tutuklandı. Ayrıca 74 ateşli...

Detaylı

Ekim 2011 - Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama

Ekim 2011 - Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama BİZİM AMERİKAMIZ Ankara Üniversitesi Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi Ekim 2011 Sayı:14

Detaylı

Mart 2011 - Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi

Mart 2011 - Latin Amerika Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi Devletli yetkililer Küba'ya her gün ondan fazla uçuşun yapılmasını beklediklerini açıkladı. Anlaşma öncesi sadece özel uçaklar ABD ve Küba arasında uçabiliyordu. Ancak ABD Dışişleri Bakanlığı yetki...

Detaylı