SAYI

Yorumlar

Transkript

SAYI
1 TEMMUZ 2016 / SAYI 3 / FİKİRTEPE PLATFORMU’NUN AYLIK ÜCRETSİZ YAYIN ORGANIDIR
Hep birlikte büyük değişime
Modern bir
Robin Hood örneği:
DERVİŞ BABA
Sayfa 8-9
Derviş Baba’nın kurucularından mimar
Ali Denizci ile hem Derviş Baba’nın
hikâyesini hem de Fikirtepe’de,
Fikirtepe Platformu ile birlikte hayata
geçirecekleri ortak projeyi konuştuk.
MUTLU ARSA SAHİPLERİ
üşüm
am eden dön
v
e
d
e
v
k
e
m
i.
dir
ir araya geld
leri değerlen
b
e
e
m
il
ş
li
ri
e
le
g
ip
n
h
o
s
a
deki
arsa s
ikirtepe’nin
formu, bölge
t
F
la
re
P
e
e
z
p
ü
e
t
k
a
ir
Fik
alm
da fikirlerini
ın
k
k
a
h
i
c
re
sü
Pink Martini 16
Temmuz’da İstanbul’da
Sayfa 10-11
Ömer Çamoğlu ile
mimari üzerine...
Sayfa 6-7
Doç. Dr. Mehmet Oktay
Taftalı ile dönüşüm
Sayfa 2-3-4
Sayfa 15
2
Fikirtepe Platformu, bölgedeki son gelişmeleri
değerlendirmek ve devam eden dönüşüm süreci hakkında
fikirlerini almak üzere arsa sahipleri ile bir araya geldi.
Çocuklarımızın geleceği
için mutlu ve umutluyuz
Y
eni Fikirtepe’nin tamamlandığında
yaklaşık 160 bin kişiye ev sahipliği
yapacak, Türkiye’nin en büyük
kentsel dönüşüm uygulaması örneği
olması hedefleniyor. Kültür, sanat,
spor tesisleri, eğitim kompleksi, yeşil
alanlar ile ev sahiplerini daha birçok
sosyal imkân ile buluşturacak Fikirtepe,
yatırımcılara sunduğu fırsatların yanı
sıra bölgedeki hak sahiplerine de büyük
avantajlar sunuyor.
Bölgedeki dönüşüm ile birlikte mevcut
daireleri neredeyse yaklaşık 10 katı bir
değer artışına uğrayan arsa sahipleri yeni
yaşamlarına ve dönüşen Fikirtepe’ye
umutla bakıyor.
Bölgedeki hak sahiplerinin
kurulduğundan itibaren yanında olan
Fikirtepe Platformu, bölgedeki son
gelişmeleri değerlendirmek ve devam
eden dönüşüm süreci hakkında fikirlerini
almak üzere arsa sahipleri ile bir araya
geldi.
Düzenlenen iftar yemeği ve
toplantıda; Fikirtepe’nin master planı ve
uygulanması, sosyal donatı alanları ve
projelerin son durumu değerlendirildi.
Bölge sakinleri Fikirtepe Platformu
ile çeşitli konulardaki yorumlarını,
taleplerini ve sorunlarını paylaştı.
BÖLGEDEKİ ALTYAPI SORUNU
BİRAN ÖNCE ÇÖZÜLMELİ
Fikirtepeli arsa sahipleriyle düzenlenen
toplantı sırasında özellikle bazı başlıklar
ön plana çıkıyor. 2016 sonuna doğru
sosyal donatı ve yeşil alanların olduğu,
depreme dayanıklı ve toplu ulaşım
olanaklarının hemen yanı başında
olan yeni evlerine yerleşecek olmanın
mutluluğunu yaşayan arsa sahipleri bir
yandan altyapı hakkında akıllarında
ciddi sorunların olduğunu vurguladı.
Evlerine yerleştikten sonra su, elektrik,
kanalizasyon gibi altyapı konularında
kötü senaryolarla karşılaşmaktan çekinen
arsa sahipleri İstanbul Büyükşehir
Belediyesi’nin Fikirtepe’deki altyapı
işlerini hızlandırması yönündeki
taleplerini Fikirtepe Platformu’na iletti.
Evlerine yakın zamanda kavuşacak olan
hak sahipleri, kendi mutluluklarının
yanı sıra çıkan kanunların tam olarak
uygulamaya geçmemiş olması ve
bazı adalarda anlaşmaların henüz
tamamlanmaması sebebiyle riskli
konutlarda oturmak zorunda kalan
komşuları için de endişe duyuyor.
Arsa sahipleri, tüm Fikirtepe’nin sağlıklı
ve iyi yaşam koşullarında yaşayabilmesi ve
kentsel dönüşümün hızlıca tamamlanması
adına kanunların bir an önce uygulanmaya
alınmasının önemini düzenlenen
toplantıda bir kez daha vurguladı.
FİKİRTEPE, HAK ETTİĞİ DEĞERE
YENİDEN KAVUŞACAK
Fikirtepe Platformu ve proje yapan
firmalar, kendi sorumluluk alanları
dışındaki kamusal alanlarda çok güçlü
olmadığı ve yalnızca bu alanda yol
gösterici bir misyona sahip olduğu
için, kamusal alandaki beklentileri
gerçekleştirmek adına, burada yaşayacak
olan hak sahipleriyleriyle, ortak bir akıl
ve birlik içerisinde hareket edebilirse,
modern bir ortam için doğal ve haklı
taleplerin gerçekleşmesine yönelik daha
güçlü ve sonuç odaklı bir etki oluşturacağı
toplantının notları arasında yer aldı.
Fikirtepe’nin ve Fikirtepe insanının,
varoş algısından dolayı yanlış tanındığı,
bölge hakkında çeşitli önyargıların ve
karşı lobilerin bulunduğuna da değinildi.
Fikirtepe’nin çevre semtlerde olduğu gibi
ve kent merkezine yakışır bir şekilde hak
ettiği değerine kavuşmasının hem burada
yaşayacak hak sahipleri için hem de proje
yapan firmalar için büyük önem taşıdığı
belirtilirken, Fikirtepe’nin nasıl daha iyi
tanıtılabileceği ve yanlış algının nasıl
pozitife çevrilebileceği üzerine konuşuldu.
İftar yemeği sonrasında hem toplu bir
fotoğraf ile günü ölümsüzleştiren mutlu
arsa sahiplerinden bazıları bölgedeki
çalışmalarla ilgili kişisel görüşlerini ve
duygularını Fikirtepe Platformu ile
paylaştı. l
3
Gülhan - Mustafa Genç ve çocukları
Çocuklarımızın içinde daha güvenli ve huzurlu olacağı bir çevrede, sosyal ve spor
olanakları olan yapılarda büyüyecek olmasından dolayı çok mutluyuz. l
M. Şerif Filiz
Cemal Kaynar
Biz varoşlar içinde yetiştik ancak
çocuklarımız bizim yetiştiğimiz
ortamda değil, sosyal donatıları olan,
parkları ve spor olanakları olan, daha iyi
çevre koşullarında yetişecekler. Mutlu
çocuklar, sonrasında mutlu yetişkinler
olup, mutlu bir gelecek yaratacaklar.
Çok mutluyum. Devletimize,
belediyelere, Fikirtepe Platformu’na ve
bizim içinde bulunduğumuz proje
olan Pana Yapı’ya teşekkür
ediyorum. l
Hem mutlu hem de mutsuzum.
Evlerimiz değer kazandı, iyi
koşullarda yaşayacağız bu anlamda
emeği geçen herkese ve bizim
içinde bulunduğumuz proje olan
Pana Yapı’ya teşekkür ederim.
Mutsuz olduğum tek konu eski
komşularımdan ayrılacağım ama
onlar adına mutluyum çünkü
onların da evleri değer kazandı ve
onlar da iyi koşullarda yaşamlarını
sürdürecekler. l
Gönül - Mehmet Demir
Recep Örten
Projemizin
bitmesine az kaldı,
bir yandan evlerimizi
teslim almak için
gün sayıyoruz,
diğer bir yandan
da Fikirtepe’deki
altyapı çalışmalarının
hızlanmasını ilgili
makamlardan rica
ediyoruz. l
Fikirtepe ile ilgili yapılan yanlış
haberlere ve yorumlara, tüm
Fikirtepe halkı olarak duyarlı olmalı
ve gerekli düzeltmeleri yapmalı veya
yaptırmalıyız. İçinde yaşayacağımız
yapılar ve çevre için kamusal alanda
proje yapan firmalara gerekli desteği
vermeliyiz. Fikirtepe, ortak akıl ve birlik
içerisinde yapılan ve yapılacak olan
çalışmalarla çok daha hızlı bir şekilde
gerçek değerine kavuşacaktır. l
İbrahim Akyol
Bizim için en önemli mutluluk kaynağı
eskiden korkarak uyuyorduk. Acaba
deprem olacak mı? Olursa ne olacak diye.
Şimdi korkmadan uyuyacağız. Bu en
büyük mutluluğumuz. l
Azamet Yavuz
2016 sonunda evlerimize kavuşuyoruz
ve bundan dolayı çok mutluyum.
Ancak 2016 sonunda burada
yaşayacak birçok ailenin oluşabilecek
altyapı problemleri ile karşılaşmaması
adına İstanbul Büyükşehir
Belediyesi’nden altyapı işlerinin
hızlandırılmasını rica ediyoruz. l
Salih - Sait Sarı
Fikirtepe için özellikle altyapı çalışmalarının hızlanması en büyük isteğimiz.
Bunun dışında hem Fikirtepe Platformu’na hem de içinde yer aldığımız “Business
İstanbul” projesine Fikirtepe’ye kattıkları değer için teşekkür ediyoruz. Bizler de
Fikirtepe için yapılacak tüm iyi projelerde desteğe hazırız. l
4
Hüseyin Kaynar
45 sene önce Fikirtepe’ye geldim.
Çocuklarım iyi bir ortamda yetişmedi
ancak torunlarımı şimdi yaşayacakları
Baysaş İnşaat’ın projesine getirdiğimde
çok mutlu oluyorlar. Onlar güvenli ve iyi
bir ortamda büyüyecekler. İyi bir gelecek
için atılmış büyük bir adım olacak onlar
için. Bugünleri de gördüğümüz için çok
mutluyum. Darısı bu koşullara kavuşmayı
bekleyen tüm diğer çocukların ve
ailelerinin başına. l
Tenzile - Kemal
Çiftçi
Güral Göztepe Konutları’nın başlamasına az kaldı.
Mutluyuz ve heyecanlıyız. l
Süleyman Yılmaz
Uzun süreli bekleyişimiz yakında
sona ereceği için mutluyuz ancak
çıkan kanun ve planların altyapısı tam
olarak oluşturulmadan ortaya çıkması
sonucu gelişen bazı sorunlar var. Bu
sorunlar için hem devletimizin hem
de belediyelerimizin gerekli desteği
sağlamalarını rica ediyoruz. l
Mustafa - Tayfun
Numanoğlu
Pana Yapı ve Başaran Yapı’nın projelerinde
evlerimiz var. Firmalarımıza teşekkür ederiz.
2016 sonunda teslim alacağımız evimiz var, diğer
evimiz içinde anlaşmalar tamamlanmak üzere.
Özellikle 2016 sonunda teslim alınacak projeler
adına altyapının hızlanmasını rica ediyoruz. l
İsmail Güçkıran
Fikirtepe’de herşey yolunda
gidiyor, projelerin bir kısmı teslime
yaklaşırken, başlayan ve başlaması
beklenen projeler de hız kazandı.
Mutluyuz. l
Ergin Karakaş
CC Yapı projemizin başlamasına az
kaldı bu sebeple hem heyecanlı hem
de mutluyuz. l
Osman Nuri İspirli
Şenay - Ayhan
Yılmaz
Renovia‘da çocuklarımız ve torunlarımız
huzurla, sosyal donatıları, parkı ve bahçesi olan
bir ortamda büyüyecekler. Onların geleceği
için çok mutlu ve umutluyuz. Onların yüzünde
göreceğimiz mutluluk bizim için bu dönüşümün
en büyük karşılığı olacak. l
Hem projemizi gerçekleştiren ve hak
sahiplerini hiç üzmeyen Nuhoğlu
İnşaat’a hem de Fikirtepe halkını da
düşünerek çıkarılan imar kanunu için
devletimize teşekkür ediyoruz. l
5
Brookly’nin başarısı
Fikirtepe’ye ilham veriyor
Kentsel dönüşümün dünyadaki en büyük örneklerinden Brooklyn, Türkiye’nin kentsel dönüşümde pilot uygulaması niteliğindeki Fikirtepe’ye
ilham kaynağı oluyor. Öyle ki, bölgede altı adada proje gerçekleştiren Pana Yapı’nın projeleri “Brooklyn” markası etrafında birleşiyor. 4 bin konut
ile Fikirtepe’nin aynı zamanda en çok konutunu üretecek olan Pana Yapı ve projeleri hakkında Pana Yapı İnşaat Grup Başkanı Mahir Şaşmaz ile
keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Şaşmaz, bizlere gelecekteki Fikirtepe’den müteahhitlerin beklentilerine kadar birçok konudan bahsetti.
İlk projemiz Brooklyn Park
Fikirtepe’de en fazla konutu Pana
Yapı üretecek, yaklaşık 4 bin konut
hayata geçireceğiz. Altı farklı adada
ilerliyoruz, markamız “Brooklyn” ismi
altında, Türkiye’nin başarılı mimarlık
ofislerinin imzasını taşıyan projeler
üretiyoruz. İlk projemiz olan Brooklyn
Park’ı da bu yıl içinde teslim edeceğiz
ve Yeni Fikirtepe’de ilk yaşam bizim
konutlarımızda başlayacak. l
Fikirtepe hakkında ne
düşünüyorsunuz? Kısaca bahseder
misiniz?
Fikirtepe’nin İstanbul’u çevreleyen iki
önemli karayolu E-5 ve TEM’in kesiştiği
alanda yer alması bölgeyi, ulaşımın
kolay aynı zamanda avantajlı olduğu
lokasyonlardan biri haline getiriyor.
Sahile ve Bağdat Caddesi’ne yakınlığıyla
da önem taşıyan Fikirtepe ayrıca
Marmaray, metrobüs, ikinci tüp geçit
gibi toplu taşıma araçlarıyla da ulaşım
probleminin olmadığı bir bölge. Fikirtepe
çevresinde yer alan yedi üniversite ise
bölgeye ayrıca değer katıyor. Kentsel
dönüşümün sembolü haline gelen
Fikirtepe, İstanbul’un en önemli değişim
alanı olarak şekilleniyor.
Burada çok yakında başlayacak yeni
bir yaşamın temelleri atıldı. Burada arsa
sahipleri, yatırımcılar, müteahhitler,
yaşayacak halk ve ticari işletmeler için
pek çok fırsat var. Bu fırsatlardan biraz
bahseder misiniz?
Fikirtepe Türkiye’nin belki de bu
kapsamda master planı yapılmış, tüm
ayrıntıları düşünülmüş en büyük
dönüşüm projesi. Bu bölgeye yatırım
yapanlar kısa, orta ve uzun
vadede çok büyük kazançlar
sağlayacak.
Bu dönüşümün hızlanması
ve yaşamın başlaması
için kimlerden ne tür
beklentileriniz var?
Biz müteahhit
firmalar için en
önemli unsurların
Mahir
başında ruhsat
Şaşmaz
konusu geliyor.
Ruhsat sürecinin
uzaması işlerin
yavaş yürümesine neden oluyor. İşlere
bir an önce başlanması için öncelikle bu
süreçlerin hızlı ilerlemesi önemli. Ruhsat
sürecinin mümkün olduğunca kısalması
en önemli isteğimiz. Devletin bu konuda
yapılması gerekenleri bir an önce hayata
geçirmesini bekliyoruz. İkinci önemli
konu da arsa ya da kat sahiplerinin
dönüşüm süreçlerine destek olması
gerektiği. Bu hızlı dönüşüme ayak
uydurup anlaşma süreçlerini
uzatmamaları tüm taraflar için
zaman kazandıracaktır.
Zaman zaman bölge ile ilgili
medyada olumsuz haberler
yer aldı. Bu konuda neler
söylemek istersiniz?
Bu tip yıpratıcı söylemler
ne yazık ki dönem dönem bu
sektörde ortaya çıkabiliyor.
Geçmişte yaşanan bazı
imar sorunları nedeniyle bu tür söylemler
Fikirtepe için de kullanıldı. Ancak son
zamanlarda tüm dönüşüm adalarında
binalar hızla yükseldikçe karamsarlık
ve endişe duygularının yerini pozitif
düşünceye ve umuda bıraktığını
görüyoruz.
SAĞLIKLI DEĞİŞİMİN SİMGESİ
Fikirtepe, yaşamın başlaması ile
birlikte sizce nasıl bir bölge olacak?
Yeni Fikirtepe modernliğin, hızlı ve
sağlıklı değişimin simgesi olacak. Bu
anlamda modern kentleşme konusunda
da birçok kesime ilham kaynağı olacaktır.
Fikirtepe’yi marka yapan en büyük
değer ne olacaktır?
Ulaşım kolaylığı, planlı kentleşme,
modern ve çağdaş yapılar ve tabii ki
Fikirtepe’nin kendisi; Yeni Fikirtepe... l
6
Mimaride
trendleri
özgünlük ve
inovasyon
belirliyor
Fikirtepe’de, kentsel dönüşüm kapsamında hayata geçirilen Brooklyn Life, Brooklyn Park, Kentplus Kadıköy, Pırlanta Göztepe
projelerinin mimari çalışmalarını gerçekleştiren Çamoğlu Mimarlık’tan Ömer Çamoğlu ile “kentsel dönüşüm, dünyadaki en yeni
mimarlık trendleri ve mimaride süregelen yatay mı dikey mi yapılaşmaya gidilmeli?” konularında keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.
Uzun yıllardır çalışmalarına devam
ettiğiniz mimarlığın kurum ve insanlar
üzerinde ne derecede etkili olduğundan
bahsedebilir misiniz?
Mimari eser gözüyle bakarsak, şehri
oluşturan objeler olarak düşünebiliriz.
Şehirde hem yaşayan hem de seyahat
amaçlı gelen insanlar için çok önemlidir.
Mimari, insanları etkileyen bir ruha
sahiptir. Hem ziyaretçi hem de yaşayan
için keyif veren bir tarafı vardır veya
olmalıdır. Uzun bir geçmişe sahip olan
tarihi eserlerin yanı sıra, insanların
yaşadığı ve o şehre bir ruh katan,
yaşamaktan veya çalışmaktan keyif aldığı,
şehrin silueti içinde fark edilebilen,
kolayca tarif edilebilen binaların olması
hem turizm hem de şehirde yaşayan kişiler
açısından oldukça önemlidir. Yapılmış iyi
bir bina şehrin heykeli gibidir. Binanın
içerisinde bir şekilde yer alan ve binaya
dışarıdan bakan insanlar için moral verici
bir etkisi vardır, kurumlar açısından da
önemli bir prestij kaynağıdır.
Bugün mimaride; akıllı evler, ofisler,
çevre dostu tasarımlardan bahsediyoruz.
Peki bizlerin bilmediği, günümüz
teknolojisi kapsamında mimarinin geldiği
son noktayı özetleyebilir misiniz?
Mimarlıkta ve tasarım içeren her
sektörde inovasyon hiçbir zaman
durmaz. Tasarımda da malzemede de
sürekli yenilikler var. Sürdürülebilirlik,
fleksibilite vb. bunlar hep üzerinde
çalışılan konular. Bir taraftan hızla artan
bir nüfus var, arsalar çok değerli ve bu
kapsamda yapılan yeni mimari çalışmalar
var. Mesela dünyamızın ¾’ü denizlerle
kaplı ve denizler üzerinde ya da içinde
yeni şehirler kurma çalışmaları devam
ediyor. Bilhassa Japonların bunun üzerine
çok ciddi projeleri var. Teknolojiyi doğru
kullandığımız zaman sürdürülebilir mimari
adına olumlu sonuçlar alıyoruz ancak
uygulamaya geçmesi zaman alan bir süreç.
Zaman alma sebebi de bu tür yatırımların
karar sürecinin tek bir kişi ya da kuruma
bağlı gelişmemesidir. Özgün tasarımların,
emeğin, malzeme ve sunumun
pahalılaşması bakımından gelecekte de
daha çok ekonomik koşulların peşinden
koşulacağını düşünüyorum. Mimari gibi
tasarımın önde olduğu, malzemenin buna
bağlı olarak şekillendiği ve geliştiği her
sektörde değişmeyecek tek şey inovasyon
gerçeğidir. Bu gerçek mimarinin geldiği
son noktayı sadece bugün olarak ifade
edecek yarın yeni bir gün doğacaktır.
Bugün hâlâ tartışılan konulardan biri
de yatay ve dikey yapılaşma. Yeşil alanlara
daha fazla yer ayırabilmek adına birçok
kişi dikey yapılaşma olması konusunda
hem fikir. Bir sektör profesyoneli olarak
Mimaride en önemlisi özgünlük, tıpkı Zaha Hadid gibi...
Bugün dünyaya hakim olan mimarlık
trendleri nelerdir?
Kişisel olarak cevap vermem
gerekirse, mimaride daha özgün
anlatımlar var. Statik ya da malzeme
olarak yaptığınız bir tasarımda
teknolojinin de verdiği olanaklarla
belli çerçevelere sıkışmıyorsunuz.
Organik ya da sürdürülebilir mimaride
öne çıkan başlıklardan bence en
önemlisi özgünlük. Geçen günlerde
kaybettiğimiz Zaha Hadid bu alanda
en iyi örneklerden biridir. Genelde
Zaha Hadid’in çizgisini tanırsınız ama
farklı bir şey de yapması gerekse genel
çizgisinin dışına çıkar ve yine de o
esere kendi tarzını ve imzasını yansıtır.
Özgünlük bu anlamda öne çıkan bir
olgu. Artık tasarımlara göre çözülebilen
statik ve üretilebilen malzemeler
var. Böyle düşününce tasarımlarınızı
sınırlandırmak zorunda kalmıyorsunuz,
özgünlük ve özgürlük günümüzde en
çok öne çıkan trend diyebiliriz. l
bu konu hakkında sizin görüşlerinizi
alabilir miyiz?
Şehircilik çalışması eğer usta eller
tarafından şekillendirilmişse ve bu plan
içindeki binalar da şehrin bütününü
oluşturan diğer yapılar ile uyumlu bir
şekilde tasarlanmışsa dikey yapılaşma
olabilir. Ancak bunun da belli sıkıntıları
vardır. İnsanlar çok yüksek binalarda
oluşabilecek ve binayı tahliye gerektiren
tehlike içeren durumlarda panik
yaşayabiliyorlar, bu nedenle bence
önlemi daha özenle alınmış şehrin belli
bölgelerinde düşey yapılaşma olmalıdır.
Dikey yapılaşmanın yapıldığı alanlarda
da şehrin hava akımı, rüzgârı ve binalar
arası güneş alma durumu ve etrafındaki
yeşil alanı planlanarak yapılmalıdır.
Bina kullanımı dışında yeşil alanlar
planlanmalıdır. Kötü dikey yapılar, şehrin
genel görüntüsünde de göze batar ve kötü
görsellik oluştururlar. Dikey yapılaşma
şehrin yoğun olduğu merkezlerde ve prestij
alanlarında kullanım ihtiyacı ve estetik
amaçlı yapılmalı bunun dışındaki alanlarda
düşey yapılaşma yerini daha insan ölçeğine
yakın yatay yapılaşmaya terketmelidir.
Dünyada yatay ve dikey yapılaşmadaki
genel trend nedir?
Dünya metropollerine baktığımızda
dikey yapılaşmanın şehrin belli
bölgelerinde olduğunu görüyoruz.
Genellikle dikey yapıların etrafındaki
7
kendi arsaları içindeki yeşil alanlar
şehre hizmet etmez, burada
yaşayanların kullanacağı veya keyifli
zaman geçirecekleri şekilde planlanır.
Bunun farklı örneklerine de rastlamak
mümkündür. Örneğin arsanın çok
pahalı hatta olmadığı birçok büyük
şehir merkezinde kolonlar üzerinde
yükseltilmiş dikey binaların altlarında
şehrin ortak kullanımına açık tasarlanmış
alanlar vardır. İnsanların buluşabileceği,
yağmurdan veya güneşten korunabileceği
veya çeşitli etkinlikler yapabilecekleri
alanlar, sadece binanın değil şehrin
kullanıcılarının da önlenemeyen
yoğunlukta nefes almalarını sağlayacaktır.
Çamoğlu Mimarlık olarak bugüne
kadar başarılı birçok projeye imza attınız.
Biraz da firmanızdan ve portföyünüzden
bahsedebilir misiniz?
Çamoğlu Mimarlık’ı 1975’te İ.T.Ü
Mimarlık Fakültesi’nden mezun
olduktan sonra kurdum. 1978’den bu
yana yurtiçinde ve yurtdışında proje,
danışmanlık, uygulama ve kontrol
hizmetleri veriyoruz. Villa, apartman,
rezidans, toplu konut vb. yaşam
kompleksleri ile tatil köyleri, eğlence ve
turizm tesisleri, tematik parklar, hastane,
ofis, AVM projeleri, karma fonksiyonlu
yapılar, kültür, spor ve eğitim tesisleri gibi
değişik yapıların konsept tasarımlarından
başlayarak uygulama-detay projelerini de
gerçekleştiriyor, aynı zamanda uygulama
danışmanlık hizmetleri de sunuyoruz.
Bunlara ek olarak kentsel dönüşüm,
master plan-konsept proje çalışmaları
gerçekleştiriyoruz. Çamoğlu Mimarlık
olarak; bugüne kadar hayata geçirdiğimiz,
yurtiçinde ve yurtdışında ödül alan
çalışmalarımız, bu çalışmalar neticesinde
oluşan yatırımcı ve kullanıcı mutluluğu
ve sorumluluklarımızın her geçen gün
artması bilinciyle çalışmalarımıza büyük
bir gururla devam ediyoruz.
Zengin bir proje portföyüne sahip
bir mimarlık firması olarak bir stadyum
veya havaalanı projesi yapmış değiliz.
Stadyum ve havaalanları dünya genelinde
fonksiyonel ve ekonomik yapılar olarak
tasarlanıyor. Bu yapılara bir kişilik
katma hayalim var. Henüz bu alanda
bir yarışmaya denk gelmedim ama
araştırıyorum gerçekten. Ben bu mesleği
keyif aldığım için yapıyorum ve keyif
aldığım sürece de yapacağım.
MÜŞTERİ YENİLİK ARAYIŞINDADIR
Projelerinizin hazırlık aşamasında genel
olarak dikkat ettiğiniz hususlar nelerdir?
Yatırımcıların düşünceleri ile Çamoğlu
Mimarlık’ın görüş ve tarzını nasıl
birleştiriyorsunuz?
Yatırımcılar çoğunlukla başarılı ve
vizyon sahibi kişilerdir. Mimar olarak
tasarım süreçlerinde onlara katkıda
bulunuyorsunuz. Sonuçta yatırımcıların
da belli sorumlulukları var. Her zaman
yeni deneyimlere girmek istemiyorlar. Her
zaman çok özgür davranamayız. Başkasının
parası veya başkasının göze aldığı risklerle
Brooklyn Life
FİKİRTEPE başarılı
bir kentsel dönüşüm
örneği olacak
Kentsel dönüşüm çalışmaları devam
eden Fikirtepe’de çeşitli projeler
gerçekleştiriyorsunuz. Kentsel
dönüşümle ilgili görüşlerinizi öğrenebilir
miyiz? Fikirtepe’de devam eden bu süreç
hakkında düşüncelerinizi alabilir miyiz?
Kentsel dönüşüm, bir şehrin yaşam
süreci içinde olması gereken bir döngü.
Bir yapının ekonomik bir ömrü vardır.
Malzeme ve statik eskimesi olduğu gibi
kullanım anlamında da bir eskime söz
konusu. Herkesin bildiği üzere İstanbul
deprem kuşağı üzerinde yer alıyor ve
bu alanda 1999 yılında yaşadığımız acı
tecrübe sonrası statik yönetmelikler ciddi
anlamda değişince sadece sağlam yapı
ihtiyacı dahi kentsel dönüşümü zorunlu
kıldı. Bu nedenle kentsel dönüşüm,
önü açılarak tüm dünyada uygulamaya
alınması gereken bir kavram ve bunun
da planlı bir şekilde yapılması gerek.
Fikirtepe’de bir plan hazırlandı ve plana
göre bir çalışma yapıldı. Yapı adası
bazında yapılması tercih edildi ve bu da
birçok artı kazandırdı. Yapı adası bazında
olduğu için daha yüksek bir imar verildi.
Yollar, yeşil alan ve sosyal donatı alanları
buna göre belirlendi. Aslında yapı adası
bazında yapılan dönüşümler daha çok
kentsel dönüşümü ifade eder. Bu sayede;
yolları, yeşil alanı ve yaşam alanlarını
daha geniş keyifli, fonksiyonel hale
getirebiliyorsunuz.
Kadıköy ve benzer alanlarda yapılacak
kentsel dönüşümlere örnek olabilecek
Fikirtepe uygulamalarını dikkatle izlemek
tasarım sürecinden yapı kullanımına
olanak verecek süreçte bizler için iyi
bir deneyim olacaktır. Sağlam olmadığı
bilimsel olarak kanıtlanmış bir yapıda en
azından kentsel dönüşüme ihtiyaç vardır.
Bu yapının tasarımına mimarın katkıları
ile yatırımcının rekabetçi isteklerinin de
ayrıca katkıda bulunacağı bir gerçektir. l
Kentplus Kadıköy
Pırlanta Göztepe
mimari egonuzu tatmin etmemelisiniz.
Zaman zaman elbette cesaretli kararlarla
daha özgürce davrandığımız projeler
de oluyor ve her iki taraf içinde keyifle
sonuçlanıyor. Ancak genelde karşılıklı
ortak bir noktada buluşarak ve konuşarak,
gerektiği zamanlarda ikna ederek,
kendi imzamız ile yatırımcının görüş ve
isteklerini birleştiriyoruz. Zaten bize
gelen bir yatırımcı, bir yenilik arayışı
içindedir ve biz yatırımcıyı iyi dinleyerek
onun karar verme sürecini kolaylaştıracak
alternatiflerle fonksiyonellik,
kullanılabilirlik ve esneklik gibi evrensel
mimari özellikler içeren ve belli ölçütler
içinde yenilikçi, kendi imzamızı taşıyan
bir proje sunarız. Karşı tarafın görüşlerini
önemseyerek, kendi görüşlerimizi katarız.
Belli bir noktada mutlaka buluşuruz
çünkü mimaride çözüme ulaşmak isteği
önemlidir.
Çamoğlu Mimarlık olarak yurtdışında
gerçekleştirdiğiniz çalışmalarınız da
mevcut. Şu anda yurtdışında devam eden
bir projeniz var mı? Yoksa yakın zamanda
da benzer projeleriniz olacak mı?
Yurtdışında yaptığımız projeler var.
Belli ülkelerde ülkelerin ekonomik yapısı
veya ilişkiler gereği aksayan veya duran
projeler olabiliyor. Projeler ülkelerin o
anki durumuna göre şekillenebiliyor. Şu
an uygulama olarak yaptığımız, faal bir
projemiz yok ancak karar aşamalarının
devam ettiği konsept projeler var. l
GENÇ
MİMAR
ADAYLARINA
TAVSİYELER
Araştırmalı ve çok çalışmalılar.
İlham almaktan kaçınmamalılar.
Dünya genelinde başarılı örnekleri
araştırarak, iyi ve kötü özelliklerini
tartıp, kendi çizgilerini
yaratabilirler. Şeytan ayrıntıda
gizlidir lafını hiçbir zaman
unutmamaları
gerekir.
8 BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ
Modern bir ROBİN HOO
Sofrada tencere, tabak, çatal ve kaşık var ama yemek yoktu
Hepimizin farklı bir hayat hikâyesi var.
Sizin duyduğunuzda ya da gördüğünüzde çok
etkilendiğiniz bir hayat hikâyesi oldu mu?
Çok etkilendiğim bir anı anlatmak istiyorum.
Avukat bir gönüllü kızımızla bir Ramazan günü
istihbarata çıkmıştık. Bir ailenin gıda yardımına
ihtiyacı olduğu bilgisi gelmişti. Tam iftar vakti
gittik. Beş gecekondudan oluşan bir bahçeye
girdik. Bahçeden girdiğimizde ezan okunmaya
başladı, bizi sofraya buyur ettiler ancak biz
aradığımız kişinin adını söyledik. Bize kapalı
olan bir evi gösterdiler. Kapıyı çaldık, yanımdaki
avukat kızımız içeri girdi ve bir süre sonra
gözleri dolu bir şekilde dışarı çıktı. Buzdolabının
kapısı açık, ışığı yanmıyor, altı yedi kişi sofraya
oturmuş. Sofrada tencere, tabaklar, çatal kaşıklar
var ama yemek yok. Sadece iki üç yaşlarında bir
çocuğun elinde, iki üç günlük bir kuru ekmek,
onu ağzında geveliyor. Dedik ki “Allah kabul
etsin, iftar yapıyorsunuz ama yemek yok”, evin
hanımı “Allah gönderecek. Allah benim rızkımı
verir, vermediği gün canımı alır, yaşıyorsam
rızkım gelecek” dedi. Sonra hemen bir
lokantadan yemek getirdik ve hep birlikte yedik.
Bu arada evin babası çalışamaz durumda. Ertesi
gün market alışverişlerini yaptık. Çok zeki bir
kız çocukları vardı. Bursa bağladık ve bu kızımız
şimdi üniversitede mimarlık okuyor. l
Geçen yıl yapılan
Metro Toptancı
Market’in Capital
ve Ekonomist
dergileri işbirliği
ile ikincisini
düzenlediği Metro
Sosyal Girişimci
Ödülleri’nde Ali
Denizci “Derviş
Baba” adlı
projesiyle “Yılın
Sosyal Girişimcisi”
seçilerek 25 bin
TL’lik ödülün
sahibi oldu.
Mimar Ali Denizci ve yazar
Musa Dede’nin Kasım 2009
yılında hayata geçirdiği bir sosyal
sorumluluk projesi olan Derviş
Baba faaliyetlerini hiçbir kâr amacı
gütmeden ve hiçbir sermaye grubuna
bağlı olmadan sürdüren, tüm sosyal
ve ekonomik ayrımlara karşı duran
toplumsal bir oluşum. Bugün, bazen
bir şehir efsanesi bazen de modern
bir Robin Hood misali hikâyesi
ile “iyi olma” kavramına farklı bir
yönden bakmamıza yardımcı olan
Derviş Baba’nın kurucularından
Mimar Ali Denizci ile Cihangir
Derviş Baba’da bir araya geldik ve
Derviş Baba’nın hikâyesini dinledik.
Derviş Baba kimdir? Bir de sizden
dinleyebilir miyiz?
Derviş Baba, bu oluşumun içinde yer alan
22 bin kişinin oluşturduğu bir bütünün adını
temsil ediyor.
Çocuk yetiştirirken manevi değerler adına
sizce nelere dikkat edilmesi lazım?
Çocukları yetiştirirken onları korkutmamak
gerekiyor. Sevgiyi anlatmak, sevgi ile yaklaşmak
ve önce kendine sonra çocuğuna rol modeli
olmak gerekiyor. Bunu yaparken de gerçek
anlamda rol yapmadan, gerçeği yansıtmamız
gerekiyor. Çocuklara büyüklerine saygılı ol
derken, kendimiz bunu uygulamıyorsak veya
bir şeyleri yapma derken kendimiz yapıyorsak
çocuklar bunu çok rahat fark edebiliyorlar.
Uçaklarda bile basınç değiştiğinde ne diyorlar?
Önce kendi maskenizi, sonra çocuğunuzun
maskesini takın diyorlar. Bir şeyleri değiştirmek
istiyorsak önce kendimizden başlamalıyız.
Kendine faydası olmayan insanın, ne çocuğuna
ne de başka bir bireye faydası olmayacaktır.
Günümüzd
bu durumu su
Derviş Baba y
nasıl seçiyor?
Hem biz ul
ulaşıyorlar. Bi
ihtiyacı olan b
açıyoruz. İkin
Sonrasında bi
Kaymakamlığ
Tüm bize verd
etmeye başlıy
Derviş Bab
Genelde ya
yardım alamıy
gerçek ihtiya
oluşumun ke
Bazıları herha
Müslümanlar
insanlara yard
ihtiyacı olan h
ayırt etmeksi
BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ 9
OD örneği: DERVİŞ BABA
de yardıma ihtiyacı olmadığı halde
uistimal eden birçok kişi var. Peki
yardım edeceği kişi veya bölgeleri
?
laşıyoruz hem de onlar bize
irincisi biz zaten daha çok yardıma
bölgelerde veya yakınlarında yer
ncisi insanlar bize başvuruyorlar.
iz bazı araştırmalar yapıyoruz.
ğa, mahalle komşularına soruyoruz.
dikleri bilgiler doğruysa yardım
yoruz.
ba’ya ön yargı ile gelenler oldu mu?
ardım istemeye gelenlerin çoğu
yor çünkü gelenler her zaman
aç sahipleri olmuyor. Bir de
endisine karşı ön yargılar oluyor.
angi bir taraf olduğumuzu, sadece
ra yardım ettiğimizi ya da sadece
dım ettiğimizi sanıyor. Oysa biz,
her canlıya din, dil, ırk, mezhep, tür
izin yardım ediyoruz.
Fikirtepe’de Fikirtepe Platformu ile ortak bir proje yapılabilir
Fikirtepe’deki kentsel dönüşüm süreci ile
ilgili düşünceleriniz neler?
İstanbul bir kültür şehridir. Bu ruhu uydu
kentlerde yakalamak mümkün değil, bu
ruh kentin merkezinde var. Fikirtepe
bir taraftan riskli bir bölge, bir taraftan
da burada yaşayan insanların anıları ve
yaşam alışkanlıkları var. Bu anılar ve yaşam
alışkanlıkları kentsel dönüşüm ile yok
olacak veya dönüşecek. Bu anlamda kentsel
dönüşüm riskli yaşam alanlarında yaşam
güvenliği açısından gerekli olsa da, sosyal
doku ve yaşam şekillerinin korunduğu
projeler ile daha farklı şekilde hayata
geçirilebilir diye düşünüyorum. Bu sadece
Fikirtepe için değil tüm Türkiye’de yapılacak
olan kentsel dönüşüm projelerinde dikkate
alınması gereken bir konu bence.
Fikirtepe’de size ait bir sosyal donatı alanı
olsaydı ne yapmak isterdiniz? Bu alanda
Fikirtepe Platformu ile ortak bir proje
yapılabilir mi?
Elbette yapılabilir. Fikirtepe ile ilgili
platform yöneticileri ile görüşüyoruz.
Gönülden yardım etmek isteyenlere kapımız
açık. Eğer bize ait bir sosyal donatı alanı
olsaydı, bir Derviş Baba açıp, buraya yeni
taşınacak olan gelir gücü daha yüksek ve
gönüllü kişilerden topladığımız yardımları,
daha önce Fikirtepe’de kiracı olan ancak
geliri bakımından şu anda yaşayamayacak
olan kişilere aktarmak isterdim. l
Derviş Baba Eğitim, Kültür, Sanat ve Sağlık Merkezi
Derviş Baba Eğitim, Kültür, Sanat ve
Sağlık Merkezi’nden biraz bahseder misiniz?
Bir marketimiz, butiğimiz, ayakkabıcımız,
oyuncakçımız, kırtasiyecimiz, berberimiz
ve fırınımız var. Kayıtlı olan aileler hiçbir
ücret ödemeden bütün ihtiyaçlarını
buralardan karşılayabiliyor. Bunlara
ek olarak “bağımlılık danışmanları”nın
çalıştığı odalarımız var. Alkol ve maddeden
kurtulmak isteyenlere yardım ediyoruz.
Gönüllü psikolog ve pedagoglarımız var.
Sokakta yaşayanlar için otel odalarımız,
kültür ve sanat aktiviteleri için de sinema
ve tiyatro salonu, keman, gitar, ney,
perküsyon, şan ve solfej sınıflarımız var.
Suriyeliler veya diğer ülkelerden gelenlere
Türkçe öğrettiğimiz sınıflar var. Yabancı dil
kurslarımız ve kreşimiz var. Yakın zamanda
20 yaş ortalamasına sahip annelerin meslek
edinmelerini sağlayabilmek için onları
İSMEK’in kurslarına göndereceğiz ve işe
yerleştireceğiz. Bu kadınlar yemekler, geri
dönüşümden takılar ve duvar panoları
yapmayı öğrenecekler. l
Türkiye’den daha çok yurtdışında beni tanıyorlar
“Nasıl bir ucundan da biz tutabiliriz?” diye
soranlara ne söylemek istersiniz?
Derviş Baba dünyadaki birçok yardım
kuruluşunu inceledi ancak hiçbir organizasyonu
içselleştiremediği için kendi organizasyonunu
kurmak zorunda kaldı. Bizde maaşlı eleman
yoktur, herkes gönüllüdür ve sistem rahatlıkla
kontrol edilebilir. Her şeyimiz kontrole açıktır,
tüm bilgileri paylaşıyoruz. Sadece maddi değil,
hizmet olarak da yardımda bulunan birçok
kişi var. Toplanan bir yardımın ayrıştırılması,
paketlenmesi, bir yerden bir yere götürülmesi
gibi. Kültürel etkinliklere katılabilirler ya da bir
çocuğun sorumluluğunu üstlenebilirler. Onları
müzeye veya tiyatroya götürebilirler. Gıda
dağıtımına katılabilirler, okul kampanyalarımız
oluyor bunlara destek olabilirler. l
Not: Ali Denizci’yi kendisinden dinlemek
isteyenlere aşağıdaki linki ziyaret etmelerini
öneriyoruz...
https://youtu.be/ZIDipS28Tck
Derviş Baba’ya turistler geliyor mu? Nasıl
ulaşıyorlar genelde? Bu uygulamayı kendi
ülkelerine de taşımak isteyen oluyor mu?
Çok turist geliyor. İsteyen herkes, beş
gönüllü bir araya gelip bir dernek kurup
bu uygulamayı yapabilir. Çevrelerindeki
çocuklardan başlayarak yardım edebilirler.
Aslında Derviş Baba yeni keşfedilmiş bir
sistem değil. Biz Osmanlı’da var olan vakıf
sistemini günümüze uyarladık ve işler hale
getirdik. İsminin ne olduğu önemli değil,
Derviş Baba değil de Fatma Ana olur. Önemli
olan uygulamak, yardım etmek ve hayata
geçirmek. İstanbul’da şu anda dört yerimiz
var. Balat, Cihangir, Kadıköy ve Unkapanı
şu anda kuruluyor. Bunlar dışında Edirne,
Bursa, Eskişehir, Ankara ve İzmir var. Bosna,
Atina, Hindistan, Goa ve Ahmedabad’da
da kuruluyor. Hollywood ve Barcelona
kurulmak üzere. New York’ta görüştüğümüz
bir grup var. Aslında Türkiye’den daha çok
yurt dışında beni tanıyorlar. l
Yardım yapıp kenara çekilmesinler, bizi kontrol de etsinler
Web sayfanız üzerinden hangi kalemlerde
ne ihtiyaçlar var, bunlara ulaşabiliyorlar mı?
Web sayfamızda daha çok yapılmış
etkinlik veya yardımların bir bölümü var.
Bu nedenle bizimle iletişime geçerek veya
Derviş Baba’lara gelerek daha sağlıklı bilgi
edinmiş olurlar. Hem yardım yapılan yerleri
de araştırıp, kontrol edebilirler. Bizler,
sadece para yardımı yapıp, bir kenara
çekilmesinler, bizi kontrol de etsinler
istiyoruz. Mesela iki ayda bir gıda dağıtımına
katılsınlar veya iki çocuğu sinemaya
götürsünler ve mutluluklarını paylaşsınlar
istiyoruz. l
AYIN RÖPORTAJI
10
Pink Martini tekrar Türk
hayranlarıyla buluşuyor
Kendilerini “dünyanın değişik köşelerinden melodileri ve ritimleri bir araya getirip, modern bir formda sunan müzik arkeologları”
olarak tanımlayan sevilen müzik grubu Pink Martini, yeni albüm çalışmalarına tüm hızıyla devam ederken çıktığı Avrupa turnesi
kapsamında 17 Temmuz’da İstanbul’da, 19 Temmuz’da Bodrum’da, 21 Temmuz’da da Kuzey Kıbrıs’ta hayranlarıyla tekrar buluşuyor.
B
ugüne kadar “Sympathique”, “Hang
on Little Tomato”, “Hey Eugene!”,
“Splendor in the Grass“, “Joy to
the World“, “1969“, “A Retrospective“,
“Get Happy” ve “Dream A Little Dream”
albümleri ile sayısız ülkede performans
sergileyen ve hemen her albümü ile altın
ve platin plak kazanan Pink Martini,
Türkiye’de de büyük bir hayran kitlesine
sahip.
Latin müziği, lounge, Avrupa klasik
müziği ve cazı da kapsayan geniş bir
müzik repertuvarında eserler seslendiren
Pink Martini’nin kurucusu ünlü piyanist
Thomas M. Lauderdale “Bir müzik
belgeseli hazırlıyor gibiyiz; dünya
vatandaşı ve müzik elçileri olarak, her
zaman değişik kültürlerin geleneklerini,
dillerini, tarihlerini bilmek ve çalışmak
zorundayız. ABD’li bir grubuz, ancak
zamanımızın büyük bir bölümünü
Avrupa’da geçiriyoruz. En büyük
amacımız, hangi kültürden olursa olsun,
dünya üzerinde çok geniş bir dinleyici
kitlesine seslenebilmek” sözleri ile de
grubun müziğe yaklaşımını özetliyor.
Turne kapsamında; 17 Temmuz’da
İstanbul’da, 19 Temmuz’da Bodrum’da ve
21 Temmuz’da da Kuzey Kıbrıs’ta sahne
alacak Pink Martini hakkında grubun
kurucusu Thomas M. Lauderdale ile yeni
albüm çalışmalarını ve Türkiye konserleri
ile ilgili tüm merak edilenleri konuştuk.
Pink Martini’nin ortaya çıkış hikâyesini
bilmeyen yoktur ancak sizden bir kez
daha duymak isteriz. Pink Martini nasıl
doğdu?
Küçük yaşlardan beri müzikle iç
içeyim. Harvard Üniversitesi’nde Tarih
ve Edebiyat okurken büyük orkestralar
içinde piyanist olarak yer aldım. Aklımda
hep kendi müzik grubumu kurma fikrim
vardı. Yıllar içerisinde çevremdeki
müzisyen arkadaşlarımızla bir araya
gelerek birlikte müzik yapmaya başladık.
Pink Martini’yi “dünyanın değişik
köşelerinden melodileri ve ritimleri
bir araya getirip, modern bir formda
sunan müzik arkeologları” olarak
tanımlıyorsunuz. Peki sizi farklı
melodileri yorumlamaya iten ne oldu?
Farklı kültürleri ve dilleri keşfetme
isteği oldu. Yapmak istediğim müzik
nostaljik tınılar içeren büyük orkestralarla
çalınan şarkıları kendi tarzımızla
yorumlamaktı. Zaman içerisinde 22
dilde ve farklı türlerde birçok şarkıya
repertuvarımızda yer verdik. ABD’li bir
grubuz, ancak zamanımızın büyük bir
bölümünü Avrupa’da geçiriyoruz. En
büyük amacımız, hangi kültürden olursa
olsun, dünya üzerinde çok geniş bir
dinleyici kitlesine seslenebilmek.
ZEKİ MÜREN VE BELKIS ÖZENER
Dünyada birçok ülkede olduğu gibi
Türkiye’de de çok büyük bir hayran
kitleniz var. Türk hayranlarınızı
ve geleneksel Türk ezgilerini nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Türk ezgileri, sözleri ve melodik yapıları
açısından oldukça zengin. Ayrıca şarkıların
hikâyesi de var, bu bizi çok etkiledi.
Yıllardır Pasion Turca sayesinde Türkiye’ye
gidip geldiğimiz için Türk müziğini de
tanıma fırsatı bulduk. Nostaljik Yeşilçam
şarkılarını dinlemeye bayılıyoruz.
Ayrıca Zeki Müren ve Belkıs Özener de
dinlediğimiz sanatçılar arasında.
AYIN RÖPORTAJI
Yeni bir albüm projesi var mı?
Sevenlerinizi neler bekliyor? Kısaca
bahseder misiniz?
Şu anda bir albüm kayıt sürecindeyiz
sonbaharda yayınlamayı planlıyoruz.
Albümde Fransa Belçika ortak yapımı
Souvenir adlı filmde yer alan üç Fransızca
şarkıyı da repertuvarımıza aldık.
22 DİLDE ŞARKI SÖYLÜYORUZ
Günümüzde müzik çok farklı
formlarda karşımıza çıkıyor. Bazen
dünyaca ünlü bir sanatçının albümünde
bazen bir sokak sanatçısının
enstrümanında. Peki Pink Martini
müziğini nasıl yorumluyor diye sorsak
bizlere nelerden bahsedersiniz?
Aslında müziğimizi Global pop
olarak tarif ediyoruz. 22 dilde şarkılar
söylüyoruz. Dünyadaki bütün müzik
tarzları ilgimizi çekiyor. Keşfetme
duygusu bize ilham veren şey.
Ünlü TV dizileri parçalarınızı
soundtrack olarak kullanmak için adeta
yarışıyor. Özellikle dizilerin parçalarınıza
olan bu ilgisini nasıl yorumluyorsunuz?
PİNK MARTİNİ KİMDİR?
Pink Martini 1994 yılında klasik
piyano eğitimi alan Harvard mezunu
Thomas M. Lauderdale tarafından
Portland’da kuruldu.
Bugün oldukça geniş bir müzik
repertuvarında eserler seslendiren
Pink Martini, kurulduğu ilk
günlerden beri farklı dillerde, farklı
kültürlerin şarkılarını dünyaya
sunmaya ve dünyaca ünlü senfoni
orkestralarıyla sahne almaya devam
ediyor.
The Boston Pops, San Francisco
Senfoni Orkestrası, Hollywood Bowl
Orkestrası ve Los Angeles Filarmoni
orkestrası gibi ünlü orkestralarla
11
zengin bir evrensellik yakalayan Pink
Martini daha önceki üç albümüyle
iki milyondan fazla satış rakamına
ulaştı.
Avrupa’daki ilk performansını
Cannes Film Festivali’nde
gerçekleştiren Pink Martini özellikle
Fransa, İspanya, Portekiz, Belçika,
İsviçre, Yunanistan, Lübnan gibi
ülkelerde kapalı gişe konserlere imza
atıyor.
Grup Türkiye sevgisini
ülkemizdeki turnelerinde
çektirdikleri fotoğrafları “Hang
on Little Tomato” albümlerinin
kartonetine taşıyarak göstermişti. l
Yakın zamanda yine dizi ile benzer bir
çalışmanız olacak mı?
Şarkılarımızın dizi ve filmlerde
soundtrack olarak kullanılması bizi mutlu
ediyor. Sinema benim için de vazgeçilmez.
Müzik dışında kendimi en iyi ifade
edebileceğim alan sinema olurdu sanırım.
Pink Martini olarak bugüne kadar
en çok hangi kültür ya da ülkenin
ezgilerini yorumlamaktan keyif aldığınızı
öğrenebilir miyiz?
Ayrım yapmak çok zor, bizi Pink Martini
yapan bu çeşitlilik. Seçtiğimiz şarkılar
zaten sahne üzerinde yorumlamaktan
keyif aldığımız şarkılar. O yüzden hepsinin
bizde yarattığı duygu farklı.
Söylemlerinizde genel olarak insanları
barışa ve birliğe davet ettiğinizi
görüyoruz. Dünya genelinde insanlık
olarak zor günler geçiriyoruz ve
gerçekten herkesin bir arada olmaya
ihtiyacı var. Bu koşullar altında nasıl bir
misyona sahip olduğunuzu söyleyebiliriz?
Sanat ve müziğin her şeyin üzerinde
olduğunu düşünüyorum. Bizim görevimiz
insanlara zor zamanlarda biraz olsun umut
verebilmek. l
Thomas M. Lauderdale: Nostaljik Yeşilçam
şarkılarını dinlemeye bayılıyoruz. Ayrıca Zeki Müren
ve Belkıs Özener dinlediğimiz sanatçılar arasında...
DİALI
D
İ
Z
A
Y
BU
ER SİZİ
L
R
E
S
N
KO
R
BEKLİYO
Muse
l Rock Off 2016 yeni mekânı
Parkorman’da rock müziği
hayranlarıyla buluşuyor. Geçen
yıl Megadeth, HIM, Amon,
Amarth, Stratovarius, Gojira,
Korn, Apocalyptica, Behemoth,
Annihilator, Haggard, Jorn Lande,
Dark Tranquillity, My Dying
Bride, Korkpiklaani, Turisas gibi
birçok grubu ağırlayan Rock Off
bu yıl da 10 Temmuz Pazar günü
iddialı isimleri müzikseverlerle
buluşturacak.
l 2012 yılında Türk
hayranlarıyla buluşan Scorpions,
müzik yaşamlarının 50’nci yılını 12
Temmuz’da KüçükÇiftlik Park’ta
verecekleri konserle kutlayacak.
Etkinlikte ayrıca Türk rock
müzik efsanesi Şebnem Ferah ile
rock&metal dünyasından ünlü
isimler sahne alacak.
Scorpions
(üstte)
ve Sia.
l Dünyanın en çok sevilen ve
attığı her adımı takip edilen Rock
gruplarından Muse, İstanbul Blue
Night Festival kapsamında on yıl
sonra Türk hayranlarıyla tekrar bir
araya geliyor. Ünlü müzik dergisi
Rolling Stone tarafından dünyanın
en iyi sahne şovuna sahip
gruplarından biri olarak gösterilen
Muse, 26 Temmuz’da KüçükÇiftlik
Park’ta sevenleriyle buluşacak.
l Günümüzün en popüler
isimlerinden Sia ilk kez
İstanbul’da. “Chandelier”,
“Diamonds”, “Radioactive”,
“Titanium” gibi şarkılarıyla
dünyaca ünlenen Sia ilk kez
İstanbul’a geliyor. Son dönemlerin
en popüler isimlerinden
Sia, Masstival kapsamında 8
Ağustos’ta KüçükÇiftlik Park’ta en
sevilen şarkılarıyla hayranlarının
karşısına çıkacak.
12
Fikirtepe’nin tek ofis projesi
160 bin kişinin yaşama başlayacağı Fikirtepe, hem bir sosyal yaşam alanı hem de iş hayatının merkezi olmaya hazırlanıyor. Bölgenin
ve Türkiye’nin en büyük A Plus modern ofis projesini hayata geçiren SVR Group’un projesi Business İstanbul’un detaylarını,
Fikirtepe’deki kentsel dönüşüm sonrasını SVR Group Yönetim Kurulu üyesi Hasan Çubukçu’dan dinledik.
Fikirtepe hakkında ne
düşünüyorsunuz? Kısaca bahseder
misiniz?
Fikirtepe Anadolu yakasının en büyük
ve en önemli kentsel dönüşüm projesi
olarak büyük önem taşıyor. Projeler
tamamlandığında Fikirtepe şehir içinde
şehir görünümüne kavuşacak ve yalnızca
Kadıköy açısından değil, İstanbul
genelinde önemli çekim merkezlerinden
biri haline gelecek.
Fikirtepe Platformu’na nasıl ve hangi
amaçla katıldınız?
Fikirtepe Platformu’na katılmamızın
en önemli nedeni; bu derece büyük
ve kapsamlı bir dönüşüm içinde tüm
paydaşlarla birlikte yürümek, karar
süreçlerinde ortak hareket etmek, mesleki
bilgi ve birikimimizi aktarmak ve bu
paylaşımın bir parçası olmaktır. Fikirtepe
Platformu, gelecekte sahip olduğu
birikimi İstanbul ya da Anadolu’nun
herhangi bir şehrinde yaşanacak kentsel
dönüşüm projelerine aktaracak bir
konuma sahip.
Burada çok yakında başlayacak yeni
bir yaşamın temelleri atıldı. Burada arsa
sahipleri, yatırımcılar, müteahhitler için
pek çok fırsat var. Bu fırsatlardan biraz
bahseder misiniz?
Fikirtepe gerçek anlamda “kazankazan” formülünün geçerli olduğu bir
kentsel dönüşüm projesidir. Arsa sahipleri
açısından gerek inşa edilen projelerin
kalitesi gerek altapı çalışmaları ve ulaşım
ağının keşisme noktasında yer alması
nedeniyle Fikirtepe’de hız kesmeyen
değer artışı büyük bir avantaj. Bu avantaj
yatırımcılar ve müteahhitler için de
geçerli.
Yaşam başladığında bu bölgede
Business İstanbul’da
ileri teknolojik ofis
donanımı var
yaşayacakları ne tür fırsatlar bekliyor?
Küçük, orta veya büyük ölçekli ticari
işletmeleri ne tür fırsatlar bekliyor?
Fikirtepe’nin en büyük avantajı
lokasyonudur. Sadece Anadolu yakasına
değil, tüm İstanbul geneline hızlı ulaşım
imkânı olan bir konumda olması, gerek
konut sahiplerine gerek iş dünyasına
benzersiz avantajlar sunuyor.
Zaman zaman bölge ile ilgili medyada
olumsuz haberler yer aldı. Siz ilk
anlaşmaları sağlayan ve projede teslime
yakın firmalardan biri olarak neler
söylemek istersiniz?
Projelerin azımsanmayacak bir bölümü
başlangıç aşamasından itibaren sorunsuz
olarak ilerlerken, bazı projeler medyaya
Ofis dünyasının prestij projesi
Business İstanbul projesinde yabancı yatırımcılar var
mı? Varsa dağılımı nasıl?
Bugüne kadar ofis projeleri İstanbul genelinde ağırlıklı
olarak Avrupa yakasında geliştirildi. Yabancı yatırımcı
açısından da Avrupa yakasındaki ofis projeleri önem
taşıyordu. Artık Anadolu yakasında da önemli ofis
projeleri geliştirilmeye başlandı ve yabancı yatırımcının
da ilgisini çekmek konusunda başarı sağlandı. Projemiz
Business İstanbul’un bölgenin ilk ve tek ofis projesi
olması başlı başına büyük bir avantaj. İş çevreleri ve
yatırımcılardan büyük ilgi görüyoruz. 2015 Dubai
Cityscape Fuarı’nda ofis dünyasının prestij projesi
olarak büyük ilgiyle karşılandık ve fuarda Business
İstanbul’un beş katının satışını gerçekleştirdik. l
olumsuz olarak yansıdı. SVR Group olarak
başından beri bölgeye sistemli, programlı,
adil ve şeffaf bir bakışla yaklaştığımız ve
çözüm odaklı bir tutum sergilediğimiz için
çözüme kavuşturulamayacak bir sorunla
hiçbir zaman karşı karşıya kalmadık.
Fikirtepe’de yaşam başladığında sizce
nasıl bir sosyal yapı olacak?
18. yy’da İstanbul’un nüfusu 500 binin
biraz üzerindeydi ve Fikir Tepesi olarak
bilinen bölge, pırılı pırıl Kurbağalıdere’nin
yanında yeşillikler içinde bir mesire
yeriydi. Günümüze geldiğimizde ise
birkaç yıl içinde 15 milyon nüfusa sahip,
Avrupa’nın en büyük metropolünün
modern kent yaşamına ev sahipliği yapan
bir semti konumuna ulaşacak. l
Business İstanbul projesinden
ve SVR Group’tan kısaca bahseder
misiniz? Business İstanbul projesinde
farklı teknolojiler, yenilikler kullanıldı
mı?
Business İstanbul, Kadıköy’de kent
yaşamının en merkezi konumunda
bulunan, yenilikçi mimari tasarımı
ile öne çıkan ve ileri teknolojik ofis
donanımı ile iş dünyasına konforlu
ve verimli bir çalışma ortamı sunan
büyük bir proje. Türkiye’nin en
büyük A plus modern ofis projesi
olmasıyla iş dünyasına büyük katma
değer sağlayacak. Tamamlandığında
toplam 270 bin m² inşaat alanında
150 bin m² kiralanabilir alana sahip
olacak. Yüksek tavanlı, ferah çalışma
ortamı sunan modern ofis katlarını
“Shell&Core” tarzında tasarlıyoruz.
Business İstanbul sahip olduğu
sosyal imkânlarıyla da fark yaratacak.
Business İstanbul, fitness center,
eğlence merkezi, çarşısı, restoranları
ve her türlü ihtiyacı karşılayan
mağazaları ile ofis çalışanlarının
hayatını kolaylaştıracak. Kafe ve
restoranlardan eczaneye, kuru
temizlemeden kırtasiyeye, terziden
kuaföre, butik mağazalardan spor
imkânlarına kadar tüm hizmetlerin
yer aldığı Business İstanbul, yeni iş
konseptini büyük kent yaşamının
imkânlarıyla buluşturacak. l
DEKORASYON
13
Zamansız hikâyeler
anlatan altın bir yıl
“2016’da benim renklerim indigo
mavisi ve altın.”
İç mimar Monica Lenore
Sofistike duvar kâğıtları
Bu yıl dekorasyonda lükste özgünlüğü yakalayabilen parçalarla, zamansız bir hikâye anlatacağız... Cam
ve değerli metallerin biraraya geldiği objelere ünlü tasarımlar da baskılı kumaş şekilleriyle eşlik edecek.
2016’NIN METALİ ALTIN VE PİRİNÇ
2015’in metali bakır, 2016’da yerini
altın kaplama ve altın görünümlü
objelere ve pirinç dekoratif
kombinlere bıraktı. Altın ve pirinç
bir alanı ısıtıyor ve yansıtıcı yüzeyler
ışığın odaya yayılmasını sağlıyor.
Metal aksamlarda ise uzun zamandır
popülaritesini koruyan krom ve bakır,
daha önce de belirttiğimiz gibi, yerini
pirince devrediyor. Bununla beraber,
boyalı metal aksamlar da tasarımlar
üzerinde bütünleyici bir etki yapıyor.
Örneğin yeni armatürlerde metalin
renklendirilmesi ile oluşturulmuş çok
geniş renk skalaları bulunuyor.
YENİ NESİL AYDINLATMALAR
Pirinç aydınlatmalar ve aplikler artık
modern mekânlarda da sıkça karşımıza
çıkıyor. Yeni yılda şapkalı klasik ürünler,
yerini mermer, pirinç, metal gibi
malzemelerle tasarlanmış
duvar süsleri gibi görünen
apliklere bırakıyor. Bir
süredir kullanımı azalan
aplikler bu yıl çokça
tercih ediliyor.
ÖNE ÇIKAN
MALZEMELER
Mutfak tezgâhlarında
akriliğe alternatif olarak,
kuvars ve mermer
gibi doğal içerikli
malzemeler daha çok
kullanılacak. Zemin
malzemeleri duvarlarda
da kullanılacak. Büyük
ebatlı, tek parça zemin
ve duvar seramiklerini,
duvarlarda tablo etkisi
yaratan mermer ve ahşap
desenli seramikleri birçok
dekorasyonda göreceğiz.
“Kişisel tarzı ne olursa olsun, çekici ve zengin bir görünüm
yaratmak isteyenler pirinç ve altın görünümlü objeleri
birarada kullanabilirler.”
İç mimar ve blogger Kimberly Duran
SİYAH MUTFAK ALETLERİNE ALIŞIN
2016 yılında mutfak dekorasyonlarında
sık sık karşımıza çıkacak olan bir diğer
tasarım unsuru da siyah paslanmaz
çelikten imal edilmiş mutfak aletleri
olacak. Metalin endüstriyel ve çağdaş
dokusunun siyahın karizmatik duruşuyla
bir araya geldiği mutfak araç ve
aksesuvarları, mutfaklara modern ve stil
sahibi bir görünüm kazandırıyor.
BANYODA YILDIZ VAR!
2016’da, evdeki demir ve çelikler
karardı diye telaş etmenize yok. Siyah
metal ile cam kombinleri bu yılın
“rock yıldızları” olarak sahnede.
Siyah, bu yıl banyolar da
kullanılıyor. Banyolarda klasik
renklerin dışına çıkılacak.
Açık renk mobilyalarla
birlikte siyah mat
lavabolar ve bataryalarla
daha çok karşılaşacağız.
Seramiklerde, doğal
malzeme efekti üzerine farklı
desenlerde rölyef uygulamaları
revaçta. Bununla birlikte, ahşap
görünümlü seramiklerle tasarlanmış,
daha sıcak görünümde döşenmiş
banyolar da göreceğiz. l
l Geometrik şekiller, çiçekler ve
çizgili bir görünümün zıt karışımını
tek planda görebiliriz. Bu tür yastıklar,
kilim veya bu üçlemenin biraraya
geldiği bir sandalye düşünün. 2016
yılında düz blok renk duvar üzerine
küçük parçalarda desen kullanılacak.
l 2016’da çiçek desenleri geri
dönüyor. Basma tarzı kumaşlar
dekorasyonda ön plana çıkacak.
l 2016’da yer döşemelerinde
klasik parkelerin yerine geniş
parkeler tercih ediliyor. Dekorasyon
uzmanları, ekstra uzun ve geniş
parkelerin uygulandığı yaşam alanları
minimalist ve ferah ağırbaşlılıklarıyla
dikkat çekiyorlar.
l Bu yıl da romantiklerin rengi
pudra pembe evimizin tatlısı olacak.
Pudra pembeyi doğal taşlarla
kombinleyebilir, açık tonlarda ahşap
ile birlikte evinizde sakin ve romantik
bir dekorasyon sağlayabilirsiniz.
l Sofistike duvar kâğıtları ve
kumaş tasarımları görmeye
devam edeceğiz. Victoria
kırmızısı bu senenin
yıldızlarından.
Ananas ve palmiye
ağacı baskılı
kumaşlarla birlikte
koyu lacivert
ve altın rengini
kullanabilirsiniz.
AJANDA
14
KONSER
KİTAP
Müziğin kızıl kraliçesi Candan Erçetin
bu yaza da damgasını vuruyor
Nejat İşler’den
gerçek hesaplar
Dillerden düşmeyen şarkıları,
zarafeti ve başarılı sahne performansı
ile hayranlarının gönlünde taht kuran
Candan Erçetin, 28 Temmuz’da Harbiye
Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda
sevenlerine yine unutulmaz bir gece
yaşatacak. Erçetin 2000 yılının en çok satanı olan
“Elbette” ve 2002’de “Gamsız Hayat”
şarkısı eşliğinde yayımlanan “Neden”
albümlerinin ardından 2004’te “Melek”,
2009’da “Kırık Kalpler Durağında”
ve 2013’te “Milyonlarca Kuştuk” albümleri
Uzun zamandır oyuncu kimliği
ile tanıdığımız ve yakın zamanda
da Gümüşlükspor futbol takımının
başkanlık görevi ile dikkat çeken
Nejat İşler bu sefer yazar kimliği
ile karşımızda. İşler, “Gerçek Hesap
Bu!” (Can Yayınları) kitabıyla yakın
bir zamanda okuyucularla buluştu.
İstanbul’dan Gümüşlük beldesine
taşınan ve kendini Gümüşlüklü olarak
gören Nejat İşler, hayatından damıttığı
anlatıları kaleme aldığı kitabının
telif gelirinin Gümüşlükspor’un
geliştirilmesi için kullanılacağını
açıkladı.
İçten üslubu, hesapsız dili ve
sakınmadan kaleme aldığı anılarıyla
kişisel bir yüzleşme de olan “Gerçek
Hesap Bu!” kitabında, kahramanları
uydurma olan gerçek hikâyeleri
anlatıyor. Hayatı ve dostlukları
yücelten yaşantılar, yüreklere kazınmış
sözler okuyucuya ilham veriyor. l
ile milyonları peşinden sürükledi. Bu
albümlerin dışında hazırladığı “Chante
Hier Pour Aujourd’hui” (2003)
ve “Aranjman 2011” (2011) albümlerinde
Fransızca, “Aman Doktor” (2005)
albümünde ise Yunanca şarkılara yer
verdi. Şarkılarında Balkan ezgilerine
sıkça yer veren ve her yıl açık hava
performanslarıyla büyüleyen Candan
Erçetin, bir kez daha muhteşem sesi ve
performansıyla yaza damgasını vuracak.
Biletler: 82.50 TL - 238 TL
(Biletler Biletix’ten)
ATÖLYE
Aşkım Kapışmak’tan “topluluk önünde
konuşma eğitimi” almak ister misiniz?
GÖSTERİ
Bol kahkahalı
ve çok eğlenceli
Ünlü komedyen Ata Demirer, kış
sezonunda kapalı gişe sahnelediği
gösterisi “Ata Demirer Gazinosu”
ile 23 Temmuz’da Harbiye Cemil
Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde
hayranlarıyla buluşacak.
Biletler: 98 TL - 264 TL (Biletler
Biletix’ten)
Yazar ve davranış bilimleri
uzmanı Aşkım Kapışmak
“Topluluk Önünde Konuşma
Eğitimi” ile kendini rahat
ve özgür ifade etme imkânı
sunuyor. Özellikle kadınerkek ilişkilerine olan
esprili yorumları ile
dikkat çeken Aşkım
Kapışmak’ın eğitimi
kapsamında sahne
heyecanını
yenme, sahneden
el, göz ve beden
hareketleri,
karizmatik duruş
ve etkilenme, sahne
yönetimi, soru-cevap
yönetimi, sahne dikkat
konsantrasyon, metafor,
hikâye ve benzetme kullanımları,
odak yönetimi, hipnotik dil
kullanımı, akıcı ve etkin
konuşma, bilgi akışını
sunum becerisi, geri
bildirim alma, sahnede
drama uygulamaları
anlatılacak. Katılım 20 kişi
ile sınırlıdır. Katılımcılara
iki günlük eğitim sonunda
Aşkım Kapışmak
Akademi’den eğitim
sertifikası verilecek.
Tarih: 16 Temmuz
2016 Saat: 10.00
Yer: Susam
Sokak, No: 11, Daire:
5, Cihangir/Beyoğlu/İstanbul
Biletler: 672 TL (Biletler
Biletix’ten)
TİYATRO
Sumru Yavrucuk’tan tek kişilik komedi
Sumru Yavrucuk’un ses getiren tek
kişilik komedi oyunu “Shirley”, tiyatro
tutkunlarına unutulmaz bir deneyim
sunmaya hazırlanıyor.
Willy Russell’ın Shirley Valentine adlı
oyunundan “Shirley” ismiyle Türkçe’ye
uyarlanan oyun kısaca, günlük hayatının
sıkıcılığı içinde kaybolmuş ve birçok kadın
gibi artık hayallerini bile unutmuş olan
Shirley Valentine’nin öyküsünü anlatıyor.
Komik ve eğlenceli bir kendini keşfediş
ve hayatın iplerini yeniden ele alış
hikâyesi olan “Shirley”, başarılı oyuncu
Sumru Yavrucuk’un yorumuyla hayat
buluyor.
Tiyatro literatürünün en başarılı kadın
oyunları arasında anılan ve dünyanın
pek çok ülkesinde sahnelenen oyun, yaz
turnesinin ardından İstanbul prömiyeriyle
şehre inecek.
Yorumuyla oyunu başka bir boyuta
taşıyan ve sayısız tiyatro ödülünün
sahibi Sumru Yavrucuk, Shirley’nin
yönetmenliğini de üstlenirken, aynı
zamanda oyundaki tüm karakterleri
sahnede tek başına canlandırıyor.
Tarih: 20 Temmuz 2016 Saat: 20.30
Yer: Akasya Kültür Sanat
Biletler: VIP 65 TL / 1. Kategori 50 TL /
Öğrenci 40 TL (Biletler Biletix’ten)
ALBÜM
Kenan Doğulu
ve “İhtimaller”
Türk pop müziğinin sevilen
isimlerinden Kenan Doğulu, yeni
albümü “İhtimaller” ile hayranlarının
karşısına çıktı. Albümde Doğulu’nun
önceki yıllarda albümlerinde okuduğu
bir çok sevilen parçası, Ercüment
Orkut, Can Çankaya ve Bulut Gülen
gibi isimler tarafından caz müzik
formlarında yeniden düzenlenmiş
versiyonları ile bulunuyor. Bu
şarkıların yanı sıra adını albüme
veren, söz ve müziği Kenan Doğulu’ya
ait “İhtimal” adında yepyeni bir
şarkı da yer alıyor. Albümde Kenan
Doğulu’nun vokalliğini Sibel Gürsoy
ile Tuğba Önal yapıyor, albümün
prodüktörlüğünü ise Doğulu ile
birlikte Ozan Musluoğlu üstleniyor. l
AKADEMİSYENİN GÖZÜNDEN
15
Şehirlerimizi mimari
eserler süslemeli
Medeniyet Üniversitesi’nden Doç Dr. Mehmet Oktay Taftalı’yla kentsel dönüşüm, Fikirtepe ve şehircilik anlayışı üzerine...
B
ugüne kadar yalnızca fiziksel
sonuçları değerlendirilen “kentsel
dönüşüm”ün sebep olduğu sosyal
sonuçlar henüz yeni yeni gündeme
geliyor. Hem sektör profesyonelleri
hem de akademik çevreler tarafından
son dönemde dikkat çekilen sosyal
açıdan kentsel dönüşüm ve dönüşümün
insanlar üzerindeki etkisi hakkında
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat
Fakültesi’nden Doç. Dr. Mehmet Oktay
Taftalı’nın görüşlerini aldık. Araştırma
ve uzmanlık alanları sistematik felsefe
ve mantık, kültür felsefesi, estetik, sanat
felsefesi ve yeniçağ felsefesi olan Taftalı,
kentsel dönüşüm bölgesi Fikirtepe’de
dünyada son dönemin yükselen
trendlerinden yetişkin oyuncaklarının
nasıl konumlandırılabileceği hakkında ilgi
çekici açıklamalarda bulundu.
Bir akademisyen gözüyle “kentsel
dönüşüm” ile ilgili fikirlerinizi alabilir
miyiz?
Deprem kuşağında yer alan, nüfusun
hızla arttığı, değişim ve dönüşümün
sürekli yaşandığı, gelir süreçleri ve
satın alma gücünün sürekli değişkenlik
gösterdiği bir şehirde insanları ev
sahibi olmaya ve depreme dayanıklı
konutlarda yaşamaya teşvik edilmesi
son derece olumlu bir yaklaşım.
Yalnızca kentsel dönüşüm hakkında
yalnızca Fikirtepe’de değil tüm ülke
genelindeki şehircilik anlayışı ile ilgili
değinmek istediğim bir nokta var.
Binalar yükseldikçe, çevrelerindeki
alanın genişlemesi ve bugün yapılan
binaların, yüz yıl sonrasında, bugünün
klasiği olarak okullarda ve yayınlarda
okutulması, gösterilmesi gerekir. Bugün,
geleneksel şehirlere baktığımız zaman
yüz yıllar öncesinin mimari yapılarına
şehir merkezlerinde rastlayabiliyoruz.
Bahsettiğim birkaç yüz yıllık şehirler değil,
birkaç bin yıllık şehirler. Paris, Londra,
Viyana gibi. Bu şehirlerdeki modern
mimari örneklerine bakıp, hangi ölçütlerle
yapıldığını değerlendirip, İstanbul’da
da bu ölçütlerde, geleceğe kalabilecek
mimari değerler yaratmak lazım.
“Kentsel dönüşüm” ülkemizde,
insanların üzerinde endişe verici ve
Fikirtepe’de yetişkinler
için bir oyuncak
dünyası olabilir
Fikirtepe kentsel dönüşümü bir
master plan çerçevesinde yapılıyor.
Bu plan çerçevesinde burada birçok
donatı alanları var. Bu alanlar nasıl
değerlendirilmeli sizce?
İki nesil çok önemli, çocuklar ve
yetişkinler. Öncelikle bu grupların
ihtiyaçları göz önünde bulundurularak
yapılmalıdır. Oyun alanları, spor
alanları, açık ve kapalı olmak üzere
düşünülmelidir. Sanat ve spor
merkezlerinden kültürel aktivitelerin
gerçekleştirileceği alanlara birçok
ihtiyaç düşünülmelidir. Sosyal alanların
bir bölümü insanların mutlu olacağı,
eğleneceği oyun ve oyuncak alanları
olarak tasarlanabilir. Yetişkinler için
bir oyuncak dünyası olabilir. Tüm
bunlar burayı inanılmaz bir cazibe
negatif bir algı oluşturuyor. Toplumsal
hayata katılacak pek çok artıyı içinde
barındırsa da ülkemizde neden pozitif bir
algı yaratmıyor sizce?
Öncelikle neden negatif bir algı
oluştu ona bakmak lazım. İlk uygulanan
alanlardan biri olan Sulukule’de kentsel
dönüşüm, sosyal dokunun tahribatına yol
açacak şekilde yapıldı. Sulukule tarihi bir
dokuya ve son derece renkli bir yaşama
kültürüne sahipti. Orada hayatın doğal
akışı içinde oluşmuş bir sosyal doku vardı.
O sosyal dokunun tahrip edilmesi, bir
kültür tahribatı olarak algılandı ki bu da
yanlış bir algı sayılmaz. Tüm bu olumsuz
yönlerden dolayı da “kentsel dönüşüm”
negatif bir algı yarattı.
İşe ev sahibi olmak isteyenler
yönünden bakarsak Türkiye’deki ortalama
gelir seviyesi ile kent merkezinde bir
ev almak olanaksız diyebiliriz. Dünya
metropollerine göre belki ev almak
açısından daha ucuz görünüyor olabiliriz
ama gelir grupları arasındaki farklar
ve gelir seviyesi de daha pahalı olan
metropollere göre çok daha düşük.
Özetlemek gerekirse ev fiyatları ile gelir
seviyesi arasındaki orantısızlık bu algıyı
negatife çeken en önemli unsurlardan
biri. l
İmtiyaz Sahibi: Fikirtepe Kentsel
Dönüşüm Derneği adına
Fikirtepe Platformu Genel Müdürü
İRFAN ŞÜKRÜ YAĞCI
Taftalı’ya göre
Fikirtepe’de
yetişkinler için
oyun alanları
tasarlanmalı.
Sorumlu Müdür:
İRFAN ŞÜKRÜ YAĞCI
Yazı İşleri Müdürü: AYNUR ÇOLAK
Editörler:
MERVE DİDİŞEN
ÖZLEM GEZER EGE
merkezi haline getirecektir. Son
dönemin yükselen trendlerinden
yetişkin oyuncaklarının Fikirtepe’de
oldukça büyük bir etki yaratacağını
düşünüyorum. Başka ülkelerde örnekleri
var tabii ama Fikirtepe’de bu tarz bir
uygulama yerli ve yabancı turistlerin
ilgisini çekecektir. Bahsettiğimiz
oyuncaklar ise yalnızca yetişkinlerin
kullanacağı eğlenceli trenler, peyzaj
alanlarındaki süs havuzlarında
kullanılacak kanolar, değirmenler, ses
veya ışık saçan oyuncaklar gibi bu
seçenekler çoğaltılabilir. l
GOODWORKS İLETİŞİM
DANIŞMANLIĞI A.Ş. tarafından
yayınlanmaktadır.
Tel: (0212) 217 70 00
Baskı: İHLAS GAZETECİLİK A.Ş.
Merkez Mah. 29 Ekim Cad.
İhlas Plaza No: 11A/41
Yenibosna-Bahçelievler/İstanbul
Park Maya Sitesi Maya Merdiyen İş Merkezi No: 2 Kat: 7
Akatlar / İSTANBUL
Tel: (0212) 352 46 00 Faks: (0212) 352 36 66
www.nasakoma.com
BİZİ ÇÖZÜM ORTAĞI SEÇTİĞİ
İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ
Sağlam temeller sağlam zeminlerde yükselir...
Yaşama değer katıyoruz, çünkü değerini biliyoruz
MERKEZ GEBZE
Arapçeşme Mah. Kavak Cad. Bayramlar Plaza No: 16 K: 4-5-6
Gebze / Kocaeli
Tel: (0262) 646 38 38 (0262) 646 39 39
ŞUBE KARTAL
Yukarı Mah. Belediye Cad. Bekpınar Apt. No: 1 D: 2 Kartal / İstanbul
Tel: (0216) 652 18 49
ŞUBE DİLOVASI
Bağdat Cad. Belediye Sokak No: 20 Dilovası / Gebze / Kocaeli
Tel: (0262) 754 17 54
ŞUBE DARICA
Bağlar Başı Mah. Sakız Ağacı Sokak Unsurlar Apt. No: 185 Darıca / Kocaeli
Tel: (0262) 745 68 08
web: www.unsurlar.com / [email protected]
BİZİ ÇÖZÜM ORTAĞI SEÇTİĞİ İÇİN
TEŞEKKÜR EDERİZ
15 yılı aşkın
tecrübe
Çözüm odaklı
yaklaşım
Yüksek başarı
hedefi
Değer katan
çözümler
Üstün kalite ile
hizmet
İSTANBUL OFİS
Işıklar Cad. Beyaz Sardunya Sok. No: 1/18 Ataşehir / İstanbul
Tel: (0216) 576 80 68 Faks: (0216) 576 80 67
RİZE OFİS
Ekrem Orhon Mah. Leyla Sok. No: 3 Merkez / Rize
Tel: (0464) 211 51 11 Faks: (0464) 211 51 12
www.aktugrup.com / [email protected]
BİZİ ÇÖZÜM ORTAĞI SEÇTİĞİ İÇİN
TEŞEKKÜR EDERİZ

Benzer belgeler