aralik-2015 - Petinfo Dergi

Transkript

aralik-2015 - Petinfo Dergi
PET SAĞLIĞI DERGİSİ
ARALIK 2015 SAYI 82
Veteriner
kliniklerinde
beslenmenin
mutfağı 42
Yoğun yılbaşı
mesaisine
hazırlıklar
başlasın 50
Steve Jobs
veteriner
hekim
olsaydı 56
Köpeklerde
osteoarthritis
tedavisinin
geleceği 60
kanserde
ağrı
tedavisi
Kanser tedavisi gören hastaların yaklaşık
üçte birinde şiddetli ağrı olur. Bu hastalar
için, ağrının kontrol altına alınması ve
semptomların da kontrol altında tutulması
tedavinin önemli hedeflerindendir.
İÇİNDEKİLER
8 > DÜNYADAN VE TÜRKİYE’DEN
SON HABERLER
Veteriner hekimlik mesleğinin
ve pet dünyasının tüm güncel
haberlerinin en doğru adresi olan
Petinfo Dergi’de bu ay da ilgi çekici
bilgiler paylaşıyoruz.
sayfa
50
20 > MAMA SEKTÖRÜNÜN SÖZ
SAHİPLERİ İVHO’NUN MİSAFİRİYDİ
Pet mama pazarını yöneten
meslektaşlarımız ile keyifli bir
gün geçiren İVHO yönetim kurulu,
sektörün ilerlemesi için önemli
adımlara imza attı.
50 > YILBAŞI MESAİSİ
Petinfo ailesi olarak bütün
veteriner hekimlerimize, sağlıklı
ve huzur dolu yıllar diliyoruz!
22 > MESLEĞİMİZİN YENİ NESLİ
Uluslararası Veteriner Hekim
Öğrencilerinin Topluluğu (IVSA) yeni
Dünya Başkanı, Anıl Türer, bütün
Türk veteriner hekim öğrencilerinin
dünyadaki imajını yükseltip gelecek
nesile yeni trendler çizmeyi hedefi
olarak belirtti.
24 > KÖPEKLERDEKİ
GASTROİNTESTİNAL PARAZİTLER
Parazitler, pet veteriner
hekimlerinin her gün yüzleşmesi
gereken sorunlardandır. Özel bir
önem taşıyan iç parazitlerin tanı ve
tedavisi kliniğinizde nasıl yapılır?
sayfa
60
Konya, Selçuk Üniversitesi ve
Prof. Dr. Mustafa Arıcan’ın ses
getiren bilimsel araştırması.
28 > YERLİ VE DOĞAL
Ürün gamlarında Spectum pet
maması dahil çeşit kaliteli pet
ürünü bulunan Lider Petfood
Firmasını daha yakından tanıyalım.
30 > KANSERLİ KEDİ VE
KÖPEKLERDE AĞRI TEDAVİSİ
Hastalara hem acı çektirir hem
de yaşam standartlarını olumsuz
yönde etkilemektedir. En iyi yönetim
şekillerinin farkında olun ve kullanın.
sayfa
42
56 > STEVE JOBS VETERİNER
HEKİM OLSAYDI
Apple gibi büyük şirketlerin
yönetim stratejisi bir veteriner
kliniğinde de başarıyla
uygulanabilir mi? Kliniğinizin
geleceği için imkansızı deneyin!
60 > KÖPEKLERDE OSTEOARTHRİTİS
TEDAVİSİNİN GELECEĞİ
Konya, Selçuk Üniversitesi
Veteriner Fakültesi’nin İspanya
SEVC Kongresi’nde birincilik
ödülü alan çalışmasını dergimizde
yayımlamaktan gurur duyarız.
66 > DOĞA VETERİNER KLİNİĞİ
Sizi Doğa Veteriner Kliniği’nin can
dostu Veteriner Hekim Mehmet
Külah ile tanıştıralım.
70 > KEDİLERDE İŞARETLEME
DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI
Eğitim ve psikoloji köşemizde
biraz da kedilere yer verelim.
38 > ÖNEMLİ BİR İŞ: DİŞ
Veteriner diş hekimliğinde dental
radyografi neden önemlidir?
Günümüzde veteriner hekimler
teknolojinin gelişimiyle büyük
adımlar atıyorlar.
42 > BESLENMENİN MUTFAĞI
Kedi ve köpeklerin sağlığını
korumak hem veterinerlerin hem de
hayvan sahiplerinin ortak isteğidir.
PETİNFO 2015/12 04-05
sayfa
56
EDİTÖR
Petinfo ailesi
olarak sağlıklı
ve huzur dolu
yıllar diliyoruz!
Veteriner Hekim
YAĞMUR AĞCAOĞLU
Hayvanların acısını yok edelim!
Kanser, insanlarda şiddetli ağrı ile
seyreden ciddi bir hastalıktır. Bu hastalık
kedi ve köpeklerde de insanlardaki gibi
semptomlara neden olmaktadır. Hastalara
hem acı çektirir hem de yaşam standartlarını
olumsuz yönde etkilemektedir. Bu sayımızda
sizlere hayvanların kanser ağrısının
tedavisine ışık tutarak, işinize yarayacağını
düşündüğümüz bilgiler paylaştık. Bizi bu
sayıda da yalnız bırakmayan sponsor
firmalarımız da birbirlerinden ilginç
ve faydalı konular paylaştılar. Bayer
Hayvan sağlığı köpeklerdeki iç parazitleri
ayrıntılı anlatırken, MVM Hayvan Sağlığı
günümüzde gündeme gelen veteriner dış
tedavi yöntemleri ile ilgili en güncel bilgileri
paylaştı. Toplantılarına hiç ara vermeden
devam eden veteriner hekimler bu sefer
petinfo
Aralık / Sayı: 82
Pet Sağlığı Dergisi
Ayda bir yayımlanır.
YAYIN TÜRÜ
SÜRELİ YEREL
SAHİBİ
Mat Medya Tanıtım
Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.
MEHMET AKTOP
GENEL KOORDİNATÖR
BARIŞ KOLGU
[email protected]
KLİVET İzmir ve İVHO çatısının altında
toplandı. İzmir de gerçekleştirilen KLİVET
Devamlı Eğitim Semineri kapsamında
Prof. Dr. Murat Şaroğlu, veteriner hekim
meslektaşlarına göz hastalıkları hakkında
kapsamlı bir sunum verirken, İstanbul’da
pet mama sektörünün liderlerini toplayan
İVHO yönetim kurulu, mesleğimizin
geleceğine önemli adımlar attı. Geçen
ayda İspanya’da düzenlenmiş olan bir
kongreden birincilik ödülü ile dönen başta
Prof. Dr. Mustafa Arıcan olmak üzere diğer
Konyalı veteriner hekim arkadaşları da
bir daha tebrik eder, meslektaşlarımızın
başarılarının devamını dileriz.
Yerli ve doğal
Tavas Pet ve Sera
Pet şirketi tarafından
2009 yılında kurulan,
Türkiye’nin en yeni ve
en büyük, profesyonel
kedi ve köpek maması
üreticisi olmak
amacıyla yola çıkan,
ürün gamlarında
Spectum pet maması
dahil çeşitli kaliteli pet
ürünü bulunan Lider
Petfood Firmasını daha
yakından tanıyalım.
> syf 28
Saygılarımla
Veteriner Hekim Gizem Kutun
GENEL YAYIN YÖNETMENİ
VE YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ
Vet. Hekim YAĞMUR AĞCAOĞLU
[email protected]
YAZI İŞLERİ SORUMLUSU
VET. HEKİM GİZEM KUTUN
[email protected]
KATKIDA BULUNANLAR
Dr. Gürbüz Ertürk
veteriner hekim ENİKÖ KIRALY
vet.hekim sara ece ulutürk
ART DİREKTÖR
EBRU DERELİ
[email protected]
GRAFİK TASARIM
EMEL VURAL
[email protected]
DANIŞMA KURULU
PROF. DR. AHMET ERGÜN
PROF. DR. NİLÜFER AYTUĞ
PROF. DR. TAMER DODURKA
Yrd. Doç. Dr. Özlem Şengöz Şirin
Dr. Banu Dokuzeylül
BASKI
Gezegen Basım San. Ve Tic. Ltd. Şti.
100 YIL MAHallesi MASSİT
MATBAACILAR SİTESİ 2. CADDE GEZEGEN
BİNASI NO: 202/A BAĞCILAR/İST
Sertifika No: 12002
ADRES
YAYINCILAR SK. 10/4 34414
SEYRANTEPE - İSTANBUL
TEL: 0212 324 50 56 - 324 50 59
www.matmedya.com
ABONE
BANU SAYINÇ
[email protected]
Dergimizde yayınlanan röportaj ve ilanların sorumluluğu sahiplerine aittir. Fotoğraflar izinsiz kullanılamaz.
Petinfo Dergisi veteriner hekimlere ve ecza depolarına yönelik bilimsel içerikli, mesleki, ücretsiz, sektörel bir yayındır.
PETİNFO 2015/12 06-07
Klivet Bahar Sempozyumu
Klinisyen Veteriner Hekimler Derneği
tarafından 19-21 Mayıs 2016 tarihlerinde
Antalya’da düzenlenecek olan IV. Uluslararası
Katılımlı Bahar Sempozyumu’nun
kayıtları başladı! Büyük gelişmelere imza
atmayı amaçlayan dernek üyeleri, yeni
sempozyum konusunun “Kedi – Köpeklerde
Gastroenterolojiye Cerrahi ve Dahili Yeni
Yaklaşımlar” olacağını duyurdu ve bütün
veteriner hekim meslektaşları sempozyuma
davet etmekten onur duymaktadır.
Veteriner sağlık ürünlerinde
iyi üretim uygulamaları
dönemi başladı
GTHB Gıda
ve Kontrol Genel
Müdürlüğü, Avrupa
Birliği’ne uyum çalışmaları
kapsamında Veteriner Tıbbi
Ürünler Hakkında Yönetmelik
ve İyi Üretim Uygulamaları
(GMP) Kılavuzunu’nu
yayımlayarak dönüşüm
programını başlattı. Veteriner
tıbbi ürün üretiminde yüksek
kalitede üretim standardı
aranarak etkin ve güvenilir
ürünlerin üretim,
ithalat ve
ihracat dönemi
başladı.
NOTLAR
Veteriner hekim oda başkanları
Denizli’de toplandı
PETİNFO 2015/12 10-11
Türk Veteriner Hekimleri Birliği
(TVHB) Merkez Konseyi Oda Başkanları
toplantısı 27-29 Kasım tarihinde
Denizli’de yapıldı. 2 gün süren
toplantıda odalarımızda yaşanan
bölgesel sorunlar ve yönetmelik
değişikliği gibi konular gündeme
geldi. 6343 sayılı «Veteriner Hekimliği
Mesleğinin Icrasına, Türk Veteriner
Hekimler Birliği Ile Odalarının
Teşekkül Tarzına Ve Göreceği Işlere
Dair Kanun» ile ilgili yönetmelik
Disiplin Yönetmeliği, Deontoloji Ve
Etik Yönetmeliği, Işyeri Veteriner
Hekimliği, Uygulama Yönetmeliği,
Sürekli Eğitim gibi başlıklar altında
yeniden düzenlendi.
Dolu dolu geçen bu iki gün hakkında
daha fazla bilgi ve resime Türk
Veteriner Hekimleri Birliği internet
sitesinden ulaşabilirsiniz.
NOTLAR
Veteriner olmak isteyen var mı?
CHIHUAHUA!
Amerikalı Georgia
College of Veterinary Medicine
Üniversitesi, veteriner
hekim olmak isteyen liseli
çocuklara bir haftalık eğlenceli
eğitim kampı sunmaktadır.
19-25 Haziran arasında
gerçekleşecek olan kamp,
çocukları üniversitenin
eğitim hastanesinde, kanatlı
hastalıkların tanı ve araştırma
merkezi ile üniversitenin
laboratuvarında uygulama
yapma fırsatı verecektir.
Katılımcılar, veteriner hekim
olmak için gereken şartlar ve
sınavlar ile diğer üniversiteler
ve yurtdışı eğitim fırsatları
hakkında da bilgi alma şansı
bulacaklar. Etkinlik ile ilgili
detaylar hakkında http://vet.
uga.edu/academic/vetcamp
internet sitesinden ayrıntılı
bilgilere ulaşabilirsiniz.
Adana Büyükşehir Belediyesi Sağlık
İşleri Daire Başkanlığı’nın desteğiyle 1.
Adana CAC Irk Standartları Yarışması
gerçekleşti. Ulusal Irk Standartları
Yarışması’nda yerli ve yabancı ırklar
kategorisinde yarışan yaklaşık 100 köpek,
5 hakem tarafından değerlendirmeye
alındı. Irklarına göre özeliklerine bakılarak
birincinin belirlendiği yarışmada,
Chihuahua birinci oldu.
Sigarayı bırakma zamanı
The Amerikan Journal of Epidemiology,
tüm hayvanseverlere sigarayı bıraktıran bir
araştırma yayınladı. Çalışmaya göre pasif içici
kediler sigara dumanına karşı aşırı hassasiyet
göstermekte ve sigara içilen evlerdeki kediler
insanlardan daha fazla etkilenmektedir.
Hatta incelemeye alınan kedilerin %50’sinde
lenfomalar da meydana geldi. Daha önceki
araştırmalardan bildiğimiz üzere sigara
dumanından bütün hayvanlar etkilenmektedir.
Köpeklerde daha çok nazal mukozadaki
patolojik değişiklikler dikkat çekerken, kuşların
akciğerleri etkilenir. Hastalarınıza bir iyilik
yapın ve kliniğinizde sahiplerin sigara içmesine
kesinlikle izin vermeyin.
PETİNFO 2015/10 14-15
NOTLAR
İnterhas Hayvan Sağlığı’ndan
deneyimli çalışanlarına
Avrupa turu ödülü
İnterhas Hayvan Sağlığı, emeklerinden dolayı
teşekkür etmek adına çalışanlarına ve ailelerine
muhteşem bir yeni yıl hediyesi sundu.
PETİNFO 2015/12 16-17
1996 yılında Dr.Tamercan
Morkoç ve Ecz.Ümmügülsüm
Morkoç tarafından kurulan İnterhas
Hayvan Sağlığı A.Ş. yirmi yıldan bu
yana, GMP kurallarına göre üretim
yapan Avrupa’daki 5 ayrı firmanın
Türkiye exclusive distiribütörlüğünü
yapmaktadır. Genç, dinamik ve
yetkin temsilcilerden oluşan 25
kişilik satış-pazarlama ekibi ve
aynı zamanda geniş bir dağıtım
ağına sahip olan İnterhas A.Ş.
ürünlerini, Türkiye’nin bütün il
ve ilçelerindeki en ücra yerlere
kadar ulaştırmaktadır. Ülkemizin
çok değerli Veteriner Hekimlerini
GMP’li ürünler ile daha yirmi yıl
öncesinden tanıştıran ve bu güne
kadar piyasadan geri çekilen bir
tek ürünü bile bulunmayan İnterhas
A.Ş., sektörümüze doğru ürün ve
doğru çözümler sunmaya devam
etmektedir. Satış ve pazarlama
ekibindeki beşinci kıdem yılını
tamamlayan çalışanlarını,
aileleri ile birlikte beş Avrupa
Ülkesini kapsayan Avrupa turu
ile ödüllendiren İnterhas Hayvan
Sağlığı, yetkin temsilcilerden oluşan
uzman ekibi ile her geçen gün daha
da büyümektedir.
İnterhas A.Ş. , tüm Türkiye’nin
kaliteli, güvenilir ve etkin ilaçlara
ulaşmasını sağlamak üzere
ruminant, pet hayvanları ve atlar
için ürün yelpazesini genişleterek
hepsi GMP’li ürünler olmak üzere,
yaratmayı düşündüğü yeni değerleri,
Veteriner Hekimlerimizin istifadesine
sunmaya devam edecektir.
KEDİ&KÖPEK
Klivet İzmir ile
karanlığa ilk adım
Klinisyen Veteriner Hekimler Derneği İzmir Şubesi tarafından Anemon
Ege Sağlık Otel’de meslektaşların yoğun katılımı ile gerçekleştirilen
“Karanlığa İlk Adım” eğitim semineri, KLİVET İzmir Yönetim Kurulu
Başkanı Serdar Aktop tarafından değerlendirildi.
K
Gıda Tarım ve Hayvancılık
Müdürlüğü İzmir İl Müdür
Yardımcısı Selami Turan
Klinisyen Veteriner Hekimler
Derneği İzmir Yönetim Kurulu
Başkanı Serdar Aktop
PETİNFO 2015/12 18-19
linisyen Veteriner Hekimler
Derneği İzmir Şubesi
(KLİVET İzmir) eğitim
seminerlerine 29 Kasım
2015 tarihinde Anemon Ege Sağlık
Otel’de gerçekleştirdiği “Karanlığa İlk
Adım” toplantısıyla bir yenisini daha
ekledi. Evcil hayvan göz hastalıkları
konusunda Türkiye’deki en önemli
otoritelerden biri olan Prof. Dr.
Murat Şaroğlu’nun deneyimleri ve
olgu sunumlarıyla gerçekleştirilen
seminere, İzmir ağırlıklı olmak
üzere Ege Bölgesi’nden çok sayıda
veteriner hekim katıldı. Dört oturum
halinde düzenlenen seminerin
ilk iki oturumunda göz ve eklenti
organlarının anatomik, fizyolojik
ve histolojik özellikleri ile göz
muayenesinin incelikleri, tanıya giden
yolda izlenmesi gereken püf noktaları
ve sık düşülen hatalar anlatılırken
son iki oturumda ise konjunktiva ve
kornea hastalıkları olguları üzerinden
interaktif bir şekilde tartışıldı.
Dört oturumun sonunda eğitime
katılan veteriner hekimlerin kendi
kliniklerinde tecrübe ettikleri
vakalar Prof. Dr. Murat Şaroğlu
tarafından değerlendirildi.
Ülkemizde artık veteriner
hekimlikle ilgili spesifik konular
seçilip bunun üzerine seminerler
verilmeye başlanması, meslekteki
pozitif ilerlemenin doğurduğu
meslektaşlarımızın bilgi edinme
ve kendilerini geliştirme isteğini
derneğimizin çatısı altında görmek
güzeldi. Bir sonraki seminerimizde
bütün değerli meslektaşlarımızla
görüşmek dileğiyle. 
KEDİ&KÖPEK
Murat Arslan, hayvanseverlerin
artışı konusunda hem İVHO’nun
hem de firmaların daha fazla
çalışmaları gerektiğini belirtti.
Mama sektörünün
söz sahipleri
İVHO’nun misafiriydi
10 Kasım tarihinde Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri’nde pet mama pazarını
yöneten meslektaşlarımız ile keyifli bir gün geçiren İVHO yönetim kurulu,
sektörün ilerlemesi için önemli adımlara imza attı.
F
enerbahçe Faruk Ilgaz
Tesisleri’nde gerçekleştirilen
toplantıya İstanbul Veteriner
Hekimler Odası’nı temsilen
Yönetim Kurulu Başkanı Murat
Arslan, Edip Kocaman, Tülay Yılmaz,
Necati Bozkurt ve Tarık Akan katıldı.
Sektörün önde gelen evcil hayvan
maması üretici ve ithalatçılarının
yer aldığı toplantı geniş bir katılımla
yapıldı. İVHO Başkanı Murat Arslan,
yapığı açılış konuşmasında bu tür
toplantıların gelenekselleştirileceğini
ifade ederek katılımlarından dolayı
firmalara teşekkürlerini sundu.
Arslan, hayvanseverlerin sayısındaki
artış ve çocukların hayvan sevgisi
konusunda hem İVHO’nun hem de
firmaların daha fazla çalışmaları
gerektiğini belirterek, gündemdeki
sorunların tartışılması için firma
yöneticilerine söz verdi.
PETİNFO 2015/12 20-21
Yönetmelikler gündemdeydi
Yöneticiler tarafından tartışmaya
açılan ilk madde ruhsatlı yerler
dışında evrak almamış ya da sahibi
veteriner hekim olmayan noktalara
mama satışının engellenmesiydi.
İVHO bu gibi yerlere yapılacak
engellemelerin sektöre destek
olacağını ifade etti. Bu gibi yerlerle
kurumsal olarak ciddi hukuki
süreçlerin işlediği ve bu sürecin
Klinikler için düşünülen
bir burs programı fikri
de yöneticiler tarafından
memnuniyetle karşılandı.
maalesef uzun sürdüğü söylendi. Söz
alan katılımcılar veteriner hekimlerin
kendi aralarında örgütlenmelerinin
gerekliliğini söylediler. Sorunların
çözümünün birliktelik ve diyalog ile
mümkün olduğu konusunda herkes
hem fikirdi, ilaç pazarlamasında
olduğu gibi mama piyasasında
da faturalara kliniklerin ruhsat
numaralarının girilebileceğini ve
bundan sonra sorunlu noktaların
firmalara bildirilmesi konusunda
ortak fikir oluştu.
Firmaların rolü nedir?
İkinci madde olarak aşı ve
biyolojik maddelerin mamalar ile
beraber promosyon yapılmasının
sektörde yanlış uygulamalara
sebebiyet verebileceği tartışıldı.
Başkan söz alıp veteriner tıbbi
Olumlu bir vizyon
Toplantı sırasında İVHO, sosyal sorumluluk projesi kapsamında insanlara hayvan
sevgisini aşılamak ve bilinç uyandırmak adına 25.000 adet kitap dağıtan Ataşehir
Belediyesi’ne ve Ataşehir Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Necati Bozkurt’a yoğun
emeklerinden dolayı teşekkürlerini sundu. İVHO, yeni bir merkez oluşturulmak
istendiğini, merkezde eğitimlerin de daha kolay ve kaliteli yapılabileceğini, bu
konuda da firmaların desteğinin gerekliliğini bildirdi. İVHO yönetim kurulunun,
yılda buna benzer 4 toplantı yapılması ortak karara bağlandı. Toplantı kapanış
konuşmasını yapan Başkan Murat Arslan, iletişim konusunda herkese eşit mesafede
olunduğunu ve tüm firmalara kapılarının açık olduğunu ifade ederek teşekkür etti.
ürünlerin promosyon yapılmasının
yasak olduğunu söyledi. Eski
kliniklerin yeni açılan kliniklere göre
daha yüksek indirimler aldığını ancak
yeni açılan klinikleri destekleme
adına firmalardan eşit davranmalarını
rica etti. Ticari kaygıların yeni
açılan noktalarda biraz arka planda
tutulmasını istedi. Kesin çözüm olarak
ise kliniklerin standardizasyonu ve
veteriner kliniklerin piyasadaki rolünün
belirtilmesi gerektiği öngörüldü.
Firmalar ile işbirliği yaparak klinikler
için düşünülen bir burs programı
fikri de yöneticiler tarafından
memnuniyetle karşılandı. 
SÖYLEŞİ
Mesleğimizin
yeni nesli
Uluslararası Veteriner
Hekim Öğrencilerinin
Topluluğu (IVSA) yeni
Dünya Başkanı, Anıl Türer,
Türk veteriner hekim
öğrencilerinin dünyadaki
imajını yükseltip gelecek
nesile yeni trendler
çizmeyi hedefliyor.
M
emleketimizde
gerçekleştirilen
uluslararası mesleki
kongrelerin ziyaretçileri
ve ulusal etkinliklerimize konuşmacı
olarak katılan yabancı konukların
sayısının gitgide artması, aynı
zamanda yurtdışına çıkıp ünümüzü
yücelten genç meslektaşlarımızın
da haberini almak bizim için gurur
vericidir. Genç girişimci bir Türk
olarak IVSA Dünya Başkanı Anıl
Türer, Petinfo ile bir araya gelerek
kurumun faaliyetlerini anlattı ve
bir öğrencinin gözüyle veteriner
hekimlik mesleğini değerlendirdi.
Bize IVSA’ nın faaliyetleri hakkında
kısaca bahsedebilir misin? Bu
büyük ailenin arasına nasıl ve
ne zaman katıldın?
IVSA, 6 Ağustos 1953
yılında, Batı-Almanya’da kuruldu.
Topluluğun, mesleki sorunlar
üzerinde fikir alışverişini teşvik
etmek, ülkeler arası öğrenci
değişimlerini kolaylaştırmak, tatiller
sırasında eğitim ve ders programları
ile öğrencileri desteklemek
gibi amaçları vardır. Ben 1990
doğumluyum, 2009 yılında İstanbul
Üniversitesi Veteriner Fakültesi’ni
kazanmam ile maceram başladı.
IVSA ile tanıştığım ilk etkinliğim
Liverpool öğrenci değişimi oldu. O
dönemin IVSA İstanbul Başkanı,
Andaç Kılıçkap, bu etkinlikte
gösterdiğim çalışmalarım ve gruba
duyduğum büyük ilgimi görünce
yönetim kuruluna katılmamı teklif
etti. Ben bu teklifi kabul edip
görevime genel sekreter olarak
başladım. Genel Sekreter olarak
PETİNFO 2015/12 22-23
Veteriner
hekimliğin geleceği
Gelişip, dünya çapında lider
pozisyona gelmemiz için genç
araştırmacıların ve öğrencilerin
önü daha açık olmalı. Ayrıca
sahada pratik yapma imkanının
da daha fazla verilmesi
gerektiğini düşünüyorum.
Öncelikle unutulmamalıdır ki,
veteriner hekimlik insanlık
içindir. Her veteriner hekim
kendisini sürekli güncel ve
yeni bilgilere hakim, çağın
standartlarına uygun bir birey
olarak yetiştirmelidir. Ancak
bu sayede mesleğimizi hak
ettiği mertebeye çıkartabilir
ve istediğimiz değerlere
ulaşabiliriz.
görevime başladığımdan bu yana
gerçekten büyük bir ailenin üyesi
olarak buldum kendimi.
Bir öğrenci olarak bu görevde
yer alman gerçekten büyük bir
sorumluluk olmalı...
OIE, UIA, WSAVA, WVA, IFISO,
IFMSA, FVE gibi organizasyonlar
ile beraber çalışmaktayız; yönetim
kurulumuz, bu organizasyonlar
tarafından gerçekleştirilen genel
toplantıların da sürekli katılımcısıdır.
Bu toplantılar geleceğimizi, eğitimsel
ve sosyal açıdan görme fırsatı sağlıyor.
IVSA çatısı altında bulunan lisans ve
doktora öğrencilerin de bu alanda söz
hakkının bulunması gurur vericidir.
Rahatlıkla kullanılabilen
diagnostik yöntemler
gelişene kadar hekimler
her hastadaki parazit
riskini değerlendirmelidir.
Parazitler, pet veteriner hekimlerinin her gün yüzleşmesi
gereken sorunlardandır. Özel bir önem taşıyan iç
parazitlerin tanı ve tedavisi kliniğinizde nasıl yapılır?
Gastrointestinal parazitler
C
honel BB.’nin Zoonosis
in the bedroom adlı
araştirilmasına göre, Batı
Avrupalı hayvan sahiplerinin
%62’si köpeği ile aynı yatakta uyuyor.
Bu insanlar ve hayvanları arasındaki
yakın ilişki, veteriner hekimlerin
iç ve dış parazitleri ile zoonoz
hastalıklara karşı mücadelede
ne kadar önemli rol oynadıklarını
gösterir. Bir veteriner kliniğin,
hastalarına tam hizmet ve eğitim
verme kapasitesine sahip olması için,
hekimlerin parazitler hakkında da
bilgi sahibi olmaları gerekmektedir;
etkenlerin yaşam döngüsü,
patogenezisi, diyagnozu ve prevalansı
ile ilgili bütün ayrıntılar büyük
önem taşır. Yazımızda veteriner
kliniklere getirilen köpeklerde en
sık rastlanılan dört parazit grubu
hakkındaki ayrıntıları inceleyelim;
Kancalı kurtlar
Köpeklerde en sık rastlanılan
kancalı kurtlar; Ancylostoma
caninum, A braziliense ve Uncinaria
stenocephala’dır. Bu gruptaki
parazitlerin yaşam döngüsü, birkaç
istisna hariç, benzerlik gösterir.
Enfeksiyon, parazitin L3 formlarının
çevreden alımı, transmamarian
PETİNFO 2015/12 24-25
bulaşma ya da paratenik konakların
tüketimi sonucu meydana gelir. Son
konağın yaşına ve sağlık durumuna,
parazitlerin sayısına ve vücuda giriş
yollarına göre prepatent periyodun
gidişatı ve patogenezitesi farklılık
gösterebilir. Kancalı kurtların
larvaları ayrıca periferial dokulara
da göç edip, yıllar boyu yaşamlarını
sürdürebilme yeteneğine sahipler.
Bu durumdan dolayı, bir hayvanda
dışkı flotasyon tekniği ile yapılan
testlerin sonucu parazitlerin mevcut
olmasına rağmen negatif çıkabilir.
Kancalı kurtlar nedeniyle hasta
köpeklerde meydana gelen klinik
Drontal dog oral tablet
Drontal Dog Oral Tablet, praziquantel, pirantel ve febantel kombinasyonundan oluşan
geniş spektrumlu antihelmitiktir. Bu üçlü kombinasyon askaritler, kancalı kurtlar, kamçılı
kurtlar ve şeritlerden kaynaklanan enfestasyonlardan korunma ve tedavide antihelmintik
olarak kullanılır. Etkenlere karşı tek doz yeterlidir. Drontal Dog Oral Tabletleri doğrudan
hayvana verilebileceği gibi, bir parça et içerisinde veya kırıldıktan sonra yemine katılarakta
verilebilir. Koruma amaçlı rutin uygulamaların her üç ayda bir tekrar edilmesi gerekir.
bırakılan bölgelerin epitelinden (örn;
eller, ayaklar, kalça) vücudun içine
ulaşıp, dermal hipersensitiviteye
neden olurlar.
semptomlar arasında anemi, melena
ve kanlı dışkı vardır. Yavrularda tedavi
edilmeyen, ağır vakaların sonucu ise
şok ve ölümdür. Larvaların akciğere
migrasyon yaptıkları durumda
öksürme, burun akıntısı, ateş ve
pnömoni gibi klinik semptomlar
meydana gelir.
Kancalı kurtların tanısı fekal
flotasyon tekniği ile konulmaktadır.
Hem Ancylostoma spp. hem de U.
stenocephala yumurtaları eliptik
şekline, düz hücre duvarına ve
üzüm şeklindeki morullalara sahip.
Ancylostoma spp yumurtalarının boyu
U. stenocephala’nınkinden nispeten
daha küçüktür, fakat bu özelliğin klinik
bazında önemi yoktur. Kancalı kurtlar
zoonozdur; enfeksiyon kapasitesine
sahip olan L3 formları, insanların
toprak ile temasta olan ve korunmasız
Askaritler
Askaritlerin
çoğu, kancalı
kurtlara benzer bir
şekilde köpeklerde
enfeksiyona
sebep olmaktadır.
Toxocara canis
(Ülkemizde köpeklerde
en çok bulunan parazit türüdür), T.
leonina ve yabani hayvanlarda
bulunan Baylisascaris spp.
yumurtalarının konaklardan dış
ortama çıkarken enfekte etme
yetenekleri yoktur; dış ortamda belli
bir süre geçirdikten sonra meydana
gelen enfekte formlar ise hem son
konak olan köpeklere hem de insan
gibi paratenik konaklara karşı tehdit
oluşturur. Köpekler paraziti dış
ortamdan, oral yolla alır. Larvalar
intestinal mukozayı penetre ederek
hepatik portal sisteme girer. Akciğer,
larinks ve farkinkslere migrasyon
sonucu ulaşan ve geri öksürülen
larvalar yine geri yutulurarak
Gİ sistemindeki yolculuklarını
tamamlamış olurlar. T. canis aynı
anda yavrulara transplasental
yolla da bulaşabilir. Askarit
enfeksiyonları genellikle subklinik
seyreder. Genç hayvanlarda karın
şişliği, şiddetli ishal ve kalınlaşmış
bağırsaklar gözlemlenebilir. Ağır
enfeksiyonların meydana getirdiği
hepatik ve pulmoner enfeksiyonların
sonucu olarak genç hayvanlarda
ölüm şekillenebilir. Flotasyon ile
tespit edilen parazit yumurtaları
mikroskop altında karakteristik daire
şeklindedir ve kalın duvara sahiptir.
Kancalı kurtlardaki gibi, parazitlerin
görünmemesiyle enfeksiyon
ekarte edilemez. Fakat kancalı
kurtların tersine, askarit larvaları
intestinal epidermin altında da hücre
erozyonuna neden olurlar. Larvaların
aberrant migrasyonu karaciğerde,
gözlerde ve merkezi sinir sisteminde
hasarlara yol açabilir.
Nematodlar
Trichuris vulpis ile enfekte
olan köpekler en başta enfeksiyon
yeteneğine sahip olmayan
yumurtaları çıkartır. Dış ortamda
larva halini alan yumurta sadece
ara konak tarafından sindirildikten
sonra erişkin formuna ulaşabilir.
Ara konaktaki erişkin formlar
intestinlerde kalır. Köpekler
nematodları da diğer Gİ parazit
çeşitleri gibi oral yol ile alır. Enfekte
köpekler hiç bir klinik semptom
göstermeksizin yaşamlarına
devam edebilirler. Bu hayvanların
dışkısı zaman zaman, intestinumda
bulunan parazitlerin yoğunluğuna
göre değişiklik gösterebilir; ishal,
hatta bazen kanlı ishal meydana
gelebilir. Bu değişen dönemler
nedeniyle tedavi gereksinimi hayvan
sahiplerinin aklına gelmeyebilir.
1. Işık mikroskobu altında kancalı
kurt yumurtasi.
2. Köpek şeridi olarak da bilinen
E. granulosus, zoonozdur, insanlarda
kistik ekinokokkoza neden olur.
3. Türkiye’de sık görünen Taenia spp.
kırsal alanlarda yaşayan köpeklerde
daha yaygindir.
1
2
Hekimler tarafından diagnoz
sentrifugal flotasyon ve passif
flotasyon ile gerçekleştirilebilir.
T. vulpis yumurtaları diğer bütün
nematod yumurtalarından daha
ağırdır. Nematod yumurtaları fıçı
şeklindedir, bipolar ve pürüzsüz
yüzeye sahipler. Trichuris
spp. yumurtalarını, köpeklerin
kardiopulmoner paraziti olan
Eucoleus spp. yumurtaları ile
karıştırılabilir; Her iki yumurta fıçı
şekline sahiptir.
Koksidiyoz
Köpeklerdeki enterik koksidiyalar
Cystoisospora canis, C. ohioensis, C. burrowsi, ve C. neorivolta’dır.
Köpek, çevreden koksidiyozların
enfekte sporokist formünü alır.
İntestinlere ulaşan etken vücudun
immun reaksiyonlarından kaçmak
için intestinal epitellere yerleşir.
Burada eşeyli ve eşeysiz olarak
çoğalıp, hücreleri zedeleyerek
klinik semptomların gelişmesine
neden olur. İntestinal floranın
dengesinin bozulması ve geri emilim
kapasitesinin azalması sonucu kronik
ishal meydana gelir. Bu durum
özellikle genç ve yaşlı hayvanlarda
özenle, destekleyici tedavi ile
3
beraber önlenmelidir. Koksidiyozisin
diyagnozu ayrıntılı anamnez ve
klinik belirtiler sonucu konulabilir.
Dışkıda görülen tek hücreli ya da
2 ila 4 sporozoite sahip ookistlerin
görünmesi ile kesin tanı konulabilir.
İyi baktığınızdan emin misiniz?
Dipylidium caninum ve Taenia
spp, ülkemizdeki köpeklerde
de görünmektedir. Özellikle
koyunların ve tavşan gibi yabani
kemirgenlerin de bulunduğu kırsal
alanlarda yaşayan köpekler tehlike
altındadır. Fakat klinik ortamında
bu etkenlerin tanısı sadece klasik
diagnostik yöntemlerle zordur ve
genellikle nekropsi yapılmadan
önce parazitler fark edilmez. Bunun
nedeni ise, bahsedilen parazitlerin
aralıklı proglottid bırakmalarıdır
ve proglottidlerin hemen yırtılıp
içerdikleri yumurtaları bırakmaları
PETİNFO 2015/12 26-27
nedeniyle dışkıda
görünmeleri zordur.
Adolph C., Little S. ve
Thomas C’nin ortak
bir çalışmasına göre,
barınaklarda yaşayan
kedi ve köpeklerin
nekropsisinde,
hayvanların %50’sinde
bu parazitler görüldü.
Daha önce yapılan aynı hayvanlardaki
fekal flotasyon yöntemiyle
incelenmesi sırasında ise kedilerdeki
D. caninum testi %100, köpeklerdeki D.
caninum %94, Taenia spp testi ise %43
negatif sonuç verdi. Bu parazitlerin
zoonoz oldukları ve insanlarda hidatik
kist oluşturduklarını unutmayarak
önlemleri alınmalı.
Sonuç olarak
Parazitlerin prevalansı bölgeden
bölgeye değişiklik göstermektedir.
Kliniğe getirilen hayvanlardaki
parazitlerin oranı bölgede rapor edilen
prevalanslardan daha az ise klinikteki
tanısal yöntemlerin değerlendirilmesi
ve gerekirse geliştirilmesi göz önüne
alınmalı. Veteriner hekimler tarafından
paylaşılan bilgiler ve eğitim materyalleri
yardımıyla, hayvan sahipleri de
köpeklerinin parazit kontrolü ve tedavisi
hakkında daha istekli olur. 
KEDİ&KÖPEK
Yerli ve
doğal
Ürün gamlarında Spectum
pet maması dahil çeşitli
kaliteli pet ürünü bulunan
Lider Pet Food Firması’nı
daha yakından tanıyalım.
PETİNFO 2015/12 28-29
Lider,
Türkiye’nin en yeni ve en
büyük, profesyonel kedi ve köpek
maması üreticisi olmak amacı
ile 2009 yılında kurulmuştur.
3.000’e yakın satış noktasına sahip
olan, sektörün köklü firmaları
Tavas Pet ve Sera Pet şirketin
kurucularıdır. Doğal tercihleri
yanı sıra konusunda uzmanlaşmış
uluslararası kuruluşların bilimsel
desteği ile oluşturulan Lider
ürünlerinin ekstra lezzetine kedi
ve köpekler karşı koyamadıklarını
idda etmektedir. Lider, çeşitli
kurumlar ve uluslararası meslek
organizasyonları ile ortak
çalışmalar yürütmektedir. Aydın
Adnan Menderes Üniversitesi,
Lider‘e, bilimsel veriler ile
araştırma ve geliştirme konularında
destek sağlamaktadır. Firma
uluslararası ISO 9001, ISO 22000
ve OHSAS 18001 sertifikalarına
layık görülmüştür. Fabrika, İzmir
limanına 100 km uzaklıktaki, Salihli
Organize Sanayi Bölgesi’nde,
17.000 m2’lik üretim alanı ve son
teknolojinin kullanıldığı makineleri
ile Türkiye’nin evcil hayvan gıda
ihtiyacının büyük bir kısmını
karşılayabilecek kapasiteye sahiptir.
Ürün hattı
Lider, patentli 9 markasının
altında 63 çeşidi kapsayan ürün
portföyüne sahiptir. Bunlar Ultra
premium (SPECTRUM), süper
premium (REFLEX, BONNIE), orta
kalite (PROLINE) ve ekonomik
grup (ENJOY, TRENDLINE, KING,
JETIX, NEWCAT-NEWDOG)
olarak sınıflandırılabilir. Lider aynı
zamanda, 22 markaya private Label
üretim hizmeti de vermektedir.
Sürekli gelişen üretim tesisi,
tecrübesi, uluslararası teknik
desteği ve yüksek kaliteli personeli,
şirketi diğer pet firmalarından
ayıran en büyük özelliklerdir.
Üretimde sadece, en kaliteli doğal
hammaddeler kullanılır. Kullanılan
tahıl ve mısır GDO’suz ürünlerdir.
Lider fabrikası
5500m2 üretim alanı
ve 17.000m2 toplam
alana sahiptir.
Tarihi
Kilometre
taşları
> 2009 Lider kuruldu.
> 2010 İlk ürünler olan
Proline, Reflex ve Trendline’ın
üretimine başlandı.
> 2011-2012 Satışlar aylık
400 tonun üzerine çıktı.
> 2013 Yeni markaların
eklenmesi ile aylık satışlar
700 ton seviyesine yükseldi.
> 2013 Kıbrıs ve Azerbeycan
a ilk ihracatını gerçekleştirdi.
> 2013 5500 m² üretim alanı ve
17.000 m² toplam alana ulaştı.
> 2014 Satışlar aylık 1.300
ton seviyesine çıktı.
> Super Premium ürünün
lansmanı gerçekleştirildi.
> 2015 Satışlar 2000 ton
seviyesine ulaştı.
Kurumsal sosyal sorumluluk
Lider için kazan-kazan mantığı
çerçevesinde müşteri memnuniyetini
sağlamak öncelikli felsefedir. Ayrıca
hayvan sever organizasyonlarına,
çeşitli derneklere ve hayvan
barınaklarına destek vermektedir.
Şirket, hava kirliliği önlemek,
doğalgaz ve elektrik tüketimi
azaltmak amacı ile yeni sistemlerini
devreye almış olup, yakın gelecekte
organik üretim hattını entegre etmek
adına çalışmalara başlamıştır.
Dağıtım ve ihracat
Lider ürünleri, pet shoplar
ve veteriner kliniklerinin yanı
sıra Carrefour, Migros, Metro ve
Tesco Kipa gibi bütün büyük zincir
mağazalarda da satılmaktadır.
Aylık 2500 ton üretim yapabilme
kapasitesine sahip olan Lider,
2000 tonluk aylık üretimi ile
Türkiye Pet Food pazarının %25’ini
karşılamaktadır. Bu tonajla Lider,
Türkiye’nin lideri konumundadır.
İlk ihracat deneyimlerini Kıbrıs,
Azerbaycan ve Gürcistan ile elde
eden firma, 2015 yılında Avrupa
Birliği ülkeleri de dahil 14 ülkeye
ihracat yapmaya başlamıştır. 
Kapak
ağrı
kanserli
kedi &
köpekte
tedavisi
Kanserin türü ne olursa olsun, ağrı her zaman kendisini
göstermektedir; hastalara hem acı çektirir hem de
yaşam standartlarını olumsuz yönde etkilemektedir.
En iyi yönetim şekillerinin farkında olun ve kullanın.
K
anser, insanlarda şiddetli
ağrı ile seyreden ciddi bir
hastalıktır. Bu hastalık
kedi ve köpeklerde
de insanlardaki gibi
semptomlara neden olmaktadır. Ağrı,
en temel fizyolojik fonksiyonlarını ve
böylece yaşam kalitesini de negatif
yönde etkilemektedir. Bu ağrıyı
elimine etmek önemlidir. Kanserli
hayvanlarda ağrı tespit edilmiş olsa
ya da olmasa da, hastaların yaşam
standartlarını iyi bir seviyede tutmak
önemli bir konudur.
Ağrının en radikal tedavisi, ona
sebep olan tümörü uzaklaştırmaktır.
Bu konu hakkında imkanlarınızı iyi
değerlendiriniz. Tedavi ,tümörün
türüne ve yerine, erken tanı ve
yapılan tedavilerin biçimi ile bireyin
durumuna göre farklı bir seyir
göstermektedir. Bu genellikle
uzmanların çeşitli faktörleri
değerlendirerek karar verebilecekleri
kritik bir süreçtir. Tümör rezekte
edilebilirse cerrahi yolla çıkartın,
radyodens bir tümör için radyoterapi
ya da kemosensitif bir tümör için
kemoterapi uygulayın. Belirttiğiniz
tedavi yönteminin etkisinin
görülmesini beklerken ağrının
azaltılması için analjezik maddeler ve
destek tedavileri ile hastanın rahatını
sağlayabiliriz. Analjezik ilaçların çoğu
kanser nedeniyle meydana gelen
ağrının yönetiminde kullanılabilir.
NSAİİ’lar
Non Steroid Anti İnflamatuar
İlaçlar ya da steroid dışı yangı
önleyici ilaçlar, veteriner hekimler
tarafından ağrı yönetiminde en sık
PETİNFO 2015/12 30-31
kullanılan ilaçlardır. NSAİİ’ların
etkisi siklooksijenazların(COX) inhibe
edilmesi ile meydana gelmektedir.
İnflamasyon ve ağrı üzerindeki
etkisinden dolayı COX-2 inhibitörü,
selektif inhibitörler arasında en çok
tercih edilen NSAİİ’dir. Bu madde
araşidonik asitten prostaglandin
E2‘nin ve diğer eikosanoidlerin
sentezine yol açar. COX1 daha
çok mide, bağırsak, böbrek ve
trombositlerde bulunur, buna karşılık
COX2 makrofajlar, sinoviositler ve
endotel hücreleri tarafından yapılır.
Klasik NSAİİ her iki enzimi birden
inhibe ederken, COX2 inhibitörleri
indüklenebilir COX2’yi inhibe etmekte
ve yapısal yan etki ortaya çıkmaksızın
inflamasyonu baskılama yeteneğine
sahiptir. COX-2 inhibitörünün aynı
zamanda ovaryum, uterus, beyin,
Her tedavi
yönteminde olduğu
gibi, ilk adım
ağrı etkenlerinin
ortadan kaldırılması
olmalıdır.
hastaların
özel ağrı
tedavisi neden
önemlidir?
Etkili ağrı tedavisi, hayat
kalitesini arttırır. Ne yazık
ki hastalığın tedavisiyle
uğraşan hekimler çoğu kez
ağrı ile müdahale etmeyi
düşünmemektedir. Oysa
ağrının ortadan kaldırılması
kanser tedavisinde de olumlu
sonuçlar yaratabilir. Pek çok
kanser ağrısı türü ilaç tedavileri
ve ilaç dışı tedavi yöntemleriyle
etkili bir şekilde dindirilebilir.
Kapak
Ağrı kesiciler
WHO’nun basamak
tedavisi sistemine
uygun olarak
kullanılmalıdır
kemik gibi dokuların temel fiziyolojik
olaylarına da etkisi vardır.
Prostaglandinler, bazı nosiseptörlerin
perifer sensitizasyonunda rol
oynar. Bunun sonucu hafif uyarılara
karşı abartılı tepki veya hiç uyarı
olmamasına rağmen acı hissi.
Prostaglandin, omurilik dorsal
boynuzundaki sodyum kanallarını da
aktive ederek merkezi sensitizasyonun
ve kronik ağrının meydana gelmesinde
rol oynar. Perifer ve merkezi
sensitizasyon kronik kanser ağrıların
sık görülen bir olgusudur. Bu tür
ağrılara karşı etki eden NSAİİ’ları
beşeri tıpta kemik metastazların, kas
ve tendo kompresyonların ve pleura
ile periton distansiyonu sonucu
meydana gelen orta ya da şiddetli
ağrılarına karşı kullanılır. Hayvan
hastaların da aynı şekilde NSAİİ’ların
etkisinden yararlanabilecekleri
gözlemlendi. Veteriner hekimler bu
guruptaki ilaçları hafif dereceli ağrı
için tek başlarına ya da opiatlar veya
Tamamlayıcı
tedaviler ve
rehabilitasyon
Bu tamamlayıcı tedaviler
arasında akupunktur, masaj,
hidroterapi, oyun terapisi,
superfisyal ısı tedavisi, elektrik
stimulasyon, lazer tedavisi ve
ultrason gibi uygulamalar daha
fazla alan kazanmayı başardı.
Bütün bu uygulamalar, bilimsel
makalelerle halen tamamen
desteklenmemelerine rağmen,
kolay uygulanabilmeleri ve hasta
sahiplerinden gelen pozitif geri
bildirimleri sonucu, tercih edilen
tedavi seçenekleri arasındadır.
PETİNFO 2015/12 32-33
adjuvant analjezikler ile kombine
ederek orta ve şiddetli dereceli ağrı
için kullanabilirler. Klinik yanıt ve
toksisite profili, ilaçlar ve ilacı alan
hastalar arasında değişebilir.
Verilen ilaç, hastaya etki
etmediği ya da yan etkiler gösterdiği
durumlarda, 10 gün mola verdikten
ve eski ilacın vücuttan atılmasından
sonra farklı ilaçların denenmesinde
fayda var. Kanser ağrısına NSAİİ’ların
kullanımının gerekçesini gösteren
son 10 yıl içinde toplanan tıbbi ve
veteriner kemopreventif etkiler
ile ilişkin veriler referans olarak
kullanılabilir. İnsanların ve köpeklerin
mesane karsinoması, prostat, meme
bezi, intestin, böbrek, deri, ağız
boşluğu (skuamöz hücre karsinomu),
burun boşluğu kanseri ve birkaç
malign melanosoma olgusunda
COX-2 aşırı ekspresiyonu rapor
edilmiştir. Bu aşırı ekspresiyon kanser
hücrelerine karşı gösterilen immun
yanıtın düşmesine, zayıf apopitozise,
yükselen angiogenezise ve yükselen
proliferasyon ile sonuçlanabilir.
Bu nedenlerden dolayı NSAİİ’ların
kullanımı hem analjezik hem de anti
tümör etkilere yol açabilir. Son 10
sene içinde, veteriner hekimlikte
kullanılan NSAİİ çeşitleri de gelişmiş
ve hastalarımızın, özellikle köpeklerin
en uygun sağaltımında yardımcı
olurlar. Piyasadaki etken maddeler
arasında meloxicam, deracoxib,
karprofen bulunmaktadir. Uzun süreli
NSAİİ kullanmadan önce tam kan
testi, serum biyokimyası, idrar testi
ile böbrek ve karaciğer fonksiyonların
kontrolü önerilir. Yüksek karaciğer
enzim aktiviteleri durumunda
özellikle serum üre nitrojen ve
kreatin konsantrasyonu, idrar spesifik
gravitesi, karaciğer enzim aktiviteleri
(alkalin fosfat ve alanin transaminaz)
ve serum safra asidi konsantrasyonu
ölçülmelidir. Uzun vadeli tedavi
durumunda hastaların her 2. ya da 4.
haftada düzenli check-upları yapılmalı.
Hasta sahipleri de hayvanın özel
kondisyonu hakkında bilgilendirilmeli
ve eğitilmelidir. Sahipleri hayvanların
melena, kusma, letarji, düşük iştah,
depresyon, mukus ve skleradaki
sarılık, su alımındaki ve idrar
düzeyindeki değişikliklerini gözleyip,
ayrıntılı anamnez verebilirler.
NSAİİ’ların en çok görülen yan
etkileri arasında gastrointestinal
irritasyon vardır. Acetomorfin
kullanıldığında ya da NSAİİ’lara
karşı meydana gelen idiyopatik
sebeplerden dolayı nefrotoksikozis
de gözlenebilir. Kediler için çok
az NSAİİ önerilir; bu hayvanların
metabolizması köpeklerden doğal
olarak farklılık göstermektedir. Örnek
olarak, köpekler ile karşılaştırılınca
glukuronidasyon gibi metabolik
olaylarda farklılık gösteren kedilerde
NSAİİ’ların yarılama ömrü daha
uzundur. Kedilere genel olarak
meloxicam, tolfenamik asid ve
ketoprofen kullanılmaktadır.
Asetominofen kediler için toksiktir ve
hiçbir zaman kullanılmamalı.
Asetominofen
kediler için
toksiktir ve
hiçbir zaman
kullanılmamalı.
Opioidler
Opioidler insan onkolojisinde
kanser ağrısı tedavisinin temeli olarak
kabul edilir ve veteriner onkolojide de
rahatlıkla kullanılabilirler. Opioidlerin
kolay dozajlanması ve istediğimiz
analjezik seviyesine ulaşmak için
dozajları güvenle arttırabileceğimiz,
bu ilaçların tercih edilmesine neden
olabilir. Yüksek dozajda uygulanan
maddelerin yan etkileri daha sık
gözlemlenebilir, ama bu yan etkiler
–kedilerde ve bazı kuzeyli köpek
ırklarında görülen disforia hariçtolere edilebilir semptomlardır.
Bu yan etkiler arasında sedasyon,
konstipasyon, bradikardi, solunum
depresyonu, kedilerde midriasis,
öksürük, anormal laringeal
refleksler ve kusma özellikle
hızlı verilen iv morfin uygulaması
sırasında meydana gelir. Bu yan
etkiler daha çok yüksek dozajda
uzun süreli uygulama durumunda
meydana gelir ve gerekli durumda
semptomatik tedavi ile bastırılabilir.
Opioidler orta ve şiddetli seviyeli
ağrının yönetiminde kullanılır ve
Nosiseptif uyarılara
inflamasyon eşlik
ettiği durumda, orta
dereceli ağrıya karşı
kortikosteroitler
de iyi analjezik
etki sağlayabilir.
NSAİİ gibi diğer analjezik ilaçlarla
birlikte uygun kombinasyonları
ile etkileri güçlendirilebilir. Opioid
reseptörleri 3 temel gruba ayrılabilir;
mü, delta ve kappa reseptörleri.
Bu reseptörler omuriliğin dorsal
süperfasial boynuzunda yer
almaktadır. Kliniklerde kullanılan
en etkili opioid ilaçlar (örn. morfin)
mu reseptör agonistleridir. Morfinin
maliyeti ucuz, hafif yan etkilerine
sahip ve çeşitli yollarla verilebilir
(sc, iv, im, oral, epidural). Kanser
ağrısını azaltmak için kullanılabilen
diğer mü reseptörlerine etki eden
ilaçlar; fentanil, hidromorfon
ve oksimorfon. Parsiyal agonist
olan ilaçlardan buprenorfin uzun
etkilidir ve kediler için transmukozal
(ağız) yoluyla rahatlıkla verilebilir.
Butorfanol hem mü hem kappa
agonistidir, fakat kanser ağrısının
yönetimi için pek uygun değildir.
Sadece mu agonistlere etki eden
maddeler ile kıyasla, butorfanolun
analjezik etkisi kısa (20-90dk). Aynı
zamanda hastalarda görülen sedatif
etkisi hayvanları sakinleştirir, fakat
ağrılarını azaltamaz. Hayvanlarda
gözlenen bu durum veteriner
hekimler için yanıltıcı olabilir.
İnsanların kanser ağrısı
yönetiminde en sık kullanılan opiat,
metadondur. Bu ilginç opioid mü
reseptörleri etkisinin yanı sıra N-metilD-aspartik asit (NMDA)reseptörleri
üzerindeki nonkompetatif antagonist
etkisinden dolayı ekstra analjezik güce
sahiptir. Metadon hayvanların ağrı
tedavisinde de kullanılabilen bir opioid
türüdür. Metadondan daha az
Kapak
Aminobifosfatlar;
ağrılı osteolitik
lezyonların tedavisinde
de kullanılabilirler.
farklı gruptaki
analjeziklerin
kombinasyonu
dissosiyatif olarak
kullanılan Ketaminin,
NMDA reseptörü
antagonistik etkisi
nedeniyle genel
analjezide de önemli
bir rol oynayabilir
etki gücüne sahip olan opioidler (örn;
kodein ve tramadol) hafif kanser ağrısı
için kullanılabilir. Tramadol, yaklaşık
15 senedir uygulanan bir opioid
türüdür ve hem insanların hem de
hayvanların kronik ağrı yönetiminde
kullanılır. Köpeklerde yapılan güncel
farmakokinetik ve farmakodinamik
çalışmalar, tramadolun güvenli ve
çeşitli seviyedeki ağrılar için etkili
bir opioit olduğunu göstermektedir.
Fakat bu çalışmaların daha araştırma
aşamasında olduğunu da unutmamalı.
Tramadol, bir mü reseptörü olmasının
yanı sıra serotonin-noradrenalin
gerialım inhibitörleri (SNRI) etkisi
de vardır. Bu ilacı da NSAİİ gibi diğer
analjezik ilaçlar ile kombine olarak
kullandığımızda daha iyi analjezi elde
edebilmemiz mümkündür.
Alfa 2 agonistleri
En çok kullanılan alfa2
agonistleri multimodal preemptif
analjezi için kullanılan metomidin
ve ksilazindir. Opioidler ve ketamin
ile kombine edilerek iyi bir aneljezik
etki sağlarlar. Opioidler ile kombine
ederek opioidlerin yan etkilerini de
azaltıp, orta ve şiddetli seviyedeki
ağrıya karşı etkilidirler. Alfa 2
agonistler yan etki olarak kardiyak
outputu azaltıp, artyükü arttırabilir,
bradikardiye ve geçici hipertansiyona
sebep olabilir. Metomidin kliniklerde
özellikle preanestezik olarak, orta
seviyeli veya derin sedasyon elde
etmek amacıyla kullanılır. Çoğu
PETİNFO 2015/12 34-35
Ketamin tek başına da etkili bir
analjeziktir, fakat opioidlerle
beraber verilerek daha iyi ve
güvenilir bir etki yaratabiliriz.
İlginç bir ayrıntı olarak; bu
kombinasyon hakkındaki
beşeri tıp araştırma alanlarında
yayınlanan bir makale, ketaminin
opioidleri bırakma durumunda
meydana gelen ve yüksek ağrı ile
seyreden “Reybound Hyperglasia”
uyuşturucu krizinin semptomunu
azalttığını belirtildi.
zaman bir opioid ile kombine edilebilir.
Bu durumda tavsiye edilen dozu
köpekler için 1-6 µg/kg im/iv, kediler
için 2.5- 10 µg/kg im/iv’dir.
Adjuvan tedavi
Adjuvan tedavi, kanser hastalığında
ana tedaviye yardımcı olan bir
tedavi yöntemidir. Tümörün boyutu,
özellikleri ve yayılımına bakılarak
kanserin tekrarlama riskini azaltmayı
ve hayvanların yaşam stanrardını
yükseltmeyi hedefler. Adjuvan
tedavide çeşitli ilaçlar tercih edilir;
lokal anestezik ilaçlar, N-Metil
D- Aspartik Asit antagonistleri,
antikonvulzanlar, trisiklik
antidepresanlar, amino bifosfonatlar
ve kortikosteroitler. 
MVM MEDİKAL
Özellikle genç
hastalarda dental
radyografiler sayesinde
malpozisyon durumu,
anormal dişler, eksik,
ölü ve canlı dişler
gözlemlenebilir.
A
ğız sağlığı, insanlarda
olduğu gibi hayvanlar
için de büyük önem taşır.
Ağız sağlığının bozulması
insanın ve hayvanın refahını bozarak
yaşam kalitesini düşürmektedir.
Önceleri veteriner hekimler için diş
sağlığı daha geri planda kaldığından
bir çok vaka gözden kaçmaktaydı.
Günümüzde ise veteriner hekimler
teknolojinin de gelişimiyle “diş”
alanında büyük adımlar atıyorlar.
diş
önemli bir iş
Veteriner diş
hekimliğinde
dental radyografi
neden önemlidir?
PETİNFO 2015/11 26-27
Veteriner diş hekimliği
söz konusu olduğunda dental
radyografiler olmaksızın çalışmak
kelimenin tam anlamıyla imkansızdır.
Dental görüntüleme sistemleri,
diş hekimliği pratiğindeki en hayati
ekipmandır. Dental radyografiler,
kesin teşhis koyabilmek için
gereklidir. Diagnoz, prognozu
anlamanın temelini oluşturur
ve hastalarımızı nasıl tedavi
edeceğimizin kararını vermemizi
sağlar. Dental radyografiler, diş ve
ağız sağlığı için yapılan uygulamanın
başarısını değerlendirmek ve
dökümentasyon için önemli verilerdir.
Diş temizliğinden önce neden
dental radyografi istemeliyim?
Evcil hayvanların diş temizliği
işlemleri sırasında, kapsamlı
bir ağız sağlığı değerlendirmesi
ve gerekli olan tedavi yapılır.
Dental x-rayler ve periodontal
prob ile ölçüm değerlendirmeye
yardımcı olur. Röntgen çekilmeden
hastayı anesteziye alıp dişlerini
temizlediğimizde önemli bir
problemi gözden kaçırmış olabiliriz
ve yaptığımız uygulama hastanın diş
sağlığı için yeterli olmayabilir. Eğer
sadece bakar(fiziksel muayene),
gerçekten göremezseniz (röntgen
çekmezseniz) dikkat edilmesi
gereken bir problemi gözden
kaçırmanız çok muhtemeldir.
X-ray görüntüsü, ağız içindeki
bir çok alanın değerlendirilmesine
imkan sağlar: dişler (kırık veya
diş içerisindeki bir aksaklık),
ağzı çevreleyen yumuşak
dokular (periodontal hastalıklar,
stomatitis, kistler, fistüller,
CUPS - Kronik Ülseratif
Paradental Stomatitis, fasial
ödem veya tümörler) , eklemler
(TMJ -temporomandibular eklem
rahatsızlıkları veya mandibular
simfizis) ve kemikler (çene kırıkları). Dental radyografiler; subgingival
yabancı cisimleri, kistleri veya
tümörleri de açığa çıkarabilir.
Çalışmalar gösteriyor ki evcil
hayvanlara x-ray kullanılmadan
yapılan dental uygulamalarda,
önemli patolojik bulguların %75’i
gözden kaçıyor.
Önce teşhis edin, tedavi planını
belirleyin ve uygulamaya koyun!
Bir evcil hayvan düşünün ki
sürekli yüzünü sürtüyor, yutkunuyor
veya aşırı derecede salivasyonu
DAHA RAHAT
VE HIZLI TEŞHİS
Carestream Vita Flex CR Sistem’de
veteriner hekimler rahatlıkla dental
kasetleri taratıp yüksek çözünürlüklü
görüntüler elde edebilirler. Ayrıca
bilgisayara aktarılan bu görüntüler
üzerinde gerekli müdahaleler ve
ölçümler yapılabilir.
RÖNTGEN
ÇEKİLMEDİĞİNDE
GÖZDEN KAÇAN
DENTAL PATOLOJİLER
75
%
MVM MEDİKAL
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
Röntgen
kullanmadan
problemi gözden
kaçırmanız
muhtemeldir.
var ve bunların hiçbiri için ortada
bir sebep yok. Tedavi edilmeden bu
belirtilerin geçmesini mi beklersiniz?
Yoksa teşhis olmadan tedaviye mi
başlarsınız? Antibiyotik veya steriod
tedavisi uzun vadede nadiren fayda
sağlayan uygulamalardır, hatta
evcil hayvan için zararlı olabilir.
Bilinmelidir ki; hayvanlar ve insanlar
için gelişigüzel antibiyotik kullanımı
ilerleyen zamanlarda bakteri
direncine sebep olabilmektedir.
Dental radyografiler ile dişler
arasında veya gingival sulkusta
sıkışan yabancı cisimleri tespit
edebiliriz. Böyle bir durumda sadece
PETİNFO 2015/12 40-41
1 - 2. Genç hayvanlarda dental
radyografi olmadan diş gelişimi
konusunda bir değerlendirme
yapmak mümkün değildir.
3 - 4. Bu gibi vakalarda
maloklüzyonu önlemek amacıyla
düşmeyen süt dişi çekilmelidir.
5. Radyografiler anormal kökleri
görüntülemek için de önemlidir.
6 . Ekstraksiyondan önce röntgen
alınarak; dişin fiziksel durumu,
diş köklerinin pozisyonu gibi
unsurlar gözlemlenir ve uygun
protokol belirlenir.
7. Diş çekimi sonrasında işlemin
başarı durumu yine radyografi
ile incelenebilir.
8 - 11. Çıkmamış dişler farklı
bir bölgede konumlanıp kist
formuna dönüşebilirler. Bu kistler
şişliklere, hatta çene kemiği
kırıklarına sebebiyet verebilir.
8. Dışarıdan görünüm
9. Ağız içi görünüm
10. Sol maksilladaki kist
formasyonu görüntüsü
11. Kist içerisindeki diş
medikasyon ile çözüm aramak doğru
olmayacaktır, en mantıklı tedavi
yabancı cismi uzaklaştırmaktır.
Her zaman için önce teşhis
konulmalıdır, ardından en iyi tedavi
planlanmalı ve gereken tedavi
titizlikle uygulanmalıdır. Dental
radyoloji teşhisteki “tahmin”i ortadan
kaldırır ve doğru tedavinin optimal bir
şekilde uygulanmasına olanak sağlar.
Yukarıda görülen örnek
vakalardan anlaşılacağı üzere
veteriner diş pratiğinde radyografi
büyük önem arz eder. Günümüzde
gelişen teknoloji ile birçok veteriner
hekim kliniğinde dijital radyoloji
sistemleri ile çalışarak çok daha net
görüntüler elde ederler. Bu sayede
teşhise daha rahat ve hızlı bir şekilde
ulaşarak hayvanlarımızın sağlıklı bir
yaşam sürmelerini sağlar. 
Hayvan sahiplerinin
%90’i, hayvanların
doğru beslenmesi
konusunda daha
fazla bilgiye sahip
olmak istemektedir.
beslenmenin
mutfağı
D
oksanlı yılların başında pet
hayvanlar çoğunlukla ev
yemek arttıklarıyla ve arta
kalan sakatat parçalarıyla
beslenildi. Bu dönemde kedi ve
köpeklerin beslenme gereksinimini
anlamadan hayvanlara yemek
verildi, besin maddelerinin alımı,
absorbsiyonu ve vücuttaki etkileri
hakkında daha fazla araştırmalar
yapılmadı. Geri kalan yıllardan bu
yana hem insan hem de hayvanların
besin gereksinimleri konusunda
çeşitli bilimsel makaleler yayınlandı.
Artık hem beslenmenin fizyolojisini
hem de etkilerini ayrıntılarıyla
anlayabiliriz. En köklü pet mama
üreten firmalar da bu araştırmaları
temel alarak ürünlerini piyasaya
sunmaya başladı. 2000’li yıllara
gelince, hem kedilere hem de
köpeklere tam dengeli beslenme
sağlayabilen mamaların zengin
portföyü piyasaya çıktı. Günümüzde
ise gelişmiş ülkelerdeki hanelerin
sadece %10’u petlere ev yemekleri
vermektedir. Türkiye’nin istatistiği
de dünya ortalamasına yakındır,
fakat büyük şehirlerdeki sokak
hayvanlardan dolayı tam rakam
söylemek güçtür. Petlerine
halen ev yemeği sunan hayvan
Kedi ve
köpeklerin
sağlığını
korumak hem
veteriner
hekimlerin
hem de hayvan
severlerin
ortak isteğidir.
sahiplerin
beslenme ve
kaliteli pet
mamaları
hakkında
bilgilendirilmesi
sizin elinizde
sahiplerinin çoğu ya hanesine de
az miktarda ticari gıda almaktadır
ya da hayvanına ev yemeği yaparak
aralarındaki bağın daha güçlü
olacağına inanmaktadır. Yine farklı
düşüncelere göre ev yemekleri,
daha sağlıklı ve doğal, hayvanlar
tarafından daha kolay sindirilebilir
haldedir. Bunu destekleyen bir
kanıt olarak havanların yemeği
daha büyük zevkle yemeleri, daha
az miktarda defekasyon yapmaları
ve bazen daha sağlıklı tüy yapısına
sahip olmaları gösterilir. Fakat
bu “kanıtlar” tam kapsamlı ve
bilimsel destek sağlayamaz. Evde
hazırlanan yemekler, bir beslenme
uzmanı kontrolü altında olmadan
hayvan için gereken bütün besin
guruplarını kapsamayabilir ve
dengeli bir beslenme sağlayamazlar.
Sahipler ise çoğunlukla tehlikeyi
hiç düşünmeden hayvan tarafından
daha büyük zevkle tüketilen, daha
lezzetli malzemeleri tercih edecekler.
Bu şekilde beselenen hayvanların
obezite riski büyüktür, aynı zamanda
büyüme, gebelik, hastalık gibi özel
beslenme gerektiren durumlarda
gereken bir besin maddesinin
eksikliği ya da mevcut olan rasyonun
orantılı olmaması hayati önem de
KEDİ&KÖPEK
Ev yemekleri
ile beslenen
hayvanların
obezite riski
daha büyüktür.
Karbonhidratlar
Karbonhidratlar ne kediler ne de
köpekler için esansiyeldir ama
optimal intestinal sağlık için gereken
strüktürel ve fermente edilebilen
lifleri ve enerji (kalori) sağlayan
sindirilebilir nişasta içermektedirler.
Aynı zamanda karbonhidratlar
bağırsak hareketlerini kolaylaştırarak
konstipasyona da engel olurlar.
taşıyabilir. Araştırmalara göre yemek
tariflerinin çoğu gereken besinleri
tam kapsamamaktadır. Veteriner
diyetisyenler tarafından hazırlanan
çok az sayıda bulunan tarifler ise
gereken besin maddelerinin tümünü
kapsamalarına rağmen, sahipler
tarafından hazırlandıkları zaman
malzemelerin çoğu konulmamakta
ve bu şekilde hazırlanan mamalar
yine besin değerlerini kaybetmektedir.
Ev yemekleri kedi ve köpeklerin
büyük gereksinimi olan kalsiyum
gibi minerallerden ya da iyot,
selenyum, bakır ve çinko gibi iz
elementlerinden eksiktir ve nadiren
omega-6 doymamış yağ asitleri olan
linoleik asit ya da araşidonik asit
içermektedir. Yağda ve suda çözünen
vitaminlerin hepsini kombine etmek
de hayvan sahipleri tarafından zordur.
Bu malzemelerin eksikliği yanı sıra
fazlalığı da sorunlara yol açabilir. Ev
yemekleri ve kötü kaliteli mamalar da
zorunlu standartlara yaklaşamıyorlar
bile. İnsanlar için üretilen ve hayvan
sahipleri tarafından yemeğe katılan
multivitaminlerin çoğu da hayvanlar
için zararlıdır. Örnek olarak xylitol
insanlar için son derece faydalıdır.
Tatlı-ferahlatıcı tadından ve diş
plağına karşı olan etkisinden
dolayı multivitamin tabletlere, diş
macunlarına, sakızlara katılmaktadır.
Hatta Japonya’da bu maddeyi
tişörtlerin kumaşına katarak,
PETİNFO 2015/12 44-45
Ev yemeklerine karşı
profesyonel bir
firmanın avantajları
arasında firmanın en
az bir tane beslenme
konusunda uzmanlığını
yapan veteriner hekimle
beraber çalışmasını,
kendi üretim tesislerine,
alet ve ekipmanlara
sahip olmalarını, hayvan
beslenmesi hakkında
sürekli araştırma
yapmalarını sayabiliriz.
kumaşın giyinmesiyle aynı ferahlığın
sağlanması kanıtlandı. Fakat xylitol
hayvanlar için toksiktir, alınan dozuna
bağlı olarak zayıflık, keyifsizlik, letarji,
kollaps, kusma, titreme, nöbetler,
sarılık, koma ve ölüme sebep olabilir.
Hipoglisemiye sebep olan dozajı
0.1 gr/kg, 0.5 gr/kg ise hepatik
nekrozise sebep olabilir. Aynı şekilde
fazla miktarda verilen vitaminler de
toksikasyona sebep olabilir. Gereken
besin maddelerin hayvan sahipleri
tarafından sağlanamaması veya her
gün farklı maddelerin kullanımından
dolayı hayvanlarda dengesiz
beslenme sonucu kronik hastalıklar
da baş gösterebilir. Semptom
olarak ise kepekli ve hassas deri,
karışık ve mat tüyler, kronik ishal,
pankreatitis, osteopeni, anemi gibi
diyete bağlı rahatsızlıklar meydana
gelebilir. Özet olarak, ev yapımı
yemeklerde proteinlerin, yağların,
karbonhidratların, minerallerin ve
vitaminlerin büyük önemi vardır.
Hayvanın sağlıklı olması için bu
maddelerin dengesi sağlanmalı.
Yağların önemi
Kedilerin özellikle omega-6
yağ asidi olan araşidonik asidi
tüketmesine özen gösterilmeli.
Araşidonik asit sıcaklık etkisiyle
yıkıma ugradıgından ve depo
yagları ile deri altı yaglarında
bulunmadıgından, kedilerin et
yiyerek buradaki yagdan araşidonik
asiti saglamaları gerekmektedir
Çiğ diyet Sağlıklı mi?
Bir hayvana pişirilmiş, besi
değeri olmayan ev yemeği verilmesi
kısa vadeli belki büyük sorunlara yol
açmaz ama çiğ et diyetlerinde durum
daha ciddi olabilir. Kasaptan alınmış
çiğ et diyetinin sağlıklı olduğunu
gösteren hiç bir bilimsel kanıt
yoktur. Daha çok parlayan tüyler
veya daha yumuşak dışkı yemeğin
sağlıklı olduğunu kanıtlamaz, sadece
yemek içindeki yağ miktarının ve
sindirilme derecesinin daha yüksek
olduğunun belirtisidir. Buna karşın
çok sayıda araştırmada çiğ etin
zararları gösterilmektedir. Çiğ etlerin
her çeşiti Neospora, Toksoplasma,
Campylobakteri, Cryptosporidium,
Salmonella gibi parazit ve bakteriler
içerebilir. Sağlıklı kedi ve köpekler,
nedenleri bu etkenler olan hiç
bir klinik belirti göstermese bile,
hayvanın immunitesinin düştüğü
ilk fırsatta hastalık meydana gelir.
Semptom göstermeyen hayvanlar
ise taşıyıcı olduklarından dolayı
insanlar dahil evde yaşayan
bütün canlılar için tehlikelidir. Bir
düşünceye göre hayvanlar daha kısa
bağırsaklara sahip olduklarından
dolayı Salmonella’ya yakalanmazlar.
Bu düşünce kesinlikle yanlıştır,
Zoonoz olan Salmonella spp. her yaş
gurubunu ve türü etkileyen, ciddiye
alınması gereken bir etkendir. Aynı
şekilde bakterilerin dondurulma
sırasında ölmeleri de yanlış bilgidir.
Doğada yaşayan hayvanlar ise çiğ
et yeseler bile, vahşi hayvanlarda
parazit bulunmaktadır ve evde
yaşayan köpekler kadar uzun ömürlü
değiller. Ayriyeten bu hayvanlar bile
diyetlerini dengede tutmak için ot ve
meyveler yerler. Bu yüzden de hazır
mamalarda bulunan mısır, yulaf,
pirinç ve diğer hububatlar sadece
dolgu madde olarak katılmamaktadır;
protein, vitamin ve mineral
Kemiklere dikkat
Çiğ ve pişirilmiş kemikler hayvanlara
hiç bir şekilde tavsiye edilmemeli.
Her çeşit kemik gastrointestinal
obstruksiyon veya perforasyona sebep
olur. Diş plaklarını temizlemek yerine
dişleri kırabilir, diş minesinin çatlaması
sonucu dişler daha çabuk çürüyebilir.
Parlayan tüyler ve
yumuşak dışkı ev
yemeğinin daha
kaliteli olduğunu
kanıtlamaz, daha
fazla yağ içerdiğinin
göstergesidir.
takviyesidir ve hayvan besininin en
uygun dengesini sağlamayı amaçlar.
Hayvanların sağlığı önemli
Eğer hayvan sahibi petini ev
yemeğiyle beslemekte ısrarlıysa,
hayvanın klinikte tutulan dosyasında
bu durum kesinlikle belirtilmeli.
Geçmişte olan, bütün geçirilmiş
hastalıkların yanına kullanılan
mevcut yemek tarifesinin de bir
kopyası eklenmeli. Bu bilgiler
hastanın kliniğe geldiği her seferde
tazelenmeli. Bu hayvanlar senede
en az bir kere serum biyokimyası
(özellikle T4 açısından) hematoloji
ve idrar muayenesi içeren genel
bir muayeneden geçmeli. Kronik
renal hastalığı, hiperlipidemisi ya da
hepatik disfonksiyonu olan hastalarda
bu kontrol daha kısa bir süre içinde,
tavsiyen her 6 ayda tekrarlanmalı.
Kaynakları araştırın
World Small Animal Veterinary
Association (WSAVA) sağlıklı kedi ve
köpeklerin yanlış beslenmesinden
kaynaklanan sorunları nedeniyle
veteriner hekimler için konuyla ilgili
WSAVA Nutritional Assessment
Guidelines for Dogs and Cats (WSAVA
Kedi ve köpeklerin Beslenmesiyle
İlgili Yönerge) adlı kitapçığını çıkarttı.
European College of Veterinary and
Comparative Nutrition (ECVCNAvrupa Veteriner Hekimlik ve
Karşılaştırmalı Beslenme Koleji)’un
işbirliğiyle yapılan bu kitapçık, pet
veteriner kliniklerinde hayvanların
beslenmesi ile ilgili yapılması gereken
kontroller hakkında bilgi vermektedir.
Bu kitapçığa göre hayvan sahiplerinin
%90’ı hayvanların doğru beslenmesi
ile ilgili konularda bilgi sahibi olmak
istemektedir, fakat sahiplerin sadece
%15’i ayrıntılı bilgi ve yazılı tavsiyeler
almaktadır. Veterinerlerin genel
muayene sırasında her hayvanda
PETİNFO 2015/12 46-47
kontrol etmesi gereken 5 önemli şey
vardır. Bunlar Vücut ısısı, solunum,
nabız, ağrı ve beslenme. Bunlar
hastanın her kliniğe geldiği zaman,
aksatmadan kontrol edip kayıt
altında tutulursa hem sahipler ile
daha iyi iletişim kurulabilir hem de
hayvanlara daha iyi hizmet ve sağlıklı
yaşam sunulabilir. İşin önemli noktası,
yapılan her şeyin yazılı kaydını
tutmaktır. WSAVA üyesi ve eski
başkanı olan Dr. Jolle Kirpensteijn’in
dediğine göre “ WSAVA’nın çıkarttığı
bütün kılavuzların amacı, kliniklerin
daha iyi bir hizmet vermesine yardımcı
olmaktır. Bu kılavuzlar klinikteki
veteriner hekimlerin ve personelin
KEDİ&KÖPEK
yapması gereken işleri de kapsadığı
için hasta sahiplerine çalışan herkes
daha kolay ve pozisyonuna göre bilgi
verme şansı bulur.
Sahiplerin bilgilendirilmesi son
derece başarılıydı eğer;
> Hasta sahipleri hayvanlarına
özel beslenme tavsiyeleri ve
bilgilendirme broşürü aldı.
> Hayvanın diyetiyle ilgili
bilgilendirme, genel muayene ile
birlikte yapıldı.
> Değerlendirme ve tavsiyeler
hastanın dosyasına kaydedildi.
> Prosedür hastanın geldiği her
sefer tekrarlandı.
Yönettiğiniz/çalıştığınız klinik,
hastaların beslenmesi konusunda ve
hasta sahiplerinin bilgilendirilmesinde
son derece başarılı olduğunu
düşünüyorsanız aşağıdaki sorulara
cevap vererek kendinizi kontrol edin
> Kliniğin yönetiminde söz sahibi
olan kişiler, beslenme konusunda
bilinçli ve beslenme önemini
çalışanlarla da paylaşır mı?
> Kliniğin internet sitesinde
hayvanların beslenmesi ve beslenme
hastalıklarıyla ilgili bilgilendirme
bölümü mevcut mu?
> Klinikte çalışan personel,
beslenme ile ilgili bilinçlendirilme
yapar mı ve rolünün farkında mı?
> Hayvan sahibiyle beslenme
konusu ayrı olarak konuşuldu mu?
> Hasta sahibinin merak ettiği
soruların cevaplanmasına yeterince
zaman ayırıldı mı?
> Bütün çalışanlar doğru
beslenmenin hastalıkların
önlenmesindeki rolüne gerçekten
inanır mı ve beslenme ile ilgili
araştırmalara fırsat tanır mı?
> Klinikte beslenmenin önemi
konusunda personele devamlı özel
eğitim verilir mi?
> Personel hasta sahipleriyle
iletişim kurarken doğru bir şekilde mi
yaklaşıyor, hasta sahibini dinliyor,
ona ilgi gösteriyor mu?
> Beslenme ile ilgili en sık
sorulan sorulara klinikte çalışan
herkes doğru ve yeterli seviyede
Hayvansal mı bitkisel mi?
Genel olarak hayvansal proteinler kediler
ve köpekler tarafından daha kolay
sindirilebilir. Kedi diyetlerinde kesinlikle
hayvansal proteinler tercih edilmeli ama
soya, mercimek gibi bakliyatlar köpekler
için verilebilir. Bütün kedi ve köpeklere
verilen sebzeli diyetlere taurin eklenmeli.
Kliniği ziyaret eden her
hayvan için özel dosya
hazırlanmalı ve mümkün
olduğu her fırsatta
hayvanın vücut ısısı,
solunumu, nabzı, diyeti
ve varsa ağrı durumu
kaydedilmeli. Böylece
hastaların durumu ile
ilgili her zaman güncel
bilgilere sahip olabilir ve
hekim olarak daha iyi bir
hizmet sunabilirz.
PETİNFO 2015/12 48-49
cevap verebilir mi?
> Hasta sahibinin kliniği
ziyaret ettiği her seferinde, yeniden
bilgilendirilme gereksiniminin klinikte
çalışan herkes farkında mı ve bu
gerçekten yapılır mı?
Hayvanın diyetinden bahsedildiği
zaman, fazla ısrar etmeden sahiplerin
kararına da saygı duyulmalı ve
sahibin fikirleri doğrultusunda
hayvana göre en uygun diyet
sağlanmalıdır. Veteriner hekimlerin
bu konulara gerçekten zaman
ayırması ve ev yemekleri ile hazır
yemek üreten firmaların avantajını
ayrıntılı olarak anlatması, sahipler
ile ilişkisini güçlendirebilir. Aynı
zamanda mamalar hakkında bilinçli
olan müşterilerine de daha etkin bir
şekilde marka tavsiye edilebilir.
Hayvanların beslenmesi
konusunda her zaman doğru ve
güncel bilgi verebilmek için The
European Pet Food Industry (Avrupa
Pet Mama Endüstrisi) ve WSVA’nın
Global Nutrition Commitee (Küresel
Beslenme Komitesi) tarafından
hazırlanan bildirilerinin okunmasını
tavsiye ederiz. 
KEDİ&KÖPEK
Yılbaşı
mesaisi
Yılbaşı yaklaşınca bütün insanları bir
telaş alır, alışverişler yapılır, ev süslenir,
çikolatalı, yağlı yemekler pişirilir. Veteriner
hekimler için bu telaş biraz daha farklıdır
ama. Yılbaşı mesaisine hazırlıklar başlasın!
H
em sizin huzur dolu bir yılbaşı geçirmek istediğinizi hem de patili müşterilerinize de aynı
mutluluğu geçirmelerini dilediğinizden eminiz. Bu özel günü hepimizin mutlu, huzurlu
ve sağlıklı atlatması için bir kaç tavsiyede bulunmak
isteriz. Yardım olarak tehlike taşıyabilen birkaç bitki ve
süs eşyasının listesini çıkarttık. Buradan edindiğiniz bilgileri hayvan sahipleri ile de paylaşıp, rahat bir yılbaşı
gecesi geçirebileceğinizi ya da en az kliniğinize gelen
acil hastalara müdahale ederken listemizin faydasını
göreceğinizi umut ederiz.
Yılbaşı Işıkları
Ağaç üzerinden ve evin her köşesinden sarkan renkli ışıklı kablolar çok lezzetlidir. Yani hayvanlar kesinlikle
böyle düşünmeli. Kabloları çiğneyen hayvanlar, küçük
ampuller sonucu meydana gelen kazalardan kurtulabilecek kadar şanslı olsalar bile, kesilen kablo sonucu
meydana gelen elektrik çarpması, şok ve ölüme kadar
gidebilen sorunlarla karşılaşılabilirler. Elektrik akımı ile
kısa temasta bulunan hayvanların ağız mukozalarında
yanıklar meydana gelir. Yanık bölge üzerindeki nekroz
PETİNFO 2015/00 00-00
Petinfo ailesi olarak bütün veteriner
hekimlerimize, hayvan sağlığı sektörü
çalışanlarımıza ve petlerimize
sağlıklı ve huzur dolu yıllar diliyoruz!
Yılbaşı Ağacı
Kediler ve yılbaşı ağacının kombinasyonu, ekstra masraflar ile dolu
bir yeni yıla sebep olabilir. Yılbaşı
ağacı, kedilerin hayır diyemeyeceği
kadar cazip bir mucizedir. Yılbaşı
ağacı ile oynayan kediler -ağacı
devirmeyi başaramazlarsa- renkli
kurdeleleri ya da süsleri kopartıp
yutabilir. Bu yutulan kurdelelerin
bir ucu regurgitasyon ile ağızdan ya
da rektumdan dışarı çıkarken diğer
ucu doğal bağırsak hareketler ile
beraber sindirim yolunu tıkayabilir
ya da intestinumlara dolanabilir. Ne
kadar cazip gelse de dışarı sarkan
kurdele parçasını hemen çekmeyelim; diğer ucunun nerde, ne
durumda olduğunu bilmeden ciddi
hasarlara yol açabiliriz. Daha sert
olan süsleri yutan hayvanlarda,
gastrointestinal sistem boyunca
travma meydana gelebilir. Bu
vakaların klinik belirtileri kanama,
mide bulantısı, kusma, ve şok
olabilir. Acil vaka olarak değerlendirilen bu hastalar hassas, dikkatli
ve tam bir anamnez ve fiziksel
muayene ile değerlendirilmeli.
Temel fiziksel muayeneye ek olarak
kontrast radyografi, endoskopi,
eğer mümkünse ultrason gibi
diagnostik incelemeler yapılabilir.
Gİ kanalda yırtık ya da obstrüksiyon şüpheli vakalarda, söz konusu
durumu tanımlamak için kontrast
radyografi kullanılmalıdır. Eğer
yırtık olasılığı varsa baryum yerine
iodine kullanımı çok önemlidir. Bu
vakaların çoğunda genel durum
stabilizasyonu sağlandıktan sonra
cerrahi tedavi gereklidir. Hastalar
kliniğe penetre yabancı cisim ile
geldiğinde bölgeye lokal anestezi
uygulanmalı ve öyle incelenmelidir.
Bu penetre olmuş yabancı cismin
uzaklaştırılması için yapılan tüm girişimler cerrahi şartlarda yapılmalı.
doku artıkları uzaklaştırılmalı ve yaralar temizlenmelidir. Akan su ile yaranın bolca yıkanarak hücresel yıkım
ürünlerinin sistemik absorbsiyonu azaltılır. Böylece yaraya soğuk uygulama da yapılmış olur. Açık yarada ani
kan kaybı önlenmelidir. Damar hasarına bağlı tam dolaşım kayıplarında doku perfüzyonu olmaz ve doku ödemi
de görülmez. Ciddi ısı damarları koagüle eder ve ödem
olmaksızın doku hasarı vardır. Travmaya uğramış ve genel durumu bozuk hastalarda kardiyopulmoner kollaps
ve arrest gelişme olasılığı yüksektir. Böyle hastalardaki
akut dolaşım yetmezliğinin nedeni; şiddetli miyokardial
işemi, kalp ritim bozuklukları, hemorajik şok ve elektrolit bozukluklar şeklinde sıralanabilir. Hastada kardiyovasküler kollaps gelişmesi halinde kardiyopulmoner
resusitasyon girişimlerine başlanmalıdır. Kardiyo-pulmoner resusitasyon ve monitörizasyon kalp ritmi normal olana kadar uzatılır. Yanıklı her hastada derhal vital
organlar desteklenmeli ve hasta stabilize edilmelidir.
Başlangıçta, kan biyokimyası bilinene kadar, fizyolojik
serum gibi potasyumsuz solüsyonlar kullanılır. Özellikle yüksek voltaj yaralanması olan hastalarda idrarda
myoglobin ve hemoglobin gibi hemokromatinlere bağlı
pigment görünüm varsa renal tubüler tıkanma riskini
arttırır. İdrarın muayenesi de yapıldıktan sonra sıvı tedavisinin ve uygulamalarının devamı değerlendirilmelidir. Çiğnenmiş elektrik kabloları yangına sebep olabilir.
Hayvanını apar topar kliniğe getiren hasta sahibine de
bunu hatırlatmakta fayda var.
Kış Çiçekleri
Kış aylarında hediye olarak gelen çiçeklerin çoğu
hafif-ağır toksikasyona sebep olabilir.
Poinsettia; Ülkemizde Atatürk çiçeği ya da noel
yıldızı olarak bilinen, ortada küme oluşturan küçük sarı
çiçekleri, taçyaprağa benzeyen, genellikle kırmızı renkli
bürgülerle (yaprak benzeri yapılar) çevrili olan çiçek, kış
bitkileri arasında en çok tercih edilenler arasındadır. Ne
iyi ki, bu bitki sadece orta dereceli toksisiteye sahiptir.
Araştırmalara göre bir çocuğun poinsettia zehirlenmesinin klinik belirtilerini göstermesi için en az 200 adet
yaprak yemesi gerekir. Sütleğenler familyasına ait çiçeğin gövde ve yapraklarından sızan sütümsü özsu, diterpenoid esterlerini ve az miktarda saponin gibi doğal
deterjanlar içerir. Sindirim sistemine ulaşan bu maddeler kusma, aşırı salya salgılanması ve ishale yol açabilir.
Deri ile temasa geçen özsuyu hassas hayvanlarda dermal iritasyonlara sebep olabilir. Göze bulaşan sıvıdan
dolayı ise pembe göz denilen orta dereceli konjuktivitis
şekillenebilir. Bu klinik belirtiler genellikle tıbbi müdahale istemez, kendiliğinden geçer. Hastaya bol sıvı ve-
rilmesi, özsu ile temasa geçen bölgelerin ise bol su ile
yıkanması yeterli olur.
Siklamen; Siklamenin aslında bahçe / balkon bitkilerinden olduğu halde kış boyunca ev süs bitkisi diye
satılırlar. Siklamen çiçeğinin özellikle yumru ve kökleri
irritatif saponin içermektedir. Kedi ve köpeklerde aşırı
salya salgılanması, kusma ve ishale sebep olur. Büyük
miktarda vücuda ulaşan etken madde sonucu kalpte
ritim bozukluklarına yol açar.
Ökse otu; Halk arasında gevele, güvelek, gövelek,
purç, çekem olarak da bilinir. Hayvanlarda zehirlenmeye neden olan ökse otunun çeşitli türleri mevcuttur.
Bölgemizde yılbaşı döneminde en çok bulunan Viscum album diğer türlerden daha toksiktir. Bu bitkinin
meyveleri polisakkaritler, alkaloitler ve lektinler içerir.
Petler tarafından yanlışlıkla yutulan ökseotu meyveleri aşırı salya oluşumu, kusma, ishal, abdominal
ağrı gibi gastrointestinal irritasyona yol açar. Fazla
miktarda sindirim sistemine ulaşan etken maddeleri
şiddetli abdominal ağrı, kalp ritim bozuklukları, hipertansiyon, kollaps, ataksi, nöbetler ve ölüm şekillendirir.
Bitki zehirlenmesi ile kliniğe gelen bir hayvanda zehirlenmenin genel tedavi ilkelerini uygulayın. Emilimi engelleyin; Hayvanı kusturmak için apomorfin (0.5mg/kg
iv), ksilazin (0.2 mg/kg iv) ya da ipeka şurubunu su ile
yarı yarıya dilüe ederek 6 mg/kg şeklinde ağızdan vererek kullanın. Kliniğe geç getirilen hayvanlarda emilimi
yavaşlatmak amacıyla 2g/10ml su/kg şeklinde ağızdan
aktif kömür kullanılabilir. Mide yıkama ya da bağırsakların boşaltılması da söz konusu olabilir. Atılımı zor olan
maddelerin varlığı durumunda diürezis, periton diyalizi
ve hemodiyaliz ile kan değiştirme ya da kan nakli ile
hızlandırabilirsiniz. Bütün hayvanlarda uygulanması
gereken semptomatik ve destekleyici tedavide hava yolunun açık olup olmaması kontrol edilir, aritmi, hipotansiyon, kollaps önlenir, şokla mücadele edilir. Asit-baz
dengesi sıvı tedavisi ile düzeltilir. Akut böbrek yetmezliği ve beyin ödemi önlenir.
Farklı nedenlerden dolayı yılbaşı gecesi, yoğun
bakımı ziyaret etmek zorunda kalan hayvanlar anestezik veya analjezik ihtiyaçlar gösterebilir. Her şeyden
önce hastanın durumunu stabil hale getirmek, kalp ve
solunum fonksiyonlarının deprese olmasını önlenmek
ve olası komplikasyonları göz önünde bulundurmak
gerekir. Hastalar her zaman bireysel olarak değerlendirilmeli ve ilaçlar da buna göre seçilmelidir. Veteriner
hekimler kritik hastaların sağaltımında birçok olumsuz durum ile karşı karşıya kalabilmelerine karşın,
hazırlıklı olanlar yeni yıla da sağlıklı ve mutlu hayvanlarla beraber girebilirler.
Çiğnenmiş elektrik kabloları
yangına sebep olabilir.
Hayvanını apar topar kliniğe
getiren hasta sahibine de bunu
hatırlatmakta fayda var.
Steve
Jobs
veteriner
hekim
olsaydı
“O derse kaçak
olarak girmeseydim
bugün Mac’teki o
farklı font tasarımı
olmazdı”
STEVE JOBS
Apple gibi büyük
şirketlerin yönetim
stratejisi
bir veteriner kliniğinde de
başarıyla uygulanabilir
mi? Kliniğinizin geleceği
için imkansızı deneyin!
1
Sade kalın
Apple... 2011 yılında,
Dell 18 farklı bilgisayar
markası ile piyasaya
çıktı, HP’nin bu sırada
23 farklı bilgisayar
modeli mevcuttu. Aynı
sene içinde Apple
şirketi ise Apple 5.1’i
tüketicilere tanıttı.
Apple tek bir ürüne
yönelerek, markasını
daha iyi bir şekilde
tanıtma fırsatı yakaladı
ve tüketicilerin aklına
da Apple markasını
yerleştirmeye başardı.
Siz... Az her zaman
daha fazladır. Bir klinik
ziyareti sırasında
müşterilerinize her şeyi
aynı anda yüklemeye
çalışmayın. Temel
muayene prosedürleri
ayrıntılı bir şekilde
tamamladıktan sonra
diş bakımı, obezite
kontrolü, köpek-sahip
eğitimi ve danışmanlığı
için farklı günlere
randevu verin. Bu
şekilde hem siz
hastanıza daha fazla ilgi
ve bilgi verebilirsiniz
hem de hasta sahipleri
kliniği daha sık ziyaret
edip, size daha sadık
kalmış olacaktır.
Muayene odasına tek
bir konu hakkında
eğitimci posterler asın,
müşterilerinize kısa
bilgilendirici broşürler
dağıtın, ilgilerini
uyandırın.
3
2
k
Dünyada bir ço
in
et
lider şirk
i,
başarı hikayes
farkındalık
dan
yaratmaların
.
başlamaktadır
in
Apple şirketin
e
in
felsefes
ız
göre; dünyam
yeniliklere aç
r
ve değişiklikle
ır
yapmaya haz
insanlarla
doludur.
Ancak
kendilerine
sonuna kadar
lar
inanan insan
imkansızı
başarabilir.
ün
Farklı düşün
in
ve kliniğiniz
n.
tı
ra
farkını ya
ze
Buyurun si
birkaç fikir...
Bilimsellikten
ziyade
duygusal
yaklaşın
Apple... iPod,
125MB’lık MP3
çalardan ziyade
insanların yanlarında
binlerce şarkıyı
taşınabilecek cihazları
tercih ettiklerinin
güzel bir örneğidir.
İnsanlar bir Apple
telefon açtıkları zaman
onu bir telefon gibi
kullanmazlar; onunla
konuşmayı, kavga
etmeyi, evlenme teklifi
etmeyi tercih eder.
Telefon da eğlenceli mi
eğlenceli cevaplar verir.
Bu özellikler, temel
ihtiyaçlar olmasa da
insanları eğlendiriyor.
Siz... Müşterileriniz
farklı alanlardan ve
farklı ortamlardan
geliyorlar. Onlarla
konuşurken bunu
dikkate alın. Hasta
sahibi diş tedavisini
hayvanının acı çektiği
için kabul edecek,
derinleşen peridontal
cepler ona bir şey
ifade etmeyebilir.
Aynı şekilde
evdeki çocukların
nasıl ve ne şekilde
hastalanabileceğini
anlatmanız,
leptospirozisin
ülkemizdeki yaygınlığı
ve halk sağlığındaki
önemi hakkında
yapılan bir konuşmada
daha etkili olabilir.
Kararlarınızı bilimsel
olarak verin ama
tavsiyelerinizi duygusal
bir şekilde sunun.
İmkansız…ya da sadece zor
Apple... Apple eski CEO’su Steve Jobs, çalışanlarına ilk bakışta çılgın olduğu
düşünülebilen görevleri vermekle meşhurdu. Ama verdiği görevler ile aslında çalışanlarının
yaratıcı olmalarını teşvik etti; bu şekilde Apple’de çalışan bütün elemanlar imkansız bir
şeyin olmadığını öğrendiler. Başarınca ise hem insan hem de eleman olarak değerleri arttı
Siz... Kariyerinizde başarmak neredeyse “imkansız” olan noktaları düşünün, hayal edin.
Bir saat süren bir genel muayeneden kazanç sağlayabilir misiniz? Müşterilerinize tam kan
testi yaptırmaya ikna edebilir misiniz? İmkansız demeyin; denemeden bilemezsiniz.
ARAŞTIRMA
Köpeklerde
osteoarthritis
tedavisinin
geleceği
Konya, Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nin
İspanya SEVC Kongresi’nde birincilik ödülü alan
“Köpeklerdeki Osteoarthritisin Tedavisinde
İntra-Artiküler TZP Enjeksiyonu Sonrası Matrix
Metalloproteina 2 VE 9, TNF a VE PGE2’ya Etkileri” adlı
çalışmasını dergimizde yayımlamaktan gurur duyarız.
i
spanya’nın Barcelona şehrinde,
20-22 Ekim tarihleri arası
gerçekleştirilen Southern
European Veterinary Conference
(SEVC)’de, Türk hocalarımızın
sunduğu TÜBİTAK destekli bilimsel
çalışma, uluslararası çapta takdir
kazandı. Konya, Selçuk Üniversitesi
Veteriner Fakültesi Öğretim Üyeleri,
Mustafa Arıcan, Atilla Şimşek,
Kurtuluş Parlak, Gonca Şen ve Aydın
Güzeloğlu köpeklerdeki dejeneratif
eklem hastalıkları ve osteoartritis
konusunda yaptıkları araştırma ile
gelecekteki tedavi yöntemlerinin
temelini atmaktadırlar.
Dejeneratif eklem hastalıkları
(DJD) ve osteoartritis (OA),
periartikular yumuşak dokuların
fibrozisi ve sinovial sınırında
kemik oluşumu ile seyreden noninflamatuar, non-enfeksiyöz eklem
kıkırdağı dejenerasyonudur. Sinovial
makrofajlar, PGE2, NO, superoxitler
ve proteolitik enzimler (MMP) gibi
yangı mediatörlerinin üretimini
stimüle eden IL-1b and TNF-a
üretimi sırasında inflamasyonu
PETİNFO 2015/12 60-61
ve yıkımı tetiklemektedir. Matrix
metalloproteinazlar (MMP)
kıkırdak dejenerasyonu için önemli
enzimlerdir. Bu çalışmanın amacı,
osteoartritisli (OA) köpeklerin
tedavisinde intra-artiküler TZP
uygulamsını takiben sinovial
sıvıdaki MMP-2 ve 9, TNF-a ve
PGE2 seviyelerinin gösterilmesidir.
Bu geniş kapsamlı çalışma, intraartiküler TZP’nin OA’li köpeklerin
tedavisinde sinovial sıvı içerisindeki
antiinflamatuvar etkilerini
destekleyen ilk çalışmadır.
Yöntemler
Bu çalışmada, 20 adet OA teşhisi
konulan çeşitli ırklardan köpek yer
almıştır. Bu köpeklerin 14 tanesi TZP
enjeksiyon grubunu ve 6 tane kontrol
gurubunu oluşturmuştur. Köpeklerin
tedavileri rastgele seçilmiştir. Klinik
muayeneleri takiben, termografik,
radyografik ve ultrasonografik
muayeneler yapıldı. Çalışmada
yer alan köpeklerin topallık ve ağrı
dereceleri, hayvan sahiplerinden
anamnez aldıktan sonra HVAS ve
Pensilvanya Üniversitesi CBPİ’sine
göre değerlendirildi. Her köpeğin
Juguler venasından 20cc kan alındı.
Kan örnekleri 5’er cc’lik Na-sitratlı
tüplere toplandı. Trombosit açısından
zengin plazma elde etmek için
çift santrifüj yöntemi kullanıldı. İlk
santrifüj 10 dk süre ile 1000 rpm,
ikinci santrifüj ise 20 dk süre ile
2000 rpm olarak gerçekleştirildi.
Tüm kan örnekleri trombosit,
lökosit ve hematokrit sayımı için
hematoloji laboratuvarına gönderildi.
Trombosit konsantresi filtre edildi
ve köpeklere enjeksiyon sırasında
pistonunun direnç göstermesine
kadar hayvanların eklemine enjekte
edildi. Kontrol guruptaki hayvanların
eklemine, uygulama sırasında
pistonunun direnç göstermesi kadar
saline solüsyonu enjekte edildi.
0.,4.,8. ve 12. haftalarda etkilenen
eklemlerde rutin muayenler, klinik,
yürüyüş, radyografik, termografik
ve ultrasonografik muayeneler
yapıldı. Eklemlerdeki artan
sinovial sıvı düzeyi, infrapatellar
yağ yastığının cranial yöne yer
değiştirmesi, periartiküler osteofit
oluşumları, eklemlerin tendo veya
ligamentlerle birleştiği noktalar
ardındaki entesofit oluşumları, eklem
boşlukların daralması, subkondreal
kemik sklerozisi ile intraartiküler
ve periartiküler yumuşak dokuların
mineralizasyonu incelendi.
Osteoartritis hafif(1), orta(2),
orta ve şiddetli arası (2-3) ve
şiddetli (3) olarak değerlendirildi.
Topallık ve ağrı değerlendirmesi ile
Prof. Dr. Arıcan,
meslektaşları
ile birlikte en iyi
serbest sunum
dalında bilimsel
ödül kazandı.
artrosentez 0.,1.,3.,5.,7. ve 15. gün
ile 4.,8. ve 12. haftalarda yapıldı.
Topallık ve ağrının şiddeti uzman
klinisyenler tarafından HVAS ve CBPI
kullanarak değerlendirildi. Sinovial
sıvı örneklerindeki MMP-2 ve MMP9, jelatin zimografisi ile ölçüldü.
Bu yöntem, daha önce Coughlan
tarafından tarif edildiği şekilde yapıldı.
Sinovyal sıvı örneklerinde MMP-2,
MMP-9 aktivitesi, TNF-a ve PGE2
ELISA ile ölçülmüştür.
Bulgular
Trombosit konsantresi veya
salin solüsyonunun enjekte
edilmesi ile ilgili herhangi bir
yan etki görülmedi. 0. haftada
yapılan radiografik incelemelerde
9 hayvanda orta düzeydeki
osteoartritis (2. Radyografik derece),
7 hayvanda orta ve şiddetli arası
(2-3 Radyografik derece) ve 4
hayvanda şiddetli osteoartritis (3.
Radyografik derece) tespit edildi.
12. haftada ölçülen değerler,
her hayvanda 0. haftada ölçülen
değerler ile aynıydı. Enjekte edilecek
trombosit (+ 1.420.000 trombosit/
mL) olarak bulundu ve normal
değerin en az 3 katına ulaşıldı.
PROF. DR.
MUSTAFA
ARICAN KİMDİR?
1965, Akseki, Antalya
doğumlu Prof. Dr. Mustafa
Arıcan, Konya, Selçuk
Üniversitesi Veteriner
Fakültesi Klinik Bilimler
Bölümü Cerrahi Anabilim
Dalı’nda öğretim üyesi olarak
1989 yılından beri görev
almaktadır. Uzmanlık alanı
içerisinde yaptığı çalışmaları
ve araştırmalarını, yurtiçi
ve yurtdışı mesleki seminer
ve kongrelerde paylaşma
fırsatı buldu. Çalışmalarının
ardından meslektaşları ile
birlikte spanya Southern
European Veterinary
Conference (SEVC)
Kongresi’nde ödül kazandı.
ARAŞTIRMA
TZp, enzimleri inhibe ederek
lubrikasyonu arttırır ve
hayvanların Osteoartritis
tedavi sürecini
daha az inflamasyon ve
ağrı ile atlatmalarına
yardımcı olur.
Lökosit sayıları da önemli ölçüde
azaldı (1.09 s/mL). Elde edilmiş
olan trombosit konsantratın Hct’si,
alınan kan örneklerinin Hct’sinden
daha düşüktü. Kontrol gurubun
HVAS ve CBPI değerleri 0., 4. ve 12.
haftalarda önemli fark göstermedi.
TZP enjekte edilen köpeklerin HVAS
ve CBPI bütün değeri 0., 4., 8. ve
12. haftada farklılık gösterdi. Preoperatif sinovial sıvı tedavisindeki
metalloproteinazların aktivitesi 70
kDa enzim arttı. Enzim aktivitesi
204 kDa (MMP-9 pro-dimer) 204
kDa (MMP-9 pro-dimer) ve 257 kDa
(MMP-9 dimer)’de de aynı şekilde
meydana geldi. Her iki enzim bandı
TZP tedavi sonucu inhibe edildi.
Saline NaCl % 9’luk enjeksiyon
yapılan kontrol gurubunda
değişiklik gözlenmedi. ELISA ile
yapılan değerlendirme sonucu 14
hayvandan 7’sinde (%50) MMP-2
aktivitesinde 12. haftaya kadar
düşüş gözlemlendi. 14 hayvanın
3 tanesinde (%21) sabit değerler
gözlemlendi. MMP-9 aktivitelerinde
azalma 14 hayvanın 6 tanesinde
(%42,8) TZP tedavisi sonucu 12.
haftaya kadar gözlemlendi. 14
hayvanın 6 tanesinde (%42,8)
12. haftaya kadar TNFa ve PGE2
aktivitesinde düşüş gözlemlendi.
Prof. Dr. Mustafa Arıcan
Southern European Veterinary
Conference’in ödül töreninde
PETİNFO 2015/12 62-63
Sonuç
Köpeklerdeki osteoartritis
tedavisinde TZP minimal invazif bir
metot olup, klinisyenler tarafından
eklem cerrahisi gibi olgularda
alternatif olarak kullanılabileceği
düşünüldü. Uygulama kolaylığı
tespit edildi. Woodell-May ve
ark.‘ın sunduğu çalışmada TZP’nin
hem anabolik hem de antiinflamatuar sitokinlerin içerdiğini
ve bu sitokin kombinasyonunun
osteoartritis tedavisinde önemli rol
oynayabileceğini belirtti. Plazma
endojen, MMP inhibitörü olan
a2-makroglobulin’den zengindir.
Bu makroglobulin MMP’leri
bağlar ve endositozis yardımı ile
temizlenmelerine yol açar. MMP-9
(Gelatinaz B) hücre migrasyonunu
değiştirerek inflamasyonun
düzenlenmesinde doğrudan
rol oynar. Çalışmamız, tedavi
gurubunda MMP-2 ve MMP-9 enzim
bantlarının TZP tedavisi sonucu
inhibe edildiğini, aynı anda saline
(0.9%NaCl) enjekte edilmiş kontrol
gurubunda değişikliğin olmadığını
gösterilmiştir. Kontrol gurubuna
göre, TZP tedavi alan gurubun
TNF-a ve PGE2’si de inhibe edildi.
Osteoartritisli eklem tedavisinde
kullanılan TZP’nin antinosiseptif
ve antiinflamatuar etkisi ile ağrıyı
azaltıp ve hastalık prognozunu
düzeltmektedir.TZP aynı zamanda
MMP’lerin katabolik etkisini azaltır
ve HA sentezlenmesini teşvik eder.
Buna göre TZP, lubrikasyonu arttırır
ve hayvanların osteoartritis tedavi
sürecini daha az inflamasyon ve
ağrı ile atlatmalarına yardımcı
olur. Ön çalışmaların gösterdiğine
göre TZP, sinovial sıvılardaki MMP
aktivitelerini inhibe etmektedir.
TZP eklemde yıkımlanma yapan
enzimleri inhibe ederek inflamasyon
ile meydana gelen semptomları
da ortadan kaldırmaktadır. Bu
çalışma, OA tedavisinde kullanılan
TZP sinovial sıvı örneklerinin
antiinflamatuar etkisini destekleyen
ilk araştırma oldu. 
KLİNİK
Her hayvanın veteriner
hekimi olacağıma ant içtim
Sizi Doğa Veteriner Kliniği’nin can dostu Veteriner Hekim
Mehmet Külah ile tanıştıralım. Genç meslektaşımız, bizi mekan
olarak küçük ama memleketindeki bütün hayvanlar için büyük
bir umut ışığı olan yeni kliniğinde ağırladı.
Doğa Veteriner Kliniği’nin can dostu ekibi; Veteriner Hekim
Mehmet Külah ve Veteriner Teknikeri Umut İnce ekip
çalışması ve iletişimin önemli olduğunu söyledi.
Veteriner Hekim Mehmet Külah,
Nazilli, Aydın doğumludur. İstanbul
Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden
mezun olduktan sonra her zaman
hayal ettiği gibi, memleketine geri
dönüp buradaki insanlara ve bütün
hayvanlara son derece kaliteli bir
hizmet vermeye başladı.
Kendinizden, bu mesleği nasıl seçtiğinizden kısaca bahseder misiniz?
Ben küçüklükten beri hayvanların
içinde büyüyüp yetiştiğim için bu
küçük canlara karşı ayrı bir sempatim
vardı. Veteriner hekim olacağıma
ise 12 yaşındayken, köpeğim
hastalandıktan sonra karar verdim.
PETİNFO 2015/12 66-67
Bölgemizde daha çok büyükbaş
hayvan olduğu için köpeğimi Kont’u
köye gelen büyükbaşlarla ilgilenen bir
veteriner hekime göstermiştik. O ise
köpeğimin ateşini bile ölçmeden “ben
anlamam ben ineklere bakıyorum”
deyip gitmişti. Kont’u 1 saat sonra
kaybetmiştik. O zaman ben veteriner
KLİNİK
olacağım ve bu bölgede hem inek
hem de köpek bakacağım dedeim
hırs ve bugüne kadar geldim. Bence
veteriner hekimliğin en güzel yönü,
hayvanların hayatını kurtardığımızda
sahiplerinin yüzündeki mutluluğu
görmek. O zaman adeta dünyanın en
mutlu insanı oluyorum.
Kendinizi en başarılı gördüğünüz ve
yoğunlaştığınız dal hangisi?
Özel olarak uzmanlaştığım bir
dal yok çünkü bölgemden dolayı
birçok hayvanla karşı karşıya
geliyorum. Dahiliye ve cerrahi
alanlarında elimizdeki imkanlara göre
kendimi geliştirmeye çalışıyorum ve
hastalarıma verebildiğim hizmete
dayanarak ilerlememi başarılı olarak
değerlendirebilirim. Şartlar ne olursa
olsun mesleki olarak gelişmek ve
uzmanlaşmak bir veteriner hekim
için önemlidir. Büyük şehirlerdeki
meslektaşlarımız kendilerini bu
konuda geliştirmeye başladı bile.
Daha küçük yerleşimlerde de insanlar
bilinçlendirilmeli ve uzman bir
veteriner hekimin önemianlatmalıdır.
Hekim olarak önümüzdeki tek engel
maddi imkansızlıklar; bölgemdeki
insanların kedi ve köpeklere
yaklaşımı, onlara karşı hissettikleri
sorumluluk her gün pozitif yönde
değişiyor ama iş tedavi masraflarına
geldiğinde hekimin bilgisine para
ödemek istemiyorlar. Bu nedenden
dolayı birçok hastalığı yüzeysel olarak
muayene edebiliyoruz ve elimizden
gelen en iyi tedavi yöntemini
uygulamaya çalışıyoruz.
Veteriner hekimlik mesleğine başladığınız günden bu yana klinisyenliği
nasıl değerlendiriyorsunuz?
Her geçen gün yeni bilgi yeni
heyecan yaşıyorum. Tabi iş yoğunluğu
da arttıkça evime her gece tatlı bir
yorgunluk ile dönüyorum. Beni son
dönemde meşgul eden hastalıklar
arasında köpeklerde kene pire, uyuz,
mantar, trafik kazası, gençlik hastalığı
ve corona, kedilerde ise yüksekten
düşme, parazit ve kulak uyuzu var.
Kliniğimizin kapasitesini aşan vakalar
kousunda ise Aydın Adnan Menderes
Üniversitesi, Veteriner Fakültesi’ndeki
hocalarımızdan destek alıyoruz.
Yoğun iş yükü altında kendinizi ve
ekibinizi nasıl motive ediyorsunuz?
Daha yeni kurulan bir klinik
olduğum için 2 kişilik bir ekiple
çalışıyoruz. Aynı zamanda üniversite
öğrenciler de gelip bizde yarı
zamanlı olarak tecrübe kazanmaya
çalışıyorlar. Ekip çalışması ve
iletişim benim için çok önemlidir.
Bu yüzden de boş zamanlarımızda
diğer hekimler, öğrenciler ve hasta
sahiplerimiz ile bir araya gelerek
futbol turnuvaları yaparak fazla
enerjimizi atıyoruz.
Veteriner Hekim öğrencilerine ve
yeni klinik açacak arkadaşlarımıza
tavsiyeler nelerdir?
Eğer mesleği gerçekten
seviyorum gece gündüz uykusuz
kalırım yorulmak nedir bilmem
hayvanların canını kurtarmak beni
en mutlu edecek şey diyorlarsa
hiç durmasınlar açsınlar. Bizim
mesleğimiz bana göre Türkiye’deki en
zor mesleklerin başında gelir. Çünkü
derdini anlatmayan dili olmayan
canlılara tamamen mesleki bilgi
ve tecrübelere dayanarak teşhis ve
tedavi yapıyoruz. Bir doktor gibi göz
için göze kulak için kulağa gitmiyoruz.
Yeni klinik açacak arkadaşlarımın
en çok sıkılabileceği durum, klinik
ilk açıldığındaki tanıtım aşaması
ve insanların size güvenmesinin
sağlanması. İlk başta boş oturmak
klinik kapısında müşteri gelir mi
telefon çalar mı acaba diye bakmak
gerçekten çok zor ve sıkıcı olabilir.
Kliniğin önünden kedi köpekle
insanların geçtiğini görmek “acaba
bana mı geliyor” düşüncesine
kapılmak ve insanların önümüzden
geçip gitmesini görmek gerçekten çok
heves kırıcı bir durumdur. O yüzden
yeni açan arkadaşlarım; Benim klinik
açana 10 ay oldu ilk 2 ay belki hiç
iş yapmadım, düzenim daha yeni
PETİNFO 2015/12 68-69
KLİNİKTE RAHAT
VE FERAHLIK
BİR ARADA
Aydın’ın Nazilli ilçesi,
Cumhuriyet Mahallesi’nde
bulunan Doğa Veteriner
Kliniği 1 Ocak 2015’te
hizmete başladı. Toplam
56 m2’lik kliniğin, 14 m2
bekleme odası, 16 m2
muayene odası ve 12 m2
depodur. Bekleme odasının
ön tarafı cam olup, dışarıdan
gelen doğal ışık mekanı aydın
ve ferah tutmaktadır. Hem
girişte, hem de içerde mevcut
olan oturma alanları, gelen
müşterilerin birbirlerinden
ayrı, rahat bir şekilde
beklemelerini sağlamaktadır.
yeni oturmaya başladı. Ama gelen
müşterilerim ile elimden geldikçe
ilgilendim, iyi iletişim kurdum ve
bilgimi gösterdim. Böylece kliniğime
gelen insanların her geçen günde
arttığını fark ettim. Kısacası benim
mesajım şudur; Kimse yılmasın,
mesleğini sevsin, sahiplensin, yaptığı
işi düzgün yapsın sürekli eğitimlere
katılsın ve arkasında dursun gerisi
kendiliğinden geliyor. 
EĞİTİM
Feline fascial
feromen
preparatları,
işaretlenme
sorunu durumunda
kullanılabilir.
İşaretleme
davranışı
Eğitim ve psikoloji köşemizde biraz da kedilere
yer verelim; Kedi sahiplerince veteriner
hekimlere iletilen yaygın şikayetlerden olan
tırmalama ve idrarla işaretleme problemlerinin
çözümü olarak siz ne önerirdiniz?
PETİNFO 2015/12 70-21
İşaretleme, kediler arasında
görsel ve koku ile iletişim kurulması
amacı ile yapılan normal bir
davranıştır. Tırmalama, yüz sürme
(sürtünme) ve idrarla işaretleme
şeklinde sınıflandırılır. Bunlardan
tırmalama ve idrarla işaretleme
kedi sahiplerince en çok yakınılan
davranışlardandır ve tümüyle
baskılanması istenir.
Tırmalayarak işaretleme; hem
tırnak bakımına yardımcı olur hem
de oradan geçenlere koku ve görsel
işaret bırakma amacını güder. Kediler
genellikle yollarının üzerindeki uygun
zeminleri tırmalarlar. Kedilerin
ağız ve çene etrafında, kulak
kanalında, perianal bölgelerinde
ve kuyruklarında sebaseus bezler
vardır. Bu bölgelerini tanıdık veya
yeni objelere sürterler ve bu durum
belki bir selamlaşma veya sosyal
bir iletişim şeklidir. İnsanlara
yüzlerini veya kuyruklarını sürterken,
sandalye gibi yüksek objeler
için ayaklarının üzerine kalkarak
kafalarını sürttüklerine hepimiz tanık
olmuşuzdur. Bu durumda bezlerin
kokuları sürtünülen yüzeylere
aktarılmış olur.
İdrarla işaretleme yaygın
bir davranış problemidir. Tuvalet
kutusunu kullanmama şikayetlerinin
(uygun olmayan eliminasyon)
%44 ‘ü idrarla işaretlemedir. Bu
rakamın daha da yüksek olabileceği
düşünülmektedir. Çünkü idrarla
işaretleme davranışı vertikal
yüzeylerde olmakta ve çoğu
tespit edilememektedir. İdrarla
işaretleme davranışı çoğunlukla
kediler arası çatışmanın sonucudur.
Birden fazla kedili evlerde bu tür
işaretleme eğilimi daha yaygındır.
Daha çok kısırlaştırılmamış erkek
kedilerde seksüel bir davranış
olarak karşımıza çıkar. Ancak stres,
anksiyete ve bölgesel işaretlemede
nedenler arasındadır. Elbise,
yatak gibi horizontal yüzeylerdeki
işaretlemeler daha seyrektir ve
insanlarla ilişkili bir davranıştır.
Kedi sahibinin seyahate çıkması,
EĞİTİM
kedisini cezalandırması, eve birisinin
gelmesi, yeni bir kedi gibi durumlarda
sahibini cezalandırmak amacıyla
giysilerine veya yatağına idrar yapar.
Bu gibi durumlarda horizontal
zeminlere idrar yapan kedi bu eylemi
çömelerek gerçekleştirirken, vertikal
yüzeylerdeki işaretlemede kedi
ayakta ve kuyruğu diktir.
Çözüm nedir?
Bütün davranış problemlerinin
çözümünde olduğu üzere öncelikle
fiziksel muayene yapılmalı,
gerekirse laboratuvar muayeneleri
de yapılarak problemin davranışsal
olup olmadığını netleştirmek
gerekir. Davranışsal bir sorun
olduğu anlaşılırsa nedene yönelik
yaklaşımlarla sorun çözülmeye
çalışılır. Tırmalama sorunlarının
çözümünün ilk adımı; kediye hitap
edecek tarzda uygun bir tırmalama
tahtası kullanmak olmalıdır. Kedilerin
bir kısmı dikey yüzeyleri, bir kısmı
yatay yüzeyleri, bir kısmı da her iki
yüzeyi tırmalamayı tercih ederler.
Kedilerin bu özelliklerini dikkate
alarak tahta seçimi yapılmalıdır.
Tırmalama tahtası kedinin rahatça
gerinebileceği boyda ve sağlam
olmalıdır. Tırmalama tahtasının
niteliği kadar yeri de çok önemlidir;
Kedinin giriş-çıkış ve uyuma yerine
yakın olmalı, kedinin gezinti yolu
üzerinde olmalıdır.
Felin fasial feromenin sentetik
olarak üretilmiş ticari ürünleri de
sorun gidermede kullanılabilir.
İdrarla işaretleme probleminin
tedavisinde işe çevresel
düzenlemeler yaparak başlayabiliriz.
Tuvalet kutusu sayısı, kedi
sayısından bir fazla olmalıdır.
(kutu = kedi + 1)
Kutu her gün düzenli olarak
temizlenmeli ve haftada bir kaynar
su ile yıkanmalıdır. Tuvalet kutusunun
boyu kedinin uzunluğunun 1.5 katı
büyüklüğünde olmalıdır. Kutu, 6 veya
12 ayda bir yenilenmelidir. İçine konan
kum 10 cm derinliğinde olmalıdır. Kutu,
evin az kullanılan bir bölgesinde olmalı.
İşaretlenmiş bölgeler enzimatik temizlik
yapan ürünlerle temizlenmelidir.
Ortamdaki stres faktörleri
bulunup giderilmeli, oyun ve
saklanma alanları oluşturulmalıdır.
Bu problemi yaşayan kediler
mutlaka kısırlaştırılmalıdır.
Kısırlaştırma, işaretlemeyi erkeklerde
%90, dişilerde %95 oranında azaltır.
Bütün bunlara ek olarak tedavide
çeşitli ilaçlardan da destek alınabilir.
Bu amaçla kullanılan progesteron
daha çok erkek kedilerde etkili
olur. Özellikle çok kedili evlerdeki
sorunlarda anksiyolitik ilaçlar iyi
sonuç verir. Trisiklik antidepresanlar
da tedavide kullanılabilecek ilaç
seçenekleri arasındadır.
Felin fasial feromenin F3
fraksiyonunun sentetik analoğu
üretilerek ticari bir formda satışa
sunulmuştur. Bu ürün koruyucu
ve tedavi edici olarak tırmalama
davranışlarında olduğu gibi idrarla
işaretleme durumlarında da
kullanılabilir.
Kliniklerimize gelen yavru
kedilerin sahiplerine davranışlarla
ilgili bilgiler aktararak onları
bilinçlendirmeliyiz. Bu şekilde
davranarak olası davranış sorunlarını
engelleyebileceğimiz çeşitli
çalışmalarla kanıtlanmıştır. Sadece
20 dakikalık bilgi aktarımı bile
neredeyse tüm davranışların olumlu
gelişmesi neden olmaktadır.
Muayene yaparak
problemin davranışsal
olup olmadığı
netleştirilmelidir.
Veteriner Hekim Dr. Gürbüz Ertürk
1988’den bu yana pet sağlığı, köpek eğitimi ve davranışları ile ilgilenen Veteriner Hekim
Dr. Gürbüz Ertürk köpek eğitimi ve rehabilitasyonu konusunda Macaristan İş Köpeği
Spor Kulübü, T.C. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı gibi kurumlardan aldığı diplomaları ile
profesyonel olarak köpek eğitmekte ve kurslar düzenlemektedir.
Gürbüz Ertürk,
Türk Köpek Eğitim Çeşitli meslek örgütlerinde yöneticilik de yapan Dr. Ertürk,
Derneği kurucusu
FCI üyesi Romanya Köpek Eğitim Kulübü’nün kurucu onursal
ve başkanıdır.
üyesidir. Köpek Sağlığı ve Eğitimi üzerine bir kitabı bulunmaktadır.
PETİNFO 2015/12 72

Benzer belgeler

temmuz-2016 - Petinfo Dergi

temmuz-2016 - Petinfo Dergi GRAFİK TASARIM EMEL VURAL [email protected]ya.com DANIŞMA KURULU PROF. DR. AHMET ERGÜN PROF. DR. NİLÜFER AYTUĞ PROF. DR. TAMER DODURKA Yrd. Doç. Dr. Özlem Şengöz Şirin Dr. Banu Dokuzeylül

Detaylı

CavalIer KIng Charles spanIel

CavalIer KIng Charles spanIel PROF. DR. TAMER DODURKA Yrd. Doç. Dr. Özlem Şengöz Şirin Dr. Banu Dokuzeylül

Detaylı

Ekim 2015 - Petinfo Dergi

Ekim 2015 - Petinfo Dergi ART DİREKTÖR EBRU DERELİ [email protected] GRAFİK TASARIM EMEL VURAL [email protected] DANIŞMA KURULU PROF. DR. AHMET ERGÜN PROF. DR. NİLÜFER AYTUĞ PROF. DR. TAMER DODURKA Yrd. Doç. Dr. ...

Detaylı

ocak 2016 - Petinfo Dergi

ocak 2016 - Petinfo Dergi PROF. DR. AHMET ERGÜN PROF. DR. NİLÜFER AYTUĞ PROF. DR. TAMER DODURKA Yrd. Doç. Dr. Özlem Şengöz Şirin Dr. Banu Dokuzeylül

Detaylı