Farabi ve İbn-i Sina raporu

Yorumlar

Transkript

Farabi ve İbn-i Sina raporu
2016
Farabi ve İbn-i Sina
EĞİTİM ALANINDAKİ GÖRÜŞLERİ GÜRKAN SARIDAŞ 0
T. C.
MARMARA ÜNİVERSİTESİ
EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI
EĞİTİM YÖNETİMİ ve DENETİMİ BİLİM DALI
FARABİ ve İBN-i SİNA’NIN EĞİTİM ALANINDAKİ GÖRÜŞLERİ
Gürkan SARIDAŞ
Dersin Öğretim Elemanı: Yrd. Doç. Dr. Yusuf ALPAYDIN
İstanbul, 2016
1
İçindekiler
Farabi ....................................................................................................................................................... 3 Hayatı .................................................................................................................................................. 3 Eserleri ................................................................................................................................................ 3 Eğitim Hakkındaki Görüşleri .............................................................................................................. 4 Farabi Eğitim Felsefesi ........................................................................................................................ 5 İbn-i Sina ................................................................................................................................................. 7 Hayatı .................................................................................................................................................. 7 Eserleri ................................................................................................................................................ 7 Eğitim Hakkındaki Görüşleri .............................................................................................................. 8 İbn-i Sina Eğitim Felsefesi .................................................................................................................. 8 Farabi ve İbn-i Sina’nın Görüşlerinin Karşılaştırması ............................................................................ 9 Sonuç ..................................................................................................................................................... 10 Kaynakça ............................................................................................................................................... 12 2
Farabi
Hayatı
Farabi, 870’de Maveraünnehir bölgesinde bulunan Farab (Otrar) kasabasının Vesic köyünde
dünyaya gelmiştir. Dokuzlu yaşlarına kadar köyünde öğrenimine devam etmiş ve 9 yaşından sonra Farab
kasabasına giderek öğrenim hayatına burada devam etmiştir. Aristo’nun kitapları okuyan Farabi, felsefe
ile tanışmış ve öğrendiklerinin yeterli olmadığını düşünmeye başlamıştır. Bu dönemde Farabi Bağdat’a
gitmeye karar verir. Bağdat’ta çeşitli dersler aldığı gibi Mantık gibi dersler de verir. Bağdat’taki mezhep
ve siyasi sorunlardan huzursuz olan Farabi daha sonra Bağdat’tan ayrılır. İlim adamlarına değer verilen
Şam’a hareket eden Farabi, bir süre sonra buradan da ayrılmıştır (TEKİN, 2015).
Farabi, hayatı boyunca maddiyattan uzak, tasavvufi bir hayat benimsemiştir. En son Şam’daki
lüks saraydan ayrılma nedeni de budur. Sürekli maddi sıkıntılar içinde yaşamıştır. Bir komutan oğlu
olmasına rağmen bu imkânlarından hiçbir zaman yararlanmamıştır (TEKİN, 2015). Felsefe ve çeşitli
bilimlerdeki bilgisinin ve görüşlerinin derinliği nedeniyle Aristo’dan sonra kendisine muallim-i sani
denmiştir. Farabi, bilimsel çalışmalarının yanında, şöhrete ve paraya önem vermemiş, ahlaklı bir hayat
sürmüştür (Yıldırım, Yüzbaşıyev, Saklan, & Alatlı, 2011).
Farabi, hayatı boyunca birçok öğrenci yetiştirmiştir. Yetiştirdiği öğrenciler hakkında pek fazla
bilgi olmasa da en bilineni Ebu Zekeriyya Yahya b. Adiyy’dir. Bunun yanında hiçbir zaman direkt etki
etmese de kitapları ile yetiştirdiği düşünülen İbn-i Sina da öğrencisi kabul edilebilir (TEKİN, 2015).
Farabi, 950 yılında Şam’da hayatını kaybeder. Her ne kadar eşkıyalar tarafından öldürüldüğü
düşünülse de bu konuda yeterince kanıt bulunmamaktadır. Mezarı Şam’da olduğu bilinse de tam olarak
yeri bilinmemektedir. Farabi, Türkçe, Arapça, Farsça ve Yunanca dillerini bilmektedir (TEKİN, 2015).
Farabi, Türk ve dünya eğitim tarihinde önemli bir yere sahiptir. Bunun nedeni ise eski Yunan
felsefesi ile İslamın dünya görüşünü bağdaştırması, eğitim ve öğretim arasında ilginç bir ayrım yapması,
öğretmenlerin özellikleri üzerinde durması, devlet yöneticilerinin eğitim ile ilişkisini açıklaması, ideal
bir devlet görüşü ortaya koyması ve öğretim, öğrenim ile araştırma yöntemi konusundaki görüşleridir
(Akyüz, Farabi'nin Türk ve Dünya Eğitim Tarihindeki Yeri, 1982).
Eserleri
Farabi’nin eserleri hakkında tam olarak kesin bir bilgiye sahip olmasak da yapılan çalışmalar
bu eserlerin sayısını giderek netleştirmektedir. Farabi’nin eserleri küçük risaleler halindedir. Örneğin
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından basılan ve en önemli eserlerinden birisi olan "İlimlerin Sayımı" 100
sayfa, "Faziletli Şehir" 120 sayfa kadardır (Wikipedia, 2016).
3
Farabi tarafından yazılan eserlerin büyük bir çoğunluğu diğer büyük filozofların eserlerini
tanıtma amaçlıdır. Özellikle Arapça ’ya çevrilen metinlerin yetersiz olması ve çeviri yapanların içeriğe
hâkim olmaması nedeniyle eserler anlaşılamamaktaydı. Bu nedenle eserlerin açıklayıcı metinleri Farabi
tarafından yazılmıştır. Örneğin İbn-i Sina, Aristo'nun Metafizik kitabını 40 defa okuduğunu ancak
anlayamadığını belirtmiştir. Ancak Farabi'nin bu konudaki eserini okuyunca anlayabildiğini anlatır.
Farabi'ye ait eserlerin büyük bir kısmı mantık ve dil felsefesi konularında olmasına rağmen siyaset
felsefesi, siyaset felsefesinin bir dalı olarak gördüğü din felsefesi, metafizik, müzik, psikoloji gibi
alanlarda da önemli eserler vermiştir (Wikipedia, 2016).
Farabi’nin en bilinen eserleri şunlardır (Çelikkol, 2010):
1. Arau Ehli'l-Medineti'l-Fadıla
2. es-Siyasetu'l-Medeni veya Mebadiu'l-Mevcudat
3. İhsa'u'l-Ulum
4. Tahsilus-Seade
5. el-Cem' Beyne Re'yeyi'l-Hakimeyn
6. Risale fi'l-Akıl
7. Kitabu'l-Mille
8. Kitabu'l-Hurup.
Eğitim Hakkındaki Görüşleri
Farabi, eğitim öğretime yönelik bir yapıt ortaya koymamıştır. Buna rağmen yapıtlarında ara ara
yeri geldikçe eğitim öğretim konularına ilişkin görüşlerine ve kavramsal tanımlamalarına yer vermiştir.
Eğitime ilişkin bu görüşlerinden yola çıkarak da eğitim felsefesi anlayışını da ortaya koymuştur. Türk
eğitim tarihinde eğitim bilimlerine yönelik görüşlere ileri süren ilk düşünürdür (Aydın, 2010).
İbn-i Haldun, esasen mantık alanındaki önemli çalışmaları dolayısıyla Farabi'ye ikinci öğretmen
anlamında muallim-i sânî unvanı verildiğini belirtir (Wikipedia, 2016). Bu unvanın ona veriliş
nedenlerin birisi ise Samani hükümdarının ricası üzerine ilk felsefe ansiklopedisi niteliğinde ve
Aristo’nun eserlerine denk içerikte bir eser (et‐Ta’limu’s‐Sani) yazmasıdır (TEKİN, 2015).
Türk eğitim tarihinde doğrudan eğitime ilişkin görüşlerin ileri sürüldüğü bilinen ilk düşünürdür.
Fakat eğitim sistemine yönelik görüşleri sistematik bir şekilde incelenmediği için daha çok filozof olarak
tanınmaktadır (Akyüz, Farabi'nin Türk ve Dünya Eğitim Tarihindeki Yeri, 1982).
Bilginin eyleme dönüşmesi eğitimin görevidir. Farabi, eğitim kavramını açıklamak için disiplin,
düzeltme, öğretim, yetiştirme, rehberlik etme, uygulama veya öğrenme kavramlarını kullanır. Farabi’ye
4
göre eğitimin çeşitli amaçları vardır. Bunlar; ideal toplumu meydana getirmek, erdemli toplum
oluşturmak, mükemmel insan yetiştirmek, iyi düşünebilen ve sağlam iradeli insan yetiştirmek (Çelikkol,
2010).
Farabi, öğretim ve eğitimi birbirinden ayırmaktadır. Öğretim, milletler ve şehirlerde kurumsal
becerileri kazandıran, eğitim ise ahlaki ve sanatsal becerileri kazandıran hizmettir. Öğretim, bilgi
aktarma durumu iken eğitim ise uygulamalı beceri kazandırma durumudur. Farabi, öğretim yöntemi
olarak inandırıcı ve etkin sözler söyleyerek öğretme ya da zorlayarak öğretme yollarının bulunduğunu
belirtir ancak zorlama yolunu kabul etmez (Sönmez V. , 2008). Farabi, kolaydan zora eğitimi tavsiye
etmiş, bir konu öğretilmeden diğer konuya geçilmemesi anlayışını savunmuştur. Disiplin konusunda da
orta yolu tercih etmiştir (TEKİN, 2015).
Farabi’ye göre önemli olan bireydir. Eğitimin amacı da bireyi mutluluğa ulaştırmak olmalıdır.
Farabi, aile reisi, öğretmen ve devlet başkanını eğitimci olarak görmüştür. Aile reisi ailenin eğitiminden,
öğretmen çocukların eğitiminden, devlet başkanı da milletin eğitilmesinden sorumludur. Bu durum Türk
eğitim anlayışı ile uyuşmaktadır (TEKİN, 2015).
Farabi’nin bu görüşü birçok devlet adamı tarafından benimsenmiştir. Atatürk’ün hayalini
söyleyen milletin en önemli özelliği de çalışkan olmasıdır. Bir devlet adamı olarak ülkesinin eğitimine
önem veren Atatürk şu sözleri ile pekiştirir; “Bu yeni Türkiye 'nin adına da çalışkanlar diyarı denilsin.
.. Millet böyle bir devrin tarihini yazacaktır... Ve böyle bir devirde, böyle bir tarihte en büyük makam,
en büyük hak çalışkanlara ait olacaktır” (Sönmez S. , 2002).
Farabi’ye göre eğitimcide iki nitelik bulunmalıdır. Bunlar doğuştan gelen ve sonradan kazanılan
niteliklerdir. Doğuştan gelen özellikler beden, zekâ, bellek, güzel konuşma, öğrenme ve öğretme sevgisi,
yeme, içme gibi özelliklerken sonradan kazanılan özellikler ise iyi bir öğretici olma, güçlüklere ve
yorgunluklara dayanma özellikleridir (Sönmez V. , 2008). Farabi, aynı zamanda öğretmenin disiplin
olarak da orta yolu tercih etmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Aşırı disiplinli olan öğretmen aşırılıktan
dolayı yanılacağı gibi aşırı yumuşak olan öğretmen de noksanlıktan dolayı yanılır ve saygı görmez
(Hammond, 1947).
Farabi, siyaset anlayışının temeline mutluluğu yerleştirmiş ve mutlu insanı şehirde yaşayan
insan olarak tanımlamıştır. Çünkü şehirden daha alt topluluklardaki eksiklikler mutluluğa ulaşmayı
engellemektedir (Şahin, 2010).
Farabi Eğitim Felsefesi
Farabi’nin yetişmesine, eserlerine ve fikirlerine yansıyan üç önemli unsur vardır. Bunlar; Türk
kültürü, Yunan Felsefesi ve İslam dinidir. Bu etki fikirlerine kaynaklık etmiş ve İslam Aristoculuğu
olarak isimlendirilmiştir. Hâlbuki bu durum kendi içinde ayrı bir özellik taşır. Farabi, Aristo dışında
5
Eflatun’dan da etkilenmiştir (TEKİN, 2015). Farabi, Eflatun, Aristo ve Eflatunculukla İslamiyet’i
birleştirmeye çalışan ilk Türk-İslam filozofu olarak tarihe geçmiştir (Sönmez V. , 2008).
Farabi felsefesi oluşurken İslam dininin etkisi oldukça büyük olmuştur. Farabi, bilim ve dini
hayatına eşit bir şekilde yerleştirmiştir. Bunu, Farabi’nin şu sözleri ile görebiliyoruz; “Felsefe ilmine
başlamadan önce, arzu ve isteklerin sadece fazilete yönelmesi için, bedenin biyolojik ve nefsin din dışı
isteklerini yenerek ahlakı düzeltmek gerekir. Gerçekte yüksek iyilik işte budur. Sanıldığı gibi maddi
zevkler gerçek erdem olamaz. Erdem, ahlakı iyileştirmekle kazanılır. Bu ise sadece sözde değil,
davranışlarda da kendini göstermelidir.” (TEKİN, 2015).
Farabi’ye göre genç bir felsefecinin eğitilmesinde en önemli konu matematik eğitimidir.
Gençlerin eğitilmesinde duyulandan anlaşılan geçme noktasında tabiat bilimleri önemli bir yer tutar.
Tabiat bilimleri iyice anlaşılmadan diğer bilimlere geçilmemelidir (Hammond, 1947).
Farabi’ye göre insanların birbirine karşı üstünlüğü aldıkları eğitim ve bu eğitimle sahip oldukları
kazanımla yakından ilişkilidir. Yaratılış sonucunda daha az yetenekli olanlar eğitildiklerinde, üstün
yetenekli olup da eğitilmeyenlerden daha üstün olurlar. Eğitimin temel amacı insanların yeteneklerini
geliştirerek onları mutluluğa ulaştırmaktır. İnsanlar da bu mutluluğa ulaşmak için elinden geleni
yapmalıdır. Nasıl ki her insanın bu konuda neler yapabileceğini bilmesi beklenemez. Bu noktada her
insanın mutluluğa ulaşması için bir öğretmene ihtiyacı vardır (Uysal, 2004).
Farabi’ye göre tek başına aile, mahalle ve köy şeklindeki yapılar insanın istediği mutluluğu
sağlayacak yetkinliklere erişmesini engeller. Bu durumun aşılması için ise yapılması gereken daha geniş
kitleler halinde yaşamaktır. Yani ümmetler, milletler veya devletler şeklinde. Bu da her bir birlikteliğin
reisinin eğitilmesi anlamına gelmektedir (Karlığa, 2013).
Farabi, öğretmenin öğrencilerle tartışmasını bilen ve bunu yaparken de öğrencilerini bir yandan
düşündüren kişiler olmasını ileri dürmüştür. Öğretimde mantık ve felsefe önem bir yer tutmaktadır.
Dolayısıyla öğretmenlerin de mantık ve felsefe alanında fikirleri olan ve çocukları bu şekilde
yetiştirebilecek kişiler olması gerekmektedir (Polat, 2015).
Farabi’nin eğitim felsefesi anlayışı, onun devlet felsefesi anlayışının bir uzantısı olarak
düşünülebilir. Felsefi sistemin en temel toplumsal yapıtaşı eğitim-öğretim faaliyetleri olarak
görülmektedir. Bu faaliyetlerin gerek bireysel gerekse toplumsal birçok işlevi bulunmaktadır. En genel
ifade ile eğitim-öğretim insan nefsiyle ilgilidir ve yaratılış amacına eğitim-öğretim sayesinde ulaşır
(Aydın, 2010).
6
İbn-i Sina
Hayatı
Buhara yakınlarındaki Afşana köyünde 980 yılında dünyaya gelmiştir. Hayatını, öğrencisi
Cüzcani’ye anlattığı için bilgiler fazla ve kesindir. Babası memur olan İbn-i Sina, babasının memuriyeti
nedeniyle Buhara’ya yerleşmesi ve Afşana’da evlenmesi sonucu dünyaya gelmiştir. On yaşına
geldiğinde Kuran’ı ezberlemiş ve Kuran’a dayalı ilimlerin tahsilini tamamlamıştır. (TEKİN, 2015).
İbn-i Sina, gerek annesinin gerekse babasının tahsilinin yüksek olması nedeniyle erken yaşlarda
ileri düzeyde eğitim almıştır. Birçok kitabı kendi gayreti ile okumuş ve kendi yorumlarını da katarak
hocasına açıklamıştır. Tıp alanında yaptığı çalışmaların yanında tıbbın uygulama alanında da çalışmalar
yapmıştır. Bu nedenle tıp eğitimi aldığı hocalara bile eğitim vermiştir. Her ne kadar tıp ile yoğun bir ilgi
içinde olsa da felsefe ve fıkıh ile ilişkisini kesmemiştir. Birçok alanda kitaplar okuyarak kendini
geliştirmiş ve felsefesini sağlam temeller üzerine oturtmuştur. On sekiz yaşına geldiğinde ise kendi
değimi ile okuma ihtiyacı hissetmeyecek kadar bilgi sahibi olmuştur. Yirmi bir yaşına geldiğinde ise
üretim dönemi başlamıştır. Eser üretme dönemine geçen İbn-i Sina ömrünün sonuna kadar süren bir yazı
hayatı içine girmiştir (TEKİN, 2015). Üstün bir bilgi sahibi olması nedeniyle birçok alanda ün
kazanmıştır. Batı’da genellikle Avicenna olarak bilinmekte ve “filozofların prensi” diye
nitelendirilmektedir (Yıldırım, Yüzbaşıyev, Saklan, & Alatlı, 2011).
İbn-i Sina, Türk ve dünya eğitim tarihinde önemli bir yer tutar. Bunun nedeni ise tıp bilimine
katkıları, ahlak ve fazilet eğitimine ilişkin görüşleri, siyasal eğitime ilişkin görüşleri, bilim verdiği önem
ve çocuğun eğitim öğretimi ile ilgili görüşleridir (Akyüz, İbni Sina'nın Türk ve Dünya Eğitim
Tarihindeki Yeri, 1982).
Eserleri
İbn-i Sina, başta tıp olmak üzere Türk eğitiminde yüzlerce kitap ile katkı sağlamıştır. Bunlardan
en bilinenleri şunlardır (Vikipedi, 2016):

El-Kanun fi't-Tıb, 1593, "Tıpta Kanun" (Tıp ile ilgili zamanının
bilgilerini ihtiva eder. Orta çağda dört yüz yıl Batı'da ders kitabı olarak okutulmuştur.
Latinceye on çevirisi yapılmıştır.)

Kitabü'l-Necat, 1593, ("Kurtuluş Kitabı” Metafizik konularında
yazılmış özet bir eserdir. )

Risale fi-İlmi'l-Ahlak, 1880, ("Ahlak Konusunda Kitapçık")

İşarat ve'l-Tembihat, 1892, ("Mantık, Fizik ve Metafizik bölümlerini
içerir. 20 bölümden oluşur.)
7

Kitabü'ş-Şifa, 1927, ("Mantık, Matematik, Fizik ve Metafizik
konularında yazılmış on bir cilt hacimli bir eserdir. Birçok kere Latinceye çevrilmiş ve
ders kitabı olarak okutulmuştur.")
Eğitim Hakkındaki Görüşleri
İbn-i Sina’nın en önemli yönlerinden birisi de Türk eğitimine yaptığı katkılardır. İbn-i Sina,
çocuk eğitimi konusunda modern eğitimin tespitlerini ortaya koymuştur. İbn-i Sina’ya göre eğitimin
amacı insan yeteneklerinin ortaya çıkarılmasıdır (TEKİN, 2015).
İbn-i Sina hangi statüde olursa olsun her çocuğun eğitilmesi görüşü ile demokratik bir eğitim
görüşü ile sürmüştür. Mesleki eğitim İbn-i Sina için önemlidir. Akran eğitimine önem vermiş ve
öğretmenin çocuğun yeteneklerini ortaya çıkarması gerektiğini ileri sürmüştür. Günümüzde de olduğu
gibi İbn-i Sina, çocuğun zevk ve ilgilerine göre mesleki eğitimine yönlendirilmesi gerektiğini ileri
sürmüştür. Disiplin eğitiminde günümüz verilerine dikkat çekmiş ve çocuk üzerindeki oyunun
öneminden bahsetmiştir. Çocukların eğitimi ile ilgili deney, gözlem ve neden sonuç ilişkisine dayalı bir
eğitim öğretim ortamı önermiştir (TEKİN, 2015).
İbn-i Sina, eğitim teknolojileri alanında da öncülük yapmıştır. Özellikle deney, gözlem,
tümevarım ve tümdengelim yöntemlerinin birlikte kullanılmasında Comenius’a ilham kaynağı olmuştur.
Eğitim teknolojileri ile ilgili çağdaş ilkelere dikkat çekmesinin yanında bunları kullanarak da örnekler
vermesi nedeniyle eğitim alanına önemli katkılarda bulunmuştur (Çilenti, 1982).
İbn-i Sina Eğitim Felsefesi
İbn-i Sina, Aristo ve Farabi’den sonra üçüncü öğretmen anlamına gelen “Muallim-i Salis”
unvanını almıştır. Oldukça çalışkan bir yapıya sahip olan İbn-i Sina, 18. Yüzyılda batının eğitim
anlayışını etkileyen JJ. Rousseau’yu etkisi altına almıştır. Günümüz eğitim anlayışını yaklaşık bin yıl
önce ortaya koymuştur. Örneğin ona göre eğitim altı yaşına başlamalı ve on dört yaşına kadar devam
etmelidir (TEKİN, 2015).
İbn-i Sina’nın eğitim felsefesini anlayabilmek için İbn-i Sina ahlakını anlamak gerekir. İbn-i
Sina, insanların hayatlarını devam ettirebilmesi ve ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için birbirine ihtiyacı
olduğunu savunur. Böylece toplum kavramı ortaya çıkmıştır. Toplum içindeki insanların ilişkilerini
düzenleyebilmek için ise adalete ihtiyaç vardır. Bu adaletin insanlara aktarılması, yöneticilerin bu
konuda bilgilendirilmesi için ise eğitime ihtiyaç vardır (Çağlar, 1994).
İbn-i Sina, eğitimin doğum ile birlikte başladığını, sütten kesilir kesilmez çocuğun eğitimine
başlanması gerektiğini savunur. Çocuk ile oyun oynanmalı ve tutarlı davranışları desteklenmelidir.
8
Yaptığı hatalar uygun bir biçimde düzeltilmeli eğer düzelmiyorsa azarlanmalıdır. Yine tutarsız
davranışlarını sürdürüyorsa o zaman şiddete başvurulmalıdır (Sönmez V. , 2008).
İbn-i Sina, öğretmenin yumuşak huylu, çocuklar üzerinde olumlu etki bırakan, çocuklara toplu
bir şekilde eğitim verebilecek bir yapıda olmasını önermektedir. Bununla birlikte okulu da
sosyalleşmenin başladığı yer olarak görmüştür. İbn-i Sina öğretimi zihni, sınai, telkini, tedibi, taklidi ve
tenbihi şeklinde altıya ayırmıştır (TEKİN, 2015). Zihni öğretim, öğretmenin yaşamdan örneklerle
çocuğa anlattığı öğretimdir. Sınai öğretimde öğretmen araç-gereç ile iş yapmayı öğretir. Telkini
öğretimde öğretmen tekrar ettirerek öğretir. Tedibi öğretimde öğretmen öğütler verir. Taklidi öğretimde
öğretmen söylediklerini çocuklarda tekrar ettirir. Tenbihi öğretimde öğretmenin, öğrencinin karşılaştığı
olayların nedenlerini öğretmesidir (Akyüz, İbni Sina'nın Türk ve Dünya Eğitim Tarihindeki Yeri, 1982).
Okulda çocuklar birbirlerinden bir şeyler öğrenebileceği gibi aynı zamanda birbirleri ile
yarışırlar. Bu yarış öğretimi olumlu yönde etkiler. Öğretmen ise çocukların ilgisini, zevkini araştırıp
bilmelidir. Bunlara uygun sanatı veya mesleği de öğretmelidir. Çocuğun öğrenmesini ve davranışın
kalıcılığını sağlamak için ise araç-gereç kullanmalıdır (Sönmez V. , 2008).
Farabi ve İbn-i Sina’nın Görüşlerinin Karşılaştırması

İbn-i Sina, diğer eğitim düşünürlerinin görüşlerinin aksine herkes için eğitim görüşünü ileri
sürmüştür. Bu durum demokratik eğitim sisteminin temellerini atmaktadır.

İbn-i Sina, din ve meslek eğitimine önem vermiş, çocukların yeteneklerine göre eğitilmesini
öngörmüştür. Bu durum bireysel farklılıklara dikkat çekmektedir.

İbn-i Sina, okulu bir sosyalleşme ortamı olarak görmüş ve akran eğitiminin önemine dikkat
çekmiştir.

İbn-i Sina, eğitimde araç gereç kullanımının önemine dikkat çekerek eğitim teknolojilerinin
öneminden bahsetmiştir.

İbn-i Sina ve Farabi eğitimi çocuğun doğumu ile başlatmışlardır. Burada önemli olan eğitimi
aile reisinin vermesidir.

Farabi genel bir eğitimden bahsederken İbn-i Sina bireyselleştirilmiş eğitime dikkat
çekmektedir.

Farabi, eğitim görevini devlete yüklerken, İbn-i Sina aile reisine yüklemiştir.

Farabi, insanları ikiye ayırarak (sıradan ve seçkin insanlar) öğretimi farklılaştırırken, İbn-i Sina
ise herkese eğitim görüşünü savunmuş, insanları bireysel yeteneklerine göre birbirinden
ayırmıştır.

Farabi, yönetim ile eğitim arasında direk bağ kurmuştur. Gerek devlet, gerek sınıf gerekse
ailenin yönetimi kötü ise eğitimi de kötüdür.
9

Farabi eğitimde anlatım yolunu tercih etmişse de İbn-i Sina deney, gözlem ve nedensel
araştırmayı tercih etmektedir.

Farabi eğitimi devletin görevi olarak da görmüş fakat İbn-i Sina bunu babanın ve ailenin görevi
olarak görmüştür.

Farabi, eğitim-öğretim faaliyetlerini öğretme üzerine kurarken İbn-i Sina eğitim üzerine
kurmuştur. Beden eğitimi, oyun, temizlik eğitimi gibi kavramlara önemle dikkat çekmiştir.

Farabi, devlet önderini iyi bir eğitimci olarak hayal etmiş ve örnek alınması gerektiğine
inanmıştır.

Farabi, kişiyi mutluluğa ulaştırma, topluma ideal lider yetiştirme, bireyin öğrendiklerini eyleme
dönüştürme, ahlaksal dengeyi kurma amaçlarında eğitimi işaret etmiştir.

Farabi, Platon ve Eflatun’un etkisinde kalırken İbn-i Sina Farabi ve Aristo’nun görüşlerinden
etkilenerek daha çok kendi görüşlerini oluşturmuştur.

Gerek Farabi gerekse İbn-i Sina Yunan felsefesini İslamiyet ile sentezlemeye çalışmıştır.

Her ikisi de din eğitimine ve eğitimcinin dindar olmasına dikkat çekmiştir.
Sonuç
Eğitimdeki yeni, yeni değildir. Eğitimdeki güncel çalışmalar incelendiğinde aslında eski
çalışmaların uzantıları olduğunu görebiliyoruz. Bunun en büyük kanıtı da günümüz eğitim
çalışmalarıdır. Geleneksel eğitim fikirlerini incelediğimizde düz anlatım, öğretmenin merkeziliği ve
öğrencinin bilgiyi depolaması görülmektedir. Bu görüş Farabi ve öncesi düşünürlerin öğretileri ile
aynıdır. Günümüz yapılandırmacı eğitim sistemini düşündüğümüzde ise İbn-i Sina’nın öğretileri ile çok
benzerlik gösterdiğini görebiliyoruz.
Farabi ve İbn-i Sina’nın görüşleri Platon, Ariston ve Eflatun’un devamı niteliğinde olup İslamiyet
ile sentezlenmiş halidir. Bununla birlikte Türk eğitim tarihindeki ilk eğitim bilimleri görüşleridir. Her
ne kadar eğitim adına yapılmış direk çalışmalar ortaya çıkarılmasa da bütün bilimlerin temelini oluşturan
eğitim-öğretim faaliyetlerine yönelik görüşlerden ara ara bahsedilmiştir.
Özellikle günümüzün eğitim felsefesinin temelini oluşturan kendi öz kültürümüzden gelen Farabi
ve İbn-i Sina’nın eğitim-öğretime yönelik görüşlerinin öğretmenler tarafından benimsenmesi önemlidir.
Bu kapsamda sadece hizmet öncesi eğitimde değil, hizmet içi eğitimlerle de bu görüşlerin öğretmenlere
aktarılması gerekmektedir.
Farabi’nin devlet liderlerine yüklediği görev ülkemiz yöneticilerinin ve İbn-i Sina’nın öğretmenlere
yönelik görüşleri ülke genelinde öğretmenlerin öz eğitim felsefelerini oluşturmalıdır. İbn-i Sina’nın
özellikle vurguladığı oyun ve ahlak eğitimi günümüzde aşılmaya çalışılan sorunlar arasındadır.
Günümüz teknoloji bağımlılığının nedenleri arasında ve çocukların hayal gücünün geniş olmaması
10
nedenleri arasında onların oyun oynamaması gösterilirken aynı zamanda ahlak eğitimi de değerler
eğitimi ile aşılmaya çalışılmaktadır.
Günümüz eğitim teknolojilerinin gelişmesi ile birlikte ortaya atılan “Acaba öğretmene gerek
kalmıyor mu?” sorusuna cevap da yine bu dönemde verilmiştir. Farabi de İbn-i Sina da her zaman bir
öğretmene ihtiyaç duyulacağını bu öğretmenin ise asıl görevinin rehberlik yapmak olduğunu
belirtmiştir. Günümüz öğretmen tanımının içerisinde de öğrencilere yol gösteren, rehber kavramları yer
almaktadır.
Çocuğun okula başlama yaşı ile ilgili tartışmalar gündem olsa da İbn-i Sina okula başlama yaşını 6
yaş olarak öngörmüş ve okul öncesi aile için oyun oynayarak terbiye edilmesini tavsiye etmiştir. Bu
öngörü de günümüz eğitim anlayışı içinde yerini bulmuştur. Günümüz eğitim anlayışı ile Farabi ve İbni Sina görüşlerinin uyuşmadığı tek nokta İbn-i Sina’nın şiddeti onaylamasıdır. İbn-i Sina, eğitimde sözlü
uyarılardan sonra şiddet uygulanabileceğini savunurken günümüz eğitim anlayışı içinde şiddetin yeri
bulunmamaktadır.
Başta da söylediğimiz üzere eğitimde yeni olarak ortaya atılan akımların temelleri eskilere
dayanmaktadır. Aslında çağdaş eğitim görüşlerini bir Türk bilim adamının ortaya atması gurur verici bir
durum olsa da bu görüşlerin Batı’da ilerletilmesi ve eğitim akımları olarak yansıtılması üzücüdür. Bu
noktada belirttiğimiz üzere öğretmenlerin Farabi ve İbn-i Sina öğretilerini özümsemesi ve günümüz
eğitim felsefesi olarak kabullenmesi önerilmektedir.
11
Kaynakça
Akyüz, Y. (1982). Farabi'nin Türk ve Dünya Eğitim Tarihindeki Yeri. Ankara Üniversitesi Eğitim
Bilimleri Fakültesi Dergisi, 15(2), 81-88.
Akyüz, Y. (1982). İbni Sina'nın Türk ve Dünya Eğitim Tarihindeki Yeri. Ankara Üniversitesi Eğitim
Bilimleri Fakültesi Dergisi, 15(1), 3-13.
Aydın, H. (2010). Dini-Felsefi Temelleri Işığında Farabi'nin Eğitim Ütopyası. Kelam Araştırmaları,
8(1), 123-150.
Çağlar, A. (1994). İbni Sina Felsefesinde Ahlak. M.Ü. Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri
Dergisi(6), 29-38.
Çelikkol, S. (2010). Farabi'nin Toplum Görüşü. Bilimname, 2(19), 99-115.
Çilenti, K. (1982). Bilimin Gelişimi İçinde İbni Sina ve Eğitim Teknolojisi. Ankara Üniversitesi
Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, 15(2), 14-18.
Hammond, R. (1947). The Philosopy of Alfarabi and Its Influence on Medieval Thought. (U. Nutku, &
G. Küken, Çev.) New York: The Hobson Book Press.
Karlığa, B. (2013). Bir Medeniyet Düşünürü Farabi. Türk Dünyası Bilgeler Zirvesi: Gönül Sultanları
Buluşması (s. 57-68). Eskişehir: Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı.
Polat, S. (2015). Karahanlı Devleti'nde Eğitim Faaliyetleri. Uluslararsı Eğitim, Bilim ve Teknoloji
Dergisi, 1(1), 42-52.
Sönmez, S. (2002). Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Eğitim Felsefesi, Amacı ve Politikası. A.Ü.
Türkiye Araştırmaları Enstitüsü Dergisi(19), 305-330.
Sönmez, V. (2008). Türk Eğitim Sisteminin Felsefi Temelleri. A. Boyacı içinde, Eğitim Sosyolojisi ve
Felsefesi (s. 128-146). Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yayını.
Şahin, E. (2010). Platon ve Farabi'de Aristokrasi. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi,
51(1), 111-130.
TEKİN, Z. (2015). Türk Eğitim Tarihi Ders Notları. Karabük Üniversitesi - Uzaktan Eğitim Uygulama
ve Araştırma Merkezi - PFS105 Ders Notları. Karabük.
Uysal, E. (2004). "Eğitim"e Felsefi Antropoloji Çerçevesinde Kavramsal Bir Yaklaşım. Cumhuriyet
Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 8(2), 81-99.
Vikipedi. (2016, Nisan 20). İbn-i Sina - Vikipedi. Nisan 25, 2016 tarihinde vikipedi:
https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0bn-i_Sina#Eserleri adresinden alındı
Wikipedia. (2016). Farabi - Vikipedi. Nisan 12, 2016 tarihinde Vikipedi:
https://tr.wikipedia.org/wiki/Farabi adresinden alındı
Yıldırım, N., Yüzbaşıyev, M., Saklan, E., & Alatlı, B. (2011). Türk ve Dünya Eğitim Tarihine Hizmet
Etmiş İnsanlar Üzerine Bir İnceleme. Journal of World of Turks, 3(1), 249-270.
12