Görüntülemek için tıklayın

Yorumlar

Transkript

Görüntülemek için tıklayın
İÇİNDEKİLER
Merkez Efendi2-3
Açılış Konuşmaları
6-23
Festival Programı
26-27
Tıbbi Bitkiler Bahçesi
30-33
Seminerler
36-63
Etkinlikler
66-112
MERKEZ EFENDİ HAKKINDA
Merkez Efendi adıyla meşhur olan Musa Efendi, 14601465 yıllarında Denizli’nin Buldan ilçesine bağlı Sarımahmutlu köyünde doğar. İlk eğitimini babasından aldıktan
sonra İstanbul’a gelerek medrese tahsili görür. Manevi
bir arayış içinde Sümbül Sinan Efendi’ye bağlanır. Sümbül Efendi’nin, “Kudretiniz olsaydı kâinatı nasıl yaratırdınız?” sorusunu, “Kâinat öyle ahenkli ki her şeyi merkezinde bırakırdım” diye cevapladığı için Sümbül Efendi’nin
kendisine “Merkez Efendi” dediği rivayet edilir. Merkez
Efendi, görev aldığı tekkelerde halkı irşada çalışırken, Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Hafsa Sultan, Manisa’da
inşa ettirdiği külliyenin zaviyesi için Sümbül Efendi’den
bir halifesini göndermesini ister. Sümbül Efendi, Merkez
Efendi’yi gönderir. Merkez Efendi, Manisa’da bulunduğu
dönemde 41 çeşit baharattan mesir macununu hazırlatır.
Şehrin külliye etrafında gelişmesini sağlamak üzere her
yıl nevruzda şenlik düzenleyerek, Sultan Camii’nin kubbe
ve minarelerinden halka mesir macunu dağıttırır.
Merkez Efendi, Sümbül Efendi’nin hastalanıp vefat etmesi üzerine İstanbul’a gelir ve onun yerine geçer. Rivayete göre bir gün surların önünde
dolaşırken yer altında bir su sesi duyar. Bağlıları, burayı kazdıklarında eski devirlerden kalma
bir kuyu ve akarsu kaynağı bulurlar. Bu bölgeye
cami, tekke ve hamam inşa ederler. Bölge kısa
sürede dolar ve halk arasında “Merkez Vilayeti”
diye anılmaya başlar. 1552 yılında vefat eden Merkez Efendi, Ebussuud Efendi’nin kıldırdığı cenaze
namazıyla büyük bir kalabalık tarafından toprağa verilir. Türbesi hala İstanbul’un en çok ziyaret edilen yerlerindendir. Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali, bitkileri, hayvanları ve insanları
hakkıyla seven ve sevgisiyle şifa veren bu yüce
gönüllü insanın hatırasından güç alıyor.
Bir rivayete göre mesir macununun terkibinde
şunlar vardır: Anason, çivid, çöpüçini, çörekotu,
darifülfül, hardal, havlican, hıyarşenbe, hindistan
cevizi, hindistan çiçeği, iksir, kakule, kalanga, kalem-i barid, karabiber, kara halile, karanfil, kebabiye, kırım tartar, kimyon, kişniş, meyan, miri safi
simari, portakal, ravend, raziyane, sakız, sarı halile, sinameki, tarçın, tarçın çiçeği, tiryak, topalak,
udül kahr, vanilya, yenibahar, zağferan, zencefil,
zerdeçal, limon tuzu ve şeker.
Merkez Efendi
Minyatür: Ord. Prof. Dr. Dr. A. Süheyl Ünver
2
3
TASMANYA OKALİPTÜSÜ
Eucalyptus globulus (L.) Labill. [Myrtaceae]
20-30 m yükselebilen, sarımsı yeşil çiçekli, tam kenarlı orak biçiminde sarımsı yeşil
renkli yapraklı, çok yıllık odunsu bir bitkidir.
Yaprakları tedavide kullanılır.
AÇILIŞ KONUŞMALARI
M ERKEZEF EN Dİ / DE NİZ L İ
Antiseptik ve balgam söktürücü olarak kullanılır. Tarımı yapılır, süs bitkisi olarak yetiştirilir. Yaprakları keskin kokuludur; haşerata
karşı kullanılır; uçucu yağından kozmetikte
faydalanılır.
Tohum ile üretilmektedir.
4
5
AÇILIŞ KONUŞMALARI
Muhammet SUBAŞIOĞLU
Merkezefendi Belediye Başkanı
6
Belediye Başkanım, Zeytinburnu Belediye Başkan Yardımcımız, değerli Belediye Başkan Yardımcısı arkadaşlarım hepinizi saygıyla sevgiyle muhabbetle selamlıyorum.
Biraz önce arkadaşımızın ifade ettiği gibi Zeytinburnu Belediyemizin 16.sını, Denizli Belediyesi’nin 4.sünü, Merkezefendi
Belediyesi’nin de 1.sini tertiplemiş olduğu Geleneksel Tıp Günleri için bugün burada bir törenle, bir etkinlikle, bir şölenle bir
araya geldik. Biliyorsunuz ilçemizin ismini almış olduğu Merkezefendi Hazretleri Merkezefendi Belediyemiz’in de hayat
felsefesini aldığı, yaşam felsefesini, kültürlerarası felsefesini
aldığımız ve çok önemli bir büyüğümüz, tarihi bir değerimiz.
Biliyorsunuz Merkez Efendi Hazretleri’nin asıl adı Musa Müslihittin idi. Hocası bir gün bütün öğrencilerini topluyor ve diyor
ki; “Haşa olmaz ya bu kâinatı siz yaratsaydınız nasıl yaratırdınız.” Birçok öğrencisi ben gökleri nasıl fazla yapardım, dağları
daha fazla yapardım. Denizleri daha da çok yapardım diyor.
Sıra Musa Müslihittin’e geldiği zaman o diyor ki; “Ben her şeyi
yerli yerinde bırakırdım. Merkezinde bırakırdım. Çünkü kâinatta hiçbir şey abes değil. Hiçbir şey tesadüfen yaratılmamış
değil her şey ahsen-i takvim üzerine yaratılmıştır.” Onun için
onun üzerine ismi Merkez Efendi Hazretleri, Merkezefendi oluyor. Biz de Merkez Efendi Hazretleri’nin bu hayat felsefesinden edindiğimiz görüşle, vizyonla Merkezefendi Belediyemizi
kurarken şöyle dedik; Merkezefendi ilçemiz sağlıklı, mutlu ve
kardeşçe yaşayan insanların ilçesi beldesi olacak. Çünkü bu
dünyada bu kâinatta her şey yerli yerinde yaratıldıysa, o halde yaratılanları yaradan ötürü sevmemiz lazım. Hoşgörüyle
herkese yaklaşmamız lazım dedik ve Merkezefendi ilçemizin
belediyemizin temellerini bu felsefe üzerine oturttuk. Katılımınız için çok çok teşekkür ediyorum. Sevgi ve saygılarımı
iletiyorum.
7
AÇILIŞ KONUŞMALARI
Erdem Zekeriya İSKERDEROĞLU
Zeytinburnu Belediye Başkan Yardımcısı
8
Saygıdeğer Belediye Başkanım ve çok değerli Denizlili hemşehrilerimiz; hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Zeytinburnu Belediye Başkanı’mız Sayın Murat Aydın, Denizli’deki etkinliklere her yıl katılırdı fakat bu yıl bir açılış programı nedeniyle etkinliklere iştirak edemedi. Kendisi sizlere, çok
çok saygı, sevgi ve selamlarını iletti.
Kıymetli Hazirun,
Bizi Denizli ile bir araya getiren, bizi kucaklaştıran unsur
Merkez Efendi’dir. Merkez Efendi’nin torunlarını saygıyla muhabbetle selamlıyorum. Malumunuz onun dünyaya teşrifi, bu
topraklarda, hayata gözlerini kapayışı da Zeytinburnu’nda olmuştur. Şu anda ebedi istirahatgâhı da Zeytinburnu’nda bulunmaktadır.
Bildiğiniz gibi Osmanlı hükümdarları da dahil olmak üzere, bir
çok büyük şahsiyeti tedavi etmiş, imparatorluğun her tarafına
şifa dağıtmış bir hekimdir. Zamanında mucizevi bir ilaç olan
mesir macununun da mucididir.
Sizlerin adına bizler kendisini misafir ediyoruz. Onun için de
sizlere Zeytinburnulu hemşehrilerimizin saygı ve sevgilerini
iletiyoruz.
Sözlerimi tamamlamadan önce Merkezefendi ilçemiz, başkanımızın ve ekibinin önderliğinde nice nice güzel hizmetlere
imza atar ve gelişir diye düşünüyorum.
Hepinizi Allah’a emanet ediyor; sevgi ve saygılarımı iletiyorum.
9
AÇILIŞ KONUŞMALARI
Ali DEĞİRMENCİ
Denizli Büyükşehir Başkan Vekili
10
Aramızda misafir bulunan Zeytinburnu Belediye Başkanımız
değerli meclis üyesi arkadaşlarımız, hanımefendiler, beyefendiler. Öncelikle Merkezefendi Belediyesi ile Zeytinburnu Belediyesi arasında ortaklaşa düzenlediği Geleneksel Merkezefendi Tıp Günleri’ne hoş geldiniz.
Tabi Zeytinburnu ile Denizli’nin arasındaki kilometreyi kaldıran kardeş yapan ve tarihten gelen zenginliğimiz olan Merkez
Efendi’yi bir kere daha bu vesileyle anmış oluyoruz. Allah’tan
rahmet diliyorum. Büyükşehir olmamız ile birlikte biliyorsunuz Denizli’de iki tane güzel ilçemiz oldu. Bir tanesi dünyanın
tanıdığı kültürel mirasımız Pamukkale. Diğeri de aslında hepimizin tanıdığı en az Pamukkale kadar maddi olarak kıymetli
olmasa bile manevi dünyamızda yer etmiş olan Merkez Efendi
Hazretleri. Ben bu güzel isimleri Denizli’mize kavuşturan ve
Denizli’mizi böyle zenginleştiren başta Bakanımız Nihat Zeybekçi ve o dönemki Başbakanımız şu andaki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve emeği geçen herkese çok
teşekkür ederim. Hakikaten ancak bu kadar güzel saadet isimler bulunabilirdi diyorum. Tabi Merkez Efendiyi gerek Belediye Başkanımız gerek Zeytinburnu Belediye Başkanı da anlattı.
Merkez Efendi dediğimizde aslında Türkiye’de bütün dünyada
artık gelenekselleşmiş şifalı bitkiler aromatik bitkilerden tutun da insana sağlık veren her şey akla geliyor. İnşallah bu
vesileyle Merkez Efendi’yi hem şimdiki nesillere tanıtmış olacağız hem de daha önemlisi bizden sonraki kuşaklara kültür
mirasımızı hep beraber taşıyacağız. Bu anlamda emeği geçen
herkese başta Merkezefendi Belediye Başkanımıza ve Zeytinburnu Belediye Başkanımız ve ekibine çok teşekkür ediyorum.
Hepinizi saygıyla sevgiyle muhabbetle selamlıyorum.
11
AÇILIŞ KONUŞMALARI
Şükrü GÖRÜCÜ
Merkezefendi Kaymakamı
12
Belediye Başkanlarım, başkan yardımcılarım, sayın konuklar.
Bugün güzel bir günde böyle bir etkinlikte sizlerle birlikte bulunmaktan bulunduğum memnuniyeti bildiriyor, öncelikle hepinize hoş geldiniz diyor, en içten duygularımla selamlıyorum.
Bugün güzel bir gün. Merkezefendi belediyemizle Zeytinburnu
belediyemizin ortaklaşa hazırlamış olduğu programda sizlerle
birlikteyiz. Biliyorsunuz Merkezefendi ilçemizle Pamukkale ilçemiz yeni kuruldu. İlk kurulduğunda bu ilçemiz İstanbul Şile Kaymakamı’ydım. Kararname çıkınca herkes beni aradı: “Zeytinburnu’na mı, Manisa’ya mı, biliyorsun her ikisinde de Merkezefendi
etkinlikleri vardır” dediler. Ama biz öğrendik ki Merkezefendi’yi
biliyordum gerçi ama Denizli’de olduğunu. Dolayısıyla biz gelir
gelmez kısa sürede ilçemizi kurduk. Seçimlerden sonra belediye
başkanımız ile birlikte ilçemizin gelişmesi kalkınması için gerek
büyükşehir gerekse komşu Pamukkale Belediye Başkanlarımız
da dahil sivil toplum kuruluşları ile bugün burada olduğu gibi
birliğin beraberliğin kardeşliğin doruğa ulaştığı günleri yaşıyoruz. Zaten biz de her zaman olduğu gibi hizmette birlikteyiz.
Çünkü ülkemizin gelişmesi kalkınması için eğer büyük önder
Mustafa Kemal Atatürk bize bir hedef göstermişse çağdaş uygarlıkların üzerine çıkmak istiyorsak çok çalışacağız. Bunda da
birliktelik her zamankinden daha önemli. Bakın eğer biz bugün
bu topraklarda yaşıyorsak ayyıldızlı bayrağımız minarelerimizde göklerde nazlı nazlı dalgalanıyorsa minarelerde ezanlarımız
beş vakit okunuyorsa sizler ibadetlerinizi coşku içinde yapıyorsanız biz bugünü o günlerimize, geçmişimize borçluyuz.
Geçmişteki büyüklerimize borçluyuz. Bugün de sorunlarımız
olabilir. Sorunlarımızı yıkıcı olmadan kırıcı olmadan karşılıklı sevgi saygıyı esas aldığımız takdirde inanın hiçbir güç bize
engel olamaz. Biz hakkettiğimiz yeri her zaman alırız. Bugün
Cuma. Cuma’mız hayırlı olsun. Merkez Efendiyi de bir kere daha
rahmetle anıyoruz.
Bu organizasyonda emeği geçen Merkezefendi Belediye Başkanımızı ve çalışma arkadaşlarını, Zeytinburnu Belediye Başkanımızı ve çalışma arkadaşlarını kısacası emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Teşekkür ediyorum. Hepinize sevgi ve saygılarımı
sunuyorum.
13
ÇOBANÇANTASI
Capsella bursa- pastoris (L.) Medik. [Brassicaceae]
80-100 cm yükselebilen, beyaz çiçekli, yeşil
yapraklı, tek yıllık otsu bir bitkidir. Tohum
ile üretilmektedir.
Çiçekli gövdesi tedavide kullanılır.
AÇILIŞ KONUŞMALARI
M ERKEZEF EN Dİ / ZEY Tİ NB U R NU
Damar geçirgenliğini azaltır, kan dindiricidir. Varis, hemoroid, burun kanamaları,
âdet gecikmesi ve sistitte kullanılır.
14
15
AÇILIŞ KONUŞMALARI
Dr. Ahmet ÖZDEMİR
Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği Başkan Y.
16
Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali’nin 16.’sını başlatmak
üzere bu törene katılımınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Merkez Efendi kendisi biliyorsunuz bizatihi kendi döneminin ünlü bir hekimi, sarayda da hizmet etmiş, aynı zamanda bu civarda oturmuş bir kişidir. Kendisine rahmet dilerken
onun açtığı yoldan devam etmeye gayret ediyoruz.
Burada sayın belediye başkanımız Murat Aydın Bey’in çok büyük destek ve katkılarıyla, geçmiş yüzyıllardan ve hatta bin
yıllardan gelen muhtelif tıbbi yaklaşımları Zeytinburnu’nda
sergilemek, ilçemizde ve sağlık dünyasında Zeytinburnu ve
Geleneksel Tıp Festivali’ne farkındalığı yaratmak üzere çalışmalarımıza devam ediyoruz. Merkezefendi Geleneksel Tıp
Derneği olarak Zeytinburnu Belediyesi’yle beraber işletmekte
olduğumuz Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi’nde ürettiğimiz
bitki birikimiyle bugün Anadolu’da pek çok ilde benzer bahçelerin oluşumuna katkı sağladık, staj imkanlarımızla yüzlerce öğrencinin bu alanda daha bilgili ve deneyimli olmalarına
fırsat verdik. Bahçede ve dernek çerçevesinde bu çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Tabiatın şifa gücünün
Zeytinburnu’nda sergilenmesini sağlayan sayın belediye başkanımıza tıp camiasından insanlar olarak minnetlerimizi bir
kez daha sunarak sizleri festivalimizle baş başa bırakıyorum,
hepinize teşekkür ediyorum.
17
AÇILIŞ KONUŞMALARI
Saygıdeğer Başbakan Yardımcım, değerli misafirlerimiz, Denizli’den gelen değerli konuklar, sevgili hemşehrilerim, hanımefendiler, beyefendiler ve sevgili gençler;
Murat AYDIN
Zeytinburnu Belediye Başkanı
18
Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Rabbime şükürler olsun. 16
yıl önce çıktığımız yolda yürümeye devam ediyoruz. O günler
arkadaşlarımızla birlikte Merkezefendi bölgesini dolaşırken
burada Merkez Efendi Hazretleri’nin yattığını biliyorduk ama
onun hekim olduğunu, hekimlik boyutunu çok fazla bilmiyorduk. Bu konuyla ilgili arkadaşlarımızla beraber bir çalışma
başlattık. Merkez Efendi Denizli’de doğmuş, İstanbul’da okumuş, sarayda Manisa’da ve İstanbul’da hekimlik yapmış, ömrünün son 40 yılını burada Zeytinburnu’nda geçirmiş. Şu an
huzurlarındayız, mekanı cennet olsun. O gün arkadaşlarımızla
beraber şöyle bir karar aldık; “Zeytinburnu’muz geleneksel tıp
konusunda, şifalı bitkiler konusunda, bilimsel birikimin toplandığı merkez olacak,” ve bu anlamda çalışmaları başlattık.
İlki “Merkezefendi Halk Hekimleri Günlüğü” adıyla gerçekleştirilen bu programlarımız bugün on altıncısına ulaştı. İlkinden
sonra adına da “Geleneksel Tıp” dedik. Bu çalışmaların bizi
getirdiği nokta Türkiye’nin ilk tıbbi bitkiler bahçesi Zeytinburnu’muzda kuruldu. 2003 yılında temelleri atılan bahçemiz,
2005 yılında Zeytinburnu’muza İstanbul’umuza ve ülkemize
hizmet vermeye başladı. Hemen yanı başımızda, geçmişte beton santrali olan yerlerde Türkiye’nin ilk tıbbi bitkiler bahçesi
doğdu ve burada birçok bilimsel çalışmalar yapıldı. Hani şifalı
bitkiler diyoruz, televizyonlarda izliyoruz, bitkilerin birçok konuda bizlere sağlık açısından faydalı olduğunu biliyoruz ama
bilimin süzgecinden geçmeden bunlar kullanılıyor veya Türkiye’de yetişen bitkiler Avrupa’ya gidiyor, Amerika’ya gidiyor,
orada tablet haline getirilip tekrar bizlere satılıyor. Biz istedik
ki, ülkemizde, endemik bitki olarak Avrupa’nın en zengin ülkesi olan, coğrafyası olan Türkiye’mizde geleneksel tıp konusunda, tıbbi bitkiler konusunda çalışmalar yapılsın. Bu çalışmaları
başlatan Zeytinburnu Belediyesi ve aynı zamanda Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği olmuştur. Ben bu çalışmaları
bize yapma yetkisini veren sizlere, Zeytinburnulu hemşehrilerime çok çok teşekkür ediyorum. Başta Murat Çekin hocam
olmak üzere Geleneksel Tıp Derneği’ndeki bütün hocalarıma
çok çok teşekkür ediyorum. Mesai arkadaşlarıma teşekkür
ediyorum.
Sevgili kardeşlerim biliyor musunuz, şu an Türkiye’de konuyla ilgili bilim adamları geleneksel tıp dendiğinde aklına
Zeytinburnu’nu getiriyor. Bu on altı yıllık çalışmayla mümkün oldu. İki bin yıllık bir tarihe sahip olan bu bölge; bakınız
hemen yanı başımızda Yenikapı Mevlevihanesi, dün gündüz
on ikide oraya girmek mümkün değildi, ama bugün burada
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi var. Hem Türkiye’ye
hizmet hem de dünyanın farklı ülkelerinden gelen gençlere eğitim alanında hizmet veriyor. İşte Merkezefendi Camii,
İstanbul’un önemli kültür noktalarından bir tanesi oldu ve
bölgemiz tarihiyle barıştı, değerleriyle barıştı. Bu değerleri
geleceğe aktarma noktasında çalışmalar burada yapılmaya
devam ediyor. Bu anlamlı günde bizleri yalnız bırakmayan
Başbakan Yardımcımız Sayın Numan Kurtulmuş, değerli hocamız, büyüğümüz, aynı zamanda Zeytinburnu’na hizmet
konusunda birçok katkısı olan benim üzerimde çok ama çok
emeği olan bir büyüğümüz bu anlamlı günde bizleri yalnız
bırakmadılar. Kendilerine huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum. Sayın Başbakan Yardımcım, hoş geldiniz sefalar getirdiniz. Sevgili hemşerilerim bu anlamlı günde bizleri yalnız bırakmadığınız için, bizlerle birlikte olduğunuz için, bu
güzelliği bizlere katkınızla, varlığınızla yaşattığınız için çok
teşekkür ediyorum. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
19
AÇILIŞ KONUŞMALARI
Saygıdeğer Zeytinburnulu kardeşlerim, sevgili gençler;
Hepinize en içten, en kardeşçe selamlarımı sunuyorum. Allah’ın
rahmeti, bereketi ve mağfireti hepimizin üzerinde olsun. Bu
güzel mekanda, Merkez Efendi’nin manevi huzurunda, İstanbul
surlarının dibinde tarih kokan her adımda geçmişimizin güzelliklerini yaşadığımız bu güzel mekanda sizlerle birlikte olmak
gerçekten çok güzel. Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali’nin
ilk yapıldığı seneyi hatırlıyorum; demek ki üzerinden on altı
sene geçmiş. Bunun böylesine bir festivalle kökleşerek devam
etmesi hem Zeytinburnu’ya hem Türkiye’ye hizmet etmesi hem
de Merkezefendi Tıbbi Araştırmalar Merkezi adına çalışmaların
hepimiz için hayırlı olmasını bir kere daha temenni ediyorum.
Başta değerli Belediye Başkanımız Murat Aydın olmak üzere bu
merkezin gelişmesinde, buraya kadar gelmesinde emeği geçen
arkadaşlarımı da yürekten tebrik ve takdir ediyorum. Ellerine,
yüreklerine sağlık.
Prof. Dr. Numan KURTULMUŞ
Başbakan Yardımcısı
20
Sevgili kardeşlerim; ülkeler için tarihi, kültürü, kültürel varlıkları ve bunlara sahip çıkılması önemlidir. Bu değerleri geliştirerek, çoğaltarak sonraki nesillere aktarması da çok önemlidir.
Bu anlamda Türkiye, Allah’a çok şükür, nereye giderseniz gidin
etrafında büyük tarihi zenginliklerimizin kültürel zenginliklerimizin olduğu bir ülkedir. Merkez Efendi’nin önemli şahsiyeti,
onun varlığı ve onun ismiyle birlikte buraya kadar getirilmiş
olan geleneksel tıbbi bilgilerin ortaya çıkarılması da bizim kültürel alanlarımızın ortaya konulması açısından çok kıymetlidir.
Çünkü iddia sahibi ülkeleri yükselten sadece zenginlikleri değildir. Bizim gibi ülkelerin gelişebilmesi köklerine ne kadar çok
ulaşabildikleri ve o köklerden ne kadar çok beslendikleriyle
alakalıdır. Bu açıdan doğruyu söylemek gerekirse ülkelerin is21
AÇILIŞ KONUŞMALARI
tikbali köklerindedir. Çünkü geleceğe yürüyebilmek için,
var olan kültürümüzün iyi taraflarını çoğaltarak bugünkü ve gelecekteki nesillere aktarabilmemiz lazım, aktarabilmemiz lazım ki ayakta durabilelim, güçlü olabilelim
ve gelecek bütün tehditlere karşı hazırlıklı olabilelim.
izniyle. Buna sahip olursanız yeniden geleceğe sahip
olabilirsiniz. Geçmişini inşa edemeyen, geçmişinden ilham alamayan milletler geleceklerini inşa edemezler.
Dolayısıyla bugün burada yapmış olduğumuz festival
aslında sadece bir geleneksel tıp festivali değil, bizlerin
her birisi için geçmişle, geçmiş kültürümüzle geleceğiToplumsal hayat için ne gerekiyorsa; şöyle geçmişi- miz arasında bağ kuran önemli bir göstergedir. Bundan
ne baktığınızda pek çok meseleye cevap bulabilmeniz dolayı Zeytinburnu Belediyesi’ni bir kere daha tebrik
mümkündür. Tarihi birikim, Türkiye’nin sahip olduğu ediyorum, teşekkür ediyorum.
kültürel değerler karşımıza yeni çıkmadı. Ancak uzun
yıllar sonra, belki yüz elli yıldan sonra Türkiye silkindi, Bu vesileyle söyleyeceğim ikinci şey de şudur; bir millekendisine geldi. Önceden kötü gördüğü, geri gördüğü tin ileriye gidebilmesi için, yine zengin olmasından daha
veya kendisine öyle gösterilen ne varsa; onların değerli önemli olan şey milleti yönetenlerle milletin arasındaki
olduğunu anlamaya ve anlatmaya başladı. Merkezefen- gönül bağıdır. Eğer bir ülkede devleti yönetenlerle, mildi’nin, Galata Mevlevihanesi’nin, İstanbul surlarının ve let başka telden çalıyor, ayrı ayrı tellerden çalıyorsa o
daha başka pek çok tarihi yerin ne kadar kötü vaziyette ülkede kalkınma olmaz, o ülkede devlet millet kaynaşolduğunu unutmadık. Hepsi terk edilmiş, harap olmuş ması olmaz, o ülkede ileriye doğru el ele kol kola verhaldeydi. O binalar yeniden yapılabilirdi, ama binaları miş, hedefe kenetlenmiş bir millet olmaz. Yıllarca devlet
ayağa kaldıracak çimento, kullandığımız demir değildi. başka millet başka telden söyledi. Bu memlekette bıraBinaları ayağa kaldıracak olan husus, o binalara ruh kın Merkez Efendi’ye hürmet etmeyi, bırakın Eyüp Sulverecek anlayış; maneviyatı bilinçtir. Bu millete, yüz tan’a hürmet etmeyi, bırakın Türkiye’nin bütün manevi
elli yıldır tarihinde ne varsa kötü gösterildi. Tekkeler, zenginliklerine saygı duymayı, bütün bunların üstünü
türbeler ibadethaneler kötü gösterildi. Kaleler, surlar örtmeye çalışan, yıllarca bütün bunlardan uzaklaşmayı
kötü gösterildi. Zaten oradan gelen şiirler, oradan ge- marifet sayan bir devlet aklı vardı ve devlet sürekli olalen sanat ve estetik hep ihmal edildi, başka bir tarafa rak milletten uzaklaşıyor, millet hangi telden çalıyorsa
bırakıldı. Çok şükür bu millet yeniden ayağa kalktı ve devleti yönetenler başka telden çalıyorlardı. Hatırlarım,
ilk yaptığı şey kökleriyle karşı karşıya kalmak, köklerinin rahmetli Özal cumhurbaşkanı olduğunda “Ya acaba bu
farkına varmak oldu. Eğer gençlerimiz için bir gelecek Özal cuma namazına gidecek mi, gitmeyecek mi? diye
kuracaksak, bu köklerin farkında olarak, bu köklerin yaşı müsait olanlar hepiniz hatırlarsınız bunlar konuşulüstünde yükselen güçlü bir istikbali kuracağız; Allah’ın du, bunlar yazıldı. “Resmi araçla mı gidecek, özel araçla
22
mı gidecek?” bunlar tartışıldı. Allah’a çok şükür şimdi
bütün bu devirler geride kaldı. Daha eskisine gitmiyorum. Bırakın medreselerin açık olmasını, bırakın efendim türbelerin açık olmasını, tekkelerin, zaviyelerin açık
olmasını, tekkelerin yeniden imar edilmesini, bu memlekette nalbanthane olarak kullanılan camiler oldu, samanlık olarak, ahır olarak kullanılan camiler oldu. Milattan öncesinden bahsetmiyorum, tek partili zamandan
bahsediyorum. Bu memlekette öyle bir devlet aklı vardı
ki, bu ülkenin insanlarına on sekiz sene boyunca “Tanrı uludur, tanrı uludur, tanrıdan başka tapacak yoktur”
diyerek ezan diye bir sesi zorla dinlettiler. Allah’a çok
şükür bunların hepsi geride kaldı. Şimdi Türkiye’de millet nasıl düşünüyorsa, devleti yönetenler de aynı şekilde düşünüyor. Millet nasıl yaşıyorsa devleti yönetenler
de aynı şekilde yaşıyor. Millet hangi türküyü söylüyorsa
devleti yönetenler de aynı türküyü söylüyor. Millet neye
gülüyor neye üzülüyorsa devleti yönetenler de ona gülüyor, ona üzülüyor. Milletle devlet bütünleşti. Milletin
inançlarına saygı duyan bir yönetim ortaya çıktı. Bu ikisi
olduğu sürece; tarihine saygı duyan bir anlayış ve devletle millet bütünleşmesi olduğu sürece milletiyle aynı
şeye, inanan aynı şekilde yaşayan devlet olduğu sürece
bu ülke asla geri kalmayacaktır. Bu ülke daha ileriye gidecektir. Bu ülke daha güzel günlere gidecektir. Geçmişte hangi büyüğümüz varsa onu saygıyla yeniden anacağız. Geçmişte bize ne öğretildiyse onları çoğaltarak
bir sonraki nesillere inşallah aktaracağız. El ele, gönül
gönüle daha güçlü bir Türkiye’yi inşa edeceğiz. Bizden
sonraki nesillerimiz çok daha güçlü bir Türkiye’de yaşa-
yacak. Birlik içinde, dirlik içinde inançlarına, medeniyetlerine, köklerine saygılı bir Türkiye’yi inşallah dünyanın
yıldız ülkelerinden birisi yapacağız. Lider ülkelerinden
birisi yapacağız.
Diyeceksiniz ki bir geleneksel tıp bayramında bunları
söylediniz. Evet, bunları söyledim. Atılan hiç bir adım
tesadüfi değildir. Yapılan hiç bir iş sadece o gün için yapılan iş değildir. Her işimiz belli bir hedefe doğru, belli
bir amaca göredir ve yaptığımız bütün işler yeni, güçlü
bir Türkiye’nin kurulması, büyük medeniyetimizin yeniden ihya ve inşası için taş taş üstüne koymaktır, elimizi, ruhumuzu, belleğimizi bu büyük davayı, bu büyük
medeniyeti yeniden ayağa kaldırmak için taşın altına
koymaktır. Hep beraber bu mücadeleyi sürdüreceğiz. El
ele gönül gönüle inşallah daha güçlü bir Türkiye’de hep
beraber olacağız. Bu vesileyle hepinize sevgi ve saygılar
sunuyorum. Hepimize aydınlık yarınlar diliyorum. Allah
yolunuzu açık etsin, Allah yarınlarınızı aydınlık eylesin,
dostlarınız sadık, yolunuz açık, Allah yardımcınız olsun.
23
AHUDUDU
Rubus idaeus L. [Rosaceae]
Ağaççileği veya Sultanböğürtleni olarak da
bilinmektedir.
1-2 m yükselebilen, ince dikenli, beyaz çiçekli, damarlı dişli tüylü yeşil yapraklı çok yıllık
otsu bir bitkidir. Çelik ile üretilmektedir.
Meyvelerinden açık mavi ve mor boya elde
edilir.
FESTİVAL PROGRAMI
ZEYTİNBURNU
Yaprak ve meyveleri tedavide kullanılır.
İdrar söktürücü, kabızlık yapıcı ve iştah açıcı
olarak değerlendirilir.
Yapraklar çay olarak kullanılabilmektedir.
Meyveleri yenir; pekmez ve sirke yapılır.
24
25
FESTİVAL PROGRAMI
16 MAYIS CUMARTESİ
18:00
Açılış Programı
Açılış Konuşmaları
Mesir Macunu Dağıtımı
Sergi Açılışı: Göz Hekimliği Tarihi Sergisi
Halûk Perk Sağlık Müzesi Koleksiyonu
Konser/Dinleti:
Serdar TUNCEL
17 MAYIS PAZAR
13:00 Çocuk Programı:
Çocuklarla Spor- Selda NARLI
13:30 Tıbbi Bitkilerle Tablo Yapımı
Funda CİHANSEVDİ
14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi
15:00 Çocuk Programı:
Çocuklarla Spor - Selda NARLI
15:30 Geleneksel Türk Kahvesi
Tuğçe AĞBA
17:00 Çocuk Programı:
Çocuklarla Spor - Selda NARLI
17:00 Çocuklar Sokakta Solmasın
Hayat Vakfı - Saadet AVCI
18:00 Çocuk Programı:
Müzikli Kukla
18:30 Şerbet İkramı
19:00Dinleti:
Hanende: Ramazan SÖYLER
Ney: Sinan SÖYLER
Kanun: Erman ERTAN
20:30 Konser:
Özdemir ERDOĞAN
18 MAYIS PAZARTESİ
13:00 Çocuk Programı:
Bez Oyuncağım - Atölye Limon
13:30 Bitki Parçalı Sabunlar Atölyesi
Emine ULUER
14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi
15:00 Çocuk Programı:
Bez Oyuncağım - Atölye Limon 15:30 Doğal Temizlik Atölyesi
Gül USTA
17:00 Çocuk Programı:
Bez Oyuncağım - Atölye Limon
17:00 Dolaşım Sistemi İçin Kullanılabilecek Bitkiler
Fatma HENDEN
18:00 Çocuk Programı:
İllüzyon Show - Yeşim OBÜS
18:30 Şerbet İkramı
19:00
Dinleti
Hanende: Adem TAY
26
20:30
Kanun: Emin ESEN
K.Kemençe: Canfeza GÜNDÜZ
Merkez Efendiyi Anma Gecesi
Yunus BALCIOĞLU, Ferruh MUŞTUER, İshak DANIŞ, Habib DEVECİ
19 MAYIS SALI
13:00 Çocuk Programı:
Benim Masalım - Neslihan MUGUL
13:30 Bal ve Yapay Bal Atölyesi
Sevil GÜLSOY
14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi
15:00 Çocuk Programı:
Benim Masalım - Neslihan MUGUL
15:30 Yetişkinlere Ahşap Oyuncak Atölyesi
Şule ŞENOL
17:00 Çocuk Programı:
Benim Masalım - Neslihan MUGUL
17:00 Mizaçlar
Hayrettin AKAY
18:00 Çocuk Programı:
Akrobasi Show
18:30 Şerbet İkramı
19:00Dinleti:
Hanende: Rıfat ÇALIŞKAN
Ud: Ersin ERSAVAŞ
Ney: Mesut EKİCİ
20:00 Merkezefendi Geleneksel Yemek Yarışması
20 MAYIS ÇARŞAMBA
13:00
13:30
14:00
15:00
15:30 17:00
17:00 18:00
18:30
19:00
20:30
Çocuk Programı:
Defter Yapımı - Atölye Limon
Bitkisel Gıda Takviyeleriyle Bitkisel Yaşam Atölyesi
Seda KÜÇÜKDAĞ
Zeytinburnu Kültür Gezisi
Çocuk Programı:
Defter Yapımı - Atölye Limon
Fitokozmetik Atölyesi
Seda SAKACI
Çocuk Programı:
Defter Yapımı - Atölye Limon
Bitkilerle Tedavide Dikkat Edilmesi Gerekenler
Murat KARTAL
Çocuk Programı:
İllüzyon ve Jonglör Show - Kaan OBÜS
Şerbet İkramı
Dinleti:
Ney: Hüseyin ÖZKILIÇ
Tanbur: Hulusi BABALIK
Konser: Yansımalar
21 MAYIS PERŞEMBE
Mozaik Atölyesi - Atölye Limon
13:00 Çocuk Programı:
13:30 Koku Karışımları
Marakas - Atölye Limon
Gamze GÜLEÇ
13:30 Otlardan Soslar Atölyesi
14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi
Tuncay DEMİR
15:00 Çocuk Programı:
14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi
Mozaik Atölyesi - Atölye Limon
15:00 Çocuk Programı:
15:30 Balkon Bahçeciliği
Marakas - Atölye Limon
Furkan TINMAZ
15:30 Çanta Yapımı Atölyesi
Atölye Limon
17:00 Çocuk Programı:
17:00 Çocuk Programı:
Mozaik Atölyesi - Atölye Limon
Marakas - Atölye Limon
17:00 İbni Sina’da Ahlat-ı Erbaa ve
17:00 Odun Dışı Orman Ürünleri
Tıbbi Bitkilerin Kullanılması
Metin KALYONCU
Erkan TANANEL
18:00 Çocuk Programı:
18:00 Çocuk Programı:
Karagöz Hacivat
Ateşbaz Gösterisi
18:30 Şerbet İkramı
19:00Dinleti:
18:30 Şerbet İkramı
Hanende: Özcan UÇARER
19:00Dinleti:
Kanun: Berker TEOMAN
Hanende: Necdet ERDOĞRAL
Ney: Fatih YILDIZ
Ney: Sinan SÖYLER
20:30Mevlevi Mukabelesi:
Ud: Adem AGAHOĞLU
Mevlevi Ayinleri Topluluğu
20:30 Konser:
Yenikapı Mevlevihanesi
Bekir ÜNLÜATAER
(Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Medeniyetler
İttifakı Enstitüsü)
24 MAYIS PAZAR
09:00 - 17:30 Sağlık Tarihi ve Müzeciliği Sempozyumu (Yenikapı Mevlevihanesi)
13:00 Çocuk Programı:
13:00 Çocuk Programı:
Seramik Atölyesi - Atölye Limon
13:30 Yenilebilir Çiçekler
Oryantrik - Elif İLHAN
Merve Zengin TINMAZ
13:30 Detox İçecekleri
14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi
Mergube KAŞGARLI
15:00 Çocuk Programı:
14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi
*Siyahla yazılı programlar
Seramik Atölyesi - Atölye Limon
15:00 Çocuk Programı:
Merkezefendi Camii yanındaki
15:30 Hardaliye
Oryantrik - Elif İLHAN
festival alanında,
Hatice KUNT
15:30 Perküsyon Atölyesi
17:00 Çocuk Programı:
*Kırmızı yazılı programlar Tıbbi
Burcu ÖZÇOBAN
Seramik Atölyesi - Atölye Limon
Bitkiler Bahçesi’nde,
17:00
Çocuk
Programı:
17:00 İlkyardım Masajı
Oryantrik
Elif
İLHAN
*Dinletiler Merkezefendi
Ayla ÖRSAN
17:00 Bağışıklık Sistemi İçin Doğal Güçlendiriciler
Dârulkurrâsı’nda gerçekleşecektir.
18:00
Çocuk Programı:
Gülder ÖZKAN
İllüzyon Show - Yeşim OBÜS
*Zeytinburnu Kültür Gezisi için kayıt
18:00 Çocuk Programı:
18:30 Şerbet İkramı
yaptırılması gerekmektedir.
Vantrilok ve Jonglör Gösterisi - Kaan Obüs
19:00Dinleti:
Müracat: 444 1984 ve festival
18:30 Şerbet İkramı
Ud: Necati ÇELİK
alanındaki Zeytinburnu Belediyesi
19:00Dinleti:
Tanbur: Celaleddin ÇELİK
standı.
Ney: Hakan ALVAN
20:30 Konser:
*Tıbbi Bitkiler Bahçesi'ndeki çocuk
Kanun: Gökhan ÇAĞLI
Sami Savni ÖZER
programları ve atölye çalışmaları
20:30 Konser:
20 kişi ile sınırlıdır. Lütfen çalışma
Orhan HAKALMAZ
23 MAYIS CUMARTESİ
günü 08:30'da kayıt yaptırınız. (664
13:00 Çocuk Programı:
41 55).
22 MAYIS CUMA
27
SAPLI MEŞE
Quercus robur L. subsp. robur [Fagaceae]
30-40 m yükselebilen, krem yeşil çiçekli, derin düzensiz loblu parlak koyu yeşil yapraklı,
palamutlu, çok yıllık odunsu bir bitkidir. Tohum ile üretilmektedir.
TIBBİ BİTKİLER
BAHÇESİ
Odunu sert ve dayanıklıdır; odunkömürü
olur; travers, mobilya, direk, süs eşyası ve
sap yapılır; inşaatlarda kullanılır.
Dal kabuğu, meyve (palamut) ve mazıları tedavide kullanılır.
Kabızlık yapıcı, kuvvetlendirici ve antiseptik
etkilere sahiptir. Boğaz hastalıklarında
infusyon ile gargara yapılır.
28
29
TIBBİ BİTKİLER BAHÇESİ
Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi, 2005 yılında açılmıştır. 14 dönümlük alanda kurulan Bahçe, Zeytinburnu Belediyesi ile Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği’
nin yürüttükleri bir proje çerçevesinde geliştirilmektedir.
Bahçede halen 700’ü aşkın ekili ve etiketli tıbbi bitki
bulunmaktadır. Bitkiler 68 ada, kaya bahçesi, sera ve
ada dışı alanlarda sergilenmektedir.
Yanlış kullanıma sebebiyet vermemek için, bitki etiketlerinde bitkinin tedavide nasıl kullanılacağı belirtilmemiştir. Zehirli bitkilerin etiketinde uyarı vardır.
Bahçede bitki atıkları doğal gübre olarak değerlendirilmekte, sentetik gübre ve ilaçlardan kaçınılmaktadır.
Damlama ve yağmurlama yöntemleri ile sulama yapılmaktadır.
Çiçekli haldeyken toplanan bitkiler pres yapılarak kurutulmakta, kartonlara yapıştırılmakta, dondurucuda
bekletilmekte, etiketlenmekte ve herbarium dolaplarında muhafaza edilmektedir.
Biyoçeşitliliğe katkıda bulunmak amacıyla oluşturulan
tohum bankasında bahçedeki bitkilerden elde edilen
tohumların yanı sıra dünyanın farklı bölgelerinden temin edilen tohumlar yer almaktadır.
Laboratuvarda bitkilerin morfolojileri ve anatomileri incelenmekte; uçucu ve sabit yağ elde edilmekte;
tentür, merhem, krem, parfüm, kolonya, sabun yapılmakta; kefir üretilmekte; bitki zararlılarına karşı bitki
özleri hazırlanmaktadır.
Kaidesinde 52 haftalık tabiat takvimi, üzerinde güneş
saati bulunan yapı orijinaldir.
Büyük sera dünyanın sıcak ve ılıman iklime sahip bölgelerinden gelen bitkilere uygun şartlar sağlamaktadır.
Yanında küçük bir yetiştirme serası vardır.
Arka bahçemizin çeşitli hayvanlara ev sahipliği yapması, özellikle çocukların tabiatı bir bütün olarak görmelerini kolaylaştırmaktadır.
Bahçe her mevsim gezilirse bitkilerin bütün evreleri
görülebilir. Uygun zamanlarda hasat edilen bitkilerimiz, kurutma odasındaki raflara yerleştirilerek kurutulmakta, paketlenip birkaç gün dondurucuda bekletilmekte, etiketlenip drog dolaplarında muhafaza
edilmektedir.
Bahçemizde bazı fidelerin, uçucu ve sabit yağların,
hidrolatların satışı yapılmaktadır.
30
Bahçemiz her gün açıktır. Okullar - gruplar, rehber eşliğinde gezmek İçin mesaj formu veya telefonla başvurabilirler.
31
TIBBİ BİTKİLER BAHÇESİ SAĞLIK ÇEVRE OKULU
Ev Tıbbı Seminerleri
Aromaterapi
Bitkilerin İyileştirici Kimyası
Doğal Bakım
Doğal Güzellik
Fitoterapi
Masajterapi
Osmanlı Tıbbında Sağlıklı Yaşama
Refleksoloji
Tetik Nokta Masajı
Atölye Çalışmaları
Ahşap Eşya Yapımı
Aromatik Bitkilerle Yemekler
Ayın Tıbbi Bitkisi
Bahçe Düzeni Planlama
Bayat Ekmekleri Değerlendirme
Bergamot
Bitki Fotoğrafçılığı
Bitki Mitosları
Bitki Özleri
Bonsai
Böcekler
Böcekler İçin Çevre Dostu Öneriler ve
Ev Yapımı İlaçlar
Çiçek Açan Örtüler
Çim Bitkilerini Yetiştirme
Çocuğa İlkyardım
Çocukları Tehdit Eden Zehirler
Defter Yapımı
Doğal Boyama
Doğal Doğum (Hamileler için)
Doğal Kozmetik
32
Doğal Malzemeyle Oyuncak Yapımı
Doğal Parfüm
Doğal Reçel
Doğal Sabun
Doğal Sıvı Sabun
Doğal Sirke
Doğum Sonrası Anne ve Bebek
(Hamileler için)
Doğal Turşu
Ebru Sanatı
Ekmek Yapımı
Enerji ve Ekoloji
Evde Doğal Çözümler
Flora ve Fauna Keşfi
Gıda Alırken Dikkat Edilecekler
Gübreleme Teknikleri
Herbaryum Teknikleri
İçmekan Süs Bitkileri Bakımı
İşaret Dili
Kış Mutfağı
Kompost
Kuş Gözlemi
Likenler
Mantarlar
Minyatür Ekosistem Yapımı
Nefes Çalışması
Otlardan Yemeğe
Permakültür
Permakültür ve Şehir
Polenler
Sağlıklı İçecekler
Sigara Bırakma
Stres Kontrolu
Şerbet ve Hoşaflar
Taş Boyama
Tekstilde Bitkisel Lifler
Tıbbi Bitkileri Tanıma
Çocuk Programları
Ahşap Oyuncak Yapımı
Arıların Ekosistemdeki Yeri
Atıklar Geri Dönüyor
Bahçede Sanat
Beş Duyumuzla Bitkiler
Bitkilerin Sırları
Böceklere Yakın Bakış
Çevreci Robotlar
Ekolojik Ev Yapımı
Güneş Ocağı
Hava ve İklim
İnsan Vücudu Tiyatrosu
Kuş Evi Yapımı
Mercek Altında Canlılar
Minik Eller Toprağa
Mini Bahçe Kurma
Origami
Tıbbi Bitkiler Bahçesi
Staj İmkanları
Gönüllü Bahçıvanlık
Güneş Saati ve Tabiat Takvimi
33
HÜSNÜYUSUF
Dianthus barbatus L. [Caryophyllaceae]
Guguçiçeği veya Çin karanfili olarak da bilinmektedir.
60 cm yükselebilen, küme halinde toplanmış
kırmızı pembe mor çiçekli, ince uzun koyu
yeşil yapraklı, çok yıllık otsu bir bitkidir. Tohum ve köklerini ayırma ile üretilmektedir.
Yaprakları, tohumu ve çiçeği tedavide kullanılır.
SEMİNERLER
Terletici, idrar arttırıcı ve kalp kuvvetlendirici olarak değerlendirilir.
34
35
SEMİNERLER
Bağışıklık sisteminin görevi vücudu enfeksiyon ve kanserden korumaktır. Timus, lenf damarları, lenf bezleri, dalak, bademcikler,
akyuvarların yanısıra makrofaj, mast hücreleri gibi uzmanlaşmış
hücreler bağışıklık sistemi içinde yer alır.
Timus, bağışıklık sisteminin temel organıdır ve çalışması azalırsa
tekrarlayan veya kronikleşen enfeksiyon, bozulursa saman nezlesi, alerji ve migren ortaya çıkmaktadır. Yaşlılık, sık enfeksiyon,
kanser, AIDS, aşırı stres durumlarında timusun uyarılması ve çalışması zayıflamıştır.
Hastalıklarla savunma sistemi arasında ters etkileşim vardır. Savunma sisteminin zayıflaması enfeksiyona yol açarken tekrarlayan
enfeksiyonlar savunma sistemini giderek zayıflatır. Kolayca soğuk
algınlığına yakalanan, yılda ikiden çok soğuk algınlığı geçiren, kronik hastalığı olan, sık sık pamukçuk ya da uçuk olan, lenf bezleri
sıkça şişen, kanser olan veya geçmişte kanser geçirmiş kişilerin
bağışıklık sistemi giderek zayıflar.
Bağışıklık Sistemi İçin
Doğal Güçlendiriciler
Uzm. Dr. Gülder ÖZKAN
36
Stresle baş edebilme becerisi, egzersiz, besin destekleri ve bitkisel ilaç kullanımı, öğünlerin düzenli olması, suyun bol içilmesi
(günlük en az 6-7 su bardağı), yeşil sebze tüketiminin arttırılması,
vejeteryan beslenme eğilimi ve dengeli yaşam tarzı bağışıklığın
güçlü olmasını sağlar.
Ana besin maddelerinin alımı, antioksidanlar, karoten ve flavonoid
içeren sarı-kırmızı mor renkli meyve ve sebzeler bağışıklığı desteklerken, beslenme sorunları (iştahsızlık, seçicilik), besin yetersizliği, şekerin aşırı tüketilmesi ve besin alerjileri bağışıklığı baskılamaktadır.
37
SEMİNERLER
Bağışıklık sisteminin zayıflamasının en büyük nedeni temel besin maddelerinden birinin yetersiz alınmasıdır.
Mesela yaşlılarda, kanser, AIDS gibi ciddi hastalıklarda
protein alımı eksikliği söz konusudur; beslenme protein
takviyesi ile desteklenmelidir (peynir altı suyu proteini,
yumurta proteini gibi).
Fazlaca şeker ve karbonhidrat tüketimi ve aşırı kilo akyuvarların mikroorganizma ve yabancı maddeleri yok etme
yeteneğini azaltır, bağışıklık sisteminin birçok fonksiyonunu baskılar. Ne kadar çok şeker tüketilirse bağışıklık
sistemi o kadar zayıflar.
Süt ve süt ürünleri, yumurta, balık, baklagiller, soğuk
pres bitkisel sıvı yağlarda bulunan A vitamini; turunçgiller, meyve ve sebzelerin çoğu, brokoli, biber çeşitlerinde
bulunan C vitamini; bitkisel yağlar, yumurta, balık, tam
tahıl içeren ürünler, mercimek, fasulye, sert kabuklu yemişler ve çekirdeklerde bulunan E vitamini; süt ve süt
ürünleri, balık, baklagiller, et, tam tahıllı ürünler, yeşil
yapraklı sebzeler, sert kabuklu yemişler ve çekirdeklerde
bulunan B vitamini; güçlü bağışıklık sistemi için mutlaka
olması gereken öğelerdir.
Çocuklarda A vitamini eksikliği kızamık gibi viral enfeksiyonlara kolay yakalanmalarına yolaçar. Kızamık tedavisine mutlaka A vitamini eklenmelidir. Gebelikte sakat
doğuma yol açabileceği için A vitamini kullanılmaz. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için özellikle ileri yaşlarda
düzenli E vitamini alınmalıdır.
38
Demir, selenyum, çinko da bağışıklık sisteminin çalışması
için gerekli minerallerdir. Özellikle yaşlılar, çocuklar, çok
hastalanan ve sık uçuk çıkaran kişiler için çinko desteği
önemlidir.
Sigara içmemek, düzenli egzersiz yapmak, vücut ağırlığını
normal sınırlarda tutmak, (dua, meditasyon gibi) rahatlama teknikleri uygulamak ve günde 7-8 saat uyumak bağışıklığı arttırır.
Bağışıklığın güçlendirilmesi için kullanılan tıbbi bitkilerin
başında ekinazya gelmektedir. Ekinazya purpura’nın toprak üstü kısmı ve Ekinazya pallida’nın kökleri bağışıklığı
güçlendirmektedir. Tekrarlayan enfeksiyonlar, akut ve
kronik solunum yolu enfeksiyonları ve Herpes simplex
(uçuk) enfeksiyonlarının tedavisinde, kanser tedavisini destekleyici olarak, bakteriyel deri enfeksiyonlarında
destekleyici ya da koruyucu olarak kullanılır. Ekinazya
+ C vitamini + Rosa canina (Kuşburnu)’nın birarada üst
solunum yolu enfeksiyonlarının önlenmesi ve destek tedavisinde etkili olduğu, 1-16 yaş grubunda güvenle kullanılabileceği gösterilmiştir. Kullanımı 2 ayı geçmemelidir.
Doğu mazısı (Thuja occidentalis), Ginseng, Geven (Astragalus membranaceus), özellikle çam, meşe ve elma
ağaçlarında yetişen ökseotu, zeytin yaprağı bağışıklığın
artması için kullanılabilecek önemli tıbbi bitkilerdir.
Zihnimizin sağlık ve hastalık üzerinde güçlü etkisi vardır.
Hayata karşı takındığımız tutum ve ruh halimiz bağışıklık
sistemimizi çok etkiler. Mutluluk ve olumlu düşünceler
bağışıklığımızın daha iyi çalışmasını sağlarken, depresif
hal, karamsar düşünceler bağışıklığı baskılar. Gülmek,
eğlenceli ve sevilen işlerle uğraşmak bağışıklık sistemini hayal edemeyeceğiniz kadar iyi etkiler. Yönlendirilmiş
imgeleme, olumlu telkin, hipnoz, düşünce gücü ve nefes
teknikleri ile bağışıklık güçlendirilir. Duygusal durumun
olumlu yönde olması ciddi hastalıkların bile yenilebilmesini sağlamaktadır. Şifa içimizdedir.
Bebeklerde enfeksiyon ve alerji oranını azaltan en önemli
uygulama annesinin emzirmesidir ve ileri yaşlar için de
önemlidir. Emzirme, bebekte timus bezini uyarır, savunma sistemini güçlendirir. Anne sütü ile beslenen bebeklerin timüs bezi hazır mama ile beslenen bebeklere göre 20
kat daha büyüktür. Bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütü
ile beslenmeleri bağışıklık sistemi için çok değerlidir.
39
SEMİNERLER
At kestanesi, Aesculus hippocastaneum:
• Ödem protektif,
• Venotonik, kronik venöz yetmezlik, varis şikayetlerinde,
• Uzun uçuşlarda preventif olarak,
• Antikoagulan, burkulma ve yaralanmalarda kan
pıhtılaşmasını önlemek için,
• Kapiler permeabilite hasarlarını gidermeye,
• Bacak ödemleri ve kaşıntıyı gidermede yardımcı olur.
Alıç, Crataegus monogyna:
• Kroner ve miyokard dolaşımı arttırarak kalp kaslarının
yaşlanmaya bağlı elastizite kaybını onarmada,
• Periferik damar direncini azaltır
• 2. grad kalp şikayetlerinde,
• Antiaritmik, kardioprotektif,
Dolaşım Sistemi İçin
Kullanılabilecek Bitkiler
• Arterioskleroz profilaksisi olarak kullanılır.
Melisa, Melisa officinalis:
Ecz. Fatma HENDEN
• Kalp hastalıklarının azaltılmasında,
• Santral sinir sistemi şikayetlerinde,
• Kronik bronşiyalkatyarlarda,
• Topikal olarak nöropatik ağrılarda kullanılır.
40
41
SEMİNERLER
Ökse otu, Viscum album:
Atkuyruğu, Equisetum arvense:
• Dejeneratif enflamatik adele şikayetlerinde,
• Bol miktarda silisyum içerir.
• Tansiyon problemlerinde,
• Bağ dokusunu güçlendirir, cilt metabolizmasını
güçlendirir.
• Kan dolaşımını regule etmeye yardımcı olur.
• Gut ve zor iyileşen yaraların iyileşmesinde,
Karabuğday, Fagopyrum esculentum:
• Post travmatik, statik ödemlerin giderilmesinde
yardımcı olur.
• Bol miktarda rutin içerir.
• Arteroskleroz profilaksisinde,
• Mikro sirkulasyonu düzenlemede,
• Ven, kapillerlerin madde alışverişini düzenlemede,
• Kronik venöz yetmezligi arttırmaya yardımcı olur.
Üzüm çekirdeği, Vitis vinifera:
• Resveratrol içerir. Antioksidan etkilidir.
• Yaşlanmayı direk yavaşlatmaya yardımcıdır.
• Kapiller permeabiliteyi düzenler.
• Çekirdek yağı hücre bölünmesini artırmaya
yardımcıdır.
• Trombosit agregasyonunu baskılar.
• Yorgun bacak sendromu
• Dolaşım şikayetlerinde, kronik venöz yetmezlik,
ödem gidermeye yardımcıdır.
42
43
SEMİNERLER
Bitkisel drog; bitki, alg, mantar ve likenlerin bütün veya parçalanmış, işlenmemiş kısımlarından oluşur ve genelde kuru
bazen de taze formda kullanılır.
Bitkisel drog preparatı; bitkisel drogların ekstraksiyon, distilasyon, sıkma, fraksiyonlama, saflaştırma, yoğunlaştırma veya
fermente etme gibi işlemlere tabi tutulmasıyla elde edilir.
Bitkisel ilaç (tıbbi bitkisel ürün); bir veya daha fazla bitkisel
drog, bir veya daha fazla bitkisel drog preparatı veya bir veya
daha fazla bitkisel drog ve bitkisel drog preparatı kombinasyonundan oluşan üründür.
Standardizasyon; bitkisel drogdan elde edilen bir ürünün, etkinliği bilinen bir madde veya madde grubu üzerinden yardımcı
maddeler, bitkisel drog ya da ürünle karıştırılarak ayarlanmasıdır. Bitkisel ilaçların kalitesi onun etkinlik ve güvenilirliğini
doğrudan etkilemektedir. Bitkisel ilaçların kalite kontrolü için
birçok yöntem vardır. İlk basamak, kullanılan bitkisel drog ve/
veya bitkisel drog preparatının kalite kontrolüdür.
Bitkisel Ürünlerde Kalite
Prof. Dr. Murat KARTAL
Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Fitoterapi
Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi
44
Fitoterapi uygulamaları, modern ilaç hazırlama yöntemlerinin
bitki veya bitkisel ekstrelere uygulanması ile hazırlanan, etkili, güvenli, stabilitesi yüksek ve kullanımı kolay ilaç formları
ile yapılmaktadır. Gereken doz ayarlanmış, istenen optimum
etki sağlanmıştır ve her kullanıldığında aynı etki oluşmaktadır.
Bitkisel ilaç üretiminde, imalata başlamadan önce başlangıç
maddeleri olan bitkisel drog, bitkisel drog preparatları ve yardımcı maddelerin kontrolü yapılır. Üretim içi kontroller ve
bitmiş üründe yapılan analizlerle kalitenin sürekliliği sağlanmaktadır.
45
SEMİNERLER
Ülkemizde durum
Şu anda ülkemiz piyasasında bulunan ve çoğu ithal
olan bitkisel drog, bitkisel ürün ve bitkisel ilaç üzerinde yeterli kalite kontrolü yapılmamaktadır. Anadolu toprakları birçok kültür bitkisinin gen merkezidir.
Anadolu florası ekonomik bakımdan büyük önem taşıyan tıbbi bitkilere sahiptir. Ancak bu potansiyeli yeterince kullanılmamaktadır. Ülkemizin doğal florasında
bulunan tıbbi bitkilerin kültürü yapılarak ve bunlardan
bitkisel drog preparatları hazırlanarak dünya bitkisel
ilaç pazarına hammadde temin edilebilir. Bu, ülkemiz
tarımına da bir çıkış yolu sağlayacaktır. Dünya bitkisel
drog, bitkisel drog preparatı ve bitkisel ilaç pazarında
söz sahibi olabilmek için kalite kontrol yöntemlerini
bilmek ve kaliteli ürünler elde etmek gerekir.
46
Ülkemiz sanayicileri, dünya standartlarında kaliteye
sahip ve Farmakope ile monograflara uygun bitkisel
drog ve bitkisel drog preparatlarını üretecek teknolojileri ve işletmeleri kurarak ülkemizi bitkisel ürün ve
bitkisel hammadde pazarında lider konumuna getirmelidir. Ülkemiz ilaç sanayii bitkisel ilaçları üretecek,
yeni ürünler geliştirecek ve pazara sunacak yeterli
bilgi birikimine ve teknolojiye sahiptir. Yerli ilaç sanayi, hekimler, eczacılar ve bütün sağlık çalışanları bu
konuya sahip çıkmalıdır.
Ülkemiz üretmek zorundadır. Üretmiyor ithal ediyorsanız yerinizde sayıyor, hatta geriliyorsunuz demektir. Bize düşen yerli üretimi ve üreticileri destekleyerek rekabeti sağlamak ve kalitesi kontrol edilmiş
ürünlerin halkımıza ulaşmasına yardım etmektir.
47
SEMİNERLER
Orman nedir?
Orman, oldukça geniş bir alanda kendine özgü bir iklim oluşturabilen, belirli yükseklik, yapı ve sıklıktaki ağaçlar, ağaççık,
çalı ve otsu bitkiler, yosun, eğrelti ve mantarlar, toprağın altında ve üstünde yaşayan mikroorganizmalar ve çeşitli böcek
ve hayvanlarla orman toprağının birlikte oluşturduğu hayat
birliğidir (Aytuğ, 1976).
Odundışı Orman Ürünleri
Metin KALYONCU
Orman Mühendisi, Peyzaj Y. Mimarı
48
Ormanların fonksiyonları
1- Ekonomik fonksiyonları
Odun ve odundışı orman ürünleri
2-Ekolojik fonksiyonları
Doğayı koruma
Erozyonu önleme
İklimi koruma
3-Sosyal-kültürel fonksiyonları
Hidrolojik
Toplum sağlığı
Estetik
Ekoturizm ve rekreasyon
Ulusal savunma
Bilimsel
Odundışı orman ürünlerinin önemi
Ekolojinin sağlık adına çok önemli bir çıktısı, ilaçların ve kozmetiğin ana hammaddesi ve ilham kaynağı olan tıbbi ve aromatik bitkilerin orman alanlarında doğal olarak yetişmesi ormanların önemini ortaya koymaktadır. Önceden sadece odun
kaynağı olarak görülen ormanların odundışı ürün, hizmet ve
49
SEMİNERLER
faydaları ağırlığını gün geçtikçe daha fazla hissettirmektedir.
Ormancılık ilkelerini oluşturan; sürdürülebilirlik, çok
amaçlı yönetim ve faydalanma, katılımcılık, biyolojik
çeşitliliğin korunması, toplumun kalkınması ve stabilizasyonuna katkı sağlanması, odundışı orman ürünlerinden faydalanmaya ayrılacak sahaların ayrıntılı
yönetim planlarının (koruma, geliştirme, faydalanma
esaslarının) yerel halkın katılımı ile hazırlanıp uygulanması konularında bilgi, deneyim ve metodolojilerin
geliştirilmesi zorunludur.
Kamu kurum ve kuruluşlarının desteği
Orman ve Su İşleri Bakanlığı:
Bozuk orman arazilerinin 49 yıllığına tahsisi, proje ve
kredi desteği
Hazine arazilerinden yapılan tahsislerde kredi ve proje desteği
Tapulu arazilerde proje ve kredi desteği.
Odundışı orman ürünlerinden faydalanma
Orman Kanununun 37. maddesi gereği;
A- Muhammen bedelle satış:
Üretim programı olan reçine, sığla, çıra-çıralı çam
kökü ve şimşir ile özel üretim tekniği nedeniyle topraklı ve topraksız fidan ve ağaç alivreli (üretim öncesi) satışı yapılarak alıcılarca üretilmektedir.
Tarımsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK):
AB IPARD Projesi kapsamında proje ve hibe kredi desteği
Tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik yeni yatırımlar ile faal olan veya
olmayan tesislerin kapasite arttırımı ve teknoloji yenilenmesine yönelik yatırımlar ya da kısmen yapılmış
yatırımların tamamlanmasına yönelik yatırımlar
Kalkınma Ajansları:
Doğrudan faaliyet desteği.
B- Tarife bedelli satış:
Üretim programında bulunmayan ve üretimi özel teknik gerektirmeyen her türlü orman ürünü Orman Kanununun 40. madde önceliklerine göre orman köylü
ve kooperatiflerine satılmaktadır. Defne, kekik, çiçek
soğanları, sumak, ıhlamur, kestane, harnup, fıstık
çamı kozalağı v.s. (otsu ve diğer bütün bitkiler)
Bu anlamda odundışı orman ürün kaynaklarının yönetimine verilen önem ve ağırlık ile bu alandaki kurumsal kapasite yetersizdir.
50
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı:
Ceviz, badem, fıstık gibi odundışı orman ürünleri ile
tıbbi ve aromatik bitkilerin yetiştirilmesine yönelik
desteklemeler.
ALAN KULLANIMI
51
SEMİNERLER
Masaj, fiziksel ve ruhsal açıdan rahatlamak amacıyla bilinçli
ve sistemli yapılan manipülasyonlardır.
İlkyardım masajı, insanın içgüdüsel olarak yaptığı hareketlerdir. Ağrıyan uzvumuzu ovalamak, ağrıyan başımızı tülbent vb
birşeyle sıkmak öksürdüğümüz zaman sırtımıza vurmak gibi.
Vücudumuz daima bizi uyarır.
Refleksoloji
Ayaklarda bedenin tüm bölgelerine, organlarına ve
sistemlerine karşılık gelen refleks noktaları bulunduğu, bu noktaların beden anatomisinin aynası olduğu
ilkesine dayalıdır. Parmak uçları beyni temsil eder.
Kan dolaşımını hızlandırmak için çıplak ayakla yürümek faydalıdır.
Günümüzde uygulanan klasik masaj (Rus-İsveç masajı) 19.
yüzyılda şekillenmeye başlamıştır. 1894 yılında İngiltere’de
masaj okulları açılmıştır. Almanya’daki Hoffa (1859-1907) ekolünü Türkiye’ye getiren kişi rahmetli Prof.Dr. Ahmet Hamdi
Turgut’tur.
Kanser, varis, açık yara, cilt hastalıkları, ateşli hastalıklar,
kalpte pil varlığı, hamilelik ve teşhisi konmamış hastalıklarda
masaj yapılmaz.
İlkyardım Masajı
Ayla ÖRSAN
52
Shiatsu
Akupunktur noktalarına baskı ile yapılır. Baş ağrısı ve mide
bulantısında baş ve işaret parmağının ayrım noktasına baskı;
baş ağrısında alın şakak elmacık kemiklerinin birleştiği göz
kenarındaki noktaya baskı; uykusuzlukta ayak baş parmağına
baskı; bebeklerdeki gaz probleminde abdomende saat yönündeki sıvazlama iyi gelir. Bacaklardaki yorgunluk ve ödem için
suya tuz atıp ayaklar bekletilir.
53
SEMİNERLER
1665 yılında Robert Hook tarafından hücrenin keşfinden sonra Hippokrat, Galen ve İbn-i Sina gibi tıbbın kurucularının uyguladıkları hümoral patoloji teorisi ortadan kalktı. Hümoral
patoloji, farklı kültür ve coğrafyalarda farklı isimlerle anılmış
ama ana felsefesi aynı kalmış ve küçük farklarla uygulanarak
varlığını günümüze kadar sürdürmüştür.
Hümoral patoloji, antik Yunan filozoflarından Aristo’nun “Evrene dörtlü ritm hâkimdir. Canlı cansız herşeyin yapısı dört
ana elementten oluşmuştur. Bunlar ateş, hava, toprak, su’
dur” fikriyle başlamıştır. Hippokrat bu dört elementi insan vücuduna uyarlamış ve bir teori geliştirmiştir.
Bu elementler şu anda anladığımızdan öte bir anlam taşımaktadır. Örneğin “su” sadece içtiğimiz su değildir. Su doğada ve
insan vücudunda hem maddesel fonksiyon ve görüntüsü ile,
hem de enerjetik anlamda, buharlaşan, toprağı yumuşatan, sıcaklığı dengeleyen, duruma göre durgun, sakin veya sel oluşturabilecek kadar hırçın, kabın şeklini alabilen, sıcak ve soğuk
olabilen, temizleyen özellikleriyle ele alınmıştır.
İbn-i Sina’da Ahlat-ı Erbaa ve
Tıbbi Bitkiler
Dr. Erkan TANALEL
54
Bu teori daha sonra ünlü hekim ve filozoflar tarafından geliştirilmiş, İbn-i Sina’nın El-Kanun Fi’t-Tıb adlı eseriyle zirveye
taşınmıştır. Bu eser Batı tıp okullarında 16. yüzyıl sonlarına
kadar 600 yıl boyunca ders kitabı olarak okutulmuştur.
Humoral patoloji olarak isimlendirilen bu teori, İslam coğrafyasında ahlat-ı erbaa (dört ahlat - dört latif sıvı - dört sıvı
- dört usare) adını almış Osmanlı tıbbının temellerini oluşturmuş, teşhis ve tedaviler bu teorinin usullerine göre yapılmıştır.
55
SEMİNERLER
Ahlat-ı erbaa
Ateş, hava, toprak, suya anasır-ı erbaa (dört unsur),
bu dört elementin insan bedenindeki karşılığı olarak
kabul edilen dört sıvıya da ahlat-ı erbaa (dört hılt) denir.
Ateş - sarı safra -kuru ve sıcak
Hava – kan - nemli ve sıcak
Toprak - sevda (kara safra) - kuru ve soğuk
Su – balgam - nemli ve soğuk
İbn-i Sina bu dört hılt’ın (sarı safra, kan, sevda, balgam) her insanda özel ve benzersiz bir şekilde karıştığını, kişiye özel bir denge oluşturduğunu söylemiştir.
İşte kişiye özel ortaya çıkan ruhsal, bedensel, zihinsel
özelliklerin bütününe mizaç denir. Ahlat-ı erbaa’da
dört temel mizaçtan bahsedilir: Safravi, demevi, sevdavi, balgami.
Bir kişiye “safravi mizaçlı” dendiği zaman, vücudunda
safra salgısının nitelik ve nicelik olarak diğer üç sıvıya baskın geldiği anlamını çıkarırız. Bu kişi fizyolojik
ve psikolojik olarak safra hıltının özelliklerini gösterecektir. Çabuk öfkelenen, bir anda patlayan, aktif,
hareketli, uyku süresi 5-6 saat civarında, zihin performansı yüksek, çok konuşan, minyon tipli, dili genellikle kuru, su içme isteği fazla, genellikle kilo almayan,
hazmı iyi, bağırsakları hızlı çalışan, bedeni sıcak tip
safravi mizaç tipidir.
56
Mizacı aynı olan insanların majör özellikleri benzerdir. Ancak her insan mutlaka saf safravi, demevi, balgami veya sevdavi olmayabilir. Kişinin bedeninde birden fazla hılt baskın olabilir. Bu tiplere karışık mizaç
denir. Böyle bir kişi baskın olan iki veya daha fazla
hıltın karma özelliklerini gösterecektir.
İnsanda dört hıltın optimal dengesinin bozulmasına
hastalık denir. Tedavi usulleri arasında en göze çarpanlar müshil, lavman, kusturma, hamam, masaj,
egzersiz, kan alma (hacamat, phlebotomy), sülük (hirudoterapi), beslenme tarzı değişikliği ve tıbbi bitkilerdir. Bütün bu uygulamalarda ana fikir detoks’tur.
Bozukluğu tespit edilen hıltların bedenden uzaklaştırılması amaçlanmaktadır. Bedenin çalışma yeteneğinin önünde engel teşkil eden toksinler vücuttan
uzaklaştırılınca beden kendini yeniden restore etme
yeteneğine sahip olur.
Bazı tıbbi bitkiler bozuk hıltları vücuttan boşaltmaya
yararken, bazı bitkiler doku ve organların restorasyonunda kullanılır. Kullanılan her bir bitki, yiyecek ve
içeceğin de bir mizacı vardır. Kimi ısıtıcı, kimi soğutucu, kimi nemlendirici, kimi kurutucudur. Hastanın ve
hastalığın mizacına uygun bitkiler seçilerek terkipler
hazırlanır.
Örnekler:
Şahtere (Fumaria officinalis): (1. derece soğuk, 2. derece kuru): Vücuttaki bozuk hıltları söker atar. Karaciğerdeki tıkanıklığı açar. Kanı temizler. Antitoksin
olarak çalışır. Modern fitoterapide de safra yolları
rahatsızlıkları, safra taşları, safra kesesi kistleri için
kullanılır. Safra akışını düzenleyici, kan temizleyici,
tonik ( vücudu kuvvetlendirici), antimikrobik etkileri
de kayıtlıdır.
Yabani hindiba (Cichorium intybus): (1. derece soğuk,
2. derece nemli): Sarı safranın nitelik ve nicelik olarak
bozukluklarında ve karaciğerin sıcak hastalıklarında
kullanılır. Modern fitoterapide de, safra yolları rahatsızlıkları, bilirubin metabolizma sorunları için kullanılır. Karaciğer hücrelerini koruyucu etkisi kayıtlıdır.
Her iki bitkide klasik ve modern bilgilerin birbiriyle
örtüştüğü görülmektedir.
57
SEMİNERLER
Enerji ilk maddeye dönüştü. Bütün maddi âlem çift kutuplu
olarak ortaya çıktı. Aktif enerji olarak sıcak ve soğuk, pasif
enerji olarak nem ve kuruluk oluştu. Aktif ve pasif enerjetik
elementler böylece kararlı hale geldiler. Aynen “gün” olabilmesi için hem aktif gündüze hem pasif geceye ihtiyaç olunduğu gibi.
Enerjetik olarak kararlı bu dört yapı dört elementi oluşturdu.
Bu dört element dört temel enerjiye izafe edildi: Ateş - sıcak
ve kuru, su - soğuk ve nemli, hava - sıcak ve nemli, toprak - soğuk ve kuru. Dört elementin farklı karışımları mizaçları ortaya
çıkardı. Her varlığın ve oluşun bir mizacı var.
İnsan bedenindeki her unsurun, duygu ve hislerin, aklın mizaci özellikleri vardır. Dört elementin insandaki karşılıkları dört
unsurdur: hava - kan, ateş - safra, toprak – sevda, su - balgam.
Her insanda bu dört element de bulunmakla birlikte göreceli
olarak baskın olanlara göre isimlendirme yapılır.
Mizaçlar
Hayrettin AKAY
Mizacı altı şey etkiler: çevre ve hava, yiyecek ve içecek, fiziksel egzersiz, uyku ve uyanıklık, duygu ve düşünceler, vücutta
alıkoyma ve vücuttan çıkartma.
İnsanın sağlıklı bir hayat sürmesi ve etrafındaki insan ve diğer
varlıklarla iyi ilişki kurması için mizacını bilmesi ve onu etkileyecek unsurları dikkate alması gerekir.
İnsanın hayatı mizacı ile uyum halinde olmalıdır ki dengesini
koruyabilsin. Yoksa dengesi bozulur ve kararsız bir yapı oluşur. Buna bağlı haller, duygular, düşünceler davranışlar ve
hastalıklar ortaya çıkar.
58
59
SEMİNERLER
Hayat Sağlık ve Sosyal Hizmetler Vakfı Çocuk Hizmetleri Koordinatörlüğü tarafından 1998 yılından bu yana “Çocuklar
Sokakta Solmasın” projesi yürütülmektedir. Vakıf proje çerçevesinde; ilköğretim çağında olup ailesiyle birlikte yaşayan
ve sokakta çalışan çocukları sokakta çalışmaya iten nedenleri
araştırıp onlara yönelik çözümler üretmeye ve ilerleyen zamanda çocukların sokak çocuğu olmalarını engellemeye çalışmaktadır.
Çocuklar Sokakta Solmasın
Projesi
Tuba GAVAZ
60
Bu amaçla, sokakta çalışan çocuklarla sokakta ya da ilgili kurum ve kişilerin önerisiyle tanışılmakta; aileden sorumlu gönüllüler belirlenmekte ve bu gönüllülerle çocukların aileleri
düzenli olarak ziyaret edilmekte; gıda, giyim ve ev eşyası ihtiyaçları karşılanmakta; eğitim ve sağlık hizmeti desteği verilmektedir. Eğitim hizmeti olarak, üniversite öğrencisi ve diğer
gönüllüler tarafından eksik ve geliştirilmesi gereken konularda
etüt desteği verilmektedir. Sağlık hizmeti kapsamında, çocukların sağlığını, normal büyüme ve gelişmesini etkileyebileceği
öngörülen durumlar ve hastalıkları tespit edilmekte, gerekli tedavi ve rehabilitasyon yaklaşımları önerilip uygulanması
sağlanmaktadır. Ayrıca karne şenlikleri, geziler, piknikler, yaz
okulu, sosyal kulüp çalışmaları gibi çocukların moral ve motivasyonlarını arttırmaya yönelik uygulamalar yapılmakta ve
toplumsal uyum kapasiteleri arttırılmaya çalışılmaktadır.
Bugüne kadar 152’si sokakta çalışan olmak üzere 354 çocuk ve
70 aile proje kapsamına alınmıştır. Proje kapsamında yapılan
çalışmalar sırasında çocuklar sokakta çalışmayı bırakmış ve
ailelere ve özellikle annelere eğitim ve öğretimin önemi anlatılmış ve kavranması sağlanmıştır. Çocukların okul başarıları
belirgin derecede yükselmiştir.
61
SEMİNERLER
8 çocuk tıp fakültesi dahil olmak üzere üniversiteden
mezun olmuş, 16 çocuk üniversitede okumaktadır. 5
çocuk meslek lisesinden mezun olarak çalışma hayatına başlamıştır. İlköğretimden mezun olan 5 çocuk
hem açık lisede okumakta, hem de çalışmaktadır. 8
çocuk meslek lisesinde olmak üzere 22 çocuk lise, 24
çocuk ilköğretim eğitimine devam etmektedir. Eğitimlerini tamamlayamayan 2 erkek çocuk çırak olarak
başladıkları erkek kuaförünü devralarak kendi işlerini kurmuşlardır. Proje, çocuk ve ailenin yalnız maddi
ihtiyaçlarını karşılayan bir yardım programı olmayıp,
sosyal ihtiyaçlarını her aile ve çocuk için farklı tarzlarda ve farklı programlarla gidermeye çalışmaktadır.
Proje halen İstanbul ve Adıyaman’da kurulu iki merkezde sürmektedir.
lü desteği ve çocuk gruplarının gönüllüler eşliğinde
misafir edilmesi, hem çocukların sosyal uyumlarını,
hem gönüllü motivasyonunu hem de vakfın kurumsal
kapasitesini arttıracaktır.
Proje 2006 Vakıf Medeniyeti Yılı Uygulanmış Sosyal
İçerikli Proje Yarışması’nda ödül almıştır. Hayat Sağlık ve Sosyal Hizmetler Vakfının hedefleri arasında,
proje kapsamındaki çocuk ve çalışacak gönüllü sayısının arttırılması, sokakta çalışan çocuklara yönelik
İstanbul’da ve Anadolu’nun farklı noktalarında merkezler kurulması, ilgili diğer kurumlarla işbirliği yapılarak hizmetin yaygınlaştırılması yeralmaktadır. Bu
kapsamda 2012 yılında Adıyaman’da bir çocuk merkezi kurulmuştur. Adıyaman Çocuk Merkezi’nde 10 aile
ve 20 çocuk ile ilgilenilmektedir.
Projenin finansmanı düzenli proje aidatları yanında
bağışlar ve düzenlenen hayır yemekleriyle karşılanmaktadır. Projeye yapılacak her türlü yardım, gönül62
63
TIBBİ NERGİS
Calendula officinalis L. [Asteraceae]
30-50 cm yükselebilen, turuncu çiçekli, oval
yeşil yapraklı, etli gövdeli, tek yıllık otsu bir
bitkidir. Tohum ile üretilmektedir.
ETKİNLİKLER
Çiçekleri tedavide ve kozmetikte kullanılır.
Antibakteriel, antivirütik, antienflamatuar
etkileri vardır. Bazı cilt hastalıklarında yumuşatıcı ve kaşıntı giderici olarak kullanılır.
64
65
ETKİNLİKLER - MERKEZEFENDİ
Çörekotu Dağıtımı
Fesleğen Dağıtımı
66
Stand Ziyaretleri
Fesleğen Dağıtımı
67
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın
Açılış Konuşması
Zeytinburnu Belediyesi 16. Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali Açılışı ve Mesir Macunu Dağıtımı
68
Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş ve
Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın
Mesir Macunu Dağıtımı
69
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Göz Hekimliği Tarihi Sergisi
Göz Hekimliği Tarihi Sergisi
“Göz Hekimliği” Tarihi Sergisi Afişi
“Göz Hekimliği Tarihi Sergisi” Sergi Kataloğu
Haluk PERK Sergi Açılışı: Göz Hekimliği Tarihi Sergisi Haluk Perk Sağlık Müzesi Koleksiyonu
70
71
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Tıbbi Bitkilerle Tablo Yapımı Atölyesi / Funda Cihansevdi
72
Tıbbi Bitkilerle Tablo Yapımı Atölyesi / Funda Cihansevdi
73
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Geleneksel Türk Kahvesi Atölyesi / Tuğçe Ağba
74
Bitki Parçalı Sabunlar Atölyesi / Emine Uluer
75
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Doğal Temizlik Atölyesi / Gül Usta
76
Bal ve Yapay Bal Atölyesi / Sevil Gülsoy
77
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Yetişkinlere Ahşap Oyuncak Atölyesi / Şule Şenol
78
Bitkisel Gıda Takviyeleri / Seda Küçükdağ
79
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Fitokozmetik Atölyesi / Seda Sakacı
80
Hardaliye / Hatice Kunt
Otlardan Soslar Atölyesi / Tuncay Demir
Çanta Yapımı Atölyesi / Atölye Limon
Yenilebilir Çiçekler Atölyesi / Merve Zengin Tınmaz
81
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Koku Karışımları / Gamze Güleç
82
Balkon Bahçeciliği Atölyesi / Furkan Tınmaz
83
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Detoks İçecekleri Atölyesi / Mergube Kaşgarlı
84
Perküsyon Atölyesi / Burcu Özçoban
85
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Bez Oyuncağım Atölyesi
Çocuklarla Spor Atölyesi
86
Çocuklarla Spor Atölyesi
Benim Masalım Atölyesi
87
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Defter Yapımı Atölyesi
Seramik Atölyesi
88
Marakas Atölyesi
89
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Mozaik Atölyesi
90
Oryantrik Atölyesi
91
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Standlar
Festival Açılış
92
Standlar
Standlar
93
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Konser/Dinleti: Serdar Tuncer
94
Konser: Özdemir Erdoğan
95
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Konser: Yansımalar
96
Konser: Sami Savni Özer
97
Konser: Bekir Ünlüataer
98
Konser: Orhan Hakalmaz
99
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Merkez Efendi’yi Anma Gecesi
100
101
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Geleneksel Merkezefendi Yöresel Yemek Yarışması
102
103
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Mevlevi Mukabelesi: Mevlevi Ayinleri Topluluğu
104
105
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Nağmedâr Dinletileri / Hanende: Adem TAY - Kanun:
Emin ESEN - K.Kemençe: Canfeza GÜNDÜZ
Nağmedâr Dinletileri / Hanende: Ramazan SÖYLER - Ney: Sinan SÖYLER - Kanun: Erman ERTAN
106
Nağmedâr Dinletileri / Hanende: Rıfat ÇALIŞKAN Ud: Ersin ERSAVAŞ - Ney: Mesut EKİCİ
Nağmedâr Dinletileri / Ney: Hüseyin ÖZKILIÇ Tanbur: Hulusi BABALIK
107
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Nağmedâr Dinletileri / Ud: Necati ÇELİK Tanbur: Celaleddin ÇELİK
Nağmedâr Dinletileri / Hanende: Özcan UÇARER - Kanun: Berker TEOMAN - Ney: Fatih YILDIZ
108
Nağmedâr Dinletileri / Hanende: Necdet ERDOĞRAL Ney: Sinan SÖYLER - Ud: Adem AGAHOĞLU
Nağmedâr Dinletileri / Ney: Hakan ALVAN Kanun: Gökhan ÇAĞLI
109
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Panorama 1453 Tarih Müzesi
Askeri Hastane (Belediye Başkanlığı Binası)
Surlar
110
111
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU
Yenikapı Mevlevihanesi
112
Seyitnizam Camii ve Tekkesi
Merkezefendi Külliyesi
Perişanbaba (Erikli Baba) Tekkesi
Takkeci İbrahim Ağa Camii
113
ÖLMEZ ÇİÇEK
Helichrysum arenarium (L.) Moench [Asteraceae]
40-50 cm yükselebilen, parlak sarı veya turuncu çiçekli, tüylü beyazımsı yeşil yapraklı,
tek yıllık otsu bir bitkidir. Tohum ile üretilmektedir.
Çiçekleri tedavide kullanılır.
İdrar söktürücü, kum ve taş dökücü, mide
ve pankreas salgısı arttırıcı olarak değerlendirilir.
Çiçekleri keskin kokuludur; uçucu yağından
kozmetikte faydalanılır.
114
DK
DL

Benzer belgeler

Görüntülemek için tıklayın

Görüntülemek için tıklayın Merkez Efendi, Ebussuud Efendi’nin kıldırdığı cenaze namazıyla büyük bir kalabalık tarafından toprağa verilir. Türbesi hala İstanbul’un en çok ziyaret edilen yerlerindendir. Merkezefendi Geleneksel...

Detaylı

Geleneksel Tip Fest‹val‹ 14

Geleneksel Tip Fest‹val‹ 14 1552 yılında vefat eden Merkez Efendi, Ebussuud Efendi’nin kıldırdığı cenaze namazıyla büyük bir kalabalık tarafından toprağa verilir. Türbesi hâla İstanbul’un en çok ziyaret edilen yerlerindendir....

Detaylı