Röportajı okumak için tıklayınız

Yorumlar

Transkript

Röportajı okumak için tıklayınız
Ekim 2011
4
Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği
Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği
5
Ekim 2011
Halil Şahin/İDÇ Yönetim Kurulu Başkanı
İDÇ
İş hayatına ne zaman ve ne şekilde atıldınız, hangi işlerle uğraştınız? İskenderun’dan İzmir’e gelişiniz
nasıl oldu?
1946 yılında Hatay’ın Dörtyol ilçesinin Payas nahiyesinde doğdum. İlköğrenimimi Payas’ta, orta öğrenimimi
İskenderun Lisesi’nde tamamladım. 1966 yılında Ankara İktisadi Ticari İlimler Akademisi’nin İşletme-Muhasebe bölümünü kazandım. 1970 yılında mezun oldum. O
zaman askerlikte gruplar vardı. 10.gruba düştüğüm için
18 ay askerlikte sıra bekledim. Babam ticaretle uğraşıyordu. Arazi sahibiydi. O dönemde onun işlerine yardım
ettim. 72’nin sonuna doğru, askere, İzmir’e yedek subay
olarak, Ulaştırma Okulu’na geldim. Tesadüf, okuldan
sonra da, kurada yine okulun içerisindeki birliği çekerek,
askerliğimi aynı yerde sürdürdüm. 74 yılı başında yedek
subaylığım bitti ve memlekete döndüm.
Bu süreç içerisinde ben serbest çalışacağımı bildiğim için başka iş arayışına girmedim. 74’den 76’ya kadar, babamın işlerine yardımcı oldum. Müşterek çalıştık.
Ekim 2011
6
Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği
76’da İskenderun’a giderek, Şahin Nakliyat’ı kurdum.
82’de Doruk Nakliyatı da alarak uluslararası taşımacılığa başladım. 90’lı yıllarda, bir Grup ile birleşerek, hem
sanayide hem de evlerde kullanılan, Çevre Bakanlığı’nın
normlarına müsait yakıt kömürü ithal etmeye başladık.
Bunun pazarlamasını yaptık.
93 yılında da üç arkadaş Payas’ta o günün koşullarına göre çok modern, kapasitesi büyük bir haddehaneyi
ortak olarak kurduk. Sonra,1995 yılında bir arkadaşımızın ayrılması ile iki arkadaş, daha doğrusu iki Grup kaldık.
2005 yılında da İzmir Demir Çelik’i aldık. Birlikte çalıştığımız Gruplardan ayrıldık. Kardeşim ve eniştem ile
birlikte, ayrıca Koç Grubu’na da bir miktar hisse vererek,
İzmir Demir Çelik’i aldık. İzmir’e gelinceye kadarki serüvenimiz böyle…
Yaklaşık 20 senelik bir demir çelik geçmişiniz var.
93’te, hatta 92’de Payas’ta tesis inşaatına, 94’ün so-
Haddehanelerde yıllık kapasiteniz ne kadardan
başladı, ne kadara geldi?
İskenderun’daki haddehanemiz o gün için, 300
bin ton kapasiteli, kontinü bir haddehaneydi ancak,
İskenderun’un en büyük haddehanesiydi. 6 metrelik fırınımızla, ki o dönemde, oradaki tesislerdeki haddehanelerde en büyük fırın boyu 3 metre idi, en büyük fırın
da bizdeydi. Şu anda ise haddehanelerimizin toplam
kapasitesi, 1.2 milyon tona ulaşıyor…
İskenderun bölgesindeyken aklınızdan çelikhane kurmak geçti mi hiç, İzmir’e gelişiniz çok mu ani
oldu? Yoksa önceden bir fikir hazırlığınız var mıydı?
Haddehanemiz büyük olduğu için, demir çelikten
aldığımız kütükle tam kapasite çalışma şansımız yoktu.
İlk fizibilite çalışmalarını yapıp bu işe teşebbüs etmemiz,
2000’li yıllara kadar gider. Ancak o günkü koşullarda teşvik alamadık. Ondan sonra da, madem haddehanemiz
var, çelikhanemiz teşviksiz olsun dedik.
O zamanki haddehanemizin önündeki arsayı çelikhane yapmak için aldık. Dörtyol’da imar tadilatlarını gerçekleştirdik. Ancak orası sanayi bölgesi olmaktan çıkarıldı. Dolayısıyla da biz İzmir Demir Çelik’i alabilmek için
iki sene uğraştık. En son Mittal’e verdiler. Ancak Mittal’in
vazgeçmesi üzerine, tekrar biz geldik burayı almak
için… İDÇ’yi alma fikri bir günde doğmadı. Kısmetimizde de varmış, burayı aldık. Aldığımız için de son derece
memnunuz.
İlk aldığınızda, yeni bir kuruluş almış olmanın getirdiği ne gibi sıkıntılarla karşılaştınız? Yeni bir tesis
kurmak mı daha kolaydı, yoksa hazır bir tesisi alıp,
onu dönüştürmek mi? Burada açıkçası biraz devlet
yapısına benzer bir yapı vardı. Firmayı özel sektör dinamizmi çerçevesinde geliştirebilmek zor oldu mu?
İzmir Demir Çelik, 1975 yılında küçük bir haddehaneyle başlamış, 1983’te modern haddehanesini, 1987’de
de çelikhanesini devreye almış, o günün koşullarında
da Türkiye’nin özel sektör olarak, en modern tesislerinden biri olarak kabul edilmiş. Ancak 1989 yılında İş
Bankası’na geçmiş. İş Bankası döneminde buraya uzun
vadeli yatırımlar yapılmamış, 90’lı yıllarda Türkiye’nin en
modern tesisi iken, en önlerde bulunan bir tesis iken,
2000’li yıllarda, teknolojik yatırımlar yapılmadığı için, geri
sıralara düşmüş… 2005’te devraldığımızda, firmanın
durumu, gerçekten de ismiyle orantılı değildi. Düşük
kapasiteyle, fason çalışıyorlardı. Burayı almadan önceki
araştırmalarımızda, teknik arkadaşlarımız bir inceleme
yaptılar. Buraya acil yapılması gereken işlere ilişkin bir
öncelik sıralaması yaptılar. Biz de imkanlarımız ölçüsünde, öncelikli yatırımları realize etmeye çalıştık.
İlk olarak, 80-85 ton kapasiteli bir ocak mevcuttu. Bu
ocağın kapasitesi, haddehanelerin üretimiyle bağdaşmıyordu. Haddehane kapasitesi daha büyüktü. Haddehane kapasitelerini doldurmak için kütük ithâl etmek
gerekiyordu. Zaman zaman da burada tam kapasite
çalışmayan çelikhanelerde fason kütük ürettirerek, tesisimizi tam kapasiteyle çalıştırmanın yollarını aradık.
Bunda başarılı da olduk. Çünkü piyasada rekabet ede-
Temel hedefimiz, kapasitemizi en iyi,
en verimli nasıl değerlendirebileceğimizi
araştırmak ve belirlemektir.
Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği
7
Ekim 2011
İDÇ
nuna doğru da üretime başladık. 17 senedir demir çelik
sektörünün içindeyiz.
İDÇ
bilmek için, en azından rakiplerin koşullarında çalışıyor
olmak gerekiyor. Maliyet yönünden, üretimin kalitesi
yönünden, verimlilik yönünden rekabet edemiyorsanız,
ayakta kalma şansınız da olmuyor.
Öncelikle, 150 tonluk ocak siparişi verdik. Tavan vinçlerini buna uygun hale getirdik, oksijen tesisimizin kapasitesini 4.000 m3 arttırdık. Ocağın kapasitesini büyüttük
ancak kontinüde sıkıntı çıktı. Pota ocağı kifayetsiz kaldı.
Bunun üzerine pota ocağını yeniledik. Kontinü makinesi
siparişimizi verdik.
Plânlanan tarihte inşallah yeni kontinümüz de devreye girecek, böylelikle üretimde tüm birimler, 150 tonluk
ocağın kapasitesine uygun bir sistemle çalışacak ve yıllık kapasitemiz de 1.5 milyon tona çıkmış olacak.
Kapasitemizi geliştirirken çevreye de duyarlı davrandık. Toz toplama tesisini modernize ettik. 200 bin tona
yakın kapalı hurda holü yaptırdık. Mamûlun yüklenmesinde istenilen tonaja ulaşabilmek için mamûl holleri
ilâve ettik. Dolayısıyla şimdi tesis, yılbaşından itibaren
hem maliyet hem kalite yönünden rakipleriyle rekabet
edebilecek bir ortama kavuşturulmuş olacak.
Limanımızın 22 metre olan enini 32 metreye, 312
metre olan boyunu da 375 metreye uzattık. Böylece limanı fabrikanın kapasitesine uyumlu hale getirdik.
Ekim 2011
8
Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği
Liman tadilatında bir takım problemlerle karşılaşmıştınız. Onlar çözüldü mü?
Tabii ki yatırım yapıyorsanız, problem her zaman var.
Yaptığımız yatırımlar, yasalara uygun olduğu için, zorluklar çıksa da sonuçta hepsi aşılıyor. Liman konusunda da
bazı zorluklarımız oldu ama, sonuçta başarıya ulaşıldı.
Ürün çeşitliği açısından bir gelişme oldu mu?
Ürün çeşitliliğine gittiğimiz çok fazla söylenemez, ancak o konuda plânlarımız var. Biz burayı aldıktan sonra
önce iş kolunu çeşitlendirmeyi hedef aldık. Ama küçük
ama büyük, Türkiye ve dünya 3-5 senede bir çalkantı
geçiriyor. Yönetim Kurulu olarak ortak görüşümüz, tek
iş kolunda olursak, zaman zaman sıkıntılara düşebiliriz
şeklindeydi. Bu görüş çerçevesinde, imkânlarımız elverdiğince, iş kollarımızı üçe çıkarmayı, demir çelik üretimine, gemicilik ve enerjiyi ilâve etmeyi hedefledik. Aslında
bu iki alan bir şekilde demir çelikle de ilgili…
2008’de fiyat düşüşlerinde, imkânlar ölçüsünde, 154
bin dwt’luk üç adet yeni nesil gemiyi uygun koşullarda
aldık. Şimdi değerlendirdiğimizde, bu alımımızın isabetli
bir karar olduğunu görüyoruz. Gemilerin iki senesi de
iyi geçti. Şu anda, gemi taşımacılığı sıkıntılı, ancak biz
zaten buna yakın koşullarda gemi almıştık. O günden
bu yana da piyasalar iyiydi. Üçüncü hedefimiz enerjiydi.
Şu anda 350 MWe gücünde termik santral için gerekli
İDÇ
bütün izinler alınıyor. Santralden elde edilen enerjiyi sisteme vererek iş kollarımızı çeşitlendirmiş olacağız.
Demir çelikte ürün çeşitliliği konusunda 1.5 milyon
tonluk kapasiteyi en güzel nasıl değerlendiririzin arayışı
içerisindeyiz. Bu kapasitenin, 400 bin tonluk bir kısmını
orta profil haddehanesinde değerlendirmeyi planlıyoruz.
Bu tamamıyle yeni değil mi?
Yeni evet… Büyük ihtimalle önümüzdeki yılın Eylül
ayında inşallah üretime geçeceğiz. Teçhizat siparişini
verdik. Ondan sonraki hedefimiz de, o günün koşulları
neyi gerektirirse o olacak. Şu an çok peşin konuşmak
istemiyorum ama, kangal haddehanesi düşünülebilir.
Tabii demir çelik ağır bir iş kolu… Her ne kadar karar da
verseniz, zaman zaman ekonomik şartlar, günün koşulları, piyasanın arz-talebindeki dengeler itibariyle bazı konulardan vazgeçip, yeni yatırım kararları alabiliyorsunuz
ama şu anki hedefimiz bunlar…
Orta profil kararı verilirken yapılan fizibilite çalışmasında, 400 bin tonluk üretime karşılık, ne kadarlık
bir ithâl ikâmesi olacak, üretimin ne kadarı ihraç edilecek? Böyle bir plânınız var mı?
Bizim yaptığımız fizibilite çalışmaları, üretimin yüzde
60’ının ihracata yönelik olması şeklinde. Biliyorsunuz
komşularımız hızla gelişiyor. Kuzey Afrika ülkeleri, Orta-
doğu bölgelerindeki yapılaşma, bu ürünlere her zaman
ihtiyaç olacağını gösteriyor. UPN, IPN diye vasıflandırılan
80’den 300’e kadar ebatları içeren bir orta profil haddehanesi kuruyoruz.
Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği
9
Ekim 2011
İDÇ
Türkiye’de de bu ürünlerin
tüketimi anlamında bir potansiyel var değil mi?
Var tabii… Bunu bu şekilde
düşündüğümüz zaman, bu yatırımın çok faydalı ve verimli olacağı görüşünü taşıyoruz. Bu arada,
zaman zaman kangalın piyasası
iyi oluyor, zaman zaman profilin,
zaman zaman da çubuğun… Pazarlarda yer alabilmek için bunları
da gözetmek gerekiyor.
Halka açık şirket
olmanın faydaları var…
En azından bir yanlış
yapıyorsanız farkına
varıyorsunuz… Halka
açık şirket statüsü,
Türkiye’de halen çok
doğru algılanmıyor
ancak uluslar arası
piyasada halka açık
şirketlerin itibarı biraz
daha fazla…
Zaman zaman bazı ürünlerde 3-5 ayda bile yatırımı çıkaracak fiyat farkları oluşabiliyor.
Dolayısıyla bu enstrümanlar elinizde olduğu zaman,
hangisi daha karlı ise onu çalıştırırsınız. 240 kareye kadar kütük ve 280x220 blum üretme imkanına sahip olacağız. Yeni kontinü döküm makinamızda bu imkanlar
var. Bu yatırımla da bölgede ihtiyacı olan yine profil üreticilerine girdi temin etme, 220-240’lık kütük satma şansı
elde etmiş olacağız.
Kapasitenizdeki artış, uzun piyasasına ilâve bir
baskı yapmayacak, tamamıyle farklı ürünlere yönelmiş olduğunuz için, bir boşluğu dolduracak…
Artan kapasitemizi profil haddehanesinde kullanalım
diye düşündük. Kangal üretirsek de, kangal piyasası
iyiyse, çubuğu çekmemek lâzım diye düşünüyoruz. Bu
durumda çubuk kapasitesinde düşüş olacak.
Ekim 2011
10
Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği
Belki bu aşamada biraz erken
ama bundan birkaç sene evvel,
lastiklerde kullanılan teller için biz
Dernek olarak, bunların ithalatını
sınırlayın, Türkiye’de üretilsin dedik, ancak bunu Türkiye’de üreten kuruluş olmadığı anlaşıldı. O
kaliteli kangal için de araştırma
yaptınız mı, yoksa o çok özel bir
yatırım mı?
O ayrı tabii…Türkiye’de vasıflı çelik üreten firmalarımız var… Bursa’da Asil Çelik ve
Çemtaş… O ayrı bir işkolu… İkisi bir arada ne kadar olur
bilmiyorum ama arkadaşlarımızın, zaman içinde hem
teknoloji hem ürün bazında çeşitlendirme konusunda
dünyada geçerli olan veya sürümü iyi, pazarlaması kolay, karlı olan ürünlere yönelik çalışmaları zaten aralıksız
sürüyor.
Daha çok üretmek yerine, daha kârlı bir üretim
anlayışıyla yürütüyorsunuz faaliyetlerinizi, öyle değil
mi?
Evet… 1.5 milyon tonluk kapasitemizi, belki zaman
içerisinde, bazı iyileştirme çalışmaları ile, 1.6-1.7 milyon
ton seviyelerine çıkarabiliriz. Bizim hedefimiz, kapasitemizi en iyi, en verimli şekilde değerlendirebilmek…
Firmada iş bölümünüz nasıl gerçekleşiyor?
Ben Yönetim Kurulu Başkanı’yım. Yönetim Kurulumuz beş kişiden oluşuyor. Şahin ailesinden üç, Baştuğ
Kendi işinizi yürütürken, çok ortaklı bir şirket yapısına geçtiniz. Şirketin halka açık olması, çok ortaklılık, işlerinizi yürütürken size sıkıntı veren bir durum
oldu mu?
Bugüne kadar ben veya ortaklarımız, böyle bir şirketi yönetmedik. Daha evvelki şirketlerimizde buna yakın
cirolar yapıyorduk ancak böyle profesyonel bir yönetim
şekli yoktu. Tabii burada ortak sayımız epeyce yüksek,
ancak İş Bankası’ndan aldığımız yüzde 54’lük kısmın
üzerine aldıklarımızla bugün itibariyle, şirketin yüzde 90’ı
Grup bünyesindedir. Uygulamada farklı durumlar oldu
tabii… Örneğin, halka açık bir şirket olmamız nedeniyle, basına verdiklerimiz de dahil firmayla ilgili her bilgiyi
önce İMKB’ye bildirmek durumunda olduk.
Halka açık olmanın faydalarını gördünüz mü?
Halka açık şirketlerin denetim usulleri ve bunun gibi
bazı konularda farklılıklar var. Uluslararası bağımsız bir
denetim firmasının denetimindesiniz. Her üç ayda bir
hesaplarınız en ince ayrıntısına kadar inceleniyor. Üç
aylık bilançonuz, İMKB’ye bildiriliyor. Bu uygulamalar
Serkan Şahin/İDÇ Yönetim Kurulu Üyesi
bence çok doğru uygulamalar… En azından bir yanlış
yapıyorsanız, zamanında farkına varıyor ve düzeltiyorsunuz. Halka açık şirket statüsü, Türkiye’de halen çok
doğru algılanmıyor, ancak uluslararası piyasada halka
açık şirketlerin itibarı biraz daha fazla…
Siz firmayı aldıktan sonra piyasadaki değerinde
bir değişiklik oldu mu?
Tabi oldu. Biz burayı İş Bankası’ndan aldığımızda,
halka açık şirket olarak, piyasa değerinin üstünde bir bedelden aldık. Borsada çağrı yapmak diye bir kavram var.
Hissedarlar, halka açık olan hisseleri getirirlerse, yönetim hisselerini alan firmanın bunları da alma yükümlülüğü var. O gün için, yüzde 44 gibi dışarıda olan hisselerin
karşılığı olan tutarı, bu çağrı yapılmadan önce bankaya
bloke etme zorunluluğu vardı. Ağır bir şarttı bu. Gerekli
olan parayı yatırdık. Çağrıda 100 bin dolarlık hisse geldi.
Demek ki halk size güvendi.
Evet güvendi. En azından ilk çağrıda hemen cevap
verilmiş oldu. Yıllık toplantılarda siz ne kadar anlatsanız
da halk, hissedar gördüklerine inanıyor. Şirketi aldık,
para da kazandık. Fabrikaya harcadık. Bir gemimiz vardı onu sattık. Üç gemi aldık. Hem yeniledik hem de tonaj
olarak kapasitesini arttırdık. Biz alırken sermaye 62,25
milyon lira, bir hisse 3,16 lira idi, şimdi sermaye 300 milyon, bir hisse 3,7 lira... Şirketin piyasa değeri neredeyse
altı katına çıktı.
Halil Şahin/İDÇ Yönetim Kurulu Başkanı
Nuri Şahin/İDÇ Yönetim Kurulu Bşk. Yrd.
Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği
11
Ekim 2011
İDÇ
ailesinden bir ve Koç ailesinden bir kişi yönetim kurulu
üyesi olarak görev yapıyor. Uyum içinde bir çalışmamız
var. Yönetim kurulumuzda, bundan sonra işler şu şekilde yürüsün, öyle olsun demekten ziyade, kısa sürede
karar alarak çözüm üretmenin her türlü alternatifini yaratmayı amaçlıyoruz.
Piyasaların en iyi olduğu dönemde bir gemiyi sattınız, en düşük olduğu dönemde ise gemi yatırımlarınızı gerçekleştirdiniz diyebilir miyiz?
İDÇ
Şirketin hisselerini İş Bankası’ndan aldığımız dönemde, mevcut olan 43 bin ton dwt gemimizi, 2007 sonunda uygun koşullarda sattık. Gemi yatırımları için uygun
zamanı bekledik. 2008’deki krizde, fiyatların düştüğü bir
ortamda, şu an mevcut olan gemilerimizi almış olduk.
Bu da şunu gösteriyor ki, mesele sadece maliyetler değil… Piyasayı da yakından takip etmek gerekiyor.
Tabii ki… 2008 krizi dünyada çok şeyleri değiştirdi.
Çok şişkin bir emtia yapısı oluşmuştu. Dünya ekonomisinin bunu kaldıramayacağı biliniyordu. Hatta 2007’nin
sonlarında başlamıştı ama 2008’nin ortalarından sonra
kriz açıkça ortaya çıkmaya başladı. Gemi tutuyorduk
Dubai’ye, günlüğü 100 bin dolara… Şimdi günlüğü 10
bin dolar… Kriz sonrası o şişkinlik gitti. Şu anki krizde
ise, emtia piyasasında düşüş var. Bu kriz, inşallah daha
fazla sıkıntı yaratacak boyutlara gelmez.
Sizin geçenlerde, tam da bu fiyatlarla ilgili tartışmaların devam ettiği ve ikinci defa demir çelik fiyatlarının tartışıldığı bir dönemde, Dünya gazetesinde yayınlanan bir demeciniz vardı. “Fiyatlar, döviz kaynaklı
olarak şişmiş görünüyor”demiştiniz. O konuyu biraz
açabilir misiniz? Fiyatlar neydi nereye geldi?
Şöyle düşünelim. 18 Ekim itibariyle, 680 dolar artı
KDV’ye ürün satıyorsunuz. Eğer dolar 1.5 TL ise, 680
dolarlık ürünün KDV dahil fiyatı 1.205 TL, dolar 1.85 TL
olduğunda ise, KDV dahil fiyat, 1.485 TL ediyor. Aradaki
fark 280 TL ve bu fark, sadece kur farkından kaynaklanıyor. İç piyasada satılan fiyatla dışarıda satılan fiyat
arasında bir uçurum yok. Farklılık da yok.
Herhalde demirin dünya piyasalarında işlem gören bir emtia olduğunun ya farkında değiller, ya da
anlamak istemiyorlar.
Bir inşaatın içerisindeki demirin payı açısından değerlendirdiğinizde, inşaat demiri fiyatındaki artışın, inşaat sektörünü krize sokacak kadar, arz talep dengelerini
bozacak kadar bir payı olduğunu düşünmüyorum. Ancak her emtiada yüzde 30-40’lık bir fark oluştuysa, belki
olabilir. Siz eğer dünyaya entegre olmuşsanız, dünya
piyasası koşullarında çalışıyorsanız, hele de AKÇT ile
imzaladığınız bir sözleşme varsa, benim malım 750 dolar derseniz, İtalya’dan, Yunanistan’dan, İspanya’dan,
buraya dünya kadar mal iner… Fahiş fiyat beyan etme
gibi bir lüksüm yok benim. İhraç ettiğimiz ürünlerde de,
bir başkasına 20 dolar pahalı mal satma şansım da yok.
Dünya piyasasında oluşmuş fiyatlar her yer için geçerli… Navlunu da koyduğunuz zaman, örneğin Singapur’a
mal satıyorsunuz. Kore de satıyor, Çin de satıyor. Belki
şu anda İspanya da satmak için uğraşıyor. Neye göre
Ekim 2011
12
Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği
Türk demir çelik sektörü, gerçekten en rekabetçi
sektör… Hem iç piyasada hem dış piyasada… Rakiplerimize bakın… Ukrayna, Rusya, Çin, Moldovya… Bunların hepsinde üretim maliyetleri daha uygun koşullarda.
Enerjisi, doğalgazı, işçilik ücretleri…
Karşılaştırmalı üstünlükleri yanında doğrudan
veya dolaylı devlet yatırımları da var.
Evet, özellikle Ukrayna ve Rusya’da, entegre tesislerde, en ucuz şartlarda hammadde, kömür ve cevher
kullanılıyor.
Olağanüstü ucuz…
Bu koşullarda çalışan bir sektör, dışarıda veya yurt
içinde nasıl fahiş fiyata mal satar... AKÇT içerisindesiniz,
Avrupa Birliği’ne bağlısınız. Siz nasıl 20-30 dolar pahalı
mal satarsınız… Avrupa’da hemen her yerde sıkıntı var.
Önemli oranda bir üretim düşüşüne gidiliyor. Tüketim olmadığı için, yeniden yapılanma olmadığı için… Durgunluk nedeniyle, Avrupa’daki ekonomilerde sıkıntı yaşanıyor. Başta Yunanistan olmak üzere... Arkasından İtalya
ve Portekiz konuşuluyor. Böyle bir ortamda bizim fahiş
fiyat sunma lüksümüz kesinlikle yok. Ayrıca Türkiye’de
demir çelik üretimi, tüketimin iki katı. Eğer biz ürettiğimiz
ürünün yüzde 60’ını, yüzde 50’sini ihraç edemiyorsak,
Bu ülke enerji politikasını
belirlerken, enerjinin kaynağına
ilişkin oran tercihlerini çok
iyi hesap edip, kalıcı, enerjide
darboğaz yaşanmayacak şekilde
yatırımlarını yönlendirmek,
alternatif yöntemler arasında
dengeli tercihler oluşturmak
durumunda…
zaten pazarlama şansımız da, tam kapasite çalışma
şansımız da yok.
İçeride fiyatlar biraz yüksek olsa, o ihraç etmeye
çalıştığınız ürün de rekabetle içeriye döner, fiyatlar
yine düşer.
Tabi fiyat yine düşer. Sizler de biliyorsunuz. Türkiye,
son altı ayda 500-600 bin ton çubuk demir ithal etti.
Karşınızda rekabet eden bir yapı var. Biz o kadar rahat
çalışabilen, fiyatını istediği gibi belirleyen bir sektör değiliz. Zaten ufacık bir konuda bile Rekabet Kurulu bütün
kuruluşlarımızı inceliyor, denetliyor.
Sektör, bu sene de incelemeden çok temiz çıktı.
Biz de bakım ve bu kontinü döküm makinesinin re-
Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği
13
Ekim 2011
İDÇ
satıyoruz. Singapur’da fiyat 700 ise, Türkiye ne yapıyor,
navlun fazla ise, diğer taraftan denge kurmaya çalışıyor.
İDÇ
Rakiplerimizle rekabet edebilmek için, en az onlar kadar teknolojik
gelişmeleri yakından takip edebilmemiz gerekiyor… İşçilik maliyetlerine
baktığınızda, rakibiniz sizin işçilik maliyetinizin üçte biri ile üretim
yapıyorsa, ekonominin her 3-5 senede bir sallantı geçirdiği dönemlerde
nasıl rekabet edip ayakta kalacaksınız… Var mı böyle bir şansınız… O yüzden
sanayici, teknolojiyi çok yakından takip etmek durumunda…
vizyonu için 15 gün üretimi durdurduk diye ifade verdik.
Yetkililer üretimdeki duruşun bakım için olduğunu gördüler de bu incelemeden yüz akıyla çıktık.
Hükümet de, yetkili kurumlar da bizi zaten takip ediyor, gerekli incelemeleri yapıyor, çalışma düzenimize
bakıyor. Rekabete engel olacak durum ve davranış içerisinde olup olmadığımızı inceliyorlar.
lazım. Ama İskenderun’un konumu gereği ve o gün içinde bulunduğu şartlar gereği, sağolsun arkadaşlarımız,
bizim başkanlığı sürdürmemizi istediler. Belki bu faydalı
da oldu. Üniversitenin gelmesi gibi konularda katkılarımız oldu. İnşallah bir süre sonra görevimiz bitiyor. Bizden
sonraki arkadaşlar da, bunu en iyi şekilde yapacaklardır.
Siz hem burada, Ege Demir ve Demirdışı Metaller
İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı hem
de İskenderun’da Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığını beraber sürdürüyorsunuz. Sizin için yorucu olmuyor mu?
Osmaniye’de yeni kurulan tesislerde çok ciddi kapasitelere ulaşılmış oldu. Osmaniye ve İskenderun’da
16,2 milyon ton ile en büyük çelik kapasitesi oluştu.
Aliağa, 11,2 milyon ton ile Türkiye’nin 3. en büyük
çelik üretim merkezi konumunda… Gerçi İDÇ olarak
siz biraz kapasiteyi iyileştirdiniz. Bu konuda neler
söylemek istersiniz?
Bu görevleri yerine getirirken belli fedakârlıklarda bulunmak gerekiyor… Özveriyle yapılan işler bunlar… Ben
altı yıldır İzmir’deyim. Doğal olarak, benim artık İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı’nı yürütmemem
Biz geldikten sonra kapasiteyi arttırdık. Özkan Demir
Çelik yeni tesis kurdu. Bir iki arkadaşımızın da düşünceleri var. Realize edilir mi edilmez mi bilemiyorum ama
ilerleyen günlerde neler yapılabileceğini göreceğiz.
Ekim 2011
14
Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği
İzmir bölgesi, Çevre Bakanlığı’nın en fazla üzerinde durduğu bölgelerden biri… Her konuda titiz davranıyorlar. ÇED raporu verilirken, emisyon izni verilirken,
yeni yatırımlar için izin verilirken çok sıkı tutuyorlar.
Çanakkale’den Antalya’ya kadar tek ağır sanayi bölgesi,
Aliağa bölgesi… Bu iki şehir arasındaki çok uzun sahil
şeridinde başka bir ağır sanayi bölgesi yok. Ancak turizm ile sanayiyi ayıramamışız. Ülkemizde turizm ile sanayiyi ayıramamak gibi bir sıkıntı yaşanıyor maalesef.
Sanayinin bittiği noktada, turizm başlıyor. Bence burada
bir çelişki var. O bölgede turizm tesisi kuran ya da yazlık konutu olan kişiler, kendi açılarından haklılar… Diğer
tarafta, ağır sanayi bölgesinde izinli, ruhsatlı, yasalara
uygun yatırımlar yapmış sanayici kuruluşlarla görüşürseniz, bu kişilerin de haklı olduğunu görürsünüz. Hassas
bir denge var anlayacağınız…
Sınırlı bir turizm kapasitesi ile 11,2 milyon ton
üzerinde çelik, petrokimya, petrol rafinerisi, enerji
santrali gibi Türkiye’nin en büyük ağır sanayi kapasitesi arasında bir tercih yapmak gerekiyor belki de…
Bunun iyi ayırdedilmesi lâzım ama, çok net bir ayırım
yok maalesef…
Arada tutturulması gereken ince bir ayar var hiç
şüphesiz…
O maalesef gözetilmiyor. Bir yer için plânlama, programlama yapılırken, en azından bir 50 seneyi göz önünde bulundurmak lazım. Herhalde orada da bazı eksikliklerimiz var. Ne turizmcinin, ne çevre sakinlerinin, ne de
sanayicinin suçu var. Ama ülkemizin de geldiği nokta
bu… Her 10 senelik dilimleri incelediğimiz zaman, Türkiye hakikaten çok ciddi mesafeler katediyor. Bu neden
oluyor diye baktığınızda, rakipleriniz sizden çok önce altyapısını kurmuş. Nüfus artışı yok. Yeni bir altyapı için ihtiyaç duyulmuyor. Oysa Türkiye, çığ gibi büyüyen bir ülke.
30 milyon civarında genç nüfusu var… Bu genç nüfusa
istihdam yaratacak yatırımların olması lazım. Bu çelişkiler içerisinde, bir şekilde faaliyetler sürdürülmeye çalışıyor. Belki plânlamayı çok doğru yapabilseydik, sanayi
TEMEL GÖSTERGELER:
Sıvı Çelik Kapasitesi
: 1.5 milyon ton
Mamul Kapasitesi
: 1.2 milyon ton
Grup Şirketleri Personel Sayısı : 1500
Ürünler
•8-50 mm çapında ve 6-18 m boyunda düz,
nervürlü ve kaynaklanabilir nervürlü beton
çelik çubuklar
•100-140 mm kesik ebadında ve 4-12 m
boyunda çelik kütükler
•Üretimin yüzde 60’ı ihraç ediliyor
Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği
15
Ekim 2011
İDÇ
Ülkemizde belirli bölgeler, ağır sanayi bölgeleri
olarak kurulmuş durumda. Bu bölgelerde hazır ağır
sanayi altyapısı oluşmuşken, buralara yüklenip, başka bölgeleri de başka fonksiyonlar için ayırmak yerine, sanki burası bir turistik bölgeymiş gibi, emisyon
açısından aynı değerleri tutturma gibi arayışlara girmek, çelik sektörümüzü çok büyük sıkıntıya sokuyor.
Bu tür sıkıntılar yaşadınız mı Çevre Bakanlığı ile?
İDÇ
ve turizmi ayırdedebilseydik, sonuç çok daha farklı olabilirdi. Yoksa sanayici olarak biz, hiçbir zaman çevreye
duyarsız kalalım demiyoruz. Çünkü neticede biz de bu
ülkede yaşıyoruz. Çocuklarımız, torunlarımız burada yaşayacak. Bizim de çevreci olduğumuzu, herkesin bilmesi lâzım. Çevre yatımlarına ne kadar para harcadığımızı
söylersek ne kadar çevreci olduğumuz daha iyi anlaşılır.
leri ihracatından 12,3 milyar dolar gelir elde edildiği ve
ayrıca, yurtiçinde 17,3 milyon ton civarındaki çelik tüketiminin 10,2 milyon tonluk bölümünün desteklenmesi ile,
8 milyar dolar civarında ithâl ikâmesi sağlandığı hususu
dikkate alındığında, söz konusu girdi ithalâtının ne kadar
verimli bir şekilde değerlendirilmiş olduğu açıkça ortaya
çıkacaktır.
Sektördeki teknolojik gelişmeleri takip edebiliyor
musunuz? Bu konuda durum nasıl?
Bu yönüyle, meselenin net döviz çıkışı açısından
incelenmesinde fayda görüyor ve çelik sektörümüzün,
ödemeler dengesi açığının kapatılmasına olan önemli
katkısının, önümüzdeki yıllarda artarak devam edeceğini
vurgulamak istiyorum.
Rakiplerimizle rekabet edebilmek için, en az onlar
kadar teknolojik gelişmeleri yakından takip edebilmemiz gerekiyor. 3 milyon tonluk çelikhaneyle üretim yapan
ile, 800 bin tonluk çelikhaneyle üretim yapan, hemen
hemen sayısal olarak aynı işçi ile üretimi yapıyor. İşçilik
maliyetlerine baktığınızda, rakibiniz sizin işçilik maliyetinizin üçte biri ile üretim yapıyorsa, ekonominin her 3-5
senede bir sallantı geçirdiği dönemlerde nasıl rekabet
edip ayakta kalacaksınız… Var mı böyle bir şansınız…O
yüzden sanayici, teknolojiyi çok yakından takip etmek
durumunda… Bence bu, tüm dünyada böyledir. Az gelişmiş ülkelerde bu daha da ön plana çıkıyor. Kazandığını yatırmak zorunda… Ömür boyu ayakta kalıp, güvenle
yoluna devam edecekse, bunu yapmak zorunda…Aksi
takdirde, günün koşullarına ayak uyduramayanların
ayakta kalma şansı yok.
Elektrik enerjisi üretme konusunda hangi aşamadasınız? Biraz bilgi verir misiniz?
Bu ülkenin enerji çeşitlendirme sorunu var. Tek bir
kaynağa bağlı enerji üretmek, enerjide her zaman sıkıntı yaşanması riskini de beraberinde getiriyor. Bu ülkede
elektrik enerjisine ihtiyaç var. Bu ülke enerji politikasını
belirlerken, enerjinin kaynağına ilişkin oran tercihlerini
çok iyi hesap edip, kalıcı, enerjide darboğaz yaşanmayacak şekilde yatırımlarını yönlendirmek, alternatif
yöntemler arasında dengeli tercihler oluşturmak durumunda. Meseleyi tümüyle kavrayan pozitif yaklaşımlara
ihtiyacımız var.
Son zamanlarda demir çelik sektöründe hurda
ithalât değerinin her fırsatta gündeme getirilip, sektörün gerçekleştirdiği üretim ve ihracat faaliyetleriyle,
ülkenin dış ticaret açığına günden güne artan katkısı
göz ardı edilerek, amacını aşan eleştiriler yapılıyor.
Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Hurda ithalâtı konusuna, yalnızca ithalât sebebiyle,
yurtdışına ne kadar döviz çıktığı açısından değil, ithâl
ikâmesi ve ihracat sayesinde, ne kadar döviz tasarrufu
sağlandığı açısından da bakmak gerekiyor.
Yılın ilk 8 aylık döneminde, hurda, cevher, kömür, sünger demir, ferro alyaj gibi girdilerin ithalâtı için 8,1 milyar
dolar civarındaki döviz çıkışına karşılık, demir çelik ürünEkim 2011
16
Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği
İDÇ’nin VİZYONU ve MİSYONU
Yüksek ve modern teknoloji ile çalışarak, düşük maliyetli, kaliteli üretim yaparak, ülke ve pay sahipleri adına
maksimum fayda sağlamak, daima yenilikçi ve gelişmeye açık bir şirket olarak sektörde ilk olmayı sürdürmek
İDÇ’nin vizyonu…
Firmanın misyonu ise, sektörde en ileri teknolojiyi takip etmek, bilgi, tecrübe ve yaratıcılığa dayalı kaliteli
üretim anlayışıyla, kalıcı ilişkiler kurmak, sosyal ve ekonomik değer yaratarak ülke ekonomisine katkıda bulunmak, know-how transfer etmek, yurtdışında tesisler kurmak, geliştirmek, iyileştirmek, işletmeye almak,
müşteriler, tedarikçiler, çalışanlar, pay sahipleri ve ülke için sürekli fayda yaratmak olarak belirlenmiş…
1975’te kurulan İDÇ’nin haddehane tesisleri 1983’te,
çelikhanesi ise, 1987 yılında işletmeye alınmıştır.
İzmir Demir Çelik Sanayi A.Ş., başta en büyük ortağı
Şahin-Koç Çelik Sanayi A.Ş. olmak üzere, 4.000’i aşkın
ortağı bulunan 300 milyon TL sermayeli halka açık bir
anonim şirkettir.
ÇELİKHANE
Çelik Hurdalarının ergitilip, rafine edildiği ve sürekli
döküm makinası ile çelik kütük haline getirildiği çelikhanenin yıllık kapasitesi 1.5 milyon tona ulaşmaktadır.
Kapalı Hurda Sahası
Kapasite : Yaklaşık 200 bin ton
Elektrik Ark Ocağı
Döküm Ağırlığı
: 150 Ton
Trafo
: 120 MVA
Seri Reaktör
: 36 MVAR
Elektrik Transferi : Akım taşıyıcı bakır kollar ile
Oksijen Üfleme : Kombine brülörden
Döküm Metodu : EBT
Duvar ve Kapak : Su soğutmalı paneller
Pota Ocağı
: 150 Ton
Döküm Ağırlığı Trafo
: 20 MVA
Sürekli Döküm Makinası
Yarıçap
:6m
Yol Sayısı
:7
Kesit Ebadı
: 140x140 mm x mm - 12 m
Pota Desteği
: Döner kule
Kalıp Seviye
: Manyetik
Karıştırıcı
: Elektromanyetik
Kütük Kesme Sistemi : Alevli
HADDEHANE:
Yıllık 900 bin ton kapasiteli haddehanede üretim hattı
tamamen bilgisayar kontrollü olarak çalıştırılmaktadır.
Haddehanede mevcut bulunan ikiz haddeleme ve
çift ikiz haddeleme, kontrollü soğutma, tüm hat boyunca uygulanan kompozit hadde merdaneleri, manyetik
frenleme sistemleri, üretim hızını arttırmakta, yatırım ve
işletme maliyetlerini düşürerek avantaj sağlamaktadır.
Tav Fırını
Kapasite:
Soğuk Şarj
: 130 t/saat
Sıcak Şarj
: 160 t/saat
Tip
Yürüyen Kiriş
Yakıt
Doğal Gaz/LPG/Fuel Oil
Kontinü Haddeler Grubu
Hazırlama Haddeleri : 8 adet
Ara/Finiş Haddeler
: 8 adet
Ara uçar makaslar
:2
Finiş uçar makaslar
:1
Makaslar
Kontrollü soğutma sistemi : 8-50 mm çapında
İkiz Haddeleme
Çift İkiz Haddeleme
Soğutma Platformu : 16-22 mm çapında
: 8-14 mm çapında
: 92x7.5 metre
Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği
17
Ekim 2011
İDÇ
İDÇ’nin 36 Yıllık Serüveni…
100 mm - 160 mm HE A, HE AA, HE B ve
HE M profiller
80 mm - 300 mm UPN (U Channel) profiller
80 mm - 300 mm UPE, UPE A ve UPE AA
(U channel) profiller
İDÇ
80 mm - 160 mm eşkenar köşebentler
80 mm - 160 mm çeşit kenar köşebentler
Boy
6 m – 15 m
LABORATUVARLAR:
Üretimde kullanılan hammaddeler ve üretilen mamuller, en modern cihazlarla donatılmış laboratuvarlarda
ve üretim hatlarında kontrollerden geçirilmektedir.
Fabrika girişinde kurulu Radyasyon Panel Dedektörleri ile, fabrikaya giren hammaddelerin tamamı radyasyon kontrolünden geçirilmektedir.
Kimya Laboratuvarı:
Optik Emisyon Spektrometreleri
Azot-Oksijen Ölçme Cihazı
Yaş Analiz Ekipmanları
Mekanik Laboratuvarı:
Çekme Makineleri: 600 kN-1200 kN-2000 kN
Katlama Testi Makineleri
ÜRÜNLER
YARI MAMÜLLER
Kesit
Sertlik Ölçme Cihazı
Metalurji Mikroskobu
Metalografik Ekipmanlar
100-140 mm
AR-GE:
Boy
4 m - 12 m
Ar-Ge Çalışmaları, Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri
ÇUBUK MAMULLER
İDÇ’de AR-GE çalışmaları, Foça Çelik Fabrikası’nın
kurulması kararı ile başlamıştır.
Çap
AR-GE Departmanı’nın temel işlevi, gelişen ve değişen dünya üretimi ve pazar koşullarına paralel olarak
İDÇ’nin rekabet gücünün sürekliliğini sağlayacak gelişmeler için çalışmalar ve yatırımlar yapmaktır.
8 mm - 50 mm
Boy
6 m - 18 m
Düz veya nervürlü, sıcak veya temperit (kontrollü soğutma) olarak talebe göre özel boyda üretilmektedir.
PROFİL ÇUBUK MAMÜLLERİ
(Eylül 2012’den itibaren üretilecektir.)
Kesit
80 mm - 300 mm IPN (I profiller)
80 mm - 300 mm IPE, IPE A ve IPE AA profiller
Ekim 2011
18
Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği
1990’dan bu yana İDÇ, bilgi birikimini ve deneyimini
aşağıda belirtilen hizmetlerle yurtiçi ve yurtdışı demir çelik şirketlerine transfer etmektedir:
•İDÇ’de ve müşteri tesislerinde eğitim programları,
•Sunulan teknoloji ve teslim edilen makineler dahil
olmak üzere, üretim ve bakım için danışmanlık programları,
•Mühendislik Tasarımları,
•Elektrik ark ocakları duvar ve kapakları için su soğutma, hurda ön ısıtma, EBT, köpüklü cüruf, ikiz ve çift
ikiz haddeleme, haddehanede kontrollü soğutma, tav
ocağı yakma havasının oksijen ile zenginleştirilmesi konularında bilgi ve teknoloji aktarımı,
•Anahtar teslimi çelikhane ve haddehane kurulması,
•Müşteriye ait tesislerin modernizasyonu.
Bugüne kadar 15’ten fazla yurtiçi ve yurtdışı demir
çelik firmasına İDÇ’de ve müşteri tesisinde eğitim ve süpervizyon hizmeti verilmiştir.
Ayrıca Malezya’da ANTARA Steel Mills çelikhane
modernizasyonu ve kapasite artırımı yatırımları ile Umman Sultanlığı’nda Sharq Sohar Steel haddehane modernizasyonu, İDÇ tarafından gerçekleştirilmiştir.
KALİTE POLİTİKASI
deki ihtiyaçların ortaya çıkartılması; kaynak ihtiyaçlarının
giderilmesine, iyileştirme ve geliştirmenin sağlanmasına
yönelik programların oluşturulması,
•ölçme, analiz ve iyileştirme felsefesinin benimsenmesi ile;
- süreç yönetimi ve düzeltici/önleyici faaliyet yöntemlerinin uygulanarak objektif değerlendirme sonucu elde
edilen verilerin,
- iç ve dış denetleme sonuçlarının,
- müşteri şikayet ve talepleri ve müşteri memnuniyeti
verilerinin,
- tedarikçi değerlendirme verilerinin,
- yönetim gözden geçirme verilerinin
objektif kriterlere dayandırılarak değerlendirilmeleri
ile sürekli iyileştirmenin ölçülebilir veya değerlendirilebilir
hale getirilerek izlenmesi
İDÇ’nin kalite politikasını oluşturan temel faktörler,
şeklinde belirlenmiştir.
•üst yönetim liderliğinde tüm çalışanların katılımı ile
aidiyet duygusunun, takım ruhu felsefesi ve bilincinin,
topyekün gelişmeye olan inancın ve birlikteliğin benimsenmesi,
ÇEVRE POLİTİKASI
•en üst düzeyde müşteri memnuniyeti ve bunun sürekliliğinin sağlanması için çalışılması,
•en üst düzeyde rekabet edebilecek ürün ve hizmet
kalitesinin sağlanması ve bunun istikrarla sürdürülmesi,
•firmanın geleceği ve başarısının, Kalite Yönetim Sisteminin sürekli iyileştirilmesi, geliştirilmesi ve etkinliğinin
arttırılması yolu ile sağlanabileceğine inanılması ve bu
yönde en üst düzeyde çaba gösterilmesi
olarak belirlenmiştir.
İDÇ’nin kalite hedefleri;
•kalite politikasının, İDÇ firma ve kalite bilincinin her
kademede benimsenmesi, anlaşılması, uygulanması ve
sürekli iyileştirilmesi için; eğitim ve öğretim programları
ile tüm çalışanların gelişiminin sağlanması ve sonrasında izlenerek gözden geçirilmesi,
İzmir Demir Çelik Sanayi A.Ş.,
•“sürdürülebilir kalkınma” ve “temiz üretim” ilkelerini
temel alarak tüm faaliyet, ürün ve hizmetlerinde;
•devlet otoritesi tarafından çıkarılan ve yürürlüğe konan, çevreyle ilgili ulusal ve uluslararası yasal düzenlemelere ve şartlara uymayı,
•mevcut en iyi teknikleri ve çevre dostu teknolojileri
kullanarak kaynak kullanımının azaltılmasını, çevre kirliliğinin önlenmesini ve atıkların kaynağında en aza indirilmesini,
•çevre kirliliğine ve atık oluşumuna karşı alınan tüm
tedbirlerin devamlılığını ve bu tedbirlerin değerlendirilerek sürekli iyileştirilmesini sağlamayı,
hedeflemekte ve taahhüt etmektedir.
•İDÇ’nin tüm kademeleri arasında iletişimin sağlanması, etkinliğinin gözden geçirilmesi ve sürekli iyileştirilmesi, iyileştirme ve gelişme için her kademede katılımın
sağlanması ile öneri mekanizmasının oluşturulması ve
bunların değerlendirilmesi,
•müşteri taleplerinin, uluslararası standartlar, şartnameler ve İDÇ spesifikasyonlarının tam olarak karşılanmasını garanti altına almak üzere kalite planlarının oluşturulması, uygulanması ve geliştirilmesi,
•üretim ve hizmet süreçlerinin tümünün belirli periyotlarla gözden geçirilerek, iyileştirme ve gelişme yönünTürkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği
19
Ekim 2011
İDÇ
•Çelikhane ve haddehane ekipmanları teslimi,
375 m, genişliği 32 m, derinliği ise 8-26 metre arasındadır. Maksimum 80 bin dwt gemilerin yanaşabildiği iskelede yılda ortalama 325 adet gemiye hizmet veren tesis
yıllık 4 milyon ton tahmil tahliye yapmaktadır. Mevcut
ekipmanla 7 milyon ton elleçleme kapasitesine sahiptir.
İDÇ
Öncelikle İDÇ’nin ithal ve ihraç mallarının kendi iskelesinde yükleme ve boşaltma amacıyla kurulan İDÇ
Liman İşletmeleri A.Ş, aynı zamanda yurtiçi ve yurtdışı
şirketlere yükleme-boşaltma, nakliye ve antrepo hizmeti
de sunmaktadır.
İzdemir Enerji Elektrik Üretim A.Ş.
İzdemir Enerji Elektrik Üretim A.Ş., 2007 yılında kurulmuştur. İzmir Demir Çelik, İzdemir Enerji’nin 65.625.000
TL olan sermayesinde, yüzde 60 oranında paya sahiptir.
Şirket, enerji piyasasında faaliyet göstermek amacıyla T.C. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na gerekli
başvuruları yaparak 04.06.2009 tarihinde üretim lisansını almıştır. 02.04.2011 tarihinde CMEC (China Machinery Engineering Corporation) ile ekipman sözleşmesi
imzalayan İzdemir Enerji, yasal prosedürlerin tamamlanmasının ardından yatırımına başlayacaktır.
GEMİLER:
İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ
İnsanı en değerli varlık olarak kabul eden İDÇ’nin
öncelikli hedefi, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü geliştirmek, tek ve en önemli amacı, personelin meslek hastalığına yakalanmadan ve iş kazası geçirmeden çalışmalarını sürdürmesini sağlamak temel prensibi ile, iş sağlığı
ve güvenliği uygulamalarını sürekli iyileştirmek ve örnek
teşkil etmek olarak belirlenmiştir.
İDÇ, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi Sertifikası ile Cares İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi
Sertifikası’na sahiptir.
GRUP ŞİRKETLERİ
Akdemir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Akdemir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş. uzun hadde
mamulleri üretmek amacı ile 1993 yılında kurulmuştur.
Aliağa ağır sanayi bölgesinde 45 bin m2’nin üzerinde
bir alanda üretimini sürdüren firmanın üretim kapasitesi
yıllık 300 bin tondur.
Akdemir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş., en büyük ortağı
İzmir Demir Çelik Sanayi A.Ş. olmak üzere, 6 milyon TL.
sermayeli bir anonim şirkettir.
İDÇ Liman İşletmeleri A.Ş.
Aliağa-Nemrut Körfezi’nde modern liman tesislerine
sahip 23 milyon TL sermayeli bir kuruluştur.
200 bin m2 arsada yer alan Liman’ın iskelesinin boyu
Ekim 2011
20
Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği
M/V HALİL ŞAHİN
: 48.377 dwt
: 52.344 dwt
M/V IDC PEARL
M/V IDC DIAMOND : 53.483 dwt
İDÇ, Sürdürülebilir Çelik Sertifikası‘nı Almaya
Hak Kazanan İlk Türk Demir-Çelik Firması…
UK CARES firması tarafından verilen Sürdürülebilir
İnşaat Çeliği Sertifikası, inşaat çeliği üretimi için hammadde satın alınması aşamasından, nihai ürünün elde
edilme aşamasına kadar, sıvı çelik üretimi, döküm ve
haddeleme dahil tüm üretim süreçlerini kapsayan bir
sertifikadır.
İDÇ, bu sertifikanın gereği olarak, çevresel, sosyal
ve ekonomik faktörlere dayalı bir “Sürdürülebilir İnşaat
Çeliği Politikası” oluşturmuş, el kitabı ve kılavuzları hazırlamıştır.
Bunun sonucunda, üretim faaliyetlerinin çevre üzerindeki etkilerinin en az düzeye indirilmesi, sürdürülebilirliğinin garanti altına alınması ve sürekli iyileştirilmesi,
yasal ve diğer şartlara uygun olarak çevre kirliliğinin önlenmesi taahhüt edilmiştir.
İDÇ‘nin ürünlerinin Sürdürülebilir İnşaat Çeliği şartlarına uygunluğu, üzerine iliştirilen etiketlerde şu ifade
ile beyan edilimektedir: “Bu inşaat çeliği, BS8902:2009
standardına uygun olan CARES Sürdürülebilir İnşaat
Çeliği Plânına göre üretilmiştir.”
Bu sertifikayı almaya hak kazanan ilk Türk demir-çelik
şirketi olan İDÇ, böylece çevreci ve sürdürülebilir yapı
inşa eden uluslararası firmaların tedarikçisi olabilmek
açısından önemli bir rekabet avantajı sağlamıştır.
Sürdürülebilir İnşaat Çeliği Kriterlerinin
Kapsadığı Konular:
İklim değişikliği ve enerji
• Sera gazı emisyonları ve enerji kullanımı
İDÇ
Düzenli aralıklarla sürdürülebilir inşaat çeliği kriterlerinin yerine getirilip getirilmediğinin takibini yapan ve UK
CARES’e raporlayan İzmir Demir Çelik Sanayi A.Ş. yönetimi, rapor sonuçları ile birlikte, iç denetim, veri analizi, kaza ve ramak kalma incelemeleri, önleyici ve düzeltici faaliyetlerle ilgili sonuçları da düzenli olarak gözden
geçirmektedir.
• Hammadde tedariğinde taşımanın
(deniz, karayolu, demiryolu) etkileri
Sürdürülebilir tüketim ve üretim
• Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 14001
• Malzeme verimliliği
Doğal kaynakların korunması ve çevrenin
iyileştirilmesi
• Hammadde tedarik zinciri, kalite ve performans
• Su tüketimi
• Atık yönetim sistemi
• Biyolojik çeşitlilik ve eko-toksisite
• Çevre kazaları, şikayetler ve cezalar
Sürdürülebilir toplumların oluşturulması
• Yerel halk ve paydaşların katılımı
• Güvenli ve sağlıklı çalışma koşulları ve ISO 18001
• İşyerinde temel haklar
Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği
21
Ekim 2011

Benzer belgeler