Bu eserin tam metnini indirmek için tıklayın

Yorumlar

Transkript

Bu eserin tam metnini indirmek için tıklayın
International Journal of Languages’ Education and Teaching
ISSN: 2198 – 4999, Mannheim– GERMANY
UDES 2015, p. 2648-2661
AZERBAIJAN IN TURKISH CLAIMS ON VALENZA
AZERBAYCAN TÜRKÇESİNDE İSTEM/VALENZ ÜZERİNE1
Tuğba ŞAHİN2
ABSTRACT
The most important factor is the language that the existence of society. The functionality of the language depends
on social and political relations. Languages consists of the language family divided into sub-headings in itself.
Turkish language family also takes place in 7th rank among the world's languages. The most important events
affecting the development of the Turkish language is the disintegration of the Soviet Union. With the collapse of
the Soviet Union among the Turkish world political, economic, social and cultural convergences occurred.
Increased relationships between nations closer together, these contractions, particularly in the study of Turkish
World Literature is faced with a variety of transmission problems. In this case dialect in the handover as a major
obstacle is encountered. One of the problems in Polish from the prompt transfer / Valenza structures. Claims /
Valenza connecting structure of the words, the importance of clear meaning in terms of the situation is great.
Valenza dictionaries are so indispensable in the transfer process. Source and target polish polish prepared taking
into consideration both languages appropriate to the nature of the transfer problem with these claims seriously
dictionary solution to this arm will have been service oriented.
This study will focus on Valenza structures Oguz group in the Turkish and Azerbaijan is one of the Turkish
dialects. Azerbaijan tale study focused on the subject of the claims on comparative examples from the text. Claims
/ Valenza adds Hal are discussed in terms of time examining the text and attachments. Source polish; Azerbaijan
target the Turkish dialect; Turkey adds discussed in semantic context over sentence translated into Turkish was
evaluated in accordance with the structure of grammar of both languages.
Keywords: Claims / Valenza, Valenza Dictionaries, Tables, Azerbaijan Turkish
ÖZET
Toplumların varlığını sağlayan en önemli etken dildir. Dillerin işlevselliği de sosyal ve siyasi ilişkilere bağlıdır.
Diller kendi içerisinde alt başlıklara ayrılan dil ailelerinden oluşur. Türk dilleri ailesi de dünya dilleri arasında
7.sırada yer alır. Türk dilinin gelişim sürecine etki eden en önemli olay ise Sovyetlerin Birliğinin dağılmasıdır.
Sovyetler Birliğinin yıkılması ile Türk Dünyası arasında siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel yakınlaşmalar
gerçekleşmiştir. Bu yakınlaşmalarla birlikte milletler arasında ilişkiler artmış, özellikle Türk Dünyası Edebiyatı
üzerine yapılan çalışmalarda çeşitli aktarma sorunlarıyla karşılaşılmıştır. Bu durum lehçeler arası aktarmalarda
önemli bir engel olarak karşımıza çıkmaktadır. Lehçeler arası aktarmalardaki sorunlardan biri de istem/valenz
yapılardır. İstem/valenz yapılarının kelimenin bağlama, anlam bakımından durumunun netleşmesindeki önemi
büyüktür. Bu yüzden aktarma süreçlerinde valenz sözlükleri vazgeçilmez unsurlardır. Kaynak lehçe ve hedef
lehçe göz önünde alınarak her iki dilin yapısına uygun hazırlanan bu istem sözlükleriyle aktarma sorunlarının bu
koluna ciddi anlamda çözüm odaklı hizmet edilmiş olacaktır.
Bu çalışmada Oğuz grubu Türk lehçelerinden biri olan Azerbaycan Türkçesindeki valenz yapılar üzerinde
durulacaktır. Çalışmamızda Azerbaycan masallarının karşılaştırmalı metinlerinden örnekler alınarak istem
konusu üzerinde durulmuştur. İstem/Valenz incelenen metinlerde hāl ekleri ve zaman ekleri açısından ele
alınmıştır. Kaynak lehçe; Azerbaycan Türkçesinden hedef lehçe; Türkiye Türkçesine aktarılan cümleler üzerinden
anlamsal bağlamda ele alınan ekler her iki dilin dilbilgisi yapısına uygun olarak değerlendirilmiştir.
Anahtar Kelimeler : İstem/Valenz, Valenz Sözlükler, Masal, Azerbaycan Türkçesi
Bu çalışma Nevşehir Hacı Bektaşi Veli Üniversitesi tarafından düzenlenen “1.Uluslararası Dil Eğitimi
ve Öğretimi Sempozyumu’nda” sözlü bildiri olarak sunulmuştur.
2
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, yüksek
lisans öğrencisi. E-posta: [email protected]
1
AZERBAYCAN TÜRKÇESİNDE İSTEM/VALENZ ÜZERİNE
2649
GİRİŞ
Dil; aynı kara parçası üzerinde yaşayan insan topluluklarını tek bir çatı altında birleştiren
önemli bir mefhumdur. İnsanlık tarihinin doğuşundan itibaren bakacak olursak günümüze
kadar yüzlerce belki de binlerce farklı dil doğmuştur. Bir kısmı değişimlere uğramış olsa da
halen konuşulmakta pek çoğu ise konuşulmadığından unutularak ölmüştür. Bu açıdan
baktığımızda şu an yeryüzünde kaç dilin konuşulduğu da net değildir. Belirsizliğin en önemli
nedeni ise bazı lehçelerin dil olarak kabul görmemesidir.
1.TÜRK DİLİ AİLESİ
Türk Dünyasını oluşturan yaklaşık 150 milyon insan vardır ve bu insanların tek bir alfabede
yani tek bir dil de birleşmeleri imkânsızdır. Türk dilinin tarihi hakkında pek çok görüş ileri
sürülmüş pek çok teori ortaya atılmıştır. Prof.Dr. Ahmet B.ERCİLASUN; Türk dilinin en eski
izleri Sümer kaynaklarındaki Türkçe sözlerdir, M.Ö. 3100-M.Ö. 1800 yılları arasına ait
Sümerce metinlerde 300'den fazla Türkçe söz yer almaktadır der ve Sümerceyle Türkçedeki
ortak sözlerin ortak kökenden geldiğini ya da alış veriş sonucu ortaya çıktığını ileri sürer.
Hangi ihtimal doğru olursa olsun Türkçenin ilk verileri M.Ö. 2000-3000 arasına çıkmakta,
yani bundan 4-5000 yıl geriye gitmektedir. (Ercilasun, Tarihten Geleceğe Türk Dili, 2012) . O
kadar yüzyıl içinde kaç toplulukla karşılaşılmış kaç dilden kelimeler alıntılanmıştır kim bilir.
Dilin yayılma alanını etkileyen tek konu ise ticari etkileşim değildir bir dilin nesillere
bozulmadan aktarılmasını sağlayacak en mühim mesele siyasi ilişkilerdir. Bu kadar zengin ve
geniş bir alana yayılmış köklü bir dil olan Türk Dilinin parça parça alanlarda konuşulma
sebebi de budur.
Bilindiği üzere Sovyetler Birliği Cumhuriyetlerinin dağılmasıyla bağımsız devletler haline
gelmiş topluluklar sayesinde Türk Dilinin karşılaşma alanındaki tüm engeller kalkmış oldu.
İyi bir etkileşimin edebiyatla, sanatla ve kültürel ilişkilerle kurulması üzerinde siyasi anlamda
hiçbir engel kalmamış oldu. Bu olumlu gelişmeler sonucunda asıl dikkat edilmesi gereken
konu da ortaya çıkmış oldu, anlaşılma-anlaşma problemi.
1.1 TÜRK DİLLERİ VE ANLIŞABİLİRLİK
Türk dilleri ailesi Dünyadaki bütün dil aileleri arasında yedinci büyük dil grubunu oluşturur.
Türkçe konuşanların büyük çoğunluğunun konuştuğu üç dil ailesinden en çok konuşulanı
Türkiye Türkçesidir, 70 milyon ana dili olarak konuşanı vardır. Türkiye, Balkanlar, Batı ve
Orta Avrupa'daki ikinci dil olarak konuşulur, bu da yaklaşık 80 milyondur. İkincisi;
Azerbaycan Türkçesidir bunun da Kuzeybatı İran da 30 milyona yakın konuşanı vardır.
Üçüncüsü ise; Özbekçe’dir. Özbekistan, Kuzey Afganistan, Tacikistan ve Batı Çin de 24 milyon
konuşanı insan vardır. Bunlar dışın da Kazakça, Uygurca, Türkmence, Kırgızca, Çuvaşça,
Başkırca, Tatarca dilleri vardır.
Türk dillerinin neredeyse tüm fonoloji, morfoloji ve sentaksları aynıdır. Sadece Çuvaşça,
Halaçça ve Yakutça ile Dolganca gibi Sibirya Türk dilleri bu noktalarda farklıdır. Türk dilleri
birbirlerini anlayabilen dillerden oluşan gruplara ayrılır. En büyük grup Türkiye Türkçesi,
International Journal of Languages’ Education and Teaching
UDES 2015
2650
TUĞBA ŞAHİN
Azerbaycan Türkçesini ve Türkmenceyi içine alan Oğuz grubudur. Diğer gruplar, Uygur,
Kıpçak, Ogur, Sibirya ve Argu gruplarıdır. Aynı grubun içinde yer alan dillerin arasındaki fark
bir lehçe farkı kadardır, ancak iki farklı gruba ait dilin arasında anlaşılabirliği zorlaştıran ya
da imkânsız kılan gramer farkları vardır. Buna rağmen tüm dillerde neredeyse hep aynı kalan
pek çok kelime de vardır.
( http://www.msxlabs.org/turk-dilleri-ailesi.html )
2. TÜRK LEHÇELERİ ARASINDAKİ FARKLAR
Tarihi metinlerden ya da modern lehçelerden yapılan karşılaştırmalı çalışmalarda şimdiye
kadar anlattığımız ölçütlerden dolayı anlaşmazlıklar yaşanmaktadır. Bu sorun da metinler
arası aktarma sorunun ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Mustafa Uğurlu aktarma
sorunlarına sebep olan maddeleri şu şekilde başlıklar altında toplamıştır :
2.1. Dil Alanlarının Örtüşme Meseleleri
Kaynak bakımından aynı olan diller birbiriyle büyük ölçüde anlaşırlar. Bu anlaşma oranı
dillerin aralarındaki mesafeye göre artar ya da azalır.
Temeli aynı aile birliğine dayanan lehçelerin anlaşma oranı diğer uzak lehçelere göre çok
daha fazladır. Uğurlu’nun da örneklendirdiği gibi ikisi de Oğuzcaya dayanan Türkiye ve
Azerbaycan Türkçelerinin örtüşme oranları yüksek olmasına rağmen Türkiye Türkçesi ile
temeli Kıpçakçaya dayanan Kazak Türkçesi söz konusu olduğunda bu oran düşmektedir.
Meselâ, Kıpçak temel lehçesinden gelen Tatar-Kazak-Başkurt yazı dillerinin karşılıklı olarak
örtüşme oranları aynı değildir. Kaynak bakımından Kıpçak grubuna giren Nogay, Kazak ve
Tatar Türkçelerinin, Türkiye Türkçesine benzeme oranları, birbirlerinden çok farklıdır.
Çünkü bir kültür muhiti olan Kazan ile İstanbul arasında eski dönemlerdeki yoğun ilişkiler,
International Journal of Languages’ Education and Teaching
UDES 2015
AZERBAYCAN TÜRKÇESİNDE İSTEM/VALENZ ÜZERİNE
2651
Kazan-Tatar Türkçesine birçok "Osmanlı unsurunu"nun girmesini sağlayarak örtüşme
oranını yükseltmiştir. (UĞURLU, Valenz Sözlükler, 2001, 3)
Türk lehçelerinin birbirine olan farkları, kısaca şu başlıklar altında toplanabilir:
2.2. Ses Farklılıkları
Türk yazı dillerinde aynı kelimeler farklı ses yapılarında kullanılırlar. Örneğin;
T.T. Bin = Az. Min = Uyg. Miñ = Türkm. Müñ = Kaz. Mıñ
(Ercilasun 1991, 70; 71)
T.T. Yıldız = Az. Ulduz = Özb. Yulduz = Kır. Cıldız = Kaz. Juldız (Ercilasun 1991, 988; 989)
Bu farklılık aktarma sorunları içinde en kolay çözülebilecek sorundur.
2.3. Kelime Hazinesindeki Farklılıklar
Aktarmalardaki en önemli sorun kelime aktarımı sorunudur. Kaynak lehçedeki kelimelerin
hedef lehçeye aktarımında birebir anlamdaşını bulmak zordur. Kelimelerin anlam alanları
("Wortfeld") bakımından; ağız, lehçe veya yazı dili gibi iki ayrı "anlaşma birliği"nde farklı
olmaları; ses, yapı ve sözlük anlamı bakımından aynı olanlarda bile, birinin diğerine tam
aktarımını hemen hemen mümkün kılmamaktadır. (UĞURLU, Valenz Sözlükler, 2001, 4). Bu
durum iki farklı dil arasında aktarımı güçleştirir. Zaten bu konuda bazı Türkologlar iki dilin
anlam bakımından birebir örtüşerek çevrilemeyeceği kanısındadırlar. Çünkü bir dilin bir
başka dile aktarımında kelimenin; anlam olaylarının, çağrışımlarının, duygu değerinin,
kullanım sıklığının ve mahiyet bilgisinin örtüşmesi gerekir.
İki yazı dili veya lehçe arasında birbirini karşılayan kelimeler 3 ana sınıfta toplanır;
1- Sözlükte aynı anlamı karşılayan ve ses bakımından birbiriyle ilgisi olmayan kelimeler
T.T. de sinek Kazakça da şıbın (Ercilasun 1991, 782)
2- . Sözlükte aynı kavramı karşılayan ve ses bakımından aynı veya lehçeler arasındaki düzenli
ses denklikleriyle aynı kaynaktan geldikleri bilinen kelimeler
T.T. de baş Uygurca da baş Kazakça da bas (Ercilasun 1991, 52; 53)
3- Ses bakımından aynı veya lehçeler arasındaki düzenli ses denklikleriyle aynı kaynaktan
geldikleri bilinen, fakat anlam alanları bakımından az bir oranda örtüşen kelimeler
T.T. bin-, Türkm. mün-, Kırg. min- (Ercilasun 1991, 70; 71)
4- Ses bakımından aynı veya lehçeler arasındaki düzenli ses denklikleriyle aynı kaynaktan
geldikleri bilinen, fakat anlam alanları bakımından örtüşmeyen kelimeler
T.T. koş-, Uyg. koş-, Kaz. kos- (Ercilasun 1991, 206; 207)
2.4. Yapı Farklılıkları
Türk lehçeleri arasında yapı yönünden de farklar bulunmaktadır. Bunlar, kelimelerde olduğu
gibi, "birbirini karşılayan" tamamen ayrı şekiller veya ses bakımından aynı veya lehçeler
arasındaki düzenli ses denklikleriyle aynı kaynaktan geldikleri bilinen, fakat kullanım ve
görevleri bakımından örtüşmeyen şekiller de olabilirler. Mesela; fiillerin mastar şekli Türkiye
Türkçesinde -mAK, Uygur Türkçesinde –mAK, Özbek Türkçesinde -mÅK eki ile yapılırken;
Kazan Türkçesinde –Uw, Kırgız Türkçesinde -UU, Tatar Türkçesinde -U eki ile yapılmaktadır.
International Journal of Languages’ Education and Teaching
UDES 2015
2652
TUĞBA ŞAHİN
Ses bakımından aynı veya lehçeler arasındaki düzenli ses denklikleriyle aynı kaynaktan
geldikleri bilinen, fakat anlam alanları bakımından az bir oranda örtüşen yapı şekilleri de
vardır. (UĞURLU, Valenz Sözlükler, 2001, 5). Mesela; Azerbaycan Türkçesinde ki -Ip zarf-fiil
eki Türkiye Türkçesine -ArAk, -mIş, -dI şekilleriyle de karşılanır.
2.5. Dizim Farklılıkları
Türk lehçeleri arasında, dizim, yani kelimelerin cümle içindeki kullanma yerleri ve bağlanma
şekilleri bakımından da farklar vardır. Ancak, bu farklar ses, kelime ve yapıdaki farklar kadar
fazla değildir.
Bir kelime, her iki lehçede bulunabilir; ancak kullanım yerleri farklı olabilir. Meselâ, bir
kelimesinin sayı ifadelerindeki kullanımları Türkiye Türkçesinde Kazan Türkçesinden
farklıdır. Örneğin; bin dokuz yüz doksan sekiz, Kazan Türkçesinde bir mıñ toğız jüz toksan
segizdir.(UĞURLU, Valenz Sözlükler, 2001, 6 )
Lehçeler arasında Türkiye Türkçesine en yakın lehçe küçük bir alanda etkili olan
Gagavuzcadan sonra Azerbaycan Türkçesidir. Azerbaycan Türkçesinde ise dizim (syntax)
bakımından Kazan Türkçesi gibi ciddi farklılıklar göze çarpmaz.
FİİL TABANININ İSTEMİ (VALENZ)
Fiil tabanı gereklilik derecesine göre anlam yönünden “boşluklar” açar ve bu boşlukları
dolduran dil birlikleri “tamlayıcı” olarak adlandırılır. Tamlayıcı olan dil birlikleri ise bitimli
veya bitimsiz olarak bu görevi üstlenirler. (UĞURLU Mustafa, Valenz Sözlükler, 2001, 6-8)
Bitimlilik fiilin artık gerçekleştirdiği bir eylemin kalmaması, son bulmuş bir durum olmasıdır,
mesela “Kız hastalığı yüzünden öldü” cümlesinde ki “öldü” fiili cümlenin gelişinden istediği
ekle eylemin son bulduğu karşılanır. Bitimsizlik de ise bu durumun tam ters vardır eylemdeki
durumun devam etmekte olduğu istem göre karşılanır, mesela “Kız hala uyuyordu”
cümlesinde ki “uyumak” eylemi gibi sürecin devamı vardır.
Demirci, biçimbilimden sözlük düzeyine kadarki seviyelerde birbirinin yerine geçme olayını
nöbetleşme olarak ele alır. Ona göre zaman eklerinin birbiri yerine kullanılması da hâl
eklerinin birbirinin yerine kullanılmasını da bir çeşit nöbetleşmedir. Bu durumun sadece
Türkçede değil, Ural-Altay dil aileleriyle İngilizce gibi dillerde de sıkça karşılaşıldığını ifade
eder. (Demirci, 2007, 126).
Türk Lehçelerinde İstem (Valenz)
Türk lehçeleri arasındaki dizim farkları; ses, kelime ve yapıya göre daha azdır. Dizim içinde
ele alınması gereken istem meselesinde de durum aynıdır. Birçok fiilin istemleri, Genel
Türkçede uygunluk göstermektedir. Bu husus, Türk yazı dillerinin birbirlerine aktarılmasında
elbette büyük bir kolaylık teşkil etmektedir. Ancak bazı fiillerin istemleri, Türk lehçeleri
arasında farklılık göstermektedir. (UĞURLU, Valenz Sözlükler, 2001, 8)
Bütünüyle lehçelerin ele alınıp istem konusunun değerlendirilmesi bu makalenin hacmine
sığmayacağından Azerbaycan Türkçesi üzerinden bir değerlendirme yapılacaktır. Sayın
Sermin YUMUŞAK’ın tezi olan Azerbaycan Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktarılan on
International Journal of Languages’ Education and Teaching
UDES 2015
2653
AZERBAYCAN TÜRKÇESİNDE İSTEM/VALENZ ÜZERİNE
masalın ek düzeyinde ve kelime düzeyinde gerçekleşen aktarma sorunları istem ölçüsünde
ele alınarak değerlendirilmiştir. Kaynak lehçe Azerbaycan Türkçesi, hedef lehçe Türkiye
Türkçesidir.
1.EK DÜZEYİNDE AKTARMA SORUNLARI
1.1 HĀL EKLERİ
BELİRTME HÁLİ EKİ
Azerbaycan Türkçesinden Türkiye Türkçesine yapılan aktarmalarda belirtme hāli hedef
lehçeye; birebir belirtme hāliyle, yönelme hāliyle, ilgi hāliyle ya da eksiz olarak aktarılmıştır
BELİRTME
Belirtme Hāli
HÁLİ
Yönelme Hāli
İlgi Hāli
1) Belirtme Hāli
 Bu almanı her kes yeseymiş on beş yaşında oğlan olarmış (K.L.)
Bu elmayı kim yerse on beş yaşında bir gence dönüşürmüş (H.L.)
 Qapını açıb bir boş otağa girdi (K.L.)
Kapıyı açıp boş bir odaya girmiş (H.L.)
2) Yönelme Hāli
 Tez cibinden teze bir desmal çıxarıb onun alnını bağladı (K.L.)
Hemen cebinden yeni bir mendil çıkarıp onun alnına bağlamış (H.L.)
 Melikmemmed bir az aşağı enmişdi ki gördü (K.L.)
Melikmemed biraz aşağıya inince görmüş (H.L.)
3) İlgi Hāli
 Qızın dizi üste bir dev yattı (K.L.)
Kızın dizinin üstüne bir dev yatmış (H.L.)
4) Eksiz
 Biri varmış biri yokmuş (K.L.)
Bir varmış bir yokmuş (H.L.) 1=0
 Günlerin bir günü Pirim’in köhne peşesi gene yadına düşdü (K.L.)
Günlerden bir gün Pirim’in eski mesleği yine aklına gelmiş (H.L.) 1=0
 Onun beline ip bağladı (K.L.)
Onun beline ipi bağlamış (H.L.) 0=1
 İbrahim o saat ox-yayın götürdü (K.L.)
İbrahim o anda ok ve yayını götürmüş (H.L.) 0=1
International Journal of Languages’ Education and Teaching
UDES 2015
Eksiz
2654
TUĞBA ŞAHİN
BULUNMA HÁLİ EKİ
Azerbaycan Türkçesinde Türkiye Türkçesine yapılan aktarmalarda bulunma hāli
lehçeye; ayrılma hāliyle, yönelme hāliyle ya da eksiz olarak aktarılmıştır.
hedef
BULUNMA HÁLİ
Yönelme Hāli
Ayrılma Hāli
Eksiz
1) Yönelme Hāli
 Gedip yerinde oturdu (K.L.)
Gidip yerine oturmuş (H.L.)
 Melik Mehemmed atı kenarda qoyub qebra girdi (K.L.)
Melik Mehemmed atı kenara bırakıp mezara girmiş (H.L.)
2) Ayrılma Hāli
 Sene kimde xeber verim (K.L.)
Sana kimden haber vereyim (H.L.)
3) Eksiz
 İkinci günde çiçeyini tökermiş üçüncü günde bar verermiş (K.L.)
İkinci gün çiçeğini dökermiş üçüncü gün ise meyve verirmiş (H.L.) 1=0
 Qardaşlar yene de günde ova gedirdiler (K.L.)
Kardeşler yine bir gün ava gidiyorlarmış (H.L.) 1=0
YÖNELME HÁLİ EKİ
Azerbaycan Türkçesinde Türkiye Türkçesine yapılan aktarmalarda yönelme hāli hedef
lehçeye; belirtme hāliyle, vasıta hāliyle ya da eksiz olarak aktarılmıştır.
YÖNELME HÁLİ
Belirtme Hāli
Vasıta Hāli
1) Belirtme Hāli
International Journal of Languages’ Education and Teaching
UDES 2015
Eksiz
2655
AZERBAYCAN TÜRKÇESİNDE İSTEM/VALENZ ÜZERİNE

Başına-gözüne doya doya qayıdırsan ? (K.L.)
Başını, gözünü döve döve geri dönüyorsun ? (H.L.)

Oxu çileyle qoyup qara ilana nişan aldı (K.L.)
Oku yaya koyup kara yılanı nişan almış (H.L.)
 Padşah dizine döye döye qaldı (K.L.)
Padişah dizini döve döve kalmış (H.L.)
2) Vasıta Hāli
 Yağlı dilini işe salıb, qıza şirin-şirin ela söhbetler eladı ki (H.L.)
Tatlı dilini kullanıp kızla güzel güzel sohbetler etmiş (K.L.)
3) Eksiz
 Axırda bir at özü mindi (K.L.)
Sonunda bir ata kendi binmiş (H.L.) 0=1
 Yaşıl xalçanın da üste çıxıb desem ki (K.L.)
Yeşil halının üstüne çıkıp desem ki (H.L.) 0=1
 Men bir güne gedib qayıtdım (K.L.)
Ben bir gün içinde gidip döndüm (H.L.) 1=0
 Zümrüd “Baş üste” dedi (K.L.)
Zümrüd “Baş üstüne” demiş (H.L.) 0=1
AYRILMA HÁLİ
Azerbaycan Türkçesinde Türkiye Türkçesine yapılan aktarmalarda ayrılma hāli hedef
lehçeye; belirtme hāliyle, bulunma hāliyle, yönelme hāliyle, eksiz ve bir örnekte de zarf-fiil
görevinde aktarılmıştır.
AYRILMA HÁLİ
Belirtme Hāli
Bulunma Hāli
Yönelme Hāli
Zarf-Fiil
1) Belirtme Hāli
 Oğlan atasının elinden öpüb geldi (K.L.)
Oğlan atasının elini öpmüş gelmiş (H.L.)
 İnsaflı adamların süfrelerinden artıx qalan qır-qırıntıdan verirler (K.L.)
İnsaflı insanların sofralarından arta kalan kırıntıları verirler (H.L.)
2) Bulunma Hāli
 Qıymetden ağır şeylerden getir (K.L.)
Pahada ağır şeylerden getir (H.L.)
 Ölkeden qız qurtarıb (K.L.)
International Journal of Languages’ Education and Teaching
UDES 2015
Eksiz
2656
TUĞBA ŞAHİN
Ülkede kız tükendi (H.L.)
3) Yönelme Hāli
 Padşah bu defe kiçik qızından soruşdu (K.L.)
Padişah bu sefer küçük kıza sormuş (H.L.)
 Kim lap axırda gelse, daha öz baxtından küssün (K.L.)
Kim en son gelirse artık bahtına küssün (H.L.)
 Beli, müjde-müjde üstünden gelir (K.L.)
Evet, müjde müjde üstüne gelmiş (H.L.)
4) Zarf-Fiil Görevinde
 Padşah bu sözü eşiden kimi dedi (K.L.)
Padişah bu sözü işitince demiş (H.L.)
5) Eksiz
 Yol gelmişem (K.L.)
Yoldan gelmişem (H.L.) 0=1
 Eve gelen günden başladı Ehmedi dile tutmağa (K.L.)
Eve geldiği gün başlamış Ehmed’i yola getirmeye (H.L.) 1=0
İLGİ HÁLİ EKİ
Azerbaycan Türkçesinde Türkiye Türkçesine yapılan aktarmalarda ilgi hāli hedef lehçeye;
belirtme hāliyle, ayrılma hāliyle, ilgi hāliyle ve eksiz olarak aktarılmıştır.
İLGİ HÁLİ HÁLİ
Belirtme Hāli
Ayrılma Hāli
İlgi Hāli
1) Belirtme Hāli
 Qapının açdı ki eşiya baxsın (K.L.)
Kapıyı açıp dışarı bakmış (H.L.)
 Padşah qızının buna yazığı geldi (K.L.)
Padişah kızı buna acımış (H.L.)
2) Ayrılma Hāli
 Günlerin bir günü dana azarladı (K.L.)
Günleriden bir gün dana hastalanmış (H.L.)
 Esgerlerin biri şir yuvasının qabağında oynayan bir uşaq tapdı (K.L.)
Askerlerden biri aslan yuvasının önünde oynayan bir çocuk bulmuş (H.L.)
3) İlgi Hāli
International Journal of Languages’ Education and Teaching
UDES 2015
Eksiz
2657
AZERBAYCAN TÜRKÇESİNDE İSTEM/VALENZ ÜZERİNE

Belece qardaşların altısı adam oldu (K.L.)
Böylece kardeşlerinin altısı insan olmuş (H.L.) Tek ilgi = Çift ilgi

Melekexatının qemqindi, heç üzü açılmır (K.L.)
Melekhatun üzgünmüş, hiç yüzü gülmüyormuş (H.L.) Çift ilgi = Tek ilgi
4) Eksiz




Bu quşun bütün sehrileri bilir (K.L.)
Bu kuş bütün sihirleri biliyor (H.L.) 1=0
Dedennen üç şeyin qalıb (K.L.)
Dedenden üç şey kaldı (H.L.) 1=0
Qızım, onlar hamısı sözdü (K.L.)
Kızım, onların hepsi laftır (H.L.) 0=1
Padşah özü de Narbalanı saymadı (K.L.)
Padişahın kendisi de Narbala’yı evladından saymıyormuş (H.L.) 0=1
VASITA HÁLİ EKİ
Azerbaycan Türkçesinde Türkiye Türkçesine yapılan aktarmalarda vasıta hāli hedef lehçeye;
vasıta hāliyle, ayrılma hāliyle, bulunma hāliyle, ilgi hāliyle ve eksiz olarak aktarılmıştır.
VASITA HÁLİ
Vasıta Hāli
Ayrılma Hāli
Bulunma Hāli
İlgi Hāli
1) Vasıta Hāli
 Dev gurultuynan yıxılıb öldü (K.L.)
Dev gürültüyle düşüp ölmüş (H.L.)
 Bu boyda yüknen sene nece çatım ? ( K.L.)
Bu kadar yükle sana nasıl ulaşayım ? (H.L.)
2) Ayrılma Hāli
 Nardanxatun da den düşen yerle yeriyirdi (K.L.)
Nardanhatun da yemin düştüğü yerden yürüyormuş (H.L.)
3) Bulunma Hāli
 Qarğa göyle, Nardanxatun yerle o qeder getdiler (K.L.)
Karga gökte, Nardathatun yerde bir müddet gitmişler (H.L.)
4) İlgi Hāli
International Journal of Languages’ Education and Teaching
UDES 2015
Eksiz
2658
TUĞBA ŞAHİN

5) Eksiz

Narbala dönüb Döşgüvargile teref geldi (K.L.)
Narbala dönüp Düşgüvarın tarafına gelmiş (H.L.)
Qabı iki elli tutub başına çekdi (K.L.)
Tabağı iki eliyle tutup kafasına dikmiş (H.L.) 0=1
ZAMAN EKLERİ
Azerbaycan Türkçesinden Türkiye Türkçesine yapılan aktarmalarda zaman ekleri konusunda
da istem farklılıkları görülmüştür. Türkiye Türkçesindeki işlek zaman eklerinin aktarımında
eklerin birbiri yerine kullanıldığı görülür.
GÖRÜLEN GEÇMİŞ ZAMAN
1) Öğrenilen Geçmiş Zaman
Azerbaycan Türkçesinden Türkiye Türkçesine yapılan aktarmalarda görülen geçmiş zaman
eki; öğrenilen geçmiş zaman ekiyle, geniş zamanın bildirmesiyle, şartla, emirle, zarf-fiil
görevinde, belirtme hāli ve eksiz olarak aktarılmıştır.



Böyük oğlunu yanına çağırdı (K.L.)
Büyük oğlunu yanına çağırmış (H.L.)
Qapını açıb bir boş otağa girdi (K.L.)
Kapıyı açıp boş bir odaya girmiş (H.L.)
Xalça o saat bunarlı yere endirdi (K.L.)
Halı o anda bunları yere indirmiş (H.L.)
2) Geniş Zaman Bildirme

Bekle ele sirdi ki, mene deyilesi deyil (K.L.)
Belki öyle bir sırdır ki söylenecek değildir (H.L.)
 Ay Ovçu, axı menim tüpürceyim zeherlidi ( K.L.)
Avcı ! Ama benim tükürüğüm zehirlidir (H.L.)
3) Şart

4) Emir

Hansı çoxdu, siz götürün yerde qalanı benim (K.L.)
Hangisi çoksa siz alın geride kalanı benim olsun (H.L.)
Keçel qızı gören kimi az qaldı ağlı başından çıxsın (K.L.)
Kel kızı gördüğünde az kalsın aklı başından çıkacakmış (H.L.)
International Journal of Languages’ Education and Teaching
UDES 2015
AZERBAYCAN TÜRKÇESİNDE İSTEM/VALENZ ÜZERİNE
2659
5) Zarf-Fiil Görevinde
 İki ayın tamamında bir yerden keçirdi, birden onun atı xorradı (K.L.)
İki ay sonra bir yerdne geçerken atı birden ürkmüş (H.L.)
6) Belirtme Hāli
 O da alnını bu damsalla bağlamışdı, o desmaldı yumuşam (K.L.)
O da alnını bu örtüyle bağlamış, o örtüyü yıkadım (H.L.)
7) Eksiz

Menim taxsırım çoxdu, ölmek isteyirem (K.L.)
Benim günahım çok, ölmek istiyorum (H.L.) 1=0
 Ne yeyirdi, ne içirdi (K.L.)
Ne yer, ne içerdi (H.L.) 1=0
 Nene ev hazırdı, men gedirem indi (K.L.)
Nene ev hazır, şimdi ben gidiyorum (H.L.) 1=0
ÖĞRENİLEN GEÇMİŞ ZAMAN
Azerbaycan Türkçesinden Türkiye Türkçesine yapılan aktarmalarda öğrenilen geçmiş zaman
eki; şimdiki zamanla ve görülen geçmiş zaman ekiyle aktarılmıştır.
1) Şimdiki Zaman
 Ay nene, görmürsen mi burada, yanında oturmuşam (K.L.)
Nineciğim, görmüyor musun, buradayım, yanında oturuyorum (H.L.)
 Şeyirdi dükanda oturmuşdu (K.L.)
Çırağı dükkanda oturuyormuş (H.L.)
2) Görülen Geçmiş Zaman
 Gelib çıxmışam bura (K.L.)
Gelip çıktım buraya (H.L.)
GENİŞ ZAMAN
Azerbaycan Türkçesinden Türkiye Türkçesine yapılan aktarmalarda geniş zaman eki; şimdiki
zaman ekiyle, öğrenilen geçmiş zaman ekiyle ve eksiz olarak aktarılmıştır.
1) Şimdiki Zaman
 Bir vaxt gördü ki bir dev gelir (K.L.)
Bakmış ki karşıdan bir dev geliyor (H.L.)
International Journal of Languages’ Education and Teaching
UDES 2015
2660
TUĞBA ŞAHİN


2) Eksiz


Döyüşe-döyüşe gelir (K.L.)
Dövüşe dövüşe geliyormuş (H.L.)
Papağı koyaram başıma, heç kim meni görmez (K.L.)
Kalpağı başıma koyunca hiç kimse beni görmüyor (H.L.)
Bu tükleri yandır (K.L.)
Bu tüyleri yak (H.L.) 1=0
Qız gözün açanda gördü ki, Hindistan’da atasının yanında (K.L.)
Kız gözünü açınca görmüş ki Hindistan’da babasının yanındadır (H.L.) 0=1
3) Öğrenilen Geçmiş Zaman
 Oxxay darını yeyib qurtarır (K.L.)
Oxxay darıyı yiyip bitirmiş (H.L.)
SONUÇ
Türk lehçeleri arasında metin aktarması yapılırken çeşitli aktarma sorunlarıyla karşılaşılır.
Bu aktarma sorunlarından biri de istem/valenz yapılardır. Fiilin istediği ekler kaynak
lehçeden hedef lehçeye göre değişir. Bu farklılığı göz önüne almadan motomot yapılan
çevirilerde ciddi aktarma sorunları görülür. Bu konuya özenle eğilmeli ve bu aktarma
sorunlarını çözecek kesin yöntemler geliştirilmelidir. Çünkü cümle çevirisi yaparken her fiilin
istediği ek dilden dile değişiklik gösterir bu da atlanılamayacak kadar mühim bir ölçüttür. En
kesin çözüm istem/valenz sözlüklerin bir an önce hazırlanıp ona göre kaynak lehçeden hedef
lehçeye aktarma yapılmasıdır.
KAYNAKLAR
1. İsmail, Z. – A. Güngör [Çeviren], 1997, Abay Yolu II, Bilig Yayınları 10, Ankara.
2. DEVELLİOĞLU, F.1993, Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat. Eski ve Yeni Harflerle, Aydın Kitabevi Yayınları 1, Ankara.
3. ERCİLASUN, A. B., 1997, “Lehçeler Arası Aktarma”, Türk Dünyası Üzerine
İncelemeler, Akçağ Yayınları 93, Ankara, s. 91 – 100.
4.ERCİLASUN, A. B.1997, “Türk Dünyası Kültür İlişkilerinde Dil”, Türk Dünyası
Üzerine İncelemeler, Akçağ Yayınları 93, Ankara, s. 172 – 178.
5. ERCİLASUN, A. B. ve diğerleri (1991), Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğü I, Kültür
Bakanlığı Yayınları 1371, Ankara
6. ERCİLASUN, A. B. (1993 b), “Türk Lehçelerinin Anlaşılmasında Dikkat Edilecek
Noktalar”, Türk Dünyası Üzerine Makaleler-İncelemeler, Akçağ Yayınları 93, Ankara, s. 7699.
7. UĞURLU Mustafa (2001), Türk Lehçelerinin Aktarımında Valenz Sözlüklerin Önemi,
Kırıkkale
International Journal of Languages’ Education and Teaching
UDES 2015
AZERBAYCAN TÜRKÇESİNDE İSTEM/VALENZ ÜZERİNE
2661
8. YUMUŞAK Sermin (2013), Azerbaycan Masallarının Türkiye Türkçesine Aktarılması ve
Aktarma Sorunları, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü
(Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi), Nevşehir.
9. ZAL Ünal, Türk Lehçeleri Arasında Aktarma Meseleleri ve “İki Ağaç” Şiir Kitabı Üzerine,
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, Nevşehir.
10. AKALIN, Ş. H (2005), Türkçe Sözlük, Türk Dil Kurumu Yayınları
International Journal of Languages’ Education and Teaching
UDES 2015