93 1-39.qxp - TED Ankara Koleji Mezunları Derneği

Yorumlar

Transkript

93 1-39.qxp - TED Ankara Koleji Mezunları Derneği
indeks
S
2
7
10
Konuk Yazar
Cüneyt Ülsever’63
12-18
Kariyer
Zeynep Erkunt
Armaðan’78
Aktüalite
K
19-22 24-32
Duyurularýmýz
8
Portre
Renan Pekuysal
Özen’77
Bizim Dünyamýz
34
Saðlýk
Kemal Benli’65
E
36
38
D
Kiþisel Geliþim
R.Neslihan Rugancý’79
40
N
Gurme / Turta
46
Çocuk
Þenay Haspolat’78
I
42
Mesaj Kutusu
Kaya Boztepe’79
44
Gezi Rehberi
Samsun
i n d e k s
Maariften Yetiþenler
Turhan Dökmeci’41
indeks
3
Yayýn Kurulu
Suzan Bilgen Özgün (‘81)
(Baþkan)
50
Þenol Sarýsoy (‘82)
(Baþkan Yardýmcýsý)
Can Çýðýrgan (‘80)
Aydan Þahin Ercan (‘82)
Seda Özbulut Uzbek (‘95)
Yazý Ýþleri Müdürü
M. Kutluhan Olcay (‘93)
Keyif
Begüm Salýrlý’84
Katkýda Bulunanlar
Ayfer Niðdelioðlu (‘81)
Boðaç Çekinmez (‘99)
6000 adet bastýrýlmýþtýr.
Dernek üyelerine ücretsiz
daðýtýlmaktadýr.
Yazýlarýn hukuki
mesuliyeti
röportaj sahiplerine
ve yazarlarýna aittir.
ISSN: 1305-5283
Kültür-Sanat
Ayþegül Arsoy Atik’66
56
Renk Ayrýmý
Filmsan
Ýmtiyaz Sahibi
Ankara Kolejliler
LTD. ÞTÝ. adýna
Bülent Baðdatlý (‘81)
58
Yaþam Kalitesi
HLC Güzellik
ve Estetik
Merkezi
Baský
Ajans-Türk A.Þ.
Reklam ve Ýrtibat
TED ANKARA KOLEJÝ
MEZUNLARI DERNEÐÝ
Kýzýlýrmak Cad. No: 8
06640 Akay / Ankara
Tel :+90.312 424 03 06-07
+90.312 418 74 30
Fax :+90.312 418 74 41
www.kolej.org
Yaþam Kalitesi
Mehmet Tümer’81
54
Yapým
Ajans-Türk A.Þ.
Arzu Akgün (Koordinatör)
Okur önerileri ve
yorumlarý için
e-mail: [email protected]
52
48
Sosyal Sorumluluk
Öz-Ge Der
Moda-Tasarým
Cinisli/Hakan Macit’98
62
66
Kültür-Sanat
Burak Tokcan’97
Hobi
Ahmet Uluð Atay’79
64
Spor
NCD Pilates
72
68-71
Türk Eðitim Derneði
KolejIN
KAPAK FOTOÐRAFI: 1979
yýlý 19 Mayýs Atatürk’ü Anma
Gençlik ve Spor Bayramý törenlerinde TED Ankara Kolejli bir grup kýz öðrenci. Ýlk
sýra Pelin Saðlam'81, Arzu Topal'81, ikinci sýra Elçin Çiðner'81, Ayda Uçul'81, Arzu Ýnan'81, üçüncü sýra Lale Platin’81 (soldan saða).
74
Kampüs
78
Torch
80
Kaybettiklerimiz
baþkandan mesaj
5
DAHA GÜÇLÜ BÝR SÝVÝL TOPLUM
ÖRGÜTÜ OLUYORUZ
Sevgili Kolejliler,
TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði, kurulduðu günden bu yana Atatürk
Ýlke ve Devrimleri çerçevesinde, sahip olduðu özellikleri yitirmeden, sosyal
sorumluluklarýný en iyi þekilde yerine getirmeye devam etmektedir. Bu
amaçla önceki Genel Baþkanýmýz Kemal Ziya Savran'dan, devraldýðým
baþkanlýk görevini, bugüne dek verilmiþ tüm çabalarýn ve emeklerin ýþýðýnda daha ileriye götürmeyi amaçlýyorum.
Derneðimiz yaptýðý çalýþmalarla giderek daha güçlü bir sivil toplum örgütü
olma yolunda ilerliyor. Görevimiz, TED Ankara Koleji Mezunlarý olarak Ulu
Önder Atatürk’ün yolunda ilerlemek ve toplum içinde örgütlü bir ses olabilmektir. Bunun için de bazý somut adýmlar atýyoruz. Bu amaçla gündemde
olan geliþmelerle ilgili olarak sempozyum ve seminerler düzenliyoruz. Örneðin, 8 Nisan 2008 tarihinde TOBB Ekonomi Üniversitesi'nde düzenlediðimiz "Anayasa Taslaðý Sempozyumu", alanýnda çok özel isimlerin katýlýmýyla gerçekleþtirildi.
Bülent BAÐDATLI
TED Ankara Koleji
Mezunlarý Derneði
Genel Baþkaný
Derneðimiz,büyük bir azimle gerçekleþtirilen sosyal sorumluluk projelerinin
yaný sýra sanatsal faaliyetlere de oldukça önem vermektedir. Derneðimizin
kuruluþunun 40. yýlý etkinlikleri kapsamýnda, 26 Ocak 2008 tarihinde düzenlenen "Kýrmýzý Ev" müzikali izleyiciler tarafýndan büyük beðeni toplayan
bir etkinlik olmuþtur. Önümüzdeki günlerde de bu tür faaliyetlerimiz devam
edecektir.
Bu etkinliklerin yaný sýra büyük bir istek ve heyecanla inþasýna devam ettiðimiz KolejIN tesisimizin yapýmýna hýzla devam edilmekte ve proje, mezunlarýmýzýn maddi ve manevi katkýlarý ile Derneðimizin gözbebeði olma iþlevini sürdürmektedir. 8 bin metrekare alan üzerine kurulu olan KolejIN tesisimizin þu anda 1200 üyesi bulunuyor. TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði sosyal yaþama verdiði önemin altýný bu proje ve çalýþmalarla bir kez daha çizmektedir.
Derneðimizin faaliyetlerinden biri olan Tenis Turnuvasý da her yýl olduðu gibi bu yýl da çok geniþ bir katýlýmla gerçekleþtirildi. Turnuvamýz, Ankara'nýn
heyecanla beklenen en büyük tenis turnuvalarýndan biri olma yolunda ilerlemektedir. Bu coþkunun artmasýnda katkýsý olan tüm arkadaþlarýmýza ayrýca teþekkür etmek istiyorum.
Bizleri mutlu eden baþka bir olay ise, Casa TED Basketbol takýmýmýzýn bu
sezon elde ettiði baþarýlardýr. Takýmýmýzý bir kez daha gönülden kutluyoruz.
93. sayýsýný çýkardýðýmýz dergimizin içeriðine bu sayýmýzdan itibaren "Sosyal Sorumluluk" bölümümüz de eklenmiþ bulunmaktadýr. Yine birbirinden
deðerli konuklarýn yer aldýðý dergimize röportaj ve yazýlarýyla katkýda bulunan herkese çok teþekkür ediyorum.
Son olarak, tüm gençlerimizin, en güzel bayramlarýmýzdan biri olan 19 Mayýs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramlarýný ve evlatlarýný sonsuza kadar sevecek olan annelerimizin, Anneler Günü’nü coþkuyla kutluyor, geleneksel Kuru Fasulye Günümüz, Mezuniyet Balomuz ve Uçurtma Þenliðimize tüm Kolej camiamýzý bekliyoruz.
Saygýlarýmla
Bülent Baðdatlý
Genel Baþkan
MAYIS2008 kolejliler
konuk yazar
7
50 YIL SONRA TED ANKARA KOLEJÝ KAMPÜSÜ’NDE
2008 yýlýnýn Ocak ayý sonunda düzenlenen “80.Yýl Uluslararasý Eðitim Forumu”nda konuþma yapmak üzere Türk Eðitim Derneði Genel Baþkaný Selçuk Pehlivanoðlu’ndan davet alýnca boðazým düðüm düðüm oldu.
Çok heyecanlandým.
Ben TED Ankara Koleji’ne 1958 yýlýnda ilk adýmýmý atmýþtým. Þimdi, 50 yýl sonra okuluma tekrar adým atmak üzere davet alýyordum.
Bir araba beni Kampüs’e getirdiðinde ilk önce yanlýþ bir yere geldiðim duygusuna kapýldým. Ýncek Kampüsü’nde Türkiye’nin ancak belirli sayýda üniversitesinin sahip olduðu modern binalar, teknolojik imkanlar ve spor alanlarý yer alýyordu.
Ýlk önce büyük yabancýlýk çektim, tedirginlik yaþadým. Olamaz, burasý benim ilkokulu okuduðum okul olamazdý. Ben
baþka bir okula gelmiþtim.
Sonra koridorlarý dolaþmaya baþladým. Sýnýflardaki kokuyu kokladým. Yavaþ yavaþ benim okulumun ruhunun bu binalarda da dolaþmaya baþladýðýný hissetmeye baþladým.
Nasýl ki ben 50 yýl içinde deðiþmiþtim, okul da deðiþmiþti. Ama nasýl ki benim içimde
50 yýl evvelki ruh aynen duruyordu, Ankara Koleji’ni Ankara Koleji yapan ruh da koridorlarda dolaþmaktaydý.
Benim ile okulum arasýnda tek fark yýllar içinde onun yenilenmesi, benim eskimemdi.
Birden içim ýsýndý. Sýnýflarda, kantinlerde Bahar’ý, Temel’i, Afife’yi, Ahmet’i, Meltem’i,
Turgut’u, Sulhiye’yi aramaya baþladým.
Yoktular!
Gözlerim doldu, kimseye göstermemek için tuvalete kaçtým. Orada bir el bana ulaþtý
ve beni 50 yýl önce her çaðrýþýnda ödümün aðzýma geldiðini zannettiðim ilkokul öðretmenim Þenel Güven’in karþýsýna dikti.
“Anlat bakalým Cüneyt!”
Yer Kurtuluþ. Yýl 1958!
***
Lacivert ceket, gri pantolon, beyaz gömlek, lacivert papyon... Sabahýn köründe Sýhhýye Ýlkiz Sokak, Taþkýn Apartmaný’nýn 6.katýndaki sobalý evde sýcacýk yataðýmdan kaldýrýlýp, hayatýmda hiç giymediðim çeþitte giysileri giydikten, rahmetli annemin zorla yedirdiði
bir dilim ekmeði ve bir parça peyniri boðazýmdan zorla geçirdikten sonra, bir elimde çanta, diðer elim anamýn elinde, ýlýk bir sonbahar sabahý Ýlkiz Sokaðý yürüyüp, Saðlýk Bakanlýðý’nýn yanýndaki sokaðý da katettikten sonra Ankara Koleji’ne ilk adým atýþýmý sanki her
Dr. CÜNEYT ÜLSEVER’63
þey dün yaþanmýþ gibi hatýrlýyorum.
50 yýl göz kapayýp açýlana dek süren zamana sýðan mesafede.
Gri binalar arasýnda beton üzerinde çýfýtlarý top yaparak oynanan futbol, ip atlayan kýzlarýn oyununu bozmaca, kan ter içinde birbirini kovalamaca, sýnýfta Bahar’ýn gözlerine bakmak ve eyvah sözlüye kalkmak...
Hepsi dün yaþandý!
Cepteki harçlýða güvenildiðinde, öðle yemeðinde Kýzýlay’daki Piknik’e kaçýþ, 2 adet sosisli-Rus salatalý sandviçi bir
bardak limonata ile mideye indiriþ dün bile deðil, bugün öðlende oldu.
***
Beni ailem ortaokulda Ankara’dan koparýp Ýstanbul’da English High School’da okutmaya getirdiklerinde bünyemin alt
üst oluþu da çok yakýn bir tarihte yaþandý. Sadece 45 yýl önce...
Ankara’da herkes babam gibi memurdu ve herkes tarif gereði eþitti. 600-700 metre uzunluðundaki sokaðýmýzda sadece 2 adet özel araba vardý. Akþam radyo dinlenir, “Arkasý Yarýn” katiyen kaçýrýlmazdý. Adnan Menderes’in Baþbakan olduðunu, sonra da bir darbe ile alaþaðý edildiðini bana o radyo öðretmiþti. Hafta sonlarý maçlarý yine o radyodan Kemal
Deniz anlatýrdý ve ben Fenerbahçe’nin Ankara 19 Mayýs Stadý’nda maç yapmaya geleceði haftalarý iple çekerdim. Ýstanbul’dan 2 takým gelir, 2 Ankara takýmý ile Cumartesi-Pazar 2 maç yaparlardý. Deðil maça gitmek, stadýn etrafýnda dolanmak bile inanýlmaz keyif verirdi. Maçlarýn tekrarý Karanlýk Bahçe’de ter içinde koþarak yaþanýrdý. Profesyonel futbolcularý
bilmem ama fazla terleyen bizlere analarýmýz dayak atarlardý.
Maç yoksa; Ankara, Ulus ve Büyük Sinemalarda film seyretmek, Kamil Usta’da kebap yemek hafta sonlarý baþarýlý
öðrencilerin hediyesi idi. Yeni ayakkabý alýnýnca o gece yatakta gýcýr gýcýr ayakkabýlarýn çiftine birden sarýlarak uyunurdu...
***
Ankara, Ankara Koleji, arkadaþlarým ve öðretmenlerim hepsi çok güzeldiler.
50 yýl sonra hâlâ çok güzeller.
50 yýl zaten dün kadar yakýndýr.
MAYIS2008 kolejliler
portre
8
Varan Turizm Yönetim Kurulu Üyesi Renan Pekuysal Özen’77
Ýlklerin þirketi Varan
1946 yýlýnda Kadýköy-Pendik arasýnda taþýmacýlýk yaparak sektöre
giren Varan Turizm bugün karayolu taþýmacýlýðýnda Türkiye’nin önder þirketi konumunda. Varan Turizm’de Yönetim Kurulu Üyeliði görevinde bulunan mezunlarýmýzdan Renan Pekuysal Özen’77 ile Varan Turizm’in tarihi ve gelecek hedefleri üzerine görüþtük.
Bize özgeçmiþiniz hakkýnda bilgi verir misiniz?
959 doðumluyum. Ýlk, orta ve lise tahsilimi TED Ankara Koleji’nde yaptým.
1977 yýlýnda mezun oldum. O günün ülke þartlarýndan dolayý üniversite tahsilimi yurtdýþýnda yaptým. Ýþletme mezunuyum. Üniversiteyi iki sene Strasburg’ta, iki sene Heidelberg’te okudum. Tahsil hayatýmý tamamladýktan sonra Türkiye’ye döndüm. Evlendim, 2 çocuk sahibi oldum. Öncelikle çocuklarýmý yetiþtirmek istediðim için uzun bir süre çalýþmadým. 1998 yýlýnda Varan Turizm’in kurucularýndan olan babam
Erol Pekuysal’ýn vefatýndan sonra,
onun býraktýðý yoldan devam etmek
için çalýþma hayatýna baþladým.
2001 yýlýndan bu yana Varan Turizm Yönetim Kurulu’nda bulunmaktayým.
1
Siz Varan Þirketler Grubu’nda Yönetim
Kurulu Üyeliði görevinde bulunuyorsunuz.
Ýþinizin detaylarý ve incelikleri hakkýnda neler söyleyebilirsiniz?
Kalite ve güven 60 yýldýr Varan markasýyla
birlikte anýldý. Varan kaliteli ve güvenli hizmetini
yenilikçi anlayýþla her zaman bütünleþtirmiþtir. Bu
sektörde her zaman ilklere imza atarak öncü firma olma özelliðini hep korudu. Bizim faaliyet alanýmýz hizmet sektörü, insan iliþkileri çok önemli, bu
yüzden bütün departmanlardaki personelimiz pe-
kolejliler MAYIS2008
riyodik eðitimden geçer. Hizmet verdiðimiz müþteri
profili, eðitimli, yenilikleri takip eden ve sorgulayan bir
kesim. Bundan sonraki hizmet anlayýþýmýz da asla
kaliteden taviz vermeden kendimizi sürekli yenileyerek yolumuza devam etmektir.
Varan Turizm sektörde önde gelen, isim yapmýþ þirketlerin baþýnda geliyor. Þirketinizin tarihçesi, geliþimi ile ilgili olarak bizleri bilgilendirir misiniz?
Varan Turizm 1946 yýlýnda 3 kardeþ tarafýndan Ýstanbul’da kurulmuþtur. Ýlk otobüs seferleri Kadýköy-Pendik arasýnda yapýlmýþtýr. 1960 yýlýnda Ýstanbul-Ankara seferleri baþlatýlmýþ ve
zaman içinde seferler ve güzergahlar artmýþtýr.
Varan bugün yurtiçi ve yurtdýþý hizmetlerine
devam etmektedir.
Turizm sektörü birçok ilki de Varan ile birlikte yaþadý. Bize biraz bu ilklerin neler olduðundan bahseder misiniz?
Varan 1960 yýlýnda Ýstanbul-Ankara seferleri ile birlikte yolcularý evlerinden alarak, ilk þehir içi servis hizmetini vermeyi baþlattý. Avrupa
karoseri yatar koltuklu panoramik otobüsleri ilk kez
Türkiye’ye getirdi. Yine Türkiye’nin ilk baðýmsýz otobüs terminali ve baðýmsýz konaklama tesisini hizmete açtý. 2002 yýlýnda Avrupa’nýn en iyi otobüsü seçilen
SETRA’larý, 1984’de ilk kez Türkiye’ye getiren Varan’ýn, bugün 300’ün üzerinde otobüsü bulunuyor.
Karayolu seyahatinde çift katlý otobüs servisi ilk kez Varan tarafýndan gerçekleþtirildi. 1995 yýlýnda telefonla bilet
satýþý, 1998’de dünyada ilk kez internetten bilet satýþý, yine 1998’de dünyada karayolu taþýmacýlýðýna ilk kez verilen
portre
9
ISO 9001 Kalite Belgesi’nin alýnmasý Varan’ýn ilklerinden bazýlarý. Varan 2000 yýlýnda ilk kez her koltuðun önünde video ve
TV monitörleri ile çok kanallý stereo müzik tesisatýyla donatýlmýþ
multimedia otobüsleri getirdi. Ayrýca 2004 yýlýndan bu yana
DeLuxe seferlerinde kablosuz internet eriþimi bulunuyor. Diðer
seferlerde de yaygýnlaþtýrmaya çalýþýyoruz. Varan’ýn sadece
Türkiye’de deðil, dünya genelinde gerçekleþtirdiði bir diðer ilk,
Varan Bistro otobüsler. 51 yolcu kapasiteli bu otobüslerde lüks
bir Fransýz restoraný þeklinde dizayn edilmiþ 16 kiþilik bir “bistro” katý bulunuyor.
Varan Turizm’in yeni açýlýmlar içinde olduðunu basýndan öðreniyoruz. Ankara’da bir otel planýnýzýn olduðunu biliyoruz.
Bu ve diðer planlarýnýzý ve gelecek hedeflerinizi öðrenebilir
miyiz?
Varan’ýn Söðütözü’nde 2010 yýlýnda iþletmeye açýlmasý
planlanan Mövenpick ile iþbirliði içinde olduðu bir otel projesinin startý verildi. Bundan baþka Varan markasý adý altýnda 76
çeþit gýda ürünü satýþa sunuldu, zaman içinde satýþlarýn yaygýnlaþmasý hedeflerimiz arasýnda. Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde açýlan “Varan Turkuaz” adlý restoranýn marka
haline getirilmesi ve bir restoran zinciri oluþturulmasýna yönelik çalýþmalar yapýyoruz.
Siz Türkiye’nin önde gelen þirketlerinden birinde yöneticilik
yapýyorsunuz. Mesleðinizi yaparken bayan olmanýzýn bir sorun olarak karþýnýza çýktýðý durumlar yaþadýnýz mý?
Varan güçlü bir tarihi geçmiþe sahip, tam bir kurum mantýðýyla çalýþan bir firma. Bayan sayýsýnýn az olduðu bir sektör olmasýna raðmen kurum mantýðýnýn her zaman ön planda olmasýndan dolayý hiçbir zaman herhangi bir zorlukla karþýlaþmadým diyebilirim.
Mezun olacak gençlere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?
Ýþ ararken veya bir iþ görüþmesinde dikkat etmeleri gereken
noktalar neler olabilir? Sizin eleman alýrken aradýðýnýz genel
özellikler nelerdir?
Gençlere tavsiyem, tek bir konuda uzmanlaþmamalarý
olacak. Kendilerini birden çok konuda geliþtirsinler. Her zaman
öðrenmeye açýk olsunlar. Mutlaka yabancý dile önem versinler.
Yabancý dil, artýk her sektörde tercih sebebi. Varan Turizm olarak biz eleman alýrken deneyim sahibi olmalarýna çok önem
veriyoruz. Seçeceðimiz kiþinin sektörde tecrübe kazanmýþ olmasý gerekiyor.
Siz TED Ankara Koleji mezunusunuz. Kolej mezunu olmanýzýn iþ ve özel hayatýnýzda etkileri neler oldu?
Kolej mezunlarýnýn her alanda iyi yerlerde olduðunu görmek çok gurur verici. Kolejli olmamým bana kazandýrdýðý en
önemli þey saðlam dostluklar ve arkadaþlýklar. Lise arkadaþlarýmýn yeri benim için çok özel, onlarla her fýrsatta birlikte olmaya çalýþýyorum. Okulun bize aþýlamýþ olduðu kolej kültürü her
ortamda kendini hissettiriyor. Aldýðýmýz eðitimin gücünü ve bunun saðladýðý avantajlarý her alanda görüyorum.
MAYIS2008 kolejliler
kariyer
10
Erkunt Tarým Makinalarý Genel Müdürü Zeynep Erkunt Armaðan’78
Yurtdýþýna satýlan ilk Türk tasarýmý traktör olan
ArmaTrac’ýn üreticisi Erkunt Tarým Makinalarý
Genel Müdürü Zeynep Erkunt Armaðan’78,
Türkiye’nin ilk defa Erkunt’la kendi traktör
markasýný yarattýðýný belirtiyor. Bunun çok
gurur verici olduðunu kaydeden Zeynep Haným ile dergimiz için bir söyleþi
gerçekleþtirdik.
“Hedefimiz traktör sektöründe
aranan bir isim olmak”
Erkunt Traktör, yýllar önce traktör parçalarý üreterek girdiði
sektörde þimdi kendi markasýyla traktör üretimi yapýyor. Firmanýzýn kuruluþ ve geliþim aþamalarý hakkýnda bilgi alabilir
miyiz?
rkunt 55 yýl önce Türkiye’nin ilk döküm fabrikasý
olarak Türk Sanayii’ne girdiðinde, o günün kurucularý dahi bir gün böyle bir geliþmenin olabileceðini tahmin edemezlerdi. Erkunt, Türkiye’de bir ilki baþardý. Tabii ki bugüne kadar Türkiye’de traktör üretiliyordu, 55 yýl önce çiftçi Türkiye’de üretilen traktörle
tanýþtý. Ama Türkiye ilk defa Erkunt’la kendi traktör markasýný yarattý. Sadece Türkiye için de yaratmadý. Yurt dýþýna satýlan ilk Türk traktörü olmanýn gururu ne kadar büyük bir bilseniz.
Kuruluþumuz resmi olarak 2003 yýlýndadýr. Ama hikayenin
baþlangýcý daha eskilere gidiyor. Hikaye 2000 yýlýnda, 3’lü bir
takýmla baþlýyor. Mümin Erkunt, Tuna Armaðan ve Zeynep Erkunt Armaðan. Mümin Bey, soyadýmdan da anlaþýldýðý gibi,
babam. Nihai ürün üretme hayalleri uzun yýllardan beri var.
Ama artýk gerçekleþtiremeyecek kadar yorulmuþ. Tuna Armaðan ise kocam. Yýllardan beri Döküm Fabrikalarý’nýn Genel
Müdürlüðü’nü yapmakta ve çok ciddi bir vizyoner. E bana da
misyoner olmak düþüyor, ekibin daðýlýmýndan anlaþýldýðý gibi.
Tuna; nasýl bir traktör, hangi teknik özelliklerde olmalý, hangi
segmentten baþlamalý, hangi segmentte hiç olmamalý gibi can
damarý iþleri üstleniyor, ben de þirketin kuruluþu, organizasyonu, ürünlerin adýnýn verilmesi, finansal alt yapýnýn oluþturulmasý gibi detaylarla uðraþýyorum. Ön hazýrlýk çalýþmalarý ve orta-
E
kolejliler MAYIS2008
ya bir prototip traktörün çýkmasý 2003 yýlýný buluyor ve þirketi
kuruyoruz. 2004 yýlýnda da gerekli üretim ve satýþ izinlerini alýp
üretime baþlýyoruz. Ýþte böylece bir hayal, adým adým gerçeðe
dönüyor. Sonra da takip eden 3,5 yýl içinde büyüyen, geliþen
ve serpilen Erkunt Traktör, bulunduðu illerde piyasanýn üçüncülüðüne kadar çýkýyor.
Bu traktörün tasarýmýnda Türk çiftçisinin hangi ihtiyaçlarýný
göz önüne aldýnýz?
Türk çiftçisinden önce, Türkiye’nin her coðrafi bölgesi iklim, toprak özellikleri ve ürün özellikleri açýsýndan çok detaylý
incelemeye alýndý. Ar-Ge grubumuz önce topraklarýmýzda en
üstün performansý verecek traktörü yaratmak için çalýþtýlar.
Çiftçinin ihtiyacý ile ilgili araþtýrmalar bunu takip etti. Traktörü tasarlarken ulaþýp fikirlerini sorduðumuz, sýkýntýlarýný ya da iyileþtirme taleplerini dinlediðimiz çiftçi sayýmýz 20.000 civarýndadýr.
Ýletiþim bilgileri bugün dahi bilgi bankamýzda saklanmaktadýr.
Yaptýðýmýz her yenilikten, çýkardýðýmýz her üründen kendilerini
haberdar ederiz. Enteresan bir bað kuruldu aramýzda. Onun
içindir ki, mevcut traktörleri ile yapmakta zorlandýklarý her iþ
için kendileri öneriler geliþtirmekte, bize bildirmekte ya da ihtiyaçlarýný anlatmak, tabir yerinde ise yerinde göstermek üzere
bizi köylerine, tarlalarýna davet etmektedirler.
Yurtdýþýnda hangi ülkelere traktör ve traktör parçalarý ihraç
ediyorsunuz?
Traktör parçasý dediðiniz zaman, tabii ki bu fabrikayý da
ama çoðunlukla döküm ve makine fabrikalarýmýzý ilgilendiren
bir soru sormuþ oluyorsunuz. Döküm fabrikamýzdan parça ih-
kariyer
11
racatýmýz üretimimizin %82’si civarýnda olup, büyük oranda Almanya, Ýngiltere, Ýtalya, Avusturya ve Finlandiya’ya yapýlýyor
iken, traktör fabrikamýzdan komponent ihracatýmýz; Avusturya’ya, traktör ihracatýmýz ise; Bulgaristan, Romanya, Sudan ve
Tanzanya’ya yapýlmaktadýr.
Türkiye bir tarým ülkesi ve siz de tarým makinalarý parçalarý
ve traktör üretimi yapýyorsunuz. Türkiye genelinde çiftçilerle
ihtiyaçlarýný belirlemeye yönelik araþtýrmalar yapýyor musunuz?
Biz hem çok ciddi çalýþmalar ve incelemeler yapýyoruz
hem de çiftçilerimizden gelen talepleri deðerlendiriyoruz. Zýraat fakülteleri ile çalýþýyoruz, oradaki kýymetli hocalarýmýzdan fikirler alýyoruz. Yani, iyileþmek ve geliþmek adýna, çiftçinin ihtiyacýný karþýlamak adýna hiç durmadan çalýþýyoruz.
Küresel ýsýnma ülkemizde de etkilerini zaman zaman gösteriyor. Bu durum Türk çiftçisini dolayýsýyla sizi ne oranda etkiledi?
Geçen sene hem tarým sektörü hem de traktör sektörü olarak çok sýkýntý yaþadýk. Ancak bu sýkýntýyý ya da açýkça telaffuz
etmek gerekirse, kuraklýðý, %100 küresel ýsýnmaya baðlamak
kanýmca doðru olmaz. Yýllara göre,
meteoroloji istatistiklerini incelediðimizde, dönem dönem yaðýþýn neredeyse onda bire düþtüðü yýllar yaþanmakta. Yalnýz Türkiye’de de deðil, bu
istatistikler dünyanýn tamamý için deðiþkenlik gösterse de mevcut. Geçen
sene hem Türkiye hem Balkanlar hem
Avrupa ülkeleri, kar ve yaðmur yaðýþý
eksikliðinden çok kötü etkilendik. Trakyalý çiftçinin ayçiçeðini tarlada býraktýðý, üzücü bir seneydi 2007. Bizim satýþlarýmýz da bu krize baðlý olarak çok
düþtü tabii ki.
Bu kýþý, geçen kýþa oranla daha
yaðýþlý geçirdik, ürün mutlaka geçen
yýla göre daha iyi olacak. Dolayýsý ile
bizim satýþlarýmýz üzerindeki etkisi de pozitif olacak. Ama acaba yaðýþ, þehirlerdeki barajlarý doldurmaya yetti mi? Çok þüphem var. Gerek çiftçi gerek þehirde yaþayan bizler, hepimiz su
tasarrufu konusunu dikkate almazsak, korkarým çocuklarýmýza
kötü bir miras býrakmýþ olacaðýz.
Erkunt Traktör Sanayii olarak gelecek için plan ve hedeflerinizi öðrenebilir miyiz?
Plan ve hedeflerimi, orta vade ve uzun vade olarak deðer-
Zeynep Erkunt Armaðan’78
1961 yýlýnda Ankara’da doðan Armaðan, ilk, orta ve lise eðitiminin
tamamýný TED Ankara Koleji’nde tamamladý. 1978 yýlýnda mezun
olduktan sonra Hacettepe Üniversitesi Ekonomi Bölümü’ne girdi.
Üniversiteden mezun olduktan hemen sonra Erkunt Tarým Makinalarý’nda çalýþma hayatýna atýldý. 26 yýldýr aralýksýz çalýþan Zeynep Erkunt Armaðan, evli ve 2 çocuk annesi.
lendiririm. Çünkü hiçbir ciddi ve büyük hedefe kýsa vadede
ulaþýlamayacaðýný bilirim.
Kuruluþta koyduðumuz 3 önemli orta vade hedefimizin
hepsini gerçekleþtirdik. Bu kadar yeni ve genç bir þirket olmamýza raðmen, 2 yýl içinde TSE ISO EN 9001 Kalite Yönetim Sistemi, TSE EN ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi, TS 18001
(OHSAS) Ýþçi Saðlýðý ve Güvenliði Yönetim Sistemi gibi tüm
önemli kalite belgelerini aldýk.
Traktörlerimizi Avrupa’da satabilmek için gerekli olan Avrupa Birliði Homologasyon Belgesi’ni tüm traktörlerimiz için aldýk. Ýlk 3 senede ulaþmayý hedeflediðimiz Türkiye çapýnda 50
adet yetkili satýcý hedefimize ulaþtýk.
Þimdi yine bizim gibi bir fabrika için çok önemli olan ISO
27001 Bilgi Güvenliði Yönetim Sistemi sertifikasýný almak üzere çalýþmalarýmýzý yapýyoruz. 55 yýlýn profesyonel yönetim anlayýþý ile kurulduðumuzu düþününce, bu belgeyi de alýp Türkiye’deki sayýlý belge sahibi firmalarýn arasýnda yer alacaðýmýza
yürekten inanýyorum. Yine geçen yýl konmuþ baþka bir orta vadeli hedefimiz de, 2009 yýlýna 80 yetkili satýcý ile baþlamak. Þu
anda gelen talepleri deðerlendirmeye yetiþmekte güçlük çektiðimize bakýlýrsa, bu hedefimize de ulaþacaðýmýzý düþünüyorum. Gelelim uzun vadeli hedeflerimize. Pek tabii ki, Erkunt ve ArmaTrac adýný Türkiye ve Dünya pazarlarýnýn kalýcý bir oyuncusu yapmak ve
traktör sektöründe aranan bir isim
olmak.
Zeynep Haným TED Ankara Koleji
mezunu olarak, Kolej’in sizin için
neler ifade ettiðinden bahsedebilir
misiniz? O yýllarýnýza dair anýlarýnýzdan örnekler verir misiniz?
Herþeyden önce þunu belirtmem lazým. TED Ankara Koleji’nde
eðitim görmüþ olmaktan gurur duyuyorum. TED Ankara Koleji bir
ekol. Onun bir parçasý olmak da
çok ayrýcalýklý bir duygu. Bugün piyasada baþarýlý olmuþ giriþimcilerin, yöneticilerin, sanatçýlarýn, doktor, avukat, mimar
ve diðer serbest meslek sahibi kiþilerin Kolej mezunu olduðunu anladýðýmda, hâlâ o Kolejli ruhu ile kendimi onlara daha yakýn hissettiðimi, baþarýlarýndan okuluma pay çýkardýðýmý görüyorum. Ýþlerimin ve aile hayatýmýn yoðunluðundan
dolayý çok fazla lokalimize gidemiyorum ama fiziken nerede
olduðumun deðil, ruhen kendimi nerede hissettiðimin önemli olduðunu düþünüyorum.
Bu sene mezuniyetimin 30. yýlýný kutlayacaðým. Geçen sene de eþimin mezuniyetinin yýldönümü idi. Kolej Marþý’ný söylerken, ortaokulun bahçesinde Atatürk büstünün önünde, rahmetli müdürümüz Nejat Ýlhan Leblebicioðlu’nun yönetiminde
marþýmýzý söylediðimiz günler geldi gözümün önüne. Sigara
dumaný mý çoktu, ben mi çok duygulandým bilemedim ama
yanýmdaki arkadaþým “gözlerin sulandý, aðlýyor musun?” deyince anladým ki, ben bu okulu, üzerinden 30 yýl geçmiþ de olsa, hala çok seviyorum.
MAYIS2008 kolejliler
aktüalite
12
Uluslararasý Genç Tasarým Giriþimcisi Yarýþmasý
British Council ve Ýstanbul Modern iþbirliði ile düzenlenen “Uluslararasý Genç Tasarým Giriþimcisi Yarýþmasý”na
baþvurular baþladý. British Council tarafýndan bu yýl 10 ülkede belirlenecek Genç Yaratýcý Giriþimciler, Eylül ayýnda
Ýngiltere’de “Yýlýn Uluslararasý Genç Tasarým Giriþimcisi” olmak için yarýþacak.
Türkiye’de tasarým giriþimciliði alanýnda yapýlacak olan
bu yýlki yarýþma, 25 - 35 yaþ arasýnda, en az 3 yýldýr tasarým alanýnda çalýþan, iyi derecede Ýngilizce bilen ve yaratýcý fikirlerine güvenen herkese açýk. Yarýþmanýn kategorileri
arasýnda mimarlýk, grafik tasarým, ürün tasarýmý ve tasarým
tanýtýmý bulunuyor.
Türkiye birincisinin seçkin bir seçici kurul tarafýndan
belirleneceði Uluslararasý Genç Tasarým Giriþimcisi yarýþmasýnda, ikinci ve üçüncü para ödülü alýrken, finalist ise
eylül ayýnda, Ýngiltere’de seçici kurulun karþýsýna çýkacak
ve yaklaþýk 45 dakikalýk bir süre içinde yenilikçi fikrini tanýtarak, Yýlýn Uluslararasý Genç Tasarým Giriþimcisi olmak
için yarýþacak.
Yarýþmaya son baþvuru tarihi 20 Haziran 2008
www.britishcouncil.org.tr
7 H a z i r a n - 3 Te m m u z 2 0 0 8
15. Aspendos Uluslararasý Opera ve Bale Festivali
Her yýl Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüðü organizasyonuyla HaziranTemmuz aylarýnda, olaðanüstü akustiðe sahip
2000 yýllýk Antik Aspendos
Tiyatrosu’nda gerçekleþtirilen Aspendos Uluslararasý Opera ve Bale Festivali’nin bu yýl 15.’si düzenleniyor. Festival bu yýl 7
Haziran - 3 Temmuz tarihleri arasýnda yapýlacak.
Dünyaca tanýnmýþ pek çok topluluðun sahne almak
istediði bu festival, ülkemizin kültür, sanat ve tarihi gü-
zellikleri ile turizm sektörü potansiyelini dünyaya tanýtýyor. Aspendos Uluslararasý Opera
ve Bale Festivali, ayný zamanda
dünyanýn ilk ve tek “Kalite Yönetim
Belgesi”ne sahip festivalidir. Fesivalin bu yýlki programýnda Devlet
Opera ve Balesi “Nabucco, Kuðu
Gölü ve Saraydan Kýz Kaçýrma” gibi eserleri sahneleyecek. Ýzleyicilerinin yüzde 70’ini yabancý turistlerin
oluþturduðu festival, her yýl artmakta olan izleyici sayýsý ile dünyanýn
ünlü festivalleri arasýndaki haklý yerini almýþtýr.
http://www.aspendosfestival.org
Türkiye’de Ýlk Çevre Günü Kutlamasý 25 Mayýs 1933
Türkiye’de ilk Çevre Günü kutlamasý 25 Mayýs 1933 yýlýnda Atatürk önderliðinde Ankara’da yapýlmýþtýr. Atatürk þu an
Atatürk Orman Çiftliði olan araziyi ilk gördüðünde bataklýk,
sivrisinek salgýný, hayvan leþlerinin olduðu kötü bir yerdir.
Atatürk, dönemin Ziraat Mühendisi Tahsin Coþkan’ý çaðýrarak, “Buraya bütün masrafý cebimden olmak üzere bir orman çiftliði yapmak istiyorum” der. Coþkan, “Paþam buranýn ýslahý ya sizin paranýzý tüketir ya da zamanýnýzý, neden
bu kadar mümbit topraklar varken gelip de burayý tercih ettiniz?” dediðinde Ata’nýn cevabý “Ben en zor olaný yapayým
da siz arkamdan
kolaylarý nasýl olsa
yaparsýnýz” olacaktýr. Hatta ziraatçilerin
“Burada hiç birþey
yetiþmez” diye yazarak altýný imzaladýklarý kaðýdýn altýna
kolejliler MAYIS2008
aynen þunlarý yazar; “Burasý vatan topraðýdýr, kaderine terk
edemeyiz.” Dediði gibi de olur, Atatürk zor olaný yapar ve
bu kurak topraðý akasya, çam ve köknarlarla bir ormana
dönüþtürür. Atatürk, 25 Mayýs 1933 günü de, Ýlk Çevre Kutlamasý’ný yapar. O gün bütün Ankara halkýný bedava trenlerle buraya getirtir. Çiftlikte boy vermiþ aðaçlar altýnda insanlar dinlenir, çocuklar yapýlan havuzda yüzerler. Herkes
çok mutludur ama en mutlusu Mustafa Kemal Atatürk’tür.
5 Haziran Dünya Çevre Günü
1972 yýlýnda Ýsveç’in Stockholm kentinde yapýlan Birleþmiþ Milletler Çevre Konferansý’nda alýnan bir kararla, 5
Haziran günü Dünya Çevre Günü olarak kabul edilmiþtir.
Haziran ayýnýn ikinci haftasý ile baþlayan hafta ise, Çevre
Koruma Haftasý olarak kutlanmaktadýr.
Ülkemizde bu amaçla 1978 yýlýnda Türkiye Çevre Sorunlarý Vakfý, daha sonra Çevre Müsteþarlýðý kurulmuþtur.
Baþbakanlýða baðlý Çevre Müsteþarlýðý da, 5-11 Haziran tarihleri arasýný Çevre Koruma Haftasý olarak kabul etmiþtir.
aktüalite
13
Umutlarýn yeniden yeþerdiði tarih 19 Mayýs 1919
19 Mayýs 1919 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki dönüm noktalarýndan biridir. Bu gün, bütün umutlarýn tükenmeye baþladýðý bir dönemde baþlatýlan Kurtuluþ Savaþý Mücadelesi’nin ilk adýmýnýn atýldýðý tarihtir.
Atatürk’ün Samsun’a ayak bastýðý tarih olan 19 Mayýs, “Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramý” olarak
kutlanmaktadýr. 1.Dünya Savaþý sonunda ülkemizin savaþý kazanan devletler tarafýndan iþgal edilmeye baþlamasýyla ulusal bir kurtuluþ mücadelesi baþlamýþtýr.
Ülkenin içinde bulunduðu bu iþgalden kurtulmak
için Mustafa Kemal Atatürk, 16 Mayýs 1919’da “Bandýr-
ma Vapuru” ile Ýstanbul’dan Samsun’a hareket etmiþ ve
19 Mayýs 1919’da Samsun’a varmýþtýr. Burada Kurtuluþ
Savaþý’ný baþlatan Büyük Önder, ulusal kurtuluþ mücadelemizin fitilini ateþlemiþtir. Sonsuz bir azimle yürütülen ve üç yýl süren savaþlar sonunda iþgal kuvvetlerinden temizlenen vatan topraklarýnda 29 Ekim 1923’te
Cumhuriyet ilan edilmiþtir.
19 Mayýs 1919 tarihinde, milletimizin tüm onur ve
kahramanlýðýyla Mustafa Kemal Atatürk’ün rehberliðinde tarih sahnesinde bir dönüm noktasý yaratýlmýþtýr.
11. Uluslararasý Uçan Süpürge Kadýn Filmleri Festivali
Kendin ol, düþlerini yarat
Kültür Bakanlýðý ve Baþbakanlýk Tanýtma Fonu’nun katkýlarýyla düzenlenen 11. Uluslararasý Uçan Süpürge Kadýn
Filmleri Festivali, bu yýl 8-15 Mayýs 2008 tarihleri arasýnda
Ankara’da gerçekleþtirildi. 8 Mayýs akþamý Devlet Opera ve
Balesi’nde yapýlan tören ile baþlayan Festival’in açýlýþ gecesinde “Uçan Süpürge Onur Ödülü” ve “Bilge Olgaç Baþarý
Ödülü” sahiplerine sunuldu. Bu yýl “Kendin Ol, Düþlerini Yarat” sloganýyla yola çýkan festivalin ana amacýný, sinemada
kadýn emeðini görünür kýlmak, kadýn sözünü sinemanýn diliyle de bütünleþtirip yaygýnlaþtýrmak oluþturuyor.
Festivalde, Türkiyeli kadýn belgeselcilerin bir çok festi-
valden övgü ve ödüllerle dönmüþ 9 yeni belgesel filmi ve
Festivalin ilgiyle izlenen bölümlerinden biri olan “Kýsa Olmazsa Olmaz” bölümünde 19 kýsa
film gösterime sunuldu. Festival
kapsamýnda gerçekleþtirilen en önemli faaliyetlerden biri
ise, sinema tarihinin en önemli yönetmenlerinden Chantal
Akerman’ýn Ankaralý sinemaseverlerle buluþmasý oldu. Sinema tarihinde kendine ayrýksý bir yer edinen Akerman’ýn
üç filmi Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluþtu.
36. Uluslararasý Ýstanbul Müzik Festivali
Ýstanbul’un tarihi mekanlarýnda müzik ziyafeti
Uluslararasý Ýstanbul Müzik Festivali, 36. yýlýnda Borusan Holding sponsorluðunda yerli ve yabancý pek çok sanatçý ve sanatseveri özel bir
programla, 6-30 Haziran tarihleri arasýnda Ýstanbul’un tarihi mekânlarýnda aðýrlamaya hazýrlanýyor. Haziran ayý boyunca klasik müzik dünyasý-
Bulgar Kilisesi
nýn en seçkin yýldýzlarý, ödüllü genç solistler, yerli ve yabancý birçok orkestra Ýstanbullu müzikseverlerle buluþacak.
Festival, bu yýl klasik müziði yine tarihi
mekânlara taþýyor. Aya Ýrini Müzesi, Arkeoloji Müzesi, Topkapý Sarayý, Bulgar Kilisesi, sanatçý ve
müzikseverlere ev sahipliði yapmaya hazýrlanýyor. Bu yýl Festivalin yeni mekânlarý arasýnda
geçtiðimiz yýl Ýstanbul’a kazandýrýlan Süreyya
Operasý da var...
Festival’in bu yýlki ilklerinden biri de, Festival
konserleriyle paralel olarak gerçekleþtirilecek
eðitim ve sosyal projeler kapsamýnda, konser
öncesi sanatçýlarla yapýlan söyleþiler, genç bestecilere yönelik atölye çalýþmalarý ile festivalde
yer alan gruplarýn okullara yapacaklarý ziyaretler
http://www.iksv.org/muzik/
de olacak.
MAYIS2008 kolejliler
aktüalite
14
Ankara Kalesi ikinci festivaline hazýrlanýyor
Bu yýl ikincisinin hazýrlýklarýna hýzla devam edilen, Ankara
Kalesi Festivali ile tüm Ankaralýlar Kale'ye, kentin yüreðine
davet ediliyor. Geçmiþi, bugünü ve geleceði paylaþmak
üzere…
Uzun süredir kaderine terk edilmiþ olan Ankara Kalesi,
geçen yýl Ankara Kalesi Derneði tarafýndan düzenlenen 1.
Ankara Kalesi Festivali ile dikkatleri çekmiþti. Bu yýl da Dernek ve Altýndað Belediyesi organizasyo8 Haziran 2008 tarihleri arasýnda
nu ile 5-8
düzenlenecek olan festivalle Kale'nin
Ankara'yla baðlarýný yeniden kurmasýný
amaçlýyor.
Çevresindeki zengin tarihsel örgüye
raðmen bugüne kadar yeterince ilgi görmeyen kaleye sahip çýkmak için farklý
mekanlarda 4 gün boyunca devam edecek olan festival kapsamýnda konserler,
dans ve halkoyunlarý, defile ve sergiler,
panel gibi birçok etkinlik düzenlenecek.
Ankara'da yaþamýþ farklý medeniyetlere ait giysilerle,
farklý esnaf kesimlerine ait özel iþ kýyafetleriyle, aralarýnda
mehter takýmýnýn da yer aldýðý renkli bir kortej, Ankara sokaklarýnda yürüyerek tüm Ankaralýlarý Kale Festivali'ne davet
edecek. Yazar ve þairlerin imza gününe yer verilecek olan
festivalde, salsadan flamenko ve horona, mehter takýmýn-
dan modern dansa kadar geniþ bir yelpazede pek çok
dans gösterisi olacak. Çeþitli rock, pop gruplarýndan sokak
müzisyenlerine, gitar, baðlama ve klasik müzik dinletisinden
Türk halk müziði, Türk sanat müziði korosunun vereceði
konserlere kadar tam bir müzik þöleninin gerçekleþtirileceði
festivalde; Ankara Kalesi, belki de uzun süredir görmediði
kadar çok ziyaretçi ile buluþarak yeniden ilgi odaðý olacak.
Cüney Arkýn'ýn Malkoçoðlu tiplemesiyle Ankara Kalesi'nde atýyla
dolaþmasý, Ayna Grubunun ücretsiz açýk hava konseri, Nasrettin
Hoca'nýn eþeðiyle kalede dolaþmasý, Türk Parlamenterler Birliði
Türk Sanat Musikisi Korosu, Alman Kültür Merkezi'nin müzik dinletileri, Ankara Caz Derneði konseri, Osmanlý Kýyafetleri defilesi, Antika Müzayedesi, Kitap Mezatý, kukla gösterilerinin yaný sýra, Kale'nin çeþitli yerlerinde kurulacak standlarda canlý elsanatlarý yapýmý gerçekleþtirilecek,
resim, fotoðraflar sergilenecek. Ayrýca Kale'nin bugüne kadar açýlmayan Akkale bölümünde de Ankara Devlet Opera
Bale sanatçýlarýnýn özel bir konseri planlanýyor.
www.ankarakalesidernegi.org.tr
6-8 Haziran 2008
Geleneksel Uuslararasý Beypazarý Festivali
8 Haziran
Geleneksel Beypazarý Festivali bu yýl 6-8
tarihleri arasýnda gerçekleþtirilecek. Her geçen yýl daha fazla kiþinin katýldýðý “Uluslararasý Tarihi Evler, El
Sanatlarý, Havuç ve Güveç Festivali”ne yoðun ilgi
Beypazarlýlarýn yüzünü güldürüyor. Festivale, yakýn
olmasý nedeniyle özellikle Ankara’dan büyük bir izleyici kitlesi akýn ediyor. Geçtiðimiz yýl 80 binin üzerinde katýlýmýn olduðu festivalde Bulgaristan, Hindistan,
Kýrgýzistan ve Japonya’dan gelen konuk heyetler
halk oyunlarý ve gösteriler sundular.
Festivalde ayrýca konserler, sergiler ve yöresel
ürün stantlarýyla ziyaretçiler oldukça eðlenceli bir haf-
kolejliler MAYIS2008
ta sonu geçirdiler. Beypazarý, binlerce yýllýk kültürel
zenginliði ve doðal güzellikleriyle bir turizm cenneti
olarak yerli ve yabancý turistlerin ilgi odaðý olmaktadýr. 1800’lü yýllardan günümüze ulaþan tarihi konaklarýn restore edilmesiyle açýk hava müzesi görünümü
alan Beypazarý, el sanatlarý ve saray mutfaðý tarzýndaki yemekleriyle Türk Kültürü’nün mirasçýsý olmaya
devam etmektedir. Yöreye has Beypazarý güveci, etli dolma, höþmerim ve 80 katlý baklava gibi tescillenen lezzetler, turistik iþletme haline getirilen tarihi konaklarda ziyaretçilerin beðenisine sunulmaktadýr.
Yörede el sanatlarý da büyük beðeni toplamaktadýr. “Telkari Sanatý” ile Beypazarý’nýn adýný yurtdýþýna
duyuran gümüþ iþletmeciliðinin yaný sýra bakýrcýlýk,
yorgancýlýk, dokumacýlýk gibi eski el sanatlarýnýn da
yaþatýldýðý ilçede; turistler babadan oðula geçen geleneksel el sanatlarý atölyelerini gezme fýrsatý bulmaktadýrlar. Turizmde artan talep sonucunda Beypazarý’ndaki turistik tesislerin sayýsý da artmaktadýr.
Restoran hizmetinin yaný sýra konaklama hizmeti de
sunan 16 mekanla birlikte toplam 25 turistik iþletmenin bulunduðu ilçede ziyaretçiler huzurlu bir tatil imkaný bulmaktadýr.
aktüalite
16
Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi sanatseverlerle buluþtu
Yedi yýllýk sanat özlemi son buldu
Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi, 2001 yýlýnda elektrik sisteminde yaþanan bir sorundan dolayý sanatseverlere kapýlarýný kapatmak zorunda kalmýþtý. Müze, yaklaþýk 7 yýl
aradan sonra Þubat 2008 tarihinde yeniden Ankaralý sanatseverlerle buluþtu.
T
ürkiye’nin ilk milli ve en önemli
güzel sanatlar müzesi olan
Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi, 1927 yýlýnda Atatürk’ün isteði üzerine inþa
edilmiþtir. Uzun bir süre Türk Ocaðý Binasý olarak hizmet veren yapý, 2 Nisan
1980 yýlýnda Ankara Resim ve Heykel
Müzesi olarak faaliyete geçmiþtir. Müzenin bünyesinde daimi sergilerin teþhir
edildiði 6 adet salonu, deðiþik sergilerin
açýldýðý 3 adet galeri salonu, resim,
heykel, seramik, fotoðraf ve restorasyon atölyelerinin bulunduðu tarihi binasýyla sanatseverler ile buluþmaya devam ediyor.
Müzenin tarihi geliþimini ve günümüze gelene dek geçirilen evreleri, Ankara Devlet Resim ve
Heykel Müzesi Müdürü Özgür Ýzzet Pektaþ þöyle anlatýyor:
“Bina öncelikle Türk Ocaklarý merkez binasý olarak yapýlmýþ fakat daha sonra bu bina halkevlerine devredilmiþ. Daha
sonra ise Milli Eðitim Bakanlýðý ve baþka bakanlýklara, deðiþik
kamu kurum ve kuruluþlarýna devredilmiþ. Bir müddet belediyeler tarafýndan nikah salonu olarak kullanýlmýþ. Bu nedenle bina çok fazla el deðiþtirmesinden dolayý da çok
yýpranmýþ. 1975 yýlýnda eski Cumhurbaþkanlarýmýzdan Fahri Korutürk, binanýn Resim Heykel
Müzesi yapýlmak üzere Güzel Sanatlar Genel
Müdürlüðü’ne tahsis edilmesini istemiþ. Bu
tahsisten sonra da restorasyonu gerçekleþtirilmiþ.
Bu binanýn mimarý olan Arif Hikmet Koyunoðlu, bu
restorasyon sýrasýnda da hayattaymýþ ve onun
gözetiminde 1980 yýlýna kadar süren bir restorasyon yapýlmýþ. 1980 yýlýnda Ankara Resim ve Heykel Müzesi olarak hizmete girmiþ ve o zamandan
bu yana Resim Heykel Müzesi fonksiyonunu sürdürüyor.”
Atatürk’ün isteði üzerine inþa edilen bu binanýn oluþum sürecini anlatan Pektaþ, þunlarý dile
getiriyor:
“Atatürk, binanýn yapýlmasý direktifini verdik-
ten sonra inþaatýyla çok yakýndan ilgilenmiþ. Burasý Ankara’ya
hakim bir tepedir ve adý Namazgah Tepesi diye geçer. Atatürk,
bina yapýlýrken her dönemde inþaata gelmiþ, iþçilerle konuþmuþ, mimarlarla konuþmuþ. Binanýn içinde eski Ankara evlerini örnek alan bir Türk odasý yapýlmasýný istemiþ.
Mimar da bütün Ankara evlerini gezerek desenlerini oradan çýkarmýþ, bizzat çizmiþ ve böyle bir Türk Salonu oluþturmuþ. Atatürk, Cumhurbaþkaný konuklarýný burada aðýrlamýþ. Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde opera ve tiyatro gösterileri
sunulmasýný saðlamýþ. Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih
Kurumu toplantýlarýnýn bazýlarý burada yaptýrýlmýþ.
Tam anlamýyla kültür sanat merkezi olarak kullanýlmýþ. 1980 yýlýnda tekrar müze olarak açýlýnca, dönemin ünlü sanatçýlarýndan bir komisyon kurulmuþ
ve kamu kuruluþlarýnýn elinde 800 kadar tablo tespit
edilmiþ. Bunlarýn 500 tanesi müzenin ilk koleksiyonunu oluþturuyor. O tarihten bu yana da koleksiyon zenginleþtirilerek 4 bin adet resim, heykel ve seramikten
oluþan bugünkü koleksiyonumuz meydana gelmiþ.”
Sanatseverlerle özlem gideriyor
2001 yýlýnda bir elektrik arýzasý sebebiyle kapatýlan
ve bürokratik engeller ve ödenek sýkýntýsý nedeniyle yaklaþýk 7 yýl kadar kapalý kalan Müze’nin, geçen yýl restorasyonuna baþlandý ve Þubat ayýnda açýlýþý yapýldý. Mü-
kolejliler MAYIS2008
ýn”
nç Kad
arý “Ge
Ýriada B
aktüalite
17
Atatürk’ün Odasý
Operet Sahnesi
Müzesi yine bu alan içinde bulunuyor. Bu anlamda,
zenin uzun süre kapalý kalmasý Ankara’da bir özlem meydana
her yýl Þefik Bursalý anýsýna bir resim yarýþmasý düzengetirmiþ. Açýlýþý da, basýn yayýn organlarýnda yer aldýktan sonleniyor. DYO yarýþmasýnýn sergileri oluyor. Böylece sara, açýlýþtan hemen sonraki hafta müzeye 1000 kadar ziyaretçi
natla ilgili derneklerin sergileri müze bünyesinde sergelmiþ. Bu ilgiden büyük memnuniyet duyduklarýný belirten
gileniyor. Bu þekilde ulusal ve uluslararasý çapta serPektaþ, “Biz üzülüyorduk. Turist gruplarý, öðrenci gruplarý geligilere ev sahipliði yapan müze, resim müzeciliði ve
yordu. Galeri kýsmýný gezdiriyor fakat müze kýsmýný gezdiremiplastik sanatlar alanýnda sempozyumlar düzenleme
yorduk. Þimdi çok iyi durumda, memnunuz” diyor.
hedefleri taþýyor.
Bina tescilli ve tarihi bir yapý olduðu için, içerde büyük çaplý bir deðiþim yapýlamamýþ. Yapýlan restoYeni projelerle yeni bir
rasyon sadece derleme toparlama, kýrýlan,
yüze kavuþacak
dökülen, çürüyen kýsýmlar varsa onlarý deÖnümüzdeki günlerde müze bahçeðiþtirme þeklinde olmuþ. Mimariden ziyasinde
açýk teþhir alanlarý yapýlmasý plande, elektrik ve ýsýnma aksamýnda, tesisatta
lanýyor.
Ýhalesi halen süren bu yapýnýn,
ve ses düzeninde bir deðiþiklik
Ankara’nýn
kültür sanat anlamýnda bir çeyapýlmýþ.
kim
merkezi
olacaðý düþünülüyor. Günün
Ankara’nýn ilk kültür ve sanat
her
saatinde
herkesin gelebileceði bir
merkezi olmasý amacýyla yamekan
olarak
tasarlanan
bahçedeki teþpýlan bu bina bünyesinde 3
hir
alanlarý,
bu
tarz
bir
düþünceyle
düzenadet güzel sanatlar galerilenecek.
Bunun
yaný
sýra
bahçeye
bir
amsi (Korutürk, Arif Hikmet
Osman Hamdi
fi
tiyatro
yapýlmasý
da
planlar
arasýnda.
Koyunoðlu ve Sedat SimaAyrýca, gerek arkeolojik gerek modern
vi), 3 adet atölye (resim, heykel, seramik),
anlamda heykellerin sergilenebileceði
1 restorasyon atölyesi, 6 teþhir salonu, 426
açýk sergi alanlarýnýn oluþturulmasý, yine
kiþilik bir konser salonu, güzel sanatlar uzbu kapsamda, insanlarýn akþamlarý gelip
manlýk kitaplýðý, Þark Salonu, konser-tiyatoturabileceði, konser aralarýnda dinlenero salonu bulunuyor. Galerilerde her yýl deOsman Hamdi “Silah Taciri”
bilecekleri bir kafeterya yapýlmasý planlavam eden sergilerin dýþýnda Güzel Sanatnýyor.
Tarihi
bir
bina
olmasý dolayýsýyla belki mimaride büyük
lar Genel Müdürlüðü’nün organize ettiði Devlet Resim, Heydeðiþiklikler
yapýlamýyor
ama bu ek binalarla Ankara Resim
kel, Seramik, Özgün baský yarýþmalarý yapýlýyor. Bu yarýþmaHeykel
Müzesi’nin
yeni
bir
yüze kavuþacaðýný kestirmek çok
lar sonucunda seçilen eserler, galerilerde sergileniyor. Buda
zor
deðil.
nun yanýnda, Kültür Bakanlýðý’na devredilmiþ Þefik Bursalý
Opera Meydaný-U
Ulus ANKARA
Tel: (0 312) 310 20 94 Faks: (0 312) 311 82 64
MAYIS2008 kolejliler
aktüalite
18
Fedakâr bir Gazi Annesi
Neredeyse hemen her gün televizyonda, gazetelerde þehit veya gazi haberi izliyoruz, okuyoruz. Hepimizin yüreði parçalanýyor. Ama onlar için en çok üzülenler þüphesiz anneleri... Hiçbir sevgi bir annenin evladýna duyduðu sevginin yerini tutamaz; hiçbir acý evlat acýsýyla karþýlaþtýrýlamaz. Baþta þehit ve gazi
annelerimiz olmak üzere tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor, bu sayfanýn hazýrlanmasýnda deðerli katkýlarýný esirgemeyen Türkiye Harp Malulü
Gaziler Þehit Dul ve Yetimler Derneði’ne teþekkür ediyoruz.
O
ðlu askerde olan her anne, her günü onu düþünerek, onun özlemiyle geçirir. Uzaktaki oðlunun sýkýntýsýný yüreðinde hisseder. Þehit anneleri yýllar
geçse de evladýnýn hasretini, acýsýný yüreðinden
atamaz. Bu nedenle biz de dergimizin sayfalarýnda Anneler Günü vesilesiyle, bir gazi annemize yer verdik. Zülfü Anne’nin tek oðlu olan Ethem Gödelekoðlu, askerdeyken
aðýr bir trafik kazasý geçirmiþ. Oðlunun ilk önce "öldü" diye haberini almýþ. Dünya baþýna yýkýlmýþ. O gün yaþadýklarýnýn anýsý
hâlâ gözlerini doldurmaya yetiyor.
Neyse ki bir süre sonra hayatta olduðunu; ama askerlik
yaptýðý Bursa'nýn bir köyünde aðýr bir trafik kazasý geçirdiðini
öðrenirler. Alelacele oðlunu görmeye gider Zülfü Anne. Baþýndan ve gözünden çok ciddi darbeler alan oðlu, sol gözünü kaybetme tehlikesiyle karþý karþýyadýr.
Zülfü Anne o günle ilgili þunlarý söylüyor: "Oðlumu, o haliyle ilk gördüðümüzde çok kötü bir durumdaydý. Ama biz, o haline bile 'Çok þükür' dedik. Daha büyük acýlar yaþamaktansa,
kolejliler MAYIS2008
buna da razý olduk."
Sonraki üç-dört yýl tüm aile için çok zor geçer. Oðlunun üst
üste yedi sekiz kez gözünden ameliyat olmasý gerekir. Manevi
yýkým maddi zorluklarý da beraberinde getirir. Çünkü zaten
maddi olarak çok büyük zorluklar yaþayan aile bir de hastane
masraflarýnýn yarýsýný karþýlamak zorunda kalýr. Oðlu için tek mal
varlýðý olan küçük bir arsasýný da satmak zorunda kalan Zülfü
Anne, "Bizim bütün çabamýz oðlumun saðlýðýna kavuþmasý
içindi. Bunun için elimizden geleni yaptýk. Maddi anlamda büyük sýkýntý çektik. Þimdi görmesi düzeldi. Ama yüzüne eklemek
için bacaðýndan alýnan parça nedeniyle aðrýlarý oluyor. Bu yüzden iþ bulmada da zorluklar çekiyor" diyor.
Þimdi her asker haberi, her gazi haberi içini titretiyor Zülfü
Annenin! Kendi yaþadýklarý gözünün önüne geliyor. Diðer annelerle birlikte aðlýyor. Geçirdikleri o üzüntülü günler gözlerinde
canlanýyor.
TED Ankara Koleji Mezunlar Derneði olarak, tüm þehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize acil þifalar diliyoruz.
duyurularýmýz
19
Grease, 2002 yýlý mezunlarýmýzdan Efe Güray’ýn anýsýna yeniden sahnede
7-8
8 HaziEfe Güray Eðitim ve Spor Vakfý, bir dönemin ünlü müzikali olan Grease’i, 6-7
ran 2008 tarihlerinde Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde sahneleyecek.
Efe Güray Eðitim ve Spor Vakfý, 2004 yýlýnda hayatýný kaybeden TED Ankara Koleji
mezunu Efe Güray’ýn ailesi ve yakýnlarý tarafýndan 2005 yýlýnda kuruldu.
Vakýf, ilk kez 1998 yýlýnda TED Ankara Koleji orta kýsmýnda okuyan 45 öðrenci ve 3
öðretmenin sahneledikleri Grease Müzikali’ni ayný kadro ile bu yýl yeniden sahneleyecek. Kostüm, dekor ve müzikleriyle orjinaline sadýk kalýnacak olan müzikal, büyük bir titizlik ve disiplinle hazýrlanýyor. Vakfýn kuruluþ amacý, Türkiye genelinde maddi durumu
üniversite eðitimini karþýlayamayacak durumda olan çalýþkan, erdemli ve Atatürk ilkelerine gönülden baðlý, diþhekimliði fakültesi öðrencilerine maddi ve manevi destek saðlamak, eðitimleri süresince gerekli olabilecek ders ve klinik araç-gereç ve sarf malzemelerini temin etmektir.
Öðrencilere diðer vakýf veya yardým kuruluþlarýna muhtaç olmadan eðitimlerini onurlu bir þekilde tamamlayabilecekleri miktarda bir maddi desteði saðlamayý hedefleyen
vakýf, bu amaçla 2008 yýlý itibarýyla çeþitli illerdeki 8 farklý Diþhekimliði Fakültesi’nde okuyan 65 öðrenciye eðitim bursu vermektedir. Vakýf, ayný zamanda Mamak’da kurulan bir
spor tesisinde bölge çocuklarýna tenis dersi veriyor. 2008 yýlý itibariyla kýz ve erkek 58 çocuðun çalýþtýrýldýðý merkezde 4 çocuk milli takýma seçildi.
Efe Güray Eðitim ve Spor Vakfý
Cinnah Cad. 37/4 Kavaklýdere/ANKARA Tel: 441 23 83
Minik TED’liler Ankara birincisi
TED Ankara Koleji ilkokul
erkek basketbol takýmý Ankara Þampiyonu oldu. 27
Mart günü ODTÜ ile oynanan karþýlaþmayý 43-38’lik
skorla galip olarak bitiren minik sporcular, il birincisi olarak Türkiye yarý finallerine katýlmaya hak kazandý. TED
Ankara Kolejliler, Türkiye finalleri için Mayýs ayýnda
Trabzon’da yarýþacak.
Sorumlu Öðretmen: Ali Þahin Antrenör : Ýsmail Kuru
Tolga Dinçer 5/B, Gökçe Can Öktem 5/B, Kamil Kaan Sözen 5/B, Can Yalnýz 5/D, Ufuk Koyuncu 5/Ý, Mert Nadir Er 5/J,
Zafer Çeliker Kayalar 5/J, Kaan Sarýaslan 5/K, Barýþ Eymür 5/L, Can Okçabollu 5/L, Ege Sekmen 5/N, Yaman Hakçý 5/O
MAYIS2008 kolejliler
duyurularýmýz
20
Kolej Oyuncularý: Mezunlar Tiyatrosu’ndan
Anahtar Sahipleri
TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði Tiyatro Topluluðu, yani Kolej Oyuncularý: Mezunlar Tiyatrosu, 2005 yýlýnda iki Kolej
mezunu, Mustafa Koca ve Zekican Samlý tarafýndan kuruldu.
Topluluk, mezun kolejlilerin ilköðretim ve lisede aldýklarý tiyatro eðitimini ve kültürünü üniversite hayatlarýnda da Kolej camiasý içinde deðerlendirebilmeleri amacýyla ve
Kolej camiasýna yeni bir sosyal kurum kazandýrma düþüncesiyle hayata geçirildi. Ancak, bu yeni bir
topluluk muydu? Kesinlikle hayýr.
Geçmiþi 90'larýn sonuna, Atölye
Oyuncularýna ve "Savaþ Oyunu",
"Cephede Piknik" gibi oyunlara kadar uzanan topluluk, 2000 yýlýnda
Atölye Oyuncularý tarafýndan sahnelenen "Mahmut ile Yezida" ile ilk
tohumlarýný attý. Kolej Oyuncularý
adýna ve esas köklerine ise 2001
yýlýnda Filiz Alpgezmen ve Onur
Saylak yönetiminde kavuþtu.
2001-2002 sezonunda "Troilos ile
Kressida"yý sahneleyen Kolej
Oyuncularý, bugün Mezunlar Tiyatrosu'nda yer alan bir çok ismin ilk
sahne deneyimine ev sahipliði
yaptý. Çekirdek kadroyu koruyarak
bir sonraki sezona devam eden Kolej Oyuncularý, "Eskici'nin
Çehov'u"nu sahneleyerek bir jenerasyona da son noktayý koymuþ oldu.
Bir sonraki yýl tiyatro topluluðunda Kolej Oyuncularý ve
Atölye Oyuncularý'ndan kimse kalmamýþtý. 2 yýllýk bir aranýn ardýndan yeniden bir araya gelen 6 Kolej Oyuncusu, 2005-2006
yýlýnda yine bir Kolejli olan Civan Canova'nýn yazdýðý "Kýyamet
Sularýnda" ile sahnelere geri döndü. 2006-2007 sezonunda
kolejliler MAYIS2008
oyuncu sayýsýný iki katýný çýkartan topluluk, seyirciyi George Orwell'in edebi baþyapýtý "1984" ile selamladý. "1984"ün elde ettiði
büyük seyirci beðenisi ile saðlam adýmlarla yoluna devam
eden Kolej Oyuncularý: Mezunlar Tiyatrosu, 2007-2008 sezonunda yeni bir dönüþüm yaþadý.
Mustafa Koca'dan boþalan yönetmen
koltuðuna "1984"ün Winston'ý Onur Sesigür'ün gelmesi ile topluluk tamamen 3. kuþak oyuncu ve yönetim kadrosuna kavuþarak kurumsal yapýsýnýn ve köklerinin
saðlamlýðýný da kanýtlamýþ oldu.
Topluluk bu sezon Haziran ayýnda Ankara seyircisinin karþýsýna yine muhteþem
bir oyunla çýkmaya hazýrlanýyor: Anahtar
Sahipleri. Ünlü Çek yazar Milan Kundera'nýn yazmýþ olduðu bu harika metin,
Onur Sesigür'ün yönetmenliðinde, Kolej
Oyuncularý'nýn farklý yorumuyla seyircinin
beðenisine sunulacak.
Kolej Oyuncularý: Mezunlar Tiyatrosu, geçmiþten aldýðý birikimi, genç
ve heyecanlý oyuncu yapýsý ile sadece bir Kolej
kurumu olmaktan öte,
Ankara'nýn sayýlý amatör
tiyatro topluluklarýndan
biri olma yolunda hýzla
ilerlemekte ve her geçen
sezon baþarýlarýna yeni
sayfalar eklemektedir.
Milan Kundera'dan
Anahtar Sahipleri, Haziran baþýnda Ankara Sanat Tiyatrosu'nda...
duyurularýmýz
21
Sony Dünya Fotoðrafçýlýk Ödülleri Yarýþmasý finalinde tek Türk isim
Koray Birand’93
Mezunlarýmýzdan Koray Birand'93, profesyonel ve amatör tüm fotoðraf tutkunlarýnýn çalýþmalarýný uluslararasý bir platforma taþýyan Sony Dünya Fotoðrafçýlýk Ödülleri
Yarýþmasý’nda finale kaldý. Soyut, reklam, mimari, müzik, doða, nü, dokümanter, portre, bilim, spor ve moda kategorilerinde üçer finalistin seçildiði yarýþmada sadece bir
Türk sanatçý yer aldý. Birand, moda kategorisinde finalist olarak seçildi. Yarýþmanýn
birincileri 24 Nisan 2008'de Cannes'daki Festival Sarayý'nda (Palais des Festivals)
ödül seremonisi ile duyuruldu.
Koray Birand, 1993 senesinde TED Ankara Koleji'ni bitirdikten sonra Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarým, Mimarlýk Fakültesi’ne girdi. Mezun olduktan sonra Cyramaxx Films adýnda
Post Prodüksiyon firmasýný kurdu. Bu süre zarfýnda çeþitli TV Reklam ve Jenerik çalýþmalarý oldu. 1999 senesinde TRT Genç Sinemacýlar için iki adet kýsa film çekerek yönetmenliðe adým attý. 2000 senesinde Cyramaxx Films
ve Proje'nin birleþmesi ile Proje Films'in baþýna geçti. 2002 senesinde ilk görüntü yönetmenliði olan T.C Kültür
Bakanlýðý Türkiye Tanýtým filmini çekti. 2004 senesinde fotoðraf çekmeye baþlayan Birand, daha çok moda ve
dans fotoðrafçýlýðý konularýna yöneldi.
OPAÞ’tan TED Mezunlarýna yeni hizmet
TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði ve Opaþ Sigorta Aracýlýk Hizmetleri Tic. A.Þ. arasýnda 17.10.2007 tarihinde
gerçekleþen sözleþme çerçevesinde dernek içerisinde aktif olarak bir personelimiz göreve baþlamýþtýr.
Bu hizmet içerisinde TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði üyelerine Kaza, Yangýn, Mühendislik, Sorumluluk, Muhtelif
Paket Sigortalarý, Saðlýk, Hayat branþlarýnda poliçeler özel prim ödeme koþullarý ile tarafýnýza sunulmaktadýr. Oluþan
hasarlarýnýzda anlaþmalý kurumlardan ve þirketimiz hasar biriminden alabileceðiniz hizmet ve hasar
sorunlarýnýz da en kýsa sürede çözüme ulaþtýrýlmaktadýr. Proje kapsamýnda bizlere temin edilen iletiþim
kanallarý ile ulaþabildiðimiz, dernek içerisindeki çalýþmalarýmýzý duyup bizlere ulaþan, Mezunlar Derneði
üyelerine vadesi gelen poliçeleri ile yaptýrmayý düþündükleri riskleri için danýþmanlýk hizmetleri verilmektedir. Bu hizmetlerden yararlanan Mezunlar Derneði üyelerine yaptýrmýþ olduklarý poliçeler ile en kapsamlý teminatlarý en
uygun primlerle almakta, aldýklarý bu poliçeler ile de eðitim gören öðrencilerin geleceklerine katkýda bulunmaktadýrlar.
Þu an 17.000'i geçen müþteri portföyü, 100'ü aþkýn acentesi, 3 adet þubesi ve kurulan 3. Bölge Müdürlüðü ile Opaþ
Sigorta Aracýlýk Hizmetleri Tic. A.Þ. 1994 yýlýnda Kurt Holding A.Þ. iþtiraki ile kurulmuþ, o günden bugüne sigorta sektöründe liderliðini sürdürmekte ve sizlere özel hizmetine devam etmektedir.
Ali Tarýk Emre'75 "Kolej Mezunu Öðretmenin Kolej Anýlarý"
Ali Tarýk Emre, 1975 yýlýnda mezun olduðu
ve bu tarihten tam 14 yýl sonra Ýngilizce öðretmeni olarak döndüðü TED Ankara Koleji'ndeki
öðrencilik ve öðretmenlik anýlarýný bu kitapta biraraya getirdi.
Anýlarýn sade ve okuyucuyu yormayan bir
dille aktarýldýðý "Kolej Mezunu Öðretmenin Kolej Anýlarý" adlý kitap, Emre'nin öðrencilikten öðretmenliðine uzun bir yolculuðunu kapsýyor.
Kitapta Emre, geçtiðimiz yýl emekli olduðu
okuluna iliþkin anýlarýný paylaþýrken, okuyucular da adeta
onunla birlikte okul bahçesinde yürüyor, anlatýlan olaylarý
yaþýyor. "Kolejden Kopuþ" adlý giriþle baþlayan
kitap, okulda yapýlan futbol maçlarýna, öðrencilerle olan diyaloglara, TED Ankara Koleji'nin yeni taþýndýðý Ýncek Kampüsü'nde yaþananlara
kadar bir çok anýyý ayný potada eritiyor. Onlarca
bölümün ardýndan Emre, kitabýna "Son söz niyetine" baþlýðýyla "Kolej'de hep tatlý anýlarým oldu. Okulun bana verdiði her görevi eksiksiz olarak yerine getirdim" diyerek, okuluna olan sevgisini ve baðlýlýðýný son bir kez daha dile getiriyor.
Kitabýn sonunda ise anlatýlanlara iliþkin çeþitli belge ve fotoðraflar yer alýyor.
MAYIS2008 kolejliler
duyurularýmýz
22
‘49 Mezunlarý
Ayvalýk’ta
buluþtu
Mezuniyet yýldönümlerini
her yýl deðiþik yerlerde kutlayan TED Ankara Koleji 1949
Mezunlarý, geçtiðimiz yýl Ayvalýk’ta buluþup hem özlem
giderdiler hem de okul anýlarýný tazeleyerek ileriki yýllarda
tekrar buluþma sözü verdiler.
‘74 Mezunlarý hasret giderdi
19 Nisan 2008 tarihinde
Torch’da biraraya gelen 74
Mezunlarýmýz gönüllerince
bir gece geçirdiler.
‘81 dönemi
3K Sýnýfý’nýn
keyifli gecesi
‘81 dönemi mezunlarý, ortaokul 3K sýnýfý
olarak 15 Mart 2008 tarihinde Ýstanbul’da
biraraya gelip keyifli bir akþam geçirdiler.
kolejliler MAYIS2008
bizim dünyamýz
24
Bülent Baðdatlý’81
Bülent Baðdatlý, 1964 Ankara doðumlu.
1981 yýlýnda TED Ankara Koleji'nden mezun
olduktan sonra Orta Doðu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Makine Mühendisliði Bölümü’nü
bitirdi. Amerika Birleþik Devletleri'nde University of Alabama'da makine mühendisliði
üzerine master yaptý. Halen Ýnoksan Mutfak
Sanayi ve Tic. Anonim Þirketi’nde çalýþmakta olan Baðdatlý, evli ve 2 çocuk babasýdýr.
“Amacýmýz teslim aldýðýmýz
bayraðý daha da ileriye götürmek”
TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði baþkanlýðý görevine geldiniz. Bu görev sizin için ne ifade ediyor öðrenebilir miyiz?
ED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði Baþkanlýðý
görevine gelmek benim için büyük bir onur, ayný
zamanda da büyük bir sorumluluktur. Çünkü TED
Ankara Koleji, 30 bini aþkýn mezunu ile çok büyük
bir camiadýr. Dolayýsýyla beklentiler çok ve o beklentileri karþýlamak gerçekten de zor. Ben de bu sorumluluðun
bilinciyle, mezunlarýmýza en iyisini vermeye gayret edeceðim.
rýmýza kazandýrmak zorundayýz. Senelerdir hayalimiz olan bir
tesis. Bu projeyi, Sunullah Salýrlý Baþkanýmýz zamanýnda oluþturduk, bir önceki Baþkanýmýz Kemal Savran ile de hayata geçirdik. Her ikisinin de emeði çok büyüktür. 7 bin metrekareyi
aþan bu tesisimizden, eþ zamanlý olarak yaklaþýk 2-3 bin mezunumuz faydalanabilecektir. KolejIN projesi haricinde, rutin
aktivitelerimiz dýþýnda, sosyal sorumluluk projelerine aðýrlýk
vermek istiyoruz. Biz de, bir sivil toplum örgütü sayýlýrýz. Türkiye hassas bir dönemden geçiyor. 30 bin mezunumuzun sesi
olmak durumundayýz. Atamýzýn
gösterdiði yolda ilerleyeceðiz ve
Geçtiðimiz günlerde TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði Genel Baþ- yeni nesillere bu yolda örnek olakanlýðý'ný Kemal Ziya Savran'dan devralan Bülent Baðdatlý’81 ile Mezun- caðýz. Hedefimiz, toplumu ilgilendiren güncel konularla ilgili,
lar Derneði'nde yapmayý düþündüðü plan ve projeleri üzerine görüþtük. sempozyum ve söyleþilere devam etmek. 8 Nisan'da bir Anayasa Sempozyumu yaptýk. Onun
öncesinde çeþitli gazetecileri çaðýrdýk, onlarla söyleþiler gerBize yeni yönetim döneminde yapmayý düþündüðünüz plan
çekleþtirdik. Kendi alanlarýnda baþarýlý olan ve bizlerin yaþam
ve projelerinizden bahseder misiniz?
felsefesine katký saðlayacak mezunlarýmýzla beraber olduk.
Bizim daha önceden belirlediðimiz projelerimiz vardý zaBundan sonra, bu gibi etkinliklere daha da aðýrlýk vereceðiz.
ten. Ben de, önceki yönetimde Genel Sayman olarak görev
Ayrýca sene boyunca, Kuru Fasulye, Mezunlar Balosu, tiyatro
aldýðým için, bu projelerin bizzat içindeydim. Bu program kapve tenis turnuvasý gibi sosyal ve spor içerikli etkinliklerimize
samýndaki en öncelikli hedefimiz, KolejIN tesisimizi bitirmek.
devam edeceðiz.
Bu proje, gerçekten bizim gözbebeðimiz. Bu tesisi, Mezunla-
T
kolejliler MAYIS2008
bizim dünyamýz
25
Hizmet bayraðý, bize çok iyi bir noktada teslim edildi. Biz
de bu bayraðý daha ileri seviyelere taþýmak istiyoruz.En büyük
avantajým, Yönetim Kurulu'ndaki diðer 10 Kolejli kardeþimin
de benim gibi, uzun süredir derneðimize hizmet eden çok
tecrübeli kiþiler olmasý. Gerçekten her birinin derneðe katkýsý
çok büyüktür. Ben onlarýn desteði ile hedeflerime ulaþacaðým.
Biliyorsunuz dernekçilik bir gönül iþi. Herkesin kendine ait bir
çalýþma ve sosyal hayatý var. Ama Kolejlilik ruhuyla, hayatýmýzdan ve vaktimizden çalarak derneðe koþuyoruz ve bütün iþlerin üstesinden geleceðimize inancým tamdýr.
"Kolejli olmanýn böyle büyülü bir duygusu var"
TED ruhunu taþýmak hayata bakýþ açýnýzý nasýl deðiþtiriyor?
Kolejli olmanýn fark yaratan unsurlarý nelerdir?
Ben TED Ankara Koleji'nden 1981 yýlýnda mezun oldum.
Kolejli olmanýn farkýný, asýl, mezuniyetten sonra anladým. Dýþarýdan bakýlýnca, ne farký var bunun diyebilirsiniz! Ama ger-
TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði'nin son dönem faaliyetlerini nasýl deðerlendiriyorsunuz?
Öncelikle bizden önceki tüm baþkanlara çok teþekkür ediyoruz. Seneler önce üç-beþ üye ile baþlayan Mezunlar Derneði, þu anda 10 binin üzerinde üye sayýsýna ulaþmýþtýr. Senede
birkaç faaliyet ile sýnýrlý kalan dernek organizasyonlarý, bugün
her aya yayýlmýþ faaliyetleri ile en üst seviyesine ulaþmýþtýr.
Özellikle, 2 ayda bir çýkan ve yaklaþýk 5 bin üyemize ulaþtýrýlan Kolejliler Dergimiz hem içerik hem de nitelik açýsýndan,
profesyonel dergileri aratmayacak konumdadýr. Bütün bu faaliyetlere ilaveten, 'Kolejli, Kolejli ile Çalýþýr' sloganý ile yeni bir
proje baþlattýk. Bu projenin meyvelerini de birkaç sene içerisinde toplayacaðýmýz inancýndayým.
" KolejIN övünç duyacaðýmýz bir tesis oluyor"
TED Ankara Koleji'nin Ýncek Kampüsü'nde inþa edilen yeni tesisi KolejIN'le ilgili olarak neler söylemek istersiniz? Bu anlamda yapýlacak baþka projeler bulunuyor mu?
KolejIN projesi baþlý baþýna büyük bir proje. Benzer baþka bir projeyi düþünmemiz imkansýz. Çok fazla detayý olan,
büyük emek ve finansman gerektiren bir proje. Fakat, bittiðinde, orada geçireceðimiz her dakikadan büyük bir haz duyacaðýmýz tesis olacaktýr. Hep hayalini kurduðumuz gibi, mezunlarýmýzý buluþturacak, onlarý bir arada tutacak ortam yaratacaktýr. Zaten en büyük hedefimiz de, daha çok mezunumuzu derneðe kazandýrmak ve onlarýn derneðe baðlýlýk duygularýný artýrmaktýr. KolejIN'e de bu amaçla baþlamýþtýk zaten. Tesisin yer aldýðý alanýn, Türkiye'nin övünç duyduðu ve pek çok
mezunumuzun çocuðunun da okuduðu Ýncek Kampüsü’nün
içinde yer almasý da, projeye ayrý bir anlam kazandýrmaktadýr.
Tesis açýldýðýnda, mezunlarýmýz aileleri ile birlikte, sadece yemek yemeyecekler, ayný zamanda, günün her saatinde, hafta
sonlarý da dahil, birbirlerini görme ve beraber spor yapma
þansýna sahip olacaktýr.
KolejIN'e karþý mezunlarýnýzýn ilgisi nasýl?
KolejIN'e mezunlarýmýzýn ilgisi büyük. Þu ana kadar üye
sayýmýz 1200'ü geçti. Mezunlarýmýz, bu tesisin açýlmasýnda bize maddi-manevi büyük destek veriyorlar. Hatta, okuldaki velilerimizin ilgisi bile fevkalade. Pek çok velimiz, daha mezun
olmamýþ çocuklarý için ( potansiyel mezunlarýmýz ) onlarýn adýna üye olma yolunu seçmektedir. Çocuklarý 18 yaþýna geldikleri zaman üyelikleri otomatik olarak onlara geçiyor. O süre
boyunca, velilerimiz açýlacak bu tesisten yararlanabilecek.
çekten farký var. Özellikle iþ hayatýmda ve özel yaþantýmda,
Kolejli kardeþlerimle hep ayný frekansý yakaladým. Nasýl söyleyeyim? Kanýmýz çekti. Gittiðiniz bir yerde sohbete baþlarken,
"Nereden mezun oldun?" diye sorulduðunda, "Kolej’den mezun oldum" dediðinizde, gizli bir dayanýþma, bir güven, bir yakýnlýk hissi ortaya çýkýyor. Duygusal bir bað oluþuyor da diyebilirsiniz. Türkiye'nin dört bir yanýna yayýlmýþ mezunlarýmýzla
her an karþýlaþmanýz mümkün. Hayatýnýzda çok güzel nüanslar yakalýyorsunuz. Kolejli olmanýn farkýný hissediyorsunuz.
MAYIS2008 kolejliler
bizim dünyamýz
26
TED Ankara Koleji Mezunlarý
Derneði tarafýndan Anayasa Taslaðý
Sempozyumu düzenlendi
TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði tarafýndan düzenlenen, ‘’Anayasa Taslaðý
Sempozyumu” önemli konuþmacýlar ve geniþ bir izleyici katýlýmý ile gerçekleþtirildi. Üç
oturum ve bir de panel þeklinde düzenlenen sempozyumu aralarýnda eski Yargýtay
Cumhuriyet Baþsavcýsý Sabih Kanadoðlu’nun da bulunduðu çok sayýda katýlýmcý ve
hukukçu izledi.
kolejliler MAYIS2008
bizim dünyamýz
27
T
RT Haber Spikeri Fulin Arýkan’ýn sunumunu yaptýðý ‘’Anayasa Taslaðý Sempozyumu”, TED Ankara
Mezunlarý Derneðimiz tarafýndan TOBB Üniversitesi Konferans Salonu’nda 8 Nisan 2008 tarihinde
düzenlendi.
Mezunlar Derneði eski Genel Baþkaný Kemal Ziya Savran’ýn açýlýþ konuþmasýyla baþlayan sempozyum, birçok deðerli hukukçunun yaptýðý konuþmalar ve açýlýmlarla devam
etti. Savran, konuþmasýnda, yapýlan toplantýnýn önemli bir fikir alýþveriþi saðlayacaðýný ve yeni taslakla ilgili birçok soruya
cevap getireceðini dile getirdi. Ýktidarýn yapacaðý Anayasa
deðiþikliðinin toplumun her kesimini yakýndan ilgilendirdiðini
söyleyen Savran, “Akademisyenler ve sivil toplumun temsilcilerinin de katýldýðý bu buluþmada yeni fikirlerin de gündeme
geleceðine inanýyoruz. Anayasalar, ülkelerin siyasal ve sosyal yapýsýný oluþturur. Rejimler deðiþmedikçe anayasalarýn
da deðiþmemesi gerekir. Her fýrsatta Anayasa’da deðiþiklik
yapýlmasý düþüncesi istikrar konusunda problem yaratýr”
þeklinde konuþtu.
Ýlk oturumun baþkanlýðýný Baþbakan Eski Yardýmcýsý ve
Dýþiþleri Eski Bakaný Prof. Dr. Ali Bozer yönetti. Gündemde
olan Anayasa deðiþiklikleri ile “askeri
anayasa ve sivil anayasa” gibi kavramlarýn doðduðunu belirten Bozer, bu kavramýn tamamen kurulu düzene karþý verilen bir reaksiyon olduðunu ve bu tarz
karþýlaþtýrmalarýn hukukta karþýlýðý olmadýðýný dile getirdi. Bozer, “Bu tip yakýþtýrmalarý yanlýþ buluyorum. Eski Anayasaya
askeri anayasa, þimdikine sivil anayasa
gibi yakýþtýrmalar yapýlarak yeni Anayasa
Taslaðýnýn propagandasý yapýlýyor” dedi.
Oturumun diðer konuþmacýlarý, Bahçeþehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Süheyl Batum ve
Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Tunç oldu.
“Anayasalar hangi þartlarda ve ne gibi
usullere dayanýlarak yapýlýr?” konusunda
deðerlendirmeler yapan Batum, en iyi
anayasanýn hangi tarihte, hangi toplum için, hangi usul ve
kurallara göre yapýldýðýnýn çok iyi bilinmesiyle oluþturulacaðýný söyledi. Ýktidar partisinin anayasa taslaðýnýn oluþturulmasý
sürecinde ortak karar almaya yanaþmamasýný eleþtiren Batum, “Barolar Birliði ile beraber yaptýðýmýz tavsiyeler dikkate
alýnmýyor. Anayasa deðiþimlerinin makul nedenlere dayanmasý gerekir. 2002 yýlýndan beri sivil ve demokratik anayasa
için çýrpýnýlýyor. Ýktidar hangi kesimi hangi çoðunlukla temsil
ederse etsin anayasa deðiþiklikleri herkesin ortak hareket ettiði ve uzlaþmayla yapýlan deðiþikliklerdir” diye konuþtu.
Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öðretim Üyesi Prof. Dr.
Hasan Tunç ise “Mevcut Anayasamýz Geneli Hakkýnda Sunum ve Anayasa Taslaðýnýn Geneli Hakkýnda Bilgilendirme”
amaçlý bir konuþma yaptý. Tunç, 1924 Anayasasý’ndan itibaren ülkemizde bir tepki anayasacýlýðý olduðunu belirtti ve
“Oluþan sorunlarý yeni anayasayla çözmeye çalýþmak amaçlanmýþ fakat hep sorunlar yaþanmýþtýr” dedi. Anayasalarda
hürriyetlerden ziyade genel olarak hep otoritelerin öne çýka-
rýldýðýný belirten Tunç, mevcut anayasa ile taslak anayasa
arasýndaki deðiþiklik ve düzenlemeler üzerinde durdu.
Özok “Ýktidarýn oturup düþünmesi lazým”
Sempozyumun ikinci oturumunun baþkanlýðýný, Türkiye
Barolar Birliði Baþkaný Av. Özdemir Özok yaptý. Yeni hazýrlanan Anayasa Taslaðý ile ilgili olarak çeþitli eleþtirilerde bulunan Özok, bunun yaný sýra AKP’ye yönelik olarak açýlan kapatma davasýný da deðerlendirdi. Yargýtay Cumhuriyet Baþsavcýsýnýn, Anayasa, Siyasi Partiler Yasasý ve Yargýtay Yasasý
çerçevesinde görevinin gereðini yerine getirdiðini ifade eden
Özok, “Ýktidar partisi hakkýnda kapatma davasý açma noktasýna geliniyorsa, bu siyasi iktidarýn oturup düþünmesi lazým.
Fakat buna raðmen Sayýn Baþbakan ‘bizi sandýkta yenemeyenler baþka yollara baþvuruyor’ diyerek gerilimi arttýrdý. Yargýtay Savcýlarýnýn iþi gücü yok, ‘Biz bu insanlardan nasýl kurtulacaðýz?’ diye dava mý ürettiklerini sanýyorsunuz? Siz eðer
bir hukuk devletinde bu olanlara böyle bakýyorsanýz, bu ve
benzeri davalara muhatap olmaktan kurtulamazsýnýz” diye
konuþtu. Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesi’nin türban davasýný, Danýþtay’ýn hem türban hem de din eðitimiyle ilgili verdiði kararlarý deðerlendiren Özok, “Sayýn Baþbakan bu konu-
larda kararýn ulemaya ait olduðunu söyleyebilecek noktaya
geldi. TBMM Anayasa Komisyonu Baþkaný Burhan Kuzu, ‘Bu
yargýya güvenemiyoruz, bu yüzden de dokunulmazlýklarý kaldýramayacaðýz’ diyebildi. Bu söylemler ülkede yargýyý yok
ediyor. Bunlarýn hiçbiri siyaseten dahi olsa bir hukuk devletinde konuþulamaz’’ açýklamasýnda bulundu. Özok, Ergenekon
soruþturmasýndaki gözaltýlarý da eleþtirerek, ‘’yaþananlarýn
hukuk devleti adýna ayýp olduðunu’’ vurguladý.
Oturumun diðer konuþmacýlarý Koç Üniversitesi Hukuk
Fakültesi Öðretim Üyesi Doç. Dr. Bertil Emrah Öder ve Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öðretim Üyesi Doç. Dr.
Sultan Uzeltürk oldu. “Anayasa Taslaðý’nda yer alan temel ilkeler ve bu temel ilkelere gönderme yapýlmasý gereði, bu gereðe uyulmamasýnýn sonuçlarý ile baþlangýç bölümünün Anayasa metnine dahil sayýlýp sayýlmamasý” konusunda açýklamalarda bulunan Doç. Dr. Öder, “Hukuk kurallarý siyasilerin
isteklerine býrakýlacak kadar önemsiz kurallar deðildir” diye
konuþtu. Yeni taslak ile devletin amaç ve görevleri ile sosyal
MAYIS2008 kolejliler
bizim dünyamýz
28
Prof. Dr. Ali Bozer
Prof. Dr. Süheyl Batum
Prof. Dr. Hasan Tunç
devletin içinin boþaltýldýðýný savunan Öder, “Yeni taslakta
Cumhuriyet’in kurum ve kurallarý, Atatürk milliyetçiliði asla
zikredilmemiþ. Bunun üzerinde çok iyi düþünmek gerekiyor”
þeklinde konuþtu. Oturumun diðer konuþmacýsý Doç. Dr. Sultan Uzeltürk ise, “Temel Hak ve Hürriyetler açýsýndan yürürlükteki Anayasa ve Taslak Anayasa” konusunda bir konuþma
yaptý ve Anayasa deðiþikliði taslaðýnýn kamuoyuna anlatýlmadýðýný, ilgililerin taslaða iliþkin bilgileri hep ikincil kaynaklardan edindiðini ifade etti. 1982 Anayasasý’nýn en büyük sorununun yargý alanýnda olduðunu, mevcut Anayasa’da yapýlan
deðiþikliklere raðmen bu sorunun bir türlü giderilemediðini
belirten Uzeltürk, yargý alanýndaki zafiyetin halen korunduðunu dile getirdi. Anayasa Taslaðý’nda Laik Cumhuriyet’in gereklerinin ayýklandýðýný ve sosyal haklarýn içinin boþaltýldýðýný
öne süren Uzeltürk, ‘’Aile planlamasý kaldýrýlýyor, çevre hak olmaktan çýkarýlýyor, devlet sosyal alandan vazgeçiyor. Yeni
Anayasa Taslaðý insan onuruyla baþlýyor ama insan onurunu
korumuyor” dedi.
kolejliler MAYIS2008
Av. Özdemir Özok
Doç. Dr. Sultan Uzeltürk
Doç. Dr. Bertil E. Öder
Baþkanlýðýný Ankara Barosu Baþkaný Av. V. Ahsen Coþar’ýn yaptýðý öðleden sonraki ilk oturumda, Ýstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öðretim Üyesi Doç. Dr. Korkut Kanadoðlu ve CHP Manisa Milletvekili, Anayasa Komisyonu Üyesi Av. Þahin Mengü adýna Av. Doða Kavak alanlarýyla ilgili
önemli açýklamalarda bulundu. Oturumda, “Anayasa Taslaðý’na göre Din ve Ýnanç Hürriyeti” konusunda konuþan Doç.
Dr. Korkut Kanadoðlu, taslakta inanç özgürlüðü ile ilgili yer
alan maddeleri eleþtirerek bu anlamda devletin bir yükümlülüðün altýna girdiðini ifade etti. Kanadoðlu, “Çoðunluðun kabul ettiði bir inanç dikte ediliyor. Bu da inanç özgürlüðü konusunda sorun yaþanmasýna neden olacaktýr. Zorunlu din
kültürü dersleri tek bir dini temel alarak onun pratiklerini anlatýr. Bu konuda bir çok sorun yaþandý ama hala çözüme gidilmiyor. Bu gidiþle bu tarz sorunlar yaþanmaya devam edecek” diye konuþtu. Görevli olarak Brüksel’de bulunmasýndan dolayý, tebliðlerini Av. Doða Kavak aracýlýðýyla yazýlý olarak ileten Av. Þahin Mengü, yeni anayasa taslaðý ile ilgili olarak eleþtirilerde bulundu.
Taslakta daha çok neler bulunmamasý gerektiði üzerinde duran Þahin,
“Anayasa’da etnik dillerin ana dil olarak
öðretilmesine deðil, etnik dillerde eðitim
ve öðretim yapýlmasýna yönelik düzenlemeler bir anayasa düzeni þeklinde ele
alýnýrsa, bunun çok vahim sonuçlar doðurmasý kaçýnýlmaz olur” ifadesinde bulundu. Þahin, “Türkiye’de azýnlýklar Lozan Antlaþmasý’na göre; Rum, Ermeni
ve Museviler ile sonradan Türkiye ile
Bulgaristan arasýnda yapýlan Dostluk
Antlaþmasý çerçevesinde Bulgarlardýr.
Bunun dýþýnda artýk Türkiye’den kimsenin yeni azýnlýklar yaratýlmasýný isteme
hakký yoktur. Tüm farklýlýklarýn ya da çeþitliliklerin azýnlýk statüsü meydana getirmeyeceði ilkesi uluslararasý hukukta da
genel kabul görmektedir” diyerek toplum içinde yaratýlmaya çalýþýlan ayrýmcýlýk duygusunu eleþtirdi. Þahin, “Anadilde
öðretim haklarýnýn hayata geçmesi bir
devlette sayýsý belirsiz anadilin kamusal
alana taþýnmasý demektir. Bu da çok büyük sorunlar doðurur. Etnik dillerin anadillerinde eðitim, uluslaþmanýn önünde
bir engel olduðu gibi, saðlanmýþ olan
bütünleþmenin parçalanmasýna sebep
olur” þeklindeki görüþlerini belirtti.
bizim dünyamýz
29
Av. V. Ahsen Coþar
Av. Doða Kavak
Doç. Dr. Korkut Kanadoðlu
Prof. Dr. Metin Günday
Günday: “Dað, fare doðurmuþtur”
Oturumlarýn ardýndan gerçekleþtirilen “Anayasa Taslaðýna
göre Yargý Baðýmsýzlýðý, Hakimler ve Savcýlar Yüksek Kurulu,
Yargýtay, Danýþtay” konulu panelin baþkanlýðýný ise, Gazi Üniversitesi Ýktisadi ve Ýdari Ýlimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü Ýdare Hukuku Öðretim Üyesi Prof. Dr. Zehra Odyakmaz
yaptý. Panel konuþmacýlarý, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Metin Günday ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekaný Prof. Dr.
Metin Feyzioðlu, belirlenen konular üzerinde
bilgiler verdi.
Prof. Dr. Metin Günday, Anayasa Taslaðý’nda tesbit ettiði sorunlarý deðerlendirdi.
Hazýrlanan
Anayasa
Taslaðý’nýn demokratik
bir anayasayý yansýtmadýðý belirten Günday,
“Yargý ile ilgili düzenleProf. Dr. Hikmet Sami Türk
meye
baktýðýmýzda
dað fare doðurmuþtur.
82 ve 69 Anayasalarýna
tepki olarak doðmuþ
ama Hukuk Devleti ilkeleriyle baðdaþmayan
hükümleri vardýr. Geri
kalmýþ bir Anayasa’dýr”
þeklinde
konuþtu.
Taslaða göre Danýþtay
üyelerinin dörtte birinin
Danýþtay’ýn iþlemlerini
Fulin Arýkan
denetlediði Bakanlar
Kurulu tarafýndan seçilmesini eleþtiren Günday, üyelerin 9 yýl süreyle seçilmesine de
karþý olduðunu dile getirdi. Ýkinci bir defa seçilemeyen Danýþtay üyelerinin azledilmiþ sayýlacaðýný ifade eden Günday,
‘’Hakim teminatýnýn birinci ve en baþtaki gereði, ‘hakimlerin
azledilemeyeceði’ ilkesidir’’ dedi. Anayasa Taslaðý’nda hakimlerin yeniden seçilebilmesi için, ‘’liyakat ve baþarýlarýný yeniden kanýtlamak suretiyle’’ ibaresinin yer aldýðýný da ifade
eden Günday, taslaðýn bu þekliyle yasalaþmasý durumunda
hakimlerin yürütmeye baðýmlý hale getirileceðini savundu.
Prof. Dr. Metin Feyzioðlu, yaptýðý konuþmada millet adýna
egemenliðin sadece yasama tarafýndan deðil, yasama, yürütme ve yargý tarafýndan ortaklaþa kullanýldýðýný söyledi. Fey-
Prof. Dr. Zehra Odyakmaz
Prof. Dr. Metin Feyzioðlu
zioðlu, “Kuvvetler ayrýlýðýnýn olmadýðý bir durumda çoðunluðun despotizmi ortaya çýkar. Bunun adý da faþizmdir” diye
konuþtu. Anayasa Taslaðý hazýrlanýrken sivil toplum örgütlerine ve üniversitelere danýþýlmamasýný da eleþtiren Feyzioðlu,
‘’Ben yazýlmýþ metne eleþtiri getirmem. Ben bunu sadece
eleþtiren konumda olamam. Ben Türkiye’nin bir Hukuk Fakültesi Dekaný olarak, yazýmýna katýlmalýyým. Talimatla anayasa
yazýlmaz’’ dedi.
Sempozyumun
sonunda bir genel
deðerlendirme ve
kapanýþ konuþmasý yapan Adalet Eski Bakaný, Bilkent
Üniversitesi Hukuk
Fakültesi Öðretim
Üyesi Prof. Dr. Hikmet Sami Türk,
“Anayasa Deðiþiklikleri ve Anayasa
Taslaðý” konusunda da çeþitli bilgiler
Sabih Kanadoðlu
verdi. Yürürlüðe girecek yeni bir anayasanýn ortak kararlarla gerçekleþmesi gerektiðini
ifade eden Türk, ‘’Her yeni Anayasa, bir önceki
dönemde yaþanan olaylarýn benzerlerini bir daha
yaþamamak için yapýlýyor. Önemli olan konsensüsü saðlamak. Bir taslak hazýrlatýp, ondan sonAv. V. Ahsen Coþar
ra, ‘Onu kabul ediyor musunuz? Etmiyor musunuz?’ diye sormak, uzlaþma arayýþý
olarak nitelendirilemez’’ diye konuþtu.
‘’Yeni bir Anayasa deðiþikliðine gerek var mý?’’ sorusunun da sorulmasý gerektiðini ifade eden Türk, Türkiye’de ortalama 22 yýlda bir anayasanýn deðiþtiðini, oysa dünyada
220 yýllýk anayasalar kullanan ülkeler bulunduðunu söyledi.
Anayasa deðiþikliðinin ancak koþullar gerektirdiðinde yapýlmasýnýn uygun olacaðýný belirten Türk, Türkiye’deki anayasa
deðiþikliklerinin siyasal istikrar eksikliðinden kaynaklandýðýný
belirtti. Önemli olan noktanýn, olaðan dönemlerde, anayasa
deðiþikliklerinin partiler arasý uzlaþmayla yapýlmasý olduðunun altýný çizdi.
MAYIS2008 kolejliler
bizim dünyamýz
30
G E L E N E K S E L
Rekor katýlým
T
ED Ankara Koleji Mezunlarý
Derneði'nin 6. Geleneksel Tenis Turnuvasý oldukça çekiþmeli geçti. Turnuva 12-27 Nisan tarihleri arasýnda Bilkent
Sports International Tesisleri'nde gerçekleþtirildi. Bu yýl 282 kiþi tekler kategorilerinde 242 kiþi de çiftler kategorilerinde katýldý. Her sene daha fazla katýlýmýn saðlandýðý turnuva daha da büyüyerek, Ankara'nýn bir sene içinde beklenen tek turnuvasý haline geldi. Önümüzdeki yýllarda
daha da büyümesi düþünülen turnuvayý
TED Ankara Koleji Mezunlar Tenis Turnuvasý Organizasyon Komitesi, uluslararasý boyutlara taþýmayý hedefliyorlar.
Þükran Atik
Turnuvalara baþýndan beri katýlýyorum ve her seferinde de kupa
alýyorum. Bir defa ikinci oldum zaten. Bu sene turnuva çok güzeldi,
inþallah seneye de oynarýz.
Mehmet Can Ulusoy'97
Masterlarýn hem tekinde hem
de çiftinde kardeþim Emre Ulusoy
ile birinci olduk. Turnuvaya üçüncü
kez katýlýyorum. TED Ankara Koleji
Mezunlarý Derneði'nin böyle bir turnuva düzenlemesi çok güzel. Çünkü, sporu ve sosyal faaliyetleri birlikte sergilemiþ oluyor. Ýnsanlar kaynaþmýþ oluyor. Sporun birleþtiriciliðini
gösteriyor. Bu yüzden TED Ankara
Koleji Mezunlarý Derneði'ne ve katýlan
tüm mezunlara çok teþekkür ediyoruz.
kolejliler MAYIS2008
T E N Ý S
bizim dünyamýz
31
TURNUVA SONUÇLARI
T U R N U V A S I
Aylin Topsakal'71
Tenis turnuvasýna her yýl katýlýyorum. Derecem, Mix Double'da birincilik. Çok güzel bir turnuva oldu. Bu turnuvanýn her yýl tekrarlanmasýndan, okulumuzun adýnýn gündemde olmasýndan büyük mutluluk duyuyoruz.
Birol Baþlar
Turnuvaya çift erkekler turnuvasýnda katýldým. Çok güzel bir turnuva oldu. Hem Sports
Internatýonal'da olmasý hem de organizasyonda TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði'nin
gösterdiði baþarýdan çok memnun kaldýk.
Mustafa Saðlam
Ankara genelinde yapýlan turnuvalar deðerlendirildiðinde katýlýmýn çok yüksek olduðu bir turnuva olduðunu söyleyebilirim. Bu
anlamda Ankara'daki tenis camiasýnýn takip ettiði bir turnuva. Benim gözlemlediðim kadarýyla, iþin sevindirici yaný, turnuva boyunca sakatlanan bir oyuncu olmadý. Korttaki sakatlýklar bizi üzüyor. O
anlamda çok güzel bir turnuva oldu.
Sorunsuz, maç programlarýnýn güzel
iþlediði bir turnuva oldu. Kendi adýma
emeðini esirgemeyen herkese çok teþekkür ediyorum.
Emre Özlen
Çok güzel bir turnuvaydý. TED imkanlarý çok geniþ olan bir dernek. Ben
ayný zamanda eski Türkiye Þampiyonu, Milli sporcuyum. Bu tarz güçlü
derneklerin spora el atmalarý çok güzel bir þey. Umarým bu diðer derneklere de örnek olur. Turnuvada çiftlerde
þampiyon oldum. Herkese teþekkür
ediyor ve bu turnuvalarýn devamýný diliyorum.
Berat Çalýk
Turnuva çok güzeldi, büyük keyif
aldým. En sonunda da kupayý almak
çok mutluluk verici. B kategorisinde birinci oldum.
Tek Erkek Master
1. M. Can Ulusoy
2. Erdem Yýldýrým
Tek Erkek -A
A1. Þevket Bayrakcý
2. Hakan Azman
Tek Erkek -B
B1. Berat Çalýk
2. Taner Ýbriþim
Tek Erkek -C
C1. Serdar Abacý
2. Cahit Kýzýldel
Tek Erkek -D
D1. Necati Adam
2. Refik Çelik
ATek Bayan -A
1. Þükran Atik
2. Sibel Özsakal
Tek Bayan -B
B1. Sebile Narman
2. Anýl Akalýn
Tek Bayan -C
C1. Sebla Uluçay
2. Selma Demir
Tek Bayan -D
D1. Julia Goggin
2. Nurten Çelik
Çift Erkek Master
1. Can Ulusoy-Emir Ulusoy
2. Bora Sertoðlu-Erdem Yýldýrým
Çift Tek Erkek -A
A1. Birol Baþlar-Mustafa Saðlam
2. Hakan Azman-Mehmet Ekin Aþkar
Çift Erkek -B
B1. Serdar Abacý-Dan Geourges
2. Engin Öngelen-Cengiz Özkan
Çift Bayan -A
A1. Berat Hamzaoðlu-Beste Demirað
2. Hülya Erdem-Elif Karaelmas
Çift Bayan -B
B1. Selma Demir-Tuba Küçükarslan
2. Ayþe Karancý-Ýpek Demirel
Karýþýk Çift Master
1. Mina Özlen-Emre Özlen
2. Maria Ak-Mehmet Ak
Karýþýk Çift -A
A1. Dilara Çeliker-Hakan Azman
2. Berat Hamzaoðlu-Aydýn Gönülalan
Karýþýk Çift -B
B1. Aylin Topsakal-Kenan Eser
2. Selma Demir-Levent Karabatak
En Centilmen Bayan Oyuncu
Ayþe Ergün
En Centilmen Erkek Oyuncu
Mehmet Çetin
MAYIS2008 kolejliler
bizim dünyamýz
32
Erman Ilýcak’85 TED Ankara Koleji
mezunlarýyla buluþtu
D
kolejliler MAYIS2008
ünyanýn sayýlý inþaat firmalarý arasýnda yer alan Rönesans Ýnþaat’ýn
sahibi Erman Ilýcak, 19 Mart 2008 tarihinde Torch’ta bir sohbet toplantýsýna katýldý. Toplantýda Ilýcak, dinleyicilere Rusya’da küçük bir
inþaat firmasýyken þimdi dünyanýn en büyük inþaat firmalarý arasýnda yerini alan Rönesans Ýnþaat Þirketi’nin kuruluþ ve geliþim aþamalarý hakkýnda bilgi verdi. Türkiye ve Dünya’daki inþaat
sektörüyle ilgili bilgi ve görüþlerini de aktaran Ilýcak, dinleyicilerin sorularýný da yanýtladý.
Rönesans Ýnþaat 1994 yýlýnda St. Petersburg þehrinde kurulmuþ, gün geçtikçe büyüyerek, Türkiye ve yurtdýþýnda çok büyük iþlere imza atmýþtýr. Ilýcak, o yýllarda bakýmsýz bir kent görüntüsü veren þehri yeniden yapýlandýrma adýna þirketinin adýný “Rönesans” koyduðunu belirtiyor. O dönemde pazarda ciddi boþluklar olduðunu ve bunu deðerlendirdiklerini belirten Ilýcak, hem baþarý öyküsünü hem de Rusya ve Türkiye’de gerçekleþtirmiþ olduklarý
iþlerle ilgili deðerlendirmelerini aktardý.
saðlýk
34
“Beyin Cerrahisi,
týbbýn en ileri dalý”
1
Kemal Bey öncelikle sizi tanýyabilir miyiz?
948 yýlý, Ýstanbul doðumluyum. Ýlkokul 2. sýnýfta TED Ankara Koleji'ne baþladým. 1965
yýlýnda mezun oldum. Bizim en büyük
þansýmýz ilkokul hocalarýmýzýn çok iyi olmasýydý. Þimdi hep üniversite eðitiminin iyi olmasýndan söz ediliyor ama aslýnda benim inancým ilkokul eðitiminin iyi
olmasýdýr. Bizim þansýmýz o olmuþtu.
Öðretmenimiz bütün sýnýfýmýzý birinci olma yarýþýna sokardý. Kolej bize, ciddi çalýþma, devamlý çalýþma ve daha fazla çalýþmayý aþýlamýþtýr. Kolej'den mezun olduktan sonra, Hacettepe Üniversitesi Týp Fakültesi'ne girdim. Ondan sonra hayatým burada devam etti. 1971
yýlýnda doktor oldum. Doktor olduðumun ertesi günü, imtihana girerek Beyin ve Sinir Cerrahisi ihtisasýma baþladým.
1976'da uzman, 1981'de doçent, 1988'de de profesör oldum
ve halen buradaki görevime devam ediyorum.
Hacettepe Üniversitesi
Týp Fakültesi
Nöroþirürji Uzmaný
Prof. Dr. Kemal Benli’65
kes her þeyi yapabilir. Kendi yeteneði, bilgileri ve çalýþmalarý
doðrultusunda tabii ki.
Halk arasýnda bilinen hangi hastalýklar sizin alanýnýza giriyor?
Beyin ve sinir cerrahisi kapsamýnda; beyin tümörleri, beyin damarlarýnýn balonlaþmasý, damar anomalileri, tümörler,
omurganýn tümörleri, bel fýtýðý, bel kaymasý bizim alanýmýz içine giriyor. Sinirlerin, omurgadan çýkýp parmaklarýHacettepe Üniversitesi Týp Fakültesi Nöroþirürji Uzmaný mýzýn ucuna kadar olan tüm evreleri ile ilgileniyoruz. Sinirlerin kesilmesi, tümörler bizim uðraþtýðýProf. Dr. Kemal Benli'65, beyin ve sinir hastalýklarý teda- mýz alanlar.
visinde son dönem geliþmelerle ilgili bilgilerini ve Kolej
anýlarýný bizimle paylaþtý.
Beyin ve sinir hastalýklarý baþlýðý altýnda birçok hastalýk sayabiliriz. Nöroþirürji Dalý’nda uzmanlaþma nasýl gerçekleþiyor?
Beyin cerrahisi o kadar özelleþti, o kadar çok alt bölümlere ayrýldý ki. Normalde cerrahlar, beyin cerrahisi ihtisasý aldýðý
zaman belirli ameliyatlarý yapabilir, belirli hastalýklarý tanýyabilir ve tedavi edebilirdi. Þimdi artýk kiþiler belirli alt dallarda ihtisas yapmayý tercih ediyorlar. Örneðin bir çok arkadaþýmýz,
omurga cerrahisi ile uðraþýyor. Bazýlarý bel fýtýðý ile ilgilenirken
bazýlarý tümörleri tercih ediyor. Böyle alt gruplar var; ama her-
kolejliler MAYIS2008
Türkiye'de beyin tümörü tespit edilen vakalarýn rakamsal karþýlýðý ne durumda? Son dönemlerde
taný koymada ve tedavide yeni geliþmeler saðlandý mý?
Eskiden taný koymak çok zordu. Þimdi hastalarýn bir kýsmý
bize ellerinde filmleriyle geliyorlar. Önemli olan uygun tedavi.
Artýk etrafta çok sayýda MR ve tomografi merkezi var. Kiþiler
bazen biz söylemeden kendileri çektiriyorlar. Sonuç olarak artýk taný koyamama gibi bir sorun yok. Türkiye'de beyin tümörü tespit edilen vakalarýn rakamsal karþýlýðý çok kesin deðil.
Hepsi Saðlýk Bakanlýðý'na bildirilmiyor olabilir. Onun için güvenilir rakamlara ulaþmak pek mümkün deðil. Eskiden bugüne
deðiþimden söz edersek, þunu söyleyebilirim ki teknolojideki
saðlýk
35
deðiþimler olumlu yönde. Biz eskiden ameliyatlarý çýplak gözle veya luplarla yapýyorduk. Þimdi bu iþlem mikroskoplarla
gerçekleþtiriliyor. Radyoterapi ile belirli bir noktaya ýþýn vererek sadece tümörü yok edilebiliyoruz. Beyine ve etrafýndaki
hiçbir dokuya zarar vermeden, örneðin bir görme sinirine bile
zarar vermeden tedavi etmek mümkün. Bunlar iyi ilerlemeler.
Bütün dünyada ve ülkemizde tümörler hakkýnda genetik tedaviye gidebilecek kadar araþtýrmalar ve çalýþmalar var. Fakat
maalesef, tam bir çözüm yok.
Beyin cerrahisi bugün dünyada çok ilerleyen ve ilerlemeye temayülü olan bir dal. Bir çok ince ameliyatlar artýk rutin
olarak yapýlýyor. Týbbýn en ileri giden ve gidecek olan dallarýndan biridir Beyin Cerrahisi Dalý. Bir çok soruna çare bulunabiliyor. Eskiden beyin cerrahý sayýsý azdý ve taný yöntemleri bu
kadar kolay deðildi. Yeni teknolojiler ve aletler girdikçe de, tedaviler kolaylaþtý. Ýnsanlar artýk okuyor ve araþtýrýyor. Gazeteler ve internetten hastalýklarýyla ilgili araþtýrma yapýyorlar. Ýnsanlar ne kadar bilinçlenirse kendi þikayetlerini o kadar fark
ediyor ve erken müracaat edebiliyorlar. Türkiye'de henüz aile
hekimliði tam olarak yerleþmediði, insanlar saðlýðý iyiyken
doktora gidip kontrol olma, rutin check up'larýný yaptýrma gibi
alýþkanlýklara sahip olmadýðý için, bir çok þey gözden kaçma
riskine giriyor.
Beyin tümörlerinin diðer tümörlerden farký nedir?
Beyin tümörlerinin özelliði ve dolayýsýyla diðer tümörlerden farký, kendi tümörleriyle sýnýrlý olmayýp yayýlma özelliðine
sahip olmasýdýr. Beynin tamamýna yayýlabilir. Vücudun diðer
yerlerinden tümörler beyine atlayabilir fakat beyin tümörleri
vücuda yayýlmaz. Çünkü, bu tümörler yayýlana kadar hastayý
kaybederiz. Beyinin kendi maddesinden çýkan tümörler kötü
huyludur ve yayýlma özelliði gösterirler. Beyin zarlarýndan köken alan tümörler ise, iyi huyludur. Genel olarak hepsini tam
olarak çýkarabilirsiniz. Kötü huylu tümörler çok daha çabuk
büyür, daha çabuk yayýlýr. Kötü huy dediðimiz þey
zaten, hücrenin hýzla bölünmesi olayýdýr. Bu hastalýðýn ýrsi olduðu yönünde bir kesinlik yok. Hastalýðýn sebepleri sürekli olarak araþtýrýlýyor. Belirli gruplarda ýrsi özelliklere rastlanýyor ama
genelde böyle bir kesinlik yok.
Kendisinde beyin tümörü olduðundan þüphelenen biri hangi þikayetlerde bir uzmana
baþvurmalýdýr?
Þiddetli baþaðrýsý, bayýlma, nöbet, vücudun bir tarafýnda kuvvetsizlik gibi durumlarda
baþvurmalýdýr. Ergenlik döneminden sonra ilk
defa sara nöbeti geçiren bir kiþide aksi ispat
edilinceye kadar beyin tümürü olduðu düþünülmeli ve araþtýrmalar yapýlmalýdýr.
Bireylerin gün içinde yaþadýklarý sorunlar ve buna baðlý oluþan stres ne gibi rahatsýzlýklarý beraberinde getiriyor?
Genellikle inanýlýyor ki, stres insanýn korunma
sistemini yýkýyor. Korunma sistemini yýktýðý için, vücudunda var olan bir çok hastalýk ve tümörler aktive oluyor.
Stres gerçekten de, insanýn direncini yýkan sistemdir. Maalesef, medeni dediðimiz dünya da, stresten oluþuyor.
Nörolojik hastalýklara karþý ne gibi önlemler alýnabilir?
Bu o kadar geniþ bir alan ki, çok çeþitli uyarýlar yapýlabilir.
Öncelikle herkesin spor yapmasý gerekir. Örneðin bel fýtýðý
hastalarýnýn yerden bir þey alýrken çok dikkat etmesi lazým.
Her hastalýkta aþýrý kilolu olmak çok büyük bir dezavantaj.
Beyin cerrahisi alanýnda kadýn hekimlerin daha az olduðunu
görüyoruz. Bunun belli nedenleri var mý?
Eskiden gerçekten bu alanda sadece birkaç kiþi vardý.
Þimdi kadýn-erkek eþitliðinin ortaya çýktýðý alanlardan birisi beyin cerrahisi. Bir çok beyin cerrahý bayan arkadaþýmýz var.
Hatta yenilerde profesör olan arkadaþlarýmýz da var. Ýleride
bunlarýn daha da artacaðýna inanýyorum. Bizim bölümümüzde 3 tane bayan arkadaþýmýz var. Öðretim üyesi, asistan düzeyinde. Ýlgi her geçen gün artýyor. Bayan cerrahlarýn alanlarýnda çok baþarýlý olacaklarýna inanýyorum çünkü ince iþe elleri çok yatkýn.
Siz de TED Ankara Koleji mezunusunuz. Okul arkadaþlarýnýzla halen görüþüyor musunuz? Kolej ile ilgili olarak bizimle
paylaþmak istedikleriniz nelerdir?
Ben öncelikle þunu söylemeliyim ki, Kolejde okumanýn bir
ayrýcalýk olduðunu ben hayatým boyunca gördüm. Kolej, daima arkadaþ kalmayý öðretmiþtir. O zamanki arkadaþlýklarýmýz
hâlâ devam ediyor. Kolejlilik bizim kanýmýza iþlemiþ bir þey.
Kolejin en büyük özelliði, öðrencilerine verdiði o özel eðitim.
Ayakta kalabilmeyi öðretir Kolej. Hangi þartlardan gelirseniz
gelin, mücadele etmeyi çalýþmayý, direnmeyi ve sosyal olmayý öðretir. Bu yazýlý bir kaide deðildir ama Kolej mezunlarýna
baktýðýnýzda hep bunu görürsünüz. Kolej'in yeni yeri ve yeni
tesisleri ile de iftihar ediyoruz. Ýsteðimiz, Kolej'in daima en önde olmasý.
MAYIS2008 kolejliler
maariften yetiþenler
36
Eðitime adanmýþ bir ömür
TURHAN DÖKMECÝ’41
Turhan Dökmeci’nin hayatý, öðrencilik yýllarýndan öðretmenliðine, ticaret hayatýndan vakýfçýlýðýna, dernekçiliðine, yazarlýðýna kadar yaþamýnýn her döneminde, vatanýna, milletine ve insanlýða hizmet eden bir yaþam öyküsünü kapsýyor. Eðitimin önemine her zaman inanan Turhan Dökmeci, üçüncüsünün
yapýmýna bu yýl baþlanacak olan üç ilköðretim okuluyla da bunu kanýtlýyor.
A
nnesi, iyi eðitim almýþ bir Rumeli ailesinin kýzý,
babasý ise yedi göbek Ankaralý tüccar bir ailenin
oðlu olan Turhan Dökmeci, 1926 yýlýnda Ankara’da doðar. Ýstiklal Savaþý’ndan yeni çýkmýþ bir
ülkenin ilk çocuklarýdýr onlar. Asfalt caddelerin
çok az olduðu, mahallelerinde tek tük evlerin bulunduðu, toplu taþýma araçlarýnýn neredeyse hiç olmadýðý olsa da halkýn ço-
kolejliler MAYIS2008
ðunda bunlara binecek paranýn bulunmadýðý bir Ankara’dýr.
Turhan Dökmeci o günleri þöyle anlatýyor:
“1.Dünya Savaþý’nýn ardýndan Kurtuluþ Savaþý’na girmiþ,
özgürlüðünü kazanmýþ ama sanayisi olmadýðýndan ekonomisi bozulmuþ bir ülkedir Türkiye… Savaþýn zararlarýný yaþayan
bir Anadolu kasabasý görüntüsündedir Ankara… ve de büyük
Atatürk’ün “Ýstikbal Göklerdedir” dediði yýllardýr o yýllar.
Ýþte o ortamda Atatürk, ülkenin yeniden kalkýnmasýný hýzlandýrmak amacýyla Ankaralýlar’dan yardým ister. Atatürk sevgisi ile beslenmiþ, Atatürk’e inanmýþ inançlý Ankaralýlar durur
mu? Parasýný, pulunu, çulunu, baðýný, bahçesini, alyansýný koþarak baðýþlar.
Koçzade Vehbi Bey ve Dökmecizade Seyit Vehbi beylerin
önderliðinde Ankaralý iþadamlarý güçleri ölçüsünde çaðrýya katýlýrlar. Yapýlan baðýþýn karþýlýðýnda Turhan Dökmeci’nin elinde
Teþekkür ve Onur Belgesi ile altýndan elde yapýlmýþ çift kanatlý
uçak madalyasý bulunmaktadýr.
Evleri, Kýzýlay Ýzmir Caddesi’nde Türk Maarif Koleji’nin Demirtepe’deki ilk binasýnýn çok yakýnýndadýr. O yüzden henüz
orada okumaya baþlamasa da ilk oyunlarýný Kolej’in bahçesinde oynar Turhan Dökmeci. En sevdiði oyunsa çelik-çomak
oyunudur. Kolej’in arnavut kaldýrýmlarýnýn aralarýný
oyarak arkadaþlarýyla bu oyunu oynar. Ortaokul yaþýna gelmesiyle eðitime
önem veren ailesi onu Türk
Maarif Cemiyeti Yeniþehir Lisesi’ne
yazdýrýr.
maariften yetiþenler
37
Ankara Ticaret Odasý ve TED Ankara Koleji Yönetim Kurulu üyeliði, Konfeksiyoncular Derneði ile Toptan
ve Perakende Ýþverenler Sendikasý Baþkanlýðý görevlerinde bulunur. Ankara Eðitim Vakfý, Türk Lions Vakfý
ve Türkiye Körler Vakfý’nýn kuruculuðunu yapar. Dört
kez Türkiye Körler Vakfý Baþkanlýðý’ný yapar. Edebiyattan da uzak yaþamaz Turhan Dökmeci. Aðabeyi Avni Dökmeci ile birlikte 1948 yýlýnda “Kaynak” adýnda
bir þiir ve edebiyat dergisi çýkarýrlar. Yedi yýl düzenli
olarak her ay çýkar.
Turhan Dökmeci Ýlköðretim Okulu
O yýllara ait belki de ilk anýsý ise, 10 Kasým 1938 gününe
yani Atatürk’ün ölüm gününe ait olacaktýr. Henüz ortaokul birinci sýnýfta olan Turhan Dökmeci o günle ilgili olarak þunlarý anlatýyor: “Sýnýfýn camýndan baktýðýmý hatýrlýyorum. Birtakým
adamlar telaþla kýzlar binasýnýn çatýsýndaki bayraðýmýzý yarýya
indiriyorlardý. Öðretmenime sordum, ‘neden bayraklarý indiriyorlar?’ diye, O da Atatürk’ün ölümü nedeniyle olduðunu söyledi. Dünyam karardý, fenalaþtým.”
Atatürk’ün kurulmasýna önderlik ettiði Kolej’de onun ilke ve
devrimlerinin ýþýðýnda çok iyi bir eðitim alýrlar.
“Atatürk’ü rehber edinmiþ seçkin öðretmenler bizlere hep
iyi insan, iyi vatandaþ olma dersi verirlerdi. ‘Baþkasýnýn hakkýnýn baþladýðý yerde senin hakkýn biter, bugünün iþini yarýna býrakma’, ortaokulda bize bunlarý aþýlarlardý.”
Liseyi zorunlu nakil dolayýsýyla Ýstanbul Haydarpaþa Lisesi’nde leyli (yatýlý) olarak okur.
Daha sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coðrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatý bölümünü bitirip edebiyat öðretmenliðine baþlar. Kurtuluþ Lisesi ve Gazi Lisesi’nde altý sene kadar öðretmenlik yapar. O
dönemde Gazi Lisesi’nde Þair
Arif Nihat Asya, þair, yazar
Cevdet K. Solak, Necla Çobanoðlu Haným gibi dönemin
önemli edebiyat öðretmenleri
vardýr.
Daha sonra ticari hayata
atýlýr. Baþarýlý ticari hayatýný sürdürürken de eðitimden kopmaz. Gerek ticari hayatýnda
gerek görev aldýðý vakýf ve derneklerde Atatürk’ün çizgisinde
eðitim faaliyetlerine hep öncelik verir.
“Hayatým boyunca eðitimden kopmadým” diyen Dökmeci, biri Ankara’nýn Aydýn Köyü’nde, diðeri Erzurum Ýli Oltu Ýlçesi Yukarý Ayvalý Köyü’nde
olmak üzere kendi imkanlarýyla iki tane okul yaptýrýr. Ankara’da yaptýrdýðý okul için Ankara Ýli Þeref
Belgesi, diðeri için de Cumhurbaþkanlýðý Þeref
Belgesi ile ödüllendirilir. Geçtiðimiz aralýk ayýnda bu
okullara bir üçüncüsünü daha eklemek için oðlu Emre Dökmeci ile birlikte valilikle bir protokol imzalar. Çankaya’da 8 derslikli eski bir ilköðretim okulu yýkýlarak, yerine Turhan Dökmeci Ýlköðretim Okulu adý verilecek olan 24 derslikli yeni bir okul
yapýmý devam etmektedir.
Turhan Dökmeci, insanýn sadece iyi eðitim almasýnýn yetmediðini, ayrýca aldýðý bu eðitimi daha olanaksýz kiþilere hizmet amacýyla da kullanmasý gerektiðinin önemini sýkça vurguluyor.
Sadece ortaokulu TED Ankara Koleji’nde okumasýna raðmen hiçbir zaman Kolej’den ve onun çizgisinden kopmayan
Turhan Dökmeci, uzun yýllar TED Yönetim Kurulu üyeliðinde
bulundu. Þimdilerde ise oðlu Emre Dökmeci bu ve benzeri görevleri baþarýyla sürdürüyor. Yine Kolej’de okuyan torunlarýnýn
vasýtasýyla her fýrsatta Ýncek Kampüsü’ne gidiyor ve çok beðendiði kampüsten iftiharla söz ediyor. Yapýlan yeni kampüsü
çok baþarýlý ve farklý bulduðunu belirten Dökmeci, yer olarak
da seçimin çok iyi yapýlmasýndan memnun. Kurulmakta olan
TED Üniversitesi’nden dolayý da ayrýca sevinçli...
MAYIS2008 kolejliler
kiþisel geliþim
38
Kendine güvendiðinde azim arkadan iter,
idealler ise kendine doðru çeker
K
endine güven, kiþinin kendisiyle ilgili algýlarýnýn
alize edilen çevre zaman içinde gerçekçi bir algýya dönüþür.
bütünüdür. Kimi konuda kendimize daha çok kiKiþinin kendini gerçekleþtirmeye baþlamasýný saðlayan bu sümi konuda daha az güvenmemiz söz konusu olareç uzun dönemde geleceðe yönelik gerçekçi hedefler ve idebilir. Ancak çoðu duruma ve genele yayýlan bir
aller oluþturmasýný saðlar. Ýþte kendine güven bu iki ayrý gelikendine güvensizlik ise psikolojik rahatsýzlýklara
þimsel boyutun (1) varlýðýn onaylanmasý sonucunda geliþen kidönüþebilecek bir sorundur. Kendine güven artýrýlabilir ya da
þisel azmin ve (2) gereksinimlerin karþýlanmasýna baðlý olarak
güvensizlik güvenle yer deðiþtirebilir. Yani olumsuz olarak edigeliþen kendini gerçekleþtirmenin temelinde oluþur ve kendini
gerçekleþtirmenin azmi olarak ideallere doðru uzanýr. Büyüme
nilen ya da öðrenilen her ne ise onarýlabilir ya da düzeltilerek
yeniden öðrenilebilir. Deneyimlerimizi biraz mercek altýna alasürecindeki her deneyim bu temel üzerinden kiþinin daðarcýðýrak ‘kendine güven’ ile iliþkili süreçlerimizi deðerlendirebiliriz.
na alýnýr ve kendine güven bir duyum olmaktan öte kiþinin biBebek doðduðunda, bir yandan kendini mükemmel hislinçli olarak tarif edilebildiði bir hal alýr.
setmek ve çevredeki herþeyi de bu mükemmelliðin bir parçasý
Ancak bu koþullarýn saðlanamamasý ya da yeterince saðolarak algýlamak ister. Kendini baðýra çaðýra sýnýrsýz bir talep ve
lanamamasý ve kendine güvenin geliþiminde sorunlar olmasý
keyifle sergiler, yapabildiklerini abartarak gösterir ve bunun
olasýdýr. Böyle bir durumda da kendinde ve çevrede mükemkarþýlýðýnda da bunlarýn coþku ve ilgiyle karþýlanmasýný bekler.
meli arayýþ hiç dinmez. Azim ve gerçekçi idealler yerine kafaNe yazýk ki, bu sýnýrsýz mükemmellik algýmýzýn kuytusunda bir yerde devamlý müsý, yeni deneyimlerin þaþkýnlýðý ve korkukemmel olmadýðýmýzý yüzümüze vuran,
suyla bölünür. Böyle zamanlarda ise çosürekli baþkalarýyla kýyaslayan, sükünetcuðun güçsüzlüðü doðal kabul edilirse
le davranýþlarýmýzý deðerlendirmek yerine
ve kucaklamayla yatýþtýrýlýrsa, mükemmel
kiþiliðimize iliþkin aþaðýlayýcý yargýlarda
olamamanýn bir sorun deðil, kabul edilebulunan, devamlý hatalarýmýzýn çetelesini
bilir bir durum olduðunu öðrenir. Varlýðýtutan, baþkalarýnýn bize yönelik olumsuz
nýn tutarlý bir þekilde doðrulanmasý, güçdüþüncelerini okumaya çalýþan hastalýklý
süzlüðünün de gücü gibi eþit biçimde
bir eleþtiri kaynaðýyla yaþarýz. Bu ‘müsarmalanmasý ve kabulü, zaman içinde
kemmel efsanesi’ adeta içimizdeki ayrý
kendi sýnýrlarýný doðal kabul etmesini ve
bir organ gibidir. Bizi rahatsýz eden bir seyeni deneyimlerden korkmamasýný saðsin kaynaðýný kapatýrýz ama çok zarar velar. Böylelikle bu taþkýnlýðý yatýþýr ve gelerici olan bu hastalýklý eleþtiriyi bir türlü suscek için gereksinimi olan kendine güveni
turamayýz, tam tersine o çeþitli yollarla gitve azmi pekiþir. Öte yandan da, çevreyi
tikçe pekiþir. Çünkü, yapay biçimde, hamükemmel algýlamak ve kendini de bu
talý davranmamamýzýn, kendimizi kontrol
mükemmelliðin bir parçasý olarak hissetetmemizin bir güvencesi gibidir. Baþarýlý
mek ister. Bedensel, duygusal gereksikiþilerle ayný ideali paylaþtýðýmýz yanýlgýnimlerinin tümünün bu ideal çevre tarafýnsýyla onlarýn dünyasýnýn en azýndan kýyýPsk. Dr. R. Neslihan Rugancý’79
dan fark edilmesini ve kusursuz bir biçimsýnda yaþadýðýmýzý hissettirir. Böylelikle,
de karþýlanmasýný bekler. Bu kez ebesürekli güvensizlik yaþamamýza karþýn, yiveynleri tarafýndan tutarlý biçimde bu gene de baþarý idealinden vazgeçmeyen bireksinimlerin karþýlanmasý, gereksinimlerle kabarmýþ olan iç
ri gibi hissederiz. ‘Mükemmel’den vazgeçmemek uðruna, yauyarýmlarýný yatýþtýrýr ve iç huzurunu saðlar. O ideal çevre haliypabilirliðimizi gösteren 40 örnek olsa bile bir tane istisna ‘müle o derece mükemmel deðildir ve ufak tefek aksaklýklar olur.
kemmellik’ idealimize gölge düþürür ve biz ona saplanýr kalýrýz.
Bunlar bebek tarafýndan tolere edilebilir, çünkü devamlý istekBaþkalarýndan gelen olumlu geri bildirimleri ve varolan olumlu
leriyle baþbaþa kalmamýþ, çoðunlukla doyurulmuþtur. Bu kýrýlgerçekleri ‘nasýlsa’ yapacaðýmýz hatalarýmýzýn yaratacaðý hayal
malar sonucunda çocuk doyumunu saðlayan anne-baba iþkýrýklýðýndan çok korktuðumuz için görmezden geliriz. Çünkü
levlerini yavaþ yavaþ içselleþtirir. Ýçselleþtirmeye baþladýðý iþyüksekten düþmektense tabanda yaþamak ve ‘bir gün... bir
levler sayesinde kendi gereksinimlerinin farkýna varmaya ve
gün belki’ idealimize ulaþacaðýmýza inanmak bize çok daha az
kendi kendini yatýþtýrmaya baþlar. Yatýþmanýn ve huzurun güacý verir.
venilir bir çevre tarafýndan tekrar takrar saðlanabilmesi, kendiÝçimizdeki bu olup bitenlerin pek farkýnda olmayabiliriz.
ne güvenin çok önemli bir boyutu olan kendine saygýnýn saðDolayýsýyla, bu eleþtiriyi açýða çýkaracak bazý durumlarda kenlanmasýna ve kiþiyi olumlu olumsuz yanlarýyla kabule dayalý bir
di kendimize ne söylediðimizin farkýna varalým. Örneðin aþaðýinsani çevre tasarýmýna götürür. Dolayýsýyla, doðduðunda idedaki durumlarda zihnimizden neler geçiyor?
kolejliler MAYIS2008
kiþisel geliþim
39
• Yabancý veya daha az tanýdýk ortamlarda;
• çekici veya baþarýlý olduðunu düþündüðümüz biriyle birlikteyken;
• hata yaptýðýmýz durumlarda;
• eleþtirildiðimizi hissettiðimiz ya da kendimizi savunmaya
hazýrlandýðýmýz durumlarda;
• otorite figürleriyle beraberken (patronlar, eðitmenler, yetkililer, aile büyükleri, tavýrlarý baskýcý olarak algýladýðýmýz kiþiler);
• kýrýldýðýmýz, birinin bize kýzdýðý ya da ihmal ettiði durumlarda;
• red edilme ya da baþarýsýz olma beklentimizin olduðu durumlarda;
• bizi onaylamadýðýný düþündüðümüz biriyle konuþurken.
Gün içinde böylesi durumlarda içimizden geçirdiðimiz
cümleleri yakalayýp kaydedebiliriz. Hastalýklý eleþtiriyi yakaladýðýmýz an bu düþüncenin neyin hizmetinde olduðunu da fark
edebiliriz. Örneðin durum: Bir ortama girdik ve birinin bize bakýþý bizi olumsuz etkiledi. Cümlemiz: ‘beni küçümseyerek bakýyor’. Neyin hizmetinde: ‘O kiþiden gelecek olumsuz sözlere
ya da davranýþlara karþý hazýrlýklý oluyorum. Davranýþlarýmý kýsýtlayarak, beðenilmeyecek tarzda konuþma ve hareket etme
olasýlýðýmý azaltýyorum ve olumsuz deneyim yaþama olasýlýðýmý düþürüyorum’. Uzun dönemde sonuç: ‘Gerçek davranýþlarýmýn nasýl tepki alacaðýný bilmiyorum, alabileceðim olumsuz
tepkilerle baþedebileceðimi öðrenemiyorum ve ‘olmam gereken’ kiþi konusundaki inancýmýn yaný sýra korkumu ve kaygýmý
da pekiþtiriyorum’.
Son zamanlarýn yaygýn deyimiyle nasýl ezberimizi bozarýz?
Öncelikle, ‘mükemmelin’ gerçek olmadýðýnýn, aksine ‘iyi’ olanýn
düþmaný olduðunun fark edilmesi önemlidir. Ýlk aþama yukarýda belirtildiði gibi eleþtiriyi yakalamaktýr. Daha önce de vurguladýðýmýz gibi kendine güven bir algýdýr ve yeterince güvenen
kiþiler bu güveni hangi özelliklerine dayandýrdýklarýný net olarak
tanýmlayabilirler. Öte yandan, kendine güven sorunu yaþayanlarda ise bu algý somutlaþamayan kara bir bulut gibidir. Dolayýsýyla, ikinci aþamada, tüm yönlerimizle kendimizi somut bir
biçimde tarif etmeyi deneyelim ve bunu fiziksel görünüm, iliþkiler, kiþilik özellikleri, mesleki performans (eðitim ya da iþ), günlük iþlerdeki performans, zihinsel iþleyiþ, baþkalarýnýn bizi nasýl
gördüðü baþlýklarý altýnda deðerlendirelim. Bu baþlýklarýn altýnda belirtmiþ olduðumuz olumlu yanlarýmýzdan daha sonra kullanmak üzere ayrý bir ‘olumlular’ listesi oluþturalým. Bir de
olumsuz özelliklerimizden bir ‘zaaf listesi’ yapalým. Her bir
olumsuz yargýyý dikkatle ele alalým ve yeniden yazalým. Bunu
yaparken de somut bir dil kullanmaya, her zaman, hiçbir zaman gibi kiþiliðimize yönelik aþýrý genellemeler, abartýlar yerine
yapamadýklarýmýzý ve bu yargýyý doðrulamayan hallerimizi duruma özgü gerçekçi bir analizle mercek altýna alalým. Örneðin,
zaaf listesindeki ‘arkadaþlarýmýn yanýnda bir hiçim’ ifadesi, ‘Bir
grup arkadaþla toplandýðýmýzda siyasi konularda onlar kadar
bilgili olmadýðýma inandýðým için susup dinliyorum. Ama daha
uzun süredir tanýdýðým arkadaþlarýmla daha rahatým ve sohbete katýlabiliyorum’ tarifiyle yer deðiþtirebilir. Böylelikle, hem eksiðin kiþiliðimiz deðil, bir konudaki bilgimiz olduðunu tespit
edebilecek, hem de güçsüz olduðumuzu hissettiðimiz alandaki olumsuzu doðrulamayan durumlarý, yani yapabildiðimiz du-
rumlarý da tespit edebileceðiz. Bu durumlarý da ‘olumlular’ listesine kaydedelim. Bir egzersiz yaparak bu listeyi geniþletebiliriz. Çok sevdiðimiz ve hayran olduðumuz, ancak birbirine
benzemediðini düþündüðümüz iki kiþiyi hayal edelim. Kuþkusuz burada hem hayran olduðumuz hem de sevdiðimiz kiþileri de zihnimizde canlandýrabiliriz. Önemli olan iki kiþinin pek
birbirine benzememesidir. Her ikisini de ayrý ayrý hayal ederek
onlarý sevmemize ya da hayran olmamýza neden olan özelliklerini dikkatle tespit edip kaydedelim. Çünkü ‘arife de zaman
zaman tarif gerekir’ aslýnda. Þimdi bu özelliklerin üzerinden
özenle geçerek hangilerinin ayný zamanda bize de uyduðunu
fark etmeye çalýþalým. Bunlarý da ‘olumluluk listesine’ ekleyelim. Listemizde ‘yapmam’ ‘etmem’ gibi olumsuz ifadeyle biten
fiiller varsa bunlarý da olumlu ifadelerle deðiþtirelim. Örneðin:
‘uzun saatler çalýþmaktan yorulmam’ yerine ‘uzun saatler çalýþabilecek zihinsel kapasiteye ve dikkate sahibim’ olarak deðiþtirelim.
Artýk geliþtirmek isteyebileceðimiz zayýf yönlerimizi ve inkar
edemeyeceðimiz güçlü yanlarýmýzý önümüze seren, kendimizi
anlatan bir haritamýz var. Unutmayalým ki, yaþadýðýmýz süre
boyunca aðdalý bir biçimde içimize iþlemiþ olan bir olumsuzluktan hemen kurtulmayý beklemek de ‘mükemmelliyet efsanesinin’ ayrý bir ürünüdür. Bundan sonraki deneyimlerimizi de
þimdi edindiðimiz analiz gözüyle yaþaya yaþaya, kendimize
iliþkin güvensizlik duygumuz yavaþ yavaþ esneyecektir. Ayrýca,
deðiþtiremeyeceðimiz yönlerimizin kabulü de olumlularýn yeniden içselleþtirilmesi kadar önemlidir: Boyumuz kýsaysa, uzun
biri olmamýz olasý deðildir, ama kýsayken de uzaðý görmemiz
olasý olabilir!..
Kaynaklar:
Kohut, H. (1998). Kendiliðin yeniden yapýlanmasý (Restoration of
Self). Çev. Cebeci,O. & Tura, S. M. Metis Yayýnlarý.
Mckay, M. & Fanning P. (1988) Self-Esteem. New Harbinger Publications.
Siegel, A. M. (1996). Heinz Kohut and the psychology of the self.
The Makers of Modern Psychotherapy, Routledge.
Psk. Dr. R. Neslihan Rugancý’79
1979 yýlýnda TED Ankara Koleji’nde lise eðitimini bitirdi. 1983
yýlýnda ODTÜ Psikoloji Bölümünden mezun oldu. Klinik Psikoloji
Yüksek Lisans ve Doktora derecelerini ODTÜ’den aldý. Anadolu
Psikanalitik Psikoterapiler Topluluðu üyesi olarak ABD Kendilik
Psikolojisi Ekol temsilcilerinden 4 yýl süreyle aldýðý mesleki
eðitimler sonucunda sertifikalandýrýldý. Chicago Institute for
Psycoanalysis’de uzaktan eðitimini tamamlayarak sertifika aldý.
1984-8
86 yýllarý arasýnda Akdeniz Üniversitesi Antalya Týp
Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalýnda Klinik Psikolog
olarak, 1986-8
88 yýllarý arasýnda ODTÜ Psikoloji Bölümü’nde
2004 yýllarý arasýnda tam
Araþtýrma Asistaný olarak çalýþtý. 1988-2
zamanlý, 2004’ten bu yana yarý zamanlý olarak çalýþmakta
olduðu Bilkent Üniversitesi Öðrenci Geliþim ve Danýþma
Merkezinde 1995-2
2004 yýllarý arasýnda yöneticilik yaptý. Bilkent
Üniversitesindeki iþinin yanýsýra, Klinik Psikolog olarak özel
çalýþmalarýný sürdürmektedir
MAYIS2008 kolejliler
gurme
40
Turta'da deðiþim rüzgarlarý
Turta'nýn ortaklarýndan Serhat Ýpek'92, Turta'nýn kuruluþ hikayesini ve mekânda önümüzdeki günlerde yapýlmasý planlanan deðiþiklikleri bizlerle paylaþtý.
M
Bu mesleðe baþlama serüveninizi öðrenebilir miyiz?
esleðe baþlama hikâyem ilginç. Ýþadamlarý Derneði'ndeki arkadaþlarla ortak bir iþ yapmak istiyorken, bir gün öðlen yemeði esnasýnda ortaklarýmýzdan Hýfzý Kuruþa Bestekar Sokak'ta bir
mülkü olduðunu ve kiracý aradýðýndan bahsetti.
Biz de Bestekar Sokak'ta mülkün varsa kiracý mý aranýr iþte fýr-
kolejliler MAYIS2008
sat, ortak iþ yapalým diye baþladýk. Yani Temmuz 2006'da öðlen köfte yerken Turta fikri doðdu ve 2 Ocak 2007 tarihinde de
faaliyete baþladýk.
Bistro-c
cafe-p
pastane karýþýmý mekanlar giderek artýyor. Turta,
bu mekanlarýn içinde nasýl bir fark yaratýyor? Turta'yý benzerlerinden ayýran özellikler nelerdir?
Turta, adýndan da anlaþýlabileceði gibi ilk etapta pastane
gurme
41
konsepti üzerine kurulmuþtu. Çünkü alkol satýþý yapmak istemiyorduk ama þartlar ve müþteri talepleri bizi alkol satýþýna zorladý. Hukuki açýdan pastaneler alkol satýþý yapamadýðýndan
tarzýmýzý cafe bistro'ya döndürüyoruz. Yeni bir konsept üzerinde çalýþýyoruz. Çok yakýnda Turta'daki deðiþimi herkes gözlemleyebilecek. Farkýmýz ne sorusunun cevabý ise, Turta az önce bahsettiðim gibi bizim Ýþadamlarý Derneði'mizin bir uzantýsý. Dolayýsýyla hiçbir ortaðýmýzýn ana iþi Turta deðil, hiç kimse
Turta'dan geçinmiyor. Bunun sonucu olarak Turta'da öncelikli
amacýmýz prestijli bir marka yaratmak. Hayalimiz buradan büyük paralar kazanmak deðil. Malzeme kalitesinden asla taviz
vermiyoruz. Tüm ürünlerimiz markalý ve hatta belki biraz abartýyoruz kullanýlan malzemelerdeki kaliteyi. Örnek vermek gerekirse, zeytinyaðýnda dünyada her yýl lezzet ödülleri alan Laleli
Zeytinyaðlarý’ný kullanýyoruz. Profitrolümüzde bile 1. sýnýf çikolata kullanýlýyor. Son olarak da özellikle gruplara yönelik olarak,
100 kiþilik baðýmsýz bölüm yaratabiliyoruz. Esnek bir yapýmýz
var, gerektiðinde bir þirket yemeðinde, doðum gününde, niþanda, ister yemekli, ister kokteyl, müþterinin hayalini burada
yaratabiliyoruz.
Müþteri portföyünüz genel olarak kimlerden oluþuyor? Belirli bir hedef kitleniz var mý?
Müþteri kitlemiz biraz da lokasyon itibariyle A-B gelir grubuna sahip insanlar. Fiyatlarýmýz benzerlerimizle mukayese
edildiðinde ucuz ama civarýmýzdaki diðer mekanlara göre yüksek. Kalitemizi ve marka deðerimizi düþünerek bir fiyat politikasý belirledik. Kaliteden taviz vermediðimiz için fiyatlarýmýz en
ucuz diyemem. Ama þunu gönül rahatlýðýyla söylerim ki verdiðim paranýn karþýlýðýný aldým diyerek ayrýlýrsýnýz. Bu sebeple üst
düzey yöneticiler, belli bir gelir düzeyindeki meslek sahipleri,
kaliteyi ekonomik fiyata bulabilmek isteyen kesim, kebaba alternatif arayan insanlar genelde tercih ediyor. Benim bir iddiam var, Bestekar Sokak giriþinde dursam size kimin Turta'ya
gittiðini çok rahat söylerim ve iþin baþýnda ben olduðum sürece Turta müþterisi hep farklý olacak.
Turta'nýn müþterilerine sunduðu spesiyalleri nelerdir? Mönünüzün içeriðini hazýrlarken neye önem verdiniz?
Menü hazýrlanýrken dikkat ettiðimiz þey, öncelikle mekânýn
Serhat Ýpek'92
sabah 7.00'den akþam 23.00'e kadar sabahtan akþama yaþayan bir yer olmasý ve her keseye hitap edebilmemiz. Turta'da
poðaçadan tosta, sebze yemeðinden et yemeðine, tavuktan
balýða, salatadan makarnaya her lezzeti bulmak mümkün. En
pahalý yemeðimiz 18 YTL ile çökertme kebabý ve balýk. Formuna dikkat eden haným müþteriler için diyet menümüz var. Biz
istedik ki 16 saat yaþayan mekânýmýzda 16 farklý insan geldiðinde hepsine hitap edebilecek bir þeyler olsun.
Dekorasyonunuzun çok ferah, rahat bir tarzda hazýrlandýðýný
görüyoruz. Bu mekân için öncelikleriniz nelerdi?
Ýlk önceliðimiz ferah bir mekan yaratmaktý. Ana salonumuz
90 kiþi kapasiteli ve 250 m2. Arka salonumuz 115 m2 ve 75 kiþi kapasiteli. Ana salonumuzda 1 sütun var ama arka salonumuz sütunsuz. Ýnsanlarýn huzur bulacaðý ve bu tarz mekanlarýn tersine uzun süre oturup vakit geçirebileceði bir yer. Ayrýca
kapasitesi yüksek ve ferah bir yer olduðumuz için, servis elemanlarýmýz sürekli müþterinin baþýnda bekleyip, insanlarý huzursuz etmiyorlar. Ýnsanlarýn rahat etmesi ve mutlu ayrýlmasý
önceliðimizdir.
Önümüzdeki dönemler için planladýðýnýz deðiþimler ve öncelikli hedeflerinizden bahseder misiniz?
Ýlk hedefimiz Turta'yý pastane imajýndan kurtarýp, cafe imajýný yerleþtirmek. Bunun için çalýþmalarýmýza baþladýk. Muhtemelen Nisan ortasý gibi tamamlanacak. Ayrýca
þu an için çarþamba, cuma, cumartesi akþam ve pazar sabah brunchta var olan canlý enstrümantal müzik iþini, alkol ruhsatýmýzýn
gelmesiyle birlikte çeþitlendirmeyi ve haftanýn 7 gününe çýkarmayý planlýyoruz. Bunun
yanýnda biri Çayyolu'nda, biri Kýzýlay'da olmak üzere 2 þube açmak için çalýþmalarýmýz
ve görüþmelerimiz devam ediyor.
TURTA Cafe&Bistro
Bestekar Sokak No:76/A
Kavaklýdere / Ankara
Tel: 0312 467 66 55
MAYIS2008 kolejliler
mesaj kutusu
42
Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu Baþkaný Kaya Boztepe'79 (Ortaokul)
“Ýlk hedef yaþadýðýmýz topluma
iyi entegre olabilmek”
Sayýn Kaya Boztepe öncelikle kendinizden ve çalýþma hayatýnýzdan bahseder misiniz?
en 1964 Chicago Amerika doðumluyum. Ortaokulu TED Ankara Koleji'nde, liseyi English High
School'da bitirdikten sonra yüksek öðrenim için
New York'a geri döndüm. Burada çok aktif bir cemiyetçilik hayatým oldu. 1984 yýlýnda Türk Amerikan Gençlik Derneði'nin kuruculuðunu ve baþkanlýðýný yaptým.
"Türkiye'nin Sesi" radyo programýnýn yapýmcýlýðýný ve sunuculuðunu on seneden fazla yaptým. New York'ta ilk Türk televizyonu olan TRTV'yi kurdum. Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu'nda çeþitli görevler aldýktan sonra bu sene de Federasyon’un baþkanlýðýna seçildim. Meslek olarak aslýnda tekstilciyim. Özellikle organik pamuk ve dönüþümlü mamullerden oluþan giyim mamülleri üzerinde kolleksiyonlar hazýrlýyorum. Þir-
B
konularda kendi toplumumuz içerisinde örgütlenerek, doðru
olduðuna inandýðýmýz konularý ve çoðunluðu TC dýþ politikasýna paralel giden konularý da Amerikalýlar'a tanýtmak ve o konuda bir kamuoyu yaratmak için yaptýðýmýz çalýþmalar olarak tanýmlayabiliriz.
Amerika'da yaþayan Türklere oy hakký tanýnmasý
Bunun için ilk etapta çok güçlü bir web sitesi kurduk. Amerika'da her eyalette, her deðiþik etnik kökende, farklý grup ve sýnýflandýrmalar altýnda, oy potansiyeli çalýþmalarýmýz var. Biz ilk
defa Amerika'da Türk Oy Potansiyeli çalýþmalarý yapýyoruz.
Yaklaþýk olarak 450 bin kadar Amerikalý Türk vatandaþý var. Bunun dýþýnda yarým milyon kadar Türk Azeri vatandaþý var. Yaklaþýk 635 bin kadar da Ýran'dan gitmiþ olan Azeri Türk vatandaþý var ki, onlar da kendisini Türk olarak tanýmlýyor. Türkistan
Türkleri, Özbek Türkleri, Kýrým Türkleri gibi deðiþik etnik gruptaki Türkleri ayný çatý altýnda
Geçtiðimiz aylarda oy çoðunluðu ile Türk Amerikan Dernek- toplayarak, orada bir örgütlenme içerisine girileri Federasyonu Baþkanlýðý’na seçilen mezunlarýmýzdan yoruz.
Diðer bir çalýþmamýz da her eyaleti haritaKaya Boztepe'79, Federasyonun faaliyetleri ve bu yýl yapýla- lara bölerek, demokrat ve cumhuriyetçileri tescak olan "Türk Günü Yürüyüþü" ile ilgili olarak dergimize pit edip onlarý ziyaret ederek, hala gündeme
gelen "Sözde Ermeni Soykýrýmý Tasarýsý" gibi
açýklamalarda bulundu.
konularda artýk meydanýn boþ olmadýðýný ifade
etmek. Biz onlarýn karþýsýna bir seçmen olarak
çýkýyoruz.
ketimin ismi Eco Green. Hammaddeyi Türkiye'den alýyoruz.
Baþlatmak
istediðimiz
en büyük faaliyetlerimizden bir taneBunlarýn Çin ve Bangladeþ'deki kendi fabrikalarýmýzda örgü ve
si,
kapsamlý
bir
web
sitesi
oluþturmak. Bu site üzerinden lisan
dokumasýný yapýp mamül haline getirdikten sonra Amerika'da
öðrenemeyen
vatandaþlarýmýzýn
da yapmasý gereken çalýþsatýþýný yapýyoruz.
malarý biz üstlenerek, onlarýn sadece web sitesine girip okey
Geçtiðimiz Ocak ayýnda TADF Baþkanlýðý'na seçildiniz. 2008
tuþunu týklamalarýyla beraber, yüzbinlerce e-maili Beyaz Saray
yýlýndaki faaliyetleriniz konusunda bilgi verir misiniz?
ve Kongre'ye gönderebilecek bir çalýþma içerisine giriyoruz.
Biz Federasyon olarak faaliyetlerimizi ikiye böldük. BirinciBurada en önemli konulardan bir tanesi, Amerika'da yaþayan
si Amerika'daki Türk vatandaþ ve soydaþlarýmýza yönelik faaliTürk vatandaþlara oy hakký tanýnmasý için yapýlan çalýþmalar.
yetler, diðeri Amerikalýlar'a yönelik faaliyetler.
Bunlar çok önemli. Çünkü 60'lý senelerde Almanya'ya giden
Vatandaþ ve soydaþ diye ayýrmamýzýn nedeni, Amerika'da
Türk vatandaþlarýmýzý incelediðimiz zaman onlarýn bir kere Alyaþayan çok fazla Türk var ama hepsi Türkiye Cumhuriyeti vamanya'da Alman vatandaþý olarak veya göçmen olarak entegtandaþý deðil. Çok fazla etnik kökenli Türk asýllý gruplar da ayre bir yaþama geçemediklerini görüyoruz. Oy haklarýný alamaný zamanda üyemiz. Bunlar içerisinde Özbekler, Türkistan
mýþlar, ne tam anlamýyla Alman olabilmiþler ne de Türk olarak
Türkleri, Kýrým Türkleri ve Azerbaycan Türkleri de var. Bunlar da
kalabilmiþler. Ýkisi arasýnda kayýp bir nesil görüyoruz. Önceliken az bizim kadar, bizim inandýðýmýz davalarý savunan, bizimle ilk hedef yaþadýðýnýz topluma iyi entegre olabilmekten geçile ayný kaderi paylaþan vatandaþ ve soydaþlarýmýz. Bunun dýyor. Bunu kendi kültür ve deðer yargýlarýmýzdan uzaklaþmadan
þýnda bir de Amerikan toplumuna yönelik faaliyetlerimiz var.
yapabilmek önemli. Biz laik Türk Cumhuriyeti'ne ve Atatürk ilBunu, Federasyon olarak "Sözde Ermeni Soykýrým Tasarýsý"
kelerine baðlý ve onlarýn savunucusu olarak özellikle kendi tave bölücü terör örgütü gibi Türkiye'mizi yakýndan ilgilendiren
rih ve kültürümüzün tanýtýmý konusunda çalýþmalar yapýyoruz.
kolejliler MAYIS2008
mesaj kutusu
43
Sözde Ermeni Soykýrýmý iddialarý ile
ilgili Federasyon’un þu ana kadar
yapmýþ olduðu ve ilerisi için yapmayý düþündüðü çalýþmalar konusunda bilgi verir misiniz?
Sözde Ermeni Soykýrýmý iddialarýyla ilgili planladýðýmýz çalýþmalar þu
þekilde; biz Türk Günü yürüyüþünü
her sene Mayýs ayýnda yapýyoruz. Bu
yýl amacýmýz Cumhuriyet Bayramý'ndan önce büyük bir seminer ve
"Osmanlý Hoþgörüsü" adlý bir sergi
hazýrlamak. Sergide Emekli Büyükelçi Bilal Þimþir'in tercüme ettiði tarihi
notlar olacak. Bunun dýþýnda yeni
açýlmýþ olan Osmanlý arþivi var. Bunlarda Malta'da yargýlanmakta olan
Türk Osmanlý tebasýndaki Paþalarýn
Kaya Boztepe’79
suçlu olduðunu kanýtlamak üzere
Amerikan ve Ýngiliz makamlarýn devamlý olarak büyükelçilerine yazdýðý mektuplar bulunuyor. Onlardan gelen cevaplarýn içerisinde de bu konuda hiçbir emir
bulunmadýðý gibi bilakis Osmanlý Paþalarýnýn emirlerinin ve
davranýþ þekillerinin bu iddialarý çürütecek þekilde olduðunu
görüyoruz. Bu aþamada sergimizde bu mektuplarýn tasdikli
orjinallerinin kopyasýna yer vermeyi amaçlýyoruz. Yaklaþýk 200
tane Amerika çapýnda tarih kürsüsünde öðretmen ve profesörleri tespit ederek, onlarý New York'a davet ediyoruz. Aklýmýzda
olan isimler arasýnda Justin McCarthy, Gunther Lewy gibi Ermeni iddialarýný çürütmüþ ve zaman içerisinde Türk dostu olmuþ kiþilerle birlikte deðiþik eyaletlerden gelen kiþilere bu görüþlerimizi yansýtmak. Daha sonra içlerinden belirleyeceðimiz
20 kiþiyi Türkiye'ye getirerek misafir etmeyi ve burada Osmanlý arþivlerinin yerinde incelenmesini saðlamayý amaçlýyoruz. Bir
turistik gezi gibi Türk insanýn hem tarihle ilgili hiçbir kapalý gündemi olmadýðýný göstermek, hem de iliþkileri geliþtirmek istiyoruz.
Bu þekilde aslýnda savunmayý býrakýp, pozitif anlamda saldýrýya geçmiþ oluyoruz. Çünkü bugüne kadar hep bir þeyler olduktan sonra harekete geçtik, bundan sonra beklemeden hareket etmiþ olacaðýz.
Amerika'da Türklerin yoðun olarak bulunduðu kentler nereler? Amerika'da yaþayan Türklerin en çok karþýlaþtýklarý
problemler nelerdir?
Türklerin yoðun olarak bulunduklarý kentler bizim de oy
hakký çalýþmalarý baþlattýðýmýz Brooklyn New York'tan baþlýyor,
sonra New Jersey, Connecticut, California, Texas, Chicago gibi diðer eyaletler geliyor. Fakat özellikle kayýtlý seçme seçilme
hakkýna sahip insanlarýmýzýn sayýsý oldukça az. Býrakýn 50-60
bin tanesini biz 5-6 bin taneden baþlarsak, peþinden koþtuðumuz politikacýlar bizim peþimizden koþmaya baþlayacak. Bunun için ilk çalýþmayý New York'tan baþlatacaðýz. Gerekirse kapý kapý gezip kayýtlý seçmenlerimizi kazandýracaðýz.
Amerika'da Türkler olarak çok ciddi sýkýntýlar yaþamýyoruz.
Sadece deðiþen bir toplum var. Amerika'ya özellikle 1970-
80'lerden sonra vasýfsýz iþçi konumunda gelenlerin çok olduðunu görüyoruz. Tabii deðiþen zamanla beraber bizimde yapmamýz gerekenler deðiþiyor. Biz Federasyon olarak
o konuda biraz zayýf kalmýþýz. O bütünlüðü, o haberleþmeyi, birlikteliði
saðlamakta biraz problemler yaþamýþýz. Biz bunlarý saðlarken baþka
gruplar da girmiþ. Þimdilik çalýþmalarýmýz güzel. Biz ilan ettiðimiz, baþlattýðýmýz çalýþmalara devam edersek sadece Amerika deðil Türkiye'ye de yön verecek çalýþmalarýmýz
olabileceðine inanýyoruz.
Bir de TADF tarafýndan her yýl Türk
Günü yürüyüþü düzenleniyor. Bu
tür faaliyetlerin amacý ve faydalarý
nelerdir? Bu yýlki yürüyüþte farklý
neler olacak?
Türk Günü Yürüyüþü sanki Federasyon’un tek faaliyetiymiþ gibi görülüyor. Bizlerin aslýnda çok daha farklý, daha büyük boyutta faaliyetler yapmamýz gerekiyor. Bu yürüyüþ gerekli. Biz bunu ilk baþta Ermeni faaliyetlerini protesto etmek
þeklinde baþlatmýþtýk. Daha sonra festivale çevirdik. Bunun
en önemli faydasý Amerika'da özellikle New York civarýnda
olan Türklerin bir araya gelmesi. Bir þekilde o gücün rakamsal olarak gösterilmesi.
Festival yaklaþýk 3 hafta sürüyor. Bu yýla kadar sadece
New York'ta yapýlýyordu. Biz bu yýl ilk defa baþta Philladelphia
olmak üzere festivalleri Rochester, Chicago, Florida, Texas ve
California'ya taþýmak niyetindeyiz. Fakat bu yürüyüþ çerçevesinde yapmak istediðimiz baþka faaliyetler de var. Biz yapmak
istediklerimizi Amerikan kamuoyuna duyuramazsak bu da bizim entegre olamadýðýmýzý gösterir. Baþarý saðlayamayýz. Kongre üyelerinin, Amerikan toplumunun da bu festivale dönüþen
toplantýlara gelmeleri çok önemli. Ayrýca ülkemizi turizm açýsýndan tanýtma ile ilgili projelerimiz de olacak.
Siz ortaokulu TED Ankara Koleji'nde tamamladýktan sonraki
öðrenim hayatýnýza yurtdýþýnda devam ettiniz. Kolej eðitiminin sizin üzerinizdeki etkileri neler oldu?
Eðitimimin genelinde en fazla etkisi olan TED'in vermiþ olduðu eðitimdir. Oranýn ayrý, özel bir yeri vardýr benim üzerimde. Amerika'da TED mezunlarý grubunu kurduk. Grup içinde
sürekli haberleþiyoruz. Ýstanbul, Ýzmir gibi yerlerde bir araya
geliyoruz. Yurtdýþýnda yaþayanlar daha hassas oluyor bu tür
konularda. Eski arkadaþlarýmýzý bulmaktan öte anýlarýn yeniden paylaþýlmasý önemli olan.
Biz TED'de aldýðýmýz eðitimden dolayý çok özel, ayrýcalýklý insanlarýz. Fakat biraz bencilleþtik gibi geliyor bana.
Çünkü bu eðitimi veren yuvaya layýk olabilmek için çok daha iyi faaliyetler yapmamýz gerektiðine inanýyorum.
Bunlar içinde sivil toplum örgütleri çalýþmalarý, siyaset,
ekonomi gibi ülkemizi yakýndan ilgilendiren her konuda aktif olmak geliyor.
MAYIS2008 kolejliler
gezi rehberi
44
Kurtuluþ ateþine kývýlcým olan, milli mücadelenin ilk adýmlarýnýn atýldýðý,
MÝLLÝ MÜCADELENÝN ÝLK ADIMI
Ý
lk adý Amisos olduðu düþünülen Samsun'un tarihi
Orta Taþ Devri'ne kadar uzanýr. Samsun Tekkeköy'de bulunan sýðýnaklarda M.Ö. 5 bin -10 bin arasý döneme ait yaþam kalýntýlarý bulunmuþtur. Þehrin
merkezi de dahil olmak üzere Kýzýlýrmak Vadisi, Kavak, Tekkeköy, Çarþamba Ovasý eski çaðlardan beri
insan yaþamýnýn yoðunlukta olduðu yerler olmuþtur.
Eski çaðlardan bu yana bir ticaret merkezi ve bir liman
þehri olma özelliðini halen koruyan Samsun, Ýç Anadolu'nun Karadeniz'e açýlan güzel penceresidir. Samsun
Karadeniz Bölgesi'nin nüfus, sanayi, ticaret, doðal,
kültürel varlýklar ve zenginlikler açýsýndan en büyük ili
konumundadýr.
Samsun ilinin yakýn tarihimizde önemi ise Atatürk'ün Kurtuluþ Savaþý'nýn ilk adýmý için burayý uygun
görmesiyle baþlar. 19 Mayýs 1919'da Atatürk ve yakýn
arkadaþlarý "Bandýrma" adlý posta gemisiyle buraya
gelerek, mücadelenin baþlamasý için ilk adýmý atmýþlardýr. Ne acýdýr ki Türk tarihi açýsýndan çok önemli bir
yeri olan bu vapurun orjinali yýllar önce parçalanmýþtýr.
Fakat 1999 yýlýnda dönemin valisi tarafýndan orijinal
proje bulunarak, yeniden yaptýrýlan "Bandýrma Vapuru"
gezi rehberi
45
muhteþem limaný ve tertemiz plajlarýyla Karadeniz'in güzel þehri...
Samsun'da Görmeniz Gereken Önemli Yerler
Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesi
Müze orta salon ve simetrik olarak yapýlmýþ iki yan salondan ibarettir. Orta salonda antik Amisos kentinde ortaya çýkarýlan Roma Ýmparatoru Alexander Severus (M.S. 222-235) zamanýnda yaptýrýlan ve M.S. 5.
yüzyýl sonlarýnda Bizans Dönemi’nde tamir edilen mozaik teþhir
edilmektedir.
Samsun Onur Anýtý
1928-1938 yýllarý arasýnda Avusturyalý Heykeltýraþ Heinz Kreppel
tarafýndan yapýlmýþtýr. 19 Mayýs 1919'un anýsýna yaptýrýlan bu anýtýn
kaidesinin dört bir tarafýnda Milli Mücadeleyi vurgulayan figürler mevcuttur.
Ýlk Adým Anýtý
1981-1982 yýllarý arasýnda Heykeltýraþ Hakký Atamalý tarafýndan
yapýlmýþtýr. Atatürk'ün doðumunun 100. yýlýnda Samsun halký tarafýndan
yaptýrýlan bu anýtýn öndeki üçlü figür, Atatürk ve beraberindekilerin
Samsun'a ilk ayak basýþlarýný simgelerken Kurtuluþ Mücadelesi’nin
buradan baþlatýldýðýný ifade etmektedir.
Milli Mücadele Anýtý
Doðu Park dahilinde, Bandýrma Gemi Müzesi’nin yanýndadýr. 7
figürlü anýtýn yanýnda Milli Kurtuluþ Savaþý’nýn safhalarýný anlatan rölyefler yer alýr.
Havza Kaplýcalarý
Havza ilçe merkezinin içinde yer alan kaplýca merkezinde üçü tarihi, ikisi 1986 yýlýndan sonra yapýlmýþ beþ hamam bulunmaktadýr.
Hamamlarýn dýþýnda kaplýcalar mevkiinde özel banyolar, oteller,
moteller ve pansiyonlar mevcuttur.
Taþhan
bugün þehrin en önemli müzesini oluþturur.
Denizi, ormanlarý, yaylalarý ile bir doða cenneti olan
Samsun, termal turizm açýsýndan da önemli merkezlere sahiptir. Havza ve Ladik Kaplýcalarý 2000 yýlýndan beri bilinen saðlýk merkezleridir. Ladik'teki Hamamayaðý
Kaplýcasý, ülkemizdeki birinci derecede önemli ve öncelikli kaplýca merkezlerindendir. Samsun'un yaylalarý
da diðer Karadeniz yaylalarý gibi; yeþili, temiz havayý ve
sessizliði özleyenlere kucak açmaya hazýrdýr. Yayla yollarýnýn birçoðu özel araçlarla gezmeye elveriþlidir. Samsun bu doðal güzelliklerinin yaný sýra tarihi alanlarýyla
da, ziyaretçilerin dikkatini çekmektedir.
Samsun'un Pazar Mahallesi, Ýskele Caddesi üzerindedir. 17. yüzyýl
sonlarýnda inþa edilmiþ olan yapý, iki katlý ve dikdörtgen planlýdýr. Tuðla
hatýllý taþtan duvarlarý örülmüþtür.
Yakakent ve Çam Gölü: Samsun il merkezinin 84 km batýsýnda
bulunan Yakakent ve Yakakent'in 7 km batýsýnda yer alan Çam Gölü
mevkii, doðal plajlarý, temiz denizi ve çam aðaçlarýyla kaplý tepeleriyle
eþsiz bir doðal güzelliðe sahiptir.
Mather Dolarosa Kilisesi: Ulugazi Mahallesi’nde yer almaktadýr.
1846 yýlýnda yapýlan bina, 1885 yýlýnda kilise olarak kullanýlmaya
baþlanmýþtýr. Ýbadete ve ziyarete açýktýr.
Samsun'da Neler Yenilir?
Samsun mutfaðýnda mýsýr, lahana ve kuru fasulye yemekleri aðýrlýktadýr. Etli, pirinçli ve hamurlu yiyecekler yaygýndýr. Kaz, tavuk, ördek gibi
kümes hayvanlarýnýn yanýnda tabii ki balýk da önde gelen yiyecekler
arasýndadýr. Yöreye ait yemeklerden bazýlarý Tir (Kaz Yufkasý), Yer
Pancarý (Yazý Pancarý), Mýsýr Çorbasý, Yoðurtlu Çorba, Mercimekli
Bulgur Pilavý, Keþkek, Karalahana Çorbasý, Hamsili Ekmek, Hamsili
Pilav (Ýli Pilav) ve Kocakarý Gerdaný (Burma) sayýlabilir.
MAYIS2008 kolejliler
çocuk
46
Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Ana Bilim Dalý Baþkaný Prof. Dr. Þenay Haspolat'78
“Aileler çocuklarýyla barýþýk olmalýlar”
B
Öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz?
yorsa aileler hemen bir doktora baþvurmalýdýrlar. Bunun dýþýnda çocuk, bebekken normal bir geliþim sergilemiþ olabilir ama
en ilkokulu Bahçelievler Ýlkokulu'nda, orta ve lise
sonradan geliþiminde bir duraklama yaþanabilir. Yani çocuðun
öðrenimimi TED Ankara Koleji'nde tamamladým.
önceden yapabildiklerini artýk yapamamaya baþlamasý söz
Kolej'den 1978 yýlýnda mezun olduktan sonra Ankonusudur. Örneðin çocukta nedensiz durgunluk, algýlamada
kara Üniversitesi Týp Fakültesi'ne girdim. Üniversibozukluk gibi bulgular gözlenebilir. Böyle durumlarda da dokteden sonra iki yýl Yenimahalle Saðlýk Ocaðý’nda
tora baþvurulmasý gerekiyor. Bazý hastalýklar belli bir yaþtan
mecburi hizmet yaptým. Sonra Dr. Sami Ulus Çocuk Hastanesonra ortaya çýkabilir. Nedenleri çok faktörlüdür, genetik, bessi'nde dört yýl süresince Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý dalýnda
uzmanlýk eðitimi aldým. Ardýndan iki yýl
Ankara Üniversitesi'nde Çocuk Nörolojisi yan dalýný aldýktan sonra altý aylýÇocuk Nörolojisi Bilim Dalý, Türkiye'de yeni yeni geliþme gösterðýna Amerika'ya gittim. Sonrasýnda
Akdeniz Üniversitesi Çocuk Nörolojisi
mesine raðmen dünya genelinde önemli bir yer edinmiþ durumBölümü’nde yardýmcý doçent olarak
da. Bu dalda yetiþen doktorlarýmýz baþarýlý çalýþmalara imza atýyorbaþladým. Burada Çocuk Nörolojisi Bilim Dalý’ný kurdum. Bir süre sonra teklar. Mezunlarýmýzdan Akdeniz Üniversitesi Çocuk Saðlýðý ve Hasrar Cleveland Clinic'e Çocukluk Çaðý
talýklarý Ana Bilim Dalý ve Çocuk Nörolojisi Bilim Dalý Baþkaný Prof.
Epilepsisi üzerine çalýþmak üzere gittim. Evliyim bir kýzým var. Çalýþma alaDr. Þenay Haspolat'78 ile çocuklarda görülen nörolojik hastalýklar
ným özellikle çocukluk çaðý epilepsileve tedavi yöntemleri üzerine bir söyleþi gerçekleþtirdik.
ridir.
Çocuklarda görülen nörolojik hastalýklarýn belirtileri nelerdir? Anne ve babalar hangi durumlarda bir uzmana baþvurmalýdýrlar?
Çocuklarda genelde 3 tip geliþme görüyoruz. Bunlar somatik (bedensel) geliþim,
motor geliþimi ve mental (zihinsel) geliþim süreçleridir. Zihinsel veya motor
geliþiminde bir gerilik olduðunda bir
nörolojik hastalýktan söz edebiliyoruz. Bazen ikisi bir arada da olabilir. Yani hem zihinsel, hem motor
geliþimi geri olabilir. Bazen de
çocukta saf zihinsel veya saf motor geliþiminde gerilik olabilir. Bebeklerde büyürken, belli geliþim
kriterleri vardýr. Örneðin biz bir
bebeðin 7 aylýkken oturmasýný, 15-18 aylýkken yürümesini, 18
aylýkken kelimeler
çýkarmasýný
bekliyoruz.
Eðer bebeðin geliþimi
bu kriterlere uymu-
lenme yetersizliði veya bir enfeksiyon hastalýðý olabilir. Bunun
dýþýnda ateþli nöbetler olabilir. Bu durumda aileler neler yapmalarý gerektiði konusunda bilgilendirilmelidir.
Halk arasýnda bilinen hangi hastalýk türleri bu bilim dalýnýn
inceleme alanýna girer?
Halk arasýnda ateþli nöbetler, sara (epilepsi), spastik çocuklar, zeka gerilikleri, Multiple Skleroz (MS) gibi hastalýklar çocuk nörolojisinin inceleme alanlarýna girer.
Çocuklarda nörolojik hastalýklarýn tedavi yöntemleri hakkýnda bilgi verir misiniz?
Bazý nörolojik hastalýk türlerinde hiç tedavi yapýlamýyor. Örneðin nörodejeneratif (beynin spesifik bölgelerindeki nöronlarýn progresif ve irreversibl kaybý) hastalýklarda sadece tanýyý
koyup diðer çocuklarda olmamasý için aileye genetik danýþma
öneriyoruz. Özellikle bir metabolik hastalýk saptandýysa ona
yönelik tedaviler uyguluyoruz. Enfeksiyon hastalýklarýnda uygun tedavi verildiðinde sonuç yüz güldürücü olabiliyor. Çocuk
epilepsilerinde ise tedavi ile baþarý oraný yüksektir. Çocukluk
çaðý epilepsilerinin bir kýsmý çocuðun büyümesiyle kaybolan,
yaþa baðlý epilepsilerdir. O nedenle tedaviyle ve zamanla iyi
sonuçlar alýnabiliyor. Ateþli nöbetlerde genelde uzun süreli ilaç
tedavisi kullanmýyoruz, aralýklý koruyucu tedavi denenebilir. Bunun nedeni çocuk büyüdükçe, zamanla geçiyor olmasý ve ka-
çocuk
47
lýcý nörolojik bir probleme yol
açmamasýdýr. Spastik çocuklarda da hem ilaç tedavisi,
hem de botoks uygulamalarý
yapýlabiliyor. Spastik çocuklarda multidisipliner çalýþýyoruz. Fizik tedavi, ortopedi ve
çocuk nörolojisi kendi tedavi
yöntemlerini uyguluyor. Örneðin biz botoks enjekte yapýyoruz, ortopedi ameliyat ediyor,
fizik tedavi fizik tedavisini düzenliyor. Amacýmýz bu çocuklarý topluma kazandýrabilmektir.
Çocuklarda görülen nörolojik
hastalýklarýn tedavisi ile yetiþkinlerdeki tedavinin faklýlýklarý
nelerdir?
Tedavi yetiþkinler ve çocuklarda kýsmen farklýlýk gösteriyor.
Çocuk beyni yetiþkine göre daha dirençlidir. Yetiþkinde ise bir
hasar olduðunda toparlanmasý çok zor oluyor. Çocuk beyninde özellikle erken dönemde olan bir hasarda, hasarlanan bölgenin fonksiyonlarýný beynin baþka bir bölümü alabiliyor, biz
buna nöronal plastiste diyoruz. Örneðin bir çocukta inme olduðunda çok hýzlý iyileþebiliyor ama yetiþkinlerde genelde kalýcý olabiliyor. Çocuklarda epilepsiye baðlý cerrahi tedavi uygulanabiliyor. Beynin önemli bir bölgesini çýkarsanýz bile çevresindeki bir bölge çýkarýlan kýsmýn fonksiyonlarýný üsteleniyor.
Anne ve babadan kaynaklý nedenlerden dolayý çocuklarda
nörolojik sorunlar belirir mi?
Anne ve babadan çoðunlukla psikolojik sorunlar kaynaklanýyor. Aileler bize baþvuruyorlar. Biz çocuk psikiyatrisine gönderiyoruz. Bir de anne ve babanýn yanlýþ davranýþlarýndan kaynaklanan sorunlar olabiliyor. Örneðin kaza önlemlerinin alýnmamasý, beslenmelerine dikkat edilmemesi veya arabalarda
çocuklarý ön koltuða oturtmak gibi yanlýþ davranýþlar sonucu
çocuklarda nörolojik hasarlanma geliþebiliyor. Ailelere çocuklarýný nörolojik hastalýklarla sonuçlanacak kazalardan korumak
adýna önemli görevler düþüyor.
Çocuklardaki nörolojik hastalýklarýn tedavisinde yeni tedavi
seçenekleri neler olabilir?
Bazý depo hastalýklarýnda hematopoetik kök hücre transplantasyonu ile iyi sonuçlar alýnabiliyor. Biz de Antalya'da bu
tedaviye yeni baþladýk. Bir hastamýzda bu yöntemle çok iyi sonuçlar aldýk. Ama bu yöntemde de hastalýðýn erken tanýsý çok
önemlidir. Çocuklarda mezenkimal kök hücre ile yapýlan uygulamalar ise daha deneme aþamasýndadýr. Kullanýmý için bir süreç gerekiyor.
Çocuklarýnda nörolojik sorunlarý olan anne ve babalara tavsiyeleriniz neler olabilir?
Nörolojik hastalýðý olan bir çocuða sahip olmak elbette anne ve babalar için zor bir durumdur. Çocuklarýyla hem barýþýk
olacaklar hem destek olacaklar hem de onlara yardýmcý ola-
caklar. Nörolojik hastalýklarda ailelerin doktorlarla iyi iþbirliði
yapmalarý, tedaviye uyum göstermeleri çok önemlidir. Öncelikle çocuklarýný olduðu gibi kabul etmeliler. Her çocuk farklýdýr.
Örneðin serebral palsili bir çocukta. yürüme problemi vardýr.
Ama zihinsel geliþimi çoðunlukla normaldir. Çocuðu olduðu
gibi kabul edip, sevmek kollamak ve onunla daha çok zaman
geçirmek gerekir. Türk ailelerinin yapýsýndan dolayý çocuðunu
reddeden bir aileyle karþýlaþmadým. Ama sorunun anneden
kaynaklandýðýný öðrenip eþini boþayan babalar maalesef olabiliyor. Bu nedenle genetik hastalýklarda aileyle görüþürken
çok dikkat edilmelidir.
Türkiye'de çocuk nörolojisinin geliþimi hakkýnda bilgi verir
misiniz?
Türkiye'de çocuk nörolojisi yeni yeni geliþme gösteriyor.
Çok fazla ilgi yok. Çünkü zor bir yan daldýr. Beþ yýl çocuk saðlýðý ve hastalýklarý uzmanlýk eðitimi ve 3 yýl çocuk nörolojisi yan
dal uzmanlýk eðitimi olmak üzere toplam sekiz yýllýk bir eðitim
süreci gerektiriyor. Verilen kadrolar az. Büyük þehirlerde nerdeyse her üniversitede bir çocuk nörolojisi uzmaný var.
Türkiye'de hem verilen týp eðitimi, hem de doktorlarýmýz
çok iyi. Ama yurtdýþýnda altyapý çok kuvvetli, yardýmcý personel, hemþireler ve bizden farklý olarak alt gruplar var. Türkiye'de
yardýmcý personel kadrolarý kýsýtlýdýr. Teknik koþullarýmýz dünya
standartlarýna yakýn ama çok mükemmel deðil. Esas problem
yardýmcý personel ve kadro eksikliðidir. Onun dýþýnda Türk Çocuk Nörolojisi Avrupa'da belirli bir yer edindi.
TED Ankara Koleji mezunu olmanýzýn kariyerinizdeki olumlu
etkileri nelerdir?
Kolej bana pek çok yakýn can dostlarýmý kazandýrdý. Kolej
seçkin bir okuldur. Vermiþ olduðu lisan eðitimi çok önemlidir.
Okurken bunu fark etmemiþtim ama çok güzel bir lisan eðitimi
(teorik olarak, pratikte çok baþarýlý deðildi) aldýðýmý özellikle
pek çok lisan sýnavýný baþarýlý olarak geçtikten sonra anladým.
Kolej her zaman çok baþarýlý öðrenciler yetiþtirdi. Bizim sýnýftan
en az üç dört kiþi týp fakültesini kazandýk, bir 4-5 mühendis çýktý. Kolejli olmak beni her zaman onurlandýrdý.
MAYIS2008 kolejliler
sosyal sorumluluk
48
Suça Ýtilen Çocuklarýn Sesi:
Öz-Ge Der
Hiçbir çocuk suçlu olarak doðmaz, toplum ve aile yapýsý yüzünden zamanla suça
yönlendirilir. Çocuk, henüz suçun ne olduðunu dahi bilmeden "suçlu" sýfatýyla yüz
yüze býrakýlýr. Ne acýdýr ki, ülkemizde halen 3000'e yakýn "suça itilmiþ çocuk" cezaevlerinde baþkalarýnýn hatalarýnýn bedellerini ödemek zorunda býrakýlmýþlardýr. Bu
sayýmýzda çocuklarýmýzýn ve gençlerimizin bayramlarýný coþkuyla kutladýðýmýz bu
günlerde, onlar için çalýþan ve yönetiminde mezunlarýmýzýn da bulunduðu bir
derneðe yer vermek istedik.
Ö
zgürlüðünden Yoksun Gençlerle Dayanýþma
Derneði (Öz-Ge Der), kurulduðu günden bu yana bu çocuklar için bir umut ýþýðý oldu. Risk altýndaki çocuk ve gençleri desteklemek ve bu anlamda toplumsal farkýndalýk ve duyarlýlýðý geliþtirmek amacýyla kurulmuþ öncü
ve baðýmsýz bir sivil toplum örgütü olan Öz-Ge Der, cezaevlerinde bulunan veya tahliye olmuþ çocuk ve gençlerin temel
ihtiyaçlarýný karþýlamak ve toplumsal yaþama uyum saðlamalarýna destek olmayý hedef
edinmiþtir.
Öz-Ge Der, Uluslararasý
Çocuk Haklarý Sözleþmesi uyarýnca dil, ýrk, renk, cinsiyet, felsefi inanç, din, mezhep ve bölge ayrýmý yapmaksýzýn ulusal
ve uluslararasý birçok kamu ve
sivil toplum kuruluþuyla iþbirliði
yapýyor.
Dernek faaliyetleri ve son dönem projeleriyle ilgili olarak
mezunlarýmýzdan Öz-Ge Der Baþkaný Berin Çanlý’65 (ilkokul) ve
Proje Sorumlusu Janset Bay'dan bilgi aldýk.
Çanlý, derneðin kuruluþ serüvenini þöyle aktarýyor: "1993 yýlýndan beri bir proje etrafýnda birleþen çocuk haklarý savunucularý olarak bizler, 1999 yýlýnda Öz-Ge Der'i kurma kararý aldýk.
Derneðimizi kurduktan sonra çok çeþitli projeler yaptýk. Derneðimizin amacýný, öncelikle suça itilen, cezaevlerinde ya da ýslahevlerinde olan, tahliye edilmiþ çocuk ve gençleri topluma kazandýrmak, onlara destek olmak, eðitimlerini saðlamak þeklinde belirledik. Daha sonra yapýlan tüzük deðiþikliði ile de risk altýndaki çocuklarýmýzý da yine çalýþma grubumuzun içine aldýk.
kolejliler MAYIS2008
Ayný zamanda çocuk haklarý alanýnda çalýþan bir derneðiz. Çok
çeþitli projeler yürütüyoruz."
Çocuklara toplum içinde rehabilite
Öz-Ge Der'in þu an yürütülen en önemli projesini ise "Çocuklara Yönelik Denetimli Serbestlik Uygulamasýnýn Güçlendirilmesi" oluþturuyor. Proje, kanunla muhalefet halindeki çocuklarý cezaevi yerine toplum
içinde rehabilite etmeyi öngören denetimli serbestlik mekanizmasýnýn güçlendirilmesini
hedefliyor.
Çocuklara yönelik denetimli
serbestlik, Batý'da 19.yy'da uygulamaya konularken bizde
2005 yýlýnda yasallaþtý. Gerçi
çocuklara
yönelik
olarak
1980'lerden bu yana vardý ama
genele yönelik olmasý bu tarihi
gösteriyor. Derneðin Proje Sorumlusu Janset Bay, konu üzerinde 10 aydýr çalýþtýklarýný belirtiyor ve þunlarý dile getiriyor: "Biz, çocuklarýn isteyerek suç iþlediklerine inanmýyoruz. Uluslarasý, Türkiye'nin de imzaladýðý sözleþmeler de bu görüþe taraf. Çocuklarý suça iten baþlýca neden
yakýn çevre ve politikalar. Suça karýþan çocuðun bu tür etkilerden uzak tutulmasý ve güçlendirilmesi gerekiyor. O yüzden denetimli serbestlik bizim hep savunduðumuz bir sistem. Ankara
Barosu ile ortak olan projemiz, Adalet Bakanlýðý iþtirakiyle,
önemli ölçüde de Avrupa Birliði tarafýndan finanse edilen
önemli bir araþtýrma ve alt yapý projesi. Ankara ili de pilot olarak seçildi. Projemizin hedefi, öncelikle kurumlararasý iþbirliðini
saðlamaya katkýda bulunmak. Çünkü her sosyal destek sisteminin olduðu gibi denetimli serbestliðin de temelinde birlikte
sosyal sorumluluk
49
çalýþma yatýyor. Aksi takdirde nitelikli ve uzun
vadeli bir baþarý elde etme þansý yok. Bu iþi iki
araþtýrma ile elde edeceðimiz verileri, bu sistemde yer alan kurumlarla paylaþarak gerçekleþtirmeyi düþünüyoruz.
Bakanlýk, bu sistemi kurabilmek için Türkiye genelinde 133 ayrý þube açtý. Ankara'da da
iki tane var. 1200'den fazla personeli, hizmet içi
eðitim vererek bu þubelere atadý."
Proje Teknik Asistaný Selin Berghan, Öz-Ge Der Baþkaný
Denetimli serbestlik sistemi, cezanýn, kiþiyi
Berin Çanlý, Proje Sorumlusu Janset Bay (soldan saða)
toplumdan uzaklaþtýrmadan infaz edilmesi
esasýna dayanýyor. Suç iþlendiðine hükmedilen
Ýyileþtirilmesi" projesi. Bu proje kapsamýnda 15 il ve 18 kurum
kiþiden beklenen, suç tekrarýný engelleyecek yükümlülükleri ye- ziyaret edilerek, görüþmeler yapýldý.
rine getirmesi, bu süreç içinde de kendisine gereken sosyal
Derneðin Çankaya Belediyesi ortaklýðýyla baþlattýðý "Çocuk
destek saðlanabiliyor.
Dostu Belediye" projesi de bir baþka giriþimiydi. Bu proje kapMahkemeler tarafýndan verilen kararlar neticesinde çocuk samýnda çocuklarýn, yaþama, korunma, geliþme ve katýlým hakve ailesi denetimli serbestlik þubelerine gitmekle yükümlü. Bu- larýnýn belediyecilik uygulamalarýna yansýmasýný saðlamaya yörada kendisi için, onu suça iten nedenleri belirleyip ortadan kal- nelik çalýþmalar yapýldý ve bunlar bir web sayfasý ve basýlý yayýndýracak, kendisine verilen yükümlülükleri izleyebilecek bir de- larla desteklendi.
netim planý hazýrlanýr. Bu plan düzenli aralýklarla deðerlendirilir
Derneðin projeleri arasýnda 2005 yýlýnda Dünya Bankasý Yave sonuçlarýna göre gözden geçirilir. Denetim süreci sonunda, ratýcý Fikirler Yarýþmasýnda ödül de kazanan "Tutuklu ve Hükümiyi halini ispatlamýþ olan çocuðun cezasý bitmiþ kabul edilir. lü Çocuklarla Mektup Arkadaþlýðý ve Gönüllü Ziyaretçi Projesi"
Suçla iliþkileri yetiþkinlerden farklý olan çocuklar açýsýndan bu kapsamýnda 125 çocukla mektuplaþma saðlanmýþ. Elmadað
mekanizma, gerek çocuðun yeniden yararlý bir birey haline ge- Çocuk Tutukevi ve Keçiören Eðitim Evi'ndeki istekli gençler zilebilmesi ve gerekse toplumsal adaletin saðlanmasý bakýmýn- yaret edilerek, görüþmeler yapýlmýþ.
dan son derece önemli.
Öz-Ge Der, bir de Baþbakanlýk Sosyal Riski Azaltma ProjeÖz-Ge Der'in hayata geçirmiþ olduðu projeleri þu ana baþ- si Fonu ve Çankaya Belediyesi iþbirliði ile 2005 yýlýnda Çocuk
lýklar altýnda toplayabiliriz: öðrenci evi, çocuk haklarýyla ilgili ça- Ergen Danýþma Dayanýþma Merkezi'ni (ÇEDAM) faaliyete baþlýþmalar, eðitim burslarý, ceza ve eðitim evlerine yönelik çalýþ- lattý. Ýncesu Parký’nda açýlan merkezde çocuklarýn ve gençlerin
malar, Avrupa gönüllü hizmeti çalýþmalarý.
yaþadýklarý sorunlarla baþ etmeleri amacýyla, çocuklara ve aileTahliye sonrasý Öðrenci Evi Projesi
Öz-Ge Der'in halen baþarýyla sürdürülen projelerinden birisi olan Öðrenci Evi Projesi Adalet Bakanlýðý ile ortak yürütülüyor. Tahliye sonrasý gidecek yeri olmayan veya çevrelerine dönmeleri sakýncalý olan çocuk ve gençler için 1993 yýlýnda Ankara'da bir barýnma evi açýlmýþ. Açýldýðý yýldan bu yana 100 kadar
çocuða burada saðlýklý yaþamalarý için gerekli her tür yardým ve
destek saðlanýyor.
Çocuklara, Adalet Bakanlýðý vasýtasýyla, kurum ziyaretleriyle ve web siteleri ile ulaþtýklarýný söyleyen Çanlý, çok çeþitli kuruluþlarla, kamu ve sivil toplum örgütleriyle iþbirliði yaptýklarýnýn
da altýný çiziyor.
Öz-Ge Der'in baþarýyla sonuçlandýrdýðý projelerinden biri de
Avrupa Birliði tarafýndan finanse edilen "Cezaevlerinde ve Islahevlerinde Tutuklu Olan Çocuklarýn Sosyal ve Yasal Koþullarýnýn
lere yönelik danýþmanlýk ve topluma yönelik bilinçlendirme çalýþmalarý yapýlýyor.
Öz-Ge Der Baþkaný Berin Çanlý, ortaokul ikinci sýnýfa kadar
TED Ankara Koleji'nde okumuþ. Derneðin yönetiminde ve
üyeleri arasýnda bir çok Kolej mezunu bulunuyor. Kurucu üyelerden Av. Nuyan Sav’48 da TED Ankara Koleji mezunlarýndan.
Çanlý, Kolejle ilgili anýlarýnýn hep güzelliklerle dolu olduðunu belirtiyor. Kolejlilerin Türkiye genelinde önemli noktalarda bulunduðunun altýný çizen Çanlý, bu noktada, onlardan destek beklediklerini dile getiriyor. Çanlý, "Destek vermek isteyenler, çalýþmalarýmýza hem gönüllü olarak destek verebilirler hem de maddi olarak baðýþlarda bulunabilirler. Dayanýþma gücü yüksek olan Kolejliler'den de bu desteði bekliyoruz. Derneðimizde, hukukçular,
sosyal hizmet uzmanlarý, sosyologlar ve ekonomistler aðýrlýklý
olarak bulunmakta. Ama yine gönüllü olmak için birkaç üniversite devirmek gerekmiyor. Bizimle çalýþmak isteyen her meslek
grubundan gönüllülerle çalýþma yapýyoruz. Herkesin yapabileceði bir þey var burada" diyor.
Öz-G
Ge Der
Ahmet Rasim Sokak, No: 27 Çankaya 06550 ANKARA
Tel: +90 (312) 443 04 83 Faks: +90 (312) 443 01 71
Web: http://www.ozgeder.org.tr
Banka Hesap No:
Ýþ Bankasý Güvenevler Þubesi 4242-2
245162
MAYIS2008 kolejliler
keyif
50
www.sweetkitchen.blogspot.com
Ýçine sevgi katýlmýþ tarifler
H
avalarýn biranda ýsýnmasýyla hepimiz canlandýk doðayla birlikte… Kýþ boyu tatlarýna hasret kaldýðýmýz rengarenk meyveler,
sebzeler tezgahlarý doldurmaya baþladýlar. Bahar aylarýnda bolca tüketmemiz gereken ve dört gözle çýkmasýný beklediðim sebze enginardýr. Bu, faydalarý saymakla bitmeyen ve müthiþ tadýyla birçok lezzetli yemekler yapabileceðimiz bitkiyi
zamaný geçmeden mümkün olduðunca çok tüketmekte fayda var.
Enginar "cynarin" içerdiði için karaciðer ve safra
kesesinde biriken nikotin, alkol ve yaðýn vücuttan atýlýmýný saðlar. Potasyum, kalsiyum, manganez ve A, B1,
C vitaminleri içerir.
Kandaki üre ve kolestrolü düþürür. Ýdrar söktürür.
Böbreklerdeki kumlarýn dökülmesine yardým eder.
Bahar aylarý için ben de yeni yeni çýkan yeþil erik ve
enginarýn bir arada kullanýldýðý zeytinyaðlý bir tarif veriyorum. Afiyetler olsun…
Yeþil erik soslu zeytinyaðlý enginar
Malzemeler
4 adet enginar çanaðý
150 gr. taze yeþil erik
2 adet kuru soðan (yemeklik doðranmýþ)
2-3 diþ taze sarýmsak
6-7 yemek kaþýðý zeytinyaðý
1 dolu tatlý kaþýðý þeker
1 çay bardaðý su
tuz
dereotu
Begüm Salýrlý'84
1966 yýlýnda Ankara'da doðdu. 1984 yýlýnda TED Ankara Koleji'nden, 1988 yýlýnda ODTÜ Ekonomi Bölümü'nden mezun oldu.
Türkiye Kalkýnma Bankasý'nda 1988 yýlýndan bu yana görev yapýyor. Mutfakta vakit geçirmekten keyif alan Salýrlý, 2006 yýlýndan
bu yana www.sweetkitchen.blogspot.com 'da yemek tariflerini
paylaþýyor ayrýca MORE Dergisi'nde yemek yazýlarý yazýyor.
kolejliler MAYIS2008
Yapýlýþý
Tencereye zeytinyaðýný koyuyoruz, soðanlarý, sarýmsaðý, tuz ve þekeri ekleyerek biraz çeviriyoruz. Soðanlarýn üzerine erikleri diziyoruz, enginarlarý da eriklerin üzerine oyuk kýsýmlarý alt tarafa gelecek þekilde diziyoruz. Suyu ekleyerek kýsýk ateþte enginarlar yumuþayana dek piþiriyoruz. Gerekirse arada biraz daha su
ekliyoruz. Enginarlar piþtikten sonra bir tabaða alýyoruz
enginarlarý. Tencerede piþmiþ erik ve soðanlarý bir süzgece alýyoruz ve bir tahta kaþýk yardýmýyla eziyoruz,
böylece erik kabuklarý ve çekirdekleri süzgeçte kalýyor.
Elde edilen sosu tabaktaki enginarlarýn üzerine döküyoruz ve ince kýyýlmýþ dereotu ile süslüyoruz.
yaþam kalitesi
52
Bit, cilt, diyabet, obezite
MUCÝZE ELMA
SÝRKESÝNDE MÝ?
Dr. Mehmet Tümer'81
Aile Hekimliði Uzmaný
www.bsyklinik.com
H
epimizde ayný kolaycýlýk vardýr, ter dökmeden kazanmak hep caziptir. Saðlýk konusunda kulaktan
dolma reçetelere inanmak yüksek riskli kumar
oynamak demektir. Tüm ilaçlar için insanlýðýn
hizmetine sunulmadan fazlara ayrýlmýþ bilimsel
çalýþmalar yapýldýðý halde beklenmeyen sonuçlarla karþýlaþýlabilirken; hakkýnda yeterli çalýþma olmayan "doðal veya bitkisel"
adý altýnda pek çok maddeyi saðlýða zararsýz hatta faydalý kategorisine sokup bilinçsizce tüketiyoruz.
Son dönemlerde her derde devalardan biri de elma sirkesi. Yüzyýllardýr sirke; turþu yapýmý, ayrýk otu öldürülmesi, çaydanlýk temizliði dahil sayýsýz alanda kullanýlmýþtýr. Ayný zamanda sirke yüzyýllardýr halk arasýnda pek çok yakýnmanýn tedavisinde de kullanýlmýþtýr.
Son yýllarda elma sirkesi saðlýk ürünleri raflarýnda da yer almaya baþlamýþtýr. Elma sirkesinin yararlý olduðu alanlarýn pek
çoðu hakkýnda yeterli bilimsel kanýt olmamasýna raðmen bazý
yararlarýný destekleyen bilimsel çalýþmalar mevcuttur.
Sirke bir bakteri ve mayalar tarafýndan meyvenin fermantasyonu ile ortaya çýkar. Fermentasyonun ilk evresinde þeker
alkole dönüþür ve proses ilerleyince sirke elde edilir. Her sirkenin ana maddesi asetik asittir. Sirkede baþka asitler, vitaminler,
mineraller, tuzlar ve amino asitler de bulunur.
Elma sirkesi bazý alternatif týp kitaplarýnda yer alýnca, 1950
yýllarýnda Amerika'da ünlenmeye baþlamýþtýr. Elma sirkesinin
yararlý olduðu iddia edilen saðlýk problemleri arasýnda saç biti, gençleþme, hazým kolaylýðý, vücuttan toksinlerin atýlmasý gibi konular yer almýþtýr.
Bu iddialarýn pek çoðu kanýtlanamamýþtýr, özellikle bitlenme konusundaki etkileri týbbi araþtýrmalara da konu olmuþ ve
hiçbir etkisi bulunamamýþtýr. Bazý iddialarýn haklýlýðý konusunda
kanýtlar bulunmuþsa da daha etkin tedavi yöntemleri zaten varolduðundan bu alanlarda kullanýmýnýn pratik bir yararý olmadýðý söylenebilir. Örneðin sirkenin dezenfektan özelliði varken sýradan temizleme maddeleri kadar mikrop öldürmezler. Elma
sirkesi deniz anasý çarpmalarýnda faydalýyken, sýcak su çok
daha fazla etkindir.
kolejliler MAYIS2008
Elma sirkesinin faydasý konusunda bilimsel kanýtlar
Son dönemlerde yapýlan bazý çalýþmalar elma sirkesinin
týbbi kullanýmý konusunda heyecan verici geliþmeleri ortaya
koymuþtur.
Þeker hastalýðý (diyabet): Elma sirkesinin en çok araþtýrýlan
ve gelecek vadeden etkisi kan þekerini düþürücü etkisidir. Bir
çalýþmada 11 tip 2 diyabet hastasýnda gece yatmadan önce
içilen 2 yemek kaþýðý elma sirkesinin sabah açlýk kan þekerinin
%4-6 oranýnda düþmesine neden olduðu saptanmýþtýr. Bu konuda daha geniþ katýlýmlý pek çok çalýþmaya ihtiyaç vardýr.
Kolesterol Yüksekliði: 2006 yýlýnda yapýlan bir çalýþmada
elma sirkesinin kolesterolü düþürebildiði fare deneylerinde
saptanmýþtýr, insan modeli olmayan çalýþma insanlarda ayný
sonucun olup olmayacaðýný söylemek için henüz erkendir.
Kan basýncý ve kalp saðlýðý:
Fareler üzerinde elma sirkesiyle yapýlan bir baþka
araþtýrma kan basýncýný düþürdüðünü göstermiþtir. Ayrýca geniþ
bir epidemiyolojik
çalýþmada salata
sosu olarak haftada
5-6
kez sirke
ve zeytin
yaðý kullananlarýn,
kullanmayanlara göre kalp
hastalýðýna yakalanma risklerinin daha düþük olduðunu
göstermiþtir.
Bu çalýþmada bulunan sonucun tek baþýna
yaþam kalitesi
53
sirkeden mi kaynaklandýðýný bilmek olanaksýzdýr.
Kanser: Bazý laboratuvar çalýþmalarýnda sirkenin kanser
hücrelerini öldürebildiði veya geliþimlerini yavaþlatabildiði
saptanmýþtýr. Epidemiyolojik çalýþmalar çeliþkilidir; bir
çalýþmada sirke tüketenlerde yemek borusu kanserinin daha az görüldüðü bulunurken, diðer bir
çalýþma sirke tüketenlerde mesane kanseri görülme riskinin arttýðýný göstermiþtir.
Kilo kaybý: Binlerce yýldýr sirke kilo kaybý için
kullanýlmýþtýr, sirke tokluk hissini artýrýr. 2005 yýlýnda 12 kiþi üzerinde yapýlan bir araþtýrmada bir
parça ekmekle birlikte sirke yendiðinde
sadece ekmek yenmesine oranla daha tok hissedildiði saptanmýþtýr.
Yukarýdaki çalýþmalar umut vadetse de daha öncül çalýþmalardýr
ve gerçekten sirkenin saðlýk yararlarýný göstermek için çok daha
geniþ katýlýmlý ve kapsamlý bilimsel araþtýrmalara ihtiyaç vardýr.
Elma sirkesi nasýl kullanýlmalý?
Kanýtlanmýþ bir tedavi þekli
olmadýðýna göre kesin bir yanýtý da yoktur. Suyla karýþtýrýp
içildiði, cilde sürüldüðü hatta
tablet halinde alýndýðý bildirilmiþtir.
Elma sirkesi içmenin riskleri var mýdýr?
Arada az miktarda kullanýmýn zararlý olacaðý yönünde hiçbir kanýt yoktur. Uzun süre
yüksek miktarda kullanýmýnýn saðlýk riskleri olabilir. Bazý konular akýlda tutulmalýdýr.
Elma sirkesi yüksek oranda asit içerir, yutulmadan önce suyla seyreltilmelidir. Elma sirkesi
seyreltilmeden diþ minelerine ve aðýz-boðaz
mukozalarýna zararlý olabilir. Bir hastada kalýcý
yemek borusu yanýðý saptanmýþtýr. Elma sirkesi
cilt yanýklarýna da neden olabilir.
Uzun süreli elma sirkesi kullanýmý, kan potasyum seviyelerinde düþme ve kemik mineral
kaybýna yol açabilir. Halihazýrda kemik erimesi
ve potasyum düþüklüðü olanlar doktorlarýna danýþmadan kullanmamalýdýr.
Elma sirkesi, teorik olarak, diüretikler, laksatifler, kalp ve þeker hastalýklarýnda kullanýlan ilaçlar ile etkileþebilir. Dikkatli olunmalýdýr!
Diyabet tanýnýz varsa doktorunuza danýþmadan elma sirkesi kullanmayýn, elma sirkesindeki
krom içeriði kan insülin seviyenizi etkileyebilir.
Elma sirkesi tabletleri kullanmanýn sývý sirke
kullanýmýna kýyasla bir riski daha vardýr; bu da
yuttuðunuz içeriði tam olarak bilmemenizden
kaynaklanýr. Bu tür suplementler ilaçlar gibi bir
kontrole tabi deðillerdir. 2005 yýlýnda piyasada
satýlan 8 deðiþik markalý ürünün yapýlan testle-
rinde içerik ve etiket uyuþmamasý, içeriðin markalar arasýnda
farklýlýklar göstermesi, önerilen dozlarýn markalar arasýnda deðiþiklik göstermesi gibi ciddi farklýlýklarýn yaný sýra gerçekten elma sirkesi içerip içermedikleri konusunda bile
tartýþmaya neden olmuþtur.
Elma sirkesi kullanmalý mýyým?
Salata sosuyla beraber kullanmanýzda sakýnca yok, fakat tedavi amaçlý kullanýmý riskler içerir,
halihazýrda kesin týbbi etkileri üzerine yeterince kanýt yoktur.
Son söz: Doktorunuza danýþmadan tedavi amaçlý kullanmayýn!
Kaynaklar: Hill, L. Journal of the American Dietetic Association, July 2005; vol
105: pp 1141-44. , C. Medscape General
Medicine, 2006; vol 8. Korkmaz, A. Pediatric
Dermatology, January/February, 2000; vol 17:
pp 34-36.
Ostman, E. European Journal of Clinical Nutrition, 2005; vol 59: pp 983-88. Social Issues Research
Centre web site: "1958." University of Texas M.D. Andersen Cancer Center: "Complementary/Integrative
Medicine Therapies: Apple Cider Vinegar." White, A.
Diabetes Care, November 2007; vol 30: pp 281415.
BESLENME SAÐLIÐINIZA KARAR VERÝN
EVET
Yemek miktarýný veya çeþidini deðiþtirdiðim zaman hastalanýyorum
Günde 2 öðünden daha az besleniyorum
Meyve, sebze ve süt grubunu çok az tüketiyorum
Hemen hemen hergün 3 kadehden fazla alkol tüketiyorum
Aðýz ve diþ problemlerim yemek yememi zorlaþtýrýyor
Ýhtiyacým olan besinleri satýn almak için yeterli param yok
Büyük çoðunlukla yalnýz yemek yiyorum
Gün içinde 3'den fazla ilaç alýyorum
6 ay içinde istemsiz olarak 5 kilodan fazla aldým / verdim
Fiziksel olarak alýþveriþ yapmaya, yemek yemeye halim yok
TOPLAM
2
3
2
2
2
4
1
1
2
2
PUANLAMA
0-2
Ýyi! 6 ay içinde beslenme skorunuzu tekrar kontrol edin.
3-5
Orta düzeyde beslenme riski altýndasýnýz. Yaþam tarzýnýzý, yeme alýþkanlýklarýnýzý nasýl düzelteceðiniz konusunda çalýþmalýsýnýz. Bu konuda uzman
bir saðlýk kuruluþu size yardýmcý olabilir. 3 ay içinde beslenme skorunuzu
tekrar kontrol edin.
6-6 + Yüksek düzeyde beslenme riski altýndasýnýz. Mutlaka bir doktorla ve diyetisyenle görüþmeniz gerekmektedir. Sorunlarýnýz paylaþýn ve yardým isteyin.
MAYIS2008 kolejliler
yaþam kalitesi
54
Artýk ameliyatsýz
güzelleþmek
mümkün
Kiþinin hem kendini iyi hissetmesi hem de çevresinde iyi bir izlenim býrakmasý açýsýndan dýþ
görünüþ büyük önem taþýyor. Bu noktada kusurlarýn giderilmesi neredeyse bir zorunluluk
haline geldi. Örneðin istenmeyen çiller, selülitli bölgeler veya zamansýz kýrýþýklýklar. Hair Line Clinic (HLC) Güzellik ve Estetik Merkezi son teknolojik ürünlerle hijyenik bir ortamda
müþterilerini tüm bu sorunlardan kurtaracak imkanlar sunuyor. Merkezin sahibi Beyhan Kovulmaz dergimize HLC'de yapýlan uygulamalar ve yöntemlerle ilgili bilgi verdi.
Merkezinizde yapýlan uygulamalar hakkýnda bilgi verir
misiniz?
erkezimizde
Alexandrite
teknoloji ile
lazer epilasyon, Elos Velasmooth teknolojisi ile bölgesel incelme ve selülit tedavisi, Ericson Laboratoire
ürünleri ile leke tedavisi, saç
mezoterapisi, cilt bakýmý ve
cilt gençleþtirme uygulamalarý yapýlmaktadýr. Öncelikle
önem verdiðimiz konular,
uygulamalarýn doktorlarýmýzýn denetiminde gerçekleþmesi ve hijyenik bir ortamda çalýþýlmasýdýr.
M
Ýnsanlar en çok hangi þikayet ve sorunlarla size baþvuruyorlar?
Merkezimizde uygulamasý yapýlan tüm iþlemler için yoðun
talep olmaktadýr. Bunun nedeni uygulamalarda, son teknolojik
ürünlerin getirdiði kolaylýklar ve medikal estetiðe olan yoðun ilgidir.
Medikal estetik uygulamalar son dönemde çok gündemde.
Bu konuyu biraz açabilir miyiz?
Medikal Estetik, estetik kusurlarýn ameliyat dýþý yöntemler-
kolejliler MAYIS2008
le çözümünü hedeflemektedir.
Bir çok insan için ameliyatsýz güzellik tercih nedenidir. Medikal
Estetik, selülit tedavisini de kapsayan çok geniþ bir alandýr. 20
yaþýný geçmiþ kadýnlarýn yüzde
80'i selülit sorunuyla karþý karþýya. Bu durum, Medikal Estetik
konusuna olan ilgiyi her geçen
gün artýrýyor. Ve bu nedenle, medikal estetik alanýnda hýzlý bir
teknolojik geliþme yaþanýyor.
Tüm kadýnlarýn ortak sorunu
olan ve yaz aylarýnýn yaklaþtýðý
bu günlerde çok ilgi çeken selülit tedavisi ve bölgesel incelmede kullandýðýnýz teknik ile ilgili bilgi alabilir miyiz?
Selülit ve bölgesel incelme, eriþkin kadýnlarýn %85-98'ini etkileyen kozmetik bir problemdir. Týbbi olmayan adýyla selülit,
vücudun deðiþik yerlerinde ortaya çýkan "portakal kabuðu" görünümüne verilen addýr. Ayrýca özellikle kadýnlarda, bölgesel
yaðlanma artýþý sýkca görülmektedir. Bu iki sorunla mücadele
için en uygun yöntemlerden biri velasmooth ile vücut þekillendirmesidir. Vücut þekillendirme tedavilerinin öncelikli hedefi, kiþilerin istedikleri vücut tipine ulaþmalarýný saðlamaktýr. Ýkinci
önemli hedef ise, tedavi sonunda incelme saðlanan bölgelerin
kontrol altýnda tutulmasýdýr.
Velasmooth, yað dokusunu parçalar ve derinin alt tabakalarýna derinlemesine nüfus eder. FDA tarafýndan þu ana kadar
yaþam kalitesi
55
"selüliti etkili biçimde tedavi eden ilk medikal cihaz" onayý alan
Velasmooth ELOS teknolojisi sayesinde selülitte etkinliði bilinen üç teknolojiyi birarada bulundurmaktadýr. Bu üç teknoloji
Bi-Polar Radyofrekans, Kýzýl ötesi Iþýk ve Vakum.
Bu üçlü yenilikçi birleþimi ile, Velasmooth selülit görüntüsünün tedavisinde ve vücut þekillendirmede üstün baþarý saðlar. Velasmooth, selülitleri tedavi ederken, ayný zamanda vücudu þekillendiriyor ve cildin genç bir görünüme kavuþmasýný
saðlýyor. Velasmooth ELOS teknolojinin, bir baþka önemli özelliði ise, geniþ alanlarda kullanýlabilen ve özellikle selülitli bölgelerde tercih edilen geniþ baþlýðý dýþýnda küçük baþlýðý ile de
yüz, boyun, kol gibi küçük alanlarda cilt sýkýlaþtýrma amacýyla
kullanýlabilmektedir.
Kliniðinizdeki diðer uygulamalardan da bahseder misiniz?
Kliniðimizde yine FDA onaylý Alexandrite Teknolojiye sahip
Apogee 5500 ile lazer epilasyon uygulamalarý yapýlmaktadýr.
Üstün soðutma sistemine sahip bu cihaz ile ciltteki rahatsýzlýk
en aza indirilmiþtir. Ortalama 5-6 seans sonunda istenilen sonuç elde edilmektedir. Ýlk seanstan itibaren tüylerden kurtulmayý saðladýðý için, seanslarýn tamamlanma süreci de (seanslar
her 2 ayda bir uygulanýr) son derece konforlu bir þekilde yaþanmaktadýr.
Cilt bakýmýný Fransýz Ericson Laboratiore cilt bakýmý ve tedavi ürünleri ile yapmaktayýz. Ericson Laboratoire'nin özel ürünü, Botu-like cilt bakým ve tedavi ürünü ile iðnesiz, acýsýz 4 seansta kýrýþýklýklardan kurtulmuþ bir cilde sahip olmak mümkündür. 35 yaþ üstü bayanlar için alýn, boyun ve göz konturlarýna
yönelik, toksik etki olmadan yüksek ölçüde pozitif sonuçlar alýnýr. Alýndaki derin kýrýþýklýklar, kaþlar arasýndaki dikey kýrýþýklýklar, göz çevresi kýrýþýklýklarý, aðýz çevresindeki kýrýþýklýklar ve boyundaki kýrýþýklýklar için ideal bir çözümdür.
Botu-Like lokal kýrýþýklýk serum kürü, günden güne derin kýrýþýklýklarý görünür þekilde azaltýr, doðal bio-yokedici etkisi ile
alttaki yeni hücrelerin cildin yüzeyine ulaþmasýna imkan verir,
cilt dokusunu besler zayýf düþmüþ bölgelerin yeniden yapýlanmasýna yardýmcý olur, ciltte mükemmel bir yumuþaklýk ve rahatlýk hissi oluþturur. Saç mezoterapisi ile çevresel faktörlerden
dolayý zayýflamýþ, yýpramýþ saçlarda, hem de genetik saç kaybý sorunlarýnda þaþýrtýcý olumlu sonuçlar alýnmaktadýr.
H L C
S a ð l ý k
E s t e t i k
G ü z e l l i k
M e r k e z i
Koza Sokak No: 60/13 GOP -A
ANKARA Tel: (312) 447 74 26 Fax: (312) 446 65 56 www.hlc.com.tr e-m
mail: [email protected]
MAYIS2008 kolejliler
moda-tasarým
56
DÜNYANIN EN SAÐLIKLI YATAKLARI
P I R E L L I
B E D D I N G
maðazalarýnda
Cinisli Maðazalarý yüzde yüz doðal malzemelerden üretilen
dünyanýn en saðlýklý yataklarý kabul edilen PIRELLI BEDDING
yataklarýný Türk tüketicileriyle tanýþtýrdý. 1995'ten bugüne seçkin
ev tekstil ürünleriyle pek çoðumuzun evine giren Cinisli Maðazalarý, yatak odalarýmýzda da Ýtalya'dan ihraç edilen PIRELLI
BEDDING marka yataklarýyla dikkat çekiyor. Bu teknoloji harikasý yataklar, lateks adý verilen kauçuk aðacýnýn öz sütünün üstün
teknolojik iþlemlerden geçirilerek katý ve elastik bir hal almasý ile
elde ediliyor.
T
ürkiye'de butik ev tekstil maðazacýlýðýnýn lideri olan Cinisli
Maðazalarý'nýn Ýç Anadolu Bölge Bayiliði’ni alan Kemal Macit'95 ve Hakan Macit'98 kardeþler geçtiðimiz yýl Cepa AVM'de ilk maðazalarýný açtýlar. Açýldýðý günden bu yana yoðun ilgi gösterilen maðazanýn en
büyük özelliði diðer þubelerde de olduðu
gibi fabrikasyon üretim yapmayýp müþteri odaklý çalýþýlmasý.
Maðaza geneli ve yataklar hakkýnda
bilgi veren Hakan Macit, 2006 yýlýnda ihraç edilmeye baþlanan PIRELLI BEDDING yataklarýnýn Cinisli Maðazalarý'nýn en gözde ürünü olduðunu belirtiyor.
Antibakteriyel ve antialerjik
Ýnsan vücudunun baþtan ayaða 7 ayrý aðýrlýk bölgesine
destek saðlayan ve uyurken vücudun þeklini yataða gömülmeden alan bu yataklarýn özellikleri saymakla bitmiyor. Yataklarýn çýkarýlabilen ve yýkanabilen, doðal malzemelerden üretilmiþ dýþ kýlýflarýnda kýþlýk yüzeylerde kaþmir, yün, devetüyü, yazlýk yüzeylerde ise pamuk, keten ve ipek gibi dolgu malzemeleri kullanýlýyor. Dört mevsim rahatlýkla kullanabileceðiniz yataklar
geniþ hücreli olmalarýna baðlý olarak hava aldýklarý için antibakteriyel ve antialerjik özellikler taþýyor. Hava geçirgen özelliði sayesinde vücudun gecede ortalama ürettiði 250
gr nemin dýþarý atýlmasýný saðlayan yataklar ayrýca nefes alabiliyor, küflenme ve terleme olmuyor.
Özel ebatlarda üretilebiliyor
Vücuda tam destek veren
Dualcomfort teknolojisi kullanýlan
PIRELLI lateks yataklarý, arzu edildiði takdirde özel ölçülerde üretilebiliyor.
Yataklarýn þu an dünyada en çok tercih
edilen yataklardan biri olmasýnýn sebebi,
yataðýn içinde hiçbir metalin bulunmamasý ve
tamamen doðal malzemelerden yapýlmasý. En
önemli özelliklerinden biri de, üzerine dökülen sývý
yataðýn özelliklerini asla bozmuyor. Bu yataklarýn 4
kolejliler MAYIS2008
moda-tasarým
57
farklý modeli bulunuyor: Biomaterasso, Sinfonia, Opera ve
Physial 5.
Birbirinden farklý özellik ve kalýnlýklara sahip olan bu yataklar arasýnda, Physial 5, diðerlerine göre, daha ince olduðundan hareketli lata ile kullanýlmasý tavsiye ediliyor. Bu anlamda,
keyfine düþkün olanlar için
Physial 5 oldukça ideal bir
yatak.
Ya t a k l a r d a n S i n f o nia'nýn özeliklerinden biri
ise mevsime göre deðiþtirelebilir iki ayrý kýlýfa sahip
olmasý.
PIRELLI BEDDING, yataklarýnýn dýþýnda yine yüzde yüz lateks, nem tutmayan ve hava geçirme özelliklerine sahip yastýklar da
sunuyor. 30°'de yýkanabilir
bu yastýklar uykuda terlemeyi minimalize ederek ve
Hakan Macit'98
boynunuza ergonomik
destek vererek yataklarýn
konforunu arttýrýyor.
Cinisli Maðazalarý, ev tekstil ürünlerinde hem yabancý hem
de yerli üretim yapan butik bir maðaza olmasýndan dolayý
müþterilerine benzerlerinden çok farklý ürünler sunuyor. Cinisli'de satýlan ürünlerin baþka hiçbir maðazada bulunmadýðýný
kaydeden Hakan Macit, yatak örtüleri ve nevresim takýmlarýnda özel sipariþ alýnarak istenilen ebatlarda tasarým yapýlabildi-
ðini belirtiyor. Tasarýmda da isteðe baðlý üretim yapmayý hedeflediklerini belirten Macit, fabrikasyon üretim yapýlmadýðýndan
baþta yatak örtüleri olmak üzere ürünlerin belli sayýlarda üretildiðini ifade ediyor.
Cinisli Maðazalarý bambu lifinden yapýlma havlular, kaz tüyü yorgan, yastýklar ve tamamen Avrupa'dan ithal edilen çeþitli ev tekstil ürünleriyle farklý bir
konsept sunuyor müþterilerine.
Ev tekstili ve züccaciye alanýnda seçkin markalar sunan ve
ayný zamanda kendi markasýný
da yaratmýþ olan Cinisli, butik bir
maðaza olduðu için þubeleri genel olarak cadde üzerinde bulunuyor. Bu anlamda firmanýn alýþveriþ merkezi içindeki ilk maðazasý Ankara CEPA Alýþveriþ Merkezi'nde açýlmýþ. Maðaza içinde
varolan konsept ise, Cinisli'nin
her maðazasýnda ayný þekilde
uygulanýyor.
CÝNÝSLÝ
Cepa AVM 2/37 Ankara
Tel: 0312 219 65 95
Faks: 0312 219 65 94
www.cinisli.com.tr
[email protected]
MAYIS2008 kolejliler
kültür-sanat
58
Tiyatro ve dizi oyuncusu Ayþegül Arsoy Atik'66:
“Ben þanslý bir sanatçýyým”
Tek kanallý siyah beyaz televizyon döneminden tanýdýðýmýz, skeçlerle, komedi programlarýyla, baþarýlý dizilerle sevdiðimiz usta bir oyuncu Ayþegül Arsoy Atik’66... Büyük emeklerle
sürdürdüðü sanat yaþamýna þimdi yeni televizyon dizileri ve programlar ekliyor. Dergimiz
için yaptýðýmýz röportajda, bize içtenlikle kendini ve sanat yaþamýný anlatan Atik, TED Ankara Koleji'nde geçirdiði günlerin hayatýndaki en güzel günler olduðunu söylüyor.
B
Ayþegül Haným bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
en Ankara'da doðdum. TED Ankara Koleji mezunuyum. Sonra 5 yýl konservatuar okudum. O
zaman devlet konservatuarýydý ve üniversiteye
baðlanmamýþtý konservatuar. 5 yýl yüksek okudum. Daha sonra 8 yýl Devlet Tiyatrosu'nda sanatçýlýk görevi yaptým. Sonra özel iþlerimiz nedeniyle Ýstanbul'a göçerken istifa ettim. O zaman daha Ýstanbul Devlet Tiyatrosu açýlmamýþtý. Sonra Ýstanbul'a yerleþtik, iþlerimiz orada devam etti. Çeþitli iþler yaptým. 2 oðlum var. Biri evli, bir
kýz torunum var.
Ayný zamanda Yakýn Doðu Üniversitesi'nde öðretim görevlisiyim. 3 haftada bir gidiyorum Kýbrýs'a. Þimdi de, TRT'ye sabahlarý bir canlý yayýn programý yapýyorum.
lurlardý ve oyunlarda oynatýrlardý. Ben daha ziyade, Kolej'de Lise 2 ve 3'te, bir baþrol oynadým. Oradan sanýyorum alkýþýn büyüsüne kapýldým. Konservatuar okumak gibi özel bir tutkum
yoktu açýkçasý. Üniversite sýnavýna da girdim, konservatuar sýnavýna da girdim. Olsa da olur, olmasa da olur diye girdim.
Amcamýn oðlu çok hevesliydi, hadi beraber girelim dedi, girdik. Ben daha sonra çok yüksek puanla konservatuarý yatýlý kazandým. Yatýlý olmak bana çok cazip geldi. Bilmiyorum neden
olduðunu. Benim tiyatrocu olmama, yatýlý bir okul kazanmam
sebeptir açýkçasý. Çünkü çok büyük bir "tiyatrocu olacaðým"
tutkusu yoktu bende, çok geç oldu yani. Fakat daha sonra
konservatuar eðitimi sýrasýnda da baþarýlý oldum. Beni hep beðendiler yani, iyiydim. Ýyi olmak, meslekte baþarýlý olmak da
körükledi herhalde.
Siz Türk tiyatrosunda önemli ve sevilen bir isimsiniz. Tiyatroya ilginiz nasýl baþladý? Tiyatrocu olmanýza neden olan etkenler nelerdir?
Ben tiyatroyu çok geç tanýdým diyebilirim. Ýnsanlarýn tiyatro
geçmiþine bakarsanýz, küçük yaþlarda tiyatro oyuncusu olmaya karar vermiþlerdir. Tiyatro oyunlarý seyretmiþlerdir, oynamýþlardýr. Ben ise, hep seçildim. Beni seçerlerdi, bir yerlerden bu-
Tiyatronun dünyanýn en zor mesleklerinden biri olduðu söylenir. Size göre oyunculuðun zor ve eðlenceli yönleri nelerdir?
Tiyatro zor bir meslek deðildir. Çünkü tiyatro meslek olmadan önce herkesin hayatýnýn bir parçasýdýr. Çocuk oyunlarýný
düþünün. Çocukken hepiniz tiyatro yapmýþsýnýzdýr. Çok eskilere gidin, tarihleri inceleyin, mitolojiyi inceleyin. Hepsinin içinde
kolejliler MAYIS2008
kültür-sanat
59
tiyatro vardýr. Ýnsanýn oluþumundan beri tiyatro vardýr. Tiyatro
sonradan çýkmýþ bir sanat dalý deðildir. Çocukken doktorculuk
oynarsýnýz, evcilik oynarsýnýz. Çeþitli rollere bürünürsünüz, o
hep tiyatrodur. Tiyatro hep insanlarýn içinde vardýr. Zor bir meslek hiç deðildir ama þöyle bir þey var. Tiyatrocu olmak için, sadece çalýþmak, okul okumak yeterli deðildir. Mutlaka yetenek
þarttýr. Ben bir gün ressam olacaðým dile yola çýkarsanýz, bir
gün belki ressam bile olabilirsiniz. O da çok zor bir sanat dalýdýr, onun için örnek veriyorum. Tiyatrocu olmak istiyorum diye
yola çýktýðýnýz zaman, bir yol kat edersiniz belki ama o yetenek
sizde yoksa çok zor bir yerlere gelirsiniz. Mutlak o yeteneði doðuþtan getirme zorunluluðunuz var. Ayrýca, tabii ki eðitimini almak zorundasýnýz. Bana göre alaylý bir çok tiyatro oyuncusu
var, çok da baþarýlý ama ben eðitimden yanayým. Mutlaka eðitimini almak zorundasýnýz, çok disiplinli olmak zorundasýnýz.
Bütün mesleklerde bu zaten vardýr, tiyatro için özel bir çaba
gerekmiyor. Baþarýlý olmak istiyorsanýz her meslekte bu böyledir. Mesela doktorlarý ele alýn. Zor bir meslek. Ona kýyasla tiyatroculuk zor mudur? Evet, bizim mesleðimizde de zorluklar var.
Gündüzü yoktur, gecesi yoktur, bayramý yoktur. Bir anda turneye çýkarsýnýz. Niþan yapacaksýnýzdýr, yapamazsýnýz. Benim baþýma geldi mesela. Niþan davetiyeleri daðýtýldý. Herkes o
gün niþan için hazýrlandý gitti. Ama ben yoktum, turneye
çýktým çünkü. Böyle þeyler de vardýr ama ben yine de
çok zor bir meslek olduðunu düþünmüyorum. Ben
meslek sahibi olarak zor olduðunu düþünmüyorum
ama dýþardan bakan insanlar için belki öyle geliyordur
ancak öyle deðil.
Mesleðinizin eðlenceli taraflarý neler ?
Meslek olarak seçince tiyatronun bir eðlencesi var mý diye düþünüyorum. Yok. Beni eðlendirecek bir þey deðil tiyatro. Belki seyirciyi
eðlendiren bir tarafý vardýr ama tiyatronun
oyuncularýný çok eðlendirdiðini söyleyemem. Biz çok gergin yaþarýz. Ben bu kadar
senelik tecrübelerime, bu kadar yaþýma raðmen, hala yeni bir iþ aldýðým zaman bir ay
sancý çekerim. Bir ay o karakteri oturtmak
için uðraþýrým. Yani vaktim varsa, yoksa çok
bunalýrým. Her canlý yayýna çýkýþta, sýfýrdan,
ilk defa canlý yayýna çýkýyormuþum gibi heyecanlanýrým. Bir oyun hazýrlandýðýnda, mutlaka çok zorlanýrým. Sonuçta, çok eðlencesi yok
bu mesleðin. Mesela televizyonda beni seyrediyorlar. Benden o anaç halimi bekliyorlar her
dakika. Onun bir oyun, onun bir rol olduðunu
düþünemiyorlar. "Neden böyle soðuk duruyorsunuz? Televizyonda hiç böyle deðilsiniz"
falan diyorlar. Benim öyle davranýþlar içinde olmamý bekliyorlar. Böyle bir dezavantajýnýz var.
Oynadýðýnýz rolü üstünüze yapýþtýrýyorlar. Onun
dýþýna çýkarsanýz da kýzýyorlar, hoþlanmýyorlar.
Çok bir eðlencesi olduðunu düþünmüyorum
ama ben mesleðimi çok seviyorum. Bir daha
dünyaya gelsem yine bu mesleði seçerim.
Siz TV dizilerinde de rol alýyorsunuz ve bu diziler genelde aileye yönelik ve izlenme oraný yüksek diziler oluyor. Oynayacaðýnýz rolü veya diziyi seçerken dikkat ettiðiniz noktalar nelerdir?
Bunu bana 20 sene önce sorsaydýnýz cevap veremezdim.
Ancak televizyon þöyle bir þey ki sizi þekillendiriyor, sizi bir sýnýr içine sokuyor. Yani ben, anne karakterinin dýþýnda þeyler de
oynamak isterdim televizyonda ama böyle teklifler gelmez.
Bana gelecek teklifler bundan sonra, anaç bir kadýn. Çocuklarýný koruyan kollayan ve eþi ile iyi geçinen bir kadýn olacak.
Ama ben deðiþik roller de oynamak isterim. Televizyonda öyle
ama tiyatroda çok deðiþik rollerde oynadým ben.
Birçok tiyatro oyununda ve TV dizisinde rol aldýnýz. En severek oynadýðýnýz, üzerinizde derin etkileri olan rol hangisi oldu?
Ben ilk mezun olduðum zaman Necati Cumalý'nýn "Gömü"
adlý bir oyununu oynadým. Ýlk mezun olduðum zaman oynadýðým bu rolle de ödül almýþtým. Ankara'da verilen "Sanatseverler Ödülü" idi. O rolü severim. Hem Devlet Tiyatrosu’ndaki ilk
profesyonel rolüm olduðu için, hem de ödül aldýðým için. Güzel bir roldü. Onun dýþýnda zaten hep sevdiðim rollerde
oynadým. Devlet Tiyatrosu'nda bir seçme þansýnýz
olmamasýna raðmen, ben çok þanslýydým. Hep
söylerim, ben þanslý bir sanatçýyým. Ýstediðim rollerde oynadým. Televizyon dizilerinde o seçim
zaten size ait. Önünüze geliyor. Ýster kabul ediyorsunuz, ister red ediyorsunuz.
Sizi genelde ev kadýný ve anne rollerinden tanýyoruz. Gerçek hayatta
Ayþegül Atik nasýl biridir?
Olmasý gerektiði kadar bir
anne, olmasý gerektiði kadar
bir ev kadýnýyým. Çok titiz, çok
mükemmel bir anneyim diyemem herhalde. Ýyi bir anneyim bana göre. Ýki oðlum var,
iyi yetiþti ikisi de. Birisi baba oldu, birisi be-
MAYIS2008 kolejliler
kültür-sanat
60
nim yanýmda. O da bana çok düþkündür, çok baðlýdýr. Bunun
dýþýnda "çok titizim, çok temizim, kapýlarý, camlarý þöyle silerim,
böyle yemek yaparým" falan gibi durumlar yok bende. Zamanýnda çok yaptým. O zaman çok gençtik, koþullarýmýz böyle
deðildi. Her iþimi kendim yapardým, elbiselerimi bile kendim
dikerdim. Sonra þartlar çok deðiþti, þimdi yardýmcýlarým var.
Dolayýsýyla artýk o model bir ev kadýný deðilim.
Türk tiyatrosu dediðimizde neler söyleyebilirsiniz? Sizce
Türk tiyatrosu olmasý gerektiði yerde mi?
Ben Türk tiyatrosu adýna konuþmak istemem. Çünkü buna
hakkým olduðunu çok düþünmüyorum. 8 yýl Devlet Tiyatrosu'nda, tiyatro oyunculuðu yaptým. Onun dýþýnda 5-6 yýl kendi
tiyatromuzda çocuk oyunlarý oynadým. Bundan 5 yýl önce, 2 yýl
üst üste tek kiþilik bir oyun oynadým. Onun dýþýnda da maalesef hiç tiyatro yapmadým. Dolayýsýyla benim þimdi, tiyatro adýna ahkam kesmem çok yakýþýk almaz, þýk durmaz. Tiyatro için
çok çaba harcamadým, emek vermedim. Bir tiyatro sanatçýsý
olmama raðmen, tiyatroda yaþanan
sorunlarý yaþamadým. Ama yaþayanlarý biliyorum. En önemli sorun tabii ki,
maddi güçlüklerdir. Bunun yanýnda da,
seyirciyi yakalama güçlükleridir. Bazen
öyle bir þey olur ki, sizin hiç aklýnýzda
hayalinizde olmayan bir oyun çok iyi
giþe yapar, para kazanýr. Ama sizin
idealiniz o deðildir. Bunlar hep tiyatrocularýn sýkýntýsýdýr.
Çok istediðiniz, çok beðendiðiniz
gerçekten çok kaliteli bulduðunuz bir
oyun oynarsýnýz seyirci gelmez. Tiyatrocu arkadaþlarýmýzýn bu tarz sýkýntýlarý var. Bir tiyatroya sahip olabilmek,
oradaki oyuncularla birlikte çalýþýp o
tiyatronun sahibi olup ona emek vermek, para kazanmaya çalýþmak çok
zor bir iþ. Zaten tiyatrocu arkadaþlarýmýzýn da çoðu, televizyonlardan kazandýklarý paralarý tiyatroya aktararak
ayakta duruyorlar.
Çok zor bir iþ ama bütün tiyatro
oyuncularýnýn idealidir tiyatro sahibi
olsun ya da iyi bir oyunda iyi bir rol oynasýn. Dolayýsýyla ben onlar kadar
emek vermediðim için bir þey de söylemek istemem. Çok da fazla sýkýntýsýný çekmiþ, eksiklerini görmüþ deðilim.
Ben çok rahat bir tiyatro oyunculuðu
yaptým.
"Ýyi bir tiyatrocu olabilmek için
eðitim þart"
Tiyatrocu, oyuncu olmak isteyen
gençlere ne tür tavsiyelerde bulunursunuz?
Ben öðrencilerime hep þunu söy-
kolejliler MAYIS2008
lüyorum. Artýk öyle bir dönemdeyiz ki, bir tiyatroda oyunculuk
yaparak bir þeyler öðrenmek tabii ki mümkün. Ama çaðýmýz
artýk eðitilmiþ insanlarýn, eðitilmiþ çocuklarýn çaðý. Ýki üniversite bitiriyor insanlar, master yapýyor ve iþ bulmakta zorlanýyorlar. Þimdi bir çok yeni konservatuarlar açýlmýþ.
Onlar en azýndan her sene 10 kiþi mezun ediyor. Fakat
bunlarý karþýlayacak ne yazýk ki çok fazla tiyatro salonu yok.
Dolayýsýyla bu seçici olabilme durumunda da eðitimsiz oyuncu olabilme durumu mümkün deðil. Tiyatroya gönül verdiyseniz, muhakkak bir eðitim kuruluþuna müracaat edip o eðitimi almak zorundasýnýz. Çünkü bu karþýnýza çýkacak. Eskisi
gibi, "Ben tiyatrocu olacaðým" deyip iþ bulmak sanýrým artýk o
kadar kolay deðil. 4 yýl okuyup bütün özelliklerini kapmýþ çocuklar var ortada, dizilerde de onlar var.
Biraz da Kolej yýllarýnýzdan bahseder misiniz? Nasýl bir öðrenciydiniz? Öðrenciyken unutamadýðýnýz bir olay var mý?
Yaramaz bir öðrenciydim. Biz Lise
2'ye kadar kýzlar ayrý okuduk. Sonra biz
Lise 2'ye geçtiðimiz zaman erkek-kýz
karýþtý. Dolayýsýyla kýzlar ayrý okuduðu
zaman, erkekler de öyle, daha çok yaramaz oluyorlar. Erkek-kýz karýþýk olduðu zaman karþý cinsin varlýðý sizi biraz
hizaya sokuyor sanýrým. O zaman biraz
daha uslu kýzlar olmuþtuk. Ama o zamana kadar gerçekten yaþýmýzýn çok
altýnda davranýþlar sergileyen çocuklardýk, biz çok geç büyüdük açýkçasý.
Þimdi ben 13-14 yaþlarýnda çocuklara
bakýyorum. Biz Koleji bitirdiðimiz zaman o havada deðildik. Onlardan daha çocuksuyduk.
Bizim ailemizdeki bütün çocuklar
da Kolejlidir. Biz 5 kardeþiz, hepimiz
kolejde okuduk. Koleji biz hâlâ býraktýk
sayýlmaz. Ýstanbul'da da, Kolej Mezunlarý Derneði çatýsý altýnda mutlaka buluþuruz.
Çok sýklýkla Tarabya'daki Torch'ta
buluþuruz. Kolejli olmak, hele ki o dönemde, çok büyük bir ayrýcalýktý. Benim okuduðum zaman Ankara'da baþka özel okul yoktu ve civardan da Koleje yatýlý gelenler olurdu. Ayrýca yatýlý olarak Mersin'den, Adana'dan, Tarsus'tan,
Ýstanbul'dan, Doðu'dan, Ege'den çok
arkadaþýmýz vardý.
Türkiye'nin her yerinden Ankara Koleji'ne yatýlý öðrenciler gelirdi. O dönem
çok hoþ bir mozaik oluþturduk. Kolej
anýlarým hep keyifli. Zaten insanlarýn
okul anýlarý hiç kötü olmaz. Mutlaka
vardýr keyifsiz þeyler ama onlar unutuluyor nedense.
kültür-sanat
62
“Ýlk kitap farklý bir kalp çarpýntýsý”
“Sesim Kan Kaybediyor”u geçtiðimiz ocak ayýnda çýkaran Burak
Tokcan’97, ilk kitabýnýn heyecanýný yaþýyor. Kitap, þairin 1999’dan
bu yana yazdýðý ve çeþitli dergilerde yayýnlanan 35 þiirini kapsýyor.
Ýlk þiir kitabýnýz olan “Sesim Kan Kaybediyor”, Ocak
ayýnda Damar Yayýnlarý’ndan piyasaya çýktý ve þiirseverler tarafýndan beðeni ile karþýlandý. Kitabýnýzýn yayýnlanmasý size neler hissettiriyor?
lk kitap çok farklý bir kalp çarpýntýsý. Yýllardýr büyüttüðünüz bir çiçeðin kokusunu ilk kez duyarmýþçasýna þaþýrtýcý, bir o kadar da büyülü bir his. Matbaada sayfalara dokunduðum o ilk âný unutmam zor.
Bu heyecan zamanla yerini daha dingin bir havaya
býrakýyor olsa da kitabý elime her alýþýmda soluðum
hýzlanýyor. Aslýnda bu kitap her þeyden önce ustam Þair Ahmet Özer’e
duyduðum sevgiyi ve saygýyý besliyor; çünkü kendisi ilk þiirimin Bilkent 4 Mevsim’de yayýmlanmasýndan itibaren beni hep destekledi ve
gerek yazma sürecimde gerek kitap aþamasýnda beni en verimli biçimde yönlendirdi.
Ý
“Sesim Kan Kaybediyor” kitabýnýzý
tanýtmanýzý istesek, neler söyleyebilirsiniz? Bu ilk þiir kitabýnýz hangi
dönemde yazdýðýnýz þiirlerinizi kapsýyor?
Sesim Kan Kaybediyor’da 35
þiir var. Bu þiirler 1999’dan bu yana
13 farklý edebiyat dergisinde okur karþýsýna çýktý, 8 farklý jüriden ödül aldý. Her biri yayýmlanmýþ olmasýna raðmen bütün ürünlerimi baský öncesinde yeniden ele aldým; sözcük iþçiliði ve þiir estetiðine son saniyeye kadar önem verdim. Yaþamda karþýlýðý olan dizeler yazmaya çalýþtým. Gelen yorumlarýn da bu çabalarýmý destekler nitelikte olmasý benim adýma sevindirici. Talât
Halman, Ruþen Hakký, Nusret Kemal Otyam, Berin Taþan, Recep Bulut, Ýhsan Topçu, Ömer Faruk Hatipoðlu
gibi deðerli isimler kitabým hakkýnda çok güzel þeyler
söylediler/yazdýlar. “Damar” gibi köklü bir yayýneviyle
çalýþmýþ olmam da ayrý bir mutluluk.
Uzun süredir þiir yazmanýza ve birçok ödül almanýza
raðmen ilk kitabýnýzý çýkarmak için uzunca bir süre beklediniz. Bu bekleyiþin nedeni neydi?
Þiir, sadece oluþma aþamasýnda deðil, kitaplaþma
sürecinde de sabýrla yoðrulmasý gereken bir sanat. Konu ilk kitap olduðunda daha çok özen gerekiyor; çün-
kolejliler MAYIS2008
kü içinize sinmeyen bir adýmýn geri dönüþü kolay olmaz; hatalar þiir yolculuðunuzu yavaþlatabilir. Ben de
bu noktalardan hareketle en uygun aný kolladým; yazdýklarýmýn hedeflediðim bütünlüðe ulaþmasýný bekledim. “Sesim Kan Kaybediyor” yayýmlanmamýþ dosya
olarak 2006’da ve 2007’de iki ödül kazanmýþtý. Yani o
dönemlerde basýlmasý pek sürpriz olmazdý. Yine de
daha güçlü bir anlatým için biraz daha çalýþmam gerektiðini düþünüyordum. Nitekim ödül alan dosyayý yeni
þiirlerle zenginleþtirdim ve doðru olduðuna inandýðým
bir zamanlamayla ilk þiir kitabýma kavuþtum.
Þiirlerinizde genel olarak “Hüzün” ve
“Yalnýzlýk” duygularýnýn aðýr bastýðýný
görüyoruz. Bu iki noktanýn üzerinde
durmanýzýn nedeni nedir?
Hüzün ve yalnýzlýk hayata daha gerçekçi bakmamý, yaþamýn keskin yanlarýný daha iyi algýlamamý saðlýyor. Bu
sözcüklerin doðurduðu çaðrýþýmlarla daha yaratýcý olabiliyor, kalemimin týkandýðý anlarda yolumu daha rahat
bulabiliyorum. Ýçimde yer
etmiþ þiirlerin bu izleklerle
yazýlmýþ olmasý da bir etken; çünkü þairlerin sevdiðiniz dizeleri sizi mutlaka kaðýda/kaleme yöneltir.
Ýkinci kitabýnýzýn hazýrlýklarýna baþladýnýz mý?
Özel bir hazýrlýðým yok. Bugünden sonra yayýmlayacaðým her þiir ikinci yapýtýmýn bir
parçasýný oluþturacak, ilk kitabýmda olduðu
gibi. Zaten yeni bir projeye pek vakit ayýramazdým; çünkü bu ara kitabýmýn tanýtýmýyla
uðraþýyorum. Bir imza günüm oldu. Kiþisel bir
internet sitesi de kurdum:
www.buraktokcan.com
Bu adreste þiir geçmiþime
dair ayrýntýlarýn yaný sýra
“Sesim Kan Kaybediyor”un internet satýþý
ve bulunduðu kitabevlerinin listesi de
var.
kitap
63
Portobello Cadýsý
Ayfer Niðdelioðlu’81
Brezilyalý yazar Paulo Coelho'nun son romaný Portobello
Cadýsý, Athena adlý genç bir kadýnýn, varlýðýnýn anlamýný keþfetme serüvenini anlatýyor. Yazarýn bütün romanlarýnda karþýmýza
çýkan mistik, okura sýk sýk 'es' verdiren anlatým ve kitabýn dýþýna taþan cümleler, varoluþun sýrrýný arayanlar için perdeleri aralýyor. Can Yayýnlarý'ndan Celal Üster'in çevirisiyle çýkan kitapta
okur, baþ kahramanla hiç yüz yüze gelmeden,
yakýn çevresindekilerin anlattýklarýný birleþtirerek
bulmaca çözer gibi bütüne varmaya çalýþýyor. Bir
insanýn kim olduðunu anlamanýn en iyi yolunun,
baþkalarý tarafýndan nasýl algýlandýðý sonucuna
ulaþýyor. Transilvanya'da yaþayan Romen bir çingenenin gayri meþru kýzý olan Athena'yý, çocuðu
olmayan zengin bir Lübnanlý çift evlat edinir. Ancak ülkede yaþanan huzursuzluk nedeniyle Londra'ya taþýnýrlar.
Athena, yaþamý boyunca hissettiði ama bir
türlü anlamlandýramadýðý, dolayýsýyla da deðerlendiremediði olaðanüstü yeteneklerini çözmeye
çalýþýrken deðiþik coðrafyalara savrulur. Bir yandan da ruhani bir yolculukta benliðini keþfetmeye çalýþýr. Ancak içindeki boþluðu doldurmaya
ne çocuk doðurmak, ne öz annesini bulmak ne
de iþ hayatýndaki baþarýlar yetmez. Hayata bir türlü ayak uyduramaz. Transilvanya yolculuðunda tesadüfen tanýþtýðý Ýskoçyalý bir kadýnýn rehberliðinde, sýradýþý yeteneklerini kullanmaya,
insanlara tinsel kavrayýþ gücü daðýtmaya, bedenle ruh arasýndaki iliþkiyi güçlendirmenin ve evrenle bütünleþmenin yollarýný
öðretmeye baþlar. Bu, onun hayatýný bir yandan anlamlandýrýrken öte yandan erken ölümüne giden yolu açar.
Anlatýcýlardan Gazeteci Hron Ryan "Bedenimiz sað kalýr,
ama ruhumuz er geç ölümcül darbeyi yer. En kusursuz cinayet budur: yaþama sevincimizi kimlerin öldürdüðünü, bunu
hangi güdüyle yaptýklarýný, suçlularý nerede bulacaðýmýzý bilemeyiz" der. Athena ise, aksine insanlarda yaþam coþkusunu
artýrmaya rehberlik etmektedir. Ne var ki içindeki engelleri aþarak dünyaya kendini bütünüyle açmasý tutucu bir grup tarafýndan hoþ karþýlanmaz. Onu bir sahtekâr, insanlarýn manevi zaaflarýný kullanan bir þarlatan olarak düþünenler 21. yüzyýlda bir cadý avý baþlatýp cesaretinin bedelini ödetirler.
Yazar hakkýnda....
Paulo Coelho, 1947'de Brezilya'nýn Rio de
Janeiro kentinde doðdu. Tiyatro yönetmenliði,
oyunculuk, þarký sözü yazarlýðý ve gazetecilik
yaptýktan sonra Hac adlý romanýnýn ardýndan
yayýnlanan Simyacý ile dünya çapýnda üne
eriþti. Simyacý, 20. yüzyýlýn en önemli yayýncýlýk
olaylarýndan biri oldu ve 18 ülkede 30 milyon
sattý. Coelho, Piedra Irmaðý'nýn Kýyýsýnda Oturdum Aðladým, Beþinci Dað, Iþýðýn Savaþçýsýnýn
El Kitabý, Veronika Ölmek Ýstiyor, Þeytan ve
Genç Kadýn, On Bir Dakika ve Zâhir gibi yapýtlarýyla sürekli olarak en çok satanlar listelerinde
yer aldý. 150 ülkede, 66 dilde yayýnlanan kitaplarýnýn toplam
satýþý 100 milyona ulaþtý. Bugüne kadar pek çok ödül ve niþana deðer görülen Coelho, halen Birleþmiþ Milletler Barýþ Elçisi
ve Brezilya Edebiyat Akademisi üyesi.
MEZUNLARIMIZIN YAPITLARI
Ankaralý Olmak
Ülsever'den "Hisarüstü Cinayetleri"
Mezunlarýmýzdan Can Özoðuz'73 anýlarýný
"Ankaralý Olmak" adlý kitapta bir araya getirdi.
Komþu Yayýnevi tarafýndan basýma hazýrlanan kitapta Özoðuz, aile büyükleri, 1960-1970'li yýllarýn
Ankarasý ve kendi çocukluðunun
Ankara anýlarýný okuyucularýna
sunuyor. Özoðuz kitabýna yazdýðý
önsözünde "Bu aný, öykü ve þiirleri okurken gözlerinizin yaþaracaðý bölümleri bilin ki ben iki
gözüm iki çeþme; gülümseyeceðiniz satýrlarý da kahkalar
içerisinde kaleme aldým" diyor.
Kitapta kullanýlan yalýn ve içten
anlatým kitabýn bir solukta okunmasýný saðlýyor.
Gazeteci yazar Cüneyt Ülsever'in’63 (ilkokul) yeni kitabý
"Hisarüstü Cinayetleri" klasik polisiye roman tarzýnda kurgulanmýþ. Anglosaksonlarýn "Whodonit" dediði "Katil Kim?"
türünün baþarýlý bir örneðinde Garip Keto, Bülbül Maho,
Mösyö Taho ve çarpýcý bir figür Hiçkimsesiz
Kamil'in öykülerini okuyoruz. Polisiye kurgu ve
insaný þaþýrtan, yürek yakan finaliyle Ülsever'in
romaný; son yýllarda baþarý çýtasýný oldukça
yükselten Türk Polisiye romanýnda dikkati
çeken bir aþamayý simgeliyor. Everest
Yayýnlarý tarafýndan piyasaya çýkarýlan romanda Ülsever, her ne kadar siyasi mesaj vermese de günümüzün halis polisiye roman
yazarlarý gibi, toplumsal sorunlara, insancýklarýn dramýna deðinmemezlik etmiyor ve
bunda da polisiye kurgu kadar baþarýlý oluyor.
MAYIS2008 kolejliler
spor
64
Pilates eðitiminin geleneksel metodunun
uygulandýðý Türkiye’deki ‘ttek’ adres...
NCD Pilates Studio’nun misyonu, Joseph Pilates’in orjinal
metodunu ve klasik tekniðini korumaktýr. Pilates, yerinde kullanýlmýþ formu, dinamiði, ritim duygusu ve müzikalite uyumlu “Hareketteki Þiirsellik”in yanýsýra beden ve sanat bilimidir.
kolejliler MAYIS2008
N
isan' 2007 tarihinde açýlan NCD Pilates Studio'nun sahibi N.Canan Demirdamar'81, önceliklerinin bu iþi en doðru þekilde yapmak olduðunu söylüyor. Türkiye'de Pilates'in nasýl algýlandýðý ile ilgili sorularýmýzý yanýtlayan Demirdamar, sözlerine þu þekilde devam ediyor:
“Pilates, Türkiye'ye, pek çok konuda olduðu gibi maalesef yine yanlýþ girdi. Sadece Pilates için özel olarak tasarlanmýþ aparatlara, özel bir mekana ve eðitime ihtiyaç
vardýr. Geleneksel metodun ne kadar önemli olduðunun
anlatýlmasý ve anlaþýlmasý gerekmektedir. Peki neden Geleneksel Metod? Çünkü Joseph Pilates, bu sistemi geliþtirirken kendi tasarladýðý aparatlarla çalýþmýþtýr. Ve metod evrimini bu aparatlarla tamamlamýþtýr.
Biz de Joseph Pilates'in kendi tasarlamýþ olduðu metodun en doðru þekilde uygulanabilmesi için geliþtirilmiþ olan
bu aparatlarla çalýþmayý uygun gördük. Çünkü geleneksel
eðitim, sadece geleneksel Gratz marka aparatlarla verilebilmektedir. Bizim en önemli farkýmýz da budur. Türkiye'nin
ilk ve tek Geleneksel Metodu ile eðitim veren Pilates Studio'suyuz.
Bu metodu bilen eðitmenlerin yetiþebilmesi için, True
Classical Pilates'in Türkiye'deki tek sertifika verme yetkisine
sahip Eðitim Direktörümüz Emre
Onuk tarafýndan
sertifika programlarý, bütün aparatlar için baþlamýþ
bulunmaktadýr.
Dünyada bir
elin parmak sayýsýný geçmeyecek
kadar 'Master Trainer (Usta Eðit-
men)' olmasýna raðmen, maalesef Türkiye'de adýmbaþý
rastlamaktayýz.
Biz; ayný ýsrar ve istikrarla, olmasý gerekeni, olmasý gerektiði þekilde sadece kendimiz için deðil tüm insanlar için
anlatmayý görev edindik. Bu amacý, dünya üzerinde de
amaç edinmiþ büyük isimlerle biraraya gelerek, gerek yurt
içi ve gerekse yurt dýþý konferanslarla, hem Pilates eðitmenlerine hem de Pilates sevenlere anlatmaya baþladýk.
Dünyada ilk kez tarafýmýzca düzenlenecek olan 'I. Orta
Doðu Geleneksel Pilates Konferansý'ný önümüzdeki kýþ Türkiye'de ve özellikle Ankara'da yapmayý uygun gördük. Birinci ve ikinci jenerasyondan dünyadaki en önemli 8 ismin katýlacaðý bu konferansta, yalnýz Türkiye'ye deðil, bütün Ortadoðu'dan, Asya'dan ve Afrika'dan katýlacak kiþilere de 'Geleneksel Metodu' anlatmayý hedefledik.
Günümüzde bilindiði þekliyle Pilates, zayýflatma amaçlý kurulmuþ bir sistem deðildir. Profesyonel sporla uðraþan
kiþiler için çok gerekli olmasýnýn yanýsýra, Pilates'i her yaþtan, her insan yapabilir.”
N.Canan Demirdamar, Türkiye'de Pilates bilincinin artýk
oluþmasý gerektiðini belirterek, kendini ve saðlýðýný düþünen herkesi bu sporu yapmaya davet ediyor.
Pilates’in hâlâ sadece top olduðunu
düþünüyorsanýz...
N.Canan Demirdamar'81
NCD Pilates Studio
Uður Mumcu Cad. 4/1 G.O.P./ANKARA
Tel: 0312 448 23 53-54
Faks: 0312 448 23 55
www.ncdpilatesstudio.com
hobi
66
D
oðaya ve doðal yaþama saygýnýn kazandýrýldýðý golf sporunda sakatlanma ve
kaza riski oldukça düþüktür, aþýrý efor
gerektirmez ve ister 5 ister 85 yaþýnda
olsun herkesin keyif alarak devam edebileceði bir spordur. Golf, özel olarak yapýlmýþ bir sahada çeþitli özelliklerde golf sopalarý ile küçük bir topa vurup parkur sonundaki deliðe sokarak oynanýr.
Bir golf sahasý genelde 18 ayrý parkurdan (çukurdan)
oluþur. Oyunun amacý, sahayý en az vuruþ yaparak
tamamlamaktýr.
18 çukurlu bir sahanýn standart olarak 72 vuruþla
bitirilmesi beklenir. Bir oyuncunun genelde sahayý
72'nin kaç vuruþ üzerinde bitirdiðine bakýlarak o
oyuncuya bir "handikap" verilir. Örneðin golfçü bir sahayý 75 vuruþla bitirebiliyorsa handikapý 3, 100 vuruþla bitirebiliyorsa handikapý 28 demektir. Handikap
sistemi sayesinde golfe henüz yeni baþlamýþ
bir oyuncu, kendisinden çok daha eski, tecrübeli, "iyi" bir golfçüyle oynayabilir, yarýþabilir ve kazanabilir. Örneðin 28 handikaplý
bir golfçü o gün sahayý beklenen 100 vuruþla deðil de 99 vuruþla bitirirse -1 oynamýþ
olur, yarýþtýðý 2 handikaplý golfçü de sahayý 74
deðil de 75 vuruþla bitirirse +1 oynamýþ olduðundan oyunu 28 handikaplý golfçü kazanmýþ olur.
Bir golfçünün rakibi, kendisi ve golf sahasýdýr.
Golfçü için uzun dönemli hedef handikapýný düþürmek, golf oynadýðý andaki hedef ise o gün oynadýðý
sahayý en az handikapý kadar fazla vuruþla tamamlamak, yani kendisiyle ve sahayla yarýþmaktýr. Bu prensip nedeniyle golf, sportmenliðe ve centilmenliðe en
yüksek deðerin verildiði bir oyundur. En önemli iki
prensip diðer oyunculara ve sahaya saygýdýr.
Golf sahasýný diðer spor dallarýndan ayýran bir
özellik, her sahanýn birbirinden farklý bir tasarýmla yapýlmýþ olmasýdýr. Dünyada birbirinin aynýsý olan hiç bir
golf sahasý yoktur. Bu nedenle deðiþik bir sahada oynamak her golfçü için heyecanla beklenen birþeydir.
Golf turizminin geliþme nedeni de budur.
G lf
Ahmet Uluð Atay'79
Doðaya saygýnýn esas olduðu spor dalý
hobi
67
Dünyada 1800'lerin ortalarýnda Ýskoçya'da oynanmaya
baþlanan golf, Türkiye'de 1895 yýlýndan bu yana oynanmaktadýr. Ankara'da ilk golf sahasý 1949 yýlýnda kurulmuþ, 1980 yýlýnda kapatýlmýþtýr. Maalesef þu anda golf sahasý olmayan Avrupa'nýn tek, dünyanýn birkaç baþkentinden biri Ankara'dýr.
Her yaþta oynanabilir
TED öðrencilerine golf eðitimi
1999 yýlýnda The Golf International Friendship Society olarak kurulan kulübümüz bu yýl Mart ayýnda Ankara Golf Klubü
adýný aldý. Ben iki dönemdir kulübün baþkanlýðýný yürütüyorum.
AGK'nün 200 üyesi var, bunlarýn yaklaþýk dörtte biri yabancý;
Ankara'daki elçiliklerden ve yabancý þirketlerden. Her ay Antalya'da iki günlük bir turnuva düzenliyor, deðiþik otellerde kalýp
deðiþik sahalarda oynuyoruz. Ankara'da yýlda birkaç kez vuruþ
turnuvasý düzenliyoruz. Genç golfçü yetiþtirmek için çalýþmala-
Golf oynamak için belirgin herhangi bir özellik, örneðin
uzun-kýsa boylu, zayýf-kilolu, genç-ileri yaþlý olmak gibi ayrýmlar yoktur. 7'den 70'e dahi tanýmlamak için yeterli olmaz. 5 yaþýnda da, 85 yaþýnda da golf oynayan ve keyif
alan tanýdýklarým var. Tekerlekli sandalye ile golf
oynayanlarla, tek kolu protezi olan golfçülerle
Açýk havada, özel olarak yapýlmýþ sahada oynanan golf, kitanýþtým. Golf oynamak için güçlü kuvvetli olþinin kendisi ve golf sahasý ile yarýþtýðý bir spordur. Oynamak da gerekmez. "Swing" denilen bir vuruþ
tekniði var; bu tekniði ne kadar doðru uygularyan kiþiye iç disiplin saðlamasý, onu günlük sýkýntýlardan
sanýz top o kadar uzaða gider. Hemen her koarýndýrmasý en belirgin faydalarý arasýndadýr.
nuda ve her sporda olduðu gibi, ne kadar zaman ayýrýrsanýz o kadar baþarýlý olursunuz. Golfün diðer sporlardan ayrýlan yönü baþarýlý olmak
rýmýz var. Geçtiðimiz yýllarda TED öðrencilerine yönelik eðitim
için çalýþmanýn yeterli olmasý, fiziksel birtakým özelliklerin geprogramlarý uygulamaya baþladýk, bu yýl da devam edeceðiz.
rekmemesi. Elbette ne kadar erken baþlanýrsa, o kadar iyi olur
Öðrenciler hafta sonlarý gelip ders alýyorlar. Tatillerde de gelip
gibi bir genelleme yapabiliriz.
çalýþýyorlar. Anne babalarýn bazýlarý çocuklarýný getirip beklerGolf oynamak için baþlangýçta golf ayakkabýsý ve golf eldiken golfe merak sardýlar ve kendileri de ders almaya baþladýveni gerekir. Golf ayakkabýsý, altýnda hem çimlere ezerek zarar
lar. Ben yýllardýr yoðun olarak Japonya ile çalýþýyorum. Japonvermemek, hem de vuruþ yaparken kaymamak için yükseltiler
ya'ya ilk gittiðimde hafta sonu golf oynamaya götürmüþler
bulunan bir ayakkabýdýr.
ama benim golf oynamadýðýmý öðrenince çok þaþýrmýþlardý.
Golfe baþlamak isteyen biri, bir süre golf hocasýndan ders
Sorma gereði bile duymadan golf oynadýðýmý farzetmiþlerdi.
almalýdýr. Golf antremanlarý "range" adý verilen alanlarda yapýlýr.
Daha sonra çeþitli ülkelerde benzer durumlar gördüm. Çoðu
Buralarda hem uzun, hem kýsa vuruþlar çalýþýlarak golf vuruþu
yönetici zamanlarýný verimli deðerlendirmek için, ama bir de si"swing" tekniði geliþtirilir. Beþ altý kez sahaya çýktýktan sonra da
zi yakýndan tanýmak ve karakterinizi anlamak amacýyla golf
bir oyuncunun handikapý belirleoynamaya davet eder. Bunlarý görerek on yýl kadar önce
nir. Ankara'da Ahlatlýbel'de bir ranAntalya'da birkaç hafta sonu golf dersi almýþ, fakat zaman
ge var. Burada çok da iyi bir golf
darlýðýndan devam edememiþtim. Dört yýl kadar önce Ankahocasý (Erkan Demirci) bulunuyor.
ra'da düzenli ders alarak golfe baþladým. Yeterli zaman ayýrTürkiye'de golf öðrenmek için en
dým, þimdi amatör olarak keyifle oynuyorum. Hafta içlerinde
uygun yerlerden birisi Ankara'dazaman buldukça range'e gelip çalýþýyorum, bir turnuva için
dýr. 1996 yýlýnda kurulan golf fedeAnkara dýþýnda deðilsem hafta sonlarýmý da burada geçirirasyonumuz, golfü daha çok Türyorum. Epey bir kupa ve ödül kazandým. 2006 yýlýnda, 1 yýl
kiye'nin az geliþmiþ yörelerinde
süren elemeli bir turnuva olan Arçelik kupasý en zorlu olanyaygýnlaþtýrmak için çaba gösteridý diyebilirim. En önemli gördüðüm ise 29 Ekim 2007'de kayor. Kars gibi, Erzurum gibi illeritegorimde kazandýðým Cumhuriyet Kupasýdýr.
mize antrenör ve malzeme gönderiyor, spor öðretmenlerine golf
Ahlatlýbel Range
kurslarý vererek bölgelerinde golfTel: 0312-4
489 8182
çü yetiþtirmelerini saðlýyor. Bunun
www.agk.org.tr
yaný sýra golf sahasý bulunan Silivri, Kemerburgaz gibi yerlerde ciAhmet Uluð Atay’79
var köylerden çocuklar milli takým antrenörleri tarafýndan düzenli eðitime tabi tutuluyor, sadece antreman saatlerinde de1961 Afyon doðumlu olan Ahmet Uluð Atay, 1979 yýlýnda TED
ðil, ders çalýþma saatleri, yemekleri gibi konularda da destek
Ankara Koleji'nden mezun oldu. Daha sonra 1983 yýlýnda Boðaolunuyor. Geçen yýl yapýlan yýldýzlar kategorisindeki turnuvalarziçi Üniversitesi Ýktisadi ve Ýdari Bilimler Fakültesi Ýþletme Bölüda bu þekilde yetiþmiþ golfçüler çok baþarýlý oldular. Golf milli
mü'nü tamamladý. Atay, halen Ýþ Makine A.Þ. Yönetim Kurulu
Baþkanlýðý görevini sürdürmektedir. Atay ayrýca Ankara Golf Kutakýmýmýz da böyle yetiþmiþ gençlerden oluþuyor ve Avrupa
lubü ve TGIF’in Yönetim Kurulu Baþkaný’dýr.
düzeyinde çok kýsa zamanda ciddi baþarýlar kazandýlar.
MAYIS2008 kolejliler
kolejIN
68
ile yaþam tarzýnýz deðiþecek
KolejIN Sosyal Tesis danýþman firmasý AGorada'nýn Genel Koordinatörü Ayhan
Gülsoy ile KolejIN üzerine bir röportaj gerçekleþtirdik. KolejIN'i daha yakýndan
tanýmak ve sunacaðý fýrsatlarý bir de Ayhan Gülsoy'dan öðrenmek istedik.
Ayhan Bey, KolejIN'i tanýyabilir miyiz? Tesisde hangi faaliyetler gerçekleþtirilecek, üyelere ne tür olanaklar sunulacak? Ýþletme sistemi nasýl olacak?
esisimiz 12.000 m2 açýk alan içinde, 7500 m2 kapalý alana sahip. Dýþ alanda, açýk yüzme havuzu,
tenis kortlarý, basketbol sahalarý, koþu parkurlarý,
voleybol alanlarý var. Ýçeride de sportif ve sosyal
hizmet vereceðimiz çok çeþitli ve çok fonksiyonlu
alanlar yaratýldý. Sosyal alanlarda, restoranlar, kafeler, barlar
ve özel tefriþli VIP salon bulunacak. Bilardo ve oyun odalarý ile
açýk alan balkon ve teraslarda kafe-bar-bistro hizmeti verilecek. KolejIN spor kompleksi modern ve en son teknoloji ürünü spor makine parkuru ile Ankara'daki mevcut spor salonlarýnýn tek rakibi olmaya aday. Geniþ ve ferah alanlarda aerobik,
fitness, jakuzi, kardiyo fitness, yoga, pilates imkanlarý yaratýlýrken squash kortlarý ve yarý olimpik kapalý havuzu ile yaz kýþ hizmete açýk olacak. Bunun dýþýnda, çocuklar ve gençler için özel
tefriþli yaþam odalarý var. Yani, okul öncesi, ilkokul çaðý, ortaokul ve liseler için ayrý ayrý özel tefriþ edilmiþ yaþam odalarý bulunuyor.
KolejIN, þýklýðý ve konforu ile fark yaratacak, modern ve günümüz trendlerini yansýtan iþletme anlayýþý, üye memnuniyeti,
servis hizmetleri, mutfak konsepti ve çeþitliliði ile sosyal tesis
imajýna farklý bir yorum getirecek. Sosyal Kompleks tek iþletmeci tarafýndan yönetilebilir. Spor ve Yiyecek & Ýçecek
alanlarý farklý iþletmeciler tarafýndan iþletilebilinir. Bizim
önceliðimiz kalite ve tecrübe noktasýnda odaklanýyor.
Kesinlikle konusunda ciddi referanslarý olan tecrübeli
iþletmecilerle çalýþacaðýz. Dernek tesisi kendisi iþletecekse de, yine sosyal tesis iþletme konusunda deneyimi olan profesyonel kiþiler iþbaþýnda olacak. KolejIN
Sosyal Tesis iþletim sistemi ve kurumsal organizasyon yapýsý Yönetim Kurulu tarafýndan oluþturulan Sosyal Tesis Gerçekleþtirme Komitesi tarafýndan önfizibilite çalýþmasý olarak halihazýrda yürütülmektedir.
T
"Katký paylarý bir defaya mahsus
alýnýyor, ömür boyu tesis öncelikli ve indirimli olarak kullanýlýyor"
KolejIN'e üyelik kapsamýnda þu
anda üyeler için bir kampanya
yürütülüyor. Bu kampanya ne
zaman baþladý? KolejIN'e üye-
kolejliler MAYIS2008
lik koþullarýnýn mali deðeri nedir?
Bu kampanya, 2006 yýlýnýn Kasým ayýnda baþladý. Þu an
sayýsý 1200'ü geçen KolejIN'e katký payý veren üyemiz var. Buradaki hedef, tesisin yapýmý daha bitmeden 2000'den fazla kiþiden katký payý almak. Halihazýrda yürütülen kampanyada,
üyelerimizden bir defaya mahsus olmak üzere ve ömür boyu
tesisleri öncelikli ve indirimli kullanmak üzere, peþin 1600 YTL
alýyoruz. Katký paylarýný peþin yerine taksitle ödemek isteyen
üyelerimiz ise 1600 YTL yerine 2000 YTL’yi anlaþmalý banka
kredi kartlarýyla 12-15 ay taksitle ödeyebiliyorlar. Üyelerimiz
katký payý ödemelerini, telefon ve faks yoluyla, mail order sistemi dahilinde de ödeyebiliyorlar.
Bu hizmetten kimler faydalanýyor?
Üyemizin kendisi, eþi ve 22 yaþýný doldurmamýþ bekar çocuklarý, ayrý ayrý özel giriþ kartlarý ile tesisimizden özel indirimler ve önceliklerle yararlanabiliyor. Velilerimiz ise mezun adayý
çocuklarý için þimdiden katkýda bulunabiliyorlar. Çocuklar 18
yaþýna geldiði zaman derneðimize üye oluyorlar. Çocuklarý üye
olana kadar velilerimizi, katký payý vermek þartý ile üyelerimize
göre daha sýnýrlý indirimler ve önceliklerle tesisimizden yararlandýrýyoruz. Tesis açýldýðýnda üyelerimiz restorandan %25,
spor bölümünden %50'ye varan indirimler alabilecekler.
"Kolejli olmayanlar tesisi kullanamayacak"
KolejIN'in diðer tesislerden farký nedir? Tesise,
TED Ankara Koleji mezunu olmayanlar da
üye olabilecek ve faaliyetlerden yararlanabilecekler mi?
TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði'ne
üye olan herkesin tesisidir KolejIN. Varlýðýný ve
gücünü mezunundan alan, mezununun
maddi, manevi katkýlarý ile gerçekleþmiþ Kolej Camiasý’nýn kollektif bir ürünüdür KolejIN.
Dernek üyelerinin hem aidatlarýyla hem de baðýþlarýyla
desteklediði, Kolej birlikteliðinin ve sevgisinin ne güçlü temellere dayandýðýnýn
bir simgesidir KolejIN.
Kolej ile organik bir baðý
olmayan hiç kimse bu
tesisi kullanamayacak,
tesise giremeyecektir.
Ayrýca, veliler katký
kolejIN
69
payý vermeden kesinlikle tesisi kullanamayacaklar.
Tesisimizde kiþiye özel kartlý kullaným sistemi olacaktýr. Yani, tesise dýþarýdan kartsýz ve üye olmayan hiç kimse giremeyecektir. Bilgisayar destekli, üye veri tabanýna entegre bir kontrol sistemi oluþturulacaktýr. Bilgi-Ýþlem ve otomasyon sistemi
dahilinde, kendi rezervasyonunuzu kendiniz yapabilir, tesiste
kim var, kim yok öðrenebilir, kullaným önceliðinizin ihlal edilip
edilmediðini izleyebilirsiniz.
"Daha tesis yok iken 1200 kiþinin katkýsý bizleri yüreklendiriyor"
KolejIN için hedeflediðiniz bir üye üst sýnýrý var mý? Tesis tam
olarak ne zaman aktif hale gelecek? Büyük katkýlar ve sponsorluk görüþmeleri nasýl gidiyor?
Genelde tesis için hedeflenen aile sayýsý 3500- 4000. Þu
an 3'te 1'lik bir oran baþarýldý.
Tesisin inþaatý 2008'de bitecek. 2009'un bahar aylarýnda
tefriþ ve dekorasyona baþlanacak. Akabindeki iþletme mutfakservis ön deneme çalýþmasý biter bitmez, KolejIN'i açmayý
planlýyoruz. Þu ana kadar çok büyük katký payý baðýþý ile KolejIN'i destekleyen üyelerimiz oldu.
30-40-50 bin YTL, hatta 50 bin YTL üzeri baðýþ yapan üyelerimiz ve kolej dostlarý var. Bu katkýlarýn giderek artacaðýna
dair hiçbir þüphemiz yok. Bazý firmalar, belirli yerleri, mekanlarý katký amaçlý tefriþ etmek için þimdiden kapýmýzý çalmaya
baþladýlar bile. Spor alanlarý ile ilgili sponsorluk görüþmelerini
baþlattýk.
Önder Sürenkök
Katkýlarýn çok yönlü olmasý bizleri sevindiriyor. Þu an KolejIN'e katký saðlayan 1200 kiþinin olmasý bizleri heyecanlandýrmakla birlikte, projeye ilgi ve güven biz çalýþanlarý ayrýca çok
mutlandýrýyor. Daha tesis yok iken 1200 kiþinin katkýsý bizleri
yüreklendiriyor. KolejIN boy gösterdikçe, bu sayý daha da artacak…
"Artýk KolejIN var ve Kolej dayanýþmasý çýtayý devamlý yükseltmekte…"
KolejIN tesisinin Türkiye'de herhangi bir benzeri var mý?
Kullaným alanýnýn büyüklüðü, sunduðu imkanlar ve konsept mimari yapýsý ile KolejIN tesisi þu an, emsalleri arasýnda
fark yaratmýþ bir tesis. Üye katký ve baðýþlarý ile oluþturulmuþ,
üye dayanýþmasý sonucu var olan sosyal tesis örnekleri arasýnda, Boðaziçi Mezunlarý Derneði'nin BURÇ tesisini ve ODTÜ
Mezunlarý Derneði'nin VÝÞNELÝK tesisini gösterebiliriz. Fakat
KolejIN, büyüklük, fonksiyon ve konsept bakýmýndan diðerleriyle kýyaslanmayacak bir yapý. KolejIN'in benzerleri arasýnda
büyük bir fark ve sükse yaratacaðý da kesin.
TED Ankara Koleji Mezunlarý Derneði de bu çatý altýnda
bundan sonra daha büyük iþler yapacak. Artýk KolejIN var ve
KOLEJ dayanýþmasý çýtayý devamlý yükseltmekte…
Gücünü güçlü camiasýndan alan Kolejliler için yeni hedefler düþlenmeye baþlandý bile Ýncek'te, KolejIN'de…
Ve son sözüm:
'Tek bir yürektir dostluðu KolejIN’, emeði geçen herkese
sevgi ve saygýlarýmla.
Mehmet Konyalý
KolejIN’e yüksek miktarda katký
payý baðýþýnda bulunan mezunlarýmýza plaketlerini vermeye
devam ediyoruz.
Kerem Maðdenli
MAYIS2008 kolejliler
kolejIN
70
velilere tanýtýldý
5
Nisan 2008 tarihinde TED Ankara Koleji Ýncek
Kampüsü'nde düzenlenen toplantýda KolejIN
Tesisi Danýþmaný Ayhan Gülsoy ve Yönetim
Kurulu üyesi Ahmet Tanyeloðlu tarafýndan KolejIN'e üyelik bilgileri verilerek, tesiste bulunan
imkanlar velilere tanýtýldý. Yaklaþýk iki saat süren toplantýda veliler de soru sorarak tesisle ilgili bilgi alma imkaný
buldular.
Velilerin KolejIN görüþleri
Yusuf Yýlmaz (Banu Yýlmaz'ýn velisi, 2/F): KolejIN'e çocuðum adýna üyeyim. Tesisin, güzel olan yaný her zaman
rahatça gelebileceðimiz bir yer olmasý. Toplantýda, tesisle ilgili yeterince bilgi aldým.
Tülin Akan (Besaj Akan'ýn velisi, 9/D): KolejIN'ne üyeyim. Ben bu toplantýya gelirken, toplantýda anlatýlacaklarýn çoðunu zaten biliyordum fakat burada daha çok pe-
kolejliler MAYIS2008
kiþti. Yeni tesisle ilgili beklentim, gün boyunca biriktirdiðim negatif enerjiyi orada, çok güzel bir ortamda ve güzel insanlarla deþarj edebilmek. Ýsteðim, Kolej ruhuna,
Kolej havasýna sahip elit bir çevrede, doðaya yakýn bir
yerde zaman geçirebilmek.
Meral Yaþar (Doða Can Yaþar'ýn velisi, 10/A): KolejIN'e henüz üye deðiliz, düþünüyoruz. Daha iyi bilgi alabilmek için geldim toplantýya da. Yeni tesisten beklentim,
gelenlerin Kolej mezunu olmasý. Dýþardan da katýlým olursa, bu kampüsün düzeni bozulabilir. Sadece mezunlar ve
aileleri olursa bu camia daha güzel devam ettirilebilir.
Gül Büyüktanýr (Egemen Büyüktanýr'ýn velisi, 6/C):
KolejIN'e henüz üye olmadým. Daha önce baþka kurumlardaki üyeliklerimizde bazý sorunlar yaþadýk. Bu yüzden
biraz temkinli davranýyorum. Burada da, umarým baþlangýçta bazý kurallar doðru konur ve doðru devam eder diye düþünüyorum.
Türk Eðitim Derneði
72
Türk Eðitim Derneði
Bursluluk Sýnavý
Türk Eðitim Derneði, kurulduðu 1928 yýlýndan bu yana 80 yýldýr yaklaþýk 46.000 çocuða karþýlýksýz burs imkaný saðlamýþtýr. Atatürkçü, çaðdaþ, laik gençler yetiþtirmek
için Türkiye çapýnda maddi olanaklarý yeterli olmayan baþarýlý öðrencileri "Tam Eðitim
Bursu (TEB) sistemi ile destekleyen Türk Eðitim Derneði, 13 Nisan 2008 tarihinde 18
ildeki sýnav merkezinde 4208 öðrencinin katýlýmý ile bursluluk sýnavýný gerçekleþtirdi. Sýnav sonuçlarý deðerlendirme aþamasýnda olup deðerlendirmede baþarýlý olan öðrenciler ile mülakatlar gerçekleþtirilmektedir.
Geleceðin sigortasý çocuklar
A
ctive ACADEMY ve sosyal ortaðý Türk Eðitim Derneði tarafýndan düzenlenen 1. Sigorta Zirvesi, 9
Nisan günü Swissôtel'de gerçekleþtirildi. Zirve'nin
açýlýþ konuþmasýný Türk Eðitim Derneði Genel
Baþkaný Selçuk Pehlivanoðlu yaptý. "Geleceðin sigortasý olan çocuklarýn ve gençlerin eðitimine önem verilmesi
gerektiðine" inanan Pehlivanoðlu, bu doðrultuda üzerlerine düþen görevler ve dernek olarak yaptýklarý
çalýþmalar hakkýnda bilgi verdi.
Aydýnlýk bir geleceðe ulaþmak için
çocuklarýmýza yatýrým yapalým
Pehlivanoðlu, açýlýþ konuþmasýnda
öncelikle, sigorta ve eðitim konularý arasýndaki yakýn iliþkiye deðindi ve þu sorularý sordu: "Toplum olarak, geleceðin getireceði olasý tehlikelere, risklere karþý
nasýl önlem alabiliriz? Ortak geleceðimizi güvence altýna almak için nasýl bir sigortaya baþvurabiliriz?"
Yapýlan yatýrýmlarýn çoðu kez geleceði güvence altýna almaya yönelik olduðunu söyleyen Pehlivanoðlu sözlerine þöyle devam etti: "Toplum olarak bu güvenceyi saðlamak, daha aydýnlýk bir geleceðe ulaþmak için yapýlacak en önemli yatýrým, çocuklarýmýzýn eðitimine yapýlacak yatýrýmdýr. Çünkü en basit ifadeyle, çocuklarýmýz geleceðimizin sigortasýdýr."
kolejliler MAYIS2008
Ýyi eðitilmiþ bir kuþaðýn, aydýnlýk bir gelecek için yapýlmýþ
yatýrýmýn en anlamlý karþýlýðý olduðuna deðinen Pehlivanoðlu,
"Bu yatýrýmýn karþýlýðý yalnýzca maddi deðil manevi getirileri de
kapsar. Biz dernek olarak, çocuklarýmýza hem kendi açtýðýmýz
çaðdaþ eðitim kurumlarýnda verdiðimiz eðitim, hem sunduðumuz burs olanaklarý, hem de burslar kapsamýnda saðladýðýmýz
psikolojik ve akademik özel destekle, yarýn için maddi ve manevi getirisi olan bir sigorta yatýrýmý yapýyoruz" dedi.
Eðitim sisteminin karþý karþýya olduðu sorunlardan da söz eden Pehlivanoðlu, nitelikli öðretmen sorunu, mevcut
öðretim programlarýnýn yetersizliði, yabancý dil eðitimi, teknoloji kullanýmýnda
yetersizlik, kaynaklara, olanaklara eriþim, fýrsat eþitliðinde eksiklik, sýnav sistemlerine iliþkin sorunlar gibi konularý
vurguladý.
Pehlivanoðlu, sözlerine son verirken, bilinmeyen bir geleceði yapýlandýrmanýn son derece zor
olduðunun altýný çizdi. Ancak bunun son derece aydýnlýk bir
proje olduðuna deðinen Pehlivanoðlu, "Genel anlamýyla sigorta, sadece gelecekte olasý bir kaybýn tazminini kapsarken, çaðdaþ eðitimle donanmýþ gençlerimizin ülkemize ve geleceðimize maddi manevi katkýlarý, hayal bile edilemeyecek kadar büyük ve anlamlýdýr" dedi.
kampüs
74
"Annandale Jazz Ambassadors" ve TED Ankara Koleji öðrencilerinden
Beþ Türk Ustaya Saygý Konseri
Virginia Music Adventures firmasý sponsorluðunda kurulmuþ olan Annandale Jazz Ambassadors Grubu, 19 Mart
2008 tarihinde TED Ankara Koleji Özel Lisesi'nde, Kolejli müzisyen öðrenciler ile birlikte gerçekleþtirdikleri muhteþem
konserde, Amerikan cazýnýn geliþiminde önemli etkileri olan Beþ
Türk Ustaya -Ahmet ve Nasuhi
Ertegün, Selçuk Sun, Maffy (Muvaffak) Falay ve Arif Mardin- saygý konseri verdiler.
12-17 yaþ grubu gençlerden
oluþan ve dünya çapýnda kültürler arasý diyalog kurmayý amaç
edinmiþ "Cazýn Elçileri", 14-22
Mart tarihleri arasýnda gerçekleþtirdikleri Türkiye turunun Ankara
duraðýnda, TED Ankara Kolejli
öðrencilerin aileleri tarafýndan
misafir edildiler.
Öðrencilerle birlikte derslere
giren 22 Amerikalý genç, öðle tatilinde TED Ankara Koleji Özel Li-
sesi Konferans Salonu'nda verdikleri
konserle izleyenlere doyumsuz bir
müzik ziyafeti yaþattýlar.
Topluluk konserine Duke Ellington'ýn "I'm Just a Lucky So and So"
adlý eseri ile baþladý. Klasik ve cazdan, pop müziðine kadar 11 deðerli
eser seslendiren topluluk Bennie Goodman, Duke Ellington, Ray Charles,
Dizzy Gillespie, Charles Mingus,
John Coltrane, Dave Brubeck, Norah Jones, Glenn Miller ve
Maynard Ferguson gibi ünlülerin parçalarýný, beþ büyük Türk
ustanýn müzik yaþamlarý ile iliþkilendirerek ve onlara ithaf
ederek çaldýlar.
Konserin sonunda TED Ankara Koleji Genel Müdürü Sevinç Atabay, orkestranýn þeflerine günün anýsýna okulumuzun plaketini ve rozetlerini sundu.
Annandale Jazz Ambassadors ve TED Ankara Koleji öðrencilerinden oluþan topluluk 20 Mart 2008 tarihinde ODTÜ
Caz Festivali'nde yine ayný konsept içinde sahne aldýlar. Topluluk, konserden sonra kendilerini misafir eden Kolejli ailelerle birlikte TORCH Restaurant’ta veda yemeði yediler.
"Polatlý Þehitler Ormaný"na en çok fidan baðýþlayan okul
TED Ankara Koleji
Ankara Ýl Milli Eðitim Müdürlüðü, Çevre ve Orman Ýl Müdürlüðü ve
Ankara TEMA Temsilciliði'nin iþbirliðiyle 2007 yýlýnda baþlatýlan Kurtuluþ Savaþýmýzýn geçtiði Polatlý Çaldaðý-Sarýoba'da oluþturulan "Þehitler
Hatýra Ormaný"na fidan dikme kampanyasýna en büyük destek, TED
Ankara Koleji Vakfý Ýlköðretim Okulu'ndan geldi. Ankara ilinden 48 okulun öðrencilerinin cep harçlýklarýndan 1 YTL vererek katkýda bulunduklarý kampanyaya, 8 bin 886 fidanla en büyük katkýyý TED Ankara Koleji Ýlköðretim Okulu öðrencileri yaptý.
27 Mart 2008 tarihinde "Þehitler Ormaný"nda fidan dikme ve ödül
töreni düzenlendi. Törene Milli Eðitim Bakaný Hüseyin Çelik, Ankara
Valisi Kemal Önal, Ankara Ýl Milli Eðitim Müdürü Murat Bey Balta ve
kampanyaya katkýda bulunan okullardan gelen öðrenciler katýldýlar.
Milli Eðitim Bakaný Hüseyin Çelik, Ýlköðretim Okulu Müdürü Merih Törüner'e kampanyaya verdikleri destekten ötürü bir dizüstü bilgisayar
ve teþekkür belgesi takdim etti. Okula hediye edilen dizüstü bilgisayar,
Gölbaþý Ýlçe Milli Eðitim Müdürlüðü'ne baðlý Topaklý Ýlköðretim Okulu'na baðýþlandý. TED Ankara Koleji Vakfý Genel Müdürü Sevinç Atabay, 1 Nisan 2008 tarihinde okulumuzu ziyaret eden Topaklý Ýlköðretim
Okulu Müdürü Altay Aðkale'ye dizüstü bilgisayarý teslim etti.
kolejliler MAYIS2008
kampüs
75
Dr. Hakan Gürsu TED Ankara Koleji öðrencilerine
Uluslararasý tasarým ödüllü tekne Volitan’ý anlattý
New York'ta her yýl düzenlenen ve dünyanýn en prestijli yarýþmalarýndan birisi olarak kabul gören Uluslararasý Tasarým
Ödülleri Yarýþmasý (IDA 2007)'de iki dalda birincilik ödülü kazanan mucize tekne Volitan'ýn tasarýmcýsý, ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarýmý Bölümü Öðretim Görevlisi Dr.
Hakan Gürsu, TED Ankara
Koleji Ýlköðretim Okulu Bilgisayar Kulübü’nün daveti
üzerine 29 Þubat tarihinde
Ýlköðretim Okulu’nda bir
söyleþi gerçekleþtirdi. Öðrencilere Volitan projesini
detaylý bir biçimde tanýtan
Gürsu, gelecekteki projelerinden bahsederek öðrencilerden gelen sorularý da yanýtladý.
Volitan'ýn güneþ ve rüzgâr enerjisi kullanarak hareket
eden, deniz suyundan tatlý su çevrimini gerçekleþtiren, tüm
bunlarýn yaný sýra karbondioksit atýk üretmeden de deniz
aracý olarak kullanýlabilen, geleceðin alternatif teknelerinden
birisi olarak tasarlandýðýný ifade eden Gürsu, yarýþma için
hazýrlanan üç dakikalýk animasyonu ve projenin aþama aþama ilerleyen çizimlerini öðrencilerle paylaþtý. ABD'de
2040'larýn teknesi olarak tanýmlanan Volitan'ýn hayata geçirilmesi ile ilgili olarak ulusal ve
uluslararasý firmalarla görüþmeler yaptýklarýný kaydeden
Gürsu, teknenin yapým aþamasýný iki yýl içinde tamamlamayý düþündüklerini belirtti.
Volitan'ýn Dünya'da, %100 yenilenebilir enerji ile çalýþan tek
tekne olduðunu söyleyen Gürsu, projenin 18 ayda 6 ulusal,
3 uluslararasý ödül daha aldýðýný ve 6 ödülün de yolda olduðunun müjdesini verdi.
Gürsu, þu anda "Orman
yangýnlarý su kullanýlmadan nasýl söndürülür?" projesi üzerinde çalýþtýðýný ve kendisine yurt dýþýndan güneþ enerjisi ile
çalýþan iki kiþilik uçak projesi teklifinin geldiðini ve bu teklifi
de deðerlendirdiðini ifade etti.
Güneþ sistemine yolculuk
TED Ankara Koleji Özel Lisesi'nin
yaklaþýk 1000 öðrencisi þubat ayý içerisinde uzayýn derinliklerine doðru bir yolculuða
çýkarýldý.
Öðrencilere güneþ sistemi, yýldýzlar ve gezegenler hakkýnda bilgi vermek, dünyamýzýn uzayda
kapladýðý yerin ayrýmýna varmalarýný saðlamak amacýyla düzenlenen etkinlik için Ýncek Kampüsü'ne bir çadýr
kuruldu ve çadýra "Uzay Çadýrý" adý verildi.
Etkinliðin ilk ayaðýnda küre þeklindeki çadýrýn içi
havayla dolduruldu ve projektör yardýmýyla güneþ sistemi görüntüsü çadýrýn içine yansýtýldý. Çadýr içindeki
minderlere oturup bu eþsiz görüntünün tadýný çýkarmaya baþlayan öðrencilere, yayýmlanan tanýtýcý filmle görüntü ve ses efektleri birbiriyle buluþturulup uzayda dolaþýyormuþ hissi yaþatýldý. Öðrencilere, görevli kiþiler
tarafýndan uzayýn derinlikleri ve bu derinlikler içinde göremediklerimizle ilgili bilgiler de verildi. Zamanla oynamalar yapýlýp uzaydaki konumlarýnýn saptanmasý ise
öðrencileri oldukça þaþýrtýp keyiflendirdi.
MAYIS2008 kolejliler
kampüs
76
TED Ankara Koleji Öðrencileri
Muntr ve Munesco konferanslarýna katýldý
TED Ankara Koleji Özel Lisesi öðrencileri Mart ayýnda
TOBB Eðitim ve Teknoloji Üniversitesi'nde düzenlenen
MUNTR ve Bilkent Üniversitesi Hazýrlýk Okulu (BUPS)'da düzenlenen MUNESCO konferanslarýna katýldýlar. 3-7 Mart
2008 tarihlerinde TOBB Eðitim ve Teknoloji Üniversitesi'nde
düzenlenen MUNTR Konferansý'na, TED Ankara Koleji Özel
Lisesi öðrencileri Ýrem Tümer, Hazal Saral, Alca Kara, Olca
Kara ve Gökcan Demirkazýk katýlarak Japonya delegasyonu
olarak görev yaptýlar. Konferansta sosyal haklar, çevre, güvenlik konseyi, silahsýzlanma ve politika olmak üzere beþ komite yer aldý. Bahar Cila ve Gökcan Demirkazýk konferansta
baþarý ödülüne layýk görüldüler.
TED Ankara Koleji Özel Lisesi, 27-30 Mart 2008 tarihlerinde Bilkent Üniversitesi Hazýrlýk Okulu (BUPS)'da gerçekleþtirilen MUNESCO Konferansý'na ise toplam 21 öðrenci ile katýldý. Konferansa Irak ve Hindistan delegasyonlarý olarak katýlan öðrenciler, yaptýklarý baþarýlý çalýþmalar ve sunumlarla bu
alanda iddialý olduklarýný bir kez daha kanýtladýlar. Konferansta Ezgi Ergin Hindistan Büyükelçisi, Ýrem Tümer Irak Büyükelçisi, Alca Kara, Zeynep Azizoðlu ve Bahar Cila oturum baþkaný olarak görev yaptýlar. MUNESCO'nun son gününde gerçekleþen Genel Kurulda ise tartýþýlan beþ tasarýnýn üçü TED
Ankara Koleji öðrencileri Ýrem Tümer, Gökcan Demirkazýk ve
Barýþ Þen'in hazýrladýðý karar tasarýlarý oldu.
Filenin yýldýzý TED Ankara Koleji
TED Ankara Koleji Ýlköðretim Okulu Yýldýz Kýz Voleybol Takýmý, 7-11 Nisan 2008 tarihleri arasýnda Sakarya'da gerçekleþtirilen Okullararasý Voleybol Türkiye Birinciliði'nde, son gün
oynanan final maçýnda, Doða Koleji'ni 3-2
yenerek Türkiye Þampiyonu oldu. TED Ankara Koleji, kaybettiði ilk iki seti müthiþ bir
mücadele örneði sergileyerek lehine çevirmeyi baþardý ve 2008 yýlýnýn yýldýzý oldu.
"Filenin Yýldýzlarý" turnuva dönüþünde,
TED Ankara Koleji öðrencileri tarafýndan Ýncek Kampüsü'nde alkýþlarla karþýlandý.
Sporcular, otobüsten inerek birincilik kupasýný Türk Eðitim Derneði Genel Baþkaný Selçuk Pehlivanoðlu'na sundular.
Karþýlama töreninde sporculara ve antrenörlerine þampiyonluk çiçeklerini, Türk
Eðitim Derneði Genel Baþkaný Selçuk Pehlivanoðlu, TED Ankara Koleji Vakfý Yönetim
Kurulu Üyesi Önder Bülbüloðlu, TED Ankara Koleji Vakfý Genel Müdürü Sevinç Atabay
ve TED Ankara Koleji Vakfý Özel Ýlköðretim
Okulu Müdürü Merih Törüner verdiler.
kolejliler MAYIS2008
torch
78
Sweaters
50. Yýlýný Torch'ta kutladý
1959-60 ve 61 mezunlarýmýz Sweaters Grubu'nun 50.yýl toplantýsýnda bir araya geldiler. Gecede Sweaters Grubu unutulmaz parçalarýný mezunlarýmýzla bir arada seslendirmenin keyfini yaþadýlar.
Sweaters Grubu, Kemal Ýnan’60, Alp Arýkoðlu’62,
Murat Sungar’60, Caner Tunaman’62 ve Burak
Gürsel’60 tarafýndan 1958 yýlýnda kuruldu. Sonralarý Durul Gence’nin de katýldýðý grup, o dönemde
gençlerin en sevdiði gruplar arasýndaydý.
kolejliler MAYIS2008
TORCH
250 kiþilik yemekli, 450 kiþilik kokteyl kapasiteli Torch'ta
"Evet Demenin Mutluluðunu" yaþayabilirsiniz. Her türlü
düðün, niþan, sünnet ve nikah sonrasý yemek gibi toplu
organizasyonlarýnýz için hizmetinizdeyiz.
Rezervasyon ve ayrýntýlý bilgi için Tel: 0312 417 5057
Kýzýlýrmak Sokak No: 8 Kocatepe, Kýzýlay / Ankara
www.torch.com.tr
Kaybettiklerimiz
CANAN HANÝOÐLU YAÞA’71
1 Nisan 1954 doðumlu olan Canan Hanioðlu Yaþa, 1971 yýlýnda TED Ankara Koleji'ni bitirdikten sonra A.Ü. Dil ve Tarih Coðrafya Fakültesi Ýngiliz Dili ve Edebiyatý Bölümü'nden mezun oldu.
Yaþa, 1976 yýlýnda Türkiye Ýþ Bankasý A.Þ. Ankara Merkez Þubesi'nde meslek hayatýna baþlamýþ,
ayný yýlýn Haziran ayýnda Ankara Koleji 1970 mezunu Haldun Hanioðlu ile evlenmiþtir. 1985 yýlýnda Interbank Ankara Þubesine Müdür Yardýmcýsý olarak geçmiþ daha sonra meslek yaþamýný
Körfezbank Ýstanbul Genel Müdürlüðü’nde Genel Müdür Yardýmcýsý olarak sürdürmüþtür. 19982001 yýllarýnda Nurol Yatýrým Bankasý Genel Müdür Yardýmcýlýðý, 2001-2003 yýllarýnda da Halk
Bank Genel Müdür Yardýmcýlýðý görevlerinde bulunmuþtur. Halk Yatýrým A.Þ. ve Birlik Sigorta
Yönetim Kurulu üyelikleri de yapan Yaþa, 2003 yýlýndan sonra Ingiliz Core Ratings þirketinin temsilciliðini yapmaktaydý. Canan ve Haldun Hanioðlu'nun 1982 doðumlu Umut adýnda bir oðullarý
bulunmaktadýr. Umut Hanioðlu 1999 TED Ankara Koleji mezunudur. 6 Nisan 2008 günü hayatýný
kaybeden Canan Hanioðlu Yaþa'ya Allah'tan rahmet, yakýnlarýna baþsaðlýðý diliyoruz.
PROF. DR. GÜLBÝN SAVAÞAL SAYGILI’77
1959 yýlýnda Ankara'da doðdu. 1977 yýlýnda TED Ankara Koleji'nden, 1982 yýlýnda Gazi
Üniversitesi Diþhekimliði Fakültesi'nden mezun oldu. 1983 yýlýnda Hacettepe Üniversitesi
Diþhekimliði Fakültesi Protetik Diþ tedavisi Anabilim Dalý'nda doktora öðrenimine baþladý. 1985
yýlýnda araþtýrma görevlisi kadrosuna atandý. 1989 yýlýnda "Dental Protezlerde Kullanýlan
Magnetik Tutucularýn Kan Akýmýna Etkisinin Xenon (X 133) Klirens Yöntemi Ýle Ýncelenmesi" konulu doktora tez çalýþmasýný tamamlayarak doktora derecesini aldý. 1992 yýlýnda Doçent, 2003 yýlýnda Profesör ünvanýný aldý. Evli ve bir çocuk annesi Gülbin Savaþal Saygýlý, 9 Mart 2008 tarihinde
ebediyete intikal etti. Kendisine Allah’tan rahmet, yakýnlarýna baþsaðlýðý diliyoruz.
NÝLÜFER GÜN
1912 Selanik doðumlu Nilüfer Gün, 1940 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Mühendisliði Bölümü’nden mezun oldu. 1940-1949 yýllarý arasý TED Ankara Koleji'nde Kimya Öðretmenliði, Müdür Baþ Yardýmcýlýðý ve kýzlar kýsmý müdürü olarak görev almýþtýr.
Türk Milli Eðitimine katkýlarý her zaman saygýyla anýlacak olan Gün’e Allah’tan rahmet, sevenlerine baþsaðlýðý diliyoruz.
PROF. DR. OLCAY TÝRYAKÝ AYDINTUÐ’74
1955 yýlýnda Eskiþehir'de doðdu. 1974 yýlýnda TED Ankara Koleji’nden, 1980 yýlýnda Ankara
Üniversitesi Týp Fakültesi'nden mezun oldu. Yurtiçi ve yurtdýþýnda çok sayýda makale, yayýn ve tebliðde imzasý bulunan A.Ü.Týp Fakültesi Ýç Hastalýklarý Ýmmünoloji Bilim Dalý Öðretim Görevlisi Prof.
Olcay Aydýntuð, 9 yýl süreyle A.Ü. Týp Fakültesi Dekan Yardýmcýlýðý görevini yürüttü. Prof. Dr. Olcay
Aydýntuð, 24 Mart 2008 günü hayatýný kaybetmiþtir.
Kendisine Allah'tan rahmet, yakýnlarýna baþsaðlýðý diliyoruz.
ORHAN ÖNDER’49
1932 doðumlu olan Orhan Önder, 1949 yýlýnda TED Ankara Koleji’nden mezun oldu. Yüksek
Kimya mühendisi olan Önder, ilk olarak Devlet Karayollarý’nda çalýþtýktan sonra serbest hayata atýldý. Çeþitli þirketlerin kuruculuðunu yapan Orhan Önder son olarak 1999’da Asyol Asfalt A.Þ.yi kurmuþtur. Evli ve üç çocuk babasý olan Önder, 8 Nisan 2008 tarihinde hayatýný kaybetmiþtir. Kendisine Allah'tan rahmet, yakýnlarýna baþsaðlýðý diliyoruz.
Kaybettiklerimize Allahtan rahmet, baþta yakýnlarý olmak üzere tüm Kolej camiasýna baþsaðlýðý diliyoruz
kolejliler MAYIS2008

Benzer belgeler

Untitled - TED Ankara Koleji Mezunları Derneği

Untitled - TED Ankara Koleji Mezunları Derneği Þenol Sarýsoy (‘82) (Baþkan Yardýmcýsý) Aydan Þahin Ercan (‘82) Seda Özbulut Uzbek (‘95) Yazý Ýþleri Müdürü M. Kutluhan Olcay (‘93) Katkýda Bulunanlar Can Çýðýrgan (‘80) Boðaç Çekinmez (‘99) Yapým

Detaylı

Farklı davranamayacağına karar veren herkes alışılmış olan

Farklı davranamayacağına karar veren herkes alışılmış olan Ankara’da herkes babam gibi memurdu ve herkes tarif gereði eþitti. 600-700 metre uzunluðundaki sokaðýmýzda sadece 2 adet özel araba vardý. Akþam radyo dinlenir, “Arkasý Yarýn” katiyen kaçýrýlmazdý....

Detaylı