Yabancı Dil Yeterliğinin Uçuş Emniyetine Etkileri

Yorumlar

Transkript

Yabancı Dil Yeterliğinin Uçuş Emniyetine Etkileri
Yabancı Dil Yeterliğinin Uçuş Emniyetine Etkileri Bağlamında Havacı Personel
Eğitim Programlarında Yabancı Dil Eğitimi Uygulamaları
The Effects Of Language Proficiency On Aviation Safety And Foreign Language
Education In Aviators’ Curricula
Mustafa ER1
ABSTRACT:
Aviation is a sector in which accidents are less likely occur and when the causes of these accidents are
examined, it is reality that few of these accidents are caused by mechanical reasons while most of them are
caused by human-based errors. When the accidents caused by human are examined, it will be seen that not
only physiological-based problems but also communication-based problems aren’t few. In aviation industry
team members are supposed to work in harmony and aviation safety is directly related to effective
communication between control tower and cockpit. Therefore, communication has emerged as a new
aspect of human factors in the last two decades. International Civil Aviation Organization has examined
accidents and cases caused by direct and indirect pilots’ and Air traffic controllers’ language proficiency and
would like the countries to have pilots’ and air traffic controllers’ having English language proficiency level
as a priority. In 2007, International Civil Organization required countries that all the necessary precaution
should be taken and all pilots serving in international operations between the dates March 5th, 2008 and
March 5th, 2011 should reach the level four out of defined six levels. It is crucial to learn English and
Aviation English, in specific, since most of the accidents are caused by communication problems between
pilots and air traffic controllers. When it is considered that native speakers of English are less than 15
percent of world population and pilots and air traffic controllers speaking English as a native are less than
30 percent of them, it emerges that English Language Teaching should have a special importance in
educational curriculum designed for the people serving in aviation sector. Especially in countries where
English isn’t spoken as a native language, having Aviation English capacity is only possible after reaching
specific level in English. Therefore, curriculum should be designed within a plan beginning with foreign
language teaching in courses with general purpose and developing with courses with specific purposes
including aviation terminology. In this study, relationship between aviationsafety and English Language
competency will be examined with examples based on true stories and then, Foreign Language Teaching
Programs designed for pilots in undergraduate education will be examined and also Air Force Academy
Foreign Language Program will be presented in detail as a sample program. In addition, problems occurring
during the process of Foreign Language Teaching for the pilot candidates will be covered within the contexts
of the need for field experts and teacher training, student profile and learning environment and possible
solutions will be put forward.
Key Words: Aviation Safety, Aviation English, Curriculum.
1
Yrd.Doç.Dr., Hava Harp Okulu, [email protected]
441
ÖZET:
Havacılık sektörü kazaların en az yaşandığı bir alandır ve yaşanan az sayıdaki kazanın sebepleri
incelendiğinde bu kazaların pek azının mekanik sebeplerden kaynaklandığı, kazaların büyük oranda insan
merkezli hatalar nedeniyle meydana geldiği bilinen bir gerçektir. İnsan faktörünün neden olduğu olaylar
irdelendiğinde ise fizyolojik sebepler kadar iletişim hatalarından kaynaklanan kazaların da az olmadığı
görülecektir. Birbiriyle eşzamanlı uyum içerisinde çalışması gereken takım oyuncularından oluşan havacılık
camiası içerisinde uçuş emniyetinin devamlılığı kokpit ile kule iletişiminin sağlıklı yürütülmesi ile doğrudan
ilgilidir. Bu nedenle son yirmi yıl içerisinde iletişim insan faktörünün önemli bir unsuru olarak üzerinde
önemle durulan yeni bir konu olarak ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda Uluslar arası Sivil Havacılık Örgütü 1998
yılında doğrudan ya da dolaylı olarak pilot ve hava trafik kontrolörlerinin dil yeterliklerinden kaynaklanan
uçak kazalarını ve olaylarını incelemiş ve ülkelerden uçuş ekipleri ile hava trafik kontrolörlerinin hava
sahalarında kullanımı bir zorunluk olan İngilizce dilinde yetkinliklerinin sağlanmasını öncelikli bir konu olarak
ele almalarını istemiştir. Uluslar arası Sivil Havacılık Örgütü 2007 yılında aldığı bir kararla tüm ülkelerin 05
Mart 2008-05 Mart 2011 tarihleri arasında uluslar arası operasyonlarda görev alacak olan pilotların altı
düzeyde tanımlamış olan İngilizce yeterlik düzeylerinden minimum dört seviyesine ulaşmaları için gereken
tedbirleri almasını istemiştir. Yaşanan pek çok uçak olayının pilotlar ile hava trafik kontrolörleri arasındaki
iletişim problemlerinden kaynaklandığı gerçeğinden hareketle, havacılar için İngilizcenin özellikle de uçuş
terminolojisini de içeren uçuş İngilizcesinin öğrenilmesi hayati derecede önemli bir husustur. İngilizceyi ana
dili olarak konuşan insanların dünya nüfusunun %15’inden az olduğu, İngilizceyi ana dili olarak konuşan
pilotlar ile hava trafik kontrolörlerinin oranının ise %30’dan az olduğu dikkate alınırsa İngilizce eğitiminin
havacılık alanında çalışanlar için hazırlanan eğitim programlarında özel bir yere sahip olması gerektiği gerçeği
ortaya çıkmaktadır. Özellikle İngilizcenin ana dil olarak konuşulmadığı ülkelerde uçuş İngilizcesi yeterliğinin
kazandırılması genel İngilizce alanında belirli bir seviyeye sahip olunmasını gerektirmektedir. Bu bağlamda
pilot ve hava trafik kontrolörleri ile uçuş emniyetini doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen diğer personel
için hazırlanan eğitim programları içerinde yabancı dil eğitimleri genel amaçlı derslerden havacılık
terminolojisini de içeren özel amaçlı derslere doğru gelişen bir çizgide tasarlanmalıdır. Bu çalışmada uçuş
emniyeti ile İngilizce yeterliği ilişkisi yaşanmış örneklerle ele alındıktan sonra, pilot adayları için lisans
seviyesinde tasarlanmış olan yabancı dil eğitim programları incelenecek ve bu kapsamda Hava Harp Okulu
yabancı dil eğitim programı örnek bir program olarak ayrıntılı olarak sunulacaktır. Ayrıca pilot adaylarının
eğitiminde yabancı dil yeterliklerinin kazandırılması sürecinde karşılaşılan güçlükler; alan uzmanlarına olan
ihtiyaç, eğiticilerin eğitimi, öğrenci profili ve öğrenme ortamları bağlamında ele alınacak ve çözüm önerileri
sunulacaktır.
Anahtar Kelime:Uçuş Emniyeti,Uçuş İngilizcesi, Eğitim programı.
1. GİRİŞ:
Uçaklar askeri amaçlı kullanımlarının yanı sıra en rahat ulaşım aracı olarak dünyada yaygın olarak
kullanılmaktadır. 2011 yılında havayolu ile taşınan yolcu sayısı 2,8 milyar olup, buna göre herhangi bir anda
havadaki yolcu sayısı 690000 kişi olarak gerçekleşmiştir (IATA, 2012). Bu sayıya ticari uçuşları gerçekleştiren
uçuş ekibindeki personel ile askeri uçuşlarla uçan personeli de dâhil ettiğimizde herhangi bir anda havadaki
kişi sayısının yaklaşık 700000 kişi olduğunu söyleyebiliriz. Bu sayı dünya üzerindeki pek çok şehrin
nüfusundan daha fazladır. Havayolu ile taşınan insan sayısının önümüzdeki yıllarda da artacağı, 2014-2034
yılları arasındaAmerika Birleşik Devletleri tarafından18,3 milyar, Çin halk Cumhuriyeti tarafından ise 16,9
milyar yolcunun taşınacağı değerlendirilmektedir (IATA, 2014). Bu kadar çok sayıda insanın havayolu
taşımacılığını tercih etmesinin sebebi havayolunun rahat ve hızlı bir ulaşım aracı olması olarak gözükse de,
bu tercihin önemli bir sebebi de insanların uçuş güvenliğine olan inançlarıdır. Bu çalışmada uçuş güvenliğine
etki eden önemli unsurlardan biri olan iletişim ve iletişim bağlamında uçuş faaliyetinin en önemli
bileşenlerinden biri olan insanlar arası İngilizceiletişim ele alınacaktır.
442
Modern uçuş sistemleri karmaşık bilgilerin transferini ve değişimini gerektirmektedir. Bu kapsamda kokpit
ortamında gerçekleşen bilgi akışında gönderen ve alıcının algıları ve ortak bir dili hatasız kullanabilmeleri
önemlidir. Kokpit ortamının bileşenleri arasında pilotlar, kabin ekibi, hava trafik kontrolörleri ile teknolojikmekanik sistemler yer almaktadır. Hava taşımacılığıalanında meydana gelen kazaların kara taşımacılığı
alanında yaşanan kazalara oranla çok daha az olduğu bilinen bir gerçektir. Havacılık alanında yaşanan az
sayıdaki kazanın sebepleri incelendiğinde bu kazaların pek azının mekanik sebeplerden kaynaklandığı,
kazaların büyük oranda insan merkezli hatalar nedeniyle meydana geldiği görülmektedir (Helmreich and
Foushee, 1993:21). İnsan faktörünün neden olduğu olaylar irdelendiğinde ise fizyolojik sebepler kadar
iletişim hatalarından kaynaklanan kazaların önemli bir oranda olduğu görülmektedir.Bu nedenle hava
taşımacılığı operasyonlarında kazaların önlenmesi için iletişimin geliştirilmesi ve uçuş emniyetinin en yüksek
seviyede tutulması en önemli hedeftir (Young, 1994:14).İletişimin uçak kazaları ve olaylarındaki kritik
önemine dikkat çeken bir başka isim olan Nevile (2006:5)iletişimin bilginin toplanması, paylaşılması, karar
alma ve liderlik süreçlerinin işletilmesi ile sorunların belirlenmesi ve yönetilmesindeki önemini
vurgulamaktadır.
Uçuş emniyetindeki hayati rolü tartışmasız olarak kabul edilen iletişim sürecinin en önemli halkası pilotlarla
hava trafik kontrolörlerinin arasında gerçekleşen iletişimdir. Bu iletişim çok yoğundur ve uçuş emniyetini
destekler. Bu iletişimin çevrimi aşağıda şematik olarak ifade edilmiştir.
Şekil 1 . Pilot-Hava Trafik Kontrolörü İletişim Çevrimi
Kaynak. Flight Operations Briefing Notes,2004:17
Bu iletişim çevriminde pilotlarla hava trafik kontrolörleri arasında yaşanan iletişim hatalarının neden olduğu
yaşanan uçak olayları 1992-1993 yılları için incelenmiştir. Bu yıllar içerisinde ortaya çıkan iletişim kaynaklı
uçak olaylarının başında mevzuata aykırı işlemler, irtifa sapmaları; havada ve yerde çarpışmalar ve hava
sahası ihlaleri sıralanmaktadır(NASA-ASRS,1994).
Uçuş emniyeti ihlallerinin neden olduğu uçak olaylarının nedenleri pek çok kuruluş ve bilim adamı tarafından
ayrıntılı olarak incelenmiş ve kazaların nedenlerine ilişkin raporlar hazırlanmıştır. Bu çalışmalar ışığında uçak
olayları iletişim problemleri ilişkisi konusunda aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır.
Helmreich and Foushee (1993:21)’a göre uçak kazalarının %70’i insan hatasından kaynaklanır ve bu uçak
olaylarında insan hatalarının nedeni kişiler arasında iletişimde yaşanan sorunlardır. Kaza kırım ekiplerinde
yer alan uzmanlar tarafından hazırlanan raporlara göre 1976 ile 2000 yılları arasında dil problemlerinin
neden olduğu uçak kazalarında toplam 1100 yolcu ve mürettebat hayatını kaybetmiştir (Mathews, 2004:46).Havacılık alanında yaşanan iletişim problemlerinin sonuçlarının uçuş güvenliğine önemli etkileri
olmaktadır (Nagel,1988:284). İletişimin uçuş güvenliğine olan hayati etkisine yönelik olarak, Monan (1988:3)
insan performansının limitlerinin en çok zorlandığı ve insan kaynaklı hataların en çok gözlemlendiği sözlü
iletişim uçuş faaliyetleri kapsamında icra edilen en önemli aktivite olduğunu ifade etmektedir.Krifka ve Diğ.
443
(2003:1)’a göre de son 20 yılda meydana gelen uçak olaylarında kişiler arası iletişimle ilgili faktörler %80’e
varan oranlarda rol oynamıştır. NASA Uçuş Güvenliğ Rapor Sistemi (NASA Aviation Safety Reporting SystemASRS)tarafından gerçekleştirilen bir çalışmada, yanlış yada eksik pilot-hava trafik kontrolörü iletişiminin
doğrudan ya da dolaylı olarak neden olduğu uçak olayları ve kazaları incelenmiş ve aşağıda Tablo 1’de
sunulan sonuçlara ulaşılmıştır.
Faktör
Yanlış İletişim
İletişimin Olmaması
Doğru Fakat Geç İletişim
İletişim Becerisi
Dinleme
Konuşma
Okuma ve Yazma
Etki Yüzdesi
80
33
12
Etki Yüzdesi
45
30
25
Tablo 1. Kazalarda İletişim FaktörüTablo 2. İletişim Becerilerinin Etkisi
(Kaynak: Flight Safety Foundation, 2000, p. 1) ( Kaynak: Flight Safety Foundation, 2000, p. 1)
Tablo 1’de görüldüğü üzere havacılık alanında yaşanan uçak olaylarının ve uçuş emniyetini tehdit eden
olumsuzlukların başında yanlış iletişim gelmektedir. Yine bu çalışma sonucunda iletişimin ve dil yeterliğinin
göstergesi olan dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerinin uçak olaylarına olan etkisine yönelik olarak
aşağıda Tablo 2’de sunulan sonuçlar elde edilmiştir. Tablo 2’de görüldüğü gibi uçuş emniyetini tehdit eden
en önemli dil becerileri dinleme ve konuşma becerileridir. Özellikle İngilizceyi ana dili olarak konuşmayan
pilot ve hava trafik kontrolörlerinin bu becerilerdeki eksiklikleri önemli sorunlara neden olmaktadır. Bu
bağlamda Asya-Avrupa kıtaları arasında artan hava trafiği ile farklı kültürlerin iletişimini gerektiren dinamik
prosedürler ayrıca dikkatle ele alınmalıdır. Kalkış noktaları ile bağlantılı ölümlü uçak olayları ilişkisi
incelendiğinde, Asya-pasifik bölgesinden kalkan uçaklara aitölümlü kazaların dikkat çekici bir biçimde Kuzey
Amerika ve Avrupa’dan kalkan uçaklardan fazla olduğu görülmektedir. 1992-2001 yılları arasındaki on yıllık
döneme ait ölümlü kazaların uçakların kalkış noktalarına göre dağılımı Tablo 3’te sunulmuştur.
Tablo 3. 1992-2001 Yılları Ölümlü Kazaların Uçakların Kalkış Noktalarına Göre Dağılımı
(Kaynak:AviationSafety Network,2005)
Tablo 3’te görüldüğü üzere dünya üzerindeki ölümle sonuçlanan uçak kazaları incelendiğinde kalkış
miktarları ile ölümlü kaza oranlarının arasında dikkat çekici bir biçimde ters orantı bulunmaktadır. Bir başka
deyişle en çok kalkışın yapıldığı Kuzey Amerika ve Avrupa bölgelerine ait uçuşların ölümlü kaza oranları, çok
daha az kalkışın yapıldığı Afrika, Asya-Avustralya ve Güney/Orta Amerika kalkışlı uçuşların ölümlü kaza
oranlarından daha düşüktür. Uçak kazalarının dünyanın farklı bölgelerine göre dağılımı bir başka çalışmada
Şekil 2’de sunulmuştur. Bu çalışma, 2012 yılında dünyada meydana gelen ölümlü uçak kazalarının %88’inin
Afrika ve Asya kıtalarında meydana geldiğini ortaya koymuştur. Afrika kıtası %45, Asya kıtası ise%43 oranları
ile Kuzey Amerika ve Avrupa bölgelerine göre çok daha fazla ölümlü uçak kazasınınolduğu bölgelerdir.
444
Şekil 2. Bölgelere Göre Ticari Uçuşlarda 2012 Yılı Kaza Oranları
(Kaynak:Allianz Global Corporate & Specialty,2015)
Farklı uzmanların farklı coğrafyalarda değişik zaman dilimlerinde yaptıkları çalışmalar sonucunda uçuş
güvenliğini tehdit eden en önemli sorunlardan biri olarak vurguladıkları ortak faktör kişiler arası yaşanan
iletişim sorunlarıdır.İngilizceyi ana dili olarak konuşmayan ülkeler merkezli uçuşlarda bu tür sorunların
yaşanmaması için, pilot ve hava trafik kontrolörleri başta olmak üzere uçuş etkinliğinin her safhasında yer
alan tüm personele uçuş faaliyetinin ortak dili olan İngilizce yeterliliğinin kazandırılmasına bağlıdır.
2. DÜNYA İNGİLİZCESİ VE KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİK BAĞLAMINDA HAVACILIK ALANINDA İLETİŞİM:
Ana dili İngilizce olan ve İngilizceyi bir yabancı dil olarak öğrenmiş olan birçok pilot ve hava trafik
kontrolörünün İngilizcenin farklı versiyonlarını kullandığı bir bağlamda,hava trafik kontrolünde görev alan
aktörlerin uçuş terminolojisini doğru kullanması uçuş emniyetinin sağlanabilmesi için önemli bir ön koşuldur.
Merritt and Ratwatte (1997: 664)’e göre hangi ülkeden başlarsa başlasın her uluslar arası uçuş çok
kültürlülüğün yaşandığı bir deneyimdir. Ulusal olduğu kadar uluslar arası uçuşları da gerçekleştirmek
zorunda olan pilotların maruz kaldığı havacılık iletişim ortamı kültürler arası çeşitlilik arz eder ve bu nedenle
de çok farklı ana dillerin etkisi altında konuşulan İngilizceyi anlamayı gerektirmektedir.Uçuş İngilizcesinin
doğasını ortaya koymak amacıyla Sullivan and Girginer (2002: 400) tarafından yapılan bir çalışmada
Türkiye’de bulunan bir havaalanının uçuş kontrol kulesi bilgileri incelenmiştir. Gözlemlenen dokuz saatlik
süre içerisinde toplam 278 pilot hava trafik kontrolörleri ile iletişim kurmuştur. Bu pilotların ülkelere göre
dağılımına bakıldığında 160 pilotun Türk Hava Yolları, 14 pilotun Alman Hava Yolları, diğer pilotların ise 26
farklı ülkenin havayollarına ait uçakları uçurdukları görülmüştür. Bu pilotlardan yalnızca ikisi Amerika ve
İngiltere merkezli havayollarının pilotları olması nedeniyle 278 pilottan sadece iki pilot İngilizceyi ana dili
olarak konuşmaktadır. Türkiye’den alınan uluslar arası bir havaalanı örneğinde gözlemlenen bu çeşitlilik
İngilizcenin ana dil olarak konuşulduğu ülkeler içinde geçerlidir. Örneğin Amerika Birleşik Devletlerinde hava
trafik kontrolörleri kendi hava sahalarına giriş yapan ve kendi yerel dillerinin etkisinde bir İngilizceyi kullanan
pek çok farklı ülke pilotu ile iletişim kurmaktadırlar.
İngilizcenin havacılık alanındaki hayati önemine rağmen İngilizce gerçekleştirilen hava trafik konuşmalarında
pilotlar ile hava trafik kontrolörlerinin yaşamış oldukları iletişim problemleri nedeniyle yaşanan kazaların
varlığı da bir gerçektir. Bu kazalardan en dikkat çekici olanı 1977 yılında 583 kişinin hayatını kaybettiği ve 61
kişinin yaralı kurtulduğu uçak kazasıdır. Bu kazada Kanarya Adalarının en büyük adalarından biri olan
Tenerife adasında Los Rodeos havaalanında iki Boeing 747 pistte çarpışmıştır. Uzmanlar kazanın en önemli
nedeninin ana dili Felemenkçe olan KLM havayolları pilotu ile ana dili İspanyolca olan hava trafik kontrolörü
arasındaki yanlış iletişim olduğunu ifade etmişlerdir. İletişim problemlerinden kaynaklanan bir başka kazada
1995 yılında Kolombiya’nın Cali şehrinde bir Boeing 757’nin düşmesi ve 163 kişinin hayatını kaybetmesi ile
sonuçlanan kazadır. Uzman raporları kazanın nedenini Amerikalı pilotların yapmış oldukları seyir hatası
445
olarak ifade etse de, öte yandan İspanyolca konuşan hava trafik kontrolörünün pilotlara gerekli talimatları
vermesi halinde kazanın gerçekleşmeyeceği de ifade edilmektedir. Ana dili İspanyolca olan hava trafik
kontrolörünün İngilizcesinin yetersiz olması nedeniyle kazayı önleyebilecek olan talimatları veremediği
belirlenmiştir.İngilizce dil becerileri yetersizliği nedeniyle meydana gelmiş olan bir başka uçak kazası da 12
Kasım 1996 tarihinde Hindistan hava sahasında yaşanmıştır. Delhi şehri yakınlarında Suudi Arabistan
havayollarına ait bir Boeing 747 ile Kazakistan hava yollarına ait bir Ilyushin 76 uçağı havada çarpışmış ve
kaza 351 kişinin yaşamını kaybetmesi ile sonuçlanmıştır (Tajima, 2004:455). Hintli hava trafik kontrolörleri
kazaya İngilizce bilmeyen Kazakistan uçağının ekibinin neden olduğunu ifade etmişler ve eski Sovyet Rusya
döneminde yetişmiş olan pilotların yeterli düzeyde İngilizce bilmediklerini belirtmişlerdir(Jenish, 1996:113).
Havacılık faaliyetlerinin çok yoğun olmadığı İkinci Dünya savaşı öncesinde havacılık alanında iletişim
güvenliği tehdit eden bir faktör olarak görülmüyordu. İkinci Dünya Savaşını takip eden yıllarda sivil havacılık
faaliyetlerindeki artış ile birlikte NATO üyesi ülkelerin öncülüğünde sivil havacılık faaliyetlerini düzenlemek
üzere 1947 yılında Uluslar arası Sivil Havacılık Organizasyonu (International Civil Aviation Organization ICAO)kurulmuştur. Uluslar arası Sivil Havacılık Organizasyonu 1950 yılında mevcut uçakların çoğunun
üretimini yapan ve bu uçakları işleten ülkelerin ana dilinin İngilizce olması nedeniyle İngilizceyi havacılık
alanının resmi dili olarak ilan etti. Bu yıllarda İngilizce havacılık faaliyetlerinde ve uçuşlarda yaygın olarak
kullanılan bir dildi ancak tüm ülkelerin İngilizceyi uçuş faaliyetlerinde kullanmaları zorunlu değildi. Uluslar
arası Sivil Havacılık Organizasyonu tüm ülkelere kendi hava alanlarında ana dillerini kullanmalarını ancak
uluslar arası uçuşlar için hava alanlarında İngilizce kullanımına imkân verecek önlemleri almalarını tavsiye
etmiştir. Ancak yıllar içerisinde meydana gelen ve pilotlar ile hava trafik kontrolörleri arasında yaşanan
iletişim problemlerinden kaynaklanan ölümlü uçak olaylarında görülen artış, uçuş faaliyetinin
gerçekleşmesinde başrolü oynayan pilotlar ile hava trafik kontrolörleri için İngilizcenin özellikle de uçuş
terminolojisini de içeren uçuş İngilizcesinin iyi seviyede öğrenilmesini zorunlu kılmıştır. İngilizceyi ana dili
olarak konuşan insanların dünya nüfusunun %15’inden az olduğu, İngilizceyi ana dili olarak konuşan pilotlar
ile hava trafik kontrolörlerinin oranının ise %30’dan az olduğu dikkate alındığında İngilizce yeterliğinin
havacılık alanında çalışanlar için görevin güvenli bir şekilde yerine getirilebilmesi için bir ön koşul olması
gerektiği gerçeği ortaya çıkmaktadır. Bu kapsamda Uluslar arası Sivil Havacılık Örgütü 2007 yılında aldığı bir
kararla tüm ülkelerin 05 Mart 2008-05 Mart 2011 tarihleri arasında uluslar arası operasyonlarda görev
alacak olan pilotların altı düzeyde tanımlamış olan İngilizce yeterlik düzeylerinden minimum dört seviyesine
ulaşmaları için gereken tedbirleri almasını istemiştir.(Flight Safety Foundation, 2006)Uluslar arası Sivil
Havacılık Örgütü tarafından tanımlanan dil yeterliği matrisi telaffuz, gramer, kelime bilgisi, akıcılık, anlama ve
interaksiyon başlıkları altında pilotların sahip olmaları gereken yeterlikleri tanımlamaktadır. Bu matriste
operasyonel seviye olarak tanımlanan dört seviyesine ilişkin yeterlikler Tablo 4'te ayrıntılı olarak
sunulmuştur.
Uluslar arası Sivil Havacılık Örgütü tarafından pilot ve hava trafik kontrolörleri tarafından kazanılması
gereken bir yeterlik olarak istenen dört seviyesi yeterlik düzeyi “Mükemmel” olarak nitelendirilebilecek bir
düzey olmayıp, uçuş emniyetinin sağlanabilmesi için hava trafik konuşmalarında sahip olunması gereken
“Minimum” dil yeterlik düzeyidir.
446
Tablo 4. ICAO Dil Yeterliliği Değerlendirme Cetveli Seviye 4
Seviye 4 - Operasyonel Dil Yeterlikleri Matrisi
Telaffuz (Havacılık toplumu tarafından
anlaşılır bir şive ve/veya aksana sahip olma)
Telaffuz, vurgu, ritim ve tonlama ana dil veya bölgesel farklılıklardan
etkilenmiştir fakat kolay anlamayıbazen etkiler
Gramer(Yapılması gereken işe göre
belirlenen dil işlevlerine uygun gramer
nizamlarını ve cümle düzenine uyma)
Basit ve karmaşık gramer yapılarını ve cümle düzenlerini yaratıcı bir
şekilde kullanır ve genelde hâkimdir. Hatalar, özellikle sıra dışı veya
beklenmedik durumlarda, olabilir ama bunlar manayı nadiren engeller
Kelime Bilgisi(Yapılan işle ilgili istenen bilgiyi
doğru olarak verme ve iletilen mesaj
içeriğinde kullanılan kelimeleri anlamak için
gerekli kelimeleri bilme)
Kelime dağarcığı ve doğruluğu genel, somut veya iş ile ilgili konularda
iletişim kurmaya yeterlidir. Kelime hazinesinin eksik kaldığı sıra dışı ve
beklenmedik durumlarda sık sık başka kelimelerle anlatabilir.
Akıcılık(Dili kullanma temposu. Gereken
tepkileri
uygun
zaman
içerisinde
gecikmeden verebilme)
Uygun bir tempoda dil kullanımı vardır. Tekrarlanmış veya kalıplaşmış
cümlelerden çıkıp anında etkileşime geçişte akıcılık kaybolabilir, fakat bu
etkili iletişimi engellemez. Ünlem ve bağlaçları sınırlı sayıda kullanabilir.
Doldurucu ünlemler dikkati bozmaz
Anlama (İletilen mesajınfarklı aksanlar
kullanıldığı durumlarda da doğru olarak
algılanması. )
Anlama ve kavrama, kullanılan aksanın uluslararası toplum tarafından
yeterli derecede anlaşılır olduğunda genel, somut ve iş ile ilgili alanlarda
çoğunlukla doğrudur. Dil veya durum ile ilgili karmaşıklıkla karşılaşıldığında
veya olayların beklenmedik değişiminde, anlama ve kavrama yavaş olabilir
veya açıklama gerekebilir.
İnteraksiyon(Sorulan sorulara gecikmesiz ve
doğru cevap verme ve gerektiğinde karşı
taraftan doğru bilgiyi isteyip kullanabilme
yeterliliği)
Cevaplar genellikle ani, uygun ve bilgilendiricidir. Olayların beklenmedik
şekilde değiştiğinde bile konuşmadaki değişimi başlatır ve sürdürür.
Kontrol etme, teyit etme ve açıklık getirme yöntemleriyle Bariz yanlış
anlaşılmaların üstesinden gelir
Kaynak: SivilHavacılıkGenelMüdürlüğühttp://web.shgm.gov.tr/doc3/SHT-1L.pdf
Uluslar arası Sivil Havacılık Örgütü tarafından belirlenen dört seviyesine ulaşılabilmesi oldukça zorlu bir süreç
olup, bu durum pilot ve hava trafik kontrolörü eğitim programlarının önemli bir parçası olarak lisan eğitim
modüllerinin tasarlanması ihtiyacını doğurmuştur.
3. LİSAN EĞİTİM PROGRAMLARI:
Pilot ve hava trafik kontrolörlerine yönelik hazırlanacak olan lisan eğitim programlarının öncelikli olarak
Uluslar arası Sivil Havacılık ÖrgütüNÜN ICAO 9835 numaralı dokümanının EK-B’sinde tanımlanmış olan dil
yeterlilik gereksinimlerini karşılayabilecek şekilde tasarlanması önemli bir zorunluluktur. Bu bağlamda pilot
ve hava trafik kontrolörleri ile uçuş emniyetini doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen diğer personel için
tasarlanacak olan lisan eğitim programlarının; sözcük bilgisi ve gramer konularının ötesinde dil yeterliğinin
temelinin oluşturan dört dil becerisine -dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerileri- dayalı bir “Genel
İngilizce” eğitimi ile başlayan ve uçuş terminolojisi ile bağlama dayalı senaryolarla öğrenilenlerin
uygulanabilmesine imkan sağlayan bir “Uçuş İngilizcesi” ile devam eden eğitim programları şeklinde
tasarlanmaları eğitimin etkinliğini arttıracaktır. Bu bölümde bu eğitim tasarımına bir örnek olması nedeniyle
halen Hava Harp Okulunda uygulanmakta olan lisan eğitim programı kısaca ele alınacaktır.
Lisan eğitiminin lisans eğitiminin sekiz yarıyılında da verildiği Hava Harp Okulunda öğrencilere beş farklı
düzeyde -Başlangıç, Ön Orta, Orta, Üst Orta, İleri düzeylerde- uygulanan ve tüm düzeylerde dilin dört temel
becerisinde -dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerileri- yeterlik kazandırmayı amaçlayan bir lisan eğitim
programı uygulanır. Eğitim programı iki aşamalı olarak tasarlanmış olup, programın birinci aşamasında
447
öğrencilere Genel İngilizce alanında yetkinlik kazandırılması amaçlanmakta, ikinci aşamada ise öğrencilerin
mezuniyet itibari ile icra edecekleri havacı subay mesleklerine yönelik özel amaçlı İngilizce dersleri
verilmektedir. Genel İngilizce alanında hedeflenen yetkinlik seviyesine öğrencilerin ulaşması eğitim aldıkları
düzeye göre değişmekle birlikte, Genel İngilizce odaklı olan programın birinci aşaması en az iki yarıyıl
sürmektedir. Pilot adayı olarak mezun olan öğrenciler için özel amaçlı İngilizce eğitimi kapsamında
tasarlanmış olan Uçuş İngilizcesi dersi kapsamında öğrencilere toplam dört modülden oluşan “Aviation
English for Cadets” kitabı üç kredilik bir ders olarak okutulmaktadır. Bu ders kapsamında verilen modüller ve
modüllerin kapsamları Tablo 5’te sunulmuştur.
Tablo 5. “Aviation English for Cadets” Kitabı İçeriği
Modül 1:
Hava Üssü, temel pist işaretleri, meteoroloji, temel kelime bilgisi.
Kavramlar
Modül 2: Uçak
Uçak elemanları, uçuş temel bilgileri, uçak tipleri, modern askeri
uçaklar.
Modül 3: Uçuş
Hava Trafik Konuşmaları (ATC),ICAO Alfabesi ve sayılar, telsiz
konuşmaları, Şikago Anlaşması.
Modül 4: Simüle
Bir Uçuş İcrası
Uçuş izni alınması, motor çalıştırma ve taksi izni ile hareket etme, pist
başı yapma, kalkış izni ve kalkış, seyir irtifasına tırmanma, seyir
noktalarına uçuş, alçalma ve yaklaşma, son yaklaşma ve iniş, taksi izni
ve terminale geçiş, motor susturma.
Ülkemizde havacılık eğitimi veren yüksek öğretim kurumları programları incelendiğinde havacılık alanında
görev alacak öğrencilere genel İngilizce yeterliğinin dört yıllık lisans eğitimi öncesinde verilen bir hazırlık sınıfı
eğitimi ile verildiği, havacılık konularına yönelik uçuş İngilizcesinin ise lisans eğitimi içerisinde verildiği
görülmektedir. Hava Harp Okulu lisan eğitim programının; Genel İngilizce ile Uçuş İngilizcesi yetkinliğini
lisans eğitimi içerisinde sekiz yarıyıllık bir süreç içerisinde kazandırmayı amaçlaması ve Uçuş İngilizcesi
eğitiminde senaryo tabanlı uygulamalar ile öğrencilerini meslek hayatlarına hazırlamayı hedeflemesi
noktasında özgün bir program olduğu değerlendirilmektedir.
Uçuş etkinliğinin icrasında görev alacak olan pilot ve hava trafik kontrolörlerine yabancı dil yeterliklerinin
kazandırılması sürecinde karşılaşılan güçlüklerin başında alan uzmanı eğiticilere olan ihtiyaç, ülkemiz
örneğinde olduğu gibi İngilizcenin ana dil olarak konuşulmadığı ülkelerde öğrencilerin Genel İngilizce
alanındaki yetersizlikleri ve yetkinlik kazandırılmaya çalışılan İngilizcenin dünya dili olarak kullanılması
nedeniyle pek çok farklı aksan ve kültür etkisindeki kullanımı olarak sıralanabilir. Gereksinim çözümlemeleri
çerçevesinde bu güçlükler dikkate alınarak tasarlanacak olan lisan eğitim programları ile uçuş emniyetini
arttıracak nitelikte dil yeterliği kazanmış öğrencilerin yetiştirilmesinin mümkün olacağı
değerlendirilmektedir.
4. SONUÇ:
Havacılık alanında yaşanan kazalarda pilotlar ile hava trafik kontrolörleri arasında yaşanan iletişim
problemlerinin ölümcül sonuçlar doğurduğu araştırma sonuçları ile ortayakonmuş olan ve somut verilerle
kanıtlanmış bir gerçektir. Bu gerçeğin ışığındauçuş emniyetinin sağlanabilmesi için Uluslar arası Sivil Havacılık
Örgütü tarafından tanımlanan operasyonel dil yeterlik düzeyine pilot ve hava trafik kontrolörlerinin
ulaşabilmeleri için gereken eğitim programlarının hazırlanması, uygulanması ve sonuçların değerlendirilmesi
bu alanda görev alan tüm eğiticilerin ve eğitim yöneticilerinin ortak sorumluluğudur. Bu kapsamda tüm
448
eğitim kurumlarının lisan eğitimi kapsamında yaptıkları uygulamaları gözden geçirerek gerekli önlemleri
almaları hayati önem arz etmektedir.
Ayrıca dil yeterlikleri alanında yaşanan problemlerin neden olduğu uçak olaylarının önlenebilmesi için
özellikle ölümlü uçak olaylarında iletişimin hangi boyutlarda rol aldığı kaza raporlarını düzenleyen uzmanlar
tarafından açıkca ortaya konmalıdır. Uçuş etkinliğinin doğası gereği iletişimde çok kültürlülüğün neden
olabileceği olumsuzluklar da dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda geleceğin havacılarını eğiten kurumlarımızda
dünya İngilizcesi vurgusunun yapılması ve eğitimlerin içeriğinde farklı bölge ve kültürlere özgü diyaloglara
yer verilmesi gerekmektedir.
İletişimin neden olduğu olumsuzluklarla ilgili araştırmaların pilot ile hava trafik kontrolörleri arasındaki
iletişimin yanında, uçuş etkinliğinde rol alan bakım teknisyenleri ve yer personeli gibi aktörleri de içine alacak
şekilde yapılması uygun olacaktır. Bu bağlamda etkin lisan eğitim programlarının yalnızca pilot ve hava trafik
kontrolörleri için değil, bakım teknisyenleri, kabin görevlileri ve diğer yer personeli gibi uçuş etkinliğini
oluşturan çevrenin tüm aktörleri için geliştirilmesi uçuş güvenliğinin sağlanabilmesi için önem arz
etmektedir.
KAYNAKÇA:
Atsushi Tajima (2004) “Fatal miscommunication: English in aviation safety” World Englishes, Vol. 23, No. 3,
pp. 451–470, 2004. 0883–2919
Aviation Safety Network (2005) Statistics by Region. Retrieved January 3, 2005, http://aviationsafety.
net/statistics/byregion.html.(in: Liza Tam and Jacqueline Duley (2005), Beyond the West: Cultural Gaps in
Aviation Human Factors Research,http://www.sjhfes.org/miniconference/PDFs/01-Tam.pdf, [31.08.2015
tarihinde erişilmiştir.])
Flight Safety Foundation (2000).Approach-and-landing accident reduction.Flight Safety Digest, 19(8–11):1–
196, Aug–Nov.
Flight Safety Foundation (2006).High Stakes in Language ProficiencyFlight Safety Digest Vol. 25 No. 1–2
January–February 2006
FOBN (2004) Airbus Flight Operations Briefing Notes Human Performance Effective Pilot/Controller
Communications Ref. FLT_OPS – HUM_PER - SEQ04 - REV03 – SEPT 2004,http://www.airbus.com/
fileadmin/media_gallery/files/safety_library_items/AirbusSafetyLib_-FLT_OPS-HUM_PER-SEQ04.pdf,
[15.08.2015 tarihinde erişilmiştir.]
Global Corporate & Specialty (2015). Global AviationSafety Studys.22 http://www.agcs.allianz.com/assets/
PDFs/Reports/AGCS-Global-Aviation-Safety-Study-2014.pdf[06.10.2015 tarihindeerişilmiştir.]
Helmreich and Foushee (1993).Why crew resource management? Empirical and theoretical bases of human
factors training in aviation.(in: E. Wiener, B. Kanki, & R. Helmreich (Eds.), Cockpit resource management (pp.
3-45), San Diego, CA: Academic Press
IATA (2012),International Air Transport AssociationAnnual Report 201268th Annual General MeetingBeijing,
June
2012,http://www.iata.org/about/Documents/annual-review-2012.pdf,
[31.08.2015
tarihindeerişilmiştir.]
449
IATA (2014)International Air Transport AssociationPress Release No.: 57 Date: 16 October
2014,http://www.iata.org/pressroom/pr/pages/2014-10-16-01.aspx, [27.08.2015 tarihindeerişilmiştir.]
Jenish, D’Arcy (1996) Are the skies safe? Maclearn’s, November 25, shf. 112–13.
Krifka, M., Martens, S., & Schwarz, F. (2003). Group interaction in the cockpit: some linguistic factors. In R.
Dietrich (Ed.), Communication in High Risk Environments, (pp.75-101). Hamburg, Germany. Helmut
BuskeVerlag. http://amor.rz.hu-berlin.de/~h2816i3x/GihreLB-Krifka.pdf, [15.08.2015 tarihinde erişilmiştir.]
Mathews, Elizabeth. (2004). New provisions for English language proficiency are expected to improve
aviation safety. ICAO Journal, 59:4-6.
Merritt, Ashleigh and Ratwatte, Surendra (1997)Who are you calling a safety threat? A debate on safety in
mono-versus multi-cultural cockpits. In Proceeding of the Ninth International Symposium on Aviation
Psychology. Edited by International Symposium on Aviation Psychology. Columbus, OH: Aviation Psychology
Laboratory, Ohio State University, pp. 661–6.
Monan, W.P. (1988).Human factors in air-carrier operations: the hearback problem. NASA Report CR
177398. Moffett Field, CA: National Aeronautics and Space Administration.
Nagel, D.C. (1988). Human error in aviation operations in E.L. Wiener & D. Nagel (Eds.), Human Factors in
Aviation (pp. 263-303). San Diego, CA: Academic Press
NASA-ASRS (1994) NASA Aviation Safety Reporting System (içinde: Airbus Flight Operations Briefing Notes
Human Performance Effective Pilot/Controller Communications Ref. FLT_OPS – HUM_PER - SEQ04 - REV03 –
SEPT 2004,http://www.airbus.com/ fileadmin/media_gallery/files/safety_library_items/AirbusSafetyLib_FLT_OPS-HUM_PER-SEQ04.pdf, [15.08.2015 tarihinde erişilmiştir.]
Nevile, Maurice (2006). Communication in context: a conversational analysis tool for examining recorded
data in investigations of aviation occurrences. ATSB Research and Analysis Report B2005/0118, ACT,
http://www.atsb.gov.au/publications/2006/pdf/B20050118.pdf, [16.07.2015 tarihinde erişilmiştir.]
SivilHavacılıkGenelMüdürlüğüSHT-1L
1L.pdf[27.08.2015 tarihinde erişilmiştir.]
DilYeterliliğiTalimatıhttp://web.shgm.gov.tr/doc3/SHT-
Sullivan, Patricia and Girginer, Handan (2002) The use of discourse analysis to enhance ESP teacher
knowledge: An example using aviation English. English for Specific Purpose, 21, 397–404.
Young, L. B. (1994).Communications and pilot/flight attendant crew performance. The CRM Advocate, 94 (1)
(içinde: Paul D. Krivonos-Communication in Aviation Safety: Lessons Learned and Lessons Required,9-10
June
2007,
http://www.asasi.org/papers/2007/Communication_in_Aviation_Safety_Paul_Krivonos.pdf[05.08.2015
tarihindeerişilmiştir.])
450

Benzer belgeler