competıtıon law rebate systems

Yorumlar

Transkript

competıtıon law rebate systems
PART 5
BY: AZER HAVLİOĞLU
HAZIRLAYAN: AZER HAVLİOĞLU
COMPETITION LAW REBATE SYSTEMS
Rekabet Hukukunda
İndirim Sistemleri
ARTICLETTER | SUMMER 2013
1. INTRODUCTION
EBATE SYSTEMS EMERGE AS A RESULT EITHER OF THE UNI-
lateral act of supplier or of the conformity between
the intentions of the supplier and the buyer during
trade at any stage of production and distribution
chains. The reason why the rebate systems fall under the
scope of competition law is the effects of these practices
on the market. In some cases, rebate systems enable consumers to purchase goods and services with a lower price
by increasing their options. In some other cases, the price
reduction emerging from the rebate systems may result
with predatory pricing and/or with discrimination among
the buyers, and causes distortion on the low-end markets.
The intervention of competition law on rebate systems
emerges on those occasions.
Rebate systems may emerge in many different ways in
business life and may have competition distorting effects.
Rebate systems under Turkish Competition Law practice
may analyzed under Article 4 which prohibits agreements
distorting competition or under Article 6 which prohibiting the abuse of the dominant position, of the Law on
Protection of Competition numbered 4054 (hereinafter
referred to as “Competition Law”). In practice, rebate
systems generally appear in cases where there is a vertical
agreement between the supplier and the buyer. Within the
scope of this article, doctrinal information on the classification of rebate systems is included and a detailed analyze
regarding the rebate systems by referring to Competition
Board decisions which are in relation with rebate systems
under Competition Law.
2. CLASSIFICATION OF THE REBATE SYSTEMS
Rebate systems are classified in the doctrine with according to different criteria. Above those, there are some rebates classified as (i) classification based on the number
of markets affected by rebate, (ii) classification as to the
extent of the rebate, (iii) classification as to the ratio of the
rebate, (iv) classification as to the targets of the rebate and
(v) classification as to the effect of rebate on each individual buyer.
Under the scope of “the classification based on the number of markets affected by rebate”, If rebate systems are
entailed to the fulfillment of the condition of purchasing
from a single market by the buyer, such rebate is called
“single-product rebate”, while the condition of purchase
made for the buyer includes more than one product market
or geographical market, it is referred to as “multi-product
rebate”. As an example of multi-product rebate, placing a
specific premium on the sales of a car seller, on condition
that he will sell certain amount of cars for each model in a
1. GİRİŞ
NDİRİM SİSTEMLERİ, ÜRETİM VEYA DAĞITIM ZİNCİRİNİN HER-
hangi bir aşamasındaki ticarette ya sağlayıcının tek
taraflı davranışı ya da sağlayıcı ile alıcı arasındaki bir
irade uyuşmasının sonucu olarak ortaya çıkar.1 İndirim
sistemlerinin rekabet hukukunun inceleme alanına girmesi, bu uygulamaların pazardaki etkileri nedeniyledir.
İndirim sistemleri, bazı durumlarda tüketicilerin tercih
seçeneklerini artırarak, mal veya hizmetleri daha ucuza
satın alabilmelerini sağlamaktadır. Bazı durumlarda ise
indirim sistemlerinin fiyatları düşürmesi nedeniyle yıkıcı
fiyat etkisi ortaya çıkmakta, bazı durumlarda alıcılar arasında ayrımcılığa yol açmakta ve alt pazarlarda rekabetin
bozulmasına sebep olmaktadır. Rekabet hukukunun indirim sistemlerine müdahalesi de bu tür durumlarda gündeme gelmektedir.
İndirim sistemleri, ticari hayatın içerisinde çok farklı şekillerde ortaya çıkabilmekte ve rekabeti bozucu etkiye
sahip olabilmektedir. Türk rekabet hukuku uygulamasında indirim sistemleri, 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un (“4054 sayılı Kanun”) rekabeti bozucu anlaşmaları yasaklayan 4. maddesi kapsamında ya
da hâkim durumun kötüye kullanılmasını yasaklayan 6.
maddesi kapsamında incelenebilmektedir. Uygulamada
indirim sistemlerinin çoğunlukla sağlayıcı ve alıcı arasındaki dikey anlaşma çerçevesinde ortaya çıktığı görülmektedir. Aşağıda, doktrinde indirim sistemlerinin sınıflandırılmasına ilişkin bilgiler verilmiş olup, 4054 sayılı Kanun
kapsamında indirim sistemlerine ilişkin Rekabet Kurulu
kararlarına atıf yapılarak indirim sistemlerine ilişkin ayrıntılı bir inceleme yapılmıştır.
2. İNDİRİM SİSTEMLERİNİN SINIFLANDIRILMASI
İndirim sistemleri doktrinde farklı kriterlerde sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırmalar arasında, (i) indirimin
etkili olduğu pazar sayısına göre sınıflandırma, (ii) indirimin kapsamına göre sınıflandırma, (iii) indirim oranına
göre sınıflandırma, (iv) indirimin hedeflerine göre sınıflandırma ve (v) indirimin her bir alıcı bazındaki etkisi gibi
sınıflandırmalar yer almaktadır.
İndirimin etkili olduğu pazar sayısına göre sınıflandırmada, indirim sistemleri alıcının tek bir pazara ilişkin alım
koşulunu yerine getirmesi şartına bağlanmışsa, bu tür indirimlere tek ürün indirimleri, alıcıya getirilen alım şartı
birden çok ürün pazarını ya da coğrafi pazarı kapsıyorsa,
bu durumda söz konusu indirimlere paket indirimleri adı
verilmektedir.2 Paket indirimine örnek olarak bir otomobil bayisine belirli bir miktarın tüm modellerinde aylık belirli miktarlarda satış yapması karşılığında prim verilmesi
verilebilir. Tek ürün indiriminin en belirgin örneği de, bir
GSI | 31
PART 5
month, may be given. The most distinct example of singleproduct rebates is placing a premium for a tire seller on the
condition of selling certain amount of specific type of tire
in a year.
Under the scope of “the classification as to the extent of
the rebate”, rebate types, such as retroactive rebates and
top slice rebates exist. The most distinct example for the
retroactive discounts is placing 5% premium on the sales
of a car dealer on the condition that he will sell at least up
to fifty cars in a month. At the point where the dealer sells
the fiftieth car, he earns 5% premium for every sale which
he made or will make in that very month. Placing 5% premium for each car the car dealer sells after selling twenty
cars may be given as an example for the top slice rebates.
Within scope of “classification as to the ratio of the rebate”,
there are rebate types such as progressive rebate and fixed
ratio rebate systems. As an example for progressive rebate
system, giving 1% discount for a hundred to four hundred
units, 1.5% discount for four hundred to eight hundred
units may be given. Single rate of discount has been executed in case of a fixed ratio rebate system.
Classification as to the targets of the rebate may emerge as
standard targeted rebates and individualized rebates. As
an example, placing a premium by the food company for
the retailer, provided that at least 30% of the total sale of
the retailer takes place in a month is his footwear company’s product, constitutes an individualized rebate. Example of putting an advertisement by a car company indicates
that they will place a 5% premium for their car dealers who
sells a hundred cars per month may be given for standard
target rebates.
As “classification as to the effect of rebate on each individual buyer”, quantity discounts and loyalty rebates may
be named. In case of where there is the implementation of
loyalty rebate, it is seen that the competition is severally
prevented by causing exclusion of the competitor preventing the entrance of competitor to the market. Granted rebate for exclusivity giving on the condition that the buyer
shall fulfill his all needs from the supplier, in that way, preventing the purchase from the competitor suppliers may
be given as an example of loyalty rebates. Quantity discounts are the discounts which are only given depending
on the quantity of the purchase and being offered to all the
customers under equal conditions and for equal amounts.
3. REBATE SYSTEMS UNDER ARTICLE 4 OF THE COMPETITION LAW AND RELEVANT COMPETITION BOARD DECISIONS
Although there is no phrase regarding the rebate systems
ARTICLETTER | SUMMER 2013
lastik bayisinin belirli bir lastik türünden yıllık belirli miktarda satış yapması karşılığında prim kazanmasıdır.
İndirimin kapsamına göre sınıflandırmada, geriye dönük
indirimler ve üst dilim indirimleri gibi indirim türleri yer
almaktadır. Geriye dönük indirimin en belirgin örneği bir
otomobil bayisine aylık en az 50 otomobil satması halinde %5 oranında bir prim verilmesidir. Bayi, 50. otomobili
satınca o ay içinde yapmış olduğu ve yapacağı tüm satışlar
üzerinden %5 oranında bir prim kazanmaktadır. Bir otomobil bayisine her ay 20 otomobilin üzerinde sattığı her
otomobil üzerinden %5’lik bir primin verilmesi, üst dilim
indirimine örnek olarak verilebilir.3
İndirim oranına göre sınıflandırmada ise artan oranlı indirim sistemleri ve sabit oranlı indirim sistemlerinin varlığından söz edilmektedir.4 Artan oranlı indirim sistemine
örnek olarak, 100-400 birim için %1’lik, 400-800 birim
için %1,5’luk indirim verilmesi belirtilebilir. Sabit oranlı
indirim sistemlerinde ise tek bir indirim oranı uygulanmaktadır.
İndirimin hedeflerine göre sınıflandırmalar, standart
miktar hedefli indirimler ve pazar payı indirimleri gibi
şekillerde görülebilmektedir.5 Örneğin, bir gıda firmasının perakendecilere aylık toplam gıda satışlarının en az
%30’nun kendi ürünlerinden oluşması kaydıyla prim vermesi bir pazar payı indirimidir. Standart miktar hedefli
indirimlere örnek olarak da, bir otomobil firmasının aylık
100 adet otomobil satışı yapan bayilerine %5 prim vereceğini ilan etmesi verilebilir.
İndirimin her bir alıcı bazındaki etkilerine göre sınıflandırmada, miktar indirimleri ve sadakat indirimleri de
uygulama alanı bulmaktadır. Sadakat indirimlerinde ise,
pazarın rakiplere kapatılarak, rakiplerin dışlanmasına
yol açmak suretiyle rekabetin önemli ölçüde engellendiği
durumlarla karşılaşıldığı gözlenmiştir. Örneğin alıcının
tüm ihtiyaçlarını indirim veren sağlayıcıdan temin etmesi
karşılığında verilen ve böylece rakip sağlayıcı firmalardan
alım yapmasını yasaklayan münhasırlık karşılığı verilen
indirimler sadakat indirimlerine örnek verilebilmektedir.6 Miktar indirimleri sadece alım yapılan miktara bağlı
olarak verilen ve tüm müşterilere eşit koşullarda ve objektif miktarlar için önerilen indirimlerdir.7
3. 4054 SAYILI KANUNUNUN 4. MADDESİ KAPSAMINDA
İNDİRİM SİSTEMLERİ VE İLGİLİ REKABET KURULU KARARLARI
4054 sayılı Kanunun 4. maddesinde doğrudan indirim
sistemlerine ilişkin bir ibare bulunmamakla birlikte, rekabeti bozucu anlaşmalar yasaklanmaktadır. Uygulamada
indirim sistemlerinin çoğunlukla sağlayıcı ve alıcı arasın-
in the text of Article 4 of the Competition Law, agreements
distorting competition are prohibited under this article.
In practice, it is seen that rebate systems generally appear
in cases where there is a vertical agreement between the
supplier and the buyer. It is stipulated in Article 4 of the
Competition Law sub-headed as “Agreements, Concerted
Practices and Decisions Limiting Competition” that agreements and concerted practices between undertakings, and
decisions and practices of associations of undertakings
which have as their objective or effect or likely effect the
prevention, distortion or restriction of competition directly or indirectly in a particular market for goods or services
are illegal and prohibited.
The cases set forth in the relevant article are, a) fixing the
purchase or sale price of goods and services, elements such
as cost and profit which form the price, and any terms of
purchase or sale, b) partitioning markets for goods or services, and sharing or controlling all kinds of market resources or elements, c) controlling the amount of supply
or demand in relation to goods and services, or determining them outside the market, d) complicating and restricting the activities of competing undertakings, or excluding
firms operating in the market by boycotts or other behavior, or preventing potential new enterer, e) except exclusive dealing applying different terms to persons with equal
status for equal rights, obligations and acts, f ) contrary to
the nature of the agreement or commercial usages, obliging
to purchase other goods or services together with a good or
service, or trying a good or service demanded by purchasers acting as intermediary undertakings to the condition
of displaying another good or service by the purchaser, or
putting forward terms as to the resupply of a good or service supplied.
In practice, especially where there is a distribution agreement which is concluded between the supplier and buyer
and some certain systems under the name of giving discount, free product, promotion and incentive to the seller
by the supplier are regulated within, effects of such provisions distorting competition are brought to the agenda.
Among the decisions of the Competition Board, decisions
where rebate systems are analyzed in accordance with the
Article 4 of the Competition Law are the ones which are
mostly related to the issues of lifting the exemptions provided in accordance with the Communiqué on the Block
2'*.#)(-ɠ,!,#(!ɠ."ɠ,.#&ɠ!,'(.-ɠ(/',ɠ
2002/2 and of not granting one. The exemptions and the
conditions for an agreement as to Article 4 to be granted
exemption are regulated under Article 5 of the Competition Law.
In one of the decisions of the Competition Board rendered
daki dikey anlaşmalar çerçevesinde ortaya çıktığı görülmektedir. 4054 sayılı Kanunun “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar” başlıklı 4. maddesinde,
belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya
dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama
amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu
eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin hukuka aykırı ve yasak olduğu belirtilmiştir.
İlgili maddedeki haller, a) mal veya hizmetlerin alım ya da
satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar
ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi,
b) mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü
piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da
kontrolü, c) mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının
kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi, d) rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot
ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut
piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi, e) münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler
için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması,
f ) anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak,
bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin
satın alınmasının zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs
durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri
şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin
tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesidir.
Uygulamada, özellikle sağlayıcı ile alıcı arasında düzenlenen dağıtım sözleşmelerinde, sağlayıcının alıcıya indirim,
bedelsiz ürün verme, promosyon ve teşvik adı altında belirli sistemlere yönelik hükümler koyduğu görülmekte ve
bu hükümlerin rekabeti bozucu etkisi gündeme gelmektedir.
Rekabet Kurulu kararları arasında, 4054 sayılı Kanunun
4. maddesi kapsamında indirim sistemlerinin değerlendirildiği kararlar, çoğunlukla 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında yararlandıkları muafiyetin geri alınması veya muafiyet tanımama
konulu kararlar olduğu gözlenmektedir. Muafiyet kavramı 4054 sayılı Kanunun 5. maddesinde düzenlenmiş ve 4.
maddesi kapsamındaki bir anlaşmaya muafiyet tanınabilmesi için belirli şartları düzenlemiştir.
Rekabet Kurulu’nun Coco-Cola Satış ve Dağıtım A.Ş.
için verdiği bir Kararında8, Coca-Cola’nın ve/veya bayilerinin satış noktalarıyla imza ettikleri sözleşmelerin ve
sözleşmelerde yer alan münhasırlık şartlarının ve fiilen
münhasırlığa yol açan bedelsiz ürün, indirim, kota, dolap
münhasırlığı gibi uygulamaların, 4054 sayılı Kanun’un 5.
GSI | 33
PART 5
in relation with Coca-Cola Satis ve Dagitim A.Ş., it is decided that the agreements which Coca-Cola and/or its dealers
concluded with the sales points and exclusivity clauses of
those agreements and practices, which causes exclusivity
ipso facto, such as free product, discount, quota, “refrigerator exclusivity” have effects which may contrary to exclusivity conditions stipulated in Article 5 of the Competition
Law; thus, such agreements and practices cannot be granted any exemption.
As a legal review as to exemption, it is stated within the relevant decision that the essence of sole brand agreement is
to promote the buyer to satisfy the larger or the whole part
of his needs for a certain product or product group from a
single supplier. It is also pointed out that, even if there is no
provision stipulated in agreements which causes the sale
of a single brand and if there are some incentive elements
that the supplier carries out, such as loyalty rebate or target rebate, the agreement should still be considered in this
regard. Additionally, the Board found that, in order to prevent Coca-Cola to establish exclusivity, it should not gain
an advantage stemming from the condition of reaching the
specified minimum sale amount requested from the sale
points, and that, by saying “advantage”, all kinds of contribution in kind and in cash such as discount, free product,
signboard are being referred to.
4. REBATE SYSTEMS WITHIN SCOPE OF ARTICLE 6 OF
THE COMPETITION LAW AND THE RELATED COMPETITION BOARD DECISIONS
Although there is no direct clause regarding the rebate systems in Article 6 of the Competition Law, when the exemplary breach types counted in the second clause of the said
article are examined in practice. It is considered that the
rebate systems may be included within the scope of these
all breach types.
In Article 6 of the Competition Law entitled “Abuse of
Dominant Position”, it is stated that; “The abuse, by one or
more undertakings, of their dominant position in a market for goods or services within the whole or a part of the
country on their own or through agreements with others
or through concerted practices, is illegal and prohibited.
Abusive cases are, in particular, as follows:
a- Preventing, directly or indirectly, another undertaking
from entering into the area of commercial activity, or actions aimed at complicating the activities of competitors in
the market,
b- Making direct or indirect discrimination by offering different terms to purchasers with equal status for the same
ARTICLETTER | SUMMER 2013
maddesinde sayılan muafiyet koşullarıyla bağdaşmaz etkilere sahip olduğuna, dolayısıyla anılan sözleşmelere ve/
veya uygulamalara bireysel muafiyet tanınamayacağına
karar vermiştir.
İlgili Kararda, muafiyet kapsamında yapılan hukuki değerlendirmede, tek marka anlaşmalarının özünü alıcının
belli bir ürün veya ürün gruplarında ihtiyacının tamamını
veya önemli bir kısmını tek bir sağlayıcıdan karşılamasının teşvik edilmesi oluşturduğu belirtilmiştir. Anlaşmalarda tek marka satılmasına yol açacak herhangi bir
hüküm açıkça yer almasa dahi, sağlayıcının uyguladığı
sadakat indirimi, hedef indirimi gibi birtakım teşvik edici
unsurlar varsa, anlaşmanın yine bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir. Ayrıca, Coca-Cola’nın
münhasırlık yaratılmasının önüne geçilmesi için, satış
noktalarına belirli bir asgari satış miktarının doldurulma-
sı şartına bağlı avantajlar sağlamaması gerektiği ve burada
“avantaj”la, indirim, bedelsiz ürün ve tabela, vb. her türlü
ayni ve nakdi katkı kast edildiği değerlendirilmektedir.
4. 4054 SAYILI KANUNUNUN 6. MADDESİ KAPSAMINDA
İNDİRİM SİSTEMLERİ VE İLGİLİ REKABET KURULU KARARLARI
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinde doğrudan indirim
sistemlerine ilişkin bir ibare bulunmamakla birlikte, uygulamada ilgili maddenin 2. fıkrasında örnek niteliğinde
sayılan ihlal türleri incelendiğinde, indirim sistemlerinin
bu ihlal türlerinin tamamının kapsamına girebileceği değerlendirilmektedir.
and equal rights, obligations and acts,
c- Purchasing another good or service together with a good
or service, or tying a good or service demanded by purchasers acting as intermediary undertakings to the condition
of displaying another good or service by the purchaser, or
imposing limitations with regard to the terms of purchase
and sale in case of resale, such as not selling a purchased
good below a particular price,
d- Actions which aim at distorting competitive conditions
in another market for goods or services by means of exploiting financial, technological and commercial advantages created by dominance in a particular market,
e- Restricting production, marketing or technical development to the prejudice of consumers.
4054 sayılı Kanununun “hâkim durumun kötüye kullanılması” başlıklı 6. maddesinde, bir veya birden fazla
teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir
mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte
davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasak
olduğu belirtilmiş olup, kötüye kullanma halleri, a) ticari
faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan
veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler,
b) eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve
edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayırımcılık yapılması, c) bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın alınmasını veya
aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir
malın veya hizmetin, diğer bir mal veya hizmetin de alıcı
tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da satın alınan
bir malın belirli bir fiyatın altında satılmaması gibi tekrar satış halinde alım satım şartlarına ilişkin sınırlamalar
getirilmesi, d) belirli bir piyasadaki hâkimiyetin yaratmış
olduğu finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet
koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler, e) tüketicinin
zararına olarak üretimin, pazarlamanın ya da teknik gelişmenin kısıtlanması olarak düzenlenmiştir.
Rekabet Kurulu’nun hâkim durumun kötüye kullanılması
bağlamında indirim sistemlerine ilişkin kararları arasında
Frito Lay, Ülker ve Amadeus şirketleri için verilen Kararlar yer almaktadır.
Rekabet Kurulu, Frito Lay için verdiği kararda9 münhasırlık karşılığı indirim sunmasının 4054 sayılı Kanunu ihlal
edip etmediğini değerlendirmiştir. Münhasırlık karşılığında sunulan indirimler değerlendirilirken uygulamanın
kısa süreli olması, pazarın tamamına yayılmamış olması,
rakip teşebbüslerin Frito Lay kadar etkin olmaması gibi
faktörler dikkate alınarak uygulamanın pazardaki etkisinin rakip teşebbüsün dışlanmasına yol açacak düzeyde
GSI | 35
PART 5
The decisions on the companies Frito Lay, Ulker and Amadeus are among the Competition Board decisions on the
abuse of dominant position regarding the rebate systems.
The Competition Board considered whether or not granting rebates for exclusivity breached the Competition Law
with its decision rendered for Frito Lay. While evaluating the rebates granted for exclusivity factors such as the
implementation being short termed, not being spread to
the whole market and the competitor enterprises not being as effective as Frito Lay have been evaluated hence it
was decided that this implementation is not constitute a
breach. Thus, following the preliminary investigation the
Competition Board determined that there is no competition distorting effect of the rebate system implemented by
Frito Lay and therefore, investigation on such was decided
not to be initiated.
Another decision on the abuse of dominant position regarding the rebate systems rendered by the Competition
Board is the Ulker decision. In the related decision, the
claim of breaching the competition in related market with
Private Status Agreements signed by Ulker Group and/or
its distributors and selling points within the knowledge of
Ulker Group Marketing Companies is mentioned. In the
decision, it is stated by examining the rebate system in the
private status agreement that the said system has a target
rebate character and the target rebate character is defined.
Target rebate is defined as a rebate applied to the buyers
when the distributor reaches its determined aim of sale in
a specific period. It is emphasized that the target rebates
are determined as separate ratios for every slice constituted regarding the purchase amount instead of a single
ratio, it is stated that in the increasing ratio target rebate
if the buyer purchases an amount corresponding with the
top slice it can use more rebates. In the related decision, it
has been inferred that such application does not constitute
an abuse by stating that there is standard rebate targets on
the rebates regarding the product groups which Ulker has
the market power, moreover it has been indicated by the
statements of the buyers that they do not feel any pressure
in order to sell more Ulker products according to the interviews made with them.
Another decision on incentive bonus article regarding the
“Agency Agreement” concluded between Amadeus Rezervasyon Dagitim Sistemleri A.S. and its agents with the
claim of constituting breach to article 6 of the Competition
Law rendered by the Competition Board. The Competition
Board, in the relevant decision, held that rebate system
which Amadeus granted for exclusivity to its five agents
includes a small portion of the market, and that there is no
reason to conduct an investigation since the agents willingly accepted this situation, furthermore, the practice
ARTICLETTER | SUMMER 2013
olmadığı değerlendirilmiş ve dolayısıyla uygulamanın
ihlal teşkil etmeyeceğine karar verilmiştir. Böylece, Rekabet Kurulu, önaraştırma sonucunda Frito Lay tarafından
uygulanan indirim sisteminin rekabeti bozucu etkisinin
olmadığı tespit edilmiş ve soruşturma açılmamıştır.
Rekabet Kurulu’nun hâkim durumun kötüye kullanılması
bağlamında indirim sistemlerini ele aldığı diğer bir karar
Ülker için verilen karardır10. İlgili kararda, Ülker Grubu
Pazarlama Şirketleri bilgisi dâhilinde Ülker Grubu ve/
veya distribütörleri tarafından satış noktaları ile imzalanan Özel Statü Müşteri sözleşmeleri ile ilgili pazarlarda
rekabetin ihlal edildiği iddiası yer almaktadır. Kararda,
Özel Statü Müşteri sözleşmesinde yer alan indirim sisteminin incelenerek, söz konusu sistemin hedef indirimi
niteliğine sahip olduğunun görüldüğü belirtilmekte ve
hedef indiriminin tanımı yapılmaktadır. Hedef indirimi,
distribütörün alıcılarına belirli bir dönem için saptadığı
satış hedefine ulaşmaları durumunda uygulanan indirim
olarak belirtilmektedir. Söz konusu hedef indiriminin tek
bir oran yerine, alım miktarına bağlı olarak oluşturulmuş
her bir dilim için ayrı ayrı oranlar şeklinde tespit edildiği
vurgulanmış, artan oranlı hedef indiriminde alıcının, bir
üst dilime tekabül eden miktarda alımda bulunursa daha
fazla indirimden faydalandığı ifade edilmiştir. İlgili Kararda, Ülker’in pazar gücüne sahip olduğu ürün gruplarına
ilişkin indirimlerde standart indirim hedeflerinin bulunduğu ve ayrıca yapılan görüşmelerde alıcıların daha fazla
Ülker ürünü satmak yönünde bir baskı hissetmediklerini
ifade ettikleri belirtilerek, bu uygulamanın kötüye kullanma olarak değerlendirilmeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Rekabet Kurulu’nun diğer bir kararı11 ise Amadeus Rezervasyon Dağıtım Sistemleri A.Ş.’nin acenteleri ile akdettiği “Acentelik Sözleşmesi”nin teşvik primleri hakkındaki
maddesinin, 4045 sayılı Kanunun 6. maddesini ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. İlgili Kararda, Rekabet Kurulu,
Amadeus’un beş acentasına münhasırlık karşılığı verdiği
indirim sisteminin uygulamanın pazarın küçük bir bölümünü kapsadığı, ayrıca acentelerin bu durumu kendi
istekleriyle kabul ettikleri gerekçesiyle soruşturma açılmasına gerek görmeyerek, verilen teşviklerin 4054 sayılı
Kanunun 6. maddesine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle
uygulamanın sonlandırılması yönünde ilgili teşebbüse
bildirimde bulunulması yönünde karar vermiştir. Kararda, kötüye kullanmaya ilişkin değerlendirmede, rekabet
hukuku uygulamalarında, hakim durumda bulunan teşebbüslerin müşterilerine uyguladıkları “sadakat indirimleri” ve “teşvik ödemeleri” hakim durumun kötüye
kullanılması olarak değerlendirildiği belirtilmektedir. Bu
bağlamda, şikâyet konusu olan ve Amadeus’un sınırlı sayıdaki acenteleri ile akdettiği acentelik sözleşmelerinde
düzenlenen, teşvik ödemelerinin rakip sistem kullanmama şartına bağlandığı ilgili hükmün de “sadakat indirimi”
should be ended and the relevant undertaking
will be notified due the fact that given incentives
constitute a breach of Article 6 of the Competition Law. In the decision, consideration regarding such abuse that enterprises “loyalty rebates”
and “incentive payments” applied to costumers
which have the dominant position are deemed
as abuse of dominant position. Accordingly, it
has been concluded that the said provision regulated under the agency agreements concluded
between limited agencies of Amedeus and is
a subject of complaint regarding the relevant
clause where the non-usage of rival system for
incentive payments has been stipulated constitutes an “incentive payment” system that can
impact as a “loyalty rebate”.
5. CONCLUDING REMARKS
The board members having opposing view have
stated that; a dominating enterprise taking actions like smaller or middle scaled companies
would, with purposes such as entering a market,
increasing market share, securing its current
position against competitors, adopting distribution, sales and promotion policies that may
be called aggressive in a common and intensive
manner is against the competition law. Generally in the decisions of the Competition Board,
market shares carry an importance in evaluating dominant position due to its ability to reflect
the market strength. For determining breaches
of competition causing an abuse of dominant
position, market structure, market shares and
market strength bear importance.
Considering the risks of agreement implementations that prevent entrance to the market and
exclusion from the market with regards to the
medium scaled competing enterprises by the
enterprises that have the dominant position or
concentrated on some product markets. Especially, the rebates falling within the scope of various rebate classifications are implemented by
the enterprises may be interpreted as the abuse
of dominant position and may prevent grant of
exemptions to the agreements within the scope
of Competition Law.
BY:AZER HAVLİOĞLU |
[email protected]
etkisi doğurabilecek bir “teşvik ödeme” sistemi
oluşturduğu kanaatine varılmıştır.
5. DEĞERLENDİRME
Rekabet Kurulu Kararlarına karşı karşıt görüş
belirten kurul üyelerinin düşünceleri genel olarak, hakim durumda bulunan bir teşebbüsün,
daha küçük ve orta ölçekli firmaların başvuracağı türden, pazara girmek, pazar payını artırmak,
rakiplerine göre mevcut konumunu sağlamlaştırmak gibi amaçlarla birtakım aksiyonlar içerisine girmesi, yaygın ve yoğun şekilde, saldırgan
denebilecek dağıtım, satış ve promosyon politikaları benimsemesi rekabet hukukuna aykırılık
teşkil ettiği yönündedir. Genel olarak Rekabet
Kurulu kararlarında, hâkim durum değerlendirmesinde pazar gücünü yansıtması açısından
pazar payları büyük önem taşımaktadır. İndirim sistemlerinde hâkim durumun kötüye kullanılmasına yol açıcı rekabet ihlallerinin tespiti
için de pazar yapısı, pazar payları ve pazar gücü
önem arz etmektedir.
Önemle belirtilmesi gereken husus, hâkim
durumda olduğu veya kimi ürün pazarlarında
yoğunlaştığı kabul edilen teşebbüslerin, özellikle küçük ve orta ölçekli rakip teşebbüsler bakımından bunların pazar dışına itilmesine veya
pazara girmesine engel oluşturacak sözleşme
uygulamalarının taşıdığı risklerin göz önünde
bulundurulması gerektiğidir. Özellikle, hâkim
durumdaki teşebbüslerin uyguladığı çeşitli indirim sınıflandırmaları içerisine giren indirimler hâkim durumun kötüye kullanılması olarak
değerlendirilebilmekte ve yapılan anlaşmalara
Rekabet Hukuku kapsamında muafiyet tanınmasına engel olabilmektedir.
HAZIRLAYAN: AZER HAVLİOĞLU |
[email protected]
1 Rekabet Dergisi,
Cilt: 12, Sayı: 1, Ocak
2011, s.5.
2 Kocabaş B. (2008),
İndirim Sistemleri ve
Rekabet: Tek Taraflı
Davranışlar Açısından
Bir Değerlendirme”,
Rekabet Kurumu
Uzmanlık Tezleri Serisi,
No: 90, Ankara, s. 6,7.
3 Kocabaş B. (2008),
İndirim Sistemleri ve
Rekabet: Tek Taraflı
Davranışlar Açısından
Bir Değerlendirme”,
Rekabet Kurumu
Uzmanlık Tezleri Serisi,
No: 90, Ankara, s. 7,8.
4 Kocabaş B. (2008),
İndirim Sistemleri ve
Rekabet: Tek Taraflı
Davranışlar Açısından
Bir Değerlendirme”,
Rekabet Kurumu
Uzmanlık Tezleri Serisi,
No: 90, Ankara, s.8.
5 Kocabaş B. (2008),
İndirim Sistemleri ve
Rekabet: Tek Taraflı
Davranışlar Açısından
Bir Değerlendirme”,
Rekabet Kurumu
Uzmanlık Tezleri Serisi,
No: 90, Ankara, s. 9.
6 Kocabaş B. (2008),
İndirim Sistemleri ve
Rekabet: Tek Taraflı
Davranışlar Açısından
Bir Değerlendirme”,
Rekabet Kurumu
Uzmanlık Tezleri Serisi,
No: 90, Ankara, s. 11.
7 Rekabet Dergisi, Cilt:
12, Sayı: 1, Ocak 2011, s.7
8 Rekabet Kurulu
Kararı, Karar Tarihi:
10.09.2007, Karar
Sayısı: 07-70/864-327.
9 Rekabet Kurulu
Kararı, Karar Tarihi:
06.04.2006, Karar
Sayısı: 06-24/304-71.
10 Rekabet Kurulu
Kararı, Karar Tarihi:
02.06.2005, Karar
Sayısı: 05-38/487-116.
11 Rekabet Kurulu
Kararı, Karar Tarihi:
03.01.2008, Karar
Sayısı: 08-01/6-5.
GSI | 37

Benzer belgeler