KONSİAD 2016 DERGİ Bu yıl Çıkarmış Olduğumuz Dergimize

Yorumlar

Transkript

KONSİAD 2016 DERGİ Bu yıl Çıkarmış Olduğumuz Dergimize
BİOAKTİF ORTOPEDİ
HAYATI KOLAYLAŞTIRIYOR...
HAYATINIZI KOLAYLAŞTIRIR
Bioaktif Ortopedi Sağlık Hizmetleri
ortez ve protez ürünleri üretimi ithalatı ve
ihracatı yapmaktadır.
Bioaktif Ortopedi tarafından üretilen soft
ortopedik ürünler 18 ülkeye
ihraç edilmektedir.
Dünyaca ünlü bionik protez üreticisi olan
Össur'un Türkiye distribütörlüğü yapan
Bioaktif Ortopedi,
ürünlerin
uygulamasını
ve
satışını
yapmaktadır.
Yönetim Kurulu Başkanımız
Sayın Mehmet Büyükçanga önderliğinde,
1995 yılından bu yana Türkiye ve Dünya
pazarında gelişme ve büyüme kaydeden
Bioaktif, sürekli gelişerek dünya standartlarında ürün üretmeye devam ediyor.
Önceliğimiz müşterilerimizin beklentilerinin
üzerine çıkmak, yeni gelişimlerde bulunmak
ve hasta sorunlarına en uygun çözümleri
bulmaktadır.
BİOAKTİF Ortopedik Sağlık Hizmetleri ve Tekstil San. A.Ş.
Haraççı Mah. Bayrak Cad. No: 26 34381 Arnavutköy - İstanbul
Phone: +90 212 674 88 91 Fax: +90 212 674 88 92 E-mail: [email protected]
Bioaktif Grubu; Bioaktif A.Ş., Bioteks Dar Dokuma Ltd.Şti., Ortoteks Dış Ticaret Ltd.Şti.
ve Aktif Protez ve Ortez Uygulama Merkezi şirketilerinden oluşmaktadır.
TÜRKİYE ÜMİTTİR
Mustafa BÜYÜKDEDE
KONSİAD Genel Başkanı
Saygıdeğer Üyelerimiz ve Değerli
Hemşehrilerimiz, Kıymetli Dostlarımız,
SUNUŞ
KONSİAD olarak bizleri sizlere kavuşturan Dergimizin yeni bir sayısında birlikte olmanın mutluluğunu yaşarken, 8
yaşındaki KONSİAD’ın Genel Başkanı
olarak bütün üyelerimize, hemşehrilerimize ve vatandaşlarımıza gönül dolusu
selamlarımızı, sevgilerimizi ve muhabbetlerimizi sunuyorum.
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
4
İstanbul’daki
Konyalılar
olarak;
Konyalı Sanayici ve İşadamları
Derneğimizi, yani KONSİAD’ımızı;
2008 yılı başlarında gönüllerimizde murat edip, fikirlerimizle şekillendirip değişen ve gelişen Türkiye’de ve dünyada
layık olduğumuz yerlerimizi alabilmek
için elele ve gönül gönüle bir anlayışla
birbirimize tutunarak niyetimiz hayır,
akıbetimiz de hayır olsun diyerek çıktığımız kutlu yolda 2016 yılının ikinci
çeyreğine geldik.
“Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” anlayışına izafeten değişerek
gelişen KONSİAD açısından geride
kalan sekiz yılın, üyelerimize, hemşehrilerimize ve vatandaşlarımıza hayırlı
hizmetlerle dolu bir şekilde başarıyla
geçtiğini gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. Bu başarıda, kurucu Başkanımız
olan ve kendisini daima rahmetle anacağımız merhum Mustafa Imık Bey ile
iki dönem Genel Başkanlığımızı yapan
İstanbul Milletvekilimiz Sayın Abdullah Başcı Bey’in büyük emeklerini, büyük gayretlerini ve fedakârlıklarını asla
unutmayacağız.
KONSİAD’ın büyük başarılarında
KONSİAD’ın sahip olduğu misyonun
ve bu misyondan feyiz alan vizyonumuzun büyük etkilerinin yanında
İstanbul’da ve ülkemiz genelinde daima KONSİAD’la birlikte hareket eden
Konya, Karaman, Balkan ve Rumelili
dernek ve vakıflarımızın da büyük payları bulunmaktadır.
“Hakkın, hukukun, barışın, güvenin,
adaletin, refahın ve mutluluğun, sağlandığı; Konya’nın tarihe ve topluma mal
olmuş yerel ve evrensel değerlerinin
korunup, tanıtıldığı; kendi içinde bütün,
bölgesinde etkin, Türkiye’de saygın bir
Konya oluşturma mücadelesine katkıda
bulunmak” vizyonuyla KONSİAD;
§
Üniversite öğrencilerine burs vermiştir, vermeye devam etmektedir.
§
KONEXPO Kültür ve Sanat Etkinliği
adıyla Feshane Uluslararası Kongre
Fuar ve Kültür Merkezi’nde 2012 ve
2013 yıllarında iki büyük fuar organizasyonunu gerçekleştirmiştir.
§
Kamu hizmetinde bulunan hemşehri bürokratların daima yanında
olduğunu göstermiştir.
§
KONEXPO Sanayi ve Fuarı adıyla
İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM)
2015 yılında çok büyük bir fuar organizasyonunu gerçekleştirmiştir.
§
Konya, Karaman, Balkan ve Rumeli
STK’larla ve en önemlisi hemşehrileriyle birlikte “Konya Üst Kimliği”nde
buluşup bütünleşmiştir.
§
Nijerya, Gana, Türk Cumhuriyetleri,
Balkanlar, Rumeli ve Ortadoğu’daki
ülkelerin devlet ve özel sektöründe
bulunan yetkililerle üyelerimizi, işadamlarımızı ve sanayicilerimizi bir
araya getirerek önemli iş bağlantıları
yaptır suretiyle Türkiye ekonomisine
katkılarda bulunmuştur.
§
İstanbul ve Türkiye’nin değişik
illerinde her Çarşamba günü yaptığı hemşehri ve işyeri ziyaretleriyle
Konyalıların ve kendilerini Konyalı
olarak hissedenlerin kimsesiz olmadığını göstermiştir.
§
Çıkardığı kitap, dergi ve bültenlerle,
kurduğu web siteleriyle hemşehri ve
üyeleri arasında iletişime ve yardımlaşmaya vesile olmuştur.
§
Her ay yaptığı eğitim faaliyetleriyle,
konferanslarıyla, seminerleriyle üyelerini ve hemşehrilerini devamlı bilgilendirmiştir.
§
Gençlere yönelik olarak Genç
KONSİAD’ı faaliyete ve harekete
geçirmiştir.
§
KONSİAD üye ve hemşehrileriyle birlikte büyük çapta üç büyük
kongre yaparak İstanbul’da büyük
ses getirmiştir.
§
KONSİAD, üç büyük gala gecesi
yaparak İstanbul’daki Konyalıların,
Karamanlıların ve kendisini Konyalı
hissedenlerin sesi olmuştur.
§
Ramazan ayında fakir ve muhtaçlara
yardımlarda bulunmuştur.
§
Kızılay’la işbirliği yaparak Iraklı ve
Suriyeli Türkmen soydaşlarımıza
ayni yardımlarda bulunmuştur.
§
Doğu Marmara Şubelerini faaliyete
geçirmiştir.
§
Konya Temsilciliği’nin kuruluş çalışmaları tamamlanmıştır.
Üye sayımız 600’ü aşmış ve çok saygıdeğer Hemşehrilerimizin üyelik kayıtları yapılmıştır.
KONSİAD Kurucu Üyemiz olan
Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu
Beyefendi’nin Türkiye Cumhuriyeti’nin
26. Başbakanı olması, KONSİAD Üyelerimizden Sayın Dr. Mehmet Müezzinoğlu Bey’in Sağlık Bakanımız olması, bir önceki Genel Başkanımız Sayın
Abdullah Başcı’nın İstanbul Milletvekili seçilerek TBMM’de görev yapıyor
olması KONSİAD’ı sevindiren, mutlu
eden gelişmelerdir.
Görünen odur ki KONSİAD çıtasını
daha yukarılara çok daha yukarılara
çıkararak, Türkiye genelinde temsilcilik
ve şubeleri olan çok daha güçlü bir STK
olma yolundadır. KONSİAD artık uluslararası bir STK olmayı stratejik planına
da koymuştur.
Ülkemizin milli birlik ve beraberlik
içinde geleceğe emin adımlarla
yürüyeceğine, bütün İslâm ülkelerinin ve Türk Cumhuriyetlerinin ümidi
Türkiye’nin; iç ve dış düşmanlarının bu
milli duruş ve lider duruşu karşısında
yanıp kül olmaya mahkûm olacaklarına
olan inancım ile KONSİAD Dergimizin bu yeni sayısının ve KONSİAD’ın
bundan sonra yapacağı bütün faaliyet ve
hizmetlerin de hayırlara vesile olmasını
Cenabı Allah’tan niyaz ediyor, saygı,
sevgi ve muhabbetlerimi sunuyorum.
KONSİAD GENEL
BAŞKANI
DEDE
MUSTAFA BÜYÜK
İÇİNDEKİLER
TOROSLARDAN
MECLİSE...
ABDULLAH BAŞCI
28
MPT-76 TRJ3
IMIZ
KURUCU BAŞKAN
Gündem,
Ü
50
52
58
KONYA’YI BİRLEŞTİREN DERNEK
İKİ YILDA İKİ ŞAMPİYONLUK
TİCARİ HAYATTA SÖZLEŞME TANZİM ETMENİN
PRATİK FAYDALARI
60 İNOVASYON (YENİLİK)
62 SHECONOMY
64 PAZARLAMA TEKNİKLERİ
66 ÇALIŞILIRSA OLUR
68 TÜRKİYE’DE DERİCİLİK
70 ORTODONTİK TEDAVİ
72 BİLGİ VE İLETİŞİMİN GÜCÜ
74 BALKANLARA VEFA DERNEĞİ
76 SÜT ÜRÜNLERİNİN EN GÜZEL HALİ: ELİF SÜT
80 ANADOLUMUZUN GİZLİ CENNETİ: BOZKIR
esi
Milli Uçak Proj
gelen
karşılar hale
in
yüzde 60'ını
z helikopterin
ihtiyaçlarının
ilk
e tüfeği, taarru
Türkiye'nin
isi, tank, piyad i amaçlar için kullanılacak
me
savunma sanay
asker
mla ilk dene
i de sivil ve
dolarlık yatırı
ardından şimd
or.1.5 milyar
328'i Başbakan
yapıy
TRJını
kişilik
milli uçağ
olan 32
de yapacak
uçuşlarını 2017' tanıttı.
toğlu
Ahmet Davu
ÜRETİM
HAKK’KA YÜRÜD
02 TÜRKİYE ÜMİTTİR
06 KONSİAD GENEL BAŞKANI MUSTAFA BÜYÜKDEDE
08 TOROSLARDAN MECLİSE... ABDULLAH BAŞCI
12 KURUCU BAŞKANIMIZ HAKK’KA YÜRÜDÜ
14 “SAHA” İSTANBUL
18 TERÖR, ORTAK YAŞAMA KÜLTÜRÜMÜZE ZARAR VEREMEYECEK
20 NTG PLASTİK
23 KATILIM BANKACILIĞI
26 2016 GEMİ ADAMLARININ SAĞLIĞINA KATKI
30 TÜRKİYE İÇİN KATMA DEĞERLERİ MALLAR VE İHRACATIN ÖNEMİ
32 ÜLKEMİZDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM SORUNU VE ÇÖZÜME BİR BAKIŞ
36 KONSİAD KONEXPO FUAR ETKİNLİKLERİ
42 İTO BAŞKANI İBRAHİM ÇAĞLAR’IN KONSİAD ZİYARETİ
44 KONYALILARDAN SURİYE TÜRKMENLERİ’NE YARDIM
46 KAHVALTIDA BÜYÜK BULUŞMA
48 DÜŞ KÜTÜPHANELERİ PROJESİ
ANKA
ATAK
2023'E KADAR
KONYALILARDAN
50 UÇAKLIK
SURİYE
İ’NE YARDIM
TÜRKMENLER
om
www.konsiad.c
KONYALI SANAYİCİ VE
İŞADAMLARI DERNEĞİ DERGİSİ
YIL 2016 MAYIS
İMTİYAZ SAHİBİ
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI
DERNEĞİ ADINA
YÖNETİM KURULU BAŞKANI
MUSTAFA BÜYÜKDEDE
GENEL YAYIN YÖNETMENİ
ALİ ULVİ ÜLKER
YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ
Av. ÖZER ÖZTAŞBAŞI
YAYIN KURULU
A. TAHİR GÖNENÇ
TURGAY GEZER
OSMAN ARITÜRK
YUNUS ALBAYRAK
MUHAMMED ZEYTİNCİ
REKLAM SORUMLUSU
HASAN CİĞERCİ
CAFER YAREN
KAZIM GÜNDOĞDU
YAYINA HAZIRLIK
ÜNAL ŞAHAP
[email protected]
www.avsarajans.com
SAYFA TASARIM
RECEP TAŞÇI
BASKI - CİLT
REİS MATBAA
BASIM TARİHİ
MAYIS 2016
YÖNETİM YERİ
ADNAN KAHVECİ BULVARI
ÜNVERDİ İŞ MERKEZİ NO: 73 / 34
BAHÇELİEVLER / İSTANBUL
TEL: 0212 441 87 10
FAKS: 0212 441 87 01
www.konsiad.com
facebook.com/konsiad
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
8
KONSİAD Kurucu Üyesi, olan
1954 Konya doğumlu Mustafa
Büyükdede daha önceden KONSİAD Genel Başkan Yardımcılığı
görevini yürütmekteydi.
1954 Konya doğumlu olan Mustafa Büyükdede; ilk, orta ve lise
tahsilini Konya’da tamamladı.
1974’de Ankara Gazi Üniversitesi
Teknik Eğitim Fakültesi’nden mezun oldu. 1978 yılında aile şirketi
Hidromode Hidrolik Makine İmalat San. Ve Tic. A.Ş.’de iş hayatına
başladı. Şirket içinde talaşlı imalat
teknik müdürlüğü, fabrika müdürlüğü, genel müdür yardımcılığı
görevlerinde bulundu. 1979 yılında evlenen Mustafa Büyükdede,
bir kız ve bir erkek olmak üzere
iki çocuk babasıdır.
Mustafa Büyükdede’nin; 2009 –
2012 İstanbul Ticaret Odası 49.
Takım Tezgâhları ve Otomasyon
Komitesinde Meclis Üyeliği,
KONSİAD Genel Başkanlığı,
MÜSİAD Makine Komitesi Üyeliği, İstanbul Bahçelievler İlçesi
Kızılay Şube Başkan Yardımcılığı,
İstanbul Bahçelievler Toplum Önderleri Hukuk Ve İnsan Hakları
Komisyon Başkanlığı, İstanbul
Bahçelievler Yenibosna Vergi Dairesi Bilir Kişi Denetmenliği, Gönül Yıldızları 0-6 Yaş Grubu Çocukları Koruma Derneği Üyeliği
gibi görevleri bulunmaktadır.
“Sayın Abdullah Başcı’nın İstanbul Milletvekili seçilmesi ile bu
göreve beni layık gören Saygıdeğer Üyelerimize ve hemşehrilerimize canı gönülden teşekkür
ediyorum. KONSİAD’ın kuruluşundan itibaren bugüne kadar
devamlı KONSİAD’la birlikte oldum. Onursal Başkanımız Sayın
Abdullah Başçı, geçtiğimiz dört yıl
gibi kısa bir zamanda KONSİAD’ı
zirveye çıkaran gayretleri takdire
şayandır. Ben de Yönetim Kurulumuz, üyelerimiz ve hemşehrilerimizle birlikte Sayın Vekilimiz
Abdullah Başcı’dan devraldığımız KONSİAD Bayrağını daha
yükseklere çıkarmaya çalışacağım. Bu vesile ile kendisine şükran
borçlu olduğumuz Sayın Abdullah
Başcı’nın TBMM’de çok daha
hayırlı hizmetlere yapacağına
da inanıyor ve kendisine başarı-
lar diliyorum. Sahip olduğumuz;
“Hakkın, hukukun, barışın, güvenin, adaletin, refahın ve mutluluğun, sağlandığı; Konya’nın tarihe
ve topluma mal olmuş yerel ve evrensel değerlerinin korunup, tanıtıldığı; kendi içinde bütün, bölgesinde etkin, Türkiye’de saygın bir
Konya oluşturma mücadelesine
katkıda bulunmak” misyonumuzla
ve “Konya’mızın ve Milletimizin
geçmişine, kültürüne ve kimliğine
saygıyı esas alıp bağımsız olarak,
Türkiye’mizin ekonomik kalkınmasına ve gelişmiş ülkeler seviyesine yükselmesine katkıda bulunmak, bunun için yüksek teknolojili
üretimi esas alan bir anlayış doğrultusunda, uluslararası normlara uymayı ve çevreye duyarlı
davranmayı kültür ve hayat pratiği getirerek haklının ve zayıfın
yanında, haksızın da karşısında
olmak” vizyonumuzla devraldığımız sorumluluğun daima farkında
ve şuurunda olarak bütün üyelerimiz ve yönetim kurulumuzdaki arkadaşlarımla birlikte KONSİAD’ı
daha da ileriye taşıyacağız. KONSİAD Genel Başkanlığı görevimiz
sebebiyle; İstanbul’a, Konya’ya,
Karaman’a, Türkiye’ye, Balkanlara, Rumeli ve kamuoyuna
saygı ve selamlarımızı sunuyor,
çalışmalarımızda
dualarınızla
birlikte yardım ve desteklerinizi
bekliyorum.” şeklindeki duygu ve
düşüncelerini bildiren KONSİAD
Genel Başkanımız Sayın Mustafa
Büyükdede’ye görevinde üstün
başarılar diliyoruz.
KONSİAD Yönetim Kurulu
9
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
KONSİAD
Konyalı Sanayici İşadamları Derneği (KONSİAD)’da Genel Başkan olarak görev yapmakta iken
AK Parti İstanbul 3. Bölge Milletvekili seçilen Abdullah Başçı’nın
yerine KONSİAD Genel Başkanlığına Sanayici ve İşadamı Mustafa Büyükdede getirildi.
KONSİAD’DAN
KONSİAD GENEL BAŞKANI
MUSTAFA BÜYÜKDEDE
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
10
Sevimli ve güleç yüzlü bebeğe,
o günden bu güne nüfusa adı
Abdullah yazılmasına rağmen
halk arasında kendisine hep
Celal diye hitap edildi. O bebekken bile bir şeye kızdığında ilk tepki olarak çağla yeşili
gözlerinden inci gibi gözyaşları dökülüverirdi. Haksızlıklara dayanamayıp anında tepki
veren yapısı, adıyla müsemma
bir şekilde bebekliğinden bu
yaşına kadar sürüp geldi.
Bebeklikten çocukluğa adımların atılmaya başlanması ile
Abdullah’ta iyice beliren liderlik özellikleri birden bire
ortaya çıkıverdi. Arkadaşlarının arasında ve içindeyken
O’nun hep bir liderlik yönü
ağır basmaktaydı. Arkadaşlarıyla oyunlarda hep bir ve
beraberdir ama O, hep liderdi.
de araştırma ve incelemeler
yapar. “Yerel Yönetimlerde
Sorunlar ve Çözümleri” üzerine fikir üretiminde bulunur.
“Sosyal Belediyecilikte Yöneten ve Yönetilen İlişkileri”
“Belediye Kaynaklarının En
Etkin Bir Şekilde Kullanılması” ve “Yerel Yönetimlerde
Personel, Zaman, Kaynak Bilgi Yönetimleri” konularında
araştırmalar yapar, seminerlere katılır, eğitimler alır, bilgi
güncellemeleri ve paylaşımlaGençliğini Milli Türk Talebe rında bulunur.
Birliği (MTTB)’nin ve Milli Gençlik Vakfı (MGV)’nın
verdiği seminerlerle taçlandırıp buralarda aktif görevler
alır. Böylece Abdullah Başcı
ilerideki hayatında kendisine
çok lâzım olacak siyasi donanımını sağlam yerden alarak
ve sağlam temeller üzerine
kurmaya ve tamamlamaya ça- 1985-1989 yılları arasında
İlker İnşaat Tekstil ve Makine
lışır.
firmasında İşletme ve İhracat
Vatani görevini Şanlıurfa’da Müdürlüğü yapan Abdullah
tamamladıktan sonra evlenen Başcı; 1989-2003 yılları araAbdullah Başcı’nın ikisi kız sında Koray Giyim Tekstil
bir erkek olmak üzere üç tane adıyla kendi işyerini açar.
evlâdı olur.
2004 yılında Sentez Temizlik,
İlgi duyduğu alanlardan birisi Reklam, Gıda, İnşaat ve Orolan yerel yönetimler üzeriniçinde dünyanın İstanbul,
İstanbul’un dünya olduğunun
şuuruyla Fransızca ve İngilizce öğrenerek bunları geliştirme gayreti içine girer. Sporla
uğraşmayı sever. Spor O’nun
vazgeçilmezi olur. Masa tenisinde okul birinciliğini, İstanbul Liselerarası Turnuva Birinciliği ile süslemeyi başarır.
Bir müddet de İstanbul amatör kümede futbolculuk hayatı
olur.
Abdullah Başcı, İlköğretimi
Taşkent
İlkokulu’nda,
ortaokulu da yine Taşkent’te
Taşkent Ortaokulu’nda başarıyla bitirir.
Güngören, Zeytinburnu, Bahçelievler, Bağcılar, Bakırköy
ve İstanbul’un diğer ilçeleri.
Ülkemizin bir kilim deseni
gibi örüldüğü motiflerin en
canlı örneklerinin yaşandığı
buralarda yurdumuzun her
köşesinden çıkıp gelmiş bütün
vatandaşlarla birlikte, elele ve
gönül gönüle olarak benimsenen bir hayat tarzı Abdullah
Başcı’nın dünya görüşü olur.
Ve… Gurbete yolculuk. Meşakkatli yolculuklar sonrasında Türkiye’nin gözbebeği,
dünyanın incisi İstanbul’a
geliş. İstanbul’a hayranlık, İstanbul’u Taşkent gibi,
İstanbul’u Konya gibi hissederek Güngören hayatı başlar Pertevniyal Lisesi’nde lise
Abdullah Başcı’nın.
öğrenimini başarıyla tamamlayan Abdullah Başcı, zaman
Milli Türk Talebe Birliği
(MTTB), İstanbul Haznedar Sağlık Ocağı Gönüllüleri
Derneği Trikotajcılar Derneği, Taşkentliler Derneği, Taşkentliler Vakfı ve ASKON
gibi önemli STK’larda Üyeliği, Mazlum-Der, Mes-Der
Güngören Şubesi’nin Kurucu
Üyeliği, Gana Dostluk ve Yardımlaşma Derneğinin GANADER Kurucu Üyeliği, Bilgi,
Eğitim ve Sosyal Araştırmalar
Merkezinin (BESAM) Kurucu Üyeliği bulunan Abdullah
Başcı; İstanbul’da kurulu bulunan ve bünyesinde, 83 Konyalı Dernek ve Vakfın, 54 Rumeli Derneğinin Bulunduğu
Konyalı Sanayici ve İşadamları Derneğinin kurucu üyesi
olarak iki dönem KONSİAD
Yönetim Kurulu Genel Başkanlığını yapar.
Gönüller Sultanı Mevlâna
Hazretleri’nin insan hayatını
anlatan üç kelimelik “Hamdım, Piştim, Yandım” şeklindeki altın öğüdüne ithafen,
siyasetin çetin yollarında
hamlık dönemi geçtikten sonra, yanma ve pişme dönemlerini birlikte yaşayan Abdullah
Başcı, artık sahaya inip siyasi
çalışmalarına başlar.
BİYOGRAFİ
Zirveye kar yağmış, koca
Toroslar gelinlik giymiş gibi
bembeyaz karla örtülmüştü.
Hoşgörünün kaynağı Selçuklu Başkenti Konya’nın Hadim
ilçesine bağlı o zaman kasaba
olan Taşkent’te 1960 yılında bir erkek çocuğu dünyaya
gelmişti. Adına Allah’ın kulu
anlamına gelen Abdullah denilmekle beraber, o bebeğe
aileden büyükler tarafından
Celal’da denilmeye başlandı.
11
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
BİYOGRAFİ
TOROSLARDAN MECLİSE...
ABDULLAH BAŞCI
ganizasyon Şirketinin Kurucu
Şirket Ortağı olan Abdullah
Başcı, 2005 yılında da İlgi
Sosyal Hizmetler firmasının
Kurucu Şirket Ortağı olarak
ticaret hayatını sürdürür. 2008
yılından bu yana da Sentez
Güvenlik, Koruma ve Eğitim
Hizmetleri Şirketinin Kurucusu ve Şirket Ortağı olarak ticari faaliyette bulunur.
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
12
Bu arada Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü Lisans
Eğitimini bitiren Abdullah Başcı; “Doğu Bloku ve
NATO”, “Ekip Çalışmasında
Başarı Kuralları”, “Yöneticilik Eğitimi”, “İletişim Uzmanlığı Eğitimi”, “Ortadoğu:
Bugünü, Yarını ve Stratejiler”,
“Beden Dili ve Davranış Bilimleri Eğitimi”, “TSE ISO
9001:2000 Kalite Yönetim
Sistemi” ile “Yerel Yönetimler
Eğitimi” gibi önemli eğitimlerini de alarak siyasi alandaki
BİYOGRAFİ
İlk olarak Refah Partisi Güngören İlçe Yönetim Kurulu
Üyeliği görevinden sonra,
1994-1998 yılları arasında
Refah Partisi Güngören İlçe
Teşkilatında İlçe Başkan Yardımcılığı görevi ile bu partinin kapatılması sonucunda
1998-2001 yılları arasında
Fazilet Partisi Güngören İlçe
Teşkilatında İlçe Başkan
Yardımcılığı görevini yürütür.
2002 yılında AK Parti’nin
Güngören İlçe Teşkilatının
Kurucusu ve İlçe Başkanı
olan Abdullah Başcı, 20022004 tarihleri arasında da AK
Parti’nin Güngören İlçe Başkanlığını yapar.
12 Haziran 2011 ve 07 Haziran 2015 tarihlerinde yapılan
Milletvekili Genel Seçimlerinde İstanbul 3. Bölgeden AK
Parti Milletvekili Adayı olarak
seçimlere katılır. 01 Kasım
2015 tarihinde yapılan Milletvekili Genel Seçimlerinde ise
İstanbul 3. Bölgeden AK Parçalışmalarını bu eğitimlerden
ti Milletvekili olarak Türkiye
elde ettikleri ile taçlandırır.
Büyük Millet Meclisi’ne girer.
2002-2005 tarihleri araİstanbul’da faaliyet gösteren,
sında AK Parti Güngören
anında ve birlikte hareket etme
İlçe Başkanı olan Abdullah
kabiliyetini haiz 83 Dernek ve
Başcı’nın
görev
süresi
Vakıfla 2011 yılından bu yana
içerisinde; “3 Kasım 2002
İstanbul’da ve Türkiye’de
Milletvekili Genel SeçimleKonyalı Sanayici ve İşadamrinde Güngören; % 43’lük oy
ları Derneği şahsında bütün
oranı ile İstanbul’un en başaKonyalıları, Karamanlıları,
rılı ilçeleri arasında yer alır.
Balkan ve Rumelileri bir çatı
2004 yılı yerel seçimlerinde
altında birleştirmeyi başarmış
% 53’lük oy oranıyla İstanolan Abdullah Başcı, KONbul’daki ilçeler arasında GünSİAD Kurucu Üyesi ve iki
gören üçüncü ilçe olur. Budönem de KONSİAD Genel
nunla birlikte teşkilata yönelik
Başkanlığı yaparak KONSİeğitim programları düzenlenir,
AD Bayrağını yukarılara taşır.
acil yardım ekibi oluşturulur
ve teşkilat çalışmalarına “ma- KONEXPO Sanayi, Ticaret
halleden yönetim” anlayışı ve Kültür Fuarı gibi uluslaragetirilir.”
rası alanda büyük organizasyonlara 3 defa KONSİAD YöAbdullah Başcı tarafından
netim Kurulunda görev yapan
Güngören’de uygulanan bu
arkadaşları ile birlikte imza
projeler, AK Parti İstanbul
atmış İstanbul Milletvekilimiz
İl Başkanlığınca da takdiAbdullah Başcı’ya TBMM’de
re şayan görülerek, bunlar
üstün başarılar dilerken şunu
İstanbul’un tüm ilçelerinde
söylüyoruz; Konyalılar, Kauygulanır. ramanlılar, Edirneliler, İstanO kadar yoğunluğun arasında bullular ve Rumelililer; “Sizeğitimi ve öğrenmeyi kendine lerin bir evlâdı olan Abdullah
düstur edinen Abdullah Baş- Başçı’nın kapısı, sofrası ve
cı, İstanbul Sabahattin Zaim gönlü daima hepinize açıktır.”
13
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
BİYOGRAFİ
Üniversitesi’nde Türkiye’nin
“Kentsel Dönüşüm” alanında
ilk yüksek lisans programına
öğrenci olarak kayıt yaptırarak
öğretim hayatını sürdürür.
KURUCU BAŞKANIMIZ
HAKK’KA YÜRÜDÜ
VEFAT
1995 yılında bir grup işadamı ile
birlikte “Müstakiller İnşaat A.Ş.”ni
kuran Mustafa Imık, vefatına kadar
geçen süre içinde yönetim kurulu
başkanı olduğu bu firma adı altında Güneşli Hayat Park AVM’ninde
içinde bulunduğu büyük yatırımlara
imza atmıştır.
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
14
Mustafa Imık, aslen Konya İli Bozkır İlçesi Bağyurdu köyünden olup,
10.05.1953 tarihinde İstanbul’da
dünyaya
gelmiştir.
İlkokulu
Sultanahmet’te, ortaokul ve liseyi İstanbul İmam Hatip Lisesi’nde
1972 yılı mezunu olarak tamamladı.
Fark dersleri sınavını vererek Şehremini Lisesi’nden de diploma aldı.
Resim ve çizim kabiliyeti dolayısı
ile öğretmenlerinin yönlendirmesi ve Mimar olmak düşüncesi ile
girdiği sınavları kazanarak Mimar
Sinan Güzel Sanatlar Fakültesine
kayıt yaptırdı, fakat babasının yönlendirmesi ve o dönemin koşulları
gereği okula gitmeyerek, çalışma
hayatına baba mesleği olan meyve
ve sebze komisyonculuğu ile başlamıştır. Daha sonraki yıllarda bu
ticaretin yanı sıra inşaat müteahhitliği yaparak birçok projeyi hayata
geçirmiştir.
Gençlik yıllarından itibaren sosyal
bir hayatı tercih etmiş ve insanlara
fayda sağlayacak ideallerini hayata
geçirmek için sürekli çalışmıştır.
1990 yılında Refah Partisi’nde siyasi parti faaliyetlerine başlamış ve
uzun yıllar aktif olarak siyasi çalışmalar içinde bulunmuştur. Bahçelievler Belediyesinin Kurucu Meclis
üyelerindendir.
İlim Yayma Cemiyeti, İmam Hatip
Okul Koruma Dernekleri, Bahçelievler İlçe Kaymakamlığı Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Kurulunda görevler alan Mustafa Imık,
Konya Bozkırlılar Vakfı Genel Başkan Yardımcılığını, Konyalı Sanayici ve İşadamları Derneği (KONSİAD) Kurucu Genel Başkanlığını
yapmıştır. Mustafa Imık, İhya Vakfı
Yönetim Kurulu Üyesi olarak bu
vakfın İstanbul içinde ve dışında
yapmakta olduğu Kur’an Kursu ve
yurt binalarının inşaat işlerinden sorumlu İnşaat Komisyon Başkanlığı
görevini de yürütmekte idi.
Gana Dostluk ve Yardımlaşma
Derneği (GANADER)’in 2011 yılı
kurucu üyelerinden olan Mustafa
Imık, ilk Gana ziyaretinde bulunanlardandır. Derneğin faaliyetlerinden olan Halaka (Gündüzlü Kuran
Kursu), iftar, kurban ve gıda gibi
yardımlarda tek tek kapı kapı gezerek yardımlar toplayıp Gana’yı
şu andaki mevcut üyelere anlatmış,
2012 yılında Gana’ya gidişlerinde
Gana’nın en önemli Caddelerinden
Kanda yolu üzerinde 18 dönümlük
arsayı gözüne kestirmiş ve bunun
araştırması içine girmiş burada bir
Camii yapalım deyip tüm üyelere
büyük bir heyecan vermiş ve bu
büyük yapı için ilk adımı atmıştır.
Türkiye’de kurulan İnşaat komisyonuna başkan seçilmiş ve sağlığında
inşaatın her aşamasında en büyük
karar mercii olmuştur.
2016 yılı başında rahatsızlanarak
beyin ameliyatı olan Mustafa Imık;
07.02.2016 tarihinde İstanbul’da
hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi 08.02.2016 günü Bahçelievler Mahallesi Şehit Yaşar Musaoğlu
Camisinde öğle namazını müteakip
dost, akraba ve hemşehrilerinin bulunduğu çok sayıda seveninin katıldığı cenaze namazı sonrası Topkapı
Anıt Mezarının yanındaki aile kabristanlığına defnedilmiştir.
Cömertliği ve hayırseverliği ile de
gönüllere taht kuran KONSİAD
Kurucu Başkanımız “Vakıf İnsanı” Mustafa Imık Ağabeyimizin
mekânını Allah Teâlâ cennet eylesin. (Âmin)
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
16
Sanayimizin, Savunma, Havacılık ve Uzay sektörlerinde verimliliğinin yükseltilerek, rekabet
edebilirliğinin artırılması gerekmektedir. Bunu sağlamak üzere
konuya odaklı çalışan, nitelikli
işgücüne sahip, güç birliği ile
ileri teknoloji ürünler üretebilen
firmaların sayısını çoğalmak zorundayız. Ancak bununla birlikte
bu şekilde üretilmiş ileri teknolojik ürünleri uluslararası arenada
satabilen, ulusal ve bölgesel girişimler ile bunları destekleyecek
yapılara şiddetle ihtiyacı vardır.
Kümelenme mantık olarak; güç
birliğinin ortaya çıkardığı sinerjiyi, daha büyük ekonomik
değerlere dönüştürmeyi hedefleyen, firmalar ve kurumlar
arasında, etkileşim, iş birlikleri,
çözüm ortaklıkları kuran, coğrafi
yoğunlaşma stratejisine dayalı,
ortaklaşa iş yapma ve geliştirme
yolu ile rekabet etme ve ortak
kazanma modelidir.
Kümelenerek, ortak bir hedefin yakalanması doğrultusunda,
İstanbul hinterlandında faaliyet
gösteren 100.000 sanayici firmamızın gücünü, başta Savunma
Sanayi Müsteşarlığı (SSM) olmak üzere, İstanbul Ticaret Odası (İTO), İstanbul Sanayi Odası
(İSO) ve Deniz Ticaret Odası
(DTO) gibi STK’larımızın destekleri ile 2015 yılı Mart ayı
içinde, 27 kurucu üyenin girişimleri ile SAHA (İstanbul
Savunma, Havacılık ve Uzay
Kümelenmesi) Derneği kurulmuştur. Küme merkez olarak SSM ve İTO ana ortaklığında
Pendik’te kurulmuş olan Teknopark İstanbul’u seçmiştir.
Edirne’den başlayarak, Tekirdağ, İstanbul, İzmit, Yalova,
Adapazarı ve Düzce’ye uzanan
Kuzey Marmara koridorunda,
esasen birbirine bağlı bir sacayağı niteliğindeki, Savunma
Havacılık ve Uzay sektörlerinde
kümelenme oluşturmak üzere
kurulan SAHA İSTANBUL’un
temel amaçlarından bazıları;
§Savunma, havacılık ve uzay
konularında çalışan veya çalışma potansiyeli olan firmalar
arasındaki iletişimi ve işbirliğini
sağlamak,
§Havacılık sektörüne giriş için
bariyer olarak görülen, sertifikasyon ve akreditasyon süreçlerinde de, destek ve rehberlik hizmetleri vermek, ilerleyen süreçte
akredite test merkezleri kurarak
bu hizmetleri doğrudan vermek,
ya da çalışmalarını bu alanlara kaydırma niyetinde olan işletmelerimizi, ileri teknolojiler
odaklı Teknopark İstanbul, üniversiteler, onların teknoparkları
ve araştırma merkezlerini, sektörel yol haritası ve işbirliği ağı
içinde birleştirerek, ülkemizde
ve dünyada SAHA İstanbul
firmalarını savunma, havacılık
ve uzay teknolojileri dalında
lider yapmak, ulusal ve uluslararası pazarlarda etkin bir oyuncu
haline getirmektir.
İstanbul ve Çevre İller Hinterlandındaki Değerler;
§Sabiha Gökçen Havalimanı
çevresinde 2.000.000 m² bir arazide, etap etap kurulmakta olan
Teknopark İstanbul Projesi,
§Gebze Muallimköy’de yapımı
devam eden Bilişim Vadisi Projesi,
§THY Hava Bakım Onarım
Merkezi (HABOM)’un varlığının yanında, uçak teçhizatı yerlileştirme çalışmalarında önemli
mesafeler kat edilmiş olması ve
tamamen millileştirme hedefleri,
§Sektörün ihtiyaç duyduğu ana §Teknik performans rekorları
ürün, yedek parça ve ekipmanı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin
üretebilecek, mekanik, elektro- envanterine girmeyi başaran, ilk
nik, kimyasallar, mikro üretim ve tek İnsansız Hava Aracımız
teknolojileri, nanoteknolojiler, BAYRAKTAR’ın, İstanbul’da
tasarım gibi alanlarda çalışan üretiliyor olması,
§Yerli ve yabancı 300’ün üzerinde hava yolu şirketlerinin
merkezlerinin ya da Türkiye
temsilciliklerinin İstanbul’da olması,
§İstanbul›un, Ana Ürün, Yedek
Parça, Ekipman, Mekanik
Tasarım ve Üretim gibi alanlarda
odaklanmış olan, Otomotiv,
Endüstriyel Tekstil, Kimyasallar,
Hassas Plastik ve Metal Parça,
Yazılım, Elektronik Tasarım,
mikro üretim teknolojileri, nanoteknolojiler, ileri malzemeler
ve özelikle havacılık için kritik
önemde olan nano-kompozitleri
gibi Sektörlerde, Güçlü, Pratik
ve Dünya’ya açık, yüksek katma
değerli bir Sanayi dokusuna sahip olması,
§50’nin üzerinde üniversite,
araştırma kuruluşu ile akademik
ve bilimsel bir ekosisteme sahip
oluşu,
§Yetişmiş kaliteli insan kaynağı ve bunların saha tecrübesi,
gibi pek çok nedenlerle İstanbul
Bölgesi, Sivil Havacılığın Doğal
Üssü haline gelmiştir. Doğru bir
altyapı kurulup, sıklet merkezi
oluşturulduğu takdirde, yakın
bir gelecekte imalat, bakım ve
yolcu transferinde, üç kıtanın
Gemi İnşa Sanayi,
- Berberinde yan sanayi
sağlayan ve geliştiren,
- Teknoloji transferini cezbeden,
- Ülke savunmasına kattığı yeni
gemilerle kazandırdığı teknoloji
ile stratejik önem taşıyan,
- Bakım onarım hizmetleri ile
sanayi sektörünü destekleyen,
- Yan sanayi ile birlikte yaklaşık
1’e 7 oranında istihdam
sağlayan bir ağır sanayi kolu
olması sebebiyle, yerli sanayinin
lokomotif sektörlerinden biridir.
TRJ628 Sivil Yolcu Uçaklarının
yerli olarak Türkiye’de üretiminin yapılması için anlaşma imzalanmış olup, bu projenin üretim
altyapısının kısmen ya da tamamen İstanbul’a kazandırılabilmesi imkânı vardır ve bu konuda
çalışmalar devam etmektedir.
SAHA İstanbul’un Somut Olarak Hedeflediği Faaliyetler;
Bununla birlikte, Gemi İnşa Sanayii de, Savunma Sanayi alanında
önemli ve stratejik bir kalemdir.
Gerek askeri, gerekse sivil maksatlı gemi inşa sanayinde İstanbul
ve yakın çevresi, önemli bir merkez konumundadır.
§Özellikli alanlar ya da ürünler
geliştirmek sureti ile, Sektörel
İhtisaslaşma yolu ile, Dünya
Markaları ortaya çıkartarak, küresel rekabet avantajı oluşturmak,
İstanbul
Tuzla
tersaneler
bölgesinde 27, Yalova bölgesinde
21, Karadeniz Ereğli Bölgesinde
8, Kocaeli körfez bölgesinde
6 ve Sakarya bölgesinde 1,
Çanakkale›de 1 olmak üzere,
Türkiye’deki
toplam
72
tersanenin 64›ü SAHA İstanbul
hinterlandı içindedir.
Savunma Sanayi Müsteşarlığı,
halen devam etmekte olan, Denizaltı, Su Üstü, Muharip, Çıkarma, Sahil Güvenlik, İkmal,
Kurtarma ve Araştırma Gemileri gibi, devam projelere büyük
önem vermektedir.
§Bölgede mevcut potansiyeli kullanarak yüksek teknolojik
ürün geliştirmek ve üretmek için
bölge firmaları arasında ortak bir
sinerji oluşturarak, işbirliği imkanları sağlamak,
§Üyeler arası işbirliği ile kritik
ortak projeler yürütmek,
§Milli projelerde yerli katkı
oranını arttırmak,
§Kamu, özel ve uluslararası
ihalelerde güç birliği yapmak,
§Milli üretim politikaları geliştirilmesine katkı sağlamak,
§Belirli ihtisas alanlarında,
MAKALE
MAKALE
HASAN BÜYÜKDEDE
sivil havacılık merkezi haline
gelmesi de kaçınılmaz olacaktır.
Sabiha Gökçen Havalimanını
da içine alan İTEP (İleri Teknoloji Endüstri Parkı) Projesi’nin
son aşaması olan Teknopark
İstanbul’da, 2015 yılı itibariyle
100’ün üzerinde Ar-Ge şirketi bulunmakta olup, bunların
büyük kısmı, SAHA İstanbul
Kümesinin odak alanlarında
faaliyet göstermektedir. İkinci
etap inşaatlarının da tamamlanmasıyla birlikte projede, 300
Ar-Ge Şirketi ve 5.000 Ar-Ge
personeline ulaşılacağı öngörülmektedir. 2023 yılı hedefleri
çerçevesinde ise 1.000 Ar-Ge
şirketinin, 30.000 Ar-Ge personeli istihdam ederek, toplam 10
milyar dolarlık ciroya ulaşması
hedeflenmektedir.
17
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
“SAHA”
İSTANBUL
§150 Milyon yolcu kapasiteli,
dünyanın en büyük hava limanlarından birinin, İstanbul’da yapılıyor olması, bu havaalanının
da faaliyete geçmesi ile birlikte, birisi küçük uçaklar olmak
üzere sahip olduğu toplam dört havaalanında, yıllık 240 Milyonun üzerinde yolcu kapasitesine
ulaşılarak, İstanbul’un Avrupa,
Asya ve Afrika üçgeninde hava
ulaşım, aktarım, uçak bakım ve
hava kargo üssü haline gelecek
olması,
§Geçici ve daimi sergiler oluşturmak,
§Bölgenin ve dolayısıyla ülkenin sosyal ve ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmak,
§İhtisas
Bölgeleri,
Organize
§Üyelerin Kamu kurumları,
Üniversiteler,
Araştırma
Kurumları, STK’lar ve Kalkınma
Ajansları ile arasındaki işbirliğini
tesisi etmek, geliştirmek,
MAKALE
§Uluslararası
akreditasyonu olan Test ve Belgelendirme
Merkezleri kurmak ve işletmek,
Ortak hukuk ve sınai mülkiyet
hakları hizmetleri yürütmek,
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
18
§Sektörel Envanter çıkarmak,
detaylı veri tabanı ve network
oluşturmak,
§Ortak dış ticaret faaliyetlerinde bulunmak,
§Ulusal/Uluslararası fuarlara
katılmak, fuar düzenlemek ve
bunlara katılımları için üyelerini
teşvik etmek,
§Aynı alanda faaliyet gösteren
Ulusal/Uluslararası Dernek ya
da Kurumlara Üye olmak, bunlarla ortak faaliyetler gerçekleştirmek,
§Üreticilerini artan yetenek
ve işbirlikleri sayesinde, tercih
edilir firmalar haline getirmek,
Savunma, Havacılık ve Uzay
okulları kurmak, suretiyle her
düzeyde insan kaynağı ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlamak,
§Devlet ve özel eğitim kurumları ile eşgüdüm içinde olmak,
üniversite, sanayi işbirliğini sağlamak,
§Girişimci ruhlu araştırmacılar
yetiştirmek,
§Savunma, Havacılık ve Uzay
Sektöründe
Cihaz/Malzeme,
Havacılık Teknolojileri Üreticilerinin; üretimde verimlilik, tanıtım, pazarlama ve markalaşma
alanlarını içine alan tüm konularda ihtiyacı olan kümelenme
faaliyetleri yürütmek,
§İstanbul’u sivil havacılık,
insansız hava araçları ve gemi
inşa sanayinin merkezi yapmak,
§Bölgenin ve dolayısıyla ülkenin sosyal ve ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmak,
§İhtiyaç duyulan alanlarda
kümelenme
faaliyetleri
yürüterek ve bu gayretleri milli
projelere yönlendirerek firmalarımızın mevcut yeteneklerinin
devreye sokulması,
§Yeni yetenekler kazandırmayı
teşvik,
§Henüz sahip olunmayan yüksek kalitede metal, kompozit ve
yarı iletkenlerin üretilmesini teşvik,
§Kümelenmeler yoluyla işbirliği, çözüm ortaklığı ve sinerji
oluşturulması,
SAHA İstanbul olarak, dışa
bağımlılığı ortadan kaldırmak
amacı ile hem imal ettirecek
kurumları hem de sanayicilerimizi milli üretim ve yazılıma yönlendirecek, devletimizin yerli sanayini geliştirme
hedeflerinde yardımcı olacak
bir sistem kurmuş olacağız.
İhtisas OSB, İnsansız Sistemler
Mükemmeliyet Merkezi, Test,
Sertifikasyon ve Kalibrasyon
Merkezleri kurulması ve bu
bölgelerin spesifik ürünler için
üretime açılmasını sağlama yönünde gayretlerimiz devam etmektedir.
1923’te savaş ganimeti olarak ele
geçen uçak motorlardan yararlanarak ilk Türk uçağını imal edip,
1925’de “VECİHİ K-VI”adını
verdiği uçağını uçuran Vecihi
HÜRKUŞ’ların, 1936’larda
“Benden bu millet için bir şey
istiyorsanız, en mükemmelini istemelisiniz. Mademki bir millet
tayyareniz yaşayamaz, öyleyse
bu yaşama vasıtasını başkalarının lütfundan beklememeliyiz.
Ben bu uçakların fabrikasını
yapmaya talibim.” sözleriyle
ortaya atılıp yerli uçak yapmayı
başaran Nuri DEMİRAĞ’ların
o yıllarda başardıklarını, hatta
daha fazlasını biz neden bugün
başarmayalım.
Havacılık ve uzay sanayi gibi sayısız yüksek teknolojinin yuvalandığı bir sektörün filizlenmesi
ve büyütülmesi milli bir görevdir. Bu alanda faaliyet gösteren;
özellikle Edirne’den, Düzce’ye
kadar Kuzey Marmara bölgesinde faaliyet gösteren ve Savunma
Havacılık ve Uzay sektörüne
ürün hizmet ve yazılım üretme
kapasitesi ya da vizyonu olan
bütün firmalarımızı SAHA İSTANBUL Savunma Havacılık
ve Uzay Kümelenmesi Derneğinde yer almaya, birlikten doğacak gücün bir parçası olmaya
davet ediyoruz.
MAKALE
Sanayi
§Bilgi, teknoloji ve yenileşim
ruhu ile donatılmış, girişimci
ruhlu araştırmacılar yetiştirmek,
19
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
§Mükemmeliyet Merkezleri,
TERÖR,
ORTAK YAŞAMA KÜLTÜRÜMÜZE
ZARAR VEREMEYECEK
MAKALE
Prof. Dr. Mustafa ŞAHİN
Selçuk Üniversitesi Rektörü
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
20
Son aylarda Doğu Anadolu ve
Güneydoğu Anadolu Bölgemizde mahallelerde çukur ya
da hendek kazmak suretiyle
güvenlik güçlerimize yönelik
gerçekleştirilen çeşitli saldırı
girişimleri ve eylemlerini ülkemizin ve milletimizin huzuruna, barışa, ortak yaşama
kültürümüze karşı gerçekleştirilen insanlık suçu olarak
değerlendiriyorum.
Halkımızın huzur ve güvenliği için gayret gösteren ve son
aylarda belki de tarihimizin en
büyük terör operasyonlarına
imza atan güvenlik güçlerimize yönelik bu tür girişimlerin
bir an önce sonlandırılması
gerekmektedir. Yıllardan bu
yana ülkemizde kan döken,
binlerce şehit vermemize neden olan hain terör örgütü ile
mücadele sürerken, bazı kesimlerin devletimiz tarafından bölge halkının güvenliği
için yapılan bu operasyonları
eleştiren bildiriler yayınlamasını ise idrak etmekte güçlük
çekiyorum. Akademik özgürlükle bağdaşmayan bu açıklamalara imza atan öğretim
üyelerine en anlamlı cevabı
birlik ve beraberlik duygusu
içinde karşı deklarasyon yayınlayan ve kısa sürede çok
sayıda imza toplayan akademisyenlerimiz vermiştir.
Terör örgütünün saldırıları ve
terör destekçilerinin bu girişimleri, geride sadece acılı
aileler bırakmakla kalmayıp,
milletimizin geleceğini, evlatlarımızın aydınlık yarınlarını,
milli birlik ve beraberliğimizi hedef almaktadır. Bölücü
terör örgütü ile hain destekçileri, toplum istikrarımızı
bozmak, kaynaklarımızı heba
etmek ve milletimizi huzursuzluğa sürüklemek istemektedirler. Ancak bu girişimler
inanıyorum ki asla başarılı
olamayacaktır. Milletimizin
tarihten gelen kültür, gelenek
ve her şeyden önemlisi sevgi
bağı her daim güçlenecek ve
tarih boyunca olduğu gibi ül-
kemizi kaos ortamına sürüklemek isteyen bu tür çabalar
sonuçsuz kalacaktır.
Ülkemiz, kamu düzenine ve
millet huzuruna yönelik bu ve
benzeri girişimlere asla müsamaha göstermeyecektir. Gerçekleştirilen bu operasyonlar,
inanıyoruz ki önümüzdeki
dönemde bölgede huzuru ve
istikrarı sağlayacak, ülkemiz
kısa süre içinde terör belasından sonsuza kadar kurtulacak
ve bölgede barış yeniden tesis
edilecektir.
Milletimizin bekası için bu
operasyonları gerçekleştiren
devletimiz ve hükümetimize, bölgede canları pahasına
mücadele eden kolluk kuvvetlerimize sonsuz minnet ve
şükranlarımı ifade ederken,
bölgede yaşamını yitiren güvenlik güçlerimize Allah’tan
rahmet, kederli aileleri başta
olmak üzere tüm ulusumuza
başsağlığı diliyorum.
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
22
Ben, A. Tahir Gönenç. Konya
doğumluyum. Evli ve 3 erkek
çocuk babasıyım. NTG Plastik
Sanayi ve Ticaret A.Ş’ de Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısıyım. 2002 yılında, Ağabeyim Sayın Nesip Gönenç ile
isimlerimizin baş harflerinden
oluşturduğumuz NTG markası ile HDPE Boru Ek Parçası
üretimi için gerekli proje ve fizibilite çalışmalarına başladık.
faaliyetleriyle başlayarak kalıp
tasarımlarını ve üretimlerini
kendi bünyemizde tamamlayarak kısa sürede hazırlık aşamasını bitirdik. 2004 yılında,
enjeksiyon kalıplama yöntemi
ile HDPE Boru Ek Parçaları
üretimine başladık. Hızla ürün
portföyümüzü genişleterek ve
Uluslararası Belgelendirme
çalışmalarını tamamlayarak
(Dvgw, Tzw, Wras, Tse gibi
Sertifikalar) ilk ihracatımızı
Avrupa’ya gerçekleştirdik ve
böylece motivasyonumuz olan
ihracat hedefimize odaklandık.
Kısa sürede gelinen bu nokta,
beraberinde büyüme ihtiyacı
da getirdiğinden, İstanbul’daki
üretim tesisimizi Sakarya’da
kurduğumuz 14.000m² kapalı
alana sahip yeni fabrikamıza
taşıdık ve 2012 Haziran ayından beri bu tesiste faaliyetimize devam etmekteyiz.
Sektörel Anlamda NTG
Plastik Hangi Çözümleri
Sunmaktadır?
Daha önce Elektrik ve Seramik sektörlerinde, yine marka
olmuş firmalar kurup işlettiğimizden 40 yıllık bir sanayicilik tecrübemiz hali hazırda bulunmaktaydı. Edindiğimiz bu
tecrübeyi ve deneyimi NTG
Plastik’e başarılı bir şekilde
aktardık. İşe önce mühendislik
-NTG Plastik olarak birbirinden farklı sektörlere çözüm
sunmaktayız. Özellikle; Su
ve Doğalgaz Dağıtım Hatları,
Isıtma-Soğutma, Arıtma, Tarımsal ve Sanayi Uygulamaları, Madencilik, Yangın Hatları gibi alanlarda kullanılmak
üzere, ürünlerimiz birçok firma tarafından tercih edilmek-
tedir. Ürünlerimiz hakkında
biraz daha detaylı konuşursak; enjeksiyon Kalıplama
Yöntemi sayesinde 20 mm
ile 1.000 mm arası çapa sahip
HDPE Boru Ek Parçası üretimi yapmaktayız. Ürün gamımız arasında, Spigot ürünler,
EF ürünler, PE-Metal Geçiş
Adaptörleri ve PP Kaplı Flanşlar bulunmaktadır. Standart
üretimde olmayan ancak proje gereği ihtiyaç duyulan özel
imalat pe100 ürünleri için de
müşterilerimize mühendislik
çözümleri sunabilmekteyiz.
Sadece kaliteli üretim değil,
kaliteli uygulama da gerekli olduğuna inandığımız için
kaynak ve malzeme ile ilgili
eğitim hizmetimiz de mevcut. Bu kapsamda PE100
malzeme kullanan ustalara ve
kontrol birimlerine gerek fabrikamızdaki tam teşekküllü
eğitim salonumuzda, gerekse ürünlerimizin kullanıldığı
yerlerde kaynak eğitimleri
vermekteyiz. Ücretsiz olarak
sunduğumuz bu eğitimlerde
amacımız sadece kaynak
kalitesini yükseltmek değil,
aynı
zamanda
eğitimli
uygulayıcılar yetiştirerek şantiye ortamında ürünlerimizin
bilinçli olarak kullanılmasını
sağlamaktır.
NTG’nin Sahip Olduğu
Belgeler Nelerdir?
-Firmamız ISO 9001 Kalite
Yönetim Sistemi yanı sıra ISO
14001 Çevre ve OHSAS 18001
İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri’ne de sahiptir.
Kalite Yönetimi ve Kontrol
Müdürlüğü’ne bağlı Laboratuvarımızda, standartların gerektirdiği tüm testler sürekli
olarak yapılmaktadır. Ayrıca,
sürdürebilir kalite için ürünlerimize parti numaraları ile izlenebilirlik sağlamaktayız. Her
parti üretim için standardın gerektirdiği tüm testler yapılmakta
ve düzenlenen 3.1 Belgesi ile
birlikte müşterilerimize sevk
edilmektedir.
NTG’nin Vizyonu Nedir?
-Sektöründe, farklılıkları ile
öncü, çevre ile dost, teknolojik
atılımlarıyla etkili ve kalite anlayışı ile müşteri odaklı bir dünya
markası olmak, NTG Plastik’in
vizyonudur.
Sağlığı ile sistem ve enerji verimliliği olduğu için fabrikamız
bünyesinde sürdürebilir enerji
- Enerji verimliliği konusunda, kaynakları etkin bir şekilde
amacımız üst düzey kalitede yararlanılmaktadır.
ürün üretip müşterilerimize sunarak, hatlarda oluşabilecek ka- Dünya’ya NTG’nin İhracatı
yıp, kaçak ve sızdırma problem- Nedir?
lerine karşı çözüm üretmektir.
Özellikle su ve gaz hatları için, -NTG Plastik olarak şu anda 5
kullanılan malzemenin yeterli kıtada, 40’ı aşkın ülkeye bayilik
kaliteye sahip olmaması neti- kanallarıyla ihracat yapmaktacesinde arızalar yaşanmaktadır. yız. İhracat oranımız 2015 yılı
Bu arızalar tespit edilinceye itibari ile % 65 olup bunun %
kadar ciddi oranlarda su ve gaz 40’ı Avrupa’ya gerçekleşmektekaybı olmaktadır. Arıza tespit dir. Ürünlerimiz teknik ürünler
edildikten sonra da bu arızanın olduğu için çok sıkı denetimlere
tamiri için zaman ve işçilik kay- ve belgelendirme aşamalarına
bının yanı sıra, zemine döşenen tabidir. Uluslararası geçerliliğe
kaplamalar da zarar görmekte- sahip Belge ve Sertifikalarımıdir. Bu nedenle özellikle bu tür zın yanı sıra gerekli ülkeler için
altyapı sistemlerinde her hangi ülke bazlı belgelendirmelerimiz
bir olası sıkıntıyla karşılaşma- de mevcuttur. Bazı ülkeler için
mak için kaliteli ürünlerin kul- sevkiyat bazlı denetimler de
lanılması son derece önemlidir. gerçekleşmektedir.
NTG plastik ürünlerinin kullanıldığı projelerin daha az enerji
ve işçilik maliyeti ile daha kısa
zamanda tamamlanması neticesinde ciddi bir enerji tasarrufu sağlanmaktadır. Örneğin
flanşlarımızı % 30 cam elyaf
takviyeli üreterek korozyona
uğramasını önlüyoruz. Bu sayede tüm sistemin ömrünü ciddi
oranda arttırıyoruz.
NTG ve Çevre, Anlatır
mısınız?
Ek olarak, Çevre bilinci gelişmiş
bir firma olarak, enerji verimliliği
ve üretim kalitesini artırmak için
kurulan Bakım Bölümümüz
tesisimizde bulunan tüm makine ve ekipmanlara periyodik
bakımlarını gerçekleştirmekte
ve enerji sarfiyatlarını ölçerek
verimlilik optimizasyonu yapmaktadır. Atılacak her adımda
öncelik her zaman İş ve İşçi
Yapılan eğitimçalışmalarıvekullanıcılarla olan iş birliğimiz neticesinde ürün gamımızı günden
güne çeşitlendirmekteyiz ve
çözüm sunan yenilikçi ürünleri
tasarlamaktayız.
NTG’nin Hedefleri Nelerdir?
-Güven duyulan ve aranılan bir
marka olarak hedefimiz, müşterilerimizin beklentilerine kalite
ve istikrarla karşılık vermek, satış sonrasında da yanlarında olmak, yatırımlara devam ederek
alanımızda en iyiye ulaşmak,
sürdürebilir büyümeyi sağlayarak artan ihracat ile dünya
pazarındaki payımızı arttırmak
ve Türkiye’nin geleceğine daha
fazla katkı sağlamaktır.
RÖPORTAJ
RÖPORTAJ
Bizlere Kendinizi
Tanıtır mısınız?
-NTG’yi
dünyadaki
rakiplerinden ayıran en önemli özelliği kendi bünyesinde
bulundurduğu
Mühendislik
Birimidir. Bu sayede Mühendislik Bölümü’ne bağlı bulunan kalıphanemiz, NTG’nin
ürün gamını çeşitlendirme, ürüne hâkim olma, hızlı manevra
kabiliyeti ve çabuk çözümler
sunma gibi imkânlar sağlayabilmektedir. Ayrıca, Mühendislik
Departmanımız yeni ürün, yeni
kalıp, sistem geliştirme, robot
ve otomasyon amaçlı Ar-Ge çalışmalarını her daim sürdürmektedir.
Enerji Verimliliği İle İlgili
Söyleyecekleriniz Nelerdir?
23
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
NTG
PLASTİK
Farkındalık Oluşturmuş
NTG’nin Farkı Nedir?
KATILIM
BANKACILIĞI
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
24
tirmiştir. Daha sonra 1983 yılında
faizsiz bankacılık uygulamaları
tekrar sermaye piyasalarında yer
almaya başlamıştır.
20. yüzyılda İslâm ülkelerinde
yaşanan sanayileşme ve sermaye
birikimi hareketleri sonucunda
faizsiz finans hareketleri ihtiyacı
ciddi anlamda ortaya çıkmıştır.
Bu ihtiyaca bağlı olarak uluslararası bankacılık sektörünün
oyuncuları çeşitli faizsiz bankacılık ürünleri sunmuşlardır.
Türkiye’de bu ihtiyaca yönelik
ilk uygulama 9 Mart 1913’te kurulan Adapazarı İslam Ticaret
Bankası adıyla kurulan bankadır. Müslüman esnaf ve tüccar
sermaye güçlerini birleştirerek
Müslüman olmayan azınlıklara
ve yabancılara dayalı tefecilerin
zulmünden Müslüman tacirleri
koruma amacına kuruluş sözleşmesinde yer veren bu kuruluş,
usulü şeriye üzere iş yapmak hususunu prensip kararı haline ge-
Türkiye’de katılım bankalarının
çatı kuruluşu Türkiye Katılım
Bankaları Birliği’dir. Hali hazırda bu birliğe üye 6 adet katılım bankası mevcuttur. Birliğe
göre katılım bankacılığı tanımı
şöyledir: “Katılım Bankacılığı;
fon toplama ve kullandırma işlemlerinde “faiz” aracını kullanmayan, onun yerine fon toplama
işleminde kâr ve zarara katılma
modelini, fon kullandırma işleminde de müşteriye doğrudan
nakit verme yerine mal ve hizmet
tedariki, kiralanması, kâr/zarar
ortaklığı yatırımı modellerini uygulayan bir bankacılık türüdür.”
Türkiye’de de halkın bir kesimi
faize dayalı finansal enstrümanlara yatırım yapmamaktadır. Bu
nedenle faize dayalı çalışan bankalara gitmeyen fonlar atıl kalmaktadır. Tasarruf sahipleri ve
ekonomi açısından bir kayıp olan
bu atıl fonları değerlendirmek
amacıyla katılım bankaları kurulmuştur. Katılım bankaları ilke ve
prensipleri doğrultusunda risk ve
kâr paylaşımı esası ile yatırımları
değerlendirmektedir.
Klasik bankacılığın çalışma esası
faize dayalıdır. Katılım bankacılığın çalışma esası ise kâr payıdır.
Faizde önceden ne kazanılacağı bellidir, kâr payında ise para
toplanırken belli bir gelir taahhüdünde bulunulmamaktadır. Katılım bankaları fon kullandırırken
müşteriye doğrudan nakit ödeme
yapmazlar. Ödemeyi fatura karşılığında ve kredi müşterisinin işletmesi için ihtiyaç duyduğu malı
satan satıcıya yaparlar. Ödemeyi
yaptıktan sonra üzerine kâr paylarını ekleyerek müşteriyi borçlandırır ve müşteriden taksitler
halinde tahsil ederler. Böylece finansman, malın peşin alınıp üzerine kâr payı konarak vadeli satımı şeklinde yapılmış ve yapılan
işlem, ikrazat (nakit ödeme) şeklinde değil, ticaret şeklinde gerçekleşmiş olur. Bu yöntem aynı
zamanda verilen kredinin amaç
dışı, verimsiz ve spekülatif alanlara gitmesini önleyen ve kayıt
dışını kayda alan ideal bir finansman yöntemidir. Diğer taraftan,
katılım bankaları bazı konulara,
örneğin alkollü içeceklerin, tütünün üretim ve satışı ile uğraşanlara kredi kullandırmazlar. Faizli
enstrümanlara yatırım yapmazlar, faizli işlemlere yer vermezler.
Kâr payı katılımı, İslami endeks,
sukuk, tekafül sigorta, müşaraka,
murabaha, karz-ı hasen, müdaraba, katılım bankacılığının sermaye piyasalarında yer alan başlıca
finansal enstrümanlarıdır.
Türkiye Katılım Bankaları katılım bankacılığının pazardan aldığı
payın 2023 yılı itibariyle %15’e
ulaşmasını hedeflemektedir. MAKALE
Tüm dünyada yatırımcıların bir
bölümü faize dayalı yatırım araçlarından uzak durmaktadırlar.
Özellikle Müslümanlar açısından
bu durum zaruri bir ihtiyaç halindedir. Nitekim Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)
Veda Hutbesi’nde bu konuda
açıkça şu ifadelerde bulunmuştur: “Kimin yanında bir emanet
varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki faizin her çeşidi
kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de
Abdulmuttalib’in oğlu (amcam)
Abbas’ın faizidir. Lakin ana paranız size aittir. Ne zulmediniz ne
de zulme uğrayınız.”
25
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
MAKALE
Abdullah GÜZELDÜLGER
/Evdema
/Evdemavitale
MAKALE
Sağlık Bakanlığına bağlı olarak hizmet vermekte olan Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, denizcilik sektörü ile 180
yıllık ortak bir geçmişe sahiptir.
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
28
Uluslararası ticarette, maliyetlerin düşüklüğü, taşınan
mal miktarı ve güvenliği
açısından denizyolu taşımacılığı daha fazla tercih edilmektedir. Deniz ticareti ekonomik olmasının yanı sıra
büyük orandaki malların
taşınması bakımından da uygundur. Ayrıca turizmin gelişmesiyle yolcu gemileri ile
seyahat edenlerin sayısı her
geçen gün artmaktadır. Dünya deniz ticaretinin % 90’ı,
Türkiye’nin dış ticaretinin
ise % 86’sı denizyoluyla yapılmaktadır.
aynı oranda devam etmektedir. Karayollarında taşımacılık ortalama yüzde 11’lik
ve havayollarındaki yüzde
0,5’lik değerini korumakla
birlikte, demiryollarında yıllar itibarıyla azalma gözlenmektedir.
Gemi taşımacılığı sağlık açısından büyük öneme sahiptir. Gemiler, sağlık şartları
açısından diğer ulaşım araçlarına göre farklı özellikler
göstermektedir. Tarih boyunca, gemiler enfeksiyon
hastalıklarının bütün dünyaya yayılmasında önemli
Türkiye; dünyadaki merkezi bir rol oynamıştır. Gemiler,
konumundaki yeri ve 8.333 enfekte insanları veya sivrikm. sahil şeridi ile deniz
ulaşımının ülke dışı ve içinde etkili olabilecek bir konjonktüre sahiptir.
Türkiye dış ticaret taşımacılığının yüzde 86,2’si deniz
yolu, yüzde 11,2’si karayolu, yüzde 0,5’i havayolu,
yüzde 0,4’ü demiryolu, yüzde 1,7’si boru hattı ve diğer
taşınma yollarıyla sağlanmaktadır. Son 10 yıl gözden
geçirildiğinde deniz yolu
taşımacılığındaki bu önem
sinekler ve fareler gibi diğer
enfekte vektörleri limanlar
arasında taşıyabilmektedir.
Bu nedenle gemiler, hastalık
etkenlerinin ulusal ve uluslararası yayılımının bir aracı olarak görülebilir. Dünya
Sağlık Örgütü’nce 1970 ve
2003 yılları arasında gemilerle bağlantılı 100’den fazla salgın hastalık tespit edilmiştir. Ayrıca gemiler deniz
kirliliği açısından da önem
arz etmektedir.
Sağlık Bakanlığına bağlı olarak hizmet vermekte
olan Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, denizcilik sektörü ile
Uluslararası denizlerde seyahat eden Türk Gemiadamları, sağlık sertifikalarından
dolayı geçmiş tarihlerde
yabancı limanlarda sorunlar
yaşamaktayken, Genel Müdürlük olarak gemiadamları
sağlık işlemlerini yürütmeye
başladığımız tarihten itibaren bu sorunlar giderilmeye
çalışılmıştır.
Gemiadamı sağlık işlemi
yapan merkez sayımız ülkemiz genelinde 16’dan 25’e
çıkarılmıştır. Bu merkezlerimiz aracılığı ile yıllık 40
bine yakın gemiadamının
sağlık işlemi yapılmaktadır. Gemiadamlarının genel
muayenesi için yetki talep
eden yeni sağlık kuruluşlarına denetimler sonucu Genel Müdürlüğümüzce yetki
verilmiştir. Yetkilendirilmiş
sağlık kuruluşlarının yıllık
denetimleri düzenli olarak
yapılmaktadır.
MAKALE
Uzm. Dr. Hüsem HATİPOĞLU
Türkiye Hudut ve Sahiller
Sağlık Genel Müdürü
29
Bireylerin uluslararası seyahatle ilişkili sağlık risklerinden korunmasını sağlamak
ve gemiadamlarının sağlığını korumaya katkıda bulunmak kurumumuzun stratejik
hedeflerindendir. Dünyanın
her tarafına seyahat etme
olasılığına sahip gemiadamlarına seyahat sağlığı hizmeti olarak bilgilendirme
yapılmakta ve diğer ülkelerde ücret karşılığı uygulanan
aşılama hizmeti kurumumuzca ücretsiz olarak sunulmaktadır.
cılığı ile hizmet veren Tele
Sağlık Merkezimiz daha
modern alt yapıya sahip yeni
yerine taşınmıştır. Bu merkezimiz seyir halindeki ulusal
ve uluslararası deniz araçlarından gelebilecek sağlık
yardım taleplerine uzaktan
tıbbi yardım danışmanlığı
yapmakta ve gerektiğinde
tıbbi tahliye organizasyonunu ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak gerçekleştirmektedir. Dünyada
en tehlikeli iş kollarından
biri olarak kabul edilen denizcilik alanında çalışan, iş
444 83 53 no’lu “Gemide ve iş dışında kalan hayatlaSağlık Danışma Hattı” ara-
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
2016 GEMİ ADAMLARININ
SAĞLIĞINA KATKI
180 yıllık ortak bir geçmişe
sahiptir. Bu nedenle denizcilik sektörü Genel Müdürlüğümüz için öncelikli paydaş kuruluşlar içerisindedir.
Çünkü bu sektör ile faaliyetlerimiz birbirini desteklemektedir. Genel Müdürlüğümüz özellikle gemilerin ve
gemiadamlarının sağlığına
katkıda bulunan tek kuruluştur.
MAKALE
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
30
rını aynı ortamda yani gemide geçirmek zorunda olan
gemi adamlarının yaşayacağı sağlık problemlerine 7/24
saat yardımcı olunmaktadır.
2015 yılı içerisinde yaklaşık
1.100 vakaya sağlık desteği
verilmiştir. Ayrıca 444 77
34 no’lu “Seyahat Sağlığı
Danışma Hattı” aracılığı ile
tüm yurt dışına çıkan vatandaşlarımıza olduğu gibi yurt
dışına çıkan gemiadamlarına
da karada sağlık danışmanlık hizmeti verilmektedir.
Yurt dışına çıkan tüm vatandaşlarımıza üç GSM operatörü aracılığı ile Seyahat
Sağlığı Danışma Hattımız
hakkında kısa bilgilendirme
mesajı (SMS) gönderimine
başlanılmıştır.
“Gemi Denetimleri ve Gemi
Sağlık Sertifikası Düzenleme El Kitabı” ve “Gemi Sağlık Rehberi” doğrultusunda
ve uluslararası standartlarda denetime tabi tutulmaktadır. Denetimler sonunda
uluslararası geçerli ve 6 ay
süreli Gemi Sağlık Sertifikaları düzenlenmektedir.
Gemiler İçin Tıbbi Rehber,
Türk gemiadamı çalıştıran
gemilerde ve ilgili kurumlarda kullanılmak üzere kay- Denetimlerde tespit edilen
nak olarak ücretsiz dağıtıl- eksiklikler gemilerin sertifikalarına işlenmekte ve bu
maktadır.
sertifikalar üzerinden takip
Türk limanlarına gelen gemi- edilerek giderilmesi sağler Dünya Sağlık Örgütünün lanmaktadır. Yapılan bu degemiadamlarına
hazırlamış olduğu ve Ku- netimler
rumumuzca tercüme edilen sağlıklı bir yaşam ve çalış-
ma alanı sunmakta ve yurt
dışında gemilerin sağlık sorunlarından dolayı tutulmasının önüne geçilmektedir.
“Gemi Denetimleri ve Gemi
Sağlık Sertifikası Düzenleme El Kitabı” ve “Gemi
Sağlık Rehberi” kurumumuz
web sayfasında rehberler
bölümünde denizcilik sektör
çalışanlarının faydalanması
için yayınlanmaktadır.
Genel Müdürlük olarak
2016,
“Gemiadamlarının
Sağlığına Katkı Yılı” olarak
belirlenmiştir. Bu bağlamda
sağlık muayene ve sertifikasyon işlemi yaptığımız gemiadamları için ilave olarak
“Gemiadamı Sağlığına Katkı Projesi” başlatılmıştır.
Bu proje kapsamında anket
çalışmaları başlatılmış olup
gelecek talepler sonucu gemiadamlarına ilk yardım ve
temel tıbbi bakım, sağlıklı
beslenme, sağlıklı yaşam,
enfeksiyon hastalıkları gibi
konularda eğitim ve bilgilendirme desteği sağlanması
hedeflenmektedir. Yine 2016
yılı içinde uygun görülen
yerlerde gemiadamı sağlık
işlemi yapan yeni merkezlerin açılması yapılacaktır.
TÜRKİYE İÇİN
KATMA DEĞERLERİ MALLAR VE
İHRACATIN ÖNEMİ
MAKALE
Mehmet ÖĞÜTCÜOĞLU
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
32
2002 yılında Türkiye’nin istikrar adımlarını atması ile
birlikte G-20’ye girmesi,
ülkemizi dünya ekonomisine yön veren bir ülke konumuna getirmiştir. Bu başarı
Türkiye’nin son 13 yılda
ülke içerisinde yaptığı yatırımlarla (yollar, köprüler,
havalimanları, okullar, hastaneler, toplu konutlar vb.) etkili olmuştur. Bu büyüme ve
yenilik ülke içerisinde refaha
yol açarken, bu durum dünya devletlerinin de dikkatini
çekmiştir. Bu gelişmelerle
inşaattan turizme, tekstilden
tarıma kadar daha birçok
alanda ticaretlerin ve ziyaretlerin artmasına sebep olmuştur. Tabii ki bu durum siyasi
istikranın bir ürünüdür.
2002 öncesinde koalisyonla
yönetilen Türkiye’de ekonomi anlamında dış borçlanmaların artması, STK’ların pasif
olması, ülkedeki yatırımların
oluşamaması bizi hep kriz ortamında tutmuştur. Görünen
odur ki, Türkiye’nin büyümesi ve dünyada ekonomiye
yön veren ülkeler arasına girebilmesinin yolu, iktidarda
tek partinin bulunmasından
geçmektedir.
Sayın Ahmet Davutoğlu’nun,
dünya ülkelerinin liderleri ile
kurdukları üst düzey ilişkiler, atılan büyük ekonomik
adımlar ve birçok ülkeyle yapılan anlaşmalar, sanayici ve
iş adamlarımıza o ülkelerde
ticaretin kapılarını açtığı gibi
Türkiye’deki cari açığın kapanmasını da sağlamıştır. Ülkemizin bu istikrarlı ortamda
büyümesi için katma değeri
yüksek ürünler üretebilmesi
ve dünya ülkelerine pazarlaması oralarda marka haline
gelmesi zorunludur.
İhracatta hedef ülkelerin yer
alması ve ihracatın artması
için yeni ülkeler keşfedilip o
ülkelerde pazarlar oluşturulması şarttır. Özellikle gelişmemiş durumdaki sömürülmüş ülkeler bu ortam için en
uygun olanıdır. Girilmemiş
pazarlara girmek ve oralarda ilk olmak ülkemizin marka değerini arttıracağı gibi
o ülkelerden temin edilen
ham maddeler ile ihracatın
artmasına, üretilen ürünlerin
pazarlanması ile yeni pazarlar oluşturulmasına ve katma
değer sağlayacak markalar
oluşturmasına zemin hazırlayacaktır.
Cumhurbaşkanımız
Sayın Son 13 yılda Türkiye’nin dıRecep Tayyip Erdoğan Be- şardan ve içerden büyümesiyefendi ile Başbakanımız ni istemeyen ve kendilerine
bağımlı kalmasını isteyen
güçler; ülkemizde istikrarın
oluşmasıyla medyadan teröre, krizden dış ülkelerin
Türkiye üzerindeki oyunlarına ve onların uzantılarına
kadar ilerlememize engel
olamamışlardır. Türkiye’nin
hedef 2023 demesini isteyip, bu hedefe ulaşabilmesini
istiyorsak, ilk önce istikrar
ortamının siyasi temsilcisine
daha çok destek sağlanması
ve sonrasında katma değerli
üretim ve ihracatın önemini
arttırmak için yoğun gayret
göstermek
gerekmektedir.
Bunun yanında, 2023 hedeflerimizde daha istikrarlı bir
zemin oluşturmak istiyorsak
ihracat ve katma değeri yüksek ürünlerin üretimine de
özel bir önem vermemiz elzem gibi görünmektedir.
Bu düşüncelerle içinde bulunduğumuz 2016 yılının
ikinci çeyreğinden, hedef
2023 yolunda emin adımlarla ilerleyen Türkiye’nin
bu kutlu yolculuğunda bütün vatandaşlarımızın elele
ve gönül gönül gönüle bir
şekilde olması gerekliliğini
belirtir, saygı ve selamlarımı
sunarım.
Neslihan Zeytinci Akın
MAKALE
Türk eğitim sisteminin tarihçesi ele alındığında ilk göze
çarpan eğitimin önceliğinin
tarih boyunca mesleki eğitim
yönünde olduğu yadsınamaz
bir gerçektir.
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
34
Orta Asya’ya kadar uzanan
geçmişimizde küçük yaştan
itibaren çocukların geleceklerinde “ekmeklerinin parasını kazanacakları bir işleri
olsun” diye düşünülmüş ve
eğitim anlayışına da bu düşünce yön vermiştir. Aynı
zamanda sürekli üzerinde yaşadığı topraklar istilaya uğrayan Türk halkı askeri eğitimi
de mesleki eğitimle adeta bir
tutmuştur. Türk boylarının
Orta Asya’dan çıkışı ve zamanla Anadolu’ya yerleşmesi bu toplumun yapısını
hiş değiştirmemiş askeri ve
mesleki eğitim küçük yaştan
başlamak suretiyle tüm hayatı
yönlendirerek devam etmiştir.
Anadolu’da kurulan ve dünya
tarihinin en önemli medeniyetlerinden olan Anadolu Selçuklu devletinde de durum bu
halde şekillenmiştir.
turduğu için mesleki eğitime oldukça önem vermiştir.
Mevcut ekonomik faaliyetleri
toplumun yapısına uygun hale
getirmek için 12. Yüzyıl itibariyle zanaat ve zanaatkârlar
yetiştirme konusunda eksikleri gidermek amacıyla yüzyılın
sonuna doğru merkezden başlayarak tüm Anadolu’yu saran
“Ahilik” teşkilatını oluşturmuştur. Nasıruddin Mahmut
B. Ahmet tarafından kurulan
teşkilat kısa zamanda tüm
Anadolu’ya yayılmıştır. Teşkilat hem yapısını ticaret üzerine oturtmuş olan devletin
Anadolu Selçukluları, devlet varlığını sağlamlaştırmasında
yapısı da dâhil olmak üzere hem de Anadolu’da istihdam
tüm kurum ve kuruluşlarını ve mesleki eğitimin usta-çıticaret zeminine uygun oluş- rak bağlamında devamlılı-
ğında önemli rol oynamıştır.
Anadolu Selçuklu Devleti’nin
gelişimine ve ekonomik gücüne büyük katkılar sağlayan
bu sistem Osmanlı Devleti tarafından da benimsenip uzun
yıllar süre gitmiştir. XVII.
Yüzyıldan sonra “Lonca” ve
“Gedik” sisteminde varlığını sürdürmüş fakat Osmanlı
Devleti’nin gerileme döneminde tamamen ortadan kalkmıştır.
“Lonca” sisteminin Osmanlı
Devletinin Gerileme döneminde ne yazık ki bozulan ve
dağılan birçok kurum gibi yıkılması nedeniyle mesleki eğitim kaderiyle baş başa kalmış
bu konudaki devlet desteği ve
16/06/1986 tarihinde yürürlüğe giren 3308 sayılı Çıraklık
ve Mesleki Eğitim kanunu
günümüz şartlarına göre yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenleme zaman zaman Milli
Eğitim Bakanlığının ihtiyaç
gördüğü hallere göre yeniden
biçimlendirilmiştir.
Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti olarak geldiğimiz
noktada dünyanın gerçekleri
bize göstermektedir ki hangi alanda olursa olsun eğitim
bir ülkenin kalkınmasındaki en önemli silahtır. Asırlar
önce bu durumu keşfetmiş bir
milletin evlatları olarak atalarımızdan aldığımız miras,
tarih sürecinde her ne kadar
sekteye uğramış olursa olsun
son derece kıymetlidir ve yaşatılması ülkemizin hayrına
olacaktır. Bu durumda ülkemizin sistemli ve uzun soluklu yatırımlarını öncelikle
eğitime yapması gerekmektedir. Ancak bu şekilde gelişen
dünyanın gerisinde kalmadan
hem ekonomik olarak hem de
sosyo-kültürel alanlarda ilerlememiz mümkündür.
Cumhuriyetimizin ilk yıllarından başlayarak devam
eden sanayileşme süreci
2000’li yıllarda daha da artarak devam etmektedir. Gurur
kaynağımız olan bu durum
beraberinde bir sorunun ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
Kaliteli, iyi eğitim almış teknik ara personel eksiği başta
sanayi olmak üzere tüm sektörlerde kendini hissettirmektedir. Yazımızın başında sözü
edilen ahilik sistemindeki us-
MAKALE
MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM
SORUNU VE ÇÖZÜME BİR BAKIŞ
devletin yaptığı desteğin etkisiyle yükselişe geçmiştir.
35
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
ÜLKEMİZDE
1922’de yaptığı bir meclis
konuşmasında
“Efendiler!
Memleketimizin çocuklarını
hayatın içine girip ekonomiye katkı sağlar hale getirmek
için en gerekli olan husus;
eski tarzdaki mesleki eğitimi, yeni eğitim sistemimizin
esaslarına uygun hale getirerek uygulamaya başlamaktır”
demiştir. Burada bahsi geçen
Buraya kadar gördüğümüz eski yöntem, Osmanlı hatta
şudur ki: Mesleki eğitim kü- Anadolu Selçuklu döneminde
çük yaştan başlamak suretiyle yüzyıllarca “Ahilik Sistemi”
kültürümüzde önemli bir yer şeklinde devam eden mesleki
tutmaktadır. Mesleki eğitimin ve teknik eğitimdir.
Türk tarihinde de önemli bir
geçmişi olduğu ve hatta Türk Bu konuşmanın ardından
devletlerinin devamlılığı hu- gelen süreçte başta 17 Şususunda önemli rol oynadığı bat 1923 yılında İzmir İktisat Kongresi yapılmış ve bu
reddedilemez bir gerçektir.
kongrede alınan “Misak-ı İkCumhuriyetin kurulmasının tisadi” kararlarına ek olarak
ardından karşılaşılan ilk ve en çırak okullarının açılması katemel eksikliklerden bir tane- rarına varılmıştır. Savaşlardan
si de yetişmiş, becerikli insan yorgun düşmüş, yoksulluğu
gücünün yetersizliği olmuş- kaderiymişçesine benimsemiş
tur. Bu problemin çözümü ile Anadolu halkı bu süreçle beCumhuriyetimizin kurucusu raber toparlanma sürecine girGazi Mustafa Kemal Atatürk miş ve kısa sürede inkılaplayakından ilgilenmiştir. 1 Mart rın ve sanayileşme konusunda
denetimi nihayetine ermiştir.
Osmanlı Gerileme Dönemi
ile Türkiye Cumhuriyetinin
kuruluşu arasında geçen son
iki yüzyılda Anadolu’da başta
tarım ve ticaret olmak üzere
halkın tüm geçim kaynakları
süratle zayıflamış savaşların
da katkısıyla yoksulluk kaçınılmaz bir son olmuştur.
MAKALE
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
36
ta-çırak ilişkisi ve mesleği küçük yaştan itibaren öğrenerek
(çalışarak) ilerleme günümüz
koşullarında artık mümkün
değildir. Peki, günümüz
koşullarına göre düzenlenerek
mesleki ve teknik eğitim veren kurumların yetiştirdiği
öğrenciler ihtiyaca cevap
verebilecek düzeyde midir?
Bu sorunun en iyi cevabını
yetişmiş personel bulmakta
zorlanan sanayici vermektedir. Teknoloji çağının hızına
yetişmeye çalışan Türk sanayicisi bu konuda her geçen
yıl biraz daha artan istihdam
açığının sanayileşme sürecimizi yavaşlatacak kadar büyük bir sorun olduğunu ifade
etmeye başlamıştır. Yetişmiş
teknik personel açığını kendi
içinde eğitimsiz personeli işe
alıp çalıştığı dönem boyunca
çeşitli şekillerde eğiterek verimli hale getirmektedir. Zaman zaman yetiştirdiği personelinin alan değiştirmesiyle
de büyük zaman ve emek israfına maruz kalan sanayici
durmadan kanayan yarasına
merhem aramaktadır.
Oysaki mesleki eğitime verilen önemin arttırılması ve gerekli alt yapının Milli Eğitim
Bakanlığının Teknik ve Meslek Okullarında oluşturulması
halinde yetişmiş personelin
hem sanayiye hem de yurdun
ekonomisine büyük faydası
dokunacaktır. Bu sorunu yalnızca okul yetersizliği olarak
görmek de doğru değildir.
Elbette ki her ebeveyn, evladının en iyi şartlarda yetişmesini eğitim almasını ister.
Her anne – baba çocuğunun
eğitimi için tüm imkânlarını
seferber eder. Fakat bu noktada zaman zaman çocukları-
dan bu çözümler masaya yatırılmışken Mesleki ve Teknik
Eğitim veren kurumlar hiçbir
okula yerleşemeyen öğrencilerin yönlendirildiği okullar
konumundan çıkartılıp artık
kaybolmaya başlayan usta –
çırak kavramının çağa uygun
hale getirilerek uygulamaya
konulacağı bir eğitim sisteminin hızla hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu konuda
alınabilecek önlemlerden bir
tanesi Meslek Okullarında
halen devam etmekte olan
stajyerlik statüsünün güçlendirilip daha da etkin hale getirilmesi olabilir. Böylece hali
Gelişmekte olan ve ilerici he- hazırda uygulanan bir yöntem
defleri bulunan bir ülke olarak üzerinden çözüme doğru bir
elimizdeki kaynağın yani pek adım atılarak sağlam bir başçok gelişmiş ülkeye nasip ol- langıç yapılabilir.
mayan gençlerimizin bir an
evvel farkına varmalıyız. Bu Buraya kadar yazımızda 1923
konudaki tüm görev ve so- yılından beri gelişen ve hızla
rumlulukları devlete yükle- global dünya perspektifinde
mek de doğru bir tavır değil- yerini alan ülkemizin ulu
dir. Toplumun her kesiminin önder Gazi Mustafa Kemal
gücü doğrultusunda bu ko- Atatürk’ün koyduğu mürefnudaki eksiklikleri giderecek feh ve çağdaş Türkiye Cumeğitim kurumlarına destek huriyeti yolunda sağlam
olması ve sonrasında da ver- adımlarla ilerlemesi için alıdiği desteğin takibini yapması nacak tedbirlerin yalnızca bir
sorunların çözümünde etkili kısmından bahsettik. Bu bağbir yöntem olacaktır. Özel- lamda sorunun asıl muhatabı
likle özel sektörün, şahıs ve olan sanayicinin sesine kulak
vakıf okullarının bu konuda- verip ihtiyaçları tespit ediki tedbirlere destek olması ve lerek ve sundukları öneriler
eğitim – öğretim kurumlarını dikkate alınarak ortak çözüm
bu alanda geliştirerek sanayi- yollarında birleşip harekete
cilerle işbirliği halinde öğren- geçileceği konusunda inancıcilerinin istihdamını sağması mız tamdır.
halinde devletin yükünün de
hafifleyeceği bu sayede de
devletin daha hızlı ilerleyeceği aşikârdır. Yükü ağırlaştıkça
her kurumun kaçınılmaz
olarak hantallaşacağı ve sorunlara yeterli hızda çözümler
üretemeyeceği herkesin takdirinde bir gerçekliktir. Bir yannın yetenek ve yeterliliklerini
okudukları okulla uyumunu
gözden kaçırabilir. Bu durum,
bir taraftan maalesef mutsuz
ve ekonomik sorunlarıyla baş
etmeye çalışan işsizler yığını,
bir taraftan da ihtiyacın üzerinde ve yine işsiz kalma riski
taşıyan eğitimli bir mühendis
grubunun ortaya çıkmasına
zemin hazırlamaktadır. Ayrıca mühendislik eğitiminin
üretimden ziyade tasarım
konusunda yoğunlaşması nedeniyle bizzat üretim sahasında bu personeli çalıştırmak
mümkün olmamaktadır.
Hayal Gücünüzün
Hayata Geçtiği Nokta...
www.nurelmak.com.tr
Mağaza: Fener kalamış Cad No:98/A Kadıköy/İstanbul
Tel: +90 216 418 1121
KONSİAD KONEXPO
FUAR ETKİNLİKLERİ
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
38
Konyalı Sanayici ve İş Adamları Derneği (KONSİAD) tarafından İstanbul Fuar Merkezi’nde
(İFM) düzenlenen “KONEXPO
3. Sanayi Ticaret ve Kültür Fuarı Etkinlikleri” büyük bir ilgi ve
yoğun bir katılımla 10-13 Eylül
2015 tarihlerinde gerçekleştirildi.
Fuarın açılışı 10 Eylül 2015 tarihinde, ülkemizde terör olayları
nedeniyle Şehit olan güvenlik
görevlilerine yapılan duanın
ardından yapıldı.
Katılımcılar arasında; Çevre Eski Bakanı Ali Talip ÖZDEMİR, o tarihte KONSİAD
Genel Başkanı olan Onursal
Başkanımız AK Parti İstanbul
Milletvekilimiz Abdullah Başçı başta olmak üzere, Konya
Milletvekili Rüveyde Gülseren
Işık, İstanbul Vali Yardımcısı
Osman Ateş, TMSF Daire Başkanı Abdullah Güzeldülger, KONEXPO Ana Sponsoru Mirza
Group Yönetim Kurulu Başkanı
Mehmet Öğütcüoğlu, Nijer-
ya Imo River Eyaleti Valisi Owelle Rochas Okoroch, Abia Eyaleti
Valisi Dr. Okezie Ikpeazu Konya Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükçü, TİMFED Başkanı
Kemal Çelik ile çok sayıda Türk
ve Afrikalı iş adamları hazır bulunmuşlardır.
“‘KONEXPO
Fuarı”na
Afrika’dan gelen iş adamları
yoğun ilgi gösterdi. Türk firmalarının fuar alanındaki stantlarını gezen Afrikalı iş adamları;
dilerine tarımı öğretmesi karşılığında verilmesi teklifinde
bulunulması çok ilgili ve dikkat çekti. KONSİAD yönetimi
ise teklif ile ilgili olarak Türk
çiftçiler için güzel bir imkân ve
istihdam olacağı düşüncelerini
paylaştı.
Fuar esnasında Nijeryalı iş
adamları tarafından Türk firmalarına 10 bin ile 50 bin dönüm
arasında tarıma elverişli olan
toprakları Türk çiftçilerin ken-
Yatırım ve ihracat açısından
çok büyük fırsatları barındıran KONEXPO Fuarında öne
çıkan sektörlerin başında ise
tekstil ürünleri, tarıma dayalı
sanayi, otomotiv, yedek parça,
aydınlatma, tarım aletleri, inşaat ve alt yapı hizmetleri geldi.
Mirza Travel Group ana sponsorluğunda KONSİAD tarafından üçüncüsü gerçekleştirilen
KONEXPO Fuarının bundan
sonra devamı niteliğindeki fuarlar da, kültürel değerleri de
esas alarak bağımsız bir biçimde
ülke ekonomisine destek olmayı
KONSİAD Genel Başkanı Mustafa Büyükdede ile hedeflenmektedir.
KONEXPO
Konyalı, Karamanlı, İstanbullu,
Balkan ve Rumelili sanayici ve
işadamları ile birlikte yatırım
fırsatlarını değerlendirdi. Afrikalı iş adamlarıyla masaya oturan Türk sanayici ve işadamlarının firmaları ilk günden birçok iş
anlaşması gerçekleştirdi.
39
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
KONEXPO
Muhammed ZEYTİNCİ
KONSİAD
ETKİNLİKLERİ
İSTANBUL MİLLETVEKİLİ
ABDULLAH BAŞCI
KONSİAD’DAN
41
Siyasetin çileli yollarının cefasını çekmiş Genel Başkanımız Sayın Abdullah BAŞCI’yı İstanbul
Milletvekili olarak KONSİAD ve bütün Konyalıların elele gönül gönüle vermesiyle Türkiye
Büyük Millet Meclisi’ne göndermenin haklı gururunu yaşıyoruz.
KONSİAD’ın vermekte olduğu karşılıksız burslarla ilgili
“2016 Burs Dağıtım Töreni”
KONSİAD bir önceki Genel Başkanı, Onursal Genel
Başkanımız ve İstanbul Milletvekilimiz Sayın Abdullah
Başcı’nın ve Genç KONSİAD Üyelerimizin de katılımları ile yapılmıştır.
İstanbul Milletvekili Sayın
Abdullah Başcı ile gayet samimi bir ortamda ve sohbet
havası içinde geçen burs dağıtım töreninde, Milletvekilimize yöneltilen sorular,
Abdullah Başkan tarafından
cevaplandırılmış, gençler ile
yapılan istişareden KONSİAD Bursiyerleri gayet memnun bir şekilde ayrılmışlar
ve İstanbul Milletvekilimiz
Abdullah Başcı genç öğrencilerimiz tarafından tebrik edilmiştir.
“2016
Burs
Dağıtım
Töreni”ne katılarak bizleri
onurlandıran ve bizleri hiç
yalnız bırakmayan İstanbul
Milletvekili Sayın Abdullah
Başcı’ya KONSİAD olarak
çok teşekkür ediyoruz.
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
40
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
KONSİAD’DAN
2015-2016 BURS DAĞITIMI
BURSİYERLERE KARİYER GÜNLERİ
KONSİAD’DAN
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
42
KONSİAD olarak 1 Kasım 2015 Milletvekili Genel Seçim Sonuçlarının; Ülkemize, yakın ve
uzak coğrafyaların tamamına hayırlara vesile olmasını dilerken, bizim daima Onursal Genel
Başkanımız olan İstanbul Milletvekilimiz Sayın Abdullah BAŞCI’ya TBMM’de üstün başarılar
diliyoruz.
KONSİAD Yönetim Kurulu,
KONSİAD Yüksek İstişare Kurulu,
KONSİAD Denetim Kurulu,
Genç KONSİAD Yönetim Kurulu.
KONSİAD’DAN
İTO BAŞKANI
İBRAHİM ÇAĞLAR’IN
KONSİAD ZİYARETİ
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
44
İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın
İbrahim Çağlar, İTO Meclis Üyesi olan ve KONSİAD
Genel Başkanlığına seçilen
Mustafa Büyükdede’yi KONSİAD Genel Merkezi’nde ziyaret ederek hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
Genel Başkanı olması beni
ziyadesiyle memnun etmiştir.
Kendisinin her görevi başarıyla yerine getiren bir büyüğümüz olarak KONSİAD’a
da olumlu katkılarda bulunacağına inanıyorum. Bu görevi kendisine, KONSİAD’a,
Konyamıza ve ülkemize hayırlara vesile olsun diyor,
saygılarımı sunuyorum” demiştir.
İTO Yönetim Kurulu Başkanı
TOBB Başkan Yardımcısı
İbrahim Çağlar; “İTO Meclisinde yıllardır birlikte görev KONSİAD Genel Başkanı
yaptığımız Sayın Mustafa Mustafa Büyükdede; “Burada
Büyükdede’nin KONSİAD İTO Başkanımız Sayın İbra-
him Çağlar Bey’i burada, yanımızda görmek bizleri mutlu
etmiştir. İTO’da olduğu gibi
KONSİAD’da da hep birlikte
bir arada bulunacak olmamız
beni sevince sevk etmiştir. Ziyaretinden ötürü Sayın Başkanımıza çok teşekkür ederim.” demiştir.
KONSİAD olarak İstanbul
Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın İbrahim
Çağlar Bey’e teşekkür ederiz.
KONYALILARDAN
İstanbul Konyalılar Vakfı Başkanı Mustafa Birim’de: “Allah devletimize milletimize zeval vermesin. Ortadoğu’daki savaşların tümünün bir an önce bitmesini temenni ediyoruz.” şeklinde
konuştu.
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
46
İstanbul’da faaliyet gösteren Konya ve ilçeleri dernek ve vakıf başkanlarımıza, Karaman ve
Rumelili STK Yöneticilerimize KONSİAD olarak teşekkür ediyoruz.
Başta KONSİAD olmak üzere, İstanbul’da faaliyet gösteren Konya, Karaman ve
Rumeli etiketli Dernek ve
Vakıflarımız, Kızılay aracılığıyla Suriye Türkmenlerine insani yardım malzemesi
gönderdi. STK Yöneticileri
Kızılay’ın Tuzla’daki Lojistik
Merkezi’nde yardım malzemelerinin TIR’lara yüklenmesine bizzat eşlik ve yardım
etti.
Şubat ayında başlatılan yardım kampanyası kapsamında 240 bin TL tutarındaki
kuru gıda, konserve, iç ve
dış giyim, battaniye, çocuk
maması, çocuk bezi gibi insani yardım malzemeleri, Suriye Türkmenlerinin ihtiyaçlarında kullanmak üzere Türk
Kızılayı’na teslim edildi. 2 TIR dolusu yardım, Tuzla
Akfırat’da bulunan Türk Kızılayı Lojistik Merkezi’nden
yola gönderildi.
KONSİAD, İstanbul Konyalılar Derneği, İstanbul Kon- Dernek ve Vakıf Başkanlarıyalılar Vakfı önderliğinde mız yaptıkları konuşmaların-
da özetle şunları söylediler:
KONSİAD Genel Başkanı
Mustafa Büyükdede yaptığı
açıklamada; “İstanbul’da 83
adet Konya derneğimiz var.
12 tane de Konya menşeli
Rumeli derneklerimiz ile Karaman derneklerimizle beraber, bu çalışmayı, bu hayırlı
hizmeti yaparak birlik ve beraberliğin en güzel örneğini
verdik” dedi.
İstanbul Konyalılar Dernek
Başkanı Kudret Fikirli’de;
“Masum insanlar, soydaşları-
47
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
KONSİAD’DAN
mız mağdur durumdadır. Buradaki Konya Dernekleri olarak bu konuda duyarlılık taşıyoruz.
Suriye’deki Türkmen kardeşlerimiz için İstanbul’daki Konyalı hemşehrilerimizden yardım talep ettik. Sağ olsunlar onlar da desteklerini verdiler. İstanbul›dan 2 TIR, Konya’dan da 1 yardım
TIR’ı gönderdik. Bu kampanyada toplam 3 TIR göndermiş oluyoruz. 2014 yılında Irak Türkmenlerine yönelik böyle bir kampanyamız olmuştu. Allah yardımlarımızı kabul etsin.” dedi.
KONSİAD’DAN
SURİYE TÜRKMENLERİ’NE YARDIM
KAHVALTIDA
KONSİAD’DAN
49
KONSİAD İstanbul Bakırköy
Botanik Parkı’nda Konya,
Karaman, Rumeli ve Balkan
STK Yöneticilerini, KONSİAD üyelerini, hemşehrilerini
ve misafirlerini yaptığı büyük
kahvaltı organizasyonuyla bir
araya getirdi. İstanbul Milletvekili Sayın Abdullah Başcı
ve Konya Milletvekili Sayın
Ziya Altunyaldız’da hemşehrilerinin yanında kahvaltıda
hazır bulundular.
KONSİAD Genel Başkanı
Mustafa Büyükdede yaptığı konuşmada; “Burada hep
birlikte bir arada bulunmamız dolayısıyla oldukça mut*
luyum. Kahvaltımızı verecekleri konferanslarla daha
zevkli hale getirecek İstanbul
Milletvekili Sayın Abdullah
Başcı ve Konya Milletvekili
Sayın Ziya Altunyaldız’a huzurlarınızda teşekkür ediyorum. 600’ü aşan saygıdeğer
davetlilerimize hoş geldiniz
diyorum. Bunun gibi etkinliklerimizi KONSİAD olarak
sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.
yaptığı konuşmada Türkiye
ve dünyadaki ekonomik gelişmeleri anlattı.
Kahvaltımıza katılarak bizleri onurlandıran başta İstanbul
Milletvekili Sayın Abdullah
Başcı ve Konya Milletvekili Sayın Ziya Altunyaldız’a,
saygıdeğer üyelerimize, hemşehrilerimize ve İstanbul’da
faaliyet gösteren Konya
ve ilçeleri dernek ve vakıf
başkanlarımıza,
yönetim
İstanbul Milletvekili Abdullah kurullarına ve üyelerine, KaBaşcı yaptığı konuşmada mil- raman ve Rumelili STK YöKONSİAD
li birlik ve beraberliğin öne- neticilerimize
mini vurguladı. Konya Mil- olarak teşekkür ediyoruz.
letvekili Ziya Altunyaldız’da
Bu yazı 15 Ağustos 2014 tarihli Bozkır Postası Gazetesi’nde de yayınlanmıştır.
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
48
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
KONSİAD’DAN
BÜYÜK BULUŞMA
KONSİAD’DAN
51
İstanbul
Ticaret
Üniversitesi
Üretim
Araştırmaları Kulübünün “Düş Kütüphaneleri Projesi” KONSİAD sponsorluğunda
Trabzon’da gerçekleştirildi.
Katip Çelebi’nin “Kitapsız yaşamak; kör,
sağır, dilsiz yaşamaktır.” sözünden yola
çıkarak kimsenin kitapsız kalmaması için
ilkokul, ortaokul ve lise olmak üzere proje
toplamda Trabzon’da beş okula kütüphane kazandırılmıştır.
“Düş Kütüphaneleri Projesi”ni KONSİAD’a
sunan Sinan Taşcı Kardeşimize, projede
emeği geçen öğrenci kardeşlerimize, Genç
KONSİAD üyesi gönüllü arkadaşlarımıza ve
Trabzon’da onları misafir eden kurum ve kuruluşlara KONSİAD olarak teşekkür ederiz.
KONSİAD sponsorluğunda Katip Çelebi’nin
“Kitapsız yaşamak; kör, sağır, dilsiz yaşamaktır.” sözünden yola çıkarak kimsenin kitapsız
kalmaması için Trabzon,da ilkokul, ortaokul
ve lise olmak üzere beş okula kütüphane kazandırmıştır.
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
50
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
KONSİAD’DAN
DÜŞ KÜTÜPHANELERİ
PROJESİ
KONSİAD’DAN
bir diğer proje ise İstanbul Eyüp,
Feshane’de gerçekleştirmiş olduğumuz bir proje var. Buda aynı
zamanda İstanbul’da yaşayan
Konyalı iş adamlarımızı ve Konya’daki iş adamlarımızı, bir araya getirmiştir. Bu projeler ticari
manada çok önemli bir rol oynamıştır. Bunlar Konsiad’ın yapmış
olduğu önemli projelerdir.
KONSİAD Üyeleri Konyalı
mı?
52
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
Gerçekleştirmek
istediklerinizi başardınız mı?
Konya’yı birleştiren Dernek
Konyalı Sanayici ve İş Adamları Derneği (KONSİAD) Konya
Şube Başkanı Hasan Hüseyin
Aydın derneğin faaliyetlerini
anlatarak, “ Amacımız Konya
için Konyalı iş adamlarımızı
bir araya getirerek, büyük projelere imza atmak” dedi. Aydın,
KONSİAD’ın
kuruluşundan
amacına, üyelerinden faaliyetlerini anlattı. Keyifli okumalar…
KONSİAD’ın amacı nedir?
Konsiad 2008 yılında İstanbul’da
Konyalı işadamları tarafından
kurulmuş bir dernektir. Tabi asıl
amacı Konyalı iş adamlarımızı
birlik ve beraberlik içerisinde toplamak ve ticari faaliyetlerine kat-
kı sağlamaktır. Bununla birlikte
Konyalı ve karamanlı hemşerilerimizi bir çatı altında toplamaktır.
KONSİAD asıl amacının dışında
İstanbul’da yaşayan Konyalı iş
adamlarımızın kurmuş olduğu diğer derneklerimizi de bünyesinde
de toplamıştır. Bununla birlikte
Karaman’la birlikte güzel projelere imza atmıştır. Tabi Konsiad
olarak sosyal sorumluluk projeleri
üstlenmiştir. KONSİAD’ın 2 tane
önemli projesi vardır. İlki 2015 yılında yapmış olduğu KONEXPO
Fuar etkinliğidir. 400’ün üzerinde Nijerya ve diğer ülkelerden iş
adamlarını İstanbul’da bir araya
getirip Konyalı iş adamlarıyla
buluşturmuştur. Bu çok önemli bir etkinliktir. Bunun dışında
Konya KONSİAD olarak yaklaşık 3 ay önce bir etkinlik daha
gerçekleştirmiş. 150’nin üzerinde aktif üyemiz var. Üyelerimiz ağırlıklı olarak Konyalı
ve Karamanlı iş adamlarından
oluşuyor. Bizim üyemiz olmanın
şartlarından bir tanesi aktif halde
ticaret işiyle uğraşıyor olmaktır.
Bundan dolayı Konyalı hemşirelimizin teveccühü ile 150’nın
üzerinde üye sayımız oldu.
Konyalı Karamanlı iş adamlarımızı KONSİAD çatısı altında
birleştirmek onların gücüne güç
katmak ve yanımızda görmek istiyoruz.
KONSİAD olarak Sosyal
Sorululuk Projeleriniz
nelerdir?
Zaman zaman Konyalı iş adamları olarak üzerimize düşen sosyal sorumluluk projelerimizi yürütmeye devam edeceğiz. Kurulduğumuz haftalarda Gençlik ve
Spor Bakanlığımızın oluşturmuş
Bizim, Konya’da belli bir üye sayısına ulaşmak amacımız değil.
Bizim amacımız KONSİAD olarak Konya’da ticari faaliyetler
olarak neler yapabilir oldu. Konyalı iş adamlarımız ticari faaliyetlerini nasıl katma değer sağlayabiliriz? Bunlar gibi Konya’ya
fayda sağlayacak amaçlar peşinde olduk. Konya’da MÜSİAD,
ASKON gibi aktif derneklerimiz var. Bunlarla birlikte yapılacak projelerde aktif rol alacağız.
Onlarda Konya’da neler yapılacak düşüncesinde oldukları için
bizde Konya için yapılacak neler
olursa onun için hazır durumda
bulunuyoruz. Bizim üye sayımızın fazla olması veya Konya’da
sadece KONSİAD olsun gibi
bir düşüncemiz yok. Diğer dernekler gibi bizimde amaçlarımız
Konya’ya neler yapılabilir, neler
güzel olur düşüncesindeyiz. Ça-
lışmalarımızda bu düşüncelerde
ve vizyonda devam ediyoruz.
Konya Bürokrasisi ile
ilişkileriniz nelerdir?
Bürokrasideki en büyük avantajımız, başbakanımızın Konyalı
olmasıdır. Bunun yanında birçok bürokraside Konyalı ağabeylerimizi ve hemşerilerimiz
var. Bunlar hepimiz için büyük
bir avantaj ve bunu Konya’nın
lehine kullanmamız gerekiyor.
Milletvekillerimiz, valimiz, belediye başkanlarımız bu konuda
bizim kadar hassas davranıyor.
Mevzu bahis Konya olduğu
zaman hepsi bizlere kucak açıyorlar. Bizlerde aynı şekilde vatandaşlarımız ile bürokrasimiz
arasında köprü oluşturuyoruz.
Zaten sivil toplum kuruluşlarının âmâcıda devlet politikalarına
yönlendirici projeler üretmektir.
Bunu başarmak için bizlerde çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın herhangi bir sorunu olduğu zaman
milletvekillerimiz yanlarındadır.
Bizlerde bu konuda üzerimize
düşen görevleri yapmaya hazırız
ve yapıyoruz.
Konya’dan dernek olarak
neler bekliyorsunuz?
Kendini Mevlana torunu hisseden iş adamlarımızın hepsini
KONSİAD’a bekliyoruz. Burada Konsiad iş adamlarımızla birlikte ticari faaliyetlerimize katkı
sağlamaktır. Konya adına yapı-
lacak projelerde kendini Konyalı
hisseden Konya’ya gönül veren
herkesin bir emeği olsun istiyoruz. Konya basını ne derece
önemli bir iş yaptığının farkında. Bunun için basının Konya
için yapması gerekenlerde çok
fazla. Konya basını da üzerindeki yükü bilerek çok çalışması
gerektiğini düşünüyorum.
Çevre illerle olan ilişkileriniz
nelerdir?
Bizim ismimiz ne kadar Konyalı
Sanayici ve iş adamları derneği
(KONSİAD) olsa da bize ticaretle aktif halde bulunan herkes
üye olabilir. Buradaki amaç birlik beraberlik içerisinde sorunları çözmek ve bürokrasiyle, diğer
kuruluşlarla olan sorunları çözmektir. Biz bunu sadece Konya
ve Karaman diye sınırlandırma
yapmıyoruz. Kendini Konyalı
hisseden bütün iş adamlarımızı
bekliyoruz.
KONSİAD’DAN
BİRLEŞTİREN DERNEK
53
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
KONYA’YI
olduğu Kudüs kampına katılacak 400’ün üzerinde İmam Hatip
Lisesi öğrencilerimizi Konya’da
ağırladık ve misafir ettik. Bu bizim için de çok güzel bir etkinlik
oldu. Öğrenciler Konya’yı tanıma imkânı buldular. Konya’yı
tanırken Mevlana’nın var olduğunu hissettiler. Buna benzer
etkinlikleri önümüzdeki günlerde sürdürmeye devam edeceğiz.
Tabi Konyalı veya kendini Konyalı hisseden vatandaşlarımızın
yanında olmaya devam edeceğiz. Onların sorunları bizim sorunlarımız ne zaman bize ihtiyaç
duyarlarsa biz KONSİAD olarak
onların yanında bulunacağız.
İKİ YILDA
İKİ ŞAMPİYONLUK
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
54
Kulüp, dernek olarak 11 Şubat 2014 tarihinde Kurucu
Başkan Yahya Dediş önderliğinde Türkiye’de logosunda
Türk bayrağı bulunduran iki
kulüpten biri olarak İstanbul
Zeytinburnu’nda kurulmuş,
yapılan kongre sonucunda ise
Başkanlık görevine Hüseyin
Dediş seçilmiştir.
Onursal ve Kurucu Başkan
Yahya Dediş’le devamlı istişareli olarak Hüseyin Dediş
Başkanlığında; Mustafa Çil,
Dr. Kerim Yapar, Av. Özer
Öztaşbaşı, Mehmet Ali Kara,
Hüseyin Çetiner, Ali Ulvi
Ülker, Hamza Uyanık, Levent
Ecevit, Kadir Ünver ve Hakan
Eren’den oluşan İstanbul
Konyaspor Kulübü Derneği
Yönetim Kurulu teşkil edilmiştir.
KONSİAD’DAN
İstanbul Konyaspor Kulübü
Derneği; İstanbul’da bütün
Türkiye’de yaşayan Konyalı sporsever hemşerilerimizle
birlik ve beraberlik sağlayarak, gençlerimizi sokaklarda
bulunan tehdit ve tehlikelerden uzaklaştırmak, topluma
faydalı bireyler olarak kazandırmak ve gençlerimizle kuvvetli bağlar kurarak, iyi bir
ekip çalışması ile Türk toplumuna ahlâklı sporcular kazandırmayı amaç edinmiştir.
55
Daha ilk yılında olan İstanbul Konyaspor Kulübü Derneği Amatör Futbol Takımı;
geçmişten gelen tecrübelerle
İstanbul’da Konya camiasını
temsil etmek adına, daha fazla
birliktelik ve heyecanla 20142015 yılında İstanbul 2. Amatör Lig’den mücadelesine başlamış ve Şampiyon olarak bir
üst lig olan İstanbul 1. Amatör
Lig’ine yükselme başarısını
göstermiştir. 2015-2016 yılında İstanbul 1. Amatörde yine
başarılı bir sezon geçirerek
ikinci yılında 2. Şampiyonluğunu elde etmeyi başararak
İstanbul Süper Amatör Ligine
yükselmeyi başarmıştır. 20162017 futbol sezonunda Süper
Amatör kümede Konya camiasını en güzel şekilde temsil
edip Konyalıların gururu olmaya devam edecektir.
İstanbul Konyaspor Kulübü
Derneği
Amatör
Futbol
Takımının hedefi; İstanbul
Bölgesel Amatör Lig’e adım
adım ilerlemektir. Bu başarılı
hedef için futbolcularını motive
eden başta İstanbul Konyaspor
Kulübü Derneği Yönetim Kuruluna, maddi ve manevi takıma
destek olan sponsorlara, İstanbul 42 Gençlik Taraftarlarına
şükranlarımızı sunarız. Bununla birlikte teknik heyet ve futbolcularımızı tebrik eder başarılarının devamını temenni eder,
tüm sporsever dostlarımızı da
bu başarılara maddi ve manevi
ortak olmaya davet ederiz.
Dergilerinde bizleri ifade etme
ve tanıtma imkânı veren KONSİAD Genel Başkanı Sayın
Mustafa Büyükdede ve Yönetim Kurulu’na teşekkür eder,
saygılar sunarız.
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
İSTANBUL KONYASPOR
Hüseyin DEDİŞ
İstanbul Konyaspor Derneği Kulüp Başkanı
FİRMA TANITIM
FİRMA TANITIM
56
57
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
FİRMA TANITIM
FİRMA TANITIM
58
59
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
HUKUK
Av. Ömer ÇİĞİL
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
60
19. yüzyıldan itibaren son
derece hızlı bir şekilde globalleşen ve küreselleşen
dünyamızda, ticari hayatta
aynı oranda hatta daha da
hızlı bir şekilde küreselleşmiş ve globalleşmiştir.
Özellikle ticari ilişkiler bakımından ülkeler arasındaki sınırlar sembolik nitelik
taşımaktan öteye gidememiş, onlarca hatta yüzlerce
ülkenin ekonomi pazarında
payı olan küresel şirketlerin
ortaya çıktığı bir ortam oluşmuştur.
larında, birbirinden binlerce
kilometre uzaklıkta olan iki
şirketin sağlam bir zeminde
ticari ilişki yürütebilmesi,
sözleşme hukukunun her geçen gün önem kazanmasına
yol açmıştır. Hatta artık sözün senet olduğu günlerin
çok eskilerde kalmış olması,
iki yakın arkadaş arasındaki
ticari ilişkilerde bile sözleşme yapmanın gerekliliğine
ve önemine yol açmıştır.
6098 sayılı TBK’nın
Borçlar Kanunu) 1.
desinde Sözleşmenin;
Dünyanın değişen bu şart- ların birbirine uygun
(Türk
Madtarafirade
açıklamasıyla
kurulacağı
öngörülmüştür. Türk hukukunun da içerisinde yer aldığı Kıta Avrupası hukuk
sistemlerinde sözleşme serbestisi ilkesi hakimdir. Buna
göre taraflar akdedecekleri
sözleşmenin konusunu ve
kapsamını, istedikleri şekilde belirleyebilme yetkisine
haizdirler. Ancak bu serbestiye her hukuk sisteminde
bir takım sınırlandırmalar
getirilmiştir.
gizlenerek, tarafların esas
iradelerine uygun olmayan
bir sözleşmenin akdedilmiş
olması yani muvazaalı bir
işlemde bulunulması durumunda da söz konusu sözleşmeler butlanla malül
olacaktır. Bunların yanında sözleşmenin konusunun
hata, hile, ikrah (tehdit), gabin gibi hukuka aykırı fiillere dayanması durumunda da,
sözleşme geçersiz olup, iptal
edilebilir niteliktedir.
Yukarıda sayılan hukuka aykırılıkların mevcut olmadığı
ve yasal düzenlemelere uygun olarak düzenlenmiş bir
sözleşme tarafları bağlayıcı
nitelikte olup, ahde vefa
ilkesi gereğince taraflar
sözleşmede
öngörülen
yükümlülükleri
yerine
getirmekle
mükelleftirler.
Özellikle uzun vadeli ticari
Tarafların aralarındaki ticari
ilişkiyi sözleşme temeline
dayandırması ve sözleşmeleri hukuki bir analizden geçirterek, detaylı olarak hazırlaması; tarafların arasında
çıkacak ihtilafları minimize
edecek, tarafların yükümlülüklerine aykırı davranması
durumunda karşılaşacakları
yaptırımları önceden öngörebilmelerini
sağlayacak,
özellikle tarafların sözleşmede öngörülen edimleri ifa etmemeleri durumunun cezai
şarta bağlanması ile edimin
sözleşmeye uygun olarak ifa
edilebilmesi temin edilecekir. Ayrıca taraflar arasında
sağlam bir sözleşme akdedilmesi, ileride çıkacak ihtilaflarda hakimin işini de büyük ölçüde kolaylaştıracak
ve adalete uygun kararların
tesisine vesile olacaktır. Nitekim hakim önüne gelen
Netice olarak, ticari hayatta
tarafların ticari ilişkilerini
sağlam bir sözleşmesel zemine dayandırmaları günümüz ticari hayatının olmazsa olmazı haline gelmiştir.
Sözün senet olduğu dönemlerde yaşanan acı tecrübeler,
insan ilişkilerinin ve ticari
ilişkilerin
yozlaşmasıyla
birlikte, insanları ağızdan
çıkan herşeyin kaleme alındığı detaylı sözleşmeler
düzenleme zorunluluğuna
götürmüş, ticari ilişkilerini
bu şekilde detaylı sözleşmelere dayandırmayanlar, hem
maddi hem ticari kayıplarla
yüz yüze gelme durumunda
kalmışlardır.
HUKUK
SÖZLEŞME TANZİM ETMENİN
PRATİK FAYDALARI
uyuşmazlıkta öncelikle tarafların serbest iradeleri ile
akdetmiş oldukları sözleşme
hükümlerini uygulayacak –
bu noktada emredici hukuk
kurallarına aykırı olan sözleşme hükümleri geçersiz
sayılacaktır-, somut ihtilafla
ilgili sözleşmede bir düzenleme öngörülmemesi durumunda tamamlayıcı hukuk
kuralları niteliğinde olan
yasal düzenlemelere başvuracaktır. Bu durum hakimin
işini kolaylaştırdığı gibi, tarafların iradelerine uygun bir
sonucun ortaya çıkmasına
vesile olacaktır.
61
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
TİCARİ HAYATTA
Türk hukuku açısından da, ilişkilerde edimin, tarafların
sözleşme kurarken kararlaşsözleşmenin konusu;
tırdıkları şekliyle ifa edile•Emredici hukuk kurallarına, bilmesinin sağlanması için,
•Kamu düzenine,
sözleşmelerin son derece
•Kişilik haklarına,
detaylı olarak düzenlenmesi,
•Ahlaka aykırı olmamalı ve standart sözleşmeler yerine
•İmkânsız olmamalıdır.
konuya uygun spesifik sözleşmelerin tanzim edilmesi
Yukarıda sayılan hususların ve mutlak surrette hukuki
aksi olması durumunda söz danışmanlık hizmeti alınmakonusu sözleşme batıl olup, sı gerekmektedir. Nitekim
baştan itibaren geçersiz ad- sözleşmenin detaylandırıldedilecektir. Ayrıca yine maması, çıkacak ihtilafların
sözleşmenin taraflarının eh- önceden görülerek, söz koliyetsiz olması, şekle bağlı nusu ihtilaflara ilişkin cezai
olarak yapılması öngörülen yaptırımların belirlenmemiş
bir sözleşmenin, kanunda olması, sözleşmelerin hukuöngörülen şekle aykırı ola- ki bir analizden geçirilmerak tanzim edilmiş olması miş olması hem maddi hem
veya sözleşmenin akde- de ticari kayıplara sebebiyet
dilmesindeki esas amacın vermektedir.
İNOVASYON
(YENİLİK)
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
62
Yeniliğin tanımı konusunda
uluslararası düzeyde kabul gören kaynakların başında OECD
ile Eurostat’ın ortak yayımı
olan Oslo Kılavuzu gelir. Oslo
Kılavuzu’na göre inovasyon
şu şekilde tanımlanır; “Bir yenilik, işletme içi uygulamalarda, işyeri organizasyonunda
veya dış ilişkilerde yeni veya
önemli derecede iyileştirilmiş bir ürün (mal veya hizmet) veya süreç, yeni bir pazarlama yöntemi ya da yeni
bir organizasyonel yöntemin
gerçekleştirilmesidir.”
İnsana dayalı tüm süreç ve yapılar sürekli yenilik ihtiyacı
içerirler. Her bir yeni uygulama
ilişkili olduğu bütünün diğer
elemanlarında da yenilik ihti-
yacı doğurur ve bu yenilikler
zinciri bir ilerleme süreci olarak devam eder.
Günümüzde yenilikle ilgili
olarak en fazla algılanan teknolojik yeniliklerdir. Dikkatli
bakılırsa teknolojik yeniliklere
dayalı olarak işletmelerin çalışma süreçlerinde veya pazarlama faaliyetlerinde de yenilikler
olduğu görülür. Yeniliklere hiç
cevap vermeyen, ilgilenmeyen
süreç ve yapılar varlıklarını
sürdüremezler.
Yenilik salt anlamda icat etmek
değildir. Bir icadın nerde nasıl kullanılacağını göstermek
o icada yenilik olarak anlam
kazandırır. Yeniliğin küçüğü
ya da büyüğü olmaz. Her bir
yenilik bir sonraki yeniliğin
parçası olduğu için, küçük diye
nitelediğiniz bir yenilik potansiyel olarak büyük diye niteleyeceğiniz bir sonraki yeniliği
ortaya çıkarabilir. Bu nedenle
her bir yeniliğe “bir adım” gözüyle bakmak gerekir.
Tarihin ilk dönemlerindeki insanlar küre veya silindir şeklinde cisimlerin rahat yuvarlandığının muhtemelen farkında idi.
Yuvarlanan silindirik bir taş
veya yuvarlak bir kütük üzerinde eşya taşımayı bu farkındalık ile keşfetti. Fakat ikinci
aşamada, yuvarlanan bir cismin (tekerleğin) bir mil ekseninin iki ucunda sabitlenerek
kullanılması etkisi büyük olan
bir yeniliktir. (Tarihte tekerleğin icadından bahsedilen esas
konu budur.) Daha sonra demir
çağı ile demir parçaları içeren
tekerleğin yapılması ve bu arabaların savaşlarda kullanılması
tarihin seyrini değiştiren diğer
yeniliklerdir.
Günümüzde ticari hayatta yer
alan tüm işletmeler, ticari olamayan kuruluşlar ve devlet kurumlarının yenilik kavramının
farkında olmaları zorunludur.
Her yenilik mutlaka bir fikir
içerir. Bu nedenle organizasyonların her kademesinde yer
alan çalışanın, yenilik döngüsüne sistemli bir şekilde dâhil
edilmesi gerekir.
MAKALE
Değişim bulunduğumuz evrenin bir parçasıdır ve madde
veya enerji anlamında mutlak sabit olan hiçbir şey yoktur. “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” sözü bu
durumu özetler. Canlı veya
cansız her şeyin değiştiği bir
evrende, insana dayalı tüm yapı
ve süreçler de insan ihtiyaç ve
taleplerine dayalı olarak değişim halindedir. İnsan unsuru
tarafından üretilen her değişim,
yine insan unsuruna göre faydalı bir değişim ise artık yenilik (inovasyon) kavramından
bahsedebiliriz.
63
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
MAKALE
Yunus ALBAYRAK
SHECONOMY
MAKALE
Nurfer ÖZKULOĞLU
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
64
2020 yılına kadar yaklaşık 1
milyar kadının ekonomik yaşamın içerisine entegre olacağı tahmin ediliyor. Sanayileşmenin etkisi ile ekonomik
gelişmeler kadını çemberin
dışından merkezine doğru
çekti. Ekonomik, sosyal ve
siyasi alanların her birinde
kadının varlığı ve ağırlığını
hissediyoruz. Dünya ekonomileri kadınlar üzerinden yürüyor. Kadın olgusunu ekonomiden çekip aldığınızda
ticari faaliyetlerin, üretimin,
ithalatın ve ihracatın durduğunu istihdamın yarı yarıya de biliyorlar. Aile bireylerine
gerilediğini görebilirsiniz.
bir dilim ekmeğin yanına bir
şeyler katabilmek için katlanBu durum yerleşen adı ile dıkları zorluklar ve verdikleri
“Sheconomy”ye tüm kurum- mücadele saygıyı sonuna kaların hazırlıklı olmalarını ge- dar hak ediyor. Ailedeki errektiriyor.
kekler eve döndüğünde kanepeye kendini atarken, yorgun
Modernleşen toplum, artan kadın eşine ve çocuklarına
ihtiyaçları temin edebilme- sıcak yemek verebilmek için
si yolunda kadını da çalışma mutfağa koşmak zorundadır.
hayatına adeta itti. Sabahları Akşam yemeğiyle iş bitmez
erken vakitte servis yolculu- tabii ki… Bulaşığı var, çağunda uyuklayan, akşamları maşırı var, ütüsü var, ertesi
mesai bitiminde cam kenarın- günün yemeğinin malzemeda yorgun eve varmayı hayal lerinin planlaması var, sabah
eden kadınlar oldukça fazla. kahvaltısı var… Çocuğun
Eve vardığında yeni bir me- okul hazırlığı var ve arta kasainin başlayacağını hepsi lan zamanda ödevi var.
sarruflusundan bir ampul de
aynı işi görür. Mutfakta tabak çatal bıçak uyumu kimin
umurunda? Yemeğin lezzetli
olması kâfidir.
Çalışan kadın külkedisi, ev
hanımı olsa olsa kraliçedir.
Kadının üretime sağladığı
katkılardan da bahsetmek lazım. Kadın faktörü olmasaydı emin olun inşaat sektörü
de, mobilya sektörü de, diğer
sektörler de bu denli değişip
gelişemezdi. Hayat tekdüze
olurdu.
Kadın olmasaydı bir erkek
için mobilya olarak bir kanepe yeterli olurdu. Pencerelerin kapanması için sıradan
alelade ucuz yollu bir kumaşta perde işini görürdü. Avizeye de ne gerek var, en ta-
Turkish Time Dergisi’nin
geçtiğimiz yıllarda yaptığı
araştırmaya
göre;
perakende sektörü diğer birçok sektöre göre kadın çalışan sayısının en yüksek olduğu sektör. Perakende sektöründeki çalışanların yüzde
41’i kadınlardan oluşuyor.
Kadın çalışan oranının en
yüksek olduğu kategori kişisel bakım ürünleri mağa-
zaları ile yüzde 70. Bunları
yüzde 53 ile büyük mağazacılık firmaları ve yüzde 49
ile aksesuar perakendecileri
izliyor. Araştırmaya göre;
kadın çalışan oranının en
düşük olduğu kategoriler ise
yüzde 28 ile ev geliştirme,
yüzde 29 ile beyaz eşya ve
elektronik, yüzde 34 ile marketler.
Perakende sektörünün genel
müdürlerinin yalnızca yüzde
12’si kadınlardan oluşuyor.
Bu oran sadece tek bir kategoride, kişisel bakım ürünlerinde yüzde 55 ile erkeklerin
oranının üzerinde. Kadın yö-
Türkiye dünyada internet
kullanıcısı en fazla olan 20
ülke arasında yüzde 47 giriş
oranı ile 11. sırada yer alıyor.
Türkiye’de internet kullanıcılarının yüzde 28’i, yani 10
milyon kişi online alışveriş
yapıyor. 2016 yılında online alışveriş yapan kişi sayısı
ve oranının yüzde 36 ile 16
milyona yükseleceği tahmin
ediliyor. Kullanıcı başına online harcama Türkiye’de yılda
ortalama 182 Euro tutarında.
Markafoni.com’un araştırmasına göre, e-ticaret dünyasında 10 milyon online alışveriş
yapan kişi bulunuyor.
Söz konusu kişilerin yüzde
75’i 18-35 yaş aralığında ve
yüzde 45’inin kadın olması
dikkat çekiyor. Görünen o ki;
gelecekte eğitimli kadın nüfus ekonomide etkili olacak,
ekonomi de kadın gücünün
farkında olan, buna hazırlık
yapanlar ve kadınlarla iyi ilişkiler geliştirmeye başlayan
firmalar ve markalar geleceğe
daha güvenle bakacak.
Bizden söylemesi...
65
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
“Women Power in Economy”
MAKALE
neticilerin yönettiği kişisel
bakım kategorisini, büyük
mağazacılık yüzde 32 ve giyim perakendecileri yüzde
19 ile takip ediyor. Bayan yöneticilerin en düşük oranda
olduğu kategoriler ise; yüzde 2 ile marketler, yüzde 3
ile beyaz eşya ve elektronik,
yüzde 6 ile kitap ve eğlence
mağazaları.
PAZARLAMA
TEKNİKLERİ
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
66
“Araştırma,
hedefleme,
taktik pazarlama, yürürlüğe koyma ve kontrol” gibi
süreçleri bulunan pazarlama tekniklerini ana başlıklar
halinde şöyle belirtebiliriz.
Sözlük anlamıyla pazarlama,
pazar oluşturma ve pazara
ürün çıkartarak satışa çevirme aktivitesidir. İngilizcesi
“marketing” olan bu kelime,
Türkçe’de Pazar’dan türemiş
ve birçok dilde yine marketing olarak kullanılmaktadır.
da müşterinin morali hiç iyi
değilse, bırakın konuşmayı
başka zaman uğrayın ama ne
zaman uğramanız gerektiğini
mutlaka sorun.
•Müşteri sizi değil siz onu
yönetin müşteriden daha
zeki, eğitimli, bilgili olduğunuzu gösterin otoritenizi
koyun cevaplarınızda daima
ciddi olmayın güler yüzlü,
tatlı dilli olun.
•Doğru zamanda doğru yerde doğru kişiyle doğru dilde •Karşınızdaki sizden neyi
konuşun.
bekliyor? Onu iyi bilin ki,
•Müşterilerinizi ziyaret et- hedefi olmayan ok boşa gider
mek için seyahate çıktığınız- çünkü.
•Müşterinizin ailesini iyi tanıyın onların nasıl olduğunu
sorun ve ona daima yeni ve
çarpıcı fikirler aşılayın.
•Çok sistemli bir not
•Herkesin anlayışına göre sisteminiz
olsun
her
hitap edin, parlak kelimeler görüşmenizi kaydedin ve
kullanacağım diye kendinizi herkese kartınızı dağıtın.
heba etmeyin.
•Her birebir görüşmenizde
orda bulunan bir şahidin ismini ve o günün özelliklerini
yazın.
•Müşterinin nazarında akıl
danıştığı veya çok sevdiği
personel kim? Onu bulun ve
onla iyi geçinin, hediyeler
verin, ailesiyle samimi olun,
dışarıda lüks bir lokantada
ziyafet yerine onun evinde
basit bir yemeğe bile razı
olun çok şey öğrenebilirsiniz.
•Söz uçar yazı kalır her şeyi
yazılı evraka dönüştürün ve
yapamayacağınızın sözünü
de vermeyin. Belki demeyin.
Çünkü müşteri nazarında o
•Daima çok güzel giyida evet demektir.
nin. Çünkü firmayı temsil
•Atasözleri ve deyimleri iyi ediyorsunuz ve kendini pabilin, herkesin bildiğinden zarlamayı bilmeyen kendifarklı komik yerel hikâyeler ni keşfetmemiş insan hiçbir
öğrenin, ürünün kullanım şey pazarlayamaz. Kendinialanlarını araştırın, konuşur- zi keşfedin, yeteneklerinizi,
ken fark ettirmeden gözlerine amaçlarınızı, hayattan bekbakın. Gözler insanın ruhu- lentilerinizi, yaşama gayeninun anahtarıdır çünkü.
zi nerden gelip nereye gitti•Raf ve vitrin düzenlemesini ğinizi iyi bilin. Bilmediğiniz
konuda atıp tutmayın bu ürüdeğiştirmeye ikna edin.
nünüz bile olsa bilmiyorsa•Karşılaşacağınız sorunlar- nız açıkça söyleyin müşteri
dan önce müşteri neye itiraz memnun kalır.
edecek onu belirleyin ona
•Kibirden uzak duru ve algöre de cevap hazırlayın.
çakgönüllü olun.
•Kendinizi sevin ki, başkaları da sizi sevsin.
•Her insanın ayrı bir değeri olduğunu düşünün ve ona
göre insanlara davranın.
•Nazik olun, çok şey bilseniz de bilmediğinizi farz edin
ne oldum değil de ne olacağım deyin, dürüst olun.
•Müşterinize asla yalan söylemeyin çünkü onlar da başkasına sizin adınıza söz verecektir.
•İnsanların güvenini ve
kendinize
olan
güveni
kaybetmeyin güven telkin
etmiş bir insan asla işsiz
kalmaz.
Hayırlı ve bereketli bol kazançlar dileklerimle saygılarımı sunarım.
MAKALE
Pazarlama, işletmenin belirli faaliyetlerini maddi kâra
dönüştürmesi için yürüttüğü
sürece verilen addır. Bu faaliyetler, ürün veya hizmet
olabilir. Yani, bir ürünün üretiminden dağıtımına; dağıtımından son tüketiciye ulaştırılmasına kadar izlenen yola,
pazarlama stratejisi dersek
yanlış bir tanım olmaz.
67
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
MAKALE
Durmuş Ali KANDAK
ÇALIŞILIRSA
OLUR
MAKALE
Hakkı Cafer Yaren
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
68
Ofis mobilyaları, geçmişte ve
günümüzde çalışma hayatının
daima tamamlayıcı bir unsuru
olmuştur. İş dünyasının vazgeçilmezleri arasında en ön sırada
yer alan ofis mobilyaları, günümüz Türkiye’sinde önemli bir
yere sahiptir. İşyerimizde, ofislerimizde müşterilerle ilk temasın
sağlandığı araçlarımız olan ofis
mobilyaları müşteri memnuniyetini ön plana çıkaran yegâne ve vazgeçilmezlerimizdendir.
Ofis
mobilyalarının imalatı ve satışı
ile iştigal edenler
arasında
müşteri
memnuniyetini ilke
edinen
firmalar;
yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri
takip edip, sürekli
kendilerini geliştirmekte ve ofis mobilyaları için
müşterileri veya tedarikçileri ile
çözüm ortağı olma prensibi içinde bulunmaktadır. Müşterilerle
olan ilişkilerden sonra müşteri
memnuniyeti merkezli olan bundan sonraki aşamalar ise sırayla;
büro veya ofis mobilyaları alanında yenilikçi fikirler, özgün
tasarımlar, üretiminden satış
sonrasına kadar olan süreçte kaliteli hizmet sunmak, yurt içinde
ve yurt dışında prestijli projeler
üretmek ve farklı olmak şeklinde sıralanabilir.
Orta veya büyük ölçekli bir ofis
mobilyası firması; müşteri ihtiyaç ve beklentilerini en iyi şekilde anlayarak, onlara en doğru
kanaldan en uygun çözüm ve
değer önerilerini sunan, branşlarında deneyimli, profesyonel
ekibi ve alternatif dağıtım kanalları ile geniş ürün ve hizmet
yelpazesini toplumun her kesimine en hızlı ve en etkin şekil-
de ulaştıran, etik değerlerinin ve
sosyal sorumluluğunun bilincinde olarak dünya standartlarında
sürdürülebilir kârlılık ve verimlilikle faaliyet gösteren, müşteri
memnuniyetini her şeyden üstün
tutan bir firma olmak misyonunu
taşımalıdır. Bu misyona sahip bir ofis mobilyası imalat ve satışı yapan firma
ise aynı zamanda; Türkiye’de ve
dünyanın her yerinde güvenilir
ve aynı kalitede hizmet sunan,
mobilya konusunda herkesin
ve her kesimin tedarikçisi olan,
müşteri ve insan kaynağını en
değerli aktifi olarak kabul eden,
köklü geçmişine yakışır şekilde
sürekli olarak fark ve değer yaratan, rakiplerinin örnek aldığı,
her aşamada bir tedarikçiden
daha fazlasını vaat eden, evrensel, saygın ve piyasa değeri yüksek, lider bir firma vizyonuna
sahip olmalıdır.
Bunları gerçekleştirebilen firmalar; millî ve manevi değerlerinden taviz
vermeden çalışan, ortak
amaçlar ve değerleri benimsemiş çalışanlarıyla
bütünleşmiş bir şirket
kültürünü sürdüren, ticari bir teşekkül olarak
kendisini ve markasını
farklı hissettiren, ticaret
vasıtasıyla sağlam dostlukların kurulabildiğini
gösteren, müşterileriyle
karşılıklı gelişmeyi, anlaşmayı
ve güveni esas alarak iletişim
kanallarını daima açık tutan,
böylelikle ticaretini ve faaliyet
alanını taçlandıran güvenilir ve
objektif firmalar olma yolunda
dev adımlar atabilirler. Bunların
yapılmaması için aslında hiçbir
sebep yoktur. Çünkü “çalışılırsa
olur”.
Saygılarımla.
TÜRKİYE’DE
DERİCİLİK
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
70
Ham derilerin büyük bir
kısmı, insanların et ihtiyacının
karşılanması için beslenen hayvanlardan yan ürün olarak ortaya
çıkmaktadır. Genellikle çok çabuk
bir şekilde kokan, kurutulduğunda
kırılganlaşan ham deri, başta
“tabaklama” olmak üzere bazı
kimyasal ve mekanik işlemlerden
geçirildikten sonra, kullanmakta olduğumuz derinin fiziksel
özelliklerine ulaşır. Deri, bir ara
ürün olup, işlenerek ayakkabı,
giysi gibi deri mamulleri ile mobilya gibi günlük hayatta kullanılan
ihtiyaçlara çevirilirler.
Dünya geneline bakıldığında,
Türkiye’de dericilik sektörünün
özellikle çok gelişmiş olduğu bunun 1960’lı yıllara dayanan bir
tecrübeye bağlı olduğunu söylebiliriz.
İstanbul Sanayi Odası’nın yaptığı
araştırmaların sonuçlarına göre;
odericilikte Türkiye’de dışa açılma
hazırlıkları ilk olarak 1960’lı
yıllarda planlı ekonomiye geçişle
başlamıştır. Ancak ilk ihracatlar
1975 yılında Avrupa ülkelerine
yapılabilmiş, asıl gelişme ise
1991 yılında Sovyetler Birliği’nin
dağılmasından sonra yaşanmıştır.
Özellikle küçükbaş hayvan derisinden elde edilen soğuk iklime
uygun kürksüet cinsi dış giysilerin bu pazarda oldukça rağbet
görmesi, deri üretim sektörünü de
bu ürünün imalatına yöneltmiştir.
Ancak, plansız yapılan yatırımlar
ve 1998 yılında Rusya’da yaşanan
kriz hem konfeksiyon üreticilerini
hem de deri işleyen işletmeleri derinden etkilemiştir.
İhracatı Geliştirme Merkezi
(İGEME)’nin verilerine göre deri
sanayisi; Tuzla (İstanbul), Bor
(Niğde), Gerede (Bolu), Menemen
(İzmir), Çorlu (Tekirdağ), Uşak,
Bursa, Gönen (Balıkesir), Isparta ve Hatay gibi şehirlerimizde
gelişmiş bir yapıya sahiptir. Sek-
törde irili ufaklı yaklaşık 1.500
adet firma bulunmaktadır. 23 bin
çalışanın istihdam edildiğe dericilik sektörü imalat sanayinde %
2, istihdam içinde % 1,5’lik bir
paya sahiptir.
Sektör ihracat olarak baktığımız
zaman Rusya, Ukrayna, Bulgaristan, İtalya, Almanya ve
Irak pazarına açılmış olsa da son
dönemde Rusya ve Ukrayna ile ticaretini siyasi nedenlerden dolayı
% 50 azaltarak kendini başka bölgelere kaydırmıştır.
Dünya geneline baktığımız zaman
Türkiye’nin deri sektöründeki en
büyük rakibi ise Çin’dir. Özellikle
Çin’deki ucuz ve sağlıksız olan
deri sektörü haksız rekabete neden
olmakta ve bu durum Türkiye’deki
deri sektörünü de olumsuz etkilemektedir.
Dünyada dericilik sektöründe lider Türkiye ümidimizi hâlâ muhafaza ediyor, saygılar sunuyorum.
MAKALE
Dericilik sektöründe ham deri
olarak genellikle sığır, koyun
gibi insanların beslenmesi amacı
ile yetiştirilen hayvanların yanı
sıra, nadiren de olsa sürüngenler,
balıklar ve kuşların da derilerinden
elde edilenler kullanılmaktadır.
71
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
MAKALE
Kazım GÜNDOĞDU
ORTODONTİK
TEDAVİ
Halide ÜMİTFER
Diş Hekimi
SAĞLIK
Son yıllarda dış görünüşümüzün
gittikçe daha da önem kazanması sonucu, sağlık ve iç huzurları
için insanların estetik görünüme
olan yoğun talepleri artmıştır.
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
72
Güzel bir gülüş, sağlıklı ağız ve
diş yapısına sahip olmak günümüzde sosyal ilişkilerde gittikçe ön plana çıkmaktadır. Düzgün
bir diş yapısı, bembeyaz sağlıklı
bir gülüş olumlu ilişkilerde kilit
noktasıdır.
Eğer çapraşık dişlere sahipseniz,
bu dişlerin temizliğinin zor olması sebebi ile dişlerinizi erken
kaybedebilirsiniz.
Bozukluğa
neden olan dişler çene kaslarında daha çok baskıya neden olarak çene ekleminde bozukluklara yol açar ve baş sırt omuz
ağrılarına neden olabilir. Ayrıca
bozuk diş yapısı dış görünümümüzü olumsuz etkiler. Bununla
birlikte çapraşık dişler ağız kokusuna neden olur.
Bu sayılanlara tedbir amaçlı olarak son yıllarda yetişkin gruba
da artık ortodonti tedavisi daha
yaygın olarak yapılmaktadır.
Her ne kadar yetişkinlerde
vücut gelişimleri belli bir yaştan sonra dursa da, ortodontik
tedavinin günümüzde geldiği
seviyenin olanaklarından yararlanabilirler. Sağlıklı dişlere, diş
etlerine ve kemik yapısına sahip
olan herkese tel tedavisi uygulamak mümkündür. Yetişkinlerde görülen ortodontik bozukluklar çapraşıklık, seyreklik, diş gıcırtdatma,
dişlerde aşınma, fırlaklık, alt
veya üst çenenin önde ya da
geride olması sayılabilir. Yetişkinlerde ortodontik tedavi diş
etlerinin sağlıklı olması durumunda başarıya ulaşır. Yer darlığı mevcutsa sağlam dişlerden
çekim gerekebilir. Bazen de yetişkin bir hastaya
protez uygulanacağı zaman eğilmiş dişleri dikleştirmek amacıyla tel tedavisi uygulaması yapılmaktadır. Yine yetişkinlerde
daha çok kemik erimesi nedeni
ile dişlerin birbirinden ayrılması
sonrası ortodontik tedavi ile diş-
ler birbirine yaklaştırılır ve boşluklar doğal olarak kapatılır.
Yetişkin
hastalarımıza
günümüzde artık geleneksel
olan metal görünümlü sabit ortodontik tedavi aygıtları olan braketlere mahkûm olmayıp, şeffaf
braketler ve düzeltici plaklarla
başarılı ortodontik tedaviler yapılabilmektedir.
Çocukların da erken diş muayenelerinin ileride oluşabilecek diş hastalıklarının önüne
geçebilecektir. Çocuklarda ilk
defa ortodontik muayene yaşı 7
olmalıdır. Kemik yapısında düzensizlik yaşayan bireylerin ortodontik tedavisinde yaş faktörü
önem kazanmaktadır. Ergenlik
dönemi boyunca hastanın yüz
yapısı sürekli değişebileceğinden bu yaşlarda uygulanan bir
ortodontik tedavi hastanın yüz
gelişimini doğru şekilde yönlendirecektir. Herkese, düzgün bembeyaz dişleriyle, sağlıklı gülüşlerin bol
olacağı bir ömür diliyorum.
BİLGİ VE İLETİŞİMİN
GÜCÜ
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
74
Bilginin toplanmasını, işlemesini, depolanmasını, ağlar aracılığı ile bir yerden bir
yere iletilmesini sağlayan iletişim ve bilgisayar teknolojilerini de kapsayan bütün teknolojiler “bilişim teknolojisi”
olarak adlandırılmaktadır.
Bilişim teknolojileri sürekli
olarak kendini güncelleştirmekte ve süratle ilerlemektedir. Özel şirketlerin ve Devlet
müesseselerinin araştırma ve
geliştirme çalışmalarını yapamadıkları ve kendilerini yenilemedikleri takdirde bilginin
esiri olmaya mahkûmdurlar.
Askeri veya sivil bilginin
esiri olan ülkeler hakiki manada özgür olarak kabul
edilemezler.
Özel şirketlerin teknoloji ve
Euro’ya satın aldı. 2016 yılında Cupertinolu şirketin son 3
ayında 75.9 milyar dolar gelirinde 18.5 milyar dolar net
gelir elde ederek rekora imza
attı.2015 yılı verilerine göre
şirketin piyasa değeri 711
milyar dolara yükseldi. Nakit
rezervi 194 milyar dolara ula2007
verilerine
göre şan Amerikalı Apple şirketi
Nokia’nın pazar payı % 63- tek başına Almanya’nın döviz
64 dolaylarında olduğu kabul rezervine eşit bir zenginliği
edilmekteydi ve şirket değer- yakalamış oldu.
lemesinin 110 milyar Euro
Teknoloji ve inovasyona ayak
olarak biliniyordu.
uyduramayıp rekabete yeİlk Akıllı telefon sektörüne nik düşüp tarihte adını sildiNokia girmesine rağmen ino- ren birçok şirket mevcuttur.
vasyon çalışmalarında başa- Türkiye’nin yakın gelecekte
rılı olamamalarından dolayı hedeflediği noktalara gelmek
giderek güç kaybediyor, Go- ve kalıcı istikrar istiyorsak
ogle Android ile Apple ise katma değeri yüksek ürünleİOS sistemleri ile görücüye re yönelip inovasyonun kalbi
çıkmaya
hazırlanıyordu. olan bilişim teknolojilerine
2007 yılının son çeyreğinde ehemmiyet verip milli ürün
sahneye çıkan Apple bir üretmemiz ve oluşturulan ardevrimin başlangıcıydı ve ge merkezlerine özel sektöinsanlar saatlerce kuyrukta ründe katılması elzemdir.
beklediler. Kısa zamanda sektörün % 90’ını Google Mobile Saygılarımla.
(Samsung, HTC vb.), Apple
almayı başarmıştı. Microsoft
Nokia şirketini 5,44 Milyar
inovasyona gerekli ehemmiyeti vermeyip bu konuda yatırım yapmadıkları takdirde
ilerleyen süreçte ayakta kalmaları mümkün görülmemektedir. Yakın tarihteki “Nokia”
şirketinin durumunu zihinlerimizde canlandırabiliriz.
MAKALE
Yaşadığımız yüzyılda en
önemli
enstrüman
olarak “bilgi, iletişim ve inovasyon teknolojileri” kullanılmaktadır.
İletişim
teknolojilerinin
gelişmesi
bilgiyi zenginleştirip daha
güçlü hale getirmektedir.
75
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
MAKALE
Taha ÇİFTÇİ
BALKANLARA
VEFA DERNEĞİ
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
76
Balkanlar Osmanlı Padişahları Murad-ı Hüdavendigar’ın,
Yıldırım Beyazıt Han’ın, Fatih
Sultan Mehmed Han’ın torunları olan Evlad-ı Fatihan’ın diyarıdır. Bir asır evvel, bizlerden
kopartılan Balkanların kaybıyla,
gönül gözlerimize mil çekildi.
Balkanlar, dilsiz ve sağır, garip
ve yalnız bırakıldı. Balkanlar
öksüz kaldı. Nice zulümler gördü bir asır gibi kısa bir zaman
dilimi içinde insanlarımız.
Evlad-ı Fatihan diye de bilinen Balkan göçmenleri Türkiye nüfusunun büyük çoğunluğunu meydana getirmektedir.
Bu göçmenlerin hepsi de eğitimli, meslek sahibi ve iyi vatandaştır. Balkan göçmenleri
kendilerini anavatanlarında
görmekte muhacir olarak düşünmemektedir.
Balkan
göçmenlerinin
TBMM’de, yerel yönetimlerde, iş dünyasında, sosyal hayatta, kültür ve sanat alanında
bu büyük çoğunluğun yeterince temsilcisi bulunmamaktadır. Balkanların huzurunu
güçlü Türkiye’nin varlığına,
Türkiye’nin gücünü de Balkan göçmenlerinin çalışkanlığına ve millet sevgine bağlı
olarak görmekteyiz. Bu durumdan daha ilerisini basiretli
Balkan göçmenlerinden öncü
olanlar gördüler ve büyük bir
birlikteliğe imza atmak istediler. Bunun içinde Balkanlara
Vefa Derneği kuruldu.
Balkanlara Vefa Derneği, 33
kurucu üyesi ile 2015 yılında
kurulmuştur.
Derneğimizin
kuruluş amacı ecdadımızın
Balkanlarda bıraktığı toprak-
STK
larda kalan ve asimile olmaya
yüz tutmuş soydaşlarımıza gelenek ve göreneklerimizi geri
kazandırmak ve yaşatmaktır.
Bu anlamda asıl hedefimiz;
kurucu arkadaşlarımızın vefalı ve özverili çalışmaları ile
birlikte Türkiye Cumhuriyeti
Devleti kurum ve kuruluşlarının desteği ile yaptığımız
ve yapacağımız çalışmalar,
unutulmuş ve ihmal edilmiş
ilişkilerimizi canlandırarak,
bağlarımızı
pekiştirmektir.
Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır felsefesi ile hareketle Balkanlara vefa borcumuzu ödemektir esas gayemiz.
Memleket gözetmeksizin bu
hizmet anlayışını kabul eden
herkesin aramızda yer alması
mümkün olduğu gibi, Balkanlara vefayı kendimize bir borç
edinmektir esas gayemiz.
77
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
STK
Turgay GEZER
Bu hususta inançla, samimiyetle, sevgiyle zide derneğimizle inşaallah güzel ve hayırlı
uzattığımız yardım elleri Balkanlar ile Tür- hizmetlere hep birlikte imza atacağız.
kiye Cumhuriyeti’nin, Avrupa ile Asya arasındaki manevi ve maddi köprüleri oluştura- Saygılarımızla.
caktır.
Balkanlara Vefayı, Konya’ya, Karaman’a ve
Türkiye’ye vefa olarak görmekteyiz. Bunun
için Balkanlara Vefa Derneği, KONSİAD ile
stratejik ortaklığı ilke edinmiştir. Bu iki gü-
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
78
Ambalajlı ayran ,yayık tereyağı ,ambalajlı süzme
peynir ve benzeri onlarca
ürünü Türk halkıyla ilk
defa tanıştıran marka olan
Elif Süt ,gıda sahtekarlarının cirit attığı ülkemizde
doğal ,sağlıklı ve katkısız
üretimiyle tüketicinin dostu olmaya devam ediyor.
Ülkemizde daha fazla kazanç uğruna halkın sağlını
hiçe sayan uygulamalar malesef gün geçtikçe artıyor.
Ay geçmiyorki Gıda Tarım
ve Hayvancılık Bakanlığı
gıdada sahtekarlık yapan
yeni isimler açıklamasın.
Zaman medya yoluyla tüketiciye teşhir edilen markalar
arasında ,yoğurdun üstüne
kaymak görünümü versin
diye margarin sürende var
,son kullanma tarihi geçen
peynirleri eritip çeşitli işlemlerden sonra yeniden
peynir olarak satışa sunanda. Süte jelatin katarak koyulaştırıp ,üç litre süt yerine
iki litre sütten 1 kilo süzme
yoğurt elde eden üreticilerin
yanı sıra ,sütteki bakteriyel
faaliyetin durdurulması uğruna süte hidrojen peroksit
,formaldehit,ve borik asit
katıldığına dair tespitlerde
mevcut.Kaşar peynirine katılan patates püresi ve soya
proteni ise bu sahtekarlıkların en masumu .İnsan yaşamındaki yeri insanlık tarihi
kadar eski olan süt ve süt
ürünlerinde yapılan sahtekarlıkların anlaşılması maalesef çok zor. Neyse ki ;teknolojinin getirdiği her türlü
imkandan faydalanırken ,insan sağlığını ön planda tutan
ve gelenekselleşmiş doğal
üretimler yapan dürüst firmalarımızda var.
Türkiye’nin ilk Çevre Bakanından çevre ve insan
dostu üretim.
Üretimde doğal yöntemleri
tercih eden ve öncelik olarak tüketiciye sağlıklı ürünler sunmayı misyon edinmiş
şirketlerden birisi de Elif Zirai Ürünler Gıda Enerji San.
Peynir üretiminde şirden
maya..
Peynir üretimlerinde, Fransa, İsviçre ve Hollanda gibi
dünyanın önde gelen peynir
üreticisi ülkelerinin kullandığı doğal peynir mayası olan,
şirden mayayı kullandıklarını belirten Ali Talip Özdemir,
doğal şirden mayasının çok
küçük yaşta süt ile beslenen
buzağıların kesime gönderilerek ön-midelerinden elde
edilen, en saf peynir mayası
olduğunu, günümüzde peynir imalatçılarının istikrarlı
bir kaliteyi yakalayabilmeleri için yapı bozukluklarını
bertaraf ederek, temiz tat ve
yüksek randımanda üretime
FİRMA TANITIMI
FİRMA TANITIMI
ELİF SÜT
harmanlanan bilgi birikimini üretimlerimizden eksik
etmiyor ve bu birikimle yaptığımız üretimlerle halkımıza
doğal, sağlıklı, lezzetli ürünler sunuyor, unutulmaya yüz
tutmuş tatları yeniden sofralarına getiriyoruz.”
79
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
SÜT ÜRÜNLERİNİN
EN GÜZEL HALİ
ler Gıda Enerji San. Ve Tic.
A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı
Ali Talip Özdemir süt ve süt
ürünleri üretimine tutkuyla
bağlı olduklarını vurgulayarak, öncelikli hedeflerinin
Türk insanına, hakkettikleri şekilde sağlıklı ve doğal
gıdalar sunmak olduğunu
söylerken sözlerini şöyle
sürdürdü: “ Biz dikkatimizi,
bilgimizi ve tüm kaynaklarımızı süt ve süt ürünlerinin
sağlıklı, hijyenik ve doğal
olarak üretilebilmesi için
seferber etmiş durumdayız.
İşimizde mükemmelliği yakalayabilmek için çalışmalarımız aralıksız sürmekte. Bu
sayede, her geçen gün işimizi
daha da geliştirirken insanlarımızın ihtiyacı olan sağlıklı
gıda ürünlerini onlara sunabilmek adına hızla mesafeler
katetmekteyiz. Yapmış olduğumuz üretimlerde teknoloji“Süt bizim tutkumuz”
yi de en üst seviyede kullanıyoruz ancak, Anadolu’nun
Üretimleri konusunda bizlere
binlerce yıllık geçmişiyle
bilgi veren Elif Zirai ÜrünVe Tic. A.Ş… Sakarya’nın
şirin ve tarihi beldesi
Taraklı’da Elif Süt markasıyla üretim yaparak ürünlerini Türkiye’nin dörtbir
yanında tüketicilere sunan
şirketin sahibi kamuoyunun
yakından tanıdığı bir isim.
Anavatan Partisi döneminde
Türkiye’nin ilk Çevre Bakanı olan ve Bakırköy Belediye Başkanlığı’nın yanısıra
ANAP Genel Başkanlığı’da
yapan Ali Talip Özdemir, siyaset hayatına ara vermesiyle
atıldığı iş yaşamında da çevreci ve insan dostu politikalarını uygulamaya devam ediyor. Bugün Elif Süt, doğada
serbestçe gezen süt hayvanlarından elde ettiği sütü modern tesislerinde, geleneksel
yöntemlerle işlerken, bölgede bulunan onlarca süt üreticisine de katkıda bulunuyor.
İlklere imza atan marka.
Kuruluşundan itibaren süt ve
süt ürünleri sektöründe bir
çok yeniliğe imza atan Elif
Süt, Türkiye’nin ilk ambalajlı ayranı, yayık tereyağı,
bebeklere özel yoğurdu, çocuklara özel tüpte meyveli
yoğurdu, süzme peyniri ve
benzeri onlarca ürünü Türk
tüketicisiyle ilk defa buluşturan marka olmasıyla da, sektör tarihine adını yazdırmış
durumda.
Ali Talip Özdemir Kimdir?
1953 Yılında Konya’nın
Ereğli ilçesinde dünyaya gelen Ali Talip Özdemir Ankara Devlet Mühendislik
Mimarlık Akademisi Makina Mühendisliği Bölümünü
Adrese teslim “Helal Gıda” bitirdi. Sanayi Bakanlığı Demir Çelik Uzmanlığı, Ereğli
İnternet üzerinden, kapıda
Belediye Başkanlığı, Konya
ödeme seçeneğininde yer alBelediyeler Birliği ve Avrudığı online satış hizmeti vepa Konseyi Belediyeler Bir-
EKONOMİ
ren Elif Süt, İslami usullere
uygun üretim yaptığı belirlenen kurumlara verilen Helal
Ürün Sertifikasına da sahip
bulunuyor. Gıda ve İhtiyaç
Maddeleri Denetleme ve Sertifikalama Araştırmaları Derneği (GİMDES) tarafından
düzenli olarak denetimlere
tabi tutulan Elif Süt’ün ürün
gamında beyaz peynirden
kaşara, yöresel ürünlerden
tereyağına kadar bir çok ürün
bulunuyor.
liği Üyeliği, Bakırköy Belediye Başkanlığı, Marmara ve
Boğazları Belediyeler Birliği
Başkanlığı,
Bakırköyspor
Kulübü Başkanlığı, Anavatan Partisi’nin 4. Genel
Başkanlığı, XVIII. Dönem
Konya ve XX. Dönem İstanbul Milletvekilliği ile Çevre
Bakanlığı ve Devlet Bakanlığı, ve Haliç Üniversitesi
Mütevelli Heyeti Üyeliği
yapmış olan Özdemir Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Çevre
Bakanı’dır
81
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
FİRMA TANITIMI
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
80
ihtiyaçları olduğunu, bu nedenle de bünyesinde %95’in
üzerinde kimozin içermesinden dolayı bu garantiyi veren
doğal şirden mayasını tercih
ettiklerini sözlerine ekledi.
Fabrika: Ulucamii Mah. Ankara Cad. No: 280 Taraklı - Sakarya
Tel: 0264 491 28 28
Fabrika Satış Mağazası: Zeytinoğlu Cad. Akatlar Mah. No: 115 Beşiktaş - İstanbul
Tel: 0212 351 52 21
Ali Ulvi ÜLKER
KONYA’DAN
“Bozkır’da, Cumaları, pazar kurulur,
Bulanan gönüller o gün durulur.
Karşılıklı hâl hatır sorulur:
-Hoş geldin.
-Hoş bulduk, sen de hoş geldin.”
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
82
Efendim, gönüllerimizin durulmasını sağlayacak Bozkır Cuma
Pazarı’nı; Cenabı Allah’ın izni
ile harf, kelime ve cümlelerin
imarıyla bu bembeyaz sayfaların ak satırlarına mekân eyleyerek hepinize “Torosların Sessiz
ve Yalnız Efesi Bozkır”a hoş
geldiniz, safalar getirdiniz diyorum.
Merhum
Nazım
Kemal
Diniz’in “Hoş Geldin Paza-
rı” adlı şiirinin giriş mısraları
ile tanıtım yazısını sunmaya
çalıştığım Konya’nın Bozkır
ilçesi tarihi özellikleri, coğrafî
konumu ve vefalı insanları ile
oldukça önemli memleket köşesidir.
Bozkır, dokuz bin yıllık bilinen tarihi ile çeşitli insan toplulukları ve medeniyetlere ev
sahipliği yapmıştır. Konya
İli sınırları içinde bulunan
ilk insanlık yerleşmesi olan
Çatalhöyük medeniyetinin
ortaya çıkmasına sebep olan
Bozkır ilçesinin ortasından
akmakta olan Çarşamba çayının kazandırdığı bu özellik
Bozkır’a, dokuz bin yıl gibi
tarihi bir geçmiş ve kültürel bir zenginlik yüklemiştir.
Bozkır; Antik çağda İsauria
adlı medeniyete başkentlik
yapmıştır.
İsaurialılardan
sonra Roma, Bizans dönem-
Bozkır aslında kasabanın
(Bozkır İlçesi) değil, yörenin,
yani çay (Çarşamba Çayı) ile
Seydişehir arasındaki toprakların adıdır. Kasabanın adı
“Siristad” idi. Siristad Türklerden önce yörede yaşayan
kavimlerden birine ait bir isim
olduğundan, kısaca Türkçe
asıllı olmadığı için, atılarak
kasabaya da Bozkır adı verilmiştir. Anlaşılacağı üzere
yöre kasabanın adını değil,
kasaba yörenin adını almıştır. Bozkır adına gelince bu,
arazinin coğrafi yapısı ile ilgili değildir. Yörenin adı olan
Bozkır, bu yöreyi feth veya
idare etmiş bir Bey’den gelmektedir. Bozkır Bey, en kuvvetli ihtimal ile XIV. yüzyılda
bu yöreyi idare etmiştir. O,
Karamanoğulları’nın bir valisi olabilir. Bozkır Bey, belki
daha az muhtemel olarak Selçukluların da valisi olabilir.
Fransızca “steppe” manasında
şimdi kullandığımız bozkır
yeni bir deyim olup, yüzyılımızın birinci yarısında kullanılmaya başlanmıştır. Esasen
bozkır adını taşıyan yer, gerçek manasında, bozkır karakterinde de değildir. Bozkır
Milattan
önceki
İsauria
Bölgesi’nin başkenti olan
Bozkır; İsauria Vetus (Eski
İsauria), İsauria Nova (Yeni
İsauria), Trismaden ve Leontopolis (Arslanlar Şehri)
gibi isimlendirmelerle Galatyalılar, İsaurialılar, Romalılar ve Bizanslılar zamanında
önemini muhafaza ederek,
milattan sonra 1100 yıllarına
kadar bu egemenliklerin tesiri altında kalmıştır. Bozkır’ın
Türk-İslâm Kültürü’nün tesiri
altına girmesi ile Selçuklular,
Karamanoğulları ve Osman-
KONYA’DAN
BOZKIR
adının boz ve kır fiillerinden
emir ikinci şahıs ile yapılmış
bir ad olduğu anlaşılmış bulunur. Yani Bozkır, anlaşılacağı
üzere Boz + kır = “yen ve saf
dışı bırak” demektir. Bu tanımlama aslen Bozkırlı (Akçapınar köyümüzden) olan ve
Türk Dünyası’nda 20. yüzyılın Dede Korkut’u olarak ta
bilinen merhum Prof. Dr. Faruk SÜMER’e ait olup, kendisi bir makalesinde; “Bozkır
adının steppe manasında olduğunu sanarak yerine başka
83
bir ad verilmesi için İçişleri
Bakanlığı’na müracaatta bulunmuş olan bazı kişilerin bu
tutumuna hayret ettim. Bakan Hıfzı Oğuz Bekata Bey
ile görüşüp gerçeği anlattım.
Memleketimizin bu tapu senedi böylelikle korunmuş oldu.
Bir topluluk, tarihine ve kültürüne sahip çıkarsa millet
olur ve varlığını sürdürebilir”
diyerek önemli bir tespitte bulunmuş ve Bozkır’ın adının
değişmesini böylelikle önlemiştir. lılar Cumhuriyetimizin ilânına
kadar Bozkır topraklarında hüküm sürmüşlerdir. Selçuklular
devrinden kalma tarihi kemer
köprüler, Osmanlı Dönemine
ait Bozkır Camileri ve çeşmeleri
görülmeye değer şaheserlerdir.
Bozkır’a adını veren Bozkır
Beğ’in yaşadığı dönemi tarihçiler 1460’lı yıllar olarak tespit etmişlerdir. İlçe, ta o zamanlardan
bu yana coğrafik olarak “Yazı
Kolu” ve “Dağ Kolu” olarak
adlandırılmıştır. Bu tanımlamalar, günümüzde bile halkımız
arasında kullanılmaktadır.
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
ANADOLUMUZUN GİZLİ CENNETİ:
lerinden geçerek Türklerin
fethi ile İslamlaşan Bozkır
toprakları Selçuklular, Anadolu Beylikleri dönemini görür ve bu topraklar Osmanlılara kadar gelir. 1700’lü yılların ikinci yarısında Bozkır ve
civarında çıkarılan madenler
sebebiyle maden eminliği
olarak Osmanlı Devleti nazarında da oldukça önemli bir
kasaba olan Bozkır, Türkiye
Cumhuriyeti’nin ilanından
sonra ilçelik statüsü ile Konya İli’ne bağlanır.
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
84
Bozkır artık herkesçe bilinen “Havası ve Suyu Sert,
İnsanı Yiğit ve Mert” slogan ile tanınmaktadır. Bozkırlının yiğitliği ve mertliği,
O’nun hayat felsefesidir. Bu
Bozkır’da rakım 1.167 metredir. Orta Torosların eteğinde
kurulan Bozkır’ın ortasından
geçen Çarşamba çayı, Yolören
köyü yakınlarında kanal vasıtasıyla Beyşehir Gölü’nden
gelen sularla birleşip Mavi
Boğaz denilen geçitten geçerek, Apa Barajı’na dökülür.
Buradan Çumra ve Konya
Ovalarının
sulamalarında
Bozkır’ın Çarşamba çayından
faydalanılır. İlçenin bir başka akarsuyu da Göksu nehrinin önemli kollarından birisi
olan Gökdere çayıdır. Çarşamba Çayı ve Gökdere Çayı
arasında bulunan Bozkır bu
özelliği ile Konya’nın, dolayısıyla İç Anadolu Bölgesi’nin
Mezopotamya’sı konumundadır. Geçtiğimiz yıllarda Mavi
Tünel adıyla inşaatına başlanan sulama tesisi ile Konya
Ovası’na hayat verecek olması ile dikkat çekmektedir.
1.489 km²’lik bir alana sahip
Bozkır’da “Adrese Dayalı
Nüfus Kayıt Sistemi 2015 Yılı
Nüfus Sayımı Sonuçlarına
göre ilçe merkezinde 7.798,
ilçe genelinde ise 27.006 kişilik bir nüfus bulunmaktadır.
Konya’ya 119 km uzaklıkta
olan Bozkır, kendisine bağlı
51 mahalleden oluşmaktadır.
Bozkır her ne kadar coğrafyasından kaynaklanan ve bunun sonucu olarak ekonomik
alanlarda istihdamın yetersiz
olması sebebiyle; yurt içinde
başka il ve ilçeler ile yurt dışındaki yabancı ülkelere göç
veren bir ilçe konumundadır.
Özellikle yurt içinde en fazla Bozkırlının bulunduğu il
İstanbul’dur.
İstanbul’daki
Bozkırlıların sayısının 110
bini aştığı, İstanbul’da Bozkırlıların kurmuş oldukları
dernek ve vakıfların üye sayıları, telefon, isim ve adres
havuzlarındaki istatistiki sayılardan anlaşılmaktadır.
Bozkır halkının % 99’u okuma ve yazma bilmektedir. Bu
rakam, ülkemiz standartlarının üzerindedir. Bu oranın
yüksek olmasındaki ana sebepleri; İlçe halkının eğitim
ve öğretime verdiği önem ve
değer, gençlerin kendilerini
okuyarak ilçesine ve ülkesine
faydalı olma isteği, ekonomik alanlarda ilçede istihdam
imkânlarının olmayışı, tarım
için yeterli tarıma elverişli
alanın bulunmayışı ve kalkınmışlığın tek yolunun eğitimden geçtiği düşüncesi olarak
sayılmaktadır. Bozkır Halkı,
aydın ve basiretli karakter ve
kararlılığı ile medeniyet ve
teknolojinin getirdiği her türlü
hizmetleri benimsemiş, bunları sosyal ve ekonomik hayatında uygulamaya başlamıştır.
Bozkır; insanlar arasındaki
etkileşim, telekomünikasyon, ulaşım, görüntülü ve
sesli haberleşme araçlarının
zenginliği gibi alanlardaki hızlı değişme ve gelişme
sayesinde, yurt içi ve yurt
dışındaki gurbetçilerin ilçeye, bağlı kasaba ve köylerine getirdiği yeni görgü
ve düşüncelerle, Avrupa ve
bütün dünya ile entegrasyon
yolunda çağımızın getirdiği
yeni görüş ve davranışların aydınlığında ekonomik
imkânlardan istifade yolunu
seçmiştir. Bu seçim ile birlikte Bozkır, Konya İli’ne bağlı
bir ilçe olarak “bilgi çağı”
dediğimiz çağa hemen ayak
uydurmasını bilmiş, Konya
İli’nin diğer ilçelerine göre
yenilikler ve gelişmelerde
hep önde ve önder olmuş bir
ilçesi durumundadır. Bozkır
İlçesi’nde; Devletimizin bütün kurum ve kuruluşlarında,
eğitim kurumlarında, büyük
hacimli özel işyerlerinde sunulan mal ve hizmetlerin halka transferinde bilgisayarlar
kullanılmakta,
buralardaki
işlemler çok çabuk ve seri bir
şekilde yapılmakta, hizmetlerin sunumunda hiçbir aksama
yaşanmamaktadır.
Halk, özel zevklerinin haricinde zorunlu kalmadıkça ekmeğini evlerde tandırda veya
sacda pişirmemekte, çarşıdan
satın almaktadır. Giyim olarak
halkımız; şalvar, entari, örtü
ve ayağa giyilen yemeni ve
kunduraların yerine ülkemizin her tarafında olduğu gibi
rahat ve ucuz giyimleri tercih
etmektedir. Ayrıca; yakacak
ve aydınlatacak maddelerinin
en iyisini ve en faydalısını
kullanmaktadır. Çalı, çırpı ve
kalitesiz kömür ile ilgili ısınma şekli ağır ağır tarihe karışmaktadır. Bunların yerini kaliteli ve kalori değeri yüksek
kömür, merkezi sistemle veya
kat kaloriferi sistemi ile ısınma şekillerinden olan kalorifer yakıtı almaktadır. Toprak
damlı, hasır örtülü, taş duvarlı
ve toprak sıvalı evlerin yerine; taş, tuğla ve betondan inşa
edilmiş kaloriferli evlerde ve
toplu konutlarda oturulup kalkılmaktadır. İlçe merkezinde
yapı kooperatifi şeklinde ev
sahibi olan vatandaşlarımıza
Bozkır Belediyesi öncülüğünde zaman zaman dar gelirli
vatandaşlarımız için TOKİ
tarafından yapılacak olan evler için halkın müracaatı alın-
maktadır. Bozkır ilçesinde,
bağlı kasaba ve köylerinin
tamamında her evin suyu ve
elektriği vardır. Yayla Sevdalısı Bozkırlılar; yaylalarında
bulunan evlerinin çoğunu artık betonarme olarak inşa etmekte, bu evlere su, elektrik
ve telefon bile getirtmektedir.
Bozkır’da öteden beri çarşı
adet ve gelenekleri, ev adet
ve gelenekleri ayrı ayrı karakter taşır. Ahîlik Geleneği’nin
yüzyıllar geçmesine rağmen
ilçede yaşatılmaya çalışıldığı
da bir gerçektir. Hemen hemen her iş kolunda; çırak, kalfa, usta ve üstat zincirlemesi
esnaflık terbiyesi ve ahlâki
açıdan sürdürülmeye çalışılmaktadır. Bu iş resmi anlamda Devletimizin sağladığı
imkânlarla yapılmaktadır. İş
kollarına göre her bölüm kendi arasında teşkilatlanmış durumdadır. Bu teşkilatlardan en
önemlisi yıllar önce kurulan
Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar
Konfederasyonu’na
bağlı
Bozkır Esnaf ve Sanatkârlar
Odası’dır. Bu Oda, 1979 yılında Bozkır’da kurulmuştur.
Şoförler Odası, Kamyoncular
Kooperatifi gibi sivil toplum
teşkilatlarının bulunduğu ilçede Ziraat Bankası ve Halk
KONYA’DAN
Türk Bayrağı’na olan sevdalarından ötürü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve Yüce
Türk Milleti’nin hizmetkârı
karakterliliğindeki Bozkırlılar, Milli Mücadele döneminde sırasında çok sayıda şehit
vermiştir. Bozkır, Türkiye
Cumhuriyeti’nin 29 Ekim
1923’de ilân edilmesi ile yeni
Türk Devleti’nin temellerinin
harçlarına Çanakkale ve Kurtuluş Savaşlarımızdaki vatana
feda olan şehitlerinin kanları ile
katkıda bulunmuştur.
felsefenin kaynağı ise, ilçenin
adını aldığı Bozkır Beğ’den
Bozkırlılara miras kalan yiğitlik ve mertlik şiarıdır.
85
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
KONYA’DAN
Milletimizce namus ve şeref
timsali olarak kabul edilen ve
ender olarak yapılan sancaklardan birisi de Bozkır’a nasip
olmuştur. Bu nasiplilik sebebiyledir ki, Bozkırlıların en
büyük iftihar kaynağı “Bozkır
Sancağı”dır. Bu sancak Konya
Mevlâna Müzesi’nde bulunan
beş sancaktan birisi olup, Konya Bozkır Taburu’na aittir.
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
86
Ekonomik anlamda imalat sektöründe Bozkır İlçesi’ne bağlı
Dere ve Sorkun’daki tahin üretim fabrikaları hemen dikkat
çekmektedir. İlçenin içinden
geçen Çarşamba Çayı, Bozkır
İlçesine 15 km. uzaklıktaki
Sorkun ve 10 km. uzaklıktaki
Dere’nin de içinden geçmektedir. Çarşamba Çayı üzerinde önceleri suyun kuvvetinden faydalanılarak yapılan su
değirmenlerinde yıllar önce
ilkel olarak başlayan tahin
üretimi, günümüzde modern
bir şekilde el değmeden yapılmaktadır. Tahinler; Bozkır,
Konya ve diğer illerde bulunan
büyük alış-veriş merkezlerinde, marketlerde, bakkallarda
ve gıda maddeleri satıcılarının satış yerlerinde kendisini
bilen alıcılarını beklemektedir. Sorkun Kasabası’nda iki,
Dere Kasabası’nda dört işletme olmak üzere, toplam altı
tahin fabrikası ilçede mevcut
durumdadır. Antalya İli Manavgat İlçesi’nden getirtilen
susamların belirli işlemlerden
geçtikten sonra tahin olarak
imal edilip ambalajlanması
Bozkır, Sorkun ve Dere’ye
ekonomik bir kazanç getirmiş
durumdadır. Bozkır Tahinini
artık bütün Türkiye’nin en seçkin marketlerinde bile bulabilmek mümkün hale gelmiştir.
Halkımızın ihtiyacı olan sağlık
hizmetlerinde Devletimiz tarafından yapılan sağlık tesislerinin çokluğu dikkat çekicidir.
Bozkır Devlet Hastanesi yeni
hizmet binasında, modern tıbbi
cihazlarıyla, uzman ve pratisyen doktorların istihdamları ile
önümüzdeki yıllarda bir bölge
hastanesi olmaya aday durumdadır. Ayrıca ilçe merkezinde
bulunan Mehmet Öz Aile Hekimliği Merkezi ile Harmanpınar, Hisarlık, Dereiçi, Sarıoğlan, Dere, Çağlayan ve Üçpınar
Mahalleleri ile Kuşça’da bulunan Sağlık Evleri vasıtasıyla
vatandaşlarımıza sağlık hizmetleri verilmektedir. Bozkır
İlçesi’nde eczane sayısı 10’u
Belediyenin sahibi bulunduğu bazı alanlarda Belediyece
yapılan iş yerleri, Belediye
tarafından kiraya verilmek
suretiyle
değerlendirilerek
Belediye’ye gelir imkânı sağlanmış, bir kısım alanlar ise
Bozkır Belediye’sinin; “yap,
işlet, devret” modelini teşvik
etmesi ile özel şahıslara ve
işletmecilere bu prensiple verilmiştir. Belediye tarafından
Bozkırlılara dinlenme ve oturma alanları ile çocuklar için
oyun alanları meydana getirilmiş durumdadır.
Bozkır; tarihi ve turistik eserleri, maddî ve manevî kültür
unsurları ve folkloru ile mahallen bir kültür ocağıdır. Bu
ocağın, maddi kültür öğelerinden “batırık, tahin, pekmez,
armut, elma ve üzüm” oldukça
ünlüdür. Bunun yanında Bozkır Folklor Ekibi’nin ününden
söz etmek gereklidir. Sadece
Bozkır’ın değil, Konya’nın
ve ülkemizin tanınan Halk
Oyunları Ekipleri’nden olan
“Bozkır Halk Oyunları Ekibi”
veya Bozkır Halkı arasındaki söyleyiş şekli ile “Bozkır
Ekibi”nce sergilenen figürler
insanın kanını kaynatmakta,
gayri ihtiyari olarak tempo tu-
tulmaktadır. Hele bir “Arslan
Mustafam” türküsü vardır ki
Bozkırlıların, bu türkü dillere destandır. Bozkır denilince
“Arslan Mustafam” türküsü,
“Arslan Mustafam” denilince
de Bozkır anlaşılmaktadır.
İlki 1998 yılında yapılan Bozkır Elma ve Kültür Festivali
zaman zaman Kültür Festivali şeklinde Bozkır Belediyesi
tarafından yapılmaya çalışılmaktadır. Bu festivallerde
Bozkır’da yetişen ürünlerden
elmacılık, kirazcılık, hayvancılık teşvik edilmekte, bunun
yanı sıra ilçenin tarihi ve turistik yerlerinden olan Antik Zengibar Kalesi, Tarihi Selçuklu
Hisarlık ve Üçpınar Camileri,
Bozkır merkezdeki Selçuklu
yapısı üç gözlü kemer köprü,
87
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
KONYA’DAN
Bankası hizmet vermektedir.
Spora son derece düşkün Bozkır Halkı ve Gençliği’nin spor
yapabilmeleri için; başta Devletimiz, Bozkır Belediyesi,
Kasaba Belediyeleri ile köy
muhtarlıklarınca spor alanları oluşturulmuştur. Özellikle
Bozkır ilçe merkezinde bulunan Kapalı Spor Salonu ile
bitişik nizamdaki futbol sahası ve Bozkır Belediyesince
2000 yılında yapılan halı saha
tesislerinde gençlerimiz spor
yapabilmekte, boş zamanlarını
sporla değerlendirebilmektedirler. İlk kuruluşu 1938 yılına
dayanan Bozkır Gençlerbirliği
Futbol Takımı, yıllardan beri
ilçemizi Konya amatör kümede başarı ile temsil etmektedir.
KONYA’DAN
aşmış durumdadır. Ağız ve Diş
Sağlığı alanında da ileri gitmiş
olan Bozkır’da; diş hekimlerinin yanı sıra diş teknisyenleri
de özel muayenehanelerinde
hizmet vermektedir.
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
88
Bozkır Belediye Başkanı İbrahim Gün:
“Bozkır dışında yaşayan Bozkırlı işadamlarımıza ilçemizde yatırım yaparak
yeni istihdam alanları meydana getirmelerini istiyoruz. Yaylalarımızı, antik
çağdan kalma Zengibar Kalesi’ni, diğer antik tarihi eserleri, mesire yerlerimizi ülkemizdeki bütün vatandaşlarımızın gezmelerini tavsiye ediyorum” diyerek herkesi Bozkır’a davet
etmektedir.
“Bir keşli ekmek muhabbetinde,
Közde pişmiş bir çayın deminde,
Konya’nın sessiz ve yalnız Bey’i;
Bozkır, hasretin taze neminde…”
Anadolu’nun gizli kalmış Cennet köşelerinden Bozkır’ın tanıtılmaya hasretliğini,
bilinmeye susamışlığını, bu satırlarla da
olsa mecazi anlamda Sizleri Bozkır’a götürerek anlatayım istedim. Gerçek manada
bundan sonrası Sizlere kalmış bir şey. Diyorum ki; haydi şimdi tam zamanı, yeşil
ve şirin Bozkır’a gitmenin tam zamanıdır
vesselâm.
KONYA’DAN
Dünyaca ünlü Kalp Cerrahı Prof. Dr.
Mehmet Öz, Ahırlılı Tevfik Hoca, Muhammed Kudsi Bozkıri, Sinema Yönetmeni, Yapımcısı ve İşadamı Mehmet Tanrısever, Prof. Dr. Faruk Sümer,
Memduh Ünlütürk Paşa ve Mehmet
Selek gibi birçok ünlü insanı bağrından
çıkaran Bozkır, Türkiye’nin geleceğine
yön verecek yeni beyinleri de yetiştirmektedir.
89
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
KONYA’DAN
Osmanlı yapısı çeşmeler, Sivri Tepe, asar
Tepe, İki Delikli Mağaraları, Roma ve
Bizans Dönemlerine ait kaya mezarları
ile antik suyolları, yaylalar ve Akçapınar
Çamlığı, Sorkunca, Tepearası Koruluğu
gibi mesire yerleri ilçeyi ziyarete gelenlere tanıtılmaktadır. Konya Bozkırlılar
Dernekleri Federasyonu tarafından 6-8
Mayıs 2016 tarihlerinde “Uluslararası
Bozkır Sempozyumu” yapılarak, Bozkır
ilk defa Uluslararası alanda tanıtılmıştır.
MAKALE
MAKALE
90
91
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
KONYALI SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ
92
MAKALE

Benzer belgeler