economıc agenda - T-Bank

Transkript

economıc agenda - T-Bank
29 Mayıs 2015
Haftanın Gündemi-Beklentiler
Haftaya
yurtiçinde
enflasyon
açıklanırken;
ECB
toplantısı ve ABD
tarım dışı istihdam
verileri önemli...

Bu hafta küresel piyasalarda gündemin en önemli konuları yine ABD’den
gelen veriler ve Fed üyelerinin açıklamaları ile Yunanistan sorunuydu.
 Son zamanlarda ABD’den gelen verilerdeki göreli düzelme, ABD’nin ilk
çeyrekteki zayıf büyümesinin geçici olduğuna ve bundan sonraki
dönemde toparlanmanın görülebileceğine işaret etmekte. Bu da Fed’in
Eylül ayından sonra faiz artırımlarına başlaması için yeşil ışık
yakmakta. Zaten bu hafta birçok Fed üyesinin verdiği demeçler bu
yönde oldu. Bu çerçevede, bu hafta ABD dolarının hem gelişmiş hem de
gelişmekte olan ülke para birimlerine karşı değer kazandığını
görmekteyiz. Euro/dolar paritesi bu hafta 1.08’lere kadar geriledikten
sonra mevcut durumda 1.0980’lerde seyretmekte. Japon yeni ise dolar
karşısında son 12 yılın en düşük düzeyine indi. Dolar/yen paritesi
124’ü gördükten sonra bugün 123.95 seviyelerinde seyrediyor.
 Yunanistan konusunda belirsizlik sürüyor. Yunanlı yetkililer bir
anlaşma sağlanacağı konusunda umutlu konuşurken, Euro Bölgesi ve
IMF’den gelen açıklamalar bunun tam tersi yönünde. Hatta IMF
Başkanı Lagarde, Yunanistan’ın Euro Bölgesi’nden çıkışının bir
olasılık olduğunu söyledi. Dresden’de düzenlenen G-7 maliye bakanları
toplantısından da olumlu bir haber çıkmadı. Bilindiği üzere
Yunanistan’ın kreditörlerinden 7.2 milyar euroluk yardım dilimini
alması için ay sonuna kadar kamu harcamalarını azaltıcı ciddi bir
reform programı sunması gerekiyor. Ancak Yunan hükümeti şu ana
kadar bu konuda somut bir adım atmadı. Yunanistan’ın 5 Haziran’da
IMF’e 300 milyon euroluk bir ödeme yapması gerekmekte. Ülke
Haziran sonuna kadar da IMF’e 1.6 milyar euro ödeyecek. Yunanistan
konusundaki belirsizlik ve çelişkili açıklamalar euroyu da olumsuz
etkilemekte.
 Dolardaki güçlenme petrol fiyatlarını da geriletti. Ancak ABD’de
petrol stoklarında düşüş olması bunu sınırladı. Brent ham petrolünün
varili 63.20 dolar; ABD hafif ham petrolünün varili ise 58.20 dolar
civarında.
 Altın fiyatları dolardaki güçlenme ve Fed’in faiz artışı beklentilerinden
olumsuz etkilendi. Altın ons başına 1189 dolar civarında seyretmekte.

Türkiye’de bu hafta açıklanan en önemli veri dış ticaret dengesiydi. Buna
göre Nisan ayında dış ticaret açığı %32 daralarak 7.3 milyar dolardan 4.9
milyar dolara indi. Burada temel etken altın ihracatındaki artış ve enerji
ithalatındaki düşüş oldu. Ocak-Nisan döneminde ise dış ticaret açığı geçen
1
yılın aynı dönemindeki 24.6 milyar dolardan 20.2 milyar dolara geriledi. Öte
yandan, Mayıs ayında ekonomik güven endeksinin yükselmesi ve Nisan
ayında önemli oranda artan konut satışları ekonomide ikinci çeyrekteki
büyüme konusunda daha umutlu olunmasına yol açmakta.

Bu hafta hem Fed’in faiz artışı beklentileri nedeniyle ABD dolarının küresel
piyasalarda güçlenmesi, hem de yurtiçinde seçim öncesi belirsizliği nedeniyle
kur ve faizlerde artış görüldü. 7 Haziran’da yapılacak genel seçimler
öncesinde son yapılan anketlerin bir koalisyon olasılığının da mevcut
olduğuna işaret etmesi Türk Lirası’nı zayıflatıcı bir etken oldu. Gösterge
tahvilin faizi de tekrar %10’a yaklaştı.

Haftaya küresel piyasalarda izlenecek en önemli gündem maddeleri ABD’den
gelecek tarım dışı istihdam ve işsizlik verileri, ECB’nin (Avrupa Merkez
Bankası) para politikası toplantısı ve Yunanistan konusundaki gelişmelerdir.
Yurtiçinde ise Mayıs ayı enflasyon oranları açıklanacak.

Sonuçta, haftaya ABD verileri, ECB toplantısından sonra yapılacak
açıklamalar ve Yunanistan ile ilgili atılabilecek adımlar küresel piyasaları ve
ABD dolarını etkileyecektir. Türk Lirasındaki zayıflama ise seçim öncesi
belirsizlikler dolayısıyla sürebilir. Enflasyon verisi de lirayı etkileyebilir. Bu
çerçevede, dolar/TL paritesinin 2.65-2.70 arasında seyredeceğini tahmin
ediyoruz. Gösterge tahvilin bileşik faizinin ise %9.70-10 aralığında hareket
etmesini bekliyoruz.
TÜRKİYE’DE BU HAFTA
Son
ekonomik
gelişmeler...

Dış ticaret açığı Nisan ayında 1.77 milyar dolarlık altın ve kıymetli maden
ihracatının desteği ve petrol fiyatlarındaki düşüşün Türkiye'nin
enerjimaliyetini azaltmasıyla bir önceki yıl aynı döneme göre yüzde 31.9
azalarak 4.97 milyar dolara geriledi. dış ticaret açığı Ocak-Nisan'da yüzde
18 azalışla 20.19 milyar dolar oldu. İhracat Nisan'da, geçen yılın ayına göre
yüzde 0.2 artarak 13.39 milyar dolar, ithalat yüzde 11.1 azalarak 18.36
milyar dolar olarak gerçekleşti. Verilere göre Nisan'da en çok ihracat
yapılan kalem bir önceki yıla göre yüzde 362 artışla 1.77 milyar dolara
yükselen ve altın ihracatını içeren kıymetli veya yarı kıymetli
taşlar,metaller inciler, taklit mücevherci eşyası, metal paralar kalemi
oldu.Türkiye'nin enerji ithalatı ise aynı dönemde petrol fiyatlarındaki
düşüşün etkisiyle yüzde 32 azalarak Nisan'da 3 milyar dolara geriledi.TÜİK
verilerine göre ihracatın ithalatı karşılama oranı 2014 Nisan ayında yüzde
64.7 iken, 2015 Nisan ayında yüzde 73'e yükseldi. Avrupa Birliği'nin
ihracattaki payı 2014 Nisan ayında yüzde 44.1 iken, 2015 Nisan ayında
yüzde 39.5 oldu. AB'ye yapılan ihracat, 2014 yılının aynı ayına göre yüzde
10.4 azalarak 5.28 milyar dolar olarak gerçekleşti. Nisan'da en çok ihracat
2


1.24 milyar dolarla İsviçre'ye yapılırken, bunun 1.14 milyar doları külçe
altın ihracatından oluştu. En çok ihracat yapılan ülkeler sıralamasında
İsviçre'yi 1.14 milyar dolarla Almanya, 800 milyon dolarla İngiltere, 789
milyon dolarla Irak izledi. En çok ithalat ise 1.91 milyar dolarla Çin'den
yapıldı.
Ekonomik güven endeksi Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 1.5
artarak 82.16 değerine yükseldi. TÜİK açıklamasına göre ekonomik güven
endeksindeki artış reel kesim (imalat sanayi), hizmet, perakende ticaret ve
inşaat güven endekslerindeki artışlardan kaynaklandı.
Türkiye genelinde konut satışları Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına
göre yüzde 42.7 artarak 119,317 adet oldu. TÜİK tarafından açıklanan
konut satış istatistiklerine göre, "ipotekli satış" olarak nitelendirilen konut
kredili satışlar Nisan'da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 96.5 artış
göstererek 46,063 adet olarak gerçekleşti. Yabancılara ise Nisan'da 1,847
adet konut satıldı.
Finansal
İstikrar Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayınlanan yılın ilk Finansal İstikrar
Raporu yayımlandı… Raporu'nda alınan makro ihtiyati tedbirlerin etkisiyle hanehalkı finansal
yükümlülüklerinin varlıklarına oranındaki iyileşme devam etmekte olduğu ve
hanehalkının sadece Türk lirası cinsinden ve sabit faizle borçlanmakta olmasının
finansal piyasalarda oynaklığın arttığı bu dönemde hane halkının borç ödeme
gücünün korunmasına katkı sağladığı belirtildi. Raporda, reel sektör yabancı para
borçlarının ağırlıklı olarak uzun vadeli olmasının, kısa vadeli açık pozisyonun
düşüklüğünün ve yabancı para cinsinden borçlanmanın daha çok kur riskini iyi
yönetebilecek büyük firmalar tarafından yapılmasının, kur riskini sınırlandırdığı
değerlendirilmekte. Ayrıca, borçlanma yoluyla finansmanın içerdiği vergi
avantajının neden olduğu yüksek kaldıracın azaltılması amacıyla, yapılan yeni
yasal düzenlemeyle nakdi sermaye artışına sağlanan vergi teşvikinin, özkaynak
finansmanını özendireceği de belirtildi. TCMB'nin zorunlu karşılık uygulamasında
mevduat dışı yabancı para kaynakların vadesini uzatmaya yönelik yaptığı
değişikliklerin de katkısıyla bankaların yurt dışından sağladığı kaynakların
ortalama vadesi uzamakta olduğu ifade edilen raporda; Türk lirası cinsinden tesis
edilen zorunlu karşılıklara çekirdek yükümlülükleri teşvik edecek şekilde faiz
ödenmesi uygulamasının başlatıldığı, bankaların çekirdek fonlama kaynak
kullanımını artırmaya başlamalarının da finansal istikrar açısından olumlu olduğu
belirtilmekte. Raporda, döviz likiditesini, çekirdek yükümlülükleri ve uzun vadeli
borçlanmayı destekleyici yönde atılan adımların ekonominin küresel şoklara karşı
dayanıklılığını artırmaya yönelik tedbirler olduğu ve gerekli görülmesi halinde
aynı doğrultuda ilave önlemler alınabileceği de kaydedildi.
Bitkisel
üretim
miktarının tahıldaki
büyümeye
bağlı
%7'nin
üzerinde
artması bekleniyor…
Türkiye'de bitkisel üretim miktarının geçen yıl yaşanan kuraklığın ardından bu yıl
tahıl grubundaki yüzde 17.5 büyüme öncülüğünde yüzde 7'nin üzerinde artış
kaydedeceği tahmin ediliyor. TÜİK tarafından yayımlanan bu yılın ilk tahminlerine
göre toplam tahıl ve diğer bitkisel ürünler, sebze ve meyve üretiminin yüzde 7.3
artışla 113 milyon tona yükseleceği öngörülüyor. Sadece tahıl üretimine
bakıldığında ise üretimin geçen yıla göre yüzde 17.5 artarak 38.4 milyon tona
yükseleceği tahmin ediliyor. Tahıllar arasında en büyük paya sahip buğday
üretiminin yüzde 18.4 artarak 22.5 milyon ton, arpa üretiminin yüzde 27 artarak 8
3
milyon ton, dane mısır üretiminin yüzde 5.9 artışla 6.3 milyon ton olacağı
öngörülüyor. Tahıllar ve diğer bitkisel ürünler grubuna bakıldığında ise üretimin
yüzde 9.6 artışla 65.3 milyon ton olması bekleniyor. Sebze üretiminin bu yıl yüzde
6.1 artarak 29.5 milyon tona, meyve üretiminin ise yüzde 3.2 artarak 18.2 milyon
tona çıkacağı tahmin ediliyor. Türkiye'nin tahıl üretiminde kuraklık sonrası
beklenen bu hızlı toparlanmaya karşılık küresel tahıl üretiminin Dünya Gıda
Örgütü (FAO) Mayıs ayı verilerine göre bu yıl yüzde 1.5 gerileyerek 2.51 milyar
tona inmesi bekleniyor. Geçen yıl yaşanan son yılların en sert kuraklığı nedeniyle
Türkiye'nin 2014 yılı tahıl üretim miktarı yüzde 12.7 azalarak 32.7 milyon tona
gerilemişti.
Tekstilbank’ın Çinli Tekstilbank'ın yüzde 75.5'ini satın alarak Türkiye pazarına giren ilk Çin bankası
ICBC’ye satış süreci olan Industrial and Commercial Bank of China'nın (ICBC) Yönetim Kurulu Başkanı
tamamlandı…
Jiang Jianging Tekstilbank'ı pazar payı, kârlılık, gelişmiş risk yönetimi ve ileri
teknolojik yönetime sahip yerel bir bankaya dönüştüreceklerini söyledi.
Aktiflerine göre dünyanın en büyük bankası olan ICBC'nin Tekstilbank'ı satın alma
işleminin ardından gerçekleşen törende konuşan Jianging, satın almanın iki ülke
arasındaki finansal işbirliği için önemli bir kilometre taşı olacağını ve iki ülke
arasındaki ticari hacmin 2020'de 100 milyar doları geçmesinin hedeflendiğini
belirtti. Jianging, özellikle Türkiye ile yakın ekonomik ve ticari ilişkisi bulunan
ülkeler arasındaki sinerjiyi güçlendireceklerini ve bölgesel, ticari ve proje odaklı
finansal hizmet sunan bir sistem oluşturacaklarını belirtti. ICBC'nin dünyanın en
büyük küresel şirketlerinden biri olduğunu belirten Jianging 2015'in ilk çeyreği
itibariyle bankanın toplam varlıklarının 3.5 trilyon dolara ulaştığını ifade etti. ICBC
toplam 43 ülkede yaklaşık 17,000 şubesiyle faaliyet gösteriyor. Bankanın piyasa
değeri ise 310 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Toplantıda verilen bilgilere
göre Tekstilbank'ın adı ICBC Türkiye olarak değişecek. GSD Holding,
Tekstilbank'taki yüzde 75.5 hissesinin tamamını 669 milyon liraya ICBC'ye satmak
için sözleşme imzaladığını geçen sene Nisan ayında duyurmuştu. Mart ve Nisan
aylarında ise Çin bankacılık otoritesi ile BDDK tarafından satış işlemine onay
gelmişti. Törene katılan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan iki ülke arasında çok
sayıda alanda işbirliği yapıldığını belirterek, Çin firmalarının Türkiye'de yapacağı
taahhüt işleri açısından kurulu bir bankanın olmasının ayrı fırsat ve imkanlar
sunacağını söyledi.
EBRD
İstanbul'un
sermayesinin
%10'unu
alıyor…
Borsa Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Borsa İstanbul'un halka arzı öncesinde
yüzde 10 oranında pay almak için ön protokol imzaladı ve görüşmelere EBRD
Birinci Başkan Yardımcısı Phil Bennett, "Halka arz öncesi Borsa İstanbul'un yüzde
satın 10 hissesini almak üzere görüşmelere başlıyoruz" dedi.
4
DÜNYA EKONOMİSİ
OPEC,
Haziran Petrol İhraç Eden Ülkeler Birliği'nin (OPEC) Haziran ayında gerçekleştireceği
toplantısında üretimi toplantıda petrol üretimini düşürmeyeceği belirtildi. Suudi Arabistan'da
kısmayacak…
yayımlanan Al Hayat gazetesinin ismi verilmeyen bir OPEC yetkilisine
dayandırdığı habere göre Çin ve Hindistan'da talebin artacağı öngörüleriyle
beraber şu an günlük petrol üretimi 10.3 milyon varil olan Suudi Arabistan,
tüketicilerin talebini karşılamak amacıyla petrol üretimine devam edecek. Yetkili
özellikle OPEC dışından petrol politikası konusunda bir işbirliği olmadığı sürece
Suudi Arabistan'ın başkalarının çıkarı için kendi petrol pazar payını feda
etmeyeceğini belirtti.
ABD
ekonomisinde
gelişmeler...



ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Janet Yellen, ekonominin yılın
başlarında ortaya çıkan gevşemeden toparlanması ve gerek içeride gerekse
dışarıdaki zorlukların azalmasıyla beraber merkez bankasının faiz
oranlarını bu yıl artıracağı konusunda her zamankinden daha net
konuştu. Yellen, dünyanın en büyük ekonomisinin son aylarda "geçiş
faktörlerinden" kaynaklanan bir yavaşlamanın ardından yeniden
güçlenmesini beklediğini belirtti ve zayıflığın bir kısmının "istatistiki
gürültüden" kaynaklı olabileceğini ifade etti. Bu tür öngörülerin her zaman
için belirsiz olduğunu belirten ve istihdam piyasasında gelişme için hala
alan olduğunu ifade eden Yellen, enflasyon ve istihdam Fed'in
hedeflerine ulaşıncaya kadar para politikasını değiştirmeyi
beklemenin ekonomide aşırı ısınmaya neden olabileceğini ifade etti.
ABD Fed Başkan Yardımcısı Stanley Fischer, Fed'in ilk faiz artışına çok
fazla önem vermenin yanlış bir yönlendirme olduğunu, daha normal
seviyelere dönmenin birkaç yıl alacağını ifade etti. Fischer, piyasaların ilk
faiz artışını Eylül ayı gibi beklediğini fakat bunu tarihlerin değil verilerin
belirleyeceğini belirtti. "Eğer ABD ekonomisi çok çok yavaş büyüyorsa
bekleyeceğiz. Eğer ekonomi daha hızlı büyümeye geçerse biz de daha hızlı
harekete geçeriz" diyen Fischer, faizlerin 2017-2018 itibariyle yüzde
3.25-4 seviyesine ulaşmasını beklediğini ifade etti.
Eski Fed Başkanı Ben Bernanke, bir sert iniş riski olmadığı için Çin'deki
ekonomik yavaşlamanın piyasaları çok endişelendirmemesi gerektiğini
söyleyerek, ABD'de faiz artışının dünyanın en büyük ekonomisi için iyi
bir işaret olarak görülmesi gerektiğini belirtti. Seoul'de bir özel sektör
forumunda gerçekleştirdiği röportajda Bernanke, ABD'de faiz artışı
gerçekleştiğinde bunun etkisinin beklenenden daha az olacağını ve
Güney Kore ekonomisinde yalnızca ufak bir negatif etki göstereceğini
belirtti. Bernanke, piyasaların beklediği gibi faiz oranlarının bu yılın sonuna
doğru gerçekleşmesinin sevindirici bir gelişme olması gerektiğini belirtti.
Bernanke, "Faiz artışı ne zaman başlayacak bilmiyorum ama başladığı
5





zaman bu iyi bir haberdir, kötü haber değil, çünkü artık ABD ekonomisinin
yeterince güçlü olduğunu gösterir" dedi.
Fed'in üst düzey yetkililerinden San Francisco Fed Başkanı John
Williams yaptığı bir açıklamada merkez bankasının bu yılın sonuna
doğru faizleri artırmaya başlayabileceğini ve önümüzdeki birkaç yıl
boyunca faizleri normal seviyelere yükselteceğini belirtti. Williams, ABD
ekonomisinin yavaş bir şekilde toparlandığını fakat daha düşük büyümenin
gerçekleşeceği "yeni bir normale" gireceğini belirtti. Dünya ekonomisinin
de yavaşladığına dikkatleri çeken Williams, bunun da piyasaların uzun
vadede faiz oranlarının tarihi seviyelerden düşük olması ihtimaline
alışması gerektiği anlamına geldiğini söyledi.
Richmond Fed Başkanı Jeffrey Lacker, “Enflasyonun Fed’in yüzde 2’lik
hedefine doğru ilerlediği ‘oldukça açık’ görünüyor” dedi. Lacker, Fed’in faiz
oranlarını artırmada aşırı geç harekete geçmesinin risk teşkil ettiğini
belirtti. Harcama verisinde zayıflık ve istihdamda güçlenme gördüğünü
söyleyen Lacker, önümüzdeki haftalarda yavaşlamanın geçici olduğuna
dair işaretler gelmesini ümit ettiğini belirtti. Lacker, tahvil piyasasının faiz
artırımına nasıl tepki vereceğini tahmin etmenin zor olduğunu söyledi.
Lacker, genişlemeci para politikasından kaynaklanan finansal istikrarsızlık
işaretleri görmediğini dile getirdi. Lacker, FOMC’un bu yıl oy veren bir
üyesi olma özelliği taşıyor.
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) St. Louis Şubesi Başkanı James Bullard,
"Ekonominin beklenmedik bir şekilde yavaşladığına yönelik bir gösterge
olmadığı sürece normalleşmeyi istiyorum" dedi. Bullard, ABD basınına
verdiği mülakatta, Fed'in faiz artışına bu yıl içinde başlamasından yana
olduğunu kaydetti. İstihdam sektörünün iyileşmeye devam ettiğini belirten
James Bullard, "Aslında kısa süre içinde istihdam ve enflasyon
hedeflerimize ulaşmış olacağız" değerlendirmesi yaptı. Bullard, faiz
artırımına Haziran ayında başlama olasılığının düşük olduğuna vurgu
yaparak, "Piyasaların faiz artışının daha sonra başlayacağına yönelik
beklentisi yerinde, çünkü ekonomik veriler son dönemde zayıftı" ifadelerini
kullandı. Fed'in faiz artışı için gereğinden fazla beklemesinin ciddi
riskleri de beraberinde getireceğin dile getiren Bullard, bu risklerin
arasında ABD ekonomisi için yıkıcı olan varlık balonlarının da yer aldığı
uyarısında bulundu. Bullard, bununla birlikte faiz artırım kararı için ilk
çeyrek büyüme verisinin başta göründüğü kadar zayıf olmadığının teyit
edilmesine ihtiyaç duyulduğunu da kaydetti.
Minneapolis Fed Başkanı Narayana Kocherlakota faiz artışı
konusunda 'olağanüstü sabırlı' olunması gerektiğini savunarak "Fed
sıkılaştırmaya 2015'te başlamamalı" dedi. Minneapolis Fed Başkanı
Narayana Kocherlakota, “İşgücü piyasasında gelişim görülmesine olanak
sağlamak amacıyla Fed faiz oranlarını bu yıl artırma fikrini ertelemeli”
ifadesini kullandı. Kocherlakota yaptığı konuşmada, “Mevcut görünümün
çerçevesinde, federal fon oranı hedef aralığını 2015’te artırmanın hata
olacağını düşünüyorum” diye konuştu. Minneapolis Fed Başkanı, işgücü
piyasasının 2014 ve 2015’in ilk birkaç ayındaki güçlü performansına işaret
etti ve ABD ekonomisindeki zayıflığın geçici olduğunu söyledi.
Fed’in ABD hane halkının ekonomik refahına ilişkin gerçekleştirdiği
6






araştırmanın raporunda bazı Amerikalıların zam almasalar dahi daha
uzun saatler çalışmak istedikleri ortaya çıktı. Fed serbest meslek sahibi
olmayan çalışanlara, saatlik ücretlerinin değiştirilmemesi halinde daha
fazla, daha az veya aynı oranda çalışıp çalışmak istemediklerini sordu.
Rapora göre sorunun amacı ekonomideki eksik istihdamı hesaplamaya
çalışmak idi. Katılımcıların yüzde 36‘sı mevcut ücretleri ile daha fazla
saat çalışmayı tercih edebileceklerini söylediler. Yarı zamanlı çalışanlar
arasında bu oran yüzde 49 seviyesinde çıktı. Anket sonuçları, Fed Başkanı
Janet Yellen ve meslektaşlarının hala karışık sinyaller veren işgücü piyasası
ile ilgili değerlendirme yapmalarına yardımcı olabilir.. Öte yandan eğer
yeteri sayıda insan mevcut ücret seviyesinde daha uzun saatler çalışmak
isterse bu işverenlerin üzerindeki zam verme baskısını sınırlandırır.
Ortalama saatlik ücretler Nisan ayında sona eren yılda sadece yüzde 2.2
yükseldi. Toparlanmanın başlamasından bu yana aynı dar aralıkta
dalgalanan gösterge, tarihi norm olan yüzde 3 ile 4 aralığından oldukça
uzak seyrediyor. ABD’de işsizlik oranı 7 yılın en düşük seviyesinde ve
istihdam istikrarlı bir yükseliş gösteriyor
ABD'de dayanıklı mal siparişleri Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde
0.5 ile beklentiler doğrultusunda daralma gösterdi. Dayanıklı mal
siparişlerinin yüzde 0.5 daralması bekleniyordu. Daha önce Mart ayı
dayanıklı mal siparişleri için yüzde 4.7 olarak açıklanan artış da yüzde 5.1'e
yukarı yönlü revize edildi.
ABD'de yeni konut satışları Nisan'da yıllık bazda 517,000 adete
yükselerek beklentilerin üzerinde açıklandı. Yeni konut satışlarının
510,000'e yükselmesi bekleniyordu. Daha önce 481,000 olarak açıklanan
Mart ayı yeni konut satışları 484,000'e revize edildi.
ABD'de 20 şehirde konut fiyatları, bir önceki yılın Mart'ta sona eren 12
aylık sürecine göre daha hızlı artış gösterdi. S&P/Case-Shiller konut
değerleri endeksi Mart'ta bir yıl öncesine göre yüzde yüzde 5,04 artarken,
Şubat'da yüzde 5,03 artış kaydedilmişti. Tahminler yüzde 4,6'lık artış
öngörüyordu. Federal Konut Finansman Ajansı (FHFA) ise fiyatların Mart'ta
aylık bazda yüzde 0,3 arttığını açıkladı.
ABD'de tüketici güven endeksi Mayıs'ta 95.4'e yükselerek beklentilerin
üzerinde değer aldı. Endeksin 94.9 değerini alacağı tahmin ediliyordu.
Daha önce endeksin Nisan ayı için 95.2 olarak açıklanan seviyesi ise 94.3'e
revize edildi.
ABD'de sözleşmeleri imzalanan ve bekleyen konut satışları endeksi
Nisan'da bir önceki aya göre yüzde 3.4 ile beklentilerin üzerinde artış
kaydederek dokuz yılın en yüksek seviyesine çıktı. Bekleyen konut
satışlarının yüzde 0.9 artması bekleniyordu. Daha önce Mart ayı için yüzde
1.1 olarak açıklanan bekleyen konut satışlarındaki artış yüzde 1.2'ye revize
edildi.
ABD'de işsizlik maaşı başvuruları 23 Mayıs'ta sona eren haftada
282,000'e yükselerek beklentilerin üzerinde açıklandı. Buna karşılık
haftalık oynaklıkları yansıtmayan dört haftalık ortalama işsizlik maaş
başvurusu sayısı 4,600 yükselerek 271,500'e yükseldi. Haftalık işsizlik
maaşı başvurularının 270,000 olması bekleniyordu. Önceki hafta için
274,000 olarak açıklanan işsizlik maaşı başvuru sayısı 275,000'e revize
7

AB ekonomilerinde AB:
gelişmeler...




edildi.
ABD'de yılın birinci çeyreğinde yüzde 0.2 arttığı açıklanan gayri safi
yurtiçi hasılanın (GSYH) revize edilen rakamlarda yüzde 0.7 ile
beklentilerden daha az daraldığı açıklandı. Aynı dönemde çekirdek kişisel
tüketim harcamalarındaki (PCE) artış yüzde 0.8 ile beklentilerin altında
açıklandı. Dördüncü çeyrekte GSYH'deki büyümenin yüzde 0.8 daralmaya
revize edilmesi, çekirdek PCE'deki artışın ise yüzde 0.9 olması
bekleniyordu.
Avrupa Merkez Bankası Yönetim Kurulu üyesi Ignazio Visco, deflasyon
korkularının artık azalmasına rağmen Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB)
enflasyonun hedeflenen seviyelere geldiğini görebilmek için varlık
alımlarını devam ettirmesi gerektiğini belirtti. İtalyan Merkez
Bankası'nın yıllık hissedarlar toplantısında konuşan Visco, "Deflasyon
korkuları azaldı ancak programın şu ana kadar görülen pozitif etkileri daha
da ileri gitmemiz için bize engel oluşturmamalı" dedi. Visco enflasyonun
ECB tarafından hedeflenen yüzde 2 seviyesine gelmesinin önemli olduğunu
dile getirdi. Visco aynı zamanda ECB'nin parasal genişleme programından
kaynaklanan aşırı düşük faiz oranlarının finansal piyasalarda aşırı risk
alımlarına yol açtığı iddialarını da reddetti.
Avrupa Merkez Bankası yönetim kurulu üyesi Ewald Nowotny, aşırı
düşük faiz oranlarının bir noktada normal seviyelere geri döneceğini
açıkladı. Aynı zamanda Avusturya Merkez Bankası Başkanı da olan
Nowotny, "Düşük faiz oranlarının olduğu durum bir süreliğine makul
olabilir fakat bu aşırı düşük faizlerin olduğu dünya uzun vadede dengeli bir
durum değil" ifadelerini kullandı. Nowotny, "Günün sonunda faiz oranları
konusunda normal diyebileceğimiz bir ilişkiye döneceğiz" dedi.
Euro bölgesi ekonomik güveni yıla güçlü bir başlangıç yapmasının
ardından hane halkının kötümserleşmesiyle yatay bir seviyeye doğru
gerilerken, yükselen fiyatlar deflasyon tehditlerinin azaldığına dair bir
işaret olarak görülüyor. Avrupa Komisyonu'nun aylık ekonomik güven
göstergesi 103.8 olarak açıklanırken Nisan ayıyla karşılaştırıldığında yatay
bir seyir gösteriyor ve 103.5 olan beklentilerin üzerinde seyrediyor.
Güvenin yataylaşmasına rağmen anketler sanayide görülen hafif yükseliş,
hizmet sektöründe görülen sağlam artış ve mağaza sahiplerinin şimdi ve
geleceğe dair daha iyimser bir tutum göstermeleriyle beraber euro
bölgesinde geniş kapsamlı bir toparlanma olduğuna işaret ediyor.
Avrupa Merkez Bankası (ECB), şirketler ve hane halklarına sağlanan
kredilerin Nisan ayında bir yıl önceye göre değişiklik göstermediği
açıklamasında bulundu. Bölgede krediler Mart ayında yüzde 0.1 büyüme
göstermişti. M3 para arzı, Mart ayında yüzde 4.6 artmasının ardından
yüzde 5.3 yükseldi. M3 3 aylık ortalama büyüme oranı yüzde 4.7
seviyesinde gerçekleşti
8
İngiltere:
İngiltere'de yılın birinci çeyreğinde gayri safi yurtiçi hasıladaki (GSYH)
büyüme yüzde 0.3 olarak teyit edildi ve beklentilerin altında kaldı. İngiltere'de
birinci çeyreğe ait GSYH büyümesinin yüzde 0.4'e revize edilmesi bekleniyordu.
Yunanistan:
 Yunanistan’ın kreditörleri, kurtarma fonlarının serbest bırakılmasını
sağlayacak bir anlaşmanın yakın olmadığını belirtiyorlar. Uluslararası
kreditörler, borç yüklü Yunanistan’ın ekonomiyi revizyondan geçirmek
adına daha güçlü taahhütlerde bulunması ve kamu maliyesini
güçlendirmesi talebinde bulunuyorlar. Yunanistan hükümetinin anlaşmaya
varılması ile ilgili iyimserlik içinde olması Avrupa liderlerinin Almanya’da
G-7 Zirvesi için bir araya geldiği toplantıda alay konusu oldu. Yetkililer
daha fazla çabanın gösterilmesi gerektiğini ifade ettiler. Yunanistan Pazar
gününe bir çözüme ulaşılabileceğini iddia etti. AB Ekonomi ve Para
Komisyonu Üyesi Pierre Moscovici
Perşembe günü Dresden’de
gazetecilere yaptığı değerlendirmede, “Taraflar anlaşmaya giden yolu
henüz tamamlamadılar. Gece gündüz çalışmamız gerek” dedi. Uluslararası
kreditörler, bir AB yetkilisinin verdiği bilgiye göre, fonların serbest
bırakılması için gelecek hafta ekonomik bir plan üzerinde anlaşmaya
varılmasına ihtiyaç duyduklarını ifade ettiler. Yunanistan’ın kredi
anlaşmasının vadesi ay sonunda sona eriyor. G7 maliye bakanları ve
merkez bankaları yetkililerinin Almanya, Dresden’de bir araya geldiği
toplantıda konuşan Moscovici, “Yunanistan ve uluslararası kreditörler
bir anlaşmaya varmaktan uzak ve hızlanmamız gerektiği açık” diye
konuştu.
 Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varoufakis, ülkenin mevcut
programının sona ermesi öncesinde kreditörleri ile anlaşmaya
varacağını belirtti. Yunanistan’ın kreditörleri ile anlaşma sağlamaya yakın
olduğunu belirten Varoufakis, Yunanistan’ın IMF temsilcisini Cuma günü
açıklayacağını dile getirdi. Yunanistan’ın resesyonal önlemleri kabul
etmeyeceği söyleyen Maliye Bakanı, banka işlemlerinde vergi olmayacağını
ifade etti. Varoufakis, Yunanistan ve kreditörlerinin pek çok konuda
anlaştıklarını savundu. Yunanistan’ın satış vergisi oranları ile ilgili teklifinin
tartışıldığını belirten Varoufakis, teklifin 900 milyon euro gelir
sağlayabileceğini belirtti. Teklifin gıda ve restoranlar için satış vergisi
indirimini içerdiğini ifade etti. Teklif oteller için ise satış vergisinin
artırılmasını içeriyor.Varoufakis, 2015 ve 2016 yılları için emlak vergisinin
henüz belirlenmediğini belirtti.
 Yunanistan hükümet sözcüsü Gabriel Sakellaridis hükümetin
kreditörlerle reform karşılığında mali yardım anlaşmasına Pazar
günü itibariyle ulaşmayı umduğunu ve bu anlaşmanın yakın olduğu
konusunda kendilerine güvendiklerini belirtti. Sakellaridis, Çarşamba günü
bir Yunan yetkili tarafından yapılan ve euro bölgesi yetkililerince
yalanlanan anlaşma taslağının hazırlandığına dair açıklamayı savundu ve
farklılıkları çözerken artık iki taraf arasındaki anlaşmaları kağıda
dökmenin zamanı olduğunu belirtti. Sakellaridis, "Yunan ekibi anlaşmayı
önümüzdeki günlerde bir sonuca ulaştırmak amacıyla şu an Brüksel'de
9




bulunuyor" ifadelerini kullandı.
Avrupa Komisyonu tarafından yapılan bir açıklamaya göre Atina'nın
elindeki nakit para erimeye devam ederken, Yunanistan ve uluslararası
kreditörler arasında mali hedefler, emeklilik ve istihdam sektörüne
yönelik reformlar ve sivil hizmet sektörünün büyüklüğü konuları
üzerinde anlaşma sağlanamayan en önemli konular arasında yer almaya
devam ediyor. Avrupa Komisyonu'nun eurodan sorumlu Başkan Yardımcısı
Valdis Dombrovskis, özellikle katma değer vergisini bir düzene koyma
konusu dahil olmak üzere bazı ilerlemelerin kaydedildiğini fakat
Yunanistan'ın parası bitmeden önce daha fazla reform önerisine acilen
ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Christine Lagarde, Yunanistan ve
uluslararası kreditörlerin reform karşılığında mali yardım anlaşmasına
varabilmeleri için hâlâ yapılması gereken çok iş olduğunu belirtti.
Lagarde, "Hepimiz Yunanistan'a çözüm bulmak için bir çalışma
sürecindeyiz. Şimdiden somut sonuçlara ulaştığımızı söyleyemem"
ifadelerini kullandı. Yunanistan'ın taahhütlerini yerine getireceğine
inandığını söyleyen Lagarde, "İlerleme gösterildi fakat hâlâ yapılması
gereken çok şey var" dedi.
Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, Yunanistan'ın sermaye
kontrolü uygulayıp uygulamayacağının Atina hükümetinin vereceği
karara bağlı olduğunu söyledi. Schaeuble aynı zamanda Yunanistan'ın
yaşadığı zorlukların Almanya'nın euro krizi konusunda takındığı sert
tutumdan kaynaklandığı fikrini de reddetti.Schaeuble, "Diğer üye ülkelerin
çoğunda düşük petrol fiyatları ve zayıf eurodan dolayı işler iyiye gidiyor.
Fakat Yunanistan'da değil. Her şey için Alman hükümeti suçlanamaz"
ifadesini kullandı.
Merkez bankasından likidite yardımı almak zorunda olan Yunan
bankaları, rekor seviyedeki mevduat çıkışlarının olumsuz etkileri ile
mücadele ediyorlar. Bankaların durumu ülke ekonomisinin çift dipli
resesyona girmesinin ardından kötüleşiyor. Ülkenin varlık bakımından en
büyük bankası olan National Bank of Greece ve Alpha Bank Perşembe
günü ilk çeyrek dönem kar açıklamalarını yapacaklar. Piraeus Bank
Çarşamba günü yaptığı açıklamada ilk çeyrek kaybının 69 milyar euro (75
milyar dolar) olduğunu belirtti. Mevduatlar, yüzde 15 daralarak 46.5 milyar
euroya geriledi. Mayıs ortası itibarıyla özel mevduat çıkışları 1.9 milyar
euroya ulaştı. Yunan bankaları, hükümet ve kreditörleri arasındaki
anlaşmazlık nedeniyle sermaye piyasalarına ve ECB’nin normal finansman
operasyonlarına olan erişimlerini kaybettiler. Bankalar batmaktan
kaçınmak için 80 milyar euroluk Acil Durum Likidite Yardımı’na (ELA)
güveniyorlar.
Diğer ekonomilerde İsviçre:
gelişmeler...
İsviçre ekonomisi, güçlü frankın ihracatı olumsuz etkilemesi ile birlikte finansal
krizden bu yana en büyük daralmayı gösterdi. Gayrisafi yurtiçi hasıla ilk
çeyrek dönemde yüzde 0.2 geriledi. Bir önceki üç aylık dönemin büyümesi yüzde
0.5 olarak revize edildi. 2015’in ilk çeyrek dönemi için olan büyümedeki düşüş,
2009’un ilk üç aylık döneminden bu yana en büyük daralma olarak kaydedildi.
10
Ekonomik görünüm, İsviçre Merkez Bankası’nın sabit kur yavanı uygulamasını
terk etmesi ile Ocak ayında gerilemişti. Kur tavanı uygulamasının terk edilmesi
frankın euro karşısında yüzde 15 ralli yapmasına neden olmuştu. Bu da ihracat
şirketlerini zorladı.İhracat 1. çeyrekte yüzde 2.3 geriledi. Özel tüketim yüzde 0.5
yükseldi.
Japonya:
 Japonya'da ihracat Nisan ayında bir yıl öncesine göre ABD'ye otomobil
satışları öncülüğünde yüzde 8 büyüdü fakat büyüme hızı Mart'a göre
gerileyerek, Çin ve ABD ekonomilerindeki yavaşlamanın dış talep üzerinde
baskı yarattığına işaret etti. Japonya Maliye Bakanlığı'nın yayımladığı
verilere göre ihracat yüzde 6.4 olan beklentilerin üzerinde büyürken,
Mart'taki yüzde 8.5'lik büyümenin altında kaldı. Sevkiyatlar bir önceki aya
kıyasla ise yüzde 1.5 düştü. Japonya'nın en büyük ihracat ortağı Çin'e
sevkiyatı Mart ayında yüzde 3.9 arttıktan sonra Nisan ayında yüzde 2.4
yükseliş kaydetti. Çin'e otomobil ihracatı Nisan ayında yıllık bazda yarı
yarıya düştü. Japonya'nın sevkiyatının yarısından fazlasını oluşturan Asya
ihracatı ise Mart ayında yüzde 6.7'lik büyümenin ardından Nisan ayında
yüzde 6 büyüdü. ABD'ye ihracat ise Nisan'da yüzde 21.4 ile Mart ayındaki
artış oranını yakaladı.Yılın ilk çeyreğine ait gayrı safi yurtiçi hasıla (GSYH)
büyüme verisi ihracattaki büyümenin Ekim-Aralık dönemindeki yüzde 3.2
düzeyinden yüzde 2.4'e gerilediğini göstererek, ABD ve Çin ekonomisindeki
yavaşlamanın Japonya'nın ihracatına olan etkisine işaret etmişti.
 Japonya’da hane halkı harcamaları düşerken ve enflasyon sıfıra indi.
Taze gıda ve geçtiğimiz yılki satış vergisi etkileri hariç tüketici fiyatları,
Cuma günü açıklanan resmi verilere göre, Nisan ayında bir yıl önceye göre
değişiklik göstermedi. Hane halkı harcamaları beklenmedik şekilde yüzde
1.3 gerilerken, sanayi üretimi bir yıl önceye göre daha düşük seviyede. Bir
yıl önce gerçekleştirilen vergi artışı resesyonu tetiklemişti. Uluslararası
Para Fonu (IMF), Japonya’nın zayıf yene bağımlılıktan kaçınarak büyümeyi
destekleyici politikaları tamamlaması gerektiğini belirtiyor.Yen dolar
karşısında bu hafta 12 yılın en düşük seviyesine geriledi.
Çin:


Uluslararası Para Fonu (IMF), Çin'de ekonomik büyümenin bu yıl yüzde
6.5'in altına inmesi halinde hükümetin maliye politikası yoluyla
ekonomiye destek vermesi gerektiğini, büyümenin yukarı yönlü sürpriz
yapması halindeyse kredi ve yatırımları sınırlamak için adım atmaya hazır
olması gerektiğini belirtti. IMF tarafından yayımlanan raporda Çin'in gayrı
safi yurtiçi hasılasının (GSYH) bu yıl yüzde 6.8 olması, gelecek yıl ise
yüzde 6.25'e gerilemesi bekleniyor. Çin ekonomisi geçen yıl yüzde 7.4
büyümüştü. Çin ekonomisi bu yılın ilk çeyreğinde, geçen yılın aynı
dönemine göre yüzde 7 büyürken, son veriler büyümenin ikinci çeyrekte
hız kaybettiğine işaret ediyor. Buna göre ekonominin hükümetin yüzde 7
olan hedefinin altında büyüme olasılığı bulunuyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF), Çin yuanı için uzun süredir koruduğu
"düşük değerli" görüşünü resmi olarak kaldırdı. Yuan böylece IMF
nezdinde rezerv para statüsü kazanma yolunda önemli bir eşiği aşmış
11


oldu. IMF'nin Asya misyonundan yapılan açıklamada "Son bir yılda para
biriminde yaşanan ciddi yükseliş, kuru düşük değerli seviyesinden
çıkarmıştır. Çin'in iki ila üç yılda dalgalı kura geçmesi gerektiğine
inanıyoruz" denildi. Uluslararası Ödeme Bankası verilerine göre Çin yuanı,
Mart 2015'e kadarki beş yılda reel efektif kur bazında yüzde 33 yükseldi.
Çin genelindeki aracı kurumlar, hisse senedi yatırımcılarının herhangi
bir piyasa iflasına karşı risklerini sınırlamak için borç verme kurallarını
sıkılaştırıyor. Changjiang Securities, yatırımcıların borçlanırken güvence
olarak verdiği teminat gerekliliklerini artırıyor. Şirket böylece büyük
rakipleri olan GF Securities ve Haitong Securities'in yolundan gitmiş oldu.
Şirket, Çarşamba günü yaptığı açıklamada gereklilikleri yüzde 60’tan yüzde
80’e çıkardığını duyurdu. Guosen Securities şirketi de kuralları sıkılaştırdı.
Şanghay Bileşik Endeksi, 2008’den bu yana bu hafta ilk kez 5,000
seviyesine yaklaşmıştı. Bu artış, bireysel yatırımcıların, borç aldıkları
parayla bahislerini artırmalarının etkisiyle gerçekleşti. Kredili işlemler,
aracı kurumlarla birlikte 2 trilyon yuanı aştı. Endeks bu haberlerin
ardından yüzde 5'in üzerinde kayıp yaşadı.
Çin Merkez Bankası ve Şili Merkez Bankası iki ülkenin ticari ilişkilerini
güçlendirme çabaları çerçevesinde yuanın Güney Amerika'da daha çok
kullanımı için yolu açmaya hazırlanıyorlar. Merkez bankaları tarafından
yapılan bir açıklamada para birimi değişimi anlaşmasıyla üç yıllığına
maksimum 2.2 trilyon pesonun (3.6 milyar dolar) takas edileceği belirtildi.
Çin Merkez Bankası'nın yaptığı açıklamaya göre ise Şili'de yuan
işlemlerinde China Construction Bank görevlendirilecek. Şili Dışişleri
Bakanı Heraldo Munoz, yuan işlemlerini gerçekleştirecek bankanın Latin
Amerika'da türünün ilk örneği olacağını ve "projeleri finanse etmede" bir
temel oluşturabileceğini belirtti. Öte yandan Çin, Şili'de yuan vasıflı
kurumsal yabancı yatırımcılara 50 milyar yuanlık (8.1 milyar dolar) kota
garantisi de verdi.
Ukrayna:
Aralarında Franklin Templeton'ın da yer aldığı Ukrayna'nın kreditörlerinin,
borcun vadesinin 10 yıla kadar uzatılması ve faiz ödemelerinde 500 milyon
dolarlık indirim içeren bir teklif sundukları belirtildi. Ukrayna'nın borcunun 8,9
milyar dolarını veren bir grup tarafından 9 Mayıs'ta sunulan teklifin, tahvillerin
2019'dan başlayarak yedi yıllık bir sürede amorti edilmesini içerdiği aktarıldı.
Grup bu teklifin Uluslararası Para Fonu'nun 17,5 milyar dolarlık kurtarma
paketindeki üç hedefi de karşıladığını belirtiyor.Ukrayna Maliye Bakanı Natalie
Jaresko 21 Mayıs'ta kreditörlerin 20 milyar dolarlık tahvillerden kaynaklanan
kaybı kabul etmelerinin bir gereklilik olduğunu belirtse de, tahvil sahibi grub bu
yönde bir hamleyi siyasi amaçları olan ve keyfi olarak görmekte. Bu fikir ayrılığı,
Ukrayna'nın IMF'ye yeni yardım almak için Haziran ortasına kadar borç
müzakerelerinde yeterli ilerleme sağladığını gösterme konusunda karşılaşacağı
zorlukları gözler önüne seriyor. Bu durum aynı zamanda Ukrayna'nın ilk
borcunun vadesi dolacak olan 23 Eylül'den önce taraflar arasında anlaşma
sağlanamayabileceğini de gösteriyor.
12
BU HAFTA PİYASALAR
Kur ve faiz yükseldi...
Hafta başında ABD ve İngiltere
başta olmak üzere birçok Avrupa
%
ülkesinde piyasaların kapalı olması
25
nedeniyle
Türk
piyasalarında
22
hacimlerde düşüş yaşanırken, kur
19
ve faiz dar bir bantta hareket etti.
16
13
Son anketlerde seçimler sonucunda
10
bir
koalisyon
gerçekleşmesi
7
olasılığının öne çıkması dolar/TL
4
paritesinin yukarı yönlü hareket
etmesine neden olmakta. Dolar/TL
paritesi haftaya 2.60 düzeyinde
başladı, sepet bazında TL de 2.73
düzeyindeydi. Faizlerde ise hafta başında önemli bir değişme olmadı. 16 Kasım
2016 itfalı iki yıllık gösterge tahvilde bileşik faiz %9.66 olurken; 12 Mart 2025
itfalı 10 yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi %9.16 düzeyindeydi. Salı günü de,
seçimin ardından tek parti iktidarının sürmeyebileceği endişesi ve küresel
piyasalarda doların değer kazancı ile birlikte kur ve faizdeki yükseliş sürdü.
Dolar/TL 2.63’e yükselirken, sepet bazında TL de 2.75’i geçti. Gösterge tahvilin
faizi de %9.90’a çıktı. 27 Mayıs Çarşamba günü küresel piyasalarda Yunanistan
konusundaki endişelerin de tetiklediği dolardaki güçlenmenin devam etmesi ve
seçim öncesi belirsizlik nedeniyle dolar/TL 2.66’yı geçti. Perşembe günü de aynı
eğilimler devam etti ve dolar/TL günü 2.66’nın üzerinde kapatırken, sepet bazında
TL 2.78’i geçti. Dolar, Fed'in faizleri bu yılın sonuna doğru artıracağı
beklentileriyle gelişmekte olan para birimleri, hatta Yen gibi gelişmiş ülke para
birimlerine karşı da değer kazanmaya devam etti. Son gelen ABD büyüme verisi
ise piyasaları fazla etkilemedi. İç piyasada ise seçime ilişkin anketler takip
edilmeye devam edildi. Haftanın son gününde ise dolar küresel piyasalarda hafif
değer kaybederken, yurtiçinde dolar/TL paritesi 2.66 civarındaydı. Gösterge
tahvilin bileşik faizi de %9.90’da seyretmeye devam etti.
04.01.2007
01.03.2007
27.04.2007
25.06.2007
20.08.2007
17.10.2007
13.12.2007
12.02.2008
08.04.2008
05.06.2008
31.07.2008
25.09.2008
26.11.2008
28.01.2009
25.03.2009
25.05.2009
20.07.2009
14.09.2009
12.11.2009
11.01.2010
08.03.2010
30.04.2010
28.06.2010
20.08.2010
20.10.2010
22.12.2010
16.02.2011
12.04.2011
07.06.2011
02.08.2011
30.09.2011
30.11.2011
25.01.2012
21.03.2012
18.05.2012
13.07.2012
12.09.2012
12.11.2012
08.01.2013
05.03.2013
02.05.2013
28.06.2013
28.08.2013
31.10.2013
26.12.2013
21.02.2014
17.04.2014
17.06.2014
15.08.2014
14.10.2014
10.12.2014
05.02.2015
02.04.2015
Tahvil/bono piyasası gösterge faiz oranları
(16.11.16 tahvili, % bileşik)
Sonuçta 22 Mayıs’da Merkez Bankası kurlarıyla 2.5959 olan dolar/TL paritesi, 29
Mayıs’da 2.6635 TL’ye çıktı; 2.8997 TL düzeyinde olan euro/TL paritesi ise
2.9199 TL’ye yükseldi. 22 Mayıs’da %9.64 olan gösterge tahvilin ortalama bileşik
faizi ise bu haftanın son günü %9.89’a yükseldi.
Döviz, petrol ve altın Döviz:
fiyatları...
Dolar, geçen Cuma günü açıklanan ve beklenenden daha iyi ABD enflasyon
verilerinin Fed’in bu yılın sonuna doğru faiz artışı gerçekleştirmesi için destek
13
sağlamasının ardından hafta başında yen karşısında son iki ayın zirvesine
çıkarken, diğer büyük para birimleri karşısında da değer kazandı. Dolar/yen
paritesi haftaya 121.60’ın üzerinde başlarken; euro/dolar paritesi haftaya 1.0980
düzeyindeydi. Dolar altı önemli para biriminden oluşan sepet karşısında hafta
içinde artış eğilimini sürdürdü ve Fed Başkanı Janet Yellen'in faiz oranları
konusunda politikanın sıkılaşmaya gidebileceği sinyallerini vermesi sonrasında
başladığı yükselişi devam ettirdi. Dolar, ABD'den açıklanan pozitif verilerin faiz
artışının bu yıl gerçekleşme ihtimalini güçlendirmesiyle beraber yen karşısında
sekiz yılın zirvesine çıktı ve dolar/yen paritesi 123’ü geçti. Dolar, euro karşısında
da değer kazanırken, euro bölgesi para birimi 28 Nisan'dan bu yana en düşük
seviyeye gerileyerek 1.0864 dolar seviyesinden işlem gördü. Dolar, Fed'in faizleri
bu yılın sonuna doğru artıracağı beklentileriyle Perşembe günü yen karşısında
Aralık 2002'den bu yana en yüksek seviyeye tırmandı. Yen karşısında 124.30
seviyesine kadar yükselen dolar daha sonra 124.15'e doğru gevşedi. Euro/dolar
paritesi ise bir miktar değerlendi ve 1.09’un üstüne yükseldi. Dolar endeksi de bir
ayın zirvesi olan 97.775'e kadar yükseldi, daha sonra bir miktar gevşedi. Haftanın
son gününde ise dolar önemli para birimleri karşısındaki yükselişine ara verdi.
Doların altı büyük para birimi karşısındaki hareketlerini izleyen dolar endeksi
hafif düşüşle 96.928 seviyesine geldi fakat haftayı yükselişle kapatma yolunda
ilerlemeye devam etti. Euro dolar karşısında hafif değer kazanırken; dolar/yen
paritesi de 124’ün altına geriledi. Son gelen ABD’nin revize ilk çeyrek verileri ise
durumu fazla değiştirmedi. Cuma günü itibariyle Euro/dolar paritesi 1.0980;
Dolar/yen paritesi 123.95 düzeyindedir.
Petrol:
Ham petrol fiyatları hafta başında Asya'dan gelen yüksek talep ve ABD'de araç
kullanma mevsiminin başlamasıyla beraber yükseliş kaydetti. Brent ham petrolü
fiyatları varil başına 65.39 dolara yükselirken, ABD ham petrolünün varil fiyatı
59.86 dolar oldu. Çin'de ham petrol ithalatı yavaşlayan ekonomiye rağmen yüksek
seyreden otomobil satışlarıyla beraber Nisan ayında 7.4 milyon varille rekor
seviyeye yükseldi. Hafta içinde petrol fiyatları ABD'de ham petrol stoklarının üst
üste dördüncü hafta düşebileceği beklentileriyle beraber hafif geriledi. Brent
petrolü 64 dolara, ABD petrolü 58.5 dolara düştü. Dolardaki güçlenme de petrol
fiyatlarını düşüş yönünde etkiledi ve Brent petrolü ilerleyen günlerde 62 dolara,
ABD petrolü de 57 dolara geriledi.
Güçlenen dolar piyasalarda etkisini
gösterirken, ABD ham petrol stoklarının yeniden artmış olabileceğine dair
endişeler de etkili oldu. Ancak fiyatlar, ABD'de stokların üst üste dördüncü hafta
düşmesinin ardından biraz yükseldi. Cuma günü itibariyle Brent ham petrolünün
varili 63.20 dolar düzeyinde; ABD hafif ham petrolünün varili 58.20 dolar
civarında seyretmektedir.
Altın:
Altın fiyatları, Fed Başkanı Janet Yellen’in faiz artışının bu yıl gerçekleşmesinin
muhtemel olduğu sinyallerini vermesi ve doların güçlenmesiyle hafta başında
geriledi. Spot altının ons fiyatı 1201 dolara indi. Daha sonra ise 1205 dolara
doğru biraz toparlandı. Ancak fiyatlar hafta içinde ABD'den gelen olumlu verilerin
Fed tarafından faizlerin bu yılın sonuna doğru artırılacağı ihtimalini
güçlendirmesinin ardından geriledi ve 12 Mayıs'tan bu yana en düşük seviye olan
14
1180 dolara kadar düştü. Altın fiyatları daha sonra güçlenen dolar ve Fed'in
faizleri artıracağına dair beklentilerle talebin gerilemesi üzerine iki haftanın en
düşük seviyesinden yeniden toparlanmakta güçlük çekti. Haftanın son gününde
spot altının ons fiyatı dolar ve stokların zayıflamasıyla hafif bir toparlanma
gösterdi ve 1190 dolara çıktı. Cuma günü itibariyle altının spot fiyatı ons başına
1189 dolar civarındadır.
DÖVİZ KURLARINDAKİ GELİŞMELER
(1)
(2)
(3)
(2)/(1)
31.12.14
30.04.15 29.05.15
%
değişim
2,3311
2,6607
2,6635
14,1
2,8323
2,9763
2,9199
5,1
2,5817
2,8185
2,7917
9,2
(2)/(1)
reel %
değişim
9,0
0,4
4,3
(3)/(2)
%
değişim
0,1
-1,9
-1,0
ABD doları/TL*
Euro/TL*
Döviz Sepeti **
Euro-dolar
Paritesi
1,2150
1,1186
1,0963
-7,9
-2,0
* TCMB döviz satış kuru. ** 0,5 dolar + 0.5 euro. *** Reel % değişim için tüketici fiyat endeksi kullanılmıştır.
Daha fazla bilgi için:
Dr. M.Veyis Fertekligil,
Baş Ekonomist
e-posta: [email protected]
Tel: 0212 – 368 35 20
UYARI NOTU: Bu rapor Turkland Bank A.Ş. (T-Bank) tarafından güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan elde edilen
bilgiler kullanılmak suretiyle, sadece bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hiçbir şekilde finansal enstrümanların alım veya satımı
konusunda tavsiye veya finansal danışmanlık hizmeti sağlanması olarak yorumlanmamalıdır. T-Bank bu raporda yer alan bilgilerin
doğru ve tam olması konusunda herhangi bir şekilde garanti vermemektedir. T-Bank bu raporda yer alan bilgilerde herhangi bir
bildirimde bulunmaksızın değişiklik yapma hakkına sahiptir. Bu rapor ve içindeki bilgilerin kullanılması nedeniyle doğrudan veya
dolaylı olarak oluşacak zararlardan T-Bank hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir.
15

Benzer belgeler