Perakende

Yorumlar

Transkript

Perakende
EDiTÖR
Merhaba
“
Perakende dünyasının hareketlendiği şu günlerde özenle hazırlanmış bir Market dergisinden daha hepinize merhaba. Türkiye,
gıda üretimi ve gıdanın sergilenmesi konusunda Avrupa normlarını yakalamak için çalışmalarını sürdürüyor. Bu çalışmalardan birisi de
peynir üretimine kalite ve sağlık açısından standart getirmek amacıyla çıkarılan Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği. Tebliğin sektörde
yaratacağı etkiyi; üretici, danışman, resmi makam ve tedarikçiden aldığımız görüşlerle sizlere sunduk.
Perakendeci köşemizdeyse Bursa’nın yeni zincirlerinden Çağdaş Yaşam Marketleri’nin Genel Koordinatörü Nuri Han’ı ağırladık.
Han’la Çağdaş Yaşam Marketleri’nin farklı yapısını konuştuk.
Dergimizin bu sayında da sektörden önemli isimleri sayfalarımıza taşıdık. Süt ve süt ürünleri üreticisi Güneşoğlu’nun Yönetim Kurulu
Başkanı Muzaffer Güneş’i, Bursa Ticaret Sanayi Odası Meclis Başkanı Remzi Topuk’u, Mısır Çarşısı’nın önemli esnaflarından Cankurtaran Gıda’nın sahibi Ruhi Tuncer’i, Pakmaya Tüketim Ürünleri Satış ve Pazarlama Müdürü Kemal Aktaş’ı sizlerle buluşturduk.
Market dergisi olarak Antalya’dan takip ettiğimiz ANFAŞ Food Product Gıda İhtisas Fuarı’nda bir araya geldiğimiz ANFAŞ Fuarcılık
Genel Müdür Yardımcısı Server Seçer ile fuarı konuştuk.
“
Keyifli okumalar bol cirolar
Market Dergisi Yazı İşleri Müdürü
Murat KÜÇÜK
6 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
iÇiNDEKiLER
Yönetim&Yayın Danışmanı
Okan ARAS
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Murat KÜÇÜK
Haber Merkezi
Onur KAYA
Sevgi YALÇIN
Görsel Yönetmen
Yaren ÖZ
Reklam Satış ve Pazarlama
Yönetmenleri
Duygu TEZEL ÇOBAN
Asiye KARADEMİR
Şenay KIZIL
Mali İşler
Özgür ÖRK
Yazarlar
Berrin YANGINÖZÜ
Dilara KIZILÇAY
Gürkan SEKMEN
Okan ARAS
Özcan YAZICI
Sinan ASILYAZICI
Tevfik DİNÇER
Vedat DİRİKER
Yılmaz PEKMEZCAN
Hukuk
Hasan İÇÖZ
Sahibi: Ekonomi Yayınları AŞ
Adına Gökçin ARAS
Yönetim Yeri: İçerenköy Mah.
Değirmenyolu Sok. Kutay İş Merkezi
A Blok Ataşehir/İstanbul
T. +90.216. 575 44 20 (pbx)
F. +90.216. 575 44 24
Baskı
İhlas Gazetecilik. AŞ
Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi
İhlas Plaza No:11 A/41
Yenibosna–Bahçelievler/ İSTANBUL
Tel: +90 0212 454 30 00
içindekiler
ŞUBAT 2015 • 204
Alışveriş dünyası
12-16
Özhan’dan bir şube daha
Barilla kadınları unutmadı
Estuz, İzmir fabrikasının kapasitesini...
Hayat Kimya cirosunu açıkladı
Esenlik’ten 3 yeni şube
Organik tavuk pazarında sürpriz büyüme
Rimal’den 5’inci şube
KalDer’in karikatür yarışması kazananları...
Ocak ayının zam şampiyonu belli oldu
Haber / Röportaj
BİM ilk File’sini açtı
CarrefourSA, 5 yıl sonra büyük sıçradı
Perakende, geleceğin teknolojileriyle...
Henkel 2014 sonuçlarını paylaştı
Adese, büyüme oranını belirledi
JosDeVries, perakendecileri baştan...
CarrefourSA’dan yılın 2’nci bombası
Ülker 2014 yılı karını açıkladı
GPD’nin yeni başkanı belli oldu
Üçge’den dünyada bir ilk
Katılımcılardan Anfaş yorumları
Marketlerin yeni yardımcıları Üçge’den...
“Kontrol yoksa yatırım da olmasın”
2Nokta perakendede iddialı
18
20
24
31
32
33
34
37
38
39
43
48
49
54
Eurometall’den Bursa sürprizi
Üçge “Zirveye Yolculuk’un rotasını belirledi
55
63
64
65
73
74
75
78
Dünyadan
56
Sosyal Sorumluluk
68
Kürsü
Farkında olmak / Berrin Yangınözü
Sosyal medya / Özcan Yazıcı
Danışman / Sinan Asılyazıcı
Strateji, teknoloji, iş geliştirme / İzzet Gülşen
Perakende kuşu
Konuk / Meltem Etcheberry
Özgün / Okan Aras
22
30
36
42
52
62
72
Yayın Dili / Konusu
Türkçe / Perakende sektörü
İletişim:
Yazı İşleri: [email protected]
Reklam: [email protected]
Abonelik: [email protected]
www.marketdergisi.com
Market dergisi yerel süreli yayındır. Aylık
yayımlanan dergimiz, Basın Meslek İlkeleri’ne uymaya söz vermiştir. Market
dergisinin içerik ve tasarımı Ekonomi
Yayınları AŞ tarafından yaptırılmış olup,
Fikir ve Sanat Eserleri Yasası kapsamında eser olarak koruma altındadır. Market
dergisinde yer alan yazı ve fotoğrafları
yayma hakkı ile Market markası ve logosu Ekonomi Yayınları AŞ’ye aittir. Kaynak
gösterilse dahi, hak sahiplerinin yazılı izni
olmaksızın ticari amaçlarla kullanılamaz.
Dergide yer alan yazılar, yazarların kişisel
görüş, yorum ve tavsiyelerini içermektedir. Ekonomi Yayınları AŞ, yazılarda yer
alan bilgi, görüş ve tavsiyeler nedeniyle
doğabilecek maddi manevi zararlardan
hiçbir şekilde sorumlu değildir.
10
28
50
Perakendeci
Röportaj
Röportaj
Bursa’da çağdaş market
hizmeti sunmak amacıyla 2012
yılında kurulan Çağdaş Yaşam
Marketleri kısa zamanda Bursa
perakendesinde önemli bir yer
edindi. Birçok meslek grubundan 115 kişinin ortak olduğu
market kısa zamanda 6 şubeye
ulaşmayı başardı.
Üretim tesisinde büyük bir
titizlikle günlük 200 ton süt
işleyebilen Güneşoğlu, 2014
yılını yüzde 20’lik bir büyümeyle kapattı. Yeni yıla yeni
hedeflerle girdiklerini belirten
Güneşoğlu Yönetim Kurulu
Başkanı Muzaffer Güneş, yeni
çıkan süt tebliğinin üreticileri
pek memnun etmediğini ifade
etti
“Bursa’ya disipline edilmiş,
çevreye zarar vermeyen, yüksek
teknolojili ve katma değer üreten
sanayi lazım.” diyen Bursa Ticaret Sanayi Odası (BTSO)Meclis
Başkanı Remzi Topuk, Bursa’nın
Türkiye için vazgeçilmez olduğunun altını çizdi.
Çağdaş Yaşam Marketleri
Genel Koordinatörü Nuri Han
Güneşoğlu Yönetim Kurulu
Başkanı Muzaffer Güneş
Bursa Ticaret Sanayi Odası
(BTSO)Meclis Başkanı
Remzi Topuk
Peynir değişiyor, sektör
tebliği yorumluyor
Resmi makamlar; gıda maddelerinin içinde insan sağlığını tehdit eden unsurları
ortadan kaldırmak ve tüketiciye daha lezzetli ürünler sunmak için gıda mevzuatında düzenleme yapmaya devam ediyor. Türk Gıda Kodeksi’nin yeni çıkarmış
olduğu Peynir Tebliği’ne göre; peynir belli bir standart çerçevesinde üretilecek,
tuz ve yağ oranları belirli seviyelerde kalacak, kaşar peynirinde eritme tuzu kullanılamayacak
44
58
70
76
Röportaj
Röportaj
Röportaj
1946 yılından beri Mısır Çarşısı’nda hizmet
veren Cankurtaran Gıda, kaliteli ürünleri ve
güler yüzlü hizmetiyle her gün yerli yabancı
birçok insanı ağırlıyor. Bu küçük ama tarih
kokan dükkanın kalitesi dünyanın en önemli
şehir rehberlerinden Louis Vuitton City Guide’a girmesi sayesinde tescillenmiş durumda.
Görevi üçüncü kuşağa teslim etmeye hazırlanan firmanın kalite prensibi ortaklardan Ruhi
Tuncer’in şu sözlerinde gizli: Müşterimiz bizim
en büyük denetmenimiz
Maya üretimi ve üretim kapasitesi bakımından Türkiye’de bir, dünyada ise üçüncü
sırada olan Pakmaya, büyümesini Ar-Ge’yle
sürdürecek. Hali hazırda 130 ülkeye ihracat
yaptıklarını belirten Pakmaya Tüketim
Ürünleri Satış ve Pazarlama Müdürü Kemal
Aktaş, 50 olan ürün çeşitlerini 100’e çıkartacaklarını ve tüketicilerine lezzetli ve kesin
sonuç verecek ürünler sunacaklarını anlattı
Antalya Expo Center Fuar ve Kongre
Merkezi’nde düzenlen toplu tüketimin en
önemli fuarlarından ANFAŞ Food Product Gıda İhtisas Fuarı bu yıl da birbirinden
önemli katılımcıyla ziyaretçilerine kapılarını
açtı. ANFAŞ Fuarcılık Genel Müdür Yardımcısı Server Seçer fuarı Market dergisine
değerlendirdi
Cankurtaran Gıda Ortağı Ruhi Tuncer
Pakmaya Satış ve Pazarlama Müdürü
Kemal Aktaş
ANFAŞ Fuarcılık Genel Müdür Yardımcısı Server Seçer
PERAKENDECi
Bursa’nın
perakendedeki
çağdaş yüzü
Bursa’da çağdaş market hizmeti sunmak amacıyla 2012 yılında kurulan Çağdaş
Yaşam Marketleri kısa zamanda Bursa perakendesinde önemli bir yer edindi. Birçok
meslek grubundan 115 kişinin ortak olduğu market kısa zamanda 6 şubeye ulaşmayı başardı. Perakendeyle ilgili önemli tespitlerde bulunan Genel Koordinatör Nuri
Han Çağdaş Yaşam Marketleri’nde işleyen sistemi Market dergisine anlattı
Röportaj / Murat KÜÇÜK
F
arklı bir yapısıyla ön plana çıkan
Çağdaş Yaşam Marketleri’nin
hikayesi nasıl başladı? Market
hizmeti sunan birçok firma var siz
hangi iddia ile bu işe girdiniz?
Bursa’da; çağdaş bir market hizmeti sunmak için 5 kişi ile başlayan 2012’de ilk
şubesini açan Çağdaş Yaşam Marketleri
bugün 115 ortaklı bir yapıya ulaştı. Sistemimiz Kipa’dan esinlenerek kuruldu. İlk
mağazamızı Bursa’nın en önemli ilçelerinden Nilüfer-Ataevler’de açtık. Bu mağazamızı sırasıyla Erikli, Özlüce, Altınşehir,
Konak ve Beşevler şubelerimiz izledi.
Bursa’ya; sağlıklı, kaliteli ve çağdaş hizmet sunabilmek amacıyla bu işe girdik.
Yapıyı oluşturan. Hissedarlardan hiçbirinin
bir kar beklentisi yoktu. Aslında en önemlisi kendimizin de kaliteli hizmet alma isteğiydi. Son dönemlerde marketlerin yapısı siyasetin de etkisiyle değişti. Bugün
Bursa’da alkollü içecek satan çok şubeli
2 tane yerel market var. Biz ve Özhan’dan
başka mağazalarında alkollü içecek satışı
yapan yok. Tüm beklentilere cevap verebilen ve herkesin istediğini bulabildiği bir
market konsepti yaratmak istedik.
Daha önceden perakende sektörüne
yönelik bir iş yaptınız mı? Önceki işinizden de konuşabilir miyiz?
20 yıl boyunca Petrol-İş Sendikası Bursa
Şube Genel Başkanı olarak görev yaptım.
2012 yılı Ekim ayında görevimi bıraktım.
Hemen 2012 Aralık ayında da buradaki
görevime başladım. Çağdaş Yaşam Marketleri’nin ortaklı yapısına dahil olan ilk 20
kişiden biriyim. Marketin daha iyi işleyebil-
10 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
Nuri Han
mesi için ortaklardan birinin şirketin başına
geçmesinin uygun olacağını düşünen ortaklarımız beni bu göreve uygun gördüler.
Perakendeyi çok fazla bilmiyordum ama
insan ilişkilerin çok yüksek olduğu bir işten
geliyorum. Burada da doğrudan insana
dokunuyoruz. İnsanlarla ilişki halindeyiz ve
onları memnun etmeye çalışıyoruz. Aslında iş farklı olsa da amaç aynı denebilir.
Bu farklı yapı ana hatlarıyla nasıl işliyor? Toplam kaç personel çalıştırıyorsunuz?
Biz bir anonim şirketiz. Yönetim kurulumuz ve genel kurulumuz var. Yönetim
kurulumuz haftada bir toplanır ve önemli
kararlar bu toplantıda alınır. Ben Genel
Koordinatörlük görevini sürdürüyorum.
Bir banka müdürü arkadaşımız finansla
ilgileniyor. Ortaklarımız arasında perakendeden gelen 2-3 kişi ancak vardır. Müteahhit, mühendis, mimar, doktor, hemşire,
emekli ve ticaretle ilgilenen birçok farklı
alandan insan Çağdaş Yaşam Marketleri’nde hissedar. Herkesin aklındakini söyleyebildiği, fikirlerini paylaştığı bir ortam
var. İşin daha iyi işleyebilmesi için ayrıca
profesyonel destek de alıyoruz. 60’ın
üzerinde personelimiz var. Bu rakama yöneticilerimiz de dahil.
Biz ya iyisini satarız ya da
hiç satmayız
Ürün çeşitliliği ve mağaza satış alanları hakkında bilgiler verir misiniz?
Ürün gamımızı lokasyona göre belirlemiyoruz. Her bölgede aynı ürünleri satıyoruz.
Müşterilerimize 11 bin kalem ürün sunuyoruz. Manav ve kasap reyonumuz var. Mağaza ortalamamız 400 ila 600 metrekare
arasında değişiyor. Toplamda 2 bin 500
metrekareden fazla satış alanımız var. Her
şubemizin önünde otopark bulunuyor. Ayrıca müşterilerimize servis imkanı da sunuyoruz. Altınşehir şubemizde telefonla sipariş
hattımızı da devreye soktuk. Bunu oturtabilirsek tüm şubelerimizde devreye alacağız.
En önemli iddianız nedir?
Bizim sattığımız ürünleri müşterilerimiz her
zaman gönül rahatlığıyla alabilmeli. Zaten
bu işe girme amacımız kendimize de iyi
hizmet sunabilmekti. Evimize sokmayacağımız hiçbir ürünü marketimize sokmayız.
Biz ya iyisini satarız ya da hiç satmayız.
Perakende sektörüne dışarıdan gelen
birisi olarak 3 yıl içinde bu sektörde ne
gördünüz?
Perakendecilik bağımlılık yapan keyifli bir
iş. İnsanlarla ilişki halinde olmak, yeni ürünler sunmak, onları memnun edebilmek
bana keyif veriyor. Kaliteli ürün satmak çok
önemli ama kaliteli hizmet sunmak da bir
o kadar önemli. Biz bu işe başlamadan
önce, Bursalı tüketici kaliteli hizmete de
susamış durumdaydı. Marketimizi açtıktan sonra gelen olumlu tepkilerden bunu
da anladım. Karlılığın yüksek olmadığı rekabetin üst düzeyde yaşandığı bir sektör
olduğunu da belirtmeliyim. Büyük perakendeciler her zaman çok kuvvetli. Diğer
iş alanlarında olduğu gibi burada da haksız
rekabet üst düzeyde.
Personel sıkıntısı perakendeciliğin
önemli sıkıntıları arasında yer alıyor.
Siz de bu sıkıntıyı yaşıyor musunuz?
Bana göre bu sektörün en büyük sıkıntısı kaliteli personel yokluğudur. Eleman
sirkülasyonunun çok hızlı yaşandığı bir
sektörde faaliyet yürütmek gerçekten zor.
Kasap, manav ve şarküteri reyonunda çalışan personel zaten bir meslek grubundan
geliyor. Bu bölümlerdeki sıkıntı bir şekilde
çözülebiliyor. Fakat kasiyer bulma konusunda çok sıkıntı yaşıyoruz. Kasiyerler bizim işimizde çok önem arz ediyor. Onlar
bizim halkla ilişkiler bölümümüz. Bir bakıma marketin yüzü. Marketle ilgili en önemli
imaj, onların müşteride bıraktığı algı. Kasiyerlik iş olarak görülmüyor. İnsanlar geçici
olarak bu işi yapıyor. Aradıkları işi bulunca
kasiyerliği bırakıyor. Bu sektörümüzün bir
hastalığı. Sektörün toplanıp bu duruma bir
çözüm bulması gerekiyor.
Rekabet, insani çalışma
koşullarını zorluyor
Siz hem eski bir sendikacı olarak hem
de bir perakendeci olarak insanların
bu işi meslek olarak görmemelerini
neye bağlıyorsunuz?
Sadece bizde değil sektörün tamamında
bu işe verilen ücretler geçinebilecek düzeyde değil. Fakat sektörümüzde öyle bir
rekabet var ki işletmelerin yaşayabilmesi
için personel giderlerini kısmaktan başka çaresi yok. Ürünü alırken daha ucuza
alamıyorsunuz. Özellikle büyük perakendeciler zaten bizden çok daha ucuza mal
alıyor. Hatta dev perakendecilerin birçoğu,
üreticilere kendi markalı ürünlerini yaptırıyor. Onlar bir kamyon mal alıyorsa biz bir
palet alabiliyoruz. Bundan dolayı onların
kar marjları zaten bizden çok daha fazla.
Bu etkenlere rağmen biz sektörde birçok
marketin verdiği ücretten daha fazlasını
veriyoruz. Ben bir işvereni temsil etmeme
rağmen masanın ortasında durmaya çalışıyorum. Bu zor şartlarda en insani çalışma ortamını yarattığımızı rahatlıkla söyleyebilirim.
Hedefleriniz nelerdir? İstediğiniz düzeye ulaştınız mı?
Bu işe girmeden önce 2 yıl içinde 10 şubeye ulaşmayı hedefliyorduk. İstediğimiz
lokasyonlarda mağaza bulamadığımız için
bu hedefe ulaşamadık. Bir market kurmak
kolay bir iş değil. Sadece demirbaş ve dekor olarak mağazanın hazırlanması 250 bin
TL’yi geçiyor. Şube açmadan önce ciddi
hazırlık yapılması gerekiyor. Sosyal sorumluluk konusunda da ağırlık veriyoruz. Gelecek dönemde istediğimiz boyutlara ulaşırsak bazı planlarımız var. Muhtaç çocuklara
eğitim imkanları yaratmak istiyoruz. Bu
kapsamda bir burs organize etmeyi planlıyoruz. Çevreyle ilgili de güzel projelerimiz var. Personelimize de daha fazla katkı
sunmak istiyoruz. Ama bunların hepsinin
gerçekleşmesi için belirli büyüklüğe ulaşmamız gerekiyor.
MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi 11
ALIŞVERiŞ DÜNYASI haberler
Sincap 31’inci
mağazasıyla hizmette
Sincap, zincirine bir halka daha
ekledi. Her geçen yıl hızla büyümeye devam eden Sincap,
31’inci Şubesini Konya’nın Selçuklu ilçesine bağlı Sancak Mahallesi, Veysel Karani Caddesi’nde hizmete açtı.
Konya halkının gözdesi olan Sincap Marketler Zinciri, hedefleri
Özhan’dan bir şube daha
doğrultusunda büyüyerek Konya’ya hizmete devam ediyor.
Birbirinden cazip fiyatlarla 350
metrekarelik satış alanına sahip
Ataşehir mağazasında 2 kasa
bulunuyor. Sincap’ın yeni mağazasında 14 personel daha istihdam ediyor.
Snowy Ulu Kardeşler’den
yeni şube
Bursa’nın ilk yerel market
zinciri ve güçlü markası
Özhan Marketler Zinciri
34’üncü şubesini Altınşehir’de açtı. Özhan’ın Altınşehir şubesi ile mağaza
sayısı 34’e ulaştı. Açılışta
Özhan’ı dostları yalnız bırakmazken, açılışa özel
indirimler de yoğun ilgi
gördü. Her zaman olduğu gibi Bursa’nın güvenilir
markası olarak doğru karar
ve güçlü adımlarla istikrarlı
bir şekilde Özhan dostları
için büyümeye devam ettiklerini dile getiren Özhan
Marketler Zinciri Genel Müdürü İbrahim Özhan, “Her
yeni açılan şubede, Özhan
dostlarının yaşam kalitesini
ileriye taşıyacak sağlıklı, kaliteli, güvenilir ve ekonomik
hizmeti sunmayı amaçlıyoruz. Özhan kalitesine ihtiyaç duyulan ve talep edilen
her bölgede kontrollü bir
şekilde yer alırken, sektörümüzü olumsuz etkileyecek haksız rekabet şartlarından da uzak durmaya
çalışıyoruz. Güçlü alt yapımız ve uzman kadromuzla
her gün 50 bin dostumuzu ağırlıyoruz. Yeni açılan
Altınşehir şubemizde de
Özhan samimiyetini ve sıcaklığını dostlarımıza daha
güçlü vurgulayıp yansıtacağız.” dedi.
Grup Gökkuşağı Muratlı’da
Grup Gökkuşağı yeni mağazasını Tekirdağ Muratlı’da hizmete açtı. Yeni
açılan mağaza, 420 metrekare satış alanı, 3 kasa
ve 20 personeliyle ziyaretİstanbul PERDER üyesi Snowy
Ulu Kardeşler, yeni mağazasını
“Küçükköy’ün En Hesaplı, En
Kaliteli, En Hijyenik Marketi”
sloganıyla geçtiğimiz günlerde
hizmete açtı. Açılış sırasında yapılan kampanyalar, özel fırsatlar,
müzik şöleni ve Mehter Takımı
çilerine hizmet veriyor. İstanbul ve Tekirdağ illerinde
hizmet veren Grup Gökkuşağı Hipermarketleri’nin
açılışla birlikte toplamda
27 mağazası bulunuyor.
ile görkemli bir açılış gerçekleştiren Snowy Ulu Kardeşler, yeni
şubesi ile Hürriyet Mahallesi,
Cengiz Topel Caddesi No:93/A
Küçükköy/Gaziosmanpaşa/
İstanbul adresinde, 400 metrekare alanda, 3 kasa ve 20 personeliyle hizmet verecek.
Kartal Market’ten yeni şube
12 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
5’inci şubesini Pendik Batı Mahallesi’nde
açan Kartal Market, büyümesini sürdürüyor. Kartal Market, geçtiğimiz günlerde
5’inci şubesini Pendik’te bölge halkıyla buluşturdu. Batı Mahallesi’nde açılan şube,
Kaya Caddesi üzerinde yer alıyor. 260 metrekarede hizmet verecek olan mağazada 2
kasa yer alıyor. Zengin ürün çeşidi ve bol
çeşitli şarküteri reyonuyla müşterilerini bekleyen Kartal Market’in Pendik şubesinde 15
çalışan bulunuyor.
ALIŞVERiŞ DÜNYASI haberler
Akyurt Süpermarket’ten
yeni şube
Akyurt Süpermarket’in yeni
yüzü Batıkent Çakırlar şubesi geçtiğimiz günlerde açıldı.
Yoğun ilginin yaşandığı açılışa,
Akyurt Süpermarket AŞ Yönetim Kurulu Üyeleri, Bakan
Yardımcıları Milletvekilleri, Sivil
Toplum Örgüt Yöneticileri, Ankara’nın önde gelen Sanayici,
iş adamları ve Akyurt Süpermarket çalışanları katıldı. Geniş katılımın olduğu açılışta,
müşterilerle birlikte çok keyifli
bir kahvaltı yapıldı.
Akyurt Süpermarket’in alışve-
Esenlik’ten 3 yeni şube
riş yapan müşterilerinin kendisini mutlu hissetmesi ve mutlu
ayrılmasına odaklandığı yeni
konsept tasarımında, son teknoloji kullanıldı. Akyurt ailesinin
eksiksiz katıldığı açılış töreninde, müşteriler özellikle kırmızı
et ürünlerine büyük ilgi gösterdi. Tamamen anne eli değmiş
gibi hazırlanan unlu mamullerin
satıldığı Gurmella reyonundan
yeni çıkmış, sıcak unlu mamuller, şarküteri ürünlerinden
seçmeler ve taze çay, açılışa
katılan davetlilere ikram edildi.
Bölgesel olarak günden
güne büyümesini sürdürerek şube sayısını arttıran
ve halkın isteklerine karşılık
veren Esenlik, önemli lokasyonlarda hizmet vermeye
devam ediyor. Büyümesine
hız kesmeden devam eden
Esenlik, yeni açtığı 3 şubesiyle toplam mağaza sayısını
39’a yükseltti.
Esenlik, şubelerinden 2’sini
bölgesel anlamda güçlü
olduğu Malatya’da hizme-
Altunbilekler yoluna
yenilemeyle devam ediyor
Ankara’da 71 mağaza ile hizmet veren marketler zinciri
markası Altunbilekler, mağazalarını yenilemeye devam
ediyor. Altunbilekler geçtiğimiz günlerde Keçiören Tepebaşı ve Etimesgut Emirler mağazalarının her ikisini birden
yeni dekorasyonları ve yeni
mağaza içi düzenlemeleri ile
hizmete açtı.
Perakende sektöründe yeniliklere öncü olmaya devam
eden Altunbilekler, son olarak marketlerinde çıktı ve fiyat etiketlerinin kullanımlarını
kaldırarak 60 bin TL’lik bir
kâğıt tasarrufu gerçekleştirdi.
Mağazalarında bundan sonra
kara tahta benzeri bir sistem
kullanacak olan marka, manav reyonlarında numaratörlü
etiketler, mağaza cephelerinde ise hem ürün fiyatı yazabilmek hem de kampanya
ve diğer posterleri asabilmek
amacıyla iki fonksiyonlu cephe etiketlikleri kullanılacak.
Böylece çıktı ve kağıt yerine
kara tahta ve likit tebeşir ile
değiştirilebilir mekanik numaralar kullanılacak.
te açarken, 1 şubesini de
Adıyaman’da ziyaretçileriyle
buluşturdu.
Adıyaman’da
açılan Esenlik şubesi, Cumhuriyet Mahallesi Pazar
Caddesi’nde bölge halkına
hizmet verecek. Malatya’da
ziyaretçileriyle buluşan şubelerden birisi Göztepe Mahallesi Orduzu yol ayrımında
yer alırken diğeri Abdulgaffar
Mahallesi İsmet Paşa Caddesi Kuyuönü Mezarlığı Karşısı’nda hizmete açıldı.
Gurme marketten
2 yeni şube
Macrocenter, lezzet tutkunları
için 28’inci mağazasını Etiler’de, 29’uncu mağazasını
ise İzmir Alsancak’ta açtı. Etilerdeki açılışa, Migros Ticaret
AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Bülend Özaydınlı, Migros
Ticaret AŞ Genel Müdürü
Özgür Tort, Migros Ticaret
AŞ Tansaş Genel Müdür Yardımcısı Hakan Şevki Tuncer,
Migros Ticaret AŞ Satış Genel
Müdür Yardımcısı Fuat Yanar,
Migros Ticaret AŞ Pazarlama
Genel Müdür Yardımcısı Cem
Rodoslu ve Macrocenter Satış ve Pazarlama Direktörü
Tülye Sekendiz katıldı.
29’uncu mağazasını ise İzmir Alsancak’ta açan Macrocenter’ın açılışına İzmirliler
yoğun ilgi gösterdi. Açılışa
katılan Macrocenter Satış ve
Pazarlama Direktörü Tülye
Sekendiz, İzmir’deki 3’üncü
Macrocenter
mağazasını
Alsancak gibi önemli bir lokasyonda İzmirliler ile buluşturmaktan mutluluk duyduklarını söyledi.
ALIŞVERiŞ DÜNYASI haberler
Cem Hipermarketleri’nden
Malkara’ya yeni şube
‘Trakyanın Marketi’ sloganıyla
yola çıkan Cem Hipermarketleri, 9’uncu mağazasını Malkara’da açtı. Malkara Şubesinin açılış törenine Belediye
Başkanı Ulaş Yurdakul’un yanı
sıra; Malkara İlçe Müftüsü Ali
Gülbağcı, Tekirdağ Ticaret ve
Sanayi Odası Başkanı Cengiz Günay, Malkara Ticaret ve
Sanayi Odası Yönetim Kurulu
Başkanı Ümran Bilgin, banka
müdürleri, muhtarlar, Cem Hipermarketleri Yönetim Kurulu
Başkanı Cem Kızılırmaklı ile
Yönetim Kurulu Üyeleri, basın
mensupları ve çok sayıda vatandaş da yer aldı.
Açılış töreninde konuşma
yapan Cem Hipermarketleri Yönetim Kurulu Başkanı
Cem Kızılırmaklı, Cem Hipermarketlerinin 9’uncu şubesinin açılışına katılan davetlilere
göstermiş oldukları ilgiden dolayı teşekkür etti. Cem Hipermarketleri Malkara mağazasında 780 metrekarelik alanda
4 kasa ve 20 personeliyle hizmet vermektedir.
Rimal’den 5’inci şube
Yatırımlarını İzmit’te sürdüren
Rimal Marketler Zinciri, 5’inci
şubesini Başiskele Yeniköy
merkezinde hizmete soktu.
Rimal’in İzmit, Değirmendere, Bekirpaşa ve Bahçecik’ten sonra 5’inci mağazası olan Başiskele, Yeniköy
Merkez Mahallesi Gurbet
Sokak’ta hizmete açıldı.
Açılışa AKP İl Başkanı Şemsettin Ceyhan, AKP Başiskele İlçe Başkanı Şahin Ta-
lus, Kocaeli Kent Konseyi
Başkanı Abdullah Köktürk,
Büyükşehir Belediyesi Genel
Sekreter Yardımcısı Doğan
Erol, İlim Yayma Cemiyeti Başkanı Fevzi Utaş, AKP
milletvekili aday adayları Dr.
Hasan Aydınlık, Ceyhun Yalçın, Mahmut Civelek, Halit Çokan, Müge Olşen, iş
adamları, siyasetçiler ve çok
sayıda vatandaş katıldı.
Ege’nin ilk “Pratik”i açıldı
Pehlivanoğlu Ege’de büyüyor
Pehlivanoğlu, yeni mağazasının açılışını Bayraklı Çamkıran’da gerçekleştirdi. Açılışa
Bornova Belediye Başkanı
Olgun Atila, Tarım İl Müdür
Yardımcısı Selami Turan, Pehlivanoğlu Yönetim Kurulu ve
çok sayıda vatandaş katıldı.
290 metrekare büyüklüğündeki mağazada 10 personel
hizmet verecek. 5 bin çeşit
barkotlu ürünün sergilendiği
Pehlivanoğlu’nun Çamkıran
Mağazası dualar eşliğinde
açıldı.
Pehlivanoğlu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hanif
Pehlivanoğlu: “İzmir’in her yeri
bizim için çok önemli. Tüm
kitlelere ulaşmak istiyoruz.
Müşterilerimizin en uygun fiyata en kaliteli ürüne ulaşabilmesi için çalışıyoruz. Başta
İzmir olmak üzere Ege Bölgesi’nin 6 Büyükşehir’i olan Manisa, Denizli, Muğla, Balıkesir
ve Aydın’da hizmet veriyoruz.” dedi.
16 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
Praktiker, Ege Bölgesi’ndeki
ilk mağazasını bölgenin turizm cenneti Datça’da açtı.
300 metrekarelik alan üzerine kurulu Datça Praktiker
Pratik mağazası, Datçalıları
ev ve bahçeleriyle ilgili 4 binden fazla ürünle buluşturdu.
Mağaza, geniş ürün gamını
uygun fiyatlarla hem yöre sakinlerinin hem de tatilcilerin
ayağına getirdi. Mağazanın
açılışı, Datça Kaymakamı
Hamdi Üncü, Datça Belediye
Başkan Vekili Gökhan Sağır,
Praktiker Türkiye Genel Müdürü Tayfun Kutlu ve Datça
Praktiker Pratik mağazası
yatırımcısı Lindos İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Erol
Karakullukçu’nun katılımıyla
gerçekleşen törenle yapıldı.
Açılışta konuşan Praktiker
Türkiye Genel Müdürü Tayfun Kutlu, Datça mağazası-
nın Praktiker’in ilk franchise
mağazası olduğunu belirterek, Datçalıların tüm yaşam
alanları için her türlü ihtiyaçlarını tek bir noktadan karşılayabileceklerini
söyledi.
Kolay ulaşılabilir yapı marketi
konsepti ile sektöre yeni bir
bakış açısı getirdiklerini belirten Kutlu, “Herkesin yürüyerek eviyle, yazlığıyla, ofisiyle
veya bahçesiyle ilgili her türlü
ihtiyacını hızlıca karşılayacağı
mağazalar yapıyoruz. Datça mağazamızda da yaşam
alanlarının yenilenmesi, tamiratı ve dekorasyonu için
müşterilerimizin ihtiyacı olan
tüm pratik çözümleri, en
uygun fiyatlarla sunuyoruz.
Raflarda mutfak ve banyo
ürünlerinden mobilyaya, el
aletlerinden yapı malzemelerine binlerce ürün yer alıyor.”
diye konuştu.
HABER
BiM ilk File’sini açtı
Perakende sektörünün lideri BİM’in farklı bir konseptle tüketiciye sunduğu yeni zinciri File’nin ilk mağazası İstanbul Bahçeşehir’deki Prestige Mall AVM’de açıldı
T
ürkiye’nin lider perakende kuruluşu
BİM, mağazalar zincirinin yeni halkası olan File mağazalarının ilkini
açtı. İstanbul Bahçeşehir’deki Prestige
Mall alışveriş merkezinde açılan ilk File
yoğun bir ilgiyle karşılanırken, ilk günkü
satış rakamları da hayli yüksek oldu. File
mağazalarının 2015 yılı içinde İstanbul’da
10 adede ulaşması hedefleniyor.
Farklı bir satış modeli
File mağazalarında tüketicilerin gıda, kişi-
sel bakım ve genel temizlik ihtiyaçlarını, iyi
veya en iyi kalitede ve yüksek standartlarda üretilmiş ürünlerle, sürekli düşük
fiyatlardan karşılamak hedefleniyor. Özel
ve sıcak bir tasarımı olan bu mağazalarda tüketici kendi mahallesindeki çarşıda
alışveriş yapıyormuş gibi rahat bir ortamda ihtiyaçlarını karşılıyor. File mağazaları
otopark imkânı olan yerlerde yaklaşık bin
metrekare alanda kuruldu. Açılan File mağazasının reyonlarında 3 bin 500 - 4 bin
arası farklı ürün satışa sunuluyor.
Ürünlerin yüzde 20’si özel
marka
Yeni bir tedarik sistemi ile
çalışan File organizasyonunda ürün portföyünün
yaklaşık yüzde20’si özel
markalardan oluşuyor. Bunlar arasında işlenmiş gıda
ürünleri için çiftçi anlamına
Unilever’de üst düzey atama
Unilever Türkiye’de 1998 yılından bu yana çeşitli üst düzey yurt içi ve yurt dışı sorumluluklar
üstlenen Özgür Kölükfakı, UNICA (Unilever Orta
Asya) ve İran Bölgesi Genel Müdürü olarak görev
yapmaya başladı. Kölükfakı, Unilever Türkiye Yönetim Kurulu’na da girdi.
1973 doğumlu Özgür Kölükfakı, 1995 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra,
1998’de aynı üniversitenin İşletme Bölümü’nde
Yüksek Lisans programını tamamladı. Unilever
Türkiye Ailesi’ne 1998 yılında Becel Ürün Müdürü
olarak katılan Kölükfakı, 1998’den 2002’ye kadar, Unilever bünyesindeki çeşitli markaların Ürün
18 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
gelen “Harras”, kişisel bakım ürünleri için
“Daycare” ve temizlik ürünleri için “Actisoft” özel markaları yer alıyor. Her birinde
yaklaşık 35 çalışanı olan File mağazalarında fiyatlar “her gün düşük fiyat” prensibiyle belirlendiği için özel promosyon günleri
yapılmayacak.
“İlgi bizi mutlu etti”
Yeni File mağazasının açılması nedeni ile
bir açıklama yapan BİM İcra Kurulu Üyesi
Haluk Dortluoğlu şunları söyledi: “Yeni bir
konseptle hizmete sunduğumuz ilk File
mağazamızın gördüğü büyük ilgi bizi çok
mutlu etti ve doğru yolda olduğumuzu
gösterdi. Perakende sektöründe tüketici
artık sadece temel gıda maddelerinde
değil, diğer ürünlerde de yüksek kalite,
uygun fiyat ve tazelik arıyor. File mağazalarımız bu arayışa en iyi şekilde yanıt
vereceklerdir. En kısa zamanda yeni File
mağazalarımızı hizmete sunacağız.”
Müdürü olarak görev aldı. 2002-2006 yılları arasında Unilever Fransa ve İngiltere’de Avrupa Bölgesi’nden Sorumlu Ürün Müdürü olarak birçok
önemli projede görev ve sorumluluklar üstlendi.
Kölükfakı, kısa bir ayrılığın ardından 2008 yılında Gıda Kategorisi kapsamında, Sana, Becel,
Komili, Calve ve Amaze markalarından sorumlu Pazarlama Direktörü olarak Unilever Ailesi’ne
döndü. Unilever Algida Pazarlama Direktörlüğü
yaptı. Son olarak Unilever Rusya, Ukrayna ve
Belarus Gida ve Dondurma Kategorilerinden sorumlu Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Özgür
Kölükfakı, yeni dönemde Unilever UNICA & İran
Genel Muduru ve Unilever Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapacak.
HABER
CarrefourSA, 5 yıl sonra
büyük sıçradı
2014’ü “sıçrama yılı” olarak ilan eden CarrefourSA, 2015 yılını “vites büyütme dönemi” olarak belirledi. Türkiye’deki 20’nci yılını geride bırakan CarrefourSA, yeni
dönemle birlikte 2014 yılında satışlarını yüzde 20 artırarak cirosunu 3,1 milyar TL’ye,
net karını da 100,5 milyon TL’ye ulaştırarak beş yıl sonra kar açıkladı
C
arrefourSA Yıllık Değerlendirme
Toplantısı, Sabancı Holding Perakende ve Sigorta Grup Başkanı
Haluk Dinçer ve CarrefourSA Genel Müdürü Mehmet T. Nane’nin katılımıyla Sabancı Center’da gerçekleşti. Toplantıda,
Haluk Dinçer ve Mehmet T. Nane, CarrefourSA’da sürecin Sabancı Holding’e
geçmesiyle elde edilen başarılar ve 2015
yılında atılacak adımları paylaştı.
Köklü geçmiş ve heyecan başarı
getirdi
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Sabancı Holding Perakende ve Sigorta Grup Başkanı Haluk Dinçer, Dünya ve
Türkiye ekonomilerini değerlendirdikten
sonra Sabancı Holding olarak sektörün
tam olarak bekledikleri gibi büyüdüğünün
altını çizerek 2015 yılında da bu büyümenin devam edeceğini öngördüklerini vurguladı. Haluk Dinçer, modern perakende
pazarının toplam perakende pazarı içinde
yüzde 35 – 40’lık gibi bir payı teşkil ettiğini dile getirerek sektörde markalar arası
satınalma veya birleşmelerin yaşandığını,
bu çerçevede de Ocak ayında İsmar Marketler Zinciri’nin 26 marketini bünyelerine
kattıklarını ve bu marketlerin CarrefourSA’nın organize perakende sektöründeki konumunu daha da güçlendireceğine
inandıklarını belirtti.
2014 yılının CarrefourSA adına gerçek
anlamda “diriliş ve sıçrama yılı” olduğunun altını çizen Haluk Dinçer, şunları söyledi: “Geçtiğimiz yıl bize başarıyı getiren
başlıca etmenler arasında doğru lokasyonlarda doğru market yatırımları, insan
kaynaklarına ve teknoloji kökenli perakendeye verdiğimiz önem ve tedarikçilerimizle olan ilişkilerimizi sadeleştirmemiz
yatıyor. Büyüme, market konsepti, insan
kaynakları ve teknolojik altyapı alanlarında
toplam 165 milyon TL yatırım gerçekleştirdik. 2014 yılında 127 yeni marketi hizmete açarak, bugün 41 ilde toplam 366
marketle ülke çapında hizmet veriyoruz.
Zor geçen bir yıla rağmen CarrefourSA’nın
geleceğini daha da parlak kılacak önemli
yatırımlar ve insan kaynağını güçlendirecek atılımlar gerçekleştirdik. CarrefourSA’yı geleceğe taşıyacak tüm bu yatırım-
20 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
larımızın meyvelerini kısa
vadede almaya başladık.
Geçen yılki net satışlar ile
karlılık seviyemiz, market açılışlarımız ve mutlu
müşteri geri bildirimleri
gösteriyor ki başarıya giden yolda doğru adımlar
atıyoruz. Ancak daha yolun başındayız, hedefimiz
Sabancı Holding’in gücü
ve Carrefour Grup’un perakendedeki deneyimi ile tüketicinin kalbinde bir numara
olmak.”
CarrefourSA’nın 2015 yılı hedeflerine de
değinen Dinçer, konuşmasını şöyle sonlandırdı: “2015 yılı CarrefourSA’nın yeni
yatırımlarının meyvelerini alacağı bir yıl
olacak. Bu yatırımlar doğrultusunda hedeflenen pazar payını, karlılık ve verimliliği
sağlamak en önemli gündem maddelerimiz arasında olacak. Hizmete girecek
yeni marketlerimizle birlikte ülke çapında
yaygınlaşacağız. Verdiğimiz sözleri teker
teker yerine getireceğiz. Planlarımız doğrultusunda 2016 sonu itibarıyla 750 markete ulaşmak ve net satışlarımızı 2013 yılına göre 2 katına çıkararak 5 milyar TL’ye
ulaştırmak istiyoruz. Her zaman belirttiğimiz gibi müşterilerimizle, çalışanlarımızla
ve yüzlerce iş ortağımızla büyük bir aileyiz. Bizler CarrefourSA ve bu büyük ailenin birer ferdi olarak hiç kaybetmediğimiz
heyecanımız ve sektördeki köklü geçmişimizle çok kısa sürede Türkiye’nin lider
markası olacağımıza inanıyoruz.”
2014 yılına dair finansal rakamlar ve 2015
yılı stratejilerini de açıklayan Mehmet
Nane; “CarrefourSA olarak son beş yıldır
aynı ciro seviyelerinde gezinirken emeğin
ve gösterilen özverinin karşılığında 2014
yılında satışlarımızı yüzde 20 artırarak 3,1
milyar TL’ye, net karımızı da 100,5 milyon
TL’ye ulaştırdık. Bugüne kadar yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır. Sıçrama yılı olarak tanımladığımız 2014’ün
ardından 2015 yılını da “Vites Büyütme”
dönemi olarak ilan ediyor ve 2014’te elde
ettiğimiz başarıya benzer, kayda değer bir
karlılık ve ciro artışı bekliyoruz. Buna göre
satışlarımızı 2015’te, 2014’e oranla yüzde
30 artıracağız. Hedefimiz 2015 sonunda
4 milyar TL ciroya ulaşmak. Bu sene, Türkiye’nin dört bir yanında 200 yeni market
açarak 2 bin 500 kişiye istihdam sağlayacağız” dedi.
Değişim ve dönüşüm
127 mağazayla geldi
CarrefourSA’nın 2014 yılına dair değerlendirmeleri içeren ve 2015 yılı stratejilerini aktaran bir sunum yapan CarrefourSA
Genel Müdürü Mehmet T. Nane, sözlerine; “Geçen 20 yılın ardından 2014 yılında
Sabancı Holding’in de gücünü arkamıza
alarak daha samimi, yalın, hızlı ve modern
bir marka olmak adına birçok alanda
yatırıma imza attık. Öncelikle stratejimizi glokalleşme; lokal değerleri göz ardı
etmeden global bir marka olabilme üzerine kurduk” dedi ve bir yıllık süreci şöyle anlattı: “CarrefourSA’daki değişim ve
dönüşüme 244 mağaza ile başladık. Var
olduğumuz şehirlerdeki mevcudiyetimizi
güçlendirirken aynı zamanda olmadığımız
noktalara da hizmetimizi taşıdık. Toplam
127 market açılışı gerçekleştirerek yılı 333
mağaza ile kapattık. Bugün Türkiye genelinde 41 ilde 366 mağaza ile müşterilerimize ulaşıyoruz. Herkese ulaşabilmek ve
beklentilere karşılık verebilmek üzere konseptlerimizde yeniliğe gittik. Mini konseptimizi oluşturarak günlük tüketime yönelik
hızlı çözümler sunduk. Süper ve Gurme
konseptlerimizle farklı müşteri gruplarının
farklı beklentilerini en yüksek düzeyde
karşılar hale geldik. Tüketicilerimizin karşısına “Ne Lazımsa CarrefourSA” diyerek
çıktık ve sadece fiyat odaklı bir iletişim
değil aynı zamanda müşterilerinin ihtiyaç
ve beklentilerini iyi anlayan bir marka stratejisi uyguladık. Milli Takımlar Perakende
Tedarikçiliği’ni üstlenerek yerelliğimizi vurguladık.”
KÜRSÜ / FARKINDA OLMAK
Berrin Yangınözü
[email protected]
Tüketim kararı
kime bağlı?
B
Unutmayın!
Çocuklar
isteklerini ailelerine kabul
ettirmek için
çok çeşitli
yollar denerler. Çocuğun
etkili olmasında birçok
etken önem
taşır. Çocuğun
yaşı ilerledikçe satın alma
kararlarındaki
etkisi de artar.
Ana babanın
kişiliği çocuğu
baskılayıcı ya
da öne çıkarıcı
olabilir. Baskıcı ailelerde
çocuğun satın
alma kararlarındaki etkisi
düşer.
en son dönemde özellikle
çevremi bu yönde izliyorum
ve aile üyelerinin karar vermedeki rolü, karar verme süreçlerinin çeşitli evrelerinde ve satın
aldıkları ya da alacakları ürünün
tüketim biçimlerine göre değiştiğini çok net gözlemliyorum. Bir
aile bireyinin üstlenmiş olduğu
rol ve davranışlar da karar verme
süreçlerini yakından ilgilendiriyor.
Ürünlerin satın alınmasında eşlerin vereceği kararların çeşitlerini ve
taşıdığı yapısal özellikler Mowen
tarafından 4’e ayrılmış:
• Özerk karar: Eşlerden biri diğeri
için çok önemli olmayan konularda bağımsız olarak satın alma kararı verebiliyor.
• Baba (erkek) ağırlıklı karar: Neyin
satın alınacağı konusunda baba
büyük ölçüde kendi başına karar
verir.
• Anne (kadın) ağırlıklı karar: Neyin
satın alınacağı konusunda anne
büyük ölçüde kendi başına karar
verir.
• Ortak karar: Erkek ve kadının
ortaklaşa olarak satın alma kararı
vermeleri durumunda geçerlidir.
Eğer ailenin erkeğiyseniz temizlik
malzemeleri ile ilgili olarak verilecek karar sizi ne kadar ilgilendiriyor? Tabi ki evli olmayan bir
erkekseniz, alışverişinizi kendiniz
yapıyorsanız ve biraz da titizseniz
verilecek karar sizi çok yakından
ilgilendiriyor. Bununla birlikte eşlerin aile kararlarındaki etki derecesini ortaya koyan değişik etkenler
mevcut. Bununla da ilgili çeşitli
araştırmalar yapılmış durumda.
Bu etkenler şunlar:
• Eşitlik anlayışı, ilgi gösterme
derecesi: Eşitlik anlayışı evlilikte
iki tarafında eşit olduğunun kabul
edilmesine ilişkin genel bir değer
sistemi olarak karşımıza çıkar. Geleneksel aile yapısında, kararların
büyük çoğunluğunu evin erkeği
22 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
alırken, kadın evin iç işlerine ilişkin
konularda daha etkindir. Türkiye’de özellikle batı kesimde geleneksel aile yapısının yerini modern
aile yapısının aldığı aşikardır. Bu
yüzden kadın tüketiciler önem arz
eder.
• İlgi gösterme derecesi: Ailede
satın alınan ürünlerde eşlerden
birinin daha öne çıkması, o ürünle daha ilgili olması ve o üründen
daha çok yarar umması söz konusu olabilir. Kimi satın alma kararlarında erkekler, kiminde de kadınlar
daha çok ilgi gösterirler. Örneğin
giyim, kuşam, moda konularında
kadın eşin ilgisi fazlayken; bakım
onarım, sigorta, konutun korunması gibi konularda erkek eşin ilgisi yoğundur.
• Kendini eşin yerine koyma (empati) düzeyi: Aile içindeki bireylerin
birbirlerinin seçimine saygı göstermeleri aile kararlarında önemlidir.
Eşlerden birinin kendini öbür eşin
yerine koyarak onun gibi duygu
ve düşünce geliştirmesi (empati) ve yapılacak alımların bu gözle değerlendirilmesi söz konusu
olabilir. Özellikle ortak satın alma
kararlarında belli bir ürün satın
alınırken, eşin mutlu olması, ona
önem verildiğinin kanıtlanması gibi
duyguları öne çıkaracak biçimde
davranılması aile içi mutluluğu da
pekiştirir.
• Geçerli yetki anlayışı: Ortaklaşa
kabul edilen ya da kültürel olarak
var olan ve toplumsal olarak kabul
edilen aile içi karar verme hakkıdır.
Örneğin kadınların, çocukların yetiştirilmesinde; erkeklerin, mekanik
aile işlerinde yetkili olduğu genel
görüşü birçok kültürde geçerlidir.
Görüldüğü gibi satın alma kararı
ve süreci öyle sanıldığı kadar kolay
değil. Çeşitli ürünlerin satın alınmasında birçok değerleme etkili.
Bu yüzden mağazalarımızın bulunduğu lokasyonda yaşayan aile
yapıları ve değerleri de bizim odak
konularımızdan biri olmalı.
Yazılarımı takip edenler bilir, çocukların aile karar verme sürecindeki yeri konusuna verdiğim önemi ve çocukların tüketici sınıfına
koyulmaması konusundaki serzenişlerimi. Ailede çocukların da
olması durumunda, yukarıda eş
kararları için söylenenlerin çoğunun değişmesi gerekecek, dikkatinizi çekerim. Ve şu da bir gerçek
ki günümüzün gelişmiş toplumları
giderek “çocuk yönetimli” olma
eğilimindedir. Aile içinde çocuğa
önemli bir konum sağlayan bu
yönelim, tüketim kararlarını doğrudan etkiler. Bu yüzden çocuklar
çok önemli, lütfen onları öncelikli
tüketiciniz olarak görün.
Unutmayın! Çocuklar isteklerini
ailelerine kabul ettirmek için çok
çeşitli yollar denerler. Çocuğun etkili olmasında birçok etken önem
taşır. Çocuğun yaşı ilerledikçe satın alma kararlarındaki etkisi de
artar. Ana babanın kişiliği çocuğu baskılayıcı ya da öne çıkarıcı
olabilir. Baskıcı ailelerde çocuğun
satın alma kararlarındaki etkisi
düşer. Çocuklar doğrudan karar
aldıramadıkları konularda etkileyici
olarak rol oynayabilirler. Pazarda,
çocuklara yönelik olarak üretilen
ürünler ilk sırayı tutar. Daha sonra
çocukların etkisiyle ana-babanın
aldığı ürünler gelir. Bunların dışında, çocukları geleceğin büyükleri
olarak görüp onları bugünden belli
markalara alıştırmayı hedefleyen
stratejiler de uygulanır. Amacım
belirli konularda farkındalık yaratmak ve cironun farklı düşünce
yolları ve uygulamalarla artırılacağını sizlere bir şekilde göstermek.
Satın alma sürecinde aile yapıları
ve çocukları düşünüp buna göre
planlar yaptığınız farklı ve keyifli
bir ay olsun. Tabi her zamanki gibi
sevgi ile...
HABER
Perakende, geleceğin
teknolojileriyle
buluşuyor
Perakendeci, üretici ve tedarikçi olmak üzere, perakende sektörünün 1 milyonu aşkın
paydaşını aynı platformda bir araya getiren ‘Yerel Zincirler Buluşuyor’ fuar ve kongresi için
geri sayım başladı. Birçok markanın sponsorluk yaptığı kongrenin destekçileri arasında
perakendenin önemli tedarikçisi Üçge de bulunuyor
O
rganize perakendenin en önemli
halkası olan yerel zincir marketler, 15-16 Nisan günlerinde İstanbul’da Haliç Kongre Merkezi’nde 7’nci
kez bir araya gelecek. Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) tarafından
düzenlenen ve organize gıda perakendesinin en büyük fuar ve kongre organizasyonu olan Yerel Zincirler Buluşuyor (YZB)
2015; üreticiden tedarikçiye, perakendecilerden sektöre hizmet sunan firmalara
kadar 1 milyonu aşkın paydaşı bir araya
getirecek. Bu yıl “Teknoloji” ana temasıyla
düzenlenecek olan YZB 2015 Konferansı
ve Fuarı’nda sektörün lider firmaları yeni
ürün ve hizmetlerini interaktif stantlarla
tanıtırken, yerli ve yabancı şirketlerin sektör duayenleri deneyimlerini katılımcılarla
paylaşacak.
Globus Fuar ve Kongre Yönetimi tarafından organize edilen ve önceki yıllarda olduğu gibi fuar ve kongre olmak üzere iki
ayrı bölümde gerçekleştirilecek olan YZB
2015’te, “Dönüşümü Başlat, Geleceği
Kazan” teması çerçevesinde “Teknoloji”
konusu her yönüyle ele alınacak. Sektörün geleceğini şekillendirecek yazılım,
donanım ve çözümlerin, alanında uzman
isimlerce tanıtılacağı organizasyonun
konferans bölümünde, yerli ve yabancı
duayen isimler, teknolojik gelişmelerin
organize gıda perakendeciliğine getireceği yenilik ve değişimleri, teknolojinin
daha verimli kullanılmasıyla elde edile-
Gözalan Group’ta önemli terfi
adım önde olmak, fark yaratmak, müşterilerine sağladıkları avantajlarla daha bilinir
ve tercih edilir olmak, kârlılıklarını sürdürülebilir kılmak için arayış içindeler. Tam da
bu noktada teknoloji, hemen her sektörde olduğu gibi perakende sektöründe de
imdada yetişmiş durumda” dedi. Altunbilek, “Bugün geldiğimiz noktada sektörümüz, teknoloji sayesinde önemli bir değişim sürecinin başında. Sektördeki tüm
oyuncular, teknolojik olarak attıkları adımlar neticesinde başarıya da sahip olacak.”
diye konuştu.
cek sonuçları, sektör profesyonelleriyle
paylaşacak. Organizasyon kapsamında,
yerel zincirlerin başarılı çalışmalarını ödüllendirmeyi de hedefleyen “Perakendenin
En Başarılı Fikirleri” yarışması, bu yıl da
gerçekleştirilecek.
Sektörün geleceği teknoloji yatırımlarına bağlı
YZB’nin 7 yılda sektörün en büyük randevusu olma özelliğini kazandığını belirten Türkiye Perakendeciler Federasyonu
Başkanı Mustafa Altunbilek, “Hemen her
sektörde rekabetin gittikçe zorlaştığı günümüzde, sektör ve şirketlerin en önemli
gündem maddesi artık teknoloji oldu.
Şirketler rakiplerinden sıyrılıp var olan konumlarını kuvvetlendirmek, sektörde bir
Gözalan Group’da 1 senedir Satış ve Pazarlama Direktörlüğü görevini yürüten Arda Tayanç,
Genel Müdür Yardımcısı pozisyonuna terfi etti.
Lisans eğitimini Yeditepe Üniversitesi İşletme
Bölümü’nde, yüksek lisans eğitimini de Yeditepe
24 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
YZB sponsorları şöyle;
YZB 2015 Ana Sponsorları:
Coca-Cola İçecek, Eczacıbaşı, Sütaş,
Unilever, Ülker
YZB 2015 Gala Yemeği Sponsoru:
Hayat Kimya
YZB 2015 Ana Konuşmacı Sponsoru:
PepsiCo
YZB 2015 Kurumsal Sponsorları:
CP Piliç, Danone, Eti, Kenton, Nestlé,
Torku
YZB 2015 Resmi Sponsorları:
Bağdat Baharat, Billur Tuz, Erpiliç, Marmarabirlik, Nudo, Pakmaya, Panda, Tamek, Terranova Cosmetics
YZB 2015 Geleceğin Marketi Sponsorları: Üçge, POS
YZB 2015 Destek Sponsorları: Banvit,
Barilla, Danet, Emin Zeytincilik, İda Bahçe, Katmer Un, Sanpa, Seyidoğlu
Üniversitesi’nde tamamlayan Arda Tayanç, Mavi
jeans ve Nike Inc.’de çeşitli görevlerde çalıştı.
2010 yılında Gözalan Group’da Columbia satış
direktörü olarak göreve başlayan Tayanç, 2013
yılından bu yana Satış Ve Pazarlama Direktörü
görevini yürütüyordu.
RÖPORTAJ
“Torunlarımıza
yedirmeyeceğimiz
ürünü üretmiyoruz”
Üretim tesisinde büyük bir titizlikle günlük 200 ton süt işleyebilen Güneşoğlu, 2014
yılını yüzde 20’lik bir büyümeyle kapattı. Yeni yıla yeni hedeflerle girdiklerini belirten
Güneşoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Güneş, yeni çıkan süt tebliğinin üreticileri pek memnun etmediğini ifade etti
Röportaj / Onur KAYA
Y
arım asırdır sektöre
hizmet veren Güneşoğlu, 2014’ü nasıl geçirdi?
Hedeflere ulaşıldı mı?
Geride bıraktığımız 2014 yılı, bizim için yüzde 20 büyüme gösterdiğimiz, başarılı bir yıl olarak
geride kaldı. 2014 yılında gerçekleşen ciro büyümesine paralel olarak çalışan sayımızda artış
gösterdi. Şu an Güneşoğlu’nun
istihdam ettiği çalışan sayısı 300
kişiyi buldu. Büyümemizdeki en
büyük hak sahibi olan müşterilerimize, ürünlerimize ve bize gösterdikleri ilgiden dolayı teşekkür
ediyoruz. 2015 yılına dair yeni
hedeflerimiz var. Bunları gerçekleştirmek için yoğun bir tempoda
ve özverili bir şekilde çalışmalarımız sürüyor. 2015 yılında sektö-
rümüzdeki tüm paydaşlarımıza
başarılar dilerim.
Güneşoğlu’nun üretim kapasitesini öğrenebilir miyiz? Ayrıca ürün gamınızdaki ürünler
hakkında bilgi verir misiniz?
Üretim tesisimizde büyük bir titizlikle günlük 200 ton süt işlemekteyiz. Ürün gamı olarak geniş bir
yelpazeye sahibiz. Yelpazemizdeki ürünleri şöyle sıralayabiliriz;
süt, yoğurt, peynir, kaşar peyniri,
lor, ve bunun yanında çok sayıda
yöresel damak tatlarından oluşan
yöresel ürünler.
Damak tadına hitap etme konusu gerçekten çok hassas
bir konu. Sürekli aynı lezzeti
tutturmak için neler yapıyor-
28 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
Muzaffer Güneş
sunuz? Tedarikçileriniz hakkında bilgi
alabilir miyiz?
Güneşoğlu olarak en çok, ürettiğimiz
ürünlerin gelenekselliğini bozmamaya dikkat ediyoruz. Bu konuda da gerekli teknolojiyi kullanarak sütü en doğal haliyle işlemeye özen gösteriyoruz. Böylece damak
tadını bozmamış oluyoruz. Tedarikçilerimize gelince, sütlerimiz genelde aynı bölgelerden almaya çalışıyoruz. Sütün kalite
değerini artırmak için büyük bir titizlik ve
yoğun çaba sarf ediyoruz. Çalışanlarımıza
sürekli eğitimler düzenleyerek, aynı bilinç
ve önlemle üretimin her noktasını kontrol
altında tutuyoruz. Bu yüzden sloganımızda da süte verdiğimiz önemi vurguluyoruz
“Ne kadar süt, o kadar lezzet” diyor, ona
göre çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Türk Gıda Kodeksi yeni bir Peynir
Tebliği yayınladı. Peynire belli bir
standartlaştırma getiriliyor. Bu durum
özellikle siz üreticileri nasıl etkiler?
Bu standartlaştırma tüketiciye nasıl
yansır?
Maalesef yıllardır beklenen Peynir Tebliği,
üreticileri pek memnun edemedi. Bu da
tebliğde yer alan bazı konuların tam olarak net ifade edilmemesinden kaynaklı.
Özellikle kaşar peynirinde son yıllarda oldukça yaygınlaşan kuru haşlama yönte-
minden hiç bahsedilmemiş. Bu tür peynirler, eritme peynir kategorisine alınmış.
Kaşar peynirinde en büyük sorun, eritme
peynir teknolojisi ile üretilen peynirlerin
raflarda taze kaşar peyniri diye satılması.
Tüketici bu farkı çok iyi ayırt edemiyor ve
bu durum pazarda haksız rekabete sebep
verebiliyor. Aynı şekilde telemesi haşlanan
tüm peynirleri aynı kategoride değerlendirmek de doğru karşılamadığımız olgular arasında. Diğer yönden baktığımızda
peynirlerde tuz oranının azaltılması, yağ
oranları için sınıflandırma yapılması tebliğin olumlu taraflarını gösteriyor.
Ürün araştırma ve geliştirme özellikle son dönemde çok büyük bir yere
sahip. Tüketici sürekli yenilik istiyor
ve damak tatları da aynı oranda gelişiyor. Bu hıza yetişmek için Ar-Ge
çalışmalarınızı nasıl yürütüyorsunuz?
2015 yılı hedefleri neler?
Tüketicilerin bir süt ürünü firmasından
beklentileri aşağı yukarı hep aynıdır. Doğal, hijyenik, besleyici, lezzetli ve tüm aile
bireylerinin güvenle tüketebileceği kalitedeki ürünleri uygun fiyatlara elde etmek.
Bunun farkında olarak bizler, eğer ki bir
ürünümüzün yeterince lezzetli ve besleyici olduğuna inanmıyorsak, asla ama asla,
piyasada o ürüne yer vermiyoruz. Kendi
soframızda çocuklarımıza ve torunlarımıza yedirmeyeceğimiz bir ürünü üretmiyor
ve satmıyoruz. Üretim şeklimizde gelenekselliğe önem verirken hijyenden ödün
vermeden gelişen teknolojiyi de takip ediyoruz. Güneşoğlu ürünleri doğallık, tazelik, lezzet ve besleyicilik garantilidir. Buna
binayen Ar-Ge çalışmalarımızı, müşterilerimizin beklentileri göz önünde bulundurarak, özellikle yöresel ürünler üzerinde yoğunlaştırıyoruz. Ayrıca yumuşak, elastik,
dilimlenebilir beyaz peynir çalışmalarımız
da devam ediyor. 2015 yılında peynir üretimindeki hedeflerimiz, yöresel ürünler gamına 5 yeni ürün eklemek ve dilimli peynir
üretimini yüzde 50 oranında artırmak.
MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi 29
KÜRSÜ / SOSYAL MEDYA
Özcan Yazıcı
[email protected]
Markaların
dijitalleşmesindeki 3 engel
D
Eğer ürün ve
hizmetlerinizi cesurca
pazara ve
müşterilerinize
açmaya karar
verdiyseniz,
pazarınızla güçlü bir
“duygusal
bağ” kurmaya
ve mutluluk
yaratmak için
yola çıkmaya
karar verdiyseniz bunun
hazırlığını oluşturmalısınız.
ijital çağda markaların dijital
süreçler ve özellikle sosyal
medyaya
pazarlamasına
ilişkin çözmekte zorlandıkları temel bir unsur var. Bu unsur belki
de sosyal medya süreç yönetiminde markaların önemli bir eşiği
aşmalarında engel oluyor.
Yeni ekosistemde hakim güç
müşteri (tüketici) ve marka olarak
sizin ürün ve hizmet “sunumunuzdan” daha fazla önemli olan
müşterinin ürün ve hizmetinizden
“beklentisi”…
Dolayısıyla pazara, müşterinin
önüne sunduğunuz ürün ve hizmetinizin “değerini” ve yeni pazarda rekabet üstünlüğü elde etmenizi belirleyen satın almadan önce
müşterinizle kurduğunuz “bağın”
gücü belirliyor. Perakende sektörü markaları da dahil olmak üzere
hemen tüm markalar hala önemli
ölçüde kendi belirledikleri ve pazara dayattıkları ürün ve hizmetlerin
talep edilmesini, satın alınmasını
istiyor. Oysa dijital çağda o talebi
ve satın alma süreçlerini etkileyen
temel değişiklikler oldu, oluyor. Bu
temel değişiklikleri kavramadan
dijital fırsatları, sosyal medya süreçlerini etkili kullanmak mümkün
olmuyor.
Gelin şimdi bu temel değişiklikleri
inceleyelim…
Birincisi, ürünleriniz, hizmet şekliniz ve organizasyonunuzun tüm
süreç ve boyutlarını 360 derece
müşterinizle paylaşmaya hazır olmalısınız. Her müşterinizin üretim
süreçlerinizin farklı bir unsuruyla
ilgili olabileceğini ve bu ilgilerine
ayrı ayrı karşılık vermeniz gerektiğini, pazardaki gücünüzün artık
bu ilişki yönetimlerinin toplamından oluştuğunu anlamalısınız. Dijital platformlarınız üzerinden ürettiğiniz içerikler, sunduklarınız, yine
bu platformlar üzerinden gelen
sorular ve taleplere karşılık verebilme kapasite ve kaliteniz bu ilişki
yönetiminin gücünü oluşturuyor.
Bu gerçekliğe büyük bir vizyonla
30 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
tüm iş fikriniz ve benliğinizle hazır
olmalı, bu süreci yönetebilmelisiniz. Bu konuda markalar ne yazık
ki yeterli bir vizyon geliştirebilmiş
değil.
İkincisi, yeni satın alma süreçlerinde markanın müşteriyle kurduğu
ilişkinin kalitesini belirleyen “duygusal bağ” kritik bir role sahip.
Duygusal bağ ise, her bir müşteriyi
ayrı ayrı önemseme, tüm müşterilerinizi ve pazarı dinleme, her türlü
duygusal reaksiyonlarına karşılık
verebilme ve yönetebilme becerinizle oluşuyor. Sevinç, öfke, mutluluk, mutsuzluk kısacası her türlü
dalga boyundaki duygusal reaksiyonları anlayabilme ve bunlara en
uygun karşılığı verebilme becerisi
müşterinin/tüketicinin markanıza
olan güven ve itibarını şekillendiriyor ki bu da orta ve uzun vadede
duygusal bağı inşaa ediyor. Duygusal bağın değeri artık o kadar
önemli ki, bu bağı tesis ettikten
sonra müşteri rakiplerinizin sunduğu başkaca cazip fırsatları dahi
umursamaz hale gelebiliyor. Duygusal bağın üzerinde yarattığınız
“mutluluk” başkaca bir markanın
ürün ve hizmetinin duyulmasını,
tercih edilmesini engelliyor. Ama
yine markalar birinci maddede
aktardığımız büyük vizyonu geliştiremediği için duygusal bağ kurma
eşiğine de ulaşamıyor.
Üçüncüsü ise, ilk ikisini tamamlayan, belki de bunlara can suyu veren bir özellik: Organizasyonel hazırlık… Eğer ürün ve hizmetlerinizi
cesurca pazara ve müşterilerinize
açmaya karar verdiyseniz, pazarınızla güçlü bir “duygusal bağ” kurmaya ve mutluluk yaratmak için
yola çıkmaya karar verdiyseniz
bunun hazırlığını oluşturmalısınız.
Bir Facebook sayfası, bir Twitter
ya da Instagram hesabı açmanız
tek başına pazarınızla dijital ağlar
üzerinden güçlü bağ kurmanıza
yetmez. Sosyal ağlar ilişki yönetiminiz ve duygusal bağ kurmanız
için bugün mükemmel birer araç,
bir fırsat kapısı. Ama esas gücünüz müşterilerinizi o kapıdan içeriye davet edebilme kapasitenizde.
Yani bizzat ürün ve hizmetinizin niteliğinde, onu pazara ve müşteriye sunuş ve yönetiş şeklinizde. Bu
kapı içerden dışarıya açılan değil,
dışardan içeriye açılan bir kapı.
Bırakın o kapıdan içeriye müşterileriniz coşkuyla girsin. Bu organizasyonel hazırlık ise markanın
tüm boyut ve unsurlarını kapsıyor.
İyi bir ürün ve hizmet üretmenizden, servis kalitenize, müşteriyi
karşılama biçiminize kadar geniş
bir boyutu kapsıyor ve elbette tüm
bunları yaratan, yöneten ve denetleyen insan kaynağınızın müşterilerinizin bu beklentilerini anlama
ve buna uygun hizmet üretebilme
kapasitesine. Doğal olarak ilk iki
eşiği aşmayı başaramayan markaların bunu organizasyonlarına
yansıtmaları da hayalden öteye
geçmiyor.
İşte, markaların ezici bir çoğunluğu henüz bu üç unsuru aşamadığı için dijital pazarlama ve sosyal
medya pazarlama süreçlerini gerçek anlamda kullanamıyor. Dijitalleşme markanın bütünlüğüne
yayılarak işletmenin tüm unsurlarını kapsayıcı bir iş yapış şekline
dönüşemiyor. Hala markalar ısrarla sosyal ağlarını geleneksel iş
modellerini sürdürürken yeni bir
satış ve pazarlama kanalı gibi görmeye ve kullanmaya çalışıyorlar.
Oysa yeni olan sosyal ağların teknolojik olarak hayatımıza girmesi
değil, tüketicilerin bilgi ve duygularını sınırsızca açık edebilmeleri ve
markadan bu bilgi ve duygularına
karşılık istemeleri…
Oysa baktığımızda markaların
hala tüketicilerin bu değişimini anlamaya ve kendilerini bu sürece
uyumlulaştırmaya yönelik güçlü bir
reaksiyon üretmediğini görüyoruz.
Müşteriyi dinlemeden, anlamadan
ürün ve hizmet satmanız her geçen gün zorlaşıyor.
HABER
Henkel 2014 sonuçlarını paylaştı
Henkel 2014 yılında satışlarını yüzde 0,4 oranında artırarak 16 milyar 428 milyon avro ciro
yaptı. Bu dönemde faaliyet karı yüzde 2,9 artış ile 2 milyar 588 milyon avroya ulaştı
pazarlarda da organik büyüme belirli ölçüde arttı.” dedi.
Doğu Avrupa sıkıntılı geçti
Rorsted, 2015 mali yılı hakkında ise şunları söyledi: “Ekonomik ortam son derece istikrarsız ve zorlu olmaya devam ediyor. Rusya ve Ukrayna arasında devam
etmekte olan çatışma nedeniyle 2015’te
Doğu Avrupa’da durgunluk yaşanacağını ve ayrıca Rusya’nın ekonomisi ve para
birimi üzerinde daha fazla baskı olacağını tahmin ediyoruz. Süreçlerimizi ve
yapılarımızı uyarlayarak daha esnek ve
verimli bir hale gelmeye devam edeceğiz. 2016’ya dair iddialı mali hedeflerimize ulaşmak için stratejimizi uygulamaya
odaklandık.”
Henkel, geride bıraktığımız 2014 yılının sonuçlarını paylaştı. Konuyla ilgili bir
açıklama yapan Henkel CEO’su Kasper
Rorsted, “2014, Henkel için başarılı bir yıl
oldu. Zorlu ve son derece rekabetçi bir
pazar ortamında mali hedeflerimize ulaştık ve 2016 stratejimizi uygulama konu-
sunda büyük yol kat ettik. Her üç iş birimi
de bu başarılı performansa karlı organik
büyümeyle katkıda bulundu. Gelişmekte olan pazarlar, neredeyse yüzde 8’lik
çok güçlü bir organik satış büyümesiyle
bir kez daha Henkel’in ana büyüme lokomotifleri oldu. Bununla birlikte gelişmiş
2015 yılına genel bakış:
Rorsted, 2015’e ilişkin mali hedefleri
özetlerken: “2015 mali yılı için yüzde 3
ila 5 arasında bir organik büyüme bekliyoruz. Düzeltilmiş vergi öncesi kar marjımızın yaklaşık yüzde 16 oranına, düzeltilmiş imtiyazlı hisse senedi başına karın
da yaklaşık yüzde 10 oranında artmasını
bekliyoruz.” dedi.
Konya Şeker’e 4 ödül birden
Konya Vergi Dairesi Başkanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Konya İl Müdürlüğü, Konya Sanayi Odası, Konya Ticaret Borsası ve Konya Ticaret Odası’nın ortaklaşa düzenlediği Konya Ekonomi Ödülleri 2014 ödül töreninde, Konya Şeker 4 dalda ödül aldı
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme
Bakanı Lütfi Elvan’ın yanı sıra çok sayıda işadamı ve davetlinin de katıldığı
programda 10 dalda 78 ödül verilirken Konya Şeker, 4 dalda birincilik
ödülüne layık görüldü. En Çok İstihdam Yapan Firmalar, En Çok Tescil
Yapan Firmalar ile Kurumlar Vergisi ve
İSO Türkiye’nin En Büyük Şirketleri
İlk 500 kategorilerinde birincilik ödülü
alan Konya Şeker’in ödüllerini Bakan
Elvan verdi.
Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi
Başkanı Recep Konuk, ödül töreni
sonrası kısa bir değerlendirme yaptı.
Konya Şeker’in hem üretici ortaklarına, hem ülkesine karşı yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirten Recep
Konuk: “Konya’da iş dünyasının nabzını tutan 5 kurumun ortaklaşa düzenlediği törende 4 ödül birden almak
büyük bir onurdur. Ancak bu ödüller-
den daha kıymetli olan işin bizatihi
kendisidir. Binlerce insana doğrudan
istihdam sağlayacak yapıya kavuşmak nasıl bir büyüme göstergesi ise
en çok tescil yaptıran firma unvanını
taşımak da bir göstergedir. Biri mevcut durumun tespiti diğeri geleceğin
işaretidir. O tescil rakamları Konya
Şeker’in gelecekte nerede olacağını
ve yeni pazarlara ve ürünlere yönelik üretme arzusunu göstermektedir.
Yeni alanlara girme, yeni üretim tesisleri inşa etme, daha çok üretme arzumuzun göstergesi o tescil rakamlarıdır. Biz bu iftihar listelerinde sürekli
ilerlediğimiz için, rekortmenler arasında rekorumuzu sürekli yenilediğimiz
için mutluyuz. Çünkü bu şu demek,
Konya Şeker daha çok üretiyor, ürettiğinden de daha çok kâr elde ediyor
ve bunu da üreticileriyle paylaşıyor.”
dedi.
MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi 31
HABER
Adese, büyüme
oranını belirledi
Perakende sektörünün son yıllardaki büyüme performansının 2014 yılında da devam ettiğini belirten Adese Genel Müdürü Sıtkı Erben, sektör büyümesinin 2015 için
en az yüzde 10 olmasını beklediklerini dile getirdi
T
ürkiye genelinde Afyonkarahisar,
Aksaray, Ankara, Bolu, Karaman, Isparta, Konya ve Mersin olmak üzere
8 ilde toplam 141 marketle faaliyet gösteren ve yılda 35 milyonun üzerinde müşteriye hizmet veren Adese, 2014 yılında da
perakende sektörünün en önemli başarı
kriterlerinden biri olan metrekare verimliliğine odaklandı. 2012 yılından bu yana “verimlilik ve sürdürülebilirlik” stratejisi çerçevesinde verimli market temalı operasyonlar
yürüten Adese, 2014’te enerji giderlerinde
gözle görülür bir tasarruf sağladı.
Ekonomide yaşanan gelişmelerin perakende sektörüne anında yansıdığını belirten Adese Genel Müdürü Sıtkı Erben,
“2014 yılının ilk çeyreğinde piyasalarda
yaşanan tedirginlik tüketicileri de etkilemiş
ve daha az harcama yapılmasına neden
olmuştu. Ancak ekonomik göstergelerin
yılın ikinci yarısında yeniden pozitife dönmesiyle tüketiciler de alışveriş harcamalarında daha rahat hareket etmeye başladılar. Bu süreçte özel günlerin, ramazan
32 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
ayının, bayramların ve okula dönüş hazırlıklarının da başlamasıyla perakende sektöründe ciddi bir canlanma görüldü” dedi.
Sektör önemli fırsatlar barındırıyor
Erben, büyüme planları ile ilgili şu bilgileri verdi: “Perakende son yıllarda Türkiye
ekonomisinin 2 katı oranında bir büyüme
hızı yakaladı. Bu büyüme önümüzdeki yıllarda da devam edecek. Perakende sektöründe organize perakendeciliğin bugün
yüzde 40’larda olduğunu düşünürsek
sektörün hala çok önemli fırsatlar barındırdığını söyleyebiliriz. Adese olarak Orta
Anadolu’da, Konya’nın merkezde olduğu
dairesel bir büyüme planı çerçevesinde
yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Perakende,
çok dinamik bir sektör. Her an birleşme
ya da satın almalar gerçekleşebiliyor. Organik büyümenin yanı sıra ölçeği büyütmeyi ve inorganik büyüme fırsatlarını da
değerlendirmeyi arzu ediyoruz. Bu çerçevede 2015 yılında Adese’yi metrekare
bazında yüzde 20’nin üzerinde büyütmeyi
planlıyoruz.”
Perakende sektöründe 2015 yılında yüzde 10 büyüme beklediklerini ifade eden
Erben, şunları söyledi: “Şirket olarak biz,
stratejimizi verimlilik ve sürdürülebilirlik
ekseninde belirledik. 2012 yılı itibari ile
uygulamaya geçtiğimiz bu strateji çerçevesinde; mağazalarımızı tek tek ele
alıp değerlendirdik ve taşınma, kapatma, büyütme, küçültme, modernizasyon
gibi konularda radikal kararlar aldık. Bazı
bölgelerden çıkıp, yeni bölgelere açıldık.
Büyüme stratejimizi yeniden gözden geçirerek Orta Anadolu merkezli bir büyüme planı ortaya koyduk. Tüm bu değişim
hamlelerinin pozitif sonuçlarını da gördük.
Verimlilik odaklı operasyonlarımızı 2014’te
de kararlılıkla sürdürerek enerji giderlerimizde yüzde 35’e varan oranlarda tasarruf sağladık. Artık daha verimli ve daha
tasarruflu bir perakende markasıyız. Elde
ettiğimiz tasarrufu Adese’nin büyümesinde ve operasyonel süreçlerinin iyileştirilmesinde kullanıyoruz.”
ÖZEL HABER
JosDeVries,
perakendecileri
baştan yaratacak
Hollandalı stratejik perakende tasarımcısı
JosDeVries, Türkiye’deki sektör temsilcileriyle Hollanda Konsolosluğu’nda bir
araya geldi
Haber / Onur KAYA
Perakendeye yönelik yaratıcı tasarımlar hazırlayan ve her müşterisine özel konseptler belirleyen perakende tasarımcısı JosDeVries, dün perakendenin güçlü oyuncularıyla buluştu. İstanbul
Beyoğlu’ndaki Hollanda Başkonsolosluğunda gerçekleşen buluşmaya Hollanda Başkonsolosu Robert Schuddeboom, JosDeVries Perakende Şirketi Genel Müdürü ve CEO’su Christian
Rikkers ve JosDeVries Orta ve Güneydoğu Avrupa Bölgesi Direktörü Martin Gaber katıldı.
Katılımcılara yaptıkları işler ve konseptler hakkında bilgi veren
Martin Gaber, JosDeVries’in mağazanın her noktasına dokunarak, her noktayı en verimli nasıl kullanırınızın cevabını aradıklarını
söyledi. Müşteriler için pazarlamanın daha mağazanın dışında
başladığını söyleyen Gaber: “Başladığımız konseptlerde mağaza
dışı duvarlarının görünümünden, mağaza içinde gezilecek koridora kadar her detayı ayrı ayrı planlıyoruz.” dedi.
Davete katılan ve JosDeVries’le anlaşma yaptıklarının müjdesini
veren Biçen Market Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Biçen: “Öncelikle Türkiye’ye hoş geldiniz demek istiyorum. 2015’te ‘Yarın
için şimdiden harekete geç’ felsefesiyle hareket etmekteyiz. Bu
felsefeyle çıktığımız yolda JosDeVries’le çalışacağız. Bu da bizim
için güzel bir başlangıç olacak. Yaptığımız anlaşmayla hedefimize
bir adım daha yaklaşmış olacağız. Umarım bu anlaşma tüm perakendeye ve sektörümüze hayırlı olur.” diye konuştu.
Gecede söz alan ve Ankara’da da bu yeniliğin öncüsünün kendilerinin olacağını dile getiren Türkiye Perakendeciler Federasyonu
Başkanı Mustafa Altunbilek, perakendede müşteriye özel olarak
yenilenmenin perakendeye ve satışlara olumlu etkiler sağlayacağından bahsetti.
Katılımcılar arasında bulunan Özhan Marketler Zinciri Genel
Müdürü İbrahim Özhan’sa, bu konsepti Özhan şubelerinde de
kullanmak istediklerini belirterek JosDeVries’le çalışabileceğinin
sinyalini verdi.
MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi 33
HABER
CarrefourSA’dan
yılın 2’nci bombası
CarrefourSA, 2015 yılının ikinci satın alma hamlesine imza atarak Antalyalı 1e1 Marketleri’nin 29 mağazasını bünyesine katmak üzere anlaşmaya vardı
CarrefourSA, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklama ile 1e1 Marketleri’nin Antalya’daki 29 mağazasını bünyesine katmak üzere anlaşmaya vardığını
duyurdu.
1e1 Marketleri’ne ait 29 mağazanın CarrefourSA tarafından devralınmasını değerlendiren CarrefourSA Genel Müdürü
Mehmet T. Nane, vites büyütme yılı olarak
belirledikleri 2015 yılında ciro ve kârlılık adına büyümek istediklerini, bu doğrultuda
da yılın ikinci satın almasına imza attıklarını
belirterek: “Bugüne kadar sektörün satın
alma veya birleşmelere açık olduğunu dile
getirmiştik. Bu doğrultuda da ikinci satın
alma hamlemizi gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. CarrefourSA olarak
gelecek aylarda da karşımıza çıkabilecek
uygun fırsatları değerlendirebiliriz. Burada
önemli olan atılacak adımların markaya
olacak katkısıdır. Müşterilerimiz için yakın,
keyifli, güvenilir ve değer yaratan alışverişin adresi olmayı hedefliyoruz. Carrefour-
SA bünyesine katılan 29 yeni marketle
bu hedefimize ve organize perakende
sektöründe hak ettiğimiz konuma doğru
bir adım daha yaklaştık. İnanıyoruz ki yatırımlarımız doğrultusunda tüketicilerimizin
aklına gelen ilk marka olacağız.” dedi.
2014 yılında satışlarını yüzde 20 artırarak
cirosunu 3,1 milyar TL’ye, net karını da
100,5 milyon TL’ye ulaştıran CarrefourSA, 2015 yılı sonunda satışlarını yüzde
30 artırarak 4 milyar TL ciro, Türkiye’nin
dört bir yanında 200 yeni mağaza yatırımı ve 2 bin 500 kişiye istihdam sağlamayı
hedefliyor.
istanbul PERDER eğitimlerini farklı bir boyuta taşıdı
İstanbul PERDER’in Kavacık’taki merkez binasında yer
alan eğitim salonu, market yapısına uygun şekilde yeniden
dizayn edildi. Eğitim salonun yeni dizaynında market ve
mağaza ekipmanları sektörünün önde gelen firmalarından
Üçge, İstanbul PERDER’e destek oldu. Çalışma sayesinde
reyoner, şarküteri, kasiyer ve diğer tüm eğitimler, daha gerçekçi uygulamalarla yapılacak. Uygulamalı eğitim alanlarında yer alan raflar da yakında örnek ürünlerle doldurulacak.
TAB Gıda’da oyuncu değişikliği
TAB Gıda Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür
Yardımcılığı’na Seçil Kurdoğlu atandı. Sektörde
liderliğini; kaliteli ve lezzetli ürünlerinin yanında
tüketiciye verdiği güven ve profesyonel iş anlayışı ile sürdüren Tab Gıda San. ve Tic. AŞ’de
Seçil Kurdoğlu Pazarlamadan Sorumlu Genel
Müdür Yardımcılığı’na atandı.
2002 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda
Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan, Seçil
34 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
Kurdoğlu, ardından 2004 yılında Koç Üniversitesi İngilizce İşletme (MBA) Yüksek Lisans
Programı’nı tamamladı ve aynı yıl TAB Gıda
San. ve Tic. AŞ Pazarlama Departmanı’nda
göreve başladı. 2008 yılından bu yana TAB
Gıda bünyesindeki Burger King ve Arby’s markalarından sorumlu Pazarlama Müdürü olarak
görevine devam eden Kurdoğlu, TAB Gıda
San. ve Tic. AŞ’nin Pazarlamadan Sorumlu
Genel Müdür Yardımcılığı’na getirildi.
KÜRSÜ / DANIŞMAN
Sinan Asılyazıcı
[email protected]
Kasalar ve müşteriler
Şirketin en önemli iki sermayesi bilançosunda görünmez: Çalışanları
ve itibarı – Henry Ford
B
“Bizde müşteriyi bekletmemek önemlidir.” Kimse
beklemek
istemez bu
tamam. İmkan
var ve bekletiyorsanız hata!
“Bu kasa kapanıyor, başka
kasaya gidin!”
“O kasa kapanıyor, lütfen
bu kasaya
buyurun.” Fark
bazen küçük
bir ayrıntıdadır.
irbiri ardına sıralanan kasalar
Kasalar önünde oluşan
kuyruklar.
Acele eden müşteriler.
Pek acelesi olmayan müşteriler.
Son dakika müşterileri.
Sabırlı olanlar.
Sabırsız olanlar.
Kızgınlar.
Neşeli olanlar.
Konuşkanlar.
Empati kuranlar,
Sempatik olanlar.
Antipatik olanlar.
Gülümseyenler.
Zor gülümseyenler.
İş canlısı olanlar.
Çaba gösterenler.
Pekte umursamayanlar.
Bu örnekler arttırılabilir.
Peki ya yaşanan diyaloglar.
“2 Lira. Bozuk paranız var mı?”
“100 Lira var.” Bozuk para bulundurmak elbette ki görevimiz. Ama
ya para bozdurmak için gelenler?
Hizmet bu, ister sınır yoktur deyin
ister vardır deyin.
“Yok mu buraya bakan?”
“Bizde müşteriyi bekletmemek
önemlidir.” Kimse beklemek istemez bu tamam. İmkan var ve
bekletiyorsanız hata!
“Bu kasa kapanıyor, başka kasaya
gidin!”
“O kasa kapanıyor, lütfen bu kasaya buyurun.” Fark bazen küçük bir
ayrıntıdadır.
Klasik laflar, bilinen sorunlar ve
genelde hep yaşananlar yukarıda
yazdıklarım.
Ancak kasa hizmetleri her yerde
hak ettiği önemi görmüyor veya
36 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
göremiyor!
Sorunlar üzerinde tam bir uzlaşı
yaşanıyor ancak iş uygulamaya
gelince farklılıklar ortaya çıkıyor.
Elbette işini seven, iyi yapan ve
meslek olarak gören kişi sayısı
çok. Konuya öyle bakan işletme
sayısı da öyle. Zor bir iştir kasiyer olmak. Ama işini çok iyi yapan
kasiyerlerde çok var. Peki, müşteri
olmakta zor mu? Hayır, zor olamaz ve olmamalı. Müşteriler işimizin en önemli gerçeği.
Müşteri ne bekliyor? Biliyoruz.
Müşteri ne istiyor? Biliyoruz.
Hizmet ilkelerimiz neler? Biliyoruz.
Kasiyerlerimizin beklentileri ne?
Biliyoruz.
Bizim onlardan beklentilerimiz ne?
Biliyoruz.
Peki, o halde yaşanan sorunlar
neden kaynaklanıyor?
Motivasyon mu eksik?
Görev tanımlarımı net değil?
Daha çok neye ihtiyacımız var?
Bu soruların cevapları her işletme ve çalışanları için doğallıkla
farklılıklar gösterecektir. Ancak
bildiğim, klasik yöntemlerin pekte
yeterli olmadığı veya olamadığı ile
beraber, müşteri kaybetme lüksümüzün olmadığı şeklindedir. Eğitim her yönüyle önemli bir gerçek.
Gerek iş öncesi eğitim, gerekse
de iş başı eğitimi ve sonrasında
alınan eğitimlerin önemi yadsınamaz. Doğru belirlenmiş eğitimlerin
doğru kişilerden alınması önemli.
Eğitim almayan ya da iki üç yılda
bir alanlar bu soruna farklı bakıyorlar.
Evet çalışan sirkülasyon var bu
doğru. Kasiyerlerde bu oran işletmeden işletmeye değişmekle
beraber yaşanan gerçeklerin başında geldiği de diğer önemli gerçeklerden biri. Bu gerçek, kasiyerlerin müşteri üzerindeki önemli
etkisin değiştirmiyor! Bu gerçekten hareketle şimdide bir gazete
haberine bakalım.
“Şirketler 2014’te de, geçen yıl
olduğu gibi en çok satış bölümleri için çalışma arkadaşı aradı.
Satışın ardından mali işler-finansman geldi. 2013’ten farklı
olarak perakende sektöründeki
kasiyer ihtiyacı yüzde 32 artarak
mağaza satış danışmanını geçti.”
4 Ocak 2015 Hürriyet İK
O halde daha yapılacak çok şey
var. Tabi akla gelen bazı sorularda
var.
Kasiyerliğin bir meslek olarak seçilmesini nasıl arttırabiliriz?
Kasiyerlerin müşteriler üzerindeki
etkileri ne kadar önemlidir? Çok
önemli olduğu bilinen bir gerçek.
Kasaları sadece tahsilat noktası
olarak gören yerler var mı?
Koşullar mı değiştirilmeli? İşletmeden işletmeye farklı koşullar var.
Genelleme zor!
Sirkülasyonu nasıl düşürebiliriz?
Bu genel olarak diğer branşlarda
da yaşanan bir problem.
Bu soruları çoğaltmak mümkün.
Tabi buna paralel cevaplarını da.
Evet, bence bu konuda yapılacak
çok şey var ve bu konuda çalışma
yapanlarda.
Yazımı Peggy Carlaw’ın Müşteri
Hizmetleri Eğitim Oyunları adlı kitabından bir sözü ile bitirmek istiyorum.
“ Şirketinizin sahip olduğu en
önemli ilişki, yüz yüze ya da telefonda, müşterileriniz ile çalışanlarınız arasında olan etkileşimdir. İster eğitimci olun, ister yönetici bu
ilişkiyi güçlendirmek için yapacağınız her şey, organizasyonunuza
birçok farklı açıdan yarar sağlayacaktır. ”
HABER
Ülker 2014 yılı
karını açıkladı
Ülker’in 2014 yılı cirosu 2 milyar 891 milyon
lira oldu. Şirketin esas faaliyet karı 285 milyon, ana ortaklığa dağıtılabilir net karı ise
212 milyon lira olarak gerçekleşti
Ülker, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) gönderdiği açıklamada, 2014 yılı cirosunun 2 milyar 891 milyon lira olduğunu
belirtti. 2013 yılında 2 milyar 748 milyon lira ciro elde eden şirket,
cirosunu yüzde 5,2 artırmış oldu. Şirketin 2014 yılsonu esas faaliyet karı 285 milyon, ana ortaklığa dağıtabilir net karı ise 212
milyon lira olarak gerçekleşti. Ülker’in 2013 yılı ana ortaklık net
karı 189 milyon lira idi.
Ülker CEO’su Mehmet Tütüncü, şirketin performansı ile ilgili yaptığı açıklamada: “70’inci yılımızı kutladığımız 2014’ü başarılı iş
sonuçları ile tamamladık. Ciromuz bir önceki yıla göre yüzde 5,2
artarak 2 milyar 891 milyon lira olarak gerçekleşti. Uluslararası piyasalar açısından zorlu geçen 2014 yılı için bu artış çok önemlidir.
Geçtiğimiz yıl öncelikle temel girdilerimizden kakao başta olmak
üzere ciddi hammadde fiyat artışları yaşandı. Ayrıca kurlarda ve
ihracat yapılan ülkelerde siyasi ve sosyal önemli dalgalanmalar
gerçekleşti. Tüm bu gelişmelere rağmen ciromuzu büyütmeyi ve
faaliyet karlılığımızı istediğimiz şekilde arttırmayı başardı.” dedi.
MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi 37
HABER
GPD’nin yeni başkanı
belli oldu
Gıda Perakendecileri Derneği’nin (GPD) 2015 yılı olağan Genel Kurulu gerçekleşti
ve başkanlığa yeniden Nihat Özdemir seçildi
G
PD’nin 2015 yılı olağan Genel Kurul toplantısı gerçekleşti. Yönetim
Kurulu üyelerinin seçildiği Genel
Kurul sonrasında yapılan ilk Yönetim Kurulu toplantısında, Başkanlığa yeniden Nihat Özdemir seçilirken, Başkan Yardımcılıklarına Galip Aykaç (BİM), Mehmet T.
Nane (CarrefourSA), Özgür Tort (Migros)
ve Şenay Küçük Tanşu (Tchibo) getirildi.
Yönetim Kurulu’nda Aslan Saranga (Dominos), Birol Altınkılıç (Kahve Dünyası),
Bülent Mertyürek (Şaypa), Dilek Başarır
(McDonalds), Günhan Pikdöken (TurkentYUM), Hacı Beğendik (Beğendik), Haluk
Alpay (Obase), İlhan Erkan (TAB), John
Sytmen (Dream), Kaan Ünver (Metro),
Merter Özay (Özay Hukuk), Murat Keklik
(Detay), Mustafa Altındağ (ŞOK), Mustafa
Songör (Uyum), Nazlan Ertan (TescoKipa)
ve Sıtkı Erben (Adese) yer aldı.
Yeni yönetim 2 yıl süreyle görev yapacak
Genel Kurul toplantısında 2014 yılını değerlendiren Nihat Özdemir: “2014 yılı
organize gıda perakendeciliği açısından
cirolarımızın yüzde 9-10, çalışan sayımızın yüzde 18 ve mağaza sayılarımızın da
yüzde 15 oranında artış gösterdiği bir yıl
oldu” dedi. GPD’nin temsil ettiği organize
gıda perakendeciliği sektörü yurt çapında
24 bin satış noktası ve 245 bin çalışanıyla,
40 milyar dolar ciroyu oluşturuyor.
2015 zor bir yıl olacak
Özdemir, 2014 yılında toplamda bin 820
kişinin katılımıyla gerçekleşen 134 toplantıda ağırlıklı olarak Perakende Ticaretin
Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı
ve Hal Kayıt Sistemi gibi yasal düzenlemeler ile Ortak Gelişim Kongresi – Tüketici
Henkel’de üst düzey atama
Odaklı Tedarikçi ve Perakendeci Verimliliği
konularının ele alındığını belirterek: “2015
yılı, geneli itibarıyla perakende sektörü
açısından kolay bir yıl olmayacak. Özellikle tasarrufların artmasına yönelik tedbirler
gıdayı olmasa da gıda dışı perakendeciliği
önemli ölçüde etkileyecek. GPD olarak
ayrıntıda sayabileceğimiz daha pek çok
konuda sürdürdüğümüz çalışmaların yanı
sıra hepimiz için hayati nitelikte olan Yeni
Nesil Kayıt Edici Cihazlar bazında doğrudan Maliye Bakanlığı nezdinde çalışmalar yapıyoruz. Bu konuda bugüne kadar
sürdürdüğümüz çalışmalar 2015 yılında
hızlanacak ve Ankara’yı ikna etmek için
tekrar ziyaretleri yoğunlaştıracağız. Amacımız 2016 yılına girerken sektörün en az
zarar göreceği düzenlemelerin yapılmasını sağlamak. 2015 yılında yeni çalışmalara da imza atmaya hazırlanıyoruz. Üyelerimizden aldığımız destek ve katkılarla
emin adımlarla yürümeye devam edece-
2012 yılından bu yana Henkel Ukrayna Çamaşır
ve Ev Bakım Genel Müdürü ve Yürütme Kurulu Başkanlığı görevini sürdüren Töre Birol, Türk
Henkel Çamaşır ve Ev Bakım Bölümü Genel
Müdürü olarak atandı.
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası
İlişkiler Bölümü mezunu olan ve Oxford Brookes
Üniversitesi’nde Uluslararası İşletme alanında
38 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
ğiz.” şeklinde konuştu.
Özdemir sözlerine 2015 yılı hedeflerini
açıklayarak devam etti: “Bu çalışmalar
içinde en önemli etkinliğimiz yine Ortak
Gelişim Kongremiz olacak. İlk Kongremizde konuşmacılar tarafından dile getirilmiş
olan 43 ortak çalışma alanında projeler geliştirirken Ekim 2015’te düzenleyeceğimiz
Kongremizin geçen yıldan daha da başarılı olmasına özen göstereceğiz. Bu konuda özel olarak çalışan komitemiz şimdiden önerilerini yapmış bulunuyor. Önemli
miktarda zaman ayırdığımız ve dernek
üyelerimizin talepleri doğrultusunda şekillendirdiğimiz Eğitim-İstihdam alanındaki
çalışmalarımız, Avrupa Birliği’nden kabul
görerek hibe kazanan Eğitim Projemizde
somutlaştı. 2016 yılı ortasında sonuçlandıracağımız bu projenin yanısıra İSMEK
projemizin sonuçlarından bu yıl Nisan
sonu itibarıyla, üye firmalar olarak somut
biçimde faydalanmaya başlayacağız.”
yüksek lisans yapan Birol, 2006 yılında Türk
Henkel Çamaşır ve Ev Bakım Kategori ve Ticari Pazarlama Yöneticisi olarak Henkel kariyerine
başladı. Birol, sırasıyla Türk Henkel Çamaşır ve
Ev Bakım Yerel Zincirler Yöneticiliği, Türk Henkel
Çamaşır ve Ev Bakım Özel Müşteriler, Ticari Pazarlama ve Kategori Yönetimi Yöneticiliği, Henkel Baltıklar Çamaşır ve Ev Bakım Genel Müdürlüğü görevlerini üstlendi.
HABER
Mağaza ekipmanları ve raf sistemleri sektörünün öncü firması Üçge, patentli ürünü olan
‘LUMINOUS Kasa Altlığı’nı satışa sunuyor. LUMINOUS, dünyada ilk kez Üçge tarafından uygulanan kayar yazı bant ile “kazandıran kasalar”
olarak dikkatleri üzerine çekiyor
Perakendenin öncü tedarikçisi Üçge, dünyada ilk kez uygulanan kayar yazı bant sistemini kendi patentli ürünü olan
‘LUMINOUS’la hayata geçirdi. Tasarladığı inovatif ürünlerle
sektörde her zaman öncü olduklarını belirten Üçge Pazarlama Satış Yönetmeni Esra Güven Altınkaya, perakende
piyasasına yeni sundukları kasa altlığı LUMINOUS hakkında bilgiler verdi. Altınkaya “LUMINOUS, kelime olarak kendi özelliğiyle de bağlantılı “ışık veren, ışık yayan” anlamına
gelmektedir. Üçge’nin, tamamen müşterilerinin ve nihai tüketicilerin beklentilerini karşılayacak ve fayda sağlayacak
şekilde dizayn edilmiş bir ürünüdür. En önemli özelliği, kasa
altlığı kenarlarındaki kayar yazı uygulamasıdır. Bu uygulama ile marketler kendi kampanyalarını duyurabilir, tedarikçi firmalardan reklam alarak yayınlayabilir, böylece kasanın
maliyetini de kısa sürede amorti edebilirler. Biz bu sebeple
LUMINOUS’ a kendi kendini amorti eden, kazandıran kasalar diyoruz.” dedi. Kasa önündeki gondol uygulamasının da
satış artırıcı bir detay olarak bu kasanın tasarımına eklendiğini söyleyen Altınkaya, “Bununla birlikte klasik kasalardan
ayrılan önemli bir özelliği de yatay modüler yapıda değil üç
parçadan oluşan dikey modüler yapıya sahip olmasıdır. Bu
özellik, tek parça ile kasa boyunu uzatabilme, yönünü değiştirebilme ve havuzu değiştirebilme imkânı sağlıyor. Ayrıca
ürünün yenileme, sevkiyat ve montaj maliyetini de azaltmış
oluyor. Kasa aynı zamanda mekânın metrekaresine göre tek
ya da çift olarak kullanılabilme imkânı da sunuyor. Kasanın
ön panelinde müşterilere kasanın açık ya da kapalı olduğunu
gösteren led uyarı lambası da bankalardaki sistem gibi müşteriye ve kasiyere kolaylık sağlıyor. Kasanın bir önemli özelliği
de tüketicinin kasada kendini rahat hissetmesini sağlayan
ve sıra bekleme süresini azaltan açılı gövde tasarımına sahip
olması. Kasa aynı anda üç müşteriye hizmet verilebilecek bir
yapıya sahip. Marketlerde diğer önemli bir konu da kasiyer
güvenliği. Diğer kasa altlıklarımız gibi LUMINOUS da, kasiyer güvenliğini sağlayacak şekilde tasarlandı. Yine kasiyere
kolaylık sağlayacak şekilde ayak grubunda kasiyer kullanımı için ergonomik bir raf ve kasa bölümünde hareketli pos
tutucu bulunuyor. Özellikle market arabalarının darbelerine
karşı önlem amacıyla uygulanan yumuşak tampon bariyer
de ürünün ömrünü uzatıyor.” diye konuştu.
LUMINOUS kasa altlığının ilk kez Bursa Beğendik Mağazası’nda uygulandığını ve olumlu etkilerini kısa sürede gördüklerini belirten Altınkaya, LUMINOUS ile tüm yurtiçi ve yurt dışı
pazarda hedeflerinin büyük olduğunu da vurguladı.
MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi 39
ingenico’dan önemli
sektör atılımı
İngenico Group artık EFT-POS çözümlerine ek
olarak yazar kasa firması olarak da faaliyetlerini
sürdürecek
Ingenico Group ‘Vergi Usul
Kanunu’nda yapılan değişiklikler sonrasında Gelir idaresi
Başkanlığı’nca aldığı onayla
birlikte resmen yazar kasa
firması oldu. Kanun gereği
yapılan değişiklikle “Katma
Değer Vergisi Mükellefleri”nin faaliyetlerinde seyyar
EFT-POS cihazı kullananlara
ve yol kenarı otopark hizmeti veren mükelleflere 1 Ekim
2013 tarihinden itibaren
EFT-POS özelliği olan yeni
nesil ödeme kaydedici cihazları (ÖKC) kullanma mecburiyeti getirilmişti.
Kayıp ve kaçakların önlenmesi amacıyla tüm ödemelerin ‘akıllı yazarkasalar’ ile
kontrol edilmesini kapsayan
uygulamada kredi kartıyla
yapılan işlemler maliye tarafından uzaktan denetlenebilecek. Dünyada bir ilk olan ve
kayıt dışı ekonomiyle mücadele anlamında bugüne ka-
dar atılmış en önemli adımlardan biri olarak gösterilen
uygulamayla vergi gelirlerinin
artırılması hedefleniyor.
Uygulama kapsamında, perakende mal veya hizmet
satan tüm işyerleri 1 Ocak
2016 tarihinden itibaren basit/bilgisayar bağlantılı yeni
nesil ödeme kaydedici cihazları kullanmak zorunda
olacak. Ingenico Türkiye ve
Ortadoğu Genel Müdürü
Alpay Sidal, yapılan kanun
değişikliği sonucunda yazar
kasa firma lisansı aldıklarını
belirtirken, “İngenico olarak
Türkiye’de EFTPOS ve çözümleri konusunda 20 yıldır
faaliyet gösteriyor ve tüm
bankalarla çalışıyoruz. İngenico deneyim ve kalitesini
yazarkasa dünyasında da
müşterilerimize sunacağız.
İş ortağımız PAVO ile de çalışmalarımızı arttırarak devam ettireceğiz.” dedi.
Dardanel, denizi eve getiriyor
Farklı lezzetleriyle sofralara yepyeni tüketim alışkanlıkları sunan Dardanel, yeni ürününü lezzet tutkunlarıyla buluşturdu. Taze ve tüketime hazır olarak
sunulan mezgit schnitzel, limonlu levrek schnitzel,
karidesli patates kroket ve midye tava, pratik, kolay
ve hızlı ziyafet sofraları hazırlamaya yardımcı oluyor.
5 dakikada ısıtılarak yenilebilen bu ürünler fritöz ya
da tavada kızartılarak da sofraya taşınabiliyor. Mezgit
schnitzel ve limonlu levrek schnitzel paketlerinin her
birinin içinde 2’şer adet fileto yer alıyor. Bu iki ürün,
çocuklarına balığı sevdirmek isteyenler için de pratik
alternatifler oluşturuyor. Başlangıç olarak lezzetli bir
seçenek vaat eden karidesli patates kroket paketinin
içinde ise iri parçalarda 6 adet
kroket bulunuyor. Gelenekselleşen bir sokak lezzetini her eve
güvenle taşıyan Dardanel Midye
Tava paketinde ise lezzeti katlayan özel sosu da yer alıyor.
yeni ürünler
Üçge’den
dünyada bir ilk
KÜRSÜ / STRATEJi, TEKNOLOJi, iŞ GELiŞTiRME
İzzet Gülşen
[email protected]
Çalışanları anlama ve
yönetme: Perakende sektörü
Birlikte olmak başlangıçtır. Birlikte kalmak ilerlemedir. Birlikte
çalışmak başarıdır. – John C.
Maxwell
H
Bir işletmenin işlevleri
olarak bilinen
yönetim işlevi,
üretim işlevi,
pazarlama
işlevi, finans
işlevi ve konu
başlığımız olan
ve günümüz
perakendecilik
iş dünyasında
bir işletmeyi
diğerlerinden
ayıracak ve en
büyük rekabet avantajını
sağlayacak ve
koruyacak olan
“insan kaynakları işlevi”
her geçen
gün daha çok
dikkat çekmektedir.
er geçen gün perakende
sektöründe çok hızlı gelişmeler ve değişimler yaşanırken rekabet avantajını sağlamak ve korumak bağlamında
sektörün organizasyon yapısındaki tüm yöneticilerine de her geçen
gün mikro ve makro düzeyde “yönetimi yönetmek” için daha çok
baskılar yapılmaktadır.
Günümüz perakende sektöründe
işgücünün demografik yapısı tam
bir mozaik şeklindedir. Farklı kuşaklar dediğimiz X kuşağı, Y kuşağı, yaş, yaşam tarzı, eğitim, inanç
ve cinsiyet farklılıklarının hepsinin
bulunduğu bir hizmet sektöründe
yöneticilere daha çok görev düşmektedir. Çünkü bu işgücü mozaiğinin kendisiyle getirmiş olduğu
farklı sorunlar ve talep ettiği yeni
yönetim tarzları vardır. Bu bağlamda her düzeydeki yöneticinin bu
mozaik parçalarını öyle bir şekilde
birleştirmeli ki her parçası birbiriyle uyumlu, koordineli ve tek parça
şeklinde aynı hedefe yönelmiş ve
maksimum düzeyde her çalışanın
enerjisini ve tecrübesini elde etmesini bilmelidir.
Bir işletmenin işlevleri olarak bilinen yönetim işlevi, üretim işlevi,
pazarlama işlevi, finans işlevi ve
konu başlığımız olan ve günümüz
perakendecilik iş dünyasında bir
işletmeyi diğerlerinden ayıracak
ve en büyük rekabet avantajını
sağlayacak ve koruyacak olan
“insan kaynakları işlevi” her geçen
gün daha çok dikkat çekmektedir.
Bu işlevin önemini kavrayan sektör yöneticileri çalışanların lehine
şirket içi stratejiler geliştiriyor ve
hükümete baskılar yapılarak yeni
perakende yasası çıkartmaya çalışıyorlar.
Bugün sektörün tüm yöneticileri
konvansiyonel ve statik peraken-
42 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
de işletmeciliğin yerini daha stratejik ve daha dinamik perakende
işletmeciliğinin aldığının farkındalar
ve sektörde kopyalanması en zor
olan müşteriye mükemmel servis
avantajını elde etmek ve kullanmak istiyorlar. Dolayısıyla şu değerleri ve kavramları çok iyi kavramış durumdalar; “mutsuz çalışan,
mutsuz perakendeci demektir”
ya da “mutlu olmayan çalışanların
müşterileri mutlu etmeleri beklenemez” çünkü sorunları olan ve
aklı başka şeylerde olan çalışan
verimli olamaz ve müşteriye hizmet anında sürekli hata yapacakları inancı tüm yöneticiler tarafından en iyi şekilde anlaşılmıştır.
Örneğin, bir mühendis yanlış tasarladığı bir projesini tekrar gözden geçirerek hataları düzeltir ve
hayat devam eder. Eğer bir üretici
firma maliyet, kalite ya da lojistik
hedef ve kriterlerine ulaşamıyorsa hemen gerekli önlemleri ve
düzeltmeleri yaparak yine hayat
devam eder. Eğer bir pazarlama
ve satış departmanı hedeflenen
numaralara ulaşamıyorsa yeni bir
satış ve pazarlama programıyla
hedeflenen numaralara ulaşılabilir
ve hayat devam eder. Ama insan
kaynakları yöneticileri geleceği,
değişimi ve çalışanların sorunlarını
görmezlikten gelirse saydıklarımızın hepsi bundan negatif bir şekilde etkilenecektir hiçbir zaman
düzelmeyecektir.
Sektör çalışanlarının ihtiyaçlarını
ve sorunlarını iki şekilde gruplandırmak lazım gelir. Birincisi maddi
sorunlar ve ihtiyaçlar, ikincisi belki
de en önemlisi manevi ve duygusal ihtiyaçlar şeklinde sıralamak
gerekir. Birincisi için yani maddi
ihtiyaçlar olarak mesleki kazanç
ve kariyer planı olarak görüp organizasyon içerisinde çözümler üretmek lazım gelir ve ikincisi manevi
ihtiyaçlar olarak sıralayacağımız
bir insanın inanç değerlerini yaşatmak, çalışanların aile kavramının
ihtiyaçlarını günlük yaşam tarzına
yansıtmak, yöneticileriyle arasında
çok iyi ilişkiler geliştirmek, çalışanlar arasında sosyal ilişkileri geliştirmek, pozitif bir çalışma atmosferi
geliştirmek gibi değerleri ve ihtiyaçları çoğaltabiliriz.
Gelişen teknolojik dünyamızda
e-ticaretin gelişmesi ve sektörün
paydaşı olmaya başladığını çok
sık duymaya başladık ve sektör
oyuncuları “brick & mortar” yani
fiziksel retail marketlerin yerini
alacağı konusunda tedirgin olmaya başlamışlardır. Akademik
düzeyde makaleler yazıldığını,
üstünlük karşılaştırmaları, kaygılar
ve tartışmalar hem yerel hem de
yabancı uzman kişiler tarafından
sık sık rastladığımız bir konu olarak sektör medyasında önemli bir
yer almaktadır. Karşılaştırmalar
yapıldığında fiziksel retail marketi
e-ticaretten ayıran en önemli fark
ve üstünlük hiç kuşkusuz “face to
face services” dediğimiz yüz yüze
hizmet verme avantajıdır.
Özetlersek, iyi bir yöneticinin kendi
çalıştığı kuruma en büyük katma
değeri işe eleman alımlarında ve
sonrasında iyi bir yöneticilik örneği
sergilemesi gerekir. Bunları sıralarsak öncelikle işe uygun insan,
çalışkan, zeki, işine duyarlı, saygılı, sabırlı, müşteri odaklı insanları
seçtikten sonra onların zayıf yanlarını tespit ederek orantılı şekilde
eğitmek, en iyisini yapacaklarına
dair ikna ederek, zaman zaman
özür dilemesini bilerek, güzel sözcükler söyleyerek, küçük mali teşvikler yaparak, onların problemli,
mutsuz ve hasta oldukları zaman
destek vererek yalnız olmadıklarını
hissettirip organizasyon içerisinde
bir işçi, bir çalışan değil onların her
birinin birer stratejik partner olduklarını hissettirerek ekip arkadaşlarını motive eder ve mükemmel bir
yöneticilikle rekabet avantajını elde
ederek arzu edilen hedefe ulaşılır.
Unutmayın, en büyük rekabet
gücünüz işgücü partnerinizin moralidir.
ÖZEL HABER
Katılımcılardan
Anfaş yorumları
Türkiye’nin gıda alanındaki en prestijli fuarlarından Anfaş Food Product Gıda İhtisas
Fuarı tüm hızıyla Antalya Expo Center’da devam ediyor. Fuara katılan önemli markaların temsilcileri Perakende.org için fuarı değerlendirdi
Haber / Murat KÜÇÜK
U
luslararası platformda dünyanın en
kapsamlı ve en önemli gıda fuarlarından biri olan “Anfaş Food Product Gıda İhtisas Fuarı” ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Antalya Expo Center’da
düzenlenen fuar bu sene de birbirinden
önemli markalara ev sahipliği yapıyor.
Markaların ürün çeşitliliğini, yeniliklerini
katılımcılar ile paylaştığı, sektördeki gelişmelere tüm detayları ile ayna tutan fuar 28
Şubat tarihine kadar devam edecek. Fuara katılan kendi sektöründeki lider markalar fuarı Perakende.org’a değerlendirdi.
adıyla HORECA ürünlerin en çok tüketildiği bölge. Fuara katılarak hem Karizma Beşler’in bölgedeki distribütör ağını
güçlendirmeyi hem de HORECA ürün
gruplarında firmamızın sunduğu ürünleri
göstermek istedik. Standımıza gelen otel
temsilcileri; jambon, salam, sosis ve sucuk gruplarına ciddi ilgi gösteriyor. Bizim
ürünlerimiz yüksek kalite bazlı olduğu için
bölgedeki tüm otellere hitap etmiyor. Biz
fiyat endeksli otellerden ziyade kalite bazlı
hizmet sunan otellerin mutfağına girmeyi
hedefliyoruz.
Berna Çakmak - Sanset Gıda
Ev dışı tüketim bizim markamızın yeni dahil
olduğu bir alan. Bununla ilgili bünyemizde
bir de departman kuruldu. Anfaş Food
Product Gıda İhtisas Fuarı katılımcı profili itibariyle bizim hedeflediğimiz bir kitleye ulaşmamızı sağlayacak bir potansiyel.
Kısa zaman içinde Zumasol gibi dünyanın
önemli meyve suyu üreticilerinden birisini
ve İtalyan çikolata devi Pernigotti’yi satın
aldık. Bu iki yeni markamızı çalışabileceğimiz müşterilere tanıtmak istedik. Zumasol
ve Pernigotti, mart itibariyle marketlerde
yerini alacak. Şu ana kadar tüm ürün
gruplarımıza otel temsilcilerinden ve perakendecilerden ciddi bir ilgi söz konusu
oldu. Bu kapsamda önemli görüşmeler
gerçekleştirdik.
Mehmet Altuntaş
B2 Cargo
Bir lojistik şirketi olarak
katılımcıların hepsi bizim hedefimiz kitlemiz
arasında yer alıyor.
Biz gıda lojistiği, soğuk zincir taşıması yapıyoruz. Gıdacıların
olduğu her yerde olmamız gerektiği için
fuara katıldık. 2008 yılından beri düzenli
olarak buradaki yerimizi alıyoruz. Katılımcıların yarıya yakını bizim müşterilerimiz
arasında yer alıyor. Fuara gelecek yıllarda
da katılmaya devam edeceğiz.
Nihat Özbey
Karizma Beşler
Antalya ve çevresi;
otel, restoran ve kafeterya, sektörde bilinen
Aslı Sandıkçı
Akbel Süt Ürünleri
Akbel olarak Akdeniz
Bölgesi’ndeki bayilerimize destek vermek
amacıyla bu fuara katıldık. Arkadaşlarımızın
çalıştıkları firmanın burada bir standını gör-
mesinin önemli olduğunu düşündük. Çok
fazla görüşme gerçekleştirdik. Yabancı
ziyaretçiler ürünlerimizle çok fazla ilgilendi.
Fuar güzel geçiyor. Firmamıza gösterilen
ilgiden memnunuz.
Gözde Koncuk
Kent Boringer
Bu sene sıvı pastacılık ürünleri konusunda
önemli yatırımlar yaptık. Şurup, sos, meyve
özü, jöle gibi 8 farklı
kategorideki yeni ürünleri ilk kez bu fuarda sergiliyoruz. 3 farklı tadım alanı oluşturduk. Fuar bizim için iyi geçiyor. Beklentimizin üzerinden ilgi gördük. Tadım yapan
misafirlerimizden tam not aldık. HORECA
kanalında toz ürün gruplarımızla uzun süredir hizmet veriyoruz. Biz bu fuarda sıvı
ürün gruplarımızı göstermek istedik.
Teoman İnal
Tamek
Tamek 2014 yılında gıda
bölümünü ve Pepsi’de
bulunan meyve suyu
grubunu birleştirdi. Bu
birleşmeyi duyurmak ve
otel gruplarına yönelik
ürünlerimizi sergilemek adına fuardaki yerimizi aldık. Ben 4 yıldır bu fuara katılıyorum. Şunu söyleyebilirim; bu sene geçmiş
yıllara göre çok daha geniş katılımlı bir fuar
gerçekleşiyor. Bölgenin önemli otellerinin
birçoğuyla görüşme gerçekleştirdik. Bu
görüşmelerin ve fuarın firmamıza olumlu
yansıyacağını düşünüyorum.
MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi 43
KAPAK HABERi
Peynir
değişiyor,
sektör tebliği
yorumluyor
R
esmi makamlar; gıda maddelerinin içinde insan sağlığını tehdit eden unsurları ortadan kaldırmak ve tüketiciye daha lezzetli ürünler sunmak için gıda mevzuatında düzenleme yapmaya devam ediyor. Türk Gıda
Kodeksi’nin yeni çıkarmış olduğu Peynir Tebliği’ne göre; peynir
belli bir standart çerçevesinde üretilecek, tuz ve yağ oranları
belirli seviyelerde kalacak, kaşar peynirinde eritme tuzu kullanılamayacak
Haber / Onur KAYA
Dünya üzerinde yüzlerce çeşidi bulunan peynir, ülkelerarası lezzet rekabetinde önemli bir kültür
göstergesi. Özellikle Avrupa ülkeleri, kendileri için kimlikleşmiş dünyaca ünlü peynirlerini korumak
adına önemli çalışmalara imza atıyor. Gelir düzeyi ne olursa olsun bütün sofralarda yeri eksik olmayan peynir, Türk Gıda Kodeksi’nin çıkarmış olduğu tebliğle birlikte yeniden yorumlanıyor. Kısa
tabiriyle belli bir standarda oturtulmak istenen peynirin tebliğden sonraki akıbetinin ne olacağına
sektör temsilcileriyle cevap aradık.
44 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
Tebliğ sonrası denetim önemli
Yeni çıkan tebliğle birlikte peynir biraz daha
kontrol edilebilir hale gelecek. Bu da sektörü olumlu etkileyecek. Ancak şöyle bir
durum var. İş tebliği çıkartmakla bitmiyor.
Bu konunun üstüne düşüp denetlemesini
iyi yapmak gerekiyor. Üretime bir standart
getirmek peynirin kalitesini yükseltecektir.
Günümüzde kaşar peynirleri o kadar kötü
şartlarda üretiliyor ki, inanın kaşar demeye
şahit tutmanız gerekir. Kaşarın gerçekten
kaşar gibi yapıldığı firmaları ayıklayacak olsalar, piyasada kepenk kapatmak zorunda
kalacak çok firma olur. Tebliğ bunun önüne
geçerse eğer hem tüketici hem de üretici
kazanmış olur. Şu anki duruma göre tamam tüketici belki daha ucuza peynir yiyor
ama aslında yediği peynir değil. Ayrıca bu
durum peynir piyasasını da kötü etkiliyor.
Bir tarafta hiç olmayacak kadar ucuza satılan peynirler duruyor, diğer tarafta maliyetlerini koysanız o peynirden çok daha pahalıya gelen peynirler. Tüketici de bilinçsiz
olarak ucuzu alıyor. Bu tebliğ eğer kontrolü
de düzgün yapılırsa bu durumların önüne
geçer ve bu da güzel olur. Şimdiye kadar,
kaşar peyniri üretiminin bir formülüzasyonu
dahi yoktu. Yasada falan ilk defa değinilecek kaşar peynirine. Bu da en büyük artılardan olacak. Ayrıca tuz ve yağ oranlarının standarda bindirilmesi konuları var. Tuz
oranının düşürülmesi veya sabitlenmesi
saklama ömrünü azaltacak olsa da standart üretim, peynir lezzeti açısından tutarlılığı ortaya koyacaktır. Bu durum tüketiciye
maddi açıdan çok değişiklik yaşatmaz diye
düşünmekteyim ben. Tabi eğer süte, kullanılan hammaddeye bir zam uygulanmazsa.
Bakanlıktan alınan Peynir Tebliği yorumu
Türk Gıda Kodeksi Peynir Tebliği, 8 Şubat
2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tebliğle peynirin
çeşidine göre üretiminden, tuz-yağ oranına, etiket bilgilerinden muhafazasına kadar tüm standartları belirlenmiştir. Peynir
Tebliği sektör, üniversiteler ve sivil toplum
kuruluşlarından olmak üzere toplam 106
kurum/kuruluşun görüşü alınarak hazırlanmıştır. Peynir Tebliği’nin uygulamaya
konulmasından beklenilen faydalar şöyle
sıralanmıştır;
1- Tuzda Azaltma: Yeni düzenlemeyle
peynirlerin içerebileceği maksimum tuz
oranı mevcut uygulamaya göre yüzde 35
ile yüzde 61 arasında değişen oranlarda
azaltılıyor. Peynir üretiminde türüne göre
değişmekle birlikte, kuru madde oranının
yüzde 3 ile 7,5’i arasında tuz kullanılabilecektir.
2- Sınıflandırma ve Standardizasyon:
Peynirlerin sertlik karakterleri, yağlılık sınıflandırması ve olgunlaşma sürelerini
belirleyen Tebliğ, ülkemizde yaygın olarak
üretilen peynirlerin türüne göre değişmek
üzere nem miktarını en az yüzde 40 en
fazla 80 şeklinde sınırlandırmaktadır.
3- Tebliğ ile peynirlerin yağ oranları yeniden düzenlenmiştir. Ülke genelinde yaygın
olarak üretilen beyaz peynir, kaşar peyniri, tulum peyniri gibi peynirleri tanımlayan
tebliğ ile peynirler tam yağlı, yarım yağlı,
az yağlı ve yağsız olmak üzere 4 grupta
satışa sunulabilecektir. Kuru maddede
en az yüzde 45 yağlı olan peynirler tam
yağlı kategorisinde yer alırken, yüzde 4525 yağlı olanlar yarım yağlı, yüzde 25-10
yağ içerenler az yağlı, yüzde 10 ve altında
yağ içerenler ise yağsız şeklinde adlandırılacaktır.
Daha önce kuru maddede en fazla yüzde 30 yağ içeren peynirler için kullanılan
ve halk arasında light olarak da bilinen
yağı azaltılmış ifadesi, yeni düzenleme ile
kuru maddede % 25’in altında yağ içeren
peynirler için kullanılabilecektir. Bu ürün-
lerin yağ içeriği etiket bilgilerinde en az 3
mm yüksekliğinde karakterler kullanılarak
yazılacaktır. Bu düzenlemelerle standardizasyona gidilerek, ülkemizde herkes tarafından kolayca anlaşılabilecek tanımlamalar yapılarak, tüketicilerin yanıltılmasının
önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
4- Özellikle karışım peynirlerde yaygın
olarak kullanılan ve tüketicinin yanıltılmasına neden olan süt ve süt ürünleri aroma
vericilerinin kullanımı yasaklanmıştır. Buna
göre koyun sütü aroması, keçi sütü aroması ve tereyağı aroması gibi süt ve süt
ürünleri aroma vericileri peynir üretiminde
kullanılamayacaktır.
5- Sadece tek bir türe ait süt kullanılarak
üretilen peynirlerde, türün adı peynir adı
ile birlikte etikette belirtilebilecek ve hayvanın resmi kullanılabilecektir. Başka bir
deyişle inek, koyun veya keçi sütünün
ikisi veya üçü birden kullanılarak üretilen
peynire, inek, koyun ve keçi peyniri gibi
ifadeler yazılamayacak ve hayvanın resmi
kullanılamayacaktır.
6- Çiğ sütten üretilen ve olgunlaştırılarak
piyasaya sürülen peynirlerde de etiket
bilgilerinde üretim tarihinin ve “çiğ sütten
üretilmiştir” ibaresinin en az 3 milimetre yüksekliğinde yazılması zorunluluğu
getirilmiştir. Yine Tebliğe göre çiğ sütten
üretilen peynirlerde olgunlaştırma süresi
en az 4 ay olmalıdır. Çiğ sütten üretilen
peynirler dâhil olgunlaştırılarak piyasaya
arz edilen peynirlerin etiketinde; “üretim
tarihinden itibaren en az… gün olgunlaştırılarak piyasaya arz edilmiştir” ibaresi ile
üretim tarihinin gün/ay/yıl olarak yazılması
zorunluluğu getirilmiştir.
7- Küflü Peynirlerin Kontrolü: Tebliğ ile
küflü peynir üretimi de kontrol altına alınmaktadır. Peynir Tebliğine göre küflü peynir üretecek üretici, kullanacağı küf kültürüyle ilgili özel izin almak için Bakanlığa
başvurmalıdır. Bakanlık gerekli risk analizi
ve diğer değerlendirme sonuçlarına göre
karar verecektir.
Cihat Yıldız – Ada Derya Süt
Yönetim Kurulu Başkanı
8- Muhafaza, Satış ve Taşıma Şartları:
Peynirlerin, muhafaza, taşınması ve piyasaya arz edilme sürecinde 10 derecenin
altında tutulması zorunlu olacak. Özellikle pazar, fuar vb. yerlerde peynirler, Türk
Gıda Kodeksine uygun ambalajlarda 10
derecenin altında muhafaza edilerek satışa arz edilebilecektir.
Ayrıca tebliğde Köy peyniri, Çiftlik peyniri gibi tanımlamaların kalkacağı konusu
var. Tebliğde bu tip peynirler “Etiketleme”
başlıklı maddesinde “Peynirlerin etiketinde, “köy peyniri”, “geleneksel peynir”,
“doğal peynir”, “çiftlik peyniri” gibi ibarelere/nitelemelere yer verilmez.” hükmünü bulunduracak. Esasen “Köy Peyniri”,
“Doğal Peynir”, “Çiftlik Peyniri” gibi ifadeler tanımlanmış, genel kabul görmüş
veya bilimsel olarak kabul edilen ifadeler
değildir. Söz konusu ifadeler anlam kargaşasına neden olduğu, ürünün diğer
peynirlerden üstün olduğu gibi bir algı
oluşturabildiği için bu ifadelerin kullanımı
uygun görülmemektedir. Bu gibi isimler altında satılmakta olan peynirler, yine
aynı bileşimde üretilebilecek, ancak bu
isimlerle değil Tebliğde belirlenen peynir
çeşitlerinden hangi kategoriye giriyorsa o
isimle satılabilecektir.
Tebliğin getirdiği yeni hükümlere uyum
sağlanması için, işletmelere geçiş süreleri
de verilmiştir. Geçiş süreleri:
1-Peynir Tebliğinin yayımı tarihinden
önce faaliyet gösteren gıda işletmecileri
31/12/2015 tarihine kadar,
2- Peynir Tebliğinin yayımı tarihinden önce
faaliyet gösteren gıda işletmecileri tarafından 1/1//2016 tarihinden önce piyasaya
arz edilen ürünler için 31/12/2016 tarihine kadar,
3- Peynir Tebliğinin yayımı tarihinden
önce faaliyet gösteren gıda işletmecileri
tarafından 1/1/2016 tarihinden önce piyasaya arz edilen ve son tüketim tarihi bir
yıldan fazla olan peynirler için 31/12/2017
tarihine kadar, geçiş süresi verilmiştir.
KAPAK HABERi
Tebliğ, yöresel peynirleri
olumlu etkiler
Bu tebliğ, en çok tüketicinin işine yarayacak. Eğer çıkan yasaların denetimi sağlanırsa, kesinlikle olumlu sonuçlar verecektir.
Geçiş sürecinde aksaklıklar olacaktır muhakkak fakat atlatıldıktan sonra tüketici de
üretici de olumlu etkilenecektir. Bir de bu
işin özel ve yöresel lezzetler konusu var.
Bu konuya değinecek olursak eğer, tebliğ
bence yöresel lezzetlere büyük artılar sağlayacak. Çünkü onunda artık bir standardı
olacak. Üretmeyin demiyor zaten tebliğ,
standardına göre üretin diyor. Yani aslında
o özel lezzetler, belli bir standarda oturacak, gerçekten olması gereken neyse ona
göre üretilecek. Bilinen o yöresel damak
tatlarının oturmuş bir üretim mekanizması
olacak. Bu da tabi peynire olumlu yansıyacak, artı değer sağlayacaktır.
Candan Avunduk - Meriç Süt
Yönetim Kurulu Başkanı
Adımı, tadımı?
Türkiye peynir çeşitliliği açısından önemli
sayıda çeşit üreten ülkeler içinde. Öncelikle belirtmek isterim ki, üretimde hijyen
ve standartlar tüm ürünler için çok önemli. Peynir ve türevlerinde geçmişten gelen
yapım teknikleri var. Örneğin İtalyan Parmesan peyniri. Yapımı 1 yıl raf ömrü 10 yıl
olan ve bekledikçe güzelleşen bir peynir.
Yapım tekniği, ustaları ve orijinalliğini belirten damgası, hepsinin standartları vardır.
Bunun ülkemizde de çok örnekleri var.
İlk aklıma gelen Kars Gravyeri oldu, “hile
kabul etmez” diye tanımlanan bu peynirin
özel yapım ve bekletme teknikleri vardır.
Coğrafi işaret almış ve tescilinde öyle adlandırılmış olanlar korunacak gibi anladım
tebliğden. Gene bir örnek vermek gerekirse Van Otlu peynir geliyor aklıma. Ben,
asıl sorun biraz beyaz peynirde olacak gibi
46 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
yorumladım. Gıda mühendisi değilim. Ama
tuz oranlarının fazlaca düşüyor olması peynirdeki bekleme oranını ne kadar etkileyecek? Belirtilen tam yağlı, yarım yağlı gibi sınıflandırmalar zaten var. Paçal tabir edilen
(koyun, inek, keçi) peynirlerde bu oranların
belirtilmesi önemli elbette. Trakya, Ezine
gibi önemli peynirlerimiz var. Bu peynirlerin
yapım teknikleri, rayihaları ve bekleme süreleri özel. Bunu fiyatlarından da anlamak
olasıdır. Hakiki olanlar için söylüyorum tabi.
Yanından “koyun geçmiş” tabir edilen peynire koyun peyniri yazılamaması gerekir.
Özellikle ülkemizden de yurtdışından da
peynirle ilgili örnekleri arttırmak mümkün.
Sonuç olarak söylemek istediğim, yapım
teknikleri, muhteviyatlar ve standartlar elbette çok önemli. Ancak ülkemizde üretilen lezzetleri, çeşitleri de koruyalım ve yaşatalım diyorum.
Sinan Asılyazıcı
Eğitimci / Danışman
Tebliğin en büyük avantajı, kaşar
peynirinin katkısız üretilecek olması
Peynir Tebliği’nin çıkması sektöre büyük
avantajlar sağlayacak. Zira, yıllardır eritme
tuzları tüketiciye kaşar peyniri diye satıldı.
Çünkü bir yasa veya tebliğ yoktu ortada.
Devlet eritme tuzlarını ithal etti ve üretici
de bunu aldı. Yasanın olmamasını fırsat bilen üreticiler, bu eritme tuzlarını kullanarak
peynirler üretti ve bunu daha sonrada tüketiciye kaşar peyniri diye sattı. Bu durum
yaklaşık 10 yıldır böyle devam ediyor. Yapılan üretimin eritme peyniri olarak piyasaya sürülmesi gerekirken, tüketiciye kaşar
peyniri olarak gösterildi. Bu da çok büyük
haksız rekabet ortaya çıkardı. Bu tebliğ bunun önüne geçer umarım. Biz Güneşoğlu
olarak 25 yıldır kaşar üretimi yapıyoruz ve
eritme tuzu hiç kullanmıyor, kaşar peyniri
üretiyoruz sadece. Fakat hal böyle olunca
rekabet edemez hale geliyoruz. Bizim son
10 yılımız bu haksız rekabetin farkına varılması gerektiğini söylememizle geçti. Bu
konuyu biz defalarca da gündeme getirdik.
Ancak şimdiye kadar sonuç alamamıştık.
Yeni tebliğde bu soruna da çare bulunacak
sanıyorum. Gerçi sadece yasayı çıkarmakla da iş bitmiyor. Bu işin takipçisi de olmak
gerek. Farklı bir örnek vermek gerekirse
şöyle söyleyeyim, şu anki kaşar peynirinin
içinde lor peyniri kullanılıyor. Böyle olunca
ne oluyor, 2,5 lira olan lor peyniri, kaşar haline gelince 15 lira oluyor. Tüketici de bunu
fark etmiyor. Bunların olmasının sebebi,
hep yasanın olmamasından kaynaklanan
boşluklardır. Umarım bu tebliğ, bu boşlukları kapatır. Benim geçmişe göre en büyük
avantaj olarak gördüğüm konu şu; kaşar
peynirinde artık eritme peyniri kullanılamayacak.
Uzun raf ömrü için iyi ambalaj şart
Bir ürünü muhafaza etmek, bir yerden bir
yere nakletmek, dış konteminasyonlara
karşı korumak ve her şeyden önemlisi görselliğini artırarak marka imajı oluşturabilmek
için iyi bir ambalaja ihtiyacınız vardır. Günümüzde firmalar paketin koruyucu özelliğinin
yanı sıra pazar payını artırabilmek için inovatif arayışlar içine girmekte. Son zamanlar
da çıkan paketleme yasaları ile de bunları
belli çerçeveye oturtmaya çalışmakta. Peynir sektöründen örnek vermek gerekirse,
son çıkan tebliğe göre doğrudan tüketime
veya ileri işleme sunulan peynirlerin tekniğine uygun ve hijyenik şekilde üretilmesi,
işlenmesi, muhafaza edilmesi ve piyasaya
arz edilmesini kapsıyor. Bakanlık, peynirin
tuz ve yağ oranları ile etiket bilgilerine ilişkin standartları belirleyen yasayı resmi gazetede yayınladı. Bu yasayla ilgili olarak şu
noktaya değinmek istiyorum. Özellikle bu
tebliğde bakanlık peynirde ki tuz oranına
vurgu yapıyor ve tuz oranlarını eskiye nazaran düşürmek istiyor. Yani eskiye nazaran
tuz oranlarında peynirin üretiminin türüne
göre ve kuru madde oranına göre yüzde 35
ile yüzde 60 oranında bir düşüşe tekabül
ediyor. Tuz oranı ise maksimum kuru madde oranın yüzde 3 ile yüzde 7,5 arasında
değişebiliyor. Burada üreticiler için farklı bir
bakış açısı getirmek istiyorum. Peynir için
özellikle raf ömrünü uzun tutabilmek adına tuz büyük önem taşıyordu. Tuz, ürünün raf ömrüne pozitif yönde katkı yapan
bir madde. Bunda ki azalma raf ömrünün
kısalması anlamına geliyor. Atalarımız uzun
yıllar boyunca peyniri tuzlayarak ve hava
almayacak şekilde kaplar içerisinde ya toprağa gömdüler ya da mağara gibi mahzen
gibi yerlerde en uygun ortamda depoladı.
Bunu günümüz teknolojisine uyarlarsak
peynirin üretildikten sonra uygun bir şekilde
paketlenip soğuk odalarda ve dolaplarda
muhafaza edilmesi gerekiyor. Peynirin ambalaja girmesi, uygun şartların oluşması için
vakumlanarak paket içerisinde ki havanın
boşaltılması ve kontrollü bir şekilde tamamen doğal olan gıda gazının (karbondioksit
ve azot gazı) uygun miktarlarda, geçirgenliği düşük olan tabaklarda paketlenmesi
gerekmekte. Bunun için uygun ürün, tabak, lid üst filmi ve cihaz donanımı da gerekmekte. Özellikle tuz oranı dolayısıyla raf
ömrünün düşeceğini düşünürsek, firmaların hazırlıklarını yaparak raf ömrü dolayısıyla
geri dönüşlerinin önlemini şimdiden almaları gerek. Örnek olarak dilimli kaşar üretimi yapan bir firmayı ele alalım. Bu firmanın
üretim prosesi şu şekilde olmalı. Bu firma,
kapasitesi doğrultusunda bir kaşar dilimleme cihazına, tray sealer (MAP) paketleme
makinesine, etiketleme makinesine, kontrol
cihazları olan checkweigher denilen kontrol
terazisi ve metal dedektöre veyahut daha
gelişmişi olan X-ray cihazına sahip olmalı.
Daha sonra üretimden çıkan ürünler dilimleme makinesinde dilimlenerek bariyerli tabaklara konulur. Sonra yine tabak ile aynı
materyalden yapılmış olan üst film ile hazır
tabak kapama makinesinde paketlenir ve
etiketleme cihazıyla da tabak etiketlenir. Tabak içerisin de olan üründe herhangi bir yabancı madde kalıp kalmadığını ve paketin
istenilen ağırlık sınırlarında olup olamadığını
denetlemek içinse denetleme cihazlarından
yardım alınır. Bu cihazlardan da sorunsuz
geçen ürünler en son nihai tüketiciye doğru
yola çıkar.
İbrahim Sütçü – Sütçüoğlu
Recep Siriş - Üçge Endüstriyel
Paketleme Makineleri
Ürün Müdürü
www.perakende.org
www.perakende.org
www.perakende.org
MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi 47
HABER
Marketlerin yeni yardımcıları
Üçge Elektronik’ten
Perakende sektöründe var olan teknolojik gelişmelerin nabzını tutan Üçge Elektronik,
sunduğu ürünlerle marketlerin yeni yardımcısı oluyor
ederek yağ eksilmesi durumunda kullanıcıyı uyarma özelliğine sahip. Ayrıca, taze
gıdalar için gaz opsiyonunu da bünyesinde bulunduruyor. Süpermarketler ve küçük ölçekli üretim-paketleme operasyonları için büyük kolaylık sağlıyor.
VS 12 D-V Full Otomatik Dilimleyici’yse 330 milimetre bıçak çapına sahip bir
masaüstü dilimleme makinesi. Dakikada
30-55 dilim aralığında çalışma hızına sahipken çalışma hızı da 3 kademeli olarak ayarlanabiliyor. Dilim kalınlık ayarının
Toksöz Grup
bebek maması
üretecek
2000 yılında kurulan, ilaç, hızlı tüketim, enerji sektörü ve çiçekçilik
alanlarında faaliyet gösteren Toksöz
Grup, bundan böyle bebek beslenmesi sektöründe de adını duyuracak
Türkiye’nin önde gelen yerli ilaç firmalarından
Sanovel ile Tadelle, Sarelle, L’era Fresca, Sagra,
Gol, Pernigotti ve Zumosol gibi önemli markalara
sahip Sanset Gıda’yı bünyesinde barındıran Toksöz Grup, bu alanlarda elde ettiği bilgi ve tecrübeyi bebek beslenmesi sektörüne taşıyor. Toksöz
Grup, Montero Gıda ile bebek beslenmesi alanında ilk ürünü olan Evolvia NutriPRO ile sektörde
yerini aldı. İspanya’da 70 yılın üzerinde deneyime
sahip Ordesa Laboratuarları firmasının Barselona
Science Park Merkezi’nde geliştirilen ve şimdiye
kadar üretilen en kaliteli ve kapsamlı devam sütü
olma
özelliği
taşıyan Evolvia
NutriPRO, Türkiye’de raflarda
yerini aldı.
48 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
manuel ayarlanabildiği makine, ürünleri
keserken dizme özelliğine de sahip. VS
12 D-V, ürünleri üst üste, kiremit deseni
ve çiçek deseni şeklinde dizebiliyor. Kendi kendini bileme işlemini de yapabilen
makine, kapanmadan bileme işlemine
geçmiyor. 220 voltla çalışan makine, 380
voltla çalışan makineden daha kuvvetli
işlem gerçekleştiriyor. Bıçak ömrünün en
uzun olduğu dilimleme makine olan VS
12 D-V, ürün kesiminden sonra çok az
miktarda artık bırakıyor.
Dr.Oetker’den İtalyan lezzetine yeni soluk
Dr. Oetker; tavuk dönerli ve karışık 3 etli olmak üzere iki çeşit Pizza
Guseppe çeşidini tüketicilerinin beğenisine sundu. Dr. Oetker Pizza
Guseppe, mükemmel lezzetinin sırrını eşi benzeri olmayan, içi yumuşacık ve havalı, dışı çıtır çıtır hamurundan; birbiri ile uyumlu üst malzemeleri ve aromatik baharatlarından alıyor. Bol malzemesi ile eşsiz
lezzetli Dr. Oetker Pizza Guseppe çok doyurucu. Bağımsız araştırma
şirketlerinin gerçekleştirdiği pazar araştırmalarında, Dr. Oetker Pizza
Guseppe hem lezzeti, hem görünüşü hem de ambalajı ile yüksek
oranda beğeni aldı. Tüketiciler Dr. Oetker Guseppe Pizza çeşitlerine
hayran kaldıklarını ifade etti.
yeni ürünler
Perakendeye sundukları teknolojik çözümlerle adından söz ettiren Üçge Elektronik, marketlerin daha hızlı, güvenilir ve
teknolojik hale gelmesi için farklı çözümler
sunuyor. Plusvac 20 Vakum Makinesi ve
VS 12 D-V Otomatik Dilimleyici de bu çözümlerden yalnızca iki tanesi.
Plusvac 20, 430x505x175 milimetre iç
hacminde bir vakum makinesi. BUSCH
marka 21 metreküplük vakum pompasına sahip. Yapıştırıcı çene 405 milimetre
uzunluğunda. Makine kendi kendini test
HABER
“Kontrol yoksa yatırım da
olmasın”
Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Altunbilek, tedarik zincirinden, satış ve stok adedine, aydınlatmadan yazılıma, artık
marketlerde hemen her alanda teknoloji yatırımının şart olduğunun altını çizdi. Altunbilek, “Sektörümüzde yatırım yapmak isteyen işletmecilere, önemli bir uyarıda
bulunmak istiyoruz: Mağazasını kontrol edemeyecek olan hiç kimse, market açmasın, başarısızlığa uğrar.” dedi
P
erakendeci, üretici ve tedarikçi olmak üzere, perakende sektörünün
1 milyonu aşkın paydaşını aynı platformda bir araya getiren ‘Yerel Zincirler
Buluşuyor’ Konferansı ve Fuarı öncesinde, Türkiye Perakendeciler Federasyonu
(TPF) tarafından İstanbul Point Otel’de bir
basın toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya, TPF Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa
Altunbilek, TPF Yönetim Kurulu Başkan
Yardımcısı Reşat Narman, TPF Yönetim
Kurulu Üyeleri İhsan Korkmaz, Mahmut
Kara ve İhsan Biçen’in yanı sıra Globus
Fuar Kongre Yönetimi Başkanı Hakan
Adıgüzel katıldı.
Toplantıda konuşan TPF Başkanı Mustafa Altunbilek, 15-16 Nisan günlerinde
bu yıl 7’ncisi gerçekleştirilecek olan YZB
2015’in ana temasının teknoloji olduğunu
söyledi. Altunbilek, “Bu yıl, Haliç Kongre
Merkezi’nde gerçekleştireceğimiz Yerel
Zincirler Buluşuyor Konferansı ve Fuarı’nda, “Dönüşümü Başlat, Geleceği Kazan”
temasıyla teknoloji konusunu işleyeceğiz.” dedi. Türkiye genelinde ve KKTC’de
faaliyet gösteren 16 derneğin çatı örgütü
olarak, 369 üyeleri ile TPF olarak 3 bin
680 perakende noktasında hizmet verdiklerini aktaran Altunbilek, “Sektör olarak
toplam istihdamımız yaklaşık 70 bin kişi.
Bu istihdam rakamı ile perakende sektörü olarak, Türkiye’nin en büyük istihdam
sağlayan üçüncü sektörüyüz. Geçen yıl
yakaladığımız büyüme oranı ise yüzde 14.
yerel zincir marketler olarak, toplamda 10
milyar dolarlık ciro ile Türkiye için oldukça
önemli bir rakamsal karşılığa imza atıyoruz. 2023 yılı hedefimiz ise 70 milyar TL.”
diye konuştu.
Elde ettikleri rakamlar ışığında, perakende sektörünün geleceğinin çok parlak
olduğunu aktaran Altunbilek, “Ancak gidilecek daha çok yolumuz, atmamız gereken daha çok adım var. Bu adımların
en başında ise, teknoloji geliyor” ifadesini
kullandı. Altunbilek, şöyle konuştu: “Hayat, artık her geçen gün daha da hızlanıyor. İşinden evine dönmeye çalışan ve
bu arada alışveriş yapmak zorunda olan
insanların, artık marketlerde kaybedeceği bir-iki dakikaya bile tahammülleri yok.
Tüketici artık markete girdiğinde, istediği
ürünü kolayca bulup, alışverişini, mümkün olan en kısa sürede bitirebilmek istiyor. Bu anlamıyla yakın zaman sonra,
tüketicisine alışveriş esnasında zaman tasarrufu sağlayamayan marketlerin, tercih
edilirliği maalesef düşecek.”
Günümüzde, elinin altındaki teknolojiyi
en iyi biçimde kullanan ve teknolojinin
konforu ile daha rahat olmayı ve zamandan kazanmayı keşfeden bir tüketici kitlesi bulunduğunun altını çizen Altunbilek,
“Tüketicinin beklentisi, marketler için de
geçerli olacak. Alışveriş tercihlerini, zaman ve konfor belirleyecek” diye konuştu. Teknolojik gelişmelere entegre olabilmek adına yerel marketlerin önemli bir
avantajı olduğuna da dikkat çeken Altunbilek, şunları söyledi: “Perakende sek-
törü, bildiğiniz gibi, bütün iş süreçlerinin
başında insan kaynağı olan, çok canlı bir
sektör. Yerel marketlerin en büyük avantajı ise, hızlı hareket edebilme kabiliyetidir. Marketler, gelişmeleri yakından takip
edebildiği, müşterisine birebir dokunabildiği için olan biteni iyi gözlemler; hızla
karar alabilir ve hızlı uygular. Biz de TPF
olarak biliyoruz ki, teknoloji kullanımında
yerel marketler, bu hareket kabiliyetini
yine çok iyi değerlendirecek ve farkını ortaya koyacaktır.”
“Teknoloji yatırımı işletmeyi başarısızlıktan koruyor”
Teknolojiyi doğru kullanmanın, işletmelerin cirosuna önemli katkılar sağladığına değinen Altunbilek, şöyle devam etti:
“Çünkü teknoloji kullanımı, işletmelere her
şeyden önce ‘sağlıklı ölçümlemeyi’ getiriyor. Tedarik zincirinden, satış ve stok
adedine, aydınlatmadan yazılım ve uygulamaya, artık hemen her alanda kullanılabilen teknoloji, maddi gider ve kayıpları
önlediği gibi; kaybın en çok nerelerde yaşandığını net bir biçimde ortaya koyuyor
ve işletme açısından en doğru çözümün
bulunmasını sağlıyor. Sektörümüzde yatırım yapmak isteyen işletmecilere, önemli
bir uyarıda bulunmak istiyoruz: Mağazasını kontrol edemeyecek olan hiç kimse,
market açmasın, başarısızlığa uğrar” ifadesini kullanan Altunbilek, mağazaların
kontrolü için tek yolun, teknoloji yatırımı
olduğunu söyledi.
MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi 49
RÖPORTAJ
BTSO’dan Bursa’ya
katma değer yaratacak
projeler
“Bursa’ya disipline edilmiş, çevreye zarar vermeyen, yüksek teknolojili ve katma değer üreten sanayi lazım.” diyen Bursa Ticaret Sanayi Odası (BTSO)Meclis Başkanı
Remzi Topuk, Bursa’nın Türkiye için vazgeçilmez olduğunun altını çizdi. Son yıllarda
Bursa’nın geri gittiğini ifade eden Topuk, vali, belediye başkanı ve oda arasında yakalanan sinerjinin Bursa’ya önemli katkı sağlayacağını belirtti
Röportaj / Murat KÜÇÜK
Remzi Topuk
R
emzi Topuk’un hayatı birbirinden ilginç hikayelerle dolu.
Hayatınızı ve geçtiğiniz yolları
bize anlatır mısınız?
Dedem Bursa’ya Yugoslavya’dan göçmüş. Birinci Dünya Savaşı’nı Makedonya
Tetova’da, İkinci Dünya Savaşı’nı Türkiye’de yaşamış göçmen bir ailenin çocuğuyum. Babam ekmeğini kazanmaya 11
yaşında başlamış. Dedem de babam da
50 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
pazarcıydı ben ve kardeşlerim de pazarda büyüdük. 13 yaşındayken babamdan
yaşça daha büyük, 50 yaşında adamla
ortaklık yapıyordum. Sonra bir tane tezgah aldım ve sonra bunu diğerleri izledi.
O yaşımda kocaman adamların alamadığı, kiralayamadığı tezgahları satın aldım.
Sonra meslek lisesi bitince bir fabrikaya
girdim ama yapamadım. Ticarete geri
döndüm ve askerden döndükten sonra
dayımla ortak olduk. 2003 yılına kadar bu
ortaklığımız sürdü.
BTSO Meclis Başkanı olma süreciniz
nasıl gerçekleşti?
2013 Mayıs’ında yapılan seçimlerle göreve geldim. Benim başkan olma niyetim
yoktu. Daha önce de BTSO Meclisi’nde
görev yaptım ama başkanlık hiç ilgimi
çekmemişti. Bir değişim rüzgarı oldu ve
kendimi yarışın içinde buldum. Zor bir süreçti ve açıkçası benim kazanmam sürprizdi. Ekibimle kaybetmeyi göze alarak seçime girdik. Yarışa çok iyi çalıştık. Ekibime,
Bursaspor’un şampiyon olduğu seneyi
örnek gösterdim. Başarılı olmak istiyorsak
bizim de aynı Bursaspor’un şampiyonluk
yaşadığı sezondaki sinerjiyi tüm şehirle yakalamamız gerektiğini söyledim. Birlik ve
beraberliğin çok önemli bir unsur, çok kuvvetli bir avantaj olduğuna inanıyorum. Bir
dönemin görev süresi 4 yıl oluyor.
Bu görevi tekrar üstlenmeyi düşünür
müsünüz?
Ben hayatıma kariyer planı yaparak devam eden bir insan değilim. Bulunduğum
yerde o işin doğrusunu yapmaya çalışırım.
Ekipçe şu an sadece işlerimize yoğunlaşıyoruz ve Bursa için iyi işler yapmayı düşünüyoruz.
Görevde geçirdiğiniz 1 buçuk yılda neler yaptınız? Biraz icraatlarınızı anlatır
mısınız?
İlk işim 125’inci yılını kutlayan BTSO’ya
emek veren tüm başkanlara teşekkür etmek adına onlara özel bir köşe hazırlatmak
oldu. Ekonomik gelişmelere bakarsanız
Bursa’nın son 4-5 yılda geri gittiğini görürsünüz. Verilere göre Bursa büyüyor ama
yavaş büyüyor, sermaye başka yerlere kayıyor. Bunun çözümü dışarıdan yatırımcı
çekmekten geçiyor. Sadece yurt dışından
değil aynı zamanda yurt içinden yatırımcı
çekmek lazım. Bu sebeplerden ötürü BTSO’nun yönlendirici, yol açıcı bir misyonu
olması lazım. Zaten ticaret odalarının amacı da budur. Biz yaptığımız çalışmalarla
aidiyet duygusunu geliştirmeye çalıştık.
Hedefimiz burayı daha geniş bir tabanın
sahiplendiği bir oda haline getirmek. BTSO’da ayda 70 etkinlik var ve bu bir ticaret
odası için çok iyi bir rakam. Resmi makamlarla çok güzel ilişkiler kurduk. Son bir
yılda bine yakın üyemizi yurt dışı fuarlarına
yolladık. 2015 sonuna kadar bu rakamı 2
bine yükseltmek istiyoruz. 12 milyon TL’lik
bir yatırım olan tekstil merkezi projemiz
onaylandı. Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi’mizi bitirmek üzereyiz. Bu
işler paydaşlarla yapılıyor. Bu paydaşların
arasında o sektörde çalışabilecek 50-60
şirket var. Üniversiteden temsilciler var,
meslek odalarından temsilciler var.
Bursa’ya sanayinin lazım olmadığı fikrini kırmaya çalışıyoruz
Görevde olduğunuz süre boyunca en
çok beğendiğiniz bir hangisi oldu?
Biz gerçekten çok fazla icraat yaptık. Hepsi birbirinin devamı olan çalışmalar oldu.
Başbakan, hem burada hem de birçok
yerde bizim modelimiz Bursa dedi. Bursa’nın yaptığı projeler resmi makamlar
nezdinde de itibar gördü. Düzenlediğimiz
ticari seferlerin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Yurt dışından alıcı heyetleri Bursa’ya getiriyoruz.
Kalan 2,5 senede neler yapmayı düşünüyorsunuz?
Aklımızda çok fazla fikir var. Bursa’ya sanayinin lazım olmadığı fikrini kırmaya çalışıyoruz. Bursa’ya sanayi lazım ama disipline
edilmiş, çevreye zarar vermeyen, yüksek
teknolojili ve katma değer üreten sanayi
lazım. Biz bu imkanları yaratmak istiyoruz.
Çevre turizmimizi geliştirmemiz gerekiyor.
Tarıma olan ilgimizin azalmaması gerekiyor
çünkü Bursa aynı zamanda tarım kenti.
Sizin çalışmalarınızı iyi yürütebilmeniz
için kamu desteğine de ihtiyacınız var.
Siz burada 30 bin işletmeyi 100 bin insanı temsil ediyorsunuz. Bu desteği
alabiliyor musunuz?
Bürokratik anlamda konuşursak şu an
güzel bir destek ve ilgi görüyoruz. Valimiz
ve belediye başkanımız ile BTSO arasında
güzel bir uyum var. Bu uyum Ankara’ya da
yansıyor. Bir iş yapılacaksa herkes ucundan tutsun, kimin yaptığı önemli değil.
Bursa’ya ve ülkeye kazanç olsun. Bizim
temennimiz bu. Milli gelir açısından Türkiye’nin üstünde olmamız, Bursa’ya ve BTSO’ya olan ilgiyi ve desteği artırıyor.
Sosyal sorumluluk projeleriniz, eğitimle ile ilgili çalışmalarınız var mı?
BTSO, üyelerine hizmet ederek birinci sosyal sorumluluk görevini yapıyor. Kan bağışı
kampanyası yapıyoruz. Belli ölçüde okullara yardım gönderiyoruz. Kosova’dan gelen
ihtiyaç sahibi 20 kadına konfeksiyon kursu
açtık. Meslek liselerinin bizden talebi oluyor. Oraya bir arkadaşımız gidiyor ihtiyacı
belirliyor ve yardım yapılıyor.
MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi 51
KÜRSÜ
Perakende Kuşu Market dergisinde!
Büyük balık
küçük balığı yer ama...
G
ıda perakendesinde gittikçe belirginleşen büyük balığın küçük balığı yeme çabası ne kadar amacına
ulaşıyor görüntüsü verse de büyük balıkların (hiper ve süper formatlı ulusal marketler ) önümüzdeki 5 sene içinde kıyıya
vurmaları kaçınılmaz. Bugün ulusal büyük
zincirler satınalmalarla metrekarelerini artırarak cirolarını artırmaya çalışsalar da
metrekare verimliliğini yakalamaları yüklendikleri yatırım, personel ve genel gider
maliyetleriyle çok zor. Bildiğimiz üzere
Türkiye’de uzman mağazalaşmaların artması sonucu (Teknosa, Watson, Madam
Coco, Tekzen, Toyzshop) hipermarket
mağazacılığı AVM’lere sığınmış oralarda
bile küçülerek süpermarket formatına
dönmüştür. Artık hiçbir yatırımcı hipermarket açmaya cesaret edememektedir.
Uzun yıllardır en geçerli ulusal süpermar-
52 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
ket konsepti ise yerel market ve discount
market baskısı ve yine maliyetlerin etkisi
ile tahtı sallanmakta.
Önümüzdeki 5 yıl içinde süpermarket
konseptleri de kendini ya iş yapış şekilleri
veya müşteri beklentileri ölçüsünde yenileyecek ya da tahtını çığ gibi büyüyen ve
önünde durulması nerde ise imkansız discount marketlere bırakacaktır. Günümüze
geldiğimizde ulusal hipermarket ve süpermarket zincirleri büyüme ile balina gibi
irileşmekte ama o cüsse ile ufak discount
marketlerinin ve yerel zincirlerin levrek gibi
kıvraklığını yakalayamayacaktır. Bu da
onları karaya vurmalarına sebep olacaktır.
Ulusal hipermarket ve süpermarket zincirleri verimlilik anlamın da çok çalışmalar
yapmış metrekarelerini düşürmüş, personel sayılarını azaltmış, iş yapış şekillerini
değiştirmişlerdir ve buna hala devam et-
mektedirler. Fakat bu değişimleri ile bile
onların 2020 yılına ayakta kalmaları zor
görünmektedir. Perakendenin duayen
ismi Servet Topaloğlu’nun da söylediği
sürdürülebilir büyüme için diriliği kaybetmeden irileşmek çabasının bile önümüzdeki 5 yılda yetersiz kalacağı düşüncesindeyim.
Evet, gelecek discount marketlerde.
Çünkü discountlar müşteriyi ve perakendeyi çok iyi okuyorlar. Her alanda sadeler.
Fazla hiçbir şeyi sevmiyorlar. Fazla ürün,
fazla kampanya, fazla çalışan, fazla hiyerarşi, fazla yatırım ve gün geçtikçe hiper
ve süpermarketlerin etrafını çevirerek
yavaş yavaş onların hareket kabiliyetini
azaltıyorlar. Yani şimdilik büyük balık küçük balığı yer görünse de; büyük balıkların işi zor. Karaya vurmaları çok uzak
değil.
HABER
2Nokta perakendede iddialı
Hitay Yatırım Holding bünyesinde faaliyet gösteren 2Nokta, ödeme sistemleri ve
perakendeye yönelik çözümlerdeki tecrübesini müşterilerine sunuyor
Özellikle küçük ve orta ölçekli işyerlerinin operasyonel ve finansal verimliliği ile kârlılığını artırmayı hedefleyen çözüm entegrasyon şirketi
2Nokta, POS cihazlarına yazılımlar geliştirmekten barkod okuyucu entegrasyonu ile kullanım
kolaylığı sağlamaya kadar birçok yenilikçi hizmet sunuyor. Çatısı altında faaliyet gösterdiği
Hitay Yatırım Holding’in ödeme sistemleri ve
perakendeye yönelik tecrübelerini bünyesinde birleştiren 2Nokta’nın sunduğu çözümlerin
merkezinde POS bulunuyor.
2Nokta, 2015 yılında bu uygulamaları genişleterek firmaların hem tüketiciye ulaşmalarını
daha kolay bir hale getirmeyi hem de karşılıklı
çalıştığı esnafın ciro, müşteri sayısı ve sadakatini arttırmayı planlıyor. Kuzey Kıbrıs Turkcell
işbirliği ile KKTC genelinde hayata geçirilen
projede bir ilke imza attıklarını belirten Sinem
Kır konuyla ilgili şunları söyledi: “Mobil POS cihazlarının kullanıldığı projemizi benzerlerinden
ayıran en önemli özelliklerden biri de sisteme
bir bankanın katılması. Bir ilke imza atarak bir
bankayı dahil ettik. Garanti Bankası ile yaptığımız anlaşma ile KKTC’deki projelerimizi tek
bir POS cihazı üzerinde bir araya getireceğiz.
Hayata geçirdiğimiz bu ‘Ortak POS’ sistemi ile
aynı POS cihazında tüm bankaları buluşturmayı hedefliyoruz.”
BiM 2015 hedefini açıkladı
Perakende sektörünün lideri BİM, 2014 yılında 14,5 milyar TL ciro yaparak yüzde
22 büyüme gerçekleştirdi. Türkiye perakendesinin lider markası 2015 yılı büyüme
hedefini yüzde 20 olarak belirledi
Türkiye perakendesinin lideri ve dünya
perakende sektörünün yükselen yıldızı
BİM 2014 yılı mali sonuçlarını açıkladı.
BİM İcra Kurulu Üyeleri Galip Aykaç ve
Haluk Dörtlüoğlu’nun katılımıyla Shangri
La Bosphorus’da bugün düzenlenen basın toplantısında BİM’in 2014 yılı performansı değerlendirildi. 2014 yılında cirosunu bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde22,1
oranında artırarak 14,5 milyar TL seviyesine çıkaran BİM sektör liderliğini pekiştirdi. 2014’de 502 yeni mağaza açan BİM
mağaza sayısını 4 bin 500’ün üstüne,
çalışan sayısını ise 27 bin 637’ye çıkardı.
Hedef yüzde 20 büyüme
BİM İcra Kurulu Üyesi Haluk Dörtlüoğlu 2015 hedefleriyle ilgili şunları söyledi:
Teknosa’da görev değişimi
Elektronik perakendesinin en büyük
firmalarından Teknosa’da Necil Oyman’dan boşalan Genel Müdürlük görevine Bülent Gürcan atandı.
Atamayla ilgili olarak bir açıklama yapan Sabancı Holding Perakende ve Sigorta Grup Başkanı Haluk Dinçer, “Bir
dönem Teknosa’nın üst yönetiminde
54 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
“BİM yatırımlarına ve sürdürülebilir
büyümesine
devam ediyor. Bu yıl da
Türkiye’ye özgü iş modelimizi titizlikle uygulayarak
tüketicileri kaliteli ve düşük
fiyatlı ürünlerle buluşturmaya devam edeceğiz. Yıl
sonu itibariyle yine yüzde
20 büyüme hedefliyoruz.
2015’te Türkiye’de 500
yeni mağaza ve 4 bine yakın yeni istihdam oluşturmayı planlıyoruz.
Fas’ta 300 Mısır’da 135 mağaza hedefi
Yurt dışındaki yatırımlarımız hızla devam
ediyor. 2015 yılında Fas’ta 81 yeni mağa-
görev yapan Bülent Gürcan’ın yeniden
aramıza katılmasından büyük memnuniyet duyuyor ve kendisiyle Teknosa’nın
başarılarına yenilerinin ekleneceğine
inanıyorum. Bu vesile ile 1 Nisan tarihinden itibaren kariyerini Teknosa dışında sürdürecek olan Necil Oyman’a da,
Teknosa’daki hizmetleri için teşekkür
ediyorum.” dedi.
za açarak 300 mağazayı geçmeyi amaçlıyoruz. Böylece Fas’taki operasyonlarımızı
daha karlı hale getireceğiz. Mısır’da ise
54 yeni mağaza açılışıyla mağaza sayısını
135’e çıkartmayı planlıyoruz. Ayrıca, Türkiye’yi File markasıyla yeni bir perakende
satış mağazasıyla tanıştırma yönündeki
hazırlıklarımız devam ediyor.”
HABER
Barilla
kadınları
unutmadı
Barilla, Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Türkiye’nin her yerinden kadın çalışanlarını, İstanbul’da bu yıl 3’üncüsünü düzenlediği 8
Mart etkinliğinde buluşturdu
Gıda sektörünün öncü şirketlerinden Barilla, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle, kadın çalışanlarına yönelik bir etkinlik
düzenledi. Türkiye’nin her yerinden gelen kadın çalışanlarını, İstanbul Moda Teras’ta buluşturan Barilla, etkinliğini, kadının alt
rolleri ve ilişkilerde kadın; sağlıklı yaşam, beslenme, spor; güzellik, bakım ve kadın hastalıkları gibi konularda çeşitli seminer ve
söyleşilerle renklendirdi.
Barilla Gıda İnsan Kaynakları Müdürü Hüseyin Coşkun, bu yıl
Kadınlar Günü etkinliğinin üçüncüsünü düzenlediklerini ve söz
konusu günde, kadın çalışanlarının beraberce keyifli ve anlamlı bir gün geçirdiğini söyledi. Coşkun, artık gelenekselleşen bu
iç iletişim etkinliğinin, kadın çalışanları tarafından iple çekilen bir
güne dönüştüğünü ifade etti.
Adese’de beklenen atama gerçekleşti
Türkiye genelinde Afyonkarahisar, Aksaray, Ankara, Bolu, Karaman, Isparta, Konya ve Mersin
olmak üzere 8 ilde toplam 141 marketle faaliyet
gösteren ve yılda 35 milyonun üzerinde müşteriye hizmet veren Adese’de Genel Müdür Yardımcılığı görevine Muammer Güngör atandı.
Adese Genel Müdür Yardımcılığı görevini üstlenen
Güngör; İnsan Kaynakları, Satın Alma, Lojistik ve
Depo birimlerinin faaliyetlerinden sorumlu olacak.
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünden mezun olan Güngör, yine aynı üniversitenin Araştırma Enstitüsü’nde Banka ve Ticaret Hukuku programını tamamladı. Çalışma
hayatına Türkiye İş Bankası’nda Müfettiş Yardımcı olarak başlayan
Muammer Güngör, 1996-2014 yılları arasında Sagra Gıda, Bayındır
Holding, Kastamonu Entegre, Beğendik Mağaza İşletmeleri, Petrol
Ofisi, Antgıda ve Nemtaş’ta çeşitli görevler üstlendi.
MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi 55
DÜNYADAN
Dünya perakendesindeki
gelişmeler
Dünya perakendesindeki son gelişmeler bu sayfalarda…
Coca-Cola’dan Pakistan’a
büyük yatırım planı
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Ahmet
Davutoğlu’nun Pakistan ziyaretine eşlik
eden iş adamları heyetinde yer alan Anadolu Grubu ve Coca-Cola İçecek Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, grup
şirketlerinden Coca-Cola İçecek’in Pakistan yatırımlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Coca-Cola İçecek’in 2008 yılından
bu yana Pakistan’da faaliyet gösterdiğini
belirten Özilhan bugüne kadar Coca-Cola
sistemi olarak ülkeye 450 milyon doların
üzerinde yatırım yaptıklarını söyledi.
Önümüzdeki 3 yıl içinde Multan, İslamabad ve Karaçi’de inşa edecekleri fabrikalarla ülkedeki üretim kapasitelerini 1,5
katına çıkaracaklarının altını çizen Özilhan, 3 yılda Coca-Cola sistemi olarak
300 milyon doların üzerinde bir yatırım
daha yapacaklarını açıkladı ve sözlerine
şöyle devam etti: “185 milyonla dünyanın
en fazla Müslüman nüfusuna sahip ülkelerden biri olan Pakistan’ın en büyük yatırımcıları arasında yer alıyoruz. Pakistan
Türkiye’den sonra en büyük operasyonumuz. Pakistan’da 6 fabrika ve 13 depo ile
5 bin kişiyi doğrudan istihdam ediyoruz.
Faaliyetlerimizden oluşan yan sektörlere
olan dolaylı istihdamla birlikte bu rakam
56 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
100 bin kişiyi buluyor. Pakistan’da son 5
yılda çift haneli büyüme yaşamamız bize
gurur veriyor. Yatırımlarımızla Türkiye ekonomisinin bölgesel güç olmasına katkı
sağlamamızın yanında Türk yatırımcılarının da önünü açıyoruz.”
Coca-Cola İçecek’in Pakistan’ın da içerisinde olduğu 10 ülkede faaliyet gösterdiğine değinen Özilhan, 370 milyon nüfusa
hizmet verdiklerini, Coca-Cola sisteminde
satış hacmine göre 6’ıncı, nüfusa göre ise
2’nci sıradaki şişeleyici olduklarına dikkat
çekti.
Google ilk fiziksel mağazasını açtı
Teknolojinin her alanında faaliyet gösteren
Google, ilk fiziksel mağazasını Londra’da
kullanıcılarla buluşturdu. Londra’da açılan
ilk Google mağazasında, Google’ın kendi
markalı ürünlerine ek olarak bazı Android
tabanlı üçüncü parti ürünler de bulunuyor.
Şirketin mağazada şu an için en fazla ön
palana çıkardığı ürün ise geçtiğimiz 2014
Haziran’ında satışına başladığı Chromebook oldu. Google’ın Londra’da açtığı
mağazada uzman müşteri temsilcileri
kullanıcılardan gelen soruları yanıtlama,
ürünlerle ilgili eğitimler verme ve satış danışmanlığı görevlerini de üstleniyor.
Chromebook’un yanında mağazada Chromecast ve Android tabanlı akıllı telefonlar, tabletler, saatler ve diğer yan ürünler
bulunuyor. Mağazada fiziksel ürünlerin
yanı sıra şirketin ana uygulamalarının denenmesi ve kullanıcıların bilgilendirilmesi
içinde bir bölüm bulunuyor.
Kosher Supermarket açıldı
Paris’te IŞİD’in düzenlediği saldırı sonucu
tahrip olan Kosher Supermarket yeniden
açıldı. Paris’te 9 Ocak günü IŞİD sempatizanı Amedy Coulibaly, Kosher Supermarket’e saldırı düzenlemişti. Coulibaly, rehin
aldığı 4 Musevi’yi öldürmüştü.
Bu tatsız olayın yaşandığı Kosher Supermarket, gerçekleştirilen törenle açıldı.
Saldırıda büyük zarar gören süpermarket
yenilerek hizmete girdi. Açılışa Fransa
İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve ve
Fransa’daki Yahudi toplumu önderlerinin
katıldı.
Alman perakendeci etki alanını
genişletecek
Almanya perakende market zinciri Lidl,
Pepsi’den Mısır’a büyük yatırım planı
Amerikan PepsiCo şirketi, Mısır’a 500
milyon dolar değerinde yatırım yapacağını
açıkladı. Mısır’ın Şarm eş-Şeyh kentinde
düzenlenen “Geleceğin Mısır’ı” başlıklı
ekonomi kongresine katılan PepsiCo Ortadoğu ve Afrika Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Ferid, yaptığı yazılı açıklamada,
“Mısır bizim için gelecek vadeden stratejik
pazarlardan biridir” dedi.
süpermarket müşterilerinin ilgisini çekmek için geniş çaplı bir kampanya başlattı. Taze ürünlere odaklanarak Alman fırıncılara rakip olan perakende market zinciri
Lidl, şimdi de süpermarket müşterilerinin
ilgisini çekmeye çalışıyor.
Lidl yönetim üyesi Christoph Pohl, ele aldığı bir yazıda, mal çeşitlerinin artırıldığına
dikkat çekerek, “Lidl son yıllarda büyük
bir değişimden geçti” ifadesine yer verdi.
Taze ürünlere odaklanarak fırıncılar için
ciddi bir rakip haline geldiğine vurgu yapan Pohl, gelecekte de özellikle yöresel
ürünlerin satışa sunulacağını kaydetti.
Bunun yanı sıra Almanya’da toplam 3 bin
300 şubenin modernleşeceği bildirilirken,
Lidl’in 2014/2015 mali yılında 18 milyar
Euro’luk rekor ciroya doğru yol aldığı belirtildi.
Nutella babasını kaybetti
Dünyada ve Türkiye’de en çok sevilen
kahvaltılık çikolata olan Nutella yaratan Michele Ferrero 89 yaşında hayatını
kaybetti. Michele Ferrero; İtalya’nın Piyemonte bölgesindeki Alba kasabasında,
ailesinden devraldığı bir pastaneden dünyaca ünlü bir marka yaratmayı başarmıştı.
Ferrero Grubu şu an, şekerleme ve çikolata alanında dünyanın 4’üncü büyük
üreticisi konumunda. Forbes dergisinin
listesinde son 7 yıldır İtalya’nın en zengin
işadamı olarak gösterilen, dünya sıralamasında da ilk 100’de yer alan Michele
Ferrero ve ailesinin toplam serveti 23,5
milyar doları buluyor. Türkiye de dahil dünya çapında 20 üretim merkezi bulunan ve
34 bin kişiye istihdam sağlayan Ferrero
Grubu 53 ülkede faaliyet gösteriyor.
Açıklamada, “PepsiCo’nun çalışmalarının
genişlemesi ve güçlenmesi için Mısır’a
500 milyon değerinde yatırım yönlendirilecek. Halihazırda firmamızın Mısır’da 11
üretim tesisi, 60 dağıtım merkezi, depo ve
ofisi bulunmaktadır. Buralarda 10 binden
fazla kişi de istihdam edilmektedir.” ifadesine yer verildi.
Almanya’nın en büyüğünden
e-ticaret yatırımı
Almanya’da son zamanlarda kitap, elektronik eşya ve hazır giyimin online satışında patlama yaşanıyor. Bu yönelimi gören
Almanya’nın 2’nci büyük süpermarket
grubu REWE, e-ticarete yatırım yapma
kararı aldı.
REWE İcra Kurulu Başkanı Alain Caparros’un Reuters’a verdiği bir röportajda;
“Müşteri değişiyor, bunun için kendimizi
hazırlamak zorundayız. Almanya’da online müşteriler, bizim için büyük bir fırsat.
Tren, istasyonu terk etmeden içinde olmak istiyoruz.” diye konuştu.
Yönetim danışmanlığı firması A.T. Kearney tarafından yapılan ankete göre, 2014
yılında Almanların yüzde 38’i online perakende alışverişini denedi, bu oran 2013
yılında yüzde 27’i, 2011 yılında ise sadece yüzde 18’di.
Perakende devi Umman’da mağaza
açtı
Dünyanın en büyük gıda perakendecilerinden Spar, Umman’da ilk süpermarketini açtı. Daha önce Türkiye’de de şansını
deneyen fakat başarılı olamayan dünyanın en büyük süpermarketlerinden Spar,
Umman’da ilk şubesini açtı.
Spar Umman CEO’su M. Sridhar, Taimur
Camii yakınında Al Khuwair içinde bulunan süpermarketlerinin açıldığını söyleyerek 700 metrekarelik mağazanın müşterilerine yeni ve ödüllendirici bir deneyim
sunacağını ifade etti.
Yıldız Holding, DeMet’s için ABD’de
arazi aldı
2008’de lüks çikolata markası Godiva’nın
ardından 2013’te satın aldığı çikolata
kaplamalı ve atıştırmalık ürünler pazarının
köklü şirketi ABD’li DeMet’s Candy Company’i büyütme kararı alan Yıldız Holding
ABD’de yeni bir tesis kurmak için düğmeye bastı. Para Dergisi’nden Mehtap Halıcı’nın haberine göre, Yıldız Holding DeMet’s’i büyütmek için ABD’nin New York
kentinde bulunan altı dönümlük bir arazi
satın aldı. Arazi için ne kadar ödendiği bilinmezken, tesiste çikolata ve şeker üretimi yapılmasının hedeflendiği bildiriliyor.
Yıldız Holding, DeMet’s Candy Company’i 221 milyon dolara almıştı. 1898’de
Chicago’da kurulan DeMet’s Candy
Company, ilk ve en köklü markası olan
“Turtles” ve diğer markaları “Flipz” ve
“Treasures” ile çikolata kaplamalı atıştırmalık ürünler pazarında faaliyet gösteriyor. ABD’de Pensilvanya ve New York’ta
bulunan iki fabrikasında üretim yapan firmanın satışlara yaklaşık 130 milyon dolar
tutarında gerçekleşti.
MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi 57
RÖPORTAJ
Mısır Çarşı’sının
70 yıllık bakkalı
1946 yılından beri Mısır Çarşısı’nda hizmet veren Cankurtaran Gıda, kaliteli ürünleri
ve güler yüzlü hizmetiyle her gün yerli yabancı birçok insanı ağırlıyor. Bu küçük ama
tarih kokan dükkanın kalitesi dünyanın en önemli şehir rehberlerinden Louis Vuitton
City Guide’a girmesi sayesinde tescillenmiş durumda. Görevi üçüncü kuşağa teslim
etmeye hazırlanan firmanın kalite prensibi ortaklardan Ruhi Tuncer’in şu sözlerinde
gizli: Müşterimiz bizim en büyük denetmenimiz
Röportaj / Murat KÜÇÜK - Onur KAYA
Ruhi Tuncer
M
ısır Çarşısı gibi ticaretin kalbinin attığı bir yerde, 25 metrekarelik alanda mucizeler
yaratan Cankurtaran Gıda’nın hikayeni sizden dinleyebilir miyiz?
İstanbul’da uzun süre ticaret yapan babamız, 1946 yılında Mısır Çarşısı’ndan yıllarca süren çalışmalardan sonra kahvaltılık ürünleri satan bir dükkân açmaya karar
vermiş. Zamanla müşteriler tarafından sevilen bu dükkana ben 1977 yılından dahil
oldum. Şu an Cankurtaran Gıda’yı ağabeyim Kenan Tuncer ile birlikte işletiyoruz.
25 metrekarelik bu dükkanda yardımcı
elemanlarımızla hizmet sunuyoruz.
Alanınız sınırlı olmasına rağmen ürün
çeşitliliğini yüksek tutuyorsunuz.
Müşterilerinize kaç çeşit ürün sunuyorsunuz?
Ürün çeşitliliğini yüksek tutmaya çalışı-
58 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
yoruz. Hem yerli hem yabancı müşterilere
hitap ettiğimiz için bizden çok farklı ürünler
talep ediliyor. Bu ürünleri dükkanımızda
bulundurmaya özen gösteriyoruz. Sirkülasyonu hızlı olan ürün çeşidinin 300’e yakın olduğunu söyleyebilirim.
Satın alma yaparken nelere dikkat
ediyorsunuz?
Birincisi, devamlı aynı üreticilerle, kontrolü
de elden bırakmadan çalışıyoruz. Güvene
dayalı bir iş yapıyoruz. Mümkün olduğu
kadar aynı kişilere ürünlerimizi yaptırıyoruz.
Stoklu ürün alıyoruz. Kaliteli ürünler aldığımızdan dolayı, ürünlerimizi bozulmuyor
ve onları bekletebiliyoruz. Bal gibi hassas
ürünleri test için laboratuara gönderiyoruz.
Kalitemize uygunsa alıyoruz. Çünkü bal
öyle tadına bakılarak anlaşılmaz da alınmaz da. Peynir alacağımız tesisi gezeriz,
tadına bakarım ve emin olduktan sonra alır
İstanbul’a getiririz. Et grubu ürünlerindeyse marka ürünlerine güveniyoruz. Pastırma ürünlerini ise Kayseri’den getirtiyoruz.
Müşterimiz bizim en büyük denetmenimiz.
Bize yaptıkları geri dönüşler sayesinde sürekli ürünlerin lezzeti kontrolümüz altında.
Müşterileri memnun edebilmek
için çok emek gerekiyor
En iddialı olduğunuz ürünler nelerdir?
Biz burada en çok beyaz peynir, kaşar peyniri, tulum peyniri, zeytin çeşitleri, pastırma
ve balda iddialıyız. Bu ürünler en çok talep
gören ürün grupları zaten. Müşterilerimizin
talep ettiği ithal ürünleri bulundurmaya da
gayret ediyoruz. Türkiye’de kahvaltılık ürün
satıp ve bizim gibi yıllarca var olabilmek,
aynı zamanda da müşterileri mutlu edebilmek için maddi manevi çok emek vermek
gerekiyor. Örnek vermem gerekirse; biz
Louis Vuitton City Guide şehir rehberine
her yıl giriyoruz. Kahvaltılık alınacak yer
olarak gösteriliyoruz. Bal konusunda İstanbul’a gelen turistlere tavsiye ediliyoruz.
Yıllarca vermiş olduğumuz emeğin karşılığını alabilmek bizi çok mutlu ediyor.
çok önemli. Aldığı ürünlerden memnun
kalan bir grubumuz var. Bu memnuniyet
bizim için çok önemli. Bunu da başardığımızı düşünüyorum. Yabancı müşteri-
Müşteri sizin için ne ifade ediyor?
Bizim için müşterinin buradan aldığı ürünle mutlu ayrılması, evine işine huzurlu gitmesi, sofrasına koyduğunda gönlü rahat
tüketmesi ve bizi yeniden tercih etmesi
MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi 59
RÖPORTAJ
Mısır Çarşısı’nın gediklisi
Cankurtaran Gıda
lerimizin yıllar sonra bizi yeniden ziyaret
etmesinde de bunu anlıyoruz. Yıllar önce
onlara verdiğimiz kartvizitleri bize gösteriyorlar. Günde böyle en az 3-4 yabancı
müşteri geliyor. Bu da bizi çok memnun
ediyor.
İstanbul’un birçok yerinden müşteriniz var. Onlara daha da yakın olabilmek adına şubeleşmeyi düşünüyor
musunuz?
Büyümeyi arzu ediyoruz fakat iyi bir lokasyonda şubeleşmek istiyoruz. Ayrıca güzel
bir çarşı içinde olmalı. Tam istediğimiz gibi
bir yer henüz bulamadık. Müşterilerimizin
de bizden beklentileri var. Bulundukları
semtlere çağırıyorlar ama şubeleşmek o
kadar da kolay değil. Gelenekselliği yaşatmak istiyoruz. Bir yerde şube açacak
olsak öncelik herhalde Kadıköy olur diye
düşünüyoruz.
Sahip olduğunuz kısıtlı alan gereği mağaza içinde depo şansınız yok.
Ürün planlamasını nasıl yapıyorsunuz?
Satışımızın ana grubunu oluşturan peynir, zeytin, kaşar, bal, tereyağı gibi ürünleri kendi depolarımızda saklıyoruz. Bu
hızlı giden grubu günlük yeniliyoruz. Diğer
gruplarımızı da rafta kalma süresini en az
olacak şekilde planlıyoruz. Burada olmanın en zor yanlarında birisi de lojistiğin zor
olması. Sabah 11’den sonra çarşıda ürün
taşımak yasak. Kendimizi bu saatlere göre
ayarladık. O saate kadar ürün ihtiyacımızı
gideriyoruz. Büyük parti mallarımızı büyük
buzhanelerde ve depolarda saklıyoruz.
Mısır Çarşısı’nda uzun süredir esnaflık yapıyorsunuz. Burada yaşanan değişimi ve burada perakendeci olmayı
bizim için değerlendirir misiniz?
40 yıl önce Mısır Çarşısı’nda; kasap, perdeci, kuruyemişçi, kuyumcu gibi birçok
farklı sektörden perakendeci vardı. Çarşı
zamanla kabuk değiştirdi. Bir dönem çok
fazla kuyumcu vardı. Daha sonra baharatçılar arttı. En son bugünkü halini aldı.
Şimdi turistik çini, lokum, baharat, eşarp
ürünlerinin satılığı bir yer oldu. 70’lerin sonunda burada 30 tane bakkal vardı fakat
hepsi kapandı. Burada insanlarla içi içe
olmak, tarihi bir mekanda bulunmak ve
alışveriş potansiyelinin yüksek olduğunu
bilmek büyük avantaj. Bunların yanında
Mısır Çarşısı’nda olmanın olumsuz yanları
da var. Müşteri buraya arabasıyla gelemiyor çünkü ciddi bir otopark sorunu var.
Mağaza çeşitliliği azaldığı için her ürün
çarşıda bulunamıyor. En önemlisi de kısıtlı
bir alanda tüm ihtiyaçlara cevap vermek
zorundayız.
İşlerin daha iyi ve kaliteli bir biçimde
işleyebilmesi başka neler yapıyorsunuz?
Mağazamız metrekare bakımında küçük
olmasına rağmen yine de önemli ekipmanlar kullanıyoruz. Bizi yarı yolda bırakmayacak ürünleri tercih etmemiz gerekiyor.
Bu yüzden Üçge Grubu’nun distribütörü
olduğu Bizerba ürünlerini kullanıyoruz. Dilimleme makinesi sayesinde ürünlerimizi
müşterinin gözünün önünde dilimliyoruz.
Müşteri onu eve götürürken tazeliği bozulmasın diye vakumluyoruz. Bunlar bizim
marka değerimizi yükseltiyor. Biz ekipmanlarımız titiz kullanan bir firmayız. Hal
böyle olunca dayanıklı ürünleri hiç sorun
çıkartmadan uzun yıllar kullanabiliyoruz.
Teknolojiyi seven ve teknolojiye ayak uyduran bir firmayız.
Geleceğe yönelik planlarınız neler?
Aklınızda neler var?
Konumuzda en büyük değiliz ama müşterilerimizi memnun etmek için elimizden
gelen tüm maddi manevi çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Güvenilirliğimizi hiç
bozmadan, her geçen gün daha kaliteli ve
titiz olmak düşüncesiyle hareket ediyoruz.
Mağazamıza dair hedefimiz ise bir yenileme yapmak. Çalıştığımız bir mimarlık ofisi
var. 1995 yılında yine onlarla çalışmıştık ve
mağazamızın yenilenmesini onlar yapmıştı. Muhtemelen yine onlarla çalışacağız.
Rahat çalışabileceğimiz, ürünlerimizi daha
güzel sergileyebileceğimiz, müşterilerimizin daha rahat edebileceği, daha sağlıklı,
daha modern bir görünüme getirmeye çalışacağız.
60 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
KÜRSÜ / KONUK
Meltem Etcheberry
[email protected]
Retail mimaride
görsel merchandising
Retail mimarlığının kesinlikle
bu konuda uzmanlasmış özel
bir tasarımcı
tarafından
yapılması tavsiye edilir. Aynı
zamanda bu
kişinin mimarlığın yanı sıra,
uluslararası ticari ve tasarım
deneyimlerinin
ve vizyonunun olması,
yurt içi ve dışı
gelişimleri
yakından takip
etmesi, özellikle de kültürel
ve etimolojik
değişikliklerle
çok çeşitlilik
kavramlarını
da iyi bilmesi
gerekir.
Ticari mimarlık olarak da adlandırılabileceğimiz retail mimarisinin
en önemli konularından biri, görsel merchandising-vitrin tasarımıdır. Bir şeyin “vitrin”i olmak, onun
içerdiklerini en doğru ve yalın aktarabilmenin yanı sıra, uluslararası
standartlarda benzer rakiplerinden ayırt edici farklılaşmayı vurgulayabilmektir.
Bir markanın müşteriyle ilk albenisini ve iletişimini görsel merchandising-vitrin tasarımı oluşturur. Bu
açıdan bakıldığında, bu algılama
ve değerlendirme sadece mimari
estetik ve kişisel zevklerin, isteklerin seçimiyle kalmayıp, son derece
teknik ve ekonomik verilerin yerine
getirilmesiyle aslında ticari bir boyut kazanır.
Müşterilerin bu bağlamda markadan beklentileri arasında en üst
seviyede etkili ve dürüst mesajların olmasını, yükseltilen imaj ve
know-how, uluslararası konsept
tutarlılığını, global standartlaşma
ve uygulamayı sayabilirim. Hem
müşteri potansiyelini artıran, ticareti geliştiren, aynı zamanda tasarımın en önemli odak noktalardan
biri olan görsel merchandising,
markanın DNA’sıyla doğru orantılı
gerçekleştirilmelidir.
62 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
Mağaza içi trafiğinin optimum düzenlenmesi, geliştirilmesi ve bu
sayede doğal olarak cironun artımını sağladığından konu konsept
aşaması ile sinerjik biçimde ele
alınmalıdır. Böylelikle ticari amaç
ve tasarım odaklı gerçekleştirilen
görsel merchandising-vitrin tasarımı sayesinde daha cazibeli ve
etkili bir görsel imaj elde edilerek;
• Uluslararası kulvarda olan veya
olmayı hedefleyen markaların bilinirliği arttırılır
• Mağazanın görünürlüğünü ve
rakipleriyle arasındaki farklılığı düzenlenir
• Ürün gamının netliği ve okunurluğu geliştirilir
• Packaging (alışveriş çantası,
kartel, PLV, PDV…) kalitesi ve
markayla uyumluluğu elde edilir
• Markanın DNA’sına uygun müşteri deneyimi yaşatılmasına ve yeni
müşterilerin kazanılımına katkı
sağlamış oluruz.
Genel olarak markaların tasarım
ve ürün geliştirme bölümlerinde
Merchandising Book (ürün gamı
kitapçığı) hazırlanması aşamasında bu üstte sıralanan maddelere
son derece dikkat edilmesi gerekmekte. Zira böylelikte hali hazırda
var olan ve bilahere edinilmesi
beklenen yeni müşterilere markanın ifade edilmesi (story telling) ve
kalıcı birliktelik (CRM) aktarılmış
olur.
Aynı zamanda görsel merchandising, müşterilerin sunulan ürünlerin algılamasında, sirkülasyon
alanlarının (zoning) ve mağaza içi
dolaşımın daha rahat, konforlu
hale gelmesinde ciddi bir rol oynar. Mekansal düzenlemede yapılan esneklik sayesinde yeni gelişimlere rahatça uyum sağlaması
bakımından ve en son olarak da
müşteri dolaşım trafiğin artışına
doğru oranla yıllık ticari ciroya katkısı açısından konunun önemini
bir kez daha vurgulamak isterim.
Dolayısıyla retail mimarlığının kesinlikle bu konuda uzmanlasmış
özel bir tasarımcı tarafından yapılması tavsiye edilir. Aynı zamanda bu kişinin mimarlığın yanı sıra,
uluslararası ticari ve tasarım deneyimlerinin ve vizyonunun olması,
yurt içi ve dışı gelişimleri yakından
takip etmesi, özellikle de kültürel
ve etimolojik değişikliklerle çok
çeşitlilik kavramlarını da iyi bilmesi
gerekir.
HABER
Estuz, izmir fabrikasının
kapasitesini artırıyor
Toplamda ayda 12 bin ton üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük mamul tuz
üreticileri arasında yer alan Estuz, İzmir’deki fabrikasında kapasite artırımına gidiyor
Sektörde 33 yılı geride bırakan ve üç ayrı
bölgede olmak üzere üç ayrı tesiste faaliyet gösteren Estuz, İzmir Çiğli’deki deniz tuzu üretim tesisinde kapasite yatırımı
planlıyor. Estuz Yönetim Kurulu Başkanı
Vedat Özdemir, 2015’i atılım yılı ilan ettiklerini hatırlatarak, bu yıl yüzde 20’nin
üzerinde büyüme hedeflediklerini kaydetti. Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl
da yatırımlarına hızla devam edeceklerini söyleyen Özdemir, beş yıl önce
girdikleri perakende pazarına yönelik
yatırımlarının sürdüğünü bu alanda
giderek güçlendiklerini belirtti. Tuzun
dengeli kullanımına önem verdiklerini
bu nedenle Hayatın Dengesi yaklaşımıyla çalışmalarını sürdürdüklerini
vurgulayan Özdemir, 5 bin ton üretim
yapılan İzmir Çiğli’deki deniz tuzu üretim
tesislerinde de kapasiteye yönelik bir yatırımı hayata geçireceklerini açıkladı. Özdemir, şirket olarak teknolojiyi yakından takip ettiklerini ve fabrikalarında son sistem
teknoloji ile üretimlerini gerçekleştirdikleri-
ni de sözlerine ekledi.
Endüstriyel ve perakende sektörüne yönelik ürünler ürettiklerini bildiren Özdemir,
tesisleri ve üretim kapasiteleri ile ilgili ise
şu bilgileri verdi: “Bugün itibariyle üç ayrı
bölge ve üç ayrı tesiste hizmet veriyoruz.
Eskişehir’deki tesiste ayda bin 500 ton
kapasite ile üretim gerçekleştirilirken, Çiğli’deki tesiste ayda 5 bin ton üretim yapılıyor. Dazkırı’daki tesiste ise ayda 3 bin
ton rafine tuz, 2 bin 500 ton kurutulmuş
tuz kapasitesi ile çalışmalar sürdürülüyor.
Tekstil ve kimya sektörünün ihtiyaçlarının
yanı sıra seçkin gıda kuruluşlarının tuz tedariğini sağlıyoruz. 2010 yılından bu yana
ise rafine ürün çeşitleri ile perakende sektörüne hizmet veriyoruz.”
Yarım asırlık firma artık ingilizlerin
Türkiye’nin 52 yıllık un şirketi Söke Un, İngiliz menşeli yatırım fonu Mediterra Capital
Partners I,LP’nin yüzde yüz sahip olduğu MKU Un AŞ’ye satıldı
Söke Un hissedarları ile İngiliz menşeli
yatırım fonu Mediterra Capital Partners
I,LP’nin yüzde yüz sahip olduğu MKU Un
AŞ arasında Söke Un hisselerinin yüzde
yüzünün satışıyla ilgili nihai satın alma
sözleşmesi imzalandı. Şirket tarafından
konuyla ilgili yapılan açıklama şöyle:
“Söke Un hissedarları ile İngiliz menşeli
yatırım fonu Mediterra Capital Partners
I, LP’nin yüzde yüz sahip olduğu MKU
Un AŞ arasında Söke Un hisselerinin
yüzde yüzünün satışı ile ilgili olarak nihai satın alma sözleşmesi imzalanmıştır.
Tesco’da John Allan dönemi
Dixons Carphone’da başkan vekili olarak görev yapan John Allan’ın, 1 Mart
2015 tarihi itibariyle Richard Broadbent yerine Tesco’nun Yönetim Kurulu
Başkanı olacağı açıklandı. Halen Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüten Richard Broadbent açıklamasında, John
Allan’ın Tesco’daki bu önemli görevi
kabul ettiği için duyduğu memnuniyeti
ifade ederek, Allan’ın geniş uzmanlık
Yapılan İşleme ilişkin Rekabet Kurumu
başvurusu yapılmıştır. Taraflar işlemin
önümüzdeki günlerde tamamlanabilmesi
için çalışmaktadırlar. Mediterra, Söke Un
markasının pazardaki güçlü konumuna
ve 60 yılı aşkın süredir geliştirdiği üretim
tecrübesine güvenmekte, bu sağlam
temeller üzerinde şirketin Mediterra’nın
desteğiyle hızlı bir büyüme yaşayacağına
inanmaktadır. Bu hızlı büyümenin sağlanabilmesi için kapasite artışı da dâhil
olmak üzere farklı stratejiler değerlendirilmektedir. İşlemin tamamlanması halinde
Söke Un’un mevcut Ortak ve Genel Müdürü Seyda Akdurak, Yönetim Kurulu
Başkanlığı ve Genel
Müdürlük görevlerine devam
edecektir.”
alanı, deneyimi ve kişisel özellikleriyle
Tecso Grubu’nun geleceğine çok büyük katkı sağlayacağına olan inancını
vurguladı.
Kıdemli Bağımsız Direktör Patrick Cescau, John Allan’ın Tesco’nun tüm Yönetim Kurulu Üyelerinin ortak kararı
doğrultusunda Allan’a teklif götürüldüğünün altını çizdi. John Allan’a görevi
için 3 yıl boyunca her yıl sabit olarak
650 bin Pound ödenecek.
MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi 63
HABER
Hayat Kimya cirosunu açıkladı
Hayat Kimya, 2014 yılını yüzde 20 büyümeyle kapatarak 1,2 milyar dolarlık ciro hacmine ulaştı
Hayat Kimya’nın 2014 yılına ilişkin değerlendirmeleri ve 2015 hedefleri, Hayat
Kimya Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel
Koordinatörü Prof. Dr. Orhan İdil, Temizlik Kağıtları Kategorisi Global Pazarlama
Direktörü Aysel Aydın ve Kağıt Fabrikalar
Direktörü Lütfi Aydın’ın katılımıyla İstanbul’da düzenlenen toplantıda paylaşıldı.
Hayat Kimya’nın büyüme hızının arkasında kuruluşundan bu yana benimsediği
yenilikçi yaklaşımlar ve markalarına, işletmelerine ve insan kaynaklarına yapılan
yatırımlar olduğunun altını çizen Orhan
İdil, “Bu başarımız istatistiklere de yansımış durumda. Bugün Hayat Kimya, en
yüksek hacimde ihracat yapan ilk bin kuruluş içinde 57’nci, en büyük 500 sanayi kuruluşu içinde 62’nci, ve Holding en
hızlı büyüyen şirketler içinde de 21’inci
sırada bulunuyor. Son 10 yıldır her sene
ortalama yüzde 20’lik birleşik büyüme ile
her 4 yılda bir, iki kat büyüdük.” diye konuştu.
Büyüme asrtarak devam edecek
Hayat Kimya’nın ülke ekonomisi için katma değer üretirken, istihdama da katkı
sağladığını ve çalışanlarına da yatırıma
devam ettiklerini kaydeden İdil, “Büyümemize paralel olarak 2014 yılında 1000’in
üzerinde arkadaşımızı bünyemize katarak
yurtiçinde toplam çalışan sayımız 3 bin
500’e, dünyada ise toplam 7 bine yaklaşmış durumda. 320 çalışanımızı 2014
yılında global çalışma yetkinlikleriyle donatacak yurtdışı görevlerine atadık. Bugün Hayat Kimya, ilanlarına gelen 140
bin başvuruyla en fazla ilgi çeken şirketlerden biri haline geldi.” dedi. Markaları-
na, teknolojiye, insan kaynakları eğitimi
ve Ar-Ge’ye yaptıkları sürekli yatırımın
kendilerini daha büyük hedefler için cesaretlendirdiğini ifade eden Orhan İdil, “Bu
yatırımlarımızın yansımalarını Türkiye’de
olduğu kadar, bölgede giriş yaptığımız
her ülkede de görüyoruz. Hayat Kimya,
yatırım yaptığı bölgelerdeki istikrarsızlıklara rağmen, tüm bu değerleriyle teknoloji
ve kalite ihraç eden bir kuruluş haline geldi. 2015’te de büyümemizi bu misyon ile
sürdüreceğiz.” diye konuştu.
Ülker bir firma daha satın aldı
Yıldız Holding, girişim sermayesi Actera Özel Sermaye Fonu’unun ev dışı tüketim
sektöründe faaliyet gösteren g2m’deki yüzde 64 payını aldı
Yıldız Holding’den yapılan açıklamada,
Holding ile Actera arasında imzalanan
anlaşmaya göre, şirketin elindeki yüzde
64’lük hissenin Rekabet Kurulu kararının ardından Yıldız Holding’e geçeceği
belirtildi.
Açıklamada gerçekleşen hisse alım
Metro Toptancı Market’te görev
değişikliği
Metro Toptancı Market Türkiye’de 2013
yılından bu yana Gıda Satın Alma Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev
yapan Thomas Rudelt’in sorumluluk alanı
genişledi. Rudelt, yeni dönemde Gıda Dışı
Satın Alma Direktörlüğü görevini de üstlenecek. Rudelt yeni sorumluluğu ile birlikte
Metro raflarında yer alan tüm ürünlerin satın
64 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
işleminin bedeli ile ilgili bir bilgi ise yer
almadı. Son yıllarda dünyada en hızlı büyüyen pazarların başında ev dışı
tüketim sektörünün geldiğine işaret
eden Yıldız Holding Perakende Grubu
Başkanı Mustafa Yaşar Serdengeçti,
“Türkiye’de de benzer bir performans
gösteriyor. G2M Türkiye pazarının bu
alandaki önemli oyuncularından biri.
Her biri kendi alanında güçlü markalarla ve tedarikçilerle uzun yıllara dayanan sağlam ticari ilişkileri var. Satın alım
sonrasında da aynı çalışma sistemi devam edecek.” şeklinde konuştu.
alma süreçlerini yönetecek.
Metro’daki kariyerine 1983 yılında Metro Almanya’da stajyer olarak başlayan Thomas
Rudelt, Departman Müdürü, Mağaza Müdürü, Gıda Direktörü gibi önemli görevlerde
bulundu. 2013 yılından bu yana Metro Toptancı Market Türkiye bünyesinde Gıda Satın Alma Direktörü olarak çalışan Rudelt’e
son olarak Gıda Dışı Satın Alma departmanı da bağlandı. Spor yapmaktan hoşlanan
Thomas Rudelt, gitar ve piyano çalıyor.
HABER
Organik tavuk pazarında
sürpriz büyüme
Organik gıdaya artan rağbetin yanında gelişen organic tavuk pazarında
büyüme yıldan yıla artıyor
Organik tavuk tüketiminin Türkiye’de Avrupa
ortalamasının gerisinde olduğunu
ama buna rağmen büyük yol
kat edildiğini belirten Orvital Organik
Gıda Kurucu Ortağı
ve Gıda Mühendisi Muharrem Doğan:
“Türkiye’de organik tavuk pazarına 2009
yılında girdik. O zaman tek marka bizdik, halen de pazarın lideriyiz. Gelişime
ve büyümeye şahitlik etmek çok umut
verici. O günden bu yana pazar, 14 kat
büyüdü. Bu pazarı bilinçli anneler ve onların talebine kulak veren zincir mağazalar büyüttü. Sağlıklı beslenme bilincinin
artması için organik üretim yapan çiftçilerimizi cesaretlendirmeliyiz. Biz en bü-
yük gücümüzü organik üretim yapan aile
çiftliklerinden ve sözleşmeli tarım modelimizden alıyoruz.” dedi.
Organik konusu artık fiyat değil bilinçle odaklı
Organik konusu fiyat odaklı olmaktan
çıkıp bir bilincin göstergesi olmaya başladığına vurgu yapan ve “Bunu organik
bakliyat, makarna ve et/sebze suyu ürettikten sonra daha net gözlemledik” diyen
Doğan, organik tüketimin 3 büyük il dışında Bursa ve Antalya’da ciddi arttığına
vurgu yaptı. Organik tavuk liginde İstanbul‘da; Ataşehir, Caddebostan, İstinye,
Bahçeşehir, Etiler, Ankara’da; Zirvekent,
Beysukent, Çankaya, Bursa’da; Geçit,
Nilüfer ve İzmir’de; Mavişehir ve Bostanlı
en fazla organik tüketen ilçeler olarak ön
plana çıkıyor.
Yerel zincir marketler de konuya duyarlı…
Doğan’a göre: “Organik ürünler her geçen gün daha erişilebilir oluyor. Önemli
olan organik üretim yapan üreticilerin sayılarının artması. Onlar üretsin biz onlara
pazar yaratırız. Global marketler kadar
yerel zincir mağazaların da organik ürünlere ilgisi arttı.” dedi.
Lila Kağıt yoluna Ediz Hun’la
devam edecek
Lila Kağıt’ın Sofia markası ile 2014 yılında başlattığı ‘Sofia Ormanları Yok Etmez’ kampanyası, yoluna Ediz Hun ile devam ediyor
Dünya standartlarında temizlik kağıtları
üretme vizyonuyla 2008 yılından bu yana
faaliyetlerini sürdüren Lila Kağıt, ‘Sofia
Ormanları Yok Etmez’ kampanyasına
Sanatçı ve Ekolog Ediz Hun ile devam
ediyor.
Reklam kampanyasının ön gösterimi için
düzenlenen toplantıda konuşan Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü, Sanatçı ve
Ekolog Ediz Hun ile Sofia reklam kampanyasında bir araya gelerek aynı amaca beraberce hizmet etmekten duyduğu
memnuniyeti dile getirdi.
Sanatçı ve Ekolog Ediz Hun ise ilk defa
bir reklam filminde oynadığını ve Türkiye’ye değer katan bir proje içinde yer
almaktan dolayı mutlu olduğunu paylaştı. Ediz Hun: “Sanat camiasının sevilen
bir ismi olarak, çeşitli projeler için birçok
teklif alıyorum. Şimdiye kadar yapılan bu
teklifleri açıkçası benimseyememiştim.
Ancak Sofia gibi hammadde temininde
bu derece hassasiyet ve titizlik gösteren
bir kuruluşun, Türkiye’de ilk olan endüstriyel ağaç tarımı projesi içinde yer almak
benim için gurur vesilesidir.” dedi.
Karadeniz PERDER’den Antalya çıkarması
Karadeniz PERDER Yönetim Kurulu ve Üyeleri ANFAŞ
Food Product 22’nci Uluslararası Gıda İhtisas Fuarı’nı ziyaret etti. Karadeniz Perder Yönetim Kurulu ve Üyeleri üretici firmalarla görüşmelerin yapıldığı ziyaret sonrası, Kumluca da bulunan üye, Bahçeli Gıda ziyareti gerçekleşti.
Karadeniz PERDER Başkanı Osman Kalafat; “Görüşmelerde meyve ve sebze reyonlarında personel ürün konuları. Meyve sebze alımlarında yapılabilecek olan iyileşmeler
hakkında görüş ve öneri alışverişi yapıldı.” diye konuştu.
MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi 65
SOSYAL SORUMLULUK
Perakende ve
hızlı tüketim
sektörünün topluma
sağladığı katkı
sadece istihdam ve
kazandırdığı yüksek
vergiyle sınırlı
kalmıyor. Sektör,
sosyal sorumluluk
çalışmalarıyla
da topluma katkı
sağlıyor
Sosyal
Özhan
Özhan Marketler Zinciri, Kadın Ekonomi Platformu Derneği işbirliği ile hayata
tutunmakta zorlanan dezavantajlı kadınlar için meslek edindirmeye yönelik “Altın Kep” projesini hayata geçirdi. Özhan
Gönüllüleri Topluluğu ve Uçurtma Kreatif’in desteğiyle gerçekleştirilen proje
kapsamında dezavantajlı kadınların ve
gençlerin kariyer sahibi olmalarına katkı
sağlanacak. Projenin tanıtımı Kadın Ekonomi Platformu Derneği üyeleri, Özhan
dostları ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşti. Tanıtım toplantısında proje
ile ilgili bilgi veren Özhan Marketler Zinciri
Reklam ve Halkla İlişkiler Sorumlusu Ayşen Yılmaz, Geçit Şube’den başlayan ve
tüm şubelerde devam edecek projede,
satışa sunulan alışveriş filelerinin gelirinin,
meslek edindirmeye yönelik eğitim mutfağının oluşturulması için kullanılacağını dile
getirdi. Kadın Ekonomi Platformu Derneği Başkanı Hayal Aydede ise, Altın Kep
projesinin hayatlarının en karanlık anında
gençlere, kadınlara ve evlatlarına bir kariyer ışığı yakarak yeni bir hayat sunmak,
yaşama sevinci olmak için yola çıktılarını
belirtti.
68 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
sorumluluk
Unilever
Lider markaların üreticisi Unilever, Sürdürülebilir Yaşam Planı kapsamında gerçekleştirmeyi taahhüt ettiği en temel hedeflerinden biri olan sıfır katı atık statüsüne,
tüm dünyada 2015 yılı itibarıyla ulaştığını
duyurdu. Hedefini çevresel etkisini azaltır-
ken, işini de iki katı büyütmek olarak belirleyen Unilever, tüm küresel fabrika ağında
katı atık alanlarına sıfır atık gönderen fabrikalar yaratarak 200 milyon avro maliyet
tasarrufu yaptı. Türkiye’de ise son olarak
üretime başlayan Konya Algida Fabrikası
da dahil olmak üzere tüm üretim tesisleri
2013 yılından bu yana sıfır katı atık statüsünde üretim yapan Unilever’in; fabrikalarından atık alanlarına hiçbir katı atık
gönderilmiyor, tesislerde ortaya çıkan katı
atıklar yeniden kullanılıyor, geri dönüştürülüyor ve geri kazanılıyor. Türkiye’nin sıfır
katı atık hedefine en hızlı ulaşan ülkelerden
biri olduğunu vurgulayan Unilever Türkiye
Tedarik Zincirinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Nihal Temur konuyla ilgili şunları
söyledi: “Katı atık alanlarına sıfır atık gönderme hedefi Unilever’in sürdürülebilir büyüme hedeflerinin temel unsurlarından birini oluşturmaktadır. Sürdürülebilir Yaşam
Planı çerçevesinde 2015 yılına kadar tüm
dünyadaki tesislerde hedeflenen sıfır katı
atık statüsünü, biz Türkiye’de globalden
önce, 2013 yılında gerçekleştirdik. Şu an
Türkiye’deki tüm mevcut fabrikalarımız
sıfır katı atık statüsünde faaliyet gösteriyor. Çevresel anlamda daha sorumlu fabrikalar yaratmak için tüm dünyada en iyi
uygulamaları hayata geçiriyoruz. Unilever
Türkiye olarak, Sürdürülebilir Yaşam Planı
kapsamındaki diğer hedefler doğrultusunda kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz.”
Biçen
Biçen Marketleri topluma anlamlı bir hatırlatma yapmak üzere bir sosyal sorumluluk
projesi başlattı. Hayata geçirilen bu projede 1 milyon poşet üzerine “Güçlü Kadın,
Güçlü Toplum” sloganı yazılarak, kadının
toplumdaki yerinin önemine vurgu yapılıyor. Poşetlerin bir yüzünde bu anlamlı slogan yer alırken diğer bir yüzünde de Hürriyet’in 10 yıldır sürdürdüğü Aile İçi Şiddete
Son Kampanyası’na destek veriliyor. Poşetlerin üzerinde Hürriyet’in 7 yıl sürdürdüğü ve geçtiğimiz günlerde Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’na devrettiği
Aile içi Şiddet Acil Yardım Hattı numaraları da yer alıyor. Biçen, poşetler üzerinde
“Şiddet görüyorsanız ya da şiddete uğrayan birini tanıyorsanız lütfen bu numaraları
arayın” mesajına yer verdi. Hürriyet’in Aile
İçi şiddete son bilgilendirme kitapçıkları
da kasalarda müşterilere dağıtılıyor. Ayrıca mart ayı boyunca mağaza içindeki afişlerle, radyo anonslarıyla ve 8 Mart’ta tüm
Biçen çalışanlarının yakalarına takacakları
rozetlerle, ziyaretçilerine “Güçlü Kadın,
Güçlü toplum” mesajı verecek.
RÖPORTAJ
Pakmaya’ya
raflarda yer açın
Maya üretimi ve üretim kapasitesi bakımından Türkiye’de bir, dünyada ise üçüncü
sırada olan Pakmaya, büyümesini Ar-Ge’yle sürdürecek. Hali hazırda 130 ülkeye
ihracat yaptıklarını belirten Pakmaya Tüketim Ürünleri Satış ve Pazarlama Müdürü
Kemal Aktaş, 50 olan ürün çeşitlerini 100’e çıkartacaklarını ve tüketicilerine lezzetli
ve kesin sonuç verecek ürünler sunacaklarını anlattı
Röportaj / Onur KAYA
P
Kemal Aktaş
70 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
akmaya’nın kuruluş
hikâyesi aslında çok
eskilere, kurucu grubun ilaç laboratuarı kurmasına dayanıyor. Bu tecrübeden hareketle de maya
lideri bir ‘Pakmaya’ ortaya
çıkıyor. Bize bu hikâyeden
biraz bahsedebilir misiniz?
Bu öykü Cumhuriyetimizle birlikte başladı. Şirketler grubumuzun temeli 1923 yılında Prof.
Mustafa Nevzat Bey’in kendi
adını taşıyan ilaç laboratuvarını
kurmasıyla atıldı. Günümüzde
Türk ilaç sektörünün öncü ve
köklü kuruluşu olan Mustafa
Nevzat İlaç San. AŞ’de uzun
yıllar ilaç ve ilaç hammaddeleri
üretildi. Böylece titiz, dikkatli ve
hijyenik sınai üretim deneyimi
kazanan grubumuz, 1973’te
gıda sektörüne girmeye karar
verdi. İlk Pakmaya fabrikası İzmit-Köseköy’de işletmeye açıldı. Bu, maya alanında Türkiye
için bir dönüm noktası oldu.
Türkiye fırıncılık sektöründe
fenni maya kullanımı bu tarihten itibaren, Pakmaya’nın öncülüğünde yaygınlık kazandı ve
fenni maya ekmek üretiminin
vazgeçilmez unsurlarından biri
oldu. İlk fabrikasının ardından
1986’da İzmir-Kemalpaşa’da
ikinci, 1990’da Düzce-Cumayeri’nde üçüncü maya fabrikasını kuran şirketimiz, Türkiye dışındaki ilk yatırımını da
1998’de Romanya’nın Paşcani şehrinde gerçekleştirdi.
Tüm Pakmaya fabrikalarında
üretim, en yüksek uluslararası
hijyen ve kalite standartlarına
uygun olarak, bilgisayar kontrollü sistemlerle yapılıyor. Yaklaşık bin kişilik deneyimli bir
kadroya ve günümüzün en gelişmiş teknik donanımına sahip
olan bu tesislerde, kaliteden
ödün vermeyen bir anlayışla
yaş, aktif kuru ve instant maya
çeşitleri üretiliyor. Kurulduğu
günden bu yana sürdürdüğü
istikrarlı büyümeyle yıllık 250
bin ton yaş maya eşdeğerinde
bir kapasiteye ulaşmış bulunan
şirketimiz, dünyanın sayılı büyük maya üreticisi arasında yer
alıyor. Pakmaya olarak, ekmek
mayası üretimi ile birlikte 1986
yılından beri; fırıncılık, pastacılık
ve değirmencilik ürünleri alanında da faaliyet gösteriyoruz.
Pakmaya, geçtiğimiz yılsonuna doğru tatlı grubundaki ürünlere geleneksel
Türk tatlılarını da ekledi. Bu
ürünlerin pazardaki durumu
nedir? Beklentilerinizi karşıladı mı?
Son 3 yılda piyasaya sunduğumuz 50’ye yakın ürün ile pazarda oldukça büyük başarı elde
ettik. Girdiğimiz her kategoride pazarı da büyüttük. Zaten,
Nielsen araştırma şirketinin
bölgesel bazda yaptığı araştırmalar sonucunda bu kategoride ikinci marka olduğumuz
tespit edildi. Bu da bizi mutlu
ediyor. 3 yıl önce yola çıkarken de zaten kendimize hedef
olarak, pazarın ilk iki oyuncusundan biri
olmayı seçmiştik. Tüm planlamalarımızda
ve bütçelerimizde hedeflerimize ulaştık.
Pazarın şu anda en iyi iki oyuncusundan
biri konumundayız.
Yurtdışı atağına çok erken kalkan
Pakmaya şu an kaç ülkede var? Dış
pazardaki Pakmaya’nın payı ve durumu nasıl, öğrenebilir miyiz?
Halen 130 ülkeye ihracat yapıyoruz. Pakmaya bugün yıllık 250 bin
ton yaş maya kapasitesiyle dünyanın
sayılı büyük üreticileri arasında yer
alıyor.
Şirketimiz
maya üretimi ve
üretim kapasitesi
bakımından Türkiye’de lider, dünyada ise ilk üç firma
arasında bulunuyor.
Pakmaya’nın lo-
jistik ağını ve bu ağı nasıl yönettiğini
bizimle paylaşabilir misiniz?
Türkiye’nin her noktasında varız ve bütün
illerde bayilerimiz bulunuyor. Türkiye’de
her ilde dağıtım aracı olan ender firmalardan biriyiz. Ülke genelindeki 5 bölge müdürlüğümüz, Türkiye’nin 81 ilinde distribütör ve bayilik sistemi ile ürünlerimizi
tüm satış noktalarına ulaştırıyoruz.
Günümüzde üretici firmalar için ArGe çalışmaları çok önemli. Pakmaya
Ar-Ge çalışmalarını nasıl yürütüyor?
Yıllık ne kadar bütçe ayırıyor?
Ar – Ge yatırımlarımız bizim işimizin merkezinde yer alıyor. Bünyemizde faaliyet
gösteren Pak Biyoteknoloji Araştırma ve
Geliştirme Merkezi (PBİO), Fırıncılık Araştırma ve Geliştirme Merkezi” (FAGEM) ve
Pakmaya Uygulama Merkezi (PUM) ArGe çalışmalarına verdiğimiz önemin en
büyük göstergesidir. 1988 yılında kurulan
PBİO ile değişen tüketici talep ve beklentilerini karşılayarak, daha kaliteli, daha dayanıklı ürünler geliştirmeyi hedefledik.
1989 yılında Türkiye’de özel sektöre
ait ilk FAGEM’i kurarak ekmek katkı
maddeleri ile premikslerinin, pişirme yardımcıları, pastacılık ve değirmencilik ürünlerinin geliştirilerek
denemelerinin yapıldığı ve kullanıcılara tanıtıldığı bir merkezi hizmete sokmuş olduk. PUM sayesinde
ise, yeniliğe, değişime özellikle
açık bir sektör olan pastacılık
ve unlu mamuller dünyasındaki
pastane ve fırın işletmecileri ile
ustaları bir araya getiriyor ve
onlara destek veriyoruz.
Önümüzdeki süreçte Pakmaya’nın gelecek hedefleri ve yatırım planları neler öğrenebilir miyiz?
2012 yılında yola çıktığı-
mızda bir maya markasından ziyade bir
gıda markası olma vizyonumuz vardı.
Bu bağlamda da adım adım gıda firması
olma yönünde ilerliyoruz. Tıpkı maya gibi,
yeni gıda ürünlerimizle de mutfağın vazgeçilmezi olmayı amaçlıyoruz. Bu alanda
yeni ürünlerimizle her zaman pazarda iddialı olacağız. Tüketim ürün grubumuzda
pişirme yardımcıları, pudingler, şantiler,
soslar, pasta kremaları, Türk tatlıları ve
çikolatalar ile birlikte 7 kategoride 50’ye
yakın ürünümüz bulunuyor. En yeni ürünümüz ise çikolata. Yaptığımız pazar
araştırmasında kadınlarımızın mutfakta
unlu mamulleri yaparken kullandıkları çikolata çeşitlerinin yetersiz olduğunu fark
ettik. Bu alanda çeşitler çok az. Bugüne
kadar sadece “bitter” çikolata olarak parça ve damla formunda ürünlerden oluşan ev tüketimi çikolata pazarına, Bitter
ve Sütlü Parça Çikolata, Bitter Kurabiye
Çikolatası ve Sütlü Kurabiye Çikolatası
olmak üzere 4 yeni ürün sunduk. Geçen
yıldan bu yana Türk tatlıları kategorisinde
de büyük hamle yaparak geleneksel lezzetlerimizi sofralarımıza tekrar kazandırdık. Bu kategoride bugüne kadar damla
sakızlı muhallebi, sütlaç, keşkül, supangle, tavukgöğsü, aşure, irmik tatlısı ve muhallebi gibi geleneksel Türk tatlılarını tüketici ile buluşturduk. Biz mutfakta kullanılan
her ürün kategorisinde Pakmaya ürünlerinin ön plana çıkmasını hedefliyoruz. Hızlı
tüketim grubu (FMCG) son yıllarda üzerinde oldukça durduğumuz ve yeni ürünlerimizi tüketicilerimiz ile buluşturduğumuz
bir alan. Bu gruptaki ürünlerimizle ikinci
sıraya yerleştik, ancak hedefimizi büyük
tutuyor ve liderlik için mücadele ediyoruz.
Tüketim ürün grubunda ürün portföyümüzü geliştirmeye devam edeceğiz. Ürün
çeşitlerimizi 100’ün üzerine çıkararak, tüketicilerimizi pazarda var olmayan, pratik
lezzetli ve garanti sonuç veren ürünlerimizle tanıştıracağız.
MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi 71
KÜRSÜ / ÖZGÜN
Okan Aras
[email protected]
Perakende biliminde
bitmez değişimler
S
ektör, dinamik yapısını eksik etmediği sürece, tüketici ihtiyaçlarının da sonsuz
olup karşılanması güçleştikçe, perakende dünyası ayrı bir bilim dalı
olarak ilgi görmeye devam ediyor.
Bilim insanları, pazarlama/satış
stratejilerini yeniledikleri gibi, sürekli farklı ve öncü olabilmenin
metotlarını da araştırıyor…
Biraz veri…
Şart…
Eskiden veri hiç yoktu; şimdi bazı
değerleri;
dernek/federasyon/
araştırma kurumları; medya marifetiyle yayımlıyor ki, karanlıkta çam
devirmeden konuşabiliyoruz…
Önceki yılın değerlerine
kuşbakışı göz gezdirsek de; Satın alma Gücü
Paritesi (SGP) değerine
göre, kişi başına Gayri
Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH)
endeksi, 2013 için 55
olarak belirlendiğine tanık
oluruz.
Avrupa Birliği (AB) İstatistik Ofisi tarafından
açıklanan SGP’ye göre, kişi başına GSYH endeksi 2013 yılı geçici sonuçlarına göre 28 AB ülkesi
ortalaması 100 kabul edilirken, bu
değer Türkiye için 55…
Halen, AB ortalamasının yüzde 45
altında kaldığımız önemli bir gerçek. Bosna-Hersek’in 29 olmasından kime ne?
Ölçü mü?
Kaldı ki, bireysel tüketim düzeyinde de benzer bir durum söz konusu ve hatta paralel…
Peki, neden Türkiye?
Yukarıda verilen değerlere bakıp
da aldanmayın. Türkiye, hâlâ perakendenin ilgi odağı ve hedef ülkesi…
Dünyanın en önemli pazarların-
dan biri konumunda olan Türkiye
perakendesi, bu yüzden ivmesini
kesmiyor ya, hepimiz sık sık bu
konuyu gündeme getiriyoruz.
Doğal…
Ve rakamların; bir kaç yıl içersinde
400 milyar dolar seviyesini geçeceğini de yazıyor, çiziyoruz.
Küresel markaların gözü de ülkemi, mesken tutmuş durumda…
Böylesi genç ve atılgan bir nüfusa,
mal ve hizmet üretebilmek, uluslar
arası perakende devlerine cazip
geliyor çünkü…
Ve ne garip;
Dünyanın ilk alış-veriş merkezi
gârı, onları satın alabiliyor. Aynen
Beğendik grubunun Alman Metro
Grubu’nun Türkiye’deki 12 Real
Hipermarket Zinciri’ni satın alması
gibi.
Olur mu? Olur…
Durmak yok, başarılara devam…
Ya yurt dışı operasyonlar…
Gıda dışı ve daha çok tekstil markalarında, uluslararası deneyimlerimiz giderek artıyor.
İç pazar kadar, dış pazarda da
perakendenin önemli oyuncuları
olmaya özen gösteriyoruz.
İyi temsilcilerimiz var…
Ya gıda?
Market zincirlerimiz ne durumda?
Pek parlak değil doğrusu…
Orta Doğu’dan bir adım
öteye gidemiyoruz mesela.
Ve kaldı ki, o bile sınırlı…
İç pazarda rekabet eden,
zaman zaman üstünlük
kuran marketler zincirleri,
nasıl oluyor da, dış pazar
açılımını yapamıyor?
Hiç kendinize sordunuz mu?
Ve ne cevap aldınız?
Merak ediyorum doğrusu…
Sanırım, bu konuda gerçekten bir
market ekolümüz yok!
Ne yazık ki, pek çok yerel ve hatta
ulusal konuma geçme alıştırmaları yapan market zincirleri, sistem
ihraç edebilme özelliğine sahip
değil.
Çünkü açıkça ifade etmek gerekiyor ki; sistemleri yok!
Organizasyonları büyüdükçe, yönetmekte zorlanıyorlar.
Denetleyemedikleri gibi, korkuyorlar bu durumdan…
Ve sonrasında; nitekim yönetemiyorlar da…
Yanılıyorumdur belki…
Dünyanın en önemli
pazarlarından biri konumunda olan Türkiye
perakendesi, bu yüzden
ivmesini kesmiyor ya, hepimiz sık sık bu konuyu
gündeme getiriyoruz.
İç pazarda
rekabet eden,
zaman zaman
üstünlük kuran
marketler
zincirleri, nasıl
oluyor da, dış
pazar açılımını
yapamıyor?
Hiç kendinize
sordunuz mu?
72 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
mantığını İstanbul Kapalıçarşı ile
başlatmışsak da, arkası gelmemiş
bir türlü.
Aynen, güreşte hep üstte olan
Türkiye, nasıl olduysa, şimdilerde
sırtını minderden kaldıramıyor…
Var bir hikmet, ama ne?
AVM mantığını, yönetim şekillerini,
pazarlama/satış stratejilerini, görsel mağazacılığı ve hatta ‘iyi esnaf’
tanım ve de uygulamalarını, elin
yabancısından yeniden öğrenmek
için çaba sarf edip, debeleniyoruz.
İyi örneklerimiz elbette var… Yeterli değil!
Ve bazen;
Yabancı sermaye bizden perakende zincirlerini satın alırken, bir
bakıyorsunuz, bizim motiflerin rüz-
HABER
KalDer’in karikatür
yarışmasının kazananları
belli oldu
Biçen, yarına hazır
Biçen 2016 yılında yapacağı mağaza konsept çalışmaları için hazırlıklara başladı
Kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında karikatür sanatına destek vermek amacıyla KalDer Bursa Şubesi’nin geçen yıl başlattığı Anadolu Karikatürcüleri Derneği işbirliğinde
düzenlediği Ulusal Karikatür Yarışması, ikinci
yılında sanatseverle buluşmaya devam ediyor
Jüri değerlendirmesini tamamladı,
ödüller açıklandı
Gizli oylama sonucu yarışmada ödül almaya hak kazanan eserler belirlendi. Yapılan puanlama sonucunda ödüller ve ödül almaya hak kazananlar açıklandı:
Birincilik ödülü: Oğuz Gürel (İstanbul)
İkincilik ödülü: Musa Gümüş (İstanbul)
Üçüncülük ödülü: Emrah Arıkan (Ankara)
Üç adet mansiyon plaketi: Yalçın Eroğlu (Bursa), Aytur Şahinbay (İzmir), Cem Güzeloğlu (İzmir)
Anadolu Karikatürcüler Derneği özel ödülü: Sait Munzur (Ankara)
Yarışmanın jüri üyeleri şöyle;
1. Ahmet Aykanat
Karikatürist
2. Mehmet Kahraman Karikatürist
3. Cüneyt Şenyavaş
Karikatürist
4. Kemal Akkoç
Karikatürist
5. Halit Kurtulmuş
Karikatürist
6. Aykan Kurkur
KalDer Bursa
Genel Sekreter
7. Arzu Özel
KalDer Bursa
Sempozyum ve
Üyelik Yöneticisi
Hem 23 yıllık Biçen markasını hem de yeni markası
Tadolya’yı Avrupa standartlarında konsept çalışmalarla yenilemek üzere
kolları sıvayan Biçen, geçtiğimiz gün ofisinde önemli
bir misafiri ağırladı.
Biçen üst yönetim kadrosu, Hollanda merkezli
perakende tasarım firması
Jos De Vries Orta ve Güneydoğu Avrupa Bölgesi
Direktörü Martin Gaber
ile bir ön görüşme yaptı.
Gaber, dünya perakende
sektöründeki trendler ve
Türkiye perakende sektörünün analizlerini aktardı.
Mağaza içi lojistik, mağaza
dizaynı, mağaza ekipmanları, ürün gruplarının doğru
yerleşimi, müşteri yürüme
rotası konusundaki deneyimlerini dünyanın farklı
bölgelerindeki örnek uygulamalarla paylaştı.
2015’te ‘Yarın İçin Şimdi
Harekete Geç’ felsefesi
ile hareket ettiklerini dile
getiren Sinan Biçen, mağaza dizaynı ve konsept
konusunda yeni fikirler ve
çözümlere her zaman açık
olduklarını, farklı bakış açılarının, farklı uygulamaların kurumsal kimliklerine
büyük değerler katacağını
söyledi.
Pakmaya çikolata pazarını
yeniden tanımlıyor
Pakmaya süsleme amaçlı faydası bulunan ve tek
bir çeşitten oluşan bu ürün kategorisinde lezzeti
ön planda tutan yenilikçi bir yaklaşım ile 4 yeni ürün
sunuyor. Pakmaya fırın ve pastaneler için olduğu
kadar evde üretilen ve tüketilen unlu mamul, pasta ve tatlılar için de vazgeçilmez bir gıda markası
haline geliyor. Bu alanda başta pişirme yardımcıları
olmak üzere pudingler, tatlı soslar, krem şanti ve
hazır tatlılar ile rakipleri karşısında gücünü kanıtlayan Pakmaya
şimdi de çikolata kategorisinde
yenilikçi bir adım
atıyor. Pakmaya
çikolata pazarına bitter ve sütlü
parça çikolata,
bitter
kurabiye çikolatası ve
sütlü kurabiye
çikolatasını da
ekleyerek 4 yeni
ürün sunuyor.
yeni ürünler
KalDer Bursa Şubesi ve Anadolu Karikatürcüleri Derneği işbirliğinde düzenlenen 2. KalDer Bursa Ulusal Karikatür Yarışması sona erdi. 17-18 Nisan günlerinde Bursa’da gerçekleşecek
olan 13. Kalite ve Başarı Sempozyumu kapsamında düzenlenen yarışma, sempozyumun ana teması olan “Mükemmelliğe
Yolculuk” başlığı ile Aralık ayında kamuoyuna ve sanatseverlere
duyurulmuştu. Duyurunun ardından yarışmaya toplam 226 adet
eser geldi. 23 Ocak günü yapılan ön jüri toplantısında 84 eser
finale kaldı. Eserlerin web sitesinde yayınlanmasıyla benzer ve
kopya itirazları doğrultusunda 2 eser elendi. Son finale 82 eserin
kalmasının ardından jüri 9 Şubat günü toplanarak değerlendirmesini yaptı.
MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi 73
HABER
Ocak ayının zam
şampiyonu kırmızı
mercimek oldu
Akademetre Research&Strategic Planning tarafından Türkiye’nin 29 İlinde sürdürülen fiyat araştırmasının Ocak ayı sonuçları açıklandı. Araştırma sonuçlarına göre,
1 kilogram kırmızı mercimek ürünlerinin fiyatları bir önceki aya göre yüzde 14,08
oranında arttı
Akademetre Research&Strategic Planning tarafından Türkiye’de 29 il ve ilçe
merkezinde 800’ün üzerinde satış noktasında, gıda ürünleri kapsamında yapılan Ocak Ayı Fiyat Araştırması sonuçları
açıklandı.
Akademetre Pricing Panel Direktörü Güler Kaya tarafından yapılan açıklamada,
Ocak ayında Aralık ayına göre ortalama
fiyatı en çok yükselen ürün yüzde 14,08
ile 1 kilogram kırmızı mercimek olduğu
bildirildi. 2014 yılının Ocak ayı ortalama
fiyatları baz alındığında da fiyatı en çok
yükselen ürün yüzde 37,05 ile 2 bin 500
gram Osmancık pirinç olduğu belirtildi.
Ocak ayında fiyatı en çok artan ürünler sırasıyla, yüzde 14,08 ile 1 kilogram kırmızı
mercimek, yüzde 7,21 ile 2 bin 500 gram
kırmızı mercimek, yüzde 6,93 ile yarım
kilogram makarna, yüzde 4,96 ile 5 litre
riviera zeytinyağı oldu.
Akademetre tarafından yürütülen fiyat
araştırmasını değerlendiren Akademetre Pricing Panel Direktörü Güler Kaya,
“2014 Ocak ayı başından bu yana ortalama fiyat trendlerini değerlendirdiğimizde,
en yüksek fiyat artışının yüzde 37,05 ile
2,5 kilogram Osmancık pirinçte olduğunu
gördük, ortalama fiyat artışında 2,5 kilogram Osmancık pirinçi, yüzde 33,88 ile 1
kilogram kırmızı mercimek, yüzde 30,43
Media Markt’ın CEO’su değişti
ile 1 kilogram tereyağ izledi.” dedi.
Kaya, “Araştırma kapsamında takip edilen ürünlerden, 5 litre sızma zeytinyağı
ortalama fiyatının geçen yılın Ocak ayından bu yana yüzde 5,7 düştüğünü.” iletti.
Fiyat araştırmasının Ocak ayı sonuçlarına
göre 250 gram tereyağ ortalama fiyatının
yüzde 8,82 oranında düştüğü belirtildi.
Araştırma kapsamında yer alan ürün
gruplarının Ocak ayı ortalama fiyatları in-
Avrupa’nın bir numaralı elektronik market
zinciri Media Markt Türkiye’nin yeni CEO’su,
Media-Saturn Holding’in Türkiye’den sorumlu tecrübeli ismi Peter Leisten oldu. Leisten,
16 Mart itibariyle yeni görevine başladı.
Media Markt Türkiye’nin yeni CEO’su Peter
Leisten, Media-Saturn Holding’de üst düzey yönetici olarak pek çok pozisyonda görev aldı. 2012 yılından bu yana Media Markt
74 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
celendiğinde, fiyatı en çok düşen ürün
grupları; yüzde 8,82 ile 250 gram tereyağ, yüzde 7,58 ile 2 bin 500 gram Osmancık pirinç, yüzde 7,56 ile 5 litre sızma
zeytinyağı oldu.
Araştırmanın 2013 Yılı verileri baz alındığında, 2014 Ocak ayına göre fiyatı en çok
düşen ürünler, yüzde 5,7 ile 5 litre sızma
zeytinyağı, yüzde 4,6 ile 1 litre ayran ve
yüzde 2,41 ile 2 bin 500 gram bulgur oldu.
Türkiye’nin bağlı olduğu Media-Saturn Holding’de Başkan Yardımcısı ve Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü (COO) olarak
görev yapan Leisten, aynı zamanda Türkiye
pazarından da sorumluydu. Ülkeyi çok iyi
tanıyan ve yıllardır Türk tüketicisini yakından
gözlemleyen Peter Leisten’ın, Media-Saturn’ün büyüme stratejisi dâhilinde, Türkiye’nin en güçlü oyuncularından biri olmasında büyük rolü bulunuyor.
HABER
Üçler
çalışanlarının
eğitimleri sürüyor
Eurometall’den
Bursa sürprizi
Üçler Market, çalışanlarına verdiği
kişisel eğitim programlarına, fabrika
gezileriyle devam ediyor
Üçler Market, ekibi için hazırlamış olduğu kişisel
gelişim ve mesleki eğitimler kapsamında, hizmet
reyonları çalışanları ve Mağaza Yöneticileri ile çeşitli firmaların fabrika gezilerine, kaldığı yerden devam ediyor.
Bugüne kadar birçok firma ve fabrika ziyaret etme
şansı yakalayan Üçler ekibi, geçtiğimiz gün Bursa’daki Eker Süt ürünleri fabrikasını ziyaret etti.
Günübirlik yapılan gezide süt ve süt ürünleri tesisini gezerek; yoğurt, peynir, ayranın üretim, dolum,
paketleme ve saklama koşullarının nasıl yapıldığını
birebir görme şansına erişerek hem ürünler hakkında, hem de firma hakkında daha detaylı bilgiye
sahip oldu.
Yenilikçi ekipman ve teknoloji çözümleriyle alışverişe renk katan
Eurometall, ofislere de renk ve
estetik katmaya devam ediyor.
Perakendenin önemli ekipman ve
teknoloji tedarikçisi Eurometall,
2015 Kataloğu’nda çıkacak yeni
ofis mobilyaları koleksiyonuna
Bursa ve ilçelerinin eski isimlerini
verdi. 2015 kataloğunda çıkacak
yeni ofis mobilyaları koleksiyonu,
sağlamlığı ve kullanışlılığının yanı
sıra Prusa, Mirilya, Atranos, Nikaea, Castel, Neapolis gibi Bursa ve
ilçelerinin tarihi isimleriyle de dikkat çekiyor.
SuperFresh’ten
pizzaya yeni soluk
bol mozarella peyniri, dana
kaburgası ve dana misket
köftesiyle mangalın ve fırının
lezzetlerini birleştiriyor. İçinde Adana’nın lezzeti saklı
SuperFresh Aman Adanalı,
sucuğu, şerit köftesi ve özel
acı sosu ile Adana mutfağına
taşıyor.
Selva’dan yeni ürün
diği Esmer Köftelik Bulgur ile
market raflarında yerini aldı.
Kırmızı ekmeklik buğdaydan
üretilen Selva Esmer Köftelik Bulgur, besinsel değerler
açısından da oldukça zengin.
Esmer Bulgur ayrıca yüksek
besinsel lif ve selüloz içeriği
ile tok tutucu özelliğinin yanı
sıra bağırsak fonksiyonlarının
düzenlenmesine de yardımcı
oluyor. Bulgur en çok pilav,
çorba, kısır, sarma, içli köfte
ve çiğ köfte gibi yemeklerde
ve salatalarda kullanılırken,
Selva Esmer Bulgur, kolay
yoğurulması sebebi ile özellikle çiğköfte yapımında da
tercih ediliyor.
SuperFresh, Mangalbaşı ve
Aman Adanalı pizza çeşitleriyle, Türkiye’nin yöresel
tatlarını içinde bulunduran
ilk dondurulmuş pizzalarını
tüketicilere sunuyor. SuperFresh Mangalbaşı, üzerinde
Nostaljik paketteki Vivident Stripe
Yudum Omega-3’ü yeniledi
Türkiye’nin en büyük sıvı yağ
üreticilerinden Yudum Gıda,
Omega-3 yağ asitleri bakımından zengin beslenmeye destek
olacak yeni ürünü Yudum Omega 3’ü tüketicileriyle buluşturdu.
Yeni Yudum Omega 3, mutfaklarda fırın yemeklerinden mezelere, salatadan et yemeklerine
kadar çeşitli tarifler için kullanılabiliyor. Başta kalp sağlığı olmak
üzere pek çok faydası bulunan
Omega-3 yağ asitleri açısından
zengin olan yeni Yudum Omega 3, 1 ve 2 litrelik pet şişe ve
5 litrelik teneke alternatifleriyle
raflardaki yerini alıyor.
2015 yılında da sağlık ve
lezzeti buluşturarak ürün ailesini geliştirmeyi hedefleyen
Selva, bakliyat serisine ekle-
yeni ürünler
Vivident’in stick ambalajındaki yepyeni ürünü Vivident Stripe raflarda yerini aldı. Vivident Stripe, karpuz ve nane aromalı iki farklı
çeşidiyle her pakette 7 adet
şerit sakızı tüketicileriyle buluşturuyor. Taşıması daha
kolay stick ambalajdaki yeni
Vivident Stripe nostaljik paketiyle de dikkat çekiyor.
MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi 75
RÖPORTAJ
Gıdanın devleri
Antalya’da buluştu
Antalya Expo Center Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlen toplu tüketimin en önemli fuarlarından ANFAŞ Food Product Gıda İhtisas Fuarı bu yıl da birbirinden önemli
katılımcıyla ziyaretçilerine kapılarını açtı. ANFAŞ Fuarcılık Genel Müdür Yardımcısı
Server Seçer fuarı Market dergisine değerlendirdi
Röportaj / Murat KÜÇÜK
T
ürkiye’nin en önemli fuarlarından biri olan ANFAŞ Food Product Gıda İhtisas Fuarı’nın önemini bizim için değerlendir misiniz?
Antalya Expo Center Fuar ve Kongre
Merkezi’nde düzenlen en önemli fuarların
başında ANFAŞ Food Product Gıda İhtisas Fuarı geliyor. 22’ncisi düzenlen Anfaş
Food Product Türkiye’nin en eski yiyecek
içecek fuarı olma özelliğini taşıyor. Türkiye’de toplu tedarik dendiğinde akla ilk
önce gelen ANFAŞ Food Product, bir ihtisas fuarı ve nihai tüketicilere hitap etmiyor. Burada ev dışı tüketime yönelik ürün
üretenler ve onların müşterileri birbirini
görme fırsatı yakalıyor. Büyük restoranlar,
oteller, tatil köyleri, yemek fabrikaları, gıda
toptancıları ve catering hizmeti sunan şirketler, katılımcıları ziyaret ederek onların
müşteri adayları arasına giriyor. Bunun
yanında devlet misafirhaneleri, yurtlar ve
diğer resmi kuruluşların satın almacıları
da fuarı ziyaret ediyor.
Fuara katılım hem Türkiye’den hem
de dünyadan gitgide artıyor. Bu sene
hakkında bilgi verir misiniz?
81 ilden katılımcı ve ziyaretçi fuara katılım
gösteriyor. Türkiye’nin bütün devleri bu
fuarda yerini aldı. Uluslararası düzeyde
de yaklaşık 30 ülkeden ziyaretçi fuara geliyor. Kosova, İran, Irak, Japonya, Suudi
Arabistan, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap
Emirlikleri fuara heyet düzeyinde katıldı.
Bunların haricinde Avrupa ve Orta Doğu’dan katılımcılar da fuarı takip etti.
Bu önemli fuara kaç firma katıldı?
Bu yıl Food Product Gıda İhtisas Fuarı’na
400’e yakın firma katıldı.45 bine yakın ziyaret gerçekleşti. İlk iki günde 28 bin ziyaretçiye ulaştık. Ziyaretçiler satın almada
rolü olan kişilerden oluşuyor. Türkiye’nin
en büyük 10 şehri başta olmak üzere tüm
76 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
Server Seçer
şehirlerden; büyük zincir otellerin yöneticileri, zincir fast foodların ve marka mekanların yöneticileri, büyük gıda toptancıları
fuara yoğun ilgi gösterdi. Biz bu önemli
misafirlerimizin konaklamalarını dahi karşılıyoruz. Katılımcılarımız şunu biliyor ki
onlar için müşteri olabilecek herkesi ANFAŞ zaten Antalya’da ağırlıyor. Kalabalık
ve yoğun bir fuar yaşıyoruz. Fuar işinde
hedef kitle çok önemli. Biz profesyonellerin bir araya geldiği bir fuar yapıyoruz.
VIP salonlarında konforlu
görüşme imkanı oluşturuldu
Fuara bu yıl bazı yenilikler eklendi.
Bunları anlatır mısınız?
Food Product Gıda İhtisas Fuarı’nda bu
sene VIP düzeyinde ikili iş görüşmeleri imkanı ekledik. Katılımcıları ve onların müşteri adayları olan ziyaretçileri, VIP ortamında
ikili iş görüşmelerini daha konforlu bir şekilde yapabilmeleri için bir araya getirdik.
Fuarın yoğunluğundan uzak olan bu konforlu ortamda ön görüşmeler yapıldı. Hatta
bazı firmalara anlaşma sağlayarak sözleşme imzaladı. Bu yıl fuarın yurtdışı operasyonları çok etkin bir şekilde yapıldı. Bu da
fuarın uluslararası boyuta ulaşmasını sağladı. Farklı 10 ülkeden gelen misafirlerimiz
burada stant açarak kendi ülkelerine ait
toplu tüketim ürünlerini sergiledi.
VIP salonları hakkında bizi bilgilendirir misiniz?
Yurtdışından gelen büyük miktarda alım
yapan ziyaretçilerimizin talepleri doğrultusunda bazı kararlar aldık. Onlara kimlerle
görüşmek istediklerini ve hangi ürünlerle
ilgilendiklerini sorduk. Bu veriler doğrultusunda liste çıkardık. Görüşme talep ettikleri firmalarla günü ve saati belirlenmiş
görüşmeler organize ettik.
Fuara katılmak bir firmaya neler ka-
zandırıyor? Hem büyük ölçekli hem
de küçük ölçekli bir firma için değerlendirebilir misiniz?
Bir firmanın marka olabilmesi için fuarlara katılmak bana göre olmazsa olmazıdır.
Markanın marka niteliğini kazanması için
kendini iyi anlatabilmesi lazım. Bunun için
fuara katılması gerekiyor. Ürünü göstermenin ve hedeflediği kitleye ulaşabilmenin
gerçeği fuara katılmaktan geçiyor. Ayrıca
bir imaj yaratmak için de fuara katılmak
lazım. Burada önemli detay yer alınacak
fuarın doğru seçilmesi. Her fuarın özelliği
farklıdır. Her gıda fuarı da aynı değildir. Bizim fuarımız toplu tüketime yönelik bir ihtisas fuarıdır. Tamamen ev dışı tüketime yöneliktir. Bizim fuarımıza katılan orta ölçekli
firmalar büyümek için önemli bir adım atacaklar ve kendilerine hitap eden pazarlara ulaşma fırsatı yakalayacaklardır. Büyük
firmalar ise güçlerini pekiştirmek için yeni
bayii ve yeni distribütörlük bulma şansı yakalayacaklardır. İhracat için yeni pazarlar
bulacaklardır. Her firmanın beklentisi farklı.
Yeni pazarlara açılmak için, ihracat yapmak için, büyümek için ve bayilik vermek
isteyen için bizim fuarımız fayda sağlayan
bir fuardır.
Fuar büyütülecek
Türkiye Aşçılar Federasyonu ve diğer
görsel şovları düzenleyenler da bu
fuarda güzel işlere imza attı. Onlarla
ilgili ne söylemek istersiniz?
Türkiye Aşçılar Federasyonu’na (TAFED)
çok teşekkür ediyorum. Fuarımızda, TAFED uluslararası yemek kültürleri etkinliği
yaptı. Yaklaşık 10 ülkeden gelen madalyalı
aşçılar güzel sunumlar gerçekleştirdi. 5
bine yakın aşçı fuara geldi. Tüm Gastronomi Yöneticileri Derneği (TGYD) barmen
sunum tekniklerini görsel şovlar halinde
sergiledi. Barista ve horistar kahve yapımı, sunumu, kahvenin özellikleri, kullanımı,
içimi gibi konularda bilgiler verdi. Bu isimler bütün stantları gezerek önemli katkılar
sundu.
Fuarcılık klasik düzeninden çıkarak
bir değişim yaşıyor. Siz bunu iyi takip
eden ve yeniliklere önem bir fuar olarak gelecek dönem hangi yenilikleri
getirmeyi düşünüyorsunuz?
2016 yılında da önemli sürprizler hazırlayacağız. Dünyayı ve Avrupa’yı izliyoruz. Gelişmiş ülkelerdeki fuarları inceliyoruz. Artık
profesyonel ortamda yapılan workshoplar,
sunumlar, konferanslar dikkat çekiyor. Bu
yüzden daha çok workshop, uygulama,
sergi ve mesleğe faydalı şovlar gerçekleştirmek istiyoruz. Hemen bu binanın yanına
yeni bir bina yapıyoruz. Çok konforlu, geniş
ve yüksek tavanlı yeni bir bina olacak. Birinci bölümü 2016’nın sonunda, ikinci bölümü
de 2017’nin sonunda bitireceğiz. Hem bu
bina kalacak hem de yeni bina eklenecek.
MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi 77
HABER
Üçge “Zirveye
Yolculuk”un
rotasını belirledi
PERDER’in reyoner eğitimleri
tamamlandı
İstanbul PERDER, 2015 Eğitim Takvimi’nin ilk bölümü olan Coca Cola İşbirliğiyle Reyoner Eğitimleri’nde sertifikalar verildi
Üçge, Türkiye’nin farklı bölgelerinde
faaliyet gösteren bayileriyle BOSB’
deki ana fabrikasında 2015 yılı yol
haritasını belirlemek üzere “Zirveye
Yolculuk” temasıyla bir araya geldi
Maret şimdi
çok “Pratik”
Maret, yeni serisi “Pratik”
ile 3 farklı ürününü kolay
kullanımlı paketlerde tüketicilere sunuyor. 60 gramlık, hızlı tüketime uygun
paketlerde satışa sunulacak Maret Pratik portföyünde, hindi salam, macar salam ve hindi füme
olmak üzere 3 farklı ürün
yer alacak. Maret Pratik,
açıldıktan sonra hemen
tüketilebilecek
porsiyon miktarlarıyla, paket
içinde kalma, bozulma
ve dolapta kokma gibi
problemleri ortadan kaldırıyor.
78 MARKET Alışveriş Dünyasının Sesi
İstanbul PERDER, üye firmalarının
çalışan kalitesini, sağladığı eğitimlerle artırmaya devam ediyor. 2015
yılının ilk eğitim programı Coca
Cola işbirliğiyle gerçekleştirildi.
Reyonerlere yönelik verilen eğitimde, mükemmel hizmet, yüzde 100
iletişim, marcendasing, takım çalışması konuları ele alındı. 4 hafta
süren eğitim programının sonunda
katılımcılara Coca Cola ve İstanbul
PERDER işbirliğiyle hazırlanan başarı belgeleri dağıtıldı.
Eğitimlere İstanbul Avrupa ve
Anadolu Yakası’ndan 25’er olmak
üzere toplam 50 kişi katıldı. Son
Nestle’den
kışkırtıcı bitter
Taptaze Antep fıstıkları ve
Nestle Çikolatasıyla çikolata
severlerin vazgeçilmezi Nestlé Damak’tan yeni bir efsane
“Nestlé Damak Gece” çikolata tutkunlarının beğenisine
sunuldu. Yeni deneyimler
keşfetmek, hayatı dolu dolu
yaşamak ve kendini özel hissetmek isteyenler için üretilen
Nestlé Damak Gece, yüzde
55 kakao oranı içeren bitter
çikolatası ve taptaze Antep
derece başarılı ve dinamik geçen eğitimler sonucunda İstanbul
PERDER üyesi firmaların reyonerleri, sertifikalarını alarak çalışma
hayatlarına daha donanımlı şekilde devam edecek olmanın mutluluğunu yaşadı.
İstanbul PERDER, 2015 Eğitim
Takvimi’nin ikinci aşaması da Numill İşbirliğiyle Yönetici Adayları Eğitimleri olacak. Yine 4 hafta
sürecek eğitim sonunda başarı sertifikaları verilecek. İstanbul
PERDER’in eğitimleri farklı konu
başlıklarında yıl boyunca devam
edecek.
yeni ürünler
Toplantıyla ilgili açıklama yapan Üçge Yönetim
Kurulu Bşk. Yrd. Hayri Tuncer: “2015 yılının hedef
ve stratejilerini belirlediğimiz ilk toplantımızda bayilerimizle bir araya geldik. Üçge’yi Türkiye’nin her
noktasında başarıyla temsil eden ve markamıza
büyük değer katan bayilerimize özverili çalışmaları
için Üçge Ailesi adına teşekkür ediyorum. Ulusal
alandaki liderliğimizi büyük Üçge Ailesi’nin gücü
ile global liderliğe taşıyacağız, zirveye uzanan yolu
birlikte tesis edeceğiz.” dedi.
Toplantıda bayilere 2015 hedefleri ve yol haritası
hakkında açıklamalar yapan Üçge Bayi ve İç Pazar Geliştirme Yöneticisi Hasan Ekici, konuşmasını Discount Mağazacılık hakkında gerçekleştirdiği
sunumuyla tamamladı. Gelişime ve eğitime büyük
önem veren Üçge, toplantıda bayilerini sektörün
uzman isimleriyle buluşturdu. Eğitimci, yazar Sinan
Asılyazıcı ve Hollanda merkezli perakende tasarım
firması Jos De Vries Orta ve Güneydoğu Avrupa
Bölgesi Direktörü Martin Gaber perakende alanındaki deneyimlerini aktardıkları sunumlarıyla organizasyonda yer aldı.
fıstıklarıyla, çikolata severleri
baştan çıkarıcı ve efsane anlarla dolu tutkulu deneyimlere
davet ediyor.

Benzer belgeler

Et Sektörü Çözüm Arıyor 6 Temmuz 2009/ Pazartesi http

Et Sektörü Çözüm Arıyor 6 Temmuz 2009/ Pazartesi http susamış durumdaydı. Marketimizi açtıktan sonra gelen olumlu tepkilerden bunu da anladım. Karlılığın yüksek olmadığı rekabetin üst düzeyde yaşandığı bir sektör olduğunu da belirtmeliyim. Büyük perak...

Detaylı