Yazar: Bahadır ÇAKMAK

Yorumlar

Transkript

Yazar: Bahadır ÇAKMAK
 YÜZLEŞME ORMANI Yazar: Bahadır ÇAKMAK Hikayenin şarkısı: Yumi Kimura “itsumo nando demo” http://youtu.be/9O4SMw_8Om0 Karakterler Ari Kahraman : Korkak, kendine güvenmeyen, kendini cezalandıran ve aşık Kedi Min: Romantik, hayal kırıklıkları yaşayan, mutsuz ama pes etmeyen Keci Vah : Inatci, vicdan azabı yaşayan ama olgun Sincap Sen: Tez canli, hareketli, cok konusan, aklina geleni hemen soyleyen ve özleyen Kopek Zet : Sadik, guvenilir, dusunmeden soz vermeyen, bir karar icin 50 defa dusunen ama depresif Yilan Dan: kotu kalpli, sinsi, intikamci, basa bela ama tutkulu Akrep Mar: tehditkar, kavgaci, kötü niyetli ama kafası o kadar iyi çalışmayan Yuce Karinca: Caliskan, duzgun, istikrarli, akilli, bilge ve ogretici Sahne 1 “Hayal Ormanına sesleniş” Orman ahalisi başbaşa vermiş Köpek Zet’i dinlemektedir. Köpek Zet kararlı bir şekilde konuşmaktadır. Yaşlı ve olgun bir köpektir. Oldukça kilolu ve sesi de dolayısıyla biraz daha kalındır. Köpek Zet‐ Sevgili Hayal Ormanı sakinleri, eğer bu sene de yağmur yağmazsa ne yazık ki bütün canlılar ölecek. Birşeyler yapmalıyız. (havhav diye devam eder) Yılan Dan ince zayıf ve sinsi bir hayvandır. Sesi oldukça ince ve kinayelidir. Yılan Dan‐ Yıllardır birşey yapmıyorsunuz (ssss diye devam eder) Bunca zamandır aklınız nerdeydi ? Köpek Zet‐ Yıllarca Yuzleşme Ormanı’na ekipler hazırlayıp göndermedik mi? Hic bir arkadaşımız geri dönemedi. Bunu sen de cok iyi biliyorsun Yılan Dan. Yılan Dan‐ Bu sene ağaçlar ölmeye başlıyor, susuzluktan bütün hayvan dostlarımız yok oluyor. Köpek Zet, başaramadınız bunu kabul ediniz. Yılan Dan’ın kötü kalpli dostu Akrep Mar, Yılan Dan ile kiyaslandığında biraz daha yavaş anlayan ve aslında içinden gelerek kötülük yapmayan birisidir. Sesi ne kalın ne incedir. Akrep Mar‐ Artık yeni kisilerin liderlik etmesi gerekli belki de… Mesela Yılan Dan başımızda olsaydı Hayal Nehri’ni ormanımıza kadar getirirdi. (chıkchıkchık diye ses çıkarır) Ormanda uğultular başgösterir. Köpek Zet, Akrep Mar’ın söylediklerine bir cevap vermek zorunda kalmıştır. Köpek Zet‐ Bu sene son şansımız. Yuzleşme Ormanı’na son bir ekip yollamamız lazım. Eğer başarılı olamazsak ben liderlikten vazgeçecegim. Ağır ağır konuşan tüm dişiliğini sesinde de gösterebilen Kedi Min’in sorusu duyulur birden. Bir adım öne çıkmıştır. Kedi Min‐ Yüzleşme Ormanı’na neden gidiyoruz Kopek Zet? (Maaavvv) Köpek Zet‐ Hepinizin bildiği gibi ormanımızı besleyen Hayal Nehri Yüzleşme Ormanı’ndan geçmektedir. Ancak yıllardır nehir yataklarımız kupkuru. Ordan bize nehrin geçmesini engelliyorlar. Yüzleşme Ormanı’nın en sonunda Yüce Karınca’yı bulmamız gerek. Kedi Min‐ Yüce Karınca mı? Köpek Zet‐ Evet Yüce Karınca. Onu bulup onun sorusunu doğru cevaplarsanız Hayal Nehri’nin bize doğru akmasına izin verecektir. Kedi Min‐ Ben ekipte yer almak istiyorum. Sincap Sen zıplıya zıplıya ve hızlı hareket ederek en öne çıkar. Aklından geçenleri hiç düşünmeden soyleyen bir hayvandır. Sincap Sen‐ Ben Yuzleşme Ormanı’na giden ekipte yer almak istiyorum. (fıtfıt diye kafasını oynatır) Keci Vah yavaş adımlarla kalabalığı yararak en öne çıkar. Yaşlı ve olgun bir keçidir. Sesi toktur. Keci Vah‐ Geçen sene Yüzleşme Ormanı’na gidip dönemeyen kardeşim Keçi Asya’ın anısına ben de gitmek isterim. Köpek Zet, bana yolu tarif ederseniz bütün gücümle ekibin liderliğini yaparım. (bmeee diye sözlerini bitirir) Yılan Dan‐ Çok komikss… Yaşlı bir keçi, konuşmaya bile gücü olmayan bir kedi ve ne zaman ne diyeceği belli olmayan bir sincap bütün bir Hayal Ormanı’nı mı kurtaracak yani ? Ormanda bir kaç hayvandan gülme sesleri gelir. Akrep Min‐ Bence biz bütün Hayal Ormanı olarak şimdiden başarısızlığa hazır olalım. Ve herkes bu üçlüyle son bir kez vedalaşsın. Köpek Zet‐ Endişelerinizi anlıyorum Yılan Dan ve Akrep Min… Ben de ormanımız için endişeliyim. Ancak ormanımızı kurtarmak için gönüllü bir ekip oluşmasına çok sevindim. Onlara güveniyor. Bundan sonra ekibinizin ismi “Yüzleşme Ekibidir”. ( Sahne değişir, Yüzleşme ekibi ormandan yola çıkmak üzeredir, Köpek Zet onları uğurlamak için köyün sonuna kadar gelmiştir.) Sahne 2 “Yüzleşme Ormanı rotası” Köpek Zet, Yüzleşme Ekibini Ormanına sonuna kadar uğurlamak için gelmiştir. Köpek Zet‐ Sevgili arkadaşlarım çok zor bir görev sizi bekliyor. Cebinden kırmızı bir taş çıkartır ve Keçi Vah’a uzatır. Köpek Zet‐ Bu hayal taşını en çok ihtiyacı olan kişide durmasını sağla Keçi Vah. Ormanda kendinizle yüzleşmek sizi yorarsa öncelik sırasına gore yanınızda taşıyın. Sizi rahatlatacaktır. Keçi Vah‐ Bana tarif ettiğiniz yolu asla unutmayacağım Köpek Zet. Taşı şimdilik yanımda taşıyorum. İhtiyacı olan kişiye vereceğim. Kedi Min‐ Köpek Zet, Yüzleşme Ormanını geçtiğimizi ve sonuna ulaştığımızı varsayarsak.. Yüce Karınca bize ne soracak? Ya cevaplayamazsak ? Köpek Zet‐ Ne soracağını ben de bilmiyorum. Çünkü Yüce Karınca bir efsanedir. Onu bugüne kadar kimse görmedi veya görse bile bunu kimseyle paylaşamadı. Sincap Sen yerinde duramaz. Sincap Sen‐ Peki bu soruyu kim cevaplayacak? Köpek Zet‐ Yüzleşme Ormanı’ında hayal taşını en az kullanan kişi cevaplasın. Çünkü Yüce Karınca’nın aradığı cevap hayal değil gerçek olmalıdır. Keçi Vah‐ Sizi anliyorum. Umarım görevimizi tamamlayabiliriz. Sincap Sen‐ Elimizden geleni yapacağız Köpek Zet, zaten bizden başka kimse de gönüllü olmadı. Birden bütün hayvanlar Sincap Sen’in aklındaki herşeyi aktarmasına gülümsemeye başlar. Sincap Sen utanır ve kafasını önüne doğru uzatır. Kedi Min‐ Köpek Zet sizi mahçup etmeyeceğiz. Bütün gücümüzle Yüzleşme Ormanı’ndan geçmeye çalışacağız. Bir kedinin kendisiyle yüzleşmesi ne kadar zor olabilir ki ? Emin olun Yüce Karınca’yı bulucağız. Köpek Zet‐ Çok dikkatli olun lütfen. Keçi Vah rotayı tekrarlar mısınız lütfen? Keçi Vah‐ O eski köprüden geçip, geçmiş hatalar patikasında gece oluncaya kadar yürüyeceğiz. Sincap Sin‐ Geçmiş hatalar patikasında mı? Köpek Zet‐ Geçmişte yaptığınız bütün hataları Yüzleşme Ormanı’ndaki ağaçlar size söyleyecekler. Onları dinleyin ve hatalarınızla barışın. Eğer hatalarınızla barışamazsanız ağaçlar patikadan gitmenize izin vermezler. Keçi Vah‐ Geçmiş hatalar patikasını geçtikten sonra haykırma gölünden sandal ile geçmek zorundayız. Kedi Min‐ Haykırma gölü mü? Köpek Zet‐ Haykırma gölünden tek geçme yolunuz gölün hemen başındaki sandaldır. Ancak Sandal hasarlıdır ve zaten su almaktadır. Hiç itiraf edemediğiniz şeyleri haykırdığınız takdirde sandaldaki su kendiliğinden boşalacak. Eğer itiraf ettiklerinizi haykırmazsanız gölü geçemezsiniz, boğulursunuz. Keçi Vah‐ Son olarak dinleme yapraklarının üzerinden yürüyerek ormanın sonuna gelmiş olacağız. dinleme yaprakları mı? Köpek Zet‐ Dinleme yapraklarından geçerken birbirinizi dinlemeniz gerekiyor. Çünkü yaprakların sonunda 4 kapı belirecek. Her birinize başka bir ekip üyesinin anlattıklarıyla ilgili bir soru sorulacak ve cevaplayamayan yoluna devam edemeyecek. Kedi Min‐ Neden 4 kapı var biz sadece 3 kişiyiz. Köpek Zet‐ Bunu ben de bilmiyorum inanın. Efsaneye göre 4 kişi olmanız gerekir. Sincap Sin‐ Peki eğer dinleme yapraklarının sonundaki kapıyı da geçersek Yüce Karınca ile karşılaşabilecek miyiz? Köpek Zet‐ Eğer kendinizle tamamen yüzleştiyseniz Yüce Karınca karşınıza çıkacak. Keçi Vah‐ Bize güveniniz Köpek Zet. Hayal nehrinin ormanıza bereket getirmesini sağlayacağız. Kedi Min‐ Elimizden geleni yapacağız efendim. Sincap Sen‐ Başka şansınız da yok zaten. Sahne 3 “Yüzleşme Ekibi” Keçi Vah ve ekibi yola koyulmuşlardır. İçlerinde garip bir korku vardır. Orman tüm güzelliğiyle karşılarına çıkmıştır. Ağaçlar oldukça büyük ve devasadır. Keçi Vah‐ Arkadaşlar eğer farklı bir şey hisseden olursa lütfen söylesin. Cebimde hayal taşı olduğunu lütfen unutmayın. Bir anda bir ses duyarlar. Üçü de yürümeyi keserler. Bir ağlama sesidir. Kedi Min‐ Sanki birisi ağlıyor. Siz de duyuyor musunuz? Keçi Vah‐ Evet hemen ilerde şu ağacın dibinden geliyor sanırım. Sincap Sen‐ Ona yardım edelim. Keçi Vah‐ Daha ne olduğunu bile bilmiyoruz. Onunla konuşmaya çalışalım. Kedi Min bağırmaya başlar. Kedi Min‐ Orada birisi mi var? Orda birisini duyuyoruz. Çalılıklardan bir sürünme sesi gelir. Yüzleşme ekibi korkmaya başlamıştır. Ama birden kanatlarından birisi kırılmış bir arı karşılarına çıkar. Arı Kahraman‐ Merhaba ben Arı Kahraman. Burası neresi acaba? Keçi Vah‐ Burası Yüzleşme Ormanıdır. Sincap Sen‐ Siz uçamıyor musunuz? Kanatlarınızda bir sorun mu var. Arı Kahraman‐ Ne kadar zamandır burda olduğumu bilmiyorum. Kanatlarımdan birini fırtına da kırdım. Kedi Min‐ Fırtına mı? Arı Kahraman‐ Evet kendi kovanımdan çok uzak bir kovana gidiyordum ve fırtınaya yakalandım. O gece şimşekler hep vardı ve yağmur hiç durmadı. Devamlı yağıyordu. Korktum ama geride dönemezdim. Arı Kahraman eliyle yüzünü kapatır. Çok yorgun olduğu herhalinden bellidir. Keçi Vah‐ Lütfen sakin olun. Sincap Sen‐ Siz de bizimle gelin Arı Kahraman. Nasıl olsa uçamıyorsunuz. Yüce Karınca size de yardım edebilir. Keçi Vah‐ Bu imkansız. Yaralı bir arı bizi yavaşlatacaktır. Kedi Min‐ Hadi ama Keçi Vah, yaralı bir arı o bize ne zararı olabilir ki. Sincap Sen‐ Ayrıca onu burda bırakamayız. Zavallı arı günlerdir hiçbirşey yememiş olmalı. Görmüyor musun yanlız ve korkuyor. Keçi Vah‐ Tamam ama eğer bizi yavaşlatırsa veya sorun çıkartırsa onunla asla ve katiyetle yola devam etmem. Arı Kahraman‐ Çok teşekkür ederim. Sizi gördüğüme çok sevindim. İnanın hiç sorun çıkartmayacağım. Peki siz neden Yüzleşme Ormanı’na gidiyorsunuz? Keçi Vah anlatmaya başlıyor gibi olur... Sessiz bir şekilde anlatır.. seyirci duyamaz. Işık kapanır. Sahnede Yılan Dan ve Akrep Mar vardır. Yüzleşme ekibini geriden izliyorlardır. Yılan Dan‐ Demek bu gereksiz gruba bir de yaralı arı dahil oldu. Buna çok sevindim. Akrep Mar‐ Neden sevindik ki? Yani biz onların başarılı olmasını istemiyoruz... Planlar mı değişti? Yılan Dan‐ Ah Tanrım. Bu ormanda kafası çalışan kötü birileri yok mu? Akrep Mar‐ Ben de kötüyüm Yılan Dan. Kafamda zehir gibi. Yılan Dan‐ Biraz daha konuşursan asıl o zaman zehrimi sonuna kadar sana vereceğim ve heryerin zehir gibi olacak. Şimdi planlarımızı kontrol edelim. Akrep Mar‐ Geçmiş hatalar patikasına bir hendek kazıldı. Üstünüde ince bir örtüyle kapattık. Üzerine çeşitli meyveler ve sebzeler koyduk. Onlar o meyveleri almaya çalıştıklarında.... Yılan Dan‐ Güm... Hendeğin içinde bulacaklar kendilerini. Ve Hayal Ormanı’na asla bir çözüm olamayacaklar. Hahahaha (kötü kalpli hayvan gülüşü atarlar) Akrep Mar‐ Haha... haha... (Akrep Mar kötü kalpli hayvan gülüşünü bile atamamaktadır) Işık tekrar kapanır. Yüzleşme ekibi geçmiş hatalar patikasında yürümeye devam etmektedir. Kedi Min‐ Arı Kahraman kovanından başka uzak bir kovana gitmek istediğini söylemiştin değil mi? Neden gitmek istedin? Arı Kahraman‐ Açıkcası bunun cevabını ben de bilmiyorum. Bizim kovanda çalışan bütün arıların hayali gideceğim kovanda çalışmaktır. Ben de oraya gidersem ailemi, arkadaşlarımı gururlandırırım sanmıştım. Sincap Sen‐ Peki sevdiğin bir arı yok muydu? Onu nasıl geride bırakabildin? Arı Kahraman‐ Aslında en büyük hatam onu geride bırakmak oldu Sincap Sen. Benim en büyük hatam oydu. Birden ağaçlar hareket etmeye başlar. Geçmiş hatalarını söyleyen biri vardır ve bununla barışmazsa ağaçlar onu alıp götürecektir. Keçi Vah‐ Kız arkadaşını kovanda bıraktığın hatasıyla hemen barışman lazım yoksa seni ağaçlar alacak. Kedi Min daha hızlı konuşur ilk defa. Kedi Min‐ Hadi ama Arı Kahraman.. Hatan ile barışmalısın Sincap Sen‐ Eminim ki o seni hala seviyordur, onun yanına gidersen herşeyi düzeltebilirsin. Ağaçlar yavaş yavaş arının üzerine doğru gelirler. Arı Kahraman duygusal bir ses tonuyla yavaş yavaş konuşmaktadır. Arı Kahraman‐ Çok büyük bir hata yaptım. Onu geride bıraktım. Ancak onu hala çok seviyorum. Onsuz bir kovan düşünemiyorum. Ama hata yapmaktan daha kötü bir şey daha var, hatanı anlamamak. Ben ona ne kadar acı çektirdiğimi şimdi anlıyorum. Ağaçlar birden durmuştur. Yüzleşme ekibi yoluna devam eder. Kedi Min‐ Haklısın Arı Kahraman. Hatanı anlamışsın artık çözüm bulma vaktidir. Keçi Vah‐ Arkadaşlar hemen ilerde gördüklerimi siz de görüyor musunuz? Sincap Sen‐ Allahım olamaz meyveler ve sebzeler. Şu elmadan bir parça almak istiyorum. Hadi daha hızlı yürüyelim. Arı Kahraman‐ Şansımız dönüyor sanırım, Yüzleşme Ormanı o kadar da kötü değilmiş ne dersiniz? Kedi Min‐ Miyaaavvv.. çok mutluyum orda süt bile var. Keçi Vah‐ Arkadaşlar dikkatli olmalıyız. Öncelikle ben gitmeliyim. Aslına bakarsanız hep önce ben gitmeliydim. Geçen sene Yüzleşme Ekibinde kardeşim Keçi Asya’da vardı. Bir daha geri dönmedi. Ben ondan büyüktüm benim gitmem gerekirdi. Hata yaptım. Ağaçlar tekrar oynamaya başlar. Yer sallanıyordur. Butun hayvanlar birbirine sarılır. Arı Kahraman‐ Keçi Vah... Bu senin hatan değilmiş ki... Bu tercihi kardeşin Keçi Asya yapmış. Onu o gün engellemek istesen başaramayabilirdin. Kedi Min‐ O gün onun yerine sen gitmiş olsaydın sen de geri gelmeyebilirdin. Lütfen barış kendinle yoksa ağaçlar seni alacaklar. Keçi Vah‐ ama eğer onun yerine ben gitmiş olsaydım, geri gelmediğimi görüp o asla yola çıkmayacaktı. Sincap Sen‐ Hayır, sen kaybolunca o da senin gibi bir sonraki ekibe girecekti. Lütfen kendinle barış. Çok az zamanın kaldı. Keçi Vah‐ Onu hala çok özlüyorum. Annem Keçi Raz onu bana teslim etmişti. Ona sahip çıkamadım. Artık ağaçlar oldukça yakınlaşmıştır. Arı Kahraman bağırmaya başlar. Arı Kahraman‐ Eğer şimdi ağaçlar seni alırsa, sensiz biz Yüce Karınca’yı asla bulamayız. Bir çok hayvan susuzluktan kahrolur. O gün ona itiraz etseydin bile seni dinlemeyebilirdi. Siz keçisiniz unuttun mu ? Keçi Vah‐ Evet haklısın. Çok inatçıdır. Asla dinlemezdi. Beni asla onaylamazdı. Ben dur deseydim bile o giderdi. Bir yolunu bulup giderdi. Ağaçlar tekrar durmuştur. Yüzleşme ekibi derin bir oh çeker. Sincap Sen artık daha da yakın oldukları meyvelere doğru hızlı bir şekilde gitmeye başlar. Sincap Sen‐ Evet elmalar var orda, muz var, kiraz var.. Keçi Vah‐ Sincap Sen dikkatli ol. Sahnede herşey donarken ışık Arı Kahraman’ı aydınlatmaktadır. İçinden şu sesleri duyar. Dış Ses‐ ” Bu bir tuzak... Sincap Sen eğer o elmayı alırsa asla yoluna devam edemeyecek.” Arı Kahraman‐ Siz kimsiniz? Neden bize yardımcı oluyorsunuz? Dış Ses‐ ” Ben sana yardımcı oluyorum Arı Kahraman. Sincap Sen’i durdur. Ve ayrıca unutma kendinle ne kadar yüzleşirsen o kadar kendinle barışırsın” Arı Kahraman‐ Ama siz kimsiniz? Sahne birden hareketlenir. Arı Kahraman Sincap Sen’e doğru bağırmaya başlar. Arı Kahraman‐ Sincap Sen bu bir tuzak. Olduğun yerde kalmalısın. Sincap Sen bir anda durur. Keçi Vah ve Kedi Min de meyvelerin oldugu yere gelirler ve Sincap Sen ile beraber beklerler. Arı Kahraman eline aldığı sopayı meyvelerin yanına değdirir. Birden bütün meyveler saklı hendeğin içine doğru düşmeye başlarlar. Bütün ekip hep bir ağızdan bir şaşırma sesi çıkartırlar. Keçi Vah‐ Bunun bir tuzak olduğunu nerden anladın Arı Kahraman? Arı Kahraman‐ İçimden bir ses tuzak olduğunu söyledi. Sincap Sen Arı Kahraman’a sarılır. Sincap Sen‐ Çok teşekkürler Arı Kahraman hayatımı kurtardın. Işıklar bir anlık kapanır. Sahneye Yılan Dan ve Akrep Mar gelir. Yılan Dan‐ Nasıl olurda bu tuzaktan kurtulmayı başarabilirler. Bugüne kadar bu tuzak hep başarılı olmuştu. Akrep Mar‐ Acaba koyduğumuz meyveler mi taze değildi? (kafasını karıştırır) Yılan Dan‐ Akrep Mar senin bir beynin var değil mi? Bundan eminiz değil mi? Meyveleri sen yerleştirdin. Ayrıca o tüylü sincap koşa koşa geliyordu tam düşecekti ki nerden geldiğini anlamadığım o sarımsı arı onu kurtardı. Akrep Mar‐ Arılar genelde sarı olmaz mı zaten Yılan Dan? Yılan Dan‐ Daha fazla sinirimi bozma da Haykırma Gölü’ndeki planlarımızı anlat bakalım. Akrep Mar‐ Sandalda zaten bir delik vardı ben bir delik daha açtım. Eğer hiç bir itirafta bulunmazlarsa yolun yarısına bile gelmeden... Yılan Dan‐ Cumburlop.... Suyun dibini boylarlar... Akrep Mar‐ Biz neden kötüyüz Yılan Dan? Yılan Dan‐ Al şu tılsım taşını başıma bela sokma Akrep Mar. Unutma tılsım taşı biz de olduğu sürece Yüzleşme Ormanı bize zarar veremez. Kendi kendine söylenmeyi bırak. Akrep Mar‐ Peki madem bize zarar vermiyor neden yüzleşme ekibine bu taşlardan vermiyoruz. Yılan Dan sesini alçak tondan yüksek tona doğru arttırmaya başlar. Yılan Dan‐ Çünkü onların bu taşa sahip olmasını istemiyoruz çünkü onların Yüce Karınca ile görüşmesini istemiyoruz. Çünkü benim lider olmamı istiyoruz. Sahne 4 “Haykırma Gölü” Sincap Sen ile Arı Kahraman beraber yürümektedir. Sincap Sen‐ Geçmiş hatalar patikasında yürüdüğümüzde bir kız arkadaşın olduğunu söylemiştin Arı Kahraman. Seni şimdi çok merak etmiştir değil mi? Arı Kahraman‐ Onu çok üzdüm Sincap Sen. Kovanın en tatlı, en anlayışlı ve en çok bal yapan arısıydı. Belki beni unutmaya başlamıştır bile. Sincap Sen‐ Seven bir kişi hemen unutamaz. Bence merak ediyordur. Peki ne yapmak istiyorsun, eğer Yüce Karınca’yı bulursak ve kovanına geri dönebilirsen ne yapacaksın? Arı Kahraman‐ Onun bana tekrar güvenmesini sağlamaya çalışacağım Sincap Sen. Önde yürümekte olan Keçi Vah ve Kedi Min birden mutlu bir şekilde bağırmaya başlarlar. Keçi Vah‐ Kedi Min‐ Haykırma gölüne geldik. Arı Kahraman‐ Aman Allahım ne kadar güzel bir göl böyle. Sincap Sen‐ Kuşlar bembeyaz ve leylekler gibi uzunlar. Kurbağalar, ördekler ve tabi ki gölün üzerindeki yapraklar. Harika! Kedi Min‐ Peki sandal nerde? Keçi Vah‐ Sanırım şu çalılıkların arkasında olmalı. Arı Kahraman yardım edersen Sandal’ı göle taşıyalım. Keçi Vah ile Arı Kahraman sandalı göle taşırlarken Kedi Min ve Sincap Sen kendi aralarında konuşmaktadır. Sincap Sen‐ Kendimi çok bitkin hissediyorum. Midem arıyor, başım sızlıyor. Kedi Min‐ Neden ne oldu? Sincap Sen‐ Sanırım ailemi özledim. Onların sorunları olduğunda yanlarında olamıyorum Kedi Min. Uzaklarda yaşamak zor. Kedi Min‐ Ailen bizim ormanda değil mi? Sincap Sen‐ Hayır değil. Ormanımıza su geldikten sonra onların yanına gidicem ben. Kedi Min‐ Peki o zaman neden gitmedin? Keçi Vah ile Arı Kahraman Kedi Min ve Sincap Sen’i çağırmaktadırlar. Sincap Sen‐ Sandalda anlatırım. Keçi Vah ile Arı Kahraman kürekleri çekmektedir. Arı Kahraman‐ Sandalımız su alıyor. Hem de çok fazla su alıyor. Kedi Min siz de yardım ederseniz sandaldaki suları göle doğru atarsanız. Sincap Sen sandalın içine doğru düşer. Keçi Vah endişelenmiştir. Keçi Vah‐ Sincap Sen neyin var söylesene? Kedi Min‐ Sincap Sen, aileni bulucağız ben de yardım edicem sana. Lütfen beni dinle. Kedi Min daha yüksek sesle bağırmaya başlar. Kedi Min‐ Biraz da beni düşün. Hayatım boyunca hep aşık olacağım bir kedi olduğuna inandırdım kendimi. Hep bir zaman gelecek ve hemen yanı başımda kıvrılacak uyuyacak sandım. Sandal büyümeye başlar. Kedi Min devam eder. Kedi Min‐ Ancak hiç bir zaman gelmedi. Ben hep yanıldım. Hep hayal kırıklığı yaşadım. Ailemde de sorunlar oldu. Ama hiç bir sorun beni yıldırmadı. Ben hayal kurmaya devam ettim. Hep mutlu olmayı hayal edeceğim. Aileni bulma konusunda ben de sana yardımcı olurum. Sincap Sen Kedi Min’e sarılır. Keçi Vah cebindeki hayal taşını Sincap Sen’e verir. Sincap Sen kendini daha iyi hissetmeye başlar. Sincap Sen‐ Aslına bakarsanız eğer Yüce Karınca’nın sorusunu ben doğru cevaplarsam ondan ailemin yanına götürmesini dileyecektim. Keçi Vah kızgın bir şekilde. Keçi Vah‐ Peki ya Hayal Ormanı? Sincap Sen haykırmaya başlar. Sincap Sen‐ Her sabah yalnız uyanmak nedir bilir misin? Her gün onları aramak ve her gün bir umut beslemek. Onları kaybettiğim günden beri Hayal Ormanı’nda yaşıyorum ben. Ama onları çok özledim. Sandal daha da büyümeye başlar. Ancak Sandal çok su alıyordur. Sandal batmak üzeredir. Keçi Vah ve Kedi Min sandaldaki suyu dışarıya çıkartmaya çalışırlar. Sandal batıyordur. Arı Kahraman‐ Ben kendime güvenmiyorum. Hem de hiç güvenmiyorum. Sandalın içinde bir çaresizlik hakimdir. Arı Kahraman‐ Küçüklüğümden beri ailem bana herşeyin en iyisini yapacağımı söylediler. Hep benden çok güzel şeyler beklediler. Arı Kahraman haykırıyordur. Arı Kahraman‐ Onlar hayallerinde neyi yapamadılarsa sanki biz çocuk arılar olarak onları yapmalıydık. Ben hep hata yapmaktan korktum yıllarca. En iyi işlerde çalışmanın veya herkes tarafından parmakla gösterilmenin mutluluğumun nedeni olacağını sandım. Oysaki tek mutluluğum Arı Çicek’in bana bakıp gülümsemesiymiş. Başka bir kovanda daha mutlu olacağımı sandım. Oysaki ben kendime güvenmiyordum ve artık Arı Çicek yoktu. Arı Kahraman sessizleşir ve tekrarlar. Arı Kahraman‐ Arı Çiçek yoktu. Arı Kahraman’ın itiraflarıyla sandal daha da fazla büyümüştür ve gölde batmadan karşı kıyıya yüzleşme ekibini getirmiştir. Keçi Vah‐ Arı Kahraman seni çok iyi anlıyorum. Bazen eskiyi değiştiremezsin. Olan olmuştur artık. Onu tekrar kazanmak için çaba göstermelisin. Kedi Min‐ Ne kadar romantik. Arı Çiçek onu bu kadar sevdiğini bilse eminim ki sana bir şans daha verirdi. Sincap Sen‐ Herkes hata yapar Arı Kahraman. Sen kendinle yüzleşiyorsun. İnşallah onu en yakın zamanda görürsün Arı Kahraman‐ Güneş her zaman doğuyor ve her zaman günü bitirmek için batıyor. Benim güneşim onu bulmadıkça hiç batmayacak. Kedi Min‐ Bu da çok romantikti. Yüzleşme ekibi gülümsemeye başlar. Keçi Vah‐ Arı Kahraman sen olmasaydın biz asla Dinleme Yaprakları’na kadar gelemezdik. Işık Söner ve sahnede sadece Yılan Dan ve Akrep Mar belirir. Yılan Dan‐ Nasıl olur da 2 büyük deliği olan bir Sandal lanet olasıca 4 hayvanı batırmaz. Akrep Mar‐ biri büyük biri kucuktu Yılan Dan. Yani iki büyük delik değildi. Birinin kücük oldugunu da söylemek isterim. Yok yani ikisini büyük dedin de ondan diyorum. Yılan Dan derin bir off çeker. Yılan Dan‐ Hayal Ormanı’nda senden daha kötü olmasa bile daha akıllı bir hayvan yok muydu bana yardım edecek! Yüzleşme ekibi neredeyse Dinleme Yapraklarını da geçecekler. Akrep Mar‐ Merak etmeyin Yılan Dan. Dinleme yapraklarında birbirlerini dinlemezlerse asla o kapılardan geçemezler. Yılan Dan‐ Karşımızdakini ne zaman dinlemeyiz Akrep Mar? Akrep Mar‐ Kulaklarımız uf olduğunda mı? Yılan Dan‐ Sen gerçekten kaçığın tekisin. Hayır tabi ki. Karşımızdaki konuşurken başka şeyler düşünürsek onları dinlemeyiz. Akrep Mar‐ Ne düşündüreceğiz? Yılan Dan‐ Kedi Min’in suyuna aşk iksiri attım. Tüylü şey Arı Kahraman’a aşık olacak. Asla Arı Kahraman’ı dinlemeyecektir. Ortalığı o kadar karıştıracak ki Kedi Min, kimse birbirini dinleyemeyecek. Akrep Mar‐ Ondan sonra da? Yılan Dan‐ Gümmm... Yüzleşme grubu o kapılardan asla geçemeyecek. Ve Hayal Ormanı’na asla nehir gelmeyecek. Sahne 4 “Dinleme Yaprakları” Kedi Min suyundan bir yudum alır. Kendini bir garip hissetmektedir. Kedi Min Arı Kahraman’a doğru yaklaşır. Kedi Min‐ Belki de Arı Çicek yerine seni bekleyen fırsatların peşinden gitmelisin Arı Kahraman. Arı Kahraman‐ Kedi Min hayatta gerçek olan ve gerçek olmayan iki dünya var biliyor musun? Gerçek olmayan dünya hemen yanı başımızda zannettiğimiz ve hayal kurarak ürettiğimiz aslında olmayan, fantezi bir dünya. Kedi Min‐ Gerçek olanlar peki? Arı Kahraman‐ Gerçek olanlar değerlidir. Çünkü gerçektir. Gerçek dünya hep güldürmez ama bir şey hep güldürüyorsa, gülmenin de anlamı kalmaz ki. Kedi Min‐ Dediklerinden bir şey anlamıyorum. Sonuç olarak gerçek bir aşk yaşamamışsındır belki de. Arı Kahraman‐ Arı Çicek’i görünceye kadar hayatımda bir renk cümbüşü vardı. Turuncu, Kırmızı, Sarı, Yeşil, Mavi ve hatta Kahverengi. Ama onunla tanıştığım gün hayat sadece siyah ve beyaz gibi gözüktü bana. Ya onunla olacaktım ya da onunla olacaktım. Kedi Min‐ Boşver onu şimdi... Hiç oyun seven bir kedi arkadaşın oldu mu? Arı Kahraman‐ Kedi Min sen iyi misin? Oyuncular sahnede donarlar. Işık sadece Arı Kahraman’ın üzerine gelir. Dış ses yükselir Dış Ses‐ Kedi Min’in içtiği suda onu sana aşık eden bir iksir vardı. Arı Kahraman‐ Yine siz? Kimsiniz? Ne yapmalıyım şimdi? Dış Ses‐ Sincap Sen’den hayal taşını al ve acilen Kedi Min’e ver. Oyuncular harekete başlar. Sahne aydınlanır. Arı Kahraman‐ Sincap Sen bana hayal taşını verir misin? Sincap Sen‐ Tabi ki al Arı Kahraman Arı Kahraman hayal taşını Kedi Min’e verir. Kedi Min sakinleşir. Kedi Min‐ Çok özür dilerim Arı Kahraman bunları demek istememiştim. Arı Kahraman‐ Sorun değil Kedi Min. Keçi Vah‐ Çocuklar sadece 1 yudumluk suyumuz kaldı. Ben küçükken annemlerle otlaklarda otlarken nehrin kenarında arkadaşlarımla su sende oynardık. Sincap Sen‐ Su sende mi? Arı Kahraman‐ Nasıl bir oyun bu? Keçi Vah‐ Hepimiz otlamaktan susuyunca nehrin kenarında su içerdik. En son suyu içeni hepimiz ıslatırdık. Şimdi aklıma geliyorda o zamanlar ne kadar çok suyumuz vardı. Keçi Vah gülümser. Sincap Sen‐ Ben o zamanlar ailemle birlikte yaşıyordum. Gizem Ormanı çok güzel bir yerdir. Erik ağaçları, elma ağaçları hatta vişne ağaçları vardı ormanımızda. Biz o daldan diğer dala meyve sarhoşu gezinirdik. Kedi Min‐ En çok hangi meyveyi severdin? Sincap Sen‐ Annemle benim favorim vişneydi ama babam ile ablam elmacılardı. Arı Kahraman‐ Bir ablan oldugundan bahsetmemiştin. Keçi Vah‐ Onlar halen Gizem Ormanı’nda mı? Sincap Sen‐ Hayır Gizem Ormanı’nı yok ettiler. Orayı yıkıp evler inşa ettiler. Ailecek kendimizi zor kurtarmıştık. Büyük büyük iş makinaları peşimizden geliyorlardı. Biz bütün gücümüzle koştuk ve başka ormanlara sığınmaya çalıştık. Ama bütün ormanları kesiyorlardı. Heryerde o iş makinalarından vardı. Arı Kahraman‐ Peki aileni nasıl kaybettin? Sincap Sen‐ Bir sabah rüyamda hayal kurdum ve hayallerimin peşinden gidip Hayal Ormanı’nı buldum. Keçi Vah‐ Senin kardeşin var mı Kedi Min? Kedi Min‐ Bir abim var. Ama onun o kadar sorunları var ki, kendi sorunlarımı açmama fırsat olmuyor çoğu zaman. Arı Kahraman‐ Kendi sorunlarını bizimle paylaşabilirsin? Biz seni dinleriz. Kedi Min‐ Çok teşekkürler. Bazen sadece beni dinleyen birilerinin olmasını o kadar çok istiyorum ki. Sincap Sen‐ Senin kardeşin var mı Arı Kahraman? Arı Kahraman‐ Benim çok tatlı bir ablam var. Bal arısıdır. Melek gibidir o. İçinde hiç kötülük yoktur. Bahar gibi kokar ve mutlu eder onunla geçen zaman insanı. Keçi Vah‐ Umarım kovanına geri dönebilirsin Arı Kahraman. Kedi Min bağırmaya başlar. Kedi Min‐ Arkadaşlar dinleme yapraklarının sonuna geldik. 4 tane kapı var. Sincap Sin‐ Önce ben gitmek istiyorum. Sincap Sin kapının önüne geçer. Işıklar kapanır. Sincap Sin’in üstünde spot oluşur. Dış Ses‐ Kapıdır geçmeni sağlayacak diğer yana, cevap vermelisin sorduğum soruya, düşünmeden söyle bakalım bana, nedir Keçi Vah’ın oynadığı oyun kana kana¿ Sincap Sen haykırır. Sincap Sen‐ Su sende. Kapı açılır. Sincap Sen kapıdan içeri geçer. Kedi Min kapının önüne geçer. Işıklar kapanır. Kedi Min’in üstünde spot oluşur. Dış Ses‐ Korkma açılacak kapı bilirsen soruyu, uzun yollardan geldin aştın zoru, düşünmeden söyle bana şunu, nedir Sincap Sen’in en çok korktuğu? Kedi Min gülümser. Kedi Min‐ Ailesini bir daha görememek... Kapı açılır. Kedi Min kapıdan içeri geçer. Keçi Vah kapının önüne geçer. Işıklar kapanır. Keçi Vah’ın üstünde spot oluşur. Dış Ses‐ En yaşlıları sensin oysa, bu kadar çekinmemen gerekmez mi buna, hadi derin bir nefes al ve söyle şurda, Arı Kahraman’ın ablası kimdir söyle bana? Keçi Vah derin bir nefes alır. Keçi Vah‐ Bahar kokulu melek gibi bir bal arısıdır. Kapı açılır. Keçi Vah kapıdan içeri geçer. Birden yer sallanmaya başlar. Değişik hayvanların sesleri duyulur. Arı Kahraman’ın kapısından koca bir karınca geçer. Bu karınca Yüce Karınca’dan başkası değildir. Yüce Karınca‐ En sonunda karşılaşabildik değerli arı. Arı Kahraman‐ Siz... yol boyunca bana yardım eden o sessiniz. Neden? Yüce Karınca‐ Sizinle karşılaşmayı çok istiyordum. Işık söner. Sahneye Yılan Dan ve Akrep Mar belirir. Yılan Dan‐ Bu da işe yaramadı. Akrep Mar‐ Nasıl olsa Yüce Karınca’nın sorusunu cevaplayamayacak. Yılan Dan‐ Nerden biliyorsun su beyinli. Bu arada Akrep Mar ben tılsım taşımı bulamıyorum sen mi aldın? Akrep Mar‐ Aaa size söylemedim ben değil mi. Yılan Dan‐ Neyi? Akrep Mar‐ Gölden geçerken üstümüzü ıslattık ya. Yılan Dan‐ Gerisini sormaya korkuyorum. Akrep Mar‐ Ben de çantalarımız kurusun diye dışarıya asmıştım dün gece. Yılan Dan‐ ve? Akrep Mar‐ Çantalarımızı çalmışlar. Yılan Dan‐ Tılsım taşlarımız içindeydi sorunlu akrep. Şimdi ne yapacağız? Yüzleşme Ormanı’nda tılsımsız kaldık. Akrep Mar‐ Aslında ben kötü biri değilim. Hayal Ormanı’ndaki arkadaşlarım beni oyunlarına almazlardı. Çünkü yanlışlıkla onları sokuyordum. Beni sevmezlerdi. Ben de kötü olayım bari demiştim. Ama kötü olmak beni yoruyor Yılan Dan Yılan Dan‐ Ben Hayal Ormanı’nı yönetmeyi çok istiyorum çünkü. Herkes beni sevsin istiyorum. Herkes benim iyi olduğumu haykırsın. Herkes benimle zaman geçirmek için sıraya girsin. Benim hiç arkadaşım yok Akrep Mar. Yılan Dan ve Akrep Mar birbirine sarılırlar. Ağaçlar yaklaşır ve iki hayvanı içine alır. Sahne 5 “Yüce Karınca” Keçi Vah, Kedi Min ve Sincap Sen oturmuş Yüce Karınca ile Arı Kahraman’ı izlemektedir. Yüce Karınca‐ Soracağım soraya hazır mısın Kahramanların arısı? Arı Kahraman‐ Hazırım. Yüce Karınca‐ Sen arıların kahramanı, bütün gücümle seni Arı Çiçek’e affetirebilirim. Arı Çiçek’e seni affetirmem mi mutlu eder yoksa Hayal Ormanı’nda tekrar nehrin akması mı? Arı Kahraman‐ Bu sorunuz için şuan hiç düşünmeden kendimce doğru cevabı verebilirim. Bazen kötü şeyler yaşadığınızda ve acı çektiğinizde, bilmelisiniz ki bu sizi olgunlaştırıyor. Ben artık değiştim. Gerçek mutluluğun ne olduğunu biliyorum. Cevabım kesinlikle Hayal Ormanı’nda tekrar nehrin akmasıdır. Yüce Karınca‐ Peki Arı Çicek? Arı Kahraman‐ Emek verdiğiniz kadar seversiniz. Ben Arı Çicek’i çok seviyorum ve onun için çaba göstermeli, mücadele etmeli ve emek vermeliyim. Keçi Vah, Kedi Min ve Sincap Sen ormanları için mücadele ettiler. Onların bu emeğine haksızlık edemem. Benim kanatlarım iyileştiğinde yani uçmaya başladığımda bütün gücümle Arı Çiçek’i arıyacağım. Yüce Karınca gülümsemeye başlar. Yüce Karınca‐ Kahramanların arısı kendinle yüzleşmeni tamamladın. Doğru seçeneği seçtin. Size bir rüzgar yapıyorum, bu rüzgar Hayal Ormanı’ndaki nehrin tekrar akmasını sağlayacak. Ayrıca arkadaşlarını Hayal Ormanı’na seni ise kovanına götürecek. Arı Kahraman‐ Çok teşekkür ederim. Keçi Vah, Kedi Min, Sincap Sen ve Arı Kahraman’a sarılırlar. Keçi Vah‐ Sen olmasaydın asla bunu başaramazdık Arı Kahraman. Kedi Min‐ Umarım Arı Çiçek seni affeder. Affetmese bile ondan sakın vazgeçme olur mu? Çünkü aşık olmak, bir hayvanın hayatında olabilecek en güzel şey. Ayrıca hayal taşını sana vermek istiyorum. Onu Arı Çiçek’e ver. Böylelikle onunla hayallerinizi yaşabilirsiniz. Sincap Sen‐ Seni tanıdığımıza çok memnun olduk Arı Kahraman. Ailemin yanına gittiğimde seni mutlaka onlara anlatacağım. Arı Kahraman‐ Ben size çok teşekkür ediyorum. Keçi Vah sizi kendime çok yakın hissediyorum. Babam kadar çok sevdim sizi. Kendinizi üzmeyin olur mu? Sincap Sen, sen hayallerinin peşinde gelmişsin Hayal Ormanı’na. Aileni bulacağına yürekten inanıyorum. Kedi Min, sen çok iyi bir kedisin. Eminim karşına doğru bir kedi çıkacaktır. Sen sevmesini bil yeter ki ve asla vageçme.. Ayrıca hayal taşını bana verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Umudunuzu hiç yitirmeyin olur mu? Yüce Karınca gülümser. Yüce Karınca‐ Artık gitmenizin zamanı geldi. Işık kapanır. Sahne boşaltılır. Sahnenin ortasında Arı Kahraman vardır. Arı Kahraman‐ Siz kimsiniz? Çevrenizde bulunanların neler düşündükleri mi? Yoksa siz, hissettikleriniz misiniz? Peki Mutluluk nedir? Herkese göre güzel olan şey mi? Yoksa kimsenin tahmin bile etmediği ama ayaklarınızı yerden kesecek olan şey mi? Eğer kendinizi tanımaya başladıysanız ve mutluluğun ne olduğunu biliyorsanız, ne duruyorsunuz? Uçsanıza....Uçsanıza.... Uçsanıza.... 

Benzer belgeler