indir - İnformal Yayınları

Yorumlar

Transkript

indir - İnformal Yayınları
Yayınları - İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnfor
ayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnforma
nları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Y
-İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayın
-İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayın
- İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayın
-İnformal Yayınları -İnformal Yayınları - İnformal Yayınları - İnformal Yayınları - İnformal Yayınları - İnformal Yay
Sevgili Adaylar ve Değerli Öğretmenler;
Son KPSS’de 120 sorunun 81 tanesini Kara Kutu Kitapları olarak yakalamış olmanın sevinciyle merhaba diyoruz. Diğer sınavlarda da
bu başarıyı tekrarlayacağımızdan inşallah eminiz. Bildiğiniz gibi ülkemizde çeşitli alanlarda sınavlar yapılmakta bu sınavların sonuçları da
çoğu zaman geleceğimizi şekillendirmektedir. İşte bu hazırlık sürecinde ciddi hazırlanmış dokümanlara ihtiyaç duyulmaktadır.
Özellikle son 4 yıldır sınavlarda gelen sorulara baktığımızda gelen sorular çoğunlukla parçada anlam konusu üzerinde yoğunlaşıyor bu da
öğrencileri paragraf sorusu çözmeye yönlendiriyor. Bu durumda öğrenci arkadaşlarımız önüne gelen bütün kaynakları kalite gözetmeden
çözmeye çalışsa da elde ettiği başarı sınırlı oluyor çünkü her soruyu hazırlayan ekibin hazırladığı sorular belli bir kalıbın dışına çıkamıyor.
İşte biz bu durumu yakından görünce adayların boş sorularla vakit kaybetmesi yerine yılların vermiş olduğu ÖSYM paragraf sorularının birikimini sizinle paylaşmaya karar verdik. Elinizdeki kaynak 1966’dan 2015 dahil olmak üzere ÖSYM’nin yaptığı son 50 yılın bütün sınavların
paragraf sorularını içeriyor. Kitabı hazırlarken soruları alt başlıklara ayırmadan özellikle kaçındık çünkü öğrenci bir soru şekline yoğunlaşınca
diğerleri ikinci plana itilebiliyor bu da NETLERİNİZİ azaltabiliyor. Bundan dolayı bizde her testi mini bir deneme gibi hazırladık.
Anlam bilgisiyle ilgili 2014 YGS’de 29 soru 2015 YGS’de 32 soru geldi. Biz de testleri ortalama 16 soruluk testler olarak ayarladık.
Yani siz değerli YGS adayımız günlük 2 test çözerseniz günlük 1 Paragraf denemesi yapmış olacaksınız.
KPSS adaylarımız da günlük sadece 1 test çözerlerse günlük 1 paragraf denemesi çözmüş olacaklar.
ALES adaylarımız da günlük 3 test çözerlerse günlük 1 paragraf denemesi çözmüş olacaklar.
DGS adaylarımız da günlük 3 test çözerlerse günlük 1 paragraf denemesi çözmüş olacaklar.
LYS adaylarımız da günlük 2 test çözerlerse günlük 1 paragraf denemesi çözmüş olacaklar.
E-KPSS adaylarımız da günlük sadece 1 test çözerlerse günlük 1 paragraf denemesi çözmüş olacaklar.
Birçok kaynak arasında elinizde ki bu kaynak siz değerli öğrencilerimizin kısa sürede anlam bilgisi konusunu gerçek sınav sorularıyla pekiştirmesi amacıyla derlenmiş ve size gerçek bir tekrar yaptırarak başarıya ulaşmanızı hedeflemiştir. Elinizdeki soruları sağlıklı bir
biçimde çözdüğünüz takdirde ÖSYM’nin paragraf mantığını en iyi şekilde kavramış ve soruları çok seri bir şekilde çözüyor olacaksınız.
Hazırlamış olduğumuz bu kaynak son 50 yılda (1966-2016) ÖSYM tarafından sorulmuş 33 Farklı kurumun tüm sınavlarında çıkmış
(KPSS, ÖSS, YGS, LYS, ÜSS, ÖYS, PMYO, E-KPSS (EMSS-ÖMSS) Adli Yargı, İdari Yargı, ALS, Hâkimlik, Kaymakamlık, İcra
Sınavları, İç Denetçiliği, JANA, JANU, Kamu Yönetimi, KBYS(Kariyer Belirleme ve Yükseltme Sınavı), KİK, MB UZMAN YARD.
MHUY (Mali Hizmetler Uzman Yardımcılığı), Müfettişlik, Sayıştay, TODAİE, TC Ziraat Bankası (TCZB), ÜGYS, YÇS,YÖS gibi)
sorulardan oluşmaktadır. Bu kitabımızda informal (kendi kendine öğrenme) eğitim sistemi gözetilerek sorular düzenlenmiştir.
1- Konu özetini hücreleme sistemine göre yaptık.
2- Konu anlatımını hazırlarken gereksiz ayrıntıdan ve bilgi kirliliğinden kaçındık
3- Güncelliğini yitirmiş, müfredattan çıkartılmış konu ve sorulara yer vermedik.
4- ÖSYM’nin mantığı kavratmaya çalıştık.
5- Tüm sınavlar içinden ÖSYM’nin güncel soru mantığına uygun sorulara yer verdik.
6- Soruları hazırlarken kolaydan zora doğru sıralamaya çalıştık.
7- Soruların hangi sınavlarda çıktığı altlarına yazdık.
8- Soruların hangi yıllarda çıktığı belirttik.
9- Testleri oluştururken mini denemeler şeklinde düzenledik.
Böylece öğrencilerimizin konuyu sıkılmadan, zevkli bir şekilde öğrenmesine gayret ettik.
Türkçenin Kara Kutusundan çalışan öğrenciler, gerçek sınav sorularıyla konuyu en iyi şekilde öğrendiklerini, ÖSYM’NİN MANTIĞINI KAVRADIKLARINI, soruları çözdükçe yapabilmenin heyecanı ve sevinciyle türkçeye daha fazla çalıştıklarını ve başarılarının
farkına vardıklarının belirtmişlerdir.
Bu kitabımızda informal (kendi kendine öğrenme) eğitim sistemi gözetilerek sorular düzenlenmiştir. Bu kitap, yorucu, ciddi,
yoğun ve uzun bir çalışmanın ürünüdür. Sonuçta şöyle bir şeyle karşılaştık. ÖSYM aynı soruyu birkaç defa farklı sınavlarda
sormuş. Bundan da anlaşılıyor ki önümüzdeki sizin gireceğiniz sınavda da çıkma ihtimali vardır.
Bu kaynağımız KPSS (Lisans, Ön lisans, Ortaöğretim-Lise), YGS, LYS, PMYO (Polis Meslek Yüksek Okulu), EKPSS (ÖMSS-EMSS)
Engelli Memur Seçme Sınavı), ALS (Askeri Lise Sınavları), JATEK (Jandarma Temel Eğitim Kurumları Sınavı), İcra Müd. Kaymakamlık,
Hâkimlik ve diğer kurum sınavları için %100 uyumlu bir kaynaktır.
Kaynağımızın tüm aday ve öğretmenlerimize hayırlı olması, mutlu ve başarılı bir hayata adım atmanızda yardımcı olması temennisiyle,
fotokopiye yönelmeyerek kul hakkına girmeden emeğe saygı gösteren öğrencilere ve öğretmen adaylarına başarılar dileriz.
l Yayınları - İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnfor
Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal
Yayınları
-İnformalsize
Yayınları
Kara
Kutu Kitapları
yeter!-İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnforma
nları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Y
ı -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayın
1
ı -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayınları
-İnformal Yayınları -İnformal Yayınları -İnformal Yayın
Yayına Hazırlayan:
Osman Dündar
ve İnformal Yayınları Yayın Ekibi
Genel Yayın Yönetmeni
İsmail KAYNARCA
İmtiyaz Sahibi
İmran KAYNARCA
Grafik ve Kapak Tasarım
Murat EREN
ve İnformal Yayınları Yayın Ekibi
Dizgi ve Mizanpaj
Murat EREN
Zahide BAL
ve İnformal Yayınları Yayın Ekibi
5.Baskı
Basım Tarihi:
2016
Basım Yeri
Ankara
Basımevi:
Ayrıntı Basımevi
ISBN
978-605-65653-0-4
İnformal Yayınları İletişim
www.informalyayinlari.com
[email protected]
@informalyayin twitter
İnformal Yayınları facebook hesap ve sayfası
(0505) 502 02 06
Ana Dağıtım
www.kpsskarakutusu.com
www.kitappatik.com
(0551) 440 99 99
(0546) 440 05 26
(0535) 103 89 50
(0222) 220 36 87
Bu kitabın her türlü yayım hakkı İnformal Yayınları’na İmran KAYNARCA’ya aittir. Bu kitabın baskısından 5846, 2936
Fikir ve Sanat Eserleri Yasası Hükümleri gereğince ve 6279 sayılı Çoğaltılmış Fikir ve Sanat Eserlerini Derleme Kanunu ve
2919 sayılı TBMM Genel Sekreterliği Teşkilat Kanunu gereğince kaynak gösterilerek bile olsa alıntı yapılamaz, herhangi bir
şekilde çoğaltılamaz, genel ağ ve diğer elektronik ortamlarda yayımlanamaz.
BU KİTAP T.C. KÜLTÜR BAKANLIĞI BANDROLÜYLE SATILMAKTADIR.
1. BÖLÜM
Paragraf Akıllı Sözlük
4
2. BÖLÜM
PARAGRAF ÇÖZME TEKNİKLERİ
A) PARAGRAFIN ANLAM YÖNÜ6
1) PARAGRAFIN KONUSU
6
2) PARAGRAFIN BAŞLIĞI
6
3) PARAGRAFIN ANA DÜŞÜNCESİ
6
4) PARAGRAFIN YARDIMCI DÜŞÜNCELERİ
6
B) PARAGRAFIN YAPISI6
1) GİRİŞ (Bölümü) CÜMLESİ
6
Giriş Cümlesinin Özellikleri
6
2) GELİŞME BÖLÜMÜ
Gelişme Cümlelerinin Özellikleri
3) SONUÇ (Bölümü) CÜMLESİ
6
6
7
DÜŞÜNCENİN AKIŞINI BOZAN CÜMLELER: 7
PARÇAYI BÖLÜMLERE AYIRMA
7
PARAGRAFA CÜMLE EKLEME
7
BİR SORUNUN CEVABI OLAN PARAGRAFLAR
7
DUYULARLA İLGİLİ SORULAR
7
PARAGRAFTAN YARGI ÇIKARMA
7
PARAGRAF SORULARINDA ŞUNLARA DİKKAT EDELİM! 7
OKUMA HIZINIZI ARTIRIN!!! 7
PARAGRAF SORULARINI ÇÖZERKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ? 8
Paragraf Sorularının İstediği İnsan Tipinin Özellikleri
8
3. BÖLÜM
ÇIKMIŞ SORULAR
9
1. BÖLÜM
PARAGRAF AKILLI SÖZLÜK
Adaptasyon: Uyarlama
Dinleti: Bir topluluğa bir şeyler anlatmak, konser
Adapte: Uyarlanmış
Diyalog: Karşılıklı konuşma
Ağdalı: Anlaşılması güç, karmaşık
Doğaçlama: İrticalen, metne bağlı kalmadan içinden geldiği
gibi konuşma
Ahenk: Uyum, düzen
Doğallık : Yapmacıksız, gösterişsiz
Akıcılık: Sürükleyici olma, okuyanı sıkmama
Dramatik: Acıklı
Aktüel: Güncel ,edimsel
Duruluk: Gereksiz sözcüklere yer vermeme. En kısa yoldan
aktarma.
Alafranga: Batı tarzında, Türk geleneklerine uygun olmayan
Alaturka: Türk geleneklerine uygun
Duyuş: Seziş. Sezme işi.
Anaç: Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek
duruma gelmiş olan hayvan.
Düş: Gerçekleşmesi istenen şey, umut. Gerçek olmayan şey,
imge, hayal.
Anlatı: Hikâye etme
Düşsel: Düş ile ilgili, hayalî.
Arı dil: Sade, Öz Türkçe.
Düşünsel: Düşünce ile ilgili, düşünce sonucu ortaya çıkan,
düşünceye dayanan, fikrî.
Banal: Bayağı, sıradan
Düzyazı: Şiir olmayan söz ve yazı, nesir, mensur, inşa.
Basmakalıp: Özgünlüğü olmayan, değişiklik göstermeyen,
bilineni tekrarlayan, harcıâlem, klişe.
Ebru: Kâğıt süslemeciliğinde kitre, kola vb. yapıştırıcılarla
yoğunlaştırılmış su üzerine, neft yağı ile sulandırılmış yağlı
boya damlatılarak yapılan ve kâğıda geçirilen süs.
Betik: Yazılı olan şey, kitap, mektup, tezkere, pusula
Betimleme: Tasarlama, bir şeyi sözle veya yazıyla anlatma,
göz önünde canlandırma, tasvir.
Bezgin: Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş.
Burjuva: İmtiyazlı, seçkin, soylu
Biçem: Üslup, tarz, anlatım biçimi
Biçim: Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış
görünüşü, şekil.
© İnformal Yayınları
Bağdaşmak: Uyuşmak
Edimsel: Hareketli, fiili
Ego: Ben
Eğreti: Geçici, sınırlı
Eleştiri: Bir edebiyat veya sanat eserini her yönüyle anlaşılmasını sağlamak ve değerlendirmek amacıyla yazılan yazı
türü, tenkit, kritik.
Eleştirmen: Eleştiri yazıları yazan kimse, eleştirmeci, tenkitçi, münekkit.
Bilinç: İnsanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur.
Empoze: Zorla kabul ettirme
Bilinç Akışı: Kahramanın düşüncelerinin art arda ve düzensiz bir biçimde verildiği teknik.
Erek: Amaç, maksat
Estetik: Sanatta ortaya konulan güzellik.
Biyografi: Bir kimsenin hayatını konu alan yazılardır.
Etik: Ahlaki, ahlakla ilgili
Bulgu: Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan
bilimsel sonuç, netice.
Evrensel: Bütün insanlığı ilgilendiren, âlemşümul, cihanşümul, üniversal.
Çağdaş: Aynı çağda yaşayan, uygar
Fantastik: Gerçekte var olmayan, gerçek olmayan, hayalî.
Çeşni: Çeşit, tat, hoşa giden özellikler
Fantezi: Sonsuz hayal
Çevirmen: Bir yazıyı veya konuşmayı bir dilden başka bir
dile çeviren kimse, çevirici, dilmaç, tercüman, mütercim.
Fenomen: Olay, olgu
Dağarcık: Bellek. Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların
geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü. Bilgi.
Fonetik: Ses bilgisi Gerçeküstü: Gerçeği aşan, gerçeğin
üstündeki gerçek, sürrealite.
Dejenere: Yozlaşmış, aslını koruyamamış
Görece: Kişiden kişiye değişebilme durumu
Deneme: Herhangi bir konuda yeni ve kişisel görüşlerle
bezenmiş bir anlatım içinde sunulan düz yazı türü.
İçerik: Bir şeyin içerisinde bulunanların tümü, muhteva
İçgüdü: Doğuştan gelen.
Devinim : Hareket, eylem
İçtenlik: Yapmacıksız, içten geldiği gibi anlatma.
Didaktik: Öğretici.
İkilem : Çatışma, iki durumdan birini seçme
Diksiyon: Duru, kurallara uygun güzel konuşma
İlinti: İlgi, ilişki
Dikte etmek: Bir düşünceyi zorla kabul ettirmek
İma : Dolaylı, üstü kapalı anlatma
Dingin : Durgun, hareketsiz, sakin
İmbik: Damıtmaya yarayan, damıtma işinde kullanılan araç,
damıtıcı.
4
PARAGRAF AKILLI SÖZLÜK
İmge: Zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey,
düş, hayal, imaj, hülya.
Salt: İçine, kendisine yabancı hiçbir şey karışmamış, arı.
Yalnızca. Duru. Sadece.
İnan: İnanma işi
Salık vermek : Öğüt vermek, tavsiye etmek
İrdelemek: Detaylı olarak incelemek
Saptamak: Bir şeyi belirgin kılmak, tespit etmek.
İroni: Söylenen sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla
alay etme. Gülmece. Sav: İddia, tez
Simge: Sembol
İndirgeme: Bir işi daha kolay kısa ve yalın hale getirme
Söz Dağarcığı: Bir dilde kullanılan veya bir kimsenin bildiği,
kullandığı sözlerin bütünü, söz varlığı, vokabüler, kelime
hazinesi.
İvedi: Acele
Jest: El, kol veya baş ile yapılan uyumlu hareket
Süreğen: Sürüp giden
Kanı: İnanç, düşünce, kanaat.
Süreç: Devam eden zaman. Birbirini takip eden olaylar dizisi.
Kanıksamak: Alışma
Şematik: Bir edebiyat eserinin, bir tasarının planı, biçimi.
Karakter: Bir eserde duygu, tutku ve düşünce yönlerinden
ele alınan kimse.
Tasarı: Proje, plan
Kitle: İnsan topluluğu
Tekdüzelik: Tekdüze olma durumu, yeknesaklık, biteviyelik,
monotonluk.
Kriter: Ölçüt, kıstas
Tem: Tema
Kurgu: Uygulamaya geçmeyen yalnız bilmek ve açıklamak
amacını güden düşünce.
Kültür: Bir topluma özgü düşünce ve sanat eserlerinin tümü.
Kültürel: Kültüre ilişkin, kültürle ilgili.
Lirik: Çok etkili, coşkun, genellikle kişisel duyguları dile
getiren.
Metinler Arasılık: Bir yazarın, başka bir yazarın metninden aldığı parçaları kendi metninin içinde eriterek yeniden
yazması.
© İnformal Yayınları
Kuram: Kanıtlanmamış, teori, soyut bilgi
Tema: Öğretici veya edebî bir eserde işlenen konu, düşünce,
görüş.
Terim: Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili
özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime.
Tip: Hikâye, roman, tiyatro gibi uzun anlatıma dayalı edebî
eserlerde kişi kadrosu içinde yer alan ve belli bir düşüncenin,
topluluğun zihniyetini ve ideolojinin temsilciliğini yüklenen
kişi.
Tinsel: Ruhi, manevi
Tümce : Cümle
Mistik: Açıklanamayan, akıl dışı.
Yadsımak : İnkâr etmek,
Nesnel: Objektif, yorumsuz, herkesçe aynı kabul edilen.
Üslup: Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki
özelliği veya bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi,
biçem, tarz, stil.
Nicelik : Sayılabilen ölçülebilen, azlık, çokluk
Nitelik: Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet
Varsayım: Bir an için var olduğunu düşünme.
Virtüöz: Herhangi bir müzik aracını büyük ustalıkla çalabilen
sanatçı.
Nükte : Düşündürücü ve şakalı söz,
Ödün: Taviz
Yalınlık: Açık, süsten ve zorlamadan uzak, kolayca anlaşılabilen anlatım, sadelik.
Öz eleştiri: Bir kişinin kendi davranışları üzerine yönelttiği
eleştiri, otokritik.
Yapıt: Bir emek sonucunda ortaya konulan ürün, eser.
Özgü: Birine veya bir şeye ait olan.
Yazın: Edebiyat
Özgün: Yalnız kendine has bir nitelik taşıyan farklı
Yazınsal: Edebi
Özlülük: Az sözle çok anlam ifade etme
Yetkin: Olgun, mükemmel
Özümsemek: Herhangi bir şeyi öz malı durumuna getirmek,
benliğine yerleştirmek.
Yetke: Otorite
Özveri: Bir amaç uğruna veya gerçekleştirilmesi istenen herhangi bir şey için kendi çıkarlarından vazgeçme, fedakârlık
Yeğlemek: Diğerlerinden daha üstün görüp bir şeye yönelmek, yeğ tutmak, tercih etmek.
Payanda : Dayanak
Yeti: Bir işi yapabilme gücü.
Polemik: Ağız kavgası, sert tartışma
Zanaat: El ustalığı isteyen işler.
Realite : Gerçeklik
Sağduyu: Doğru, akla uygun yargılar verme yeteneği, aklıselim, hissiselim.
5
PARAGRAF ÇÖZME TEKNİKLERİ
A) PARAGRAFIN ANLAM YÖNÜ
B) PARAGRAFIN YAPISI
1) PARAGRAFIN KONUSU:
Her cümlenin paragraf içinde özel bir yeri vardır. Nasıl ki
her metnin bir girişi, bir gelişmesi, bir sonucu varsa paragraf
da böyle bölümlere ayrılır. Her cümle kendinden önceki ve
sonraki cümleyle hem anlam hem de yapı bakımından ilişki
içindedir.
Her paragrafta yazar bir şeylerden söz ederek okura mesaj
ulaştırmak ister. Paragrafta üzerinde durulan, hakkında söz
söylenen düşünce, olay ya da duruma “konu” denir.
Bir paragrafı Çözümlerken yapılacak ilk iş konuyu doğru olarak saptamaktır. Konusu bilinmeyen paragrafın anlaşılması
güçtür.
Konuyu bulmak için “Parçada neden söz ediliyor?” , “Üzerinde durulan nedir?” , “Hakkında söz söylenen nedir?” sorularını paragrafa yöneltiriz, aldığımız cevap bize paragrafın
konusunu verir.
1) GİRİŞ (Bölümü) CÜMLESİ:
Giriş cümlesi paragrafın ilk cümlesidir. Bu bölümde paragrafta ele alınacak konu belirtilir. Kendisinden sonraki her cümle,
dil ve düşünce yönünden giriş cümlesine bağlıdır.
NOT: Konunun belirlenmesi ana düşüncenin belirlenmesi için
ilk aşamadır. Konu, genellikle paragrafın ilk cümlesinde yer
alır. Kimi zaman da ikinci cümlede yer alır.
2) PARAGRAFIN BAŞLIĞI:
Bir paragrafın başlığı konu ve ana düşünceyle doğrudan ilgilidir. Başlık, konu ve ana düşüncenin bir çeşit özetidir. Başlık
paragrafın tamamını kapsar.
Paragrafın başlığını bulurken paragraf okunduktan sonra ilk
ve son cümle tekrar okunmalıdır. Bu cümleler genellikle konuyu ve ana düşünceyi verir. Başlık ana düşünceyle özellikle
de konuyla ilgilidir.
3) PARAGRAFIN ANA DÜŞÜNCESİ:
Yazarken veya konuşurken karşımızdakine bir şeyler aktarmak isteriz. İster bir olay aktaralım, isterse bir konudaki
düşüncemizi aktaralım, bunların hepsini bir amaç için ortaya
koyarız. Bu amaca, aktarmak istenilen bu mesaja “ana düşünce” denir.
“Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?” sorularına cevap verir. Ana düşünce paragrafın başında, ortasında, sonunda olabileceği gibi paragrafın geneline
sindirilmiş de olabilir.
© İnformal Yayınları
1. BÖLÜM
2. BÖLÜM
4) PARAGRAFIN YARDIMCI DÜŞÜNCELERİ:
Giriş Cümlesinin Özellikleri
- Konunun ortaya konulduğu cümledir.
- Paragraf genelden özele dayalı bir düşünce zincirine dayalı
ise giriş cümlesi konuyla birlikte ana düşünceyi de yansıtır.
Bu durumda genel bir yargı niteliği taşır.
- Paragraf özelden genele dayalı bir düşünce zincirine göre
kurulmuşsa, giriş cümlesi sadece konuyu verir.
- Dil ve düşünce yönünden, kendinden sonra gelen cümlelerle bağlantılıdır.
- “Böylece, üstelik bununla beraber, nitekim...” gibi bağlantı
öğeleriyle başlayamaz.
Bir yazının ilk cümlesi olamayacak cümleler:
Eleştirmenin bu görüşüne güvenmeyen sanatçı başarılı olamaz.
Türk şiirinde kullanılmış bunun gibi daha birçok ölçü vardır.
Özetle, her eser yazarından okuyucuya bir mektuptur.
Bundan dolayı, okumayan insanlar ile hiçbir iş başarılamayacağını savunuyorum.
*Dikkat edilirse bu cümleler daha önceki cümleye bağlanıyor.
Demek ki bu cümlelerden önce başka cümleler var. Öyleyse
bunlar bir yazının ilk cümlesi olmaya uygun değildir.
* Aşağıdaki cümlelerde bağlayıcı öğelerin olmadığına ve bu
cümlelerin bir yazının ilk cümlesi olmaya uygunluğuna dikkat
ediniz.
Sanatçılar, dış dünyadan algıladıklarını iç dünyalarıyla birleştirerek bunları eserlerine yansıtırlar.
Sözcükleri kişilerin özelliklerine göre ve titizlikle seçmeleri,
ustaca kullanmaları sanatçıların üslûplarına ayrı bir özellik
kazandırır.
Öykülerde konu olarak genelde insan ve deniz işlenir.
2) GELİŞME BÖLÜMÜ
Ana düşünceyi inandırıcı bir duruma getirmek, desteklemek
amacıyla çeşitli düşüncelere, görüşlere de yer verilir, bunlara
“yardımcı düşünce” denir.
Bir paragrafta ana düşünce bir tane iken yardımcı düşünce
sayısı birden fazla olabilir.
Yardımcı düşünceyle ilgili sorular çoğu zaman “olumsuz” biçimdedir.
“..... hangisine değinilmemiştir?”
“..... hangisi çıkarılamaz?”
“..... hangisi söylenemez?”
“...... hangisine yer verilmez?”
“...... hangisi yoktur?”
“...... hangisine ulaşılamaz?” biçimdeki olumsuz sorular yardımcı düşünceleri sorar. Seçeneklerin dördünde söz edilenler parçada bulunmalıdır. Bu yüzden bu tip olumsuz sorularda paragraflar dikkatlice okunmalı, yardımcı düşünceler iyi
belirlenmelidir.
Bu bölümde girişte ele alınan konu açıklanmış, tartışılmış,
betimlenmiş ve öykülenmiştir. Bundan dolayı ayrıntılara girilmiş, düşüncelerle desteklenmiş, bütünleşme sağlanmış
bölüme “gelişme bölümü” denir. Gelişmeyi oluşturan cümleler, dil ve düşünce yönünden kendisinden önceki ve sonraki
cümleye bağlıdır. Bu cümleler konunun geliştirilip açıklandığı
cümledir. Gelişme cümleleri ana düşüncenin belirginleşmesini sağlayan yardımcı düşünceleri içerir.
NOT: “.... hangisi söylenemez, hangisine değinilmemiştir,
hangisine ulaşılamaz?” biçiminde düzenlenmiş, olumsuz sorularda “söylenen, değinilen, ulaşılan” sonuçların çoğu gelişme bölümünde bulunur.
Gelişme Cümlelerinin Özellikleri:
- Gelişme bölümündeki cümleler, giriş cümlesinde belirtilen
konuyu açıklığa kavuşturur; ana düşüncenin belirginleşmesine yardımcı olur.
- Her biri dil ve düşünce yönünden diğer cümlelere bağlıdır.
6
Paragraf Çözme Teknikleri
DUYULARLA İLGİLİ SORULAR:
- Tümevarım (özelden genele) yöntemiyle oluşturulan paragraflarda gelişme cümlelerinden biri ana düşünceyi verebilir.
- Karşılaştırma, örnekleme, tanık gösterme, benzetme... gibi
yöntemlere en çok gelişme cümlelerinde rastlanır.
Duyu insan ve hayvanlarda dışarısının etkisini bir organizma
yardımıyla duyma yeteneğidir. Duyular görme, işitme, koklama, tatma ve dokunma organları ile algılanır.
3) SONUÇ (Bölümü) CÜMLESİ:
PARAGRAFTAN YARGI ÇIKARMA:
Yazar giriş bölümünde bir fikir öne sürmüştü. Gelişme bölümünde bu fikri, düşünceyi geliştirme yollarıyla desteklemiş
ve inanılır hale getirmişti. Son bölüm olan sonuç bölümünde
ise yazar, fikrini derleyip toparlar ve bir sonuca bağlar. Bu
bölüm genellikle tek cümledir.
Her Paragraf İdeal Olarak Bölümlenmez
Giriş, gelişme ve sonuç bölümü olan paragraflar ideal paragraflardır. Şunu çok iyi bilmeliyiz ki bütün paragraflar ideal değildir. Yani her paragrafın giriş, gelişme, sonuç bölümlerinin
olması gerekmez. Bazıları giriş ve gelişme, bazıları gelişme
ve sonuç, bazıları da sadece gelişme bölümünden oluşmaktadır.
Sonuç Cümlesinin Özellikleri
- Dil ve düşünce yönünden kendinden önceki cümleye bağlıdır.
- Özele ilişkin bir yargıyla başlayan paragraflarda ana düşünceyi verebilir.
- Genelde kendisinden önceki düşünceleri bir sonuca bağlayan, özetleyen bir cümle niteliği taşır. Bu yüzden, özet anlamlı bağlaçlarla başlayan cümleler sonuç cümlesi olmaya
daha elverişlidir
Paragraftan hareketle paragraftaki düşünceyle ilgili bazı kanılara varmaktır. Paragraftaki düşünceyi yorumlamayla yargılara ulaşılır. Anlatılanların, neyi düşündürmek istediğine ve
hangi amaca yönelik olduğuna göre yorumlanması olumlu
veya olumsuz yargıları saptar.
PARAGRAF SORULARINDA ŞUNLARA DİKKAT EDELİM!
*Paragraf sorularında önce soru cümlesi okunur. Daha
sonra parça okunur. Çünkü parçayı hangi amaçla okuyacağımızı bilirsek amacımıza uygun olarak paragraftaki düşüncelere daha kolay ulaşırız. Bu yaklaşım zamanda kazanç
sağlar, dikkatimizin dağılmasını önler.
*Paragraf sorularının tamamına yakınını doğru yanıtlayabilmek için, “Paragraflar uzun olduğu için zordur.” önyargısını
terk edelim; bir parça ne kadar uzun olursa, yanıtı bulmak o
kadar kolaylaşır. Çünkü sorunun yanıtı parçada yer alır. Bu
nedenle en kolay sorular, paragraf sorularıdır
*Sorulanı göz önünde tutarak metni okuyunuz. Önemli
gördüğünüz anahtar sözcüklerin altını çiziniz.
Her cümle kendinden önceki ve sonraki cümleyle hem anlamlı hem de yapı bakımından ilişki içerisindedir. Bu yüzden
bir paragrafta dil ve düşünce bağlantısı iyi kurulmamışsa,
anlatımın akışı bozulur. Paragrafın içerisinde belirtilen düşünceden farklı bir düşünceye değinen cümleler düşüncenin
akışını bozar.
© İnformal Yayınları
DÜŞÜNCENİN AKIŞINI BOZAN CÜMLELER:
*Paragraflar bir çırpıda, geri dönüş yapmadan mümkün
olduğu kadar hızlı okunmalıdır. Paragrafları dudağımızla değil, gözlerimizle okumalıyız. Yapılan araştırmalar gözün okuma hızının, zihnin düşünme ve anlama hızına dudağınkinden
daha yakın olduğunu ortaya çıkarmıştır.
*Paragrafta anlatılanlar karşısında nesnel olmalıyız. Bu
tür sorularda paragraftaki düşünceye katılıp katılmadığımız
ya da o konuda ne düşündüğümüz sorulmaz. Paragraf yazarının söylediklerini anlamamız yeter.
*Özel uyarılara dikkat etmeliyiz. Soru cümlesinde altı çizilen ya da tırnak içine alınan “-me, -ma, değildir, yoktur” gibi
ek ve sözcüklere özellikle dikkat gösterilmelidir.
PARÇAYI BÖLÜMLERE AYIRMA:
Bir paragraf ancak bir düşünceyi anlatır. Parça iki paragrafa
bölünmek istenirse, parçada iki ayrı düşünce var demektir.
Öyleyse parça içinde her düşünce ayrı bir paragrafta yer almalıdır.
Bu konuyla ilgili sorularda iki ayrı düşüncenin işlendiği bir
parça verilir. Ve bu parçanın iki parçaya bölünmesi istenir.
*Paragraf sorularında başarılı olmanız için geçmiş yılların
sınav sorularını titizlikle, sabırla, dikkatle çözmenizi tavsiye
ederiz. Düzenli olarak yapacağınız günlük paragraf çözme
egzersizleri anlama, yorumlama ve karşılaştırma yeteneğinizi geliştirecek ve tüm sözel (Tarih, Coğrafya, Felsefe) sorularında fayda sağlayacaktır.
PARAGRAFA CÜMLE EKLEME:
OKUMA HIZINIZI ARTIRIN!!!
Bir paragrafın başına, ortasına ve sonuna getirilecek cümle,
kendisinden önceki veya sonraki cümleyle dil ve düşünce yönünden bağlantılı olmalıdır.
Bazı sorularda paragrafın başına, ortasına bazılarında ise
sonuna cümle ekleme sorulabilir. Bu durumda parçanın anlam bütünlüğü ve yapısal bağlılığı dikkate alınmalıdır.
Okuma hızınızı artırmak için yapacağımız işlem çok basittir. Elinize alacağınız bir kalemi mümkün olduğu kadar hızlı
hareket ettirerek satırlar üzerinde yürütün ve gözünüzün her
defasında birden çok kelime üzerinde sabitleşmesine imkân
verir.
Kalemi satır üzerinde yürüterek okumak size başlangıçta
anlamsız ve çocukça gelebilir. Sonuç olarak yavaş okuduğunuzda ağır ve sıçramalı okuyuşunuzdan ötürü çabuk sıkılır
ve dikkatiniz dağılır. Bu sebeple zihniniz okuduğunuz konudan uzaklaşır. Fakat hızlı okuduğunuz zaman elde edeceğiniz ritim ve akış okuduğunuzun anlamına daha kolay ulaşmanızı sağlar.
BİR SORUNUN CEVABI OLAN PARAGRAFLAR
Bir paragrafın ilk cümlesi sorudan sonra okunduğunda soru
ve ilk cümle arasında bir uyum olması gerekir. Bu bakımdan
genellikle konuyla ilgili bu tür sorular sorulduğu paragraftaki
ilk cümleden anlaşılır.
Bir de paragrafın ana düşüncesinin sorulan soruyla uyum
içinde olması, parçanın sorunun cevabı niteliğinde olması
gerekir.
*Okurken mırıldanmayın
*Zihnin hayal dünyasına gitmesini ara ara derin nefes alarak
engelleyin.
7
1. BÖLÜM
Kara Kutu Kitapları
Kara Kutu Kitapları
Paragraf Çözme Teknikleri
PARAGRAF SORULARINI ÇÖZERKEN NELERE DİKKAT
ETMELİYİZ?
PARAGRAF SORULARININ İSTEDİĞİ İNSAN TİPİNİN
ÖZELLİKLERİ:
1) Hızlı sanayileşme sonucu doğanın tahrip edilmesini
onaylamaz.
* Paragraf sorularının çözümüne mutlaka soruyu okuyarak başlayın. İşe doğrudan paragraf okunarak başlanırsa
paragrafta ne arandığı, paragrafın niçin okunduğu bilinmediğinden, paragraf, boş yere okunmuş olur. Bu durumda paragrafı iki defa okumak zorunda kalırız ki bu da bizim için
büyük zaman kaybı olur.
2) Doğayı fazlasıyla sever. Yeşile ve yeşilliğe tutkundur. Beton yığınları arasında yaşamaktan sıkılır. Doğaya yönelmek, doğayla iç içe olmak onu rahatlatır.
3) Saygılı, hoşgörülü ve sevecendir. İnsanları düşüncelerinden dolayı kınamaz.
* Paragraf sorularında “soru kökü” çok dikkatli okunmalıdır. Değinilmemiştir, vurgulanmamaktadır, çıkarılamaz
tarzındaki soruları” değinilmiştir, vurgulanmaktadır, çıkarılır”
diye okursak soruları yanlış cevaplarız.
4) Düşünce özgürlüğünden yanadır. Herkesin düşüncelerini açıkça ve rahatça söyleyebilmesi tarafındır.
5) Akla ve bilime çok önem verir. Bâtıl düşüncelere, hurafelere ve geçerliliği kanıtlanmamış (ispatlanmamış) düşüncelere karşıdır.
* Paragrafta anlatılan şeyler mutlaka paragrafın bütünlüğü içinde değerlendirilmelidir. Paragrafta inanmadığımız ve
bize göre doğru olmayan şeyler anlatılsa bile bunlar doğrudur. Çünkü sorular mutlaka “parçaya göre” cevaplandırılmak
zorundadır. Bu yüzden paragraf sorularında kesinlikle paragrafın dışına çıkılmamalı.
6) Yenilikçidir. Yeniliklere açıktır. Sürekli yenilenmeyi ve
değişimi savunur. Kendini yenilemeye, değişimlere karşı
duran insanları onaylamaz.
* Paragraf soruları uzun göründüğü için birçok öğrenci
zaman kaybetmemek için paragraf sorularını çözmeden geçer. Oysa bizim Sınav’da her bir soruya çok fazla ihtiyacımız
vardır. Paragraf dışındaki kısa sorulardan zaman tasarrufu
yaparak, paragraf sorularında ise sorudan başlayarak paragraf sorularını yeterli zamanda rahatlıkla çözebiliriz. Zaten
paragraf sorularının büyük çoğunluğunun uzun metinler olmasına rağmen çok basit sorular olduğunu göreceksiniz.
* Paragraf sorularında genel bir insan tipinden söz edilir.
Bu insan tipi sınav sorularını hazırlayan kişilerin yetiştirmek
istedikleri (ya da üniversitede okumasını istedikleri)insan tipidir. Bu insan tipinin özelliklerinin bilinmesi paragrafların çözümünü çok kolaylaştıracaktır.
8) Eğitimi her şeyin üstünde görür. Eğitimin olmadığı yerde
hiçbir gelişmenin olmayacağına inanır.
© İnformal Yayınları
* Paragraf sorularındaki metinlerde anlamını bilmediğimiz, daha önce duymadığımız ya da duyup, okuyup sık
kullanmadığımız bazı özel kelime ve kavramlar karşımıza
çıkabilir. Bu kelime ve kavramların bilinmesi metni daha iyi
anlamamızı sağlar.
7) Sanata tutkundur. Sanatın her dalını sever. Sanata ve
sanatçıya büyük önem verir. Sanatın insanı yücelttiğine
inanır.
9) Okuma tutkunudur. Okumanın insan düşüncesini ve evrenini genişlettiğine inanır. En büyük ıstırabı insanların
okumamaları, okumaya gayret etmemeleridir.
10)Sanat ve edebiyatta ulusallığı (millî olmayı) savunur. Sanatçılar ve edebiyatçıların önce yerli olanı iyice tanıyıp
incelemeden evrensel olanı yakalayamayacaklarına inanır.
11) Sanatın ve müziğin evrensel olduğuna inanır. Bir insanın
Yunus Emre’yi sevdiği gibi Hugo’yu da sevebileceğini savunur.
12)Dürüst, yardımsever ye nazik bir insandır.
13)İnsana çok fazla önem verir. Evrendeki her şeyin temelinde insan vardır. İnsanın olmadığı yerde hiçbir şeyden
söz edilemez.
14)Çocukluğuna ve çocukluk günlerine büyük bir özlem duyar. Sık sık çocukluğuna, anılarına döner.
15)Aydınların ve sanatçıların görevlerinin toplumun sorunlarına sahip çıkmak ve toplumu yüceltmek olduğunu düşünür.
16)İyimser ve mutludur. En küçük olaylardan ve durumlardan bile kendisine mutluluk adına bir pay çıkarır.
17)Dilini ve edebiyatını çok sever. O dili konuşan
herkesin(dilci olsun olmasın)konuştuğu dili çok iyi bilmesini ve konuşmasını ister.
8
Kara Kutu Kitapları
Paragraf
TEST-123
TEST 123
3. - 4. SORULARI AŞAĞIDAKİ
PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.
1. - 2. SORULARI AŞAĞIDAKİ
PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.
(I) İlk kez otuz iki yaşındayken izlediğim Nostalgia adlı
filmi şimdi altmışıma geldiğimde yeniden izledim. (II)
Nostalgia’nın otuz iki yaşındaki izleyicisi ile altmışındaki
izleyicisi arasındaki farkı yalnızca, yıllar içinde oluşmuş
birikime, görgüye, artan deneyimlere bağlamamak gerek.
(III) Bu fark, aynı zamanda kişide ortaya çıkan değişiklikler, gelişmeler ve ölçülerinde, ölçülendirişinde kullandığı
merceklerin farklılığı nedeniyle ortaya çıkmaktadır. (IV)
Bir eserin daha önce sizi sarsmış bazı özelliklerini artık
fazla bulabilirsiniz. (V) Buna karşılık bir eserde daha önce
ilginizi hiç çekmeyen bir boyutun bugün farkına varmanız
da mümkündür. (VI) Öte yandan insanı anlatan bir film,
değerini her zaman korur.
1. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi,
kendisinden önceki cümlede belirtilenlerle ilgili bir
açıklama içermektedir?
A) II.
B) III.
C) IV.
D) V.
E) VI.
(2013-ALES)
Bütün kuşlara “kuş”, bütün balıklara “balık”, bütün ağaçlara “ağaç” diyen insanlarız artık. Daha da kötüsü, o adlarla
birlikte renkleri ve tatları da yitiriyoruz. Daha az sözcük,
daha az çeşit ve daha az tat… Bilinçsiz kentleşmenin
kaçınılmaz sonucu bu olsa gerek. Öyle ya, kentlerde
kuşlar, balıklar, ağaçlar gittikçe azalıyor. Olanlar da hayatın dışında kalıyorlar. Soframıza geldiklerinde görüyoruz onları. Hangi meyve hangi ağaçta yetişir, hangi balık
hangi denizlerden gelir, hangi kuş hangi mevsimlerde
uçar, bunları bilmiyoruz. Burada Sait Faik’in bir cümlesini
söylemeden geçmek olmaz. Usta öykücü işini beğenmediği birinden söz ederken şöyle diyordu: “Öyle öykücü mü
olur, daha balık adlarını bile bilmiyor!”
3. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden
hangisi söylenemez?
A) Alıntıdan yararlanılmıştır.
© İnformal Yayınları
2. Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
B) Öznellik ağır basmaktadır.
C) Farklı cümle türleri kullanılmıştır.
D) Tahmin söz konusudur.
E) Farklı düşünceler karşılaştırılmıştır.
(2013-ALES)
4. Bu parçada aşağıdaki düşüncelerden hangisi vurgulanmaktadır?
A) Bir eserle ilgili beğenme düzeyi, izleyenin o andaki
ruhsal durumuyla ilişkilidir.
A) Çevre bilincinin oluşmaması, bazı toplumlarda, yaşamı tekdüze hâle getirir.
B) Bir film, yaşanılan döneme değil de ileride yaşanacaklara ışık tuttuğu için başarılı bulunabilir.
B) Dile önem verilmemesi, onun yanlış kullanılmasına
yol açar.
C) Bir eseri değerlendirmede zaman içinde başkalarınca
belirlenen yeni ölçütler, kişilerin düşüncelerini etkiler.
C) Dış dünyadaki ayrıntıları önemsememek, insanın düşünce evrenini ve yaşamı yoksullaştırır.
D) Eski bir film, ilk izlendiği zamandaki duyguları yeniden yaşatır.
D) Doğada görülen değişiklikler, kentte yaşayan insanları etkilemektedir.
E) İnsanların bir sanat eseriyle ilgili düşünceleri zaman
içinde değişebilir
E) Söz dağarcığını geliştirmek için ayrıntılara inmek gerekir.
(2013-ALES)
(2013-ALES)
479
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
Kara Kutu Kitapları
Paragraf
TEST-123
5. - 6. SORULARI AŞAĞIDAKİ
PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.
7. - 8. SORULARI AŞAĞIDAKİ
PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.
Ne zaman duygularımı inciten bir haber okusam veya
izlesem bunun içime ağdığını, yayıldığını hissediyorum.
Unutamıyorum, aklıma geliyor durup dururken. Unutamıyorum, bir yargıevine dönüşüyor yüreğim. Başlıyorum,
haberde anlatılan olayın öznelerini sorgulayıp yargılamaya. Bunları uykularıma, düşlerime taşıdığım da oluyor.
Koca bir imparatorluğun, Osmanlı’nın XIX. yüzyılda yapılmış saraylarından sadece biridir Dolmabahçe. Sultan
Abdülmecit’in mimarlarından Karabet Balyan’ın eseri olarak bilinen bu muhteşem yapı, Osmanlı sarayları içinde
en büyüğü ve en güzelidir. Boğaz’ın kıyısında, büyük bir
bahçenin çevrelediği bu sahil sarayı; mimari görünümü, iç
ve dış dekorasyon zenginliği ile de göz kamaştırır. Dolmabahçe Sarayı’nın bulunduğu alan, bundan dört yüzyıl öncesine kadar Osmanlı kaptanıderyasının gemileri demirlediği büyük bir koydu. Geleneksel denizcilik törenlerinin
yapıldığı bu koy, zamanla bir bataklık hâline gelmiş; XVII.
yüzyılda doldurularak padişahların dinlenme ve eğlencelerinin düzenlendiği has bahçe olarak kullanılmıştır. Farklı
dönemlerde bu bahçeye inşa edilen köşkler ve kasırlar
topluluğu, uzunca bir süre Beşiktaş Sahilsarayı adıyla
anıldı. Sultan Abdülmecit, burada bir süre oturduktan sonra, o ana kadar tercih edilen klasik saray yapısı yerine;
ikamet, sayfiye, misafir kabul ve ağırlama, devlet işlerini
yürütme amacıyla Avrupai plan ve üslupta bir sarayın inşasına karar vermiş ve Dolmabahçe Sarayı’nı yaptırmıştı.
5. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden
hangisi söylenemez?
A) Şart cümlesi kullanılmıştır.
B) Birleşik kelime kullanılmıştır.
C) Devrik cümlelere başvurulmuştur.
D) Kanıtlayıcı verilere yer verilmiştir.
(2013-ALES)
6. I. Duyarlı
II. Alıngan
III. Hayalperest
IV. Kötümser
© İnformal Yayınları
E) Yinelemeye yer verilmiştir.
7.
Bu parçadan Dolmabahçe Sarayı’yla ilgili olarak yukarıda verilenlerin hangilerine ulaşılamaz?
Bu parçaya dayanarak, kendisinden böyle söz eden
bir kişiyle ilgili olarak yukarıda verilenlerden hangileri
söylenebilir?
A) Yalnız I I. Konumunun özelliklerine
II. Mimarının sanat anlayışındaki değişime
III. Bulunduğu bölgenin çok önceleri ne durumda olduğuna
IV. Alışılmış Osmanlı mimarisinden farklı özellik taşıdığına
B) Yalnız II D) II ve IV A) Yalnız I
B) Yalnız II
D) II ve III C) I ve II
E) III ve IV
(2013-ALES)
C) I ve III
E) III ve IV
(2013-ALES)
8.
I. Öteki saraylardan üstünlüklerine
II. Günümüzde hangi işlevde kullanıldığına
III. Kaç padişaha ev sahipliği yaptığına
Bu parçada Dolmabahçe Sarayı’yla ilgili olarak yukarıda verilenlerden hangilerine değinilmiştir?
A) Yalnız I B) Yalnız II D) I ve II C) Yalnız III
E) II ve III
(2013-ALES)
1-B
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
2-E
3-E
4-C
5-D
480
6-A
7-B
8-A
Kara Kutu Kitapları
Paragraf
4. Hava (I) karardığında (karardığı zaman) arkadaşlarım
yere serilen battaniyelere (II) sarılıp (sarılarak)uyudu.
İlk geceydi; arkadaşlarıma aykırı düşmeyeyim, (III) dedim (diye düşünmek) ama aşırı sıcaklık değişiminden
uyuyamadım. Bunun üzerine, kahramanlığı (IV) bırakıp
(vazgeçmek) küçük çadırımı kurmaya (V) karar verdim
(amaçlamak).
TEST 124
1. Her sanatçı, sanat eserine kendi soluğunu katar.
Bu cümledeki altı çizili sözle sanat eserinin hangi
özelliği dile getirilmiştir?
A) Öğreticilik D) Öznellik
B) Sadelik TEST-124
Bu parçadaki numaralanmış sözlerden hangisinin ayraç içinde verilen açıklaması yanlıştır?
C) Akıcılık
E) Açıklık
(2013 - ALS)
A) I.
B) II.
C) III.
D) IV.
E) V.
(2013 - ALS)
5. “Çivi çıkar ama yeri kalır.” atasözünün anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
2. Gelelim bu konuda benim hariçten okuyacağım gazele:
Bir sanat eserinde içerik yoksa o bir sanat eseri değil, sadece bir biçimdir.
A) Kötü insan mutlaka cezasını bulur.
B) Çevrendekilere kötülük yapmazsan kötülükle karşılaşmazsın.
Bu cümledeki altı çizili deyimin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
B) Bir konuda yeterli bilgiye sahip olmadan düşünce ileri
sürmek
C) İstemeyerek bir işin içine girmek
D) Karşıdakini gerektiği gibi dinlemeden yargılamak
E) Bir kimseyi oyalamak amacıyla boş ve gereksiz şeyler söylemek
C) Bir kötülüğü gidersen de onun etkisini yok edemezsin.
© İnformal Yayınları
A) İsteklerinin gerçekleşmesi için her yolu denemek
D) Yaşanan olumsuzluklarla mücadele edebilmek için
kötümser olmamak gerekir.
E) İnsanların kötülük yapmasını engellemek istesen de
bunu başaramazsın.
(2013 - ALS)
(2013 - ALS)
3.
6.
“Ekmek” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde
“Rüzgâr eken, fırtına biçer.” sözündeki anlamıyla kullanılmıştır?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, bir şeyin hem
olumlu hem olumsuz yanı dile getirilmiştir?
A) Bu antoloji hem bir döneme ışık tutuyor hem de birtakım eksikleri tamamlıyor.
A) Ektiği kötülüğün meyvesini toplar bir gün.
B) Bizim kuşağın tanıdığı bu dergi; pek çok yazar, çizer
yetiştirdi.
B) Çorbaya biraz da biber ekelim.
C) Beni ektikleri için çok içerledim.
C) Ankara’daki evimizin, geniş ve aydınlık bir mutfağı
vardı.
D) Bu tarlanın birkaç dönümünü ekebiliriz.
E) Ektiğim tohumlar yeşermeye başladı.
D) Babam, Ayvalık’ta küçük ama çok kullanışlı bir yazlık
almıştı.
(2013 - ALS)
E) Sırtımda eski mi eski, cepleri delik bir palto vardı.
(2013 - ALS)
481
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
Kara Kutu Kitapları
Paragraf
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “da, de”nin kullanımı, cümleye “eşitlik, benzerlik” anlamı katmıştır?
TEST-124
10. (I) Edebiyat öğretmenim, yazdıklarımı genellikle beğenmezdi. (II) Ama her görüşmemizde ne yazdığımı sorar,
görmek isterdi. (III) Bir gün en kısa şiirimi alıp yanına gittim. (IV) Bu şiir üzerinde uzun uzun düşündü. (V) Sonra
başını kaldırıp “Galiba olacak!” dedi. (VI) Doğrusu böyle
bir övgüyü hiç beklemiyordum.
A) Gün gelir sen de gidersin buralardan.
B) Kal da bir bak nasıl olurmuş misafir ağırlamak.
C) Bahçe de bahçeymiş, hayran kaldık hepimiz.
D) Bana bir demet de gül getir gelirken.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde
karşılaştırma söz konusudur?
E) Sordu da cevap mı vermedim sanki.
(2013 - ALS)
A) I.
B) II.
C) III.
D) IV.
E) V.
(2013 - ALS)
11. (I) Bir ortamda üzüntülü biri varsa onun bu hâli herkesi
etkiler; çünkü üzüntü, bulaşıcıdır. (II) Genellikle, insanın,
yaşadığı olayı sorgulayıp çözüm üreterek üzüntüsünden
kurtulması beklenir. (III) Üzüntü hâli üç günden fazla sürerse bu durum depresyon başlangıcı olarak değerlendirilir. (IV) Depresyonun eşiğinde olan birisine “Omuzlarını
dik tut, başını kaldır, gülümse.” dediğinizde bunları yerine
getirirse o kişinin beyni de bu doğrultuda mesajlar vermeye başlar. (V) Kişi, olayları çözmeye hazır ve istekliyse
beyni de yeni bağlantılar, seçenekler oluşturarak sorunun
çözülmesine yardım eder. (VI) Ama kendini bırakırsa kişi,
beyni de yeni arayışlara giremez ve üzüntü kronikleşerek
hastalık hâline gelir.
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir öneri vardır?
A) Spor ayakkabılarında hava yastıkları ilk kez 1979’da
kullanılmaya başlandı.
B) Çok uzun mesafeli yürüyüşlerde spor ayakkabılarınızı giymek, daha rahat hareket etmenizi sağlar.
C) Günümüzde üreticiler, spor ayakkabılarının sıçrama
niteliğini artıracak pek çok özel malzeme kullanıyor.
D) Ayakkabıdaki astar, iç tabanı ve yüzeyi örterek dikiş
ve bağlantı yerlerinin ayağı acıtmasını önler.
(2013 - ALS)
9. (I) Dünyanın en kalabalık ikinci, alan olarak ise en büyük
yedinci ülkesi Hindistan. (II) Asya’nın güneyindeki bu yarımadada farklı dinler, diller, gelenekler bir arada yaşıyor.
(III) Dünyaya felsefe, bilim ve sanat alanında güzel eserler armağan eden ülkede yaklaşık 1 milyar 200 milyon
insan var. (IV) Bu ülke 28 eyaletten oluşuyor. (V) Hint
Okyanusu’nda kıyısı olan ülkenin kuzeydeki Ladakh bölgesinin dağlarında Budist sarayları bulunuyor. (VI) Hindistan; tarihî kentleri, kaleleri, sarayları, renkli festivalleri
ve gelenekleriyle gezmekle bitmeyecek bir seyahat coğrafyası.
© İnformal Yayınları
E) Eski Yunan’da spor ayakkabıları olmayan atletler,
çıplak ayakla koşarlardı.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde
kişisel görüşe yer verilmiştir?
A) I. ve III.
B) II. ve IV.
D) III. ve V. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde
şart söz konusu değildir?
A) II.
B) III.
C) IV.
D) V.
E) VI.
12. (I) Doğu Anadolu, dünyanın en işlek göç yolları üzerinde
bulunuyor. (II) Bölgedeki sulak alanlarda birçok kuş türü
yaşıyor, besleniyor, çoğalıyor. (III) Burada kurulan araştırma merkezi, bölgedeki kuş varlığı konusunda bilimsel
çalışmalar yürütüyor. (IV) Merkezde yapılan önemli çalışmalardan biri de “halkalama”. (V) Bu çalışma, kuşlara
bir tür kimlik vererek onları birey olarak izleme amacına
yönelik. (VI) Halkalama çalışmalarıyla kuşların sayısındaki artış ve azalmalar da anlaşılmış oluyor; böylece
küresel ısınma, çevre kirliliği, doğal yaşam alanlarındaki
değişmeler gibi önemli sorunlar da izlenebiliyor. (VII) Aras
Nehri kıyısındaki merkezde yürütülen çalışmaların, doğa
turizminin gelişmesi ve çevre köylere katkıda bulunması
açısından örnek oluşturduğu belirtiliyor.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak
aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
C) II. ve VI.
E) III. ve VI.
A) I. cümlede, bir saptama yapılıyor.
(2013 - ALS)
B) III. cümlede, araştırmaların içeriğine yönelik bilgi veriliyor.
C) V. cümlede, önceki cümlede anlatılana yönelik bir
açıklama yapılıyor.
D) VI. cümlede, neden-sonuç ilişkisi belirtiliyor.
E) VII. cümlede, belirlenen amaca ulaşmanın kolaylığı
dile getiriliyor.
(2013 - ALS)
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
482
Kara Kutu Kitapları
Paragraf
TEST-124
15. Aşağıdaki soruda numaralanmış cümlelerden hangisinin, parçanın anlam bütünlüğünü bozduğunu bulunuz.
13. Platon’un sanata ve özel olarak “güzel”e ilişkin görüşleri,
varlığı; gerçekliği değerlendirdiği idealist felsefesiyle bağlantılıdır. Platon’a göre güzellik ideadır, mutlaktır. Doğada
söz konusu olan güzellikler, gerçek olan güzel ideasından
pay aldıkları ölçüde bize güzel görünürler. Gördüğümüz güzellik, asıl güzelliğin kendisi olmayıp bir kopyasıdır. Sanatçı
da duyular dünyasından objeleri yansıttığından izleyiciye ve
okura gerçeklik hakkında bilgi veremez hatta gerçeklikten
uzaklaştırır. Çünkü gerçeklik idealardır; ideaların bilgisidir.
(I) Antibakteriyel sabunlar, antibakteriyel kişisel temizlik
ürünleri, antibakteriyel tekstil ürünleri, antibakteriyel mutfak malzemeleri… (II) Önceleri hastanelerde kullanımları
yaygın olan bu tür antibakteriyel ürünler artık evimizde.
(III) Antibakteriyel olmaları avantaj gibi görünse de pek çok
bilim insanı ve araştırma kurumu bu özelliği sorguluyor ve
bu konuda araştırmalarına devam ediyor. (IV) Anlaşılan o
ki “Antibakteriyel ürünler sadece zararlı bakterileri mi öldürüyor?” veya “Antibakteriyel ürünlerin insan sağlığına zararı
var mı?” gibi sorular henüz net olarak cevaplanmamış. (V)
Antibakteriyel ürünlerin içine konan bazı kimyasal maddeler, çocuklarda alerji gelişimi riskini artırıyor.
Bu parçada Platon’la ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Sanat görüşlerinin felsefi düşüncesiyle paralellik gösterdiğine
B) Güzelliklerin arka planında asıl başka güzelliklerin olduğunu düşündüğüne
A) I.
B) II.
C) III.
D) IV.
E) V.
(2014 - DGS)
C) Gerçeklik ve güzellik kavramlarıyla ilgili düşünceler ileri
sürdüğüne
D) Sanatçının, varlığın ancak iz düşümünü yansıtabileceğine inandığına
E) Günümüz felsefe ve sanat anlayışları üzerinde önemli
etkisi olduğuna
© İnformal Yayınları
(2014 - ALES)
14. Aşağıdaki soruda, cümle ya da parçadaki boşluğu anlam bakımından en uygun biçimde tamamlayan seçeneği bulunuz.
16.
I. Onları kendi istediğim yere koyarsam isyan ederler.
II. Yerini beğenmeyen sözcükler, bazen cümlelerimin anlamını değiştirir, okuyucumla aramı açarlar.
Gıda endüstrisinde “koruyucu kültür” olarak kullanılan mikroorganizmalar, hastalık yapıcı ve bozucu mikroorganizmaların gelişimini ---- ürünün ---- dayanmasını ----.
III. Bazen de cümlemin anlamını bozarak beni cezalandırırlar.
IV. Ben ise onları cümlede, nereye isterlerse oraya koyarım.
A) kolaylaştırarak – her ortamda – engeller
B) baskılayarak – uzun süre – sağlar
V. Bazı yazarlar, sözcükleri cümlede kendi uygun gördükleri yerlere koyarlar.
C) sağlayarak – olumsuz koşullara – hızlandırır
D) yavaşlatarak – yıllarca – tehlikeye sokar
E) durdurarak – fazla sıcağa – gerektirir
(2014 - DGS)
Yukarıdaki cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında, hangisi baştan dördüncü olur?
A) I.
B) II.
483
C) III.
D) IV.
E) V.
(2014 - DGS)
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
Kara Kutu Kitapları
Paragraf
17. Nasrettin Hoca; fıkralarının, dolayısıyla düşünce tarzının
temel özellikleriyle sadece bir Anadolu bilgesi olarak kalmaz; insanlığın ortak damarlarını çok iyi bildiği için hangi
coğrafyadan, hangi milletten, hangi inanıştan olursa olsun,
herkese seslenen bir dünya bilgesi olma niteliği taşır. Bugün geniş bir coğrafyada tanınması ve benimsenmesi bu
yüzdendir.
TEST-124
19. Nasıl değiştiririm emektar bilgisayarımı? İyi günde kötü
günde birlikteydik. Havaalanlarında, tren ve metro istasyonlarında, otobüslerde, yollarda benimleydi; gölgemden de
sadık. Kendi bile hatırlamıyor yaşını artık. Klavyesini temizlemeye yollasam altından neler çıkacak kim bilir? Çubuk
krakerlerden düşmüş tuz parçaları, peynirli tost kırıntıları,
kahve lekeleri, çay damlaları… Hani, İstanbul’un altında
nasıl tarihî yer altı şehri varsa benim klavyemin altında da
öyle tortu tortu birikmiş kazı alanları var. Beli bükük, ağzında dişi kalmamış bilgisayarımın; hafızası da tekliyor ama
olsun onu böyle de seviyorum.
Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Dünya çapında meşhur olma
Bu parçada renklerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmektedir?
B) Çeşitli kültürlerden etkilenme
C) Herkes tarafından beğenilme
D) Bilgi ve anlayışta evrensel olma
A) Sayısal verilerden yararlanılmıştır.
E) Güldürürken düşündürme
B) Karşıt anlamlı sözcükler kullanılmıştır.
(2014 - DGS)
C) Kişileştirmeye başvurulmuştur.
D) Örneklemelere yer verilmiştir.
E) Farklı cümle türleriyle oluşturulmuştur.
18. Refik Halit Karay’ı bugünkü Türk okuyucusuna tanıtan
eserlerin başında, doksan yıl önce kitaplaşan Memleket
Hikâyeleri gelir. Diğer bir deyişle Memleket Hikâyeleri Türk
yazarlarına yönelik ilk okumalarımızda karşımıza çıkan
önemli, temel eserlerden biridir. Edebiyatımızda öyle eserler vardır ki yazarından fazla ünlenmiş, şöhreti sahibinin
önüne geçmiştir. Refik Halit Karay, “Memleket Hikâyeleri
Yazarı” diye anılır neredeyse.
© İnformal Yayınları
(2013 - ALS)
20. Demokrasi, birlikte yaşadığımız insanların görüşlerine ve
haklarına saygı duymayı gerektirir. Herkes yalnızca kendini haklı görür, her durumda haklı çıkmaya çalışırsa yasalar
yetersiz kalır. Her durum için ayrı bir yasa çıkarmak zorunda kalırsınız: Konuşma yasası, sokakta yürüme yasası,
balkonda oturma yasası, tartışma yasası… Oysa birtakım
sorunlar, insanların birbirine karşı anlayışlı olması ile yasaya gerek kalmadan çözülebilir.
Bu parçada sözü edilen kitabın en belirgin özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
Bu parçadan, demokrasiyle ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
A) Temel eser kimliği taşıması
A) Kendine göre kuralları vardır.
B) Sanatçının ilk eseri olması
B) Her toplumun demokrasi anlayışı farklıdır.
C) Yazıldığı döneme ışık tutması
C) O olmadan toplumsal barış olmaz.
D) Sanatçının adıyla özdeşleşmesi
D) En önemli dayanağı hoşgörüdür.
E) Çok ilgi gören bir ürün olması
E) Kendini yasalarla korur.
(2013 - ALS)
(2014 - DGS)
1-D
2-B
3-A
4-E
5-C
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
6-D
7-A
8-B
9-E
10-C
11-A
484
12-E
13-E
14-B
15-E
16-B
17-D
18-D
19-A
20-D
Kara Kutu Kitapları
Paragraf
4.
TEST 125
1.
Spor yapıyordum. Futbol ve basketbol oynuyordum. Asıl
amacım spor akademisine girmekti. Sonra oyunculuğa
başladım ve “Evet, ben bu işi yapmak istiyorum.” dedim.
TEST-125
Hiçbir uğraşta özgürlüğe sanat kadar ihtiyaç duyulmaz.
Çünkü gerçek sanat eserinin estetik zorluklar dışında
boyun eğebileceği hiçbir güçten söz edilemez. Sanatçı
eserini oluşturma sürecinde hiçbir engelle karşılaşmamalı, hiçbir dayatmaya boyun eğmemelidir. Sanatçı bunu
başaramadığı için nice eser, başkalarına benzemekten
kurtulamamıştır.
Bu sözler, aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık
olarak söylenmiş olabilir?
Bu parçadan çıkarılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Oyuncu olmaktan vazgeçememenizin nedeni nedir?
A) Sanat eserleri, uzun ve yorucu çalışmaların ürünüdür.
B) Tiyatro dışındaki bir alanda çalışmayı hiç düşündünüz mü?
B) Özgün sanat eserleri, baskıdan uzak bir ortamda oluşur.
C) Tiyatroya yönelmenizde kimlerin, nelerin etkisi var?
D) Spor yapmaya ne zaman başladınız?
C) Gerçek sanatçı, kendisine baskı yapılmasından hoşlanmaz.
E) En çok hangi alanda yetenekli olduğunuzu söylüyorlar?
D) Bir eserin özgün olması için estetik değer taşıması
gerekir.
E) Estetik kaygılar, bir sanat eserinin değerini artırır.
(2013 - ALS)
(2013 - ALS)
Yanımda çalışan personelden herhangi birini seçip ona
bir görev verdiğim olmamıştır. Çünkü iş hayatında kimse
kimseyi tercih etmez. Sen kendin hak eder, kendin alırsın.
Bu sözleri söyleyen yöneticinin öğütlemek istediği
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Hep göz önünde bulunacaksın.
B) Yalnızca kendi çıkarlarını düşüneceksin.
C) Yaptığın işin ehli olacaksın.
D) Herkesle iyi geçineceksin.
E) Başarılarının unutulmasına izin vermeyeceksin.
© İnformal Yayınları
2.
(2013 - ALS)
3.
Şehir hayatı demek, tanımadığımız binlerce, milyonlarca
insanın arasında yaşamak demektir. Her gün otobüste,
vapurda, sokakta pek çok insan görürüz. Kılık kıyafetlerinden, yüzlerinden onların nasıl bir hayat yaşadıklarını
tahmin etmeye çalışırız. Kafamızdan onlara birer öykü
yakıştırırız. İşte benim için büyük şehir hayatı demek, milyonlarca hikâyenin içinde yaşamak demektir.
5.
Yaptığı işin bilincinde olan bir eleştirmen, yazarı değil,
eserini ele alır. Çünkü bir eser okuyucuyla buluştuktan
sonra yazarıyla organik bağını koparmış olur. Nasıl ki
yazarın onu açıklamaya veya savunmaya çalışması anlamsız bir çaba ise eleştirmenin de yazar üzerinde yoğunlaşması öyle gereksiz ve anlamsız bir çabadır. Eleştirmen, yazarla uğraşmak yerine güzel eserlerle okuyucuyu
buluşturmaya, eserle okuyucu arasında köprü olmaya
çalışmalıdır.
Bu parçaya göre, bir eleştirmenin aşağıdakilerden
hangisini yapmaktan kaçınması gerekir?
Bu parçada yazar, şehir hayatının hangi özelliğini vurgulamak istemiştir?
A) İncelediği eser hakkındaki görüşlerini okuyucuyla
paylaşmaktan
A) Farklı yaşamları olan pek çok insanın bulunduğunu
B) Bir sanat eserini onu oluşturan sanatçıyla birlikte değerlendirmekten
B) Kalabalığının yorucu olduğunu
C) Ele aldığı bir eserin zayıf ve güçlü yönlerini belirlemekten
C) İnsanların fazlaca iç içe yaşadığını
D) Çalışma hayatının insan ilişkilerini etkilediğini
D) Okuyucuyla eser arasında bağlantı kurmaktan
E) Değerlerin korunup sürdürülmesine olanak tanımadığını
E) Sanat değeri taşıyan eserleri tanıtmaktan
(2013 - ALS)
(2013 - ALS)
485
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
Kara Kutu Kitapları
6.
Paragraf
TEST-125
8.
Deve dikenleri, uzayan boylarının tepesinde pespembe
açan yumru çiçeklerine elde sopa hücum ettiğim için beni
affetsin. Nedense yalnız onlara karşı hoyrat davranırdım çocukluğumda. Onlardan başka tüm çiçekleri, börtü
böceği severdim. Şimdi, ne zamandır kapanıp kaldığım
çalışma odamda elimin altında kitaplarla, yazıp okumaya
çalışarak kendimi aldatıyorum. Aslında düşünmemi kolaylaştıran, bana bu yazıları yazdıran ne varsa odamda
değil, o dağların yamaçlarında…
Bu parçanın yazarı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
“Komşu anne” sözünü duydunuz mu siz hiç? Biz komşu çocukları, birbirimizin annesine “komşu anne” derdik.
Anneler, kendi çocuklarına neler almışlarsa birer tane de
komşu çocukları için alırlardı. Kardeş gibi büyürdük bitişik
evlerde. Oralarda yer içer, yatıya kalırdık. Çocukluğumuz
yarı yarıya komşu evlerinde geçerdi bizim. “Kardeş yarısı”
komşu çocuklarıyla oyunlar oynar, kavga eder, barışırdık.
Eğlencelerimizi, düğünlerimizi birlikte yapardık; birbirimizin açlığına da tokluğuna da şahit olurduk. Üzüntülere birlikte ağlar, misafirlerimizi birlikte ağırlardık. Dost, sırdaş
ve komşuyduk.
A) Küçükken yaptığı bir yanlıştan pişmanlık duymaktadır.
Bu parçada anlatılanlarla aşağıdaki atasözlerinin
hangisi arasında ilişki kurulamaz?
B) Bugün içinde bulunduğu durumla ilgili görüş bildirmektedir.
A) Komşu komşunun külüne muhtaçtır.
C) Birikim edinmesini sağlayan etkenlerin kaynağını belirtmektedir.
B) Komşuda pişer, bize de düşer.
D) Doğayla iç içe bir çocukluk geçirdiğini dile getirmektedir.
D) Komşu ekmeği, komşuya borçtur.
E) Çalışmalarını doğayla bütünleşen bir yerde sürdürmeyi planlamaktadır.
E) Komşunun tavuğu, komşuya kaz görünür.
C) Ev alma, komşu al.
(2013 - ALS)
© İnformal Yayınları
(2013 - ALS)
7.
9. “Hatıra” sözcüğü hep onun tek yumurta ikizi olan “hüzün”le
gelir insanın aklına. Öyle ki, ne kadar hoş, ne kadar eğlenceli anılarınızı aklınıza getirirseniz getirin, attığınız en
şiddetli kahkahaların ardından çöküverir o hüzün üzerinize. Bir daha o günlere dönemeyecek olmanın hüznü.
Bu eser de bu hisleri bir arada verebilen bir şaheser.
Her bölümde İstanbul’a ait bir hatıra dilleniyor, binlerce
yıl öncesinden gelse de, siz o anları yaşamamış olsanız
da, İstanbul’la birlikte hüzünleniyorsunuz siz de. İnsanlar
için yapılmış ama ötesi düşünülmeden insanlarca harabe
hâline getirilmiş onlarca yapı. Sadece tarih kitaplarının
sararmış sayfalarında yaşamaya çalışan güzellikler gibi.
Son dönemlerde aynı konularda onlarca roman yazılmaya
başlandı ve bunlar, çok satanlar listesinde. Özellikle 2000
sonrası edebiyatımız Mevlâna, Şems ve Mesnevi’nin etkisinde; hepsi de tek bir elden çıkmış gibi. Bu eserlerin
edebî değerinin olup olmadığının ayrıca incelenmesi gerekir. Ama iyimser bir bakışla romanımız kendi değerlerini
fark etmeye başlamış görünüyor. Peki ya geleneğimizdeki öteki şaheserler?
Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Popüler eserlerin birbirine çok benzediği
B) Kimi yazarların geleneksel ürünlerden yararlanmayı
yeğlediği
C) Kimi eski eserlerin yeniden basılmasıyla piyasanın
canlandığı
Bu parçada sözü edilen eserle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Karşıt duygular uyandırdığına
D) Çok satanların sanatsal yönünün tartışmaya açık olabileceği
B) Okurunu etkileyen bir güce sahip olduğuna
C) Anlatılanların okurda üzüntü de oluşturduğuna
E) Birçok önemli eserin geri planda kaldığı
D) Yazılırken tarihsel belgelerden yararlanıldığına
(2013 - ALS)
E) Anlatılanların nereyle ilgili olduğuna
(2013 - ALS)
1-B
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
2-C
3-A
4-B
5-B
486
6-E
7-C
8-E
9-D
Kara Kutu Kitapları
Paragraf
4.
TEST 126
1. - 4. sorularda, cümledeki veya parçadaki boşluğu anlam bakımından en
uygun biçimde tamamlayan seçeneği
bulunuz.
1.
Houston’da bir Çin mahallesi olduğu ----. ---- Los
Angeles’tan sonra Asyalı nüfusun en çok bulunduğu yer,
burasıdır.
TEST-126
“İlginç bir çağda yaşıyoruz.” diye başlıyor konuşmasına yazar. Devam ediyor: “İlginç dediysem bunu her
günkü alışılmış anlamıyla söylemedim. İlginç kelimesinin benim dilimde buruk, kekre bir anlamı var. Bu
kelimeyi tıpkı çok eski zamanların Çinlileri gibi kullanıyorum: Eski Çin’de bir bilge kişi düşmanına ağzının
payını vermek üzere bir bedduada bulunmak isterse
şöyle dermiş: ‘İlginç bir çağda yaşayasın!’ Çünkü
Çinliler ahlaki çalkantıların ve siyasi depremlerin hüküm sürdüğü ‘ilginç’ çağlarda hayatın ----.”
A) İyi ve güzel yanlarının azalacağına, bunlarla karşılaşma olanağının bulunamayacağına inanırlarmış
A) Söylenir – Ne var ki
B) Sunduğu olanaklardan fazlasını elde etmek için çabalamak gerektiğini düşünürlermiş
B) Bilinmez – Hâlbuki
C) Bir köşeye çekilerek yalnız başına yaşanması gerektiğine inanırlarmış
C) Zannedilir – Oysa
D) Bilinir – Bu yüzden
D) Yaşam deneyimi olmayanlar için zorlaşacağını bilirlermiş
E) Düşünülmez – Sanki
(2013 – DGS)
E) Koşullarını değiştirme gereği duyulmayacağını düşünürlermiş
2.
Beşparmaklar’ın zirvesi olan Tekerlek Dağı’nda şimdiye
dek 172 kaya resmi ----. Resimler binlerce yıl önce yapılan düğün törenlerini ve ilkbahar şenliklerini ----. Ama bu
hazineler yöredeki madencilik faaliyetlerinin ---- altında;
kullanılan dinamitler eserleri ve doğal yapıyı tahrip ediyor.
A) Keşfedildi – anlatıyor – baskısı
B) Bulundu – irdeliyor – güdümü
C) Oluşturuldu – canlandırıyor – tehlikesi
© İnformal Yayınları
(2013 – DGS)
5. - 9. sorularda, numaralanmış cümlelerden hangisinin parçanın anlam
bütünlüğünü bozduğunu bulunuz.
D) Tespit edildi – betimliyor – etkisi
E) Çıkarıldı – resmediyor – denetimi
(2013 – DGS)
3.
5.(I) MS 161-180 yıllarında, Roma İmparatorluğu’nun görkemli kenti Sagalassos’ta inşa edildi Antoninler Çeşmesi.
(II) Yüzyıllar sonra büyük bir depremle yıkıldı ve efsaneler arasındaki yerini aldı. (III) Neredeyse 1800 yıl sonra,
1994’te Sagalassos Antik Kenti’nde yapılan kazılarda bu
muhteşem çeşmenin parçaları yeniden gün ışığına kavuştu. (IV) Anadolu’nun bu gizli hazinesinin üzerindeki
çini ve minyatür örnekleri, çeşmenin yapımında Türklerin
de çalıştığının bir kanıtıydı. (V) 3.500 parça bir araya getirildi ve depreme karşı güçlendirme çalışmaları sonrasında Sagalassos Antik Kenti’nin anıtsal miraslarından olan
Antoninler Çeşmesi yeniden suyla buluştu.
----. Ben de gençlik yıllarımda onu aradım. Önemli olan,
arayanın yepyeni bir ses bulması ve bu sesin, onun kendi
sesi olmasıdır. Bu sesi bulduktan sonra yenilik için yenilik
peşinde koşmaz. Olsa olsa tıkandığı yerde bir çıkış arar.
Bu da kimi zaman yeniden daha eski olabilir.
A) Her yazar, kişiliğini ortaya koymak için yeninin peşindedir
B) Arayışlar, insanın eskiden kurtulabilmesinin ve yenilenmesinin öncüsüdür
C) Tüm yazarlar, ilk eserlerinde sonuca ulaşmak ister
A) I.
D) Başlangıçta bir duyguya kulak verme ön plandadır
E) Herkesin, yazmaya ilk başladığında anlam veremediği bir heyecanı vardır
B) II.
C) III.
D) IV.
E) V.
(2013 – DGS)
(2013 – DGS)
487
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
Kara Kutu Kitapları
Paragraf
6.(I) Yaşanmış anların yeniden keşfedilmesi! (II) Belleğin
bunu başarabilmesi için zamanın büyüsünü çözmesi gerekir. (III) Çoğumuz, bırakın geçmişi hatırlamayı, günümüzün bile farkında değiliz aslında. (IV) Oysa bu büyü hiç
beklenmedik bir anda, bir şarkının ezgileriyle çözülüverir.
(V) Geçmişin o toz gibi altın zerrecikleri, o yaşanmış an,
yaz güneşleri, sonbahar tenhalığı veya bir yaz ürpertisiyle, bilemediniz, bir kış çocukluğunun kızarmış kestaneleriyle gelir bulur sizi, “bugün”le buluşur.
A) I.
B) II.
C) III.
D) IV.
TEST-126
9.(I) Çok uzaktaki nesnelere daha yakından bakmak için
bir çift merceğin kullanılabileceğini ilk keşfedenin kim
olduğu bilinmiyor. (II) Bir rivayete göre, ilk adımın tesadüfen, 1608 yılında Hollandalı bir gözlük imalatçısı olan
Hans Lippershey veya onun asistanı tarafından atıldığı
söyleniyor. (III) Ancak, içlerinde Zacharias Janssen’in de
bulunduğu en azından iki kişi daha bu buluş üzerinde hak
talep etmiştir. (IV) Lippershey sonradan “teleskop” adıyla bilinen bu buluşun değerini kısa sürede anlamıştır. (V)
Birkaç ay içinde de bütün Avrupa’da teleskoplar üretilip
satılmaya başlanmıştır. (VI) Lippershey, buluşunu başka birinin satması veya yapmasını engellemek amacıyla
Hollanda Hükûmetine patent almak için başvurmuş fakat
bu isteği reddedilmiştir.
A) I.
B) II.
C) III.
D) IV.
E) V.
E) V.
(2013– DGS)
7.(I) Küresel iklim değişikliği doğrudan veya dolaylı sonuçlarıyla doğal ekosistemleri her geçen gün daha fazla
etkiliyor. (II) Bu da insanların sayısız etkinliğinden dolayı
zaten hassas olan pek çok canlı türünün ve ekosistemin
sürdürülebilirliğini tehlikeye sokuyor. (III) Küresel iklim
değişikliği, su döngülerinde de önemli değişimlere sebep
oluyor. (IV) Ekosistemlerin tehlikede olması, aynı zamanda insanların ekosistemlerin sağladığı hizmetlere sıkı sıkıya bağlı olan, hayati ve ekonomik her türlü etkinliğin ve
varlığın sürdürülebilirliğini de ilgilendiren bir sorun. (V) Bu
yüzden de küresel iklim değişikliği, başta iklim bilimi ve
koruma biyolojisi olmak üzere pek çok alandan araştırmacının ve strateji uzmanının gündemindeki en önemli
konular arasında.
A) I.
B) II.
C) III.
D) IV.
E) V.
(2013 – DGS)
© İnformal Yayınları
(2014 –ALES)
10. Ekim 1982’de arka arkaya vizyona giren iki savaş
karşıtı film olan Eve Dönüş ve Gelibolu’nun hemen
ardından Kasım ayında savaş karşıtı bir başka klasik
daha gösterime girdi: Bırak Güneş İçeri Girsin.
8.(I) Genel olarak baharat, yemeklere lezzet ve tat vermek
için kullanılan bitki veya bitki parçalarına verilen isimdir.
(II) Güzel kokulu çiçek veya çölde yağmurdan sonra açan
bitkilerin ortak adı olarak ilk defa Avesta dilinde baharat
karşılığında “vanhar” sözcüğü kullanılmıştır.(III) Buradan
Arapçaya “buhar-bahar” şeklinde geçen sözcük de güzel
kokulu bitki anlamına gelir. (IV) Günümüzde kullandığımız “bahar-at” kelimesi de “at” çoğul ekiyle güzel kokulu
bitkiler anlamına gelmektedir. (V) Bu bitkilerin ne zaman
kullanılmaya başlandığı tam olarak bilinememekle birlikte
insanlık tarihi kadar eski olduğu tahmin edilir.
A) 1980’li yılların başlarında savaş karşıtı filmlere daha
çok rağbet gösterilmiştir.
B) Eve Dönüş ve Gelibolu filmleri yılın en çok izlenen
yapımları olmuştur.
C) 1982 yılından sonra film sektöründe ciddi ilerlemeler
görülmüştür.
D) Aynı yıl vizyona giren filmlerin hepsi savaş karşıtı
filmlerdir.
Aşağıdakilerden hangisi, söz konusu sanatçının fotoğraflarının bir özelliği değildir?
A) I.
B) II.
C) III.
D) IV.
E) Sözü edilen üç film de aynı yıl vizyona girmiştir.
(2013 – DGS)
E) V.
(2013 – DGS)
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
10. - 13. sorularda, başta verilen cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargıyı
bulunuz.
488
Kara Kutu Kitapları
Paragraf
TEST-126
11. Fransızca konuşulan ülkelerde oldukça popüler olan
Marsupilami adlı çizgi romandan uyarlanan ve absürt bir mizah anlayışının hâkim olduğu Uzun Kuyruk
Fransa’da hafife alınmayacak bir gişe başarısı kazanmıştır.
14. - 18. sorularda, numaralanmış söz ve
cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturması
için hangilerinin yer değiştirmesi gerektiğini
bulunuz.
14. I. Nikola Tesla önemli başarılarına rağmen
A) Uzun Kuyruk, Fransız sinemalarında pek çok kişi tarafından seyredilmiştir.
B) Filmin kahramanı Uzun Kuyruk, Fransızca konuşmaktadır.
C) Marsupilami, Türkiye’de de kendine iyi bir izleyici kitlesi
bulmuştur.
II. Elektromanyetizma kuramları olmak üzere pek çok alana
III. Önemli katkılarda bulunan
IV. Yaptığı çalışmalarla başta elektriğin ticari olarak yaygınlaşması ve
V. Az tanınan bir mucit ve bilim insanı
A) I. ve IV.
D) Uzun Kuyruk filmi sadece Fransızca konuşulan ülkelerde ilgi görmüştür.
B) I. ve V.
D) II. ve V. C) II. ve IV.
E) III. ve V.
E) Uzun Kuyruk olarak Türkçeye çevrilen filmin asıl adı
Marsupilami ’dir.
(2013 – DGS)
(2013 – DGS)
A) Batılı ve Doğulu sanatçılara ait müzik eserlerinin hepsi
başarılı çalışmalardır.
B) Müziğin hemen her çeşidi insan üzerinde mutlaka bir
etki bırakır.
C) Sanat eserleri içinde en etkileyici olan müziktir.
D) Evrensel dokuyu yakaladığı müddetçe bütün müzik
eserleri herkesçe kabul görür.
© İnformal Yayınları
12. Biri Batılı, biri Doğulu iki müzisyenin eserlerini de aynı
oranda sevmeniz gösteriyor ki musikinin evrensel bir
doğası var; hangi medeniyetin, hangi kültürün ürünü
olursa olsun bu evrensel doğaya uygun bütün musiki
tınıları güzel, büyüleyici ve etkileyici…
E) Evrensel konuları ele alan eserler, toplumun her kesimini büyüleyip etkisi altına alır.
(2013 – DGS)
15. I. Dil ve düşünceyle ilgili kavramlarda ortaya çıkan terim
kargaşası tek başına bir dil olayı hâlinde kalmış olsaydı belki üzerinde durulmaya değmez, denebilirdi.
II. Gerçekten de Batı Avrupa’da feodalite, burjuva, sanayi
dönemi ve sonrası gibi birbirini izleyen bir sürecin bizim tarihimiz için de geçerli olduğuna inananlar, tarihimize yaklaşırken sadece yakıştırmadan ibaret yorum geliştirebilmektedir.
III. Batılı kavramlara göre düşünen veya düşündüğünü sananlar, kendi tarihimizi yorumlamaya giriştiklerinde ancak
birtakım yakıştırmalarla yetinmek zorunda kalmaktadır.
IV. Kargaşanın boyutları derinlere uzanmakta, bugün aydın
denilen kesimin kafası bu kavram kargaşasının meydana
getirdiği bulanıklık içinde yüzmektedir.
V. Türkiye gibi terimler kargaşasının yaşandığı bir ülkede,
konuların müzakeresinde karşılaşılan ilk güçlük bu noktada
ortaya çıkmaktadır.
A) I. ile III.
13. Depresyon dünyada 121 milyon kişiyi etkiliyor ve en
yaygın görülen hastalıklar arasında 4. sırada yer alıyor;
Dünya Sağlık Örgütünün tahminlerine göre de gelecek
10 yıl içinde en çok görülen ikinci hastalık olacak.
A) Depresyonla ilgili araştırmalar Dünya Sağlık Örgütünce
yürütülmektedir.
B) Depresyon sadece yetişkinlerde değil çocuklarda da
görülebilmektedir.
C) Depresyona yakalanan kişi sayısı her geçen yıl artmaktadır.
D) Dünya Sağlık Örgütünün yaptığı araştırmalarda depresyonun en tehlikeli hastalık olduğuyla ilgili kesin bulgulara ulaşılmıştır.
E) Dünyada karşılaşılan en yaygın hastalık depresyondur.
(2013 – DGS)
B) II. ile IV.
D) III. ile V. C) III. ile IV.
E) IV. ile V.
(2013 – DGS)
16. I. Meksika’daki Chincua Tepesi’ndeki kelebekler, sıcak yaz
ayları boyunca Kuzey Amerika’da kanat çırparken kış yaklaşınca Meksika’nın küçük bir bölgesinde toplanırlar.
II. Varış noktalarına ulaşan kelebekler ve onların kış aylarında dünyaya gelen bebekleri, neredeyse kıpırtısız bir hâlde
baharın gelmesini beklerler.
III. Böylece eylül ayında kış bastırmadan güneye doğru birkaç ay sürecek toplu göç başlar.
IV. Bu göç, aslında, yalnızca gidişi veya yalnızca dönüşü
olan bir yolculuktur.
V. Çünkü birkaç aylık ömürleri yollarda veya sığındıkları ormanlarda sona erer.
A) I. ile II. B) II. ile III. D) III. ile IV. C) II. ile IV.
E) IV. ile V.
(2013 – DGS)
489
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
Kara Kutu Kitapları
Paragraf
20. I. Yol; gidilmesi istenen yere ulaşılmasını sağlayan en uygun, en kestirme gidiş geliş şerididir.
II. Ondan olacak ki, insanoğlu becerilmesi zor ve uzun zaman alacak işlerini anlatırken hep “dağ”a benzeterek anlatmıştır.
III. Dağ ise yeryüzünün; deniz suyu seviyesinden çok daha
yüksekte kalan, eğimli, genellikle çok büyük taşlarla kaplı,
çıkılması ve inilmesi zor yerlerine verilen addır.
IV. Bu amaçla sözlüklere bakıldığında dağla ilgili pek çok
atasözü, deyim vb. birleşik sözcük görülecektir.
V. Eğer uygun bir yol yoksa buralarda yürüyerek ve buralardan geçerek bir yerlere ulaşmak çok zordur.
17. I. Bir yönetmen olan Haneke de Avrupa orta sınıf ruhunun
baca temizleyicisi.
II. Freud, psikanaliz için “baca temizliği”, psikanalist içinse
“baca temizleyicisi” benzetmesini kullanır.
III. Her filminde önce bu ruhun görünür yaldızlarını kazıyor,
ardından da içindeki isi, kurumu bize doğru boşaltıyor.
IV. Her filmi, aslında insanın kötülükle ne kadar kötürüm
edilmiş hâlde olduğunu gösteriyor.
V. Bu yanıyla eleştirisi, ahlak gibi görünenin ahlaksızlığını
ortaya döken bir ahlakçılıkta takılıp kalıyor.
A) I. ile II. B) II. ile IV. D) III. ile IV. TEST-126
C) II. ile V.
E) III. ile V.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün
oluşturacak biçimde sıralandığında, hangisi baştan
üçüncü olur?
(2013 – DGS)
A) I.
B) II.
C) III.
D) IV.
E) V.
18. I. Bölgedeki en görkemli volkanlardan biri de çift zirveli
Hasandağ’dır.
II. İnsanoğlu’nun 9 bin yıl önce bu gezegen üzerinde ilk kez
yerleşik hayata geçtiği yerlerden biri sayılan Çatalhöyük, bu
dağın eteğinde yer alır.
III. Resim; volkanın yaklaşık 8 bin yıl önce yörede yaşayanların korku, şaşkınlık ve saygı dolu bakışları altında püskürüşünü belgeliyor.
IV. Atalarımız dehşetli bir doğa olayıyla ilgili gözlemlerini,
yaratıcı güçlerini kullanarak bu sanat harikasıyla tarihe kazımışlar.
V. Burada, Hasandağ’ın püskürmesini gösteren çok iyi korunmuş bir duvar resmi bulunmuştur.
A) II. ile III. B) II. ile V. D) III. ile V. © İnformal Yayınları
(2013 – DGS)
C) III. ile IV.
E) IV. ile V.
(2013 – DGS)
19.
I. Pirî Reis’in, 1513’te Gelibolu’da çizdiği
II. dünya kültür mirasında saygıdeğer bir yer kazanmış
III. en doğru Dünya haritası olarak tarihe geçmiş ve
IV. 1470’te Gelibolu’da doğduğu tahmin edilen
V. ilk Dünya haritası, insanlığın elindeki en eski
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün
oluşturacak biçimde sıralandığında, hangisi baştan
ikinci olur?
A) I.
B) II.
C) III.
D) IV.
E) V.
(2013 – DGS)
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
B) II.
C) III.
D) IV.
E) V.
(2013 – DGS)
Yukarıdaki sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında, hangisi baştan dördüncü
olur?
A) I.
21. I. Bu da, anlatılanlar arasındaki güçlü bağlantılar aracılığıyla
sonuca ulaşmış olmak anlamına gelir.
II. Bu yürüyüşteki en yüksek dağ, kuşkusuz, kitabın sonudur.
III. Çünkü her şeyin bir araya geldiği en güzel manzara buradan görünmelidir.
IV. Kitap yazmak, vadilerden geçip dağları aştığın çok uzun
bir yürüyüşe çıkmak gibidir.
V. Ama o noktaya gelene kadar çok uzun ve yorucu bir süreçten geçersin.
490
Kara Kutu Kitapları
Paragraf
22. I. Hatta uyarlamaların yaygınlaşmasıyla birlikte izleyicilerin seyrettikleri dizi ve filmlerden etkilenerek kitaplarını
okuduklarını ve bunun da okuma oranını artırdığını düşünenler bile oldukça çok.
II. Okurlar arasında, özellikle televizyon uyarlamalarının
-popüler kültüre hizmet ettiği için kitabın ruhuna zarar verdiği kanısı yaygın.
III. Televizyon kanallarında pek çok roman uyarlamasıyla
karşılaşmak, her hafta gösterime giren filmlerden en az
birinin roman uyarlaması olduğunu fark etmek neredeyse
alıştığımız bir durum hâline geldi.
IV. Ama uyarlamaların, heyecan verici olduğunu düşünenler de var.
V. Uyarlamaların, çoğu zaman hayal kırıklığı oluşturduğu
ve senaristlerin kolaya kaçtıkları da yaygın görüşler arasında.
TEST-126
24. - 25. SORULARI AŞAĞIDAKİ
PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.
(I) Satranç şampiyonu Garry Kasparov 1996 yılında “Derin Mavi” adlı bilgisayarla satranç maçı yapmıştı.
(II) O sırada ben, “Gün gelecek insanoğlu karmaşık problemleri insandan çok daha kısa sürede çözen bilgisayarı
satrançta yenemeyecek.” demiştim. (III) Bir arkadaşım
ise, “Bilgisayar insan yapımı olduğu için insanoğlu daima bilgisayara galip gelecektir.” Görüşünü savunmuştu.
(IV) Sosyoloji eğitimi almış olmama karşın ben makineyi
üstün bulurken matematik eğitimi almış olan arkadaşımsa insanı üstün bulmuştu. (V) Konuştuklarımızı duyan bir
akademisyen bu konunun araştırılmaya değer olduğunu
söylemişti.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün
oluşturacak biçimde sıralandığında, hangisi baştan
üçüncü olur?
A) I.
B) II.
C) III.
D) IV.
E) V.
© İnformal Yayınları
(2013 – DGS)
23. I. Yapacağınız birkaç ufak uygulama ile teneke kutuyu tanıyamayacaksınız.
II. Tenekeyi dip kısmından matkapla delerek duvara sabitleyebileceğiniz gibi, saksı veya oyuncak kutusu olarak da
kullanabilirsiniz.
III. Tenekeyi üst kenarından teneke makası ile kesin ve
koli bandı kullanarak keskin kenarları koruma altına alın.
C) IV.
D) V.
(2010-ALES)
A) Sosyoloji ve matematik, farklı temeller üzerine kurulmuş disiplinlerdir.
B) Sosyoloji eğitimi almış kişilerin aynı zamanda iyi bir
matematikçi olmaları beklenemez.
C) Temeli matematiğe dayanan bilgisayarlar, insanın yapamayacağı her şeyi yapabilme özelliğine sahiptir.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün
oluşturacak biçimde sıralandığında, hangisi baştan
beşinci olur?
B) III.
A) I. ve III. B) I. ve V. C) II. ve V.
D) III. ve IV. E) IV. ve V.
25. Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
IV. Bu esnada yüzey ile folyo arasında hava boşluğu kalmamasına özen gösterin.
V. Elinizde büyükçe bir teneke varsa sakın atmayın.
VI. Daha sonra kutunun tüm yüzeylerini yapışkanlı folyo
kullanarak kaplayın.
A) II.
24. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde
karşılaştırma yapılmamıştır?
D) Teknolojinin gelişmesi, insana olan gereksinimi giderek azaltacaktır.
E) VI.
E) Kişiler, yüksek öğrenimde edindikleri bilgilerini günlük
yaşamda uygularlar.
(2013 – DGS)
(2010-ALES)
1-B 2-D 3-A 4-A 5-D 6-C 7-C 8-E 9-D 10-E 11-A 12-D 13-C 14-C 15-B 16-B 17-A 18-D 19-C 20-E 21-B 22-E 23-C 24-B 25-A
491
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
Kara Kutu Kitapları
Paragraf
TEST-127
3.
TEST 127
1. Ne zaman çocukluk çağımın o sisli yıllarını aralasam
I
II
III
hep o kenarı tırtıklı, sararmış fotoğraf gözümün önüne
IV
V
gelir.
Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sanattaki amacını gerçekleştirmek için gerekli ön hazırlıkları yapmak
Bu cümledeki altı çizili sözcüklerin hangilerinde mecazlı söyleyişe yer verilmiştir?
A) I. ve II. B) I. ve III. D) II. ve V. Yazar, kendi tiyatro anlayışına dayalı bir tragedya oluşturuyor eserlerinde. Çünkü o; görselleştirdiğini kavramsallaştırmak, kavramsallaştırdığını görselleştirmek için
çabalıyor. Bu yolda ilerleyip buna ulaşmanın taşlarını döşüyor sürekli.
B) Bir eseri ilginç kılacak farklılıklar oluşturmaya çalışmak
C) II. ve III.
C) Karşıtlıklardan yola çıkarak doğallığı sağlamaya çalışmak
E) III. ve IV.
D) Anlatılmak isteneni görünür kılarak onların etki gücünü artırmayı amaçlamak
(2013 – DGS)
E) Anlam birimleri üzerinde yoğunlaşarak eseri düşünce
açısından güçlendirmek
(2013 – DGS)
© İnformal Yayınları
4.
2.I. Söz gönülden çıkmalıdır. İnanmadan ileri sürdüğünüz
bir düşünceye başkalarını inandırmanız çok zordur. Bunu
sağlamak için rol yapmak ve doğallıktan uzaklaşmak gerekir ki bunlar, doğru ve etkili anlatımın düşmanlarıdır.
II. Böyle bir anlatım, anlatılanın kolay anlaşılmasını sağlar. Anlatıcının sözlerinin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kavranması söz konusudur. Anlatıcının karşısındaki kişi, bulmaca çözmek zorunda kalmaz.
III. Duygudan ve düşünceden başka, anlatımda başkalarına benzememeye çalışmak gerekir. Önemli olan; farklı
bir görüş, duyuş ve düşünüş tarzına sahip olunması ve
bunların değişik bir tarzda ifade edilmesidir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde
olumsuz bir eleştiri vardır?
A) I.
B) II.
C) III.
D) IV.
E) V.
(2013 – DGS)
5.
Yukarıda verilen ifadelerde, sırasıyla anlatımın hangi
özellikleri üzerinde durulmuştur?
A) İçtenlik, Duruluk, Özgünlük
I. Bir toplumu incelemek isteyen toplum bilimciler, o toplumun geride bıraktığı sanat eserlerine bakma gereği duyarlar.
II. Gerçek sanatçı; sorumluluğunun bilincindedir, yaptığı
her işten ve yazdıklarından kendini toplumuna karşı sorumlu tutar.
III. Edebiyat eserleri toplum hayatının tutanağı gibidir, sanatçı bu tutanakta kendisiyle birlikte toplumunu da anlatır. IV. Her sanatçının toplumla ilişkisi aynı olamaz; bazı
sanatçılar toplumun önünden gider, kimileri de toplumun
gerisinden gelir.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca birbirine en yakındır?
B) İçtenlik, Duygusallık, Özgünlük
C) Duygusallık, Açıklık, Duruluk
A) I. ve II. D) Açıklık, Akıcılık, Duygusallık
E) Coşkululuk, Duruluk, Açıklık
B) I. ve III. D) II. ve V. C) II. ve III.
E) III. ve IV.
(2013 – DGS)
(2013 – DGS)
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
(I) Ritim, şiirsellik, dil yetkinliği ve çağrışım zenginliği ile
bir öykü evreni kurmaya çalışıyorum. (II) Bu ögelerin,
modern öykünün oldukça önemli özellikleri olduğunu sanıyorum. (III) Geleneksel anlatılarımızdaki ruhu, modern
anlatıların biçimiyle örtüştürerek yeni bir yapı inşası peşindeyim. (IV) Bu çağın atmosferine denk düşen bir biçim
kaygısıyla parçalanmış, ayrı düşmüş çağdaşlarımla aynı
yerde buluşmak istiyorum. (V) Öyküde arayışım sürüyor.
492
Kara Kutu Kitapları
6.
Paragraf
9.
(I) Güzel bir film doğrusu. (II) Hani herhangi bir gazetenin
televizyon sayfasını hazırlıyorsanız o gün seyredilecek
filmler listesine “ailece seyredebileceğiniz, hoş, keyifli, duygulu ve düşündürücü bir eser” gibisinden bir notu
kolayca düşebileceğiniz bir film. (III) Kanada’da bir yavru
ayı, avcıların yakaladığı annesinden ayrı ve ormanda yapayalnız hâlde yiyecek ararken ormanın kenarına yapılmış bir evin bahçesine kadar gelir; o evde ilk karşılaştığı
kişi de ailenin küçük kızıdır. (IV) Küçük kız, yavru ayının
karnını doyurmakla kalmaz, bir de onu eve almaya kalkışır. (V) Bu arada durum; annesi tarafından, sonra da
bir gazetede yayın yönetmeni olan babası tarafından fark
edilir ve işler iyice karışır.
B) II.
C) III.
D) IV.
A) I. cümlede, gelişen şartlar neticesinde varılan kişisel
bir düşünce dile getirilmiştir.
E) V.
(2013 – DGS)
(I) Son yıllarda hızla yayılan İnternet haberciliğinin bir
parçası olarak, İnternet üzerinden yapılan söyleşilerin
sayısı da artıyor. (II) Bu tür söyleşilerde gazeteci, soruları önceden hazırlar ve kaynak kişi de cevaplarını yazılı
olarak gönderir. (III) Karşılıklı etkileşim, verilen cevapları
takip eden sorular sorma veya gözlem bu tür söyleşilerde söz konusu değildir. (IV) Bu tür söyleşilerin bir başka
dezavantajı, okurun, cevap verenin bizzat söyleşide sözü
edilen kişi olup olmadığına dair bazen şüphe duymasıdır. (V) Öte yandan İnternet söyleşileri zamandan tasarruf
etme ve uzak yerlerde bulunan kişilere ulaşma açısından
avantajlar sağlar.
B) II. cümlede, yeni bir anlayıştan söz edilmiştir.
C) III. cümlede, toplumsal hayata katılım noktasında
gençlerin yükseköğretimde yapacakları çalışmalara
vurguda bulunulmuştur.
D) IV. cümlede, gençlerin uygun şartları nasıl hazırlayacakları anlatılmıştır.
© İnformal Yayınları
7.
(I) Bir öğrencinin üniversiteden beklentisinin; akademik
bir eğitim alanının dışında, sosyal ve kültürel alanlarda da
kendini geliştirmek olduğunu söylersek abartmış olmayız
herhâlde. (II) Artık gençler hem geleceğe hazırlanmak
hem de kendilerine uygun bir çevre edinmek istiyorlar. (III)
Gençlerin sosyal hayatta başarılı ve etkin bireyler olmalarını sağlayacak üniversitede, bu amaç doğrultusunda atacakları ilk adım önemli. (IV) Bu becerileri kazanmalarını
sağlayacak ortamı hazırlamak da en başta üniversitelere
düşüyor. (V) Bu, her ne kadar doğru olsa da öğrencilerin
bütün etkinliklere katılabilmesi ve eğitimlerini besleyecek
ek çalışmalar yapmaları kendilerinin de görevleri.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak
aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden
itibaren filmin konusu anlatılmaya başlanmıştır?
A) I.
TEST-127
İnternet söyleşilerinin anlatıldığı bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden
hangisi yanlıştır?
A) I. cümlede, bir tespit yapılmıştır.
B) II. cümlede, uygulanma biçimi açıklanmıştır.
C) III. cümlede, öncelikli yönleri belirtilmiştir.
D) IV. cümlede, olumsuz yönü ortaya konmuştur.
E) V. cümlede, öğrencilerin amaçları doğrultusunda yapmaları gerekenler belirtilmiştir.
(2013 – DGS)
10. (I) Bakırcılık, 16. yüzyıldan beri kentteki en önemli zanaat
dallarından biriymiş. (II) Geçen yüzyılda önemini yitirmeye başlamış. (III) Bakırcıların, 19. yüzyıldan kalma tek
katlı dükkânları zamanla yıpranıp bakımsızlaşmış. (IV)
Belediye, buraları koruma projelerine ekleyince çarşı eski
güzel günlerine dönmüş. (V) Tüm ahşap doğramalar,
camekânlar aslına uygun olarak yenilenmiş. (VI) Çarşıdaki babadan oğula geçen ustalık sistemi, günümüzde de
sürdürülüyormuş.
Bakırcılığın ve bakırcılar çarşısının anlatıldığı bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda
E) V. cümlede, faydalarından söz edilmiştir.
verilenlerden hangisi yanlıştır?
(2013 – DGS)
A) I. cümlede, tarihiyle ilgili bir açıklama yapılmıştır.
8.
B) II. cümlede, zaman içinde ortaya çıkan değişikliğe değinilmiştir.
Edip Cansever bir şiirinde “Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk, hiçbir yere gitmiyor.” der.
C) III. cümlede, yapıların eski durumuyla ilgili bilgi verilmiştir.
Şairin çocukluk ile ilgili düşüncesi, aşağıdaki
kavramlardan hangisiyle ilişkilendirilemez?
A) Kuşatıcılık B) Etkileyicilik D) Yalnızlık D) IV. cümlede, alınan bir kararla denetimlerinin sıklaştırıldığına değinilmiştir.
C) Süreklilik
E) V. cümlede, geleceğe taşıma adına yapılanlar dile getirilmiştir.
E) Doğallık
(2013 – DGS)
(2013 – DGS)
493
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
Kara Kutu Kitapları
Paragraf
14. Her düşünce sistemi, birtakım imkânları dışlamak zorundadır ve bu yüzden ister istemez eksik ve yetersizdir.
Yazar genellikle bu boşluğa parmak basar. Belli bir dönemde egemen olan dünya görüşünü kopya ederek sunmaz; onun eksik bıraktığı, görmezden geldiği, inkâr ettiği
yönleri su yüzüne çıkarır.
11. (I) Kömür ve petrol gibi enerji kaynakları giderek azalmaktadır. (II) Modern hayatın bir sonucu olan ve giderek artan
enerji talebi, çevreye daha az zarar veren, yenilenebilir
ucuz enerji kaynakları üzerinde çalışılmasını gerektirmektedir. (III) Bu gereklilik, günümüzde insanoğlunun
yeşil ve sürdürülebilir kaynak arayışını belirginleştirmiştir.
(IV) Geleceğin enerji ihtiyacını karşılama kapasitesine sahip bu enerji türü hava dengesinin sağlanması, bulutların
taşınması, daha az yakıtla daha kısa sürede seyahat gibi
yararlar sağlıyor. (V) Bu dev kütleli rüzgârlar, sıcak bölgelerden soğuk kutuplara doğru eserek enerji akışında
önemli rol oynuyor.
Bu parçaya göre, yazarın bir düşünce sistemiyle ilgili
tutumu aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılabilir?
A) Gerçekçi B) II.
C) III.
D) IV.
E) V.
A) Kişileştirmeye başvurulmuştur.
© İnformal Yayınları
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden
hangisi söylenemez?
C) Eleştirel
E) Yenilikçi
(2013 – DGS)
(2013 – DGS)
12. “Booooozaaaa, booz..!” Doğduğum kent Eskişehir’in soğuk kış gecelerinin kimsesiz sokaklarında, uzaktan uzağa
yankılandığında kışın hüznünü taşırdı bu ses. Sırtında
güğümüyle sokakları arşınlayan bozacı, kendi imalatı
olan bozayı mı satardı, şehir merkezindeki tek bozacının
bozasını mı bilmem. Yalnız aklımda kalan ekşimsi tadı,
yoğun kıvamıyla bozanın, soğuk içilen bir içecek olmasına rağmen o soğuk kış günlerinde içimizi ısıtması, evde
bir eğlence ortamı oluşturmasıydı.
B) Yansıtmacı
D) Kuralcı
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden
sonra düşüncenin akışına göre “Bu noktada jet rüzgâr
enerjisi; alternatif ve temiz bir enerji kaynağı olarak önümüzde durmaktadır.” cümlesi getirilmelidir?
A) I.
TEST-127
15. Robinson, adanın tamamını görebilmek için tepeye çıkmıştı. Ama o tepe de adanın bir bölümüydü; ada olmasaydı tepe de olmayacaktı. Bu nedenle Robinson tepeye
çıkınca adayla olan bağını koparmış olmadı. Aksine adayı
daha iyi görme ve tanıma imkânı buldu. Bu çabalar, sonradan bu adaya gelecek olanlar için değer biçilmez bir
çalışmaydı. Adayı yıllar boyu tanımaya çalışmak, adaya
katkıda bulunmak ve zamanı gelince de hiçbir duygusallığa kapılmadan adayı terk edebilmek... İşte gerçek sanatçının asıl görevi budur.
Bu parçada “Robinson”, “ada” ve “adaya sonradan gelecek olanlar” sözleriyle aşağıdakilerden hangileri anlatılmak istenmiştir?
A) Genç sanatçılar – yayınevleri – okuyucular
B) Şairler – edebiyat dünyası – öykücüler
C) Eleştirmenler – dergiler – okuyucular
D) Öğretmenler – okul – öğrenciler
B) Niteleyici sözcükler kullanılmıştır.
E) Usta sanatçılar – toplum – genç sanatçılar
C) Öznellik ağır basmaktadır.
(2013 – DGS)
D) Farklı cümle türlerine yer verilmiştir.
E) Şart öne sürülmüştür.
16. Çocuklar, çocukluktan bu kadar mahrum ve çocukluğa
bu kadar muhtaçken ne yapılabilir? Onlardan küçük yetişkinler oluşturma sevdamızı bir kenara bırakıp yaşlarına
uygun giysiler içinde çocuk şarkıları söylemelerini, oyunlar oynamalarını, reklam dili dışında diller ve asıl ihtiyaç
duyduğu besinlerle tanışmalarını istemek için çok mu
geç? Bizleri çocuklaştırırken onları vakitsiz olgunlaştıran
bu süreç kaçınılmaz mı?
(2013 – DGS)
13. İster şehir manzarası olsun ister yüksekçe bir tepeden
gözlenmiş bir kır manzarası… Hepimiz aslında sürekli bir
manzaranın içinde yaşıyoruz. Onu; manzara, doğa parçası veya şehir parçasından başka bir şey olarak görebilmemiz mümkündür. Bunun için önce ona dikkat etmemiz,
her şeyin nerede olduğunu ayrıntılarıyla belirlememiz gerekiyor.
Bu parçada çocuklarla ilgili olarak asıl yakınılan durum aşağıdakilerden hangisidir?
Bu parçaya göre, bir kişinin herhangi bir manzarayı
farklı görmesini sağlayan etken aşağıdakilerden hangisidir?
A) Beklenti B) Bakış açısı D) Aitlik duygusu
A) Yeterli imkânların sağlanmaması
B) Yetişkinler tarafından sınırlandırılmaları
C) Erişkinler gibi yetiştirilmeye çalışılmaları
C) Estetik değer
D) Aile içi eğitimlerine gerekli özenin gösterilmemesi
E) Yanlış yönlendirilmeleri
E) Etkilenme
(2013 – DGS)
(2013 – DGS)
1-C
2-A
3-A
4-D
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
5-B
6-C
7-C
8-D
9-D
494
10-D
11-C
12-E
13-B
14-C
15-E
16-C
Kara Kutu Kitapları
Paragraf
3.
TEST 128
1.
TEST-128
Günümüz bilişimcileri tarafından geliştirilen yazılımlar ve
donanımlar; kâğıt, dosya, klasör, arşiv gibi somut elemanlardan oluşan donanımları ortadan kaldıracak düzeye gelmiş bulunmaktadır. Bu kapsamda ülkemizdeki
bazı kurumlar Elektronik Doküman Yönetim Sistemi’ni
kullanmaya başlamış ve ıslak imza yerine elektronik imza
için altyapıları oluşturmuşlardır. Son zamanlarda sıkça
duymaya başladığımız e-devlet, e-Türkiye gibi kavramlar,
bilişim alanındaki bu gelişmelerin sonucudur. E-devlet yapısının temelini elektronik bilgi sistemleri oluşturmaktadır.
Elektronik Doküman Yönetim Sistemi ise, bu altyapıyı
kullanarak kanunla belirlenmiş görevlerin hızlı ve güvenli
biçimde yerine getirilmesine imkân sağlamaktadır.
Osmanlı döneminde kurulan vakıfların önemli bir kısmı,
devletten kaynak aktarılarak oluşturulurdu. Vakıf kurmak
isteyen veya kurduğu vakıflara kaynak arayan devlet
adamları ve memurlar, padişahtan vakıfları için gelir talebinde bulunurlar ve padişahlar da bu vakıflara bazı önemli gelir kaynaklarını ayırırdı. Devlet adamlarının kurduğu
kamuya yönelik bu vakıfların çoğu bu tür gelir kaynaklarıyla desteklenmekteydi. Tanzimat’a kadar sürekli sayıları
artan bu vakıflar, sonradan eski özelliklerini kaybetti.
Bu parçaya göre, aşağıdakilerden hangisinin vakıfların kurulması ve yaygınlaşmasında rolü vardır?
A) Devletin halktan ulaşamadığı insanlara bu yolla ulaşma düşüncesi
B) Tanzimat öncesi kimi hizmetlerin ağırlıklı olarak vakıflar aracılığıyla yürütülüyor olması
Bu parçaya göre “Elektronik Doküman Yönetim
Sistemi”nin asıl amacı aşağıdakilerden hangisidir?
C) Vakıfların kimileri için iş imkânı sağlaması
D) Vakıf kuran devlet adamlarının toplumda saygı görmesi
A) Resmî işlemlerin güvenli ve süratli yapılmasını sağlamak
E) Üst düzey devlet adamlarının vakıf kurarak maddi birikimlerini koruma düşüncesi
B) İmza gerektiren işlemlerde güvenliği sağlamak
C) Yasa kapsamındaki harcamaları en aza indirmek
E) Personel ve araç kullanımı konusunda tasarruf etmek
(2013 – DGS)
2.
Üniversitede arkeoloji okurken, sınıf arkadaşlarımla bir
ilkokulda, öğrencilerde arkeolojiye ilgi uyandırmak için etkinlik düzenlemiştik. Hazırladığımız haritalarla, bahçedeki ağaçların altına gömdüğümüz kap kacağı bulacaklardı.
Ellerinde küçük mala ve küreklerle gruplara ayrılarak haritada Keops, Kefren ve Mikerinos gibi Mısır piramitlerinden alınmış isimlerle belirtilmiş ağaçların altına koştular.
Bizim için çok güzel bir gündü fakat oğlu o okulda öğrenci
olan bir veliden şu sözleri duyana kadar: “Etkinliğe bayılmış, o kadar ki akşam eve, ‘Anne büyüyünce define
avcısı olacağım.’ diye geldi.”
(2013 – DGS)
© İnformal Yayınları
D) Devlete bağlı kurumlar arasındaki etkileşimi güçlendirmek
Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine varılabilir?
4.
1830’lu yıllardan itibaren pedallı bisikletler sahneye çıktı.
Bu bisikletlerde pedallar, günümüzün bazı büyük bisikletlerinde olduğu gibi ön tekerleğin üzerinde bulunuyordu ve
bu yüzden de ön tekerlek çapı, üzerine binen sürücüyü
korkutacak kadar büyüktü. Normal bir insanın dakikada
50-60 kez pedal çevirebildiğini düşünürsek bu bisikletlerin
kabul edilebilir bir hızda sürülebilmeleri için en az 2 metre
çapında tekerleklere ihtiyaç vardı. Çözüm fazla gecikmedi. Bir vites sistemi sayesinde pedallar ortaya taşınarak
sürücünün daha dengeli bir konumda oturması sağlandı.
Vites sistemi sayesinde de pedala verilen hareket, kayıpsız şekilde arka tekerleklere taşınmış oldu.
Bu parçada pedallı bisikletlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Yararlı olma amacıyla girişilen işte bazen istenmeyen
bir sonuç elde edilebilir.
A) İlk modellerinin nasıl bir görünüşü olduğuna
B) Çocuklara ilişkin eğitsel çalışmaların, konular çerçevesinde yapılması gerekir.
B) Ne zaman kullanılmaya başlandığına
C) İnsanları belli bir düşünceye yönlendirmede, onların
konuya ilgi duyup duymadıkları önem taşır.
D) Zamanla ne tür değişikliklere uğradığına
C) İnsan hayatındaki yerine
E) Vites sisteminin geliştiğine
D) Kişilerin ilgi duyduğu konular, yaş gruplarına göre değişiklik gösterebilir.
(2013 – DGS)
E) Herkesten, geçmişe ilgi duymasını beklemek yanlış
olur.
(2013 – DGS)
495
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
Kara Kutu Kitapları
5.
Paragraf
7.
Bugüne kadar yapılan pek çok çalışma, bebeklik döneminde mikroorganizmalara maruz kalmanın, yetişkinlik
döneminde bahar nezlesi, astım ve iltihabi bağırsak hastalığı gibi alerjik ve otoimmün hastalıklara karşı direnci artırdığını ortaya koyuyor. Hijyen hipotezine göre de hayatın erken dönemlerinde mikroorganizmalarla tanışmanın,
bağışıklık sisteminin gelişmesine katkısı oluyor. Bu konuda uzman tıp doktorları da hijyen hipotezinin, özellikle
alerjik ve otoimmün hastalıkların neden arttığı konusuna
açıklık getirdiği görüşünde.
Bu parçadan aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?
Çağrı merkezleri, yaklaşık on beş yıllık geçmişiyle
Türkiye’nin en genç ve gün geçtikçe büyüyen sektörlerinden biridir. Ülkemizde yaklaşık bin adet çağrı merkezinin
faaliyet gösterdiği tahmin edilmektedir. Özellikle işsizlik
oranının yüksek olduğu ülkemizde gençlerin istihdamı için
iyi bir çözüm sunan çağrı merkezleri, Türkiye’nin önemli
sektörlerinden biri durumuna gelmiştir. Bulundukları illerde taşıma, beslenme, ofis hizmetleri ve eğitim gibi yan
sektörlere pazar oluşturmanın yanı sıra engelli vatandaşlarımızın ülke ekonomisine kazandırılması konusunda da
önemli görevler yerine getirmektedir.
Bu parçada çağrı merkezleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Bebeklik döneminde mikroorganizmalarla tanışmak,
yetişkin çağlarda alerjik hastalıklara yakalanma riskini azaltmaktadır.
A) Ülke genelinde önemli bir iş sahası oluşturduğuna
B) Erken yaşlarda mikroorganizmalarla karşılaşmak, çocuklarda bağışıklık sistemini geliştirir.
B) Yakın çevrelerine ekonomik canlılık getirdiğine
C) Çocukluğunda aşırı hijyenik ortamlarda büyüyenlerin,
D) Yeni gelişmekte olan bir sektör olduğuna
C) Bazı sektörlerin kalitesini yükselttiğine
ileride hastalığa yakalanmaları daha kolaydır.
E) Sayısının kesin olarak bilinmediğine
D) Bahar nezlesi, astım, iltihabi bağırsak hastalıkları
aynı hastalık grubunda yer almaktadır.
(2013 – DGS)
Tiyatrodan ayrı, bağımsız bir tür radyo oyunu. Seyirlik bir
oyun değil, bir işitme oyunu. Tiyatroda sahne var; dekor,
kostüm, ışık, aksesuar, mimik ve jest var. Radyo oyunu
ise mikrofona yakın konuşma ve sesler toplamı sadece.
Doğa, eşya ve hayvan sesleri, bir de müziktir bu oyunun
yardımcıları. Öfkeler, nefretler, sevinçler… Kısaca duygular ve ruh hâlleri ne mimik ne jestle ancak değişen ses
tonları ve ünlemlerle ifade edilir. Radyo oyununda birbirine uzak yer ve zaman kesimleri arasında gidiş geliş ve
aktarma kolaylıkları var yalnız. Çünkü göz ve görüntü,
işlevini kulağa ve hayale bırakmıştır.
(2013 – DGS)
© İnformal Yayınları
E) Alerjik ve otoimmün hastalıkların çok görülmesinin
nedenlerinden biri de mikroorganizmaların sağlıklı
olmayan ortamlarda üremesidir.
6.
TEST-128
8.
Kutnu bezi, Türkiye’de yalnızca Gaziantep’te üretilen bir
dokuma türüdür. Kutnu bezinin ham maddesi suni ipek ve
pamuk ipliğidir. Tamamen el tezgâhlarında dokunan kutnu kumaşının değişik türleri vardır. Geçmişi çok eskilere
dayanan ve kendisine özgü renk ve motiflere sahip olan
kutnu kumaşı, çeşitli boyalara defalarca batırılarak yapılmaktadır. Gaziantep’le özdeşleşmiş olan bu dokuma, yöresel kıyafetlerin yanı sıra çanta, terlik, perde, aksesuar
gibi birçok üründe de kullanılmaktadır.
Bu parçada kutnu beziyle ilgili olarak aşağıdakilerden
hangisine değinilmemiştir?
Bu parçaya göre “radyo oyunu” ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Nerede ve hangi tür malzemeden yapıldığına
A) Farklı duyguların ifade imkânı bulduğu
C) Çeşitli modellerinin bulunduğuna
B) Tiyatroya göre daha az unsura ihtiyaç duyduğu
D) Üretim tekniğinin nasıl olduğuna
C) Mekân açısından tiyatroya göre avantajlar taşıdığı
E) Belli başlı kullanım alanlarının neler olduğuna
B) Güneydoğu’da yaygın olarak kullanıldığına
D) Seslendiği dinleyici kitlesinin sınırlı olduğu
(2013 – DGS)
E) Çeşitli canlılara ait seslendirmeler barındırdığı
(2013 – DGS)
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
496
Kara Kutu Kitapları
9.
Paragraf
TEST-128
11. Bu parçada söz konusu mektupla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
Günümüzde çocuklar giderek daha fazla teknoloji bombardımanıyla karşı karşıya kalıyorlar. Bu da onların ev
içinde zaman geçirmelerine ve eğlenmelerine yol açıyor.
Böyle çocuklar, arkadaşlarıyla buluşup oyunlar oynamak
yerine onlarla sanal ortamlarda iletişim kuruyorlar ve fiziksel etkinlikten uzak kalıyorlar. Bu da obeziteye neden
oluyor. Genellikle bir şeyler atıştırdıktan sonra televizyon
veya bilgisayar karşısına oturuyorlar. Oysa açık havada
bol oksijen almaları, güneş ışınlarından yararlanmaları
gerekiyor.
A) Mektubun içeriğine
B) Zamana karşı direndiğine
C) Yazıldığı kâğıdın özelliğine
D) Yazısının niteliğine
E) Yazıldığı zamana
(2013 – DGS)
Bu parçada, teknolojinin çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri arasında aşağıdakilerden hangisine yer
verilmemiştir?
12. - 13. SORULARI AŞAĞIDAKİ
PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.
A) Yaşıtlarıyla bir araya gelmelerine engel olma
B) Hareketsiz bir yaşama yöneltme
Bir kozmetik firması tarafından İngiltere’de ve ABD’de
yüzlerce kadının katılımıyla yapılan çalışma, her on ka-
C) Şişmanlık sorunuyla yüz yüze gelme
D) Doğadan ve çevresel etkileşimden uzak kalma
dından birinin çarşamba gününü haftanın en stresli günü
olarak gördüğünü ortaya koydu. Çalışmaya göre çarşamba günü öğleden sonra enerji düzeylerinin dibe vurması,
iş stresinin tavan yapması ve ev işlerinin biriktiği hafta
sonundan kalan yorgunluğun tüm etkisini göstermesi sonucu kadınlar kendilerini yaşlı hissediyorlar. Çalışmaya
katılan kadınların % 60’ının düşüncesine göre, kadınların
kendilerini en mutlu hissettikleri gün ise cuma.
E) Teknolojik aletler konusunda kendilerini geliştirme
(2013 – DGS)
Sahaftan aldığınız kitabın içinden zarfsız bir mektup çıksa
ne yapardınız? “Dokunmazdım, bana gelmeyen mektubu
asla okumam.” demeyin sakın. Ben de herkesin yapacağını yaptım. Açtım, okudum. Önce kitaptan söz edeyim.
1974 yılında basılmış, yeşil ciltli bir kitap: Meşhedi ile
Devriâlem. Yazarı Ercüment Talu. Mektuba gelirsek…
Mumlu gibi kalın bir kâğıda yazılmış, tek sayfalık. Üst
tarafındaki tırtıklardan kâğıdın mektupluk bir bloknottan
koparıldığı anlaşılıyor. Dört de zımba deliği var üzerinde.
Demek en az iki kez dosyalanmış. Çok değer verilmiş,
özenle saklanmış, belli. Özenin, ilginin bir başka göstergesi kat yerlerine arkadan ince şeritler hâlinde kâğıtlar yapıştırılarak oralardan kopup ayrılmasının önlenmiş olması. Mektubun üzerindeki tarih 16.06.1946. Kitabın 1974’te
basıldığını hatırlarsak mektup kitabın içine girene kadar
neredeyse otuz yıl beklemiş. Öyle de güzel bir yazıyla yazılmış ki! Resim gibi…
© İnformal Yayınları
10. - 11. SORULARI AŞAĞIDAKİ
PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.
12. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi
yoktur?
A) Neden-sonuç ilişkisi kurma
B) Sayısal veriler kullanma
C) Karşıtlıktan yararlanma
D) Çıkarımda bulunma
E) Karşılaştırmaya başvurma
(2013 – DGS)
13. Bu parçadan, kadınlarla ilgili olarak aşağıdakilerin
hangisi çıkarılabilir?
A) Hafta sonu yorgunluğunun, onları haftanın başında
psikolojik olarak etkilediği
B) İşlerinde daha verimli ve başarılı olabilmelerinin tek
yolunun hafta sonu dinlenmek olduğu
10. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden
hangisi söylenemez?
C) Haftaya nasıl başlarlarsa devamında da kendilerini
öyle hissettikleri
A) Öznellik söz konusudur.
D) İş hayatı ile ev hayatı arasında bir tercih yapmalarının
zorunlu olduğu
B) Tahmin yürütülmüştür.
C) Anlamca kesinlik bildiren cümleler kullanılmıştır.
E) Hafta ortasında kendilerini kötü hissetmelerinin, iş ve
ev hayatının getirdiği sıkıntılardan kaynaklandığı
D) Konuşma havası taşımaktadır.
E) Tanık göstermeden yararlanılmıştır.
(2013 – DGS)
(2013 – DGS)
1-A
2-A
3-B
4-C
5-E
6-D
7-C
497
8-B
9-E
10-E
11-A
12-D
13-E
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
Kara Kutu Kitapları
Paragraf
TEST-129
TEST 129
3. - 4. SORULARI AŞAĞIDAKİ
PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.
1. - 2. SORULARI AŞAĞIDAKİ
PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.
1960’tan önce aynalar daha ender bulunan eşyalardı.
Paris’te 1581-1622 yılları arasında 248 evde yapılan mal
sayımında sadece otuz yedi ayna tespit edilmiştir. Bunların yedisi Venedik camındandır; geri kalanı da tunç, bakır,
çelik, lacivert taşı karışımıdır. Bunların dağılımı ise şu şekildedir: İki ayna soylu sınıfta, on beş ayna yüksek devlet
görevlileri ve kral danışmanlarında, iki ayna adalet görevlilerinde ve hekimlerde, on ayna Paris burjuvalarında, bir
ayna da işçi kalfalarında. Bu bağlamda dağılım ise şöyledir: Yirmi evde ayna salonda, beş evde de oturma odasındadır. Bu 248 evden sadece beşinde iki ayna vardır. Bu
ortalamanın yanında bazı özel durumlar da dikkat çeker.
Örneğin bir parlamento çalışanının evinde üç ayna bulunur. Bir kraliyet öğretmeni, çok değerli abanoz çerçeveli
altı büyük Venedik aynasına sahiptir. Aynanın bulunmadığı evlerin sakinleri ise mutlaka yoksul veya dekorasyon
zevkinden habersiz insanlar değildir. Ayna bulunmayan
bu evlerin % 60’ı çok sayıda paha biçilmez tabloya ve ev
eşyalarına sahiptir. Dolayısıyla bir evde ayna bulunması,
gelir düzeyinden çok, anlayış ve hayat tarzıyla ilgilidir.
3.
Bu parçadan aşağıdaki genellemelerin hangisine ulaşılabilir?
1.
Bu parçanın ilk cümlesinde belirtilen düşünce, numaralanmış cümlelerin hangisinden başlanarak farklı bir
yönüyle ele alınmıştır?
A) II.
B) III.
C) IV.
D) V.
E) VI.
(2013 – DGS)
© İnformal Yayınları
(I) Yazılım endüstrisi, dünyanın en büyük endüstrilerinden
biri hâline gelmiştir. (II) Bu endüstrinin ürettiği programlar;
cep telefonlarından bilgisayarlara, vatandaşlık işlemlerinden sağlık sektörüne, ticaretten enerjiye kadar birçok
tüketim alanında karşımıza çıkmaktadır. (III) Günümüzde her alanda yer alması, bu endüstrinin önemini bir kat
daha artırmaktadır. (IV) Bu durum, aynı zamanda güvenlik ve güvenirlik endişelerini de beraberinde getirmektedir.
(V) Bilginin düzenli olarak saklanması ve iletişim ortamlarında güvenle kullanılabilmesi, sektörün geleceğini yakından ilgilendirmektedir. (VI) Hem üretici firmaların hem
de tüketici durumundaki kurum ve kuruluşların beklediği
standardın bir an önce oluşturulması gerekir.
A) Zengin ve soylular; toplumda önde gelen, topluma
model oluşturan insanlardır.
B) 17. yüzyıl modernleşme sürecinin başladığı ilk dönemdir.
C) Aynalar, insanlığın ilk dönemlerinden itibaren ihtiyaç
olarak görülen eşyaların başında gelir.
D) Dünya tarihinin her döneminde ev eşyaları, ekonomik
durumun en belirgin göstergesi olmuştur.
E) Kişinin düşünceleri ve hayat tarzı yaşamındaki ayrıntılarda gizlidir.
(2013 – DGS)
2.
4.
Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi, program
üreten firmaların önemini artıran özelliklerden biridir?
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine
yer verilmemiştir?
A) Sayısal verilere B) Öznel düşüncelere
A) Ortaya koyduğu ürünlerin yaygın olarak kullanılması
C) İkilemelere D) Farklı cümle türlerine
B) Ürettiği programların geleceğe dönük olması
(2013 – DGS)
C) Bilgi paylaşımında ve iletişimde güvenli bir ortam
oluşturması
D) Teknolojiye ulaşmayı ve teknolojiyi kullanmayı kolaylaştırması
E) Kurum ve kuruluşlara düşük maliyetle hizmet sunması
(2013 – DGS)
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
E) Karşılaştırmaya
498
Kara Kutu Kitapları
Paragraf
TEST-129
(I) İnsanlık tarihinde varlığını ölümünden sonra da devam
ettirmiş, hayatıyla ve eserleriyle arkasında güzel izler bırakmış pek çok büyük insan vardır. (II) Kimi kahramanlığı,
kimi adaleti, kimi hakka hizmeti, kimi engin düşünce dünyası ile birer yıldız gibi parlamış olan bu kişiler, insanlığın
gelişiminde birer rehber ve kilometre taşı olmuşlardır. (III)
Mimar Sinan da insanda derin saygı uyandıran Osmanlı
saltanatının en büyük şahsiyetlerinden biridir. (IV) Onun
eserlerinin en belirgin özelliği taşıdığı mükemmellik dışında eserin yapıldığı çevrenin de güzelliğiydi. (V) Sinan; küçük çaplı, zarif ve sanat yönü ağır basan eserlerinin çevresine büyük ağaçlar diktirerek eseri esrarlı bir güzellikle
kaplarken büyük hacimli eserlerinin çevresine çiçekler ve
küçük boylu ağaçlar diktirerek eserinin görüş ufkunu genişletti ve onlarda mekâna hükmeden bir etki meydana
getirdi.
5.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak
aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) I. cümlede, öznel bir anlatım vardır.
B) II. cümlede, benzetme söz konusudur.
C) III. cümlede, karşılaştırma yapılmıştır.
D) IV. cümlede, örnekleme yapılmıştır.
E) V. cümlede, betimleme söz konusudur.
7. - 8. SORULARI AŞAĞIDAKİ
PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.
© İnformal Yayınları
5. - 6. SORULARI AŞAĞIDAKİ
PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.
(I) Işık, bir ortamdan diğerine geçerken bükülür diğer bir
deyişle kırılır. (II) Işığın kırılımını, bir bardak suyun içine
bir cisim koyarak da gözlemleyebilirsiniz: Işık sudan havaya geçerken bükülecek ve cismin su içinde görünen şekli
değişecektir. (III) Çok eski zamanlardan beri bilinen bu
olayın fiziksel bir etki olduğunun farkına varan bilim insanları, olayın matematiksel ifadesini bulmaya çalıştılar. (IV)
İlk “kırılım yasası”nı da Mısırlı bilim insanı Batlamyus’un
bulduğu düşünülüyor ancak Batlamyus’un kuramı çok güvenilir sonuçlar vermemişti. (V) Daha sonraları Arap bilim
insanı İbnü’l-Heysem bu konuda araştırma yapmış fakat
ışığın kırılım açısını hesaplayamamıştı. (VI) Problem,
1621 yılında Willebrord Snell tarafından, “Snell Yasası”
olarak bildiğimiz, kırılım yasasıyla çözüme kavuştu.
7.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden
hangisinde tahmin söz konusudur?
A) II.
B) III.
C) IV.
D) V.
E) VI.
(2013 – DGS)
(2013 – DGS)
6.
I. Eserlerinde yaşadığı dönemin sanat anlayışını yansıtmıştır.
II. Eserlerini doğayla bütünleştirmiştir.
III. Kendinden sonrakilere öncülük etmiştir.
8.
A) Işığın hangi şartlarda kırıldığına
B) Kırılım yasasının bulunma sürecine
Bu parçaya dayanarak Mimar Sinan’la ilgili olarak yukarıdaki yargılardan hangilerine varılamaz?
A) Yalnız I B) Yalnız II D) I ve III Bu parçada aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
C) Işık kırılmasının kolayca test edilebileceğine
D) Kırılım yasasının henüz tam olarak anlaşılamadığına
C) I ve II
E) Kırılım yasasıyla ilgili pek çok çalışma yapıldığına
E) II ve III
(2013 – DGS)
(2013 – DGS)
499
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
Kara Kutu Kitapları
Paragraf
TEST-129
9. - 10. SORULARI AŞAĞIDAKİ
PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.
11. - 12. SORULARI AŞAĞIDAKİ
PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.
İlkin bir film atölyesinde çalışıyordum. Ekipçe bir kısa film,
sonra da belgesel çektik. O sırada iktisat okuyordum.
“Sinemayla uğraşabilir miyim, bunu İzmir’de yapabilir
miyim?” gibi korkularım vardı. Herkes “Film çekmek mi,
yapamazsın.” gibi şeyler söylüyordu. “Film çekmek özel
insanların işi, onun için özel doğmak gerek.” gibi şeyler.
“Neden?” diye soruyordum ben de. Sonra yaptığımız belgesel ödül alınca o tutum birazcık değişti neyse ki. Esas
o sıralar başladı benim de sinemayla ilişkim. O ara radyoculuk da yapıyordum. Bu ikisi belki de benim medya
uyanışımı sağladılar. Bir de iktisadın o sıkıcı, maddeci
yaklaşımı beni artık boğmuştu. Sinema bir kaçıştı biraz
da. Sonra Prag’da bir çalışmaya katıldım. Sonrasında ise
bavulu toplayıp İstanbul’a geldim. Filmlerde, reklamlarda
yönetmen yardımcılığı yaptım. Şu anki yapım şirketimle
tanıştım o arada. Onlarla da televizyon programları, reklamlar çektik. Sonra senaryomu sundum onlara ve buralara kadar geldik
9.
Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı
yoktur?
11. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden
hangisi yanlıştır?
A) Yeni film projeleriniz var mı?
B) Farklı bir alana yönelmek kolay oldu mu?
C) Neden iktisat okumaktan vazgeçtiniz?
D) Uğraştığınız işlerin sağladığı yararlar nelerdir?
E) Sinemada ne tür çalışmalar yaptınız?
© İnformal Yayınları
Beyazıt’ta Gedikpaşa Camisi’nin karşısında yer alan çeşme, bir rivayete göre, III. Murat devri harem kethüdası
Canfeda Hanım tarafından yaptırılmış. Bu yüzden onun
adıyla anılıyor. Kitabedeki bilgilerden, haremden Hazinedar Şevkinihal Usta tarafından 1780’de tamir ettirildiğini
öğreniyoruz. Kadın eli değdiğinden olsa gerek, çeşmenin
mermer cephesindeki süslemeler hemen dikkati çekiyor.
Gözden kaçmayan ancak zarafeti de elden bırakmayan
işçilik, ışık gibi ruha sızıyor. Saçak altında, güneş motifli
bir rozet içinde Abdülmecit’in tuğrası var. Hemen altına
ise yedi satırlık kitabe kondurulmuş. Dört köşesindeki ay
yıldız, yazılanların semavi bir güçle muhafaza edildiğini
fısıldıyor sanki. Ayna taşına iliştirilen hayat ağacı formu
ise hayatın sudan oluştuğunu hatırlatıyor bize.
A) Ayrıntılara yer verilmiştir.
B) Betimleyici ögeler kullanılmıştır.
C) Öyküleyici anlatımla yazılmıştır.
D) Kişisel değerlendirmeler yer almıştır.
E) Açıklamaya başvurulmuştur.
(2013 – DGS)
(2013 – DGS)
10. Bu parçada sözü edilen sanatçıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
12.
A) Birden çok uğraşı edinmiştir.
B) Etrafındakilerin desteğiyle belli bir noktaya gelmiştir.
I. Kullanılan motiflerin neleri düşündürdüğüne
II. Onarım gördüğüne
III. Kim tarafından yapıldığına
IV. Yapımında kullanılan malzemelere
Bu parçada yukarıda verilenlerden hangilerine değinilmemiştir?
C) Yurt dışında da çalışmalar yapmıştır.
D) Sorgulayarak çeşitli girişimlerde bulunmuştur.
A) Yalnız III E) Sinemaya çeşitli kaygılarla başlamıştır.
(2013 – DGS)
B) Yalnız IV
D) II ve IV
C) I ve III
E) III ve IV
(2013 – DGS)
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
500
Kara Kutu Kitapları
Paragraf
TEST-129
15. Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?
13. - 15. SORULARI AŞAĞIDAKİ
PARÇAYA GÖRE CEVAPLAYINIZ.
A) Bir şairden, şiirlerini her zaman için nesnel değerlendirmesi beklenmemelidir.
B) Bazı şiirler şairin duygu dünyasına ışık tutan, âdeta
onu özetleyen niteliktedir.
Bir şairin hayatının çeşitli dönemlerinde sevdiği şiirleri
üzerinde durmak, onun davranış ve eğilimlerini anlamaktan yana vazgeçilmeyecek ipuçları verir. Şairin beğendiği şiir, onun o güne kadar yazdığı şiirlerin en güzeli, en
başarılısı olmasa bile, bazen kendisinin de açıklayamayacağı şekilde kendisini yansıtan, kısacası tüm hayatının
bilançosu olan bir şiirdir. Şair, tarafsız bir gözle bakamaz
o şiire; kusurları varsa göremez. Yalnız, o şiirin herkesten çok kendisine bir şeyler söylediğini, onun bir zaman
parçasını yok olmaktan kurtarmış bir fotoğraf, bir ayna olduğunu bilir. Şair, ileride yazacağı bir şiiri şairlik imzasını
taşıyabilecek daha kıymetli bir eser olarak görebilir. Şairin bu değişimi bizim açımızdan olumludur. Çünkü şairi
meşgul eden meselelere, onun sanatını damgalayan özel
durumlara biraz daha yaklaşmış oluruz.
C) Şairin şiirleriyle ilgili değişik değerlendirmeleri, onun
tutarsızlığını gösterir.
D) Şairin zaman içindeki değişimi, sanatını daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir.
E) Şiirde şairin de yorumlamakta zorlandığı, iç dünyasının yansımaları bulunabilir.
(2013 – DGS)
16. Yayıncılık dünyasında, edebiyat denince yalnızca
“roman”ın kastedildiği düşünülüyor ve çok az öykü kitabı
yayımlanıyor. Aynı nedenle çeviri öykü sayısı da az. Buna
karşın fazla sayıda şiir kitabı yayımlanıyor ama bunların
çok azı kitapçılara ulaşıyor, ilgi görmediği için yalnızca bir
bölümü satılabiliyor ve ancak nitelikli birkaç tanesi okurun
beğenisini kazanıyor. Bu yıllardır değişmedi.
13. Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisi olamaz?
B) Yaşanılanı olduğu gibi yansıtmak
C) Geçmişi bir düş perdesinde göstermek
D) Saklı hayatları gün yüzüne çıkarmak
E) Gelecekle ilgili hayalleri işlemek
(2013 – DGS)
© İnformal Yayınları
A) Hayatın belli bir anını somutlaştırmak
Bu parçada şiir kitaplarıyla ilgili olarak belirtilenler
aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmış olamaz?
A) Sevilmemesinden
B) Okurunun seçici olmasından
C) Yayınevleriyle kitabevleri arasındaki iletişim kopukluğundan
D) Kimi yazınsal türlere göre önemli sayılmamasından
E) Şairlerin, okurlarına uzak durmasından
(2012-DGS)
17. 1920’de Nobel Edebiyat Ödülü kazanan Açlık, Kunt
Hamsun’un yayımlanan ilk yapıtı. Bu ilk romanın çoğunlukla öz yaşam öykü niteliğinde olduğunun söylenmesi
boşuna değil. Zira Hamsun, Açlık’ı maddi sıkıntı çektiği
bir dönemde kaleme almıştır. Açlığın kendisini nasıl çökerttiğini, bu konuda yazanların pek çoğundan daha canlı, daha vurucu bir biçimde anlatmıştır.
14. Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden
hangisidir?
A) Şiir zaman içinde değişik yorumlara açık anlam katmanlarına sahiptir.
B) Her şair, yaşadığı çağın ölçütleri ile değerlendirilmelidir.
Bu parçada anlatılan yapıtın özellikleri arasında
aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
C) Şairleri anlamak için o dönemin koşullarını da bilmek
gerekir.
D) Şairin farklı dönemlerine ait şiirler, onun hayata karşı
aldığı tavrı anlamak açısından önemlidir.
A) Etkileyici bir anlatımı olduğuna
E) Dünün şairinin, bugünün şiirine sunacağı önemli bir
birikimi vardır.
C) Benzerlerinden daha başarılı olduğuna
B) Yazarının, yaşadıklarından yola çıktığına
D) Duygusallığa gereğinden fazla yer verildiğine
(2013 – DGS)
E) Gerçekçi niteliklerin ağır bastığına
(2012-DGS)
1-C
2-A
3-E
4-C
5-D
6-A
7-C
8-D
9-A
10-B
501
11-C
12-A
13-E
14-D
15-C
16-E
17-D
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
Kara Kutu Kitapları
Paragraf
4.
TEST 130
1.
TEST-130
Mavi yolculuk demek, bol balık demektir ve (I) her yolculukta bu hayal yenilenir. Ne yazık ki bol balıklı yolculuklar
azdır ve (II) rastlantılara bağlıdır. Gün boyunca teknenin
ardında salınan oltaya ve (III) geceleri çevreye konan sepetlere balık ve (IV) ıstakoz gelmesi ve (V) bir iki ahtapotun yakalanması her zaman mümkün olmaz.
1993 yılında Eğirdir Belediyesi tarafından restore edilen
Eğirdir Evi, günlük hayat, gelenekler ve sivil mimariden
izler taşıyor. Tek katlı, avlulu, kâgir ve ahşap karışımı ev,
Eğirdir’in geçmişine bir kapı aralıyor. Yeşilada’da bulunan
Ayastefanos Kilisesi de Eğirdir’de görülecek tarihî eserler
arasında bulunuyor.
Bu parçada geçen “geçmişine bir kapı aralama” sözüyle
anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Bu parçadaki numaralandırılmış “ve” sözcüklerinden
hangisinin yerine “ya da” sözcüğünün kullanılması
anlamda bir değişikliğe yol açar?
A) Eski evlerin bulundukları mekânın yaşam ve geleneklerini anlatması
A) I.
C) Eski dönemlerle ilgili bilgi verme
B) II.
C) III.
D) IV.
B) Eski binaları restore ederek tarihi koruma
E) V.
(2013-JANA
D) Tarihî eserleri koruyarak geçmişe saygı duyma
E) Geçmişteki hayata özlem duyma
(2013-JANA)
I. Buraya ne zaman gelsem bir tanıdıkla karşılaşıyorum.
II. Her karşılaştığımızda bana seni soruyor.
III. Çocuklarla hangi gün okul alışverişine çıkacağımızı
biliyor musun?
IV. Herkes sorunu çözmek için uğraşıyor.
V. Bütün işlerini bir yana bırakıp yardımımıza koşmadı
mı?
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinde altı
çizili sözler aynı anlamda kullanılmıştır?
A) I. ve II.
B) I. ve III.
D) II. ve IV.
C) II. ve III.
E) II. ve V.
(2013-JANA)
3.
5.
© İnformal Yayınları
2.
A) I.
B) II.
C) III.
D) IV.
E) V.
(2013-JANA)
Edebiyat, denizin öte yakasındaki kara parçasını göstermek yerine, okuru, orayı hayal etmeye yönlendirerek
onun iç dünyasını zenginleştirir.
Bu cümleye göre, edebiyatın okura yönelik işlevleri
arasında aşağıdakilerden hangisi vardır?
A) Başkalarını anlamayı sağlama
Bu parçada geçen “yüzeysel olarak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
B) Düş gücünü geliştirme
C) Okuma isteği uyandırma
A) Beklentilerle çatışma
D) Yeni yerler tanıtma
B) Yalnızca modernizme hizmet etme
E) Yaşam koşullarını değiştirme
C) Gelişmelere karşı çıkma
(2013-JANA)
D) Yaşamın her alanında etkili olamama
E) Teknik açıdan taklitle yetinme
(2013-JANA)
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisi, şairin şiirlerinin içeriğiyle ilgilidir?
6.
Avrupa uygarlığı düzeyine yükselmek için o toplumların
düşünce yapısını değil, yalnızca teknik gelişmelerini örnek almakla yetinen uluslar, ancak yüzeysel olarak onlara
yaklaşabilirler. Avrupa’nın gerçek değerini oluşturan düşüncenin temel alındığı bir uygarlığa bu yolla ulaşılabileceğini sanmıyorum.
(I) Nâzım Hikmet yeni bir şairdir, çünkü Cumhuriyet gibi
tam anlamıyla bir kopuşu temsil etmektedir. (II) Cumhuriyetin şairidir, onun ürünüdür. (III) Nâzım Hikmet, Divan
ve Halk şiirlerinin çizgisinden ayrılmış, çağdaş evrensel
şiire açılmıştır. (IV) Bu açılma Tanzimat şairlerindeki artık eskimiş olan açılıma benzemez. (V) Şair, alabildiğine
geniş insani ve toplumsal sorunlara değinmiş ve geçmişe
bugünden bakabilmiştir.
502
Kara Kutu Kitapları
7.
TEST-130
(I) Güneşin gökyüzüne gülümsediği bir bahar sabahı,
Ovacık’tan Ölüdeniz’e inen yolun üzerindeyiz. (II) Bizi
tarihle buluşturacak olan kırmızı-beyaz işaretlerin peşine
düşüyoruz. (III) Yüzyıllardır dağ köylülerinin Fethiye’ye
inmek için kullandıkları taş döşeli daracık yolda ilerliyoruz. (IV) Ölüdeniz’in kartpostallara yansıyan güzelliğiyle
Gemiler Adası ve bir gölü andıran Fethiye Körfezi… (V)
Havada süzülen yamaç paraşütçülerine bakarak yolumuza devam ediyoruz. (VI) Arkadaşlarımızdan biri ağaca tırmanıp bize muşmula ziyafeti çekerken önümüzdeki
uçurumun kenarında vahşi doğasıyla Kelebekler Vadisi
beliriyor.
10. (I) Gönen’in, kendisi küçük ama kaplıcalar konusunda
şöhreti büyük. (II) Yer altından 73 C sıcaklıkta fışkırıyor
su. (III) Havuzlara alınarak ılıtıldıktan sonra kaplıcalarda
kullanıma sunuluyor. (IV) Aralarında romatizma, kalp ve
dolaşım sorunlarının da bulunduğu birçok sağlık problemine iyi geldiği söyleniyor. (V) Gönen’deki üç büyük kaplıca oteli, merkezdeki parkın çevresinde toplanmış.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde
kişileştirme söz konusudur?
B) II. cümlede, benzerlerinden ayrılan yönü belirtilmiştir.
A) I.
8.
Paragraf
B) II.
C) III.
D) IV.
Gönen ve kaplıcaların anlatıldığı bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden
hangisi yanlıştır?
A) I. cümlede, hangi konuda öne çıktığı dile getirilmiştir.
C) III. cümlede, suyunun nasıl bir işlemden geçirildiği
açıklanmıştır.
E) V.
(2013-JANA)
D) IV. cümlede, hangi hastalıkların tedavisinde yararlanıldığı anlatılmıştır.
Bir ağaçta gül de biter diken de.
Aşağıdaki atasözlerinden hangisi bu atasözüne anlamca en yakındır?
E) V. cümlede, kalınacak yerlerin bulunduğu bölgeyle
ilgili bilgi verilmiştir.
(2013-JANA)
A) Bir baş soğan bir kazanı kokutur.
C) Boş başak dik durur.
D) Beş parmağın beşi bir olmaz.
E) Baş olan boş olmaz.
(2013-JANA)
9.
(I) Halk buraya “Eflâtun Pınarı” da diyor. (II) Ama ünlü filozof Eflâtun’la bir ilgisi yok. (III) Çünkü tarihi, ondan yaklaşık bin yıl önceye yani MÖ 1300’lü yıllara dayanıyor. (IV)
Nedense halk bu adı vermiş. (V) Geç Hitit Dönemi’nden
kalma höyüğün içinde, bir anıt bulunuyor. (VI) Pınara doğru bakan görkemli anıt, 7 m eni ve 4 m boyuyla bile, görenleri büyülemeye yetiyor. (VII) Anadolu’da saklı kalmış
pek çok hazine gibi derinlemesine araştırılacağı günleri
sabırla bekliyor.
© İnformal Yayınları
B) Bir çiçekle yaz olmaz.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak
aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
11. Müzik; yaşamımızın önemli bir parçası, ruhumuzun gıdası
hatta kendimizi ifade etmenin bir yoludur. Peki ya matematik? Çoğumuz için bir muamma. Müzik ne kadar duygusal
ve sıcaksa matematik bir o kadar mantıksal ve soğuktur.
Oysa araştırmalar müziğin ve matematiğin yakından ilişkili olduğunu gösteriyor. Öyle ki beynimiz, müziğin içerdiği
karmaşık duygusal mesajlardan başka içindeki matematiği algılayacak şekilde gelişmiş. Hatta müzikle uğraşmanın matematiksel algılamayı geliştirdiği öne sürülüyor.
Bu parçaya göre, aşağıdakilerden hangisi müzik ve
matematik arasındaki ilişkiyi açıklar?
A) II. cümlede, ilk cümleyle ilgili bir açıklama yapılmıştır.
A) Beynin müziği algılayışının matematiksel esaslara
dayanması
B) III. cümlede, önceki cümlede belirtilenin nedeni açıklanmıştır.
B) Matematikçilerin çoğunun aynı zamanda müzikle de
ilgilenmesi
C) IV. cümlede, ilk cümledeki özel adın niçin konduğunun bilinmediği dile getirilmiştir.
C) Matematiğin doğada dahi gözlemlenen bir yanı bulunması
D) VI. cümlede, betimlenen anıtın etki gücü üzerinde durulmuştur.
D) Duygusal insanların matematik alanında daha başarılı olması
E) VII. cümlede, kimi eserlerin bakımsızlıktan yıprandığı
belirtilmiştir.
E) Sesin kaynağı olan titreşimin matematikle ifade edilmesi
(2013-JANA)
(2014-ALES)
503
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
Kara Kutu Kitapları
Paragraf
12. (I) Sapanca Gölü ve çevresi; küçük kent merkezi, bu mevsimde iyice tenhalaşmış görünüşüyle çok çekici. (II) Çevrede yapılacak çok şey var. (III) Uzunluğu 16 km olan Sapanca Gölü’nün en geniş yeri 5,5 km, yüz ölçümü ise 55
km2 yani gözümüzde canlandırmaya çalışınca oldukça
büyük bir alanı kaplıyor. (IV) Sonbahar, su seviyesinin en
düşük olduğu dönem. (V) Burada bir şeyi daha belirtmek
istiyorum: Sapanca’ya her gidişimde göle ulaşamamak
gibi bir sıkıntı yaşıyorum; merkez, gölden ayrı bir yerde;
nedense göl, hayata katılamamış. (VI) Çevre çiçeklendirilse, banklar konulsa, yöre halkının yardımıyla temizlense İtalya’nın ünlü göllerinden bile daha çekici olur.
TEST-130
14. (I) Kentin doğusunda yer alan küçük balıkçı teknelerinin
barınağı durumundaki Fosa Körfezi’nin sonunda yer alan
Kara Kapısı’nın üstündeki aslan heykeli, Venedik sembollerinin en iyi örneklerinden. (II) Kentin ortası sayılabilecek
geniş alanda Roma döneminden kalma forum alanı, üzerindeki eski eserlerle, âdeta açık hava müzesi. (III) Kentin
en eski parkı da Beş Kuyular Meydanı denilen bu alanda
bulunuyor. (IV) Yüksek doğu duvarlarının ardından başlayan kent, batıya doğru uzanan sokaklar ve meydanlarla
bezenmiş. (V) Kapıdan kente girildiğinde sağda kalan
meydanda büyükçe beş kuyu yer alıyor.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangileri yer
değiştirirse paragrafın anlam bütünlüğü sağlanmış
olur?
Sapanca Gölü ve çevresinin anlatıldığı bu parçadaki
numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
A) I. ve V.
A) I. cümlede, zamana bağlı olarak görülen değişiklik
dile getirilmiştir.
B) II. ve III.
D) III. ve IV.
C) II. ve V.
E) III. ve V.
(2013-JANA)
B) II. cümlede, doğal güzellikler yönünden zengin olduğu anlatılmıştır.
C) III. cümlede, sayısal veriyle belirtilen özellikle ilgili öznel görüş dile getirilmiştir.
E) VI. cümlede, bir öneri, sonuçlarıyla birlikte belirtilmiştir.
(2013-JANA)
© İnformal Yayınları
D) V. cümlede, bir soruna ilişkin açıklamaya yer verilmiştir.
13. (I) Dünya nüfusunun artış hızı ve yaşanan ekonomik gelişmeler dikkate alındığında toplumların sağlıklı, yeterli ve
dengeli beslenme ihtiyaçları her geçen gün daha büyük
anlam kazanıyor. (II) Ülkeler ileriye dönük stratejilerini,
güçlü ve sağlıklı bir toplum üzerine kuruyor. (III) Bu durumda, ülke olarak bizim de gıda üretim potansiyelimizi
bilim ve teknoloji yardımıyla iyi kullanmamız gerekiyor.
(IV) Bu kapsamda, üstün beslenme özelliklerine sahip
süt ve süt ürünleri, ülkemiz gibi genç ve hareketli nüfusun
fazla olduğu toplumlarda hayli önemli bir yer tutuyor. (V)
Doğada yalnızca sütte bulunan laktoz, beslenme fizyolojisi açısından da hayli önemlidir ve mutlaka düzenli olarak
alınması gerekir.
15. (I) Ünlü bir kişiyle kısa ya da uzun süren bir arkadaşlığınız olduğunu düşünelim. (II) Size uzun mektuplar yazdı,
birlikte fotoğraflar çektirdiniz; bu ne anlama gelir? (III) Siz
şimdi o kişinin iç evrenini gereği gibi anlayıp onu her yönüyle tanıdınız mı? (IV) Sanatçılar; bir günü bir gününe
benzemeyen, duygulu, tutkulu, coşkulu insanlardır. (V)
An gelir öfkelenir, en sevdikleri insanı yerin dibine batırır;
birkaç gün geçmeden aynı kişiyi göklere yükseltirler! (VI)
Ayrıca sanatçı, sözler uçar gider ama mektuplar kalır ellerde ve bir gün bu mektubu yayımlarlar diye düşünmez.
(VII) Bu yüzden ben de sanatçıların, ölümünden sonra
mektupları yayımlanarak, eski defterleri karıştırılarak özel
yaşamının irdelenmesinden hiç hoşlanmam.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi, düşüncenin akışını bozmaktadır?
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
A) I.
A) II.
B) II.
C) III.
D) IV.
E) V.
B) III.
C) IV.
D) V.
(2013-JANA)
1-A
2-A
3-D
4-C
Türkçeni̇ n Kara Kutusu (Paragraf)
5-E
6-B
7-A
E) VI.
(2013-JANA)
8-D
504
9-E
10-B
11-A
12-B
13-E
14-C
15-C

Benzer belgeler