PDF İndir

Yorumlar

Transkript

PDF İndir
Vet. Bil. Dcrg.
(1996), 12,2: 143-146
AKKARAMAN IRKI iKi KOY UNDA OKULER YASSI HÜCRELi KARSiNOM
M. Kemal Çiftçi
Yılmaz Koç2
1
M. Münir Kıran 1
Zabid Yener3
Ocular Squamous Cell Carcinoma in Akkaraman Sheep
Summary:
In this report, two cases of ocular squamous cell carcinoma in Akkaraman ewes were described. The
ewes were nine and tour years old, and in both cases the tumor was located at right eye. Grossly, the tumoral masses
were measured as 1 Ox8.5x5 cm in the 4 years old ewe and 3.5x2x2.5 cm in the 9 years old ewe. Both tumors were
soft and have cauliflower like surface covered by dark brown scabs. Microscopic examinations revealed that both tu­
mors were invasive type ocular squamous cell carcinoma. lt is the first report of ocular squamous cell carcinoma in
the Akkaraman sheep.
Key Words: Ocular, squamous cell, carcinoma, sheep.
Özet:
Biri 4, diğer 9 yaşlı Akkaraman ırkı iki koyunda gözlenen okuler yassı hücreli kanser olguları tanımlanmaktadır.
Makroskobik olarak 1 Ox8.5x5 ile 3.5x2x2.5 cm ebatlarında olan tümörlerin her ikiside sağ gözde karnıbahar gö­
rünümlü, koyu kahverenkli kabuklarla örtülüydü. Mikroskobik olarak ise tümörlerin invaziv formda okuler yassı hücreli
karsinem olduğu belirlendi. Bu, Akkaraman ırkı koyunlarda bildirilen ilk rapordur.
Anahtar kelimeler: üküler yassı hücreli karsinom, koyun.
coğrafi bölgelere göre değiştiği dikkati çekmektedir.
Giriş
Oküler yassı hücreli karsinom genellikle bulbar
konjunktiva ile korneanın lateral ve mediyal lim­
buslarından, daha az olarak da membrana niktitans
ile
göz
kapakları
ve
konjunktiva
epitellerinden
köken alan malign bir tümördür (Cordy, 1978). Tü­
möre sık olarak sığırlarda, daha az olarak da at,
koyun,
köpek
ve
kedilerde
rastlandığı
kay­
dedilmektedir (Russel ve ark, 1956; Cordy, 1978;
Jones ve Hunt, 1983; Wilcock, 1985; Walde ve
Glawischnig, 1991).Daha çok hereford ırkı sığır ve
merinos kqyunlarda görülen Bu tümörde etiyolajik
faktörler tam olarak bilinmemekle birlikte en önemli
karsinojenik stimulasyonun özellikle bu ırklarda pe­
rioküler dokularda görülen pigment eksikliği ile
güneş ışığı olduğu kabul edilmektedir (Russel ve
ark. 1956: Wilcock, 1985; Daniels ve Johnson
.
1987).
Bu tümörün koyunlarda 3-4 yaşından itibaren
ortaya çıktığı, yaşın ilerlemesiyle insidansisinin art­
tığı ve 6-12 yaşlarında en yüksek seviyeye ulaştığı
bildirilmektedir (Daniels ve Johnson, 1987; Stoops,
1988;
Ramadan
ve
ark.,
1991 ).
Literatür
ve­
rilerinden koyunlarda yassı hücreli karsinamların ve
bununla ilgili olarak da aküler olanların insidensinin
Gel i t Tarihi : 27 .05. 1996
ı. S. O . Vcıcrincr fakültesi . Pat oloji Anabilim Dalı. KONYA.
2. S.Ü. Veteriner Fakültesi. Cerrahi Anabilim Dalı. KONYA.
3. Y.Y.Ü. Veteriner Fakültesi. Patoloji Anabilim Dalı. VAN.
•
lnsidensin, Avustralya başta olmak üzere Güney
Afrika Cumhuriyeti, Brezilya, Suudi Arabistan ve
Irak gibi ekvatora yakın ülkelerde yüksek,
distan,
Fransa,
lsrail,
Amerika
Birleşik
Hin­
Dev­
letlerinde orta, Ingiltere ve Hollanda gibi ülkelerde
ise düşük seviyede olduğu kaydedilmiştir (Bas­
tianello, 1982; M isk ve ark., 1984; Daniels ve John­
son, 1987; Ramadan ve ark., 1991). Yassı hücreli
karsinamlar arasında oküler olanların oranı da ol­
dukça değişkendir. Swan ve ark. (1984), Avust­
ralya'da· mezbahada
kesilen
133.791 koyundan
105'inde belirledikleri yassı hücreli karsinamların
sadece 3'ünün, Stoops (1988), Amerika'nın gü­
neyinde 94.880 koyundan 39'unda belirlediği aynı
tümörün 34 (%85)'ünün oküler yerleşimli olduğunu
kaydetmişlerdir. Avustralya'da yassı hücreli kar­
sinarniann derideki insidansinin yüksek, gözdekinin
ise düşük olmasında bu ülkede merinosların pe­
rineal bölgelerine uygulanan Mules operasyonunun
etkili olduğu bildirilmektedir (Swan ve ark., 1984).
Bastianello (1982),
Güney Afrika Cumhuriyetinde
koyunlarda görülen 673 tümörden 78'inin yassı
hCcreli karsinom, bunların da 6'sının oküler yer­
leşimli olduğunu açıklamışlardır. Ramadan ve ark.
. (1991) Suudi Arabistan' da, koyunlardaki yassı hüc-
ÇlFTÇI. KOÇ, KIRAN,YENER
reli karsinamların (% 64)'ünün, Misk ve ark.(1984)
ise, Irak'ta (%60)'ının gözde lokalize olduğunu bil­
dirmişlerdir.
Ülkemiz koyunlarında bu tümörün görüldüğüne
dair bir yayına rastlanılmamıştır. Yalnız
ark.(1974),
1933-1974
minantlarda
görülen
yılları
tümörleri
Ertürk ve
arasında
ru­
inceledikleri
ça­
lışmalarında yassı hücreli karsinoma sadece 1 ko­
yunda
kulak
dersinde
rastladıklarını
ifade
etmişlerdir. Bu raporda Akkaraman ırkı 2 koyunda
gözlenen üküler yassı hücreli karsinam olgusu
makroskobik
ve
mikroskobik
özellikleriyle
su­
nulmuştur.
Olgunun Tanımı
Olgunun materyalini S.Ü.Veteriner Fakültesi
·Cerrahi Anabilim Dalı
kliniğine değişik tarihlerde
getirilen biri 4, diğeri 9 yaşlı Akkaraman ırkı 2
koyun oluşturdu. Her iki koyunda da sağ göz ile pe­
riorbital dokuları
Şekil 1 :Akkaraman bir koyunun sağ gözünde yassı hüc­
içine alan türnöral kitleler vardı.
reli karsinom.
Koyunlara 0.2mg/kg dozunda xylazine hydrochlorid
(Rompun-Bayer)'in
kas
içi
e:njeksiyonu
ile
Türnöral kitlenin kesit yüzü boz-beyaz renkte
se­
ve yumuşak kıvamlıydı. Dokuz yaşındaki ikinci ko­
dasyonu takiben tümör çevresine birkaç noktadan
·
infiltrasyon anestezisi uygulandı. Iki ope-
yunda ise yine sağ gözde, göz kapağı üzerinde
fokal
3.5x2x2.5 cm ebatlarında ve karnıbahar gö­
rünümündeki türnöral kitlenin dış yüzü siyahımsı bir
rasyonda da tümörün periorbital taban kısımları kül
diseksiyonla çepeçevre açıldıktan sonra retrobulbar
kabukla örtülüydü. Bu kabuk kaldırıldığında ül­
serasyon ve kanama alanları görüldü. Kesit-yüzü
lokal anestezi de yapılarak türnöral kitle ile birlikte
bulbus oküli ve tüm eklenti bezleri ekstirpe edildi.
·
Dokuz yaşlı koyunda göz kapaklarından ince birer
yine boz-beyaz renkte ve yumuşak kıvamda olan
türnöral kitlenin pis kokulu olduğu dikkati çekti.
şerit uzaklaştırılarak basit ayrı dikişlerle kapatıldı.
Mikroskobik Bulgular: Mikroskobik incelemeler
Diğer olguda ise göz kapaklarının büyük kısmı ope­
de her iki koyunda da çok katlı yassı epitelin ço­
ğalması ile karakterize aküler yassı hücreli karsinam
tesbit edildi. 1. olguda yüzeydeki yaygın ülser ve
geniş nekrozlar nedeniyle tümörün orijin yeri be­
rasyonla ekstirpe edildiğinden dikişle kapatılmadı.
Gün aşırı değiştirilen
tamponlar uygulanarak or­
bital boşluğun granulasyon dokusu ile dolması
amaçlandı.
lirlenemedi. Üreyen çok katlı yassı ep�elin aşağı
Türnöral kitlelerden alınan örnekler % 10'1uk
doğru parmaklar şeklinde uzantılar gönderdiği göz­
lendi. Genellikle karmaşık ve düzensiz yapıda olan
formalin solusyonunda tesbit edilerek, paralin blok­
bu uzantıların yer yer birbirleriyle anastomozlar yap­
tığı, bazen de bağımsız adacıklar oluşturduğu dikkati
çekti. Bu üremalerin perilerinde genellikle tek sıra
ları hazırlandı. Bunlardan 5-6 mikran (kalınlığında
kesitler alınarak hematoxylin-eosin ile bayandıktan
sonra ışık mikroskobunda incelendi.
·
halinde, eozinofilik sitoplazmalı, hiperkromatik veya
Veziküler çekirdekli pleomorfik hücreler vardı. Ne­
Operasyondan sonra koyunların tekrar kliniğe
getirilmemesi üzerine hayvan sahiplerine durumları
oplastik hücreler sayıları 1-5 arasında değişen be­
sorulduğunda her iki koyunun da 15-20 gün içinde
kesildikleri anlaşılmıştır.
lirgin çekirdekçiklere sahipti. Ayrıca bu hücrelerin
·
bazen çift çekirdekli oldukları ve 1 O' luk büyütmede
ortalama 5 adet atipik formda mitotik figürler içerdiği
Makroskobik Bulgular: Dört yaşındaki koyunun
görüldü. Adacıkların veya uzantıların iç kısımlarındaki
sağ gözünde 10x8.5x5 cm ebatlarında gözü ve pe­
neoplastik . hücreler çok katlı ve
iri olup
toplazmaları oldukça açık renkte boyanmış
riorbital dokuları tamamen içine alan türnöral kit-.
tenin dış yüzü koyukahve renkli, kabarık ve papiller
si­
ve
bazen vakuollüydü. Sınırlı bazı sahalarda bu hüc­
çıkıntılarla bezenmiş, yer yer ülserli ve kanamalı bir
reler arasında intersellüler köprüler görülebiliyordu.
Glob korne olarak adlandırılan çok katlı ve kon-
görünümdeydi (Resim 1 ).
144
ı\kk.mım.ın lrl..ı lkll\uyundıa Okuler Ya.�ılli.icrcll Ka�irıom
santrik lamelasyonlarla karakterize keratınizas­
yonlara, incelenen kesıtlerde sadece birkaç odakta
rastlandı(Aesim 2). Fakat geneDilde adacıklann mer­
kazınde oldukça irı, koyu eozınofılık sıt<:>plazmalı ve
çekirdeJdon pcknotik veya parçalanm ış ya da ta­
mamen gözden silinmiş hücrelerden oluşan tek
hücre keratinizasyonlanna sıkça rasılandı (Resin 3).
!;)ekti oı: Atıpık neoplastıK hucreıer ııo stromaoa yogun ıen·
foplazmasıter hucre lnliltrasyonu H.E.x290.
Tlm& k�lesinin ylızeyine yakın bölgeterinde hi­
peremi, ödem ve kanama iJe yer yer bakten kümelen
ve yoğun nötrofil lökosıl infiltrasyonlan ile ka­
raktenze yangısal reaksiyonlar gözlendi. Stromada
Şekıl
2
bazı sahalarda hafif dereceli lenfoplazmositer hücre
infiltrasyonlan vardı. Neq>lastik Cıremelerin göz ka­
paklannın konjunktival apıtelierinden köken aldıgı
tesbıt odilcn ikinci olguda da benıer mikroskobik
bulgular gözlendi Ancak mitotik figiirler özellikle tü­
möral kıllenin üst kısımlarında olmak lızere daha
yaygındı Ayrıca stromada yoğun lenfoplazmasiter
ve tek tük eozınofil lökosrt ınfiltrasyonları vardı
(Resim 4) Bu bulgular ışıgında hor iki olgu da in­
vaziv formda okOier yassı hOcreli karsınom olarak
teşhıs odildı
Çok "atlı ve konsantrı lameUasyonlarıa k.a­
rakterıze
korne)
epıtefıal
kerotınızasyonlar
(glob
H E x;so
Tartışma vo Sonuç
Bu çalışmada oküler yassı hucreli karsinom
tesbıt edılen koyunların her ikısi de Akkaraman ol\4)
incelanebilen literatür1erde Akkaramanlra da bu tü­
morun göıüldügüne dair bir kayda rastlanamamıştır
Okuler yassı hOcreli karsinoma duyarlı oldugu bi­
linen Hereford ırkı sığırlar ile Merinos ırkı koyunlarda
esas predispoze faktör olarak kabul ed�en (Russel
ve ark 1956) periokUler dokularda kalıtsal pigmeot
eksıklığının Akkaraman koyunlarda da sôzkonusu
olduğu dıkkata alındığında, bu ırk koyunların da aynı
tumöre duyar1ı olması muhtemeldır Aynca bu tU­
mörCın oluşumtında bır başka önemli faktör olan
Epıtelral nucrel..rCJA at·: ı ve teı.. hucre Ke­
ratınızaı.yonu.
H E.x370
145
ÇIFTÇI.
KOÇ, KlRAN,YENF.R
(Ramadan ve ark., 1991) güneş ışı� ının uzun süre
infiltrasyonların tümörün regresyonunda da etkili
ve yoğun şekilde etkili olduğu ülkemizin güney ke·
olduğu kaydedilmiştir (Dawis ve Shorten, 1952;
simleri bu özelliği olan koyunlarda okOier yassı hOc·
Wilcock. 1985 ) . Sunulan olguların her ikisinde de
reli karsinom oluşumu için uygun bölgelerdir. Şim·
bu tip hücresel infiltrasyonlar gözlenmiş, özellikle
diye kadar Akkaraman ırkı koyunlarda bu tümörOn
de tümör kitlesinin küçük olduğu ikinci hayvanda
görüldüğüne dair bir kayda rastlanamaması muh·
bu infiltrasyonların daha yoğun olduğu dikkati çek­
tamelen tümörtü koyunların araştırma birimlerine
miştir.
bildirilmeden kesiliyor olması ile ilgili olabilir. Gerek
sürü taramalan ve gerekse mezbaha kesimine ge­
tirilen koyunların incelenmesi ile Akkaramanlarda
bu tümörün insidansini konu alan araştırmalara ih·
tiyaç vardır. Orbital dokularda gelişen epidermal
plaklar ve papillomlar zamanla oküler yassı hücreli
karsinoma neden olabileceğinden, bu çalışmalarda
bu gibi tezyonların da incelenmesi gereklidir.
Çalışmada tümör görülen koyunların her iki­
sinin de dişi ve yaşlarının 4 ile 9 olması, tümörün
cinsiyet ve yaşla ilgili genel özellikleriyle uygunluk
göstermektedir. Yalnız dişilerde bu tümörün çok
görülmesinin cinsiyelin tümör oluşumunda direkt
bir etkisinden değil. erkek hayvanların 3-4 yaşından
önce kesiliyor olmaları
ile ilgili olduğu da be­
lirtilmiştir (Cordy, 1978; Ramadan ve ark.,1991).
üküler yassı hücreli karsinom olgularında tü­
mörün
çoğunlukla
limbusun
(% 70)
bulbar
kon­
junktivasından, daha seyrek olarak da membrana
niktitans ve göz kapakları konjunktivasından köken
aldığı
kaydedilmektedir
(Russel
ve
ark..
1956;
Cordy, 1978 Wilcock, 1985). Sunulan çalışmada 1.
koyunda türnöral gelişme orbital dokuyu tamamen
invaze ettiğınden orijin yeri tesbıt edilememiş, 2.
koyunda ise literatür verilerine (Russel ve ark..
1956; Kircher ve ark.. 1974; Cordy, 1978; Wilcock,
1985)
paralel
olarak
lezyonun
bulbar
kon­
junktivadan geliştiği belirlenmiştir.
Cordy(1978),
neoplastik
hücrelerin
özel­
liklerine göre oküler yassı hücreli karsinamları no·
Kaynaklar
Bastianello, S.S(1982). A survey on neoplasia in do­
mostic specıes over a 40 year penod from 1935 to 1974
In the Republic of SoU1h Alnca II.Tumour occurıng in
sheep. Onderstepoort J. Vet.Res., 49, 205-209.
Cordy, O.R.(1978). Tumours of the narvous system and
eye. In." Tumours in Domestic Anımals" Ed: J.E. Mo­
ulton, 3nd Ed., pp: 443 - 453.Unıv.of California Press,
Los Angeles.
Daniels, P.W. and Johnson
R.H.(1987). Ovıne squ·
amous cell carcinoma Vet. Bull., 57, 153·167.
•
Dawis, CL and Shorten, H.L(1952). Carclnoma of the
eye of sheep. JAVMA., 122, 2D-24.
Ertürk, E., Pamukçu, M ve Tanzer, F.{1974) 1933-1974
yılları arasında Ankara ve yöresınde ruminanllarda gô·
rülen tümör çeşitleri. A.Ü.Vet. Fak. Derg., 20, 4, 635-641.
Jones,
Araştırıcı
(Cordy,
1978),
invaziv
Mısk, N.A.. Nigam, J.M. and Rifat, F.(1984). Surgıcal ma­
squamous cell carcinoma and pa­
negement of
pillomatosis in cattle and sheep. VMR, ll., 144-153.
Rarnadan. R.O., Gomeel, AA and EI-Hassan, A.M.
(1991 ). Squamous ce ll carcinoma in sheep in Saudı Ara­
bia.Revue E'lev. Med.Vet.Rays Trop 44, 1 , 22-26.
.•
Russel, V.O .. Wynne, E.S. and Loguvon, G.S.(1956).
Studies on bovine ocular squamous carcinoma(cancer
eye). I.Pathological Anatomy and Histerical Review. Can­
cer.9,1·52.
Stoops, S.G.(1988). Cutaneus squamous cell carcinoma
ın matura western sheep. The South Western Ve­
terlnarlan. 38, 26·29.
kar·
sinomlarda iyi diferensiasyonun özelliği olan glob
Swan, R.A., Chapman, H.M., Hawkins. C.B Howell,
J.M.C. and Spalding, V.T.(1984}. The epidemiology of
squamous cell carcinoma of the perineal region of sheep
abattoir and flock studies, Aust. Vet. J., 61, 5, 146-150.
kornelere rastlandığı gibi oldukça anaplastik hüc­
.•
reler ve tek hücre keratinizasyonlarının da gô·
rOldüğünü kaydetmıştir. Sunulan her ikı olguda da
glob kornelerin yanısıra anaplastik hücrelerin ve
Walde, M.S. and Glawisching, E(1991 ).On the occurrence
of ovlne and bovine squamous cell carcinoma(cancer eye)
ın Australıa W.len, Tlerarztl Wschr., 78, 209·216.
tek hücre keratinizasyonlarının da görülmüş ol­
ması nedeniyle bu olguların invaziv oküler yassı
hücreli karsinom oldugu kanısına varılmıştır. Ult­
Wilcock, B.P.(1985). The eye and ear. In "Pathology of
Domestic Animats" Eds Jubb, K.V.F., Kennedy, P.C.
and Palmer, N Vol. 1, 3th ed., PP: 387-509. Academıc
Press Ine., London.·
raviole ışınların sebep olduğu yassı hücreli kar­
sinamlarda
lenfoplazmositer
tiltrasyonlarına sık
rastlandığı
�
ve
hücre
bu
and Hunt, R.D.(1983). "Veterlnary Pat­
ed., Lea-Febiger, Philadelphia.
Kircher, C.H., Gomer, F.M. and Robinson, F.R.(1974).
Tumours of the eye and adnexa Buii.Wrld.Health.Org..
50, 135-142.
ninvazıv ve invaziv karsinom olarak sınıfl�ndır­
mıştır
T.C.
hology". Fifth
.•
in·
.•
hücresel
146

Benzer belgeler