Şubemize Ait Haber Bültenlerimiz Sayı 4

Yorumlar

Transkript

Şubemize Ait Haber Bültenlerimiz Sayı 4
4
ENVER
ÜÇ AYLIK HABER BÜLTENİ • AĞUSTOS - EKİM 2012 • YIL 01 • SAYI 04 • www.enverdenizli.org.tr
ENVERDER’in
katkıda
bulunduğu
“Enerji Hanım”
projesi ile enerji
seferberliği
ENVERDER’in katkı verdiği
“Enerji Hanım” projesi, “Bilinçlenme önce ailede başlar”
düsturuyla hareket ediyor ve
muhatap olarak önce evin
kadınlarını alıyor.
Fazlası detaylarda…
KYOTO
PROTOKOLÜ
8
Denizli Çevre ve Şehircilik
Müdürü İbrahim Özsoy ile
Denizli, enerji, çevre ekseninde
röportaj.
Enerji verimliliği daha az
enerji kullanan hedeflenen
amaca ulaşmamızı sağlayacaktır...
10
ENVERDER Denizli Şubesinin
Kahvaltı Buluşması
Yaklaşık 200 ülkenin onayını alan karar uyarınca "Kyoto Protokolü",
küresel ısınmayla mücadelede yasal bakımdan bağlayıcı "tek plan"
olarak yürürlükte kalmaya devam edecek. Türkiye'nin 2009'da
kabul ettiği Kyoto Protokolü, A'dan Z'ye tüm sektörlerde faaliyet
gösteren şirketlerin enerji verimliliği için harekete geçmesini
gerektiriyor. Bu alandaki yatırımlar ilk sıralar maliyetli olsa da,
uzun vadede sektörlere artı değer olarak dönecek.
Enerji Verimliliği konusunda
çalışmalarına hızla devam
eden ve buldukları her fırsatta üyeleri ile birlikte yapacak
oldukları çalışmalar hakkında
görüş alış verişinde bulunan
Enerji Verimliliği Derneği Denizli Şubesi üyeleri son olarak
Şiir Otelde düzenledikleri kahvaltıda bir araya geldiler.
16
ENVERDER’den Geleceğin
Öğretmen Adaylarına
Enerji Verimliliği Dersi
Denizli ENVER-Der,
Pamukkale Üniversitesi
Eğitim Fakültesi öğrencilerine
yönelik �"Topluma Hizmet
Uygulamaları"� kapsamında
ilgili dinleyici kitlesi karşısında
gönüllü seminer düzenledi.
17
Elektrik Faturasında Yeni
Düzenleme
2
Enerji verimliliği, son yıllarda iklimde görülen tehlikeli dalgalanmalarla
çok daha önemli hale geldi. Su baskınları, kavuran aşırı sıcaklıklar,
tsunamiler bu tehlikenin işaretleri olarak sadece bilim insanlarının değil,
artık sıradan pek çok insanın farkına vardığı gerçeklerdir.
Pek çok devletin bir araya gelerek bu konuda gösterdiği tek anlaşma olan Kyoto Protokolündeki amaç, atmosferdeki sera gazı yoğunluğunun, iklime tehlikeli etki yapmayacak seviyelerde dengede kalmasını sağlamaktır. Kyoto protokolü nedir, neyi öngörür? Ayrıntılarda ...
2
ENERJİ VERİMLİLİĞİ DERNEĞİ DENİZLİ ŞUBESİ •YIL 01• SAYI-3 • MAYIS-TEMMUZ-2012
KYOTO
PROTOKOLÜ NEDİR?
Kyoto Protokolü, sanayileşmiş ülkelerin sera
etkisine yol açan karbon
salınımını azaltmasını öngören 1997 tarihli anlaşmayı ifade ediyor. Ancak
bu anlaşmanın yürürlüğe
girebilmesi
neredeyse
10 yılı buldu ve nihayet
2005’te uygulamaya konabildi.
Bu protokol, sanayi ülkelerini, karbondioksit ve
metan gazları başta olmak
üzere önemli sera gazlarının atmosfere salınımını
1990 yılına kıyasla en az
yüzde 5 oranında azalt-
Enerji Verimliliği
Derneği Denizli
Şubesi Adına Sahibi
Yönetim Kurulu
Başkanı
Mehmet Akgün
İklim değişikliği ile mücadelede daha sert önlemler alınmazsa,
2060 yılına kadar sıcaklığın dört derece artabileceği belirtiliyor.
Bu durum bilinen tedbirlerin yanı sıra, "enerji verimliliği"
bilincinin daha da yaygınlaşmasını önemli kılıyor."
makla yükümlü kılıyordu.
Bu hedefe 2012 yılına kadar ulaşılması gerekmekteydi.
Türkiye
de
Kyoto
Protokolü’nü
2009’un
ikinci ayında kabul etti.
Atmosferi en çok kirleten
ülkelerden ABD ise, 1997
tarihli asıl protokolü hiçbir
zaman onaylamadı.
Protokolün Öngördüğü
Tedbirler
· Kyoto Prokolü’nün sera
gazı salınımını azaltmak
dışındaki diğer tedbirleri
ise şöyle sıralanabilir:
Genel Yayın Yönetmeni
Doç. Dr. Süleyman İnan
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Sevda Arda
Editör
Mümin İnan
BU BÜLTEN MALZEMELERİNDE DOĞAYA DÖNÜŞÜMLÜ KAĞIT KULLANILMIŞTIR.
· Sanayiden, motorlu taşıtlardan, ısıtmadan kaynaklanan sera gazı miktarını
azaltmaya yönelik mevzuat yeniden düzenlenecek,
· Daha az enerji ile ısınma, daha az enerji tüketen
araçlarla uzun yol alma,
daha az enerji tüketen
teknoloji sistemlerini endüstriye yerleştirme sağlanacak, ulaşımda, çöp depolamada çevrecilik temel
ilke olacak,
· Atmosfere bırakılan metan ve karbondioksit oranının düşürülmesi için
Yayın Danışma Kurulu
Mehmet Akgün
Selami Kesler
Ufuk Aras
Yusuf Argüden
Şener Arslan
alternatif enerji kaynaklarına yönelinecek,
· Fosil yakıtlar yerine örneğin bio-dizel yakıt kullanılacak,
· Çimento, demir-çelik ve
kireç fabrikaları gibi yüksek enerji tüketen işletmelerde ‘atık işlemleri’ yeniden düzenlenecek,
· Termik santrallerde daha
az karbon çıkartan sistemler, teknolojiler devreye
sokulacak,
· Güneş enerjisinin önü
açılacak, nükleer enerjide
Bülten Tasarımı
MacArt Ekibi
Fotoğraflar
Osman Ünal
Baskı
Şendur Ofset
Denizli
karbon sıfır olduğu için
dünyada bu enerji ön plana çıkarılacak,
· Fazla yakıt tüketen ve
fazla karbon üretenden
daha fazla vergi alınacaktır.
Doha’daki İklim
Konferansı
Kyoto Protokolünün mühleti, 31 Aralık’ta ‘yani 2012
yılının sonunda- dolacaktı.
Katar’ın başkenti Doha’da
26 Kasım-15 Aralık 2012
tarihlerinde yapılan İklim
Değişikliği
Konferansı,
heyetler arasındaki görüş
İletişim
T. 0258 264 66 62
F. 0258 265 66 62
Adres
Enerji Verimliliği Derneği
Denizli Şubesi
Sırakapılar Mh. 1521 sk.
www.enver.org.tr
Türkmen İşmerkezi
www.enverdenizli.org.tr No: 30 K:1 D:3 Denizli
[email protected]
Yayın Türü
Yerel Süreli Yayın 3 aylık Bülten
Yazılar, yazarların yasal sorumluluğu altındadır. Yayılanmak üzere göderilen yazılar iade edilemez. Bültende Yayılanan yazı ve dökümanların tamamının veya bir kısmının yeniden yayımlanması için izin gerekmektedir.
ENERJİ VERİMLİLİĞİ DERNEĞİ DENİZLİ ŞUBESİ •YIL 01• SAYI-4 • AĞUSTOS-ARALIK-2012
Kyoto Protokolü
2020’ye kadar
uzatıldı
Katar’ın başkenti Doha’da
düzenlenen Birleşmiş
Milletler (BM) İklim değişikliği
konferansı sona ererken
2012 yılı itibariyle geçerliliğini
yitirecek olan Kyoto
Protokolü’nün ikinci taahhüt
döneminin 2020’ye kadar
uzatılmasına karar verildi.
Kanada, Yeni Zelanda, Japonya
ve Rusya’nın protokolden
çekilmesi nedeniyle emisyon
azaltımı gerektiği gibi
gerçekleşemeyecek.
ayrılıklarına rağmen sözü
geçen protokolün devamına karar verdi.
Bu konferansta, gelişmekte olan ülkeler sanayileşmiş ülkelerin
2020’ye
kadar yapacakları yıllık
yardımların
miktarını
yükseltmeleri konusunda
daha somut taahhüt arayışındaydı. Yoksul ülkeler
de kendilerine tazminat
ödenmesinde ısrarcıydı.
Sanayileşmiş ülkeler yaklaşık üç yıl önce bu tür
genel bir vaatte bulunmuştu. Ancak zengin ülkeler,
küresel mali kriz ve bütçe
sorunları nedeniyle yardımlar konusunda kesin
bir taahhüde girme konusunda isteksizdi.
Konferans, 27 üyeli Avrupa
Birliği’yle, Avustralya ve
diğer birçok sanayileşmiş
ülkenin, karbondioksit salımlarında 2020’ye dek
Yaklaşık iki haftadır devam eden ve cuma günü
bitmesi planlanan konferans, yaşanan görüş ayrılıkları sebebiyle cumartesi
akşam saatlerinde sonuçlanabildi.
Öte yandan ikinci protokol
döneminin özellikle sera
gazı salınımının azaltılmasına yönelik kayda değer bir adımı öngörmediği
ifade ediliyor. Kanada,
Yeni Zelanda, Japonya ve
Rusya'nın
protokolden
çekilmesi, emisyon azaltımının olması gerektiği
oranda gerçekleşmeyeceğini gösteriyor. Zira ikinci
taahhüt dönemine katılmayı kabul eden ülkelerin
atmosfere yaydığı toplam
emisyon oranının yalnızca
yüzde 15 olduğu belirtiliyor.
Varılan anlaşma gelişmiş
ülkelerin, iklim değişikliği
ile mücadelede gelişmekte
olan ülkelere finansman
desteği sağlamasını da
içeriyor ancak anlaşma
metninde ayrılacak bütçenin miktarına dair herhangi bir detay yer almıyor. Bu
durum, iki haftadır devam
eden konferansın bir diğer
başarısızlığı olarak yorumlanıyor.
kesinti yapmaları öngören
maddeyi kabul etmeleriyle, anlaşmaya varıldı. Böylelikle Kyoto Protokolü,
2020 yılına kadar uzamış
oldu. Ancak protokolde
ABD, Çin ve Hindistan gibi
atmosferi en çok kirleten
ülkelerin imzası bulunmuyor.
Kyoto Protokolü Hakkında
Daha Fazla Bilgi İçin
OKUMA TAVSİYELERİ:
• Küresel Isınma ve Kyoto Protokolü & İklim
Değişikliğinin Bilimsel, Ekonomik ve Politik Analizi,
BAĞLAM YAYINCILIK, Kolektif 2008; 376 sayfa.
• http://unfccc.int/kyoto_protocol/items/2830.php
• http://www.carbonify.com/articles/kyoto-protocol.htm
Kyoto Neresi?
Doğu Asya'nın ada ülkesi olan Japonya'nın
1,5 milyonluk nüfusa sahip şehirlerinden
biri. Ülkenin neredeyse tam ortasında yer
alıyor. Konumu, bu yüzden Ankara'ya benzetilebilir. Zaten imparatorluk dönemlerinde uzun bir süre başkentlik yapmış. Dahası
şehrin adı, Japon dilinde "başkentlerin başkenti" anlamına geliyor. Türkiye'de Konya
ve Adana illeriyle kardeş şehir.
3
4
ENERJİ VERİMLİLİĞİ DERNEĞİ DENİZLİ ŞUBESİ •YIL 01• SAYI-4 • AĞUSTOS-ARALIK-2012
ENVERDER'İN KATKIDA BULUNDUĞU
"ENERJİ HANIM" PROJESİ İLE ENERJİ SEFERBERLİĞİ
Enerji Bakanlığı’nın yanı
sıra Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Enerji
Verimliliği Derneği (ENVER) işbirliğiyle başlatılan “Enerji Hanım” projesi
kapsamında 21 ilde ev kadınlarına eğitim verilecek.
Bu kampanya ile verilecek
eğitimler sonucunda 2023
yılına kadar yüzde 20'lik
(yılda 4 milyar TL) tasarruf
oranlarına ulaşılması hedefliniyor. Bu kapsamda,
enerji verimliliği konusunda bilinçlendirilmesi gereken en önemli hedef kitle
kadınlar olarak görünüyor.
“Enerji Hanım” projesi,
esasında enerji ve su kaynaklarının tüketiminde rol
oynayan en önemli tüketici gruplarından biri aileye
ulaşmayı amaç ediniyor.
Zira, ısınma, aydınlatma,
temizlik, kişisel bakım gibi
faaliyetlerin yürütülmesinde aileler büyük ölçüde
enerji tüketmektedirler.
Ailede günlük faaliyetlerin sürdürülmesinde ve
tüketiminde karar verici
kişi olarak ise kadınların
önemli bir rolü bulunuyor.
Hükümet Tedbirleri
Tasarruf planları kapsamında 151 kamu binasında da 48 milyon TL'lik yatırım yapılacak ve 3 yılda
geri dönüşüm sağlanacak.
Enerji tasarrufu kapsamında eski konutlara yalıtım
zorunluluğu getirilecek.
17 milyon hanenin yüzde
80'inin eski binalardan
oluştuğu Türkiye’de, yalı-
tım yapılabilmesi için bankalar ile birlikte bir köprü
kredi geliştirebilecek.
21 İl Gezilecek
“Kendiniz İçin küçük Türkiye için büyük bir adım”
sloganı ile ortaya konulan
proje kapsamında gezilecek iller arasında Denizli
de var. Eğitim verilecek
diğer iller ise şunlar: Adana, Ankara, Bursa, İstanbul, İzmir, Diyarbakır, Van,
Hakkari, Konya, Malatya,
Sinop, Kars, Mersin, Kocaeli, Kars ve Şanlıurfa.
Projenin Hedefi Sadece Ev Ekonomisi Değil,
Ülke Ekonomisine Katkı
“Enerji Hanım” Projesin-
de enerji verimliliği çalışmalarına vurgu yapılarak,
başta evlerde olmak üzere
ülke genelinde kadınların,
enerjiyi verimli kullanmayı öğrenmesi ve bu yolla önce ev ekonomisine,
sonra ülke ekonomisine
katkıda bulunmasının sağlanması projenin ana temasını oluşturmaktadır.
Diğer Hedefler
-Kadınların enerji verimliliği ve tasarrufu konusunda toplumda söz sahibi
olması,
-Kadınların enerji verimliliğinin gelecek kuşaklara
anlatılmasında etkin rol
üstlenmesinin sağlanması,
-Enerji Verimliliği Bilincinin ülke genelinde veri
bazlı ve sistematik bir yaklaşımla ölçülmesi, araştırılması, raporlanması,
-Enerji Verimliliği Bilincinin sistematik bir şekilde,
ülkenin tüm kesimlerine
anlatılması için net bir
eylem planı oluşturulması
ise başlıca hedefler.
Bu hedeflere ulaşmak için
ise kampanya kapsamında 20 ilde 20 bin kadına
ulaşılarak, on binlerce
kadının bilinçlendirilmesi
ve evlerdeki enerji tüketiminin azaltılması sağlanacaktır.
Not: ENVERDER’in katkı verdiği bu proje hakkında geniş
bilgi için şu web sayfasını ziyaret ediniz:
http://www.enerjihanim.com
ENERJİ VERİMLİLİĞİ İÇİN EVİMİZDEKİ
BASİT TASARRUF ÖNLEMLERİ:
ise gerektiği zamanlarda
kullanabiliriz.
Evimizin yalıtımını iyi
yapalım: Evlerdeki ısı
kaçaklarını önlemlerini
alalım.
- Doğru oda sıcaklığı:
Çalışma ve yaşama
alanları için ortalama
sıcaklık 20-21 derecedir.
Bu değerlerden aşağı
bir derecede yüzde
6 oranında ısınma
giderlerinde tasarruf edilir.
Gece düşürülen ısı da
aynı yönde etkili olacaktır.
Üşüyünce her zaman biraz
daha fazla giyinebiliriz!
- Kullandığımız odalan
ısıtalım: Sürekli
oturmadığımız odaların
ısıtıcılarını kapatabilir,
daha az kullanılan yatak
odası, misafir odası ve
banyolardaki ısıtıcıları
- Havalandırma az ve
öz olmalı: Bütün gün
yarı açık bir pencere
ve çalışan bir radyatör,
oda kullanmadığınız
zamana kapalı konumda
olduğundan emin olalım.
- Eski buzdolaplanmızı
yenileriyle değiştirelim:
On yıl önce üretilen
buzdolapları bugünkü
modellerden yüzde 40
daha fazla enerji tüketirler,
bu miktar da evimizin
üç aylık aydınlanma
tüketimine eşdeğer
gelebilir.
- Kapatalm:
Bilgisayarlarınızı,
müzik sistemlerinizi,
televizyonlarınızı uyur
konumda bırakmayalım.
Kumandadan kapatılmış
televizyonlar açık
konumda oldukları kadar
enerji harcarlar.
- Geceleri panjurları,
perdeleri, storları
kapatalım:Tek camlı
pencerelerimizi şeffaf
izolasyon folyosuyla
kaplayabiliriz, ucuzdur
ve yüzde 6-10 enerji
giderlerini azaltır.
- Elektrikli ısıtıcıları
asgari düzeyde
kullanalım: Elektikli
radyatörler ancak acil
durumlarda, kısa süreli
kullanalım. Her türlü
elektrikli ısıtıcı yoğun
enerji tüketir.
- Genel bakım:Isıtma
sistemlerinin birkaç yılda
bir bakırnları, temizliği
yapılmalı, havaları
alınmalı. Bakımı yapılmış
sıstemler yüzde 10
civarında enerji tasarrufu
sağlar.
- Kapı ve pencerelerimizi
yalıtalım: Bu yöntem de
azımsanmayacak enerji
tasarrufu sağlar.
- Ekonomik ayar: Su
ısıtıcıların derecelerini
bir iki derece indirebilir
eger varsa enerjı tasarrufu
ayarına getirebiliriz.
Ayrıca, gece kapatıp sabah
biz uyanmadan çalıştıracak
bir zamanlama aleti
koyabiliriz.
- Yalıtım yapalım:
Sıcak su borularını
hırdavatçıdan alacağımız
yalıtım malzemesiyle
kapatabiliriz.
- Isıyı azaltalım:
Çamaşırlanmızı kaynar su
yerine ılık suda yıkayalım.
Aynı temizlikte yüzde 50
enerji tasarrufu sağlamış
oluruz.
- Makineleri daha az
kullanalım: Evimizdeki,
sıcak su ısıtıcıları, bulaşık,
çamaşır ve kurutma
makineleri de enerji
kullanır. Birkaç bulaşığı
elde yıkarsak, makineyi
daha az kullanmış oluruz.
- Bekleyelim: Bulaşık
makinesi doluncaya kadar
bekleyelim. Makineye
bulaşıkları koymadan önce
çalkalamayalım, bırakalım
doğru şeçtiğimiz ekolojik
deterjanlar işlerini yapsın!
- Tasarruf ampulleri
kullanalım: Akkor
ampulleri tasarruf
ampulleriyle değiştirelim.
Tasarruf ampulleri %80.
daha az enerji harcar, daha
çok ışık verir ve 10 misli
uzun ömürlüdür.
- Emin olalım: Elektrikli
aletlerin kapatıldığından
emin olallım.
6
ENERJİ VERİMLİLİĞİ DERNEĞİ DENİZLİ ŞUBESİ •YIL 01• SAYI-4 • AĞUSTOS-ARALIK-2012
Yılmaz Elektrik
Necati Ergün
Türkiye’ nin birçok
il, ilçe ve köylerinde
elektrik taahhüt işleri
yapmaktasınız. Yılmaz
Elektrik’in gelecekteki
hedefleri nelerdir?
Ne yazık ki
dünyamız
da enerji
kaynakları
kısıtlı. Enerji
kaynaklarını
etkin
kullanmak
bugün bütün
insanlık için
en önemli
faktör.
Yenilenebilir
enerji ise
bize kısıtlı
enerji
kaynaklarını
etkin
kullanma
fırsatı
vermektedir.
Enerji bundan 40-50 sene
öncesine kadar zorunlu
bir ihtiyaç olarak yer almamakta idi. Gelişen teknoloji hem vatandaşları
hem de firmaları elektriğe
bağımlı hale getirdi. Bu
sebeple Yılmaz Elektrik
olarak yakın gelecekteki
hedeflerimiz arasında bu
güzel ülkemizin her köşesine kaliteli, güvenilir ve
uzun ömürlü hizmeti götürebilmektir. Uzun vadeli
planlarımız arasında ise
öncelikle Türkiye’de hizmet vermediğimiz illerdeki kurum ve dolaylı olarak
vatandaşlarımıza kaliteli
ve uzun ömürlü hizmeti
sunabilmek
sonrasında
da uluslararası bu hizmeti
sağlayan bir marka olabilmek.
Yılmaz Elektrik olarak
1992 yılından bugüne
kadar, Alçak, Orta ve
Yüksek gerilim şebeke
hizmetleri
veriyorsunuz. Yılmaz Elektrik yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Bu konuda ki yatırımlarınız; ileriye yönelik
projeleriniz hakkında
bilgi verir misiniz?
Evet, Yılmaz Elektrik olarak 1992 yılından itibaren
alçak, orta ve yüksek ge-
rilim şebeke hizmeti vermekteyiz. Şu konu unutulmamalıdır ki Şebeke
hizmeti elektrik sektöründe bir mağazanın vitrini
gibidir.
Yenilenebilir enerji konusunda ise özellikle artan nüfus, şehirleşme ve
endüstrileşme; yakıtlarla
karşılanan enerji gereksiniminin daha da artmasına
neden olmaktadır. Bu yakıtların yanmaları sonucu
çevreye verdikleri zararlar
ve insan sağlığı üzerindeki etkileri önemli bir
gerçektir. Bu nedenle, son
yıllarda dünyada, güneş
ve rüzgâr enerjisi gibi yenilenebilir ve temiz enerji
kaynaklarının önemi artmaktadır.
Ne yazık ki dünyamız da
enerji kaynakları kısıtlı.
Kısıtlı olan enerji kaynaklarını etkin kullanmak
bugün bütün insanlık için
en önemli faktör. Yenilenebilir enerji ise bize kısıtlı
enerji kaynaklarını etkin
kullanma fırsatı vermektedir.
ENERJİ VERİMLİLİĞİ DERNEĞİ DENİZLİ ŞUBESİ •YIL 01• SAYI-4 • AĞUSTOS-ARALIK-2012
Geçmişten
günümüze
kadar dünya genelinde
meydana gelen teknolojik
değişim ve gelişmeler yenilebilir enerji kavramını
çok önemli bir noktaya taşımaktadır.
Yılmaz Elektrik olarak
sizinde belirttiğiniz gibi
şebeke hizmeti sağlamaktayız. Yakın gelecekte Yılmaz Elektrik yenilebilir
enerji kaynakları konusunda şirket bünyesinde değerlendirme çalışmalarını
başlatıp ülkemize ve halkımıza daha kaliteli hizmet
vermeye çalışacağız.
Sektörünüz ne durumda?
Enerji sektörü yakın geçmişte önemli gelişmeler
ve değişimler sağlayarak
bugün dünyada en çok
ihtiyaç duyulan bir piyasa
haline geldi.
Böyle bir gelişme doğal
olarak piyasa içinde hareketlilikler ve rekabet ortaya çıkardı. Ülkemiz de son
yıllarda enerji sektöründe
yapılan
özelleştirmeler
piyasa içinde hareketlilik
ve rekabet getirmiştir. Bu
rekabet ve hareketlilik sonucu daha iyi ve daha hızlı
hizmeti sunabilmek adına
kendilerini yeniliklere açık
birer firma haline getirip
kaliteli ve teknolojik hizmetler sunulmaya başlanmıştır.
meler yapılarak kaliteyi
sağlayabiliyor olmak bu
sebeple biraz zahmetli
oluyor. Yeni yapılandırılmalar ve kentsel dönüşüm
çalışmalarında günü kurtaran planlamalardan ziyade
ileriye dönük projeler yapılabilir.
Enerji sektörü bugün olduğu gibi gelecek yıllarda
da vazgeçilmezler arasında olacaktır. Yılmaz
Elektrik’te bu yeni yapılandırmalar ve gelişmelere
katkı sağlayacak firmalar
arasında olup, enerji sektöründe büyümeye devam
edecektir.
Enerji verimliliği sektörü, ülkemizde yakın
gelecekte ekonomik, siyasi ve kültürel öneme
sahip bir faaliyet alanı
olacaktır. Sizin bu konuda görüşlerinizi alabilirmiyiz?
Türkiye elektrik sistemine entegrasyonu neden bu kadar zor ve bu
durumu optimize etmek
için ne tür çalışmalar yapılabilir?
Türkiye’de enerji sektörü
ilk yapılandırılmalar yapılır iken çok fazla öngörülemediği için alt yapı
çok sağlıklı sağlanmamış.
Yapılmış olan alt yapı üzerinden revize ve iyileştir-
Kısıtlı imkânlarla üretilen
ve yakın gelecekte zaten
yeterli olmayacak olan
enerjinin, verimli kullanılması gerçekten çok önemli
bir konu.
Milli servetimizin çok
önemli bir kısmı elektrik
üretim kaynaklarından son
kullanıcıya iletilirken kaybolmakta. Son kullanıcılar
olarak da mevcut enerjiyi
çok verimli kullanamamaktayız.
Bu konular ile alakalı global çözümlerin yurdumuzda uygulanması konusunda geliştirilen projelere
sonuna kadar destek vermeye hazırız.
Son olarak Türkiye de
yenilenebilir enerji yatırımlarına yönelik ilgiyi
nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yenilenebilir enerji kaynakları hem insanlığın
hem de dünyanın sağlıklı geleceği için oldukça
önemli bir konu.
Yenilenebilir enerji sektörü önümüzdeki yılların
en hızlı yükselen sektörü
olmaya aday. Hatta bazı
ekonomistler, bu sektöre yapılacak yatırımların
mevcut finans krizinden
çıkmakta önemli rol üstleneceğini ifade ediyorlar.
Türkiye’nin enerji kaynaklarına bakıldığında, en
büyük doğal enerji potansiyelini yenilenebilir enerjilerin oluşturduğu dikkat
çekiyor.
Özel sektör de Türkiye'nin
yenilenebilir enerjiler potansiyelinin farkında. Bu
ilginin özellikle piyasa
dostu, şeffaf düzenlemeler
ile desteklenmesi gerekiyor.
Milli servetimizin
çok önemli bir
kısmı elektrik
üretim kaynaklarından son kullanıcıya iletilirken
kaybolmakta.
Son kullanıcılar
olarak da mevcut enerjiyi çok
verimli kullanamamaktayız.
7
8
ENERJİ VERİMLİLİĞİ DERNEĞİ DENİZLİ ŞUBESİ •YIL 01• SAYI-4 • AĞUSTOS-ARALIK-2012
Denizli Çevre Şehircilik Müdürü
İbrahim ÖZSOY
Denizli'ye geldiğinizden bu ları, yaya üst geçitlerini,
yana faaliyetlerinizi kısaca pazaryerlerini gördükçe
bu şehir için ne büyük işanlatır mısınız?
16 yılın 5 yılı Pamukkale
Üniversitesi Mühendislik
Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nde lisans
ve yüksek lisans programlarında öğrenci olarak
geçti. Kalan 11 yılı ise bu
şehir için bize düşen görevlerin hakkını verme
uğraşı ile geçti. 4 yıl üniversitede Araştırma Görevlisi, 2,5 yıl Bayındırlık
ve İskan Müdürlüğü'nde
Mühendis, 3,5 yıl Denizli
Belediyesi'nde Fen İşleri
Müdürü olarak çalıştım.
Son 1 yıldır da Çevre ve
Şehircilik İl Müdürü olarak Ege'nin en güzel şehri olduğuna inandığım
Denizli'ye hizmet etmeye
çalışıyorum.
Bu şehirde ciddi değişim
ve gelişimlerin yaşandığı
bir dönemde, bu değişim
ve gelişimleri planlayan
ve hayata geçiren ekibin
bir parçası olarak bu şehre hizmet etmiş olmanın
gururunu yaşıyorum. Fen
İşleri Müdürü olarak hizmet verdiğim dönemde
yapılan köprülü kavşak-
ler yaptığımızı, ne büyük
sorumlulukları yüklendiğimizi daha iyi anlıyorum.
Sabahları işe giderken Pamukkale Tüp Geçidinden
geçiyorum ve Pamukkale
Kavşağının daha önceki
hali gözümde canlanıyor.
İnşaatı sırasında yaşanan
sıkıntıları hatırlıyorum. Bir
de şimdiki haline bakıyorum ve çekilen sıkıntılara
değdiğinin ifadesi olarak
yüzümde bir tebessüm
oluşuyor. Daha da önemlisi bu şehirde yaşlı ve özürlülerin kullanımına uygun,
insana saygının göstergesi, modernliğin ifadesi
olan yol ve kaldım çalışmaları. Üstyapı çalışmalarının tamamlanmadığı sokaklardan geçerken ya da
bir başka şehre gittiğimde
Denizli'de yapmış olduğumuz üstyapı çalışmalarının ne derece başarılı ve
ne derece doğru uygulamalar olduğunu daha iyi
anlıyorum. İşte tüm bunlar
yani bu şehre verdiğimiz
hizmet mutluluğumuzun
temel kaynağını oluşturuyor.
Çevre ve şehircilik alanındaki hizmetlerinizden ve yatırımlarınızdan bahsederek
orta ve uzun vade de hedeflerinizi anlatır mısınız?
Eskiden Bayındırlık ve
İskan Bakanlığı denince
akla yatırımcı bir bakanlık
gelirdi. Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı denince ise artık akla yatırımcıdan çok
düzenleyici ve denetleyici
bir bakanlık geliyor. Biz,
daha temiz bir çevrenin,
daha sağlıklı yapıların ve
şehirlerin oluşturulması
için kriterleri belirleyen,
kurulları koyan ve gerekli denetimleri yapan bir
bakanlığın taşra teşkilatı
olduğumuzun farkındayız. Bu farkındalığın göstergesi olarak bize düşen
görevleri eksiksiz yerine
getirme çabası içerisindeyiz. Hedefimiz daha temiz, daha güzel ve daha
sağlıklı bir Denizli'nin hayat bulması.
Türkiye'de çevre ve şehircilik çalışmaları ne durumda?
Çevre ve şehircilik projele-
rinin Türkiye'nin geleceğine
olası etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sizlerinde basından takip ettiğiniz üzere Bakanlığımızın son dönemde
en çok üzerinde durduğu
konu Kentsel Dönüşüm.
Kentsel bir dönüşümün
yaşanması, bu ülke için
önemli bir zorunluluk
olarak karşımızda durmakta. Ülkemizde 15.000
km'si ana aks olmak üzere
24.500 km deprem doğuran canlı fay hattının
varlığı biliniyor. Yine ülkemizde 1903 yılından günümüze (110 yılda) hasar
oluşturan 130 depremin
yaşandığı kayıtlarda mevcut. Yılda ortalama 1 diyebiliriz. Bu ülkede, deprem
hasarları ile yaklaşık 100
bin can kaybı, 2 milyon ev
kaybı yaşanmıştır. Mevcut yapılarımızın durumu
da, pek iç açıcı değildir.
Yaklaşık 19 milyon konut
sayımızın olduğu tahmin
ediliyor. Bunların %55'i
ruhsatsız ve kaçak, %60'ı
20 yaş ve üzeri yani daha
önceki, kriterleri daha düşük olan yönetmeliklere
göre yapılmış veya hiçbir mühendislik hizmeti
almadan inşa edilmiş binalar. 5 milyon konutun
sağlam, dayanıklı ve sağlıklı olduğu düşünülmekte. Dolayısıyla elden geçirilmesi gereken 14 milyon
konutumuz var ve bunların en az yarısı 7 milyon
adedinin
yenilenmesi
gerekmekte. Bilmiyorum
çok mu karamsar bir tablo
çizdim.
Kentsel Dönüşüm çalışmaları belli bir ivme yakaladı ve inşallah hızını
kesmeden de devam edecektir. Kanuni düzenlemeler yapıldı ve artık uygulama aşamasına gelindi.
Ancak şunu bilmek gerekiyor ki, büyük değişimler
sancılı olur ve zaman alır.
7 milyon konutun yenilenmesinin, hem maddi olarak hem de yasal olarak
bir anda gerçekleşmesinin
imkanı yoktur. Bu nedenle
zaten Bakanlığımızın ön
gördüğü süre 20 yıldır.
Türkiye'yi nasıl etkileyecek kısmına gelince, bahsettiğimiz rakamlar yani 7
milyon konut toplam konut stoğumuzun %36'sına
ENERJİ VERİMLİLİĞİ DERNEĞİ DENİZLİ ŞUBESİ •YIL 01• SAYI-4 • AĞUSTOS-ARALIK-2012
99
Kentsel Dönüşüm çalışmaları belli bir ivme
yakaladı ve inşallah hızını kesmeden de devam
edecektir. Kanuni düzenlemeler yapıldı ve artık
uygulama aşamasına gelindi.
karşılık gelmektedir. Denizli ölçeğinde düşünürseniz, şehirdeki toplam
konut sayısının 3'te 1'inin
yenilenmesi demektir bu.
Böyle bir yenilenme ne
kadar büyük bir değişim
olur Denizli için. İşte, bu
çapta bir değişimin ülke
ölçeğinde yaşanabilmesi
muhteşem bir olay. Hele
bir de bu denli büyük bir
değişim, şehir planlarını
da etkileyerek yaşanabilirse, yani küçük parseller
birleştirilerek daha büyük
uygulama parselleri oluşturulursa ve bu sayede dar
sokaklar genişletilebilirse yerleşim alanlarımızın
hayranlık
duyduğumuz
gelişmiş ülkelerin şehirlerinden bir farkı kalmayacaktır. İyi değerlendirilebilirse, kentsel dönüşüm
uygulamalarının, ulaşım
sorunlarına, otopark sorunlarına, yeşil alan sorunlarına çözüm olabilecek
bir uygulama olması hiç
de zor olmayacaktır.
Çevre ve şehircilik alanında
zorluklardan ve çözüm önerilerinizden bahseder misiniz?
Gerek çevre gerekse de
şehircilik alanında karşılaşılan temel sorunların, bürokratik ve yasal engeller,
süreçlerin çok uzun zaman
alması, uygun olmayan kriterlerin belirlenmiş olması
olduğunu düşünüyorum.
Çevre ve şehircilik çalışmalarına Denizli halkı destek veriyor mu?
Denizli halkı oldukça
duyarlı ve hakkını aramayı
bilen bir halk. Kendisine
ve çevreye rahatsızlık veren bir olay veya işletme
ile karşılaştığında gerekli
tedbirlerin alınması için
yasal haklarını kullanmayı
biliyor. Ancak çevre bilinci
kısa sürede oluşacak bir
bilinç değil ve bu bilincin
oluşmasında etkili olan
pek çok unsur var. Kış aylarındayız, şehrimizin coğrafi konumunun da etkisiyle
bazı günler hava kirliliği
ciddi boyutlara ulaşmakta.
Sokakta yürürken aldığımız nefesten rahatsız olduğumuz zamanlar olabiliyor. Katı yakıt kullanıldığı
sürece bu şehirde ısınmadan kaynaklı hava kirliliği
yaşanması kaçınılmaz bir
durumdur.
Bacasından
çıkan gazın başkalarının
yaşam hakkını zora soktuğu bilincini insanımıza kazandırmamız gerekiyor. Bu
bilinci kazandırmakta tek
başına yeterli gelmiyor.
Çünkü katı yakıt kullanan
pek çok insanımız bunu
maddi imkansızlıkları nedeniyle bir zorunluluk olarak kullanmaktadır. Yoksa
hiç kimse kombisinin ayarını yapıp oturmak yerine
kovasına kömür doldurmayı yada kalorifer kazanına
kömür atmayı istemez.
İnsanımızın refah seviyesini de yeterli düzeyde
artırabildiğimiz gün çevre
bilincini kazandırmamız
daha kolay olacaktır.
'Denizli için şu konuda geç
kaldık' diyebileceğiniz bir
durum oldu mu?
Denizli gelişim sürecini
çok hızlı sürdüren nadir
illerden birisi. Bu hızlı gelişim süreci içinde gerek
kamu gerek özel sektör
içinde bir geç kalınmışlık
olduğunu düşünmüyorum.
Aksine pek çok ilin önünde giden, öncülük eden
bir yapısı var. Bir küçük
parantez açarak belirtmek
gerekirse, geç kalınmışlı-
ğın olmadığını ancak geç
kalınmak üzereliğin olduğunu düşündüğün bir konu
var. O da Kentsel Dönüşüm
konusu.
Enerji verimliliği 2023 Türkiye'sinde ne durumda olur?
2023 Türkiye'si için
enerji verimliliği konusundaki hedef tüketilen enerji
miktarının azaltılmasıdır.
Daha az enerji kullanan
yani enerji verimliliği yüksek üretim araçlarının kullanılması, enerji verimliliği
yüksek tüketim araçlarının
kullanılması hedeflenen
amaca ulaşmamızı sağlayacaktır diye düşünüyorum. Bu konuda da toplum
olarak her bir ferdimize görev düşmektedir. Öncelikle
herkes bu konuda üzerine
düşen sorumluluğu yerine
getirmelidir. Evlerimizde
daha az elektrik tüketen
cihazlarla ilgili dönüşümleri tamamlamalıyız. Konutlarımızda enerji kayıplarını azaltmak için gerekli
tedbirleri almalıyız. Özellikle binalarımızın ısı yalıtımlarını tamamlayarak
hem kendi bütçemize hem
de ulusal servete katkıda
bulunabiliriz. Aynı şekilde
yakıt tasarrufu yüksek olan
araçlar kullanmak verimlilik hedefine ulaşmamızı
kolaylaştıracaktır.
Diğer taraftan tüm dünya yenilenebilir enerji
kaynaklarına yönelmekte,
Türkiye olarak biz bu sürece sonradan dahil olma
çabasındayız. Yurtdışında
değişik ülkelerde rüzgar
santralleri, güneş paneli tarlaları veya bina çatı
uygulamalarında
güneş
panellerinin kullanılması
yaygın bir uygulama olarak karşımıza çıkmakta ve
işin ilginç tarafı bu uygulamaların yoğun kullanıldığı
ülkeler bizim coğrafyamız
kadar güneş gören bir coğrafyaya sahip değiller.
Artık ülkemizde farkındalıkların düzeyi arttı. Girişimci ruhumuzda var, bu
ülkeyi sürükleyecek genç
nüfusumuzda var. İnanıyorum ki, 2023 Türkiye'sinde
enerji verimliliğinde dünya ile yarışır bir konumda olacak ve hedeflerine
ulaşacaktır. Devlet üzerine düşen sorumlulukları
yerine getirmekte, gerekli
yasal düzenlemeleri yapmakta, enerji yatırımlarına
teşvikler vermekte, özel
sektör de bu düzenleme
ve teşvikleri fırsata dönüştürmek için çaba sarf etmektedir. Eğer görürsek o
günleri hep birlikte, 2023
Türkiye'sinin dünyada parmakla gösterilecek bir ülke
olduğuna şahit olacağız
inşallah.
Ülkelerde rüzgar
santralleri, güneş
paneli tarlaları
veya bina çatı
uygulamalarında
güneş panellerinin
kullanılması yaygın
bir uygulama
olarak karşımıza
çıkmakta ve işin
ilginç tarafı bu
uygulamaların
yoğun kullanıldığı
ülkeler bizim
coğrafyamız kadar
güneş gören bir
coğrafyaya sahip
değiller.
10
10
ENERJİ VERİMLİLİĞİ DERNEĞİ DENİZLİ ŞUBESİ •YIL 01• SAYI-3 • MAYIS-TEMMUZ-2012
rulda ENVER Derneği'nin
2012 yılında gerçekleştirmek istediği projeler hakkında bilgi verdi. Ülkesini
seven herkesi, enerji verimliliği hareketini başlatmaya davet eden Mazlum,
bu hedef için kamu, özel
sektör ve sivil toplum kuruluşlarını buluşturmayı
amaçladıklarını söyledi.
ENVER DERNEĞİ İSTANBUL ŞUBESİ
PİLOT BÖLGELER SEÇİP, KADIN VE ÇOCUKLARA
ENERJİ BİLİNCİ KAZANDIRACAK
Enerji verimliliği konusunda Türkiye'de farkındalık
oluşturmayı
amaçlayan Enerji Verimliliği Derneği'nin (ENVER) İstanbul Şubesi,
1'inci Olağan Genel Kurul
Toplantısı'nı gerçekleştirdi.
Derneğin
Mart
ayında
hizmete giren İstanbul
Şubesi'nin yeni dönem
Yönetim Kurulu, yapılan
oylama sonucunda belirlendi.
Toplantıya ENVER Derneği
Genel Başkanı Erkan Gürkan, Başkan Vekilleri Adnan Ersoy Ulubaş, İbrahim
Çağlar, Hazim Sesli ile Yö-
ENERJİ VERİMLİLİĞİ DERNEĞİ
DENİZLİ ŞUBESİ ÜYELERİ İLE
BİRLİKTE KAHVALTIDA BULUŞTU
netim Kurulu Üyesi Oğuz
Satıcı da katıldı.
Yapılan oylamada Erkan
Gürkan'ın genel başkanı
olduğu ENVER Derneği'nin
İstanbul Şubesi Başkanlığına Rasim Mazlum yeniden seçildi.
Rasim Mazlum, genel ku-
Enerji Verimliliği konusunda çalışmalarına hızla
devam eden ve buldukları her fırsatta üyeleri ile
birlikte yapacak oldukları
çalışmalar hakkında görüş alış verişinde bulunan
Enerji Verimliliği Derneği
Denizli Şubesi üyeleri son
olarak Şiir Otelde düzenledikleri kahvaltıda bir araya
geldiler.
Enerji Verimliliği Derneği Genel Başkanı Erkan
Gürkan’ın da katıldığı kahvaltıda üyeler, hem birbirleri ile kaynaştılar hem de
yapılacak olan yeni çalışmalar hakkında görüştüler.
Denizli’nin Enerji Verimliliği konusunda yapmış olduğu faaliyetlerden dolayı
tebrik eden Başkan Erkan
Gürkan; “Geleceğimiz için
dünyamız için büyük bir
önem taşıyan Enerji Verimliliği konusunda hepimize
büyük sorumluluklar düş-
arasında yer alıyor. Kamu
kurumları ve dağıtım şirketleri enerji verimliliği
çalışmalarında daha katılımcı ve aktif hale gelmelidir' diye konuştu.
ENERJİ
VERİMLİLİĞİ
YÜKSEK ÜRÜNLER KULLANALIM
Mazlum, enerjiyi israf etKAMU ALIMLARI ENERJİ meden verimli kullanmak
VERİMLİLİĞİNE UYGUN için bireylere de önemli
görevler düştüğünü kayOLMALI
detti.
Mazlum, 'Dernek olarak
enerji verimliliği konu- Mazlum, şunları söyledi:
sunda kamu görevlilerinin 'Evlerimizde enerji vebilinçlendirilmesine
bü- rimliliği yüksek ürünler
yük önem veriyoruz. Kamu kullanmalıyız. Ayrıca bialımlarının enerji verim- nalarda yalıtım ve ısı ile
liliğine uygun yapılarak ilgili tedbirlerin alınması,
tasarrufa yönlendirilmesi gereksiz su israfının önTürkiye'ye büyük kazanç lenmesi gibi birçok konuya ENVER Derneği İstansağlayacaktır' dedi.
bul Şubesi olarak destek
Mazlum, kamu personeline veriyoruz. Yeni dönem
günlük hayatta enerji ve- çalışmalarımızda özellikle
rimliliği iç eğitimleri vere- kadın ve çocuklara yönelik
ceklerini söyledi. Mazlum, eğitim ve bilinçlendirme
'Kamu kuruluşlarına yöne- çalışmalarına özel bir yer
lik enerji verimliliği çalış- ayıracağız. Pilot bölgeler
maları yaptırılması, önem- seçip okullarda enerji veli gündem maddelerimiz rimliliği eğitimi vereceğiz.'
mektedir. Yapacak olduğumuz çok basit önlemler
ile büyük tasarruflar elde
etmek mümkün. Enerji
Bakanlığımız, Aile Sosyal
Politikalar Bakanlığı ve
derneğimizin işbirliği ile
çalışmalarına başladığımız
Enerji Hanım Projes (bilgi
için sayfa 4’e gidiniz) de bu
küçük tasarrufların büyük
kazançlara dönüşeceğinin
işaretçisi. Birçok ilk de olduğu gibi Denizli’nin bu
projede de ilk ve örnek olacağına inanıyorum” dedi.
Yaptıkları her çalışmanın
geleceğimiz ve ülkemiz
için olduğunu dile getiren
Enerji Verimliliği Derneği
Denizli Şube Başkanı Mehmet Akgün; “ Üyelerimiz ile
bulduğumuz her fırsatta
toplanarak yaptığımız ve
yapacak olduğumuz çalışmalar hakkında görüşüyor
değerlendirmeler yapıyoruz. Son olarak düzenledi-
ğimiz kahvaltı ile de hem
kaynaşma hem de Enerji
Hanım Projesine Denizli
olarak ne gibi katkılar sağlayabiliriz konusunda görüş alışverişinde bulunduk.
Tasarruf ilk olarak evde
başlar, bu yüzden bayanlarımıza tasarruf konusunda
büyük sorumluluklar düşüyor. Biz dernek olarak oluşturacağımız Kadın Komisyonlarımızla Enerji Hanım
Projesine destek olacak
ve tüm bayanlarımız bu
konuda bilinçlendireceğiz”
dedi.
Kahvaltı sonunda dernek
üyeleri genel Başkan Erkan Gürkan ile birlikte Zihin Mentörü Enver Nugay
tarafından verilen “Niçin
Varız? Neler Yapmalıyız?”
Konulu seminere katıldı.
ENERJİ VERİMLİLİĞİ DERNEĞİ DENİZLİ ŞUBESİ •YIL 01• SAYI-3 • MAYIS-TEMMUZ-2012
ONUR KURULUMUZA VE ARAMIZA YENİ KATILAN
ÜYELERİMİZE BELGELERİNİ TAKDİM ETTİK
Güçlü kadrosuna her geçen gün yeni isimler ekleyen derneğimize son
katılan üyelerimize dernek büromuzda üyelik belgelerini takdim ettik.
Derneğimizin ilk kuruluşundan itibaren desteklerini esirgemeyen ve her
çalışmamızda yanımızda
yer alarak bizlere büyük
bir güç veren Aydem Edaş
Yönetim Kurulu Başkanı
Ceyhan Saldanlı’yı makamında ziyaret ederek Onur
Kurulu Üyelik Belgesini
takdim ettik.
Enerji Verimliliği Derneği
Denizli Şube Başkanımız
Mehmet Akgün, Yönetim
Kurulu Üyemiz Mahmud
Güngör ve Şener Arslan’ın
katıldığı ziyarette Ceyhan
Saldanlı ve Aydem Edaş
Sistem İşletme Müdürü
Çağlar İlhan ile birlikte
Enerji Verimliliği konusunda yapılacak çalışmalar ve
projeler ile ilgili görüşmeler gerçekleştirildi.
Görüşmelerin
sonunda
Enerji Verimliliği Derneği
Denizli Şubesine yaptıkları
maddi ve manevi desteklerden dolayı teşekkürlerini belirten Başkan Mehmet Akgün; “Derneğimizin
ilk kuruluşundan bu yana
bizlere verdiği destek ile
çalışmalarımıza büyük güç
katan Aydem Elektrik Dağıtım Şirketine ve çalışanlarına çok teşekkür ederiz.
Ülkemiz ve geleceğimiz
için yapacak olduğumuz
çalışmalarımızda Aydem
gibi güçlü bir kuruluş ile
güç birliği içerisinde olmamız hedeflerimize daha
çabuk ulaşmamızı sağlayacaktır. Ceyhan Bey ve
Çağlar Bey’e derneğimize
katkılarından dolayı üyelik belgelerini vermekten
onur duyuyorum.” dedi.
Yapılan ziyaretten memnuniyetlerini dile getiren
Ceyhan Saldanlı, “Ülkemiz
ve geleceğimiz için çok
önemli olan Enerji Verimliliği konusunda, toplumumuzu bilgilendirmek ve
bilinçlendirmek hepimizin
görevi. Biz Aydem olarak
Enerji Verimliliği Derneğinin bu konudaki çalışmalarına her zaman destek
olacağız” dedi.
Güçlü kadrosuna her geçen
gün yeni isimler ekleyen
derneğimize son katılan
üyelerimize dernek büromuzda üyelik belgelerini
takdim ettik. İşte Enerji
Verimliliği Derneği Denizli
Şubesinin yeni üyeleri;
İbrahim Özsoy
Denizli Çevre Ve Şehircilik İl Müdürlüğü
Mustafa Kaygın
(Dosbil Bilgisayar)
Aykut Baybaş
(Sekon Elektrik Elektronik Makine Otomasyon
ve Bilşim San ve Tic. Ltd.
Şti.)
Osman Kabalay
(Aktive Bilişim)
11
ENERJİ VERİMLİLİĞİ DERNEĞİ DENİZLİ ŞUBESİ •YIL 01• SAYI-4 • AĞUSTOS-ARALIK-2012
HACİVAT KARAGÖZ ENERJİ VERİMLİLİĞİNİ ANLATIYOR
Aydem, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel Türk gölge oyunu olan Hacivat ve Karagöz ile öğrencilere enerji
tasarrufu konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapıyor.
Aydem, unutulmaya yüz
tutmuş geleneksel Türk
gölge oyunu olan Hacivat
ve Karagöz ile öğrencilere
enerji tasarrufu konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapıyor.
Enerji Verimliliği Haftası kapsamında, Aydem’in
katkılarıyla Kültür Bakanlığı sanatçısı Hayali Uğur
Demirezen tarafından ha-
zırlanan “Hacivat Karagöz
Enerji Verimliliğini Anlatıyor” adlı gösteri Aydem
Fen Lisesi öğrencilerinin
büyük ilgisiyle karşılandı.
Aydem’in desteğiyle düzenlenen bu gösterinin
unutulmaya yüz tutmuş
geleneksel kültürümüzün
vazgeçilmez değerlerinden biri olan gölge oyunumuzun tanıtılması adına
önemli olduğunu ifade
eden Karagöz oynatıcısı
Hayali Uğur Demirezen, “
Günümüzden yüz yıllarca
önce ortaya çıkmış, insanları eğlendirirken düşündürmüş, zaman zaman
toplumsal bilinç oluşmasında öncü bir rol oynayan
Karagöz ve Hacivat, bugün
enerji verimliliği konusunda misyonunu sürdürüyor.” dedi.
Bu etkinliği düzenlemekteki amaçlarının, hem Geleneksel Türk kültürünün
yapı taşlarından biri olan
Hacivat Karagöz’ü yeni
nesle tanıtmak, hem de
öğrencileri eğlendirirken
enerji tasarrufu hakkında
bilinç oluşmasına katkı
sağlamak olduğunu söyleyen Aydem Genel Müdürü Mesut Güzel, “Şirket
olarak, elektrik enerjisini
müşterilerimize kaliteli,
güvenli ve sürekli olarak
sunarken çevre, eğitim,
kültür ve sanat adına yürüttüğümüz projelerle de
topluma katkı sağlamayı
hedefleyen bir kurum kültürüyle faaliyetlerimize
devam edeceğiz.” dedi.
9 Mart 2013
(EGS) Denizli Kültür Merkezi
Vali Münir Güney Salonu'nda buluşalım
ENERJİ VERİMLİLİĞİ DERNEĞİ DENİZLİ ŞUBESİ •YIL 01• SAYI-4 • AĞUSTOS-ARALIK-2012
Serdar Ekiz
Atom Mühendisi
[email protected]
TÜRKİYE’DE ENERJİ İSTATİSTİKLER
DOĞALGAZ EN BÜYÜK ENERJİ KAYNAĞIMIZ
Elektrik tüketimine kaynak bazında baktığınızda 2011 yılı
sonu itibariyle elektriğimizin yarısı doğalgazdan üretilmektedir. Son 10 yılın tüketim oranı ise % 50’ye yakındır.
Doğalgaz K aynaklı E lektrik Ü retimi T ablos u
60%
49,6%
50%
49,7%
49,3%
45,8%
45,3%
45,2%
40,4%
46,5%
45,4%
TÜRKİYE’NİN SON 10 YILDA ELEKTRİK TÜKETİMİ 2 KAT ARTTI.
2002
yılı sonunda Türkiye’nin tek parti iktidarı ile tanışması ve dünya’da
başlayan hızlı sermaye hareketi, Türkiye’yi Çin’den sonra en fazla elektrik tüketen ülke durumuna getirdi. 2009 yılına kadar elektrik tüketimi her sene ortalama % 7 artan Türkiye, bu büyümenin getirisi olarak dünyada hatırı sayılır bir
enerji ithalatçısı durumuna düştü.
Y ıllık E lek trik Ü retimi
(G W h)
41,3%
40,6%
40%
240.000
239. 076
229. 395
30%
220.000
211. 208
20%
200.000
198. 418
191. 558
10%
180.000
0%
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
2009
2010
194. 813
176. 300
2011
161. 956
160.000
150. 698
DOĞALGAZ FİYATLARI SON 3 YILDA 2 KAT ARTTI
Doğalgazımızın % 98’i yurtdışından ithal edilmektedir. İthalat
yapılan ülkelerin başında da % 58 ile Rusya Federasyonu
gelmektedir. Bunu % 19’la İran, % 9 ile Azerbaycan geri
kalanı % 14 ise LNG denilen gemiyle taşınan doğalgaz gelmektedir. Fiyat bazında Rusya’dan 1000 m3’ü 450 $’a alınan
doğalgaz, Azerbaycan’dan 330$’a alınmaktadır.
140. 581
140.000
129. 400
120.000
100.000
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
2009
2010
2011
2012
SON 2 SENEDİR ELEKTRİK FİYATLARIMIZ AVRUPA ORTALAMASINI
YAKALADI.
Avrupa EU 27 listesine baktığınızda Türkiye 2011 yılına kadar Avrupa’nın en
ucuz elektrik kullanan ülkeleri arasındaydı. Son iki senedeki artışlarla sanayi
tarifesinde en ucuz 22. ülke konumundan 8. pahalı duruma gelmiştir.
€/kwh
Avrupa E lektrik F iyatları (2012)
0,18
0,16
0,14
0,12
0,10
0,08
0,06
0,04
0,02
S ANAYİ Ç İF T T E R İM T AR İF E F İYAT D E ĞİŞ İMİ
20 16,88 18 (T L /kwh)
10,97 10,27 10,27 10,27 10 8,19 13,37 12,80 8 9,08 6 8 4 6 4 2 2 -­‐ -­‐ 01-­‐2003
01-­‐2004
01-­‐2005
01-­‐2006
01-­‐2007
01-­‐2008
01-­‐2009
01-­‐2010
01-­‐2011
07-­‐2012
10-­‐2012
ak
ia
rm
a
L it ny
hu
an
9-­‐
C z 8-­‐ T ia
ur
ec
k iy
h e
Re
1 0 pub
-­‐ D
li
en c
1 1 ma r
k
-­‐ B
el
g iu
12
m
-­‐ S
pa
13
14
in
-­‐ P
-­‐ U
or
nit
e d tug
al
K
in
gd
1 5 om
16
-­‐ L
-­‐ N
at
v ia
et
he
rla
1 7 nds
-­‐ Ir
18 e la n
-­‐ H
d
un
g
1 9 a ry
-­‐ P
2 0 ol a
n
-­‐ S
lo d
v
21 e n ia
-­‐ G
r
e
22
ec
-­‐ S
we e
de
23
-­‐ F n
ra
nc
2
e
25 4-­‐ F
inl
-­‐ L
a
ux
e m nd
b
2 6 our
g
-­‐ E
27 s ton
-­‐ R
i
om a
a
28
-­‐ B ni a
ul
ga
ria
6-­‐
Ge
ov
Ita
ly
st
ria
Au
Sl
ta
us
pr
M
al
Cy
1-­‐
3-­‐
4-­‐
5-­‐
7-­‐
CARİ AÇIĞIN SEBEBİ ENERJİ
Enerji harcamalarındak rakamlar da enerji ithalatındaki dramatik artışı göz
önüne seriyor: Son 10 yılda enerjinin toplam ithalattaki oranı % 16,7’den %
25’e çıkmış durumda.
12 ($-­‐c ent/kwh)
13,59 14 12 17,56 10 16 0,00
2-­‐
ELEKTRİK FİYATLARI SON 5 YILDA % 114 ARTTI.
Elektrik fiyatları da 2007 yılından bu yana yüksek oranda
artmaktadır. 5 yıldaki artış TL bazında % 114, dolar bazında
% 40 olarak gerçekleşmiştir. Tüm yukarıda paylaşılan grafiklerden de görüleceği üzere doğalgaz’a bağımlılık sürdüğü
sürece elektrik fiyatları doğalgaz’a endeksli olarak devam
edecektir.
TÜKETİM ORTALAMAMIZ HIZLA YÜKSELİYOR
2012 yılı sonu itibariyle kişi başına yapılan elektrik tüketiminde 3100 kwh’e
ulaştık fakat Avrupa ve OECD ülkelerinin tüketimlerinden çok gerilerdeyiz. Her
ne kadar bu verinin yerine enerji yoğunluğu (kwh/$) daha geçerli olsa da hala
kapatmamız gereken büyük bir boşluk olduğu da kesin.
YIL
Sonuç olarak bu değerlendirmeler ışığında yapmamız gereken doğalgazdan bağımsız çözüm yolları araştırmamız gerektiğidir. Başta güneş olmak üzere tüm yenilenebilir enerji kaynaklarını azami ölçüde kullanmak ve enerji verimliliğini
bir ulusal mücadele gibi değerlendirmek en önemli stratejimiz olmalıdır.
Tüm bu verilerin bize söylediğini özetleyecek olursak:
• Enerji tüketimimiz sürekli artıyor.
• Türkiye kişi başına elektrik tüketimi Avrupa ve OECD ülkelerinin çok gerisinde. Daha kısa süre önce
dünya ortalamasını yakalayabildi.
• Elektrik enerjisinde doğalgaz en büyük girdi ve bu girdinin % 98’i ithal.
• Rusya Federasyonu en büyük doğalgaz tedarikçimiz.
• Doğalgaz fiyatları sürekli artıyor dolayısıyla elektrik fiyatlarımız artıyor.
• Türkiyenin cari açığının en büyük sebebi ise bu ithalat. Cari açık da Türkiye ekonomisinin en büyük
sorunu.
• Elektrik fiyatımız son 2 senede Avrupa ortalamasını yakaladı
13
14
ENERJİ VERİMLİLİĞİ DERNEĞİ DENİZLİ ŞUBESİ •YIL 01• SAYI-4 • AĞUSTOS-ARALIK-2012
Aydem
YATIRIMDA HIZ KESMİYOR
Türkiye'de elektrik dağıtımında öncü rolünü
üstlenen AYDEM, bilgi
ve iletişim teknolojileri
sektörünün önemli şirketlerinden NETAŞ ile
işbirliği yaparak, yaklaşık
5 milyon dolara Otomatik Sayaç Okuma Sistemi
(OSOS) kuruyor.
Elektrik dağıtım sektöründe faaliyet gösteren
lisanslı ilk özel elektrik
dağıtım ve perakende
satış şirketi olan Aydem
Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin,
Denizli, Aydın ve Muğla
illerinde, yaklaşık 1 mil-
yon 600 bin müşterisini
kapsayan dağıtım bölgesindeki otomatik sayaç
okuma sisteminin birinci
etap kurulumunu, NETAŞ
gerçekleştirecek.
Aydem Yönetim Kurulu
Başkanı Ceyhan SALDANLI ile NETAŞ CEO’su Müjdat Altay tarafından imzalanan sözleşmeye göre,
proje 12 ayda tamamlanacak ve toplam maliyeti
yaklaşık 5 Milyon Amerikan Doları olacak.
Otomatik Sayaç Okuma
Sistemi’nin (OSOS) ku-
rulmasına yönelik imza
töreninde Aydem Yönetim
Kurulu Başkanı Ceyhan
Saldanlı, “Elektrik piyasasının rekabete açılmasında sayaçların anlık okunması ve değerlendirilmesi
büyük önem taşımaktadır.
Bölgemizdeki elektrik sayaçları büyük tüketicilerden başlanarak belli bir
program dahilinde uzaktan okunacaktır. Aynı zamanda bölgemizdeki dağıtım trafolarımızın tüketim
ve yük profilleri ile sokak
aydınlatma tüketimine ait
sayaçlar anlık olarak uzaktan okunarak izlenecektir.
ENERJİ VERİMLİLİĞİ DERNEĞİ DENİZLİ ŞUBESİ •YIL 01• SAYI-4 • AĞUSTOS-ARALIK-2012
Müşterilerimize özel, bilgi
ve iletişim altyapı çözümleri
sunmanın gururunu yaşıyoruz.
Bu programın başlatılabilmesi için uzun zamandan
beri hazırlıklar yapılmıştır.
NETAŞ ile yaptığımız işbirliği sonucunda bu alanda
kısa sürede önemli gelişmeler bekliyoruz. Her iki
şirket bakımından, yapılacak çalışmaların başarılı
olmasını diliyorum.” dedi.
NETAŞ CEO’su Müjdat
Altay’da, “Türkiye’nin en
önemli elektrik dağıtım
ve satış şirketlerinden Aydem için gerçekleştireceğimiz proje, müşterilerine
yeni iş fırsatları yaratma
ve değer katma vizyonuyla hareket eden Netaş’ın,
Türkiye’nin lider sistem
entegratörü olarak ulaştığı
seviyenin güzel bir göstergesi. Otomatik Sayaç Okuma Sistemi projesi, enerji
sektöründe hayata geçireceğimiz bir “M2M“ uygulaması (Machine to Machine
Communication – makinadan makinaya iletişim).
Aydem’in ihtiyaçları doğrultusunda, tamamıyla NE-
TAŞ mühendislerinin bilgi
birikimi ve tecrübesiyle
hayata geçecektir. Sahip
olduğumuz yetkinlikler ve
ArGe tecrübemizle, hemen
her sektörde, ihtiyaçları en
doğru şekilde analiz ederek, müşterilerimize özel
bilgi ve iletişim altyapı
çözümleri sunmanın gururunu yaşıyoruz. Üzerinde
çalıştığımız yeni teknolojilerle de, birçok alanda
önemli çözümlerin geliştirilmesine katkı sağlayacak
ve sektörümüzde değer yaratmaya devam edeceğiz.”
dedi.
Otomatik Sayaç Okuma
Sistemi Nedir?
Otomatik Sayaç Okuma
Sistemi’nin (OSOS), sayaç
verilerinin otomatik olarak uzaktan okunabilmesi, verilerin merkezi bir
sisteme aktarılması, ilgili
taraflara istenen formatta
sunulması gibi özellikleri
bulunuyor. NETAŞ’ın hayata geçireceği proje, sistem
için gerekli yazılım, donanım ve iletişim altyapısının
bütününü kapsıyor.
OSOS sisteminin kurulmasıyla sayaçlara ait kimlik
bilgileri, tahakkuk ve faturalamaya ilişkin veriler,
gövde açılma uyarısı gibi
sayaç durum bilgileri Aydem ana kontrol merkezine sisteme eş zamanlı olarak gönderilecek. Ölçüm
noktalarının doğru şekilde
izlenmesi de sağlanacağı gibi Aydem müşterileri
kendi tüketimlerini sistemle online izleme olanağını
bulacaklar. Hizmet kalitesinin artması, kayıp ve kaçağın azaltılmasında büyük
faydalar sağlayacak proje
hayata geçtiğinde sayaçların yanına monte edilecek
haberleşme
üniteleriyle
trafolardan enerji kesildi
bilgisi online olarak alınacak ve bu şekilde elektrik
şebekesindeki arızalara en
hızlı şekilde müdahale edilebilecek.
Türkiye’de elektrik dağıtımında öncü rolünü üstlenen AYDEM, bilgi ve iletişim
teknolojileri
sektörünün
önemli şirketlerinden NETAŞ ile işbirliği yaparak,
yaklaşık 5 milyon dolara
Otomatik Sayaç Okuma
Sistemi kuruyor.
Elektrik dağıtım sektöründe faaliyet gösteren lisanslı
ilk özel elektrik dağıtım ve
perakende satış şirketi olan
Aydem Elektrik Dağıtım
A.Ş.’nin, Denizli, Aydın ve
Muğla illerinde, yaklaşık 1
milyon 600 bin müşterisini
kapsayan dağıtım bölgesindeki otomatik sayaç okuma
sisteminin birinci etap kurulumunu, NETAŞ gerçekleştirecek
15
16
ENERJİ VERİMLİLİĞİ DERNEĞİ DENİZLİ ŞUBESİ •YIL 01• SAYI-4 • AĞUSTOS-ARALIK-2012
ENERJİ VERİMLİLİĞİ DERNEĞİ DENİZLİ ŞUBESİNDEN
GELECEĞİN ÖĞRETMEN ADAYLARINA ENERJİ VERİMLİLİĞİ DERSİ
Enerji Verimliliği Derneği yaptığı etkinlikler ve düzenledikleri seminer ile günümüzün ve dünyamızın
en önemli konusu olan enerji ve enerji tasarrufu konusunda çalışmalarına devam ediyor.
Günümüzün ve dünyamızın en önemli gündem
konusu olan enerji verimliliği konusunda toplumu
bilinçlendirmek ve bilgilendirmek için çalışmalarına hızla devam eden
Enerji Verimliliği Derneği
Denizli Şubesi, Pamukkale
Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretmenlik Bölümü
öğrencilerine Enerji Verimliliği konulu konferans
verdi.
Enerji Verimliliğinin önemini vurgulamak ve bu
konuda toplumu bilinçlendirmek hedefinde olan
Enerji Verimliliği Derneği
yaptığı etkinlikler ve düzenledikleri seminer ile
günümüzün ve dünyamızın en önemli konusu olan
enerji ve enerji tasarrufu
konusunda çalışmalarına
devam ediyor. Son olarak
Pamukkale Üniversitesi
Eğitim Fakültesi öğrencilerine enerji verimliliği
konulu konferans veren
Enerji Verimliliği Derneği
Denizli Şubesi, geleceğin
öğretmen adaylarına Ener-
ji Verimliliğinin önemini
ve bu konuda yapılabilecekleri anlattı.
Dernek üyelerinden Nükleer Enerji Mühendisi Serdar
Ekiz’in hazırladığı “Miras
Aldığımız Dünyamızı Yaşanabilir Bir Halde Bırakmak
İçin Enerji Verimliliği” ve
Makine Mühendisi Ayfer
Aracı’nın “Enerji Verimliliği” konulu sunumlarla
yapılan konuşmalara öğrencilerin ilgisi oldukça
yoğundu.
Enerji Verimliliği Derneği
Denizli Şube Başkanı Mehmet Akgün; Pamukkale
Üniversitesi Sosyal Bilgiler
Öğretmenliği öğrencilerinin Enerji Verimliliği konusunda kendilerini bilgilendirmelerini ve bu konuda
okullarında bir konferans
düzenlemek istediklerini
belirttiklerini ileten Akgün;
“İlk olarak gençlerimizi bu
konudaki duyarlılığından
dolayı tebrik ediyorum.
Gençlerimiz bize böyle bir
teklif ile geldiğinde dernek
yönetimi olarak hiç düşün-
meden kabul ettik. Gelecek nesilleri yetiştirecek
öğretmen adaylarımızın
enerji verimliliği konusundaki duyarlılığı bizleri çok
mutlu etmiştir. Biz Enerji
Verimliliği Derneği olarak
bu konuda yapılacak tüm
çalışmalarda üyelerimiz
ile birlikte üzerimize düşen her türlü sorumluluğu
yerine getirmeye hazırız.”
dedi.
ENERJİ VERİMLİLİĞİ DERNEĞİ DENİZLİ ŞUBESİ •YIL 01• SAYI-4 • AĞUSTOS-ARALIK-2012
ELEKTRİK FATURASINDA YENİ DÜZENLEME
Elektrik Enerjisi Birim Fiyatı
Bileşenleri
Ocak 2013’te yürürlüğe girmesi ilan edilen yeni düzenleme ile
serbest tüketiciler dağıtım bölgesine dönmeleri halinde mevcut
durumda olduğu gibi tarifedeki sabit birim fiyatlardan yararlanamayacaklar, fiyatlama gün öncesi piyasasını baz alan bir formülle
hesaplanacak.
Brüt Kar Marjı Tavanı (BKMT)
Gün Öncesi Fiyatı (GÖP)
Sıfır Bakiye Düzeltme Tutarı (SBDT)
Geçmişe Dönük Düzeltme Kalemi (GDDK)
Piyasa İşletim Ücreti (PİÜ)
İletim Ek Ücreti
Süresinde Ödenmeyen Alacaklar Payı
EPDK Tarifeler Dairesinin
yaptığı ve 2013 Ocak’ta
yürürlüğe girecek bir düzenleme elektrik toptan
ve perakende satış piyasasını yakından ilgilendirmekte. 20 Eylül tarihli
Kurul Kararı, esas olarak
Serbest Tüketicilik hakkını
kullanırken tedarikçisinin
portföyden çıkartması sonucu başka bir tedarikçi
ile anlaşmayarak veya anlaşamayarak dağıtım bölgesine geri dönen elektrik
abonelerini yakından ilgilendirmekte.
Bildiğimiz gibi, bazı elektrik enerjisi satış şirketleri
stratejik olarak mevsimsel
bir satış stili takip ediyordu. Bu firmalar serbest
bir hal almasına yol açıyordu. Geçen senenin iskonto
oranları ile konuşursak,
elektrik enerjisi satış şirketleri yüzde 20-30 arası
bir iskonto ile müşterileri
bahar aylarında alırken,
zarardan kaçınmak için
yaz aylarında bu şirketleri
dağıtım şirketlerine bırakıyorlardı.
tüketicilerini gün öncesi
piyasa fiyatlarının düştüğü
bahar aylarında alıyor ve
fiyatların en yüksek seviyeye ulaştığı yaz aylarında
ise portföyden çıkarıyordu. Bu durum dağıtım şirketlerinin aleyhine bir sonuç oluşturduğu gibi esas
olarak elektrik enerjisi satış piyasasının da düzensiz
Ocak 2013’te yürürlüğe
girmesi ilan edilen yeni
düzenleme ile serbest tüketiciler dağıtım bölgesine
dönmeleri halinde mevcut
durumda olduğu gibi tarifedeki sabit birim fiyatlardan yararlanamayacaklar,
fiyatlama gün öncesi piyasasını baz alan bir formülle hesaplanacak.
Şöyle ki; Gün Öncesi Fiyatına Brüt Kar Marjı
Tavanı eklenerek hesaplanan tutar + Sıfır Bakiye Düzeltme Tutarı, geçmişe dönük düzeltme kalemi, piyasa işletim ücreti, iletim ek
ücreti, süresinde ödenmeyen alacaklar payı
ve YEKDEM kapsamında yansıtılan net bedel
tutarlarından tüketimleri oranında ilgili tüketicilere düşen pay toplamı ile oluşan bedel söz
konusu tüketiciye uygulanacak elektrik enerjisi satış fiyatı olacak.
Müşteri yani halen serbest tüketici olan ve
aday serbest tüketiciler açısından bakacak
olur isek uzun vadeli ve sürdürülebilir tedarikçi adayları ile iş ilişkisi olmayı tercih edecekler
ve sözleşmelerin dönemsel ceza şartlarından
uzak olacak şekilde yıllık olmasını talep edeceklerdir.
Ticari şartlar açısından bakılacak olur ise de
elektrik enerjisi satış iskontolarının daha gerçekçi seviyelere geleceği düşünülebilir. Bu
durumda hali hazırda düşüş trendinde olan
iskontoların daha düşük seviyelere ineceği
varsayımında bulunabiliriz.
17
18
ENERJİ VERİMLİLİĞİ DERNEĞİ DENİZLİ ŞUBESİ •YIL 01• SAYI-4 • AĞUSTOS-ARALIK-2012
İklim değişikliğinin insan
sağlığına olumsuz etkileri
var. Son yıllarındaki
aşırı sıcaklar çok sayıda
insanın tansiyon ve kalp
yetmezliğinden ölmesine
sebep oluyor.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ SAĞLIĞA ZARAR VERİYOR
İklim değişikliğinin insan
sağlığına olumsuz etkileri
var. Son yıllardaki aşırı sıcaklar çok sayıda insanın
tansiyon ve kalp yetmezliğinden ölmesine sebep
oldu.
Alman
çevre
örgütü Germanwatch’ın 3
Aralık’ta Birleşmiş Milletler
Cancun İklim Zirvesi’nde
açıkladığı Küresel İklim
Risk Raporu’nun verilerine
göre, son 20 yılda kaydedilen aşırı hava durumu 650
bin can aldı. Bu olağanüstü
hava koşulları Almanya’nın
Bonn kentinde Almanya
Çevre Bakanlığı, Federal
Çevre Dairesi ve Alman
Hava ve Devlet Meteoroloji Genel Müdürlüğü uzmanlarınca mercek altına
alındı.
İklim değişikliğinin insan sağlığı üzerinde çok
olumsuz etkileri olduğuna
yönelik görüşler var. Federal Almanya Cumhuriyeti
Çevre Bakanlığı’ndan Jürgen Becker, Almanya’nın
olağanüstü hava koşullarına kendisinin hazırlıklı
olması gereken ülkeler
arasında yer aldığını söylüyor ve ekliyor: “Beni, sıcak hava dalgaları endişelendiriyor. son yıllarındaki
aşırı sıcaklar çok sayıdaki
kişiyi tansiyon ve kalp yetmezliğine yenik düşürdü.
Sel felaketleri de bizi endişelendiriyor. Bir yandan
can kaybına neden olurken, diğer yandan bulaşıcı
hastalıklar ve salgınlara
yol açıp, evlerde rutubete
neden oluyor. Buna karşı
önlem alınmalı.”
Çevre felaketleri
Alman Meteoroloji Genel
Müdürü Paul Becker, çevre
felaketlerinin başlıca nedeninin, iklim değişikliği
olduğunu söylüyor. Becker,
“İkisinin arasında mutlak
bir bağlantı var. Almanya,
hatta tüm dünyada aşırı
sıcaklar daha sık görülmeye başlandı. Bu durumda
sıcak geçen gece ve gündüzler artıyor ve sıcaklık
20 derecenin altına düşmüyor. Biz buna tropikal
hava şartları da diyoruz.
Bu hava insan vücudunu
olumsuz etkiliyor” şeklinde konuşuyor.
Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bürosu’ndan Srdan
Matic, iklim değişikliğinin
insan sağlığına verdiği
dolaylı ve dolaysız zararlardan endişe duyduklarını
söyledi.
Matic, “2003 yılında
Avrupa’yı etkisi altına alan
sıcak hava dalgasında 70
bin kişi hayatını kaybetmişti. Bunların arasında
yaşlılar, çocuklar ve mekansızlar çoğunluktaydı.
Rusya Federasyonu’nda
da aşırı sıcaklar ve tarım
alanlarındaki anız yangınlarından dolayı ölü sayısı
arttı. Tahminlere göre aşırı
sıcaklardan iki hafta içinde 10 ila 20 bin kişi öldü”
dedi.
Vücudun susuz kalması
Aşırı sıcaklar orta ve uzun
vadede vücudun susuz
kalmasına ve dolayısıyla
sağlık problemlerine yol
açabiliyor. Meteoroloji Uzmanı Paul Becker çözüm
olarak küresel iklim değişikliğine uyum stratejileri
geliştirilmesini öneriyor.
Hızlı iletişim ve tehlikeli
hava koşulları karşısında
halkı zamanında uyaracak
erken uyarı sistemleri yer
alıyor.
Becker, “Isı Sağlığı Gözlem
Uyarı Sistemleri, iklim değişikliğine uyum sağlamada etkili bir yöntem. Bu
yöntemle vatandaşlarımızı
iş işten geçmeden bilgilendirip gerekli önlemleri almalarını sağlayabiliyoruz.
Almanya’nın karşı karşıya
kaldığı başka bir tehlike de
akarsu ve nehirlerde su seviyesinin yükselmesi. Buna
karşı da önlem alınması
şart. Baden-Württemberg
ve Bavyera Eyaletlerinde
su taşkınlarının zararını
önleme çalışmaları uzun
zaman önce tamamlandı”
ifadelerini kullanıyor.
Dünya Sağlık Örgütü’nden
Srdan Matic, insanların
küresel iklim değişikliğinden kaynaklanan bu gibi
felaketlere her zaman hazırlıklı olmaları gerektiğini söylüyor. Matic, “Esnek
olmalıyız, evlerimizi iklim
koşullarına uygun inşa etmeliyiz. Ayrıca kalorifer
ile soğutma sistemlerimiz
de şartlara uygun olmalı.
Verebileceğimiz en önemli
mesaj şu: İklimi değiştiremeyeceğinize göre, kendinizi değişen iklime uydurun” şeklinde konuşuyor.
Kaynak:
http://www.ekoloji.biz
(Aralık 2012)

Benzer belgeler