Çalışma Yaşamının Kalitesi ve Ergonomi

Yorumlar

Transkript

Çalışma Yaşamının Kalitesi ve Ergonomi
ÇALIġMA HAYATININ
KALĠTESĠ VE ERGONOMĠ
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
109
MOBĠLYA ĠMALATI YAPAN KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLĠ
ĠġLETMELERDE ÇALIġMA ERGONOMĠSĠNĠN ARAġTIRILMASI
Onur ÜLKER
Öğr. Gör. Kırıkkale Üniversitesi Kırıkkale Meslek Yüksekokulu Malzeme ve Malzeme
ĠĢleme Teknolojileri Bölümü 71450 YahĢihan/Kırıkkale, e-posta: [email protected]
ÖZET
Bu çalıĢmada küçük ve orta ölçekli mobilya üreten iĢletmelerin, çalıĢma ortamları incelenmiĢ,
iĢ güvenliğini ve iĢçi sağlığını etkileyebilecek fiziksel ve çevresel faktörlerin iyileĢtirme için
yöntemler geliĢtirilmeye çalıĢılmıĢtır. Ülkemizde mobilya sektöründe çalıĢan iĢ gücünün
eğitim seviyesi diğer sektörlere nazaran daha düĢük seviyede olmasından dolayı pek çok
meslek hastalığına ve iĢ kazasına sebebiyet vermektedir.
Bu çalıĢmanın amacı mobilya üreten iĢletmelerde karĢılaĢılan ergonomi problemlerini tespit
etmek ve onlara çözüm önerisi getirmektir. Mobilya üreten iĢletmelerde çalıĢma ergonomisini
etkileyen dört önemli faktör incelenmiĢ, bu faktörlere ait mobilya atölyelerinde yapılan
ölçümler değerlendirilmiĢ ve çözüm önerileri getirilmiĢtir.
AraĢtırma sonuçları mobilya üretimi, yapan atölyelerin ve küçük ölçekli iĢletmelerin çalıĢma
ergonomisine önem vermediğini göstermektedir. Söz konusu iĢletmelerde çalıĢma alanında
yapılacak düzenlemelerle, iĢ güvenliğinin ve verimliliğin artacağı düĢünülmektedir.
Anahtar Sözcükler: 1.ergonomi, 2.iĢ güvenliği ve iĢçi sağlığı, 3.mesleki eğitim, 4.üretim
verimliliği, 5.mobilya üretim ergonomisi
ABSTRACT
In this study Small and Medium size Enterprise (SME) which has produced furniture,
researched for their working condutions. By this way, try to find ways of how to healing
envorimental factors. In our country, most of furniture workes are not well educated for
producing furniture. So they do not care of industrial accidents.
The purpose of the study, trying to find ergonomical problems of furniture producers and find
solutions fort hem. Four main factors of furniture producers working ergonomics were
researched and tryed to expand solutions.
It is thought that research results will be effective on the furniture companies which were not
given enough importance for ergonomics of working condutions. If that kind of companies
arrangement their working condutions, it will be saf efor workers and also companies will be
more efficent than before.
Key Words: 1.ergonomics, 2. occupational safety and health , 3. occupational education, 4.
production efficient, 5.furniture production ergonomics
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
110
1.GĠRĠġ
Bir sistem olarak kabul edilen iĢletmenin iç ve dıĢ çevrede etkilediği ve aynı zamanda
etkilendiği birçok faktörden bahsedilebilir. ĠĢletmeyi ve iĢletmenin faaliyetlerini bu
faktörlerden soyutlayarak ele almak olanaksızdır. Genel anlamı ile çevre; bireyin, örgütün ya
da toplumun yaĢamını etkileyen kültürel, toplumsal, ekonomik ve fiziki faktörlerin
toplamıdır. ĠĢletmenin ekonomik faaliyetleri kapalı bir süreç içinde değil, faaliyetlerin
koĢullandıran ve belirli ölçüde de kendisi tarafından ĢekillendirilmiĢ bulunan ekonomik,
sosyal ve teknolojik bir çevre içinde cereyan eder. Erkan (1989)
Söz konusu faktörler genel olarak; aydınlatma, gürültü, titreĢim, hava Ģartları, ortam ısısı, toz,
gaz ve buharları kapsayan fiziksel çevre faktörleridir. Erkan (1989) Bu faktörler maalesef
maddi imkânsızlıklardan, yapılacak düzenlemelerin maliyetlerinin düzenleme getirilerine göre
yüksek olduğunu düĢünmeleri ve plansız üretim anlayıĢından kaynaklanan sebeplerden dolayı
pek çok mobilya atölyesinde göz ardı edilmektedir.
ÇalıĢma ortamının temiz, ergonomik ve sağlıklı olmaması iĢ gücü verimliliği üzerinde
olumsuz etkilere neden olmaktadır. Bu olumsuz etkilerin ortadan kaldırılması veya etkilerinin
minimuma indirilmesi açısından ergonomi büyük önem kazanmaktadır. Bu çerçevede,
verimliliği etkileyen faktörlerden birinin ergonomi, baĢka bir deyiĢle çalıĢan ile çalıĢma
ortamı arasındaki uyumu ilgilendiren faktörler olduğunu söyleyebiliriz. ÇalıĢanlara sağlık ve
iĢ güvenliği açısından uygun ve rahat bir çalıĢma ortamı sağlandığı ölçüde iĢ gücünün verimi
olumlu yönde etkilenecektir. ĠĢ yerinin aydınlatma, havalandırma, sıcaklık, soğukluk ve nem
yönünden yeterli olması, kullanılan üretim sisteminin ergonomik açıdan uygunluğu fiziki
açıdan ele alınması gereken en önemli unsurlardır. Ergonomi verimliliğe etki eden bir
faktördür, fakat tek baĢına yeterli değildir. Ergonomi verimliliği artırıcı diğer tekniklerle
(Psiko-sosyal) beraber kullanıldığı zaman daha etkili sonuçlar vermektedir. ĠĢletme
yöneticileri için verimliliği arttırmak Ģüphesiz temel bir amaçtır. Verimliliği arttırmanın temel
yöntemlerinden birinin de insan kaynaklarını geliĢtirmek olduğu unutulmamalıdır. Kaya
(2008)
ĠĢ kazaları çalıĢanların tüm davranıĢlarında ve sosyopsikolojik durumlarında etkili olur.
Kaliteyi, sorunların ortadan kaldırılması ve güvenli olmayan koĢullara karĢı korunma olarak
düĢünürsek, çalıĢanların Ģikâyetlerinin minimum düzeye indirilebileceği bir sistemin
geliĢtirilmesi gerektiğim söyleyebiliriz. Bu da çalıĢanlara daha düzenli, daha sağlıklı çalıĢma
koĢulları, beslenme, giyim, koruyucu araç-gerecin yanı sıra birçok ihtiyacın karĢılandığı ve
yaĢam kalitesinin yükseltildiği bir iĢyeri ortamı ile mümkün olacaktır. Cop (1998)
Ülkemizde mobilya sektörü sürekli olarak geliĢmekte bu hızlı geliĢmeden dolayı makine ve
makinede çalıĢan personel arasında ergonomi problemleri oluĢmaktadır. Bu problemler
dikkate alınmadığı için, iĢ kazaları ve meslek hastalıklarına yol açmaktadır. Bu çalıĢmada
fiziksel çevre faktörleri bakımından hem araĢtırmanın yapılmıĢ olduğu KOBĠ‘lerden elde
edilen bulgulara yer verilmiĢtir. Yine bu çalıĢma ile söz konusu sektörde yaĢanan birtakım
problemler dile getirilerek belli baĢlı bazı çözüm önerileri de ortaya konulmuĢtur.
2.MATERYAL VE YÖNTEM
2.1. Mobilya Sektörünün Seçilme Nedeni
Sektörde iĢçi sağlığı ve iĢ güvenliği yeterli değildir,
Atölyeler Ģeklinde faaliyet gösteren bu iĢyerlerinin büyük bir kısmında dört ve daha az sayıda
iĢçi çalıĢtırılmaktadır. Bu nedenle ĠĢ Kanunu'nun 4.maddesinde tanımlanan "istisnalar"
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
111
nedeniyle, bu kanunun ve buna bağlı olarak ta iĢ denetiminin kapsamı dıĢında kalmaktadır. ĠĢ
Kanunu ( 2003)
ĠĢ kazası riski yüksektir
Orman endüstri sektöründe çalıĢan iĢçi sayısına göre, kaza insidans hızı % 27 iken, 1994
yılında meydana gelen toplam iĢ kazası insidans hızı % 22 dir. Her iki hız karĢılaĢtırıldığında
mobilya imalatı yapan iĢyerlerinde meydana gelen iĢ kazası insidans hızının, tüm iĢ
kollarındaki hıza göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Uysal vd. ( 2005)
2.2. ÇalıĢmanın Amacı
Bu çalıĢmanın temel amacı, üretim süreci içinde bulunan çalıĢma ergonomisini etkileyen dört
temel faktörün(Gürültü ve TitreĢim, Aydınlatma Faktörü, Zararlı Gaz ve Tozlara Maruziyet,
TaĢımadan Kaynaklanan Zorlanma) çalıĢanların eğitim durumlarına bağlı olarak mevcut
durumları, yaĢanan sorunları ortaya koymak ve çözüm önerileri geliĢtirmektir. Bu amaç
doğrultusunda aĢağıdaki sorulara yanıt aranmıĢtır.
AraĢtırma kapsamındaki mobilya sektöründe çalıĢan iĢçilerin demografik özellikleri
nelerdir?
Mobilya imalatı yapan KOBĠ‘lerde ‗Gürültü ve TitreĢimden‘ dolayı kaynaklanan
sorunlar nedir ve eğitim seviyesi ile iliĢkisi varmıdır?
Mobilya imalatı yapan KOBĠ‘lerde ‗Yetersiz Aydınlatmadan‘ dolayı kaynaklanan
sorunlar nedir ve eğitim seviyesi ile iliĢkisi varmıdır?
Mobilya imalatı yapan KOBĠ‘lerde ‗Zararlı gaz ve Tozlara Maruziyetten‘ dolayı
kaynaklanan sorunlar nedir ve eğitim seviyesi ile iliĢkisi varmıdır?
Mobilya imalatı yapan KOBĠ‘lerde ‗TaĢıma Esnasında Zorlanmadan‘ dolayı
kaynaklanan sorunlar nedir ve eğitim seviyesi ile iliĢkisi varmıdır?
Mobilya imalatı yapan KOBĠ‘lerde oluĢmuĢ veya oluĢabilecek iĢ kazalarını veya
meslek hastalıklarını engellemek için tedbirler nedir ve eğitim seviyesi ile iliĢkisi
varmıdır?
2.3. Örneklem ve Ġstatistiksel Metot
Bu araĢtırma Ankara Sitelerde faaliyet gösteren 95 adet KOBĠ‘de, yaĢları 18 ve üzerinde olan
315 kiĢilik mobilya iĢçisini ve çalıĢma ergonomisini kapsamaktadır. Bu araĢtırmada, konu ile
ilgili somut delillere dayanan bilgilerin toplanması, sorunun ne olduğunun saptanması, konu
ile ilgili koĢulların ortaya konulması, karĢılaĢtırma ve değerlendirme yapılabilmesi, konuya
yönelik çözüm önerileri getirilmesi hedeflendiği için ‗tanımlayıcı araĢtırma dizaynı‘ (survey)
yöntemi uygulanmıĢtır.
AraĢtırmada veriler; ankete katılan kiĢilerin demografik özelliklerini tanıtıcı bilgiler ve
çalıĢma ergonomisi sorunları ve çözümlerine yönelik bir soru seti ile elde edilmiĢtir. Soru
setinden elde edilen veriler, bilgisayar ortamında değerlendirilmiĢtir. Değerlendirme
sonucunda elde edilen bulgular, tablolar haline getirilerek yorumlanmıĢ öneriler
geliĢtirilmiĢtir.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
112
3.BULGULAR VE TARTIġMA
Tablo-1 Demografik değiĢkenlerin Sayısı ve Yüzdesel Dağılımı
YAġ GRUPLARI
18-24
91
% 29
25-29
50
% 16
30-34
36
% 11
35-39
39
% 12
40-44
36
% 11
45-49
42
% 13
50 YaĢ Üzeri
21
%7
Doğrama Ustası / Çırağı
145
% 46
Boyacı Ustası / Çırağı
32
% 10
Pres Ustası / Çırağı
23
%7
Montaj Ustası / Çırağı
62
% 20
DöĢeme Ustası / Çırağı
29
%9
CNC Operatörü
24
%8
Okuma Yazması Olmayan
6
%2
Okuma Yazması Olan
23
%7
Ġlkokul
137
% 43
Ortaokul
105
% 33
Lise / Meslek Lisesi
44
% 14
Evli
206
% 65
Bekar
88
% 28
Dul / BoĢanmıĢ
21
%7
MESLEĞĠ
EĞĠTĠM DURUMU
MEDENĠ DURUMU
GELĠR DÜZEYĠ
670-800
TL
134
% 43
801-900
TL
61
% 19
901-1000
TL
52
% 17
1001-1200 TL
39
% 12
1201 TL ve üzeri
29
%9
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
113
Tablo-1 incelendiğinde, mobilya imalatında % 29 lık pay ile 18-24 yaĢ grubunun ağırlıklı
olduğu, % 16 lık pay ile 25-29 yaĢ grubunun ikinci sırada olduğu görülmektedir. Gelir düzeyi
tablosuna bakıldığında % 43 lük pay ile 670-800 TL ‘lik maaĢ gurubunun ağırlıklı olduğu,
devamında ise % 19 luk pay ile 801-900 TL lik maaĢ grubunun ikinci sırada olduğu
görülmektedir. Mobilya imalatında, genç nesillerin yaĢlı gruba kıyasla KOBĠ‘lerde
çalıĢmasının en büyük nedeni, iĢletme sahiplerinin maliyetleri düĢürmek için gençleri
çalıĢtırdığı düĢünülmektedir.
Medeni durum açısından, araĢtırma grubunun % 65‘nin evli, % 28‘nin bekar, % 7‘sinin ise
dul veya boĢanmıĢ olduğu görülmektedir.
Eğitim durumu açısından, araĢtırma grubunun, % 43‘nün Ġlkokul mezunu, % 33‘nün ortaokul
mezunu, % 14 ‗nün Lise veya Meslek Lisesi mezunu olduğu, % 7‘sinin okuryazar, % 2‗sinin
ise okuryazar olmadığı tespit edilmiĢtir. Bu durum çalıĢan kesiminin çıraklık dönemi ile
mobilya sektöründe iĢe baĢladığını iĢe baĢlar baĢlamaz eğitimine son verdiğini
göstermektedir. Ayrıca bu durum küçük yaĢta çalıĢma hayatını seçmek durumun da kalan bu
çocukların gelir düzeylerinin de düĢük olduğunu düĢündürmektedir.
Örneklemi oluĢturan mobilya çalıĢanlarının yaptıkları iĢlere göre sınıflandırdığımızda, % 46
‗lık pay ile doğramacılık yapan grubun birinci sırada olduğu, montaj iĢinde çalıĢan grubun ise
% 20 ile ikinci sırada olduğu, mobilya boyacılığı yapan grubun ise % 10 ile üçüncü sırada
olduğu görülmektedir. DöĢeme iĢi yapan grup % 9, pres iĢi yapan grup ise % 7‘lik paya
sahiptir. Burada CNC operatörünün % 8‘lik paya sahip olması, mobilya imalatının büyük
çoğunluğunun tekil makineler ile yapıldığının en iyi göstergesidir.
Tablo-2 Gürültü ve TitreĢimden Kaynaklanan Ergonomik Sorunların, ÇalıĢanların
Eğitim Seviyesi ile ĠliĢkisi
ÇalıĢanların Eğitim Durumu
Sorunlar
Okuma
Yazma
Bilmeyen
ĠĢitme
Kaybı
1
ĠĢitme
Zorluğu
1
BaĢ
Ağrısı
Okuma
Yazması
Olan
Ġlkokul
Lise /
Ortaokul Meslek
Lisesi
1
Toplam
Yüzde
2
%1
12
72
54
5
144
%46
3
55
33
3
94
%30
4
%1
27
%9
Sözlü
ĠletiĢimde
Bozukluk
2
2
Dikkat
Bozukluğu
1
1
2
14
9
Sorun
YaĢama
Yüzdesi
%83
%78
%95
%96
%39
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
114
Tablo-2 de çalıĢanların eğitim durumlarına göre gürültü ve titreĢime bağlı yaĢadıkları
olumsuzluklar incelenmiĢ, % 96‗lık pay ile ortaokul mezunlarının, % 95‗lik pay ile ilkokul
mezunlarının, % 83‗lük pay ile okuma yazması olmayanların, % 78‘lik pay ile okuma
yazması olanların sorun yaĢadığı ve diğer oranlara kıyasla daha düĢük seviyede olan % 39 luk
pay ile lise veya meslek lisesi mezunlarının sorun yaĢadığı tespit edilmiĢtir. Gürültü ve
titreĢime bağlı yaĢanan en büyük sorun ise, % 46 lık pay ile ĠĢitme Zorluğunun olduğu
görülmektedir.
Tablo-3 YanlıĢ ve Eksik Aydınlatmadan Kaynaklanan Ergonomik Sorunların,
ÇalıĢanların Eğitim Seviyesi ile ĠliĢkisi
ÇalıĢanların Eğitim Durumu
Okuma
Okuma
Lise /
Yazma
Yazması
Ġlkokul Ortaokul Meslek
Toplam Yüzde
Bilmeyen
Olan
Lisesi
Sorunlar
Boya Tonlarını 2
Yakalayamama
Göz Ağrısı ve
Gözde
Kanlanma
Göz
1
Yorgunluğu
YanlıĢ Ölçüde 1
Ġmalat
Makinede
Dikkatsiz
ÇalıĢma
Sorun YaĢama
Yüzdesi
7
8
%5
76
47
123
%39
4
34
18
57
%18
3
8
14
26
%8
4
44
%14
5
%67
17
35
%83
%92
%95
%41
Tablo-3 incelendiğinde % 95‘lik oranla ortaokul mezunlarının, % 92 ‗lik oranla ilkokul
mezunlarının % 83 ‘lük oranla ise okuma yazma bilen grubun ve % 67 lik oranla okuma
yazması olmayan grubun yanlıĢ ve eksik aydınlatmadan kaynaklanan problemlere maruz
kaldığı tespit edilmiĢtir. Diğer gruplara nazaran daha düĢük orana sahip olan lise ve meslek
lisesi mezunlarının ise % 41 lik oranla yanlıĢ ve eksik aydınlatmadan kaynaklanan sorunlara
maruz kaldığı tespit edilmiĢtir. YanlıĢ ve eksik aydınlatmadan kaynaklanan sorunlara ait en
büyük değer % 39‘luk oranla göz ağrısı ve gözde kanlanma değeridir. ĠĢyeri açma izni
aĢağıda bulunan tablodaki değerlere göre hesaplanıp verilmelidir.
ĠĢlemler
Tablo-4 Mobilya Atölyesi Aydınlatma Değerleri Dizdar E. (2008)
Önerilen Aydınlatma Lüksü
Kaba Doğrama
200
Rende ve tezgâhta incelikli makine iĢi
Ġnce tezgâh iĢi, makine ve cilalama iĢi
400
600
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
115
Tablo-5 Zararlı Gaz ve Tozlara Maruziyetten Dolayı Kaynaklanan Ergonomik
Sorunların, ÇalıĢanların Eğitim Seviyesi ile ĠliĢkisi
ÇalıĢanların Eğitim Durumu
Okuma
Okuma
Lise /
Yazma
Yazması Ġlkokul Ortaokul Meslek Toplam Yüzde
Bilmeyen
Olan
Lisesi
Sorunlar
Boğaz
1
43
47
91
%29
Gıcıklanması
1
20
3
24
%8
Nefes Darlığı
Ağız
1
7
19
32
3
62
%20
Kuruluğu
1
7
36
44
%14
Öksürük
Mide
1
4
12
2
19
%6
Bulanması
Sorun
YaĢama
%83
%78
%80
%94
%18
Yüzdesi
Tablo 5 incelendiğinde, % 94 lük pay ile ortaokul mezunlarının, % 83 lük pay ile okuma
yazma bilmeyen kesimin, % 80‘lik pay ile ilkokul mezunlarının ve % 78 lik pay ile okuma
yazması olan grubun zararlı gaz ve tozlara karĢı maruziyete uğradığı ve lise meslek lisesi
mezunlarının ise diğerlerinden çok daha düĢük olan % 18 gibi bir oranla maruziyete uğradığı
tespit edilmiĢtir. Zararlı gaz ve tozlara olan maruziyete ait en büyük pay % 29 ile boğaz
gıcıklanması olduğu görülmektedir.
Tablo-6 TaĢıma Esnasında Zorlanmadan Dolayı Kaynaklanan Ergonomik Sorunların,
ÇalıĢanların Eğitim Seviyesi ile ĠliĢkisi
ÇalıĢanların Eğitim Durumu
Okuma
Okuma
Lise /
Yazma
Yazması Ġlkokul Ortaokul Meslek
Toplam Yüzde
Bilmeyen
Olan
Lisesi
Sorunlar
3
14
48
52
117
%37
Bel Ağrıları
4
18
19
2
43
%14
Bel Tutulması
1
11
8
2
22
%7
Bel Fıtığı
DüĢürmeden
Dolayı ĠĢ
1
2
24
12
2
41
%13
Kazası
Kas
12
3
1
16
%5
Hastalıkları
Sorun
YaĢama
%83
%87
%82
%90
%16
Yüzdesi
Tablo-6 incelendiğinde, % 90 lık pay ile ortaokul, % 87‘lik pay ile okuma yazması olan grup,
% 83‘lük pay ile okuma yazma bilmeyen grubun taĢıma esnasında oluĢan zorlanmalardan
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
116
dolayı problem yaĢadıkları tespit edilmiĢtir. % 16‘lık pay ile lise ve meslek lisesi
mezunlarının diğer kesimlere kıyasla daha az sorun yaĢadığı görülmektedir. TaĢımadan dolayı
oluĢan zorlanmalardan dolayı oluĢan problemler içerisinde en büyük pay, % 37 lik pay ile bel
ağrıları olmuĢtur.
Tablo-2, tablo-3, tablo-5 ve tablo-6 de çalıĢma ortamında yaĢanan problemler tespit edilmiĢ,
bu problemlerin çalıĢan kesimin eğitim durumuna göre sınıflandırıldığında en az etkilenen
grubun lise veya meslek lisesi mezunları olduğu tespit edilmiĢtir. Bu durumun tesadüflere
bağlı olmadığı düĢünülerek, örneklem grubunda ki çalıĢanlara yapılan ankette ergonomik
problemlere karĢı tedbir alıp almadığı sorulmuĢ, burada da çıkan sonuçlarda daha fazla eğitim
almıĢ olan grubun iĢ güvenliğini sağlayacak tedbirleri aldığı gözlenmiĢtir.
Tablo-7 Mobilya Sektöründe ÇalıĢma Ergonomisini Etkileyen Problemlere
KarĢı Alınan Tedbirler
ÇalıĢanların Eğitim Durumu
Ergonomik
sorunlara
karĢı alınabilecek
tedbirler
Okuma
Yazma
Bilmeyen
Kulaklık
Kullanımı
Makinelere Ses
Yalıtımı
Yapılması
Okuma
Yazması
Olan
1
Toz Maskesi
Kullanımı
1
Ġlkokul Ortaokul
2
Lise /
Meslek
Lisesi
Toplam Yüzde
3
2
8
%3
4
3
7
%2
1
4
5
4
15
%5
Eldiven Kullanımı
1
4
7
4
16
%5
Boya Kabini
Kullanılması
1
7
5
13
%4
ĠĢ Gözlüğü
Kullanımı
2
3
6
17
%5
4
7
11
%3
3
3
4
11
%3
2
2
3
7
%2
2
1
4
7
%2
112
6
Kolları Lastikli
Önlük Kullanımı
Otomatik
Kaldırıcı
Kullanımı
Forklift Kullanımı
Konveyör
Kullanımı
Toplam
Yüzde
1
1
7
23
39
42
%17
%30
%17
%37
%95
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
117
Tablo 7‘da % 95‘lik pay ile lise veya meslek lisesi mezunlarının çalıĢma ergonomisini
etkileyen ergonomik problemlere karĢı tedbir aldığı gözlenmiĢtir. Diğer grupların almıĢ
olduğu tedbirlerin yetersiz olduğu görülmekte, toplam örneklem içinde alınan tedbirlere
bakıldığında % 5 ile % 2 arasında tedbir alındığı görülmektedir. Bu durum iĢ güvenliği ve iĢ
sağlığı açısından çalıĢanları olumsuz etkilemekte iĢ yerlerinde iĢ kazalarına ve meslek
hastalıklarına rastlanmaktadır. Maalesef ülkemizde bu önlemler bir lüks olarak görülmekte
çalıĢanlar yetersiz eğitim aldığı için haklarını bilmemekte veya alınan tedbirlerin kendilerine
sağlayacağı faydaları görmemektedir.
4. SONUÇ
‗Mobilya üretimi yapan KOBĠ‘lerde çalıĢma ergonomisinin araĢtırılmasını‘ konu alan bu
çalıĢmada Ģu sonuçlara ulaĢılmıĢtır.
Mobilya imalatı yapan iĢletmelerde, lise (çıraklık eğitim) veya meslek lisesi
mezunlarının, çalıĢma ortamında oluĢabilecek problemlere karĢı tedbir aldığı, bu
sayede çalıĢma ortamında yaĢanabilecek problemlerden daha az etkilendiği tespit
edilmiĢtir.
Eğitim seviyesi ortaokul ve altı olan çalıĢanların, iĢ güvenliği tedbirlerine itibar
etmedikleri bu sebepten dolayı iĢ kazası yaĢadıkları ve meslek hastalıklarına
yakalandıkları gözlemlenmiĢtir.
Mobilya atölyelerinde gerekli tedbirlerin alınmaması durumunda yaĢanabilecek en
önemli problemler, iĢitme zorluğu, göz ağrısı ve gözde kanlanma, boğaz gıcıklanması
ve bel ağrılarının olduğu tespit edilmiĢtir.
Mobilya imalatında, en sık alınan tedbirlerin, toz maskesi kullanımı, eldiven kullanımı
ve iĢ gözlüğü kullanımı olduğu görülmüĢtür.
Bu sonuçlar ıĢığında, aĢağıdaki maddeler önerilebilir,
Mobilya imalatını yapan iĢletmeler için, iĢ güvenliğini ve çalıĢma ergonomisini
sağlayacak yeni yasalar çıkarılmalı.
Mobilya imalatı yapan iĢletmelerde, çalıĢanlardan tecrübesi olan bir iĢçi iĢ güvenliği
uzmanı olması zorunlu tutulmalı,
ÇalıĢanlar için her hafta 1 saat iĢ güvenliği eğitimi zorunlu tutulmalı,
Mobilya atölyelerinde konveyör sistemi mecbur tutulmalı,
YaĢanabilecek ergonomi sorunları önceden tespit edilmeli ve gerekli tedbirler
alınmalı,
ĠĢ yeri içinde çalıĢma kurallarına uymayanlara cezai iĢlem uygulanmalı,
ÇalıĢma ortamının temiz kalması için aspiratör sistemi kurulmalı,
ĠĢe alınacak kiĢiler meslek lisesi veya lise mezunlarından seçilmeli,
ÇalıĢanların pratik bilgisi olup olmadığı kontrol edilmeli,
ĠĢletme içinde uyarı ve ikaz levhaları bulunmalı,
ÇalıĢma ortamı sürekli temizlenmeli,
Makinelere ve elektrik sistemine aylık bakım yapılmalı,
Makinelere koruyucu siper takılmalıdır.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
118
Ergonomik koĢulların iyileĢtirilmesi için yasal süreç baĢlatılmalı, konu ile ilgili eğitim
verilmeli, eğitim sonrasında sertifika verilmelidir. ĠĢ yeri açacak Ģahısların, bu sertifikayı
alması zorunlu tutulmalıdır. Birkaç yıl içinde bu kültür geliĢip daha etkin verimli ergonomik
çalıĢma ortamı oluĢacaktır. KiĢisel koruyucu malzemeler mutlaka kullanılmalı, çalıĢan iĢçiler
iĢletme sahibi veya atölye Ģefi tarafından sürekli kontrol gözetim altında tutulmalıdır. ĠĢçilerin
iĢe konsantre olup olmadığına bakılmalı iĢ ve makine koordinasyonu yapıldıktan sonra iĢleme
baĢlanmalıdır. 50‘den fazla iĢçi çalıĢtıran iĢyerlerinde, doktor istihdamı olduğu gibi bir
psikolog istihdam edilmelidir.
KAYNAKLAR
Cop R., Ofluoğlu G., (1998) ĠĢ kazaları ve Meslek Hastalıklarından Kaynaklanan PsikoSosyal Sorunlar ve YaĢam Kalitesi Üzerindeki Etkileri, Altıncı Ergonomi Kongresi,
MPM Yayınları, Ankara, 152-160,
Erkan N (1989) ÇalıĢma Hayatında Fizyolojik Stresler ve Ergonomi, II. Ulusal Ergonomi
Kongresi, Ankara, 28,
Kaya S, (2008) Ergonomi ve ÇalıĢanların Verimliliği Üzerine Etkileri, Ġzmir Ticaret Odası
AR-GE yayınları, Ġzmir
Resmi Gazete, (2003), ĠĢ Kanunu Basılı Yayınlar Yönetmeliği,
Uysal B., Özçiftçi A.,Kurt ġ., (2005) Türkiye‘de Küçük ve Orta Ölçekli Mobilya Ġmalat
ĠĢletmelerinde Meydana Gelen ĠĢ Kazalarının Analizi G.Ü.Fen Bilimleri Dergisi
18(3), Ankara, 439-451
Dizdar E.,(2008) ĠĢ Güvenliği, Murathan Yayınevi, Trabzon
İnternet Adresleri:
http:// www.calisma.gov.tr
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
119
BAġARILI SÜRDÜRÜLEBĠLĠR ĠNOVASYON ve ÇALIġAN
MEMNUNĠYETĠNE ETKĠSĠ
Hüsamettin BAYRAM1 , Ramazan ġAHĠN2, Mustafa KURT3
1
2
ArĢ. Gör., Hitit Üniversitesi Müh. Fak. Endüstri Mühendisliği Bölümü 19030 Çorum,
eposta : [email protected]
Yrd. Doç. Dr., Gazi Üniversitesi Müh. Fak. Endüstri Mühendisliği Bölümü 06570 Ankara,
eposta : [email protected]
3.
Prof. Dr., Gazi Üniversitesi, Müh. Fak. Endüstri Mühendisliği Bölümü 06570 Ankara,
eposta : [email protected]
ÖZET
Günümüzde gerek müĢteri beklentileri gerekse arzda yaĢanan kıyasıya rekabet kurumları
kendilerini geliĢtirmeye, müĢterilerine yenilikler sunmaya ve inovasyonlar yaparak bunu
devamlı hale getirmeye zorlamaktadır. Fakat inovasyon yapmak üzere odaklanmıĢ bir
iĢletmede çalıĢanların buna yönelik politikalardan nasıl etkilendikleri bilinmemektedir.
Oysa ki, genelde kurumun çalıĢanlarına yönelik tutumlarını da kapsayan bu tip politikalar
çalıĢan memnuniyeti açısından çok önemlidir. Bu çalıĢmada sürdürülebilir inovasyon için
öngörülen baĢarı kriterlerin çalıĢan memnuniyetine etkisini analiz etmek üzere Türkiye‘deki
bir üniversitede anketler yapılmıĢ ve bu elde edilen veriler Analitik HiyerarĢi Prosesi (AHP)
adlı çok ölçütlü karar verme metodu ile değerlendirilmiĢtir. ÇalıĢmanın bir ek sonucu olarak
akademik personelin iĢ memnuniyetine etki eden faktörlerin de önem sırası elde edilmiĢtir.
Anahtar Kelimeler : Sürdürülebilir inovasyon, ÇalıĢan memnuniyeti, Analitik hiyerarĢi
Prosesi
ABSTRACT
Nowadays, intense competition in both the customer demands and in the offer is forcing
companies to improve themselves, to offer innovations their customers and to make those
consistently. But, in a company focused on ―to innovate‖, it is unknown how employees are
effected from the policies that lead to succesful sustainable innovations. However, such
policies that comprises the attitudes of companies towards their employees is very important
in terms of employee satisfaction. In this study, in order to determine the effects of successful
sustainable innovation criteria on employee satisfaction some surveys were conducted in a
university in Turkey and the obtained data were evaluated employing a multi attribute
decision making technique called Analytical Hierarchy Process. In addition, in the study, the
factors influencing the job satisfaction of academic staff is also determined.
Keywords: Sustainable Innovation, Employee Satisfaction, Analytic Hierarchy Process
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
120
1. GĠRĠġ
Günümüzde gerek müĢteri beklentileri gerekse arzda yaĢanan kıyasıya rekabet kurumları
kendilerini geliĢtirmeye, müĢterilerine yenilikler sunmaya, inovasyonlar yapmaya ve bunu
devamlı hale getirmeye zorlamaktadır. Bu ise kurumların operasyonel seviyeden stratejik
seviyeye kadar tüm aĢamalarında değiĢime sebep olmakta ve kurumları derinden
etkilemektedir. Fakat inovasyon yapmak üzere odaklanmıĢ bir iĢletmede çalıĢanların buna
yönelik politikalardan nasıl etkilendikleri bilinmemektedir. Oysa ki, genelde kurumun
çalıĢanlara yönelik tutumlarını içeren bu tip politikalar çalıĢan memnuniyeti açısından çok
önemlidir.
1.1.Ġnovasyon ve Sürdürülebilir Ġnovasyon
Ġnovasyon değer oluĢturmanın yeni yollarını keĢfetmek olarak ifade edilebilir (Khan ve AlAnsari, 2005). Bir olgunun inovasyon olabilmesi için geleneksel ürünler, hizmetler ve
pazarlama yöntemlerinin dıĢında hedef kitleyi cezbederek ve yepyeni bir değer meydana
getirmesi gerekmektedir. Ġnovasyonu ve önemini daha açık bir Ģekilde örneklemek için MP3
oynatıcılar, cep telefonları, taĢınabilir bilgisayarlar ve bunların ne kadar çabuk hayatımızda
yer ettiği ve buna uyum sağlayamayan iĢletmelerin bir anda silinip gittiği hatırlatılabilir.
Dolayısı ile günümüzde inovasyon büyümek ve yaĢamını devam ettirmek isteyen iĢletmelerin
en önemli unsurudur. Bu da sürdürülebilir inovasyon adı verilen kavramın açığa çıkmasına
sebep olmuĢtur.
BaĢarılı bir inovatif kurumda inovasyonların ani yükseliĢ ve düĢüĢlerden ziyade süregelen
olması beklenir. Bunun için de organizasyonun fikilerin kuluçka döneminden ürün ve
hizmetlere dönüĢebileceği bir ortamı sağlaması gerekmektedir. Ġnovasyon programları,
genelde böyle bir ortamın eksikliğinin olduğu organizasyonlarda baĢarısızlığa uğramaktadır.
(Nill ve Kemp, 2009; McElroy, 2003). Sürdürülebilir inovatif bir organizasyon organik ve
akıĢkan olmalıdır. Bu modern organizasyon yapısının baĢarısı için yaratıcılığın sürekliliği
önemlidir. Böyle bir organizasyon için literatürde çeĢitli baĢarı faktörleri derlenmiĢtir (Knott,
2003; Khan ve Al-Ansari, 2005) :
•
Takım liderlerinin aktif katılımı: Ġnovasyon çalıĢmalarında takım liderlerinin dıĢarıdan
destek yerine doğrudan aktif katılımı projenin diğer alt kademelerinde baĢarıyı artıran bir
faktör olarak görülmüĢtür.
•
MüĢteri odaklı yaklaĢım: Organizasyonun nihai unsurlarına değer katan tek öğrenin
müĢteri olduğu düĢünülerek çıktıların ve bu çıktıları sağlayan süreçlerin müĢteri
memnuniyetine yönelik ele alınmasıdır.
•
Dinamik organizasyon yapısı: Organizasyonun dıĢ ve iç değiĢiklikleri takip eden ve bu
değiĢikliklere çabuk uyum gösterebilen bir formda olması istenir.
•
Değer odaklı yaklaĢım: Sözde inovatif organizasyonlarda organizasyonun inovasyon
ile ilgili çalıĢmalarını ölçmede yapılan eğitimler ve bu eğitimlerin sayıları, çalıĢmaların
süreleri, katılım seviyesi ve sayısı gibi elementler ele alınır. Ancak bu çok da doğru bir
yaklaĢım değildir. Ġnovasyon çalıĢmalarının kalitesini ölçmek için en doğru yöntem bu
çalıĢmaların organizasyona kattığı değeri ölçmektir.
•
ĠĢbirlikçi yaklaĢım: ĠĢletme içi çatıĢan ve rekabet eden birimler yerine iĢletmenin nihai
olarak ortaya çıkaracağı bir inovasyonu hedef alarak ortak çalıĢmalar yapmayı sağlayacak bir
iĢbirlikçi yaklaĢım hem bir inovasyonun açığa çıkması hem de baĢarısı için çok önemlidir.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
121
•
Grup Odaklı kurum kültürü: Grup odaklı kurum kültürü iĢletme içindeki çalıĢmaların
bireyler bazında değil gruplar halinde yapılmasını ve ödül sisteminin de bunun üzerine
oturturlmasını öngörür.
•
Yeteneğe dayalı iĢ eğitimi:. Eğitimlerde koçluk ve geri-beslemeye yer verilip
insanların yeteneğine göre eğitim almaları sağlanmalıdır.
1.2.ÇalıĢan Memnuniyeti ve Herzberg’in Ġki Faktör Kuramı
ÇalıĢmada bahsedilen ve çalıĢan memniniyetinin seviyesinin tespitinde faydalanılan,
motivasyon teorilerinin en önemlilerinden biri olan Herzberg iki faktör kuramıdır.
Herzberg‘in çalıĢmasında (1968) hijyen faktörler olarak adlandırdığı ve yokluğu halinde
çalıĢanı kötümser yapıp tatminsizliğe neden bu faktörler tek baĢlarına varlığı halinde ise
çalıĢan memnuniyetini garanti edememektedirler. ÇalıĢmada yararlanılan bu faktörler:
1.
2.
3.
4.
5.
6.
7.
ÇalıĢma koĢulları
Üstlerin adil idaresi
Ücret
Terfi
ĠĢ güvencesi
Ġnsani iliĢkiler
KiĢisel geliĢim olanakları olarak belirtilmiĢtir.
2. ÇALIġMANIN AMACI VE YÖNTEMĠ
ÇalıĢmada literatürde (Knott, 2003; Khan & Al-Ansari, 2005) sürdürülebilir inovasyon için
belirtilen baĢarı faktörlerinin çalıĢan memnuniyetine nasıl tesir ettiğinin tespit etmek amacıyla
Herzberg‘in Ġki Faktör kuramı ve Saaty (1977) tarafından geliĢtirilmiĢ bir çok ölçütlü karar
verme tekniği olan Analitik HiyerarĢi Süreci (AHP) adı verilen teknikten yararlanılmıĢtır. Bu
teknik karmaĢık karar verme durumlarıyla baĢa çıkmak için kullanılan bir yöntemdir ve
literatürde çalıĢan memnuniyeti ile ilgili çeĢitli çalıĢmalarda da kullanılmıĢtır (Bozbura,
Beskese ve Kahraman, 2007; Cheng, Li ve Fox, 2007, Khalifa ve Truong, 2009).
ÇalıĢan memnuniyetinin sürdürülebilir inovasyon baĢarı kriterlerinden nasıl etkilendiğinin
tespiti için çalıĢan memnuniyeti - Herzberg‘in hijyen faktörleri ve Herzberg‘in hijyen
faktörleri – sürdürülebilir inovasyon baĢarı kriterleri ikili iliĢkilerinin tespiti yoluna
gidilmiĢtir. Bu maksatla da aĢağıda verilen tam hiyerarĢik AHP modeli kurulmuĢtır.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
122
ġekil 1: ÇalıĢmada uygulanan AHP modelinin grafiksel gösterimi
Bu modelin AHP ile değerlendirilmesi için iki aĢamaya ait değerlerin tespit edilmesi
gerekmektedir. Bu değerlerden, hiyerarĢinin orta sırasını oluĢturan çalıĢanın memnuniyeti Herzberg hijyen faktörler iliĢkisinin tespiti çalıĢanlarla yapılan grup anketleri ile tespit
edilirken, ikinci seviyeyi oluĢturan sürdürülebilir inovasyon baĢarı kriterleri - Herzberg hijyen
faktörler kısmı için ise kurumda idari konumda bulunan kiĢilerden yararlanılmıĢtır.
Anket çalıĢması Türkiye‘nin yeni kurulmuĢ üniversitelerinden birinde yapılmıĢtır. Modelin 1.
seviyesindeki ağırlıkların tespiti için üniversitedeki araĢtırma görevlileri, uzmanlar ve idari
konumda bulunmayan öğretim üyeleri ile anketler yapılmıĢtır. Modelin 2. seviyesinin
ağırlıklarının tespitinde ise özellikle kurumda idari görevi olan ve stratejik açıdan karar verme
yetkisine sahip olan kiĢiler tercih edilmiĢtir.
Anketlerde 1-7 likert ölçeği kullanılmıĢ ve kiĢilere anketleri doldurmalarından
açıklama yapılmıĢtır. Daha sonra bu anket sonuçları eĢ zamanlı olarak ikili
matrisine doldurularak tutarlılığı kontrol edilmiĢtir. Tutarsızlık durumlarında
tutarsızlıklar belirlenip kiĢilerden anketlerini gözden geçirmeleri talep
tutarsızlıklar giderilmiĢtir.
önce kısa bir
karĢılaĢtırma
ise anketteki
edilerek bu
Farklı kiĢlerden elde edilen veriler geometrik ortalamalar yöntemi ile birleĢtirilmiĢtip ikili
karĢılaĢtırma matrisleri derlenmiĢtir. Daha sonra bu ikili karĢılaĢtırma matrislerinden
faydalanılarak gerekli AHP hesaplamaları ile sonuçlar elde edilmiĢtir.
3.Sayısal Sonuçlar
Elde edilen sonuçlardan ilki çalıĢmanın ikincil amacı olan hijyen faktörler ve çalıĢan
memnuniyetine olan etkisidir. Elde edilen sonuçlara göre çalıĢan memnuniyetine etki eden
hijyen faktörler arasından iĢyerindeki çalıĢma koĢulları, terfi ve kiĢisel geliĢim olanakları
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
123
diğerleri arasından sıyrılarak ilk üç önemli iĢ memnuniyeti kriteri olarak karĢımıza
çıkmaktadır. Diğer sonuçlar ise grafikte gösterilmiĢtir.
ġekil 2 : Herzberg’in hijyen faktörlerinin çalıĢan memnuniyetine etkisi
Nihai ve çalıĢmanın hedeflenen sonucu, yani sürdürülebilir inovasyon-çalıĢan memnuniyeti
iliĢkisi yapılan hesaplamaların ardından elde edilmiĢtir. Bu hesaplamalardan elde edilen
sonuçlara göre sürdürülebilir inovasyon baĢarı kriterlerinin çalıĢan memnuniyetine etkilerine
göre sıralanmıĢ halleri aĢağıdaki gibidir.
Takım liderlerinin aktif katılımı
MüĢteri odaklı yaklaĢım
Dinamik organizasyon yapısı
Değer odaklı yaklaĢım
Rekabetçi değil iĢbirlikçi yaklaĢım
Birey değil grup odaklı kurum kültürü
7. Yeteneğe dayalı iĢ eğitimi
1.
2.
3.
4.
5.
6.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
124
ġekil 3 : Sürdürülebilir inovasyon için öngörülen baĢarı kriterlerinin çalıĢan
memnuniyetine etkisi
4. SONUÇ
Sürdürülebilir inovasyon rekabet koĢullarının kızıĢtığı, gelir gider farkının daralarak kar
marjının eridiği ve arz-talep dengesinin müĢteri lehine döndüğü günümüz pazarında bunu
baĢarabilen organizasyonlara çok önemli avantajlar sunmaktadır. Benzer bir durumun sürekli
güncel kalmak ve ilerlemeye yönelik adımlar atmak zorunda olan akademik dünyada da
olduğu aĢikardır. ÇalıĢmada, bir üniversitesinin çalıĢanları ve idarecileri ile yapılan anketlere
dayanarak organizasyonun inovasyon temelinde rekabet edebilirliği ile çalıĢan memnuniyeti
iliĢkilendirilmiĢ, baĢarılı ve süregelen bir Ģekilde inovasyon yapan kurumun bu amaçla atacağı
adımların hangilerinin kurum çalıĢanlarının iĢ memnuniyetini nasıl etkilediği sorgulanmıĢtır.
Ayrıca bir akademik kurumda çalıĢan akademik personelin iĢ memnuniyetini etkileyen
faktörler de bu çalıĢmanın bir yan sonucu olarak elde edilmiĢtir.
Elde edilen bulgulara göre bir akademik kurumda çalıĢan memnuniyetini en çok etkileyen
faktörlerin baĢında rekabetçi yerine iĢbirlikçi yaklaĢım ve yeteneğe dayalı iĢ eğitimi
gelmektedir. Üçüncü ve dördüncü olarak ise sırasıyla takım liderlerinin aktif katılımı ve birey
değil grup odaklı kurum kültürü gelmektedir. Geriye kalan diğer üç faktör ise bu dört faktöre
göre daha küçük etkide bulunmaktadır. Bu bulguda en dikkat çekici olan ise gerek çalıĢanlar
gerekse de idari yetkiye sahip diğer akademik personel arasında öne çıkarılan en önemli
faktörlerden üçünün (1,3 ve 4. sıradakiler) grup ve iĢbirliği ile ilgisi olmasıdır. Bu ise
organizasyonlardaki çalıĢan memnuniyetinin ne gibi aktivitilerle sağlanabileceğine dair
ipuçları içermektedir.
ÇalıĢmada elde edilen bir ek bilgi ise ilgili akademik personelin iĢ memnuniyetine etki eden
direkt faktörler üzerinedir. Buna göre en önemli faktörler iĢ yerindeki çalıĢma koĢulları, terfi
olanakları, iĢ güvencesi, ücret ve kiĢisel geliĢim olanaklarıdır. Bu beĢ faktörün geriye kalan
diğer üç taneden bariz bir Ģekilde ayrıldığı görülmektedir.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
125
Bu çalıĢma sürdürülebilir inovasyonun çalıĢan memnuniyeti yönünü ele almıĢtır. Ġleri bir
çalıĢma olarak mevcut çalıĢmadaki katılımcı sayısının artırılması, hiyerarĢik seviyelerin kendi
iç iliĢkilerinin gözönüne alınarak bir analitik ağ prosesi Ģeklinde modellenmesi ve anketlerin
daha rekabetçi bir özel kuruluĢta yapılması planlanmaktadır. Ayrıca Herzberg‘in motivatör
faktörlerinin de çalıĢmaya katılması düĢünülmektedir.
KAYNAKLAR
Bozbura F.T., BeĢkese A. ve Kahraman C., (2007) Prioritization of human capital
measurement indicators using fuzzy AHP, Expert Systems with applications, 32,
1100-1112
Cheng E. W. L., Li H. ve Fox P., (2007) Job Performance Dimensions for Improving Final
Project Outcomes, Journal of Construction Engineering and Management, 133, 592599
Herzberg, F., (1968) One more time: how do you motivate employees? , Harvard Business
Review, 46, 53-62
Herzberg, F., Mausner, B. ve Snyderman,(1959), The Motivation to Work. John Wiley. New
York.
Khalifa M.H. ve Truong Q., (2009) The Relationship between Employee Perceptions of
Equity and Job Satisfaction in the Egyptian Private Universities, Eurasian Journal of
Business and Economics, 3(5), 135-150
Khan,M.R., Al-Ansari M., (2005) Sustainable Innovation as Corporate Strategy, Saudi
Aramco
Knott, A.M., (2003) Persistent Heterogenity and Sustainable Innovation, Strategic
Management Journal, 24, 687-705
McElroy, M., (2003) The New Knowledge Management: Complexity, Learning and
Sustainable Innovation, Butterworth-Heinemann, Boston
Nill J., Kemp,R., (2009) Evoulutionary Approaches for Sustainable Innovation Policies: From
Niche to Paradigm, Special Issue: Emerging Challenges for Science, Technology and
Innovation Policy Research: A Reflexive Overview, 38, 571-582
Saaty, T. L., (1977) A scaling method for priorities in hierarchical structures, Journal of
Mathematical Psychology, 15, 234-281
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
126
MADENCĠLĠK SEKTÖRÜ ÇALIġANLARININ Ġġ STRESĠNE ĠLĠġKĠN
BĠR ÇALIġMA-BĠR MADEN ĠġLETMESĠ UYGULAMASI
Cemile Gürçay ÇETĠN1, Mehmet ÖZGAN2
1
2
Yrd.Doç.Dr., Dokuz Eylül Üniversitesi Ġktisadi Ġdari Bilimler Fakültesi Dokuz çeĢmeler
Kampüsü ÇalıĢma Ekonomisi ve Endüstri ĠliĢkileri Bölümü 35160 Ġzmir, e-posta:
[email protected]
Uzman, Dokuz Eylül Üniversitesi Ġktisadi Ġdari Bilimler Fakültesi Dokuz çeĢmeler Kampüsü
ÇalıĢma Ekonomisi ve Endüstri ĠliĢkileri Bölümü 35160 Ġzmir, e-posta:
[email protected]
ÖZET
Modern toplum hastalığı olarak tanımlanan stres, kiĢinin etkinliğini ve verimliliğini
dolayısıyla örgütün performansını olumsuz etkileyen bir kavramdır. Bu nedenle örgütlerde,
çalıĢanların stres düzeylerinin kontrol altına alınması gerekmektedir. ÇalıĢmanın amacı,
madencilik sektöründe faaliyet gösteren bir iĢletmede iĢ stresini ölçmek ve stres kaynaklarını
ortaya koymaktır. Bu amaç için, Ege bölgesinde faaliyet gösteren bir madencilik firmasının
çalıĢanlarıyla bir anket çalıĢması gerçekleĢtirilmiĢ ve elde edilen bulgular değerlendirilmiĢtir.
129 kiĢiye anket dağıtılmıĢ, 72 kiĢiden yanıt alınabilmiĢtir. AraĢtırmaya katılım oranı
%56‘dır. Verilerin değerlendirilmesinde student t testi, tek yönlü varyans analizi, ortalama,
standart sapma ve scheffe testi kullanılmıĢtır. Elde edilen sonuca göre çalıĢmaya katılan 72
kiĢinin iĢ stres puanı düĢük çıkmıĢtır. ĠĢ stresi puanlarında yalnızca örgütsel politika ve yapı
alt boyutlarının puanı genel stres ortalamasının üzerindedir. ÇalıĢanların göreceli olarak
örgütsel politika uygulamaları kaynaklı olan stresi, ücret yetersizliği ve adaletsizliği nedeniyle
yaĢadıkları tespit edilmiĢtir. Stres düzeyinin demografik değiĢkenlere göre farklılaĢıp
farklılaĢmadığı incelendiğinde ise sadece kurumda çalıĢma süresine göre iĢ stresi düzeyi
arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuĢtur.
Anahtar Kelimeler: 1.Stres, 2.ĠĢ Stresi, 3.Madencilik Sektörü
ABSTRACT
Stress which is defined as disease of the modern society is a concept which negatively affects
the efficiency and the productivity of an individual. For this reason, organizations should take
precautions to keep the stress of employees at low level. The objective of this study is to
reveal the present situation of work stress in mining sector and examine the sources of stress
in work life. In the study, the findings obtained from the survey which is carried out with the
employees of an operating firm in the mining sector in the Aegean region have been assessed.
The questionnaire was designed for 129 employees (engineers, technicians and administrative
personal). But, a total of 72 usable questionnaires were returned. In other words, 56% of the
employees participated in the study. In the evaluation process of the data, mean, standard
deviation, one-way ANOVA, Student t test and Scheffe test were used. The results of the
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
127
study indicated that the stress points of 72 employees are low. The only two sub-branches of
work stress such as organizational policy and structure are above the general stress average.
Looking at the sources of stress, it is determined that employees experience more stress due to
wage inequality and lack of adequate salary of organizational policy in comparison to the
other dimensions of work stress. A statistical difference arises in the work stress level
depending on the only tenure in current organization, when it is examined whether stress level
vary according to demographic characteristics.
Key words: 1.Stress, 2.Work Stress, 3.Mining Sector
1. GĠRĠġ
Spesifik olaylara spesifik olmayan tepkiler olarak ifade edilen stresin, negatif ve pozitif olmak
üzere iki yönü olduğu bilinmektedir. Bir öğrencinin baĢarı listesine girmesi veya bir çalıĢanın
terfi etmesi için algıladığı optimum stres, stresin olumlu yönü olarak tanımlanırken, bir
çalıĢanın baĢarı listesine girmesi veya terfi alması için aĢırı stres algısı içinde olması stresin
negatif yönü olarak tanımlanır. Önemli olan algılanan ve hissedilen stresin düzeyidir. Eğer
stres çok ise bu kiĢiyi olumsuz bir Ģekilde etkilemekte hastalanmasının yanı sıra etkinlik ve
verimlilik kaybına da neden olabilmektedir. Optimum stres ise bireyin etkinliğini ve
verimliliğini arttırılabilmektedir (Luthans, 1992; Riggio, 2003).
Stres olumlu yönü de bulunmasına rağmen, genelde bireyin yaĢam kalitesini olumsuz
etkileyen bir olgu olarak görülmektedir. Birçok tanımda stres, bireyin herhangi bir fiziksel
veya psikolojik uyarıcı karĢısında gerekli uyumu sağlayabilmek için tepki göstermesi olarak
ifade edilmektedir (Moorhead and Griffin, 1998). Diğer bir değiĢle stres, birey ve çevre
etkileĢiminin ürünüdür. Stresin sonuçları fiziksel, davranıĢsal ve psikolojik olmak üzere üç
farklı boyutta oluĢabilmektedir (Hellriegel vd., 2001; Riggio, 2003).
Stres, bireyin tüm yaĢamsal faaliyet alanlarından (fiziksel stres, doğum stresi, ölüm stresi,
evlilik stresi, eğitim stresi, iĢ stresi vb.) beslenmektedir. Bu alanlar içerisinde çalıĢma
yaĢamının önemi bireyin, yaĢamla mücadeleye baĢladığı ve kendi ayakları üzerinde durduğu,
fazla sorumluluk aldığı dönem olmasından kaynaklanmaktadır. Bu dönemin birey açısından
stresli bir dönem olmasının yanında bu dönemin endüstrileĢme ile ortaya çıkardığı zorluklar,
aĢırı ve ağır çalıĢma koĢulları söz konusu stresin derecesini daha da arttırabilmekte, stresli
bireyler sağlık, verim ve güven konularında olması gereken düzeyin altına inebilmektedir
(Hellriegel vd., 2001).
ĠĢ stresi düzeyi ve yarattığı sonuçlar ile ilgili olarak yapılmıĢ birçok çalıĢma, iĢ stresi ile kalp
hastalıkları, ruhsal bozukluklar, iĢ tatminsizliği, kazalar, iĢe yabancılaĢma, verim düĢüĢü, aile
problemleri ve kanser benzeri istenmeyen sonuçlar arasında iliĢki olduğunu göstermiĢtir
(Danna ve Griffin, 1999).
Ayrıca, çalıĢma ortamının fiziksel Ģartlarından dolayı artan risk de sonuçları itibari ile strese
neden olabilmektedir. Bu durum özellikle, maden ocakları, petrokimya, yanıcı kimyevi
maddelerin bulunduğu iĢyerlerinde yoğun olarak ortaya çıkmaktadır (Keser, 2009).
Madencilik sektöründe, iĢ ortamının fiziki koĢulları kaynaklı kaza riskinin yüksek olma
ihtimaline paralel Ģekilde stres düzeyinin de yüksek olması söz konusudur. Madendeki
çalıĢma ortamında tehdit unsuru taĢıyan her tehlike faktörü ruh ve beden sağlığı bakımından
potansiyel bir stres verici olarak algılanabilmektedir. Nitekim, literatürde yer alan birçok
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
128
çalıĢmada maden çalıĢanlarının stres düzeylerinin yüksek olduğu vurgulanmaktadır
(Hargreaves, 1999; Cam, 2004; Özmutaf 2006).
2. YÖNTEM
Uygulama çalıĢması, Ege bölgesinde faaliyet gösteren bir madencilik iĢletmesinde
gerçekleĢtirilmiĢtir. Uygulamanın evrenini, iĢletmede görev yapan 129 idari çalıĢan
(mühendis, tekniker ve idari personel) oluĢmaktadır. Örneklem seçimi yapılmamıĢ, evrenin
tümü araĢtırma kapsamına alınmıĢtır. ÇalıĢmada, uygulamanın yapıldığı günlerde iĢletmede
olan, araĢtırmaya katılmayı kabul eden ve anket bilgilerini eksiksiz olarak yanıtlayan
%30,6‘sı mühendis, %33,3‘ü tekniker ve %36,1‘i idari personel toplam 72 çalıĢanın bilgileri
değerlendirilmiĢtir (Tablo 1).
Tablo 1. ÇalıĢanların ġirketteki Pozisyonlarına Göre Dağılımları
Organizasyondaki Pozisyon
Sıklık
Yüzde
Mühendis
22
30,6
Tekniker
24
33,3
Ġdari Personel
26
36,1
Toplam
72
100,0
ÇalıĢma, survey yöntemi ile gerçekleĢtirilmiĢtir. Bu çalıĢmanın amaçlarına ulaĢmak için 2
bölümden oluĢan anket kullanılmıĢtır. Ġlk bölüm çalıĢanların demografik özelliklerine iliĢkin
sorulardan, ikinci bölüm iĢ stresi kaynaklarını belirleyen 27 maddeden oluĢmaktadır. Anket,
literatürdeki çeĢitli stres ölçekleri incelenerek oluĢturulmuĢtur. ĠĢ stres ölçeğindeki sorularda
5‘li Likert kullanılmıĢtır.
Öncelikle faktör analizi yapılmıĢtır. Bartlett‘s testi p=0,00<0,05, KMO değeri 0,61 (faktör
analizi uygunluk indisti) ve toplam açıklanan varyans 0,68 çıkmıĢtır. Analiz sonucunda 27
madde 5 faktörde toplanmıĢtır ve 5 ana faktör iĢ stresinin %68‘ini açıklamaktadır.
Uygulamada beklenen açıklanan varyans seviyesi %60‘dan az olmamalıdır(AltunıĢık vd.
2007). 5 faktörün tespitinden sonra ölçeğe güvenilirlik analizi yapılmıĢtır (Tablo 2).
Tablo 2. Güvenilirlik Analizi
DeğiĢkenler
DeğiĢken Sayısı
Alpha ( )
Örgütsel politika
6
0,85
Örgütsel yapı
4
0,81
Fiziksel KoĢullar
5
0,84
ĠĢin yapısı
6
0,88
Çevresel KoĢullar
6
0,81
Genel Güvenilirlik
27
0,92
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
129
Tablo 2‘de stres ölçeğine yönelik güvenilirlik sonuçları incelendiğinde tüm değiĢken
gruplarının güvenirliği ―yüksek derecede güvenilir‖ (0,80 < α < 1) çıkmıĢtır.
Verilerin analizinde ortalama, standart sapma, t testi, scheffe testi, tek yönlü anova
kullanılmıĢtır. Analizler SPSS paket programı ile yapılmıĢtır. Faktör yapıları temel bileĢenler
analizi (varimax) ile test edilmiĢtir. Güvenilirlik analizinde ise cronbach alpha kullanılmıĢtır.
3. BULGULAR VE TARTIġMA
3.1 Demografik Özelliklerin Frekans Analizi
ÇalıĢmaya katılanların %94,4‘ü erkek, %5,6‘sı kadındır(Tablo 3). Sektörün koĢullarından
dolayı örneklemdeki bayan sayısı çok azdır. Bu nedenle cinsiyet homojen dağılmamaktadır ve
analizlerde değerlendirme dıĢında tutulmuĢtur. Ancak, farklı sektörlerde gerçekleĢtirilen
araĢtırmalarda cinsiyet ile stres arasında bir etkileĢim olduğu sonucuna ulaĢılmıĢtır. Nitekim,
Ilgar‘ın (2001) ve Ergun‘un (2008) çalıĢmalarına göre kadınlar erkeklerden daha streslidir.
Tablo 3. Demografik Özelliklerin Frekans Analizi
Demografik Özellikler
Sıklık
Yüzde
Erkek
68
94,4
Cinsiyet
Kadın
4
5,6
Toplam
72
100
18-28
22
30,5
29-38
28
38,9
YaĢ
38 üstü
22
30,6
Toplam
72
100
Evli
54
75,0
Medeni Durum
Bekar
18
25,0
Toplam
72
100
Lise
24
33,3
Önlisans
20
27,8
Eğitim Durumu
Lisans
28
38,9
Toplam
72
100
Mühendis
22
30,6
Tekniker
24
33,3
Pozisyon
Ġdari personel
26
36,1
Toplam
72
100
1 yıldan az
15
20,9
1-5 yıl
27
37,5
Kurumdaki
6-10 yıl
15
20,8
ÇalıĢma Süresi
10 yıl üstü
15
20,8
Toplam
72
100
YaĢlar incelendiğinde örneklemin, %30,5‘i 18-28, %38,9‘u 29-38, %30,6‘sı 38 üstü yaĢ
aralığında yer almaktadır. Medeni duruma göre dağılımda, % 75‘inin evli, % 25‘inin bekâr
olduğu görülmektedir. Eğitim düzeylerinde ise, %33,3‘ü lise, %27,8‘i önlisans, %38,9‘unun
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
130
lisans mezunu olduğu görülmektedir. ĠĢletmede çalıĢma süreleri konusunda %20,9‘u 1 yıldan
az, %37,5‘i 1-5 yıl, %20,8‘i 6-10 yıl, %20,8‘i 10 yıl ve üzeri bir süredir çalıĢıyor oldukları
bilgisine ulaĢılmıĢtır.
3.2 ĠĢ Stres Düzeyinin Demografik Özelliklere Göre Farklılığı
Tablo 4‘de iĢ stresi düzeyinin demografik özelliklere göre anlamlı bir fark gösterip
göstermediği sorgulanmaktadır. Elde edilen sonuçlardan iĢ stres düzeyinin iĢletmede çalıĢılan
süre hariç diğer demografik özelliklere göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmektedir.
ÇalıĢanların stresten etkilenme düzeyleri kurumda çalıĢılan süreye göre anlamlı düzeyde
farklılık göstermektedir. Farklılığın hangi boyutlarda ortaya çıktığını belirlemek için
gerçekleĢtirilen Post Hoc Scheffe testinin sonuçlarına göre ―1 yıldan az‖ ile ―6-10 yıl‖ ve ―1
yıldan az‖ ile ―10 yıl üzeri‖ arasında iĢ stres düzeyleri açısından anlamlı fark vardır. Bu farka
göre, 1 yıldan az süreyle iĢletmede çalıĢanların iĢ stres düzeyleri, ―6-10‖ ile ―10 yıl üzeri‖ süre
ile çalıĢanlardan daha yüksektir.
Stres ile iĢletmede çalıĢılan süre arasındaki anlamlı farklılık, madende yeni iĢe baĢlamıĢ olan
çalıĢanın farklı bir örgüt kültürü ve yapısına uyum sağlama sürecindeki zorluklardan
kaynaklanabilir. ĠĢletmede çalıĢma süresi arttıkça çalıĢanın organizasyonun kültürüne ve
yapısına uyumu kolaylaĢabilir.
Tablo 4. ĠĢ Stres Düzeyinin Demografik Özelliklere Göre Analizi
Demografik DeğiĢkenler
YaĢ
Medeni Durum
Eğitim Durumu
Pozisyon
Kurumda ÇalıĢılan
Süre
s
18-28
2,55
0,60
29-38
2,08
0,67
38 üstü
2,19
0,81
Evli
2,19
0,71
Bekar
2,46
0,72
Lise
2,18
0,85
Önlisans
2,18
0,59
Lisans
2,38
0,68
Mühendis
2,38
0,68
Tekniker
2,15
0,45
Ġdari personel
2,25
0,92
1 yıldan az
2,80
0,46
1-5 yıl
2,32
0,70
6-10 yıl
1,97
0,76
10 yıl üstü
1,88
0,59
F/t
P
F: 2,99
0,06
t: -1,42
0,16
F: 0,64
0,53
W:0,92*
BF:0,62*
0,41*
0,54*
F: 6,22
0,01
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
131
* Söz konusu değiĢken için grup varyansları eĢit değildir. Bu nedenle Welch ve BrownForsythe
testleri yapılmıĢtır.
: Ortalama değer, s: Standart sapma, t: t testi istatistiği F: Tek yönlü varyans analizi F
istatistiği,
p: Anlamlılık düzeyi
3.3 ĠĢ Stresi Değerleme DeğiĢkenlerinin Tanımsal Ġstatistik Analizleri
BeĢ faktörden oluĢan stres değerleme değiĢkenlerinin değerlerinde 5 ana faktör birbirlerine
benzer ve düĢük seviyededir(Tablo 5). Genel stres ortalaması 2,26 ortalama değeri ile
çalıĢanların streslerinin düĢük seviyede olduğunu göstermektedir. Ancak iĢ stresi
faktörlerinden iki grubun stres düzeyin genel ortalamaya göre yüksektir. Bunlar; 2,63 stres
ortalaması ile örgütsel politikanın yarattığı ve 2,28 ortalama ile örgütsel yapının yarattığı
strestir.
Tablo 5‘den görüldüğü gibi en önemli 5 stres kaynağı sırasıyla ücret adaletsizliği, yetersiz
ücret, aĢırı iĢ yükü, yetki ve sorumluluklardaki uyumsuzluk ve tehlikeli çalıĢma ortamıdır.
Ġlk 5 stres değiĢkeni içerisinde yer alan 3 değiĢken örgütsel politika ile ilgilidir. Diğerleri ise
iĢin yapısı ve çalıĢma ortamı ile ilgilidir. Madencilik sektörünün zor ve tehlikeli çalıĢma
koĢulları barındırmasına rağmen iĢletmenin örgütsel politikası altında yer alan stres
kaynaklarının çalıĢma koĢullarından daha fazla strese neden uygulama yapılan grubun
özelliğinden kaynaklanıyor olabilir.
ÇalıĢma sonucumuzu destekler nitelikte iĢ stresi konusunda ücretin önemli bir faktör
olduğunu farklı çalıĢmaların sonuçları da ortaya koymaktadır. Nitekim, sağlık iĢletmelerinde
örgütsel stres ile performans arasındaki iliĢkiyi inceleyen Ergun‘a (2008) ve otel
iĢletmelerinde örgütsel stres ile iĢ bırakma arasındaki iliĢkiyi inceleyen Aydın (2004)‘ın
çalıĢmalarına göre yetersiz maaĢ ve ücret dengesizliği en önemli stres kaynağıdır.
4. SONUÇ VE ÖNERĠLER
Yokluğu da yüksek olması da kiĢisel, kurumsal ve toplumsal olumsuzluklar yaratan stres
olgusu fark edilmek ve yönetilmek gerekliliği taĢıyan bir niteliktedir. Farklı yaĢam
alanlarında, insanın rahatlığına, sağlıklılığına, mutluluğuna, verimliliğine ve yaĢam kalitesinin
yüksekliği ile sürdürülebilirliğine katkı sağlayan ve katkı sağlanması yolunda geliĢmelerle
destekleyen ergonomik çalıĢmalar ve uygulamalar insan tarafından ve insan için
gerçekleĢtirilen farklı düzenlemelerin temelini oluĢturmaktadır.
Bu noktada çağın hastalığı olarak da tanımlanan stres, insanın olduğu her alanda varlığını
farklı yoğunluklarda ve çeĢitliliklerde hissettirmekte, önlem alınabilmesi için tespit ve kabul
edilmesi gerekliliği oluĢmaktadır.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
132
Tablo 5. ĠĢ Stresi Değerleme DeğiĢkenlerinin Tanımsal Ġstatistik Analizi
DeğiĢkenler
s
Örgütsel politika
2,63 0,97
1 Yetersiz maaĢ
3,04 1,36
2. Ücret adaletsizliği
3,17 1,37
3.Yetki ve sorumluluklarda uyumsuzluk
2,82 1,34
4.Performans değerlendirme adaletsizliği
2,64 1,26
5.Önümüzdeki 5 yıl içinde iĢten çıkarılabilme endiĢesi
2,01 1,22
6.Yetenek ve beceri düzeyinizden düĢük bir terfinin yarattığı
2,10 1,31
memnuniyetsizlik
Organizasyonel Yapı
2,28 1,05
7. Karar vermek için yeterli yetkiye sahip olmama
2,33 1,36
8. Kararlara katılamama
2,24 1,27
9. Görevle ilgili sorumlulukların açık olmaması
2,21 1,28
10.Birbiri ile çeliĢen iĢleri yapma mecburiyeti
2,35 1,34
Fiziksel KoĢullar
2,00 0,75
11. ÇalıĢma ortamının sıcak veya soğuk olması
1,88 1,06
12. ÇalıĢma ortamının çok gürültülü olması
2,01 1,23
13. ÇalıĢma ortamında ıĢıklandırma yetersizliği
1,57 0,80
14. ÇalıĢma ortamında gerekli araç-gereç eksikliği
1,79 1,10
15. ÇalıĢma ortamında tehlikenin varlığı
2,75 1,56
ĠĢin Yapısı
2,24 0,94
16. ĠĢlerin çok kısa sürede bitirilme baskısı
2,74 1,39
17.ÇalıĢma saatlerindeki belirsizlik
2,03 1,30
18. ĠĢin sürekli göz önünde yapılması zorluğu
1,99 1,25
19.ĠĢin aĢırı monoton olması
2,03 1,24
20.ĠĢ yükünün fazlalığı
2,90 1,40
21. Vardiyalı ÇalıĢma
1,75 1,18
Çevresel KoĢullar
2,16 0,80
22. Ülke ve dünya ekonomisinde yaĢanan belirsizlikler ve krizler
2,35 1,38
23. Teknolojide meydana gelen değiĢiklikler ve yenilikler
1,71 0,99
24. YaĢanılan Ģehirdeki kentsel sorunlar (gürültü, kirlilik, ulaĢım vb)
2,62 1,25
25. Ülkenin siyasi yapısındaki değiĢim ve belirsizlikler
2,47 1,40
26. YaĢanılan Ģehirdeki sosyal ve kültürel değiĢimin hızına uyamamak
1,82 1,08
27. Aile üyeleri arasında yaĢanan sorunlar
1,97 1,33
Genel Ortalama
2,26 0,72
Bu kapsamda, sektör itibari ve çalıĢma ortamı nedeni ile risk düzeyi yüksek olan madencilik
sektöründe faaliyet gösteren bir iĢletmede iĢ stresi ile ilgili bir uygulama çalıĢması yapılmıĢtır.
AraĢtırmaya katılanların stres düzeyi düĢük seviyede çıkmıĢtır. ĠĢ stresi alt faktörlere göre
incelendiğinde iki faktörün stres ortalaması genel stres ortalamasından yüksektir. Bunlar,
örgütsel politika ve örgütsel yapıdır. Örgütsel politikadan kaynaklanan stres düzeyinin en
önemli stres kaynakları ücret adaletsizliği ve ücret yetersizliğidir.
AraĢtırmaya katılanların iĢ stres düzeyi kurumda çalıĢılan süre dıĢında kalan demografik
özelliklere göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Farklılığın iĢletmede 1 yıldan az
çalıĢanlarda ortaya çıktığı tespit edilmiĢtir. ĠĢletmede 1 yıldan az süreyle çalıĢanların iĢ stres
düzeyleri ―6-10 yıl‖ ve ―10 yıl ve üzeri‖ çalıĢanlardan daha yüksektir.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
133
Ergonomik çalıĢma ortamı olgusu ağırlıklı, öncelikli ve yalnızca fiziki koĢullarla ilgili
tanımlanacak kadar dar kapsamlı değildir. Bu noktada, iĢin olmazsa olmaz fiziki koĢullarının
olumsuzluğunu bir ölçüde giderecek örgütsel politika ve organizasyonel yapı ile ilgili
düzenlemelere ihtiyaç bulunmaktadır. ĠĢ stresi düzeyinin genel olarak çok yüksek olmaması
örneklemin maden ocağında çalıĢanları kapsamamasından kaynaklanabilir. ÇalıĢmanın bir
sonraki adımı bu çalıĢanlarla bir uygulamanın yapılması Ģeklinde oluĢturulabilir.
ĠĢletmede kıdemi düĢük olan çalıĢanların stres algısını ve düzeyini azaltabilmek için
destekleyici programlar kapsamında iĢe alıĢtırma ve oryantasyon uygulaması baĢlatılabilir.
KAYNAKLAR
AltunıĢık R., CoĢkun R., Bayraktaroğlu S. ve Yıldırım E. (2007) Sosyal Bilimlerde AraĢtırma
Yöntemleri: SPSS Uygulamalı, Sakarya Yayıncılık, Sakarya.
Aydın ġ. (2004) Otel ĠĢletmelerinde Stres Faktörleri Ġle ĠĢ Bırakma ĠliĢkisi: 4-5 Yıldızlı Otel
ĠĢletmeleri Uygulaması, Doktora Tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ġzmir.
Cam E. (2004) ÇalıĢma YaĢamında Stres ve Kamu Kesiminde Kadın ÇalıĢanlar, Uluslar arası
Ġnsan Bilimleri Dergisi, 1(1), 1-10.
Danna K. ve Griffin W.R. (1999) Health and Well-Being in the Workplace: A Review and
Synthesis of the Literature, Journal of Management, 25(3), 357-384.
Ergun G. (2008). Sağlık ĠĢletmelerinde Örgütsel Stresin ĠĢgücü Performansıyla EtkileĢiminin
Ġncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ġzmir.
Hargreaves G. (1999). Stress Management, Amacom Press, New York.
Hellriegel D., Slocum W.J. ve Woodman W.R. (2001). Organizational Behavior, SouthWestern College Publishing, Ohio.
Ilgar Ö. (2001). Örgütsel Stresin ÇalıĢan Kadınlar Üzerindeki Etkileri ve Stresle BaĢa Çıkma
Yolları, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi, Ġstanbul.
Keser A. (2009). ÇalıĢma Psikolojisi, Ekin Yayınevi, Bursa.
Luthans F. (1992). Organizational Behavior, McGraw-Hill, New York.
Moorhead G. ve Griffin W. (1998). Managing People and Organizations, Houghton Mifflin
Company, New York.
Özmutaf M.N. (2006). Örgütlerde Ġnsan Kaynakları ve Stres: Ampirik Bir YaklaĢım, Ege
Üniversitesi Su Ürünleri Dergisi, 23(1-2), 75-81.
Riggio E.R. (2003). Introduction to Industrial / Organizational Psychology, Prentice Hall,
California.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
134
ESENBOĞA MEYDAN KONTROL KULESĠ’NDE STRES
FAKTÖRLERĠNĠN TOPSĠS YÖNTEMĠ ĠLE DEĞERLENDĠRĠLMESĠ
Nevra YAMAN 1, Ediz ATMACA 2
1
2
Devlet Hava Meydanları ĠĢletmesi, Esenboğa Havalimanı, Ankara, e-posta:
[email protected]
Gazi Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Endüstri Mühendisliği Bölümü, 06570 Maltepe
Ankara, e-posta: [email protected]
ÖZET
Hava trafik kontrol, hava trafik akıĢı ile can ve mal güvenliğinin sağlanmasında giderek daha
fazla önem kazanmaktadır. ĠĢin niteliği açısından düĢünüldüğünde de, zorluk derecesi oldukça
yüksektir. Hava trafik kontrolörleri, yoğun bir strese maruz kalmakta ve yapılan iĢ dünyada en
stresli iĢlerden biri olarak görülmektedir. Belli standartlara göre yürütülmekte olan bu iĢ, en
ufak bir hatada bile bir felaketle sonuçlanabilmektedir. Yapılan çalıĢmada, Esenboğa
Havalimanı Meydan Kontrol Kulesi‘nde strese neden olan faktörler önem derecelerine göre
sıralanarak değerlendirme yapılmıĢtır. Bu amaçla, hava trafik kontrolörleri üzerinde stres
yaratan faktörler sıralanmıĢtır. Faktörlerin sıralanmasında, çok ölçütlü karar verme
yöntemlerinden TOPSIS yöntemi kullanılmıĢtır. TOPSIS yöntemi ile alternatif seçeneklerin
belirli kriterler doğrultusunda ve kriterlerin alabileceği maksimum ve minimum değerler
arasındaki ideal duruma göre karĢılaĢtırılması gerçekleĢtirilerek, stres nedenlerinin önem
dereceleri belirlenmiĢtir.
Anahtar Kelimeler: Hava Trafik Kontrol, Stres Faktörleri, TOPSIS
ABSTRACT
Air traffic control has gradually gained importance in air traffic flow and, providing security
of life and property. In terms of job characteristics, level of difficulty is considerably high. Air
traffic controllers are exposed to heavy stress and this profession is seemed to be most
stressful one among the others. This job is executed according to standardized rules. A
disaster can emerge even if a small mistake is done. In this study, factors which cause stress
are analysed in Esenboğa Airport Tower. These factors are prioritized and assessment is
made. In ranking stres factors, TOPSIS method which is one of the multi criterion decisionmaking techniques is used. Stress factors are compared with each other according to ideal
case with TOPSIS method and importance of stress factors are determined.
Keywords: Air Traffic Control, Stress Factors, TOPSIS
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
135
1.GĠRĠġ
Günümüzde, havacılık hızla büyüyen bir sektör haline gelmiĢtir. Bununla birlikte hava trafik
yönetiminde de iĢ yoğunluğu artmakta ve hava trafik kontrolörleri tarafından verilen hizmet
önem kazanmaktadır. Hava trafik kontrol, dünya standartlarına göre sınırları çizilmiĢ bir iĢ
olarak görülse de, birçok durumda kontrolörler tarafından verilen kararlar da önemli
olmaktadır. Böyle düĢünüldüğünde, verilen hizmetin kalite ve güvenliği için hava trafik
kontrol çalıĢanlarının rolü çok büyük olmaktadır. Bu nedenle, kontrolörlerin çalıĢma
ortamlarının olabildiğice stresten uzak ve rahat olması istenmektedir. Ancak, tüm koĢullar bir
arada düĢünüldüğünde, çalıĢma ortamında strese neden olabilecek bazı faktörlerle
karĢılaĢılmıĢtır. Burada da, TOPSIS yöntemi ile strese neden olan bu faktörlerin önem
dereceleri belirlenmiĢtir.
2. bölümde hava trafik kontrol hizmetinden bahsedilmiĢ ve 3. bölümde uygulama çalıĢmasına
yer verilmiĢtir. 4. bölümde ise elde edilen sonuçlar yer almaktadır.
2. HAVA TRAFĠK KONTROL HĠZMETĠ
Hava trafik kontrol hizmeti, hava araçlarının manevra sahası üzerinde veya uçuĢun herhangi
bir safhasında birbirleriyle ve her türlü manialarla (bina, dağlar, yerdeki diğer araçlar vs.)
çarpıĢmasını önlemek; hızlı ve düzenli bir hava trafik akıĢını sağlamak amacıyla verilen
hizmettir.
Hava trafik kontrol hizmeti, hava trafik kontrol üniteleri tarafından verilmekte olup, bu
hizmetler görev ve sorumluluk alanlarına göre, Meydan Kontrol Hizmeti (TWR), Saha
Kontrol Hizmeti (ACC), YaklaĢma Kontrol Hizmeti (APP) olmak üzere üç bölüme
ayrılmıĢtır.
Bu çalıĢmada, hava trafik kontrol hizmetlerinden meydan kulesinde verilen Meydan Kontrol
Hizmeti ele alınmıĢ ve kuledeki çalıĢma Ģartları ve hava trafik kontrolörleri incelenmiĢtir.
2.1 Meydan Kontrol Kulesi
Meydan trafiğine hava trafik kontrol hizmeti vermek için oluĢturulan üniteye denir. Meydan
kontrol kulesinin meydan hareket sahasına manevra sahasına (PAT) hakim olması meydan
kontrol hizmetinin sürdürülebilirliği açısından önemlidir. Meydan kontrol kulelerinde görevli
hava trafik kontrolleri altında bulunan uçaklara bilgi ve müsaadeler vererek meydanın
üzerindeki ve civarındaki trafiğin emniyetini temin etmek ve bu trafiğin devamlı akıĢını
hızlandırmak görevini yürütürler. Meydanın etrafında ve meydan turu içinde uçan uçakların,
manevra sahası üzerinde hareket eden uçakların, inen ve kalkan uçakların birbirlerine
çarpmasını, uçakların manevra sahası üzerinde hareket eden vasıtalara ve manevra sahası
üzerinde hareket eden uçakların da bu saha üzerindeki engellere çarpmasını önlemekle
görevlidirler.
Hava trafik kontrol hizmetinin kesintisiz olarak sürdürülebilmesi amacıyla, ekipler tüm hava
trafik kontrol merkezlerinde nöbet (vardiya) sistemi ile çalıĢmaktadır. Bir hava trafik kontrol
merkezinde 4 ekip bulunmaktadır. Örnek olarak, Esenboğa Havalimanı Meydan Kontrolde
gündüz nöbeti 08:30-19:30 saatleri arasında 11 saat, gece nöbeti ise 19:30-08:30 saatleri
arasında 13 saattir. 4 ekip çalıĢılan ünitelerde, bir gün gündüz nöbetinde çalıĢan ekip ertesi
gün gece nöbetine gelmektedir. Gece nöbetinden sonra 2 gün (gece nöbetinden çıktığı gün ve
ertesi gün) istirahat edilmektedir. Ġstirahat bitimi tekrar gündüz nöbetine gelinir. Bu çalıĢma
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
136
sistemi ile bir kontrolör ayda 8 gündüz, 8 gece nöbeti tutar ve aylık çalıĢma saati 192 saattir.
08:30-17:00 saatleri arasında haftanın beĢ günü çalıĢmakta olan bir memurun aylık çalıĢma
saati ise 182 saattir.
3. LĠTERATÜR ĠNCELEMESĠ
Kirwan vd. (2008), hava trafik yönetiminde insan güvenilirlik değerlendirmesi yeteneğinin
geliĢtirilmesinde ilk olarak insan hata verilerinin toplanmasını ele almıĢlardır. Sayısal risk ve
güvenlik değerlendirmelerine Avrupa Hava Trafik yönetim hizmetleri için ihtiyaç duyulduğu
söylenmiĢtir. Hava trafik yönetimi güvenlik açısından insana yüksek derecede bağımlı olduğu
için, bu çalıĢma biçimsel insan güvenilirlik değerlendirmeleri (HRA) önermektedir. HRA‘nın
temelinin insan hata verisi olduğu söylenmiĢtir, bu veriler insan hata olasılığı (HEP)
formundadır ve bu çalıĢmanın ilk adımını oluĢturmaktadır. Burada, HEP‘ler hava trafik
kontrolörleri ve pilotları içeren gerçek zaman simülasyonunun sonuçlarının analiz edilmesiyle
elde edilmiĢtir. Hatalar ve bunların ortaya çıkma sıklıkları belirlenmiĢtir. Veri toplama
çalıĢması için CORE-DATA kullanılmıĢtır.
Kontogiannis ve Malakis (2009), havacılık ve hava trafik kontrolde insan hatalarının ortaya
çıkarılması ve belirlenmesi için etkili bir yaklaĢım önermiĢlerdir.
Chang ve Yeh (2010), hava trafik kontrolde insan performans faktörünü incelemiĢlerdir. Bu
çalıĢmada, ergonomideki SHEL modeli ATC sistemini insan performans arayüzü olarak
tanımlayarak geniĢletilmiĢtir. Bu arayüzde hava trafik kontrolörleri , diğer hava trafik
kontrolörleri, yazılım, donanım, çevre ve organizasyonu içeren diğer insan performans
arayüzleri ile etkileĢirler. Havacılık güvenliğinde insan performans faktörünün anlaĢılması
için ICAO (Uluslar arası Sivil Havacılık Organizasyonu) ergonomideki SHEL modelini
(Edwards, 1972) kullanmıĢtır. SHEL modelinin çekirdeği insan ve diğer tüm sistem
elemanları arasındaki etkileĢimlere dayandırılmıĢtır. Modelin bileĢenleri, sistemin insan
performans faktörleri olarak görülebileceği söylenmiĢtir. Yapılan anketlerde ele alınan
faktörler insan hatalarını analiz etmek için kullanılmıĢtır.
Chaloulos vd. (2010), hava trafik kontrolörlerinin risk algılamasının düĢürülmeye çalıĢıldığını
söylemiĢlerdir. ÇalıĢmalarında ise, bilinçaltı kontrolle ilgili araĢtırmalar yapmıĢlardır.
Problem, verilen bir trafik sayısında riskin belirlenmesi ve göze çarpmayan hızdaki
değiĢimlerle riskin azaltılması olarak ele alınmıĢtır. Risk modelleri kurulmuĢ ve simülasyonla
sonuçlar elde edilmiĢtir. Sonuçlara göre, bilinçaltı kontrolün hava trafik kontrolün iĢ yükünün
azaltılmasında önemli olduğuna karar verilmiĢtir.
Teperi ve Leppanen (2011), hava trafik kontrolde iĢ proseslerini geliĢtirmeye çalıĢmıĢlardır.
Yazarlar, hava seyrüsefer hizmetlerinin organizasyonda çalıĢma ve iĢbirliğini geliĢtirmek için
birçok öneri getirdiğini söylemiĢtir. Hava trafik kontrol iĢlerinin analizi ile baĢlayan öneride
amacın temel problem alanlarının, geliĢtirme ihtiyaçlarının ve bunlara mümkün çözümlerin
belirlenmesi olduğunu ifade etmiĢlerdir. Bu çalıĢmada, hava trafik yönetim Ģebekesinin
karmaĢık ve sistemler arasında yüksek etkileĢim olduğu söylenmiĢtir. Hava trafik
yönetiminde, ana fonksiyon hava trafik kontroldür. Bilginin rolü, takım çalıĢması ihtiyacı,
risk ve bozuklukların olma olasılığı, hataların bulunması ihtiyacı, fiziksel olarak daha büyük
operasyon alanlarının diğer kompleks sistemlere ek olarak hava trafik yönetimini karakterize
etmekte olduğu söylenmiĢtir (Vicente,1999; Cox et al., 2007; Chang and Yeh, 2010;
Kontogiannis and Malakis, 2009). ÇalıĢmada hava trafik kontrolörleri, yöneticiler ve
havaalanı yöneticileriyle çeĢitli görüĢmeler yapılmıĢ ve belirlenen iĢ süreçlerine göre bunlar
için amaçlar belirlenmiĢtir. Bu amaçlara göre de geliĢtirme planları hazırlanmıĢtır.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
137
Literatürde hava trafik kontrolle ilgili çalıĢmalar genellikle güvenlik bilimi ile ilgili
yayınlarda görülse de ergonomi ile ilgili yayınlarda da bu konuya rastlanmıĢtır. Tablo 1‘de
yukarıda da bahsedilen konu ile ilgili bazı çalıĢmalar özetlenmiĢtir.
Tablo 1. Literatürde Hava Trafik Kontrol
Yazar
Yıl
Konu
Ternov ve
Akselsson
2004
Hava trafik kontrolde etkileĢimli bir risk analizi
uygulaması için ―DEB analizi (disturbance effect
barrier analysis)‖ yöntemini kullanmıĢtır. DEB analizi
ile sistemin zayıflıkları ve tehlikeler belirlenmiĢtir.
Ale ve diğerleri
2006
Hava taĢıma güvenliği için bir model önermiĢtir.
ÇalıĢmada Hata Ağacı Analizi ve Bayesian ağı
kullanılmıĢtır.
Kirwan ve diğerleri
2008
Hava
trafik
yönetiminde
insan
güvenilirlik
değerlendirmesi yeteneğinin geliĢtirilmesinde ilk olarak
insan hata verilerinin toplanmasını ele almıĢtır.
ve 2009
Havacılık ve hava trafik kontrolde insan hatalarının
ortaya çıkarılması ve belirlenmesi için etkili bir
yaklaĢım önermiĢtir. Hatalar bulunarak curum
değerlendirmesi ve hata yönetim sistemi önerilmiĢtir.
Wong ve diğerleri
2009
Esnek havaalanı güvenliği ve riske duyarlılığın
geliĢtirilmesi için sayısal bir yöntem kullanmıĢ ve
havacılık veritabanından yararlanmıĢtır.
Chang ve diğerleri
2010
Hava trafik kontrolde insan performans faktörlerini
incelemiĢtir.
ve 2010
Hava trafik yönetiminde bilinçaltı kontrol ve riskin fark
edilmesi için simülasyon temelli bir çalıĢma yapmıĢtır.
Kontogiannis
Malakis
Chaloulos
diğerleri
Teperi ve Leppanen
2011
hava trafik kontrolde iĢ süreçlerini incelemiĢ ve analiz
etmiĢlerdir.
Demireli (2010)‘da TOPSIS yönetiminin ortaya çıkıĢı ve geliĢiminden bahsedilmiĢtir.
TOPSIS yöntemi Chen ve Hwang (1992) tarafından Hwang ve Yoon‘un (1981) çalıĢmaları
referans gösterilerek ortaya konulmuĢtur. TOPSIS yöntemi çok kriterli karar verme
yöntemlerinden biridir. Yöntem kullanılarak alternatif seçeneklerin belirli kriterler
doğrultusunda ve kriterlerin alabileceği maksimum ve minimum değerler arasında ideal
duruma göre karĢılaĢtırılması gerekmektedir (Yurdakul, Ġç: 2003;11). Alternatifi n sayıda,
kriterleri m tane olan çok kriterli karar verme problemi m boyutlu uzayda n noktaları ile
gösterilebilir (Eleren, Karagül, 2008: 6). Hwang ve Yoon (1981) TOPSIS yöntemini çözüm
alternatifinin, pozitif ideal çözüm noktasına en kısa mesafe ve negatif- ideal çözüm noktasına
en uzak mesafede olacağı varsayımına göre oluĢturmuĢlardır. TOPSIS yönteminin aĢamaları
Ģöyle Ģekilde ifade edilmiĢtir:(Ustasüleyman, 2003: 37; Opricovic, Tzeng, 2004: 448; Eleren,
Karagül, 2008: 7; Akkaya, 2004: 25).
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
138
4. TOPSIS YÖNTEMĠ ĠLE STRES FAKTÖRLERĠNĠN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ
Burada kontrolörler üzerinde stres oluĢturan faktörler dikkate alınarak Esenboğa Kule‘deki
koĢullara göre düzenlenmiĢtir:
ĠĢ Yoğunluğu
1. Havalimanındaki Trafik Sayısı: Ġçinde bulunulan tarife, gün, o an board baĢında olup
olmama yani rotasyon, mevsim, meteorolojik Ģartlar gibi durumlardan etkilenir.
Örneğin, yaz tarifesinde trafik kıĢ tarifesine göre daha yoğundur ya da sis nedeniyle
gelen trafikler Esenboğa‘ya inemeyip baĢka bir liman ya da meydana ‗divert‘
edebilirler.
2. Öngörülemeyen Trafikler: Divert eden trafikler, acil durumlarda iniĢ/kalkıĢ olması,
lokal trafikler, teknik ya da meteorolojik Ģartlar nedeniyle oluĢan trafikler bu grupta
düĢünülmektedir.
ĠĢletme Prosedürleri
1. Zaman baskısı: Bu durum ‗slotlar‘ için gerçekleĢtiği düĢünülmüĢtür. Slot hava
trafiğinin düzenli akıĢının sağlanması ve trafiklerin belli saatlere yığılmasının
önlenmesi için uçaklarına kalkıĢ zamanlarının düzenlenmesidir. Esenboğa, Atatürk
gibi limanlar slotlu çalıĢır, bu nedenle kontrolörler yeni bir uçak için park sahasını
boĢaltmak ister ya da slotlu bir yere gidecek uçaklarda orada sorun yaĢanmaması için
belli kurallara göre davranılması gerekmektedir.
2. ĠĢin Niteliği: Yapılan iĢin özellilerinin aynı olmasına rağmen algı, duyu kayıpları ve
sorumluluk açısından farklılıklar olabilmektedir. Bununla birlikte tüm koĢullarda iĢin
gerektiği gibi yürütülmesi gerekmektedir.
ÇalıĢma Süreleri
1. Ara vermeden çalıĢılan sürenin uzunluğu: 2‘Ģer saatlik pozisyonlar halinde
çalıĢılmaktadır, dünya standartlarında da iĢ bu Ģekilde yürütülmektedir.
2. NöbetleĢe (vardiyalı) çalıĢma, özellikle gece çalıĢması: Nöbetli çalıĢma süresinden
dolayı aynı yerde çok uzun kalınmasından kaynaklanan bir takım zorluklar
bulunmaktadır. Gündüz nöbetlerinde 11 saat ve gece nöbetlerinde 13 saat
çalıĢılmaktadır. Gece nöbetleri 00:00‘dan sonra 00:00-04: 00 ve 04:00-08:00 olmak
üzere 2 grup halinde gerçekleĢtirilmektedir. Nöbetli çalıĢmanın getirdiği bir diğer
sorun resmi tatillerin olmaması ve bu günlerde izin kullanmanın da her zaman
mümkün olmayıĢıdır.
Fiziksel ĠĢ Ekipmanları
1. Ekipmanların güvenilirlikleri ile teknik kısıtlılıklar: Güvenilir olmayan bir ekipmanın
kullanılması mümkün değil, teknik kısıtlılıklar yok denecek azdır.
2. Ekipmanların yerleĢimi ve ergonomi: Ekipmanların yerleĢiminin çoğunlukla uygun
olduğu düĢünülmektedir. Ancak kulenin pozisyonunda bazı uygunsuzluklar
bulunmaktadır. Apronda görülemeyen bazı park sahaları bulunmaktadır.
ÇalıĢma Ortamı
1. Aydınlatma, optik yansımalar, gürültü/dikkati dağıtan unsurlar: bu konuda herhangi
bir sorun bulunmamaktadır.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
139
2. Yeme-içme ve dinlenme ve olanakları: 1 tane istirahat odası bulunmaktadır ve alan
olarak da yeterli değildir.
ĠĢ Planı Ve Organizasyonu
1. Rol belirsizliği: Herkesin yapacağı iĢ belli olduğundan rol belirsizliği yoktur.
2. ĠĢ arkadaĢları ve yöneticiler ile olan iliĢkiler: Nöbetli çalıĢıldığı için kontrolörler farklı
zaman dilimlerinde birlikte çalıĢmak durumunda ve geçen zamanı paylaĢmaktadır.
Uzun süre bir arada olmanın getirdiği bazı sorunlar ya da ‗izinler‘ gibi konularda bazı
anlaĢmazlıklar yaĢanabilmektedir. Ayrıca huzurlu bir çalıĢma ortamının olabilmesi
için çalıĢanların uyumlu oldukları ekiplerde olması önemlidir.
Psikolojik Baskı
1. Psikolojik baskı: Tüm çalıĢma zamanı boyunca herhangi bir hata yapmayıp, 1 kez bile
yapmıĢ olmak büyük bir sorumluluk ve büyük bir risktir. Ayrıca alınan riskin ücret
açısından da bir karĢılığı yoktur, gerektiğinde alınan riskin bir karĢılığının olmaması
fikri zaman zaman kontrolörler üzerinde baskı yaratmaktadır.
2. Hataların yol açabileceği sonuçlardan korkmak: Mesleki ve kiĢisel bir durum olduğu
düĢülmüĢ ve bu konuda çalıĢma süresi açısından bir fark olmadığı belirtilmiĢtir. 1
yıllık bir çalıĢan ya da 30 yıllık bir çalıĢanın her ikisinin de aynı ölçüde hata
yapmaktan korkuyor olduğu düĢünülmüĢtür.
Bahsedilen bu stres faktörleri aĢağıdaki tabloda özetlenmiĢtir:
Tablo 2. Esenboğa Kule’de Stres Faktörleri
Faktör
-Havalimanındaki Trafik Sayısı
-Öngörülemeyen Olaylar
-Zaman Baskısı
ĠĢletme Prosedürleri
-ĠĢin Niteliği
-ÇalıĢma Süresinin Uzunluğu
ÇalıĢma Süreleri
-Nöbetli ÇalıĢma
-Ekipman Güvenilirliği
ĠĢ Ekipmanları
-Ekipman YerleĢimi ve Ergonomi
-Aydınlatma/Gürültü/Dikkati Dağıtan Unsurlar
Fiziksel ÇalıĢma Ortamı
-Dinlenme Olanakları
-Rol Belirsizliği
ĠĢ Planı ve Organizasyonu
-ĠliĢkiler
-Psikolojik Baskı
Psikolojik Baskı
-Hata Yapma Korkusu
Grup
ĠĢ Yoğunluğu
Değerlendirme Kriterleri
Bahsedilen stres faktörleri, aĢağıdaki kriterler temelinde değerlendirilmiĢtir. Stres
faktörlerinin bu kriterlere göre aldığı değerlerin belirlenmesinde uzman görüĢleri dikkate
alınmıĢ ve 1-10 arasında derecelendirme yapılmıĢtır.
1. Ġnsan Kriteri: Hava trafik kontrolörleri ve sistemdeki diğer kiĢilerin ilgili stres
faktörünün oluĢumu ve etkili olmasındaki derecesini göstermektedir.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
140
2. Görev Kriteri: Yapılmakta olan iĢin gerekliliklerinin ilgili stres faktörünün oluĢumu ve
etkili olmasındaki derecesini göstermektedir.
3. Yönetim Kriteri: Yönetimsel konuların ilgili stres faktörünün oluĢumu ve etkili
olmasında ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
4. Makine/Araç Kriteri: ĠĢin yapılmasında kullanılan araçların (bilgisayar, telsiz vb…)
ilgili stres faktörünün oluĢumu ve etkili olmasındaki derecesini göstermektedir.
5. Çevre Kriteri: Ortamdaki diğer etkenlerin ilgili stres faktörünün oluĢumu ve etkili
olmasındaki derecesini göstermektedir.
AĢağıda stres faktörlerinin insan, görev, yönetim, makine/araç ve çevre kriterleri temelinde
değerlendirilmesiyle oluĢturulan karar matrisi yer almaktadır.
Tablo 3. Karar Matrisinin OluĢturulması: A Matrisi
Ġnsan
Faktörü
Görev
Faktörü
Yönetim
Faktörü
Çevre
Faktörü
Malzeme/
Araç
Faktörü
Havalimanındaki Trafik Sayısı
8
8
8
9
9
Öngörülemeyen Olaylar
7
9
2
5
4
Zaman Baskısı
6
5
7
5
2
ĠĢin Niteliği
5
4
8
9
7
ÇalıĢma Süresinin Uzunluğu
6
5
8
9
3
Nöbetli ÇalıĢma
1
2
3
8
5
Ekipman Güvenilirliği
7
4
2
3
3
Ekipman YerleĢimi ve Ergonomi
9
10
5
6
7
9
6
6
6
5
Dinlenme Olanakları
8
8
5
4
5
Rol Belirsizliği
5
6
6
7
8
ĠliĢkiler
4
4
4
5
5
Psikolojik Baskı
8
5
2
3
3
Hata Yapma Korkusu
3
5
8
8
8
Aydınlatma/Gürültü/Dikkati
Unsurlar
Dağıtan
Karar matrisi oluĢturulduktan sonra, TOPSIS yönteminde bir sonraki adım standart karar
matrisinin oluĢturulmasıdır. Standart karar matrisi Tablo. 4‘te yer almaktadır.
rij =
aij
a kj
2
A matrisindeki her hücre değeri, o sütundaki değerlerin kareleri
toplamının kareköküne bölünerek R matrisi oluĢturulmuĢtur.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
141
Tablo 4. Standart Karar Matrisinin OluĢturulması: R Matrisi
Ġnsan
Faktörü
Görev
Faktörü
Yönetim
Faktörü
Çevre
Faktörü
Malzeme/
Araç
Faktörü
Havalimanındaki Trafik Sayısı
0,30259
0,34652
0,37139
0,36712
0,42239
Öngörülemeyen Olaylar
0,26476
0,38983
0,09285
0,20395
0,18773
Zaman Baskısı
0,22694
0,21657
0,32497
0,20395
0,09386
ĠĢin Niteliği
0,18912
0,17326
0,37139
0,36712
0,32853
ÇalıĢma Süresinin Uzunluğu
0,22694
0,21657
0,37139
0,36712
0,14080
Nöbetli ÇalıĢma
0,37823
0,08663
0,13927
0,32633
0,23466
Ekipman Güvenilirliği
0,26476
0,17326
0,09285
0,12237
0,14080
Ekipman YerleĢimi ve Ergonomi
0,34041
0,43315
0,23212
0,24475
0,32853
0,34041
0,25989
0,27854
0,24475
0,23466
Dinlenme Olanakları
0,30259
0,34652
0,23212
0,16316
0,23466
Rol Belirsizliği
0,18912
0,25989
0,27854
0,28554
0,37546
ĠliĢkiler
0,15129
0,17326
0,18570
0,20395
0,23466
Psikolojik Baskı
0,30259
0,21657
0,09285
0,12237
0,14080
Hata Yapma Korkusu
0,11347
0,21657
0,37139
0,32633
0,37546
Aydınlatma/Gürültü/Dikkati
Unsurlar
Dağıtan
Sonraki adımda Ağırlıklı Standart Karar Matrisinin oluĢturulabilmesi için öncelikle AHP
yöntemine göre kriter ağırlıkları belirlenmiĢtir. Kriter ağırlıklarının belirlenebilmesi için
kriterler için ikili karĢılaĢtırma matrisi oluĢturulmuĢ ve ağırlıklar bulunmuĢtur. Kriterler için
oluĢturulan ikili karĢılaĢtırma matrisinin tutarlılığı ölçülmüĢ, matrisin tutarlılık oranı
0,096298 olarak bulunmuĢ ve bu değer 0,1‘den küçük olduğu için kriterlere ait ikili
karĢılaĢtırma matrisinin tutarlı olduğuna karar verilmiĢtir. Böylece, bu ikili karĢılaĢtırma
matrisine göre bulunan ağırlık değerleri kullanılarak ağırlıklı standart karar matrisi elde
edilmiĢtir.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
142
Tablo 5. Ağırlıklı Standart Karar Matrisinin OluĢturulması: V Matrisi
Ġnsan
Faktörü
Görev
Faktöeü
Yönetim
Faktörü
Çevre
Faktörü
Malzeme/
Araç
Faktörü
Havalimanındaki Trafik Sayısı
0,068619
0,168367
0,035598
0,057830
0,014348
Öngörülemeyen Olaylar
0,060042
0,189413
0,008900
0,032128
0,006377
Zaman Baskısı
0,051464
0,105230
0,031148
0,032128
0,003188
ĠĢin Niteliği
0,042887
0,084184
0,035598
0,057830
0,011160
ÇalıĢma Süresinin Uzunluğu
0,051464
0,105230
0,035598
0,057830
0,004783
Nöbetli ÇalıĢma
0,085774
0,042092
0,013349
0,051404
0,007971
Ekipman Güvenilirliği
0,060042
0,084184
0,008900
0,019277
0,004783
Ekipman YerleĢimi ve Ergonomi
0,077197
0,210459
0,022249
0,038553
0,011160
0,077197
0,126276
0,026699
0,038553
0,007971
Dinlenme Olanakları
0,068619
0,168367
0,022249
0,025702
0,007971
Rol Belirsizliği
0,042887
0,126276
0,026699
0,044979
0,012754
ĠliĢkiler
0,034310
0,084184
0,017799
0,032128
0,007971
Psikolojik Baskı
0,068619
0,105230
0,008900
0,019277
0,004783
Hata Yapma Korkusu
0,025732
0,105230
0,035598
0,051404
0,012754
Aydınlatma/Gürültü/Dikkati
Unsurlar
Dağıtan
Ağırlıklı standart karar matrisine göre Pozitif ve Negatif Ġdeal çözümler belirlenmiĢtir: A*, A Pozitif ideal çözüm, her sütundaki en büyük değerin, negatif ideal çözüm ise her sütundaki en
küçük değerin seçilmesiyle elde edilmiĢtir.
A* = (0,083322
0,210459
0,035598
0,057829
0,014348)
A- = (0,009258
0,042091
0,008899
0,019276
0,003188)
Son olarak da Ayırım Ölçüleri ve Ġdeal Çözüme Göreli Yakınlık HesaplanmıĢtır: Si*, Si-, Ci*.
Bulunan değerler Tablo 6‘da verilmiĢtir.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
143
Tablo 6. Si*, Si-, Ci* Değerleri ve Risk Faktörlerinin Önem Dereceleri
Si*
Si-
Ci*
Önem
Derecesi
Havalimanındaki Trafik Sayısı
0,04459
0,14762
0,76804
2
Öngörülemeyen Olaylar
0,04921
0,15639
0,76064
3
Zaman Baskısı
0,11355
0,08017
0,41386
9
ĠĢin Niteliği
0,13263
0,07187
0,35144
11
ÇalıĢma Süresinin Uzunluğu
0,11036
0,08927
0,44718
7
Nöbetli ÇalıĢma
0,17009
0,08324
0,32859
12
Ekipman Güvenilirliği
0,13703
0,06598
0,32500
13
Ekipman YerleĢimi ve Ergonomi
0,02444
0,18324
0,88230
1
Aydınlatma/Gürültü/Dikkati Dağıtan Unsurlar
0,08727
0,11142
0,56077
5
Dinlenme Olanakları
0,05691
0,14040
0,71156
4
Rol Belirsizliği
0,09470
0,09637
0,50435
6
ĠliĢkiler
0,13916
0,05164
0,27064
14
Psikolojik Baskı
0,11653
0,08668
0,42653
8
Hata Yapma Korkusu
0,12014
0,07807
0,39386
10
5. SONUÇ
Tablo 6‘ya bakıldığında en önemli risk faktörünün ‗ekipman yerleĢimi ve ergonomi‘ olduğu
görülmektedir. Verilen hava trafik hizmetinde, kontrolörlerin performansları üzerinde
cihazların direkt bir etkisi olduğu bilinmektedir. Ekipmanların rahat kullanılıyor olması
çalıĢanlar için önemlidir. Daha sonra da, ‗havalimanındaki trafik sayısı‘ ve ‗öngörülemeyen
olaylar‘ ın önemli stres faktörleri olduğu görülmüĢtür. Bu faktörler değiĢik açılardan trafik
yoğunluğunu ifade ettiği için göreli yakınlık değerleri de birbirine çok yakın bulunmuĢtur. Bu
noktada kontrolü kaybetme riski daha fazla olduğu için önem derecelerinin yüksek çıktığı
düĢünülmektedir. ‗Nöbetli çalıĢma, ekipman güvenilirliği ve iliĢkiler‘ faktörlerinin ise önem
dereceleri en azdır. Hava trafik kontrol hizmeti tüm koĢullarda kesintisiz ve dünya
standartlarına göre verilmesi gereken bir hizmet olduğundan ekipman hatası bulunmayacağı
ya da gerekli önlemlerin alınmıĢ olduğu çalıĢanlar tarafından zaten bilinmektedir. Nöbetli
çalıĢma ise bu iĢin bir gereği olarak zorlukları olmakla birlikte zaten kabul edilmiĢ
durumdadır, çünkü hizmet kesintisiz devam etmektedir.
Ülkemizde hava trafik kontrol hizmeti Devlet Hava Meydanları ĠĢletmesi tarafından ICAO
(Uluslararası Sivil Havacılık Örgüt) tarafından konulan kurallara göre ve EUROCONTROL
tarafından verilen tavsiyelerle sürdürülmektedir. Buna göre, verilen hizmet ve personel
kalitesi bir takım standartlarla kesin olarak belirlenmiĢtir. Bu çalıĢmada ise, bunlara rağmen
ortaya çıkabilecek bir hatanın sebebini oluĢturabilecek stres faktörleri incelenmiĢ ve bir
uygulama yapılmıĢtır. TOPSIS yöntemi ile bu stres faktörleri değerlendirilerek sıralanmıĢtır.
Sistemin bütünü üzerinde hata sebeplerinin gerçekleĢme olasılığı çok az da olsa dikkate
alınması gereken noktalar üzerinde durulmuĢtur.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
144
KAYNAKLAR
Ale, B.J.M. ,Bellamy, L.J. , Cooke, R.M. Goossens, L.H.J.,Hale, A.R. , Roelen, A.L.C. ,
Smith, E. (2006) Towards a causal model for air transport safety—an ongoing
research Project, Safety Science, 44, 657–673.
Chang, Y., Yeh, C. (2010) Human performance interfaces in air traffic control, Applied
Ergonomics, 41, 123–129.
Chaloulos, G., Crück, E., Lygeros, J. (2010) A simulation based study of subliminal control
for air traffic management, Transportation Research Part C ,18,963–974.
Demireli, E. (2010) Topsıs Çok Kriterli Karar Verme Sistemi: Türkiye‘deki Kamu Bankaları
Üzerine Bir Uygulama, GiriĢimcilik ve Kalkınma Dergisi, 5,1.
Kirwan, B., Gibson, W.H., Hickling, B. (2008) Human error data collection as a precursor to
the development of a human reliability assessment capability in air traffic
management‖, Reliability Engineering and System Safety, 93, 217–233.
Kontogiannis, T., Malakis, S. (2009) A proactive approach to human error detection and
identification in aviation and air traffic control, Safety Science, 47, 693–706.
Teperi, A., Leppänen, A. (2011) From crisis to development e Analysis of air traffic control
work processes‖, Applied Ergonomics, 42: 426-436 (2011).
Ternov, S., Akselsson,R., ―A method, DEB analysis, for proactive risk analysis applied to air
traffic control‖, Safety Science, 42: 657–673 (2004).
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
145
OTOMOTĠV SEKTÖRÜNDE ÇALIġAN ĠġGÖRENLERĠN Ġġ
KIYAFETLERĠNE ĠLĠġKĠN MEMNUNĠYET DURUMLARININ
BELĠRLENMESĠ
Saliha AĞAǹ, Saliha Ö. KAHYA²,Nalan GÜRġAHBAZ³, Meyrem A. ġAHĠNOĞLU
4
¹ Doç. Dr., Gazi Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Moda Tasarımı Bölümü 06500
BeĢevler/Ankara, e-posta : [email protected]
² Öğr. Gör. Dr., Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Giyim Endüstrisi ve Moda
Tasarımı Eğitimi Bölümü 06500 BeĢevler/Ankara, e-posta: [email protected]
³ Öğr. Gör. Dr., Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Giyim Endüstrisi ve Moda
Tasarımı Eğitimi Bölümü 06500 BeĢevler/Ankara, e-posta: [email protected]
4
Öğr. Gör. Dr., Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Giyim Endüstrisi ve Moda
Tasarımı Eğitimi Bölümü 06500 BeĢevler/Ankara, e-posta: [email protected]
ÖZET
Günümüzün yoğun rekabet koĢulları, iĢletmelerin sahip oldukları kaynakları etkili ve verimli
kullanmalarını gerektirmektedir. ĠĢletmelerin en önemli kaynaklarından birisi de
çalıĢanlarıdır. ÇalıĢanların performansı iĢletmelerin baĢarısını etkileyen önemli faktörlerden
biridir. ÇalıĢanların performanslarını, kullandıkları iĢ giysilerinin de etkilediği kabul edilen
bir gerçektir. Bu noktadan hareketle planlanıp yürütülen bu araĢtırmada, otomotiv sektöründe
çalıĢmakta olan iĢgörenlerin çalıĢma ortamında kullandıkları iĢ kıyafetleriyle ilgili yaĢadığı
problemler saptanarak, çalıĢtığı ortama uygun olması gereken giysi özelliklerinin belirlenmesi
hedeflenmiĢtir.
AraĢtırmanın materyalini; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği‘ne kayıtlı Kocaeli bölgesinde
faaliyet gösteren binek araç üretimi yapan otomotiv fabrikalarında çalıĢmakta olan
iĢgörenlerden, anket yardımıyla elde edilen veriler ve ilgili kaynaklar oluĢturmaktadır.
AraĢtırmanın örneklemini, ankete gönüllü olarak cevap vermeyi kabul eden iki otomotiv
fabrikasının kaynak, boyahane, montaj ve pres bölümlerinde çalıĢan 400 iĢgören
oluĢturmaktadır.
AraĢtırmada Tarama Yöntemi kullanılmıĢtır. AraĢtırma verilerini toplamak için iĢgörenlerin
çalıĢma ortamında kullandıkları iĢ kıyafetleriyle ilgili yaĢadığı problemleri ve memnuniyet
durumlarını belirlemek için anket formu geliĢtirilmiĢtir. AraĢtırmaya katılan iĢgörenlerin
büyük çoğunluğunun; iĢ kıyafeti olarak ikili takım kullandıkları, iĢ giysilerinin kol evi, kol
boyu, cep yerleri, kapama yerleri, sırt, yaka ve manĢetler, pantolon ağı, pantolon beli ve
pantolon paçasında sorun yaĢadıkları belirlenmiĢtir.
Anahtar Kelimeler: 1 Ergonomi, 2 ĠĢ Kıyafetleri, 3 Otomotiv Sektörü, 4 Giysi Ergonomisi
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
146
ABCTRACT
Intense competition conditions of our days require companies to use the sources they have
efficiently and effectively. One of the most important sources of companies is their workers.
The performance of workers is one of the most important factors affecting the success of
companies and the performance of workers is accepted to be affected by the clothes they wear
during working. From this point of view, this study aims to determine the problems of
workers in automotive sector with their business clothes and also determine the features of
clothes appropriate for working environment.
The material of the study consists of data and relevant sources obtained by a questionnaire
applied to workers in automotive factories, which is recorded to The Union of Chambers and
Commodity Exchanges of Turkey and producing passenger cars, in Kocaeli. The sample
group of the study consists of 4000 workers in welding, dying, assembling and pressing
departures of two automotive factories, who voluntarily accepted to answer the questions of
the questionnaire,
Scanning Method was used in study. A questionnaire form was developed to determine
satisfaction levels and problems of workers about their business clothes in their working
environment. The study determined that most of the workers participating in the study were
using a pair suit as business clothes, and they had problems with their business clothes in the
armhole, arm‘s length, place of pockets, crotches, flies, backs, collars, cuffs, waistband and
legs of trouser.
Key Words: 1 Ergonomics, 2 Work Clothes, 3 Automotive Sector, 4 Clothing Ergonomics
1.GĠRĠġ
ÇalıĢma yaĢamının kalitesi, özellikle günümüz iĢletme yönetim anlayıĢında bir performans
göstergesi olarak düĢünülmektedir. ĠĢletmelerin amacı katma değer yaratan unsurların
arttırılması ve kar elde etme olduğu düĢünüldüğünde, çalıĢma yaĢam kalitesinin
arttırılmasının da bu amaca yönelik performansın arttırılması anlamına gelmektedir.
Günümüzün yoğun rekabet koĢulları, iĢletmelerin çalıĢanlarının en etkin ve verimli bir Ģekilde
çalıĢma yaĢam kalitelerinin yükseltilmesini zorunlu kılmaktadır. ĠĢletmeler belirlenmiĢ hedef
ve amaçlara iĢletme içerisinde yüksek iĢ tatminine sahip çalıĢanlarla ulaĢabilir. Bundan
dolayı, iĢletmeler çalıĢanların iĢ tatminlerini etkileyen faktörleri belirlemek ve iyileĢtirmek
zorundadırlar (Erdal, Keskin, Ġmamoğlu, Erat,2004;17). Türkiye'nin önemli sektörlerinden
biri olan otomotiv sektöründe çalıĢan iĢgörenlerin, iĢ tatminlerinin yüksek olması otomotiv
firmalarının performanslarını ve rekabet güçlerini artırmaktadır. ĠĢgörenlerin iĢ tatminini
etkileyen önemli unsurlardan birinin de iĢ giysilerinin iĢin yapısına ve çalıĢma ortamına
uygunluğu olduğu düĢünülmektedir.
ĠĢ giysileri, iĢin gereklerine göre yapılan aktivite sırasında giyilmesi zorunlu olan giysiler
Ģeklinde tanımlanabilir (Kuru, Solak ve Soysal,2004;218). ĠĢ veriminin çok önemli olduğu
günümüzde, çalıĢanların giydiği kıyafetlerin verimliliğe ve çalıĢma rahatlığına etkisi
kaçınılmaz olmaktadır. ÇalıĢanların görevlerini yerine getirirken giydikleri iĢ kıyafetlerinin
iĢçinin sağlığını ve güvenliğini koruması yanında, rahat, kullanımı kolay ve vücut
özelliklerine uygun olması gerekmektedir (Kansoy,Dirgar,Kırtay, 2008;307). Vücut
ölçülerine uygun olmayan giysilerin, iĢ esnasında hareketleri engelleyerek iĢ kazalarına yol
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
147
açabileceği ve iĢ performanslarını azaltarak verimliliği düĢüreceği kabul edilen bir gerçektir.
(KiĢoğlu, Erenler Çakar, ġanlı ve Bayraktar,2004;240).
ÇalıĢma hayatının yoğun temposunda iĢ kıyafetleri, iĢyerine, çalıĢılan ortama ve yapılan
hareketlere uygun olarak tasarlanmalıdır. Giysiler uygun malzeme ve model özellikleri ile
desteklenerek oluĢturulur. Giysi kalıbının oluĢturulmasında insan vücudunun durağan ve
hareket halindeki ölçüm verileri esas alınır. ĠĢ sırasında yapılan hareketlere bağlı olarak da
model özellikleri detaylandırılır (Kansoy, Dirgar, Kırtay,2008;307).
Otomotiv sektöründe çalıĢmakta olan iĢgörenlerin çalıĢma Ģekilleri eğilme, kalkma, çömelme
ve uzanma gibi farklı vücut hareketlerini gerektirmektedir. Bu nedenle çalıĢanların kendini
rahat hissedebilmeleri, vücuduna uygun, hareket serbestliği sağlayan, çalıĢma ve hava
koĢullarına uygun iĢ elbiseleri ile sağlanacaktır. Bu noktadan hareketle yapılan bu
araĢtırmada; otomotiv sektöründe çalıĢan iĢgörenlerin, iĢ kıyafetleriyle ilgili yaĢadığı
problemler ve çalıĢtığı ortama uygun giysi belirlenmesi amaçlanmıĢtır.
2. MATERYAL VE YÖNTEM
AraĢtırmanın materyalini; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği‘ne kayıtlı Kocaeli bölgesinde
faaliyet gösteren binek araç üretimi yapan otomotiv fabrikalarında çalıĢmakta olan
iĢgörenlerden, anket yardımıyla elde edilen veriler ve ilgili kaynaklar oluĢturmaktadır.
AraĢtırmanın örneklemini, ankete gönüllü olarak cevap vermeyi kabul eden binek araç üretimi
yapan iki otomotiv fabrikasının kaynak, boyahane, montaj ve pres bölümlerinde çalıĢan 400
iĢgören oluĢturmaktadır.
AraĢtırmada tarama yöntemi kullanılmıĢtır. AraĢtırma verilerini toplamak için iĢgörenlerin
çalıĢma ortamında kullandıkları iĢ kıyafetleriyle ilgili yaĢadığı problemleri ve memnuniyet
durumlarını belirlemek için iĢgörenlerin cinsiyetleri, medeni durumları, yaĢları, eğitim ve
gelir durumları gibi örneklemin genel özelliklerinin yanı sıra kullandıkları giysi türleri, giysi
yenileme süreleri, çalıĢma Ģekli, iĢ sırasında en çok yapılan hareketler, çalıĢtığı ortamda iĢ
kıyafetiyle ilgili yaĢadığı problemler, iĢ kıyafetinde rahatsızlık duyduğu yerler, giysi
tamamlayıcıların uygunluğu, çalıĢtığı ortama uygun olması gereken giysi ve kumaĢ
özelliklerini belirlemeye yönelik soruların yer aldığı anket geliĢtirilmiĢtir.
Elde edilen veriler SPSS 17.0 paket yazılımından yararlanılarak analiz edilmiĢtir. ĠĢgörenlerin
iĢ kıyafetlerinden memnuniyet durumlarına iliĢkin elde edilen verilerin sayı ve yüzde
değerleri çalıĢtıkları bölüm değiĢkenine göre çapraz tablolarda verilmiĢtir.
Ġlk olarak çalıĢmada 4‘lü likert ölçeği ile ölçülen 49 farklı değiĢken için ölçek
geçerliliği/güvenilirliğini belirlemek amacıyla Cronbach Alfa (α) test istatistiği sonuçlarına
bakılmıĢtır. Cronbach Alfa Katsayısının değerlendirilmesinde uyulan değerlendirme ölçütü
0.80 ≤
< 1.00 ise ölçek yüksek derecede güvenilirdir(Özdamar,2002;673). AraĢtırmada
yapılan Cronbach Alpha (α) istatistiği = 0.882 olarak hesaplanmıĢtır. Bulunan bu sonuçlara
göre veri toplama aracında (ankette) kullanılan 49 adet ölçekli soruların güvenilirlik test
sınamasında geçerliliği ispatlanmıĢtır. Sonuç olarak hem bütünsel anlamda, hem de ölçek
bazında kullanılan soruların tümü için geçerlilik/güvenilirlik sağlanmıĢtır.
ĠĢgörenlerin çalıĢtıkları bölümlere göre iĢ kıyafetleriyle ilgili yaĢadığı problemler ve çalıĢtığı
ortama uygun olması gereken giysi özellikleri arasında anlamlı bir iliĢki olup olmadığını
belirlemek amacı ile ² testi uygulanmıĢtır. ĠĢgörenlerin; çalıĢtıkları bölümlere göre iĢ
kıyafetleriyle ilgili yaĢadığı problemler ve çalıĢtığı ortama uygun olduğunu düĢündüğü giysi
özellikleri açısından gösterdiği iliĢki P<0.05 anlamlılık düzeyinde yorumlanmıĢtır.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
148
3. BULGULAR
Otomotiv sektöründe çalıĢan iĢgörenlerin, iĢ kıyafetleriyle ilgili yaĢadığı problemler ve
çalıĢtığı ortama uygun olması gereken giysi - kumaĢ özelliklerini belirlemek için planlanıp
yürütülen araĢtırmada, uygulanan anket sonucu araĢtırmaya katılan iĢgörenlerin karakteristik
özellikleri, iĢ kıyafetleriyle ilgili yaĢadığı problemler ve çalıĢtığı ortama uygun olması
gereken giysi - kumaĢ özelliklerine iliĢkin bulgular aĢağıda verilmiĢtir.
ĠĢgörenlerin;
%99,3‘ünün erkek, %0,8‘inin kadın olduğu,
%65,3‘ünün evli, %34,8‘inin bekar olduğu,
%49,8‘inin 25-30 yaĢ arası, %21,6‘sının 31-36 yaĢ arası, %14,1‘inin 19-24 yaĢ arası,
%10,6‘sının 37-42 yaĢ arası, %4,4‘ünün ise 43 yaĢ ve üstü olduğu,
%60,8‘inin lise, %32,3‘ünün ön lisans, %7,1‘inin ilköğretim mezunu olduğu,
%62,5‘inin 600-1199 TL arasında, %28,5‘inin 1200-1779 TL arasında, %7,5‘inin 18002399 TL arasında, %1‘inin 599 TL ve altı, %0,5‘inin 2400 TL ve üzerinde aldığı;
%50,2‘sinin 1-5 yıl, %30,8‘inin 6-10 yıl arasında, %13,6‘sının 11-15 yıl, %4,9‘unun
16-20 yıl, %1,1‘inin ise 21 yıl ve üzerinde çalıĢtığı belirlenmiĢtir.
Kullandığı giysi türleri incelendiğinde; iĢletmenin kaynak (%100), montaj (%100) ve
pres (%100) bölümlerinde ikili takım, boyahane bölümünde ise %77‘si tulum,
%23‘ünün ikili takım kullandıkları görülmüĢtür.
Giysileri yenileme sürelerine iliĢkin bulgular incelendiğinde; montaj bölümünde %89‘u
ve pres bölümünde ise %44‘ünün 6 ayda bir, boyahane bölümünde %75‘i ve kaynak
bölümünde ise %55‘i 9 ayda bir giysilerini yeniledikleri belirlenmiĢtir.
Tablo 1. Örneklemin ÇalıĢma ġekli ve ĠĢ AkıĢı Sırasında Yapılan Hareketler
Bölüm
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Bölüm
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Ayakta
(%)
96,0
66,0
77,0
74,0
Eğilip- Kalkma
(%)
84,0
76,0
69,0
72,0
ÇalıĢma ġekli
Oturarak (%)
3,0
18,0
3,0
13,0
Hareketler
Uzanma
(%)
3,0
6,0
3,0
15,0
DönüĢümlü
(%)
1,0
16,0
20,0
13,0
TaĢıma
(%)
13,0
18,0
28,0
13,0
n=400
Tablo 1‘de örneklemin çalıĢma Ģekli ve iĢ akıĢı sırasında yapılan hareketlere iliĢkin bulgular
incelendiğinde; tüm bölümlerde çalıĢanların çoğunluğunun çalıĢma Ģeklinin ayakta ve iĢ akıĢı
sırasında yapılan hareketlerde ise eğilip kalkma olduğu belirlenmiĢtir.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
149
Tablo 2. Örneklemin ÇalıĢtığı Ortamda Giysi ile Ġlgili YaĢadıkları Problemler
Seçenekler
Bölüm
Giysinin mevsim
koĢullarına uygun
olmaması.
Isıya ve soğuğa karĢı
dayanıksız olması.
DıĢ etkilere karĢı
dayanıksız olması.
Giysinin terletmesi
Giysinin kullanım
zorluğu
Giysinin hareket rahatlığı
olmaması
Giysinin kolay
temizlenememesi
Giysinin üzerinde yer
alan cep vb. yetersizliği
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
1
(%)
2
(%)
3
(%)
4
(%)
13,0
7,0
20,0
9,0
14,0
10,0
23,0
13,0
14,0
10,0
23,0
8,0
9,0
6,0
18,0
8,0
21,0
9,0
26,0
12,0
19,0
5,0
21,0
9,0
16,0
9,0
18,0
12,0
23,0
11,0
26,0
12,0
28,0
37,0
43,0
31,0
28,0
40,0
46,0
29,0
32,0
27,0
39,0
30,0
30,0
39,0
34,0
31,0
31,0
37,0
36,0
24,0
30,0
34,0
44,0
29,0
33,0
32,0
46,0
24,0
24,0
23,0
40,0
24,0
19,0
33,0
16,0
31,0
25,0
26,0
15,0
39,0
20,0
36,0
24,0
42,0
31,0
26,0
34,0
39,0
21,0
27,0
19,0
34,0
27,0
34,0
15,0
32,0
28,0
36,0
20,0
31,0
28,0
37,0
16,0
37,0
40,0
23,0
21,0
29,0
33,0
24,0
16,0
19,0
34,0
27,0
14,0
20,0
30,0
29,0
14,0
22,0
27,0
27,0
19,0
30,0
24,0
27,0
20,0
30,0
23,0
23,0
16,0
33,0
25,0
29,0
18,0
27,0
²
P
28,382
0,001
30,959
0,000
31,883
0,000
19,406
0,022
22,262
0,008
27,611
0,001
21,782
0,010
29,746
0,000
n=400
1.Kesinlikle katılmıyorum 2. Kısmen Katılıyorum 3. Oldukça Katılıyorum 4. Kesinlikle Katılıyorum
Örneklemin çalıĢtığı ortamda giysi ile ilgili yaĢadıkları problemlere iliĢkin bulguların yer
aldığı Tablo 2 incelendiğinde; giysinin mevsim koĢullarına uygun olmaması ve ısıya- soğuya
karĢı dayanıksız olması seçeneklerinde kaynak ve pres; dıĢ etkilere karĢı dayanıksız olması
seçeneğinde kaynak, boyahane ve pres; giysinin terletmesi seçeneğinde kaynak, montaj ve
pres; giysinin kullanım zorluğu seçeneğinde pres; giysinin hareket rahatlığı olmaması,
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
150
giysinin kolay temizlenememesi ve giysi üzerinde yer alan cep vb. yetersizliği konusunda ise
boyahane ve pres bölümlerinde sorun yaĢadıkları görülmüĢtür.
Yapılan χ² iliĢki analizi sonucunda; örneklemin çalıĢtığı bölüm değiĢkenleri ile çalıĢtığı
ortamda giysiyle ilgili yaĢadıkları problemlerden, giysinin mevsim koĢullarına uygun
olmaması (P=0,001), ısıya ve soğuğa karĢı dayanıksız olması (P=0,000), dıĢ etkilere karĢı
dayanıksız olması (P=0,000), giysinin hareket rahatlığı olmaması (P=0,001),giysinin
terletmesi (P=0,022), giysinin kullanım zorluğu (P=0,008), giysinin kolay temizlenememesi
(P=0,010) ve giysinin üzerinde yer alan cep vb. yetersizliği (P=0,000) değiĢkenleri arasında
istatistiksel olarak anlamlı bir iliĢki bulunmuĢtur.
Tablo 3. Örneklemin ÇalıĢtığı Ortamdaki Giysilerinde Rahatsızlık Duyduğu Yerler
Seçenekler
Bölüm
Kol evi
Yaka ve manĢetlerde
Kol boyunda
Cep yerlerinde
Kapama yerlerinde
Sırt geniĢliğinde
Pantolon ağı
Pantolon beli
Pantolon paçası
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
1
(%)
28,0
12,0
31,0
11,0
17,0
9,0
31,0
8,0
25,0
12,0
33,0
12,0
21,0
8,0
28,0
10,0
23,0
13,0
34,0
7,0
32,0
10,0
33,0
7,0
21,0
8,0
14,0
7,0
19,0
5,0
14,0
5,0
22,0
5,0
16,0
4,0
2
(%)
31,0
31,0
30,0
27,0
32,0
28,0
35,0
35,0
32,0
36,0
32,0
23,0
31,0
37,0
34,0
23,0
31,0
32,0
26,0
27,0
23,0
28,0
32,0
31,0
25,0
34,0
35,0
26,0
24,0
32,0
29,0
28,0
21,0
38,0
26,0
28,0
3
(%)
22,0
28,0
25,0
31,0
29,0
34,0
17,0
39,0
24,0
22,0
20,0
39,0
28,0
26,0
24,0
39,0
27,0
28,0
25,0
34,0
24,0
37,0
19,0
30,0
31,0
38,0
32,0
34,0
37,0
41,0
34,0
34,0
34,0
29,0
34,0
31,0
4
(%)
19,0
29,0
14,0
31,0
22,0
29,0
17,0
18,0
19,0
30,0
15,0
26,0
20,0
29,0
14,0
28,0
19,0
27,0
15,0
32,0
21,0
25,0
16,0
32,0
23,0
20,0
19,0
33,0
20,0
22,0
23,0
33,0
23,0
28,0
24,0
37,0
²
P
26,571
0,002
34,967
0,000
33,261
0,000
30,639
0,000
31,935
0,000
42,472
0,000
18,754
0,027
19,651
0,020
29,795
0,000
n=40
1. Hiçbir Zaman 2. Nadiren 3. Sıklıkla 4. Her Zaman
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
151
Tablo 3‘de örneklemin çalıĢtığı ortamdaki giysilerinde rahatsızlık duyduğu yerlere iliĢkin
bulgular incelendiğinde; kol evi, kol boyu, cep yerleri ve kapama yerleri seçeneklerinde pres
bölümünde sorun yaĢanırken, yaka ve manĢetlerde, sırt geniĢliğinde ve pantolon ağında ise
boyahane ve pres bölümlerinde, pantolon beli ve pantolon paçasında ise tüm bölümlerde
sorun yaĢadıkları belirlenmiĢtir.
Yapılan χ² iliĢki analizi sonucunda; örneklemin çalıĢtığı bölüm değiĢkenleri ile çalıĢtığı
ortamdaki giysilerinde rahatsızlık duyduğu bölümlerden, kol evi (P=0,002), yaka ve
manĢetlerde (P=0,000), kol boyunda (P=0,000), cep yerlerinde (P=0,000), kapama yerlerinde
(P=0,000), sırt geniĢliğinde (P=0,000), pantolon ağı (P=0,027), pantolon beli (P=0,020) ve
pantolon paçası (P=0,000) değiĢkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir iliĢki
bulunmuĢtur.
Tablo 4. Örneklemin ÇalıĢma Ortamında Kullandıkları Giysi Tamamlayıcılarının
Uygunluğu
Seçenekler
Bölüm
1
2
3
4
(%) (%) (%) (%)
P
²
Kaynak
12,0 32,0 33,0 23,0
Baretin
Boyahane 11,0 35,0 35,0 19,0 10,451 0,315
havalandırma
Montaj
6,0 32,0 40,0 22,0
özelliği
Pres
7,0 26,0 33,0 34,0
Baretin
Kaynak
17,0 28,0 30,0 25,0
kapanabilir
Boyahane 9,0 39,0 33,0 19,0 21,872 0,009
çentil özelliği ile Montaj
5,0 37,0 39,0 19,0
her türlü çevrede Pres
5,0 25,0 37,0 33,0
kullanım özelliği
Kaynak
14,0 30,0 29,0 27,0
DıĢ etkilere karĢı Boyahane 6,0 38,0 32,0 24,0 13,195 0,154
koruyuculuğu
Montaj
7,0 32,0 40,0 21,0
Pres
4,0 29,0 43,0 24,0
Kaynak
15,0 31,0 28,0 26,0
Baretin baĢ
Boyahane 7,0 48,0 25,0 20,0 21,912 0,009
ölçülerine
Montaj
7,0 35,0 35,0 23,0
uygunluğu
Pres
1,0 35,0 36,0 28,0
Maskenin
Kaynak
15,0 35,0 28,0 22,0
kimyasal
Boyahane 6,0 45,0 26,0 23,0 17,756 0,038
maddelere karĢı Montaj
7,0 30,0 38,0 25,0
koruma
Pres
3,0 35,0 39,0 23,0
sağlaması
Kaynak
9,0 33,0 34,0 24,0
Maskenin iç
Boyahane 4,0 39,0 33,0 24,0 9,012 0,436
kısmında hava
Montaj
10,0 36,0 26,0 28,0
ve nem akımı
Pres
4,0 37,0 39,0 20,0
Kaynak
13,0 33,0 35,0 19,0
Maskenin
Boyahane 4,0 33,0 42,0 21,0 17,030 0,048
tozlara karĢı
Montaj
9,0 36,0 28,0 27,0
koruma
Pres
2,0 35,0 44,0 19,0
sağlaması
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
152
Gözlüğün ıĢığa
ve toza karĢı
koruma
sağlaması
Kullanılan
eldivenin rahat
ve esnek olması
Eldivenin
kavrama ve
tutuculuk
özelliği.
Kullanılan dizlik
ve dirsekliğin
koruyuculuğu
Ayakkabının
rahat ve esnek
olması
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
16,0
5,0
8,0
0
18,0
4,0
11,0
3,0
23,0
8,0
11,0
2,0
15,0
4,0
8,0
1,0
50,0
36,0
20,0
34,0
29,0
32,0
33,0
35,0
26,0
25,0
38,0
40,0
26,0
26,0
34,0
34,0
37,0
25,0
39,0
49,0
29,0
40,0
30,0
32,0
31,0
38,0
29,0
43,0
31,0
40,0
22,0
38,0
25,0
29,0
22,0
41,0
25,0
34,0
27,0
34,0
14,0
14,0
20,0
15,0
24,0
25,0
30,0
22,0
25,0
31,0
29,0
19,0
26,0
37,0
33,0
23,0
23,0
37,0
26,0
16,0
7,0
10,0
30,0
19,0
24,083 0,004
31,250 0,000
34,669 0,000
34,655 0,000
36,223 0,000
n=400
1. Hiç uygun değil 2. Kısmen uygun 3. Oldukça uygun 4. Çok uygun
Örneklemin çalıĢma ortamında kullandıkları giysi tamamlayıcılarının uygunluğuna iliĢkin
bulguların yer aldığı Tablo 4 incelendiğinde; baretin baĢ ölçülerine uygunluğu konusunda
boyahane, maskenin kimyasal maddelere karĢı koruma sağlaması konusunda kaynak ve
boyahane, kullanılan dizlik ve dirsekliğin koruyuculuğu konusunda kaynak ve pres,
ayakkabının rahat ve esnek olması konusunda ise tüm bölümlerin problem yaĢadığı
görülmüĢtür.
Yapılan χ² iliĢki analizi sonucunda; örneklemin çalıĢtığı bölüm değiĢkenleri ile çalıĢtığı
ortamdaki kullandıkları giysi tamamlayıcılarının uygunluğundan, Baretin kapanabilir çentil
özelliği ile her türlü çevrede kullanım özelliği (P=0,009), Baretin baĢ ölçülerine uygunluğu
(P=0,009), Maskenin kimyasal maddelere karĢı koruma sağlaması (P=0,038), Maskenin
tozlara karĢı koruma sağlaması (P=0,048), Gözlüğün ıĢığa ve toza karĢı koruma sağlaması
(P=0,004), kullanılan eldivenin rahat ve esnek olması (P=0,000), eldivenin kavrama ve
tutuculuk özelliği (P=0,000), kullanılan dizlik ve dirsekliğin koruyuculuğu (P=0,000) ve
ayakkabının rahat ve esnek olması (P=0,000) değiĢkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı
bir iliĢki bulunmuĢtur.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
153
Tablo 5. Örneklemin ÇalıĢtığı Ortama Uygun Olması Gereken Giysi Özelliklerine
Katılma Durumu
Seçenekler
Giysi iki parçadan
oluĢmalı.(tiĢort/ceketpantolon)
Giysi tek parçadan
oluĢmalı.
Terletmeyen (giysinin
içinde hava
sirkülasyonunu
sağlayabilen) giysiler
olmalı
Giysi leke ve toz
tutmamalı.
Kolay yıkanabilmeli.
Çabuk kurumalı.
Renk çalıĢılan bölüme
uygun olmalı
Anti statik olmalı
Giysi cepleri eĢyaları
koruyacak yeterlilikte
olmalı
Giysi vücudumu
sıkmamalı
Kullanım rahatlığı
olmalı
DıĢ etkilere (çarpma,
düĢme yırtılma vb.)
karĢı dayanıklı olmalı
Isıya ve soğuğa karĢı
dayanıklı olmalı
Bölüm
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
1
(%)
8,0
45,0
9,0
9,0
82,0
30,0
57,0
51,0
7,0
4,0
5,0
4,0
2
(%)
6,0
6,0
14,0
8,0
6,0
9,0
19,0
27,0
2,0
14,0
4,0
6,0
3
(%)
11,0
9,0
9,0
6,0
4,0
9,0
9,0
13,0
10,0
29,0
14,0
33,0
4
(%)
75,00
40,0
68,0
77,0
8,0
52,0
15,0
9,0
81,0
53,0
77,0
57,0
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
5,0
0
3,0
4,0
5,0
0
2,0
1,0
5,0
2,0
3,0
2,0
5,0
1,0
3,0
2,0
4,0
1,0
3,0
4,0
3,0
1,0
4,0
2,0
5,0
1,0
2,0
7,0
2,0
0,0
2,0
4,0
3,0
2,0
2,0
2,0
4,0
0
2,0
8,0
15,0
8,0
7,0
4,0
14,0
5,0
7,0
4,0
19,0
11,0
11,0
2,0
16,0
12,0
13,0
6,0
17,0
9,0
8,0
3,0
19,0
7,0
6,0
4,0
20,0
3,0
9,0
4,0
24,0
6,0
15,0
6,0
15,0
8,0
16,0
5,0
19,0
5,0
11,0
25,0
23,0
26,0
10,0
25,0
22,0
26,0
16,0
23,0
12,0
27,0
15,0
27,0
15,0
33,0
21,0
31,0
18,0
37,0
14,0
27,0
14,0
36,0
9,0
23,0
15,0
35,0
11,0
27,0
18,0
35,0
10,0
30,0
20,0
34,0
11,0
33,0
24,0
76,0
60,0
66,0
63,0
81,0
61,0
71,0
66,0
75,0
56,0
74,0
60,0
78,0
56,0
70,0
52,0
69,0
51,0
70,0
51,0
80,0
53,0
75,0
56,0
82,0
56,0
80,0
49,0
83,0
49,0
74,0
46,0
81,0
53,0
70,0
48,0
80,0
48,0
69,0
²
P
75,841
0,000
110,167
0,000
40,340
0,000
17,979
0,035
26,113
0,002
23,390
0,005
31,159
0,000
23,390
0,005
42,514
0,000
57,342
0,000
55,051
0,000
32,823
0,000
50,947
0,000
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
154
Ġç çamaĢırların üzerine
giyilebilmeli
Mevsim koĢullarına
uygun olmalı
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
Kaynak
Boyahane
Montaj
Pres
5,0
4,0
0
3,0
7,0
3,0
0
3,0
7,0
15,0
4,0
17,0
6,0
12,0
5,0
20,0
3,0
11,0
38,0
14,0
30,0
18,0
37,0
12,0
27,0
19,0
35,0
42,0
78,0
53,0
73,0
44,0
80,0
53,0
75,0
47,0
44,186
0,000
50,643
0,000
n=400
1.Kesinlikle katılmıyorum 2. Kısmen Katılıyorum 3. Oldukça Katılıyorum 4. Kesinlikle Katılıyorum
Tablo 5‘de örneklemin çalıĢtığı ortama uygun olması gereken giysi özelliklerine katılma
durumlarına iliĢkin bulgular incelendiğinde; giysi iki parçadan oluĢmalı (tiĢort/ceketpantolon) seçeneğine kaynak, montaj ve pres, giysi tek parçadan oluĢmalı seçeneğine ise
boyahane bölümünde çalıĢanların kesinlikle katıldıkları görülmüĢtür. Giyside olması gereken
diğer özelliklere ait seçeneklerde ise tüm bölümlerin kesinlikle katıldıkları belirlenmiĢtir.
Sonuç olarak; kaynak, montaj ve pres bölümlerindeki çalıĢanlar giysinin iki parçadan
oluĢmasını isterken, boyahane bölümünde çalıĢanlar ise giysinin tek parçadan oluĢmasını
istemektedirler.
Çivitci ve Boğday Saygılı‘nın 2008 yılında yaptıkları bir araĢtırmada çöp toplama iĢinde
çalıĢanların büyük bir çoğunluğunun iĢ giysilerinde fonksiyonel ceplerin olmasını tercih
ettikleri belirlenmiĢtir (Çivitci, Boğday Sayğılı, 2008;587). Yapılan bu araĢtırmada da
çalıĢanların büyük bir çoğunluğunun iĢ giysilerinin cepleri eĢyaları koruyacak yeterlilikte
olmasını tercih ettikleri görülmektedir. Bu sonuçlara göre iĢ giysilerinde fonksiyonel ceplerin
bulunmasının çok önemli olduğu söylenebilir.
Yapılan χ² iliĢki analizi sonucunda; örneklemin çalıĢtığı bölüm değiĢkenleri ile çalıĢtığı
ortama uygun olması gereken giysi özelliklerinden, giysi iki parçadan oluĢmalı (P=0,000),
giysi tek parçadan oluĢmalı (P=0,000), terletmeyen giysiler olmalı (P=0,000), giysi leke ve
toz tutmamalı (P=0,035), kolay yıkanabilmeli (P=0,002), çabuk kurumalı (P=0,005), renk
çalıĢılan bölüme uygun olmalı (P=0,000), anti statik olmalı (P=0,005), giysi cepleri eĢyaları
koruyacak yeterlilikte olmalı (P=0,000), giysi vücudumu sıkmamalı (P=0,000), kullanım
rahatlığı olmalı (P=0,000), dıĢ etkilere karĢı dayanıklı olmalı (P=0,000), ısıya ve soğuğa karĢı
dayanıklı olmalı (P=0,000), iç çamaĢırları üzerine giyilebilmeli (P=0,000) ve mevsim
koĢullarına uygun olmalı (P=0,000) değiĢkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir iliĢki
bulunmuĢtur.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
155
Tablo 6. Örneklemin ÇalıĢtığı Ortama Uygun Olması Gereken KumaĢ
Özelliklerine Katılma Durumu
Seçenekler
Bölüm
1
2
3
4
(%)
(%)
(%)
(%)
3,0
9,0
35,0
53,0
0
18,0
31,0
51,0
Montaj
2,0
9,0
20,0
69,0
Pres
6,0
13,0
28,0
53,0
Kaynak
2,0
11,0
27,0
60,0
0
20,0
32,0
48,0
Montaj
1,0
4,0
16,0
79,0
Pres
4,0
19,0
28,0
49,0
Kaynak
5,0
21,0
27,0
47,0
Boyahane
1,0
19,0
34,0
46,0
Montaj
1,0
16,0
22,0
61,0
Pres
3,0
14,0
33,0
50,0
Kaynak
3,0
13,0
31,0
53,0
Boyahane
1,0
22,0
26,0
51,0
Montaj
1,0
9,0
19,0
71,0
Pres
2,0
16,0
30,0
52,0
Kaynak
5,0
7,0
30,0
58,0
Boyahane
2,0
23,0
28,0
47,0
Montaj
1,0
9,0
15,0
75,0
Pres
4,0
12,0
31,0
53,0
Kaynak
KumaĢ kimyasal maddelere
karĢı dayanıklı olmalıdır.
KumaĢa ısı etkisiyle meydana
gelen form bozukluklarına
dayanıklı olmalıdır (koku
yapma, sökülme, dikiĢlerde
yıpranma)
KumaĢ ince ve esnek olmalıdır.
KumaĢ nefes alabilen yüzeye
sahip olmalıdır.
Statik ve tüylenme problemleri
olan lifler (polyester, naylon
vb.) kullanılmamalıdır.
n=400
Boyahane
Boyahane
²
P
19,268
0,023
33,527
0,000
12,083
0,209
15,736
0,073
29,162
0,001
1.Kesinlikle katılmıyorum 2. Kısmen Katılıyorum 3. Oldukça Katılıyorum 4. Kesinlikle Katılıyorum
Örneklemin çalıĢma ortama uygun olması gereken kumaĢ özelliklerine katılma durumuna
iliĢkin bulguların yer aldığı Tablo 6 incelendiğinde; kumaĢ kimyasal maddelere karĢı
dayanıklı olmalı, kumaĢa ısı etkisiyle meydana gelen form bozukluklarına dayanıklı olmalı,
kumaĢ ince ve esnek olmalı, kumaĢ nefes alabilen yüzeye sahip olmalı ve statik ve tüylenme
problemleri olan lifler kullanılmamalı seçeneklerine tüm bölümlerin kesinlikle katıldıkları
görülmüĢtür.
Yapılan χ² iliĢki analizi sonucunda; örneklemin çalıĢtığı bölüm değiĢkenleri ile çalıĢma
ortama uygun olması gereken kumaĢ özelliklerinden, kumaĢ kimyasal maddelere karĢı
dayanıklı olmalıdır (P=0,023), kumaĢa ısı etkisiyle meydana gelen form bozukluklarına
dayanıklı olmalıdır (P=0,000) ve statik ve tüylenme problemleri olan lifler kullanılmamalı
(P=0,000) değiĢkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir iliĢki bulunmuĢtur.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
156
4. SONUÇ VE ÖNERĠLER
Otomotiv sektöründe çalıĢanların iĢ kıyafetleriyle ilgili yaĢadığı problemler ve çalıĢtığı
ortama uygun olması gereken giysi - kumaĢ özelliklerini belirlemek için planlanıp yürütülen
araĢtırmada, uygulanan anket sonucu araĢtırmaya katılan iĢgörenlerin karakteristik özellikleri,
iĢ kıyafetleriyle ilgili yaĢadığı problemler ve çalıĢtığı ortama uygun olması gereken giysi kumaĢ özelliklerine iliĢkin sonuçlarlar aĢağıda verilmiĢtir.
AraĢtırma kapsamında incelenen firmalarda iĢgörenlerin büyük bir çoğunluğunun
erkek olduğu, iĢgörenlerin çoğunluğunun 25-30 yaĢ arasında olduğu, iĢgörenlerin
çoğunluğunun eğitim düzeyinin lise ve ön lisans olduğu,
ĠĢgörenlerin; montaj ve pres bölümlerinde 6 ayda, boyahane ve kaynak bölümünde 9
ayda bir giysilerini yeniledikleri,
ĠĢgörenlerin, tüm bölümlerde çalıĢma Ģeklinin ayakta; iĢ akıĢı sırasında en çok yapılan
hareketin ise eğilip kalkma olduğu,
Giysinin mevsim koĢullarına uygun olmaması ve ısıya-soğuya karĢı dayanıksız olması
seçeneklerinde kaynak ve pres; dıĢ etkilere karĢı dayanıksız olması seçeneğinde
kaynak, boyahane ve pres; giysinin terletmesi seçeneğinde kaynak, montaj ve pres;
giysinin kullanım zorluğu seçeneğinde pres; giysinin hareket rahatlığı olmaması,
giysinin kolay temizlenememesi ve giysi üzerinde yer alan cep vb. yetersizliği
konusunda ise boyahane ve pres bölümlerinde sorun yaĢadıkları,
ĠĢgörenlerin giysinin kol evi, kol boyu, cep yerleri ve kapama yerleri seçeneklerinde
pres, yaka ve manĢetlerde, sırt geniĢliğinde ve pantolon ağında ise boyahane ve pres,
pantolon beli ve pantolon paçasında ise tüm bölümlerde sorun yaĢadıkları,
Baretin baĢ ölçülerine uygunluğu konusunda boyahane, maskenin kimyasal maddelere
karĢı koruma sağlaması konusunda kaynak ve boyahane, kullanılan dizlik ve
dirsekliğin koruyuculuğu konusunda kaynak ve pres, ayakkabının rahat ve esnek
olması konusunda ise tüm bölümlerin problem yaĢadığı,
Kaynak, montaj ve pres bölümlerindeki çalıĢanlar giysinin iki parçadan, boyahane
bölümünde çalıĢanlar ise giysinin tek parçadan oluĢmasını istedikleri,
ĠĢgörenlerin çalıĢma ortamında kimyasal maddelere karĢı dayanıklı, form
bozukluklarına dayanıklı, ince ve esnek, nefes alabilen yüzeye sahip, statik ve
tüylenme problemi olmayan kumaĢlardan yapılmıĢ giysileri tercih ettikleri sonuçlarına
ulaĢılmıĢtır.
Elde edilen bulgular doğrultusunda aĢağıda yer alan iĢ giysileri tasarlanmıĢtır.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
157
Model 1. Mont ve Pantolondan OluĢan Ġkili Takım (Ön-Arka)
Model 2. Tulum (Ön-Arka)
Yapılan araĢtırmada iĢgörenlerin büyük bir çoğunluğunun iĢ giysilerinde ceplerin olmasını
tercih ettikleri görülmüĢtür. Bu nedenle ikli takım ve tulumun çeĢitli yerlerinde farklı iĢlevler
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
158
için cepler kullanılmıĢtır. ĠĢgörenlerin kol ucu ve paçalarda yaĢadıkları sorunları önlemek
amacıyla, paçalara velcro bantlar yerleĢtirilerek paça geniĢliğinin iĢgörenin kendi isteğine
göre ayarlanması sağlanmıĢtır. Montta kol altına delikler yerleĢtirilerek iĢgörenin terlemesi
önlenmeye çalıĢılmıĢtır. Ayrıca pantolon ve tulumun dizlerine kapitone yerleĢtirilerek
dizlerde meydana gelen yıpranma önlenmeye çalıĢılmıĢtır.
KAYNAKLAR
Çivitci, ġ. Boğday Sayğılı, B. (2008). Çöp toplama iĢinde çalıĢanların Giysilerinde
YaĢadıkları Sorunlar ve Örnek Bir Tasarım, 14. Ulusal Ergonomi Kongresi, Karadeniz
Teknik Üniversitesi, Trabzon.
Erdil, O., Keskin, H., Ġmamoğlu, S.Z., Erat, S. (2004). Yönetim Tarzı ve ÇalıĢma KoĢulları,
ArkadaĢlık Ortamı ve Takdir Edilme Duygusu ile ĠĢ Tatmini Arasındaki ĠliĢkiler:
Tekstil Sektöründe Bir Uygulama, DoğuĢ Üniversitesi Dergisi, Cilt:5, Sayı:1.
http://journal.dogus.edu.tr/index.php/duj/article/view/160/176
EriĢim
Tarihi:20.09.2011
Kansoy, O., Dirgar, E., Kırtay, E. (2008). Sanayide ÇalıĢanlar için Uygun iĢ Kıyafetlerinin
GeliĢtirilmesi, Tekstil ve Konfeksiyon Dergisi, Sayı:4
KiĢoğlu, S., Erenler Çakar, G., ġanlı, N., Bayraktar, F. (2004). Temizlik ġirketlerinde ÇalıĢan
Personelin Giyimlerinin ĠĢe Uygunluğunun Ġncelenmesi: Giysi Model tasarımları
Önerisi, 10. Ergonomi Kongresi, Uludağ Üniversitesi, Bursa.
Kuru, S., Solak, L., Soyal, N. (2004). Giysi Konforu ve ĠĢgücü EtkileĢimi: Posta Dağıtıcısı
Giysileri Örneği, 10. Ergonomi Kongresi, Uludağ Üniversitesi, Bursa.
Özdamar, K. (2002). Paket Programlar Ġle Ġstatistiksel Veri Analizi, Kaan Kitabevi, EskiĢehir.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
159
ÇALIġANLARIN PERFORMANSINI OLUMSUZ ETKĠLEYEN
FAKTÖRLER
Emin Sertaç ARI1, Hediye KIRLI2, Mümine KAYA3
1
ArĢ. Gör. Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, Ġktisadi ve Ġdari Bilimler Fakültesi, 80000,
Osmaniye, e-posta: [email protected]
2
ArĢ. Gör. Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, 80000, Osmaniye, eposta: [email protected]
3
ArĢ. Gör. Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, 80000, Osmaniye, eposta: [email protected]
ÖZET
Bu çalıĢmanın amacı, bir inĢaat firmasında çalıĢan beyaz yakalı ve mavi yakalı personelin
performanslarını olumsuz yönde etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Özellikle inĢaat
sektöründe çalıĢan mavi yakalı personelin çalıĢma Ģartları oldukça ağırdır. Ayrıca inĢaat
sektöründe iĢlerin büyük ölçüde insan gücüne dayalı olarak yapılması, yani emek yoğun bir
sektör olması da çalıĢan performanslarının artırılmasını, özellikle bu sektörde diğer sektörlere
kıyasla daha fazla gerektirmektedir.
ÇalıĢmada performansları olumsuz etkileyen etmenlerin tespit edilmesi amacı ile öncelikle
literatür taraması ile firma yönetiminin de fikirleri alınarak anket formu düzenlenmiĢtir. Daha
sonra düzenlenen anket formlarının çalıĢanlar tarafından düzenli bir Ģekilde doldurulması
sağlanmıĢtır. Doldurulan formlar birtakım analizler yapılarak değerlendirilmeye alınmıĢ ve
çalıĢanların performanslarını olumsuz yönde etkileyen etmenlerin belirlenmesi sağlanmıĢtır.
Belirlenen bu olumsuzluklar, giderilmesi amacı ile yapılacak olan iyileĢtirmelerin
gerçekleĢtirilmesi için çalıĢma sonuçları firma yönetimi ile paylaĢılmıĢ ve önerilerde
bulunulmuĢtur.
Anahtar Kelimeler: Performans, performans artıĢı, beyaz yakalı, mavi yakalı
ABSTRACT
The aim of this study is to determine the factors that negatively affect the performances of the
white collar and blue collar workers within a developing company. Especially the working
conditions of the construction workers are fairly hard. Besides, the works in this industry
being done bottomed widely on human power; requires the performances of the workers
increased in this industry, regarding the other industries.
In this study, firstly the questionnaires were composed with literature research and also with
the suggestions of the firm management. Then the questionnaires distributed to the workers
and provided to be fulfilled properly by them. The forms were then collected and evaluated
with a series of analyses for the purpose of determining the factors that negatively affect the
performances of the workers.
Those factors were shared with the firm management for the purpose of the negations to be
eliminated and reformatory measures to be taken.
Keywords: Performance, performance increase, white collar, blue collar
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
160
1.GĠRĠġ
Performans, bir kiĢinin sahip olduğu potansiyelini hedeflerine ulaĢabilmek için ne ölçüde
kullanabildiğini tanımlayan bir kavramdır [1]. Rekabet halindeki firmaların kurumsal
performansı arttırması kiĢisel performansın artıĢına doğrudan bağlıdır. KiĢisel performans ise
öncelikle kiĢisel faktörlere doğrudan bağlıdır. Performans için sadece yetenekler ve
motivasyonun belirli bir düzeye gelmesi yetmemektedir. Yüksek kapasiteli ve iyi eğitimli
bireylerin kendilerinden beklenen düzeyde performans gösterebilmeleri için yeterli teknik,
personel ve politik kaynaklara sahip olması gerekmektedir. Bunlarda personelin kontrolü
dıĢında olan örgütsel ve çevresel faktörleri oluĢturmaktadır [2].
2.METOD
Performansı etkileyen çeĢitli faktörler vardır. Bu çalıĢmada performansı etkileyen faktörler
kiĢisel, kurumsal ve çevresel olmak üzere üç ana bölüme ayrılmıĢtır. KiĢisel Faktörler ise
kendi içerisinde; fiziksel özellikler, psikolojik özellikler, psiko-sosyal özellikler, çalıĢanın
ihtiyaçları, motivasyon ve stres baĢlıkları altında gruplandırılmıĢtır [3]. Kurumsal Faktörler
ise kendi içerisinde kurumun iĢlevsel çevresi, kurum kültürü, kurum yapısı ve kurumdaki
eğitim uygulamaları baĢlıklarına ayrılmıĢtır. Çevresel Faktörler ise fiziksel özellikler, sosyal
özellikler ve toplumsal özellikler olmak üzere 2 alt ana baĢlık altında toplanmıĢtır.
2.1. Performansı Etkileyen Faktörler:
2.1.1.KiĢisel faktörler:
Gerek kiĢiden kaynaklanan gerekse kiĢinin dıĢındaki etkenlerden kaynaklanan performansı
etkileyen bir takım kriterler vardır. Bu kriterlerden yaĢ, cinsiyet ve sağlık fiziksel
özelliklerdir; benlik, tavır, giriĢimcilik, hırs, merak ve zekâ psikolojik özelliklerdir; moral,
çatıĢma, zorlanma, iĢ tatmini ve verim psiko-sosyal özelliklerdir. Bunlar dıĢında
giderildiğinde insanın yaĢamını veya varlığını sürdürmesini sağlayan; giderilmediğinde
giderek yok olma tehlikesi içine iten olgu olarak tanımlanan çalıĢan ihtiyaçları, kiĢilerin belli
ihtiyacı ya da amacı karĢılamak üzere içten gelen bir dürtü ile istekli davranmaları Ģeklinde
tanımlanabilen motivasyon [4], tüm çevresel, bireysel ve örgütsel etmenlerin belli oranlarda
etkili olduğu, kiĢinin tutum ve davranıĢlarına yön veren bir durum olarak da
değerlendirilebilen stres kriterleri de vardır.
2.1.2.Kurumsal faktörler:
ÇalıĢanların performansını etkileyen etkenler arasında önemli bir grubu da kurumsal
özellikler oluĢturmaktadır [1]. Görev yapısı, yetki yapısı, üretim yapısı ve yönetim yapısından
oluĢan kurumsal iĢlevsel çevresi; örgüt uygulamalarında güncellik kazanan ve bireyler
arasındaki etkileĢimler sonucu ortaya çıkan ortak değerler, normlar ve anlamları içeren bir
kavram olan örgütsel kültür; kurum yapısı ve kurumda eğitim uygulamaları kurumsal
faktörlerdir.
2.1.3.Çevresel faktörler:
ÇalıĢanın performansını etkileyen ancak ondan kaynaklanmayan bir takım etkenleri dıĢsal
faktörler baĢlığı altında toplanabilir [1]. Fiziksel özellikler, sosyal özellikler ve toplumsal
özellikler olarak üç bölümden oluĢur. ĠĢletmenin teknik yönünü oluĢturan makine ve araçların
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
161
özellikleri, rutubet miktarı, iĢi gerçekleĢtirmede kolaylık sağlayacak yardımcı donanımların
sağlanması gibi etmenler, gürültü, aydınlatma ve ısı kiĢinin performansını etkileyen fiziksel
özellikler arasında sayılabilir [5]. Sosyal özellikler ise sosyalleĢme, sosyal gruplaĢma, eğitim
yapısı ve aile yapısı etmenlerinden oluĢmaktadır [3]. Toplumsal özellikleri oluĢturan en
önemli etmen olan toplum, toplumu oluĢturan baĢlıca öğeleri, bunların toplum bütünü
içindeki yerlerini ve aralarındaki iliĢkileri ve böylece iĢleyiĢlerindeki düzenleri ifade
etmektedir [3].
2.2.Kullanılan Yöntem
ÇalıĢma Osmaniye ilinde faaliyet gösteren bir inĢaat firmasının çalıĢanlarına uygulanmıĢtır.
Bu çalıĢmada daha gerçekçi sonuç üretebilmek ve performanslarını ölçebilmek için firma saha
çalıĢanlarına anket düzenlenmiĢtir. Bu anket 70 çalıĢana uygulanmıĢ, 56 kullanılabilir ankete
ulaĢılmıĢtır. 3 çeĢit faktör kullanılmıĢtır. Bu faktörler; KiĢisel, Kurumsal ve Çevresel
Faktörlerdir. Anket 68 sorudan oluĢmaktadır. 5‘li Likert ölçeği ile düzenlenmiĢtir. 1 en düĢük
değeri, 5 ise en yüksek değeri göstermektedir.
Sonuçlar SPSS 18 istatistik programıyla düzenlenmiĢ, güvenirlik analizi, faktör analizi, tek
örneklem T testi, frekans dağılımı analizleri kullanılmıĢtır.
3. BULGULAR VE TARTIġMA
Elde edilen anketlere öncelikle güvenirlik ve geçerliliği saptamak amacıyla güvenirlik ve
faktör analizleri uygulanmıĢtır.
Uygulanan güvenirlik analizi neticesinde ölçeğin Cronbach‘s α değeri 0,987 gibi oldukça
yüksek bir değer çıkmıĢtır. Bu sonuç, mevcut çalıĢmada kullanılan anketin oldukça güvenilir
olduğunu göstermektedir.
Tablo 1. Güvenirlik analizi Cronbach’s α değeri
Cronbach’s α
Önerme sayısı
0,987
68
Bu kadar yüksek güvenirlik katsayısı aynı zamanda anketin geçerliliğine de iĢaret etmekle
birlikte geçerliliği test etmek amacıyla faktör analizi de uygulanmıĢtır. Faktör yükleri
önermelere göre değiĢim göstermekle birlikte 0,850-0,950 aralığındadır. Bu da anketin
oldukça yüksek geçerlilik katsayısına sahip olduğunu göstermektedir.
ÇalıĢmada kullanılan anket önermeleri için uygulanan bir diğer analiz de önermelere verilen
yanıtların beyaz yakalılar ile mavi yakalılar arasında fark gösterip göstermediğini anlamak
için yapılan ―Bağımsız Örnek T Testi‖dir. Uygulanan bu test sonucunda yanıtlayıcı grupların
fiziksel, psikolojik ve psiko-sosyal konu baslıklarında toplam 9 önermede anlamlı farklılık
gösterdikleri tespit edilmiĢtir. Bunun dıĢında kalan önermelerde istatistiksel olarak anlamlı bir
farklılık saptanamamıĢtır.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
162
Tablo 2. T Testi Verileri
önerme
Kurumun ihtiyaç duyduğu niteliklere sahip olduğumu
anlamlılık
F
0,000
25,850
ĠĢimle ilgili olarak yeterli fiziksel yeteneğe sahibim
0,000
16,194
ĠĢimle ilgili sağlık durumum yeterlidir
0,000
21,329
Mesleğimle ilgili alanlar ilgimi çekiyor
0,008
7,680
ĠĢimdeki sorunlara serinkanlılıkla yaklaĢırım
0,002
10,756
ĠĢyerinde birlikte çalıĢtığım arkadaĢlarımla yakin iliĢki
0,004
9,126
Ġnsan iliĢkilerim, verimliliği ve etkinliği olumlu etkilemektedir
0,008
7,679
Kurum içinde astlarımla uyum içinde çalıĢmaktayım
0,029
5,006
düĢünüyorum
Ġçindeyim
Verilen görevleri yapmak için yeterli istek ve motivasyona sahibim 0,000
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
20,926
163
ÇalıĢmanın temelini oluĢturan analiz ise önermelere verilen yanıtların frekans dağılımlarının
incelenmesidir. Önermelere beĢli Likert ölçeğine göre verilen yanıtların frekans dağılımlarına
bakıldığında çalıĢanların ücretlendirme, dinlenme imkânları, ödüllendirme politikaları, moralmotivasyon, yetki devri, görev tanımları, verimlilik, kurumsallık, terfi, eğitim-geliĢtirme gibi
pek çok konuda mutsuz oldukları görülmektedir.
4. SONUÇ VE ÖNERĠLER
Gerek yapılan çalıĢmalarla, gerekse amirlerden alınan verilerle çalıĢanların performanslarını
olumsuz etkileyen faktörler tespit edilmeye çalıĢılmıĢtır. Bu bilgiler ıĢığında Ģu sonuçlara
ulaĢılmıĢtır:
- ÇalıĢanlar bireysel ve fiziksel özelliklerini ve yeteneklerini iĢ için yeterli bulmakla
birlikte iĢ ortamı, amirler ve iĢ arkadaĢlarından kaynaklı birtakım sıkıntıları bulunmakta, bu
sıkıntılar da iĢ performanslarına olumsuz yansımaktadır.
- ÇalıĢanlar, psiko-sosyal özelliklerine bağlı olarak üstleriyle ve astlarıyla olan
iliĢkilerinde sorunlar yasadıklarını belirtmiĢlerdir.
- ÇalıĢan ihtiyaçları bağlamında alınan ücretlerin, sağlanan sağlık hizmetlerinin,
izinlerin, dinlenme imkânlarının büyük ölçüde tatminsizlik yarattığı saptanmıĢtır.
- Motivasyon kapsamında da çalıĢanlar amirlerinden yeterli desteği göremediklerini,
ödüllendirme sisteminin adil olmadığını, moral-motivasyon faaliyetlerine gereken önemin
verilmediğini belirtmiĢlerdir.
- ÇalıĢanların önermelere vermiĢ oldukları yanıtların frekans dağılımlarında en düĢük
puanları kurumsallık ve verimlilik konularında verdikleri görülmüĢtür. Diğer olumsuzlukların
çalıĢanların performanslarına paralel olarak verimliliklerini; bunun da kurumun verimliliğini
azalttığı söylenebilir.
- Kurumdaki eğitim ve geliĢtirme uygulamaları da bir diğer tatminsizlik konusudur.
Mevcut çalıĢma kapsamında tespit edilen ve yukarıda maddeler halinde belirtilen
tatminsizlikler çalıĢanların performanslarına olumsuz etki etmektedir.
Bu konuda tespit edilen aksaklıklarla ilgili çalıĢanların fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlarına
daha fazla önem verilmesi; ücretlendirme, terfi ve ödüllendirme sisteminin gözden
geçirilmesi, motive edici faaliyetlerin devreye sokulması, eğitim-geliĢtirme faaliyetlerine
önem verilmesi ve en önemlisi kurumun kurumsallaĢma anlamında kendini gözden geçirmesi
önerilmiĢ, bu bilgiler kurumun üst yönetimiyle de paylaĢılmıĢtır.
KAYNAKLAR
[1] YENER H., 2007. Personel Performansına Etki Eden Faktörlerin Yapısal EĢitlik Modeli
(Yem) Ġle Ġncelenmesi Ve Bir Uygulama; Doktora Tezi; Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri
Enstitüsü; Ankara.
[2] DAĞDEVĠREN, M., 2005. Performans Değerlendirme Sürecinin Çok Ölçütlü Karar
Verme Teknikleri Ġle BütünleĢik Modellenmesi; Doktora tezi; Gazi Üniversitesi Fen
Bilimleri Enstitüsü; Ankara, 24- 69.
[3] ERGENÇ, D., 2003. UlaĢım Sektöründe ÇalıĢanların Performansının Etkileyen
Faktörlerin Ġncelenmesi: Karayolu ulaĢım Örneği; Yüksek Lisans Tezi; Dokuz Eylül
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ġzmir, 24-143.
[4] CODUROĞLU, C., 1994. Ġnsan ĠliĢkiler ve Motivasyon; Anahtar MPM Yayını; Ankara;
28-30.
[5] EKER, A., 1985. ĠĢ Ortamında Sosyal Psikolojik Boyutlarıyla KiĢisel DavranıĢlar, Yüksek
Lisans Tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ġzmir, 43-121.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
164
ÜRETĠM TEKNOLOJĠLERĠNĠN ĠġGÖREN AÇISINDAN
DEĞERLENDĠRĠLMESĠ (HAZIR GĠYĠM SEKTÖRÜ-ÇORUM ĠLĠ
ÖRNEĞĠ)
Özlem KAYA1, Fatih ÖZÇALIK2
1
Öğr. Gör., Hitit Üniversitesi Meslek Yüksekokulu, Tekstil Teknolojisi Bölümü, Samsun
Cad. No: 99, 19169, Çorum, e-posta : [email protected]
2
Öğr. Gör., Hitit Üniversitesi Meslek Yüksekokulu, ĠĢletme Yönetimi Bölümü, Samsun
Cad. No: 99, 19169, Çorum, e-posta : [email protected]
ÖZET
Ulusal ve uluslararası rekabetin gittikçe artması iĢletmeleri, üretim sistemlerini ve
teknolojilerini değiĢtirme konusunda zorlamaktadır. Rekabetin artması, ürün yaĢam
sürelerinin kısalması, tüketici gereksinim ve isteklerinin hızla değiĢmesi sonucu iĢletmeler,
uygun bir maliyet düzeyinde esnek üretim yapılmasına olanak sağlayan ve sürekli geliĢen
teknolojilere yatırım yapmaktadırlar. Teknolojilerin bu hızlı geliĢimi ile beraber hazır giyim
üretimi alanında da yeni yaklaĢımlar ve felsefeler ortaya çıkmaktadır. Üretim süreçleri ve
kullanılan teknolojiler hazır giyim iĢletmelerinin, maliyet, esneklik, hız ve kalite boyutlarını
etkilemektedir. Ayrıca kullanılan üretim teknolojilerinin ergonomik açıdan uygunluğu ise
özellikle iĢgöreni etkileyen bir diğer önemli boyuttur.
Bu araĢtırmanın amacı, hazır giyim iĢletmelerinin kullandıkları üretim teknolojilerinin
donanım, yönetim ve üretim sistemleri açısından ele alınarak, bu faktörlerin iĢgören
üzerindeki psikolojik ve fizyolojik etkisini belirlemektir. Örneklemini Çorum ilindeki hazır
giyim iĢletmelerinde çalıĢan 420 iĢgörenin oluĢturduğu araĢtırmanın verileri araĢtırmacılar
tarafından geliĢtirilen anket formu ile elde edilmiĢtir. Elde edilen verilerin istatistiksel analizi
sonucunda, üretim teknolojilerinin kullanım oranları belirlenmiĢ ve kullanılan teknolojilerin
iĢgören üzerindeki etkileri değerlendirilmiĢ, tablolar halinde sunularak yorumlanmıĢ ve
öneriler getirilmiĢtir.
Anahtar Kelimeler: Üretim Teknolojileri, Ergonomi, Hazır Giyim ĠĢletmeleri
EVALUATION OF PRODUCTION TECHNOLOGIES IN TERMS OF EMPLOYEE
(GARMENT INDUSTRY-SAMPLE OF CORUM)
ABSTRACT
Increasing more and more of the national and international competition forces the businesses
about changing their production systems and technologies. As a result of rapid change in
consumer needs and requests, increased competition, shorter product life spans, businesses
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
165
have been investing, to the technologies that allows for flexible production in an appropriate
cost level. With the rapid development of technologies, in the field of garment production
new approaches and philosophies are emerging. Production processes and existing
technologies cost, are affecting flexibility, speed and quality of garment firms. In addition, the
production technologies used in compliance with ergonomically is an another important
dimension affecting the employee
The aim of this research is to determine the psychological and physiological impact of the
factors such as manufacturing technologies, equipment, management and production systems
on employee. The sample was obtained by questionnaire whose data developed by researchers
on the research containing 420 employee in Corum garment industry. As a result of statistical
analysis of the data obtained, it was determined the using percentage of the production
technologies and was evaluated the effects of production technology on employee, interpreted
in the tables and presented recommendations
Keywords: Production Technologies, Ergonomy, Garment Sector
1.GĠRĠġ
Ülkelerin geliĢme sürecinde teknolojik geliĢmelerin, yeniliklerin (inovasyon), bilim ve
teknoloji politikalarının oynadığı rol 21. yüzyılda küreselleĢme olgusu ile birlikte giderek
artan bir önem kazanmıĢtır. KüreselleĢme ve teknolojik yeniliklerin birbirine bağlı süreçler
olmakla birlikte genellikle küreselleĢmenin bilim, teknolojik keĢifler ve yenilikler tarafından
daha fazla etkilendiğini söylemek mümkündür. KüreselleĢme özellikle teknolojinin
yaratılmasında ve yayılmasında temel bir etkiye sahiptir. Teknolojik geliĢmeler ve
yeniliklerin; bir yandan iĢletmelerin üretkenliğinde, üretim artıĢında, uluslararası rekabet
gücünde diğer yandan da ülkelerin istihdamında, sanayileĢmesinde ve büyümesinde oynadığı
rol 21. yüzyılda giderek artmıĢ ve belirleyici bir unsur haline gelmiĢtir. Özellikle günümüzde
iĢletmelerin varlığını, uluslararası rekabet gücünü ve konumunu belirleyen en önemli
faktörler, rekabetçi yeni teknolojiler–ürünler–üretim süreçleri geliĢtirme ve yeni teknolojileri
yakından takip edip onları elde etme ve uyarlama konusundaki yetenekleridir. Bu amaçla,
günümüzde iĢletmeler artan ölçülerde; yenilik, araĢtırma ve geliĢtirme faaliyetlerinde (Ar-Ge)
bulunmakta, teknolojik yenilikleri elde edebilmek için çokuluslu iĢletmeler, müĢteriler,
tedarikçiler, üniversiteler gibi çeĢitli ortaklarla iĢbirliğine gitmektedirler (Pamukçu ve
Sönmez, 2011: i)
YaĢadığımız çağda teknoloji tabanındaki değiĢime paralel olarak üretim teknolojileri yazılım
ve donanım açısından giderek artmaktadır. Teknoloji, kol gücünü hemen hemen ortadan
kaldırırken, beyin gücünü kısmen ikame eden, diğer bütün üretim faktörlerini de önemli
ölçüde değiĢime uğratan bir üretici güç olma yolundadır (Kazan, 2011: 332).
Bilim ve teknoloji alanındaki değiĢmeler ve özellikle enformasyon teknolojisindeki
geliĢmeler bilginin hızla yayılmasına, ülkeler arasındaki sınırların kalkmasına, malların ve
hizmetlerin yanında sermayenin kolaylıkla yer değiĢtirmesine neden olmuĢtur. Bütün bu
geliĢmeler, baĢta endüstri iliĢkileri sistemi olmak üzere, üretim teknoloji, yönetim,
iĢletmecilik anlayıĢı, pazarlama, insan kaynakları yönetimi, eğitim ve istihdam gibi pek çok
alanda hızlı bir değiĢimi ortaya çıkarmıĢtır (Bedir, 2002: 1).
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
166
ġekil 1. Teknolojik Yetenek Düzeyi (Taymaz, 2004: 16).
Bir iĢletme, herhangi bir üretim faaliyetinde bulunabilmek için ürün ve süreçlere iliĢkin
teknolojik bilgiye sahip olmalıdır. Bu nedenle bir iĢyerinde gerçekleĢtirilen faaliyetler, genel
olarak, teknolojik faaliyetler (teknoloji edinimi) ve üretim faaliyetleri olarak iki grupta
sınıflandırılabilir. (ġekil 1) Doğal olarak bu süreçlerde kullanılan girdilerin istenilen çıktılara
verimli ve etkin bir Ģekilde dönüĢtürülebilmesi, iĢletmenin personeli, organizasyonu ve
davranıĢ normlarında içerilmiĢ teknolojik yeteneğine bağlıdır (Taymaz, 2004: 16).
Üretim teknolojileri, sadece üretim sahasındaki değiĢimi değil bunun yanında yönetsel
sistemlerde ve üretim uygulamalarında ürünün tasarımı ve mühendislik faaliyetlerini de
kapsayan yeni teknikler ve bu tekniklerin bilgisi olarak açıklanabilir (Harrison, 1990).
Hızla geliĢen ve ilerleyen teknolojiyle beraber üretim teknolojilerinin geliĢimi de devam
etmekte ve iĢletmelere büyük fayda sağlamaktadır. Üretim teknolojilerindeki hızlı değiĢme ve
geliĢmeler üretim iĢlemleri üzerinde çeĢitli boyutlarda iyileĢtirmeler sağlayarak rekabet
avantajı yaratmakta ayrıca kullanılan üretim yöntem ve sistemlerini de değiĢtirmektedir
(Üreten, 2006: 215).
Üretim teknolojileri, Kotha ve Swamidass (2000) tarafından yine Kotha (1991)‘nın
çalıĢmasından esinlenerek dört temel grupta incelenmiĢtir. Üretim teknolojilerinin bu
sınıflandırılması Ģu Ģekildedir (Kotha ve Swamidass, 2000); Ürün Tasarım Teknolojileri,
Süreç Teknolojileri, Lojistik/Tedarik Planlama Teknolojileri, Bilgi DeğiĢim Teknolojileridir.
ĠĢletmeye uygun üretim teknolojilerinin seçiminde karar vericilerin göz önüne almaları
gereken belirli ölçütler vardır. ĠĢletmeden iĢletmeye farklılık gösterebilecek bu ölçütler
alternatif teknolojiler içerisinden eleme yapmayı kolaylaĢtırarak en uygun teknolojinin
seçimine yardımcı olacaktır. Bu ölçütlerin önem sırasının belirlenmesi için çoklu karar verme
teknikleri kullanılabilir (Yaralıoğlu, 2004: 7).
ĠĢletme içi faktörler gerek literatür çalıĢmalarında gerekse iĢletme yöneticileriyle yapılan yüz
yüze görüĢmelerde kullanılan makine ve ekipmanın yanı sıra, iĢgörenlerin bir birine karĢı
gösterdikleri davranıĢlar olarak ta karĢımıza çıkmaktadır. Bu davranıĢlar ise iĢgörenlerin
birbirlerine karĢı saygı, güven, bağlılık duygusu, gözetim, iletiĢim gibi faktörlerdir.
Son yıllarda üretim teknolojilerindeki geliĢmeler dikkate alındığında, insan faktörü eğitimli,
becerili, iĢe uygunluğu, mesleki bilgilere sahip ve deneyim sahibi olması açısından önem arz
ederken, makine ve donanımın ise biliĢim teknolojileri açısından değerlendirildiği gözden
kaçmamaktadır.
Özellikle iĢletmeler son yirmi yılda üretim teknolojilerine özellikle biliĢim teknolojilerine ve
kalifiye elemana çok büyük miktarlarda yatırım yapmıĢlardır. Bu yatırımlar bir anlamda
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
167
iĢletme içi verimliliği artırmaya yönelik iken diğer yandan da küresel dünyada rakiplerine
karĢı ayakta kalmak içindir (Kazan, 2011: 333).
Yüksek teknolojilerin, üretim süreçlerini kısaltma, esnek hale getirme, fazla maliyet
gerektirmeden küçük partiler halinde üretim yapma ve küçük iĢletmelerde rahatça
kullanabilme gibi özellikleri vardır. ĠĢletme açısından düĢünüldüğünde en uygun teknoloji,
bulunduğu yere, hedef kitlesine, iĢgörenin niteliklerine, kapasitesine, sermayesine, ait olduğu
pazara, ürettiği ürün ya da hizmete göre iĢletmeyi hedeflerine en çok yaklaĢtıracak ve en
kaliteli sonucu verecek teknolojidir (Özdiler, 2002).
Hazır giyim sektöründe teknolojinin sürekli geliĢmesine ve makine – ekipmanın amaca
yönelik geliĢtirilmesine rağmen yeni ürünlerin iĢlenmesinde yaĢanan güçlüklerden dolayı
çoğu alanda otomasyon sınırlı kalmıĢtır. Bu nedenle hazır giyim sektörü emek yoğun
özelliğini korumaktadır (Dönmez, 2005).
Tekstil ve hazır giyim sektöründe teknoloji kullanımı etkinlik ve etkililik açısından büyük
önem taĢımaktadır. Teknoloji kullanımı iĢlem maliyetlerini düĢürmektedir. Türkiye tekstil
hazır giyim sektörü makine donanımında net ithalatçıdır ve en geliĢmiĢ ve yenilikçi
teknolojileri kullanmaktadır (Eraslan, vd., 2008: 290).
Hazır giyim sektöründe hızlı ve kaliteli üretim yapmak iĢletmelerin rekabet ortamına ayak
uydurmaları açısından büyük önem taĢımaktadır. Bir defada doğru üretim yapmak için iĢin
doğru tanımlanmıĢ olması, iĢe uygun iĢgören, makine, donanım seçilmesi bunların yanında,
kullanılan teknolojilerin iĢin amacına ve insan sağlığına uygun olarak düzenlenmesi
gerekmektedir. Günümüzün artan rekabet koĢullarında iĢletmelerin pazarda tutunabilmeleri
için diğer sektörlerde olduğu gibi hazır giyim sektöründe yer alan iĢletmelerde de aĢırı
zorlanmaları ve yorgunluğu azaltıcı, fizyolojik ve psikolojik etkilenmeleri en aza indirecek,
verimliliği arttıracak çalıĢmalar yapılmaktadır. Bunun sonucunda ergonomi bilimine yönelme,
çalıĢma Ģartlarını ve kullanılan teknolojileri ve yöntemleri, iĢçi sağlığını koruyacak, ürün
kalitesini arttıracak Ģekilde düzenleme ihtiyacı doğmaktadır (Kurumer ve Lüleci, 2006: 165).
ÇalıĢma hayatına ait yeni yasalar, çalıĢanların karĢılaĢtıkları tehlikeleri azaltmak için artan
ölçüde ergonomik faktörler içermektedir. ÇalıĢma yöntemlerinin, teknolojilerinin ve çalıĢma
çevresinin, insanın biyolojik ve psikolojik özelliklerine uyumlu duruma getirilmesine
çalıĢmak, gereksiz zorlanmalar ve yorgunluğun azalması, dolayısıyla iĢin niteliği ve
niceliğinin yükseltilmesi, verimliliğin artmasını da sağlamaktadır. Ġnsanın fizyolojik ve
psikolojik olarak rahat bir çalıĢma yapabilmesi, çevre etkenlerinin ölçülen büyüklüklerinin
tolerans aralıklarında olmasını gerektirmektedir (Özok, 2010: 1).
Bu çalıĢma, hazır giyim iĢletmelerinin kullandıkları üretim teknolojilerinin donanım, yönetim
ve üretim sistemleri açısından ele alınarak, bu faktörlerin iĢgören üzerindeki psikolojik ve
fizyolojik etkisini belirlemek amacıyla yapılmıĢtır. AraĢtırmanın amacına yönelik olarak
tarafımızdan bir anket formu geliĢtirilmiĢtir. Söz konusu anket soruları 2011 yılında faal
durumda olan, Çorum ilinde faaliyet gösteren hazır giyim iĢletmelerinde çalıĢan ve tesadüfi
olarak seçilen 420 iĢgören tarafından cevaplandırılmıĢtır. Elde edilen verilerin istatistiksel
analizleri sonucunda Ģu bulgulara ulaĢılmıĢtır.
ĠĢletmelerin büyük bir kısmı mühendislik teknolojilerinden çok yönetim teknolojilerini
kullanmaktadırlar.
Özellikle Bilgisayar Destekli Tasarım kullanılmıyor olması iĢletmeler için büyük eksikliktir.
ĠĢgörenin karĢılaĢtıkları problemlerin baĢında makineden kaynaklanan bazı problemler
saptanmıĢtır.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
168
ĠĢgörenler sıklıkla bel ağrısı, boyun ağrısı, Tarsal tünel sendromu ve De Quervain‘s
Sendromu gibi mesleki kas iskelet hastalıkları ile karĢılaĢmaktadırlar.
2.KAPSAM VE YÖNTEM
AraĢtırma evrenini 2011 yılında faal durumda olan, Çorum Ticaret ve Sanayi Odası‘na bağlı
orta ve büyük ölçekli hazır giyim iĢletmeleri oluĢturmaktadır. AraĢtırmanın örneklemini, bu
iĢletmelerde çalıĢan ve tesadüfi olarak seçilen 420 iĢgören oluĢturmaktadır. Bu örnek
büyüklüğü, evrendeki birim sayısı biliniyorken %5 duyarlılık ve %95 güvenirlik ile aĢağıdaki
formül ile saptanmıĢtır.
n
d2
N t2 p q
( N 1) t 2 p q
Bu formülde;
n: Örnek hacmini,
N: Anakütle çapını,
t: Belirli serbestlik derecesinde ve saptanan yanılma düzeyinde t tablosundaki değeri,
d: Ġncelenen olayın görülüĢ sıklığına göre yapılmak istenen ± sapmayı (duyarlılık),
p: Ġncelenen olayın görüĢ sıklığını,
q: 1-p oranını göstermektedir (Kabukçu, 1998:139).
AraĢtırmada 20 sorudan oluĢan bir anket formu kullanılmıĢtır. Anketin ilk bölümünde
iĢgörenlerin demografik özelliklerinin belirlenmesine yönelik sorular, ikinci ve üçüncü
bölümünde hazır giyim iĢletmelerinin üretim teknolojilerinin iĢgören üzerindeki etkisini
ölçmeye yönelik dörtlü Likert tipi ölçek yer almaktadır. ĠĢgörenin psikolojik iĢ tatmin
durumunu ölçmek için ise Minnesota ĠĢ Tatmin Ölçeği kullanılmıĢtır.
3.BULGULAR VE YORUM
AraĢtırma kapsamındaki hazır giyim iĢletmeleri iĢgörenlerinin demografik özellikleri Ģu
Ģekildedir. ĠĢgörenlerin, %60‘nın 25-34 yaĢ aralığında olduğu, %61‘nin erkek olduğu,
yaklaĢık %53‘nün lise mezunu olduğu, yaklaĢık %52‘nin 4-7 yıl arasında bir deneyime sahip
olduğu gözlenmiĢtir.
AraĢtırma kapsamındaki iĢletmelerin mühendislik ve yönetim teknolojileri kullanım düzeyleri
Tablo 1‘de verilmiĢtir.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
169
Tablo 1: ĠĢletmelerin Mühendislik ve Yönetim Teknolojileri Kullanım Düzeyleri
Yönetim Teknolojileri
Mühendislik Teknolojileri
ĠĢletmelerin Mühendislik ve Yönetim Teknolojileri
Kullanılıyor
Kullanılmıyor
f
%
f
%
Bilgisayar Destekli Tasarım
176
41,9
244
58,1
Bilgisayar Destekli Üretim
224
53,3
196
46,7
Bilgisayarla TümleĢik Üretim
172
41,0
248
59,0
Grup Teknolojisi ve Hücresel Üretim
198
47,1
222
52,9
Esnek Üretim Sistemleri
157
37,4
263
62,6
Robotlar
204
48,6
216
51,4
Otomatik Depolama
195
46,4
225
53,6
Otomatik Malzeme TaĢıma
191
45,5
229
54,5
Malzeme Ġhtiyaç Planlaması
291
69,3
129
30,7
EĢzamanlı Üretim Mühendisliği
220
52,4
200
47,6
Üretim Kaynakları Planlaması
347
82,6
73
17,4
Tam Zamanında Üretim
241
57,4
179
42,6
Tam Zamanında Satınalma
246
58,6
174
41,4
Toplam Kalite Yönetimi
299
71,2
121
28,8
Bilgisayar Destekli Süreç Planlama
236
56,2
184
43,8
Toplam Verimli Bakım
257
61,2
163
38,8
Sürekli GeliĢtirme Programı
256
61,0
164
39,0
Tablo 1‘de iĢletmelerdeki mühendislik teknolojileri ve yönetim teknolojileri kullanım
düzeyleri ile ilgili frekans ve yüzde dağılımı görülmektedir. Burada dikkat çeken durum,
Bilgisayar Destekli Tasarım(%58,1), Bilgisayarla TümleĢik Üretim(%59,0), Grup Teknolojisi
ve Hücresel Üretim(%52,9), Esnek Üretim Sistemleri‘nin(%62,6), yanlarında belirtilen
oranlarda kullanılmıyor olmalarıdır. ĠĢletmeler söz konusu mühendislik teknolojilerini
%50‘nin üzerine kullanmamaktadırlar. ĠĢletmelerin büyük bir çoğunluğunun Bilgisayar
Destekli Tasarım kullanmıyor olmaları özellikle iĢletme verimliliğini önemli ölçüde
etkileyecektir. Diğer taraftan Robotlar ve EĢzamanlı Üretim Mühendisliğini iĢletmelerin
yarısının kullandığı yarısının ise kullanmadığı görülmektedir. Ayrıca söz konusu iĢletmelerin,
%53,3‘ü Bilgisayar Destekli Üretim, %69,3‘ü Malzeme Ġhtiyaç Planlaması teknolojilerini
kullanmaktadırlar.
Tablo 1‘de yönetim teknolojileri kullanım düzeylerine baktığımızda, Üretim Kaynakları
Planlaması (%82,6), Tam Zamanında Üretim(%57,4), Tam Zamanında Satınalma(%58,6),
Toplam Kalite Yönetimi(%71,2), Bilgisayar Destekli Süreç Planlama(%56,2), Sürekli
GeliĢtirme Programının(%61,0) belirtilen oranlarda kullanıldığı görülmektedir. Söz konusu
iĢletmelerin Tam Zamanında Üretim, Bilgisayarla TümleĢik Üretim, Grup Teknolojisi ve
Hücresel Üretim, Esnek Üretim Sistemleri, Otomatik Depolama gibi yoğun teknoloji
kullanımını ve tedarikçilerle sıkı iĢbirliği gerektiren teknolojileri diğerlerine göre daha az
kullandıkları görülmektedir. Bunlar söz konusu teknolojilerin yatırımlarının daha maliyetli
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
170
olması ve uygulama yapılan iĢletmelerin kullandıkları teknolojilerin ancak zorunluluk haline
geldikten sonra teknoloji değiĢimine gitmelerinden kaynaklanabilir.
Tablo 2: ĠĢgörenlerin Üretim Teknolojileri Ġle Ġlgili KarĢılaĢtıkları Problemler
Üretim Teknolojileri Ġle Ġlgili Problemler
Ortalama
1
Makineden kaynaklanan gürültü problemleri
2,252
2
Makine aparatlarından kaynaklanan problemler
2,212
3
Makinelerin sık bozulmasından kaynaklanan problemler
2,212
4
Makinelerin periyodik bakımlarının aksamalarından kaynaklanan problemler
2,181
5
Makinelerin çalıĢma ısılarından kaynaklanan problemler
2,167
6
Makine titreĢiminden kaynaklanan problemler
2,121
7
Makinelerin güvenlik tedbirlerinin yetersiz oluĢu
2,119
8
Kullanılan araç-gereçlerden kaynaklanan problemler(yetersiz veya eski olması )
2,112
9
Makine boyutlarından kaynaklanan problemler
2,083
Tablo 2‘de, iĢgörenlerin üretim teknolojileri ile ilgili karĢılaĢtıkları problemlere iliĢkin Likert
ölçeğinden aldıkları puanların ortalama (aritmetik ortalama) değerleri verilmektedir. Verilere
göre iĢgörenlerin karĢılaĢtıkları problemlerin baĢında, Makineden kaynaklanan gürültü
problemleri, Makine aparatlarından kaynaklanan problemler, Makinelerin sık bozulmasından
kaynaklanan problemler daha sık karĢılaĢılan durumlardır. Bunun yanı sıra özellikle bel
ağrılarını tetikleyen unsurlardan biri olan titreĢim, sık karĢılaĢılan bir diğer problemdir.
Ayrıca özellikle makinecilerin uzun süre aynı pozisyonda çalıĢma durumları karĢılaĢılan bu
problemleri arttıran bir unsurdur ve bu durum aynı zamanda bel ve boyun ağrılarını da
tetiklemektedir.
Tablo 3: ĠĢgörenlerin KarĢılaĢtığı BaĢlıca Kas ve Ġskelet Hastalıkları
Bel Ağrısı
Bel Fıtığı
Boyun Ağrısı
Boyun Fıtığı
Karpal Tünel Sendromu (el bilek kanalı hastalığı)
Omuz- Boyun Hastalıkları
De Quervain‘s Sendromu(el bileğinde tendonların sıkıĢması sonucu oluĢan ağrı)
Var
f
%
220
52,4
166
39,5
215
51,2
209
49,8
207
49,3
139
33,1
230
54,8
Yok
f
%
200
47,6
254
60,5
205
48,8
211
50,2
213
50,7
281
66,9
190
45,2
Tetik Parmak (baĢparmakta sertleĢme ve kalınlaĢma)
Tarsal Tünel Sendromu (ayakta yanma karıncalanma ve uyuĢma)
Epikondilit (dirsekte oluĢan ağrılı iltihap)
Tendinit (omuz ya da dirsekte aĢırı kullanım sonucu oluĢan ağrı)
Raynaud‘s Fenomeni (ayak parmaklarını etkileyen bir dolaĢım bozukluğu)
190
209
202
209
151
230
211
218
211
269
BaĢlıca Mesleki Kas Ġskelet Hastalıkları
45,2
49,8
48,1
49,8
36,0
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
54,8
50,2
51,9
50,2
64,0
171
Hemen herkesi yaĢamı boyunca en az bir kez etkileyen bel ağrısı çalıĢanların önemli sağlık
sorunları arasında yer almaktadır. Elle taĢıma iĢleri olarak adlandırılan ağırlık kaldırma,
taĢıma, hareket ettirme gibi bedensel etkinliklerle çalıĢanların yaklaĢık yarısı (Tablo 3) ciddi,
sakatlayıcı bel ağrısından yakınmaktadır. ĠĢ yerinde ağırlık kaldırma, öne eğilerek çalıĢma ve
bel ve vücudun yanlıĢ pozisyonlarda kullanılması gibi risk etkenlere maruz kalma ve uygun
olmayan çalıĢma koĢullarına bağlı olarak geliĢen mesleki bel ağrısı endüstride çalıĢanlarda en
sık yaralanma ve sakatlanma nedenidir (Özcan, 2011: 1). Bel ağrısının yanı sıra sık
karĢılaĢılan meslek rahatsızlıklarından diğerleri ise Tablo 3‘de de belirtildiği gibi, boyun
ağrısı, De Quervain‘s Sendromu(el bileğinde tendonların sıkıĢması sonucu oluĢan ağrı)dur.
ĠĢgörenlerin karĢılaĢtıkları diğer rahatsızlıkların oranına baktığımızda ise, iĢletmede
çalıĢanların yarısının bu hastalıkları yaĢadığı yarısının ise yaĢamadığı görülmektedir.
Hazır giyim sektöründe özellikle bel ve boyun ağrısının oluĢumunda rol oynayan çok sayıda
iĢ ile ilgili risk etkeni vardır. Bunlar titreĢim, uzun süreli aynı pozisyonda çalıĢma, belin ve
vücudun yanlıĢ pozisyonda kullanımı, tekrarlamalı ve zorlamalı hareketler, ağırlık kaldırma,
indirme, taĢıma, uzanma ve dönme gibi aktivitelerdir. ĠĢletmelerin özellikle otomatik
malzeme taĢıma sistemini (%55) kullanmıyor olmaları ağırlık kaldırma, indirme, taĢıma,
uzanma ve dönme gibi aktiviteleri arttırmaktadır. Bu durumda karĢılaĢılan fiziki
rahatsızlıkları tetiklemektedir.
ĠĢgörenlerin Ģikayetçi olduğu kas iskelet rahatsızlıklarının, iĢletmelerin kullandığı
mühendislik teknolojileri seviyelerinden etkilenip etkilenmediğini araĢtırmak amacıyla 0,05
hata payı ile t-testi yapılmıĢ ve hipotezler aĢağıdaki Ģekilde kurulmuĢtur:
H0: ĠĢletmelerin kullandığı mühendislik teknolojilerinin seviyesi ile iĢgörenlerin karĢılaĢtığı
mesleki kas iskelet hastalıkları arasında iliĢki yoktur.
H1: ĠĢletmelerin kullandığı mühendislik teknolojilerinin seviyesi ile iĢgörenlerin karĢılaĢtığı
mesleki kas iskelet hastalıkları arasında iliĢki bulunmaktadır.
Tablo 4: ĠĢletmenin Kullandığı Mühendislik Teknolojileri Seviyesi Ġle ĠĢgörenlerin
KarĢılaĢtığı Mesleki Kas ve Ġskelet Hastalıkları Arasındaki ĠliĢkinin t-Testi Sonuçları
BaĢlıca Mesleki Kas Ġskelet Hastalıkları
t
s.d.
p
Bel ağrısı
-4,656
418
,000
Bel fıtığı
-10,758
418
,000
Boyun ağrısı
-6,886
418
,000
Boyun fıtığı
-3,291
418
,001
Omuz- Boyun hastalıkları
-9,254
418
,000
De Quervain‘s Sendromu (el bileğinde tendonların sıkıĢması sonucu oluĢan
ağrı)
-4,015
418
,000
Tetik parmak (baĢparmakta sertleĢme ve kalınlaĢma)
-3,885
418
,000
Tarsal tünel sendromu (ayakta yanma karıncalanma ve uyuĢma)
-4,122
418
,000
Epikondilit (dirsekte oluĢan ağrılı iltihap)
-4,734
418
,000
Tendinit (omuz ya da dirsekte aĢırı kullanım sonucu oluĢan ağrı)
-4,333
418
,000
Raynaud‘s Fenomeni (ayak parmaklarını etkileyen bir dolaĢım bozukluğu)
-7,259
418
,000
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
172
Tablo 4 incelendiğinde, iĢletmelerin kullandığı mühendislik teknolojilerinin durumu ile
iĢgörenlerin karĢılaĢtığı mesleki kas iskelet hastalıklarının tamamı arasında bir iliĢki
bulunduğu söylenebilir.
Tablo 5: ĠĢgörenlerin ĠĢ Tatmin Durumu
Yaptığı ĠĢten
f
%
ĠĢ Tatmini Olmayan
269
64,0
ĠĢ Tatmini Olan
151
36,0
TOPLAM
420
100,0
ĠĢgörenlerin iĢ tatmin durumunu ölçmek için Minnesota ĠĢ Tatmin Ölçeği kullanılmıĢtır. Söz
konusu sonuçlara baktığımızda iĢgörenlerin %64‘nün iĢ tatmininin olmadığı görülmektedir.
Bunun yanı sıra iĢgörenlere yöneltilen ―tekrar aynı mesleği seçer miydiniz‖ sorusuna %70,7
oranında hayır yanıtını verdikleri sonucuna ulaĢılmıĢtır. Bu sonuç iĢ tatmin durumu ile
paralellik göstermektedir.
Tablo 6: ĠĢletmelerin Mühendislik Teknolojileri Seviyesi Ġle ĠĢgörenlerin ĠĢ Tatmin
Durumlarının Ki- Kare Testi Sonuçları
Mühendislik Teknolojileri
Seviyesi
ĠĢgörenlerin ĠĢ Tatmin Durumları
Toplam
Yüksek
DüĢük
ĠĢ Tatmini Olmayan
107
162
269
ĠĢ Tatmini Olan
65
86
151
TOPLAM
172
248
420
n=420
s.d.=1
2
= 0,427
p=0,513
Tablo 6‘daki sonuçlara göre, mühendislik teknolojileri ortalama seviyesi düĢük olan
iĢletmelerdeki iĢgörenlerin iĢ tatminlerinin olmadığı görülmektedir.
H0: ĠĢletmelerin kullandığı mühendislik teknolojilerinin seviyesi ile iĢgörenlerin iĢ tatmin
durumları birbirinden bağımsızdır.
H1: ĠĢletmelerin kullandığı mühendislik teknolojilerinin seviyesi ile iĢgörenlerin iĢ tatmin
durumları birbirine bağlıdır.
ġeklinde belirtilen hipotezlerin Ki-Kare testi sonuçlarına göre iĢletmelerin mühendislik
teknolojileri ortalama seviyesi ile iĢgörenlerin iĢ tatmin durumlarının birbirinden bağımsız
olduğu (H0:Kabul) bulunmuĢtur ( 2 = 0,427 p= 0,513).
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
173
Tablo 7: ĠĢletmelerin Yönetim Teknolojileri Seviyesi Ġle ĠĢgörenlerin ĠĢ Tatmin
Durumlarının Ki- Kare Testi Sonuçları
Yönetim Teknolojileri
Seviyesi
ĠĢgörenlerin ĠĢ Tatmin Durumları
Toplam
Yüksek
DüĢük
ĠĢ Tatmini Olmayan
111
158
269
ĠĢ Tatmini Olan
117
34
151
TOPLAM
228
192
420
n=420
2
s.d.=1
= 51,124
p=0,000
ĠĢ tatminini etkileyen faktörlerin genellikle yönetimsel ve örgüt iklimiyle ilgili olabileceği
düĢünülmektedir. Tablo 7‘deki verilere baktığımızda yönetim teknolojilerinin kullanım
oranının yüksek olmasının iĢgörenlerin iĢ tatmin durumlarına olumlu etkide bulunduğu
görülmektedir.
H0: ĠĢletmelerin kullandığı yönetim teknolojilerinin seviyesi ile iĢgörenlerin iĢ tatmin
durumları birbirinden bağımsızdır.
H1: ĠĢletmelerin kullandığı yönetim teknolojilerinin seviyesi ile iĢgörenlerin iĢ tatmin
durumları birbirine bağlıdır.
ġeklinde belirtilen hipotezlerin Ki-Kare testi sonuçlarına göre iĢletmelerin yönetim
teknolojileri ortalama seviyesi ile iĢgörenlerin iĢ tatmin durumlarının bağımlı olduğu (H0:Red)
bulunmuĢtur ( 2 = 51,124 p= 0,000).
Tablo 8: ĠĢletmenin Üretim Teknolojileri Ġle Ġlgili Problemleri Ġle ĠĢgörenlerin ĠĢ Tatmin
Durumlarının Ki- Kare Testi Sonuçları
ĠĢgörenlerin ĠĢ Tatmin Durumları
Üretim Teknolojileri Ġle Ġlgili Problemler
Toplam
ĠĢ Tatmini
Olmayan
ĠĢ Tatmini Olan
Yok
112
64
176
Var
157
87
244
TOPLAM
269
151
420
n=420
s.d.=1
2
= 0,022
p=0,881
Tablo 8 incelendiğinde, üretim teknolojileri ile ilgili problem yaĢayan iĢgörenlerin büyük bir
çoğunluğu aynı zamanda iĢ tatmini olmayan kiĢilerdir. Üretim teknolojilerinin özellikle
donanımsal durumunun iĢgörenler üzerindeki olumsuz etkisi fizyolojik olmakla birlikte
psikolojik de olabilmektedir.
H0: ĠĢletmelerin kullandığı üretim teknolojilerinin seviyesi ile iĢgörenlerin iĢ tatmin durumları
birbirinden bağımsızdır.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
174
H1: ĠĢletmelerin kullandığı üretim teknolojilerinin seviyesi ile iĢgörenlerin iĢ tatmin durumları
birbirine bağlıdır.
ġeklinde belirtilen hipotezlerin Ki-Kare testi sonuçlarına göre iĢgörenlerin iĢ tatminleri ile
iĢletmenin üretim teknolojileri ile ilgili problemleri birbirinden bağımsızdır (H0:Kabul)
( 2 =0,022 p=0,881) Bu sonuç, iĢgörenlerin iĢ tatminlerinin üretim teknolojilerinin
donanımsal etkilerinden daha çok yönetim teknolojilerinden etkilendiğini göstermektedir.
4.SONUÇ VE ÖNERĠLER
ĠĢletmelerin günümüz piyasa koĢullarında rakipleri ile rekabet edebilmek ve değiĢen müĢteri
istek ve ihtiyaçlarını istenilen miktar, kalite, yer ve zamanda en düĢük maliyetle karĢılamaları
gerekmektedir. Bu gereklilik de ancak iĢletmelerin üretim süreçlerini ve teknolojilerini
geliĢtirmeleri ve yenilemeleri ile mümkün olmaktadır (Ömürbek ve Yılmaz, 2009: 387).
Bunun için üretim, donanım ve yönetim faaliyetleri arasındaki eĢgüdüm sağlanmalıdır.
Teknolojik planlama yapılırken bu birimler arasındaki eĢgüdümün sağlıklı olması gerçekçi
hedef belirlemenin yanında, uygulanması kararlaĢtırılan üretim ya da yönetim metodunun
baĢarılı olmasını da sağlayacaktır.
Üretim teknolojilerinin baĢarılı bir Ģekilde uygulanabilmesi için üst yönetimin katılımı,
iĢletmede takım çalıĢmasının teĢvik edilmesi ve uygulanması, iyi bir planlamanın yapılması,
iĢgücü katılımının sağlanması ve onların bilgilendirilmesi ile yetenekli iĢgücünün sağlanması
gibi faktörlerin özellikle önemli olduğu bilinmektedir (Tekin ve Zerenler, 2011: 24).
ĠĢgücünün taĢıması gereken temel özellikler ise; teknolojik geliĢmelere ve bunların yol açtığı
değiĢime uyum gösterebilme ve sürekli olarak kendini yenileyebilme yeteneği, ileri
teknolojilere aĢinalık özellikle bilgisayar okur-yazarlığı, kendi mesleki alanlarındaki
derinleme bilginin yanında, çalıĢma yapabilme beceri ve yeteneği Ģeklinde sayabiliriz. Bu
bağlamda iĢletmelerin kullandıkları üretim teknolojilerinin iĢgören üzerinde oluĢturduğu bazı
etkiler de vardır. Bunlar fiziksel ve psikolojik etkiler olmak üzere sınıflandırılabilmektedirler.
AraĢtırmadan elde edilen sonuçlar aĢağıdaki Ģekilde sıralanabilir:
 ĠĢletmelerin mühendislik teknolojileri ve yönetim teknolojileri kullanım düzeylerine
baktığımızda, mühendislik teknolojilerinden çok yönetim teknolojilerinin kullanıldığı
görülmektedir. Özellikle Bilgisayar Destekli Tasarım kullanılmıyor olması iĢletmeler için
büyük eksikliktir.
 ĠĢgörenlerin üretim teknolojileri ile ilgili karĢılaĢtıkları problemlerin baĢında makineden
kaynaklanan gürültü problemleri, makine aparatlarından kaynaklanan problemler,
makinelerin sık bozulmasından kaynaklanan problemler gelmektedir. Bunun dıĢında
özellikle bel ağrılarını tetikleyen titreĢimde karĢılaĢılan problemler arasındadır.
 ĠĢgörenlerin sıklıkla karĢılaĢtıkları mesleki kas iskelet hastalıklarının baĢında bel ağrısı,
boyun ağrısı, Tarsal tünel sendromu (ayakta yanma karıncalanma ve uyuĢma) ve De
Quervain‘s Sendromu(el bileğinde tendonların sıkıĢması sonucu oluĢan ağrı) gelmektedir.
Özellikle bel ağrısı çalıĢanın fiziksel aktivitelerini kısıtlayarak sakat bırakabilen, iĢ
verimini azaltan, iĢini kaybetmesine neden olabilen bir hastalıktır. Uzun sürdüğünde
psikolojik sorunlara yol açabilmektedir. Böylece sadece çalıĢanın kendisini değil, tüm
aile ve iĢ yaĢamını olumsuz etkilemektedir. ÇalıĢanı böylesine etkileyen bel ağrısından
korunmak ergonomi eğitimi ve ergonomik iyileĢtirmeler ile büyük ölçüde mümkün
olabilmektedir.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
175
 ĠĢgörenlerin iĢ tatmin durumunu ölçmek amacıyla kullanılan Minnesota ĠĢ Tatmin Ölçeği
sonuçlarına baktığımızda iĢgörenlerin %64‘nün iĢ tatmininin olmadığı sonucuna
ulaĢılmıĢtır.
Sektör için yapılabilecek öneriler aĢağıda belirtilmiĢtir. Bunlar:
Uluslar arası pazarlarda yoğun rekabetin yaĢandığı bir ortamda baĢarılı olabilmek için ülkenin
yapısına ve özelliklerine uygun ve en yeni teknolojilerin kullanılması gerekmektedir. Bu
yüzden üretim teknolojisinin sürekli geliĢtirilmesi, kalkınma açısından büyük önem
taĢımaktadır (KocabaĢ, 2010: 1).
Bir ülkede teknoloji geliĢtirilmesi, mali olanaklar yaratılmasının yanı sıra; Ar-Ge kuruluĢları,
üniversiteler ve hükümet organlarının uyum içinde çaba harcamaları ile gerçekleĢebilir.
Teknoloji geliĢtirme konusunda ülkeler arası bilgi alıĢveriĢi ve iĢbirliği de kaynakların verimli
kullanılması açısından önemlidir (Kobu, 1998).
Üretim teknolojilerinin baĢarılı bir Ģekilde uygulanabilesi için, iĢgücünün sahip olması
gereken nitelikler önceden tespit edilmelidir. ĠĢgücüne gerekli niteliklerin kazandırılmasında
en önemli araç eğitimdir. Bu açıdan iĢgörene periyodik aralıklarla eğitim verilmelidir.
ĠĢletmede ekip çalıĢması ortamı hazırlanarak, iĢgücünün birbirlerinin deneyimlerinden bilgi
ve becerilerinden faydalanmaları sağlanmalıdır.
ĠĢletmeler kullandıkları teknolojilere paralel teknoloji ve örgüt yapılarının yan sanayi
kuruluĢlarında da olmasını tavsiye ederek, ürün kalitelerinde belirli bir standardı
sağlamalıdırlar.
ĠĢletmeler ileri teknolojilerin uygulanmasında biliĢim teknolojilerinden de yararlanmalı,
böylece etkinlik ve verimliliğin artıĢı sağlanmalıdır.
ĠĢletmeler üretim yönetimi teknolojilerinin transferi ve iĢletilmesi, örgüt Ģartlarının dikkate
alınarak, iyi bir planlama ile gerçekleĢtirmelidir. Gerekli olan teknik donanımla birlikte insan
kaynaklarının uyumlu hale getirilmesi temin edilmelidir.
Gerek iĢçi sağlığı ve güvenliği açısından ve gerekse iĢ verimliliği açısından farklı iĢ
kollarında çalıĢan iĢgörenin fizyolojik, psikolojik ve sosyal açıdan korunması, çalıĢanların
çalıĢma ortamı koĢullarından kaynaklanan rahatsızlıklar nedeni ile iĢlerini kaybetmelerinin
önlenmesi, çalıĢma alanlarındaki sağlığa zararlı etkenler karĢısında her türlü koruyucu
önlemin alınması, çalıĢanların fizyolojik ve psikolojik kriterlere göre sağlıklı ve güvenli bir
Ģekilde çalıĢabilecekleri iĢlerle görevlendirilmeleri ve her çalıĢanın yapacağı iĢe uygun
çalıĢma ortamı koĢullarının ve üretim teknolojilerinin sağlanması gerekmektedir. Böyle bir
çalıĢma ortamının sağlanması durumunda, ergonomik ortamda çalıĢmanın getirdiği sağlık ve
güvenlikle iĢ kazalarının ve meslek hastalıklarının azaltılması ve de çalıĢanların daha az
yorulması sağlanacaktır. Aynı zamanda üretimin kalitesi ve miktarı artırılarak istenilen
verimlilik gerçekleĢtirilmiĢ olacaktır.
KAYNAKLAR
Bedir, E., (2002) Yirmi birinci Yüzyılda Ġstihdamın Artan Önemi ve Eğitim-Ġstihdam ĠliĢkisi
Kamu-ĠĢ, C: 7, S:1,. www.kamu-is.org.tr. EriĢim Tarihi; 09 Eylül 2011
Dönmez, F., (2005) Konfeksiyon ĠĢletmelerinin Kesimhanelerinde Verime Dayalı Ücret
Sistemi Uygulamaları Üzerine Bir ÇalıĢma, Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Bilimleri
Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Ġzmir.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
176
Eraslan, Ġ-H., Bakan, Ġ., Kuyucu, A-D., (2008) Türk Tekstil Ve Hazır Giyim Sektörünün
Uluslararası Rekabetçilik Düzeyinin Analizi, Ġstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal
Bilimler Dergisi, Yıl:7 Sayı:13 Bahar, 265-300
Harrıson, M., (1990) Advanced Manufacturing Technology Management, Pitman Publishing,
London.
Kabukçu, M- A., (1998) Sağlık Sosyal ve Fen Bilimlerinde Uygulamalı Ġstatistik, Damla
Ofset, Konya.
Kazan, H., …., ĠĢletme Ġçi Verimliliği Etkileyen Faktörlerin Ġnsan, Makine-Ekipman
Bazında Değerlendirilmesi Üzerine bir AraĢtırma, Review of Social, Economic &
Business Studies, Vol.7/8, 331-347, EriĢim Tarihi: 07 Eylül 2011.
KocabaĢ, G., (2010) Teknolojinin ĠĢgücü ve Üretim Üzerindeki Etkileri (Türkiye‘de Ġmalat
Sanayinin Ġncelenmesi), Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek
Lisans Tezi, Adana.
Kotha S., Swamıdass P. M. (2000) ―Strategy, Advanced Manufacturing Technology and
Performance: Empirical Evidence from U.S. Manufacturing Firms‖, Journal Of
Operations Management, 18, 257 – 277.
Kobu, B., (1998) Üretim Yönetimi, Avcıol Basım - Yayın, Onuncu Baskı, Ġstanbul.
Kurumer G., ve Lüleci, C., (2006) Hazır Giyim ĠĢletmelerinde ĠĢ Ġstasyonlarında Kullanılan
Oturma Ünitelerinin ve ÇalıĢma Masalarının Ergonomik Açıdan Ġncelenmesi, 12.
Ulusal Ergonomi Kongresi, Kardelen Ofset, Ankara.
Ömürbek, N., Yılmaz, H., (2009) Ġleri Ġmalat Teknolojileri Kullanımı Üzerine Bir AraĢtırma,
Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 21.
Özcan,
E.,
(2011)
Bedensel
ÇalıĢanlarda Bel
Ağrısı
Ve
http://www.ergonomistanbul.com/bedensel_calisanlarda.html, EriĢim
Eylül 2011.
Ergonomi,
Tarihi 29
Özdiler, L., (2002) Teknolojinin Ġmalat Sanayinin Rekabet Üzerine Etkileri ve Türkiye‘nin
500 Büyük KuruluĢunda Bir Uygulama, Selçuk Üniversitesi, Sosyal Bilimler
Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Konya.
Özok, A-F., (2010) Ergonomi Ve Verimlilik, ĠĢveren, Türkiye ĠĢveren Sendikaları
Konfederasyonu Dergisi, Mart- Nisan.
Pamukçu, M-T., Sönmez, A., (2011) Türkiye Otomotiv Sektöründe Çokuluslu ġirketler
Aracılığıyla Ana Sanayiden Yan Sanayiye Yapılan Bilgi ve Teknoloji Transferinin
Analizi, Tubitak, Proje No: 109 K587, Mayıs, Ankara.
Üreten, S., (2006) Üretim ĠĢlemler Yönetimi, Stratejik Kararlar ve Karar Modelleri, 5. Baskı,
Gazi Kitabevi, Ankara.
Taymaz, E., (2004) Türkiye Ġmalat Sanayinde Teknolojik Yetenek, Vizyon 2023 Ulusal
Teknoloji Envanteri Projesi, Ekim Ankara.
Tekin, M., Zerenler, M., ….. Küresel Rekabet Ortamında Ġleri Ġmalat Teknolojileri
Kullanımının ĠĢletme Performansına Etkileri Üzerine Bir Uygulama,
www.sosyalbil.selcuk.edu.tr/dergi/sayi1-8/7/2 EriĢim Tarihi: 07 Eylül 2011.
Yaralıoğlu, K., (2004) Uygulamada Karar Destek Yöntemleri, Ġlkem Ofset, Ġzmir.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
177
SPORDA ERGONOMĠ
Mahmut EkĢioğlu
Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü, 34342 Bebek-Ġstanbul
[email protected]
ÖZET
Ergonomi´nin ana uygulama alanlarından biri insan-iĢ sistemleridir. Örneğin ergonomi,
üretim ve hizmet endüstrilerinde, güvenli-sağlıklı iĢ limitlerini belirlemeye ve performansı
artırmaya çalıĢır. Geleneksel olarak tanımlanan iĢ ortamının sınırlarını profesyonel spor ve
diğer boĢ vakitleri değerlendirme, eğlence ve sağlık için yapılan spor aktivitelerini de içine
alarak geniĢletmek mümkün. Bazı farkları gözönünde bulundurmak koĢuluyla, ergonomi
prensiplerini bu alanlarda da uygulayarak sağlık ve güvenliğin korunması ve sportif
performansın artmasında katkıda bulunulabilir. Ergonominin spora katkıda bulunabileceği
alanlar arasında örnekler olarak Ģunları verebiliriz: AĢırı idmanların neden olduğu kas-iskelet
rahatsızlıklarının önlenmelerine yönelik çalıĢmalar; sportif donanım ve giysi tasarımı; spor
tesislerinin acil çıkıĢlar gibi seyircilerin güvenliği, ihtiyaçları ve konforu için tasarımı,
sporcuların güvenliği ve performansı için tasarımı, ve tesiste çalıĢanların güvenliği ve
performansı için tasarımı; ve engelli sporcular için tasarım. Bu çalıĢmada, ergonominin spora
katkıda bulunabileceği alanlar örnekler verilerek incelendi.
Anahtar Kelimeler: Ergonomi, spor, sporcu, tasarım, performans, sağlık, güvenlik
ABSTRACT
One of the main application areas of ergonomics is human-work systems. For instance, in
manufacturing and service industries, ergonomics attempts to determine the safe and healthy
work limits and improve performance. Traditionally defined working environment can be
extended to professional sports as well as leisure and recreation activities. Although some
differences between the characteristics of sports and work activities, ergonomics principles
can be applied to sports activities as well for improving sports performance, and health and
safety. Among the sports related areas ergonomics can contribute are: prevention of
musculoskeletal disorders caused by over-training; design of sports equipment and clothing;
design of sports facilities for the needs, safety and comfort of fans, sportsmen and employees,
and also for performance of sportsmen and employees; design for sportsmen with disabilities.
In this study, some of the mentioned areas that ergonomics can contribute were investigated
with examples.
Keywords: Ergonomics, sports, sportsman, design, performance, health, safety
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
178
1. Ġġ, SPOR VE ERGONOMĠ
Ergonomi ilkelerinin geleneksel uygulama alanlarından biri imalat ve hizmet sektörlerindeki
iĢ ve iĢ ortamlarıdır. ÇalıĢma ortamında, ergonomi iĢ stresi ve yorgunluğunu azaltma, iĢ
güvenliğini ve verimliliğini artırma yönündee faaliyet gösterir. ÇalıĢma ortamının sınırlarını
profesyonel spor ve diğer boĢ vakitleri değerlendirmek, eğlence ve sağlık için yapılan spor
aktivitelerini de içine alacak Ģekilde geniĢletmek mümkün. Ergonomi prensiplerini spor
aktivitelerinde uygulayarak sporcuların sağlık ve güvenliğinin korunması ve sportif
performansın artmasında katkıda bulunulabilir. Gerçekte, ergonomi ve spor bilimleri kapsam
olarak bazı açılardan örtüĢme gösterirler. Örneğin, methodolojik olarak örtüĢürler: Her iki
alan da araĢtırma ve uygulamalarında biyomekanik, fizyolojik ve psikolojik metodlar kullanır.
Ortak ilgiler arasında performansı artırmak için ekipman, ayakkabı ve elbise tasarımını
sayabiliriz (Reilly, 2011). Ergonomi ilkelerinin spora nasıl uygulanacağına değinmeden önce,
iĢ ve spor aktivite özelliklerinin ergonomik açıdan bir karĢılaĢtırılmasının yapılması baĢlangıç
olarak faydalı olacaktır. Tablo 1´de sözkonusu özelliklerin böyle bir karĢılaĢtırılması
yapılmaktadır.
Tablo 1. ĠĢ ve Spor Özelliklerinin KaraĢılaĢtırılması
ĠĢ
Amaç: verimli olarak sağlıklı ve güvenli bir ortamda ürün
veya hizmet üretmek.
Tempo ve süre: ÇalıĢma temposu spora göre yavaĢ fakat
çalıĢma süresi uzundur. ĠĢ temposunun bir vardiya süresini
ve bir haftayı uzun seneler süresince aĢırı yorulmadan
tamamlayacak Ģekilde ayarlanması hedeflenir.
Güç: uzun çalıĢma süresi gözönünde bulundurularak
genelde maksimum gücün çok altında çalıĢılması
hedeflenir.
Esneklik: AĢırı uzanmaların ve postürlerin en aza
indirilmesi hedeflenir.
İşgücü fiziksel durumu ve yaş aralığı: Fiziksel durum
değiĢkendir ve yaĢ aralığı geniĢtir.
Dayanıklılık ve enerji harcanımı: Verimliliği azaltmadan
enerji harcanımını en az da tutarak uzun süreli (vardiya
süresi) dayanıklık öngörülür.
Stress: ÇalıĢma ortamında bir miktar stres istenmekle
birlikte genel olarak stresi azaltmak amaçlanır.
İşgücü eğitimi: ĠĢgücü fiziki eğitimi sınırlı olarak
yapılmakta veya tavsiye edilmekte, ama yarıĢma
sporlarındaki gibi zorunluluk arzetmemektedir. ĠĢle ilgili
zihinsel eğitim yapılmaktadır.
Sağlık-güvenlik: ĠĢe-bağlı olarak yaralanma, ölüm ve
hastalanma riskleri mevcuttur.
Ekipman/Giysi: Kullanılan ekipman, ve giyislerin
iĢgücünün %90´ının rahatlıkla kullanabileceği ve
giyebileceği Ģekilde tasarlanması öngörülür. Bireysel
uygunluk arzu edilir fakat pratikte uygulanması zordur.
İş ortamı: ĠĢ ortamının çevresel koĢul özellikleri iĢe bağlı
olarak çeĢitlilik arzeder (gürültü, kimyasallar, iklim)
Spor
Amaç: YarıĢmayı veya oyunu kazanmak; sağlığın
iyileĢtirilmesi ve/veya sosyalleĢme. Güvenliğin ve sağlığın
korunması bazı spor dalları için çok zor, hatta imkansızdır.
Yarışma veya idman temposu: Spor dalına bağlı olarak
değiĢiklik göstermekle birlikte genelde çok hızlıdır fakat
süresi kısadır.
Güç: Spor dalına bağlı olarak değiĢiklik göstermekle birlikte
genelde maksimum güç uygulanır.
Esneklik: Sporda esneklik olmazsa olmazdır.
Sporcu fiziksel durumu ve yaş aralığı: Fiziksel durum
özellikle yarıĢma sporlarında en iyi durumdadır ve genelde
gençlerin uğraĢı alanıdır. Sağlık ve sosyal nedenlerle yapılan
sporlarda yaĢ sınırlaması hemen hemen yoktur ve sağlık
durumu değiĢkendir.
Dayanıklılık ve enerji harcanımı: Sporda her ne kadar
minimum enerji ile maximum performans elde etme tercih
edilse de, genel olarak, enerji bedeli ne olursa olsun
performansın maksimum olmasına çalıĢılır.
Stress: Sporda genel olarak amaç stresi belirli bir seviyede
kontrol etmektir.
Sporcu eğitimi: YarıĢma sporlarında kazanmak için sporcular
vücutlarını en üst fiziki Ģartlarda tutmak durumundadırlar.
Sağlık ve eğlence için yapılan sporlarda ise zorunluluk
durumu yoktur.
Sağlık-güvenlik: Spor türüne bağlı olarak yaralanma, ölüm ve
hastalanma riskleri mevcuttur.
Ekipman/Giysi:Kullanılan ekipman/ve giysilerin sporcuya
yüzde yüz uygunluğu performas için çok önemlidir.
Spor ortamı: Genel olarak doğal ortamdır ve sağlık için
uygundur. Fakat kapalı ortamlarda yapılan spor ve idmanlar
için çevresel koĢul özellikleri önem arzeder.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
179
Tablo 1´de görüleceği gibi, iĢ ve spor aktivitelerinde benzerliklerle birlikte farklılıklar da
mevcuttur. Burada dikkat edilecek husus, ergonomi ilkelerini spora uygularken, iĢ ile spor
arasındaki benzerlikler kadar farkları da gözönünde bulundurmaktır. Farklar konusunda örnek
verecek olursak, ergonomi örneğin, iĢ taleplerini iĢgücünün mevcut fiziksel ve zihinsel
kapasitesine uygun Ģekilde tasarlamayı amaçlar. EriĢim uzaklıkları kısa boylulara, geçit
boyutları ise uzun ve iri kiĢileri gözönünde bulundurularak, kuvvet gerektiren iĢler ise 5.
yüzdelikteki kiĢilere göre tasarlanır (burada amaç, iĢi çalıĢanların en az %90´ının yapabileceği
Ģekilde tasarlamaktır). Halbuki, özellikle yarıĢma sporlarında bu tasarım görüĢüne yer yoktur.
Tablo 2´de iĢ ve spor aktivitelerindeki benzerlik ve farklılıkları gözönünde bulundurarak
yapılabilecek ergonomi uygulamaları karĢılaĢtırmalı olarak verilmektedir.
Tablo 2. ĠĢ ve Spor Aktivitelerinin Ergonomi Uygulamaları açısından KarĢılaĢtırılması
ĠĢte Ergonomi
Sporda Ergonomi
ĠĢ talepleri, iĢgücünün mevcut durumu gözönünde
bulundurularak, çoğunun yapabileceği Ģekilde
tasarımlanması öngörülür. ĠĢgücünün mevcut talepleri
karĢılaması için fiziki ve mental kapasitesinin artırılması
çalıĢmalarına nadiren baĢvurulur.
Sporun taleplerinde ayarlanma yapılamaz ve sporcunun bu
talepleri yerine getirecek fiziki ve mental duruma gelmesi ve
hatta aĢmasına çalıĢılır. Burada ergonominin katkısı mevcut
talepleri karĢılamak için sporcunun performansını artırma
yönünde olacaktır.
Ağır iĢ talepleri nedeniyle tekrarlı olarak sürekli
zorlanmalar, kas-iskelet hastalanmalarına neden olacaktır.
Ergonomi bunları azaltmaya veya önlemeye yönelik çaba
sarfeder.
ÇeĢitli spor aktivitelerinde yaralanma risk faktörlerinin
vücut mekanikleri ile iliĢkisi konusunda ve aĢırı
yüklenmenin (overtraining and overreaching) sınrlanması
konusunda ergonomik yöntemler kullanılabilir.
Ekipman/alet/giysi tasarımının iĢgücüne uygunluğunda
ergonominin katkısı
Spor ekipman/alet/giysi tasarımının bireysel olarak sporcuya
uygunluğunda ergonominin katkısı
Sağlık-güvenlik ve verimlilik için doğru vücut mekanikleri
konusunda iĢgücünün eğitilmesi
Optimal sportif performans için doğru vücut mekanikleri
konusunda sporcunun eğitimi
Çevresel faktörlerin (gürültü, iklim, hava kalitesi, vb.)
kontrolu
Çevresel faktörlerin (gürültü, iklim, hava kalitesi, vb.)
kontrolu
Molaların sirkadiyen ritimlerine göre verilmesi
Gün içinde en iyi egzersiz zamanlarının belirlenmesi, jet-lag
etkisinin azaltılması
Bele gelen kuvvetlerin sınırlanması; fizyolojik ve psikolojik
yüklenmelerin sınırlanması.
Bele gelen kuvvetlerin sınırlanması; fizyolojik ve psikolojik
yüklenmelerin sınırlanması.
Hatalı çalıĢma yöntemi ve ekipman-makina kullanımından
doğabilecek kaza ve yaralanmaları önlemede ergonominin
katkısı
Hatalı teknik, ekipman ve idman programından
kaynaklanabilecek kaza ve yaralanmaların önlenmesinde
ergonominin katkısı
ÇalıĢılan tesisin iĢgücünün ihtiyaçları, güvenliği-sağlığı ve
verimliliği için tasarlanması
Spor tesisinin sporcuların, çalıĢanların ve seyircilerin
ihtiyaçları ve güvenliği-sağlığı için tasarlanması ayrıca
sporcuların ve çalıĢanların performansı için tasarlanması
2. SPORDA ERGONOMĠ UYGULAMALARINA ÖRNEKLER
AĢağıda ergonominin sporun çeĢitli faaliyet alanlarına yapabileceği olası katkılara örnekler
verilmektedir.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
180
Örnek 1: Bisiklet sporu
Öncelikle bisikletin boyutları bisikletçinin vücut ölçülerine uygun olmalıdır. Yani,
bisikletçinin maksimum güç üretebilmesi bisikletin optimal antropometrik ölçülerde olmasına
da bağlıdır (örneğin; sele yüksekliği, krank uzunluğu, vb.). Rahat bir bisiklet tabii ki sadece
sele ile ilgili değil. Ergonomi mühendisleri konfor, sağlık, güvenlik ve performansla ilgili
insan-bisiklet etkileĢimi ile ilgili bütün noktaları çalıĢabilirler. Sele ve krank gibi gidon Ģekli
ve boyutlarının incelenmesi de bunlar arasındadır (Atkinson, 2011).
Havadinamikleri ve klimatik etkiler (ısıl zorlanma) ergonominin üzerinde duracağı bu sporla
ilgili diğer muhtemel konulardır. Bisikletçi pozisyonunu alçaltarak hava direncini azaltabilir
ama bu konumun güç çıktısı ve konfor üzerindeki etkisini de hesaba katmak gerekecektir.
Uludağ veya Alp dağlarında yazın yapılan bir turu ele alacak olursak, hem sıcak ve hemde
soğuğu hesaba katan bir elbise tasarımı gerekecektir.
Örnek 2: Dağcılık
Bu aktivitenin fizyolojik etkilerini anlamak (kalp atıĢlarının yükselmesi, solunum, O2
kullanımı, vs.) ve bu aktivitenin uzun dönemdeki etkileri, gıda ve psikolojik olarak
gerektirdiklerini belirlemek gerekecektir.
Giysilerin (ayakkabı, eldiven, kafa giysileri, vs) vücudun fizyolojik gereksinimlerle baĢa
çıkabilmesindeki etkilerini (ekipman özellikleri: ağırlık, sürtünme, hava direnci, güvenlik, vs.)
belirlemek gerekecektir.
Sırtçantaları, karabinerler (metal halkalar), tırmanmak için kemerler, bisiklet, kayak, kayak
giysileri, vb ekipmanların fonksiyon, güvenlik, ağırlık taĢıma kapasitesi, ve her türlü koĢulda
kullanılabilirlikleri yine ergonomik katkıyı gerektirecektir (Reilly, 2011).
Örnek 3: Spor Giysileri
Spor giysileri sporcuyu yazın sıcağı ve neminden kıĢın soğuğundan, ıslaklığından ve
rüzgarından koruyacak Ģekilde tasarlanmalı. Güvenlik, giysi tasarımında bir diğer faktördür.
Örneğin giysilerin yanmaya dayanıklılığı araba veya motor yarıĢı gibi sporlarda önemli bir
özelliktir. Bisikletçi ve koĢucuların yolda kazalara maruz kalmamaları için floresanlı giysiler
giymeleri güvenlik için gereklidir. Spor giysilerinde değiĢiklik materyal bilimindeki
geliĢmelere paralel olarak devam edeceğe benziyor.
Örnek 4: Takım sporlarında forma renklerinin etkisi
Giysi renklerinin performansı etkileyebileceği yöninde bazı kanıtlar var. Örneğin takım
arkadaĢlarını rakip oyunculardan kolayca ayırt edebilmede veya ıĢıklandırılmıĢ bir arka plana
karĢı belirlemede rengin etkisi bu alnda çalıĢan ergonomi bilimcilerinin katkısını gerektirir.
Yarım yüzyıldan fazla bir sürede elde edilen verilere göre kırmızı Ģerit formalı futbol
takımlarının daha avantajlı oldukları yolunda kanıtlar var. Bu ilginç konunun detaylı
araĢtırılması ergonominin uğraĢı alanları içindedir (Reilly, 2011).
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
181
Örnek 5: Spor Tesislerinin Tasarımında Ergonomi
Ergonominin stadyum gibi sporla ilgili mekanların tasarımında da katkısı vardır. Bu mekanlar
rutin olarak çok sayıda insan bulundururlar. Bu mekanların kalabalığın davranıĢ, ihtiyaç ve
güvenliğinin gözönünde bulundurularak tasarlanması, acil çıkıĢların tasarımı ve yönetimi
ergonomi bilgisini gerektirir. Burada hem çalıĢanları ve hem de ziyaretci ihtiyaçlarını
gözönünde bulundurmak gerek. ÇalıĢanların çalıĢma ortamlarının görevlerini en iyi ve
güvenli yapabilecek Ģekilde tasarlanmaları ergonomi bilgisini gerektirir. Burada kontrol odası
tasarımı ergonominin katkıda bulunabileceği alanlara diğer bir örnektir.
3. ERGONOMĠ ĠLE SPORA ĠNCE AYAR: BAZI ÖNERĠLER
Boks, güreĢ halter gibi bireysel sporlar nasıl kiloya göre kategorilere (sikletlere) ayrılıyorsa,
diğer bazı bireysel yarıĢma sporlarının da vücut ölçülerine göre kategorilere ayrılması
düĢünülebilir. Örnek olarak uzun atlama ve yüksek atlama gibi alanlar gösterilebilir. Bu
alanların sporcuların boy, daha doğru olarak bacak uzunluklarına göre, kategorize edilmeleri
ergonomi kurallarına uygun olacaktır.
Benzer baĢka bir alan da engelli koĢudur: Bu koĢuda, uzun bacaklı bir sporcu ile daha kısa
bacaklı bir sporcunun aynı yükseklikteki engeli aĢmak zorunda kalmaları uzun bacaklı
sporcuya avantaj sağlayacak ve gerçekte en süratlinin kim olduğu konusunda yanıltıcı
olacaktır. Burada adil bir çözüm engel yüksekliğinin her sporcunun bacak uzunluğuna göre
ayarlanması olabilir.
Akla gelen diğer bir spor alanı da cimnastiktir. Örneğin, cimnastikte paralel barların (parallel
bars and uneven parallel bars) yerden yükseklikleri, aralarındaki mesafe ve barların çapları
sporcunun vücut ölçülerine göre performansını etkileyecektir. Burada ölçüler ne yazık ki
standarttır ve sporcuya göre ayarlanmaz. Bu durum bazı sporcuları dezavantajlı duruma
sokacaktır. Bahsettiğimiz ölçülerin sporcu vücut ölçülerine göre ayarlanabilir olması gerçek
Ģampiyonları belirlemede daha doğru sonuçlar vereceği bu makalenin yazarının inancı ve
önerisidir. Yukarıda verdiğimiz örnekleri çoğaltmak mümkündür.
4. SONUÇ
Bu makalede ergonominin potansiyel olarak spora verebileceği katkılar üzerinde kısaca
değinildi. Örnekler verilerek somut katkılara değinildi. Henüz bu konu daha baĢlangıç
döneminde olmakla birlkte ergonominin sportif kaza ve yaralanma risklerinin azaltılması ve
performansın artırılmasında önemli katkı sağlayacağı ortadadır. Spor, ergonomi ile
uğraĢanlara yeni ve keĢfedilmesi pek de zor olmayacak potansiyel bir araĢtırma ve uygulama
alanı olarak görünmektedir.
KAYNAKLAR
Atkinson, G. (2011).Sport and Leisure. www.ergonomics.uk/library/sport-leisure
Reilly, T.(2011). Ergonomics in Sports and Physical Activity, Human Kinetics, Champaign,
IL.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
182
VARDĠYALI ÇALIġMA ÇĠZELGELERĠNĠN HEMġĠRELER ĠÇĠN
DEĞERLENDĠRĠLMESĠ
Berna ULUTAġ1, Havva ÇANKAYA2
1
Yrd.Doç.Dr., EskiĢehir Osmangazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü
26480 EskiĢehir, [email protected]
2
EskiĢehir Osmangazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü
26480 EskiĢehir, [email protected]
ÖZET
Vardiyalı çalıĢma sistemleri, çalıĢanları fiziksel ve sosyal açıdan olumsuz yönde
etkileyebilmektedir. Konunun öneminden dolayı bu çalıĢmada hemĢirelerin vardiyalı çalıĢma
çizelgeleri üzerinde durulmuĢtur. Özellikle bayanlar için çalıĢma saatlerine esneklik
kazandıran, ev ve iĢ yaĢamının kalitesini arttırabilmesi için, gün içinde çalıĢılacak saat
dilimlerini seçme olanağı tanıyan, gece vardiyalarını ve tatil günlerini sınırlayan bir karar
modeli geliĢtirilmiĢ ve farklı senaryolar değerlendirilmiĢtir. Tasarlanan anket yardımıyla, ele
alınan serviste görev yapan hemĢirelerin vardiyalı çalıĢma uygulamalarındaki fiziksel ve
zihinsel zorlanma düzeyleri tespit edilmiĢ, mevcut vardiyalı çalıĢma çizelgesi irdelenmiĢtir.
Daha sonra hemĢirelerin belli çalıĢma dilimleri için atadıkları tercih puanları göz önünde
bulundurularak, çalıĢmayı en çok tercih edecekleri zaman dilimleri için vardiya çizelgesi
oluĢturulmuĢtur. Ġdeal durumda ise, kiĢinin çalıĢma ve günlük hayatında sosyal ve psikolojik
açıdan zorlanmayacağı bir vardiya çizelgesi önerilmiĢtir. Karar modeli, ilgili verilerden
hareketle çözülerek çalıĢma çizelgeleri oluĢturulmuĢ, farklı senaryolardan elde edilen
sonuçların birbirleri ile göreli üstün ve zayıf yönleri tartıĢılmıĢtır.
Anahtar kelimeler: fiziksel ve zihinsel zorlanma, vardiyalı çalıĢma sistemleri, hemĢire,
çalıĢma çizelgesi, karar modeli
ABSTRACT
Working in shifts may have negative effects on workers physically and socially. Due to its
importance, this study considers nurses working in shifts. A decision model is introduced that
generates flexible working hours by enabling the nurses to select the working hours and
constraining night shifts and off days. Several scenarios are assessed. The work stress level of
the nurses working in the considered department is determined by use of a questionnaire and
current shift schedule is assessed. Then, a shift schedule is formed that rely on nurse‘s shift
hour preferences. Further, an ideal scenario is presented where a nurse‘s working and daily
life is balanced physically and socially. The decision model is used to produce schedules with
related data and relative advantage and disadvantage of the scenario results are discussed.
Keywords: physical and mental stres, shift working, nurse, working schedule, decision model
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
183
1.GĠRĠġ
Stres, bir eylem ya da durumun kiĢi üzerinde yarattığı fiziksel veya psikolojik zorlanmaya
verilen tepki olarak bilinir. ÇalıĢma yaĢamında farklı sebeplerden ötürü çalıĢanlar az ya da
çok strese maruz kalabilmektedir. Stresin düzeyine ve süresine bağlı olarak, çalıĢanlar strese
maruz kaldıklarına gerçekleĢtirdikleri iĢin veriminde ve iĢ konsantrasyonunda azalma
gerçekleĢebilir. HemĢireler de çalıĢma koĢulları gereği, yoğun baskı, fiziksel ve zihinsel
zorlanmaya maruz kalmakta, bu da strese yol açabilmektedir. Günümüzde genel olarak
bayanların hemĢirelik mesleğini gerçekleĢtirdiği düĢünülecek olursa, bayanların, ev, çocuklar
ve ekonomik problemlerle daha çok karĢı karĢıya geldiği söylenebilir. Sağlık sektöründe,
özelikle hastane ortamında çalıĢanların daha geniĢ sosyal olanaklara, düzenli organizasyona
ve iĢ doyumuna gereksinimi vardır. Çünkü gerçekleĢtirdikleri iĢlerin doğası olarak, hemĢireler
çalıĢma saatleri boyunca pek çok stres faktörü ile karĢı karĢıya gelirler. Bakım verdiği
hastaların da genellikle stres düzeylerinin yüksek olduğu düĢünülürse, hemĢirelerin çalıĢma
ortamlarında fiziksel ve zihinsel zorlanmaya olabildiğince az maruz kalması gerekliliği ortaya
çıkmaktadır.
Sağlık sistemlerinde, hemĢirelerin ve hastane yönetiminin, kimi zaman çeliĢen, isteklerini
karĢılayabilmek üzere etkin bir çizelgenin oluĢturulması, oldukça zor ve zaman alan bir
problemdir. Çizelgeleme problemleri, genel olarak verimliliğin esas alınarak, kaynakların
kullanıcılara belli kısıtlarla atanması ve amaç kaynakların etkin bir biçimde kullanılması
olarak tanımlanır. Günümüzde esnek çalıĢma modellerinin ortaya çıkmasıyla, çalıĢma
saatlerinde esneklik önemli bir konu haline gelmiĢtir. ÇalıĢma saatlerinin esnek hale
getirilmesi pek çok üretim iĢletmesinde uygulanmaktadır. Vardiyaların tanımlanması ve iĢ
görenlerin bu vardiyalara tahsis edilmesi problemlerinin çözümünde Yöneylem AraĢtırması
(YA) tekniklerinden de yararlanılmıĢtır. Fakat ele alınan problemlerde çalıĢanların fiziksel ve
zihinsel zorlanma düzeylerinden hareketle belirlenen tercih puanları göz ardı edilebilmektedir.
Bu çalıĢmada, öncelikle ele alınan birimdeki mevcut çalıĢma çizelgesi incelenmiĢtir.
HemĢirelerin zihinsel ve fiziksel zorlanma düzeylerini en küçüklemek üzere, çalıĢmayı en çok
tercih edecekleri çalıĢma saatlerinin belirlenmesine yardımcı olacak bir anket tasarlanmıĢtır.
Uygulanan
2. VARDĠYALI ÇALIġMA SĠSTEMLERĠNĠN DEĞERLENDĠRMESĠ
Vardiyalı çalıĢma sistemi, iĢin veya iĢyerinin niteliği gereği, sürekli olarak faal olan çalıĢma
ortamlarında, günün veya haftanın tüm çalıĢma sürelerinde, aynı günün farklı (birbirini
izleyen) zaman dilimlerinde biçiminde gerçekleĢtirilen çalıĢma biçimi olarak tanımlanır.
2.1 ÇalıĢma Modellerinde Esneklik
Hızla değiĢen teknoloji, artan uluslararası rekabet ile küreselleĢme hareketi sonucunda
iĢletmelerin 24 saat aralıksız çalıĢması gerekliliği, diğer taraftan ülkeleri büyük ölçüde sarsan
ekonomik kriz ve iĢsizlik problemleri, klasik istihdam modellerine alternatif olarak esnek
çalıĢma biçimlerini çalıĢma hayatına getirmiĢtir.
Esnek çalıĢma modelleri, çalıĢma saatlerinin en üst düzeyde belirlenmesi, iĢyerlerinin
kesintisiz çalıĢtırılması ve düĢük verimin giderilmesi konusunda etkin bir yol olduğundan,
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
184
iĢverenler tarafından benimsenmektedir. Bunun yanında, iĢçiye zamanı üzerinde egemenlik
kurabilme imkânı tanıdığından, iĢ gören de bu tarz çalıĢmaya sıcak yaklaĢmaktadır (TĠSK,
1999).
Esnek çalıĢma modelleri kısmi süreli çalıĢma, iĢ paylaĢımı, kayan iĢ süresi, çağrı üzerinde
çalıĢma, evde çalıĢma, tele (uzaktan) çalıĢma, ödünç iĢ iliĢkisi, yoğunlaĢtırılmıĢ iĢ haftası,
vardiya modelleri, yıllık iĢ süreleri modelleri ve emekliliğe yumuĢak geçiĢ gibi çalıĢma
modellerinden oluĢmaktadır. Esnek çalıĢan modelleri içinde öteden beri uygulanmakta olan
vardiyalı çalıĢma, 4857 sayılı ĠĢ Kanunu‘nun 67/2. maddesinde yer alan ―iĢin niteliğine göre
iĢin baĢlama ve bitiĢ saatleri iĢçiler için farklı Ģekilde düzenlenebilir.‖ hükmüyle beraber
vardiyalı (postalar halinde) çalıĢmaya açıkça yer veren 76. madde hükmü gereğince,
ülkemizde de sıklıkla uygulanmaktadır.
2.2 Vardiya Sistemlerinin Sınıflandırılması
Bir iĢ görenin çalıĢma saatinin iĢletmenin faaliyet gösterdiği zamandan kısa olması
durumunda ya da tam tersine iĢletmenin faaliyet gösterdiği süre çalıĢanların çalıĢma saatinden
uzun olduğu durumlarda vardiya sistemleri söz konusu olmaktadır. Vardiya sistemleri, sabit
ve değiĢen olmak üzere iki grup altında incelenebilir:
1) Sabit vardiya sistemleri
a) Sürekli erken vardiya
b) Sürekli geç vardiya
c) Sürekli gece vardiyası
d) Sabit zamanlı, bölünmüĢ vardiyalar (Örneğin gemici nöbetleri 00:00-04:00 ve 12:0016:00 arası; 04:00-8:00 ve 16:00-20:00 arası; 08:00-12:00 ve 20:00-24:00 arası gibi).
Personel sürekli yerinde bulunduğundan vardiyayı bölmek sorun olmamaktadır.
Lojmanları hastane içinde veya yakınında bulunan hemĢireler için de böyle bir düzenleme
uygundur.
2) DeğiĢen vardiyada çalıĢma
a) Gece vardiyasız sistem: Hafta sonu çalıĢmalı ve çalıĢmasız iki vardiya.
b) Gece vardiyalı, hafta sonu çalıĢmasız: 3 ekipli 12 saat çalıĢmalı iki vardiya veya 3
ekipli 8 saat çalıĢmalı üç vardiya.
c) Gece vardiyalı, hafta sonu çalıĢmalı: ĠĢletme sürekli çalıĢmak zorundaysa Ģarttır. Dört
ekipli, 8 saat çalıĢmalı 3 vardiya (Babalık, 2005).
3. UYGULAMA
Hastane ile ilgili araĢtırmaların çoğunda odak noktası olarak hemĢirelerin çizelgelemesi
üzerinde durulur. Bunun sebebi ise hastane bütçesinin büyük bir kısmının hemĢirelere ödenen
maaĢların oluĢturmasıdır. Ayrıca hemĢire çizelgelemesinin doğrudan hasta bakım kalitesini
etkilemesi de araĢtırmaların bu konu üzerinde yoğunlaĢmasına sebep olmuĢtur.
Bu çalıĢmada incelenen birimde hemĢirelerin çalıĢma saatlerinin çizelgelenmesi elle
yapılmaktadır. OluĢturulan çizelge, çizelgeyi yapan kiĢinin inisiyatifiyle olmaktadır.
Çizelgeyi oluĢturan kiĢi, ne kadar duyarlı davranırsa davransın çalıĢanların farklı yöndeki
isteklerini karĢılaması her zaman mümkün olmamaktadır. Bu noktada hemĢirelerin
memnuniyetsizlikleri çalıĢma yaĢamlarını ve hasta bakım kalitesini etkileyecek, bunun
yanında sosyal yaĢamlarında da sorunlara yol açabilecektir.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
185
Bu çalıĢmada, 0-1 tamsayılı programlama modeli ile vardiyalar çizelgelenirken hem bir
günlük çalıĢma süresi ele alınarak iĢe baĢlama zamanlarına esneklik getirilmiĢ, hem de bir
haftalık çalıĢma süresinde çalıĢma ve dinlenme zamanları ile ilgili asgari Ģartlar sağlanmıĢtır.
Vardiya ve gün çizelgelemesi problemlerinin birleĢiminden meydana gelen tur çizelgelemesi
problemine çözüm getiren bu modelde, haftalık vardiya planında gece vardiyalarının sayısı
sınırlandırılmıĢ, gece vardiyasının ardından gündüz vardiyasına atama engellemiĢ ve bir tatil
gününün mutlaka verilmesi sağlanmıĢtır. Ele alınan problemde, gün içi dinlenme zaman
aralıkları ayrıca tanımlanmamıĢtır. Gün içindeki çalıĢma temposuna ve iĢ yoğuna bağlı olarak
hemĢirelerin kendi aralarında anlaĢarak mola verebileceği varsayımı yapılmıĢtır.
3.1 GeliĢtirilen Karar Modeli
Bu kapsamda bir amaç fonksiyonu doğrultusunda ve belirli kısıtlar altında çözüm
arandığından geliĢtirilen model aslında bir karar modelidir. Çözümden önce bazı varsayımlar
yapılmıĢtır.
Varsayımlar:
Haftanın 7 günü çalıĢılmalı ve günde 24 saat hizmet verilmesi gereklidir.
Gece ve gündüz olmak üzere 2 vardiyada çalıĢılır.
ÇalıĢma süreleri gece ve gündüz vardiyaları için 10‘ar saattir.
Vardiyaların baĢlama saatleri alternatifleri gündüz için 07:00, 08:00, 09:00 iken gece
vardiyası için 19:00, 20:00, 21:00‘dır.
HemĢirelerin ardıĢık olarak en fazla 2 gece vardiyasında çalıĢmasına izin verilir.
Gece vardiyasından sonraki gün gündüz vardiyasına atanmasına izin verilmez.
Her hemĢireye haftada 1 gün tatil verilir.
HemĢirelerin gece vardiyalarından sonraki gün mutlaka tatil verilir.
Gün içindeki dinlenme aralıkları modelde dikkate alınmaz.
Minimum hemĢire talebi kesinlikle karĢılanır.
Belirlenen parametreler, karar değiĢkenleri, kısıtlar ve amaç fonksiyonu doğrultusunda
oluĢturulan karar modeli izleyen Ģekildedir.
Karar DeğiĢkenleri:
Uijm=
m: ĠĢe baĢlama saati alternatifleri (m=1, 2, 3, 13, 14, 15)
Pijk =
bijz =
z: 4. ve 10. saat dilimleri arası 1. blok, 16. ve 22. saat dilimleri arası 2. blok
nij =
dij =
tij =
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
186
Parametreler:
G
T
α
β
μijm
Rjk
HemĢirelerin planlama dönemi boyunca çalıĢacakları vardiya sayısı
HemĢirelerin planlama dönemi boyunca kullanacakları tatil günü sayısı
Bir günde çalıĢılmayan saat sayısı
Bir günde çalıĢılan saat sayısı
i. hemĢirenin j. güne ait m. baĢlama saatine verdiği tercih puanı
j. gün k. saat diliminde ihtiyaç duyulan hemĢire sayısı
Matematiksel model:
(1)
(2)
(3)
(4)
(5)
(6)
(7)
(8)
(9)
(10)
(11)
(12)
(13)
(14)
k.a.
(15)
Tanımlanan kısıtlar altında amaç fonksiyonu (15), çizelgeleme boyunca hemĢirelerin
alternatif iĢe baĢlama saatlerine verdikleri tercih puanları toplamını (memnuniyet düzeyini) en
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
187
büyükler. Tercih puanları, hemĢireler için vardiyalı çalıĢma sistemi değerlendirme anketinden
(bkz.EK) elde edilmiĢtir.
3.2 Modelin Çözümü ve Sonuçların Yorumu
Esnek vardiya çalıĢma dilimlerini göz önünde bulunduran karar modeli, LINGO yazılımında
çözülmüĢtür. Model ilk olarak, atamaların tercih edilmediği durum (tüm tercih puanları=1)
verilmesiyle oluĢacak durumun tespiti için çözülmüĢ, sonrasında hemĢireler için vardiyalı
çalıĢma sistemi değerlendirme anketinden elde edilen, hemĢirelerin iĢe baĢlama saatlerine
verdikleri tercih puanları için çözülmüĢtür. Son olarak, hemĢireler için vardiyalı çalıĢma
sistemi değerlendirme anketi sonuçları yorumlanarak ideal durum senaryosu oluĢturulmuĢtur.
Bu senaryoda, hemĢirelerin, bakıma muhtaç yakını bulunup bulunmaması, çocukları olup
olmaması, varsa çocuklarının bakım gerektirecek yaĢta olması ve hemĢirelerin gece
vardiyasından etkilenme durumları göz önünde bulundurulmuĢtur. Bunlar dikkate alınıp bir
tercih puanlaması düzenlenmiĢ ve bu tercih puanlarına göre model çözdürülmüĢtür.
3.2.1 Mevcut durum
Model tüm hemĢirelerin, iĢe baĢlama saatleri tercih puanlarına bir verilmesiyle çözülmüĢ ve
amaç fonksiyonu değeri 50 olarak hesaplanmıĢtır. Elde edilen çözümler sonucunda,
hemĢirelerin günlere göre atandıkları saat dilimleri ve haftalık planlama dönemi boyunca
atandıkları gece, gündüz vardiyaları ve tatil zamanları Tablo 1‘de verilmiĢtir.
Tablo 1 Mevcut Durum Ġçin ÇalıĢma Çizelgesi
HemĢire
1
2
3
4
5
6
7
8
Pazartesi
Gece
19.00-04.00
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
07.00-16.00
Gece
21.00-06.00
Salı
Tatil
Gündüz
07.00-16.00
Gece
19.00-04.00
Gece
21.00-06.00
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
07.00-16.00
Tatil
ÇarĢamba
Gündüz
07.00-16.00
Gece
21.00-06.00
Gece
19.00-04.00
Tatil
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
07.00-16.00
PerĢembe
Gündüz
09.00-18.00
Gece
21.00-06.00
Tatil
Gündüz
07.00-16.00
Gece
19.00-04.00
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
09.00-18.00
Cuma
Gündüz
07.00-16.00
Tatil
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
09.00-18.00
Gece
20.00-05.00
Gece
19.00-04.00
Gece
21.00-06.00
Gündüz
07.00-16.00
Cumartesi
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
07.00-16.00
Tatil
Gece
21.00-06.00
Gece
19.00-04.00
Gündüz
07.00-16.00
Pazar
Gece
19.00-04.00
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
07.00-16.00
Tatil
Tatil
Gece
21.00-06.00
Tablo 1 incelendiğinde hemĢirelere verilen gündüz ve gece vardiyalarında baĢlama saatlerinin
düzensiz olarak atandığı görülmektedir. Bu durum, hemĢirelerin vardiya programına uyum
göstermelerinde sorun oluĢturabilecektir. Ayrıca, gündüz vardiya dilimlerinden 08:00-17:00
saat dilimine hemĢire atanmamıĢ olması denge sağlanması açısından bir eksikliktir.
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
188
3.2.2 HemĢirelerin tercih puanı verdikleri durum
Ġkinci senaryoda, model hemĢireler için vardiyalı çalıĢma sistemi değerlendirme anketinden
elde edilen, hemĢirelerin iĢe baĢlama saatlerine verdikleri tercih puanları kullanılarak
çözülmüĢ ve amaç fonksiyonu değeri 134 olarak hesaplanmıĢtır. Elde edilen çözümler
sonucunda, hemĢirelerin günlere göre atandıkları saat dilimleri ve planlama dönemi boyunca
atandıkları gece, gündüz vardiyaları ve tatil zamanları Tablo 3‘de verilmiĢtir.
HemĢire tercihlerinin dikkate alındığı bu çözümde, hemĢirelerin kesinlikle tercih etmedikleri
ve ona göre puan verdikleri saat dilimlerine atanmaları, istenmeyen durum olarak görülür.
Tablo 2‘de görüldüğü gibi altı çizili olan saat dilimleri hemĢireler için istenmeyen durumu
ifade etmektedir.
Tablo 2 HemĢire Tercihlerine Göre ÇalıĢma Çizelgesi
HemĢire
1
2
3
4
5
6
7
8
Pazartesi
Salı
ÇarĢamba
PerĢembe
Cuma
Cumartesi
Pazar
Gece
21.00-06.00
Gündüz
09.00-18.00
Gece
19.00-04.00
Gündüz
08.00-17.00
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
08.00-17.00
Gece
19.00-04.00
Gündüz
07.00-16.00
Tatil
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
09.00-18.00
Gece
21.00-06.00
Gündüz
08.00-17.00
Gündüz
09.00-18.00
Gece
19.00-04.00
Gündüz
08.00-17.00
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
09.00-18.00
Tatil
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
09.00-18.00
Gece
21.00-06.00
Gece
19.00-04.00
Gündüz
08.00-17.00
Gündüz
08.00-17.00
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
07.00-16.00
Gece
19.00-04.00
Gündüz
07.00-16.00
Tatil
Gece
21.00-06.00
Tatil
Gündüz
09.00-18.00
Gece
19.00-04.00
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
07.00-16.00
Gece
21.00-06.00
Tatil
Gündüz
07.00-16.00
Gece
19.00-04.00
Gece
21.00-06.00
Tatil
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
07.00-16.00
Tatil
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
09.00-18.00
Gece
21.00-06.00
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
09.00-18.00
Gece
19.00-04.00
Tatil
Tercih edilmeyen saat dilimlerine yapılan atamaların oranları hemĢirelere için sırasıyla %29,
%14, %29, %14, %14, %43, %57 ve %14‘dür. Buna göre yedinci hemĢirenin tercih etmediği
saat dilimlerine diğerlerine göre daha fazla bir oranda atanmıĢ ve isteklerinin karĢılanmasında
yetersiz kalınmıĢtır. HemĢirelerin tercih ettikleri saat dilimleri genelde gündüz vardiyasında
bulunmaktadır. Fakat hemĢirelerin gece vardiyasında da çalıĢmaları gerekmektedir.
Ġstenmeyen durumların oluĢmasında modelin hemĢirelere gece vardiyası atamasının büyük
etkisi olmuĢtur. Bu sebeple bu oranların gece vardiyası atamalarından dolayı yüksek değerde
olduğu düĢünülmektedir.
3.2.3 Ġdeal durum
HemĢirelerin vardiyalı çalıĢma sistemi değerlendirme anketine verdikleri cevaplar
incelenmiĢtir. Bu inceleme sonucunda hemĢirelerin memnuniyet düzeyini artırabilecek
durumlar tespit edilmiĢtir. HemĢirenin bakıma muhtaç yakınlarının bulunması durumunda,
07:00-16:00 saat diliminde çalıĢmasıyla bakımını yaptığı kiĢiye daha fazla zaman ayırması
sağlanabilir. Diğer bir durum hemĢirelerin, 6 yaĢından küçük çocuklarının bulunması ve bu
yaĢ gruplarındaki çocukların daha fazla ilgi ve zaman gerektirmesidir. Özellikle anne- çocuk
iliĢkisi açısından hemĢirelerin gece vardiyalarına mümkün olduğunca atanmayıp, gündüz
vardiyalarında da 09:00-18:00 saat dilimlerinde çalıĢmaları doğru olacaktır. Özellikle bu
durumları sağlayacak tercih puanları belirlenmiĢtir. Daha sonra, diğer hemĢirelerin
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
189
değerlendirilmesinde gece vardiyasında çalıĢmanın oluĢturduğu zorluklara hemĢirelerin 1-5
ölçeğine göre verdikleri cevaplar dikkate alınmıĢtır. HemĢirelerin sosyal yaĢamlarının
etkilenmesi, ruhsal açıdan etkilenmeleri ve hastalanma sıklıkları gibi zorluklara verdikleri
puan toplamlarına göre sıralanmıĢlardır. Model, bu doğrultuda verilen tercih puanlarına göre
çözülmüĢ ve amaç fonksiyonu değeri 154 çıkmıĢtır. HemĢirelerin günlere göre atandıkları saat
dilimleri ve planlama dönemi boyunca atandıkları gece, gündüz vardiyaları ve tatil zamanları
Tablo 3‘de verilmiĢtir.
Tablo 3 Ġdeal Durum Ġçin ÇalıĢma Çizelgesi
HemĢire
Pazartesi
Salı
ÇarĢamba
PerĢembe
Cuma
Cumartesi
Pazar
Tatil
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
08.00-17.00
Gece
21.00-06.00
Gece
19.00-04.00
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
07.00-16.00
Tatil
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
08.00-17.00
Gece
21.00-06.00
Tatil
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
08.00-17.00
Tatil
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
08.00-17.00
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
09.00-18.00
Tatil
Gündüz
07.00-16.00
Gece
19.00-04.00
Gündüz
08.00-17.00
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
07.00-16.00
Tatil
Gece
19.00-04.00
Gece
21.00-06.00
Gündüz
08.00-17.00
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
07.00-16.00
Tatil
1
Tatil
2
3
4
5
6
7
8
Gündüz
09.00-18.00
Gece
21.00-06.00
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
07.00-16.00
Gece
19.00-04.00
Gece
19.00-04.00
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
09.00-18.00
Gece
19.00-04.00
Gece
21.00-06.00
Gündüz
07.00-16.00
Gündüz
09.00-18.00
Gece
21.00-06.00
Gece
19.00-04.00
Gündüz
09.00-18.00
Gece
21.00-06.00
Gündüz
09.00-18.00
Gündüz
09.00-18.00
Tablo 3‘de görüldüğü gibi öncelikli olan atamalar sağlanmıĢtır. Küçük çocuğu olan 4. ve 8.
hemĢireler 09:00-18:00 saat dilimine atanmıĢ ve bakıma muhtaç yakını bulunan 1. hemĢire de
07:00-16:00 saat dilimine atanmıĢtır. Gece vardiyasından etkilenme sırasına göre en çok
etkilenen 2. ve 7. hemĢireler istenilen gündüz saat dilimlerine atanmıĢlardır.
4. SONUÇ VE ÖNERĠLER
Bu çalıĢmada, hemĢirelerin vardiyalı çalıĢma sistemi içerisinde, çalıĢma saatlerine esneklik
getirerek, fiziksel ve zihinsel zorlanma düzeylerini azaltacak ve hemĢirelerin çalıĢma
programları açısından memnuniyetlerini artıracak yaklaĢımlar araĢtırılmıĢtır. ÇalıĢmada 0-1
tamsayılı programlama tekniği kullanılarak karar modeli geliĢtirilmiĢtir. Karar modelinde yer
alan kısıtlar ve amaç fonksiyonu doğrultusunda farklı çalıĢma çizelgeleri oluĢturulmuĢtur.
GeliĢtirilen karar modelinde, birinci senaryo için amaç fonksiyonu değeri 50, hemĢirelerin
tercih puanı verdikleri ikinci senaryo için 134 ve son için de 154 olarak hesaplanmıĢtır. Farklı
senaryolar için hesaplanan amaç fonksiyonu değerlerinde bir iyileĢme görülmüĢtür. Ġkinci
senaryoda, hemĢirelerin tercihleri dikkate alınmıĢ ve istekleri büyük ölçüde karĢılanmıĢtır.
Ġdeal durumda ise hemĢirelerin göz ardı edebilecekleri düĢünülen, ergonomi ilkeleri de
modele dahil edilmiĢtir. Ergonomi ilkelerine uygun olan çalıĢma çizelgeleri, kiĢinin hayatında
zorlanmamasını, sosyal açıdan, ruh sağlığı açısından, aile ve çevresiyle olan iliĢkileri
açısından zorluklar yaĢamamasını sağlar. Bu noktadan yola çıkarak çözülen modelle
hemĢirelerin memnuniyet düzeylerinin diğer senaryolara kıyasla arttığı gözlenmiĢtir. Genelde
vardiyalı çalıĢma sisteminin hemĢirelerin çalıĢma yaĢamlarındaki monotonluğu azaltılmasına
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
190
yardımcı olduğu düĢünülür. GeliĢtirilen karar modeli bunu daha da ileri götürerek saat
dilimlerini çeĢitlendirip hemĢireler için alternatif çalıĢma zamanları sunmuĢtur.
OluĢturulan çalıĢma programları uzun yıllar kullanılmaya elveriĢli olmayabilir. Bu yüzden,
çalıĢma çizelgelerinin, çalıĢan kadrosunda değiĢiklik olduğunda veya kiĢilerin yaĢam
Ģartlarının değiĢmesi durumunda değiĢtirilmesi gereklidir. DeğiĢiklikler, anketin tekrar
uygulanmasından sonra, modelde ilgili düzenlemelerle aktarılabilir. ÇalıĢmada önerilen
çalıĢma saatlerine esneklik getiren model, sadece ele alınan birime özgü olmayıp diğer
hastanelerin farklı birimlerinde de uygulanabilir niteliktedir. Farklı hastanelerde de hemĢire
sayısı ve bu çalıĢmada ele alınan bölüme uygulanacak anketlerden elde edilecek verilerle
çalıĢma çizelgeleri hazırlanabilir.
Ġzleyen çalıĢmalarda farklı hastanelerde bu yaklaĢım uygulanarak olumlu veya olumsuzluk
oluĢturabilecek durumların bir incelemesi yapılabilir. Özellikle kamu hastaneleri ve özel
hastaneler arasında bir karĢılaĢtırma yapılması sağlanabilir. HemĢirelere iliĢkin yapılabilir
diğer ergonomi çalıĢmaları ise izleyen Ģekilde özetlenebilir:
Hemşirelerin forma özelliklerinin değerlendirilmesi,
Hemşirelerin çalıştıkları ortamdaki renklerlerin özellikleri, memnuniyet düzeyleri ve
önerdikleri renk özelliklerinin tartışılması,
Hemşirelerin çalıştıkları ortamda çevresel ergonomi yöntemlerinin kullanılması,
Hemşire tedavi ve bakım uygulamalarında ergonomik korunma yöntemlerinin kullanılıp
kullanılmadığının değerlendirilmesi,
Hemşirelerin farklı pozisyonlarda çalışmalarının zorlanma düzeylerinin belirlenmesi.
KAYNAKLAR
TĠSK Yayınları ―ÇalıĢma Hayatında Esneklik‖,
(http://www.tisk.org.tr/yayinlar.asp?s=11).
Yayın
no.
190,
Kasım
1999,
Babalık, Fatih C. , 2005, Mühendisler Ġçin Ergonomi ĠĢbilim, Nobel Yayınevi.
Seçkiner, S. U. ve Kurt, M., 2005, ―BütünleĢik Tur-Rotasyon Çizelgeleme YaklaĢımı Ġle ĠĢ
Yükü Minimizasyonu‖, Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dergisi, Cilt 20,
Sayı 2, ss.161-169.
Özkarahan, Ġ. ve Kenar, O., 1996, Esnek Vardiya Tabanlı HemĢire Çizelgeleme Sistemi.
YA/EM‘96 Bildiriler Kitabı, ss.61-64
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR
191
EK:
HEMġĠRELER ĠÇĠN VARDĠYALI ÇALIġMA SĠSTEMĠ DEĞERLENDĠRME ANKETĠ
1.
Yaşınız: ………….
2.
Hangi birimde çalışıyorsunuz?....……………………………….………………........
3.
Kaç yıldır vardiyalı olarak çalışıyorsunuz?
( ) 0-5
yıl
( ) 6-9
yıl
( ) 10 yıl ve üzeri
4.
Mevcut çalışma şekliniz nedir?
( ) Sürekli gündüz
( ) Sürekli gece
( ) Gece ve gündüz değişen vardiya sistemi
5.
Bir haftada ve ayda kaç kez gece vardiyasında çalışıyorsunuz sırayla yazınız?
…………………………………………………………………………………………….
6.
Hangi vardiya diliminde sürekli çalışmayı isterdiniz?
( ) Gece
( )Gündüz
7.
Haftanın günlerine bağlı olarak, hangi zaman dilimlerinde çalışmayı tercih edersiniz?
Aşağıdaki tabloyu puanlama ölçeğine göre doldurunuz.
Puanlama Ölçeği:
1: Kesinlikle tercih etmem 2: Tercih etmem 3: Fark etmez 4: Tercih ederim 5: Kesinlikle tercih ederim
Pazartesi
Salı
ÇarĢamba
PerĢembe
Cuma
Cumartesi
Pazar
07:00–16:00
08:00–17:00
09:00-18:00
19:00-04:00
20:00-05:00
21:00-06:00
8.
Şu anda kimlerle birlikte yaşıyorsunuz?
( ) Yalnız yaşıyorum.
( ) Arkadaşlarımla birlikte yaşıyorum.
( ) Eşim ve çocuklarımla birlikte yaşıyorum.
( ) Eşim, çocuklarım ve aile büyükleriyle (anne, baba) birlikte yaşıyorum.
( ) Annem, babam ve kardeşlerimle yaşıyorum.
9.
Çocuğunuz varsa en küçük çocuğunuz kaç yaşında?
( ) 1-6 aylık
( ) 7-12 aylık
( ) 1-3 yaş
( ) 4-5 yaş
( ) 6 yaş ve üzeri
10. Evde bakıma muhtaç bir yakınınız var mı?
( ) Evet
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 EskiĢehir
193
( ) Hayır
11. Her gün işe gidiş-geliş toplam kaç dakika yolda geçiriyorsunuz?
( ) 15 dakika’dan az
( ) 16–30 dakika arasında
( ) 60 dakikadan fazla
12. İzinli günlerinizde ve mesai dönüşlerinizde izleyen faaliyetlere ne kadar süre ayırabiliyorsunuz?
Oldukça fazla Yeterli düzeyde Sınırlı
Aile (eş, çocuk(lar), aile büyükleri, vb.)
( )
( )
( )
Sosyal (arkadaşlar, vb.)
( )
( )
( )
Eğlence (sinema, televizyon, alışveriş, vb.)
( )
( )
( )
Kültürel (kitap okuma, sergi, tiyatro, vb.)
( )
( )
( )
Hobi (el uğraşları, özel meraklar, dans, vb.)
( )
( )
( )
13. Hangi vardiya sonrasında kendinize ayırmak için daha çok boş zamanınız olur?
( ) Gece vardiyası
( ) Gündüz vardiyası
14. ÇalıĢma programınızı gereksinimleriniz doğrultusunda değiĢtirebiliyor musunuz?
( ) Evet
( ) Hayır
15. En çok hangi vardiyaya geçerken zorlanırsınız.
( ) Gündüz vardiyasından gece vardiyasına geçerken
( ) Gece vardiyasından gündüz vardiyasına geçerken
16. Gece vardiyasında çalıştığınız hafta uyku ve beslenme düzeniniz kaç günde düzene girmektedir?
( ) Hemen uyum gösteriyorum.
( ) 1 gün sonra
( ) 2 veya 3 gün sonra
( ) Hiç alışamıyorum.
EK-1 (DEVAM)
17. Gece vardiyasında çalışmak yaşantınıza ne gibi zorluklar getiriyor? Puanlama ölçeğine göre seçenekleri
doldurunuz.
Puanlama Ölçeği:
1: Kesinlikle katılmıyorum 2: Katılmıyorum 3: Kararsızım 4: Katılıyorum 5: Kesinlikle katılıyorum
( ) Sosyal yaşantımı etkiliyor
( ) Uyku düzenimi bozuyor
( ) Ruhsal açıdan etkileniyorum
( ) Evlilik yaşantımı etkiliyor
( ) Çocuklarımın bakım zorluğu oluyor
( ) Sık sık hastalanmama neden oluyor
( ) Diğer (açıklayınız) …………………………………………………………
18. Gece vardiyasında çalışmanın size ek olarak sağladığı maddi ya da manevi bir yararı var mı?
( ) Evet (açıklayınız)……………………………………......................................
( ) Hayır
17.Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 EskiĢehir
193

Benzer belgeler