“Arap Baharı” Orkestrası Şefi John McCain ve Halife

Yorumlar

Transkript

“Arap Baharı” Orkestrası Şefi John McCain ve Halife
“Arap Baharı” Orkestrası Şefi John McCain ve Halife
Thierry Meyssan / Suriye’de savaşan İslam emirliği 'özgürlük savaşçılarının” son zamanlarda ortaya çıkan
özelliklerini yansıtan çelişkileri herkes fark etti ve bu cihatçıların Irak’taki ihlallerinden dolayı öfke duydu. Ancak, dile
getirilen öfke söylemi yapısında bazı tutarsızlıkları barındırırken, diğer yandan, ABD’nin izlediği stratejik plan
mantığına çok uygun düşüyor: Bu aynı kişiler, her zaman Washington’un emrinde olsalar bile, daha dönünün
müttefikleri olarak sunulmaları gerekiyordu, ama aynı zamanda bugünün düşmanları. Siyasi analist Thierry Meyssan,
“Arap Baharı” orkestra şefliğini yapan ve Irak’ta ilan edilen İslam emirliği halifesi İbrahim El-Bedri’nin uzun zamandan
beri muhatabı Senatör John McCain’in bu özel durumu üzerinden ABD’nin Irak’taki politikasının altında yatan saikları
ifşa ediyor.
Barack Obama ve John McCain iddai edildiği gibi siyasi
rakipler mi, yoksa ABD emperyalist stratejisinin
izlenmesinde işbirliği içindeler mi?
Senatör JohnMc Cain; Cumhuriyetçi kanadın lideri, 2008’de yapılan ABD Başkanlık seçimlerinde hayal
kırıklığı yaşamış bir aday. Görüldüğü kadarıyla bu özellikleri, devleti adına gizli faaliyetleri yürütebilmek
üzere örtü olmaya yarayan gerçek biyografisinden bir kesiti yansıtıyor.
Libya’ya “Batı” saldırısının gerçekleştiği sıralarda ben de Libya’daydım. Yabancı istihbarat servislerince
hazırlanan bir raporu o sıralarda görebilme şansım oldu. Bu raporda NATO’nun 04 Şubat 2011’de, Libya
ve Suriye’de “Arap Baharı” adı altında bir operasyon yapmak üzere Kahire’de toplantı yaptığını
öğreniyoruz. Bu rapora göre toplantıya John McCain başkanlık etmiştir. Raporda, sürgünde muhalefet
cephesinin lideri olmak amacıyla toplantının daha ilk başlarında saf değiştiren, dönemin Libya yönetimi
iki numaralı adamı durumunda olan Mahmud Cibril’in (05 Mart 2011-23 Ekim 2011, Libya Başbakanı,
Ulusal Geçici Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı) başkanlık ettiği Libya delegasyonunu meydana getiren
detaylı bir katılımcı listesi de yer alıyordu. Hatırlayabildiğim kadarıyla, Fransa Hükümet kabinesinde
görev almamasın rağmen, toplantıya katılan Fransa delegasyonu arasında Bernard-Henry Levy’nin adı da
vardı. Yabancı ülkelerde yaşayan Suriyelilerden oluşan kalabalık bir Suriye heyeti ve daha birçok kişi bu
sempozyuma katılmıştı.
NATO’nun Kahire toplantısından sonra, gizemli Suriye Devrimi 2011 Facebook hesabı 11 Şubat günü,
Şam’da, Halk Konseyi önünde (Millet Meclisi) toplanma çağrısı yapmıştı. Bu Facebook hesabı, o
dönemde 40.000 takipçisinin olduğunu iddia ederken, yalnızca bir düzine sayıda kişi, fotoğraf çekenlerin
patlayan flaşları ve yüzlerce polisin devriye gezdiği bir zamanda çağrıya uyup gelmişti. Gösteri barışçıl
bir şekilde sona ererken, yeni çatışmalar bir ay kadar sonra Derra’da baş gösterdi [1].
Libya’da savaşan cihatçı bir grubunun [2] Abou Salim hapishanesinde 1996’da kurşuna dizilenlerin
onuruna Bingazi’de 16 Şubat 2011’de bir protesto gösterisi düzenlendi. Ertesi gün, bu kez HZ.
Muhammed karikatürleri olayı nedeniyle Danimarka Konsolosluğuna yapılan saldırıda kurşuna
dizilenlerin onuruna ikinci bir gösteri daha yapıldı. Tam da bu sıralarda, etrafları Mısır’dan gelen, kapşon
giyimli kişilerle çevreli, Libya’da savaşan kimliği belirsiz cihatçı grup üyeleri sahneye çıktı. Bu kişiler
eşzamanlı olarak, dört farklı şehirde askeri üslere saldırdılar. İsyancılar, üç gün süren savaş ve zulümden
sonra, başkent Trablus’a karşı Sirenayka başkaldırısını başlattılar [3]; Batılı medya kuruluşları tarafından
yalandan, Muammer Kaddafi “rejimine” karşı “demokratik bir devrim” olarak sunulan terörist saldırılar.
Senatör John McCain 22 Şubat’ta Libya’daydı. Parlamento üyelerinden Okab Sakr [4] çevresinden
Suriye’ye silah sevkiyatı faaliyetine göz kulak olma görevini verdiği Gelecek Hareketi (Saad Hariri)
üyeleriyle temasa geçmişti. Daha sonra Beyrut üzerinden Libya’dan ayrılarak Suriye sınırlarını teftiş
etmiş ve özellikle Ersal olmak üzere, gelecekte yürütülecek savaş operasyonuna katılacak paralı askerlere
üs görevini yerine getirebilecek şehirleri seçmişti.
John McCain’in başkanlık ettiği toplantılar, Washington tarafından tasarlanan uzun vadeli bir planın
başlama ateşi fitilinin alevlendirildiği zamanda yapılmıştı; Kasım 2010’da [5] yapılan Lancestre House
Anlaşmasının Ek Hükümleri ve “geri planında işleyen liderlik” doktrinine uygun olarak İngiltere ve
Fransa marifetiyle eşzamanlı olarak Libya ve Suriye’ye saldırı düzenleme planı.
Senatör John McCain’in Mayıs 2013’te Suriye’ye yasadışı seyahati
Seneatör McCain, Mayıs 2013’te, “silahlı muhalefet güçleri” liderleriyle görüşme yapmak üzere, Türkiye
üzerinden, İdlib yakınlarından Suriye giriş yapmıştı. Kamuoyu Senatörün Suriye seyahatinden,
Washington’a döndükten sonra ancak haberdar olabildi {6].
Bu seyahat, Amerikan – İsrail Kamu İşleri Komitesi bünyesinde (AIPAC) [7] istihdam edilen Filistinli bir
yöneticinin başında bulunduğu, adının aksine, aslında Siyonist bir organizasyon olan Suriye Acil Görev
Gücü /Syrian Emergency Task Force tarafından organize edilmişti.
Senatör John McCain Suriye’de, sağda ilk planda. Suriye
Acil Görev Gücü direktörü ile. Ortada, kapı girişinde
Muhammed Nur.
Bu fotoğrafta, Lübnanlı 11 hacıyı kaçırıp, Haleb’e bağlı bir yerleşim yeri olan Azaz’da [8] esir tutan ElNusra Cephesi, yani Suriye El-Kaidesi, Kuzey Fırtına Tugayı sözcüsü Muhammed Nur görünüyor. Rehin
alma operasyonları yapan El-Kaide üyeleriyle yakınlığı olup olmadığı sorulduğunda, Senatör McCain’ın
inisiyatifiyle bu fotoğrafta yer almaya davet edilen Muhammed Nur’u tanımadığını söylemişti.
Lübnanlı hacıların kaçırılma olayı kamuoyunda büyük yankı yapmasına yol açmıştı. Aileleri, kaçırma
olayında ortaklık ettiği için Senatör John McCian’e karşı Lübnan mahkemesinde deva açtılar. Daha sonra
bir anlaşma sağlandı ve rehin tutulan Şii hacılar serbest bırakıldı.
Senatör McCain’in yaptığı açıklamasında gerçeği söylediğini ve Muhammed Nur’un onun insiyatifi
dışında fotoğrafta yer almayı başardığını varsayalım. Suriye’ye yasadışı seyahatinin amacı Özgür Suriye
Ordusu Genelkurmay Başkanıyla görüşme yapmaktı zaten. Senatör’e göre bu organizasyon, “Alevi
diktatörlüğüne” karşı örgütlenen, “özgürlüklerini” talep eden savaşçılar olup, “yalnızca Suriyelilerden
meydana gelen” bir organizasyondur. Senatöre göre seyahati düzenleyenler, karşılaşma anını kayıt altın
almak ve belgelemek amacıyla bu fotoğrafı yayınlamışlardır. .
John McCain ve Özgür Suriye Ordusu Genel
Kurmaybaşkanı. Solda ilk planda görüşme
yapmakta olduğu İbrahim El-Bedri. Tuğgeneral
Salim İdrisin, gözlüklü, hemen arkasında.
Özgür Suriye ordusu Tuğgeneral’i Salim İdris’in görüldüğü yerde, sol ilk planda, Senatörün görüşme
yapmakta olduğu İbrahim El-Bedri’yi de görebiliyoruz. Senatör John McCain, bu sürpriz seyahatinin
dönüşünde, Özgür Suriye Ordusuna mensup bütün şahsiyetlerin güvenilecek “ılımlı insanlar” olduklarını
açıklamıştı.
İbrahim El-Bedri, diğer bir adıyla Abu
Du’a, daha önce ABD tarafından aranan
beş teröristin adının yazıldığı listedeydi.
Başına (Adalet Adına) ödül konulmuştu.
Yakalanmasına yardım edenlere 10
milyon ABD doları dolayında ödül
veriliyordu. [9]. İbrahim Bedri, ertesi
gün, 04 Ekim 2011’de, El-Kaide üyesi
sıfatıyla Birleşmiş Milletler (BM)
Yaptırım Komitesi listesine alınmıştı
[10].
İbrahim El-Bedri, Senatör John McCain
ile görüşmeden bir ay önce, Ebubekir
El-Bağdadi adıyla, “her zaman ılımlı” Özgür Suriye Ordusu Genelkurmay Başkanı sıfatını da taşıyarak,
Irak-Şam İslam devleti (IŞİD) organizasyonu/örgütünü kurmuştu. Örgütüne dâhil olan 500 ile 1000
sayıda cihatçının safında yer alarak, Taj ve Abou Garib hapishanelerine saldırıda bulunacağını iddia etti.
Oysa bu saldırı, neredeyse eş zamanlı olarak, sekiz ülkede koordine edildi. Her defasında kaçan cihatçılar
Suriye’deki cihatçılara katılıyorlardı. Bu durum o kadar garip oldu ki, Interpol bildiri yayınladı ve 190
ülkeden yardım istedi [11].
Yürütülen savaş sahnesinde Özgür Suriye Ordusu, El-Nusra Cephesi ve İslam emirliği vs… arasında
hiçbir fark olmadığını söyleyebilirim. Bütün bu organizasyonlar, sürekli bayrak değiştiren aynı kişilerden
oluşuyor. Özgür Suriye Ordusu sıfatıyla sahneye çıktıkları zaman, Fransa sömürgeciliği bayrağını taşıyor
ve yalnızca “Beşar köpeğinin” devrilmesini talep ediyorlardı. El-Nusra Cephesinde yer aldıklarını zaman,
El-Kaide bayrağını taşıyıp, İslami düşüncelerini dünyaya yayma mücadelesini verdiklerini söylüyorlar.
Ve nihayetinde İslam Emirliği (IŞİD) saflarında yer aldıkları zaman, bu kez Halifelik bayrağını taşıyor,
mümin olmayanları bölgede temizleyeceklerini söylüyorlar. Taşıdıkları etiket ne olursa olsun, aynı fiili
işlemeye devam ediyorlar: tecavüz, işkence, kafa kesme ve çarmıha germe olayları.
Ancak, ne Senatör McCain, ne de kendisine eşlik eden Suriye Acil Görev Gücü İbrahim El-Bedri
hakkında ABD Dışişleri Bakanlığına bilgi vermedi ve başına konulan ödülü almak da istemediler.
Birleşmiş Milletler Anti-terörist Komitesine de bilgi vermediler.
Dünyanın hiçbir ülkesinde, rejimi ne olursa olsun, başka bir ülkedeki muhalefet lideriyle doğrudan temasa
geçerek, dostluk ve kamu yararı adına görüşme yapılır. Arama tezkeresi çıkarılan, çok tehlikeli diye
tanıtılan terörist bir kişiyle görüşme yapılmaz.
Peki, Senatör John McCain kimdir?
Senatör McCain, Başkan Obama’nın basit bir siyasi rakibi değil, aynı zamanda, başında bulunduğu devlet
çarkının yüksek düzeydeki bürokratlarından birisidir.
John McCain, Ocak 1993’ten beri, NED/CIA Cumhuriyetçi kanadı, Uluslararası Cumhuriyetçi Enstitü
(IRI) Başkanıdır [12]. Hükümet Dışı bir Organizasyon (ONG) olduğunu iddia eden bu oluşum, İngiltere,
Kanada ve Avustralya gizli servisleriyle birlikte, CIA’nın bazı faaliyetlerini daha geniş alanlara yaymak
üzere Başkan Ronald Reagan döneminde resmi olarak kurulmuştu. Resmi iddialarının aksine,
devletlerarası bir kurumun faaliyet göstermesi söz konusu. Bütçesi için, Dışişleri Bakanlığına bağlı bütçe
prosedürü ile Kongreden onay alınıyor.
Birçok dünya ülkesi sınırları dâhilinde yasal kabul edilmeyen, Anglo-saxon gizli servislerinin ortak
faaliyet gördüğü bir ajans/kurumdur. John McCain’in Dışişleri Bakanlığı adına müdahale faaliyet listesi
hayli göze çarpıcı. Son yirmi yılda meydana gelen bütün renkli devrimlere katılmıştır.
Kahire’deki Uluslararası Cumhuriyetçi Enstitüsü (IRI) çalışanları
John Tomlaszewski (sağda ikinci) ve Sam LaHood (demokrat bir
hükümet’te, Amerikan-Lübnan Taşımaları İcra Başkanı, Ray
LaHood’un oğlu, solda ikinci) Müslüman Kardeşler ile işbirliği
yaparak, Hüsnü Mübarek’in devrilmesi olayını hazırladıkları için
suçlandıklarında, ABD Büyükelçiliğine sığınmışlardı.
Her zaman da “demokrasi” adına yola çıkılıyor, birkaç örnek vermek gerekirse ; Venezuella’da, Anayasal
yollardan Başkan olan Hugo Chavez’e karşı düzenlenip, başarısızlıkla sonuçlanan bir darbe hazırladı
[13]. Haiti’de Anayasal Başkan Jean-Bertrand Aristide devirme darbesini düzenledi [14]. Kenya’da
Anayasal Başkan Mwai Kibaki devirme girişiminde bulundu [15]. Ve daha yakınlarda Ukrayna Anayasal
Başkanı Viktor Yanokoviç’e karşı darbeyi düzenledi.
Dünya’nın herhangi bir devletinde, o ülkenin bir vatandaşı, başka bir ülke rejimini devirmek üzere bir
girişimde bulunduğunda, şayet başarılı olduysa, tebrik edilebilir. Yeni rejim kendisini bir müttefik olarak
da takdim edebilir. Ancak, girişimde bulunduğu faaliyet, kendi ülkesi için olumsuz etkiler yaratıyorsa,
ciddi bir şekilde cezalandırılır. Senatör John McCain, başka ülkelerde yürüttüğü başarısızlıkla
sonuçlanmış anti demokratik faaliyet girişimlerinden dolayı hiçbir kaygı duymuyor. Oysa bu
girişimlerden sonra, bazı ülkelerde Washington karşı toplumsal hareket gelişiyor. Örneğin Venezuella’da.
Bütün bunlar, Senatör McCain’in Amerika aleyhine çalışan bir hain değil de, operasyon düzenleyen bir
ajan olduğundan dolayıdır.
En iyi şekilde kamufle edilebilen araçlara sahip bir ajan: Resmi olarak Başkan Barack Obama’nın siyasi
rakibi. Bu sıfatıyla, dünya’nın herhangi bir yerine seyahate çıkabilir (en çok seyahate çıkan ABD
senatörü) ve herhangi bir kaygı yaşamadan, istediği kişiyle görüşebilir. Muhatapları Washington
politikasına katılıyorlarsa, yollarına devam edebilmelerini sağlıyor. Karşı çıkmaları halinde, sorumluluğu
Barack Obama yönetimi politikasına atıyor.
John McCain beş yıl boyunca Vietnam’da hapishanede kalması ve işkence görmesiyle tanınıyor. Gizli
istihbarat toplamak suçlamasıyla değil, yönetim aleyhine bir konuşma yapmakla suçlanmıştı. Ülkesi
aleyhine açıklama yapmak üzere işbirliği yapması isteği söz konusuydu. Tabi tutulduğu program, Prof.
Albert D.Biderman tarafından Rand Corporation adına, Kore örneğinden yola çıkılarak çalışılmış olup,
Doktor Martin Seligman tarafından Guantanamo ve de başka yerlerde yürütülen araştırmalara temel teşkil
etmiştir [16]. George W. Bush yönetimi döneminde 80.000’den fazla tutukluya uygulanmış, aralarında
bazılarının Washington yönetimi adına gerçek bir savaşçıya dönüştürülmesi sağlamıştır. Vietnam’da
başarısızlık yaşayan John McCain bu işi iyi biliyor. Ruhsuz cihatçıların nasıl manipüle edilebileceğini çok
iyi biliyor.
ABD’nin Cihatçılar üzerinde Doğu Akdeniz’deki stratejisi nedir?
ABD, 1990’da Irak’ta işbaşında bulunan eski müttefikini devirme kararını almıştı. Kuveyt’i işgal olayını
Irak’ın iç sorunu olarak değerlendiren Saddam Hüseyin’in kulağına gitmesini sağladıktan sonra, Kuveyt’i
işgal operasyonu bahane ederek, Irak yönetimine karşı geniş kapsamlı bir koalisyon seferber etti. Ancak,
Sovyetler Birliğinin muhalefet etmesi nedeniyle, rejim değişikliği yapmadı ve uçuşa yasak bölge ilan
etme operasyonuyla yetindi.
Fransa muhalefeti 2003’te Irak’a Özgürlük Komitesi etkisini dengelemede yeterli olmadı. ABD güçleri
yeniden Irak ülkesine saldırı düzenledi ve bu kez Saddam Hüseyni devirdi. Ve tabii ki, McCain Irak’a
Özgürlük Komitenin önemli yetkililerinden birisiydi. Bir yıllık bir sürede zarfında Irak kaynaklarının
yağmalama işini özel bir şirkete tevdi ettikten sonra [17], Irak ülkesini üç ayrı devlete bölünmesi
girişiminde bulundu, ancak, Irak halkının direnç göstermesi sonucunda vazgeçti. Biden-Brownback karı
doğrultusunda 2007’de yeniden girişimde bulundu, bir kez daha başarısızlık yaşadı [18]. Tam da bu
aşamadan sonra, şimdilerde izlenen strateji gereği, devlet olamayan bir organizasyon marifetiyle başarıya
ulaşma girişimde bulundu: İslam Emirliğinin/Irak-Şam İslam devletinin (IŞİD) kurulması
Bu operasyonun hazırlıkları uzun süre, McCain’in İbrahim El-Bedri ile görüşmesinden çok önceleri
yapılmıştı. James ve Joane Moritary [19] tarafından yayınlanan Katar Dışişleri Bakanlığı iç yazışmaları,
NATO’nun Libya’da bulunduğu 2012’de, masrafları Katar tarafından karşılanan 5000 kişilik cihatçı bir
grubun oluşturulduğunu ve aynı dönemde 2,5 milyon dolar tahsisatın geleceğin halifesine ödendiğini
gösteriyor.
ABD Kongresinde Ocak 2014’te gizli bir oturum yapıldı; uluslararası hukuk ilkelerine aykırı olarak, ElNusra Cephesi (El-Kaide), Doğu Akdeniz ve İslam Emirliğinin /Irak-Şam İslam devletinin (IŞİD) Eylül
2014’e kadar finansmanını bu oturumda onaylandı [20]. İngiliz Reuters Haber Ajansının kamuoyuna ifşa
ettiği bu gizli oturumda ne tür kararların alındığı net olarak bilinmemesine [21] ve ABD’deki hiç bir basın
organı konulan sansürü aşmaya cesaret etmemesine rağmen, alınan kararın cihatçıların silahlandırılması
ve eğitimi konusunda olma olasılığı çok yüksektir.
Eylül 2013’te yayınlanan bu belgede, Katar’ın Trablus’taki
Büyükelçisi, Bakanlığına 1800 kişiden oluşan Afrikalı bir grubun
Libya’da cihat yapmak üzere oluşturulduğu bilgisini veriyor.
Büyükelçi, oluşturulan grubun Suriye’deki İslam emirliğine
katılması amacıyla, Türkiye üzerinden, üç grup halinde sevkiyatı
önerisinde bulunuyor.
Suudi Arabistan yönetimi, ABD’nin bu finansmanından
gurur duyarak, bir kamu kuruluşu olan El-Arabiya
televizyon kanalında İslam Emirliği organizasyonunun Dışişleri Bakanı Prens Suud El-Faysal ve Suudi
Arabistan’ın ABD ve İngiltere’deki eski bir Büyükelçi Prens Turki El-Faysal’ın [22] kardeşi Abdul
Rahman El-Faysal emrine verildiğini iddia etti.
İslam Emirliği/Irak-Şam İslam devleti organizasyonun paralı asker kullanma olayı yeni bir aşamayı
gösteriyor. Afganistan, Çeçenistan ve Bosna-Hersek’te Hüsame Bin Ladin saflarına katılıp, savaşan
cihatçılardan farklı olarak, bir yedek kuvvet niteliğinde değil de, başlı başına bir ordu teşekküllüdür.
Prens Bender Bin Sultan etrafında organize olup, Irak, Libya ve Suriye’de faaliyet gösteren önceki
gruplardan farklı olarak, İslam Emirliği istediği zaman, bir toprak parçasının idaresini alabilecek
kapasitede, Batı’daki büyük okullarda eğitim görmüş sivil idarecileri görev başına çağırabilmek ve
cihatçılara katılım çağrısını yapabilmek üzere ileri düzey entegre iletişlim teknolojisinden
faydalanabiliyor.
Ukrayna’ya gönderilen yeni üretim silahlar Suudi Arabistan tarafından satın alındı ve İslam Emirliği
örgütüne teslim eden Türkiye gizli servisleri de sevkiyatına eşlik etti. Son detayları 01 Haziran’da,
Aman’da yapılan toplantı sırasında Barzani ailesiyle birlikte koordine edildi [23]. İslam Emirliği ve
Kürdistan Bölgesel Yönetiminin Irak’taki saldırısı dört gün sonra, aynı zaman diliminde meydana geldi.
İslam Emirliği örgütü/organizasyonu Sünni kesimin bulunduğu bölgeleri ele geçirirken, Kürdistan
Bölgesel Yönetimi de % 40 oranında topraklarında genişleme yaptı. Cihatçı zulmümden kaçan dinsel
azınlıklar Sünni bölgesini terk ederken, Irak ülkesinin üçe bölünmesi yolunu da açmış oldular.
ABD Savunma Bakanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı Pentagon, Irak – ABD savunma anlaşmasını ihlal
edip, herhangi bir müdahalede bulunmayarak, İslam Emirliği organizasyonunun istediği bölgeyi fethedip,
katliam yapmasına göz yumdu. Bir ay sonra, Kürdistan Bölgesel Yönetimi peşmergeleri savaşmadan geri
çekilirlerken, dünya kamuoyu duygusunun zirvede olduğu bir zamanda, Başkan Obama İslam Emirliği
/Irak-Şam İslam devleti (IŞİD) mevzilerini bombalama emrini verdi. ABD Genelkurmay operasyonlar
direktörü General William Mayville’in yaptığı açıklamadan anlaşıldığına göre “yapılan bombardıman
İslam Emirliği örgütünün genel kapasitesini zayıflatma ve Irak veya Suriye gibi başka bölgelerde faaliyet
gösterme yeteneğine engel teşkil edici nitelikte değildir” [24]. Bombalama emri cihatçı ordusunu imha
etmeye yönelik olmayıp, her bir aktörün, faaliyet göstermesi için öngörülen sınırları aşmamasına yönelik
bir uyarı niteliğindedir. Ayrıca, konuyu şimdiki şartlarda dikkate alacak olursak, bu bombardımanlar
tamamıyla sembolik düzeyde olup, alandaki önemsiz birkaç araca zarar vermiştir. Doğrusunu söylemek
gerekirse, Türkiye ve Suriye Kürtleri, PKK güçlerinin müdahalesi İslam Emirliğinin / Irak-Şam İslam
devleti örgütünün (IŞİD) ilerlemesini durdurmuş ve sivil halkın katliamdan kurtulması koridorunu
açmıştır.
“İslam Emirliği ve Halifesi” kakında beyin yıkayıcı nitelikte bazı bilgiler dolaşıma verildi. (Bahreyn’in
sesi) Gulf daily News gazetesi Edward Snowden’ın bu yönde bazı ifşaatlarda bulunduğunu iddia etti [25].
Ancak, ABD eski casusu Snowden’in bu konudaki ifşaatıyla ilgili hiçbir şey yayınlanmadığı anlaşılıyor.
Gulf Daily News gazetesi, Suudi birlikleri işgali altında bir devlet olan Bahreyn’de yayın yapıyor. Makale
Suudi Arabistan ve Prens Abdul Rahman El-Faysal’ın bu konudaki sorumluluklarının omuzlarından
atılması amaçlı olabilir.
İslam Emirliği/Irak-Şam İslam devleti organizasyonu 16.yüzyıl Avrupa’sında faaliyet gösteren paralı
askerlerden oluşan ordular gibidir. Bu paralı ordular, bazen birinin, bazen de diğerinin hesabına olacak
şekilde, parasını ödeyen senyörler adına dinsel savaşları yaparlardı. Halife İbrahim El-Bedri ise modern
dönem paralı asker komutanıdır. (Sudayri klanı üyesi) Prens Abdul Rahman’a bağlı olmasın rağmen,
(Lübnan veya Kuveyt’te doğru kısa bir dönüş yaptıktan sonra) efsanesine Suudi Arabistan’da devam
etmesi ve Prens Abdullah’ın oğlu Prens Mithab’a karşı, Sudayri klanı lehine kraliyet mirasını bölmesi
şaşırtıcı olmaz.
Senatör John McCain ve Halife İbrahim El-Bedri
İbrahim El-Bedri, diğer bit lakabı Abu Du’a, nam-ı diğer Abubekir El-Bağdadi ve
nihayetinde halife İbrahim, Prens Abdul Rahman paralı askeri, ABD, Suudi Arabistan
ve Katar tarafında finanse ediliyor. Cenevre Antlaşmasının devletlere yasakladığı her
türlü dehşet olayını yapabilir.
İslam Emirliği/Irak-Şam İslam devleti organizasyonu (IŞİD) dağıtımı yaptığı bir derginin son sayısında,
ABD’nin Irak’ı işgal operasyonunda rolü olduğu hatırlatması yaparak, Senatör John McCain’ı “düşman”
ve “haçlı” şeklinde sunmak üzere iki sayfasını ayırmıştır. Senatör John McCain bu suçlamanın ABD
kamuoyunda yeterince yankı bulmadığı düşüncesiyle olsa gerek, İslam Emirliğini örgütünün “dünyada en
tehlikeli İslamcı terörist örgüt” olduğunu belirten bir bildiri yayınladı [26].
Bu polemik sadece kamuoyu dikkatini başka yöne çekme amacını taşıyan nitelikte. Mayıs 2013 anısına
ilişkin fotoğraf olmasaydı, bu açıklamaya belki inanabilirdik……
Kaynak: http://www.voltairenet.org/article185073.html
Çeviren: Nizamettin Karabenk
[1] Deraa’da meydana gelen protesto gösterilerinin Cumhuriyet aleyhine slogan atan liseli öğrencilerin
tutuklanması ve işkence görmesinden sonra olduğunu kamuoyunu inandırmak üzere basına rapor
veriyorduk. Çok sayıda meslektaşımız liselilerin kimlik bilgilerini düzenleyip, aileleriyle görüşme
yapmaya çalıştı. Hiç birisi başarılı olmadı, bazı görgü tanıkları yalnızca İngiliz basına açıklama yaptı,
ancak, anonim bir söylem ve doğrulanmayan bilgilerdi. Bugün itibariyle, bu tarzda olayların meydana
gelmediğine ikna olduk. O dönem, Suriye tarafından düzenlene belgelerin incelenmesinde, protestonun
aslında memurların ve emeklilerin ücret artışı talebi konusunda olduğu anlaşılıyor. Bu talebe hükümet
tarafından cevap verilmişti. Hiçbir basın kuruluşu liselilerin gösterisinden bahsetmemişti. Liseliler
hikâyesi, iki hafta sonra, El-Cezire kanalı tarafından bulunmuştu.
[2] Libya’da savaşan İslamcı grup üyeleri, yani Libya’daki El-Kaide örgütü, İngiliz istihbarat örgütü
M16 adına Muammer Kaddafi’ye suikast girişiminde bulunmuştu. Girişim, İngiliz karşı istihbarat
çalışması yapan birisi tarafında ifşa edilmişti.
David Shyler. Cf « David Shayler : "J’ai quitté les services secrets britanniques lorsque le MI6 a décidé
de financer des associés d’Oussama Ben Laden" », Réseau Voltaire, 18 novembre 2005.
[3] Rapport de la Mission d’enquête sur la crise actuelle en Libye, juin 2011.
[4] « Un député libanais dirige le trafic d’armes vers la Syrie », Réseau Voltaire, 5 décembre 2012.
[5] Bu rapora dayanarak, ABD’nin Suriye savaşı, 10 bölümlük yazı dizisi yayınlandı; Direnişin 10 yılı.
Sur ce plan, on se reportera à ma série de six émissions 10 ans de Résistance, sur la guerre des États-Unis
contre la Syrie.
[6] « John McCain entre illégalement en Syrie », Réseau Voltaire, 30 mai 2013.
[7] « La Syrian Emergency Task Force, faux-nez sioniste », Réseau Voltaire, 7 juin 2013.
[8] « John McCain a rencontré des kidnappers en Syrie », Réseau Voltaire, 1er juin 2013.
[9] “Wanted for Terrorism”, Rewards for Justice Program, Department of State.
[10]Aynı zamanda El-Kaide örgütüne karşı yaptırım Komitesi adıyla bilinen Güvenlik Konseyi, 15 Ekim
1999’da, 1267 sayılı kararla (1999) kuruldu. Le Comité du Conseil de sécurité créé par la résolution 1267
(1999) le 15 octobre 1999 est également connu sous le nom de « Comité des sanctions contre Al-Qaida ».
Fiche d’inscription d’Ibrahim al-Badri (cette fois avec le nom de guerre d’al-Samarrai).
[11] « Évasions simultanées de jihadistes dans 9 pays », Réseau Voltaire, 6 août 2013.
[12] « La NED, vitrine légale de la CIA », par Thierry Meyssan, Оdnako (Russie), Réseau Voltaire, 6
octobre 2010.
[13] « Opération manquée au Venezuela », par Thierry Meyssan, Réseau Voltaire, 18 mai 2002.
[14] « La CIA déstabilise Haïti », « Coup d’État en Haïti », par Thierry Meyssan, Réseau Voltaire, 14
janvier et 1er mars 2004.
[15] « L’expérience politique africaine de Barack Obama », par Thierry Meyssan, Réseau Voltaire, 9
mars 2013.
[16] « Le secret de Guantánamo », par Thierry Meyssan, Оdnako (Russie), Réseau Voltaire, 28 octobre
2009.
[17] « Qui gouverne l’Irak ? », par Thierry Meyssan, Réseau Voltaire, 13 mai 2004.
[18] « La balkanisation de l’Irak », par Manlio Dinucci, Traduction Marie-Ange Patrizio, Il Manifesto
(Italie), Réseau Voltaire, 17 juin 2014.
[19] « Official Document Qatar Embassy Tripoli Confirms Sending 1800 Islamic Extremists Trained in
Libya to Fight in Syria », Libyan War The Truth, 20 septembre 2013.
[20] « Les États-Unis, premiers financiers mondiaux du terrorisme », par Thierry Meyssan, Al-Watan
(Syrie), Réseau Voltaire, 3 février 2014.
[21] “Congress secretly approves U.S. weapons flow to ’moderate’ Syrian rebels”, par Mark Hosenball,
Reuters, 27 janvier 2014.
[22] « L’ÉIIL est commandé par le prince Abdul Rahman », Réseau Voltaire, 3 février 2014.
[23] « Révélations du PKK sur l’attaque de l’ÉIIL et la création du "Kurdistan" », Réseau Voltaire, 8
juillet 2014.
[24] “U.S. Air Strikes Are Having a Limited Effect on ISIL”, par Ben Watson, Defense One, 11 août
2014.
[25] « Baghdadi ’Mossad trained’ », Gulf Daily News, 15 juillet 2014.
[26] “Statement by senator John McCain on being targeted by terrorist group ISIL as "the ennemy" and
"the crusader"”, Cabinet de John McCain, 28 juillet 2014.

Benzer belgeler