142-145 Romatoid Artritli

Yorumlar

Transkript

142-145 Romatoid Artritli
Romatoid Artritli Bir Olguda
Gelişen Nodüler Sklerozan
Tip Hodgkin Lenfoma (Olgu Sunumu)
Sevin BAŞER*, Sibel ÖZKURT*, Baki YAĞCI**, Veli ÇOBANKARA***, Fatma FİŞEKÇİ*
* Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı,
** Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı,
*** Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı, DENİZLİ
ÖZET
Metotreksat, romatoid artrit (RA)’teki etkinliği nedeniyle ikinci basamak tedavide geniş kullanım alanına sahip bir ajandır.
Ancak metotreksat kullanan RA’lı hastalarda artan sayıda lenfoproliferatif hastalıklar bildirilmektedir. Metotreksat tedavisi
alan RA’lı hastalardaki lenfoma gelişimi risk faktörleri; ciddi hastalık, hassas immünsüpresyon, genetik predispozisyon ve
“Epstein-Barr” virüs gibi proonkojenik virüslerin latent infeksiyonunun artan sıklığına bağlanabilir. Biz de beş yıldır oral olarak 15 mg/hafta da metotreksat kullanan 59 yaşındaki seropozitif RA’lı bayan hastada gelişen nodüler sklerozan tip Hodgkin lenfoma gelişimini sunmayı amaçladık. Olgunun toraks bilgisayarlı tomografisinde belirgin hiler lenfadenapati ve interstisyel patern mevcuttu. Metotreksat tedavisini kesip adriamisin, bleomisin, vinblastin, dakarbazin kemoterapisi uygulanan olguda tam remisyon elde edildi. Metotreksat tedavisi alan RA’lı hastaları takip eden hekimlerin hastalarında olası
bir lenfoma gelişimi yönünden uyanık olmaları gerekmektedir.
ANAHTAR KELİMELER: Romatoid artrit, metotreksat, lenfoma
SUMMARY
NODULAR SCLEROSING HODGKIN’S LYMPHOMA OCCURING IN A RHEUMATOID ARTHRITIS PATIENT
(CASE REPORT)
Methotrexate is the most widely used second-line treatment in rheumatoid arthritis (RA) because of its efficacy. However, increasing number of cases of lymphoproliferative disorders have been reported in RA patients under methotrexate
therapy. The risk factors for RA patients to develop lymphoma while under methotrexate therapy include severe disease,
intense immunosupression, genetic predisposition and an increased frequency of latent infection with prooncogenic viruses such as Epstein-Barr virus. We aimed to describe a case of nodular sclerosing Hodgkin’s disease developing in a 59
years old woman with seropositive RA treated with oral methotrexate 15 mg/week for 5 years. Computed tomography
of the thorax revealed marked hiler lymphadenopathy and interstitial pattern. After discontinuation of methotrexate and
adding adriamycin, bleomycin, vinblastine, dacarbazine chemotheraphy, a complete remission was achieved. The physicians caring for RA patients on methotrexate therapy should be vigilant with their patients about developing lymphoma.
KEY WORDS: Rheumatoid arthritis, methotrexate, lymphoma
142
Solunum Hastalıkları 2003; 14: 142-145
Romatoid Artritli Bir Olguda Gelişen Nodüler Sklerozan Tip Hodgkin Lenfoma (Olgu Sunumu)
GİRİŞ
İmmünyetmezlikli hastalarda gelişebilecek lenfoproliferatif hastalık riski bilinen bir gerçektir. İmmünyetmezlik ile ilişkili lenfomalar klasik olarak üç klinik
durumda karşımıza çıkar; solid organ transplantasyonu olup immünsüprese ajan kullananlar, konjenital immünyetmezlik sendromları ve AIDS. Son
zamanlarda araştırıcılar bir dördüncü klinik durum
olarak romatolojik hastalığı olup immünomodülatör ilaç kullanan hastalarda da lenfoproliferatif hastalık riskini kabul etmişlerdir (1).
Genel popülasyonla kıyaslandığında romatoid artrit (RA)’te malign lenfoma gelişiminin yüksek oranda olduğunu gösteren çalışmalar bulunmaktadır
(2-4). Düşük doz metotreksat tedavisi alan romatoloji hastalarında en çok non-Hodgkin lenfoma
(NHL)’ya rastlanmaktadır (5).
Kinlen ve arkadaşları yaptıkları kohort çalışmalarda
immünsüprese tedavi kullanmayan RA’lı olgularda
NHL gelişim riskini 2.5 kat, immünsüprese tedavi
kullanan RA’lı olgularda NHL gelişim riskini 10 kat
artmış olarak tespit etmişlerdir (6).
Tüm bunları dikkate aldığımızda şimdiye kadar yayınlanan çalışmalar RA’lı hastaların genel popülasyonla kıyaslandığında malign lenfoma gelişimi açısından artmış riske sahip olduğunu göstermektedir (1).
OLGU
Ellidokuz yaşında bayan hasta, Aralık 2001 tarihinde nefes darlığı, hırıltılı solunum, öksürük yakınmaları ile göğüs hastalıkları polikliniğimize başvurdu.
Hastanın yakınmaları başvurusundan yaklaşık altı
ay önce başlamış, gittiği hekim tarafından inhaler
ilaçlar verilmiş, fakat yakınmaları son bir ay içinde
giderek artmış. Nefes darlığına, hırıltılı solunum ve
öksürük de eşlik ediyor, son bir aydır geceleri üşüme, titreme ve ardından terleme yakınmaları da
oluyormuş. Özgeçmişinde; 10 yıldır RA mevcut
olan olgu tedavi olarak metotreksat tablet 15
mg/haftada, klorokin tablet 500 mg/günde ve kortizol tablet 5 mg/günde kullanmaktaydı. Hastanın
yapılan fizik muayenesinde; boyunda bilateral sternoklaidomastoid kasın önünde ve supraklaviküler
bölgede 2 x 3 cm çapında sert olmayan, yüzeyi
düzgün, konglemere lenfadenopati (LAP) palpe
edildi. Hastanın solunum sistem muayenesinde;
her iki hemitoraks solunuma eşit katılıyordu, vib-
Solunum Hastalıkları 2003; 14: 142-145
rasyon torasik; sağ hemitoraks skapula altında azalmıştı, perküsyonda; sağ sinüs kapalıydı, oskültasyonda; ekspiryum uzun, yer yer ekspiryumda ronküsler duyuluyordu, sağ bazalde solunum sesleri
şiddeti azalmış olarak tespit edildi. Tam kan incelemesinde; lökosit 13.200/mm3, Hb 10.4 g/dL, Htc
%33.1, eritrosit sedimentasyon hızı (ESH) 100
mm/saat, C-reaktif protein (CRP) 12.9 ng/dL romatoid faktör (RF) 59.6 U olarak saptandı. Rutin
biyokimyasında AST: 50 U/L, ALT: 59 U/L, ALP: 782
U/L, LDH: 411 U/L değerlerindeki yükselmeler dışında diğer parametreler normal olarak saptandı.
Hastanın PA akciğer grafisinde; sağ sinüs kapalı,
sağda Daumousei hattı, minör fissürde kalınlaşma,
sağ akciğer alt zonda perihiler alanda kalbin sağ
kenarını silen sınırları belirsiz nonhomojen dansite
artışı mevcuttu (Resim 1). Her iki akciğerde alt zonlarda daha belirgin olmak üzere retikülonodüler
gölgelenmeler izlenmekteydi. Olgunun bilgisayarlı
tomografi (BT)’sinde; sağ hiler ve subkarinal alanlarda LAP ile uyumlu yumuşak doku dansiteleri
mevcuttu (Resim 2,3). Sağ akciğer üst lob anterior ve alt lob süperior segmentlerde hilustan perifere uzanım gösteren alveoler ve interstisyel infiltrasyon izlenmekteydi. Batın ultrasonografi (USG)’sinde; karaciğerde kot altında 7 cm, dalakta 8 cm büyüme saptandı. Çöliak ve paraaortik bölgelerde;
multipl LAP görünümleri, LAP obstrüksiyonuna
bağlı portakaval ve splenorenal variköz oluşumlar
Resim 1. Olgunun ilk başvurudaki PA akciğer grafi
bulguları.
143
Başer S, Özkurt S, Yağcı B, Çobankara V, Fişekçi F.
Resim 2. Olgunun ilk başvurudaki toraks BT mediasten kesiti.
Resim 4. Olgunun sağ supraklaviküler lenfadenopati
patolojik tetkiki.
Resim 3. Olgunun ilk başvurudaki toraks BT parankim kesiti.
Resim 5. Olgunun metotreksat tedavisi kesilip ABVD
kemoterapisi aldıktan sonraki kontrol PA akciğer grafisi.
izlenmekteydi. Mevcut verilerle olası bir akciğer
kanseri ön tanısı alan hastaya sağ supraklaviküler
bölgedeki 2 x 3 cm boyutundaki lenf bezi çıkarılarak tanıya ulaşılmak istendi ve sonucu nodüler sklerozan tip Hodgkin lenfoma olarak tespit edildi (Resim 4). Bu tanıyla tedavisinin düzenlenmesi için hematoloji servisine devredilen olguda kullandığı romatolojik tedavi kesilip ABVD kemoterapi kürü uygulandı, kontrol PA akciğer grafisinde lezyonların
tamamıyla gerilediği tespit edildi (Resim 5). Olgunun şu ana kadar izlemlerinde de herhangi bir nüks
izlenmedi.
TARTIŞMA
144
Epidemiyolojik çalışmalar, RA’lı hastaların lenfoma
için artmış bir riske sahip olduğunu belirtmektedir
(7). RA’lı hastalarda lenfoproliferatif bozuklukların
gelişiminin artması altta yatan hastalığa, metotreksat tedavisine veya kullanılan metotreksat gibi immünsüpresif ilaçlara sekonder gelişen “Epstein-Barr”
virüs (EBV) infeksiyonuna mı bağlı olduğu halen tartışma konusudur (8).
Romatolojik hastalığı olan olgularda gelişen immün bozuklukla ilişkili lenfomalara son zamanlarda
Solunum Hastalıkları 2003; 14: 142-145
Romatoid Artritli Bir Olguda Gelişen Nodüler Sklerozan Tip Hodgkin Lenfoma (Olgu Sunumu)
ilgi giderek artmaktadır, ancak romatolojik hastalığı olup NHL gelişen olgularda bu olayın EBV ile yakından ilişkili olup olmadığı henüz bilinmemektedir
(1). Kamel ve arkadaşları Kuzey Kaliforniya’da 19881994 yılları arasında 42 adet RA ve NHL birlikte bulunan hasta ile 49 adet NHL’si olup RA’sı olmayan olguyu incelemişler, araştırmacılar bu iki grup arasında EBV tespitini farklı bulmamışlardır (1).
Bir folat antagonisti olan metotreksat RA gibi otoimmün hastalıkların tedavisinde düşük dozda kullanılmaktadır ve kullanılan steroid dozunu önemli bir
biçimde azalttığı için vazgeçilmez konumdadır.
RA’lı hastalarda etkin ve iyi tolere edilebilir bir ilaç
olan metotreksatın düşük düzeyde onkojenik olduğu düşünülmektedir (5). Literatürde 1999 yılına
kadar RA’sı olup metotreksat kullanırken lenfoma
gelişen ve ilacı kestikten sonra spontan gerileyen
15 adet RA olgusu bildirilmiştir (7).
Moseley ve arkadaşları, 61 yaşında RA olup beş yıllık bir süreden beri haftada 5-15 mg dozda metotreksat kullanan bayan hastada batın BT’sinde belirgin splenomegali ile retroperitoneal LAP geliştiğini
gözlemişler, yapılan biyopsi sonucunda olgularına
nodüler sklerozan Hodgkin lenfoma tanısı koymuşlardır (5). Metotreksat tedavisini kestikleri olgularının 10 aylık gözlem sonunda kontrol BT’sinde olayın tamamen gerilediğini tespit etmişlerdir. Araştırmacılar metotreksat alan her hastada metotreksat
ilişkili gelişebilecek lenfoproliferatif hastalığın göz
önünde tutulması gerekliliğini vurgulamışlardır.
Kono ve arkadaşları, düşük doz metotreksat tedavisi
alan iki RA’lı hastada NHL gelişimini tanımlamışlardır
(7). Araştırmacılar aynı zamanda tümörün metotreksat tedavisini kesmekle herhangi bir ek tedaviye gerek kalmadan gerilediğini de bildirmişlerdir.
RA gibi romatolojik hastalığı olup metotreksat gibi
immünomodülatör ilaç kullanan hastalarda gelişebilecek malignite akılda tutulmalı ve hasta bu açı-
Solunum Hastalıkları 2003; 14: 142-145
dan da yakından takip edilmelidir. Klinikopatolojik
tetkiklerle bu durum açıklığa kavuştuğunda öncelikle metotreksata bağlı geçici bir lenfoproliferatif
hastalık ekarte edildikten sonra hastanın takip ve
tedavisi tekrar gözden geçirilmelidir.
KAYNAKLAR
1. Kame OW, Holly EA, van de Rijn M. A population based,
case control study of non-Hodgkin’s lymphoma in patients with rheumatoid arthritis. J Rheumatol 1999;26:
1676-80.
2. Hakulinen T, Isomaki H, Knekt P. Rheumatoid arthritis
and cancer studies based on linking nationwide registries in Finland. Am J Med 1985;78(Suppl 1A):29-32.
3. Prior P. Cancer and rheumatoid arthritis: Epidemiologic
considerations. Am J Med 1985;78(Suppl 1A):15-21.
4. Symmons DPM. Neoplasms of immune system in rheumatoid arthritis. Am J Med 1985;78(Suppl 1A):22-8.
5. Moseley AC, Lindsley HB, Skikne BS. Reversible methotrexate associated lymphoproliferative disease evolving
into hodgkin’s disease. J Rheumatol 2000;27:810-3.
6. Kinlen LJ. Malignancy in autoimmune diseases. J Autoimmun 1992;5(Suppl A):363-71.
7. Kono H, Inokuma S, Matsuzaki Y. Two cases of methotrexate induced lymphomas in rheumatoid arthritis: An
association with increased serum IgE. J Rheumatol
1999;26:2249-53.
8. Stewart M, Malkovska V, Krishnan J. Lymhoma in a patient with rheumatoid arthritis receiving methotrexate
treathment: Successful treatment with rituximab. Ann
Rheum Dis 2001;60:892-3.
Yazışma Adresi
Sevin BAŞER
Atatürk Caddesi Tuna Apartmanı
No: 16 Daire: 1
DENİZLİ
e-mail: [email protected]
145

Benzer belgeler

PDF - Uludag Üniversitesi Tip Fakültesi Dergisi

PDF - Uludag Üniversitesi Tip Fakültesi Dergisi RA‟dan sonra “Granülomatozlu polianjiitis” de onay almıştır. SLE‟ de yarım asırlık bir zaman sonra onay alan belimumab da (BLyS inhibitörü) monoklonal bir antikordur. Sonuç olarak RA tedavisinde, k...

Detaylı