Dergi Sayı No - Yıldız Teknik Üniversitesi Vakfı

Yorumlar

Transkript

Dergi Sayı No - Yıldız Teknik Üniversitesi Vakfı
YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ YAŞAM KÜLTÜRÜ DERGİSİ YIL:01 SAYI:1 / OCAK 2009
Geleceğin yıldızları
2008’in yıldızlarını seçti
REKTÖR PROF. DR. İSMAİL YÜKSEK:
*
“Aklın ve bilimin egemen olduğu aydın kuşaklar
yetiştirmek en önemli görevimizdir”
REKTÖR PROF. DR. İSMAİL YÜKSEK
[
[
rektör’den
Merhaba,
Yeni başlangıçlar umut, sevgi, özlem ve heyecanı beraberin-
de getirir. Hayatın özlenen gülen yüzü de bu duyguların karışımından
ibaret değil midir? Yıldızlar Yaşam Kültürü Dergisi, üniversitemizin umudunu taşımak, sevgisini paylaşmak, özlemini gidermek ve heyecanına
ortak olmak için yayın yolculuğuna başlıyor.
Üniversitemiz, 100 yıllık geçmişi ile evrensel değerlere bağlılığı, uluslararası standartlarda bilgi üretimi, gelişime ve değişime ayak uydurması,
özgün araştırma ortamı, kaliteli eğitimi ve dinamik kadrosu ile hedeflerine koşarak yeni bir yüzyıla hazırlanıyor. Dergimiz aracılığıyla, asırlık
çınarımız Yıldız Teknik Üniversitesi’nin son derece geniş yelpazedeki bilimsel, sosyal ve kültürel etkinliklerini, yeniliklerini ve Yıldız Ailesinden
haberleri kurum içi ve dışı paydaşlarımıza duyurabilecek olmanın heyecanını ve mutluluğunu yaşamaktayım.
Dergimizin kuruluş aşamasında, üniversitemizin sahip olduğu ciddi bir
misyon ve bunun gerektirdiği bir vizyonla hedefler belirlenmiş ve bu hedeflere ulaşmada gerekli girişimler ve çalışmalar başlatılmıştır. Yıldızlar
Dergisi fikri, üniversitemizdeki gelişmelerden haberdar olmak; seminer,
konferans ve kongre gibi etkinlikleri takip etmek; öğretim elemanlarımızın çalışmalarını duyurmak; öğrencilerimizin haberlerini paylaşmak ve
üniversitemizin tanıtımını yapmak amacıyla ortaya çıkmıştır.
Kurumlarda devamlılığın ve kalıcılığın esas olduğu bilinciyle, yeni doğan
dergimiz her sayısında kendisini geliştirerek ve çeşitlendirerek sizlere
hizmet etmeye devam edecektir. Dergimizin hazırlanmasında emeği
geçen çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunarım. Üniversitemizin
tüm birimlerine hitap edecek ve sizlerle işbirliği içerisinde çalışacak olan
dergimizi kendi bülteniniz olarak benimseyiniz ve desteğinizi esirgemeyiniz. Amacımız Yıldızımızı yurtiçi ve yurtdışında fark edilecek büyüklük
ve parlaklığa kavuşturmaktır.
Yeni sayımızda buluşmak üzere, sağlık ve esenlik dolu günler dilerim.
OCAK / 09
Yıldızlar 1
62
yildizlar
OCAK 2009
64
içindekiler
Ocak 2009 Yıl 1 Sayı 1
[email protected]
Yıldız Teknik Üniversitesi Adına
İmtiyaz Sahibi
Rektör Prof. Dr. İsmail Yüksek
Genel Yayın Koordinatörü
Prof. Dr. Tamer Yılmaz
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Öğr. Gör. Hakan Karataş
Yayın Yönetmeni
YTÜ Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü
Mine Ulutaş
1
REKTÖR’DEN Prof. Dr. İsmail Yüksek
4
SPOT
9
EDİTÖR’DEN
Öğr. Gör. Hakan Karataş
10
RÖPORTAJ REKTÖR PROF. DR. İSMAİL
YÜKSEK: Çağdaş bir dünya üniversitesi
olmayı amaçladık
14
ETKİNLİK YTÜ Öğrencileri 2008’in
18
yıldızlarını seçti
32
34
ÖĞRENCİ KÜRSÜSÜ
34
Barış için
ARAŞTIRMA TEZİ Yıldız Sarayı ve
40
Yıldız Teknik Üniversitesi
GÜNCEL İnşaat Fakültesi
43
56
10
ETKİNLİK
58
RÖPORTAJ Sinan Albayrak: İş dışında
ETKİNLİK Senede bir gün de olsa
46
Üniversitenin dünyaya açılan kapısı
AB ofisi
68
ÖĞRENCİ KÜRSÜSÜ
69
öğrenci olmak
Beyin Göçü
AÇILIŞ YTÜ Kız Yurdu açıldı
YTÜ 2008-2009 Akademik yilina coşku
içerisinde başladi
TKİNLİK YTÜ Savunma Sanayii
E
Günleri 2009
TKİNLİK Öğretim elemanlarının 2008
E
yılı akademik çalışmaları ödüllendirildi
KARİYER YTÜ İnsan Kaynaklarını
YTÜ Teknopark Türkiye’nin en gözde
Teknoloji Geliştirme Merkezi olacak
24 26
30
SEMPOZYUM Haberleşme
Teknolojileri ve Uygulamaları
Sempozyumu (Habtekus) 2008 YTÜ’de
2 Yıldızlar OCAK / 09
48
52
Geliştirme Merkezi iş dünyası ile
birliktelik sağlıyor
54
ÖĞRENCİ KÜRSÜSÜ Yıldız İşletme
Kulübü 10. yılını kutluyor
Görsel Yönetmen
Canan Baş
İllüstratör
Feyza Eryüksel
Ajansfa İletişim Bilgileri:
Gülbahar Mh. Esentepe Cd.
No.6/6 (Bozkır İşhanı)
Mecidiyeköy/İSTANBUL
Tel: 0 212 272 61 06
Faks: 0 212 272 61 07
www.ajansfa.com
[email protected]
62
66
8
Yazı İşleri
Nazan Nalbantoğlu
[email protected]
Dünya Gençliği Türkiye’nin
yıldızında buluşuyor
44
Editör
Özlem Şahin Ekinci
Reklam Müdürü
Melike Emek Bircan
KONGRE
kendimi işimden koruyorum
ÖĞRENCİ KÜRSÜSÜ İstanbul’da
18
2008 Yılının başarılı öğrencileri
ödüllerini aldı
Bir yıldız kaydı
öğretmenlerimizi hatırlayalım
YAPIM / YAYIN YÖNETİMİ
14
Baskı:
C&B Basımevi
2. Mat. Sit. No:ZA16
Topkapı/İSTANBUL
Tel: 0 212 612 65 22
Ücretsiz dağıtılır. Para ile satılmaz.
Yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarına aittir.
Reklamların sorumluluğu ise reklam verene aittir.
Dergide yayınlanan yazı ve resimler kaynak gösterilmek suretiyle iktibas edilebilir.
70
SANAT GÜNDEMİ
71
KİTAPLIK
72
DVD Üç Maymun
OCAK / 09
Yıldızlar 3
SPOT
HABERLER ETKİNLİKLER OLAYLAR
“The Bad Plus” joined by
Wendy Lewis İstanbul’da
Borusan İstanbul Filarmoni
Orkestrası Lütfü Kırdar’da
Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, 12 Mart
Perşembe günü saat 20.00’de Lütfi Kırdar Konser Salonunda müzikseverlerle buluşacak.
1993 yılında kurulan Borusan Oda Orkestrası’nın 1999
yılında Gürer Aykal yönetiminde senfonik bir orkestraya
dönüştürülmesi ile Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası
oluştu. Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, her yıl
aralık ayında düzenlenen “Yeni Yılı Karşılama Konserleri”
geleneğini de sürdürüyor. Orkestranın bu konserleri yurt
ve dünya çapında sanatçıların katılımıyla, İstanbul’a kalite
ve ses getiren etkinlikler olarak anılıyor.
The Bad Plus Joined by Wendy Lewis, 29 Şubat
Perşembe saat 20.00’de İş Sanat Kültür Merkezi’nde
sevenlerini ağırlayacak. İlk albümleri “There Are The Vistas”
ile bir caz piyano üçlüsünden çok rock ‘n roll sound’una
yaklaşan, Stravinksi’den Ornette Coleman’a uzanan etkiler
taşıyan The Bad Plus, müzik dünyasının en ileri görüşlü ve
sıra dışı topluluklarından biri olarak şaşkınlık, hayranlık ve
merak uyandırmıştı. İster bir caz kulübü, ister rock festivali,
ister konser salonu olsun, dünyayı ayağa kaldıran bu caz
piyano üçlüsü, size beklediğiniz veya beklemediğiniz her
şeyi sunuyor.
Hepsi Amerika’nın orta batısından gelen basçı Reid Anderson, piyanist Ethan Iverson ve davulcu David King’den
oluşan The Bad Blus, kimyalarının uyumuyla cazın
sınırlarına meydan okuyor ve onu bambaşka kulvarlara
taşıyor. Deneyimli İngiliz prodüktör Tony Platt’le yaptıkları
2007 tarihli albümleri “Prog”da Tears for Fears, Burt
Bacharach ve David Bowie şarkılarına alternatif yorumlar
getiren topluluk; cazın kurallarını gözetmekle beraber,
onları paramparça edip ortaya yepyeni ve taze bir sound
çıkarmayı da başarıyor. II
4 Yıldızlar OCAK / 09
Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, 9 Şubat 2006
tarihinde verdiği “Özel Konser”le hem Türkiye’de bir ilki
gerçekleştirdi, hem de önümüzdeki yıllarda da devam edecek bir geleneği başlattı. Bundan böyle, Borusan İstanbul
Filarmoni Orkestrası’nın “Özel Konser”lerinde, orkestrayı
iş dünyasından bağışta bulunacak bir isim yönetecek. Verilen bağış, klasik müzik alanında yetenekli bir gencin yurt
dışında eğitim görmesini sağlayacak.
Özel konserlerin ilkinde, Borusan İstanbul Filarmoni
Orkestrası Georges Bizet’in Carmen Uvertürü’nü Ahmet
Kocabıyık yönetiminde seslendirdi. 28 Eylül 2007’de
gerçekleştirilen ikinci Özel Konser’de, A.Vivaldi’nin Dört
Mevsim’inden Sonbahar ve Kış bölümlerini icra eden Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nı, ünlü işadamı Rahmi
Koç yönetti.
Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, Sanat
Yönetmenliği ve Sürekli Şefliğine atanan Sascha Goetzel ile sanatta uluslararası standarttan ödün vermeden,
çoksesli müziğin en seçkin örneklerini ve virtüözlerini
müzikseverlerle buluşturmaya devam edecek. II
OCAK / 09
Yıldızlar 5
SPOT
HABERLER ETKİNLİKLER OLAYLAR
Uluslararası Yaşlılara Yönelik
Öğrenci Tasarım Yarışması
İngiliz Kraliyet Mimarlık Enstitüsü RIBA, DWA
“Minyatür Odalar” İstanbul’da
Rahmi M. Koç Müzesi, dünyada eşine ender
rastlanan minyatür sanatını Türkiye’deki sanatseverlerle ilk
kez buluşturdu. Minyatür sanatının günümüzdeki tek aktif
temsilcisi Henry Kupjack’ın minik ama her detayı kusursuz
olan ‘Minyatür Oda’larında heyecanlı bir yolcuğa çıkmaya
hazır mısınız? Büyük bir yeteneğin küçük düşündüğünde
neler yapabildiğine tanıklık etmeniz için 20 adet ‘Minyatür
Oda’ 15 Mart’a kadar Rahmi M. Koç Müzesi’nde sergileniyor.
Her zaman daha iyisini yapma hedefi ile hareket eden ve
şimdiye kadar hep ilklere imza atmış, dünyanın her yerinden orijinal ve çarpıcı tasarım örneklerini sunmuş Rahmi
M. Koç Müzesi, minyatür sanatının en güzel örneklerine
ev sahipliği yaparak ‘Hayallere Sığmayan Minyatür Odalar’
Sergisi’ni ziyaretçilerinin beğenisine sunuyor.
Amerikalı Sanatçı Henry Kupjack’in, eşi benzerine zor
rastlanan gerçeklikteki kusursuz ve büyüleyici ‘Minyatür
Oda’ları, ZEN Diamond ana sponsorluğunda ve Türkiye’nin
dünyaya açılan kapısı THY’nin desteği ile Türkiye’ye
getirildi. Henry Kupjack’ın yıllardır minik, büyüleyici ve
her bir detayı titizlikle aslına uygun bir şekilde ele aldığı
‘Minyatür Oda’ları; dünya tarihinde iz bırakmış dönemlerin yaşam tarzını, mimari özelliklerini ve en önemlisi
ruhunu yansıtıyor. Sergide 1770’lere ait Amerika’nın üçüncü
başkanı Thomas Jefferson’ın çalışma ve yatak odasının
minyatürü de bulunuyor, 1940’lı yıllara ait Wintergarden
Tiyatrosu’nun sahne arkasının minyatürü de. Sanatının
günümüzdeki tek temsilcisi olan Henry Kupjack’in yoğun
emek isteyen çalışmaları sonucu ortaya çıkan bu eserler;
Florida Naples Sanat Müzesi, Winterthur Müzesi, Chicago
Sanat Enstitüsü, Forbes Galerisi, Boston Kütüphanesi ve
Illinois Devlet Müzesi gibi dünyanın belli başlı müze ve
galerilerinde sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. II
6 Yıldızlar OCAK / 09
Architects işbirliği ile uluslararası bir öğrenci yarışması
için çağrıda bulundu. Birleşik Krallık’ın en önemli ‘yaşlılara
yönelik tasarım’ ofisi olan DWA Architects’in kuruluşunun
20’inci yılı vesilesiyle düzenlenen yarışma, huzur ve bakım
evlerinin geleceğini sorgulamayı amaçlıyor.
Yarışma şu sorulara cevap arayacak: 60 yaşın üstündeki
kişiler için tasarlanacak barınma mekânları 20 yıl sonra
nasıl görünecek? Bakım konseptleri bugünküne mi
benzeyecek? Bakım evleri bugün olduğu gibi çoğunlukla
yapılı çevrelerin içinde mi konumlanacak? Yan
fasiliteler aynı mı olacak? Sosyal, ekonomik ve çevresel
sürdürülebilirlik tasarımları nasıl etkileyecek?
Engelliler için tasarım standartlarının gelişip standart
hale geldiğini gözlemlediğimiz bir yüzyılda, engelliliğin
farklı formlarıyla baş eden insanlar için yeni tasarımsal
standartlar geliştirilmesi gerekiyor. Dünyanın her
yanından mimarlık öğrencilerine açık bu yarışma, huzur
evlerinin yeni ‘biçim’leri için çağrıda bulunurken, mobilya
ve peyzaj tasarımına etkilerinin de araştırılmasını
gündeme getiriyor.
Yarışmanın birinciliğine layık görülen proje 3.000 Sterlinlik
ödülün sahibi olacak. İkinciye 1.500, üçüncüye ise 1.000
Sterlin ödül verilecek olan yarışmanın son başvuru tarihi
ise 6 Mart 2009. Ödül töreni, Mart ayının sonunda RIBA
Genel Merkezi’nde gerçekleştirilecek ve kazanan projeler
burada sergilenecek. II
OCAK / 09
Yıldızlar 7
6. Yıldız Kısa Film Festivali
Bu yıl altıncısı düzenlenen Yıldız Kısa Film Festivali,
amatör sinemacılara destek olmaya devam ediyor. Festivale
katılan filmleri toplamda 20 saati aşan gösterimlerle
izleyiciyle buluşturacak olan festival; panel, söyleşi ve atölye
çalışması gibi etkinliklerle eser sahiplerinin, sadece katılımcı
olmaktan ziyade, izleyici ve profesyonellerle etkileşim içinde
olacakları bir zemin oluşturmayı hedefliyor.
Yıllardır istikrarla başarı grafiğini arttıran ve öğrencilerin
düzenlediği ve katılım gösterdiği en büyük kısa film
organizasyonu olma niteliğindeki Yıldız Kısa Film Festivali,
ulusal ve uluslararası çapta tüm kısa film yönetmenlerinin
buluşma noktası olmaya ve genç yönetmenlere kendilerini
ifade etmek ve geliştirmek adına önemli olanaklar sunmaya
devam ediyor.
Festival kapsamında düzenlenecek paneller ile profesyonel
sinemacılarla amatör yönetmenleri buluşturarak, katılımcı
bir platformda genç yönetmenlerin kendilerini daha iyi
ifade edebilmeleri, amatör ve profesyonellerin arasında
iletişim ortamının doğması hedefleniyor. Festival boyunca
her gün sürdürülecek olan kısa film gösterimleriyle;
genç sinemacıların eserlerini sergilemek, kendilerini
geliştirmelerine katkıda bulunmak ve onları daha çok film
üretmeye teşvik etmeyi amaçlanıyor..
YTÜ Yelken Takımı’nın başarısı
Üniversitemizin Denizcilik
Kulübü’nün
4 kişiden oluşan Yelken Takımı, Boğaziçi Üniversitesi
tarafından 15-16 Kasım 2008 tarihlerinde düzenlenen
10. Üniversitelerarası Yelken Yarışları’nda 2. olmuştur.
Üniversitelerarası Yelken Yarışları’nın ilk ayağı 15 Kasım
günü yapılmıştır. Yeterli rüzgar olmaması sebebiyle
16 Kasım’da yapılması planlanan ‘Match Race’ turnuvası,
30 Kasım gününe ertelenmiştir. 30 Kasım günü tekneleriyle
yarış pistinde hazır bekleyen yarışçılar için rüzgar yine
esmeyince yarış iptal edilmiş ve değerlendirme 15 Kasım
günü yapılan Filo yarışlarındaki sıralamaya göre yapılmıştır.
Koray EZER (4.sınıf Makine Mühendisliği öğrencisi), Kamil
DAVRAS (3.sınıf İnşaat Mühendisliği öğrencisi), Doğukan
KANDEMİR (2.sınıf Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri
Mühendisliği öğrencisi) ve Arda GENÇSOY (3.sınıf Gemi
İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği öğrencisi) adlı
öğrencilerden oluşan Üniversitemiz Yelken Takımı
2. sırayı almıştır. II
8 Yıldızlar OCAK / 09
Yıldız Kısa Film Festivali, ülkemizde üretilen kısa filmlerin
bağımsız duruşlarını bir değer olarak görüyor ve bu değeri
sizlerle paylaşıyor. II
[
editör’den
ÖĞR. GÖR. HAKAN KARATAŞ
[
SPOT
HABERLER ETKİNLİKLER OLAYLAR
Yıldızlar’dan Yıldızlılara
Bu satırları okuduğunuzda uzun zamandır üzerinde çalış-
tığımız Yıldızlar Yaşam Kültürü Dergisi doğmuş ve yayın hayatına
başlamış olacak. Bizler ise merak, heyecan ve endişeyle sizden gelecek tepkileri bekliyor olacağız. Yıldız’ın sahip olduğu kültürü anlamaya ve anlatmaya çalışmak gibi büyük bir sorumluluğu üstlenmek
gerçekten hiç kolay değil. Dergimizin başlangıç aşamasında yapacağımız hatalar için en büyük güvencemiz, sizin hoşgörü pencerenizden bakmanız olacaktır.
Dergi fikri ortaya çıktığında ve hazırlıklarımız başladığında temel
amacımız, üniversitemizdeki gelişmelerden haberdar olmak ve dış
paydaşlarımızı haberdar etmekti. Ancak, çalışmalarımız ilerledikçe
dergimizin daha önemli bir misyon üstlenmesi gerekliliği kaçınılmaz oldu. Bu bağlamda, Yıldız’ın doğru ve etkin yöntemlerle tanıtımı, dergimizin en önemli misyonu olarak kararlaştırdık.
Yıldızlar Yaşam Kültürü Dergisi’nin sahibinin bütün Yıldızlılar olmasını, ancak okurlarının Yıldız’ın dışına taşmasını umut ediyoruz. Dergimiz aracılığıyla Türkiye’nin dört bir yanına Yıldız’ın sesini
duyurmaya, eğitim ve iş dünyasını verdiğimiz eğitim ve mezunlarımızın kalitesi konusunda bilgilendirmeye çalışacağız. Kısacası;
Yıldız’ın ışığının mümkün olduğu kadar uzakları aydınlatması için
çaba sarf edeceğiz.
Heyecan içerisinde hazırladığımız dergimizin bu ilk tanıtım sayısını sizlerle paylaşmaktan büyük memnuniyet duyuyor, yakın ilgi
ve desteğinizi bekliyoruz. Biriminizle ilgili dergimizde yayınlanmasını istediğiniz etkinlikler, haberler ya da görüş ve önerileriniz için
[email protected] adresinden bize ulaşabilirsiniz. Yapacağınız her
türlü katkı, dergimizin başarısının inşasına koyulan birer tuğla olacak ve bizi hedefimize taşıyacaktır.
Yeni sayımızda buluşmak dileğiyle, sevgi ve saygılarımızla…
OCAK / 09
Yıldızlar 9
RÖPORTAJ
Rektör
Prof. Dr. İsmail Yüksek
ÇAĞDAŞ
BİR DÜNYA
ÜNİVERSİTESİ
OLMAYI
AMAÇLADIK
Üniversitemizin iç
dinamiklerini harekete
geçirerek sanayi ve
dış paydaşlarımızla
birlikte eğitim ve
araştırma faaliyetlerini
geliştirmek en
büyük hedeflerimiz
arasındadır.
röportaj, ÖZLEM ŞAHİN
P
Prof. Dr. İsmail Yüksek, 28 yıl önce öğrenci olarak katıldığı Yıldız ailesine, 6 Ağustos 2008 tarihinde Rektör
olarak atandı. Sayın Yüksek’le hedefleri, eğitim öğretim anlayışı ve projeleri üzerine bir röportaj yaptık.
Sayın Yüksek bize kısaca üniversitenizden ve
çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
İki yıl sonra yüzüncü yılını kutlayacak olan üniversitemiz; 9 fakülte, 3 yüksekokul ve 2 enstitüye sahiptir.
Üniversitemizde, 576 öğretim üyesi ve 854 yardımcı
öğretim elemanı olmak üzere, toplam 1430 akademik
personel eğitim-öğretimi yürütüyor. 658 Personelimiz
ise idari hizmet veriyor.
Ön lisans, Lisans, Yüksek Lisans ve Doktora olmak
üzere yaklaşık 23.500 öğrenci, üniversitemizde eğitimlerine devam etmektedir. Üniversiteye hizmetin
ülkeye hizmet olduğunun bilinci içerisinde, tüm iç ve
dış paydaşlarla beraber bilimsel bir yaklaşım ve huzur
ortamı içinde katma değer sağlayan projeler üretmeyi ve bilimsel, sosyal ve kültürel alanlarda uluslararası
üniversitelerle rekabet edebilecek çağdaş bir dünya
üniversitesi olmayı amaçladık.
Bu gerçekten hareketle, eğitim ve araştırmada nitelik ve nicelik olarak dünya standartlarını yakalamayı
hedefleyen Yıldız Teknik Üniversitesi, nitelikli insan
gücü yetiştiren ve bulunduğu yöreye ve topluma her
anlamda katkı sağlayan modern bir üniversite olma
yolunda ilerlemektedir. Bu bağlamda, ülkemizin toplumsal sorunlarına bilimsel açıdan yaklaşmanın ve
onlara çözüm üretmeye çalışmanın ülke kalkınmasına katkıda bulunacağına inancımız sonsuzdur.
Bilgi toplumuna geçişte üniversitelerin
rolü nedir sizce?
Üniversiteler bu süreçte öncü bir role sahip olan ve
evrensel değerleri ulusal değerlerle bütünleştiren en
önemli eğitim ve araştırma kurumlarıdır. Bunun yanında; üniversiteler, bilimsel düşünce ve araştırmalardan elde ettiği ürünleri, ülkesinin ve tüm insanlığın
yararına sunan ve bulunduğu bölgeyle bütünleşen
10 Yıldızlar OCAK / 09
yerler olmalıdır. Bu anlamda, toplumsal gelişmeye
ivme kazandıran Üniversitelerin toplumsal, kültürel
ve ekonomik yaşamın zenginleşme sürecinde çok büyük sorumlulukları vardır.
YTÜ
Davutpaşa
Kampüsü
Eğitim ve araştırma faaliyetlerini geliştirmek
için yapılan çalışmalardan bahseder misiniz?
Üniversite yönetimi olarak, toplumsal bütünleşmeye ve topluma hizmet yarışında bizlere yardımcı
olacak üniversite dışı paydaşlara da büyük önem vermekteyiz. Üniversitemizin iç dinamiklerini harekete
geçirerek, sanayi ve dış paydaşlarımızla birlikte eğitim
ve araştırma faaliyetlerini geliştirmek en büyük hedeflerimiz arasındadır. Bu gerekçe ile AR-GE ağırlıklı
faaliyetlerle bölgesel ve yerel ekonominin yeniden yapılanmasını sağlayan ve üniversite-sanayi ilişkilerinin
somut işbirliğine dönüşmesini sağlayan Teknopark
projesi, en önemli önceliklerimizden biridir. Bu proje ile üniversitemizdeki akademik bilginin teknolojik
OCAK / 09
Yıldızlar 11
RÖPORTAJ
Yıldız Merkez
Kampüs
ürünlere dönüşmesini, elde edilen bu ürünleri toplumun hizmetine sunmayı ve akademik personelimiz
ve öğrencilerimize yeni iş fırsatlarını yaratmayı planlamaktayız.
Küreselleşmeyle meydana gelen değişikliklerin hayatımıza olumlu katkıda bulunabilmesi için, bireylerin ve toplumların özelliklerini kendilerine özgü şekilde yaşayıp yaşatabilmeleri gerekmektedir. Bir ulusun
gelişmesi için en önemli faktör, bireylerin gelişimidir.
Bireylere, çağdaş bilgi ve beceri kazandırma gerekliliği, üniversitelerin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.
cağız. Bu bağlamda, geleceği planlama çerçevesinde;
kurmak istediğimiz sisteme hizmet edecek yönetim,
eğitim-öğretim ve araştırma-geliştirme alanlarında
önem verdiğimiz yaklaşımlarımızı sizlerle paylaşmak
istiyorum. Yönetime katılımların kurumsallaştırıldığı,
yenilikçi, girişimci, çözüme odaklı, dinamik, saydam
ve katılımcı, çalışanlarını dünya görüşüne göre değil üretkenliğine göre değerlendiren, teşvik eden ve
ödüllendiren; performansa dayalı, evrensel değerlere
ve insan haklarına saygıyı, adaleti ve tutarlılığı öne
alan, çalışanlarının memnuniyetini esas alan, özlük
haklarını koruyan ve bu hakları geliştirmek için her
platformda azami gayret gösteren, her türlü karşı
görüş ve eleştiriyi hoşgörü ile karşılayan ve denetime
açık bir yönetim anlayışı hedefliyoruz.
YTÜ’de nasıl bir yönetim sistemi oluşturmak
istiyorsunuz?
Sizin döneminizde nasıl bir eğitim ve öğretim
anlayışı hakim?
Üniversitelerin bireysel ve toplumsal
hayata katkıları nelerdir?
Üniversitemiz, yaklaşık 26.000 mevcudu ile dev
bir eğitim kurumudur. Böyle bir eğitim kurumunda
çağdaş, demokratik ve katılımcı yönetim geleneğinin
oluşturulması ve sorunsuz sürdürülmesi için, tartışmasız bütün değişkenlerin dikkate alındığı kurumsal
bir yönetim sistemine ihtiyaç vardır. Böyle dev bir kurumu sistemsiz ve kişilere dayalı yönetmek, üniversitemizin mevcut problemlerinin çözümüne yardımcı
olmayacağı gibi, sadece problemin bir parçası olmamıza neden olacaktır. Üniversitemizde sisteme bağlı
tüm insanların isteklerini ve ihtiyaçlarını karşılamaya
çalışan bir yaklaşım getirmeye çalışıyoruz. Yönetim
olarak, günlük işlerin çözümünü kurduğumuz sisteme devrederek, bizler geleceği planlamakla uğraşa-
12 Yıldızlar OCAK / 09
Öğrenci merkezli, öğrencinin bilgiyi alma ve kullanmasını sağlayacak öğretim stratejileri, yöntemleri ve
tekniklerinin kullanılacağı; eğitim-öğretimin dünya
standartlarına uygun olarak kalitesinin arttırılacağı ve
akredite çalışmalarının yapılacağı; kültür, sanat, sağlık
ve spor faaliyetlerinin genişletileceği; eğitim teknolojilerinin tüm olanaklarının kullanılacağı; otomasyon
sistemi, kütüphane ve laboratuarların modernize
edileceği; öğrenciler için uygun barınma, çalışma ve
dinlenme mekânlarının sağlanacağı; çağın bilim ve
teknoloji politikalarına uygun yeni programların açılmasının teşvik edileceği; yurt içi ve yurtdışındaki üniversiteler ile iş birliği olanaklarının en üst düzeye çıkarılacağı bir eğitim-öğretim anlayışı hedefliyoruz.
>> Hepimizin üniversitedeki payı farklı olabilir, ancak
paydamız tek ve ortaktır: Karşılıklı anlayış, işbirliği ve huzur
ortamı içerisinde üniversitemize ve ülkemize koşulsuz hizmet!
Araştırma ve geliştirme çalışmalarında
hedefleriniz nelerdir?
Eğitimde kaliteyi gözeten; toplumun ve sanayinin
problemlerine çözüm getiren; bilim ve teknoloji üreten
bir merkez olmayı hedefleyen; toplumsal problemlerin çözümü konusunda etkin projelerin hazırlanacağı;
ulusal ve uluslararası üniversiteler ve araştırma merkezleri ile iş birliklerinin kurulacağı; üniversite-sanayi,
üniversite-yerel yönetim, üniversite-merkezi yönetim
ve üniversite-sivil toplum kuruluşları işbirliklerinin
geliştirileceği; sanayi kuruluşlarına yönelik AR-GE
yapan laboratuarların kurulmasına destek verileceği;
üniversitemizde mevcut olan araştırma merkezlerinin
performanslarının arttırılacağı; ulusal ve uluslararası
bilimsel projeler ile sanayi projelerinin hazırlanmasına destek veren bir rehberlik biriminin oluşturulacağı
bir Araştırma ve geliştirme anlayışı hedefliyoruz.
Dergimiz aracılığıyla iletmek istediğiniz
mesajları alabilir miyiz?
Değerli akademik ve idari personelimiz, öğrencilerimiz, derneklerimiz ve Vakfımız, kısaca tüm iç paydaşlarımızın, hepimizin üniversitedeki payı farklı olabilir, ancak paydamız tek ve ortaktır: Karşılıklı anlayış,
işbirliği ve huzur ortamı içerisinde üniversitemize ve
ülkemize koşulsuz hizmet! Bugüne kadar ve bundan
sona bize destek verecek olan tüm paydaşlarımıza te-
şekkürü bir borç bilirim. Sistemin doğru ve etkin bir
biçimde yürütülebilmesi için en önemli unsurlardan
biri de idari personelimizdir. Onların Üniversitemiz
için ortaya koyduğu özverili ve fedakarca çabalar
takdire değerdir. Huzur ve güven içinde çalışmalarını sağlamak, sorunlarına çözüm üretmeye çalışmak,
emeklerini değerlendirmek ve onlarla sevgi, saygı
ve hoşgörü içerisinde iletişim kurmak önceliklerimiz
arasındadır. Sorumluluklarını hakkıyla yerine getiren
tüm idari personelimize teşekkürlerimi sunarım.
Akademik personelimizin, üniversitemizin eğitimöğretim ve araştırma faaliyetlerinde gösterdiği çabaları takdirle karşılıyor ve onları gönülden tebrik ediyorum. Onların büyük başarıları, karşılıksız özverileri ve
sakınmadığı emekleri ile ektiği ve yetiştirdiği fidanlar,
yarın meyvelerini verecek ve ileride ulusumuzun ve
bizim haklı gururumuz olacaktır.
Öğrencilerimiz, bir Yıldızlı olarak; ülkemize, üniversitemize ve gelece olan inançlarını ve kendilerine
olan güvenlerini hiçbir zaman kaybetmemeli. Aklın
ve bilimin egemen olduğu, bilim insanı ve aydın kuşaklar yetiştirerek gençlerimizi her yönden yaşama
hazırlayan Yıldız Teknik Üniversitesi’nde öğrenim görüyor olmanın gücünü, ayrıcalığını ve mutluluğunu
kalplerinden eksik etmemelerini temenni eder, başarılar dilerim. II
OCAK / 09
Yıldızlar 13
ETKİNLİK
> En Beğenilen Erkek Oyuncu ŞENER ŞEN
Y
YTÜ ÖĞRENCİLERİ
2008’İN YILDIZLARINI SEÇTİ
>Yılın En Beğenilen Köşe Yazarı
>Yılın En Beğenilen
CAN DÜNDAR
Kültür- Sanat Programı:
Bir Yudum İnsan - NEBİL ÖZGENTÜRK
14 Yıldızlar OCAK / 09
Yıldızlar,
yıldızlar altında
Yıldız’da
haber, NAZAN NALBANTOĞLU
Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Kulübünün 3000
öğrenci oyuyla belirlediği “Yılın Yıldızları 2008 Ödülleri”, 07 Ocak 2009 tarihinde YTÜ Oditoryum’unda
düzenlenen törenle sahiplerini buldu.
Rektör Prof. Dr. İsmail Yüksek, törende yaptığı konuşmasında, Yıldız’da yıldızlarla dolu bir gecede herkesin huzurunda bir dilekte bulunmak istediğini belirtti. “Bildiğiniz gibi; Ülkemizde, yıllardır hain terör
>Yılın En İyi
Gazetesi
olarak seçilen
‘Hürriyet
Gazete’si adına
ödülü alan
DOĞAN HIZLAN
saldırılarında güvenlik güçlerimizi ve vatandaşlarımızı kaybediyoruz. Aynı şekilde, dünyanın birçok
yerinde suçsuz insanların, masum çocukların haince saldırılarda öldürüldüğüne, zulüm gördüğüne
ve yuvaların yıkılıp ocakların söndüğüne tanık
oluyoruz. İnsanlığımızın ve insanlık değerlerimizin sınandığı zor bir dönemden geçiyoruz. Dilerim;
bugün dağıtılacak olan yıldızların ışığı, dünyanın
dört bir yanında zulüm gören insanların geleceğini aydınlatır ve bu aydınlık, karanlıklarda saklanan
bütün kötülükleri, zulmü ve zalimleri ortaya çıkarıp yok eder” dedi.
>Yılın En
Beğenilen İş
Kadını Ödülü
GÜLER SABANCI
YTÜ Oditoryumu’ndaki törende konuşan Yüksek,
aklın ve bilimin esas alındığı üniversitelerin, içinde
bulundukları topluma, bilgi çağını yakalaması için
gerekli anahtarları sağladığını ve ülkelerin kalkınmasında ve bireylerin gelişiminde önemli rol oynadığını
ifade etti. Üniversitelerin, ayrıca, bilimsel araştırma
OCAK / 09
Yıldızlar 15
ETKİNLİK
>Yılın En Beğenilen Haber Spikeri
ALİ KIRCA
>Yılın En Beğenilen
Bankası İŞ BANKASI
Ersin Özince
İş Bankası Genel Müdürü
>> Üniversite gençliği, gelecekte
alacağı görevlerle ülkenin
geleceğine yön verecek bir neslin
temel taşlarını oluşturmaktadır.
yapmak, insanlığın ve ülkenin sorunlarına çözüm
üretmek, ülkenin gereksinim duyduğu insan gücünü
yetiştirmek, elde ettiği bilgi, beceri, duygu ve sezgiyi
diğer insanlara öğretmek ve her alanda örnek olmak
gibi görevleri olduğunu söyleyen Yüksek, üniversitelerin bu işlevleri gerçekleştirirken toplumun çeşitli
kesimleriyle işbirliği yapmak ve onlara katkıda bulunmak durumunda olduğunu belirtti.
Yüksek “Üniversite ve toplum etkileşiminin güzel
bir örneği olan ve artık bir klasik haline gelen Yılın
Yıldızları Ödül Töreni, popüler kültürün gençlik açısından ne ifade ettiğini ve onları nasıl etkilediğini gösteren en prestijli öğrenci organizasyonudur. Bu etkinlik,
gençlerin; dünyaya, toplumsal yaşama, insanlığa ilişkin bakışlarının; değerlerinin, duygu ve düşüncelerinin nasıl biçimlendiğine ve değiştiğine dair ipuçları
vermektedir. Daha da önemlisi, son günlerde sadece
üniversite olayları ile gündeme gelen üniversite gençliğinin sanattan spora, basından iş hayatına kadar her
alanda ülkenin sıcak gündemine ne kadar hakim olduğunu göstermektedir” dedi.
Yüksek, üniversitelerin bilime yön vermelerinin yanı
16 Yıldızlar OCAK / 09
sıra, farklı alanlarda yapacağı tercihlerle sanatçıların,
sporcuların, basının ve iş dünyasının da tercihlerine
ve hedeflerine yön verebildiğini ve böylece topluma
sunulacak değerlere de etki edebildiğini vurgularken,
üniversitelilerin zor beğendiğini, zor seçtiğini, ancak
tercihlerinin çok önemli olduğunu ve üniversiteli
gençlerin hem beynine hem de kalbine hitap edebilmenin hiç de kolay olmadığını ekledi.
Yüksek “Bu nedenle, bugün ödül alacak olan değerli
sanatçılarımız, sporcularımız, basınımızın önemli kalemleri ve iş dünyasının önde gelen kişi ve kuruluşlarının bu geceye farklı bir gözle baktıklarına inanıyorum.
Üniversite gençliği, toplum fertlerinin öğrenim seviyelerine göre oluşturduğu piramidin tepesinde çok
küçük seçkin bir grubu meydana getirir. Dolayısıyla,
üniversite gençliği gelecekte alacağı görevlerle ülkenin geleceğine yön verecek bir neslin temel taşlarını
oluşturmaktadır. Toplumun en dinamik kesimi olan
üniversite gençliği tarafından böyle bir ödüle layık
görülmenin, ülkemizin vitrininde olan siz değerli şahsiyetler için ayrı bir anlam ifade edeceği kuşkusuzdur”
diyerek konuşmasını tamamladı. II
OCAK / 09
Yıldızlar 17
YTÜ TEKNOPARK
TÜRKİYE’NİN EN
GÖZDE TEKNOLOJİ
GELİŞTİRME
MERKEZİ OLACAK
Yıldız Teknik Üniversitesi Teknopark
Projesi, Davutpaşa Yerleşkesi içinde
yaklaşık 104.000 metrekare alan
üzerinde tesis edilecektir.
A
ABD’de kurulan Silikon Vadisi ile 1950’li yıllarda ortaya çıkan teknoparklar,
dünyada üniversite sanayi işbirliğini sağlama konusundaki en başarılı model olarak ortaya çıkmıştır. Günümüzde birçok sanayileşmiş ülke, teknoparkları teknolojik ve ekonomik gelişmenin en önemli aracı olarak görmektedir. ABD, İngiltere, Fransa, Japonya, Çin, Kore, Hindistan, İsrail, Finlandiya
gibi birçok ülkede, üretim ve hizmet sektörleri ürettikleri katma değerin
önemli bölümünü, teknoparklar bünyesinde yürütülen AR-GE çalışmalarına borçludur.
Teknoparklar, kurulduğu yöre, bölge ve genel olarak ülkedeki bilgiye dayalı kurumların ve işletmelerin teknoloji alanındaki rekabet edebilirliğini ve
yenilikçi niteliğini geliştirmek amacıyla; bilgi ve teknolojinin üniversiteler,
araştırma merkezleri, şirketler ve pazarlar arasında dolaşımını teşvik eden
ve kolaylaştıran, innovasyona (buluşçuluk) dayalı şirketlerin kurulmasını
ve gelişimini destekleyen, paydaşlarına AR-GE çalışmalarında kullanılacak
yüksek nitelikli ofis alanları ve destek hizmetler sunan, profesyonel anlayışla yönetilen organizasyonlardır. Teknoparklarda AR-GE faaliyeti yürüten
kuruluşlar, sanayi ve hizmet sektöründa faaliyet gösteren kuruşların ARGE birimleri olabileceği gibi, bu kuruluşların kurduğu müstakil AR-GE şirketleri, bilgi tabanlı şirketler, öğretim üyelerinin kurduğu AR-GE şirketleri,
genç girişimciler tarafından kurulmuş bilgiye dayalı çalışmaya odaklanmış
AR-GE şirketleri olabiliyor.
Bu gerçekten hareketle, Yıldız Teknik Üniversitesi-Vakıf oluşumuyla,
sanayi ile işbirliği içinde ülkenin AR-GE faaliyetlerine katkıda bulunan 21.
yüzyılın girişimci üniversite modeli doğrultusunda Teknopark kurulması
18 Yıldızlar OCAK / 09
OCAK / 09
Yıldızlar 19
Önceliğimiz: Teknopark Projesi
REKTÖR PROF. DR. İSMAİL YÜKSEK
>> Teknopark Yönetim Kurulu, bu prestijli yüksek
teknoloji merkezi projesinin ortaya çıkması aşamasında
karşılaşılacak her türlü problemin çözüme ulaştırılabilmesi
açısından bünyesinde çok yönlü mühendislik disiplinlerine
sahip üye ve başkanlardan oluşmuştur.
>Teknopark
iç mekan.
çalışmalarına başlamıştır. 4691 Sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nun dört maddesine göre,
Başkanlar Kurulu’nun 22/3/2003 tarih ve 5390 sayılı
kararı ile Yıldız Teknik Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurulmuştur. Şimdi, çok yakın bir zamanda Davutpaşa Kampüsü’nde faaliyete geçecek olan
YTÜ Teknopark oluşumuna bir göz atalım.
Tarihçe ve Kurulum
1911 yılında “Kondüktör Mektebi” olarak kurulan
Yıldız Teknik Üniversitesi, Osmanlı’nın sayılı mühendislik okullarından biri olarak başlayıp günümüz
Türkiye’sinin önde gelen teknik üniversiteleri arasında yer almıştır. Yıldız Teknik Üniversitesi, ülkemizde
çağdaş bilimin ve teknolojilerin gelişmesine katkıda
bulunmak amacıyla, 92 yıllık birikimi, 20.000 öğrenci
ve 1.400 öğretim elemanı ile köklü geleneği ve atılımcı gelişimi içinde, çağdaş bir dünya üniversitesi olma
yolunda ilerlemektedir.
Sanayi ile işbirliği içinde, ülkenin AR-Ge faaliyetlerine katkıda bulunan 21. yüzyılın girişimci üniversite
modeli doğrultusunda Teknopark kurulması çalışmalarına başlanmıştır.
Proje tanımı
Yıldız Teknik Üniversitesi Teknopark Projesi (YTÜTP),
yaklaşık toplam alan 1.000.000 metrekare olan Davutpaşa Yerleşkesi içinde, bu proje için ayrılan yaklaşık 104.000 metrekare alan üzerinde tesis edilecektir.
Teknopark’ta yapılandırılıp faaliyeti sürdürülecek
AR-GE;
* Bilgisayar Yazılımları Geliştirme (Yazılımpark)
* Endüstriyel Robot-Otomasyon Geliştirme
(Robopark)
20 Yıldızlar OCAK / 09
* Bio Teknoloji Geliştirme (Biopark)
olarak tanımlanmıştır.
Araştırma konularıyla ilgili türevsel ilişkisi olan Enstitü yapılaşması veya YTÜ’nün gelişecek eğitim programı içinde hedef alınacak AR-GE konuları;
* “Temiz Enerji (Hidrojen, Güneş, Rüzgar, Dalga
vb.)”
* “Yeşil Tasarım/Uygulama (Çevre ile Uyumlu projeler, Yeni Yapı Malzemeleri, Çağdaş Ahşap Yapılar vb.)”
* “Türkiye’nin Stratejjk Madenleri (Bor, Toryum,
Krom vb.)”
* “Nano Teknoloji Uygulamaları”
gibi temalar da proje kapsamına katılabilecek potansiyellerdir.
Yapı programı
Teknopark projesinde tesisi planlanan yapılar ve işlevleriyle ilgili açıklamalar aşağıdadır.
1) Yönetim Yapısı (4.000 metrekare)
* Teknopark A.Ş. ve İşletme Şirketi Yönetim Ofisleri,
* Kuluçka AR-GE ofisleri,
* Konferans Merkezi (200-250 kişilik)
* Sürekli Sergi Merkezi,
* Kiralık toplantı odaları,
* Restoran & Kafeterya,
* Gerekli servisler, vb.
2) AR-GE Yapıları
(Yazılım ve Teorik Araştırma - 30.000 metrekare)
Gerekli konforu sağlanmış ofis ortamında sürdürülecek AR-GE çalışmalarına hizmet verecek yapılardır.
Yazılım, Bio Teknoloji ve teorik çalışma yürütecek Robot Teknolojisi vb. AR-GE kuruluşlarına tahsis amaçlı
kullanılacaktır.
3) AR-GE ve Prototip Üretim Yapıları
(30.000 metrekare)
AR-GE çalışması yanında prototip üretim, deneysel
üretim, örnek üretim vb. çalışmaları yapacak kuruluşlara tahsis amaçlı tesis edilecek yapılardır. Bu yapılarda, gerekli konforu sağlanmış ofis ortamının yanında,
kat yüksekliği ve ihtiyaç duyulacak her türlü altyapı
bağlantıları sağlanmış yapılar planlanmalıdır.
4) Bağımsız AR-GE Yapıları (3.000 metrekare)
Bu amaç için ayrılmış bir alanda inşa edilecek olan
“Eğitim ve araştırmada nitelik ve nicelik olarak
dünya standartlarını yakalamayı hedefleyen
Yıldız Teknik Üniversitesi, nitelikli insan gücü
yetiştiren ve bulunduğu yöreye ve topluma
her anlamda katkı sağlayan
modern bir üniversite olma
yolunda ilerlemektedir. Bu
bağlamda, ülkemizin toplumsal
sorunlarına bilimsel açıdan
yaklaşmanın ve onlara
çözüm üretmeye çalışmanın
ülke kalkınmasına katkıda
bulunacağına inancımız
sonsuzdur.
Üniversite yönetimi olarak,
toplumsal bütünleşmeye ve
topluma hizmet yarışında
bizlere yardımcı olacak
üniversite dışı paydaşlara,
büyük önem vermekteyiz
Üniversitemizin iç dinamiklerini
harekete geçirerek, sanayi ve dış
paydaşlarımızla birlikte, eğitim ve
araştırma faaliyetlerini geliştirmek en
büyük hedeflerimiz arasındadır.
Bu gerekçe ile, AR-GE ağırlıklı faaliyetlerle
bölgesel ve yerel ekonominin yeniden
yapılanmasını sağlayan, ekonomik faaliyetleri
çeşitlendirerek sanayinin modernizasyonunu
teşvik eden, üniversite-sanayi ilişkilerinin somut
işbirliğine dönüşmesini sağlayan Teknopark
projesi en önemli önceliklerimizden biridir. Bu
proje ile, üniversitemizdeki akademik bilginin
teknolojik ürünlere dönüşmesini, elde edilen
bu ürünleri toplumun hizmetine sunmayı ve
akademik personelimiz ve öğrencilerimize yeni iş
fırsatlarını yaratmayı planlamaktayız.”
*
OCAK / 09
Yıldızlar 21
Teknopark Yönetim Kurulu Yapısı
Erdem Bektaş
Yönetim Kurulu Başkanı
Makine Mühendisi
Yüksek İnşaat Mühendisi
Yıldız Teknik Üniversitesi,
İnşaat Mühendisliği
e-Posta : [email protected]
Prof. Dr. Kutay Özaydın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Bölümü, Geoteknik Anabilim Dalı Başkanı
e-Posta : [email protected]
Prof. Dr. Galip Cansever Yönetim Kurulu Üyesi
yüksek derecede güvenlik gereksinimi nedeniyle fiziki
olarak bağımsız konumlandırılacak, kira karşılığı kendi yapısını karşılayacak yapılardır.
5) Mekan Konforu
AR-GE çalışması yapacak profesyonel kadronun,
görev üstlendiği kurumuna olan maliyeti yüksektir.
Bu nedenle, mekanda sağlanacak çalışma konforu ile
yüksek verimliliği sağlamak amaçtır. İklimlendirme,
aydınlatma ve gün ışığından faydalanma, ses izolasyonu, ofis içi servislere erişim kolaylığı gibi tasarım
kriterleri göz önünde tutulmuştur.
6) Bodrum Kat Kullanımı:
Davutpaşa Yerleşkesi’ndeki arsanın eğimi dolayısıyla tasarlanacak yapıda, bodrum katların bir bölümü
bahçe katı konumunda kullanılabilecek potansiyeldedir. Bodrum katdan sağlanacak (ayrıca Teknopark
altyapı yatay dağıtım için kullanılacak) tüm servis birimlerinin yanında, kiralanabilecek AR-GE ofislerinin
bahçe katı konumlarında oluşturulması, değerlendirilebilecek planlardan bir tanesidir.
Yönetim yapısı ve yönetim kurulu
Teknopark proje faaliyetleri, hem Rektörlük kanalından hem de Teknopark adına kurulmuş olan Yönetim
Kurulu ve Koordinasyon Merkezi tarafından yakından
takip edilmektedir. Teknopark Yönetim Kurulu, bu
prestijli yüksek teknoloji merkezi projesinin ortaya
çıkması aşamasında karşılaşılacak her türlü problemin çözüme ulaştırılabilmesi açısından, bünyesinde
çok yönlü mühendislik disiplinlerine sahip üye ve başkanlardan kurulmuştur.
Hedefimiz
Yıldız Teknik Üniversitesi’nin köklü tarihinden gelen bilgi birikimi ile teknolojinin buluşmasına olanak
verecek olan bu proje,
Yüksek teknolojiye ve modern mimariye sahip
*
22 Yıldızlar OCAK / 09
Yüksek Elektrik Mühendisi
Yıldız Teknik Üniversitesi, Elektrik – Elektronik Fakültesi Dekanı
e-Posta : [email protected]
Prof. Dr. İsmail Teke
Yönetim Kurulu Üyesi
Yıldız Teknik Üniversitesi, Makine Mühendisliği Bölümü, Termodinamik ve Isı Tekniği Anabilim Dalı.
Prof. Dr. Mehmet Pala
Yüksek Makine Mühendisi
e-Posta : [email protected]
Yönetim Kurulu Üyesi
Yüksek Gıda Mühendisi Yıldız Teknik Üniversitesi, Kimya Mühendisliği
Bölümü
e-Posta : [email protected]
Kudret Akın
Yönetim Kurulu Üyesi
Ömer Köseli
Yönetim Kurulu Üyesi
Altan Göçmen
Teknopark Proje Koordinatörü
Elektrik Mühendisi
e-Posta : [email protected]
Makine Mühendisi
E-Posta : [email protected]
İnşaat Mühendisi
e-Posta : [email protected]
ne gelecektir. II
“Yönetim ve İnkubasyon Merkezi”,
* 8 Adet AR-GE yazılım, prototip geliştirme binaları,
* Bağımsız AR-GE yapıları,
* Sosyal Yaşam Tesisleri,
* Spor Alanları,
* Peyzaj / Çevre düzenlemeleri,
* Kolay ulaşım imkanları
ve yeşil teknoloji kavramıyla uyumlu bir şekilde tasarlanmış mimari yapısıyla, kurulduğundan itibaren
Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü’nün
sağladığı sayısız olanaklarla ve üniversite-sanayi
işbirliğini eğitimin kalbinde birleştirmesiyle, Türkiye’mizin en gözde Teknoloji Geliştirme Merkezi haliOCAK / 09
Yıldızlar 23
AÇILIŞ
YTÜ KIZ YURDU AÇILDI
Prof. Dr. Rektör İsmail Yüksek,“Çağdaş Yaşamı
Destekleme Derneği’nin değerli yöneticilerine ve Sayın
Sennur ve Selçuk ÖZTAP’a, üniversitemize vermiş
oldukları destek için huzurlarınızda teşekkürlerimi
sunar, emeği geçen herkese şükranlarımı sunarım ”
Ç
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin katkılarıyla
üniversitemiz Davutpaşa Kampüsü’nde inşa edilen
Sennur-Selçuk ÖZTAP Kız Öğrenci Yurdu açılış töreni,
Dernek Başkanı Prof. Dr. Türkan SAYLAN, Prof. Dr. Filiz MERİÇLİ ve yurt bağışçıları Sayın Sennur ve Selçuk
ÖZTAP’ın katılımıyla, 09 Ekim 2008 tarihinde gerçekleştirildi.
Yaklaşık bir yıl önce üniversitemizin Davutpaşa
Kampüsü’nde temeli atılan ve 4 kişilik 28 odadan oluşan yurdumuz, 112 öğrencimize hizmet vermektedir.
Açılış töreninde konuşan Rektör Prof. Dr. İsmail
Yüksek, “Üniversitemizin uzun zamandır en önemli
sorunlarından biri, sahip olduğu yurt kapasitelerinin
yetersizliğidir. Kredi ve Yurtlar Kurumu ile imzalanan
protokole göre; Davutpaşa Kampüsü’nde ilk etapta
24 Yıldızlar OCAK / 09
bin kişilik yurt yapılması, daha sonra bu kapasitesinin
2.000-3.000’e çıkartılması, kısmen de olsa sorunumuza çare olacaktır. Ancak, yeni eğitim-öğretim yılında İnşaat Fakültemizin de Davutpaşa Kampüsü’ne
taşınmasıyla, mevcut yurt ihtiyacımız ciddi boyutlara
ulaşmıştır” dedi. Davutpaşa Kampüsü’nü geleceğin
kampüsü yapma yolunda, yurt ihtiyacını karşılamak
amacıyla üniversitelerin önemini kavrayan kurum ve
kişilerden alınacak her türlü desteğin, üniversite tarafından takdirle karşılanacağını ifade etti. Rektör YÜKSEK, “Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin değerli
yöneticilerine ve Sayın Sennur ve Selçuk ÖZTAP’a Üniversitemize vermiş oldukları destek için, huzurlarınızda teşekkür eder, emeği geçen herkese şükranlarımı
sunarım ” diyerek konuşmasını tamamladı. II
OCAK / 09
Yıldızlar 25
ETKİNLİK
ÖĞRETİM ELEMANLARININ
2008 YILI AKADEMİK
ÇALIŞMALARI
ÖDÜLLENDİRİLDİ
Bilime ve dolayısıyla topluma hizmet eden değerli
bilim insanları, uygar ve gelişmiş toplumların
lokomotifi durumundadır.
Ü
Üniversitemizin 2006-2007 yayın dönemine ait öğretim üyelerinin taç giyme töreni olarak nitelendirilen
Akademik Ödül Töreni, değerli akademik personelin
katılımıyla, 14 Ekim 2008 tarihinde Merkez Kampus
Oditoryumda düzenlendi. Birçok kategoride ödüllerin
sahiplerini bulduğu törende, 1 Ekim 2006 – 30 Eylül
2007 tarihleri, yayın dönemi olarak kabul edildi.
Rektör Prof. Dr. İsmail YÜKSEK, Akademik Ödül Töreninde yaptığı konuşmasında, bilime ve dolayısıyla
topluma hizmet eden değerli bilim adamlarının, uygar ve gelişmiş toplumların lokomotifi durumunda
olduklarını belirtti. İnsanlığın ihtiyaç duyduğu bilgili,
eğitimli, nitelikli insan gücünü yetiştirmelerinin yanı
sıra bilimsel çalışmalarla da toplumun aydınlanmasına vesile oldukları gibi, üniversiteye olan katkılarının
da göz ardı edilemeyeceğini ifade etti. Prof. Yüksek,
“Üniversitemizin gelişiminde ve geleceğe hazırlanmasında, sizlerin emeği her türlü övgünün üzerindedir. Bu yıl ilk defa imkanlarımız dahilinde, Yardımcı
Doçentler ve Araştırma Görevlilerine Koruma Yaşat-
26 Yıldızlar OCAK / 09
ma Derneği’mizin katkısıyla maddi bir destek sağlamaya çalıştık. Önümüzdeki dönemlerde bu desteği
genişletmek ve arttırmak önceliklerimiz arasında
olacaktır.” dedi. Akademik Ödül Töreninde, öğretim
üyelerine aşağıdaki kategorilerde plaketleri ve sertifikaları takdim edildi.
Üniversite değerlendirmeleri
* 1980-2007 yılları arasında en çok yayın yapan öğretim üyeleri
* 1980-2007 yılları arasında en çok atıf alan öğretim üyeleri
* 2006 - 2007 döneminde en çok yayın yapan Profesörler
* 2006 - 2007 döneminde en çok yayın yapan Doçentler
* 2006 - 2007 döneminde en çok yayın yapan Yardımcı Doçentler
* 2006 - 2007 döneminde en çok yayın yapan Araştırma Görevlileri
Bölüm değerlendirmeleri
Yayın sayısı / bölüm öğretim üyesi sayısı oranına
göre en çok yayın yapan ilk 3 bölüm
* 2006 - 2007 Döneminde yayın yapan Profesörler
* 2006 - 2007 Döneminde yayın yapan Doçentler
* 2006 - 2007 Döneminde yayın yapan Yardımcı
Doçentler
* 2006 - 2007 Döneminde yayın yapan Araştırma
Görevlileri
1980-2007 Yılları arasında en çok yayın yapan Öğretim Üyeleri (ilk üç)
Üniversite ve Bölüm değerlendirme kategorilerinde
ilk 3 dereceyi paylaşan Öğretim Üyelerimiz ve Bölümleri aşağıdaki gibi sıralanmıştır.
* Kimya / Metalurji Fakültesi – Matematik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Surkhay D. AKBARAOV ( 50 yayın )
Makine Fakültesi-Gemi İnşaatı ve Gemi Makinele-
*
OCAK / 09
Yıldızlar 27
ETKİNLİK
>> Üniversitemizin gelişiminde ve geleceğe
hazırlanmasında, sizlerin emeği her türlü
övgünün üzerindedir.
ri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahri
ŞAHİN ( 35 yayın )
* Makine Fakültesi-Makine Mühendisliği Bölümü
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur GÜVEN ( 33 yayın)
1980-2007 yılları arasında en çok atıf
alan Öğretim Üyeleri (ilk üç)
* Makine Fakültesi – Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Bahri ŞAHİN ( 429 atıf )
* Kimya / Metalurji Fakültesi – Kimya Mühendisliği
Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İbrahim DOYMAZ
(295 atıf )
* Kimya / Metalurji Fakültesi – Matematik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Surkhay D. AKBARAOV ( 229 atıf )
2006 - 2007 Döneminde en çok yayın
yapan Profesörler (ilk üç)
* Fen / Edebiyat Fakültesi – Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülay HERGENÇ (10 yayın )
* Kimya / Metalurji Fakültesi – Kimya Mühendisliği
Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Belma ÖZBEK (5 yayın)
* Fen / Edebiyat Fakültesi – Kimya Bölümü Öğretim
Üyesi Prof. Dr. Nergis ARSU ( 5 yayın )
* Fen / Edebiyat Fakültesi – Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdürrezzak Emin BOZDOĞAN
(4 yayın)
* İnşaat Fakültesi – Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdürrezzak Emin BOZDOĞAN
(4 yayın )
28 Yıldızlar OCAK / 09
* Makine Fakültesi – Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Bahri ŞAHİN ( 4 yayın )
* İnşaat Fakültesi – Çevre Mühendisliği Bölümü
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Talha GÖNÜLLÜ
(4 yayın)
* Kimya / Metalurji Fakültesi – Matematik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Surkhay D. AKBARAOV ( 4 yayın )
* Fen / Edebiyat Fakültesi – Kimya Bölümü Öğretim
Üyesi Prof. Dr. Zekiye ÇINAR ( 4 yayın)
2006 - 2007 Döneminde en çok yayın
yapan Doçentler (ilk üç)
* Fen / Edebiyat Fakültesi – Kimya Bölümü Öğretim
Üyesi Doç. Dr. Ayfer SARAÇ ( 4 yayın )
* Fen / Edebiyat Fakültesi – Kimya Bölümü Öğretim
Üyesi Doç. Dr. Belkız BİLGİN ERAN ( 3 yayın )
* Fen / Edebiyat Fakültesi – Kimya Bölümü Öğretim
Üyesi Doç. Dr. Feray AYDOĞAN ( 3 yayın )
* Fen-Edebiyat Fakültesi – Kimya Bölümü Öğretim
Üyesi Doç. Dr. Özlem CANKURTARAN ( 3 yayın )
* Kimya / Metalurji Fakültesi – Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr.
Ahmet KARAASLAN (2 yayın )
* Kimya / Metalurji Fakültesi – Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr.
Nurhan CANSEVER (2 yayın )
* Makine Fakültesi – Makine Mühendisliği Bölümü
Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgen Ümit ÇOLAK (2 yayın )
Fen-Edebiyat Fakültesi – Fizik Bölümü Öğretim
*
Üyesi Doç. Dr. Vilayed ALEKBEROV (2 yayın )
* Fen / Edebiyat Fakültesi – Kimya Bölümü Öğretim
Üyesi Doç. Dr. Zuhal TURGUT (2 yayın )
2006 - 2007 döneminde en çok yayın
yapan Yardımcı Doçentler (ilk üç)
* Kimya / Metalurji Fakültesi – Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr.
İbrahim DOYMAZ ( 5 yayın )
* Elektrik / Elektronik Fakültesi – Elektrik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kayhan
GÜLEZ (5 yayın )
* İnşaat Fakültesi – Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bestamin ÖZKAYA
(4 yayın )
* İnşaat Fakültesi – Çevre Mühendisliği Bölümü
Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Sinan BİLGİLİ
(4 yayın )
* Fen / Edebiyat Fakültesi – Kimya Bölümü Öğretim
Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sevgi KOCAOBA (4 yayın )
* Fen / Edebiyat Fakültesi – Kimya Bölümü Öğretim
Üyesi Yrd. Doç. Dr. Çiğdem YOLAÇAN (3 yayın )
* İnşaat Fakültesi – İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet BERİLGEN
(3 yayın )
* Fen / Edebiyat Fakültesi – Kimya Bölümü Öğretim
Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nevin SAN (3 yayın )
* Kimya / Metalurji Fakültesi – Kimya Mühendisliği
Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nurcan TUĞRUL
(3 yayın )
İnşaat Fakültesi – Çevre Mühendisliği Bölümü
*
Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ömer APAYDIN (3 yayın )
* Makine Fakültesi – Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr.
Yasin ÜST (3 yayın )
2006 - 2007 döneminde
en çok yayın yapan Araştırma
Görevlileri
* Kimya / Metalurji Fakültesi – Kimya Mühendisliği
Bölümü Öğretim Üyesi Arş. Gör. Dr. Dilek KILIÇ APAR
( 5 yayın )
* Fen / Edebiyat Fakültesi – Kimya Bölümü Öğretim
Üyesi Arş. Gör. Murat KILIÇ ( 4 yayın )
* Makine Fakültesi – Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Arş. Gör. Dr. Ali Volkan AKKAYA
( 3 yayın )
* İnşaat Fakültesi – Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Arş. Gör. Dr. Doğan KARADAĞ
(3 yayın )
* Fen / Edebiyat Fakültesi – Kimya Bölümü Öğretim
Üyesi Arş. Gör. Dr. Kadir TURHAN ( 3 yayın )
* İnşaat Fakültesi – Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Arş. Gör. Dr. Kaan YETİLMEZSOY (3 yayın)
Yayın sayısı / bölüm öğretim üyesi
sayısı oranına göre en çok yayın yapan
ilk 3 bölüm
* Fen / Edebiyat Fakültes-Kimya Bölümü
* Makine Fakültesi – Gemi İnşaatı ve Gemi Makine-
leri Mühendisliği Bölümü
İnşaat Fakültesi – Çevre Mühendisliği Bölümü II
*
OCAK / 09
Yıldızlar 29
SEMPOZYUM
HABERLEŞME TEKNOLOJİLERİ
VE UYGULAMALARI
SEMPOZYUMU HABTEKUS 2008
YTÜ’DE YAPILDI
Günümüzde haberleşme teknolojileri
bilgisayar teknolojileriyle bütünleşerek,
yarının ileri bilgi toplumlarının oluşmasında
yaşamsal bir rol oynamaktadır.
B
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Yıldız Teknik
Üniversitesi Elektrik-Elektronik Fakültesi tarafından,
22-24 Ekim 2008 tarihlerinde, İstanbul’da, II. Haberleşme Teknolojileri ve Uygulamaları Sempozyumu
düzenlendi. Sempozyum aracılığıyla, disiplinler arası
ve çok disiplinli bir yaklaşımla; haberleşme teknolojileri ve uygulamalarına ilişkin bilimsel, mühendislik
ve endüstriyel uygulamalar alanlarında çalışanları bir
araya getirmek, ülkemizin bu konulardaki ihtiyaçlarını tespit etmek ve ihtiyaçların karşılanmasına yönelik
yeni yöntem ve yaklaşımlar geliştirmek amaçlanmıştır. Sempozyum, farklı disiplinleri içeren kablolu ve
kablosuz haberleşme sistemlerindeki düzenlemeleri,
bilimsel, mühendislik ve endüstriyel uygulamalara
yönelik yenilikleri ve özgün çalışmaları kapsamıştır.
Türkiye’nin lokomotif sektörü
Sempozyuma katılan Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurumu Başkanı Tayfun Acarer “Kurum olarak fiilen
kurulduğumuz 2000 yılından, beri bu tür sempozyumlara ve çalışmalara her açıdan büyük destek ve
önem verdik. Yıldız Teknik Üniversitesi de dâhil 10 üniversiteyle, yeni nesil sistemler konusunda AR-GE projeleri hazırlamak amacıyla protokoller imzaladık.”dedi.
30 Yıldızlar OCAK / 09
Acarer, Sayın Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım’ın
büyük çabasıyla çıkarılan AR-GE yasasının bilişim sektörüne çok büyük bir ivme kazandıracağına inandığını,
bu yasa ile bilişim sektörünün Türkiye’nin en önemli
lokomotif sektörü olacağını ifade etti.
Üniversite-sanayi işbirliği
Sempozyum düzenleyicilerinden Elektrik-Elektronik
Fakültesi Dekanı Sayın Galip Cansever ise “Tüm gelişmiş dünya ülkelerinin çok önceden fark ederek büyük
yatırımlar yaptığı, ülkemizin de ekonomik ve sosyal
kalkınma adına gerek devlet kurumları, gerekse özel
kurumlarca öncelikle yatırım yapılacak sektörler arasına aldığı bilgi teknolojilerinin, bugüne kadar sağladığı
ve sağlayacağı faydalar ile sektörün gereksinimlerine
ve sorunlarına sempozyum boyunca üniversitemiz çatısı altında ışık tutacak olmaktan büyük onur ve gurur
duymaktayız” dedi. Cansever, araştırma ve geliştirmenin ülke ekonomisine katkısının artık herkesçe kabul
edilmiş durumda olduğunu ve üniversitelerin de bilgi
merkezi olmak sıfatıyla, sektörün gelişimi ve büyümesine somut yararlar sağlayacağı gerçeğinin kaçınılmaz
olduğunu vurguladı. Cansever “Gelişmiş ülkelerin başarı ile hayata geçirdiği ve ekonomik büyüme ve refah
olarak geri kazanım elde ettikleri üniversite-sanayi
işbirliği, haberleşme sektörümüzün dünya standartlarını yakalaması için olmazsa olmaz bir gerekliliktir”
diyerek konuşmasını tamamladı.
Haberleşme ve bilişim teknolojileri
Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr.
İsmail Yüksek, sempozyumun hayırlı olması dileğiyle başladığı konuşmasında “ Uluslararası ilişkilerden
üretim sektörüne kadar uzanan çok farklı alanlardaki uygulamaların yönünü, haberleşme ve bilgisayar
teknolojilerinde ortaya çıkan buluşlar ve yenilikler
belirlemektedir. Sürekli olarak değişip gelişen bu
teknolojiler, kullanıcı istekleri temelinde 21. yüzyılın
bilgi-iletişim şebekelerini de biçimlendirmektedir. Günümüzde haberleşme teknolojileri bilgisayar teknolojileriyle bütünleşerek, yarının ileri bilgi toplumlarının
oluşmasında yaşamsal bir rol oynamaktadır. Teknolojinin hızla ilerlediği günümüz rekabet ortamında
avantajlı duruma geçmenin anahtarı, haberleşme ve
iletişim alanlarında bilişim teknolojilerinin üst düzeyde kullanılmasıdır” dedi.
Haberleşme teknolojisindeki
ilerlemeler
Yüksek, Haberleşme teknolojilerinin bu kadar hızla
değiştiği ve geliştiği bir ortamda konu ile ilgili mevcut
ihtiyaçların ve sorunların da değişmesi ve çeşitlenmesi
kaçınılmazdır. Bu gerçekler ışığında, haberleşme teknolojilerinin çeşitliliği ve kalitesini arttırmak ve mevcut
ihtiyaçları karşılamak için bilim dünyası ve sektör çalışanlarının birlikte beyin fırtınası yaparak yeni arayışlar
içinde olma zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Haberleşme teknolojileri ve uygulamalarına ilişkin düzenleme; bilimsel, mühendislik ve endüstriyel uygulama
alanlarında çalışanları bir araya getirmek ve sektörün
gereksinimleri ve sorunlarına üniversite çatısı altında
ışık tutmak amacıyla düzenlenen bu sempozyumda
önerilecek yeni yaklaşımların ülkemizin ihtiyaçlarına
cevap vereceğine inancım tamdır. Bilgi toplumu olma
yolunda ilerleyen bir ülke olarak teknolojik gelişimin
önündeki ciddi engellerin ortadan kaldırılması; yeni
nesil teknolojilerin uygulanması; internet ve iletişim
altyapı hizmetlerinin ülkenin her köşesine ulaştırılması; AR-GE ve inovasyona yeterli kaynak ayrılması;
AR-GE yatırımları ile ilgili yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve yeni teknoloji üretme konusunda
üniversite-sanayi iş birliğine gidilmesi gibi konular
önem taşımaktadır. Katma değer sağlayan teknolojilere öncelik verilmesi; sektörün ve ekonominin ilerleyebilmesi için yerli ürün ve üretimin desteklenmesi;
Türkiye’deki teknoloji üretiminin teknoloji kullanımının önüne geçirilmesi; telekomünikasyon sektöründe
yaşanan sıkıntıların çözüme kavuşturulması için ortak
bir irade geliştirerek sektör olarak birlikte hareket edilmesi; Teknopark ve KOSGEB oluşumlarında yer bulunması gibi haberleşme teknolojileri ve uygulamalarının
gündeminde olan ve çözüm bekleyen sıcak konulara
ilişkin yeni yaklaşımların tartışılacak olması, bu sempozyumun önemini bir kez daha ortaya koymaktadır”
diyerek konuşmasına devam etti.
Konuşmasının sonunda Yüksek, herkese başarılı bir
sempozyum dilerken, sempozyumdan çıkacak sonuçların sektörün ve ülkenin sorunlarının çözümüne katkı
sağlamasını ve gelecekteki çalışmaların temeline ışık
tutmasını temenni ettiğini belirtti. II
OCAK / 09
Yıldızlar 31
ÖĞRENCİ KÜRSÜSÜ
çekiştiriyor, babası da biricik incisini korumak için bir
aslan edasıyla karşı çıkıyordu. Bir babanın zulme başkaldırısıydı bu. Ama zalim kader yine ağlarını örecekti.
Yüzyıllardır, kanın, gözyaşının eksik olmadığı bu topraklarda bir can daha katledilecekti… Ayşe o günden
beri konuşmuyor, Belkide küsüyor kendince kaderine.
Savaşa, kana nefrete doymuş bu topraklardan belki
de nefret ediyor, belki de sessizce protesto ediyor…
Ortadoğu’da bu manzaralar olağanlaştı, eroin bağımlısı gençler gibi alıştı bünyeler bebek ölümlerine,
hava saldırılarına, feryatlara, gözyaşlarına… Peki ya
‘NEDEN?’sorusunu hiç aklınıza getirdiniz
mi? Neden böyle duyarsızlaştık? Ölmeden
mumyalanmış firavunlar gibi Tanrı’nın elinin değmesini mi bekliyoruz?
BARIŞ İÇİN…
METİN KIŞLIK / YTÜ SİYASET BİLİMİ
ve ULUSLARARASI İLİŞKİLER BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ
Hüzünlü bir senfoninin son bestesindeyiz artık.
Durgunlaşan, fenalaşan, hissizleşen benliğimizin
verdiği o inanılmaz kederle boğuşuyoruz. O kadar
kaynıyor ki gövdemiz, sara nöbetine tutulmuş zavallı
bir hastanın sahip olduğu şuurla, gökyüzünde uçuşan
kanlı martıları görmezlikten geliyor, kendi bireysel
dertlerimizden dünyayı fark edemiyoruz. Bireyselleştik artık, rezilce bizi saran tutkularımızdan, bir anlık
basit zaferler uğruna feda ettiğimiz hayatımızdan
pişman değiliz artık…
Kendimizle yatıp, kendimizle kalkıyoruz. Aynada
kendimize bakıp, mağrurca:’Bugünde yakışıklıyım be!’
deyiveriyoruz. At gözlüklerimizle, sansürlen-
miş bireysel haykırışlarımızla, kişisel hayallerimizle ve birde, belki bir gün lazım olur
diye yanımızda hazır ettiğimiz bavulumuzla, Âşık Veysel’in dediği gibi uzun, ince bir
yolda yapayalnız ve hayasızca ilerliyoruz…
Artık kimse merak etmiyor yedisinde elinde okul
çantası yerine Amerikan malı m_16 marka silah taşıyan Filistinli Ahmed’i, peki ya onun ablası Ayşe’yi…
Hani, bir gün babası o sevdiği kırmızı etekli, oyuncak
bebeği alacağına dair söz vermişti. Belki de bebeğinde
hayalini kurduğu, özlemini çektiği gülümseyişi görüyordu. Birlikte dükkâna gitmişlerdi. Dönüşte sağ eliyle
hayalindeki bebeği, sol eliyle babasının elini sımsıkı
tutuyordu. Sanki o an için dünyanın en mutlu çocuğuydu. Mutluluk, o çocuksu gülümsemesinden çıkıp
tüm Gazze sokaklarına dağılmıştı sanki. Hayat her
şeye rağmen bir çocuğun ruh âleminde tozpembeydi
artık. Bir anda, kara bulutlar çökmüştü, değişik sesler duyuyor, kavrayamıyordu. İsrail askerleri babasını
32 Yıldızlar OCAK / 09
Belki de..
Yüzyıllardır bizi kendi çöplüğümüzde yok etmeye
çalışan batı, oyununda başarılı oldu. Kimimize marka
giyinmeyi, kimimize hamburgeri, kimimize kot pantolonu, rapi, rockı… Kısacası alıştıkça bırakamadık,
sarhoşluğun verdiği çakır keyfiyle sağa, sola naralar
attık…
‘Bölmek ve yönetmek’ belki de onların en büyük
operasyonuydu. Ameliyat masasına yatırılmış, çaresiz
bir hastaydık sanki. Tabi ki doktor her fırsatta iyileştireceğini, önemli bir şeyin olmadığını söylüyordu. Aman
söylemesin! Kanlı testerelerle parça parça böldüler,
sen şuraya, o buraya derken satranç tahtasında amirallerin piyonları oluverdik. Ameliyat masasındaki hastayı sormayın… Yoğun bakımda şuan, hala bir yerleri
bölünüyor, kaynıyor, acı çekiyor… Şimdi narkozun
verdiği keyif ve sarhoşlukla pembe rüyalar
görüyoruz. Tüm dünyayı tozpembe düşlüyoruz. ’Abartıdır bunlar’deyiveriyoruz…
Yüzyıllardır şahlanamayan, yaşlanmış, artık koşamayan yaralı bir kısrak gibi ölüm sırasının bir an önce
bize gelmesini istiyoruz.
Peki, Gazze’yi, Irak’ı kısacası tüm doğuyu kim kurtaracak? Yıllardır ameliyatın ısrarla devam etmesi gerektiğini savunan batılılar mı? Yoksa her şeye rağmen
son bir sıçrayışı bedeninde hisseden yaşlı doğu mu?
Bu sorunun cevabını ben bilemem. Benim bildiğim tek bir şey var o da yarın yine tertemiz bir güneşin
doğacak olması… Yeni umutlar, yeni zihinler yetişecek
yarınlara…
Bu yüzden, bari biz yapamadık, biz uyandıramadık içimizdeki devi, hiç olmazsa şahlanacak yeni nesiller yetiştirelim. Gözlerinde Mustafa Kemal’i gördüğümüz nesiller…
İnadına, umutla ve gülümseyişle bakalım geleceğe. Amerikalı siyahîlerin efsanevi lideri Martin Luther King’in bir zamanlar
bir hayali vardı, belki o tam anlamıyla gerçekleştiremedi hayalini.
Ama benimde bir hayalim var her şeye rağmen.
İnanıyorum da bir gün Gazze’de, Bağdat’ta, Kabil’de
çocuklar özgürce oyunlar oynayabilecek… Anne ve babalarıyla birlikte mutluca yarınları yasayabilecek. Top
sesleri, savaş çığlıkları, feryatları duymayacaklar.
Her şeyden önemlisi artık ağlamayacaklar…
Hayal ediyorum da bir gün,
Evet bir gün, gülümseyen çocuklar göreceksiniz Filistin’de,
Kavgaya, baruta, silaha yer olmayacak yüreklerde,
Çarklar yeniden dönmeye başlayacak un fabrikalarında,
Açlar, sefiller, yoksullar kalmayacak benim uygarlığımda,
Yüzler hep gülecek, bir parça ekmekte olsa kursaklarda,
Yorucuda olsa, barış olacak, dostluk olacak bu kutsal topraklarda.. II
OCAK / 09
Yıldızlar 33
ARAŞTIRMA TEZİ
YILDIZ SARAYI
VE YILDIZ TEKNİK
ÜNİVERSİTESİ
Üniversite kullanımında olan
Yıldız Sarayı’nın kültür varlığı
niteliğindeki tarihi yapıları,
Yıldız Teknik Üniversitesi için
her zaman gurur kaynağı
olmuş prestij yapılarıdır.
CAN Ş. BİNAN-CENGİZ CAN
YTÜ MİMARLIK FAKÜLTESİ RESTORASYON ANABİLİM DALI
K
Kanuni Sultan Süleyman devrinden beri bir av mesiresi olan ve Hazine-i Hassa’ya kayıtlı bulunan Yıldız
koruluğunda, bilinen ilk inşaatı yaptıran I. Ahmet
(hd.1603-1617) olmuştur. Küçük bir kasr niteliğinde
olan yapının IV. Murat (hd.1623-1640) tarafından
da kullanıldığı bilinmektedir. Sultan köşkü zaman
zaman istirahat etmek amacıyla da kullanılmıştır.
18.yüzyılda ise III.Selim (hd.1789-1807) buranın güzelliğini ve boğaza olan hakimiyetini düşünerek, buraya
annesi Mihrişah Valide Sultan için bir köşk ve bahçesine bir de çeşme yaptırmıştır . Daha sonra II.Mahmut
(hd.1808-1839), burada 1834 yılında küçük bir köşk
yaptırmış ve etrafında bir bahçe düzenletmişti .
Sultan Abdülmecit (hd.1839-1861), ahşap Beşiktaş
sahilsarayını yıktırıp yerine bugünkü Dolmabahçe
Sarayı’nı yaptırmaya karar verince, yeni saray yapılana
kadar oturmak için, 1841 yılında daha önce Yıldız isimli
gözdesi için yaptırttığı Yıldız Köşkü’nü Hünkar Dairesi
olabilecek şekilde büyüttürmüş, ayrıca birtakım binalar daha ilave ettirerek 1843 yılında buraya yerleşmiş
ve 1851 yılına kadar devlet yönetimini buradan sürdürmüştür. Bu tarihten sonra sadece bu yapıya değil tüm
34 Yıldızlar OCAK / 09
has bahçe içindeki yapılara, Yıldız denilmeye başlanmıştır. Böylece Yıldız Sarayının çekirdeği o zamanlar
oluşmuştur.
Çırağan Sarayı’nın yapılmasından sonra, Yıldız Koruluğu (günümüzdeki Yıldız parkı) ile Çırağan sarayı
arasındaki köprüyü ve koruluk içindeki Çadır ve Malta köşklerini de Sultan Abdülaziz’in yaptırması ile
saray ve çevresinin canlanmaya başladığını görmekteyiz . Veliahtlığı zamanında ara sıra Yıldız’da kalan
II.Abdülhamit (hd.1876-1909) tahta çıktığında, yedi
ay kadar Dolmabahçe Sarayında kalmış, ancak bu sarayın güvenlik açısından yetersiz olduğuna inanınca
Yıldız’a yerleşmeye karar vermiştir.
Yıldız Sarayı ve çevresinin II. Abdülhamit zamanında geliştiği ve günümüze kalan yapıların da çoğunun
bu devirde inşa edildiği görülmektedir. II.Abdülhamit
Yıldız’a 7 Nisan 1877 de taşınmıştır. Bu tarihlerde, Abdülaziz ve Abdülmecit devirlerinden kalmış Daire-i
Hümayun denilen Yıldız Kasrı (Günümüzde Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörlük binası), Büyük Mabeyn Dairesi, Şale Kasrı’nın ilk bölümü, Malta ve Çadır Köşk’leri
ile bazı ufak yapılar bulunmaktaydı. II.Abdülhamit’in
ailesiyle beraber Yıldız Kasrı’na taşınmasıyla, Yıldız
Kasrı “Hünkar Dairesi” adını almıştır . II.Abdülhamit
Önde Hamit Havuzu ve geri planda Hünkar
Dairesi’nin görünüşü (1880-1885)
OCAK / 09
Yıldızlar 35
Şömineli salon duvar
süslemesi.
Hünkar Dairesi Rektörlük Girişi
>> Üniversite her dönemde, sınırlı kaynaklarından
önemli bir bölümünü saray yapılarının
korunmasına ayırmaktadır.
zamanında Yıldız, yapıları, bahçeleri ve hareketli saray
yaşamı ile 16.yüzyıldaki Topkapı Sarayı’nın bir benzeri
olmuştu. Sarayda 12.000 kişi yaşıyordu. Saltanat kapısının az ötesine Yıldız Camisi de yaptırıldıktan sonra,
(1886) II.Abdülhamit Cuma selamlıkları için başka camilere gitmeyip burayı tercih etti .
II.Abdülhamit’in tahttan indirilmesinden sonra,
1909-1918 arasında V.Mehmet Reşat, Sarayı kullanmıştır. 1918-1922 arasında Padişah olan VI. Vahdettin ise daha çok Dolmabahçe Sarayı’nda oturmuş,
kısa sürelerle Yıldız Sarayı’na gelmiştir. 1922 de VI.
Vahdettin’in ülkeyi terk etmesinden sonra Yıldız Sarayı bir süre boş kalmış, daha sonra 1924’de Erkan-ı
Harbiye Mektebi - Harb Akademileri kullanımına
verilmiştir. 1937 Yılında dış harem avlusundaki bazı
binalar Teknik Okulu kullanımına verilmiş, 1941-1946
arasında Silahlı Kuvvetlerin başka kademelerinin yerleşmiş olduğu Yıldız Sarayı’na 1946’dan sonra yeniden
Harp Akademileri gelmiş ve 1974 yılına kadar burada
kalmıştır. Yıldız Sarayı’nın büyük kısmı 1974 ‘den sonra Kültür Bakanlığı’na geçmiştir.
19. Yüzyıl sonlarının Yıldız Sarayı kentsel konumu
açısından bir sahil sarayı olmamakla birlikte, Boğaziçi
kentsel mekanıyla olan sıkı ilişkisi onu bir Boğaz sarayı
durumuna sokmaktadır. Saray ve çevresi, Beşiktaş ile
Ortaköy arasındaki Yıldız tepelerinde, hem kapladığı
alan hem de II.Abdülhamit dönemindeki faal haliyle,
36 Yıldızlar OCAK / 09
çevresiyle olan sosyal ve ekonomik ilişkileri açısından
bir kent içi etkileşim alanı oluşturmuştur. Sarayla birinci derecede bağlantılı kısımların dışında Beşiktaş
ve Ortaköy’e dağılmış Sarayda veya bu bölgelerde
çalışanların oluşturduğu konut alanları bulunmakta
idi. Beşiktaş, Ortaköy, Maçka, Teşvikiye mahalleleri bu
devirde kayda değer gelişme göstermişlerdir .
Yıldız Sarayı aşağıdaki ana bölümlerden oluşmaktadır:
1.Saray
2.Dış Bahçeler
3.Kışlalar
4.Talim yeri
5.Camiler
Yıldız Sarayı yapılar topluluğunun
günümüzdeki kullanımı
Bu büyük kompleksi oluşturan kışlalar ve talim yerlerinden önemli ölçüde kayıplar olmasına rağmen, geri
kalan kısımları varlığını korumaktadır. Günümüzde
Yıldız Sarayı Külliyesi; Kültür Bakanlığı’na bağlı müze
(Hamit Havuzu ve çevresinden oluşan sarayın çekirdeği), Milli Saraylar Daire Başkanlığı’na bağlı müze
(Şale Köşkü), Belediye Müzesi ve sergi salonu (Güzel
Sanatlar Dairesi), çeşitli, vakıfların merkezi (Dış Karakol, ve Arabacılar Dairesinin bir kısmı), IRCICA Araştırma Merkezi (Çit kasrı, Set Köşkü, Yaveran ve Bende-
gan Dairesi), sosyal ve kültürel etkinliklerin yapıldığı
alanlar (Silahhane, İç bahçe Hamit Havuzu çevresi,
Saray Tiyatrosu), Milli İstihbarat Teşkilatı (Arabalıklar
Eczahane ve çevresi), 1.Ordu Merkez Komutanlığı (Orhaniye Kışlası), İstanbul Belediyesi (Yıldız Parkı, Malta
ve Çadır Köşkleri), İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve
Yıldız Üniversitesi (Harem 2. avlu binaları; Damatlar
Dairesi, Çukursaray, Hünkar Dairesi) tarafından kullanılmakta ve kentin sosyal kültürel ve eğitim yaşamına
katılmaktadır.
Yıldız Teknik Üniversitesi
kuruluş ve gelişmesi
Yıldız Üniversitesi, 1911 yılında, Vilayet Nafia İdarelerinin Fen Memuru (eski adıyla Kondüktör) ihtiyacını karşılamak amacıyla, Kondüktör Mektebi Alisi
adı altında kurulmuştur. İlk öğrencilerini 22 Ağustos
1911 de kaydeden okul, aynı yılın Eylülünde bugün
Divanyolu’nda Sağlık Müzesi olan binada eğitime
başlamıştır. Bazı değişikliklerle Paris’deki Ecole de
Conducteur ‘ün eğitim programı kabul edilmiştir.
1913 Sömestr arasında okulun bulunduğu Divanyolu’ndaki bina hastane yapılmak üzere boşaltılınca,
Şehremini civarında, Fuat Paşa’da sonraları İran Hastanesi olan bir konak kiralanmış ve okul 1914’e kadar
bu binada kalmıştır. Birinci Dünya Savaşı başında
Çemberlitaş Karababa sokağındaki ahşap bir konağa
taşınmış, savaş sonunda ise, Vilayet ve Milli Eğitim
Müdürlüğü arasında bulunan ve günümüze ulaşamamış olan, Donanma Cemiyeti binasında eğitime
devam etmiştir.
1922 yılında okulun adı Nafia Fen Mektebi’ne dönüştürülmüş ve 1923 de Gümüşsuyu kışlasının, günümüz-
Şömineli salon
de yok olmuş bir kısmında eğitime devam edilmiştir.
1935 yılında Gümüşsuyu kışlasından, Kuruçeşme’deki,
günümüzde yokolmuş olmasına rağmen rökonstrüksiyonu yapılarak konut olarak kullanılmakta olan
Memduh Paşa köşküne taşınmıştır. 1937’de Nafia Fen
Mektebi lağvedilmiş ve Teknik Okulu kurulmuştur.
Memduh Paşa köşkünün artan öğrenci sayısına cevap verememesi nedeniyle, bu tarihte Yıldız Sarayının
müştemilatından olan bugünkü binaların bulunduğu
ikinci harem avlusuna taşınmıştır . Teknik Okul, 1969
tarihinde İ.D.M.M. Akademisi’ne dönüştürülmüş,
1982de Yıldız Üniversitesi, 1992 de Yıldız Teknik Üniversitesi olmuştur. Günümüzde Yıldız Teknik Üniversitesi Merkez kampüsü olan yapılarda, 10.000 öğrenci
eğitim görmektedir.
Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından
kullanılan saray yapıları
Mimarlık Fakültesi Binası: (D Blok) 1937 yılında Yıldız
Sarayı müştemilatından Teknik Okula verilen binalardan biri olan ve günümüzde Mimarlık Fakültesi olarak
kullanılan yapı, büyük olasılıkla II.Abdülhamit dönemi
OCAK / 09
Yıldızlar 37
2 nolu
Şehzade
Köşkü
1 nolu
Şehzade
Köşkü
yapılarındandır. Özgün işlevi konusunda birden fazla kaynaktan desteklenen bilgi ve belgeler yoktur. F.
Ezgü, yapının Damatlar Daireleri olduğunu ve burada
Padişah kızları ile evlenen damatların aileleriyle oturduğunu yazmaktadır. 1973 İDMMA tanıtma broşüründe ise yapı Şehzadeler Daireleri olarak geçmektedir.
İlk yapımından sonra, işlev değişikliklerine uğramış
olması ihtimali de gözardı edilmemelidir. 1886-1900
tarihleri arasında yapılmış ve Yıldız Sarayı’ndaki Havagazı şebekesi ve lambalarını gösteren planda, yapının dört bölümden oluştuğu ve bunlardan birinin
plan şemasının işlenmiş olduğu görülmektedir. 1937
tarihine ait yerleşim planında da, yapının Doğu cephesinde yer alan dört ayrı giriş görülmektedir.
1937’de Teknik Okulun Yıldız’a taşınması ile bu yapıda da onarıma gidilmiş, Prof. Emin Onat’ın hazırlamış
olduğu proje doğrultusunda, 1939’da yapının dış duvarları ve konturu korunarak, içerde bir orta koridora
açılan derslikler ve atölyelerden oluşan bir şema uygulamaya konulmuştur. Kargir duvarlar üzerine oturan ahşap döşemelerin oluşturduğu orijinal taşıyıcı
sistem, dış duvarlar korunarak betonarme döşemeli
bir sisteme dönüştürülmüştür. Yapının özgün mimarisini belgeleyen yenileme sırasında çekilmiş fotoğraflarda görülen dış cephe süsleme elemanları, silmeleri,
kat kornişleri, pencere söve ve alınlıkları tümüyle kaldırılmıştır. Mevcut doluluk ve boşluk düzenine uyulmuş ve merdiven evleri, giriş ve arka cepheler, yukarıdan aşağıya camekan yapılmış, dış cephenin kargir
kısımları da dönemin mimari anlayışına uygun tarak
sıva yapılarak tamamlanmıştır.
Çukursaray (F Blok) : Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından kullanılan bölümde bulunan diğer bir yapı ise
38 Yıldızlar OCAK / 09
günümüzde Çukursaray adı ile bilinen, II.Abdülhamit
döneminde yapılmış, Şale köşkünden sonra Yıldız sarayının en büyük binalarından biri olan Bekar ve Dul
Sultanlar ikametgahıdır. 1937 de pansiyon olarak kullanılmak üzere sınırlı bir müdahale yapılan bu yapı
günümüzde Enstitüler binası olarak kullanılmaktadır.
Hünkar Dairesi (G Blok): Hünkar dairesi Yıldız
Sarayı’nın en eski yapılarından biridir. 1945 yılında
Harp Akademilerinin İstanbuldan Ankaraya taşınması ile Hünkar Dairesi boşalmış ve o tarihlerde okulu
ziyaret eden Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün uygun
görmesiyle Teknik Okulu’na verilmiştir. Oldukça harap durumda olan bu binalarda da 40’lı yıllarda onarım çalışmaları yapılmış ve Hünkar Dairesinin yıkılmış
olan bölümleri yerine betonarne kısımlar eklenmiştir.
1985 yılında yapılan büyük çaplı bir restorasyon ve
yapılan uyumlu bir ek bölüm ile günümüzde Yıldız
Teknik Üniversitesi Rektörlük binası olarak kullanılmaktadır.
Agavat Dairesi (N Blok): Çukursaray’ın batısında
bulunan ve bir süre önce Barbaros İlkokulu’nun boşalttığı yapı, F.Ezgü’ye göre Agavat Dairesidir. 187697 Tarihleri arasında yapılmış Yıldız Sarayı havagazı
şebekesini gösteren bir planda, Seryaver Paşa, Tahir
Paşa (Arnavut Tüfekçiler ağası) ve Tercüman Paşa gibi
yöneticilerin isimlerinin bulunduğu görülmektedir.
Yaverler Dairesi (H Blok): Günümüzde Yıldız Teknik
Üniversitesi’ ne ulaşan araç yolunun girişinin sağında bulunan yapı, II.Abdülhamit döneminde, Yaverler, Hünkar Çavuşları, Seçme süvariler kışlası olarak
yapılmış olup, bir süre Sağır ve Dilsizler Okulu daha
sonra Yıldız Teknik Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu olarak kullanılmıştır. Günümüzde İktisat Fakültesi
>> Son dönem Osmanlı
saray yaşantısının
kültür mirası
yapılar, Cumhuriyet
döneminin onbinlerce
YTÜ mezununun
anılarında yer etmiştir.
kullanımındadır.
Şehzade ve Sünnet Köşkleri (1,2,3,4,5,ve 7 Numaralı Yapılar): Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından
kullanılan yukarıda kısaca söz edilen kargir saray yapılarından başka, daha küçük ölçülerde ahşap köşkler
bulunmaktadır. Bunlar yine II.Abdülhamit döneminde yapılmış ve Şehzade veya Sünnet Köşkleri olarak
anılmaktadır. Küçük köşkler günümüzde misafirhane
ve bürolar olarak kullanılmaktadır. Mimarlık Fakültesi
Binasının kuzeyindeki set üstü bahçesinde dört adet
köşk, güneyinde ise havuz yanında bir ve Hünkar Dairesi güneyinde bir adet köşk bulunmaktadır. Hünkar
Dairesi ve Çukursaray arasında bulunan Şehzade Burhanettin Efendi Dairesi ise 22 Şubat 1973 yılında elektrik kontağından çıkan yangın nedeniyle yanmıştır.
Günümüzde Üniversite kullanımında olan Yıldız
Sarayı’nın kültür varlığı niteliğindeki tarihi yapıları,
Yıldız Teknik Üniversitesi için her zaman gurur kaynağı olmuş prestij yapılarıdır. Son dönem Osmanlı saray
yaşantısının kültür mirası olan yapılar, Cumhuriyet
döneminin onbinlerce YTÜ mezununun anılarında
yer etmiştir. Üniversite her dönemde, sınırlı kaynaklarından önemli bir bölümünü saray yapılarının korunmasına ayırmaktadır. Hünkar Dairesi, Çukur Saray
gibi anıtsal nitelikteki yapılar özenle korunmakta,
bakım-onarım ihtiyaçları gereğince karşılanmaya
çalışılmaktadır. Altı ahşap köşkten üçünün restorasyonu geçtiğimiz yıllarda yapılmış, diğer üçü YTÜ Rektörlüğü tarafından 2009 yılı programına alınmıştır
ve restorasyon uygulama projeleri hazırlanmaktadır.
Projelendirmeler ve uygulamalarda YTÜ Mimarlık Fakültesi Restorasyon Lisansüstü Programı kapsamında
hazırlanmış olan ve Yıldız Sarayı yapılar topluluğunun
tamamına yakınını konu edinen araştırma tezleri ve
restorasyon projeleri temel veri olarak kullanılmaktadır. II
OCAK / 09
Hünkar
Dairesi girişi
Yıldızlar 39
GÜNCEL
İ
İNŞAAT FAKÜLTESİ
“Çağdaş Ortamlarda Çağdaş Eğitim”
Amacımız yıldızlarımızı kaydırmak değil,
yıldızlarımızı parlatmaktır.
yazı, PROF. DR. İSMAİL YÜKSEK / REKTÖR
40 Yıldızlar OCAK / 09
İnşaat Fakültemiz, bölümlerinin günümüz teknolojisinin ihtiyaçlarına cevap verebilmesi ve öğrencilerimizin çağdaş ortamlarda eğitim-öğretime devam
edebilmesi için üniversitemiz Yönetim Kurulu kararı
ile 4 yıl önce üniversitemiz bütçe imkanları çerçevesinde planlanan ve fakültenin ihtiyaçları göz önüne
alınarak, Davutpaşa Kampüsü’nde inşa edilen yeni binasında, 2008-2009 akademik yılının başlangıcında
eğitim-öğretim hizmeti vermeye başlamıştır.
İnşaat Fakültemiz, yaklaşık 12.000 m2’lik kullanım
alanlı eski binasından ihtiyaçlarına uygun 30.000
m2’lik yeni donanımlı binasına taşındı. Bu taşınma
kararının temel nedeni; ne YÖK tarafından arttırılan
öğrenci kontenjanları, ne yetersiz derslik ve laboratuar sayısı, ne de İnşaat Fakültemizin eğitim verdiği Yıldız Kampüsü’ndeki binanın deprem hasarlı olmasıdır.
Bu saydıklarım alınan taşınma kararının alt nedenleridir. Bizim en önemli kaygımız, öğrencilerimize çağın
gereklerine uygun daha nitelikli ve evrensel bir eğitim
verebilmek ve bilgi toplumuna geçiş sürecinde ulusal
ve uluslararası alanlarda rekabet gücü yüksek donanıma sahip olmalarını sağlamak için çağdaş ortamlarda
çağdaş eğitim verebilmektir. Bu gerçekler ışığında,
İnşaat Fakültemizin Davutpaşa Kampüsü’ne taşınma
gerekçelerini ayrıntılı bir şekilde sizlerle paylaşmanın
konu ile ilgili soru işaretlerini ortadan kaldıracağına
inanıyorum.
Üniversiteler, öncelikle hocası, sonra öğrencisi ve
daha sonra da kampüsüyle bir değer yaratır. Üniversite yönetimleri ise hocaları ve öğrencilerinin bilimsel gelişim ve değişime ayak uydurabilmeleri için en
çağdaş ve teknik donanımlı derslikler, laboratuarlar,
binalar ve kampüslerde eğitim-öğretim ve sosyal ihtiyaçları karşılama çabası içerisindedir. Öğrencilerin,
hocaların ve kampüslerin değerini arttıran nitelik ise
mevcut ihtiyaçları karşılamaları ile doğru orantılıdır.
Dünyada marka haline gelmiş üniversitelerin büyüklüğü yıllardır aynı mekanda olmalarından değil,
sağladıkları eğitim-öğretim kalitesi, mezunlarının
uluslararası alanda tercih edilmeleri ve sahip oldukları kurum kültürü ve felsefesinden gelmektedir. Yıldız
Teknik Üniversitesi’nin büyüklüğü de zaman ve mekanla sınırlı değildir. Üniversitemizi büyük yapan değerler sahip olduğumuz kampüsten ziyade, ülkemizin
yeniden yapılanma ve gelişim sürecinde görev alan
ve Yıldız Teknik Üniversitesi’nin varoluş değerlerine
ve amaçlarına hizmet ederek Yıldızlı kimliği ile yetiştirilen öğrencilerimizdir.
Üniversiteler, bilimsel düşünceye ve araştırmalara
ağırlık veren, araştırmalardan elde ettiği ürünleri ülkesinin ve bütün insanlığın yararına sunan, nitelikli
insan gücü yetiştiren ve bulunduğu bölgeyle bütünOCAK / 09
Yıldızlar 41
GÜNCEL
>> Üniversitemizi tamamen Davutpaşa Kampüsü’ne
taşıyarak Yıldız Kampüsü’nü kaybetmek değil, aksine
etkin kullanım amacıyla Yıldız Kampüsü’nü yeniden
planlayarak ve yapılandırarak değerini arttırmak istiyoruz.
> Rektör Prof.
Dr. İsmail Yüksek
ve İnşaat Fakültesi
Dekanı Prof. Dr.
Ahmet Demir.
Davutpaşa
Kampüsü’nde
İnşaat Fakültesi
açılışı.
leşen yerler olmalıdır. Bu amaca hizmet edecek olan
ve Davutpaşa Kampusumuzda inşa edilecek olan Teknopark projesi en önemli önceliklerimizden biridir.
Sanayi ve araştırmaya yönelik birim olan Teknopark
oluşumunun Davutpaşa Kampusunda yer alması
kaçınılmazdır. Teknopark ile en çok etkileşimde bulunacak ve işbirliği yapacak olan mühendislik fakültelerimizin aynı kampusta yer almaları Teknopark kuruluş amaçları ve mantığı ile örtüşmektedir. Bu gerçek
42 Yıldızlar OCAK / 09
ışığında, olması gereken, İnşaat Fakültemizin de bu
kampüste yer almasıdır. Teknopark projemiz ile topluma, öğrencilerimize ve öğretim elemanlarımıza hizmet etmeyi amaçlamaktayız. Sanayi ile işbirliği içerisinde teknoloji üretmeye çalışmak amacıyla, özellikle
mühendislik disiplinlerindeki öğrencilerin ve öğretim
elemanlarının Teknopark projesi ile iç içe olması ve etkin bir şekilde yer alması için Davutpaşa Kampüsünde
bulunmaları çok doğal bir sonuçtur.
Devlet ve Vakıf Üniversitelerinin mekan sınırlılığı
yaşadığı İstanbul gibi nüfus yoğunluğunun çok yüksek olduğu ve yerleşim alanlarının giderek azaldığı
bir şehirde, böyle büyük bir arazinin eğitim-öğretim
amacıyla üniversitemize tahsis edilmesi, bizim için
büyük bir fırsattır. Üniversitenin geleceğini planlamak amacıyla belli bir plan dahilinde bu kampüsü
harekete geçirmek ve 24 saat yaşanan bir kampüs
haline getirmek önceliklerimizden biridir. İnşaat Fakültemizin de bu kampüse taşınması, bu amacımıza
hizmet etmektedir. Bu aşamada bir yanlış anlamaya
açıklık getirmenin faydalı olacağı inancındayım. Bizim amacımız üniversitemizi tamamen Davutpaşa
Kampüsü’ne taşıyarak Yıldız Kampüsü’nü kaybetmek
değil, aksine etkin kullanım amacıyla Yıldız Kampusunu yeniden planlayarak ve yapılandırarak değerini
arttırmaktır.
İnşaat Fakültesinin tarihi ve geleceği için dönüm
noktası olan bu taşınma sürecinde öğretim elemanlarımız, idari personelimiz ve öğrencilerimizin fedakârlık
göstermiş olması ve bu dayanışmanın fakültelerine
olan bağlılıklarını güçlendirmiş ve sorumluluklarını
arttırmış olması çok anlam taşımaktadır. Yaşanan
zorluklara rağmen, sıkıntılı taşınma sürecinde eğitimin aksamaması için değerli öğretim üyelerimiz, idari
personelimiz ve sevgili öğrencilerimizin fakültelerini
sahiplenerek gösterdiği anlayış ve hassasiyet bizleri
çok mutlu etmiştir.
Sonuç olarak, bizi en sevindiren nokta ise İnşaat
Fakültesinin taşınmasına ilişkin eleştirilerin hiçbirinin
temel hedefimiz olan yeni binamızda ve çağdaş bir
ortamda verilecek olan eğitim ve öğretimin kalitesine
ilişkin olmamasıdır. Hedefimiz, üniversitemizin geçmiş değerlerinden kuvvet alarak geleceği planlamaktır. Uzun zamandır kullandığımız “Tarihi mekanlarda
çağdaş eğitim” sloganımıza “Çağdaş ortamlarda çağdaş eğitim” sloganını eklemeye çalışmaktayız. II
BİR YILDIZ KAYDI
Değerli hocamız Merhum Ersun YALÇIN’a,
Allah’tan rahmet diliyoruz!
Uzun yıllar üniversitemize ve
ülkesine hizmet etmiş olan değerli hocamız Ersun Yalçın, 13
Ocak 2009 tarihinde aramızdan
ayrıldı. Uzun zamandır tanıdığımız, beraber çalıştığımız, anılar
paylaştığımız mesai arkadaşımız, sevgili hocamızın genç
yaşta ve beklenmedik bir şekilde
aramızdan ayrılması içimizi çok
acıttı, yüreğimizi çok yaktı. Değerli hocamızın; öğrencileri, üniversitesi, bilim dünyası ve ülkesi
için yapacak çok şeyi vardı.
Önemli olan ve bizleri teselli
eden şey değerli hocamızın geride bıraktığı çok iyi izlenimler,
samimi dostluğu ve bizlerde
saklı olan güzel anılarıdır. Öğrencileri, kendisinden çok şey
öğrendi. Makine Fakültemizin
çatısı altında üniversitemize
verdiği emekler ve yapmış olduğu katkılar, bizler ve öğrencileri
tarafından minnet ve saygıyla
anılacaktır. Yaptığı hizmetler,
örnek tutum ve davranışları, çalışmalarımızda bizlere ve öğrencilerimize ışık tutacak, yolumuzu aydınlatacaktır.
Değerli hocamız Merhum Ersun YALÇIN’a, Allah’tan rahmet
diliyoruz! Sevenleri; onu ve hizmetlerini hiçbir zaman unutmayacak! Ruhu şad, mekânı cennet
olsun!
OCAK / 09
Yıldızlar 43
ETKİNLİK
SENEDE BİR GÜN DE OLSA
ÖĞRETMENLERİMİZİ
HATIRLAYALIM
Bir öğretmen, yaklaşık 20-25 yıllık
meslek yaşamında en az 3.000
öğrencinin kişiliğini, öz güvenini, mesleki
tercihini olumlu yada olumsuz yönde
etkileyebilecek bir güce sahiptir.
yazı, PROF. DR. MÜNİRE ERDEN / EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANI
M
Millet mekteplerinin açıldığı ve Atatürk’ün Başöğretmen kabul edildiği gün 24 Kasım’dır. Bu özel gün, 1981
yılından beri Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Eğitim Fakültesi olarak bizlerde bu önemli günü
kurulduğumuz yıldan beri kutluyoruz.
Öğretmenlerimiz ve öğretmenlik mesleği, Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren toplumun kalkınma ve
gelişmesinde önemli rol oynayan, köy ve kasabalarda
toplum lideri olan ve toplumun her kesimi tarafından
saygı gösterilen bir meslekti. Fakat yanlış öğretmen
yetiştirme ve atama politikaları sonucu, öğretmenlik
70’li yıllardan itibaren hızla saygınlığını yitirmiş, giderek genç nesillerin en son tercih ettikleri mesleklerden
biri olmuştur. Bu nedenle senede bir gün de olsa,
44 Yıldızlar OCAK / 09
menlik alanlarına girmek için gençlerimiz yarış içindedir. Eğitim Fakülteleri, Fen ve Edebiyat Fakültelerinden hatta bazı Mühendislik Fakültelerinden daha
yüksek puanla öğrenci kabul etmektedir. Bu olumlu
gelişmeler, mesleğin yeniden değer kazanmasını sağlamıştır.
Öğretmen başarılı olmalıdır
* Öğretmenin “toplumdaki yeri, rolü, önemi ve değeri nedir?” sorularını yanıtlamak,
* Öğretmenlerin kendi aralarındaki bağı kuvvetlendirmek,
* Öğretmenlerle öğrencileri arasındaki sevgi, saygı
ve dayanışmayı güçlendirmek,
* Öğretmen adaylarına mesleklerinin kutsal bilincine varmalarına yardımcı olmak için 1981 yılında öğretmenler günü kabul edilmiştir.
1981 yılından sonra öğretmen yetiştirme görevinin
üniversitelere devredilmesi ve kısa sürede tüm eğitim
basamaklarında öğretmen olmak için üniversite diplomasının zorunlu hale gelmesiyle birlikte, mesleğe
olan talep giderek artmıştır. Günümüzde bazı öğret-
Bir mesleği toplumda değerli kılan, yaptığı işin toplumsal önemi, işin ne kadar iyi yapıldığı ve mesleği
yerine getirenlerin toplum içindeki duruşu belirler.
Öğretmen, bir toplumun ve onun en küçük birimi olan
ailenin en değerli varlıkları olan çocuk ve gençlerin
eğitimini üstlenen kişidir. Öğretmen onları, hem topluma hem de kendilerine yararlı bireyler haline getirmek zorundadır. Bundan önemli bir görev olabilir mi?
Kuşkusuz böyle önemli bir görevin sorumluluğu da
çok fazladır. Bir öğretmen, yaklaşık 20-25 yıllık meslek
yaşamında en az 3.000 öğrencinin kişiliğini, öz güvenini, mesleki tercihini olumlu yada olumsuz yönde
etkileyebilecek bir güce sahiptir. Bu nedenle öğretmenin deneme yanılma yoluyla doğruyu bulmaya hakkı
yoktur. Çünkü her yanılgısı en az bir öğrencinin üzerinde tamiri imkânsız etkiler bırakabilir. Hiçbir mesleğin bireyler üzerinde bu kadar büyük etkisi yoktur.
Her meslekte başarılı ya da başarısız kişiler olabilir. İnsanlar, iyisini seçme hakkına ya da şansına sahiptirler.
Ancak öğretmen seçilemez. Bu nedenle tüm öğretmenler iyi olmak zorundadır. İyi değilse, bu meslekten
ayrılmalıdır.
Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi olarak, bu
bilinçle iyi öğretmenler yetiştirme gayreti içindeyiz.
Sevgili öğrencilerimizden de mesleklerinin önemini
ve değerini bilmelerini, mesleğin saygınlığına katkıda
bulunmalarını bekliyoruz. II
OCAK / 09
Yıldızlar 45
ÖĞRENCİ KÜRSÜSÜ
İSTANBUL’DA
ÖĞRENCİ OLMAK
MERVE TÜTÜNCÜOĞLU / YTÜ SİYASET BİLİMİ ve ULUSLARARASI İLİŞKİLER BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ
Bize bir ömür kadar uzun gelen stresli bir yıldan
sonra,ÖSS’ye gireriz. Sonra daha da stresli bir zaman dilimi bekliyordur bizi. Sırasıyla,’’Acaba aldığım
puanın akıbeti ne olacak?’’ ve acaba nereye yerleştirileceğim?’’ soruları, her gece Freddy aracılığıyla
kabuslarımızda kullanılan replikler arasında yer alır.
Bu gibi dönemlerden de geçtikten sonra ‘’Hamdım
piştim, yandım.’’ edasıyla, internete TC kimlik numaramızı girmek suretiyle karşımıza çıkan ekrandan
kazandığımız okulu öğreniriz. Bu aşamadan sonra kazananlar ve kazanamayanlar; kazananlar arasından
da sevinenler ve üzülenler olarak alt kategoriler çıkar
karşımıza. Kazananlar arasında öyle bir kesim vardır
ki, nasıl bir hengamenin içine düştüğünün farkında
değillerdir. Bu kesim İstanbul’da okumaya hak kazananlardan oluşur. Hele bir de onların arasında şehir
dışından gelen kesim vardır ki; onlar karmaşıklığın
dipsiz kuyusuna dalıp dalıp çıkmaktadır. En komik
anıları, şehir dışından gelen öğrenciler yaşamaktadır şüphesiz. İstanbul hakkında
büyük kaygıları olan aileler, bu komik anıların yaşanmasında en büyük rolü oynamaktadır.
Özellikle kız çocukları için nasihat dolu günler
başlamıştır. (Hatta arkadaşlarımdan birisinin ailesi, ‘’Dikkat et kızım, kolunu keserler!’’ bile demiş!)
Kapkaça,kaçırılma vakalarına, içkilerine ilaç katılma
davalarına, organ mafyasına,hırlısına-hırsızına karşı,
sözlü-sözsüz tüm tembihleri dinledikten sonra, kuşanmış bir şekilde İstanbul’a hazırsınızdır!
Tabii ki, henüz yeni reşit olmuş yeni yetme üniversite öğrencilerinin aklından, ailelerinin tahayyül ettiklerinden farklı hayaller geçmektedir!
46 Yıldızlar OCAK / 09
Gezmek, eğlenmek, kopmak, özgürlüğün tadını çıkarmak….ve daha bir sürü şey.
Pılısını pırtısını toplayıp İstanbul’a gelir ve
kendine kalacak bir yer arar. Bu yer çoğunlukla
devlet yurdu olmakla birlikte, kişiye ve bütçeye göre
değişiklikler gösterir. İlk senede yurda çıkmaktan
kasıt, kendine bir çevre ve beraber eve çıkabilecek
arkadaşlar edinmektir. Zira, sene sonuna doğru yurtlardaki öğrenci sayılarında gözle görülür bir azalma
görülmektedir. Eve çıkma sezonlarında kiralarda ciddi
bir artış meydana gelir. Zaten el yakan kira miktarları kendilerini aşar ve öğrencilerin kiralayamayacağı
seviyeye yükselir. Söz açılmışken trafikten bahsetmemek ayıp olur. İşe gidiş, öğle saati ve işten çıkış
zamanlarında yollardan uzak durulmalıdır! Zira kalıcı
zihin bozukluklarına sebep olabilmektedir. 15 dk’da
gidilebilecek bir yere 1 buçuk saatte gitmek
gayet yaşanabilir bir durumdur. Şahsi ara,
bası olmayan öğrencilerin tüm İstanbul
halkıyla kaynaşma zamanıdır.
İstanbul’a geldikten sonra yapılan ilk faaliyetlaeden biri de, gezilecek yerlerin listesinin çıkarılmasıdır.
Bu liste, Taksim’den başlayarak Adalar’a kadar uzar
gider.
Nerden geldiiim İstanbuuul’a . Sahi nerden geldik? Suyun ve ekmeğin Türkiye’de en pahalı satılan
şehrine nerden geldik? Yemek-ulaşım dedikten sonra
cepleri boşalan biz İstanbul öğrencileri, nerden geldiğimizi de unuttuk yahu! Pazarlarda satılan meyve ve
sebzenin marketlerde daha ucuza satıldığını görünce,
beynimiz döndü tabii ki. Diğer şehirlerdeki eski dostlarımızın hal ve hatırlarını değil, orada portakalın kilosunun ne olduğunu sorup, geçmişi yad edip, duygulanan bir canlı basamağını oluşturur olduk.
Ama yine de yiğidi öldür, hakkını yeme. En çok
iş, eğitim, eğlence, kişisel gelişim, spor ve
kültürel faaliyet imkanı ve boğazın bulunduğu şehir de yine İstanbul!
Hiçbir şey yoksa deniz var! Deniz manzarasını seyretmeye gittiğinizde, uçsuz bucaksız bir deniz yerine,
karşı yakanın çarpık kentleşmesi gözünüze çarpsa da
bir başkadır bizim İstanbul’umuz... II
OCAK / 09
Yıldızlar 47
YTÜ 2008-2009
AKADEMİK YILINA COŞKU
İÇERİSİNDE BAŞLADI
Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Yüksek, üniversiteye hizmet
veren tüm Rektörlere ve görevi devraldığı geçmiş
dönem Rektörü Sayın Prof. Dr. Durul Ören ve çalışma
arkadaşlarına, yapmış oldukları çalışmalar için şahsı ve
üniversite adına şükranlarını sundu.
Ü
Ülkemizin parlayan yıldızı üniversitemizin 2008- 2009
Akademik Yılı Açılış Töreni Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Sayın Hayati YAZICI’nın katılımıyla gerçekleştirildi.
07 Ekim 2008 tarihinde Beşiktaş Kampüsü Oditoryum Salonu’nda düzenlenen görkemli törene, Devlet
Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Hayati Yazıcı,
Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Yüksek, geçmiş dönem
Rektörümüz Prof. Dr. Durul Ören, rektör yardımcıları,
akademik ve idari personel, öğrencilerimiz ve değerli
konuklarımız katılarak, bu mutlu ve coşku dolu günümüzübizlerle paylaştı. Bu önemli günümüzde, emekli öğretim üyemiz Sayın Prof. Suat Çakmak “Bilim ve
Teknoloji” konulu açılış dersini vererek bizleri onurlandırmıştır.
Cumhurbaşkanımız
Sayın Abdullah GÜL’ün tebrik mesajı
ABDULLAH GÜL / CUMHURBAŞKANI
Yıldız Teknik Üniversitesi’nin 2008-2009 Akademik
Yılı Açılış Törenine davetiniz için teşekkür ediyorum.
Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine
ulaşma ve onu geçme hedefiyle kurulan Türkiye
Cumhuriyeti’nin, bu süreçteki en önemli gücü
üniversitelerdir. Bugün ülkemizde tüm gençlerimize
eğitimde fırsat eşitliği sunulması amacıyla başarılı
bir üniversite hamlesi yürütülmektedir. Üniversiteler,
Türkiye’nin bilimde, fende, ekonomide, sanayide,
uluslararası ilişkilerde, sanatta, eğitimde ve diğer
alanlarda ilerlemesi konusunda önemli bir misyon
üstlenmiştir. Üniversitelerimizden bu misyon
doğrultusunda, Türkiye’nin kalkınmasına, gelişmesine ve
modernleşmesine lokomotiflik yapmalarını bekliyoruz.
*
Üniversitelerin eğitim ve öğretim yanındaki bir başka
önemli görevi, bilim ve teknoloji üretmek, bunları
insanlığın kullanımına sunmaktır. Bu bakımdan
üniversiteler, bilimsel çalışmaları, ürettikleri teknoloji ve
yeni buluşlarla, ülke sorunlarının çözümüne, ekonomik
kalkınmanın hız kazanmasına ve buna paralel olarak
refahın artmasına katkıda bulunan eğitim ve bilim
yuvalarıdır. Üniversiteler aynı zamanda, bilimsel bilginin
özgürce yeşerdiği, tüm fikirlerin özgürce seslendirildiği
evrensel kurumlardır. Bununla birlikte üniversiteler,
ideolojik saplantılardan ne kadar uzak dururlarsa,
toplumla o kadar bütünleşmiş ve Türkiye’ye katkıları
o oranda artmış olur. Üniversitelerimizin sadece kendi
aralarında değil, dünyanın en gelişmiş üniversiteleriyle
yarışabilecek bir konuma ulaşmaları temel arzumuzdur.
Dolayısıyla yüksek öğretimdeki yeniden yapılanma
çalışmalarının, üniversitelerin çağdaş dünyanın
standartlarına ulaşması bakımından önem taşıdığını
düşünüyorum. Bu nedenle üniversitelerimizin, önlerine
daha büyük hedefler koyarak, bilimsel seviyenin
yükselmesi, araştırma-geliştirme alanında dünya ile
yarışacak bir düzeye ulaşılması amacıyla daha fazla çaba
göstermeleri gerektiğine inanıyorum.
Türkiye’nin her alanda gelişip güçlenmesi, sadece
teknoloji üreten değil, ürettiği teknolojiyi transfer
eden bir ülke durumuna gelmesi, üniversitelerimizin
başarısına ve tüm sektörlerle işbirliğine bağlıdır.
Şüphesiz bu süreçte, geleceğimizin güvencesi
olarak gördüğüm sevgili gençlerimizde önemli rol
üstleneceklerdir. Üniversitelerimizde, mesleklerini
dünyanın her yerinde ifa edebilecek eğitim ve donanımla
yetişen gençlerimiz, inanıyorum ki, gurur verici
başarılara imza atacaklardır.
Bu duygu ve düşüncelerle, 2008-2009 Akademik Yılı’nda
üniversitenizin değerli öğretim üyeleri ve görevlileri
ile sevgili öğrencilerimize başarılar diliyor, selam ve
sevgilerimi iletiyorum.
48 Yıldızlar OCAK / 09
OCAK / 09
Yıldızlar49
Başbakanımız
Sayın Recep Tayyip
ERDOĞAN’ın tebrik
mesajı
RECEP TAYYİP ERDOĞAN /
BAŞBAKAN
Yıldız Teknik Üniversitesi’nin
2008-2009 Akademik açılış
törenine davetiniz için teşekkür
ederim. Bilim ve ilerlemeyi
kendine rehber edinen
çalışmalarıyla ülkemizin ilim irfan
kurumlarından biri olan Yıldız
Teknik Üniversitesi’nin 20082009 Eğitim Öğretim yılı açılışını
kutlarım. Öğretim Üyesi ve tüm
öğrencilerimize yeni Eğitim ve
Öğretim yılında başarılar dileğiyle
Selam ve sevgilerimi sunarım.
>> Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın
Hayati YAZICI, Türk üniversiteleri arasında
‘Yıldız’ olmayı hak eden üniversitemizin, köklü
mazisi ile Türkiye’nin kalkınma mücadelesinde
öncü bir yere sahip olduğunu ifade etti.
Yıldızlaşan üniversite
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Hayati YAZICI, Türk üniversiteleri arasında ‘Yıldız’ olmayı
hak eden üniversitemizin, köklü mazisi ile Türkiye’nin
kalkınma mücadelesinde öncü bir yere sahip olduğunu ifade etti. Sayın Yazıcı, 1911 yılından günümüze, yaklaşık 100 yıllık geçmişiyle, YTÜ mezunlarının
Türkiye’nin inşa ve imar sürecinde oynadığı rolün her
türlü takdire şayan olduğunu belirtti. Ülkemizde son
zamanlarda elde edilen gelişmelerin ve yapılan çalışmaların, bilim ve teknoloji ile desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
AB sürecine katkı
Yazıcı “Üniversitelerimizin artık bu ekonomik büyümeyle, Türkiye’nin yeni stratejileriyle uyum ve işbirliği içinde olması temel arzumuzdur. Üniversite ayağı
eksik olan bir sanayileşme, bir ekonomik büyüme ya
da ilerleme düşünülemez. Bu sebeple özellikle teknik
üniversitelerimizde sanayini destekleyici AR-GE konusunda işbirliği imkanlarının mümkün olduğunca genişletilmesi gereklidir. AB ile üyelik müzakerelerinin
sürdüğü bu dönemde, üniversitelerimizin tam üyelik
sürecine yapacağı katkıyı çok önemsiyoruz. Uluslara-
50 Yıldızlar OCAK / 09
rası planda üniversitelerimizin rekabet gücünü daha
üst seviyelere taşımak için herkese çok önemli görevler düşüyor. Buradaki potansiyel, buradaki dinamizm
Türkiye’nin potansiyeli, Türkiye’nin dinamizmidir”
dedi.
Geçmiş yönetime teşekkür
YTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, açılış töreninde yaptığı konuşmasında, 28 yıl önce öğrenci olarak
katıldığı Yıldız ailesine, 6 Ağustos 2008 tarihinde en
üst seviyede hizmet vermek arzusuyla Rektör olarak
atandığını ve öncelikle üniversiteye hizmet veren tüm
Rektörlere ve görevi devraldığı geçmiş dönem Rektörü Sayın Prof. Dr. Durul Ören ve çalışma arkadaşlarına
yapmış oldukları çalışmalar için şahsı ve üniversite
adına şükranlarını sundu.
Üniversitelerin bilgi toplumundaki
öncü rolü
Sayın YÜKSEK “Üniversiteler, bilgi toplumuna geçişte öncü rol oynamasının yanı sıra, evrensel değerleri ulusal değerlerle bütünleştiren en önemli eğitim ve
araştırma kurumlarıdır. Bunun yanında, üniversiteler
bilimsel düşünce ve araştırmalardan elde ettiği ürün-
Prof. Dr. Hüseyin Yıldırım, Devlet Bakanı
Hayati Yazıcı, Rektör Prof. Dr. İsmail Yüksek,
leri ülkesinin ve tüm insanlığın yararına sunan ve bulunduğu bölgeyle bütünleşen yerler olmalıdır” dedi.
Üniversitemizin amacı
Rektör Yüksek, Üniversiteye hizmetin ülkeye hizmet
olduğunun bilinci içerisinde, tüm iç ve dış paydaşlarla
beraber bilimsel bir yaklaşım ve huzur ortamı içinde
katma değer sağlayan projeler üretmeyi ve bilimsel,
sosyal ve kültürel alanlarda uluslararası üniversitelerle rekabet edebilecek çağdaş bir dünya üniversitesi
oluşturmayı amaçladıklarını vurguladı.
Kurumsal bir yönetim sistemi
Yüksek, “Böyle bir eğitim kurumunda çağdaş, demokratik ve katılımcı yönetim geleneğinin oluşturulması ve sorunsuz sürdürülmesi için tartışmasız bütün
değişkenlerin dikkate alındığı kurumsal bir yönetim
sistemine ihtiyaç vardır. Yönetim olarak, günlük işlerin çözümünü kurduğumuz sisteme devrederek
bizler geleceği planlamakla uğraşacağız” Üniversite
yönetimi olarak toplumsal bütünleşmeye ve topluma
hizmet yarışında bizlere yardımcı olacak üniversite
dışı paydaşlara da büyük önem vermekteyiz. Üniversitemizin iç dinamiklerini harekete geçirerek sanayi ve
dış paydaşlarımızla birlikte eğitim ve araştırma faaliyetlerini geliştirmek en büyük hedeflerimiz arasındadır. Bu gerekçe ile, AR-GE ağırlıklı faaliyetlerle bölgesel
ve yerel ekonominin yeniden yapılanmasını sağlayan
ve Üniversite-sanayi ilişkilerinin somut işbirliğine dönüşmesini sağlayan Teknopark projesi en önemli önceliklerimizden biridir. Bu proje ile, üniversitemizdeki
akademik bilginin teknolojik ürünlere dönüşmesini,
elde edilen bu ürünleri toplumun hizmetine sunmayı
ve akademik personelimiz ve öğrencilerimize yeni iş
fırsatlarını yaratmayı planlamaktayız.” dedi. II
Yükseköğretim Kurulu
Başkanımız Sayın Yusuf Ziya
ÖZCAN’ın tebrik mesajı
PROF. DR. YUSUF ZİYA ÖZCAN / BAŞKAN
Üniversitenizin 2008-2009 Akademik Yılı Açılış
Töreni ile ilgili göndermiş olduğunuz nazik
davetiniz için teşekkür ederim.
Yıldız Teknik Üniversitesi’nin 2008-2009
eğitim-öğretim yılında da laik, demokratik
ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye
Cumhuriyeti’nin temel ilkelerine içtenlikle
bağlı, dünyanın her geçen gün daha da zorlaşan
rekabet şartlarına uyum sağlayabilen, çağdaş
ve aydın gençler yetiştireceğine inanıyorum.
Üniversitenizin yetiştireceği bu öğrenciler; en
aykırı fikirleri bile dile getirebilen, eleştiriye
açık, tartışmaktan ve uzlaşmaktan çekinmeyen;
dil, din, cinsiyet ve etnik köken ayrımı
yapmayan, düşünce ve ifade özgürlüğünü
her şart altında savunan gençler olacaklardır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye
Cumhuriyeti, bu gençlerin çabaları ve özgür
düşünceleriyle daha da ileriye gidecektir.
Bu temennilerimle birlikte 2008-2009 eğitimöğretim yılının Türk Milleti ve insanlık için
yararlı olacağı inancı ile, değerli akademik ve
idari personelimize ve sevgili öğrencilerimize
sağlıklı, mutlu ve başarılı bir akademik yıl
dilerim.
OCAK / 09
Yıldızlar 51
KARİYER
SERTİFİKA PROGRAMLARI
* İnsan Kaynakları Yönetimi,
* Stratejik İletişim ve Halkla İlişkiler
* Modern Pazarlama Yönetimi
* Stratejik Yönetici Geliştirme
* Temel İşletme Yönetimi
* Sermaye Piyasası ve Borsa
* Taşınmaz Değerleme Uzmanlığı
ve Gelişen Aile * Büyüyen
Şirketlerinde Kurumsallaşma
* İngilize Öğretmenliği Formasyonu
* Finansal Yönetim
ve Sağlık Kuruluşlarında * Hastane
Yönetim
Yemek Sektörü Yönetici * Hazır
Becerilerini Geliştirme
YTÜ İNSAN KAYNAKLARINI
GELİŞTİRME MERKEZİ
İŞDÜNYASI İLE
BİRLİKTELİK SAĞLIYOR
YABANCI DİL
İngilizce her seviyede * Genel
açılmaktadır.
* Genel Almanca
* Genel Fransızca
* Genel Rusça
* Genel Çince
* Genel İtalyanca
* TOEFL/KPDS/ÜDS hazırlık
* İngilizce çeviri
* İngilizce konuşma sınıfları
* İş İngilizcesi
Çocuk İngilizcesi
Üniversitemizdeki uzmanlar
aracılığıyla, toplumun ihtiyaç duyduğu
alanlarda eğitimler planlanmaktadır
yazı, NAZAN NALBANTOĞLU
*
*
İ
İnsan Kaynaklarını Geliştirme Merkezi 15 Ağustos
1997’de Resmi Gazetede yayınlanan 2381 sayılı kanuna
göre, Yıldız Teknik Üniversitesi çatısı altında, sürekli
eğitim merkezi olarak kurulmuştur. Bu tarihten günümüze, farklı konularda eğitimler düzenlemektedir.
İnsan Kaynaklarının misyonu toplumun gelişmesine yönelik faaliyetlerde bulunmak amacıyla, ihtiyaç
duyulan alanlarda, eğitim, bilim, teknoloji ve sanat birikiminden yararlanarak gelişen teknolojiyi kullanan,
kaliteli, güncel ve yenilikçi, yaşam boyu eğitim programları hazırlamak, geliştirmek ve ulusal ve uluslararası düzeyde Yıldız Teknik Üniversitesi ile üniversite
dışı dünya arasında bir köprü oluşturmaktır.
Vizyonu ise; eğitim alanlarının çeşitliliği, yüksek
hizmet kalitesiyle, yaşam boyu eğitim, araştırma ve
52 Yıldızlar OCAK / 09
danışmanlık desteği veren, alanında öncü bir merkez
olmak olarak belirlenmiştir. Öğrenciler, kamu ve özel
sektörde çalışan her kademedeki işgörenler ve meslek
edinmek, bilgilerini güncelleştirip yenilikleri takip etmek isteyen herkes hedef kitlesini oluşturmaktadır.
İKGM kapsamındaki etkinlikler ikiye ayrılmaktadır.
Bunlar; “Süreklilik Gösteren Etkinlikler” ve “Araştırma,
Geliştirme Danışmanlık Türünde Etkinlikler”dir. Süreklilik gösteren etkinlikler; sertifika programları ile kurslar
ve seminerler olmak üzere ikiye ayrılır. Bunlar günün
şartlarına göre, öğrencilerin ihtiyaç duyduğu alanlarda
oluşturulan ve içerikleri itibariyle Yıldız Teknik Üniversitesi akademik programları dışında olan eğitimlerdir.
Araştırma, geliştirme, danışmanlık türünde etkinlikler
ise; özel programlar ve/veya danışmanlıklar, araştırma
geliştirme etkinlikleridir. Bu etkinliklerle firmaların ihtiyaç duydukları alanlarda üniversitemizdeki konu uzmanları ile görüşerek, firma talebine uygun eğitimler
yapılmaktadır. Bu sayede, iş dünyası ve üniversite birlikteliği de sağlanmış olmaktadır.
Bunların dışında, öğrenciler birleşip programımızda
olmayan ancak öğrenmek istedikleri konu hakkında
eğitim talep edebilmekte, ayrıca kişiye/firmaya özel
eğitim taleplerine de cevap verilmektedir. Eğitimler,
Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim elemanları tarafından Yıldız Kampüsü’nde hafta içi 18.00’den sonra ve
hafta sonları yapılmaktadır. Eğitimleri Yıldız Teknik
Üniversitesi öğretim elemanları vermekte, eğitimler
içinde gerek duyulduğu hallerde iş dünyasından isimler konuk olarak çağrılmaktadır. II
İKGM
üniversitemiz
ile iş dünyası
arasında bir köprü
oluşturmaktadır.
BİLGİSAYAR
* Autocad ile çizim
* Solidworks
* Mastercam
* Pro/E
* Cisco CCNA Ağ Akademisi
Programları ve İnternet
* Office
Kullanımı
* Matlab
* C/C++
Tasarımı Analiz Dizayn ve * Veri
Yönetimi
* GSM Hücresel Haberleşme Sistemleri
* Java ile Programlama
* Photoshop
* Web Tasarım
* Bilgisayarlı Muhasebe
* .net ve programlama
Bilgisayar Teknolojisinin Temelleri
*
SANAT
Resim
*
OCAK / 09
Yıldızlar 53
ÖĞRENCİ KÜRSÜSÜ
YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ
İŞLETME KULÜBÜ
10.YILINI KUTLUYOR
ASLIGÜL TOPUZ / YILDIZ İŞLETME KULÜBÜ BASIN -YAYIN TAKIMI BAŞKANI
Yıldız İşletme Kulübü 1999 yılında kurulmuştur.
Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencilerine hitap etmenin
yanı sıra, üniversite sınırlarını aşarak çok daha geniş
kitlelere ulaşmış bir kulüptür. 1999 Yılında resmen
faaliyetlerine başlayan Yıldız İşletme Kulübü, bu sene
10. yılını kutlarken her yıl daha da artırdığı kalitesi,
gerçekleştirdiği başarılı organizasyonları ve bünyesine
kattığı yüzlerce üyesiyle Yıldız Teknik Üniversitesi’nde
faaliyet gösteren 36 kulüp arasında, zirvedeki yerini
tartışmasız koruyor.
CV’ni güncelle
2008-2009 eğitimöğretim yılı Güz Dönemi
söyleşilerimizde Feridun
Düzağaç’ ı ağırladık.
Yıldız İşletme Kulübü olarak 2008-2009 eğitimöğretim yılı Güz Dönemi söyleşilerimizde Fatih Altaylı
ve Feridun Düzağaç’ ı ağırladık. 1-4 Aralık tarihleri arasında kariyer yönümüzü ön plana çıkardık ve “Bilge
Adam, Indus Danışmanlık (M. Efsun Yüksel Tunç), Eğitişim Kariyer Enstitüsü (Vodafone Etkinlik ve Sponsorluk Uzmanı Aret Vartanyan, Aidata Pazarlama ve İş
Geliştirme Müdürü Oğuz Karakaş, Alfa Romeo ve Lancia İş Birim Direktörü Arzu Çolakoğlu) ve Turkishtime
(DHL İşe Alım ve Eğitim Müdürü Özün Çetin, Adel Kalemcilik Pazarlama Müdürü Saffet Tüfekçi) ın sunum
ve eğitimleri ile gerçekleştirdiğimiz “CV’ni Güncelle”
organizasyonunda, katılımcılarımıza günde 3 oturum
olmak üzere toplam 12 sertifika sağladık. Kalemine
güvenen ve “Benim de söyleyeceklerim var!” diyen arkadaşlarımız ile dinamizmimizi ve kurumsal kimliğimizi yansıtan gazetemiz RitmİK’in 4. sayısını çıkardık.
Yılın Yıldızları seçildi
Kendimizi anlatırken her zaman söylediğimiz gibi
yüzde yüz öğrenci emeği ile gerçekleştirdiğimiz organizasyonlarımızdan en çok ses getireni hiç şüphesiz
“En Prestijli Öğrenci Ödülü: Yılın Yıldızları” idi. Bu yıl 7
Ocak gecesi YTÜ Oditoryumu’nda 7. si düzenlenen Yılın Yıldızları Ödül Töreni, her zaman altını çizdiğimiz
bir diğer noktanın “yükselen kalite çıtası”nın en güzel
örneği oldu. 10. Yıl ekibimizin uzun, yoğun ve titiz çalışmaları sonucunda ortaya “en prestijli”nin yanı sıra,
54 Yıldızlar OCAK / 09
“en profesyonel” öğrenci ödülü çıktı. 3.000 Öğrencinin cevapladığı anketler sonucunda, 28 kategoride 28
ödül sahiplerini buldu. Neşeli Günler Kumpanyası’nın
canlı müziğinin eşlik ettiği kokteyl ile başlayan ve Ziya
Kükürt’ün sunuculuğunu yaptığı program, ödül töreni
ile devam etti. İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince
(En Beğenilen Banka), / Doğuş Medya Grubu Genel
Müdürü Cem Aydın (En Beğenilen Televizyon Kanalı:
NTV), / Milliyet Gazetesi Yazarı Can Dündar (En Beğenilen Köşe Yazarı) / Milliyet Gazetesi yazarı Ekonomist
Güngör Uras (En Beğenilen Ekonomist), / Show TV
Ana Haber Spikeri Ali Kırca (En Beğenilen Haber Spikeri), / Doğan Hızlan (En Beğenilen Gazete: Hürriyet),
Nebil Özgentürk (En Beğenilen Kültür- Sanat Programı: Bir Yudum İnsan), / Şener Şen (En Beğenilen Erkek
Oyuncu), / Güntekin Onay (En Beğenilen Spor Programı: Yüzde Yüz Futbol), / Kenan Sofuoğlu (En Beğenilen
Sporcu), / Bennu Yıldırımlar (En Beğenilen Kadın Tiyatro Oyuncusu/ Üç Kız Kardeş), / Zeki Kayahan Coşkun
(En Beğenilen Radyo Programı: Matrax), / Pinhani ( En
Beğenilen Müzik Grubu), / Çok Güzel Hareketler Bunlar Ekibi (En Beğenilen Eğlence- Show Programı) / Sarp
Apak (En Beğenilen Dizi : Avrupa Yakası ve En Beğenilen Kadın Oyuncu: Binnur Kaya adına) katıldı. En beğenilen şirket ve reklam kampanyası ödülleri ise Turkcell
ve Turkcell Reklamlarının oldu. Gecede Turkcell’i temsilen Kurumsal İlişkiler uzmanı Selin Saraçoğlu konuğumuzdu. Forbes dergisinin en beğenilen ekonomi ve
iş dergisi seçildiği gecede, Güler Sabancı da en beğenilen iş kadını ödülüne layık görüldü. Forbes’in ödülünü
Yazı İşleri Müdürü Eyüp Karagüllü, Güler Sabancı’nın
ödülünü ise Sabancı Holding Kurumsal İletişim Uzmanı İrem Poyraz aldı. En beğenilen Radyo İstasyonu
seçilen Powertürk’ten Nil Arslan bizimleydi. En beğe-
nilen Türk sinema filmi ödülü ise Issız Adam’ın oldu.
En Beğenilen Yazar Ödülünü “Diriliş” isimli kitabı ile
kazanan Turgut Özakman’ın rahatsızlığı dolayısıyla
katılamadığı gecede, gönderdiği nazik mesaj okundu.
En Beğenilen Sosyal Sorumluluk Projesi seçilen “Baba
Beni Okula Gönder (Milliyet Gazetesi)” in ödülünü ise
proje başkanı Nilgün Yorgancıoğlu aldı. Ödülü takdim
edilen Funda Arar (En Beğenilen Kadın Sanatçı) bizler
için “Benzemez Kimse Sana” isimli parçayı seslendirdi.
En beğenilen erkek tiyatro oyuncusu ödülü “Kibarlık
Budalası” oyunundaki rolü ile Haldun Dormen’in oldu.
Dormen’ in ödülünü asistanı Engin Coşkun aldı. Teoman (En Beğenilen Erkek Sanatçı) ve Uğur Dündar’ın
(En Beğenilen Haber Programı) yoğun iş tempoları dolayısıyla katılamadıkları gecede Başbakanımız Sayın
Recep Tayyip Erdoğan ve İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanımız Sayın Kadir Topbaş’ın tebrik mesajları
okundu. Görüldüğü gibi organizasyonu, katılımcıları
ve ekibi ile herkesin takdirini kazanan Yılın Yıldızlar
Ödül Töreni, Yıldız İşletme Kulübü ve bir kurumun
kendi adı ile verilen tek ödül olmasıyla üniversitemiz
ile özdeşleşen bir marka haline geldi.
Yıldız İşletme Kulübü olarak organizasyonlarımızda emeği geçen herkese, ekibimize, katılımcılarımıza,
üniversitemizin bizden desteğini esirgemeyen tüm
birim ve çalışanlarına, özellikle törendeki duyarlı ve etkili konuşmasının yanı sıra gerek organizasyon öncesi
gerek ise organizasyon esnasındaki büyük desteği için
rektörümüz Sayın PROF.DR İSMAİL YÜKSEK’ e teşekkürü bir borç biliriz. Yıldız İşletme Kulübü, sosyal yönlerini geliştirmeyi amaçlayan ve başarılı organizasyonların birer parçası olmak isteyen arkadaşlarımızla,
amatör ruhunu kaybetmeden profesyonel işlere imza
atmaya devam edecek… II
OCAK / 09
İşletme
Kulübü
öğrencileri
Yıldızlar 55
ETKİNLİK
2007-2008 eğitimöğretim yılında
üniversite bazında
ilk üç dereceye
giren öğrenciler
1. Nihat HAMZAÇEBİ
İnşaat Mühendisliği 3.89
2.Didem ALKAN
Matematik Mühendisliği 3.84
2008 YILININ
BAŞARILI ÖĞRENCİLERİ
ÖDÜLLERİNİ ALDI
Başarı; iyi ahlak ve dürüstlükle
tamamlanmadıkça hiçbir anlam taşımaz
3.Emre YAVUZ
Endüstri Mühendisliği 3.82
Beytül İNAL
Elektronik ve Haberleşme Müh. 3.82
Rektörlük Özel Başarı Ödülü
Nihat Hamzaçebi
Makine Mühendisliği
(3.8) ve Elektronik ve
Haberleşme Mühendisliği
(3.62) Bölümünde çift lisans
yapmış, 2 bölümü de 4 yılda
bitirmiş ve 2 bölümde de 3,5
ortalamasını tutturmuş olan
Hakan Kurçenli, Rektörlük
Özel Başarı Ödülünü almaya
hak kazanmıştır.
haber, NAZAN NALBANTOĞLU
Ö
Öğrencilerin çalışma ve başarılarının ödüllendirildiği
2007-2008 eğitim-öğretim yılının Öğrenci Ödül Töreni, akademik personel, öğrenciler ve yakınlarının
katılımıyla, 13 Ekim 2008 tarihinde Merkez Kampus
Oditoryum’da gerçekleştirildi. 2007-2008 eğitimöğretim yılında Üniversite, Fakülte ve Bölüm bazında
ilk üç dereceye giren ve üniversitemizin gurur kaynağı
olan başarılı öğrenciler ailelerinin sevinç gözyaşlarıyla
ödüllerini hocalarının ellerinden aldı.
Rektörlük tarafından verilen plaket ve başarı sertifikalarının yanı sıra, Fakülteler, Bölümler, YTÜ Vakfı,
YTÜ Koruma Yaşatma Derneği, YTÜ Mezunlar Derneği ve Meslek Odaları da başarılı öğrencilerimize çeşitli
ödüller takdim etti.
Rektör Prof. Dr. İsmail Yüksek törende yaptığı konuşmada; “Bölümlerinizde yaptığınız çalışmalar ve
derslerinizde elde ettiğiniz başarılarla bizlerin ve
56 Yıldızlar OCAK / 09
Hakan Kurçenli
Beytül İnal
ailelerinizin gururu oldunuz. Bugün, yaptığınız çalışmaların karşılığı olan hak ettiğiniz ödülleri almak
için tatlı bir coşku ve sevinç içindesiniz. Bundan sonra
amacınız, sadece okul kalıpları içinde bir başarı değil,
okul dışına taşan ve hayata ağırlığını koyan bir başarı olmalıdır. Ancak, hayat yolculuğunuzda başarının
peşinde koşarken aklınızdan çıkarmamanız gereken
bir şeyi sizlerle paylaşmak isterim. Başarı, iyi ahlak ve
dürüstlükle tamamlanmadıkça hiç bir anlam taşımaz.
Saygıdeğer Anne ve Babalar, ben Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü olarak, öğrencilerimizin alacağı ödüllerin gerçek sahipleri olan değerli anne ve babaların
önünde saygıyla eğiliyorum. Bugün ödül alacak olan
sevgili öğrencilerimizi kutlar, başarılarının devamını
dilerim. Ayrıca, öğrencilerimizin başarılarında emeği
geçen tüm Fakültelerimiz, Bölümlerimiz ve öğretim
elemanlarımıza teşekkürlerimi sunarım” dedi. II
OCAK / 09
*
Yıldızlar 57
KONGRE
1999 Havai
2003 Fas
D
2005 İskoçya
2008 Kanada
2010 YTÜ DAVUTPAŞA
İ
Ğ
İ
L
Ç
N
E
DÜNYA G LDIZINDA
I
Y
N
İ
N
’
E
Y
TÜRKİ
R
O
Y
U
Ş
U
BUL
i,
vre kirliliğ
cı, çe
a
m
a
n
gibi
i
S
n
D
I
A
,
k
i
l
Kongre
r
a, faki
m
n
ı
s
ı
l
ştığı
e
a
l
s
ı
ş
r
a
küre
k
n
n bugü
ı
z
ı
çlerin
m
n
a
e
y
g
n
e
d
dü
n
zümü
ö
ç
rini
n
e
ı
l
r
k
a
e
l
c
n
e
l
u
i
r
b
o
a
s
asıl al
n
ü
lebilir
l
o
ü
r
r
ü
n
i
d
r
k
t
ü
e
s
en
yönde
u
b
e
v
k
aktır.
a
m
r
u
t
ş
u
l
tartışm
aları o
k
i
t
i
l
o
p
k
i
gençl
58 Yıldızlar OCAK / 09
Dünya Gençlik Kongresi, 31 Temmuz–13 Ağustos 2010 tarihleri arasında, 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’da Yıldız
Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü’nde gerçekleştirilecektir.
30 Ocak 2008 ‘de Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı ve Peace Child International arasında imzalanan
protokol neticesinde, Dünya Gençlik Kongresi, 2010 yılında
Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı’nın koordinasyonundaki
ilgili devlet birimleriyle ve E-gençlik Derneği liderliğindeki
sivil toplum örgütlerinin eş güdümlü çalışmalarıyla, Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü’nde organize
edilecektir. Dünya Gençlik Kongresi, gençlik örgütleri ve
hükümetlerin eş güdümlü çalışmalarıyla organize edilen;
dünyanın en saygın, en geniş katılımlı ve en önemli gençlik toplantısıdır. Kongrelere 120-150 Birleşmiş Milletler üyesi ülkeden yaklaşık 1000 genç ve çok sayıda kalkınma ve
gençlik uzmanı, gazeteci, akademisyen, eğitmen, sanatçı ve
diplomat katılmaktadır.
Kongrenin amacı, çevre kirliliği, küresel ısınma, fakirlik, AIDS gibi dünyamızın bugün karşılaştığı sorunların
çözümünde gençlerin en etkin rolü nasıl alabileceklerini
tartışmak ve bu yönde sürdürülebilir gençlik politikaları
oluşturmaktır. Bunun yanında gençler arasında tecrübe
paylaşımı sağlayarak, Birleşmiş Milletler’in Binyıl Kalkınma
Hedefleri’ne ulaşmak için gençlerin katkısını ortaya koymak
ve sürdürülebilir kalkınmanın önemini vurgulamaktır.
İlk Dünya Gençlik Kongresi, Ekim 1999’da “Binyıl Genç
İnsanlar Kongresi” başlığı altında yeni binyıl için gençlerin
önceliklerini belirlemek amacıyla, Havai’de gerçekleştirildi. Ağustos 2003’te Fas’ta gerçekleştirilen “Hoşgörü Dayanışma ve Sürdürülebilir Kalkınma” temalı 2. kongrede,
“Gençler kendi hükümetlerine ve Birleşmiş Milletlere Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne ulaşabilme konusunda en etkili
yardımı nasıl sağlayabilirler?” sorununa cevap bulunmaya
çalışıldı. “Değişim ol!” sloganını kullanan 3. Dünya Gençlik
Kongresi, Ağustos 2005’te İskoçya’da düzenlendi. Ağustos
2008’de Kanada’da gerçekleştirilen 4. kongrede, ”Yeniden
Yapılanma” (Rejenerason) ana tema olarak belirlenmiş ve
gençlerin öncülüğündeki kalkınmanın kutlaması konusu
vurgulanmaya çalışılmıştır.
2010 Yılında İstanbul’da gerçekleştirilecek olan 5. Dünya
Gençlik Kongresinde; ülkemizdeki, farklı kültürlerin barış
OCAK / 09
Yıldızlar 59
KONGRE
içinde yaşadığı atmosferi bütün dünya ile paylaşabilmek
için kültürel çeşitlilik ve birliktelik temasının “İMECE” sloganı altında işlenmesi planlanmaktadır.
Sanal kongre, gençlik fuarı, açılış ve kapanış törenleri,
bölgesel toplantılar, eylem projeleri, gençlik festivali, kültürel aktiviteler ve yetenek geliştirme eğitimlerinden oluşan
kongre, bir toplantıdan çok adeta Davutpaşa Kampüsünü
bir festival alanı haline getirecektir.
Kongre öncesinde; yapılan hazırlıkların anlatılması, yerel
eylem projelerinin tartışılması, başvuruların alınması,
Kongre sırasında; dünyanın farklı yerlerinden kongreyi
takip etmek isteyenler için eş zamanlı online katılım, katılımcıların yaptıkları faaliyetleri kendilerine ayrılan sayfalarda tüm dünyayla paylaşabilme imkanı, kongrenin en güncel
çıktılarının yayınlanması,
Kongre sonrasında; tüm kongre aktivitelerinin sunuş,
doküman fotoğraf ve video formatındaki genel özetleri,
eylem projelerinin programa dönüşmesini desteklemek ve
katılımcıların birbirleriyle olan iletişimini sürdürebilmelerini sağlamak için ilgili modüller gibi faaliyetlerin yapılması
planlanmaktadır.
Dünya Gençlik Kongresi Gençlik Fuarı
Tüm katılımcılar, kendi ülkelerini ve ülkelerinde yaptıkları yerel çalışmalarına ilişkin tanıtımlarını ülkelerine ayrılmış
fuar alanlarında kongre süresince yürütebileceklerdir.
Dünya Gençlik Kongresi
açılış ve kapanış törenleri
Tüm katılımcıların, hükümet yetkililerinin, yerel yöneticilerin, kongreyle ilgilenen akademisyenlerin, sanatçıların,
gazetecilerin, sponsor ve destekçilerin, BM, AB ve diğer
benzeri örgüt yetkililerinin hazır bulunacağı yemekli açılış
ve kapanış törenleri, kongrenin önemli yapıtaşlarıdır. Kapanış töreninin bir diğer önemi de, kongrenin bir sonraki ev
sahibine devir töreni yapılmasıdır.
60 Yıldızlar OCAK / 09
Dünya Gençlik Kongresi Bölgesel Toplantılar
Katılımcıların bölgelerini temsil edeceği, konuların bölgesel odaklı tartışılacağı toplantılar düzenlenecektir.
Dünya Gençlik Kongresi Yetenek Geliştirme Eğitimleri
Proje yönetimi, risk yönetimi, insan hakları, proje finansmanı, ritim, fotoğrafçılık, kısa film gibi yaklaşık 80 konu
üzerine eğitim hazırlanacak ve her katılımcının bu eğitimlerden en az 6 tanesini almaya hakkı olacaktır.
Dünya Gençlik Kongre planı taslağı
Dünya Gençlik Kongresi Öncesi Çalışmalar
Türkiye’de “Gençliğin Öncülüğünde Kalkınma Programı”
başlatılarak, en az 100 tane pilot gencin öncülüğünde, küçük
çaplı yerel kalkınma projesi (Eylem Projeleri) yapılacak,
Kongre sırasında gerçekleştirilecek eylem projelerinin
altyapısı hazırlanacak,
Sürdürülebilir hayat tarzı, iklim değişikliği, gençliğin
öncülüğünde kalkınma ve binyıl kalkınma hedefleri hakkında belirlenecek hedef gruplarına eğitimler verilecek,
Kongrenin internet sayfası açılacak ve tüm katılımcıların hazırlıkları takip etmesine imkan verilecek,
Slovenya 2009 Avrupa Gençlik Kongresi’ne ve kongreyle eş zamanlı düzenlenecek Türkiye 2010 hazırlık toplantısına katılım sağlanacaktır.
Davutpaşa Kampüsü’nün yapılanmasına büyük katkısı olacak kongre için, Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından
kongre tarihine kadar sosyal tesis kapasitesi 3000 kişilik
olan 1000 kişilik yurt inşa edilecektir. Rektörlük, yurt kapasitesini 2000 kişiye çıkarmak için, ilgili Bakanlık ile görüşmelerini sürdürmektedir. Üniversitemiz öğrencilerinin de aktif
olarak rol alacağı kongre için çalışmalar başlatılmış ve 2010
Dünya Gençlik Kongresi’nin üniversitemizdeki koordinasyonunu sağlamak için Doç. Dr. Ayşe Kara başkanlığında, Prof.
Dr. Ahmet Dursun Alkan ve Öğr. Gör. Hakan Karataş’tan oluşan koordinasyon üst kurulu oluşturulmuştur. II
*
*
*
*
*
OCAK / 09
Yıldızlar 61
RÖPORTAJ
Sinan Albayrak
Merheminiz nedir?
İŞ DIŞINDA KENDİMİ
İŞİMDEN KORUYORUM
‘Sanatçının kavgası bile, doğayla uyumlu olmalı.’
S
röportaj, BEYZA AKYÜZ
Schiller, ‘İnsan yalnızca oynadığı zaman tam bir insan
varlığıdır.’der. Oyun, özgürleşmenin en saf yoludur.
Oyuncular gibi bizler de yaşamın içinde rol alıyoruz.
Öyleyse onlar için gerekli olan nitelikler, bizler içinde gerekli aslında. Sinan Albayrak, bu konulara giriş
yapmak için doğru bir isimdi. Almanya Doğumlu olan
Sinan Albayrak, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı mezunu. Yılan Hikayesi, Kurtlar Vadisi, Beyaz
Gelincik, Yersiz Yurtsuz gibi daha birçok dizide rol alan
oyuncu, en son olarak Parmaklıklar Ardında dizisinde,
doktor Tarık rolüyle karşımıza çıktı. Ayrıca, Zeynep’in 8
Günü, Sis ve Gece, Çinliler Geliyor, Döngel Kârhanesi,
Her Şey Çok Güzel Olacak filmlerinde rol aldı. Sinan
Albayrak, farkındalık eşiği yüksek bir oyuncu. Yaşadığı topluma ve dünya’ya karşı duyarlı. Gülümsemeyle
doğan, düşünceyle büyüyen bir hâli var. Davudi sesi,
daha en baştan, onu ciddiye almanız gerektiği hissini uyandırıyor. Filmin sonuna geldiğinizde, Sinan
Albayrak’ın sadece Davud’un sesine değil, sapanına
da sahip olduğunu görüyorsunuz.
Türk filmlerinde kadınlar, aktris olunca
masumiyeti yitirirler. Peki ya erkek artistler ve
özelde sizin için durum nedir?
Ben karakterlerin arasında majör gezintiler yapmayı seviyorum. Ama işimin dışında kendimi işimden
korumam gerektiğini düşünürüm. Madende çalışıyor
olsaydım evimde kömür aramayacağım gibi, ellerimin
kendi evimde temiz kalmasını isteyeceğim gibi, oyunculuk mesleğinde de işim dışında işime dair olanı,
özel hayatımda istemem. Muhabbetini dahi yapmayı
sevmem. Muhabbet çevremi, başka çevreler oluşturur
62 Yıldızlar OCAK / 09
Maneviyat, inanç, ve işim dışında iş çevremde bulunmamak. Eksiklerim, hatalarım çok. Ama farkındayım en azından. İçim acıyabiliyor henüz. Ya farkında
olmayanlar?
İnsanla yaşıt olan ‘oyun’, bugün çağdaş
sanatın en güçlüsü olan sinemanın da temeli.
Oynarken, oyun olduğunu unutup, oyuna
inanmaya başladığınız bir anda kendinizi
yakaladınız mı hiç?
Oyuna inanmadığım anları yakaladım. Bir rolü canlandırıyorsanız eğer, bu role önce sizin inanmanız
gerekir ki; seyirciyi de inandırabilirseniz. Canlandırdığınız rol her ne olursa olsun, iyi kötü, komik ciddi,
mutlaka size ait olandan bulup, o karaktere yerleştirmelisiniz. Yani, oynadığınız oyuna inanmak, esas
olandır zaten.
Sinema ne zaman sahicidir?
Seyirci inandığında.
çoğunlukla. Bu söylediğiniz gibi, masum kalabilmek
ve işimi sevebilmek için bir savunma biçimi.
Başrolü kapan kadınların nelerden
vazgeçtikleri ve neleri yitirdikleri de her
dönemin senaryo konusudur. ‘Erkek oyuncular
da vazgeçer ve yitirir.’ diyebilir misiniz?
Yitirmek derken? Bu bir tercih meselesidir. Ünlü olmak mı, iyi olmak mı? Adını oyunculuğunla mı duyurmak, dışarıda ki oyunlarınla mı duyurmak? Her başrolü oynayan, bir şeyleri feda etmiştir diye düşünmek
yanlış. Bu biraz ön yargılı bir yaklaşım. Ama bu önyargıyı sağlayan da gene oyuncular olmuştur. Halkımız
paparazzi programlarını seviyor, magazin haberleri
seviyor, ama sevdiği oyuncuyu orada görmeyi sevmiyor bence.
Vazgeçtikleriniz neler? Vazgeçtiklerinizin
yerine neleri koydunuz?
Huzurlu bir hayattan vazgeçtim. Tamamen ben
olabilmekten vazgeçtim. Çünkü siz ne kadar özünüzle
kalmaya direnseniz de, ekrana geçtikten sonra insanların size bakışı ve sizden beklentileri farklılaşır. Bazen
attığınız adımlara, onlar ritim verirler.
Esere sadece önden bakınca estetik buluruz.
Her iki yüzüne de tanıklık etmek; insanı ya
olgunlaştırır, ya da yozlaştırır. Kendinizde
çürüme emarelerine rastlıyor musunuz zaman
zaman?
Maneviyatınızı dinç tutamadığınız takdirde; çürüme, bulunduğunuz her alanda olur.
Web sitenizdeki fotoğraflarınızın
arasına, savaş çocuklarının fotoğraflarını
yerleştirmişsiniz. Fikir kimin bilmiyorum, ama
çok etkileyici! Bu eylem, kendinizin dışına
çıkabildiğinizin göstergesi. Resimlerinize
bakanların ‘hayranlık duygusuna’, gerçeği
göstererek bir anda balta indiriyorsunuz. Haz
ile acı arasında gidip geliyor insan, fotoğraf
albümünüze bakarken.
Web sitemde, biraz insanları ekran büyüsünden
gerçeğe çağırmak istedim. Kendi imkânımla bu kadarını yapabildim. Beni merak edenler, fotoğraflarıma
bakmak isteyenler; kaçmak istedikleri, görmek istemedikleri dünya gerçeğini de görsünler istedim. Bu
fotoğrafları, kendi fotoğraflarımın arasına harmanladım. Emrivaki yaptığımı biliyorum, ama göze biraz kan
üflemek lazım. Çünkü hayat, bizim canlandırdığımız
karakterlerin çok daha üstünde oyuncularca kana bulanıyor. Bir şey yapamadığımız için kaçıyoruz belki de
bu görüntülerden. Kimse sana ‘‘git onların arasına onlarla savaş, katliamcının elinden o çocuğu silahla kurtar’’ demiyor ki. Sadece, görmekten korkma, acı duymaktan korkma ve biraz düşün, ne yapabilirim diye.
Maddi imkânın varsa; yardım kuruluşları vasıtasıyla
yardım ulaştır. Yardım ulaştıranlara yardım et. Bu insanlık utancını kapatmaya çalışanlara karşı, o perdeyi
sonuna kadar açmaya çalış. Bunu görmezden gelmediğini göster. Hiç birini yapamadın, otur da dua et.
Haz demişken, yeryüzünde size en çok haz
veren şey nedir?
Sahile inip, orta kahvemi içmek.
OCAK / 09
Yıldızlar 63
RÖPORTAJ
>> ‘Oyuncu olarak,
huzurlu bir hayattan
vazgeçtim.’
İçiniz daraldığında ya da canınız sıkıldığında
nereye gidersiniz?
Sahile inerim. Bir çay bahçesine otururum. Orhan
Veli olurum.
Kahramanınız ve kahramanı olduklarınız
var mı? Tercih etmeniz gerekse, kadınların
mı yoksa çocukların mı kahramanı olmak
istersiniz?
Kendi kahramanım olmak isterim. Kendime inancım yoksa, kahramanlık yapamam.
Sinemada bir savaş kahramanını
canlandırmalısınız bence. Sizce?
Ağabeyimin anlattığı bir kahraman vardı. Endülüs’ün
son kahramanı. Özünü korumak için, kuşatma altında kalan Gırnata’nın kapılarını açtırıp, halkın gözyaşı
dolu bakışları altında, taşıyabileceği kadar silah alıp,
atını İspanyolların üzerine süren adam. Kuşatmayı yarıp, nehre ulaştığında neredeyse tüm kanını toprağa
bırakmıştı. Atını döndürüp sırtını nehre verdi. Önce üstüne gelen düşmana baktı, sonra ardında kalan şehrine, Gırnata’ya ve kendini nehre bıraktı. Son.
Bugüne kadar duyduğunuz en iyi replik nedir?
Lütfen bir de size ait bir replik alalım.
Sanat, savaşın kılıfı olabiliyor. Oyuncunun bu
kılıfı değiştirebilecek kudreti var mı? Yoksa tek
çözüm, o kılıfın içinde yer almamak mı?
Korkak olmadığın sürece, elinde büyük bir güç var.
İnsanlar seni ve yaptıklarını izliyor, konuştuklarını dinliyor. Bunu doğru kullanırsan, bundan büyük bir güç
olur mu? Kudretli olmak elinde. Borazan olmaktansa,
borazanı üflemeyi tercih ederim. İnsanı insana yakınlaştırmaya değil, onları bölüp sağa sola fırlatmaya
çalışıyorlar. Sanatçı olan kişi, bu yapıda ve köhnelikte
olmamalı. Sanat, içinde uyum barındırır. Renklerin
uyumu, sesin uyumu, hareketin uyumu. Kavgası bile,
doğayla uyumlu olmalıdır. İnsanları birleştirici söylemlerimizin olması ve bunları söylemekten çekincemizin olmaması gerekir.
Motor kullanıyorsunuz. Hızı seviyor
olmalısınız. Sinemadaki seyr-ü seferiniz ne
hızda sizce?
Motor kullanıyorum, ama hızımı kontrollü tutarım.
Mesleğimde de aynı hızı korurum. En önde gidip düşen olmaktansa, sağlam giderim hedefe ulaşırım.
64 Yıldızlar OCAK / 09
‘Astalavista baby.’ Kendi repliğim ise ‘En büyük korkum korkmaktır.’
İnsan belli bir yaştan sonra kendi içinde
derinleşemez. İlişkilerinde/ilişkileriyle
derinleşir. O yaşa geldiniz mi acaba?
Yolun yarısındayım. Hangi derinliğe ulaştığımı, nefesim tükenince söylerim. Yüzeye çıkabilirsem tabi.
Yeni projeler var mı?
Var. Bir sinema filmi. Gürcistan’da geçen bir hikaye.
‘Parmaklıklar Ardında’ dizisinde bir
doktoru canlandırıyorsunuz. Bir anınız
var mı bununla ilgili?
Bazen, sokakta ya da oturduğum çay bahçesinde,
yanıma gelip rahatsızlığını dile getirenler oluyor. En
son olarak, bir buçuk haftadır hacet gideremediğini
söyleyen biri geldi yanıma. Bağırsaklarında sorun olduğunu söyledim.
Bu güzel sohbet için çok teşekkür ederiz.
Ben teşekkür ederim. II
OCAK / 09
Yıldızlar 65
YTÜ AB Ofisi’nin
LLP-ERASMUS
Programı
çerçevesinde
gerçekleştirdiği
başlıca faaliyetler,
aşağıdaki gibi
sıralanabilir:
ÜNİVERSİTENİN DÜNYAYA
AÇILAN KAPISI
AB OFİSİ
Yıldız Teknik Üniversitesi AB Ofisi,
Sokrates Programı’nın pilot uygulamasına
ilk kez 2004 yılında 6 öğrencisini yurt
dışına göndererek başlamış, bu program
çerçevesinde öğrenci ve akademisyen
değişimi her yıl artarak devam etmiştir.
Ü
Üniversitemizde uluslararası çalışmaların yoğunlaşması nedeniyle, bu etkinliklerin bir birimde toplanması ve bir merkez oluşturulması gereği doğmuş ve bu
amaçla 2004 yılında üniversitemiz Eğitim-Öğretim
Rektör Yardımcılığı’na bağlı olarak Avrupa Birliği (AB)
Ofisi kurulmuştur. YTÜ AB Ofisi’nin misyonu, uluslararası düzeyde üniversitelerarası öğrenci, akademisyen
ve personel değişimi için gerekli altyapıyı oluşturmak,
uluslararası projeleri desteklemek, üniversitemizin
eğitim kalitesinin yükseltilmesine ve eğitim düzeyinin uluslararası standartlara ulaşmasına katkıda bulunmaktır. YTÜ AB Ofisi, bir dünya üniversitesi olmayı
hedefleyen kurumumuzun eğitim kalitesini arttırmak
için, gerek proje gerekse öğrenci/akademisyen değişimi bağlamında uygun ortamı oluşturacak bir ofis
olmayı vizyonu olarak belirlemiştir.
YTÜ AB Ofisi, kuruluş aşamasında yarı zamanlı çalışan gönüllü öğretim elemanlarından oluşan bir ekiple
faaliyetlerine başlamıştır. Yapılan ön çalışmalar sonucu, Avrupa Komisyonu Teknik Yardım Ofisi (UC, Tech-
66 Yıldızlar OCAK / 09
nical Asistance Office-TAO)’ne başvuruda bulunmuş
ve Nisan 2004 tarihinde YTÜ AB Ofisi’nin Sokrates/
Erasmus programlarına katılabilme vizesi almıştır.
Erasmus
AB Eğitim ve Gençlik Programları’ndan SOKRATES (Genel Eğitim) Programı bünyesinde yer alan
ERASMUS, yüksek öğretim düzeyindeki işbirliğini
düzenleyen bir programdır. Amacı, Avrupa Birliği
Komisyonu’nun, üye ve aday ülkelerle AB’ye üye ya
da aday olmayan Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA)
ülkeleri arasındaki eğitimle ilgili konularda kurumsal
işbirliklerini teşvik etmek, bu ülkeler arasında karşılıklı tanınırlığı arttırmak, mevcut eğitim potansiyellerini
daha iyi kullanmak; sosyal, kültürel ve dil bağlamında
iletişimi geliştirmektir. Program ismini, değişik Avrupa
ülkelerinde hem öğrenci, hem de akademisyen olarak
bulunan, Rönesans Hümanizminin önemli temsilcilerinden biri olan Hollandalı bilim adamı Erasmus’tan
(1469–1536) almaktadır.
* Ulusal Ajans’ın düzenlediği
Bahar ve Güz toplantılarına
katılım sağlamış ve
bunlardan edinilen bilgileri,
üniversitemizdeki ilgili
kişilerle ve öğrencilerle
paylaşmıştır.
* Programın uygulamasında
meydana gelen
değişiklikleri, düzenlediği
toplantılar aracılığıyla
Bölüm Koordinatörleri’ne
sunmuştur.
AB Ofisi Ekibi
Yıllara göre yurtdışına giden
öğrenci sayısı
2004-2005 döneminde 6
2005-2006 döneminde 110
2006-2007 döneminde 188
2007-2008 döneminde 255
TOPLAM
559 öğrenci
Yillara göre yurtdışından
gelen öğrenci sayısı
2004-2005 döneminde 2
2005-2006 döneminde 7
2006-2007 döneminde 19
2007-2008 döneminde 51
TOPLAM
79 öğrenci
Yillara göre yurtdışına giden öğretim
elemani sayısı
2005-2006 döneminde 6
2006-2007 döneminde 23
2007 -2008 döneminde 28
TOPLAM
57 öğretim elemanı
Yillara göre yurtdışından
gelen öğretim elemanı sayısı
2006-2007 döneminde 12
2007-2008 döneminde 24
TOPLAM
36 öğretim elemanı
Hayat Boyu Öğrenme Programı (LLP)
Avrupa Birliği ülkelerinde öğrenci değişim programı,
1987’den beri uygulanmaktadır. Bu çerçevede 2004
yılı itibariyle yaklaşık 1 milyon 250 bin öğrenci, değişim
programlarından yararlanmıştır. Bu yönüyle ERASMUS
Programı’nın, AB Eğitim ve Gençlik Programları’nın en
ilgi çekici programı olduğu söylenebilir. 2000-2006
döneminde SOKRATES/ERASMUS programı olarak
adlandırılan programın adı 2007-2013 dönemi için
“Hayat Boyu Öğrenme Programı (LLP)” olarak değiştirilmiş ve içeriği genişletilmiştir. YTÜ AB Ofisi bu programların koordinasyonunu üstlenerek bölüm koordinatörleri, öğretim elemanları ve öğrencilerle işbirliği
içinde hareket etmektedir. Bu bağlamda, YTÜ AB Ofisi,
uluslararası işbirlikleri ve ortak proje- eğitim programlarıyla üniversitemizin tanınırlığını ve eğitim kalitesini
arttırmayı amaçlamaktadır.
Yıldız Teknik Üniversitesi AB Ofisi, Sokrates Programı’nın pilot uygulamasına ilk kez 2004 yılında 6
öğrencisini yurt dışına göndererek başlamış, bu program çerçevesinde öğrenci ve akademisyen değişimi
her yıl artarak devam etmiştir. YTÜ AB Ofisi’nin 2004
yılından itibaren gerçekleştirdiği öğrenci ve akademisyen değişim sayıları yandaki tabloda yer almaktadır. Tablo incelendiğinde, programdan yararlanan
öğrenci sayılarının giderek artan bir ivme gösterdiği
görülmektedir. II
* Yıldız ve Davutpaşa
Kampüsleri’nde, öğrencilere
yönelik LLP-ERASMUS
Bilgilendirme Toplantıları
düzenlemiştir.
* Öğrenci ve akademisyenlere
yol gösterecek olan “GİDEN
ÖĞRENCİ REHBERİ”, “GİDEN
AKADEMİSYEN REHBERİ”,
“GELEN ÖĞRENCİ REHBERİ”,
“GELEN AKADEMİSYEN
REHBERİ” ve benzeri bilgi
formları ve rehberler i
Avrupa Birliği’ne uyumlu
olarak hazırlayarak http://
www.eu.yildiz.edu.tr/
adresli AB Ofisinin resmi
web sayfasında kullanıma
sunmuştur.
*
* LLP-ERASMUS öğrencisi
olmaya hak kazanıp
yurtdışına gidecek
öğrencilerimiz için
yönlendirme (oryantasyon)
programı düzenleyerek,
öğrencilerimizi
yurtdışına çıkmadan önce
bilgilendirmiştir.
* Üniversitemizin İngilizce
Tanıtım Katalogu’nu
hazırlamıştır.
OCAK / 09
Yıldızlar 67
ÖĞRENCİ KÜRSÜSÜ
ETKİNLİK
BEYİN GÖÇÜ
MUHAMMED SEVİM / ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRENCİSİ
YTÜ SAVUNMA SANAYİİ
GÜNLERİ 2009 (YTÜ SSG’09)
Beyin göçü, yetiştirilmesi için büyük kaynak gerektiren
veya yetiştiği halde ilgisizlik ve imkansızlık sebebiyle istihdam edilemeyen bilim adamı, hekim, mühendis vb. gibi vasıflı insan gücünün daha gelişmiş bir ülkeye göç etmesidir.
Sanayi devriminden sonra gündemden düşmeyen sömürünün bir başka boyutudur. Şüphesiz beyin göçü gerçekleşen
ülkelerdeki gelişmişlik, göç alan ülkeye kıyaslanamayacak
seviyede olmalıdır.
‘’Yetişmiş insan gücü hareketi’’ olarak değerlendirilen
beyin göçünün geçmişi çok eski devirlere dayanır. Çeşitli
dini, siyasi, ilmi, ve ideolojik sebeplere dayanan
beyin göçü ilk ve ortaçağlarda mevcuttu. İkinci
Dünya Savaşı’ndan önce çok sayıda bilim adamları Hitler’den kaçıp ABD’ye yerleştiler. Bu gelişmeler, Amerika’nın gelişmesinde büyük ölçüde
rol oynadı. Tarihi gelişimine bakılacak olursa beyin göçü,
ilk 1960’lı yıllarda başlamaktadır. Şüphesiz göç edilen ülkenin sağladığı olanaklar, göç eden kişiyi bireysel olarak haklı
kılmaktadır. Ayrıca, ülkemiz gibi bürokrasi odaklı siyasal sistemlerde hak edenin hak ettiği mevkiye gelmesi gerçekten
imkansız denilebilecek kadar zordur. Bu durum, yıllarca emek
sarf ederek eğitimini tamamlamış ülkeye faydası dokunabilecek insanların ideallerinin tükenmesine sebep olmaktadır.
68 Yıldızlar OCAK / 09
Ekonomik geçim sıkıntısı çeken nitelikli iş gücünün, emeğinin
karşılığını tam olarak alabileceği bir işte ve ülkede çalışmak
istemesi en doğal hakkıdır. Normal yoldan para kazanmaya
yeltenmeyen bir doktor en fazla 1.500 TL. ile iş başı yapmaktadır. 6 Yıl okuyup en kutsal görevlerden birini yerine getirmek
isteyen insana reva görülen maaş bu olunca, sosyokültürel
yapımızda yer etmiş olan bıçakparası gibi kavramlar ortaya
çıkmaya başlamıştır. Daha da vahim bir örnek verecek olursak; İstanbul gibi bir metropolde yaşam savaşı veren öğretmenler okulda ders verdiği saatlerin dışında pazarda limon
ya da meyve, sebze satarak geçimini sağlamaya çalışmaktadır. Ülke sistemi bu kadar vahim durumdayken emeğinin
tam karşılığını alabilmek için ülkesinden ayrılan insanlara
kızmaya kimsenin hakkı yoktur. Türkiye beyin göçü en
fazla olan 34 ülke arasında 24. sırada yer alıyor.
Ne yazık ki iyi eğitim gören yüz kişiden 59’u Türkiye dışında okumaya veya çalışmaya başlıyor.
Göründüğü üzere ülkemizin zararı küçümsenmeyecek kadar
fazladır. Ama bu zararı görüp bu durumu değiştirmeye çalışan hiçbir siyasal güç bulunmamaktadır. Sosyoekonomik
ve sosyoteknik açıdan geri kalmış ülkemiz, maalesef elindeki
altın madeninden faydalanmak istememektedir. Bu netice,
ülke dışına çıkan beyinleri haklı kılmaktadır. II
Y
Savunma sanayinin dünü,
bugünü, yarını ve ülkemiz için
teknoloji ve ekonomi anlamında
katkıları ele alınacaktır.
Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Dekanlığı, 2-3 Mart 2009 tarihleri arasında YTÜ Makine
Teknolojileri Kulübü işbirliği ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın katılımları ile Yıldız Yerleşkesi
Oditoryum’unda YTÜ Savunma Sanayii Günleri 2009
(YTÜ SSG’09) adlı etkinlik düzenlemektedir.
Savunma sanayisi, ülkelerin teknolojik gelişimini
yönlendiren en önemli sektördür. Bu sektörün gelişiminde en önemli pay ise üniversite ve araştırma
kurumlarınındır. Bu kapsamda, yerli savunma sanayimizin ülkemiz için ne kadar önemli olduğunun üniversite gençleri tarafından bir kez daha farkına varılması,
yerli üretilen savunma teknolojilerinin gelişiminden
haberdar olunması ve ülke gençlerinin gelecekteki
savunma sanayinin rotası hakkında bilgi edinmesi
bu etkinliğin temel amacıdır. Bunun yanında, AR-GE
yoğunluklu çalışmalarda bulunan firmaları tanıyan ve
ülkemizde ileri teknolojiye sahip ürünlerin üretilebileceğini gören özgüven ve motivasyon kazanmış genç
mühendislik öğrencileri, etkinliğin temel hedef kitlesini oluşturmaktadır.
Etkinlikte, Türk Savunma Sanayii sektöründe görev
alan öncü firmaların yanı sıra, sektörde çalışmalarını
sürdüren kurum ve kuruluşlarımız da yer alacaktır. Bu
kapsamda savunma sanayinin dünü, bugünü, yarını
ve ülkemiz için teknoloji ve ekonomi alanında katkıları ele alınacaktır.
Sergi salonunda tüm gün, yerli ürünlerin (resim,
maket, proje pano, video…) sergileneceği Yerli Savunma Sanayii Ürünleri Sergisi ve aynı zamanda katılımcı
kurum ve kuruluşların öğrencilerle buluşacağı bir etkinlik de gerçekleşecektir. Etkinliğin seminerler kısmı
Yıldız Teknik Üniversitesi Oditoryum salonunda Yerli
Savunma Sanayii Ürünleri Sergisi’nin ise Oditoryumun hemen altında bulunan Sergi Salonunda yapılması planlanmıştır.
Etkinlik hakkında detaylı bilgiye için www.ytussg.
org internet adresinden ulaşılabilir. II
OCAK / 09
Yıldızlar
Yıldızlar69
69
SANAT GÜNDEMİ
KİTAP
İnsanlık Tarihinin En Kötü Kararları
İSTANBUL
KONSER
10 Mart Stephen Weir - Yayınevi: Caretta Yayıncılık - Sayfa: 256 Sayfa
25 Mart 25 Şubat
Wayne Shorter Quartet
Brian Blade davul
John Patitucci kontrbas
Danilo Perez piyano
Saat: 20.00
Bruno Barbey ve İtalyanlar
Franz Liszt Oda Orkestrası
Emmanuel Pahud flüt
Mekan: İş Sanat Kültür Merkezi
Saat: 20.00
Bilgi İçin: 0212 316 10 83
Konuşmacılar: Merih Akoğul, Halûk
Çobanoğlu
Mekan: Yapı Kredi Sermet
Çifter Salonu
Saat: 18.30
Bilgi İçin: www.ykykultur.com.tr
12 Mart Borusan İstanbul Filarmoni
Orkestrası
28 Mart İskoç Oda Orkestrası
Piotr Anderszewski piyano
Saat: 20.00
Şef: Gürer Aykal
Solist: Julliard String Quartet
Mekan: Lütfi Kırdar Konser Salonu
Saat: 20.00
Bilgi İçin: www.borusansanat.com.tr
14 Mart TİYATRO
28 Şubat
Histanbul
Tasarlayan-Yöneten: 10+ Övül
Avkıran, Mustafa Avkıran
Saat: 20.00
Mekan: garajistanbul
Bilgi için: www.biletix.com
Al Dı Meola & World Sınfonıa
Mekan: İş Sanat Kültür Merkezi
Saat: 20.00
Bilgi İçin: 0212 316 10 83
Vırtuoso!
Midori keman
Charles Abramovic piyano
Mekan: İş Sanat Kültür Merkezi
Saat: 20.00
Bilgi İçin: 0212 316 10 83
70 Yıldızlar OCAK / 09
Mekan: Cemal Reşitrey Sergi Salonu
Bilgi İçin: www.kultursanat.org
6 Şubat-15 Mart
Ferhat Özgür “Şehir Defteri”
Mekan: Kâzım Taşkent Sanat Galerisi
Bilgi İçin: www.ykykultur.com.tr
Tarihimiz ve Biz
İşyerinde
Beden Dili
Carol Kinsey
Goman
Yayınevi: Alfa
Yayınları
Beden Dili Yalan Söylemez!
2 Mart
21 Mart İnsanlık Tarihinin En Kötü Kararları; büyük etkiler uyandıran, tarihe mal olan 50 hatayı; hatanın
meydana gelme nedenlerini ve yapılan hata sonrasında yaşananları kısaca özetleyerek bir araya
getiriyor. Antik Mısır’dan New York’a, Rusya’dan
Troya’ya, tarihin en kötü kararlarını aktaran kitap;
tarihin okuyucu için eğlenceli kılınabileceğini kanıtlıyor. Kitapta yer alan hatalar eğlenceli sonuçlar
doğurmamış olsa da! Işte kitapta yeralan tarihin
en kötü kararlarından birkaçı: Truvalı Helen’in kaçırılma hikâyesi. Kayıp bir eşi dünyanın öbür ucuna
kadar takip etmek, Truva kentinin yıkılmasına ve
Çok Güzel Hareketler Bunlar
Mekan: Beşiktaş Kültür Merkezi
Saat: 20.30
Bilgi için: www.bkmmutfak.com
Beden dili denince akla ilk gelen isimlerden olan ve bu konuda pek çok kitabı bulunan
Dr. Carol Kinsey Goman’ın 25
yıllık araştırmaları, beden dilini anlamak ve yönetmek konusundaki tecrübeleri “İşyerinde Beden Dili” isimli kitapla
okuyucuya sunuldu. Kitap Alfa
Yayınları’ndan çıktı.
Her ne kadar kendimizi ifade
etmenin en etkili yolunun konuşmak olduğunu düşünsek
de, yapılan araştırmalar insanların birbirleri hakkındaki
kanaatlerinin yüzde 93’ünün
ağızlarından çıkan kelimelerden bağımsız olarak, çok daha
farklı şekillerde edinildiğini
söylüyor. Bu da beden dilinin
önemini gösteriyor.
Yunan topraklarının 20 yıl boyunca kaderine terk
edilmesine sebep oldu. Neron’un Roma’yı yakması. Yeni sarayına yer açmak isteyen İmparator Neron tüm şehri yakıp kül etti. AIDS. Kimliği belirsiz
bilim insanlarının, 1957-1960 yıllarında büyük çaplı
bir çocuk felci aşısı projesinde, aşı maddelerinin
hazırlanışına gerekli özeni göstermemesi sonucu
AIDS insan ırkına geçti. Çernobil: Nükleer santralde gerçekleştirilen deney prosedürünün baştan
sona kötü yönetilmesi, çok büyük çaplı bir nükleer
erimeyle sonuçlandı. Yaklaşık 100 bin insan troid
kanseri nedeniyle ağır ağır öldü.
Benim Gözümden
Dünya
İlber Ortaylı
Albert Einstein
Yayınevi: Timaş
Yayınları
Yayınevi: Alfa
Yayınları
Sayfa: 222 sayfa
Sayfa: 115 sayfa
Sayfa: 232
sayfa
SERGİ
5 Şubat - 25 Şubat
“Barış Yolunda Kadınlar”
Fotoğraf Sergisi
Follow The Women For Peace
50 Tarihi Hata!
Böyle Bir Kuyrukla
Ne Yapardın?
Steve Jenkins Robin Page
Yayınevi: Tübitak
Çeviri: Özlem
Özbal
Sayfa: 36 sayfa
Ortaylı Hoca ile Tarihe
Yolculuk
Tarih kitaplarının da çok satanlar listesinde yer bulabileceğini kanıtlayan Prof.Dr. İlber
Ortaylı’nın yeni kitabı Tarihimiz ve Biz okuyucuyla buluşuyor. Timaş Yayınları’ndan
çıkan kitap; Osmanlı’nın klasik
dönemini, XVIII ve XIX. asırların toplumsal ve siyasî olaylarını, bugünkü Avrupa’yı var
eden koşulları, Türk, Rus ve
Japon modernleşme süreçlerini ele alıyor. Ayrıca kitapta
Ortaylı Hoca’nın Ermeni soykırımı iddiaları konusundaki
fikirleri de yer alıyor.
Einstein’la siyasete ve
felsefeye dair!
20. yüzyılın en önemli fizikçisi Albert Einstein’ın siyasi ve
felsefi yazılarını içeren Benim Gözümden Dünya, Alfa
Yayınları’ndan çıktı. Kitap;
iyi-kötü, toplum-birey, dinbilim, savaş-barış gibi konuları Einstein’ın bakış açısından okuma fırsatı sunuyor.
Einstein’ın barış ve adaletin
hakim olduğu bir dünyaya olan
özlemini anlattığı kitaptaki
bazı konu başlıkları ise şöyle:
“İyi ve Kötü”, “Din ve Bilim”,
“Aktif Pasifizm”, “Hıristiyanlık
ve Yahudilik” , “Azınlıklar” ve
“Bir Arap’a Mektup”.
Kuyruk ne işe yarar?
Kuyruğunu kaldırarak düşmanına göz dağı veren çizgili Amerikan kokarcası, uzun
kuyruğunu sallayarak sinekleri kovalayan zürafa, saldırıya
uğradığında kuyruğunu bırakıp kaçan beş çizgili parlak
keltenkele, kuyruğunu bir el
gibi kullanan örümcek maymunu, kuyruğunun ucundaki
iğneyle avını felç eden akrep…
Hepsi bu kitapta. Ilginç resimler de cabası!
3-6 yaşa hitap eden kitap,
minikler için raflardaki yerini
aldı.
OCAK / 09
Yıldızlar 71
DVD
Üç Maymun
****
Tür: Dram
Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan
Senaryo: Nuri Bilge Ceylan , Ebru Ceylan
Oyuncular: Hatice Aslan (Hacer), Yavuz
Bingöl (Eyüp), Ercan Kesal (Servet), Rıfat
Sungar (İsmail)
Süre: 104 dk.
72 Yıldızlar OCAK / 09
Masum değiliz hiçbirimiz!
61’inci Cannes Film Festivali’nde Nuri Bilge Ceylan’a En
İyi Yönetmen ödülünü kazandıran Üç Maymun’un, 81’inci
Akademi Ödülleri’nde Türkiye’yi temsil etmesi bekleniyordu.
Ancak film, Yabancı Dilde En İyi Film adayları arasında ilk
dokuzda kendisine yer bulabildiği halde, ne yazık ki Oscar
adaylığı kesinleşen 5 film arasına giremedi.
Filmin Oscar macerası hayal kırıklığıyla son bulmuş olsa da
Üç Maymun, Türk sinemasının ulaştığı başarıyı göstermesi
açısından gururla anılmaya devam edecek ve sinemamız
üzerindeki etkisini uzun yıllar hissettirecek.
Bir ailenin kaybedilen masumiyet imtihanına rağmen, bu
gerçeği görmezden gelerek birarada kalmak için verdiği
mücadelenin çarpıcı öyküsünü anlatan Üç Maymun; aile,
masumiyet, suç, adalet, kadın, aşk, aldatma, aldatılma gibi
konularda seyirciyi bir kez daha düşünmeye davet ediyor.
Modern dünyanın yalnızlaştırdığı insanlar için tutunacak
tek dal, sığınılacak yegane kucak var; o da aile. O dal zaman
zaman kırılma tehlikesi geçirse ya da o kucak sıcaklığını yitirse
de bazen, varolmanın tek yolu aileye sımsıkı sarılmak. Film
birbirlerine tutunmanın hayata tutunmak olduğunu hisseden
bir ailenin, birarada kalma mücadelesi üzerinden masumiyet
kavramına ilişkin bir pencere açıyor zihinlerde ve soruyor:
Masumiyet dünyamızı ne zaman terketti ve şimdi ne kadar
uzağımızda?
Masumiyet; ailenin iki erkek üyesi için büyümeden yani
kirlenmeden ölen bir çocuk. Bunun içindir ki baba ve oğlunun
her vicdan muhasebesi sonrası duydukları o “kirlenmişlik”
hissi çocuk yaşta hayatını kaybeden ailenin en küçük üyesini
hatırlatıyor her ikisine de.
Henüz filmi görmemiş olanlar ya da tekrar izlemek isteyenler
için filmin dvd’si raflardaki yerini aldı. Türkçe, İngilizce,
Fransızca alt yazı seçeneklerine sahip olan dvd ayrıca, filmin
Cannes Film Festivali macerasını ve yönetmenin konuk olduğu
kimi TV programlarını seyretme fırsatı da sunuyor. II

Benzer belgeler

Dergi Sayı No - Yıldız Teknik Üniversitesi Vakfı

Dergi Sayı No - Yıldız Teknik Üniversitesi Vakfı Ajansfa İletişim Bilgileri: Gülbahar Mh. Esentepe Cd. No.6/6 (Bozkır İşhanı) Mecidiyeköy/İSTANBUL Tel: 0 212 272 61 06 Faks: 0 212 272 61 07 www.ajansfa.com [email protected]

Detaylı

Dergi Sayı No - Yıldız Teknik Üniversitesi Vakfı

Dergi Sayı No - Yıldız Teknik Üniversitesi Vakfı Programı kapsamında bir proje: PROMISE

Detaylı