Tarım Sektör Raporu Nisan - Haziran 2015

Yorumlar

Transkript

Tarım Sektör Raporu Nisan - Haziran 2015
EBRD MİKRO & KOBİ FİNANSMAN PROGRAMI
TARIM SEKTÖR RAPORU
NİSAN – HAZİRAN 2015
1. Dünya Tarım Sektörü Görünümü
1.1.
Fiyatlar
Dünyada gıda fiyatlarında 2010 yılından itibaren görülen gevşeme halen devam
etmektedir. 2015 Mayıs ayı itibariyle Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)
Gıda Fiyatları Endeksi, 2014 yılındaki 201,8 seviyesinden 166,8 puana gerileyerek
%17 oranında düşmüştür.
Tablo 1. FAO Dünya Gıda Fiyat Endeksi
Yıllar
Gıda Fiyat
Endeksi
Et Fiyat
Endeksi
Süt Fiyat
Endeksi
Tahıl Fiyat
Endeksi
Bitkisel
Yağ Fiyat
Endeksi
Şeker Fiyat
Endeksi
2000
91,1
96,5
95,3
85,8
69,5
116,1
2004
112,7
114,2
123,5
107,1
111,9
101,7
2008
201,4
160,7
223,1
232,1
227,1
181,6
2012
213,3
182,0
193,6
236,1
223,9
305,7
2013
209,8
184,1
242,7
219,3
193,0
251,0
2014
201,8
198,3
224,1
191,9
181,1
241,2
2015/05
166,8
171,4
167,5
160,8
154,1
189,3
Kaynak: FAO.
Şekil 1. FAO – Cari ve Reel Bazda Gıda Fiyat Endeksleri
1.2.
2023 yılına doğru küresel piyasa tahminleri – OECD 2015
Tahıllar: Belli başlı tahılların dünya fiyatlarının başlangıçta düşerek dünya ticaretine
ivme kazandırması, stokların yükselmesi ve Asya’daki pirinç stoklarının rekor
seviyelere ulaşması öngörülmektedir.
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
1
Yağlı tohumlar: Küresel planda yağlı tohumların ekildiği tarlaların payı düşük
oranlarda kalsa da, bitkisel yağlara olan talebin artışı fiyatları artırmaya devam
etmektedir.
Şeker: 2013 yılı sonlarında düşüşe geçen uluslararası şeker fiyatları, güçlü küresel
talebin itici bir rol oynamasıyla eski seviyelerine dönecektir. Dünya şeker ihracatına
egemen olan Brezilya’nın ihracatının, etanol piyasasından etkilenmesi
beklenmektedir.
Et: Asya’dan gelen güçlü ithalat talebinin yanı sıra Kuzey Amerika’da sürülerin
yenilenmesi, daha yüksek et fiyatlarına destek olmakta, dana eti fiyatları rekor
seviyelere yükselmektedir. Tavuk eti, domuz etini geçerek, inceleme döneminde en
çok tüketilen et ürünü haline gelmektedir.
Süt Ürünleri: Başlıca üretici ülkelerdeki verimlilik artışlarının devamlılığı ve Çin’deki
büyümenin devam etmesi sonucu fiyatlar, mevcut yüksek seviyelerinden biraz
düşecektir. Hindistan, AB’yi geçerek dünyanın en büyük süt üreticisi haline gelip,
öngörülen dönemde önemli ölçüde az yağlı süt tozu ihracatına sahip olacaktır.
Balıkçılık ürünleri: Su ürünleri üretimindeki artış Asya kıtasında yoğunlaşacaktır. En
hızlı büyüyen gıda sektörlerinden biri olmaya devam eden bu sektör 2014 yılında
insan tüketimine yönelik av balıkçılığını geçmiştir.
Biyoyakıtlar: Biyoyakıtlarda tüketim ve üretim seviyelerinin başta şeker esaslı etanol
ve biyodizel olmak üzere %50’den fazla artması beklenmektedir. Etanol fiyatı, ham
petrol fiyatına paralel olarak artarken, biyodizel fiyatı daha çok bitkisel yağ fiyatını
takip etmektedir.
Pamuk: Birikmiş küresel stokların beklendiği üzere serbest kalması, tüketimin düşük
fiyatlarla birlikte artmasına yol açtıktan sonra fiyatlar, 2023 yılına kadar eski
seviyelerine yükselecektir.
1.3.
2015 Dünya Bankası Forumu
Dünya Bankası Tarım Finansmanı Destek
Programı’nın 2015 yılı forumu İstanbul’da
gerçekleştirildi. 40 farklı ülkeden yaklaşık 200
bankacı, agronomist ve danışmanın katıldığı
forumun bu yılki konusu “tarımsal değer
zincirlerinin finansmanı” idi. Bu konuda son
yıllarda öne çıkan farklı ülke örneklerinin
sunulduğu ve tartışıldığı forumda Türkiye’den
de Kredi Kayıt Bürosu (KKB) “Tarımsal
Finansmanın Artırılmasında Kredi Kayıt Bürolarının Rolü” başlıklı bir sunum
gerçekleştirdi. KKB’nin 2013 yılı sonunda başlattığı TARDES’in (Tarım Kredileri
Değerlendirme Sistemi) tartışıldığı oturumda, katılımcılar konuya yoğun ilgi
gösterirken, bazı katılımcılar tarafından benzer uygulamaların farklı ülkelerde
yaygınlaştırılması yönündeki fikir ve talepler dile getirildi.
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
2
1.4.
Amerika’da Kuş Gribi Salgını
Dünya piliç eti üretiminin yaklaşık %20’sini tek başına karşılayan Amerika Birleşik
Devletleri’nde Aralık ayından bu yana onlarca milyon kanatlının itlaf edilmesine yol
açan kuş gribi (avian influenza) salgını, dünya broiler ticaretine önemli bir darbe
vurdu.
Rabobank’ın Mayıs ayında yayınladığı rapora
göre, 2015’in ilk çeyreğinde global kanatlı
ürünler ticareti geçen yılın aynı dönemine göre
%13 azaldı. Bu azalmada en büyük iki etken
kuş gribi nedeniyle uygulanan ihracat
sınırlamaları ve güçlü dolar kuru oldu. Bir
başka açıklama ise ABD Tarım Bakanı Tom
Vilsack’dan geldi. Vilsack, kuş gribiyle
mücadele için yıl içerisinde şu ana kadar
harcanan bütçenin 500 milyon dolara ulaştığını
belirtti. Kuş gribi vakası görülmeyen Brezilya ve Tayland ise ilk çeyrekte ihracat
artışından en olumlu etkilenen ülkeler oldu. Dünya broiler ticaretinin azalmasına
neden olan diğer iki unsur ise güçlü dolar kurundan olumsuz etkilenen yem fiyatları ve
yıl içerisinde azalan domuz eti fiyatları oldu. Buna rağmen, Rabobank’ın broiler
sektörü ile ilgili orta ve uzun vadedeki beklentileri hala olumlu seyrediyor.
1.5.
“Florasan Tarımı” Büyüyor!
2000’li yılların başında gündeme gelen şehrin
içinde ve kapalı alanlarda tarımsal üretim
yapma fikri teoriden uygulamaya dönüşmeye
başladı. Özellikle ABD ve Japonya’da
popülerleşmeye başlayan bu üretim şekli hala
yüksek yatırım maliyeti gerektiriyor olsa da,
2014 sonu itibariyle 14 firma bu şekilde ticari
gelir elde etmeye başladı. Florasan ışığı
altında ve toprak kullanılmadan yapılan bu
üretim şeklinde ürünler hasat edildikten sonra 24 saat içinde marketlere
ulaştırılabiliyor. ABD’nin Chicago şehrinde bu yöntemle organik salata bitkileri
yetiştiren ve 100’den fazla süpermarkete satış yapan bir firmanın hikayesine
http://farmedhere.com/news bağlantı adresinden ulaşabilirsiniz.
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
3
2. Türkiye Tarım Sektörüne Genel Bir Bakış
2.1.
Avrupa Komisyonu Ekim 2014 Türkiye İlerleme Raporu
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, tarım sayımına yönelik hazırlıklar dahil olmak
üzere, tarım bilgi sisteminin geliştirilmesinde ilerleme kaydetmiştir. Çiftlik Muhasebe
Veri Ağı 54 ile genişletilmiş olup, kapsamın gelecek yıl 81 ilin tamamına ulaşması için
çalışmalar devam etmektedir. Çiftlik Muhasebe Veri Ağının çıktılarının
yayımlanmasına ve bunların analizlerde ve politika oluşturmada kullanılmasına
yönelik bir düzenleme henüz yapılmamıştır. Tarım istatistikleri sisteminin
iyileştirilmesine yönelik strateji belgesi henüz kabul edilmemiştir.
Üreticilere verilen doğrudan destekler konusunda, Türkiye kendi tarımsal destekleme
politikasını Ortak Tarım Politikası (OTP) ile uyumlu hale getirmek üzere bir strateji
hazırlama yönünde ilave bir adım atmamıştır. 2014 yılı tarım bütçesi artmaya devam
etmektedir. Türkiye, entegre idare ve kontrol sisteminin önemli bir unsuru olan arazi
parsel tanımlama sistemini geliştirmeye başlamıştır.
Türk makamları, AB'den canlı sığır, sığır eti ve türev ürünlerin ithalatında haksız
kısıtlamalar uygulamaya devam etmiş ve dolayısıyla 2010 ve 2012 yılları arasında
sağlanan kısmi ilerlemenin azalmasına neden olmuştur. Türkiye, tarımsal ürünlere
ilişkin ticaret anlaşması kapsamındaki ikili yükümlülüklerini yerine getirmeli ve uzun
zamandır süren bu meselenin çözümlenmesi için harekete geçmelidir.
Kırsal kalkınma konusunda, Türkiye, Katılım Öncesi Yardım Aracı-Kırsal Kalkınma
Bileşeni (IPARD) kapsamında 6 il için daha, AB fonlarının yönetimine ilişkin koşulsuz
yetki devrini almıştır. Dördüncü bir tedbir - teknik destek tedbiri - kapsamında da yetki
devri verilmiştir. Türkiye ayrıca, pilot bir tarım-çevre tedbirinin uygulanmasına yönelik
hazırlıklar bakımından ilerleme kaydetmiştir. En önemlisi, IPARD uygulamasının
gelişmesiyle birlikte, 2013 yılında 134 milyon Avro AB fonunun faydalanıcılara
ödenmiş olması, AB fonlarının kaybının önlendiğini göstermektedir. Her bir çağrı,
konuyla ilgili yüksek sayıda projeyi çektiği için proje stoku güçlüdür. Danışmanlık
hizmetlerinin sağlanmasında sınırlı düzeyde gelişme kaydedilmesine rağmen, Avrupa
Yatırım Bankası desteği dahil olmak üzere, krediye erişim artırılmıştır. IPARD yönetim
otoritesinin yönetim yapısı geliştirilmiş olup, stratejik gelişmeyi iyileştirmek için
çalışmalar yürütülmektedir. Organik tarım ile ilgili tüm hususlara ilişkin mevzuat AB
müktesebatı ile daha da uyumlu hale getirilmiştir.
Tarım ve kırsal kalkınma alanında mevzuat uyumu bakımından düzensiz bir ilerleme
kaydedilmiştir. Katılım öncesi kırsal kalkınma programının uygulamasında ileri
düzeyde ilerleme sağlanmıştır. Çiftlik Muhasebe Veri Ağı kapsamı genişlemiştir, fakat
etkinliği henüz gözlenmemiştir. Canlı sığır, sığır eti ve türev ürünler üzerindeki fiili
ithalat yasağı kaldırılmamış olup tarımsal desteklerin yeniden yönlendirilmesi ile tarım
istatistiklerinin iyileştirilmesine yönelik stratejiler bulunmamaktadır. Sonuç olarak,
tarım ve kırsal kalkınma alanındaki hazırlıklar erken aşamadadır.
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
4
Bir Görüş: Güneşin Aydemir, Buğday Derneği, “Gıda ve Kırsal Yaşam Politikaları”
İnsanın ihtiyaç duyduğu gıdanın günümüzdeki yaygın üretim biçimi ne yazık ki insanı
doyurmaktan çok uzaktır. FAO’nun 2013 Eylül’ünde hazırlayıp servis ettiği raporda verilen
rakamlara göre dünyada her gece 870 milyon insan yatağa aç giriyor. Bu çerçevede
konvansiyonel üretim biçiminin zafiyetlerini sıralayalım ve yine çeşitli kaynaklardan rakamları
verelim:
• Üretim döngüsü tohumdan hasada çiftlik dışına, fosil yakıta ve paraya bağımlı hale
gelmiştir.
• Tarımsal girdiler, mevzuat hükümlerinin ve özelleşmiş üretim girişimleri, laboratuvarlar,
kimya endüstrisinin üretim tekeli altındadır.
• Yoğun girdili ve kimyasala dayalı tarım biçimleri neticesinde üretilen ham gıdalar insan
sağlığına zarar veren kalıntılar içermektedir. Buna ek olarak mamul ürünler uzun
mesafeye dayanıklı ve raf ömrü uzun olması amacıyla sentetik katkı maddeleri ile
işlenmektedir.
• Et ve süt üretimi için kurulan çiftlikler, yem üretimi amaçlı daha fazla bitkisel üretim
alanlarına ihtiyaç duymakta ve doğal kaynakların aşırı kullanımına neden olmaktadır. 50
kg’lık hayvansal proteinin üretimi için ekim yapılan alanda 5.000 kg havuç, 3.000 kg kiraz
üretilebilmektedir.
• Üretim sistemimiz çok yıllıklardan ziyade toprağı çok daha fazla yoran tek yıllık üretime
dayalıdır.
• Monokültüre, tek tip ve hibrit tohuma dayalı üretim ile elde edilen gıdaların besleyicilik
değerlerinde ciddi azalmalar tespit edilmiştir. Dünyada tarımsal genetik çeşitliliğin % 75’i
yok oldu. ABD’de lahana çeşitlerinin %95’i, mısır çeşitlerinin %91’i, bezelye çeşitlerinin
%94’ü, domates çeşitlerinin %81’i kayboldu. 60 yıl öncesine kadar Türkiye topraklarında
sadece yerli buğday tohumları ekiliyordu.
Bugünse topraklarımızda ekilen buğdayın en iyimser verilere göre sadece yüzde 5’i yerli
tohum. ABD’de 1950-99 yılları arasındaki 50 yılda 43 sebze ve meyvenin besin değerlerinde
düşüş belirlendi. Protein, kalsiyum, fosfor, demir, riboflavin ve askorbik asit düzeylerinde
düşmeler görüldü. Askorbik asit (C vitamini) oranı ıspanakta %52, soğanda %28 düştü.
Demir oranındaki düşüşler soğanda %56, ıspanakta %10. Bunun en önemli nedenlerinden
biri yerli/atalık çeşitlerin terk edilmesi.
Pazar dinamikleri, üreticiden tüketiciye ulaşım kurallarını belirlemekte ve pazar her geçen
gün büyük işletmelerin hakimiyetine geçmektedir.
Böylesi bir gıda sisteminde üretilen gıdanın büyük kısmı doğrudan çöpe gitmekte ve atık
dağları oluşturmaktadır. Her sene 1.3 milyar ton gıda, üretimden tüketime kadar olan zincir
içerisinde bir şekilde israf olmakta. Çöpe giden gıdalardan yıl boyunca yayılan sera gazları
3.3 milyar ton CO2. Bu israfın %54’ü tarladan işleme tesislerine kadarki süreçte, kötü hasat
yöntemleri ya da depolama sorunları nedeniyle yaşanırken, %46’lık kısım gıda işleme
tesislerinde, ürünlerin satış noktalarına ya da tüketiciye taşınması sırasında ve son olarak
tüketicilerin elinde gerçekleşiyor. İsraf edilen 1.3 milyar ton, ekili tarım arazilerinin %28’inde
yapılan tarım faaliyetlerinin boşa gitmesi anlamına geliyor. Yıl boyu israf edilen gıdaları
yetiştirmek, işlemek ve ulaştırmak için harcanan su, Avrupa’nın en uzun nehri olan Volga’nın
yıllık su akışına eşit, yani 250 km³’tür. Bu kadar su tüm dünyanın mesken su ihtiyacını
karşılayacak boyutta.
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
5
2.2.
Türkiye’de Tarımsal Üretim Eğilimleri
Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH)
Üretim yöntemiyle gayrisafi yurtiçi hasıla, 2015 yılının birinci çeyreğinde bir önceki
yılın aynı çeyreğine göre, cari fiyatlarla %7,8’lik artışla 443 milyar 189 milyon TL
olmuştur.
Tarım sektörünü oluşturan faaliyetlerin toplam katma değeri, 2015 yılının birinci
çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, sabit fiyatlarla %2,7’lik artışla 1 milyar
390 milyon TL, cari fiyatlarla %17’lik artışla 17 milyar 458 milyon TL olarak
gerçekleşmiştir (TÜİK-Haziran 2015)..
Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi
Tarım ÜFE, 2015 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %1,62, bir önceki yılın Aralık
ayına göre %13,88, bir önceki yılın aynı ayına göre %13,68 ve on iki aylık
ortalamalara göre %11,44 artış göstermiştir.
Aylık değişim, tarım ve avcılık ürünlerinde %2,22 artış, ormancılık ürünlerinde %5,56
ve balıkçılıkta %12,15 azalış olarak gerçekleşmiştir. Bir önceki aya göre değişim, tek
yıllık bitkisel ürünlerde %15,10 azalış, çok yıllık bitkisel ürünlerde %50,75 ve canlı
hayvanlar ve hayvansal ürünler ana grubunda %0,76 artış olarak gerçekleşmiştir. Alt
tarım gruplarından tahıllar, baklagiller ve yağlı tohumlar %0,70 azalırken, çeltik %0,24
ve yağlı meyveler %0,48 artış göstermiştir(TÜİK-Mayıs 2015).
Şekil 2. ÜFE ve Tarım ÜFE Yıllık Değişim Oranı (%)
2.3.
Hava Olaylarının Tarım Sektörüne Yansımaları
Don Olayı
Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu, ortalama 280 bin ton rekoltenin
gerçekleştiği, 500 milyon dolar ihracat geliri elde edilen çekirdeksiz kuru üzüm üretim
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
6
bölgeleri Manisa ve Denizli illerindeki bağ bölgelerinde 23 – 24 Nisan 2015
tarihlerinde ilkbahar geç donu yaşanmıştır.
Don sonrasında üzüm bağlarında boyutunu tespit etmek amacıyla Gıda Tarım ve
Hayvancılık Bakanlığı, Ege İhracatçı Birlikleri, İzmir Ticaret Borsası, Ege Üniversitesi
Ziraat Fakültesi ve Alaşehir Ticaret Borsası işbirliğinde incelemeler yapıldı. Bu
incelemelerde; bölgedeki ilçelerin birçoğunda yer alan bağlarda gelişme döneminde
olan 15-20 cm uzunluğunda sürgünlerin don zararına uğradığı görüldü. Mayıs ayında
yeni gelecek sürgünlerle üzüm bağlarındaki zararın boyutunun azalması bekleniyor.
Don zararının boyutu ilçelere ve rakıma göre değişiyor. (Ege Kuru Meyve ve Mamulleri
İhracatçıları Birliği-Mayıs 2015).
Üzüm dışında 23 – 24 Nisan 2015 tarihlerinde yaşanan ilkbahar geç donları pek çok
bölgemizde pek çok ürünü etkilemiştir. Malatya’da sınırlı da olsa kayısılarda don
görülmüş, İç Anadolu’da yer alan illerde ceviz, kayısı, erik, badem gibi ürünlerde don
olayı yaşanmıştır. Don olayları 2014 yılındaki gibi büyük boyutlarda olmamakla
beraber bazı lokal bölgelerde önemli zarara yol açmıştır.
Yağışlar
2015 yılında makul geçen bir Mayıs ayının devamında oldukça yoğun yağışların
yaşandığı bir Haziran ayı geçirilmiştir. Tarım sektörü açısından kış ve bahar yağışları
oldukça önem taşımaktadır. Ancak tahıl hasadının yaklaştığı Haziran dönemi
yağışların çok tercih edildiği dönemler değildir. Aşırı yağışlar, bitkilerin yatmasına
neden olarak hasadını zorlaştırmakta ve fireyi artırmaktadır. Yine bu dönemde tanede
kimyasal değişimlere neden olarak fabrikasyon değerini azaltıcı etki yapmaktadır.
Tahıl yanında hasadı gelmiş meyvelerde yarılma, çürüme, ilaçlamanın gecikmesi gibi
durumlara neden olarak ürünün niteliğini ve pazar değerini düşürmektedir. Bağ,
meyve ve sebzelerde mantari hastalıkların artması sonucu üründe kalite bozulmasına
ve ilaçlama maliyetlerinin artmasına neden olmaktadır.
2.4.
Hayvansal Üretim
Hayvansal Ürün Fiyatları
İnek sütü fiyatı 2014 yılında bir önceki yıla göre %11,1 artış göstererek 1,04 TL;
koyun sütü fiyatı ise %7,2 artarak 1,82 TL; kırmızı et fiyatlarında ise sığır eti fiyatı
%8,0 artarak 17,10 TL; koyun eti fiyatı ise %0,8 artarak 18,28 TL olarak
gerçekleşmiştir.
Canlı hayvan değeri 2014 yılında 62,5 milyar TL olmuştur. Büyükbaş hayvanların
değeri bir önceki yıla göre %10,8 artarak 40,6 milyar TL, küçükbaş hayvanların değeri
%3,4 artarak 17,9 milyar TL ve kümes hayvanlarının değeri %9,1 artarak 3,7 milyar
TL olarak gerçekleşmiştir.
Hayvansal ürün üretim değeri 2014 yılında %9,6 artarak 44,3 milyar TL olmuştur. Süt
üretim değeri 20,2 milyar TL, bal üretim değeri 2,1 milyar TL, yumurta üretim değeri
4,4 milyar TL ve kırmızı et üretim değeri 17,4 milyar TL olarak kaydedilmiştir (TÜİKNisan 2015).
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
7
Şekil 3. Hayvansal üretim değerleri, 2013-2014
Kümes Hayvancılığı
Tavuk yumurtası üretimi Nisan ayında bir önceki aya göre %3,5 azalırken, bir önceki
yılın aynı ayına göre %3,1 artmıştır. Kesilen tavuk sayısı Nisan ayında bir önceki aya
göre %0,8 artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre %6,8 oranında yükselmiştir.
Nisan ayında kesilen hindi sayısı ise bir önceki aya göre %7,2 artarken, bir önceki
yılın aynı ayına göre %36,8 artmıştır. Tavuk eti üretimi Nisan ayında bir önceki aya
göre %1 artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre %5,4 yükselmiştir. Nisan ayında
hindi eti üretimi ise bir önceki aya göre %12,3 artarken, bir önceki yılın aynı ayına
göre %34,1 artmıştır (TÜİK-Nisan 2015).
Şekil 4. Tavuk eti üretim miktarı, Nisan 2015
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
8
Balıkçılık
Su ürünleri üretimi 2014 yılında bir önceki yıla göre %11,6 azalarak 537 bin 345 ton
olarak gerçekleşmiştir. Üretimin %43’ünü deniz balıkları, %6,5’ini diğer deniz ürünleri,
%6,7’sini iç su ürünleri ve %43,8’ini yetiştiricilik ürünleri oluşturmuştur. Avcılıkla
yapılan üretim 302 bin 212 ton olurken, yetiştiricilik üretimi ise 235 bin 133 ton olarak
gerçekleşmiştir. Deniz ürünleri avcılığı bir önceki yıla göre %21,5 azalırken, iç su
ürünleri avcılığı %3 oranında artmıştır. Yetiştiricilik üretiminin %46’sı iç sularda, %54’ü
denizlerde gerçekleşmiştir. Deniz ürünleri avcılığı ile yapılan üretimde ilk sırayı
%48,6’lık oran ile Doğu Karadeniz Bölgesi almıştır. Bu bölgeyi %22 ile Batı
Karadeniz, %12,6 oranları ile Ege ve Marmara, %4,2 ile Akdeniz Bölgeleri izlemiştir
(TÜİK- Haziran 2015).
Şekil 5. Avlanan deniz ürünleri miktarı, 2014
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
9
2.5.
Tarımsal Dış Ticaret
Haziran 2015 sonu itibariyle belirli tarımsal ürünlerdeki ithalat ve ihracat rakamları
aşağıda verilmiştir (TÜİK- Temmuz 2015).
Tablo 2. Tarımsal Dış Ticaret Verileri
Fasıl adı
Canlı hayvanlar
Etler ve yenilen sakatat
Balıklar, kabuklu hayvanlar, yumuşakçalar
Süt ürünleri, yumurtalar, tabii bal
Diğer hayvansal ürünler (kıl, kemik, boynuz, bağırsak, vb.)
Canlı ağaçlar, kesme çiçekler vb.
Yenilen sebzeler ve bazı kök ve yumrular
Yenilen meyveler ve sert kabuklu meyveler
Kahve, çay, paraguay çayı ve baharat
Hububat
Yağlı tohum ve meyvalar, muhtelif tane, tohum ve
meyvalar,sanayiide ve tıpta kullanılan bitkiler, saman ve kaba yem
Lak, sakız, reçine ve diğer bitkisel özsu ve hülasalar
Örülmeye elverişli bitkisel maddeler, tarifenin başka yerinde
belirtilmeyen veya yer almayan bitkisel ürünler
Hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlar, yemeklik katı yağlar,
hayvansal ve bitkisel mumlar
Et, balık, kabuklu hayvanlar, yumuşakçalar veya diğer su
omurgasızlarının müstahzarları
Sebzeler, meyvalar, sert kabuklu meyvalar ve bitkilerin diğer
kısımlarından elde edilen müstahzarlar
Tütün ve tütün yerine geçen işlenmiş maddeler
Pamuk, pamuk ipliği ve pamuklu mensucat
Dokumaya elverişli diğer bitkisel lifler
2.6.
Đhracat Dolar
13,955,322
219,506,245
273,332,936
250,633,501
23,224,590
42,977,712
546,529,540
1,549,026,657
75,936,335
46,667,172
Đthalat Dolar
66,554,847
13,860,036
88,869,248
54,843,838
20,892,398
41,764,091
226,315,736
212,478,752
89,275,043
1,015,779,660
108,415,411
4,353,135
841,326,202
17,384,356
7,383,401
5,106,091
452,963,342
847,676,052
37,394,896
6,681,991
852,703,524
404,070,847
725,763,067
8,415,002
49,370,347
210,568,881
1,035,951,211
119,439,527
Tarımsal Destek ve Teşvikler
IPARD 2; Hâlihazırda uygulamasına devam edilen 2007-2013 dönemi IPARD
destekleri çerçevesinde TKDK aracılığıyla yatırımcılara harcamalarının %50’si ila
%65’i oranında hibe desteği sağlanmaktadır. Birinci etabın son çağrısı “14. Başvuru
Çağrısı” açılmış, ancak tarımsal üretime yönelik olarak bu çağrıda sadece süt
hayvancılığı faaliyet konusu yer almıştır.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı koordinasyonunda ilgili kamu kurumları ile sivil
toplum kuruluşlarının katkılarıyla hazırlanarak Avrupa Komisyonu’na sunulan “20142020 dönemi IPARD-2 Programı”, 27 Ocak 2015 tarihinde Avrupa Komisyonu
tarafından resmen onaylanmıştır.
“2014 – 2020 dönemi IPARD II Programı” dâhilinde 800 milyon Avro AB katkısı ve
245 milyon Avro Türkiye Cumhuriyeti katkısı olmak üzere toplam 1 milyar Avronun
üzerinde hibe imkânı kullanıma sunulmuş olacaktır.
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
10
IPARD II Programında, mevcut sektörler (tarımsal işletmeler, tarım ve balıkçılık
ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması, çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi)
desteklenmeye devam edilecektir. Bu mevcut sektörlere ek olarak “tarım çevre-iklimorganik tarım”, “yerel kalkınma stratejilerinin uygulanması” ve “kırsal altyapı
hizmetleri” IPARD II Programı kapsamına alınmıştır. Çiftlik faaliyetlerinin
çeşitlendirilmesi ve iş geliştirme sektöründe “yenilenebilir enerji”, “makine parkları” ve
“mantar” da desteklenecek olan sektörlere eklenmiştir.
IPARD II Programı ile mevcut sektörlerde bazı değişiklikler olmuştur. IPARD I’den
farklı olarak tarımsal işletmelere destek kapsamında, manda sütü üretimi, yumurta
tavukçuluğu ve kaz yetiştiriciliği eklenmiştir. Ayrıca bazı sektörlerde hibe oranlarında
artışlar olmuştur. IPARD II Programı proje başvuruları Avrupa Komisyonu
akreditasyon sürecini takiben başlayacaktır (TKDK-2015).
2.7.
Tarımsal Krediler
2015 Mart ayı sonu itibariyle tarım sektörüne kullandırılan kredilerin toplamı 50,7
milyar TL’ye ulaşmıştır.
Tablo 2. Yıllar itibariyle toplam ve tarımsal krediler (milyon TL/%)
Yıllar
Toplam
Nakdi
Kredi
Tarımsal
Nakdi
Kredi
Tarımsal/
Toplam
(%)
Toplam
NPL
Bakiye
Tarım
NPL
Bakiye
Toplam
Kredi
NPL (%)
Tarımsal
NPL (%)
2013
1.077.032
37.790
3,51
29.622
1.321
2,75
3,49
2014
1.277.074
47.216
3,70
36.350
1.351
2,85
2,86
2015/3 1.361.309
50.690
3,72
38.628
1.354
2,84
2,67
Kaynak: BDDK Fintürk (Toplam krediler ve toplam tarımsal krediler NPL bakiyesi içeren toplamlardır).
2015 Mart ayı sonu itibariyle tarımsal krediler, 2014 yıl sonuna göre %7,4 oranında
artış göstererek 50,7 milyar TL’ye ulaşmıştır. Buna göre kredi bakiyesi son üç ayda
3,47 milyar TL artış göstermiştir. Bakiye büyümesinin de verdiği katkı ile NPL oranları
% 2,86 dan % 2,67’ye gerilemiştir. Sektörün karşılaştığı tüm olumsuzluklara rağmen
yakalanan bakiye ve oranlar sektörün boyutunun ve üreticinin borcunu ödemekteki
duyarlılığının önemli bir göstergesidir. Toplam krediler içerisindeki tarım kredileri payı
sınırlı da olsa oransal olarak artmaktadır. Bu gelişimde tarımsal bankacılığın tüm
bankalar içerisindeki gelişimi nedeniyle, alternatif finans kaynaklarının daha sınırlı
kullanılmasının neden olduğu düşünülmektedir.
2.8.
Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM)
Tarım sigortalarına devlet desteğinin başladığı Haziran 2006 tarihinden Mayıs 2015
tarihine kadar Türkiye genelinde tarım sigortaları kapsamında 5 milyon 582 bin 351
poliçe düzenlenmiş, sigortalılara sağlanan teminat (sigorta bedeli) ise 64 milyar lirayı
geçmiştir. Bu poliçelere ödenen toplam prim 3 milyar 318 milyon 805 bin lira, devletin
toplam prim desteği de 1 milyar 768 milyon 585 bin lira düzeyinde gerçekleşmiştir.
Söz konusu dönemde ödenen tazminat miktarı ise 1 milyar 708 milyon 712 bin lirayı
bulmuştur.
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
11
Bu yılın ilk dört ayda düzenlenen poliçe sayısı (1 Ocak/30 Nisan) 1 milyon 106 bin
667 olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu dönemde tarım sigortalarına 695 milyon 425
bin 389 lira prim ödemesi yapılmıştır. Devlet, bu dönemde çiftçilere 388 milyon 331
bin 459 lira prim desteği sağlamıştır. Bu poliçelerin toplam sigorta bedeli ise 11 milyar
717 milyon 690 bin 28 lira olarak belirlenmiştir (Anadolu Ajansı).
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
12
3. Saha İzlenimleri
3.1.
Ağrı – Iğdır (Nisan 2015)
Iğdır ili, Ağrı Dağı’nın kuzeyinde ve Ermenistan sınır hattının güneyinde yer almakta
olan düz bir ova konumundadır. İl doğudan batıya Tuzluca, Merkez, Karakoyunlu ve
Aralık ilçelerinden oluşmaktadır. Batıya gidildikçe tarımsal çeşitlilik artış
göstermektedir. Iğdır ili mikroklima özelliği göstermektedir. İlin iklimi Akdeniz iklimini
andırmakta ve pek çok tarımsal ürünün üretimine olanak sağlamaktadır. İlde bu sene
saha ziyaretine kadar don, dolu, kuraklık gibi tarımı olumsuz etkileyecek bir iklim olayı
yaşanmamıştır.
Ağrı ili ise genel olarak dağlık bir coğrafyadan oluşmaktadır. Yüksek rakım, düşük
sıcaklık nedeniyle vejetasyon kısa, çeşitlilik azdır. İncelenen ilçelerde don, dolu ve
kuraklık zararı görülmemiştir.
Bitkisel Üretim
Iğdır ili meyve üretiminde en önemli üretimler kayısı, elma ve şeftali olarak göze
çarpmaktadır. Özellikle Iğdır – Kars Kağızman yöresine özgü olan Şalak çeşidi
kayısılar pazarda büyük talep görmektedir. İlde bu seneki kayısı fiyatlarının herhangi
bir çevresel faktör nedeni ile rekolte kaybı olmaması durumunda 1 TL/kg – 1,5 TL/kg
aralığında olacağı beklenmektedir. İlde meyve üretiminde budama için kalifiye işçi
sıkıntısı mevcuttur.
Iğdır’da her ilçede tahıl ve yem bitkileri üretimi bulunmasına karşın yoğunluk
Karakoyunlu ve Aralık ilçelerinde gözlemlenmiştir. İlde mevcut biçerdöverler eski ve
sınırlı sayıdadır. Biçerdöver fiyatlarının 30 TL/dekara kadar çıktığı ifade edilmiştir. İlde
tahılların dane için olduğu kadar hayvancılığın yoğun olması nedeniyle saman için de
önemli olduğu ve samanın ticari değeri olduğu saptanmıştır. Yem bitkileri olarak
silajlık mısırın yanında yonca tarımı da Iğdır’da önemli yer tutmaktadır. Konvansiyonel
yonca yetiştiriciliğinde ilde yılda 3-4 biçim alınabilirken, meyve ağaçları arasında
yapılan yonca yetiştiriciliğinde yılda 2 biçim alınabilmektedir. Yonca fiyatları ise 7
TL/balya – 8 TL/balya olarak tespit edilmiştir. İlde balyalama ücreti ise batıdaki
ücretlerden daha düşük olup, 0,8 TL/balya – 1 TL/balya civarındadır.
Ağrı’da Merkez ve Doğubayazıt ilçeleri incelenmiş, iki ilçede de ağırlıklı olarak tahıl ve
yem bitkileri üretimi yapıldığı gözlemlenmiştir. İlde domates, biber, patlıcan gibi tüm
sebzeler yetiştirilmekte, ancak bu ürünlerin pazarı il ve ilçeleri dışında Iğdır ve Kars
gibi yakın illerle sınırlı kalmaktadır. Yakın bölgede bir sebze-meyve halinin de
bulunmaması bunda önemli bir etken olarak göze çarpmaktadır. Pazar problemi
nedeni ile domates fiyatlarının 1 TL/kg’den 0,3 TL/kg’ye kadar düştüğü görülmüştür.
Ağrı ilinde hayvancılık yoğun olduğu için Iğdır’da olduğu gibi tahıllar danenin yanında
asıl olarak saman için yetiştirilmektedir. Hayvan yemi önceliği olduğu için tahılların
yetiştirilme sürecinde ot ilacı kullanılmamakta, bu durum da iklim koşulları zaten
olumsuz olan bölgede çok büyük verim kayıplarına yol açmaktadır. Yem bitkileri
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
13
olarak ise fiğ ve yonca tarımı bu ilçelerde ön plana çıkmaktadır. Yoncadan yılda
ancak 2 biçim alabilen ve büyük su sıkıntısı yaşayan üreticilerin bu ürünlerde de
önemli verim düşüklüğü yaşadığı gözlemlenmektedir.
Hayvansal Üretim
Iğdır ve Ağrı illerinde hayvancılığın çok yoğun olduğu ve mera kullanımının mevcut
olduğu görülmüştür. Iğdır ilinde süt toplaması yapan mandıra mevcudiyetinin az
olması bölgede süt fiyatlarının çok düşük olmasına yol açmaktadır. İlde süt fiyatları
0,65 TL/lt – 0,85 TL/lt olarak görülmüştür. Benzer durum et fiyatları için de geçerli
olup fiyatlar 18 TL/kg – 22,5 TL/kg arasında değişmektedir.
Hem Ağrı hem de Iğdır’da küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yoğun olarak yapılmaktadır.
Özellikle bölgedeki geniş mera varlığı bu yetiştiriciliği ekonomik kılmaktadır.
Koyunculuk ön planda gelmektedir.
Üretici Sorunları
Üreticilerin en büyük sorunları arasında pazar problemi gelmektedir. Yol olanaklarının
sınırlı olması, yakın illerde büyük bir pazarın yer almaması ve tarıma dayalı sanayi
mevcudiyetinin az olması nedeni ile üretilen ürünler lokal pazarda
değerlendirilmektedir.
Iğdır’da Aras Nehri üzerine yapılan hidroelektrik santrallerinin üreticilerde su
sıkıntısına yol açtığı tespit edilmiştir. Özellikle Aralık ve Karakoyunlu ilçelerindeki
üreticiler bu durumdan çok şikayetçidir. Iğdır ili üreticilerinde mevcut olan bir diğer
sorun ise yüksek girdi maliyetleridir. İlde tarımsal girdi tedariği yapan iki adet firma
bulunmakta, rekabet şartları oluşmadığından dolayı ise girdi fiyatları yüksek
seyretmektedir. Bununla birlikte bu yükseklikte ulaşım sıkıntılarının da etkisi
bulunmaktadır.
Mevcut sorunlar Ağrı ili için de geçerlidir. Buna ilave olarak iklimsel olumsuzluklar
nedeni ile düşük verimlilik de göze çarpmaktadır.
3.2.
Aksaray (Haziran 2015)
Aksaray’da karasal iklim özellikleri görülmektedir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise
soğuk ve genellikle kar yağışlı geçmektedir.
Bitkisel Üretim
Aksaray’da ağırlıklı olarak tarla bitkileri yetiştiriciliği yapılmaktadır. Öne çıkan ürünler,
yonca, biralık arpa, şeker pancarı, çavdar, patates, yeşil mercimek, kuru fasulye,
ayçiçeği çerezlik ve yağlık ayçiçeğidir. Yonca üretimi ve ticareti yapan çok sayıda
büyük üretici bulunmaktadır. Hasat edilen yoncalar genellikle 350 – 1.000 kg’lik büyük
balyalar halinde paketlenerek pek çok ile gönderilmektedir. Bu yıl gerçekleşen donun
ekinlere verdiği zarar %50 dolaylarındadır. Şeker pancarları dondan dolayı ikinci kez
ekilmiştir. Şeker pancarı donan çiftçilerden büyük çoğunluğu ise ikinci kez ekim
yapmak yerine başka ürünlere yönelmişlerdir. İlde sebze üretimi sınırlıdır.
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
14
Hayvansal Üretim
Aksaray ilinin %80’i geçimini hayvancılık ve tarımdan sağlamaktadır. Aksaray
merkezden başlayarak Konya iline kadar uzanan bölgede büyükbaş hayvancılık
yapan büyük tesisler yer almaktadır. Karkas et fiyatı yağlı 22 TL/kg, yağsız 23,5
TL/kg’dir. Süt fiyatı 1,05 TL/lt – 1,10 TL/lt civarındadır. Bölgede yetişen hayvan ırkları
simental ve montofon ağırlıklıdır.
Yapılan ıslah çalışmalarıyla da damızlık koyun ve koç yetiştiriciliğinde iyi bir yere
sahip olan Aksaray’da Akkaraman ırkı yetiştirilmektedir. Koyun sütü fiyatı 2,5 TL/lt – 3
TL/lt arasında değişmektedir.
Üretici Sorunları
Üretici sorunlarının en başında sulanan arazilerde çiftçilerin ödediği yüksek elektrik
faturaları gelmektedir. Gübre ve mazot fiyatlarının yüksekliği, ürün satış fiyatlarının
beklentilerin altında gerçekleşmesi ve yevmiye fiyatları ifade edilen diğer sorunlardır.
3.3.
Muş – Bitlis (Mayıs 2015)
Doğu Anadolu Bölgesinde egemen olan sert kara ikliminin etkisinde kalan Bitlis ve
Muş illerinde kışlar çok soğuk ve kar yağışlı geçerken sıcak geçen yaz günü sayısı
oldukça azdır. Bu iller nüfus artış hızı bakımından Türkiye ortalamasının altındalardır.
Nüfusun yarısı şehir merkezlerinde yaşarken yarısı da köy ve beldelerde
yaşamaktadır.
Bitkisel Üretim
Van Gölü’ne kıyısı bulunan Bitlis, tarım potansiyeliyle bölgesinde oldukça önemli bir
yere sahiptir. İklim ve toprak özellikleri, birçok tür meyvenin yetişmesine olanak
vermektedir. Ekonomik olarak en çok Adilcevaz’da ceviz, Ahlat’ta elma, kiraz,
Tatvan’da elma, Merkez ilçede elma ve ceviz yetişmektedir. Bitlis’in Adilcevaz
ilçesinde oldukça yaygın olarak ceviz üretimi yapılmaktadır. Bölgeye has olan bu
cevizler, içlerinin beyaz ve dolgun olması, kabuğunun ince olup kolay kırılması, yağ
oranının yüksek ve iç randımanının %50 – %60 civarında olması nedenleriyle çok
talep görmektedir. Muş’ta meyvecilik ise yok denecek kadar azdır ve genelde
üreticilerin kendi ihtiyaçlarını karşılamak için tarlalarının etrafına ekilmiş az sayıdaki
meyve ağaçlarından ibarettir.
Bitlis ve Muş illerinde sebze üretimi son yıllarda artış göstermiştir. Diyarbakır’dan
buraya gelip kavun, karpuz yetiştiren çok sayıda üretici bulunmaktadır.
Bu illerde tarım arazilerinin büyük bir kısmını hububatlar oluşturmaktadır. Bitlis’te
patates ve şeker pancarı üretimi de önemli bir pay almaktadır. Özellikle Ahlat
ilçesinde ciddi bir patates üretimi söz konusudur. İlde yüksek yağ oranı nedeniyle
(%44) yağlık ayçiçeği yetiştiriciliği yapanların sayısı fazladır. Yem bitkileri üretiminde
bölgede ağırlıklı olarak yonca ve korunga üretimi yapılmaktadır.
Hayvansal Üretim
Hayvancılık, Bitlis ve Muş illeri için güçlü bir ekonomik kaynak oluşturmaktadır.
Özellikle Bitlis’in Güroymak ilçesinde manda yetiştiriciliği ön plana çıkmıştır. Koyun ve
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
15
keçi yetiştiriciliği de önemli bir potansiyele sahiptir. Bölgedeki geniş mera alanları
küçükbaş hayvancılığa olan ilgiyi artırmıştır. Bitlis, zengin nektar kaynaklarına sahip
olduğundan dolayı üretilen bal kalite açısından aranılan özelliklere sahiptir. Türkiye
pazarında Bitlis balının önemli bir yeri vardır. Bitlis ilinde 80.000 fenni arılı kovan ve
20.000 karakovan olmak üzere yaklaşık 100.000 adet arılı kovan bulunmaktadır.
Üretici Sorunları
Bitlis ve Muş illerimizdeki üreticiler bölgede önemli tarımsal firmaların ve bölgeye
yatırımın olmamasından yakınmaktadırlar. Çok çeşitli sebze türlerinin yetişebildiği bu
topraklarda pazar sorunu olması, çiftçilerin ürün çeşitliliğine gitmesine engel teşkil
etmektedir. Bunun yanı sıra her yıl artan gübre fiyatlarından, mazotun çok yüksek
fiyatlı ve desteklemelerin yetersiz olmasından şikayet edilmektedir.
3.4.
Çankırı – Karabük (Mayıs 2015)
Karasal iklimin hüküm sürdüğü Çankırı ilimizde kışlar sert ve soğuk, yazlar sıcak ve
kurak geçmektedir. Batı Karadeniz Bölümü’nde yer alan Karabük ise kıyıdan içeride
kaldığı için Karadeniz’in nemli havasından yeterince yararlanamamaktadır.
Bitkisel Üretim
Çankırı ve Karabük’te modern meyve bahçelerini görmek oldukça zordur. Çankırı’nın
Eldivan ilçesine bağlı köylerde kiraz ve vişne yetiştiriciliği, Karabük’ün Safranbolu
ilçesinde ise meyvecilik ve bağcılık yaygın olarak yapılmaktadır. 24 Nisan’da yaşanan
don sebebiyle hemen her bahçede %50 civarında hasar meydana gelmiştir.
Bağcılıkla uğraşanlar genellikle bölgeye has olan Çavuş cinsini yetiştirmektedir.
Sebze üretimi, Çankırı’nın Kızılırmak ilçesi ve merkeze bağlı köylerinde yapılmaktadır.
Karabük’te sebzecilik Safranbolu ilçesine bağlı köylerde gerçekleşmektedir.
Çankırı ve Karabük’te hububat ve yem bitkileri üretimi yoğun olarak yapılmaktadır.
Arazilerin engebeli ve parçalı olması, makineli tarımı engellemektedir. Yetiştiricilikte ilk
sırayı alan hububat ve yem bitkileri tarımında serpme ekim yöntemi hala
uygulanmaktadır.
Çankırı ilinin Yapraklı, Merkez ve Kızılırmak ilçeleri ile Karabük’ün Safranbolu
ilçesinde modern olmayan küçük ölçekli seralar bulunmaktadır. Bu seralarda ağırlıklı
olarak domates, biber, patlıcan ve hıyar yetiştirilmektedir. 24 Nisan’daki dondan
dolayı seralarda ciddi zararlar meydana geldiğini ifade edilmiştir.
Safran, Safranbolu ilçesine mal olmuş bir üründür. Sarı ve kırmızı tozundan bir dekar
alanda 600 gr kadar verim alınabilmekte, kurutması yapıldıktan sonra cam
kavanozlarda muhafaza edilmektedir. Kazancının iyi olmasına ve yüksek talebe
rağmen safran yetiştiriciliği teknik bilgi isteyen ve çok zahmetli bir üretim olduğundan
birçok üretici tarafından yetiştiriciliği ya bırakılmış ya da çok küçük alanlarda
yapılmaktadır.
Hayvansal Üretim
Çankırı’da Sosyal Yardımlaşma Vakfı ile Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü işbirliği ile
üreticilere süt sığırcılığı için destek verilmektedir. Süt işletmelerinin sayısı oldukça
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
16
azdır. Ancak Karabük ili et ve süt hayvancılığı konusunda gelişme göstermektedir.
Hayvancılığın gelişmesine karşın yem bitkileri üretimi fazla yapılmamaktadır. Et
fiyatları Çankırı ve Karabük illeri için 21,5 TL/kg – 24 TL/kg arasında değişmekte, süt
fiyatları ise 1,15 TL/kg civarında satılmaktadır.
Karabük ilinde Eskipazar ve Safranbolu ilçeleri küçükbaş hayvan yetiştiriciliği
konusunda diğer ilçelere göre ön plandadır. Genellikle merinos ve yerli ırk koyunlar
yetiştirilmektedir.
Çankırı yöresinde iklim ve tabiat şartları arıcılık ve kaliteli bal üretimine çok elverişlidir.
Merkez, Kurşunlu, Ilgaz ve Şabanözü ilçelerine bağlı köylerde gezginci arıcılık yoğun
olarak yapılmaktadır. Karabük Merkez iline bağlı köyler başta olmak üzere kentin
çoğunluğunda arıcılık yapılmakta olup ilde 900 aıcı ve 15.000 adet kadar arılı kovan
mevcuttur.
Üretici Sorunları
Çankırı ve Karabüklü üreticilerimiz de gübre, ilaç ve mazot fiyatlarının yüksekliğinden
şikâyetçidir. Bölgede pazar problemi yaşanmamaktadır. Her iki ilimizde de üreticiler
özellikle Ankara pazarına yakın olduklarından yetiştiriciliği yapılan ürünleri rahatlıkla
satabilmektedir.
3.5.
Diyarbakır - Mardin (Nisan 2015)
Bölge, yaz ve kış dönemlerinde farklı hava koşullarının etkisine girdiği için bozulmuş
Akdeniz iklimi olarak tabir edilir. Her iki ilin de toprakları oldukça verimlidir.
Bitkisel Üretim
Mardin’de şaraplık üzüm üretimi yaygındır. Derik ilçesinde halhalı zeytini yaygın
olarak yetiştirilmektedir. Yağ kalitesi bakımından yoğun ve asit oranı en düşük olan bu
zeytin çeşidinin daha ağaçtayken 6 TL/kg – 7 TL/kg’den satıldığı ifade edilmiştir.
Sebzecilik üretimi yok denecek kadar azdır.
Ekim alanlarının büyük çoğunluğunu arpa, buğday, dane mısır ve pamuk
oluşturmaktadır. Pamuk üretimi desteklemesine rağmen hasat maliyetlerinin
yüksekliği ve satış fiyatının düşüklüğü nedeniyle ekilişi azalış göstermektedir. Mardin
ilinde makarnalık buğdayın kg fiyatı 0,96 TL civarında olup özellikle tahıl gruplarında
çok yüksek verim alınmaktadır.
Hayvansal Üretim
Her iki ilimizde de besi ve süt hayvancılığı gelişme gösterememiştir. Köylerde aileler
az sayıda karışık hayvan gruplarıyla kendi ihtiyaçlarına dönük hayvancılık
yapmaktadırlar. Hayvancılığın gelişmemesine bağlı olarak yem bitkisi ekiliş alanları da
oldukça düşüktür. Süt fiyatları 1 TL/lt, et fiyatları 22 TL/kg seviyesinde görülmektedir.
İllerde küçükbaş hayvancılık da sınırlıdır.
Üretici Sorunları
Tüm Türkiye’de olduğu gibi Mardin ve Diyarbakır illerindeki çiftçilerimiz de en çok
gübre ve mazot fiyatlarından yakınmaktadır. Söz konusu illerde hızlı bir nüfus artışı
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
17
olmasına rağmen köylerde genç nüfusta azalmalar görülmektedir. Bölgeye
Suriyelilerin göçü oldukça yoğundur. Artılarının yanında bu durum pek çok
olumsuzluğa da neden olmaktadır.
3.6.
Elazığ (Mayıs 2015)
Karasal ikimin egemen olduğu Elazığ ilinde kışları soğuk, yazları ise sıcak
geçmektedir. İlin çevresinde bulunan baraj göllerinin iklimi değiştirdiği saptanmıştır.
Elazığ ili Yukarı Fırat bölümünde yer almaktadır. Coğrafi konumu itibariyle, Doğu
Anadolu Bölgesini batıya bağlayan yolların kavşak noktasında bulunmaktadır. İli,
doğudan Bingöl, kuzeyden Keban Baraj Gölü aracılığıyla Tunceli, batı ve
güneybatıdan Karakaya Baraj Gölü vasıtasıyla Malatya, güneyden ise Diyarbakır’ın
arazileri çevrelemektedir.
Bitkisel Üretim
Malatya ile birlikte Türkiye’nin yaş kayısı üretiminde en büyük rol sahibi ilimizdir. Bu
sene dondan fazla etkilenmemiş olduğundan kayısı üreticilerinin fiyat beklentileri
yüksektir.
Baskil ilçesinde şeker pancarı üretiminin yoğunluğu dikkat çekmiştir. Gerek su
problemi olmaması ve gerekse ilçede şeker fabrikasının olması, ürün fiyatlarına
olumlu yansımaktadır. İlçede yoğun olarak kayısı bahçeleri bulunmaktadır. Geçen
sene yaşanan don problemi bu sene yaşanmamıştır. Çeşitleri genel olarak hacıhalil
olarak saptanmıştır. Satış fiyatlarında 10 TL/kg’lik beklenti söz konusudur. Karakaya
barajı bölgede sulu tarımı geliştirmiş, karpuz ve kavun gibi ürünlerin üretiminde önemli
artış sağlanmıştır. Hankendi bölgesinde sebze üretimine ağırlık verildiği, maydanoz,
roka, marul gibi ürünlerin üretiminin arttığı gözlenmiştir. Yurtbaşı bölgesinde sebze
üretimi olarak domates, biber, patlıcan, hıyar gibi ürünlere ağırlık verilmektedir.
Bingöl yoluna doğru biber, domates, hıyar, patlıcan ve elma üretimi ile fiğ yetiştiriciliği
yapılmaktadır.
Diyarbakır’a yakın olan Maden ilçesinde çilek üretimi artış göstermektedir. Üretimde
genel olarak yerli çeşitler kullanılmakta olup satış fiyatları 3 TL/kg ve 4 TL/kg
arasındadır ve Diyarbakır önemli bir pazar konumundadır. Ayrıca bölgede kuru
fasulye üretiminin (horoz çeşidi) de önemli boyutlarda olduğu ulaştığı gözlenmektedir.
Hayvansal Üretim
Banvit’in bu bölgede yatırım yapması et tavukçuluğu sektörüne yatırımları çoğaltmıştır
ve ilde farklı kapasitelerde 200 adet kümes bulunduğu tahmin edilmektedir.
Büyükbaş süt üretimi ağırlıklı olarak şehre yakın alanlarda yapılmaktadır. Süt satış
fiyatları 1 TL/lt seviyesindedir. Ağırlıkla simental ırkı kullanılmaktadır. Karkas et fiyatı
24 TL/kg’dır.
Küçükbaş yetiştiricilik merkeze uzak ilçelere kaymıştır. Sürülerde koyun ve keçi
karışık olabilmektedir. Sürüdeki hayvan sayıları genellikle 200 civarındadır.
Bölgenin yüksek yerlerinde arıcılık sektörü yavaş yavaş gelişmeye başlamıştır.
Kuzey Bölgesi yayla iklimine sahip olduğu için arıcılık buralarda yayılmış olup
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
18
üreticilerin organik
yaşanmamaktadır.
üretime ağırlık
verdikleri görünmüştür.
Satış problemleri
Elazığ ilinde özellikle Keban barajı gölünde önemli alabalık tesisleri mevcuttur.
Ürünler bir kısmı işlenmiş olarak (fileto, tütsülenmiş vb.) iç piyasaya ve yurt dışına
pazarlanmaktadır.
3.7.
Gümüşhane- Bayburt (Haziran 2015)
Bölge geneli Kaçkar dağlarının güneye bakan yamacını oluşturan ve Doğu Anadolu
bölgesine bakan yüksek platolara sahiptir. Tarım 1.200 – 1.600 metre rakımda
yapılmaktadır. Bundan dolayı üretim deseni kısıtlıdır. Arazi yapısı (Kelkit, Köse ve
Demirözü hariç) ufak ve parçalıdır. Kırsal alan yapısı nedeniyle daha çok mera alanı
olarak ayrılmıştır.
Bitkisel Üretim
Bölgenin tamamında bitkisel üretim deseni hayvancılığa uyarlanmış durundadır. Arpa
ve buğday üretiminde ana hedef hayvan yemi elde etmektir. Dane verimliliği ikinci
plandadır. Ayrıca bölgede hayvan yemi olan çayırotu, korunga, fiğ ve yulaf gibi
ürünler yetiştirilmektedir. Daha kırsal alanlarda çavdar ekimi yapılmaktadır.
Gümüşhane ilinde ceviz, elma ve Kürtün ilçesinde fındık üretimi vardır. Bölgenin
geneli organik tarıma çok elverişlidir. Ayrıca yüksek miktarlarda yerel elma
yetiştiğinden organik elma suyu işleme potansiyeline sahiptir.
Bölgenin en değerli ürünü kuru fasulyedir (şeker fasulyesi). Her zaman alıcısı vardır.
Bu sene 12 TL/kg – 18 TL/kg arasında alıcı bulmuştur. Yetiştirilmesi sırıkla olması,
çok fazla işçilik gerektirmesi ve her toprakta yetişemiyor olmasından kaynaklı olarak
arz yeterli gelmemektedir.
Sebze olarak Bayburt ilinde lahana ve patates yetiştirilmektedir. Son zamanlarda
sulama barajları yapılmaya başlanmış olup sulu tarım gelişmektedir.
Hayvansal Üretim
Bu iki ilin genelinde büyükbaş süt ve besi yetiştiriciliği, diğer bölgelere nazaran
farklılıklar göstermektedir. Bunun en büyük nedeni iklim yapısından kaynaklı meraya
dayalı otlatmadır. Kapalı sistem tercih edilmektedir, çünkü kış sıcaklığı açık alanlarda
-30 C˚yi bulmaktadır. Besi ve süt hayvancılığı 5 ay mera, 7 ay kapalı ahırda yapılacak
şekilde organize olunmuştur. Verimler düşüktür. Besi hayvanlarında yem olarak 7 ay
boyunca yaşam payı verilmekte, sadece mera döneminde kilo artışı sağlamaktadır.
Karkas et fiyatları erkek danalar için 22 TL/kg, reforme inek için 20 TL/kg’dır.
Bölge genelinde küçükbaş koyun yetiştiriciliği hakimdir. Koyunda mor karaman ırkı
yaygındır. Bölge genelinde daha çok büyükbaş hayvan eti tercih edildiğinden bölgede
yetiştirilen koyunlar il dışı pazarlarda satılmaktadır.
Bölgede çiçek balı üretimi çok yaygın olarak yapılmaktadır. Genellikle Karadeniz
illerinden gelen gezginci arıcılar burada üretim yapmaktadır. Yerel balcılık son
zamanlarda yaygınlaşmaktadır. Balı yerel üreticiler 20 TL/kg, dışardan gelenler (şeker
takviyeli ballar) ise 8 TL/kg’ye satabilmektedir.
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
19
Üretici Sorunları
Her iki ilde de toprak sahipliği konusunda miras hukukundan kaynaklı sorunlar had
safhadadır. Tarımsal girdilerin (gübre, ilaç, sanayi yemi) fiyatları diğer bölgelere göre
çok yüksektir.
3.8.
Isparta (Haziran 2015)
Isparta ili tam bir geçiş bölgesi özelliği gösterir ve kıyı bölgeleri ile iç bölgelerin ürün
desenine rastlanır.
Bitkisel Üretim
Isparta; Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerini bağlayan, Göller Yöresi adı ile anılan ve
tarımda önemli potansiyeli olan bir ilimizdir. Gül üretiminin merkezlerinden olan
bölgede hasat mayıs ile haziran aylarında 30 günlük bir zaman içerisinde
yapılmaktadır. Çevre illerden bu bölgelere bu dönemde yoğun bir işçi trafiği
yaşanmaktadır. Ürün Gülbirlik ve tüccarlar tarafından alınmaktadır. Haşhaş
üretiminde kapsül fiyatların bu sene TMO tarafından alım fiyatının 3,8 TL/kg olacağı
tahmin edilmektedir. Tohumda kg fiyatı beyaz ve mavi çeşitte 6 TL ve sarı çeşitte 5,5
TL civarındadır. Ayrıca ilde önemli miktarda fiğ yetiştirilmektedir.
Uluborlu bölgesi bölgenin rakımı en yüksek alanıdır. Araziler küçük ve parçalıdır.
Ağırlıkla kiraz ve elma üretimi yapılmaktadır. Kiraz çeşidi Napolyon olup satış fiyatları
4 TL/kg civarında seyretmektedir. Kalitesi düşük olan ürünler meyve suyu sanayiine
kilogramı 0,2 TL’ye satılmaktadır. Kirazın ülkemizde bölgelere göre pazara çıkış sırası
ise Kemalpaşa, Denizli, Çivril ve Isparta olarak ifade edilmektedir. Bölge bu sene 23
Nisan’da yaşanan dondan etkilenmemiştir.
Eğirdir ve Gelendost bölgelerinde meyve ve yem bitkileri üretimi dikkat çekmiştir. Yem
bitkilerinden yonca, fiğ ve mısır silaj üretimi vardır. Meyvede kiraz ve vişne üretimi
yoğundur. Elma çeşitleri golden ve starking ağırlıklıdır. Üretim yavaş yavaş yarı bodur
çeşitlere dönmektedir. Gelendost bölgesinde ayrıca nohut, kırmızı mercimek ve
sarımsak üretiminin yapıldığı saptanmıştır.
Merkeze yakın olan Deregümü ve Atabey bölgesinde 1.200 dekar serada domates
üretimi yapılmaktadır.
Hayvansal Üretim
İlde hayvancılık gelişmiştir. Yem bitkileri üretimi yeterlidir. Süt satış fiyatları 1,1 TL/lt
ve karkas et fiyatları 24 TL/kg civarındadır.
Üretici Sorunları
Sulama birliklerine ödenen paranın yüksek olması şikayetlere neden olmaktadır.
3.9.
İstanbul (Nisan 2015)
Bitkisel Üretim
Avrupa yakası: Çatalca ve Silivri ilçelerinde tarım yoğun şekilde yapılmakta ve Trakya
iklimi görüldüğünden tarla ürünlerine ağırlık verilmektedir. Yağış miktarı fazla olduğu
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
20
için sulamaya gerek duyulmamaktadır. Çorlu bölgesine yakın alanlarda örtü altı tarımı
(hıyar, marul, domates, biber) yapılmaktadır. İstanbul merkezine yakınlık nedeniyle
pazar konusunda sorun bulunmamaktadır.
Anadolu yakası: Tarımın yoğun olduğu bölge Ballıca ve Göçbeyli taraflarıdır. Örtü altı
tarımı çok yoğundur.
Hayvansal Üretim
Süt hayvancılığı açısından İstanbul Silivri bölgesi en aktif bölgedir. Burada büyük
modern işletmeler bulunmaktadır. Süt satış fiyatları 1,5 TL/lt civarındadır. Yonca ve fiğ
üretimi az olmakla beraber silajlık mısır üretiminin yoğun olduğu gözlenmiştir. Bölgede
küçükbaş üretimi çok sınırlıdır.
Üretici Sorunları
Arazilerin hızlı bir şekilde imara açılması, tarım alanlarını önemli ölçüde
sınırlandırmaktadır. İşçi temini konusunda sorunlar yaşanmaktadır.
3.10. Kars – Ardahan (Mayıs 2015)
Türkiye’nin en doğudaki vilayetleridir. Bölge geneli dağlık ve yüksek plato şeklindedir.
Tarım 1.500 – 2.000 metre rakımda yapılmaktadır. Bu nedenle üretim deseni kısıtlıdır.
Arazi yapısı ufak ve parçalıdır. Kırsal alan hayvancılıktan dolayı daha çok mera alanı
olarak ayrılmıştır. Bu nedenle çayırotu yetiştiriciliği yaygındır. Türkiye topraklarının
klasik sorunu olan miras paylaşımı sorunu bu iki ilimizde de mevcuttur.
Bitkisel Üretim
Bölgenin tamamında bitkisel üretim deseni hayvancılığa göre adapte olmuş
durundadır. Arpa ve buğday üretiminde ana hedef hayvan yemi elde etmek üzerine
kurulmuştur. Dane verimliliği ikinci plandadır. Bölgede hayvan yemi olan çayırotu,
korunga, fiğ, yulaf gibi ürünler yoğun olarak yetiştirilmektedir. Bitkisel üretimde
verimlilik çok düşük gerçekleşmektedir. Nedeni iklim (kısa vejetasyon), arazilerin
küçük ve parçalı ve üretici bilincinin zayıf olmasından kaynaklanmaktadır.
Sebze olarak sadece Kars ili Arpaçay ilçesinde lahana ve patates yetiştirilmektedir.
Sebze üretimi sınırlıdır. Üretim, Artvin ilinden gelip arazi kiralayanlar tarafından
yapılmaktadır.
Kars, şeker fabrikası özelleştirme kapsamına alındığından şeker pancarı üretimi gün
geçtikçe düşmektedir. Bölge genelinde verimler tüm bitkisel ürünler için düşüktür.
Hayvansal Üretim
İllerde mera otlatmaya dayalı bir hayvancılık yapılmaktadır. Ahırlar tamamen kapalı
sistemdir. Kış sıcaklığı açık alanlarda -40°C’ye inebilmektedir. Besi ve süt
hayvancılığı 4 ay mera, 8 ay kapalı ahırda yapılacak şekilde organize olmuştur.
Kapalı dönemde yem olarak yaşam payı verilmekte, sadece mera döneminde süt
alımı ve kilo artışı sağlanmaktadır. Erkek dana, kesim ağırlığı olan 450 – 550 kg’ye 32
ay gibi uzun sayılabilecek bir sürede ulaşabilmektedir. Bölgede iki tür besicilik
yapılmaktadır.
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
21
Küçükbaşta koyun yetiştiriciliği hakimdir. Meralar beş aylığına (3.000 adet koyun
otlatma alanı) açık artırma ile kiralanmaktadır. Hayvan başı 20 TL maliyet
oluşturmaktadır. Bölge genelinde çiçek balı üretimi yaygın olarak yapılmaktadır.
Genellikle Karadeniz illerinden gelen gezginci arıcıların üretim yaptıkları yerlerdir.
Üretici Sorunları
Karkas et fiyatlarının artmasından dolayı buzağı fiyatlarında yükseliş söz konusudur.
Bu durum damızlık kesimlerini de artırmaktadır. Acil olarak önlemler alınmaz ise yakın
gelecekte damızlık sayısında düşüşler yaşanması muhtemeldir. Ayrıca bölge
genelinde hayvan hırsızlığı rastlanılan bir vaka olup bu kayıp TARSİM sigortası
tarafından karşılanmamaktadır.
3.11. Kayseri (Mayıs 2015)
Kayseri; tarımsal anlamda karasal iklim ile sınırlanan bitkisel üretim, et işleme
sanayine dayalı büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık, oldukça önemli oranda yumurta
üretimine dayalı kanatlı ve son zamanlarda baraj alanlarında alabalık yetiştiriciliği
konularına yoğunlaşan bir ilimizdir.
Bitkisel Üretim
Tarla tarımında hakim ürünler şeker pancarı, buğday, arpa, patates ve çerezlik
ayçiçeği olarak sayılabilir. Kısmen daha az olmakla birlikte silajlık mısır, çavdar, yulaf,
macar fiği, nohut, kuru fasulye ve yonca da önemli ürünler arasındadır. Özellikle
patates, çerezlik ayçiçeği ve silajlık mısır ekilişleri sulama olanaklarının gelişimine
paralel olarak artış trendini sürdürmektedir.
İlde Develi – Yahyalı güzergahında elma (tam bodur, yarı bodur ve klasik) ve kiraz,
İncesu ve Yeşilhisar civarında ise kayısı ve üzüm (sofralık-kurutmalık) yetiştiriciliğinin
öne çıktığı görülmüştür. Özellikle modern tam bodur elma bahçelerinin
yaygınlaşmasını, sayıları hızla artan soğuk hava depolarından da gözlemlemek
mümkündür.
İncesu ve Yeşilhisar’da önemli miktarda kayısı bahçeleri tesis edilmiştir. Bu sene don
hasarı sebebiyle yüksek oranda verim kayıpları olduğu, çiçeklenme öncesi
gerçekleşen hasarın TARSİM kapsamı dışında olması sebebiyle de önemli kayıplar
yaşandığı ifade edilmiştir.
Sofralık ve kurutmalık üzüm yetiştiriciliği genel olarak geleneksel ve yaşlı bağlarda 3 –
5 dekarlık alanlarda yapılmaktadır. Özellikle İncesu ilçesinde yerel yönetimlerin
desteğiyle yeni tesis edilmiş modern tesisler gözlenmiş, ancak bahçe kuruluşları yine
de 5 – 7 dekarlık küçük alanlarda gerçekleşmiştir. İlçe yönetimi yerel 36 çeşit üzümü
İncesu ilçesi adına tescil ettirmiştir.
İlde yol kenarlarında satılmak üzere 0,2 – 0,5 dekarlık alanlarda açıkta çilek
yetiştiriciliği yapılmakta olup genel anlamda birkaç üretici dışında pazara yönelik
üretim yapan işletme yoktur.
Ceviz ve badem yetiştiriciliğine dönük girişimler gözlenmiş, en büyük sorunun ilkbahar
erken donlarına ve yöresel diğer iklim koşullarına uygun çeşitler konusunda
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
22
danışmanlık yapacak resmi veya özel kurum ve kuruluş olmaması olduğu
saptanmıştır.
İl genelinde sebzecilik faaliyeti, Yemliha beldesinde yerel çeşit olarak tescil edilen
yamulca patlıcanı üretimi, salçalık domates üretimi ve karpuz –kavun üretimi olarak
özetlenebilir.
Hayvansal Üretim
Büyükbaş süt hayvancılığı, son yıllarda kurulan işletmelerle yaygınlaşmaya
başlamıştır. Yörede mevcut kaba yem kaynaklarının yoğunluğu ve sulama
olanaklarının gelişimine paralel olarak yonca ve silajlık mısır ekilişlerinin artışı da bu
gelişime yardımcı olmuştur. Ülke ölçeğinde işletmeler olan Saray Halı Hayvancılık
İşletmesi ve Pandoğa (Kayseri Şeker) hayvancılık işletmeleri de örnek olarak
sektörün görünen yüzü konumundadır.
Büyükbaş besicilikte genelde simental, montofon melezleri ve yerli ırk hayvanlarla 5 –
25 başlık erkek dişi karışık yapılan besicilik faaliyetleri, ilde mevcut pastırma ve sucuk
sanayinin de ham maddesini sağlamaktadır.
Küçükbaş hayvancılıkta ağırlık akkaraman cinsi koyun yetiştiriciliğinde
yoğunlaşmaktadır. Bu faaliyette en büyük sorun bakımsızlık ve bitkisel üretime açılma
sebebiyle varlığı hızla azalan meralar ve çoban bulma zorluğu olarak karşımıza
çıkmaktadır. Saha çalışmaları sırasında karşılaştığımız 1.000 – 1.500 başlık koyun
sürüleri yakın gelecekte bu hayvancılık türünün ilde önemli üretim potansiyeline
ulaşacağının göstergesidir.
İl, yumurta üretiminde önemli illerimizden birisi konumundadır. Yumurta üreticilerinin
ortak firması olan KAYTAŞ, 100 civarında ortağına yem tedariki ve ürün pazarlaması
konularında önemli hizmetlerini sürdürmektedir.
Üretici Sorunları
Meyvecilik yapan üreticiler TARSİM uygulamalarından yoğun şekilde şikayetçidir.
3.12. Malatya (Mayıs 2015)
Malatya, genellikle engebeli ve rakımı ortalama 900 m civarındadır. İklimi karasal ve
Akdeniz iklimi arasında mikroklimadır. Araziler küçük ve parçalıdır. Tarım arazilerinde
yarı yarıya kuru ve sulu ziraat yapılmaktadır. Sulanan arazilerin de büyük bölümü
meyve yetiştiriciliği için kullanılmaktadır.
Bitkisel Üretim
Türkiye’nin yaş kayısı üretiminin yaklaşık yarısı ve kuru kayısının %80’i bu ilden
çıkmaktadır. Genel anlamda ilimizde et tavukçuluğu, kayısı, elma, üzüm, kiraz,
karpuz, kavun ve sebze üretimine ağırlık verildiği gözlenmiştir. Geçen sene yaşanan
don problemi meyve çeşitlerinde verime etki ettiği gözlenmiştir, bu sene bu don
oranın %10’lar civarında olduğu saptanmıştır. Geçen sene stok yapılan kuru
kayısılarında satış fiyatlarının 15 – 20 TL/kg’ye kadar çıktığı gözlenmiştir. Bu sene
fiyatların bu kadar yüksek olmayacağı ve meyve tutumuna göre şekillenip düşeceği
beklenmektedir.
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
23
Malatya Yeşilyurt ilçesinde meyve üretimi yoğunluğu dikkat çekmiştir. Ağırlık kiraz
üretimi üzerinedir. Doğanşehir ilçesinde kayısı, elma, tütün ve sebze üretiminin yoğun
olduğu gözlenmiştir. Geçen sene yaşanan don problemi bu sene yaşanmamıştır.
Kayısıda satış fiyatı beklentileri 2 TL/kg, kuru kayısıda ise 10 TL/kg civarındadır.
Tütün üretimi yoğun şekilde sürdürülmektedir. Sözleşmeli üretim yapıldığından pazar
problemi bulunmamaktadır.
Hayvansal Üretim
Süt üretimi şehre yakın alanlarda yapılmaktadır. Süt satış fiyatlarının 1 TL/lt oranında
olduğu, verimi diğer ırklara göre yüksek olan simental ırkının süt üretiminde ağırlık
olarak kullanıldığı saptanmıştır. Genel itibariyle süt işletmelerin azlığı dikkat çekmiştir.
İşletmeler küçük ve karma (et, süt) olarak ailenin ihtiyacına dönük yapılmaktadır.
Karkas et fiyatları tosunda 24 TL/kg, inekte 22 TL/kg civarındadır.
Küçükbaş hayvancılık bölgenin kuzeyinde yoğunlaşmıştır. Sürüler koyun ve keçi
karışıktır ve sürüdeki hayvan sayıları genellikle 200 adet civarındadır.
Üretici Sorunları
Ağırlık sebze ve meyve üretimi olmasına karşı üretimin verim açısında düşük olması
dikkat çekmiştir. Kayısının en önemli sorunu pazarlamadır. Özellikle Özbekistan, Çin
ve İran’ın kuru kayısı piyasasına girmesi bu sorunu büyütmektedir.
3.13. Nevşehir (Mayıs 2015)
Nevşehir ve yöresinde karasal iklim egemendir. İklim Kızılırmak vadisinden
uzaklaşıldıkça belirgin şekilde sertleşmektedir.
Bitkisel üretim
Nevşehir, çok elverişli ekolojik koşullara sahip olduğundan çok sayıda sofralık,
kurutmalık ve şaraplık üzüm çeşitlerinin yetişmesine imkan sağlar. Siyah Dimrit en
çok yetiştirilen üzüm çeşididir. Bağcılığın oldukça yaygın olarak yapıldığı Nevşehir
ilinde kapalı meyve bahçesi sadece Hacıbektaş ilçesinde bulunmaktadır. Bu ilçede
kiraz, kayısı, vişne, elma ve ceviz üretimi söz konusudur.
Sebze üretimi Kızılırmak’ın yanındaki Gülşehir ilçesinin köylerinde yaygın olarak
yapılmaktadır. Sofralık domateste dorit, konya ve çanak çeşitleri, biberde ise sarı sivri
cinsi yetiştirilmektedir. 23 Nisan’da yaşanan donun sebze üretimine zarar verdiği ifade
edilmiştir.
Nevşehir ilinin büyük kısmında sulama imkanları sınırlı ve maliyeti yüksek olduğu için
kuru tarım yapılmaktadır. Patates üretimi bazı bölgelerde yasak olup Ürgüp ilçesi ve
çevresinde yaygın olarak yetiştiriciliği yapılmaktadır. Sonrasında 2 TL/kg’ye
ulaşmasına rağmen patatesin çiftçi çıkış fiyatları 0,75 TL/kg – 1 TL/kg civarında
gerçekleşmiştir.
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
24
Hayvansal Üretim
Mera alanlarının geniş olması nedeniyle hayvancılık yaygındır. Çiftliklerdeki hayvan
sayısı ortalama 30 – 40 civarında olup süt fiyatı 1,05 TL/lt, et fiyatı ise 22,5 TL/kg
olarak tespit edilmiştir. Süt hayvancılığında ağırlıklı ırklar Simental ve Holstein’dır.
Seracılık, Gülşehir ilçesinde ve Sarıhıdır beldesinde 250 m²’lik küçük alanlarda
yapılmakta, ağırlıklı olarak domates, hıyar ve biber üretilmektedir.
Üretici Sorunları
Üreticiler gübre ve mazot fiyatlarının yüksek olduğunu, ürünlerin satış fiyatlarının
beklentilerin altında kaldığını ile maliyetleri karşılayamadıkları dile getirmekte,
bölgede turizmin gelişimi tarıma olan ilgiyi azaltmaktadır.
3.14. Samsun (Haziran 2015)
Samsun, tarımsal anlamda Karadeniz iklim kuşağı ile karasal iklim geçiş bölgesini
kapsayan bir konuma sahiptir. Bu özelliği yanında ülkemizin en büyük 2 adet alüvyal
ovasını (Bafra-Çarşamba) sınırları içerisinde barındırması, bitkisel üretim çeşitliliğini
artırmaktadır.
Bitkisel Üretim
Tarla tarımı, Havza, Kavak, Vezirköprü, Ladik ilçelerinde yaygın üretim şekli olarak
öne çıkmaktadır. Hakim ürünler buğday, arpa, patates, yağlık ayçiçeği ve ovalarda
çeltik üretimi ile son zamanlarda tütün sayılabilir. Çeltik üretiminde önemli bir konuma
sahiptir. Üreticilerin 2015 sezonu fiyat beklentisinin 1,6 TL/kg – 1,8 TL/kg aralığında
olduğu saptanmıştır. Yağlık ayçiçeği ekilişleri Merkezi Samsun’da bulunan Karadeniz
Birlik’in de çabalarıyla ağırlığını hissettirmektedir. Tütün ekilişleri uluslararası
firmaların kontrolünde özellikle Bafra ve Vezirköprü civarında tekrar yaygınlaşmaya
devam etmektedir. Balyalanmış olarak 12,5 TL/kg – 14,5 TL/kg üzerinden sözleşme
yapılmaktadır. Çarşamba Şeker fabrikasının faaliyetlerini minimize etmesine bağlı
olarak şeker pancarı ekilişleri bitmek üzeredir. Dane ve taze mısır, patates ekilişleri
yaygınlaşma eğilimindedir. Soya üretimi Terme ve kısmen Çarşamba bölgesinde
oldukça lokal alanlarda yapılmaktadır.
Meyvecilik üretimine bakıldığında Terme, Çarşamba, Salıpazarı, Asarcık, Tekkeköy
ve Ayvacık ilçelerinde fındık üretimi oldukça baskındır. Geçen yıl yaşanan don
olayından kalıcı etkilenen özellikle 500 m rakım üzeri alanlarda 2015 sezonu için
ortalama seviyede bir verim beklenmektedir. Sahil bandında ise geçen yıldan düşük
olmakla beraber tatmin edici düzeyde verim alındığı gözlenmiştir. Kivi üretimi
Çarşamba, Terme, Salıpazarı ve 19 Mayıs ilçelerinde yaygınlaşmaya başlamıştır.
Merkez ilçede şeftali, elma, kiraz ve yerel armut çeşitlerine üretimler sürdürülmektedir.
İl, önemli sebze üretim merkezlerimizden birisi konumundadır. Öne çıkan üretimler
kışlık sebzeler (her çeşit lahana, her çeşit marul, karnabahar, ıspanak, pırasa,
brokoli), yazlık sebzeler (domates salçalık/sofralık, hıyar, patlıcan, karpuz, kavun,
biber salçalık/sofralık, fasulye taze) kısmen daha az olmakla birlikte enginar ve
bezelye sayılabilir.
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
25
Örtü altı tarımı Çarşamba ve Dikbıyık beldesinde oldukça yaygın olarak yapılmakta ve
yazlık sebze (biber, patlıcan, hıyar, domates) üretimleri gerçekleştirilmektedir.
Hayvansal Üretim
Süt hayvancılığı, son yıllarda kurulan işletmelerle yaygınlaşmaya başlamıştır. Yörede
mevcut kaba yem kaynaklarının ve sulama olanaklarının gelişimine paralel olarak
yonca ve silajlık mısır ekilişlerinin artışı da bu gelişime yardımcı olmuştur. Ülke
ölçeğinde organik süt üretimi yapan Yeşil Küre firması, üretimini Kelkit/Gümüşhane
merkezli üretim yapan Doğan Organik firmasına satmaktadır.
Küçükbaş hayvancılıkta Karayaka cinsi koyun yetiştiriciliği yaygındır. En büyük sorun
bakımsızlık ve bitkisel üretime açılma sebebiyle varlığı hızla azalan meralar ve çoban
bulma zorluğu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bölgede hakim olan yayla kültürünün en
önemli özelliklerinden birisi, şubat – mart aylarında elde edilen kuzuların 5 – 6 ay
yaylalara çıkarılarak gelişimlerinin sağlaması ve yayla dönüşü satılarak kazanç elde
edilmesidir.
Bölgeye hitap edecek şekilde sınırlı sayıda yumurta ve broiler işletmeleri ile yapılan
kanatlı üretimi, IPARD hibe programı ile yeni bir ivme kazanmıştır. İlde manda
yetiştiriciliği yaygın olmakla birlikte yetiştiricilik geleneksel yöntemlerle ve oldukça
kontrolsüz olarak yapılmaktadır.
Üretici Sorunları
Çeltik üretiminde en büyük iki sorun fiyat istikrarsızlığı ve tarla kiraları olarak öne
çıkmaktadır. Arazi kiraları ise çeltik üretimi için 200 TL/da – 350 TL/da aralığında
değişmekte ve oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır.
3.15. Uşak (Haziran 2015)
Ulubey ve Karahallı ilçelerinde üretim buğday, arpa, tritikale, haşhaş, üzüm, tütün ve
nohut ürünleri üzerine yoğunlaşmıştır. Nohut üretimi pancar kooperatifi ile sözleşmeli
üretim şeklinde yapılmaktadır. Fiyatlar farklı çeşitlerde 2 – 3 TL/kg olarak
değişmektedir. Tütün üretimi sözleşmeli üretim kapsamında yapılmaktadır. Üzüm
yetiştiriciliğinde ağırlık şaraplık çeşitlerdedir. Bu sene 23 Nisan’da gerçekleşen donun
üzüm verimini etkileyeceği ifade edilmiştir.
Sivaslı ilçesinde çilek üretimi çok yoğundur. Hatta bölgede çilek festivali vardır.
Ayrıca barbunya ve taze fasulye yetiştiriciliği de gelişmektedir.
Banaz bölgesinde yem bitkilerinden yonca, fiğ ve mısır silajı üretimine ağırlık
verilmektedir. Meyve üretimi elma, kiraz ve vişne ağırlıklıdır. 23 Nisan’da yaşanan don
meyve ağaçlarında verimi etkileyecektir. İlçede küçük ölçekli çok sayıda serada
domates ve hıyar üretimi yapılmaktadır.
Eşme ilçesi, sebze üretiminde Uşak ilini beslemektedir. Üretim ağırlıkla domates ve
hıyardır. Bölgenin en önemli özelliği, üretimin sözleşmeli yapılmasıdır. Turşuluk hıyar,
domates ve biber gibi ürünler Lidya, Yonca, Penguen gibi firmalar adına
üretilmektedir.
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
26
Hayvansal Üretim
İlde süt satış fiyatları 1,05 – 1,20 TL/lt arasındadır.
fiyatları Simental için 2.000 TL, holsteinda 1.500 TL
ortalama 23 TL/kg’dir. Et tavukçuluğunda Gedik Piliç
50 adet kümes bulunduğu tahmin edilmektedir.
adet/devredir.
Ağırlıklı ırk simentaldir. Buzağı
civarındadır. Karkas et fiyatları
oldukça aktiftir. Eşme ilçesinde
Ortalama kapasiteler 30 bin
Üretici Sorunları
Banaz ilçesinde elma, kiraz ve vişne üretimi çok yoğun olup soğuk hava depo sayısı
yeterli değildir.
3.16. Van (Nisan 2015)
Bölge geneli karasal ve kurak bir iklime sahiptir. Nisan ayında yaşanan kar yağışı
meyve yetiştiriciliği yapılan bölgeyi sınırlı olarak etkilemiştir.
Bitkisel Üretim
Tarım yoğunluğu Erciş ve Gevaş ilçelerinde saptanmıştır. Bölgede ceviz üretimi
yoğun şekilde gözükmektedir. Dondan dolayı ceviz üretim miktarında biraz azalma
olacağı ve satış fiyatlarının bu sene kabuklu olarak 10 TL/kg civarında gerçekleşeceği
tahmin edilmektedir.
Erciş bölgesinde yoğun şekilde patates, lahana, şeker pancarı, buğday, arpa, taze ve
kuru fasulye üretilmektedir. Tahıl grubundan arpa hayvan yemi amaçlı üretilmektedir.
Kuru fasulye satış fiyatları 4 – 5 TL/kg arasındadır. Kaba yem üretimleri yonca,
korunga ve çayır otu ağırlıklıdır. Silajlık mısır üretimi bölgede yeni başlamıştır. Erciş
bölgesinde üzüm üretimi yoğundur. Gevaş bölgesinde domates, karpuz, kavun, marul
gibi ürünler sahil tarafında yetiştirilmektedir.
Hayvansal Üretim
Van bölgesinde mera alanları geniş olmasına rağmen verim düşük seyretmektedir.
İşletmeler küçük ve ailenin ihtiyacına yönelik üretim yapmaktadır. Süt fiyatları 0,90
TL/lt, et fiyatları ise 20 TL/kg civarındadır.
Bölgede küçükbaş yetiştiricilik merkeze uzak ilçelerdedir. Bölgenin yüksek yerlerinde
arıcılık sektörü yavaş yavaş gelişmeye başlamıştır. Organik üretime ağırlık verilmekte
olup bal satış fiyatları 50 TL/kg – 70 TL/kg arasındadır.
Üretici Sorunları
Rakımın yüksek olması, yetiştiricilik süresinin kısıtlı olması ve ulaşım olanakları yeterli
olmaması nedeniyle tarımsal üretim yeterli potansiyeli gösterememektedir.
3.17. Siirt - Batman (Nisan 2015)
Bölge geneli karasal ve kurak bir iklime sahiptir. Kurtalan ilçesi hariç diğer tüm bölge
dağlık ve engebelidir. Kurtalan hariç araziler küçük ve parçalıdır. Bu yıl ilkbaharda
yoğun yağışlar görülmüş olup don, sel vb. sıkıntılar da yaşanmadığı için bereketli bir
yıl beklentisi vardır.
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
27
Bitkisel Üretim
Siirt ve Batman ilinde çok geniş çapta İran fıstığı yetiştiriciliği yapılmaktadır. Geçen yıl
İran ve Türkiye’de yaşanan don olayı, fıstık satış fiyatını 28 TL/kg’ye kadar
çıkarmıştır. Bir önceki yıl üretici satış fiyatı 14 TL/kg olmuştur. Siirt ilinde kırsal dağlık
alanda fıstık dominant üründür. Vadi alanı olanı olan Kurtalan ilçesinde buğday,
mercimek, kavun ve arpa yaygındır. Batman ilinde ise buğday ve dane mısır lokomotif
ürünlerdir. Bölgede meyve ve sebze üretimi sınırlıdır. Batman Siirt il sınırında 4.000
dekar tek parsel bodur elma ( Meyve Suyuna dönük) tesisi yapılmaya başlanmıştır.
Önümüzdeki yıllarda ayni firmanın meyve suyu ve salça fabrikası kurmak için fizibilite
çalışmaları sürmektedir.
Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA) fıstık, ceviz, çilek ve elma yetiştiriciliği konusunda 50
dekara kadar anahtar teslimi %75 hibe projeler yapmaktadır. Son beş yılda terörün
azalmasına paralel tarımsal yatırımlar artmaktadır.
Bölge genelinde bu yıl buğday ve arpa verimi ortalamanın üstünde beklenmekte olup
fiyatlaması diğer bölgelere göre yüksektir. Bölgede dane mısır üretimi geniş alanlarda
ve sulu tarım yapılabilen bölgelerde hakim ürün konumundadır. Bu yıl bölgede
kuraklık ve don görülmediğinden fıstık, buğday ve arpa rekoltesinin çok yüksek
gerçekleşmesi beklenmektedir.
Siirt iline (Şirvan ve Pervari) özgü nar yetiştiriciliği yüksek gelir getirmektedir. Siirt ve
Batman ilinde pekmez yapmaya dönük bağcılık yaygın durumdadır. Verimleri düşük
olmasına rağmen pekmez bu yıl 12 – 14 TL/kg’den alıcı bulmaktadır. Bir kilo pekmez
7 – 10 kg üzümden yapılmaktadır.
Hayvansal Üretim
Bu iki ilde de büyükbaş hayvancılık çok gelişmemiştir. Ortalama sürü büyüklükleri çok
düşüktür. Bu durum yem bitkileri üretimini de sekteye uğratmıştır. Süt fiyatları 0,8 TL/lt
– 1,1 TL/lt, et fiyatları 20 TL/kg – 22 TL/kg arasında değişmektedir.
Küçükbaş hayvancılık bir nebze canlanmış olsa da çok büyük boyutlarda değildir.
Bölgede küçükbaş hayvancılığı genelde konar göçerler yapmaktadır. 6 aylık kuzu
fiyatları 400 TL – 550 TL arası değişmektedir.
Arıcılık son yıllarda en hızlı gelişen tarımsal faaliyettir. Bölgenin potansiyeli olması,
yayla bölgelerine yakınlığı (Van, Bitlis, Pervari) gezginci arıcılığın gelişmesine sebep
olmuştur. Fiyatlar, organik ve doğal ballarda 80 TL/kg, fenni ballarda ise 20 TL/kg’dir.
Üretici Sorunları
Her iki ilde de feodal denebilecek yapı devam etmektedir. Doğal olarak ufak
üreticilerin toprağı yok denecek kadar azdır. Tarla kirası çok yüksek olup kuruda 75
TL/da, suluda 150 – 200 TL/da’dır.
EBRD Mikro & KOBĐ Finansman Programı
Nisan – Haziran 2015 Tarım Sektör Raporu
28
Teknik Destek Hizmetleri:
Frankfurt School of Finance & Management
www.msmeturkey.com
www.msmeturkey.com
Mustafa Kemal Mah. 2157. Sokak
Benerler İş Merkezi No: 5 / 4
Çankaya / Ankara / Türkiye
Tel: (90) 312 467 44 77
Fax: (90) 312 467 44 76
E-Mail: [email protected]
Web: www.msmeturkey.com
Bu program Avrupa Birliği tarafından desteklenmektedir. Projenin teknik destek bileşeninin
ikinci (Mayıs 2012 – Ekim 2013) ve üçüncü aşaması (Kasım 2013 – Ekim 2015) Avrupa Birliği
tarafından finanse edilmektedir.
Avrupa Birliği, teknik bilgi, kaynak ve geleceklerini kademeli olarak birleştirmeye karar vermiş olan
27 üye devletten oluşur. Bu devletler, 50 yıllık bir genişleme süreci boyunca, beraberce, kültürel
çeşitlilik, hoşgörü ve bireysel özgürlükleri korurken bir istikrar, demokrasi ve sürdürülebilir
kalkınma bölgesi kurdular. Avrupa Birliği, bu kazanımlarını ve değerlerini sınırları ötesindeki ülkeler
ve insanlarla da paylaşmaya kararlıdır. Avrupa Komisyonu AB’nin yürütme organıdır.
Bu proje Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından finanse edilmektedir.
EBRD, serbest piyasa ekonomisi doğrultusunda kalkınmayı hedefleyen ülkelere destek sağlamak
amacıyla kurulmuş çok uluslu bir kurumdur. Kurumun ortakları, Avrupa Komisyonu ve Avrupa
Yatırım Bankası’nın yanı sıra, Avrupa kıtasında ve dünyanın diğer bölgelerinde bulunan 61 ülkeden
oluşmaktadır.
EBRD Orta Avrupa’dan Orta Asya’ya kadar olan bir bölgede yer alan 29 ülkede yatırım yapmakta ve
faaliyet göstermektedir. Öncelikli olarak piyasa tarafından ihtiyaçları tamamen karşılanamayan özel
sektör firmalarına yatırım yapan Banka girişimciliği öne çıkarır; açık ve demokratik pazar
ekonomilerine geçişi teşvik eder. Daha fazla bilgi için lütfen www.ebrd.com internet sitesini ziyaret
ediniz.
Projenin teknik destek bileşeninin ilk aşaması (Kasım 2010 – Nisan 2012) Birleşik Devletler
Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) tarafından finanse edilmiştir.
USAID, ABD Dış İşleri Bakanı’nın sağladığı genel dış politika rehberliği doğrultusunda hareket eden
bağımsız federal bir devlet kurumudur. USAID, kalıcı ve eşitlikçi büyüme ile herkese daha iyi bir
gelecek sağlama hedefleri doğrultusunda ziraat, demokrasi & yönetim, ekonomik büyüme, çevre,
eğitim, sağlık, küresel ortaklıklar ve insani yardım gibi konularda 100’den fazla ülkede faaliyet
göstermekte ve ABD dış politikasının öncülüğünü yapmaktadır.
USAID dünyada beş coğrafi bölgede destek sağlamaktadır: Sahra Altı Afrika, Latin Amerika &
Karayipler, Avrupa & Avrasya ve Orta Doğu. Daha fazla bilgi için lütfen www.usaid.gov/locations/
europe_eurasia/countries/tr/ internet sitesini ziyaret ediniz.
Proje kapsamındaki teknik destek hizmetleri (danışmanlık ve eğitim faaliyetleri) Frankfurt
School of Finance & Management tarafından sağlanmaktadır.
Almanya’da kurulu olan Frankfurt School of Finance & Management (önceki unvanıyla
Bankakademie) 50 yıldan fazla bir süredir bankacılığın ve finansın tüm alanlarında danışmanlık,
mesleki ehliyet kazandırma ve eğitim faaliyetleri alanında hizmet vermekte olup, sektöründe önde
gelen bir özel üniversite ve danışmanlık kurumudur.
1992’den beri faaliyet göstermekte olan Uluslararası Danışmanlık Hizmetleri, gelişmekte olan
ülkelerde ve yükselen piyasalarda finansal pazarları geliştirmek ve tüm bu ülkelerdeki düşük gelirli
nüfusun finansmana erişim imkânlarının artırılmasına kendini adamıştır. Daha fazla bilgi için lütfen
www.frankfurt-school.de internet sitesini ziyaret ediniz.
"Bu yayın Avrupa Birliği’nin desteği ile hazırlanmıştır. Yayının içeriğinin tüm sorumluluğu yalnızca Frankfurt School of
Finance & Management’e aittir ve hiçbir şekilde Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıttığı düşünülemez.”
5

Benzer belgeler