Basından Yazılar için tıklayınız. - ipc

Yorumlar

Transkript

Basından Yazılar için tıklayınız. - ipc
İklim Değişikliği Tehdidine Karşı
İstanbul Manifestosu
Gezegen Elden Gidiyor: Buna Razı Gelemeyiz!
Basından yazılar
İçindekiler
Daily News, 27.03.2013:
„Anything religious leaders have to say?“……………………………………………………4
Cumhuriyet, 25.03.2013:
“İklim değişikliğine karşı buluştular: Kapitalizmin iktidarına hava muhalefeti“….…….6
Bursa Hakimiyet Magazin, 25.03.2013:
“Ünlülerden duyarlı imza“…………………………………………..…..………………………..7
Ntvmsnbc, 24.03.2013:
“Gezegen elden gidiyor: Buna razı gelemeyiz“………………………….………………...…8
Bianet, 24.03.2013:
“İklim değişikliğine karşı manifesto“……………………………..…………………………..10
Milliyet, 24.03.2013:
“Gezegen elden gidiyor!“……………………………………………………………………..…12
SKYTURK360, 24.03.2013 :
“İklim değişikliğine karşı manifesto: ‘Gezegen elden gidiyor!‘“……….………………...14
Taraf, 24.03.2013:
“Küçülmek güzeldir“……………………………………………………………………………..16
Cumhuriyet, 24.03.2013:
“Atmosfer lağım gibi“……………………………………………………………………………17
Radikal, 24.03.2013:
“Aydınlardan çağrı: Gezegen elden gidiyor!“……………………………………………….18
Birgün, 24.03.2013:
“Doğayla barışma zamanı“…………………………………...…………………………………19
Cumhuriyet, 23.03.2013:
“Aydınlardan iklim manifestosu: ‘Gezegenimiz elden gidiyor’“.....................................19
Taraf, 23.03.2013:
“Ünlülerden çevreci manifesto“........................................................................................20
2
CHA, 23.03.2013:
“Ünlülerden iklim manifestosu“........................................................................................21
Yeşil Gazete, 23.03.2013:
“Türkiye ‘Gezegen elden gidiyor buna razı gelemeyiz’ dedi“.........................................22
T24, 22.03.2013:
“İklim değişikliği ile mücadeleye aydın ve sanatçılardan destek“…………………........25
Milliyet, 17.03.2013:
“Gün gelir, tüm canlılar adına direnmek gerekir!“……………………..............................26
3
Daily News, 27.03.2013
Anything religious leaders have to say?
While the human being is looting, the planet is fast driving toward a disaster. Civilian,
political and religious authorities in the world have made a joint call against climate
change. What about us?
Religious leaders gathering in the Swedish city of Uppsala in 2008 declared a manifesto
against climate change. Five years ago, Christian, Muslim, Buddhist, Jewish, Sikh and
leaders of Indian people got together in Sweden and signed the climate change manifesto.
The call, especially for the developed countries to take urgent measures against climate
change by decreasing their greenhouse gas emissions, started like this: “We all share the
responsibility of being conscious caretakers of our home, planet Earth. We have reflected
on the concerns of scientists and political leaders regarding the alarming climate crisis. We
share their concerns. The situation is critical. Glaciers and the permafrost are melting.
Devastating droughts and flooding strike people and ecosystems, especially in the south.
Can planet Earth be healed? We are convinced that the answer is yes.”
It is meaningful, isn‟t it, that representatives of different religions who can address wide
masses make a joint call based on science as reference?
Istanbul manifesto
Here, in our country, religious leaders generally preach about people and social life.
Somehow, the situation of the planet we live on and the disasters experienced by nature
that we have mistreated fall into the last ranks on their list of priorities.
Whatever happens is regarded as an “act of God,” and there are only a few who call for us
to take responsibility. Our religious officers, who are granted the floor and take the floor at
every opportunity to shape women, men, families and our behavior, do not show a similar
sensitivity for nature.
However, human beings cannot exist without rivers, mountains, lakes, seas, forests, and all
the living creatures on earth.
While I was reading the Istanbul Manifesto to Fight Climate Change, these were the
thoughts that crossed my mind. This manifesto was read in a meeting led by Ömer Madra
and organized collectively by Açık Radyo, the Istanbul Policy Center of Sabancı
University‟s Stiftung Mercator Initiative. First signatories are civilian and political figures
and institutions well-known to the public. I looked into it and, except for the Federation of
Alevi Associations, there is nobody representing a religious group or community…
God did not create this disaster
I wonder if this death agony of the planet does not interest religious leaders at all. Do they
also refer this human made disaster to God? Or is it difficult for them to support what
science says?
4
Here is what was said in the manifesto: “We, as ordinary people, think it is time for us to
change our point of view toward nature and our unstoppable selfishness.”
I am calling on those who comment on what a person should and should not do within the
framework of religious beliefs, as well as our religious institutions that expressed an
opinion even while the abortion law was being debated: “Don‟t you have anything to say
while nature is being looted?”
For the full text of the manifesto, please click on
http://ipc.sabanciuniv.edu/en/wp-content/uploads/2013/03/130321-Manifesto.pdf
or
http://www.acikradyo.com.tr/default.aspx?_mv=a&aid=31150&cat=100
5
Cumhuriyet, 25.03.2013
6
Bursa Hakimiyet Magazin, 25.03.2013
7
Ntvmsnbc, 24.03.2013
'Gezegen Elden Gidiyor: Buna Razı Gelemeyiz'
İklim değişikliği ile mücadele için akademisyen, yazar, sanatçı
ve sivil toplum kuruluşları bir araya geldi. Türkiye'de ilk
defa iklim değişikliği tehdidine karşı “Gezegen Elden
Gidiyor: Buna Razı Gelemeyiz” başlığıyla bir manifesto
imzalandı.
ntvmsnbc
Güncelleme: 10:54 TSİ 24 Mart. 2013 Pazar
İSTANBUL - İklim değişikliği tehdidine karşı toplumsal bilinci yükseltmek amacıyla bir
araya gelen sanatçı, yazar, akademisyen, müzisyen, girişimci ve STK‟lar iklim
değişikliğinin getireceği yıkıcı sonuçları önlemek için, derhal seferber olmamız gerektiğini
vurgulayan bir manifestoya imza attılar.
İlk imzacıları arasında Adalet Ağaoğlu, Ali Nesin, Ara Güler, Haluk Bilginer, Harun
Tekin, Ömer Madra, Pelin Batu, Rakel Dink, Sevil Turan, Sezen Aksu, Şafak Pavey,
Tarhan Erdem, Tarkan, Ümit Boyner, Ümit Şahin, Yaşar Kemal gibi isimlerin de
bulunduğu „İklim Değişikliği Tehdidine Karşı İstanbul Manifestosu‟ Sabancı Üniversitesi
İstanbul Politikalar Merkezi‟nde okundu.
„Gezegen Elden Gidiyor, Buna Razı Gelemeyiz‟ başlığıyla yayımlanan manifestoda
”Vicdanı olan tüm yurttaşlarımızı, elde hâlâ çözüm imkânı varken, gezegeni kurtarma
seferberliğinde kendi payına düşeni yapmaya, bu büyük sorumluluğu paylaşmaya
çağırıyoruz. İklim daha fazla değişmeden biz değişelim, çözümün parçası olalım” çağrısı
yapıldı.
8
Manifestonun tam metni şöyle:
Gezegen Elden Gidiyor: Buna Razı Gelemeyiz
İklim değişiyor.
Her yerde ve elbette Türkiye‟de de: Batı‟da ve Doğu‟da kavurucu orman yangınları,
Karadeniz‟de ve Akdeniz‟de âni seller, Güneydoğu‟da sinsi kuraklık, tüm ülkede azalan
yeraltı suları… Bunların hiçbiri birer rastlantı ya da “münferit vaka” değil. İklim değişiyor
ve bu, ekmeğimizden suyumuza hayatımızın her yönünü, her ânını derinlemesine etkiliyor.
Doğanın amansızca yağmalanması yüzünden Mezopotamya‟da, Avrupa‟da, Orta
Amerika‟da birçok kadim uygarlık yeryüzünden silinip süpürüldü. Eğer şimdi harekete
geçmez, doğaya bakışımızı değiştirmezsek, bizim de çocuklarımıza bırakacağımız bir
uygarlık olmayacak. Onlara kazanmaları neredeyse imkânsız bir var olma mücadelesi,
mutlak bir çaresizlik bırakacağız. Evrensel ahlâk ilkelerini ayaklar altına almış, kısa vadeli
çıkarlarımızı hayatlarının önüne geçirmiş olacağız.
İklim değişiyor; çözümlerimiz ve vaktimiz varken harekete geçmemeyi vicdan kabul
etmez. Bizler, sıradan insanlar olarak, doğaya bakış açımızı ve önü alınmaz bencilliğimizi
değiştirme zamanının geldiğini düşünüyoruz. Artık doğayla barışma zamanının geldiğini!
Bu değişimi gerçekleştirebilecek gücün, hepimizin yüreğinde olduğunu biliyoruz.
Ve şunu da biliyoruz: Şimdi başaramazsak, her şey bitecek. Oyun bitecek. Barış, sonsuz
bir hayal olarak kalacak. Karşımızda, yeni ve farklı bir “düşman” var çünkü – Hayatta
yaptığımız başka her şeyi anlamsız kılmaya yetecek büyüklükte bir belâ.
İklim değişiyor ve sosyal adaletsizliği kat be kat artırıp derinleştiriyor. Toprağın sağlığı ve
suyun saflığı, yeryüzü toplumlarının ayakta kalıp kalamayacağını gösterecek olan son
ölçüler artık… Gezegen sürekli uyarıyor. Ama gözler kör, kulaklar sağır kalmaya devam
ederse, kibir denen şeyin ne büyük bir felaket olduğunu yakında hepimiz öğreneceğiz…
İşte onun için, vicdanı olan tüm yurttaşlarımızı, elde hâlâ çözüm imkânı varken, gezegeni
kurtarma seferberliğinde kendi payına düşeni yapmaya, bu büyük sorumluluğu paylaşmaya
çağırıyoruz.
İklim daha fazla değişmeden biz değişelim, çözümün parçası olalım.
9
Bianet, 24.03.2013
İklim Değişikliğine Karşı Manifesto
İstanbul Politikalar Merkezi –Sabancı Üniversitesi-Stiftung Mercator Girişimi “İklim
Değişikliği Tehdidine Karşı İstanbul Manifestosu”nu açıkladı.
İstanbul - BİA Haber Merkezi
24 Mart 2013, Pazar
İstanbul Politikalar Merkezi –Sabancı Üniversitesi-Stiftung Mercator Girişimi iklim
değişikliği tehditine karşı toplumsal bilinci yükseltmeyi amaçlayan “İklim Değişikliği
Tehdidine Karşı İstanbul Manifestosu”nu açıkladı.
Karaköy'deki İstanbul Politikalar Merkezi'nde dün düzenlenen manifesto buluşmasında
aydın, siyasetçi ve aktivistler biraraya geldi.
Adalet Ağaoğlu, Ara Güler, Harun Tekin, Rakel Dink, Sezen Aksu, Tarkan ve Yaşar
Kemal, manifestonun ilk imzacıları arasında bulunuyor. Ayrıca, aralarında Açık Radyo,
TEMA, Greenpeace Akdeniz, KAOS GL, İnsan Hakları Derneği ve Helsinki Yurttaşlar
Derneği'nin bulunduğu 40'a yakın sivil toplum örgütü de manifestoya destek veriyor.
Türkiye, Batı ve Doğu‟da yaşanan kavurucu orman yangınları, âni seller, sinsi kuraklıklar
ve azalan yeraltı sularının "münferit vakalar" olmadığını savunan manifesto, iklim
değişikliği konusunda insanlığın hala vakti varken harekete geçmesi gerektiğini savunuyor.
"Gezegen sürekli uyarıyor. Ama gözler kör, kulaklar sağır kalmaya devam ederse, kibir
denen şeyin ne büyük bir felaket olduğunu yakında hepimiz öğreneceğiz..."
Manifesto, "iklim daha fazla değişmeden biz değişelim, çözümün parçası olalım"
çağrısında bulunuyor. katıldı. Programda, iklim değişikliğini tehdidine karşı olan
aralarından Ara Güler ve Harun Tekin'in de bulunulduğu sanatçı ve aydınların mesajlarını
içeren bir sinevizyon gösterisi yer aldı.
Madra: "Mahva doğru sürüklenmekteyiz"
Açık Radyo Yayın Yönetmeni Ömer Madra açılışta, insanlığın iklim konusunda "mahva
doğru sürüklendiğine" değindi, "gelecekte, insan gibi kendi şerefimizle bir hayat sürdürme
şansımızı ortadan kaldırmaktayız. İnsanlar diğer türleri yok etmenin yanında kendi türünü
de yok etme aşamasındadır," dedi.
10
"Vakit çok geç olmadan imzalarımızla karar kılıcıları ekonomik, siyasi ve kültürel
bakımdan güçlü bir değişikliğe doğruyönlendirebiliriz. Onları yenilenebilir enerji
konusunda tutarlı ve istikrarlı politikalar izlemeye, artık nihayet somut hedefler
belirlemeye ve bunları uygulamaya zorlayacak büyük bir baskı grubu oluşturabiliriz."
Ağaoğlu: Sonraki kuşakları düşünelim
Manifestonun ilanından sonra ilk sözü alan yazar Adalet Ağaoğlu herkesi üzerine düşeni
yapmaya çağırdı.
"Fabrikasyon arttı. Havanın kirlenme boyutları, son aşamasına ulaştı. Vakit geçirmeden
bizden sonraki kuşakları düşünmek zorundayız. 'Ruh üşümesi' kitabımda 'insanın iç
dünyasının soğuyor, kuraklık bundan artıyor' dedim. ''
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'nden Prof. Dr. Murat Türkeş, tarih boyunca yaşanan her
büyük iklim değişikliğinin bazı türleri ortadan kaldırdığına dikkat çekti.
"Her yok oluş yeni bir varoluşu getirdi belki ama gidenler gitti. Türkiye' orta enlemli
ülkeler arasında gece en düşük hava sıcaklıklarında en çok yükselmenin yaşandığı yer.
Kentlerde yaşayanlar yaz akşamlarının artık ne kadar sıcak olduğunu hissediyor."
İklim değişikliği'nde de barış
Kokteyle sona eren buluşmada bianet katılımcılardan cümleler aldı.
Tuğba Öztürk (öğrenci): İklim değişikliğinin farkına varmamız gerektiğini gösterdi.
Gizem Hasırcıoğlu (aktivist): Hemen harekete geç, kibirinle yüzleş.
Mustafa Paçal (Hak-İş): İklim değişikliğinde en yeni gelişmeleri ve Türkiye'deki sivil
toplum kuruluşlarının bu konudaki hassasiyetlerini öğrendim.
Doğan Bermek (Alevi Dernekleri Federasyonu): Aydınların adım atmasının önemini
gördüm.
Dilek Bektaş (akademisyen): Başta hükümet olmak üzere tüm kurumlarının bu konuda
sivil toplumla hareket etmesinin gerektiğini düşündüm.
Mahir Ilgaz (çevre aktivisti): Türkiye'ye gelen barış ortamının insanları iklim değişikliği
konusunda da bir şeyler yapmaya teşvik etmesini diledim.
Seçil Türkkan (Açık Radyo): Gezegenimizin geleceği için adaletin önemini bir daha
anladım.
Rabia Yılmaz (Gazeteport): Dünya kırmızı alarm veriyor, tek başına hareket ederek
değişim mümkün değil.
Hakan Çığ (servis elemanı): Çevremize sahip çıkmalı, beraber mücadele etmeliyiz. (BM/
HK)
* Manifestonun tam metni için tıklayın.
** Manifestoya destek vermek için tıklayın.
11
Milliyet, 24.03.2013
Gezegen elden gidiyor!
Yaşar Kemal, Adalet Ağaoğlu, Ara Güler, Rakel Dink, Sezen
Aksu, Tarkan ve Harun Tekin’in de aralarında bulunduğu
aydın ve sanatçılar, iklim değişikliğinin getireceği yıkıcı
sonuçları önlemek amacıyla hazırlanan manifestoya imza attı
ARĠF BALKAN
Aralarından toplumun önde gelen sanatçı, yazar, akademisyen, müzisyen ve
giriĢimcilerinin de bulunduğu aktivistler, iklim değiĢikliğinin getireceği yıkıcı sonuçları
önlemek için ortak bir manifestoya imza attılar. YaĢar Kemal, Adalet Ağaoğlu, Ara Güler,
Rakel Dink, Sezen Aksu, Tarkan ve Harun Tekin gibi toplumun önemli kesimlerini temsil
eden birçok aydın ve sanatçı, dün Ġstanbul Politikalar Merkezi‟nde okunan manifestonun
ilk imzacıları arasında.
Her şey bitecek
Prof. Dr. Fuat Keyman‟ın açılıĢ konuĢmasını yaptığı toplantı, akademisyen, gazeteci Ömer
Madra, edebiyatçı Adalet Ağaoğlu, Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, YeĢiller ve Sol Partisi
kurucu üyesi Ufuk Uras ve aralarında Greenpeace, Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF)
Türkiye, ġeffaflık Derneği gibi birçok sivil toplum kuruluĢu temsilcisinin de bulunduğu
geniĢ katılımcı kitlesine ev sahipliği yaptı. “Gezegen elden gidiyor buna razı gelmeyiz”
sloganıyla hazırlanan manifestoda, “Ġklim değiĢiyor. Çözümlerimiz ve vaktimiz varken
harekete geçmemeyi vicdan kabul etmez. Bizler, sıradan insanlar olarak, doğaya bakıĢ
açımızı ve önü alınmaz bencilliğimizi değiĢtirme zamanının geldiğini düĢünüyoruz.
Hepimizin yakın geleceğini tehdit eden iklim değiĢikliğine karĢı bir an önce davranmak,
acil bir ihtiyaç olarak karĢımızda. Biz baĢaramazsak, her Ģey bitecek. Oyun bitecek.
Vicdanı olan tüm yurttaĢları, elde hala çözüm imkanı varken, gezegeni kurtarma
seferberliğinde kendi payına düĢeni yapmaya, bu büyük sorumluluğu
paylaĢmaya çağırıyoruz” ifadeleri yer aldı. Çevre ve ekolojiden insan haklarına, inanç
temsilcilerinden demokrasi kuruluĢlarına, sanat kurumlarından sağlık örgütlerine, kadın
12
hakları kuruluĢlarından çocuk hakları temsilcilerine, gençlik hareketlerinden meslek
örgütlerine sivil toplumun geniĢ bir yelpazesinin destek verdiği manifestoda, eriyen
buzullar, fırtınalar, normalin üzerinde seyreden sıcaklar, aĢırı yağıĢlar gibi felaketlerle
etkisini iyiden iyiye hissettiriren iklim değiĢikliğine çok geç olmadan müdahale edilmesi
gerektiği belirtildi.
Bu bizim son şansımız
İklim değişikliği tehdidine karşı, toplumun çeşitli kesimlerinden sanatçı, edebiyatçı,
akademisyen ve müzisyeni bir araya getiren “Ġklim DeğiĢikliği Tehdidine KarĢı Ġstanbul
Manifestosu” projesinin mimarı akademisyen, gazeteci Ömer Madra toplantının sunuĢ
konuĢmasında Ģöyle dedi:
“Böyle kollektif bir toplantının ilk kez gerçekleĢiyor olmasından ötürü çok mutluyum.
İlkbaharın başlangıcı, doğanın yenilenmesini, Nevruz‟u kutluyorum. Otuz yıllık kanlı
savaĢın sona ermesi umudun konuĢulduğu bu günlerde sizlere iyi ve kötü haberlerim var.
Kötü haberlerim; ne yazık ki mahva doğru sürükleniyoruz. Ġnsanlar sonlarını hazırlıyor ve
daha fazla enerji hırsı gezegenimizi mahvediyor. Hapı yutmaktayız. Binlerce yıllık
gezegen tarihinin en büyük sıcaklık artıĢı düzeylerindeyiz.
Havzalarda kuraklık var
Okyanuslarda asitlenme olayı tarihin en yüksek seviyelerinde. Artık bilinmeyen sulardayız.
Dicle ve Fırat havzası büyük bir kuraklığın pençesinde. Ancak tüm bunlarla beraber iyi
haberlerim de var. Gezegenimiz adına konuĢtuğumuz tüm bu olumsuzlukların
çocuklarımız baĢta olmak üzere aslında herkes farkında. Dönülmez akĢamın ufkundayız.
Bu bizim son Ģansımız. Bu oluĢumla ve imzalarınızla karar alıcıları, doğal yenilenebilir
enerji kaynakları kullanamaya yönlendirebilirsiniz.”
Madra‟nın sunumunun ardından bir video gösterimi de gerçekleĢti. Gösterimde, Adalet
Ağaoğlu, Ara Güler, Ömer Madra, Sevil Turan, Harun Tekin ve Pelin Batu, vatandaĢları
iklim değiĢikliğini önleme konusunda daha sorumlu davranmaya davet ederek konuyla
ilgili çözümün bir parçası olmaya çağırdı.
‘Yağmacı kültür’
- ADALET AĞAOĞLU (YAZAR): Ġnsan yaĢlandıkça yarını daha çok düĢünüyor.
Çağımız fabrikasyon çağı. Yarının kuĢaklarını Ģimdiden düĢünmek gerekiyor. Ġklim
değiĢikliği tehdidine karĢı el birliğiyle hepimizin üstüne düĢen sorumluluğu yerine
getirmesi lazım. Herkes el birliğiyle gelecek nesillere kurak olmayan ve temiz bir dünya
bırakmak için çabalamalı.
- ġAFAK PAVEY (CHP MĠLLETVEKĠLĠ): Ömer Madra öncülüğünde oluĢturulan
manifestoya yürekten destek veriyorum. Bu yağmacı kültürü dönüĢtüremezsek geleceğe
hiçbir Ģey bırakamayız. Sadece bırakacağımız mirası değil, günümüzü de kaybedeceğiz.
- UFUK URAS (YEġĠLLER VE SOL PARTĠSĠ KURUCU ÜYESĠ): Ġklim değiĢikliği
konusunda insanlığın yol alabilmesinin en önemli koĢulu, yaĢam felsefesimizi
değiĢtirmekten geçiyor. Ġklim değiĢikliği günümüzün mottosu. Ancak „değiĢiklik‟ kelimesi
insanlarda pozitif çağrıĢımlar uyandırıyor. Bu algıyı yıkmak ve daha etkili çözüm
olanakları aramak gerekiyor. En etkili manifesto geniĢ kitlelere ulaĢanlardır.
- PROF. DR. MĠKDAT KADIOĞLU (METEOROLOJĠ VE AFET YÖNETĠMĠ
UZMANI): Ġnsan haklarından bahsettiğimiz Ģu dönemde kapsayıcı Ģekilde konuĢmak
gerekirse güneĢ hakkımız, rüzgar hakkımız da var. Bu açıdan bakıldığında mücadele
alanımız tüm bunları da içermeli. Bir deyim vardır ya; „virüs bulaĢmıĢ‟ deriz hasta olan
birine. Ben de aynısını dünya için söylüyorum, dünyaya fena halde insan bulaĢmıĢ.
13
SKYTURK360, 24.03.2013
İklim Değişikliğine Karşı Manifesto: "Gezegen elden gidiyor!"
Karaköy'deki Ġstanbul Politikalar Merkezi'nde dün düzenlenen manifesto buluĢmasında
aydın, siyasetçi ve aktivistler biraraya geldi. Adalet Ağaoğlu, Ara Güler, Harun Tekin,
Rakel Dink, Sezen Aksu, Tarkan ve YaĢar Kemal, manifestonun ilk imzacıları arasında
bulundu. Ayrıca, aralarında Açık Radyo, TEMA, Greenpeace Akdeniz, KAOS GL, Ġnsan
Hakları Derneği ve Helsinki YurttaĢlar Derneği'nin bulunduğu 40'a yakın sivil toplum
örgütü de manifestoya destek verdi.
Açık Radyo ve Ġstanbul Politikalar Merkezi–Sabancı Üniversitesi-Stiftung Mercator
GiriĢimi "Ġklim DeğiĢikliği Tehdidine KarĢı Ġstanbul Manifestosu"nu açıkladı.
Açık Radyo ve Ġstanbul Politikalar Merkezi –Sabancı Üniversitesi-Stiftung Mercator
GiriĢimi iklim değiĢikliği tehditine karĢı toplumsal bilinci yükseltmeyi amaçlayan "Ġklim
DeğiĢikliği Tehdidine KarĢı Ġstanbul Manifestosu"nu açıkladı.
Karaköy'deki Ġstanbul Politikalar Merkezi'nde dün düzenlenen manifesto buluĢmasında
aydın, siyasetçi ve aktivistler biraraya geldi. Adalet Ağaoğlu, Ara Güler, Harun Tekin,
Rakel Dink, Sezen Aksu, Tarkan ve YaĢar Kemal, manifestonun ilk imzacıları arasında
bulundu. Ayrıca, aralarında Açık Radyo, TEMA, Greenpeace Akdeniz, KAOS GL, Ġnsan
Hakları Derneği ve Helsinki YurttaĢlar Derneği'nin bulunduğu 40'a yakın sivil toplum
örgütü de manifestoya destek verdi.
Türkiye, Batı ve Doğu‟da yaĢanan kavurucu orman yangınları, ani seller, sinsi kuraklıklar
ve azalan yeraltı sularının "münferit vakalar" olmadığını savunan manifesto, iklim
değiĢikliği konusunda insanlığın hala vakti varken harekete geçmesi gerektiğini
savunuyor.
"Gezegen sürekli uyarıyor. Ama gözler kör, kulaklar sağır kalmaya devam ederse, kibir
denen Ģeyin ne büyük bir felaket olduğunu yakında hepimiz öğreneceğiz..."
Manifesto, "iklim daha fazla değiĢmeden biz değiĢelim, çözümün parçası olalım"
çağrısında bulunuyor. Programda, iklim değiĢikliğini tehdidine karĢı olan aralarından Ara
Güler ve Harun Tekin'in de bulunulduğu sanatçı ve aydınların mesajlarını içeren bir
sinevizyon gösterisi yer aldı.
14
Madra: "Mahva doğru sürüklenmekteyiz"
Açık Radyo Yayın Yönetmeni Ömer Madra açılıĢta, insanlığın iklim konusunda "mahva
doğru sürüklendiğine" değindi, "gelecekte, insan gibi kendi Ģerefimizle bir hayat sürdürme
şansımızı ortadan kaldırmaktayız. İnsanlar diğer türleri yok etmenin yanında kendi türünü
de yok etme aĢamasındadır," dedi. "Vakit çok geç olmadan imzalarımızla karar kılıcıları
ekonomik, siyasi ve kültürel bakımdan güçlü bir değiĢikliğe doğruyönlendirebiliriz. Onları
yenilenebilir enerji konusunda tutarlı ve istikrarlı politikalar izlemeye, artık nihayet somut
hedefler belirlemeye ve bunları uygulamaya zorlayacak büyük bir baskı grubu
oluĢturabiliriz."
Ağaoğlu: "Sonraki kuşakları düşünelim"
Manifestonun ilanından sonra ilk sözü alan yazar Adalet Ağaoğlu herkesi üzerine düĢeni
yapmaya çağırdı.
"Fabrikasyon arttı. Havanın kirlenme boyutları, son aşamasına ulaştı. Vakit geçirmeden
bizden sonraki kuĢakları düĢünmek zorundayız. 'Ruh üĢümesi' kitabımda 'insanın iç
dünyasının soğuyor, kuraklık bundan artıyor' dedim. "
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'nden Prof. Dr. Murat TürkeĢ, tarih boyunca yaĢanan her
büyük iklim değiĢikliğinin bazı türleri ortadan kaldırdığına dikkat çekti.
"Her yok oluş yeni bir varoluşu getirdi belki ama gidenler gitti. Türkiye' orta enlemli
ülkeler arasında gece en düĢük hava sıcaklıklarında en çok yükselmenin yaĢandığı yer.
Kentlerde yaĢayanlar yaz akĢamlarının artık ne kadar sıcak olduğunu hissediyor."
(bianet)
15
Taraf, 24.03.2013
16
Cumhuriyet, 24.03.2013
17
Radikal, 24.03.2013
18
Birgün, 24.03.2013
Cumhuriyet, 23.03.2013
19
Taraf, 23.03.2013
20
CHA, 23.03.2013
Ünlülerden iklim manifestosu
Sabancı Üniversitesi ile Stıftung Mercator GiriĢimi‟nin ortaklaĢa yürüttüğü „Ġklim
DeğiĢikliği Tehdidine KarĢı Ġstanbul Manifestosu‟ kampanyası için birçok ünlü isim imza
attı. Manifestoda, insanların diğer türlerin yanında kendisini de yok ettiği vurgulandı.
Karaköy Ġstanbul Politikalar Merkezi'nde düzenlenen „Ġklim DeğiĢikliği Tehdidine KarĢı
İstanbul Manifestosu‟ başlıklı tartışma ve sunum programında kampanyaya destek veren
isimler açıklandı. Programa; Adalet Ağaoğlu, Tema Vakfı BaĢkanı M. Serdar Sarıgül,
kampanya sorumlusu Ömer Madra ve çok sayıda davetli katıldı. Programda, iklim
değiĢikliğini tehdidine karĢı olan sanatçı, yazar, akademisyen, müzisyen ve giriĢimcilerin
mesajını içeren bir sinevizyon gösterisi yapıldı.
Programda konuĢan Adalet Ağaoğlu, “Fabrikasyon arttı. Havanın kirlenme boyutları, son
aĢamasına ulaĢtı. Vakit geçirmeden bizden sonraki kuĢakları düĢünmek zorundayız. Bu
konuda üstümüze düĢeni yapmalıyız. Ben eserlerimde insanın dünyaya tayin edildiğine
baktım. 'Ruh üĢümesi' adlı kitabımda 'insanın iç dünyasının soğuyor, kuraklık bundan
artıyor' dedim. Bu duygu alıĢveriĢinin azalmasına da bağlı. Bu benim bakıĢım. Böylece
kendimi sorguluyorum." dedi
Ömer Madra ise, “Tarihte ilk kez insanlar kendi eylemleri sonucunda büyük bir yıkım
tehlikesi ile yüz yüzedir. Gelecekte, insan gibi kendi Ģerefimizle bir hayat sürdürme
şansımızı ortadan kaldırmaktayız. İnsanlar diğer türleri yok etmenin yanında kendi türünü
de yok etme aĢamasındadır." diye konuĢtu.
Kampanyaya ilk imza atanların; Adelet Ağaoğlu, Ara Güler, Harun Tekel, Sezen Aksu,
Tarkan, YaĢar Kemal, Pelin Batu olduğu kaydedildi.
21
Yeşil Gazete, 23.03.2013
[Özel Haber] Türkiye “Gezegen elden gidiyor,
buna razı gelemeyiz’” dedi
“Ġklim DeğiĢikliği Tehdidine KarĢı Ġstanbul Manifestosu”, bugün düzenlenen bir
toplantıyla açıklandı.
“Gezegen Elden Gidiyor, Buna Razı Gelemeyiz” baĢlıklı manifestonun imzacıları, iklim
değiĢikliği tehdidine karĢı hemen ve hızla harekete geçmenin ahlaki bir zorunluluk
olduğunun altını çizdi.
TEMA Vakfı‟ndan Sezen Aksu‟ya, Ara Güler‟den Greenpeace‟e, YeĢiller ve Sol Gelecek
Partisi‟nden Tarkan‟a, Alevi Dernekleri Federasyonu‟ndan Adalet Ağaoğlu‟na, Haluk
Bilginer‟den Ġnsan Hakları Derneği‟ne kadar bir çok sanatçı, kurum ve yurttaĢın destekçisi
ve imzacısı olduğu manifesto, iklim değiĢikliğine karĢı bugüne dek kurulan en büyük
toplumsal ittifaklardan biri olarak görülüyor.
Ömer Madra‟nın öncülüğünde Açık Radyo ve Ġstanbul Politikalar Merkezi –Sabancı
Üniversitesi-Stiftung Mercator GiriĢimi‟nin birlikte düzenlediği “Ġklim DeğiĢikliği
Tehdidine KarĢı Ġstanbul Manifestosu” baĢlıklı sunum ve toplantıda söz alan konuĢmacılar,
manifestoya destek verdiklerini açıkladı.
İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü Prof. Dr. Fuat Keyman‟ın moderatörlüğündeki
toplantının açılıĢ konuĢmasını Ömer Madra yaptı. Ġklim değiĢikliği ile ilgili son haberlerin
kötü olduğunu söyleyen Madra, Ģimdi hemen harekete geçmeliyiz” dedi.
İklim bilimci ve TEMA Vakfı Danışmanı Prof. Dr. Murat Türkeş, iklimle ilgili son verileri
ve bilimsel araĢtırma sonuçlarını paylaĢtığı sunumunda Türkiye‟de ve dünyada yağıĢ
rejimlerinde çok ciddi değiĢiklikler gözlemlendiğini ve iklim değiĢikliğinin artık soru
iĢaretine yer bırakmayacak Ģekilde hayatımıza girdiğini belirtti.
Küresel Eylem Grubu‟ndan Nuran Yüce, “Vaktimiz ve çözümlerimiz varken harekete
geçelim” derken, TEMA Vakfı Genel Müdürü Serdar Sarıgül “Biz doğanın yöneticisi değil
parçasıyız. Enerji politikalarımızı gözden geçirmemiz lazım” sözleriyle baĢladığı
konuĢmasını “TEMA Vakfı olarak 460.000 gönüllümüzle manifestonun arkasındayız” diye
bitirdi.
CHP milletvekili ġafak Pavey ise “Doğayı yıkıma dayalı politikaların” değiĢtirilmesi
gerektiğini belirtti. “Gelecek kuĢaklara miras değil felaket bırakmaktan korkuyorum” diyen
Pavey‟e göre “iklim değiĢikliğine karĢı hep beraber mücadele etmeliyiz.”
KonuĢmacılar arasında sadece ekoloji aktivistleri değil, insan hakları savunucuları da
vardı. Ġnsan Hakları Derneği temsilcisi “Ġnsan hakları savunucuları doğa haklarına, çevre
hakkına daha çok sahip çıkmalı.” diyerek baĢladığı sözlerini “Çevre mücadelesi en temel
insan hakları mücadelesidir” ifadesiyle bitirdi.
YeĢiller ve Sol Gelecek Partisi‟nden Ufuk Uras‟sa manifestonun aldığı toplumsal desteğin
büyüklüğüne dikkat çekerek “En iyi manifestolar geniĢ kitlelerle birleĢince ortaya çıkar”,
dedi.
22
Toplantıda konuĢan iklim bilimci Mikdat Kadıoğlu ise 2013 yazının bugüne dek yaĢanan
en sıcak yaz olma ihtimalini hatırlatarak Türkiye‟de iklim değiĢikliğini verilerle
somutlaĢtırmak gerektiğini belirtti.
Şeffaflık Derneği’ne göreyse, Türkiye’de ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) ve nükleer
enerji konularında Türkiye‟de Ģeffaf olmayan süreçler ilerliyor.
Manifestoya emek örgütleri de sahip çıktı. HAK-Ġġ Genel BaĢkan Vekili Mustafa Toruntay
“Manifestoya imzamızı koyuyoruz. ĠĢyerlerinde çevre sağlığıyla ilgili çalıĢmalarımıza da
devam edeceğiz” dedi.
Greenpeace‟den Hilal Atıcı iklim değiĢikliğinin derinleĢtireceği sosyal adaletsizliklere
dikkat çekerken, Ara Güler‟in mesajı “Hepimiz balıktan geliyoruz ama bugün içinde
yüzecek su bulamıyoruz!” oldu.
Kafkas Dernekleri Federasyonu “Anadilimiz için mücadele ediyoruz ama çevre mücadelesi
kazanılmazsa dilimiz de yok olacak” sözleriyle manifestoyu desteklediğini açıklarken,
Alevi Dernekleri Federasyonu da “Cemevlerinde yenilenebilir enerjiye geçiyoruz,
manifestonun arkasındayız” diyerek destek verdi.
Son olarak söz alan 350.org Küresel Eksen DeğiĢimi koordinatörü Mahir Ilgaz “29
Haziran‟da sokaklardayız!” diyerek mücadeleyi sokaklara taĢıma çağrısı yaptı.
İşte manifesto metni ve ilk imzacılar (en altta manifestonun imzacılar tarafından okudnuğu
videoyu da izleyebilirsiniz):
GEZEGEN ELDEN GİDİYOR: BUNA RAZI GELEMEYİZ
İklim değişiyor.
Her yerde ve elbette Türkiye’de de: Batı’da ve Doğu’da kavurucu orman yangınları,
Karadeniz’de ve Akdeniz’de âni seller, Güneydoğu’da sinsi kuraklık, tüm ülkede azalan
yeraltı suları… Bunların hiçbiri birer rastlantı ya da “münferit vaka” değil. İklim
değişiyor ve bu, ekmeğimizden suyumuza hayatımızın her yönünü, her ânını derinlemesine
23
etkiliyor.
Doğanın amansızca yağmalanması yüzünden Mezopotamya’da, Avrupa’da, Orta
Amerika’da birçok kadim uygarlık yeryüzünden silinip süpürüldü. Eğer şimdi harekete
geçmez, doğaya bakışımızı değiştirmezsek, bizim de çocuklarımıza bırakacağımız bir
uygarlık olmayacak. Onlara kazanmaları neredeyse imkânsız bir var olma mücadelesi,
mutlak bir çaresizlik bırakacağız. Evrensel ahlâk ilkelerini ayaklar altına almış, kısa
vadeli çıkarlarımızı hayatlarının önüne geçirmiş olacağız.
İklim değişiyor; çözümlerimiz ve vaktimiz varken harekete geçmemeyi vicdan kabul etmez.
Bizler, sıradan insanlar olarak, doğaya bakış açımızı ve önü alınmaz bencilliğimizi
değiştirme zamanının geldiğini düşünüyoruz. Artık doğayla barışma zamanının geldiğini!
Bu değişimi gerçekleştirebilecek gücün, hepimizin yüreğinde olduğunu biliyoruz.
Ve şunu da biliyoruz: Şimdi başaramazsak, her şey bitecek. Oyun bitecek. Barış, sonsuz bir
hayal olarak kalacak. Karşımızda, yeni ve farklı bir “düşman” var çünkü – Hayatta
yaptığımız başka her şeyi anlamsız kılmaya yetecek büyüklükte bir belâ.
İklim değişiyor ve sosyal adaletsizliği kat be kat artırıp derinleştiriyor. Toprağın sağlığı ve
suyun saflığı, yeryüzü toplumlarının ayakta kalıp kalamayacağını gösterecek olan son
ölçüler artık… Gezegen sürekli uyarıyor. Ama gözler kör, kulaklar sağır kalmaya devam
ederse, kibir denen şeyin ne büyük bir felaket olduğunu yakında hepimiz öğreneceğiz…
İşte onun için, vicdanı olan tüm yurttaşlarımızı, elde hâlâ çözüm imkânı varken, gezegeni
kurtarma seferberliğinde kendi payına düşeni yapmaya, bu büyük sorumluluğu paylaşmaya
çağırıyoruz.
İklim daha fazla değişmeden biz değişelim, çözümün parçası olalım.
Adalet Ağaoğlu, Ali Nesin, Ara Güler, Barbaros Çetin, Güven Güzeldere, Haluk
Bilginer, Haluk Tekin, İbrahim Betil, İbrahim Özdemir, Murat Türkeş, Nebahat
Akkoç, Ömer Madra, Pelin Batu, Rakel Dink, Sevil Turan, Sezen Aksu, Şafak Pavey,
Tarhan Erdem, Tarkan, Ümit Boyner, Ümit Şahin, Yaşar Kemal
Şu ana dek manifestoya destek veren sivil toplum kuruluşları ise şöyle:
Açık Radyo, Aids SavaĢım Derneği, Anadolu Kültür, Buğday Ekolojik YaĢamı
Destekleme Derneği, Ceza Infaz Sisteminde Toplum Derneği, Çevre Hukuku Derneği,
Çevre Ġçin Hekimler Derneği, Çocuklar için Adalet Takipçileri, Doğa Derneği, Doğa
Koruma Merkezi, DüĢünce Suçu(!?)na KarĢı GiriĢim, EĢit Haklar Ġçin Ġzleme Derneği,
EUROSOLAR (Avrupa Yenilenebilir Enerji Birliği Türkiye Bölümü), GEA-Arama
Kurtarma Grubu, Genç Hayat Vakfı, Gola Kültür Sanat ve Ekoloji Derneği, Greenpeace
Akdeniz, Helsinki YurttaĢlar Derneği, Ġnsan Hakları Derneği Ġstanbul ġubesi, Ġnternet
Medya ve BiliĢim Federasyonu, Ġstanbul Politikalar Merkezi-Sabancı Üniversitesi-Stiftung
Mercator GiriĢimi, KADOS (Kadıköyü Bilim, Kültür ve Sanat Dostları Derneği), Kafkas
Dernekleri Federasyonu, Kaos GL Derneği, Küresel Eylem Grubu, LĠSTAG/LGBTT
Aileleri Ġstanbul Grubu, Mahalle Afet Gönüllüleri Vakfı, Sıfır Ayrımcılık Derneği, Sosyal
Kalkınma ve Cinsiyet EĢitliği Politikaları Merkezi (SOGEP), SPoD (Sosyal Politikalar
Derneği), Su Hakkı Kampanyası, ġahkulu Sultan Vakfı, ġemikan ÇalıĢma ve DayanıĢma
Birliği, TarlabaĢı Toplumunu Destekleme Merkezi, TRAC (Telsiz ve Radyo Amatörleri
Cemiyeti), TEMA Vakfı, Toplumsal Haklar ve AraĢtırmalar Derneği, Türkiye Sakatlar
Derneği, Türkiye Sosyal Ekonomik Siyasi AraĢtırmalar Vakfı (TÜSES), Uluslararası Af
Örgütü Türkiye ġubesi, Umut Vakfı, WWF Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı),
Yeryüzü Derneği, YeĢil DüĢünce Derneği
24
T24, 22.03.2013
İklim değişikliği ile mücadeleye aydın ve
sanatçılardan destek
İklim değişikliğindeki kötü gidişata karşı sanatçılar ve aydınlar birleşiyor
T24
İklim değişikliği ile mücadele için yarın düzenlenecek olan sempozyumda, Yaşar Kemal,
Sezen Aksu, Tarkan, Ara Güler, Rakel Dink, Harun Tekin gibi isimlerin imza attığı
manifesto okunacak.
İklim değişikliği; eriyen buzullar, fırtınalar, normalin üzerinde seyreden sıcaklar, aşırı
yağıĢlar gibi felaketlerle etkisini iyiden iyiye hissettirirken, sanatçılar ve aydınlar bu kötü
gidiĢe karĢı birleĢiyor.
Serkan Ayazoğlu'nun Taraf'ta yer alan haberine göre, yarın Ġstanbul Politikalar Merkezi,
Stiftung Mercator ve Sabancı Üniversitesi‟nin ortak giriĢimi ile Karaköy‟de düzenlenecek
olan sempozyumda iklim değiĢikliğine karĢı, akademisyenler, sanatçılar, aydınların
hazırladığı manifesto okunacak.
Sanatçılar destek verdi
İklim değişikliğine karşı hazırlanan sözkonusu manifesto metninin altına Yaşar Kemal,
Adalet Ağaoğlu, Tarkan, Ara Güler, Sezen Aksu, Rakel Dink, Harun Tekin gibi isimler
imza attı. Yarınki sempozyumda hazırlanan manifesto okunurken akademisyenler de
küresel ısınma ve çözüm yollarıyla ilgili konuĢma yapacak.
Elde hâlâ imkân varken siz de harekete geçin
“Gezegen elden gidiyor buna razı gelmeyiz” sloganıyla hazırlanan, “Hepimizin yakın
geleceğini tehdit eden iklim değiĢikliğine karĢı bir an önce davranmak, acil bir ihtiyaç
olarak karĢımızda. Çözümlerimiz ve vaktimiz varken harekete geçmemeyi vicdan kabul
etmez” diyen manifesto “Vicdanı olan tüm yurttaĢları, elde hâlâ çözüm imkânı varken,
gezegeni kurtarma seferberliğinde kendi payına düĢeni yapmaya, bu büyük sorumluluğu
paylaĢmaya” çağırıyor.
25
Dünyanın yarısı tehlikede
Küresel ısınma ile sivil toplum kuruluĢlarının mücadelesi devam ederken diğer yandan da
küresel ısınmanın etkileri yeryüzünde kendisini gösteriyor. Yapılan araĢtırmalara göre
2025 yılında dünyanın yarısı susuzluk tehlikesi ile karşı karşıya kalacak. Yine bilim
insanlarının küresel ısınmadan bağımsız olmadığını düĢündüğü son yıllarda yaĢanan bazı
doğal felaketler Ģöyle:
» Fransa‟daki Savoie Üniversitesi tarafından yapılan bir araĢtırmaya göre, Alplerdeki
buzullar son 40 yılda yaklaĢık dörtte bir oranında küçüldü. Bilim insanları, 1970‟lerden bu
yana Fransız Alplerindeki buzla kaplı alanların 275 kilometrekare gerilediğini açıkladı.
» Afrika, iklim değiĢikliğinden en çok etkilenen kıtalar arasında. 2005‟te yaĢanan
kuraklıkta Kenya‟daki tüm canlıların yüzde 70‟i öldü. 50 yılın en büyük sel felaketi ise
2006’da yaşandı. Petrol zengini Suudi Arabistan’da, son 30 yılın en büyük sel felaketi
2009’da Cidde’de yaşandı. 122 kişi öldü, 37 kişi kayboldu.
» ABD‟de 2005‟te yaĢanan Katrina Kasırgası‟nda bin 800 kiĢi öldü.
» Tuna Nehri‟nde geçen yıl yaĢanan kuraklık gemi trafiğini durma noktasına getirdi.
Nehirde su seviyesi bugüne kadar hiç görülmemiĢ oranda düĢünce Bulgaristan kısmında
tüm gemi ulaĢımı durdu.
Milliyet, 17.02.2013
Gün gelir, tüm canlılar adına direnmek
gerekir!
Geçen hafta üç ilginç tarihi olay oldu şu dünyada: Birincisi, Almanya’nın
Dresden kentinde faşizmi kutsayan bir gösteri yapmaya kalkan bin kadar
neo Nazi’yi, kent ahalisinden oluşan 10 bin kişilik bir ‘sıradan insan
zinciri’ durdurdu. Aynı gün, Obama’nın ulusa sesleniş konuşmasının
ardından Beyaz Ev’in önünde toplanan bir grup insan, onun dünyanın en
kirli yakıtını taşıyacak boru hattına izin vermemesi için gösteri yaptı. Ve
ertesi gün: ‘Sevgililer Günü’nde, asıl ‘V - Günü/Bir Milyar Yükseliyor’
hareketi yaşandı.”
Geçen hafta üç ilginç tarihi olay oldu Ģu dünyada: Birincisi, 13 ġubat‟ta Almanya‟nın
Dresden kentinde II. Dünya SavaĢı‟nın sonlarındaki müttefik bombardımanının
yıldönümünde, bu bombardımanı kınama bahanesiyle asıl faşizmi kutsayan bir gösteri
yapmaya kalkan bin kadar neo Nazi‟yi, kent ahalisinden oluĢan 10 bin kiĢilik bir “sıradan
insan zinciri” durdurdu ve bu faĢistleri oracıkta “etkisiz hale getirdi.”
68 yıl önce müttefiklerin masum Dresdenli sivilleri yakıp parçalaması korkunçtu evet, ama
bu günümüz faĢistlerinin gövde gösterisi için kullanılamazdı. Günümüzün Dresdenli
26
sivilleri bu riyakârlığa geçit vermedi. Kim bilir, Ģu sıralarda her yerde o çirkin baĢını
kaldırmaya baĢlayan azgın sağ karĢısında bir özgürlükçü demokrasi hareketinin serpilip
geliĢmeye baĢlamasının iĢaret fiĢeklerinden biridir bu da.
BORU HATTI EYLEMİ
Aynı gün, ABD Başkanı Obama’nın “Birliğin Durumu” adıyla ulusa sesleniş konuşmasını
yapmasından saatler sonra, Beyaz Ev‟in önünde toplanan bir grup insan, onun dünyanın en
kirli yakıtını, bitumen petrolünü Kanada‟dan ABD‟ye taĢıyacak boru hattına izin
vermemesi için gösteri yaptı. Oyuncular, bilim insanları, din adamları, yerli reisleri, toprak
sahipleri, çiftçiler, aktivistler ve sıradan insanlar... Toplam 48 kişi kelepçe vurularak
gözaltına alındı. Aralarında, gösteriyi düzenleyenlerden Sierra Club direktörü ve baĢkanı
da vardı. Daha çevre‟nin „ç‟si ortada yokken kurulmuĢ, dünyanın herhalde en eski ve en
büyük çevre örgütü olan Sierra Club, 120 yıllık tarihinde ilk kez bir tabuyu kırıyordu:
Demokratik bir kitle örgütü olarak oylamasını yapmıĢ, yalnızca “yasal” yollardan
mücadele etmek için artık çok geç olduğunu, onun ötesinde sivil itaatsizlik eylemlerine
geçeceğini karar altına almıĢ ve bu tarihi kararı oracıkta, BaĢkan‟ın ikametgâhının önünde
uygulamaya geçirmiĢti.
Ve ertesi gün: “Sevgililer Günü”nde, asıl “V- Günü/Bir Milyar Yükseliyor” hareketi
yaĢandı. Dünyanın dört bir yanında bir milyar kadın ve onları seven bütün erkekler
iĢlerinden, evlerinden, okullarından çıkıp ayağa kalktılar ve dansettiler. Herkesin
hedeflerini tek tek yerel olarak belirlediği küresel bir hareketti bu. Herkesin kendi hikâyesi,
kendi öfkesi, kendi haykırıĢı, ama tek bir dans! Filipinlerin 7 bin küsur adasından
Türkiye‟nin 50 küsur Ģehrine kadar 205 ülkeyi, yani tastamam bütün dünyayı sarıp
sarmalayan müthiĢ bir coĢku ve öfke ateĢi. 1 milyar kadının ve genç kızın hayatında en az
bir kez tecavüze uğrayıp Ģiddete maruz bırakılması, her dakikada bir ırza geçme olayı
yaĢanması gibi vahĢi istatistikler daima birer “münferit vaka” olarak görülegeldi. Ama
sonunda, basta!
EVRENSEL BAŞKALDIRI
Bu küresel dehĢet fenomenine karĢı evrensel ve tarihi bir baĢkaldırı hareketi nihayet
baĢladı iĢte. TanınmıĢ uluslararası oyuncular, sinemacılar, akademisyenler, ilerici siyasetçi
ve aktivistler tarafından kuvvetle desteklenen bir hareket bu. ġimdiye kadar ömürlerinde
birlikte çalıĢmamıĢ, bir araya bile gelmemiĢ bireyler ve gruplar, büyük bir doğallıkla -adeta
kendiliğinden- buluĢup coĢtular. Herkesin hedeflerin tek tek yerel olarak belirlediği küresel
bir hareket oldu. Herkesin kendi hikâyesi, kendi öfkesi, kendi haykırıĢı, ama nihayetinde
tek bir dans! Tarihi hareketin baĢını çeken yazar ve aktivist Eve Ensler, “Bugüne kadar
yaptığımız hiçbir Ģey bu kadar hızlı yayılıp bu kadar kolay olmamıĢtı” diyor. “Tabular ve
sessizlik kumkumaları her yerde yerle bir oldu, bireyler ve gruplar radikal bir Ģekilde
sokağa döküldü, Ģiddeti daimi kılan dünya çapındaki bu ataerkil sistemi gözler önüne
seriverdi.”
Kıpır kıpır bir dünyada üç günde üç önemli baĢkaldırı. Hayli heyecan verici! Ne ki, haftayı
yalnızca bunlarla kapattığımızı düĢünürsek fena halde yanılmıĢ olabiliriz. Asıl büyük
hadise bugün çünkü! Birlikte not düşelim mi: Dünyaya dev bir göktaşı çarpması ya da
nükleer savaş gibi kozmik çapta bir olay patlak vermezse, bugün, 17 Şubat Pazar, iklim
değiĢikliği konusunda tarihte görülmüĢ en büyük gösteri ve yürüyüĢ gerçekleĢmiĢ olacak.
ETİK MESELESİYDİ
Sierra Club, 350.org ve Hip Hop Caucus hareketlerinin çağrısıyla ABD‟nin önde gelen
27
sivil toplum kuruluĢlarından yaklaĢık 165‟i, tarihlerinde ilk kez bir araya gelerek baĢkent
Washington‟da (DC) ortak bir eylem yapıyorlar. BaĢkan Obama‟ya halka sesleniĢ
konuĢmasında verdiği sözleri yerine getirmesi, eyleme geçmesi konusunda benzeri
görülmemiĢ bir taban baskısı oluĢturmaktalar. Sizin bu satırları okuduğunuz saatlerde
hayatın her kesiminden onbinlerce insanın (hatta, belki bir umut, 100 bin sayısından bile
bahsetmek mümkün olabilir! Sierra’nın 1 milyon 400 bin kayıtlı üyesi var!) başkentin
meydanlarında ve Beyaz Ev‟in önünde gerçekleĢtirmekte olduğu bu devasa kitle gösterisi,
yalnız ABD‟nin ve Amerikan vatandaşlarının değil, şu yeryüzünde yaşamakta olan tüm
insanların, hatta yalnız insanların da değil, tüm canlıların kaderini büyük ölçüde
etkileyecek boyutta.
Sierra Club‟ı tarihte eĢi görülmemiĢ sivil itaatsizlik kararı almaya götüren Ģey çok netti
aslında: YanlıĢlara karĢı doğruları savunma meselesinden ibaretti. Etik meselesiydi yani.
Ahlâki değerler meselesi. Vicdan meselesi.
Derneğin yönetici-direktörü Michael Brune berrak bir dille Ģöyle yazıyordu: “Küresel bir
krizin gözlerimizin önünde kat kat açılıp yayılmasına tanık oluyoruz. Hele nasıl
durduracağımızı bildiğimiz halde bir kenara çekilip bunun olmasına izin verirsek bu,
vicdana da, ahlâka da aykırı olur. BaĢkan‟ın dediği gibi, „çocuklarımıza ve gelecek
kuĢaklara ihanet etmiĢ‟ oluruz. Meseleyi daha basit koyamayız aslında: Ya, bilinen fosil
yakıt rezervlerinin en az üçte ikisini toprağın altında bırakırız, ya da bildiğimiz haliyle bu
gezegeni yok edip bitiririz. Tabir caizse, seçimimiz bundan ibaret.”
HIZLI GİDİYORUZ!
Hareketin baĢını çekenlerden aktivist yazar Bill McKibben da 17 ġubat dev eylemini
anlatırken bir kesinlikten söz ediyor: “Tabandan yükselen bu iklim hareketi içindeki bizler
elimizden geldiği kadar hızlı ve güçlü bir Ģekilde gidiyoruz iĢte. (HoĢ, fizik kanunlarının
istediği kadar hızlı değiliz ya, neyse...) Belki yeterinde hızlı gidersek, bakarsınız, bu çok
sabırlı baĢkanımız da rüzgârımıza kapılıverir. Ama biz onu beklemeyeceğiz” diyor
McKibben. “Bekleyemeyiz.”
İkisi de haklı. Yerden göğe kadar haklı. Doğrusunu isterseniz, biz de bekleyemeyiz. Artık,
bundan böyle, kimse bekleyemez. Tıpkı, aktivist Tom Weis‟ın dediği gibi çünkü: “Bir
zaman gelir, çocuklarımızın geleceği ve yeryüzündeki tüm canlılar adına direnmek gerekir.
O zaman iĢte burada. O zaman iĢte Ģimdi.”
Yarın sabah, dünyayı farklı bir gözle görebiliriz, bakalım.
28

Benzer belgeler