Bosch Rexroth`tan yeni nesil

Transkript

Bosch Rexroth`tan yeni nesil
editör
Geçen ayki yazımızda, “Tabii ki ve iyi ki, Türkiye’mizde iyi şeyler
oluyor!” demiştik. Olageliş, bu yaklaşımımızı (en azından belirli
bir düzeyde) doğruladı, diye de düşünüyoruz bu ayki yazımızı
yazarken. Çünkü, ilki 2007 yılında düzenlenen ve ilk günden
beri destek verdiğimiz, şimdilerde artık bir gelenek yaratmış
olduğunu gururla gördüğümüz İTÜ Robot Olimpiyatları - İTÜRO
bu yıl Nisan’ın ikinci haftasında 10 kez gerçekleştirildi. Dünya
ölçeğinde Türkiye’nin en prestijli robotik organizasyonlarından
biri kabul edilen ve aynı zamanda uluslararası bir çerçevede
gerçekleşen İTÜRO etkinliği, 10 yılında daha çok katılım ve daha
çok heyecanla bize haklı bir gurur yaşattı.
Öte yandan, Nisan başından itibaren, üyesi olmaktan onur ve
gurur duyduğumuz Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği
ENOSAD da, baharla yenilenmenin dinamizmiyle, etkinliklerini
yine yüksek bir tempoda sürdürdü. Nisan başında gerçekleşen
ve ENOSAD Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Dr. Hüseyin
Halıcı’nın katıldığı “Ortak Akıl Toplantıları”nın ilkinde, Orta Anadolu
Makine İhracatçılar Birliği’nden Makine İmalat Sanayi Dernekleri
Federasyonu’na, makine sektörüne yön veren dernek ve firmaların
başkanları veya önde gelen 16 temsilcisi bir araya geldi. 4 saat
süren bu toplantı sonrasında da, “Sanayide Teknolojik Sıçramanın
10 Şartı” başlıklı sonuç bildirgesi ortaya çıktı. (Bu toplantının
detaylarını iç sayfalarımızda, ENOSAD etkinlikleri ile ilgili haberde
okuyun lütfen!) Sözün özü; bu toplantı pek çok açıdan önemli.
Ama sadece bu iki etkinlik bile, bize iyi şeyler konusunda umut
veriyor, gündelik ve iş hayatımızı motive ediyor. Çünkü biliyoruz
ki, ülkemizde teknolojiyi geliştirmek, asla kaçırmamamız gereken
4. Sanayi Devrimi “Endüstri 4.0”ın en önlerinde yer almak, bu tür
etkinlikleri olabildiğince çoğaltmakla ve mutlaka desteklemekle
gerçekleşecektir. Dolayısıyla, tüm bölgesel ve/veya küresel
olumsuzluklara rağmen, bardağın dolu tarafını hiç göz ardı
etmeden, elimizdeki-önümüzdeki işlerimizi, uğraşlarımızı hep
daha iyiye, daha ileriye götürmek hedefiyle çalışmamız tabii ki
ve pekâlâ mümkün. Çok eminiz ki, ihtiyaç duyduğumuz güç, hep
birlikteliğimizde, el birliğimizde, birbirimize desteğimizde mevcut!
Sevgilerimle Türkmen Turan
EK­SEN
Ya­y›n­c›­l›k Fu­ar­c›­l›k Ta­n›­t›m Hiz. Ltd. fiti.
Ad›­na im­ti­yaz sa­hi­bi ve So­rum­lu Ya­z› ‹fl­le­ri Mü­dü­rü
Tu­ran Türk­men tu­[email protected]­senltd.com
Ge­nel Ya­yın Yö­net­me­ni: Prof. Dr. Ya€­mur De­niz­han de­niz­[email protected]­un.edu.tr
Rek­lam ve Halk­la İlişki­ler Md.: Bir­sen Sal­man bir­[email protected]­senltd.com
Ya­yın Ku­ru­lu:
Prof. Dr. Ab­dül­ka­dir Er­den / At›­l›m Üni­ver­si­te­si Mekatronik Müh.Böl.Bşk.
Prof. Dr. Me­tin Gö­ka­flan / ‹TÜ. Kon­trol Müh. Böl. Bflk.
Prof. Dr. Ga­lip Can­se­ver / Y.T.Ü. Elek­trik Elek­tro­nik Müh. Fak. Dek.
Kurumsal İletişim Uzmanı: Giray Karanlık [email protected]­sen­med­yag­rup.com
Ya­yın Da­nış­man­la­rı:
Prof. Dr. Ali­nur Bü­yü­kak­soy / Geb­ze ‹le­ri Tek. Ens. Rek.
Prof. Dr. Ayşegül Akdoğan Eker / YTÜ Makina Müh. Bölüm Başkanı
Prof. Dr. Bülent Eker / Namık Kemal Üniversitesi Biyosistem Müh. Böl.
Prof. Dr. Er­sin Tu­lu­nay / OD­TÜ
Prof. Dr. Gök­sel De­mi­rer / OD­TÜ Çev­re Mü­hen­dis­li­€i
Prof. Dr. Gü­ven Ön­bil­gin / 19 Ma­y›s Üni­ver­si­te­si
Prof. Dr. Mü­bec­cel De­mi­rek­ler / OD­TÜ Elk. Elek­tro­nik Müh. Böl.
Prof. Dr. Mu­am­mer Er­mifl / OD­TÜ Elk. Elek­tro­nik Müh. Böl.
Prof. Dr. Muhsin Kılıç / Uludağ Üni­ver­si­te­si
Prof. Dr. Murat Uzam / Melikşah Ü. Müh. Mim. Fak. Elk. Elek­tro­nik Müh. Böl.
Prof. Dr. Sa­vafl Ay­berk / Ko­cae­li Ü. Çev­re Müh. Böl. Bflk.
Prof. Dr. Tun­cel Öz­den / TÜ­B‹­TAK Enst. Ana­liz Lab. Böl. Bflk.
Prof. Dr. U€ur Çel­tek­li­gil / Sa­kar­ya Üni­ver­si­te­si
Prof. Dr. Se­ta Bo­gos­yan / ‹TÜ. Kon­trol Müh. Böl.
Prof. Dr. Yu­suf Tan / Bo­€a­zi­çi Ü. Me­di­cal En­gi­nee­ring
Prof. Dr. Ke­mal Leb­le­bi­ci­o€­lu / OD­TÜ Elk. Elek­tro­nik Müh. Böl.
Doç. Dr. ‹. Hak­k› Çav­dar / Ka­ra­de­niz Tek­nik Ü.
Doç. Dr. Yu­suf A. Us­ka­ner / Öz­çe­lik A.fi.
Prof. Dr. Hakan Yavuz / Ç.Ü. Müh. Mim. Fak. Mak. Müh. Böl.
Yrd. Doç. Dr. Si­bel Ulu­da€ De­mi­rer / Çan­ka­ya Ü. End. Müh. Böl.
Sevtap İnan / Sie­mens
M. Halil Başaran / Rock­well Oto­mas­yon
Levent Fadıloğlu / Schnei­der
Cen­giz Me­riç / Hi­pafl
Emin Ol­cay / Ak­bil A.fi.
Çağrı Hekimoğlu / Esit
Gök­tu€ Gür / Schnei­der
H. Cen­giz Ce­lep / En­tek Otomasyon
Ha­san Bas­ri Ka­ya­k›­ran / EMF Motor
‹b­ra­him Er­kan Ye­nel / Norm Ener­ji
‹s­ma­il Obut / Hid­ro­ser
Mahmut Bertan / We­id­mül­ler
Ni­ya­zi Sa­r›­ma­den / Me­del
Oral Av­c› / Pio­mak
Öz­kal Gü­ner / Schnei­der Elec­tric
Se­dat Sa­mi Öme­ro€­lu / E3Tam
Gökhan Yücel / Phoe­nix Con­tact
fiah­nur Aga­ik / GSD
Osman Kutan / ABB
Ta­lat Av­c› / P›­nar Müh.
T. Ha­kan Özer / ‹SOD Yön. Krl. Bflk.
Tun­cay Soy­dafl / Fes­to
Ya­vuz Ço­pur / Pilz
Sırrı Kardeş / Kardeş Elektrik
Tolga Bizel / Mitsubishi Electric
Hakan Aydın / Mitsubishi Electric
Dr. Hüseyin Halıcı / Halıcı Elektronik
Tunç Atıl / HKTM
Tek­nik Edi­tör: Emeç Erçelik [email protected]­sen­med­yag­rup.com
Edi­tör:
Alper Öz [email protected]­sen­med­yag­rup.com
Taluy Denizhan [email protected]­sen­med­yag­rup.com
Gra­fik Ta­sa­rım:Ülgen Güneş [email protected]­sen­med­yag­rup.com
Şükran Pala [email protected]­sen­med­yag­rup.com
Esra Satır [email protected]­sen­med­yag­rup.com
Reklam Koordinatörü:Ca­hi­de Av­flar De­mir
ca­hi­de.av­[email protected]­sen­med­yag­rup.com
Reklam Satış
: Taha Aydın [email protected]@ek­sen­med­yag­rup.com
Halkla İlişkiler
ve Tanıtım:
Onur Narinoğlu [email protected]­sen­med­yag­rup.com
Abo­ne ve Ma­li İşler: Şerife Yılmaz [email protected]­sen­ltd.com
Uluslararası İlişkiler:Hazal Yalçın [email protected]­sen­med­yag­rup.com
Tem­sil­ci­lik­le­ri­miz:
Ne­jat Cofl­kun Tel: 00.44.171.377 00 76 ‹N­G‹L­TE­RE in­[email protected]
Me­tin Ya­vuz Tel: 00.49.221.297 22 70 Köln - AL­MAN­YA in­[email protected]
‹z­mir Tem­sil­ci­li­€i: Fatma Boyraz Tel: 0555 575 66 30
Mer­kez: EK­SEN Ya­y›n­c›­l›k Fu­ar­c›­l›k Ta­n›­t›m Hiz. Ltd. fiti.
Mefl­ru­ti­yet Cad. Kıblelizade Sk. Tepe Han No: 1 Kat: 2 D: 7 34440
Be­yo€­lu-‹s­tan­bul / TÜRKİYE
Tel : +90.212.292 01 89 Faks : +90.212.293 32 24
www.endustriotomasyon.com
E-ma­il: in­[email protected]­sen­med­yag­rup.com www.ek­sen­med­yag­rup.com
Bas­kı: Doğa Basım
Yıl­lık abo­ne­lik: 120.- TL.
Yıl­lık yurt­dışı abo­ne­lik: 100 Eu­ro
En­düs­tri ve Oto­mas­yon Yay­g›n sü­re­li bir ya­y›n­d›r, Ay­da bir ya­y›n­la­n›r
Der­gi­miz­de yer alan ilan­la­r›n so­rum­lu­lu­€u ilan ve­ren­le­re, ma­ka­le­ler­de­ki
fi­kir­ler ve yo­rum­lar ya­zar­la­r›­na ait­tir.
Tüm hak­la­r› Ek­sen Ya­y›n­c›­l›k’a ait olup, izin­siz kul­la­n›­la­maz ve ya­y›n­la­na­maz.
Ek­sen Ya­y›n­c›­l›k; ba­s›n ve ya­y›n­c›­l›k il­ke­le­ri­ne uy­ma­y› ta­ah­hüt eder.
ENDÜSTRİ OTOMASYON DERGİSİ
ENDÜSTRİYEL OTOMASYON
SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
ÜYESİDİR.
74
ÜRÜN ve UYGULAMALAR
ABB’nin yenilikçi endüstriyel tasarımı pano
montajının çok daha hızlı ve hatasız hale gelmesini
sağlıyor / ABB
■
■
Üretim adaları için hazır çözüm
TURCK
Omron, Yeni Endüstriyel Robot Çözümlerinin
Lansmanını Gerçekleştirdi
OMRON
■
Tektronix in Yeni RF Sinyal Üreteç Serisi
Fiyat-Performans oranı ile Endüstriye
Öncülük Etmektedir
NETES MÜHENDİSLİK
■
Kese Kağıdı Makinasında Çifte İnovasyon
Üretimde %30 Artan Hızlılık ve Kalıp
Değiştirmede Otomatik Sistem
ELSIM
■
10
TEKNOLOJİDE YENİLİKLER
Yapay Zeka Alanındaki Yetenek Avı
Hem Heyecan Hem Kaygı Yaratıyor
■
14
DOSYA
■ ENERJİ
VERİMLİLİĞİNE RESMİ BAKIŞ
■ SEKTÖRLER
BAZINDA ENERJİ
VERİMLİLİĞİ ÖRNEKLEMELERİ
■ ELEKTRİK’TE
SEKTÖRDE!
GÜÇ ARTIK ÖZEL
■ Endüstride
Enerji Verimliliği
MAKALE / Dr.Hüseyin HALICI
94
ÜRÜNLER
■ SCHUNK
Akıllı fabrika için akıllı tutucular
■ NETES
MÜHENDİSLİK
Fluke 279 FC Termal Multimetre
■ BR
■ PARKER
Parker Hannifin’in AC10 Kompakt Sürücülerinin
IP66 korumalı serisi şimdi 90 kW’a kadar çözüm
sağlıyor
Rüzgâr enerjisi: Temiz enerjiyi
emniyetli bir şekilde üretmek
118
HABERLER
■ Örnek
olay: Endüstriyel Nesnelerin İnterneti:
Herhangi bir yerden işleme alma
■ 12.
AUTOMATION
B&R servo sürücüleri pozisyon
gecikme hatalarını otomatik olarak
algılar ve düzeltir
■ BOSCH
■ PILZ
■ Endüstri
■ FESTO
Elektrik otomasyonunda yenilikler
PLC IPC Sürücüler. Festo, Endüstri
4.0’ı uygulamayı kararlı bir şekilde
sürdürüyor.
4.0 İşsiz Bırakmayacak.
Teknoloji Ödülleri
sahiplerini buldu
REXROTH
Bosch Rexroth’tan yeni nesil
‘Hägglunds CBP’ tahrik motorları
■ Schneider
Electric,
“600Minutes CFO - Yılın Projesi”
ödülünü kazandı
■ Almanya’ya
makine ihracatını
artırmak için büyük adım
■ Küresel
imalatçılar, dijitalleşmenin
fırsatlarını yakalamak için finansal
kiralama ile yeni nesil teknoloji yatırımı
yapıyor
TEKNOLOJİDE YENİLİKLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
10
TEKNOLOJİDE YENİLİKLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
11
TEKNOLOJİDE YENİLİKLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
12
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
ENDÜSTRİ OTOMASYON
ENERJİ VERİMLİLİĞİNE
RESMİ BAKIŞ
14
Enerji Verimliliği konusunda, ilk adımda, “Onuncu
Kalkınma Planı (2014-2018) Enerji Güvenliği Ve Verimliliği Özel İhtisas Komisyonu Raporu”na bakıyoruz. Şöyle deniliyor Rapor’un Giriş bölümünde:
ötelenemez bir hedeftir. Bu hedefe ulaşmada, enerji
sektörünün yapısı, işleyişi, aktörlerinin niteliği ve niceliği ile açık ve anlaşılabilir hedeflerin tanımlanmış
olması elzemdir…
“Ekonomik kalkınmanın ve sosyal gelişmenin temel
girdisi olan enerjinin güvenli, sürdürülebilir ve rekabetçi maliyetlerle temini ile enerjinin hane halkı bütçesi, sanayi maliyetleri ve cari açık üzerindeki etkisinin
en aza indirilmesi, ülkemiz açısından vazgeçilemez ve
Enerji üretimi, taşınması ve tüketiminin ekonomik,
sosyal ve çevresel maliyetlerinin en düşük düzeye
indirilmesinde kilit unsurlardan birisi enerji verimliliğidir. Enerji verimliliğinin artırılması ve enerji arzında temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarının payının
ENDÜSTRİ OTOMASYON
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
yükseltilerek sürdürülebilir bir enerji sistemi oluşturulması amacı doğrultusunda; ekonominin her sektöründe enerji yoğunluğunun düşürülmesi, enerji verimliliğinin gelişmiş ülke düzeylerine yükseltilmesi, enerji
verimliliği alanında sağlıklı bir İç Pazar yaratılması,
2023 yılına kadar ekonomik potansiyelin tamamının
kullanılması hedefi doğrultusunda yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının ekonomik bir şekilde kullanıma sokulması, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve bu
çerçevede uygun finansman yöntemleri geliştirilmesi
ile yerli imalat kapasitesi ve teknoloji üretme imkân ve
kabiliyetinin geliştirilmesi temel politika alanları olarak
tespit edilmiştir…
Türkiye’de geçmiş 30 yıla bakıldığında iktisadi altyapıda bir dönüşüm olduğu görülmektedir: Hizmetler sektörü sanayi sektörü aleyhine gayri safi yurt içi hâsılada
daha fazla pay almaktadır. Ülkemizin nüfusunun 75
milyon civarında olduğu ve 10 uncu Plan döneminin
sonunda 80 milyonu aşacağı dikkate alındığında, toplumsal refahın artırılabilmesi için yeniden sanayi sektörü lehine gelişme konusunda girişimlerin artacağı
tahmin edilmektedir. Sanayi sektörünün görece daha
hızlı gelişimi, daha fazla enerji talebini doğuracaktır.
Ülke sınırları dâhilinde yeni birincil enerji rezervlerinin
bulunmadığı koşullarda, artan enerji talebi daha fazla
döviz çıkışı anlamına gelecektir. Ulusal tasarrufların
yetersizliği dikkate alındığında, yatırımların gerçekleştirilmesinde sorunlar çıkabileceği gibi döviz açığıyla da
karşılaşılacağı tahmin edilmektedir.
Diğer taraftan, küresel kriz sonrasında sermaye hareketleri üzerinde kısıtlamalar yapılması, Türkiye enerji piyasasına doğrudan yabancı sermaye girişlerinin
azalmasına neden olabilecektir. Özel sermaye yatırımlarında bir duraksama ile karşılaşılabilecek olması,
enerji arz güvenliğinin sağlanması için ilave tedbirlerin
alınmasını zorunlu hale getirebilecektir. Bu bağlamda,
yatırım ortamının iyileştirilmesi için mevzuat kapsamında yapılması gereken değişikliklerin yanı sıra halen
üzerinde tartışılmakta olan kamu-özel ortaklığı seçeneği ile kamu yatırımlarının da yeniden gündeme gelmesi
gözden ırak tutulmamalıdır. Bu konuyla ilintili olarak,
ülkemizde bir enerji borsası kurulmasının da gündeme geleceği tahmin edilmektedir. Enerji borsasıyla ilgili tartışmalarda, öykünmeden ziyade somut temelde
ülkemizin ve ulusal şirketlerimiz ile vatandaşlarımızın
kazançlarının değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Orta ve uzun vadede karbon fiyatlamasının Türkiye’nin
de gündemine gireceği tahmin edilmektedir. Karbon
fiyatlamasının enerji, dolayısıyla üretim maliyetleri
üzerinde yaratacağı ilave yükün, ülkenin genel rekabet
düzeyini etkileyeceği muhakkaktır. Bu nedenle, kısa ve
orta vadede sanayide ve çevrim sektöründe enerji verimliliğinin artırılması çabalarının yoğunlaştırılmasına;
orta ve uzun vadede ise sanayi altyapısının hazırlanacak sektörel planlarla uyumlu olarak dönüştürülmesi
ve yenilenmesine yönelik yeni stratejilerin gecikmeksizin belirlenmesi ve uygulamaya konmasına ihtiyaç olacağı değerlendirilmektedir. Bu sürece paralel olarak,
hem çevre kirliliğinin önlenmesi hem de yenilenebilir
enerji kaynaklarının ve temiz kömür teknolojilerinin
teşviki amacıyla karbon fiyatlaması alternatiflerinin
incelenerek Türkiye için en uygun ekonomik, idari ve
teknik tedbirlerin neler olabileceği araştırılmalıdır.
Türkiye, yenilenebilir enerji üretiminin desteklenmesi
amacıyla mali imkânları ölçüsünde teşvikler sağlamış-
15
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
tır. Sağlanan teşviklerin, orta ve uzun vadede genel
olarak kamunun üzerine ilave yükler getirmesi ihtimal
dâhilindedir. Bu nedenle, salt yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretiminin desteklenmesi yaklaşımından
vazgeçilmesinin; bunun yerine yenilenebilir enerjiyi bir
bütün olarak ele alıp, daha fazla istihdam ve dolayısıyla
daha yaygın refah arayışı çerçevesinde teknoloji üretmeyi önceleyen bilim ve sanayi desteklerinin geliştirilmesinin gerekli olacağı düşünülmektedir.
Son olarak, ülkemizin yakın coğrafyasında görülmeye başlayan siyasi gelişmeleri enerji denkleminden
bağımsız değerlendirmek gerçekçi olmayacaktır. Bu
gelişmelerin, özellikle Ortadoğu’daki komşu ülkelerde
ne gibi sonuçlar doğuracağı henüz netleşmemiştir. Bununla birlikte, bu gelişmelerin, içinde bulunduğumuz
dönemde enerji sektörümüz, dolayısıyla genel ekono-
16
ENDÜSTRİ OTOMASYON
mi üzerinde ek maliyetlere neden olacağı düşünülmektedir. Bu sürecin selameti açısından, ulusal şirketlerimizin bölgede daha aktif bir şekilde var olması için
gerekli önlemlerin alınmasının faydalı olacağı değerlendirilmektedir.
Benzer şekilde, Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon potansiyeli önümüzdeki dönemin temel tartışma konularından birisi olmaya adaydır. Ülkemizin Ortadoğu
ülkeleriyle ilişkilerinin yanı sıra Kıbrıs sorununun nasıl
çözüleceğine de bağlı olarak şekilleneceği düşünülen
Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin kapsamlı, yakından ve
proaktif olarak değerlendirilmesinin hayati önemde olduğu düşünülmektedir.”
Raporda, “Gzft Analizi Ve Rekabet Gücü Değerlendirmesi” başlığı altında da, “Aşağıdaki tablodan da görül-
ENDÜSTRİ OTOMASYON
düğü üzere enerji sektöründeki zayıf yönler, sahip olunan güçlü yönlerden sayıca üstündür. Bununla birlikte,
fırsatların ve tehditlerin sayıca dengeli olması, enerji
sektörünün yapısal sorunları bulunduğu şeklinde yorumlanabilir. Nitekim çalışma gruplarının raporlarından derlenen eylemler ve stratejiler, enerji sektöründe
esaslı bir dönüşümün yaşanmakta olduğuna; buna mukabil henüz bu dönüşümün tamamlanmadığına, ayrıca
dünyadaki yeni dinamiklerin özüne ilişkin kapsayıcı bir
değerlendirmenin yapılarak yeni durumlara ilişkin yeni
bakış açılarının henüz oluşturulmamış olduğuna işaret
etmektedir.” deniliyor ve aşağıdaki tablo veriliyor:
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
GÜÇLÜ YÖNLER
1. Yenilenebilir enerji potansiyeli ve linyit rezerv miktarının yüksek olması
2. Ülkemizin jeostratejik konumu
3. Piyasa mekanizmaları ve yatırımlar bakımından
mevzuat altyapısının hazır olması
4. Elektrik sisteminin Avrupa elektrik sistemi ile enterkonnekte olması
5. AB ve OECD ile karşılaştırıldığında yüksek talep ve
büyüme potansiyeli, dolayısıyla yüksek yatırım imkânı
6. Yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretiminde
önemli teşvikler olması (alım garantisi, yerli katkı,
Dengeleme Uzlaştırma Yönetmeliği-DUY’daki teşvikler)
7. Enerji verimliliğine yönelik mevzuatın tamamlanmış
olması ve devam eden yetkilendirmeler, eğitimler, destekler
8. Nükleerle ilgili uluslararası sözleşme ve anlaşmalara
taraf olunması
9. Nükleer ile ilgili başlıca kurumların varlığı
10. Yürümekte olan bir nükleer güç santrali projesinin
varlığı
11. Elektrik sektöründe mevcut enterkonnekte sistemin durumu ve büyüme potansiyeli
12. BOTAŞ’ın kontratlarını yenilememesiyle (Batı hattı)
özel sektörün payındaki artış
2. Talebin tamamını karşılayabilecek yeterli yerli kaynak olmaması, bu bağlamda yüksek oranda dışa bağımlılık
3. Yatırımcılar için bürokrasinin çokluğu ve kurumlar
arası koordinasyon eksikliği
4. Piyasa işleyişinde ve veri paylaşımında şeffaflık eksikliği
5. Yerli ve nitelikli insan kaynağı eksikliği
6. Kaynak çeşitliliğinde homojen bir dağılım olmaması
7. Doğal gaz piyasasında BOTAŞ’ın yüksek payı
8. Yetersiz doğal gaz depolama kapasitesi
9. Teknolojide dışa bağımlılık, elektromekanik aksam
imalat kapasitesinin zayıflığı
10. Yatırım sürecinde çevresel ve sosyal problemler,
katılımcı süreç eksikliği
11. Gerekli iletim hattı ve trafo yapımının hızlandırılması önündeki engeller, bağlantı kısıtları
12. Politikalar belirlenirken sadece arz yanlı bakılmaması gerekliliği
13. Enerji verimliliğinde etkin finansal modellerin uygulanamaması ve sağlanan kamu desteklerine ilişkin
uygulama sorunları
14. Yüksek enerji yoğunluğu
15. Enerji verimliliği piyasasının yeterince gelişememesi
16. Nükleer santral kurulabilecek sahaların ve yerli
uranyum kaynaklarının azlığı
17. Nükleer santrallerin tamamının yabancı yatırımcılar tarafından yapılması nedeniyle teknoloji geliştirme
ve yerli katkı gereksinimlerinin belirsiz ve programlanamaz halde olması
18. EPDK’nın iş yoğunluğu bakımından karar süreçlerinin uzun olması
19. Lisans ve izin alma sürelerinin uzun ve bürokratik
olması
20. Üretim ve dağıtım sektöründeki denetim mekanizmalarının tam olarak oluşturulamaması
21. Lisanslı projelerin gerçekleşme yüzdesindeki düşüklük, lisans iptalindeki zorluklar
ZAYIF YÖNLER
1. Yerli kömürün düşük kaliteli ve yüksek kükürtlü olması
FIRSATLAR
1. Komşu ülkelerle elektrik ticareti imkânı ve inşa halinde yeni hatlar olması
17
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
2. Ekonomik büyüme potansiyelinin AB ve OECD ortalamaları üzerinde olması
3. Enerji borsası kurulmasına yönelik çalışmalar, borsanın uzun vadeli fiyat tahminine imkân sağlayacak
olması
4. Hızlı büyüme rakamlarının elektrik pazarını cazip
hale getirmesi
5. Kaya gazına ilişkin gelişmeler
6. Dağıtık sistemlerde yenilenebilir kullanılmasına ilişkin teşvikler, elektriğin üretildiği yerde tüketim imkânı
7. YEK Kanunundaki yerli katkı mekanizması
8. Fukuşima sonrası nükleer sektörün daralması
9. Uranyum fiyatlarının kararlı hale gelmesi
10. Yüksek enerji verimliliği potansiyelinin yeni finansman kolaylıkları sağlaması
18
ENDÜSTRİ OTOMASYON
TEHDİTLER
1. Talep artışının yüksek olması
2. Dışa bağımlılığın yüksek olması (kaynak ve
güzergâh)
3. Bölgedeki politik durum çerçevesinde tansiyonun
henüz düşmemiş olması
4. Doğal gaz santrallerinin yatırım maliyetlerinin düşük
ve yapım süresinin kısa olması
5. Küresel ekonomik krizin etkilerinin sürmesi, yatırımlar için finansman bulma zorluğu
6. Fukuşima sonrası nükleer sektörün daralması
7. Nükleer santralların toplumsal kabulünde yaşanan
sıkıntılar
8. Proje finansmanı imkânlarının yetersiz olması
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Raporda, 10’uncu Plan dönemi hedefleri şöyle özetlenmiş:
• Öngörülebilir, hesap verebilir ve güvenilir bir enerji
yönetimi anlayışının hâkim kılınması
• İthalat yoluyla karşılanan birincil enerji kaynaklarının
yurt içinde yeterli miktarda depolanmasına imkân tanıyan tesislerin kurulması
• Kıta Avrupası elektrik sistemiyle tam entegrasyonun
sağlanması ve fiili elektrik ticaretinin başlatılması
• Düzenleyici kurumun şebekelere erişim ve piyasa tasarımı konusunda yetkinliğinin artırılması
• Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesine ilişkin sektör ve tüketiciler üzerinde ilave
yükler oluşturmayan yeni bir teşvik sisteminin hayata
geçirilmesi
• Kentsel dönüşüm projelerinin yenilenebilir enerji
kaynaklarının kullanılmasını ve
verimli enerji tüketimini esas alan yeni bir konsept temelinde geliştirilmesi
• Enerji verimliliği konusunda toplumun en küçük birimlerine ulaşan bilinçlendirme sağlanması
• Nükleer alanda gerekli hukuki ve idari altyapının tesis
edilmesi
• Ulusal fosil yakıt envanterinin, konvansiyonel olmayan kaynakları da içerecek şekilde güncellenmesi
• Gerçekçi bir sektörel insan kaynakları envanteri oluşturulması ve buna göre eğitim planlaması ve programlaması yapılması.
Rapordan son olarak, “Sonuç ve Genel Değerlendirme”
bölümünü aktaralım: “Türkiye’nin enerji ihtiyacı darboğazlar yaratılmayacak şekilde karşılanmalıdır. Enerji
talebinin karşılanmasında darboğaz yaratmamak için
önceliği yerli kaynaklara veren bir anlayış gözetilmelidir. Bu çerçevede üretim, iletim ve dağıtım altyapısı
bütüncül bir anlayışla ele alınarak kalkınma hedefleriyle uyumlu bir şekilde geliştirilmelidir. Sektörde ekonomik olmak kaydıyla yerli veya ithal bütün enerji kaynaklarının değerlendirilmesi; yurt içi ve yurt dışı, kamu
ve özel bütün yatırım ve finansman kesimlerinden ve
imkânlarından istifade edilmesi esas alınmalıdır. Salt
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
arz yönlü bir bakış açısı terk edilerek talep yönlü politikalar da uygulamaya konmalıdır. Bu bağlamda, bir
kampanyayla enerji verimliliğine yönelik toplumsal
farkındalık yaratılmalı ve orta ve uzun vadede enerji
verimliliğinin artırılması mutlaka sağlanmalıdır…”
Tüm bu aktarılanlar kuşkusuz yerinde tespitler. Ama iş
uygulama pratiğine gelince değişiyor tabii ki. İşte bu
nedenle olsa gerek, Milliyet Gazetesi’nin Ekim 2015 tarihli ve “Dünya Bankasından Türkiye’ye ’enerji verimliliği’ uyarısı” başlıklı haber dikkat çekici. Habere göre,
Dünya Bankası, Türkiye’ye, enerji verimliliği programı uygulamalarını geliştirmesi gerektiği uyarısında
bulunmuş. Kurum tarafından yayınlanan bir raporda
Türkiye’nin enerji verimliliği çalışmaları alanındaki eksikliklere dikkat çekilmiş. Basında da ilgi çeken haberin detayı şöyle:
“Dünya Bankası’na bağlı teknik yardım fonu ESMAP
(Energy Sector Management Assistance Program) tarafından desteklenen çalışmanın ekibinde Jas Singh
(Kıdemli Enerji Uzmanı ve Görev Ekibi Lideri) liderliğindeki çalışma ekibinde Dilip Limaye (Baş Danışman), Yeşim Akçollu (Kıdemli Enerji Uzmanı), Yasemin Örücü (Enerji Uzmanı) ve Önder Algedik (Yerel
Danışman) yer alırken, nihai rapor ise Jas Singh ve
Dilip Limaye tarafından yazıldı. Çalışmada enerji verimliliğin Türkiye’nin ekonomik büyüme sürecini sürdürülebilir şekilde devam ettirmesinde enerji verimliliğinin kritik bir öneme sahip olduğunun altı çizilirken,
Türkiye hükümetinin bu durumun farkında olduğu ve
enerji verimliliğini Türkiye’nin hem enerji stratejisinin
hem de Ulusal İklim Değişikliği Stratejisi ve Eylem Planının anahtar bileşeni olarak gördüğü beliriliyor.
Bununla birlikte enerji verimliliğine yönelik nispeten
güçlü genel politika çerçevesine rağmen kurumsal ve
fonksiyonel boşlukların Türkiye’nin bu alandaki hedeflerine ulaşmasını engelleyebileceğine dikkat çekiliyor.
Çalışmada paylaşılan bulgular ve öneriler genel olarak
şu şekilde;
Elektrik İşleri Etüt İdaresi’nin kapatılması sonrası
19
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
enerji verimliliği alanında bakanlıkların programlarının desteklenmesine ilişkin roller yeterince açık belirlenmemiştir. Bu durum enerji verimliliği programları
oluşturulmasında bazı kurumsal çakışmalara ve rekabete yol açmaktadır. Bu nedenle EİE’ye verilen sorumlulukların Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü’nün
de dahil edecek şekilde belirli Bakanlık birimlerine ve
kuruluşlarına resmi olarak yeniden tevdi edilmelidir.
YEGM hem yenilenebilir enerji hem de enerji verimliliği
alanlarında faaliyet göstermekte olup kurumsal adında
enerji verimliliğinin bulunmaması enerji verimliliği görünürlüğünü kaybetmesine neden olmuştur. Kurumun
değerlendirme fonksiyonlarının da yeterince gelişmemesi YEGM’nin program etkilerini raporlamasını, maliyet etkinliğini ve genel anlamda etkililiğini değerlendirmesini engellemektedir.
Türkiye’nin enerji verimliliği hedeflerine ulaşması için
bağımsız, özerk ve esnek bir Enerji Verimliliği Kurumu oluşturulmalı ve bu kurum sadece enerji verimliliği
alanında faaliyet gösterip tüm paydaşlar için görünür
olmalı ve sonuçlar bakımından hesap verebilir olmalıdır. Bu kurumun iyi performansa yönelik teşviklere
20
ENDÜSTRİ OTOMASYON
sahip iyi bir yönetimi ve personeli ile çok çeşitli paydaş gruplarını sürece dahil etme, paydaşlarla birlikte
çalışma ve onları etkileme yeteneği olmalıdır. Planlanan politika çerçevesinin tamamlanabilmesi ve mevcut
politika ve düzenlemelere sistematik bir şekilde odaklanılabilmesine yönelik ikincil mevzuat konusunda eksikler bulunuyor
Veri toplama ve bilgilendirmeye ilişkin kurumsal roller tanımlanmıştır fakat raporlama yükümlülüklerinin
yerine getirtilmesi, veri temizliği ve analizi, karşılaştırma ve sektörel analiz fonksiyonlarının geliştirilmesi
gibi alanlarda YEGM’nin kapasitesinin güçlendirilmesi
gerekmektedir.
Başarılı enerji verimliliği projelerinin tekrarlanabilmesi
için, uygulama deneyimlerine ilişkin, örnek uygulama
incelemeleri, finansman türleri, örnek sözleşme taslakları gibi bilgi toplayacak sistemlerin geliştirilmesine
ayrıca finansman ve uygulamanın daha fazla desteklenmesine yönelik programların geliştirilebilmesi gerekmektedir. Bilgilendirme kampanyalarının başarılı
bir şekilde uygulanmasına rağmen kampanyaların zaman zaman etkinliğini kaybettiği görülmektedir.
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Çeşitli teşvik uygulamaları ve teknik yardım programları geliştirilmiştir ve bunlar işler durumdadır, ancak
program planlama ve uygulama fonksiyonlarının tümü
(piyasa etütleri, program tasarımı, uygulama planları,
izleme ve raporlama, değerlendirme ve program yeniden tasarımı gibi) biçimlendirilmemiştir.
Çoğu teşvik uygulaması daha büyük sanayi tüketicilerini hedeflemekle birlikte, fonlar her zaman tam olarak
kullandırılamamıştır.
KOBİ’lerin finansmana erişimi orta düzeydedir. Geleneksel ticari krediye erişimi daha kısıtlı olan KOBİ’lere
yardımcı olmak amacıyla enerji verimliliğine ilişkin basit satışa yardımcı kiralama ve EVD programları gibi,
ilave finansman ve hizmet modellerinin geliştirilmesine ihtiyaç vardır.
Kamu tesislerini, ticari binaları veya konut sektörünü
belirli olarak hedefleyen veya enerji verimliliği danışmanlık şirketleri (EVD) gibi yeni mekanizmalara yönelik teşvik programları bulunmamaktadır.
Büyük sanayi tesislerinin Enerji Verimliliği Kanunu
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
kapsamında tanımlanmış sorumlulukları bulunmaktadır ve söz konusu tesisler tipik kurumsal krediler
yoluyla ticari finansmana erişebilmektedir. Bununla
birlikte, devletin yüksek ve düşük performans gösterenleri tespit etmesine olanak tanıyacak sistematik bir
alt sektör veri analizi ve karşılaştırması bulunmamaktadır. Uygulamanın kalitesinin değerlendirilmesi de dahil olmak üzere, sanayi işletmelerinin enerji verimliliği
sorumluluklarının uygulanması konusunda yaptırımlar
güçlendirilmelidir.
Çeşitli durumlarda bazı teknik yardım girişimleri bulunmakla birlikte, bunların çoğunun donörler tarafından finanse edilen, birkaç yıl sonra kademeli olarak
uygulamadan kaldırılacak geçici nitelikte programlar
olduğu görülmektedir. Son kullanıcılara kapsamlı teknik, finansal ve uygulamaya ilişkin bilgi sağlayacak
fonksiyonel EV bilgilendirme merkezleri, web siteleri
veya uygun diğer araçlar bulunmamaktadır.
İzleme ve değerlendirme fonksiyonları henüz tam olarak geliştirilmiş ve faaliyete geçirilmiş değildir. Bunların bazıları planlanmış veya politikalarla belirlenmiştir
21
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
fakat bunlara ilişkin resmi değerlendirme raporları tespit edilmemiştir.
Ulusal düzeyde belirlenmiş hedefler mevcuttur ancak
hedeflerin uygunluğu, uygulama maliyetleri, finansman kaynakları, vs. hakkında yapılan analizler sınırlıdır. Nispi öncelik sıralamalarını veya enerji tasarrufu
potansiyellerini belirlemeye yönelik sektör veya alt
sektör hedefleri belirlenmemiştir. Öte yandan, ulusal
hedefler doğrultusunda kaydedilen ilerlemenin nasıl
ölçüleceğini ve ne aralıklarla raporlanacağını belirlemeye yönelik olarak kabul edilmiş bir metodolojinin de
bulunmamaktadır.
Program ve proje düzeylerinde, bunların etkilerini veya
etkililiğini belirlemeye yönelik açık değerlendirme ve
ölçüm doğrulama metodolojileri veya planları bulunmamaktadır. Bu tür değerlendirme planları program
amaçlarının ve hedeflerinin belirlenmesine ve daha
sonra programın bunları başarıp başarmadığını tespit
etmeye yönelik göstergelerin ve yöntemlerin geliştirilmesine yardımcı olabilir…”
İşte bu ilginç uyarılara karşılık olarak, Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığı sitesinde yer alan, Ocak 2016 tarihli bir haberi aktaralım. Habere göre, Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, (7. Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı’nda) enerji verimliliğinin en yerli, temiz ve milli kaynak olduğunu belirterek, “Enerji
verimliliği üzerine yaptığımız çalışmalar, enerji harcamalarımızdan en az yüzde 20 oranında tasarruf edebileceğimizi ortaya koyuyor. 50 milyar doları bulan
22
ENDÜSTRİ OTOMASYON
ithalatımız olduğu gerçeğinden hareket edersek bu
rakamın büyüklüğünü fark etmiş oluruz” demiş. Haber
şöyle devam ediyor:
“7. Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı’nın açılışında
konuşan Albayrak, AK Parti hükümetleri döneminde
yenilenebilir noktasında çok önemli yatırımlar yapıldığını, kurulu güç ile yerli ve yenilenebilir kaynaklardaki
altyapı kapasitesinin ciddi anlamda arttığını anlattı.
Albayrak, kurulu güç noktasında da 32 bin megavatlardan bugün itibarıyla 73 bin megavatlara ulaştıran
yatırımlar yapıldığını belirterek, şunları kaydetti: ‘Bu
yeterli değil. Sanayi, ekonomi ve nüfus anlamında bu
büyümenin devam etmesi için yatırımlar da sürecek.
Türkiye ve dünya enerji konusunda çok ciddi bir resimle karşı karşıya. Enerji bağımlılığı ve çeşitliliği
konusuna verilen önem her geçen gün artıyor. Bizim
tabii ki Türkiye Cumhuriyeti olarak enerji konusunda
bu gelişmeleri de yakından takip etmemiz, yatırımları
yapmamız gerektiği gibi enerji verimliliğine de eğilmemiz lazım. Bahsettiğimiz mevzular üzerinde enerji
konusunda zengin bir ülke değiliz. Bu hususta enerji
açısından dışa bağımlılığımız yüzde 75’lerde. Kendi
kaynaklarımızla bu talebin yaklaşık 4’te birini karşılayabiliyoruz. Gelişen büyüyen bir ülkeyiz ve enerji ihtiyacımız da aynı şekilde artıyor.’
Önümüzdeki 10 yıllık dönemde enerji talep artışının
yıllık yüzde 5 artacağını öngördüklerine işaret eden
Bakan Albayrak, bu süreçte yerli kaynaklardan en üst
düzeyde yararlanılması, yenilenebilir enerji kaynakları-
ENDÜSTRİ OTOMASYON
nın tamamından faydalanılması, arama faaliyetlerinin
artarak sürdürülmesi ve özel sektörün de bu yönde
önünün açılması gerektiğini vurguladı.
Albayrak, AR-Ge’ye yatırım yaparak yeni enerji biçimleri için adımlar atılması gerektiğine dikkati çekerek,
şöyle devam etti: ‘Her şeyden önce mevcut enerjinin
daha verimli kullanılması için seferber olunmalı. Enerjimizin heba olmaması, verimsiz üretim süreçlerinde
kaybolmaması için hepimizin gayret göstermesi gerekiyor. Enerji verimliliği daha az enerji ile aynı yaşam ve
üretim kalitesini tutturmak demektir. Bu daha kalitesiz
ürünler üretmek anlamına gelmiyor. 2002 yılından beri
sorunları çözen AK Parti olarak bizler enerji verimliliği ile de ilgili önemli adımlar attık. 2007’de çıkarılan Enerji Verimliliği Kanunu bu anlamda bir dönüm
noktası. Burada enerji verimliliği konusu kapsamlı olarak ele alınmış, bir çerçeve oluşturulmuş, bu kanun
ve sonrasındaki yönetmeliklerde binalarda, sanayide,
sokak aydınlatmalarında ve ev aletlerinde verimliliği
arttırmak için yol haritaları belirlenmiştir.’
Yasal altyapının tamamlanmış olmasına rağmen enerji
verimliliğinin yeterince bilinmediğini ifade eden Albay-
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
rak, bu anlamda bazı yükümlülüklerin yerine getirilemediğini ve meselenin iyice bilinmesi için gerektiğini
belirtti.
Albayrak, enerji verimliliği ile hem makro hem de mikro ölçekte enerji faturasını düşüreceğini vurgulayarak,
‘Niyetimiz bilgilendirme, bilinçlendirme, eğitim ve teşvik noktasını daha ileri taşımak. Enerji verimliliği üzerine yaptığımız çalışmalar enerji harcamalarımızdan en
az yüzde 20 oranında tasarruf edebileceğimiz ortaya
koyuyor. 50 milyar doları bulan ithalatımız olduğu gerçeğini düşündüğümüzde rakamın büyüklüğünü farketmiş oluruz.’ diye konuştu.
Özellikle elektrikli ev aletlerinin verimli olmasına aynı
zamanda da binalarda yalıtım konusunun daha da
önemsenmesi gerektiğini anımsatan Albayrak, yalıtımsız binalarda hem ısıtırken hem de soğuturken yalıtımlı
binalara göre iki kat enerji tükettiği bilgisini paylaştı.
Albayrak, basit alışkanlıkların değiştirilerek enerji verimliliğinde önemli mesafeler katedilebileceğini söyledi ve ayrıca 35. Enerji Verimliliği Haftası dolayısıyla bu
konunun medyada daha fazla yer alması için çağrıda
bulundu. “
23
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
ENDÜSTRİ OTOMASYON
SEKTÖRLER BAZINDA
ENERJİ VERİMLİLİĞİ
ÖRNEKLEMELERİ
Enerji verimliliği, Enerji Sektörü çerçevesindeki en
önemli alanlardan biri. Ancak bu alana ilişkin en verimli değerlendirmeler, bir yerde gelip uygulamalara dayanıyor. Biz de ‘enerji verimliliği’nin faydalarını
somut örneklemelere dayandıralım istedik.
Resim: www.voltimum.com.tr
Konuyla ilgili en somut örneklemeler bizce, TMMOB
Elektrik Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi tarafından
04 – 06 Haziran 2015 tarihlerinde düzenlenen 6. Enerji
Verimliliği ve Kalitesi Sempozyumu’nda sunulan bildiriler.
Aktaracağımız birinci bildiri, Kocaeli ve Karabük Üniversitesi Öğretim Üyeleri Durmuş Kaya, Muharrem Eyidoğan, Volkan Çoban, Selman Çağman, Ahmet Serhan
Hergül ve Süleyman Sapmaz’ın imzalarını taşıyan “Endüstriyel Tesislerde Enerji Verimliliği Uygulamaları-I”
sunumu.
26
Şöyle deniliyor sunumda: “Artan enerji ihtiyacı ile
enerjinin üretiminden tüketimine kadar her alanda sayısız çalışmalar yürütülmektedir. Başlı başına arz kaynağı olarak görülmesi gereken verimlilik ve tasarruf
ülkemizde henüz yeterince değerlendirilememiş ancak
buna nazaran oldukça yüksek bir potansiyel sunmaktadır.
Üretimdeki miktar ve kaliteyi düşürmeden enerji yoğunluğunu azaltacak tedbirler hayata geçirilerek birim
hasıla üretimi başına enerji tüketimini düşürmek Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının öncelikli hedefleri
arasında 2015-2019 stratejik planında yer almaktadır.
Enerji verimliliğinin temel göstergesi durumundaki
enerji yoğunluğu, ülkenin sanayi yapısını meydana
getiren sektörlerle doğrudan bağlantılıdır. Verimlilik
alanında yapılan çalışmalarda açık bir şekilde görüldüğü üzere taşıdığı potansiyel açısından enerjinin yoğun
tüketildiği tesislerde enerji tasarruf imkânları oldukça
fazladır.
Ülkemizde artan gelişmişlik ile yıllık enerji tüketimi
her geçen yıl artarak 2014 yılı itibariyle 255 TWh olarak gerçekleşmiştir. Tüketilen enerjinin büyük bölümü
başta sanayi tesislerinde olup bu yönüyle üzerinde
durulması gereken en önemli alan olarak karşımıza
çıkmaktadır. Ülkemizde tasarruf potansiyeli açısından
farklı rakamlar sunulmaktadır. Bu konuda hükümetler
nezdinde enerji verimliliği yeni politikalar ve stratejilerle desteklenmektedir. Özellikle doğalgaz tüketimine
dayalı olarak üretim yapan sektörler nedeniyle 2012
yılına kıyasla 2013 yılında yalnızca doğalgaz tüketiminde %2’lik artış meydana gelmiştir. Net elektrik tüketi-
ENDÜSTRİ OTOMASYON
minde ise %47.1 ile 2013 yılı itibariyle sanayi sektörü
birinci sıradadır.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 2010-2014 stratejik
planında amaç 3 kapsamında enerji verimliliğini arttırmak ve yürütülen ve planlanan çalışmalar kapsamında
birincil enerji yoğunluğunun 2023 yılına kadar, 2008
yılına göre %20 oranında düşürülmesi hedeflenmektedir. Bu projeksiyon yenilenen 2015-2019 stratejik
planında reel hedefler ile güncellenerek performans
göstergeleri ile güçlendirilmiştir.
Bu çalışma ile endüstride başarı ile uygulanan bazı
enerji verimliliği projelerine dikkat çekmek ve ülkemizde bu projelerin yaygınlaşmasına katkıda bulunmak
hedeflenmiştir.
ENERJİ VERİMLİLİĞİ UYGULAMALARI
1-Kurutma Fanlarının ve Elektrik Motorlarının Verimlileri ile Değiştirilmesi: Bir sanayi kuruluşunda 2 adet
kurutma fanı bulunmaktadır. Bu kurutma fanları;
Kurutma-1 fanı; yongalama makinelerinden elde edilen
makro talaşları ve kurutma yanma hücresinden (ce-
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
hennemlikten) elde edilen ısı ile kurutucu ringinden
fan sistemi ile emilen ve ısısını talaşa aktaran gazlar ile
rutubeti atılmak istenen talaşın pnömatik olarak taşınması için kullanılan ekipmandır. Fanın önünde kurutucu (döner ring) fanın arkasında siklon ve baca gazının
yıkandığı sulu filtre bulunmaktadır. Kurutma- 1 fanı
uzun yıllar çalıştığı için fan ve elektrik motoru verimi
düşüktür. Ayrıca, fan ve elektrik motoru arasında güç
aktarımı kayış-kasnak ile yapıldığından %4~5’e varan
kayıplar söz konusudur. Fan ve elektrik motorları daha
verimlileri ile değiştirilerek, kayış-kasnak yerine fan ile
elektrik motoru birbirine akuple edileceğinden enerji
tasarrufu sağlanacaktır.
Kurutma-2 fanı; yongalama makinelerinden elde edilen
mikro talaşları ve kurutma yanma hücresinden (cehennemlikten) elde edilen ısı ile kurutucu ringinden fan
sistemi ile emilen ve ısısını talaşa aktaran gazlar ile rutubeti atılmak istenen talaşın pnömatik olarak taşınması için kullanılan ekipmandır. Fanın önünde kurutucu
(döner ring) fanın çıkışında siklon bulunmaktadır. Siklondan çıkan gazların bir kısmı resirkülasyon yapılarak döner ringe geri gönderilmektedir. Kurutma-2 fanı
uzun yıllar çalıştığı için fan ve elektrik motoru verimi
düşüktür. Ayrıca, fan ve elektrik motoru arasında güç
27
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
aktarımı kayış-kasnak ile yapıldığından %4~5’e varan
kayıplar söz konusudur. Fan ve elektrik motorları daha
verimlileri ile değiştirilerek, kayış-kasnak yerine fan ile
elektrik motoru birbirine akuple edileceğinden enerji
tasarrufu sağlanacaktır.
Kurutma Fanı 1;
Yıllık Enerji Tasarrufu = 216.652, 80 kWh/yıl
Yıllık Enerji Tasarrufu Mali Değeri = 51.064,06 TL/yıl
Kurutma Fanı 2;
Yıllık Enerji Tasarrufu = 82.212 kWh/yıl
Yıllık Enerji Tasarrufu Mali Değeri = 19.377,37 TL/yıl
Yıllık Enerji Tasarrufu Toplam = 82.212 kWh/yıl
Yıllık Enerji Tasarrufu Mali Değeri Toplam = 32.669,72
TL/yıl
Elektrik Motoru Değişim ve Sürücü Maliyeti =
119.190,02 TL
Amortisman Süresi = 119.190,02 / 32.669,72 = 3,65
yıl
2-Halojen ve Floresan Aydınlatma Armatürlerinin Led
Armatürler ile Değiştirilmesi: Aydınlatma sistemleri,
elektrik tüketiminde tasarruf sağlamanın en cazip ve
28
ENDÜSTRİ OTOMASYON
kolay yollarından biridir. Enerji verimliliği, aydınlatmanın kalitesini düşürmeden yani aynı aydınlık düzeyini
elde etmek üzere daha az enerji tüketerek yapılabilir.
Bunun sonucunda verimli bir aydınlatma ile hem daha
az elektrik enerjisi tüketimi, hem de kaliteli aydınlatma
sağlanmaktadır.
Önerilen bu projede iç ve dış mekan aydınlatmasında
kullanılan farklı tipte armatürlerin yerine LED aydınlatma teknolojisinin kullanılması ile aydınlatma sisteminde sağlanacak enerji tasarrufu değerlendirilmektedir.
LED armatürlerin mevcut armatürlere göre avantajları
şu şekilde sıralanabilir:
-LED aydınlatma ürünlerinin sağlayacağı faydalardan
en önemlisi, LED aydınlatmanın düşük enerji tüketimi
ve uzun ömrü sayesinde geleneksel aydınlatmaya göre
çok daha ekonomik olmasıdır.
-LED aydınlatma ürünleri, standart lambalara göre %
80, tasarruflu lambalara göre %50 daha az enerji harcamaktadır.
-LED armatürler 30.000 saat ve üzeri çalışma ömrüne
sahiptir ve ısı da yaymazlar. LED aydınlatma oldukça geniş bir kullanım alanına sahiptir. Otomasyon ile
ENDÜSTRİ OTOMASYON
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
uyumludur, farklı renk sıcaklıkları ve dim edilebilir seçenekleri de mevcuttur.
Yıllık Enerji Tasarrufu = 732.598,80 kWh/yıl
Yıllık Tasarruf = 141.904,39 TL/yıl
Yatırım Maliyeti = 538.027,50 TL
Basit Geri Ödeme Süresi= 538.027,50 TL / 141.904,39
(TL/yıl) = 3,79 (yıl)
3. Toz Emiş Fanlarının Değişimi Ve Hat Revizyonu: Söz
konusu fabrikada; emprenye kâğıtlarını MDF’nin üzerine yapıştırmadan önce, yüzey belli incelikte zımparalama işleminden geçirilmektedir. Bu işlem sırasında
ortaya çıkan talaş ve tozları, barberan emiş hattında
18.000 m3/h debiyle toplanmaktadır. Zımparalama
işleminden sonra yüzey üstü ve kenarlarında kalan
toz ve talaşları, fırçalama emiş hattında 2.000 m3/h
debiyle toplanmaktadır. Buradan tıraşlama hattına giden MDF’nin sivri kenarlarını ovalleştirme işlemi için
kenarlarına pah kırma uygulaması yapılmaktadır. Bu
uygulama sırasında açığa çıkan toz ve talaşları tıraşlama, tıraşlama emiş hattında 5.000 m3/h debiyle toplamaktadır. En son işlem olarak ebatlama bölümüne
gelen MDF istenilen boyutlarda kesilmekte ve bu işlem
sırasında ortaya çıkan toz talaşları ise ebatlama emiş
hattında 24.000 m3/h debiyle toplanmaktadır. Yukarıda bahsedilen tüm emiş hatları tek bir fan vasıtasıyla
sağlanmaktadır. Bu hatların tıkanmadan çalışması için
içindeki havanın belli bir hıza sahip olması gerekmektedir.
Toz toplama hatlarında bu hızı yakalayabilmek için
boru hattının bir ucu dışarı açılarak 8.000 m3/h debide hava emdirilmektedir. 3 üniteye tek fan tarafından
emiş yaptırılmaktadır. Fakat fanlar %60 oranında birlikte çalışmaktadır. 3 ünitenin aynı anda çalışmadığı
durumlarda da toz emiş hattında istenilen hava hızını
sağlamak için fan aynı kapasitede çalıştırılmaktadır.
Mevcut durumda kullanılan tek fan yerine her üniteye
ayrı ayrı fan yerleştirilmesiyle kullanılmayan ünitelerde gereksiz enerji sarfiyatı engellenmiş olacaktır. Diğer bir ifade ile üç ayrı fan ve bu fanlara ait hava hattı
oluşturulacaktır. Yeni yapılacak hava hatlarının çapı
daha küçük olacağı için istenilen hava hızını sağlamak
daha kolay olacaktır.
Yıllık Enerji Tasarrufu (kWh) = 317.816,61 kWh/yıl
Yıllık Enerji Tasarrufu Mali Değeri (TL/yıl) = 66.741,49
TL/yıl
Fan Yatırım Maliyeti = 28.838,91 TL
Toz Emiş Hatlarının Revizyon Maliyeti=78.323,56 TL
Toplam yatırım maliyeti = 107.162,47 TL
Geri Ödeme Süresi (yıl) = Yatırım Maliyeti (TL) / Yıllık
Enerji Tasarrufu Mali Değeri (TL/yıl)
=107.162,47 / 66.741,49 =1,61 yıl
4. Soğutma Suyu Pompalarının Yüksek Verimli Pompalarla Değiştirilmesi: Bir üretim tesisinde soğutma
ihtiyacı, soğutma kulesi ile sağlanmaktadır. Soğutma
kulesinde prosesin ihtiyaç duyduğu sıcaklığa düşürülen su 3 adet pompa ile prosese gönderilmektedir.
Pompalardan iki adedi sürekli çalışırken biri yedek
beklemektedir. Soğutma kulesi, soğutma suyu pompalarının verimi oldukça düşüktür (uzun yıllardan beri
kullanılmaları nedeniyle). Ayrıca pompalarda hız sürücüsü olmadığından dolayı istenilen su debisi hassas
biçimde ayarlanamamaktadır.
Üç adet soğutma suyu pompası, yüksek verimli pompalarla değiştirilerek enerji tasarrufu sağlanacaktır. Üç
pompaya bir adet hız sürücüsü uygulanarak su debisinin istenilen hassasiyette ayarlanması sağlanacaktır.
29
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
Tasarruf Edilen Yıllık Enerji Miktarı Toplam = 288.026,8
(kWh/Yıl)
Tasarruf Edilen Yıllık Enerji Maliyeti Toplam =
57.058,51 (TL/Yıl)
Alımın Bedeli Toplam = 126.361,68 TL
Proje Basit Geri Ödeme Süresi (Yıl) = Alımın Bedeli
Toplam / Tasarruf Edilen Yıllık Enerji Maliyeti Toplam
= 126.361,68 TL / 57.058,51 (TL/Yıl)
Proje Basit Geri Ödeme Süresi (Yıl) = 2,2146 (Yıl)
5. Fan Sürücü Uygulaması: Bir üretim tesisinde bulunan 2 adet fan makinelerinin bulunduğu odayı ısıtmaktadır. Fanların her ikisinde de atmosferden emilen hava
eşanjör vasıtasıyla kızgın yağ kullanılarak ısıtılmaktadır. 1 nolu fan ısınan havayı odaya göndererek odanın
sıcaklığını istenilen değere getirmektedir. 2 nolu fan
ise lif taşıma görevi yapmaktadır. Bu fanlar, makineler
30
ENDÜSTRİ OTOMASYON
aktif olarak çalıştığı zamanlarda devreye girmektedir. 2
nolu fan 18 (ton/h)’lik lif taşıma kapasitesine sahiptir.
Bu fanların seçimi yapılırken gerek duyulan kapasitenin üstünde bir güçte seçildiğinden, gerekli hava miktarını ayarlamak amacıyla fanların emiş tarafında klape
kullanımı yoluna gidilmiştir. 1 nolu fan yıllık ortalama
%73,3 klape açıklık oranı ile çalıştırılırken, 2 nolu fan
ise %63 klape açıklık oranında çalıştırılmaktadır. Proje
kapsamında her iki fana da frekans konvertörü uygulanarak klapeler %100 açıklık oranında çalıştırılacak ve
bu sayede enerji tasarrufu sağlanacaktır.
Tasarruf Edilen Yıllık Enerji Tüketimi Toplam = 240.240
(kWh/Yıl)
Tasarruf Edilen Yıllık Enerji Maliyeti Toplam =
47.591,56 (TL/Yıl)
Alımın Bedeli Toplam = 103.286,00 TL
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Proje Basit Geri Ödeme Süresi (Yıl) = Alımın Bedeli
Toplam / Tasarruf Edilen Yıllık Enerji Maliyeti Toplam
= 103.286,00 TL / 47.591,56 (TL/Yıl)
Proje Basit Geri Ödeme Süresi (Yıl) = 2,1703 (Yıl)
Sonuçlar: Bu çalışmada endüstriyel kuruluşlarda gerçekleştirilen enerji verimliliği proje örnekleri ele alınmış, her bir proje için tasarruf miktarı, tasarrufun mali
karşılığı, yatırım tutarı ve geri ödeme süreleri hesaplanmıştır. Çalışmada ele alınan başlıca enerji verimliliği uygulamalarından: Yüksek verimli motor ve fanların
kullanımı ile sağlanan enerji tasarrufu 82212 kWh,
mali karşılığı 19.377,37 TL, yıllık enerji tasarrufu mali
değeri 32.669,72 TL, yatırım miktarı 119.190,02 TL,
basit geri ödeme süresi 3,65 yıldır. Halojen ve floresan
aydınlatma armatürlerinin led armatürlerle değiştirilmesi ile elde edilen yıllık enerji tasarrufu 732.598,80
kWh, yıllık enerji tasarrufu mali değeri 141.904,39 TL,
yatırım maliyeti 538.027,50 TL, basit geri ödeme süresi 3,79 yıldır. Toz emiş fanlarının değişimi ve hat revizyonu ile sağlanan enerji tasarrufu 317.816,61 kWh,
yıllık enerji tasarrufu mali değeri 66.741,49 TL, toplam yatırım maliyeti 107.162,47 TL, geri ödeme süresi
1,61 yıldır. Soğutma suyu pompalarının yüksek verimli pompalarla değiştirilmesi ile sağlanan yıllık enerji
tasarrufu 288.028,8 kWh, tasarruf edilen yıllık enerji
maliyeti 57.058,51 TL, yatırım maliyeti 126.361,68 TL,
basit geri ödeme süresi 2,2146 yıldır. Fan sürücü uygulaması ile sağlanan yıllık enerji tasarrufu 240.240
kWh, tasarruf edilen yıllık enerji maliyeti 47.591,56
TL, yatırım maliyeti 103.2863,00 TL, proje basit geri
ödeme süresi 2,1703 yıldır.
Aktaracağımız ikinci bildiri, yine Kocaeli ve Karabük
Üniversitesi Öğretim Üyeleri Durmuş Kaya, Muharrem Eyidoğan, Volkan Çoban, Selman Çağman, Ahmet Serhan Hergül ve Süleyman Sapmaz’ın imzalarını taşıyan “Endüstriyel Tesislerde Enerji Verimliliği
Uygulamaları-II” sunumu.
“Giriş: Enerji verimliliği ülkemiz için öncelikli konu
olup hem sektörel rekabeti artıracak hem de ekonomimizin sürdürülebilir büyümesine öncülük edecektir.
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
Başta enerji arz güvenliğini artırmak ve sürdürülebilir
bir büyümenin sağlanması için yeni tasarruf tedbirlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Türkiye gibi gelişmekte olan
ülkeler için büyüme stratejileri açısından enerji arzı ve
güvenliği yadsınamaz bir konudur.
Dünyada enerji üretiminde birincil kaynak olarak kullandığımız mevcut rezervler hızla tükenmekte ve yeni
arayışlar içerisine girilmektedir. Bu yönüyle enerji verimliliği bir enerji kaynağı olarak görülmektedir.
Yapılan çalışmalarda enerji yoğun ekonomiye sahip
ülkemiz için hem sanayide hem de konutlarda büyük
tasarruf potansiyelleri karşımıza çıkmaktadır. Enerji
verimliliği çalışmaları ülkemizde yeni girişimler olarak görülmekte ve ülkemizin büyüme hızına kıyasla arz
güenliği risk altına girmekte olup, verimlikteki artışlar
Türkiye’nin rekabetçi ve sürdürülebilir üretimi açısından hayati önem arz etmektedir.
Üretimdeki miktar ve kaliteyi düşürmeden enerji yoğunluğunu azaltacak tedbirler hayata geçirilerek birim
hasıla üretimi başına enerji tüketimini düşürmek Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının öncelikli hedefleri
arasında 2015-2019 stratejik planında yer almaktadır.
Enerji verimliliğinin temel göstergesi durumundaki
enerji yoğunluğu, ülkenin sanayi yapısını meydana
getiren sektörlerle doğrudan bağlantılıdır. Verimlilik
alanında yapılan çalışmalarda açık bir şekilde görüldüğü üzere taşıdığı potansiyel açısından enerjinin yoğun
tüketildiği tesislerde enerji tasarruf imkanları oldukça
fazladır. Net elektrik tüketiminde %47.1 ile 2013 yılı
itibariyle sanayi sektörü birinci sıradadır.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 2010-2014 stratejik
planında amaç 3 kapsamında enerji verimliliğini arttırmak ve yürütülen ve planlanan çalışmalar kapsamında
birincil enerji yoğunluğunun 2023 yılına kadar, 2008
yılına göre %20 oranında düşürülmesi hedeflenmektedir. Bu projeksiyon yenilenen 2015-2019 stratejik
planında reel hedefler ile güncellenerek performans
göstergeleri ile güçlendirilmiştir.
Bu çalışma ile endüstride başarı ile uygulanan bazı
enerji verimliliği projelerine dikkat çekmek ve ülkemiz-
31
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
ENDÜSTRİ OTOMASYON
de bu projelerin yaygınlaşmasına katkıda bulunmak
hedeflenmiştir.
ENERJİ VERİMLİLİĞİ UYGULAMALARI
1. Mevcut Sıcak Hava Klapelerinin Sızdırmaz Klapelerle Değiştirilmesi: Tesiste üretim esnasında prosesten
sıcak hava elde edilmektedir. Tesisten elde edilen sıcak hava, toz üretim hattına bir hava kanalı vasıtasıyla gönderilerek proseste kullanılmaktadır. Toz üretim
hattında arıza varsa veya toz üretim hattı çalışmıyorsa,
tesisten elde edilen sıcak hava bir klapeden geçirilerek
atmosfere atılmaktadır. Toz üretim hattı çalışıyorsa
klape tamamen kapalı konumda tutulmaktadır.
Klape uzun yıllar çalıştığından sızdırmazlığını kaybetmiştir. Klape kapalı tutulmasına rağmen klapeden
sıcak hava atmosfere kaçmaktadır. Önerilen bu proje
ile mevcut klape yerine sızdırmaz klape alınarak sıcak
hava proseste kullanılacağı için enerji tasarrufu sağlanacaktır. Klapedeki durumun benzeri klapede söz konusudur. Klapenin kapalı tutulduğu durumlarda atmosfere sıcak hava kaçmaktadır. Klapenin yerine sızdırmaz
klape kullanılarak enerji tasarrufu sağlanacaktır.
Ayrıca, klapenin ilgili üniteden çıkarak toz üretim tesisine giden ana hatta mesafesi 25~30 m’dir. Klapenin
ana hatta uzak olması nedeniyle klape öncesi 25~30
m’lik borudan ısı kaybı meydana gelmektedir. Yeni alınacak sızdırmaz klape ana hatta yakın yerleştirileceği
için bu boruda meydana gelen ısı kaybı da ortadan kaldırılacaktır.
32
Isı Enerjisi Kazanç Miktarı = 7.433.487,36 kWh/Yıl
Elektrik Enerjisi Kazanç Miktarı = 12.979,20 kWh/Yıl
Tasarrufun Mali Değeri = 636.618,82 TL/Yıl
Yatırım Maliyeti = 126.655,60 TL
Basit Geri Ödeme Süresi (Yıl) = Yatırım Maliyeti / Proje
Tasarruf Maliyeti
= 126.655,60 (TL/Yıl) / 636.618,82 (TL/Yıl) = 0,20 Yıl
gazı kullanım oranı) atmosfere atılmaktadır. Bu durum
enerjinin kullanılamadan atmosfere atılması anlamına
gelmektedir. Proje kapsamında by-pass hattından atmosfere salınan sıcak baca gazının çok büyük oranı/
tamamı bir ekonomizer vasıtasıyla sıcak suya dönüştürülecektir. Gaz türbini çıkışında bulunan mevcut ekonomizerin borularında korozyon kaynaklı delinmeler
olduğu için görevini yerine getirememekte, ekonomizere giren sıcak gazlar ısısını aktarmadan atmosfere
atılmaktadır. Yeni imal ettirilecek ekonomizer ile hem
atık ısı kazanı besi suyuna ön ısıtma yapılacak hem de
absorbsiyonlu chillere sıcak su sağlanacaktır.
2. Mevcut Soğutma Sistemlerinin Yerine Absorbsiyonlu Chiller ile Soğutma Sağlanması: Mevcut durumda
atık ısı kazanı kapasitesinin yüksek olmasına rağmen,
buhar ihtiyacı düşük olduğu için gaz türbini egzoz gazlarının belli bir miktarı (mevsimsel şartlara göre egzoz
Soğutma ihtiyacını karşılamak üzere 4 adet mekanik
chiller ve 3 adet klima bulunmaktadır. Chiller-1, Chiller-2 ve Chiller-3, plastik enjeksiyon makinalarının
soğutulması için kullanılmaktadır. Üretim chilleri ve
klimalar ise ıslak mendil paketleme ve losyon üretim
ENDÜSTRİ OTOMASYON
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
osmozdan geçirilerek proseste kullanılacak suyun ön
ısıtması yapılacaktır.
Deniz suyunun ön ısıtılmasıyla elde edilecek kazanç
tasarruf hesabına dahil edilmemiştir.
Bilindiği gibi mekanik chillerler ve klimalar elektrik
enerjisi tüketmektedir. Bir tarafta gaz türbini çıkışı egzoz gazı ısısı kullanılamadan atmosfere atılırken, diğer
taraftan soğutma için elektrik enerjisi kullanılmaktadır.
Önerilen bu projede, kurulumu gerçekleştirilecek olan
absorbsiyonlu chiller ile elde edilecek soğutma suyu
kullanılarak plastik enjeksiyon makinalarının ve ıslak
mendil paketleme, losyon üretim bölümünün mahal
soğutulması by-pass bacasından atılan atık ısı ile sağlanacaktır.
Ayrıca, firmamızın orta vadeli hedefinde gaz motoru
alınarak fabrikamızın ihtiyacı olan elektrik enerjisinin
tamamı, mevcut gaz türbini + yeni alınacak gaz motoru
ile sağlanacaktır. Bilindiği gibi gaz motorlarında buhar
ile birlikte sıcak suda üretilmektedir. Orta vadede absorbsiyonlu chiller daha fazla sıcak suya ihtiyaç duyması durumunda gaz motorundan elde edilecek sıcak
suda kullanılabilecektir.
alanlarının soğutulmasında kullanılmaktadır. Yapılacak
proje ile mekanik chillerler ve klimalar devre dışı bırakılarak soğutma ihtiyacının yeni kurulacak absorbsiyon chiller ile karşılanması hedeflenmektedir.
Sisteme önerilen bu proje ile dâhil edilecek olan absorbsiyonlu chiller 90~100 °C’deki sıcak su ile çalışacaktır. Absorbsiyonlu chiller soğutma kapasitesi 3.150
kW’tır. Yaz şartlarında absorbsiyonlu chiller soğutma
suyunun kullanılabileceği noktalardaki maksimum soğutma yükü 1.152,50 kW’tır.
Mevcut durumda mahal soğutma için kullanılan fancoiller proje sonrasında da kullanılmaya devam edilecektir. Absorbsiyon Chiller ile elde edilecek olan
soğutma suyunun devir daimi, mevcut durumda mekanik chillerlerin soğutma suyunun devir daimi için
kullanılan pompalar vasıtasıyla gerçekleştirilecektir.
Absorbsiyonlu chillerde soğutma kulesi kullanılmayacak, soğutma kulesi yerine denizden alınan ve ters
Enerji Tasarrufu Toplam = 1.394.653,92 (kWh/Yıl)
Tasarrufun Mali Değeri Toplam = 365.817,71 (TL/Yıl)
Yatırım Maliyeti Toplam = 970.128 (TL)
Basit Geri Ödeme Süresi (Yıl) = Yatırım Maliyeti / Tasarrufun Mali Değeri Toplam
= 970.128 / 365.817,71 = 2,65 Yıl
3. Kompresör Emiş Havası Soğutulması: Bir üretim
tesisinde bulunan, akışkan yataklı bir reaktörde molibden bazlı katalizör ile birlikte propilen, amonyak
ve oksijenin 0,85 kg/cm2g basınçta 450 °C civarında
reaksiyonu sonucu elde edilmektedir. Reaktöre saatte
yaklaşık 85 ton/saat hava beslenmektedir. Hava, bir
hava kompresörü vasıtasıyla reaktöre verilmektedir.
Kompresör türbininde HS buharı (yüksek basınçlı bu-
33
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
har) kullanılmaktadır.
Yaz aylarında hava sıcaklığının artışı ile havanın yoğunluğu düşmekte buna bağlı olarak hava kompresörü türbini için gerekli olan HS miktarı da artmaktadır.
Yaz ve kış aylarındaki HS tüketimi karşılaştırıldığında
2 ton/saat fark görülmektedir. Bu proje kapsamında
kompresör emiş havası sıcaklığının 15 °C’den yüksek
olduğu zamanlarda emiş havasının evaporatif soğutma
sistemi ile soğutulması neticesinde HS buharı tasarrufu sağlanması hedeflenmektedir.
Tasarruf Edilen Yıllık Enerji Tüketimi Toplam =
509.365,87 (kWh/Yıl)
Tasarruf Edilen Yıllık Enerji Maliyeti Toplam =
492.233,29 (TL/Yıl)
Alımın Bedeli Toplam = 354.679,29 (TL)
Proje Basit Geri Ödeme Süresi (Yıl) = Alımın Bedeli Toplam / Tasarruf Edilen Enerji Maliyeti Toplam =
354.679,29 (TL) / 492.233,29 (TL/Yıl)
34
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Proje Basit Geri Ödeme Süresi = 0,72 (Yıl)
4. Soğutucu Ünitesi Değişimi Verimlilik Artırıcı Proje:
Bir üretim tesisinin prosesindeki soğutma ihtiyacını
karşılamak için 3 adet chiller ünitesi kullanılmaktadır.
Bu chillerlerden 2 adedi sürekli kullanılmakta, 1 adedi
ise ihtiyaca göre yedek beklemektedir. Proseslerden
gelen sıcak haldeki soğutma suyu bir havuzda toplanmakta, pompalar vasıtasıyla chillerlere soğutulmaya
gönderilmektedir. Chillerlerde soğutulan su ise havuzun diğer bölgesinde toplanmakta ve prosese gönderilmektedir. Chiller ünitelerinden iki tanesi freon 22
gazı ile çalışmaktadır.
Diğer chiller ise freon 22’den R134A’ya dönüştürülmüştür. Chiller ünitesi freon 22’den R134A’ya dönüştürüldüğünde COP değeri düşmektedir. Gerek chiller
ünitesinin COP değerinin düşük olması gerekse soğutucu akışkanın değişimi sonucu COP değerinin düşmesi spesifik enerji tüketimini artırmaktadır. Freon 22
kullanılan chiller ünitesinin yerine COP değeri daha
yüksek chiller ünitesi alınarak enerji tasarrufu sağlanacaktır. Yeni alınacak chiller üniteleri sürekli çalıştırıla-
ENDÜSTRİ OTOMASYON
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
cak, 3. ünite ise yedekte bekletilecektir. Böylelikle COP
değeri daha yüksek olacak yeni chillerler çalıştırılarak
enerji tasarrufu sağlanacaktır.
sağlanacaktır.
Tasarruf Edilen Yıllık Enerji Tüketimi Toplam =
1.852,94 x 7,930 = 14.693,814 (kWh/Yıl)
Tasarruf Edilen Yıllık Enerji Tüketimi Toplam =
1.667,336 (kWh/Yıl)
Tasarruf Edilen Enerji Maliyeti Toplam = 14.693,814 x
0,05 = 734.690,7 (TL/Yıl)
Tasarruf Edilen Enerji Maliyeti Toplam = 358.593,84
(TL/Yıl)
Alımın Bedeli Toplam = 466.875,00 TL
Alımın Bedeli Toplam = 930.549,00 (TL)
Proje Basit Geri Ödeme Süresi (Yıl) = Alımın Bedeli Toplam / Tasarruf Edilen Enerji Maliyeti Toplam =
930.549,00 (TL) / 358.593,84 (TL/Yıl)
Proje Basit Geri Ödeme Süresi = 2,60 (Yıl)
5. Biyokütle Kazanı By-Pass Hattı Atık Isısının Geri
Kazanımı: Bir sanayi kuruluşunda, biyokütlenin yakılması ile kızgın yağ elde edilmektedir. Kızgın yağ hem
proseste hem de buhar jeneratöründe buhar üretmek
amacıyla kullanılmaktadır. biyokütle kazanından çıkan
duman gazlarının sıcaklıkları yaklaşık 350-380 ˚C civarında olup bu ısı cips kurutmada kullanılmaktadır.
Kurutma ünitesi girişinde bulunan bir klape vasıtasıyla kurutma ihtiyacına bağlı olarak üniteye beslenecek
duman gazı miktarı ayarlanmaktadır. Ayrıca, kazan ile
kurutma ünitesi arasında by-pass hattı bulunmaktadır.
By-pass hattı doğrudan atmosfere açılmaktadır. Kurutucu ünitede ısı gereksinimi azaldığında kazandan
çıkan sıcak duman gazının bir miktarı by-pass hattı ile
atmosfere atılmaktadır. Diğer taraftan kondensat tankından beslenen buhar jeneratör besi suyu, buhar ile
ısıtılarak jeneratöre gönderilmektedir. Ayrıca, kızgın
yağ kazanı primer ve sekonder hava girişleri doğrudan atmosferden yapılmakta ve herhangi bir ön ısıtma
bulunmamaktadır. By-pass hattından atılan ısının bir
miktarı geri kazanılarak buhar jeneratörü besi suyunun ısıtılması ve kızgın yağ kazanı primer ve sekonder
hava girişlerinin ön ısıtılması yapılarak enerji tasarrufu
Proje Basit Geri Ödeme Süresi = Yatırım Maliyeti /
Tasarrufun Mali Değeri Toplam
= 466.875,00 / 734.690,7 = 0,63 Yıl
Sonuçlar: Bu çalışmada endüstriyel kuruluşlarda gerçekleştirilen enerji verimliliği proje örnekleri ele alınmış, her bir proje için tasarruf miktarı, tasarrufun mali
karşılığı, yatırım tutarı ve geri ödeme süreleri hesaplanmıştır. Çalışmada ele alınan başlıca enerji verimliliği uygulamalarından: Mevcut sıcak hava klapelerinin
sızdırmaz klapelerle değiştirilmesi ile sağlanan enerji
kazancı 7.433.487,36 kWh, elde edilen elektrik enerjisi
tasarrufu 12.979,20 kWh, yıllık enerji tasarrufu mali
değeri 636.618,82 TL, yatırım maliyeti 126.655,60 TL,
basit geri ödeme süresi 0,20 yıldır.
Mevcut soğutma sistemlerinin yerine absorbsiyonlu
chiller ile soğutma sağlanması ile sağlanan toplam
enerji tasarrufu 1.394.653,92 kWh, yıllık tasarrufun
mali değeri 365.817,71 TL, yatırımın toplam maliyeti 970.128 TL, basit geri ödeme süresi 2,65 yıldır.
Kompresör emiş havasının soğutulması ile elde edilen
yıllık enerji tasarrufu 509.365,87 kWh, tasarruf edilen
yıllık enerji maliyeti 492.233,29 TL, yatırım maliyeti
354.679,00 TL, proje basit geri ödeme süresi 0,72 yıldır. Soğutucu ünitesi değişimi ile tasarruf edilen yıllık
enerji miktarı 1.887,336 kWh, tasarruf edilen enerji
maliyeti 358.593,84 TL, yatırım bedeli 930.549,00 TL,
proje basit geri ödeme süresi 2,60 yıldır.Biyokütle kazanı by-pass hattı atık ısısının geri kazanımı ile elde
edilen yıllık enerji kazancı 14.693.814 kWh, enerji mali
tasarrufu 734.690,7 TL, yatırım bedeli 466.875,00 TL,
basit geri ödeme süresi 0,63 yıldır.
35
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
ENDÜSTRİ OTOMASYON
MAKALE / Dr.Hüseyin HALICI
Endüstride Enerji Verimliliği
Konuyla ilgili araştırma-tarama yaparken ilginç bir belgeye de rastladık.
Bu belge, Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği-ENOSAD’ın hâlen görevini başarıyla sürdüren Genel
Başkanı Sayın Dr. Hüseyin Halıcı’nın 13-16 Ekim 2009 tarihleri arasında Yıldız Teknik Üniversitesi’nde
gerçekleştirilen TOK 2009, Otomatik Kontrol Ulusal Toplantısı’nın “Özel Oturumlar” bölümünde sunduğu
bildiri metniydi.
İlginç bir nokta daha var: “Endüstriyel Uygulamalar” başlıklı bu özel oturumun düzenleyicisi, o dönemdeki
ENOSAD Başkanı Sayın Dr. Emin Olcay.
Bu belgeyi biz de, hem o dönemde konuya bakışı örneklemesi hem de nostaljik bir anımsama
düşüncesiyle sunuyoruz.
Halıcı Elektronik & Telekom Ltd.Şti.
[email protected]
Dr. Hüseyin Halıcı
Özetçe
Enerji sorunlarının giderek arttığı, ancak kaynakların
azaldığı bir dünyada enerjinin verimli kullanımı önem
kazanmıştır. Endüstriyel tesislerde basta elektrik olmak
üzere, doğalgaz, diğer katı ya da sıvı yakıtlardan elde
edilen enerjinin verimli kullanılması gereklidir. Bu çalışmada özellikle elektrik enerjisi ile elde edilecek verimlilik
ele alınmıştır. Çünkü elektrik enerjisi en pahalı olanıdır.
Endüstride elektrik enerjisinin yaklaşık % 65’i elektrik
motorlarında kullanılmaktadır. Bu motorlar her ne kadar
elektrik enerjisini verimli bir şekilde mekanik enerjiye çevirseler de pek çok is kolunda bu enerjinin yaklaşık %
20’si uygun olmayan yol verme mekanizmaları yüzünden
boşa gitmektedir.
38
1. Giriş
Günümüzde, dünya enerji ihtiyacının önemli bölümünü
karşılaşan fosil yakıt tüketimi hızla artmaktadır. Özellikle
de ekonomisi hızla büyüyen ülkelerin fosil yakıt taleplerinin daha fazla olduğu görülmektedir. Buna karsın bu
rezervler aynı ölçüde artmamaktadır. Enerjiye yönelik
talep artmadan sabit kalsa bile, bu yakıt rezervlerinin sınırlı olması nedeniyle, çok da uzak olmayan bir gelecekte
tükeneceği tahmin edilmektedir.
Enerji ihtiyacının sürekli arttığı, ancak rezervlerin giderek
azaldığı bir ortamda enerji kaynaklarının etkin bir şekilde kullanılması önem kazanmaktadır. Genel olarak enerji
verimliliği; gaz, buhar, ısı, hava ve elektrikteki enerji ka-
ENDÜSTRİ OTOMASYON
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
MAKALE / Dr.Hüseyin HALICI
yıplarını önlemek, çeşitli atıkların geri kazanımı ve değerlendirilmesi veya ileri teknoloji ile üretimi düşürmeden
enerji talebini azaltması, daha verimli enerji kaynakları,
gelişmiş endüstriyel süreçler, kojenerasyon ve enerji geri
kazanımları gibi etkinliği artırıcı önlemlerin bütünüdür.
Enerji verimliliği konusu, enerji üretimi ve tüketimi alanında genel etkinlik çalışmalarının tümünü kapsar. Bu
çerçevede, bir yandan en az kaynak kullanımıyla en
çok enerji üretiminin gerçekleşmesi, diğer yandan aynı
miktar enerji kaynağı kullanılarak daha çok üretimin
sağlanmasına yönelik çalışmalar önem kazanmıştır. Bu
çalışmaların daha çok gelişmiş ülkelerde kamu kurumları, büyük şirketler ve üniversiteler tarafından yürütülen
programlarla gerçekleştirildiği gözlenmektedir.
Türkiye günümüzde kullandığı toplam enerjinin %70’ini
ithal yoluyla sağlamaktadır. Bu oranın önümüzdeki yıllarda daha da artması beklenmektedir. Bu çalışmada
endüstriyel tesislerde enerji verimliliği çalışmaları ve
uygulamalarıyla ilgili mühendislik yaklaşımları, teknik ve
ekonomik analizleri vb. tüm faaliyetleri kapsayan genel
metodoloji irdelenmiş, özellikle elektrik motorlarında
yapılabilinecek tasarruf ele alınmıştır. Bir tesisteki enerji
kullanım noktaları saptanıp, bunlarla ilgili enerji tasarruf
potansiyelleri bu potansiyelleri geri kazanımla ilgili yatırımlar belirlenir. Her bir noktada
enerji tasarrufu ile ilgili yatırım tutarları, bunların yıllık
amortisman giderleri belirlenir. Bu giderler o noktadaki
yıllık enerji tasarrufunun getirisiyle karsılaştırılarak, her
önlemin ekonomik yönden en uygun uygulama stratejisi
belirlenir. Tüm tesis için belirlenen teknik ve ekonomik
analizler ve uygulama stratejileri enerji tasarrufu sağlama
eğrisi olarak isimlendirilen bir diyagramda toplanarak,
öngörülen bir zaman dilimindeki tüm enerji verimliliği
uygulama stratejileri oluşturulur.
2. Endüstride Enerjiyi Verimli Kullanma
Türkiye’de enerji tüketiminin yaklaşık % 43’ü endüstride
gerçekleşmekte olup en büyük pay bu sektöre aittir. Bu
nedenle özellikle enerji tasarrufu çalışmaları bu sektöre
yönelik yogunlasmıstır. Enerji verimliliğinde en önemli
faktör enerji tasarrufudur. Yani enerji kayıplarının önlenmesi yoluyla enerji tüketimini en aza indirmektir En-
düstriyel tesislerde enerjiyi verimli olarak kullanmak için
yapılabilecek bazı temel noktalar aşağıdaki gibi sıralanabilir.
• Baca gazlarından, motor egzostundan, motor soğutma
suyundan, düşük basınçlı atık buhardan, kurutma fırın
egzostundan ve kazan blöfünden atılan ısıyı geri kazanılması. Chiller grubunun atık sıcak suyunu, kullanım suyunu ısıtmak için kullanılması.
• Buhar veya sıcak su elde ederken, kaçaklar ve sızmaları
önlemek dolayısıyla maliyeti düşürmek... Tahliye buharının su arıtması için geri kullanım olanağını değerlendirmek.
• Doğalgazın yanma verimini önemlidir. Gerekli yakıt-hava oranını oluşturmalıdır. Tüm yakıtlar yanarken belli bir
oksijen ihtiyacı duyarlar. Yanma havasının az ya da çok
olması boşa giden enerji demektir. Hava yakıt oranını optimumda tutarak yakılan yakıttan maksimum enerji elde
edilir. Örneğin bu oran doğalgaz için 1/10 dur. Yani 1 m3
doğalgazı yakmak için 10 m3 havaya ihtiyacı vardır.
Elektrik ihtiyacının geçmiş talep profilini oluşturarak,
buna göre satın alınabilecek en ucuz elektrik için araştırma yapılmalıdır. Eğer yük faktörü düşükse önlem alınmalıdır. Aşırı elektrik çektiğiniz saatler varsa bazı işlemleri kaydırarak, önlemek. Elektrik demand sözleşmesinin
size getireceği maliyeti bilinerek ihtiyacın sürekli kontrol
edilmesi. Güç faktörünü en azından % 90% seviyesinde
tutulması. Büyük motorlara ya da makinelere yakin transformatörler koyulması. Mümkün ise tüm motorların hız
kontrol cihazı (AC Motor Sürücü) ile yol verilmesi. Mümkün ise, kendi bünyenizde elektrik üretmeyi ya da kojenerasyonu araştırmak. Kullanılan kablo kesitlerini mümkün
olduğunca kalın tutmak. Elektrik ölçüm sayaçlarının çıktılarını ve elektrik faturalarınızı kontrol etmek. Geceleri
lüzumsuz bilgisayarlar, yazıcılar ve fotokopi makineleri
çalışıyorsa bunları tespit edip, kapatmak. Yeni ürünler
alırken Enerji tüketimini mutlaka göz önünde bulundurmak. En son olarak ta enerji otomasyonu sayesinde basta
enerji sarfiyatı olmak üzere diğer gerekli bilgileri alarak
enerjinin izlenmesi de oldukça önemlidir. Çünkü bilgi sahibi olunan bir konu için ancak çözüm getirilebilinir. Yukarıda verilen endüstride enerji verimliliğini oluşturacak
noktalardan en önemlisi elektrik ile ilgili noktalar detaylı
olarak ele alınacaktır.
39
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
ENDÜSTRİ OTOMASYON
MAKALE / Dr.Hüseyin HALICI
2.1. Elektrik Tüketimini Azaltmak için Yapılması Gerekenler
Endüstriye isletmelerin ham madde haricinde en önemli
maliyet girdilerinden birisi hiç kuskusuz elektrik enerjisinin tüketimidir. Bu durumda bir endüstriyel tesis için
enerjinin minimum seviyede tüketilmesi için eğer yeni bir
tesis ise iyi bir projelendirme yapılarak dizayn edilmesi,
eğer eski bir tesis ise enerji verimliliği dikkate alınarak
revizyon yapılması gereklidir. Endüstride elektrik enerjisinin verimliliği için aşağıdaki noktalar ele alınacaktır.
• Elektrik motorları & Yolvermeleri
• Transformatörler
• UPS (Kesintisiz Güç Kaynakları)
• Tasarruflu Lambalar
• Kablolar
• Soğutma Üniteleri & İzolasyon
• Enerji Otomasyonu
2.2. Elektrik Motorları & Yolvermeleri
Elektrik enerjisinin yaklaşık % 65’i endüstrinin beygiri
denilen elektrik motorlarında kullanılmaktadır. Bu motorlar her ne kadar elektrik enerjisini verimli bir şekilde
mekanik enerjiye çevirseler de pek çok is kolunda bu
enerjinin yaklaşık % 20’si uygun olmayan yol verme mekanizmaları yüzünden boşa gitmektedir. Prosese göre
enerji uygulamak enerji kullanımında kayda değer bir
azalma sağlamaktadır. Motorun devir sayısındaki küçük
bir azalma bile büyük bir fark ortaya çıkarmaktadır ve
motorun hızını kontrol edebilmek için en etkili yöntem
AC değişken hız sürücülerdir[1].
Elektrik enerjisini mekanik enerjiye dönüstürmek veya
AC motorların kontrolu elektromanyetik induktans prensiplerine dayanır. Stator sarımlarındaki gerilim, akım ve
manyetik akının sekil yani yön degistirmesine sebep olur.
40
Bu yön degisimi düzgün sırayla oldugu müddetçe motor
dönmeye ve motorun rotoru bu dönen akıyı takip etmeye
baslar. Bu kontrol islemi prensip olarak normalde sabit
olan sebeke geriliminin frekans ve amplitudunu degistiren bir frekans konvertörü ile yapılır.
Sekil 2.1’de gösterilen inverter seması iki kademeli basit
bir inverter devresi olup 1 kV’a kadar olan AC gerilimler
için idealdir. [2].
Şekil 2.1 AC değişken hız sürücülerinin yapısı
En çok kullanılan güçlerdeki motorlar ele alındıgında bugün dünyada satılan motorların % 10’dan daha az bir kısmı, daha az bakım gerektirmesine ragmen, AC degisken
hız sürücüleri (VSD) ile donatılmıstır. Bir isleme enerji girisini AC degisken hız sürücüleri ile kontrol etmek, Sekil
2.2’deki pompa örneginde gösterildigi gibi, girisi azaltmak veya by-pass etmek gibi mevcut olan çok daha konvansiyonel ve basit islemlerden daha agır basmaktadır.
AC degisken hız sürücüleri, bir elektrik kontrol sinyaline
cevap olarak sebekeden gelen sabit bir besleme gerilimini degisken bir gerilime ve frekansa dönüstürerek çalısır-
lar. Frekanstaki degisiklik de, sürücüyle eslenen motorun
hızında (tork hızında) buna mukabil bir degisiklige sebep
olur. Bu da, motor hızının ve dolayısıyla da mevcut ekipman hızının akıs hızı veya sıcaklık gibi harici parametreler
esas alınarak ayarlanabilecegi anlamına gelmektedir.
En çok kullanılan güçlerdeki motorlar ele alındıgında bugün dünyada satılan motorların % 10’dan daha az bir kısmı, daha az bakım gerektirmesine ragmen, AC degisken
hız sürücüleri ile donatılmıstır. Bir isleme enerji girisini
frekans konverteri ile kontrol etmek, Sekil 2.2’deki pompa örneginde gösterildigi gibi, girisi azaltmak veya bypass etmek gibi mevcut olan çok daha konvansiyonel ve
ENDÜSTRİ OTOMASYON
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
MAKALE / Dr.Hüseyin HALICI
basit islemlerden daha agır basmaktadır.
Şekil 2.2 Basit kontrol metotları: eksik kontrol ve boşa
giden enerji
Bu metotların konstruksiyonu ilk bakısta hem daha basit,
hem daha ucuzdur. Ancak işin bir de arka planı vardır.
Böyle basit bir kontrol yöntemiyle optimum prosses kapasitesini yakalamak çok zordur. Herhangi bir kapasite
arttırım talebi genellikle mevcut konstruksiyonda bir değişikliği gerektirir.
Toplam işletme giderleri sadece yüksek olmakla kalmayıp örnegin giris vanasını kısmak veya girisi by-pass etmek, araba kullanırken bir ayağınızla gaza basarken öbür
ayağınızla frene basmak gibi, enerjinin bosa harcanması
demektir. Tam devirde dönen bir pompanın çıkış vanasını kısmak da aynı şeydir. Böyle verimsiz sabit devirli ve meknik kontrollu bosa giden gereksiz enerjiler ile
endüstrileşmiş ülkeler hız kontrol üniteleri kullanarak bir
kaç enerji santralı yapabilirler.
Frekans konverteri kullanılmayan bir motorda yük kapasite egrisi modifiye edilemez. Motor belli bir hızda belirli bir tork üretir ve maksimum tork sınırı asla asılamaz.
Ama motorun yol alması için daha yüksek bir yük kapasitesine ihtiyaç olursa o zaman da motoru daha büyük
boyda seçmeniz gerekir.
Degişken hız kontrolunun prensibinden hareketle AC
sürücülerin bazen asağıda sıralandıgı gibi, daha iyi bir
üretim kontrolu istendiginde gereken dahili özellikleri ve
fonksiyonları da vardır;
• Kontrol sinyallerinin süpervizyonu için gerekli giris ve
çıkıslar,
• Revers fonksiyonu,
• Lineer bir hızlanma veya yavaslama,
• Torku degistirerek gerilim ve frekans ayarı,
• Tork yükseltme,
• Mekanik titreşimi yok etme,
• Yükü sınırlayarak istenmeyen arızaları yok etme,
• Güç kaybını yumuşakça azaltmak,
• Geciktirme fonksiyonu,
• Kayma kompanzasyonu
Hız kontrolü, motor sisteminin bütününün verimini
önemli ölçüde artırabilir. Örnegin pompa ve fan uygulamaları gibi geleneksel sistemlerde, elektrik motoru pom-
payı veya fanı son hızda çalıştırır; arzulanan gaz veya sıvı
akış hızına ulaşmak için ise valfler, paletler ve benzeri kısıcı cihazlar yoluyla alınacak çıkış kısıtlanır. AC degisken
hız sürücüleri, bir elektrik kontrol sinyaline cevap olarak
şebekeden gelen sabit bir besleme gerilimini değişken
bir gerilime ve frekansa dönüştürerek çalışırlar. Frekanstaki değişiklik de, sürücüyle beslenen motorun hızında
(tork hızında) buna mukabil bir değişikliğe sebep olur. Bu
da, motor hızının ve dolayısıyla da mevcut ekipman hızının akış hızı veya sıcaklık gibi harici parametreler esas
alınarak ayarlanabileceği anlamına gelmektedir.
Hız kontrolü, motor sisteminin bütününün verimini
önemli ölçüde artırabilir. Örneğin pompa ve fan uygulamaları gibi geleneksel sistemlerde, elektrik motoru pompayı veya fanı son hızda çalıştırır; arzulanan gaz veya sıvı
akıs hızına ulaşmak için ise valfler, paletler ve benzeri
kısıcı cihazlar yoluyla alınacak çıkış kısıtlanır.
Sistemi son hızda çalıştırmak ve ardından alınacak çıkışı
sınırlamak şüphesiz ki çok verimsiz bir işlemdir. Bazı uygulamalar, motor hızındaki orta düzeyde bir düşüşün bile
enerji tüketimini hatırı sayılır miktarda azaltabileceğini
kanıtlamıştır. Pompaların ve fanların performansını yöneten çekim kuvveti yasalarına göre, örneğin %80 hızla
çalışan bir pompa, son hızda çalışan bir pompanın kullandığı enerjinin yalnızca %64’ünü, elektriğin de yalnızca
%50’den biraz fazlasını kullanır.
VSD’ler ile hız kontrolü metoduyla enerji ve emisyon tasarrufu konusunda yeni bir durum ortaya çıkmaktadır.
Pompalar, fanlar, kompresörler, ekstrüderler ve diger
motor uygulamaları, endüstriyel elektrik tüketiminin
2/3’ünü olusturmakta ve bu da dünyadaki toplam elektrik
kullanımının %40’ını temsil etmektedir.
Bununla beraber, motorların %10’dan azı sürücülerle
çalıştırılmakta ve 2,2 kW’ın altındaki motorlu uygulamaların %97’sinde hiçbir hız kontrol mekanizması bulunmamaktadır. Tahminlere göre Avrupa kıtasının tamamında AC degişken hız sürücüler kullanılsaydı, yıllık
elektrik tasarrufu 50 milyon MWh degerine ulasabilirdi.
Bu, 25 milyon ton karbon dioksite veya kabaca bir hesapla Finlandiya’nın toplam yıllık emisyonunun dörtte birine
denk düşmektedir [3].
AC degişken hız sürücülerin ekonomik faydalarını he-
41
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
ENDÜSTRİ OTOMASYON
MAKALE / Dr.Hüseyin HALICI
saplamak nispeten kolay bir iştir. Yatırım maliyeti, enerji
tüketimindeki kesinti ve elektrik maliyeti meseleleri zaten
bilinir. Böylelikle, sistemin kendini amorti etme süresi de
hali hazırda hesaplanabilir olmaktadır. AC değişken hız
sürücülerin çevresel etkilerini rakamlara dökmek ise biraz daha karmasık bir meseledir.
AC değişken hız sürücüler, makinelerin, pompaların, mikserlerin, fanların ve kompresörlerin hızını kontrol ederek
prosesin gerekliliklerini yerine getirir. Pek çok uygulamada AC değişken hız sürücüleri o kadar büyük miktarda
enerji tasarrufu sağlar ki ekonomik anlamda kendilerini
amorti etmeleri birkaç aydan fazla sürmez.
2.3. Transformatörler
Transformatörler bir endüstriyel tesisin motorlar gibi
olmazsa olmaz elemanlarından birisidir. Her tesiste mutlaka en az bir tane bulunan transformatörler, uygun büyüklükte güçlerde seçilmelidir. Çünkü transformatördeki
demir ve bakır kayıpları transformatörün büyüklüğü oranında artmaktadır. Dolayısıyla büyük transformatörler ile
küçük yükler beslendiğinde gereksiz yere enerji kaybına
yol açmaktadır.
Genellikle trafolar olması beslenecek yüke göre gerekenden daha fazla büyük seçilmektedir. Bu durum doğal beslenecek yük ile transformatör kayıpları arasındaki
oranı arttırmaktadır. Örnegin 550kVA ihtiyaç olan bir tesiste ilerdeki gereksinimler düsünülerek 600kVA yerine
1000kVA’lık bir transformatör alındığını varsayılırsa, sürekli olarak üretici firmaya baglı olarak belli oranda (ortalama yaklaşık %2) civarında bir kayıp olacaktır. Bu da
her saat yaklaşık 16kW’lık bir enerji kaybı olarak ortaya
çıkmaktadır. Oysa 600kVA seçilse sadece 9kW bir kayıp
olacaktı. Elbette ilerisi düsünülerek bazı seçimle yapılmalıdır. Ancak transformatörde paralel kullanmak, ya da
yükleri bölerek daha küçük trafolar kullanmak mümkün.
Ayrıca bakım açısından da 1 adet büyük transformatör
yerine 2 ya da 3 adet transformatör kullanmak daha
avantajlıdır.
Eger bir tane büyük transformatör var ve bozulursa tüm
tesis is görmez hale gelir. Ancak yükleri uygun sekilde
ayrılarak 2 ya da 3 transformatör kullanılırsa, elbette
sadece bozuk olan transformatördeki yükler çalısmaz
durumda olacaktır. Diğer bölümler islerine devam edebileceklerdir.
42
2.4. UPS (Kesintisiz Güç Kaynakları)
Kesintisiz güç kaynakları (UPS) da transformatörler gibi
endüstriyel tesislerde sıkça kullanılan cihazlardır. Kesintisiz güç kaynakları enerji kesildiginde önemli olarak
adlandırdıgımız yüklerin çalışmalarını kesintisiz olarak
sürdürmelerini sağlamaları için kullanılan vazgeçilmez
aktif cihazlardır.
Bu cihazlarda da yine sıkça transformatör seçiminde olduğu gibi yapılan bir hata vardır. O da olması gerekenin
çok ama çok üzerinde bir güçte kesintisiz güç kaynağının
seçiminin yapılmasıdır. Kesintisiz güç kaynaklarındaki
kayıplar transformatörlere nazaran yanlış seçim yapılırsa daha da gereksiz kayıplardır. Çünkü kesintisiz güç
kaynakları aktif cihazlar olup, sürekli olarak cihazın kendi
dahili harcadığı yük vardır. Bu yük ister enerji kesilsin
ister kesilmesin sürekli olarak harcanmaktadır.
Dolayısıyla kesintisiz güç kaynağı seçimi yaparken gerçekten yük iyi hesap edilip, ona göre seçim yapılmalıdır.
Aksi halde belki haftada ya da ayda bir kesinti olmasında
kullanılacak bir ihtiyaç için sürekli yüke göre büyük güçte seçilmesinden kaynaklı aşırı tüketilen ve boşa giden
bir enerji söz konusudur. Kesintisiz güç kaynakları da
istenilirse kolaylıkla paralellenebilir ya da yük paylaşımı
mantığıyla ayrı yükler ayrı kesintisiz güç kaynagı ile beslenebilir.
2.5. Kablolar
Endüstriyel bir tesiste ve elektrik sistemini kablosuz
düsünülemez. Elbette kablosuz düşünemediğimiz bu
elektrik sisteminde kablolarında dogru projelendirilmesi
sonucu elektrik tasarrufu yapılabilmektedir. Transformatörlerin ve kesintisiz güç kaynaklarının aksine kabloların
olması gerekenden daha büyük seçilmesi gereklidir. İlk
maliyeti biraz yüksek olsa da işletme maliyeti kesinlikle
daha düşük olacaktır.
Bilindigi üzere kabloların seçimi daha doğrusu tasıyacakları akım kapasitesi ve dolayısıyla kesiti, oluşan yüke
göre seçilmektedir. Yapılan çalısmalar ve tecrübeler
göstermektedir ki, endüstriyel tesislerde genellikle kablo
daha küçük ya da kesitleri gerektiği kadar seçilmektedir. İlk tesis anında yeterli olsa da, kablolar, daha sonra
eklenen yüklerin etkisiyle kapasitelerinin üzerinde yüklenmelerine neden olur. Bu da kabloların üzerinde daha
fazla enerji harcanmasına ve enerjinin gereksiz yere ısıya
ENDÜSTRİ OTOMASYON
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
MAKALE / Dr.Hüseyin HALICI
dönüşmesine neden olur. Çünkü kesiti düsük kablonun
direnci yüksek olacak ve dolayısıyla üzerinde daha fazla güç harcanacak yani ısıya dönüşecektir. Endüstriyel
tesislerde mümkün oldugunca kablo kesiti ihtiyacımıza
göre daha kalın seçilmelidir. Böyle bir durumda ilerde
yük artsa bile belli bir oranda pay olmasından kaynaklı
kablolarda gereksiz güç harcanması ve dolayısıyla ısınma
oluşmayacaktır.
2.6. Soğutma Üniteleri & İzolasyon
Endüstriyel tesislerde dikkate alınacak diger bir nokta
ise soğutma üniteleridir (Chiller). Bu üniteler genellikle
ihtiyacın üzerinde seçilerek çalıştırılmaktadırlar. Buna
ilaveten soğutma izolasyonuna da dikkat edilmeyince endüstriyel tesislerde soğutma üniteleri için hatırı sayılır bir
enerji kaybı oluşmaktadır.
2.7. Enerji Otomasyonu
Enerji ihtiyacını ucuz karşılamanın ve en önemlisi mevcut
enerjinin verimli sekilde kullanmanın en etkili yolu enerjiyi kontrol etmektir. Endüstriyel tesislerde enerji verimliligini gerçekleştirebilmek için enerjinin mutlak suretle
izlenmesi ve değerlendirilmesi ile enerji kontrol edilebilir.
Endüstriyel tesislerde ya da binalarda bulunan makinelerin, mekanik, ısıtma, soğutma, havalandırma, aydınlatma, bina içi nakil araçları asansör, yürüyen merdiven ve
diger elektrik enerjisi kullanan düzenlerin enerji ihtiyaçlarını sağlayan kaynaklar ve ekipman üzerindeki enerjiyi;
• Ölçme
•İzleme
• Kayıt
• İşlevsel denetim ve uzaktan kontrol
• Diger bilgi işleme ve otomasyon çevrimlerine online
veri sağlama özelliklerine sahip otomasyon sistemine
enerji otomasyonu adı verilir.
Enerji otomasyonu olmayan bir tesiste enerji verimliliğinin farkına varmak hem zor ve hem de enerji verimliligini
uygulamak o derece zordur. Demek ki bundan önce bahsedilen enerji verimliliği ile ilgili adımları atmazdan önce
yapılması gereken ilk iş mevcut sistemi ve gelistirilecek
sistemi izleme ve kontrol etmeye müsait bir enerji otomasyonuna bir an önce geçmektir.
3. Tartışma
Günümüzde firmalar arasındaki rekabette en üst noktaya
ulaşılmıştır. Bu da endüstriyel tesislerin en önemli girdi
maliyetlerinden birisini oluşturan enerjiyi optimum düzeyde kullanmaları gerektiğini ortaya çıkarmıştır. Yeni
enerji kaynakları üzerinde yapılan çalışmalar her ne kadar kullanılmaya baslasa da ister üretim tesislerinde ister günlük hayatımızda enerjiye ihtiyaç duyulan miktarda
daha fazla artmaktadır. Dolayısıyla enerjiyi verimli kullanmak üzerine daha atılacak pek çok adım bulunmaktadır.
Bu adımların ne olacağı ise en günümüzde dünyamız için
önemli tartışma konularından birisidir.
4. Sonuçlar
Türkiye’de her alanda oldugu gibi endüstri kesiminde
enerjinin yeterince verimli kullanılmadıgı istatistiki verilerden anlaşılmaktadır. Özellikle sanayinin bazı alt sektörlerinde enerjinin oldukça verimsiz kullanılması nedeniyle,
enerji verimliligi daha önemli hale gelmiştir. Bu hem ülkenin dısa bağımlılıgının artmasına hem de endüstriyel
tesislerimizdeki üretimin yurt dışındaki rakiplerine karşı
rekabet gücünün azalmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla endüstriyel işletmeler varlıklarını korumaları için
ister yeni kuracakları tesisler hali hazırda tesisler olsun,
minimum miktarda enerji kullanarak hem isletme hem de
ürün maliyetlerini minimuma indirmeleri için gerekli çalışmaları yapmaları gerekmektedir.
5. Teşekkür
TOK 2009 Düzenleme Kuruluna ve özellikle Sayın Dr. Seref Naci Engin’e bana böyle bir fırsatı verdigi için tesekkür ederim.
6. Kaynakça
[1] Wikstroem P., Tolvananen J., Savolainen A., Barbosa, P., “Saving energy through power efficiency” ABB
Review 2/2007, 73–80.
[2] Jörg, P., Scheuer G., Wikström P., “A higher levelof
efficiency” ABB Review 4/2007, 26–31.
[3] Pieder Jörg, Panu Virolainen, Roelof Timmer, “Combined with electric motors of any power rating, ABB’s AC
drivesare winning the race in terms of energy efficiency
and process control” ABB Review 3/2008, 26– 29
43
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
ENDÜSTRİ OTOMASYON
GE, enerji ve perakende sektörünü
Current, powered by GE ile
dönüştürüyor
• GE, enerji sektörünü dönüştürmek üzere farklı iş kollarını dijital çağın gücü ile birleştirerek endüstride bir
ilk olan Current, powered by GE şirketini kurdu.
44
• GE’nin LED, Güneş Enerjisi, Enerji Depolama ve
Elektrikli Araç iş kollarını endüstride bir ilk olarak endüstriyel güce sahip Predix platformu ile birleştiren bir
enerji şirketi olan Current powered by GE, bugünün ve
geleceğin müşteri ihtiyaçlarına yönelik olarak maliyet
açısından en uygun ve verimli çözümleri sunuyor.
• İnternet çağı ile birlikte şekil değiştiren ve e-ticaretin
olanakları ile kendi içinde ciddi bir rekabet yaşayan perakende sektörü şimdi de LED’lerle hem enerji hem de
iş verimliliğinde yeni bir dönüşümün daha eşiğinde.
Ticari, endüstriyel ve resmi kurumların enerji yönetimi
için kullandıkları yöntemleri tamamen değiştirmeyi hedefleyen GE, farklı iş kollarını endüstride bir ilk olarak
bulut tabanlı Predix platformu ile birleştirerek yeni bir
enerji şirketi olan Current powered by GE’yi kurduğunu
açıkladı.
• Current powered by GE, Multi Mall ile birlikte Orta Doğu,
Afrika ve Türkiye bölgesinde büyük bir anahtar teslim aydınlatma çözümü için ortak bir çalışmaya imza atıyor.
GE bilançosunda yer alacak olan Current şirketi, GE’nin
LED, güneş enerjisi, enerji depolama ve elektrikli araç
iş kollarını endüstride bir ilk olarak bütünsel bir yak-
ENDÜSTRİ OTOMASYON
laşımla bir araya getiriyor. Current’ın ticari portföyü
sensör destekli donanım, yazılım, ikmal, ürün yönetimi
ve finans çözümleri içeriyor.
Kurumların elektrik faturaları yüzde 20’ye varan oranda azalabilecek
GE’nin bulut tabanlı Endüstriyel İnternet platformu
olan Predix platformu sayesinde Current, powered
by GE, müşterilerin enerji tüketimini analiz edecek ve
müşterilere modeller ve ihtiyaçlarla ilgili veriler sunacak. Current, ayrıca tüketimin en yüksek olduğu saatlerde tüketimi azaltmaktan, sensörler ve ağ bağlantılı
sistemler yoluyla müşterilere yeni gelir akışı sağlamak
için kendi tesislerinde elektrik üretimine kadar verimliliği artıracak önerilerde bulunacak.
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
Bu gelişmiş çözümler, müşterilerin elektrik faturasında yaklaşık %10 ila %20’lik bir tasarruf sağlamasına
ve kamu hizmeti sağlayan kuruluşların dağınık yükü
daha iyi yönetebilmesine yardımcı olacak.
Current, powered by GE CEO’su Peter Lau, müşterileri
verimli enerji modellerine odaklayacak
GE, bugünün ve geleceğin müşteri ihtiyaçlarına yönelik
olarak maliyet açısından en uygun ve verimli çözümleri
saptamak ve sunmak üzere kurduğu enerji şirketi Current, powered by GE için Avrupa ve Orta Doğu bölgesi
CEO’su olarak Peter Lau’yu görevlendirdi. Avrupa ve
Orta Doğu bölgesinde faaliyet gösterecek yeni şirketin
başına geçecek olan Peter Lau, Current’ın müşterilerin
enerji tüketimlerini yönetme yöntemlerini değiştirme-
45
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
ENDÜSTRİ OTOMASYON
lerine yardım edecek yeni ve verimli enerji modellerine
odaklanmasını sağlayacak.
Lau, Current ile ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Current, enerji verimliliği sağlayan donanım ve yazılım
kombinasyonunu ve enerji tedariğini tamamen farklı
bir biçimde sunuyor. Bölgemizdeki müşterilerin ticari
hedeflerini gerçekleştirmek için güçlü bir strateji oluşturmalarında destek olmayı, maliyetleri ve karbon salımını azaltmayı, ve endüstrinin enerji seçme ve tüketme
şeklini tamamen değiştirmeyi heyecanla bekliyorum.”
Current LED’lerle perakende sektöründe dönüşüm
başlatıyor.
Current’ın çözümleri, büyük kurumlar tarafından operasyonlarını dönüştürmek, enerji verimliliği sağlamak
ve maliyetleri azaltmak için pilot olarak uygulanmaya
başladı. Avrupa ve Türkiye’de prestijli alışveriş merkezlerinin sahibi olan, yöneten ve geliştiren Multi Turkey, ise GE ile birlikte bu yolculuğa çıkan ilk AVM olma
özelliğini taşıyor. Multi Turkey’nin 90 alışveriş merkezinde her yıl ağırladığı 400 milyonu aşkın ziyaretçi
6.000’i aşkın mağaza, restoran ve cazibe merkezinde
yılda tahmini olarak 4 milyar Euro harcama yapıyor.
İnternet çağı ile birlikte şekilde değiştiren ve e-ticaretin
olanakları ile kendi içinde ciddi bir rekabet yaşayan perakende sektörü şimdi de LED’lerle hem enerji hem de
iş verimliliğinde yeni bir dönüşüme hazırlanıyor. LED
aydınlatma, perakende sektörüne, önemli miktarda
tasarruf imkanları ve verimlilik getiriyor. Bu dönüşümün öncülerinden General Electric (GE), aydınlatmada
önemli oranda enerji verimliliği sağlayan LED’lerle,
akıllı sensörlerin tüketici alışkanlıklarının birebir izlenebilmesini sağlayacağı yeni bir çağa ışık tutuyor.
Tüm dünyada alışveriş merkezleri olan dev perakende
zinciri Multi Turkey ile anlaşma yapan Current powered by GE, şirketin Türkiye’deki 11 alışveriş merkezinde başlayan proje ile sektörü dönüştürmeye başlıyor.
Perakendecilerin değişim geçirdiği bu dönemde hem
online hem de fiziksel mağazaları olan şirketlerin endüstri lideri olmaya başladığını ifade eden Current
46
powered by GE MEAT (Orta Doğu ve Kuzey Afrika)
Bölgesi Genel Müdürü Erdem Soyal ekonomik açıdan
kendilerini idame ettirebilen fiziksel mağazaların, marka bilinirliği sağlayarak ve genellikle de online alışverişte artışa yol açarak önemli birer pazarlama aracı
işlevi de gördüğünü belirtti.
Entegre alışveriş deneyimi sunan mağazalar alışveriş alışkanlıklarından faydalanacak
Fiziki mağazalar, çevrimiçi perakendecilere göre bir
dizi eşsiz özelliğe sahip. Müşteri deneyiminin perakendeciler tarafından kişiselleştirilmesi şirketlerin sürdürülebilirliğine yönelik önemli faydalar sağlıyor. Bunun
ayrımına varan perakendeciler için de, enerji verimliliği
sağlayan teknoloji olarak hayatımıza giren ama dijital
çağda sayısız katkı sunabilen LED’ler kritik role sahip.
Konuyla ilgili değerlendirme yapan Erdem Soyal, “LED
ENDÜSTRİ OTOMASYON
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
sahibi ve yönetim ve geliştirmede öncü bir kuruluş
olan Multi Mall, verimliliği önceliklendirerek dijital
çağa uyum sağlamayı hedefledi. LED’deki geleceği gören Multi Mall, kısa bir süre önce Orta Doğu, Afrika
ve Türkiye (MEAT) bölgesinde çok büyük bir anahtar
teslim aydınlatma çözümü için GE ile bir ortak bir çalışmaya imza attı.
Multi Turkey Operasyon Direktörü Joao Xavier, proje ile ilgili değerlendirmesinde enerji tasarrufu, operasyonel maliyet giderlerinin azalması noktasında
LED’lerin katkısını vurguladı.
Joao Xavier “Anlaşma kapsamında Current, Türkiye’de
bulunan alışveriş merkezlerimizin otoparklarını, arka
ofislerini, koridorlarını ve merdivenlerini LED aydınlatma ile donatacak. Şu anda Forum İstanbul ve Marmara
Forum olmak üzere iki alışveriş merkezimizde proje
başladı. Bu sayede yıllık olarak 3,6 milyon KWH’den
fazla enerji tasarrufu sağlayacağız ve mali tasarrufumuzu arttıracağız. Bakım maliyetleri şimdiden tamamen ortadan kalktı ve operasyonel maliyeler yüzde
50’den fazla oranda düştü. Müşterilerimizin alışveriş
alışkanlıklarına dair bilgimizi artırmak ve daha etkin
pazarlama stratejileri ile ilerlemek adına önümüzdeki
dönemde de LED’lere sensörlerin eklendiği bir aşamaya geçmeyi planlıyoruz” dedi.
teknolojisi perakende sektöründe çok büyük bir fırsat.
LED’in sağladığı enerji tasarrufu projenin tamamının
maliyetini çıkartabiliyor. Multimall, sahip olduğu zincirlerde ayda yaklaşık 65 bin Euro aydınlatma maliyeti
ile ilgili sorununa bir çözüm arıyordu. Mağazada alışveriş yaparken teknolojiyi kullanma, müşteri deneyimini daha da iyileştirme ve kişiselleştirme potansiyeline
sahip LED aydınlatma, bir mağazanın sunduğu genel
his ve görünümü önemli ölçüde etkileyebilir. Genç
popülasyona kesintisiz ve entegre bir alışveriş kanalı
(omni-channel) deneyimi sunan şirketler, hiç şüphesiz
ki bu popülasyonun daha parçalı bir yapıya sahip alışveriş alışkanlıklarından faydalanacak.” dedi.
Multi Turkey LED’deki geleceği gördü; dönüşümü
başlattı
Avrupa ve Türkiye’de prestijli alışveriş merkezlerinin
Hareket sensörlü akıllı LED’ler için pilot uygulama başlayacak Multi Turkey, alışveriş merkezlerinden birini
pilot olarak seçerek hareket sensörleri yerleştirecek.
Perakende ortamlarına yönelik akıllı çözümlerin bir
parçası olarak LED’ler, interaktif bir alışveriş deneyimi
sunmak üzere Endüstriyel İnternet ile birlikte çalışacak. Bu pilot uygulama, LED aydınlatmanın potansiyelini ortaya koyacak ve teknolojinin gelişmesi ile birlikte
kuruluşun da sürekli kendini geliştirdiğini gösterecek.
İşbirliğinin bir sonraki aşamasında yakın gelecekte
Türkiye’deki diğer alışveriş merkezlerinde acil durum
ışıkları, gömme ışıklar ve dış mekanlardaki çevresel
aydınlatmanın LED ile değiştirilmesi planlanıyor. Bu,
Current powered by GE ile Multi Turkey’nin birlikte
ilerleyeceği bir yolculuk.
47
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
ENDÜSTRİ OTOMASYON
ELEKTRİK’TE GÜÇ ARTIK
ÖZEL SEKTÖRDE!
Anadolu Ajansı’nın Mayıs 2016 tarihli ve “Elektrik dağıtım şirketlerini birinci elden denetleyeceğiz” başlıklı
haberine göre, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat
Albayrak, 7 Mayıs’ta Trabzon’da gerçekleşen Elektrik
Dağıtım Hizmetleri (ELDER) 9. Sektör Toplantısı’na
katılarak, 2016-2020 uygulama döneminde elektrik dağıtımının ilk kez tamamen özel sektör tarafından yapılacağını dile getirmiş.
Aslında bu haber bir parça malumu ilam etmek gibi
oluyor belki; çünkü EÜAŞ-Elektrik Üretim Anonim
Şirketi’nin 2015 tarihli “Elektrik Üretim Sektör Raporu
2014”na göre, “EÜAŞ’ın bu üretimde 2012 yılında sahip olduğu pay %37,8’den, 2013 yılında %33,4’e, 2014
yılında ise 4 santralın daha özelleştirilmesiyle birlikte
%28,1’e düşerken, geri kalan %71,9’luk üretim ise özel
50
sektör tarafından karşılanmaktadır.”
Yine de bu haber, ‘Elektrik Özelinde’ sektörün nerede
olduğunu çok net ifade ediyor.
ELDER toplantısında önümüzdeki 5 yıla yönelik hedef
ve planların masaya yatırılacağını ifade eden Albayrak,
şöyle devam etmiş: “Üretilen elektriğin kesintisiz ve
kaliteli olarak tüketiciye ulaştırılması sistem için artık
asgari gerek şart haline dönüştü. Hepinizin bildiği gibi
elektrik dağıtım faaliyeti 2008 yılında başlayan ve 2013
yılında tamamlanan bir özelleştirme süreciyle özel sektör marifeti ile yapılmaya başlanmıştır. Yine dağıtım ve
perakende faaliyetleri ayrıştırılarak piyasada rekabetin
oluşumuna ve ticaretin serbestleşmesine önemli katkılar sağlanmıştır. Artık devletin müessese mantığı ve
yapısıyla üretilen hizmetler yerine profesyonel şirketler
ENDÜSTRİ OTOMASYON
haline dönüştürülmüş, katma değeri olan ve geleceğini
planlayabilen bir yapının oluşumu konusunda önemli
mesafeler alınmıştır. Elektriğin üretim tesislerinden
tüketim noktalarına kadar taşınması ve yeterli, kaliteli,
sürekli ve kesintisiz sunumu için önemli büyüklükte iletim ve dağıtım altyapısının inşa edilmesi ve işletilmesi
gerekmektedir.”
Geçen hafta TBMM’nin ilgili komisyonunda onaylanan
Elektrik Piyasası Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile elektrik dağıtım şirketlerini (EDAŞ) etkileyen ve önemli sorun teşkil eden
kayıp-kaçak konusu, tarifeler, lisanslama süreçleri ile
piyasa işleyişinde aksaklıklara sebebiyet veren hususların çözümünün amaçlandığını anlatan Albayrak, konuşmasını şöyle sürdürmüş:
“Sektörün özelleştirme sonrası göstermiş olduğu performans hiç azımsanmayacak kadar önemlidir. Piyasa
mekanizmaları içerisinde eksiklikler giderilmiş yaklaşık
ortalama yaşı 20 civarında olan şebeke iyileştirilmesi
sağlanmaya başlanmıştır. Gelinen bu aşamada sistemin
jargonu bile değişmiştir. Daha önce kullanılmayan belki
sadece bir fikir olarak zikredilen bazı konular artık icra
edilecek fiili durumlara dönüşmektedir. Elektrik dağıtım faaliyetinin sürdürülebilirliğinin sağlanması konusunda daha fazla söze ihtiyacın olmadığını düşünüyorum. 780 bin kilometrelik alanda yaklaşık 36 milyona
yakın aboneye hizmet veren büyük bir dağıtım şebekesine sahibiz. Bu şebeke, dünyanın 5’inci, Avrupa’nın
2’inci büyük şebekesi durumundadır. Yaklaşık 15 milyon direk, yaklaşık 1,3 milyon kilometre hat, yaklaşık
400 bin trafo, 74 bin megavat kurulu gücü, 264 milyar
kilovatsaat elektrik tüketimi, bu fiziksel büyüklüklerin
yanı sıra mali olarak da ülke ekonomisi içinde önemli
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
olan büyüklüklere sahip bir sektör; 2010-2015 yılları
arası yaklaşık 13 milyar lira yatırım, 27 milyar lira işletme bütçesi, 2015-2020 yılları arası yaklaşık 18 milyar
lira yatırım, 43 milyar lira işletme bütçesi, olmak üzere
10 yıl içerisinde ülkemiz toplamda 101 milyar liralık bir
yatırım tutarını sadece elektrik dağıtım sektörüne harcamış olacaktır. Bu büyüklüklerin doğru yönetilmesinin
ne kadar önemli olduğu ve çok küçük bir hatanın dahi
büyük maliyetlere sebebiyet vereceği çok açıktır.”
Aynı toplantıda konuşan TBMM Sanayi, Ticaret ve Enerji
Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız da ekonomik büyüme, sanayi üretimi ve günlük hayatın gereklilikleri için
elektriğin olmazsa olmaz olduğunu vurgulamış. Son 13
yılda Türkiye’nin yüzde 5, sanayi üretiminin yüzde 5,3
ve elektrik enerjisi talebinin de yüzde 5,4 büyüdüğünü
anlatan Altunyaldız, Türkiye’nin bölgede enerji merkezi
olabilmesi için çok önemli bir konumda bulunduğunun
altını çizmiş.
Altunyaldız, bu bağlamda hükümetin programında yer
alan hedefleri desteklediklerini ve Türkiye’nin yerli ve
yenilenebilir enerji kaynaklarını maksimum seviyede
kullanması için de Bakanlık ve Komisyonun çalışma
içinde olduklarını söylemiş. Yerli kömürden elektrik
üretimini destekleyecek, yatırımlarda kullanılacak yerli ekipmanların ve teknolojinin yurt içinde üretilmesini
sağlayacak kanun teklifinin Komisyonda onaylandığını
anımsatan Altunyaldız, nükleer santral kurulmasında
proje onayı, maden sahalarının değerlendirilmesi, lisanslama ve tarifelerin uygulanmasındaki sorunların
giderilmesinde yönelik çözümler için işbirliklerinin sürdüğünü ve süreceğini de sözlerine eklemiş.
Elektrik alanında gelinen bu son noktanın hazırlıkları
51
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
aylar öncesinden yapılmış gibi. Anadolu Ajansı’nın Şubat 2016 tarihli ve “Elektrikte altyapıya 18 milyar lira
yatırım” başlıklı haberi şöyle: “Elektrikte altyapı iyileştirmeleri için, 2016-2020 yılları arasındaki dönemde
18 milyar lira harcanacak. Elektrik Dağıtım Hizmetleri
Derneği (ELDER) Genel Sekreteri Uğur Yüksel, elektrik dağıtımında orta vadede yapılacak yatırımların ilgili
kurumların beklentisiyle yaklaşık yüzde 120 arttırıldığını belirterek, ‘2016-2020 döneminde elektrikte altyapı
iyileştirmeleri için 18,4 milyar lira yatırım yapılacak.
Yatırım bütçesinin 17 milyar liralık bölümü şebeke, 1
milyar lirası da teknoloji yenilemeye ayrıldı’ dedi.
Yüksel, yaptığı açıklamada, elektrik dağıtım şirketlerinin 2011-2015 döneminde 8,5 milyar lira bütçe ayırdığını, bu miktarın 2016-2020 döneminde Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığı ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) talimatıyla arttırıldığını söyledi.
Yatırımların eskiyen, yaşlanan şebekelerin yenilenmesinde, nüfus ve talep artışı meydana gelen bölgelerin
elektrik altyapısının güçlendirilmesinde kullanılacağını
anlatan Yüksel, şöyle konuştu: ‘Elektrik dağıtımında
orta vadede yapılacak yatırımlar yaklaşık yüzde 120 arttırıldı. 2016-2020 döneminde elektrikte altyapı iyileştirmeleri için 18,4 milyar lira yatırım yapılacak. Yatırım
bütçesinin 17 milyar liralık bölümü şebeke, 1 milyar
52
ENDÜSTRİ OTOMASYON
lirası da teknoloji yenilemeye ayrıldı. Yatırım miktarı
ocak ayından itibaren geçerli olan yüzde 6,8’lik zammın
içindeki dağıtım bedeli artışına da yansıdı. Ocak 2015
ile Ocak 2016 arasında kilovatsaat başına dağıtım bedeli 3 kuruş arttı. Bu artışın en temel nedeni daha önce
dağıtım, iletimi, kayıp enerji ve sayaç okuma bedeli olarak isimlendirilen 4 ayrı kalemin dağıtım bedeli olarak
tek başlıkta toplanması. İlaveten, dağıtım şirketlerinin
5 yıllık yatırım yükümlülüklerinin 8,5 milyardan 18,4
milyar liraya çıkarılması da kilovaatsaat başına gelen
bu 3 kuruşluk artışın içinde yer alıyor.’
Türkiye elektrik dağıtım şebekesinin ortalama yaşının
30 yılın üzerinde olduğunu ifade eden Yüksel, ‘Özelleştirmelerin hedeflenenden daha geç tamamlanması ve
kamu döneminde dağıtım şebekesi yatırımlarının yeterli seviyede yapılamaması, Türkiye dağıtım şebekesini
Avrupa’nın en yaşlı şebekelerinden birisi haline getirdi.
Bu durum doğal olarak kesinti sayılarını arttırıyor, kesinti sürelerini uzatıyor. Bakım ve onarım maliyetlerini
yükseltiyor’ değerlendirmesinde bulundu.
Şebekenin bir an önce yenilenmesi gerektiğinin altını
çizen Yüksel, ‘Sadece mevcut şebekeyi yenilemek de
yetmiyor. Türkiye’nin büyüyen enerji talebini karşılamak ve kentsel dönüşümün yol açtığı yeni yerleşim
ENDÜSTRİ OTOMASYON
merkezlerine elektrik verebilmek için yeni dağıtım şebekesi yatırımlarına da ihtiyaç var. Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ (TEDAŞ) döneminde Türkiye’nin yıllık yatırım
bütçesi 550 milyon lira ile sınırlıydı. Özel şirketler sadece bu yıl 3,7 milyar lira yatırım yapacaklar ve 2020
itibarıyla bu rakam 18,4 milyar lirayı bulacak’ diye konuştu.
Yüksel, bu artışların gerekçesinin belli olduğunu, Bakanlık ve EPDK tarafından dağıtım şirketlerinin yatırım
süreçlerinin denetlendiğini vurguladı.
Dağıtım şirketlerinin herhangi bir nedenle yatırımları
gerçekleştirmemeleri durumunda finansal yaptırımlarla karşı karşıya kaldıklarını belirten Yüksel, teknoloji
yatırımları için ayrılan bütçenin akıllı şebekeye geçiş
süreçlerini olumsuz etkileyebileceğini ve bu husustaki
görüşlerini de EPDK ile paylaştıklarını dile getirdi.
Yüksel, kurumun bu konuyu değerlendireceğini ve
özellikle Türkiye Akıllı Şebeke Yol Haritası çalışmasını
da dikkate alarak, bu bütçeyi artırabileceğini düşündüklerini sözlerine ekledi.”
Elbette ki basına yansıyan bu yatırımlar olumlu gelişmelerdir. Ama biz ‘Elektrik’ alanındaki temel duruma
dair daha çok bilgi edinmek için Türkiye Sınai Kalkınma
Bankası’nın “Elektrik Sektörü 2015 Dördüncü Çeyrek
Değerlendirmesi” raporuna baktık.
Şöyle deniliyor raporda:
“2013 yılında elektrik talebindeki artış yavaşlarken,
üretim kapasitesindeki artış hız kazanmış ve sektörde
önemli miktarda kapasite fazlası oluşmuştu.
Kapasite fazlasının 2014 ve 2015 yıllarında artmaya
devam ettiği görülüyor. 2014 sonunda 69,5 GW olan
toplam kurulu güç 2015’te %5,2 artarak 73,1 GW’a
ulaştı. En fazla kurulu güç artışı hidroelektrik ve rüzgar
santrallerinde oldu.
2015 yılı sonunda 2014 yılına kıyasla hidroelektrik kurulu gücü 2,2 GW, rüzgar 0,9 GW arttı. Yerli kömür
santrallerinde de 2015’te yıl boyunca devreye giren büyük projelerin etkisiyle 0,5 GW artış oldu. 2015 yılında
jeotermal kurulu gücü 0,2 GW, lisanssız güneş enerjisi
santralleri 0,2 GW arttı.
Doğalgazda bir taraftan yeni ve büyük ölçekli santraller
devreye alınırken, diğer yandan küçük ölçekli, eski ve
verimsiz santraller kapatıldığından 2015 yıl sonunda
kurulu gücü 0,7 GW geriledi. Kapanan santrallerin çoğu
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
1990’lı yıllarda devreye alınmış, düşük verimlilikle ve
yüksek maliyetle çalışan santrallerdi. Elektrik satış fiyatlarının 2015 yılında ciddi oranda düşüş kaydetmesi
karşısında doğalgaz maliyetlerinin yüksekliği, eski teknolojiyle çalışan santrallerin verimliliği yüksek santrallerle rekabet edemeyerek kapanmasına yol açtı. Verimliliği %50’nin altında kalan doğalgaz santrallerinin
faaliyet gelirlerinin giderlerini karşılayamayacak düzeye
başabaş noktasının altına indiği izlendi. Diğer yenilenebilir kaynakların (biyokütle, jeotermal ve güneş) kurulu
gücünde 0,5 GW artış olurken, en fazla artış 219 MW
artışla jeotermal santrallerde görüldü. Sisteme 2014
başından itibaren dahil olmaya başlayan güneş enerjisi
santrallerinin kurulu gücü 209 MW’lık artışla 249 MW
seviyesine ulaştı. 2013 yılında EÜAŞ’a bağlı santrallerin toplam kurulu güç içerisindeki payı %37 seviyesindeyken, bu oran 2014 yılında %31’e, 2015 yılında ise
%28’e geriledi. 2014 yılında Yatağan, Çatalağzı, Kemerköy ve Yeniköy termik santrallerinin; 2015 yılında
ise Orhaneli termik, Soma B termik, Kadıncık I-II HES,
Karacaören I-II HES, Torul, Kürtün, Doğankent HES
özelleştirmeleri söz konusu gerilemede etkili oldu.
ÜRETİM KAPASİTESİ GELİŞİMİ
Kurulu güçteki değişim sonucunda 2015 yılında proje
(ortalama) üretim kapasitesi 408 GWh’ten, 422 GWh’e,
güvenilir üretim kapasitesi 350 GWh’ten 358 GWh’e
ulaştı.
Puant talep, yani en yüksek güç çekişi 2015 yılında
%5,6 artarak 43.289 MW olarak gerçekleşti. Santrallerin kurulu gücü ile değerlendirildiğinde puant talebi
karşılayacak yeterli kapasite görünmekle birlikte dönemsel ve bölgesel sorunlar yaşanabilmektedir.
Güvenilir ve proje üretim kapasiteleri 2015’te gerçekleşen elektrik tüketimi ile karşılaştırıldığında güvenilir
üretim yedeğinin %35,7, proje üretim yedeğinin %60
seviyesinde olduğu görülmektedir. 2014 yılında güvenilir üretim yedeği %36,1, proje üretim yedeği %58,6
seviyesindeydi. 2015 yılında güvenilir üretim yedeği
artış hızının yavaşlamasının nedenleri:
•2015 yılında toplam kurulu güç içerisinde kapasite
faktörü nispeten daha yüksek olan doğalgaz santrallerinin payındaki azalış,
•Kapasite faktörü daha düşük olan ve kesintili üretim
53
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
yapan yenilenebilir enerji santrallerinin payındaki artış.
-Kapasite fazlası değerlendirilirken iletim sistemindeki
kısıtlar ve santrallerin emre amadeliği dikkate alınmalıdır. Türkiye’de mevcut durumda ulusal düzeyde kurulu
güç yeterli olmasına rağmen üretim kapasitesinin coğrafi dağılımı ile tüketimin coğrafi dağılımı arasındaki
uyumsuzlukların arz güvenliği açısından değerlendirilmesi önem taşıyor.
-Dış kaynaklara bağımlılık risklerinin azaltılması, çevrenin korunması ve iklim değişikliği ile mücadele kapsamında elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının payının artırılması olumlu gelişmelerken;
elektrik üretiminde enerji arz güvenliğinin sağlanması
açısından doğalgaz ve kömür gibi kaynakların da belli
bir düzeyde tutularak kaynaklarda optimum çeşitliliğin
sağlanması önem taşıyor.
-Akıllı şebekeler son dönemde önem kazanan konulardandır. Akıllı şebekelerde; internet tabanlı altyapılar kullanılarak sistemdeki aşırı yüklenmeler ve buna
bağlı kesintiler engellenebilecek, böylece yenilenebilir
enerji kaynakları kullanımının payı artırılabilecek bir
sistem oluşturulabilecektir. Akıllık şebekeler sayesinde
sistemde yedek kapasite ihtiyacının ve fosil yakıtlara
bağımlılığın azaltılması mümkündür.
54
ENDÜSTRİ OTOMASYON
ÜRETİMİN KAYNAK KOMPOZİSYONU
*Kuraklığın sona ermesi ile 2015 yılında üretim kompozisyonu geçen yıla göre farklılaştı. 2014 yılında
kuraklığın etkisiyle barajlı santraller su durumu uzun
yıllar ortalamasının %49’u seviyesindeyken, 2015 yılında %98’e yükseldi. 2015 son on yılda hidroelektrik
santrallerin en yüksek kapasiteyle çalıştığı yıllardan biri
oldu.
*2015 yılında doğalgazın elektrik üretimindeki payı
%48’den %38’e düşerken, hidroelektriğin payı %16’dan
%26’ya çıktı. Kömürün payı özelleşen santrallerdeki
rehabilitasyon çalışmaları nedeniyle %30’dan %28’e
gerilerken, rüzgar kurulu gücündeki artış paralelinde
rüzgardan üretim %3,4’den %4,4’e çıktı.
*2015 yılında ithal kaynakların üretim içindeki payı hidroelektrik santrallerde üretim artışı ve doğalgaz santrallerinin bir kısmının kapanmasının etkisiyle %63’ten
%56’ya geriledi. Böylece üretimde yerli kaynak oranı
yeniden 2013 seviyesini yakaladı.
Kurdaki artış nedeniyle 2016 yılında YEKDEM (Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması)
kapsamındaki garantili dolar fiyatlardan yararlanmak
isteyen yenilenebilir enerji santrallerinin sayısı yükseldi.
ENDÜSTRİ OTOMASYON
*2015 yılında YEKDEM’den yararlanan santrallerin sayısı 234, toplam kurulu gücü 5.575 MW iken, yıl boyunca elektrik fiyatlarının ciddi oranda düşüş kaydetmesi ve dolar kurundaki yükselişten olumsuz etkilenen
elektrik üreticileri 2016 yılında YEKDEM’den yararlanmak üzere başvularını artırdı. Bu kapsamda 2016 yılında YEKDEM’den yararlanacak santral sayısı 556’ya,
toplam kurulu güç 14.684 MW’a yükseldi.
*2016 yılında YEKDEM kapsamına alınan santrallerden
63’ü yerli aksam kullanarak ilave destekleme fiyatından
yararlanacak. İlave yerli aksam teşvik fiyatı ortalaması
0,94 dolar cent seviyesindeyken, teşvikten yararlanacak santrallerin 51’inin rüzgar, 8’inin HES, 3’ünün jeotermal, 1’inin biyokütle olduğu görülüyor.
FİYATLARDA GERİLEME SÜRÜYOR
2015 yılında EPİAŞ (PMUM)’ da ortalama elektrik fiyatları 2014 yılına kıyasla %16 gerileyerek 138 TL/
MWh olarak gerçekleşti. Fiyat düşüşünde artarak devam eden kapasite fazlası ile hidroelektrik ve kömürden
oluşan düşük maliyetli üretim portföyünün ağırlık kazanması etkili oldu.
*2015 yılında hidroelektrik ve kömürün üretim içindeki toplam payı %46’dan %54’e çıktı. Aynı dönemde
uluslararası kömür fiyatları dolar bazında yaklaşık %18
civarında azaldı.
*Diğer taraftan 2014 son çeyreğinde tarifelere yapılan
zamla birlikte doğalgaz maliyetlerinde %9 artış görüldü.
*Hidroelektrik ve kömür santrallerinin doğalgaz santrallerine göre maliyetlerinin daha düşük olması sebebiyle üretim kompozisyonunda doğalgazın payının
gerilediği dönemlerde elektrik satış fiyatları da gerilemektedir.
*Diğer taraftan sistemdeki kapasite fazlası nedeniyle,
doğalgaz santrallerinin üretim içindeki payının artması ancak talep artışının hızlanması veya hidroelektrik
santrallerde üretimin azalmasıyla mümkün oluyor.
*Toplam üretim portföyü değerlendirildiğinde TL bazında sektörün ağırlıklı ortalama üretim maliyetinin %7
civarında gerilediği tahmin ediliyor.
2016 YILI BEKLENTİLERİ
2014 yıl sonu değerlendirmemizde 2015 yılı imalat sanayi büyümesi %1,5-4,2, GSYH büyümesi %2,2-4,0
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
arasında öngörülmüştü. İmalat sanayi 2015 yılında
%3,6, GSYH ise yılın ilk 9 ayında %3,4 oranında arttı.
2014 yıl sonunda yapılan çalışmada baz senaryomuzda elektrik tüketiminin 265,2 milyar kWh seviyesine
yükseleceği tahmin edilmişti, elektrik tüketimi 263,8
milyar kWh ile tahminimize yakın seviyede gerçekleşti.
Elektrik tüketimi ekonomik büyümeye, özellikle imalat
sanayi büyümesine duyarlıdır, ancak son yıllarda bu
ilişkinin zayıfladığı görülüyor.
Sanayideki tüketimin yanı sıra hizmet sektörlerinden ve
konutlardan gelen ısıtma ve soğutma talebinin elektrik
tüketimindeki önemi giderek artıyor.
İmalat sanayinin üç alt sektörü; demir-çelik, toprakçimento ve tekstil toplam elektrik tüketiminin yaklaşık
%25’ini gerçekleştirmektedir; turizm ve ticaret başta
olmak üzere hizmet sektörlerinin elektrik tüketiminden
aldığı pay ise %18 civarındadır.
Özellikle ısıtma-soğutmada elektrik kullanımının arttığı
hizmet sektörlerinde ve konutlarda enerjinin verimsiz
kullanımının yaygın olması elektrikte dönemsel olarak
aşırı tüketime ve mevsimsel dalgalanmalara yol açıyor.
Hava sıcaklığının talep üzerindeki etkisi hem mevsimsel dalgalanmaları, hem de GSYH ve imalat sanayi
büyümesine dayanarak yapılan öngörülerdeki yanılma
payını artırıyor. Özellikle ısıtma-soğutmada elektrik
kullanımının arttığı hizmet sektörlerinde ve konutlarda
enerjinin verimsiz kullanımının yaygın olması elektrikte
dönemsel olarak aşırı tüketime ve mevsimsel dalgalanmalara yol açıyor. Hava sıcaklığının talep üzerindeki
etkisi hem mevsimsel dalgalanmaları, hem de GSYH ve
imalat sanayi büyümesine dayanarak yapılan öngörülerdeki yanılma payını artırıyor.
*2016 yılına uluslararası pazarda gerileyen emtia fiyatlarının üretim yerine ithalatı tetiklemesi, Rusya ile
süren siyasi gerilimin ekonomiye olumsuz etkileri ve
iç pazardaki durgun seyrin sürmesi ekonomik büyümeyi sınırlayıcı faktörler olarak karşımıza çıkıyor. İmalat
sanayi ve belli başlı hizmet sektörleri ile ilgili yapılan
muhtemel senaryo çalışmaları sonucunda elektrik tüketiminin %1,1-3,4 arasında artış göstereceği tahmin
ediliyor.
*2015 yılında demir-çelik sektöründe üretimin enerji
yoğun kısımlarının düşük maliyetli ara malı ithalatıyla
ikame edildiğini ve özellikle ark ocaklı tesislerde üre-
55
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
timin düştüğünü gördük. 2016’da benzer trendlerin
süreceği, kapasite kullanım oranlarının gerilemesiyle,
üretim sürecinde kullanılan elektriğin azalacağı tahmin
ediliyor. Hizmet sektörü içerisinde elektrik tüketimi en
yüksek sektörlerden biri olan turizmde ise 2016 yılında
büyüme beklentisi negatif yöndedir. Rusya ile Türkiye
arasında süren siyasi gerilim sonucu iptal edilen rezervasyonlara bağlı olarak en yüksek geceleme oranlarına
sahip güney sahili otellerinde önümüzdeki dönem kapasite kullanım oranlarının 2015 seviyesini yakalayamayacağı beklentisi hakimdir. Buna bağlı olarak turizm
sektörünün elektrik tüketiminin de gerileyeceği tahmin
ediliyor.
*Toprak-çimento sektöründe ise kentsel dönüşüm projeleri, kamu-özel ortaklıkları, 3. Havalimanı gibi büyük
projelerin de etkisiyle 2016 yılının büyüme oranının
2015 yılının üzerinde seyretmesi bekleniyor.
*Bu varsayımlar ışığında 2016 yılında baz senaryomuzda elektrik tüketimi artışı beklentisi %2,5, tüketim tahmini 270 milyar kWh seviyesindedir.
*TEİAŞ projeksiyonlarında ise 2016 yılı elektrik tüketimi baz senaryoda 285, yüksek senaryoda 297, düşük
56
ENDÜSTRİ OTOMASYON
senaryoda 278 milyar KWh seviyesindedir. Sektörlerdeki 2016 beklentileri tüketimin TEİAŞ’ın tahminlerinden daha düşük gerçekleşeceğini düşündürüyor.
*Arz tarafında kurulu güç beklentimizi 2015 yılı üçüncü
çeyrek değerlendirme notunda 75,1 GW’tan 73,8 GW’a
revize etmiştik. 2015 yıl sonunda gerçekleşen kurulu güç 73,1 GW seviyesindedir. Beklenenin üzerinde
doğalgaz santralinin kapanması ve 2015 sonunda tamamlanması beklenen yerli kömür santrallerinin 2016
başına sarkması nedeniyle kurulu güç artışı öngörülen
seviyenin altında gerçekleşti.
*2015’de kuraklık etkisinin sona ermesi, yoğun yağış
ve kar suyuna bağlı olarak hidroelektrik santrallerin
uzun yıllar ortalaması seviyesinde çalışması sonucunda HES’lerin üretimdeki payı %16’dan %26’ya yükseldi,
doğalgazın payı ise %48’den %38’e geriledi. 2016 yılında su durumunun 2015 yılı seviyelerine ulaşamayacağı, kömür fiyatlarındaki gerilemenin ise devam edeceği düşünülmektedir. Bu bağlamda 2016’da üretimin
%40’ının doğalgaz, %23’ünün hidroelektrik, %17’sinin
ithal kömür, %15’inin yerli kömür, %5’inin diğer kay-
ENDÜSTRİ OTOMASYON
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
naklardan yapılacağı tahmin ediliyor.
*Dolar bazında petrol fiyatları 2015 yılında önceki yıla
göre %50 civarında değer kaybetti. Petrol ve türevlerinin elektrik üretiminde doğrudan kullanımı kısıtlı olmakla birlikte uzun vadeli doğalgaz alım fiyatları petrol
ve türevlerine bağlı olarak değiştiğinden, petrol fiyatlarındaki düşüşün gecikmeli olarak doğalgaz ithalat maliyetlerine de yansıması bekleniyor.
*Düşen petrol fiyatlarına, Rusya ve İran’la devam eden
indirim görüşmelerine rağmen geçmişten gelen birikimli sübvansiyonlar nedeniyle BOTAŞ tarifelerinde
indirim yapılmayacağı düşünülüyordu.
*Ancak 2012 yılında İran’dan satın alınan doğalgaz
fiyatıyla ilgili açılan tahkim davasının 2016 yılı başında Türkiye lehine %13-15 arası indirim kararı ile sonuçlanması ve Enerji Bakanı’nın tarafların mutabakata
varabilmesi halinde bu indirimin fiyatlara yansıtılacağı
açıklamaları, doğalgazda indirim beklentisini arttırdı.
*Ayrıca 2015 ikinci yarısından itibaren BOTAŞ tarifesi
tahmini ortalama birim ithalat fiyatını aştı, yani yaklaşık
üç yıldır süren fiyat sübvansiyonu ortadan kalktı. 2016
ilk çeyreğinde ortalama satış fiyatı ile ithalat maliyeti
arasındaki marj %20 seviyelerine ulaştığından indirim
olasılığı arttı.
*Bu gelişmeler çerçevesinde yılın ilk çeyreğinden sonra doğalgaz tarifesinde %5-10 seviyesinde indirim yapılacağı düşünülüyor. Sektörde kapasite fazlası sürdüğü için indirimin EPİAŞ’daki elektrik fiyatlarını da aşağı
yönlü baskılayacağı tahmin ediliyor.
2,9 seviyelerinde tamamladı. Dolar kurundaki artış EPİAŞ’daki ortalama fiyatların uzun dönemde minimum
garantili YEKDEM fiyatı olan 73 USD/MWh seviyesinin
altında kalmasına yol açıyor. Bu kapsamda 2016 yılında YEKDEM’den yararlanan santrallerin sayısı 234’den
556’ya yükseldi.
2016 yılı başında perakende elektrik tarifelerine yapılan
artış serbest tüketici piyasasını PMUM’a kıyasla daha
cazip hale getirdi. Görevli perakende satış şirketleri tarafından satın alınması gereken YEKDEM kapsamında
üretilen elektriğin artış kaydetmesinin, 2016 yılı içerisinde perakende elektrik tarifelerinde yeniden artışa yol
açabileceği düşünülüyor.
Serbest tüketici piyasasında satış yapabilen şirketlerin
180-190 TL/MWh civarı (60-65 USD/MWh) satış fiyatı
elde edebilmeleri mümkündür. Önümüzdeki dönemde
üreticilerin büyük bölümünün satışlarının mümkün olduğunca EPİAŞ’dan ziyade serbest tüketicilere ve toptan satış şirketlerine yapacağı öngörülüyor.
2016 yılı ve sonrasında EPİAŞ’daki elektrik fiyatları
üzerinde etki edecek başlıca faktörler; arz-talep dengeleriyle birlikte hidroelektrik üretimin seviyesi, doğalgaz
tarifeleri ve kömür başta olmak üzere enerji fiyatlarının
gelişimi olacaktır.
Doğalgaz tarifelerindeki indirimin zamanlamasına ve
düzeyine bağlı olarak 2016 ortalama EPİAŞ fiyatının
125-140 TL/MWh arasında gerçekleşmesi bekleniyor.
EPİAŞ/Doğalgaz katsayısının 1,75 seviyesinde; doğalgaz satış fiyatlarının ise mevcut fiyatların yaklaşık
%5-7 altında gerçekleşmesi durumunda EPİAŞ satış
fiyatlarının 2016 yılında yaklaşık 130 TL/MWh seviyesinde olacağı tahmin ediliyor (45 USD/MWh).
2014 yılında 2,2 seviyesindeki dolar kuru 2015 yılını
İmalat sanayi büyümesi ve elektrik tüketimi artışındaki
yavaşlama ile birlikte orta vadede yavaş büyüme beklentisinin sürmesi nedeniyle elektrik tüketimi beklentimiz TEİAŞ düşük senaryosuna yakın seviyededir. TSKB
senaryosunda 2015-2024 yıllık ortalama elektrik tüketimi artış beklentisi %4,2 seviyesindedir.
•Diğer taraftan Onuncu Kalkınma Planı çerçevesinde
ilan edilen öncelikli dönüşüm programları doğrultusunda sanayi dönüşümünün gerçekleşmesi durumunda
orta vadede büyümenin yeniden hızlanması mümkündür. Ancak, büyümedeki hızlanmanın elektrik tüketimine ne ölçüde yansıyacağı seçilen büyüme patikasıyla da
yakın ilişkili olacaktır. İzlenecek patikanın hem yapısal
dönüşüm, hem de enerji verimliliğinde artış nedeniyle
ORTA VADELİ BEKLENTİLER
•TEİAŞ tarafından 2015 yılında yayınlanan projeksiyonlarda 2015-2024 dönemi için baz senaryoda yıllık ortalama %5,5, yüksek talep senaryosunda yıllık ortalama
%6,0, düşük talep senaryosunda yıllık ortalama %4,6
elektrik tüketim artışı öngörülüyor.
•TEİAŞ projeksiyonlarında 2024 yılında elektrik tüketimi baz senaryoda 435, yüksek senaryoda 473, düşük
senaryoda 401 milyar KWh’e ulaşmaktadır.
57
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
büyümenin enerji yoğunluğunu azaltması beklenebilir.
Dolayısıyla ekonomik büyüme hızındaki artış elektrik
tüketiminde aynı boyutta artış getirmeyebilir.
•Orta vadede enerji verimliliğinde kademeli artış ve
GSYH’de %4’ün üzerinde büyüme senaryosunda elektrik tüketim artış hızının %4-5 civarında gerçekleşmesi
beklenebilir. Diğer taraftan, ekonomik büyüme ve sanayi üretimindeki yavaş gelişimin sürmesi halinde elektrik
tüketiminde yıllık ortalama artışın %2-4 aralığında gerçekleşeceği tahmin ediliyor.
*Gerileyen uluslararası enerji fiyatları, özellikle petrol
fiyatlarının etkisiyle elektrik satış fiyatlarının öngörülebilir dönemde en azından 2016 yılı boyunca düşük
seyrini sürdürmesi bekleniyor. 2017 ve sonrasında
enerji fiyatlarının seyrinde, talep tarafında Çin talebinin etkisinin sürmesi beklenirken, arz fazlasının devamı
petrolde OPEC’in düşük üretim politikalarının sürdürülebilirliği ile yakından ilişkili olacaktır.
*2015 yılında önceki yıla göre %47 oranında gerileyerek 50 dolar seviyesine gelen Brent petrol fiyatının, yıl
sonunda 38 dolar, 2016 yılı Ocak ayında ise 31 dolar
seviyesine kadar gerilediği görüldü. Arz fazlasının sürmesi, petrol üreticisi İran’ın ambargo sonrası piyasaya
girişi, ABD’nin kaya petrolü ve kaya gazı üretimini artır-
58
ENDÜSTRİ OTOMASYON
ması sonucu petrol ithalatının gerilemesi gibi sebeplerle 2016 yılında da petrol fiyatının 50 doların altında 40
dolara yakın seviyelerde devam edeceği düşünülüyor.
Ancak, gerileyen petrol fiyatları nedeniyle özellikle ABD
kaya petrolünde yeni yatırımların azalması ve kuyuların
kapanmaya başlaması 2017’den itibaren arz fazlasının
azalmaya başlayacağını düşündürüyor. Konvansiyonel
petrol üretiminde de yatırımların düşmesi ve petrol
talebinin yavaş da olsa artışını sürdürmesi petroldeki
bolluğun zaman içinde yerini daha dengeli bir duruma
bırakacağı ve fiyatların yeniden 70 dolar seviyelerine
doğru yükseleceği beklentisini destekliyor.
*2016 yılında 45 USD/MWh seviyesinde öngörülen
EPİAŞ satış fiyatının; orta vadede elektrikteki arz fazlasının azalması ve enerji fiyatlarında 2017-2020 döneminde toparlanma olasılığını dikkate alarak, 2,9 civarında USD/TL kuru varsayımıyla; 2017’de 47 USD/
MWh, 2018’de 52 USD/MWh, 2019’da 54 USD/MWh,
2020’de 55 USD/MWh olarak öngörüyoruz.
*Diğer taraftan serbest tüketici piyasasında 190 TL/
MWh civarında fiyatın orta vadede sürdürülebilir olduğu ve üreticilerin yaklaşık %40 oranında serbest tüketici satışıyla ortalama 55 USD/MWh civarında satış
fiyatına 2016’dan itibaren ulaşabileceği düşünülüyor.”
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
ENDÜSTRİ OTOMASYON
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
ORTA GERİLİM TESİSLERİNDE İÇ ARK
KORUMA SİSTEMLERİ
ABB / new.abb.com/tr
Fatih AKSEL - ABB ELEKTRİK A.Ş.
Senior Product Marketing and Sales Support Engineer
Elektrik Yüksek Mühendisi
Elektrik sistem planlamalarındaki ana hedef, kaliteli ve sürekli enerjinin sağlanmasıdır. Enerji sürekliliğindeki en önemli tehtidlerden biri
de iç arktır. İç ark sonucu önce ışık akabinde ısı, basınç, patlama ve
beraberinde zehirli gazlar oluşur. Bunun sonucunda OG tesis ciddi
hasar görebilir, o anda tesis civarında bulunan personel yaralanabilir hatta ölebilir.
Normal koşullarda Orta Gerilim Panoların IEC 62271-200 e göre
iç ark testinin yapılması gereklidir. Ancak bu yeterli midir? Beraber
bakalım;
- İç ark testleri 0.2sn, 0,25sn, 0.5sn, 1 sn gibi değişik zaman süreleri için yapılabilmektedir. Bu sebeple iç ark testlerinin kaç sn. süreli
yapıldığı o panonun dayanımı için önemli ipucu verir. (Bkz. şekil
1 ve şekil 2). Bu uzun sürelerde de aşağıda ayrıntılarını verdiğimiz
pekçok hasar oluşur.
- Testlerde başarı ile geçen bir panonun, daha sonraki seri üretimde üretilen pano ile birebir aynı olması gereklidir.
- İç ark testi sırasında pano kapakları tamamen kapalıdır. Ancak
istatistiklere göre iç ark arızaları daha çok panolara bakım yapılırken
ve ilk devreye almalar sırasında oluştuğunu göstermektedir.
Şekil 1: İç ark ve süresinin malzemeler üzerine etkisi
60
Şekil 2: Ark süresinin oluşan zarara etkisi
Bir panoda iç ark oluştuğunda;
- 100.000 – 200.000 lüx yoğunluğunda ışık
- Güneş yüzeyi sıcaklığının yaklaşık 5 katı olan 20.000 C sıcaklık
- Basınç ve şok dalgaları
- Zehirli gazlar
ortaya çıkar ve bu yukarıda değindiğimiz gibi hem ekipman hem de
personel için çok ciddi tehlike oluşturur.
Bu zararlara ilave olarak bir de en-direkt sonuçlar ortaya çıkmaktadır.
- İç ark olan panonun tekrar kullanılması için önce uzmanlar tarafından incelenenip karar verilmesi gereklidir. Bu incelemenin mutlaka pano üreticisi tarafından yapılması önerilir.
- Arıza gören ekipmanların değişmesi ciddi süre alacaktır. Örneğin kesici değişimi 3-4 ay sürebilmektedir.
- Arıza gören panonun komple değiştirilmesi gerekiyor ise o panodan önceki panoların sökülmesi gereklidir. Arızalı pano ortadan
çıkarılıp değiştirilemez. Bu da çok uzun zaman kaybına neden olacaktır.
- Arıza geniş bir alanda etki gösterirse OG tesisinin komple yenilenmesi gerekebilir.
- Ortaya çıkabilecek yangın elektrik odasının hatta işletmenin yanmasına neden olabilir.
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
ENDÜSTRİ OTOMASYON
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
İç arkın sebepleri 3 kısımda incelebilir;
1- Personel ve manevra hataları;
o Yanlış pano içerisinde çalışma
o Yanlış kesici manevrası
o Yanlış topraklayıcı manevrası
o Bakım bölgesini bakım sonrası topraklanmış bırakma
o Çalışma alanında gerilim olup olmadığının kontrolünün unutulması
2- Teknik sebepler;
o Ekipmanda ya da panoda arıza olması
o Ekipmanın yanlış manevraya izin vermesi (kilitlemenin olmaması ya da arızalanması)
o Izolasyonun ve mekanizmaların yaşlanması
o Aşırı gerilim
o Aşırı ısınma
Şekil 3: a) Ark opsiyonlu korumalı röleleri
o Nem ve kir
3- Diğer sebepler;
oAşınma
o Yabancı cisimler (örn. bakımda unutulan bir alet) veya küçük
hayvanların pano içerisine girmesi
o Montaj hataları
o Kablo bağlamada ya da bara birleştirmelerindeki kötü işçilik
Yukarıdaki sebepler sonucunda ortaya çıkan durumlarda zararı ve
iç ark süresini minimuma indirmek için işletme hassasiyeti ve bütçeye göre değişik ark koruma sistemleri kullanılır.
1- Çok fonsiyonlu akım-gerilim koruma rölelerine ark koruma opsiyonu eklenmesi
2- Koruma rölesinden ayrı ark koruma rölelerinin kullanılması
3- Çok hızlı topraklayıcılar
4- Kombine sistemler
b) Özel ark koruma röleleri c) Çok hızlı topraklayıcı
Şekil 4: Ark koruma sistem seçiminin oluşan zarara etkisi
61
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
ENDÜSTRİ OTOMASYON
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
Şekil 4: Ark koruma sistemleri arıza temizleme süreleri
Günümüzde koruma rölelerine optik ark sensörleri eklenerek ark
süresi oldukça düşürülerek ark koruma yapılabilmektedir. Her röleye 3 ark sensörü bağlayarak bu sensörler ana bara, kesici ve kablo bölümlerine yerleştirilmekte, ark ile oluşan ark ışığı algılanarak
kesiciye açma sinyali gönderilmektedir. Hatalı açmayı engellemek
için ışık sinyali akım trafosundan alınan akımdaki artış hızı ile birlikte
değerlendirilerek açma sinyali gönderilmektir. Koruma röleleri arasında GOOSE haberleşme ile selektif koruma da yapılabilir. Röleler
arasindaki koordinasyonda IEC 61850 GOOSE kullanılarak fiziksel
binary giriş/çıkışları ve kablo tasarrufu saglanabilir ve ayrica haberlesme linkinde “continuous supervision” saglanmis olur.
Şekil 5: Koruma rölesine ark opsiyonu eklenmesi ile yapılan ark koruma
Şekil 6: Koruma rölesine ark opsiyonu eklendiğinde yapılan selektif koruma örneği
62
ENDÜSTRİ OTOMASYON
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
Koruma rölesinden bağımsız olarak özel ark koruma rölesi kullanıldığında açma süresi daha düşürülerek oluşabilecek hasar ve yaralanma ihtimali daha da düşürülür. Bu sistemlerde genellikle değerlendirici ve karar verici ana modül ve buna bağlı yardımcı modüller
bulunur. Bu sistemlere hem noktasal hem de loop optik algılama
sensörleri bağlanabilir. Loop sensörler ile daha geniş bir alan korunabilir. Bununla birlikte sahada montajı daha zordur.
Bu çok hızlı topraklayıcı panonun içine monte edilebildiği gibi kesici
bölümüne çekmeceli olarak da konulabilmektedir.
Şekil 9: Çok hızlı topraklayıcının OG panoya eklenmesi
Bu sistemlerden bazıları değişik konfigürasyonlarda birlikte kullanılabilir. Aşağıda görüleceği üzere kablo bölümündeki ark koruması
koruma rölesi üzerinden yapılırken, ana baradaki ark koruması özel
Şekil 7: Özel ark koruma röleleri bağlantı örneği
Bu sistemler arasında en hızlısı Çok Hızlı Topraklayıcı (UFES) dır. Bu
topraklayıcı, arkın algılanması için kullanılan özel ark koruma rölesi
ile çalışır. Amaç ark algılanan tesisi besleyen kesiciyi en kısa sürede açtırmaktır. Bu da 1.5ms de kapanan UFES ile ark oluşan tesisi
besleyen tesiste kısa-devre algılaması yaratarak arkın beslemesi
kesilerek yapılır.
ark koruma rölesi ile yapılmaktır.
Şekil 10: Kombine ark korumasının kullanılması örneği
Şekil 8: Çok hızlı topraklayıcı ile ark koruması
Sonuç olarak, iç arkın meydana getirebileceği hasarlar ve çalışan ölümlerine neden olabilen sonuçları düşünüldüğünde bütçe
dâhilinde yukarıdaki ark koruma sistemlerinden biri ya da birkaçı
birlikte değerlendirilmelidir. Bir panonun içi ark tip testinden geçmiş
olması o panonun iç ark durumunda hiç hasar görmeyeceğinin ya
da hasar vermeyeceğinin kesin kanıtı değildir. Birçok ülke şartnamelerinde yer alan bu koruma sitemlerinin artık ülkemizdeki şartnamelerde de yaygın olarak yer alması ekipman, üretim, insan sağlığı
ve kesintisiz enerji için artık bir zarurettir.
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
ENDÜSTRİ OTOMASYON
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
Enerji ve proses verilerin alımı için evrensel kontrol çözümü
Beckhoff, Smart Grid için PC tabanlı kontrol
çözümleri sunuyor
BECKHOFF / www.beckhoff.com.tr
lir enerji kaynakları halen önemli ilerlemeler kaydediyor.
Bu nedenle, yerel elektrik enerjisi üretiminde akıllı bir
elektrik ağı olan Smart Grid, verimli ve güvenilir enerji
arzı için sıkça talep ediliyor. Beckhoff, PC-tabanlı kontrol teknolojisi ile halihazırda enerji ve proses verilerinin
alınmasını sağlayan evrensel bir çözüm sunuyor ve bu
sayede uygulamaya özel yazılım fonksiyon bloklarının
kullanılmasıyla akıllı elektrik pazarının gelecekteki gerekliliklerine uyum sağlanabiliyor.
Smart Grid elektrik jeneratörleri, enerji arz ağlarındaki
elektriksel donanım, enerji akümülatörleri ve elektrik
tüketicileri için ağ oluşturma ve kontrolü tanımlıyor.
Buradaki en temel nokta bağımsız cihazlar arasındaki iletişimin standartlaştırılmasıdır. Halihazırda birçok
standardın tanımlanmasına devam edildiği için açık ve
esnek bir kontrol platformu karar niteliğinde bir öneme
sahip oluyor. Beckhoff, kompakt Gömülü PC’ler ve TwinCAT otomasyon yazılımı ile bu alanda ideal bir çözüm
sunuyor. Beckhoff’un ürettiği PC tabanlı kontrolörler
bugün, geleceğin Smart Grid’ini şekillendirecek binalar,
rüzgar türbinleri, kombine ısı ve güç santralleri, hidroelektrik güç santralleri ya da enerji ağı trafo merkezleri
gibi birçok uygulamada halihazırda yer alıyorlar.
I/O sistemi ile entegre olmuş ölçüm işlevi
Enerji üzerine düşünmenin gezegenimizin her yerinde
küresel anlamda şüphesiz bir öneme sahip olması, insanları gelecekteki enerji arzı ve bunun sürdürülebilir kılınması konularında düşünmeye sürüklüyor. Yenilenebi-
66
Bus Terminal I/O, kompakt DIN raya monte Beckhoff
Gömülü PC’lere, elektrik kabini alanından tasarruf sağlamaya yardımcı olan fişli bağlantılar sayesinde doğrudan
ya da modüler olarak bağlanabilir. Bus Terminalleri endüstriyel dünyada kullanılan tüm dijital ve analog sinyal
tiplerine uygundur. Bunlar, ayrıca, Smart Grid için giderek önem kazanan ölçüm görevlerinin dahil edilmesini
olanaklı kılarlar. Örneğin, Beckhoff, akımın, gerilimin,
aktif gücün, reaktif gücün ve üç fazlı bir sistemdeki
ENDÜSTRİ OTOMASYON
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
görünür gücün rms değerlerini ölçmek için güç ölçüm
terminalleri sunmaktadır. Güç gözetim terminalleri ham
akımı ve gerilim verilerini 10 kHz’lik bir örnekleme hızında kaydeder ve daha ileri işleme için kontrol PC’sine veri
sağlar. Bunun ötesinde, diğer öğelerin yanısıra sıcaklık,
direnç, basınç ve titreşim ölçümü için de analog giriş
terminalleri bulunmaktadır. Ölçüm teknolojisinin dahil
edilmesi paralel bir şekilde hızlı ve deterministik bir fieldbus sistemi olan EtherCAT ile mümkün olur. EtherCAT diğer tüm öğelere ilave olarak sistem dahilinde son
derece hassas zaman damgaları ve geçici senkronizasyon mekanizmaları ve ayrıca, GPS ya da IEEE 1588 gibi
harici zaman referansları ile senkronizasyon olanakları
sunmaktadır.Bunun sonucu olarak, zaman senkronizasyonu, geniş bir alan üzerinde dağıtılmış olan bir Smart
Grid sahası üzerinde kullanılabilmektedir.
TwinCAT yazılımı aracılığıyla açık iletişim
Dijital ve analog sinyaller EtherCAT aracılığıyla Bus Terminalleri tarafından toplanır toplanmaz, kontrol PC’sine
aktarılırlar. Burada veriler TwinCAT otomasyon yazılımı
tarafından devralınır ve daha ayrıntılı bir işlem ve analizden geçirilir. Bu işlevselliği uygulamak için çeşitli yazılım
kütüphaneleri mevcuttur. Örneğin, bu sayede griddeki
lineer olmayan yüklerden kaynaklanan harmonikler hesaplanabilir. Ancak, TwinCAT yalnızca verileri işlemekle
kalmaz, aynı zamanda çeşitli arabirimler aracılığıyla dış
dünya ile de iletişim kurar. TwinCAT, IEC 60870-5-101,
102, 103 ve 104 telekontrol protokollerini ve Smart Grid
sektörünün standartlaştırılması açısından halihazırda
büyük talep gören IEC 61850’yi desteklemektedir. Arabirimler diğer seçeneklerin yanısıra BACnet/IP, Modbus
RTU/TCP ve M-bus üzerinden gerçekleştirilebilirler. Güvenlik konusu iletişim alanının en hassas konularından
biridir; OPC-UA ile mükemmel güvenlik özelliklerine sahip bir protokol sağlanmaktadır. TwinCAT son derece
ölçeklendirilebilir ve genişletilebilir nitelikte olduğu için
Beckhoff kontrolörlerinin kullanıldığı bugüne ve geleceğe yönelik tüm uygulamalar, akıllı elektrik ağı Smart
Grid’e bir cihaz gibi otomatik olarak dahil edilebilir.
67
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
ENDÜSTRİ OTOMASYON
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
Omron, çok sayıda komponenti
kapsayan kontrol panolarına yeni
değerler katıyor
OMRON / www.omron.com.tr
Omron, kontrol panoları üretmek için tümü ortak bir tasarım platformunda geliştirilmiş olan 18 farklı ürün kategorisinde 600 farklı fabrika otomasyonu (FA) cihazını piyasaya sürüyor. Yeni fabrika otomasyonu (FA) cihazları,
Omron’un tescilli Push-in Plus kablolama teknolojisiyle
üretiliyor.
Omron dünya çapında 300 müşterisiyle kontrol panolarını tasarlama ve üretme konusunda karşılaştıkları zorluklara ve ihtiyaçlara odaklanan bir piyasa araştırması
gerçekleştirdi. Bu girişimin ardından Omron, kontrol panosu üreticileri için ortak bir platforma dayanan yeni bir
Fabrika Otomasyonu (FA) cihazı ürün yelpazesi geliştir-
68
di. Tüm cihazlar UL, CE ve CSA dahil gerekli sertifikalara
sahiptir.
Modern bir kontrol panosu tasarlamak ve üretmek gittikçe daha karmaşık ve zaman alan bir iş haline geliyor.
Pano üreticilerinin hem sıkı uluslararası ve yerel standartları karşılaması gerekiyor hem de üzerlerinde işi yetiştirme zamanının kısa ve maliyetlerin düşük tutulması
konusunda sürekli bir baskı var. Üreticiler özellikle nitelikli işçi konusunda ciddi eksikliklerle de karşı karşıya
kalıyor. Zaten kompakt olan tasarımlara daha fazla fonksiyon eklendikçe kontrol panolarında kullanılan cihaz
adeti de artıyor. Bununla birlikte boyutları küçültme veya
ENDÜSTRİ OTOMASYON
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
mevcut panolara daha fazla fonksiyonellik katma yönünde bir eğilim var.
Modern kontrol panosu tasarımına
ilişkin üç temel konu
Omron’un tüm fabrika otomasyonu (FA) kontrol cihazları
ürün yelpazesinde daha küçük ve standart bir komponent yüksekliğine erişmek; kablo kanallarının ve komponent yerleşiminin standart hale getirilmesini ve böylece alanın en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Bir
panodaki ölü bölge, eski modele göre yatayda %50’ye
ve dikeyde %20’ye kadar azaltılabilir. Bir kontrol panosu
üretirken hemen her zaman en çok zaman alan ve en
maliyetli işlem kablolama olur. Komponentleri birbirine
bağlamak için çok sayıda kontrol kablosunu bağlamak
gerekir. Geleneksel vidalı tip terminallerle karşılaştırıldığında Omron’un yeni Push-in Plus teknolojisi, daha az
kablo takma kuvvetiyle kabloların sıkı bir şekilde yerine
oturması anlamına gelir. Bu şekilde kablolama, bir kulaklığı takmaktan çok daha kolaydır. Ayrıca bu yumuşak
kablolama teknolojisi, aşırı kullanım sonucu meydana
gelen arıza (RSI) riskini de azaltabilir.
Omron, tüm temel ürünlerinin parça verilerini Omron’un
web sitesindeki çevrimiçi bir kütüphanede kullanıma sunar. Bu kütüphanede yer alan bilgiler doğrudan Eplan ve
Zuken E3 gibi önde gelen pano tasarım yazılım paketlerinin içine aktarılabilir. Aynı zamanda Omron’un web
sitesinde en sık kullanılan formatlarda 2D ve 3D CAD
dosyaları da bulunmaktadır. Bu da, kontrol panosunun
içindeki alanın en verimli şekilde kullanılmasını kolaylaştırır.
Bu yılın Ocak ayından itibaren Omron, en iyi şekilde hazırlanmış pano parça listeleri sunma konusunda yeni bir
hizmet sağlamaktadır. Bu hizmet özellikle ciddi zaman
baskısı altında olduklarında bu görevleri yerine getirecek kaynaklardan ve tesislerden yoksun olan küçük pano
üreticileri için değer taşır.
Yeni FA cihazlarının piyasaya sürülmesine paralel olarak
35 ülkede küresel bir acil dağıtım ağı merkezi bulunmaktadır. Buralarda hem mevcut hem de yeni ürünler gittikçe daha fazla miktarda ve çeşitte ürün depolanmaktadır.
Omron’un Kontrol Panoları için Yeni Değerler Programı,
pano yapımındaki sinyal kontrol ve dağıtım işlemlerinin
tüm yönlerine fayda sağlamanın yanı sıra pano tasarımındaki gelişmeler, pano üretim sürecindeki yenilikler
ve pano üretiminde yer alan kişilere kolaylık sağlamak
dahil olmak üzere üç temel konuya odaklanmaktadır. Eksiksiz Omron portföyü, standartlaştırılmış bir yükseklik
ve tescilli Push-in Plus teknolojisini kullanarak kablolama ve montaj işlemini kolaylaştıran daha küçük ve ince
komponentlere ayrılarak yeniden tasarlandı.
•Panolar: Kontrol panolarının
gelişimi
Aynı ölçülerde standart tasarım, pano üreticileri için tasarım kolaylığı sağlar. Aynı ölçülerde tasarıma geçilmesi, farklı yüksekliklerdeki komponentlerden dolayıortaya
çıkan ölü bölgeleri yok ediyor. En önemlisi de komponentlerin güvenilirliğini etkileyebilen panodaki dar alanlarda oluşan sıcak noktaların sayısı önemli ölçüde azaltılmaktadır.
69
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
ENDÜSTRİ OTOMASYON
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
Omron’un tüm fabrika otomasyonu (FA) kontrol cihazları
ürün yelpazesinde daha küçük ve standart bir komponent yüksekliğine erişmek; kablo kanallarının ve komponent yerleşiminin standart hale getirilmesini ve böylece
alanın en verimli şekilde kullanılmasını sağlar.
bir kontrol panosunun içine baktığınızda, uygulamaya
bağlı olarak genelde güç kaynakları, röleler, klemensler,
PLC ve daha birçok komponentleri görürsünüz. Ancak
bunların yanı sıra bu komponentleri bir arada tutan çok
sayıda kontrol kablosu da görürsünüz.
3.5 mm genişlik sunan ince, pano içi komponent tasarımı ve derinliği azaltılan pano üzeri komponentlerle birlikte yeni komponentlerin kullanıldığı panoların boyutu,
geleneksel komponentlerin kullanıldığı uygulamalara
kıyasla %20’ye kadar küçültülebilir. Düşürülmüş güç
tüketimi (dolayısıyla daha az ısı üretimi) sayesinde her
model için 55°C ortam sıcaklığında yan yana montaj
mümkündür. Bu şekilde de panonuzda daha fazla yer
kazanmış olursunuz.
Omron’un yeni Push-in Plus teknolojisi, daha az kablo
takma kuvvetiyle kabloların sıkı bir şekilde yerine oturması anlamına gelir. Bu şekilde kablolama, bir kulaklığı
takmaktan çok daha kolaydır. Ferrüllü kabloların yanı
sıra tek damarlı veya örgülü kabloları da Push-in Plus
terminallerde kullanabilirsiniz. Ayrıca bu yumuşak kablolama teknolojisi, aşırı kullanım sonucu meydana gelen
arıza (RSI) riskini de azaltabilir.
• Süreç: Pano üretim sürecinde yenilikler
Birçok pano üreticisi, panoları çok kısıtlı bir sürede hazırlama konusunda büyük baskı altında tutuluyor. Bu
duruma çözüm olarak Omron’un, kontrol panosu portföyü için 35 ülkede küresel bir acil dağıtım ağ merkezi
bulunmaktadır.
Omron’un eksiksiz kompakt pano içi komponenetleri
Omron, tüm temel ürünlerinin parça verilerini Omron’un
web sitesindeki çevrimiçi bir kütüphanede kullanıma sunar. Bu kütüphanede yer alan bilgiler doğrudan Eplan ve
Zuken E3 gibi önde gelen pano tasarım yazılımı paketlerinin içine aktarılabilir.
• Kişiler: Pano üreticileri için basit ve kullanımı
kolay
Bir kontrol panosu üretilirken hemen her zaman en fazla
zaman alan ve en maliyetli işlem kablolama olur. Modern
70
Omron’un eksiksiz kompakt pano içi komponenetleri
arasında elektromekanik ve solid state röleler, G/Ç röle
terminalleri, klemensler, sıcaklık kontrolörleri, zaman
röleleri, ölçüm ve izleme röleleri, güç monitörleri ve kesintisiz güç kaynakları (UPS) bulunmaktadır.
Anahtarlamalı güç kaynakları
S8VK-S anahtarlamalı güç kaynaklarının küresel olarak
geçerli ve dünyanın en küçük güç kaynağı serisi olduğu düşünülmektedir. Bu ürün önceki Omron ürünlerine
göre %36 daha az hacmiyle kompakt bir gövdeye sahiptir. Kapladığı alanı azaltmak ve dolayısıyla kontrol
panolarının küçültülmesine yardımcı olmak için yakın
temas halinde yan yana monte edilebilir.Ayrıca çok sa-
ENDÜSTRİ OTOMASYON
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
yıda sertifika ve standartı karşılar ve daha yüksek ortam
koşullarına dayanım ve -40 - 70°C arasındaki geniş çalışma sıcaklığı ile çok çeşitli ortamlarda kararlı bir çalışma sağlanır.
DC besleme yükünü azaltır. Beklenen kullanım ömrü, önceki modellerin üç katından fazladır.
Ölçüm ve izleme röleleri
Güç monitörleri
KM-N2 güç monitörü serisi, pano içi kurulum için gerekli
tüm güç izleme fonksiyonlarını sunar. Genel amaçlı akım
trafolarınınkullanılması, monitörün çok çeşitli üretim tesislerinde kullanılabilmesini sağlar. Seri içerisinde tek
fazlı ve üç fazlı, 4 kablolu güç monitörleri bulunur ve tüm
dünyadaki şebekeler ile uyumludur. Buna karşılık tek bir
ünitede dört adete kadar devrenin ölçümleriyapılabilir.
Bu güç monitörü aynı zamanda hassas ölçüm (IEC sınıfı
0.5S), yanlış kablolama tespiti ve büyük, kolay okunan,
beyaz LCD karakterler sunar.
Zaman röleleri
H3DT ince zaman rölesi serisi, kontrol panolarının içine
monte edilmek üzere tasarlanmıştır. Kontrol panolarının
küçültülmesine yardımcı olan 17.5 mm genişliğinde ince
ve iki röle çıkışına sahip bir gövdeye sahiptir. H3DT’nin
güç tüketimi, önceki Omron zaman rölelerine göre
%60’a kadar daha düşüktür ve tüm kontrol panolarının
K8DT’nin endüstrinin transistör çıkışına sahip ilk ölçüm
ve izleme rölesi serisi olduğu düşünülmektedir. Seri
içerisinde akım izleme röleleri, gerilim izleme röleleri,
faz sırası (ters yönde çalışmayı önlemek için), faz kaybı
röleleri, sıcaklık izleme röleleri ve iletken seviye kontrolörleri (elektrotlu röleler ) dahil dokuz model bulunur. Bu
cihazlar motorun korunması, ısıtıcılardaki aşırı sıcaklık
artışlarının önlenmesi veya su seviye kontrolü için idealdir. Röle çıkışlı modellere yanında yeni çıkan transistör
çıkışlı modeller, doğrudan bilgisayara veya PLC’ye bağlandıklarında daha fazla güvenilirlik sunar.
Solid State röleler
Tek fazlı ısıtıcılara yönelik G3PJ solid state röleler
(SSR), DIN ray montajı için 22.5 mm genişliğinde ince
bir gövdeye sahiptir. Önceki Omron rölelerine göre %50
daha incedir. Düşük ısı üreten bu SSR, üç adet SSR yakın temas halinde monte edildiğinde bile 25 A akım taşıyabilir. Yerden daha fazla tasarruf edilmesine ve kontrol
panolarının küçültülmesine yardımcı olur.
71
DOSYA / ENERJİ VERİMLİLİĞİ, ELEKTRİK
ENDÜSTRİ OTOMASYON
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
G3PJ serisi (güçlendirilmiş yalıtımlı modellerde olduğu
gibi) güvenlik standartlarına uygun olduğu için kontrol
panoları için sertifika alınırken veya komponentler değiştirilirken harcanan zamanı kısaltır.
Sıcaklık kontrolörleri
Aralık 2011 tarihinden bu yana E5_C dijital sıcaklık kontrolörü serisi iyi performansı, okunması kolay LCD ekranı
ve kullanım kolaylığı nedeniyle olumlu yorumlar almıştır.
Şimdi, Push-in Plus teknolojisine sahip E5_C modellerini piyasaya sürülmesiyle kablolama işlemleri için gerekli
zaman ve iş azalıyor. Kabloları alet kullanmadan takabileceksiniz.
Kullanımı kolay röle serisi
Çok çeşitli röle seçeneklerine sunan Omron, Push-in
Plus teknolojisine sahip kullanımı kolay röle serisini de
sunar. Bu serideki tüm rölelerde kolay kilitleme ve ayırma için standart olarak tutucular bulunur. Alt veya üst
tarafı yukarı gelecek şekilde monte edilebilmesi, panoların içinde esnek ve etkin kablolama sağlar. Ayrıca Omron G/Ç ürünlerini daha kullanışlı hale getiren pek çok
aksesuar da sunar.
Seri içeriside:
- PYF-PU (MY(S) röleler için soketler)
- P2RF-PU (G2R-S röleler için soketler)
- G2RV-SR/G3RV-SR (ince endüstriyel röleler)
- G70V (endüstriyel röle terminalleri)
72
DIN ray klemensler
XW5T/XW5G DIN ray klemensleri, Push-in Plus teknolojisini kullanır. 3.5 mm’lik minimum genişlik sayesinde
kablolama işinden ve yerden tasarruf edersiniz. Yüksek
akım aralıkları ve vidalı kablolama ihtiyaçlarını karşılamak için Omron, vidalı tip DIN ray klemenslerini de piyasaya sürüyor.
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
ENDÜSTRİ OTOMASYON
ABB’nin yenilikçi endüstriyel tasarımı pano montajının çok daha hızlı ve
hatasız hale gelmesini sağlıyor
ABB / new.abb.com/tr
ABB’nin System pro E power üzerinde gerçekleştirdiği patentli tasarım geliştirmeleri zamandan
kazandırıp ve kaliteyi artırıyor
Güç ve otomasyon teknolojisinin önde gelen şirket grubu ABB, 120kA’ya kadar kısa devre dayanımı
olan 6300 A’ya kadar işletmelerde iş gücünden tasarruf sağlayan ana dağıtım pano serisi System pro E
power’ı kullanıma sundu. System pro E power, standart güç ve dağıtım panolarına oranla hatasız montajı,
74
daha hızlı ve daha basit hale getiren yenilikçi bir tasarımdan yararlanıyor.
ABB’nin global güç panoları ürün grubu müdürü Roberto Galuppi; “Endüstriyel yenilikçilik, genellikle
ayrıntılara odaklanmak ve ufak iyileştirmeler yaparak müşteriler ve son kullanıcılar için yüksek değer
sağlamak anlamına gelir” diyor. ABB’nin endüstriyel
tasarımcıları, System Pro E power’ın geliştirilmesi
sırasında tasarımın, montajı daha ergonomik ve ve-
ENDÜSTRİ OTOMASYON
rimli hale getirmesini sağlayacak şekilde yöntemleri
belirlemek üzere müşteriler ve kullanıcılarla birlikte çalıştı. Tüm bu çalışmanın sonucu olarak ABB’nin pro E
power çözümü, System pro E power’ın, rekabetçi pano
üreticilerinin sunmak istediği esneklik, sadelik ve yapılandırma kolaylığına sahip olmasını sağlayan 10 yeni
patent aldı.”
Eksiksiz ürün yelpazesine sahip uyumlu aksesuar seçenekleri System pro E power’ın ABB’nin tüm alçak
gerilim cihazlarıyla sorunsuz şekilde bağlantı kurabilmesine olanak tanıyor. Markanın tüm modüler kompakt
ve açık tip devre kesici portföyünün yanı sıra otomatik
sigorta ve diğer DIN rayı ürünleri arasındaki uyumluluk,
ABB’nin elektrik dağıtımı için eksiksiz çözümler sunmasını sağlıyor.
Akıllı tasarım, pano montajcılarının az sayıda küçük alet
ve kit parçalarıyla çeşitli boyutlarda 60 farklı pano konfigürasyonu oluşturmasına olanak tanıyor. 1800 mm,
2000 mm ya da 2200 mm yükseklikte, 250 ila 1250 mm
genişlikte ve 200 ila 900 mm derinlikte olan pano tasarımları üretilebilir. IP30 ila IP65 arasında koruma sınıfı seçeneklerine sahip System pro E Power, piyasada
IP65 koruması sunan tek pano konumundadır.
System pro E power IEC61439 1-2 standardını, ark arızası 6 kriterinin (arc fault criteria 6) gereksinimlerini
karşılar ve IEE 693 ile EN60068 sismik sertifikalarına
sahiptir.
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Omron, Yeni Endüstriyel Robot
Çözümlerinin Lansmanını
Gerçekleştirdi
Merkezi Japonya’nın Kyoto kentinde bulunan Omron Corporation, 1 Nisan 2016 tarihinde dünyanın 39 ülkesinde yeni endüstriyel robotlarının lansmanını gerçekleştirdi. Bu lansmanda Omron Adept Technologies, Inc. tarafından geliştirilen,
sınıfının en iyisi 49 adet yeni robot bulunuyor. Robotların üretim ortamına entegre edilmesini kolaylaştırmak amacıyla bu
robotlara Omron’un sensörleri, güvenlik bileşenleri ve ödüllü
NX/NJ serisi makine otomasyon kontrolörleri entegre edildi.
Omron’un benzersiz yazılım ve kontrol mimarisi kombinasyonu, hızlı değişim gerektiren çok çeşitli ürünlerin üretilmesinden kaynaklanan fabrika otomasyonu sorunlarını çözüyor. Ortak kontroller, entegre yazılım mimarisi ve geliştirme
ortamı, mevcut ve gelecekteki ihtiyaçları karşılayarak süreç
tasarımını kolaylaştırıyor, daha esnek çalışma imkanı sunuyor ve bakımı öngörülebilir hale getiriyor. Çözümlerimizin
76
esnekliği ve performansı; Yiyecek ve İçecek, Otomotiv ve İleri
teknoloji gibi sektörler için ideal bir seçenek sunuyor.
Bu küresel Lansman ile Omron, robotlara algılama, kontrol,
hareket ve güvenlik özellikleri entegre ederek üretimi ve verimliliği arttıran yenilikçi çözümler sunma hedefini bir kez
daha göstermiş oldu.
Temel Özellikler
Endüstriyel robot modelleriyle yüksek hızlı performansa ve güvenilirliğe sahip olun:
• Çalışma sırasında statik elektriği önlemek için
Elektrostatik Boşalma (ESD) ve temiz odalar için mevcut seçenekler
Lanse edilen 3 robot ailesi (SCARA, Delta, Articulated), Omron çözümünün mekanik tarafına yüksek hızlı
performans ve güvenilirlik kazandırıyor. Robotların
hepsi ortak entegre geliştirme ortamı tarafından kontrol edilebiliyor; böylece hattaki robot türleri, gerekli
uygulamalarla esnek bir şekilde kullanılabiliyor.
PLC’ler gibi kontrol ürünleriyle kapsamlı bağlantılar kurun:
Omron endüstriyel robot çözümleri, tüm robotları
Sysmac otomasyon platformu tarafından yönetilen
makine kontrol ortamıyla kusursuz bir şekilde bağlıyor. Bu yaklaşım, geleneksel robotların kullanıldığı
geleneksel yapıların kısıtlamalarını aşarak en zorlu
üretim hatlarının toplam verimliliğini artırıyor.
Entegre yazılım ortamıyla tasarım ve geliştirme çalışmalarını kolaylaştırın:
“Otomasyon Kontrol Ortamı” (ACE), program kodu
yazma gereksinimini önemli oranda azaltan kullanışlı ve uygulama odaklı sihirbazlar içeriyor. Kullanıcılar, yeni otomasyon proseslerini doğrulama süresini
önemli oranda azaltan güçlü 3D simülasyon aracına
erişebiliyor. Görsel denetimin kullanıldığı robot uygulamaları, paketleme hatları için özel geliştirilmiş ACE
PackXpert yazılımı tarafından tamamen destekleniyor.
Genel Bakış
Omron’un Adept Cobra robotu sektörde eşi
benzeri olmayan bir performans sunar.
eCobra SCARA Robot Serisi, kompakt sistem
iz düşümü sunarak değerli zemin alanından
tasarruf sağlarken kurulum maliyetlerini ve
karmaşıklığı da azaltır
Omron’un Adept eCobra 600/800 SCARA robot serisi,
600 veya 800 mm menzile sahiptir ve her biri farklı
uygulama zorlukları ve verim gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlanan üç performans katmanı içerir.
eCobra, kompakt iz düşümü sunarak değerli zemin
alanından tasarruf sağlarken kurulum maliyetlerini ve
karmaşıklığı da azaltır. Bu benzersiz ürün ailesi, kullanıcıların her performans seviyesinde en kaliteli ve en
dayanıklı robotlara sahip olmasını sağlar.
Yüksek performanslı SCARA robot sistemi; mekanik
montaj, malzeme taşıma, paketleme, makine bakımı,
vidalama ile birlikte hızlı ve hassas otomasyon gerektiren diğer uygulamalara yöneliktir. Omron Adept
Cobra Serisi robotlar, dahili Adept SmartController™
hareket kontrolörü sayesinde sektörde eşi benzeri olmayan bir performans sunar.
77
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
ENDÜSTRİ OTOMASYON
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
ENDÜSTRİ OTOMASYON
• Değerli zemin alanından maksimum düzeyde faydalanmak
ve kurulum maliyetlerini (kablo, kontrol dolabı, iş gücü vb.)
azaltmak için tüm amplifikatörler ve kontroller robotun içinde
tamamen gömülü olarak yer alır
• Genel bir donanım platformunu temel alan üç performans
seviyesi (Lite, Standard ve Pro) vardır. Donanım kalitesinden
ödün vermeden yalnızca uygulama için gerekli olan performansı sunarak ürün değerini en üst seviyeye taşır
• Yazılım lisansı indirilerek performans yükseltilebilir. Basit
bir yazılım yükseltmesiyle ürün verimini artırmak için robotunuzu kolaylıkla yükseltebilirsiniz
• Standard ve Pro performans seviyelerinde doğrudan PLC
programlama gibi gelişmiş özellikler bulunur. Bu özellik, bilindik ladder lojik programlama dilleri kullanılarak eğitim ve
uygulama sürelerinin en aza indirilmesini sağlar
• Adept ACE™, uygulamaların uzun ve aşırı karmaşık programlama işlemleri gerekmeden verimli biçimde kullanılmaya
başlanmasını sağlar
• Sanal ortamda eksiksiz bir sistem yapılandırmasının ve
testinin yapılmasına olanak sağlayan güçlü bir 3D emülatör
içerir
X-Scara: Esnek seçme sistemi
Geniş erişim ve taşıma kapasitesi 120 mm ile 1200 mm aralığında ve 1 kg ile 50 kg arasında değişir ve bu özellik robotun
uygulamanız için hassas şekilde ayarlanmasına imkan sağlar.
Temiz oda ve toza/damlamaya dayanıklı türler gibi özel sürümler gıda ve farmasötik endüstrilerindeki uygulamalar için
kritik ortamlarda kurulumu mümkün kılar.
XG serisi tüm eksenler için kullanılan mekanik sistemin basitliği sayesinde çok güvenilir bir teknoloji uygular.
• Daha yüksek güvenilirlik (XG serisinde kayış bulunmaz,
hareket eden elektronik parça da yoktur)
78
•
•
•
•
•
•
•
Daha yüksek hassasiyet ve hız
Minimum bakım
Daha yüksek esnemezlik
Kullanımı daha kolay
Çok kompakt tasarım
Çoklu bağlanabilirlik seçenekleri
Tümleşik görüş ve konveyör izleme fonksiyonları
Hornet robot serisi birincil ve ikincil gıda paketleme için tasarlandı
Hornet 565, yüksek hızlı alma ve paketleme uygulamalarına
yönelik bir paralel robottur. Güçlü kontroller robotun tabanına
gömülüdür, böylece değerli zemin alanından tasarruf sağlanır, kurulum masrafları ve ürün karmaşıklığı azalır. Standart
IP65 sınıfı çalışma alanı ve kolay yıkama için korozyona dayanıklı malzemeler gibi kirlenme riskini en aza indiren hijyenik
bir tasarıma sahiptir.
Hornet; entegre yüksek hızlı konveyör izleme, güçlü görsel
kılavuz ve özellikle paketleme pazarı için tasarlanmış, kullanımı kolay bir uygulama yazılımı içeren eksiksiz bir robot paketleme çözümü sunar. Robot, doğrudan bir PLC üzerinden
programlanabilir ve bilindik ladder lojik programlama dilleri
kullanılarak eğitim ve uygulama süreleri en aza indirilir.
Omron Adept Quattro robot, patentli özelliklere ve
et ve tavuk işleme alanında USDA onayına sahip
olan dünyadaki tek paralel robottur.
Quattro™ Paralel robot; paketleme, üretim, montaj ve malze-
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
ENDÜSTRİ OTOMASYON
me taşıma alanlarındaki yüksek hızlı uygulamalarda oldukça
başarılıdır. Bu robot, tüm çalışma alanında maksimum hız,
maksimum ivme ve olağanüstü bir performans sağlayan patentli dört kollu döner platformumuza sahip olan dünyadaki
tek paralel robottur (“delta robot” olarak da adlandırılır). Ultra
kompakt kontrolleri ve gömülü amplifikatörleri iz düşümü verimliliğini geliştirirken kurulumu da basitleştirir.
Quattro robot yüksek hız, doğruluk ve baş üstü montaj özellikleriyle esnek ve hızlı paketleme, malzeme taşıma, takım hazırlama ve montaj işleri için mükemmel seçimdir
• Patentli dört kollu tasarım
• Sağlam bileşenler ve tasarım
• Yüksek çözünürlük, mutlak enkoderler
• Yüksek verimliliğe sahip, düşük ataletli sürücüler ve hafif
kollar
• 8 kHz servo güncelleme hızı yüksek doğruluk, üstün yavaş
hız takibi ve kolay kalibrasyon sağlar
• Entegre sıcaklık sensörleri hasarı önlemek için servo motorlardaki sıcaklığı izler
• Robottaki tanı ekranı, sorunların daha hızlı giderilmesini
sağlar
• Quattro S650HS modeli, birincil gıda işleme alanında
USDA onaylıdır
X-Delta: Sysmac platformunda entegre edilen en
hızlı alma sistemi
Dakikada 200 döngüye ulaşabilen Delta çözümü
anında Alma ve Yerleştirme operasyonları uygulamak için birden fazla konveyör ile senkronize edilebilir. NJ kontrol cihazı 8 Delta robotu kontrol ederken 2
ms, 4 robotu kontrol ederken 1 ms yanıt süresi sunar.
• Bir kontrolör ile 8 robota kadar kontrol olanağı
• Serbestlik derecesi: 3 + 1 (opsiyonel dönüş ekseni)
• Dakikada 200 devire kadar
• Çalışma aralığı 500 mm’den 1600 mm’ye kadar olan ürün
çeşitliği
• Farklı Delta robot kolu türleri
• Taşıma kapasitesi aralığı: 1 - 8 kg
• IP sınıfı aralığı: IP65, IP67, IP69K
• Yeni çarpışma önleyici algılama işlevi: İsteğe bağlı bu işlev, tutucu üzerindeki tehlikeli ve beklenmedik darbeleri algılayarak makinenizin emniyetini artırır.
Adept Viper altı eksenli robotlar, hız ve hassasiyet
özellikleriyle hızlı ve hassas otomasyon gerektiren
işlemler için idealdir.
Adept Viper™ altı eksenli robot; montaj, malzeme taşıma, paketleme, makine bakımı ve 650 mm veya 850 mm menzilde
hız ve doğruluk gerektiren diğer işlemler için ideal, yüksek
performanslı eklemli bir robottur.
• Mevcut PLC’nin (IEC 61131-3) bilindik ladder lojik programlama dillerini kullanarak hızla uygulamaya koyma
• Tanı ekranı, sorunların daha hızlı giderilmesini sağlar
• Robotu PC, PLC veya robot kontrolörü aracılığıyla kontrol
etmek için Ethernet TCP/IP özelliği
• Yüksek doğruluk, üstün yavaş hız takibi ve kolay kalibrasyon için yüksek çözünürlüklü mutlak enkoderler
• Maksimum hız sunmak için yüksek verimliliğe sahip, düşük ataletli Harmonik Sürücüler ve hafif bir kol
• Maksimum taşıma kapasitesi 5 kg
79
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Kese Kağıdı Makinasında Çifte
İnovasyon Üretimde %30 Artan
Hızlılık ve Kalıp Değiştirmede
Otomatik Sistem
ELSIM / www.elsim.com
gerçekleştirilebiliyor. Bu sebeple aynı gün içerisinde birçok kez
farklı ürün prosesine geçiş yapmak mümkün oluyor. Mevcut
şartlarda kullanılan makinalarda üründen ürüne geçiş işlemleri
bir hayli zaman alırken, firma mühendisleri, bu noktadan harek
etle yeni bir geliştirme sağlamak istedi. Bu amaçla farklı ürün
üretim geçiş süresini ne kadar kısaltabileceklerine yönelik yoğun bir Ar-Ge çalışması yürüttüler.
Yazar: Gamze Yıldız
Kollmorgen Elsim Özel Müşteri Müdürü
Kese kağıdı, laminasyon ve flexo baskı makinaları üreten Nort
Makina, tasarımı kendisine ait olan; üretim hızını yüzde 30 artıran ve kalıp değiştirme sürecini otomatik olarak gerçekleştiren
yeni bir kese kağıdı üretim makinası geliştirdi. Standart testler
yanında özel testlerle üretilen makina, minimum 8 eksenli olup,
müşterinin talebi doğrultusunda 30 eksenlere kadar çıkabiliyor.
Piyasadaki benzerlerine göre daha fazla adette ürün üreten bu
makinanın tüm elektronik sistemleri ve yazılımı ise, Elsim Kollmorgen tarafından geliştirildi.Plastik poşetlerin tüketimi günden
güne azalmakta ve yerini kağıt torbalara bırakmaktadır.
Oldukça karmaşık bir yapıya sahip olan kese kağıdı makinalarında mevcut şartlarda üründen ürüne geçiş işlemleri de bir hayli
zaman alır. Bu tür sorunları giderebilmek için Nort Makina, mühendislik ve bilgi birikimine güvendiği Elsim Kollmorgen ile işbirliğine giderek, yeni bir kese kağıdı üretim makinası geliştirdi.
Geliştirilen bu makinada çok farklı ebat ve özel¬liklerde üretim
Diğer bir önemli yenilik ise makinanın üretim hızının yaklaşık
%30 artırılmış olması. Piyasadaki benzer makinalar ürünün
ebadına göre değişkenlik gösterecek şekilde dakikada 600-700
adet kese kağıdı üretirken, yeni makinada bu rakam 900-1000
adet aralığına çıkarıldı. Makinanın üretim sürecinde de standart
testlerin yanı sıra özel testler uygulandı. Nort Makina Üretim
Müdürü Zekeriya Güngör, »İmalat sanayinin jargonunda ´makina ürün seçiyor´ diye bir tabir vardır. Bir ürünle yaptığınız test
benzer bir ürünle uyuşmayabilir. Bu da aslında makinanın kalitesini gösteren bir durumdur» diyerek, kendi testlerinin tümünde
pozitif sonuçlar aldıklarına dikkat çekiyor.
Avrupa´da aynı ürün 500 kilogram olarak üretilirken, Türkiye´de
bu rakam 200 kilo¬gramlara kadar düşer. Çünkü talep bu yöndedir ve üretici de bunu üretmek durumundadır. Bir makinanın
günlük üretim kapasitesini 1 ton olarak düşünürsek ve gün içerisinde 4 farklı ürün üretildiğini farz edersek, ortalama 4 kalıp
değiştirilmesi gerekir. Her bir kalıbın değişim süresi ise ortalama
30 dakikadır. Buradan da günde 2 saate yakın kalıp değiştirmek
için zaman harcandığı ortaya çıkar. Bu da çok ciddi bir süredir.
Üstün Makina Otomasyon Çözümü
Üstün makina otomasyon çözümü Kollmorgen Automation Suite™, yüksek oranda farklılaşmış makina ve daha karlı işletme
inşa etmeye yardımcı olmak için yüksek derecede entegre ve
81
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
ENDÜSTRİ OTOMASYON
sezgisel yazılım programlama ortamını, sınıfının en iyisi hareket
bileşenleri ve sıra dışı ortak mühendislik hizmetlerini bir araya
getiriyor. Gelişmiş Performanslı Programla¬nabilir Otomasyon Denetleyicisi (PDMM), orta seviyeli bilgisayar performansı
sunarak Intel Celeron işlemci teknolojisiyle en yüksek işlemci
performansı temin ediyor. 10» veya 15» entegre ekran tercihini
de içeren Yüksek Performanslı PDMM ürünü, Intel Core 2 Duo
ailesine kadar olan işlemci teknolojisi için üstün bilgisayar performansı sunuyor.
AKD® Gelişmiş Kollmorgen Tahrikleri
Her türlü uygulamaya kolay entegre edilebilen ethernet tabanlı
servo sürücülerinin eksiksiz aralığını içeren Kollmorgen AKD®
Serisi ise makinadaki her şeye anında ve kesintisiz erişim için
tak ve çalıştır işletmeye alma sistemi sunuyor. Sınıfının en iyisi
servo bileşenlerle beraber AKD sürücüleri, tümü çevreye duyarlı
üretilerek olmak üzere endüstri lideri performans, iletişim seçenekleri ve güç seviyeleri sunuyor.
Makinalara gövdesiz performans avantajlarını tam gövdeli motorun kurulum kolaylığıyla bir araya getiren Münhasır Cartridge
DDR® motorları, entegre ve fabrikada hizalanan yüksek çözünürlüklü geri bildirim cihazı ve ayrıca rotoru desteklemek için
makinanın kendi yataklarını kullanarak, doğrudan yüke bağlanan benzersiz bir rulmansız tasarım özelliğine sahiptir. Çoğu
model beş dakikadan kısa sürede kurulabilir.
Nort mühendisleri, bu geçiş sürelerini kısaltmak için Elsim
Kollmorgen ile otomasyon destekli bir çalışma yürüttü. Bu
çalışmalar neticesinde üretim bandındaki yenilikler ve yazılım
kısmındaki ayarlamalar ile makinanın otomatik ölçümlemeye
geçilmesi sağlandı. Nort Makina´nın Elsim Kollmorgen ile olan
işbirliğini değerlendiren Elsim Kollmorgen Özel Satış Müdürü
Gamze Yıldız, Nort Makina´nın bu uygulamayı, mühendisliğine
ve bilgi birikimine güvendiği için Kollmorgen ile yürütmeye karar verdiğini ifade ediyor.
Doğru Yerde Doğru Ürün
Makina üretiminde başarı, doğru yerde doğru ürün kullanılarak
sağlanabilir. Doğru yer noktasında öne çıkan ürün ve sistemlerden bir tanesi de ´servo sistemlerdir´. Bu noktada Kollmorgen
teknolojisi devreye giriyor. Geliştirilen makinanın tüm elektronik
sistemleri ve yazılımı Kollmorgen tarafından geliştirilirken, projede Kollmorgen´in şu ürünleri kullanıldı:
82
1 -AKD PDMM Hareket Kontrolörü (Endüstriyel PC için
üstün hız)
2 -AKD Servo Sürücü
3 -CDDR Direct Drive (Servo Motor için olağan üstü hız sağlar).
4 -AKM Servo Motor (Yüksek tork ve ekstra dayanıklı servo
motor)
Yüksek Tork ile Ekstra Dayanıklı Servo Motor. Kollmorgen
AKM™ senkron servo motorlar, 500.000´i aşkın standart ürün
ve pratikte sınırsız ortak tasarımlı modifikasyon ile kullanıcılarına benzeri görülmemiş bir tercih ve esneklik sunuyor. Bu ürünle, özel uygulama gereksinimleri için en uygun duruma getirilen
doğru motoru seçmek hiç bu kadar kolay olmamıştı.
Sonuç: Lanse Edilmeden Bile Yoğun İlgi Görüyor Nort firmasının geliştirdiği bu yeni makina, henüz piyasaya sunulmamışken
bile mevcut müşterilerilerden yoğun ilgi görüyor. Nort Üretim
Müdürü Zekeriya Güngör, »Makinayı henüz lanse etmememize
rağmen özellikle bizi takip eden mevcut müşterilerimizden yoğun bir ilgi görüyoruz» diyor ve ekliyor: »Kese kağıdı, laminasyon ve flexo baskı makinaları yapıyoruz. Ana ürün gruplarımızın
yanı sıra özel projeler de üreten, butik çalışmalar yapan ve danışmanlık hizmeti de veren bir firmayız. Çok değişken taleplere
en iyi şekilde yanıt verebiliyoruz. Tüm bu kompleks üretim ve
tasarım sürecimizde Elsim Kollmorgen bize destek veren önemli bir partnerimiz. Elsim Kollmorgen´i ürün kalitesinin yanı sıra
Ar-Ge ve tasarım süreçlerimizde de bize olumlu katkılar sağladığı için tercih ediyoruz. İyi ürünün yanı sıra iyi bir teknik hizmet
de çok önemlidir.»
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Üretim adaları için
hazır çözüm
TURCK / www.turck.com.tr
Otomotiv tedarikçisi Euwe havalandırma Arka havalandırma ızgarası üretim makinalarında parka taşıyıcıların
tanımlanmasını Turck’un BL ident RFID sistemleri ile
yapmaktadır,
EuWe için Kompakt kare tasarımlı cihaz Turck okuma
yazma kafalarını öne çıkarmaktadır.
Özel makinelerde birleşik üretim süreçlerinin birçok
dezavantajı bulunmaktadır. Herhangi bir istasyonda
meydana gelecek bir duruş hemen hemen tüm makinenin acil kapanmasına sebep olmaktadır.
Akıllı bekleme istasyonları iş parçalarının verimli bir
şekilde tanımlanması üretimin devamlılığını sağlayabilir. Otomotiv parça sağlayıcı EuWe Eugen Wexler
GmbH & Co. KG bu sistemi yeni arka havalandırma
ızgarası üretim alanında TURCK RFID ekipmanları kullanarak uygulamaktadır.
EuWe Eugen firmasının referans listesinde neredeyse
84
bütün büyük otomotiv üreticileri bulmak mükündür. (
General Motors, VW, BMW, Mercedes-Benz, Porcshe
vb.) , Otomotiv endükstrisi gibi rekabetin bu kadat
yoğun olduğu bir sektöre ürün sağlayan ve talepkar
firmalar ile çalışan her firma kurumsal tarihi boyunda doğru işler yapmış olmalıdır. Fiyat ve kalite doğru
oranda olmalı ve son olarak üretim ve diğer tüm üretim
iç süreçlerleri organize şekilde gitmeli ve otomotiv endüstrisi için ISO/TS 16949:2009 standartının belirttiği
şekilde firma uyumluğu sağlanmalıdır.
Grup firmaları otomotiv üreticileri ve parça sağlayıcıları için dünya çapında yüksek teknoloki plastik parçalar
üretmektedirler. Bu parçalar iç trim paçaları, Merkez
konsol, Panel, Bagaj kapakları ve fonksiyonel parçalar olabilemektedir. Örnek olarak arka havalandırma
ızgaraları kapı kapandığında ya da airbag açıldığı anda
oluşacak basınca dayanılacağından emin olunmalıdır.
Parçalar üzerlerindeki hava kanatları ile hava basıncının artdığı durumda hava basıncının serbest kalmasını
sağlamaktadırlar, Aksi halde dışardan taze havanın dolaşım yapması mümkün olmayacaktır.
BMW için
ızgarası
Arka
havalandırma
2014 yılında EuWe firması mevcut üretimini BMW için
arka havalandırma ızgarası üretimi yapabilecek özel bir
makina ile genişletti . Sistem de birkaç farklı bağımsız
üretim istasyonu olduğu için “Üretim adaları ile üretim” olarak isimlendiril mektedir. Bir enjeksyon makinesi üretim sürecinin başında bulunmakta buradan
çıkan iş parçaları bir robot vasıtası ile dörtlü olarak iş
parçası taşıyıcısına yerleştirilerek konveyor hattından
ilk üretim istasyonuna taşınmaya başlamaktadır. İkinci
istasyonda bir robot tarafında dört adet ızgaraya dört
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
ENDÜSTRİ OTOMASYON
önceki üretim alanında geleneksel yaklaşım sensörleri kullanılarak sıralı üretim metodu benimsenmiş ve
burada hatalar dökümente edileceği zaman kontrolör
her bir bağımsız parça taşıyıcıdaki hatalı ürün adetini
sayar ve hatalı ürünleri ayıklar fakat bu yöntem ile iş
parçası taşıyıcı zinciri bozulur. Sıralı üretim kesintiye
uğraması ise sıralı üretim sisteminin en önemli dezavantajıdır. Ürün depolama alanı beklemelerin bir miktar önüne geçebilmektedir. Bir üretim aşaması durma
noktasına gelirse, bu istasyonun önünde üretim sıkışmaları olacaktır. Sıkışma arkasından üretim adaları gerekli parçalar olmadığı için durmalıdır.
İş parçası taşıyıcının alttan görünümü, Veri taşıyıcı
ve havalandırma ızgaraları
adet iş parçasına yerleştirilerek, ultrasonik kaynak ile
sabitlemekdir. Bir sonraki istasyonda ise bir kamera
vasıtası ile iş parçaları ters çevrilmeden kaynak hatalarına karşı kontrol edilmektedir. Hatalı parçalar burada
ayrılmakta ve yeni doğru parçalar ile değişmektedir.
Son işlem adımında ise yine bir robot tarafından iş
parçaları çevrilerek sızdırmazlık köpüğü uygulanmaktadır. Tüm bu işlem sürecinde üretimin sıkışmaması
için çift ürün taşıma hattı ile yapılmaktadır. Son işlem
adımında sızdırmazlık köpüğü kontrolü için komplike
bir görsel kontrol içermektedir. Özel bir aydınlatmaya
sahip bir kamera köpüğün yoğunluğunu devamlılığını
ve hacmini kontrol etmektedir.
Sıralı üretim sistemlerinin dezavantajları
Üretim sahalarının planlanması sırasında sıklıkla sorulan bir soruda üretim sürecindeki iş parçası taşıyıcılarının tanımlanması için en uygun metoddur. Otomasyon
teknisyeni Robert Ullmann mevcut alanlardaki uygulamalarından iş parçası taşıyıcılarının tanımlanması konusunda deneyimi bulunmaktadır. EuWe firmasının bir
Bay Ullmann ın deneyimleri ile ikinc arka havalandırma
ızgarası üretim alanı için uygun bulunan yol iş parçası
taşıyıcıları RFID ile tanımlama sistemi tavsiye edilmektedir. Bay Ullman, “ Önceki üreim hattımızdan daha iyi
neler yapabiliriz düşüncesi ile yola çıkıp, RFID sisteminin mevcut makinelerimize getireceği avantajları gördük, Bu sayede yeni makinelerimiz daha yüksek üretim
hızında olup daha az manuel kontrol gerektirecektir”
Kompakt tasarım montajı kolaylaştırır,
Çalışmanın başında Turck dışında farklı bir RFID ürün
sağlayacısı ile görüşüldü firmanın RFID okuma yazma
kafalarını sadece silindirik gövdede sağlayabilmekteydi. “Turck firmasının seçilmesindeki sebeplerdein
birini Turck un sağlamakta olduğu çok kompakt tasarımdaki Okuma/yazma kafalarıdır.. Dar kare gövdedeki TN-Q14-015-RE4.47T okuma yazma kafası üretim
istasyonlarının ortasına montajı mümkün olmakta ve
optimal çözüm sağlamaktadır. Silindir tipi okuma kafaları zaten mevutta silindir olduğundan dolayı kullanımı
mümkün olmamaktaydı. “ diye ekliyor Bay Ullmann
Kontrolör ile Kolay entegrasyon
“Turck RFID sistemlerin kontrolörler ile entegrasyonu
çok kolaydı, RFID arayüz modülleri ile plc yi haberleştirmek için mevcut plc yazılımlarımız içerisine herhangibir ek fonksiyon bloğu eklememize gerek kalmadı,
85
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
ENDÜSTRİ OTOMASYON
PLC yazılımı üzerinden RFID arayüz modülleri kolayca kontrol edilebilmekte” diyerek Siemens S7 PLC ile
Turck BL ident RFID entegrasyon rahatlığını gösteriyor
ve otomayon mühendisi olarak önceki projede sistemin özel program bloklarına ihtiyaç duyduğundan bahsediyor Bay Ullmann
“RFID sistemi her bir iş parçası taşıyıcısını proses boyunca toplamda sekiz kere tanımlamaktadır. PLC hatalı
proses işlemlerini ilgili iş parçası taşıyıcısını ve taşıyı-
Okuma yazma kafası iş parçası taşıyıcının merkezine
monte edilmektedir.
olarak daha yüksek üretim hızı olarn esnek bir sistem
ortaya çıkmış ve daha az manuel müdahale gereksinimine gerek duyulacaktır. Bu yeni sistemin getirdiği
avantajlardan biride çalışma esnasında model değişimlerine olanak vermesidir.
Kontrol kabini içerisinde BL20 arayüz modülü Profinet ile RFID bilgilerini Kontrolöre iletmektedir.
cı üzerindeki hatalı parça pozisyonunu bilgileri ile database e yazmaktadır. Ve bu data Turck Multiprotokol
arayüz modüllerinin Profinet haberleşmesi ile S7 PLC
ye ulaşmaktadır.
Eğer proses sürecinde bir hata oluşmuş ise bu hata
çalışması esnasında tespit ve dokümente edilecektir.
RFID ile çok daha verimli üretim
alanları
Benzersiz iş parçası taşıyıcı tanımlamasını sonucu
86
Tüm istasyonlar ve bunlara bağlı iş parçası taşıyıcıları
S7 kontrölördeki kullanıcı arayüzü ile izlenebilmektedir. Eğer hatalar aynı istasyonlarda sıklık ile oluşuyor
ise bunun takibi yazılımdaki görselleştirme fonksiyonları ile mümkün olmaktadır. Bunun ile beraber Robert Ullmann bu opsiyonu gelecek seri makineler için
mümkün olacağı eklemekte.
Bu tip üretim adaları yeni makinelerde üretimi tamamen mümkündür Lauf an der Pegnitz firmasının tüm
Eugen-Wexler Group için tüm özel makinaların imalatında sorumlu olup Çek Cumhuriyeti, Meksika ve 2017
den itibaren ABD’de kurulacak olan yeni üretim sahası
için üretilecek olan makinelerde buradaki deneyimden
faydalanılacaktır.
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Tektronix in Yeni RF Sinyal Üreteç
Serisi Fiyat-Performans oranı ile
Endüstriye Öncülük Etmektedir
Yeni “TSG4100A Vektör Sinyal Üreteci” daha ulaşılabilir
Orta sınıf RF Test ve Ölçüm çözümlerinde hızla büyüyen
ihtiyaçları karşılamaktadır
NETES MÜHENDİSLİK / www.netes.com.tr
Dünya’nın öncü test, ölçüm ve görüntüleme enstrümanları sağlayıcısı, bugün TSG4100A serisi sinyal
üreteçlerini tanıttı. TSG4100A bir Vektör Sinyal Üreteci (VSG) olmasına karşın, basit sinyal üreteçlerinin daha ulaşılabilir fiyatlarına sahip. Yeni RF Sinyal
Üreteci Tektronix in sunduğu diğer öncü orta sınıf RF
test çözümlerini tamamlamaktadır; (diğer çözümler;
USB-tabanlı RSA306 Spektrum Analizör, MDO4000B
ve MDO3000 mixed domain Osiloskoplar). TSG4100A
88
$18,000 ın altında fiyatı ile bir numaralı markadan sunulan ilk RF Sinyal Üretecidir.
RF sinyal generatörler, ürün tasarımı, testi ve üretim
gibi geniş bir kullanım alanına sahiptir. Şimdiye kadar
RF mühendisleri ve teknisyenleri basit RF Sinyal üreteçleri ya da çok daha pahalı Vektör Sinyal Üreteçleri
arasında bir seçim yapmak zorundaydılar. TSG4100A
ile ulaşılabilir RF Sinyal Üreteci fiyatına Vektör Sinyal
Üreteç sunulmaktadır. Ayrıca, eğer mühendislerin ih-
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
ENDÜSTRİ OTOMASYON
tiyaçları değişirse, TSG4100A sahada kolaylıkla daha
uzman bir vector ve sayısal modülasyon yeteneğine
yükseltilebilir.
“Kablosuz ürünlerin tasarımında ve üretiminde test
çözümlerinin daha ulaşılabilir fiyatlara sahip olması
çok net bir ihtiyaç” diyor Tektronix RF ve Komponent
Çözümleri Genel Müdürü James McGillivary. “Tektronix, RSA306 USB Tabanlı spectrum analizör ile bu
boşluğu doldurmak için hızlı bir ilk adım attı. Bu ivmeyi TSG4100A ile, RF vector sinyal üreteçlerde yenilmez
bir fiyat performans ile devam ettiriyoruz “
Muhteşem RF Performansı
TSG4100A serisi 3 ayrı frekans ile sunulmaktadır, DC
den 2.0 GHz, 4.0 GHz ve 6.0 GHz e. Cihazlar düşük
phase-noise ile spur-free çıkışlara (–113 dBc/Hz @1
GHz), üstün genlik doğruluğu (<+/- 0.4 dB @1 GHz,
0dBm CW sinyal +16dBm den -100 dBm e seviye aralığı) ve mükemmel frekans çözünürlüğü (1 μHz herhangi bir frekansta) sağlamaktadır. Kristal osilatörün
sağladığı sıcaklık doğruluğu <±0.002 ppm ve yaşlanma doğruluğu <±0.05 ppm, orta sınıf sinyal üreteçleri
arasında en yüksek doğruluklu ve kararlısıdır.
Analog Modülasyon
nekleri sunmaktadır. Genlik Modülasyonu (AM), Frekans modülasyonu (FM), Faz modülasyonu (ΦM), ve
darbe modülasyonu (PM). Harici bir modülasyon girişi
kadar iyi bir dahili modülasyon kaynağı bulunmakta. Birçok analog sinyal üretecin tersine, TSG4100A
DC den 62.5 MHz e sürekli tarama yapabilmektedir.
62.5MHz in üzerindeki frekanslar için, her bir tarama
bölgesi için bir octave’dan fazla alanı kapsar.
Vektörel Modülasyon
Cihazlar yazılım yükseltmesi ile VSG uygulamalarını destekleyebilir. Vektör yükseltmesi ile, TSG4100A
serisi RF taşıyıcı, 400 MHz ve 6.0 GHz aralığındaki
vector sinyal modülasyonlarını tam desteklemektedir.
TSG4100A temel sinyal üretimini 125MHz de çift, keyfi
dalga şekli işletebilmektedir. Üreteç en yaygın modülasyon şemalarını destekleyen dahili kaynağa sahiptir:
ASK, QPSK, DQPSK, π/4 DQPSK, 8PSK, FSK, CPM,
QAM (4 to 256), 8VSB, ve 16VSB. Sayısal haberleşmede kullanılan standart filtreli modülasyon tiplerini
de içermektedir: raised cosine, root-raised cosine, Gaussian, rectangular, triangular, ve daha fazlası. İlave
esneklik olarak, arka panelde bulunan BNC I/Q modülasyon girişi desteği ile harici kaynaktan keyfi vector
modülasyonlarını da destekler.
TSG4100A sinyal üreteci çok çeşitli modülasyon seçe-
89
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
ENDÜSTRİ OTOMASYON
SCHNEIDER / www.schneider-electric.com.tr
Yüksek bant genişlikli içerik, Nesnelerin İnterneti
kavramlarının yanı sıra toplama ve gecikmeye duyarlı uygulamalar edge bilişimin büyüme faktörleri
olarak gösterilirken, Schneider Electric, kurumlar
için geliştirdiği edge uygulamalarına yönelik altyapı çözümlerini tanıttı.
Enerji yönetimi ve otomasyonda global uzman Schneider Electric, bilişim kaynaklarını üst sınırlarda kullanmayı düşünen kurumlar ve bulut ve hizmet sağlayıcılarını destekleme stratejisini tanıttı. “Son kullanıcı veya
veri kaynağına yakın konumlandırılan bilişim teknolojileri kaynakları” olarak tanımlanan “edge” uygulamaları
91
ÜRÜN VE UYGULAMALAR
ENDÜSTRİ OTOMASYON
ile ilgili olarak tanıtılan stratejinin bir parçası olarak
Schneider Electric, edge uygulamalarından etkilenen
beş ortamı ve bunları desteklemek için tasarladıkları
altyapıyı anlattı.
Bölgesel sunucu barındırma / telco veri merkezleri
müşterilerinin yüksek bant genişlikli içerik ve gecikmeye duyarlı uygulamalar kullanması bu etki alanlarının büyümesini desteklerken Schneider Electric’in InfraStruxure™ mimarisi ve prefabrik modülleri, pazara
hızlı erişim ve düşük işletim maliyetleri için bölgesel
bir veri merkezinin hızlı bir şekilde modüler olarak
oluşturulmasına olanak tanıyor.
Öte yandan “edge” uygulamaları kapsamında, özellikle
perakende ve bankacılık sektöründe müşteri deneyimini zenginleştirmek için uzak ve şube ofis konumlarına yönelik olarak bilişim teknolojileri hizmetleri
sunuluyor. Schneider Electric’in SmartBunker™ CX ve
NetShelter™ SX çözümleri söz konusu uzak tesisler ve
şubeler için son derece güvenli, güvenilir ve uzaktan
yönetilebilen tek kabinli çözümler getiriyor.
Sunucu odalarının, uygulamalar, gecikme, güvenlik
ve uygulama esnekliği gibi çeşitli nedenlerle tesiste
barındırılması gerektiğini belirten Schneider Electric,
sayısı her geçen gün artan bu uygulamaların, bilişim
teknolojileri altyapısının uygulanmasını ve kullanımını
kolaylaştıran yakınlaştırılmış ve hiper-yakınlaştırılmış
altyapı üzerinde barındırıldığını aktardı. Schneider
Electric bu ortamı desteklemek için InfraStruxure ve
prefabrik Mikro Veri Merkezleri çözümleri, edge uygulamalarını kullanan kurumlara yönetim, güvenlik ve
ölçeklendirme kolaylığı sağlıyor.
Edge uygulamalarından etkilenen bir diğer ortam olan
ağ kabinetleri ise bugün çalışanların tüm IT kaynaklarına güvenilir bir şekilde bağlanması, şirketin verimliliği için hiç bu kadar kritik önem taşıyor. Bu ortamlarda çalışan personel, dağınık tesislerin yönetimini
92
kolaylaştırmak ve potansiyel ekipman arızaları, güvenlik riskleri ve çevre sorunlarının kesintilere neden
olmadan önce belirlenmesini sağlamak için Schneider
Electric entegre, bağlı çözümlerini ve StruxureWare™
Data Center Operation yazılımını sunuyor.
Endüstriyel tesisler de edge uygulamalarından etkilenen bir ortam olarak uygulamaların git gide daha
bağlantılı olduğu ve süreçleri işletmek için verilerden
faydalanılan yerler olarak karşımıza çıkıyor. Bilişim
Teknolojileri ve İşletim Teknolojisinin yakınlaşması,
klasik bilişim teknolojileri donanımının potansiyel olarak zorlu ortamlara yerleştirilmesini gerektiriyor. Bu
tesisleri destekleyen Schneider Electric’in SmartBunker™ FX, endüstriyel kontrol ve IT ekipmanını güvenli
bir şekilde barındırmak için dayanıklı hale getirilmiş ve
uzaktan yönetilen çözümler sunuyor.
Edge uygulamalarının, genellikle uzakta olan ve yerel
bilişim teknolojileri personelinin desteklemediği klasik veri merkezlerinin sorunlarından farklı, kendine
özgü güçlükleri bulunuyor. Bu uygulamaların kullanım
ömürlerinin daha uzun olmasının yanı sıra yönetimi,
korunması ve uygulanması daha kolay ve daha dayanıklı olması gerektiği için bu durum, klasik veri merkezininkinden farklı bir stratejiye ihtiyaç duyulduğu
anlamına geliyor.
Schneider Electric Veri Merkezi Stratejisi ve Teknoloji Başkan Yardımcısı Kevin Brown gerçekleştirilen strateji tanıtım toplantısında konuyla ilgili olarak
“Günümüzün ve geleceğin bilişim teknolojileri gereksinimlerini desteklemek için daha fazla bilişim gücü,
merkezden edge ağında dağıtılıyor. Bu harekete yön
veren Nesnelerin İnterneti (IoT) kavramı, yüksek bant
genişlikli içerik ve gecikmeye duyarlı uygulamalar gibi
güçlerle Schneider Electric, bu benzersiz ortamların
ihtiyaçlarını karşılayan çözümler ve hizmetler sunuyor.” şeklinde konuştu.
ÜRÜNLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
PC Tabanlı Kontrol: Tüm Rüzgâr
Endüstrisi Gereksinimleri için
Komple Çözüm Sunan Sistem
Isıtma Soğutma
Ekin Endüstriyel
malarının ve Ya
serisini piyasaya
Yeni CX5100 gömülü PC serisi, merkezi bir kontrol platformu olarak, rüzgar türbinleri için idealdir. Dört çekirdek işlemciye kadar
Soğutma ünitel
donanım desteği ve doğrudan bağlı I/O sistemiyle, daha düşük fiyatlarla yüksek performans sunuyorlar.
ser olarak, ısıtm
enerji
şebekesi
desteği
bulunuyor.
olarak
ve
spesifik
uygulamalarda k
Beckhoff, rüzgar endüstrisi için geliştirmiş olduğu entegre
kontrol çözümünü PC Tabanlı Kontrol ile operasyonel yönetim, Yeni CX5100 gömülü PC serisi, merkezi birserisi artık daha sağlam ve daha y
hatve kontrolü, invertör kontrolü, durum izleme ve görselleştir- kontrol platformu olarak, rüzgar türbinleri için
me görevlerinin tek bir CPU üzerinde gerçekleştirilebilmesine idealdir. Kompakt, sağlam, DIN raya monteAISI 304\316 plaka materyalleri il
imkan veriyor. Çok hızlı rüzgar türbinleri kontrolörlerine bile edilebilen ve doğrudan I/O sistemi bağlantılı08 SHT serisinin bağlantı materyal
entegrasyon hızlı ve kolay bir şekilde sağlanabiliyor. PC ve Gömülü PC’ler donanımlarında bir, iki veyaolup 45 bar basınca kadar dayanık
EtherCAT teknolojisi modüler, hassas bir şekilde ölçeklenebilen dört çekirdekli işlemciler bulundurabilirler veIsı transferini sektördeki diğer le
standart yazılım ve donanım bileşenleri yelpazesi sunmasının daha düşük maliyetlerle yüksek performansdaha yüksek ölçekte gerçekleştirild
yanı sıra, rüzgar enerjisinin verimli ve ekonomik kullanımını sunarlar. CX51xx, görselleştirme, güvenlikHeat Transfer verilmiştir.
sağlayan, küresel ölçekte erişilebilir ve kanıtlanmış bir sistem ve Durum İzleme de dâhil olmak üzere, bir
çözümünü temsil ediyor. Beckhoff’un kontrol sistemine enteg- rüzgar türbini kontrolüne ait tüm görevleri üstlenebilir. Beckhoff
re edilmiş Durum İzleme ve akıllı rüzgar türbini ağı üzerinden otomasyon yazılımı TwinCAT 3’ün çok çekirdekli teknolojiyi
94
ÜRÜNLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
desteklemesiyle Durum İzleme gibi bilgi işlem yükü yüksek
olan görevler, ayrı bir çekirdek üzerinde uygulamaya koyulabilir.
CX51xx’in yüksek işlemci hızı aynı zamanda, ek yazılımlar kullanılırken karşılaşılabilecek sınırlamaları ortadan kaldırır.
EtherCAT Terminaller Durum İzlemeyi kontrol
sistemine entegre ediyor
PC tabanlı Kontrol, rüzgar türbini Durum İzleme görevini
mevcut otomasyon sistemine sorunsuz biçimde entegre eder:
titreşim ölçümü için yüksek hassasiyetli EL3632 EtherCAT
Terminali veya gerilme ölçer (strain gauge) analizi için EL33560010, kolayca mevcut I/O sistemine eklenebilir. Örneklenmiş
ham veriler üst düzey yazılım çözümleri için kullanılabilir.
OPC gibi açık bir arabirim üzerinden kontrol sistemine entegre
edilebilen kullanıcının CMS yazılımı, downstream hizmetlerin
analizini ve başlatılmasını kolaylaştırır. Bu entegre çözüm, geleneksel “kara kutuya” veda etmemizi sağlıyor. Diğer bir deyişle,
donanım tabanlı durum izleme sistemlerinin kontrol sistemiyle
karmaşık bir şekilde kullanılması artık gerekli değil. Kullanıcılar,
yalnızca esnek genişleme seçeneklerinden ve daha düşük sistem maliyetlerinden değil, aynı zamanda gelişmiş hata ayıklama
imkanlarından da fayda sağlıyorlar.
Geleceğe dönük: EtherCAT ile rüzgar türbini ağ
sistemi
Beckhoff, voltaj düşümüne yada değişen ihtiyaçlara hızlı cevap
verebilme yeteneği sayesinde rüzgar türbini ağlarında yeni standartlar belirliyor. EtherCAT tabanlı sistemler, anlık akım ve voltaj
değerlerini besleme noktasındaki şekliyle, saniyede 10.000
adede kadar örnek alabilir. Bir gerilim düşümü durumunda, tüm
rüzgar türbinleri için kullanılan ayar değeri (set value), bütün
rüzgar türbini ağında 1 ms’den kısa sürede güncellenir. Tüm
rüzgar türbinlerinin ölçüm değerleri ve besleme noktasındaki
ölçümler, bunlarla ilgili akım, voltaj ve frekans kontrolüyle, 1
μs’den kısa bir zaman içerisinde senkronize edilir, ve bu sayede
optimum şebeke desteği sağlanmış olur.
TwinCAT 3 ile basitleştirilen sistem mühendisliği
Beckhoff’un entegre otomasyon yazılımı TwinCAT, kullanıcılara
programlama dilleri bakımından seçim özgürlüğü sunuyor: IEC
61131-3 için nesne yönelimli uzantılara ek olarak, C ve C++ da
gerçek zamanlı uygulamaların programlanması için kullanılabiliyor. MATLAB® / Simulink® desteği, rüzgar endüstrisinde
BECKHOFF / www.beckhoff.com.tr
Ekin Endüstriyel’in Yeni Tasarımı MITMB 08 SHT serisini (Super Heat Transfer)
Satışa Sundu
a sektörünün lider kuruluşu
l uzun soluklu Ar-Ge çalışatırımları sonunda MIT SHT
a sundu.
lerinde evaporatör, konderma uygulamalarında ani ısıtıcı
kullanılan MIT – MB 08 SHT
yüksek ısı transferi yapacak.
ile sağlamlaştırılmış MIT MB
li AISI 304 olarak tasarlanmış
klıdır.
ehimli eşanjör markalarından
diğinden serinin ismine Super
EKİN ENERJİ / www.ekinisitma.com
95
ÜRÜNLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Bosch Rexroth’tan yeni nesil
‘Hägglunds CBP’
tahrik motorları
Bosch Rexroth, en zor şartlara göre tasarlanan
yeni nesil Hägglunds CBP serisi tahrik motorlarıyla
teknik talepleri karşılanması en zor olan plastik ve
kauçuk endüstrilerine büyük kolaylık sağlıyor.
Madencilik, taşımacılık ve denizcilik gibi zorlu şartlarda faaliyet gösteren sektörlere göre tasarlanan güçlü
tahrik motorları, en ağır işleri dahi kolaylaştırıyor.
Tahrik ve kontrol teknolojileri alanında dünyanın önde
gelen şirketi Bosch Rexroth, güçlü bir tahrik sistemi
arayışında olanlara çok özel bir seri sunuyor.
Üretimde artan talepleri daha hızlı ve daha az kaynak
kullanarak karşılamak amacıyla hareket eden Bosch
Rexroth, Hägglunds CBP serisi tahrik motorlarıyla
96
kullanıcılara büyük avantaj sunuyor.
Yüksek torka sahip ve oldukça az alan kaplayan
seri, zorlayıcı koşullarda dahi üstün bir performans
sunarken, hafifliğiyle de dikkat çekiyor. Özellikle hız
aralığı ve teknik talepleri karşılaması zor olan lastik
ve kauçuk endüstrisi için devrim niteliğinde olan
Hägglunds CBP tahrik motorları, dahili karıştırıcılar
gibi zorlu uygulamaların da üstesinden gelebiliyor.
Endüstri uygulamalarından diğer birçok uygulamaya
kadar farklı alanlarda çok daha fazlasına ulaşmanızı
sağlıyor.
Tüm sektörlerde çok geniş bir yelpazeye
sahip…
Hägglunds doğrudan tahrik sistemleri, madencilik,
ÜRÜNLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
taşımacılık, denizcilik, offshore, kauçuk, plastik, kâğıt
hamuru, kâğıt, geri dönüşüm, şeker ve kimyasallar
gibi çok geniş bir endüstriyel alanda kullanılıyor.
Yüksek kontrol ve güvenlikle her kuvvete ve yüke
uyum sağlayabiliyor. Güçlü motorlar, ağır hava şartlarına ve tüm zorlamalara karşı maksimum dayanıklılık
sunuyor. Sibirya’nın keskin soğuğundan, Afrika’nın
bunaltıcı sıcaklarına kadar her türlü çevre koşuluna
dayanıyor ve tüm sanayi uygulamalarında kullanılabiliyor. Farklı güç seviyelerinde ve konfigürasyonlarda sunulan seri, teslim edilmeden önce fonksiyon
testlerine tabi tutuluyor. Kullanımı oldukça kolay ve
kompakt olan tahrik motorlar, ağır madencilik işleri
için de büyük kolaylık sağlıyor.
Hızla harekete geçen hidrolik pompalarla
yüksek güç
Tahrik birimi, motor, kontrol ve izleme sisteminden
oluşan Hägglunds serisi, sisteme yüksek güvenlik ve
performans getiren hidrolik pompalara sahip bulunuyor. Hızlı harekete geçen bu pompalar, her uygulama
için en zorlu şartlarda dahi gerekli güvenlik ve gücü
sunuyor.
Bosch Rexroth’un verimliliği artırarak tasarladığı bu
özel seri, 3 MW güce kadar çıkabiliyor. Hız aralığı ise
lastik ve kauçuk endüstrisin teknik taleplerini yeterince karşılayabiliyor. Ayrıca, CBP kullanımı performans
açısından muazzam bir artış sağlarken, daha kısa
devir sürelerine ulaşmanıza imkan sağlıyor. Yüksek
sıcaklıkta kusursuz bir performans sunulurken, azaltılmış ses seviyesi ile makine aksamı güvenliği de
üst düzeyde tutuluyor. Böylece geleceğin ihtiyaçları
şimdiden öngörülüyor.
Hem işçilerin hem de makinenin güvenliği için ‘Quick-Stop’ özelliği
Doğrudan hidrolik tahrik motorları için gerekli olan
tüm standartları karşılayan seri, flanşa veya tork
koluna monte edilebiliyor. Seri ayrıca, frezeli milllere
(DIN 5480) uyumlu olan serinin motorlarında gerekli
delik açıklıkları da mevcut bulunuyor. Böylece mekanik düzeneklerin ısınmasına veya soğumasına gerekli
imkanı tanıyan Hägglunds, CBP momenti ve hızıyla üretimin optimizasyonu için gerekli değişkenliğe
sahiptir. Bu şekilde enerji tüketiminde tasarruf olabildiği gibi etkin güç girişinde artış sağlanıyor.
Sürekli olarak yüksek güçte çalışabilen seri, hem
işçilerin hem de makinenin güvenliği için entegre bir
Quick-Stop (Hızlı Durdurma) işlevine sahip bulunuyor. Bosch Rexroth laboratuvarında, zorlu ve gerçekzamanlı koşullarda test edilen bu özellik, güvenliği
en yüksek düzeyde tutuyor. Ayrıca, kauçuk prosesleri
üzerinde dünya çapında bir iddiaya sahip olan seri,
çok yönlülük ve yüksek kontrolü bir arada sunuyor.
Bosch Rexroth / www.boschrexroth.com.tr
97
ÜRÜNLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Dassault Systèmes 3DEXPERIENCE
platformu otomotiv sektörünün
geleceğin otomobillerini
yaratmasına olanak tanıyor
98
ÜRÜNLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Dassault Systèmes’in pazar lideri endüstri çözümleri,
tasarımdan otomobil üretimine kadar tüm
süreçlerde başarılı bir şekilde kullanılıyor.
3D tasarım yazılımı, 3D Dijital Modelleme ve Ürün
Yaşam Döngüsü Yönetimi (PLM) çözümlerinde dünya
lideri 3DEXPERIENCE Şirketi Dassault Systèmes,
Gebze’de ulaşım ve mobilite sektörü için “Otomotiv
Teknolojisi Günü” adı verilen özel bir etkinlik düzenledi. Etkinlik, Türkiye’nin lider otomotiv sektörü
birliklerinden biri olan TAYSAD’ın (Taşıt Araçları Yan
Sanayicileri Derneği) işbirliğiyle gerçekleştirildi.
“Otomotiv Teknolojisi Günü” boyunca katılımcılar,
en yeni endüstri çözümlerini öğrenme, Dassault
Systèmes müşterilerinin hikayelerini dinleme (Tırsan)
ve 3DEXPERIENCE platformunun otomotiv sektörü
için faydalarını tecrübe etme şansı buldu. Dassault
Systèmes uzmanlarından, iş ortaklarına, müşterilere
ve Türk taşımacılık sektöründeki karar alıcılara kadar
200’den fazla işletme yöneticisi etkinliğe katılım
gösterdi.
Araçlarda yeni sosyal deneyimler oluşturma
Dassault Systèmes Türkiye Ülke Müdürü Elif Gürdal
etkinliğin açılış konuşmasında şunları söyledi: “Araç
üreticileri ve tedarikçileri, artan düzenlemeler ve
zorlu müşterilerle nitelendirilen global pazarlara hizmet veriyor. OEM’ler ve tedarikçilerin maliyetleri dikkatlice yönetirken ve sıfır kusur hedeflerken yenilikler
sunması gerekiyor. Bunun yanı sıra müşteriler, çekici
ve kullanıcı dostu olmakla birlikte gelişmiş güvenlik ve rahatlığı bağdaştıran araçlar istiyorlar. Bu
yeni Ulaşım ve Mobilite çağında Dassault Systèmes
çözümleri bu değişime olanak sağlıyor. Dassault
Systèmes’in pazar lideri çözümleri, uzun zamandır
otomotiv sektöründe ve pazarda tasarımdan otomobil
üretimine kadar tüm süreçlerde başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Bugün bu çözümler, araçlarda
mobiliteyle yeni sosyal deneyimler sağlamak için bir
3D evren oluşturuyor.”
Elif Gürdal, konuşmasında otomotiv yedek parça
ve yan sanayinin kalbi olarak kabul edilen Gebze’de
Türk otomotiv sanayinin önemli temsilcileri ile bir
araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Gürdal, konuşmasını TAYSAD’a teşekkür ederek
bitirdi: “Dassault Systèmes’in TAYSAD ile işbirliğinin
Türkiye otomotiv sektörü için çok önemli olduğunu
ve birçok fayda sağlayacağını düşünüyoruz. Otomotiv
sektörü, son teknoloji ürünü mühendislik çözümleri
ve teknolojisiyle Dassault Systèmes’in eskiden beri
en güçlü olduğu temel sektörlerden biridir. Kısa
vadeli hedefimiz pazar varlığımızı korumak, güçlendirmek ve liderlikte pay sahibi olmaktır.”
Otomotiv sektörünün sorunlarını çözmek
için dijitalleşme bir ihtiyaç
Bu etkinlik; köklü jeopolitik değişiklikler, kentleşme
ve akıllı şehirler gibi trendlerle birlikte güvenlik
gibi sektörün günümüzde karşı karşıya kaldığı temel
sorunları tartışmak adına bir fırsat ortamı yarattı.
Sektörün bugününü ve yarınını şekillendiren bu
etkenler, paradigma değişimi olarak kabul edilmeli.
Mega trendler, bütünleşik mobiliteye ve bununla
ilgili iş modellerine yönelik yeni talepler yaratıyor.
İnsanların davranışları temelden değişiyor. İşe giderken ya da evlerinde olsun insanlar, sorunsuz bir
deneyim yaşayabilmek için mobiliteye kolay erişim
istiyor ve otomobil sahipliğinde ulaşım maliyetlerini
paylaşmayı tercih ediyor.
Bu doğrultuda gelişen Ulaşım ve Mobilite sektörü,
otonom araç prototiplerinin üretimini artırırken bir
yandan da kompakt ve giriş seviyesi arabalar için
artan talebi de görüyor. İş modellerini araçların
esnek ve değiştirilebilir kullanımlarına uygun bir
şekilde adapte ederek motor boyutlarını küçültmeye
ve üretim döngülerini bağlantı teknolojisi ile eşleşecek şekilde hızlandırmaya odaklanıyor. Özetle, sektördeki rekabet esasında tek bir faktöre dayanıyor:
çeviklik. Sektörün oyuncuları, bu gereksinimi karşılamak için stratejik yaklaşımlar getirmek zorunda
kalıyor ve dijitalleşme de bunun temel sağlayıcısı
olarak da kabul ediliyor.
Dassault Systèmes / www.3ds.com/tr
99
ÜRÜNLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Akıllı fabrika için
akıllı tutucular
dırma arayüzü ile Ethernet TCP/IP ve herhangi bir
standart web tarayıcısıyla kullanım için tasarlamıştır.
Bu amaçla sanayi M8 bağlayıcısı ile donatılmıştır.
Tutucu, standart bir özellik olan entegre web sunucusu özelliğiyle gelmektedir. Aynı zamanda uzaktan
teşhis ve durum e-postaları göndermek için kullanılabilir. Birçok ortak fonksiyonlar akıllı tutucu komutları
olarak dahil olduğundan, tutucu minimum programlamayla üst düzey sistemlere entegre olabilir ve normal operasyon esnasında sistem kontrolü üzerindeki
yük de azalır. Gerekirse, iç işlev ve kolay öğrenilebilir
programlama dili gibi işlev aralıkları ayrı olarak
özel uygulamaya adapte edilebilir. Bu sayede en zor
görevlerde bile güvenilir çözümler bulmak kolaylaşmaktadır. Standart entegre enerji yönetim sistemi,
tutucunun yüksek enerji verimliliğiyle çalışmasını
sağlar. Parmak başına vuruş 32 mm ve maksimum
yük 300 g’dır. Tutucu kuvveti, 5 N ve 20 N aralığında
her bir döngü için ayrı ayrı tanımlanabilir.
Akıllı fabrikalardaki tutucu sistemleri, son derece farklı uygulamalar için kullanıldığından serbest
konumlandırılmalı ve hassas kullanılmalıdır; ayrıca
daha yüksek seviyedeki sistem kontrolörleriyle doğrudan iletişime izin vermelidir. Uzunluğu 100 mm
olan, SCHUNK WSG 25 küçük tutucular, özellikle
küçük robotlarda ve gantri modüler sistemlerinde
kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Her vuruştaki parmak pozisyonu ve tutucu kuvveti ayrı olarak uyarlanabilir ve devamlı olarak gözlenebilir. Ayrıca süreç
istikrarını tehlikeye atmadan kırılgan küçük parçaların işlenmesini sağlamaktadır. Özel olarak geliştirilen
kayış mekanizması, 400 mm/s yüksek tutucu hızı ve
dolayısıyla kısa devir süresi sağlar. Tüm kullanım
süresi boyunca yüksek hassasiyet, yüksek-kaliteli
çene klavuzları tarafından sağlanmaktadır.
Ethernet TCP/IP üzerinden kolay kontrol
SCHUNK WSG serisinin tüm 2 parmak paralel tutucular gibi, WSG 25 de daha kullanıcı dostu bir kullanım
için ek yazılım yüklemesi olmadan sezgisel yapılan-
Tüm seriler
Akıllı SCHUNK WSG mekatronik gripper toplamda 4
sürümü bulunmaktadır: WSG 50, ProfiNet, Ethernet,
TCP/IP, Profibus, Can bus üzerinden veya sekiz sanal
dijital I / Os aracılığıyla kontrol edilebilir. Bir Profibus
monitör operasyonun işlevini kolaylaştırmak için
entegre edilmiştir. Parmak başına 55 mm vuruş
olan WSG 050-110 temel sürüme ek olarak, parmak
başına 110 mm’lik vuruşu olan WSG 050-210 uzun
zamanlı sürümü bulunmaktadır. Her iki sürüm da 5 N
ve 80 N aralığında tutma kuvvetine sahiptir. Bununla
birlikte WSG 32 ürünü daha küçük ve orta ölçekli
parçaların taşınması için özellikle tasarlanmıştır.
Tüm kılavuzlarda kolay temizlik için gerekli bilgiler
bulunmaktadır. Ayrıca Ethernet portu üzerinden de ağ
bağlantıları sağlanabilmektedir. İsteğe bağlı olarak,
ProfiNet veya CAN bus arayüzüyle donatılabilir. Her
parmak için vuruş 34 mm ve tutma kuvveti 5 N ve 50
N aralığındadır. Yeni WSG 25 serinin son ürünüdür.
Ethernet TCP/IP tarafından kontrol edilebilen marketteki en küçük akıllı tutucudur.
SCHUNK / us.schunk.com
100
ÜRÜNLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Kaçak Akım Koruması XC³
Serisi Şalt Cihazları İle
Gerçekleşiyor
Bina elektrik ve dijital altyapıları için ürün ve sistemler sunan Legrand, konutlar ve ticari uygulamalardaki
modern tesisatların gereksinimlerini karşılamak üzere bazı şalt ürünlerini Türkiye’ deki Legrand Gebze
fabrikasında üretiyor. Yerli üretim serilerinden biri
olan TSE belgeli XC³ kaçak akım koruma anahtarları
ile kaçak akım arızalarına karşı etkili koruma sağlıyor
Legrand, konutlar ve ticari uygulamalardaki modern
tesisatların gereksinimlerini karşılamak üzere geliştirdiği halogen free ve alev iletmez malzemeden yapılmış yeni XC³ serisi şalt cihazları ile bina tesisatlarınız ve sizin için güvenlik, aynı zamanda montaj
kolaylığı sağlıyor.
tesisatlarınız için güvenlik, dayanıklılık ve montaj kolaylığı sunuyor.
Büyük bir özenle geliştirilmiş Legrand’ın XC³ serisi,
can ve mal güvenliğinin sağlanması için maksimum
korumayı garanti ediyor. Seride kullanılan otomat baraları hızlı kablolamaya olanak sağlıyor.
Bağımsız sertifikasyon kuruluşları tarafından onaylı
bu ürünler, erişilebilir terminalleri, oklu işaretleme
yönlendirmeleri ve görünür vida başları kablolamayı
kolaylaştırıyor.
Legrand’ın ürettiği XC³ serisi şalt cihazlarının tasarımı ve materyalleri, serbest hava geçişine izin vererek
aşırı ısınmanın önüne geçiyor. Kolay bağlantı kafesi
sayesinde de bağlantı hatalarını önleyerek güvenlik
seviyesini artırıyor. Seri, iki konumlu raya montaj
klipsi, etiket penceresi ve ön panel üzerinde yer alan
teknik bilgiler ile kablolama ve bakım esnasında hız
ve kolaylık sağlıyor.
Bina İçi Tesisatları İçin Artan Güvenlik
Konutlar ve ticari uygulamalardaki tesisatların gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlanan Legrand’ın
yeni XS³, XG³, XC³ serisi şalt cihazları, kısa devrelere, aşırı ve kaçak akım arızalarına karşı etkili koruma
sağlıyor. Termik, manyetik devre kesiciler ve kaçak
akım cihazları içeren ve çok sayıda kontrol ve yardımcı sinyalizasyon elemanları ile tamamlanan bu seriler
XC³ Serisi
LEGRAND / www.legrand.com.tr
102
ÜRÜNLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Fluke 279 FC Termal
Multimetre
Sorunu bulun. Onarın. Doğrulayın. Raporlayın.
279 FC, entegre termal görüntülemeye sahip tam özellikli bir
dijital multimetredir ve verimliliğinizi ve güveninizi artırmak için
tasarlanmıştır. Termal multimetre, çoğu elektrik sorununu hızlı
bir şekilde bulmanıza, onarmanıza, doğrulamanıza ve raporlamanıza yardımcı olur; böylece sorunların çözüldüğünden emin
olursunuz.
Sorunu hemen bulun
Termal görüntüleme multimetreleri, yüksek voltajlı ekipmanlarda
ve transformatörlerde sıcak noktaları kontrol edebilen, sigortalarda, tellerde, yalıtım malzemesinde, konnektörlerde, birleşim
uçlarında ve düğmelerdeki ısınmaları tespit edebilen, elektrikli
ekipmanlara yönelik ilk basamak sorun giderme aletleridir. 279
FC’nin termal görüntüleme cihazıyla tarama, pek çok elektriksel
sorunu hızla
ve güvenli bir mesafeden ortaya çıkarır. İki aleti bir araya getiren
termal multimetre, yükü hafifleterek verimliliği artırır.
Artan işlevsellik
Ölçüm kapasitenizi artırmak ve akım ölçümünde (2500 A AC’ye
kadar) dar, erişilmesi güç alanlara erişmenizi sağlamak üzere iFlex® (esnek bir akım pensi) ile uyumludur. Geniş ful renkli LCD
ekran, görüntüler ve okumalar için daha kolay ve net görüntüler
sağlar. 10+ saat şarj edilebilir pil, normal şartlar altında tüm gün
dayanır.
ya da termografı beklemek zorunda kalmazsınız ve daha kısa zamanda daha çok iş yaparsınız!
• iFlex ölçüm kapasitenizi artırır; akım ölçümü için dar ve erişilmesi güç alanlara erişin (2500 A AC’ye kadar)
• 3 m’den düşmelere dayanacak şekilde sağlam tasarlanmış ve
artan koruma sağlamak için yükseltilmiş lastik kılıfla iki kat yalıtım yapılmıştır
• 6,1 m uzaktaki (arada engel olmadan) akıllı telefonla kablosuz
olarak iletişim kurarak ölçümleri ve görüntüleri kaydedin
• Görüntü çözünürlüğü 80 x 60
• 3,5”/8,89 cm renkli LCD ekran
• Doldurulabilir lityum iyon pil, normal şartlar altında tam bir iş
günü (10+ saat) çalışmanıza olanak sağlar
• ABD’de monte edilmiştir
• Üç yıl standart garanti
• Otomatik kapanma ile pil ömründen tasarruf
• CAT III 1000 V, CAT IV 600 V ölçüm kategorisi
• İsteğe bağlı aksesuarlar: Fluke i2500-10 or
i2500-18 iFlex® Esnek Akım Probları, Fluke BC500 AC Gücü
Şarj Cihazı ve Fluke BP500 Lityum iyon Pil 3000 mAh
Sonuçlarınızı iletme
Dahili Fluke Connect® ile, sonuçlarınızı kablosuz olarak akıllı telefona aktarın ve işin tamamlandığını doğrulamak için yapılan raporlamada zamandan kazanın. Ölçümler için akıllı telefonunuzun
ekranında anlık olarak trend oluşturarak ve anlık izleyerek daha
iyi sorun giderin.
Raporları doğrudan sahadan oluşturup e-posta ile gönderin.
Öne çıkan ürün özellikleri
• Dahili termal görüntüleme cihazı olan tam özellikli multimetre
• Aşağıdakileri de içeren 15 ölçüm işlevi: Düşük geçirimli filtre
ile AC geriimi, DC gerilimi, Direnç, Devamlılık, Kapasitans, Diyot
testi, Min/Maks/Ort, AC akımı (iFlex ile), Frekans
• Termal görüntüleme, çoğu elektriksel sorunu hızlı ve güvenli
bir şekilde açığa çıkararak zaman alan test ve doğrulamalara olan
ihtiyacı ortadan kaldırır
• İkisi bir arada araç, verimliliği artırmak üzere tasarlanmıştır;
paylaşılan bir kamerayı almak için kamyona veya ofise gitmek
NETES MÜHENDİSLİK / www.netes.com.tr
103
ÜRÜNLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
SANAYİNİN İLK 50 KA, ARK
DAYANIKLI, ORTA GERİLİM
REJENERATİF SÜRÜCÜSÜ
GÜVENLİK RİSKLERİNİ AZALTIR
Yenilikçi sürücü sistemi, güvenlik uyumu, azaltılmış
sistem karmaşıklığı, geliştirilmiş performans ve enerji
tasarrufları sunuyor. Rockwell Automation, endüstrideki ilk 50-kA ve tüm rejenerasyon olanaklarına sahip
ark dayanıklı orta gerilim sürücüsünü tanıttı. Rockwell
Automation’ın gelişmiş ArcShield teknolojisi, AllenBradley PowerFlex 7000 orta gerilim sürücüsü ürün
grubuna ekleniyor.
Entegre edilmiş ark dayanıklı bir Allen Bradley CENTERLINE ile birleştirilmiş yeni PowerFlex 7000, ArcShield
teknolojisi ile birlikte, sürücü sistemine tamamen entegre, ark dayanıklı yolverici-sürücü sistemi sunuyor. ArcShield teknolojisi, bir ark flaştan oluşan riskli enerji ve
gazları personelden uzaklaştırıyor. Bu, güvenlik riskini
azaltmaya yardımcı olurken benzin ve gaz, madencilik,
güç üretimi, su ve atıksu arıtımı gibi ağır sanayilerdeki
cihazları koruyor.
Ark dayanıklı sistem, en sıkı ve kapsamlı küresel ark
dayanıklılık standartlarını karşılamak için onaylanmıştır. Düşük gerilim kontrol kapısı bakım nedenleriyle açık
olsa dahi tam çevre uzunluğunda personel koruması için
50 kA ark ve ayrıca Type 2B koruması sağlar.
Rockwell Automation orta gerilim MCC ürün grubunun ürün müdürü, Elektrik ve Elektronik Mühendisleri
Enstitü üyesi, John Kay şunları söyledi: “Büyüyen ark
dayanıklı ürün portföyümüze en son ArcShield teknolojisine sahip PowerFlex 7000 sürücü sistemi katıldı. Bu
müşterilerimiz tarafından yapılan elektrik güvenlik programına artan talepleri desteklemek için geliştirilmiştir.
Yeni sürücü sistemi endüstriyel nihai kullanıcıların üze-
rindeki güvenlik yükünü azaltmak için entegre edilmiş
bir güvenlik çözümü sunuyor. Eşsiz tasarımlarımız müsterilerimizin talep ettiği gereksinimler ve doğrudan geri
bildirimlerden etkilenmiştir.”
ArcShield sürücü sistemi, dünya çapında PowerFlex
7000 orta gerilim sürücüsü ağır sanayinin olmazsa olmazı haline getiren, etkili ve güvenilir motor kontrolünü
sağlıyor. Sürücü sistemi, sık başlangıçlar ve duruşlar
gerektiren uygulamalar için geniş bir yelpazedeki gereksinimleri karşılıyor. Diğer teknolojilere kıyasla kullanıcıların motorları daha hızlı ve etkin şekilde yavaşlatıp durdurmalarına imkân veren rejeneratif sürücü teknolojisini
de kullanıyor. Enerjiyi motor ya da sürücü içerisinde
ısıya dönüştürerek harcamak yerine, daha iyi enerji yönetimi, sürücü ve motorda daha az gerilim ve daha çok
enerji tasarrufu için rejeneratif teknoloji enerjiyi hapsedip su ve elektrik tesis ağına geri gönderir.
ROCKWELL / www.rockwellautomation.com/tr
104
ÜRÜNLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Parker Hannifin’in AC10 Kompakt
Sürücülerinin IP66 korumalı serisi şimdi
90 kW’a kadar çözüm sağlıyor
hanesi, bu durumda ‘6’, toz koruma
seviyesiyle ilgilidir (6, sürücünün toz
geçirmez özellikte olduğu anlamına gelmektir). Derecenin ikinci hanesi, yine ‘6’,
su korumasıyla ilgilidir (6, güçlü jetlerle püskürtülen suyun muhafazaya zarar
verecek miktarda girmeyeceği anlamına
gelir). Parker AC10 IP66, AC10 serisi
sürücülerin tüm avantajlarını sunmanın
yanı sıra zorlu koşullarda çalışmaya izin
veren, IEC onaylı çevre korumasına da
sahiptir.
Hareket ve kontrol teknolojilerinde dünya lideri olan
Parker Hannifin, popüler, değişken frekanslı AC10
Kompakt Sürücülerinin IP66/NEMA 4x korumalı serisini
90 kW’a kadar genişletti.
Piyasadaki en küçük kompakt sürücülerden biri olan
AC10 IP66, 0,4 ila 90 kW güç aralığında hız veya tork
kontrolü gerektiren günlük uygulamalarda basit ama
becerikli motor kontrolü sağlar. IP66 aralığı için 90
kW’a kadar genişletme, zorlu çevre koşullarına dayanabilecek yüksek güçlü kompakt sürücüye yönelik pazar
talebine doğrudan yanıttır.
IP (giriş koruması) dereceleri uluslararası IEC standardı, EN 60529’da tanımlanmaktadır. Derecenin ilk
Tasarım mühendisleri ve makine üreticileri için AC10 IP66, çok çeşitli endüstrilerde genel amaçlı endüstriyel motor
kontrol uygulamalarına pratik bir yaklaşım sunar. IP66 muhafazası sayesinde,
zorlu koşulların endişe konusu olabileceği gıda ve içecek tesislerindeki yıkama
alanlarında ve atık tesislerinde ya da çatı
üstü gibi hem iç hem de dış mekan uygulamalarında
kullanılabilir.
Genelde, sadece daha yüksek spesifikasyonlu sürücülerle ilişkilendirilen özellikleri sunan AC10 IP66; sensörsüz vektör modu, 590 Hz’e kadar çıkış frekansı, tüm
beş kasa tipinde trifaze 230 V ve 400 V güç besleme ve
bir dakika boyunca tam %150 aşırı yük özelliklerine
sahiptir. Bu kompakt sürücü ayrıca, entegre tuş takımı
kullanılarak kurulum, ayar ve devreye alma için gereken
süre ve çabayı azaltmak için tasarlanmıştır. Son olarak,
IP66 korumalı, kompakt, uygun maliyetli sürücü arayan
ve performanstan ödün vermeyen OEM makine üreticileri için optimize bir çözüm sunar.
PARKER / www.parker.com/tr
106
ÜRÜNLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
PMCtendo servo motorlar
PMCtendo servo motorlar ile ister boyutlara, dinamiklere ve kontrol edilebilirliğe, isterseniz de geri bildirim
sistemlerine yoğunlaşın, tüm özel uygulamalar için
doğru motoru bulacaksınız. Yüksek güç yoğunluğu
sayesinde, PMCtendo SZ aşırı biçimde kısa bir toplam
genişlemeye sahiptir ve ayrıca hafiftir. Sonuç olarak,
bütünleşik eksenler ve kısıtlayıcı koşullar için oldukça
uygundur. Düşük başlangıç torku sayesinde hassas
motor senkronizasyonu sürekli olarak yüksek işlem kalitesi sağlar.
lü elektronik levha
• 24 VDC tutucu freni
• Artırılmış hareketsizlik
• Harici IP44 fanından IC416’ya
• Su soğutma, A yüzü motor flanşı
• Motor yalıtım sistemi için UL ve CSA onay
PMCtendo motorlarının uygulama alanları neredeyse
sınırsızdır. Bu motorların mükemmel kontrol edilebilirlik özelliği, yüksek motor dinamikleri ve kompakt boyutları genellikle ön plandadır.
PMCtendo’nun sahip olduğu özellikler:
• Son derece kısa toplam uzunluk
• Sarsıntısız şaft
• Düşük atalete bağlı olarak yüksek dinamikler
• SpeedTec konnektör veya SpringTec-konnektör
• Termal rüzgar koruması PTC
• Koruma türü: IP66’ya kadar
• RAL 9005 için siyah mat yüzey
• EnDat mutlak kodlayıcı: Tek dönüşlü veya çok dönüş-
PMCtendo motorlarının tipik uygulama
şunlardır:
• Makine araçları
• Paketleme makineleri
• Baskı makineleri
• Kağıt imalatı
• Dolum ve Yerleştirme/robotik cihazlar.
alanları
PILZ / www.pilz.com/tr
107
ÜRÜNLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Parker Hannifin otobüs ve iş makineleri gibi mobil uygulamalar için
yeni Pro Display 10 ve UX Toolkit’i
pazara sunuyor.
Hareket ve kontrol teknolojileri alanında dünya lideri
olan Parker Hannifin Corporation, OEM müşterilerinin
araç üstü uygulama ihtiyaçlarına uygun ve HMI uygulamaları geliştirmelerine olanak tanıyan yeni bir dokunmatik ekranı ve yeni Parker UX Toolkit’i piyasaya
sürdü. Ürünün tasarım aşamasından itibaren otomotiv
CAN haberleşme alt yapısını destekleyecek şekilde ve
güvenlik protokolleri ile güvenli bir yazılım sunulması
amaçlandı.
108
Parker UX Toolkit, yeni Parker Pro Display’de kullanılacak özellikleri kullanıcı dostu HMI arayüzünde geliştirmek için tasarlanmış mükemmel bir programlama aracı
olarak ürün ile beraber sunulmaktadır. Tek bir ekranda
tüm aracın kontrolünü sağlayabilen bir altyapıya sahip
ürün, aracın kullanımı için gerekli hız/devir/yakıt seviyesi ve uyarı sembolleri gibi ana işlevleri yanında, CAN
anahtarı (switch) olarak kullanılabilecek alt yapıya da
sahiptir. Dolayısı ile koltuk ısıtma, dörtlü sinyal, ya da
klima kontrolleri için de bu ekran kullanılabilirken, sü-
ÜRÜNLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
rücüye destek olabilecek navigasyon, kamera ve telefon
gibi ek özellikleri kullanıcı dostu bir ekran da kolayca
kullanabilirsiniz.
Dolayısı ile sadece bir ekran çözümü yerine ek uygulamaları ile aracın merkezi kontrol ve gösterge paneli olarak kullanılabilecek bir ürün olarak ortaya çıkmaktadır.
Ekranın kullanım işlevselliği bu noktada OEM Ar-Ge
mühendislerinin yaratıcılığına açık bir altyapı sunuyor,
uygulama tabanlı olduğu için her geliştirilen uygulama
ile tasarım sürekli gelişebilir. Örneğin bir elektrikli otobüsün pil yönetim sistemi ya da aracın diagnostiği ile
ilgili sürücüye destek olabilecek bir uygulama oluşturulabileceği gibi, bir iş makinesi için ağırlık hesaplama ve
mesafe ölçme gibi hususlar için de çözüm olabilecektir.
OEM’ler bu özelliklerden her hangi birini veya tümünü
pazarlarına uygun şekilde uygulayabilir.
Sürükle ve bırak işlevine sahip gelişmiş betik dili (QML)
ve eksiksiz WYSIWYG düzenleyiciden oluşan program,
uygulamaların hızla ve kolayca tasarlanabilmesi için çok
sayıda kullanıma hazır bileşen ve profesyonel varsayılan temada bir stil kılavuzu içerir. OEM’ler dahil edilen
uygulamaları değiştirerek ekranlarını faaliyet gösterdikleri pazara ve son kullanıcılarına uygun şekilde özelleştirebilirler. Dahası, henüz bir benzeri olmayan panoları
özelleştirebilme özelliği sayesinde son kullanıcılar ellerindeki görevle ilişkili bilgilere odaklanmak üzere birçok
görünümü önceden tanımlayabilir. OEM’in izin verdiği
sınırlar dahilinde ekran son kullanıcı tarafından özelleştirilebilir, örneğin farklı hız ibre temaları gibi, modern,
klasik vb.
Program uygulama alt yapısına sahiptir, yani geliştirilen
uygulamalar üretilmiş araçlara sonradan yüklenebilir,
ek özellikler opsiyonlar müşterilere elektronik alt yapı
ile sunulabilir, bu da araç üreticilerinin bir çok opsiyonu
aynı kokpit/dashport çözümü üzerinden standartlaşmalarına olanak sağlar.
Parker, zamandan tasarruf sağlayan bir dizi yapı taşı
(örneğin, J1939 protokol paketi) da sunar. Bu yapı
taşları, arabirimler uygulamanın ve iletişimleri yerine
getirmenin yanı sıra verilerin etkin ve yerleşik tanılama
ve uyarı özellikleri sağlamak üzere akıllı biçimde ayıklanmasını sağlar.
Önemli kullanıcı avantajlarından biri de tanılama, tahmin, tümleşik belgeleme, coğrafi mevki saptama ve diğer gösterge uygulamalarını dahil ederek sistem kesinti
sürelerini azaltabilmektir. Takvimler, sürücü seyir defteri, hesaplayıcılar, eğlendirici bilgilendirme ve eğlence
uygulamaları gibi diğer kişisel araçlar da dahil edilebilir.
Oluşturulabilecek ve uygulanabilecek uygulama sayısında bir sınırlama yoktur.
Parker Pro Display 10’un Temel veya Gelişmiş sürümleri kullanımınıza sunuldu. Her iki sürümde de dokunmatik özellikli 10,1 inç IPS LCD (264 mm x 181 mm x 52
mm) ekran bulunmaktadır. IP65 koruma sınıfına sahip
ekran gelişmiş bir ARM Cortex A9 işlemciye ve 2 GB
belleğe sahiptir. Gerektiğinde, mikro SD kart yuvası ve/
veya USB bağlantı noktası aracılığıyla bellek artırılabilir. Dokunmatik ekranla sunulan dört adet CAN kanalı,
2 adet USB, RS232 Ethernet, Bluetooth ve Wi-Fi girişleri ile çok sayıda farklı sistemle kolayca ve hızla arabirim oluşturabilirsiniz. Üstelik, eğlendirici bilgilendirme
özelliği ses için Giriş/Çıkış, mikrofon girişi ve FM-RDS
radyo tarayıcısını ve video girişleri için 2 adet analog
kompozit giriş ile desteklenir.
Parker Elektronik Kontrol Departmanı, Avrupa Bölgesi
Pazarlama ve İş Geliştirme Müdürü Bernard Spinnox,
piyasaya sürülen bu yeni ürünler hakkında şunları dile
getirdi: “Bu yepyeni özellikleri müşterilerimize sunmaktan dolayı çok heyecanlıyız. Kullanımı kolay ve üst düzey
esnekliğin bir araya gelmesi sayesinde müşterilerimiz
kendi araç ve makineleri için sektörde öncü olabilecek
uygulamalar ve işlevler geliştirebilir ve bunun neticesinde son kullanıcılar önemli avantajlar elde edebilir.”
PARKER / www.parker.com/tr
109
ÜRÜNLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Rüzgâr enerjisi: Temiz enerjiyi
emniyetli bir şekilde üretmek
Rüzgâr gücünden enerji üretmek, Almanya’da alternatif
enerji kaynaklarına geçerken anahtar teknoloji olarak
görülmüştür. Nükleer enerjinin yavaş yavaş kullanımdan kalkması, kelimenin tam anlamıyla, yenilenebilir
enerjinin kullanımını kanatlandırmıştır. Rüzgâr enerjisini genişletmeye devam etmenin ön şartı; 100 metre ve
daha fazla uzatılabilen rüzgâr türbinlerinin emniyetidir.
Rürgar türbinleri için fonksiyonel emniyet zorunludur:
beklenen her türlü dış etki ve hata durumlarında, rüzgâr
türbinleri, tasarım özellikleri ile birlikte ele alınmalıdır.
Makine Direktifinin uygulanması yasal bir gereklilik olduğundan dolayı rüzgâr türbini üreticileri için de zorunlu hale gelmiştir. Uygunluk değerlendirmesi prosedürü
en azından Avrupa’da mecburidir. Makine Direktifinin
yasal açıdan bağlayıcı gereksinimlerine ek olarak, sertifikasyon için bilinen ya da tanınmış başka yönetmelikler
vardır. Bunlar, Germanischer Lloyd tarafından yayımlanan rüzgâr türbinleri sertifikasındaki izlenecek yollar
da dâhildir.
Bu emniyet gereksinimlerini karşılamak adına otomasyon uzmanı Pilz, rüzgâr türbinindeki tüm emniyet fonksiyonları için ölçeklenebilir çözümler sunar. Pnoz Sigma
serisindeki emniyet rölelerinin en kullanışlı olduğu alan
odak noktasının bireysel (özel) emniyet fonksiyonları
olduğu alanlardır, bu konuda rüzgâr türbinlerinin acil
olarak durdurulması örnek olarak gösterilebilir. Alternatif olarak, hız monitörü PNOZs 30 hız ile ilgili fonksiyonlarla çalışması için tasarlanmıştır ve aynı zamanda
rüzgâr türbindeki kırık emniyet pimini, pervane hızını ve
jeneratör hızını da izlemektedir.
Konfigüre edilebilir kontrol sistemlerinden PNOZmulti,
farklı input sinyallerine olay güdümlü tepki veren birçok
rüzgâr türbininde halihazırda kullanılmaktadır. İşte bu
sebeple, modüler tasarım, ilgili rüzgâr türbinine isteğe
110
göre esneklik kazandırabilen bir çözüme olanak verir.
Ayrıca PNOZmulti emniyetli hız izleme için çok sayıda
genişletilmiş modül sunmaktadır ve bu sayede rüzgâr
türbininin bütün emniyet fonksiyonları tek bir sistem de
yer alır. Ek olarak, PNOZmulti haberleşme modüllerinin
yardımı ile kolaylıkla rüzgâr türbininin kontrol sistemine
dâhil edilebilir.
Makine emniyetine ek olarak, Pilz portföyü tesis koruması için de çözümler içermektedir. Örneğin sıcaklık,
yağ basıncısı gibi tesis değerleri olduğu kadar aynı zamanda, gerilim, akım ve güç gibi elektrik değerlerini de
izleyebilir. Sunulan çözümler gerçek jeneratör gücünü
ölçmek için uygun olabildikleri gibi aynı zamanda türbinlerin hareketli kanatlarının açısını ayarlayan pitch
sistemi için gerekli acil durumları izlemek için de kullanılabilirler. PMDsigma veya PMDsrange gibi elektriksel
izleme röleleri bu kapsamda kullanılır. Rüzgâr türbinlerindeki kablo güzergahları çok uzun olabilir, örneğin:
acil stop butonu dağıtım kutusunda, gondolda ya da
kulede bulunabilir. Değerlendirme (lojik) cihazına giden
kablo kanalları, gondolun, rüzgârın yönünü izlemesi ile
oluşan hareketi sonucu belirli noktalarda gerilime maruz kalır. Bu durumda, emniyet şeridi denetleme cihaz-
ları olan PLID’ler, kule ve gondol arasındaki acil durdurma butonu kanallarını izlemek için kullanılabilir.
Pilz için, makine emniyeti “sadece üründen daha fazlasıdır”; işte bu yüzden Pilz geniş çaplı hizmetler sunar.
Rüzgâr türbini üreticileri, kurulumu yeni yapılacak ya
da önceden kurulumu yapılmış türbinler için risk analizi
ve rüzgâr türbininin emniyet fonksiyonlarının doğrulanması konularında danışmanlık hizmeti sağlayan, otomasyon uzmanı Pilz’in tecrübesinden yararlanabilirler.
Ayrıca Pilz, CE işaretlemesi hizmeti vermektedir.
Pilz, bir rüzgâr türbininin emniyet gereksinimlerini yerine getirebilmek adına, rüzgâr türbininin tüm emniyet
fonksiyonları için ölçeklenebilir çözümler sunar.
PILZ / www.pilz.com/tr
ÜRÜNLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Multi-touch özellikli Panel
PC 900: B&R’dan yeni bir
amiral gemisi
Panel PC 900 çeşitli boyut ve konfigürasyon seçenekleriyle mevcuttur
Hızlı, fansız ve esnek
Multi-touch özellikli Panel PC 900, içerisindeki son teknoloji
işlemciler (Intel® Core™ i7 teknolojisine kadar) sayesinde
işlem gücünü en üst seviyede tutuyor. B&R’ın amiral gemisi
niteliğindeki bu yeni sistemi, yeni ekran boyutlarını multi-touch
özelliğiyle birleştirerek şu ana kadar üretilen en işlevsel panelleri
oluşturuyor. Ayrıca paneller önceki jenerasyondaki ürünlerle tam
uyumluluk gösteriyor.
Panel PC 900, Automation Panel geniş ekran serisinde kullanılan
son teknoloji ürünü kapasitif dokunmatik ekranın tüm özelliklerinden faydalanır. Kenardan kenara tasarım, yansımasız cam yüzey
ve yüksek çözünürlüklü ekranlar sayesinde sadece bir operatör
paneli üzerinde yüksek düzeyde işlevsellik ve gelişmiş dizayn
entegrasyonları sağlanmıştır. 15,6” ile 24” arasında değişen full
HD çözünürlükteki ekranlar ile her türlü gereksinimin karşılandığından emin olabilirsiniz.
Multi-touch ile daha güvenli
Bu multi-touch ekranlar, iki parmak ile yakınlaştırma veya hızlı
sürükleme jestleri ile sayfa değiştirme gibi yeni ve yenilikçi kullanıcı etkileşimlerine imkan tanır. Buna ek olarak, kritik ya da tehlikeli işlemlerin iki el ile gerçekleştirilebilmesi; operatörlerin yanlışlıkla yaptığı işlemlerin önlenmesi için efektif bir çözüm sunar.
Uyumluluk
Panel PC 900 serisi sistemler geleneksel 4:3 formatına ek olarak
geniş ekranlar halinde de mevcuttur. Bir adet analog dokunmatik
ekran ve 12.1-19” arasında değişen ekran boyutları ile donatılmış
single-touch Panel PC 900 geçmiş jenerasyon ürünlerle, boyutlar
ve ekran çözünürlüğü konusunda da tam uyumluluk gösterir.
Fansız
Birçok Panel PC 900 varyantları fan olmadan çalıştırılabilir. Bu
sistemler SSD sürücüler ve/veya CFast kartları ile birlikte kullanıldığında dönen parçalardan tamamen kurtularak hava filtresinin
periyodik olarak değiştirilmesi gibi bakım operasyonlarını da
gereksiz hale getirir
BR AUTOMATION / www.br-automation.com/tr
112
ÜRÜNLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
ORTA GERİLİM GÜÇ
MODÜLLERİ
Basınç İletimi Teknolojisi
Basınç iletimi teknolojisi, modüllerin enerji döngüsü yetenekleri
bakımından en yüksek güvenilirlik
ve kaliteyi sağlamaktadır. Modüller
taban plakası, yüksek yalıtım gerilimi ve muhteşem ısı transferi sağlayan alüminyum nitrür seramikten
elde edilmiştir. Bu teknoloji 50Pak,
60Pak ve 77Pak Bipolar modüllerde
kullanılmaktadır.
IGBT Teknolojisi
• Lehim yüzeyi için ara levha; Homojen lehim kalınlığı, daha az delaminasyon.
• Eğik, mühürlü taban plakası;
Azaltılmış boşluk ve batmaya dirençli alt ara yüz, daha yüksek termal kullanım.
• Ana bağlantı uçları için ara levha;
Döngüsel yük altında yüksek kullanım ömrü ve
titreşimlere karşı dayanıklılık
Uygulamalar
ABB firması, yüksek gerilim yarıiletkenleri sektöründe, teknoloji ve kalitesiyle standartları belirleyen bir
firma olarak bilinmektedir. Şimdi ise ABB bu eşsiz
yüksek gerilim bilgi birikimini, endüstri standardı
orta gerilim IGBT ve bipolar (tristör/diyot) modülleri
ile genişletmektedir.
Tristör ve Diyot Modül Teknolojisi
Bağlantılı Temas Teknolojisi
Bağlantılı Temas Teknolojisi insultor olarak lehimli
alüminyum oksit seramik bir bakır taban plakas kullanmaktadır. Bu sayede 20Pak ve 34Pak Bipolar modüllerinde optimum ısı transferi sağlanmaktadır.
Modüller
en
yüksek
sıcaklıklarda en düşük kayıp değerlerine erişmek için özel dizayn edilmiştir ve endüstriyel kullanım için standart gövdeye sahiptir.
• Değişken Hız Sürücüleri
• AC Motor Soft Starterlar
• Güç Kaynakları
• Güç Kalitesi
• UPS
• Yenilenebilir Enerji Sistemleri
PROTEK TEKNİK / www.protek-teknik.com.tr
113
ÜRÜNLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Elektrik otomasyonunda yenilikler
PLC IPC Sürücüler. Festo,
Endüstri 4.0’ı uygulamayı kararlı
bir şekilde sürdürüyor.
bir araştırma projesini tanıtıyor: Endüstri 4.0’ın birçok özelliğini içeren bir robot kontrol sistemi olan CPX/EMCA’ya sahip
paralel kinematik sistem. İlave olarak, Festo Didaktik, Endüstri
4.0 için eğitim çözümlerini sunuyor. Bionic Learning Network
tarafından geliştirilen eMotionButterflies, geleceğin ağ tabanlı
üretimine kısa bir bakış sunmakta. Festo’nun süper iletken
teknolojisindeki bir uygulaması olan SupraCarrier için sunduğu
yeni PLC IPC sürücüleri yenilikler arasında yeralmaktadır.
Festo’da elektrik otomasyonu
Elektrik Otomasyonu İş Geliştirme Müdürü Martin Schorbach. “Elektrik
otomasyonu açısından, Festo her düzeyde otomasyon için komponentler
sunuyor ve aynı zamanda komple sistem çözümleri geliştiriyor” diyor,
Festo, sensörlerden mekanik sürücülere ve kontrol birimlerine
kadar elektrik otomasyonu için komple bir ürün yelpazesi ve
aynı zamanda tam sistem çözümleri sunuyor. Şirketin ileriye
dönük amacı, elektrik otomasyonu alanındaki başarılı büyümesini sürdürmektir. Bu hedefin bir yönünü geleceğin fabrikası
için yenilikçi ürünler geliştirmek oluşturuyor. Festo, otomasyon
platformu CPX’i, esnek çok taşıyıcılı sistemi ve aynı zamanda
114
Festo, pnömatik sürücü teknolojisindeki uzmanlığına ilave
olarak 20 yıldır elektrik otomasyonu alanında da çok başarılı
çalışmalar yürütmekte olup, kendisi için büyük gelişme hedefleri koymuş bulunuyor. Elektrik Otomasyonu İş Geliştirme
Müdürü Martin Schorbach bu konuda şunları söylüyor: “Geçen
yıl, Elektrik Otomasyonu alanındaki büyüme bir kez daha çift
haneli rakamları gördü. Bu yükselen trendi daha da güçlendirmek istiyoruz. Başarının reçetesi, geniş bir ürün yelpazesine
sahip olmak ve bu yelpazeyi genişletmeye devam etmektir.
Sensörlerden, elektrikli sürücülere, kontrol bileşenlerinden,
yazılıma kadar, otomasyonun her düzeyine hitap ediyor ve aynı
zamanda komple sistem çözümleri sunuyoruz”.
Festa AG Satış Yönetim Kurulu Üyesi Dr Ansgar Kriwet ise bu
ÜRÜNLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
SupraCarrier ile merdaneler üzerinden depolama ve hareketlendirme
mümkün. Bu tür süzülen aktarma veya konveyör merdaneleriyle her ebattan yassı, feromanyetik olmayan ürünler hareket ettirilebilir.
konuda şunları söylüyor: “Festo aynı zamanda, Endüstri 4.0’ın
elektrik otomasyonundaki uygulamasını kararlı bir şekilde sürdürüyor. Bazı önemli yenilikleri piyasadaki elektrikli sürücülere
başarılı şekilde yerleştirdik. Endüstri 4.0’a giden yolda ilk adım,
çok amaçlı haberleşme arayüzü OPC-UA’dır. Festo bu arayüzü,
otomasyon platformu CPX, çok taşıyıcılı sistemlerine ve kendi
araştırma projesi olan, CPX/EMCA’lı paralel kinematik sisteme
dahil etti. Bu, sözkonusu çözümlerin mevcut kurulumlara ve
proses kontrol sistemlerine hızlı ve kolay bir şekilde entegre
edilmesini mümkün kılıyor”.
Esneklik ve verimlilik için Endüstri 4.0
Gelecekte dijitalizasyon, tesis ve sistemler dahilinde tamamen
ağa entegre edilmiş iletişime yol açacaktır. Bu da sistem üreticileri ve müşterilerine sayısız avantajlar sağlayacaktır. Böylelikle
şirket ile tedarikçileri ve müşterileri arasında bir yatay entegrasyon sağlanacaktır. Bu da tüm değer zinciri boyunca verimlilikte
artış sağlayacaktır.
Diğer yandan, üretim dahilinde dikey entegrasyon, kendi
kontrol sistemleriyle birlikte akıllı komponentlerin birbirleriyle
haberleşmesini ve kendilerini organize etmelerini mümkün
kılacaktır. Festo AG tarafından düzenlenen basın kahvaltısında
konuşan Dr. Kriwet bu konuda şunları söyledi: “Bu durum,
karmaşık yeniden programlama olmaksızın, sistemlerin zaman
ve maliyet etkili tarzda gerektiği şekilde değiştirilmesine imkan
verecektir. Bu ise, verimlilik ve esnekliği artıracak ve özelleştirilmiş ürünlere yönelik trende uygun olacaktır”.
Endüstri 4.0 bağlamında araştırma ve geliştirme çalışmasının
“İş, akademi ve politika çevrelerinden iş ortaklarıyla birlikte Festo, geleceğin
üretimi için teknolojiler geliştirmek amacıyla hedefli araştırma işbirlikleri
ve ortak projeler sürdürmektedir,” diye açıklıyor, Festo AG Satış Yönetim
Kurulu Üyesi Dr Ansgar Kriwet.
bir amacı da makine ve sistemlerin entegre mühendisliğidir. Dr.
Kriwet konuyla ilgili olarak şunları ilave etti: “Dijital ağ iletişimi;
müşteriler, araştırma, geliştirme ve üretim arasındaki işbirliğini
ve aynı zamanda müteakiben sistemin işletmeye alınmasını ve
bakımını kolaylaştıracaktır”.
Festo’da Endüstri 4.0, teknoloji, insanlar ve
eğitim uyum içinde
Festo, Endüstri 4.0’ı çeşitli bakış açılarından görüyor. Modern
bilgi ve haberleşme teknolojilerinin geleneksel endüstriyel proseslerle birleşmesi nedeniyle, teknolojinin artan bir önemi olduğunu vurgulayan Dr. Kriwet şu açıklamada bulundu: “Festo,
iş, akademi ve politika çevrelerinden iş ortaklarıyla birlikte,
geleceğin üretimi için teknolojiler geliştirmek amacıyla, hedefli
araştırma işbirlikleri ve ortak projeler sürdürmektedir”.
Festo, teknolojinin yanı sıra geleceğin üretim ortamında insanların rolüne odaklanarak, insan ve makinelerin birlikte nasıl güvenli şekilde çalışabileceklerini araştırıyor. Bunun bir örneğini, koruyucu kafes ihtiyacı olmaksızın insanlarla etkileşim kuran robotlar oluşturuyor.
Festo için Endüstri 4.0’ın bir başka kilit unsuru, yeni ve büyük
ölçüde daha karmaşık görevleri üstlenmek için hazırlanması
gereken çalışanlara yönelik eğitim ve yeterlilik kazandırmadır. Festo çalışanları sürekli uygun eğitim almaktadır: Teknik
öğretim sağlamada dünya lideri olan şirket, Festo Didaktik
sayesinde kendi çalışanlarının temel ve ileri eğitimi için ideal
donanıma sahiptir.
FESTO / www.festo.com.tr
115
ÜRÜNLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Hataların önceden giderilmesi
B&R servo sürücüleri pozisyon gecikme hatalarını otomatik olarak
algılar ve düzeltir
Repetitive Control) sayesinde sabit bozuculu üretim proseslerinin doğruluğunu öngörücü pozisyon gecikme hatası giderme
yöntemini kullarak önemli ölçüde arttırır. Önemli bir ek çaba
sarfetmeden makine veya tesisin performansı önemli bir oranda arttırılır. Tekrarlanan kontrol (Repetitive Control) yöntemi
sadece bir donanım yazılım güncellemesi ile tüm ACOPOS modelleri için kullanılabilir hale gelir.
Mekanik koşullar, Pozisyon kontrollü sürücüleri sabit hızda kullanırken, genellikle belirli bir alanda lokalize olan ve pozisyon
gecikme hatası ile sonuçlanan, sabit bozuculu tork dalgalanmalarına neden olabilir. Kontrolör konfigürasyonunun optimize
edilmesi, bu tarz pozisyon gecikme hatalarını minimize edebilir
ancak bozucuyu tamamen önlemek mümkün olmayacaktır.
Akıllı algoritma
ACOPOS sürücü ailesi için standart hız kontrol çevriminde gömülü olan tekrarlanan kontrol yöntemi, hız ve gecikme
hatalarındaki periyodik bölümleri önemli bir oranda azaltarak
sürücünün tork referansını ayarlar. Algoritma sürekli bir öğrenme süreci geçirir böylece yük profilindeki değişikliklerin
(örneğin aşınma nedeniyle oluşan) kullanılan öngörülü kontrol
yöntemi sayesinde sürücü üzerinde bir etkisi olmaz. Standart
kontrol prosedürüne bir eklenti olarak da eklenebilen ve son
derece adaptif yapısı nedeniyle matematiksel modele bile ihtiyaç duymayan aktif bozucu bastırmanın yapılandırılması kolay
ve sezgiseldir.
Tekrarlanan kontrol (Repetitive Control) sayesinde B&R’nin ACOPOS servo sürücülerinin pozisyon gecikme hatalarının
kontrol edilmesini ve sabit bozuculu üretim proseslerin doğruluğunun önemli oranda arttırılmasını sağlar.
BR AUTOMATION / www.br-automation.com/tr
116
ÜRÜNLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
PANASONIC GÜNEŞ PANELLERİ,
TÜRKİYE PAZARINA ENERJİ
GETİRDİ…
Dünyanın önde gelen kuruluşlarından Panasonic, yeni ürünlerle ülkemizdeki yükselişini sürdürüyor. Panasonic, son olarak
güneşten maksimum oranda yararlanmayı sağlayan güneş
panelleri ile pazara ileri teknoloji ve büyük avantajlar sunuyor.
Panasonic, güneş enerjisi teknolojisi ile
Türkiye’de…
Türkiye güneş enerjisini kullanma konusunda her geçen gün
daha yüksek bir bilinçle hareket ediyor. Dolayısıyla birçok
önemli ve büyük firma da bu pazara ürünleri ile dahil oluyor.
Bu firmalar arasında en iddialı olanlardan biri ise kuşkusuz Panasonic… Her ürünü ile dünyada marka olmayı başaran dev
kuruluş, bu kez güneş enerjisi panelleri ile Türkiye pazarında.
Panasonic Ürünleri Grubu Satış Müdürü Koray Yıldız markanın bu alanda ülkemizi tercih etme nedenlerini şöyle açıklıyor:
“Türkiye pazarı, gelişmekte olan piyasalar içinde bizim için en
önemli yere sahip olan iki pazardan biri. Bu sebepten dolayı
Panasonic Eco Solution grubu Türkiye ve Hindistan’ı güneş
enerjisi alanında odak pazarlar olarak tanımlıyor. Dışarıya bağlı
olan enerji ihtiyacı, Türkiye’nin enerji üzerindeki politikaları ve
pazarın bu konudaki motivasyonu bize bu pazara girmek için
yeterli nedeni sundu.” Koray Yıldız, Panasonic’in güneş enerjisi alanında ülkemizdeki hedeflerini ise “Türkiye’de Avrupa ve
gelişmiş ülkelerin aksine, öncelikle büyük sistemlerin pazarı
gelişti. Tabii ki bu, enerjiye olan ihtiyaçtan geliyor. Bu sebepten Türkiye’de güneş tarlaları ve orta, üst seviye çatı sistemleri bizim öncelikli hedeflerimiz arasında. Özellikle kalite, ileriye
dönük getiri, performans ve verimlilik konularında hassasiyeti
olan yatırımcılar önceliğimizi oluşturuyor.” sözleriyle açıklıyor.
Mevcut alanda %27 daha fazla enerji…
Türkiye’de güneş enerjisinden elektrik üretimi ile ilgili hemen
her bölge ve şehirde küçük ya da büyük proje görmek mümkün. Fakat daha çok güney bölgelerimiz ve Ege Bölgesi’nde yoğunluk yaşanıyor. Elbette bu yatırımcıların, yatırımlarından en
üst düzeyde verim almak istemelerinden kaynaklanıyor. Panasonic güneş panelleri, sağladığı yüksek verimlilikle yatırımcılara
birçok avantaj sunuyor. Sağladığı en büyük avantaj ise kuru-
lum yapılacak alandan ötürü yeterli enerji üretim kapasitesine
ulaşamayan yatırımcılar için en iyi çözümü sunması. Çünkü
Panasonic güneş panelleri, %20 ile %25 arasında değişebilen
oranda daha az yer kaplıyor. Dolayısıyla aynı birim alan referans
alındığında diğer panellere göre Panasonic HIT paneller %27
daha fazla enerji üretiyor. Aynı zamanda hem sistem maliyeti düşüyor hem de çatı üzerine binen yük azalıyor. Panasonic
HIT güneş panelleri ile kurulu böyle bir sistem birçok fabrikanın
enerji ihtiyacını fazlasıyla karşılayabilecek güçte enerji üretiyor.
Güneş enerjisi pazarı evrim geçiriyor…
Güneş enerjisinden yararlanma trendlerinin yakın zamanda büyük tesis ve fabrikalardan yaşam alanlarına doğru bir seyir izleyeceği düşünülüyor. Panasonic Ürünleri Grubu Satış Müdürü
Koray Yıldız “Güneş enerjisi alanında 5 yıl içinde son tüketici
diye tabir ettiğimiz müstakil küçük villa ve ev piyasasının gelişeceğine inanıyoruz. Bu gruptaki müşterilerin kendi enerjilerini üretip harcamasını, hatta depolamasını bekliyoruz. Global
trendin de bu yönde ilerlediğini söyleyebiliriz. Birçok alanda
pazar kendi içinde evrim geçiriyor. Buna enerji üretiminin, son
kullanıcı tarafında gerçekleşecek olan evrimi gözüyle bakıyoruz.
Hep beraber bunu görmeyi planlıyor ve buna göre hazırlığımızı
yapıyoruz.” diyor.
VIKO / www.viko.com.tr
117
HABERLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Endüstriyel akışkanlar için
orijinal alüminyum tesisat sistemi
Transair®, 20. yılını kutluyor
lı sektörde basınçlı hava, inert
gaz, vakum uygulamaları ve sıvı
taşınmasını sağlıyor.
Güvenlik, verimlilik ve uyumluluğun en iyi bileşimini sağlamak
üzere Transair yeni teknolojiler
geliştirdi. Alüminyum ve paslanmaz çelik olmak üzere iki malzeme seçeneği ve 12 farklı çap ile
Transair çok sayıda son uygulamaya uygun seçenekler sunuyor.
1996’da piyasaya sürülmesinin ardından toplamda
122.000 km Transair modüler alüminyum tesisat
sistemi tedarik edildi
Hareket ve kontrol teknolojilerinde dünya lideri Parker
Hannifin’in Fluid System Connectors Europe divizyonunun (önceki adıyla Legris’in) bir iş birimi olan
Transair® bu yıl 20. yılını kutluyor. Bu sürede, 75
milyonun üzerinde bağlantı parçası, 122.000 km’den
fazla boru satıldı ve bu rakam dünyanın çevresinin üç
katına denk geliyor.
1996’da piyasaya sunulduğunda Transair, piyasadaki
ilk modüler alüminyum boru tesisatıydı. Transair her
zaman yeni ürünler ve yeni çaplarla değişen müşteri taleplerini karşılamak üzere kendini geliştirdi.
Havacılık ve uzay, yiyecek ve içecek, enerji, ulaşım,
inşaat ve laboratuvar ve ilaç dahil olmak birçok far
118
Ayrıca Transair artık basınçlı
hava uygulamalarına, nitrojen,
argon ya da CO2 gibi inert gaz
uygulamalarına, vakum uygulamalarına, su ve petrol gibi genel
endüstriyel akışkanlarla kullanıma da uygun bir tesisattır.
Geçmeli Bağlantılar, güvenli
bağlantıyı desteklerken, kolay kullanım sağlayan ve
kurulum sırasında hata riskini en aza indiren Yaylı
Kelepçe ve ayrılma olasılığını azaltmak üzere tasarlanan Kelepçe ve Kartriç dahil olmak üzere çok sayıda
Transair yeniliği piyasada bilinir hale geldi.
Bu önemli yıl dönümü ile ilgili yorum yapan Transair
İş Birimi Yöneticisi Guillaume TETARD şunları söyledi:
“Transair piyasaya ilk adım attığında son derece yenilikçiydi ve müşterilere o dönemde piyasada bulunan
seçeneklerden çok daha farklı ve faydalı alternatifler
sundu. Elde edilen ve süregelen ürün başarısı dünyanın dört bir yanında kurulan muazzam miktarda
sistem ile vurgulanıyor. Kalıcı değeri ve uygunluğu
son derece farklı sektörlerdeki sürekli değişen zorlu ve
yeni uygulamaların gereksinimlerini karşılamak üzere
sürekli gelişim ve yenilik ile destekleniyor.”
HABERLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
YOKOGAWA TÜRKİYE
SEMİNERLERİNE BAŞLADI
Yokogawa Türkiye gelişen teknolojilerinden müşterilerini haberdar edebilmek için seminerlere başladı.
2-4 Mayıs tarihlerinde gerçekleşen organizasyonlarda, Tüpraş İzmir ve Petkim’i yerlerinde ziyaret eden
firma, Ege bölgesinde bulunan firmaları davet ettiği
Lunch&Learn organizasyonunu ise Bayraklı/İzmir
ofisinizde gerçekleştirdi.
Yokogawa Europe Transmitter Bölüm Müdürü Jozef
SCHULZ, Yokogawa Japan Transmitter departmanı Genel Müdür’ü Ryou KUROSAWA ve Yokogawa
Türkiye PCI satış müdürü Gaye Yatgın’ın bilgi ve
tecrübelerini paylaştığı seminerimizde Yokogawa’nın
“Co-innovating tomorrow”” felsefesi ile geliştirdiği
Yokogawa wireless çözümleri, DTSX teknolojisi, yeni
YTA610&710 serileri ile çok yönlü cihaz yönetim sihirbazı Fieldmate hakkında bilgiler verildi. Kullanıcılarımız
ürünleri yakından tanıma ve incileme imkanı buldular.
Yokogawa Türkiye, yıl içinde gerçekleşecek diğer
seminerlerde geniş kitlelerle birlikte olmayı temenni
etmekte.
119
HABERLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Örnek olay: Endüstriyel Nesnelerin
İnterneti: Herhangi bir yerden
işleme alma
kontrolü ve Netbiter
Newton Tesla Britanya´nın
değişken hızlı tahrikler alanında
önde gelen uzmanlarından ve
tüm dünyada fabrika ve tesislere gelişmiş otomasyon sistemi
tedarikçilerindendir. Mitsubishi
ürünlerinde uzmanlaşarak 1987
yılından beri tahrik ve inverterler
ile çalışmaktadır.
Bir otomasyon sistemini işleme
alırken, genellikle tüm sorunları
tek bir seferde çözmek zordur.
Genellikle beklemeniz gereken
belirli süreçler veya her şey
%100 tamamlanana kadar kurulması gereken başka sistemler
vardır. Bu da bölgeye birkaç
defa gidip gelmenizi gerektirir
ve pahalı ve zaman harcayan
servis seyahatlerine neden olur.
Newton Tesla müşterileri için yeni değişken hızlı tahriklerini kurarken, ayarlama, yeniden programlama
veya denetleme işlemlerini herhangi bir konumdan
gerçekleştirebilir. Tahrik sistemlerine bir Netbiter
geçidi bağlayarak, müşterilerine acil yardım sağlayabilir ve kritik başlangıç döneminde uzaktan işleme
alma işlemini gerçekleştirebilir.Newton Tesla tahrik
120
Bir başka sorun ise fiziksel
erişimdir. Newton Tesla İdari
Müdürü ve tahrik sistemi uzmanı
George Newton şunları kaydetti:
»Bazı bölgelerde özel izinlere
ihtiyacımız vardır aksi takdirde
tahriklerimize erişimimizi sınırlandırılır. Örneğin son zamanlarda Amerika´da bir gümüş ve
platinyum işleme tesisi için bir
sistem kurduk. Güvenlik o kadar
sıkıydı ki makine işleme alma mühendisimiz bölgeye
herhangi bir alet, cep telefonu ve dizüstü bilgisayarını
getiremedi. Bu da bölgede işleme almanın zorluklarındandır.»
Sürüş sistemlerine uzaktan erişebilmek için, Newton
Tesla bir süredir uzaktan yönetim sistemi arıyordu
ancak herhangi bir sistem taleplerini karşılayamamıştı.
HABERLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
George Newton açıklamalarına devam etti: »Uzaktan
yönetim sisteminin karışık olacağına dair endişelerim
her zaman mevcuttu - bir bağlantı kurmanın zor olacağı ve her şeyden önce bağlantının istikrarlı olmayacağı
ve bunun da eğer bir PLC programlıyorsanız bir sorun
yaratabileceği gibi. Ancak Netbiter´i bulduğumuzda,
şaşırtıcı derecede kolaydı.»
Nasıl çalışıyor
Newton Tesla yeni bir tahrik sistemi tedarik ettiğinde,
tahriği kontrol edecek olan Mitsubishi PLC´lerine
Netbiter EC350 geçidini bağlarlar. Netbiter hücresel ağ
ile iletişim kurar ve PLC´den bulut-bazlı Netbiter Argos
hizmetine veri gönderir. www.netbiter.net adresine
giriş yaparak, Newton Tesla işletim frekansı, çalışma
saati, enerji tüketimi gibi verileri görebilir.
»Uzaktan Erişim» işlevini kullanarak aynı zamanda
tahrik sistemlerinin hata ayıklaması, programlama ve
işleme alma operasyonlarını gerçekleştirebilecekleri
PLC´ye yönelik güvenli bir veri tüneli kurmak için
geçidi de kullanabilirler. Tüneli açarlar ve Mitsubishi
PLC´lerine bölgeden bağlanıyormuş gibi erişebilirler.
Bağlantı istikrarı önemlidir
Bir PLC programlarken, programlamanızı bozabileceği
ve sistem arızasına neden olabileceği için bağlantınızın kopmasını istemezsiniz. Doğal olarak, bağlantı
istikrarı Newton Tesla için asıl endişe konusuydu.
George Newton; »Netbiter bağlantısı gerçekten sağlamdır ve bu bizim için oldukça önemlidir Aslında,
bağlantıya o kadar güveniyorum ki kendi tahriklerimizi
de uzaktan kullanıyorum. Güncel bir projede bağlantının kesilmeyeceğinden emin olarak bir vinci ofisten
belirli bir noktaya hareket ettirdim.»
Yatırım üzerinde hızlı kazanç
Newton Tesla Netbiteri bir müşteri projesinde ilk defa
kullanışı Phoenix, Arizona´da yerleşik bir müşteriye
sistemi gönderdikleri esnada gerçekleşmişti. Bölgede
yapılan ilk kurulumun ardından, işleme almanın geri
kalanını Warrington, Birleşik Krallık´ta yer alan ofisten gerçekleştirebilmişlerdi. George Newton; »Doğal
olarak Netbiter Arizona projesinde kendi parasını hızlı
bir şekilde çıkardı ancak müşterinin sadece birkaç
kilometre uzakta olması durumunda dahi yatırım
üzerindeki kazanç da hızlıdır. Bir servis mühendisinin
tüm aletleri hazırlaması, müşteriye aracıyla gitmesi ve
bölgede tüm bağlantıları yapmasına yönelik masrafları
hesaplarsanız, kısa bir servis yolculuğunun dahi masraflı olduğunu fark edersiniz.»
Bu günlerde, Newton Tesla sistemlerini her zaman
bir Netbiter EC350 geçidi ile donatıyor. Netbiter´in
kendisini bağlamak kolay olduğu için bu süreç PLC
programcısı olmayan bir kişi tarafından yapılabilir ve
PLC programcısına sistemin kendisine odaklanabilmesi için zaman kazandırabilir. George Newton; »Netbiter
bize sistemi ayarlamamız gerektiğinde her zaman bölgeye gitmemiz gerekmediği için kolaylık sağlamıştır.
Müşterilerimize pahalı servis yolculukları yapmamıza
gerek kalmadığı ve daha hızlı destek ve işleme alma
operasyonları sunabilmemiz için bize olanak tanımıştır» demiştir.
Bir vincin uzaktan işleme alınması
George Newton müşterinin bölgesinde vinçleri işleme
alırken.
121
HABERLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Danfoss, sanayide tasarrufu
anlatmak için 2645 km yol aldı
Motor Kontrol, ısıtma ve soğutma sistemleri alanında dünya devi Danfoss, en yeni teknolojilerini
tanıtmak üzere teknoloji Tır’ıyla çıktığı Türkiye
turunu tamamladı. 8 şehirde 11 organize sanayi bölgesinde binin üzerinde ziyaretçiye ulaşan
Danfoss Teknoloji Tır’ı, 12 günde toplam 2645 km
yolculuk yaptı
Isıtma, soğutma ve motor kontrol sistemleri alanında
dünya lideri olan Danfoss’un dünyayı gezen Teknoloji
Tır’ı Türkiye turunu tamamladı. 8 şehirde 11 organize
sanayi bölgesine ulaşan Danfoss satış ve pazarlama
ekibi, motor kontrol sistemlerinin sağladığı tasarrufu ve
Türkiye ekonomisine katkılarını üreticilere anlattı.
12 günde 2645 km
Danfoss Teknoloji Tır’ı ilk durağı İstanbul İkitelli OSB’den
yola çıktı ve Tekirdağ Çorlu Orion AVM, İstanbul Perpa,
İstanbul Tersaneler Bölgesi Girişi, Gezbe Şekerpınar,
122
Konya Büsan OSB, Adana OSB, Gaziantep 3. OSB,
Ankara İvedik OSB rotasını izledi. 2645 km yol alan ve
son olarak yine İstanbul Dudullu OSB’de duraklayan
Teknoloji Tır’ı binin üzerinde ziyaretçiye ulaştı. Özellikle
meslek liseleri teknoloji Tır’ına yoğun ilgi gösterdi;
200’ün üzerinde meslek lisesi öğrenci ve öğretmenleri
Danfoss Teknoloji TIR’ında misafir edilerek güncel
teknolojiler hakkında bilgi verildi. Ziyaretçiler, Danfoss
çözümlerini 3 boyutlu olarak tanıma fırsatı yakaladıkları
sanal gerçeklik gözlüğüne özel ilgi gösterdiler.
Danfoss Teknoloji Tır’ı ziyaretçileri VLT ve VACON
sürücülerini yakından incelediler. Danfoss’un profesyonel ekibi teknoloji TIR’ında merak edilen tüm
soruları yanıtladı. Danfoss Motor Kontrol ürünlerinin
endüstriyel ve altyapı uygulamalarında %40’lara varan
enerji tasarrufunu nasıl sağladığı, programlanabilme ve
kullanım pratikliği gibi önemli özellikleri detaylı olarak
anlattı.
HABERLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
HASTEK, Yarım Asrı Aşkın
süredir Sektörün Gelişimine
Desteklerini Sürdürüyor
Elli yılı aşkın süredir Türkiye Plastik Sektörüne hizmet
veren Hastek Plastik Teknolojileri firması bu süreçte
teknolojik yeniliklerin ve inovatif çalışmaların ülkemize
entegre olmasında önemli çalışmalara imza atmıştır.
Yarım asrı aşan hizmet anlayışının ilk temsilcisi ve
öncüsü olan şirketin kurucusu Hasan Manav’ın başlattığı eğitime destek çalışmaları, ikinci kuşakta da
geleneğini sürdürmektedir. Türkiye’de plastik sektöründe birleştirici güç olan PAGEV Vakfının eğitim
çalışmaları kapsamında kurduğu iki okul ve bunların
lojistik altyapılarına ve sürekliklerine katkılar veren
Hastek, son olarak Küçükçekmece PAGEV Mesleki ve
Teknik Anadolu Lisesi’nin Plastik İşleme Uygulama
124
Atölyelerine makine desteğinde bulunarak, geleceğin
plastikçilerinin modern ve uygulamalı eğitim almaları
noktasında desteğini sürdürmüştür.
Bu kapsamda verdiği katkılara istinaden PAGEV adına
Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu tarafından
düzenlenen törenle, Hastek Yönetim Kurulu Başkanı
Muharrem Manav’a eğitime verdikleri katkılardan ötürü
teşekkür plaketi verilmiştir.
Konuyla ilgili açıklama yapan Hastek Yönetim Kurulu
Başkanı Muharrem Manav, bu sektörde gelişen büyüyen herkesin, sektöre manevi borcu olduğunu ve bu
HABERLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
düşünceyle yarım asırdan bu yana yer aldıkları plastik
sektörümüzün gelişerek büyümesi adına Hastek olarak
üzerlerine düşen her katkıyı yapmayı sürdüreceklerini
belirtti. Muharrem Manav; “Türk plastik sektörünün
büyümesini artıracak ve bizleri ileriye taşıyacak olan
geleceğin plastikçileri gençlerimiz için yeni meslek
okulları açılmalıdır. Ancak konu sadece okul yapmak
veya bağış yapmak değil, yapılan çalışmalara destek
vermek ve sürekliliğin gelişimine de katkı vermek gerekir. Gençlerimizin yanı sıra, onları hazırlayan eğitimcilerin de eğitimlerine destek olmak önemlidir” dedi.
Hastek Plastik Teknolojileri ve Otomasyon Sistemleri
Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., 1962 senesinden beri Türk
plastik sektöründe hizmet vermiş olan Hasmak Plastik
Makinaları’nın devamı olarak Muharrem M. Manav ve
Cem Özkaracalar tarafından 1998 yılında kurulmuştur.
Firmanın kurulum amacı, Türk plastik sektöründe hizmet veren her türlü firmanın teknolojik anlamda ihtiyacı olan otomasyon ihtiyaçlarını karşılamak ve dünya
çapında çok hızlı bir şekilde gelişen bu sektördeki yeniliklerin takipçisi olmaktır. Firma yetkililerinin otomasyon ve plastik teknolojileri konusundaki birikimlerini
Hasmak’ın 36 senelik sektörel tecrübesi ile birleştiren
Hastek, satış öncesi ve satış sonrası teknik hizmet ağını
kurulduğu günden beri sürekli büyütmektedir. Plastik,
elektronik, makine mühendisleri ve teknisyenleri ile
dünya plastik teknolojisindeki gelişimleri sürekli takip
ederek, müşterilerine hizmet ve değerli fikirler veren
Hastek, kurulduğu günden bu yana istikrarlı gelişimini
sürdürerek, kendi dizayn ettiği ürünlerinin yanı sıra birçok büyük Avrupa menşeli firmanın da Türkiye mümessilliğini ve servis hizmetlerini vermektedir.
125
HABERLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Almanya’ya makine ihracatını
artırmak için büyük adım
Makineciler tüm sektörlere örnek olacak
BME üyesi firmaların Türkiye ihracatçılarına ilgisinin
her geçen gün arttığını ve iki ülke arasındaki ticari bağların daha da güçlendiğini belirten BME Yönetim Kurulu
Başkanı Dr. Christoph Feldmann, “Makine Tanıtım
Grubu gibi güçlü bir kurumla yaptığımız bu işbirliğinden, her iki ülke ve kurum üyelerinin büyük fayda
sağlayacağına inanıyoruz” dedi.
Makine sektörünün bir numaralı hedef pazarı olan
Almanya’da yeni işbirlikleri geliştirmek için çalıştıklarını belirten Makine Tanıtım Grubu Başkanı Adnan
Dalgakıran da şunları söyledi: “Sektörümüzü ayrıcalıklı
kılan unsurlar var. Türk makinecileri istenilen miktarda
ürünü, üstün kalite ve rekabetçi fiyatlarla piyasaya
sunarken zamanında teslim konusundaki profesyonel
çalışma anlayışıyla da uluslararası pazarlarda tercih
ediliyor. Son dönemde Almanya, bu alandaki potansiyelimizi en iyi değerlendirilen ülkelerden biri oldu ve
2016’nun ilk dört ayında, geçtiğimiz yılın aynı dönemine
göre Türkiye’nin Almanya’ya makine ihracatı % 6,1
oranında arttı.
Merkezi Frankfurt’ta bulunan ve üyesi bulunan 9.000
firma ile yıllık satınalma bütçesi toplam 740 Milyar
Euro’yu bulan Almanya Satınalmacılar Birliği ile Makine
Tanıtım Grubu, “Stratejik İşbirliği Protokolu” imzaladı. Makine Tanıtım Grubu Başkanı Adnan Dalgakıran,
“Sektörümüz için dünya genelinde en büyük pazar
konumunda olan Almanya’nın resmi Satınalmacılar
Birliği ile yaptığımız bu anlaşma, Türk makinesine olan
güvenin ve uluslararası alandaki saygınlığımızın göstergesidir” diye konuştu.
2015 yılından bu yana ortak çalışmalar yapan BME ve
MTG arasındaki görüşmeler sonunda işbirliği kararı
çıktı. Geçtiğimiz yıl İstanbul’da yüksek katılım ile gerçekleşen b2b görüşmelerinin ardından bu yıl Almanca
olarak ‘Türkiye Satınalma Rehberi’ çıkaran BME ve
MTG, yılın son çeyreğinde de ikili firma görüşmelerine
İstanbul’da devam etme kararı aldı.
126
Makine İhracatçıları Birliği üyelerimizin, BME ile sürdüreceğimiz organizasyonları dikkatle takip ettikleri takdirde, yeni fırsatlar bulacaklarına ve ülke ekonomisine
katkılarını sürdüreceklerine inanıyoruz. BME ile işbirliği
protokolümüzün Türkiye’deki diğer sektörlere örnek
olacağını umuyoruz.”
Almanya sektör için stratejik bir pazar
Makine sektöründe yıllık 212 milyar dolar ticaret hacmine sahip olan Almanya, her yıl yaklaşık 60 milyar dolar
makine ithalatı gerçekleştiriyor. Sektörün başlıca hedef
pazarı olan Almanya’ya Türkiye’nin Makinecileri’nin
yıllık ihracatı 2 milyar doları aşarken, yılın ilk dört ayı
itibarıyla Türkiye’nin toplam makine ihracatı içinde
Almanya’nın payı %16,5 seviyesinde bulunuyor. Aynı
dönemde Türkiye’nin Almanya’ya tüm sektörler bazında
yaptığı genel ihracatın %16,1’ini tek başına karşılayan
makine sektörü; bu ülkeye en çok, motor, motor aksam
ve parçaları, klima ve soğutma makineleri ile pompa ve
kompresör gruplarında ürün ihracatı gerçekleştiriyor.
HABERLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Schneider Electric,
“600Minutes CFO - Yılın Projesi”
ödülünü kazandı
Management projesi ile
160’ın üzerinde katılımcının oylarını alarak “Yılın
Projesi” ödülünü kazanan
Schneider Electric, gerçekleştiği başarılı çalışmayı aldığı bu ödülle taçlandırdı.
Schneider
Electric
Türkiye’nin yanı sıra,
600Minutes CFO Türkiye
Yılın
Projesi
ödülüne, Securitas Güvenlik
Hizmetleri
–
ERP
Dönüşüm Projesi ile,
İZOCAM Ticaret ve Sanayi
–
İZOCAM24
Portal
projesi ile, Sarkuysan
Elektrolitik Bakır Sanayi
ve Ticaret – ERP Projesi
Schneider Electric, 600Minutes CFO Türkiye
tarafından verilen “Yılın Projesi” ödülünü kazandı. 4 şirketin aday olduğu yarışmada Schneider
Electric, Dijital Fatura Yönetimi projesi ile
160’ın üzerinde katılımcının da oyunu alarak
birinci oldu.
Management Events tarafından, aralarında Türkiye’nin
de bulunduğu 11 ülkede gerçekleştirilen 600Minutes
CFO Türkiye (600 Dakika CFO) etkinliği, üst düzey
yöneticiler ve çözüm sağlayıcıları aynı çatı altında
buluşturdu. Etkinlik kapsamında “600Minutes CFO
Türkiye - Yılın Projesi” ödülü de sahibini buldu.
600Minutes CFO Türkiye - Yılın Projesi ödülünü bu
yıl Schneider Electric, Digital Invoice Management DIM (Dijital Fatura Yönetimi) projesi ile aldı.
16 Mart 2016 tarihinde Management Events tarafından açıklanan 4 aday arasından Digital Invoice
ile aday gösterildi.
Web üzerinde ve SAP ile yüzde 100 eş zamanlı çalışan bir dijital fatura yönetimi platformu olan Digital
Invoice Management – DIM projesi ile “Yılın Projesi”
ödülünü Schneider Electric Türkiye adına şirketin
CFO’su Özden Çelik alırken, “Biz Schneider Electric
olarak müşterilerimiz için “Daha fazlasını yap” ilkemizi kendimiz için de uygulamak istedik ve hem buradan hareketle, hem de Simplification (Basitleştirme)
inisiyatifine katkıda bulunmak amacıyla, ismi basit,
ama kendisi sofistike bir araç geliştirdik.
Bu projemizin şirketimizin de odağında olan dijitalleşme-basitleştirme yolunda çok önemli bir operasyonel
verimlilik projesi olduğuna inanarak, Management
Events’in yılın projesi ödülüne aday olduk ve katılımcıların da takdiri ile kazandık.” şeklinde konuştu.
127
HABERLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
ENDÜSTRİ 4.0 İŞSİZ
BIRAKMAYACAK
4. SANAYİ DEVRİMİ TÜRKİYE İÇİN
YÜZDE 8 BÜYÜME FIRSATI
Dünya ekonomisinde radikal değişimlerin başlangıcı
olarak kabul edilen 4. Sanayi Devrimi’nin iş dünyasına
getireceği yenilikler İstanbul’da düzenlenen Endüstri 4.0
Türkiye Forumu’nda ele alındı. Yeni sanayi devriminin
istihdamı yüzde 6’dan fazla artırmasının beklendiği ve iş
dünyasının dijitalleşme konusunda kaybedecek vaktinin
olmadığı düzenlenen forumda vurgulandı. Uzmanlar
Türkiye’nin 4. Sanayi Devrimi’ne kendisini hızla adapte
ederse ekonomide yüzde 5 ila 8 arasında bir büyüme
potansiyelinin yakalanacağına dikkat çekti
Dijital Dönüşüm Derneği tarafından İstanbul’da
düzenlenen Endüstri 4.0 Türkiye Forumu, Kadir Has
Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Çok sayıda akademisyeni ve özel sektör temsilcisini buluşturan forumda
128
dijitalleşen dünyanın bir parçası olabilmenin yol haritası
çizildi. Dijital Dönüşüm Derneği Başkanı İsmail Hakkı
Polat’ın açılış konuşmasıyla başlayan forumda Siemens
Türkiye İcra Kurul Üyesi Ali Rıza Ersoy, Vestel Yönetim
Kurulu Üyesi Cengiz Ultav, Endüstri 4.0 uygulamalarını
ve bu konuda merak edilenleri anlattı.
Açılış konuşmasını gerçekleştiren Dijital Dönüşüm
Derneği Başkanı İsmail Hakkı Polat, yeni sanayi devriminin iş ve sosyal yaşamda büyük değişimler getireceğini
belirtti. 4. Sanayi Devrimi’ni dijital dönüşümün büyük
bir dalgası olarak gören Polat, ilerleyen yıllarda bu değişimin etkilerinin daha fazla hissedileceğini dile getirdi.
4. Sanayi Devrimi’nde insana ihtiyaç kalmayacağı
endişesinden kurtulalım
HABERLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Endüstri 4.0 Türkiye Forumu’nda konuşan Siemens
Türkiye İcra Kurul Üyesi Ali Rıza Ersoy, işletmelerin
en çok merak ettiği konulara açıklık getirdi. Makineler
çağı olarak adlandırılan yeni sanayi devriminde insan
unsurunun daha fazla önem kazanacağını belirten Ersoy,
fabrikaların robotlaşacağı ve insana ihtiyaç kalmayacağı
endişesinden kurtulmamız gerektiğine değindi. Ersoy:
“Endüstri 4.0 makinelerin birbiri ile iletişimde olacağı bir
dönemi işaret ediyor. Makinelerle ilk defa tanışmayacağız ancak üretim sürecinde makinelerin bu kadar etkili
olacağı bir dönemi ilk kez yaşayacağız. Burada istihdamın azalacağı korkusu yerini güvene bırakmalı. Çünkü
bahsettiğimiz 4. Sanayi Devrimi, 20 yıl içinde oluşumu
tamamlanması planlanan bir süreç ve Almanya dahi bu
devrimle istihdamın yüzde 6 artacağına vurgu yapıyor.
Yeni dönemde makineleri tasarlayacak, programlayacak,
algoritmalarını oluşturacak insan gücüne de ihtiyaç olacak. Bu nedenle diğer sanayi devrimlerinde olduğu gibi
bu devrim de bir istihdam kaynağı olacak” diye konuştu.
28 milyar nesne internete bağlı hale gelecek
Endüstri 4.0’ı kısaca sanayinin dijitalleşmesi olarak
tanımlayan Ersoy, 2020 yılına kadar 28 milyar nesnenin
internete bağlı hale geleceğini belirtti. Oluşacak büyük
verinin ve üretilen bilgilerin şirketleri bulut depolamaya
daha fazla yönlendireceğini ve işletmelerini yüzde 35’inin
bulut depolama sistemlerini kullanacağını ifade etti.
4. Sanayi Devrimi Türkiye’ye %5 ila 8 arasında bir
büyüme şansı sunuyor
Ersoy, gerekli planlamaların hızlıca yapılması ile
Türkiye’nin diğer sanayi devrimlerinde kaçırdığı uzun
yıllara nazaran bu kez devrimi sadece birkaç yıl gerisinden yakalayabileceğini belirtti. Ersoy sözlerini şöyle
sürdürdü: “Şirketler kadar ülkelerin de 4.0 sistemine
geçmesinin konuşulması gerekiyor. Almanya 20 yılda
bu devrimi gerçekleştirmeyi planlarken Türkiye’nin en
geç 30 yıl içinde süreci tamamlaması lazım. Almanya’nın
3-5 yıl gerisinde kalmamız büyük bir kayıp ya da kapatılamayacak bir açık değil. Ancak bunun için hızlı adımlar
atmamız gerekiyor. Bu adımlar ekonomide yüzde 5 ila 8
arasında bir büyüme şansı yakalayabilmemize fırsatlar
sunabilir.”
Sanayi 4.0’a geçiş konusunda Sanayi Bakanlığı’nın
mevzuattaki engelleri kaldırmak için çalışmalar yaptığını
kaydeden Ersoy, bugünden oluşturulacak altyapının
4.0’dan sonra gelecek 5.0 hatta 6.0’ın da altyapısını
oluşturacağını kaydetti.
Önümüzdeki 20 yıl çok önemli
Türkiye’nin dünyada eşi olamayan birçok özelliğe ve
avantaja sahip olduğunu dile getiren Vestel Yönetim
Kurulu Üyesi Cengiz Ultav ise önümüzdeki 20 yılın çok
önemi olduğunu ve inovasyonun harekete geçirilmesi
gerektiğini vurguladı.
129
HABERLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Frost & Sullivan “En İyi Uygulama Ödülleri”
kapsamında [email protected]’nin başarısını tescilledi
Mitsubishi Electric’in [email protected]
Konseptine Büyük Ödül
Otomasyon alanında dünyanın önde gelen markalarından Mitsubishi Electric’in [email protected]
uygulaması, Frost & Sullivan tarafından “En İyi
Uygulama Ödülleri” kapsamında ödüllendirildi.
Bu ödül, Mitsubishi Electric’in [email protected] konseptini, ‘’Fabrika Otomasyonunda Endüstriyel
Nesnelerin İnterneti’’ alanında teknoloji sağlayıcısı olarak tescilledi.
130
Mitsubishi Electric’in yeni endüstri evresine yanıtı
olan [email protected] konsepti, Frost & Sullivan tarafından Singapur’da düzenlenen ödül töreninde, “En
İyi Uygulama Ödülleri” kapsamında “2015 Frost &
Sullivan Güneydoğu Asya Etkinleştirici Teknoloji
Ödülü”ne layık görüldü. Bu ödül, yeni iş modelleri,
yıkıcı teknolojiler ve mega trendler gibi değişimi hızlandıran unsurların hakim olduğu bugünün ekonomik
ortamında, şirketlerin dönüşüme dayalı büyüme elde
etmesine yardımcı olan gelişim ortaklığı şirketi Frost
& Sullivan’ın pek çok endüstri ve uygulama sahasında en iyi uygulamaları belirleyen saygın programının bir parçası. Mitsubishi Electric Corporation’ın
Fabrika Otomasyon Sistemleri Başkan Yardımcısı
Masayuki Yamamoto bu önemli ödülü, Frost &
Sullivan’ın Başkan Yardımcı Ravi Krishnaswamy’den
aldı.
“Mükemmel çözüm [email protected]”
Ödül töreninde Frost & Sullivan’ın Başkanı David
Frigstad, ‘’Etkinleştirici teknoloji liderliğine erişmek
hiç kolay bir iş değil. Hatta bu iş, fikri mülkiyet açısından zorlukların arttığı bir ortamda, yenilikçiliğin
zorluğuna ek olarak, günümüzün rekabet yoğunluğu, talep dalgalanmaları ve ekonomik belirsizlikler
yüzünden daha da zor bir iş haline geldi. Bu anlamda
Frost & Sullivan, Mitsubishi Electric’in [email protected]
konseptini, genel protokol ve ağları kullanarak fabrika otomasyon ekipmanını tamamen entegre edebilme becerisi sebebiyle ödüllendirdi” şeklinde konuştu. Frost & Sullivan’ın Kıdemli Araştırma Analisti
Krishnan Ramanathan ise Mitsubishi Electric’in
[email protected] konseptinin ‘’şirket çapında görünürlük’’
sağlamak açısından mükemmel çözüm olarak görüldüğünü ifade etti.
Üretimde dördüncü sanayi devrimi
Son yıllarda bilgi teknolojileri, 3 boyutlu baskı,
simülasyon, modelleme ve ileri fabrika otomasyonunun birleşim süreciyle birlikte üretimde dördüncü
sanayi devrimine girildi. Bu noktada [email protected] konsepti çok daha önemli bir hale geldi. Bu platformun
temelinde, Programlanabilir Akıllı Kontrol Cihazları
(PLCler), İnsan Makine Arayüzleri (HMIlar), robotlar ve kumandalar yer alıyor. Bu sistemler, İmalat
Yürütme Sistemleri (MES) ve kurumsal uygulamalar
için ideal hale gelecek şekilde bilgi teknolojileri sistemlerine bağlanmak için ilgili donanım bileşenleri
ile birleştiriliyor.
[email protected] küresel rekabette önde olmayı sağlıyor
[email protected], Frost & Sullivan tarafından da belirtildiği üzere, geniş bir uygulama sahasında ölçeklendirilebilir bir etkinleştirici teknoloji olduğundan,
örnekler belirli bir sektör veya bölgeyle sınırlı değil.
Daha şimdiden pek çok model fabrika kurulumu ile
yüzlerce müşteri kurulumu tamamlamış durumda.
Mitsubishi Electric’in [email protected] konsepti; otomotiv,
ambalaj, gıda ve ilaç gibi birçok sanayinin üretim aşamasında kullanılan dijital fabrika ürünlerini,
mekanik, elektronik ve yazılım hizmetleri bir arada
yani mekatronik biçimde sunuyor.
[email protected] konseptinde, fabrika otomasyon alanındaki robotlar dahil tüm yeni nesil ürünler internette
haberleşebiliyor. Böylece üretim hatlarını kişisel
bazı ihtiyaçlara göre optimize ederek pazardaki
rekabet koşullarına ayak uydurmak hiç olmadığı
kadar kolaylaşıyor. Yönetimden üretim katına kadar
tüm fabrika katmanlarını optimize etmek için ileri
teknolojileri kullanan ve üretimde çok ciddi maliyet
tasarrufu sağlayan [email protected], küresel rekabette bir
adım önde olmayı sağlıyor.
Elektronik endüstrisine katkılarıyla bilinen Mitsubishi
Electric, küresel erişimi ve yıllara dayanan tecrübesi
sayesinde fabrika otomasyonu alanında özel bir yere
sahip. [email protected] konseptini kendi üretim bantlarında 2003 yılından bu yana kullanan Mitsubishi
Electric, bu sayede edindiği tecrübelerini ürünlerine
ve dolayısıyla müşterilerine yansıtıyor.
Intel’in yaklaşık 9 milyon dolar tasarruf
etmesini sağladı
Mitsubishi Electric ile bir fabrikayı yeni endüstri
evresindeki tüm ihtiyaçları karşılayacak şekilde kurmak ve kurmadan önce bir sanal fabrika oluşturarak
ortaya çıkacak fabrikayı ve üretimi test etmek mümkün. Örneğin, Mitsubishi Electric ve Intel, Intel’in
Malezya’da bulunan üretim tesisinde ortak bir pilot
programa imza attılar. Mitsubishi Electric’in “[email protected]
ctory” otomasyon uzmanlığını Intel’in Nesnelerin
İnterneti* (IoT: Internet of Things) konusunda
çözüm üretme uzmanlığı ile birleştiren pilot program
sayesinde, arızaların önceden fark edilerek arıza gerçekleşmeden müdahale edilmesi mümkün hale geldi.
Pilot program; yüksek verimlilik, önleyici bakım
faaliyetleri olanağı, düşük aksam arıza oranı, düşük
maliyet ve kusursuz uyum ile sonuçlandı. Tüm bu
sonuçlar ise Intel’in yaklaşık 9 milyon dolar tasarruf
etmesini sağladı.
HABERLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
İŞ DÜNYASI DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE
ENDÜSTRİ 4.0’I DEĞERLENDİRDİ
Rockwell Automation’ın Connected
Enterprise vizyonu endüstri 4.0’ı hayata
geçirmenizi sağlıyor
132
Güç ve otomasyon teknolojisinin önde gelen şirket gruplarından biri olan ABB, yenilikçi TVOC-2 Ark Koruma Sistemi için
yeni bir haberleşme modülünü kullanıma sundu. Haberleşme
modülü operatörlere gerçek zamanlı durum güncellemeleri
sunuyor ve arkların konumu ile ilgili anında bilgi sağlıyor.
Yeni modül, ABB Emax 2 akıllı devre kesici ve cloud tabanlı
hizmetlerine bağlandığında, operatörlerin bulundukları her
yerden anında harekete geçebilmelerini sağlayan Nesnelerin,
Hizmetlerin ve Kişilerin Ağı* teknolojisine olanak tanıyor.
grup yöneticisi Giovanni Frassineti: “Ark parlaması korumasında zaman, yaralanma risklerinin ve mal kaybının en aza
indirilmesi ve üretkenliğin maksimum düzeye çıkarılması
konusunda son derece kritik bir faktördür. ABB’nin TVOC-2
ürünü şu anda piyasada bulunan en güvenilir ark koruma
çözümüdür. Bu haberleşme modülünün TVOC-2 Ark Koruma
Sistemine eklenmesiyle, herhangi bir hata açması ve sistem
durumu ile ilgili bilgiler doğru kişilere daha kısa sürede
ulaştırılıyor.”
ABB’nin motor yolverme ve güvenlik iş kolu küresel ürün
TVOC-2 Ark Koruma Sistemi 24-48 volt DC aralıkları ve 100-
HABERLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
240 V AC/DC aralıklarında çalışan ekipmanlarda kullanılabilir.
Yeni eklenen haberleşme modülü standart TVOC-2 HMI’ının
yerini alarak, MODBUS RTU üzerinden herhangi bir uzak
istasyona ya da ABB Emax 2 akıllı devre kesici gibi diğer akıllı
anahtarlama teknolojilerine veri gönderiyor.
TVOC-2 sistemi, tek bir ünitenin birden çok dağıtım tablosu
kabinini kapsamasına olanak tanıyan 30’a kadar optik sensör
ile donatılabilir. Sistem, kurulduktan sonra arkın oluştuğunu
algılayabiliyor ve bir milisaniyeden kısa bir sürede Emax
2 devre kesicinin devreye girmesi için sinyal gönderiyor.
Böylece, personel ve ekipmana yönelik risklerin azaltılması
konusunda en hızlı ve en etkin sistem haline geliyor.
Ark kazaları insanlara ve ekipmanlara zarar verebilecek son
derece ciddi bir risktir. Sıcaklık 20.000°C’ye kadar yükselebilir ve ark patlamaları sonucunda tehlikeli parçalar etrafa
saçılabilir. Geleneksel kısa devre önlemleri bu tür olaylara
karşı tam koruma sağlama konusunda yeteri kadar hızlı
değildir ve daha eski anahtarlama donanımlarında yerleşik
olan sistemler kurulumu koruyamayabilir.
Frassineti sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Elektriksel
güvenlik teknolojisinde lider olarak ABB’nin yaptığı her şeyin
merkezinde kalite ve güvenilirlik yatar. ABB, TVOC-2 ile, bir
Ark Koruma Sistemi için bu endüstride SIL-2 işlevsel güvenlik sertifikası almış ilk ve tek tedarikçidir. Yeni iletişim modülümüzün de eklenmesiyle birlikte, müşterilerimizin zamandan
tasarruf etmelerini sağlayan ve operasyonlarına değer katan
yeniliklere olan bağlılığımız görünüyor.”
*Nesnelerin, Hizmetlerin ve Kişilerin Ağı
ABB, kontrol sistemleri, haberleşme çözümleri, sensörler ve
yazılımları ile on yıldan uzun süredir “Nesnelerin, Hizmetlerin
ve Kişilerin Ağı” için teknolojiler geliştiriyor. Bu teknolojiler,
operasyonlarını optimize etmek, üretkenliklerini ve esnekliklerini artırmak isteyen endüstri, kamu ve altyapı müşterilerinin verileri daha akıllı kullanmalarını sağlıyor. Bu bültende
yer alan ürün, ABB’nin bu alandaki çözümlerini genişletiyor.
HABERLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Küresel imalatçılar, dijitalleşmenin
fırsatlarını yakalamak için finansal
kiralama ile yeni nesil teknoloji
yatırımı yapıyor
Siemens Finansal Hizmetler tarafından aralarında
Türkiye’nin de yer aldığı 13 ülkedeki firmaların
finans müdürleri ile yapılan araştırmaya göre,
134
imalatçılar dijitalleşme ve otomasyonla birlikte
ortaya çıkan pazar fırsatlarını değerlendirebilmek
için dört temel güçlüğe çözüm arıyor. İmalatçı şir-
HABERLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
ketler bu güçlükleri aşmak için finansal kiralama
yöntemiyle yeni nesil teknolojilere yatırım yapmaya yöneliyor.
Siemens Financial Services, küresel imalatçıların
dijitalleşme ve otomasyon yoluyla ortaya çıkan pazar
fırsatlarını değerlendirebilmek için yenilikçi finansman yöntemlerini nasıl kullandığını inceleyen bir
araştırma yayımladı.
İçlerinde Türkiye’nin de yer aldığı 13 ülkedeki imalatçı firmaların finans müdürleri arasında yapılan
araştırma; tüm dünyadaki imalatçıların, sektörün
karşılaştığı dört temel güçlüğü aşmak için yeni nesil
teknolojilere yatırım yapmaya ihtiyaç duyduklarını
ortaya koyuyor.
Bu güçlükler; “değişen talebe yanıt verebilmek ve
satışları artırabilmek amacıyla üretim kapasitesini ve esnekliğini artırmak”, “üretim maliyetlerini
düşürürken müşteri hizmetleri kalitesini artırmak”,
“geliştirilmiş ürün kalitesi ve ürün gamıyla rakipler
arasındaki pozisyonunu güçlendirmek” ve “otomasyon ve dijitalleşme aracılığıyla verimliliği, maliyet
kontrolünü ve üretim çevikliğini optimize etmek”
olarak sıralanıyor.
İmalatçılar, bu ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla, yenilikçi dijitalleştirilmiş teknolojileri sağlamaya
yönelik finansman tekniklerini hızla çeşitlendiriyor.
Araştırmaya katılan her beş katılımcının dördü,
finansman tekniklerini çeşitlendirmenin işleri açısından “önemli”, “çok önemli” veya “kritik” olduğunu
belirtiyor. Katılımcıların üçte biri, önümüzdeki iki
yıl içinde finansman tekniklerinde ve kaynaklarında
daha da çeşitlendirmeler olacağını beklediklerini
belirtiyor.
Bu teknikler arasında, teknoloji alımına yönelik
finansman aracı olarak klasik kredilerden ziyade,
daha çok finansal kiralamadan bahsediliyor. Her
10 katılımcının yedisi, geçtiğimiz iki yıl içerisinde,
gerekli olan yeni teknolojileri edinebilmek için finansal kiralamadan faydalandığını söylüyor.
Finansal kiralama, başlıca teknolojilerle ilgili toplam
sahip olma maliyetine destek olabilmesi sayesinde
kilit bir yatırım kolaylaştırıcısı olarak görülüyor.
Bu sayede finansal planlama güvenilir bir şekilde
yapılabiliyor ve birim başına üretim maliyeti en iyi
şekilde hesaplanabiliyor. Yapılacak ödemeler, yeni
edinilen teknolojinin sağlaması beklenen maliyet
tasarruflarına veya verimlilik artışlarına uygun şekilde ayarlanabiliyor.
Bu sayede de dijitalleşme ve otomasyona, finansal
olarak sürdürülebilir bir şekilde yatırım yapılabiliyor. Mevcut finansman hacminin artırılmasının yanı
sıra, finansman kararı almanın ve finansal kiralama
işlemlerini gerçekleştirmenin hızlı ve kolay olması da
imalatçıların pazardaki fırsatlara daha hızlı yanıtlar
verebilmelerini mümkün kılıyor.
Siemens Finansal Kiralama A.Ş. CEO’su Bülent
Taşar, “Dijitalleştirilmiş teknoloji, otomasyon, kişiselleştirme, ölçeklenebilirlik ve maliyet verimliliği
konusunda yeni fırsatlar açtı” diyor ekliyor: “Bu
sürece öncülük eden üreticiler, akıllı finansman
tekniklerini kullanarak yeni teknoloji platformlarını
hayata geçirmek suretiyle ürün mükemmelliğini
artırabilir, ürün yelpazesini geliştirebilir ve üretim
maliyetlerini azaltabilir. Siemens olarak Türkiye’deki
160. yılımızda ülkemize değer katmaya devam ediyoruz. Teknolojimizle desteklediğimiz imalatçıların
finansman ihtiyaçlarına da en uygun çözümleri
sunuyoruz.”
Araştırmanın Yönetimi: 2015 yılının ilkbahar ve
yaz döneminde, aşağıda belirtilen 13 ülkedeki imalat sektörü finans yöneticileri arasında bağımsız
bir kalitatif araştırma yapılmıştır: Çin, Finlandiya,
Fransa, Almanya, Hindistan, Norveç, Polonya,
Rusya, İspanya, İsveç, Türkiye, Birleşik Krallık ve
ABD. Katılımcılara, şirketlerinin karşı karşıya olduğu
başlıca güçlükler ve bu güçlükleri aşmak için kullandıkları finansman teknikleri soruldu.
135
HABERLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
12. Teknoloji Ödülleri
sahiplerini buldu
TÜBİTAK, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) ve
TÜSİAD işbirliği ile bu yıl 12’ncisi düzenlenen Teknoloji
Ödülleri, Wyndham Grand İstanbul Levent Otel’de gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu. 23 ilden 170 başvuruyla rekora ulaşan, 36 finalistin yarıştığı XII. Teknoloji
Ödülleri töreni TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen
Başaran-Symes, TTGV Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz
Ultav ve TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. A. Arif Ergin’in katılımı
ile gerçekleşti.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu
(TÜBİTAK), Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV)
ve Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (TÜSİAD),
Türkiye’nin teknoloji geliştiren ülkeler arasında yer almasının sağlanması ve yenilikçi ürünlerin geliştirilmesinin
teşvik edilmesi amacıyla düzenlediği 12. Teknoloji Ödülleri
sahiplerini buldu. KOBİ’lerden büyük ölçekli firmalara
kadar, 23 ilden 170 başvuruyla rekora ulaşan, 36 finalistin
yarıştığı 12. Teknoloji Ödülleri töreni, TÜSİAD Yönetim
Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes, TTGV Yönetim
Kurulu Başkanı Cengiz Ultav ve TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr.
A. Arif Ergin’in katılımı ile gerçekleşti.
136
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren TÜSİAD
Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes; “TÜSİAD
olarak, son dönemdeki çalışmalarımızda, dijitalleşmenin
özellikle sanayiye etkilerine odaklandık. Ülke olarak dördüncü sanayi devrimi fırsatını yakalamamız ve değerlendirmemiz şart. Bunu her fırsatta tekrarlıyoruz. Sanayi 4.0,
Türkiye’nin düşük katma değerli üretim kısır döngüsü
yerine, artan yüksek katma değerli yatırımlar döngüsüne
erişim potansiyelini bizlere sağlayacak. 65. Hükümet
programında da “Endüstri 4.0” ifadesi kullanılıyor. Bundan
büyük memnuniyet duyuyoruz” dedi.
Sanayinin küresel rekabet gücünü artıracak, dijital ve
teknolojik dönüşümü sağlayacak yaklaşımları son derece
önemsediklerini belirten Cansen Başaran-Symes, Bilim,
Sanayi, Teknoloji Bakanlığı ve TÜSİAD işbirliği ile Sanayi
4.0 ile ilgili bir platform oluşturulması için çalışma başlatıldığı bilgisini verdi. Başaran-Symes sözlerini şöyle
sürdürdü;
“Böyle bir platformun hayata geçmesini, bütün sivil
toplumu ve paydaşları kapsayacak bir platformun ortaya çıkmasını son derece önemsediğimizi de belirtmek
HABERLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
isterim. Teknoloji ödüllerine başvuran, finale kalan çok
değerli girişimcilerimiz var. Bunlar bize çok umut veriyor.
Ancak Türkiye’deki yenilikçi ve yüksek teknolojili girişimciliğin kat edeceği önemli bir yol olduğunu da biliyoruz.
Dolayısıyla bu ödül ve çalışmalar aslında kat edeceğimiz
bu yola katkı sağlamak için yapılmış çalışmalar. İnsan
eliyle geliştirilen teknolojinin, insanı ihmal eden değil,
insana değer veren yaklaşımlarla geliştirilmesi ve kullanılması gerekli. Ancak bu şekilde, ülkemizde, ekonomimizde
umduğumuz gelişmeleri, insani gelişmişlik ile taçlandırabiliriz. Ülkemizi tam anlamıyla gelişmiş ülke konumuna
ancak bu şartlarda yükseltebiliriz.”
Törende TTGV’nin 20 yıl süreyle KOBİ seviyesinde binlerce
projeye finansal destek sağladığını belirten TTGV Yönetim
Kurulu Başkanı Cengiz Ultav, Türkiye’nin teknoloji ihraç
edebilmesi için yeni bir çalışmaya başladıklarını, desteklerin bu doğrultuda sürdürüleceğini belirtti. Türkiye’nin
önümüzdeki 10 yıllık süreçte sıçrama yapabilmesi için
yüksek teknolojiyi içeren ürünleri ihraç edebilmesi gerektiğini belirten Ultav, şunları kaydetti;
“Birkaç yıl öncesine kadar sermaye ve iş gücünün yanında
teknoloji katsayı olarak görünüyordu. Artık teknoloji sermaye ve iş gücü gibi değişken olarak ekonomik başarının
temel unsurları arasında yer alıyor. Bugün geldiğimiz
nokta çok önemli. Çünkü teknoloji alanında 10 yıllık süreçte büyük bir atılım bizleri bekliyor. Ülke olarak sıçrama
yapabilmek için sağlam platformlara odaklanmalı, bütünü
ile sıçrama yapabilmemiz gerekiyor. Bu odaklanma sırasında Türkiye’nin kalbi olan sanayinin teknolojisinden sermayesine, iş gücünden sıçrama yapacak şekilde desteklenmesi çok önemli. Bu yılki organizasyonumuza katılan
170, finale kalan 36 firma ülkemizin 25 şehrinden geliyor.
Aralarında büyük şirketler de var, küçüklerde. Bu güzide
şirketlerimizin, aralarına yeni eklenecek şirketlerin ortak
bir platformda buluşacak Türkiye’nin gerçekleştireceği
sıçramada önemli bir parça olacağını düşünüyorum.”
Türkiye’nin Ar-Ge ve yenilik anlamında ciddi atılımlara
imza attığına değinen TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. A. Arif
Ergin ise Teknoloji Ödülleri’nin sektörde önemli bir marka
hamlesi yarattığına işaret ederek, şunları söyledi;
“Ülkemizin Ar-Ge harcamaları bu sene satın alma paritesine göre 17.5 milyar doları geçti. Bu sevindirici bir rakam.
Ancak Çin, Hindistan gibi ülkelerin çok gerisindeyiz.
Batıdan doğuya eksen kayması gündeme getiriliyor. Bu
eksende doğru bir konuma oturmak, bir üst lige çıkmak
istiyorsak paradigma değişimine ihtiyacımız var. Verimlilik
ekonomisinden vazgeçip, bilgi ekonomisine doğru hareket
etmeliyiz. Kilogram başına ekonomilerden bahsetmek
yerine, teknoloji-fikir odaklı zihniyete gitmeliyiz. TÜBİTAK
olarak biz burada payımıza düşeni yapmaya hazırız. Bu
anlamda yeniden yapılandırılma hamlesi başlattık. Hali
hazırda var olan ancak doygunluğa ulaşan ürün ve ekonomi katkı odaklı desteklerimiz sürecek. Buna ek olarak
yaptığımız uluslararası görüşmeler ve beklenen sanayi
devrimini de göz önünde bulundurarak yeni destekler
sağlayacağız. Bu yaklaşım ‘Beni destekleyin’ değil, teknoloji ya da ürün üretenlere çağrı yaparak gerçekleşecek.
Aynı zamanda uluslararası işbirliği ortamını da açıyoruz.
Son olarak bugün sadece ödül alanları ve finale kalan 36
proje sahibini değil, başvuruda bulunarak farklarını ortaya
koyan tüm şirketlere teşekkür ediyorum. Teknoloji geliştirmeye devam etmelerini istiyorum. Sizleri desteklemeye
devam edeceğiz.”
Teknoloji Ödülleri kapsamında finale kalan 36 proje arasından ödül alanlar şunlar;
Mikro ölçekli firma süreç kategorisi:
SBS Bilimsel Çözümler Firması; Propolisin Duyusal
Biyolojik ve Kimyasal Özelliklerine göre sınıflandırılması
çalışması ile
Mikro ölçekli firma ürün kategorisi:
Nanobiomed Eğitim-Bilişim Firması; Prextrolin başlıklı
çalışması ile
Küçük ölçekli firma ürün kategorisi:
Vaksis Ar-ge Firması; Güneş Işığından Elektrik Enerjisine:
GünEr çalışması ile
Orta Ölçekli Firma Süreç Kategorisi:
İnfoline Bilgi Teknolojileri Firması; Tarımsal işletmeler
Birlikler Yönetim Sisteminin Geliştirilmesi çalışması ile
Orta Ölçekli Firma Ürün Kategorisi:
VSY Biyoteknoloji ve İlaç san. Firması; Multifokal Göz içi
Lensi çalışması ile
Büyük ölçekli firma süreç kategorisi:
Aselsan Firması; Hasar Eşiği yüksek Optik sistemler çalışması ile
Büyük ölçekli Firma ürün kategorisi:
İLKO Ar-ge Merkezi Firması; Kontrollü ve Hemen
Salım Sağlayan Morfin Sülfat Film Tablet Formülasyon
Geliştirilmesi çalışması ile
Büyük ölçekli firma ürün kategorisinde jüri özel ödülü:
Heksagon Mühendislik ve Karsan otomotiv firmaları;
Karsan Jest Yenilikçi Minibüs Platformu çalışması ile
Büyük ödül:
Ford Otomotiv Sanayi Firması; Yeni Nesil Ecotorq EU6
Moto Ailesi çalışması ile
137
HABERLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
Wilo’dan İzmir’de “Pompa
Sistemlerinde Yeni Teknoloji
Çözümleri” Semineri
Pompa sistemleri sektörünün lider markası Wilo’nun,
Türkiye’nin farklı bölgelerinde düzenlediği, sektöre yön
veren teknik seminerleri sürüyor. Wilo, 10 Mayıs’ta
İzmir’de düzenlenen seminerde fark yaratan ürünlerini ve
uygulamalarını sektör profesyonellerine anlattı.
yeni nesil özelliklerle müşteriler için değer yarattığını söyledi. Wilo’nun ürün portföyünün en önemli parçalarından
olan Stratos ürün grubunun, kolay kullanım, işlevsellik ve
enerji verimliliği açısından önemini vurguladı.
Yüzde 90’a varan maliyet tasarrufu
Pompa sistemleri sektörünün öncü markası Wilo, 10
Mayıs 2016 tarihinde İzmir’de düzenlenen seminerde
sektör profesyonelleri ile bir araya geldi. Swissotel Büyük
Efes’te “Pompa Sistemlerinde Yeni Teknoloji Çözümleri”
konu başlığıyla yapılan seminere katılımcılar yoğun ilgi
gösterdi. Yaklaşık 200 kişinin katılımıyla gerçekleşen
seminerde, Wilo yetkilileri fark yaratan ürünlerini ve uygulamalarını paylaştı.
“Pompa Sistemlerinde Yeni Teknoloji Çözümleri” semineri, Wilo Türkiye Bina Teknolojileri Satış Müdürü Alp
Yılmaz’ın açılış konuşmasıyla başladı. Yılmaz’ın ardından günün ilk oturumunda söz alan Wilo Türkiye İş
Geliştirme Uzmanı Hande Muğlalı, “Frekans Konvertörlü
Uygulamalar ve Yeni Nesil Çözümler” konulu bir sunum
yaptı. Muğlalı sunumunda, Stratos ürün grubunun taşıdığı
138
Günün ikinci oturumu, “Enerji Çözümleri ve Altyapı /
Endüstride Fark Yaratan Çözümler” başlığı ile düzenlendi. Wilo Türkiye Satış Mühendisi Hazal Yıldız yaptığı
sunumda, şimdiye kadar hayata geçirilen enerji çözümleri
projelerinin müşteriler için büyük fayda sağladığını belirtti. Yıldız konuşmasında, sabit devirli pompaların yüksek verimli pompalarla değiştirilmesini kapsayan “Enerji
Çözümleri” ile bina ve tesislerde yer alan pompaların
işletme maliyetlerini yüzde 90’a varan oranlarda düşürdüklerini söyledi. Hazal Yıldız’ın ardından günün son
konuşmasını Wilo Türkiye Satış Mühendisi Taner Kasarcı
yaptı. “Pompa Sistemlerinde Yeni Teknoloji Çözümleri”
semineri, ikinci oturumun ardından düzenlenen akşam
yemeği ile son buldu.
HABERLER
ENDÜSTRİ OTOMASYON
4. SANAYİ DEVRİMİ
10 BİNLERCE YENİ İSTİHDAM
SAĞLAYACAK
Türkiye’de 4. Sanayi Devrimi’nin nasıl gerçekleşeceğinin tartışıldığı Endüstri 4.0 Türkiye
Forumu’nda, 30 yıl içinde akıllı robotların işbaşı
yapmaya başlayacağı gündeme geldi. Forum kapsamında değerlendirmeler yapan Dijital Dönüşüm
Derneği Genel Sekreteri Koray Tuncer, Endüstri
4.0 süreci ile şirketlerin dijital bir dönemden
geçeceğini ve bu dönemin 10 binlerce kişiye yeni
iş imkanı sunacağını vurguladı
Sektörlerin 4. Sanayi Devrimi’ne ilişkin mevcut
durumlarının ve geleceğe yönelik uygulamalarının
konuşulduğu Endüstri 4.0 Türkiye Forumu’nda, dijital
dönüşümle beraber doğacak yeni iş alanları ve akıllı
robotların ne zaman iş hayatına gireceği masaya
yatırıldı. İş dünyasının en önemli gündem maddesi
olan Endüstri 4.0 devriminde verimliliğin artırılması,
zaman kaybının ortadan kaldırılması ve üretim hatalarının düşmesi akıllı fabrikalarda çalışan akıllı robotlar ve bunları yönetmeyi bilen çalışanlar sayesinde
mümkün olacak.
Türkiye 4. Sanayi Devrimi’ni bugünden başlatmalı
İşletmelerin dijitalleşmeyi esas alan bir süreçten
geçeceğini belirten Dijital Dönüşüm Derneği Genel
Sekreteri Koray Tuncer, 30 yıl içinde yaşanması beklenen değişimleri değerlendirdi. Tuncer: “İş alanı ve
görevi dolayısıyla geleceğin mavi yakalı çalışanları
olarak adlandırabileceğimiz yeni nesil akıllı robotlar
4. Sanayi Devrimi’nin en dikkat çeken yanı olacak.
Taşımacılık ve lojistik gibi insanı yoran zorlu işler
başta olmak üzere üretimin birçok aşamasında da
etkili olabilecek akıllı, gelişebilen, öğrenebilen ve
kendini tedavi edebilen özelliklere sahip robotlarla
iş hayatında ne zaman karşılayacağımız ise en çok
merak edilen konular arasında. Şu anda 30 yıl içinde
Türkiye’nin 4. Sanayi Devrimi’ni gerçekleştirmesi
öngörülüyor. Bu dönüşüm gerekli adımların atılmasıyla gerçekleştirilebilirse 30 yıl sonra fabrikalarda
akıllı robotlarla karşılaşabiliriz. Bu süreçte şirketler
de dijital bir dönemden geçecek ve dijital dönüşümden doğacak yeni iş alanları 10 binlerce kişiye istihdam sağlayacak” şeklinde konuştu.
Hayalleri zorlayan yenilikler
Dijital Dönüşüm Derneği tarafından düzenlenen
Endüstri 4.0 Türkiye Forumu’nda sosyal hayatın tanışacağı yeniklerden de örnekler sunuldu. Yaşanacak
değişimlerin hayalleri zorladığını belirten Tuncer,
“Organik 3D yazıcılar hayatımızı bambaşka bir noktaya taşıyacak. Bu yazıcılardan pizza hamuru ve
hamburgerler üretebileceğiz. Yine aynı yazıcılardan
kilo alınca genişleyen, zayıflayınca incelen kıyafetler tasarlayıp basabileceğiz. Kısacası dijitalleşmeyi
hayatımızın her alanında konfora dönüştüreceğimiz
günleri yaşayacağız” diye konuştu.
139
YAYIN DÜNYASI
Güç Elektroniği
Çeviriciler, Uygulamalar ve
Tasarım
Ya­za­rların›n Ad›: Ned Mohan, Tore M.Undeland,
William P. Robbins
Türkiye’de güç elektroniği sanayii hızlı bir ilerleme göstermiş; kesintisiz güç kaynağı, motor kontrolu,
endüksiyonla ısıtma, elektrikli ev aletleri, otomotiv ve tekstil gibi geniş bir alanda tasarım ve üretim yapan
firmalar ortaya çıkmıştır. Bunun yanında yurtdışından gelen sistemlerin çoğunda güç elektroniği teknolojisi
kullanılmaktadır. Elektrik-Elektronik Mühendisliği mezunlarının belirli bir kısmı bu sektörlerde istihdam edilmektedir.
Güç elektroniği konusu, başta İ.T.Ü. olmak üzere Türkiye’deki birçok üniversitede çeşitli isimdeki derslerle
öğretilmektedir. Bu derslerin bir kısmı Türkçe olarak verilmektedir. Hangi dilde verilirse verilsin bir Türkçe
kitabın gerek eğitim öğretimde gerekse uygulamalı mühendislikte çok önemli olduğu yadsınamaz bir gerçektir.
ISBN: 978-975-8431-99-1
B. Y›­l›: 2003
Say­fa Sa­y›­s›: 896
Fi­ya­t›: 45,00 TL
140
YAYIN DÜNYASI
Otomatik Kontrol Sistemleri
Ya­za­rların›n Ad›:Benjamin Kuo
Genç mühendislerin elinden düşmeyen bu kitabın temel özelliği, geleneksel konuları basit bir dille
ele alması, anlatımını uygulamaya yönelik örneklerle desteklemesi ve her baskıda yeni konuları
bünyesine alarak sürekli güncel kalabilmesidir.
Yaklaşık 50 yıldır kendisini otomatik kontrol sistemlerinin uygulamalarına adamış, tecrübeli bir araştırmacı
ve mühendis Benjamin C. Kuo tarafından kaleme alınmıştır. Yazarın en önemli özelliği bilimsel çalışmaları
yanında, yıllardır sürdürdüğü eğitim hizmetinde otomatik kontrole çok sayıda kitap kazandırmış olmasıdır.
İlk baskısı 1962’de yapılmış olan bu kitap, 60’lı yıllarda mühendislik eğitimine başlayan ve bugüne kadar
aynı yolu izleyen pek çok öğrenciye otomatik kontrolü sevdirmiş, öğretmiş ve çalışma alanı olarak geniş bir
öğrenci kitlesinin otomasyona yönelmesine neden olmuştur.
ISBN: 9789757860945
B. Y›­l›: 2013
Say­fa Sa­y›­s›: 944
Fi­ya­t›: 50,00 TL
141
reklam indeks
i
Firma Adı
No
■ ABB
1-9
■ ANKIROS
36
Firma Adı
No
■ MITSUBISHI ELECTRIC TURKEY
■ NATIONAL
75
■ BETA
4
■ NETES MÜHENDİSLİK
■ B&R ENDÜSTRİYEL OTOMASYON
5
■ NEUGART
■ EKSEN
133
■ ELİMKO
83
■ ENDÜSTRİ OTOMASYON
■ ENKO
■ ENOSAD
123
93
101
■ SOYLU OTOMASYON
■ SCHUNK
ARKA KAPAK
37
■ SOYLU MAKİNA
■ EKSEN
80
■ TOK 2016 ESKİŞEHİR
■ HES KABLO
73
■ TURKMEN ASANSÖR
■ MAKTEK 2016
80
■ VIBROENGINEERING
Arka İç Kapak
Ön İç Kapak
■ SCHNEIDER
■ SIEMENS
■ MEDEL
67
49
90
87-8
115
■ SCHMALZ
■ EMKO
■ MEDEL
3-59
■ WORLDCHEM
1
13-65
48
105
24-25
64

Benzer belgeler

geri dönüşüm sektörü, gelecek vadediyor!

geri dönüşüm sektörü, gelecek vadediyor! Ya­yın Ku­ru­lu: Prof. Dr. Ab­dül­ka­dir Er­den / At›­l›m Üni­ver­si­te­si Mekatronik Müh.Böl.Bşk. Prof. Dr. Me­tin Gö­ka­flan / ‹TÜ. Kon­trol Müh. Böl. Bflk. Prof. Dr. Ga­lip Can­se­ver / Y.T.Ü. Ele...

Detaylı

türkiye`nin ar-ge devlerinden

türkiye`nin ar-ge devlerinden Ya­yın Ku­ru­lu: Prof. Dr. Ab­dül­ka­dir Er­den / At›­l›m Üni­ver­si­te­si Mekatronik Müh.Böl.Bşk. Prof. Dr. Me­tin Gö­ka­flan / ‹TÜ. Kon­trol Müh. Böl. Bflk. Prof. Dr. Ga­lip Can­se­ver / Y.T.Ü. Ele...

Detaylı

Sweco, Dünyanın en büyük akrilik fiber üreticisi AKSA Akrilik`e ait

Sweco, Dünyanın en büyük akrilik fiber üreticisi AKSA Akrilik`e ait indirilmesinde kilit unsurlardan birisi enerji verimliliğidir. Enerji verimliliğinin artırılması ve enerji arzında temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarının payının

Detaylı