Bursa Endüstri Zirvesi, rekor sayıda ziyaretçi ağırladı

Transkript

Bursa Endüstri Zirvesi, rekor sayıda ziyaretçi ağırladı
BAŞKANDAN
www.ttmagazin.com
Hakan AYDOĞDU
TİAD Yönetim Kurulu Başkanı
MAKTEK Yılına hazırız!
Değerli Meslektaşlarım,
Aktivitelerle dolu geçen 2015’in ardından 2016
yılını, sektörümüzün gelişimi adına büyük ümitler ve
beklentilerle karşıladık. Bu beklentileri ve hedefleri
gerçekleştirmek adına çıktığımız yolda beraber
yürüdüğümüz üye ve çalışma arkadaşlarımıza; yeni yılda
sağlık, mutluluk ve bol kazanç dileriz.
2015 Mart’ında gerçekleşen Genel Kurulumuzdan bu
güne kadar, aylık olarak gerçekleştirdiğimiz Yönetim
Kurulu Toplantılarında üyelerimize ve sektörümüze katkı
sağlayacağını düşündüğümüz her faaliyeti destekledik ve
desteklemeye de devam edeceğiz.
Kuşkusuz, üzerinde sıklıkla durduğumuz ve
önemsediğimiz konular: “Bilgili İşgücü, Belgeli İşgücü”
sloganıyla yola çıktığımız ve 2014’te akreditasyonunu
tamamladığımız TİAD Mesleki Test Merkezi’ydi. 2015
Mayıs’ından yılsonuna gelindiğinde 90 işgücünü
belgelendirdik. 2007’den beri faaliyet gösteren TİAD
Akademiyle ise eğitimin önemini ve ülkemizdeki
teknik eğitimin sorunlarını her platformda yineledik
ve açmazlarımıza çözüm önerisi sunmak için sayısız
tartışmaya müdahil olduk. TİAD olarak 2016’yı da eğitim
ve sınavlarla dolu bir yıl olarak tamamlamayı canı
gönülden isteriz.
Ayrıca 2016 yılını şimdiden hareketlendiren ve heyecanlı
kılan oluşumların başında elbette iki yılda bir düzenlenen
MAKTEK Avrasya Fuarı geliyor.
2
Ocak - Şubat / 2016
Sektör için büyük bir uluslararası buluşma niteliği
taşıyan MAKTEK Avrasya 2016 Fuarı’nın, sektörde gözle
görülür bir büyüme ve network ortamı sağlayacağı şüphe
getirmez bir gerçektir. 2014’te MAKTEK Avrasya Fuarı
vesilesiyle, makine sanayisi ile imalat sanayisinin temel
üretim aracı olan takım tezgahları ve makine üreticilerinin
ulusal mesleki örgütleri, ilk kez önemli bir işbirliğine imza
atmıştı. Makina sektörünün iki stratejik temsilcisi TİAD ve
Makina İmalatçıları Birliği’nin (MİB) işbirliğiyle ve TÜYAP
Fuarcılık’ın ev sahipliğinde düzenlenecek olan MAKTEK
Avrasya 2016 Fuarı’nı, başta Bilim, Sanayi ve Teknoloji
Bakanlığı başta olmak üzere, KOSGEB, gibi pek çok kurum
ve kuruluş desteklemektedir.
MAKTEK Avrasya 2016, söz konusu stratejik temsilciler
arasındaki koordinasyonun ve inovatif işbirliklerinin
gelişmesi için atılmış ciddi bir adımdır. Kuşkusuz bu
önemli adımın arkasından sektörümüzün ayak sesleri,
daha güçlü gelecektir. TİAD olarak, şimdiden gün saymaya
başladık.
“MAKTEK yılı” olarak nitelendirdiğimiz 2016 için hazırız.
Saygılarımızla,
Hakan AYDOĞDU
TİAD Yönetim Kurulu Başkanı
Teşekkür Ederiz
TT Magazin
Ya şında
www.ttmagazin.com
www.tiad.org
WDO-SUS
Yeni WDO-SUS matkap serisinin soğutma soğutma delikleri yeni dizayn Mega Soğutma özelliği ile
Paslanmaz Çelik ve Titanyum Alaşımlarında WDO-SUS’un üstün çalışmasına izin verir.
Bu matkabın hedefi, hayallerinizi şekillendirmeye yardımcı olmaktır
OSG TURKEY KESİCİ TAKIMLAR A.Ş.
Rami Kışla Cd. No:56 Topçular Eyüp/İSTANBUL
Tel : +90 212 565 2400 / +90 212 222 7902 Fax: +90 212 565 4400 / +90 212 222 7621
http://tr.osgeurope.com & [email protected]
İÇİNDEKİLER
Takım Tezgahları ve Üretim Teknolojileri Dergisi
16
MACHINE TOOLS
INDUSTRIALISTS AND BUSINESSMEN
ASSOCIATION
Bursa Endüstri Zirvesi, rekor
sayıda ziyaretçi ağırladı
TÜYAP Bursa Fuarcılık’ta 10 Aralık 2015’te
kapılarını açan Bursa Endüstri Zirvesi yılın son
fuarı olarak sektöre damgasını vurdu
Member of
T‹­AD Basın-Yayın ve Tanıtım Hizmetleri
‹k­ti­sa­di ‹fl­let­me­si Ad›na ‹m­ti­yaz Sa­hi­bi
TİAD Press and Publicity Services Enterprise
Hakan AYDOĞDU
TİAD Genel Sekreter
Secretary General
Pınar ÇELTİKCİ
TİAD Genel Sekreter Yardımcısı
Deputy Secretary General
Samet Burçin AYDOĞMUŞ
Ba­sın - Ya­yın, Reklam ve Halk­la İliş­ki­ler
Public Relations, Advertisement & Press Information
Hatice DENİZ- [email protected]
18
Gra­fik Ta­sar›m
Graphic Design
Onur GEÇENER - [email protected]­ga­zin.com
Basın - Yayın ve Tanıtım Komitesi
TT Magazin Advisory Committee
M. Lütfi DEMİREL
Gökhan KIRMACI
Berna ŞIKEL
Gonca TAVUKÇU
Yö­ne­tim Mer­ke­zi / Exe­cu­ti­ve Cen­ter
Tak›m Tez­gah­lar› Sa­na­yi­ci ve ‹fladam­lar› Der­ne­€i
Basın - Yayın ve Tanıtım Hizmetleri ‹k­ti­sa­di ‹fl­let­me­si
İsmetpaşa Mah. Ab­di ‹pek­çi Cad. Karadeniz Sok. No:1
Kat:2 34040 Bay­ram­pa­fla - ‹stanbul / TÜRKİYE
Tel: +90 (212) 565 53 54 Faks: +90 (212) 501 77 31
www.ttma­ga­zin.com
bil­[email protected]­ga­zin.com
Bask› / Published by
Tor Ofset
0 212 886 34 74
Akçaburgaz Mah. 116 Sok. No:2
Esenyurt - İstanbul
YIL: 12 SA­YI: 70 OCAK -ŞUBAT 2016
Der­gi­miz yayg›n sü­re­li yay›nd›r.
‹ki ay­da bir yay›nlan›r.
Bu say› 4.000 adet bas›l›p da­€›t›lm›flt›r.
Yayınlanan ilanların sorumluluğu ilan verene, yazıların
sorumluluğu yazarlara aittir. TT Magazin Dergisi gerekli gördüğünde
gönderilen yazıların içeriğine müdahale edebilir.
Tüm hakları saklıdır.
Pa­ra ile sat›lmaz.
10 Ocak - Şubat / 2016
TİAD Üyeleri yeni yılı
hep birlikte kutladı
İTO Zümre Toplantısında
“Üretim Odaklı Teknik
Eğitim” konuşuldu
20
21
IV. Yetkilendirilmiş Belgelendirme
Kuruluşları Çalıştayı gerçekleştirildi
MYK Yetkilendirilmiş Belgelendirme Kuruluşları
Çalıştayı’nın dördüncüsü Mesleki Yeterlilik Kurumu’nun
Ankara’daki toplantı salonunda gerçekleşti
89
TİAD Üye listesi
12 - Genel Sekreter
14 - Editör
22 - Almanak: TİAD 2015
26 - TİAD MTM’nin faaliyetleri
34 - Küresel pazarda ticaret reformu tartışması
36 - “Bakım Önemsenmedikçe Küresel Rekabette ilerlenemez
46 - MTA Ceosu, MACH 2016 için çağrıda bulundu
54 - Teknik yazı: Sektörel Strateji Belirlenmesi
58 - Vizyon: Tungaloy Türkiye
61 - Dosya: Planlı Makina Bakımı
72 - Röportaj: STK’ların öncülüğünde Endüstri 4.0
80 - Röportaj: BSTB’den “Teknoyatırım” atılımı
GENEL SEKRETER
www.ttmagazin.com
Pınar ÇELTİKCİ
TİAD Genel Sekreteri
Eğitim şart!
Merhaba,
Bu sayıdaki yazımızda tek bir konudan bahsedeceğiz: Eğitim...
Bazen Cem Yılmaz esprilerine malzeme olan, zaman zaman
siyasetçilerin lafına dolanan ama en çok da işadamlarının ve
sektörlerin kanayan yarası olan eğitim…
Eğitim, sadece okul yıllarında belki zorunluluktan çalıştığımız
derslerimiz değildir. Hayatımızın her alanında ihtiyaç
duyduğumuz, ancak yetişkinlikte önemini kavradığımız bir
olgudur. Ailede başlar, okulda devam eder; hayatın tecrübeleriyle
pekişir. Eğer içinizde hep bir “süreklilik” duygusu uyandırıyorsa,
eğitim sizin için bitmez. Nereden mezun olursanız olun, ham
kişiliğinizi hangi zor süreçlerde pişirirseniz pişirin, asla yetmez.
Ucu bucağı, başı sonu yoktur.
Biz, TİAD olarak “Eğitimin Sürekliliği”ne inanıyoruz. Bize
göre sektörümüzün devamlılığını sağlayacak stajyer teknik
öğrencilerin, bugünün çalışanlarının, yolu yarılamış işverenlerin
de eğitime ihtiyacı var. “Çalıştıracak nitelikli teknik eleman
bulamıyoruz” diyen o kadar çok üyemiz var ki…
Sadece üyelerimiz değil, makine sektörünün birçok alanında
karşılaşılan ve platformlarda herkesin dile getirdiği bir konu bu.
İşte bu yüzden TİAD Akademi kuruldu ve gözbebeği saydığımız
bu işletmemiz siz değerli üyelerimizin en azından bir sorununa
çözüm olmaya çalışıyor.
Başkanımızla bunun üzerine görüşme fırsatımız oldu. “TİAD
Akademi’yi nasıl daha aktif hale getirebiliriz, hangi işbirliklerine
girebiliriz, hangi teşvik ve desteklerden faydalanabiliriz” diye…
Bize şunu söyledi: “Siz inanırsanız, inandırabilirsiniz.
Ama öncelikle sizin inanmanız gerekiyor ki karşınızdakine
de anlatabilesiniz.”
TİAD Akademi’nin neden önemli olduğunu, siz değerli
üyelerimize ve dolayısıyla sektöre neler katacağını her fırsatta
anlatmaya azmettik. Teknik ve Meslek Liselerinin her şeyden
12 Ocak - Şubat / 2016
önce bir memleket meselesi olduğunu, 21. Yüzyılda dünyanın
üzerine kurulduğu hassas dengelerde ayakta kalabilmenin
kurallarını, teknolojik gelişmişliğin arkasından ekonomik ve
politik gücü getirdiğini, fark yaratmak için katma değerli üretimin
zorunluluğunu ve tüm bunları yapabilmek için Üniversite-Sanayi
ve Sivil Toplum Kuruluşlarının işbirliğinin hayati önem taşıdığını
acaba yeteri kadar anlatamadık mı?
“20 senedir yanımda çalışan elemanımı neden eğitime
göndereyim? O zaten işini biliyor” diyen üyelerimize şunu
söyleyebiliriz: Eğitim sınırsızdır… Bitmez ve tükenmez. Her
zaman öğrenilecek yeni şeyler vardır. Çünkü dünya, dönmekten
hiç vazgeçmedi ve geçen yıllarla birlikte hayatımıza giren
teknolojik yenilikler söz konusu olunca, durağanlık mümkün değil.
Epistemolojide “bilginin sürekliliği” yoktur. Yani bugün bildiğiniz,
yarının algı ve değerlerinde geçerli olmayabilir. Ancak eğitimin
sürekliliği var… Bu yüzden yıllardır sektörümüzde çalışan
tecrübeli çalışanların bile öğreneceği o kadar çok teknolojik
yenilik var ki… Çağın gerisinde kalmamak ve kalkınmak için
hepimize düşen sorumluluklar var. Biz sektörü birinci dereceden
temsil eden sivil toplum kuruluşu olarak elimizi taşın altına
koyduk ve sizlere böylesine önemli bir kurum kazandırdık.
Çalışanlarınıza vereceğiniz iyi bir eğitim de siz değerli
üyelerimizin sorumluluğudur.
Bu vesileyle 14 Şubat’ta bir ay sürecek “Talaşlı İmalatın Temelleri”
eğitimimizin başlayacağını hatırlatmak isteriz. Katılımınızla TİAD
Akademi’nin 2016 maratonunun verimli geçeceğini ümit ediyoruz.
Bu kadar çok eğitimden söz ettikten sonra nasıl mı bitecek bu
yazı? Tabii ki Cem Yılmaz’ın o muhteşem esprisiyle: “Eğitim şart!”.
Hoşçakalın
TİAD Genel Sekreteri
Pınar ÇELTİKCİ
Teknolojide bir
adım öne geçin.
Teknolojinizi daha yüksek bir seviyeye taşımaya ne dersiniz? Standartlardan açık ara
önde üst düzey çözümlerle bunu kolayca yapabilirsiniz. Yeniliklerimizin her biriyle size
mühendislik sanatındaki tüm deneyimimizi ve bilgi birikimimizi sunuyoruz – kısaca
imalatınızda verimliliği ve teknolojiyi yükseltmek için doğru yerdesiniz.
walter-tools.com
EDİTÖRDEN
www.ttmagazin.com
Onur Geçener
Grafik Tasarım Sorumlusu
Hatice Deniz
Basın - Yayın Sorumlusu
Üretimin geleceğini inşa ediyoruz
“Konu sıkıntısı yaşıyor musunuz?” diye soranlar oluyor. Hayır
Fütürizm sayesinde bilim ve teknoloji, modernleşme sürecinin
yaşamıyoruz. Çünkü TT Magazin olarak konularımızın büyük
merkezi oldu. Fütürizm ile bugün yaşamımızın bir parçası olan,
kısmını sektörümüz sahasından ve akademiden alıyoruz.
hayatımızı kolaylaştıran otomobil, uçak ve sanayinin tüm alanları;
Sektörümüzün önde gelen sivil toplum kuruluşu liderleri
“insanlığın doğaya karşı hükmü ve zaferi” olarak adlandırıldı.
başta olmak üzere sanayici işadamlarının pek çoğu, verdikleri
Tunç ve demir devri öncesinde taştan oyma şeklinde yapılan
demeçlerde “modern teknolojilerin üretimde kullanımı” ve “katma
kalıplardan, M.Ö 3.500’lü yıllarda tekerleğin icadından bu yana
değerli üretim” biçimlerinden bahsediyor. Her biri kamuoyunda,
sanayi; tarihin belirleyicisiydi. Bugün, binlerce yıl önce insanın itici
alanında uzman oldukları endüstriyel sektörlerin sorunlarına
güç olduğu ilkel dönemleri “geçmiş” olarak arkamızda bırakıp
sunduğu çözüm önerilerini ve küresel pazarda fark yaratmak
“insansız” gerçekleşmesi muhtemel olan üretim biçimlerinden
adına çizilen yol haritalarını belirtti. Söz konusu “fark yaratma”
bahsediyoruz. Robot çağının insanlığa kazandıracaklarından,
olunca endüstriyel tasarımın özellikle altını çizmek gerekiyor.
yazılım teknolojilerinden, üç boyutlu yazıcı süreçlerinden, varlığı
“Endüstriyel tasarım”a hak ettiği önemi vermek elzemdir.
ve gerçekliği uzun bir tartışmaya açık olan Dördüncü Sanayi
Endüstriyel tasarım, disiplinlerarası bir akım olarak incelenirse
Devrimi’nden, dijital fabrikalardan bahsederken; üretimin yapı
geçmişten günümüze pek çok düşünce okuluna rastlandığını
taşı olarak gördüğümüz sektörümüzü idrak etmemiz için 20.
görebilirsiniz. Endüstriyel tasarım, içinde bulunduğu devrin
Yüzyıldan beri dünyayı kasıp kavuran fütürizmden
teknoloji seviyesinden ve insanların yaşayış şeklinden doğrudan
söz etmemek olmazdı.
etkilendi. Mühendislik gelişmelerinden birebir etkilenen
Eğer ki bilim ve teknoloji kendini yenilemeye ve sürekli gelişmeye
endüstriyel tasarım prensipleri; o prensipleri ortaya koyan
odaklı bir olgu olmasaydı belki de binlerce yıl öncesinde
yaratıcılarının bilgi, tecrübe ve değer yargılarını yansıttığına göre
karasabanın icadında kalmıştık. Devrim, kendinden önceki
bu prensiplerin her devir değişmesi olağan karşılanmalı…
yaşayış ve üretim biçimini geri dönüşü olmaksızın değiştiriyorsa
20. yüzyılın başlarında, insanlığın gelişim sürecine kadar hiç
devrimdir. Karasabanın icadı ile tarım devrimi, buharlı
anmadığı bir konu konuşuldu. “Dünyanın geleceği…” Ve bu
makinelerin icadıyla sanayi devriminin gerçekleşmesi, dünyadaki
geleceğin modernleşme olarak görülmesi bir sanayi akımı
tüm üretim biçimlerini kökten değiştirdi.
olarak karşımıza çıktı. Geçmişin ağırlığından sıyrılmak,
Sektörümüzün sesi olarak diyebiliriz ki: çağımız bilim ve
modernleştirme çabası, şehirleşmiş medeniyet, makineleşme
teknoloji çağıdır ve bu çağ hala büyük sanayi devrimlerine
ve hız kavramlarının toplumsal hayata entegre edilmesi… Tüm
gebedir. Tekerleğin icadıyla başlayan heyecan ve şaşkınlığımız,
bunların oluşturduğu bütünlük, modernizmin kendisi değildi.
dijital fabrikalar ve robot işçiler tüm dünyayı sardığında
Modernizmle birlikte ortaya çıkmış ancak modernizmden farklı
da yaşanacaktır. Takım Tezgahları sektörünün ta kendisi
olarak, ötekileştirdiğimiz teknolojiyi hayatımızın merkezine
olarak, üretimin geleceğini inşa ediyoruz. Bunun bilinci ve
koymaktı. Fütürizm tüm bunları özetleyen bir isim olarak
sorumluluğuyla çalışacağımız bir yıla daha “merhaba…”
tarihte kayda geçti.
İnsanlık tarihi, periyodik olarak gelişen bilim ve teknolojinin
manifestosuydu. Ve hepsi de insanın sonucuydu. Nasıl mı?
14 Ocak - Şubat / 2016
Saygılarımızla,
TİAD HABERLERİ
www.ttmagazin.com
Bursa Endüstri Zirvesi,
rekor sayıda ziyaretçi ağırladı
TÜYAP Bursa Fuarcılık’ta 10 Aralık 2015’te kapılarını açan Bursa Endüstri Zirvesi,
yılın son fuarı olarak sektöre damgasını vurdu.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Takım Tezgahları Sanayici ve
İşadamları Derneği (TİAD), Makina İmalatçıları Birliği (MİB),
Ulusal Kalıp Üreticileri Birliği (UKUB) ve Prestij Yayıncılık
Basım Hizmetleri işbirliğinde, T.C. Ekonomi Bakanlığı, KOSGEB
ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin değerli destekleri alınarak
“Bursa Endüstri Zirvesi” adı altında eş zamanlı olarak
düzenlenen; Bursa Metal İşleme Teknolojileri Fuarı, Bursa
Sac İşleme Teknolojileri Fuarı, Kalıp Avrasya Fuarı, İş ve İşçi
Güvenliği, Sağlığı ve Ekipmanları Fuarı, Otomasyon Fuarı; 13
Aralık 2015 saat 18.30’da TÜYAP Bursa Uluslararası Fuar ve
Kongre Merkezi’nde sona erdi.
Ersözlü: “Bursa Endüstri Zirvesi hedefini geçti”
4 gün boyunca sektörün nabzını tutan fuarları değerlendiren
Tüyap Bursa Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü
“2015 yılını zirvede kapatmamızı sağlayan; 7 ayrı salonda 21
ülkeden 605 firma ve firma temsilciliğinin katılımı ile 40 bin
m2 alanda hazırlanan Bursa Endüstri Zirvesi Fuarları büyük
ilgi gördü. İlk iki gün boyunca 20 binin üzerinde profesyoneli
ağırlayan zirve 4 günün sonunda 48 ülkeden gelen 52.770 kişi
tarafından ziyaret edilerek ekonomiye büyük katkı sağladı.
Geçtiğimiz yıla göre yüzde 15 büyüme ile kapılarını açan,
hidrolikten pnömatiğe, sac işleme teknolojilerinden kalıp
yan sanayisine, iş güvenliğinden makine otomasyonuna
kadar geniş ürün grubu ile dikkat çeken ‘makine yapan
makinelerin’ fuarında yoğun makine satışı gerçekleşti.
Üretimde ihtiyaç duyulan hammadde, yeni teknoloji, donanım
ve sistemlerdeki yenilikleri topluca sunan fuarlarda, küçük
ölçekli işletmelerden büyük sanayi firmalarına kadar tüm
ziyaretçiler aradıkları son teknoloji ürünleri tek platforma
bulabildi.” dedi.
16 Ocak - Şubat / 2016
Kıtalararası ticari köprüler kuruldu
Birbirini tamamlayan sektörlerin büyük buluşması olan
zirvede; TÜYAP’ın yurtdışı ofisleri, Bursa Ticaret ve Sanayi
Odası, T.C. Ekonomi Bakanlığı koordinasyonu ile Avrupa, Asya,
Amerika ve Kuzey Afrika kıtalarında yer alan ABD, Almanya,
Azerbaycan, Bosna - Hersek, Birleşik Arap Emirlikleri,
Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Cezayir, Çin, Etiyopya, Fas,
Fransa, Filistin, Kanada, Güney Kore, Gürcistan, Hırvatistan,
Hollanda, Irak, İngiltere, İran, İspanya, İsrail, İtalya, Japonya,
Karadağ, Kosova, Kuveyt, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti,
Libya, Lübnan, Makedonya, Mısır, Özbekistan, Romanya,
Pakistan, Portekiz, Sırbistan, Slovakya, Sudan, Suriye,
Suudi Arabistan, Tayvan, Tunus, Türkmenistan, Ürdün ve
Yunanistan’dan organize edilen alım heyetleri
iş bağlantıları kurdu.
Yurtiçinden ise sektörlerin yoğun olduğu Adana, Adapazarı,
Afyon, Ankara, Aydın, Balıkesir, Bartın, Bilecik, Bolu,
Çanakkale, Denizli, Düzce, Eskişehir, Isparta, İstanbul, İzmir,
Kırklareli, Kocaeli, Konya, Kütahya, Manisa ve Uşak başta
olmak üzere 50’in üzerinde ilden gelen profesyonellere ev
sahipliği yapıldı.
TİAD HABERLERİ
www.ttmagazin.com
TİAD üyeleri, yeni yılı hep birlikte kutladı
Her yıl istisnasız olarak gerçekleşen TİAD Geleneksel Yılbaşı Kokteyli ve Galası vesilesiyle, dernek yönetimi ve
üyeleri bir araya geldi. 2015’e veda ederek 2016’ya birlik ve beraberlik duygusu içinde merhaba denildi.
TİAD Geleneksel Yılbaşı Kokteyli ve Galası, 19 Aralık 2015’te Hilton Al Bushra
Restoran’da 126 kişinin katılımıyla gerçekleşti. Galaya TİAD yönetim kurulu
üyelerinin yanı sıra, TÜYAP Genel Müdürü Bülent Ünal, Anadolu Fuarları
Genel Müdürü İlhan Ersözlü de katılım sağladı. TİAD Yönetim Kurulu Başkanı
Hakan Aydoğdu, Geleneksel Yılbaşı Kokteyli ve Galası’na teşrif eden üyelere
gerçekleştirdiği “hoş geldiniz” konuşmasının ardından 2016 için sağlık ve
bol kazanç diledi. TÜYAP Anadolu Fuarları Genel Müdürü İlhan Ersözlü ise,
uzun süredir devam eden verimli işbirliğinden bahsetti. TİAD Genel Sekreteri
Pınar Çeltikci’nin gerçekleştirdiği, 2015 yılındaki dernek faaliyetlerini
özetleyen sunumun akabinde canlı müzik eşliğinde gala yemeğine geçildi.
İlerleyen saatlerde gerçekleştirilen yılbaşı çekilişi, üyelerin bir arada eğlenme
fırsatı yakaladığı geceye renk kattı.
18 Ocak - Şubat / 2016
HAIMER
Power Clamp:
Güvenilir shrinkleme –
Galaksinin en hızlısı.
10 - 13 Mart 2016
Bizi İzmir‘de ziyaret ediniz
Salon C | Stand 116-C
Shrinkleme Teknolojisi
Takım Tutucu Teknolojisi
Balanslama Teknolojisi
Ölçüm Aletleri
Haimer Dış Ticaret Ltd. Şti. | İvedik OSB. Melih Gökçek Bulvarı | Eminel İş Merkezi No:18/116 | TR-06378 Yenimahalle-Ankara
Tel.: +90 312 395 68 82 | Faks: +90 312 395 68 83 | Email: [email protected] | www.haimer.com.tr
TİAD HABERLERİ
www.ttmagazin.com
İTO Zümre Toplantısında
“Üretim Odaklı Teknik Eğitim” konuşuldu
İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) 59 numaralı Makine ve Ekipmanları Meslek Komitesi ile 60 numaralı Takım
Tezgahları ve Otomasyon Meslek Komitesi’nin ortak olarak yılda bir kez gerçekleştirdiği Zümre Toplantısı
“Üretim Odaklı Teknik Eğitim” teması ile 9 Aralık 2015 günü İTO Meclis Salonu’nda gerçekleşti.
Toplantı, İTO 60 numaralı Takım Tezgahları ve Otomasyon
Meslek Komitesi Başkanı ve aynı zamanda Takım Tezgahları
Sanayici ve İşadamları Derneği (TİAD) Yönetim Kurulu
Sayman Üyesi olan Dr. Ayhan Etyemez’in yönetimi ile
gerçekleşti. Toplantının konuk konuşmacıları, bir dönem
ÖSYM Başkanlığı görevini de yürütmüş olan İstanbul Teknik
Üniversitesi (İTÜ) Tekstil Teknolojileri ve Tasarımı Fakültesi
Tekstil Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali
Demir ve T.C. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) İstanbul İl Milli
Eğitim Müdür Yardımcısı Serkan Gür’dü.
İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali
Demir, nüfusun tamamının üniversiteye yönlendirilmesinin
doğru olmadığını söyledi. Üretime yön vermek, Ar-Ge
faaliyetlerini yürütmek ve tedarik zinciri aşamalarını düzgün
çalıştırabilmek için gerekli olan bilgi yoğunluktaki işler için
üniversite mezunu ihtiyacının yüzde 20 civarında olduğuna
değinen Demir, “Esas yüzde 80’lik kesim buzdağının
görünmeyen kısmı ve bu kesimi meslek öğrenmeye
yönlendirmeliyiz” dedi.
Prof. Dr. Demir, üniversiteye yönlendirmemenin yanlış
anlaşılmaması gerektiğine de değinerek, ömür boyu
öğrenmenin kesinlikle devam ettirilmesi gerektiğini belirtti.
Akademik eğitimin üniversitede olabileceğine, ancak meslek
eğitiminin ancak iş hayatında olabileceğine değinen Demir,
“İnsan kaynaklarımızı düzenli kullanırsak Avrupa’nın üretim
üssü olabiliriz” dedi. Acele edilmezse Türkiye’nin büyük bir
fırsatı kaçıracağını da belirten Demir, “Avrupa yaşlanıyor
20 Ocak - Şubat / 2016
ve üretim ihtiyacını diğer ülkelere kaydırıyor. Avrupa’nın
üretim üssü olmak isteyen o kadar çok ülke var ki. Hindistan
bunların başında geliyor. Bizim şu anda şansımız varken bir
an önce mesleğini seven insanlar yetiştirmemiz gerekiyor”
diye konuştu.
Demir, meslek liselerinin sınavsız geçiş hakkının da artık
kaldırılması gerektiğini belirtti. Buna gerekçe olarak da
uğrunda emek harcanmadan kazanılan hakların verimliliği
ve kaliteyi düşürmesini gösterdi. İşletmelerin de her şeyi
devletten beklemesinin doğru olmadığına değinen Demir,
işletmelerin kendi planlarını devlete sunmaları gerektiğini
ifade etti. Demir, “İşletmeler İsviçre ve Almanya şirketlerinin
yaptığı gibi insan da yetiştirmeli. İTO’nun şuan yürütmekte
olduğu Hamilik Projesi sadece okul boyama, malzeme
alma ile sınırlı kalmamalı; firmalar doğrudan eğitim
müfredatlarına ve bu yolla firmalar fiilen mesleki eğitime
müdahil olmalı” dedi. Mesleki eğitimde dünya ülkelerinin
gerisinde olduğumuzu da belirten Demir, küresel ölçekte
düzenlenen meslek olimpiyatlarında Türkiye’den katılımın
neredeyse hiç olmadığını da belirtti.
Dr. Ayhan Etyemez
TİAD Yönetim Kurulu Sayman Üye
TİAD HABERLERİ
www.ttmagazin.com
Toplantının diğer konuk konuşmacısı T.C. Milli Eğitim
Bakanlığı (MEB) İstanbul İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı
Serkan Gür de meslek okullarının sektörlere emanet edilmesi konusunda emin adımlarla ilerlediklerini ve halen
uygulanmakta olan meslek lisesinden meslek yüksek
okullarına sınavsız geçişin okul-sanayi işbirliği önünde
büyük bir handikap olduğunu ve bu durumun ülkemiz için
de ekonomik bir darbe oluşturduğunu belirtti. Devletin
imkanlarıyla bazı şeylerin yapılmasının güç olduğunu,
sektörün desteğinin meslek eğitiminde çok önemli olduğunu belirtti. Bu doğrultuda, İTO’nun okulların altyapısının güçlendirilmesinin yanında bu okullarda görev alan
öğretmenlerin eğitimlere alınarak teknik bilgi ve becerilerinin güçlendirileceği ve doğru orantılı olarak daha nitelikli
öğrenciler yetişmesini sağlayacak olan “Hamilik Projesi” ile yapılmakta olan çalışmaların meyvelerinin yakın
zamanda toplanabileceğini belirtti. Gür; “Mesleki ve teknik
liselere öğrenci alınırken yeteneğe göre ayrım yapılmalı.
Yeteneğe göre ayrım olmayınca yapılan bütün yatırımlar
boşa gidiyor” dedi.
Gür, İstanbul’daki meslek liseleri arasında “Robot Yarışması” yapıldığını ve bu yarışmada birinci olan okulun
İstanbul Ticaret Odası Bayrampaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olduğunun da müjdesini verdi. “İTOBOT” adı
verilen robot önümüzdeki günlerde Amerika’da gerçekleşecek olan ve yaklaşık 900 okulun katılım sağlayacağı
finalde Türkiye’yi temsil edecek.
Konuşmaların ardından söz alan sektör temsilcileri, eğitim sisteminde önemli değişiklikler yapılması gerektiğini
belirtti. Sistemin düzensiz olmasından dolayı çok geç yaşta gençlere meslek kazandırılmaya çalışıldığının da altını
çizen işadamları, meslek eğitiminin gençlere sevdirilmesi
konusunda hem fikir oldu.
IV. Yetkilendirilmiş Belgelendirme
Kuruluşları Çalıştayı gerçekleştirildi
İlki 2012 yılında gerçekleştirilmiş olan MYK Yetkilendirilmiş Belgelendirme Kuruluşları Çalıştayı’nın dördüncüsü
4-5 Ocak 2016 tarihlerinde Mesleki Yeterlilik Kurumu’nun Ankara’daki toplantı salonunda gerçekleşti.
Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından Milli Eğitim
Bakanlığı (MEB), Türk Akreditasyon Kurumu ve TİAD
Mesleki Test Merkezi’nin de aralarında bulunduğu
yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşları temsilcilerinin
katılımlarıyla Sınav ve Belgelendirme Dairesi Başkanlığı
koordinasyonunda IV. Yetkilendirilmiş Belgelendirme
Kuruluşları Çalıştayı düzenlendi.
Söz konusu Çalıştay 4-5 Ocak 2016 tarihinde MYK
binasında, MYK Başkanı Sayın Bayram Akbaş
başkanlığında, MEB Müsteşar Yardımcısı Sayın Doç.
Dr. Mustafa Hilmi Çolakoğlu’nun katılım ve katkılarıyla
gerçekleşti.Çalıştayın açılış konuşmasında MYK
Başkanı Sayın Bayram Akbaş, MYK’nın sınav ve
belgelendirme süreçlerine ilişkin kısa ve orta vadeli
hedeflerine değinerek gerçekleştirilen faaliyetler
hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Yetkilendirilmiş
belgelendirme kuruluşlarının kamu eğitim kurumlarıyla
sağlayabilecekleri işbirlikleri konusunda MEB Müsteşar
Yardımcısı Sayın Doç. Dr. Mustafa Hilmi Çolakoğlu
açıklamalarda bulundu ve katılımcıların sorularını
yanıtladı.
içerisinde hayata geçirilen otomasyon sistemleri,
MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi zorunluluğuna ve
bireysel belgelendirme Avrupa Birliği projesine ilişkin
gerçekleştirilen çalışmalar hakkında açıklamalarda
bulunuldu.
Çalıştayın ikinci gününde Mesleki Yeterlilik Kurumu,
Sınav, Ölçme, Değerlendirme ve Belgelendirme
Yönetmeliği ve MYK Denetim Usul Esası hakkında detaylı
bilgilendirmelerde bulunuldu, mevzuat düzenlemelerine
ilişkin teknik sunum yapıldı. Yetkilendirilmiş
belgelendirme kuruluşlarının sınav ve belgelendirme
süreçlerinde karşılaştığı sorunlar paylaşıldı, faaliyetlere
ilişkin geliştirilen çözüm önerileri değerlendirildi.
Çalıştay kapsamında 2015 yılında MYK tarafından
gerçekleştirilen faaliyetleri konu alan teknik sunum
yapılarak, katılımcılara performans göstergeleri, yıl
Ocak - Şubat / 2016 21
TİAD HABERLERİ
www.ttmagazin.com
2016’ya girdiğimiz günlerde, geçmiş yılın kısa bir değerlendirmesini yapmak ve
TİAD’ın 2015’teki çalışmalarına göz gezdirmek adına, ön plana çıkan faaliyet ve
röportajlarımızın ana başlıklarını okurlarımız için derledik.
AL
MA
NAK
2015
• TİAD’ın faaliyetleri
CELIMO Konsey Toplantısı gerçekleşti: 13 yıl aradan sonra Avrupa Takım Tezgahları, Takım ve Teknolojileri Birliği
(CELIMO) üç günlük Konsey Toplantısı vesilesiyle Avrupalı CELIMO delegelerini, 21-23 Mayıs tarihleri arasında
İstanbul’da ağırlama fırsatını yakaladık.
Başkanlık sırası TİAD’a geldi: Sektör ve kamu arasında köprü işlevi gören, sorunların belirlendiği ve çözümlerin
saptandığı bir platform olan Maktek Alt Çalışma Grubu’nun Başkanlık sırası Nisan 2015 itibariyle TİAD’a geçti. 2017
yılına kadar, Maktek Alt Çalışma Grubu toplantıları, TİAD’ın ev sahipliğinde gerçekleşecek.
TİAD Genel Sekreteri, Bursalı üyelerin kapısını çaldı: TİAD Genel Sekreteri Pınar Çeltikci ve TİAD Reklam ve Grafik
Tasarım Sorumlusu Onur Geçener, 2-4 Eylül tarihleri arasında Bursalı dernek üyelerine ziyarette bulundu.
KOTRA’ya Takım Tezgahları Sektörü Eğitimi verildi: TİAD Genel Sekreter Yardımcısı Samet Burçin Aydoğmuş
tarafından Kore Ticaret-Yatırım Teşvik Ajansı İstanbul Ofisi’ne (KOTRA) Takım Tezgahları sektörü eğitimi verildi.
EMO Milano’da MAKTEK Avrasya 2016 tanıtıldı: MAKTEK Avrasya 2016 Fuarı’nı tanıtmak için TİAD-MİB ve TÜYAP
işbirliğiyle 8 Ekim 2015’te bir basın lansmanı gerçekleştirildi. Basın lansmanında MİB Yönetim Kurulu Başkanı
Sevda Kayhan Yılmaz, TİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Aydoğdu konuşma yaparken; TÜYAP Anadolu Fuarları
Genel Müdürü İlhan Ersözlü de MAKTEK Avrasya Fuarı’na yönelik bir sunum gerçekleştirdi.
CELIMO Takımcılar Grubu Toplantısı gerçekleşti: TİAD’ın da üyeleri arasında yer aldığı Avrupa Takım Tezgahları,
Takım ve Aksesuarları Ticari Birliği’nin (CELIMO), yıllık olarak düzenlediği “Takımcılar Grubu Toplantısı” İsviçre’nin
Luzern şehrinde gerçekleşti. Toplantıya derneğimizi temsilen, TİAD Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Dr. Ayhan
Etyemez ve TİAD Genel Sekreter Yardımcısı Samet Burçin Aydoğmuş katılım sağladı.
TİAD üyeleri, Geleneksel Yılbaşı Galasında buluştu: Her yıl düzenlenen TİAD Geleneksel Yılbaşı Kokteyli ve Gala
Yemeği, 19 Aralık 2015 tarihinde Hilton Hotel Al Bushra Restaurant’ta gerçekleşti
22 Ocak - Şubat / 2016
TİAD HABERLERİ
www.ttmagazin.com
• Fuarlar
AL
MA
NAK
2015
TİAD’ın TIMTOS çıkarması: TAITRA’nın organize ettiği 25. Taipei Uluslararası Takım Tezgahları Fuarı (TIMTOS) 3-8
Mart 2015 tarihleri arasında Tayvan’da gerçekleşti. Fuarda, katılımcı olarak yer alan TİAD ile TAITRA arasında
işbirliği protokolü imzalandı.
Konyalı Sanayiciler, Konya Endüstri Zirvesi’nde buluştu: TİAD, MİB ve TÜYAP Konya Fuarcılık A.Ş işbirliği ile
gerçekleşen Konya Endüstri Zirvesi KONMAK 2015 Fuarı, 30 Nisan-3 Mayıs 2015 tarihlerinde ziyaretçilerini
ağırladı. Zirve, 47.258 ziyaretçiye ev sahipliği yaptı.
EMO Milano 2015’e rekor katılım gerçekleşti: TİAD’ın da katılımcı olarak yer aldığı Takım Tezgahları, üretim
teknolojileri ve robot ve otomasyon sistemlerinin dünyadaki en büyük fuarı olan EMO 2015, 5-10 Ekim tarihlerinde
Milano’da gerçekleşti.
• TİAD’ın gerçekleştirdiği organizasyonlar
TİAD’ta SIMTOS 2016’ya yönelik Road Show gerçekleşti: Kore Takım Tezgahları Üreticileri Derneği (KOMMA), SIMTOS
2016 Fuarı’nı ülkemizde tanıtmak amacıyla 9 Haziran 2015’te TİAD Seminer salonunda KOMMA Genel Müdürü InHo Shin’nin sunum gerçekleştirdiği bir Road Show düzenlendi.
Gelenek bozulmadı, TİAD üyeleri iftarda buluştu: TİAD’ın her yıl Ramazan ayında geleneksel olarak düzenlediği iftar
organizasyonunda, TİAD üyeleri ve sektör ilgileri bir araya geldi. TİAD’ın geleneksel iftar organizasyonu 26 Haziran
2015’te Grand Hyatt İstanbul’da gerçekleşti. Geleneksel iftar organizasyonuna bu yıl da çok sayıda TİAD üyesi ve
TÜYAP Tüm Fuarcılık yetkilileri ve muadil derneklerden temsilciler iştirak etti.
• TİAD’ın yer aldığı organizasyonlar
Akademi ve sektör DIEMOLD 2015’teydi: Atılım Üniversitesi Metal Şekillendirme ve Mükemmelleştirme Merkezi
işbirliğiyle 18-21 Haziran 2015 Aydın-Kuşadası Pine Bay Holiday Resort’ta gerçekleşen DIEMOLD 2015’te, TİAD da
yer aldı. Prof. Dr. Bilgin Kaftanoğlu öncülüğünde gerçekleşen DIEMOLD 2015, kalıp tasarımı ve imalatı makineleri
konusunda bilgi alışverişi ve network için bir platform oluşturdu.
TİAD olarak, 5. Ulusal Kalıpçılık Zirvesi’nde yerimizi aldık: Kocaeli Workinn Hotel’de düzenlenen 5. Ulusal Kalıpçılık
Zirvesi, 1 Ekim 2015’te kalıp ve makine sektörüne yönelik 315 temsilcinin katılımıyla gerçekleşti. Zirvede, TİAD
Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Aydoğdu, “Takım Tezgahlarının Kalıpçılıktaki Önemi” konusunda bir sunum
gerçekleştirdi.
UTIS, talaşlı imalatın nabzını tuttu: 6. Ulusal Talaşlı İmalat Sempozyumu (UTIS) akademik sunumlar ve firma
tanıtımlarını içeren programıyla 5-7 Kasım 2015 tarihlerinde The Green Park Otel ve Kongre Merkezi’nde
gerçekleşti. TİAD ve TİAD üyeleri, sempozyumda sponsor olarak yer aldı.
Ocak - Şubat / 2016 23
TİAD HABERLERİ
www.ttmagazin.com
• Sektöre damga vuran röportajlarımız
AL
MA
NAK
2015
Dursun Topçu ile ticaret geleneği ve ahlakı üzerine söyleşi: İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Dursun Topçu ile köklü bir ticaret geleneği ve ticaret ahlakı da dahil olmak üzere, İstanbul Ticaret Odası (İTO)’nun
133 yıllık tarihine kadar kendisiyle pek çok konu hakkında mülakat gerçekleştirdik.
“Sektörde atılım için stratejik bir milli plan şart:” Ar-Ge çalışmalarına ve Üniversite-Sanayi İşbirliği çalışmalarına
sayısız hizmetlerde bulunmuş duayen akademisyen Prof. Dr. Bilgin Kaftanoğlu’nun kapısını çaldık. Kendisiyle,
öncülük ettiği Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP), Bor Enstitüsü (BOREN), Üniversite-Sanayi İşbirliği ve Ar-Ge’nin
önemiyle ilgili konuştuk.
Teknolojide ve Takım Tezgahı sektöründe anahtar ülke: 12 yıl gibi uzun bir süre Japonya’da çalışmalar yapan
Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Nihat Akkuş, TT
Magazin’in Japonya’nın sektördeki ve dünyadaki yerine ilişkin sorularını yanıtladı.
Mitsui Seiki savunma sanayisine ses getirdi: Dünyadaki savunma sanayi devlerinin ağırlandığı IDEF’15, TT Magazin’e
röportaj veren Amerika Mitsui Seiki Genel Müdürü Tom Dolan; savunma sanayii için Takım Tezgahı sektörünü
değerlendirirken, Mitsui Seiki’nin Havacılık ve Savunma Sanayisi konularında bulduğu çözümleri de belirtti.
Sanayinin iki belirleyicisi: Ekonomi ve Politika: Sanayi-Ekonomi-Politika üçgeninde ana hatlarıyla merak edilen
konuları, mühendisliğin yanı sıra Vuzf Üniversitesi’nde Siyasal Bilimler öğrenimini tamamlayan TİAD Yönetim
Kurulu Sayman Üyesi Dr. Ayhan Etyemez’e sorma fırsatını yakaladık.
Kalıpçılık sektörünün yüksek sesi UKUB: Türkiye’de Kalıpçılık sektörünün önemi ve bu sektörün sorunları konusuna
ışık tutmak için TT Magazin olarak UKUB Yönetim Kurulu Başkanı Şamil Özoğul’la röportaj gerçekleştirdik.
“Üretim bir kültür meselesidir:” MİB’in ev sahipliğinde Arslan Bekir Sanır’ın konuğu olduk. Hem dünya Takım
Tezgahları sektörüne hem de Türk Makine Sanayisine değinen uzun soluklu bir tanıklık röportajı gerçekleştirdik.
Türk Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayisi, SAHA’da: Savunma, Havacılık ve Uzay Kümelenmesi Derneği (SAHA
İstanbul), adını aldığı tüm sektörlerde dışa bağımlılığı ortadan kaldırmak amacıyla kurulan yepyeni bir oluşum...
Kurumu tanımak ve tanıtmak adına merak edilenleri, SAHA İstanbul Genel Sekreteri İlhami Keleş’e sorduk.
“İnsan, en önemli sermayemizdir:” Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı Masahiro Fujisawa ile günümüz
endüstrisinden tarihe, Japonya-Türkiye ilişkilerinden Endüstri 4.0’a uzanan çok yönlü bir röportaj gerçekleştirdik.
24 Ocak - Şubat / 2016
TİAD HABERLERİ
www.ttmagazin.com
• Dosya çalışmalarımız
AL
MA
NAK
2015
Sektörümüzün Güçlü Kadınları: 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel olarak, “Erkek egemen bir sektörde kadın
çalışan olmak” konusunda sözü, Takım Tezgahları ve Makine Sanayisi sektöründe çalışan kadınlara bıraktık.
Türkiye’de Robotik Sistemler: Bilgi ve Teknoloji çağının en büyük aktörleri olan robotların, üretim teknolojilerinde
oynadıkları aktif role ilişkin bir haber çalışması gerçekleştirdik.
Türk Savunma Sanayisine genel bir bakış: Türk Savunma Sanayii’nin önemi, dününü ve bugünü hakkında bilgi
paylaşmak adına, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ve Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği
(SASAD) ile görüştük.
Sektör bağlamında Üniversite-Sanayi İşbirliği: Üniversite-Sanayi İşbirliğinin olmazsa olmazlarını, Takım Tezgahları
sektörünün öncü akademisyenleri olan Prof. Dr. Yusuf Altıntaş, Prof. Dr. Bilgin Kaftanoğlu ve Doç. Dr. Erhan Budak’a
sorduk.
Bir kurumsal başarı öyküsü TİAD MTM: Uzun ve meşakkatli bir sürecin sonucunda ortaya çıkan TİAD MTM’yi, sürece
müdahil olan Derneğimiz Başkanları kendi kaleminden aktardı.
TİAD üyeleri EMO’da gövde gösterisi yaptı: TİAD’ın üretici üyeleri küresel pazardaki rekabete müdahil olmak ve
ülkemiz takım tezgahları sektörünü dünyada temsil etmek adına EMO Milano 2015’te yerini aldı. Firmalar, EMO
Fuarı’nın öneminden bahsederek beklentilerini sıraladı.
Sektörümüzün altın anahtarı: Sektörümüzde servis ve satış sonrası hizmetlerinin önemi ve işleyişi hakkında
malumat verebilmek için TİAD üyesi firmalardan, konuya yönelik görüşler aldık.
Sektörümüzde can ve mal kaybını önlemenin kanunu Makine Emniyeti ve CE: Makine Emniyeti’nin sektörümüz
açısından önemine ilişkin “CE” konusuna mercek tuttuk.
Sektör profesyonelleri Robot Yatırımları Zirvesi’nde: 21-22 Ekim 2015 tarihlerinde İstanbul Wow Kongre
Merkezi’nde düzenlenen Robot Yatırımları Fuarı ve Zirvesi’nde Fabrika otomasyon sektörünün lider markaları ile
potansiyel robot yatırımcıları ile buluştuk.
Çağımıza damgasını vuran devrim: “Dördüncü Sanayi Devrimi” olarak adlandırılan Endüstri 4.0’ı, gündeme
alan ve yeni bir üretim biçimine geçmek için kolları sıvayan firmalara yeni sanayi devriminin bilinenlerini ve
bilinmeyenlerini sorduk.
Ocak - Şubat / 2016 25
TİAD HABERLERİ
www.ttmagazin.com
TİAD Mesleki Test Merkezi’nin faaliyetleri
TİAD MTM’nin ana hedefi Türkiye’de makina tasarımı ve imalatı sektöründe takım tezgahlarının kurulumu
ve onarımı alanında mesleki teknik eğitim almış ve sektörde çalışmakta olan bireylerin; bu alanda gerekli ve
yeterli bilgi, beceri ve yetkinliklerinin Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi (AYÇ) ve Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ)
doğrultusunda, Ulusal Yeterlilik Sistemi (UYS) dahilinde test edilip belgelendirilerek, bu kişilerin nitelikli eleman
olarak istihdam edilmelerine katkıda bulunmaktır.
TİAD MTM Neden ve Nasıl Kuruldu?
TİAD Mesleki Test Merkezi (TİAD MTM), Takım Tezgahları
Sanayici ve İşadamları Derneği (TİAD) tarafından 20112013 yılları arasında yürütülmüş bir Avrupa Birliği Projesi
olan “Takım Tezgahları VOC-Test Merkezi’nin Kurulması ve
İşletilmesi Projesi” sonucunda sektörde çalışan personelin
okullu-alaylı ayrımı gözetmeksizin yetkinliklerini belgelemesi
ve çalışma hayatına bir standart getirerek verimliliği artırmak
amacıyla kurulmuştur.
TİAD, T.C. Başbakanlık Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı,
Merkezi Finans ve İhale Birimi (MFİB) tarafından 30 Mart
2010 tarihinde yayımlanan teklif çağrısı kapsamında Avrupa
Birliği’nden (AB) hibe almaya yönelik “VOC-Test Merkezi
Programı”na 16 Temmuz 2010 tarihinde bir proje sunmuş ve
bu bağlamda Türkiye’de takım tezgahları sektöründe geçerli
olacak mesleki yeterlik ve standartları belirlemeye, bunları test
26 Ocak - Şubat / 2016
etmeye ve belgelendirmeye aday oldu.
MFİB tarafından titizlikle yürütülen uzun ve kapsamlı
değerlendirme sürecini takiben, Hollanda merkezli,
teknik yeterlilikler, mesleki eğitim ve işgücü piyasasının
gereksinimleri konusunda uzman bir vakıf olan Stichting
Kenteq KBB’nin (Centre of Expertise on VET and the Labour
Market) ortağı olduğu; Romanya’da yerleşik araştırma kuruluşu
INMA’nın (National Institute of Research-Development for
Machines and Installations Designed to Agriculture and
Food Industry), T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın
(BSTB) ve Bahçeşehir Üniversitesi Mesleki Teknik Eğitimi
Geliştirme Merkezi’nin (METGEM) de iştirakçileri arasında yer
aldığı “Takım Tezgahları VOC-Test Merkezi’nin Kurulması ve
İşletilmesi Projesi” projesi 22 Mart 2011 Tarihinde imzalandı ve
proje süreci böylece başlamış oldu.
TİAD HABERLERİ
www.ttmagazin.com
22 Haziran 2013 tarihine kadar devam eden ve istenilen
sonuçlar elde edilerek başarılı bir şekilde TİAD tarafından
tamamlanmış olan proje kapsamında sektör çalışanlarının
niteliklerinin belgelenmesi amacıyla; devlet otoritesi,
eğitim kurumları, sanayi ve sivil toplum kuruluşlarının
bir araya gelerek yoğun mesai harcadığı birçok çalışma
gerçekleştirildi.
Sektör Analizi, Ulusal Yeterlilik Hazırlama ve Akreditasyon Süreci
Yapılan çalışmalar kapsamında ilk olarak üretimin yapıtaşı
olan ve sanayinin olmazsa olmazı takım tezgahlarının
sorunsuz olarak çalışmasını sağlayacak servis personelinin
sahip olması gereken nitelikleri belirlemek için hem
servis hizmeti veren firmalara hem de servis hizmeti
almakta olan firmalara kapsamlı bir “Sektör İhtiyaç
Analizi” uygulandı. Bu analiz ile sektörün ihtiyacı olan
personelin profili çıkartıldı. Bu analizin ardından öncelikle
sektörün iş standartlarını belirleyen “CNC Takım Tezgahları
Uygulama ve Servis Görevlisi Ulusal Meslek Standardı”
TİAD tarafından hazırlandı ve bunu takiben Resmi Gazete’de
yayınlandı. Meslek standardını takiben sektör çalışanları
için olmazsa olmaz olan kriterleri içeren “NC/CNC Takım
Tezgahları Uygulama ve Servis Görevlisi”, “NC/CNC Takım
Tezgahları Mekanik Servis Görevlisi” ve “NC/CNC Takım
Tezgahları Elektrik/Elektronik Servis Görevlisi” Ulusal
Yeterlilikler hazırlandı. Standart ve Yeterlilik hazırlama
sürecinde projenin genel çalışmasında olduğu gibi
sektörün her kesimini temsil edecek şekilde yapılandırılmış
olan çalışma grupları faaliyet gösterdi ve büyük/küçük
ayrımı gözetmeksizin her sanayi kuruluşunun görüşleri
değerlendirildi.
Standart ve yeterlilik hazırlama çalışmalarının
tamamlanmasının ardından sınav ve belgelendirme
merkezinin kurulması ile ilgili çalışmalara başlandı. Bu
kapsamda ilk olarak mesleki yeterlilikler ile ilgili personel
belgelendirme faaliyetlerini uzun zamandır gerçekleştiren
28 Ocak - Şubat / 2016
Hollandalı Proje ortağımız KENTEQ ve Romanyalı
iştirakçimiz INMA’nın çalışmaları yerinde gözlemlendi.
Ardından eş zamanlı olarak ISO 9001 kalite yönetim sistemi
ve TS EN ISO/IEC 17024 personel belgelendirme ve yönetim
sistemi kuruldu. Sistem kurulumlarını takiben akreditasyon
ve yetkilendirme öncesi sektörde çalışan yaklaşık 100
kişi üzerinde konusunda uzman akademisyen ve sektör
mensupları tarafından pilot sınav ve değerlendirme
çalışması yapıldı. Pilot çalışmaların bir kısmı TRT Haber
kanalı “Gündem” programında canlı olarak yayınlandı.
1 Haziran 2013 tarihinde yapılan Proje Kapanış
Konferansı’nda o dönemde bulundukları kurumları
temsilen; T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sektörler
Daire Başkanı Zühtü Bakır, Avrupa Komisyonu Türkiye
Delegasyonu Eğitim ve Öğretim Sektör Yöneticisi Prof. Dr.
Mustafa Balcı, Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) Genel
Sekreter Yardımcısı Ahmet Gözüküçük, Mesleki Yeterlilik
Kurumu (MYK) Sınav ve Belgelendirme Dairesi Uzmanı
Turan Küçük, Hollanda Ulusal Mesleki Eğitim ve İş Piyasası
Merkezi (KENTEQ) Proje Lideri Wim Broekhuizen, Romanya
Ulusal Tarım ve Gıda Makinaları AR-GE Enstitüsü (INMA)
Proje ve Uluslararası İlişkiler Departman Müdürü Petronela
Drambei ile Mesleki Eğitim Merkezi Yöneticisi Bianca
Badanoiu, Bahçeşehir Üniversitesi Mesleki ve Teknik Eğitimi
Geliştirme Merkezi Başkanı Azize Gökmen konuşmacı olarak
yer aldı ve proje sırasında elde edilen “know-how”lar ve
gelecek ile ilgili görüşleri hakkında sunumlar gerçekleştirdi.
Yapılan bu çalışmaların sonucu olarak ta TİAD MTM; 11
Aralık 2013 tarihinde Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK)
tarafından personel belgelendirme faaliyetleri için akredite
edildi, 1 Temmuz 2014 tarihinde de Mesleki Yeterlilik
Kurumu (MYK) tarafından ilgili mesleklerde belgelendirme
yapmak için yetkilendirildi ve belgelendirme faaliyetlerine
başladı.
TİAD HABERLERİ
www.ttmagazin.com
TİAD MTM, sektörü belgelendirmeye devam ediyor
“Mesleki Yeterlilik Belgesi” vermek için uluslararası
akreditasyon ve yetkilendirme işlemlerini tamamlayan
TİAD MTM, “NC/CNC Takım Tezgahları Uygulama ve Servis
Görevlisi”, “NC/CNC Takım Tezgahları Mekanik Servis Görevlisi”
ve “NC/CNC Takım Tezgahları Elektrik/Elektronik Servis
Görevlisi” mesleklerinde belgelendirme faaliyetlerine zaman
kaybetmeden başladı. Belgelendirme faaliyetleri kapsamında
bu zamana kadar; Ak Makina, Baysel, Chiron Türkiye, CMS
Makina, DMS CNC, GNC Teknoloji, Han Elektronik, Her Makina,
Mazak Türkiye, Mega Elektronik, Ses3000, Tezmaksan,
Turkmac Makina ve Uğursan firmaları personelini sınava
göndererek belgelerini aldı. Bu firmalar artık “Yeterlilik Belgeli
Personel” ile sektöre hizmet veriyor.
TİAD MTM’nin 2016 Yılı Hedefleri
TİAD MTM’nin akredite olduğu “NC/CNC Takım Tezgahları
Uygulama ve Servis Görevlisi”, “NC/CNC Takım Tezgahları
Mekanik Servis Görevlisi” ve “NC/CNC Takım Tezgahları
Elektrik/Elektronik Servis Görevlisi” mesleklerinde
sürdürdüğü belgelendirme faaliyetleri kapsamında,
yıl sonuna kadar Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği
tarafından ortaklaşa finanse edilen “Belgelendirme
için Doğrudan Hibe Protokolü” aracılığıyla belge almak
isteyen kişilere verilen destekler ile yaklaşık 300 kişinin
belgelendirilmesi amaçlanmaktadır. Hibe programı ile
belge almaya hak kazanan kişiler için belge ücretleri
geri ödenerek belgelendirme bir anlamda ücretsiz hale
getirilmiş olacaktır.
Belgelendirme çalışmalarında mevcut olan akreditasyon
kapsamına CNC operatörlüğü, CAD/CAM programı kullanımı
alanlarındaki mesleklerin de dahil edilmesi majör hedefler
arasında yer almaktadır. Bu sayede imalat sektörünün
ihtiyaç duyduğu nitelikli teknik elemanların ortaya
çıkarılması amaçlanmaktadır.
TİAD MTM bünyesinde “Mesleki Yeterlilik Belgesi” Verilen
Meslekler ve Tanımları:
TİAD MTM tarafından şu an için takım tezgahları satış
sonrası servis alanında verilmekte olan belgeler (Seviye
5), Türkiye’deki ve Avrupa genelindeki eğitim sisteminde
Meslek Yüksek Okulu’na denk gelmektedir.
NC/CNC Takım Tezgahları Uygulama ve Servis Görevlisi
– 5. Seviye
Takım Tezgâhlarında İSG ve Çevre Güvenliği, Kalite Yönetim
Sistemi, İş Organizasyonu, CNC Takım Tezgâhları Teknolojisi
birimlerindeki çalışmalara ek olarak, CNC takım tezgahları
üzerinde üretilebilirlik çalışmaları, zaman etüdü, prototip
parça işleme ve CNC takım tezgahlarının kullanım ve
programlama eğitimleri verme çalışmalarını yürüten
30 Ocak - Şubat / 2016
personelin yapması gereken asgari iş ve işlemleri tanımlar.
NC/CNC Takım Tezgahları Mekanik Servis Görevlisi
– 5. Seviye
Takım Tezgâhlarında İSG ve Çevre Güvenliği, Kalite
Yönetim Sistemi, İş Organizasyonu, CNC Takım Tezgâhları
Teknolojisi birimlerindeki çalışmalara ek olarak, CNC takım
tezgahlarının kalibrasyon ölçümleri, periyodik bakımları,
arıza bakım/onarımları, makine kurulumu çalışmalarını
yürüten personeldir.
NC/CNC Takım Tezgahları Elektrik/Elektronik Servis
Görevlisi – 5. Seviye
Takım Tezgâhlarında İSG ve Çevre Güvenliği, Kalite Yönetim
Sistemi, İş Organizasyonu, CNC Takım Tezgâhları Teknolojisi
birimlerindeki çalışmalara ek olarak, takım tezgahlarının
elektrik/elektronik bakım onarımları, elektronik devre
kurulumları ve makine kurulumu çalışmalarını yürüten
personelin yapması gereken asgari iş ve işlemleri tanımlar.
TİAD MTM’nin İş Hayatına Yararları
TİAD MTM’nin işverene yararları temel olarak; işe alınacak
personelin sahip olduğu bilgi, beceri ve yetkinliklerini
önceden biliyor olmak ve oryantasyon sürecini kısaltmak,
personel hatalarından kaynaklı makine kırılması ve iş
kazalarını en aza indirmek, varolan ve ileride oluşabilecek
ilgili devlet teşvikleri sayesinde personel istihdamı
maliyetlerini azaltmak olarak gösterilebilir.
TİAD HABERLERİ
www.ttmagazin.com
KOSGEB Genel Destek Programı/Belgelendirme Desteği
KOSGEB Genel Destek Programı altında yer alan ve destek
üst limiti 10 bin TL olarak belirlenmiş Belgelendirme Desteği
ile işverenin ödemiş olduğu belge ücretinin yüzde 50’sini geri
alabilmesini sağlamaktadır.
Belgelendirme için Doğrudan Hibe Desteği
TİAD MTM ile Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) arasında
imzalanmış olan “Belgelendirme için Doğrudan Hibe
Protokolü” kapsamında sınava giren kişilerin sınav için
TİAD MTM’ye ödemiş oldukları ücretler belge almaya hak
kazanmaları durumunda geri iade edilmektedir. Böylece
belge sahibi kişiler veya bu kişileri belge almak üzere TİAD
MTM’ye gönderen işletmelerin hiçbir gideri olmayacaktır.
TİAD MTM’nin çalışana yararları ise temel olarak; bir işi
başarıyla ve işveren tarafından kabul edilebilir ölçülerde
yapabileceğini akredite bir belge ile kanıtlıyor olmak, iş
bulma sürecini en aza indirmek, işyeri açma hakkı elde
etmek şeklinde sıralanmaktadır.
Mesleki Yeterlilik Belgesi ile ilgili sıkça sorulan sorular
Kimler Mesleki Yeterlilik Belge Sahibi olabilir?
MYK tarafından yayımlanan ulusal yeterliliklere göre
mesleki yeterliliğini belgelendirmek isteyen herkes, MYK
Mesleki Yeterlilik Belgesi sahibi olmak için ilgili yeterlilikte
yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşlarına başvuru
yapabilir. TİAD MTM’nin vermekte olduğu belge sınavlarına
başvuru için okuma yazma bilmek yeterlidir. Başvuruları
uygun bulunan adaylar, başvuruda bulundukları ulusal
yeterlilikte yer alan esaslar doğrultusunda sınav ve/
veya diğer ölçme yöntemlerine göre değerlendirilirler.
Değerlendirme sonucunda başarılı olan kişiler MYK Mesleki
Yeterlilik Belgesi almaya hak kazanırlar.
Kişi birden fazla ulusal yeterlilik için MYK Mesleki Yeterlilik
Belgesine sahip olabilir mi?
Ulusal Yeterlilik Sistemi, kişilerin birden fazla ulusal
yeterlilikte belge sahibi olabilmelerini mümkün kılmaktadır.
TİAD MTM bünyesinde ortak birimlere sahip meslekler
arasında yatay geçiş ile diğer belgelere sahip olunabilir.
TİAD MTM’nin faaliyetleri, sınav sistemi ve içerikleri ile ilgili
daha detaylı bilgiye www.tiad-mtm.com adresi üzerinden
erişilebilmektedir.
TİAD Akademi,
sektörü geliştirmeye devam ediyor
Eğitim Şart” demenin yetmeyeceğini bunun yerine “Mesleki ve Teknik Eğitim Şart” demek gerektiğini savunarak
yola çıkan TİAD Akademi bu yolda uygulamalı eğitimler vermeye devam etmektedir.
Günümüzün rekabet koşullarında global pazarda yer
alabilmek ve yarışa dahil olabilmek için öncelikle
çalışanları bilinçlendirmek, bu sayede verimliliği en üst
düzeye çıkartabilmek büyük önem taşıyor. Bu amaç
doğrultusunda TİAD, sanayi kuruluşlarına destek vermek
ve çalışan teknik personelini “nitelikli” hale getirebilmek
için 2007 yılında “Nitelikli Teknik Eleman” mottosu ile TİAD
Akademi Uygulamalı ve Mesleki Teknik Eğitim Merkezi”ni
kurdu ve çalışmalarına ara vermeden devam ediyor.
TİAD Akademi çatısı altında “Talaşlı İmalatın Temelleri”,
“CNC Torna Operatörlük ve Programlama”, “CNC İşleme
Merkezi Operatörlük ve Programlama”, “Bilgisayar
Destekli Tasarım (CAD)” ve “Bilgisayar Destekli İmalat
(CAM) eğitimleri uygulamalı olarak verilmektedir. Verilen
bu eğitimler sadece takım tezgahlarının ve mühendislik
yazılımlarının kullanımıyla sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda
32 Ocak - Şubat / 2016
bir tasarıma başlarken ve tasarımı yaparken nelere dikkat
edilmesi gerektiği, bir parçanın tezgaha bağlanması
ve programlanması sırasında dikkat edilmesi gereken
kriterler ve uygulamada zaman kazandıracak olan püf
noktalar da katılımcılar ile paylaşılıyor.
İmalat sektöründe çalışmakta olan teknik elemanları
nitelikli hale getirmekte bir adım daha öteye gitmek ve iş
performanslarını artırmak için tasarlanmış olan “Talaşlı
İmalatın Temelleri” eğitimi 14 Şubat 2016 günü TİAD
Akademi Uygulamalı ve Mesleki Teknik Eğitim Merkezi’nde
ilk defa başlayacak. Bu eğitime katılım sağlamak isteyen
kişiler detaylı bilgi ve online başvuru için https://form.
jotform.com/60112837823957 internet bağlantısı
üzerinden ve +90 212 565 53 54 numaralı telefondan
başvuru yapılabilmektedir.
KAMU HABERLERİ
www.ttmagazin.com
Küresel pazardaki Ticaret Reformu tartışması
Türkiye’ye de sıçradı
2016 Eylem Planına göre, DTÖ’nün ilk kapsamlı ticaret reformu olma özelliği taşıyan Ticaretin
Kolaylaştırılmasına İlişkin Anlaşma’nın, 3 ay içinde TBMM’nin onayına sunulacak olmasını değerlendiren TOBB
Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, “Anlaşmanın DTÖ üyelerinin üçte ikisinin onayından sonra uygulamaya geçecek
olması, ticaretteki geri gidişe dur diyecek bir milat olarak değerlendirilebilir” diye konuştu.
Türkiye, Dünya Ticaret Örgütünün (DTÖ) ilk kapsamlı
ticaret reformu olma özelliği taşıyan ve iş dünyasının
öncelikli beklentileri arasında bulunan “Ticaretin
Kolaylaştırılmasına İlişkin Anlaşma”nın onay sürecini
belirledi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan 2016
Eylem Planı’ndan derlenen bilgilere göre, Ekonomi
Bakanlığınca 21 Aralık-21 Mart döneminde ülke
pazarlarında karşılaşılan gümrük işlemleri ve bunların
ortaya çıkardığı maliyetlerin asgariye indirilmesini
amaçlayan Ticaretin Kolaylaştırılmasına İlişkin Anlaşma,
TBMM’nin onayına sunulacak.
“Anlaşma ticarette geri gidişe ‘dur’ diyecek”
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M.
Rifat Hisarcıklıoğlu, söz konusu anlaşmaya ilişkin yaptığı
değerlendirmede, küresel ticaret hacminin daralma
trendinde bulunduğunu, normalde her sene ortalama
yüzde 4 büyüyen küresel ticarette son yıllarda bir
gerilemenin söz konusu olduğunu belirtti.
“Ticaretteki bu gerilemenin maalesef korumacılığı
da körüklediğini görüyoruz” ifadelerini kullanan
34 Ocak - Şubat / 2016
Hisarcıklıoğlu, Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması’nın
DTÖ üyelerinin üçte ikisinin onayından sonra uygulamaya
geçecek olması, bu geri gidişe ‘dur’ diyecek bir milat
olarak değerlendirilebileceğini söyledi.
Hükümetin 2016 Eylem Planı’nda belirttiği üzere Ticaretin
Kolaylaştırılması Anlaşması’nın TBMM tarafından
onaylanacak olmasının son derece memnuniyet verici bir
gelişme olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu,
şunları kaydetti:
“Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması 2015 yılının
başından beri G20’de iş dünyasını temsil eden B20
Türkiye Ticaret Görev Gücünün de öncelikli gündem
maddelerinden biriydi. Yıl sonunda görev güçlerimizin
ortaya koyduğu 19 öneriden biri de Anlaşmanın
dünya ticaretine yapacağı katkıya binaen, Ticaretin
Kolaylaştırılması Anlaşması’nın imzalanması ve
yürürlüğe girmesi oldu. G20 Liderler Bildirisi’nde de
bu önerimize atıf yapılmış olması, anlaşmanın diğer
ülkelerce imzalanması ve yürürlüğe girmesi sürecini
hızlandıracaktır inancındayız. Ülkemizin bu anlamda diğer
ülkelere öncülük etmesi de Türk iş dünyası adına bizlere
gurur vermiştir.”
KAMU HABERLERİ
www.ttmagazin.com
Anlaşma neler getirecek?
Türkiye’nin taraf olduğu DTÖ anlaşmasının onaylanarak
iç hukukun bir parçası haline getirilmesiyle, ticaret
prosedürlerin basitleştirilmesinin yanı sıra başta gümrük
işlemleri olmak üzere bilgi teknolojileri ve otomasyonun
uygulanması yoluyla dış ticaret ve lojistik altyapısının
güçlendirilmesi amaçlanıyor.
DTÖ’nün söz konusu anlaşmayla dünya ticaretindeki
sınırlamaların kaldırılması, özellikle bürokrasinin kademeli
olarak küçültülmesi, sanayi ülkelerinin başka ülkeler
için uyguladığı ithalat gümrüklerinin ve kendi ürünlerine
uyguladığı tarım sübvansiyonlarının da azaltılması
amaçlanıyor.
Müzakereler yapılacak
Endonezya’nın Bali adasında 3-6 Aralık 2013 tarihinde
gerçekleştirilen DTÖ 9. Bakanlar Konferansı sonunda
müzakereleri tamamlanan, Doha Kalkınma gündemini
oluşturan parçalardan biri olan ve gümrük dünyasını
doğrudan ilgilendiren söz konusu anlaşma, DTÖ üyelerinin
üçte ikisinin onay işlemlerini tamamlaması sonucunda
yürürlüğe girecek. Anlaşmayı, şu ana kadar 51 ülke
imzalarken, 2016 yılının ilk yarısına kadar imza koyan ülke
sayısının 107’yi bulması hedefleniyor.
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD)
çalışmalarına göre ticareti kolaylaştırma önlemlerinin
uygulanması ile ticaret maliyetlerinin yüzde 17’ye kadar
düşürülmesi bekleniyor. Ticaret maliyetlerindeki her yüzde
1’lik iyileşmenin dünya ekonomisine 40 milyar dolardan fazla
katkı sağlaması öngörülüyor.Anlaşmanın uygulanmasıyla 18
milyonu gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere, 21 milyon
yeni iş sağlanacağı, dünya toplam GSYH’sine 1 trilyon dolara
varan katkıda bulunulacağı tahmin ediliyor.Öte yandan eylem
planına göre, 6 aylık dönemde Gümrük Birliği güncelleme
çalışmalarına devam edilecek. Serbest Ticaret Anlaşmaları
dahil, Gümrük Birliğinin işleyişinde karşılaşılan güçlüklerin
giderilmesi suretiyle sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması
ve tüm mal ve hizmetler ile kamu alımlarını kapsayacak
şekilde Gümrük Birliği’nin kapsamının genişletilmesi
amacıyla müzakereler yürütülecek. Bu kapsamda, özel
kesimin de katılımıyla yürütülmekte olan etki analizi ve
değerlendirme çalışmaları dikkate alınarak, Avrupa Birliği
ile entegrasyon çalışmaları doğrultusunda Türkiye’nin
müzakere pozisyonu şekillendirilecek.
Ocak - Şubat / 2016 35
KAMU HABERLERİ
www.ttmagazin.com
“Bakım önemsenmedikçe,
küresel rekabette ilerlenemez”
Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alper Kanca, “Etkili Bakım
Yönetimi için Gerekli Teknik ve Kültürel Altyapıyı Oluşturmak” temasıyla düzenlenen II. Bakım Konferansında,
sanayi sektörleri için bakımın önemine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Sanayi tesislerinde, malzeme kalitesinden üretimde
kullanılan yağ cinsine ve aşırı yüklenmeye kadar birçok
nedenle üretim durabiliyor. Bu gibi sorunların ülke
ekonomisinde neden olduğu büyük maddi kayıpları
azaltmak, firmaların üretim ya da kalite problemi
yaşamalarını, bunun sonucu olarak da zamanında
teslim edilemeyen ürünler nedeniyle güven kaybına
uğramalarını engellemek gerekiyor. Bu amaçla Taşıt
Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) tarafından
“Etkili Bakım Yönetimi için Gerekli Teknik ve Kültürel
Altyapıyı Oluşturmak” temasıyla ‘II. Bakım Konferansı’
gerçekleştirildi. Konferansta işletmelerin bakım kültürü
ile ilgili tecrübelerini kurumsal hafızaya dönüştürmeleri
gerektiği, böylece aynı problemlerin tekrar tekrar
yaşanarak aynı bedellere katlanmanın önüne geçileceği
mesajı verildi.
“Bakım konusunun önemi özellikle üst düzey yöneticilerce
kavranmalı”
“Hızlı balıklar sıfır kaza; sıfır arıza, sıfır hata ile çalışır”
sloganıyla yola çıkarak tesis bakımlarının arıza anında
değil, düzenli yapılması ve sorunları önlemeye yönelik
çalışılması konularında fayda sağlamayı hedefleyen
TAYSAD’ın bu yıl ikinci kez gerçekleştirdiği konferansta
açılış konuşmasını TAYSAD Başkanvekili Alper Kanca
yaptı. Kanca, “Bakım konusunda Türkiye’de bir meslek
örgütünün var olması ciddi bir ihtiyaç. Bu işin önemi
yıllar içinde daha iyi anlaşılacak. Bakım işi ülkemizde
uzun yıllardır ihmal edilen ve çok ciddiye alınmamış
bir mesele. İşletmelerimizde bu meselenin gerçekten
önemsenmediğini şirketlerin konuya verdikleri değere
baktığımızda görüyoruz. Artık başka bir dünya ile karşı
karşıyayız ve bu durumun değişmesi gerek” dedi. TAYSAD
36 Ocak - Şubat / 2016
Başkanvekili Kanca, bakım konusunun öneminin özellikle
üst kademedeki kişilerce kavranması gerektiğine vurgu
yaparak Endüstri 4.0 uygulamaları pratiğe döküldükçe
bakım konusunun çok daha önemli hale geleceğini ve bu
departmanlara ayrılan insan kaynağının da artarak aynı
yönde değer kazanacağını ifade etti.
Makine bakımı konusundaki çalışmalar yeterli değil
Konferansta ikinci olarak söz alan Grupas Gelişim
A.Ş. kurucu ortağı Erol Özden, bakım konusundaki
çalışmaların azlığına dikkat çekerek, “İnternet üzerinden
bakım konusunda arama yapıldığında, karşımıza hasta
bakımı, çocuk bakımı gibi konular çıkıyor. Yani genellikle
sağlık alanındaki bakım çalışmaları ön planda... Oysa
sanayideki bakım faaliyetleri ile ilgili yapılan büyük ölçekli
bir organizasyona rastlamak güç. TAYSAD bu anlamda
önemli bir işe imza atarak, eksik kalan ya da ihmal edilen
bir konuyu ikinci kez gündeme taşımış ve ciddi bir açığın
kapanması yolunda adım atmıştır.” dedi.
Örnek uygulamalar ilgi gördü
Konferansta konuşmacı olarak yer alan TAYSAD üyeleri
Bosch Sanayi A.Ş. ve Çelikel A.Ş. yetkilileri sunumlarında,
firmalarındaki örnek uygulamaları aktarırken; hizmet
sağlayıcı Mekatek ve Bimser firmalarının yetkilileri
ise pratik çözümlere ilişkin paylaşımlarda bulundu.
Konferansın son bölümünde ise, Ford Otosan İnönü
Fabrikası, Farplas A.Ş., İnci GS Yuasa A.Ş. ve Cavo Otomotiv
A.Ş. yöneticilerinin katılımıyla, bakım departmanın diğer
departmanlar ile etkileşiminin ve yaşanan sorunların
tartışıldığı bir panel gerçekleştirildi. TAYSAD’ın organize
ettiği Bakım Konferansı’na, tedarik ve ana sanayi
temsilcileri ile hizmet sağlayıcılar olmak üzere 80’i aşkın
firmadan 165 katılımcı ilgi gösterdi.
Yüksek hassasiyet
Yüksek
tekrarlanabilirlik
Geliştirilmiş hareket
kontrolü
syon
Otoma nolu
in
W
i
Sizler
l B260
a 2. Ho liyoruz!
d
ın
r
a
fu
ıza bek
standım
Dairesel ve lineer enkoderler
Renishaw’un yüksek hassasiyetli optik enkoderleri, pozisyonlandırma
sistemlerine mükemmel hareket kontrolü ve üstün hassasiyet sağlar.
TONiC™ süper-kompakt, artırımlı optik enkoder sistemi:
• 10 m/sn’ye varan hız ve 1 nm’ye varan çözünürlük
• Hem lineer, hem de dairesel enkoderler için hızlı ve kolay kurulum
• Oto-faz IN-TRAC™ referans noktası
• Ultra yüksek vakum (UHV) uyumlu versiyonu mevcuttur
RESOLUTE™ gerçek-mutlak, ince aralıklı optik enkoder sistemi:
• 100 m/sn’ye varan hız ve 1 nm’ye varan çözünürlük
• Tek hatlı lineer ve dairesel mutlak cetveller
• Yerleşik pozisyon kontrol algoritmaları
• DRIVE-CLiQ® dahil olmak üzere, çeşitli seri iletişim protokolleri mevcuttur
Daha fazla bilgi için lütfen www.renishaw.com.tr/encoders
adresini ziyaret ediniz
Renishaw plc Türkiye İstanbul İrtibat Bürosu Atatürk Mah. Sedef Cad. Ataşehir Residence B/3 34756 İstanbul Türkiye
T +90 216 380 92 40 F +90 216 380 92 45 E [email protected]
www.renishaw.com.tr
KAMU HABERLERİ
www.ttmagazin.com
Otomotiv tedarik sanayi verimliliğe odaklandı
Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği’nin (TAYSAD), Ekonomi Bakanlığı’nın desteğiyle yürüttüğü “İş
Mükemmelliği URGE Projesi”nde son aşamaya gelindi. 2014 Temmuz ayında başlatılan projeye katılan TAYSAD
üyesi 13 firma, bugüne kadar 3 milyon TL’yi aşan kazanç elde etti.
Alper Kanca / TAYSAD Başkan Vekili
Ekonomi Bakanlığı’nın desteğiyle TAYSAD tarafından
yürütülen “İş Mükemmelliği URGE Projesi”nde firmalar,
maliyetlerinde iyileşme sağlayarak ve israflarını azaltarak
rekabet avantajı elde ediyor. Bir buçuk yıl önce başlatılan
projede yer alan 13 firma, iyileşme sağladığı alanlar ile 3
milyon TL’yi aşan kazanç sağladı. Sürecin, Nisan 2016’da
sonuçlanması öngörülüyor.Proje kapsamında yapılan
uygulamaların ve gelişim seviyesinin değerlendirilmesi
amacıyla gerçekleştirilen toplantıda konuşan TAYSAD
Başkan Vekili Alper Kanca, “Sürecin sonunda projeyi
başarıyla tamamlayan firmalar; küresel piyasa koşullarında
daha güçlü, esnek ve dayanıklı yapıda rekabet edebilecek
ve tedarik zincirinde elde edilen kazançlarla, gerek
mevcut yatırımların, gerekse gelecek yatırımların geri
dönüşümünü artırabilecek. Firmalar, proje sayesinde,
kalitesizlik maliyetinde azalma, stok devir oranında artış,
proje yönetiminde ve iş güvenliğinde iyileşme sağlayacak”
diye konuştu.
40 Ocak - Şubat / 2016
“Projeye katılan firmalarda, üst düzeyde tatmin oluştu”
Alper Kanca, “Karlılıktan taviz vermeden ve maliyetleri
artırmadan büyümenin yaratılacağı bir düzen öngören
proje, katılımcı firmalarda şu ana kadar üst düzeyde tatmin
oluşturdu” dedi ve sözlerine şöyle devam etti:
“İsrafların tanımlanması ve kayıpların azaltılması
konusunda iyileştirme çalışmaları başlatıldı. Yapılan
iyileştirme çalışmalarında, şirketlere maliyet açısından hızlı
bir şekilde sonuçlarını görebilecekleri faydalar sağlayacak,
üretim verimliliği projelerine öncelik verildi. Aynı çalışan
sayısı ile daha fazla sayıda üretim adetlerine ulaşılması,
hatlarda proses sürelerinin azaltılması, kalite seviyesinin
bir seviye yukarı çıkarılması gibi kazanımlar sağladı. Ayrıca
bu iyileştirmeler, bir sonraki öncelikleri belirleme ve yeni
gelişim hedefleri oluşturmaya da katkı sağladı.”
“Türkiye’nin, verimlilik odaklı projelere ihtiyacı var”
Alper Kanca, otomotiv tedarik sanayinde faaliyet
gösteren firmaların, mevcut şartlarda önlem alması ve
verimliliğe odaklanması gerektiğinin altını çizdi. İnsan
aklı ve duygusunu da işin içine katmanın doğru olacağını
vurgulayan Kanca, “OECD tarafından 2014 yılında
yayınlanan satın alma gücü paritesine göre ülkelerin
durumuna bakıldığında, Türkiye’nin verimlilik ve rekabet
üzerine kurgulanmış bir projeye ihtiyaç duyduğu çok açık.
‘İş Mükemmelliği URGE Projesi’, bugünün şartlarında
otomotiv tedarik sanayinin ayakta kalabilmesi ve
verimliliğini artırması noktasında, uygulanması gereken
çok özel bir proje” dedi.
KAMU HABERLERİ
www.ttmagazin.com
Milli savaş uçağı
karar aşamasında
TUSAŞ Genel Müdürü Dörtkaşlı, “Milli Muharip
Uçak tasarım fazına girebilmek için Savunma
Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile sözleşme görüşmeleri
içerisindeyiz. 2016’nın ilk yarısında bu sürecin
tamamlanmasını ümit ediyoruz” dedi.
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ/TAI) Genel
Müdürü Muharrem Dörtkaşlı, milli savaş uçağına
ilişkin sözleşme görüşmelerinin yılın ilk yarısında
tamamlanmasını beklediklerini, bu dönemde uçağın
tasarımına ilişkin belirleyici kriterlerin de Türk Hava
Kuvvetleri ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile
sonlandırılacağını belirtti.
Dörtkaşlı, “Türkiye’nin Hayal Projesi” olarak
nitelendirilen Milli Muharip Uçak Projesi’nin geldiği
aşama ve bundan sonrasına ilişkin yol haritasına
yönelik değerlendirmelerde bulundu.
Tamamen özgün bir proje olan Milli Muharip Uçak
Projesi’nde onlarca çalışma sonunda nihai tasarımın
3 değişik geometriye indirildiğini ifade eden Dörtkaşlı,
“Uçak tek motorlu ya da çift motorlu olabilir. Bu karar
uçağın geometrisini, dolayısıyla tasarımını etkiliyor.
Nihai karar henüz verilmedi, çalışmalar devam
ediyor. İsteklerin belirlenmesi ve riskin azaltılması
faaliyetlerini içeren bir konsept fazından geçtik.
Tasarım fazına girebilmek için SSM ile sözleşme
görüşmelerimiz devam ediyor. 2016’nın ilk yarısında bu
sürecin tamamlanacağını ümit ediyoruz” dedi.
Tasarımda kritik karar: Motor sayısı
Milli muharip uçağın tasarımına ilişkin nihai kararın
da yılın ilk yarısında şekilleneceğini tahmin ettiğini dile
getiren Dörtkaşlı, motor sayısının kararlaştırılmasının
tasarım aşaması için kritik bir karar olduğunu belirtti
ve “Biz ilk faz çalışmalarımızı tamamladık, bundan
sonra kullanıcının nihai kararını vermesini bekliyoruz.
Çalışmalarımız bu seçimin yapılmasından sonra
detaylanacak. Uçağımızın tasarımı ve içerisinde
kullandığımız alt sistemler de olabildiğince milli. Projede
hedeflenen milli egemenliğimizi etkilemeyecek konularda
hazır alt sistemlere bu aşamada gidilebilir, ileride onlar
da yerlileştirilebilir. Şu aşamada konuştuğumuz konular
arasında onlar da var” sözlerini kaydetti.
Ocak - Şubat / 2016 41
KAMU HABERLERİ
www.ttmagazin.com
Ar-Ge ve Reform Tasarısı TBMM’de
Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Başkanlığına sunuldu
Tasarı, yüksek katma değerli ürünlerin üretilmesini
sağlama ve destekleme, Ar-Ge insan kaynağı
kapasitesini artırma, bilgiyi ticarileştirme, teknoloji
ve yenilikçi şirketlerin ortaya çıkmasını ve gelişimini
destekleme, Üniversite-Sanayi işbirliğini geliştirme
ve kurumsallaştırma, Ar-Ge ve yenilik ekosistemini
güçlendirmeyi amaçlıyor.
Gelir Vergisi istisnası
Tasarıyla; Ar-Ge Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında
Kanun kapsamında, tasarım merkezlerinde çalışan
tasarım personeli de dahil ediliyor. Çalışan personelin
niteliğini artırmak amacıyla doktora, yüksek lisans
ve lisans mezunları için farklı oranlarda Gelir Vergisi
istisnası getiriliyor. Bunun yanında temel bilimler alanları
mezunlarının istihdamı de teşvik ediliyor.
Tasarıyla; ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenen
bilimsel yarışmalarda ilk üçe giren öğrenciler için ilgili
dallardaki lisans programlarına yerleştirilmelerinde ek
puan uygulanarak bilim alanında başarılı öğrenciler teşvik
edilecek.
Araştırma, geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile
Üniversite-Sanayi işbirliği faaliyetleri sonucu elde
edilen gelirler, döner sermaye işletmesinin ayrı bir
hesabında toplanacak. Bu gelirlerden herhangi bir
kesinti yapılmayacak. Bu kapsamda görev yapan öğretim
elemanına ödenecek gelirin yüzde 85’i, herhangi bir vergi
kesintisi yapılmaksızın ilgili öğretim elemanına ödenecek.
Kalan tutar, yasada belirtilen işler için kullanılacak. Bu
kapsamda değerlendirilecek proje ve faaliyetlere, öğretim
elemanının müracaatı doğrultusunda, üniversite yönetim
kurulunun izni ile karar verilecek.
42 Ocak - Şubat / 2016
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamına
alınan ihtisas teknoloji geliştirme bölgelerinde bulunan
girişimcilerin Katma Değer Vergisi Kanunu kapsamındaki
teslim ve hizmetleri KDV’den istisna tutuluyor.
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme
İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından yürütülen araştırma
ve geliştirme, tasarım ve yenilik faaliyetlerine ilişkin
her türlü süreçte görev yapmak üzere görevlendirilen
öğretim elemanları ile kamu görevlilerine ve hizmetinden
yararlanılacak diğer kişiler için yapılacak harcamalar
KOSGEB Başkanlık bütçesinden gerçekleştirecek.
“Değerlendirme Kurulu” oluşturulacak
Görevlendirilen öğretim elemanları ile kamu görevlisi
olmayan, alanında uzman diğer kişilere harcırah giderleri
içinde olmak kaydıyla yasada öngörülen tutarın 5
katını aşmamak üzere ve kısıtlamalara tabi olmaksızın
her yıl Başkanlıkça belirlenecek tutar üzerinden
doğrudan görevlendirilen kişiye ödeme yapılacak.
Görevlendirileceklerin asli görevlerine ait aylık, ücret,
ödenek, her türlü zam ve tazminatları ile diğer mali ve
sosyal hakları ödenmeye devam edilecek. Bu kapsamda
görevlendirilen öğretim elemanlarına yapılacak ödemeler,
döner sermaye kesintisinden etkilenmeyecek.
Bölge alanının Organize Sanayi Bölgesi içerisinde yer
alması durumunda, uygulama projelerinin onaylanması
ile ruhsat ve izinlerin verilmesi işlemleri, Organize Sanayi
Bölgeleri Kanunu’na göre yapılacak. Bilim, Sanayi ve
Teknoloji Bakanlığı, gerekli görmesi halinde Teknoloji
Geliştirme Bölgelerindeki kira üst limitlerini belirlemeye
yetkili olacak.
KAMU HABERLERİ
www.ttmagazin.com
Tasarıyla, teknoloji geliştirme bölgelerinde Ar-Ge ve
tasarım niteliği yüksek projelerin yer alması hedefleniyor.
Belirli süreler içerisinde yönetici şirket, kuruluşunu
tamamlamayan veya faaliyete geçmeyen teknoloji
geliştirme bölgeleri veya bölge alanlarının statüsünün
ortadan kaldırılmasıyla kamu kaynaklarının atıl kalmasının
önüne geçerek kaynakların etkin ve verimli kullanılması
amaçlanıyor. Teknoloji geliştirme bölgeleri yönetici şirket
ve firmalarından verilen elektronik ortamda anlık olarak
alınması sağlanmak suretiyle üç ayda bir yazılı olarak
alınması uygulamasından vazgeçilerek bürokrasinin
azaltılması ve mevzuatın sadeleştirilmesi öngörülüyor.
Tasarıyla, tasarım faaliyetinin destek kapsamına alınması
amacıyla, “tasarım” ibaresi ilgili kanunun fıkrasına ekleniyor.
Yönetici şirket, bölge için gerekli her türlü hizmetlerin
yürütülmesindeki mali yüklerin azaltılması amacıyla, damga
vergisi ve harçlara ilave olarak, emlak vergisinden de muaf
tutulacak.
Yeni oluşturulan ihtisas teknoloji geliştirme bölgeleri de
teknoloji geliştirme bölgeleri gibi destek, teşvik, muafiyet
ve istisnalardan yararlanabilecek. Ar-Ge projelerinin
daha kısa sürede ve daha düşük maliyetle tamamlanarak
ticarileşmeye hazır hale gelmesi için, proje kapsamında yurt
dışından yapılacak alımlar gümrük vergisi, her türlü fon,
damga vergisi ve harçtan müstesna tutulacak.
Yazılımcı ve tasarımcılara esnek çalışma olanağı
Yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinde olduğu gibi, ülke açısından
stratejik önemi haiz olan tasarım faaliyetlerinden elde
edilen kazançlar da 31 Aralık 2023 tarihine kadar gelir ve
kurumlar vergisinden müstesna tutulacak. İhtisas teknoloji
geliştirme bölgelerinde çalışan tasarım personelinin
görevleri ile ilgili ücretleri de 31 Aralık 2023’e kadar her
türlü vergiden istisna tutulacak. Ar-Ge, yazılım ve tasarım
personelinin hafta tatili ve yıllık ücretli izin süreleri ile ulusal
bayramlar ve genel tatil günlerine isabet eden ücretleri
istisna kapsamına alınarak, bu personelin daha esnek
çalışmasına olanak sağlanacak.
Ar-Ge, tasarım ve yazılım personelinin yüksek lisans
ve doktorada geçirdiği sürelerin gelir vergisi stopajı
kapsamında değerlendirilmesine yönelik Bakanlar Kuruluna
yetki verilecek. TÜBİTAK-Marmara Araştırma Merkezi
Teknoloji Serbest Bölgesinde çalışan tasarımcı personelinin
ücretleri de gelir vergisi istisnası kapsamına alınacak.
Tasarıyla, yatırımcılara teknoloji geliştirme bölgeleri
firmalarına doğrudan girişim sermayesi sağlamaları
durumunda, mevcut uygulamadaki vergi indirimi
desteğinden yararlanma imkanı getiriliyor.
Projelerin finansmanında kullanılmak üzere, gelir ve
kurumlar vergisi mükellefleri tarafından sağlanan sermaye
desteklerinin iki yıl içinde ilgili projenin finansmanında
kullanılmayan kısmı için indirim dolayısıyla zamanında
tahakkuk ettirilmemiş vergiler, gecikme faiziyle birlikte
tahsil edilecek.
Türkiye’nin Ar-Ge ve yenilik ekosistemini güçlendirmek,
teknoloji transferini sağlamak, işletmelerin teknoloji
seviyesini yükselterek katma değeri yüksek ürünler
üretilmesini sağlamak için eğitim düzeyi, mesleki deneyimi,
bilim ve teknolojiye katkısı, Türkiye’deki faaliyetinin veya
yatırımının ülke ekonomisine ve istihdama etkisi önemli
olan yabancılara, süresiz çalışma izni verilebilecek.
Fikre yatırım
Teknoloji alanında orijinal bir fikri olan ancak bunu
hayata geçirecek yeteri kadar finansmana sahip olmayan
girişimcilerin finansmana erişimi kolaylaştırılıyor. Bu
kapsamda, girişimcilere tahsis edilen desteklerin belirli
bir bölümü gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde
indirim konusu yapılabilecek.
Rekabet öncesi işbirliklerine proje bedelinin yüzde ellisine
kadar olan kısmı geri ödemesiz olarak desteklenebilecek.
Tasarım faaliyetlerinde bulunanların aldıkları destekler, özel
fon hesabı uygulamasından yararlanabilecek.
Ar-Ge ve tasarım imkan ve kapasiteleri kısıtlı olan özellikle
küçük ve orta ölçekli işletmeler, sözleşme çerçevesinde
siparişe dayalı olarak Ar-Ge veya tasarım merkezlerinde
gerçekleştirilen Ar-Ge ve tasarım harcamalarının belirli bir
kısmını beyanname üzerinden indirim konusu yapabilecek.
Temel bilimler alanlarında en az lisans derecesine sahip
Ar-Ge personeli istihdam eden Ar-Ge merkezlerine, bu
personelin her birine ödedikleri aylık ücretin o yıl için
uygulanan asgari ücretin aylık brüt tutarı kadarlık kısmı, iki
yıl süreyle, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesine
konulacak ödenekten karşılanacak. Bu kapsamda her
bir Ar-Ge merkezine sağlanacak destek, ilgili ayda Ar-Ge
merkezinde istihdam edilen toplam personel sayısının
yüzde onunu geçemeyecek.
Öğretim elemanlarından Ar-Ge veya tasarım merkezlerinde
gerçekleştirilen faaliyetlerde araştırmacı, tasarımcı ya da
idari personel olarak hizmetine ihtiyaç duyulanlar, üniversite
yönetim kurullarının izniyle tam zamanlı veya yarı zamanlı
olarak görevlendirilebilecek.
Ocak - Şubat / 2016 43
KAMU HABERLERİ
www.ttmagazin.com
‘KOBİ’lerimizin
proje kabiliyeti kazanması lazım’
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, KOBİ’lere, tanıtım ve reklam yanında yeni projeler için de finansman
desteği vermek istediklerini belirterek, “KOBİ’lerimizin proje kabiliyeti kazanması lazım. Odalarımız, KOBİ’lere
proje yazma konusunda rehberlik yapabilir” açıklamasında bulundu.
KOBİ’lere destek için yeni formül
KOBİ’lere tanıtım ve reklam yanında yeni projeler için de finansman desteği vermek istediklerini anlatan Işık, İSO ve benzeri kurumların KOBİ’lere kılavuzluk yapabileceğine dikkati çekti.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “KOBİ’lerimizin proje kabiliyeti kazanması lazım… Proje yapmak başlı başına bir kültür… İSO ve İstanbul Ticaret Odası gibi bu noktada ilgili diğer bütün kurumlarımız bünyelerinde bir proje birimi
oluştursun ve KOBİ’lere destek olsun. Gerek Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı
(KOSGEB) desteği gerekse TÜBİTAK desteği… Gerekse Horizon2020, COSME desteklerinde bir projenin nasıl yapılacağında
KOBİ’lere rehberlik yapsın” açıklamasıyla odaları; KOBİ’lere proje bazında öncü olmaya davet etti.
Makine ve Teçhizat kredilerine
vergi muafiyeti geliyor
Sanayi işletmelerince münhasıran imalat sanayinde kullanılmak üzere alınan makine ve teçhizatın finansmanı
için bu işletmeler tarafından kullanılan krediler dolayısıyla lehe alınan paralar banka ve
sigorta muameleleri vergisinden muaf tutuldu.
Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, sanayi sicil belgesini haiz
sanayi işletmelerince münhasıran imalat sanayinde kullanılmak üzere alınan makine ve teçhizatın finansmanı için bu işletmeler tarafından kullanılan krediler dolayısıyla lehe alınan paralar için banka ve sigorta muameleleri vergisi ödenmeyecek.
Bakanlar Kurulu, dahilde işleme ve geçici kabul rejimi kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılacak maddelerin 31 Aralık 2020 tarihine kadar tesliminde Katma Değer Vergisi Kanununun ilgili hükümlerine bölgeler, sektörler veya
mal grupları itibariyle işlem yaptırmaya yetkili olacak.
44 Ocak - Şubat / 2016
FUAR
www.ttmagazin.com
MTA CEO’su,
MACH 2016 için çağrıda bulundu
İngiliz Üretim Teknolojileri Derneği’nin (MTA) ev sahipliği yaptığı MACH Fuarı’nda imalatın son teknolojileri
görücüye çıkacak. 11-15 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek olan MACH 2016’yı Türk firmalarına ve ziyaretçilerine
tanıtmak amacıyla MTA CEO’su James Selka, TT Magazin’in sorularını yanıtladı.
MACH Fuarı hakkında
100 yıl önce İngiltere Üretim Teknolojileri Derneği (MTA) tarafından kurulan MACH Fuarı, İngiltere merkezli bir fuardır. Fuar, mühendislik
tabanlı üretim ile ilgilenen bir ticaret derneği olan MTA tarafından imalat sanayisindeki gelişmeleri ziyaretçilerle buluşturmak
amacıyla oluşturulmuş olağanüstü bir vitrindir. İki yılda bir düzenlenen fuar, üretim teknolojileri sektörlerindeki tüm yenilikleri ve en
son gelişmeleri tek bir çatı altında bir araya getirmektedir. 11-15 Nisan 2016’da Birmingham’da gerçekleşecek olan MACH Fuarı, her
sektörden her ölçekteki üreticiler için tedarik zinciri ihtiyaçlarına uygun gelecek vizyonu oluşturmakta, anahtar müşteriler ile potansiyel
iş bağlantısı kurmak için katılımcılara ve ziyaretçilere fikir vermektedir. 2014 yılındaki fuarda, 6.500 tonun üzerinde çalışmakta olan
makine sergilenmiş ve İngiltere imalat sektörlerinden 23.352 nitelikli ziyaretçi, fuarı ziyaret etmiştir. MACH 2014’te, 600’ün üzerinde
katılımcı firma 177 Milyon Pound’luk iş bağlantısı gerçekleştirmiştir. 2016 yılında eklenen yeni salonlar, sergilenecek yeni inovatif
teknolojiler ve hareketli bir seminer programı ile fuarın daha efektif olması hedeflenmektedir.
Ziyaretçiler MACH 2016’da hangi teknolojileri görecek?
MACH, İngiltere’nin en büyük ve en yerleşik imalat teknolojileri vitrini olup sektör tarafından sektör için düzenlenir.
11–15 Nisan tarihleri arasında 600’ü aşkın katılımcı İngiltere’nin Birmingham şehrinde NEC’e akın edecek. Fuarın
ziyaretçileri İngiliz otomotiv, hava-uzay, petrol ve gaz, elektrik üretim, medikal, otospor, ray ve uzay tedarik zincirlerinin
geniş bir kesitini teşhirde görmeyi bekleyebilirler. MACH, canlı işleyen makineleri vitrine çıkarması ve aralarında
frezeleme, tornalama, metroloji, eklemeli imalat (Additive Manufacturing) ve takımlandırma bulunan bir dizi teknolojiyi
kapsayan; sektörün en iyi imalatçılarını bir araya getirmesi bakımından İngiltere’ye özgüdür.
İngiltere’nin imalat teknolojileri için neler belirleyicidir?
MACH, mühendislikteki en son ilerlemelerin öncüsü olmaya yönelik 100 yılı aşkın bir mirasa ve itibara sahiptir. MACH,
İngiltere imalat sektörünün performansının değerlendirilmesi için müthiş bir barometredir. Kapıların açılmasına üç ay
kala, bu fuardaki katılımcı yerlerinin tamamının satışı bitmiştir. Bu dönüm noktasına ulaşılması sektörün performansına
güvenin İngiltere’de yüksek olduğunu gösteriyor. En son 2014 yılında yapılan fuarda 177 milyon sterlinden fazla iş
isnat edilmişti ve 2016 daha büyük ve daha iyi olma umudu taşıyor. MACH, en son teknolojik gelişmeleri eylem halinde
görmek ve iş yapmak için en iyi platformdur.
Türk Şirketleri niçin MACH Fuarı’na katılmalı?
MACH 2016, yalnızca teknolojiyi sergilenirken görmek için müthiş bir yer değil, aynı zamanda yeni işler ve kişisel
ağlar yaratmak için mükemmel bir fırsat. Akademi dünyası ile sektörden önde gelen konuşmacıları içeren, 21. Yüzyıl
üretiminin teorik ve uygulamalı yönlerini birleştiren enerjik bir seminer programı var.
46 Ocak - Şubat / 2016
FUAR
www.ttmagazin.com
Düsseldorf, 23 – 27 Şubat
İŞİNİZE GÜÇ KATIN
MTA - Ceo / James Selka
Seminer sunumlarının sona ermesini takiben, işadamlarıyla
kişisel ağ oluşturmak için bol bol fırsat yakalayabilirsiniz.
Ayrıca akşamları seminer salonlarında ev sahipliğini Airbus,
Savunma Bakanlığı, Messier-Dowty ve Siemens Power
Generation’ın yaptığı network seansları gerçekleşecek.
İşletmeleri bir araya getirmek için buradayız ve bu bağlantıları
oluşturmak suretiyle İstanbul’daki MAKTEK Avrasya 2016
Fuarı’nda güçlü bir İngiliz grubu ile karşılık vermeyi ümit
ediyoruz.
MADEN ARAYICILARI
etkili metal işleme üretiminde yeni biçimler ve yollar
konusunda güçlü sezgilere sahiplerdir. METAV 2016, sektörü
heyecanlandıracak yeniliklerin habercisidir. Tam hareket
halinde olan birçok makinenin teknolojisinin ve yöntemin
kokusu şimdiden alınabilir. En iyi ticaret için iyi bir
ortam! Smells like METAV ...
Sahne senin!
Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?
Fuarımızda Türkiye’den ziyaretçiler görmeyi ve onları İngiliz
imalat sektörü ile tanıştırmayı çok isteriz. İstanbul Atatürk
Havalimanı’ndan düzenli uçuşlar yapılan Birmingham
Uluslararası Havalimanı’na yakın olan NEC’in mükemmel
konumundan faydalanın. Fuara, dünyanın her yerinden
uluslararası ziyaretçiler gelecek. Hatta Çin ve Rusya’dan
gelecek heyetler, katılacaklarını teyit ettiler bile… Havalimanı
çevresinde çok sayıda otel var. Fuar, Birmingham Uluslararası
Havalimanı’nın geliş kapısından yürüyerek ve monoray ile
yalnızca 15 dakika uzaklıkta...
Ayrıca, aynı mevkide İngiltere’nin hem kuzeyi hem de
güneyi ile düzenli bağlantıları olan Birmingham Uluslararası
Demiryolu İstasyonu var. Londra’nın merkezine 1 saat on
dakika içinde ulaşılabilir ve İngiltere’nin ikinci en büyük
şehri Birmingham’ın merkezi yalnızca on dakika uzaklıkta.
MACH 2016, iş yapılacak bir yer… İngiliz imalat sektörünün
gücünü ve Türkiye-İngiltere gibi iki ülkenin nasıl birlikte
çalışabileceğini görmek için Nisan ayında gelin ve bize katılın.
AL İŞLE M E
MET
KAL
KALİTE
BÖLGESİ
BÖLGES
MED
MEDİKAL
BÖLGE
DÖKÜM
BÖLGESİ
KATKI MADDESİ ÜRETİMİ
BÖLGESİ
19. Uluslararası
metal işleme teknolojileri fuarı
YURTDIŞI TEMSI˙LCI˙LI˙ǦI˙:
Tezulaş Fuar
Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Sti.
Tel: +90 216 3856633
Faks: +90 216 385-7400
[email protected]
DÜZENLEYEN:
VDW – Verein Deutscher
Werkzeugmaschinenfabriken e. V.
Tel: +49 69 756081-0
Faks: +49 69 756081-74
[email protected]
www.metav.de
Ocak - Şubat / 2016 47
Fuar sahibi
Ideeller Träger
Ocak
Şubat
/ 2016
Destek-veren
organizasyon
55
SEKTÖRDEN
www.ttmagazin.com
DMG Mori, yeni prömiyerlerini tanıttı
DMG Mori, endüstri ilgililerini İstanbul’da EMO tamamlayıcı etkinliklerinde ağırladı.
DMG Mori tarafından, 2-5 Aralık tarihleri arasında, bu yıl gerçekleştirilen EMO’da öne çıkan bir adet dünya prömiyeri ve
CELOS® ile birlikte 10 adet ileri teknoloji ürünü tezgahı canlı demolar ile tanıtıldı. DMG Mori Open House katılımcıları DMG
Mori LifeCycle Services hizmetleri ve dünyanın en büyük online makine kapasitesi takası platformu olan MATOOL.com hakkında daha fazla bilgilenme şansını yakaladı. Open House ile birçok ileri teknoloji ürünü makine, ziyaretçilere tanıtıldı. EMO
dünya prömiyerleri ve EMO’nun dikkat çekici diğer aktiviteleri bu open house ile görücüye çıktı.
UNITEC,
open house ile yeni ürünlerini tanıttı
Unitec Makine, İstanbul merkez ofisinde 1-5 Aralık tarihleri arasında Open House etkinliği gerçekleştirildi.
Etkinlik süresince Amerikan&İngiliz menşeili Hardinge & Bridgeport marka GS250
L model torna ve dik işleme grubu tezgahlarından Conquest V480 APC ve Conquest
V1000’in yanı sıra, Japon menşeili Precision Tsugami marka Çift ayna-Tek taret C-Y
eksenli torna, ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.
Open House etkinliğinde sektörün öncülerinden; Blum Novotest, Esprit, Haimer,
İscar, Nikken, Sandvik, Siemens NX, Tungaloy ve Kayra Makine (Kayra Tools) Unitec
Makine’ye teknoloji partneri olarak destek verdi.
Özellikle İzmir, Ankara ve Konya gibi ülkemizin talaşlı imalat konusunda önemli
merkezlerinden olan şehirlerinden gruplar halinde katılımlar sağlandı, etkinliğe ilgi
hafta sonu oldukça yoğundu. Etkinlik süresince her gün çekilişle bir kişiye, 10 günlük
eğitim kazanma şansı verildi. Otomotiv ve Kalıp Sanayine yönelik çeşitli iş parçaları
kesimi yapılıp, tezgah performansları gözler önüne serildi. Kalıp, otomotiv, medikal,
hidrolik, havacılık, makine, fason ve yedek parça üretimi gibi farklı sektörlerden
birçok ziyaretçinin dahil olduğu etkinlikte, makineler ve organizasyonla ilgili olumlu
değerlendirmeler yapıldı.Unitec Makine Satış Müdürü Gürkan Gökbay’ın çeşitli
üniversitelerden gelen öğrencilerle yaptığı kısa seminer oldukça verimli geçti.
Seminerin sonunda ağırlıklı olarak makine mühendisliği ve mekatronik mühendisliği
öğrenimi gören öğrenciler, sektörle ilgili merak ettikleri konularda aydınlatıldılar.
Sanayicilerin, üreticilerin, tedarikçilerin teknik sorumluların ve öğrencilerin bir araya geldiği open house etkinliği beş gün boyunca
devam etti. CNC Takım Tezgahları sektöründe yaptığı tüm organizasyonlar ve örnek çalışmalarla adından söz ettiren Unitec Makine
yetkilileri, etkinliğin geri kazanımlarının; beklentilerinin çok üzerinde olduğunu ifade etti.
48 Ocak - Şubat / 2016
SEKTÖRDEN
www.ttmagazin.com
HAIMER’den sıra dışı bir uygulama:
Demo minibüs
HAIMER, 5 adet demo minibüs ile müşterilerine sunduğu hizmetlere yenisini ekledi. Haimer, bu hizmetle
müşterilerin özel ihtiyaçlarına ve uygulamalarına uygun amaçlı tavsiye ve tanıtım sunuyor.
HAIMER, en son teknoloji shrink ve balans makinası ile donatılmış minibüs ile HAIMER
shrinkleme ve balanslama teknolojisinin her bir üretici ve gelişmiş üretim tesisine
uygun olduğunu kanıtlamak için yollara düşüyor. Balanslama teknolojisi alanında
uzman HAIMER Uygulama mühendislerince gerçekleştirilen ziyaretler ile firmanın
modern makine teknolojilerinin kullanımı ile ortaya çıkan potansiyel yararlarının
gösterilmesi amaçlanıyor. HAIMER, Demo minibüs ile firmaların takımlarına yerinde ve
ücretsiz olarak balans testi uygulama ve balanslama derecelerini kontrol etme fırsatını
sunuyor. Balanslama makinaları esnek bir tasarıma sahip olduğu için, ayrıca rotorların
(pervaneler, vantilatörler, vs.), taşlama adaptörlerin ve her çeşit takımların da balansını
alabilir. Bunun için yapılması gereken tek şey, firma yetkililerine danışmak… Firma, 1
Eylül -13 Aralık 2015 tarihleri arasında demo minibüs ile İstanbul, İzmit, Düzce, Ankara,
Samsun, Konya, Adana, Mersin, Antalya, Burdur, Isparta, İzmir, Eskişehir ve Bursa
şehirlerinde toplam 184 farklı firmayı ziyaret etti. HAIMER’in bir sonraki turnesinin
Mayıs ve Ekim ayları arasında gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Ocak - Şubat / 2016 49
SEKTÖRDEN
www.ttmagazin.com
Hidrolik parça bağlama sistemleri
HİDKOM’da
Hidrolik parça bağlama sistemlerinin önemi her geçen yıl artarak, seri talaşlı imalat proseslerinin olmazsa olmazı haline geliyor.
Otomotiv sektörünün Türkiye pazarında artan parça adetleri ile birlikte, ana sanayi firmalarının taleplerini karşılamak için
Ölçüm Sistemleri Analiziz (MSA), tekrarlanabilirlik, İstatistiksel Proses Kontrol (SPC) gibi proses ihtiyaçları; ancak hidrolik
parça sıkma ve bağla sistemleri ile mümkün olmaktadır. Hidrolik parça sıkma sistemleri ayrıca işlemedeki hata oranlarını
minimize eder. Gerekli ekipmanlar ile titreşimleri minimum seviyeye indirerek, takım ömürlerinde önemli iyileştirme
sağlar. Hidrolik sıkma sistemleri ile daha yüksek sıkma kuvvetlerine ulaşılabilir. Parça değiştirme, sıkma ve işleme
sürelerini azaltarak tezgah kapasitesinin artmasını sağlar. Bakımı ve temizliği kolaydır. Optimize edilmiş tasarım sonucu,
proje başından sonuna kadar sorunsuz bir imalat planlaması ve üretim sistemi tasarlanmaktadır.
Otomotiv, havacılık, plastik kalıpçılığı ve enjeksiyon makinaları, beyaz eşya, sac kalıpçılığı, savunma, medikal vs. sektörlerde
öncü rol oynayan hidrolik parça sıkma sistemleri; Türkiye’de yoğun olarak kullanılmaktadır. Seri talaşlı imalat prosesleri,
Entegre Yönetim Sistemi (QDC), Ayar Süresi Azaltımı (SMED), hidrolik, mekanik parça ve kalıp bağlama sistemleri, manyetik
plakalar ve tam otomasyon montaj hatlarında uygulanabilen geniş ürün gamına sahip olan; dünyanın en önemli ve etkin
Alman firması ROEMHELD-HİLMA-STARK grubunun Türkiye’deki mühendislik hizmetini, Hidkom Mühendislik müşterilerine
sunmaktadır. Hidrolik parça sıkma ve zero point sistemleri hakkında Hidkom Mühendislik firmasından teknik destek
alabilir ve sistemler hakkında tüm gerekli dokümanlara ulaşabilirsiniz.
KalDer’den TEZMAKSAN’a 3 yıldız
24. Kalite Kongresi, 2015 Türkiye Mükemmellik Ödülleri töreninde Tezmaksan Makina “Mükemmellikte 3 Yıldız Yetkinlik Belgesi”ni aldı.
50 Ocak - Şubat / 2016
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD)
ile Türkiye Kalite Derneği (KalDer) tarafından, 17-18
Kasım’da İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen
KalDer 24. Kalite Kongresi, 2015 Türkiye Mükemmellik
Ödülleri sahiplerini buldu.
EFQM (European Foundation for Quality Management)
ödül konseptinin 2. basamağı olan “Mükemmellikte
3 Yıldız Yetkinlik” belgesini almaya hak kazanan
Tezmaksan makina, 2005 yılından itibaren başlamış
olan kurumsallaşma, müşteri memnuniyeti, kaliteli
ürünler, kaliteli hizmet ve devamlı gelişim konusunda
kararlılığını devam ettiren çalışmalarını bu ödül ile
tescillemiş oldu.Ödülü Tezmaksan Makina adına,
Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Aydoğdu aldı.
Toplam 27 firmanın da “Mükemmellilikte Kararlılık ve
Mükemmellilikte Yetkinlik Belgesi” aldığı ödül töreni,
toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
SEKTÖRDEN
www.ttmagazin.com
Mitsubishi Electric’in yeni serisi
2016’da Türkiye’de
Elektrik, elektronik ve otomasyon alanında dünya devi olan ve üç yıldır Türkiye pazarında kendi yapılanmasıyla
faaliyet gösteren Mitsubishi Electric, İstanbul’da Titanic Business Otel’de, 2016 yılında WIN Otomasyon
Fuarı’nda sergilenmesinin ardından Türkiye’de satışa sunulacak M80 ve M800 serisi CNC kontrol ünitelerinin
Türkiye lansmanını gerçekleştirdi.
Bir önceki seri ile müthiş bir uyum içinde…
M80 ve M800 serisi CNC kontrol üniteleri, bir önceki seri
olan M70 ve M700 serisi ile müthiş bir uyum içerisinde
olduğundan bu yeni seriye geçiş yapacak müşteriler
için herhangi bir uyumlaştırma çalışması ya da ekstra
eğitim gerekmiyor. Yüksek işlem kapasitesine sahip yeni
seri, servo motor sürücüleri ile optik kablo üzerinden
haberleşiyor. Yüksek çözünürlüklü ekran 8.4 inch, 10.4
inch, 15 inch ve 19 inch seçenekleriyle geliyor. 10.4 inch
ekran ve üzeri için standart olan dokunmatik özellik
istendiğinde iptal edilebiliyor. Yeni dokunmatik ekran cep
telefonlarında ve tabletlerde olduğu gibi kapasitif ekran
kullanıyor ve sezgisel kullanım deneyimi sunuyor. 19
inch ekran 2 parçalı olarak kullanılabiliyor. Üst yarımda
CNC ekranı görüntüleniyorken, alt kısımda sanal klavye,
operatör paneli, doküman görüntüleyici veya memo pad
açılabiliyor.
Daha hassas, hızlı ve verimli operasyon imkanı
Yeni seri, 4. jenerasyon SSS (Super Smooth Surface)
kontrol ile daha hassas, daha hızlı ve daha verimli
operasyon imkanı sunuyor. 3D program kontrolü ile
operasyon öncesi parça çizimlerine bakılabiliyor,
parçaların kesit görüntüleri alınabiliyor. Diğer taraftan
grafiksel kılavuz yardımları ile çok daha kolay
programlamaya imkan tanıyor. Oluşturulan makine
programları USB’nin yanı sıra artık SD kartlarda da
52 Ocak - Şubat / 2016
saklanabiliyor. Sade görüntüleme özelliği sayesinde,
normal görünüm ekranından sade görünüm ekranına
geçiş yapılarak uzaktan gözlemleme şansı elde
edilebiliyor. Yeni eklenen bir başka özellikle birlikte oluşan
alarm tüm ekranı kaplayacak şekilde görüntülenebiliyor,
böylece makine operatörü uzakta olduğu durumlarda
da oluşan alarmı görebiliyor. Kullanıcı yetki seviyesi
belirleme özelliğiyle, operatörlere üretimdeki rollerine
göre ayrı ayrı erişim izni tanımlanarak insan kaynaklı
hatalar minimize edilebiliyor. Ayrıca yeni seri, üretim
yönetimleri sistemleri (MES) ile tam uyumlu şekilde
çalışabiliyor.
“CNC ürünlerimiz ile dünyada standartları belirliyoruz”
Lansmanın açılış konuşmasını gerçekleştiren Mitsubishi
Electric Türkiye Başkanı Masahiro Fujisawa, Mitsubishi
Electric’in dünyanın önde gelen makine üreticilerine CNC
ürünleri ve çözümleri sağladığını ve yüksek teknolojiye
sahip CNC ürünleri ile başta otomotiv ve metal işleme
sektörü olmak üzere bütün dünyada birçok sektörde
standartları belirlediğini söyledi. Fujisawa, Mitsubishi
Electric’in hizmet verdiği tüm sektörlerde pazarın ve
kullanıcıların gerçek ihtiyaçlarını analiz edip anlayarak
kazandığı deneyimle sektörüne ileri teknoloji çözümler
sunan bir marka olduğunu vurguladı.
SEKTÖRDEN
www.ttmagazin.com
Ekolazer artık Türkiye’de…
Makine sektöründeki gücünü yeni iş bağlantıları ile artıran Alseko Group, üretimi yaklaşık dört yıldır Avrupa’da
gerçekleştirilen fiber lazer kesim makinelerini ‘Ekolazer’ markası ile ilk kez Türkiye’ye getirdi.
Alseko Genel Direktör: Halil Koç
Alseko Satış Direktörü : Ahmet Koç
Gerçekleştirdikleri distribütörlük anlaşmaları ile sektöre
yenilikler kazandırdıklarını söyleyen Alseko Group Genel
Direktörü Halil Koç, hâlihazırda Avrupa’da dört yıldır üretimi
gerçekleştirilen fiber lazer kesim makinesini, kendilerine ait
olan Ekolazer markasıyla Türkiye’ye getirdiklerini belirtti. Koç,
“Avrupa menşeli bu ürün grubunun Türkiye’deki satışlarını, grup
olarak Ekolazer markası ile yapıyoruz. Ekolazer markasının
lansmanını Kalıp Avrasya 2015 fuarında yaptıklarını belirten
Halil Koç, fuarda makinaya yoğun ilgi olduğunu da belirtti.
Ayrıca Halil Koç, fuar boyunca sürekli çalışan makinanın
hem canlı performansının sergilendiğini hem de kullanım
kolaylığının gösterildiğini belirtti. Halil Koç’un paylaştığı bilgiye
göre; Enerjiko, Enerjiko Mini ve Enerjiko Mega olmak üzere 3
ayrı modelde pazara sunulan fiber lazer kesim makinelerini
muadillerinden ayıran en önemli avantajı, küçük boyutlarda
olup, az yer kaplaması… 1000x2000, 1250x2500, 1500x3000
mm ebatlarındaki fiber lazer kesim makineler yaklaşık 25 ila
30 metrekarelik alanda dahi devreye alınarak KOBİ düzeyindeki
firmaların ihtiyacını karşılıyor. Ekolazer makinelerin imalatında
kullanılan tüm ürünler dünya standartlarında ürünlerdir ve bu
teknoloji tamamen Avrupa menşeli bir makinedir.
Ocak - Şubat / 2016 53
TEKNİK YAZI
www.ttmagazin.com
Sektörel Strateji Belirlenmesi
ve Elmas Modeli
Ekonomik iniş-çıkışlara rağmen sektörümüzde yol almak ve rekabetin çetin olarak yaşandığı günümüzde ayakta
durabilmek için sürekli “Stratejiler” türetme zorunluluğu hissediyoruz.
TÜBİTAK-TÜSSİDE’de Başuzman Araştırmacı Barış Çarıkcı ve Araştırmacı Burcu Deniz Tülek; “Sektörel Strateji
Belirleme ve Porter’ın Elmas Modeli” konusunda yol gösterici bir yazı hazırladılar.
Barış Çarıkcı ( TÜBİTAK-TÜSSİDE/Başuzman)
Burcu Deniz Tülek (Araştırmacı)
Giriş
Son yıllarda mikro (işletme) ve makro (ülke) bakış
açısı arasında yer alan sektörel düzeyde araştırmalar
konusunda bir artış gözlemlenmektedir. Sektörel
düzeyde rekabet gücü kavramını araştırmak, uluslararası
pazarlarda belli bir sektörün arkasındaki ulusal
dinamikleri ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu tek
tek firmaların kaynak ve yetkinliklerinin veya rekabet
stratejilerinin incelenerek ortaya çıkarılabilecek rekabet
gücünden farklıdır. Sektörel rekabet gücü araştırmasında
ana sorun, rekabet gücünün, sektörü oluşturan bir grup
firma için araştırılmasıdır. Bu da uluslararası pazarlarda
üstün performans gösteren söz konusu grup firmanın
ortak paydası olan “aynı ulusal koşulların incelenmesini”
gerektirmektedir. Bu bağlamda ortaya konan sektörel
araştırmalar için en fazla Porter’ın geliştirdiği ve “elmas
modeli” adını verdiği açıklama çerçevesi kullanılmaktadır.
temel ve alt değişkenler hep birlikte bir firmanın veya
ülkenin rekabet avantajını belirlemektedirler. Dolayısıyla
modelde hem içsel hem de dışsal etkileşim bağlantısı
bulunmaktadır.
Elmas Modeli ve Sektörel Rekabet Gücü
Rekabet gücü; Firma Düzeyinde Rekabet Gücü, Endüstriyel
Düzeyde Rekabet Gücü, Ulusal/Uluslararası Düzeyde
Rekabet Gücü olarak sınıflandırılmakta ve Elmas Modeli
Ulusal/Uluslararası Düzeyde Rekabet Gücü analiz aracı
olarak kullanılmaktadır. Ulusların rekabet üstünlüğüne
ilişkin Elmas Modeli’nin en önemli yanı, işletmelerin
uluslararası başarı elde edebilmesi noktasında gereken
şartları ele alırken onları kapsamlı bir açıdan inceliyor
olmasıdır. Böylelikle de firma ve sektör düzeyindeki
uluslararası rekabet gücünün belirleyicileri ve ölçülmesi
gibi konular daha eksiksiz ve daha gerçekçi bir çerçeve
içerisinde gerçekleştirilebilmektedir.
Elmas modelinde bir faktörün diğer üç faktör tarafından
nasıl etkilendiği açıklanarak, ülkelerin ve sektörlerin
rekabetçilik pozisyonları belirlenmeye çalışılmıştır.
Porter’ın Elmas Modeli’nde sistem, olumlu ve
olumsuz etkiler karşısında bir bütün olarak sürekli
hareket halindedir. Rekabet üstünlüğünü sağlamak
sistemin yenilenmesine ve yeniliklerin ne derece hızlı
gerçekleştiğine bağlıdır. Bir faktörden kaynaklanan
herhangi bir olayın fayda sağlayabilmesi diğer faktörlerin
durumuna da bağlıdır. Bütün sistem içindeki karşılıklı
etkileşimin kalitesi ve yoğunluğu geniş ve yaygın bir
etkileşimin oluşmasına neden olurken tek bir unsur,
genelde yetersiz kalmakta; yeni bilgi ve yetenekli
oyuncuların sürekli devreye girdiği dinamik ve rekabetçi
bir ortamın varlığı küresel rekabet üstünlüğüne neden
olmaktadır. Her faktör ve alt faktörleri değerlendirildiği
ve birbirleriyle etkileşimleri modelde göz önünde
bulundurulduğu için Porter’ın Elmas Modeli yaklaşımı
önemli bölgesel kalkınma araçlarından biri olan
kümelenmeye de destek bir araçtır. Elmas modeli ile
yapılan rekabetçilik analizi ile sektörün kümelenmeye
uygunluğu da değerlendirilebilmektedir.
Porter, bu sistemi değerlendirirken dört temel unsurdan
bahsetmekte ve bu dört temel unsurun birbirini
güçlendirdiklerini savunarak sistemi bir elmasa
benzetmektedir. Elmasın köşelerini oluşturan bu temel
unsurlar “faktör koşulları”, “talep koşulları”, “firma
stratejisi”, “yapı ve rekabet” ile ilgili ve destekleyici
sektörlerdir. Hükümet ile şans, dışsal etkenler olarak
modelde yer alan, diğer dört faktör üzerinde etkileri
bulunan unsurlardır. Elmas modelinde yer alan bu
54 Ocak - Şubat / 2016
Şekil 1: Porter’ın Elmas Modeli
TEKNİK YAZI
www.ttmagazin.com
Porter, bir ülkenin belirli endüstrilerde başarılı ve
diğerlerinde başarısız olmasının nedenlerini geliştirdiği
elmas modeli ile açıklamaktadır. Porter’a göre ülkeler
ulusal elmasın en verimli olduğu endüstri ve endüstriyel
bölümlerde başarıya ulaşmaktadır. Başarı izole olmuş,
dış entegrasyonu başaramamış endüstrilerde değil,
işletme kümelerinde elde edilmektedir. İşletme kümeleri
ise, işletme ve çeşitli kamu ve özel sektör enstitülerinin
tedarikçi ve diğer bağlantıları ile birlikte faaliyet
gösterdikleri endüstriyel bölgelerdir. Bu kümelerin
geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması ülke ve endüstrilerde
rekabetçi üstünlükler elde edilme hızını artıracaktır.
Sektörel Strateji
Sektörel gelişim stratejisi tanımlanmasında en çok
kullanılan modellerden biri Porter’ın Elmas Modeli’dir.
Elmas Modeli ile sektör kapsamlı şekilde analiz edilip,
sektör için stratejiler ortaya çıkarılabilir. Rekabetçilik
analizinden çıkan bulgulara bakılarak sektör için gerekli
müdahale alanları ve bu müdahale alanları içinde sektörün
ihtiyaçlarının neler olduğu tanımlanır. Yukarından aşağıya
akan bir süreçle sektörü daha iyi bir noktaya gelmesi için
gerekli olan eylemler ve faaliyetlerde belirlenir.
Şekil 3. TÜBİTAK - TÜSSİDE Sektörel Strateji Oluşturma
Düzlemi
Not:
Küme, belirli bir faaliyet alanında uzmanlaşmış bir grup
firmanın, değer zincirinde yer alan diğer firmalar ve
kurumlarla birlikte oluşturduğu coğrafi yoğunlaşmadır. Bir
coğrafi bölgede aynı sektörden pek çok firmanın olması
“Yığın” olarak tanımlanırken, eğer “Yığın” içinde aktörler
arasında bilinçli bir işbirliği varsa bir kümeden söz edilebilir.
Sektörler İçin Rekabetçilik Analizi Başlıkları
Sektörler İçin Rekabetçilik Analizi Başlıkları
Porter, sadece bir ya da iki belirleyiciye dayalı bir elmas
sistemi ile rekabet avantajının sürdürülemeyeceğini
vurgulamaktadır. Özellikle bilgi yoğun endüstrilerde
elmas modelindeki belirleyicilerin tümünün
etkileşimlerinin rekabet avantajı yaratmada zorunlu
olduğunu, buna karşın her endüstri için her bir boyutta
avantajlı olmanın ön koşul olmadığını; ancak çeşitli
belirleyicilerde üstün olmanın yarar sağladığını öne
sürmektedir. Bu dört belirleyicinin her birinin ulusal
rekabet avantajının sağlanmasında çok önemli kriterler
olduğunu belirtmekle birlikte, firmalar üzerindeki yatırım
ve yenilik yapma baskısının en önemli güdüleyici faktör
olduğunu savunmaktadır.
Ocak - Şubat / 2016 55
TEKNİK YAZI
www.ttmagazin.com
Sektörümüzde Katma Değerli Üretimin
yol haritası
Üretimin stratejik sektörü olarak adlandırılan, Takım Tezgahları ve aksamları sektörünü birinci dereceden temsil
eden bir sivil toplum kuruluşu olarak sürekli gündeme getirdiğimiz konular arasında küresel pazarda Türkiye
Takım Tezgahlarının rekabette fark yaratmasını sağlayacak olan Katma Değerli Üretim yer almaktadır. Konuyu
anlaşılabilir kılmak ve önemini ifade etmek adına TİAD Yönetim Kurulu Eski Başkanı ve Ses3000 Genel Müdürü
Dr. Müh. Erdal Gamsız, “Katma Değerli Üretimin Yol Haritası”nı kaleme aldı.
Ses3000 Genel Müdürü: Dr. Müh. Erdal Gamsız
Katma Değerli Üretim nedir?
Bir şirketin herhangi bir ürünü üretme sürecinde, dışardan
tedarik ettiği girdi olan hammaddenin üzerine kendi
bünyesinde ekleyerek oluşturduğu değer, katma değerdir.
Bir bakıma yapılan cirodan, dışarıdan sağlanan girdilerin
çıkarılması ile elde edilen kısımdır. Başka bir deyişle,
şirketin çalışanlarına ödediği tüm ücretler ile şirket kârının
toplamı katma değere eşittir.
Bir örnek verecek olursak; CNC Takım Tezgahı üreten bir
fabrikanın giderlerini; işçilik ve işçilik dışı girdilerinin ise
sadece hammadde (Döküm, Demir, Sac Aksamları, Kontrol
Sistemi, Vida milleri, Rulmanlar, Elektrik elemanları, vs…) ve
enerji olduğunu varsayalım. Birim; katma değer ürünü olan
CNC Tezgahın fiyatı ile gerekli hammadde ve CNC Tezgahı
üretmek için harcanan enerji maliyetinin toplamı arasındaki
farktır. Yani işçilik ücretleri ve bürüt kârın toplamıdır.
Katma Değer nasıl artırılır?
Daha yüksek kâr oranları ya da daha yüksek işçilik katkısı
ile Katma Değeri artırmak mümkündür. Kârın artması,
fiyatın yükselmesi (maliyet sabit kalması veya fiyata
göre daha az artması) ya da sabit fiyat altında işçilik dışı
giderlerin veya maliyetlerin düşürülmesi ile mümkündür.
Kayıpları ve kayıp oranlarını azaltmak şarttır. Bu sebeple
ileri teknoloji kullanarak teknolojik ürünler üretmek gerekir.
Üretim teknolojilerini geliştirerek; kayıp oranını yüzde
10’dan yüzde 5’e düşürebilirsek, aynı ciroda daha düşük
girdi kullanılacak ve şirketin oluşturduğu Katma Değer
daha yüksek olacaktır.
Katma Değeri yükseltmek için başka bir yol da fiyatı
yükseltmek olabilir. Diyelim ki şirketimiz ürününü yeniden
‘pozisyonlandırdı’ ve müşterilerini daha iyi tasarımlar
yaparak ürettiği CNC Tezgaha daha fazla fiyat ödemeye
ikna etti. Bu durumda şirketin Katma Değeri yine artmış
olacaktır.
Katma Değer, Markalaşma ve Teknolojik Gelişme
Yukarıdaki örneklerden de anlaşılacağı gibi, Katma Değeri
yükseltmenin iki ana yolu olduğu görülmektedir. Katma
değer, üretime yönelik gelişmiş ve yeni teknolojiler
kullanarak, üretilen ürün üzerinde teknolojik gelişmeler
56 Ocak - Şubat / 2016
kat edip maliyetleri düşürerek artırılabilir. Buna ilaveten, eş
zamanlı olarak; markalaşarak fiyatları yükseltme yoluyla
da Katma Değeri yükseltmek mümkündür. Mesela; CNC
Tezgah üretiminde çok fonksiyonlu işleme özelliklerine
sahip çoklu eksen (5 Eksen) CNC Tezgah üretmek gibi
veya klasik kızak sistemleri (Sürtünmeli kutu kızak veya
Lineer-Rulmanlı Kızak Sistemleri) yerine Linear motorlu
yani doğrusal manyetik motorlar kullanarak CNC Tezgahı
üretmek, çevre dostu ürünler üretmek gibi…
Katma değerli ürün üretmenin ve üretim yapmanın temeli ve
başlangıcı “Tasarım”dır.
Önce tasarım… Ürün üretmeden önce çok iyi tasarım
yapmak şart... İyi tasarım iyi ürün ve iyi katma değer
demektir.
Tasarım Araçlarının Sağladığı Verimlilik Sonuçları ve Tasarım
Onaylamanın (Analiz) Amaçları/Faydaları
• Tasarım sürecinize yardımcı olmak
• Teknik kararlarınıza yardımcı olmak
Yukarıdaki şekilde; Değişikliğin/Revizyonların Maliyetlere
Etkisi görülmektedir. Değişiklikler/Revizyonları, analiz
yazılımları sayesinde henüz tasarım aşamasında
yaparsanız maliyetler çok az olacaktır.
TEKNİK YAZI
www.ttmagazin.com
Bunun yanı sıra istediğiniz revizyonları daha kolay ve
hızlı şekilde yapabilirsiniz. Aksi halde, üretime doğru
ilerledikçe maliyet ciddi şekilde artar ve buna bağlı
olarak değişiklik yapmak zorlaşır. Bu durumun yarattığı
en uç nokta da ürünün pazara sunulması aşamasında
revizyonun ciddi kayıp yaratmasıdır.
Revizyonları tasarım aşamasında yapmanın faydaları:
•
•
•
•
•
•
•
Enerji/kaynak kullanımını azaltır
Geliştirme maliyetlerini azaltır
Pazarlama zamanını azaltır
Kaliteli ürünler geliştirmenizi sağlar
Verimliliği geliştirir
Prototip kullanımını azaltır
İnovasyon/Yenilik yapmayı sağlar
En iyi tasarımın anlamı nedir?
• Farklı/rekabetçi
• Müşteri ihtiyaçlarına cevap verebilen
• Zamanında teslim edilebilen
• Daha az enerji/kaynak kullanan
Sonuçlar:
Tasarım Doğrulama Araçları kullanarak;
• İmalat hatalarını önceden görüp, engeller
• Maliyetli kalıp/parça revizyonlarından kurtulur
• Parça kalitesini artırır
• Kaynak ve enerji kayıplarınızı azaltır
• Verimliliğinizi artırır
• Ürününüzü pazara daha hızlı sunar
• Rekabet gücünüzü artırır
• İnovasyon/yenilik yapmayı sağlarsınız
• Katma Değeri yüksek ürünler üretmenizi sağlar
Katma Değeri artırmak adına önemli çözümler
5 Eksenli tezgahların yanı sıra, kâr marjını yükseltebilecek
CNC Tezgahlar da diğer bir çözüm yoludur. Özellikle daha
nadir ve az adetlerde üretilen; derin delik delme, CNC
Borwerk, çift kafalı kenar frezeleme veya nakliye-kurulum
maliyetleri yüksek, büyük ebatlı ve dolayısıyla yüksek
satış fiyatlarındaki makinalar da katma değeri yüksek
takım tezgah üretme yollarından bazılardır.
Ayrıca; verimli çalışma imkanı veren Esnek İmalat
Sistemleri (FMS) olan CNC Tezgahlar da satış fiyatları
yüksek tezgahları üretip satmak katma değeri artırmanın
yollarından biridir.
İhtiyaçlar
Türkiye’de Talaşlı İmalat Tezgahları üretilebilir. Ancak
bunun için rekabet edebileceğimiz doğru ürün grubu ve
segmentleri dikkate almak gerekir.
• Çoklu eksenli Takım Tezgahları üretimi yapılmalıdır
• Maliyetleri ve Katma Değeri yüksek olması nedeniyle,
• Az firmanın üretmesi nedeniyle rekabet avantajı vardır.
• 3 m ve üzeri işleme kapasiteli makinalar üretilmelidir
• Sadece nakliye yönünden bakıldığında bile yurt içi
makine satışlarında yaklaşık %10 oranında nakliye gideri
olmaktadır. Örneğin: 500 bin USD’lık bir makine satışında
50 bin USD şeklinde bir nakliye gideri oluşur.
• Büyük İşleme Kapasitesi olan makinaları üreten çok
az firma olması da ayrı bir avantajdır. (Üreticilerin 20 ’de 1’i
Büyük İşleme Kapasiteli makine üretmektedir.)
• Özel Amaçlı Takım Tezgahları üretimi yapılmalıdır
• Az sayıda yapılması nedeniyle maliyetleri yüksek olan
tezgahlar olabilir. (Örneğin: Derin Delik Delme Tezgahları vs…)
Ne yapmalı?
1. Bilimi kullanarak, bilimsel çalışmalarla işe girişmek
• Üniversitelerin gücünü kullanmak şarttır.
• Üniversite-Sanayici iş birliklerini geliştirmek,
akademisyenler ve sanayiciler arasındaki iletişimin ve
ilişkilerin geliştirilmesi elzemdir.
• Üniversitelerin proje üretmesi, üniversitelerin ve
öğrencilerin Takım Tezgahları üretimi konularında tez ve
projelere yoğunlaşması, uygulanabilirliği yüksek projelerin
gerçekleşmesi rekabette önemli bir etkendir.
• Teknik okullarımızdaki eğitim müfredatının günümüz
teknolojilerine ve piyasa koşullarına uyarlanması önemlidir
zira birçok eğitim kurumunda 30 yıl önceki teknoloji
üzerinden eğitim verilmektedir. Buna bağlı donanımlarının
da iyileştirilmesi gerekir.
• Nitelikli teknik personeli yetiştirmek olmazsa olmazdır.
2. Takım Tezgahları alanında Ar-Ge ve İnovasyon
çalışmalarını artırmak
• İnovasyon için gerekli olan araçları kullanmak (Tasarım
ve Simülasyon/Analiz yazılımları– CAE),
• Takım Tezgahları üretimi konularında Ar-Ge çalışmaları
yapmak,
• Teknolojik ilerleme sağlamak,
• Günümüzde makinaların sadece mekanik değil aynı
zamanda canlı olduğunu söylemek yanlış olmaz. “Yazılım”ın
günümüz makinalarının en değerli ve ayrılmaz parçası
olduğunun bilincinde olmak…
3. Markalaşmaya yönelik çalışmalar yapmak
4. Devlet teşviklerini uygun şekilde değerlendirmek
• Takım Tezgahları üretimi için teşvikleri değerlendirmek,
üretimin gelişmesine büyük katkılar sağlayacaktır.
• Teşvikler, KOBİ’ler tarafından da erişebilir olmalıdır.
Bugün itibari ile ülkemiz sanayisinin en önemli eksiği
“İnovasyon”dur. Bir an önce inovasyon konusuna önem
verip; işletmelerin bu konulara yoğunlaşarak gerekli
bütçeleri ayırıp inovatif ürünler üretmesi ve dolayısıyla
Katma Değeri yüksek ürünler üretip dünya pazarına
sunmaları, bu sayede kazançlarını artırıp global şirketler
arasına girmeleri gerekmektedir.
Ocak - Şubat / 2016 57
VİZYON
www.ttmagazin.com
Japon kalitesi sunan Türk üreticiliği:
Tungaloy Türkiye
İki köklü şirket olan Tokyo Elektrik Şirketi ve Shibaura Engineering Works Co. Ltd. Japonya’da ilk kez çok sert maden
alaşımlı malzemeyi geliştirdi. Bu malzeme, 1930 yılından itibaren Tungaloy olarak piyasaya satıldı. Tungaloy,
dünyada CBN üretimi olan bir firmadır. TT Magazin olarak Türk - Japon ortaklığıyla gerçekleşen takım üretimine
tanık olmak için Tungaloy Türkiye’nin misafiri olduk.
Tungaloy Türkiye Üretim Müdürü İrfan Bükey ve firmayı her
platformda temsil eden Avrupa Yakası Bölge Satış Müdürü
Taha Turgay Çerçiz ile üretim alanında yaptığımız küçük bir
turla başladı günümüz…
İrfan Bükey’e Tungaloy’u özetlemesini istediğimizde
“Japon kalitesi sunan Türk üreticiliği” olarak yanıtladı bizi.
Kısa ve öz. Zaten firma, adımınızı attığınız andan itibaren
karşınıza çıkan titiz ve sistemli manzarayla Japon disiplinini
gösteriyor. Bükey, “Piyasada takım üreten sayısız firma var”
dedi. Peki, neydi Tungaloy’u bu firmalardan farklı kılan?
İrfan Bükey “Geniş kapsamlı takım üreten tek firmayız
diyebiliriz” olarak yanıtladı bu soruyu. Zira Tungaloy,
Türkiye’de 5 yıldır var olan bir firma olsa bile, Genel Müdür
Adalet Keleş’in isim sahibi firması Gökhan Metal’den beri
bu üretimin temelini oluşturmuşlar. Ayrıca İrfan Bükey, “Bu
kadar geniş kapsamlı takım üreten ve teknolojik yatırım
yapan tek firmayız” diyerek üretimde kullanılan yüksek
teknolojiler hakkında malumat paylaştı.
İrfan Bükey, Tungaloy Türkiye kurulduğundan beri üretim
müdürlüğü yapmasına rağmen sektörde 15 yıllık tecrübe
sahibidir. Aslında İTÜ Jeofizik Mühendisliği mezunu…
58 Ocak - Şubat / 2016
Firmada, neredeyse üretimin her aşamasına tanık oluyor.
Bu sebeple üretimin aşamalarını bizzat kendisi bize aktardı.
Tungaloy Türkiye’de, makine ve aksam üretiminin yapıldığı
her fabrikada olduğu gibi bir “üretim planlaması” ile
başlıyor macera...
Sipariş
Siparişlerin alımı, üretimin en küçük yapı taşı aslında.
Müşterinin siparişleri alınıp, ortak bir sisteme giriliyor. Bu
sipariş listesi sistem üzerinden kontrol ediliyor.
Fizibilite
Sisteme giren siparişlerin sayısı, üretim biçimi incelenip
malzemeler belirleniyor. Süreç ve teslim tarihi göz önüne
alınıyor. Kısacası “İş rotası” çıkarılıyor.
Rota takibi
Kullandıkları bilgisayar destekli programlar ile iş rotasının
takibi yapılıyor. Üretim aşamasında atılan her adım,
operatörlerce online sisteme giriliyor ve sisteme girilen
bilgilerin takibi yapılıyor. Ürün, stoka girene kadar bu süreç
işliyor.
VİZYON
www.ttmagazin.com
İrfan Bükey
Tungaloy Türkiye Üretim Müdürü
İrfan Bükey, Tungaloy Türkiye’deki üretim sürecini
anlatırken ısıl işlem ve kaplama haricindeki tüm
süreçleri firma bünyesinde gerçekleştirdiklerini belirtti.
Çünkü bu işlemler farklı prosesleri gerektiriyor, bu
sebeple ısıl işlem ve kaplama firma dışında gerçekleşir.
Öncelikle siparişe göre üretim biçimi karar verilir ve
ham malzeme seçilir. Ardından malzemenin kesimi
gerçekleşir. Bu işleme “kesilim” denir. Kesilimi, ısıl işlem
süreci takip eder. Ardından sırasıyla tornalama, taşlama
ve frezeleme işlemleri gelir. Bir de tesfiye, yani çapak
temizleme operasyonu gerçekleştiriliyor.
Tungaloy Türkiye’de üretim sürecinde, her operasyon
arasında bir kalite kontrol işlemi gerçekleşiyor. Yani
kesilen parçaların kalite kontrolü, ısıl işlemden geçen
parçanın kalite kontrolü, tornalama-taşlama-frezeleme
süreçlerinin kalite kontrolü… Her operasyondan çıkan
üretim ayrı ayrı kalite kontrolden geçtikten sonra ürün,
kaplamaya gidiyor. Ürün, son bir kalite kontrolden sonra
lazer markalama sürecinden geçip, stokta yerini alıyor.
Tüm bu süreçler ortalama 3-4 hafta sürüyor.
Tungaloy Türkiye’nin perakende satışları yok. Satış
süreci bayi grupları üzerinden sürüyor. Yani bayiler,
üretilen takımları alarak kendi müşterilerine satıyor.
Müşteriye özel takım üretimi
Ekibin yer aldığı oda, “Ar-Ge bölümü” olarak
adlandırılıyor. Ar-Ge bölümünde çalışanların tamamı
mühendis. Müşterinin ihtiyaçlarını anlamaya ve fizibilite
çıkarmaya yönelik çalışmalar ekipçe gerçekleştiriliyor.
Müşteriler, frezeleme ve tornalama gibi birkaç
operasyonu aynı anda yapabilen takımlar istiyor.
Mühendisler de müşterinin bu ihtiyacına yönelik
takımlar için tasarım gerçekleştiriyor ve üretim süreci
başlıyor. Müşteriye özel takımların sunduğu çeşitli
avantajları “tek takımda, tek seferde zaman ve maliyet
kaybının önüne geçilmesi” olarak sıralanıyor.
Özel Takım Ürün Yöneticisi İbrahim Şahin, Ar-Ge
bölümünde yer alan mühendislerin tamamının çizime
hakim olduğunun özellikle altını çizdi. Zamandan
kazanmak ve takım çalışmasını verimli şekilde
gerçekleştirmek için bu bölümün çalışanlarının
çokyönlülüğü baz alınıyor.
Tungaloy Türkiye ne üretiyor?
Üretim Müdürü İrfan Bükey’in ifade ettiğine göre iki
tür üretim biçimi var firmada. Bunlardan ilki standart
takımlar, diğeri “müşteriye özel” takımlar…
Standart takımların içerisinde ağırlıklı olarak frezeleme
takımları, torna takımları ve delik delme takımları yer
alır. Müşteriye özel takımlar ise, müşterinin üretim
şekline yönelik özel ihtiyaçlarını karşılayacak takımların
üretimini kapsar. Bunun için ellerinde ayrı bir ekip var. O
ekibin bulunduğu odada bir süre misafir olduk.
Ocak - Şubat / 2016 59
VİZYON
www.ttmagazin.com
Firmanın çıtası yükseldi
Tungaloy Türkiye’de, kurulduğu beş yıl öncesinden bugüne kadar neler değişmişti? İrfan Bükey: “Git gide çıtamız yükseldi,
iş potansiyelimiz ciddi şekilde arttı” diyerek yanıtladı. Tungaloy Türkiye’nin kurulduğu ilk yıla oranla sektördeki pasta dilimi
büyümüş, satışları ve istihdam ettiği eleman sayısı artmış, kullanılan makine teçhizat sayısı artmış…
Bükey, IMC Group’a bağlı bir firma olarak kalite açısından sürekli denetim altında olduklarının ve iş geliştirmeye yönelik toplantı
halinde bulunduklarının altını çizdi. Yapılması gereken işler ve takip edilmesi gereken rota için webex meetingler yapıldığını belirtti.
Departmanlar ayrılığı
Tungaloy Türkiye’de uzmanlaşmaya yönelik bir iş bölümü ve departmanlar ayrılığı var. Tungaloy Türkiye’nin Avrupa Yakası
Satış Müdürü Taha Turgay Çerçiz’in, ilişki geliştirme ve firmayı seminerlerde temsil etme gibi bir misyonu mevcut. Bir
bakıma Metalürji kökenli Çerçiz, Tungaloy Türkiye’nin akademik yüzü... Aynı zamanda kendisi Japonya’da aldığı 6 aylık
eğitim sonunda CBN ve Ceramic konusunda deneyimli bir isim haline gelmiş.
Kalite kontrol hassasiyeti
Firmada üretimin her süreci hayati önem taşıyor ancak Kalite Kontrol sürecinde dikkatimizi çeken konu, bu departmanda
Alman menşeili kalite kontrol cihazlarının titiz biçimde kullanılmasıydı. Uygunsuz parça çıktığında sürecin nasıl devam
ettiğini öğrenmek istedik. Kalite Kontrol Sorumlusu Zafer Aldemir, ürünü “red kartı” ile iade ettiklerini belirtti. Böylelikle
ürün, iyileştirilebiliyorsa tamir ediliyor. İyileştirilmiyorsa hurdaya gidiyor. Bu da raporlara işleniyor.
Tungaloy Türkiye’de, imalatın olmazsa olmazları olarak nitelenen takımların üretimine tanık olurken zaman su gibi geçti.
Vardiyanın bitmesiyle tüm gününü firmada geçiren TT Magazin’e yol göründü.
60 Ocak - Şubat / 2016
DOSYA
www.ttmagazin.com
Türkiye’de “Planlı Bakım” yapılan makine oranı Avrupa ile karşılaştığında oldukça düşük kalıyor. Planlı Bakım
oranı neredeyse yüzde 5’in altında bir rakama tekabül ediyor. Bu durum hem sektörümüzde hem de ülkemiz
ekonomisinde ciddi kayıplara neden oluyor. Zira zamanında planlı olarak yapılmayan bakımlar nedeniyle
arızalanan makine oranı yüzde 70’tir. Bakımsız makineler, iş gücü kaybı, hatalı parça üretimi, ayar sürelerinde
artış, iş kazalarında artış, enerji sarfiyatında artış gibi neticeler doğurur. Planlı ve periyodik bakımın getireceği
faydalar neticesinde bakım sürelerinde yüzde 25-35 oranında azalma, arızalarda yüzde 35-45 azalma, üretim
kapasitesinde yüzde 100-125 artış kaydedilmesi mümkündür. Derneğimizin Planlı Makine Bakımına verdiği önem
neticesinde TT Magazin olarak konuya mercek tuttuk.
“Planlı bakım, düşük işletme maliyetleri demektir”
TEZMAKSAN Makine Teknik Servis Müdürü Tayfun Ayduran
siz planlı bakım yaparak makinelerinizi, yani kurulu gücünüzü
sürekli hazır tutarsınız. Artık günümüz üretimi, stoklu çalışmayı
kabul etmemektedir. Stok demek maliyet demektir. Esnek üretim
ve siparişe dayalı üretimde ise makinelerin durması daha büyük
maliyetler ile geri döner.
Çalışarak yıpranan ve aşınan makine aksamlarının beklenmeyen
zamanlarda arızlara neden olması bu sebeple ekipmanın durması
sonucunda işgücü kayıplarının oluşması kaçınılmazdır. Planlı
bakım ise periyodik kontroller esnasında yedek parça değişmesi,
ayar yapılması veya kalibre edilmesi sayesinde duruş olasılığını
sıfıra yaklaştırmaktır. Planlı bakım denildiğinde ilk akla gelen
mutlaka verimlilik ve düşük işletme maliyetleri demektir. Aslında
“İşletme çalışanları bakım kültürü kazanmaktadır”
Planlı makine bakımının işverene sağlayacağı avantajları temel
olarak şu başlılarda toplayabiliriz. Makinelerin duruşunu en aza
indirerek mümkün olan en yüksek düzeyde üretimi sağlamak,
önceden hazırlanacak üretim programlarının gerçekleşmesini
sağlamak, makinelerin ekonomik ömrünü uzatmak; arıza ve
hasarları en aza indirmek suretiyle onarım giderlerini azaltmak,
planlı bakım yoluyla bakım giderlerini azaltmak…
Planlı makine bakımı hizmeti ile makine duruşları en aza
inmektedir. Kronik olan problemler çözülüp temel kullanım ve
uygulama hataları ortadan kalkmaktadır. İşletme çalışanları
bakım kültürü kazanmaktadır. Üretim planlamaları duruş
nedeni ile aksamamaktadır. Firmalardaki makinelerin ekonomik
ömürleri artmaktadır. Modern üretim yöntemlerinde aksama
oluşmamaktadır. Ayrıca kalibrasyon ayar ve kestirimci bakım
yöntemleri kullanılmaya başlanmıştır.
Ocak - Şubat / 2016
61
DOSYA
www.ttmagazin.com
“Tam verimlilik ve süreklilik için planlı makine bakımı…”
DMG Mori Servis Müdürü Barış Eser
Günümüz sanayi sektöründe CNC makineleri, işletmelerin
en değerli envanter kalemini oluşturmaktadır. Buna
doğru orantılı olarak işletme gelirlerinin en üst seviyede
tutulması ve yoğun rekabet koşulları içinde mücadele
edebilmek için bu makinelere büyük iş düşüyor. Yıllık
üretim planlamaları yapılırken CNC makinelerinin
neredeyse 24 saat non-stop çalışması öngörülmektedir.
Sektörümüzde üretim kapasitesinin verimliliği ve
maliyetlerin firmalara getirmiş olduğu bazı zorunluluklar
oluşmaktadır. Genel bir üretim bandına baktığımızda,
belirlenmiş hedeflere düşük maliyetli, tam kapasiteli
çalışmalarla ulaşmak firmaların birinci önceliği olmuştur.
Bu kapsamda üretimde kullandığımız tüm makinaların
tam verimliliğini ve sürdürülebilir iş devamlılığını
sağlayabilmek için bazı planlı bakım çalışmalarının
yapılması gerekmektedir. Burada önemli olan planlanan
zamanlarda müdahalede bulunmaktır. Planlı bakımda asıl
amaç, hesaplanmayan ve aniden oluşan
duruşların önüne geçmektir. Beklenmeyen bir duruşun iş
verimliliğine ve maliyetlere olumsuz etkileri vardır. Bu gibi
durumlarla karşılaşmamak için üretim yapan firmalar,
planlı bakım takvimleri oluşturmaya başlamışlardır.
Günümüzün rekabet koşulları ister istemez makinelerin
bu şekilde çalışmasını zorunlu koşmaktadır. Ayrıca
üretim kalitesi bozulmadan her zaman yüksek kalite
beklenmektedir. Düşünün ki; binek bir aracınız var. Bu
aracı sadece kendi konforunuz için kullanıyorsunuz.
Size herhangi bir maddi getirisi bulunmuyor… 15 bin
62 Ocak - Şubat / 2016
kilometreden sonra zorunlu bakımı geldiğinde ve
bakım uyarı lambası gösterge panelinde yandığında
psikolojik olarak aracı bir an önce yetkili servise götürme
zorunluluğu hissederiz. Her kilometre geçişinde psikolojik
olan bu baskı artarak devam eder. Kendi rahatımız için
kullandığımız otomobilimizde bu tür bir zorunluluk
içindeyken; işletmelerin gelir kaynağını oluşturan ve
değerleri hiç de önemsenmeyecek ciddi fiyatlarda olan
CNC makinelerin periyodik bakımları için gereken önemi
göstermeleri adına, DMG MORI olarak tüm enerjimiz
ile müşterilerimizin daha fazla farkında olmaları adına
görüşmeler ve aktif ziyaretler yapıyoruz.
“Planlı makine bakımı bir sanayi kültürüdür”
Planlı makine bakımını Türkiye sanayi sektöründe
değişmekte olan bir kültür olarak değerlendirebiliriz.
Ülkemizde planlı makine bakımlarına geçmişe göre daha
fazla önem verildiğini, bütçe ve zaman ayrıldığını görüyoruz
ve her gün bu farkındalık olumlu yönde ilerliyor ve gelişiyor.
Planlı bakım, kültür sanayisi gelişmiş ülkelerde yıllar
önce bir sistem olarak kabul görmüş. Örneğin 1950 ve
1960 yılları arasında ABD’de uygulanan Koruyucu Bakım
(PM) prensipleri, Japan Institute of Plant Maintenance
(JIPM) tarafından geliştirilerek Toplam Üretken Bakım
(TPM) olarak 1971 yılında uygulanmaya başlanmıştır. Bu
iki ülkenin dünya ekonomisindeki ve sanayisindeki yeri
herkesin malumudur.
DOSYA
www.ttmagazin.com
Planlı bakım, daha önce zamanı belirlenmiş bir tarihte
makine arızalanması beklenmeden yapılan bakım
işlemleridir. Bakım işlemi sırasında makinenin ve
makineye bağlı ekipmanların genel kontrolleri yapılır.
Temel değişimi gereken yağ, soğutucu sıvısı, filtre vb.
ürünlerin değişimi yapılır. Ayrıca bakım öncesinde
yapılacak inspeksiyon çalışması ile bakım sırasında gerek
görülecek sarf malzeme ve sorunlu parça tespitinin
ve akabinde temini yapılarak, üretim sırasında bu tür
malzeme gereksiniminin oluşması dolayısıyla plansız
zaman kayıpları önlemiş olacaktır. Bakım sırasında
makine genel geometrisi kontrol edilerek üretim kalitesi
korunmuş olur. Arıza tespiti olursa işletmeciye bilgi
verilerek derhal onarımına geçilir. Ayrıca ilerisi için
risk arz eden durumlar işletmeciye aktarılır. İleride
oluşabilecek muhtemel sorunlar tüm detayları ile
işletmeci ile paylaşılır. Bu sayede plansız olarak makine
duruşu ve üretim kaybı önceden önlenmiş olacaktır.
Bakımları üç gurupta değerlendirebiliriz
1- Periyodik Bakım (koruyucu bakım): Önceden belirlenen
bir zaman periyodunda makine parçalarının değişimi ve
onarımı yapılır.
2- Önleyici Bakım (proaktif Bakım): Makinadaki
ekipmanların arızalarının ortaya çıkmadan başlangıç
safhasında arızaların ortaya çıkmasının önüne geçilmesidir.
Örnek: yağlama sisteminin kontrol edilmesi başka
arızaların ortaya çıkmasını önleyebilir.
3- Uyarıcı Bakım (kestirimci bakım): Firmadaki makinalar
izlemeye alınması sonucu kontrol ekipmanları ile ölçüler
alınarak değerlendirmesi ile plansız duruşların önüne
geçilir.
“Planlı makine bakımının işverene birçok faydası vardır”
Bu tür bakımların işletmeye sağladığı en büyük avantaj,
plansız makine duruşlarını en aza indirmektir. Planlı
bakım sırasında ilerde sorun oluşturabileceği öngörülen
durumlar olabilir. Özellikle makinenin hareketli
kısımlarındaki; örneğin vidalı mil, kızak, rulman gibi
parçaların bir plan dahilinde parça temini yapılarak planlı
bir zamanda değişimi yapılır. Bu sayede plansız oluşacak
bir arızada bu tür parçaların temini zaman alacağı için
makinenin üretim dışı duruşunun önüne geçilecektir.
Ayrıca makine üretim kalitesini etkileyen bu durumların
önceden tespiti, işletmelerin ürün kalitesini sürekli
üst seviyede tutmasına yardımcı olacaktır. Bu sayede
kalite düşüklüğünden kaynaklı gereksiz hammadde
giderlerini azaltacak, hatalı parça üretiminden dolayı
zaman kayıplarının da önüne geçilmiş olacaktır. Bu
kalite düşüklükleri sektör içinde rekabet etme şansınızı
azaltacak ve müşteri kayıplarına neden olacaktır. Hatalı
parça üretimlerinden dolayı gereksiz enerji sarfiyatları
işletmeler için fazladan maliyet oluşturmaktadır. Tüm bu
bakım işlemleri sonrasında makine operatörü için güvenli
bir çalışma ortamı sağlanacaktır. İnsan sağlığı her zaman
ilk önceliğimiz olmuştur. Bu sebepten makinelerimizde
güvenlik zafiyetlerine kesinlikle izin verilmemektedir.
“Bakım, rekabette fark yaratıyor”
İşletmeler için bu tür olumsuz sonuç doğuracak
ihtimalleri daha da artırmak mümkündür. Bu saydığımız
durumlar zincirin birer halkası gibidir. İşletmeler için
üretim verimliliğini en üst seviyede tutmak için her
bir halkanın ne derece önem arz ettiği tartışmasız bir
gerçektir. Yukarda da belirttiğimiz gibi işletmeler için
plansız makine duruşları istenmeyen bir durumdur.
Planlı makine bakımı yaptıran firmalarda, bu bakımlar
sayesinde bu olumsuz durumun önüne geçildiği
kabul görmüştür. Bakım yaptıran bir firma ile bakım
yaptırmayan firma arasında verimlilik açısından büyük
farklar olduğu görülmüştür. Bir yılsonunda bakımlı ve
bakımsız makinelerin üretim, kalite ve maliyetleri ortaya
koyulduğunda önemsenecek seviyede farklar olduğunu
rahatlıkla görebiliriz. Bakımı yapılmayan makine başka
bir bakış açısı ile daha yüksek üretim de yapmış olabilir.
Ancak beklenmeyen arızaların oluşması ile değişimi
yapılmak zorunda kalınan parçaların maliyeti, bakımlı
bir makineye göre çok yüksek kalacaktır. Bu durumun
farkına varılana dek yapılmış ürünlerin bir kısmının
kayıp olduğu görülecektir. Bakımlar sayesinde zincirin
halkası olarak tabir ettiğimiz durumların önüne geçildiği
ve bu makinelerde verimlilik verilerinin en üst seviyeye
çıktığı görülmüştür. Yine dediğimiz gibi bu tür bakımları
sanayimizde bir kültür olarak tanımlayabiliriz. Piyasa
koşullarında rekabet edebilmek için her bir firmanın bu
kültüre ayak uydurması artık zorunluluk haline gelmiştir.
Firmaların bu tür bakımlar için ayırdığı bütçe ve zaman,
bu işe günümüzde ne kadar önem verdiklerinin bir
göstergesidir.
Ocak - Şubat / 2016
63
DOSYA
www.ttmagazin.com
“Bakımın yokluğu zaman ve para kaybıdır”
Hermakina CNC Takım Tezgahları Teknik Servis Sorumlusu Adnan Coşkun
Planlı bakım, adından da anlaşılacağı gibi belirli zaman ve
süreye göre yapılması gereken bakımlardır. Bu bakımlar,
makinelerde oluşacak kullanıma ve aşınmaya bağlı olabilecek
hasarları önler. İş akış planlarında oluşacak gecikmeleri
engeller. İş güvenliğini yüksek seviyede tutar ve çalışanların
arızalara bağlı yaralanmalarını engeller. Sağlıklı çalışan
makineler ve güvenli çalışma şartları ile imalat akışında
kesinti olmaz. Bakımsız makinelerde ortaya çıkan arızalar
yüksek maliyetli servis bedelleri ile sonuçlanır. Hiçbir firma,
yüksek maliyet ödemek istemez. Bu nedenle hem sanayicimiz
hem de bizim gibi temsilci firmalar tarafından önerilmekte ve
önemsenmektedir.
Planlı bakımda takım tezgahları sektörünü ele aldığımızda,
temsilcisi olduğumuz HERMLE CNC işleme merkezlerinde;
donanımsal yapının, çalışma saatine ve günlük periyodik
zaman dilimine göre bakımları yapılmaktadır. Günlük (8 saat)
Haftalık (40 saat), Aylık (150 saat), üç aylık (500 saat), Altı aylık
(1000 saat), Yıllık (2000 saat), Dört yıllık (8000 saat) ve uzun
süreli donanımsal parçalar içinde Beş yıllık, Altı yıllık bakım
periyotlarımız ve bakım kitlerimiz vardır.
“Planlı bakım verimliliği artırır”
Planlı bakım ile devamlı kontrol altında bulunan makinelerde,
sarf ve yedek parça ömrüne bağlı olarak üretimi aksatacak
durma yaşanmaz. Düzenli bakımları yapılan makineleri
imalat verimliliği had safhaya çıkacağı için, öngörülen imalat
süreçlerinde aksama olmaz. Makinelerde bakımsız çalışmadan
kaynaklı arızalar olmayacağı için bakımda harcanan süreler,
bakım yapılmadığı için ortaya çıkan arızaların servis
sürelerinden çok daha az olacaktır. Aksi takdirde hem
arızaların bulunması ve onarılması için geçen zaman dilimi
64 Ocak - Şubat / 2016
ve yedek malzeme temini için geçen zaman dilimi firmalara
büyük bir maliyet getirmekte, verimliliği düşürmektedir.
Periyodik bakımları ele aldığımız da HERMLE işleme
merkezlerimizde kullanıcı dostu çalışmalarımız vardır. Tüm
kullanım kitaplarımız Türkçe’ye çevrilmiş olarak makinelerle
birlikte müşterilerimize sunulmaktadır. Bakımların belirli bir
bölümü makine kullanıcılarının (operatör, müşterilerin kendi
bünyesindeki bakım personeli) sorumluluğundadır. Teknik
anlamda yetkin personel gerektiren ve donanımsal konularda
iş güvenliğinin ön planda tutulması gereken çalışmalar da,
teknik servis hizmeti veren eğitimli personelin kontrolünde
yapılması gereken bakımlardır. Örneğin hiçbir zaman 120 bar
basınca sahip hidrolik ünitede, elektrik kabinlerinde, yerçekimi
yönünden özel emniyet tedbirlerinin alınması gereken
çalışmalarda; kendi teknik personelimiz dışında birilerinin
müdahale etmesini istemeyiz. En ufak bir hata ölümcül
sonuçlara ve kalıcı yaralanmalara yol açabilir, bu nedenle
dokümanlarımızda kullanıcıların ve servis ekibinin yapacağı
çalışmalar belirtilmiştir.
“Planlı bakım fark yaratıyor”
Günümüzde imalatçı firmalar; verimlilik anlamında ciddi
çalışmalar yapmakta, bu çalışmalara hatırı sayılır miktarda
kaynak aktarmaktalar. Birçok firma özel yazılımlar
ile makinelerin çalışma sürelerini hesaplayıp imalat
aşamasındaki verimliliklerini hesaplamakta ve gerekli
iyileştirmeleri yapmaya çalışmaktadır. 8 saatlik mesai
diliminde bir CNC makinenin ayar ve test zamanı sonrası
imalat anlamında kullanıldığı süre kısıtlıdır. Ortalama 8 saat
diliminde çalışan bir makinenin spindle çalışma süresi, eksen
hareketleri süresi ve program akış süresini kontrol ettiğimizde,
makinelerin açık kaldığı sürelere göre ciddi anlamda düşük
kaldığını görmekteyiz.
Bir makinenin verimli kullanılması için, makinenin açık kaldığı
süreye kıyasla eksen hareketleri, spindle çalışma süresi ve
program akış sürelerinin yüzde 80 üstünde olması önemlidir.
(Bu süreç seri imalatta aşırı takım değiştirme gerektiren
çalışmalarda ya da ebat ve hassasiyetinden dolayı ayar
zamanı çok uzun süren işlemlerde değişiklik arz edebilir.)
Bakım periyotlarına harfiyen uyan firmalarda, sürpriz arızalar
yaşanmamakta ve imalat planları sekteye uğramamaktadır.
Periyodik ve önleyici bakıma inanmayan ya da gereksiz gören
firmalarda, makinelerde sürpriz arızalar oluşmaktadır. Bu
da firmalara zaman ve para kaybettirmektedir. Bu durum
verimliliği ciddi anlamda tehdit etmektedir. Özetle periyodik
bakım yaptıran firmalar ile yaptırmayan firmalar arasında
ciddi bir verimlilik farkı gözlenmektedir.
DOSYA
www.ttmagazin.com
“Planlı bakım üretim kalitesine doğrudan etkilidir”
MEGA Elektronik Teknik Müdürü Alparslan Erdoğan
Planlı bakım, kullanılan makinelerin belirli periyotlar
içerisinde düzenli olarak temizlenmesi ve gerekli görülen
yerlerin kontrol ve ayarlarının yapılmasıdır. Bu bakım
sayesinde arızaların azaltılması ve önceden teşhis
konulması sağlanmış olur. Bu sayede firmalar, enerjilerini
ve iş güçlerini en verimli şekilde kullanırlar.
İşletmelerde zamansız çıkan arızalarda onarım esnasında
zaman kaybı çok fazla olmaktadır. Makinenize en çok
ihtiyaç duyduğunuz bir anda problem çıkarması hiç
istenmeyen bir durumdur. Oysa ki planlı bir düşünce ile
üretimin olmadığı ya da ara verildiği zamanlarda bakım
yapıldığı takdirde, üretimde aksaklıklar yaşanmayacaktır.
Bakımsızlıktan ortaya çıkan bir arıza, makinenin diğer
parçalarının da zarar görmesi ile çok daha maliyetli
ve duruş zamanını uzatan başka arızalara sebep
olabilmektedir.
Planlı bakım, periyodik bakımdır
Planlı bakım denildiğinde, ilk akla gelen “Periyodik
Bakım”dır. Önceden belirlenen bir zaman periyodunda
makine parçalarının bakımları ve onarımları
yapılmaktadır. Düzenli olarak makine ve ekipmanların
üzerindeki bütün donanımlar gözden geçirilir ve tespit
edilen arızalar ile arıza oluşturması muhtemel olan
durumlar ortadan kaldırılır. Burada amaç olası arızaların
önüne geçmektir. Makine ve ekipmanların hangi zaman
periyodunda bakıma alınacağı, çalışma şartları göz
önünde bulundurularak üretici firmanın vermiş olduğu
bakım ve diğer bilgiler doğrultusunda önceden planlanır.
Bu sayede bakım için ayrılan zaman ve parça temin süresi
kısa tutulur. Bunun yanında arızanın çıkma olasılığı büyük
oranda azaltılmış olur.
Planlı makine bakımının işverene sağlayacağı avantajlar:
Daha az makine arızası olacağından duruşlar daha
iyi kontrol edilebilir ve makina kullanma süresi artar.
Makinelere zamanında sağlıklı ayarlar yapılacağından
daha iyi verim elde edilir. Böylece işlenen parçanın kalitesi
ve hassasiyeti istenen düzeyde elde edilir ve kusurlu
parça oranı azalır. Arızalardan oluşan onarım zamanları
ve gereksiz duruşlar azalır, böylece işgücü ve makineden
daha iyi istifade edilir. Onarım masrafları azalır. Yapılan
düzenli bakımlarla makinelerin faydalı kullanım ömrü
artar, ikinci el satış değerleri yüksek olur. İş güvenliği ve
işçi sağlığı konularında önemli ve hayati donanımların
sürekli aktif tutulması sağlanır.
Şunu kesinlikle söyleyebilirim ki planlı bakım hizmeti
verdiğimiz firmaların servis ve yedek parça giderleri
bu hizmeti almayanlara göre kesinlikle daha az.
İstatistiklerimize göre bakım anlaşması ile birlikte
düzenli, planlı ve önleyici bakım yaptıran firmaların arıza
kaynaklı tezgah duruş süreleri ve tamir, bakım, onarım
giderleri diğer firmalara göre en az yüzde 50 daha düşük
olmaktadır.
MEGA Elektronik olarak müşterilerimizi planlı bakım
konusuna teşvik etmekteyiz ve bakım anlaşması
yaptığımız firmalara servis verme önceliği sağlıyoruz.
TİAD tarafından verilmiş mesleki yeterlilik belgesine
sahip servis personelimizle, bakım yaptığımız makinelere
müşterilerimizin taleplerine göre lazer interferometre, ball
bar, ve balans makinesi gibi en son teknoloji ürünü ölçme
ve kontrol ekipmanları ile her türlü test ve kalibrasyon
yapılmaktadır. Bu sayede makineler neredeyse ilk günkü
dinamiklik ve hassasiyetinde tutulmaktadır.
Ocak - Şubat / 2016
65
DOSYA
www.ttmagazin.com
“Bakım, makinelerin ömrünü uzatır.”
CNC İleri Teknoloji Satış Müdürü Alper Mangır
Makinaların verimli çalışabilmesi için periyodik bakımın
öneminin büyük olduğunu artık herkes bilmektedir. Planlı
bakımlar, makinaların arıza yapma olasılığını azaltan ve
buna bağlı olarak iş kaybına yol açan duruşları ortadan
kaldıran son derece önemli bir konudur.
Aslında makinalar insan bedeni ile benzerlik gösterir.
Aynı yaşta olan insanlarda farklı sağlık sorunları olabildiği
gibi benzer makinalarda farklı arızalar söz konusu
olabilmektedir. Temel olarak insanların; kendilerine baktığı,
düzgün beslendiği, spor yaptığı ölçüde nispeten uzun ve
sağlıklı bir yaşam elde edebildiği gibi makinalar da gerekli
bakımlarının yapıldığı sürece problemsiz olarak uzun
yıllar çalışabilmektedir. Ancak her canlının sınırlı bir ömrü
olmakla birlikte teorik olarak her makina ömürsüzdür ve
bakım yapılarak ya da aşınan parçalar değiştirilerek sınırsız
bir ömürle çalışabilir.
Planlı bakım denildiğinde, ilk akla gelen üretici firmaların
bakım talimatlarıdır... Makina üreticisi firmalar, uzun
yıllar edinilen tecrübeler neticesinde yapılması gereken
bakımların detaylı şekilde açıklandığı kitapçıkları
makinalar ile birlikte teslim ederler. Burada yer alan
bakım gereksinimleri kullanıcıya ek külfet vermek için
değil, gerçekten gerektiği için istenmektedir. Ancak toplum
olarak aldığımız beyaz eşya ya da otomobilin kullanım
kitapçıklarını bile okuma alışkanlığımız olmadığı gibi,
makina kullanım kitapçıklarını da inceleme ve uyma
konusunda yetersiz olduğumuzu itiraf etmeliyiz.
Aslında firmamız bünyesinde bulunan ürünler için
periyodik bakımların bizim tarafımızdan yapılmasını
talep edebilmekle birlikte bir servis ekibi olarak bakım
konularının müşterilerimiz tarafından yapılabilmesi için
bir altyapı oluşturmuş durumdayız.
Mümessilliğini yaptığımız HAAS Automation firması
hem kendi kullanıcılarının hem de farklı marka ürün
kullanıcıları için de faydalı olabilecek dev bir envanteri
online ve ücretsiz olarak http://diy.haascnc.com/
adresinden paylaşmaktadır.
Web üzerinden tüm dünyanın kullanıma açılmış, online
olarak binlerce envantere ulaşabilir, yüzlerce video ile
birlikte hangi marka olursa olsun makinenizi doğru bir
şekilde kullanmanız için bu verilerden faydalanabilirsiniz.
Bunun için herhangi bir HAAS kullanıcısı olmanız da
gerekli değildir.
Makinelerin geleceğine, kullanıcılılar karar verir
Hiçbir makina sınırsız ve duraklamadan çalışamaz. Saatlerce sürekli çalışsa dahi; yağlama, temizlik vs.
gereksinimlerden ötürü mutlaka bir süre “duraklamak” ya da “durmak” zorundadır. İşte bu duruş zamanlarının
ne zaman olacağına kullanıcılar karar verebilir. Makine iş akışı, bakım ekibi ve bakım malzemeleri önceden
planlanarak; kontrollü bir zaman diliminde bakım yapılması için mi duraklatılacak? Yoksa makine, işlerin en yoğun
olduğu zamanda; gece vardiyasında, gereken yedek parça ya da malzemelerin, bakım ekibinin hazır olmadığı, teslim
ve sevkiyatın kritik olduğu beklenmedik bir zamanda mı duracak?
66 Ocak - Şubat / 2016
SEKTÖRDEN
www.ttmagazin.com
Sanal ortamda tasarlanmış bir üç boyutlu nesnenin katı formda basılması işlemi olan 3 boyutlu baskıları
gerçekleştiren 3 boyutlu yazıcılar, günümüzün en çok konuşulan ve gelecek vaat eden teknolojileri arasında… Yapay
organların da içerisinde yer aldığı sayısız prototip çeşidiyle birlikte Çin’de ev üretilmesine kadar uzanan büyük bir
yelpazede üretim gerçekleştirebilen 3 Boyutlu Baskı Teknolojilerini, günümüz teknolojisine kazandıran süreçler neydi?
Elektronik parçalar ve motor dışında tamamen kendi parçalarını, yani kendi kendini üretebilen bir teknoloji olarak
tarihe geçen 3 Boyutlu yazıcılar, üretim hayatımıza neler kattı? Endüstriyel gelişmelere bağlı olarak bu teknolojilerin
gelecekte varacağı son nokta neresi olabilir? Spekülasyonlar da dahil olarak merak edilenleri 3 Boyutlu yazıcıların
üretimini ve ticaretini yapan firmalara sorduk.Hatta 3D yazıcı fabrikasının açılışının haberini duyurduk
3D Dijital fabrikası açılıyor
Yeni bir sanayi devriminin öncüleri olarak kabul edilen profesyonel 3B yazıcıların sayısı, tasarım ve üretim
süreçlerindeki avantajları nedeniyle Türkiye’de de hızla artmaktadır. Profesyonel 3B yazıcıların kattığı rekabet gücünü
fark eden OSTİM Teknoloji, Ankara’daki ilk adımı, sektörün 10 yıllık lideri +90 Hızlı İmalat Teknolojileri ile atıyor.
Havacılıktan otomotive, medikalden tüketici ürünlerine
kadar, artık tüm endüstrilerin faydalandığı profesyonel 3D
yazıcılar, bilgisayar ortamındaki tasarımların fiziki modellerini
üretmenin ötesinde test prototipleri, üretime yardımcı
ekipmanlar ve hatta nihai ürünlerin imalatında da kullanılıyor.
Hızlı ve ekonomik bu 3D baskı sistemlerini kullanan firmalar,
zaman ve üretim maliyetlerinden ciddi oranda tasarruf
ederken, rekabette de öne geçiyorlar.
Bölgesel ve ulusal kalkınma ve rekabet süreçlerindeki
yenilikleri yakından takip eden OSTIM Teknoloji de OSB’de yer
alan firmaların üstün niteliklerde ve düşük maliyetli imalat
yapabilmeleri için önemli bir adım atıyor. OSTIM OSB binasının
alt katında hizmet verecek olan 3D Dijital Fabrika, + 90 Hızlı
İmalat Teknolojileri ile kurulan işbirliği sonucu hayata geçiyor.
+90 Hızlı İmalat Teknolojileri, Türk sanayisi ve tasarımcılarını
2005 yılında, katmanlı üretim teknolojileri (3 boyutlu baskı)
ile tanıştırarak kısa sürede dijital imalat sektörünün lideri
konumuna ulaşmıştır. Gebze’de yer alan Türkiye’nin ilk ve tek
3D Dijital Fabrikası’na sahip +90, sahip olduğu teknoloji ve bilgi
birikimini artık OSTIM OSB’de yer alan firmaların hizmetine de
sunacak.
+90 3D Dijital Fabrika Yöneticisi Davut Başaran, 20 Ocak’ta
gerçekleşen açılıştaki işbirliğini şöyle değerlendirdi:
“Gebze’deki 3D Dijital Fabrikamız, Türkiye’nin dört yanına
hizmet vermekte. 3D baskı teknolojisinden faydalanan
müşterilerimizin, bu avantajla elde ettikleri başarıları her
geçen gün görüyoruz. Bu da bizi, sahip olduğumuz bu ileri
teknoloji ve bilgi birikimini daha fazla firmaya ulaştırmak
için tüm fırsatları değerlendirmeye yöneltiyor. Üretim
teknolojilerinin yakın takipçisi olarak, OSB’de yer alan firmaları
her alanda desteklemeye özen gösteren OSTİM Teknoloji ile
yaptığımız bu işbirliği de bunlardan biri. OSB’deki 5.000’in
üzerinde firma, bugünden itibaren AR-GE, inovasyon ve tabii ki
rekabet açısından da, çok önemli bir avantaja sahipler.”
Ocak - Şubat / 2016 67
DOSYA
www.ttmagazin.com
“3D Yazıcılar, üretimin demokratikleşmesini sağlıyor”
3Durak Kurucu Ortağı Ali Can Erk
Yazıcı sahibiyseniz ya da 3D Yazıcıya ulaşabiliyorsanız
fikrinizi hızlıca ve uygun fiyata hayata geçirebilirsiniz. Bu
da üretimin fabrikalardan evlere dönmesi demek... Yani
üretim demokratikleşiyor. Bu da 3. Endüstriyel devrim
olarak adlandırılıyor.
3D Yazıcılar birçok farklı alanda kullanıcılarına büyük
avantajlar sunuyorlar. Mimarlık, mühendislik, otomotiv,
medikal, savunma sanayi gibi sektörlere odaklı firmalar
kuruluyor. Sektör her yıl yüzde 30 büyüyor. 2020’de 5,2
Milyar dolarlık bir pazar öngörülüyor. Bu da girişimciler
için ciddi bir potansiyel demek.
3D Yazıcılar son yıllarda popüler olmasına rağmen yeni
bir teknoloji sayılmaz. İlk 3D Yazıcı 1984 yılında icat
edilmiştir. “Neden son iki-üç yılda popüler oldu” derseniz,
3D yazıcıların gelişimi hakkında kısaca bilgi vermekte
fayda var: İcat edilen ilk 3D Yazıcının patenti 1987 yılında
alındı. Bu patentler ise 20 yıllık aradan sonra yani 2007
yılında düştü. Patentlerin düşmesiyle beraber binlerce
kişi 3D Yazıcılar üzerine çalışmaya başladı ve açık kaynak
kodunun da etkisiyle 3D Yazıcıların arkasında ciddi bir
bilgi birkimi ve know-how oluştu. 3D Yazıcıların fiyatları
düşerek son kullanıcıların ulaşabileceği bir hale geldi. Bu
da 3D Yazıcıları tüm dünyada trend konusu haline getirdi.
“Kişiye özel üretimin avantajlarını sunuyor”
3D Yazıcılar, medikalden otomotive, savunma
sanayisinden mimarlığa birçok alanda yaygın olarak
kullanılıyor. Kullanıldıkları sektörlerde ise kullanıcılarına
büyük avantajlar sunuyor. Örneğin medikal sektörde; 3D
Yazıcılar ile kişiye özel implantlar üretiliyor. 3D Yazıcıların
sunduğu en büyük avantajlardan biri kişiye özel üretim
yapabilmenize olanak sağlamasıdır. Medikal alanda ise
her rahatsızlık kişiye özel olduğu için 3D Yazıcılar çok
önemli rol oynuyor. Yine medikal sektörde kişiye özel
doku ve organ üretilmesinde 3D Yazıcılar aktif olarak
kullanılıyor. Bunun yanında mimarlıkta ölçek modellerin
üretilmesinde 3D Yazıcılardan faydalanılıyor. Mühendislik
alanında yeni geliştirilen ürünlerin prototipleri 3D
Yazıcılardan üretiliyor.
3D Yazıcılar birçok otorite tarafından 3. Endüstriyel
devrim olarak adlandırılıyor. Bu, ucuzlayan fiyatları ile
artık “evlerde bile 3D Yazıcılar kullanılabilir” demek...
Bu demek oluyor ki: Artık sizin üretim yapmanız için bir
fabrikaya ya da ciddi bir altyapıya ihtiyacınız yok. Bir 3D
68 Ocak - Şubat / 2016
“Uzayda 3D Yazıcı ile üretim heyecan verici…”
Çin’de 3D Yazıcıdan üretilen ev tüm dünyada ses getiren
bir projeydi. Tüm 3D Yazıcı kullanım alanları arasında
belki de en heyecan vereni NASA’nın Uluslararası Uzay
İstasyonu’nda 3D Yazıcıdan ürettiği obje oldu. Bilindiği gibi
gelecekte uzaya ticari yolculuklar çok sık yapılacak. Orada
yerleşik yaşama geçmek; konuşulan ve üzerinde çalışmalar
yapılan konular arasında... Fakat en büyük problemlerden
biri, Dünya’dan uzaya obje götürme zorluğu. Uzaya bir
kilogram obje taşımanın ciddi maliyetleri bulunmaktadır. Bu
uçuşlar ise maliyetlerinden dolayı sık yapılamıyor. Buradaki
çözüm fikirlerinden biri ise uzaya 3D Yazıcı götürüp,
gereksinim duyulan objelerin orada üretilmesi… NASA
ise bunu ilk uygulayanlardan biri oldu. Astronotun ihtiyaç
duyduğu anahtar, ikmal uçuşu beklenmeden 3D Yazıcı ile
üretildi. Gelecekte bu ve benzeri haberleri çok daha fazla
duyacağımıza eminim.
DOSYA
www.ttmagazin.com
“3D Yazıcılar hobimiz değil, işimiz…”
4B Mühendislik Genel Müdürü Eray Erten
Teknolojinin günden güne hızla gelişmesiyle; savunma
sanayisinden gıda sektörüne, kimyasal ilaçlardan
tıp dünyasına kadar birçok alanda her türlü ürün 3D
Yazıcılar ile üretilebiliyor. Tıp dünyasında da organ
modelleme ve tedavi için sıkça kullanılmaya başlanan
3D Yazıcılar, son olarak engelli çocuklar için kullanılmaya
başlandı. Bu konuları kendine misyon edinen 4B
Mühendislik, bu alanda Türkiye‘nin pek çok yerinde
seminerler vermeye başladı. 3D Yazıcıların günümüzde
yaygınlaşması ile ortaya bunun hangi alanlarda daha
faydalı kullanılabileceği soruları çıkmıştır. Biz üretici
firma olarak bu sorular üzerinden yola çıktık ve
çeşitli üniversitelerimizden başlayarak “3D Teknoloji
Seminerleri” vermeye başladık.
Türkiye’deki 3D Teknolojilerin bulunduğu son noktayı
öğrenci arkadaşlarımızla paylaşıyoruz. 4B Mühendislik
olarak üretici firma olmamızın avantajı ile genç
arkadaşlarımıza 3D‘nin püf noktalarını anlatıyoruz.
Gerek 3D Optik Tarayıcılar, gerekse 3D Yazıcılar hakkında
hangi alanlarda faydalı işler yapabilecekleri konusunda,
kendi tecrübelerimizi aktarıyoruz. Özellikle üniversiteleri
tercih etmemizin sebebi, hem iş hayatına atıldıklarında
bu teknolojiden haberdar olmaları hem de yetiştirmek
üzere birçok arkadaşımızla birlikte yol almamızdır. 2015
yılı içerisinden “Karabük Üniversitesi, Çanakkale 18
Mart Üniversitesi, İzmir 9 Eylül Üniversitesi, Balıkesir
Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, vb.” başta olmak
üzere birçok üniversitenin organizasyonunda yer aldık ve
buralardan birçok öğrenci arkadaşlarımızla projeler yaptık.
“Yaşama tutunduran teknolojiler…”
Dünya çapında yapılan birçok yeniliği ülkemizde
uygulamak istiyoruz öncelikle. Bunların başında ise
engelli vatandaşlarımız için düşündüğümüz, kol ve
bacak protezleri gelmektedir. Bu projede şöyle bir yol
izleyerek başarıya ulaşmayı hedefliyoruz. Örneğin; Sağ
kolu olmayan bir insan düşünelim, sol kolundan 3D
Optik tarama yöntemi ile alacağımız tarama örneğini,
sağ koluna kopyalayıp 3D yazıcı ile üreteceğiz. Üretmiş
olduğumuz kolun kalıbını baskımız üzerinden orijinal bir
şekilde alıp silikon kalıplama ile kendi koluna çok yakın
bir şekilde kopyalayacağız. Hem daha hızlı, hem de çok
az bir maliyet ile yaşama tekrar tutunmalarını sağlamayı
hedefliyoruz. Bu konuyu her verdiğimiz seminerimizde
de dile getiriyoruz ve bu projelerimizde rol almak isteyen
arkadaşlarımıza kapımızın açık olduğunu belirtiyoruz.
Elbette yenilikler adına devamlı Ar-Ge çalışmaları da
yapmaktayız. Çok yakın bir dönemde Osmanlı Serisi 3D
Yazıcılarımızı vitrine çıkaracağız. Yaklaşık bir yıldır üzerine
çalıştığımız projelerimiz nihayet sonuçlanma noktasına
geldi. Bu yeni yazıcılara diğerlerinde olmayan birçok
özellik ekledik, bunlarla beraber ülkemizin adına yakışır
şık bir üretim olacağına inanıyoruz. Sadece ülkemiz
değil bağlantılı olduğumuz tüm dünya ülkelerine adımızı
duyurmak istiyoruz.
Ocak - Şubat / 2016
69
DOSYA
www.ttmagazin.com
“Her eve bir 3D Yazıcı girecek…”
infoTRON Teknoloji Danışmanı Uğur Yurttaş
1980’li yılların sonlarına doğru “hızlı prototipleme” adı
altında piyasaya sürülen teknoloji, zaman içinde sadece
prototipleme amaçlı kullanımının dışına çıkmış; az
adetli son kullanım ürünü üretimine kadar sınırlarını
genişletmiştir. Bu süreçte zaman zaman “katmanlı
üretim teknolojileri” olarak anılmış olsa da “3 boyutlu
yazıcı” terimi kendini kısa sürede kabul ettirmiştir.
Farklı teknolojiler ve malzemelerin de dâhil olduğu bu
çözüm, 2010 yılında üçüncü sanayi devriminin öncüsü
olarak anılmaya başlamış ve medyanın da yoğun ilgisi
sonucunda hızla yüksek pazar hacmine ulaşmıştır. Öyle
ki 2020 yılı için, 3 boyutlu yazıcılar ve servis hizmetleri
için muhtemel pazar hacmi 21 milyar USD olarak
öngörülmektedir.
3D Yazıcılar için dört ana kullanım alanı
Kavramsal modellemze, 3D Yazıcıların dünyadaki en
yaygın kullanım amacıdır. Bu sayede tasarımcılar,
tasarladıkları ürünü bilgisayar ortamından ziyade fiziki
model olarak da görme şansına sahip oluyorlar.
Seri üretime geçmeden önce alınan prototip parçaların ve
mekanizmaların, birbirleri ile nasıl çalıştığını görmek için
fonksiyonel testlerde kullanılacak parçaların üretimini de
yine 3D Yazıcılarla gerçekleştirmek mümkün.
Üretime yardımcı ekipmanlar ise, son dönemde hız
kazanan bir kullanım alanı. Enjeksiyon kalıplarının
çekirdekleri 3D Yazıcılarla üretilerek, ön seri üretimde
kullanılmakta… Üretime hız kazandıran fikstürler, 3D
Yazıcılarla gün aşırı üretilebilirken, kum kalıp veya
kompozit malzemeler ile üretim yapmak için gerekli
70 Ocak - Şubat / 2016
master modeller de imal edilebilir.
3D Yazıcılar sayesinde ayrıca, son kullanım ürünü
olarak az adetli üretimleri de gerçekleştirmek mümkün.
Geleneksel üretim yöntemleri ile üretilmesi zor ve hatta
imkansız, karmaşık yapılara sahip parçaları 3D Yazıcılar
ve yüksek performansa sahip termoplastik malzemeler
ile üretebilirsiniz.
Son dönemlerde sıkça kullanılan insansız hava araçlarını
(drone) ULTEM olarak adlandırdığımız FDA onaylı, uçabilir
sertifikası olan malzeme ile basarak saatte 242km/h hız
ile uçurduklarını görmek gerçekten çok heyecan verici.
Aynı malzeme ile Airbus firmasının A350 modelinde
kullandığı 1000 adet parçayı üretmesi de yine 3D
Yazıcıların geleceğine ışık tutuyor.
Daha önce talaş kaldırma gibi geleneksel yöntemlerle
üretilmesi imkansız geometrik yapılara sahip ürünleri
bile artık saatler için de imal edebilir olduk. Böylece
endüstriyel tasarımcılar; yaratıcılık ve tasarımda özgürlük
kazandığı gibi zamandan da büyük oranda tasarruf etti.
Kazanılan bu zaman, daha kısa sürede üretim, teslimat ve
daha çok mutlu müşteri demek. İki-üç aylık kalıp bekleme
süreçlerini ortadan kaldıran 3D Yazıcılar sayesinde
optimum ürüne ulaşma süreci çok hızlanmış oldu. Her
revizyonda yeniden karşılaşılan yeni kalıp maliyetleri ve
zaman kayıpları da ortadan kalkmaya başladı.
3D Yazıcıların bence en önemli katkılarından biri, mucit ile
üreticiyi aynı bünyede birleştirmesi… Eskiden fikir sahipleri,
bir yatırımcıyı, o fikri hayata geçirmek üzere yatırım
yapmaya ikna etmekte büyük zorluk yaşıyorlardı. Çünkü
nihai ürün ve kârlılığı ancak birçok yatırım peşinen yapılıp
seri imalata geçildikten sonra anlaşılabiliyordu. Şimdilerde
ise, 3D Yazıcılar sayesinde fikrin prototipi kolaylıkla
üretilip görsel beğeni ve fonksiyonel testlere sunulduktan
sonra, yatırımlar daha iyi planlanmış ve verimli şekilde
yapılabiliyor.
Günümüzde tüketicilerin ihtiyaçları ve beğenileri hızla
değişiyor. Girişimci firmalar da pazardaki bu hıza
erişebilmek için ürünlerini en kısa yoldan görmek ve
değerlendirmek istiyorlar. zÖrneğin, bir fuara 3D Yazıcılar
ile saatler içerisinde üretilmiş alternatifli ürün prototipleri
ile katılmak, en çok ilgi gören prototipi seri üretime almak,
sizce de çok etkili bir yöntem değil mi? 3D Yazıcılarla
üretimin, kullanıcı firmalara kattığı prestij de cabası…
Birçok farklı malzemenin kullanıldığı çeşitli teknolojiler
olsa da, 3D Yazıcıların çalışma prensibi temelde benzerdir.
DOSYA
www.ttmagazin.com
Bilgisayar ortamında tasarımı yapılan ürün katmanlara
ayrılıyor ve 3D Yazıcılardaki katmanlar üst üste
yığılarak nihai ürün oluşturuluyor.Teknolojinin kullandığı
kaynak, üründe ihtiyaç duyulan özelliklere ve baskıda
kullanılan malzemenin çeşidine bağlı olarak şekilleniyor.
Fotopolimer malzeme kullanan bir sistemde oluşturulan
katmanlar UV ışınlarla sertleştirilirken (Polyjet
Teknolojisi), termoplastik malzemeler için kaynak
olarak sıcaklık değişimi kullanılıyor (FDM Teknolojisi).
Uygun malzeme ve kaynak oldukça hangi malzemeyi
kullanılacağı üretici firmanın seçimi. Bu kimi zaman
çimento olurken kimi zaman kök hücre, kimi zaman
da çikolata olabiliyor. Yeter ki ölçüsel hassasiyette
üretim yapabileceğiniz malzeme ve bu malzemeyi
sabitleyebileceğiniz kaynağa sahip olun. Medikal alanda
ülkemizde de gelişmekte olan birçok uygulama var.
Bioprinting olarak adlandırılan uygulamaların hedefi:
Malzeme olarak hücreleri kullanarak dokuları ve belki de
organları üretmek… Bu konuda dünyanın her tarafında
çalışmalar devam ediyor.“2040 yılında her eve bir 3D
Yazıcı girecek” beklentisi ise, internet üzerinden satın
alacağımız tasarımları evimizdeki 3D Yazıcıda üreterek
kullanmaya başlayacağımız algısını güçlendiriyor. Dev
3D Yazıcılarla ev gibi büyük yapıların ya da hafif ve
hızlı arabaların üretilmesi çok da uzak değil. Hatta 3D
Yazıcıları, ışınlanma teknolojisinin başlangıcı olarak kabul
edenler de var. infoTRON olarak sunduğumuz hizmetler
sayesinde 3D teknolojilerin, yaşam şeklini değiştiren pek
çok şeyi, Türkiye’de de ortaya koyduğuna 20 yılı aşkın
süredir tanık oluyoruz.
“Bu teknolojiyle ne istersek onu üretiriz”
Ses3000 CNC Uygulama Mühendisi ve 3D Yazıcı Yetkilisi Yakup Karataş
başarılı prototipler ortaya çıkaran bu teknoloji ile kulak,
ayak ve çene gibi tasarımlar yapılabiliyor. 3D Yazıcılar
sayesinde lojistik sorunu aşılabilecek. Ürünleri tek tek
taşımak ve bunun için büyük bir maddi yükün altına
girmek yerine, sadece dijital tasarımlar paylaşılarak bu
sorun halledilebilecek. Böylece hem zamandan, hem de
maliyetten kar elde etmek mümkün olacak.
1984’te ilk 3 boyutlu obje üretimi Charles Hull tarafından
geliştirildi ve 1986 yılında Stereolithography teknolojisinin
patentini aldı. Günümüz şartlarında klasik seviye 3D
yazıcılarda kullanılan FDM teknolojisi 1988 yılında Scott
Crump tarafından bulundu ve bu sayede Stratasys şirketi
kuruldu. 2007 yılı ile gelen Reprap açık kaynak kodlu
3D Yazıcı paylaşımları sayesinde aslında var olan bu
teknolojiyi tüm dünya keşfetmeye başladı.
3D Yazıcı teknolojileri günümüzde endüstriyel ve mimari
tasarımlarda, yapı işlerinde, otomotiv sanayisinde,
medikalde, bilimsel çalışmalarda, ayakkabı ve benzeri
kalıp tasarımlarında, eğitimde, uzay ve havacılık
sanayisinde, coğrafi bilgi sistemleri gibi pek çok alanda
kullanılmaktadır.
“Hem maliyetten hem zamandan kâr…”
Bu teknoloji, daha birçok sektörde kullanışlı hale
gelebilir. Özellikle medikal ürünlerin tasarımında
“Bu teknolojiye yatırım için çok sebep var”
Bu teknoloji, ne kadar yeni bir tür olmasa da günümüzde
kullanım sıklığına göre yeni kavramını taşımakta. Yeni
ve geleceği olan ürünler her zaman girişimcinin hedefi
olmuştur. Dünya çapında 3D yazıcı cihazlar, 2015’te 200
binin üzerinde dağıtıldı. Bu rakamın 2016 yılında yaklaşık
iki katına çıkarak yaklaşık 450 bin adet olacağı tahmin
ediliyor. Ürün bazında örnek verirsek; milyon dolarlık bir
protez kadar işlevsel olmasa da bu yazıcılarla üretilen ve
görevini yerine getiren protezler şu an üretilebilmekte.
Bu ve buna benzer alanlarda her kesimden insanın
erişebileceği olanakları ele alırsak bu teknolojinin önemli
yatırım sebeplerini de kavramış oluruz.
3D Yazıcılar ile ev üretmek de günümüzde konuşuluyor
ve hatta gerçekleştiriliyor. Normal inşaat maliyetinin, 3D
yazıcı ile oluşturulan bina yöntemi ile kıyaslandığında
yüzde 50-80 oranında azaldığını ve aynı zamanda inşaat
süresinin de yüzde 50-70 oranında daha kısa sürdüğünü
okumuştum. Bu gözlem bile insanlık için ne kadar önemli
bir buluş olduğunu tekrar belirtiyor. Bu teknoloji yemek
yapma, yedek organ üretimi, kostüm üretimi gibi pek çok
alanda faaliyet gösterecek bir teknoloji olacağını daha
şimdiden kanıtladı.
Ocak - Şubat / 2016
71
RÖPORTAJ
www.ttmagazin.com
STK’ların öncülüğünde Endüstri 4.0
Günümüz sanayisinin en çok tartışma konusu olan ve “Dördüncü Sanayi Devrimi” olarak adlandırılan Endüstri
4.0’a ışık tutmak adına 69. Sayımızda bir dosya çalışması gerçekleştirmiş ve firmaların görüşlerini alarak konuya
mercek tutmuştuk. Bu sayımızda da sözü, Endüstri 4.0’ı sürekli olarak faaliyet gündemine alan sivil toplum
kuruluşu önderlerine bıraktık.
Bir Adam Bir Makine Bir Fabrika = Endüstri 4.0
ENOSAD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Halıcı
Endüstri 4.0’ın ortaya çıkışı ve işlevini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Endüstri 4.0, Alman Hükümetinin imalat gibi geleneksel sanayiyi bilgisayarlaşma
yönünde teşvik etme ve yüksek teknolojiyle donatması projesi olarak başlamış
olup, amacı ise insandan tamamen bağımsız; verimli, ergonomik ve kaliteli üretimin gerçekleştirilmesidir. Endüstri 4.0 teknolojik gelişimin üretime katkısı açısından bir tarihsel süreci belirliyor.
Endüstri 4.0’ı anlamamız adına diğer sanayi devrimlerinden bahsedebilir misiniz?
Endüstri 4.0’ı anlamak için bugüne kadar gelinen adımları görmemizin faydası önemlidir. Endüstri 1.0 1700’lü yılların sonlarında İngiltere’de Watt’ın buharlı
kondansatörü bularak aynı yakıtla 4 kat enerji tasarrufu yapan, üstelik hacmi
olağanüstü küçülen buhar makinasını buluşuyla başlayan, tekstil ağırlıklı sanayi
devrimiydi. Elbette başka pek çok faktör de etkileyici olmuştur. Endüstri 2.0 ise
1900’lerin başında Amerika’da otomotiv sektöründe Henry Ford tarafından uygulanan seri üretim bantlarının geliştirilmesidir. Bu sayede Ford; 850 USD olan T model
arabasını 375 USD gibi bir rakama indirerek çok kısa zamanda olağanüstü bir satış
grafiği elde etmiştir. Diğer yandan buna paralel olarak büyük bilim adamı Nikola
Tesla’nın Alternatif Akımı bulması ve AC Motoru geliştirmesi belki de dünyanın
kaderini değiştiren, inanılması güç bir başarı hikayesidir. Endüstri 3.0 ise elektronikteki hızlı gelişim sonucu 1970’lerin ortalarından itibaren PLC denilen kontrol
cihazlarının üretime girmesiyle başlamıştır. Bu arada bilgisayar teknolojilerinin
olağanüstü hızla gelişmesi, çok eksenli imalat robotlarının devreye girmesi ve nihayet internet alt yapısı vesaire sonucu
günümüzde de devam eden bir süreç yaşanıyor. Bugün dünyada yapılan genel anlamdaki tüm üretimlerin bu temel üzerine kurulu olduğu söylenebilir.
72 Ocak - Şubat / 2016
RÖPORTAJ
www.ttmagazin.com
Tüm bu süreçlerden sonra Endüstri 4.0’a nasıl gelindi?
Günümüzde artık eski üretim biçimlerinin yeterli
olmadığı gibi bir gerçek ortaya çıktı. İnsansız üretim
amaçlanmaktadır. Bu da artık makinalara akıl katma
döneminin başladığını göstermektedir. Özellikle bilgisayar
teknolojilerinin olağanüstü hızla gelişimine paralel olarak
“Akıllı Fabrika” dönemi başlayacak. Bu dönem, günümüz
başlangıç alınarak Endüstri 4.0 olarak tanımlanıyor.
Makinalarda her bileşenin birbiriyle haberleştiği, kendi
kendine karar veren ve denetleyen üretim tesisleri devri
başlayacak. Siber Fizik Sistemler olarak tanımlanan ya
da “IoT- Internet of Things” olarak da tariflenen yapay
zekaya sahip üretim sistemleri hayal edilmektedir. 2010’da
ABD’de başlayan bu yaklaşım 2012’den itibaren özellikle
Almanya’da bir devlet politikası haline getirilmiştir.
ENOSAD olarak Endüstri 4.0 tartışmasına nasıl dahil
oldunuz?
Neredeyse bütün üniversiteler ve küresel şirketler
bu konuya kilitlenmiş durumda... ENOSAD 5. dönem
başkanı Sedat Sami Ömeroğlu tarafından Endüstri 4.0,
“Bir Adam Bir Makine Bir Fabrika” olarak tanımlamış;
ve bu tanım ilk Endüstri 4.0 Kongresi sırasında yerliyabancı konuşmacılar tarafından da kabul görmüştür.
Eğer bu ‘Bir Adam Bir Makine Bir Fabrika’ yatırımları
Avrupa’da ve dünyada yaygınlaşırsa, ki yaygınlaşma
için start alındığını görüyoruz, o zaman en az adamla
en az enerji ile en yüksek verim ve kalitenin yaratılması
sonucu işletmenin kâr maksimizasyonunun yolu açılmış
olacak. Bunu en çabuk yapan üreticiler rekabette yalnız
kalacaklar. Geleneksel yöntemlerle yapılacak üretimler
ise muhtemelen bu durumda girdileri açısından rekabet
avantajlarını kaybedecekler. Bu durumda satış şanslarını
kaybetme riskleri doğacak. Bugün dünyada olağanüstü bir
teknoloji savaşı yaşanıyor. Bu konuda öne geçenler özellikle
Amerika ve Almanya’dır. Artık emek ağırlıklı işler yerini
akıllı makinelerin yönetimine bırakacaklar.
Türkiye, Endüstri 4.0’a nasıl ve ne zaman müdahil olacak?
Türkiye için Endüstri 4.0 maalesef henüz çok yeni bir kavram
olup, yavaş yavaş konuşulmaya başlanıyor. Birinci endüstri
devrimini tamamen kaçıran, ikinci endüstri devrimini
anlamaya çalışan, üçüncü endüstri devrimini uygulayan
bir ülke olarak; kısaca geleceğimizin endüstrisi anlamına
gelen Endüstri 4.0 devrimini ise üreten, geliştiren bir ülke
olmalıyız. Kısaca şu anda tüm gelişmiş ülkelerin üzerinde
çalıştığı kavram olan Endüstri 4.0 sürecinde, ülkemiz de
aktif bir oyuncu olarak rol almalıdır. Bu rolü almak için
başta devletimiz, sanayi kuruluşlarımız, üniversiteler olmak
üzere tüm kurum ve kuruluşların elini taşın altına koymaları
gerekmektedir.
Ocak - Şubat / 2016 73
RÖPORTAJ
www.ttmagazin.com
“Endüstri 4.0, geleneksel endüstriyel süreçleri tamamen değiştirmektir”
TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Dudaroğlu
Endüstri 4.0 konusuna nasıl dahil oldunuz? Endüstri 4.0,
sizin için ne anlam ifade ediyor?
Endüstri 4.0, özellikle Almanya gibi gelişmiş ülkelerin en
önemli gündem maddelerinden birini oluşturuyor. TAYSAD olarak üzerinde uzun zamandır tartışmalar yapılan
Endüstri 4.0 konusuna “Acaba Türkiye ‘Akıllı Üretim’ olarak
konuşulan devrime hazır mı?” sorusuyla yaklaştık. Odaklandığımız ilk konu buydu. Bilişimin endüstri ile buluştuğu
bir alandır Endüstri 4.0… Ümit ederiz ki ülkemiz de kendisini çağımızın yeni sanayi devrimi olan Endüstri 4.0’a en
kısa zamanda hazırlar.
Küresel boyutta; çevresel, ekonomik ve sosyal değişimler
de ülkeler ve şirketlerin bu yeni sanayi devrimine ayak
uydurmasını zaten teşvik ediyor. Yeni teknoloji çağına ayak
uyduramayan ve yaşanan endüstriyel devrimin gerisinde
kalan şirketlerin yaşayabilmesi mümkün değil. Dolayısıyla
ayak uydurmayan ülkelerin gelişme süreçlerinde yarışa
katılabilmesi mümkün değil. Bütün bu olgular aslında ekonomi ve gelişmişlikte sürdürülebilirliği temin etme yönündedir. “Endüstri 4.0” dediğimiz bilişim teknolojilerindeki
atılım, geleneksel endüstriyel süreçleri tamamen değiştirmek amacıyla kullanma yaklaşımı olarak tanımlanıyor.
Bu doğrultuda, “Dördüncü Sanayi Devrimi” de kendinden
önceki üretim biçimlerini değiştirecektir.
74 Ocak - Şubat / 2016
“Endüstri 4.0’ın çağımıza neler getireceğine ve sağlayacağı
avantajlara da yoğunlaşmak gereklidir…”
Büyük data programları sayesinde akıllı makinelerle akıllı
üretim oluşturuluyor. Bu akıllı üretime, birbiriyle yüzde
yüz haberleşmenin sağlanabildiği komutların entegre
edildiği sistemler; tam otomasyon sayesinde çok ciddi
hassas analizler yapabilme ve bir üretim hattını bununla
organize edebilme özelliğini taşıyabiliyor. Yani bir bakıma Endüstri 4.0 mantığıyla üretim hattı oluşturulup, eski
üretim biçimiyle yani daha önceki konvansiyonel sistemle
karşılaştırılıyor. Böyle bir üretim sistemi verimliliği yüzde
25 artırıyor. Özellikle kârlılığın çok düşük olduğu otomotiv
sektörü gibi sektörler için yüzde 25 artış ciddi bir rakam... Çünkü verimliliğin yüzde 25 artması kârlılığı yukarı
taşımak demek. Endüstri 4.0 sürecine geçmiş şirketlerce
IBM’in bir software analiz programını kullanılıyor. Ölçü, ısı,
kullanılacak takımlar gibi 500’ün üzerinde data, programa
giriliyor. Böyle bir gelişmeyi ancak bilişim teknolojilerini
kullanarak sağlayabilirsiniz. 500 üzerinde data girilir ve
aralarındaki enformasyon sağlanır. Haberleşme enformasyonu ile doğru üretimi yapmayı da böylece sağlamış
olursunuz. Konvansiyonel sistemlerde, kendimizi konunun dışına çıkardığımızda bu bilgilerin birileri tarafından
girilmesinin gerekliliği, bir bilginin başka bir yere aktarılması gerekliliği doğmaktadır. Bu gereklilikler hem zaman
hem üretim kaybı yaratıyor. Bu programın kullanılmasıyla
karlılığı bir anda yüzde 25 artırmış oluyorsunuz. Tabii
üretim proseslerinin de gerçekleştirilmesi gerekiyor, zira
üretim prosesleri de zaman içinde değişmektedir. Ve imalat proseslerinde her safhada kontrollü bir şekilde izleme
olanağı sağlayabiliyorsunuz. Prosesin derinlemesine bakabiliyor ve prosesin geçtiği çeşitli aşamaları izleyebiliyorsunuz. Üretim tam anlamıyla bitmeden kaliteye etki eden
faktörleri önceden gözlemleyebiliyorsunuz. Amaca uygun
olarak da denetleyebiliyorsunuz. Önemli olan ürünlerin
uygunsuz üretimini önleyebilecek bir sistemi elde etmek…
Endüstri 4.0’daki akıllı makinaları devreye soktuğunuz zaman, bu sistemlerle kalite süreçlerinde atmanız gereken
adımları atıp denetlemeyi gerçekleştirdiğinizde; fire veren
ürünleri engellemiş oluyorsunuz.
RÖPORTAJ
www.ttmagazin.com
Ne yapmalıyız?
Bu yeni teknoloji devrimi için Türkiye hazır değil... Zaman
zaman medya ve sivil toplum kuruluşlarında gündeme
alınmakla birlikte sürdürülebilirliği mevcut değil. Bilim
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın bu Endüstri 4.0’a
desteğinin çok önemli olduğunu vurgulamak isteriz. Tabii
ki işin içine Ar-Ge ve teşvikler de girmektedir.
Yeni üretim teknolojileri, akıllı üretim teknolojileri
dediğimiz Endüstri 4.0’ın tetikleyicisi olan bilişim
ve yazılım teknolojilerinin çok daha yoğun şekilde
sanayimize aktarılması gerekiyor.
Biz Endüstri 4.0’ın kullanıcısı mı yoksa uygulayıcısı mı
olacağız?
Ülkemiz ve Endüstri 4.0’dan bahsettiğimizde akıllara şu
soru da geliyor. Biz Türkiye olarak Endüstri 4.0’ın bir
kullanıcısı mı olacağız; yoksa bu işin içerisine girerek
kendi üretimlerimizi tasarlayıp, kendimiz mi üreteceğiz?
Önemli olan, Endüstri 4.0’ın uygulamalarını satın alarak
Türkiye’ye kazandırmak değil, bunu zaten yapabiliyoruz.
Türkiye’de otomasyon, gömülü yazılım konularının imalat
sanayisine çok hızlı biçimde kazandırılması, önümüzdeki
en önemli mücadele konusudur. Şu anda şirketlerimiz
tam olarak hazır değil... Almanya’nın bu işin başını
çekmesinin nedeni: bu yüzyılda ülkelerin çok hızlı biçimde
kaderlerinin bir anda değişebilmesi… Zira teknoloji ve
gelişmişlik konusunda üretim alanlarını hızlandıran çok
daha fazla yol alacak ve bu durum ülkelerin kaderini
değiştirecek.
Türkiye, Endüstri 4.0’a ne zaman hazır olacak?
Türkiye Endüstri 4.0’a henüz hazır değil ancak hazır
olabilmesi için sivil toplum kuruluşları ve medyanın,
konuyu sürekli olarak gündeme getirmesi şart... ArGe, yazılım ve inovasyon konuları Endüstri 4.0’la ilintili
ve bu yeni devrimi destekleyen konulardır. Şirketlerin
76 Ocak - Şubat / 2016
kendilerini bu alanlarda geliştirmesi hayati önem taşıyor.
Özellikle üretim sektörünün, Endüstri 4.0 mantığıyla
imalat hatlarını yenilemesi ve bilişim teknolojilerine
evrilmesini sağlaması gerekiyor ki biz de bu konunun
dışında kalmayalım.
Bu gelişimi sağlayabilir miyiz?
Ne kadar hayal edebiliyorsanız o kadarı gerçekleşir.
Endüstri 4.0 ülkemiz için gerçekleşmeyecek bir hayal
değildir. İnsansız üretime 1980’li yıllarda Takım Tezgahları
sektöründe Japonların girişimiyle başlanmıştı.
İnsan gücü ve emeği, Endüstri 4.0’ın neresinde var olacak?
Endüstri 4.0 insanın tamamıyla dışlandığı bir üretim
biçimi değil. Bu yeni üretim biçiminde insanın sadece
görev alanlarını değiştirecek ve kas gücü yerine beyin
gücü kullanılacak. Endüstri 4.0’la birlikte gelen devrimin,
istihdam sorunu yaratmayacağının özellikle altını çizmek
isteriz. Yani bir bakıma Endüstri 4.0 ile insana ve işgücüne
nitelik kazandırıyorsunuz. Bir gün mutlaka insansız üretim
gerçekleşecek ve hatta dünyaya yayılacak ancak kas gücü
ve beyin gücü yer değiştirecek.
“Endüstri 4.0 konusunu irdelerken bazı soruları kendimize
sormamız çok önemli… Mesela, neyi Endüstri 4.0 olarak
kabul ediyoruz? Bu başlığın altını doldurmamız gerekiyor.
Metodolojimiz nedir ve onunla ilgili bir stratejimiz var
mı?” Her firma bu hususta kalite, verimlilik ve üretkenlik
konusunun peşine düşer, ancak buna yönelik atılmış her
adım endüstri 4.0’ın alanına girmez. İşte biz sivil toplum
kuruluşları da Endüstri 4.0’la ilgili bir tanım oluşturup bu
tanımın yayılımını sağlamalı ve her programda bu başlığı
açıp altını doldurmalıyız. Bu tek başımıza yapabileceğimiz
bir mesele değil. Üniversiteler ile birlikte çalışmak ve bir
hareket başlatmak istiyoruz.”
RÖPORTAJ
www.ttmagazin.com
“Eli metale değen herkesle iletişim kurdum”
Makine Yüksek Mühendisi Hamit Arslan, son projesi CNC Operatörünün El Kitabı’nı hem
sektörümüze hem teknik eğitimin gündemine kazandırdı. Halen özel sektör firmalarında
teknik, eğitim ve İSG konularında danışmanlık yapan ve aynı zamanda Haydarpaşa Mesleki ve
Teknik Anadolu Lisesi’nde görevine devam eden Hamit Arslan ile söyleşi gerçekleştirdik.
Ankara Yüksek Teknik Öğretmen Okulu’ndaki eğitiminizin ardından British Counsil
sınavında başarılı olup İngiltere’de eğitim almaya hak kazanmışsınız. Bu süreç,
eğitim hayatınıza neler kattı?
1987 yılında İngiltere’ye gönderildim. Önce Norwich-Bell School of Languages
dil okulunda İngilizce, daha sonra da Wigan College of Technology’de CNC
Takım Tezgahları ve CAD/CAM konularında eğitim gördüm. İngiltere’de aldığım
eğitimde en çok dikkatimi çeken konu; öğretmenin ön planda olmadığı bir eğitim
anlayışıydı. Ortada bir soru varsa cevabını bulmak öğrencinin meselesiydi ve
çok zorlanmadıkça öğretmene sorulmazdı. Tartışmaya dayalı bir eğitim sistemi
vardı. Zannediyorum ki oradaki eğitim sürecimin beni en çok etkileyen tarafı bu
tartışmalı eğitim konusu olmuştur.
Sonra hizmet vermek üzere Adana’ya gitmişsiniz…
Mecburi hizmetimi tamamlamak üzere sadece bir buçuk yıllığına Adana’ya
gittim. Ancak ailecek sevdik bu şehri. Bir buçuk yıl, oldu size 25 yıl… Adana Teknik
ve Endüstri Meslek Lisesi CNC Bölümünü kurmak üzere bu okula atandım. Bu
okulun CNC Bölümü, CNC Atölyesi ve CAD/CAM Laboratuvarını kurdum ve 2013
yılına kadar bu okulda CNC Bölüm Şefi olarak görev yaptım.
CNC Operatörünün El Kitabı’nda ve daha önce verdiğiniz demeçlerde teknik eğitime
verdiğiniz önemin sıklıkla altını çizmişsiniz… Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına
kazandırdığınız ders kitaplarınızdan da bahsedebilir misiniz?
Hem kendi eğitim hem de öğretmenlik yaşamım boyunca eli metale değen
herkesle iletişim kurdum. Bilindiği üzere Teknik Eğitim ve kalifiye eleman,
ülkemiz sanayisinin en önemli sorunlarından birisi… Bu eksiklik tüm sektörleri doğrudan olumsuz olarak etkiliyor. Hem
bu sorunların çözümüne ışık tutmak hem de teknik eğitim ve kalifiye eleman eksikliğine karşı özellikle Takım Tezgahları
sektörünün verdiği mücadeleye ışık tutmak için, tecrübelerimi kitaplar vasıtasıyla aktarma ihtiyacı duydum. Sonuç olarak CNC
Teknolojisi, CNC Teknik, Bilgisayar ve CNC’ye Giriş, Bilgisayar Nümerik Kontrol Meslek Teknolojisi, Uygulamalı AutoCad, CAD/
CAM, CATIA-V5 Eğitim Notları, Solidworks, 3DSMAX ve son olarak da CNC Operatörünün El Kitabı ortaya çıktı.
78 Ocak - Şubat / 2016
RÖPORTAJ
www.ttmagazin.com
Aynı zamanda talep eden firmaları bilgilendirmek amacıyla
eğitimler de veriyorsunuz. CNC Tezgahlarının seçiminde de
bazı kriterler belirlemişsiniz… CNC Tezgah seçimlerinde
nasıl bir süreç işlemelidir sizce?
Günümüzde imalatın her segmentinde kullanılmakta
olan CNC takım tezgahlarını üreten firma sayısına paralel
olarak aynı model tezgahların çok farklı özelliklere sahip
versiyonları da her geçen gün tezgah piyasasındaki
yerini alıyor. Bu nedenle özellikle KOBİ’ler, bu tür ileri
teknoloji içeren tezgah ve sistemlerine yatırım yapmayı
düşündükleri zaman çok iyi bir fizibilite çalışması yapmak
ve işletmelerine en uygun ürünü seçmek zorundadır.
Ancak bugüne kadar pek çok işletme bu konuda yanlış
adımlar atmış, yeterli ön araştırma yapmadan bu
tür yatırımlara girmiştir. Belki görünürde çok büyük
zararlar yaşanmasa da bu tezgahları rantabl şekilde
kullanamadıkları için asıl kayıpları, bu tezgahların
verimsiz kullanmaları boyutunda gerçekleşmiştir.
Tezgah satıcısı firmalar; eğitim, teknik destek, arıza
ve bakım konularında yeterli olmalıdır. Alınacak olan
tezgaha ait işleme, yetenek ve kapasitelerinin iyi analiz
edilmesi önemli... Özellikle eksen sayılarının belirlenmesi
gereklidir. Mesela, CNC İşleme Merkezlerinin 3, 4 ya da
5 eksenli, CNC Torna Tezgahlarının 3 (C eksenli) olması…
Çünkü yanlış olarak seçilen her bir eksen, CNC tezgah
maliyetini minimum yüzde 25 artırmakla birlikte imalat
süresini de düşürmektedir.
İmalat öncesi iş parçası simülasyonun 3D (Üç boyutlu)
yapılması, programa her aşamada müdahale edebilmesi,
imalat süresinin programcıya bildirilmesi, manuel
programlamada döngü (cycle) ve özel komutların
kullanılabilmesi hayati önem taşımaktadır. İmalat
esnasında çarpma, bindirme vb. durumlarda tezgaha ait
güvenlik önlemlerinin var olup olmadığı, varsa özellikleri
bilinmelidir. Gerektiğinde tezgah ana sisteminin, koruma
amaçlı olarak tüm sistemini otomatik olarak durdurması
gereklidir.
CNC tezgah ve sistemlerinin seçiminde göz önünde
bulundurulması gereken hususlar nelerdir?
Yatırımcı işletme sahibi öncelikle mevcut bir imalatı varsa,
bu imalata; yoksa yapmayı düşündüğü imalata yönelik
bir tezgah seçmelidir. Bazı işletme sahipleri belirli bir
imalatları olmadığı için genel amaca yönelik tezgahları
tercih ediyor. Ancak bu durumda imalatına uygun
tezgahı tercih etmiş olan firmalar karşısında rekabet
şansları azalmaktadır. İmalata uygun olarak seçilen
tezgah, kendisini kısa sürede amorti etmektedir. Bunun
sonucunda da işletme, yeni yatırımlara yönelmektedir.
Üretimi düşünülen parçaların çeşitliliği, sayısı, üretim
zamanları ve ölçüsel hassasiyetleri; CNC tezgahları
özellikle çok miktarda olan ya da geometrileri oldukça
karmaşık olan iş parçalarında tercih edilmelidir. CNC
tezgahının kaliteli, teknolojik ömrünün uzun olması ve
teknolojik olarak en son yenilikleri içermesi, bilgisayarlı
sistemler ve CAD/CAM programlarına uyumlu
olması gerekir.
Ocak - Şubat / 2016 79
RÖPORTAJ
www.ttmagazin.com
BSTB’den “Teknoyatırım” atılımı
Ar-Ge ve Yenilik Projesi-Faaliyeti çıktılarının
ticarileşmesi ve yatırımı noktasında ciddi bir
destek programına duyulan ihtiyaçtan yola
çıkılarak Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü
tarafından hazırlanmış olan Teknolojik Ürün
Yatırım Destek Programı (Teknoyatırım) ile
teknoloji tabanlı ürünlerin üretimine yönelik
yatırımların desteklenmesi hedeflenmiştir.
Türkiye’de bir ilk olan bu programı birinci
kaynaktan öğrenmek ve tanımak adına T.C.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık ile
söyleşi gerçekleştirdik.
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı
Fikri Işık
Teknolojik Ürün Yatırım ve Destek Programını ortaya çıkaran sebeplerden bahsedebilir misiniz?
635 Sayılı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de Bilim
ve Teknoloji Genel Müdürlüğümüzün görevleri arasında “sanayiye yönelik araştırma ve geliştirme, yenilikçilik projeleri
sonucunda ortaya çıkan teknolojik ürünün patenti, yatırımı, tanıtımı ve pazarlanması konusunda gerçek ve tüzel kişilere
destek vermek ve teknolojik ürüne yönelik yatırım başvurularını kabul etmek, değerlendirmek, desteklemek” ifadeleri
yer almaktadır. Bu görevlerin yerine getirilmesine katkı sağlamak amacıyla 2014 yılında Teknolojik Ürün Yatırım Destek
Programı (Teknoyatırım) devreye alınmıştır.
Bu programın gerekliliğinin kaynağı nedir?
Ülke ekonomisinin uluslararası düzeyde rekabet edebilir bir yapıya kavuşturulması konusunda, Ar-Ge ve Yenilik Projesi/
Faaliyeti çıktılarının ticarileşmesi ve yatırımı noktasında ciddi bir destek programına duyulan ihtiyaçtan yola çıkılarak, Bilim
ve Teknoloji Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanmış olan Teknoyatırım Programı ile teknoloji tabanlı ürünlerin üretimine
yönelik yatırımların desteklenmesi hedeflenmektedir.
Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan bu program ile öncelikli teknoloji alanlarında yer alan Ar-Ge ve Yenilik Faaliyetleri
sonucu ortaya çıkan yeni ürünlerin ticarileştirilmesi, ülke ekonomisine katma değer oluşturulması, uluslararası pazarda
yer alarak teknolojik ürün ihracatına öncülük edilmesi ve özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelere geleceğe dönük Ar-Ge
kültürünün benimsetilmesi amaçlanmaktadır.
Program çerçevesinde hangi teknolojik ürünlere destek sağlanacak? Bugüne kadar kaç başvuru oldu
ve değerlendirmeye alındı?
Bu program kapsamında desteklenecek yüksek ve orta-yüksek teknoloji alanları Bakanlıkça ilan edilmektedir. Örnek
vermek gerekirse: Yüksek teknoloji alanları arasında temel eczacılık ürünlerinin ve eczacılığa ilişkin malzemelerin
imalatı, bilgisayarların, elektronik ve optik ürünlerin imalatı, hava taşıtları ve uzay araçları ile bunlarla ilgili makinelerin
imalatı, kablolu-kablosuz telekomünikasyon faaliyetleri gibi alanlar yer almaktadır. Orta-yüksek teknoloji alanları
arasında ise; kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı, fabrikasyon metal ürünleri imalatı, elektrikli teçhizat imalatı,
motorlu kara taşıtı, treyler (römork) ve yarı treyler (yarı römork) imalatı, demir yolu lokomotifleri ve vagonlarının imalatı,
askeri savaş araçlarının imalatı, tıbbi ve dişçilik ile ilgili araç ve gereçlerin imalatı gibi alanlar bulunmaktadır. Görüldüğü
gibi destek programı kapsamında birçok faaliyet alanına destek verilmektedir. Başvuru yapılabilecek orta-yüksek ve
yüksek teknoloji alanları listesinin tamamına Bakanlığımızın internet sitesinden ulaşılabilmektedir.
80 Ocak - Şubat / 2016
RÖPORTAJ
www.ttmagazin.com
Bugüne kadar 2014 yılında bir ve 2015 yılında iki olmak üzere
toplam üç dönemde başvuru alınmıştır. İlk iki dönemde toplam
294 başvuru alınmıştır ve bunların 131 tanesi ile sözleşme
imzalanmıştır. 9 Kasım-31 Aralık 2015 tarihleri arasında
alınan üçüncü dönem başvurularında ise firmalarımız
tarafından toplam 133 başvuru yapılmış olup, bu projelerin
değerlendirme aşamaları devam etmektedir.
Teknolojik Ürün ve Yatırım Destek Programının teknoloji tabanlı
ürünlerin üretimine yönelik sağlayacağı gelişmeler neler
olacaktır?
Bu destek programında projelere, vergisel destek sağlayan
programların ötesinde, ürünlerin seri üretimine yönelik
maddi destek sağlanmaktadır. Bu kapsamda büyük
işletmelere de verilen desteklerin yanında özellikle KOBİ’ler
öne çıkarılmakta ve ilk defa teknolojik üretime dayalı destek
verilmektedir. Ayrıca ülkemizin kaynaklarını daha verimli bir
şekilde kullanmak adına proje kapsamında satın alınacak
olan, üretime yönelik yerli makine-teçhizat alımlarında ithal
ürünlere göre yüzde 10 daha fazla destek verilmektedir.
Uluslararası düzeyde rekabetçi ekonomik yapının tesis
edilmesi amaçlanan destek programıyla aynı zamanda
yüksek teknolojili alanlardaki şirket sayısının artırılması
hedeflenmektedir.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın kurumsal söylemleri
arasında önemle yinelediği konuların başında Ar-Ge ve
İnovasyon gelmektedir. 2016’da Ar-Ge ve İnovasyon’a yönelik
nasıl bir yol haritası izlenecek? Ar-Ge ve yenilik kültürünün
artması açısından sağlanabilecek gelişmelerden de söz edebilir
misiniz?
İçerisinde bulunduğumuz bilişim çağında ve Endüstri
4.0 dönüşümünün tartışıldığı üretim ortamında Ar-Ge ve
inovasyondan söz edilmemesi mümkün değildir. Bakanlığımız,
bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarımız ülkemizdeki bilim,
teknoloji ve yenilik ekosisteminin eksikliklerini gidermek,
çalışmaları planlayıp koordine etmek, üretimde teknolojik
dönüşümü sağlamak ve uluslararası rekabet gücümüzü
artıracak politikalar belirlemek amacıyla önemli çalışmalar
yürütmektedir. Bu kapsamda ulusal politika ve strateji
belgeleri yayınlanarak kamuoyu ile paylaşılmaktadır.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca verilen sayısız destek
programı var ancak Tekno-ürün ve Yatırım Destek Programı
bir ilk olma özelliğine sahip. Bu yatırımdan Bakanlığınızın
beklentileri nelerdir?
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak Teknogirişim
Sermayesi Desteği Programı ile genç girişimcilerimizin
henüz fikir aşamasında olan projelerine 100 bin TL’ye kadar
hibe desteği sağlanmaktadır. San-Tez programı kapsamında
üniversite-sanayi işbirliğine katkı sağlamak amacıyla Ar-Ge
işbirliği projelerine; Teknopazar desteği ile Ar-Ge sonucu elde
edilen ürünlerin tanıtımına; Teknolojik Ürün Yatırım Destek
Programı ile de Ar-Ge sonucunda elde edilen ürünlerin seri
üretimine yönelik destek verilmektedir. Görüldüğü üzere
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bir ürünün fikir
aşamasından seri üretimine kadar olan süreçlerde destek
mekanizmalarımız mevcuttur. Üretimde ve ihracatta nitelikli
ve katma değeri yüksek ürünlerin payının artırılması yönünde
çalışmalar uzun süredir devam etmekteyken, stratejik
hedeflere yönelik verilen destekler aracılığıyla ticarileşen
ürünler henüz piyasada çok fazla yer alamamaktadır. Bu
amaçla yüksek teknolojiye sahip katma değerli ürünlerin
geliştirilmesi ve ihraç edilmesi yönünde önemli bir adım
atılmaktadır. Teknolojik Ürün Yatırım Destek Programından
beklentiler ise ülkemizin orta–yüksek ve yüksek teknoloji
ürünlerinin ihracatına katkı sağlanması, katma değeri yüksek
ürünlerin üretilmesi, teknolojik ürünler konusunda rekabet
edebilir bir yapıya kavuşmak ve güçlü olduğumuz ürünlerde
de söz sahibi ülke konumuna erişmek olarak sıralanabilir.
Program kapsamında, ürünlerin ticarileştirilmesi, ülke
ekonomisinde katma değer oluşturulması, küresel rekabetteki
ihracat payımızın artması açısından değerlendirmeleriniz neler
olabilir?
Ülkemiz teknolojiyi ithal eden, satın alan ve tüketen ülke olmak
değil, üreten, geliştiren ve ihraç eden ülke olmak zorundadır.
Türkiye’nin yeni atılımlara, yeni sıçramalara ve yeni başarı
hikâyelerine ihtiyacı var. Bunların gerçekleştirilmesi için
Ar-Ge ve inovasyon olmazsa olmazlar arasındadır. Türkiye
güçlü olduğu alanlarda katma değeri yüksek ürünler üretmek
zorundadır. Bu zor ve zahmetli süreçlerin aşılması konusunda
Bakanlığımız da destek programları aracılığıyla firmalarımıza
katkıda bulunmaktadır.
Ocak - Şubat / 2016 81
RÖPORTAJ
www.ttmagazin.com
Kalıpçılık sektörünün amiral gemisi: UKUB
Takım Tezgahları ve Kalıpçılık; iki kardeş sektör... Türkiye sanayisine verilmesi gereken hizmet ve ortak ihtiyaçlar
düşünülünce bu iki kardeş sektörün birbirinden bağımsız olması söz konusu değildir. Ulusal Kalıp Üreticileri Birliği
(UKUB), ülkemizdeki Kalıpçılık sektörünü birinci dereceden temsil eden bir sivil toplum kuruluşu olarak Türkiye
Sanayisine verdiği hizmetlere her geçen gün yenilerini ekliyor. Kalıpçılık sektörünün amiral gemisi UKUB’un
Yönetim Kurulu Başkanı Şamil Özoğul’a sektörün geçmiş yılını ve 2016 beklentilerini konuştuk.
yönetim kurulumuzda Levent Ganiyusufoğlu (Korkmaz
Çelik), Ahmet Kuru (Standart Kalıp), Ayhan Demirkol (ATS
Modsan), Cüneyt Özumar (B Plas) Ahmet Koç (Alseko Group)
ve Elif Özge Öztürk (Özgü Kalıp) görev yapıyor.
Göreve geldiğimizde Yönetim Kurulu’muzun üzerinde
durduğu ilk konu, UKUB’ u Türk kalıpçılık sektörü ve dünya
kalıpçılık sektörü için bir cazibe merkezi haline getirmek
amacıyla Birlik organizasyonunu ve faaliyetlerini yeniden
yapılandırmaktı. Bunu başardıktan sonra yeni üyeler
kazanma yoluna gittik. 2008 yılında göreve ilk geldiğimizde
Birliğimizin 76 üyesi vardı. 2015 yılı itibari ile de üye
sayımızın 235’e çıkmış olması aldığımız kararın ve bu karar
doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerin ne kadar
doğru olduğunun en önemli göstergesidir.
UKUB Yönetim Kurulu Başkanı
Şamil Özoğul
Ulusal Kalıp Üreticileri Birliği ve faaliyetleri hakkında bilgi
verir misiniz?
Birliğimiz, 2002 yılında Bursa’nın kalıpçı kökenli önde gelen
sanayicileri tarafından Bursa’da kurulmuştur. Birliğimiz,
Bakanlar Kurulu kararıyla, kalıpçılık sektörünü temsil eden
ilk birlik olarak kurulması dolayısıyla Türkiye’de kalıpçılık
sektörünü temsil eden en üst kurum durumundadır.
Sektörümüzün bölünmeden, parçalanmadan tek çatı
altında bir araya gelmesi gücümüze güç katıyor. Birlik
olarak öncelikli amacımız Türk sanayisinin ihtiyaç duyduğu
kalıpların tedarikinde yurtdışına olan bağımlılığın azaltılması
ve Türkiye’yi kalıp tedariki konusunda bir cazibe merkezi
haline getirmektir.
Kurulduğu 2002 yılından 2008 yılına kadar UKUB, Bursa
ağırlıklı üyeleri ile faaliyetlerine devam etmiştir. 2008 yılında
genç bir yönetim kurulu oluşturarak, benim başkanlığımda
göreve başladık. Yaklaşık yedi yıldır küçük değişikliklerin
dışında aynı arkadaşlarla yola devam ediyoruz. Başarılı
olmamızın en önemli sebebi de bu sürekliliktir. Şu anda
82 Ocak - Şubat / 2016
Ulusal Kalıp Üreticileri Birliği olarak sektörün gelişime
ihtiyaç duyduğu alanlarda çalışmalar yürütüyor, farklı
projeleri hayata geçiriyoruz. Kümelenme ve ortak
kullanım mantığı ile kendi alanında uzmanlaşmış kalıpçılık
sektöründe faaliyet gösteren birçok firmayı bir araya
getirecek olan Kalıpçılar Vadisi adıyla hayalini kurduğumuz
projemizi, YALOVA KALIP İMALATI İHTİSAS OSB resmi adıyla
artık gerçeğe dönüştürdük. Kalıpçılar Vadisi projesi sektörün
ihracat hedefine büyük katkı sağlayacak, sektörü dünya
ölçeğine taşıyacak, planlanan ortak kullanım merkezleriyle
sektörün rekabetçi yapısını artıracak bir projedir.
Sektörümüzün gelişmesine katkı sağlamak amacıyla
projelendirdiğimiz bir diğer konu ise Ulusal Kalıpçılık
Eğitim Merkezi (UKEM). Kalıp Teknolojileri Ar-Ge Merkezi,
Ortak Kullanım Merkezi, Tersine Mühendislik Birimi, Analiz
Simülasyon ve Optimizasyon Birimi, Metroloji ve Kalibrasyon
Birimlerini kurmak için ihtiyaç duyduğumuz finansmanı
sağlamak üzere Avrupa Birliği, TUBİTAK, BEBKA, KOSGEB
gibi kurumların sağladığı maddi desteklerden faydalanmak
üzere projeler geliştirdik. Bu projeleri belli bir mantık
sıralaması içerisinde adım adım hayata geçirerek ülkemize,
sektörümüze kazandırıyoruz. Bu projeler kapsamında
kurulan birimlerin ticari faaliyetlere başlamasıyla birlikte
UKUB İktisadi İşletmesi’ni kurduk. İktisadi işletmemizin
sağladığı gelirler ile de yeni projeler geliştirerek hayata
geçiriyoruz. UKUB şu an tam anlamıyla proje kültürüne
sahip bir kurum haline geldi.
RÖPORTAJ
www.ttmagazin.com
Planladığımız tüm faaliyetleri projelendirerek, detaylı
bütçe çalışmaları yaparak tek tek hayata geçiriyoruz.
Bu güne kadar gerçekleştirdiğimiz projelerimiz şöyle
sıralayabiliriz;
Eğitim Merkezi’nde (UKEM) düzenlenen eğitim, 23-30
Kasım tarihleri arasında UKUB üyelerine ücretsiz olarak
gerçekleştirildi.
• BEBKA destekli “Ortak Kullanıma Yönelik
Tersine Mühendislik Merkezi Kurulumu Projesi”
• BEBKA destekli “Endüstriyel Kalıpçılığa Yönelik
OrtakAnaliz, Simülasyon ve Optimizasyon Merkezi
Kurulumu Projesi”
• AB destekli “Kullan Kazan (K2) Projesi”
• BEBKA destekli “Otomotiv Kalıpçılık Sanayi İçin
Ar-Ge Mühendisi Yetiştirilmesi Projesi”
• BEBKA destekli “Kalıpçılığa Özel 5 Eksen CNC
Freze Tezgâh Kullanımı Eğitimi Projesi”
• TUBİTAK destekli “Uludağ Ünv. İşbirliği ile Türk-Alman
Endüstriyel Kalıp Tasarım ve İnovativ İmalat
Teknolojileri Paylaşım Çalıştayı Projesi”
• BEBKA destekli “Kalıp Montaj Operatörü Eğitimi Projesi”
• KOSGEB destekli birçok yurt dışı iş gezileri ve
fuar ziyaretleri
• BEBKA destekli “ Proje Yönetimi ve Planlama
Eğitimi Projesi ”
Üyelerimizi, ana sanayi ve yan sanayi firmalarını da
bir araya getirdiğimiz ücretsiz olarak yapılmış olan
bir diğer organizasyonumuz ise sektörün sorunları ve
çözüm önerilerini masaya yatırdığımız Ulusal Kalıpçılık
Zirvesi. Bu yıl 5.’sini düzenlediğimizi kalıp sektörünün
gelecek vizyonunun da değerlendirildiği zirveye sektör
bileşenlerinin ilgisi oldukça yüksek oldu. Geçen sene
zirveye 209 kişi katılmıştı ve bu sene katılım 315 kişiye
çıktı. Ne kadar çok katılım olursa o kadar çok bilgi
paylaşımı oluyor. Biz de bunu istiyoruz. Her sene katılan
kişi sayısının artması bizleri de sevindiriyor.
UKUB olarak, 2015 yılını sektörünüz açısından nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Mevcut durumda Türkiye kalıp sanayisi yıllık toplam
büyüklüğü yaklaşık 3,5 milyar Euro’dur.
2015 yılı sektörümüz açısından oldukça yoğun geçti.
Yurtiçi ve yurtdışı otomotivde devam eden yeni projeler
kapasitelerimizi doldurdu.
Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ülkeyi
bizlere emanet etti. Daha iyi bir gelecek için her zaman
umudumuzu ve hedeflerimizi yüksek tutuyoruz ve daha iyi
bir Türkiye için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz.
2016 yılı da iyi olacaktır.
Son 10 yılda Türk kalıpçılık sektörü büyüme oranı
% 250 olarak gerçekleşmiştir. 2023 yılına kadar
kalıpçılık sektörümüzün yaklaşık % 150 ila % 200 arası
büyüyeceğini öngörüyoruz.
Ulusal Kalıpçılık Zirvesi’nde bu sene geçen seneden farklı
olarak ana sanayi hariç firma isimlerini öne çıkarmadan
sunumlar gerçekleştirildi. Geçen seneki seminerden
sonra Türkiye’de daha önce yapılmayan, son birkaç
yıldır yapılan özel projelerin sunumlarını yapmak gibi
bir kararımız vardı. Onu uygulamaya çalıştık. B Plas’tan
Cüneyt Bey önceden İtalya’dan ithal edilen ama artık
hem kendi firmaları hem de başka firmaların yaptığı
instrument panel, tampon kalıplarının geldiği noktayı
anlatan bir sunum yaptı. Biraz başarı hikayesi havasında
ve Türkiye’de kalıpçılık sektörünü 5-10 yıllık geçmişe
dönük projeksiyonla nereden nereye geldiğini çok güzel
ortaya koyan sunumlar oldu. Önümüzdeki sene zirvede
bunu daha çok yapmaya çalışacağız, bir firma ile değil de
2-3 firma ile bunu yapmak istiyoruz.
2015 yılındaki çalışmalarınız neler oldu? Kalıpçılar Vadisi
hakkında bilgi paylaşabilir misiniz?
UKEM projesi ile sektörümüzün gelişmesine katkı
sağlamak amacıyla 2015 Ocak ayı itibari ile eğitimlerimize
başladık. 2016 eğitim tarihleri planlama aşamasında,
en yakın zamanda eğitim takvimini paylaşıyor olacağız.
Ayrıca üzerinde durmuş olduğumuz bir başka eğitim
ise Proje Yönetimi ve Planlama Eğitimi’ydi. Ulusal
Kalıp Üreticileri Birliği olarak işletmelerdeki proje
uygulamalarında yaşanan olumsuzlukların giderilmesine
katkı sağlamak amacıyla BEBKA (Bursa Eskişehir Bilecik
Kalkınma Ajansı) destekli Proje Yönetimi ve Planlama
Eğitimi düzenlendi. UKUB bünyesindeki Ulusal Kalıpçılık
Ocak - Şubat / 2016 83
RÖPORTAJ
www.ttmagazin.com
Türk kalıp sektörünün gelişmesi için uluslararası
alanda da UKUB’un tanıtımına devam ediyoruz. 2015
yılında yapmış olduğumuz yurtdışı gezilerini özetlemek
gerekirse; Nisan ayında Japonya’da düzenlenen Intermold
Kalıp Fuarı’nda UKUB Yönetim Kurulu Başkan yardımcı
Levent Ganiyusufoğlu Japon kalıpçılara yaklaşık 2 saatlik
bir sunum yaptı. Sektörün Türkiye’deki genel durumunu
ve UKUB’un faaliyetlerini anlattı. Mayıs ayında Almanya
Stuttgart’ta ilk kez düzenlenen Moulding Expo 2015’te
UKUB olarak stant açtık. Ahmet Koç, Ayhan Demirkol,
Levent Ganiyusufoğlu ve birlik üyeleri ile birlikte
Türk kalıp sektörünün tanıtımı yapıldı. Kasım ayında
Almanya’nın Frankfurt şehrinde organize edilen Formnext
Fuarı’nı UKUB olarak ben ve Yönetim Kurulu üyemiz
Ayhan Demirkol ziyaret ettik. Yurt dışı gezilerimizde ve
fuarlarda kalıp sektöründeki gelişmeleri uluslararası
alanda tanıtma fırsatı buluyoruz. Bu fırsatı yurt genelinde
yapılan fuarlarımızda da sürdürüyoruz. Aralık ayında
yapılmış olan Kalıp Avrasya Fuarında ‘da UKUB olarak
yine yerimizi aldık. Kalıp ve otomotiv yan sanayi
sektöründeki en önemli markalar, bu yıl 8. kez kapılarını
ziyaretçilere açan Kalıp Avrasya 2015 çatısı altında bir
araya geldi. TÜYAP Bursa Fuar ve Kongre Merkezi’nde
10-13 Aralık tarihleri arasında düzenlenen Bursa Endüstri
Zirvesi’nde, Kalıp Teknolojileri ve Yan Sanayiler Fuarı’nın
yanı sıra, Bursa Metal İşleme Teknolojileri Fuarı, Bursa
Sac İşleme Teknolojileri Fuarı, Otomasyon Fuarı ile İşçi
ve İşçi Güvenliği, Sağlığı ve Ekipmanları Fuarı da açıldı.
4 gün süren fuara gösterilen ilgi sevindirici, 48 ülkeden
53 bine yakın ziyaretçinin katılması Türk sanayisi için
çok önemli bir nokta. Kalıp Avrasya Fuarı Türk kalıpçılık
sektörü için çok önemli bir vitrin. UKUB olarak Türk
kalıpçılık sektörünün, dünya pazarında kendine iyi bir
yer edinebilmesi için çaba gösteriyoruz. Bize göre,
fuarlar sektörel buluşmanın odak noktasını oluşturuyor
ve sektörde faaliyet gösteren firmalar için çok önemli
fırsatlar sunuyor.
Bu fırsatları Birlik olarak değerlendiriyoruz ve sektörün
gelişmesi için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu
çalışmalardan biri de yukarıda bahsetmiş olduğumuz
Kalıpçılar Vadisi’dir. Yönetime seçildiğimiz ilk günden bu
84 Ocak - Şubat / 2016
yana dile getirdiğimiz en önemli projemiz kendi alanında
derinlemesine uzmanlaşmış kalıpçılarımızı kümelenme
mantığı ile bir araya getirecek bir ihtisas organize sanayi
bölgesi kurmaktı. Kalıpçılar Vadisi adını verdiğimiz bu
projeyi hayata geçirmek üzereyiz. Üç önemli sanayi
ilimizin, Bursa-İstanbul-Adapazarı üçgeninin merkezinde,
Yalova’da Kalıp İmalatı İhtisas OSB’nin kuruluş çalışmaları
hızla ilerliyor.
OSB toplam 342 dönümlük bir arazi üzerine kurulacak.
OSB içerisinde kendi alanında derinlemesine
uzmanlaşmış 70 kalıp fabrikasının ve yaklaşık 30 adet
yan sanayi firmasının faaliyet göstermesini hedefliyoruz.
Her biri 3.000 metrekare olan sanayi parselleri üzerine
yaklaşık 2.000 metrekare oturma alanlı, ideal boyutta
modern Kalıphaneler kurulabilecek. OSB arazisi,
Marmara Bölgesi’nin en önemli üç sanayi şehri olan
İstanbul, Bursa ve Adapazarı üçgeninin tam ortasında,
Yalova şehir merkezine 3 km mesafede yer almakta.
Körfez Köprü Geçiş Projesi’nin tamamlanmasıyla ulaşım
sorunu da olmayacağından mükemmel bir konumda.
OSB’nin, köprü ve Kocaeli’nden gelerek Bursa üzerinden
İzmir’e kadar ulaşan yeni otoyol ile doğrudan bağlantısı
da olacak. OSB’nin içerisinde Kalıp Teknolojileri Ar-Ge
Merkezi ve Ortak Kullanım Merkezi de kuracağız. Bu
merkezler bünyesinde hizmet verecek olan farklı birimler
olacak. Tersine Mühendislik Birimi, Analiz, Simülasyon ve
Optimizasyon Birimi, Metroloji Birimi, LASER Sinterleme
ve İşleme Birimi, Büyük Ölçekli Talaşlı İmalat Birimi ve
Kalıp Deneme Birimlerini sırasıyla OSB içerisinde faaliyete
geçireceğiz. Kalıpçılar Vadisi içerisinde kurulacak ortak
kullanıma yönelik merkezler sayesinde işletmelerimiz ilk
yatırım maliyetlerini ve işletme maliyetlerini düşürecek,
güncel teknolojiyi yakından takip edebilecek, rekabet
güçlerini arttıracaktır. OSB arazisinin kamulaştırılması için
çalışmalarımızı tamamladık. Kamulaştırmanın en önemli
adımı olan uzlaşma toplantısı 14 Kasım 2014 tarihinde
yapıldı ve kamulaştırma süreci başladı. 2016 yılı ilk
çeyreğinde altyapı çalışmalarımıza başlayacağız. 2016 yılı
sonuna kadar altyapı çalışmalarını tamamlayarak 2017
yılı içerisinde OSB’yi faaliyete geçirmeyi planladık.
RÖPORTAJ
www.ttmagazin.com
Şuan bizim en büyük şansımız Yalova’da her kesimde bu
projenin bir an önce tamamlanması yönünde olumlu bir
beklentinin olmasıdır. Üyelerimiz de biran önce OSB’nin
tamamlanmasını ve yatırımlarını yaparak faaliyete
geçmeyi bekliyorlar. Yalova Kalıp İmalatı İhtisas OSB,
Yalova ve civarının da ekonomik kalkınmasına büyük katkı
sağlayacak, istihdamı artıracak, doğayla dost, modern bir
OSB olacak. Her geçen gün gelişen Yalova Üniversitesi,
Körfez Köprü Geçiş Projesi, Bursa-İzmir Otoyolu, yeni
hava ve deniz limanı projeleri ve Kalıp İmalatı İhtisas
OSB, Yalova’nın değerini artıran unsurlar. Kalıpçılar Vadisi
projemizi 2017 yılı sonuna kadar faaliyete geçirebilmek
için tüm gücümüzle çalışmalara devam ediyoruz.
Ulusal Kalıp Üreticileri Birliği’nin 2016 yılıyla ilgili beklenti
ve temennileri neler oldu?
Türkiye’de çoğu sektörde olduğu gibi kalıpçılıkta da
gelişim usta-çırak ilişkisi içerisinde olmuş. Merdiven altı
olarak tabir edebileceğimiz yapılar içerisinde, çıraklıktan
kalfalığa, kalfalıktan ustalığa bilimsel bilginin olmadığı,
hiçbir teknolojinin kullanılmadığı ve tamamen zanaata
dayalı, el melekesine dayalı bir süreç içerisinde gelişmiş.
Ülkemizde kalıpçılık bu şekilde başlamış ama teknolojinin
gelişmesiyle birlikte bizim kalıpçılarımız da yavaş
yavaş bu duruma ayak uydurmayı başarmış ve sektör
bugünlere kadar gelmiş. Fakat kalıp sektörünün daha çok
gelişmiş olduğu ülkelere baktığımızda müthiş yazılımlar,
bilgisayarlar, çok hızlı CNC tezgâhlar kullanıldığını
görüyoruz. Teknolojinin her türlü nimetlerinden
faydalanıyorlar. Ülkemizde bazı şeyler halen el yordamıyla
yapılmaya çalışılıyor. Çok eski yıllarda kalıp üretim
sürecinin içerisinde yüzde 80-90 el melekesi gerektiren
işler varken; yüzde 10 da makine teknolojisi gerektiren
durumlar vardı. Bu durum günümüzde tam tersine döndü.
Artık el işçiliği gerektiren durumlar minimum seviyelere
geriledi. Günümüzde gelişmiş tezgâhlara, yazılımlara ve
gerekli know-how’a ihtiyaç duyuluyor. Bunlara sahipseniz,
küresel pazarlarda rekabet imkânına sahip olabilirsiniz.
Türkiye’de her alanda olduğu gibi bu süreç de geriden
işliyor. Ülke olarak teknolojik gelişimimiz sürüyor
fakat Avrupa’daki kadar hızlı değil maalesef. Avrupalı
üreticilerle rekabet edebilen firmalarımız tabi ki var
fakat sayıları yüzde 10 – 15 civarında… Diğerleri değişen
oranlarda insanların ustalığına ve el melekelerine
dayalı üretim yapıyorlar. Bu mantıkta tabii ki kişiye
bağlısın. Planlanabilir bir maliyet olamaz. Böyle bir
ortamda planlama yapmanız mümkün değil. Planlama
yapamazsanız da maliyetleri kontrol altında tutmanız ve
rekabetçi olmanız mümkün değil. Geride ve güvenilmez
bir sektör olarak kalırsınız.
Teknolojik eksikliğimiz yok, teknolojiyi doğru kullanmada
eksiklerimiz var. Almanlar kendi menfaatleri
doğrultusunda gelişmeye müsait bir Türk firması
bulduğu anda, o firmaya sahip olduğu tüm bilgi birikimini
aktarmaktan çekinmiyor. Eğer sizi kendisine tedarikçi
olarak seçmişse, sizi geliştirmek adına elinden geleni
yapıyor. Teknoloji olarak, makine parkı, ekipman, yazılım
olarak bizim çok kayda değer bir eksiğimiz yok. Onları
nasıl kullandığımız konusunda sorunlar var. Sonuçta esas
olan kalıptan parçanın çıkmasıysa biz bunu yapabiliyoruz.
Fakat o kalıp ne kadar zamanda bitiyor; ilk parça kalıptan
ne kadar zaman sonra çıkıyor? Almanlar aynı kalıbı 1000
saatte yapıyorsa, biz 1500 saatte yapıyoruz. Sonrası
Almanlar’ın yaptığı kalıptan 5 sanayide bir parça çıkıyorsa,
bizimkinden 8- 10 saniyede bir parça çıkıyor. Bu da bilgi
ve tecrübe eksikliğinden kaynaklanıyor. Sonuç olarak
çıkan parçanın kalitesine bakarsanız hiçbir problem
yok. Bu eksiklikler mevcut teknolojileri bu kadar iyi
kullanamadığımızdan kaynaklanıyor.
Tüm imalat sektörlerinin de en önemli sorunlarından biri
de nitelikli ara personel eksikliğidir. Meslek okullarımızda
yeterli eğitimin verilmemesi bir yana artık gençlerimiz
talaşın, yağın içinde, tezgahın başında çalışmak istemiyor.
Daha yüksek ücret te ödeseniz artık hiç kimse bu tür
işler yapmak, yorulmak istemiyor. Üretmeden, tüketme,
hak etmeden elde etme peşinde koşan bir nesil yetişti.
Bu büyük bir sorun ve maalesef sektörel değil, toplumsal
bir ülke gerçeği olarak hepimizi tehdit ediyor. Ülkemizde
kalıpçılık eğitimi veren okullar yetersiz. Gazi Üniversitesi
Kalıpçılık Öğretmenliği Bölümü vardı. Son yıllara
baktığımda, sektördeki en iyiler hep o okuldan yetişmiş.
Oradan mezun olanların çok azı öğretmenlik yapıyor,
genellikle kalıp öğretmenliği yapmak yerine firmalarda
kalıp konusunda işe başlıyorlar ya da kendi firmalarını
kuruyorlar. Fakat bu bölüm de yok artık. Türkiye’de meslek
liselerinde öğrencilere kalıp eğitimi verecek öğretmenleri
yetiştirecek okul kalmadı. Sektörde yaşanan bu
sorununun çözümü için temel kalıpçılık meslek eğitiminin
verilebileceği KOSGEB, BEBKA ve üyelerimizden aldığımız
destekler ile Ulusal Kalıpçılık Eğitim Merkezi (UKEM)’ nin
kurulumunu gerçekleştirdik. Proje kapsamında temel
seviyede kalıpçılık meslek eğitimi vermek üzere ihtiyaç
duyulan makine, ekipman, yazılım yatırımlarını yaparak
her seferinde 15 kişilik bir gruba pratik ve teorik eğitim
verebileceğimiz bir atölye ve eğitim salonu kurduk. Bu
eğitim merkezinde planlı bir şekilde kalıp imalat süreci
kapsamındaki bütün makine, ekipman, tasarım, analiz
yazılımlarının kullanılması ölçme, doğrulama cihazlarının
kullanılması, proje yönetimi, maliyet ile ilgili pratik ve
teorik eğitimler vermeye başladık.
Ocak - Şubat / 2016 85
RÖPORTAJ
www.ttmagazin.com
UKUB tarafından Yalova’da kurulacak Kalıp İmalatı İhtisas
OSB (Kalıpçılar Vadisi) çalışmaları da hızla sürüyor.
UKEM’de verilen eğitimler Kalıpçılar Vadisi’nde istihdam
edilecek nitelikli personellerin yetiştirilmesinde de büyük
katkı sağlayacak. Kalıpçılar Vadisi’nde eğitimli personel
ihtiyacımız daha da artacak. Başlattığımız eğitimlerle bu
açığı şimdiden kapatmayı amaçlıyoruz.
Bizleri düşündüren önemli sorunlardan bir diğeri de
büyük otomotiv projelerinde kalıpların Çin’den tedarik
ediliyor olması. Çin’den kalıplar ucuza satın alınıyor ama
seri imalat onayı almamış kalitesiz kalıplar parası peşin
ödenerek ithal ediliyor. Devreye alma aşamasında yapılan
revizyon çalışmaları ve ek işçilik harcamaları üretim
gideri olarak yansıdığı için kalıp satın alma maliyeti her
zaman hedef bütçenin altında kalıyor ve bu durum satın
alma biriminin başarısı olarak rapor ediliyor, yukarının
genelde gerçek olumsuzluklardan haberi bile olmuyor.
Yurtdışından kalıp ithalatının engellenmesi gibi bir
uygulamanın bu sorunu çözeceğini düşünmüyorum. Kötü
kalıbın yanında iyi kalıpların gelmesi de engellenirse
ülkemiz kaybeder. Bunun yerine yerli kalıp kullanımını
teşvik edecek uygulamalara odaklanmak daha faydalı
olacaktır. Örneğin yerli kalıba KDV muafiyeti, yerli kalıp
satın alınmasına yönelik düşük faizli kredi verilmesi gibi.
Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?
Kasım ayı içerisinde Almanya’da kalıpçılık endüstrisi
için çok önemli olduğunu düşündüğüm iki ayrı etkinlik
gerçekleştirildi.
Bunlardan ilki, daha önce UKUB üyeleri ile birlikte de
ziyaret ettiğimiz Aachen Üniversitesi Fraunhofer Üretim
Teknolojileri Enstitüsü (IPT) ve Takım Tezgahları ve Üretim
Mühendisliği Laboratuvarı (WZL) tarafından 11-12 Kasım
tarihlerinde Aachen’da düzenlenen 15. uluslararası
“Gelecek için Kalıp Üretimi” konulu bir konferans idi.
Kalıp üreticilerini, tedarikçilerini ve müşterilerini bir araya
getiren bu önemli konferansın birbirinden önemli birçok
konusu, konuşmacısı ve konuğu oldu.
Aachen Üniversitesi’nin kalp üretimi konusunda
uzmanlaşmış akademisyenleri haricinde kalıpçılık
sektörünün tanınmış firmalarından birçok profesyonel
uzmanın ve ana sanayi firma temsilcilerinin de katıldığı
konferansta kalıp üreten firmaların uzun süreli ve
sürdürülebilir başarıyı elde etmelerini sağlayacak,
geleceğe odaklanan pratik ve teorik bilgiler aktarıldı,
tecrübeler paylaşıldı ve öneriler sunuldu.
Ülkemizde yıllardır geliştirilmeye gayret edilen üniversitesanayi işbirliğinin nasıl olması gerektiğine dair en güzel
örnek, Aachen Üniversitesi Fraunhofer Enstitüsü’nün,
Mercedes, Audi, BMW gibi ana sanayi devleri, yan sanayi
86 Ocak - Şubat / 2016
firmaları ve onların alt tedarikçileri ile birlikte yürüttüğü
çalışmalardır. Bu, ülkemiz için de model alınması gereken
en etkili üniversite-sanayi işbirliği örneğidir.
Konferansın adına ve yapılan bazı sunumlara dikkatinizi
çekmek isterim:
“Gelecek için Kalıp Üretimi”
“Geleceğin Kalıpçılık Endüstrisinde Otomasyonun Artan
Önemi ve Industrie 4.0 Kriterlerine Uyumluluk”
“Geleceğin Kalıphanesinin Stratejik Konumlandırılması”
“Geleceğin Kalıpçılık Endüstrisi ve Eklemeli İmalat
Yöntemleri”
“Yüksek Adetli Üretim Prosesleri İçin İnovatif Kalıp
Çözümleri”
“AUDI AG Akıllı Kalıphane”, bu sunumu yapan kişinin unvanı
ise “AUDI AG İnovasyon ve Dijital Kalıphane Müdürü”
Almanya’da düzenlenen diğer etkinlik ise 17-20 Kasım
tarihlerinde Frankfurt’ta düzenlenen Formnext Fuarı idi.
Bu fuar, artık “geleneksel” olarak ifade edilen kalıpçılık
yöntemlerinin sergilendiği EuroMold fuarının yerini alan
“geleceğin kalıpçılık” yöntemlerini ön plana çıkarmayı
hedefleyen yeni bir organizasyon.
Fuara anlam katan Formnext ifadesini “Geleceğin Şekli”
olarak tercüme edebiliriz.
Eklemeli imalat teknolojileri başta olmak üzere, gelecek
nesil ürün geliştirme ve imalat teknolojilerinin sergilendiği
ve ilk kez düzenlenen fuara katılım ve ziyaretçi
ilgisi beklenenin çok üzerindeydi. Artık günümüzde
“geleneksel” olarak ifade edilmeye başlanan, bildiğimiz
kalıp imalat yöntemleri ile “eklemeli imalat” yöntemlerini
bir araya getiren “hibrid” sistemlerin sergilendiği bu
fuar gelecek imalat teknolojileri nasıl olacak, “geleceğin
kalıpçılığı” nasıl olacak sorularına cevap niteliğinde bir
gösteriydi adeta.
Zaman hızla ilerliyor, teknolojik gelişim ivmesi hızla
yükseliyor.
Bir yandan CNC tezgahlarımızın eksenlerini arttırmaya
çalışırken, diğer yandan geleceğin teknolojilerini
araştırmalı, anlamalı ve uzmanlık alanımıza uygun
olanlarını belirleyip en çok 2-3 yıl sonraki yatırım
bütçelerimize eklemeliyiz.
Değiştiremeyeceğimiz bir geçmiş geride öylece dururken,
“biçimlendirip” sahip olabileceğimiz bir gelecek bizleri
bekliyor.
Ancak hiç aklımızdan çıkarmayalım ki ülkemizin geleceği,
gençlerimizin göreceği eğitime bağlıdır.
Mevcut eğitim sistemiyle biz mi geleceği şekillendireceğiz
gelecek mi bizi bunu hep birlikte göreceğiz.
AJANDA
www.ttmagazin.com
Bilbao,
29. BIEMH için geri sayımda…
Takım Tezgahları Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (TİAD) desteklediği 29. BIEMH, 30 Mayıs-4 Haziran
2016 tarihlerinde İspanya’nın Bilbao şehrinde gerçekleşecek.
TİAD, 29. Uluslararası Takım Tezgahı Fuarı (29. BIEMH)
için dernek üyesi olan katılımcı ve ziyaretçi taleplerini
toplamaya başladı. Otomotiv, uzay, havacılık, yan sanayi,
yatırım malları, metal yapı, enerji üretimi, ev aletleri,
ev eşyaları, demiryolu, kesme ve plaka işi taşeronları,
kalıp, gaz ve petrol endüstrisinde çalışan profesyoneller
tarafından ziyaret edilmesi beklenen fuar, İspanya Takım
Tezgahları ve aksamları sektörünün gövde gösterisi olarak
nitelendiriliyor. Advanced Manufacturing Technologies
(AFM) desteğiyle iki yılda bir gerçekleşen 29. BIEMH, Bilbao
Exhibition Centre’de gerçekleşecek.
Metal kesme ve şekillendirme takım tezgahı, takım
tezgahı için alet işleme, işleme ve robotik, metroloji ve
kalite kontrol, üretim sistemleri otomasyonu, yedek parça,
bileşen ve aksesuarlar, kaynak ve alevli kesme, elektrik
ve elektronik ekipman, fabrika ve firma hizmetleri, diğer
makina grubu sektörlerinde faaliyet gösteren firmaların
katılımcı olarak yer alacağı 29. BIEMH, 30 Mayıs’ta
kapılarını açacak ve 4 Haziran 2016’da son bulacak.
Mekatronik ve İnovasyon Günleri,
katılımcılarını bekliyor
Marmara Üniversitesi öğrenci kulüpleri ve Mekatronik
Mühendisliği tarafından bu yıl ilki düzenlenen Mekatronik
ve İnovasyon Günleri (MİG), dikkat çeken yarışma kategori
ve kariyer günleri ile katılımcı ve ziyaretçilerini bekliyor.
Daha önceki yıllarda düzenlenen kariyer günleri adı
altındaki etkinliğe bu yıl yarışmalarda eklenerek MİG adı
altında birleşti. Yarışmalarla beraber düzenlenecek kariyer
günleri öğrenci ve işverenleri bir araya getirerek öğrencilik
ve iş dünyası arasında bir bağ kuruyor. Türkiye’de ilk defa
uygulanacak yarışma kategorileri, öğrencilerin hazırlayıp
katılabileceği lisans bitirme tez kategorisi ile etkinlik
geniş bir kitleye hitap ediyor. MİG, katılımcıları ile beraber
Mekatronik in ülkemiz için anlamını ve İnovasyonun
hayatımızdaki yerinin tartışılacağı bir workshop imkanı
sunuyor. 28-30 Nisan’da Marmara Üniversitesi Göztepe
Kampüsünde gerçekleşecek olan etkinliğe sponsor ve
destek arayışları sürmektedir. MİG hakkında daha fazlası
için resmi internet sitesi www.mig.marmara.edu.tr’yi
ziyaret edebilirsiniz.
KATEGORİLER
SUMO ROBOT, Mikro Sumo Robot, Mini Sumo Robot, Mega Sumo Robot, Humanoid Sumo Robot , ARAZİ ROBOT,
MULTİKOPTER ROBOT, AVCI ROBOT
88 Ocak - Şubat / 2016
FİRMA
ADRES
TELEFON
FİRMA
ADRES
TELEFON
Adil Makina San. Tic.
Oto Sanayi Sitesi. Aytekin Sk. No:12
4. Levent / Kağıthane - İstanbul
+90 212 264 79 19
Armada Yazılım A.Ş.
Esentepe Mah. Cevizli D100 Güney Yan
Yol Lapishan No:25 / Kartal - İstanbul
+90 216 379 83 79
Adler Metal İşleme San. ve Tic.
Ltd. Şti.
Erbiller San. Sit. B Blok No:3
Turgutlu - Manisa
+90 236 313 45 45
Atlas CNC Makina Tic. Ltd. Şti.
İkitelli O.S.B. Atatürk Bulv. Botaş İş Mrk.
No:102 / Başakşehir - İstanbul
+90 212 671 71 01
Ajan Elektronik Servis San.
ve Tic. Ltd. Şti.
100039 Sok. No:10 AOSB Mah. 35620
Çiğli - İzmir
+90 232 328 12 02
Avrupa Makina CNC Takım Tezgahları
San. Tic. Ltd. Şti.
Abdi İpekçi Cad. 1. Emintaş 158/132
Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 417 92 42
Ak Makina Ltd. Şti.
Barbaros Mah. Evren Cad. Apaydın Sk.
No:35 / Kadıköy - İstanbul
+90 216 470 70 70
Bali Makina San. ve Tic. A.Ş.
Perpa Tic. Merk. Kat:2 No:12
Okmeydanı - İstanbul
+90 212 221 53 41
Ak Makina San. Tic. Ltd. Şti.
Abdi İpekçi Cad. Ak Makina İş Mrk.
No:132 / Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 612 55 89
Barış Polimer San. İth. İhr. End. ve Tic. Şakacı Sok. Şafak Ap. 14/8
Ltd.Şti.
Kozyatağı - İstanbul
+90 216 463 16 65
Aker Kardeşler Teknik Hırdavat San.
ve Tic. Ltd. Şti.
Davutpaşa Cad. Tim-2 İş Mrk. No:236
Topkapı - İstanbul
+90 212 613 64 16
Baykal Makina San. ve Tic. A.Ş.
O.S.B. Yeşil Cad. No:24 /Nilüfer - Bursa
+90 224 243 16 10
Akermak Teknik Hır. Mak. San. Paz.
Ltd. Şti.
Beşevler Küçük San. Sit. Ertuğrul Cad.
No:23 / 4-A/ Nilüfer - Bursa
+90 224 443 24 24
Baysel Makina ve Yedek Parça Tic.
İsmetpaşa Mah. Abdi İpekçi Cad.
No:123 / Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 576 26 96
Akko Oto Mak. Hırd. San. Tic. Ltd. Şti.
K.O.S. Bölgesi Işıktepe Sok. No:6
Selçuklu - Konya
+90 332 239 17 57
Bem Tercüme Mak. Tar. İnş. Dış Tic.
Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.
Uzayçağı Cad. Köşem İş Merk. No:72/104
Ostim - Ankara
+90 312 442 44 28
Aktoprak Karbür Sert Metal San.
Tic. Ltd. Şti.
İkitelli O.S.B. Sefaköy San. Sit. 4. Blok
No:7 / K. Çekmece - İstanbul
+90 212 671 00 23
Beril Endüstriyel Ürünler Müh. Tic.
Ltd. Şti.
Mamure Mah. G. Yakup Satar Cad. 44/A
Tepebaşı - Eskişehir
+90 222 230 04 03
Akyapak Makina San. Tic. Ltd. Şti.
Akçalar San. Bölgesi San. Cad. No:8
Akçalar - Bursa
+90 224 280 75 00
Beşgen Makina Metal Plastik San.
Tic. Ltd. Şti.
İkitelli O.S.B. Demirciler San. Sit. D:3
Blok:336 / K. Çekmece - İstanbul
+90 212 671 88 53
Alseko Enerji San. Tic. A.Ş.
Üçevler Mah. Küçük San. Sit. 27. Blok
No:58 / Nilüfer - Bursa
+90 224 441 84 00
Bilginoğlu End. Malz. San. ve Tic. A.Ş. 2824 Sk. No:26 1. San. Sit.
Bornova - İzmir
Amada Turkey Makina Teknoloji
San. ve Tic. Ltd. Şti.
İkitelli O.S.B. Haseyad Koop.
Turgut Özal Cad. No:116 / İstanbul
+90 212 549 10 70
Bimaksan CNC Takım Tezgahları
San. Tic. Ltd. Şti.
Abdi İpekçi Cad. Yüksel Emintaş San. Sit. +90 212 544 46 44
62/E Bayrampaşa - İstanbul
Anadolu Makina San. ve Tic. Ltd. Şti.
A.O.S.B Mustafa Kemal Atatürk Bul.
No:40 / Çiğli - İzmir
+90 232 328 03 45
Bimeks Çelik Tic. A.Ş.
İ.T.O.S.B. 10. Cad. No:9 Tepeören
Tuzla - İstanbul
+90 216 593 04 74
Ar Motif Makina Dış Tic. Ltd. Şti.
Demirciler San. Sit. E/2 Blok No:327
İkitelli - İstanbul
+90 212 549 26 66
BMT Makina Ekipmanları ve Danış.
Ltd. Şti.
Yalı Mah. Fevzi Çakmak Cad.
Garanti Koza Sitesi B-33
Maltepe - İstanbul
+90 216 441 18 62
Aran Makina San. ve Tic.
Ahmet Armutçuoğlu
Abdi İpekçi Cad. Özel İdare İş Merkz.
Z-01 / Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 613 92 53
Böhler Sert Maden ve Takım San.
Tic. A.Ş.
Gebze O.S.B. İhsan Dede Cad. 1600 Sk.
No:1602 / Gebze - Kocaeli
+90 262 677 17 37
Arı Makina Takım Tezgahları San.
ve Tic. Ltd. Şti.
Abdi İpekçi Cad. 1. Emintaş San. Sit.
No:158 / 133 Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 612 64 87
Böhler Uddeholm Çelik San. ve
Tic. A.Ş.
Dudullu Org. San. Böl. 2. Cad. No:26
Y.Dudullu - Ümraniye / İstanbul
+90 216 420 19 26
+90 232 433 72 30
FİRMA
ADRES
TELEFON
FİRMA
ADRES
TELEFON
Borsan CNC San. Tic. Ltd. Şti.
Yenidoğan Mah. Abdi İpekçi Cad.
No:56 / Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 576 88 30
Dörtem Makina San. Tic. Ltd. Şti.
Velibaba Mah. Velibaba San. Sit. A3 Blok
No:3 -4 / Pendik - İstanbul
+90 216 307 01 20
Boztaş Makina San. ve Dış Tic. A.Ş.
Tevfik Erdönmez Sok. No:20/4
Esentepe - İstanbul
+90 212 275 68 55
Durmazlar Makina San. ve Tic. A.Ş.
O.S.B. 75. Yıl Bulvarı / Nilüfer - Bursa
+90 224 219 18 00
Burla Makina Ticareti ve Yatırım A.Ş.
Voyvoda Cad. No:61 Karaköy - İstanbul
+90 212 256 49 50
Bystronic Lazer ve Su Işınları Mak.
San. ve Tic. Ltd. Şti.
Şerif Ali Mevkii Barbaros Cad. No:66
Kat:1 /Ümraniye - İstanbul
+90 216 464 61 60
Efmak Dış Tic. Ltd. Şti.
Carl Zeiss Teknoloji Çözümleri
Tic. Ltd. Şti.
Y. Dudullu Mah. Bostancı Yolu Cad.
Keyap Çarşı Sit. G/2 Blok No:129
Ümraniye - İstanbul
+90 216 526 35 95
Ege Teknik CNC Mak. İth. İhr. Tic. San. 4. San. Sit. 129 / 5 Sk. No:2
Ltd. Şti.
Bornova - İzmir
+90 232 375 71 00
Chiron İstanbul Makina Tic. ve Servis
Ltd. Şti.
Muratpaşa Mah. Uluyol Cad. No:19
İstanbul Tower Plaza Kat:13 D:5961
Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 612 12 11
Emuge Franken Hassas Kesici Takım
San. Ltd. Şti.
Atatürk Mah. Girne Cad. No:30 Kat:3
D:7 / Ataşehir - İstanbul
+90 216 455 12 72
CMS Mak. Danışmanlık San. ve Tic.
Ltd. Şti.
Rami Kışla Cad. Cicoz Yolu Hekimoğlu
Plaza 105/8 Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 565 63 70
Enamak Makina San. ve Tic. Ltd. Şti.
Yeni Maltepe Yolu Emintaş Ulubatlı San.
Sit. No:130 / Topkapı -Maltepe
İstanbul
+90 212 501 37 66
CNC İleri Teknoloji Mühendislik
San. ve Tic. Ltd. Şti.
Trakya Serbest Böl. Atatürk Bulvarı
Begonya Sok. No:1 Çatalca - İstanbul
+90 212 786 62 00
Er - El Mak. Yedek Parça İml. San. ve Y. Dudullu Bostancı Yolu Hattat Sk. No:35
Tic. Ltd. Şti.
/ 1-2 / Ümraniye - İstanbul
+90 216 314 50 97
CNC İleri Teknoloji Tic. Ltd. Şti.
Trakya Serbest Böl. Atatürk Bulvarı
Begonya Sok. No:1 Çatalca - İstanbul
+90 212 786 62 00
Er - kan CNC Teknolojileri San. ve Tic. İmes San. Sit. C Blok 301 Sk. No:2
Ltd. Şti.
Ümraniye - İstanbul
+90 216 420 36 39
CNC Sistem San. Tic. Ltd. Şti.
Şerifali Mah. Mevludi Sok. No:53/2
Tuzla - İstanbul
+90 216 527 84 09
Erde Dış Tic. Ltd. Şti.
Eğitim Mah. Kasap İsmail Sk.
Aydın İş Merk. No:6 D:4 / Hasanpaşa
Kadıköy - İstanbul
+90 216 330 24 00
Çelebi Makina Mühendislik
Süleyman Çelebi
Mimar Sinan Mah. Yedpa Tic. Merk.
F Cad. No:160 / Ataşehir - İstanbul
+90 216 471 07 30
Erhan Teknik Hırdavat San. ve Tic.
Ltd. Şti.
Yeni Maltepe Yolu Onur Emintaş San. Sit. +90 212 674 15 40
No:41 - 42 - 51 - 81
Bayrampaşa - İstanbul
Çelik Makina Tic. A.Ş.
İmes San. Sit. 101 Sk. A Blok No:11
Y.Dudullu - Ümraniye / İstanbul
+90 216 540 97 01
Erler Makina Tic. ve San. Ltd. Şti.
Atatürk Mah. Pınar Sk. No:5 Kıraç
Esenyurt - İstanbul
Demiral Makina İnş. ve Paz. San.
Tic. Ltd. Şti.
19 Mayıs Mah. Hilal Cad. Büyükçekmece
Konakları No:10 / B. Çekmece
İstanbul
+90 212 549 89 54
Ermaksan Makina San. ve Tic. Ltd. Şti. Bursa O.S.B. Lacivert Cad. No:6
Nilüfer - Bursa
+90 224 267 19 00
Deniz Metal İth. İhr. Paz. San. ve Tic.
Ltd. Şti.
Perşembe Pazarı Cad. Kale Han No:25/2
Karaköy / Beyoğlu - İstanbul
+90 212 292 02 32
Eroğlu Makina San. Tic. A.Ş.
Demirci Mah. Demirci Cad. No:1 16120
Bursa
+90 224 494 13 90
DMG Mori Seiki Turkey
Ferhatpaşa Mah. Gazipaşa Cad. No:11
Ataşehir - İstanbul
+90 216 471 66 36
Fanuc Turkey Endüstriyel Otomasyon
Tic. Ltd. Şti.
Şerifali Mah. Barbaros Cad. Söyleşi Sk.
İstanbul
444 9 362
DMS CNC Makina San. Tic. Ltd. Şti.
Büsan Özel Org. San. Sit. Fevzi Çakmak
Mah. 2. Sk. No:38 42050
Karatay - Konya
+90 332 345 18 38
Form Makina CNC Takım Tezg. San. ve Şerifali Mah. Hattat Sk. No:45
Tic. Koll. Şti.
Ümraniye - İstanbul
Muhterem Şanko ve Ortakları
EDM Teknik Makina San ve Tic. Ltd. Şti. İmes San. Sit. A Blok 107 Sk. No:16
Ümraniye - İstanbul
İmes San. Sit. A Blok 102 Sk. No:8
Ümraniye - İstanbul
+90 216 540 13 36
+90 216 526 02 03
+90 212 886 16 16
+90 216 526 51 62
FİRMA
ADRES
TELEFON
FİRMA
ADRES
TELEFON
GNC Teknoloji Ld. Şti.
İmes San. Sit. A Blok 104 Sk. No:25
Ümraniye - İstanbul
+90 216 471 46 20
Iscar Kesici Takım Tic. ve İmalatı
Ltd. Şti.
Gebze Org. San. Böl. İhsandede Cad.
No:105 / Gebze - Kocaeli
+90 262 751 04 84
Gökhan Metal - Teknik Hırdavat
Tic. ve San. Ltd. Şti.
Y. Dudullu Mah. İmes San. Sit. E Blok
504 Sk. No:1
Ümraniye - İstanbul
+90 216 314 18 96
İbrahim Ümit Makina San. Tic. Ltd.
Şti.
Büsan Özel Org. San. Bölg. KOSGEB Cad.
No:6 / Karatay - Konya
+90 332 345 34 32
Grindtec Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti.
Atatürk Cad. Mor Orkide Sk. No:7
K. Bakkalköy / Ataşehir - İstanbul
+90 216 572 18 23
Gühring Takım San. ve Tic. Ltd. Şti.
Çerkeşli O.S.B. İmes O.S.B. 3. Cad. No:7
Dilovası - Kocaeli
+90 262 290 84 57
İnformatik Bilgisayar Sistemleri
Tic. ve San. A.Ş.
Darülaceze Cad. H. Z. Türkkan Sk.
Famas Plaza A Blok Kat:3
Şişli - İstanbul
+90 212 222 32 35
Gündoğdu End. Tkm. Mak. San ve Tic. Merkez Mah. Sanayici Cad. No:83/1
Ltd. Şti.
Yenibosna - İstanbul
+90 212 551 55 07
İnmak Makina San. ve Tic. Ltd. Şti.
Abdi İpekçi Cad. No:82 Bayrampaşa
İstanbul
+90 212 616 97 63
Güney Mühendislik
Kemal Güney
+90 216 471 72 18
Inova Tools Kesici Takımlar San. Tic.
ve Ltd. Şti.
Üçevler Mah. 79. Sk. No:1 / C
Nilüfer - Bursa
+90 224 443 21 30
Güvenal Kalıp Elemanları San. ve Tic. Rami Kışla Cad. Emintaş 3. San. Sit.
A.Ş.
No:65 / Eyüp - Topçular - İstanbul
+90 212 501 53 81
İstanbul Kesici Takım Makina San. ve Mescit Mah. Demoktasi Cad. Birmes San. +90 216 394 80 03
Tic. Ltd. Şti.
Sit. D2 Blok No:3
Tuzla - İstanbul
Güvenal Makina Tic. ve San. Ltd. Şti.
İsmetpaşa Mah. Abdi İpekçi Cad. No:113
/ 2 Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 567 38 87
İstanbul Makina ve Otomasyon Sist.
San. Tic. A.Ş.
Haimer Dış Tic. Ltd. Şti.
İvedik ORG. San. Bölg. Melih Gökçek Blv.
Eminel İş Merk. No:17/116
Yenimahalle - Ankara
+90 312 395 56 82
Kalıpyansan Standart Kalıp Elemanları Sanayi Cad. Gazi Sk. No:8
San. ve Tic. Ltd. Şti.
Kurtköy - İstanbul
+90 262 658 95 40
Haksan Takım Tezg. Mak. San. Tic.
Ltd. Şti.
Yenidoğan Mah. Cicoz Yolu No:24
Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 567 33 31
Kalkan Makina San. ve Tic. Ltd. Şti.
+90 212 612 66 60
Han Elektronik ve Mekanik San.
İç ve Dış Tic. Ltd. Şti
Büsan ORG. San. Sit. Fevzi Çakmak Mah.
2. Sk. No:38 / Karatay - Konya
+90 332 345 18 38
Karakoç Kalıp Meral Form San. ve Tic. Gebeçınar Mevkii Çalı Bucağı
A.Ş.
Nilüfer - Bursa
+90 224 482 42 60
Hanko Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti.
Ataşehir Blv. Ata 2-3 Plaza Kat:3
Plaza No:34 Ataşehir - İstanbul
+90 216 456 10 43
Karcan Kesici Takım San. ve Tic.
Ltd. Şti.
Osb. Tornacılar ve Oto Tamirciler Sit.
R Blok No:3 / Eskişehir
+90 222 228 10 40
Hermakina CNC Takım. Tezg. ve Bilg.
Sist. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.
Oruçreis Mah. Giyimkent Sit. 17. Sk.
No:67 / Esenler - İstanbul
+90 212 438 28 21
Karfo End. ve Lab. Cih. San. Dış Tic.
Ltd. Şti.
Mimar Sinan Mah. Yedpa Tic. Merk.
G Cad. No: 86 - 86 / Ataşehir
İstanbul
+90 216 660 03 15
Hexagon Metrology Mak. San. Tic.
Ltd. Şti.
Aladdin Bey Mah. Otomasyon Plaza
636 Sk. No:2 / Nilüfer - Bursa
+90 224 441 98 00
Karmetal San ve Tic. Ltd. Şti.
D 100 Karayolu Üzeri Ayvalık Mevkii
Hanlı - Adapazarı
+90 264 276 59 16
Hidkom Mühendislik Mümessillik
Taahüt Mak. San. ve Tic.
O.S.B. 75. Yıl Cad. Demirciler Sit. B Blok
No:2 / Nilüfer - Bursa
+90 224 243 82 92
Kar - Tes Kesici Tak. San. ve Tic.
Ltd. Şti.
Kartal Cad. Kastelli San. Sit. A Blok
No:35 / Yakacık - İstanbul
+90 216 452 10 10
Hilalsan Makina Endüstriyel ve Tic.
Ltd. Şti.
Büsan ORG. San. 3. Sk. No:48
Karatay - Konya
+90 332 345 16 16
Kema Makina San. ve Tic. Ltd. Şti.
Beşevler San. Sit. 18. Blok No:21-23-24
Nilüfer - Bursa
+90 224 441 37 80
Fetih Mah. Malatya (Kayısı) Sk.
No: 4C D:24 / Ataşehir - İstanbul
İhsan Koçak Mak. San. Tic. A.Ş.
Fevzi Çakmak Mah. Büsan Özel Org. San. +90 332 345 10 10
Bölg. 2. Sk. No:32 - 34 - 36
Karatay - Konya
Y. Dudullu İmes San. Sit. B Blok 203 Sk.
No:7 / Ümraniye - İstanbul
Rami Kışla Cad. Gündoğar 1 İş Mrk.
No:84 / 120 Rami - Topçcular
Topkapı - İstanbul
+90 216 526 65 00
FİRMA
ADRES
TELEFON
FİRMA
ADRES
TELEFON
+90 216 364 96 34
Kennametal Kesici Takımlar San. ve
Tic. A.Ş.
Des San. Sit. 110 Sk. D:29 Blok No:1
Y.Dudullu - İstanbul
+90 216 574 47 80
Milma Metal San. Tic. Ltd. Şti.
Y.Dudullu Mah. Keyap Keresteciler Sit.
D1 Blok No:57 / Ümraniye - İstanbul
Kesmak Makina San. ve Tic. Ltd. Şti.
Demirciler Sit. G1 Blok No:468
İkitelli Osb. / İkitelli - İstanbul
+90 212 671 69 71
Moğollar Makina Dış Tic. Denizcilik
Ltd. Şti.
Yakuplu Merkez Mah. Hürriyet Bulv. No:1 +90 212 875 33 06
Skyport Residance Kat:23 No:194
Beylükdüzü - İstanbul
Kıroğlu Makina San. Tic. Ltd. Şti.
Abdi İpekçi Cad. Emintaş İhsan Atlı İş
Hanı No:5 / 9 Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 501 78 14
Mustek Takım Tezgahları San. ve Tic.
Ltd. Şti.
İmes San. Sit. C Blok 305 Sk. No:7
Dudullu / Ümraniye - İstanbul
+90 216 540 19 19
Korkmaz Çelik Ltd. Şti.
Des San. Sit. 110 Sk. D:29 Blok No:2
Y.Dudullu - Ümraniye - İstanbul
+90 216 499 09 99
MVD İnan Takım Tezgahları San. A.Ş.
Konya Org. San. Böl. Evrenköy Cad.
1’nolu Sk. No:3
Selçuklu - Konya
+90 332 239 22 33
Kula Makina İmalat San. ve Tic.
Ltd. Şti.
İvedik Org. San. Bölg. 29 Cad. 709 Sk.
No:1 / Ostim - Ankara
+90 312 395 18 18
Nachi Europe Gmbh Merkezi Almanya Atatürk Mah. Mustafa Kemal Cad.
(İst Merkez Şubesi)
10/1A Ataşehir - İstanbul
+90 216 688 44 57
Lazzer Metal Ürünl. Elekt. İnş. San.
ve Dış Tic. Ltd. Şti.
Topçular Demirkapı Cad. Sayaç İş Hanı
A Blok 5 / 16
Eyüp - İstanbul
+90 212 674 29 70
Nikken Kesici Takımlar San. ve
Uluslararası Tic. A.Ş.
E-5 üzeri Küçükyalı Yan Yol Irmak Sok.
Küçükyalı San. Sit. ABlok No:5
Maltepe - İstanbul
+90 216 518 10 10
Lider CNC Takım Tezgahları San. ve
Dış Tic. A.Ş.
Fatih Mah. Sanayi Cad. No:1
Dilovası - Kocaeli
+90 262 754 52 10
Numerik Kontrol Grup Ltd. Şti.
Oruçreis Mah. Giyimkent Sit. 17 Sk.
No:67 / Esenler - İstanbul
+90 212 438 28 21
LNS Makina San. ve Tic. A.Ş.
Keresteciler San. Sit. 10 Sk. No:45
Saranköy / Kazan - Ankara
+90 312 815 24 34
Nursan San. ve Tic. - Mustafa Metin
İmes San. Sit. A Blok 101 Sk. No:1
Ümraniye - İstanbul
+90 216 415 65 56
Makina Takım Endüstrisi A.Ş.
İstanbul Cad. No:126 Çayırova
Gebze - Kocaeli
+90 262 744 18 80
Oerlikon Balzers Kaplama San. Tic.
Ltd. Şti.
Nosab 120. Sk. No:7
Nilüfer - Bursa
+90 224 411 00 77
MCM CNC Makina San. ve Tic. Ltd. Şti. İsmetpaşa Mah. Abdi İpekçi Cad. Şen Sk. +90 212 564 30 10
No:4 Kat:1 / Bayrampaşa - İstanbul
Onur Teknik Hır. San. Tic. Ltd. Şti.
Yayalar Mah. Ankara Cad. No:145/A
Pendik - İstanbul
+90 216 307 90 07
Mega Danışmanlık Temsilcilik Dış Tic. Uzunçayır Cad. No:33 A1 Blok D:18
A.Ş.
Hasanpaşa - Kadıköy / İstanbul
+90 216 326 45 35
Orsa Makina Danışmanlık Ahmet Ferit Mutlu
Turgut Reis Mah. Tekstilkent B/4 Blok
No:82 / Esenler - İstanbul
+90 212 438 40 56
Mega Elektronik ve Talaşlı İmalat
Mak. Tic. A.Ş.
Uzunçayır Cad. Yapı İş Merk.No:31 Kat:2
D:14 Hasanpaşa / Kadıköy - İstanbul
+90 216 428 54 41
OSG Turkey Kesici Takımlar San. İç ve Topçular Mah. Rami Kışla Cad. No:56
Dış Tic. A.Ş.
Eyüp - İstanbul
+90 212 222 79 02
Mekanik Makina Tic. Ltd. Şti.
Abdi İpekçi Cad. 1. Emintaş San. Sit.
No:158 / 147 Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 576 09 16
OTR Makina San. Tic. Ltd. Şti.
Halkalı Merkez Mah. Basın Ekspres Cad.
No:5 / B Ayaz Plaza Kat:1
Küçükçekmece - İstanbul
+90 212 472 90 99
Mitsubishi Electric Turkey
Elektrik Ürünleri A.Ş.
Y. Dudullu Bayraktar Bulv. Nutuk Sk.
No:5 / Ümraniye - İstanbul
+90 216 526 39 90
Önder Metal Makina İnş. San. Tic.
A.Ş.
Horozlu Han Mah. Selçuk Cad. No:191
Selçuklu - Konya
+90 332 249 44 44
Mikron CNC Takım Tezg. Müh. ve Bilg. Ferhatpaşa Mah. 17 Sok. No:61(A)-2-3
Tasarım Prgramlama Sist. Tic.
Ataşehir - İstanbul
Ltd. Şti.
+90 216 572 00 35
Özcan Makina San. ve Tic. Uğur Sancak
Abdi İpekçi Cad. Uluyol Emintaş
İhsan Atlı San. Sit. No:5 / 2 - 5 - 6
Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 576 16 89
Miksan Motor San. ve Tic. A.Ş.
+90 212 284 64 00
Özka Fabrika Malz. ve Takım. San.
Ltd. Şti.
Abdi İplekçi Cad. 1. Emintaş San. Sit.
No:157 / 167 Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 567 55 50
Beylikdüzü Org. San. Böl. Bakır ve
Pirinç San. Sit. Menekşe Cad. No:1
Beylikdüzü / İstanbul
FİRMA
ADRES
TELEFON
FİRMA
ADRES
TELEFON
Perko Sanayi Ürünleri Tic. Ltd. Şti.
Esenkent Mah. Des San. Sit. 104 Sk.
No:40 / Ümraniye - İstanbul
+90 216 499 73 73
Şahinler Metal Makina Endüstri A.Ş.
İzmir Yolu 22. Km Mümin Gençoğlu Cad.
Nilüfer / Bursa
+90 224 470 01 58
Perpa Makina Endüstri San. Tic.
Ltd. Şti.
Abdi İpekçi Cad. No:113
Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 613 54 74
Taegutec Tesici Takımlar A.Ş.
TOSB Otomotiv Yan San. İhtisas Org.
san. Bölg. 1. Cad. 15. Sk. No:9
Şekerpınar - Kocaaeli
0850 201 69 00
Piksan CNC Metal İşleme San. Tic.
Ltd. Şti.
İmes San. Sit. E Blok 501 Sk. No:4
Ümraniye - İstanbul
+90 216 420 47 23
Taimaksan Makina Metal San. ve Tic.
Ltd. Şti.
Rami Kışla Cad. Cicoz Yolu Hekimoğlu
Plaza No:67 / 3 Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 679 46 10
Retosan Makina San. ve Tic. A.Ş.
Org. San. Bölg. Kırmızı Cad. No:2
Nilüfer - Bursa
+90 224 242 10 94
Takımsaş Kesici Takım ve Mak. San.
Tic. A.Ş.
Merkez Mah. Çınar Cad. Kavak Sk.
No:26/3 Yenibosna - İstanbul
+90 212 639 15 00
Sandvik Endüstri Mamülleri San. ve
Tic. A.Ş.
Yakacık E5 Yan Yolu Mermer Sk. No:18
Kartal - İstanbul
+90 216 453 07 00
Takpa Makina San. Tic. Ltd. Şti.
Beşevler San. Sit. 26. Blok No:24
Nilüfer - Bursa
+90 224 441 04 90
Schunk Intec Bağlama Sistemleri ve
Otomasyon San. Tic. Ltd. Şti.
Küçükyalı İş Merk. Girne Mah. Irmak Sk.
A Blok No:9 / Maltepe - İstanbul
+90 216 366 21 11
Tandem Takım Tezg. San. ve Tic.
Ltd. Şti.
İmes San. Sit. A BLok No:1A
Ümraniye - İstanbul
+90 216 313 14 13
Seco Tools Kesici Takımlar ve Mak.
San. A.Ş.
Üner Plaza Üsküdar Yolu Erkut Sk. No:28 +90 216 569 74 00
Kat:4 / İçerenköy - Ataşehir - İstanbul
Tekiş Teknik Erozyon Kalıp San. ve Tic. TOSB Org. San. Bölg. 1. Cad. 14 Sk. No:5
A.Ş.
Çayırova - Kocaeli
+90 262 658 04 04
Ses 3000 CNC Takım Tezgahları ve
Cad / Cam Bilg. Sis. Ltd. Şti.
İsmetpaşa Mah. Abdi İpekçi Cad. No:117
Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 674 25 07
Teknik Makina İml. San. ve Tic. Ltd.
Şti.
Büsan Org. San. KOSGEB Cad. No:97
Konya
+90 332 345 08 45
Sezinler Makina San. ve Tic. A.Ş.
Üçevler Mah. Nilüfer Tic. Merk. 65. Sk.
No:4 / Nilüfer - Bursa
+90 224 443 44 22
Tekno Takım Makina ve Kesici Takım
San. Tic. A.Ş.
İkitelli Osb. Ekoop San. Sit. A3 Blok
No:151 / Başakşehir - İstanbul
+90 212 671 15 90
Simted Makina Sanayi ve Mamülleri
Tic. Ltd. Şti.
Perpa Tic. Merk. A Blok Kat:11 No:1377
Okmeydanı - İstanbul
+90 212 222 61 12
Tekyaz Teknolojik Yazılımlar ve Mak.
Tic. A.Ş.
Büyükdere Cad. No:85 Sta Han K:6
Mecidiyeköy - İstanbul
+90 212 217 40 84
SML Makina Takım Tezg. San. ve Tic.
Ltd. Şti.
2822 Sk. No:67 1. San. Sit
Bornova - İzmir
+90 232 457 67 66
Temak Teknik Takım Tezg. San. Tic.
Ltd. Şti.
Küçük San. Sit. C Blok No:1
Maltepe - İstanbul
+90 216 366 87 00
SNA E Endüstriyel Mamüller Tic. Ltd.
Şti.
Girne Mah. Maltepe Küçük San. Sit.
F Blok No:19 / Maltepe - İstanbul
+90 216 367 10 21
Temelsan Makina San. ve Tic. Ltd. Şti. Litros Hastane Yolu 1. Baltaş San. Sit.
No:10 / 40 Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 544 25 18
Spinner Takım Tezg. San. ve Tic.
Ltd. Şti.
Şerifali Mah. Burhan Sk. No:47
Ümraniye - İstanbul
+90 216 314 95 34
Tezaymak Takım Tezgahları San. ve
Tic. A.Ş.
Abdi İpekçi Cad. No:111
Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 549 59 69
Star Kayar Otomat ve CNC Takım Tezg. Cumhuriyet Mah. Kartal Cad. Kalay Plaza +90 216 693 02 44
San. ve Tic. A.Ş.
No:65 / 4 Kartal - İstanbul
Tezmaksan Dış Ticaret
Abdi İpekçi Cad. No:129
Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 674 60 10
Sumi Sert Metal Tic. ve San. Ltd. Şti.
+90 216 364 96 34
Tezmaksan Makina San. ve Tic. A.Ş.
Abdi İpekçi Cad. No:129
Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 674 60 10
+90 212 613 80 62
Titanit Ultra Sert Kaplamalar Merk.
San. Tic. Ltd. Şti.
Demirciler Sit. 1. Cad. No:35
Zeytinburnu - İstanbul
+90 212 547 73 12
Org. San. Bölg. 2. Cad. No:22
Tepeören / Tuzla - İstanbul
System 3R Hassas Bağlama Ekipman. Abdi İpekçi Cad. Özel İdare İş Merk.
Tic. Ltd. Şti.
No:68 / 206 Bayrampaşa - İstanbul
FİRMA
ADRES
TELEFON
TM Mühendislik Mümessillik San. ve
Tic. Ltd. Şti.
Necip Fazıl Bulvarı Keyap Çarşı Sit.
G1 Blok No:119 / Y. Dudullu - İstanbul
+90 216 314 11 11
Toksan Dış Tic. Ltd. Şti.
İmes San. Sit. A Blok 108 Sk. No:41
Ümraniye - İstanbul
+90 216 540 99 00
Trumpf Makina San. A.Ş.
Koşuyolu Mah. Cenap Şahabettin Cad.
No:70 / Kadıköy - İstanbul
+90 216 340 07 40
Tungaloy Kesici Takımlar İml. San.
ve Tic. A.Ş.
Des San. Sit. 1. Cad. Ticaret Merk. No:3/7 +90 216 540 04 67
Ümraniye - İstanbul
Ş
T
Uğursan Makine Kalıp San. CNC Takım Muratpaşa Mah. Ata Cad. No:113
Tezg. ve Bilg. Ltd. Şti.
Bayrampaşa - İstanbul
Unitec Makina San. İml. İth. ve Tic. A.Ş. Y. Dudullu Mah Keresteciler Sit. F2 Blok
No:105 / Ümraniye - İstanbul
+90 212 493 38 73
+90 216 415 44 55
Uzay Makina Takım Tezgahları San.
ve Tic. A.Ş.
Bakır ve Pirinçler San. Sit. Menekşe Cad. +90 212 875 58 92
No:18 / Beylikdüzü - İstanbul
Uztes Makina İth. ve İhr. Müm. San.
ve Tic. A.Ş.
İkitelli OSB. Demirciler San. Sit. B-8 Blok +90 212 613 27 12
No:181 Başakşehir - İstanbul
Walter Kesici Takımlar San. ve Tic.
Ltd. Şti.
Tem Yan Yol Şerifali Mevkii Barbaros Cad. +90 216 528 19 00
Söyleşi Sk. No:19/1 Y. Dudullu
Ümraniye - İstanbul
Yamazaki Mazak Turkey Makina
Ltd. Şti.
Soğanlık Mevkii E-5 Yan Yol Üzeri
Kanuni Sk. No:3 B Blok
Kartal - İstanbul
+90 216 309 21 00
Yena Makina San. ve Tic. Ltd.
Bostancı Yolu Cad. Keyap Çarşı Sit.
No:122 G-2 Blok Y.Dudullu
Ümraniye - İstanbul
+90 216 527 14 85
Yenasoft Yazılım Donanım ve Dan.
Ltd. Şti.
Eski Üsküdar Yolu Cad. No:8 Bodur
İş Merk. Kat:3/12
İçerenköy - İstanbul
+90 216 577 67 77
Yıldırım Makina San. ve Tic. Ahmet Yıldırım
Abdi İpekçi Cad. Hançer Sk. No:22
Bayrampaşa - İstanbul
+90 212 612 29 72
Elmas Makina Kesici Takım San.
Tic. Ltd. Şti.
Adres: Topçular Mah. Rami Kışla Cad.
80 B Eyüp / İSTANBUL
+90 212 674 26 83
INDEX
İNDEKS
Reklam İndeksi / Advertisement Index
FİRMA / COMPANY
Sayfa / Page
FİRMA / COMPANY
ADLER
75
TEZMAKSAN
AKIM METAL
29
TÜYAP KONMAK
ATLAS CNC
38-39
TÜYAP MAKTEK
Sayfa / Page
1
87
ÖN KAPAK
BVA
35
UNITEC
6
DMS
11
WALTER
13
ER-EL
33
YAMAZAKI MAZAK
45
HAIMER
19
HİDKOM
51
MEGA ELEKTRONİK
15
METAV
47
MITSUBISHI ELECTRIC TURKEY
31
NACHI
96
OERLIKON
41
ONPLUS
7
OSG
5
OTR
9
RENISHAW
37
SES 3000
96
SIEMENS
77
TANDEM
4
TEKNİKEL
27

Benzer belgeler

EMO Milano`da MAKTEK Avrasya 2016 tanıtıldı

EMO Milano`da MAKTEK Avrasya 2016 tanıtıldı 36 - CELIMO Takımcılar Grubu Toplantısı gerçekleşti 42 - TİAD Mesleki Test Merkezi’nin Kuruluşu ve Faaliyetleri

Detaylı