makale - 1 - Nesibe Aydın Eğitim Kurumları

Transkript

makale - 1 - Nesibe Aydın Eğitim Kurumları
II
Sophokles’in yukarıdaki şiirinde öne çıkarmaya
çalıştığı şey “özgürlük” tür; özgür insanın yaratıcı
gücü ve mücadele azmidir. Özgür insanın, hayatın
hangi alanında bulunursa bulunsun, engellenemeyen
yaratıcı gücüdür; güçlüklerle durmak bilmeyen kavgasıdır. Hayatı kolaylaştırmak için geliştirdiği akli
ve fiziki beceri potansiyelidir. Özgürlüğün, insanı;
zihinsel, fiziksel, ruhsal, duygusal gibi varoluşsal
temel karakteristikler bütünlüğü içinde insan yapan,
gelişip değişmesine ve yetkin bir kişilik olmasına
İNSAN VE ÖZGÜRLÜK SORUNSALI
zemin oluşturan en etkili dinamik olduğu gerçekli-
“Doğada şaşılacak güçler pek çok,
ğine vurgu yapıyor şiirinde Sophokles.
Ama insandan güçlüsü de yok.
Cesurca yol alır insan kükreyen dağlarda,
Dolaşır zorlu kış rüzgarlarında.
Siz de, bu tatili fırsata dönüştürüp özgür bireyler
Her yıl evlek açar pulluğuyla,
olarak; derinlerinizde saklı bulanan ve henüz dışa
Ölümsüz toprağın bağrında.
vurmayan zihinsel, fiziksel, duygusal ve ruhsal tüm
Ağlarla avlar hafif kuşları,
Ve denizlerde balıkları.
güzelliklerinizi ve becerilerinizi ortaya çıkarmaya
Uzun yeleli atları o eğitti,
çalışın. Tatil o zaman anlamlı olacaktır.
O vurdu boyunduruğu güçlü öküze.
Aileniz ve tüm sevdikleriniz ile birlikte her şeyi gön-
Ne kışın ok gibi soğuk korkutur onu,
lünüzce yaşayacağınız bir tatil dileklerimle...
Ne de gökten boşalan sağanaklar.
Hastalıklara da çareyi buldu,
Bir ölümden kaçamaz yoksa.
Hüsamettin AYDIN
Kurucu
Yelden hızlı konuşur,
Yelden hızlı düşünür.
Kentler kurmuştur barınmak için,
Yasalar koymuştur sıra-saygı bilmezlerden korunmak için.
Yoksuldur umuttan ama,
Zengindir bilgelikte ve sanatta.
Sophokles
2 0 0 8 - 2012
4 yıl önce bu zamanlar, tüm okul ekibi olarak inanılmaz
bir yoğunluğun içerisindeydik. Eylül ayında başlayacağımız ilk yılımızın tüm hazırlıkları sürmekteydi. Bir yandan kampüs inşaatı sonlandırılıyor, bir yandan öğrenci
kayıtları devam ediyor, bir yandan da eğitim-öğretimle
ilgili hazırlıklar devam ediyordu. Tüm ekibimiz, haftanın
7 günü, gece gündüz demeden, büyük bir heyecan içerisinde hazırlıkları eksiksiz yapma telaşındaydı.
Aradan 4 yıl geçti ve yine bir Haziran ayındayız. İlk yılımızdakinin aynısı bir tempo ve
yoğunluğun içerisindeyiz. Yine okul kampüsünde inşaatlar var. Sporcu öğrencilerimiz
için yeni bir kapalı spor salonu son aşamasına geldi. Çalışkan öğrencilerimiz için ikinci
bir kütüphanenin inşaatına başlanacak. Daha da çalışkan öğrencilerimiz için IB (Uluslaraarası bakalorya) programı son aşamaya getirildi. Seneye yeni başlayacağımız uygulamalar (Çince öğretimi, serbest çalışma saatleri, müzik enstrümanları öğretimi vb.)
için hazırlıklar bitmek üzere. Öğretmenlerimiz bir sonraki sene yapacakları çalışmaların altyapısına şimdiden başladılar. Uzmanlarımız ve yöneticilerimiz geçtiğimiz 4 yılda gerçekleştirdiğimiz etkinlik ve uygulamaları masaya yatırıp daha
iyisini seneye uygulamak için çalışıyorlar. Nesibe Aydın ailesi olarak 4 yıldır kendimizle yarışıyoruz. Her yılın sonunda,
“bu yıl iyi bir yıl geçirdik, seneye daha iyisini yapabiliriz” diyerek mücadelemize devam ediyoruz.
Eğitim-öğretim dünyasında mücadele etmek, akıntıya karşı yüzmek gibidir. Sürekli değişen şartlar altında, ilerleyemezsen geri gidersin. Okulumuz kurulduğundan beri özümüzü kaybetmeden; daha ileriye gitmek, daha yüksek hedefler
belirlemek, yeni arayışlar içinde olmak gibi erdemleri hem kendimizde hem de öğrencilerimizde bir kültür haline getirmenin peşindeyiz. 4 yıldır öğrencilerimiz bu kültürü büyük ölçüde kazandılar. Sabah 6.30 gibi güne başlayıp akşam geç
saatlere kadar iyi bir eğitim almak ve daha ileriye gidebilmek için saygı duymamız gereken bir mücadele veriyorlar. Bazı
öğrencilerimiz bu mücadelede daha öne çıktılar, bazıları gerilere düştüler ancak unutulmamalıdır ki, eğitim-öğretim
hayat boyu devam eden bir süreçtir ve sadece okul yılları ile sınırlı değildir. Nesibe Aydın öğrencileri, disiplinli olmanın,
hedef belirlemenin, hedef için çalışmanın, hedefe ulaşınca daha yüksekleri hayal etmenin bilinci içerisindeler. Bu bilinç
onlara hayat boyu başarılı olmaları için en önemli anahtar olacaktır.
Okul olarak öğrencilerimize, bu uzun yolda başarılı olmaları için, bir aile ortamı içerisinde her türlü akademik, kültürel
ve sosyal katkıyı üst düzeyde vermeye çalışıyoruz.
4 yıl boyunca eksiklerimiz olmuştur elbette. Ama şundan emin olabilirsiniz ki, Ankara’nın en başarılı, en çalışkan ve en
disiplinli öğrencileri bu okulda yetişiyor….
Mirkan AYDIN
Yön. Kur. Başkan Yardımcısı
4
ANAOKULU
Bir yılın sonuna gelirken…
cilerimizle birlikte mezuniyet gösterimiz için branş derslerimizden ve dans dersimizden gösteriler hazırlıyoruz.
Bu ay 5 ve 6 yaş grubu öğrencilerimizle birlikte eğitim öğ-
Çok yakında 6 yaş öğrencilerimizi, ilköğretim yıllarına
retim yılının son ayına giriyoruz. Bu ay içinde çocukları-
uğurlayacağız. Onların başarıları ve mutlulukları bizi gu-
mızla birlikte bir yıl boyunca çalıştığımız konuları tekrar
rurlandırmaya devam edecek. Büyük bir okulun parçası
ettik. 5 yaş grubu öğrencilerimizle 6 yaş sınıfına hazırlık
olmak ve çok sevdikleri arkadaşları ile eğitim yaşantıları-
için rakamlarla (yazma, sayma, eşleştirme) ve etkinlik ki-
na devam etmek; onları da çok mutlu edecektir. Her biri-
taplarımızla kavramlar üzerine çalıştık. 6 yaş gruplarımız-
nin heyecanını paylaşıyor, onları ilköğretim okulumuzun
la ilköğretime hazırlık etkinliklerimizi daha da hızlandırdık
deneyimli kadrosuna teslim ederken yeni öğrencilerimizi
ve çeşitli çalışmalarla onları destekledik. Özellikle temel
matematik becerilerine (toplama, çıkarma, rakam yazma,
de karşılamaya hazırlanıyoruz.
problem çözme) ve ses çalışmalarına (ses tanıma, aynı
Bir yıl boyunca bizlere verdiğiniz destekler ve gösterdiği-
sesle başlayan, farklı sesle biten, harf yazımı, farklı şekil-
niz anlayış için teşekkürler.
lerde çizgi çalışmaları) ağırlık verdik. Ayrıca bu ay öğren-
Özel Nesibe Aydın Anaokulu
DOĞUM GÜNÜNÜZ
KUTLU OLSUN
İlteriş Kağan Yıldırım
Zeynep Ülkü Yılmaz
Yiğit Okan Mat
FOK
FOK
FOK
01.05.2006
08.05.2006
08.05.2006
Elif Zehni
Yağmur Çolak
Demir Gökçen
Defne İnci
KANGURU
KANGURU
MARTI
YUNUS
02.05.2006
24.05.2006
09.05.2006
16.05.2006
Iltuğ Duru Altuğ
Selçukhan Aslan
Yiğit Ege Gürlük
Görkem Dilbaz
SİNCAP
SİNCAP
YUNUS
KANGURU
26.05.2006
06.05.2006
19.05.2006
05.05.2006
Aslı Deniz Akın
Ayşenaz Temiz
Merve Yücedağ
YUNUS
KELEBEK
KELEBEK
12.05.2006
10.05.2007
20.05.2007
5
kelebekler
Öğrencilerimize Sorduk…
“Sence büyüdün mü? Büyüdüğünü nasıl anladın?”
Ali ALPER: “Evet, çünkü 4 yaşındayken 5’e girdim ondan.”
Ata ÇAKIROĞULLARI:
“Aynaya bakınca kendimi büyümüş gördüm. Deniz ve Ali gibi. Büyüdüğüm
için birinci sınıfa gideceğim.”
Ayşe Duru GÜRKAN:
“Büyüdüm. Bir sürü yemek yiyince ve uykumu alınca büyüdüğümü hissettim.”
Ayşe Naz TEMİZ:
“Belki de evet, boyum uzadı.”
Deniz TÜZÜNER:
“Evet, bir gün doğum günüm kutlanmıştı, annem 6 yaşa geçtiğimi söyledi,
öyle anladım.”
Derin DALGALI:
“Büyüdüm. Bizim evde tartma boyumuz var. 100 kiloyum. Boyumu ölçüyorum ama hangi hayvana geldiğimi bilmiyorum. Ondan anladım.”
Efe Eymen ÖZER:
“Yemek yediğimde anladım.”
Elis KUDAK:
“Yemek yediğimde, sebze yediğimde, ıspanak yediğimde anladım. Birazcık
karnım ağrıdı sonra geçti.”
Gökalp ERTAŞ:
“Hı… Hı… Daha akıllı oldum. Uyudum, yemeklerimi iyi yedim ve büyüdüm.”
Mehmet Cenkay KARLIKLI: “Evet, kalbim büyüdü, gözlerim büyüdü.”
Mehmet Kağan BAYIR:
“Evet, doğum günüm olduğunda anladım, sonra 6 yaşıma geçtim.”
Merve YÜCEDAĞ:
“Evet. Annem bana yazlık elbiseler, etekler giydirdi. Oradan anladım.”
Nehir DİNÇER:
“Büyüdüm, su içerken anladım. Suyu bitirdim, suyu içerken büyüdüğümü
anladım.”
Pınar UZUN:
“Annem boyumu ölçtü, o zaman anladım. 5 yaşıma geldim, 4,5 yaşındaydım. 5 yaşa girdim ve büyüdüğümü anladım.”
Sezen ECEVİT:
“Çok uyuduğum ve yemek yediğim için anladım.”
Tan MİCOZKADIOĞLU:
“Evet, çünkü şuradaki bir dişim birazcık büyümüştü, oradan anladım.”
Yağmur AYHAN:
“Evet, çünkü aynaya baktığımda hep kendimi büyük görüyorum.”
Mayıs Ayında Neler Yaptık?
Meaghan Öğretmen ile konuşma
Eymir Gölü’nde doyasıya koştuk, zıpla-
derslerimiz çok eğlenceli geçiyor.
dık, dans ettik ve oyunlar oynadık.
6
Büyük bir özlemle Ata’mızı ziyaret ettik.
sincaplar
Öğrencilerimize Sorduk…
“Sınav ne demektir? Neden yapılır ?”
Mehmet Mete KÖKSAL:
"Çok yazı yazmak demektir. Çok yazı yazalım diye yapılır."
Zeynep AKKAYA: "Dersleri öğrenmek demektir. İnsanlar iyi çalışsın diye yapılır."
Ömer COŞKUN: "El yazısı demektir. Bir şeyler öğrenmek için yapılır."
Ece ÖZDEMİR: :
Ödev yapmak demektir. 1. sınıfa gidince iyi dersler yapmak için."
Selçukhan ASLAN: “Geçmiş olsun diliyoruz.”
Anıt ESAT: "Atatürk’ün yaşadığı bir şeydir. Gemi gibi bir şeydir."
Nehir AKPINAR: "Ne kadar öğrenmişiz diye bakan bir şeydir. Önceki okullarda ne kadar
öğrenmişiz diye bakmak için yapılır."
Barış ÖZTAN: "Ödevdir. Kâğıttan yapılır."
Iltuğ Duru ALTUĞ: "Birinci ve ikinci sınıfta yapılan sayılarla ilgili bir şeydir. Öğrencilerin dersi
daha iyi dinlemesi için yapılır."
Nisan ARSLAN: "Bir şeyleri bilgisayardan öğrenmek demek. Çocukların ne kadar gelişmiş
olduğunu ve çok biliyor mu diye yapılır."
Sueda Zeynep POLAT: "Bir şeyi öğrenmek için yapılan dersler demektir. Öğrenmek için yapılır."
Ali ARICI: "Zor bir şeydir. Not verilir, puan alınır. Pek çok soru ve bilgiden yapılır."
Hazar BÜYÜKERK: Ödevdir. Öğrenmek için yazıyla yapılır."
Elif Nehir TAŞDELEN: "Okulda öğrendiklerimiz. Bir şeyleri öğrenmek için yapılır."
Nazım Gökcan NAMAL: "Ders gibi bir şeydir. Hafızan kalsın diye yapılır."
Lilya ALTUN: "Okulu bitirince bir şeyler veriliyor. Okullar çabuk bitsin diye ve çocuklar
okuma yazma öğrensin diye."
Mehmet GÖKBERK: “Geçmiş olsun diliyoruz.”
Mustafa Bilge DİYADİN: "Dersleri güzel yapmak, çalışmak demektir. Sınavda başarılı olursan öğretmen bir şeyler verir."
Mayıs Ayında Neler Yaptık?
Okulumuzun mağaralarına gittik.
Serbest oyun zamanımızda çok eğlendik.
Sanat dersimizde klasik müzik eşliğinde
“mandala” etkinliğimizi yaptık.
7
foklar
Öğrencilerimize Sorduk…
“Yaz tatilinde tek başına kalsan ne yaparsın?”
Bartu DOĞAN: Emine Başak ESİN: Can GÜNGÖR: Ceylin ERDEMİR: Çınar Güney GÖKÇE: Ege AYBAR: Hüseyin Demir ÖZDEMİR: Ilgar DOĞRAR: İlteriş Kağan YILDIRIM: Kaan YILMAZ: Nehir AYER: Nehir ÇELENK: Nilsu GENÇ: Öykü AYTEMİZ: Sarp ÇAKMAK: Yiğit Okan MAT: Zeynep KAYA: Zeynep Ülkü YILMAZ: Selin BASAN:
“Hiçbir şey yapmadan otururum. Çünkü çok sıkılırım, ne yapacağımı bilmem.”
“Usluca dururdum ailem gelene kadar. Usluca oynardım.”
“Arkadaşlarımla oynardım. Bisiklet sürerdim.”
“Kendi başıma oyun oynardım. Oyuncaklarımı, bebeklerimi çıkartıp evcilik
oynardım.”
“Hiç kimseye kapıyı açmazdım. Televizyon izlerdim, oyun oynardım.”
“Evde oyun oynardım. Satranç oynardım.”
“Oyuncaklarımla oynardım. Oyuncaklarımla oynamam bitince kendime hayali anne baba yapardım ve onlarla oynardım.”
“Evde oyuncaklarımla oynardım. Annem fasulye yapıp buzdolabına koymuştur. Bende mikrodalgaya koyup ısıtırdım.”
“Annemi çok özlediğim için üzülürdüm. Televizyon seyrederdim. Yıkayıp
meyve yerdim, sonra da uyurdum.”
“Oyuncaklarımla oynardım. Televizyon seyrederdim. Yemek işini de şöyle
hallederdim. Annemi arayıp yemek tariflerini alırdım ve yapardım.”
“Oyun oynardım. Saklambaç oynardım.”
“Televizyon izlerdim. Redakay diye bir çizgi film var onu izlerdim. Oyuncaklarımla oynardım. Ayıcıklarımla oynardım. Sonra da havuza atlardım.
Annemin dolaplarını karıştırırdım. Bilgisayarımla oynardım. Kitap okurdum,
yatardım.”
“Yemeğimi yerdim. Sonra derslerimi çalışırdım. Televizyon izlerdim derslerim bitince.”
“Arabalarımla oynarım. Her yeri dağıtırım. Buzdolabından yeni alınmış bir
balık alırım mikrodalgaya koyup pişmeden yerim.”
“Oyuncak oynayıp, dışarı çıkardım.”
“Geçmiş olsun diliyoruz.”
“Geçmiş olsun diliyoruz.”
“Televizyon izlerdim. Oyun oynardım bebeklerimle.”
Mayıs Ayında Neler Yaptık?
Havaların ısınmasıyla birlikte artık par-
Serbest zamanda pek çok tasarım yaptık.
kın tadını çıkartabiliyoruz.
8
Kâğıt makas oynadık.
martılar
Öğrencilerimize Sorduk…
“Birinci sınıfa geçerken anaokulundan neleri yanında götürmek isterdin?”
İmge GÖKMEN: "El yazısı etkinliklerimi götürürüm."
Kerem ÇATAK: "Beden eğitimi salonundaki minderleri götürmek isterdim."
Bade YAZICIOĞLU: "Meral ve Saliha Öğretmen'i götürmek isterdim."
Demir BEDİR: "Oyun alanını götürmek isterdim."
Ayşe Aslı YILMAZ: "Arkadaşlarımı ve öğretmenlerimi götürmek isterdim."
Eray CİN: "Etkinlikleri ve oyuncakları götürmek isterdim."
Duru MİCOZKADIOĞLU: "Öğretmenlerimi götürmek isterdim."
Ahmet Kemal KARAOSMANOĞLU: "Oyuncakları ve yapıştırmalarımı götürmek isterdim."
İpek SARI: "Hayvan oyuncakları götürmek isterdim."
Necati Baybars BAYRAMOĞLU:
"Yemekleri götürmek isterdim."
Dila İĞREK:
"Sınıfımızın ayıcığını götürmek isterdim. Bir de peluş oyuncakları."
Onur DOĞAN:
"Arkadaşlarımı ve öğretmenlerimi götürmek isterdim."
Şimal BALTACI: "Öğretmenlerimi ve arkadaşlarımı götürmek isterdim."
Demir GÖKÇEN:
"Öğretmenlerimi götürmek isterdim ama götüremediğimi biliyorum.
Zeynep KARA:
"Meral Öğretmenimi ve Saliha Öğretmenimi, etkinlikleri bir de fotoğrafları"
İsna ERDOĞAN:
"Etkinliklerimi götürmek isterdim."
Abdullah KANKILIÇ:
"Terasımızı götürmek isterdim."
Zehra ERGEN:
"Oyun parkımızı götürmek isterdim."
Mayıs Ayında Neler Yaptık?
Evden kitaplarımızı getirdik.
Eymir Gölü’ne gittik.
Evden getirdiğimiz kitapları göl
kenarında okuduk.
9
kangurular
Öğrencilerimize Sorduk…
“Hayat bilgisi dersi nasıl bir derstir?”
Alp ÖZDAL: Arda ARAZ:
Arda AYDAÇ: Berk ATALAY:
Berrak Naz YÜCER:
Çağrı Hasan KOÇAK:
Ela KILIÇASLAN:
Elif ZEHNİ:
Görkem DİLBAZ:
İdil ÖZTÜRK:
Mehmet Emin OKMAN:
Metehan MENTEŞ:
Nazenin ENSARİOĞLU:
Nevin Ceylin ÇELİKEL:
Selin YANKIN:
Yağmur ÇOLAK:
Zeynep Bilge GÜRSOY:
Arda Çağan YILMAZ: “Hayatımızı anlatan bir şeydir. Bizim ne olduğumuzu anlatır.”
“Hayat dersi bence istediğin şeyleri düşünüp olmasıdır. Sonra film izleyebilir miyiz diye söylersin bugün uygun olursa çok şanslı oluruz.”
“Çalışmalarla ilgili bir ders, noktaları birleştirmeyle ilgili bir ders.”
“Hayat Bilgisi dersi faaliyet yapmak demektir. Mesela hamurdan trafik işaretleri yapmak Hayat bilgisi dersidir.”
“Suyla ilgili bir derstir. Trafik vardır. Trafikte çarpışabilirler.”
“Geçmiş olsun diliyoruz.”
“Geçmiş olsun diliyoruz.”
“Satranç, noktalarla eşleştirmek ve İngilizcenin olduğu bir ders.”
“Hayatın düzgün olduğu derstir. Hayatta düzgün olan şeyleri öğreniriz biz
bu derste.”
“Hayatla ilgili bilgiler Hayat Bilgisi dersinde öğrenilir. Mesela insanların nasıl
konuşabildiğini öğreniriz.”
“Hayat bilgisi dersi her şeyi anlayan çocuk demektir. Hep ders çalışılır bu
derste.”
“Hayat Bilgisi dersi, İngilizce dersi gibidir. Çünkü ben İngilizce dersini çok
seviyorum.”
Hayat Bilgisi dersi, bilgi dersi demektir. Mesela su ile ilgili bilgiler gibi. Yazmayı öğrenmek de hayat bilgisi dersidir.
“Hayatımızı öğrendiğimiz bir derstir. Hayatımızı korumayı ve hayatımızı kirletmemeyi öğreniriz.”
“Hayat bilgisi dersinde çocuklar bilgi edinir. Mesela orman, su, yağmur gibi
bilgileri öğretmenleri öğrencilerine anlatır.”
Çalışmaktır. Hayat bilgisi dersi kitap okumaya benzer.
“Hayatla ilgili her şeyi öğretmenler bize söyler, bu da ders olur yani hayat
bilgisi dersi. Mesela her zaman herkesin her istediği olmaz.”
Hayat bilgisi dersi, güzel bir derstir. Mesela birisi birisine çarparsa hemen
koşarak kenara çekilebiliriz, kavga edenleri durdurabiliriz, bir de arabaları
görürüz, annemizle el ele tutuşarak geçerken arabalara dikkat edip koşabiliriz.
Mayıs Ayında Neler Yaptık?
Annelerimize bir kez daha sevgilerimizi
Hamurla trafik işaretlerini çalıştık.
gönderiyoruz…
Hep birlikte grup oyunları oynamanın
tadını çıkarttık.
10
yunuslar
Öğrencilerimize Sorduk…
“1. sınıf için yaz tatilinde bir proje hazırlaman istenseydi hangi ders için nasıl bir proje hazırlardın?”
Aslı Deniz AKIN:
"Sanat dersi için bir kağıt alırdım, onun üzerine bir şeyler - “Sanatı çok seviyorum” yazardım."
Ayşe Defne KARAKAŞ: “Geçmiş olsun diliyoruz”
Cansu GEMALMAZ: "Sınıf dersi için saat yapardım. Çamurdan saat yapıp iki yanına da ayna
koyardım. Güneşte ışıldasın diye."
Defne İNCİ: Matematik dersi için 1+2 yazıp üstüne resmini yapardım, altına elektrik yapıp bir hesap makinesi çizerdim."
Doğa AÇIKGÖZ: Motor dersi için bir araba maketi yapardım. Rengi siyah, tekerlekleri mişel
“michelin”, numarası volkswogen olurdu."
Ege YILDIZ:
Sanat dersi için el işi kağıdından, örneğin bir kelebek yapardım. Renkli bir
kelebek çizerdim, boyardım, keserdim. Bir de dal çizip keserdim ve kelebeği bantla dala yapıştırırdım."
Görkem CİHAN: Beden Eğitimi dersi için bir resim çizerdim ve çizemediğim şeyler için gerçek bir şeyler bulup üzerine yapıştırırdım. Spor yaparken yakar top oyunuyla ilgili bir resim yapardım."
Gülce Deniz KARA: Şekiller dersi için şekil çizip kağıda yapıştırırdım. Şekillerin ismini söylerdim."
Hazar YETİM: Drama dersi için kuklalar giyip bir cadı olurdum ve cadıcılık oyunu oynardım."
Kemal Deniz ÖZBEN: "Uzay dersi için güneş sistemiyle ilgili ortaya sarı bir top koyardım, etrafına
da gezegenlerin renginde toplar koyardım. Sonra gezegenleri döndürürdüm ve güneş sistemi olurdu."
Nur Nehir ÇELİKTEN: "Görsel algı dersi için böyle bir tane bilim adamı alırdım elime, kağıda biraz
yazı yazardım, böylece bilimleri anlatırdım. Birazcık da resim çizerdim."
Rana ÇİÇEK: "Göster anlat dersi için elektronik bir robot hazırlardım."
11
Tuna ŞAHİN: "Okuma-yazma dersi için benim yerime ödev yapan bir makine yapardım.
Bir tane el yapardım, içinde motor olurdu eli hareket ettirirdi, yazıları yazardı."
Umut YUMUTURUĞ: Görsel Sanatlar dersi için bir gemi maketi yapardım. Geminin altını sopalardan yapardım, üstünü de taşla doldurup küçük bir boşluğa sopa koyardım
ve üçgen bir bayrak asardım.
Yiğit Ege GÜRLÜK:
"Uzay dersi için güneşle ilgili bir proje yapardım. Bir daire çizip keserdim ve
üçgenler çizip etrafına yapıştırırdım. Sonra onun kenarlarını turuncu renge
içini de sarı renge boyardım."
Yiğit SEVEN: "Normal ders için yani sınıfımla yaptığım ders için bir motor yapardım.
Oyuncağımdan bir motor alırdım, babamın işyerinden elektronik bir kart
alırdım, onu içine koyardım, sonra çalışırdı."
Zeren AKKAYA: "Beden Eğitimi dersi için yüzüp spor yapardım ve onun resmini çizerdim."
Zeynep ALTINBAŞ: "Görsel Sanatlar dersi için evdeki atık eşyalardan yeni şeyler yapmak isterdim. Bir kutu ve üçgen kağıttan bir ev yapardım. Onu katlar, boyar ve
kenarlarından bantlayıp çatı yapardım."
Mayıs Ayında Neler Yaptık?
Yaptığımız İngilizce drama çalışmasıyla
Trafik işaretleriyle trafik oyunları oynadık.
öğrendiklerimizi pekiştirdik.
Artık terasta daha çok vakit
geçirebiliyoruz…
12
1. sınıf
TÜKENEBİLİR KAYNAKLAR,
ATATÜRK ve 23 NİSAN
hangi özelliklere sahip olunması gerektiğini konuşarak
kavramış olduk.
Bu ay Hayat Bilgisi derslerimizde beş duyu organımızın
ismini ve işlevlerini öğrendik. Resimlerini çizdik ve onları
konuşturduk.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkusunu
hep birlikte yaşadık. Sınıfımızı süslemek için kedi merdiveni yaptık, balon ve bayraklarla sınıfımızı süsledik. Bu
günü anlatan, yazılar, şiirler yazdık. Sevgili Atamızın biz
çocuklar için söylediği güzel sözlerini araştırdık, bulduk ve
öğrendik. Okul ve sınıf panolarımıza astık. Şiirler ezberledik. Atatürk’e, bu günü bizlere armağan ettiği için teşekkür
mektubu yazdık.
Evimizde kullandığımız tükenebilir kaynakların neler olduğunu, hayatımızdaki yerini ve kaynakları verimli kullanmayı öğrendik. Kaynakların tükenmesi durumunda ne
gibi zorluklar yaşayabileceğimizi tartıştık. Kaynaklarla ilgili
sunum yaptık. Ayrıca bilinçli tüketici olmanın önemini de
anladık.
Liderlik kavramının anlamını, Atatürk’ün ülkemize yaptığı
hizmetleri ve Atatürk’ün kişilik özelliklerini, lider olmak için
KESİRLERİ ÖĞRENDİK
Bu ay Matematik derslerimizde toplama ve çıkarma işlemlerini öğrendik.
Bu işlemleri yapabileceğimiz problemler kurup onları çözüyoruz.
Hayatımızda önemli yer tutan para kavramını öğrendik. Madeni ve kağıt
paraları tanıdık. Öğretmenimizin hazırladığı “Haydi Alışverişe” adlı panomuzdan yararlanarak, elimizdeki para ile o mağazadan neler alabileceğimizi, aldıklarımızın kaç lira tuttuğunu hesapladık. Ayrıca paramızı da
tasarruflu kullanmamız gerektiğini anladık.
Kesirler başlıklı konuda, bütün-yarım kavramları ile ilgili birçok çalışma
yaptık. Sayıların da yarısını ve tamamını bulduk.
OKUMAYI ve YAZMAYI
ÇOK SEVİYORUZ
Artık Türkçe derslerimizde ders kitabımızdaki metinleri ve masalları
okuyup anlıyoruz, sorularını kolayca yanıtlayabiliyoruz. Hatta öğretmenimizin verdiği kısa metinlerle ilgili sorular çıkarıp arkadaşlarımıza soruyoruz. 5N1K çalışması yapıyoruz. Biz çok sevdik bu işi.
Noktalama işaretlerinden nokta, virgül, kesme işareti, soru işareti ve ünlem işaretini cümlenin uygun yerlerine koymayı öğrendik artık. Gönüllü
olanlardan öğretmenimizin seçtiği arkadaşlarımızın her biri, bir noktalama işareti oldu ve görevlerini anlattı. Ayrıca bu konu ile ilgili çok güzel
bir etkinlik de yaptık: Proje dersinde velilerimize okuma bayramımız için
davetiye hazırladık.
13
2. sınıf
3. Sınıfa Hazırız
2. sınıf öğrencilerine bu yıl neler öğrendiğimizi sorduk, bakalım hangi cevapları almışız?
14
MEVSİMLERİ İŞLEDİK,
ETKİNLİKLERLE PEKİŞTİRDİK
3. sınıf
Dünya’nın hareketlerini ve mevsimlerin nasıl oluştuğunu öğrendik. Öğrendiklerimizi etkinliklerle pekiştirdik.
GEOMETRİK ŞEKİLLERİ AÇILIMLARIYA ÖĞRENDİK
Geometrik şekilleri işledik, öğrendiklerimizi etkinliklerle pekiştirdik. Geometrik şekillerin açılımlarını bütün haline getirdik.
KİTAP OKUMAYA DOYMUYORUZ
Kitap okuma saatini iple çektik. Mekânımız bazen sınıf, bazen masal odası bazen de kütüphane oldu, okumaya doyamadık.
15
4. sınıf
ZAMAN ZAMAN İÇİNDE…
Bu ay 4. sınıflarla zaman konusunu işledik. Kadranlı ve sayısal saatleri okuyup hangi zaman dilimlerini ifade ettiklerini belirledik. Günlük hayattan çeşitli örnek problemler çözdük. Kaçta yatıp kaçta kalktığımızı, ne kadarlık bir zaman
diliminde hangi etkinliği yaptığımızı not edip günde kaç dakikamızı ödevlerimize ve ders tekrarlarımıza ayırdığımızı
gördük. Artık zamanımızı daha verimli kullanıyoruz.
TÜRKÇE SERÜVENİ!
Mayıs ayı içinde günlük hayatımızda farkında olmadan
ve zor bir yaşantımız olacağını anladık; fakat yaptığımız
sürekli kullandığımız “ön adlar, adıllar ve eylemler” konu-
drama çalışmalarıyla varlık adları olmadan, onların yerini
larını içine alan eğlenceli bir serüven yaşadık.
tutan sözcükleri kullanarak anlatmak istediğimizi ifade ettik. Bu sayede günlük yaşantımızda adılları sıkça kullan-
İlk durağımızın adı “ADLAR” durağıydı. Bu durakta nele-
dığımızı fark ettik.
rin niçin ad olduğunu öğrendik. Ad konusunu öğrendikten sonra ikinci durağımız olan “ÖN ADLAR”a geldik. Bu
Serüvenimizin son durağı olan “EYLEMLER” durağında
durakta varlıkların çeşitli özelliklerini bildiren sözcüklerin
ise; kurduğumuz cümleleri anlamlı kılan, cümlelere adeta
resimlerini yaparak bu sözcükleri görsellerle ifade ederek
bir hayat veren “Eylemler” konusunu işledik. Eylem olma-
kalıcı öğrenmeler oluşturduk. Yaptığımız yaratıcı görsel-
dan bir tümce olmadığını, eylemlerin de kendi başlarına
lerle varlıkların renk, sayı, durum ve biçimini belirtmeye
birer tümce olabildiklerini, eylemin bir zamanı ve kişisi
çalıştık.
olduğunu öğrendik. Bunun yanı sıra bazı eylemlerimizin
olumlu bazılarınınsa olumsuz olduğunu oynadığımız hafı-
Bu konuyu da öğrendikten sonra sıra üçüncü durak olan
za oyunuyla eğlenerek öğrendik.
“ADILLAR” durağıydı. Bu durakta ise “Varlıkların adları olmasaydı günlük hayatımız nasıl olurdu?” diye düşündük
16
5. sınıf
UYUYAN CANLILAR
Sevgili Velilerimiz ve Öğrencilerimiz,
Peki, biz dünyamızdaki tüm canlı varlıklarını görebilir miyiz? Şimdi den hepinizin ‘’Evet!’’ dediğini duyar gibiyiz!
Bu ay öğrendiğimiz ‘’Canlılar Dünyasını Gezelim, Tanıya-
‘’Ekmeğime Ne Oldu?’’ adlı etkinlikte ise bazı canlıların
lım ve Yaşamımızdaki Elektrik’’ konu başlıklarıyla 2011-
gözümüzle göremeyeceğimiz kadar küçük olduğunu ve
2012 eğitim ve öğretim yılını tamamlamak üzereyiz.
yiyeceklerimizin bozulmasına, yaprakların çürümesine
Öğrendiğimiz konuların içerisinde, canlıların ortak özellik-
neden olan canlıların mikroskobik canlılar olduğunu göre-
lerini işledik. Daha sonra hangi varlıkların canlı, hangileri-
rek ve yaşayarak öğrendik.
nin cansız olduklarını bu özelliklerine göre ayırt ederek bu
‘’Yaşamımızdaki Elektrik’’ adlı son ünitemizde ise pillerle
kavramı daha rahat anladık. Demek ki su canlı bir varlık
tanıştık ve devre elemanlarının görevlerinin neler olduğu-
değilmiş!
nu öğrendik. Sonrasında kendi elektrik devrelerimizi labo-
Uyku halinde olan canlı varlıklara uygun şartları sağladık-
ratuvar ortamında oluşturduk.
tan sonra hep birlikte nasıl canlılık özellikleri gösterdikleri-
Bu yıl yapmış olduğumuz etkinlikleri yakından takip ettiği-
ni gözlemledik. Bunun için ‘’Tohumdan Fideye’’ etkinliğini
niz için teşekkür ederiz.
yaparak kuru fasulye, nohut ve mercimek tohumlarımızın
nasıl çimlendiğini ve bir bitkiye nasıl dönüştüğünü yakından gözleme şansımız oldu.
NELER ÖĞRENDİK NELER?
İkinci dönemde tüm hızımızla ilerlemeye devam ediyoruz.
Bu konumuzun ardından yönetimimizi ve yöneticilerimi-
Bu ay içinde neler yaptık, neler öğrendik merak ediyor
zi öğrendik. Merkezi yöneticiler, merkeze bağlı ve yerel
musunuz? O zaman sizi merakta bırakmayalım. Bu ay bi-
yöneticilerdi konularımız. Bilgilerimizi edindikten sonra
lim insanlarını tanımaya ve onların dünyamıza sağladığı
"Biz olsak ne yapardık?" diye düşündük ve kendimize
katkıları öğrenmeye başladık. Örneğin siz bulaşık maki-
bakanlıklar oluşturduk. Birbirinden anlamlı ve birbirinden
nesinin mucidini biliyor musunuz? Ya da Madam Curie’yi,
özel çalışmaları olan bakanlıklarımız çıktı ortaya… Şim-
Macellan’ı, Newton’u, Gazi Yaşargil’i tanıyor musunuz?
diki ünitemizde ülkeleri ve ülkelerin ekonomik faaliyetlerini
Evet! Biz bu bilim insanlarını tanıyoruz artık.
öğreniyoruz. Bakalım neler yapacağız? Bekleyip görelim.
Görüşmek üzere…
17
6. sınıf
ÜÇ BOYUTLU ÇALIŞTIK
Bu ay derslerimize cisimlerin yüzlerini tanıyıp üç boyutlu
Olasılık konusunda yine gruplara bölünerek hep birlikte
oyunlar tasarladık. Çalışma sonunda kendimizi ve grup
arkadaşlarımızı değerlendirdik.
algı düzeyimizi artırmakla başladık. Tabi her zaman yaptığımız gibi kalıcı öğrenmeler sağlamak adına, öğrendikle-
Tablo ve grafik konusunda gazete, dergi ve internetten yararlanarak kendi tablolarımızı yaptık ve arkadaşlarımızın
aktif şekilde çözebilmesi için kat panolarımızda sergiledik.
rimizi gündelik hayatımızla ilişkilendirmeyi unutmadık. En
yakın çevremizle ilişki kurmak için belirlediğimiz zaman
aralığında okulumuzdaki cisimlerin isimlerini en çok yazan grubu seçtik. Yazılanları hep birlikte değerlendirirken
çok eğlendik.
TÜRKÇE DİL BİLGİSİ ETKİNLİĞİ ÖRNEKLERİMİZ
6. sınıflarımızda mayıs ayında, dil bilgisi konularından
lamaktı. Biz, öğretmenleri olarak onlara yalnızca konuyu
“Sözcüğün Yapısı, Sıfatlar ve Zamirler” konularını işledik.
söyledik geri kalanı öğrencilerimizin yaratıcılığına kaldı.
Konunun tüm detaylarını öğrencilerimizin etkin katılımıy-
Öğrendikleri bu konuları kendi çizgileriyle hem pekiştirdi-
la anlattık. Sonra da öğrendiklerini çizmelerini istedik.
ler hem de yaratıcılıklarıyla bizleri şaşırttılar.
Amacımız derste öğrendiklerinde kalıcı öğrenmeyi sağ-
18
GEZDİK, GÖRDÜK, ANLATTIK
Bulutsuz bir gecede başımızı gökyüzüne çevirdiğimizde
bize göz kırpan binlerce yıldız görürüz. Gökyüzünde gördüğümüz bu nesnelerin hepsi yıldız mı acaba? Ya çıplak gözle göremediklerimiz? Uzayın derinliklerinde neler
var? Milyarca yıldızdan oluşan galaksilerden hepsi bizim
galaksimiz Samanyolu gibi sarmal kollara sahip mi? Yıldızlar enerjilerini nereden alıyor, enerjisi tükenince ne oluyor? Güneş sistemi dışında başka gezegenler var mı? Bu
gezegenlerde yaşam var mı?
7. sınıf
Birçok sorumuzun cevabını "Güneş Sistemi ve Ötesi" ünitesini işlerken bulduk. Neler neler öğrenmedik ki…
• Yıldızlar da doğar, yaşar ve ölür.
• Güneşi bir portakal büyüklüğünde düşünürsek Dünya sadece iri bir kum tanesi kadar.
• Evrende Samanyolu gibi milyarca galaksi var ve her galakside milyarlarca yıldız.
• Güneş Sistemindeki tek yıldız Güneş. Güneş Sistemi'ne en yakın yıldız Proxima Centauri ise sadece 4.24 ışık yılı
(40 113 792 000 000 km) uzaklıkta…
• Işık bir saniyede 300 000 km yol alıyor. Işığın bir yılda aldığı yol 1 ışık yılı (9.5 trilyon km) olarak kabul ediliyor.
Ve daha nicesi… Öğrendiğimiz her bilgi bize yeni bir ufuk açtı ve bizde yeni meraklar uyandırdı. Merak etmeye, araştırmaya ve öğrenmeye devam…
İşte bu ünitede sınıf içi çalışmalarımızdan birkaç kare:
“Benim özel bir yeteneğim yok Yalnızca tutkulu bir meraklıyım ”
Albert Einstein
ZAMAN İÇİNDE BİLİM
"Zaman İçinde Bilim" ünitesi kapsamında, 7-A sınıfı öğrencileri ile oluşturduğumuz gruplar, icatlar ve mucitleri konusunda üç boyutlu materyallerle sunumlar hazırladılar. Yaptıkları slaytta mum, tekerlek, yazı ve mürekkep icatlarının
tarihsel süreçte ortaya çıkışını anlattıktan sonra icatların günümüzde kullanımı ve gelişimine yönelik tartışma grupları
oluşturdular. Dersin sonunda etkin oldukları konularda kalıcı öğrenme gerçekleşti.
19
8. sınıf
AKIL OYUNLARI OYNADIK
13-14 Mayıs 2012 tarihlerinde okulumuz Matematik Olimpiyatları Kulübü öğrencileri, öğretmenleri Pınar Atik eşliğinde Antalya’da dokuzuncusu düzenlenen Ulusal Zeka Oyunları yarışmasına katıldı.
Matematiğin bir yaşam felsefesi olduğu anlayışıyla hareket eden beyin takımımız, farklı bir atmosferin içine girmenin
hem mutluluğunu hem de heyecanını yaşadılar.
Türkiye’nin çeşitli okullarından 81 öğrencinin katıldığı yarışmada öğrencimiz Ayşe Sena Açıkalın altıncı olurken diğer
öğrencilerimiz de okulumuzu en iyi şekilde temsil etmişlerdir. Öğrencilerimizi yürekten kutluyor, başarılarının devamını
diliyoruz.
ATATÜRK VE TÜRK DİLİ
Bu ay Türkçe derslerimizde 8. sınıflarımızdan "Atatürk’ün
anlatan sözlerinin anlamlarını duyumsatmaktı. İşte bu ka-
Türk Diline Verdiği Önem"i araştırmalarını ve bu araştır-
zanımlar doğrultusunda hazırladılar afişlerini. Bizler de
ma sonuçlarını afiş haline getirmelerini istedik. Bu çalış-
bu güzel çalışmaların unutulup gitmesini engellemek için
mayı yaptırmaktaki amacımız öğrencilerimizde dil bilinci
Türkçe zümremizin koridor duvarında bu çalışmalardan
oluşturmak, onların ana dilimize bakışlarını farklılaştırmak
kalıcı bir pano hazırladık. Herkesi bu güzel panoyu incele-
ve Ata’mızın, dilimizi korumanın ulus olmaktaki önemini
meye davet ediyor, birkaç fotoğrafı sizlerle paylaşıyoruz.
20
ANKARA-GÖLBAŞI-MOGAN GÖLÜ
9. sınıf
Yöremizde okulumuza gelirken yakınından geçtiğimiz,
kuruduğu görülür. Bu nedenle önceki yıllarda su seviye-
okulumuzda iken uzaktan maviliğini izleyebildiğimiz bir göl
sini yeterli düzeyde tutabilmek için kanallarla Kızılırmak
var. Bu göl, Ankara’nın diğer birçok yerindeki park alan-
nehrinden buraya su aktarılmıştır.
larında olduğu gibi, suni yani sonradan yaratılmış bir göl
Bir yandan kuraklık öte yandan kirlilik gölün geleceğini
değil. Doğal şartlarda oluşan ve doğal kaynaklarla bes-
etkilemektedir. 2012 kış dönemi aşırı yağışlar nedeniyle
lenen ve doğal hayatı barındıran bu göl. İstanbul, İzmir
kuraklık sıkıntısı bir ölçüde giderilmiş olmasına rağmen
veya Antalya gibi denize kıyısı olmayan Ankara’nın kendi
kirlilik hızla devam etmektedir. Çünkü kirliliğin çözümü
çapında bir sayfiye yeridir.
mümkün değildir. Kirlilik, asıl olarak çevredeki yerleşim
Bir zamanlar bu bölgede, bir köyde yaşayan “Monza” ve
yerlerinin atıklarından öte gölün kendi doğal yapısından
“Ganey” adında iki genç, birbirlerine aşık olurlar. Ama, her
kaynaklanmaktadır. Çünkü göl, köklü su bitkilerinin yaşa-
iki gencin ailesi de bu sevgiye karşı çıkar. Bunun üzeri-
masına çok uygun şartlar sağlamaktadır. Su dip bitkilerin-
ne, iki genç evlerinden kaçar ve birbirlerinden habersiz,
de büyük artış gözlenmekte ve bu yüzden göl tam bir su
iki ayrı tepeye çıkarlar. Bu tepelerin üzerinde, 8-10 yıl hiç
çayırı haline gelerek kirlenmektedir.
durmadan ağlarlar. Gözyaşları, tepelerden inip şimdiki gö-
Gölün dikine uzunluğu 5.5 km'dir. Çevresinin uzunluğu ise
lün yatağında birikir ve göl oluşur. Monza ve Ganey’in göz
14 km'dir.
pınarları kurur ve kör olurlar.
Göldeki doğal hayat, gerek kuşlar ve gerekse balıklar ile
Mogan ismi, Monza ve Ganey isimlerinden gelir.
sürmektedir.
Evet, elbette bu söylenenler, yani uzun yıllar ağlama ve
Göl kıyılarında büyük bölümü, genişliği 100 metreye ka-
gözyaşlarından göl oluşumu, sizlere bilimsel gelmeyecek-
dar ulaşan sazlıklar tarım alanlarından göle ulaşan suların
tir. Ancak unutmayın ki uzun yıllar boyunca kulaktan kula-
doğal arıtımını yaparlar. Ancak bu sazlık bölgeler aynı za-
ğa aktarılan efsaneler, gerçekle tam olarak bağdaşmasa
manda önemli kuş türlerinin beslenme, üreme ve barınma
da Anadolu halk kültürünün önemli bir özelliğidir ve her
alanıdır.
yörede bazen aşırı ölçüde abartılı ama yine de inanılan,
Dünya kuşları koruma kurulunca geliştirilen bilimsel veri-
değişik efsaneler söz konusu olabilmektedir.
lere göre Türkiye’deki 184 önemli kuş alanından bir tanesi
Şimdi, gelelim gölün oluşumunun bilimsel açıklamasına:
de burasıdır. Özellikle göl kıyısındaki sazlık alanları üre-
Göl, yapılan araştırmalara göre muhtemelen 1900’lü yıl-
me ve yaşam alanı olarak seçen bu kuş türleri nedeniyle
larda tektonik olaylar sonucu meydana gelen bir göçük
1990 yılında bölge, Bakanlar Kurulu tarafından “Özel Çev-
içinde oluşmuştur. Tektonik olaylar derken bunların, yer
re Koruma” bölgesi olarak ilan edilmiş ve koruma altına
kabuğunun büyük ölçekli hareketleri olduğunu hatırlaya-
alınmıştır. Ülkemizdeki 13 çevre koruma alanından birisi-
lım. Evet, yer kabuğunun büyük ölçekli hareketleri sonu-
dir. Çünkü göl, barındırdığı bitki ve hayan türlerinin çeşitli-
cundaki çökme sonucu oluşan Mogan Gölü bir alüvyon
liği, nadir ve nesli tükenme tehlikesi altındaki kuş türlerinin
set gölü olarak sınıflandırılır.
bulunması gibi nedenlerden dolayı önem kazanmaktadır.
1900’lü yılların başında tektonik çukurdaki su birikimi ile
Ülkemizde yaşadığı düşünülen 456 kuş türünden 201 kuş
oluşan göl, görüldüğü gibi pek uzun yıllara dayalı geçmi-
türü farklı dönemlerde burada konaklamaktadırlar. Yani
şe sahip değildir. Ancak tarihi süreç içinde sürekli olarak
burada dikkatli gözler 201 farklı kuş türünü görebilirler.
küçülmekte, derinliği azalmakta, kirliliği artmakta ve sığ-
Özellikle dikkuyruk ve paspaş ördeğinin dünyadaki en
laşmaktadır. Günümüzde ortalama derinlik 3-5 metre ara-
önemli üreme ve yaşam alanlarından birisidir.
sındadır. Suyu hafif tuzludur. Gölün su girdisi, yani gölü
Gölde yaşayan balık türleri: turna, pullu sazan, kadife,
besleyen su kaynakları, yağmur ve kar sularıyla genellikle
yayın, gümüş ve kerevit. Gölde yaşayan turna balıkları,
yazın kuruyan derelerdir. Hatta gölün büyük kısmı, yazın
genelde avcı balıklardır. Ancak son yıllarda gölde, turna
21
balıklarının sayısının azalması nedeniyle sazan balıkları-
tepesindeki lazer ile gölün yüzeyi aydınlatılıyor. Bu arada
nın sayısında hızla artış görülmüştür. Sazan balıkları, tatlı
gölün hemen ortasına yakın bölümdeki “fıskiye” de dikkat
suların bulanık olan yerlerinde yaşamayı tercih ederler.
çekiyor. Açık bulunduğunda, suyun yüksekliği 50 metreye
Mogan Gölü'nün dibinin çamurla kaplı olması nedeniyle
kadar çıkabiliyor ve güzel bir görüntü oluşturuyor.
göl bulanıktır. Son yıllarda hava sıcaklıklarının artması ve
Kapıdan ücret ödeyerek girilebilen bu bölgede özellikle
güneş ışınlarının gölün dibine kadar ulaşmaması, göldeki
hafta sonları ve tatil günlerinde aşırı kalabalık olsa da
sazan balıklarını rahatsız etmiş ve güneş ışınlarını fazla
diğer günlerde sessiz sakin ve güzel zaman geçirebil-
alan sazan balıkları, kendilerine yaşamsal hayat alanı ya-
mek mümkündür. Öte yandan her ne kadar, biraz önce
ratmak için dip çamurunu bulandırmaya ve bunun sonu-
belirttiğim gibi, eskiden burası bataklık, sazlık ve kötü bir
cunda zaman zaman gölün renginin bulanıklaşarak yeşil
bölge iken, yapılaşarak bu hale getirilince bölgenin doğal
bir renge dönüşmesine neden olmaktadırlar.
yapısının da bozulduğu bir gerçektir. Ama sonuçta, doğal
Tüm bunların yanında 2 Temmuz 2005 tarihinde açılmış
yapıya müdahale edildiğinde doğa bunu asla kabullenme-
602 bin metre karelik bir alanda kurulu rekreasyon alanı
mekte ve doğal sıkıntılar ortaya çıkmaktadır.
var. Kurulu bulunduğu alan bakımından, Avrupa’nın en
Mogan Gölü'nden 7 - 8 km uzaklıkta bir başka göl daha
büyük rekreasyon alanıdır. Rekreasyon: yenilenme, ye-
var. “Eymir Gölü” olarak isimlendirilen bu doğal göl, arada-
niden yaratılma veya yeniden yapılanma anlamına gel-
ki su kanalları ile Mogan Gölü'nden beslenmektedir. Çün-
mektedir. Rekreasyon alanları insanların sağlıklı gelişimi,
kü Mogan Gölü, Eymir Gölü'ne göre 3 metre daha yüksek
sosyalleşmesi, diğer insanlarla kültürel ve sosyal ilişkiler
rakımdadır ve su akımı, bu yüzden Mogan Gölü'nden, Ey-
kurularak toplumsal dayanışmanın ve bütünleşmenin sağ-
mir Gölü'ne yönelmektedir ve Orta Doğu Teknik Üniver-
lanabilmesi için belediyeler tarafından yapılır.
sitesinin özel arazisinde bulunduğu için halkın ziyaretine
Mogan Gölü'nün kıyısında, eskiden bataklık ve sazlık olan
açık değildir. Eymir Gölü yalnızca ODTÜ personeli tarafın-
bölgede belediye tarafından yapılan rekreasyon alanında
dan kullanılmaktadır.
asma köprüler, marina adası, ahşap kıyı yürüyüş ve koşu
Gerek Mogan Gölü ve gerekse Eymir Gölü: Ankara’nın
yolları, kafeteryalar, çocuk oyun alanları, ahşap masalar
şehir merkezine en yakın doğal sayfiye ve mesire alanları
ve mangal yakma yerleri bulunan günübirlik piknik alan-
olarak önem kazanmaktadır. Bu doğal kaynakların, aynı
ları, spor alanları, açık hava sineması ve hatta bir deniz
zamanda birçok kuş ve balık türüne ev sahipliği yaptığını
feneri bulunuyor. Göl kıyısındaki ahşap yürüyüş yolunun
da unutmadan korunarak gelecek nesillere aktarılması,
uzunluğu 4 km'dir. Bu yol üzerinde 3 seyir terası ve 400
bugünkü neslin en büyük görevidir.
oturma bankı var. Günübirlik piknik alanlarında ise aynı
anda 200 ailenin yararlanabileceği bir sistem kurulmuştur.
200 piknik masası, barbekü ve 50 çeşme var. Kıyıdaki de-
Derya MERAL
niz feneri ise 25 metre yüksekliğindedir. Balkonundan, gö-
Lise Müdür Yardımcısı
lün tüm güzellikleri izlenebiliyor. Akşamları deniz fenerinin
22
10. sınıf
19 MAYIS: DÖNÜM NOKTASI
Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı tarihte Yıldırım
Mustafa Kemal, anılan fikirlerin hiçbirinde isabet görme-
Orduları Grup Komutanlığı’na atanan Mustafa Kemal,
miştir. Çünkü Osmanlı Devleti artık tükenmiştir. Memleket
kısa bir süre sonra bu görevinden ayrılmış ve 13 Kasım
tamamen parçalanmıştır. Bu durum karşısında O, şu ka-
1918'de İstanbul’a gelmişti. O gün deniz ortasında de-
rara varmıştı: "Milli egemenliğe dayanan kayıtsız şartsız
mirlemiş düşman donanmasını gördüğü zaman yaverine
bağımsız yeni bir Türk Devleti kurmak!"
söylediği söz: "Geldikleri gibi giderler!" olmuştu.
İşte, Mustafa Kemal bu kararın hayata geçirmek için
Osmanlı Devleti’nin bütünüyle tükendiği bu dönemde, hal-
İstanbul’dan ayrılıp, milletin içine girmek ve orada çalış-
ka kurtuluş için önerilen üç yolu yine Mustafa Kemal şöyle
mak üzere Anadolu’ya gitmeye karar vermiştir. 16 Ma-
özetlemiştir:
yıs 1919’da Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan hareket
etmiş ve 19 Mayıs‘ta Samsun’a çıkmıştır. Türk ulusunun
1. İngiltere’nin himayesini istemek
yeniden doğduğunu müjdeleyen bu yolculuk, Türkiye
2. Amerikan mandasını istemek
Cumhuriyeti’nin kuruluşuna bir başlangıç ve Türklerin ha-
3. Bölgesel kurtuluş yolları aramak
yatında bir dönüm noktası olmuştur.
İNGİLİZCE ŞİİR DİNLETİSİ
23 Mayıs 2012'de İngilizce Öğretmeni Huriye Yeniçeri
Türk şairlerinden şiirler melodi ve slâytlar eşliğinde sunul-
rehberliğinde 10. sınıflar Advanced grubu ile gelenek-
muş ve çok büyük beğeni toplamıştır. Gösteri 10/F sınıfı
sel İngilizce Şiir dinletisinin ilki gerçekleştirilmiştir. Okul
öğrencilerinin İngilizce projesi olan ve okuldan toplam 75
orkestrasının da eşlik ettiği gösteride Can Yücel, Orhan
öğrenci ve öğretmenin katıldığı bir video klibin gösterimi
Veli Kanık, Cahit Sıtkı Tarancı, Nazım Hikmet gibi ünlü
ile sona ermiştir.
23
Lise Görsel Sanatlar
Resim Sergisi Etkinliği
11. sınıf
Okulumuz lise yıl sonu etkinliklerine yoğun bir şekilde de-
zaman harcayarak yaptığı çalışmalar izleyenler tarafın-
vam ediyor. Lise öğrencilerimizin bir yıl boyunca Görsel
dan çok profesyonel bulundu ve geleceğin ressamları teb-
Sanatlar dersinde ve resim kulübünde yaptığı tüm ça-
rik edildi. Toplam 85 farklı eserin yer aldığı sergide, her
lışmalar mayıs ayı içerisinde Lise (Alt) atriumda gerçek-
bir ressam adayımız farklı temalar ve tekniklerle yaptıkları
leştirdiğimiz karma resim sergisi ile izleyicilerle buluştu
eserleri ziyaretçilerimize tanıttı .
ve büyük beğeni topladı. Açılışımızı kokteylli yaptığımız
Çıktıkları bu yolda tüm öğrencilerimizin başarılarının ar-
sergimizde, velilerimizin ve öğrencilerimizin de katılımı ile
tarak devam etmesini diliyor, gösterdikleri azim, sabır ve
son derece sanat kokan, sanatı hissettiğimiz dakikalar ya-
içtenliklerinden ötürü hepsini tebrik ediyorum.
şadık. Tüm çalışmalar görülmeye değerdi.
Sanatla iç içe bir yaşam geçirmelerini diliyorum.
Açılış konuşmasını lise okul müdürümüz Necati Yankın’ın
Kamuran MİYANYEDİ
yaptığı sergimizde, her bir öğrencimizin büyük emek ve
Görsel Sanatlar Öğretmeni
24
Dershane
Planınız, bir yıl içinse pirinç ekin;
on yıl içinse ağaç dikin,
yüz yıl içinse insan eğitin.
(Hvana Che)
Nesibe Aydın Kurumları hep bu felsefe ile öğrencilerinin
eğitim - öğretimlerine destek verdi ve onların güzel
başarılara imza atmasını sağladı.
Okulumuzda 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramının kut-
oldu. Önce sınav, sonra piknik. Sınavı bitiren öğrenciler
lanmasının ardından, aynı gün okul bahçesinde dershane
konferans salonunda bir soluklanma fırsatı buldular.
öğrencilerimiz tarafından, kuzu çevirme ve mangal eşli-
YGS'de dereceye giren öğrencilerimiz alkışlar arasında
ğinde, bir piknik düzenlendi.
ödüllerini Nesibe Hoca’nın ellerinden alırken, onları yetiş-
Adet olduğu üzere, Nesibe Hocamız hiç o kadar kalaba-
tiren zümre başkanlarımız ve öğretmenlerimiz de plaket
lığı bulur da sınavsız gönderir mi? Artık bu da bir klasik
ve karanfillerini kurum yöneticilerimizden aldılar.
Nesibe Hocamız, o gün çok gururlu ve çoşkuluydu.
Nesibe Aydın yine geleneksel toplu
başarısını gerçekleştirdi.
Bu başarıda emeği geçen
öğretmenlerimiz de unutulmadı.
25
Dershane
Uğur Uğuz'un sempatik konuşması
hepimizin içini ısıttı.
Öğrencilerimize, LYS öncesi iyi bir motivasyon
sağlandı.
Dershanemizin koordine ettiği ve Uğur Hoca’nın “aman
Akşam, otobüsleri doldurup evlerimize dönerken, herke-
bir aksilik olmasın!” endişesiyle rüyalarına giren bu etkin-
sin yüreğinde Nesibe Aydın ailesinin ne kadar büyük oldu-
liğimiz kırmızı karanfiller, köpük baloncukları ve konfetiler
ğunu bir kez daha hissetmenin sıcaklığı vardı.
sahnede uçuştu. Bu coşkulu sunumun sonunda mangal
Aksamadan başlayıp bitirdiğimiz bu güzel günün organi-
ve kuzu çevirmeden gelen kokular gençlerimizi, neredey-
zasyonunda emeği geçen gerek okul gerek dershane ça-
se Survivor’daki yarışmacılar kadar acıktırmıştı.
lışanlarımıza teşekkürler.
Kim ne derse desin, piknik, o denli keyifliydi ki, “ip atlarken
Sevgilerimizle,
düşenlerin, uçurtma uçururken çarpışanların” bile hiçbir
Bülent UĞUZ
yerleri acımadı.
Halkla İlişkiler Müdürü
Her yıl olduğu gibi geleneksel kuzu çevirme şenliği
çoşkuyla başladı.
Öğrencilerimiz doyasıya karınlarını doyurdular.
26
Dershane
Sen;
Yemekten sonra okulumuzun bahçesinde
önce dinlendiler,
Uzun ve yorucu bir çalışma süreci sonunda,
daha yeterli bir seviyeye geldin
ve kendine inancın daha fazla arttı...
Bu yoğun süreç içerisinde;
Geceni gündüzüne katarak çalışıp, uykusuz kaldın;
hayattaki her şeyden koparak,
sadece ve sadece hedefine odaklandın.
içten ve dıştan gelen her türlü olumsuz etkenlerden dolayı
kimi zaman belki; inancın azaldı, motivasyonun düştü.
Fakat yılmadın, pes etmedin ve vazgeçmedin.
Daha bir azimle, daha bir gayretle
Sonra gönüllerince eğlendiler.
hızını bir kat daha arttırdın.
Bu yolda devam etme kararlılığını göstererek
Bütün zorlu engelleri aşıp,
bugüne kadar gelmeyi başardın.
Bu nedenle, kendine inanıyor
ve kendini takdir ediyor olmalısın.
Şimdi kendini daha rahat,
daha sakin, daha konsantre,
daha güçlü, daha başarılı ve
kendinden daha emin,
hissediyorsun.
Kendine daha fazla güveniyorsun.
Nesibe Hocamız öğrencileriyle çalışırken de
eğlenirken de hep birlikte
Başarıya şimdi daha yakınsın.
Bunu hissediyorsun ...
Bunu biliyorsun
ve bu başarıyı hak ediyorsun.
Çünkü sen yeterlisin, değerlisin ve başarılı olmaya lâyıksın
Ve elinden gelenin en iyisini yapacaksın!
(Lütfen şimdi bunları kendine yüksek söyle ve ilk olarak
ELİMDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPACAĞIM demekle
başla...
Neslihan AYDIN ERAŞ
Tuğba YAĞCI
Rehberlik Birimi
27
Bütün öğretmen ve öğrencilerimiz birlikteliğin
sıcaklığını yaşayarak, keyifli bir gün geçirdiler.
REHBERLİK BİRİMİ
BÜYÜME YOLCULUĞU
Doğduğumuzdan beri her gün bü-
Hepiniz bu süreci yaşayacaksınız ve
dönemde neden önemli olduğunu,
yüyoruz; ancak bedensel olarak çok
bu değişimlere alışmak için de yeterli
neden fast- food gibi hazır yiyecek-
daha hızlı büyüyüp değiştiğimiz özel
zamanınız olacak.
ler yerine sağlıklı yiyecekleri tercih
bir zaman aralığı var. Bu dönem, çocukluktan yetişkinliğe geçmeye başladığımız ergenlik dönemidir.
Mayıs ayı içerisinde kız ve erkek
öğrencilerime ayrı ayrı sunumlar hazırlayarak bu özel zaman aralığında
Birçoğunuz bedeninizde bazı deği-
yaşayacakları fiziksel, duygusal, zi-
şikliklerin olduğunu gözlemliyor ola-
hinsel ve sosyal değişikliklerin neler
bilirsiniz ya da henüz bu değişiklikler
olacağını
sizde gerçekleşmemiş olabilir. Çünkü
Sunumda, kilo artışımızın çocukluk
her çocuk bu süreci aynı yaşama-
dönemimize göre neden daha hızlı
maktadır. Biliyorum, birçoğunuz hızlı
olacağından,
bir şekilde büyümeyi ve çevrenizde-
görünür değişikliklerin neler olacağı-
ki yetişkinlerin dünyasındaki yerinizi
nı, hijyenimize neden dikkat etmemiz
almayı istiyorsunuz. Merak etmeyin!
gerektiğinden spor yapmamızın bu
beraberce
öğrenmiştik.
vücudumuzda
28
gözle
etmemiz gerektiğini daha ayrıntılı öğrenme fırsatı bulmuştuk. Bu eğitimde
Fen Bilgisi öğretmenlerimiz Verda
Katlav ve Coşkun Çiğdem de değerli
katkılarıyla bizimle beraberdiler.
Mine GENÇER
Psikolog / Rehber Öğretmen
MODERN FOREIGN LANGUAGE
İNGİLİZCE
Bir Anneler Günü'nü daha geride bıraktık. Bizler de An-
Dear Mum, Thank you for
neler Günü'nü sevgi dolu mesajlarla kutladık tüm 3. sı-
Cooking my food – Bertan Kaan KAYA
nıflarımızla birlikte. Öğrencilerimiz annelerine ödevlerine
yardımcı oldukları, onlarla oyun oynadıkları, onlara do-
Helping me with my school work – Arzı MAMBET
ğum günü pastası aldıkları, sinemaya gittikleri, yemekle-
Playing games with me – Mina ÇORUH
rini hazırladıkları ve bu zamana kadar onlar için yaptıkları
herşey için teşekkür ettiler. Öğrencilerimizin bu teşekkür
listesinden bazılarını sizlere sunuyoruz. Bu arada tüm annelerin Anneler Günü’nü tüm içtenliğimizle kutluyoruz.
6. sınıflar A kuru öğrencileri olarak işlediğimiz “Citizens” konusu ile ilgili olarak 27 Nisan
2012 Cuma günü bir alan gezisi düzenleyip
Minasera Alışveriş Merkezi ve Panora Alışveriş Merkezi’ne gittik. Şehir hayatı, insanlar,
ihtiyaçları ve ekonomi gibi anahtar kelimelerin yönlendirmesi ile alışveriş merkezi müdürü Sn. Yalım Kaynak ile İngilizce bir görüşme
yaptık. Bir saat süren bu karşılıklı sohbette,
Sn. Yalım Kaynak'a merak ettiğimiz konularla ilgili sorular yönelttik, notlar aldık, fotoğraflar çektik. Daha sonra gittiğimiz Panora
Alışveriş Merkezi’ni bir önceki ziyaretimizden
farklı olarak bu sefer daha profesyonel olarak inceledik. Gezimizin sonunda alışveriş merkezi içerisinde oynadığımız
“Treasure Hunt” oyununda da bize İngilizce olarak verilen 10 yönergeyi en kısa sürede yerine getirmeye çalıştık. Oldukça keyifli vakit geçirdiğimiz bu günün ardından elde ettiğimiz veriler eşliğinde bir proje çalışması yapacağız.
Ekin ÖZBEK
İngilizce Öğretmeni
29
MODERN FOREIGN LANGUAGE
SEÇMELİ YABANCI DİLLER GÜNÜ
Bu yıl ilkini düzenlediğimiz Seçmeli Yabancı Diller Günü'nü coşkuyla okulumuzun her alanında kutladık. Atriumda
Alman-Fransız mutfağına özgü yiyeceklerin satışını yaparak ‘Her Okul Özeldir’ projesine biz de katkı sağlamış olduk.
Aynı zamanda atriumda bulunan atölyelere de öğrencilerimiz büyük ilgi gösterdi. O günün anısına hazırlanan maketlerle fotoğraf çekimleri yaparken çok eğlendik. Öğle yemeği menüsünü günün temasına uygun olarak Alman-Fransız
mutfağından seçilen yemeklerden oluşturduk. Konferans salonumuzda öğleden sonra öğrencilerimize, akşam saatlerinde ise velilerimize öğrencilerimizin büyük coşku ve özveriyle hazırladıkları sunduk.
Bu güzel günü hazırlarken bize yardımcı olan; okul yöneticilerimize, kampüs müdürlüğümüze, sanat koordinatörlüğümüze, müzik öğretmenimiz Aysun Niş’e, resim Öğretmenimiz Esra Yücel Salkın’a, Kamuran Miyanyedi’ye, sunucularımız Elif Benan Aydın ve İrem Naz Timur'a dans grubumuzu çalıştıran lise öğrencimiz Başak Dayıoğlu’na, elektrik
teknisyenimiz Hasan Bey’e, sahne arkasında bize yardımcı olan tüm çalışanlarımıza, sonsuz teşekkürler…
Son olarak; bizi bu önemli günümüzde yalnız bırakmayan, her türlü desteğini eksik etmeyen saygıdeğer velilerimize
teşekkürlerimizi sunarız.
30
MODERN FOREIGN LANGUAGE
GEZİ ANILARIMIZ
Bizler seyahat etmeyi seven Nesibe Aydın Okullarının küçük gezginleriyiz. Bu sayıda gezi anılarımızı sizlerle paylaşacağız. Umarız resimlerimizi incelerken bizim kadar sizler de keyif alırsınız.
Paris çok güzel bir şehirmiş. Eyfel kulesini çok beğendim. Orada anne ve babamla fotoğraf çektirdik. Oranın yakında bulanan akvaryumu inceledik,
çok eğlenceliydi. Tekrar gitmek isterim.
Arda GÜRCAN 2-A
Aralık ayında annem ve babamla Hamburg’a uçtuk.
Hamburg kanallar üzerinde kurulu harika bir liman
şehri. Gittiğimizde noel zamanıydı ve sokaklar ışıl
ışıl süslenmişti. Tek kötü tarafı sürekli yağmur yağıyor olması. Yine de tatilin tadını fazlasıyla çıkardım. En kısa zamanda tekrar gitmek istiyorum.
Zeynep COŞKUN 4-C
Bence Paris’e gitmeyenler mutlaka gitsinler. Oraya
teyzemi ziyaret etmek için ailemle birlikte şubat tatilinde gitmiştim, çok eğlendim ve siz de giderseniz
eğer çok eğleneceğinizi düşünüyorum.
Meleknaz DİLSİZ 2-A
Fransa’ya giderseniz ünlü Louvre Müzesi'ne bayılacaksınız. Sadece Paris değil Fransa’da da çok fazla gezilecek eğlenceli yerler var. Ben çok eğlendim
ve beğendim. Size de gitmenizi tavsiye ediyorum.
Sıla KAYA 3-D
31
İnsanlar Paris’e eğlenmek için
gider. Siz de eğlenmek isterseniz
Paris’teki Disney Land’e mutlaka
gidin. Biz Disney Land'da Karayip
Korsanları'na, oyuncak hikâyesine,
korkunç hızlı trene bindik. Paris
sokaklarında çok fazla sanatçı var,
resminizi
çizdirebilirsiniz
benim
gibi. Oranın yemekleri biraz güzel
diyebilirim.
Erkin AŞAN 3-C
Paris çok güzel bir yer. Orada yaşayanlar çok şanslı. Eyfel
Kulesi'nin en üst bölümüne çıkıp
manzarayı izlerken düşecekmiş
gibi oluyorsunuz ama çok eğlenceli. Oraya uçakla 6 ya da 7 saatte
gidebilirsiniz. Nerdeyse dünyanın
7 harikasından 6'sı orada; çünkü
6 harika yer gezdim ve çok beğendim. Bence siz de mutlaka görün.
Atakan DÖĞER 4-C
Paris’e gidince bir sürü tarihi
bina gördüm. Disney Land çok eğlenceli bir yer. Eminim siz de çok
seveceksiniz. Eyfel Kulesi bir sürü
demirden yapılmış. Bence oraya
çıkıp manzaraya bakmalısınız. Çok
güzel bir yer.
Sude EKER 3-B
Fransa’nın Lyon şehrini ziyaret etmek için
gittiğimde Mini Museum ‘u, sokak şarkıcılarını, ünlü lokantalarını, krepçilerini gördük.
“ONLY LYON” yazısında fotoğraf çektirdik.
Sokaklarda çok değişik şeyler vardı.Bir daha
gitmek isterim, gitmeyenlere de gitmelerini
tavsiye ederim. Lyon’da tortilla, krep, donut
ve parmesan yedik. Hepsi çok lezzetliydi.
Müthiş bir tatildi.
Ada SAYAL 3-A
32
BEDEN EĞİTİMİ
BAŞARILARIMIZ DEVAM EDİYOR
Okulumuz basketbol Yıldız Kız Takımı Ankara ilinde düzenlenen okullar
arası basketbol turnuvasında Ankara birincisi olarak Antalya'da düzenlenen Türkiye final müsabakalarına
katılmaya hak kazanarak Türkiye 16
takım arasına girme başarısını göstermiştir. Bu turnuvada okulumuzu
en iyi şekilde temsil etmişlerdir.
Bu turnuvada ilk iki sırayı alıp Ankara ilinde düzenlenen
Türkiye Yarı Final Grup Müsabakalarına katılmaya hak
kazanarak Türkiye on altı takım arasına girme başarısını
göstermiştir. Bu turnuvada okulumuzu en iyi şekilde temsil
etmişlerdir.
Bu başarıların yanı sıra okulumuzda öğrencilerimizin boş
zamanlarını iyi değerlendirebilmeleri, rekabet ortamını
yaşamaları kazananı tebrik etmeyi, kaybetmeyi kabullenebilmeyi, takım ruhunu, yardımlaşmayı, dayanışmayı yaşayarak öğrenebilmeleri adına sınıflar arası bu turnuvalar
düzenlenmiştir.
Sonuçlanan yakan top turnuvasında 6/F sınıfı, 8. sınıflar
futbol turnuvasında 8/B sınıfı birinci olmuştur. Lise ve 6-7.
Okulumuz Yıldız Erkek Yüzme Takımı Ankara ilinde dü-
sınıfların futbol turnuvaları devam etmektedir. Akabinde
zenlenen okullar arası yüzme müsabakalarında Ankara ili
ise basketbol ve masa tenisi turnuvaları da düzenlenecek-
birincisi olarak Marmaris'te düzenlenecek olan Türkiye fi-
tir. Bununla beraber okulumuzda bir ilk olan 6. 7. ve 8.
nal grubu yarışmasına katılmaya hak kazanmıştır. Bu ya-
sınıflar arası kızlar futbol turnuvası da başlamıştır.
rışmalar sonucunda Yıldız Erkekler 4x100 metre karışık
bayrak ve 4x200 metre serbest bayrak yarışmalarında
Türkiye beşincisi olmuşlardır. Genel klasmanda ise takımımız Türkiye sekizincisi olarak okulumuzu en iyi şekilde
temsil etmişlerdir.
Okulumuz basketbol küçük kız takımı Ankara ilinde düzenlenen okullar arası basketbol turnuvasında Ankara
ili üçüncüsü olarak Osmaniye ilinde düzenlenen Türkiye
Birinci Grup Müsabakalarına katılamaya hak kazanmıştır.
33
PROJELERİMİZ
HER OKUL ÖZELDİR
Okulumuz sadece Ankara değil il dışında da projeler üretmekte eğitim
için sosyal sorumluluk projeleri yapmaktadır.
la okulumuzu her alanda gururla temsil eden İlköğretim
Özel Nesibe Aydın İlköğretim Okulu Okul Aile Birliği, Ne-
mizi iletiyoruz.
Okul Aile Birliği Başkanımız Sayın Alkın Toptaş’a ve değerli okul aile birliği üyelerine, ayrıca özverili çalışmalarından ve desteklerinden dolayı değerli ailelerimize ve öğrencilerimize, başta İngilizce öğretmenimiz Esra Kaynak
olmak üzere tüm öğretmenlerimize sonsuz teşekkürleri-
sibe Aydın Okulları ailesini gururla temsil etmekte, değerli
ailelerimizin yaptığı yardımları ihtiyaç sahibi yerlere ulaşSüleyman DÜNDAR
tırmaktadır.
İlköğretim Müdür Yrd.
Bu yıl Uşak-Eşme/Güllü Belde’sinde Güllü İlköğretim
Okulu’na tam teşekküllü bir kütüphane ve bir de halı saha
kazandırdık. Toplam maliyeti 75.000 TL olan bütçenin 15
bin TL’sini Güllü İlköğretim Okulu öğrencileri-aileleri ve
çevre köylerdeki eğitim gönüllüleri karşıladı. Geri kalan 60
bin TL’lik miktar ise Özel Nesibe Aydın İlköğretim Okul
Aile Birliğimizin yardım politikası çerçevesinde okulumuzda öğrencilerimizin ve ailelerinin yoğun gayretleriyle okulumuzda yapılan kermes kazançlarıyla da desteklenerek
karşılanmaktadır.
Sadece kendi okulumuzun değil her okulun özel olduğuna-olması gerektiğine olan inancımızla yaptığı çalışmalar-
34
PROJELERİMİZ
SOSYAL SORUMLULUK
KULÜBÜ'NÜN EN ÖZEL PROJESİ "YARINLARIMIZ"
2011-2012 eğitim-öğretim yılının başladığı ilk günden beri
konulabilmesi için bir duvara yerden tavana kadar gömme
Nesibe Aydın Anadolu Lisesi öğrencilerinin büyük bir öz-
dolap yaptırıldı. Tavan onarılarak su akması engellendi.
veri ile yürüttüğü Sosyal Sorumluluk Kulübü’nün en özel
Duvarlara 5 kat alçı yaptırıldı. Tüm çatlaklar ve pürüzler
projesi olan “Yarınlarımız Projesi”ni başarıyla sonlandır-
kapatıldıktan sonra anti-bakteriyel boya ile boyandı. Oda-
manın haklı gururunu yaşıyoruz. Projemiz kapsamında
ya bağlı bulunan ancak kullanılmayan bir depo temizlenip
Keçiören’de bulunan Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağlı
alçı ve boyası yapıldıktan sonra yeni bir kapı taktırılarak
Atatürk Çocuk Yuvası’nda yaşayan 0-3 yaş grubu 60 be-
aktif kullanılır bir oda haline getirildi. Odadaki tüm korniş-
beğin bulunduğu binadaki 80 m2’lik oyun odasını baştan
ler yenilendi. Yeni perde ve güneşlik diktirildi ve takıldı.
yarattık. 1. dönem yuvaya yapığımız ziyarette gördük ki
Odada çocukların oturabilecekleri yer minderleri diktirildi.
kapıdan pencereye, yerden tavana, perdeden dolaba her
Son olarak anaokulumuzda yaptığımız 2. el oyuncak top-
bir yanı bakım isteyen bu odada yapılacak çok iş vardı.
lama kampanyası ile elde ettiğimiz oyuncakları paketleye-
Ziyaretimiz sonrasında yaptığımız kulüp toplantısında oy
rek yuvadaki çocukla hediye ettik.
birliği ile odayı baştan yaratmak üzere bir karar aldık ve
Bugün en büyüğü 3 yaşında olan kimsesiz bebekler ya-
bu hedefimize ulaşabilmek için 8 ay boyunca canla başla
rınlarımızdır diyerek yola çıktığımız projemizi başarıyla
çalıştık. Yıl boyunca yaptığımız kermeslerle ve yılbaşında
yürütmenin ve sonlandırmanın haklı gururunu yaşıyoruz.
yaptığımız hediye çekilişi ile gelir elde ettik ve kazandı-
2012-2013 eğitim-öğretim yılında yepyeni sosyal sorum-
ğımız her kuruşu Atatürk Çocuk Yuvası’nın iyileştirilme-
luluk ve toplumsal duyarlılık projeleri ile aktivitelerimize
si ve güzelleştirilmesi, dahası bebekler için daha sağlıklı
devam edeceğiz.
bir yaşam alanı yaratılması için harcadık. Şimdi sabırla
ve özveriyle yürüttüğümüz çalışmalarımızın meyvelerini
2011-2012 eğitim-öğretim yılı boyunca ‘Yarınlarımız’ adlı
toplama zamanıdır. 8 ay boyunca yapılan çalışmalar so-
projemize destek veren tüm yöneticilerimize, öğretmen-
nucu önce kapı ve pencereler sökülerek yerlerine yenileri
lerimize, öğrencilerimize, velilerimize ve kulüp danışman
yaptırılıp montajı sağlandı. Odanın ferah gözükmesi için
öğretmenimiz Çiğdem Genç’e teşekkürlerimiz sunarız.
akçaağaç kullanıldı. Tüm ısıtma tesisatı için kalorifer ka-
Sosyal Sorumluluk Kulübü Öğrencileri
patmaları yine aynı ahşaptan yaptırıldı. Çeşitli eşyaların
35
KİTAP EDİTÖRLERİMİZ
36
KİTAP EDİTÖRLERİMİZ
37
ŞAİRLERİMİZ
38
KULÜPLERİMİZDEN HABERLER
ASTRONOMİ
Astronomi kulübünde, özellikle çocukların ve gençlerin il-
öğrencilerin hayal güçlerini zorlayacak teorik astrofiziğin
gisini çok çeken gökbilim ve uzay içerikli birçok belgesel
son araştırma konularından olan paralel evrenler teorisi
gösterimi ve pek çok sunum yapıldı. Öğrencilerin birçok
ve gizemini hala koruyan karanlık madde/karanlık enerji,
alanda yeni bilgiler öğrenmesi sağlanmış, akıllarındaki
Dünya dışı akıllı yaşam arayışı ve öte gezegenler ve bu-
soruları da cevaplanmıştır. Bu çerçevede, evrende ne
nun yanında sahte bilim kabul edilen astrolojiye ve burç-
gibi gökcisimlerinin olduğu, yıldızların yapıları, oluşumu,
lara neden inanılmaması gerektiğine ilişkin birçok sunum
enerji kaynakları ve evrimi, kara delikler, süpernovalar
ve gösterim yapılmıştır. Böylelikle öğrencilerin bilmedikleri
pulsarlar, beyaz cüceler, gezegenlerin yapıları ve oluş-
bilgiler aktarılırken yanlış bildikleri bilgiler ise düzeltilmiştir.
ma teorileri, uydumuz Ay ve yıldızımız Güneş’in yakından
İbrahim ÖZAVCI
ayrıntılı incelenmesi, Güneş saati yapımı ve uygulaması,
Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü
BANDO
2011 – 2012 Eğitim – Öğretim yılında kurulan Bando toplu-
Öğrencilerimizle yapılan anketlerde, kulüplerini kendi is-
luğumuz ilk gösterilerini 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda
tekleriyle seçmiş ve memnuniyetlerini belirtmişlerdir. Bir
sunmuşlardır.
çok öğrencimizin ebeveynleri de eğitim hayatlarında bando topluluklarında görev almış, Türk ve dünya yarışmala-
Ritm duygusunu kavrayarak grup olma disiplinini eğlene-
rına katılmışlardır. Çok iyi müzik kulağına ve ritm duygu-
rek öğrenmek için kendi istekleriyle seçtikleri bando ku-
suna sahip öğrencilerimiz yaptıkları çalışmaları, yıl sonu
lübünde eğitim – öğretim yılı sonuna kadar, takım çalış-
"Müzik Gecesi"nde açılış konseriyle sergileyeceklerdir.
ması, iletişim, motivasyon, arkadaşlık, liderlik gibi önemli
vasıflar kazanmış ve eğlenerek öğrenmişlerdir. Kulak ve
Dilek ÇIKINTAŞ
ritm duygusu çok iyi olan öğrencilerle kurulan topluluğu-
Müzik Öğretmeni
muz her hafta kulüp saatlerinde çalışmışlardır. 6. ve 7. sınıflardan oluşan topluluğumuz iç enerjilerini ortaya çıkarmış, hatta ders yoğunluğundan arınmış ve öğrenmişlerdir.
39
EKO OKULLAR
ÇALIŞTAYIN ARDINDAN
Özel Nesibe Aydın Okulları, TÜRÇEV’e bağlı olan Eko-
lüm ise; çalıştaya katılan öğrencilerin sorularının yanıtlan-
Okullar Programına 2008 yılında katılmıştır. İlk iki yıl, “Katı
masıyla gerçekleşmiştir. Ayrıca okul Eko-Tim’de görevli
Atıklar ve Geri Dönüşüm” konusu işlenmiş, okulumuz
öğrenciler konuya uygun hazırladıkları drama gösterisini
eko-etiket denilen “YEŞİL BAYRAK” ile ödüllendirilmiştir.
sunuldu ve katılan okulların öğrencileriyle de üç ayrı ko-
Üçüncü ve dördüncü yıllarımızda yine aynı konu üzerinde
nuda çalışma atölyeleri kuruldu.
ve buna ek olarak "Yaşam Kaynağımız Su ve Su Kirlili-
Doğa Kültürü Derneği Başkanı, Sayın Erdal GÜLÖZ otu-
ği" başlığı altında da çalışmalarımız devam etmekte olup
rumu yönetmiş, Sayın İrem CİVAN TÜRÇEV Ulusal Ko-
birçok çalışmamız da tamamlanmış durumdadır. Yeni dö-
ordinatör Yardımcısı, Eko-Okullar Programında işlenen
nemde gösterdiğimiz performansın ilgili birimlerce değer-
konular hakkında bilgi vermiş, Sayın Nebahat KARASU,
lendirilerek yine “YEŞİL BAYRAK” ile ödüllendirilmesi en
Sayın İsmet YASAL; “Çöp” ve “Su “ konularında, diğer
büyük hedefimizdir.
konuşmacımız Sayın Emine DÖĞER, “İklim Değişikliği”
Her yıl mutlaka birden fazla çevre projesini ele alarak
konularında katılan öğrencilere konularını sunmuşlardır.
çeşitli konularda öğrencilerimizi bilinçlendiriyor ve bilgi-
ikinci bölümde ise katılımcılar değerli konuşmacılara soru-
lendiriyoruz. Bu yıl Eko-Okullar Programında işlediğimiz
lar sormuşlardır. Okulumuz adına huzurlarınızda hepsine
konuların daha anlaşılır olması ve farkındalığın artırılabil-
ayrı ayrı teşekkür ederiz. Kendileriyle yeniden katkılarını
mesi amacıyla “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ KONULU ÇOCUK
paylaşacağımız oluşumlarda bir araya gelmek dileğiyle.
ÇALIŞTAYI” düzenledik.
Saygılarımla,
Başta TÜRÇEV olmak üzere, Doğa Kültürü Derneği ve
Ankara Eko-Okullarının (20 okul katılmıştır) bu çalışmaya
Y. Sevengül ÇAPAR
katılmasıyla 12 Nisan 2012 Perşembe günü 09-00/15-00
Eko Okullar Koordinatör Öğretmeni
saatleri arasında çalıştayımızı gerçekleştirdik.
Çalıştay programımız iki bölümden oluştu. I. bölüm
STK’ların konularla ilgili uzmanlarının sunumlarıyla, II. bö-
40
MAKALE - 1
BİRAZ FİZİK,
Japonya’ya atılan bombaların neticesinde bugün bile do-
BİRAZ KİMYA,
dejenere olmuş hücreler ile beraber, sağlığını kaybetmiş
ğan çocuklar kanser ile uğraşmakta olup, binlerce farklı tip
bir toplum meydana getirilmiştir. Bitkilerin yapılarının bo-
BİRAZ BİYOLOJİ
zulduğu bu kentler, o günleri unutmamak için her yıl yaptıkları törenler ile o günlere lanetler okumaktadır. Ama işin
IŞIMALAR VE İNSAN BİYOLOJİSİ
ilginç tarafı, atom bombası olarak adlandırılan bu tahribat
Büyük bilginlerden birisi olan madam Curie ve eşi yap-
faktörü, bu günkü yapılan bombaların yanında oyuncak
mış oldukları çalışmalar neticesinde Radyum elementinin
gibi kalmaktadır.
değişik enerji düzlemlerinde ışımalar yaptığını tespit etmişlerdir. Bu iki bilim insanı , fizik bilimine büyük katkılar
sağlayacak çalışmalar içerisinde bulunmuşlar, ancak kendi sağlıklarının bozulacağını düşünememişlerdir.
Radyasyon kelimesinin kanser ve dejenere olmuş hücre
kelimeleri ile eşlendiğini o yıllarda tespit edememiş olan
bilim tarihi, bu konuda çalışan insanların zararlar görmesini önleyememiştir. Ancak bu iki bilginin yapmış oldukları
çalışmaların meyveleri daha sonraki yıllarda toplanmış
ve bu gelişmeler esnasında tıp bilimi de bu tip radyasyon
yayan maddelerin dejenere olmuş hücrelere ve neticede
Atom bombasında asıl tahrip kızıl ötesi dalgalar ile olmak-
kansere yol açtığını tespit etmesi uzun sürmemiştir.
ta, günümüzde yapılan nötron bombalarında ise tahrip
Big-bang ile oluşan evren düzleminde yerini alan Dünya
tamamen canlıları yok etme esasına dayalı olmaktadır.
gezegeninde, radyoaktif maddeler de yavaş yavaş yarı-
Kızıl ötesi ışınlar ile hem canlılar ve hem de cansızlar yok
lanma ömürlerini tamamlamaya başlamış ve bugün hangi
edilirken, nötron bombalarından elde edilen nötrinolar ile
tipini elinize alırsanız alın, sizi tehdit eden ışın demeti hali-
sadece canlılar hedeflenmektedir.
ne gelmişlerdir. Bu yarılanma ömrü nedeniyle, Dünya’nın
soğumasını bile önleyen bu maddeler, hem dengeyi , hem
20. yy içerisinde ilk yarıda fark edilemeyen yıldızlar ve
de dengesizliği beraberinde getirmektedir. Dünya’nın ka-
enerji şekilleri, radyo teleskoplarının keşfi sonucu büyük
buğu üzerinde bulunan bu maddeler, yarılanma ömürlerini
oranda aydınlatılmıştır. Bizim yıldızımız olan Güneş ise
tamamladıkça, Dünya’nın kabuğunu ısıtarak soğumasını
en büyük araştırma modelini oluşturmuştur. Özellikle son
önlemektedir. Ama, aynı zamanda birer tehdit unsuru gibi
yıllarda yaşanan ozon tabakasının delinmesi sonucu Dün-
hareket eden bu maddeler, yarılanma ömrünü tamamla-
yamıza ulaşan mor ötesi ışınlar, olayın boyutlarını bize ha-
dıkça etrafa insan için en tehlikeli ışınları salarlar. Bunlar
ber vermiştir. Güneşten gelen tek tip dalgaların görünen
içerisinde, yüksüz tanecikler olan nötronlar ise en tehlikeli
dalgalar olmadığı ve bunun yanı sıra gözle görülemeyen
ışınlar olarak ele alınabilir. Girişimi yüksek olan bu ışı-
kızıl ötesi dalgalar ve mor ötesi dalgaların da yer aldığı
malar, kontrolün sağlandığı nükleer santraller sayesinde
ifadesi, kloro-floro-karbon gazlarının ozon tabakasını del-
enerji dönüşümüne uğramakta ve elektrik enerjisine çev-
diğinin tespiti ile daha büyük önem kazanmıştır. Çünkü
rilmektedir. Ama Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atılan
gelen ışınların başta cilt kanserine ve yanıklar ile beraber
birer megatonluk (bin ton) atom bombası örneğinde oldu-
oluşan hasarlı hücrelere neden oldukları tespit edilmiştir.
ğu gibi büyük tahriplere de neden olabilmektedir.
Bu ışınların yüzyıllar boyu Güneşten geldiği, ancak ozon
tabakasının delinmesinin kısa bir zaman diliminde gerçek41
MAKALE - 1
leştiği; daha önce Dünya’ya ulaşamayan bu dalgaların,
Gelişmiş ülkelerde radyo istasyonlarında çalışan kişilerin
ozon tabakasının delinmesi ile beraber Dünya’ya ulaştığı
bir gün çalışırlarsa iki gün dinlendirildikleri bilinen gerçek-
tespitler içerisinde yer almıştır.
lerden bir tanesidir. Bunun nedeni ise elektromanyetik
spektrumda yer alan radyo dalgalarının özellikle başta
İşin ilginç bir yönü de, güneşten gelen dalgalardan daha
kısırlık olmak üzere diğer genetik bozukluklara neden ol-
tehlikeli boyutları olan dalgaların, dev yıldızlardan, süper-
duğunun tespit edilmesidir. Gelişmiş ülkelerde fazla yo-
novalardan ve nötron yıldızlarından geldiği de bulgular
ğun ilgi görmeyen ve daha bilinçli kullanılan cep telefonu
arasındadır. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Isaac
sistemlerinin de özellikle beyin ve kulak sağlığı açısından
Asimov, bu dalgaların insanın mutasyonlar yaşamasına
tehlikeli boyutlara varan bir sistemler bütünü olduğu tespit
ve netice itibarı ile de, kanser ve kısırlık başta olmak üze-
edilmiştir. Tam olarak kafanın kulak kısmına yerleştirilen
re bir çok olumsuz etkilerin yaşanabileceğini belirtmiştir.
telefonlar, manyetik etkiden dolayı uykusuzluklara ve sinir
Özellikle bu yıldızlardan gelen gama ışınlarının, insan
deformelerine neden olmaktadır.
sağlığı için büyük tehdit oluşturduğu, bütün uzmanlar tarafından kabul görmektedir.
“Light Amplificationen Simulten Emilsionen Radionen” ifadesi ile ifade edilen ve açılmış şekli olarak da “uyarılma
İnsanların kendi ürettiği ve insan sağlığı ile doğrudan iliş-
sonucu meydana gelen ışın ” olarak tanımlanan “Laser”
ki kuran dalga tiplerine örnek olarak da radyo yayınlarını,
sistemleri de bir ışıma boyutu olup, iyi kullanımı olduğu
televizyon yayınlarını, telsizleri ve cep telefonlarını verebi-
gibi insanı etkileyen tarzı ile de dikkat çekmektedir. Doğ-
liriz ki bu ürünlerin yaşamımıza ne denli girdiği hepimiz
rudan ölümcül etkiye sahip olan ve bu nedenle de bir çok
tarafından bilinen ve acı bir gerçektir.
araştırmaya neden olan laserin yanı sıra, gözle görülemeyen ancak benzer özelliklere de sahip olan “maser” de
ayrı bir örnek olarak verilebilir.
Böylesine ağır ve sorumluluk isteyen çalışmaların insanlığa yarar getirmesi dileklerimizle…
Kaynak:
• Lütfü ŞAHİN
Nesibe Aydın Dershanesi
Mehmet AYDAÇ Fizik Zümre Başkanı
Nilüfer DEMİREL Kimya Zümre Başkanı
Feride KULA Biyoloji Zümre Başkanı
42
MAKALE - 2
Başarılı Bir kimlik Duygusu Geliştirme Yolunda
Psikolojik İhtiyaçlar
Yaşamın ilk dönemlerinin ve özellikle ilk yedi
yılın bireyin gelişiminin temellerini oluşturduğunu kabul edecek olursak, çocuğun gelişimini sağlıklı bir şekilde desteklemek üzere hem
biz öğretmenlere hem de siz anne-babalara
pek çok görev düşmektedir.
Erikson'un psikososyal gelişim dönemleri dikkate alındığında
çocuklar, bir kişi olarak kendisine güçlü bir şekilde inanma
duygusunun başladığı ve kim olduklarının, yapabileceklerinin
ve başarabileceklerinin neler olduğunu keşfetmeye başladıkları bir dönemden, öğrenmeye hazırlandıkları, hayatlarında
başarı ve çalışmaya karşı belirli tutumlar geliştirdikleri ve bunlarla bağlantılı olarak kendilerine yönelik belirli sıfatlar
(başarılı, çalışkan...) atfettikleri bir döneme geçiş yapmaktadırlar. Çocuk bu dönemde ya yaptığı şeyler sonucunda
kazandığı takdirler, övgüler ve ödüller sonucunda başarılı olma duygusu geliştirecek ya da geçmişteki girişimciliklerinin
engellenmesi veya deneyimlediği başarısızlıklar sonucu suçluluk ve yetersizlik duygularına maruz kalacaktır.
Bu dönemde anne ve babaların özellikle çocukların fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamaya odaklandıklarını görmekteyiz.
Çocukların gündelik ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik anne ve babaların tutum ve davranışlarını yakından gözlemlediğimizde dikkat çeken en temel unsur çoğu zaman çocuğun ihtiyaçlarını ifade etmeden önce bunların anne ve babalar
tarafından giderilmeye çalışılması olmuştur. Pek çok ebeveyn koruma içgüdüsü içerisinde çocuklarından önce hareket
ederek her şeyi onlara hazır hale getirmekte ve farkında olmadan çocuklarının gelişim görevlerini sağlıklı bir şekilde
yerine getirmelerine engel olmaktadırlar. Çocuklarının kendi ihtiyaçlarını gidermeye yönelik becerilerinin gelişmesini
geciktirmektedirler.
Psikiyatrist William Glasser’ın, öne sürdüğü görüşler doğrultusunda okul öncesi dönemden itibaren çocukların yaşam becerilerini geliştirmek için çeşitli
psikolojik ihtiyaçlarının karşılanmasının gerekliliğini savunmaktadır. Bunlardan
ilki “Ait Olma İhtiyacı”dır. Bu doğrultuda özellikle bebeklik ve erken çocukluk
dönemi başta olmak üzere çocuğa sevildiğini, ailenizin bir üyesi olduğu için
gurur ve mutluluk duyduğunuzu ifade edin. Belirli konularda karar alma süreçlerine onu dâhil ederek, işbirliği kurarak aile yaşantınızın bir parçası olduğunu
hissettirin. Sevme ve sevilme gereksinimi, kendimizin ve başkalarının değerli
olduğunu hissetme gereksinimidir.
43
MAKALE - 2
Bir diğer ihtiyaç olan “Güç İhtiyacı”nın giderilebilmesi için çocuğa başarabildikleri ve başaramayabilecekleri konusunda farkındalık kazandırmak, başkalarıyla
kıyaslamadan kişisel becerilerini geliştirmeye yönelik fırsatlar sunmak ve değerli olduğunu hissettirmek gereklidir. Bu doğrultuda çocuk edindiği başarılar
sonucunda güçlü yönlerini ortaya koyar, kendisine ilişkin gerçekçi ve olumlu bir
benlik algısı geliştirir.
“Özgürlük İhtiyacı” çocuğun karar verme ve planlama yapma becerileriyle ilişkili
olup, kendisiyle ilgili konularda seçim yapabilmesi, aldığı kararların sorumluluğunu taşıyabilmesi ve isteklerini ifade edebilmesiyle gelişmektedir. Bu durum
çocuğun sınırsız biçimde isteklerinin yerine getirilmesi olarak anlaşılmaması
gerekmektedir. “Eğlence İhtiyacı” oyun oynarken, bir şeyler üretirken veya
öğrenirken aldığımız haz ve basit zevklere karşılık gelmektedir. Oynamayı durduğumuz gün öğrenmeyi de durduruz. Dolayısıyla çocuğun oyun kurmasına, çeşitli hobiler edinmesine, akranlarıyla birlikte işbirliği içerisinde bir şeyler
üretebilmesine olanak sağlamalıyız. Öğrenmekten zevk alan bireyler yetiştirmeyi hedeflemeliyiz. “Hayatta kalma” ise
bizim en temel ihtiyacımız olup, hayatımızı devam ettirmek üzere fizyolojik gereksinimlerimizin karşılanması anlamına
gelmektedir.
Tüm bu ihtiyaçların hem okul hem de aile tarafından
tutarlı bir şekilde karşılanabilmesi sonucunda çocuk
kendisini güçlü hisseder ve başarılı bir kimlik duygusu
geliştir. Çocuklarının fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak
yönünde çok titiz davranan anne ve babaların sözü
geçen psikolojik ihtiyaçlarında giderilmesi konusunda
hassasiyet göstermeleri topluma sağlıklı bireyler kazandırmak yönünde önemli adımlar atılmasını sağlayacaktır.
Nilay EVİRGEN
Anaokulu Eğitim Uzmanı
Kaynak:
•
William Glaser, Kişisel Özgürlüğün Psikolojisi, Hayat Yayınları, 1999
•
William Glaser, Seçim Teorisi, Hayat Yayınları, 2003
44
OKUL AİLE BİRLİĞİ
Değerli velilerimiz,
Birkaç konuyu sizlerle paylaşmak istedik:
Ankara birincisi olan Kız takımımıza tüm velilerimiz adına
başarılarını destekleme amaçlı T-Shirt ve şort yaptırdık.
Takım kaptanımızın mesajı “Herkese çok teşekkür ediyoruz, sizlere layık olmaya çalışacağız” idi. Tekrar tebrik ediyor, şampiyonlukların devamının diliyoruz.
Yine Halı Saha destek kampanyasıyla ilgili 1-5. sınıflar salı
ve perşembe günleri, 6-7-8’ler pazartesi, çarşamba ve cuma günleri okulumuzda yiyecek stantları kurmaktadırlar. Bu
günlerde evden malzeme göndererek destek olmak isteyen velilerimiz ve öğrencilerimiz Md.Yrd. Süleyman Dündar’a
ulaşabilirler.
Okulumuzda bir ilk olarak tüm OAB’lerin ortak kampanyasında, velilerimizden gelen eşyaların tasnifini yaparak
Hasanoğlan’da oturan ve gerçekten yardıma çok ihtiyacı olan aileye bir öğretmenimiz ve 4 öğrencimizin katılımıyla teslim edilmiştir. Yeterli miktarda yiyecek, kıyafet, temizlik eşyası ve kırtasiye yerine ulaştırılmıştır. Fakat hepimizin ortak
görüşü "taşıma suyla değirmen dönmeyeceği" ve bu ailenin evlatlarını bir şekilde, o zor yaşam şartlarını düzelterek
toplumumuza kazandırmak gerektiği idi. Emekleri için bugün gelerek bu organizasyonun gerçeklemesinde yardım eden
tüm velilerimize, işi dolayısıyla bizlerle olamayan ancak manevi desteklerini esirgemeyen tüm Okul Aile Birliği üyelerine, yardımlarından dolayı okul yönetimimize teşekkür ederiz.
Nesibe Aydın Okulları Okul Aile Birlikleri
45
AYIN BİLİM İNSANI
Marie CurIe
(1867-1934)
Varşova doğumlu kimyacı Marie Curie, radyoaktivite konusundaki çalışmalarda bir öncüydü ve Nobel ödülünü iki
kez kazanan ilk kadın oldu.
Polonya asıllı bilim kadını Maria Sklodowska ya da
Fransa'da yaptığı evlilik sonrası, dünyada bilinen adıyla
Marie Curie'ye kadar tüm bilim insanları arasında hiç kimse zorluklara göğüs germek zorunda kalmadı ve kimse
onun kadar ağır bir bedel ödemeye mecbur bırakılmadı.
Buluşları, sonunda yaşamına mal oldu.
Radyoloji biliminin kurucusu Madam Curie, 7 Kasım
1867'de Polonya’nın başkenti Varşova’da doğdu. Kendi
halinde yoksul bir ailenin kızıydı. Küçük yaşta kardeşlerinin eğitimi için çalışmak zorunda kaldı. Bu dönemde gördüğü kötü muamele Madam Curie’nin öğrenme
ve yükselme azmini kamçıladı. Fransa’daki Sorbonne
Üniversitesi’nin, kadınların ilmî çalışmalarını teşvik eden
ve masraflar için çalışma alanı da sağlayan birkaç üniversiteden biri olduğunu duymuştu. Derhal kararını verdi.
Paris’e gidecekti.
Elindeki birkaç kuruşu yol parası olarak kullanan Madam
Curie, 23 yaşında Sorbonne Üniversitesi Fen Fakültesi’ne
kaydoldu. Bütün gücüyle çalışmaya koyulduğu için pek arkadaşı olmadı. İçine kapanık biriydi. Üniversitede geçirdi-
adını verdiler. 1898 yılının sonlarında Curie’ler radyum
ği dört yıl süresince çocuk bakıcılığı yaparak geçimini zar
olarak adlandırdıkları, çok daha aktif elementi yeter mik-
zor sağladı. Çatı katındaki bir odada küçük penceresinden
tarda elde edebildiler.
sadece gökyüzü görünüyordu. Soğuk okul gecelerinde tir
Tonlarca cevheri dört yıl boyunca defalarca saflaştırarak
tir titremesine rağmen kalemi zor tutan elleriyle matematik
ve kendi birikimlerini de bu iş için sarfederek, 0,1 gram
problemleri çözüyordu. Ama hiçbir zaman azmini ve coş-
radyum elde etmeyi başardılar. 1903 yılında Curie’ler,
kusunu yitirmedi.
A.H.Becquerel ile birlikte radyoaktif maddeler ile yaptık-
Madam Curie, 1835’de Fransız kimyacı 35 yaşındaki Pi-
ları çalışmalardan ötürü Nobel Fizik ödülünü kazandılar.
erre Curie ile evlendi. Evlendikten sonra mum ışıklarının
Nobel Ödülünden sonra Curie’lerin durumu biraz düzeldi.
aydınlattığı izbe bir han odasında yıllarca barındılar. Pi-
Pierre, 1904’de nihayet Sorbonne’da profesörlüğe kabul
erre Curie, o tarihlerde piezoelektriği keşfeden bilim ada-
edildi.
mı olarak tanınıyordu. Marie Curie, piezoelektrik özelliği
Tıp dünyasında Radyumla birlikte devrim yaşandı. Zira
olan maddeleri kullanarak, radyoaktif maddelerin aktifli-
radyumun minicik bir parçası dahi kanser ve deri tedavi-
ğini ölçmek suretiyle uranyum ve toryum elementlerinin
lerinde kullanılan, milyarlarca enerji kütlesini içinde barın-
radyoaktif yapıda olduklarını gösterdi. 1898 yılında Marie
dıran korkunç bir güçtü. Bu buluş sayesinde Bayan Curie
ve kocası uranyumun içerdiği yeni bir radyoaktif element
dünyanın en meşhur kadını oldu. Ama o şımarmadı, aşırı
keşfettiler. Bu yeni elemente madam Curie’nin ülkesinin
mutluluk duymadı.
46
Bay ve Bayan Curie, isteseler radyumun patentini yüz-
1921’de dünya kadınları adına Amerikan kadınları şükran-
binlerce dolara satıp her zeresinden ömürlerinin sonuna
larını sunmak amacıyla bu bilim kadınına maaş bağladı.
kadar pay alabileceklerdi. Çünkü dünyanın her tarafından
Ancak o, maaşın yönünü Polonya’daki bir hastaneye çe-
radyum istekleri geliyor, bunun yapımını da Curie’lerden
virdi. İnsanlık adına yaptığı araştırmalar Madam Curie’yi
başkası bilmiyordu. Ama Madam Curie buluştan beş ku-
sağlık açısından yıpratmıştı. Marie Curie de radyum teh-
ruş kabul etmediği gibi tarihe geçecek şu sözleri haykırdı:
likesini fazlasıyla yaşamaya başladı. Testler, şiddetli bir
“Bunlar benim insanlık adına yaptığım buluşlardır. Zer-
kansızlığı, yani anemiyi işaret ediyordu. Uzun yıllar üze-
resinden menfaat sağlasam, bu benim bilimsel, manevî
rinde çalıştığı radyum nedeniyle kan kanserine yakalan-
şahsiyetimi zedeler. Hastalık tedavisinde kullanılan bir
mıştı ve çok geçmeden 4 Haziran 1934'te hayata gözlerini
maddeden faydalanarak zengin olmak istemem.”
yumdu. Yıllar süren mücadelesinin izleri ellerine de yansımıştı, parmakları nasırlarla ve radyasyon yanıklarıyla
İlerleyen zamanlarda kocasını kaybeden Madam Curie,
doluydu. Savaşımla geçen bilimsel kariyerinde, binlerce
ona verdiği sözü tutarak, iki çocuğuyla birlikte ailenin tüm
kişinin hayatını kurtaran Curie, yine kendi adını verdiği
sorumluluğunu üzerine aldı. Sorbonne Üniversitesi’nde,
maddenin kurbanı olmuştu.
kocasının ölümüyle boşalan kürsüyü Marie Curie devraldı.
Madam Marie Curie, 5 Kasım 1906’daki ilk dersini sadece
Bütün araştırmalarını insanlık adına yapan Bayan Curie,
öğrencilere değil, meşhur ilk kadın fizikçiyi görmek isteyen
menfaate dayalı hiçbir onur nişanını kabul etmedi veya et-
kalabalık halk topluluğuna ve dünya basınına verdi.
tiyse de gelirini tamamen kimsesizlere, çaresizlere bağışladı. Maddî çıkara dayalı patent tekliflerini de geri çevirdi.
Sorbonne Üniversitesi’nde profesörlüğe yükselen Bayan
Meşhur Fizikçi Einstein, gün gelecek onunla ilgili şöyle
Curie, burada fizik ve kimya dersleri verdi. Bu, o dönem
diyecekti: “Şöhretin yozlaştıramadığı tek kişi”.
Fransa’sı için zor bir kariyerdi aslında. Çünkü Avrupa’nın
birçok kentinde kadınlar üniversiteye kabul edilmiyordu.
Bayan Curie, bu engeli de aşarak zoru başardı. Fransa
İlimler Akademisi, "Fizik Profesörü" unvanına rağmen
Madam Curie’nin üyeliğini kadın olduğu için onaylamayıp
http://egitimedair.net/index.php/bilim-insanlar%C4%B1/196-marie-
geri çevirdi. Tam bu tarihte, yani 1911’de Curie, ikinci defa
Kaynak:
kimya dalında Nobel Ödülüne layık görüldü. Bir kadın ola1. Bilimin Öncüleri, Mustafa Uluçayı Özyürek.
rak Madam Curie’nin üstün başarısı dünya kadınlarını da
etkiledi.
2. Pierre ve Marie Curie, Meşhur Bilginler, Doğan Kardeş.
47
AYIN SANATÇISI
ŞEKER AHMET PAŞA
O, Resim Sanatının Bu Topraklarda Yeşermesinde Büyük Rol Oynamış Bir Sanatçı
ŞEKER AHMET PAŞA
Dolmabahçe Sarayı Sanat Galerisi'nde açılan ve çeşitli müze ve kurum koleksiyonlarından derlenen Şeker Ahmet Paşa
sergisini (ve kitabını) gördükten sonra, resim sanatının bu topraklarda da yeşermesinde büyük rol oynamış bir sanatçıyla biraz olsun tanışmış sayabilirim
kendimi…
Öncesi malum: Karanlık kalan kimi noktalara karşın, biyografisinde yazılanlar...Tıbbiye'de eğitim görmesi, resme olan yeteneğinin fark edilmesi üzerine
Sultan Abdülaziz tarafından 1864'te Paris'e gönderilmesi, Paris'te, dönemin
önde gelen akademik ressamlarından Boulanger ve Gerome atölyelerinde
çalışması, 869 ve 1870 yıllarında Paris salonunda resimlerinin sergilenmesi, dönüşünde Tıbbıye'de resim öğretmenliğine tayin edilmesi, 30 yıl süreyle
saray yaverliği yaparak Dolmabahçe Sarayı'nda bir resim koleksiyonu oluşturulmasını sağlaması, 1870'lerin başında İstanbul'daki ilk resim sergilerini düzenlemesi... Kısacası Şeker Ahmet Paşa, yaşadığı dönemin ölçütleri içinde
sanat adına yapılabilecek ne varsa yapmış bir adam. Osmanlı'nın son dönemindeki modernleşme çabalarının simgesel figürlerinden biri olarak hatırladığımız bir 'şahsiyet', evet ama, bu sergiyle ilk kez resimlerinden yola çıkarak onu 'görmek', gerçekte kimdi, nasıl biriydi
gibi sorulara ansiklopedik bilgilerin ötesinde yanıtlar aramak mümkün. TBMM Milli Saraylar Daire Başkanlığı'nın son
yıllarda düzenlediği tarihsel sergilerin yeni bir örneği olan Şeker Ahmet Paşa Sergisi, ilk kez bir araya getirilen ve hatta
ilk kez görülen kimi resimlerle, erken dönem Türk resminin büyük ustalarından birini mercek altına alması bir yana,
Türkiye'de ressamlığın başlangıç öyküsüne dair ipuçlarıyla da gerçekten görülmeye değer bir nitelik taşıyor.
ŞEKER AHMET PAŞA'NIN HAYATI
eğitiminden geçtikten sonra Paris Genel Sanatlar Okulu
(Ecole Des Beaux Arts)’na kabul edilir. Bu okulda Gusta-
Gerçek adı Ahmet Ali olan Şeker Ahmet Paşa, 1841 yı-
ve Boulanger (1824- 1884) ile Jean - Leon Gerome (1824
lında Üsküdar’da doğmuştur. İlköğretiminin ardından
- 1904)'un öğrencisi olmuştur. Paris’te açılan önemli sergi-
İdadi’ye kaydolmuş ve resme olan ilgisi ve becerisi sebebi
lere katılarak bu sergilerde başarılar elde etmiş ve önemli
ile resim öğretmenine yardımcı atanmıştır. 1855 yılında
yankılar uyandırmıştır.
Tıbbiye mektebine girmiş ancak doktorluğun ona göre olmadığına karar vererek Harbiye mektebine geçmiştir.
Abdülaziz’in 1867 yılındaki Avrupa gezisinde padişah
tarafından verilen Dolmabahçe ve Çırağan sarayları için
Okulunu bitiren Şeker Ahmet Paşa, kendisi de bir ressam
resim alma görevi ile Türkiye’de ilk koleksiyon oluşturma
olan Sultan Abdülaziz tarafından 1861 – 1862 yılında
işini de o başlatmıştır.
Pariste’ki Mekteb-i Osmani’ye gönderilir. Burada uyum
48
1867, 1869, 1870 yıllarında Paris resim salonlarında
bazı yağlıboya çalışmalarını ve Abdülaziz’in karakalem
bir portresini sergileyerek mezun olur. Paris’teki başarılı
eğitiminden dolayı okul müdürü tarafından Roma’ya gönderilir.
1871 yılında ise Paris’teki diğer Türk sanatçılarla birlikte
İstanbul’a döner. Yüzbaşı rütbesiyle Tıbbiye Mektebine
atanır, aynı zamanda saray yaveri olur. Bu görevleri dışındaki zamanlarında sanat çalışmalarını sürdürür. Genç
ressamlarla dostluk kurar. Resim ile ilgili bilgilerini onlarla
paylaşıp destek olur. Bu yıllarda Beyazıt Zeyrek Kaptan-ı
Derya İbrahim Paşa Mektebine resim öğretmeni olarak
atanır. Gösterdiği başarılar sonucunda 1876’da binbaşı, 1877’de yarbay, 1880’de albay, 1885’te tuğgeneral,
1890’da korgeneral olur ve kendisine mabeyn ressamı
unvanı verilir. 1896’da yabancı misafirleri ağırlama işleriyle ilgilenen Yabancı Konuklar Teşrifatçısı-Protokol Sorumlusu- görevini de üstlenir.
Şeker Ahmet Paşa, ilki 1873’te ikincisi 1875 yılında olmak
üzere Türkiye’de ilk karma sergileri açarak ülkemizde bu
alanda öncülük yapmıştır.
Şeker Ahmet Paşa, Türk resminin natural çizgideki sanatçılarındandır. Renk zenginliği ve gördüğünü doğadaki
gerçekliği ile verme kaygısı onu bu tür doğa lirizmi diye
adlandırabileceğimiz üsluba yaklaştırmıştır. Teknik yeterliliğine rağmen insan figürlerinden kaçınan sanatçı daha
çok natürmort konularına yönelmiştir. 1907 yılında kalp
krizinden ölen sanatçı Eyüp Sultan’daki Sokullu Mehmet
Paşa Türbesi civarına gömülmüştür.
BAŞLICA ESERLERİ
Karpuz Dilimli ve Üzümlü Natürmort, Ağaçlar Arasında
Karaca, Manolya ve Meyveler, Talim Yapan Erler, Manzara, Tepe Üzerindeki Kale.
KAYNAKÇA
Radikal gazetesi,
Güvemli, Z., 1975,
Şeker Ahmet Paşa,
Türkiyemiz Dergisi, Ak Yayınları, sayı 16, s .38-43
T.C. Kültür Bakanlığı Sanat Eserleri, Tanzimat'tan Cumhuriyet'e Türkiye'de
Resim.
Esra YÜCEL SALKIN
Görsel Sanatlar Öğretmeni
49
AYIN SPORCUSU
A BAYAN MİLLİ TAKIMIMIZ OLİMPİYATLARDA
A Bayan Milli Takımımız, yılların özlemini Ankara´da dindirdi.
na inanıyorum. Geçen sene Avrupa Üçüncüsü olduk, bu
2012 Londra Olimpiyatları Avrupa Kıta Elemeleri'ne ev
ve teknik ekipteki çalışma arkadaşlarıma bana bu zaferi
sahibi olarak katılan takımımız, tüm maçlarını alnının
yaşattıkları için teker teker teşekkür ediyorum" dedi.
teriyle kazanarak birinci oldu ve 2012 Londra Olimpiyat
Başarımız takım ruhunda saklı.
sene Londra´ya gidiyoruz. Türk voleybolu, her geçen yıl
bir önceki yıla göre daha başarılı sonuçlar alıyor. Takıma
Oyunları'na katılan takımlar arasına girdi; bir rüyayı ger-
Milli Takım smaçörü Neslihan Darnel: "Olimpiyatlar her
çekleştirdi.
sporcu gibi benim de rüyalarımı süslüyordu. Bunu ger-
Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Erol Ünal Karabı-
çekleştirdiğimiz için çok mutluyum. Geçtiğimiz senelerde
yık, "Olimpiyatlara katılmak bizim gerçekleştirmek istediği-
olimpiyatlara katılmanın kıyısından dönmüştük. Ama çok
miz en önemli hedeflerimizden biriydi. Bize bu mutluluğu
çalışarak hayatımızdan fedakarlık ederek ve inanarak
yaşatan kızlarımızla gurur duyuyorum. Fakat işimiz daha
Türkiye´yi voleybolda ilk kez olimpiyatlarda temsil etme
yeni başlıyor. Ben, Londra´da yine ilklere imza atacağımı-
hakkını elde ettik. Ben, turnuva öncesi: Rakiplerimizi daha
zı düşünüyorum. Kızlarımız bu başarılarıyla Türk sporuna
önce yenmiştik, yapmamız gereken onları bir kez daha
yeni bir soluk getirmiştir. Umarım Bayan Basketbol Milli
yenmek olacaktır. demiştim. Bunu başardığımız için çok
Takımımız da olimpiyatlarda bayrağımızı dalgalandırır." dedi.
mutluyum. Diğer takımlarla aramızdaki en büyük fark ta-
Milli Takım Teknik Direktörü Marco Motta, "Dünyanın en
kım ruhu. Biz, takım olarak ruhumuzu sahaya yansıtıyo-
önemli ülkelerini yenerek Olimpiyatlara katıldığımız için
ruz, geriye düşsek bile yılmadan mücadele ediyoruz ve
çok mutluyum. Biz bu başarıyı kolay kazanmadık. Kızları-
sonucunda başarılı oluyoruz. Artık hedefimiz olimpiyatlar-
mız ve teknik ekibimiz büyük bir uyum içerisinde fedakârca
da derece elde etmek olacak." dedi.
çalışarak bu zaferi elde ettik. Bazı sporcularımız sakat
Kaynak: Türkiye Voleybol Federasyonu
sakat mücadele ettiler. Azim, kararlılık, fedakârlık başarıyı getirdi. Bu takımın olimpiyatlarda çok şey yapacağı50
TARİHİMİZDEN KESİTLER
SEFER-İ HÜMAYUN
Osmanlı Ordusu Nasıl Sefere Çıkardı?
Osmanlı Devleti kısa zamanda büyük bir imparatorluğa dönüşmüştür.
Fakat bu başarının nasıl sağlandığını daha iyi kavrayabilmek için on
binler, hatta yüz binlerle ifade edilen
Osmanlı ordularının aylarca sürecek
seferlere nasıl hazırlandıklarını, yüzlerce kilometrelik mesafelere nasıl
ulaştıklarını bilmek gerekir.
lojistik malzemenin depolandığı menzil denilen ambarlar
oluşturulurdu.
Sefer Anadolu yönünde ise birlikler, padişahın otağının
da kurulduğu Üsküdar veya Gebze’de, Rumeli tarafında
ise Davut Paşa civarında toplanırdı. İstanbul’un fethinden
sonra çıkılan seferlerde padişahın veya sefere kumanda
edecek sadrazamın öncelikle Eyüp Sultan Türbesi’ni ziyaret etmeleri gelenek haline gelmişti.
Osmanlı ordusunun sefere çıkışı çok görkemli bir askeri
törenle başlardı. Rengarenk kıyafetler içindeki tören alayı, töreni seyre gelen halk için de gurur ve moral kaynağı
olurdu.
Seferin yapılacağı düşman topraklarına yaklaşıldığında
Osmanlı’nın bir devlete savaş ilan etmesinin ilk aşaması,
savaş divanı toplanır; uygulanacak olan savaş taktiği be-
padişahın teklifi ve Divanıhümayun’da savaş kararı alın-
lirlenirdi. Düşman üzerine ilk olarak akıncılar veya Kırım
masıyla başlardı. Bunun için yapılacak divan toplantısına,
Tatarları gönderilirdi. Akıncıların yapacağı tahribatın ve
görüşleri alınmak üzere üst düzey askeri yetkililer ile Şey-
oluşturacağı paniğin ardından asıl birliklerin taarruzu baş-
hülislam da katılırdı. Şeyhülislam’ın da fetvasıyla savaş
lardı. Osmanlı ordusu merkez, sağ kol ve sol kol olmak
kararının alınmasından sonra eyaletlerin, sancak ve kaza-
üzere üç koldan saldırıya geçerdi. Padişah ve sadrazam
ların yöneticilerine emirler gönderilerek savaşa katılacak
merkezde bulunurdu.
tımarlı sipahilerin hazır olması, sefer güzergahı üzerinde
Görülüyor ki, Osmanlı ordusu hiçbir şeyi tesadüflere bırak-
bulunan yol ve köprülerin temizlenip onarılması istenirdi.
mamıştır. İşte Osmanlı’nın koca bir imparatorluğa dönüş-
Sefer sırasında yaşanabilecek en önemli sorunlardan biri
mesinin ve düşmanları karşısındaki üstünlüğünü yüzlerce
de; on binlerce askerin, sefer sırasında gereksinim duya-
yıl boyunca devam ettirmesinin en önemli nedenlerinden
cağı silah, cephane, giyim-kuşam, yiyecek ve içecek gibi
biri de budur.
lojistik ihtiyaçlarının karşılanmasıydı. Bu nedenle sefer
Olcay GÖKTEPE
yolu üzerindeki belli noktalarda, ordunun ihtiyaç duyacağı
51
Sosyal Bilgiler Öğretmeni
OKUL TAKIMLARIMIZ
Küçük Erkek Voleybol Takımı
Lise Kız Voleybol Takımı
Yıldız Erkek Voleybol Takımı
Genç Erkek Futbol Takımı
Küçük Erkek Basketbol Takımı
Genç Erkek Basketbol Takımı
52
Yıldız Kız Voleybol Takımı
Küçük Erkek Futbol Takımı
Tekvando Takımı
Küçük Kız Basketbol Takımı
Yıldız Kız Basketbol Takımı
Küçük Yıldız Erkek-Kız Yüzme Takımı
53
Genç Erkek Yüzme Takımı
Yıldız Erkek Futbol Takımı
54
ENGLISH CLUB
Dear Readers,
First of all, I want to thank everybody who has helped
us preparing the English Club Magazine during the
two terms. As the club writers, Bertan Aydoğan, Zeynep Demirci and Fulya Kırtunç, we tried to catch your
attention using the general topics, such as science,
places, articles, fashion, film reviews and music top
ten lists. I am happy to announce that we have received absolutely fine repatriations from you and I especially want to thank Pınar Nerse, Meliha Pehlivan,
Nil Arıbaş, Gülseren Ceylan and Huriye Yeniçeri for
their help. We will be happy if you continue on reading
the magazine the following year. Not only have we
experienced so much, but also we have learned how
it works to be in this staff and we are expected to be writing more and more. Pınar Nerse, who made this magazine
possible to be published, has struggled so much for us. Thanks again, you have made us, us.
Special Thanks to Burcu Ağca, Bora Senger, Koray Polat, Erten Gökçe and Aliye Erdem
Bertan AYDOĞAN
A Member of ECM
PARIS
Paris is the head of barge and ship navigation on the
Seine and is the fourth most important port in France.
The Loire, Rhine, Rhone, Meuse and Scheldt rivers can
be reached by canals connecting with the Seine. Paris
is also a major rail, highway, and air transportation hub.
Three international airports, Orly, Roissy and le Bourget,
serve the city. The city's subway system, the métro, was
opened in 1900.Paris has been building its transportation
system throughout history and continuous improvements
are on-going. The Syndicat des transports d'Île-de-France
, formerly Syndicat des transports parisiens oversees the
transit network in the region.Paris offers a bike sharing
system called Vélib' with more than 20,000 public bicycles
distributed at 1,450 parking stations, which can be rented
for short and medium distances including one way trips.
Paris is the capital of France and it is the largest city on
the France land. The city of Paris, within its administrative
limits, largely unchanged since 1860, has an estimated
population of 2,211,297 but the Paris metropolitan area
has a population of 12,089,098, and is one of the most
populated metropolitan areas in Europe. Paris was the
largest city in the Western world for about 1,000 years,
prior to the 19th century, and the largest in the entire world
between the 16th and 19th centuries. Paris is today one
of the world's leading business and cultural centers, and
its influences in politics, education, entertainment, media,
fashion, science, and the arts all contribute to its status as
one of the world's major global cities. It hosts the headquarters of many international organizations such as UNESCO, the OECD, the International Chamber of Commerce
or the European Space Agency. Paris is considered one
of the greenest and most liveable cities in Europe. It is
also one of the most expensive.
55
ENGLISH CLUB
RESIDENT EVIL
Resident Evil is a game which is based on the
survival horror theme. It has been played since
1996 with the starting game Resident Evil 1.
Since then, the game series has branched out
to include action games, and has sold 49 million units as of March 2012.
The first game is at the Arklay Mountains with
two people who try to survive from the Mansion, Jill Valentine and Chris Redfield. It was
a critical and commercial success, leading to
the production of two sequels, Resident Evil 2
in 1998 and Resident Evil 3: Nemesis in 1999,
both have been available for the PlayStation.
Capcom is the company which has created the
game and it involves zombies and boss fights.
Resident Evil 2 and 3: Nemesis are both being played in the Raccoon City and some close
places. Resident Evil 4 is at a village, Leon S.
Chris Redfield
Kennedy, who is working for Umbrella, is looking for the President’s girl, who has been
kidnapped some time ago. Resident Evil 5 is
based on relationships and actions, Chris Redfield is looking for his old friend Jill Valentine
and he finds her but that’s not that easy to be
survived. Sheva Alomar helps him during the
war time. I highly recommend the Resident
Evil 3: Nemesis due to its live selection mode.
The thing is that you can change the scenario with the selections that you make and the
ammunition system is different than the others
such as combining two of the ammo powders
and making another one. In March 2011, Capcom revealed the third-person shooter Resident Evil: Operation Raccoon City, which is
developed by Slant Six Games for the PlayStation 3, Xbox 360 and Microsoft Windows and
released in March 2012. Resident Evil 6 has
been confirmed by Capcom.
Jill Vanetine
56
ENGLISH CLUB
FASHİON
Rihanna decided to wear a black dress with some good-looking slashes from
everywhere of the dress. She was blonde because she was about to finish the
shots of You Da One. Her high heels were far higher than the others. Her makeup was not so bad.
Jessie J was wearing a gray and shiny dress and her hair was extremely bad. It was
like it used to be and some people thought that she would have changed it. Her makeup was really smooth.
BEST DRESSES OF THE NIGHT (Rihanna, Jessie J, Adele, Katy Perry)
57
ENGLISH CLUB
RIHANNA WHERE HAVE YOU BEEN and
HIDDEN MESSAGES
The opening scene, we see her as an alligator lurking about in a dark
swamp. There are a lot of people that believe her transformation into
the human Rihanna is a symbol of animalistic shape shifting. Since I
am not an expert on this, I'll just leave it at that and you can research
further if you really want to find out.
Next, we see her highlighting only one eye as usual. I mean, what Rihanna video would be complete without it?
Then she goes on to do some sort of tribal dance with a group of men.
You can see in the background both the crescent moon and OF COURSE, a pyramid. It's almost becoming laughable. Like really? Another
pyramid? Could you make it any more obvious?
The crescent moon is a symbol associated with the Indian/Hindu iconography, specifically within Tantric Hinduism. An example of that is
Shiva. The crescent, symbolizing the re-birth or regenerative aspect of
the Moon, is symbolic of feminine power and womanhood. We'll see
examples of that coming up.
Notice her Shiva-like pants
Next the video cuts to her dancing in a room with a bunch of women.
The room has a reddish-orangish, fire-colored warmth to it, possibly
symbolizing hell. In this scene, we can see quite a few things present.
The first example is the black skull hidden within the lace pattern of
her shirt:
The most obvious slap in your face comes with the dancers actually
forming an eye with their hands! Sheesh! They're really just puttin' it
all right out there for you to see. They form one eye with Rihanna in
the center as the pupil. Just to make sure that you KNOW it's an eye...
they actually make it blink. When I saw this for the first time, my jaw
dropped.
58
ENGLISH CLUB
Ice Age: Continental Drift
Ice Age: Continental Drift, also known as Ice Age 4, is an
Taking place a few years after the events of Dawn of the
upcoming American 3-D computer-animated action-co-
Dinosaurs. Scrat's pursuit of the acorn has world-changing
medy film directed by Steve Martino and Mike Thurmeier,
consequences, forcing Manny, Sid and Diego on an ad-
starring the voices of Ray Romano, John Leguizamo,Denis
venture, where Sid reunites with his long lost family, Di-
Leary, Queen Latifah, Seann William Scott, Josh Peck,
ego finds his love interest, Shira, and they meet a gang
Keke Palmer, Peter Dinklage, Aziz Ansari, Drake, Wanda
of pirates determined to stop them from returning home.
Sykes, Nicki Minaj, Heather Morris with Chris Wedge and
Ice Age: Continental Drift will be released on July 13,
Jennifer Lopez.
2012.
It is the fourth installment of the Ice Age series, being produced by Blue Sky Studios and distributed by 20th Century Fox, and the first one not to be directed by Carlos
Saldanha.
59
SANAT AKADEMİSİ
ZARİF ADIMLAR - KLASİK BALE
Bale kelimesi İtalyancadan türemiştir. Bu sanat dalı dans, mimik, müzik ve dekor sanatları ile birleştirilerek çok zengin
bir gösteri haline getirilebilir. Görsel sanatların en pırıltılısı olan bale, özellikle küçük kız öğrencilerin düşlerini süsleyen
büyülü bir dünyadır. Disiplinli, özverili, algılamadaki gelişimin temellerini atan, alabildiğine renkli ve zevkli uzun bir süreçtir bale eğitimi…
Bale, kuralları belli akademik dans tekniğinin, başka sanatsal öğelerle de birleştirilerek bir sahne gösterisi oluşturulacak
biçimde sunulmasıdır. Bir gösteri sanatı olarak genellikle müzik eşliğinde, dekor ve sahne giysileriyle sunulan son derece titiz bir dans türüdür. Dans, müzik ve tasarımla dramatik bir öykü anlatılabilir ya da hiçbir öykü olmadan yalnızca
müziğin dans aracılığıyla yorumlanarak sunumu yapılabilir. Bugün her kıtada ve çoğu ülkede bale toplulukları ve bale
okulları vardır.
Klasik müzik yerine popüler müzikten yararlanılarak çeşitli bale eserleri yapılmaktadır.
19 Haziran’da bütün sanat dallarımızın karma şekilde hazırlandığı yılsonu temsilimizde yaşları küçük ama büyük yürekleriyle sahne alacak sanatçı adaylarımızın heyecanını ve keyfini Cüneyt Gökçer sahnesinde sizlerle paylaşmak
dileğiyle…
Sevgiyle,
Sanem Davran
Sanat Akademisi Kurucu Temsilcisi
60
EVOS MATBACILIK
Adres: İstanbul Yolu 7. km Necdet Evliyagil Cad.
LARA EĞİTİM MATBAA YAYINCILIK
SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞTİ
Ağaç Metal Kooperatifi 27. Cadde 1435.
Sok. No: 30 İvogsan–Yenimahalle/ANKARA
Tel: 0312 395 83 42 • Faks: 395 83 41
No: 24 Batıkent / Ankara
Telefon: +90 312 278 49 61 - 278 08 24
Faks: +90 312 278 49 62
SEDAT BEY TURİZM
Ziyabey Cad. 13. Sk. No: 14/5
Balgat / ANKARA
Tel: 312 220 35 25 – 26 – 27
İvedik Organize Sanayi 1354.Cadde
Fax: 312 220 35 28
(Eski 21. Cadde) No: 111 Yenimahalle/ANKARA
[email protected] com
Tel: 312. 395 36 75
KARACAOĞLU SİGORTA
Akay Caddesi 21/4
Çankaya / ANKARA
Tel: 0312 425 23 18
ÇETİN EMEÇ ŞUBESİ
Ceyhun Atuf Kansu Cad. No 116/C Balgat 06520
Tel: 312- 473 18 85 • Faks: 312- 473 21 45
YKB ÇETİN EMEÇ ŞUBESİ
LARA KIRTASİYE
Turan Güneş Bul. 596. Sok. 40/1 Oran / ANKARA
KADAK Özel Güvenlik
Hizm. Tic. Ltd. Şti.
Menekşe-1 Sokak No:3/8-9
Kızılay/ANKARA
Tel: 0312 418 07 85
Faks: 0312 418 07 95
[email protected] com
GÖÇEROĞLU TİCARET
Ankara Cad. 213 S. 2/17 Gölbaşı/ANKARA
Tel: (312) 484 14 69
Ceyhun Atıf Kansu Cad. No: 78-78 / A 06520
Balgat/ANKARA
Tel: 0 (312) 286-1886
Faks: 0 (312) 458-4865
DERSHANE KANTİN
RAFET İNCE
Hatay Sok. No: 22 Kızılay/ANKARA
Tel: 0312. 425 7357
AÇS MOBİLYA
Samsun Yolu 27. Km Hasanoğlan - ANKARA
Tel: 0312 866 18 88 (pbx) Faks: 866 18 00
İvedik Organize Sanayi 1354.Cadde
(Eski 21. Cadde) No: 111 Yenimahalle/ANKARA
Tel: 312. 395 36 75
PAPİRÜS REKLAM
Cinnah Caddesi
Kuloğlu Sokak 11/ 4
Çankaya/ ANKARA
BAŞAK GROUPAMA
Tel: (312) 440 95 96
Fax: (312) 440 00 11
www. papirusreklam. com
MERT KIRTASİYE
Cihan Sokak No: 13/B Sıhhiye / ANKARA
Tel/Faks: (312) 230 70 30 – 230 75 30 – 230 27 91
Gaziosmanpaşa Mah. Cad. 06830
Telefon:(312) 4852224 • Gölbaşı/ANKARA
GAMZE TEMİZLİK
G. O. P. Mahallesi 212. Sokak Ankara İş Merkezi
YILDIZ TİCARİ ŞUBESİ
Hilal Mah. Hollanda Cad. No:10 6705
Çankaya / Ankara
Tel: 0 (312) 440-3465
Faks: 0 (312) 440-3134
No: 1/A Gölbaşı/ANKARA
Tel: 3124843477 • Fax: 03124843477

Benzer belgeler

Önsöz / Giriş - Yordam Kitap

Önsöz / Giriş - Yordam Kitap için hazırlıklar bitmek üzere. Öğretmenlerimiz bir sonraki sene yapacakları çalışmaların altyapısına şimdiden başladılar. Uzmanlarımız ve yöneticilerimiz geçtiğimiz 4 yılda gerçekleştirdiğimiz etki...

Detaylı

3. sınıf - Nesibe Aydın Eğitim Kurumları

3. sınıf - Nesibe Aydın Eğitim Kurumları kayıtları devam ediyor, bir yandan da eğitim-öğretimle ilgili hazırlıklar devam ediyordu. Tüm ekibimiz, haftanın 7 günü, gece gündüz demeden, büyük bir heyecan içerisinde hazırlıkları eksiksiz yapm...

Detaylı